GÜZELORDU GAZETESİ VE ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE KÜLTÜREL SÖYLEM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GÜZELORDU GAZETESİ VE ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE KÜLTÜREL SÖYLEM"

Transkript

1 GÜZELORDU GAZETESİ VE ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE KÜLTÜREL SÖYLEM Mustafa YILMAZ İhsan KARLI Özet Türkiye Cumhuriyeti devleti, I. Dünya Savaşı nın ardından dağılan bir imparatorluğun milleti hakimesi tarafından, ulus-devlet formunda, bir büyük mücadelenin ardından kurulmuştur. Bu büyük mücadeleyi yani Kurtuluş Savaşı nı gerçekleştiren kadro, daha sonra yeni Türk devletinin ideolojik yapısını oluşturacak kültürel söylemler üreten ve yeni bir toplum yaratmaya çalışan elit çekirdek olarak anılacaktır. Bu elit çekirdek, çevresindeki dar bir aydın kadrosuyla, yeni devletin ihtiyaç duyduğu ideolojik yapılanmayı gerçekleştirmek üzere altı ok adı verilen bir takım ilkeler oluşturmuştur. Bu ilkelerin en önemlileri erken cumhuriyet döneminin ekonomi politiğini yansıtması açısından devletçilik ve halkçılık prensipleri ve buna bağlı olarak köycülük yaklaşımıdır. Bu çalışmada da sözkonusu ilkelerin oluşturulmasında kullanılan kültürel söylem, Türk basın tarihinde ilk köy gazetesi olarak da bilinen ve erken cumhuriyet dönemine tanıklık etmiş Güzelordu gazetesi üzerinden incelenmiştir. Bu çalışmayla, yeni Türk devletinin ideolojik yapısının, bu yapıyı oluşturmada kullanılan kültürel söylemlerin ve nasıl bir toplum yaratılmaya çalışıldığının ortaya konması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Güzelordu, kültürel söylem, devletçilik, köycülük 1.Giriş Devlet ve politik yapıların yeni toplumsal davranış biçimleri üretme çabası ve bunu kitle iletişim araçları eliyle yapmayı denemesi ya da istemesi, medyanın güçlü etkileri olduğu düşüncesinin ortaya atıldığı 20. yüzyıl başlarından beri yaygın bir şekilde görülmektedir. Bunun en iyi örneklerini Nazi Almanya sının Propaganda Bakanı Goebbels in çalışmalarında, Arş.Gör.Dr., Karadeniz Teknik Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü, Arş.Gör.Dr., Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü, 1

2 Çin Halk Cumhuriyeti nin kurucusu Mao Zedung un Kültür Devrimi projelerinde görmek mümkündür. Tabii olarak konu sadece keskin ideolojik yaklaşımların bir itikat olarak yaşandığı bu tür ülkelerin siyasalarıyla sınırlandırılamaz. Liberal ve özgürlükçü söylemlerin çokça ifade edildiği, kapitalist ekonominin tek gerçek ve doğru iktisadi sistem olduğunun savunulduğu, tüketimin bir yaşam biçimi ve dolayısıyla kültürel bir yapı halini aldığı ABD ve AB ülkelerinde de her gün her türlü medyayla tüketim odaklı kültürel söylemler geliştirilmektedir. Türkiye de de cumhuriyet rejiminin kurulmasıyla; milliyetçi, köycü, devletçi diye tanımlayabileceğimiz yeni kültürel söylemler geliştirilmiş, bunlar dönemin kitle iletişim araçlarıyla halka benimsetilmeye çalışılmıştır. 20 Temmuz 1927 tarihinde Ordu ilinde Bilal Köyden tarafından yayımlanmaya başlanan ve daha sonra Türkiye nin ilk köy gazetesi olarak anılacak Güzelordu gazetesi de cumhuriyetin ilk yıllarındaki yeni bir yaşam biçimi yaratma çabalarının ürünleriyle doludur. Uygur un da ifade ettiği gibi her türlü yapıp yaratma alışkanlıklarına, bütün manevi ve maddesel yapıt ve ürünlere kültür denir (Uygur, 1996: 17). Bu çalışmada da erken cumhuriyet döneminde var olan kültürel söylem Türk basın tarihi açısından da önemli bir yer tutan Güzelordu gazetesi üzerinden incelenmiş, devletin ve yeni bir siyasal yapının nasıl bir insan ve toplum yaratmaya çalıştığı örneklerle ortaya konulmuştur. Güzelordu Gazetesi ve Erken Cumhuriyet Döneminde Kültürel Söylem adlı bu çalışmada; devletin ortaya çıkışı, bir siyasal yapı olarak toplumsal davranış üretme niteliği, toplum mühendisliği uygulamaları ve bunu medyayı kullanarak gerçekleştirme çabaları ele alınmış, Türkiye Cumhuriyeti nin ilk yıllarında yayımlanmaya başlanan ve Demokrat Parti dönemine kadar yayım hayatını sürdürecek Güzelordu gazetesinde var olan kültürel söylem bu kapsamda değerlendirilmiştir Kültür, İdeoloji ve Söylem İlişkisi Marx, kültürü çok kapsamlı bir şekilde tanımlar. Ona göre kültür, doğanın yarattıklarına karşılık, insanoğlunun yarattığı herşeydir (Güvenç, 1984: 97). Oskay da kültürün, araç ve gereçlerden, bu araç ve gereçleri kutsayan değerlerden, bu araç ve gereçlerle iş yaparken başvurulan örgütlenme biçimlerinden, iş görme ve işin eşgüdümlenmesine ilişkin yöntemlerden, iş bölümünün yarattığı insanlar arasındaki farklılaşmaları haklılaştırmayı ve kurumsallaştırmayı amaçlayan açıklama ve inançlardan oluştuğunu söyler (1994: 7). İçinde yaşadığımız verili sistemin, düzenin sürdürülebilmesi için yaratılmış değerler sistemini 2

3 bünyesinde barındıran kültür, yeniden üretimine olanak sağlayacak söylemler aracılığıyla kalıcılığını devam ettirir. Söylemler mesajın anlamını yapılandıran egemen anlamlara sahiptir. İdeolojiler ise büyük ölçüde söylem aracılığıyla yayılmakta ve belli bir söylem içerisinde gerçekliği üretmektedir (Özer, 2009: 46). Medya çalışmaları açısından söylem kavramı, ideoloji ile birlikte ele alındığında, medya metinlerinin, daha özelde haberlerin toplumsal iktidarın kurulmasındaki rolünü sergilemekte çıkış noktaları sağlamaktadır (Dursun, 2001: 46). Genç Türkiye Cumhuriyeti de kültürel söylemlerini yerleştirebilmek ve devamını sağlayabilmek için söylemlerini pozitivist felsefeye dayalı olarak, kültürü uygarlık ve batılılaşmayla eş tutan bir anlayışla, daha sonra Kemalist ideoloji diye adlandırılacak bir ideolojik yapı içerisinde benimsetmeye çalışmıştır. Bu bağlamda ideoloji kavramına değinmek yerinde olacaktır. İdeoloji, yönetici sınıfın fikirlerinin toplumda doğal ve normal görülmesini sağlayan araçtır (Fiske, 2003: 221). Althusser in çerçevesinde medya, ideolojinin hakimiyeti altında işlemektedir ve polis, hükümet, ordu gibi baskıcı devlet aygıtlarına karşılık, ideolojik devlet aygıtıdır (Özer, 2009: 26). Kou ve Nakamura ise ideolojik kontrol araçlarının egemen kesimde yer alanlar tarafından kontrol edildiğini ve bunların en önemlisi olan medyanın elit ve egemen ideolojilerin yeniden üretiminde merkezi bir rol oynadığını söylemektedirler (Özer, 2009: 32). Bu çalışmada da Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşunda rol alan elitlerin devlet anlayışları, referans aldıkları felsefi yaklaşım ve kültürel söylemlere dayalı olarak oluşturulmaya çalışılan ideolojik yapı incelenmiştir. Devletin ideolojik aygıtlarından biri olan medya üzerinden, belli temalar çerçevesinde yeni devletin benimsetmeye çalıştığı kültürel söylemler araştırılmıştır. Bu nedenle modern devletin ortaya çıkışına, Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşunda düşünsel anlamda ciddi bir yeri olan pozitivist felsefeye ve kültürel söylemlerle oluşturulmaya çalışılan ideolojik yapıya değinmek yerinde olacaktır Yeni Türk Devletinde Devletçilik ve Köycülük Kavramları Devletin, insanların birarada yaşamaktan kaynaklanan sorunlarını çözmek için icat edildiğini veya kendiliğinden bir süreç içinde evrimle ortaya çıktığını savunanların yanında, onun kökenini, insanlar arasındaki çatışma potansiyelinde arayanlar da vardır. Yine devleti, ilahi iradenin ürünü olarak görenlerin yanında, insanlığın veya evrensel aklın gelişiminde ulaşılan en yüce kurum olarak alkışlayanlar da mevcuttur. Devlet her zaman bugünkü anlamıyla mevcut olmamıştır. İnsanların birarada yaşadığı, yöneten ve yönetilen farklılaşmasının ve az da olsa merkezi bir otoritenin belirginleştiği ilk çağlardan itibaren, 3

4 adına devlet denilen siyasi örgütlenmeler mevcut olmuştur. Modern devlet nisbeten yeni bir olgudur ve Batı Avrupa da ortaya çıkan ve zamanla dünyanın her yanına yayılan bir devlet biçimini ifade etmektedir (Özipek, 2003: 72). Günümüzdeki devlet teorisinin kökleri, Thomas Hobbes ve John Locke gibi onyedinci yüzyıl toplumsal sözleşme teorisyenlerinin yazılarına kadar geriye götürülebilir. Hobbes, Locke ve Rousseau gibi düşünürler tarafından teorik bir kurgu olarak kullanılan toplumsal sözleşme, nadiren tarihte yapılmış bir iş olarak görülür. Daha ziyade, hükümetin değerini ve siyasi yükümlülük zeminini göstermek için kullanılır. Klasik şekliyle toplumsal sözleşme teorisi üç unsurdan oluşur: - Hipotetik bir devletsiz toplum, bir tabiat hali hayali kurulur. Sınırlanmamış özgürlük, hayatın yalnız, güçsüz, iğrenç, zalim ve kısa olması anlamına gelir. - Bu nedenle bireyler, düzen ve istikrarı sağlayacak tek bir egemen gücü tanıyan bir toplumsal sözleşmeye girerek, tabiat halinden kurtulmak isterler. - Toplumsal sözleşme, yurttaşları devleti saymaya ve ona itaat etmeye mecbur kılar; ki bu da nihai anlamda sadece bir siyasi yönetim sisteminin sağlayacağı istikrar ve güvenliğe minnettarlığı ifade eder (Heywood, 2006: 128). Toplumsal sözleşme teorisi, devletin varlığını açıklamada ve meşrulaştırmada temel kuram olarak varlığını bugün dahi sürdürmektedir. Devletin varlığına ilişkin tartışmalarda temel argümanlar hala bu teoriye dayandırılmaktadır. Heywood, modern devleti, belirli bir sınır dahilinde egemen bir hükümet yetkisi tesis eden ve bir dizi daimi kurum aracılığıyla otorite uygulayan bir siyasi birlik olarak tanımlar. Weber de, devletin, meşru şiddet kullanma araçlarının tekelini elinde bulunduran bir organizasyon olduğuna vurgu yapar (Heywood, 2006: 126). Bu büyük organizasyon her zaman her yerde benzer şekilde görülmez. Bireyi esas alan ve bürokrasiye daha az yer veren devlet yapılarından, tam tersine bireyin varlığını hiçe sayan, devleti oluşturan kurumlara ve onların görevlilerine mutlak otorite yükleyen yaklaşımlar mevcuttur. Bu biraz da o devletin kuruluşundaki felsefi düşünüşle ve tarihsel süreçte devlet yapısının nasıl evrildiğiyle ilgilidir. Türkiye Cumhuriyeti de büyük bir imparatorluktan ve çeşitli ulusların varolduğu bir siyasi yapıdan tek millet esasına dayalı ulusdevlet yapısına geçişte, pozitivist felsefeye dayalı dünya görüşüne sahip çekirdek bir kadro tarafından şekillendirilmiştir. Bu elit çekirdek modernleşmeyi amaç edinmiştir. Fakat modernleşmeyi içeriden/yerel dinamiklerle gerçekleştirilecek bir olgu şeklinde, topluma yerleşik bir kavram olarak algılamazlar. Bu elit çekirdeğe göre modernleşmenin gerçekleştirilmesi bir grup öncünün iradesi dahilindedir. Bu öncüler toplumun hem içinde bulunduğu koşulları saptayacaklar hem de bu koşulların nasıl aşılması gerektiğini topluma 4

5 anlatacaklardır. Toplumun en geniş kesimi, elitleri bu süreçte izlemek zorundadır (Kahraman, 2008: 11). Bu elitler tarafından pozitivizm bir toplumsal dönüştürüm aracı olarak görülmüştür. Dönemin aydınları pozitivizmin içerdiği aydın öncülüğü kavramını içselleştirmişlerdir. Cumhuriyet in modernleşme projesi tarihsel öncülerle, hakikati inşa eden aydınlarla uygulanmıştır. Böylece devlet, aydınları kendi ilkelerine bağlı kalmaları koşuluyla bünyesine almış, aydınlar da toplum öncüleri olarak egemen kılınmak istenen ideolojinin toplumsallaştırılması için çaba harcamışlardır (Kahraman, 2008: 40). Bu ilkelerin tümü daha sonra Kemalist ideoloji diye adlandırılacak yapının temel taşları olmuştur. Bu ilkeler, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devletçilik, halkçılık, laiklik ve devrimcilik adını taşır, altı ok diye tanımlanan bu ilkelerin en önemlileri yeni devletin ekonomi politiğini ve ideolojik yapısını ortaya koyan devletçilik ve halkçılık tır. Doğan Avcıoğlu, genellikle liberal dönem, devletçilik dönemi sayılır der (Türkdoğan, 2005: 215). Çavdar ise liberal dönem diye adlandırılan cumhuriyetin kuruluşundan 1931 yılına kadar olan dönemi şöyle anlatır: Halkın yoksulluğu görmezden gelinmekteydi. Biçimsel üstyapı değişimleri ulusal mutluluğun temel öğeleri gibi sunulmaktaydı. Oysa bu değişimler yığınların karnını doyurmuyor, aşına aş katmıyordu. İktisadi alanda bir atılım olarak alkışlanan İş Bankası zar zor yaşatılıyordu. Elle tutulan bir tek demiryolu alanındaki devletleştirmeler ve inşaatı biten Ankara-Sivas-Çetinkaya- Malatya hattıydı. Serbest Fırka nın kurulmasıyla birlikte ekonomik durum ve halkın ezilmişliği ortaya çıktı. Muhalefet sesleri, şikayetler dört yanı kapladı. Serbest Fırka nın kapatılmasından hemen sonra gerçekleşen Gazi nin yurt gezisi, bir anlamda iktisadi yetersizliğin, yaygın fukaralığın saptanması açısından yararlı oldu. Dünya ekonomi bunalımının daha bir yalnızlaştırdığı Türkiye ne yapmalıydı, ekonomi politikasının ana doğrultusu ne olmalıydı? 1930 lu yılların temel sorunu buydu (2007: 446). Cumhuriyetin kurucu kadrosu tarafından çözüm; devlet müdahalesinin, siyasi sorunları çözmenin veya iktisadi ve sosyal kalkınmayı gerçekleştirmenin en uygun aracı olduğuna inanılan devletçilikte bulunmuştur. Bu görüş, kolektif eylemlerin onunla organize edilebileceği ve ortak hedeflere onunla ulaşılabileceği bir mekanizma olarak devlete duyulan derin ve belki de sorgulanmaz bir imanla desteklenir. Bu bağlamda devlet etik bir ideal veya genel iradeye ya da kamu çıkarına hizmet olarak görülür. Devletçilik, en açık ifadesini, iktisadi hayatın düzenlenmesinde ve kontrolünde bulur. Bu düzenleme ve kontrol, seçici millileştirme ve iktisadi yönetimden korporatizme ve Sovyet stili devlet kolektifleştirmesine kadar uzanır (Heywood, 2006: 142). Elit çekirdek dediğimiz cumhuriyetin kurucu kadrosu devletçilik ilkesini şiar edinirken hikmet-i hükümet ya da devlet aklı denilen kavrama çok 5

6 önem vermiştir. Buna göre, tek tek insanların çıkarları ve hakları dikkate alınmaksızın, devlet çıkarlarına mutlak öncelik ve egemenlik tanınmasını ifade eden bu kavrama dayalı meşruiyet telakkisi, Ahmet İnsel e göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin kuruluşundan beri en temel ilke olarak ilan edilen devletçiliğin doğal bir uzantısıdır (Özipek, 2003: 98). Cumhuriyet in kurucu elitine ideolojik bakımdan rehberlik eden Ziya Gökalp in öğütlerinde de bu anlayışı görmek mümkündür: Ahlak yolu pek dardır; Tetik bas, önü yardır. Sakın hakkım var deme, Hak yok vazife vardır! Hak milletin, şan onun, Gövde senin, can onun, Sen öl ki o yaşasın; Dökülecek kan onun Ben, sen yoğuz, biz varız Hem Ogan (Tanrı), hem kullarız. Biz demek, bir demektir, Ben sen ona taparız! (Özipek, 2003: 98) Başbakan İsmet İnönü ise o günlerde devletçilik anlayışlarını şu sözlerle aktarmıştır: Türk için en muhterem varlık herşeyden evvel Türk milletidir. Türk milletinin varlığı Türk devleti ile cumhuriyetle cisimlenir. Devletin menfaatlerini, ona karşı vazifeleri, hayatın mesut olması için, esas tutmak lazımdır.... Türk inkılabının hedefi milli kurtuluş ve yükseliş davası olduğuna göre bizim için kütlenin iktisadi ihtiyacını temin etmek esas vazifemizdir. Türk inkılabı cemiyetin iktisaden yükselmesi için devletçi tedbirler almayı vazife sayar (Çavdar, 2007: 456). Elit çekirdeğin çevresindeki önemli aydınlardan Falih Rıfkı Atay, bir kurultay öncesi parti programındaki söylemlere yaptığı göndermede, devletçilik ilkesinin kitle iletişim araçlarıyla halka benimsetilmeye çalışılmasına ve devletçiliğe bakışa Ulus gazetesindeki makalesiyle güzel bir örnek verir: Programın ruhu Türkiye yi yüksek devlet kontrolü altında planlaştırmaktır. Ne ekonomi, ne turizm, ne bayındırlık, ne tarım, ne de kültür işlerinden hiçbiri kontrol ve planlama dışında kalmamıştır. Plan, devlet ve halk kuvvetlerini toplu çalıştırmak, ulusal sermayeyi tam veriminde ve değerinde tutmak demektir. Parti herşeyin 6

7 üstünde sert bir yaşam ister (Ulus, 13 Mayıs 1935). Tekin Alp ise devletçilikle neyin amaçlandığını şu sözlerle ifade etmektedir: Yeni Türkiye nin devletçilikten amacı yalnız ekonomiyi değil, aynı zamanda toplumu ve kültürel yaşamı da yönetmektir. Hiçbirşeyin rastlantıya bırakılmaması gerekir. Devletin görevi... yalnızca asayişi sağlamak olmayıp, ulusun tüm yaşamını yukarıdan aşağıya kadar düzenlemektir... bireyin özgürlüğü ancak toplumun devletin çevresi içinde kendini gösterir (Alp, 1998: 252). Altı oku oluşturan ilkelerden devletçilik de bu doğrultuda bir yandan en geniş anlamda toplumun tepeden ıslah edilmesi olarak algılanabilirken, öte yandan devletin çoğunluğun yararına ekonomik hayata karışmasını gerektirmiştir. O çoğunluğu köylü kitlesi oluşturduğundan, bu fikir dönemin aydınlarının zihninde Türk köyünü sefaletten, köylüyü ise bilgisizlikten kurtarmak suretiyle devrimin başarıyla sonuçlandırılabileceği şeklinde algılanmıştır. Bu yolda köye koşmak, köyü kurtarmak fikirleri idealler halinde yayılmaya başlamıştır. Tahir Hayrettin in milli kurtuluş savaşının ana direği olarak köy ve köylüyü görmesi nedeniyle, inkılabın iç anlamıyla köyü kurtarmak için bir mücadele olduğu ve buradan hareketle o halde köyümüze gidiyoruz; ve onu, insanı, davarını, çatısı ve sofrası ile yapacağız... sözleri de o dönemin aydınlarında, her ne kadar romantik bir köy kurgulaması olsa da, bunun aslında sıradan bir romantizm ya da köy/köylü özlemi olmadığı; gerçek amacın köy ve köylü üzerinden devrimlerin topluma benimsetilmesi ve toplumun tepeden inmeci zihniyetle kurulması olduğu anlaşılmaktadır (Parlak, 2005: 92) yılındaki çok partili siyasal yaşam deneyimi ve Serbest Cumhuriyet Fırkası muhalefeti, ekonomideki yetersizlik durumunun yanında bir eksikliğin daha gözler önüne serilmesine yardımcı olmuştur. Bu eksiklik inkılabın bir ideolojisi olmadığı gerçeğidir. Serbest Fırka yla yükselen muhalefet, inkılabı yapan kadrolara bu gereksinmeyi açıklıkla göstermiştir yılının Ocak ayında ilk sayısı çıkan Kadro dergisiyle ideolojik bir yapı oluşturulmaya çalışılmıştır. Derginin çıkış amacını açıklayan yazıda şöyle denmektedir: İnkılap bitaraf bir nizam değildir. İnkılabın irade ve menfaati, inkılabı duyan ve yürüten azlık ve şuurlu bir avangardın, azlık fakat ileri bir Kadro nun iradesinde temsil olunur. İnkılabın derinleşmesi demek inkılap ahlak ve disiplininin, ileri kadronun dimağından gençlik neslin, şehir halkının ve köylünün dimağına inmesi ve yerleşmesi demektir (Çavdar, 2007: 447). Bu amacın yaşama geçirilebilmesi için de Şubat 1932 de Halkevleri kurulmuştur (Perin, 1982: 89). Çavdar; Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, CHP Genel Sekreteri Recep Peker ve Başbakan İsmet İnönü nün söylev ve demeçlerine göre halkevlerinin amaçlarını şöyle özetler: Kültür, ülkü, amaç ve düşünce birliğini güçlendirecek bir toplum olmayı sağlamak. Ulusal birliği oluşturan, milli ruhu biçimlendiren ve kudretlendiren kültür öğelerini bulup ortaya çıkarmak, geliştirmek. Köylü ile kentli, köylü ile aydın zümreler arasındaki ilişkileri 7

8 düzenleyip artıracak köycülük çalışmalarının yapılması; Cumhuriyet Halk Fırkası nın ilkelerini ve bu ilkelerin ülke düzeyinde nasıl uygulandığını anlatmak için kullanılan bir merkez olması (2007: 452). Halkevlerinin yayın kolları yaklaşık elli dergi ve sayısız kitap ile broşür çıkarmıştır. Bunlar arasında en önde geleni Ankara Halkevi nin yayınladığı Ülkü dergisidir. Ülkü, parti ideolojisinin ana çizgilerini ortaya koyan bir dergidir. Derginin Nisan 1933 tarihli sayısında, CHP Genel Sekreteri Recep Peker in Disiplinli Hürriyet başlıklı yazısı, oluşturulmak istenen ideolojinin temel çizgisini şöyle yansıtmaktadır: Biz düşünen, yazan, söyleyen, çalışan ve kazanan hürriyetli ve aynı zamanda cemiyeti korumak ve yaşatmak için lazım olan bütün kayıtları tanıyan, devlet otoritelerinin, milli şeflerin hükümlerine candan uyan ve inanan disiplinli bir cemiyet kurmak davasındayız. Biz, her ferdi cemiyet ruhunun sevgi, saygı ve itaat maddelerinden yoğrulmuş imtizaç malzemesi ile devlete ve birbirine eklenip, bağlanan bir millet. Biz, nizamlı, emniyetli bir devletin vatandaşlara hürriyetin usaresini tattırırken serseri dağınıklığın, milliyetsiz boşluğun ve kuvvetli cemiyetleri dağıtıp, parçalayan serkeşlik ve itaatsizliğin yıkıp öldürücü tesirlerinden anlayan, bundan kaçan yepyeni bir millet olarak yetişmek istiyoruz. Disiplinli hürriyet! Bu, Cumhuriyet Halk Fırkası evlatlarına, halkevlerinde her gün biraz daha yetişip açılan memleket çocuklarına ve bütün vatandaşlara mot d ordre olmalıdır (Çavdar, 2007: 455). Halkevleriyle amaçlanan yeni devletin ideolojisini özellikle de nüfusun yüzde seksenini oluşturan köylülere (Karaömerlioğlu, 1998: 57) benimsetmek, istenilen şekilde yeni bir toplum yaratmaktır. Bu bağlamda köycülük uluslararası konjonktüre de uygun bir biçimde * sınıfsız bir toplum amaçlayan halkçılık prensibinin temelini oluşturmuştur. Nitekim CHP Genel Sekreteri Peker, köylüye ulaşmakta ve yeni devletin ideolojisini aşılamada önemli bir araç olarak kullandıkları halkevleri için halkevlerinin gayesi ulusu katılaştırmak, sınıfsız katı bir kitle haline getirmektir demiştir (Çavdar, 2007: 452) yılında Gaziantep ilinde köy katiplikleri kursunun açılışında konuşan dönemin Gaziantep Valisi Akif Bey, yeni devletin köylüye bakışını, köycülükle ulaşılmaya çalışılan gayeyi ve köylüyle temasta köy katipliği kurumunun gereğini şöyle açıklar: Köylülerimiz çok çalışır; fakat az çalışma ile çok kazanmanın yolunu bilmez, gücünden, kuvvetinden ve malından çok harcar. Fakat az harcıyarak çok faidelenmenin yolunu bilmez. Vazifemiz, Cümhuriyetle idare olunan ve Avrupa medeniyetinden nur alan Türk milletinin tabi olduğu içtimai nizamı köyün içerisine kadar sokmak ve köylüyü de bu nizama sardırmaktır....köylümüzde hamiyet, fedakarlık, cengaverlik vardır. Fakat bunu yalnız yumurta kapuya geldiği zaman, yalnız harpte ve seferberlikte idrak eder. Hazer vaktinde askere gidip talim yapmağı, devlete muntazam vergi vermeği, yol işlerine gününde devam * Bkz. M. Asım Karaömerlioğlu, Köy Enstitüleri Üzerine Düşünceler, Toplum ve Bilim, Sayı: 76, 1998, s

9 ederek çalışmayı ciddi bir vazife zannetmez. Etmez ama efendiler, hazinemiz tamtakır olursa, yollarımız yapılmamış bulunursa, askerimiz talimli olmazsa ana yurdumuza gözünü diken düşmanlar memleketimizi kolay yutulur bir lokma sanmakta gecikmezler. Halbuki köylüler muvazzaf asker olarak talimini yaparsa, borcunu vererek milli hazineyi doldurursa, yol boylarındaki işlerine vaktinde devam eder, yollar temamlanırsa, milli paramızın, milli iktisadiyatımızın kıymetini korumak hususunda kaçakçılıktan ve kaçakçılardan nefret etmek ve onlara karşı set teşkil etmek vazifesini idrak ederlerse düşmanlarımız da Türk kuvvetinin bükülmez, yenilmez ve çarpışılmaz bir kuvvet olduğunu anlarlar....köy katipleri köyün muntazaman defterlerini tutsunlar, kayıtlarını deftere geçirsinler, köylüyü günü gününe tenvir etsinler; doğum, ölüm, hastalık vukuatını günü gününe kaydederek bildirsinler. Köyün yollarını, çeşmelerini, pınarlarını, mekteplerini yaptırsınlar ve onartsınlar ve bizzat kendi kıyafetlerile, temiz ahlaklarile, millete söz geçirmek hususundaki kudretlerile iyi bir nümune olsunlar. Köycülük vazifesi vatan vazifesinin en değerlilerindendir (Hilmi, 1934: 4). Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşunda oluşturulmaya çalışılan ideolojik yapıyı, dönemin ekonomi politiğini ve yaratılmaya çalışılan yeni toplumu anlamak için devletçilik ve halkçılık ilkesi kapsamında köycülük anlayışını incelemek önemlidir. Zira günümüzde de devlet toplum ilişkileri üzerine yapılan tartışmalarda, taraflar argümanlarını erken cumhuriyet dönemi uygulamalarından seçmektedirler. Bu çalışmada da devletçilik ve halkçılık ilkesine bağlı olarak köycülük temalı kültürel söylemlerin, Türk basın tarihinde ilk köy gazetesi olarak da bilinen Güzelordu gazetesindeki varlığı tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın yöntemine geçmeden önce Güzelordu gazetesinden ve sahibi Bilal Köyden den bahsetmek yararlı olacaktır Güzelordu Gazetesi ve Bilal Köyden Türkiye nin ilk köy gazetesi olan Güzelordu yu uzun yıllar kendi yaptığı baskı makinesiyle yayımlayan Bilal Köyden, 1894 yılında Ordu nun Uzunisa köyünde Şeyhoğulları na mensup bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Uzunisa köyünün de içinde bulunduğu Civil Havzası, Ordu ilinin verimli topraklarının bulunduğu bir bölgedir. Köyden in de mensubu olduğu Şeyhoğulları, yörenin köklü ve varlıklı ailelerindendir ve Karadeniz bölgesinin özgün aristokrasisini bir yaşam biçimi olarak sürdürmektedirler. Evlerinde kütüphaneleri olan, çiftçiliği bilimsel yollarla yapmaya çalışan insanlardır bunlar. Böyle bir çevrede yetişen Mehmet Bilal, koşullar nedeniyle ancak rüştiyeye kadar öğrenim görebilir. Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı na girdiğinde 21 yaşında olan Mehmet Bilal, Kafkas Cephesi nde savaşa katılır ve yaralanır. Trabzon daki tedavisinin ardından 9

10 Ordu ya dönen Mehmet Bilal, yaşı geçtiği için Kurtuluş Savaşı na çağrılmaz. Bu dönemde şehrin ileri gelen aydınlarıyla ilişki kurar ve basını yakından takip eder yılında Tekamül gazetesinde başladığı gazeteciliğe 1926 yılında Hadim-i Cumhuriyet gazetesinde devam eder, aynı zamanda Trabzon da yayımlanan Kahkaha ve Devekuşu adlı gazete ve dergilere de yazmaktadır. Nihayet 1927 yılında Türkocağı matbaasıyla anlaşarak 20 Temmuz 1927 de Güzelordu gazetesini yayımlar yılında gerçekleştirilen Harf İnkılabı yla basımevleri bir anda hurufat çöplüğüne dönüşür ve Güzelordu gazetesi de 55. sayısında kapanır. Köyden, baskı makinesi almayı düşünür ama olanakları sınırlıdır. Bu nedenle sanat işlerinden anlayan Hakkı Sağra adlı arkadaşına baskı makinesini tarif ederek el yapımı bir makineyle 25 Mart 1929 da Güzelordu nun yeniden basımını sağlar (Dizman, 1999: 1-12). Uzunisa köyündeki evine kurdurduğu tahta baskı makinesiyle yayıma başlaması, Güzelordu nun, köyde çıkan ilk gazete unvanını almasını da sağlar yılında yayımlanan Dizman ın Güzelordu ve Bilal Köyden adlı eserine yazdığı önsözde, dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay, Türkiye nin ilk köy gazetesini yayımlayan, bu gazetesiyle Cumhuriyeti, Atatürk devrimlerini köye ve köylü yurttaşlarımıza ulaştırma, bu çabayı kökleştirme mücadelesi veren değerli basın adamı Bilal Köyden in yaşamı ve gazetecilik serüveni de bu onurlu mücadelenin bir parçasıdır diyecektir (Dizman, 1999: v). Ancak bu gazetecilik serüveni 1950 yılında Demokrat Parti nin seçimleri kazanarak tek başına iktidar olmasıyla son bulur yılında Güzelordu nun İl Basımevi nde basılmasına izin verilmez, gazetenin resmi ilanları da kesilir ve çeyrek asırlık bir gazete kapanmak zorunda bırakılır. Köyden anılarında o günleri şöyle aktaracaktır: Demokrat Parti iktidarının resmi ilan tevziatında takip ettiği adaletsiz sistem, gazetenin hayatına hatime verdi yılı sonlarına doğru er kişi niyetine nidasıyla Güzelordu yu tarihin sinesine göndermeye mecbur olduk. Onun kapanmasında zerrece dahlim olsaydı, ölünceye kadar vicdan azabı çekmek benim için mukadder olurdu. Zira o, Türkiye mizde köyde intişar eden ilk gazete idi. Yaşatılması lazımdı (Dizman, 1999: 96). Güzelordu gazetesi hem sahibinin yaşadığı bölgede elit bir aileden gelmesi ve cumhuriyeti kuran elit çekirdekle aydınlar arasındaki ilişkiye güzel bir örnek teşkil etmesiyle hem de yeni Türk devletinin oluşturmaya çalıştığı ideolojik yapıya ait söylemleri halka özellikle de köylüye taşıması ve benimsetmeye çalışmasıyla erken cumhuriyet döneminin incelenmeye değer bir ürünüdür. Bu çalışmada da Güzelordu gazetesindeki, yeni bir ideolojik yapı ve toplumsal davranış biçimi yaratma amaçlı devletçilik ve köycülük söylemleri, tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. 10

11 2. Çalışmanın Yöntemi ve Analiz Bulguları Analizde benimsenen yaklaşımın temel dayanak noktasını tematik analizi yöntemi oluşturmaktadır. Uygulanan teknik, incelenen haber ve yorumlarda belirgin olarak öne çıkan tematik ve söylemsel kalıpları ve bu çerçevede seçilen adlandırmaları, pozisyonları, iddiaları ortaya çıkarmaya yönelik çalışan bir araştırma yöntemi olarak tasarlanmıştır. Böylelikle ele alınan temalar hakkında belirli bir durum tanımı, nedensel yorumlamalar ve değerlendirmeler yapılabilecektir. Tematik analiz; akademisyenlerin, araştırmacıların; insanları, olayları, durumları anlamasını kolaylaştıran ve gözlemlerin doğruluğunu artıran sistematik bir yolla bilginin çeşitli türlerini kullanmalarını sağlar (Boyatzis, 1998: 5). Tematik analiz yaşam öykülerinde, röportajlarda, açık-uçlu makalelerde, kişisel mektuplarda; şarkı, edebiyat, folklor, ilahi gibi tarihsel belgelerde kullanılır (Boyatzis, 1998: 12). Bu çalışamada da erken cumhuriyet dönemine ait tarihi birer vesika halini almış olan Güzelordu gazetesindeki basılı kültürel öğeler, belirli temalar çerçevesinde incelenmiştir dünya iktisadi buhranı ve 1930 Serbest Fırka deneyiminin ortaya çıkardığı ekonomideki olumsuz durum, yeni devletin bir ideolojisinin olmadığının kesin bir biçimde anlaşılması ve uluslararası alanda otoriter yönetimlere yöneliş, Türkiye deki siyasal söylemi de şekillendirmiştir. Bu nedenle bireyi değil, devletin varlığını ve egemenliğini esas alan bir devletçilik anlayışı çerçevesinde hem yeni bir toplumun kurgulanması hem de planlı bir ekonomiyle kalkınma düşüncesinin hakim olduğu 1930 sonrası dönemde, Güzelordu gazetesinde yer alan devletçilik ve köycülük temalı söylemler çalışma kapsamında araştırılmıştır Devletçilik Temalı Söylemler AZİZ TÜRK! Ölüm yağan mücadele meydanlarında hasma galip gelip te iktisadi sahada yenilmek kadar acı bir mağlubiyet tasavvur olunamaz! Bu korkunç akıbete uğramamak için daima yerli malı kullanmağa ahdetmelisin.. Seni saadete kavuşturacak olan da odur (24 Nisan 1929). MÜHİM BİR TAVSİYE İşbankası tarafından 2 liraya ağızları kilitli şık ve zarif kumbaralar satılmaktadır. Bu kumbaralar on liralık ufak para ile dolmaktadır. İhtiyatı sevenler için bu biriktirme usulü insanı tasarrufa alıştırır eğlenceli bir iştir. Kumbaralar iade edildiği 11

12 takdirde bedelleri istirdat edilir. Okuyucularımıza birer kumbara edinmelerini tavsiye ederiz. Arapçada bir darbı mesel vardır. Türkçeye çevrince manası şudur: Damlalar birike birike göl olur; göller biraraya gelince deniz hüsule gelir (7 Ağustos 1929). VAZİFEMİZ Cihanı senelerce heyecan içinde yaşatan Türk azmi ve Türkün son inkılabı yine cihane anlattı ki yer yüzünde layemut akvam varsa bunun en başında Türkler mevcuttur....türk kılıcı ve o kılıcı zamanında kullanan kırılmak ihtimali olmiyan çelik kollar, Vatanı kurtardı; Vazifesini yaptı. Şimdi yeni bir mücadele sahasına atıldığımızı görüyoruz. Ayni azim, ayni imanla yürüdüğümüz gün, muvaffakiyet yollarının açıldığını göreceğiz. Bu günkü mücadele de hiç şüphesiz iktisadi mücadeledir. Son günlerin iktisadi dertleri ve bu dertlerin doğurduğu acı neticeler bize anlattı ki inkılap daha bitmemiştir. Türk Milleti ve onun mukaddes Cumhuriyeti daha müreffeh ve daha mes ut yaşamak için iktisaden de yükselmek mecburiyetini takdir etmiştir. Binaen aleyh evvela yapacağımız şey İsmet Paşa Hz. lerinin işaret ettikleri yoldan yürümek oluyor. Vazife hükümetin değil halkındır. Halk, istihsalatını çoğaltır, kendi mallarını tercihen istimal ederse ve netice itibarile yerli mallarını kullanmaktaki büyüklüğü ve bu büyüklüğün zevkini duyarsa saadet kapılarının pek çabuk açıldığını görmekte gecikmeyecektir (4 Ocak 1930). İKTİSAT... İKTİSAT!....Her sabah göz kapaklarımızı silmeden zehir gibi acı olan kahvenin tatsız rengini ve acı lezzetini içerek servetimizden hayatımızdan bir zerre gaybediyoruz. Memleketimizde mebzulen yetişen nefis ıhlamuru bırakıyoruz da Avrupanın, Asiya ve Afrikanın çaylarını içerek milyonlarca liramızı bu memleketlere serperek fakru zaruret içinde kıvranıyor ve her halde bizden daha akıllı olmadıklarına iman ettiğimiz insanları mes ut, müreffeh yaşatmağa sebep oluyoruz....kahvehaneler baştan başa dolu... çalışma saatlerinde bile yine tavla, domino, bilardo sesleri kağat hışıltıları samiaları dolduruyor. Yalnız kahve ve çay yüzünden ecnebi memleketlere milyonlar verdiğimizi düşünmiyerek kendi kendimize buhran tevlit ettiriyoruz. Kahve yerine süt, çay yerine ıhlamur; yazın da şurup ve şerbet içsek paramızı dahile dağıtmış olmakla kalmiyacağız, ayni zamanda sıhhat ve bünyemiz itibarile de kazanacağımız aşikardır. İktisat seferberliği yapılırken evvela bu noktadan harekete gelmek ve bu cepheyi yarmak lazımdır (13 Ocak 1930). 12

13 VATANDAŞ! Yerli malı kullanmak, milli kurtuluş hareketinin manasını şuurla anlamak demektir. VATANDAŞ! On paralık bir şey alırken bile yerli malını tercih et. Yerli malı satmıyan dükkanlardan alış veriş etme! (24 Aralık 1930). Vatandaş! Yıllardanberi beynimizi iğneliyen bir buhranın Memleketimizde hüküm sürdüğünü hepimiz biliyoruz. Şunu da bilmelisiniz ki bu darlık yalnız bizim ülkemizi değil koskoca dünyayı sargı çenberi içine almış, her tarafı dehşete salmıştır. Bugün bu derdin dermanı her yanda aranıyor. Bizim büyüklerimiz de türlü çareye baş vuruyorlar. Bu meyanda fertlere düşen çok mühim bir vazife vardır. O vazife şudur: (ÇOK KAZANIP AZ HARCAMAK). Yemede, geymede kanaatlı, sabırlı ve idarede çok kıskanç olalım. Fertler işi yoluna koyarsa, bütün Dünya düzelir?.. İlerlemiyen, geri kalmıya mahkumdur (25 Şubat 1931). 12 KANUNUEVVEL Tasarruf Haftasının İlk Günüdür TASARRUF NEDİR? Tasarruf medenilik alametidir: Vahşi biriktirmez. Vahşinin hayatı, tesadüfün cilvesine tabidir. Bulur, avlanır, yer. Bulduğunu kamilen yer. Vahşi için (yarın) yoktur. Halbuki medeni bir adam demek, her şeyden evvel, biriktiren adam demektir. Bu böyle olunca, medeni cemiyet demek te biriktiren cemiyet olur. En medeni cemiyet, en çok biriktiren cemiyettir (18 Kasım 1931). YERLİ MALI Askeri zaferden çıktık. Fakat bir yeni düşmanın savleti karşısındayız. Bu yeni düşmanın adı ecnebi malıdır....türkiye asırlardan beri ecnebi malı ile boğuşmaktadır. Sefih ve bihaber padişahların sersemliği yüzünden ardına kadar açılan Türk kapılarından asırlardan beri ecnebi malı içeriye akmış, Türk kabiliyetini, çoşgun Türk istidadını eritmiştir.... İstiyoruz ki Türk refahını kimse tehdit etmesin. Türk yapamaz iddiasile Türkiye ye her ecnebi mamülünü sokarak Türke hakaret sillesi atılmasın. Hiçbir Türkün buna tahammülü olmaz. Sokmayacağız! Ecnebi metaının Vatana girmesini bin şarta tabi tutacağız. Türk her sene fazla miktarda kendi eşyasını kendi yapacak seve seve kullanacaktır. Türk yabancıların gönderdikleri mallarla Vatanı satın almalarına mani olacaktır. Bunun için bir mukaddes misak vazediyoruz: Her yerli malını kullanmak misakı (12 Aralık 1931). Hayat yolunda vazife...bu son zamanlarda ala meratibihim hepimizi alakadar edecek kadar müzminleşen ve kokusu Dünyanın her tarafından coşup gelen iş ve iktisat buhranı karşısındayız. Böyle zamanlarda feragat ve fedakarlık hislerinin bir milletin efradı arasında 13

14 şahlanarak çoşgun bir kaynak halini alması, o milletin yaşayış kabiliyetile mebsuten mütenasiptir. Emsalsız fazilet menbaı olan Milletimizin yüksek hissi ve meftur olduğumuz azmü tecellüt sayesinde iktisadi varlığımızın korunmasında yarını huzur ve emniyetle karşılaya bilmek için feragatkar bir mevcudiyet göstermemizde hiç şüphe yok ki büyük mürşidin izini büyük bir vecdi imanla takip edeceğiz. Taki maksada vasıl olalım (23 Ocak 1932). Güzelordu gazetesinde yer alan devletçilik temalı söylemlerin, üç alt tema çerçevesinde varolduğu görülmektedir. Bunlardan en önemlisi devleti ve yöneticileri yücelten adeta onlara kutsiyet atfeden devletçilik anlayışına dayalı yaklaşımdır. 4 Ocak 1930 tarihli Vazifemiz başlıklı yazı bu hususta çok iyi bir örnek oluşturmaktadır. Binaen aleyh evvela yapacağımız şey İsmet Paşa Hz. lerinin işaret ettikleri yoldan yürümek oluyor. Vazife hükümetin değil halkındır sözleriyle yönetici elit övülürken, mevcut durumda sorumluluk da halka yüklenmektedir. Yine 23 Ocak 1932 tarihli hayat yolunda vazife başlıklı yazıda da bu kez Cumhurbaşkanı Atatürk büyük mürşit sıfatıyla tanımlanırken fedakarlık yapmak vazifesi yine halka düşmektedir. Devletçilik temalı söylemleri oluşturan diğer alt temalar ise tasarruf etmek ve yerli malı kullanmak konuludur. Sözkonusu temalar devletçilik kavramının ekonomik açıdan anlaşılmasıdır. Genel olarak değerlendirdiğimizde yurttaşa ciddi anlamda görev yükleyen bir üstyapı örgütlenmesiyle karşı karşıya kalınmaktadır. Devlet yüceltilirken, birey vazifelendirilmekte, bütünü oluşturan ve istenileni yapması talep edilen bir unsur olarak sıradanlaştırılmaktadır Köycülük Temalı Söylemler VERGİLERE DAİR Köylü kardaş!...memleket bizden birçok hizmetler bekliyor. Bunlardan biri de Devlet borcunu vaktında vermektir. Bu hizmeti ehemmiyetsiz görmeyin, çok büyük bir hizmettir. Bunun için Hükümete olan borçlarımız defterin başında yazılı olmalı, tahsildar bizi aramadan biz onu bulup borcumuzu gününde vermeliyiz. BU BORÇ VATAN VE NAMUS BORCUDUR. Köylü (8 Nisan 1929). KÖYLÜLER! Kredi kooperatiflerine layık olduğu ehemmiyeti veriniz. Sizi saadet sarayına götürecek en kısa yol odur (20 Kasım 1929). 14

15 KÖYLÜ NE ZAMAN MES UT OLUR? MECBURİ ZİRAAT ÜSULÜNDEN BAŞKA KÖYLÜNÜN SAADETİNİ HAZIRLAYACAK HİÇBİR VASITANIN VÜCUDUNA KAİL DEĞİLİZ...Milletin hayat menbaı olan köylüyü mecburen çalıştırmak, onu ataletten kurtarmak ve çok faal bir uzuv olarak yetiştirmek icap eder. Bunun da en acil çaresi mecburi ziraat usulüdür. Ziraat odalarının esas teşekkülünden maksat ta bu gibi gayeler etrafında varlık göstermesidir....köylü yarınını göremez, yarının hadiselerini bugünden keşif ve ihate edemez. Onu kendi haline bırakmak doğru değildir. Arazi sahiplerinin atıl kalması, tarlaların ekilmemesi bir nevi cinayettir. Türkün altunu topraktadır; kazince meydana çıkar....memleketin hayati ihtiyacının ancak köylüyü ziraat işlerinde faaliyete getirmekle tehvin edilebileceği şek ve şüphe götürmez (22 Ocak 1930). SERBEST KUMARHANELER KÖY DÜKKAN VE KAHVELERİ KAPATILMALIDIR Köylüyü ızrar eden, bu faal unsuru atalet ve meskenete sevkeden son senelerde köylere musallat olan kumarcılık ve bunun vasıtai intişarı bulunan köy dükkan ve kahve haneleridir. Melek kadar saf ve temiz olan köylü çocukları alın teriyle kazandıkları yiyeceklerini bu batakhanelerde gaybediyorlar. Tenbelliği ve fena huyu bu yerlerde alıyorlar....bir gece içinde birkaç ahır değiştiren sığır hayvanlarının nakil ve sevk emirleri bu şeamet yuvalarından veriliyor....son söz olarak söyliyelim ki köylünün selameti namına köy dükkan ve kahve haneleri bila kaydü şart kapatılmalıdır (1 Şubat 1930). KÖYLÜYÜ TENVİR İÇİN Maarif teşkilatımız kamyonlar içinde nakledilecek seyyar sinema ve kütüphaneler vasıtasile köylüyü tenvir edecekmiş. Ne ala.. Fakat, kamyon uğrağı olmıyan mahaller halkı ne suretle tenvir edilecektir? Biz vaktile cem iyatı hayriyenin köylüye tanıtılması için seyyar sinemalar ve tiyatrolar ihdası lüzumundan ehemmiyetle bahsetmiştik. Filhakika köylü kulaklarından ziyade gözlerine inanır. Köylü muhtacı tenvirdir ve buna da istidadı vardır. Yeter ki tenvir tarzları hale ve vaziyete uygun olsun. İşin esaslı olması da ancak bu suretle mümkindir (10 Haziran 1931). 15

16 Ülkü mecmuası bir anket açtı Ankarada kudretli kalemler tarafından neşredilmekte olan ÜLKÜ mecmuası köycülük hakkında bir anket açmıştır. Ülkü bu anketi ile asırların ihmal ettiği köylünün, bu yurdun efendisinin terakki ve inkişafı çarelerini araştırmaktadır (24 Temmuz 1933). Güzelordu gazetesinde yer alan köycülük temalı söylemlerde, köylüler; yarınını göremeyen, saf, tenvir edilmeye yani aydınlatılmaya muhtaç bir topluluk olarak gösterilir. Yine halkın yüzde 80 inini oluşturan köylü kitlesinden beklenen, vergisini zamanında hatta zamanından önce ödemesi, tarım işlerini aksatmamasıdır. Köylü istenildiğinde zorunlu olarak çalıştırılabilecek, gündelik hayatına istenildiğinde müdahale edilebilecek bir varlık olarak görülmektedir. Yurdun efendisi olarak gösterilenlerin, bir taraftan da terakki ve inkişafı için çareler aranmaktadır. Güzelordu gazetesindeki köy ve köylüye yönelik yaklaşım, Cumhuriyeti kuran yönetici elitin toplumu yukarıdan aşağıya yeniden şekillendirme çabasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Sonuç Bir ülkenin tarihinde yaşamsal öneme sahip bir dönemi anlamak, o döneme ait başat ideolojileri, bu ideolojileri oluşturan kültürel söylemleri incelemekle mümkün olabilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti için de 1923 ten kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün yaşamını yitirdiği 1938 e kadar olan 15 yıllık dönem hayati öneme haiz olmuştur. Zira bu dönemde yeni Türk devletinin ideolojik yapısı biçimlenmiş, nasıl bir toplumsal yapı oluşturulmak istendiği ortaya konmuştur. Altı ok adı verilen; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devletçilik, halkçılık, laiklik ve devrimcilik ilkelerini kapsayan kültürel söylemler, Kemalist ideolojinin de yapıtaşlarını oluşturur. Bu çalışmada da, özellikle dönemin ekonomi politiğini anlamakta yardımcı olabilecek, devletçilik ve halkçılık ilkesine bağlı olarak köycülük yaklaşımına ait kültürel söylemler, Türk basın tarihinde ilk köy gazetesi olarak bilinen Güzelordu gazetesi üzerinden incelenmiştir. Bireyi değil devletin varlığını ve egemenliğini esas alan devletçilik anlayışının ve toplum mühendisliği yaklaşımının önemli bir göstergesi olan köycülüğe dair kültürel söylemlerin Güzelordu gazetesindeki varlığı da tespit edilmiştir. Böylece, cumhuriyeti kuran elit çekirdeğin ve onun çevresindeki dar bir aydın kadronun, ürettiği kültürel söylemlerle oluşturmaya çalıştığı ideolojik yapıyı topluma benimsetmeye çalışırken, dönemin kitle iletişim araçlarını mümkün olduğunca etkin bir şekilde kullandığını söyleyebiliriz. Nitekim, 16

17 Güzelordu gazetesindeki devletçilik temalı kültürel söylemlerde, tek tek insanların çıkarlarını ve haklarını dikkate almaksızın devlet çıkarlarına mutlak öncelik ve egemenlik tanınmasını ifade eden hikmet-i hükümet kavramına koşut yaklaşımlar açıkça görülmektedir. Gazetede yer alan köycülüğe dair kültürel söylemler incelendiğinde de toplum mühendisliği yaklaşımları net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Kaynakça 1998 Alp Tekin, Kemalizm, çev. Çetin Yetkin, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, İstanbul, Boyatzis E. Richard, Transforming Qualitative İnformation: Thematic Analysis And Code Development, SAGE Publications, California USA, 1998 Çavdar Tevfik, İz Bırakan Gazeteler ve Gazeteciler, İmge Kitabevi, Ankara, 2007 Dizman İbrahim, Türkiye nin İlk Köy Gazetesi: Güzelordu ve Bilal Köyden, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1999 Dursun Çiler, Televizyon Haberlerinde İdeoloji, İmge Kitabevi, Ankara, 2001 Fiske John, İletişim Çalışmalarına Giriş, çev. Süleyman İrvan, Ark Yayınları, Ankara, 2003 Güvenç Bozkurt, İnsan ve Kültür, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1984 Heywood Andrew, Siyaset, Liberte yayınları, Ankara, 2006 Kahraman Hasan Bülent, Türk Siyasetinin Yapısal Analizi I, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2008 Karaömerlioğlu M. Asım, Köy Enstitüleri Üzerine Düşünceler, Toplum ve Bilim, Sayı: 76,

18 Mektupçu Hilmi, Köycülük, Gaziantep Halk Matbaası, Gaziantep, 1934 Oskay Ünsal, İletişimin ABC si, Simavi Yayınları, İstanbul, Özer Ömer, Eleştirel Haber Çözümlemeleri, Anadolu Üni. Yayınları, Eskişehir, 2003 Özipek Berat, Devlet, Siyaset, ed. Mümtaz er Türköne, Lotus Yayınevi, İstanbul, Parlak İsmet, Türkiye de İdeoloji-Eğitim İlişkisi: Erken Cumhuriyet Dönemi Tarih ve Yurt Bilgisi Ders Kitapları Üzerine Bir İnceleme, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara, 2005 Perin Cevdet, Atatürk ve Kültür Devrimi, İnkılap ve Aka Kitabevleri, İstanbul, 1982 Türkdoğan Orhan, Kemalist Sistem ve Sosyolojik Yapısı, IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İstanbul, 2005 Uygur Nermi, Kültür Kuramı, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 1996 Güzelordu, 8 Nisan 1929 Güzelordu, 24 Nisan 1929 Güzelordu, 7 Ağustos 1929 Güzelordu, 20 Kasım 1929 Güzelordu, 4 Ocak 1930 Güzelordu, 13 Ocak 1930 Güzelordu, 22 Ocak

19 Güzelordu, 1 Şubat 1930 Güzelordu, 24 Aralık 1930 Güzelordu, 25 Şubat 1931 Güzelordu, 10 Haziran 1931 Güzelordu, 18 Kasım 1931 Güzelordu, 12 Aralık 1931 Güzelordu, 23 Ocak 1932 Güzelordu, 24 Temmuz 1933 Ulus, 13 Mayıs

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

XI. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ KÜRESEL BİRİKİMLERDEN ULUSAL DEĞERLER YARATMAK

XI. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ KÜRESEL BİRİKİMLERDEN ULUSAL DEĞERLER YARATMAK XI. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ KÜRESEL BİRİKİMLERDEN ULUSAL DEĞERLER YARATMAK Birlikte Başarmak Ali Kamil UZUN, CPA, CFE Türkiye İç Denetim Enstitüsü Kurucu Başkanı Ali Kamil Uzun, CPA, CFE Deloitte Türkiye

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA 1 Ders

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİN İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNE VE ÖĞRENCİLERİNE KATKILARI NELER OLMALIDIR? M. Tamer Özmen 1 SUNUM

İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİN İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNE VE ÖĞRENCİLERİNE KATKILARI NELER OLMALIDIR? M. Tamer Özmen 1 SUNUM İNŞAAT MÜHENDİSLERİNİN İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNE VE ÖĞRENCİLERİNE KATKILARI NELER OLMALIDIR? M. Tamer Özmen 1 SUNUM Bu sunum: Akademik çalışma ve araştırmaların sonucu olarak değil, tamamen determinist

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

T.C. KÜTAHYA BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV YETKİ SORUMLULUK VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. KÜTAHYA BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV YETKİ SORUMLULUK VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. KÜTAHYA BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV YETKİ SORUMLULUK VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı, Kütahya

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963. Muhterem Bey Efendi

8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963. Muhterem Bey Efendi 8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963 Muhterem Bey Efendi Yılmaz öztuna Beye 20/8/1968 tarihiyle yazdırınız mektubu gördüm. Orman Mektebinin Sami Paşa tarafından tesis edildiği "lalnamei

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Veli Yılmaz 2. Doğum Tarihi : 25.11.1948 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğretim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Subay Kara Harp Okulu 1969 Y. Lisans Kurmaylık Kara Harp

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük MİLLİ EKONOMİ VE BAŞKENT ANKARA 1 Bir ülkede üretim, dağıtım, tüketim etkinliklerinin bütününe ekonomi denmektedir. Bir ülkenin kendi kendine yetebilmesi, ekonomik olarak bağımsız olması çok önemlidir. 2 Osmanlı Devleti 1911 yılından

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MEDENİYET ARAŞTIRMALARI VE DEĞERLER EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (MEDEM) YÖNETMELİĞİ

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MEDENİYET ARAŞTIRMALARI VE DEĞERLER EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (MEDEM) YÖNETMELİĞİ BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MEDENİYET ARAŞTIRMALARI VE DEĞERLER EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (MEDEM) YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları Projenin Amacı:Çalışmamızda öncelikle Pascal ve Fermat la tarihsel empati kurmakla birlikte bilginin yolunu bulabilmesi için farklı bakış açılarına ihtiyaç

Detaylı

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Nihan Demirkasımoğlu 1 İçerik Sistem Kuramları Eğitime Sistem Yaklaşımı Eğitim sisteminin Alt Sistemleri Bu konu, Başaran ve Çınkır ın (2012) Türk Eğitim Sistemi ve

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Basın

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK)

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) Özel Ata Anadolu Lisesi Müdürü Bahriye Aksoy un başkanlığında Sosyal ve Fransızca Bölüm öğretmenleri Değerler Eğitimi nde yapacakları görevleri ve kendilerine yardımcı olacak

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK H.A.S. TİC. MES. LİSESİ 1/39

MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK H.A.S. TİC. MES. LİSESİ 1/39 MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK H.A.S. TİC. MES. LİSESİ 1/39 * Milli Birlik ve Beraberlik. - Milli Birliğin Önemi. TAKDİM PLANI MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK - Atatürk ün Milli Birlik ve Beraberlik Anlayışı. -

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

DİPNOTLAR. [1] "İlmi Heyet", Hakimiyeti Milliye, 25.04.1924.

DİPNOTLAR. [1] İlmi Heyet, Hakimiyeti Milliye, 25.04.1924. DİPNOTLAR [1] "İlmi Heyet", Hakimiyeti Milliye, 25.04.1924. [2] Rapor hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: John Dewey, Türkiye Maarifi Hakkında Rapor, Maarif Vekaleti Yayını, İstanbul, 1939. [3] Şükrü Saraçoğlu,

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi,

Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi, Sayın Velimiz, Ocak ayında sizlere ulaştırdığımız Veli Bilgilendirme Bülteni nde belirtildiği gibi, TÜRKÇE dersinde, Kişisel Gelişim ve Okuma Kültürü temalarına bağlı olarak çeşitli metinler ve Düşünceler

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. DR.HASAN ERİŞ İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yönetimin temel görevlerinden birisi, örgütü oluşturan

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

Üsküdar Üniversitesi

Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi RADYO, TELEVİZYON VE SİNEMA BÖLÜMÜ Ders İçerikleri BİRİNCİ YARIYIL (1. Sınıf, Güz Dönemi) İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2013/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 1998-2013/ SON 16 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ 998-008 OKS 03... TEOG 009-03 SBS T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK 998-03/ SON 6 YIL OKS, SBS VE TEOG ÜNİTE BAZINDA SINIFLANDIRILMIŞ ÇIKMIŞ SORULAR FASİKÜLÜ Metin ÖZDAMARLAR Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Detaylı

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR Meslek odaları ve bazı sivil toplum kuruluşları, son günlerde yaşanan iç kargaşalarda meydana gelen ölümler, Türk Bayrağına ve Atatürk heykellerine yapılan saldırılar üzerine sağduyu çağrısında bulundu.

Detaylı

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası Tüm Kamu Personeli İçin GYS Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı Konu Anlatımı + Soru Bankası Memurluk, Şeflik, Uzmanlık, Şube Müdürlüğü ve Diğer Unvanlar Adalet Bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

COĞRAFİ TABANLI MÜHENDİSLİK PROJELERİNİN AŞAMALARI VE YÖNETİMİ. Ş.KUŞCU, Emekli öğr. Üyesi, senolkuscu@yahoo.com

COĞRAFİ TABANLI MÜHENDİSLİK PROJELERİNİN AŞAMALARI VE YÖNETİMİ. Ş.KUŞCU, Emekli öğr. Üyesi, senolkuscu@yahoo.com COĞRAFİ TABANLI MÜHENDİSLİK PROJELERİNİN AŞAMALARI VE YÖNETİMİ Ş.KUŞCU, Emekli öğr. Üyesi, senolkuscu@yahoo.com Özet Mühendisler meslek yaşamlarının her evresinde yöneten ve yönetilen ilişkileri içinde

Detaylı

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4

DERS BĠLGĠLERĠ. Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS. Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4 DERS BĠLGĠLERĠ Haftalık Dersin Adı Kodu Yıl Yarıyıl T+U+L Saati Kredi AKTS Türk Siyasal Hayatı ------------ 3 Güz 3+0+3 3 4 Bölümü : Uluslararası İlişkiler Dersin Seviyesi : Lisans Ders Dili : Türkçe Ders

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

DENİZİN SİHİRLİ YÜZÜNÜ KEŞFEDEN PROJE

DENİZİN SİHİRLİ YÜZÜNÜ KEŞFEDEN PROJE DENİZİN SİHİRLİ YÜZÜNÜ KEŞFEDEN PROJE SORUMLU BALIKÇILIK PROJESİ DENİZ KORUMA ALANLARI TÜRKİYE DE SORUMLU BALIKÇILIĞA GEÇİŞ DENİZ AMATÖR BALIKÇI, GELENEKSEL KIYI BALIKÇISI, RESTORAN VE TÜKETİCİLERLE EL

Detaylı