DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi Alphan (İstanbul Bilim Üniversitesi, Beslenme& Diyetetik Bölüm Başkanı) TARİHÇE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi Alphan (İstanbul Bilim Üniversitesi, Beslenme& Diyetetik Bölüm Başkanı) TARİHÇE"

Transkript

1 DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi Alphan (İstanbul Bilim Üniversitesi, Beslenme& Diyetetik Bölüm Başkanı) TARİHÇE Diyabette beslenmenin rolü konusundaki görüşler, geçmişte yaşanan tartışmalar ve düşüncelerin geliştirilmesi sonucu ortaya konmuştur. Kalorinin önemi, diyetin karbonhidrat (KH), protein ve yağ içeriği için önerilen oranlarla ilgili tartışmalar halen sürdürülmektedir (1). Diyabet ile ilgili ilk diyet önerilerinde, hastalığın klinik bulgularından glikoza yönelik bilgiler vardır. M.Ö yıllarında, aşırı idrar yapmayı önlemek amacıyla, buğday tanesi, meyve ve tatlı biranın kullanılmıştır İlk kez Diabet terimini kullanan Kapadokyalı Arateus, nişasta, meyve ve tatlı şarabı önermiştir. 6. Yüzyılda Hintli Madhumea, diyabete, aşırı miktarlarda tüketilen pirinç, un ve şekerin neden olduğunu belirtmiştir (1,2) yıl sonra Thomas Willis (1675), yüksek KH lı diyeti önermiştir (1,3) de İngiliz John Rollo ise KH nın diyabetteki temel sorun olduğunu ileri sürerek, yüksek hayvani yağ ve düşük KH lı diyet modeline geçmiştir (1,2). Amerika Birleşik Devletleri nde (ABD), 1860 yılında, Charles Henry Pile, Rollo gibi sadece hayvani yiyeceklerin yenmesi gerektiğini savunmuştur de Fransız klinisyen Appolinaire Bouchardat da, Rollo ve Pile gibi, KH nın yerine yağı koymuş, yüksek yağlı diyeti ile birlikte az yemek gerektiğini öne sürmüştür (1) de Bernhard Naunyn, proteinin de KH ya dönüştüğünü ve hem KH nın, hem de proteinin azaltılması gerektiğini belirtmiştir. Bu düşünceler, Allen in diyabette açlık tedavisine kadar olan sürede, diyabette diyet tedavisinin temelini oluşturmuştur. Allen in 1000 kalorilik diyetleri, hastaları anormal bir şekilde zayıflatmış, fakat pek çok çocuğun ketoasidoz komasına girmeksizin uzun yıllar yaşamasına olanak vermiştir. İnsülinin keşfinden önceki dönemde, bir ekol, düşük KH lı, yüksek yağlı diyeti benimserken; diğer ekol, yeterli KH alımının gerekli olduğunu vurgulamıştır yılında Paris te Piorry, 125 g şekerlemeye ilaveten, 2 porsiyon et diyetini, 1860 yılında, Hollanda da Von During aşırı miktarlarda pirinç ve tahıl diyetini, Donkin, kaymağı alınmış süt rejimini önermiştir yılında, Dujardin-Beaumetz ve 1898 de Mosse, patates diyetini, 1902 de Carl Von Noorden yulaf ezmesini önermiş, insülinin keşfinden önceki dönemde, yüksek KH lı diyetin en büyük savunucusu olmuştur (1,2). İnsülin tedavisinin başlamasından sonra (1921), Geyelin ve diğer araştırıcılar, yeterli insülin varlığında, yüksek KH lı diyetin faydalı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Rabinovitc ve Himsworth, 1930 lu yıllarda yüksek KH lı, düşük yağlı diyeti savunarak, bu tür diyetlerin, diyabetteki kardiyo-vasküler ve renal komplikasyonlarda, potansiyel yararları olduğunu belirtmişlerdir (1,2). Adlesberg, Porges ve Sweeney (1927), KH dan zengin diyetin, normal kişilerde glikoz toleransını iyileştirdiğini vurgulamışlar, 30 yıl sonra, Brunzel ve Anderson, yüksek KH lı diyetin diyabetli kişilerdeki (DM) gibi, normal kişilerde de glikoz toleransını düzelttiği konusundaki çalışmaları ile, bu bulguları teyit etmişlerdir. Kempner ve arkadaşları, hipertansiyon tedavisinde kullandıkları pirinç diyetini, DM lilere de uygulamışlar ve bu % 90 KH lı diyetin, DM lilerin glikozürilerini ve insülin ihtiyaçlarını azalttığını tesbit etmişlerdir. Van Eck, Ernest ve çalışma arkadaşları, yüksek KH, düşük yağ içeren diyetlerle diyabetik komplikasyonların geciktirilebileceğini veya geriletilebileceğini göstermişlerdir. 1

2 Yüksek KH lı, yüksek posalı, düşük yağlı diyetlerin, DM lilerin tedavisinde yararlı olduğu, posanın, diyabet tedavisindeki önemi, son 50 yıldır yapılan çalışmalarla belirlenmiştir yılları arasında Amerikan Diyabet Birliği (ADA), KH kısıtlı diyet önerisini benimsemiş, fakat, 1971 ve 1979 yıllarında, yeniden yapılan düzenlemelerle, DM liler için diyet önerileri ve beslenme prensipleri ile ilgili raporda, kısıtlı yağ, Recommend Dietary Allowance (RDA) nın sağlıklı kişilere de önerdiği kısıtlı protein ve kalorinin geri kalan kısmının KH dan karşılanması gerektiği bildirilmiştir. Bu prensipler, makrovasküler hastalıklarda lipidlerin önemi, protein alımının böbrekler üzerindeki etkileri gibi yeni bilgilere dayandırılarak oluşturulmuştur (1,3). Diyabetin tedavisinde uygulanan beslenme önerilerinin tarihsel gelişimi Tablo 1 de sunulmuştur (4). Tablo 1. Beslenme Önerilerinin Tarihsel Gelişimi (4) Enerjinin Besin Öğelerine Dağılımı Yıllar Karbonhidrat %) Protein (%) Yağ (%) 1921 den önce Açlık Diyetleri < * * 1997 * * * * Kişisel beslenme alışkanlıkları ve tedavi hedeflerine yönelik. Enerjinin %10 undan azı doymuş yağlardan gelecek Diabetes Mellitus Tanımı: Diabetes Mellitus (DM), insülin sekresyonu ve insülinin aktivitesinde ya da her ikisinde birden oluşan defektler sonucunda, kan şekerinin (KŞ) yükselmesi ve KH, protein ve yağ metabolizmasındaki anormallikler ile karakterize olan bir grup hastalıktır. Vücutta enerji için gerekli olan ve fazla alınan besin öğelerinin depolanmasını sağlayan pankreasın β-hücrelerinden salgılanan insülinin, DM lilerde üretilememesi ya da vücudun insüline yanıt verememesi söz konusudur. İnsülinin etkili olmaması ile KŞ nin yükselmesi, diyabetlilerde kısa ve uzun süreli komplikasyonların oluşmasına neden olur (7). Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisi: Tıbbi Beslenme Tedavisi (TBT), diyabetin oluşumunu önlemek için, var olan diyabeti tedavi etmek için ve diyabete bağlı komplikasyonların gelişimini önlemek veya yavaşlatmak için gereklidir ve tedavinin temelini oluşturur. TBT, aynı zamanda DM lilerin kendi kendini yönetebilmesi için gerekli olan ve diyabet tedavisinin çok önemli bir komponenti olan eğitimi de kapsar (6) Diyabetin Önlenmesi ve Tedavisinde Tıbbi Beslenme Tedavisinin Hedefleri (6,7) TBT, diyabet riski olan veya prediyabetli olan kişilere de uygulanabilir. Diyabet riskini ve kardiyovasküler hastalık (KVH) riskini azaltmak için, ılımlı kilo kaybına destek olacak egzersizle birlikte sağlıklı besin seçimini sağlamada yol göstericidir. Beslenme Programının Hedefleri; I. Optimal metabolik regülasyonu sağlamak 2

3 a. KŞ seviyelerini normal veya normale yakın düzeylerde tutarak, kronik komplikasyonları önlemek ve riski azaltmak, b. Makrovasküler hastalık riskini önlemek için lipid ve lipoproteinleri normal düzeylerde sürdürmek, c. Vasküler hastalık riskini azaltmak için kan basıncını kontrol altında tutmak. II. Diyabetin kronik komplikasyonlarından korumak ve yavaşlatmak için besin öğesini alımını ve hayat tarzını değiştirmek. III. Bireysel beslenme programını DM linin kültürel tercihlerine ve alışkanlıklarına göre düzenleyerek hayat tarzı değişikliğini gönüllülük çerçevesinde sağlamak IV. DM linin yemekten hoşlandığı besinleri, bilimsel kanıtları da göz önünde bulundurarak, besin değişimleri çerçevesinde az da olsa tüketimini sağlamak. Spesifik durumlarda TBT nin Hedefleri (6-8): Genç tip 1 DM lileri, genç tip 2 DM liler, gebe ve emzikliler ve DM li yaşlılar ve diyabet riski taşıyan kişiler gibi özel durumda olanların besin gereksinimlerinin karşılanması, I. Tip 1 DM li gençlerin, normal büyüme ve gelişmelerini sağlamak için yeterli enerjiyi ve ekzojen insülin ile fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıklarına uygun besinlerin tüketimi arasındaki dengeyi sağlamaları, II. III. IV. Genç tip 2 DM lilerin, insülin dirençlerini azaltmak ve metabolik durumlarını iyileştirmek için gereken, beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarını değiştirebilmeleri, Gebe ve emzikli DM lilerin ve bebeklerinin sağlıkları için yeterli enerji ve besin öğelerine ihtiyaçlarını karşılamaları, Yaşlı DM lilerin yaşlarına uygun yeterli-dengeli beslenmeleri ve psikososyal ihtiyaçlarını karşılamaları, V. İnsülinle veya insülin sekretagogları ile tedavi edilen diyabetlilerin; egzersiz yaparken hipoglisemiden korunmayı ve gerektiğinde hipoglisemiyi tedavi etmeyi ve akut hastalıklar sırasında, diyabetlerini tedavi edebilecek kadar kendi tedavilerinin yönetiminin sorumluluğunu alabilmeleri, VI. Diyabet riski taşıyanlarda, kilo kaybını sağlayacak veya kilo almalarını önlemek için fiziksel aktivitelerini arttırmaları ve sağlıklı besinlerin seçilmesi konusunda yüreklendirilmeleri. Klinik çalışmalarda TBT nin, diyabet yaşına bağlı olarak, tip 1 ve tip 2 DM lilerde HbA1c yi düşürdüğü rapor edilmiştir (9,10). TBT yi, uygulamaya başladıktan sonraki 3-6 ay içinde DM lilerde iyileşme başlar. DM li olmayan, serbest yaşayan kişilerde yapılan çalışmaların derlendiği bir meta analizde, TBT nin LDL-kolesterolü mg/dl civarında düşürdüğü belirtilmiştir (11,12). Meta analizlere ve otoritelere göre, TBT, hipertansiyonun tedavisinde gerekli olan yaşam tarzı değişikliği için de gereklidir (13,14). Yapılan bir çalışmada, yüksek kan basıncından korunmada ve Hipertansiyonun tedavisi için, agresif sodyum kısıtlanmasının yanında DASH diyetinin uygulanmasının, sağlığa uzun süreli yararlı etkilerinin olduğu bildirilmiştir (15). 3

4 Diyabetlilerde Tıbbi Beslenme Tedavisi 1. Enerji Dengesi ve Obezite (6) Çoğunluğu obez olan Tip 2 DM lilerin TBT deki temel ilke, glisemi, lipid ve kan basıncı hedeflerine ulaşabilmek için enerji alımının kısıtlanması, aktivitenin artırılarak, obezitenin düzeltilmesi ve insülin direncinin azaltılmasıdır. Çok düşük kalorili beslenme programları, kilo vermek için etkili olmayabilir. Haftada 0,5-1 kg (veya daha az) kaybedecek şekilde, rahat uygulanabilir bir beslenme programı, metabolik kontrol için yeterlidir. Günlük yağ alımını, özellikle doymuş yağ alımını azaltmak, az ve sık beslenmeyi sağlamak, düzenli egzersiz ve beslenme alışkanlıklarında davranış değişikliği yapmakla; boya uygun ağırlığa ulaşılmaksızın, ılımlı bir kilo kaybı (%5-7) bile, oral antidiyabetik (OAD) ve/veya insülin tedavisine gerek duyulmadan, metabolik kontrolü sağlar. Buna rağmen metabolik kontrol sağlanamamış ise beslenme tedavisine, OAD ve/veya insülin tedavisi ilave edilebilir (6-8). Tablo 2 de yetişkinlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ) Bel Çevresi ve Hastalık riskleri açısından sınıflandırılmaları yer almaktadır (6). BKİ değerleri, yaşlarındaki yetişkinler için standardize edilmiştir. Yaş ilerledikçe, doğal olarak BKİ de artış olabilir. Tablo 3 de görüldüğü gibi, arzu edilen BKİ yaşında, iken, 65 yaşın üzerinde arasında tutulması yeterli olabilir (3,16,17). Tablo 2. Yetişkinlerin BKİ, Bel Çevresi ve Hastalık Riskleri Açılarından Sınıflandırılmaları (6,16,17) Hastalık Riski BKİ Kategorisi BKİ (kg/m 2 ) Obezitenin Sınıflandırıl ması Bel Çevresi E 94 Bel Çevresi K 80 Bel Çevresi E 94 Bel Çevresi K 80 Zayıf < 18.5 Normal Kilolu Artar Yüksek Obez I Yüksek Çok Yüksek II Çok Yüksek Çok Yüksek Aşırı Obez 40 III Aşırı Yüksek Aşırı Yüksek Tablo 3. Yaşa göre uygun BKİ değerleri (17) Yaş (yıl) BKİ (kg/m 2 ) Enerji gereksiniminin belirlenmesi: Tip1 diyabetli, kız ve erkek çocuklar ve ergenlerin enerji gereksinimleri, diyabetli olmayan yaşıtları ile aynıdır. Çocuk ve ergenlerin enerji gereksinimleri; Bazal Metabolizma Hızı (BMH), büyümenin gerektirdiği enerji ve fiziksel aktivite için harcanan enerjinin toplamıdır. Fiziksel aktivite düzeyleri farklı olduğundan çocuk ve ergenler için enerji gereksinimi hafif, orta ve ağır fiziksel aktivite düzeylerine göre önerilmektedir (18). Tip 2 diyabetli hastaların değişik Fiziksel Aktivite durumlarına ve BKİ kategorilerine göre, pratik olarak enerji gereksinimlerinin hesaplanmasında kullanılan değerler 4

5 Tablo 3 de verilmiştir. Tabloda verilen enerji değeri, hastanın boyuna uygun ağırlığı ile çarpılarak, günlük enerji ihtiyacı belirlenmektedir (3). Tablo 4. DM lilerin Enerji Gereksinimlerini Hesaplama Cetveli Fiziksel Aktivite (FA) Durumu BKİ Kategorisi BKİ (kg/m 2 ) Sedant er (kkal/kg ) Ilımlı FA (kkal/kg ) Belirgin FA (kkal/kg) Zayıf < Normal Kilolu/Obez Kilolu ve obez diyabetliler ile ilgili öneriler, aşağıda belirtilmiştir (6-8): Kilolu ve obez, insülin direnci olan kişilerde, ılımlı bir kilo kaybının insülin direncini düzelttiği gösterilmiştir. Böylece diyabet riski olan bu kişilere kilo kaybı önerilmektedir. Kilo kaybı için, düşük KH lı veya düşük yağlı kalorisi kısıtlanmış diyetlerin kısa dönemde (1 yıl) etkili olabileceği belirtilmiştir. Düşük KH lı diyet uygulayan hastaların, lipid profilleri, renal fonksiyonları ve protein alımlarının izlenmesi ve gerekli durumlarda hipoglisemi tedavilerinin yeniden ayarlanması gerekir. Fiziksel aktivite ve davranış değişikliği, kilo kaybı programlarının en önemli komponentidir ve kilo kaybına yardımcı olur. Tip 2 diyabetlilerde eğer, hayat tarzı değişikliği ile kilo verdirici ilaçlar birlikte kullanılırsa, %5-10 luk bir kilo kaybı sağlanabilir. BKİ > 35 kg/m 2 olan bazı tip 2 DM lilerde bariatrik cerrahi uygulanabilir ve glisemilerinde önemli düzelmeler sağlanabilir. Bariatrik cerrahi uygulanan prediyabetli ve DM lilerde, bariatrik cerrahinin uzun süreli riskleri ve yararları konusundaki çalışmalar sürdürülmektedir. Diyabetin Tıbbi Beslenme Tedavisinde Karbonhidratlar Şeker, nişasta ve posa, KH lar için kullanılan terimlerdir. Sağlıklı bir beslenme için gerekli olan tam tahıllar, sebzeler, meyveler ve düşük yağlı süt ürünlerinin içerdiği KH lar, diyabetliler için de uygundur ve ayrıca bu besinler, vitamin, mineral, diyet posası ve enerji, açısından da çok iyi kaynaklardır (7). Genellikle diyabetlilerin beslenme tedavisinde basit şekerler, kompleks KH lara oranla hızlı emildikleri ve hiperglisemiye neden oldukları gerekçesiyle kısıtlanırlar ve kompleks KH lara diyette daha fazla oranda yer verilir (2/3 oranında) (3,6,8). Ancak, meyvelerin ve sütün, nişastaya göre daha düşük glisemiye neden olduğu ve sukrozun, beyaz ekmek, pirinç ve patatese benzer bir glisemik yanıt oluşturduğu, Jenkins in glisemik indeks çalışmaları ile ortaya konmuştur (19,20). Son zamanlarda yapılan 20 yi aşkın çalışmada da, diğer KH ların yerine konulan sukrozun, kan şekerini, izokalorik nişastadan daha fazla yükseltmediği belirlenmiştir (21-23). Diyabetlilerde sukrozun, en fazla total enerjinin %10-17 si arasında olması ve ana öğünle birlikte verilmesi uygundur. Çünkü, öğünde alınan sebze, salata, tam ekmekten sağlanan posa ve yemeklerin içerdikleri yağ ile karışım oluşturan kimüs, sukrozun hızla kana geçmesini 5

6 engeller (7,24). DM lilerde, halen tartışmalı olmakla birlikte Amerikan Diyabet Birliği ve Amerikan Diyetetik Birliği nin (6,8) önerilerine göre, enerjinin KH ve Tekli Doymamış Yağ Asitlerinden (TDYA) gelen oranı toplam olarak % olmalıdır. En uygun KH miktarını ve türünü saptarken, kişinin beslenme alışkanlıkları, vücut ağırlığı, plazma glikoz, kolesterol ve trigliserid düzeyleri dikkate alınmalıdır. Yüksek KH la birlikte, diyetin posa içeriği de yükseltilmelidir. Posa içeriği yükseltilmeksizin, sadece KH miktarının artırılması, özellikle Tip 2 diyabetlilerde, trigliserid ve LDL seviyelerini yükseltebilir (1,3,25). Düşük karbonhidratlı diyetlerin, obezitenin tedavisindeki uzun süreli etkileri bilinmediğinden, verilecek karbonhidratın 130 gram/gün ün altına düşürülmemesi gereklidir. Glisemik İndeksi ve Glisemik Yükü düşük olan besinlerin seçimi önemlidir (6,7,26) Glisemik İndeks (Gİ) ve Glisemik Yük (GY) Glisemik İndeks (Gİ):Pek çok metabolik çalışmada, KH kaynaklarının KŞ ve insülin konsantrasyonları üzerinde değişik etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Diyet KH sına olan yanıtlardaki bu değişikliklerin miktarını belirlemenin tek yolunun Gİ olduğu, ilk defa Jenkins ve arkadaşları tarafından ileri sürülmüştür (19,20, 27,28). Besinlerin glisemik yanıtını etkileyen pek çok faktör vardır. Bu faktörler; KH miktarı, şekerin tipi (glikoz, fruktoz, sukroz, laktoz), nişastanın yapısı (amiloz ve amilopektin), besinlerin pişirilmesi ve hazırlanması (nişastanın jelatinizasyonu, partikül büyüklüğü, hücre yapısı) besinin şekli ve besinin içerdiği bileşiklerdir (yağ ve sindirimi yavaşlatan doğal bileşikler- posa türü ve miktarı, lektinler, fitatlar, tanenler, ve nişasta-protein, nişasta-yağ kombinasyonları). Besinlerin glisemik yanıtını etkileyen diğer faktörler, açlık ve öğün öncesi kan şekeri konsantrasyonları, ciddi glikoz intoleransının varlığı, diğer öğün ve KH ların geç etkileridir (6,7). Gİ si yüksek, sağlıksız besinlerle beslenmenin, diyabet, kardiyo vasküler hastalıklar, insülin direnci ve obezite riskini arttırdığı düşünülmektedir. Glikoz homeostazisindeki düzelmeye ilaveten, düşük Gİ li diyet, lipid metabolizmasında da iyileşme sağlayabilir. Gİ ile ilgili diyet değişiklikleri; patates ve rafine edilmiş ürünlerin yerine, daha az rafine edilmiş tahıl ürünlerini, tam un, tam tahıllı ekmek, yarı pişmiş pirinç ve makarna, sebzeler, fasulye, bazı meyveler ve kurubaklagiller vb. Gİ si düşük geleneksel besinleri koyarak yapılabilir. Gİ nin, beslenme tedavisinin ilk seçeneği olmasını gerektirecek, yeterli kanıt yoktur. Buna rağmen, eldeki bilgiler, Gİ nin, diyabet tedavisinde yararlı bir yaklaşım olabileceğini belirtmektedir (6,7,27). Glisemik Yük (GY): KH içeren bir besinin yenilen miktarının kan şekerine etkisidir. Bir besinin Gİ sinin dışında o besinin GY sinin belirlenmesi son derece önemlidir. Genel olarak posa içeriği yüksek olan besinlerin Gİ ve GY si düşüktür. Bir besinin Gİ si yüksek olsa bile tüketilen miktarı az olduğunda GY si düşük olabilir. 50 gram KH içeren 8 adet havucun Gİ si yüksek olmasına rağmen, 7 gram KH içeren 1 adet havuç yenildiğinde oluşan GY düşüktür. Dondurmanın Gİ si düşük olmasına rağmen, fazla tüketildiğinde GY artar. GY nin hesaplanmasında glikoz referens olarak alındığında; bulunan Gİ değeri sindirilebilen KH miktarı ile çarpılarak 100 e bölünür (7,29,30). GY, <10 ise, o besinin GY si düşük, GY >20 ise besinin GY si yüksektir. GY=Gİ x Sindirilebilen KH/100 Gİ ve GY nin her ikisi de, diyetin neden olduğu glisemik yanıtı değerlendirmek için kullanılabilir. Diyetin Gİ, GY ve adiponektin arasındaki ilişkiler, glikoz seviyelerine bağlı gibi görünmektedir. Yüksek Gİ li öğünlerin düzenli tüketimi ile 24 saatlik kan glikozu ve insülin seviyelerinin yükseldiği bulunmuştur. Benzer şekilde, diyetin 6

7 GY sinin yükselmesi de, hiperglisemi ve hiperinsülinemi nedeni olabilir. Adiponektinin adipoz ekspresyonu ile, insanlarda, açlık plazma glikozu arasında ters yönde bir ilişki vardır ve hayvan modellerinde, glikozdan zengin diyet, adipoz dokudaki adiponektin ekspresyonunu önemli derecede azaltır (31). Bir çalışmada, karbonhidratların kalite ve kantitesini ölçmesinden dolayı GY nin etkilerinin, Gİ den daha güçlü olduğu ileri sürülmüştür (32) Diyabet tedavisinde posanın etkisi: Diyet posası yüksek diyetler, tip 2 DM lilerde glikoz kontrolünü, insülin ve ağızdan alınan KŞ yi düşürücü ilaçlara olan ihtiyacı azaltarak sağlarlar (33). Bir çalışmada tip 2 DM lilerde, Amerikan Diyabet Birliğinin önerdiğinden daha yüksek çözünebilir diyet posasının alımının, glisemik kontrolü sağladığı ve plazma lipit konsantrasyonlarını azalttığı ileri sürülmüştür (34). Başka bir çalışmada da tip 1 DM li gebe kadınlarda, yüksek posa alımının insüline olan gereksinimi azalttığı bulunmuştur (35). Hastalara yapılan beslenme danışmanlığında, normoglisemiyi sağlamak için diyet posasının önemi üzerinde durulması, hastalar açısından yararlı olacaktır (33,35). Suda çözünebilir posanın (viskoz posa), tokluk kan şekerini, insülini ve serum lipidlerini düşürmede, çözünemez posadan daha fazla potansiyel etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Viskoz posa, midedeki besinlerin çıkış hızını yavaşlatarak ve öğün sonrası glikoz absorbsiyonunu geciktirerek KŞ seviyelerini normale getirir, insülin duyarlılığın arttırır. Sonuç olarak, yüksek miktarlarda alınan viskoz posa, tip 2 DM den korunmada ve tip 2 DM nin tedavisinde önemli bir rol oynar. Ayrıca, viskoz posa, yemeklerden sonra kimusun mideden çıkış hızını azaltarak, doygunluğu ve dolgunluk hissini arttırır ve aşırı yemeyi ve kilo almayı önler (33,36). Günlük alınması gereken posa miktarı, çocuklar için ortalama 20 gram/gün yetişkinler için ise gram/gün olmalıdır (6,7,26). 2.3.Tatlandırıcılar: Klinik çalışmalardan elde edilen veriler, diğer KH lar yerine diyetle alınan sukrozun, KŞ yi, izokalorik nişastadan daha fazla yükseltmediğini ortaya koymuştur (21-23). Böylece, şeker ve şeker içeren besinlerin, DM lilerde çok fazla kısıtlanmasına gerek olmadığı belirlenmiştir. Dikkat edilmesi gereken önemli konu, alınan şekerli besinlerin un ve yağ içeriğidir. Yağ, un ve şekerle yapılan şerbetli hamur tatlıları ile aşırı miktarlarda sukroz ve enerji alınabileceği unutulmamalı, belirlenen sukrozun (enerjinin %10-17 si) üzerine çıkmamak için sütlü tatlıların tercih edilmesi gerektiği ve diyabetlilere yapılan önerilerde bu konunun üzerinde özellikle durulmalıdır (7,8,24). DM lilerde, daha düşük postprandial kan şekerine neden olduğu gerekçesi ile tatlandırıcı olarak kullanılan fruktozun, DM liler için uygun olmadığı, fruktoz ve glikoz-nişasta ile yapılan karşılaştırmalı çalışmalarda (37-39) yüksek miktarlarda alınan fruktozun, glikoz, sukroz ve nişastaya göre açlık ve tokluk triaçilgliserol düzeylerini yükselttiği saptanmıştır. Bahsi geçen fruktozun meyvelerin içerdiği fruktozla bir ilgisi yoktur, meyveler, beslenme programı çerçevesinde tüketilebilirler (6-8). Şeker alkolleri, glikoz, fruktoz ve sukroza göre daha düşük postprandial glikoz seviyelerine neden olurlar ve kalorileri düşüktür (ortalama 2.4 kcal/1gram). Şeker alkollerinin DM lilerde kullanılmasının bir sakıncası olmamakla birlikte, aşırı miktarlarının özellikle çocuklarda diyareye neden olduğu unutulmamalıdır (8). ABD de, FDA (Food and Drug Administration), dört enerji içermeyen tatlandırıcının (sakarin, aspartam, asesülfam potasyum ve sukraloz) kullanılmasına onay vermiştir. Bu tatlandırıcıların kullanımına izin verilmeden önce, DM liler, gebeler de dahil olmak üzere insanlarda yapılan klinik çalışmalarla sağlıklı ve emin olduğu belirlenmiştir (8,40). 7

8 2.4. Dirençli Nişasta (yüksek amilozlu mısır şurubu): Dirençli nişasta, viskoz olmayan diyet posasıdır ve dirençli nişastanın henüz bilinmeyen bir mekanizma ile iştah regülasyonu ve metabolizma üzerine postprandiyal etkileri olabilir. Yapılan bir çalışmada, dirençli nişastanın 24 saatlik etkisi değerlendirilmiş ve 48 gram dirençli nişasta tüketiminden sonra elde edilen sonuçlarla (enerji alımı ve postprandial insülin azalmış, C-peptid düzeyi yükselmiş) iştah üzerine etkili olabileceği ve metabolik sendrom tedavisinde kullanılabileceği ileri sürülmüştür (41). Besinlerin içerdiği dirençli nişastanın veya özel olarak formüle edilmiş mısır nişastası gibi yüksek amilozlu besinlerin postprandiyal glisemik yanıtı değiştirerek, hipoglisemiyi önleyebileceği ve hiperglisemiyi azaltabileceği öne sürülmüştür. Bununla birlikte, dirençli nişastanın kullanılmasının DM lilerde yararlı etkileri olduğunu gösteren uzun süreli çalışmalar yayınlanmamıştır (7). Normal ve hafif kilolu kadınlarda yapılan bir çalışmada ise, yüksek amilozlu mısır nişastasından elde edilen dirençli nişastanın KŞ yi düşürdüğü, çözünebilir posanın ise tokluk insülin yanıtı üzerinde daha fazla etkisi olduğu ve dirençli nişasta+çözünebilir posa karışımının DM lilerde kullanılmasının glisemik yanıtın düşürülmesini arttırabileceği ileri sürülmüştür (42). 2. Diyabetin Tıbbi Beslenme Tedavisinde Protein Tip 1 DM lilerde proteinin degredasyonu ve proteinin glikoza dönüşümü, glisemik kontrole ve verilen insülin miktarına bağlıdır. Optimal insülin ihtiyacından daha az ekzojen insülin verilirse, proteinlerin glikoza dönüşümü hızlanır, glisemi kontrol edilemez. Kötü kontrollü tip 2 DM lilerde de, glikoneogenezis hızlanır ve postabsorbtif dönemde KŞ çok yükselebilir. Bununla birlikte, kontrolü iyi olan tip 2 DM lilerde ve tip 1 DM lilerde, diyetle alınan protein, KŞ yi yükseltmez (43). Sağlıklı kişilerde ve kontrollü tip 2 DM lilerde yapılan çalışmalarda, proteinden oluşan glikozun genel sirkülasyonda yer almadığı ve bu nedenle proteinin plazma glikozunu yükseltmediği ileri sürülmektedir. Tip 1 DM lilerde, hipoglisemi sonrası ögliseminin sağlanmasında ve sadece KH ve karbonhidratla-proteinin birlikte verilmesi sonucu, glikozun düşme hızının benzer olduğu bulunmuştur (7). Tip 2 DM lilerde proteinler, plazma glikoz konsantrasyonlarını yükseltmeksizin insülin yanıtını yükseltebilirler. Bu yüzden proteinler, hipogliseminin akut tedavisinde ve gece hipoglisemisini önlemek için kullanılmamalıdır (44). Proteinler, KH ların emilimini yavaşlatmaz ve hipoglisemi tedavisinde sonradan oluşabilecek hipoglisemileri önlemez. Bu yüzden, ara öğünlere, KH lı besinlerin yanına protein ilave etmek, hipoglisemiyi önlemez. Meyveler veya krakerler de tek başlarına ara öğünler için uygun besinlerdir (7). Yapılan bir çalışmada tip 2 DM li olan/olmayan obezlerin öğünlerindeki protein ve yağ oranlarının değiştirilmesinin (%30 protein, %51 KH, %19 yağ ve %15 protein, %51 KH, %34 yağ), postprandiyal plazma KŞ veya insülin cevaplarını etkilemediği bulunmuştur (45). Kısa süreli çalışmalarda; geleneksel insülin tedavisindeki tip 1 DM lilerde, protein katabolizmasındaki artışla birlikte yeterli protein alınmasına ihtiyaç duyulduğu gösterilmiştir. Yetişkin DM lilerin, normal bir diyetle ihtiyaçlarından % 50 fazla protein aldıkları ve protein malnutrisyonuna karşı korundukları belirtilmiştir (7). Tip 2 DM lilerde ise insülin hala salgılanmaktadır, alınan proteinin, KH lar kadar insülin sekresyonunu stimüle etme potansiyeli vardır. Normal renal fonksiyonu olan DM lilerin normal protein alımını yükseltmelerini gerektirecek (%10 dan %20 ye) yeterli kanıt yoktur (43). Bu miktarda alınan proteinin, diyabetik nefropatiye neden 8

9 olabileceği düşünülmemekle birlikte, enerjinin %20 sinden fazla protein almanın nefropatiye neden olup olmadığını belirlemek için, uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır. Sayıca az DM lilerde yapılan kısa süreli çalışmalarda, diyetle alınan proteinin %20 nin üzerine çıkarılmasının, glikoz ve insülin konsantrasyonlarını iyileştirdiği, iştahı azalttığı ve doygunluğu sağladığı bulunmuştur. Bununla birlikte, araştırmaların dışında bu tür diyetlerin uzun süre uygulanmasının güç olabileceği de görülmektedir. Enerji regülasyonunda proteinin etkisinin, doygunluk ve uzun süreli kilo kaybında etkili olabileceği konusunda henüz çalışmalar yapılmamıştır (46). Nefropatisi olan ve olmayan DM lilerde, protein alımının nadiren enerjinin %20 sini aştığı ve bu miktardaki proteinin nefropati oluşumuna katkısı olmadığı ileri sürülmüştür. Yapılan uzun süreli çalışmalarda enerjinin %20 den az alınan proteinin nefropatiye neden olduğu belirlenemediği için proteinin, %20 den az alınabileceği ifade edilmiştir. Proteinin KŞ üzerine etkisi çok azdır. Fazla miktarlarda protein tüketiminden sakınmak, böbrek hastalıklarının gelişimini önler, fakat protein kısıtlaması, sadece erken dönem böbrek hastalığında yapılmalıdır. Yüksek protein, düşük KH nın kilo yönetiminde, uzun süreli kullanımının emniyetli olduğu bilinmediği gibi, LDLkolesterolü de yükseltebileceği düşünülmelidir (43). Sonuç olarak; günlük enerjinin %15-20 si proteinlerden gelmelidir. Yetişkinlerin 1 g/kg/gün protein almaları yeterlidir. Çocuklarda yaşa göre değişmekle birlikte bu miktar, g/kg/gün e kadar artırılabilir. Nefropatisi olan DM lilerin diyetlerindeki protein 0.8 g/kg/gün e kadar düşürülebilir (6-8). 3. Diyabetin Tıbbi Beslenme Tedavisinde Diyet Yağı ve Kolesterol DM lilere, Kardiyo Vasküler Hastalık (KVH) riskini azaltmak için; doymuş yağ asitlerini (DYA) enerjinin %7 si olacak şekilde sınırlandırmaları, trans yağ asitlerinin (TYA) minimize edilmesi, diyet kolesterolünün 200 mg nin altına düşürülmesi ve omega-3 yağ asitlerini sağlayan, haftada iki porsiyon ve daha fazla balık tüketmeleri önerilmektedir. DM li olmayan kişilerde, DYA ve TYA ve kolesterol alımının azaltılması, plazma total ve LDL-kolesterolü düşürür. DYA ları azaltmak, HDLkolesterolü de düşürür ve LDL-kolesterolün HDL-kolesterole oranı ters yönde etkilenmez. DM lilerde yapılan çalışmalarda, diyetle alınan DYA lerinin, TYA lerinin ve kolesterolün, DM lilere özel oranlarda ve miktarlarda olmasının lipidler üzerine etkisi gösterilememiştir. Bu yüzden spesifik bir bilgi olmaması ve her iki grubun KVH risklerinin eşit olması nedeniyle, DM lilerin diyet önerileri ile KVH sı olanların diyet önerileri aynı olmalıdır. Klinik ve epidemiyolojik çalışmalarda, yüksek miktarlarda alınan TYA lerinin, membran akışkanlığına potansiyel etkisi nedeniyle, LDL yi artırarak koroner kalp hastalığı ve kanser vb. kronik hastalık riskini artırdığı gösterilmiştir. TYA ların alımı kısıtlanmalı, tereyağı yerine bitkisel sıvı yağların, yumuşak margarin ve TYA içermeyen margarinin kullanılması teşvik edilmelidir (8,43). Şu andaki bilgilerimizle uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitlerinin fetal beyin ve organ gelişimindeki kritik rolünden dolayı, hidrojene edilmiş yağların tüketimlerinin azaltılması önerilmektedir. Öneriler, günlük yağ alımının enerjinin %30 u civarında tutulması ve DYA alımına dikkat edilmesi doğrultusundadır (6,7). DYA ların, enerjinin %10 dan az alınması önerilmekle birlikte, LDL-kolesterolün 100 mg/dl olması halinde DYA ların enerjinin < %7 den az, diyet kolesterolü alımının <200 mg/ gün e düşürülmesinin kalp-damar sağlığına yarar sağladığı ileri sürülmektedir (7,8,43). LDL-kolesterolün 64 mg/dl nin altında olmasının KVH riskini en aza indirdiği kişide yapılan bir araştırmada belirlenmiştir (47). Bitki sterol ve stanol esterleri, diyet ve bilier kolesterolün intestinal absorbsiyonunu bloke eder. Genel olarak tüm popülasyonda ve tip 2 DM lilerde 9

10 günde 2-3 gram bitki sterol ve stanollerinin alınmasının plazma total kolesterolü %9 ve LDL-kolesterolü %20 oranında düşürdüğü gösterilmiştir. Bitki sterollerini içeren içecekler ve besinler ve bitki sterolü içeren jel kapsüller, piyasada bulunmaktadır (7,43,48) Dietary Reference Intakes (DRIs) önerilerine göre sağlıklı kişilerin makronutrientler için optimal alımları, vücudun günlük besin öğesi gereksinimlerini karşılayacak ve kronik hastalık riskini minimum düzeyde tutacak, şekilde enerjinin %45-65 i KH, %20-35 i yağ, %10-35 i proteinden gelecek şekilde olmalıdır. Obezlerde, total kaloriye göre makronutrient alım oranları kilo yönetimi hedeflerine uygun olmalıdır. Ayrıca, diyabetlilerde eğer gerekirse, makronutrient alım oranları, bireysel olarak tedavi hedeflerine ve metabolik gereksinimlere göre değiştirilebilir (7,43). Tablo 5 te diyabetliler için tıbbi Beslenme Tedavisi önerileri özetlenmiştir. Tablo 5. Diyabetliler için Tıbbi Beslenme Tedavisi Önerileri (6,8) ADA Önerileri Besin Öğesi Günlük alınması Gereken Miktar Toplam Enerji Boya uygun ağırlığa ulaşmak veya ağırlığı korumak için yeterli enerji dengesi KARBONHİDRAT Enerjinin %45-65 PROTEİN Enerjinin %15-20 TOPLAM YAĞ Enerjinin < % 30 Doymuş yağ Enerjinin < %7 MUFA Enerjinin % 20 TOPLAM < 200 mg KOLESTEROL DİYET POSASI g/gün BİTKİ STANOLLERİ 2-3 g/gün SODYUM < 2000 mg/gün ALKOL Kötü Kontrollü diyabetlilerin ve obezlerin alkol içmemeleri gerekir. 4. Vitaminler ve Mineraller İyi kontrollü DM lilerin vitamin gereksinimleri, normal sağlıklı popülasyonda olduğu gibidir. Önerilen beslenme programına uyuluyorsa, DM lilerin büyük çoğunluğunda vitamin ve mineral ilavesine gerek yoktur (6). Doğumsal defektleri önleyen folik asit ile kemiklerin korunması için gerekli olan kalsiyum dışındaki tüm vitamin ve minerallerin yüksek dozlarının potansiyel toksik etkileri nedeniyle, DM liler, vitamin ve mineralleri, mümkün olduğu kadar, doğal besin kaynaklarından yeterli miktarlarda tüketmeleri konusunda eğitilmelidirler. Eğer, DM liye, vitamin ve mineral yetersizliği tanısı konmuşsa, vitamin ve minerallerin suplemantasyonu yararlı olabilir. Ayrıca, yaşlılar, gebe veya emzikliler, katı vejeteryenler ve çok kısıtlı diyet uygulayanlar ile mikronutrient metabolizmasını değiştiren ilaç kullananlar, metabolik olarak kontrol edilemeyen ve bakımı kötü olan DM liler için multivitamin preparatları gerekli olabilir (6-8). Yapılan çalışmalarda, tip 2 DM lilerde lipid peroksidasyonunun artması sonucu, metabolik kontrolün azaldığı gösterilmiş ve oksidatif stresin diyabetik komplikasyonların oluşumunda rol oynayabileceği ileri sürülmüştür. DM lilere oksidatif stres nedeniyle antioksidanlardan (A,E,C vitamini ve selenyum) zengin besinler verilmesinde yarar vardır (6-8). Krom:İnsanlardaki krom yetersizliğinin, glikoz ve lipid metabolizmasında bozukluklara neden olduğu bilinir. Krom yönünden yetersiz parenteral nütrisyon uzun süre uygulanırsa, glisemik kontrolde önemli etkisi olan 10

11 kromun, yerine konulması gerekir (6,8). Bazı çalışmalarda krom suplemantasyonunun glisemi üzerine olumlu etkileri olduğu rapor edilmiştir. Fakat iyi dizayn edilmiş çalışmalarda, diyabetlilere verilen kromun glisemiye yararlı etkilerinin olduğu kanıtlanamamıştır (8,43). Magnezyum: Diyabetlilerin %25 inde hipomagnezemi olduğu belirtilmiştir. Magnezyum eksikliğinin, insülin rezistansı, karbonhidrat intoleransı ve hipertansiyonda rolü vardır. Magnezyum yetersizliği için yüksek risk taşıyan hastaların, serum magnezyum düzeylerine bakılması ve gerekiyorsa magnezyum ilavesi yapılması uygun olabilir (6-8) Sodyum: Sodyum için öneri, diyabetli hastalarda da genel popülasyondaki gibidir. Sağlık otoriteleri, sodyumun 2300 mg/gün alınmasını önerirler. Hipertansiyonu ve nefropatisi olan kişilere 2000 mg/gün ve daha az sodyum önerilmelidir (3,6,8). 5. Alkol Genel toplum için alkolle ilgili öneriler, DM liler için de geçerlidir. Alkolün glisemi üzerine etkisi, sadece alınan alkol miktarına değil, alkolün yiyecek alımı ile olan ilişkisine de bağlıdır. Alkol, glikoza metabolize olmaz ve glikoneogenezi inhibe eder. Düzenli beslenmeyen, öğün atlayan DM lilerde alkol, insülin ve/veya OAD nin etkisi ile birlikte hipoglisemiye neden olabilir. Kontrolü iyi olan DM tliler, az miktarda alkolü yiyecekle birlikte tüketirlerse, glisemileri etkilenmez (6-8). Glisemi kontrolü sağlanamayan, şişman, lipid profili bozuk, nefropatisi olan, sık hipoglisemi yaşayan DM liler, gebe ve emzikli DM liler ve alkol bağımlısı olanlar, kesinlikle alkol kullanmamalıdır. Alkolün kalorisi yüksektir (7kal/1g) ve yağ asidi gibi metabolize olur. Alkolün metabolizma ve oksidasyonu, insüline ihtiyaç duyulmaksızın en çok karaciğerde olur. Alkol, trigliserid sentezini artırır. DM lilerin KVH lara yakalanma riski yüksek olduğundan, hipertrigliseridemileri olan DM liler, alkol kullanmamalıdırlar. Talepleri halinde, kontrolü iyi olan, komplikasyonu olmayan, bilinçli DM lilere, belirli koşullar altında, diğer yiyeceklerle birlikte 1-2 ölçü/gün alkole izin verilebilir. Bu alkolün günlük kalori içinde hesaplanması ve hastanın günlük yağ değişiminden azaltma yapılması gerekir (6,7). 6. Öğün Sayısı ve Öğün Planı Diyabetteki esas bozukluk, yenilen besinin gerektirdiği kadar insülin cevabının olmamasıdır. Bir öğünde aşırı besin alınırsa, bu bozukluk daha belirginleşir ve bu da kan şekerinde dalgalanmalara yol açar. Önerilen besinlerin, zamanında ve önerilen miktarlarda yenilmesi çok önemlidir. Tip 1 DM lilerin ana ve ara öğün saatleri uyguladıkları insülinin etkisine göre düzenli olmak zorundadır (6-8 öğün). Hızlı etkili insülin kullanan tip 1 DM lilerde, öğün saatleri, alınan KH ya göre esnek olabilir. Bu uygulama için hastaların KH sayımı konusunda eğitilmeleri gerekir. Tip 2 DM liler, alışkanlıklarına uygun olarak beslenebilirler. Öğün araları fazla olmamak şartıyla ara öğün (4-5 öğün) sayılarını ayarlayabilirler (7,44). 11

12 Öğün Planı: Her DM linin diyabet şekli, diyabetinin derecesi, yaşı, ağırlığı, boyu, yaşam tarzları, geçmiş hayatları, beslenme alışkanlıkları farklıdır. Bütün bu kişisel farklılıklar ve gereksinimler değerlendirilmeli ve kişiye özel ve en uygun gerçekçi bir yaklaşım belirlenmelidir. DM linin bu değişik gereksinimleri, diyabetli ile yapılan görüşme sonucunda kişiye özel beslenme değerlendirilmesi ile belirlenir. Bu görüşme ve beslenme tedavisi, diyabet konusunda uzman olan klinik bir diyetisyen tarafından yapılmalıdır. Son olarak, DM lilerin ihtiyacı olan enerji ve besin öğeleri belirlendikten sonra, kişiye özel beslenme programı, seçilen öğün planlama yaklaşımına göre düzenlenir. Öğün planlama yaklaşımları; Besin Yoncası, Besin Piramitleri, Besin değişim listeleri, Temel KH sayımı ve İleri düzey KH sayımıdır. Diyabetin beslenme tedavisinde yaygın olarak kullanılanlar ise besin değişim listeleri ile KH sayımıdır. 1. Değişim listeleri; tip 1 DM, obez olan olmayan tip 2 DM, Gestasyonel DM lilerde kullanılan bir öğün planlama yaklaşımıdır, enerji ve besin öğeleri yönünden birbirlerine yakın olan yiyeceklerin aynı grupta toplanması ile oluşturulmuştur (süt, et, sebze, meyve, ekmek, yağ değişimleri gibi). Her grupta birbirinin yerine geçebilecek yiyeceklerin adı, pratik ölçüsü ve gram olarak miktarı belirtilmiştir. Diyabetli, kendisine önerilen yiyeceği, aynı grupta bulunan başka bir yiyecekle yer değiştirebilir. Bu, hastanın beslenme programını uygulamasını kolaylaştırır ve diyetten sıkılmasını önler. Bu şekilde hazırlanmış bir beslenme programı ile, diyabetin denetim altına alınması, belirtilerin ortadan kaldırılması, komplikasyonların önlenmesi ya da geciktirilmesi mümkündür. Ancak, burada en önemli nokta, beslenme programının diyabetli tarafından ne şekilde uygulanacağının anlaşılmış olmasıdır. Bu nedenle hastaya, diyeti etraflıca anlatılmalı ve programı anladığından emin olana kadar en az ayda bir kere kontrole çağrılarak denetlenmelidir. Besin değişim listeleri 7 grupta toplanmıştır (6,7,24). 1. Besin Grubu Besin Grubunun içerdiği enerji ve besin öğeleri Süt 1 Süt değişimi; 9 g KH, 6 g protein, 6 g yağ, 114 kalorilik Gru enerji sağlar. p 2. Grup Et 1 Et değişimi; 6 g protein, 5 g yağ, 69 kalorilik enerji sağlar. 3. Kurubaklagil 1 Kurubaklagil değişimi; g KH, 6 g yağ, Grup 4. Grup 5. Grup 6. Grup 7. Grup Nişastasız Sebze Nişastalı Sebze Meyve Ekmek Yağ kalorilik enerji sağlar Salata olarak kullanılan sebzeler serbesttir. Pişirilmiş 1 nişastasız sebze değişimi; 5 g KH, 1 g protein, 36 kalorilik enerji sağlar. 1 Nişastalı sebze değişimi: 15 g KH, 2 g protein, 68 kalorilik enerji sağlar. 1 Meyve değişimi; 15 g KH, 60 kalorilik enerji sağlar. 1 Ekmek değişimi;15 g KH, 2 g protein 68 kalorilik enerji sağlar. 1 Yağ değişimi; 5 g yağ, 45 kalorilik enerji sağlar. 2. KH Sayımı: KH sayımı; uygulanan insülin ve alınan KH arasındaki dengeyi sağlamak için kullanılan bir öğün planlama yaklaşımıdır. Diyabetliler, öğünlerindeki besinlerin toplam KH miktarını sayarlar ve uygun miktarda insülini uygularlar. İnsülin uygulamaları, manuel ya da insülin pompaları ile yapılabilir. KH sayma; KH nın post- 12

13 prandiyal glisemi cevabını etkileyen temel besin öğesi olmasından ve KH nın çeşidinden çok, total miktarının önemli olduğu fikrinden ortaya çıkmıştır. KH sayımının popüler olmasının nedenleri, etkinliği, esnekliği ve uygulamadaki kolaylığıdır. KH sayımı; KH larda biraz esnekliğe izin vererek, diyabetliye daha fazla özgürlük ve çeşitlilik sağlar. İnsülin kullanan bir diyabetlinin KH sayımını uygulayabilmesi için, her ana ve ara öğünde tükettiği besinlerin içerdiği KH ları gram olarak saymayı ve buna uygun insülini hesaplamayı öğrenmesi ve uygulayabilmesi şarttır. KH sayımı iki aşamada uygulanabilir. 1. Aşama: Temel KH Sayımı; Bu aşamada diyabetlinin, KH ların kan şekeri üzerine etkisini, besinlerin gruplandırılmasını (nişasta, meyve, sebzeler, nişastalı sebzeler, süt, et, yağ ve tatlılar), KH lı besinlerin içeriklerini ve porsiyon ölçülerini, besin etiketlerini kullanma becerilerine sahip olması gereklidir. KH lı besinlerin içerdiği her 15 gram KH=1 birim olarak hesaplanarak, KH sayımında değerlendirilir. Örneğin; 1 değişim ekmek, 1 değişim meyve, 1 değişim nişastalı sebzenin her birisi 15 gram KH içerir ve bu KH sayımında 1 birim olarak anlaşılır. Bu aşama, değişim listelerinde olduğu gibi, tip1 DM, obez olan/olmayan tip2 DM liler, Gestasyonel DM liler için uygundur. 2. Aşama: İleri Düzey KH Sayımı; bu aşama yoğun insülin tedavisi uygulayanlar ile pompa kullanan tip 1 DM liler için uygundur. Temel KH sayımı konseptlerine vakıf olan, kullanma becerisi olan ve uygulayan DM lilerin, ayrıca hedef glikoz değerlerini bilmeleri, kendi 24 saatlik insülinlerinin durumunu bilmeleri ve izlediği KŞ lerine göre, besin, ilaç ve aktivitede değişiklik yapabilmeleri ve karşılaştığı problemleri çözme becerisine de sahip olmaları gerekir. Kendi KH/insülin oranını öğünler bazında bilmesi ve hesaplaması, İnsülin Duyarlılık Faktörünü de hesaplayarak, hiperglisemi durumunda KŞ azaltmak için ve hipoglisemi durumunda KŞ yükseltmek için kaç ünite insülin arttıracağını ya da azaltacağını hesaplayarak uygulama becerisine sahip olmalıdır. KH sayımını öğrenmek için, önemli bir eğitim sürecinden geçmek gerekir. Öncelikle, KH sayımı hastanede yatan veya poliklinikte izlenen DM lilere öğretilebilir. Diyabetli ile her düzey için en az 1-3 kez ve her görüşme dakika sürecek şekilde görüşülmelidir. Temel KH sayımı için 1-4 hafta aralıklarla, ileri Düzey KH sayımı için 1-2 haftalık aralarla görüşme sürdürülmeli ve belirli aralıklarla da diyabetli izlenmelidir. KH sayımında dikkat edilmesi gereken konular da vardır; yüksek enerjili besinlerin sıklıkla tüketilmesi, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının unutulması, sürekli besin etiketi okuma, besinleri tartma, ölçme, düzenli kayıt tutma ve sık kan testi bıkkınlık yaratabilir. KH dışında, proteinler ve yağların miktarlarına dikkat edilmezse, hızlı ağırlık artışı olabilir (6,7,44). 7. Diyabetlilerin Eğitimi Kronik hastalıkların tedavisindeki güncel strateji, hastanın hastalığı konusunda bilinçlendirilmesi için eğitim verilmesidir. Diyabetli hastalarda eğitim 1900 lü yılların başında hastalara idrarda şeker kontrolü öğretilerek başlamıştır de E. Joslin in Joslin Diyabet El Kitabı diyabetliler için hazırlanmış ilk eğitim materyalidir. İlk diyabet eğitim programı da Dr. Roma tarafından Portekiz de uygulanmıştır. Eğitim uygulanan diyabetlilerin, hastalıklarının kontrol altına alındığı ve komplikasyonlarının %50 ve daha daha fazla oranlarda azaldığı, çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur. Diyabet eğitimini, diyabetolog veya endokrinolog, diyabet hemşiresi, diyetisyen, ayak bakım uzmanı( podiatris), jinekolog, oftalmolog, nefrolog, nörolog, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı ndan oluşan bir ekip yapar. Etkili bir diyabet tedavisinin sağlanabilmesi için diyabet merkezlerinin kurulması, geliştirilmesi, diyabet ekibinin, DM lilerin ve ailesinin eğitilmesi gerekir (6-8,44). 8. Diyabetlilerde Fiziksel Aktivite 13

14 Düzenli fiziksel aktivitenin, diyabetin regülasyonunda olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Fiziksel aktivite, özellikle insülin duyarlılığını artırarak, yüksek olan KŞ nin düşmesine neden olur. Ayrıca fiziksel aktivite, kan kolesterolü ve trigliseridlerin azalmasına, obezitenin düzeltilmesine, ılımlı hipertansiyonun düşmesine de yardımcı olur. Bununla beraber fiziksel aktivite, hipoglisemi oluşumuna da yol açabilir (7,43,44). Fiziksel aktivite programına başlamadan önce, DM liler, detaylı olarak medikal değerlendirmeden geçirilmelidirler. Bu muayene, fiziksel aktivite programından olumsuz etkilenebilecek mikro ve makro komplikasyonların varlığı açısından dikkatlice yapılmalıdır. Kişisel fiziksel aktivite programına izin verilebilecek alanların tesbit edilmesi, riski minimuma indirebilir. Dikkatli bir tıbbi anamnez ve fiziksel muayene, semptomlara ve kalp-damar, gözler, böbrekler ve sinir sistemini etkileyecek hastalık belirtilerine yönelik olmalıdır (49). İyi kontrol edilmeyen DM liler, ketoziste olanlar, retinopati, nefropati ve kalp hastalığı olanlar, osteoartirit ve yaşlılıkla ilgili fiziksel sorunu olanlar fiziksel aktivite dikkatli ve sınırlı yapmalıdırlar (43,44). Hiperglisemi ve insülin rezistansı; koroner kalp hastalıkları, inme, periferal vasküler hastalıklar, kardio myopati ve kalp yetmezliği gibi pek çok kardiyovasküler komplikasyonlarla ilişkilidir. Tip 2 DM, diyabetin en çok görülen şeklidir (DM lilerin %90 ı ) ve tip 2 DM lilerin çoğu kilolu veya obezdir. Kalori alımının kısıtlanması ve fiziksel aktivitenin arttırılması ile % 7-10 oranında kilo kaybı oluşabilir ve bu kilo kaybı bile glikozun kontrolünde ve eşlik eden metabolik anormalliklerde iyileşme sağlar. Diyabeti olmayan kişilerde kilo kaybı ve fiziksel aktivitenin arttırılması vb. hayat tarzı değişiklikleri diyabet gelişimini geciktirebilir (50). KVH riskini azaltmak için önerilen hayat tarzı önerileri diyabetliler için de geçerlidir (Tablo 6). Tablo 6. KVH riski azaltmak için Amerikan Kalp Birliğinin Hayat Tarzı Önerileri (49) Sağlıklı vücut ağırlığına ulaşmak için kalori alımını ve fiziksel aktiviteyi dengelemek. Sebze ve meyvelerden zengin bir diyet tüketmek (> 5-9 porsiyon /gün) Tam tahılları, yüksek posalı besinleri tüketmek En az haftada iki kere özellikle yağlı balıkları tüketmek (toplam 300 gram) Günlük alınan doymuş yağ enerjinin <%7, trans yağı < %1 azaltmak ve diyetle alınan kolesterol <300 mg yağsız etleri ve sebzeleri seçmek yağsız veya %1 yağlı süt ve ürünlerini ve hidrojene edilmiş yağ alımını minimize etmek Şekerli besinleri ve içeceklerin alımını azaltmak Az tuzlu veya tuzsuz besinleri tüketmek, besinleri hazırlarken az tuz kullanmak Eğer alkol kullanılıyorsa, çok az kullanılmalı Ev dışında yemek yerken ve yemeye hazır ürünleri tüketiminde bu öneriler dikkate alınmalıdır. KAYNAKLAR 1. Vinik A, Wing RR. Nutritional management of the person with diabetes. In: Rıfkın H, Porte D, eds. Diabetes Mellitus Theory and Practice. Elsevier Science Publishing Co Inc 1990: Crapo AP. Dietary management. In: Kahn CR, Weir GC, eds. Joslin s Diabetes Mellitus. Philadelphia, Baltimore, Hong Kong, London, Munich, Sydney, Tokyo: Lea and Febiger, 1994: Anderson JW, Geil PB. Nutritional management of diabetes mellitus. In: Shils ME, Olson JA, Shike M, eds. Modern Nutrition in Health and Disease, cilt II. 14

15 Philadelphia, Baltimore, London, Münich, Sydney, Tokyo: Lea and Febiger, 1994: American Diabetes Association, Position statement. Nutrition recommendations and principles for people with diabetes mellitus. Diabetes Care 1994; 17 : American Heart Association. Dietary guidelines for healthy American adults. Circulation 1988; 77: 721 A-724 A. 6. American Diabetes Association. Nutrition Recommendations and Interventions for Diabetes. Diabetes Care 2008 (31);Supp.1: Franz MJ. Medical Nutrition Therapy for Diabetes Mellitus and Hypoglycemia of Nondiabetic Origin. In: Krause s Food & Nutrition Therapy, A Textbook of Nutritional Care. Eds: LK Mahan, S Escott-Stump.12 nd edition, P: WB Saunders Company, Philadelphia, London, Toronto, Mexico City, Rio de Janeiro, Sydney, Tokyo, American Diabetes Association. Nutririton Princeples and Recommendations in Diabetes. Diabetes Care 2004 (27);Supp.1: Pastors JG, Warshaw H, Daly A, Franz M, Kulkarni K. The evidence for the effectiveness of medical nutrition therapy in diabetes management. Diabetes Care 2002;25: Pastors JG, Franz MJ, Warshaw H, Daly A, Arnold MS. How effective is medical nutrition therapy in diabetes care? J Am Diet Assoc 2003;103: , 11. Yu-Poth S, Zhao G, Etherton T, Naglak M etal. Effects of the National Cholesterol Education Program s Step I and Step II dietary intervention programs on cardiovascular disease risk factors: a metaanalysis. Am J Clin Nutr1999; 69: Grundy SM, Balady GJ, Criqui MH, Fletcher G etal. When to start cholesterollowering therapy in patients with coronary heart disease: a statement for healthcare professionals from the American Heart Association Task Force on Risk Reduction. Circulation 1997;95: Chobanian AV, Bakris GL, Black HR, Cushman WC etal. The Seventh Report of the Joint National Committee on Prevention, Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Pressure: the JNC 7 report. JAMA 2003; 289: Whitworth JA, Chalmers J: World Health Organisation International Society of Hypertension (WHO/ISH) hypertension guidelines. Clin Exp Hypertens 2004;26: Sacks MF, Svetkey LP etal. For The DASH Sodium Collaborative Research Group. Effects on Blood Pressure of Reduced Dietary Sodium and the Dietary Approaches to Stop Hypertension (DASH) Diet. The New England Journal of Medicine 2001; 344(1): Pekcan G. Beslenme Durumunun Saptanması. Editörler. Baysal A, Aksoy M, Besler HT, etal. Diyet El Kitabı adlı kitapta. Hatiboğlu Yayınevi. Ankara, 2008: Baysal A. Beden Ağırlığının Denetimi. Editörler. Baysal A, Aksoy M, Besler HT, etal. Diyet El Kitabı adlı kitapta. Hatiboğlu Yayınevi, Ankara. 2008: Baysal A. Çocukların Beslenmesi. Beslenme adlı kitapta,12. baskı, Hatiboğlu yayınevi, Ankara: 2009: Jenkins DJA, Ghafari H, Wolever TMS etal. Relationship between the rate of digestion of foods and postprandial glycemia. Diabetologia 1982; 22:450-? 20. Jenkins DJA, Wolever TMS, Jenkins AL. Starchy foods and glycemic index, Diabetes Care 1982; 11: Rickard KA etal. Lower glycemic response to sucrose in the diets of children with type 1 diabetes. J Pediatr 1998;133:429-15

16 22. Peterson DB etal. Sucrose in the diet of patients with diabetes- just another carbohydrate? Diabetologia 1986;29: Bantle JP etal. Metabolic effects of dietary sucrose in type 2 diabetic subjects. Diabetes Care 1993;16: Alphan ME. Sağlıklı Beslenme Sağlıklı Lezzetler. Yenilenmiş 2. baskı, Nobel Yayınları, Ankara, Sheard et al. Dietary carbohydrate (amount and type) in the prevention and management of diabetes: a statement by the American Diabetes Association. Diabetes Care 2004;27(9): Melanson KJ. Nutrition Review: Diet and Metabolic Syndrome. American Journal of Lifestyle Medicine 2(2): , Jenkins DJA, Wolever TMS, Jenkins AL, et al. Low glycemic response to traditionally processed wheat and rye products: bulgur and pumpernickel bread. Am J Clin Nutr 1986;43: Jenkins DJA, Wolever TMS, Taylor R, et al. Glycemic index of foods: a physiological basis for carbohydrate exchange. Am J Clin Nutr 1981; 34: Willett W, Manson J, Liu S. Glycemic index, glycemic load, and risk of type 2 diabetes. Am J Clin Nutr 2002;76(1):274S-80S. 30. Miller Jones J. Contradictions and challenges a look at the glycemic index. Wheat Foods Council 2002 Oct: Qi L, Rimm E, Liu S, Rifai N, Hu FB, MD. Dietary Glycemic Index, Glycemic Load, Cereal Fiber, and Plasma Adiponectin Concentration in Diabetic Men Diabetes Care 2005;28: Barclay AW, Brand-Miller JC, Wolever TMS. Glycemic index, glycemic load, and glycemic response are not the same Diabetes Care 2005;28: Anderson JW, Randles KM, Kendall CWC, Jenkins DJA. Carbohydrate and Fiber Recommendations for Individuals with Diabetes: A Quantitative Assessment and Meta-Analysis of the Evidence. Journal of the American College of Nutrition 2004;23(1): Chandalia M, Garg A, Lutjohann D, von Bergmann K, Grundy SM, Brinkley LJ. Beneficial effects of high dietary fiber intake in patients with type 2 diabetes mellitus. New Engl J Med 2000;342: Kalkwarf HJ, Bell RC, Khoury JC, Gouge AL, Miodovnik M. Dietary fiber intakes and insulin requirements pregnant women with type 1 diabetes. J Am Diet Assoc. 2001; 101: Flammang AM, Kendall DM, Baumgartner CJ, Slagle TD, Choe YS. Effect of a viscous fiber bar on postprandial glycemia in subjects with type 2 diabetes. J. Am. Coll. Nutr.2006; 25(5): Bantle JP, Raatz SK, Thomas W, Georgopoulos A. Effects of dietary fructose on plasma lipids in healthy subjects. American Journal of Clinical Nutrition 72: , Fried SK,Rao SP. Sugars, hypertriglyceridemia, and cardiovascular disease. American Journal of Clinical Nutrition 78: , Kelley DE. Sugars and starch in the nutritional management of diabetes mellitus. American Journal of Clinical Nutrition 78: , Position of the American Dietetic Association. Use of nutritive and nonnutritive sweeteners. The American Dietetic Association Reports. Journal of American Dietetic Association 2004:

17 41. Bodinham CL, Frost GS, Robertson MD. Acute ingestion of resistant starch reduces food intake in healthy adults. British Journal of Nutrition 2010;103: Behall KM, Scholfield DJ, Hallfrisch JG,Liljeberg-Elmståhl HGM. Consumption of Both Resistant Starch and β-glucan Improves Postprandial Plasma Glucose and Insulin in Women. Diabetes Care 2006;29 : American Diabetes Association. Nutrition Recommendations and Interventions for Diabetes.Diabetes Care 2007;30 (supp1): Nix S. Williams Basic Nutrition& Diet Therapy.13 th edition, P : , Mosby Elsevier. St. Louis Missouri Papakonstantinou E, Triantafillidou D, Panagiotakos DB etal. A high protein low fat meal does not influence glucose and insulin responses in obese individuals with or without type 2 diabetes. Journal of Human Nutrition and Dietetics 2010;23: ADA Clinical Practice Recommendations Diabates Care Supp.1, January LaRosa JC, Grundy SM, Kastelein JJ, et al. for the Treating to New Targets (TNT) Steering Committee and Investigators. Safety and efficacy of atorvastatin-induced very low-density lipoprotein cholesterol levels in patients with coronary heart disease (a post hoc analysis of the Treating to New Targets [TNT] study). Am J Cardiol. 2007;100: Lee YM, Haastert B, Scherbaum W, Hauner H: A phytosterol-enriched spread improves the lipid profile of subjects with type 2 diabetes mellitus: a randomized controlled trial under freeliving conditions. Eur J Nutr 2003; 42: American Diabetes Association. Diabetes Mellitus and exercise. Diabetes Care 1999 (supp 1); Lichtenstein AH, Appel LJ, Brands M, etal. Diet and Lifestyle Recommendations Revision A Scientific Statement From the American Heart Association Nutrition Committee. Circulation 2006;114:

DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi Alphan TARİHÇE

DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi Alphan TARİHÇE DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Prof. Dr. M. Emel Tüfekçi Alphan TARİHÇE Diyabette beslenmenin rolü konusundaki görüşler, geçmişte yaşanan tartışmalar ve düşüncelerin geliştirilmesi sonucu ortaya konmuştur.

Detaylı

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ

DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ İstanbul Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı DİYABETTE BESLENME PRENSİPLERİ Dr. Dyt. Cemile İdiz Ne yemeliyim? DİYABET Tatlı meyve yeme!! Limon şekeri düşürür

Detaylı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı HASTA BİLGİLENDİRME FORMU HİPERLİPİDEMİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini

Detaylı

HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ

HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ HİPERLİPİDEMİ TEDAVİ KILAVUZU VE YAŞAM TARZI ÖNERİLERİ Hiperlipidemi; kanda çeşitli yağların yüksekliğini ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu çeşitli yağ tipleri kolesterol, trigliserid, LDL-kolestroldür.

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ. Diyetisyen Osman Yıldırım

DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ. Diyetisyen Osman Yıldırım DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ Diyetisyen Osman Yıldırım Tıbbi Beslenme Tedavisi (TBT) Diyabetin önlenmesi Diyabetin tedavisi Diyabet ile ilişkili komplikasyonların tedavisi Temel Enerji Kaynağımız

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar

TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar TÜRKİYE DE EKMEK TÜKETİMİ VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Dyt. Elvan Odabaşı Kanar EKMEK REYTINGI EN YUKSEK BESIN Ekmek KİLO ALDIRIYOR Ekmeğin üzerine SAĞLIĞA ZARARLIDIR yazılmalı (19.03.2013 Sabah Gazetesi) Ekmek

Detaylı

KAN ŞEKERİNİ ETKİLEYEN BESİNLER

KAN ŞEKERİNİ ETKİLEYEN BESİNLER KAN ŞEKERİNİ ETKİLEYEN BESİNLER Hazırlayanlar Araş. Gör. Hilal Çiftçi Araş. Gör. Gamze Akbulut Yrd. Doç. Dr. Emine Yıldız Doç. Dr. Seyit M. Mercanlıgil Hacettepe Üniversitesi - Sağlık Bilimleri Fakültesi

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

TEMEL KARBONHİDRAT SAYIMI

TEMEL KARBONHİDRAT SAYIMI TEMEL KARBONHİDRAT SAYIMI Prof. Dr. M. Emel Alphan Yediğiniz yiyeceklerdeki karbonhidratları sayma yaklaşımını kullandığınız takdirde, kan şekerinizi kontrol edebilir, diyabete bağlı gelişebilecek komplikasyonları

Detaylı

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir.

1 gr yağ: 9 kilokalori, 1 gr protein ve karbonhidrat: 4 kilokalori, 1 gr alkol 7 kilokalori verir. Doğru beslenme için karbonhidrat, yağ ve proteinler belirli oranlarda belirli miktarlarda düzenli olarak alınmalıdır. Alınan kalori verilen kaloriden fazla olduğu zaman kilo alımı başlar. Her gün yenilen

Detaylı

Diyet Önerileri ve Etkisi

Diyet Önerileri ve Etkisi Akılcı Hipertansiyon Tedavisi Diyet Önerileri ve Etkisi Dr. Soner Duman Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç ç Hastalıkları Anabilim Dalı 15. Ulusal Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Kongresi, 24-26 Nisan

Detaylı

Tip 1 ve Tip 2 Diyabette Kanıta Dayalı Beslenme Tedavisi Önerileri. DOÇ. DR. EMİNE YILDIZ Hacettepe Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Tip 1 ve Tip 2 Diyabette Kanıta Dayalı Beslenme Tedavisi Önerileri. DOÇ. DR. EMİNE YILDIZ Hacettepe Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü Tip 1 ve Tip 2 Diyabette Kanıta Dayalı Beslenme Tedavisi Önerileri DOÇ. DR. EMİNE YILDIZ Hacettepe Üniversitesi SBF Beslenme ve Diyetetik Bölümü İLAÇ/İNSÜLİN TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ DİYABET EĞİTİMİ FİZİKSEL

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

DİYABETLİ BİREY EĞİTİMİNDE MULTİ-DİSİPLİNER ROLLER. Diyabet Diyetisyeninin Rolü: Beslenme Eğitim Teknikleri

DİYABETLİ BİREY EĞİTİMİNDE MULTİ-DİSİPLİNER ROLLER. Diyabet Diyetisyeninin Rolü: Beslenme Eğitim Teknikleri DİYABETLİ BİREY EĞİTİMİNDE MULTİ-DİSİPLİNER ROLLER Diyabet Diyetisyeninin Rolü: Beslenme Eğitim Teknikleri Dyt. Nevin AVHAN Türkiye Diyabet Vakfı Küçükyalı Dahiliye Merkezi Diyabetli bireyin, diyabetini

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Ayfer Bayındır Şeyda Özcan İlhan Satman Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Koç Üniversitesi Hemşirelik

Detaylı

Yaşlı Diyabetik Hastanın Beslenme Tedavisi

Yaşlı Diyabetik Hastanın Beslenme Tedavisi Yaşlı Diyabetik Hastanın Beslenme Tedavisi Prof.Dr. Neslişah Rakıcıoğlu Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 49. Diyabet Kongresi 20 Nisan 2013, Antalya TBT KİŞİYE

Detaylı

DiYABET VE BESLENME N M.-

DiYABET VE BESLENME N M.- DiYABET VE BESLENME Diyabet tedavisinin amacı;kan şekeri kontrolünü sağlayarak diyabetin seyrinde gelişebilecek bozuklukları (komplikasyonları) önlemek veya geciktirmek; böylece yaşam kalitenizi yükseltmektir.

Detaylı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı

Sporcu Beslenmesi Ve Makarna. Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı Sporcu Beslenmesi Ve Makarna Prof. Dr. Funda ELMACIOĞLU Beslenme ve Diyetetik Bölümü Bölüm Başkanı BESLENME Genetik yapı PERFORMANS Fiziksel kondisyon Yaş Cinsiyet Yaş Enerji gereksinimi Vücut bileşimi

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz. Diyetisyen Serap Orak Tufan Sağlıklı besleniyoruz Sağlıkla büyüyoruz Diyetisyen Serap Orak Tufan İstanbul 2015 NEDEN OKULA GİDERİZ? PEKİ NEDEN YEMEK YERİZ? Hastalanmamak için Daha Güçlü olmak için Daha çabuk büyümek için Karnımızı

Detaylı

DİYABETTE İLAÇ VE İNSÜLİN TEDAVİSİ

DİYABETTE İLAÇ VE İNSÜLİN TEDAVİSİ DİYABETTE İLAÇ VE İNSÜLİN TEDAVİSİ Uz. Dr. M. Masum CANAT Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği DİYABET (ŞEKER HASTALIĞI) NEDİR? İnsülin eksikliği ya da var olan

Detaylı

Diyabetik Hasta Takibi. Dr. Hasan Onat PHD Diyabet Çalışma Grubu İnece ASM, Kırklareli

Diyabetik Hasta Takibi. Dr. Hasan Onat PHD Diyabet Çalışma Grubu İnece ASM, Kırklareli Diyabetik Hasta Takibi Dr. Hasan Onat PHD Diyabet Çalışma Grubu İnece ASM, Kırklareli Amaç Bu oturum sonunda katılımıcı hekimler birinci basamakta Diyabet hastalığının yönetimi konusunda bilgi sahibi olacaklardır.

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

Diyabette Beslenme. Diyabet

Diyabette Beslenme. Diyabet Diyabette Beslenme Diyabet BR.HLİ.044 Diyabet Hastası Nasıl Beslenmeli? Halk arasında şeker hastalığı olarak adlandırılan diyabet, düzenli beslenme programı gerektirir. Düzenli ve bilinçli bir beslenme

Detaylı

DİYABET VE BESLENME. Hazırlayan. Yrd. Doç. Dr. Emine YILDIZ Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

DİYABET VE BESLENME. Hazırlayan. Yrd. Doç. Dr. Emine YILDIZ Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü DİYABET VE BESLENME Hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Emine YILDIZ Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Şubat - 2008 ANKARA Birinci Basım : Şubat 2008 / 3000 Adet Sağlık

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

Araş.Gör.İnci Türkoğlu Araş.Gör.Neslihan Ülger Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Araş.Gör.İnci Türkoğlu Araş.Gör.Neslihan Ülger Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araş.Gör.İnci Türkoğlu Araş.Gör.Neslihan Ülger Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Genel Bilgiler Hasta Adı: Cinsiyet: B.Y. Kadın Yaş: 40 Eğitim: Meslek: Lise

Detaylı

İçindekiler. http://d-nb.info/1033563838

İçindekiler. http://d-nb.info/1033563838 İçindekiler Bu Kitap kimin için yazıldı? 11 Önsöz 12 Diyabet üzerine bilmeniz gereken konular 15 Glukagon nedir? 17 Tip-1 -Diyabet 23 Kan şekerinin aşırı düşmesi neden olur? (Hipoglisemi) 25 Kan şekerinin

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI

SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI SAĞLIKLI BESLENME TABAĞI Ekmek, diğer tahıllar ve patates Meyve ve sebzeler Et, balık ve alternatifleri Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecek ve içecekler Süt ve süt ürünleri Sağlıklı beslenme tabağı insanların

Detaylı

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği

ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği ŞEKER HASTALARINDA SAĞLIKLI BESLENME NASIL OLMALIDIR? Uzm. Dyt. Yonca SEVİM Haseki Eğ. ve Araş. Hast. Diyet Polikliniği Diyabet Nedir? Önce Hastalığımızı Tanıyalım! Şeker Glikoz Karbonhidrat! İnsülin!

Detaylı

Diyabet ve egzersiz TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve egzersiz TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 02 Diyabet ve egzersiz Diyabetli bireyler

Detaylı

Diyabet ve Hiperlipidemi

Diyabet ve Hiperlipidemi TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 11 Diyabet ve Hiperlipidemi Diyabet

Detaylı

Beslenme ve Sağlık Beyanları

Beslenme ve Sağlık Beyanları Beslenme ve Sağlık Beyanları PROF. DR. SİBEL KARAKAYA E.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BESLENME BİLİM DALI 12-14 KASIM 2014 Resmi Gazete Tarihi: 29.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28157

Detaylı

KARBONHİDRAT SAYIMI. Uzm.Dyt Ceren Yolaçan İşeri

KARBONHİDRAT SAYIMI. Uzm.Dyt Ceren Yolaçan İşeri KARBONHİDRAT SAYIMI Uzm.Dyt Ceren Yolaçan İşeri Diyabet Tedavisi Eğitim Tıbbi Beslenme Tedavisi Egzersiz İlaç (İnsülin) HEDEF HEDEF İdeal Hedef Gebelik HbA1c (%)

Detaylı

DİABETES MELLITUS'TA DİYET TEDAVİSİNİN TARİHSEL SURECİ

DİABETES MELLITUS'TA DİYET TEDAVİSİNİN TARİHSEL SURECİ İst.Tıp Fak. Mecmuası 61:4,1998 DİABETES MELLITUS'TA DİYET TEDAVİSİNİN TARİHSEL SURECİ Emel ÖZER* GİRİŞ Diabetes mellitusta metabolik kontrolün sağlanmasında diyet tedavisinin rolü büyüktür. Diyet tedavisinin

Detaylı

DİYABET ve BESLENME. HAZIRLAYAN Yrd. Doç. Dr. Emine YILDIZ. Ekim-2006 ANKARA

DİYABET ve BESLENME. HAZIRLAYAN Yrd. Doç. Dr. Emine YILDIZ. Ekim-2006 ANKARA DİYABET ve BESLENME HAZIRLAYAN Yrd. Doç. Dr. Emine YILDIZ Ekim-2006 ANKARA Birinci Basım : Ekim-2006 Ankara 3000 Adet ISBN : 975 590 181-7 Baskı : Sinem Matbaacılık Bardacık Sokak No:7/B K.Esat/ANKARA

Detaylı

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ

SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENME VE MENÜ PLANLAMA BİLKENT ÜNİVERSİTESİ KAFETERYALAR İŞLETMESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK; Fiziksel, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir. BESLENME; Büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken

Detaylı

KALP DAMAR HASTALIKLARI VE BESLENME

KALP DAMAR HASTALIKLARI VE BESLENME KALP DAMAR HASTALIKLARI VE BESLENME Kalp hastalıkları deyince; kalp ve kan damarlarına ilişkin hastalıklar aklımıza gelmektedir. Damar sertliği; Atardamar duvarının kalınlaşmasıdır. Yavaş seyreden ilerleyici

Detaylı

DİYABET HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ DİYABET EĞİTİMCİSİNİN EĞİTİMİ KURSU PROGRAMI

DİYABET HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ DİYABET EĞİTİMCİSİNİN EĞİTİMİ KURSU PROGRAMI DİYABET HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ DİYABET EĞİTİMCİSİNİN EĞİTİMİ KURSU PROGRAMI Hazırlayan : Julie A. KUENZİ, RN,MSN,CDE,CPT Medical College of Wisconsin Çeviren: Doç.Dr. Nermin OLGUN Marmara Üniversitesi Hemşirelik

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

OBEZİTE VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR / HİPERTANSİYON

OBEZİTE VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR / HİPERTANSİYON OBEZİTE VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR / HİPERTANSİYON Hazırlayanlar Yrd. Doç. Dr. Gülhan Samur Yrd. Doç. Dr. Emine Yıldız Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Detaylı

Diyabet ve komplikasyonlarıyla. yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, r. Lao Tzu MÖ 600

Diyabet ve komplikasyonlarıyla. yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, r. Lao Tzu MÖ 600 İki veciz söz s Diyabet ve komplikasyonlarıyla yla mücadele uzun bir yolculuk gibidir. Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır. r. Lao Tzu MÖ 600 Şeker Hastalığı; Ülkemizde;

Detaylı

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum...

ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Yemek sonrası şişkinlik hissediyorum... Yemeklerden sonra hazımsızlık hissediyorum... ŞİKAYETİNİZ Mİ VAR??? Ha4ada 2-3 defa kabızlığım oluyor... Kabız olduğumda fissür/hemoroid şikayetlerim

Detaylı

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili;

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili; KORONER RİSK TESTİ Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili; Koroner kalp hastalıklarına yol açan kolesterol ve lipit testleridir. Koroner risk testleri

Detaylı

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1. YETERLİ ve DENGELİ BESLENME. PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT İLKÖĞRETİM OKULU Sağlık Bülteni-1 YETERLİ ve DENGELİ BESLENME PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK BÖLÜMÜ OKUL ÇAĞINDA BESLENME Okul çağı dönemi, büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu, besin

Detaylı

Basın bülteni sanofi-aventis

Basın bülteni sanofi-aventis Basın bülteni sanofi-aventis 7 Kasım 2007 ULUSLARARASI DİYABET TEDAVİ PRATİKLERİ KAYIT ÇALIŞMASI NIN (IDMPS) TÜRKİYE SONUÇLARI HEDEF TEDAVİ KALİTESİNİ ARTIRMAK ÇALIŞMANIN AMACI ve YÖNTEMİ Uluslararası

Detaylı

Prof.Dr. Bike Kocaoğlu YEDİTEPE Üniversitesi 2011

Prof.Dr. Bike Kocaoğlu YEDİTEPE Üniversitesi 2011 Prof.Dr. Bike Kocaoğlu YEDİTEPE Üniversitesi 2011 Kocaoğlu ailesinde bir sabah Giriş Şişmanlık sorununun giderek arttığı günümüzde çeşitli moda diyetler büyük promosyon programları ile pazara sunuluyor.

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein,

DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, DİYABET DİYETİ * Diabet diyeti, yeterli ve dengeli beslenme temeline dayanmaktadır. Size önerilen miktarlardaki yiyecekler günlük protein, karbonhidrat, yağ ve enerji ihtiyacınızı karşılayacaktır. * Bu

Detaylı

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır

Bilindiği üzere beslenme; anne karnında başlayarak yaşamın sonlandığı ana kadar devam eden yaşamın vazgeçilmez bir ihtiyacıdır OBEZİTE Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

Prof.Dr. Oktay Ergene. Kardiyoloji Kliniği

Prof.Dr. Oktay Ergene. Kardiyoloji Kliniği Hipertrigliseridemii id i Tedavisi i Prof.Dr. Oktay Ergene İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Hipertrigliseridemi Gelişimiş VLDL Chylomicron Liver Defective Lipolysis Remnants

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

İŞÇİLERDE, SPORCULARDA VE YAŞLILARDA BESLENME

İŞÇİLERDE, SPORCULARDA VE YAŞLILARDA BESLENME İŞÇİLERDE, SPORCULARDA VE YAŞLILARDA BESLENME Besinlerle alınan enerjinin başlıca kaynağı olan besin öğeleri proteinler, karbonhidratlar ve yağlardır. Enerji gereksinimi ne olursa olsun, günlük alınan

Detaylı

Besin Gidaların Yararı ve Zararı

Besin Gidaların Yararı ve Zararı Besin Gidaların Yararı ve Zararı Yiyip içtiklerinizin sağlığınızı nasıl etkilediğini, ömrünüzü uzatıp uzatmadığını ya da sizi yavaş yavaş öldürüp öldürmediğini merak ediyormusunuz. Yiyeceklerin eksi ve

Detaylı

DOĞA OKULLARI OKUL MENÜSÜ KILAVUZU

DOĞA OKULLARI OKUL MENÜSÜ KILAVUZU DOĞA OKULLARI OKUL MENÜSÜ KILAVUZU EKİM 2015 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ 2. BENİM TABAĞIM KONSEPTİ 3. BESİN GRUPLARI 4. MENÜ KILAVUZU a. ARA ÖĞÜNLER b. ANA ÖĞÜNLER c. SALATA BAR 5. MENÜNÜN YAĞ VE ŞEKER İÇERİĞİ

Detaylı

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler

1- Süt ve Sütten Yapılan Besinler Besin Grupları Doğada çok çeşitli besinler bulunmakta ve her besinin besin öğesi bileşimi farklılık göstermektedir. Besin öğelerini tek bir besinle vücudumuza almamız imkansızdır. Besin öğelerinin dengeli

Detaylı

Diyabetik Çocuğun Beslenmesi

Diyabetik Çocuğun Beslenmesi Derleme - Review Klinik Tıp Pediatri Dergisi Cilt: 7 Sayı: 2 Mart - Nisan 2015 Doç. Dr. Hülya GÖKMEN ÖZEL Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Yazışma Adresleri

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

UZMAN GÖRÜŞLERİ. Tavuk Etinin Optimal Beslenmedeki Yeri ve Önemi

UZMAN GÖRÜŞLERİ. Tavuk Etinin Optimal Beslenmedeki Yeri ve Önemi UZMAN GÖRÜŞLERİ Etinin Optimal Beslenmedeki Yeri ve Önemi Prof. Dr Sevinç YÜCECAN Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü seviyu@gmail.com Günümüzde diyete bağlı

Detaylı

KALP DAMAR SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI RİSKLERİNDEN KORUNMA

KALP DAMAR SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI RİSKLERİNDEN KORUNMA KALP DAMAR SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI RİSKLERİNDEN KORUNMA BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? KALP DAMAR HASTALIĞI NEDİR? DAMARLAR NEDEN DARALIR? KALP DAMAR HASTALIĞININ BULGULARI RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR? KALP

Detaylı

Diyabetik Nefropati Tanı ve Tedavide Güncelleme. Dr. Gültekin Süleymanlar Dr. Alper Sönmez

Diyabetik Nefropati Tanı ve Tedavide Güncelleme. Dr. Gültekin Süleymanlar Dr. Alper Sönmez Diyabetik Nefropati Tanı ve Tedavide Güncelleme Dr. Gültekin Süleymanlar Dr. Alper Sönmez Diyabetik Nefropati Tanısında Güncelleme Dr. Alper Sönmez GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim

Detaylı

KARBONHİDRAT SAYIMI. Uzm.Dyt Ceren Yolaçan İşeri

KARBONHİDRAT SAYIMI. Uzm.Dyt Ceren Yolaçan İşeri KARBONHİDRAT SAYIMI Uzm.Dyt Ceren Yolaçan İşeri Diyabet Tedavisi Eğiti Tı i Beslenme Tedavisi Egzersiz İlaç İ süli HEDEF HEDEF İdeal Hedef Gebelik HbA1c (%)

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr

EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr EKMEKSİZ DİYET OLUR MU? ŞİŞMANLIĞIN TEK SUÇLUSU EKMEK Mİ? Dilara Koçak Beslenme ve Diyet Uzmanı 8 Mart 2013 www.dilarakocak.com.tr Ağacın kökü toprak İnsanın kökü EKMEK tir. 2 BİR AYDA 7-12 KG. VERMEK

Detaylı

İNSÜLİN UYGULAMALARI

İNSÜLİN UYGULAMALARI İNSÜLİN UYGULAMALARI İnsülinin Fizyolojik Özellikleri İnsülin; pankreasın langerhans adacıklarındaki beta hücrelerinden salgılanan ve kan glikozunu düşüren bir hormondur. Sağlıklı bireylerde (gebe ve obez

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Diyabetik Ayağa Nasıl Bakıyor? Sağlık Bakanlığı Görüşü. Prof. Dr. Nurhan İNCE Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Diyabetik Ayağa Nasıl Bakıyor? Sağlık Bakanlığı Görüşü. Prof. Dr. Nurhan İNCE Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Diyabetik Ayağa Nasıl Bakıyor? Sağlık Bakanlığı Görüşü Prof. Dr. Nurhan İNCE Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Anahtar Gerçekler 2014 yılı, 18 yaş üzeri yetişkinlerde

Detaylı

DİABETES MELLİTUS DİYABET (Şeker )HASTALIĞI. ATASAM HASTANESİ Kalite Yönetim Birimi

DİABETES MELLİTUS DİYABET (Şeker )HASTALIĞI. ATASAM HASTANESİ Kalite Yönetim Birimi DİABETES MELLİTUS DİYABET (Şeker )HASTALIĞI ATASAM HASTANESİ Kalite Yönetim Birimi BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? DİYABET(ŞEKER HASTALIĞI) NEDİR? Diyabet vücutta yeterince insülin üretilememesi veya etkili

Detaylı

OBEZİTENİN ÖNLENMESİNDE BESİN SANAYİNİN ROLÜ

OBEZİTENİN ÖNLENMESİNDE BESİN SANAYİNİN ROLÜ OBEZİTENİN ÖNLENMESİNDE BESİN SANAYİNİN ROLÜ Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı Eğiticilerin Eğitimi Toplantısı 4 8 Ekim 2010, Antalya Dr. Dyt. Zehra Büyüktuncer Hacettepe Üniversitesi Sağlık

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Diyabet ve Nütrisyon Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu

Diyabet ve Nütrisyon Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu Diyabet ve Nütrisyon Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği Dünyada diyabet patlaması Ülkemizde diyabet %90 arttı 6. IDF

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI

ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI ALANYA BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONT.MD YETERLİ VE DOĞRU BESLENME KURALLARI 16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ Dünya da bir yanda obeziteyle mücadele yapılırken diğer tarafta açlıktan ölme noktasına gelen insanlara

Detaylı

BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ

BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ BESLENME İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 SUNU PLANI Sağlıklı ve dengeli beslenme Temel besin öğeleri ve grupları Öğün içerikleri: Kahvaltı Fast-food ve zararları Çocuğunuzun beslenme çantası

Detaylı

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH, İç Hastalıkları Kliniği Sunum akışı Kılavuzlar ışığında; Glisemik tanımlamalar ve

Detaylı

Teori (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta) HASTALIKLARDA DİYET TEDAVİSİ I. BES303 5. 3 2 0 5 Önkoşullar

Teori (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta) HASTALIKLARDA DİYET TEDAVİSİ I. BES303 5. 3 2 0 5 Önkoşullar Dersin Adı Kodu Yarıyıl Teori Laboratuar HASTALIKLARDA DİYET TEDAVİSİ I BES303 5. 3 2 0 5 Önkoşullar Yok Dersin dili Türkçe Dersin Türü Zorunlu Dersin öğrenme ve Anlatım öğretme teknikleri Tartışma,Beyin

Detaylı

Diyabette Bakım,Takip ve İzleme. İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji,Diyabet ve Metabolizma Uzm.Hem.

Diyabette Bakım,Takip ve İzleme. İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji,Diyabet ve Metabolizma Uzm.Hem. Diyabette Bakım,Takip ve İzleme İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji,Diyabet ve Metabolizma Uzm.Hem.Alev Kahraman Kan Glukozunun Diyabetli Birey Tarafından Takibi Kan glukozunun

Detaylı

Diyabetin Önlenmesi ve Tedavisinde Tıbbı Beslenme Tedavisi

Diyabetin Önlenmesi ve Tedavisinde Tıbbı Beslenme Tedavisi Derleme - Review Klinik Tıp Bilimleri Dergisi Cilt: 3 Sayı: 2 - Nisan 2015 Doç. Dr. Emine AKAL YILDIZ Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Yazışma Adresleri

Detaylı

TİP 2 DİYABET HASTALARI İÇİN RAMAZAN SÜRESİNCE ORUÇ TUTMANIN ESASLARI HAKKINDA BİLGİ KİTİ

TİP 2 DİYABET HASTALARI İÇİN RAMAZAN SÜRESİNCE ORUÇ TUTMANIN ESASLARI HAKKINDA BİLGİ KİTİ TİP 2 DİYABET HASTALARI İÇİN RAMAZAN SÜRESİNCE ORUÇ TUTMANIN ESASLARI HAKKINDA BİLGİ KİTİ GİRİŞ Bu bilgi kiti, size Ramazan süresince oruç tutmanın esaslarını anlatmak ve pratik tavsiyeler sunmak amacıyla

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

Şeker düşürücü ilaçlar

Şeker düşürücü ilaçlar TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES 05 MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ Şeker düşürücü ilaçlar Şeker düşürücü

Detaylı

neden az yağlı az kolesterollü diyet?

neden az yağlı az kolesterollü diyet? neden az yağlı az kolesterollü diyet? DYT-YRD07 Rev / 2 Yürürlük Tarihi / 30.12.2005 Rev Tarihi / 17.18.2012 neden az yağlı az kolesterollü diyet? Kolesterol insan vücudunda doğal olarak bulunan yağa benzer

Detaylı

DİYABETLİ OLDUĞUNUZU NASIL ANLARSINIZ?

DİYABETLİ OLDUĞUNUZU NASIL ANLARSINIZ? DİYABET Diyabet Şekerin vücutta enerji olarak kullanılması ve depolanması için insüline gereksinim vardır. İnsülin şekerin kanda yükselmesini önleyen bir hormondur, midenin arkasında pankreas adlı organın

Detaylı

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ VE BESLENME

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ VE BESLENME KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ VE BESLENME Hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Emine Yıldız Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Şubat - 2008 ANKARA Birinci Basım : Şubat 2008

Detaylı

Tavuk Etinin Optimal Beslenmedeki Yeri ve Önemi

Tavuk Etinin Optimal Beslenmedeki Yeri ve Önemi Etinin Optimal Beslenmedeki Yeri ve Önemi Prof. Dr Sevinç Yücecan YDÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Optimal beslenmede ; minumum hastalık riski, maksimum iyi hal/sağlık dolayısıyla

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ

GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ GIDA ve KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ 1 2 SAĞLIKLI BESLENMEYE DESTEK VERİYORUZ Toplumun sağlıklı yaşaması ve ekonomik yönden gelişmesi onu oluşturan bireylerin sağlıklı olmasına

Detaylı

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir HD e yeni başlayan hastaların 1/3 de neden diyabetik nefropati Yeni başlayan

Detaylı

OBEZİTE VE TİP 2 DİYABET

OBEZİTE VE TİP 2 DİYABET OBEZİTE VE TİP 2 DİYABET Hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Emine Yıldız Hacettepe Üniversitesi-Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Şubat - 2008 ANKARA Birinci Basım : Şubat 2008 / 3000 Adet

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Tatlandırıcılar iki gruba ayrılır

Tatlandırıcılar iki gruba ayrılır Tatlandırıcıların Gıdalarda Kullanımı-Hastalar İçin Pratik Öneriler. Dr. Emel Tüfekçi Alphan 1- Tatlandırıcıların beslenme kalitesi ve doğru beslenmedeki rolü nedir? 2- Katı yiyeceklerde ve içeceklerde

Detaylı

Prof. Dr. M. Hikmet BOYACIOĞLU Doruk Group Holding Grup Ar&Ge Koordinatörü ve Hububat ve Ürünleri Enstitüsü Direktörü hboyacioglu@dorukgroup.com.

Prof. Dr. M. Hikmet BOYACIOĞLU Doruk Group Holding Grup Ar&Ge Koordinatörü ve Hububat ve Ürünleri Enstitüsü Direktörü hboyacioglu@dorukgroup.com. EKMEK İLE İLGİLİ DOĞRULAR! EKMEK İLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER! EKMEK İLE İLGİLİ EFSANELER! Prof. Dr. M. Hikmet BOYACIOĞLU Doruk Group Holding Grup Ar&Ge Koordinatörü ve Hububat ve Ürünleri Enstitüsü Direktörü

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

Teori (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta) KLİNİK BESLENME ÇOCUK. BES403 7.Güz 2 8 0 8 UYGULAMASI Önkoşullar

Teori (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta) KLİNİK BESLENME ÇOCUK. BES403 7.Güz 2 8 0 8 UYGULAMASI Önkoşullar KLİNİK BESLENME ÇOCUK UYGULAMASI Dersin Adı Kodu Yarıyıl Teori Laboratuar KLİNİK BESLENME ÇOCUK BES403 7.Güz 2 8 0 8 UYGULAMASI Önkoşullar Yok Dersin dili Türkçe Dersin Türü Zorunlu Dersin öğrenme ve öğretme

Detaylı