Aylık Bülten KASIM 2008

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Aylık Bülten KASIM 2008"

Transkript

1 Aylık Bülten KASIM 2008 İÇİNDEKİLER Makaleler Fresco nun Sözleri, Kriz ve Fırsat Üzerine (Adnan Nas) Varlık barışı/vergi sigortası mı? (Zeki Gündüz) Enerjide Hollanda ile İşbirliği Platformu (Faruk Sabuncu) Vergi borcu olanlara ödeme kolaylığı sağlandı (Dr. Ahmet Kavak) Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı nın Finansal Raporlama ve Bağımsız Denetim Konularında Getirdiği Yenilikler (Fikret Sebilcioğlu) Sigorta şirketlerinin iç sistemleri hazır mı? (Okan Gün) 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Kapsamında Prime Esas Kazançlar (Mehmet Müstehlik) Söyleşi: Küresel Mali Kriz ve Türkiye ye Etkileri / Prof. Dr. Korkut Boratav PwC Kasım Ayı Bültenleri PwC Aralık 2008 Eğitimleri Aralık Ayı Mali Takvimi Pratik Bilgiler ve Ekonomik Veriler Haberler, Duyuru ve Etkinlikler

2 MAKALELER Fresco nunn Sözleri, Kriz ve Fırsat Üzerinee Adnan Nas PwC Türkiye Yönetici Ortağı Bazıları nız haberdardır, ünlü yazar ve fütürist Jacque Fresco bir konferans için geldiği İstanbul da, yeni şekillenmekte olan dünya düzeninde Türkiye yi geleceğin lider ülkeleri arasında saymamış. Ona göre bunun en önemli nedeni bilimsel araştırma ve katma değer üretimi yönünden geri oluşumuz. Aslında biz yabancıların sadece boğaz ve balık gibi zararsız konular üzerinde konuşup Türkiye ye hayran kaldıklarını söyleyenlerini sevdiğimiz için ömrünün sonuna gelmiş ve kimseye müdanaası kalmamış bir adamın bu sözleri pek yankı yapmadı. Zaten kriz ile moraller bozulmuşken bir de böyle kaba gerçekçilik ile yaraya tuz ekmenin alemi yok da denmiş olabilir. Oysa pek çoğumuz ve bu köşenin okuyucuları için bu tespit yeni de değil, çarpıcı da. Hatta moral bozucu da sayılmamalı: Bunun farkında olmak ve her türlü strateji tasarımında dikkate almak yeterli. Arge deki gecikme Daha önce ayrıntılarıylaa işledik, Türkiye onyıllar boyunca milli gelirinin yüzde yarımına bile varmayan kaynağı araştırma geliştirmeye ayırabilmiş. Ancak son yıllarda bu alanda bir odaklanma ve hızlanmaa ile bu oranı yüzde 0.8 e ulaştırabilmişiz. Üç yıllık orta vadeli program sonu için de, dünyadaki başarılı ülke örneklerine göre yetersiz de olsa, yüzde 2 gibi bir hedefimiz var. Oysa ABD ve Japonya gibi büyük ekonomilerde öteden beri gerçekleştirilen, AB de ise şimdi hedeflenen oran yüzde 3. Hızlı Kalkınma gerçekleştiren Asya kaplanlarında ise bu oran zaman zaman yüzde 10 lara yaklaşmış. Bu yetersizlik, hem kamu kesimi hem de özel kesim için geçerli. Sorunun önemli bir boyutu da, eğitim sistemimizin de temel zaaflarından birini teşkil eden, üniversite-sanayi işbirliğinin hiçbir zaman gerçekleşmemesi. Bu, hem yurtiçi katma değer üretiminin ve verimliliğin itici gücü olacak arge ve yaratıcılık potansiyelininn kısırlaşmasına, hem de ekonomiye nitelikli işgücü yetiştirilmesine sektee vuruyor. Son iki yılda artan odaklanma ve yeni ar-ge teşvik yasasının yürürlüğe girmesi artık bir uyanışın belirtisi gibi algılandı. Şimdi de kriz gündeminin etkisi ile bu odaklanmanın kaybolacağından, Faruk Eczacıbaşı gibi sorununn önemini bilen ve gelişme için büyük gönüllü katkı veren pek çok kişi kaygı duyuyor. Unutmamak gerekir ki her kriz gibi bu da şu veya bu şekilde bitecek, ancak yurtiçi katma değer üretiminde ve dolayısıyla içsel büyüme dinamiklerinde yetersizlik aşmamız gereken temel sorunlardan biri olarak ortada duracak. Bu nedenle kamuda da özel kesimde de krizde bile en son kısılacak harcamalar arasına ar-ge ile ilgili olanların konmasındaa zorunluluk var. Tabii büyüme ve rekabet yarışından çekilmek istemiyorsak!.. Krizin ve risklerin yönetimi Dönelim ezeli derdimiz olan kısa vadeli gündemimize. Gecikerek te olsa hükümetin kriz konusunda ciddi ve yoğun bir çaba içine girdiği ve maliye politikası ile para politikası alanında bir bölümü uygulamaya sokulan çok sayıda tedbirin netleşmeye başladığı anlaşılıyor. Ancak merkez değil çevre ekonomilerden birii olduğumuz ve daha güvenli bankacılık sistemi/yüksek faiz kalkanlarına sahip bulunduğumuz için geç girdiğimiz krizden mümkün olduğu kadar erken çıkmak, bir başkaa değişle krizin hasarını asgaride tutmak için alışkın olduğumuz tek aşamalı düşünce formatını biraz değiştirmemiz ve sayısı yüze varan tedbirin hem sistemin tümüyle ve birbiriyle tutarlılığını, hem birden fazla aşamadaki sonuçlarını gözetmeliyiz. Arge konusunda yakın zamana kadar gösterdiğimiz düşünce ve eylem tembelliğine böyle bir zamandaa hiç tahammülümüz yok. Doğrusunu

3 isterseniz, sık sık seslendirdiğimiz iddialarımızda samimiysek, genel olarak da böyle bir lüksümüz olmamak gerekir. Yaşadığımız krizin büyüklüğü, niteliğinden çok, sistemin sözgelişi 1929 büyük buhranına göre çok daha gelişmiş ve karmaşık olmasından kaynaklanıyor. Türkiye de 2001 krizine göre daha sağlam bir durumda olmasının yanında, 2006 daki döviz krizi ve 2007 deki belirsizlik ortamı gibi farklı nedenlerin bileşik etkisiyle iyimser beklentilerde yaptığı iskonto yönünden de şanslı. Ayrıca emtia ve petrol fiyatlarındaki düşüş, cari açık darboğazı yönünden kısmi bir koruma da sağladı. Böyle bir tabloda kamunun, özel kesimin ve bankacılık sisteminin başta kur ve bilanço riskleri olmak üzere karşıkarşıya bulundukları risklerin yönetimi, düşünülen yada önerilen tedbirler arasından optimal tercihlerin yapılmasını ve bu tercihlerin sadece ilk aşamada değil, sonraki aşamalarda da birbirleriyle çelişmemesini ve daha önemlisi nihai amaca yani ülkenin yeniden kalıcı büyüme yörüngesine oturmasına sekte vurmamasını gerektiriyor. uzun bir süredir batı ülkelerinde hangi karmaşık yapılanma ve enstrümanlar üzerinde yoğunlaştığını, hangi vergi avantajlarından yararlandıklarını, kurumsal yatırımcı topluluğuna nasıl bütünleştiklerini bilmek ve benzer bir ortamı nasıl kuracağımız üzerinde kafa yormak gerekir. Aksi takdirde bu konuda da yol almamız zorlaşır ve neden Arap kardeşlerimizin paralarını Türkiye ye getirmediklerini merak eder dururuz. Bu alanda kamuya da, özel kesime de düşen çok şey var. Unutmayalım, finans sistemimizin basitliği krize geç girmemizi sağladı ama krizden fırsat çıkarmak gelişmiş ve karmaşık bir sistem ve mevzuat gerektiriyor. (Dünya, ) Fırsat yaratmak farklı Bu arada ekonominin yeniden güvenli bir dengeye kavuşturulması ile krizden fırsat çıkarma amaçlarının arasında hassas bir mesafenin korunmasında yarar var. Kuşkusuz fırsat üretebilirsek iyi olur ama karmaşık faktörlere bağlı olan bu işi başaramasak ta ilk amacı yani güveni ve sistemin işleyişini başarmak zorundayız. Zaten çabaların amacı da, nasılsa oluşacak dengenin mümkün olduğu kadar yüksekte kurulmasında. Sözgelişi yapısal zaaflarımızı düzeltme gereği sadece fırsat yaratmak isteğinden değil, belki daha çok böyle bir dengenin yakalanması ihtiyacından doğuyor. Kaldı ki bu zaaflar giderilmeden ülkenin tam anlamıyla güvenli bir limana dönüşmesi ve fırsat üretmesi de kolay olmayacak. Nasıl finans merkezi olmak için finansal enstrümanları arttırmak ve sermaye piyasasını geliştirmek gerekiyorsa, varlığını ve önemini yeni fark ettiğimiz ülke servet fonlarını çekmek için de sadece dinsel ve kültürel yakınlığımıza ve 11 Eylül sendromuna güvenmek yetmez. Örneğin bu fonların 3 Tanıtım videosunu izlemek için yukarıdaki resme tıklayınız.

4 Varlık barışı/vergi sigortası mı? Zeki Gündüz Banka veya aracı kurumlara bildirim de PwC Türkiye Vergi Hizmetleri Ortağı,YMM bulunularak, Bu yazım mda Cumartesi günü Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 5811 sayılı, Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun un yurtdışında bulunan varlıklara ilişkin hükümlerini özetleme gayretinde olacağım. 1. Yurtdışından bulunan hangi varlıklar için bu kanundann yararlanılır? tarihi itibariyle sahip olunan ve yurtdışından bulunan: Para, Döviz, Altın, Menkul kıymet, Diğer sermaye piyasası araçları, Varlığı kanaat verici bir belge ile ispat edilen taşınmazlar için bu kanun hükümlerinden yararlanılabilecektir. 2. Kimler yararlanabilecekler? Hem gerçek, hem de tüzel kişiler (şirketler, vakıflar, dernekler, kooperatifler) bu yeni düzenlemeden yararlanabilecektir. 3. Ne zaman başvurulabilecek? akşamına kadar başvuruda bulunmak gerekiyor. 4. Nereye başvurulacak? Banka veya aracı kurumlara, Vergi dairelerine başvurulabilecek. 5. Nasıl başvurulacak? Vergi dairelerine beyan da bulunmak suretiyle başvurulabilecek. 6. Ne bildirilecek? Yurtdışındann bulunan varlıkların Yeni Türk Lirası cinsinden rayiç bedellerinin bildirilmesi veya beyan edilmesi gerekmektedir. Rayiç bedelden kasıt beyan/bildirim tarihindeki piyasa değeridir. Muhtemelen tebliğ ile bu konuda ilave açıklama yapılacaktır. 7. Mükellef kayıtları nasıl olacak? a) Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerde kayıtlar; Beyan tarihi itibari ile kanuni defterlere kaydedilecektir. Varlığın cinsine göre aktif hesaplar kullanılacak, pasifte ise özel bir fon hesabına kayıt yapılacaktır. Bu hesap sermayenin bir parçası sayılır. Sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz. İşletmeninn tasfiyesi halinde vergilendirilmez. Dönem kazancının tespitindee dikkate alınmaz. b) Serbest meslek kazanç defteri tutan mükelleflerin kayıtları; Yurtdışında bulunan varlıkların defterde ayrıcaa gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır. Bu varlıkların elden çıkarılması aşamasında doğan kazançların vergilenmesi gerekecektir. c) İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin kayıtları; Yukarıda 7/b bölümünde yaptığımız açıklamalar aynen geçerlidir. 8. Vergi dairesi ne yapacak? (Vergi oranı?) Vergi daireleri beyan edilen varlıkların değeri üzerinden yüzde 2 oranında vergi hesaplayar ak mükellef adına tarh edecektir (ödenecek safhaya 4

5 getirip kendi hesaplarında mükellef adına borç kaydedecektir). 9. Vergi ne zaman ödenecek? Vergi dairesince tarhedilen vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı takip eden ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir. 10. Bu vergi gider midir? Ödenecek olan bu vergi hiçbir suretle gider yazılamayacaktır. 11. Ödenen bu verginin bir başka vergiden mahsubu mümkün mü? Ödenecek bu vergi başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir. 12. Banka ve aracı kurumlar ne yapacak? Kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak hesapladıkları yüzde 2 oranındaki vergiyi, bildirimi izleyen 15. günün akşamına kadar, vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Banka ve aracı kurumların kendilerine yapılacak bildirimde dikkatli olmaları gerekmekte. Vergi sorumlusu sıfatı nedeniyle, bildirimi kabul ettikleri anda yüzde 2 lik vergiyi güvence altına almış olmalarında fayda bulunmaktadır. Aksi takdirde, bildirimde bulunan yüzde 2 yi 15 gün içinde ödemezse, banka ve aracı kurumlar ödemek zorunda kalacak, sonrasında tahsil için müşterilerini takip kendi yükümlülükleri olacaktır. 13. Vergi sigortası sağlıyor Bildirilen varlıklar nedeniyle; 2007 sonuna kadarki dönemlere ilişkin hiçbir vergi incelemesi yapılmayacaktır. Kanun bu varlıklarla ilgili tarihi öncesin de başlamış olan vergi incelemeleri nedeniyle koruma sağlamamaktadır. Kanun tarihi öncesinde başlamış olan vergi incelemeleri neticesinde tarih edilecek gelir, kurumlar ve katma değer vergilerinin bu kanun kapsamında beyan edilen vergilerden mahsubuna da imkan vermemektedir. 14. Vergi sigortasının kapsamı tarihinden sonra, kanun kapsamında beyan edilen varlıklarla ilgili vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamayacaktır tarihinden sonra başlamış diğer incelemeler neticesinde gelir, kurumlar veya katma değer vergisi matrah farkı tespit edilirse, bu matrah farkından, bu kanun kapsamında beyan edilen tutarlar (varlıkların toplam değeri) mahsup edilerek tarhiyat yapılacaktır. 15. Amortisman ayrılabilecek mi? Bu kanun kapsamında beyan edilecek varlıklar üzerinden amortisman ayrılamayacaktır. 16. Varlıkların satışında zarar oluşursa Bu kanun kapsamında beyan edilerek kayda alınacak varlıkların satışında oluşacak zararlar gelir ve kurumlar vergisi uygulaması açısından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. 17. Varlık satışından kar elde edilirse beyan edilecek mi? Bu kanun kapsamında kayda alınan varlıkların satışında oluşacak gelirler vergiye tabi olacaktır. 18. Kanaat verici vesikayla ispat zorunluluğu var mı? Yurtdışında bulunduğu kanaat verici vesikayla ispat edilemeyen varlıklar için yeni düzenleme hükümlerinden yararlanılamayacaktır ile beyan dönemi arasında elde edilen gelirler ne olacak? Bu kanun kapsamında beyan edilen/bildirimde bulunulan varlıklarla ilgili olarak den itibaren beyan tarihine (dolayısıyla mükelleflerin defterlerine kayıt tarihine) kadar elde edilecek faiz, kur farkı, kira vb. gelirlerin (varlığın cinsine, elde eden mükellefin mükellefiyet çeşidine göre farklı farklı değerlendirilmesi gerekiyor) 2008 yılında gelir olarak beyanı gerekmektedir. 20. Yurda getirme zorunluluğu var mı? Bildirim veya beyan sonrası bir ay içerisinde yurda getirilmeyen varlıklar için (doğal olarak gayrimenkul dışındaki) bu kanunun sağladığı koruma hükümlerinden yararlanmak mümkün olmayacaktır. (Dünya, ) 5

6 Enerjide Hollanda ile İşbirliği Platformu Faruk Sabuncu PwC Türkiye Enerji Sektörü Lideri, YMM Türkiye ile H Hollanda arasındaki ekonomik ilişkiler Cumhuriyet öncesine kadar uzanmakta olup, Hollanda ekonomisinde bile önemli yeri bulunan Royal Dutch-Shell in Türkiye yatırımlarının başlangıcının Cumhuriyet in kuruluş yılı olan 1923 lere uzandığını görmekteyiz. Her ne kadar Hollanda şirketlerinin Türkiye ye olan yatırım kararları bu kadar eskiyee uzanmış olsa da söz konusu yatırımlar Türkiye nin ekonomisininn dışa açılmaya başladığı 1980 lere kadar sınırlı kalmıştır. Karşılıklı imzalanan; Dostluk Anlaşması (2 Ağustos 1925) Ticaret ve Ödeme Anlaşması (1949) Havacılık Anlaşması (21 Mayıs 1971) Ekonomik ve Teknolojik İşbirliği Ortak Komisyonu Kurulmasına İlişkin Mektup Teatisi (1985) Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması (27 Mart 1986) (Anlaşmaların yenilenmesi amacıyla taslak teatileri tamamlanmıştır) Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması (1986) Enerji Konusunda Türkiye ile Hollanda Arasında GAP Alanında İkilii İşbirliğinin Geliştirilmesini Amaçlayan Mutabakat Zaptı (3 Ekim 2000) Türkiye-Hollandaa Tarım ve Kırsal Politikalar Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı (21 Eylül 2000) KOSGEB ile NMCP (Netherlands Management Cooperation Programme) arasında imzalanan Danışmanlık Hizmetleri İşbirliği Protokolü (5 Aralık 1996) o Gümrükler alanındaa Karşılıklı İdari Yardımaa İlişkin Anlaşma (31 Ekim 2000 de parafe edilmiştir) o Türkiye-Hollanda İş Konseyi nin Kuruluşu (Şubat 1993) (Son toplantısı Kasım 2001 tarihlerinde, Hollandaa Ticaret Bakanının ülkemize gerçekleştirdiği ziyaret sırasındaa İstanbul da yapılmıştır.) o Bilimsel işbirliği alanında TUBİTAK MAM ile Hollanda Uygulamalı Bilimsel Araştırma Kuruluşu-Beslenme ve Gıda Araştırma Enstitüsü-TNO arasında İkili İşbirliği Anlaşması (7 Ekim 1996) anlaşma ve protokoller r ile ticari ilişkilerin hızlanması ve sağlam temellere oturtulması sağlanmıştır. Hollanda ile ticaretimiz Hollanda, yıllardır Türkiye nin ilk 10 ihraç pazarı arasında yer almakta olup, hem 2006, hem de 2007 yıllarında Hollanda Türkiye nin toplam ihracatıı içerisinde 9. sıraya yükselmiştir. Hollanda, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, Rusya Federasyonu, İspanya, ABD ve Romanya dan sonra Türkiye nin en fazla ihracat yaptığı ülkedir. Toplam 107,1 milyar dolarlık 2007 yılı ihracatımız içerisinde, yaklaşık 3 milyar dolar ile Hollanda''ya yapılan ihracatın payı % 3 tür yılı toplam ithalatımız içerisinde Hollanda dan yapılan 2.7 milyar dolarlık ithalat ile Hollanda 18. sırada yer almaktadır. Hollandalı şirketler Türkiye ye yatırımda ilk sırada Ülkeler arasında ikili ticaretin arttırılması amacıyla imzalanan anlaşmalar zaman içerisinde meyvelerini vermiş olup, Türkiye de kayıtlı Hollanda şirketlerinin sayısı Almanya ve İngiltere nin ardından üçüncü sıraya yükselmiştir. Söz konusu şirketler ülkemizee getirmiş olduğu sermaye açısındann incelendiğinde ise Hollandaa ilk sırayı almaktadır. Globalleşen dünyada artık sermayenin vatanından ya da ait olduğu ülkeden söz etmek mümkün değildir. Hollanda nın sağlamış olduğu cazip yatırım 6

7 atmosferi ve vergisel avantajlar yatırımların bu ülkeye yönelmesine ve buradan tüm dünyaya yayılmasına imkan vermektedir. Nitekim Hollanda nın Türkiye ye yatırım yapan ülkeler arasında ilk sırayı alması da sermaye yatırımlarını çekmiş olmasının doğal bir sonucudur. Bu Şirketler gerçekten Hollandalı mı? Birçok yatırımcı Hollanda nın sağlamış olduğu vergi avantajları neticesinde holding merkezi olarak bu ülkeyi tercih etmekte gerçekleştirdiği uluslararası yatırımlarda da Hollanda yı bir sıçrama tahtası olarak kullanmaktadır. Bu sebepten, Hollanda kaynaklı gözüken yatırımların milliyetinin Hollanda olarak isimlendirilmesi aslında çok doğru değildir. Hollanda uluslararası sermayeyi ülkesine çekmeyi ve tüm dünyaya sermaye ihraç etmesini başarmıştır. Hollanda nın çekiciliği Hollanda nın bürokrasiden arınmış istikrarlı bir ekonomiye sahip olmasının, girişimci, birçok dili konuşabilen yetişmiş kaliteli eleman ihtiyacına diğer AB ülkeleri ile kıyaslandığında daha ucuza cevap vermesi, yüksek hayat standardı sunması, uluslararası Schiphol havaalanı ile tüm dünyaya anında ulaşım imkanı sağlamasının yanı sıra birçok avantaj sunan bir vergi sisteminin olması çok uluslu şirketlerin Hollanda yı yatırım merkezi olarak seçmesinin başlıca nedenidir. Vergi yükü yatırım kararlarında her zaman önemli bir unsur olmuştur, dolayısıyla vergi avantajı yani doğrudan nakit etkisi olan bu unsur aslında diğer sosyo-kültürel sebeplerin önünde yer almaktadır. Peki, nedir bu avantajlar? Geniş bir ikili anlaşma ağı; Hollanda nın yaklaşık 80 ülke ile imzalamış olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunmaktadır. Bu anlaşmalar ile gelir ve servet üzerinden alınan vergilerde çifte vergilendirmenin önlenmesinde önemli avantajlar sağlanmakta, özellikle kar payı üzerinden yapılan tevkifatlar sınırlanmaktadır. Bu anlaşmaların birçoğunda da bu oran 0 (sıfır)a kadar indirilmiştir. Diğer taraftan, dünyanın en büyük ekonomik gücü ABD ile imzalanmış anlaşma ülkeye birçok avantaj sağlaması ise Avrupa-ABD yapılanmasında bu ülkeyi öncelikli sıraya taşımaktadır. Vergilendirilme konusunda peşin anlaşma sağlanması; Hollanda vergi otoritesi mükellefler ile güvenilir, sürpriz değişimler içermeyen, kolay ulaşılabilir bir iletişim ortamı sağlamaktadır. İletişimi imkanı yüksek vergi otoritesine ayrıca mükellefler ile peşin anlaşma imkanı getirilmiştir. Bunun neticesinde mükelleflerin sınır ötesi işlemlerindeki vergisel durumlarını önceden net olarak görmesi sağlanmaktadır. Peşin anlaşmalar mükelleflere hangi gelirlerin, ne şekilde vergilendirileceği konusunda kesin bir durum sağlarken, gelecek yıllardaki vergi pozisyonlarını ayarlamalarına da imkan vermektedir. İştirak Kazançları İstisnası; Hollanda mukimi şirketlerin elde ettiği iştirak kazançlarının -nakdi temettü, ayni temettü, bedelsiz hisse ve diğer sermaye iratlarıistisna kapsamında değerlendirilmesi imkanı bulunmaktadır. Zaten ikili anlaşmaları ile düşük oranda vergilendirilen iştirak kazançları Hollanda tarafından da vergi dışı bırakılması ile daha da avantajlı bir hale gelebilmektedir. Yabancı çalışanlara sağlanan vergi avantajları; Hollanda belirli uzmanlık alanlarında yabancı çalışanların ücretlerinin %30 unu vergiden istisna etmiş durumdadır. Dolayısı ile işgücü tedarikinde de avantajlar sağlamaktadır. Faaliyet Zararlarının Taşınması; Faaliyet zararlarının geriye dönük bir yıl ileriye dönük dokuz yıl oluşan faaliyet karlarından indirim imkanı sağlanmaktadır. Doğrudan yabancı yatırımcılar için geliştirilmiş kurumlar vergisi ortamı (Working on Profit) 2007 başında yürürlüğe giren yeni kurumlar vergisi düzenlemeleri ile orta ve büyük ölçekli şirketlerin yatırım ortamının geliştirilmesini amaçlanmış, yapılan yeni düzenlemelerde %25,5 olan yeni kurumlar vergisi oranı yürürlüğe girmiştir. Bu oran AB ortalamasının hayli altındadır. Söz konusu düzenleme ile küçük ölçekli firmalar için daha da düşük oranlı bir oran uygulanmaya başlanmıştır. Şöyle ki; ilk 25,000 için %20, 25,000-60,000 arasındaki vergilendirilebilir kazançlar için 7

8 %23,5 kurumlar vergisi oranı öngörülmüştür. Diğer taraftan, yeni düzenleme ile %25 olan kar dağıtım üzerindeki gelir vergisi yükünü %15 e çekilmiştir. Söz konusu düzenlemeler ayrıca buluşlar üzerinden elde edilen gelirlerin %10, her ne kadar Avrupa Komisyonu ndan onay beklese de grup içi finansmandan elde edilen gelirlerin %5 oranında vergilendirilmesine imkan vermektedir. Hollanda nın sunmuş olduğu bu avantajlar 2006 yılında yapılan Kurumlar Vergisi düzenlemelerinde de örnek teşkil etmiş, holding merkezinin Türkiye olarak seçilmesi durumunda yurtdışı kurumlardan elde edilen iştirak kazançları istisnası ile yurtdışında ödenen vergilerin mahsubu gibi belli şartların sağlaması durumunda hak kazanılan avantajlar Hollanda mevzuatından yararlanılarak düzenlenmiştir. güven unsuru ve manevra yeteneği kazandırmaktadır. Hollanda Türkiye arasındaki yatırım ve ticaretin artan bir seyir göstermesi ticaretin ve yatırımların finansmanını önemli bir hale getirmekte bu durum da Hollanda bankalarının Türkiye ye yatırım yapma isteğini arttırmaktadır. Tabii, yatırım sadece Hollanda bankalarından gelmemekte, Hollanda nın gelişmiş finansal piyasaları ve cazip yatırım ortamı Türk finans oyuncularının da Hollanda da yatırım yapmalarına sebep olmaktadır. Akbank, Anadolubank, DemirHalkBank, Finansbank, Garanti Bankası, İşbank, TEB ve Yapı Kredi Hollanda da yatırım yapan Türk bankaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Enerji de Hollanda Gelişmiş Finansal Sektör Vergisel avantajlar, yetişmiş insan profili gibi özelliklerinin yanı sıra Hollanda nın finansal sistemde gelmiş olduğu nokta ise gözden kaçırılmaması gereken uluslararası yatırımların organizasyonunda olmazsa olmaz faktörlerden bir tanesidir. Hollanda bankaları global krizden tüm gelişmiş ülke bankaları gibi olumsuz etkilenseler de dünya finans sektöründe saygın bir noktadadır. Hizmet çeşitliliği ve yaygın şube ağları bu bankaların kullanımını cazip hale getirdiği gibi, dünya finans çevrelerinde de söz sahibi yapmaktadır. ABN-Amro, Rabobank, ING Bank ve Fortis N.V.dünyanın en büyük 60 bankası arasında yer almaktadır. Hollanda ile ilişkilerimizin geldiği boyutu belki de en iyi, Hollanda nın dört büyük bankasından ikisinin son 3 yıl içerisinde doğrudan yatırım yapmak suretiyle Türkiye pazarında yer kapma arzusu net bir şekilde göstermektedir. Bu bankalardan Fortis 2005 te Dışbank ı, ING ise 2007 de Oyak Bank ı almıştır. ABN- Amro nun yıllardır Türkiye de şubesi bulunmaktadır. Rabobank Türkiye şubesini kapatmış olsa da yine Türkiye ye dönme isteği bulunmaktadır. Hollandalı bankaların finansal piyasalardaki bu yatırımları Türkiye piyasasına girecek Hollandalı şirketlerin de ilgisinin kanıtıdır. Finansman sağlayıcıların ülkede olması yatırımcılar için de bir Hollanda finans sektöründeki gibi enerji konusunda da dünyanın sayılı ekonomileri arasındadır, önemli doğal gaz rezervlerinin sahibi olan ülke, Avrupa nın petrol ve gaz antreposu konumundadır. Avrupa nın hemen hemen tamamının enerji sağlayıcısı konumunda olan ülke bu işlevini kurduğu 17 pompalama istasyonu ile yerine getirmektedir. Shell, Esso, Nerefco (BB ile Texaco ortak yatırımı), Kuwait Petroleum ve Total gibi dünya petrol devlerinin Rotterdam liman alanında rafinerileri bulunmaktadır. Petrol fiyatlarındaki istikrarsızlık, çevre duyarlılığı sebebi ile giderek daha büyük ilgi gören sürdürülebilir enerji ve dönüştürülebilir yakıtlar gibi 8

9 alternatif enerji kaynaklarının kullanımına yönelik araştırma-geliştirmelere de ülke önemli katkılar sağlamaktadır. Enerji de Türkiye Bugün uluslararası politikada enerji arz güvenliği en önemli gündem maddelerinden birisi haline gelmiştir. Türkiye, Ortadoğu ve Hazar petrol ve doğalgaz rezervleri ile AB ülkeleri arasındaki konumu ile enerji arz güvenliği tartışmalarının da önemli bir unsuru konumundadır. sağlayamadığı arz güvenliğini özelleştirme sonrası özel sektör vasıtası ile sağlamayı hedeflemektedir. Mevcut enerji kapasitesi ile enerji ihtiyacını karşılayamayacak olan Türkiye nükleer ve yenilenebilir enerji yatırımlarını da gündemine almıştır. Bir taraftan koridor olma noktasından terminal olma noktasına geçiş çabaları ve enerji arz güvenliği sorunun çözümlenmesi, diğer taraftan enerji kapasite yetersizliği Türkiye yi nükleer, yenilenebilir enerji ve altyapı konusunda yatırım yapmaya zorunlu bir hale getirmektedir. Bu yatırımların da finansmanına ihtiyacı bulunmaktadır. Türkiye deki enerji sektörü yatırımcıları yasal düzenlemelerin karmaşıklığı, istikrarsızlığı ve mali yüklerin ağırlığına dikkat çekmektedir. Türkiye global krizi fırsata çevirebilmek için mutlaka bu konuya dönerek çözümler geliştirmesi gerekmektedir. Finansman sağlayacak bir yatırımcı için tabi olacağı mali rejimi önceden kestirebilmesi ve projeksiyonlarını istikrarlı bir mevzuat çerçevesinde yapabilmesi hayati önem taşımaktadır. Türkiye nin; Bakü Tiflis Ceyhan petrol boru hattı, Türkiye-Yunanistan ve 2012 de İtalya ya kadar uzanacak doğal gaz boru hattı, Güney Kafkasya doğal gaz boru hattı, NABUCCO doğal gaz boru hattı (Türkiye den Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya ya gaz iletmesi planlanmaktadır), Mavi Akım Hattı, Boğazlara daha fazla petrol tankeri yönelmesi riskini azaltmayı hedefleyen Ünye- Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, mevcut ve planlanan enerji hatları olup, Türkiye nin enerji koridoru olmasını sağlamıştır. Petrol ve doğalgaz konusunda önemli bir noktaya gelen Türkiye, elektrik piyasasında devlet eliyle Türkiye nin sunmuş olduğu ekonomik potansiyel cazip bir ortam sunmuş olsa da, istikrarlı ve bugünden yarına değişmeyeceğini bildiği yasal düzenlemeler de yatırım kararında önemli bir rol oynamaktadır. Enerji arz güvenliği finansmana, finansmanda istikrarlı ve tutarlı ve uzun vadeli projeksiyonlara cevap verecek yasal düzenlemelere ihtiyaç duymaktadır. Türkiye-Hollanda ortak platformu Türkiye enerjide artan öneminin farkındadır. Ceyhan ın, gerçekleştirilecek rafineri yatırımları sonrası dünya petrol piyasası fiyatlarına dahi etki eden bir noktaya gelmesi beklenmekte, bu noktada Rotterdam rol model olarak kabul edilmektedir. Rotterdam, enerji terminali olarak Hollanda ya yıllardır çok önemli know-how sağlamıştır. Nitekim Avrupa Birliği (AB), Hollanda nın bu konuda en tecrübeli isimlerinden dışişleri ve tarım bakanlığı tecrübesi olan Sayın Jozias Van Aartsen i Avrupa Birliği (AB) Güney Avrupa Doğal Gaz Projeleri Koordinatörü olarak atamıştır. 9

10 Avrupa nın doğalgaz sağlayıcısı konumundaki Hollanda, Türkiye enerji arz güvenliği konusunda önemli bir rol üstlenebileceği gibi; finansman, yasal düzenlemeler ve donanım konusundaki bilgi birikimi ile Türkiye önemli destekler sağlayacak potansiyele sahiptir. Ancak bu potansiyelin realize edilmesi, ortak bir platformun kurulması ile mümkün olacaktır. Bu aşamada Türk ve Hollandalı yetkililerin (Türk Hollanda bankaları, Eximbank ı, enerji bakanları) bir araya gelerek enerji arz güvenliği konusunda bir çalışma platformu oluşturmaları çok faydalı olacaktır. Enerji Şirketlerinin Sorunları Global mali kriz öncesinde gündemimizi en çok meşgul eden konu petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki hareketlilik ve enerji arz güvenliği konusundaki endişelerdir. Enerji arzındaki düşüşler ve fiyatlarda oluşan pikler tüm dünyanın dikkatlerini bu piyasa üzerinde toplamasına sebep olmuştur. Hükümetler enerji arz güvenliği ve iklim değişikliğine etkileri konusundaki endişeleri taşırken, sektördeki şirketler değişen jeopolitik yapı, sıkılaşan yasal düzenlemeler, yüksek rekabet, artan maliyetler, yetişmiş mühendis ve teknik kadro eksikliği, doyumsuz hissedar talepleri gibi, çözümleri birbiri ile çakışan sorunlar ile boğuşmaktadır. Finansal piyasalardaki sorunlar da sektörün eskiyen rafineri ve boru hatları yatırımları için ihtiyaç duyulan önemli sermaye yatırımlarına ilişkin sorunlarının katlanmasına sebep olmuştur. Ortadoğu ve Kafkaslarda artan jeopolitik belirsizlik ve yasal düzenlemelerdeki değişkenliklerin ortasında yatırım kararlarının alınması ise daha da zor hale gelmiştir. Enerji arz güvenliğinin sağlanması ve fosil yakıtların çevreye olan etkilerinin azaltılması konusundaki baskılar ise giderek artmaktadır. Günümüz enerji CEO ları tüm bu sorunlar ile mücadele ederken bir taraftan da yatırımcıların beklentilerini karşılamaya çalışmaktadır. yatırımcılara sağlanan değerin, yatırımın çekiciliğinin ve operasyonel etkinliğin arttırılması konusunda sektördeki müşterilerimize destek vermekteyiz. Yatırımın her bir aşamasına yönelik olarak risk yönetimi, yasal uygunluk, yapılandırma ile birleşme ve satınalma konularında kapsamlı hizmet sağlamaktayız. Amacımız bilgimiz ve tecrübemiz ile müşterimizin ihtiyaçlarını anlamak ve değer katmak için kendimizi onun yerine koymaktır. Bugüne kadar sektördeki büyük satın-almalarda, özelleştirmelerde ve pazar yapılandırmalarında önemli roller üstlenen PwC, enerji sektör liderliğini, endüstri liderleri ile işbirliği içerisinde yaptığı çalışmalarla ( PwC Global Enerji Konferansı) da yansıtmaktadır. Türkiye enerji konusunda PricewaterhouseCoopers un özel önem verdiği ülkeler arasındadır. Her yıl sektör için önemli ve özel bir noktanın seçildiği PwC Global Enerji Konferansı nın da 2009 yılı Kasım ayında Türkiye de yapılması kararlaştırılmıştır. PricewaterhouseCoopers olarak enerji şirketlerine ve yatırımcılarına dünyanın herhangi bir yerinde donanımlı uzmanları ile güçlü ve güvenilir bir bilgi ağı sunmaktadır. Amacımız müşterilerimizin ulusal ve uluslararası operasyonlarında değer yaratmak, değer zincirinde rekabet avantajı geliştirmek, çok değişken rekabetçi ortamda yatırımcıların beklentilerini karşılamaktır. PricewaterhouseCoopers ın Global Enerji Grubu sektörün her alanında ve her büyüklükteki müşterilerine profesyonel hizmet sağlamaya odaklanmıştır. Vergi, bağımsız denetim, birleşmeler, performans geliştirilmesi ve kriz yönetimi konularında şirketlerin ve yatırımcıların endüstriye özgü çözümler üretmektedir. (Dünya Gazetesi Hollanda Eki, Kasım 2008) PricewaterhouseCoopers olarak enerji sektörüne yönelik hizmet yaklaşımımız PricewaterhouseCoopers arama, üretim, dağıtım ve hizmet alanlarında enerji sektörüne özgü çözümler sağlayan dünyanın lider danışmanlık firması olup, 10

11 Vergi borcu olanlara ödeme kolaylığı sağlandı Dr. Ahmet Kavak PwC Türkiye Vergi Hizmetleri Direktörü I. GİRİŞ tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan ve vergi borcu olan tüm vergi mükellefleri ile vergi sorumlularına ödeme kolaylığı sağlayan Seri: B, 4 numaralı Tahsilat Genel Tebliğ bu yazımızın konusu olarak ela alınmış ve gerekli açıklamalar aşağıda yapılmaya çalışılmıştır. II. Kimler ödeme kolaylığından yararlanabilir? Bu tebliğ kapsamında ödeme kolaylığında aşağıda yazılı olanlar yararlanırlar: 1. Maliye Bakanlığı na bağlı vergi dairelerince e takip ve tahsil edilen vergi, resim, harç gibi asli ve bunlara ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi gibi feri borcu olan mükellefler ve vergi sorumluları ile adlarına vergi ziyaı cezası, genel ve özel usulsüzlük cezası kesilenler sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarınınn Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinde yer alan sorumluluk düzenlemeleri çerçevesinde mirasçılar, kanuni temsilciler, ortaklar ve kefiller gibi asıl amme borçlusu dışında amme borçlusu sayılan kişiler. 3. Adi ortaklıklarda ve kollektif şirketlerde ortaklar ortaklığın ödenmemiş borçlarındann dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, ortaklık borçlarının tamamı için ortaklar. 4. Bu tebliğin yayımı tarihinden önce 6183 sayılı kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil talebinde bulunan ve ancak talepleri değerlendirme aşamasında olan mükellefler. 5. Bu tebliğ yayımı tarihinden önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödemede bulunan mükellefler (kalan borçları için). III. Hangi borçlar ödeme kolaylığı kapsamındadır? Maliye Bakanlığı na bağlı vergi daireleri tarafından takip ve tahsil edilen ve 1 Eylül 2008 tarihi itibariyle vadesi geldiği halde, tahsilat genel tebliğinin yayımlandığı tarihine kadar ödenmeyen devlete ait tüm amme alacakları (vergi, harç, gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları ile para cezaları) ödeme kolaylığı kapsamına girmektedir. Bu kapsamdaki borçların miktarı ne olursa olsun ödeme kolaylığından yararlanacaktır. IV. Ödeme kolaylığı kapsamı dışında kalan amme alacakları Aşağıda belirtilen amme alacakları tebliğ kapsamındaa öngörülenn ödeme kolaylığından yararlandırılması söz konusu olmayacaktır. 1. Vadesi 1 Eylül 2008 tarihinden sonraki amme alacakları. 2. Belediyelerce tahsil edilen (Belediye Gelirleri Kanunu ile Emlak Vergisi Kanunu kapsamında alının) vergiler yılına ilişkin olup, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince verilen geçici vergi beyannameleri üzerine tahakkuk ettirilen geçici vergiler ile bu beyannamelere ilişkin damga vergisi ve bunlara ait gecikme zamları sayılıı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun un 1 ve 2 nci maddelerine istinaden taksitlendirilenn amme alacakları. V. Ödeme kolaylığından nasıl yararlanılacaktır? Ödeme kolaylığından yararlanmak isteyen mükellefler, vergi sorumluları, adlarına para ve vergi cezası kesilenler ile amme borçlusuu sayılanlarınn vergi dairesine yazılı olarak tecil ve taksitlendirme talebinde bulunmaları gerekmektedir. 11

12 Birden fazla vergi dairesine mükellefiyet kaydı bulunanların, her bir vergi dairesine olan ve ödeme kolaylığı kapsamına giren borçları için ayrı talepte bulunmaları gerekmektedir. Diğer taraftan motorlu taşıtlar vergisinden borcu bulunan mükellefler ise, her bir taşıt itibariyle hesaplanacak toplam borç için başvuruda bulunmaları halinde ödeme kolaylığından yararlanabilecektir. VI. Tecil ve taksitlendirme talebi hangi süre içinde yapılır? Tebliğ kapsamında tecil ve taksitlendirmeden yararlanmak isteyen mükellefler, vergi sorumluları ile adlarına ceza kesilenler 28 Kasım 2008 günü mesai saati bitimine kadar bağlı oldukları vergi dairesine başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Tecil ve taksitlendirme talepleri yazılı olarak 28 Kasım 2008 günü mesai bitimine kadar elden vergi dairesine verilebileceği gibi, başvurunun posta yoluyla yapılması da mümkün bulunmaktadır. Bu durumda başvuru dilekçesinin taahhütlü posta veya acele posta servisi ile gönderilmesi halinde postaya verildiği tarih, adi posta ile gönderilmesi halinde ise vergi dairesi kayıtlarına alındığı tarih başvuru tarihi olarak dikkate alınacaktır. Başvuru süresinin geçirilmemesi adına, talep dilekçelerini taahhütlü veya acele posta servisi ile gönderilmesine özen gösterilmelidir. VII. Talep kapsamında borçlar hangi sürede ödenecektir? Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunanlara borçlarını ödemeleri için 18 aylık ödeme süresi tanınacaktır. Bu süre Aralık/2008 de başlayacak ve eşit taksitler halinde her ayın son işgünü taksit ödeme süresi (vadesi) olarak dikkate alınacaktır. Taksitlendirme sırasında lira kesirleri ilk taksit tutarına ilave edilerek ödenecektir. Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunulan borç asıllarına vade tarihinden tecil ve taksitlendirme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar (bu tarih hariç) geçen süre için gecikme zammı hesaplanarak taksitlendirilecek borç tutarına eklenecektir. Tahsilat tebliğin yayımı tarihinden önce 6183 sayılı kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil talebinde bulunan ve ancak talepleri değerlendirme aşamasında olan mükellefler ile borçları daha önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödemede bulunan mükellefler tebliğ düzenlemelerinden yararlanmak istemeleri için yazılı başvuruda bulunmaları halinde, kendilerine verilecek azami sürenin ilk müracaat tarihinden itibaren 36 ayı geçmeyeceği gibi tebliğde belirtilen 18 aylık taksit süresini de geçmeyecektir. VIII. Tecil ve taksitlendirilen borçlara uygulanacak faiz Tebliğ kapsamında tecil ve taksitlendirilen borçlara yıllık olarak yüzde 3 oranında tecil faiz uygulanacaktır. Ancak tebliğin yayımlandığı tarihinden önce, 6183 sayılı kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil talebinde bulunan ve ancak talepleri değerlendirme aşamasında olan mükellefler ile borçları daha önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödeme yapan mükellefler bu tebliğ düzenlemelerinden yararlanmak için başvuruda bulunmaları halinde, ilk müracaat tarihinden tarihine kadar bu süre içinde geçerli olan tecil faizi oranları, tarihinden sonra da yıllık yüzde 3 oranında tecil faizi uygulanacaktır. 12

13 IX. Tecil ve taksitlendirme talebinde teminat aranması Tebliğ kapsamında tecil ve taksitlendirilmesi talep edilen amme borcunun toplamı YTL ve daha altında kalıyorsa, vergi dairesince teminat istenmeksizin tecil ve taksitlendirme yapılacaktır. Tecil ve taksitlendirilmek istenen borcun toplamı YTL üzerinde olması halinde YTL için teminat istenmeyecek, YTL üzerindeki borç tutarı için ise, bu kısım borcun yüzde 50 si oranında teminat istenilmek suretiyle tecil ve taksitlendirilme işlemi yapılacaktır. X. Vadesi geçmiş borcu bulunmadığına dair yazı verilmesi Tebliğ kapsamında borçları taksite bağlanmış bulunan mükelleflere, tecil ve taksitlendirilen borçların yüzde 10 u ödenmiş olması ve vadesi geçmiş bir borcunun bulunmaması koşulu ile vadesi geçmiş borcu bulunmadığına dair yazı, vergi dairesince verilecektir. XI. Taksitlerin zamanında ödenmemesinin sonuçları Bu tebliğ kapsamında tecil ve taksitlendirilen borcun vadesinde ödenmemesi durumunda tecil ihlal edilmiş sayılacaktır. Bu durumda mükelleflerin taksitlendirme süresi içinde tecilin geçerli sayılması yönünde talepte bulunması ve bu talebin vergi dairesince uygun görülmesi gerekmektedir. Vergi dairesi böyle bir durumda tecilin geçerliliğini kabul edebilmesi için taksitlendirme süresi (genelde 18 ay) içinde en fazla 2 taksitin süresinde ödenmemesi ve tecil ihlaline sebep olan taksit tutarının tecil faizi ile birlikte, tecilin geçerli sayıldığına ilişkin vergi dairesi yazısının tebliğ tarihinden itibaren 5 işgünü içinde ödenmiş olması gerekecektir. Tecilin ihlaline neden olan taksitin son taksit olması halinde mükelleflerin tecilin geçerli sayılmasına ilişkin taleplerini en geç son taksit ödeme süresini izleyen ayın sonuna kadar yapmaları gerekmektedir. Belirtilen tarihten sonra yapılan taleplerde tecil geçerli sayılmayacaktır. XII. Sonuç Tebliğ ile Maliye Bakanlığı na bağlı vergi dairelerince takip ve tahsil edilen amme alacaklarının vadesi 1 Eylül 2008 öncesine ait olup ödemesi henüz yapılmamış her türlü vergi, resim, harç, vergi ve para cezalarının 18 aylık bir süre içinde eşit taksitler halinde ödenmesine ve bu süre zarfında yıllık yüzde 3 oranında tecil faizi alınmasına olanak sağlamak suretiyle amme borçlularına ödeme kolaylığı getirilmiştir. (Dünya, ) Transfer Fiyatlaması DVD'leri Bilgi için; Telefon : Faks : E-Posta : 13

14 Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı nın Finansal Raporlama ve Bağımsız Denetim Konularında Getirdiği Yenilikler Fikret Sebilcioğlu PwC Türkiye Denetim Hizmetleri Direktörü Uzun za amandır gündemde olan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı nın (Tasarı) 2008 yılında yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Küreselleşen ekonomi, uluslararası rekabet, Türk hukukunun AB müktesebatına uyumu ve baş döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler gibi faktörler, Türk ekonomisinin ve bu ekonominin temel taşları olan şirketlerin, uluslararası piyasaların kurumlarına ve kurallarına uymasını zorunlu hale getirmiştir. İştee bu noktada Türk iş dünyasının içinde yaşayacağı geleceğin hukuk altyapısını oluşturacak Yeni Türk Ticaret Kanunu, ticari hayatın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yukarıda bahsedilen zorunlulukları da göz önünde bulundurarak hazırlanmış ve şu anda Meclis te yasalaşmayı beklemektedir. Günümüzde bir ülkenin sermaye piyasalarının gelişmesi, şirketlerinin gelişmiş piyasalardaki menkul değerler borsalarına kote olabilmesi, uluslararası sermaye çekebilmesi ve rekabetin yüksek olduğu piyasalarda yer alabilmesi için, şirket finansal tablolarının tam şeffaflığa dayalı bir şekilde Uluslararası Finansal Raporlama Standartları na ( UFRS) göre hazırlanarak, uluslararası standartlarda bağımsız denetimden geçmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Tasarı bu anlamda ticari hayatı yakından ilgilendiren finansal raporlama standartları ve bağımsız denetim konularında önemli değişiklikler getirmektedir. Finansal Raporlama Standartları Tasarı halka açık olsun ya da olmasın tüm sermaye şirketlerinde muhasebee sistemlerinin ve finansal raporlamaların UFRS ninn tercümesi olan Türkiye Muhasebe Standartlarına (TMS) göre uyumlu olmasını zorunlu kılmıştır. Bu çerçevede konsolide mali tabloların hazırlanması zorunluluğu da getirilmiştir. 1 Ocak 2006 tarihindenn geçerli olmak üzere yayımlanan TMS, 4487 sayılı kanun ile kurulan Türkiye Muhasebe Standartları Kurumu (TMSK) tarafından hazırlanmıştır. TMSK nın temel görevi; denetlenmiş finansal tabloların sunumunda finansal tabloların ihtiyaca uygun, gerçek, güvenilir, dengeli, karşılaştırılabilir ve anlaşılabilir nitelikte olmalarıı için ulusal muhasebe ilkelerinin gelişmesi ve benimsenmesini sağlayacak ve kamu yararı için uygulanacak ulusal muhasebe standartlarını saptamak ve yaymaktır. Bu anlamda TMSK nınn oluşturulması, muhasebe ve finansal raporlama konularının ülkemizde bir çatı altında toplanması açısından önemli bir gelişmedir. TMSK, bahsedilen yetkilerini kullanırken şirketlerde çağdaş bir finansal raporlama altyapısının oluşması ve Avrupa mevzuatları ile uyum sağlanması amacıyla UFRS yi benimsemiştir. Buna bağlı olarak TMSK 2005 yılında Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu Vakfı (IASCF) ile imzalamış olduğu Telif Hakları Anlaşması ile standart üretme sürecinde adı geçen vakfın öngördüğü resmi çeviri prosedürünü izlemektedir. Böylece TMS çerçevesinde hazırlanmış finansal tabloların uluslararası piyasalarda kabul görmesi de sağlanmış olacaktır. Bilindiği üzere, AB üyesi ülkelerde borsaya kote şirketler 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren konsolide finansal tabloların hazırlanmasındaa UFRS uygulanmasına geçmiştir. Ülkemizde de SPK ve BDDK, kendi mevzuatlarında UFRS uyumlu tebliğlerini yayınlamışlardır. Taslağın yasalaşması ile 14

15 uygulanmaya başlanacak TMS, bu regülasyona tabi şirketler için de kapsamlı bir mevzuat oluşturacaktır. Ayrıca TMSK küçük ve orta ölçekli işletmelerde TMS nin uygulamasını kolaylaştırıcı UFRS ile uyumlu sadeleştirme çalışmalarını halihazırda yürütmektedir. Özellikle bu husus, işletmelerin çok önemli bir kısmının KOBİ niteliği taşıdığı ülkemizde standartların uygulanmasını hızlandıracak olumlu bir gelişmedir. Yeni Denetim Mekanizması Tasarı ile şirket yönetiminde bir organ olarak yer alan Murakıplık kaldırılmış ve işletmelerde TMS ye uygun olarak hazırlanmış finansal tabloların bağımsız denetleme kuruluşu, yeminli mali müşavir (YMM) veya serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) tarafından, Uluslararası Denetim Standartlarına (UDS) göre denetimi zorunlu kılınmıştır. Küçük ve orta ölçekli şirketler en az bir YMM yi veya SMMM yi denetçi seçebilirken, büyük şirketler bağımsız denetleme kuruluşunu denetçi olarak atamak zorundadır. Yapılacak denetim, finansal tabloları ve/veya konsolide finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporlarını içerecek şekilde düzenlenmiştir. Tasarı ile denetim sistemine ilişkin getirilen bir diğer yenilik de işlem denetçiliğidir. Söz konusu işlem denetçileri, şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı ve azaltımı, birleşme, bölünme, tür değiştirme, menkul değer ihracı gibi işlemlerini denetleyen denetçilerdir. Tasarı da tanımlanan finansal tablo denetiminden beklenti, şirketlerin finansal tablolarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının belirlenmesi, yansıtılmamışsa bunun sebeplerinin açıklanmasıdır. Burada vurgulanması gereken önemli bir konu bu tip bir denetimin bir faaliyet denetimi veya kaynakların verimli kullanılıp kullanılmadığına ilişkin bir denetim olmadığıdır. Tasarıda denetlemenin, denetçilik mesleğinin gerekleri ile meslek etiğine ve uluslararası denetim standartlarına uygun olarak ve özenle yapılması gerekliliği belirtilmiştir. Tasarıya göre denetçi şirket genel kurulunca seçilecektir. Bir bağımsız denetleme kuruluşunun, bir şirketin denetlenmesi için görevlendirdiği denetçi yedi yıl arka arkaya o şirket için denetleme raporu vermişse, ilgili denetçinin en az iki yıl için değiştirilmesi tasarıda yer alan diğer bir husustur. Tasarı burada Avrupa Birliği ne üye ülkelerin hemen hemen tamamında olduğu gibi verimliliğe ve özün önceliğine önem vermiş ve eğer denetçi bir bağımsız denetim kuruluşu ise kuruluşun değiştirilmesinden ziyade denetimden sorumlu ortağın iki yıl için değiştirilmesini yeterli görmüştür. Bu husus 8 Mart 2006 tarihli Avrupa Birliği Şirketler Hukuku 8. Yönergesi ile uyumlu olup denetçinin bağımsızlığının sağlanması açısından önemli bir uygulama olacaktır. Halihazırdaki uygulama dikkate alındığında Tasarı nın denetimle ilgili hükümleri ülkemizin ticari hayatına önemli bir değişim getirecektir. Şu anda sadece SPK ve BDDK kanunlarına tabi işletmelerde bağımsız denetim zorunluluğu bulunurken, Tasarı nın yasalaşması ile işletmelerin ölçeği ne olursa olsun UDS ye uygun bağımsız denetim zorunluluğu gelecektir. UFRS ile tam uyumlu TMS ye göre hazırlanmış ve bağımsız denetimden geçmiş finansal tabloların menfaat sahipleri ile paylaşılması, finansal raporlamada şeffaflığı ve işletmelerde hesap verebilirlik kültürünü olumlu yönde etkileyecek ve böylece ülkemizde kurumsal yönetimin gelişmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Ancak Tasarı nın yasalaşmasının yukarıda bahsedilen değişikliklerin hemen olacağı anlamına gelmediğini, belirli bir geçiş sürecinde bu değişikliklerin sağlıklı bir şekilde olabilmesi için, ilgili standartların şirketler ve meslek mensuplarınca öğrenilmesi ve özümsenmesinin gerekliliği açıktır. Zira bu süreç eğitime dayalı ve zaman alıcı olacaktır. (Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Dergisi, Kasım 2008) 15

16 Sigorta şirketlerinin iç sistemleri hazır mı? Okan Gün PwC Türkiye, Kıdemli Müdür Dinam mikliğini hiçbir zaman kaybetmeyen sigorta sektöründe 2008 yılının 9. ay prim üretimleri ve kârlılıklarının açıklanmaya başladığı şu günlerde şirketlerin gözetimi ve denetimi ile ilgili değişiklikler de devam ediyor. Şirketler bir yandan içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda yeni strateji ve ürünlerle pazar paylarını ve karlılıklarını artırmaya çalışırken bir yandan da Hazine Müsteşarlığı tarafında Avrupa Birliği uygulamalarına uyum çerçevesinde çıkartılan yönetmelikler ile ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu yönetmeliklerin en önemlilerinden birisi de Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin İç Sistemlerine İlişkin Yönetmelik. Haziran ayında yayımlanan yönetmelik doğrultusunda sigorta şirketlerinin, faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu ve değişen koşullara uygun olacak yeterli ve etkin iç sistemler kurması gerekli kılınıyor. İç sistemler kurulurken tüm bölge müdürlükleri ve birimler dahil olmak üzere şirketlerin maruz kaldıkları risklerin izlenmesi ve kontrolünün sağlanması amaçlanıyor. Yönetmelik iç sistemler kavramını üçe ayırıyor: İç kontrol, iç denetim ve risk yönetim sistemleri. Sorumluluk üst yönetimde Yeni yönetmeliğe göre şirketlerin yönetim kurulları, nihai sorumluluk kendisinde olmak üzere, genel müdür dışındaki bir veya birden fazla üyesini iç sistemlerden sorumlu üye olarak görevlendirecekler. Şirketler kendi örgüt yapıları içerisinde ayrı bir iç denetim birimine, iç kontrol sistemine ve risk yönetimi sistemine yer verecekler. Bağımsız olarak örgütlenecek iç denetim birimi doğrudan yönetim kuruluna bağlı olacak. İç kontrol ve risk yönetimi faaliyetleri ise doğrudan şirket genel müdürü tarafından yönetilecek. İçç kontrol sisteminde mevcut kontrol noktalarının da belirtildiği iş akım şemaları oluşturulacak Yeni yönetmelik doğrultusunda sigorta şirketlerinden beklenen iç kontrol sistemlerinin, Amerika Birleşik Devletleri nde yapılanmış COSO (Committee of Sponsoring Organizations) tarafından belirlenen ve tüm dünyada kabul görmüş kontrol çerçevesine paralellik arz ettiğini görüyoruz. Bu çerçeveye göre iç kontrol, bir işletmenin operasyonların etkinliğinin ve verimliliğinin, mali tablolarının güvenilirliğinin ve yapılan işlerin mevcut kanun ve hükümlere uygunluğunun sağlanmasına hizmet eden bir çalışma olarak tanımlanıyor. Sigorta şirketlerinin iş süreçleri üzerindeki kontrollerin ve iş adımlarının gösterildiği iş akım şemalarınınn oluşturulması da iç kontrol ile ilgili olarak yapılması gereken çalışmalar arasında. Ayrıca şirket içinde tesis edilecek bilgi sistemlerinin yapısının şirketin ölçeği, faaliyetleri ve sunulan ürünlerin niteliği ve karmaşıklığı ile uyumlu olması gerekiyor. Mevcut yönetmeliğin gelecektee tamamlanacak bir yönü ise bilgi sistemlerinin unsurları ve kontrolü. Bununla ilgili esasların Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenmesi bekleniyor. Acenteler üç yılda bir denetlenecek Esasında iç denetim kavramı sektör için yeni bir kavram değil yılında Sigorta ve Reasürans Şirketlerinin İç Denetim Sistemlerinee İlişkin Genelge yayımlanmış, şirketler bununla ilgili çeşitli çalışmalar yapmış ve bir iç denetim birimi oluşturmuşlardı. Yeni yönetmelik iç denetçilerin iç kontrol personeli ya da risk kontrol personeli olarak görevlendirilemeyeceği gibi iç denetim birimi yöneticisi ve yönetim kurulu haricinde, şirket yönetiminde yer alan hiçbir kişiye karşı hesap verme sorumluluğununn bulunmamasını da şart koşuyor. İçç denetim ile ilgili en önemli konulardan biri yapılacak denetimlerin sıklığı ile ilgili. Yönetmelik genel müdürlükteki tüm birimler, bölge müdürlükleri ve şubeler ile taşra teşkilatı için yılda en az bir kez, 16

17 tüm acenteler için en az üç yılda bir kez raporlama yapma zorunluluğu getiriyor. Ayrıca, bankalar hariç olmak üzere şirketin toplam prim üretimi içerisindeki payı en az yüzde 5 ve daha yüksek olan veya tahsilât oranı düşük olan acenteler için yılda en az bir kez yerinde denetim yapılması gerekiyor. Bu da beş yüz acentesi olan bir şirketi ele aldığımızda her yıl yüz altmıştan fazla acente ile ilgili rapor hazırlanması anlamına geliyor. Bununla birlikte yönetmelik iç denetim faaliyetine ilişkin olarak dışarıdan hizmet alınması konusunu gündeme getiriyor ve bununla ilgili esasların ayrı bir tebliğ ile belirleneceğini vurguluyor. Faaliyetlerden kaynaklanan risklerin her birinin yönetilmesi için yazılı politika ve uygulama usulleri belirlenecek Yeni yönetmelik gereği şirket içinde uygun ve yeterli bir risk yönetim sisteminin tesis edilmesi gerekiyor. Bu amaçla şirketlerin, faaliyetlerden kaynaklanan risklerin farklı boyutlarını yönetmeye imkân verecek yeterli politikalar, uygulama usulleri ve limitler ile risk yönetimi faaliyetlerini açıkça tanımlanması bekleniyor. Ayrıca faaliyetlerden kaynaklanan tüm risklerin yönetilmesi için yazılı politika ve uygulama usulleri belirlenirken şirketin faaliyetlerine ilişkin stratejiler, şirketin faaliyetlerinin hacmi ve karmaşıklığı, şirketin alabileceği risk düzeyi, şirketin risk izleme ve yönetme kapasitesi ve şirketin geçmiş deneyimi ve performansı gibi faktörler göz önünde bulunduruluyor. BDDK yönetmelikleri ile ne gibi benzerlikler ve farklılıklar var? Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan yönetmelik BDDK tarafından yayımlanmış olan Bankaların İç Sistemleri Hakkında Yönetmelik ile bir hayli benzerlik taşıyor. BDDK yönetmeliğinde de iç sistemler aynı şekilde üçe ayrılıyor. Burada tek fark BDDK yönetmeliği her bir bileşen için ayrı birim kurulmasını öngörürken, sigorta şirketleri için yayımlanmış yönetmelik ise sadece iç denetim için ayrı bir birim kurulmasını öngörüyor, iç kontrol ve risk yönetimi için ayrı birim zorunluluğu getirmiyor. BDDK uygulamalarına paralellik arz eden bir diğer konu da konsolidasyona tabi ortaklıkların da kapsam içerisinde olması. Sigorta yönetmeliğine göre iç denetim ve risk yönetimi ile ilgili gereklilikler konsolidasyona tabi ortaklıklarda da aynen geçerli durumda. BDDK da gerek iç sistemler yönetmeliğinde gerekse takip eden dönemlerde uygulamaya aldığı iç sistemlerin denetimi ile ilgili yönetmeliklerin tamamında konsolidasyona tabi ortaklıklara atıfta bulunmakta. Denetim konusuna gelmişken bu noktada BDDK uygulamaları ile bulunan bir farkı hatırlatmakta fayda var. BDDK uygulamalarında bankaların uygulama kontrolleri ile iç denetim ve iç kontrol sistemlerinin her yıl, genel bilgi işlem kontrollerinin ise iki yılda bir denetimden geçmesi gerekiyor. Ayrıca konsolidasyona tabi ortaklıklarda söz konusu kontrollerin her yıl denetlenmesi zorunlu kılınmış durumda. Buna karşın bağımsız denetimden geçme zorunluluğu şimdilik Hazine Müsteşarlığı tarafından yürürlüğe konmuş değil. Şirketler ne zaman hazır olmalı? Yönetmeliğin iç denetim ile ilgili bölümleri 31 Aralık 2008, iç sistemler ve risk yönetimi ile ilgili bölümleri ise 31 Mart 2009 tarihinde yürürlüğe giriyor. Dolayısıyla zaman oldukça daralmış durumda. Sektördeki şirketlerin iç sistemler açısından farklı olgunluk seviyelerinde olabileceği düşünülürse şirketlerin, özellikle iş süreçleri üzerindeki kontrollerin ve iş akışlarının gösterildiği şemalarının oluşturulması gibi çalışmalarını bir an önce tamamlamaları gerekiyor. (Dünya, ) 17

18 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Kapsamında Prime Esas Kazançlar Mehmet Müstehlik PwC Türkiye Vergi Hizmetleri, Denetçi, SMMM I. Giriş 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmişş ve bunu takiben 5510 Sayılı Kanunun uygulaması ile ilgili Yönetmelikler ve Tebliğler de ekleri ile birlikte yayınlanmıştır. Getirilen yeni düzenlemeler esas itibariyle sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvencee altına almak amacıyla yapılmış olsa da anılan Kanun un gerekçesinde de belirtildiği üzere bu düzenlemeler ile sosyal güvenlik sistemimizin yeniden yapılandırılması, mevcut sosyal güvenlik kurumlarının (SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı) özellikle finansman, örgütlenme ve altyapısıyla ilgili sorunların çözülmesi amaçlanmıştır. Yazımızda, anılan Kanun un Ekim ayı başındann itibaren yürürlüğe giren Prime Esass Kazançlar başlıklı 80 inci maddesi kapsamında hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği, prime esas kazanca dahil olmayan ödemelerin neler olduğu vb. konularında getirilen yeni düzenlemeler incelenecektir. II. Prime Esas Kazançlar 5510 Sayılı Kanun un 80 inci maddesinde aynı Kanun un 4/ /(a) bendi kapsamındaki, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında, 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenenn tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamlarının esas alınacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödemeler, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin %30''unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazancın tespitinde dikkate alınmayacaktır. Yukarıda belirtilen istisnalar dışında her ne adlaa yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulacaktır. Diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve stisnalar bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmayacaktır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, madde metninde, işverenler tarafından sigortalılar adına ödenen ve sigorta prim matrahına dahil edilmeyecek olan sigorta primleri için, bireysel emeklilik katkı payı ve özel sağlık sigortası primi olması koşulu getirildiğinden, % 30 luk sınırın altında kalmış olsa bile işverenlerin çalışanları adına ödedikleri diğer şahıs sigortaları primlerinin (hayat, sağlık, kaza vb.) sigorta prim matrahı dışında bırakılmasının mümkün olamayacağı sonucudur. 18

19 Buradan hareketle eski düzenlemede, işverenler tarafından sigortalılar için ödenen tüm özel sigorta primleri ve bireysel emeklilik katkı paylarının, nakdi yardım olarak kabul edilmeleri ve ssk kesintisine tabi tutulmaları yönündeki görüşler ve aksine ayni yardım olarak değerlendirilmeleri gerektiğinden hareketle ssk kesintisine tabi tutulmamaları yönünde verilen görüşler nedeniyle yaşanılan tartışmaların, yeni getirilen düzenlemeler ile özel sağlık sigortası primleri ve bireysel emeklilik katkı payı ödemeleri açısından giderildiği ve fakat bunlar dışındaki diğer sigorta prim ödemeleri açısından bu tartışmaların daha devam edeceği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, getirilen yeni düzenlemelerle prime esas kazançların tahakkuku ile ilgili olarak, ücretlerin hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle (tahakkuk ettirildikleri ayda) prime tabi tutulacakları, ücret dışındaki diğer ödemelerin ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edileceği, bununla birlikte ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda prime esas kazancın üst sınırının aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmının, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edileceği hükme bağlanmıştır. III. Prim Oranları 506 Sayılı Kanun ile 5510 Sayılı Kanun açısından sigorta kolları ve prim oranlarının karşılaştırılmasının yapıldığı tablo aşağıdaki gibidir. 506 Sayılı Kanun a Göre Sigorta Prim Oranları (%) Kolları Sigortalı İşveren Devlet İş Kazası - 1,5-7 - ve Meslek Hastalığı Analık Hastalık Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm İşsizlik Sig Primi Toplam 15 21, ,5-42 SGDP 7,5 22,5 - Toplam Sayılı Kanun a Göre Sigorta Kolları Kısa Vadeli Sig. Kolları Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm İşsizlik Sig. Primi Genel Sağlık Sig. Prim Oranları (%) Sigortalı İşveren Devlet - 1-6, (11-5=6 İstihdam Paketi) (5510 SK/81. Madde) 5 7,5 (5510 SK/81. Madde) Toplam 15 21, (..) 36,5-42 SGDP 7,5 23, Toplam 31-36,5 Yukarıda tablodan görüldüğü üzere, 5510 sayılı Kanunla ödenecek prim oranlarında bir değişiklik olmamaktadır. Nihai olarak sigortalı ve işveren payının toplamından oluşan prim oranı % 36,5 ile % 42 arasında olmakla birlikte, emekli olduktan sonra çalışan sigortalıların ödeyeceği sosyal güvenlik destekleme primi % 30 dan % 31-36,5 a yükseltilmiştir. IV. Örnek Uygulama Hizmet akdi ile belirli bir işverene bağlı olarak çalışan ve aylık brüt ücreti 3.000,00 YTL olan bir işçi, Ekim 2008 tarihinde 4.000,00 YTL tutarında prim (bonus) elde etmiştir. Buna göre çalışanın Ekim, Kasım ve Aralık aylarındaki prime esas kazanç tutarları aşağıdaki gibi gerçekleşecektir: 19

20 Ekim Ayı Ücret Bordrosu YTL Aylık Brüt Ücret 3.000,00 Prim (Bonus) Tutarı 4.000,00 Toplam Ücret 7.000,00 SSK Matrahı (Tavan) 4.151,70 Çalışan elde ettiği 4.000,00 YTL tutarındaki prim (bonus) ile birlikte Ekim ayı ücret bordrosunda SSK tavanını (4.151,70 YTL) aşmış olmaktadır. Bu nedenle 5510 Sayılı Kanun un 80 inci madde hükmü gereği, ücret dışındaki ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilecektir. [Takip eden iki ayda prime esas kazanca ilave edilmesi gereken tutar (7.000, ,70) = 2.848,30 YTL olacaktır.] Buna göre ilgili çalışanın Kasım ve Aralık 2008 dönemi ücret bordroları aşağıdaki gibi gerçekleşecektir. Kasım Ayı Ücret Bordrosu YTL Aylık Brüt Ücret 3.000,00 Ekim Döneminden 2.848,30 Devreden Prim (Bonus) Tutarı SSK Matrah Tavanı 4.151,70 SSK Matrahına İlave (4.151,70 - Edilebilecek (Max) Prim 3.000,00) = Tutarı 1.151,70 Sonraki Aya Devreden Prim (Bonus) Tutarı (2.848, ,70) = 1.696,60 toplam prim ödemesinden kalan 544,90 YTL lik tutar Ekim ve Ekim i takip eden Kasım ve Aralık aylarında prime tabi kazanç üst sınırına takıldığı için prime tabi tutulamamış / tutulamayacaktır. V. Sonuç ve Genel Değerlendirme 5510 Sayılı Kanun un 80 inci maddesi ile getirilen yeni hükümler ile ücretler tahakkuk ettirildikleri ayda, ücret dışındaki ödemeler ise ödendikleri ayda prime esas kazanca dahil edileceklerdir. Bununla birlikte ücret dışındaki ödemelerin yapıldığı ayda prime esas kazancın üst sınırının aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilave edilecektir. Bununla birlikte konunun uygulanma aşamasında işverenler tarafından ilk aşamada birtakım zorluklarla karşılaşılabilecektir. İşverenler adına ilave iş ve takip yükü getiren bu yeni uygulama diğer taraftan da çalışanların eski sisteme kıyasla bir gelir kaybına uğramasına neden olacak gibi gözükmektedir. Dileriz bu yeni uygulama bazı sosyal güvenlik uzmanlarının dile getirdiği gibi, getirilen yeni hükümlerin uygulanabilir ve kabul edilebilir olmaması nedeniyle işverenleri kayıt dışılığa itmez ve Sosyal Güvenlik Kurumu açısından prim geliri kaybına neden olmaz. (E-Yaklaşım / Aralık 2008 / Sayı: 192 ) Aralık Ayı Ücret Bordrosu YTL Aylık Brüt Ücret 3.000,00 Ekim Döneminden 1.696,60 Devreden Prim (Bonus) Tutarı SSK Matrah Tavanı 4.151,70 SSK Matrahına İlave (4.151,70 - Edilebilecek (Max) Prim 3.000,00) = Tutarı 1.151,70 Prime Tabi Tutulamayan Prim (Bonus) Tutarı ( ,70) = 544,90 Sonuç itibariyle çalışanın Ekim ayında almış olduğu 4.000,00 YTL tutarındaki prim bedelinin, 1.151,70 YTL si Ekim ayında, 1.151,70 YTL si Kasım ayında ve kalan 1.696,70 YTL nin ancak 1.151,70 YTL si Aralık ayında prim kesintisine tabi tutulabilmiştir ,00 YTL lik 20

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/29 TARİH : 30/10/2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/29 TARİH : 30/10/2008 Abide-i Hürriyet Cad Bolkan Center No 285 C Blok, Kat 2 34381 Şişli İstanbul T +90 (0) 212 373 00 00 F +90 (0) 212 291 77 97 E infoist@gtturkey.com VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/29 TARİH : 30/10/2008 KONU

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2008 / 61 İST, 26.11.2008

SİRKÜLER NO: POZ-2008 / 61 İST, 26.11.2008 SİRKÜLER NO: POZ-2008 / 61 İST, 26.11.2008 ÖZET: 22 Kasım 2008 Tarih ve 27062 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun yayımlanmıştır.

Detaylı

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN 10417 BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5811 Kabul Tarihi : 13/11/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 22/11//2008 Sayı : 27062 Yayımlandığı Düstur : Tertip

Detaylı

3) Beyan Edilen, Bildirilen Varlıklar Üzerinden Ödenecek Vergi Tutarı ve Ödenen Verginin Gider Kabul Edilebilme Durumu;

3) Beyan Edilen, Bildirilen Varlıklar Üzerinden Ödenecek Vergi Tutarı ve Ödenen Verginin Gider Kabul Edilebilme Durumu; İstanbul, 03.05.2013 VARLIK BARIŞINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER İÇEREN KANUN TASARISI HAKKINDA BİLGİLENDİRME DUYURU NO:2013/55 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değisiklik

Detaylı

Dolayısıyla bu Tebliğ kapsamına yukarıda belirtilen doğal afet nedeniyle ilan edilmiş olan mücbir sebep hali girmektedir.

Dolayısıyla bu Tebliğ kapsamına yukarıda belirtilen doğal afet nedeniyle ilan edilmiş olan mücbir sebep hali girmektedir. ERK Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Hizmetleri Ltd. Şti. Acıbadem Cd. Çamlıca Apt. No.77 K.4 34718 Acıbadem-Kadıköy/ISTANBUL Tel :0.216.340 00 86 Fax :0.216.340 00 87 E-posta: info@erkymm.com No: 2015/62

Detaylı

Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Arkan&Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş. İstanbul, 27.11.2008 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun Yayımlandı DUYURU NO:2008/125 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun

Detaylı

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER Varlık Barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren 21.05.2013 tarih ve 6486 sayılı Kanun 29.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun un

Detaylı

Duyuru No: 2015/67 İstanbul, 11/09/2015

Duyuru No: 2015/67 İstanbul, 11/09/2015 Artvine Bağlı Bazı İlçelerdeki Mükelleflerin Vergi Borçlarının Taksitlendirilmesine İlişkin Tahsilat Genel Tebliği (Seri: B Sıra No:8) Resmi Gazetede Yayımlandı. Duyuru No: 2015/67 İstanbul, 11/09/2015

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 11.01.2016/30-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 9) YAYIMLANDI

Sirküler Rapor Mevzuat 11.01.2016/30-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 9) YAYIMLANDI Sirküler Rapor Mevzuat 11.01.2016/30-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 9) YAYIMLANDI Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı nın Artvin Valiliğine hitaben yazdığı 25/11/2015 tarih ve 80100189-105[13-1227]-111814

Detaylı

Gayrimenkul satışlarından doğan zarar, kurum kazancından indirilebilir mi?

Gayrimenkul satışlarından doğan zarar, kurum kazancından indirilebilir mi? Gayrimenkul satışlarından doğan zarar, kurum kazancından indirilebilir mi? 1. Varlık barışı yasası neyi amaçlıyor? Cevap) Varlık barışı yasası şirketler açısından 01/01/2008 tarihi önceki dönemler için

Detaylı

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK

Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Şeffaflık, Sürdürülebilirlik ve Hesap Verilebilirlikte Yeni Yaklaşımlar: Finansal Raporlama ve Denetim Penceresinden Yeni TTK Prof. Dr. Serdar ÖZKAN İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ticaret Odası Meclis

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 15.09.2015 Sayı: 2015/149 Ref: 4/149

SİRKÜLER İstanbul, 15.09.2015 Sayı: 2015/149 Ref: 4/149 SİRKÜLER İstanbul, 15.09.2015 Sayı: 2015/149 Ref: 4/149 Konu: ARTVİN İLİNDE MÜCBİR SEBEP HALİ İLAN EDİLEN İLÇELERDEKİ MÜKELLEFLERİN VERGİ DAİRELERİNE OLAN BORÇLARININ TECİL VE TAKSİTLENDİRİLMESİNE DAİR

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI

Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI Sirküler Rapor Mevzuat 11.09.2015/153-1 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: B SIRA NO: 8) YAYIMLANDI ÖZET : Tebliğde, Artvin İline bağlı Arhavi, Borçka ve Hopa İlçelerinde 24/8/2015 tarihinde meydana gelen doğal

Detaylı

Sözkonusu Maddede; yurtdışındaki kıymetlerin beyanına imkan sağlanmış, yurtiçindeki varlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Sözkonusu Maddede; yurtdışındaki kıymetlerin beyanına imkan sağlanmış, yurtiçindeki varlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir. SĠRKÜLER SAYI : 2013 / 38 İstanbul, 29.05.2013 KONU : Yurtdışındaki bazı varlıklarla ve yurtdışında elde edilen bazı kazançlarla ilgili vergi avantajları sağlayan Kanun yayımlandı 29 Mayıs 2013 tarihli

Detaylı

VARLIK BARIŞI OLARAK ADLANDIRILAN KANUNİ DÜZENLEME RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞTIR

VARLIK BARIŞI OLARAK ADLANDIRILAN KANUNİ DÜZENLEME RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞTIR VARLIK BARIŞI OLARAK ADLANDIRILAN KANUNİ DÜZENLEME RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞTIR Güray ÖĞREDİK Serbest Muhasebeci Mali Müşavir MAZARS/DENGE Vergi Departmanı, Kıdemli Müdür www.muhasebetr.com sitesinde

Detaylı

5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunda 5917 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler

5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunda 5917 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunda 5917 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler * 5811 Sayılı Kanun 22.11.2008 tarih ve 27062 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanmıştır

Detaylı

A K A D E M İ SİRKÜLER 2009-25

A K A D E M İ SİRKÜLER 2009-25 VARLIK BARIŞI 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunun Bazı vergi kanunlarında da değişiklik yapan 25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında yer Alan Bazı Hükümlerin

Detaylı

YENİ VARLIK BARIŞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

YENİ VARLIK BARIŞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER Sirküler No: 2013/122 Tarih: 03.06.2013 YENİ VARLIK BARIŞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER 1) Kanundan kimler faydalanabilir? Kanundan Gerçek ve Tüzel Kişiler Faydalanabilir. (Esnaf, Serbest Meslek Erbabı,

Detaylı

BÜLTEN - 2014/14. 16 Ekim 2014. Konu: Torba Yasa ile getirilen vergi borçlarının yapılandırılması imkanı

BÜLTEN - 2014/14. 16 Ekim 2014. Konu: Torba Yasa ile getirilen vergi borçlarının yapılandırılması imkanı BÜLTEN - 2014/14 16 Ekim 2014 Konu: Torba Yasa ile getirilen vergi borçlarının yapılandırılması imkanı I-GĐRĐŞ Torba Kanun 6552 sayılı Đş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Detaylı

Önsöz...1. Sunuş... 3. Business School... 5. İçindekiler...7 1.BÖLÜM / GİRİŞ... 15 2.BÖLÜM / OTELLER... 19. 2.1. Yatırım Teşvikleri...

Önsöz...1. Sunuş... 3. Business School... 5. İçindekiler...7 1.BÖLÜM / GİRİŞ... 15 2.BÖLÜM / OTELLER... 19. 2.1. Yatırım Teşvikleri... İçindekiler Önsöz...1 Sunuş... 3 Business School... 5 İçindekiler...7 1.BÖLÜM / GİRİŞ... 15 2.BÖLÜM / OTELLER... 19 2.1. Yatırım Teşvikleri... 20 2.1.1. Yatırım Teşvik Mevzuatındaki Vergi Dışı Teşvikler...

Detaylı

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

MALİTÜRK DENETİM VE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Misyon ve Vizyonumuz Müşterilerine en yüksek standartlarda kişisel hizmetler sağlamaya adanmış profesyonel kadro ile küresel bir iş ağı oluşturmaktır. Türkiye nin, yakın gelecekte AB ile üyeliğe varabilecek

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/45 TARİH : 24/11/2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/45 TARİH : 24/11/2008 Abide-i Hürriyet Cad Bolkan Center No 285 C Blok, Kat 2 34381 Şişli İstanbul T +90 (0) 212 373 00 00 F +90 (0) 212 291 77 97 E infoist@gtturkey.com VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/45 TARİH : 24/11/2008 KONU

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İhtilaflı Prim İşleri ve İcra Daire Başkanlığı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İhtilaflı Prim İşleri ve İcra Daire Başkanlığı SAYI:B.13.2.SSK.5.01.08.00/73-31-480721 ANKARA KONU : Spor kulüplerinin borçlarının tecil 02/07/2008 ve taksitlendirilmesi G E N E L G E 2008-62 1- GENEL AÇIKLAMALAR Bilindiği gibi, 6/6/2008 tarihli ve

Detaylı

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI KAPSAMA GİREN İDARELER Maliye Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Özel İdareleri ve Belediyeler, Büyükşehir Belediyeleri

Detaylı

Sirküler no: 073 İstanbul, 3 Temmuz 2009

Sirküler no: 073 İstanbul, 3 Temmuz 2009 Sirküler no: 073 İstanbul, 3 Temmuz 2009 Konu: Varlık Barışı Kanunu olarak adlandırılan 5811 Sayılı Kanunun uygulama süresi uzatılıyor. Özet: TBMM Genel Kurulu nun 25 Haziran 2009 tarihli oturumunda kabul

Detaylı

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 Kanun No : 5281 Resmi Gazete No : 25687 (3. Mük.) Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Yasemin TAŞKIN - Maliye Bölümü - Mali Hukuk Anabilim Dalı

Yrd. Doç. Dr. Yasemin TAŞKIN - Maliye Bölümü - Mali Hukuk Anabilim Dalı YENİ TORBA ÖZET KANUNDAKİ VERGİ AVANTAJLARINA GENEL BAKIŞ 11.11.2014 HAZIRLAYAN Yrd. Doç. Dr. Yasemin TAŞKIN - Maliye Bölümü - Mali Hukuk Anabilim Dalı GİRİŞ Kısaca Torba Kanun olarak bilinen ve 11 Eylül

Detaylı

TEBLİĞ Maliye Bakanlığından: TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ SERİ NO: 443

TEBLİĞ Maliye Bakanlığından: TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ SERİ NO: 443 18 Mayıs 2007 CUMA Resmî Gazete Sayı : 26526 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından: TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ SERİ NO: 443 Bilindiği gibi, 30.12.2006 tarihli ve 26392 sayılı Resmî Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren,

Detaylı

I - KANUN HÜKMÜ. Söz konusu Kanun hükmü aşağıda yer almaktadır. "Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları MADDE 3-...

I - KANUN HÜKMÜ. Söz konusu Kanun hükmü aşağıda yer almaktadır. Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları MADDE 3-... Bilindiği gibi, 30.12.2006 tarihli ve 26392 sayılı Resmî Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5569 sayılı Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Mali Sektöre Olan Borçlarının Yeniden Yapılandırılması

Detaylı

Yazar ALİ KARAKUŞ Perşembe, 30 Mayıs 2013 08:20 - Son Güncelleme Perşembe, 30 Mayıs 2013 08:22

Yazar ALİ KARAKUŞ Perşembe, 30 Mayıs 2013 08:20 - Son Güncelleme Perşembe, 30 Mayıs 2013 08:22 VARLIK BARIŞI YASALAŞTI 29 Mayıs 2013 Kısa bir süre önce, ilk olarak devlet bakanı Ali Babacan tarafından basın yoluyla dile getirilen ve içinde Varlık Barışının da yer aldığı 6486 sayılı kanun 29 Mayıs

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 5 / 16 19.02.2015

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 5 / 16 19.02.2015 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 5 / 16 19.02.2015 BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDAKİ KANUN KAPSAMINDA UYGULAMAYA İLİŞKİN EK AÇIKLAMALAR YAPILMIŞTIR. 11 Eylül 2014 tarihli(mükerrer) Resmi Gazete'de

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK PRİM BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILIYOR. 5763 sayılı Kanunla yapılan yeniden yapılandırma (taksitlendirme) olanağından,

SOSYAL GÜVENLİK PRİM BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILIYOR. 5763 sayılı Kanunla yapılan yeniden yapılandırma (taksitlendirme) olanağından, SOSYAL GÜVENLİK PRİM BORÇLARI YENİDEN YAPILANDIRILIYOR 1. Yeniden yapılandırma kapsamında bulunan borçlar hangileridir? 5763 sayılı Kanunla yapılan yeniden yapılandırma (taksitlendirme) olanağından, a)

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR 2008-27

SİRKÜLER RAPOR 2008-27 DMF SİSTEM ULUSLARARASI BAĞIMSIZ DENETİM DANIŞMANLIK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. www.dmf.com.tr & dmfsystem.eu dmf@dmf.com.tr www.russellbedford.com Ankara : Farabi Sokak 12/11 06680 Çankaya Tel: 0.312.428

Detaylı

403 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

403 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği S Đ R K Ü L E R R A P O R Tarih: 19.01.2011 Sayı: 2011/08 Konu: 19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 403 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. Özet: 19.01.2011

Detaylı

SİRKÜLER 2014/19 6552 SAYILI TORBA KANUNDA AF VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI İLE İLGİLİ YAPILAN DÜZENLEMELER

SİRKÜLER 2014/19 6552 SAYILI TORBA KANUNDA AF VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI İLE İLGİLİ YAPILAN DÜZENLEMELER 16/09/2014 SİRKÜLER 2014/19 6552 SAYILI TORBA KANUNDA AF VE BORÇLARIN YAPILANDIRILMASI İLE İLGİLİ YAPILAN DÜZENLEMELER 6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması

Detaylı

Eğitimlerimize teşrifleriniz veya kurumunuz temsilcilerinin katılımını sağlamanız bizleri mutlu edecektir.

Eğitimlerimize teşrifleriniz veya kurumunuz temsilcilerinin katılımını sağlamanız bizleri mutlu edecektir. ERNST & YOUNG VERGİ HİZMETLERİ Sayın İlgili, Şirketimiz tarafından periyodik olarak gerçekleştirilen açık eğitimlerle ilgili Mayıs 2010- Ağustos 2010 dönemini kapsayan eğitim programımız aşağıda yer almaktadır.

Detaylı

GVK nun Geçici 67. Maddesi Kapsamında Elde Edilen Gelirlere İlişkin GVK Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2007/12 İstanbul, 12.03.

GVK nun Geçici 67. Maddesi Kapsamında Elde Edilen Gelirlere İlişkin GVK Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2007/12 İstanbul, 12.03. İstanbul, 12.03.2007 08.03.2007 tarih ve 26456 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 263 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile kanunun geç. 67. maddesi kapsamında elde edilen gelirlerin ihtiyari beyanı

Detaylı

5 SERİ NOLU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

5 SERİ NOLU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ Tarih : 25.01.2012 Sayı : 2012/141 Sirküler No : 2012/05 5 SERİ NOLU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ Bu Tebliğde, türev ürünlerden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin açıklamalar yapılmış

Detaylı

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR 1 SERİ NOLU GENEL TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR.

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR 1 SERİ NOLU GENEL TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR. Tarih: 08.10.2014 Sayı: 2014/1178 Değerli Müşterimiz, BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YENİDEN YAPILANDIRILMASINA DAİR 1 SERİ NOLU GENEL TEBLİĞ YAYIMLANMIŞTIR. Bilindiği üzere, 6552 sayılı

Detaylı

TUNCELİ DEFTERDARLIĞI. Bazı Alacakların 6552 sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Yapılandırılması ÖMER FARUK ÖNEL DEFTERDAR

TUNCELİ DEFTERDARLIĞI. Bazı Alacakların 6552 sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Yapılandırılması ÖMER FARUK ÖNEL DEFTERDAR TUNCELİ DEFTERDARLIĞI Bazı Alacakların 6552 sayılı Kanun Kapsamında Yeniden Yapılandırılması ÖMER FARUK ÖNEL DEFTERDAR KAPSAM-1 213 sayılı V.U.K. kapsamına giren; - 30/4/2014 tarihinden önceki dönemlere,

Detaylı

Deniz Taşıtı İmal Edenlere Bu Kapsamda Yapılacak Teslim ve Hizmetler KDV den İstisna Edildi:

Deniz Taşıtı İmal Edenlere Bu Kapsamda Yapılacak Teslim ve Hizmetler KDV den İstisna Edildi: SİRKÜLER NO: POZ-2011 / 30 İST, 28.02.2011 ÖZET: 6111 sayılı Kanunla bazı kanunlarda yapılan değişiklikler hakkında açıklamalar BAZI KANUNLARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER HAKKINDA AÇIKLAMALAR 6111 sayılı Bazı

Detaylı

BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN GENEL TEBLÝÐ Çarþamba, 17 Aralýk 2008

BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN GENEL TEBLÝÐ Çarþamba, 17 Aralýk 2008 BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN GENEL TEBLÝÐ Çarþamba, 17 Aralýk 2008 1 SERÝ NOLU 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MÝLLÝ EKONOMÝYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA ÝLÝÞKÝN

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

Elektronik ortamda kesin mizanı vermek mecburiyetinde olanlar bildirimlerini ;

Elektronik ortamda kesin mizanı vermek mecburiyetinde olanlar bildirimlerini ; 2010 HESAP DÖNEMİ KESİN MİZAN BİLDİRİMİ ELEKTRONİK ORTAMDA VERİLECEKTİR. Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine (bankalar,finans kurumları, finansal

Detaylı

KONU : VERGİ VE SİGORTA BORÇLARINA YENİDEN YAPILANDIRMA VE MATRAH ARTIRIMI

KONU : VERGİ VE SİGORTA BORÇLARINA YENİDEN YAPILANDIRMA VE MATRAH ARTIRIMI SiRKÜLER 2011/03 İstanbul, 07.03.2011 KONU : VERGİ VE SİGORTA BORÇLARINA YENİDEN YAPILANDIRMA VE MATRAH ARTIRIMI 25.02.2011 tarih 27857 mükerrer sayılı resmi gazetede yayınlanan 6111 sayılı Bazı Alacakların

Detaylı

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları) Bankalardan sağlanan dövizli kredilerde vergisel maliyetler Melike Kılınç I. Giriş Şirketlerin yurtdışı ithalat ihracat işlemleri, döviz cinsinden pozisyon tutmak istemeleri, nihai ürünlerini ya da hizmetlerini

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü. Sayı : 64597866-KDV-29-107 14/07/2014

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü. Sayı : 64597866-KDV-29-107 14/07/2014 T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı : 64597866-KDV-29-107 14/07/2014 Konu: DİR. kararına istinaden DİİB lerinin revize işlemlerinin

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

İLGİLİ VERGİ MEVZUATI

İLGİLİ VERGİ MEVZUATI Aysel Gündoğdu, PhD C. Turgay Münyas, PhD C. asset İLGİLİ VERGİ MEVZUATI Sermaye Piyasası Faaliyetleri İleri Düzey Lisansı Eğitimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V VERGİ HUKUKUNA İLİŞKİN TEMEL KAVRAM VE TANIMLAR...1

Detaylı

YENİ TEŞVİK YASASININ AVANTAJLARINDAN DAHA YÜKSEK ORANLARDA YARARLANMAK İÇİN SON GÜN 31.12.2013

YENİ TEŞVİK YASASININ AVANTAJLARINDAN DAHA YÜKSEK ORANLARDA YARARLANMAK İÇİN SON GÜN 31.12.2013 Erdoğan Karahan Yeminli Mali Müşavir İstanbul Denetim ve YMM AŞ. Genel Müdürü erdogankarahan@istanbulymm.com YENİ TEŞVİK YASASININ AVANTAJLARINDAN DAHA YÜKSEK ORANLARDA YARARLANMAK İÇİN SON GÜN 31.12.2013

Detaylı

SİRKÜLER (2011 05) Konu: Elektronik Ortamda Bildirilecek Olan Kesin Mizan Bildirimi nin Gönderilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslar.

SİRKÜLER (2011 05) Konu: Elektronik Ortamda Bildirilecek Olan Kesin Mizan Bildirimi nin Gönderilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslar. 21.01.2011 SİRKÜLER (2011 05) Konu: Elektronik Ortamda Bildirilecek Olan Kesin Mizan Bildirimi nin Gönderilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslar. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No:403 yayımlanmış olup,

Detaylı

MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN 8275 MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 4743 Kabul Tarihi : 30/1/2002 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/1/2002

Detaylı

MERSİN MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 6552 SAYILI TORBA KANUNLA KAMU ALACAKLARININ YAPILANDIRILMASI

MERSİN MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 6552 SAYILI TORBA KANUNLA KAMU ALACAKLARININ YAPILANDIRILMASI 6552 SAYILI TORBA KANUNLA KAMU ALACAKLARININ YAPILANDIRILMASI 6552 SAYILI TORBA KANUN KAPSAMINDAKİ ALACAKLAR -213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki alacaklar 6183 Sayılı Kanun Kapsamında Takip Edilen

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87 SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87 GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ ( Seri No : 86 ) 26.07.2008 tarih ve 26948 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 86 seri No.lu Gider Vergileri

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/96. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6552 Sayılı Kanun Genel Tebliği Yayımlandı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/96. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Hakkında 6552 Sayılı Kanun Genel Tebliği Yayımlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Maslak No/1 Plaza Eski Büyükdere Cad. Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net

Detaylı

6552 Sayılı Kanun Kamu Alacaklarının Yapılandırılması. S.M.MALİ MÜŞAVİR GÜNAYDIN TOPÇU Adli Muhasebe ve Hile Uzmanı KGK Bağımsız Denetçi

6552 Sayılı Kanun Kamu Alacaklarının Yapılandırılması. S.M.MALİ MÜŞAVİR GÜNAYDIN TOPÇU Adli Muhasebe ve Hile Uzmanı KGK Bağımsız Denetçi 6552 Sayılı Kanun Kamu Alacaklarının Yapılandırılması S.M.MALİ MÜŞAVİR GÜNAYDIN TOPÇU Adli Muhasebe ve Hile Uzmanı KGK Bağımsız Denetçi Kanun Kapsamındaki Alacaklar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki

Detaylı

ALFA GENELGE 2010/30. Konunun önemine binaen, bu yazımızda, yasa tasarısının Stok Affı ve Kasa Affı hükümleri değerlendirilecektir.

ALFA GENELGE 2010/30. Konunun önemine binaen, bu yazımızda, yasa tasarısının Stok Affı ve Kasa Affı hükümleri değerlendirilecektir. İstanbul, 08/12/2010 ALFA GENELGE 2010/30 Konu : Stok Affı Ve Kasa Affı Bilindiği üzere, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2007/22 İstanbul, 9 Mart 2007 KONU : Gelir Vergisi Kanununun

Detaylı

6552 Sayılı Kanun Kamu Alacaklarının Yapılandırılması

6552 Sayılı Kanun Kamu Alacaklarının Yapılandırılması 6552 Sayılı Kanun Kamu Alacaklarının Yapılandırılması Eyyup İnce İVDB Grup Müdürü 1 of 13 Kanun Kapsamındaki Alacaklar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki alacaklar 6183 sayılı Kanun kapsamında takip

Detaylı

ANKARA BAROSU EĞİTİM SEMİNERİ 6552 SAYILI TORBA KANUN

ANKARA BAROSU EĞİTİM SEMİNERİ 6552 SAYILI TORBA KANUN ANKARA BAROSU EĞİTİM SEMİNERİ 6552 SAYILI TORBA KANUN (Kasa-Ortaklar Cari Hesapları ve Yeniden Yapılandırma) Yrd.Doç.Dr.Mehmet Ali AKTAŞ maktas978@gmail.com KANUN BAŞLIĞI Torba Kanun olarak adlandırılan

Detaylı

2012 YILI MALİ TATİL UYGULAMASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

2012 YILI MALİ TATİL UYGULAMASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA 2012 YILI MALİ TATİL UYGULAMASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA Sayın Üyemiz, 28.03.2007 tarih ve 26476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 5604 sayılı Malî Tatil İhdas

Detaylı

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği TASLAĞI (Seri No: )

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği TASLAĞI (Seri No: ) Sayfa 1 / 9 Maliye Bakanlığından : Kurumlar Vergisi Genel Tebliği TASLAĞI (Seri No: ) Bu Tebliğde, türev ürünlerden elde edilen gelirler ile diğer bazı sermaye piyasası faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

G E N E L G E 2009-25

G E N E L G E 2009-25 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Daire Başkanlığı Sayı : B.13.2.SSK.5.01.08.00/ 73-034/121 9.2.2009 Konu : Tarım sigortası primlerinin tahakkuk ve

Detaylı

www.pwc.com/tr Türkiye Muhasebe Standartları na Geçiş Yol Haritası

www.pwc.com/tr Türkiye Muhasebe Standartları na Geçiş Yol Haritası www.pwc.com/tr Türkiye Muhasebe Standartları na Geçiş Yol Haritası Yeni Türk Ticaret Kanunu Türkiye Muhasebe Standartları na Geçiş Yol Haritası Yeni muhasebe standartlarına hazır mısınız? 1 Temmuz 2012

Detaylı

SUN BA IMSIZ DI DENET M YEM MAL K A.

SUN BA IMSIZ DI DENET M YEM MAL K A. Sayı: YMM.03.2009-054 Konu: 5746 Sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliği (Seri No: 3 İZMİR. 8.7.2009 Muhasebe Müdürlüğüne, 7 Temmuz 2009 tarihli ve 27281

Detaylı

VARLIK BARIŞI İLE İLGİLİ HATIRLATMALAR

VARLIK BARIŞI İLE İLGİLİ HATIRLATMALAR Sirküler Tarihi : 17.08.2009 Sirküler No : 2009/099 Denet Sirküler Denet Yayıncılık A.Ş. Tel : 0212 275 96 90/274 77 06 Avni Dilligil Sokak No:6 Faks : 0212-272 62 16/272 33 23 34394 Mecidiyeköy-İSTANBUL

Detaylı

Halkbank 2009 Yılı I. Dönem Konsolide Faaliyet Raporu

Halkbank 2009 Yılı I. Dönem Konsolide Faaliyet Raporu 2009 YILI I. DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Sunuş Bankamızın, 31 Mart 2009 dönemine ait solo finansal veriler üzerinden hazırlanan Ara Dönem Faaliyet Raporu, 14 Mayıs 2009 tarihinde web sitesinde yayımlanmıştır.

Detaylı

VERGİ YAPILANDIRMA NOTLAR

VERGİ YAPILANDIRMA NOTLAR MERT AK MALİ MÜŞAVİR & BAĞIMSIZ DENETÇİ Vergi Sirküleri Sayı : Vergi -2014/3 Tarih : 30 Eylül 2014 VERGİ YAPILANDIRMA NOTLAR - 6552 sayılı yasaya göre bir alacağın yapılandırılarak ödenebilmesi için 3

Detaylı

Sayı :2014/29 Ankara, 19/09/2014 Konu : Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması Hakkında SİRKÜLER

Sayı :2014/29 Ankara, 19/09/2014 Konu : Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması Hakkında SİRKÜLER Sayı :2014/29 Ankara, 19/09/2014 Konu : Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması Hakkında SİRKÜLER Kamuoyunda Torba Yasa veya Af Yasası olarak adlandırılan 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun

Detaylı

Tapu harçları için taksitlendirmeden yararlanılabilir. 03.12.2008 Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz

Tapu harçları için taksitlendirmeden yararlanılabilir. 03.12.2008 Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz Tapu harçları için taksitlendirmeden yararlanılabilir 03.12.2008 Veysi Seviğ - Bumin Doğrusöz Tahsilat Genel Tebliği uyarınca tecil ve taksitlendirmeden yararlanmak isteyen mükelleflerin bağlı oldukları

Detaylı

VERGİ MÜKELLEFLERİNE YENİ BİR TEŞVİK UNSURU: GİRİŞİM SERMAYESİ FONU

VERGİ MÜKELLEFLERİNE YENİ BİR TEŞVİK UNSURU: GİRİŞİM SERMAYESİ FONU VERGİ MÜKELLEFLERİNE YENİ BİR TEŞVİK UNSURU: GİRİŞİM SERMAYESİ FONU Mustafa İNANÇ * 1-Giriş Vergi sistemimizde Vergi Usul Kanununda(T.C. Yasalar, 10.01.1961) uygulama alanı bulan maddi duran varlık yenileme

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ÇÖZÜM BİZDE SUNUŞ İçinde bulunduğumuz bilgi çağında, ulusal ve uluslararası ekonomiler zorunlu olarak artık bilgi temelli ekonomilere dönüşme içine girmişlerdir. Geleneksel ekonomilerin

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık No: 2010/46 Tarih: 23.11.2010 Acıbadem Cd. Çamlıca Apt. No.77 K.4 34718 Acıbadem-Kadıköy/ISTANBUL Tel :0.216.340 00 86 Fax :0.216.340 00 87 E-posta: info@erkymm.com

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 16.02.2015 Sayı: 2015/037 Ref: 4/037

SİRKÜLER İstanbul, 16.02.2015 Sayı: 2015/037 Ref: 4/037 SİRKÜLER İstanbul, 16.02.2015 Sayı: 2015/037 Ref: 4/037 Konu: BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE YAYINLANMIŞTIR 11.02.2015 tarih ve 2015/1 Seri No.lı Bazı

Detaylı

Kanunda Belirtilen Damga Vergisi İstisnası Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar

Kanunda Belirtilen Damga Vergisi İstisnası Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/52 TARİH: 08.07.2009 KONU 5746 Sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunda Belirtilen Damga Vergisi İstisnası Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar

Detaylı

www.transferfiyatlamasi.com 10 Soruda Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri

www.transferfiyatlamasi.com 10 Soruda Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri www.transferfiyatlamasi.com 10 Soruda Transfer Fiyatlandırması Belgelendirme Yükümlülükleri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 13. maddesinde düzenlenen ve 01.01.2007 tarihinden itibaren yürürlükte

Detaylı

OCAK 2006 - AĞUSTOS 2008 PLATFORM İNDEKSİ

OCAK 2006 - AĞUSTOS 2008 PLATFORM İNDEKSİ OCAK 2006 - AĞUSTOS 2008 PLATFORM İNDEKSİ (KONULARINA GÖRE) VERGİ USUL KANUNU İLE İLGİLİ LAR 15 Ocak 2006 4 15 Ocak 2006 15 Ocak2006 4 6 UN KONUSU Finansal Tabloların Yabancı Paraya Çevrilmesinde Kullanılan

Detaylı

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK 07/11/ 2006 Tarih ve 26339 Sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI

Detaylı

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir.

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir. GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (3) (4) DAR MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (Türkiye de işyeri/daimi temsilcisi bulunmayan) Hisse Senedi Alım Satım kazancı İMKB de işlem görmeyen hisse senetlerinin elden çıkarılmasından

Detaylı

2011/1.DÖNEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK SINAVLARI SERMAYE PİYASASI MEVZUATI 24 Mart 2011-Perşembe 18:00

2011/1.DÖNEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK SINAVLARI SERMAYE PİYASASI MEVZUATI 24 Mart 2011-Perşembe 18:00 2011/1.DÖNEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK SINAVLARI SERMAYE PİYASASI MEVZUATI 24 Mart 2011-Perşembe 18:00 SORULAR SORU 1: Aracı Kurumlarda Uygulanacak İç Denetim Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ve

Detaylı

TEBLİĞ 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1)

TEBLİĞ 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1) 6 Aralık 2008 CUMARTESİ Sayı : 27076 Maliye Bakanlığından: TEBLİĞ 5811 SAYILI BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUNA İLİŞKİN GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1) 1. Kapsam 5811 sayılı Bazı

Detaylı

MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIKLARINA İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİNİN (III-48.2) Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı Statüsünden Çıkma

MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIKLARINA İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİNİN (III-48.2) Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı Statüsünden Çıkma MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIKLARINA İLİŞKİN ESASLAR TEBLİĞİNİN (III-48.2) Menkul Kıymet Yatırım Ortaklığı Statüsünden Çıkma (Madde 41 nin 2.fıkrası) kapsamında hazırlanan DENİZ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR 5225 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 1 )

SİRKÜLER RAPOR 5225 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 1 ) SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 24.02.2009 Sirküler No: 2009/28 5225 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ ( Seri No : 1 ) 20.02.2009 tarih ve 27147 sayılı Resmi Gazete de Yayımlanan 5225 sayılı Kültür Yatırımları

Detaylı

KANUN NO: 5746 ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN (*) Kabul Tarihi: 28 Şubat 2008

KANUN NO: 5746 ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN (*) Kabul Tarihi: 28 Şubat 2008 KANUN NO: 5746 ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN (*) Kabul Tarihi: 28 Şubat 2008 Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 12 Mart 2008 - Sayı: 26814 (*) Bu Kanun, 12.3.2008 tarih

Detaylı

Eğitimlerimize teşrifleriniz veya kurumunuz temsilcilerinin katılımını sağlamanız bizleri mutlu edecektir.

Eğitimlerimize teşrifleriniz veya kurumunuz temsilcilerinin katılımını sağlamanız bizleri mutlu edecektir. ERNST & YOUNG VERGİ HİZMETLERİ Ülkemizin son derece değişken vergi mevzuatında tüm detaylara hâkim olmak ve değişiklikleri birebir takip etmek günlük iş temposu içerisinde maalesef mümkün olamamaktadır.

Detaylı

A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ

A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ Özel Tüketim Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine göre (I) sayılı listede yer alan malların teslimlerinde vergilendirme dönemi, her ayın ilk 15 günlük birinci ve kalan günlerinden

Detaylı

KURUMSAL. İlkelerine dayanmaktadır.

KURUMSAL. İlkelerine dayanmaktadır. KURUMSAL ERK Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Hizmetleri Ltd. Şti., on altı yılı aşkın bir süredir Hesap Uzmanlığı ve Baş Hesap Uzmanlığı görevlerinin yanı sıra Maliye Bakanlığında Daire Başkanlığı görevlerinde

Detaylı

VARLIK BARIŞI TUTARININ ÖDENMEMESİNİN SONUÇLARI VE UYGULAMADA BİLİNMESİ GEREKLİ PÜF NOKTALAR. Dr. Mustafa ALPASLAN

VARLIK BARIŞI TUTARININ ÖDENMEMESİNİN SONUÇLARI VE UYGULAMADA BİLİNMESİ GEREKLİ PÜF NOKTALAR. Dr. Mustafa ALPASLAN VARLIK BARIŞI TUTARININ ÖDENMEMESİNİN SONUÇLARI VE UYGULAMADA BİLİNMESİ GEREKLİ PÜF NOKTALAR Dr. Mustafa ALPASLAN SMMM Eda KAYA Denetçi 5811 sayılı yasa ile ilgili müracaat süresi 31.12.2009 tarihinde

Detaylı

SİRKÜLER 2013/26. :Varlık Barışından Faydalanmak İçin Son Başvuru Tarihi 31.07.2013

SİRKÜLER 2013/26. :Varlık Barışından Faydalanmak İçin Son Başvuru Tarihi 31.07.2013 SİRKÜLER 2013/26 SİRKÜLERİN Tarihi : 21.06.2013 Konusu Mevzuat :Varlık Barışından Faydalanmak İçin Son Başvuru Tarihi 31.07.2013 : 6486 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı

Detaylı

Elit Yeminli Mali MÄşavirlik Anonim Şirketi

Elit Yeminli Mali MÄşavirlik Anonim Şirketi İstanbul, 02 Haziran 2008 SirkÅler SirkÅler Numarası : Elit - 2008/19 Sosyal GÅvenlik Kurumu Prim BorÉları Yapılandırılıyor Poyraz Sokak Sadıkoğlu 4 İşMerkezi K.1D.24 Ziverbey KadıkÖy İstanbul Telefon:

Detaylı

DUYURU: 09.04.2015/7

DUYURU: 09.04.2015/7 DUYURU: 09.04.2015/7 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM de kabul edilmiş ve 07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

Detaylı

6111 Sayılı Kanuna Göre Yapılandırılan Borçların Taksit Ödemelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlarda 20 Soru (Sirküler:24)

6111 Sayılı Kanuna Göre Yapılandırılan Borçların Taksit Ödemelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlarda 20 Soru (Sirküler:24) 1 SİRKÜLER - XXIV Sirküler Tarihi: 27.03.2012 Sirküler No : 24 Focus Denetim ve Y.M.M. Ltd. Şti. Maltepe Mah. Edirne Çırpıcı Yolu No: 5-4 Vatan Rezidans A Blok Kat:5 Daire:10 Topkapı/İstanbul Tel: 0-212-510

Detaylı

TİCARİ HAVA TAŞIMA İŞLETMELERİNİN FİNANSAL VE MALİ KONULARDA DENETLENMESİNE İLİŞKİN TALİMAT SHT-6AF. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

TİCARİ HAVA TAŞIMA İŞLETMELERİNİN FİNANSAL VE MALİ KONULARDA DENETLENMESİNE İLİŞKİN TALİMAT SHT-6AF. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar TİCARİ HAVA TAŞIMA İŞLETMELERİNİN FİNANSAL VE MALİ KONULARDA DENETLENMESİNE İLİŞKİN TALİMAT SHT-6AF BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Talimatın amacı, Ticari Hava Taşıma

Detaylı

Ernst & Young vergi bölümü olarak vergi eğitimleri konusundaki ihtiyacı görerek oldukça geniş kapsamlı eğitimler düzenlemeye karar verdik.

Ernst & Young vergi bölümü olarak vergi eğitimleri konusundaki ihtiyacı görerek oldukça geniş kapsamlı eğitimler düzenlemeye karar verdik. ERNST & YOUNG VERGİ HİZMETLERİ Ülkemizin son derece değişken vergi mevzuatında tüm detaylara hâkim olmak ve değişiklikleri birebir takip etmek günlük iş temposu içerisinde maalesef mümkün olamamaktadır.

Detaylı