AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ"

Transkript

1 AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ALTUĞ TANER AKÇAM TÜRKİYE (Başvuru no /07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 25 Ekim 2011 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.

2

3 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 1 USUL 1. İşbu dava, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Altuğ Taner Akçam adlı Türk vatandaşının ( başvuran ), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne 21 Haziran 2007 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme nin ( Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin - AİHS ) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudan (27520/07) kaynaklanmaktadır.. 2. Başvuran AİHM de Kanada, Montreal de avukatlık yapan P. Akhavan tarafından temsil edilmiştir. 3. Başvuran, Türk Ceza Kanunu nun 301. Maddesinin, Ermeni meselesiyle ilgili bilimsel çalışmasıyla bağlantılı olarak Türklüğü aşağılamak nedeniyle sürekli kovuşturma tehdidine yol açtığını iddia etmiştir. AİHS nin 7, 10 ve 14. maddelerinin ihlal edildiğinden şikayetçi olmuştur. 4. AİHM, 21 Ekim 2008 tarihinde başvuruyu Hükümet e tebliğ etmeyekarar vermiştir. Ayrıca, başvurunun kabuledilebilirliği ile esaslarına ilişkin hükmünü birlikte vermeye karar vermiştir (29/1 madde). OLAYLAR I. DAVANIN OLAYLARI A. Tarafların ilettiği üzere olaylar doğumlu başvuran Ankara da ikamet etmektedir. 6. Başvuran, Osmanlı İmparatorluğu ndaki Ermeni nüfusuyla ilgili olarak 1915 olayları konusunda geniş ölçüde araştırma ve yayım yapan bir tarih profesörüdür. 7. Başvuran 6 Ekim 2006 tarihinde, Türkçe-Ermenice olarak iki dilde yayım yapan AGOS gazetesinde Hrant Dink, 301 ve Bir Suç Duyurusu başlıklı bir yazı yayımlamıştır. Başvuran, yazısında, AGOS un genel yayın yönetmeni Hrant Dink in Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesi uyarınca Türklüğü aşağılamak suçuyla yargılanmasını eleştirmiştir. Ayrıca dayanışma göstergesi olarak, Ermeni meselesine ilişkin görüşleri nedeniyle aynı sebepten yargılanmayı talep etmiştir.

4 2 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT Ekim 2006 tarihinde başvuran hakkında Eyüp Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Şikayetçi R.A., başvuranın Hrant Dink i savunduğu AGOS ta yayımlanan yazısının, Türk Ceza Kanunu nun 301, 214 (suç işlemeye tahrik), 215 (suçu ve suçluyu övme) ve 216. maddelerini (halkı kin ve düşmanlığa tahrik) ihlal ettiğini iddia etmiştir. Bu şikâyetin ardından, başvuran, savunma yapmak için Şişli Cumhuriyet Savcılığı na çağırılmıştır. Celbe uymaması halinde, Ceza Kanunu nun 145 ve 146. maddelerine göre savcılığa zorla getirileceği bildirilmiştir. 9. Başvuran 5 Ocak 2007 tarihinde hakkında yapılan suçlamayla ilişkili olarak savunmasını sunmak üzere Şişli Cumhuriyet Savcılığı na gitmiştir. Başvuran, iki avukatı hazır olduğu halde, AGOS ta yayımlanan sözkonusu yazıyı yazdığını ifade etmiştir. İttihad ve Terakki nin 1915 yılında Ermeniler e karşı izlediği siyasetin 1948 Birleşmiş Milletler Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi çerçevesinde soykırım olarak tanımlanabileceğini ifade etmiştir. Sözkonusu yazıyı, basın özgürlüğü kapsamında, Ermeni soykırımı konusundaki görüşünü ifade etmek için yazmıştır. Tarih profesörü olduğuna, bu konu üzerinde yaklaşık 20 yıldır çalıştığına ve görüşünü kitapları ve makalelerinde birçok kez ifade ettiğine işaret etmiştir. Sözkonusu yazıyı hiçbir derneğe, örgüte, ırka veya etnik gruba hizmet etmek ya da bir ulusu lekelemek amacıyla yazmamıştır. Başvuranın iki avukatı ayrıca başvuranın kullandığı ifadelerin suç teşkil etmediğini savunmuştur. 10. Şişli Cumhuriyet Savcısı, 30 Ocak 2007 tarihinde, başvuranın katıldığı tüm bilimsel seminerlerde ve yayımlarında, 1915 ile 1919 yılları arasında meydana gelen olayların soykırım olarak adlandırılabileceği yönündeki görüşünü ifade ettiğini kaydederek başvuran hakkındaki soruşturmayı sona erdirmiştir. Cumhuriyet Savcısı, başvuranın AGOS ta yayımlanan yazısını incelemiş, başvuranın tarih profesörü olarak kullandığı ifadelerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesi kapsamında korunan ifade özgürlüğü alanına girdiği ve Türklüğü aşağılamadığı sonucuna varmıştır. Ayrıca bu ifadelerin ne suç işlemeye tahrik ettiğini, ne suçu ve suçluyu övdüğünü ne de halkı kin ve düşmanlığa teşvik ettiğini kaydetmiştir Temmuz 2007 tarihinde, şikâyetçi R.A. yukarıda bahsi geçen takipsizlik kararına itiraz etmiştir. 12. Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi 30 Ekim 2007 tarihinde, şikâyetçinin itirazını reddetmiştir. Mahkeme, yürütülen soruşturma ile Şişli Cumhuriyet Savcısı nın verdiği gerekçeleri inceledikten sonra, takipsizlik kararının hukuka ve usule uygun olduğuna karar vermiştir. 13. Şişli Ceza Mahkemesi, 11 Ekim 2007 tarihinde, Arat Dink (AGOS un yazı işleri müdürü) ve Serkis Seropyan (AGOS un sahibi)

5 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 3 hakkındaki kararını vermiş, her iki sanığı da Türk ulusunu basın yoluyla soykırımla suçlamaktan, Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesi uyarınca birer yıl hapis cezasına çarptırmıştır. Başvuranın bu davaya müdahil olmamasına karşın, mahkeme, resen, Şişli Cumhuriyet Savcısı nın 30 Ocak 2007 tarihli başvuran hakkındaki takipsizlik kararında hata yaptığı ve bu meselenin savcılık tarafından incelenmesi gerektiği kararına varmıştır Kasım 2007 tarihinde, A.P. isimli şahıs tarafından başvuran hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı na bir başka suç duyurusunda bulunulmuştur. Şikâyetçi, başvuranın AGOS ta 6 Ekim 2006 tarihinde yayımlanan ifadelerinin Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesini ihlal ettiğini iddia etmiştir. 15. Şişli Cumhuriyet Savcısı 28 Kasım 2007 tarihinde takipsizlik kararı vermiştir. Bir başka şikâyetçinin benzer bir şikayetinin daha önce incelenip, 30 Ocak 2007 tarihinde takipsizlik kararıyla reddedildiğini kaydetmiştir. 16. Başvuran 10 Ocak 2008 tarihinde Mahkeme İç Tüzüğü nün 39. maddesi uyarınca acil ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Ayrıca Savunmacı Hükümet e Mahkeme İç Tüzüğü nün 40. maddesi uyarınca başvuru yapıldığının tebliğ edilmesini ve davaya Mahkeme İç Tüzüğü nün 41. maddesi kapsamında öncelik verilmesini talep etmiştir Ocak 2008 tarihinde, başvuranın Mahkeme İç Tüzüğü nün 39, 40 ve 41. maddeleri kapsamındaki talepleri reddedilmiştir. 18. Hükümet, AİHM e, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı nın 17 Şubat 2006 tarihinde verdiği takipsizlik kararını sunmuştur. Bu karardan, 21 Ekim 2005 tarihinde K.K. isimli şahıs tarafından, başvuranın 14 Ekim 2005 tarihinde AGOS gazetesinde çıkan yazısında Cumhuriyeti kötülemeye ve Hrant Dink davasını etkilemeye çalıştığı iddia edilerek suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Şikâyeti inceleyen Cumhuriyet Savcısı isnat edilen suçun zamanaşımına uğradığı sonucuna varmış ve takipsizlik kararı vermiştir. 19. Başvuranın avukatının 6 Mayıs 2008 tarihinde verdiği bilgiye göre, Şişli Ceza Mahkemesi nin 11 Ekim 2007 tarihli kararının ardından başvuran aleyhinde başka soruşturma açılmamıştır. B. Taraflarca sunulan belgeler 1. Başvuranın yayımladığı kitapların listesi 20. Hükümet başvuranın yayımladığı on üç kitaplık bir liste sunmuştur. Bu kitapların Türkiye de satıldıkları ve çoğunlukla Ermeni sorununa yoğunlaştıkları anlaşılmaktadır. Listede yer alan kitaplardan bazıları şunlardır: - Ermeni Meselesi Hallolunmuştur: Osmanlı Belgelerine Göre Savaş Yıllarında Ermenilere Yönelik Politikalar, 2008;

6 4 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT - Türk Ulusal Kimliği ve Ermeni Sorunu: İttihad ve Terakki den Kurtuluş Savaşına, 2001; - Ermeni Tabusu Kaldırılırken - Diyalogdan başka çözüm var mı? 2000; - İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu, Hükümet ayrıca başvuranın Ermeni sorunuyla ilgili araştırma yapmasının engellendiği iddialarının aksine, kendisine Devlet Arşivlerinde araştırma yapması için Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından izin verildiğini kaydetmiştir. Başvuran 27 Haziran 2006 ve 17 Temmuz 2007 tarihlerinde Osmanlı arşivlerine başvurmuş ve kendisine 527 belgenin fotokopisini alması için izin verilmiştir. Ermeni Meselesi Hallolunmuştur isimli kitabının 17. sayfasında, başvuran, araştırmasında kendisine yardımcı olduğu için Devlet Arşivleri ne teşekkür etmiştir. 2. Hükümet in sunduğu örnek kararlar 22. Hükümet, görüşlerine ek olarak ayrıca, yeni Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesi ile eski Türk Ceza Kanunu nun 159/1 maddesinden açılan kovuşturma ve davalarda savcıların verdiği takipsizlik kararları ile ceza mahkemelerinin verdiği beraat kararlarının örneklerini AİHM e sunmuştur. Şüpheliler genellikle ordu, güvenlik güçleri, yargı ya da Cumhuriyeti aşağılamak veya lekelemekle suçlanmışlardır ve 2008 yılları arasında verilen bu kararlarda, davacı makamlar ya sözkonusu suçun gerekli unsurlarının bulunmadığı gerekçesiyle şüpheliler hakkındaki suçlamalardan vazgeçmişler ya da Adalet Bakanlığı nın şüphelileri yargılama iznini vermeyi reddetmesi nedeniyle davalar sonlandırılmıştır. Ceza mahkemeleri şüphelileri beraat ettirirken Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin AİHS nin 10. maddesine ilişkin içtihadına dayanmışlardır. 24. Hükümet in sunduğu yukarıda bahsi geçen belgeler arasında, Beyoğlu ve Şişli Ceza Mahkemeleri nin Elif Şafak ve Orhan Pamuk gibi iki önemli yazara ilişkin iki kararı bulunmaktadır. 25. Elif Şafak hakkında açılan davada, Beyoğlu Ceza Mahkemesi, bir grup avukat ile Türk Dünyası Kültür ve İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi nin, Elif Şafak ın Baba ve Piç isimli kitabında Ermeni sorunu hakkındaki ifadeleriyle Türklüğü aşağıladığını öne sürdüğü suç duyurusunu incelemiştir. Mahkeme 21 Eylül 2006 tarihinde, sözkonusu kitabın kurgu olduğuna ve romandaki karakterlerin kullandığı dava konusu ifadelerin Türklüğü aşağılama suçu sayılamayacağı gerekçesiyle Elif Şafak ın beraatına karar vermiştir. Mahkeme, sanığın yazdığı romanı inceleyerek, kitapta kullanılan ifadelerin ifade özgürlüğü bağlamında incelenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Öte yandan mahkeme, Türklük kavramının sınırlarının kanun koyucunun belirlediği sağlam bir zemine dayanması gerektiğini gözlemlemiştir. Ayrıca fikirlerin yalnızca başka

7 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 5 fikirlerle karşılaştırılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Aksi takdirde düşünce ve ifade özgürlüğünden söz edilemez ve tek tip düşünce benimsenmesi zorunluluğu doğar. 26. Orhan Pamuk hakkında açılan davada, Şişli Ceza Mahkemesi, yazarın yurtdışında yaptığı bir konuşmada Türklüğü aşağıladığını iddia eden iki kişinin yaptığı suç duyurusunu incelemiştir. Mahkeme 20 Ocak 2006 tarihli kararda, sanık hakkında kovuşturma yapmak için Adalet Bakanlığı ndan alınması gereken zaruri izin alınmadığı için davanın düşürülmesine karar vermiştir. Dolayısıyla mahkeme, iznin verilmemiş olmasının ret olarak değerlendirilmesi gerektiğine ve davanın düşürülmesine karar vermiştir madde kapsamındaki kovuşturmalara ilişkin istatistiksel bilgi 27. Hükümet 5 Kasım 2008 tarihi itibarıyla durumu ortaya koyan istatistiksel bilgiler sunmuştur. 8 Mayıs 2008 tarihinde Ceza Kanunu nun 301. maddesinde yapılan değişikliklerin ardından, 301. madde kapsamında gerçekleştirilen kovuşturmalarda ciddi bir düşüş olduğunu kaydetmiştir. Bu bağlamda, cumhuriyet savcılarının, 301. madde kapsamında kovuşturma yapma izni taleplerinin 70 inden yalnızca 3 tanesi Adalet Bakanlığı tarafından kabul edilmiştir. 28. Hükümet ayrıca 2003 ile 2007 yılları arasında 301. madde (eski Ceza Kanunu nun 159/1 maddesi) kapsamında 1894 ceza davası açıldığına işaret etmiştir. Bunlardan 744 dava mahkûmiyet, 1142 dava ise beraatla sonuçlanmıştır; Yargıtay ın ilk derece mahkemelerinin kararını bozma kararının ardından 193 dava halen derdest haldedir. 29. Hükümet, 30 Ekim 2009 tarihli ek görüşünde, 8 Mayıs 2008 ile 30 Eylül 2009 tarihleri arasında Adalet Bakanlığı nın 301. madde kapsamında cezai kovuşturma başlatmak için 955 talep aldığını kaydeder. Bakanlık bu taleplerden 878 ini ret, 77 sini kabul etmiştir. Hükümet bu bağlamda, AİHM e, Adalet Bakanlığı nın ret kararlarının örneklerini sunmuştur. Bu kararlardan, Adalet Bakanlığı nın, savcıların Ceza Kanunu nun 301. maddesi kapsamında kovuşturma başlatmak için izin taleplerini reddederken büyük ölçüde AİHM nin 10. maddeye ilişkin davalardaki içtihadına dayandığı anlaşılmaktadır. Hükümet ayrıca, Adalet Bakanlığı nın kovuşturma başlatma izni talebini reddettiği 244 davada suç duyurularının çoğunlukla basındaki yayımlarla ilgili olduğunu kaydetmiştir madde kapsamındaki takibatlara ilişkin başvuranın sunduğu istatistikler ve diğer bilgiler 30. Avrupa Komisyonu nun Türkiye 2008 Yılı İlerleme Raporu nda izleyen ifadelere yer verilmiştir: 301. maddede değişiklik yapılmasının ardından Türk mahkemeleri, 2008 yılı Eylül ayı itibarıyla 257 dosyayı ön izin için Adalet Bakanı na havale etmişlerdir. Ön izin alma koşulu, soruşturma aşamasında ya da yargı süreci başlayan davalar

8 6 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT için uygulanmaktadır. Adalet Bakanlığı, Eylül ayı itibarıyla 163 dosyayı incelemiş ve 126 dosya ile ilgili işlemlerin başlatılmasına izin vermemiştir. Ancak 301. maddenin lafzı büyük oranda aynı kalmış ve izin alma koşulu, sözkonusu maddenin siyasi değerlendirmelere maruz kalma ihtimalini ortaya çıkarmıştır. Bugüne kadar, Adalet Bakanı, Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant Dink in öldürülmesinden hemen sonra Ermeni meselesi hakkında bir Türk yazarın 37 söylemi hakkında cezai soruşturmaların devam etmesine izin vermiştir.. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu nun eski 159. maddesi kapsamında Adalet Bakanı nın vermiş olduğu izinlere ilişkin yasal belirsizlik mevcuttur. 31. Başvuran, Ermeni sorununa özellikle atıfta bulunarak, 301. maddede değişiklik yapılmasının ardından açılan davalara dikkati çekmiştir yılının Ekim ayında, Adalet Bakanlığı, Hrant Dink in hem Ermeni olduğu hem de soykırım sorununu gündeme getirdiği için öldürüldüğünü ifade ettiği için yargılanan Temel Demirer in yargılanmasına devam edilmesine izin vermiştir. Diğer bir örnek, Ragıp Zarakolu nun, George Jerjian ın Ermeni soykırımı ile ilgili yazdığı Gerçek Bizi Özgür Kılacak adlı kitabı çevirip, yayımladığı için 17 Haziran 2007 tarihinde beş ay hapis cezasına (daha sonra para cezasına çevrilmiştir) mahkûm edilmesidir. 32. Ayrıca, Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın 2008 Yılı İnsan Hakları Raporu na göre, Adalet Bakanı nın (Ali Şahin) yargıya talimat şeklinde yorumlanabilecek bir beyanı bulunmaktadır: Ben, devletime 'katil' dedirtmem. Bu ifadeler düşünce özgürlüğü değildir. Bu tam da devletin şahsiyetini aşağılama suçudur. 33. Başvuran ayrıca, Medya Özgürlüğü ve Bağımsız Haberleşme Ağı Medya İzleme Masası tarafından yayımlanan 2008 yılı Temmuz- Ağustos-Eylül aylarını kapsayan bir raporu da sunmuştur. Bu rapora göre, 77 si gazeteci toplam 116 kişi hakkında ifade özgürlüğü kapsamında 73 dava açılmıştır. 5. Başvurana yönelik sindirme kampanyası ve başvuranın karşılığı (a) Başvuranın vatan haini ve casus olduğu yönünde medyada yapılan suçlamalar 34. Aydınlık dergisi, 10 Ekim, 29 Ekim, 5 Kasım ve 31 Aralık 2000 tarihli sayılarında, başvuranın Alman istihbarat servisinin maaşlı çalışanı olduğunu, kendisine Türk tarihinde şiddet, Türk tarihinde işkence ve Ermeni Soykırımı konularında araştırma yapması ve yazı yazması görevi verildiğini iddia eden makaleler yayımlamıştır. Bu çalışmalar Alman istihbarat servisi tarafından talep ve finanse edilmiş ve bir kitapta yayımlanmıştır. 35. Hürriyet gazetesi 4 Ocak 2001 tarihli baskısında yayımladığı, Alman İstihbarat Şefi ve Tessa Hoffman İkilisi başlıklı yazıda, başvuranın çalışmalarının Alman istihbarat servisi tarafından tayin ve finanse edildiği iddialarına yer vermiştir.

9 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE Hürriyet gazetesi 21, 22 ve 23 Haziran 2007 tarihli baskılarında, başvuranı, tüm kitap ve konuşmalarında Türkiye ye ihanet eden ve Türkiye ye nefret kusan bir kişi olarak tanımlayan yazılar yayımlamıştır. (b) Başvuran ve ailesinin medyadaki iddialara karşı beyanları 37. Başvuran ve ailesi, basın açıklaması yoluyla, Hürriyet gazetesinde çıkan iddiaları kınamış ve özür çağrısında bulunmuştur. Hrant Dink cinayetine atıfta bulunmuş, basının kişileri vatan haini olarak damgalayan iddialarda bulunan yazıları yayımlarken sorumluluk bilinci ve hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca Türkiye nin, vatandaşların, basının desteğiyle linç edilebildikleri bir ülke haline geldiği konusunda uyarıda bulunmuşlardır. (c) Aydınlık dergisine açılan hakaret davası 38. İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi 8 Kasım 2005 tarihli kararıyla, başvuranın manevi tazminat talebini reddetmiştir. Mahkeme, davalıların kullandığı sözcükler ile getirdikleri iddiaların saldırganca (offensive) olmalarına karşılık, kabul edilebilir eleştiri sınırları içinde olduklarına karar vermiştir. Bu karar, Yargıtay ın 14 Mart 2007 tarihli kararıyla onaylanmıştır. (d) Hürriyet gazetesi hakkında açılan dava 39. Başvuran 26 Temmuz 2007 tarihinde, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi nde dava açarak, Hürriyet gazetesinin, 21, 22 ve 23 Haziran 2007 tarihlerinde yayımladığı saldırganca üsluptaki makaleleri için bir tekzip metni yayımlamasını talep etmiştir. Mahkeme 30 Temmuz 2007 tarihli bir kararla başvuranın talebini reddetmiştir. Sözkonusu makalelerde yapılan eleştirilerin sert bir üslupta olmalarına karşılık, bu eleştirilerin çoğulcu bir demokraside basının ifade özgürlüğü kapsamında olduklarına karar vermiştir Kasım 2007 tarihinde, Taraf gazetesi, başvurana karşı medya tarafından yürütülen kampanyaya ilişkin olarak yargının tutumunu eleştiren bir yazı yayımlamıştır. (e) Başvurana gönderilen nefret içerikli mesajlar ve ölüm tehditleri 41. Başvuran, kimliği belirsiz kişilerden nefret içerikli mesajlar aldığını iddia etmiştir. Ermeni meselesiyle ilgili görüşleri yüzünden kendisine hakaret eden ve ölümle tehdit eden, kimliği belirsiz bir kişinin gönderdiği e-postanın bir örneğini sunmuştur. (f) Başvurana verilen medya desteği ve 23 Temmuz 2007 tarihleri arasında, internet siteleri, dergiler ve gazetelerde başvurana yönelik saldırıları eleştiren ve başvurana destek içeren yazılar yayımlanmıştır. II. İLGİLİ İÇ HUKUK VE UYGULAMA

10 8 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT 43. Türk Ceza Kanunu nun eski 301. maddesi aşağıdaki gibidir: (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır. (4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz Nisan 2008 tarihinde değiştirildiği haliyle Türk Ceza Kanunu nun yeni 301. maddesi aşağıdaki gibidir: (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi 1. fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır. 45. Hrant Dink hakkında açılan cezai kovuşturmalarda (bkz. Dink - Türkiye, 2668/07, 6102/08, 30079/08, 7072/09 ve 7124/09), Yargıtay Ceza Genel Kurulu Türklüğün tanımını şöyle yapmıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2006/9-169, K.2006/184, 11 Temmuz 2006 tarihli karar):...türklük, Devletin insan unsuruna yani Türk milletine gönderme yapmaktadır. Türklük insani, dini, tarihi değerler ile milli dil, milli duygular ve milli geleneklerden oluşan milli, manevi değerler bütünüdür... III. İLGİLİ ULUSLARARASI MATERYAL 46. Avrupa Komisyonu nun Türkiye 2009 İlerleme Raporu, ifade özgürlüğü ile ilgili durumlarda Ceza Kanunu nun 301. maddesine başvurulması konusunda şu görüşü dile getirmiştir: Türkiye deki yasal çerçeve ifade özgürlüğünün kullanılması için yeterli güvence sağlamayı hala başaramamaktadır. Bunun neticesinde yasal çerçeve hakim ve savcılar tarafından kısıtlayıcı bir şekilde yorumlanmaktadır madde kapsamında hala soruşturmalar yürütülmekte ve mahkumiyet kararları verilmektedir 47. Avrupa Komisyonu nun Türkiye 2010 İlerleme Raporu nda ise şu görüş dile getirilmiştir:

11 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 9 İfade özgürlüğü konusunda, Kürt meselesi, azınlık hakları, Ermeni meselesi ve ordunun rolü gibi hassas addedilen konularda giderek daha açık ve serbest hale gelen tartışmalar medya ve kamuoyunda geniş bir katılımla sürmüştür. Türk Ceza Kanunu nun (TCK) 301. maddesinde 2008 yılının Mayıs ayında yapılan değişiklikten sonra, bu maddeye dayanılarak açılan az sayıda dava bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı na göre, Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesinde yapılan değişikliğin ardından açılan davaların sayısında düşüş gözlemlenmiştir. Aşağıdaki veriler, 1 Ocak Temmuz 2010 tarihleri arasında tamamlanan incelemeleri kapsamaktadır: 369 dosya incelenmiş, 270 dosyaya ilişkin dava açılmasına izin verilmemiştir; izin verilen dosya sayısı 10 olup, toplamda % 3,57 ye tekabül etmektedir. 48. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg 12 Temmuz 2011 tarihli raporunda aşağıdaki görüşü belirtmiştir: 17. Komiser 2009 yılında Türkiye ye yaptığı ziyaretin ardından, bu kapsamda açılan davaların sayısında azalma sağlayan 2008 değişikliğine rağmen 301. madde konusundaki kaygılarını dile getirmiştir. AİHM, 14 Eylül 2010 tarihinde Dink - Türkiye davası ile ilgili kararını vermiş, bu kararında Hrant Dink in 301. madde kapsamında mahkûm edilmesini AİHS nin 10. maddesinin ihlali olarak değerlendirmiştir. AİHM, öldürülmesinden önce Hrant Dink in Türk kimliğini aşağıladığı gerekçesiyle mahkûm edilmesini, demokratik bir toplumda kişinin ifade özgürlüğüne müdahale edilmesini mazur gösterebilecek temel koşullardan biri olan acil toplumsal ihtiyaçların (pressing social need) hiçbiriyle ilişkili bulmamıştır. Komiser, 2008 de gerçekleştirilen ve her bir davayı Adalet Bakanlığı nın ön iznine bağlayan değişikliğin, Sözleşme nin benzer şekilde ihlal edilmesini önlemek üzere, ilgili AİHS standartlarının Türk adli sistemine ve uygulamasına entegre edilmesinin yerini alabilecek kalıcı bir çözüm olmadığı kanısındadır. HUKUK I. HÜKÜMET İN ÖN İTİRAZI 49. Hükümet, başvuranın AİHS nin 34. maddesi çerçevesinde mağdur statüsünde olmadığını belirtmiştir. Savcılığın Ceza Kanunu nun 301. maddesi kapsamında başvuran hakkında herhangi bir cezai kovuşturma başlatmadığını kaydetmiştir. Aksine, başvuran hakkında yapılan bir suç duyurusuyla ilgili olarak, başvuranın görüşlerinin AİHS nin 10. maddesi uyarınca ifade özgürlüğü hakkı kapsamında korunduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiştir. 50. Başvuran, görüşlerini ifade ettiği için soruşturmaya konu olduğu ve kovuşturma tehdidine maruz kalması nedeniyle, AİHS nin 34. maddesi kapsamında mağdur niteliği taşıdığını iddia etmiştir. Görüşlerini ifade ettiği için, Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesi ve diğer hükümlerinden doğrudan etkilenme riskiyle karşı karşıya kaldığını öne sürmüştür.

12 10 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT 51. AİHM, Hükümet in başvuranın mağdur statüsüne ilişkin itirazının, 10. madde kapsamında başvuranın ifade özgürlüğü hakkına müdahale edilip edilmediği sorusunun incelenmesiyle ve dolayısıyla davanın esasıyla birbirinden ayrılamayacak biçimde ilintili olduğu kanısındadır. Buna göre AİHM bu soruyu esasla birleştirmeye ve 10. madde kapsamında incelemeye karar vermiştir (bkz. Dink). 52. Mahkeme, AİHS nin 35. maddesinin 3. fıkrası çerçevesinde bu başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeder. AİHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir. II. AİHS NİN 10. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI 53. Başvuran, Türk Ceza Kanunu nda 301. maddenin bulunmasının ifade özgürlüğü hakkına müdahale teşkil ettiğinden şikâyetçi olmuştur. Ermeni sorunuyla ilgili bilimsel çalışması nedeniyle bu hüküm kapsamında hakkında soruşturma açılma olasılığının kendisinde büyük baskı, endişe ve kovuşturmaya maruz kalma korkusu yarattığını, bunun da metni aşağıda kayıtlı AİHS nin 10. maddesi kapsamındaki ifade özgürlüğü hakkının sürekli ve doğrudan ihlalini teşkil ettiğini ileri sürmüştür. 1. Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir 2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir 54. Hükümet bu sava itiraz etmiştir. A. Başvuranın ifade özgürlüğü hakkına müdahale edilip edilmediği 1. Tarafların savları (a) Başvuran 55. Başvuran, 10. madde kapsamındaki haklarına müdahale edildiğini ve takipsizlikle sonuçlanmasına karşın hakkında açılan soruşturmadan doğrudan etkilendiği için AİHS kapsamındaki haklarının ihlal edilmesi sonucunda mağdur konumuna girdiğini öne sürebileceğini iddia etmiştir. Ermeni sorunuyla ilgili görüşleri nedeniyle 301. madde

13 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 11 kapsamında hakkında soruşturma ya da dava açılması yönünde süregelen riskten, doğrudan etkilenmeye halen devam etmektedir. 56. Başvuran, geçmişte Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesi ve diğer hükümleri uyarınca, Ermeni katliamını soykırım olarak tanımladıkları için yargılanan kimseler olduğunu ileri sürmüştür. Hükümet, gelecekte, bu görüşünü ifade ettiği için, 301. madde veya diğer hükümler kapsamında hakkında soruşturma yapılmayacağı veya dava açılma tehdidine maruz kalmayacağının garantisini verememektedir. 57. Bu davada, somut bir kovuşturmaya uğrama korkusu başvuranın mesleki çalışmalarını gölgelemekle kalmamakta, kendisinde ciddi stres ve endişeye sebep olmakta ve çalışmalarını ciddi biçimde kısıtlamaktadır. Esasen, başvuran, işbu başvurunun 2007 yılının Haziran ayında sunulmasından bu yana, Ermeni sorunuyla ilgili yazı yazmayı bırakmıştır. Karşı karşıya kaldığı baskıların, meslektaşı ve yakın arkadaşı, Ermeni öldürülmesiyle ilgili görüşleri nedeniyle 301. madde uyarınca yargılanıp mahkûm edilen gazeteci Hrant Dink in bir aşırı milliyetçi tarafından katledilmesiyle birlikte değerlendirilmesi de gerekmektedir. Hrant Dink in Türklüğü aşağıladığı gerekçesiyle mahkûm edilmesi üzerine damgalandığı için radikaller tarafından hedef gösterildiğine yaygın biçimde inanılmaktadır. 58. Hükümet, yargılanma riskinin kendi tahminine göre az olduğunu gösterme girişiminde bulunmasına rağmen, devam eden riskin varlığını yadsımamıştır. Sözkonusu değerlendirme, tamamen savcılar ve/veya Adalet Bakanlığı nın 301. madde kapsamındaki davalarla ilgili takdir yetkisine bağlıdır. Öte yandan, 301. maddede 2008 yılının Mayıs ayında değişiklik yapılmasına karşın, Ermeni soykırımının gerçekleştiğini iddia edenler hakkında yasal işlem yapılmasına kesintisiz devam edilmektedir. Hükümet in Ermeni katliamının bu biçimde nitelendirilmesini yasaklama politikası somut şekilde değişmemiştir ve bu konuda gelecek için kesin tahminde bulunmak güçtür. 59. Özellikle, AİHM in Campbell ve Cosans Birleşik Krallık (A Serisi no. 48), Times Newspapers Ltd Birleşik Krallık (1 ve 2 no lu), (3002/03 ve 23676/03), Marckx Belçika (A Serisi no. 31), Norris İrlanda (A Serisi no. 142), Bowman Birleşik Krallık (24839/94) davalarında verdiği kararları temel alan başvuran, 34. maddenin, kişilere, bundan doğrudan etkilenme riski olduğu hallerde ve uygulanmasına ilişkin bireysel bir önlemin yokluğu durumunda bizzat yasanın kendisinin ihlal ettiğini ileri sürme hakkını tanıdığını iddia etmiştir. Başvuran, yukarıda anılan davalarda ihlal tespitinin, gelecekte meydana gelebilecek potansiyel bir ihlale dayalı olmayıp, sözkonusu şikâyetin yapıldığı tarihteki mevcut şartlara dayandığını belirtmiştir. Davaların her birinde, iç hukukun hükümlerinin, varlıkları itibariyle, başvuranlar üzerinde doğrudan etkisi

14 12 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT olduğu, dolayısıyla özel yaşam ve ifade özgürlüğü haklarının ihlal edildiği iddia edilmiştir. (b) Hükümet 60. Hükümet, başvuranın mağdur olarak tanımlanamayacağı ve şikâyetinin actio popularis anlamına geldiği gerekçesiyle AİHS nin 10. maddesi kapsamındaki haklarına müdahalede bulunulmadığını ileri sürmüştür. 61. İlk olarak, ihtilaflı yasa hükmünün, yani Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesinin başvurana hiçbir zaman uygulanmadığını kaydetmiştir. İkinci olarak, mevcut davadaki yargılama Cumhuriyet Savcısı tarafından başlatılmamış, aksine bir kişi tarafından yapılan suç duyurusu üzerine başlatılmıştır. Üçüncü olarak, sözkonusu yargılama, savcının kovuşturmaya yer olmadığına dair kesin kararı ile sonlandırılmıştır. Dördüncü olarak, savcı kararında, başvuranın fikirlerinin AİHS nin 10. maddesi kapsamında güvence altına alındığını açıkça belirtmiştir. Son olarak, 301. maddeye yapılan değişiklik ile yargılamaların, AİHS nin 10. maddesi çerçevesinde ifade özgürlüğü hakkı ile uyumlu hale getirilmesi için birtakım güvencelerin kabul edilmesi nedeniyle, başvuranın gelecekte herhangi bir önyargıya maruz kalması muhtemel değildir. 62. Hükümet, bir ulusal hukukun in abstracto uyumsuzluğu iddiasıyla yapılan bir şikâyetin, actio popularis anlamına geleceği gerekçesiyle AİHS sisteminde kabuledilemez olması gerektiğini savunmuştur (bkz. Noel Narvii Tauira ve diğer 18 kişi Fransa, 28204/95). Mevcut davada başvuranın ifade özgürlüğü hakkına müdahalede bulunulmadığı dikkate alınarak, başvuran esas olarak AİHM in Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesi hakkında in abstracto tahkikat yürütmesini talep etmiştir. Nitekim başvuranın, 301. maddenin ilgili kısmının Türkiye nin, AİHS nin 7, 10 ve 14. maddeleri uyarınca yükümlülüklerini ihlal ettiği ve bağdaşmadığı... yönündeki esas iddiası, actio popularis kavramına atıfta bulunacak şekilde ifade edilmiştir. 63. Hükümet, mağdur statüsü gereğinin, AİHS nin denetim sisteminin yardımcı niteliği ile yakından bağlantılı olduğunu kaydetmiştir. Bireysel başvuru hakkının uygulanması, AİHS nin meydana gelebilecek herhangi potansiyel bir ihlalini önlemek için kullanılamaz: teorik olarak, AİHS sistemi, ihlal meydana geldiğinde a posteriori dışında herhangi bir ihlalin incelenmesine ya da mevcut ise tespitine- izin vermez (bkz. Noël Narvii Tauira ve diğer 18 kişi, yukarıda anılan; Federation Chrétienne des Témoins de Jehovah Fransa, 53430/99; ve Décision Est Video Communication SA ve diğerleri Fransa, 66286/01). AİHM bu kuralın istisnaları olabileceğini kabul etmekle birlikte, başvuranın durumu sözkonusu istisnalar içerisinde değildir. Başvuran, kendisini şahsen etkileyen bir ihlalin meydana gelme olasılığına ilişkin olarak makul ve ikna

15 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 13 edici kanıtlar sunmamıştır; bu bakımdan yalnızca şüphe ya da varsayım yeterli değildir (bkz. Ada Rossi ve Diğerleri İtalya, 55185/08, 55483/08, 55516/08, 55519/08, 56010/08, 56278/08, 58420/08 ve 58424/08; ve Arabadjiev ve Stavrev Bulgaristan, 7380/02). 64. Son olarak Hükümet, bir başvuranın mağdur statüsünün AİHM önündeki yargılama süresince devam etmesi gerektiğini iddia etmiştir. Başka bir deyişle, Mahkeme, iç hukuktaki bir karar temelinde başvurana yönelik müdahalenin mevcudiyetini gerekli görmüştür (bkz. Ahmet Kenan Er Türkiye, 21377/04 ve Selahattin Humartaş Türkiye, 38714/04). Fakat mevcut davada başvuran hiçbir zaman mağdur statüsünde olmamıştır. 2. AİHM nin değerlendirmesi 65. AİHM, başvuranın ifade özgürlüğü hakkına yapıldığı iddia edilen müdahaleye ilişkin sorunun, AİHS nin 10. maddesi kapsamındaki haklarının ihlaliyle başvuranı mağdur kılan bir önlemden etkilenip etkilenmediğinin öncelikle tespit edilmesine bağlı olduğunu kaydeder. 66. Bu bağlamda AİHM, başvuranın ihlalden dolayı mağdur olduğunu iddia edebilmesi için kişinin sözkonusu önlemden doğrudan etkilenmesi gerektiği yönündeki yerleşik içtihadını yineler (bkz. İrlanda Birleşik Krallık, A Serisi, no. 25; Eckle, yukarıda anılan ve Klass ve Diğerleri Almanya, A Serisi no. 28). Dolayısıyla AİHS, düzenlediği hakların yorumlanması için actio popularis in ortaya çıkmasını sağlamaz ya da doğrudan etkilenmedikleri halde sırf AİHS e aykırı olduğunu düşündükleri için bireylerin ulusal hukukun herhangi bir hükmünden şikâyetçi olmasına izin vermez (bkz. Norris, yukarıda anılan). 67. Bununla birlikte AİHM, bir başvuranın, başvurusunu desteklemek için somut bir müdahaleye maruz kaldığını iddia edemese dahi, AİHS nin ihlalinden mağdur olduğunu (iddia etme) hakkına sahip olduğu sonucuna varmıştır (bkz., mutatis mutandis, Klass ve Diğerleri, yukarıda anılan). Böyle durumlarda, başvuranın gerçekten AİHS nin ihlalinden mağdur olup olmadığı sorusu, tartışmaya açık mevzuatın kendi içinde AİHS nin hükümleriyle uyumlu olup olmadığının belirlenmesini gerektirir (Türk Ceza Kanunu nun 301. maddesinin uyumluluğu için aşağıda B. ye bakınız).mevcut dava, kişinin gözetlendiğini bilmesinin yarattığı güçlüklerin, mağdur statüsü belirlenirken dikkate alınması gerektiğini belirten Klass ve Diğerleri davasındaki gibi gözetlenmeye değil de ifade özgürlüğüne atıfta bulunmasına rağmen, başvuran 10. madde kapsamındaki haklarına belirli bir seviyede müdahalede bulunulduğunu belirtmiştir. Başvuran, aslında kamusal bir sorunla (1915 olaylarının soykırım olarak nitelendirilebilip nitelendirilemeyeceği sorunu) ilgili olduğunu ve 301. maddenin hedef gösterdiği belirli içeriğin oluşturulmasında yer aldığını ve dolayısıyla doğrudan etkilendiğini belirtmiştir.

16 14 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT 68. Ayrıca, bir kişi, yasadan doğrudan etkilenme riski taşıyan bir gruba mensupsa (bkz. Johnston ve Diğerleri İrlanda, A Serisi no. 112 ve Open Door ve Dublin Well Woman İrlanda, A Serisi no. 246-A) ya da tutumunu değiştirmek ya da kovuşturmaya maruz kalma riskini göze alma durumunda bırakılırsa (bkz. Dudgeon Birleşik Krallık, A Serisi no. 45; Norris, yukarıda anılan ve Bowman, yukarıda anılan), uygulamaya ilişkin bireysel bir önlemin bulunmaması durumunda, herhangi bir yasanın haklarını ihlal ettiğini ileri sürebilir. AİHM, gelecekte benzer beyanlarda bulunmaktan caydıran bu tür korku ihtimalini göz önüne alarak, beraat ile sonuçlandırılsa dahi yaptırım korkusunun ifade özgürlüğünün kullanılması üzerindeki dondurucu etkisini (chilling effect) kaydeder (bkz., mutatis mutandis, Lombardo ve Diğerleri Malta, 7333/06; Association Ekin Fransa, 39288/98 ve Aktan Türkiye, 20863/02). 69. Mevcut davanın koşullarına dönüldüğünde, AİHM başvuranın, aleyhine açılan soruşturmadan doğrudan etkilendiği ve Ermeni meselesiyle ilgili düşüncelerinden ötürü 301. madde uyarınca ileride soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalma riskinin devam ettiği iddiasını kaydeder. Hükümet, yerel cumhuriyet savcısının takipsizlik kararı vererek sözkonusu soruşturmayı sonlandırdığını ve 2008 yılında 301. madde metninde yapılan yasal değişiklikle, başvuranın düşündüğü gibi düşüncelerin ifade edilmesinden ötürü kovuşturma riski bulunmadığını iddia etmiştir. 70. Yukarıda belirtilenler göz önüne alındığında, AİHM in, Ermeni meselesi ile ilgili görüşlerinden ötürü başvuran aleyhine başlatılan soruşturmanın ve Ceza Kanunu nun 301. maddesi uyarınca sürdüğü iddia edilen kovuşturma tehdidinin mevcut davanın koşullarına müdahale teşkil edip etmediğini tespit etmesi gerekmektedir. 71. AİHM, başvuranın, araştırma alanı Ermeni nüfusu ile ilgili 1915 tarihi olaylarını da kapsayan bir tarih profesörü olduğunu gözlemler. Türkiye de hassas bir konu olarak görülen Ermeni meselesi hakkında çok sayıda kitabı ve makalesi yayımlanmıştır. Bu nedenle, bu konudaki düşüncelerinden ötürü kolayca damgalanabilecek ve dile getirdiği görüşlerden rahatsızlık duyabilecek aşırı milliyetçi kesimlere mensup kişilerin suç duyuruları sonucunda Ceza Kanunu nun 301. maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmaya maruz kalabilecek gruba mensup bir kişidir (bkz. mutatis mutandis, Johnston ve Diğerleri, yukarıda anılan). 72. Gerçekten de, işbu davada, başvuran aleyhine soruşturma, başvuranın AGOS gazetesindeki yazısında Ceza Kanunu nun 301. maddesi kapsamında Türklüğü aşağılama suçunu işlediğini iddia eden bir kişinin suç duyurusunda bulunması sonucunda başlatılmıştır. Başvuran, yerel cumhuriyet savcılığına çağrılıp hakkında yapılan suç duyurusuna yanıt vermesi talep edilmiştir. Soruşturmadan sorumlu savcının, başvuranın görüşlerinin AİHS nin 10. maddesi kapsamında korunduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı vermesine rağmen, bu karar başvuranın gelecekte bu tür

17 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE 15 soruşturmalardan korunacağı anlamına gelmemiştir. Görünen o ki, başvuranın AGOS gazetesindeki makaleleriyle 301. madde uyarınca Türklüğü aşağıladığını iddia eden kişiler tarafından başvuran aleyhine iki ayrı suç duyurusunda daha bulunulmuş ve soruşturmalar, yerel savcının verdiği takipsizlik kararlarıyla sonlandırılmıştır. 73. AİHM, aşırı uç görüşteki bir grup kişinin suç duyurusunda bulunmalarını takiben ilk başvuranın yargılandığı ve 301. madde uyarınca Ermeni meselesi ile ilgili görüşlerinden ötürü Türklüğü aşağılama suçundan mahkûm edildiği Dink davasındaki (yukarıda anılan) tespitlerine atıfta bulunur. Kamuoyunun, özellikle aşırı milliyetçi kesimin gözünde Dink in yargılanması ve mahkûm edilmesi, Türk ırkına mensup tüm bireylere hakaret eden bir kişi olduğunun kanıtı olmuştur. Daha sonra Dink, bu algının ya da Dink e yüklenen damganın sonucunda, aşırı milliyetçi bir kişi tarafından öldürülmüştür (bkz. Dink, yukarıda anılan). 74. AİHM, Dink davasında olduğu gibi başvuranın, Ermeni meselesiyle ilgili yayımlarından ve araştırmalarından ötürü halka casus ya da vatan haini olarak gösterildiği bir sindirme kampanyasının hedefi haline getirildiğine kaydeder. Bu kampanyanın ardından başvuran, birçok kişiden hakaret ve ölüm tehdidi içeren nefret dolu e-postalar almıştır. 75. Bu bağlamda AİHM, başvuran 301. madde kapsamındaki suçtan ötürü yargılanmamasına ve mahkûm edilmemesine rağmen, Ermeni meselesi ile ilgili görüşlerinden ötürü aşırı uç kişilerin başvuran aleyhine yaptığı suç duyurularının taciz kampanyasına dönüştüğü ve bu hüküm kapsamında başvuranı suçlamalara cevap vermek zorunda bıraktığı kanısındadır. Dolayısıyla, ihtilaflı hüküm başvuran aleyhine uygulanmamış olsa dahi, gelecekte başvuranın aleyhinde dava açılabilmesi ihtimalinin, başvuranın strese girmesine, kaygılanmasına ve yargılanmaktan korkmasına neden olduğu olgusu kabuledilebilir niteliktedir. Bu durum, 301. madde uyarınca yargılanma riskine girmemek için başvuranı, akademik çalışmalarında kendini kısıtlayarak tutumunu değiştirmeye mecbur bırakmıştır (bkz., mutatis mutandis, Norris, yukarıda anılan ve Bowman, yukarıda anılan). 76. Gelecekte meydana gelebilecek yargılanma riskine ilişkin olarak Hükümet, 301. maddede değişiklik yapılmasıyla uygulamaya geçen birtakım güvencelerle bu hüküm altındaki yargılamaların önemli ölçüde azalması nedeniyle başvuranın gelecekte herhangi bir önyargıya maruz kalmasının muhtemel olmadığını ileri sürmüştür. Bu bağlamda, Hükümet, cumhuriyet savcılarının 301. madde kapsamında yargılama başlatabilmek için Adalet Bakanlığı ndan izin almaları gerektiğine büyük önem atfetmiştir. Hükümet istatiksel verilere atıfta bulunarak, bu yöndeki taleplerin büyük çoğunluğunun, AİHM in 10. madde davalarındaki yerleşik içtihadını uygulayan Adalet Bakanlığı tarafından reddedildiğini belirtmiştir.

18 16 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT 77. Bununla birlikte AİHM, Hükümetin, 301. madde uyarınca haksız ya da keyfi yargılamaları engellemek için benimsediği önlemlerin, yeterli güvence sağlayacak mahiyette olmadığı kanaatindedir madde uyarınca savcıların hala çok sayıda soruşturma başlattığı ve Adalet Bakanlığı nın davaların çoğuna izin verdiği Hükümet tarafından sağlanan istatiksel verilerle ortaya çıkmıştır: Hükümetin iddiasına göre, 8 Mayıs 2008 ve 30 Kasım 2009 tarihleri arasında Adalet Bakanlığı, 301. madde uyarınca ceza yargılaması başlatılabilmesi için izin talebi almış ve 80 davaya (toplam talebin yaklaşık olarak % 8 i) ön izin vermiştir. AİHM, Hükümetin, Adalet Bakanlığı nın izin verdiği davaların niteliği ya da konusuna ilişkin olarak açıklama yapmadığını kaydeder. Bununla birlikte, başvuran tarafından sağlanan istatiksel bilgiler, Adalet Bakanlığı nın ön izin verdiği davaların yüzdesinin daha fazla olduğunu ve bu davaların genellikle ifade özgürlüğü davalarında gazetecilerin yargılanmasıyla ilgili olduğunu göstermektedir. Ayrıca Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri tarafından kaydedildiği gibi, her bir davayı Adalet Bakanlığı nın ön iznine bağlayan sistem, Sözleşme nin benzer şekilde ihlal edilmesini önlemek üzere, ilgili AİHS standartlarının Türk adli sistemine ve uygulamasına entegre edilmesinin yerini alabilecek kalıcı bir çözüm değildir. 78. Her hal ve karda, AİHM, Adalet Bakanlığı nın 301. madde uyarınca başlatılan ceza soruşturmalarında ön kontrol yürütmesine ve hükmün makul bir süre boyunca böyle bir davaya uygulanmamış olmasına rağmen, gelecekte herhangi bir zamanda, örneğin; mevcut Hükümetin siyasi iradesinde değişiklik olması ya da yeni kurulan bir Hükümetin politika değişikliğine gitmesi halinde, bu tür davalarda sözkonusu hüküm tekrar uygulanabilir (bkz. mutatis mutandis, Norris, yukarıda anılan). Dolayısıyla başvuranın sözkonusu hükümden doğrudan etkilenme riskiyle karşı karşıya olduğu söylenebilir. 79. Ayrıca, AİHM, 301. madde kapsamında yargılanma riskini değerlendirirken Yargıtay ın yerleşik içtihadının da göz önüne alınması gerektiğini gözlemler. Bu bağlamda AİHM, Yargıtay ın, 301. Maddenin, özellikle Türklük ve Türk milleti kavramlarının yorumlanmasına ilişkin olarak Dink kararındaki eleştirisini yineler. AİHM, Yargıtay ın Ermeni meselesine ilişkin olarak resmi tezi eleştiren her düşünceye yaptırım uyguladığını tespit etmiştir. Özellikle 1915 olaylarına ilişkin olarak soykırım iddialarının Devlet kurumları tarafından inkârının eleştirilmesi, Türklüğün ya da Türk milletinin hakarete uğraması veya aşağılanması olarak yorumlanmıştır (ibid). 80. Aynı şekilde, Şişli Ceza Mahkemesinin, AGOS gazetesinin sahibi ve editörü olan kişiyi TCK nın 301. maddesi uyarınca Türk milletini soykırımla suçlamaktan mahkûm etmesi, yargı sisteminin tutumunu doğrulamaktadır.

19 ALTUĞ TANER AKÇAM -- TÜRKİYE Ayrıca AİHM, kamuoyunu ilgilendiren konulara ilişkin görüş ve düşüncelerin hassas bir yapıya sahip olduğunu gözlemler. Dolayısıyla yetkililerin ya da kontrolsüz biçimde veya hatta yetkililerin desteğiyle hareket eden özel hukuk kişilerinin en küçük müdahalede bulunma ihtimali, fikirlerin özgürce oluşturulması ve demokratik tartışma ortamı üzerinde ciddi bir yük teşkil edebilir ve dondurucu etkiye (chilling effect) sahip olabilir. 82. Yukarıda belirtilenler ışığında AİHM, başvuran aleyhine başlatılan soruşturmanın ve soruşturmayla ilgili olarak başvuran aleyhine yürütülen kamuoyu kampanyasının yanı sıra, Ermeni meselesinde Türk ceza mahkemelerinin, Ceza Kanunu nun 301. maddesini uygulamasında, bu konuda hoş karşılanmayan görüşlerini belirten kişilerin yüzleştiği yargılanma riskinin dikkate değer ölçüde olduğunu doğrulamakta olduğu ve başvuranın maruz kaldığı tehditlerin gerçekçi olduğu sonucuna ulaşmıştır (bkz. Dudgeon, yukarıda anılan). Bu şartlar altında AİHM, AİHS nin 10. maddesi uyarınca başvuranın ifade özgürlüğü hakkına müdahalede bulunulduğu kanısındadır. 83. Yukarıda anılan gerekçelerden ötürü AİHM, başvuranın mağdur statüsünden yoksun olduğu iddiasına ilişkin olarak Hükümetin ön itirazını reddeder. 84. Bu tür müdahaleler, 10. maddenin 2. fıkrasının gereksinimlerini tatmin etmediği takdirde AİHS i ihlal edecektir. Dolayısıyla bir sonraki adımda, bu müdahalenin yasayla öngörülmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. B. Müdahalenin yasayla öngörülmüş olup olmadığına ilişkin olarak 85. Başvuran, Ceza Kanunu nun 301. maddesinin yeterince açık olmadığını ve keyfi müdahaleye karşı yeterince koruma sağlamadığını iddia etmiştir. 86. Hükümet, mevcut davada müdahale olmadığı yönündeki kanaati gerekçesiyle bu noktada yorum yapmamıştır. Bununla birlikte, Türklük ve Türk milleti kavramlarına ilişkin açıklamalarda bulunmuştur maddenin metninde yapılan değişikliğin ardından Türklük kavramının Türk milleti olarak değiştirildiğini savunmuştur. Fakat bu kavramlar herhangi bir ırkçı ya da etnik çağrışıma sahip değildir. Bu kavramların, T.C. Anayasası nın 66. maddesince tanımlanan Türk vatandaşlığına atıfta bulunduğu şeklinde anlaşılması gerekmektedir. 87. AİHM, ilgili kişilerin gerekirse uygun yasal danışmanlık sağlanarak- bir eylemin getireceği sonuçları somut koşullarda makul bir şekilde öngörebilmeleri için, ilgili ulusal hukukun yeterince kesin olacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini hatırlatır (bkz. diğer yetkililer arasında,

20 18 ALTUĞ TANER AKÇAM v. TURKEY JUDGMENT Grigoriades Yunanistan). Bu sonuçların mutlak kesinlikle öngörülebilir olmasına gerek yoktur: tecrübe bunun başarılamayacağını göstermektedir. Kesinlik çok arzu edilir olmakla birlikte, aşırı derecede katılık gerektirebilir ve kanunlar değişen şartlara ayak uydurabilmelidir. Dolayısıyla, birçok kanun metninde, kaçınılmaz şekilde küçük ya da büyük çapta belirsiz olup yorumlanması ve uygulanması pratik meselesi olan terimler bulunmaktadır (bkz. Sunday Times Birleşik Krallık (no. 1), A Serisi no. 30 ve Flinkkilä ve Diğerleri Finlandiya, 25576/04). 88. AİHM, yukarıda anılan Dink kararında, Türklük terimiyle kastedilen hukuk normlarının başvuran için yeterince erişilebilir ve öngörülebilir olup olmadığı sorununu ortaya çıkardığını kaydeder. AİHM bu sorun hakkındaki şüphelerini dile getirmekle beraber, sözkonusu davanın koşullarında bunu incelememeyi tercih etmiştir (bkz. Dink, yukarıda anılan). 89. Bununla birlikte AİHM, mevcut davada bu soruna değinilmesi gerektiği kanısındadır. Eski Ceza Kanunu nun 159. maddesi olan Ceza Kanunu nun 301. maddesinin, 1926 yılında ilk Türk Ceza Kanunu nun kabul edilmesinden bu yana birçok değişikliğe uğradığını kaydeder. Sözkonusu hükmün metnindeki son değişiklik, Elif Şafak, Orhan Pamuk ve Hrant Dink gibi Türk toplumundaki ünlü gazeteci ve yazarların hassas konulardaki hoş karşılanmayan görüşlerinden ötürü haklarında başlatılan ceza soruşturmaları ve birkaç tartışmaya açık davanın ardından sözkonusu madde metninde değişikliğe gidildiği açıkça görülmektedir. Bu nedenle, yargı tarafından bu hükmün keyfi ve kötüye kullanılarak uygulanması Hükümeti, AİHM tarafından yorumlandığı haliyle ve AİHS nin 10. maddesinin gereksinimleriyle uyumlu hale gelecek şekilde bu hükümde değişiklik yapmak zorunda bırakmıştır. 90. Bu maksatla 301. maddenin metninde 3 büyük değişiklik yapılmıştır. İlk olarak, Türklük ve Cumhuriyet terimleri, Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak değiştirilmiştir. İkinci olarak, suçlu bulunan kişilere uygulanabilecek hapis cezasının üst sınırı azaltılmış ve ağırlaştırıcı sebepler maddeden çıkarılmıştır. Son olarak, metne dâhil edilen ek bir güvence maddesiyle bu hüküm uyarınca tanımlanan bir suçtan ötürü açılacak soruşturmalar Adalet Bakanlığı nın iznine tabi tutulmuştur. Bu son değişiklikle yasama organının amacının, bu hüküm uyarınca başlatılacak olan keyfi yargılamaları engellemek olduğu anlaşılmaktadır. 91. Öyle olsa dahi, AİHM, maddenin değiştirilmiş halinin, kişinin davranışlarını düzenleyebilmesi ve belli bir eylemin sonuçlarını, somut koşullarda makul derecede öngörebilmesi için yeterince açık olup olmadığını tespit etmek zorundadır (bkz. Grigoriades, yukarıda anılan). 92. Bu bağlamda AİHM, Türklük teriminin Türk Milleti olarak değiştirilmesine rağmen, bu kavramlar Yargıtay tarafından aynı şekilde algılandığı için kavramların yorumlanmasında çok fazla fark ya da

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARYAĞDI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 22956/04) KARAR STRAZBURG 8 Ocak 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CELAL ÇAĞLAR TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 11181/04) KARAR STRAZBURG 20 Ekim 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE. (Başvuru no. 28388/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 10 Mart 2009

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE. (Başvuru no. 28388/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. 10 Mart 2009 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜNGİL TÜRKİYE (Başvuru no. 28388/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 10 Mart 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 42952/04) KARAR STRAZBURG. 26 Ocak 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 42952/04) KARAR STRAZBURG. 26 Ocak 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ZEYTİNLİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 42952/04) KARAR STRAZBURG 26 Ocak 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KÖKSAL VE DURDU TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 27080/08 ve 40982/08) KARAR STRAZBURG 15 Haziran

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÖLÜNÇ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 47695/09) KARAR STRAZBURG 20 Eylül 2011 İşbu karar nihai olup

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01) COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:75834/01) KARAR STRAZBURG 20 Mayıs

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE YER VE GÜNGÖR/TÜRKİYE (Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07 KARAR STRAZBURG 7 Aralık 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 16 Haziran 2009 İşbu karar

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG 13 Nisan 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE (Başvuru no. 66689/01) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2005

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE (Başvuru no. 66689/01) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2005 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE YILDIZ YILMAZ/TÜRKİYE (Başvuru no. 66689/01) KARAR STRAZBURG 11 Ekim 2005 Sözkonusu karar AİHS nin 44 2. maddesi uyarınca kesinlik

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MEHMET SELÇUK - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 13090/04 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MEHMET SELÇUK - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 13090/04 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MEHMET SELÇUK - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 13090/04 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 10 Haziran 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013 ĐKĐNCĐ DAĐRE BEŞERLER YAPI SAN. VE TĐC. A.Ş. / TÜRKĐYE (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG 24 Eylül 2013 Đşbu karar nihai olup, şekli düzeltmelere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayrıresmi

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZÖHRE AKYOL/TÜRKİYE (Başvuru no. 28668/03) KARAR STRAZBURG. 4 Kasım 2008

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ZÖHRE AKYOL/TÜRKİYE (Başvuru no. 28668/03) KARAR STRAZBURG. 4 Kasım 2008 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ZÖHRE AKYOL/TÜRKİYE (Başvuru no. 28668/03) KARAR STRAZBURG 4 Kasım 2008 Sözkonusu karar AİHS nin 44/2 maddesi uyarınca kesinlik

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MENEMEN MİNİBÜSÇÜLER ODASI -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 44088/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MENEMEN MİNİBÜSÇÜLER ODASI -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 44088/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MENEMEN MİNİBÜSÇÜLER ODASI -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 44088/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 9 Aralık 2008 İşbu karar

Detaylı

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE GÜZELER v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 13347/07) KARAR STRAZBURG 22 Ocak 2013 Đşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı,

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. MEHMET YILDIZ vd.-türkiye DAVASI (Basvuru no:14155/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. MEHMET YILDIZ vd.-türkiye DAVASI (Basvuru no:14155/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE MEHMET YILDIZ vd.-türkiye DAVASI (Basvuru no:14155/02) Hazırlayan: Mustafa Volkan ULUÇAY Danıştay Tetkik Hakimi KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ İşbu karar AİHS nin 44/2

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ABDURRAHİM DEMİR - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 41213/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 19 Ocak 2010 İşbu karar Sözleşme

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE Cemile BOZOĞLU (AKARSU) ve Diğerleri Türkiye (Başvuru no. 787/03) Kabuledilebilirliğe İlişkin

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE TOK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03 )

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE TOK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03 ) CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE TOK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:37054/03, 37082/03, 37231/03 ve 37238/03 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 20

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ DAİRE. Gümüşten -Türkiye Davası (Başvuru no: 47116/99)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ DAİRE. Gümüşten -Türkiye Davası (Başvuru no: 47116/99) EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ DAİRE Gümüşten -Türkiye Davası (Başvuru no: 47116/99) KARAR STRAZBURG - 30 Kasım 2004 Bu karar Sözleşme'nin 44 2 maddesinde belirtilen

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE GÜNSİLİ VE YAYIK - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:20872/02 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE GÜNSİLİ VE YAYIK - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:20872/02 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE GÜNSİLİ VE YAYIK - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:20872/02 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 21 Şubat 2008 İşbu karar Sözleşme

Detaylı

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE. Nezir KÜNKÜL/TÜRKİYE (Başvuru no. 57177/00) KARAR STRAZBURG

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE. Nezir KÜNKÜL/TÜRKİYE (Başvuru no. 57177/00) KARAR STRAZBURG COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE Nezir KÜNKÜL/TÜRKİYE (Başvuru no. 57177/00) KARAR STRAZBURG 30 Kasım 2006 OLAYLAR Başvuran Nezir Künkül 1949 doğumlu bir Türk

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM BELEK ve ÖZKURT / TÜRKİYE DAVASI (No. 7) (Başvuru No. 10752/09) KARAR STRAZBURG 17 Haziran 2014 İşbu karar, Sözleşme nin 44 2. maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR. Đclal KARAKOCA ve Hüseyin KARAKOCA v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 46156/11)

ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR. Đclal KARAKOCA ve Hüseyin KARAKOCA v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 46156/11) ĐKĐNCĐ DAĐRE KARAR Đclal KARAKOCA ve Hüseyin KARAKOCA v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 46156/11) Başkan Guido Raimondi Yargıçlar Danutė Jočienė Peer Lorenzen Dragoljub Popović Işıl Karakaş Nebojša Vučinić Paulo

Detaylı

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 40851/08 Ġlhan FIRAT / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ENERJİ YAPI-YOL SEN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:68959/01) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ENERJİ YAPI-YOL SEN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:68959/01) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ENERJİ YAPI-YOL SEN -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:68959/01) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 21 Nisan 2009 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM BELEK ve ÖZKURT / TÜRKİYE DAVASI (No. 5) (Başvuru No. 4327/09) KARAR STRAZBURG 17 Haziran 2014 İşbu karar, Sözleşme nin 44 2. maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM BELEK ve ÖZKURT / TÜRKİYE DAVASI (No. 6) (Başvuru No. 4375/09) KARAR STRAZBURG 17 Haziran 2014 İşbu karar, Sözleşme nin 44 2. maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÇETKİN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 30068/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÇETKİN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 30068/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÇETKİN -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 30068/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 19 Ocak 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE S.S. BALIKLIÇEŞME BELDESİ TARIM KALKINMA KOOPERATİFİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE S.S. BALIKLIÇEŞME BELDESİ TARIM KALKINMA KOOPERATİFİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE S.S. BALIKLIÇEŞME BELDESİ TARIM KALKINMA KOOPERATİFİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 3573/05, 3617/05, 9667/05,

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 1047/07 Mehmet Mevlüt ASLAN / Türkiye Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. AÇIK VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 31451/03) KARAR STRAZBURG. 13 Ocak 2009

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. AÇIK VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 31451/03) KARAR STRAZBURG. 13 Ocak 2009 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE AÇIK VE DİĞERLERİ/TÜRKİYE (Başvuru no. 31451/03) KARAR STRAZBURG 13 Ocak 2009 Sözkonusu karar AİHS nin 44/2 maddesi uyarınca

Detaylı

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ Đnternete erişime ilişkin yasaklamalara sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede alınmayan

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM ÖNER VE TÜRK / TÜRKİYE (Başvuru no. 51962/12) KARAR STRAZBURG 31 Mart 2015 İşbu karar Sözleşme nin 44 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÜRPER VE DİĞERLERİ TÜRKİYE DAVASI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÜRPER VE DİĞERLERİ TÜRKİYE DAVASI COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÜRPER VE DİĞERLERİ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 14526/07, 14747/07, 15022/07, 15737/07, 36137/07, 47245/07, 50371/07, 50372/07

Detaylı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı URCAN VE DİĞERLERİ/Türkiye Davası* Başvuru No: 23018/04, 23034/04, 23042/04, 23071/04, 23073/04, 23081/04, 23086/04, 23091/04, 23094/04, 23444/04 ve 23676/04) Strazburg

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 15Ocak 2013 Nr. Ref.: RK 384/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI49/11 Başvurucu Ibrahim Sokoli Kosova Yüksek Mahkeme nin Rev. nr. 362/2009 sayı 4 Şubat 2011 sayılı kararı hakkında anayasal

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ATALAY TÜRKİYE (Başvuru no. 1249/03) KARAR STRAZBURG. 18 Eylül 2008

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. ATALAY TÜRKİYE (Başvuru no. 1249/03) KARAR STRAZBURG. 18 Eylül 2008 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ATALAY TÜRKİYE (Başvuru no. 1249/03) KARAR STRAZBURG 18 Eylül 2008 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR Başvuru no: 36797/10 Süleyman Dinç v. Türkiye 19 Şubat 2013 tarihinde, Başkan Guido Raimondi, Yargıçlar Danute Jociene, Peer

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GÜMÜŞSOY/TÜRKİYE (Başvuru no. 51143/07) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2011

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GÜMÜŞSOY/TÜRKİYE (Başvuru no. 51143/07) KARAR STRAZBURG. 11 Ekim 2011 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GÜMÜŞSOY/TÜRKİYE (Başvuru no. 51143/07) KARAR STRAZBURG 11 Ekim 2011 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 4062/07) KARAR STRASBOURG. 28 Ağustos 2012

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 4062/07) KARAR STRASBOURG. 28 Ağustos 2012 ĐKĐNCĐ DAĐRE FAZLI DĐRĐ v. TÜRKĐYE (Başvuru No. 4062/07) KARAR STRASBOURG 28 Ağustos 2012 Đşbu karar AĐHS nin 44 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi

Detaylı

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye

ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR BaĢvuru n o 46766/13 Yılser GÜNGÖR ve diğerleri / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve DıĢ

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Şubat 2013 Nr. Ref.: RK 381/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI24/11 Başvurucu Ali Buzhala Prizren Bölge Mahkemesi nin Ac. nr. 593/2010 sayı ve 20 Ocak 2011 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE EMİNE ARAÇ - TÜRKİYE. (Başvuru no: 9907/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE EMİNE ARAÇ - TÜRKİYE. (Başvuru no: 9907/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE EMİNE ARAÇ - TÜRKİYE (Başvuru no: 9907/02) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 23 Eylül 2008 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde

Detaylı

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. Şerif GECEKUŞU/TÜRKİYE (Başvuru no. 28870/05)

COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. Şerif GECEKUŞU/TÜRKİYE (Başvuru no. 28870/05) COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE Şerif GECEKUŞU/TÜRKİYE (Başvuru no. 28870/05) KABULEDİLEBİLİRLİĞE İLİŞKİN KARAR STRAZBURG 25 Mayıs 2010 OLAYLAR Başvuran, Şerif

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 18 Mart 2013 Nr. Ref.: RK394/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI111/12 Başvurucu Mithat Lozhani Şartlı Tahliye Heyeti nin MD/PKL No. 02/12 sayı ve 29 Mayıs 2012 tarihli kararı hakkında

Detaylı

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi*

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* 23 Nisan 1999 tarihinde Uluslararası Savcılar Birliği tarafından onaylanmıştır. *Bu metin, HSYK Dış İlişkiler ve Proje

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CHARAHILI TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 46605/07) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CHARAHILI TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 46605/07) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CHARAHILI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 46605/07) KARAR STRAZBURG 13 Nisan 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE AKGÖL VE GÖL TÜRKİYE. (Başvuru no. 28495/06 ve 28516/06) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE AKGÖL VE GÖL TÜRKİYE. (Başvuru no. 28495/06 ve 28516/06) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE AKGÖL VE GÖL TÜRKİYE (Başvuru no. 28495/06 ve 28516/06) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 17 Mayıs 2011 İşbu karar AİHS nin 44/2

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KABULEDİLMEZLİK KARARI. (Özet Çeviri) Ali ACAT ve Diğerleri Türkiye (Başvuru no.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KABULEDİLMEZLİK KARARI. (Özet Çeviri) Ali ACAT ve Diğerleri Türkiye (Başvuru no. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KABULEDİLMEZLİK KARARI (Özet Çeviri) Ali ACAT ve Diğerleri Türkiye (Başvuru no. 77200/01) OLAYLAR Ali Acat, Selime Acat, Semire Acat, Arif Acat, Çetin Acat,

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ UYGULAMA TALİMATI 1 ADİL TAZMİN TALEPLERİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ UYGULAMA TALİMATI 1 ADİL TAZMİN TALEPLERİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ UYGULAMA TALİMATI 1 ADİL TAZMİN TALEPLERİ I. Giriş 1. Adil tazmine karar verilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin ( Mahkeme ), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM. Mübeyen POLAT / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru no. 3143/12) KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İKİNCİ BÖLÜM. Mübeyen POLAT / TÜRKĠYE DAVASI. (Başvuru no. 3143/12) KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR İKİNCİ BÖLÜM Mübeyen POLAT / TÜRKĠYE DAVASI (Başvuru no. 3143/12) KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı. DBOUBA/Türkiye Davası Başvuru No: 15916/09 Strazburg 13 Temmuz 2010 İKİNCİ DAİRE USUL

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı. DBOUBA/Türkiye Davası Başvuru No: 15916/09 Strazburg 13 Temmuz 2010 İKİNCİ DAİRE USUL Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararı DBOUBA/Türkiye Davası Başvuru No: 15916/09 Strazburg 13 Temmuz 2010 İKİNCİ DAİRE USUL Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 15916/09 no lu davanın nedeni, Tunus vatandaşı

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE. GÜDENOĞLU VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE

ĐKĐNCĐ DAĐRE. GÜDENOĞLU VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE ĐKĐNCĐ DAĐRE GÜDENOĞLU VE DĐĞERLERĐ v. TÜRKĐYE (Başvuru No. 42599/08, 30873/09, 38775/09, 38778/09, 40899/09, 40905/09, 43404/09, 44024/09, 44025/09, 47858/09, 53653/09, 5431/10 ve 8571/10) KARAR STRASBOURG

Detaylı

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Aşağıdaki metin kararın resmi olmayan özetidir. Alipour dosyası Veteriner olan Başvuru sahibi 1999

Detaylı

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. Zülfikar TARAF- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:14292/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ. Zülfikar TARAF- TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:14292/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Zülfikar TARAF- TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:14292/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ 20 EKİM 2005 STRAZBURG OLAYLAR 1969 doğumlu başvuran Zülfikar

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ MÜRSEL EREN TÜRKİYE DAVASI

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ MÜRSEL EREN TÜRKİYE DAVASI AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARAR İNCELEMESİ MÜRSEL EREN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru No: 60856/00) STRAZBURG 7 Şubat 2006 Hazırlayan: Yücel BULMUŞ * OLAYLAR Başvuran 1972 doğumludur ve Ankara da ikamet

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler

AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler Mülkiyet Hakları *Mülkiyet davalarına ilişkin yargılamalar özel haklar ve yükümlülükler açısından belirleyici olması nedeniyle m.6/1 kapsamındadır.

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ DAİRE NACARYAN VE DERYAN - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:19558/02 ve 27904/02 )

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ DAİRE NACARYAN VE DERYAN - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:19558/02 ve 27904/02 ) CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DÖRDÜNCÜ DAİRE NACARYAN VE DERYAN - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:19558/02 ve 27904/02 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ (adil tatmin) STRAZBURG 24

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR (Başvuru no.30384/08) Selim KARADAĞ VE DĠĞERLERĠ/TÜRKĠYE Selim KARADAĞ ve diğerleri/türkiye davasında; Başkan Guido Raimondi,

Detaylı

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI GİRİŞ : Yakın kavram olarak, ceza yargılaması hukukumuzda mükerrer dava kavramı vardır. Mükerrer dava; olayı, tarafları, konusu aynı olan

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 12 Aralık 2011 Nr. Ref.: RK175/11 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Dava No: KI 92/11 Başvurucu Muhamet Bucaliu Devlet Savcılığının KMLC. nr. 37/11 sayı ve 2 Haziran 2011 tarihli tebligatının Anayasaya

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SONKAYA - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 11261/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SONKAYA - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 11261/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SONKAYA - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 11261/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 12 Şubat 2008 İşbu karar AİHS nin 44. maddesinin

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KAHRAMAN KORKMAZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:47354/99 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KAHRAMAN KORKMAZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:47354/99 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KAHRAMAN KORKMAZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:47354/99 ) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 23 Ocak 2007 İşbu karar AİHS nin 44 2. maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Mart 2013 Nr. Ref.: RK392/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI19/10 Başvurucu Sh. P. K. Syri Kosova Yüksek Mahkemesi Özel Dairesi nin 9 Şubat 2010 tarihinde çıkardığı SCA-09-0041 sayılı

Detaylı

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU Avrupa Konseyi Strazburg, 31 Mayıs 2005 Konferans Web Sayfası: http ://www. coe. int/prosecutors Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE FÜSUN ERDOĞAN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 16234/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE FÜSUN ERDOĞAN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 16234/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE FÜSUN ERDOĞAN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 16234/04) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 30 Haziran 2009 İşbu karar

Detaylı

A V R U P A K O N S Đ E Y

A V R U P A K O N S Đ E Y CONSEIL DE L EUROPE A V R U P A K O N S Đ E Y AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE MERAL -TÜRKĐYE DAVASI (Başvuru no: 33446/02) KARARIN ÖZET ÇEVĐRĐSĐ STRAZBURG 27 Kasım 2007 Đşbu karar AĐHS nin

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Esas Sayısı : 2009/16 Karar Sayısı : 2009/46 Karar Günü : 12.3.2009 İTİRAZ

Detaylı

6. 29 Şubat 2000 tarihli bir kararla Mahkeme, başvuru ile ilgili olarak kısmi kabuledilebilirlik kararı vermiştir.

6. 29 Şubat 2000 tarihli bir kararla Mahkeme, başvuru ile ilgili olarak kısmi kabuledilebilirlik kararı vermiştir. CONSEIL DE L'EUROPE Y.F. / TÜRKĐYE DAVASI AVRUPA KONSEYĐ İçtihat Metni Y.F. / TÜRKİYE DAVASI (24209/94) Strasbourg 22 Temmuz 2003 USULĐ ĐŞ LEMLER 1. Davanın nedeni, Türk vatandaşı olan Y.F'nin ("başvuran"),

Detaylı

İKİNCİ DAİRE BİL BELGİN İNŞAAT ŞTİ / TÜRKİYE. (Başvuru no. 29825/03) KARAR STRAZBURG. 1 Ekim 2013

İKİNCİ DAİRE BİL BELGİN İNŞAAT ŞTİ / TÜRKİYE. (Başvuru no. 29825/03) KARAR STRAZBURG. 1 Ekim 2013 İKİNCİ DAİRE BİL BELGİN İNŞAAT ŞTİ / TÜRKİYE (Başvuru no. 29825/03) KARAR STRAZBURG 1 Ekim 2013 İşbu karar AİHS nin 44 2. maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÖZGÜR RADYO-SES RADYO TELEVİZYON YAYIN YAPIM VE TANITIM A.Ş. - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 11369/03)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÖZGÜR RADYO-SES RADYO TELEVİZYON YAYIN YAPIM VE TANITIM A.Ş. - TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 11369/03) CONSEIL DE L'EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ÖZGÜR RADYO-SES RADYO TELEVİZYON YAYIN YAPIM VE TANITIM A.Ş. - TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 11369/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI:

SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI: SANIĞIN TEMYİZ AŞAMASINDAKİ TUTUKLULUK HALİNİN AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI IŞIĞINDA İFADE ETTİĞİ ANLAM VE BUNUN İÇ HUKUKUMUZDAKİ YANSIMASI: I- KARAR: Hazırlayan: Mecnun TÜRKER * Bu çalışmada

Detaylı

AVRAPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE

AVRAPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE COUNCİL OF EUROPE. AVRUPA KONSEYİ AVRAPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAR VE KABULEDİLEBİLİRLİK OLARAK Başvuru no. 38841/07 Resul TAŞDEMİR tarafından Türkiye'ye karşı STRASBURG 23 Şubat 2010

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SELİN ASLI ÖZTÜRK -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:39523/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SELİN ASLI ÖZTÜRK -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:39523/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE SELİN ASLI ÖZTÜRK -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:39523/03) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KOP -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 12728/05) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KOP -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no: 12728/05) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG. CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KOP -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no: 12728/05) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 20 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 31 Mayıs 2013 Nr. Ref.: RK416/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI02/13 Başvurucu Halil Mazreku Prizren Belediye Mahkemesi nin C. nr. 691/01 sayı ve 11 Aralık 2007 tarihli kararı ile Prizren

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı