doktorları, doktor jenerasyonlarının çekişmesi, Tıp Fakültesi ve sorunları hakkındaydı (Özel, 2006, ss ).

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "doktorları, doktor jenerasyonlarının çekişmesi, Tıp Fakültesi ve sorunları hakkındaydı (Özel, 2006, ss. 253-258)."

Transkript

1 Cumhuriyet in İlk Yıllarında Basının İşçilere Bakışından Bir Kesit: Meslek Gazetesinin Perspektifinden Türkiye deki İşçi Sınıfının Geçmişi ve İşçi Hareketleri Eminalp Malkoç İTÜ, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Giriş Meslek, 15 Aralık 1924 ile 1 Eylül 1925 tarihleri arasında haftalık resimli bir gazete kimliğiyle toplam 38 sayı olarak yayımlanmıştır. Gazetede, başyazar Muhittin Birgen ile birlikte Memduh Şevket (Esendal), Ziyaettin Fahri (Fındıkoğlu), Sadri Ethem, Zeki Cemal (Bakiçelebioğlu) ve daha birçok ismin imzalarını taşıyan yazılar çıkmıştı. Meslek gazetesi, ticaret ve sanayi alanlarındaki hareketlilikleri kapsar şekilde ekonomik gelişmeleri kamuoyuna yansıtmış; haber niteliğindeki yazılarla düşünce yazılarına da yer vermişti. Muhittin Birgen aracılığı ile iktisadi bir gazete olarak tanımlanan Meslek, adından da anlaşılacağı üzere mesleki temsil düşüncesinin savunulduğu süreli bir yayın organı idi. Meslekçilik, mesleki temsil düşüncesi ve mesleki temsil hareketlerinin doğal bir esprisi olarak gazete tarafından meslek kuruluşları/örgütlenmeleri takip edilmişti (Arıkan, 2007, ss ; Koraltürk, 2001, ss ) 1. Bu çizgide baro, muallimler cemiyeti ve diğer meslek örgütleri hakkında yazı ve haberler yayınlanmıştı. Meslek gazetesinde çeşitli esnaf cemiyetleriyle meslek örgütleri hakkında yazı ya da haberler yayınlanırken başta Zeki Cemal olmak üzere çeşitli yazarların kaleminden amele hayatı, amele hareketleri ve amele tarihi gibi başlıklar altında Türkiye deki işçi sınıfının geçmişi ve örgütlenmeleri değerlendirilmişti. İşçi tarihinin yapraklarını aralayan ve işçilerle ilgili güncel olaylara yer veren gazete, zaman zaman işçiler hakkındaki tarihsel gelişmelerle güncel ve popüler haberlere oldukça eleştirel yaklaşmıştı. Meslek, özellikle 1925 yılının işçilerle ilişkili gelişme ve olaylarını aktarırken Türkiye ile sınırlı kalmamış, bazı sayılarında bu sınıfla ilgili dünyadaki tarihsel olayları ya da işçileri etkileyen güncel gelişmeleri kamuoyuna aktarmıştı 2. 1 Meslek gazetesinde tıp alanıyla ilgili yazılar da çıkmıştı. Bunlar Türk doktorluğu, Anadolu da Yunan doktorları, doktor jenerasyonlarının çekişmesi, Tıp Fakültesi ve sorunları hakkındaydı (Özel, 2006, ss ). 2 Meslek gazetesindeki dış dünyadan haberlere örnekler: Meslek gazetesi, 1918 yılından itibaren Avrupa nın önemli meselelerinden birinin sınıf mücadeleleri olduğunu ve bu mücadelenin merkezi durumunda Rusya nın bulunduğunu, Üçüncü Enternasyonel in kontrolünde burjuvaya karşı şiddetli bir mücadelenin yürütüldüğünü yazmıştı. Gazeteye göre Rusya da işçilerle köylüler arasında menfaat çatışması bulunuyordu ve bu kesimler arasındaki uçurum giderek artıyordu. Aralarındaki anlaşmazlıkların yanında Rusya da şehirli, işçi ve köylünün durumunun iyi olmadığı ileri sürülmüştü (M. 15 Kanun-ı Evvel 1340/Aralık 1924, s. 18). Meslek, İngiltere de Mesai Fırkası nın kongresini, Nisan sonlarında haber yapmıştı. Mesai Fırkası, kongre sırasında iktidarda iken sosyalist programı uygulamakta zayıf ve aciz kaldığı eleştirilerine maruz kalmıştı (M. 28 Nisan 1925 s. 4). 1

2 Bu çalışma, Muhittin Birgen, meslekçilik, erken Cumhuriyet döneminde meslek örgütlenmeleri ile ekonomik yapılanma gibi konular açısından oldukça değerli -ve hatta bilimsel- verileri içeren Meslek gazetesinin işçilere yönelik yayınlarını ve işçi sınıfına yaklaşımını incelemektedir. Basın-işçi ilişkileri hakkında yapılmış bilimsel çalışmalara katkıda bulunmak düşüncesiyle hazırlanan bu araştırma, Meslek özelinde basındaki işçi algısını ön plana çıkartarak, Cumhuriyet in ilk yıllarında işçi sınıfına farklı ve objektif yaklaşmaya çalışan yayın organlarının bulunduğunu, bunların aynı zamanda işçilere yönelik toplumsal algının bir boyutunu oluşturduklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır 3. Meslek Gazetesinin İşçi Sınıfına Yaklaşımı İstanbul da istikrarsız da olsa küçük çapta bazı sanayi girişimlerinin göze çarptığı 1924 sonlarında çıkmaya başlayan Meslek, meslek örgütlenmelerini izlemiş ve bu yapılanmalara tedkik ve takip ideceğiz ve onlara daha şuurlu bir yolun nerelerden geçtiğini göstermeye çalışacağız iddiasıyla yaklaşmıştı. Gazetede avukat, öğretmen ve diğer çalışan kesimlerin meslek örgütlenmeleriyle birlikte işçi yapılanmaları da değerlendirilmişti (M. 15 Aralık 1924, ss ). Meslek in açıklamasıyla Türkiye de amele hayatı uyanmaya başlayalı çok az zaman olmuş tu ve amele cemiyetlerinin teşkilatı da çok yeni idi. Bununla birlikte şurada burada hayli iyi şerait içinde kurulmuş amele cemiyetlerine tesadüf ediliyordu. Fakat işçilerin sendikacılık açısından bilgi ve donanımları yeterli düzeyde olmadığından böyle örgütlenmelerden yeterince yararlanamadıkları gibi işçilerin bilgi eksiklikleri ya da düşünsel donanımsızlıkları çeşitli parti veya şahıslar tarafından istismar edilmelerine yol açıyordu. Gazete bu perspektiften yaklaşarak Sosyalist Hilmi yi ön plana çıkarmış ve ona çeşitli suçlamalar getirirken bir yandan da işçi örgütlenmelerine siyasi fırka müdahalelerinin bu örgütlerin (ya da böyle yapılanmaların) geleceğini olumsuz yönde etkileyeceğini ileri sürmüştü. Meslek te gerek amele gerek herhangi bir meslek mensubları için ilk söyleyeceğimiz şey, kendi meslek işlerini, bizzat o mesleğin içinden yetişmiş ve meslekde elan fiili bir rol sahibi insanlara tevdi etmek mecburiyetindedirler görüşü işlenmiş ve bu noktadan hareketle Şirket-i Hayriye memurlarının kurdukları cemiyetin başına gazeteci Ethem Ruhi yi getirmeleri eleştirilmişti (M. 15 Kanun-ı Evvel 1340/Aralık 1924, s. 23; M. 13 Kanun-ı Sani/Ocak 1341/1925, s. 18). Nitekim Ocak ortalarında gazetede geçim sorunu içinde olan işçilerin sosyal-siyasal ve kültürel çizgide kendilerini geliştiremedikleri belirtilmiş ve her ne olursa olsun kendi işlerini kendileri derecesinde başarıyla bir başkasının yürütemeyeceği vurgulanarak işçilere Kendinizi idare ediniz aranıza yabancı sokmayınız! önerisiyle seslenilmişti (M. 13 Ocak 1925, s. 18). 3 İşçilere yönelik farklı bir bakış açısını Süleyman Nazif, 8 Ocak 1925 tarihli Son Telgraf ta şu sözlerle ortaya koymuştu: Tamir edilmekte olan bir kaldırım mürûrü ubûru [geliş gidişi] işkâl ediyordu [zorlaştırıyordu]. Çalışan ameleden birinin biraz öteye çekilerek, yol vermesini nâzikâne ihtar eden, temiz giyinmiş, kibâr tavırlı bir adama o işçi müteazzım [büyüklük taslayan] ve kaba bir edâ ile şu cevabı verdi: -Ben ameleyim. Ve amele efendidir. İşime sen karışamazsın. Dünyada hiçbir millet-i mütemeddine [gelişmiş milletler] yoktur ki efrâdının seviye-i akliye ve ilmiyesi aynı derecede olsun. Bu tefâvüt [farklı oluş], tabakat-ı içtimâiyede de farkı icâb eder. Dünya devam ettikçe sınıflar ihtilaf edecektir. Avrupa daki amele burjuvaziye karşı hüsn-i niyet ve muhabbet beslemez. Fakat hiçbir yerde bir kaldırım ırgadı, kendine sınıfen ve imlan mütefevvik [üstün] bir vatandaşın daima geçebileceği bir yoldaki hakk-ı mürûrunu [geçiş hakkı] nez etmeye [kaldırmaya] kadir değildir. Ve bu onun hatırına bile gelmez, meğer ki sarhoş ola!... Bu zavallı kaldırımcıyı İştirakçi Hilmi nâmıyla bir zaman İstanbul un sathında bir kasırga gibi geçip gitmiş olan mahlûk bir terbiyesiz, mütecâviz ve bedmest [kötü sarhoş] etmişti (Demirel, 1994, s. 48). 2

3 Meslek devleti kurulmasını savunan gazete, 1925 in ilk aylarında, siyasi amele fırkasının kurulması gündeme geldiğinde, sayısı az olan işçilerin gözlerini açık tutarak kuvvetli meslek örgütleri oluşturmalarını tavsiye etmiş ve siyasi fırka oluşumuyla kazançlı çıkamayacaklarını değerlendirerek... bir takım politikacıların ve mesleksiz tufeylilerin bu defada millet mefkuresi sırtından kalkıp amele mefkuresi sırtına binerek o suretle geçinmeleri demek olacaktır yorumunu yapmıştı. İlginçtir; işçi hakları doğrultusunda politikaya bulaşan işçilerin ellerindeki nasırların yumuşayacağı ve işçi menfaatlerine ihanet edeceklerinin şüphesiz olduğu kesinlik taşıyan ifadelerle gazetenin satırlarına yansıtılmıştı (M. 13 Ocak 1925, s. 18). Meslek in işçilere yönelik yaklaşımı, özel yer ayırdığı -hatta bilimsel düzeyde incelemeler niteliğinde ele alınabilecek- kömür havzalarıyla kömür işçileri hakkındaki yayınlarında da görülebilmektedir. Gazetenin tanımlamasıyla kömür havzalarındaki bütün madencilerin başlıca sermayesi ellerindeki ruhsatlarla ucuz ücretle istihdam ettikleri işçilerdi (M. 10 Mart 1925, s. 4). Bunun yanında Ereğli kömür havzasındaki işçi kitlesi, genel sanayi [sanayi-i umumiye] işçileri ve özel sanayi [sanayi-i hususiye] işçileri olmak üzere iki başlık altında sınıflandırılmıştı. Genel sanayi işçileri tesviyeci, tornacı, marangoz gibi sanat sahiplerinden özel sanayi işçileri ise kazmacı, tamirci, yıkayıcı, lağımcı ve yükleyicilerden [tahmilci] oluşuyordu. Kömür işçilerinin % 90 ını oluşturan özel sanayi işçileri madenlerde iş bulamadıklarında asıl meslekleri olan çiftçiliğe dönmekteydiler ki bunlar için aslında işçilik geçici bir ara formüldü. Bu noktada Meslek, işçi sınıfını yaratmak için bu iki yönlülüğe son verilmesi gerektiğinin altını çizmişti. Ayrıca gazete, limandaki nakliye ve yükleme-boşaltma işlerini yürüten, hemen tamamı Ereğli halkından olan işçiler hakkında da yaptıkları işlerden kazançlarına kadar oldukça doyurucu bilgileri kamuoyuna aktarmıştı (M. 3 Mart 1925, s. 8). Kömür havzasındaki işçilerin geldikleri yöre ya da bölgeye göre farklı işlerde çalıştıklarını belirleyen gazete, çalışma şekillerinin farklılığının paralelinde değişen bir ücretlendirmenin geçerli olduğunu ortaya koymuştu. Meslek, kömür madenlerinin işletme ve çalışma şekilleri hakkında oldukça gerçekçi hatta ayrıntılı bir çerçeve oluşturduktan sonra Amele Kanunu nun çalışma saati ilgili sekizinci ve ücretlendirmeye yönelik on birinci maddelerini 4 aynen aktararak çelişkiyi ve çarpıklığı ortaya koyacaktı (M. 7 Nisan 1925, s. 2). Öte yandan gazetenin aktardıklarına göre 17 Mart 1925 tarihinde TBMM de Ticaret Vekaleti Bütçesi görüşülürken Yusuf Akçura, Zonguldak-Ereğli kömür havzasındaki bazı sorunları gündeme getirmişti. Bu sorunlar arasında madenlerdeki çalışma saati fazlalığı, işçilerin eski dönem araçlarıyla madenlerde taşıma yapmaları ve sağlık şartlarının olumsuzluğu vardı. Ortaya atılan bu sorunlar karşısında Ticaret Vekili Ali Cenani Bey, bir yandan buradaki işletmenin yeniden düzenlenmesi gereğini dile getirmiş, diğer yandan Akçura ya Amele Kanununun sekizinci maddesinde saat-i mesai 8 saat olarak tesbit edilmiştir. Bu sekiz saat memleketimiz için muvafık mıdır, değil midir? Bu başka bir meseledir. Ancak ben zannediyorum ki kanun tamamiyle tatbik edilmektedir. Edilmesi lazımdır ifadeleriyle cevap vermişti 5. Meslek ise TBMM de kömür havzası için hazırlanan kanunda çalışma 4 Madde 8: Mesai-i yevmiye ale-l-ıtlak [genel olarak] sekiz saattir. Bu müddetten fazla çalışmaya hiçbir işçi icbar edilemez. Sâât-i mesai [çalışma saatleri] haricinde tarafeynin rıza ve muvafakatiyle iki kat ücrete tabidir. Tahte-l-arz [yer altı] mesafede nüzül ve suud [inmek ve çıkmak] için geçen müddet sekiz saate dahildir. Madde 11: Maden ocaklarında çalışan amelenin hadd-ı asgari ücreti ocak amil (vergi tahsilinden sorumlu kimse) ve mültezimleriyle Amele Birliği ve İktisat Vekaleti tarafından müntahab [seçilmiş] üç zat marifetiyle tayin olunur. 5 Görüşmeler sırasında Yusuf Akçura uzun uzun incelemelerini anlatmış ve Elyevm bir amele kanunu bilhassa Zonguldak Kömür Havzası hakkında yapılmış 10 Eylül 1337 tarihli Amele Kanunu mevcuttur. İhtisasat ve müşahedatım bu kanuna tevafuk etmemektedir demişti. TBMM tutanaklarına göre Ali Cenani Bey Efendiler! Ereğli madenleri bu memleketin en mühim servetidir diyerek söze başlamış, bununla birlikte maden işletmelerinin durumlarının iyi olmadığını anlatmıştı. Çalışma saati konusunda ise Buyuruyorlar ki, saati mesai 3

4 saatinin 8 saat olarak belirlendiğini ve Ticaret Vekaleti tarafından düzenlenerek TBMM ye gönderilen kanunda da madenler için 8 saat çalışma süresinin kabul edildiğini hatırlatmıştı. Ancak gazetenin incelemeleri, madenlerde çalışan işçilerin bir kısmının bu saatin altında faaliyet gösterdiğini, % 85 i aşan orandaki bir işçi kitlesinin ise çok daha fazla, 10 ya da 12 saat çalıştığını gün ışığına çıkarmıştı (M. 31 Mart 1925, s. 11). Meslek in Perspektifinden Türkiye İşçilerinin Geçmişi Zeki Cemal in Kaleminden İştirakçi Hilmi ve İşçi Örgütlenmeleri Meslek te Zeki Cemal Bey in Türkiye deki işçilerin geçmişiyle ilgili yazıları, bir dizi olarak yayımlanmıştı 6. Yazar, işçi hareketlerinde elebaşı olarak nitelendirdiği Hüseyin Hilmi Bey in Nihayet sözde bir Sosyalist Fırkası kurduğunu ve bu partinin 20 Temmuz 1335 [1919] teki kongresinde kabul ettiği tüzükle ünvanını Türkiye Sosyalist Fırkası olarak belirlediğini yazmaktadır. Bu tüzükte Hilmi Bey la-yen-azl [azlolunamaz] ve daimi reis olarak kabul edilmişti (M. 5 Mayıs 1925 s. 11). Zeki Cemal Bey, ülkede sermaye ve işçi diye kuvvetli iki kitlenin şekillenmesine/ayrılmasına neden olan ve işçileri siyasi-sosyal mücadeleye iten Hilmi Bey in hayatının şaşırtıcı olduğunu ifade etmişti. Hilmi Bey, Meşrutiyet öncesindeki İstibdat devrinde İzmir de sivil taharri memuru idi. Zeki Cemal Bey, ayrıca hususi hafiyelik vazifeleriyle meşgul olmaya başla yan Hilmi Bey in, oradaki yüksek dereceli memurlarla arasının iyi olduğunu ve mesleği icabı İzmir de küçükten büyüğe herkesin tanıdığı şahsiyetler arasına girdiğini vurgulamıştı. İzmir günlerinde Baha Tevfik ile tanışan Hilmi Bey, babasının ölüm haberi üzerine onunla birlikte İstanbul a gelmişti. Babasından miras kalan evi 800 liraya satmış ve taharri memuriyetinden istifa etmiş; bir süre sonra Romanya ya seyahat gerçekleştirmişti. Zeki Cemal Bey, Hüseyin Hilmi nin Bükreş te kırmızı gömlek giyen ve tezahürat yapan insanlarla karşılaştığını biraz alaylı bir üslupla aktarmıştı. Hüseyin Hilmi Bey, oldukça eğitimli bir hanım olan kaldığı otelin sahibinden bu insanların işçi ve sosyalist olduklarını öğrenmişti. Yazarın anlatımı çerçevesinde Hilmi Bey, bu hanımdan ilk derslerini alırken bu düzeni Türkiye ye uygulamayı düşünmüştü. Yazarın yine alaylı üslubuyla 20 günlük gezinin sonrasında Hilmi Efendi Romanya dan Sosyalist Hilmi Arkadaş olarak İstanbul a gelmişdir (M. 5 Mayıs 1925, s. 11). Hilmi Bey in İstanbul a geldiği günlerde Meşrutiyet ilan edilmişti ki bu gelişme onun hareket alanını genişletecekti. Evin satışından kalan parayla Baha Tevfik ile İştirak 7 gazetesini çıkartarak propagandaya başlayacaktı. Öte yandan Zeki Cemal, sosyalizmi savunan yazıları sekizdir. Evet, Amele Kanununun sekizinci maddesi, mesai müddetini sekiz saat olarak tespit etmiştir. Sekiz saat mesai bizim memleket için nafi [menfaatli] midir, değil midir? O meseleyi Mesai Kanununda münakaşa edeceğiz. O ayrı bir meseledir. Bugün iktisat alemlerinde başka türlü nazariyeler vardır. Fakat şimdi kanunun tespit ettiği şekil, sekiz saattir. O halde kanunun ahkamını tatbik etmelidir ve tatbik edilmektedir. Ocakların dahilinde yapılan işler götürü veriliyor. Oradaki amele bu işleri götürü olarak almıştır açıklamasını yapacaktı. (TBMM ZC, , ss ). 6 Zeki Cemal in dört bölümlük dizisi, Cumhuriyet in İlk Yıllarında Basının İşçilere Bakışından Bir Kesit: Meslek Gazetesinin Perspektifinden Türkiye deki İşçi Sınıfının Geçmişi ve İşçi Hareketleri adlı bu araştırmanın kaleme alınmasından birkaç ay önce başka bir eserde yayınlanmıştır (Erdem, 2012, ss ). 7 Gazeteyi Osmanlı Sosyalist Fırkası çıkarmıştı. Sahibi ve Mesul Müdürü Hüseyin Hilmi idi (Duman, 2000, s. 443). 4

5 Baha Tevfik in yazdığını, imzayı Hüseyin Hilmi nin attığını ileri sürmüştü 8. Baha Tevfik in de İstanbul da kötü şöhretiyle tanındığının altını çizmiş, İttihat ve Terakki iktidara geçtiği zaman hiçbir maddi menfaate sahip olamadıklarını ve bu fırkaya muhalefet ettiklerini belirtmişti. Ahmet Samim Bey in İttihatçılar tarafından öldürülmesi üzerine İştirak gazetesinin sahipleri özel bir sayı çıkartarak İttihat ve Terakki ye karşı bütün kin ve garezlerini sergilemişlerdi 9. Bunun üzerine İttihat ve Terakki hükümeti, İştirak gazetesini kapatmış ve Hilmi Arkadaş Bilecik e sürülmüştü 10. Böylece gazete ve sahibinin etkinliklerine son verilmişti (M. 5 Mayıs 1925, s. 11). Hilmi Arkadaş ise Bilecik te sürgün bulunan Şeyhülislam Mustafa Sabri Hoca ile tanışmış ve onunla dostluk kurmuştu. Birinci Dünya Savaşı ndan sonra İttihatçılar iktidardan düşünce Mustafa Sabri Hoca ile Hilmi Arkadaş yeniden İstanbul a geleceklerdi. Zeki Cemal Bey, Hürriyet ve İtilaf Fırkası nın iktidarı sırasında, Mustafa Sabri Hoca aracılığı ile Hilmi Arkadaş ın değerinin arttığını vurgulamıştı. Ayrıca onun Çatalca Mutasarrıflığı görevini kabul etmediğini, asıl isteğinin kırmızı gömlekli bir işçi kitlesinin başına geçmek olduğunu yine alaycı bir üslupla anlatmıştı. İstanbul un işgal altına girdiği bu süreçte Hilmi Arkadaş, İstanbul a gelen ve ameleci olarak tanınan Doktor Refik Nevzat ile birleşerek yeni bir Sosyalist Fırkası Nizamnamesi hazırlamıştı. Fakat Hilmi Arkadaş ın kendisini daimi başkan olarak tüzüğe koyması yüzünden bu birliktelik uzun sürmeyecekti. Diğer yandan Hilmi Arkadaş, Şeyhülislam Mustafa Sabri Hoca ile yine kendisini çok seven Dahiliye Nazırı Ali Rıza Paşa yı ikna ederek fırka tüzüğünün değiştirilmeden Heyet-i Vükela da kabul edilmesini sağlamıştı (M. 5 Mayıs 1925, s. 11). Bu aşamadan sonra Hilmi Arkadaş yardımlaşma (teavün) sandıkları etrafında toplanan işçilere yönelecekti. O sıralarda Kasımpaşa Seyr-i Sefain Fabrikası işçileri bir yardım sandığı etrafında toplanmışlardı. Ayrıca Yedikule deki debbağhane işçileri de örgütlenme sürecindeydiler. Anadolu Şimendifer memur ve işçileri de bir cemiyet kurmuşlardı. Hilmi Arkadaş bu yapılanmalarla temasa geçerek faaliyetlerine başlamıştı. İşçi sınıfının geçmişini İştirakçi Hilmi ye odaklanarak aktarırken sürekli olarak onun Romanya da kaldığı otelin önünde gördüğü kırmızı gömlekli işçi kitlesinin bir benzerini Türkiye de oluşturup başına geçmekten başka bir şey istemediğini alaylı şekilde vurgulayan Zeki Cemal Bey, 12 Mayıs tarihli yazısında fırkanın tüzüğünü, fırkaya giriş şartlarını ve fırkanın şube teşkilatını yayınlanmıştı 11 (M. 12 Mayıs 1925, ss ). 26 Mayıs tarihli 8 Süleyman Nazif de Hilmi nin İştirak gazetesini Baha Tevfik yazardı diyecekti (Demirel, 1994, s. 49). 9 Ahmet Samim, 9-10 Haziran 1910 gecesi öldürülmüştü. Bunun üzerine İştirak gazetesiyle Servet-i Fünun dergisi özel yayın yapmışlardı (Hastaş, 2012, ss ). 10 Süleyman Nazif, İştirakçi Hilmi nin ilk kez Kastamonu ya sürüldüğünü ve Balkan Savaşı nın çıkışından hemen önce tekrar İstanbul a dönebildiğini, daha sonra İttihat ve Terakki tekrar iktidara gelince yeniden sürüldüğünü yazmaktadır (Demirel, 1994, s. 49). Farklı kaynaklarda sırasıyla Sinop, Bilecik, Çorum ve Bala da sürgün hayatı yaşadığı yazmaktadır (Erkek, 2012, s. 113; Erdem, 2012, ss. 60, 62). 11 Bu tüzükte fırka mebusları sermayedaran sınıfının her dürlü tahakkümünü hükümete karşı protesto ve bütçenin bilcümle tahsisat-ı mesturesini reddedecektir deniliyordu. İşçi hak ve siyasi özgürlükleriyle yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve sınıf mücadelesinin kolaylaştırılması için çalışacakları söyleniyordu. Fırkanın adı ve daimi reis olarak Hüseyin Hilmi tanımlandıktan sonra fırka kurucularına beş senelik siyasi genel muamelatı düzenleme yetkisi verilmişti. Fırka kongresinin yetkisi tanımlandıktan sonra program ortaya konulmuştu. Programda seçim süresinin iki seneye indirilmesi, basın hürriyetiyle toplumsal-sosyal hürriyetin sağlanması, din ve mezhebin hususi meseleler olarak anlaşılması, ücretsiz eğitim ve idam cezasının kalkması dikkat çeken maddeler arasındadır. İnsanların doğal ihtiyacı olan maddelerden vergi alınmaması, işçi ve çiftçilerin ödedikleri vergilerin kaldırılması, banka, maden ve benzeri kurumların devletçe işletilmesi, işçilerin korunması, sekiz saat mesai yapmaları, tatil hakları ve çocukların (14 yaşından küçük erkek ve 16 yaşından küçük kız çocukların) 5

6 makalesinde ise Sosyalist Fırkası nın programı içinde Hüseyin Hilmi nin menfaatinin okuyucular tarafından rahatlıkla fark edilebileceğini yazmış ve programın hükümetin incelenmesinden kaçırılarak onaylatılması çabalarını, görüşlerini destekleyen veriler olarak sunmuştu. Özetle yazar, Hilmi Arkadaş ı samimi olmamakla suçlamıştı. Ancak yazarın aktardığına göre onun programdaki bütün menfaatçi hedeflerine rağmen Sosyalist Fırkası işçilerce benimsenmiş ve işçi çevreleri (Tramvay, Şirket-i Hayriye, Haliç, Kazlıçeşme ve Debbağhane gibi) partiye kayıt olmaya başlamışlardı (M. 26 Mayıs 1925, s. 9). Zeki Cemal Bey in anlatımıyla, fırkaya kayıtların 50 kişiye ulaşmadığı bir sırada Kazlıçeşme Debbağhane amelesi kendileri bile nedenini bilmeden grev ilan etmiş ardından fırkaya kayıt olmuşlardı. Bunun üzerine Hilmi Arkadaş, işçi temsilcilerini davet ederek grevin sebebini öğrenmeye çalışmıştı. Bu arada işçilerin greve giderken parasız oldukları ve bu nedenle amele hamisi olan fırkadan yardım bekledikleri ortaya çıkmıştı. Geliri 5 lirayı aşmayan fırkanın Sirkeci de Hocapaşa da ufak bir yer kiraladığını anlatan Zeki Cemal Bey, partinin parasının bulunmadığının altını çizmişti. Bunun yanında olumsuz şartların geçerliliğine rağmen Hüseyin Hilmi Arkadaş ın yakaladığı fırsatı kullandığını ve kısa süre içinde 800 altın lira bulduğunu belirtmişti. Bu meblağın desteğiyle 10 gün süren grevden sonra Hilmi Arkadaş, fabrika sahipleriyle görüşerek işçiler lehine bir anlaşma imzalamayı başaracaktı. Bu başarının sonucunda fırka, 90 işçiyi birden kazanmıştı. Bu arada Zeki Cemal Bey, gidişatı değiştiren 800 liralık meblağın kaynağının meçhul olduğunu sık sık hatırlatmayı ihmal etmemişti. Komünistlerden paranın sağlandığı söylentilerini ise Hilmi Arkadaş ın o cepheye pek hizmet etmediği gerekçesiyle inandırıcı bulmamıştı. Ancak sonuç itibariyle bu meblağın yarattığı olanaklarla grev başarıyla tamamlanmış ve Sosyalist Fırkası, İstanbul işçileri arasında ciddi bir popülarite kazanmıştı (M. 26 Mayıs 1925, s. 9). Debbağhane deki grevden beş-on gün sonra Kasımpaşa Tersane Fabrikası nda çalışan işçiler greve gitmiş ve hemen Sosyalist Fırkası na geçmişlerdi. Hilmi Arkadaş, grev nedenini araştırdığında yine belirgin bir etkenle karşılaşmamış fakat işçilerin daha önce oluşturdukları yardım sandığında büyük miktarda para olduğunu öğrenmişti. Bu parayı fırkaya geçirdikten sonra ameleye günlük yevmiye olarak dağıtmaya başlayacaktı. Toplam miktarın 400 liraya düştüğü sıralarda fabrika ile anlaşma sağlanmıştı. Ulaşılan bu sonucun paralelinde Hilmi Arkadaş, fabrikanın bütün işçilerini fırkaya üye yapmayı başarmıştı. Zeki Cemal Bey, bu iki grevden sonra Hüseyin Hilmi Arkadaş ın göğsünü gererek dolaşmaya başladığını yazacaktı. Hilmi Arkadaş ın Mustafa Sabri Hoca aracılığı ile Hürriyet ve İtilaf Fırkası iktidarı tarafından da saygın biri olarak kabul edildiğini ve bu fırka ile Hüseyin Arkadaş ın arasının gayet iyi olduğunu da aktarmıştı. Zeki Cemal in anlattıklarına göre, Hürriyet ve İtilaf Fırkası nın lideri Sadık Bey, Hilmi Arkadaş a İngilizlere sunulmak üzere tavsiye mektubu vermişti. Burada Hilmi Arkadaş için Deli doludur ama Sosyalistlikten falan anlamaz kendisinden de çok istifade edilir yazıyordu. Bunun üzerine İngiliz İşgal Kuvvetleri yetkililerince Hilmi Arkadaş için bir izin kağıdı düzenlenmişti ki bu izin ona İstanbul da geniş bir hareket olanağı sağlayacaktı. Oysa o tarihe kadar Hüseyin Hilmi Arkadaş ın faaliyetlerinden rahatsız olan İngilizler, onu engellemek kararında idiler. Böylece İştirakçi Hilmi ve partisi bir engeli daha aşmıştı (M. 26 Mayıs 1925, s. 9). Bu dönemde Hilmi Arkadaş, Tramvay işçilerinden Vatman Kenan Efendi ile tanışacaktı. Kenan Efendi, Tramvay işçilerinin kötü durumu nedeniyle örgütlenme süreci başlatmış ve Vatman İttihadı Cemiyeti ni kurduktan sonra Hilmi den yardım istemişti. Bu arada Hilmi ye Tramvay işçileri hakkında bilgi de vermiş (M. 26 Mayıs 1925 s. 9); işçilerle çalıştırılmamaları diğer göze çarpan konulardandı. Bunların yanında iş yerlerinin denetimi, grev ve sigorta haklarına yer verilmişti. 6

7 temastan önce örgütlenme için güçlü bir gerekçe ve işçi yararına bir sonuç oluşturmak gerektiğini söylemişti. O günlerde Tramvay işçileri en fazla 50 kuruş yevmiye ile haftalık tatil olmaksızın sabah altıdan gece yarısına kadar çalışmak zorundaydılar. Oldukça olumsuz şartların hüküm sürdüğü bu ortamda Hilmi Arkadaş ve Kenan Efendi, önce kişilik bir işçi grubuyla görüşmüşlerdi. Ardından Hilmi Arkadaş, Kenan Efendi yi yanına alarak işgal kuvvetleri kumandanlarından İngiliz Miralay Maxwell e giderek yardım istemişti 12. Maxwell, şirket temsilcilerini davet ederek odasında Hilmi Arkadaş ve Kenan Efendi yle toplanmalarını sağlamıştı. Maxwell, işçilere 1 lira yevmiye verilmesini istemiş fakat şirket buna uygun davranmayınca Hilmi Arkadaş, 10 Mayıs 1336[1920] da tramvay işçilerinin grevini başlatmıştı (M. 26 Mayıs 1925, s. 10). Böylece Tramvay Şirketi nin Şişli, Beşiktaş ve Aksaray depolarında grev kararı alınmış ve işçiler, birden şirkete karşı tavır almayı uygun bulmasalar bile baskı oluşturmanın zorunluluğuyla greve yönelmişlerdi. İşçi reisleri, en azından birkaç tramvay çıkarmaya çalışsalar da işçilerin yanlarında anahtar ve kol gibi ekipmanları götürmelerinden dolayı başarılı olamamışlar ve dolayısıyla sert bir grev kendisini göstermişti. Şirketin müracaat edeceği mahallere Hilmi Arkadaş daha önce ulaşarak işçilerin zor şartlarını anlatmıştı. Bu arada Tramvay Şirketi, Hilmi Arkadaş hakkında araştırma yaparak, onun İngilizlerle Hürriyet ve İtilaf Fırkası tarafından saygın bir şahıs olarak görüldüğünü anlayınca işçilerle görüşmeyi tercih edecekti. Görüşmeler sırasında, işçilerin hemen işbaşı yapmaları şartıyla işçi taleplerinin kabul edileceği bildirilmişti. Fakat 5 günlük görüşmeler işçiler açısından olumlu sonuçlar vermeyince ikinci kez grev ilan edilecekti (M. 2 Haziran 1925 s. 9). İşçi kesiminin sürekli greve gitmesi dönemin sadrazamı Damat Ferit Paşa yı rahatsız etmişti. Bundan dolayı Hilmi Arkadaş ı görüşmek üzere çağırttırmış; görüşmelerde işçilerin durumunu öğrenince şirket temsilcileri ile Hilmi Arkadaş ı Baltalimanı ndaki yalısında bir araya getirmişti. Bu görüşmeye şirket adına Hanzez ve Kifner (ya da Keyfner?), Damat Ferit Paşa yı temsilen Polis Müdürü Hasan Tahsin Bey katılmışlardı. Görüşmeler sonunda tarifeye % 20 zam yapılırken işçinin yevmiyesi asgari 100 kuruş olarak belirlendi. Şirket bazı işçi taleplerini yerine getirmeyi de üzerine almıştı. Bu bağlamda haftada bir gün tatil, daimi işçilerin gece işlerine % 25 zam, 9 saatten fazla çalışmaya bir yevmiye ile % 25 zam, iş sırasında yaralananlara tam yevmiye, hastalananlara 3 gün birer yevmiye, 3-10 güne kadar yarımşar yevmiye, 10 günden 3. ayın son gününe kadar tam yevmiye verilmesi, hastaların evine doktor gönderilmesi ve yevmiyeli hizmetliler için bir ihtiyat ve yardım sandığı kurulması şirketçe kabul edilmişti. İşçilerse 18 Mayıs günü işe döneceklerdi. Yazara göre bu sonuç, Hilmi Arkadaş ve Sosyalist Fırkası için güçlü bir reklam olmuştu. Fırkaya kayıtlar ciddi derecede artmış ve Tramvay Şirketi, Şirket-i Hayriye ile Haliç İdarelerine mensup üst düzey memurlar yüksek giriş ücretleriyle partiye kayıt olmuşlardı. Hatta üye olmayan memurlar şirketlerin baskısıyla üye yapılmışlardı. Tramvay Şirketi nin İşletme Müdürü Jile de bunlar arasında yer almıştı. Bu başarının ardından fırkanın genel merkezi olarak Divanyolu nda bir konak kiralanmış ve Reis Hilmi Arkadaş a Sosyalist Fırkası armasını taşıyan kırmızı bir araba tahsis edilmişti (M. 2 Haziran 1925, s. 9). 12 Süleyman Nazif, İngilizlerle işbirliği hakkında İngilizlere istinâd ederek, amele sınıfının mukadderâtına mütehakkimâne ve hâkimâne vaz -ı yed ediyordu [el koyuyordu] diye yazmıştı (Demirel, 1994, s. 49). 7

8 Türkiye de İşçi Sınıfının Tarihi ve Tramvay Amelesi Meslek gazetesinin -Zeki Cemal in yazıları dışında kalan- işçi tarihi ile ilgili verileri, büyük ölçüde Tramvay işçileriyle kömür havzalarının çalışanları 13 üzerinde toplanmaktadır. Nitekim Meslek te, işçilerin örgütlenme ve birleşme çalışmalarında Tramvay işçilerinin öncü oldukları ifade edilerek yayın açısından onlara özel yer ayrıldığı vurgulanmıştı. Tramvay Şirketi nde çoğunluğunu biletçiler, kontroller ve vatmanların oluşturduğu süpürücüler, istasyon memurlarıyla yol müfettişlerini kapsayan birçok farklı alanda çalışan personel bulunuyordu ki Meslek bunların hepsini Tramvay işçileri olarak tanımlamıştı. Tramvay işçileri günde saat çalışmak zorunda kaldıkları zaman örgütlenmeye yönelmişlerdi. Bu aşamaya geçiş, işçilerin çabuk anlaşabilmelerinin ve büyük kısmının okuma yazma bilmesinin doğal sonucuydu (M. 21 Nisan 1925, s. 11). Çünkü Tramvay Şirketi, kendisine gelir getirecek biletçilerle, tramvay arabalarını teslim edecekleri vatmanların akıllı ve okuyup yazma bilenlerden oluşmasına özen göstermiş, şirkete girmek isteyen personel adaylarını sıkı sınavlardan geçirmişti. Ancak Birinci Dünya Savaşı nın öncesinden Mondros Ateşkesi nin imzalanmasıyla başlayacak Mütareke devrine kadar uzanan süreçte ülke şartlarına paralel olarak işe alınanların eğitim seviyeleri düşmüş ve şirket, işçileri istediği gibi yoğun ve zor şartlar altında çalıştırmıştı. Hatta çalışan personelin yedekleri (ihtiyat amelesi) bile hazır bekletilmiş, bu yedek işçiler çalıştıkları takdirde yevmiye almışlardı. Mütareke döneminin başlarında ordudaki zabit, ihtiyat zabiti ve askerlerin terhis edilmesiyle işsizliğin giderek yoğunlaştığı ortam içinde Tramvay Şirketi ihtiyat zabitleri ile emekli subayları istihdam edecekti. Ordu disiplininden gelen bu çalışan grubu önceki işçilerin yaşadıkları sorunlarla karşılaştıklarında bir yandan çalışırken bir yandan da memnuniyetsizliklerini ortaya koymuşlardı. Yine bu dönemde işçiler arasında örgütlenme fikri filizlenmişti (M. 28 Nisan 1925, s. 9). Gazete İşte bu sıralarda ortaya Sosyalist Hilmi dereden tepeden toplama malumatıyla elde ettiği Sosyalist fikirlerini memleketimizde tatbik için saha ararken evvela Tramvaycılarla temas etmiş ve onları cemiyet teşkili için kandırmaya muvaffak olduktan sonra şimendiferciler, Şirket-i Hayriye amelesi ile İstanbul daki bilumum mesleklere mensup amele sınıflarıyla da temas iderek İstanbul da muhtelif mesleklere mensup müttehid bir amele kitlesi vücuda getirmeye muvaffak olmuşdur ifadeleriyle Sosyalist Hilmi yi eleştirel bir yaklaşımla süreç içerisinde konumlandırmıştı 14. Sosyalist Hilmi aracılığıyla gerçekleştirilen örgütlenme sayesinde işçiler, sekiz saat çalışma, her sene birer elbise verilmesi gibi taleplerini Tramvay Şirketi ne kabul ettirmişlerdi. Bunların yanında amele hakkında karar verecek iki işçi ve iki şirket temsilcisinden oluşan bir heyet (kontranket) kurulması ve yardım (teavün) sandığı oluşturulması kararları alınmıştı (M. 21 Nisan 1925, s. 11). Tramvay işçileri, bu ilk grev sürecinde bir yandan hakiki ihtiyaçlarını incelemiş bir yandan da şirketten isteyebileceklerini belirlemişlerdi. Gazetenin yaklaşımıyla 13 Meslek gazetesinin 1925 başlarındaki anlatımıyla, Zonguldak-Ereğli deniz işçileri arasında dört sene öncesine kadar kahyalık düzeni geçerliydi. Bu düzen 1337 [1921] yılı başlarında Zonguldak Madeni Amele Müfettişliği nce esasen özel kanunla kaldırılmış, kahyalığın pratik uygulamasına son verilmişti. Bundan sonra yeni bir talimatname hazırlanıncaya kadar bir süre deniz işçilerinin düzenlemeleri müfettişlikle Maden Müdürlüğü tarafından ortak yürütülmüştü yılında -bir buçuk sene evvel- ise özel bir talimatname ile Deniz Nakliyat ve Tahmilat Derneği faaliyete geçirilmişti. Bu yapılanma ile işçilerin durumu bir ölçüde düzeltilmişti. Dernek özellikle işçiler ve ailelerinin sağlık hizmetleri açısından olumlu adımlar atmıştı. Deniz işçilerinin sayı ve kadrolarının düzenlenmesinden onların barınma ve mesai giysilerine kadar başarılı sonuçlara ulaşan derneğe, gazete tarafından oldukça olumlu/yüksek bir not verilmişti (M. 3 Mart 1925, s. 8). 14 Sosyalist Hilmi ye Meslek gazetesindeki gibi yaklaşan, sosyalizm hakkında bilgisinin yetersiz olduğunu ve onun Baha Tevfik in etkisinde kaldığını ileri süren farklı kaynaklar bulunmaktadır (Erkek, 2012, ss ). 8

9 grevin başarısı, grevin çok güzel bir şey olduğu kanaatini yaratmıştı. Hatta diğer şirketlerin işçilerinde de güzel beklentiler ve ümitler uyandırmıştı (M. 28 Nisan 1925, s. 9). Meslek, Tramvay işçilerine Sosyalist Hilmi nin yaptırdığı ilk grevin ses getirmesi sonucunda müttehid amele kitlesinin sayısının birden bire arttığını değerlendirmişti. Gazetenin değerlendirmesine göre, bu artıştan güç alan Sosyalist Hilmi, 1 Temmuz 1335 [1919] tarihinde Sosyalist Fırkası nı kurmuş ve İdrak 15 adlı günlük bir gazete çıkarmıştı (M. 21 Nisan 1925, s. 11; M. 28 Nisan 1925, s. 9). Ancak Hilmi nin Tramvay amelesine yaptırdığı ikinci grevin başarısızlığı, Sosyalist Fırkası nın kapanmasına ve işçilerin dağılmasına yol açacak kadar etkili olmuştu. Öte yandan Tramvay Şirketi, işçi örgütlenmesini bölmek için Amele Sıyanet Cemiyeti ni kurduracaktı. Tramvay Şirketi, işçileri Sıyanet Cemiyeti ne kaydetmeye ve bu cemiyetin çatısı altında toplamaya çalışmış ancak başaramamıştı. Bunun üzerine Sıyanet Cemiyeti ne mensup yüksek memurlarla kontroller aracılığı ile cemiyete üye olmayan biletçilerle işçilere baskı uygulanmıştı. Çalışanların haklarında raporlar tutulmuş, soruşturma süresince işsiz-yevmiyesiz bırakılmışlardı. Bu uygulamaların etkisiyle Sosyalist Hilmi nin tramvay ve elektrik işçilerinden elli kadar arkadaşı, Amele Birliği ni kurmuşlardı. Bu noktadan sonra Amele Birliği ile Sıyanetçilerin mücadelesi yaşanmıştı. Amele Birliği ise 32 dernek ve 7000 işçilik bir kuvvete dönüşecekti. Ancak bir süre sonra Amele Birliği, işçi olmayanların müdahaleleriyle hükümsüz bırakılınca karşısında güçlü bir örgüt kalmayan Tramvay Şirketi, Amele Sıyanet Cemiyeti nden desteğini çekmiş, dolayısıyla bu örgüt de dağılmıştı. Tramvay Şirketi nin baskısı ve Sosyalist Hilmi zamanındaki grev sırasında verilen sözlerin tutulmaması gibi çeşitli neden, etken ya da dinamikler işçileri tekrar hareketlendirecekti. Bu arada işçiler hükümete bağlılıklarını göstermek, sosyalizm ya da komünizmle alakaları olmadığı mesajını vermek amacıyla Halk Fırkası nın himayesini kabul etmişlerdi. İstanbul Halk Fırkası, işçilerin bu taleplerine karşılık onların başına İstanbul Mutemedi Sadi Bey i getirmişti. Sadi Bey işçilerin güvenini kazanmak ve cemiyet üyelerini artırmak için Tramvay Şirketi nin eski taahhütlerini tutması doğrultusunda 12 maddelik bir liste hazırlamıştı. Listenin Tramvay Şirketi ne verilmesinden sonra görüşme süreci başlamış ancak bir süre sonra şirket sebepsiz bir şekilde görüşmeleri kesmişti. Meslek, o günlerde yine işçi olmayanlar tarafından Amele Teali Cemiyeti nin 100 kadar Tramvay işçisinin desteğiyle kurulduğunu hatırlatmıştı. Gazete işçilerin işçi olmayanların elinde oyuncak olmamak için başka bir örgüt kurmaya yönelmeleri yüzünden yeni cemiyetin varlık gösteremediğini yazmıştı (M. 21 Nisan 1925, s. 11). Meslek ten İşçi Haberleri Panaroması Mesai Kanunu ve İşçi Sorunları Hakkındaki Haberler Meslek gazetesinde diğer günlük gazetelerin başyazılarını ana hatlarıyla tanıtan özel bölümlere yer verilmişti. Bunların yanında diğer gazetelerden doğrudan haber aktarımları da gerçekleştiren Meslek aracılığıyla çeşitli güncel işçi/amele haberleri kamuoyuna yansıtılmıştı. Nitekim 1925 yılı başlarında siyasi bir amele fırkası kurma girişiminin söz konusu olduğu Nisan ında çıkmaya başlayan gazetenin sahibi Hüseyin Hilmi idi. Mehmet Latif mesul müdürlüğü üstlenmişti (Duman, 2000,s. 402). 16 İkdam, 8 Ocak 1925 tarihinde bir yanda Şark Şimendifer amelesinin şirkete yeni bir talep listesi verdiğini haber yaparken bir yanda da Yeni Bir Fırka manşetiyle işçilerin siyasi bir fırka kurup haftalık bir gazete çıkartacaklarını yazmıştı (İ. 8 Kanun-ı Sani 1341/Ocak 1925, s. 1). Ahmet Cevdet ertesi gün bu haberi Amale Partisi Münasebetiyle başlığı altında köşesine taşıyacaktı (İ. 9 Ocak 1925, s. 1). Gazete 10 ve 15 Ocak ta bu 9

10 yönünde İkdam referans gösterilerek okuyucular bilgilendirilmişlerdi (M. 13 Ocak 1925, s. 18). Şubat ortalarında ise TBMM nin Ticaret Encümeni nde bir Mesai Kanunu düzenlendiği ve bundan dolayı işçilerin 13 Şubat ta Amele Teali Cemiyeti nde bir toplantı yaptıkları kamuoyuna aktarılmıştı. Meslek, bu toplantıya 39 işçi örgütü temsilcisinin katıldığı söylentisini satırlarına taşımış ve bunlardan sadece 14 örgütün adlarının Meslek cephesinde bilindiğine dikkat çekmişti 17. Ayrıca komünistlerin toplantıya katılarak Sendikalar Kanunu nun gerekliliğini savunduklarını belirtmişti. Gazetenin haberine göre bu toplantıda 19 kişilik bir komisyon seçilmiş ve bu komisyonun işçi görüşleri doğrultusunda bir rapor hazırlayarak genel kurula sunması öngörülmüştü. Meslek, bazı gazetelerin haberlerine dayanarak, bu komisyonun raporunda İzmir İktisat Kongresi kararlarının temel alınacağını yazmıştı. Meslek yorumlarında, işçilerin bu toplantı sırasında kimlerin kendilerinden olup olmadığını görmüş olmaları gerektiğini söylerken kendi görüşünü tekrarlamış ve işçilerin kendi menfaatlerini en iyi kendilerinin takdir edecekleri mantığı ile kendi işlerini kendilerinin yapmalarını, kişi, grup ya da partilerin amaçlarına araç olmamalarını tavsiye etmişti (M. 17 Şubat 1925, s. 3). 24 Şubat tarihli Meslek te seçilen 19 kişilik komisyonun hazırladığı düzenlemenin o günlerde bir toplantıda ele alındığı haber yapılmıştı. Ayrıca Tramvay İşçileri Cemiyeti Reisi Sadi Bey in Akşam gazetesine verdiği demeç üzerinde durulmuştu. Sadi Bey, aşırıcıların/müfritlerin önce kanunun protestosunu ve yeni bir tasarının hazırlanarak Ankara ya gönderilmesini istediklerini, ılımlıların/mutedillerin buna razı olmadıklarını, bir süre sonra aşırıcıların kendi görüşlerinden vazgeçtiklerini anlatmıştı. Toplantıda Ankara ya bir heyet gönderilmesine, bu heyetin başkentteki amelenin katılımıyla orada çalışmasına ve ilgilileri aydınlatmasına karar verilmişti. Gazetede ise bu kanun düzenlemesinin vereceği sonuçlardan emin olunmadığı, o günün işçi örgütlerinin de etkili ve faydalı olacak düzeyde bulunmadıklarının düşünüldüğü ifade edilmiş; hatta bundan dolayı kanun ile yapılan tadilatın gazete satırlarına yazılmasına gerek görülmediği aktarılmıştı. Bundan sonra her işçi cemiyetinin başında bir politikacı ya da rehberin olduğu ileri sürülerek Amele namına hareket idenlerin kimler olduklarını, ne meslekde bulunduklarını, ne yapmak istediklerini bilmek kifayet ider Şayed politika yapmak lazım ise onu bile proletarya kendisi cemaat halinde yapmalı ve içinden bir takımlarının ayrılub politikacılığı meslek ittihaz etmelerine mani olmalıdırlar şeklindeki gazetenin klasik görüşü vurgulanmıştı (M. 24 Şubat 1925, s. 2). Meslek, 1925 in ilk aylarında Reji İdaresi nin devir-teslim muamelesine başlamasından dolayı işçi haberlerini takip eden bir görevlisini Reji işçileri ile görüştürmüştü. O sıralarda gazetede Reji İdaresi hakkında çeşitli istatistiksel veriler (çalışan sayısı gibi) aktarılmıştı 18. Öte yandan devir işlemleri kadrolu olmayan işçi ve hizmetliler arasında endişe yaratırken memurların endişelerinin az olduğu ve özellikle eski ve kadrolu memurların yüksek tazminat alabilecekleri anlatılmıştı. Muhabirin anlatımına göre daha önce Reji deki işçi hayatı canlı ve işçi hareketleri kuvvetli iken makineleşmeyle birlikte kadın işçi toplamının haberin bazı basın organlarını telaşa düşürdüğünü ya da harekete geçirdiğini, bazı yayın organlarının ise bu haberin asılsız olduğunu ileri sürdüklerini yazmış ve kendi haberinin arkasında durmuştu (İ. 10 Ocak 1925, s. 3; İ. 15 Ocak 1925, ss. 1,3) 17 Gazetenin ifadesiyle bu örgütler şunlardı: Mürettibin, Bahriye Birliği, Sanatkaran, Tahmil ve Tahliye Maden Kömürü, Cibali Tütün, Şark Şimendiferleri, Anadolu Bağdad Şimendiferleri, Balat Un Fabrikası, Şirket-i Hayriye İstinye Dok, Tramvay, Seyr-i Sefain, Perukarlar, Kaptan Makinist, cemiyetleridir. 18 Meslek in aktardığına göre Reji İdaresi nin iki fabrikası ile yaprak anbarı işçi ve memurlarının toplamı civarında idi. Bunlar arasında işçi sayısı yaklaşık kişi idi. Gazetenin bilgilerine göre bunların 600 ü kadın, 550 si erkek olarak hesaplanmaktaydı. Amele reisi Giritli Rıza ve muavini makinist Şevket efendilerdi. 10

11 artmasından dolayı işçi hareketi zayıflamıştı. Bunun sebebi kadınların işçi örgütleri ile bağlarının zayıf olmasıydı. Ayrıca işçi hareketindeki zayıflık biraz da işçilerin iki grup olmasından kaynaklanmıştı. Merkez yaprak anbarı işçileri ayrı bir cemiyet oluşturmuşlardı. Bu şartları işçilerin ağzından yorumsuz aktardığını belirten Meslek gazetesi, işçi liderlerinin daha fazla çalışarak işçileri tek çatıda toplayabilecekleri ve kadın işçilere birleşmeninörgütlenmenin önemini anlatabilecekleri konusunda olumlu bir temenni içinde olduğunu ifade etmişti (M. 3 Mart 1925, s. 4). Mart sonu işçi haberleri açısından yoğun geçmişti. Nitekim gazetenin sütunları arasından Şark Şimendiferleri Teavün Sandığı ndaki liranın eski işçilere bölüştürüleceği ve Şark Şimendiferleri İdaresi nin yeni bir yardımlaşma sandığı kuracağı haberleri çıkacaktı (M. 31 Mart 1925, s. 12). Yine Mart sonlarında İstanbul da bazı gazetelerin -Takrir-i Sükun Kanunu nun ilk uygulamalarına denk düşen bir dönemdikapatılması matbaa işçilerini zor duruma düşürmüştü. Meslek ise o günlerde bu meslek grubunu mercek altına almıştı. İşi olan dizgicilerin bir gündeliklerini işsiz kalan matbaa çalışanlarına ayırdıklarının altını çizen gazete, örgütlenmenin ve dayanışmanın önemine vurgu yapmıştı. Aynı yazıda yazar ve muhabirlerin, dizgicilerle karşılaştırması yapılmıştı ki bu karşılaştırma örgütlü matbaa çalışanlarının yazar ve muhabirlere göre çok daha başarılı görülmelerini sağlayacaktı (M. 24 Mart 1925, s. 11). Mayıs ın ilk haftası çıkan sayısında Meslek, 1 Mayıs kutlamaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmişti. Gazetenin haberine göre işçiler, 1 Mayıs günü kutlama yapmak için İstanbul Valiliği ne başvurmuşlar fakat valilik sadece işçilerin cemiyet merkezlerinde toplanarak resmi kabul yapmalarına izin vermişti. Bunun üzerine çeşitli cemiyetlere mensup işçiler Amele Teali Cemiyeti nde toplanmışlardı. Gazete, törende konuşmaların yapıldığı ve işçilerin yaşasın cumhuriyet diye bağırdıklarını haber yapmıştı (M. 5 Mayıs 1925, s. 4). Meslek, 1925 yılı içinde kırsal kesimdeki işçiler hakkında da dolaylı veriler aktarmıştı. Nitekim Ahmet Şevket, 7 Temmuz tarihli yazısında 1925 yılında işçi -kırsalda/çiftlikte çalışanların- ücretlerinin arttığını yazmıştı (M. 7 Temmuz 1925, s. 1). Gazetenin son sayılarından birine göre, 14 Ağustos 1925 Cuma günü Tütün Depo ve Fabrikaları İşçileri Teavün Cemiyeti Beşiktaş Şubesi törenle açılacaktı. Tören sırasında işçiler adına Abdülkadir Ziya Bey bir konuşma yapmıştı. Davetlilere pasta ve çay ikram edilmişti (M. 18 Ağustos 1925, s. 18). Tramvay Amelesi Meslek gazetesinin çıkmaya başladığı dönemde, Tramvay işçilerinin talepleri doğrultusunda şirkete karşı yürüttükleri mücadele ve taraflar arasındaki sürtüşme halen sürmekteydi. Nitekim 27 Ocak tarihli Meslek, o hafta Tramvay işçilerinin bazı taleplerini içeren bildiriler dağıttıklarını ve bunların polis tarafından toplanması nedeniyle grev kararı üzerinde düşündüklerini, gerekirse böyle bir karar alabileceklerini kamuoyuna taşımıştı. Haber içinde bazı noktalar ön plana çıkarılmış; bu faaliyetin CHF nin İstanbul mutemetlerinden Sadi Bey in başında bulunduğu tramvay işçisi grubunca yürütüldüğünün altı çizilmişti. Ayrıca Sadi Bey denilen zat da -eğer yanılmıyorsak- bugün hala hükümet fırkasının İstanbul mutemetlerindendir. Beyannameleri toplatan da hükümettir vurgusuna ihtiyaç duyulmuştu. İlginçtir; gazete, Tramvay çalışanlarının siyasi fırkalarla hususi kimseler tarafından parçalandıklarını ve bu şekilde parça parça olan işçi kesiminin haklarını müdafaanın ve amelenin fena yollardan yürümesine mani olmanın imkanı bulunmadığını ileri sürmüştü. Amelenin işlerine meslekten olmayanları karıştırmamaları gerektiği belirtilirken fırkaların işçilerden ellerini çekmelerinin zorunlu olduğu savunulmuştu (M. 27 Ocak 1925, s. 3). 11

12 24 Şubat tarihli Mesai Kanunu ile ilgili yayınlanan haberin içinde Akşam gazetesinden bir alıntı yapılmış ve bu alıntıdaki haber, Meslek gazetesinin genel yaklaşımını destekleyen bir gelişme olarak yorumlanmıştı. Akşam, biri siyasi fırka mensubu, biri avukat ve biri işçi olmak üzere üç kişinin imzaladığı ve işçilerin bazı taleplerinden oluşan bir mektubun Tramvay Şirketi ne gönderildiğini, şirketin ise sadece işçiye hitaben cevap yazarak kendisini görüşmeye davet ettiğini haber olarak yayınlamıştı. Meslek cephesinde Tramvay Şirketi nin bu hareket tarzı çok anlamlı bulunmuştu. Sık sık olduğu gibi işçilere sırtlarından kimseyi geçindirmemeleri, işlerini en iyi şekilde sadece kendilerinin takip edebilecekleri hatırlatılmıştı (M. 24 Şubat 1925, s. 2). Gazetenin Mart sonundaki haberi, Tramvay Amelesi Reisi ve Halk Fırkası mutemetlerinden Sadi Bey, Dava Vekili Ramiz ve Vatman Yaşar Efendi den oluşan heyetle Tramvay Şirketi nin görüşmelerinin başladığı yönündeydi. Görüşmeler, şirketin işçilere verdiği ve kaynağı geçmiş senelere uzanan gerçekleştirilmemiş taahhütlerini yerine getirmesi ve zam yapılması gibi konular etrafında toplanıyordu (M. 31 Mart 1925, s. 12). Mayıs başlarında gazetenin yayınladığı haberlerden sürecin kesintiye uğradığı ve İstanbul a gelen Nafia Vekili Sırrı Bey in tarafların görüşlerini değerlendirerek yeniden görüşmelerin başlamasını istediği anlaşılmaktadır (M. 5 Mayıs 1925, s. 4). Haziran başlarında işçiler İstanbul Valiliği ne başvurarak talep listesi vereceklerdi. Talepleri, işçiyi şirket nezdinde temsil edecek bir heyet, anket ve kontranketin adaletli bir şekle sokulması, cezalandırma ve işten atılmaların önüne geçilmesi, yevmiyelerine zam yapılması, çalışma saatlerinin 8 saate çekilmesi, yol ve gece işçilerinin durumlarının düzeltilmesi, çalışma ekipmanlarının kontrol edilmesi ve yenilenmesi, yardım sandığının amele ihtiyaçları için hazır tutulması, yardım sandığına katılım şartlarıyla birlikte böyle sandıkların nizamnamelerinin düzenlenmesi, şirketin geçmişteki sözlerini yerine getirmesi, ayakkabı ve elbise talepleri, işçilerin terfi ve ödüllerinin uzman heyetlerce değerlendirilmesi ve işçilere yönelik uygulamaların hükümet tarafından incelenmeye alınması gibi konulardan oluşuyordu. Bundan sonra İstanbul Valisi tarafların temsilcilerini vilayete davet edecekti (M. 9 Haziran 1925, s. 2). Liman Amelesi 1925 Mart ında Meslek gazetesi, işçiler hakkında yeni bir haberi sütunlarına taşımıştı. Buna göre, İstanbul Limanı Tahmil ve Tahliye Amele Cemiyeti 19, yükleme-boşaltma ücretlerine % 30 zam yapmaya karar vermişti. Ayrıca Meslek, bu gelişmeyi ekonomik durgunluk içindeki İstanbul limanı için bir tehlike olarak yorumlayan gazete değerlendirmelerine yer vermişti (M. 10 Mart 1925, s. 4; M. 17 Mart 1925, s. 9). Gazete, bir hafta sonra cemiyetin ücret politikasını ve işçilerin çalışmalarının nasıl ücretlendirildiği hakkındaki açıklamaları yeniden gündeme getirecekti. Yükleme-boşaltma işçilerinin ücretlerinin fazla görünse dahi haftalık çalışma olanaklarının azlığını göz önüne alan gazetenin değerlendirmeleri, cemiyete ve işçilere destek olacak nitelikteydi. Diğer yandan deniz yükleme-boşaltma ücretleri meselesini irdeleyen gazete, İstanbul Limanı Tahmil ve Tahliye Amele Cemiyeti ni içinde kuvvetli bir meslek ahlakı teşekkül etmekde olan bir teşkilatla karşılaşdık manşetiyle kamuoyuna tanıtacaktı. Yazıda, işçiler arasında bir dayanışma sağlaması ve işçi menfaatlerini, işçiler üzerinden savunması gibi nedenlerle - aslında Meslek in ileri sürdüğü düşünce ve ilkelere uygun düşmesi nedeniyle- bu işçi yapılanması şuurlu cemiyet olarak bir hayli övülmüştü. 19 Gazete 17 Mart ta İstanbul Umum Deniz İşçileri Tahmil Tahliye Cemiyeti adını kullanmıştı. 12

13 Gazetenin incelemesinde cemiyetin Umum Deniz ve Maden Kömürü Tahmil ve Tahliye Amelesinin Tavr-ı Hareket ve Ücret-i Yevmiyeleriyle İdare-i Dahiliyelerine Dair Talimatname yi hazırlamış olduğu belirtilmiş ve cemiyetin nizamnamesi de yayınlanmıştı. Nizamnamede cemiyetin yasal kimliği çerçevesinde hangi işçilerin bu örgüte üye olabilecekleri, üyelik şartları 20, yükleme-boşaltma işçilerinin çalışma süreçlerindeki hiyerarşileri ve temel çalışma prensipleri 21, işçilerin ücretli çalışma koşulları, cemiyetin doktor ve eczanesinin kullanımı, cemiyetin işçiler üzerindeki yaptırımları sıralanmıştı (M. 17 Mart 1925, s. 9). Mart sonlarında, daha önce yükleme ve boşaltma işçileri ile madenciler arasında ortaya çıkan ve işçilerin 12 maddelik talep listesi hazırlamalarına yol açan ihtilaflar doğrultusunda gerçekleştirilecek görüşmelerin Sanayi ve Mesai Müdüriyeti nde başlayacağı haberleri gazetede çıkmıştı (M. 31 Mart 1925, s. 12). Havagazı Şirketi Amelesi Gazete 1925 Mart sonlarında Dolmabahçe Havagazı Şirketi ile işçiler arasındaki yevmiyelerin yükseltilmesi anlaşmazlığı hakkında kamuoyuna bilgi vermişti. Ayrıca % 30 zam taleplerine yönelik olan görüşmelerin kesilmesi nedeniyle işçilerin 26 Mart Perşembe günü grev ilan ettikleri haber yapılmıştı (M. 24 Mart 1925, s. 7). Gazeteye göre Mart ın son günlerinde greve son verilmiş ve görüşmeler yeniden başlatılmıştı. İşçiler Gazcı Faik, Gazcı Ahmet ve Gazcı Mevlüt adlı temsilcileri görüşmeleri yürütmek üzere seçmişlerdi (M. 31 Mart 1925, s. 12). Şirket-i Hayriye Amelesi Nisan sonlarında gazetenin gündemine Şirket-i Hayriye işçileri girmişti. Şirket-i Hayriye İdaresi biletlerinde fiyat artışına gidebilmek için hükümete başvurmuş; ayrıca bilet fiyatlarındaki artışın yanında işçilerine zam yapacağı vaadinde bulunmuştu. Hükümetin onayıyla bilet fiyatları yükseltildikten sonra ücretlerine zam yapılmayınca işçiler şirkete başvurmuşlar fakat şirket, ücret artışını kabul etmemişti. Bundan dolayı işçiler konuyu İstanbul Valiliği ne taşıma kararı almışlardı (M. 21 Nisan 1925, s. 12). Yine aynı dönemde Şirket-i Hayriye işçileri, kısa süre içinde hayata geçirmek üzere Amele Kooperatif Şirketi kurmuşlardı (M. 21 Nisan 1925, s. 12). Gazete Şirket-i Hayriye işçileri hakkında Ağustos ortalarına doğru yeni bir haber yayınlamıştı. Buna göre işçiler yaşadıkları şartların düzeltilmesi için bir liste hazırlamışlar ve sonrasında İstanbul Valiliği aracılığıyla görüşmelere gidilmişti. Taraflar bazı maddelerde uzlaşmışlardı. Nitekim 10 Ağustos günü yapılan görüşmelerde ateşçilerden ve kömürcülerden bünyesi yıprananların az ve küçük işlerde çalıştırılmaları ancak maaşlarının azalmaması, ateşçi ve kömürcülere birer gömlek ve ayakkabı verilmesi gibi konular şirket tarafından kabul edilmişti. Ayrıca köprüde ser-memurluk odasında bir sağlık odası ve memuru bulundurulacak ve doktor her gün amelenin bulunduğu vapurlarla fabrikayı gezerek hastaları muayene edecekti. Şirket, haftalık tatilin yanında senelik 15 günlük izinler düzenleyecekti. Uzlaşılan konulara karşılık ateşçilere zam yapılması tarafların tartıştıkları bir mesele olmuştu. Çünkü şirketin 1 lira ücret artışı işçilerce yeterli bulunmamıştı. Şirket temsilcileri 20 Nizamnamede kayıtlı işçi olmak ve 18 yaşından küçük olmamak şartlarının yanında hukuk-ı medeniyeden mahrum olmamak, Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunmak gibi koşullar vardı. 21 Amele götürüldüğü işde tembellik ve itaatsizlik etmeyecek ve işin şartı ve kaidesi ne ise o yolda çalışacak; terbiye ve edebe muhalif serkeşlik etmeyecekdir gibi prensipler geçerli idi. 13

14 yetkileri sınırlı olduğundan işçi temsilcilerinden süre istemişler ve konu bir sonraki toplantıya ertelenmişti. Bu arada Meslek gazetesi, sadece Şirket-i Hayriye ateşçi ve kömürcülerinin değil, genel itibariyle diğer şirketlerde aynı konumda çalışan işçilerin durumunun da bir hayli kötü olduğunu belirtmişti (M. 11 Ağustos 1925, s. 4). 17 Ağustos a gelindiğinde şirket daha önceki taahhütleriyle görüşmeler sırasında kabul ettiği çeşitli konu ve maddelerden caydığı için toplantıya gerek kalmamış ve Vali Vekili Hasan Beyin müdahalesi ile görüşmeler sonlandırılmıştı. Dolayısıyla Vilayet aracılığı ile Şirket-i Hayriye nin işçilerle yürüttüğü görüşmeler resmen kesilmiş ve işçiler hareketlerinde serbest bırakılmışlardı. İşçiler ise 24 saat içinde gelecekleri hakkında kararlarını vereceklerdi (M. 18 Ağustos 1925, s. 18). Taraflar arasındaki en büyük sorunun şirketin Hasköy fabrikasındaki gayr-ı Müslimleri işten çıkarmak istememesi ve memurlar arasındaki adaletsiz ücret oranları olduğu anlaşılmaktaydı. Nitekim Ethem Ruhi Bey basın demecinde işçilerin mağduriyetlerinin hükümet tarafından da görüldüğünü, ancak Mesai Kanunu yürürlüğe girmediğinden hükümetin sürece müdahale yetkisini kendisinde bulmadığını, işçilerin ise Tatil-i Eşgal Kanunu çerçevesinde hareket ettiklerini açıklamıştı. İşçilerin geleceklerine yönelik bir karar alacağını, grev kararı verilirse kanunen 24 saat öncesinde vilayetin ve polisin haberdar edileceğini sözlerine eklemişti. Meslek ise şirket yönetiminin grevi kışkırtmak istediğini ileri sürmüş, buna karşı işçilere sağduyu ve sabrı elden bırakmamalarını tavsiye etmiş hatta bunun gerekli olduğunun altını çizmişti. Bu arada Polis Müdürü Ekrem Bey in talimatıyla grev ve karışıklık ihtimaline karşı polis hazırlıklara başlayarak önlemler alacaktı (M.18 Ağustos 1925, s. 18). İşçiler grev kararı aldıklarında onların yerlerine gemilere bindirilen askerlerin işçilerin işlerini yapmaları nedeniyle grev etkisiz geçecekti. Meslek, işçilerin grevin başarılabileceğini ya da başarılamayacağını yani sonunu iyi hesaplayamadıklarını değerlendirmişti. Gazeteye göre şirketin işçi bulup bulamayacağı ve ihtiyat kasası olmayan işçilerin greve ne kadar dayanabilecekleri düşünülmemişti. Gazete bu görüşleri ileri sürerken, Cumhuriyet in de Ethem Ruhi yi sorumlu tuttuğunu anımsatacaktı 22. Bu koşullar altında Meslek, kendi prensipleri çerçevesinde, mesleki işlerin yürütülmesinde o mesleğe ait olma yaklaşımını yeniden öne çıkartmıştı. Gazete, Şirket-i Hayriye işçilerini kendi mesleklerinden olmayan Ethem Ruhi yi lider seçmelerinden dolayı daha önce eleştirdiğini, buna karşılık yeterince şuurları gelişmemiş saf kalpli işçilerin Meslek gazetesine İkdam aracılığıyla cevap verdiklerini anlatmıştı. Ethem Ruhi nin şahsıyla ilgili olmamakla birlikte Cumhuriyet ile aynı görüşte olduğunu ortaya koyan Meslek, işçilere klasik söylemiyle seslenerek kendilerini başkalarına teslim etmemelerini, kendi mücadelelerini kendi dinamikleriyle kendilerinin vermeleri gerektiğini tekrarlamıştı. Gazete Şirket-i Hayri işçilerinin bir yardım sandığıyla kooperatif kurmaya, bilinçlenmeye ihtiyaçları olduğunu savunmuştu (M. 25 Ağustos 1925, s. 4). Sonuç 1924 yılının son günlerinde yayın hayatına giren ve 1925 sonbaharına kadar faaliyetini sürdüren Meslek gazetesi, dönemin farklı ve renkli yayın organlarından biri olacaktı. Çeşitli hikaye ya da öykülerin yayınlanmasına kadar oldukça geniş yayın yelpazesine sahip olsa da temelde ekonomik alan içinde kalan resimli bir gazete kimliğini taşıyacaktı. Mesleki temsil ve meslek devleti gibi düşünceleri kamuoyuna yansıtan ve birçok farklı konuyu ya da alanı mercek altına alan gazete bilimsel düzeyde değerlendirilebilecek özel inceleme yazıları da 22 Ağustos sonlarında bu grev haberleri yüzünden Cumhuriyet gazetesi, Ethem Ruhi ile mahkemelik olmuştu. Dava, o günlerde başlamış, ilerleyen günlerde sürmüştü (C. 31 Ağustos 1925, ss.1-2; C. 7 Eylül 1925, s.3). 14

15 yayınlamıştı. İstatistiksel çalışmaların yer yer önemini vurgulayan gazete, işçi sınıfıyla da yakından ilgilenmişti. Meslek gazetesinin, dünya genelinde işçi sınıfını etkileyen tarihsel, teorik yazıları ya da haber niteliğindeki aktarımları bir yana bırakılırsa, Türkiye deki işçilere yönelik yayınları, bu sınıfın geçmişi, hayat şartları ve faaliyetleri olarak tematik açıdan üç başlıkta ele alınabilir. Bu başlıkları taşıyan yazı ya da incelemelerde, işçi sınıfına tarafsız ve kendi ilkeleriyle yaklaşmaya çalışan gazete, çalışanların olumsuz yaşam şartlarına yer vermeyi ihmal etmemişti. Meslek, tarihsel, teorik ve güncel yazı ya da haberlerle işçi sınıfı üzerinde her türlü kişi, grup ya da kurumların tahakkümüne karşı çıkmıştı. Bu noktadan hareket eden gazete İştirakçi Hilmi ve Ethem Ruhi gibi isimleri yoğun düzeyde eleştirmişti. İşçilerin kendi çalışmalarını, etkinliklerini ya da mücadelelerini toplu ve örgütlü olarak yürütmeleri gerektiğini savunan gazete, işçilerin kendilerinin de bir ya da birkaç kişilik küçük gruplar halinde böyle sorumlukları üstlenmelerini uygun bulmayacaktı. Genellikle işçi örgütlenmelerinin son derece önemli, yararlı ve hatta gerekli olduğunu vurgulayan Meslek, Türkiye de işçilerin yeterli bilgi birikimi ve donanıma sahip olmadıklarını kalın çizgilerle belirtmişti. Sonuç olarak, Türkiye de mesleki temsil programını savunan ve erken Cumhuriyet dönemi basınının farklı kimliklerinden birini taşıyan Meslek gazetesi, savunduğu görüşlerle işçilere yönelik algının gerçekçi ve objektif bir boyutunu oluşturmaya çalışmıştı. Kaynakça Ahmet Cevdet (1925). Amele Partisi Münasebetiyle. İkdam, 9 Kanun-ı Sani 1341, 1. Meslek (M). Ahmet Şevket (1925). Yeni İstihsal Senesinin Meydana Koyduğu Hakikatlerden: Makineleşmek. Meslek, 7 Temmuz 1925, 1. Arıkan, Zeki (2007). Tarihimiz ve Cumhuriyet, Muhittin Birgen ( ). İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Demirel, Yücel (1994). İştirakçi Hilmi (Çevriyazı). Toplumsal Tarih, Haziran 1994 / S.6, Duman, Hasan (2000). Osmanlı-Türk Süreli Yayınları ve Gazeteleri ( ). Ankara: Enformasyon ve Dokümantasyon Hizmetleri Vakfı. Erdem, Hamit (2012). Osmanlı Sosyalist Fırkası ve İştirakçi Hilmi. İstanbul: Sel Yayıncılık. Erkek, Mehmet Salih (2012). Bir Meşrutiyet Aydını Ethem Nejat İstanbul: Kitap Yayınevi. Hastaş, Mehmet T. (2012). Ahmet Samim, II. Meşrutiyet te Muhalif Bir Gazeteci. İstanbul: İletişim Yayınları. Koraltürk, Murat (2001). Meslek Gazetesi ve Dizini. Müteferrika, Yaz 2001 / S.19, Özel, Sabahattin (2006). Meslek Gazetesi nin Gözüyle Cumhuriyetin İlk Yıllarında Türk Doktorluğu ve Tıp Fakültesi. Yakın Dönem Türkiye Araştırmaları, Yıl:5 / S.10, TBMM Zabıt Ceridesi (TBMM ZC). C.2, İ:80, , s

16 Zeki Cemal (1925). Amele Hareketleri: Memleketimizde Amele Hareketlerinin Tarihi-1, Meslek. 5 Mayıs 1925, 11. Zeki Cemal (1925). Amele Hareketleri: Memleketimizde Amele Hareketlerinin Tarihi-2, Meslek. 12 Mayıs 1925, Zeki Cemal (1925). Amele Hareketleri: Memleketimizde Amele Hareketlerinin Tarihi-3, Meslek. 26 Mayıs 1925, Zeki Cemal (1925). Amele Hareketleri: Memleketimizde Amele Hareketlerinin Tarihi-5[4]. Meslek. 2 Haziran 1925, 9. Süreli Yayınlar: Cumhuriyet (C), İkdam (İ), Meslek (M). 16

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 BAKİ SARISAKAL SELANİK Selanik 26 Mayıs: Selanik Limanında Padişahın Gelişini Bekleyen Selanik Valisi İbrahim Bey ve Hükümet Erkânı Selanik Limanında Padişahı Bekleyen

Detaylı

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASI VE CUMHURİYET DÖNEMİ ŞEKİLLENİŞİ

EREĞLİ KÖMÜR HAVZASI VE CUMHURİYET DÖNEMİ ŞEKİLLENİŞİ T.C. ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İLKÖĞRETİM ANABİLİM DALI SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLİĞİ BİLİM DALI EREĞLİ KÖMÜR HAVZASI VE CUMHURİYET DÖNEMİ ŞEKİLLENİŞİ Murat KARA BOLU 2009

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA Ali Kemal TERZİ 65 * Mustafa GÜNÖZ 66 ** I-GİRİŞ Fazla çalışma kavramı, özellikle İş Kanununda tüm tarafların üzerinde durduğu ve uygulamada en çok tartışılan

Detaylı

SAĞLIĞIN KORUNMASI, GELİŞTİRİLMESİ VE SAĞLIK POLİTİKASI. Doç.Dr. Gülbiye YENİMAHALLELİ YAŞAR

SAĞLIĞIN KORUNMASI, GELİŞTİRİLMESİ VE SAĞLIK POLİTİKASI. Doç.Dr. Gülbiye YENİMAHALLELİ YAŞAR SAĞLIĞIN KORUNMASI, GELİŞTİRİLMESİ VE SAĞLIK POLİTİKASI Doç.Dr. Gülbiye YENİMAHALLELİ YAŞAR Tarihsel Gelişim: 1. Osmanlı İmparatorluğu nda: A. Meslek Örgütleri İçinde Yardımlaşma ve Hayır Kuruluşları Loncalar:

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ. Neslihan Erkan

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ. Neslihan Erkan İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Neslihan Erkan İlan-ı Hürriyet II. Meşrutiyet, 1878 de askıya alınan Kanun-i Esasi nin yeniden yürürlüğe girmesiyle 23 Temmuz 1908 de başladı. Osmanlı coğrafyasında yeniden meşruti

Detaylı

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME 1- Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğünce lisansüstü öğrenim görmek üzere.üniversitesi Rektörlüğüne gönderileceğimden, aşağıdaki şartların aynen kabulüne ve iş bu

Detaylı

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI HAFTALAR KONULAR 1. Hafta TÜRK DEVRİMİNE KAVRAMSAL YAKLAŞIM A-) Devlet (Toprak, İnsan Egemenlik) B-) Monarşi C-) Oligarşi D-) Cumhuriyet E-) Demokrasi F-) İhtilal G-) Devrim H-) Islahat 2. Hafta DEĞİŞEN

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

NEVŞEHİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

NEVŞEHİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ADI 2 29 Sayılı Kanuna Göre Yapılan Kapalı Yer Toplantısı 29 Sayılı Kanuna Göre Yapılan Açık Hava Toplantısı ve Gösteri Yürüyüşü Konferans, panel, tören, şenlik v.b toplantılar Mart 204 tarih ve 28940

Detaylı

AMELE BAYRAMI (1 MAYIS 1921)

AMELE BAYRAMI (1 MAYIS 1921) AMELE BAYRAMI (1 MAYIS 1921) BAKİ SARISAKAL AMELE BAYRAMI (1 MAYIS 1921) İlk kitlesel 1 Mayıs gösterileri İngiliz işgali altındaki İstanbul'da 1921 yılında düzenlenir. Emperyalist işgal kuvvetleri yayınladıkları

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 207 KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 13/12/1983 No : 189 Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680 Yayımlandığı R.G. Tarihi

Detaylı

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ ESKİ METİN YÖNETİM KURULU MADDE 8- Şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Şirket Yönetim Kurulu altı üyeden oluşur ve bu üyelerin tamamı

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

İSG NİN TÜRKİYE DEKİ TARİHSEL GELİŞİMİ

İSG NİN TÜRKİYE DEKİ TARİHSEL GELİŞİMİ Dünyada olduğu gibi ülkemizde de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihsel gelişimi çalışma yaşamındaki gelişmelere bağlı olarak benzer aşamalardan geçmiştir. Meslek hastalıklarının ve iş kazalarının önemli

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Elektronik Tebliğe Hazır mısınız? Yazar Ahmet OĞUZ Cuma, 19 Ağustos :03

Elektronik Tebliğe Hazır mısınız? Yazar Ahmet OĞUZ Cuma, 19 Ağustos :03 Son dönemde işletmeleri yakından ilgilendiren pek çok yasal düzenleme hayata geçti Pek üzerinde durulmasa da bunların en önemlilerinden biri Tebligat Kanunu nda yapılan değişiklikler Bilindiği üzere, idari

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ-GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMENLİĞİ

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ-GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMENLİĞİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ-GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMENLİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve ilkeler MADDE 1- AMAÇ : Bu Yönetmeliğin amacı; Nevşehir Belediyesi İnsan

Detaylı

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ. Yayımlandığı Resmi Gazete :Tarih: 29/02/1960 Sayı:10444

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ. Yayımlandığı Resmi Gazete :Tarih: 29/02/1960 Sayı:10444 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TEŞKİLAT KANUNU Kanun Numarası:7460 Kabul Tarihi : 27/02/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete :Tarih: 29/02/1960 Sayı:10444 Yayımlandığı Düstur : Tertip:3

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

ER VE ERBAŞ HARÇLIKLARI KANUNU BÖLÜM: 1. Kanunun Şümulü

ER VE ERBAŞ HARÇLIKLARI KANUNU BÖLÜM: 1. Kanunun Şümulü ER VE ERBAŞ HARÇLIKLARI KANUNU Kanun Numarası : 257 Kabul Tarihi : 23/2/1961 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 27/2/1961 Sayı : 10744 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 4 Cilt : 1 Sayfa : 1584 BÖLÜM: 1 Kanunun

Detaylı

RĠYASETĠCUMHUR SENFONĠ ORKESTRASI KURULUġU HAKKINDA KANUN (1)

RĠYASETĠCUMHUR SENFONĠ ORKESTRASI KURULUġU HAKKINDA KANUN (1) 3105 RĠYASETĠCUMHUR SENFONĠ ORKESTRASI KURULUġU HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 6940 Kabul Tarihi : 25/3/1957 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 29/3/1957 Sayı : 9572 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3

Detaylı

KISMİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ İLE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAFTA TATİLİ İZİNLERİ VE HAFTA TATİLİ İZNİ ÜCRET HAKLARI

KISMİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ İLE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAFTA TATİLİ İZİNLERİ VE HAFTA TATİLİ İZNİ ÜCRET HAKLARI KISMİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ İLE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAFTA TATİLİ İZİNLERİ VE HAFTA TATİLİ İZNİ ÜCRET HAKLARI Ali KARACA* 42 * GİRİŞ 10.06.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen de uygulanmakta

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ

8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ 8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BİR KAHRAMAN DOĞUYOR ÜNİTESİ KONU ANLATIMI HASAN DOĞAN BİR KAHRAMAN DOĞUYOR M. Kemal 1881 de Selanik te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, Babası Ali Rıza Efendidir.

Detaylı

Karar No : 97 Karar Tarihi : 16/03/2013

Karar No : 97 Karar Tarihi : 16/03/2013 Karar No : 97 Karar Tarihi : 16/03/2013 Konak 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca Kurulumuz Başkanlığına gönderilen 16/1/2013 tarih ve (25) sayılı yazıda; 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği

Detaylı

17 Haziran 2008 SALI. Resmî Gazete. Sayı : YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARI. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından: Karar No : 197. İtiraz No : - KARAR -

17 Haziran 2008 SALI. Resmî Gazete. Sayı : YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARI. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından: Karar No : 197. İtiraz No : - KARAR - 17 Haziran 2008 SALI Resmî Gazete Sayı : 26909 YÜKSEK SEÇİM KURULU KARARI Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığından: Karar No : 197 İtiraz No : - KARAR - Başkanlık Makamınca Kurulumuza sunulan 25/4/2008 tarihli

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Madde 1 Bu Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA 1 Bir ülkede üretim, dağıtım, tüketim etkinliklerinin bütününe ekonomi denmektedir. Bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi, ekonomik olarak bağımsız olması çok önemlidir. 2 Osmanlı Devleti 1911 yılından

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KAVRAM VE KURALLARININ GELİŞİMİ DERS NOTU-1

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KAVRAM VE KURALLARININ GELİŞİMİ DERS NOTU-1 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KAVRAM VE KURALLARININ GELİŞİMİ DERS NOTU-1 İSG KAVRAMıNıN TARIHI GELIŞIMI İSG ile İlk çalışmalar eski Roma da gözlenmiştir. Tarihçi Heredot çalışanların verimli olabilmesi için

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ

İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ 15.Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi (9-12 Şubat 2014, Ankara) İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ YASASI SONRASI DÖNEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.A.Gürhan Fişek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ MUSTAFA KEMAL İN SAMSUN A ÇIKIŞI GENELGELER KONGRELER

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ MUSTAFA KEMAL İN SAMSUN A ÇIKIŞI GENELGELER KONGRELER MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİ 1919-1922 MUSTAFA KEMAL İN SAMSUN A ÇIKIŞI GENELGELER KONGRELER Milli mücadele Hazırlık Dönemi Kronoloji 19 Mayıs 1919 Mustafa Kemal in Samsun a Çıkışı 28 Ocak 1919 Havza Genelgesi

Detaylı

Trans Olmak Suç Değildir!

Trans Olmak Suç Değildir! Trans Olmak Suç Değildir! Anayasa ya göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Devlet organları

Detaylı

2013 YILI Faaliyet. Raporu. 1 Mart Muhasebe Günü. 1 Mart Muhasebe Günü

2013 YILI Faaliyet. Raporu. 1 Mart Muhasebe Günü. 1 Mart Muhasebe Günü YILI YILI R a proayili rpuo r u 188 Raporu 188 YILI Raporu 1 MART MUHASEBE GÜNÜ (1 MART ) Mali Müşavirler 1 Martta Siyahlara Büründü Muhasebe Haftası nedeniyle Takѕim'de beş bin dolayındaki Mali Müşavіr

Detaylı

KUAFÖRLER & BERBERLER İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ

KUAFÖRLER & BERBERLER İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ KUAFÖRLER & BERBERLER İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ risk almayın önlem alın AMAÇ YÜKÜMLÜLÜK Bu kontrol listesi, kuaför/berber/güzellik salonlarında 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği

Detaylı

T.C. TALAS BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C. TALAS BELEDİYESİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde 1 (1) Bu Yönetmelik in amacı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik,

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN 7117 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 6/4/1990 Sayı : 20484 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

İSGÜV 506 KAZA ARAŞTIRMA, İNCELEMELERİ VE EMNİYET SİSTEMLERİ. Çankaya Üniversitesi İş Sağlığı ve İş Güvenliği ABD

İSGÜV 506 KAZA ARAŞTIRMA, İNCELEMELERİ VE EMNİYET SİSTEMLERİ. Çankaya Üniversitesi İş Sağlığı ve İş Güvenliği ABD İSGÜV 506 KAZA ARAŞTIRMA, İNCELEMELERİ VE EMNİYET SİSTEMLERİ Çankaya Üniversitesi İş Sağlığı ve İş Güvenliği ABD KAPSAM Temel Kavramlar, iş güvenliğinin tarihçesi Kazanın tanımı ve sınıflaması, Kazaların

Detaylı

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları Cumhuriyetin kuruluşu Anadolu insanının iman, namus, bağımsızlık, özgürlük, vatan ve millete sevgi ile bağlılığının inancı ve iradesi ile kendisine önderlik yapan Mustafa

Detaylı

İstanbul Teknik Üniversitesi hakkında kanun : Kanun No: 4619 Kabul tarihi: 12/7/1944

İstanbul Teknik Üniversitesi hakkında kanun : Kanun No: 4619 Kabul tarihi: 12/7/1944 hakkında kanun : Kanun No: 4619 Kabul tarihi: 12/7/1944 Madde 1 - İstanbul Yüksek Mühendis Okulu, bütün hak ve vecibeleriyle birlikte İstanbul Teknik Üniversitesi olarak bu kanun hükümlerine göre teşkilatlandırılmıştır.

Detaylı

T.C. İZMİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ SİYASİ PARTİLER BÜRO AMİRLİĞİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

T.C. İZMİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ SİYASİ PARTİLER BÜRO AMİRLİĞİ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU 3 4 5-5 günü geçmemiş Yetki Belgesi, Yönetim Kurulu Kararı, - Kongre Divan Tutanağı, 3- Yönetim Kurulu Çizelgesi 4- Asil Üyeliğe seçilenlere ait Nüfus, İkamet ve Sabıka Kayıtları - Yönetim Kurulu Kararı,

Detaylı

Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010

Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010 Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010 Konu: 6009 Sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu nun özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümlerinde değişiklikler yapıldı. Özet: 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Madde 2- Türkiye'de serbest bölgelerin yer ve sınırlarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Madde 2- Türkiye'de serbest bölgelerin yer ve sınırlarını belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. 15 Haziran 1985 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 18785 SERBEST BÖLGELER KANUNU Kanun No: 3218 Kabul Tarihi: 06.06.1985 BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Kanun, Türkiye'de ihracat için yatırım

Detaylı

SANAYİLEŞEN TÜRKİYE NİN ENERJİ İHTİYACI VE YENİ BİR ARAŞTIRMA KURULUŞU: ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ

SANAYİLEŞEN TÜRKİYE NİN ENERJİ İHTİYACI VE YENİ BİR ARAŞTIRMA KURULUŞU: ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ 1 EK 3 SANAYİLEŞEN TÜRKİYE NİN ENERJİ İHTİYACI VE YENİ BİR ARAŞTIRMA KURULUŞU: ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ VE ÖNEMLİ İHRAÇ ÜRÜNLERİNİN KAYNAĞI MADENCİLİĞİMİZİ GELİŞTİRMEK AMACI İLE KURULAN ARAŞTIRMA KURULUŞU

Detaylı

KOMİSYON ÜYELERİ. (İmza) (İmza) (İmza) Komisyon Raporu üzerinde meclisçe yapılan müzakerelerden sonra;

KOMİSYON ÜYELERİ. (İmza) (İmza) (İmza) Komisyon Raporu üzerinde meclisçe yapılan müzakerelerden sonra; T.C. ANTAKYA BELEDİYE MECLİSİ DÖNEMİ :ŞUBAT 2016 BİRLEŞİM :4 OTURUM :1 TOPLANTI TARİHİ :05.02.2016 GÜNDEM MADDE NO :2 KARAR NO :29 ÖZÜ :ANTAKYA BELEDİYESİ MUHTARLIK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ NÜN GÖREV, YETKİ VE

Detaylı

Referans Araştırması Formu

Referans Araştırması Formu Referans Araştırması Formu../../... REFERANS ARAŞTIRMASI FORMU Adayın Adı Soyadı Başvurduğu Pozisyon Referansına Başvurulan Kişinin Adı Soyadı Çalıştığı Kuruluş Ünvanı Aday ile ilişki derecesi Adayı tanıdığı

Detaylı

Bilgi. Ankara 2 Nolu Şube. İşkolunda Gelişmeler. Konfederasyonlar, Sendikalar. Yargı Kararları. İşkolu Tespit Kararları.

Bilgi. Ankara 2 Nolu Şube. İşkolunda Gelişmeler. Konfederasyonlar, Sendikalar. Yargı Kararları. İşkolu Tespit Kararları. Ankara 2 Nolu Şube Bilgi İşkolunda Gelişmeler Konfederasyonlar, Sendikalar Yargı Kararları İşkolu Tespit Kararları Kamu Atamaları Mevzuat Değişiklikleri Ekonomik Göstergeler Haberler Bilgi Sayısı : 1 Bilgi

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

SAYFA BELGELER NUMARASI

SAYFA BELGELER NUMARASI İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... SAYFA BELGELER NUMARASI 1. 27 Ekim 1922 tarihinde İsmet Paşa nın Dışişleri Bakanlığına ve Fevzi Paşa nın Batı Cephesi Komutanlığına atanması... 1 2. İstanbul daki mevcut

Detaylı

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek

Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek Dönem : 4 Topiant, : 3 MİLLET MECLİSİ S. Sayısı : 194'e 2 nci Ek 2 ve 4ncü Maddelerinin Değiştirilmesine, Değişik 60 nci ve Bu Kanuna Bir Ek Madde ile Bir Geçici Madde İlâvesine Dair nın C. Senatosunca

Detaylı

T.C. UŞAK VALİLİĞİ 2015 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV İLANI

T.C. UŞAK VALİLİĞİ 2015 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV İLANI T.C. UŞAK VALİLİĞİ 2015 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV İLANI Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında boş bulunan unvanlı kadrolar için Bakanlığımız ile MEB arasında imzalanan protokol

Detaylı

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar.

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar. TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Türkiye de ki okul öncesi eğitimin gelişmesini imparatorluk dönemindeki okul öncesi eğitim ve Cumhuriyet ten günümüze kadar olan okul öncesi eğitimi diye adlandırabilir. İmparatorluk

Detaylı

Konya Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliği

Konya Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliği Konya Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Görev, Yetki ve Çalışma Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1- (1) Bu yönetmelik Konya Büyükşehir Belediyesi,

Detaylı

ER VE ERBAŞ HARÇLIKLARI KANUNU (1)

ER VE ERBAŞ HARÇLIKLARI KANUNU (1) 3619 ER VE ERBAŞ HARÇLIKLARI KANUNU (1) Kanun Numarası : 257 Kabul Tarihi : 23/2/1961 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 27/2/1961 Sayı : 10744 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 4 Cilt : 1 Sayfa : 1584 BÖLÜM:

Detaylı

BATI CEPHESİ'NDE SAVAŞ

BATI CEPHESİ'NDE SAVAŞ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TEOG ÇIKMIŞ SORULAR - 3. ÜNİTE Batı cephesinde Kuvâ-yı Millîye birliklerinin faaliyetlerini ve düzenli ordunun kurulmasını değerlendirir.türk milletinin Kurtuluş Savaşı

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Turizm Yatırım, İşletme ve Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik

Turizm Yatırım, İşletme ve Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik Turizm Yatırım, İşletme ve Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Tarihi: 19.04.1983 Resmi Gazete Sayısı: 18023 BİRİNCİ BÖLÜM BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ Amaç: Madde 1 (Değişik: 29/9/2006-2006/11076

Detaylı

T.C. BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler

T.C. BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler T.C. BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel İlkeler Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı; Beşiktaş Belediyesi Yazı

Detaylı

2. Enver Paşa. 3. Rıza Tevfik Bölükbaşı

2. Enver Paşa. 3. Rıza Tevfik Bölükbaşı Osmanlı Devleti nin en kritik devrinde otuz üç sene hükümdarlık yapmış İkinci Abdülhamid Han için ağır ithamlarda bulunanların sayısı gittikçe azalmakla beraber, yapılan iftiralar ve hakaretlerin kötü

Detaylı

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c

Detaylı

Pınar Süt Mamülleri Sanayii A.Ş.

Pınar Süt Mamülleri Sanayii A.Ş. Tarih: 20.04.2012 Konu: Genel Kurul Toplantısı Yapılmasına İlişkin Yönetim Kurulu Kararı Şirketimiz 2011 yılına ilişkin Ortaklar Olağan Genel Kurul Toplantısı, aşağıdaki gündemdeki maddeleri görüşmek ve

Detaylı

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ BAKİ SARISAKAL SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ 1880 yılının başında Samsun da açıldı. Üçüncü Ordu nun sorumluluğu altındaydı. Okulun öğretmenleri subay ve sivillerdi. Bu okula öğrenciler

Detaylı

GENEL YETKİLİ SENDİKA. Hizmet Sendikacılığımızın 2009 Kazanımları

GENEL YETKİLİ SENDİKA. Hizmet Sendikacılığımızın 2009 Kazanımları GENEL YETKİLİ SENDİKA Hizmet Sendikacılığımızın 2009 Kazanımları Sendikamızın 2009 Toplu Görüşmelerindeki sağlık çalışanları açısından en önemli kazanımı ek ödemelerde aylık mahsuplaşma talebinin kabul

Detaylı

Ön Ödemeli Konut Satışlarında Sözleşmeden Dönme Hakkında Değişiklik

Ön Ödemeli Konut Satışlarında Sözleşmeden Dönme Hakkında Değişiklik BÜLTEN NO:101 Ön Ödemeli Konut Satışlarında Sözleşmeden Dönme Hakkında Değişiklik 684 sayılı KHK ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun un ön ödemeli konut satışına ilişkin 45.maddesi değiştirilmiştir.

Detaylı

Sosyal Güvenlik Hukuku 1. Ders

Sosyal Güvenlik Hukuku 1. Ders Sosyal Güvenlik Hukuku 1. Ders Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Sosyal Güvenlik Kavramı Kişileri, gelirleri ne olursa olsun, belirli sayıdaki tehlikeler karşısında güvence sağlama görevine sahip

Detaylı

NÜFUS PLANLAMASI HİZMETLERİNİ YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ

NÜFUS PLANLAMASI HİZMETLERİNİ YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ NÜFUS PLANLAMASI HİZMETLERİNİ YÜRÜTME YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarih: 6.10.1983; Sayı: 18183 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç: Madde 1 - Bu yönetmeliğin amacı, kişilerin istedikleri sayıda, istedikleri

Detaylı

ET VE SÜT KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURUM İDARİ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI EKİM 2014

ET VE SÜT KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURUM İDARİ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI EKİM 2014 ET VE SÜT KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURUM İDARİ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI EKİM 2014 TOPLANTI TARİHİ : 14.10.2014 TOPLANTI SAATİ : 10.00 TOPLANTI YERİ : Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü Et ve Süt Kurumu Genel

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM DAİRESİ BAŞKANLIĞI MAAŞ TAHAKKUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde

Detaylı

İŞÇİ SAĞLIĞI İŞ GÜVENLİĞİNİN TARİHİ GELİŞİMİ

İŞÇİ SAĞLIĞI İŞ GÜVENLİĞİNİN TARİHİ GELİŞİMİ İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİNİN TARİHİ GELİŞİMİ İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ NİN TANIMI İŞYERLERİNDE İŞİN YÜRÜTÜLMESİ SIRASINDA, ÇEŞİTLİ NEDENLERDEN KAYNAKLANAN SAĞLIĞA ZARAR

Detaylı

İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ TRAFİK TESCİL VE DENETLEME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI

İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ TRAFİK TESCİL VE DENETLEME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI 1 Yeni Sürücü Belgesi verme işlemi 2 Fark Sürücü Belgesi verme işlemi 1 - Öğrenim Belgesi (Belgenin aslı veya sürücü kursu veya okulundan tasdikli fotokopisi) 2 - M.T.S. Kursu'na Müracaat Formu (Ek-2 )

Detaylı

T.C. TALAS BELEDİYESİ PLAN VE PROJE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. TALAS BELEDİYESİ PLAN VE PROJE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde 1 (1) Bu Yönetmelik in amacı Plan ve Proje Müdürlüğünün çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik, ilgili mevzuat

Detaylı

T.C. TALAS BELEDİYESİ BEYAZ MASA GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C. TALAS BELEDİYESİ BEYAZ MASA GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam Madde 1 (1) Bu Yönetmelik in amacı Beyaz Masa biriminin çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik, ilgili mevzuat çerçevesinde

Detaylı

Sayı : 01-02-44 26.02.2015 Konu : Tavsiye Kararı Talebi KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNA

Sayı : 01-02-44 26.02.2015 Konu : Tavsiye Kararı Talebi KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNA Sayı : 01-02-44 26.02.2015 Konu : Tavsiye Kararı Talebi KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNA Türk kamu yönetiminde son dönemde yaygınlaşarak artan uzmanlaşmaya dayalı personel yaklaşımının, Bakanlık düzeyindeki ilk

Detaylı

2-Şirket ana sözleşmesinin 8. ve 12. maddelerinin değişikliğinin onaylanması,

2-Şirket ana sözleşmesinin 8. ve 12. maddelerinin değişikliğinin onaylanması, İŞ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. YÖNETİM KURULU NDAN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISINA VE (A) ve (B) GRUBU İMTİYAZLI PAY SAHİPLERİ GENEL KURUL TOPLANTILARINA DAVET Aşağıda yazılı gündem maddelerini

Detaylı

BATMAN DEFTERDARLIĞI Rapor Tespit Tablosu 31.10.2013

BATMAN DEFTERDARLIĞI Rapor Tespit Tablosu 31.10.2013 BATMAN DEFTERDARLIĞI Rapor Tespit Tablosu 31.10.2013 BATMAN DEFTERDARLIĞI RAPOR TESPİT TABLOSU Daire Adı: Personel Rapor Adı Amacı Tarihi ve/veya Personel Hareketleri İstatistik Cetvelleri Personelin atama,ayrılma,

Detaylı

Madde 6 Madde 7 Madde 8 Madde 9 Madde 10

Madde 6 Madde 7 Madde 8 Madde 9 Madde 10 3861 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI YÜKSEK VE ORTA DERECELİ OKULLAR ÖĞRETMENLERİ İLE İLKOKUL ÖĞRETMENLERİNİN HAFTALIK DERS SAATLERİ İLE EK DERS ÜCRETLERİ HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 439 Kabul Tarihi

Detaylı

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TEŞKİLAT KANUNU

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TEŞKİLAT KANUNU ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TEŞKİLAT (1) (2) (3) (4) KANUNU Kanun Numarası : 7460 Kabul Tarihi : 27/2/1960 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 29/2/1960 Sayı : 10444 Yayımlandığı

Detaylı

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız?

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Bu ülkenin de insanı olmanız, gelmiş olduğunuz ülkeyle bağınızın kesilmesi, ona yabancılaşmanız anlamına gelmez. Ama eğer 20-25

Detaylı

Personel alımları devam edecek

Personel alımları devam edecek Personel alımları devam edecek Şubat 25, 2012-11:55:50 Bozdağ, AA Editör Masası'nda Anadolu Ajansı'nın yurt dışı, yurt içi temsilcileriyle birim editörlerinin sorularını yanıtladı. Bekir Bozdağ, ''Diyanet'te

Detaylı

KERVANSARAY YATIRIM HOLDİNG A.Ş. 31 TEMMUZ 2015 TARİHLİ YILLARI OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINA İLİŞKİN BİLGİLENDİRME NOTU

KERVANSARAY YATIRIM HOLDİNG A.Ş. 31 TEMMUZ 2015 TARİHLİ YILLARI OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINA İLİŞKİN BİLGİLENDİRME NOTU KERVANSARAY YATIRIM HOLDİNG A.Ş. 31 TEMMUZ 2015 TARİHLİ 2013-2014 YILLARI OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINA İLİŞKİN BİLGİLENDİRME NOTU 1. 31 TEMMUZ 2015 TARİHLİ OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINA DAVET Şirketimiz

Detaylı

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK GENEL HÜKÜMLERİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat /142-1 SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK YAYIMLANDI

Sirküler Rapor Mevzuat /142-1 SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK YAYIMLANDI Sirküler Rapor Mevzuat 06.08.2015/142-1 SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK YAYIMLANDI ÖZET : Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları Yönetmeliği

Detaylı

22. BANKACILIK İSTATİSTİKLERİ

22. BANKACILIK İSTATİSTİKLERİ Kalkınma Göstergeleriyle TR41 Bursa Eskişehir Bilecik Bölgesi Bankacılık İstatistikleri 22. BANKACILIK İSTATİSTİKLERİ 22.1. Banka Şube Sayısı 2007-2011 Türkiye TR41 Bursa Eskişehir Bilecik 2007 7 906 365

Detaylı

34 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARININ KAPATILMASI HAKKINDA SÖZLEŞME

34 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARININ KAPATILMASI HAKKINDA SÖZLEŞME 34 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARININ KAPATILMASI HAKKINDA SÖZLEŞME Aynı konudaki 96 sayılı sözleşmenin onaylanması sonucu yürürlükten kalkmıştır ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1933 Kanun Tarih ve

Detaylı

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 8/9 Aralık 2016 Kredi, Finans ve Servetler İslam dinindeki faiz yasağının kredi ilişkilerinin gelişmesini önlediği sık sık öne sürülür. Osmanlı kredi ve finans kurumları 17. yüzyılın sonlarına

Detaylı

Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh

Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh * Ziya Buyuk "Geride Kalanlar II" Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh *1998/1-2 sayılı Jeoloji Mühendisleri Odası Haber Bülteninden alınmıştır. yıkmış, tarım ile tarım dışı faaliyetlerin birlikteliğini

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44

Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44 9- ATATÜRK OSMANİYE DE İKEN ÇEKİLEN RESİMLERİ BULMA YARIŞMASI PROJESİ Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44 ATATÜRK ÜN OSMANİYE DE ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARINI BULMA

Detaylı

YAPI KREDİ FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ORTAKLIĞI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI'NDAN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISINA DAVET

YAPI KREDİ FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ORTAKLIĞI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI'NDAN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISINA DAVET YAPI KREDİ FİNANSAL KİRALAMA ANONİM ORTAKLIĞI YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI'NDAN OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISINA DAVET Şirketimizin Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı 23 Kasım 2007, Cuma günü saat 10:00

Detaylı

TÜRK VERGİ SİSTEMİ DERS NOTU 3.DERS

TÜRK VERGİ SİSTEMİ DERS NOTU 3.DERS TÜRK VERGİ SİSTEMİ DERS NOTU 3.DERS III. ÜCRETLER Ücret, işverene tabi ve belli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen

Detaylı

ĐDAŞ ĐSTANBUL DÖŞEME SANAYĐĐ A.Ş. ANA SÖZLEŞME TADĐL TASARILARI

ĐDAŞ ĐSTANBUL DÖŞEME SANAYĐĐ A.Ş. ANA SÖZLEŞME TADĐL TASARILARI ĐDAŞ ĐSTANBUL DÖŞEME SANAYĐĐ A.Ş. ANA SÖZLEŞME TADĐL TASARILARI Gayrimenkullere Tasarruf Madde 5 Şirket maksadını temin için her türlü gayrimenkuller satın almak, inşa etmek, kiralamak ve satmakla yetkilidir.

Detaylı

Cezaevi Çalışmaları. Sohbet hakkı

Cezaevi Çalışmaları. Sohbet hakkı Cezaevi Çalışmaları Anadolu Kültür 2005 2006 yılları arasında Bandırma ve Kars Ceza İnfaz Kurumlarında 18 ay boyunca toplam 105 etkinlik programı gerçekleştirmiştir. Bunlar sanatsal aktivite resim, heykel,

Detaylı