sosyalizm uğruna mücadelede 61 yıl

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "sosyalizm uğruna mücadelede 61 yıl"

Transkript

1 sosyalizm uğruna mücadelede 61 yıl dördüncü EntErnasyonal İn uluslararası komitesi Kasım 2014 Bu broşürdeki belgeler ve yazılar, Toplumsal Eşitlik in web sitesi dan alınmıştır.

2 İçindekiler Önsöz...iii Bütün Troçkistlere Açık Mektup...1 Uluslararası Komite yi Kurma Kararı...13 Dördüncü Enternasyonal Pablo ya Karşı Toparlanıyor...15 Yeni Bir İşçi Partisinin Gerekliliği...17 Dördüncü Enternasyonal in 75. Yıldönümü...29

3 Önsöz Dördüncü Enternasyonal içinde 1953 yılı yazında ve sonbaharında yaşanan ve Dördüncü Enternasyonal in Uluslararası Komitesi nin (DEUK) kurulmasıyla sonuçlanan tartışmalar, Marksizm ile revizyonizm arasında yaşanan mücadelelerde benzersiz bir yer tutar. Bu mücadelenin tarafları, Dördüncü Enternasyonal in Uluslararası Sekreterliği nin başındaki Michel Pablo ve destekleyicileri ile James P. Cannon önderliğindeki öğretiye bağlı Troçkistlerdi. Onlar arasındaki bu mücadelenin temelinde de Marksistlerin, işçi sınıfının biricik devrimci toplumsal güç olduğu ve Dördüncü Enternasyonal in dünya devriminin önderliğini oluşturduğu temel önermesi yatıyordu. Pablo ve destekleyicileri, Dördüncü Enternasyonal in 1951 yılında toplanmış olan III. Dünya Kongresi sürecinde, Stalinist bürokrasinin kimi kesimlerinin kitlesel basınç altında bir tür öz reform yaşayabileceğini ve devrimci rol oynayabileceğini ifade eden düşünceleri ifade etmeye başlamışlardı. Pablocu revizyonistlere göre, bu Stalinist önderlikler, gerçek bir devrimci kitle hareketine tabi oldukları ölçüde, onun basıncına maruz kalır ve belirli uygun koşullar altında, Sovyet bürokrasisinin onların önüne koymuş olduğu hedeflerin ötesine geçerek devrimci bir yönelimi savunabilirler. Bu, bu tür uygun koşullarda bulunan söz konusu partilerin, mülk sahibi sınıflara ve emperyalizme karşı iktidar mücadelesini üstlenmek zorunda kalmasının mümkün olabileceği anlamına gelir. [1] Pablo revizyonist tezlerini, Ocak 1951 de kaleme aldığı, Nereye Gidiyoruz? başlıklı dokümanda ifade etmişti. Ona göre, 1) Savaşın bitmesinden [İkinci Dünya Savaşı-TE] itibaren... geçmişte tanık olduğumuz her şeyden özünde farklı bir döneme girilmiş; 2) Bu hızlı ve ani değişim dönemi karşısında, düşünme tarzı ve teori ile nesnel gerçeklikteki yeni gelişmeler arasındaki kaçınılmaz çelişkinin üstesinden gelmek yaşamsal ve zorunlu hale gelmişti. Pablo, Hareketimize göre nesnel toplumsal gerçeklik asıl olarak kapitalist rejim ile Stalinist dünyadan oluşmaktadır. Dahası, biz bundan hoşnut olsak da olmasak da, kapitalizme karşı olan güçlerin ezici çoğunluğu şimdi Sovyet bürokrasisinin önderliği altında ya da onun etkisinde olduğu için, bu iki unsur genel olarak toplumsal gerçekliği oluşturmaktadır. diye yazıyordu. Pablo ya göre, emperyalizm ile SSCB arasında kaçınılmaz şekilde patlayacak olan savaş, özellikle Avrupa da ve Çin de, başlangıcından itibaren bir iç savaş biçimini [1] Yönelim ve Perspektifler Üzerine Tezler, Dördüncü Enternasyonal in Nisan 1951 deki III. Kpongresinde kabul edilen Karar, Fourth International, Cilt 12, No. 6, Kasım-Aralık 1951, syf iii

4 alacak; bu iki kıta, hızla Sovyet bürokrasisinin, komünist partilerin ya da devrimci kitlelerin denetimi altına girecekti. Dolayısıyla, savaş, devrim anlamına gelecekti. Pablo nun savaş-devrim teorisinin öznesi ise Kremlin bürokrasisiydi. Stalinist bürokrasi bu savaştan zaferle çıkacak; kapitalizmden sosyalizme geçiş, farklı biçimler içerecek bürokratik diktatörlüklerin egemenliği altında birkaç yüzyıl sürecek bir dönemi kapsayacaktı. Pablo nun bu tezlerine, Ernest Germain in (Mandel) IV. Enternasyonal in II. Dünya Kongresi nin Stalinizm Sorunu Üzerine Tezlerinde Neyin Değiştirilmesi, Neyin Korunması Gerekiyor? (10 Tez) başlıklı tartışma dokümanı eşlik etti. Mandel, bu dokümanda, Stalinist bürokrasinin evrimine ilişkin şu değerlendirmede bulunuyordu: Kremlin, ilk aşamada Avrupa ve Asya daki devrimlere karşı emperyalizm ile işbirliği yapmış; ikinci aşamada, emperyalizme karşı sömürge devrimlerine yaslanmıştı. her iki yönelim de bir tarafa karşı diğerini kullanma politikasından başka bir şey değildi Sovyet bürokrasisi, artık, uluslararası burjuvaziyle proleter dünya devrimi ile yapabileceğinden daha fazla işbirliği yapamaz. Pablocu revizyonistlerin temel tezlerinden biri olan Sovyet bürokrasisi ile Stalinist komünist partiler arasındaki ayrım, Mandel tarafından da yinelendi: Yugoslavya ve Çin örnekleri, belirli olağandışı koşullarda bütün komünist partilerin siyasi çizgilerini değiştirebileceğini ve Kremlin in hedeflerinin ötesine geçerek kitlelerin mücadelesini iktidarın zaptına kadar götürebileceklerini göstermiştir. Böylesi koşullar altında, bu partiler kelimenin klasik anlamıyla Stalinist partiler olmaktan çıkarlar. (Tez IV) Pablocu revizyonistlerin bu tezleri, iki yıl sonra derin giriş adı altında çok daha köşeli biçimde formüle edildi. Böylece, Dördüncü Enternasyonal, sosyal demokrat ve Stalinist partilerin ya da küçük burjuva radikal ulusalcı akımların sol bileşeni ya da danışman ı haline getirilmek istenecekti. Pablocu önderlik, Dördüncü Enternasyonal in şubelerini komünist partiler ve ulusal kurtuluş hareketleri içinde eritme yönelimini yaşama geçirmek için, onların içindeki gerçek Troçkistleri hedef tahtasına yerleştirdi ve onlara karşı bürokratik bir tasfiye operasyonu başlattı. Bu operasyonun ilk sonucu, Pablocuların III. Kongre ye sunduğu revizyonist tezlere, Pablo Nereye Gidiyor? başlıklı bir dokümanla yanıt veren Fransa daki Enternasyonalist Komünist Parti (PCI) çoğunluğunun 1952 de Dördüncü Enternasyonal den ihraç edilmesi oldu. Bu ihraca, Dördüncü Enternasyonal in kurucusu ve en büyük partilerinden biri olan ABD deki Sosyalist İşçi Partisi (SWP) içindeki Cochran önderliğindeki azınlık eğiliminin Pablocu Uluslararası Sekreterlik tarafından gizlice desteklenmesi eşlik etti. Cochrancıların parti önderliğine yönelik muhalefetinin parti faaliyetini boykot etme biçimini aldığı bu süreçte, Pablocu önderlik, IV. Kongre için hazırladığı Stalinizmin Yükselişi ve Çöküşü başlıklı dokümanı yayımladı. SWP Ulusal Komitesi, 5 Ekim 1953 tarihli memorandumda, söz konusu dokümanın gerçek durumu çarpıtan bir çözümleme yöntemine sahip olduğunu ve Dördüncü Enternasyonal i geleneksel çizgisinden uzaklaştıran siyasi sonuçlara yol açtığını belirtti. Ardından, iv

5 SWP nin 7-8 Kasım tarihli plenumu, Cochrancı azınlığı, parti faaliyetini boykot ettiği için partiden ihraç etti. Pablocu Uluslararası Sekreterlik in bu ihraca tepkisi, 15 Kasım 1953 te, Dördüncü Enternasyonal şubelerinin önderliklerine, M. Pablo, P. Frank ve E. Germain ın (Mandel) imzasını taşıyan bir mektup göndermek oldu. Mektup ta, Enternasyonal in bütünlüğüne yönelik en tiksindirici operasyonun başlatılmış olduğu ilan ediliyordu. Mektuba göre, Uluslararası Cannoncu hizip, Enternasyonal in IV. Kongre tartışmalarının ve hazırlıklarının ortasında hareketi bölmeyi önceden planlamış tı ve Uluslararası Sekreterlik, aylardır sürmekte olan bu korkunç planın farkında ydı. Mektupta, Cannon ve yoldaşlarının Enternasyonal önderliğini açıkça Stalinistler, hatta GPU nun ajanları olarak suçladığı belirtiliyor (bu tür açık bir itham hiçbir belgede yer almıyor) ve Onlar aslında Enternasyonal in kitle hareketi ile gerçek bir kaynaşması ve merkezi bir dünya partisi haline gelmesi yönündeki çizgisine uymuşlar ama onu sindirmemişlerdir. deniyordu. Dördüncü Enternasyonal i Stalinist partiler içinde eritmeye yönelen Pablocular, bütün revizyonistlerin alameti farikası olan eski düşüncelere karşı mücadele argümanına sarılıyorlardı. Onlara göre, SWP ve izleyicileri, hareketin eski örgütsel şeması içinde yetişmiş ve eski düşüncelere ve şemalara saplanmış tı ve merkezi bir dünya partisine gerçekten uyarlanmaya karşı ciddi biçimde direniyorlar dı. Bir zamanlar, Sovyetler Birliği konusunda bozgunculara karşı Troçkizmi savunan Cannon... şimdi Stalinofobik sekterlerin başına geçmiş ti. Cannon ın dünyanın dört bir yanındaki Troçkistler e yönelik bir Açık Mektup u, ertesi gün, 16 Kasım 1953 te, partinin yayın organı Militant ta yayınlandı. Cannon mektubunda, insanlığı uçuruma gidişten kurtarmanın yalnızca toplumdaki tek gerçek devrimci sınıf olan işçi sınıfının önderliği altında mümkün olduğunu; işçi sınıfının da bu görevi yerine getirebilmek için, Lenin tarafından geliştirilmiş türde devrimci sosyalist bir parti; yani, demokrasi ile merkeziyetçiliği (kararların alınmasında demokrasi, onları uygulamada merkeziyetçilik; üyelerce denetlenen bir önderlik ve ateş altında görevlerini disiplinle yerine getirecek üyeler) diyalektik olarak birleştirme yeteneğine sahip savaşçı bir parti kurmak zorunda olduğunu vurguladı. Pablo nun revizyonizmiyle öğretiye bağlı Troçkizm arasındaki ayrım çizgileri, politik ya da örgütsel herhangi bir uzlaşmayı olanaksız kılacak denli derindir. Pablo hizbi, çoğunluğun düşüncesini tam olarak yansıtan demokratik tartışmalara izin vermeyeceğini göstermiştir. Onlar, kendi canice politikalarına tam bir itaat talep etmektedirler. Onlar bütün öğretiye bağlı Troçkistleri Dördüncü Enternasyonal in dışına sürmeye ya da onların ağızlarını bağlayıp ellerini kelepçelemeye kararlılar bize göre, harekete geçmenin; kesin eyleme geçmenin zamanı gelmiştir. Dördüncü Enternasyonal in öğretiye bağlı Troçkist çoğunluğunun, Pablo nun yetkesini kötüye kullanmasına karşı iradesini sergilemesinin zamanı gelmiştir. Açık Mektubu, Dördüncü Enternasyonal in İngiliz, Fransız, Yeni Zelanda ve İsviçre şubelerinin, 23 Kasım 1953 te yayınladığı açıklama ve çağrı izledi. Dört örgüt, bu v

6 açıklamada, Dördüncü Enternasyonal in Uluslararası Komitesi ni [DEUK] kurma kararını ilan ediyor ve iki ya da üç ay içinde bir Acil Uluslararası Konferans toplanmasını öneriyordu. Dördüncü Enternasyonal in önderliğinde ortaya çıkan Pablocu revizyonizme karşı verilen ve DEUK un kurulmasıyla sonuçlanan mücadelenin hızını ve keskinliğini belirleyen başlıca etmen, sınıf mücadelesinde 1953 yılı yazında ve sonbaharında yaşanan gelişmelerdi. Haziran 1953 te Doğu Almanyalı işçiler Stalinist diktatörlüğe karşı ayaklanmış, Ağustos ayında da Fransa da büyük bir grev dalgası patlamıştı. Pablocular, her iki gelişme karşısında da Stalinistlerin karşı-devrimci politikalarına yedeklendiler. Uluslararası Sekreterlik, açıkça Doğu Alman işçilerinin yanında yer almak yerine Stalinist bürokrasinin öz-reform u hakkında yanılsamalar yaydı. Pablocular, benzer bir şekilde, Stalinistlerin Fransız grevindeki karşı-devrimci rolünü açıkça mahkûm etmek yerine, politikasızlık olarak tanımladılar ve Stalinistlerin denetimindeki sendika konfederasyonu CGT nin siyasi talepler öne sürmeyi reddetmesini desteklediler. Pablocu revizyonizmin Dördüncü Enternasyonal i Stalinist partilere derin giriş adı altında tasfiye etme girişimi, DEUK un kuruluşuyla boşa çıkarıldı. Bununla birlikte, Dördüncü Enternasyonal i Uluslararası Sekreterlik ve Birleşik Sekreterlik adları altında sömürmeye devam eden Pablocuların Troçkizmi tasfiye çabası, sonraki on yıllarda, Stalinizmin yanı sıra her türden burjuva ve küçük-burjuva ulusalcı ve radikal akıma yedeklenme biçiminde sürdü. Pablocuların, her türlü devrimci işçi sınıfı hareketini mülk sahibi sınıflara ve Stalinist bürokrasiye yedekleyerek ortadan kaldırmaya yönelik bu çabası, Stalinist bürokrasinin SSCB de, Çin de ve Doğu Bloğu ülkelerinde kapitalizmi restore etmesine verilen destekle doruk noktasına ulaşmıştı. Pablocu Enternasyonal ile onun Lambertçi, Morenocu vb. bütün uzantıları, bugün de, burjuva sol partiler içinde ya da onların yörüngesinde, insan hakları emperyalizminin savunuculuğunu yapıyor; Ortadoğu daki ve Ukrayna daki emperyalist müdahalelere sol maske takmaya çabalıyorlar. DEUK u biricik emperyalizm ve savaş karşıtı uluslararası sosyalist akım olarak yükselten bütün bu tarihsel gelişme, onun Cannon önderliğindeki Troçkistler eliyle atılmış olan temellerinin sağlamlığının kanıtı ve tarihsel olarak doğrulanmasıdır. Bu broşürde, DEUK un kuruluşunu ilan eden belgelerin yanı sıra, DEUK un Sekreteri Peter Schwarz ın ve Dünya Sosyalist Web Sitesi nin Uluslararası Yayın Kurulu nun ve Sosyalist Eşitlik Partisi nin (ABD) Başkanı David North un, onun tarihsel anlamını ve günümüzdeki gelişmelerle bütünselliğini gösteren birer yazısı da yeralıyor. HHHH vi

7 Bütün Troçkistlere Açık Mektup * Sevgili yoldaşlar, Sosyalist İşçi Partisi Ulusal Komitesi nin 25. Yıldönümü Plenumu, ABD deki Troçkist hareketin kurulmasının 25. yıldönümünde, dünyanın dört bir yanındaki öğretiye bağlı Troçkistlere devrimci sosyalist selamlarını gönderir. Sosyalist İşçi Partisi (SWP), Demokratların ve Cumhuriyetçilerin çıkarttığı demokratik olmayan yasadan dolayı, artık, sosyal demokratların İkinci Enternasyonal i ve Stalinistlerin Üçüncü Enternasyonal i tarafından ihanet edilmiş olan programı sürdürmek ve yaşama geçirmek amacıyla Lev Troçki tarafından kurulmuş olan Sosyalist Devrimin Dünya Partisi Dördüncü Enternasyonal in üyesi değil. Buna rağmen, bizler, şehit edilmiş önderimizin rehberliğinde kurulmuş olan dünya çapındaki örgütün esenliğiyle yakından ilgileniyoruz. Herkesçe bilindiği gibi, öncü Amerikalı Troçkistler, 25 yıl önce, Troçki nin Kremlin tarafından yayımlanması yasaklanmış olan programını dünya kamuoyunun gündemine getirmişlerdi. Bu eylem, Stalinist bürokrasinin Troçki ye dayatmış olduğu yalıtılmışlığın kırılmasında ve Dördüncü Enternasyonal in temelinin atılmasında belirleyici oldu. Troçki, bundan kısa süre sonra başlayan sürgünüyle birlikte, SWP önderliği ile ölümüne kadar sürecek yakın ve güvenilir bir işbirliğine girdi. Bu işbirliği, bir dizi ülkede devrimci sosyalist partilerin örgütlenmesinde ortak çabaları içerdi. Bu, bildiğiniz gibi, 1938 de Dördüncü Enternasyonal in kurulmasıyla sonuçlandı. Dünya Troçkist hareketinin bugünkü programının temel taşı olmayı sürdüren Geçiş Programı, Troçki tarafından, SWP nin önderleriyle işbirliği içinde yazılmış ve onun isteği üzerine, yine onlar tarafından, onaylanmak üzere Kuruluş Kongresi ne sunulmuştu. Troçki ile SWP önderliği arasındaki işbirliğinin yakınlığı ve mükemmelliği, yıllarında, Burnham ve Shachtman önderliğindeki küçük-burjuva muhalefete karşı gerçek Troçkist ilkelerin savunusu uğruna verilen mücadelenin kayıtlarından anlaşılabilir. Bu kayıtlar, Dördüncü Enternasyonal in geçtiğimiz 13 yıl içindeki biçimlenmesinde önemli etkide bulunmuştur. SWP, Troçki nin, Stalin in gizli polis ajanlarından biri tarafından öldürülmesinden sonra, onun öğretisinin savunusunda önderliği aldı. Biz, önderliği bir tercihten dolayı değil, gereklilik sonucunda aldık; zira İkinci Dünya Savaşı, başta Nazi işgali altındaki Avrupa da olmak üzere, birçok ülkede öğretiye bağlı Troçkistleri yeraltına * Bu mektup ilk kez ABD Sosyalist İşçi Partisi'nin yayın organı The Militant'ın 16 Kasım 1953 tarihli sayısında yayımlandı. 1

8 çekilmeye zorlamıştı. Gerçek Troçkizmin bayrağını zorlu savaş yılları boyunca yüksekte tutmak için Latin Amerika, Kanada, İngiltere, Seylan, Hindistan, Avustralya ve başka yerlerdeki Troçkistlerle birlikte, elimizden gelen her şeyi yaptık. Savaşın sona ermesiyle birlikte, Dördüncü Enternasyonal in örgütsel olarak yeniden yapılanmasını üstlenen Avrupa Troçkizminin yeraltından çıkmasını memnuniyetle karşıladık. Dördüncü Enternasyonal in üyesi olmamız gerici yasalar eliyle engellendiği için, hareketimize Troçki tarafından miras bırakılmış olan büyük geleneği sürdürme kapasitesine sahip bir önderliğin ortaya çıkmasına büyük umut bağladık. Dördüncü Enternasyonal in Avrupa daki yeni ve genç önderliğine tam güven duyulmasını ve ona destek verilmesi gerektiğini düşündük. Bu yoldaşlar, yaptıkları ciddi yanlışları kendi başlarına düzelttiklerinde, izlediğimiz yolun doğruluğunun kanıtlandığını hissettik. Bununla birlikte, şimdi kabul etmemiz gerekir ki, diğerleriyle birlikte üzerinde anlaştığımız, önderliği keskin eleştiriden muaf tutma tavrı, Dördüncü Enternasyonal in yönetiminde, Troçkizmin temel programını terk etmiş olan, denetlenemez, gizli ve kişisel bir hizip oluşturma yolunun açılmasına yardımcı olmuştur. Pablo etrafında oluşmuş olan bu hizip, şimdi, Troçkizmin çok sayıda ülkede tarihsel olarak yarattığı kadroları dağıtmak, bölmek ve parçalamak; Dördüncü Enternasyonal i tasfiye etmek için, bilinçli ve planlı biçimde çalışmaktadır. Troçkizmin programı Neyin söz konusu olduğunu tam olarak göstermek için, gelin, dünya Troçkist hareketinin üzerinde inşa edildiği temel ilkeleri yeniden ifade edelim: 1) Kapitalist sistemin can çekişmesi, giderek kötüleşen depresyonlar, dünya savaşları ve faşizm gibi barbarca olgular yoluyla, uygarlığı yıkımla tehdit etmektedir. Nükleer silahların geliştirilmesi, bu tehlikeyi, günümüzde olabilecek en ağır biçimde vurgulamaktadır. 2) Bu uçuruma gidiş, yalnızca kapitalizmin yerini dünya çapında planlı sosyalist ekonominin almasıyla ve bu yolla, kapitalizmin ilk döneminde açılmış olan ilerleme çevriminin yeniden başlatılmasıyla önlenebilir. 3) Bu, yalnızca, toplumdaki tek gerçek devrimci sınıf olarak işçi sınıfının önderliği altında hayata geçirilebilir. Ancak, toplumsal güçlerin dünya çapındaki ilişkileri işçilerin iktidar yolunu tutması için hiçbir zaman bugünkü kadar uygun olmamasına rağmen, bizzat işçi sınıfı bir önderlik kriziyle karşı karşıyadır. 4) İşçi sınıfının bu dünya-tarihsel amacı yerine getirecek şekilde örgütlenmesi için, her ülkede, Lenin tarafından geliştirilmiş türde devrimci sosyalist bir partinin; yani, demokrasi ile merkeziyetçiliği diyalektik olarak birleştirme yeteneğine sahip savaşçı bir partinin kurulması gerekiyor. (Kararların alınmasında demokrasi, onları uygulamada merkeziyetçilik, üyelerce denetlenen bir önderlik, görevleri ateş altında disiplin içinde yerine getirebilecek üyeler). 5) Bunun önündeki başlıca engel, 1917 Ekim Devrimi nin saygınlığını kullanarak işçilerin sempatisini kazanmış, ardından da onları, güvenlerine ihanet ederek sosyal demokrasinin, duyarsızlığın ya da kapitalizme ilişkin yanılsamaların 2

9 kucağına atmış olan Stalinizmdir. Bu ihanetlerin cezası, faşist ve monarşist güçlerin sağlamlaşması ve kapitalizm eliyle hazırlanıp teşvik edilen yeni savaşların patlaması biçiminde, işçi sınıfı tarafından ödenmektedir. Dördüncü Enternasyonal, başlangıcından beri, asli görevlerinden birini, Stalinizmin SSCB nin içinde ve dışında devrimci biçimde alaşağı edilmesi olarak belirlemiştir. 6) Dördüncü Enternasyonal in birçok şubesinin ve onun programına yakınlık duyan partilerle grupların esnek taktiklere olan gereksinimi, onların hem Stalinizme teslim olmaksızın emperyalizme ve onun, ulusal oluşumlar ya da sendika bürokrasileri gibi küçük burjuva-ajanlarına hem de emperyalizme teslim olmadan, son tahlilde onun küçük-burjuva ajanı olan Stalinizme karşı nasıl mücadele edileceğini bilmelerini daha da zorunlu kılmaktadır. Lev Troçki tarafından oluşturulmuş bu temel ilkeler, günümüz dünyasının giderek karmaşıklaşmış değişken politikalarında, geçerliliklerini bütünüyle korumaktadırlar. Gerçekte, Troçki nin öngördüğü gibi her yerde ortaya çıkan devrimci durumlar, bir zamanlar günün canlı gerçekleriyle doğrudan bağlantılı olmayan uzak soyutlamalar gibi görünen şeylere, şimdi tam bir somutluk kazandırmıştır. Gerçek olan şu ki, bu ilkeler, şimdi, hem siyasi çözümlemede hem de pratik eylemin gidişatını belirlemede giderek artan bir güç kazanmaktadır. Pablo nun revizyonizmi Bu ilkeler Pablo tarafından terk edilmiştir. Pablo, yeni bir barbarlık tehlikesine vurgu yapmak yerine, sosyalizme gidişi tersine çevrilemez bir şey olarak görmektedir. O, artık, sosyalizmin bizim kuşağımız ya da gelecek bir kaç kuşak içinde gerçekleşeceğini düşünmemektedir. Pablo, bunun yerine, yalnızca yüzyıllar a uzanan deforme, yani Stalin tarzı işçi devletlerini doğuracak bir içine çeken devrimler dalgası kavrayışını geliştirmiştir. Bu, işçi sınıfının yeteneklerine ilişkin tam bir kötümserliği gözler önüne sermektedir ki bu durum, Pablo nun son zamanlarda bağımsız devrimci sosyalist partileri inşa etmek için mücadeleden söz etmiş olmasını gülünçleştirmektedir. O, her türlü taktiği kullanarak bağımsız devrimci sosyalist partiler inşa etme ana yönelimini korumak yerine, kendisini kitlesel basınç altında değiştirip Troçkizmin düşüncelerini ve programını kabul edecek Stalinist bürokrasiye ya da onun belirli bir kesimine güvenmektedir. Pablo, şimdi, Fransa gibi ülkelerde işçileri Stalinizmin kampına yakınlaştırmak için gereken taktik manevralarda ihtiyaç duyulan diplomasi kılığı altında, Stalinizmin ihanetlerinin üstünü örtmektedir. Bu gidişat, daha şimdiden, Troçkizm saflarından Stalinizmin kampına doğru ciddi saf değiştirmelere yol açmış durumda. Seylan partisindeki Stalinizm yanlısı ayrılma, Pablo nun Stalinizm hakkında canlandırdığı yanılsamanın trajik sonuçları konusunda dünyanın her yerindeki Troçkistlere yapılmış bir uyarıdır. Pablocu revizyonizmin ayrıntılı bir çözümlemesini bir başka dokümanda sunuyoruz. Bu mektupta, kendimizi Pablo nun Stalinizmle uzlaşmacılıkta ne denli ileri gitmiş olduğunu ve Dördüncü Enternasyonal in varlığına yönelik tehlikenin ne denli ciddi olduğunu gösteren en son bazı çözümlemelerle sınırlayacağız. 3

10 Kremlin, Stalin in ölümüyle birlikte, SSCB de, hiçbiri siyasi nitelik taşımayan bir ödünler dizisi açıkladı. Pablocu hizip, bütün bunları, gaspçı bürokrasinin konumunu daha da sağlamlaştırmayı hedefleyen manevraları ve önde gelen bir bürokratın Stalin in paltosunu giyme hazırlığının bir parçası olarak değerlendirmek yerine, bu ödünleri bir bağış olarak gördü, onları siyasi ödünler gibi gösterdi, hatta Stalinist bürokrasinin işçi sınıfıyla iktidarı paylaşma olasılığını öngördü. (Fourth International, Ocak-Şubat 1953, syf. 13.) Pablo kültünün en yüksek papazı Clarke tarafından resmen ilan edilmiş olan iktidarın paylaşılması düşüncesi, yanıtlanmamış ama açıkça yönlendirici bir soruda, bir dogma olarak bizzat Pablo tarafından dolaylı biçimde onaylanmıştır: Stalinist rejimin tasfiyesi, diye soruyordu Pablo, bürokratlar arasında, geri dönüş için olmasa da statükonun devamı için savaşmak isteyenler ile kitlelerin güçlü basıncıyla hareket eden ve sayısı giderek artan unsurlar arasındaki şiddetli mücadeleler biçimini mi alacak? (Fourth International, Mart-Nisan, 1953, syf. 39.) Bu satırlar, Kremlin bürokrasisine karşı özgün Troçkist siyasi devrim programını yeni bir içerikle; açıkçası, Troçkizmin düşüncelerinin ve programının bürokrasinin ya da onun belirli bir kesiminin içine sızıp yayılacağı, böylece Stalinizmin önceden görülemez bir şekilde devrileceği gibi revizyonist bir görüşle doldurmaktadır. Haziran ayında, Doğu Almanya daki işçiler Almanya tarihindeki en büyük gösterilerden birinde, Stalinistlerin egemenliğindeki hükümete karşı ayağa kalktılar. Bu, Sovyetler Birliği nde iktidarı gasp edip sağlamlaştırmasından bu yana Stalinizme karşı gerçekleştirilmiş ilk kitlesel proleter ayaklanmasıydı. Peki, Pablo, bu çığır açan olaya nasıl tepki gösterdi? Pablo, ayaklanan Doğu Alman işçilerinin devrimci siyasi özlemlerini açıkça seslendirmek yerine, ayaklanmayı ezmek üzere Sovyet tanklarını harekete geçiren karşı-devrimci Stalinist valilerin suçunu gizledi: Sovyet önderleri ve çeşitli Halk Demokrasileri ile Komünist Partiler, bu olayların derin anlamını artık çarpıtamaz ya da yok sayamazlar. Onlar, kitlelerin desteğinden sonsuza kadar mahrum kalma ve daha güçlü patlamaları kışkırtma riskinden kaçınmak için, çok daha geniş ve gerçek ödünler yolunda devam etmek zorunda kalmış durumdalar. Onlar, bundan böyle yarı yolda duramayacaklar. Yakın gelecekte daha ciddi patlamaları önlemek için ödünler dağıtmak ve eğer mümkünse, soğukkanlı bir biçimde mevcut durumdan kitleler için daha kabullenilebilir bir duruma geçişi gerçekleştirmek zorunda olacaklar. (Dördüncü Enternasyonal in Uluslararası Sekreterliği nin açıklaması, The Militant ın 6 Temmuz 1953 tarihli sayısında yayımlandı) Pablo, Stalinist hükümeti ayakta tutan tek güç olan Sovyet birliklerinin çekilmesini talep edeceğine, Kremlin in Gauleiterlarından [1] daha kapsamlı ve gerçek ödünler geleceği yanılsamasını körükledi. Ayaklanan işçileri faşist ve Amerikan emperyalizminin ajanları olarak damgalayıp onlara karşı azgın bir baskı dalgası başlatan Moskova, bu olayların gerçek anlamını canice çarpıtmaya koyulduğunda, bundan daha iyi bir yardım isteyebilir miydi? 4

11 Fransız genel grevi Fransa da, Ağustos ayında, ülke tarihindeki en büyük genel grev patladı. İşçilerin, önderliklerin iradesine rağmen kendiliğinden gerçekleştirdiği bu genel grev, işçi sınıfı tarihinde gerçek bir iktidar mücadelesinin gelişmesi için en uygun başlangıçlardan birini sunuyordu. Gösterilere, işçilerin yanı sıra, kapitalist hükümet karşısındaki derin hoşnutsuzluklarını ifade eden Fransız çiftçileri de katılmıştı. Sosyal demokrat ve Stalinist resmi önderlikler, bu hareketi sınırlandırmak ve Fransız kapitalizmi için tehlikeli olmasını önlemek için ellerinden geleni yaparak ona ihanet ettiler. İhanetler tarihinde, ortaya çıkan fırsatla ölçüldüğünde, bundan daha iğrenç bir ihanet bulmak zordur. Pablo hizbi bu büyük olay karşısında ne tepki gösterdi? Onlar, Sosyal Demokratların tavrını bir ihanet olarak damgaladılar; ama yanlış gerekçelerle. Onlar, ihanetin, Stalinistlerden gizli olarak hükümet ile görüşmekten ibaret olduğunu söylediler. Oysa bu, onların iktidarı alma yolunu tutmayı reddetmek biçimindeki asıl suçlarından kaynaklanan ikincil bir ihanetti. Stalinistlere gelince, Pablocular onların ihanetini gizlediler ve bu tavırlarıyla, Stalinist ihanete ortak oldular. Onların, Stalinistlerin izledikleri karşı-devrimci yola karşı bulabildikleri en sert eleştiri, onları politikasızlık ile suçlamak oldu. Bu bir yalandı. Stalinistler politikasız değildi. Onların politikası, Kremlin in dış siyasi çıkarları doğrultusunda statükoyu korumak; dolayısıyla, sendeleyen Fransız kapitalizmini desteklemekti. Ancak hepsi bu değildi. Pablo, Stalinistlerin rolünü ihanet olarak tanımlamayı, Fransız Troçkistlerinin parti içi eğitiminde bile reddetti. O şunları yazdı: frenleme rolü [ihanet, bir frenleme den ibaret!], şu ya da bu ölçüde geleneksel örgütlerin önderlikleri tarafından ama aynı zamanda, bu grevler sırasında olduğu gibi, onların -özellikle de Stalinist önderliğin- kitlelerin basıncı son derece güçlü hale geldiğinde ona uyum sağlama kapasitesi eliyle oynandı." ("Siyasi Not, No. 1") Bunun, öğretiye bağlı Troçkizmden vazgeçmekle birlikte Dördüncü Enternasyonal örtüsüne hala gereksinim duyan bir önderin Stalinizmle uzlaşmasına yeteceği düşünülebilirdi. Ancak Pablo, daha da ileri gitti. Utanç verici bir bildiri Pablo nun izleyicilerinin Paris teki Renault fabrikasındaki işçilere yönelik bir bildirisi, CGT nin (Genel İşçi Konfederasyonu) Stalinist önderliğinin genel grevde işçilerin istediklerinin dışındaki talepleri ileri sürmemekle doğru davrandığını ilan etti. Hem de işçilerin, eylemlerinde bir işçi-köylü hükümeti talebini yükseltiyor olması gerçeğine rağmen! Stalinistler önderliğindeki sendikaları Komünist Parti den keyfi olarak ayıran Pablocular (olabilecek en mekanik düşüncenin mi; yoksa Stalinistlerin suçunu örtmeye yönelik hesaplı bir planın mı kanıtı?), kendi bildirilerinde, bu grevin önemiyle ve perspektifleriyle ilgili olarak şunu ilan ettiler: Bu konu, sendikayı yalnızca ikincil derecede ilgilendirmektedir. Bu konuda yapılan eleştiri, bir sendikal örgüt olan ve asıl olarak buna uygun olarak davranması gereken CGT ye değil; işlevi bu işçi 5

12 hareketinin derin siyasi önemine ve sonuçlarına dikkat çekmek olan partilere yöneliktir. (İşçi Örgütlerine ve Renault İşçilerine Bildiri, 3 Eylül Frank, Mestre ve Privas imzalarını taşıyor) Bu ifadelerde, Troçki nin, kapitalizmin can çekişme çağında sendikaların rolüne ve sorumluluklarına ilişkin olarak bize öğrettiği her şeyden tümüyle vazgeçildiğini görüyoruz. Pablocu bildiri, ardından, Fransız Komünist Partisi ni, kendisini işçilere, bu grevin Fransız toplumunun yaşadığı krizde önemli bir aşama (!), ülkeyi kapitalist dolandırıcılıktan kurtarmak ve sosyalizme giden yolu açmak için işçi iktidarı sorununun gündeme geleceği kapsamlı bir sınıf mücadelesinin başlangıcı (!) olduğunu anlatmak yerine sendikal hareketin yerine koyduğu için, bir çizgiye sahip olmamak la eleştirmektedir. Renault işçileri Pabloculara inanacak olsaydı, hain Stalinist bürokratlar, Fransız tarihindeki en büyük genel greve kasıtlı olarak ihanet etmek yerine, yalnızca sendikalizmin peşinden gitmekle suçlu bulunurlardı. Pablo nun CGT önderliğinin politikasını onaylaması pek inandırıcı görünmüyor ama gözümüzün önünde yok sayılamayacak çarpıcı bir gerçek var. Fransa da bugüne kadar ortaya çıkan en büyük genel grevde, Pablo, yumuşak başlılıkla, Gomperslerin sendikaları siyasetin dışında tutan burjuva politikasının Fransız versiyonunun doğru olduğunu ifade etmektedir. Üstelik de 1953 yılında! Eğer CGT önderliğinin, bir işçi-köylü hükümeti kurmak da dahil, nesnel gereksinimlere uygun siyasi talepler geliştirmesi doğru değilse, Sosyalist İşçi Partisi Amerikan sendikal hareketinin günümüzdeki Gomperslerinden neden bir İşçi Partisi; ABD de bir işçi-köylü hükümeti kurmayı amaçlayacak bir İşçi Partisi örgütlemelerini talep ediyor? Pablo nun evet mührü, CGT önderliğinin son derece siyasi olduğunu anımsadığımızda, daha da garip bir görünüm kazanıyor. CGT önderliği, Kremlin den gelecek en küçük bir iyi niyet gösterisi karşısında, bu siyasi maceranın ne denli çılgınca olduğuna bakmaksızın, işçilere mücadeleye son verme çağrısı yapmaya hazırdır. Örneğin, onun geçtiğimiz yıl Ridgway karşıtı gösterilerle başlayan olaylardaki rolünü anımsayalım. Bu Stalinist sendika önderleri, Komünist Parti nin önderlerinden Duclos un tutuklanmasını protesto etmek için grev çağrısı yapmakta tereddüt etmemişlerdi. Gerçek şu ki, CGT önderliği, oldukça siyasi karakterini bu genel grevde bir kez daha gözler önüne sermiştir. O, ihanetle ve ikiyüzlü satışlarla geçen yılların deneyimiyle, işçilerin inisiyatifinin gelişmesini engellemek ve onların siyasi taleplerinin sıçrama yapmasını önlemek için, kasıtlı olarak işçilerin önünü kesmeye çalışmıştır. Stalinist sendikal önderlikler bilinçli olarak ihanet etmiştir. Pablo nun doğru bulduğu şey, bu ihanet yoludur. Ancak hepsi bundan ibaret de değil. Pablocu bildirinin başlıca amaçlarından biri, grev süresince Renault fabrikasında gerçek devrimciler olarak önderliği almaya çalışan Fransız Troçkistlerini ihbar etmektir. O, özellikle, Dördüncü Enternasyo- 6

13 nal den ve onun Fransız şubesinden bir yılı aşkın süre önce ihraç edilmiş olan iki yoldaşın adını anmaktadır. Bildiri, bu grup disiplinsizliği ve özellikle son grevler sürecinde PCI (Dördüncü Enternasyonal in Fransa şubesi) tarafından savunulan çizgiye karşı yönelimi nedeniyle ihraç edilmiştir diyor. Gönderme yapılan bu grup, gerçekte, Dördüncü Enternasyonal in Fransız şubesinin Pablo tarafından keyfi ve haksız biçimde ihraç edilmiş olan çoğunluğudur. Dünya Troçkist hareketi, daha önce, Troçkist militanların Stalinistlere ihbar edildiği ve iğrenç Stalinist ihanetin işçiler gözünde rasyonalleştirildiği böylesi bir skandalla daha önce hiç karşılaştı mı? Belirtmek gerekir ki, Pablocuların, bu yoldaşları Stalinistlere ihbarını, oluşturulan bir işçi mahkemesinin Renault fabrikasındaki Troçkistleri Stalinistler tarafından atılan iftiralar karşısında aklayan kararı izledi. Amerikalı Pablocular Pabloculuğun Stalinizm karşısındaki uzlaşmacılığının derinliğini göstermek için dünya çapında önemi olan bu gelişmelere bakmanın yeterli olduğunu düşünüyoruz. Yine de dünya Troçkist hareketinin açık denetimine sunmak için kimi ek olaylara değinmek istiyoruz. SWP, bir buçuk yıldan uzun süredir, Cochran ile Clarke ın önderliğinde bir revizyonist eğilime karşı mücadele içinde. Bu, partimizin tarihindeki en sert mücadelelerden birisidir. Bu mücadele, bizi II. Dünya Savaşı nın başlangıcında ve sonunda Burnham-Shachtman ve Morrow-Goldman gruplarından ayıran aynı temel sorunlar üzerinde yükselmektedir. Bu, temel programımızı gözden geçirme ve terk etme yönündeki bir diğer girişimdir. Bu mücadele, Amerikan Devrimi ne yaklaşımını, devrimci partinin rolünü, onun örgütlenme yöntemini ve dünya Troçkist hareketinin perspektiflerini içermektedir. Savaş sonrası dönem boyunca, Amerikan işçi hareketi içinde bir bürokrasi güçlendi. Bu bürokrasi, savaşın yol açtığı refah koşulları eliyle yumuşatılmış olan geniş bir ayrıcalıklı ve tutucu işçi tabakasına yaslanmaktadır. Bu yeni ayrıcalıklı tabaka, üyelerini büyük ölçüde işçi sınıfının önceki militan kesimlerinden, CIO yu kurmuş olan kuşaktan devşirmiştir. Yaşam koşullarının görece güvenceli ve istikrarlı olması, önceden bütün militan sınıf eylemlerinin başını çekmiş olan bu işçilerin inisiyatifini ve mücadele ruhunu geçici olarak felç etmiştir. Cochrancılık, küçük-burjuva ideolojisiyle bu yeni işçi aristokrasisinin proleter öncü üzerindeki basıncının ifadesidir. İşçilerin pasif, görece hoşnut tabakasının ruh hali ve eğilimleri, yabancı basınçları hareketimize aktaran güçlü bir mekanizma olarak işlemektedir. Cochrancıların eski Troçkizmi çöpe at sloganı, bu ruh halini ifade etmektedir. Cochrancı eğilim, Amerikan işçi sınıfının güçlü devrimci potansiyelini uzak bir ihtimal olarak görmektedir. Onlar, Amerikan proletaryası içinde yeni mücadeleci gruplar oluşturma yönündeki moleküler süreci ortaya koyan Marksist çözümlemeyi sekterlik olarak mahkûm etmektedirler. 7

14 Onlar, ABD işçi sınıfı içindeki ilerici eğilimlerin yalnızca Stalinizmin saflarında ya da çeperinde ve uzmanlaşmış sendika politikacıları arasında olduğunu düşünüyor; işçi sınıfının geri kalan kesimini ise yalnızca nükleer savaşının etkisiyle harekete geçirilebilecek umutsuz bir edilgenlik içinde görüyorlar. Kısacası, onların konumu, Amerikan devrimi perspektifine; genel olarak devrimci partinin, özelinde ise Sosyalist İşçi Partisi nin rolüne güvensizliği açığa vurmaktadır. Cochrancılığın özellikleri Dünya hareketinin bütün kesimlerinin kendi zorlu deneyimlerinden çok iyi bildiği gibi, ABD de bize yönelik baskılar, savaş sonrası uzatılmış refahtan ve gericiliğin hızla yayılmasından çok daha büyüktür. Ama kadroları en zorlu koşullar altında ayakta tutan etmen, hareketimizin teorik doğruluğuna olan güçlü inanç; işçi sınıfının tarihsel misyonunu ilerletmenin canlı araçları olduğunun bilinci; insanlığın yazgısının, şu ya da bu ölçüde, onların yaptıklarına bağlı olduğu kavrayışı; şu andaki koşullar ne olursa olsun, tarihsel gelişmenin ana çizgisinin, insanlığın krizini başarılı bir sosyalist devrimle çözecek olan Leninist mücadeleci partinin yaratılmasını gerektirdiğine ilişkin sağlam inançtır. Cochrancılık, bu özgün Troçkist dünya görüşünün yerine kötümserliğin, teorik uydurmaların ve gazetecilere özgü spekülasyonların geçirilmesidir. SWP içindeki mücadeleyi, taki küçük-burjuva muhalefetle mücadelede olduğu gibi uzlaşmaz kılan şey budur. Cochrancılar, bu mücadele sürecinde şu özellikleri sergilemiştir: 1) Parti geleneğine ve partinin tarihsel misyonuna saygısızlık. Cochrancılar, Amerikan Troçkizminin 25 yıllık geleneğini karalamak, alaya almak ve onun hakkında atıp tutmak için hiçbir fırsatı kaçırmadılar. 2) Bu, ilkeli Marksist politikaların yerine, parti içi işleyişe karşı ilkesiz birlikleri geçiren bir eğilimdir. Bu yüzden, Cochrancı hizip, çelişik unsurların bir bloğundan ibarettir. Asıl olarak New York ta yerleşik olan bir grup, Amerikan Stalinist hareketine bir tür giriş taktiğinden yanadır. Tutuculaşmış sendikacı unsurlardan oluşan ve asıl olarak Detroit te merkezileşmiş olan bir diğer grup, Stalinistlere yanaşarak pek bir şey elde edilemeyeceğini düşünüyor. Onlar, revizyonist yaklaşımlarını, yeni işçi bürokrasisinin istikrarının ve kalıcı gücünün abartılı bir değerlendirmesi üzerine kurmaktadır. Cochrancılığın çekimine kapılanlar arasında, bugünkü olumsuz koşulların basıncına daha fazla karşı koyamayan ve eylemsizliğe geçişi haklı kılacak uygun bahaneler arayan yorgun bireyler de bulunuyor. Bu ilkesiz bloğu birarada tutan çimento, öğretiye bağlı Troçkizme yönelik düşmanlıktır. 3) Partiyi asıl alanından uzaklaştıracak bir eğilim, kitlesel üretimde yer alan, siyasi anlamda uyanmamış işçilerin bulunduğu Amerika da ortaya çıkacaktı. Cochrancılar, sonuçta, SWP nin bu işçilere yönelik olarak kullandığı geçiş talepleri sloganları programını bir yana bırakmakta ve bu programı izleyen çoğunluğun, 8

15 kendisini işçilerin geriliğine uyarladığını iddia etmektedir. 4) Amerikan işçi sınıfının, Üçüncü Dünya Savaşı öncesinde Amerikan emperyalizmine karşı radikal bir muhalefet olarak ortaya çıkmasına ilişkin bütün olasılıkların ortadan kalktığı kanısı. 5) Sol Stalinizmin, Stalinistlerin son aşamada artık ihanet edemeyeceği ; Troçkist düşünceleri ve sonuçta kendiliğinden bir şekilde devrimi özümseyecekleri bir süreçte, ABD de bir devrime önderlik etmesini mümkün kılacak devrimci bir yan içerdiği yolundaki abartılı inançta özetlenen kaba deneysel kuramsallaştırılması. 6) Yeni gelişmeler karşısında Stalinizme uyarlanma. Onlar, Pablo nun, Beria nın düşürülmesine ve ardından SSCB de yaşanan temizliklere ilişkin yorumunda bulunan Stalinizmle uzlaşmayı destekliyor ve savunuyorlar. Stalinizmin Doğu Almanya işçilerinin büyük ayaklanmasındaki ve Fransız genel grevindeki karşı-devrimci rolünü gizleyen Pablocu argümanların tamamını yinelemekte; hatta Amerikan Stalinizminin Demokratik Parti ye yönelmesini, basitçe, sol dönüş kapsamında bir sağ salınım olarak yorumlamaktadırlar. 7) Örgüt sorununda Leninist geleneği küçümseme. Onlar, bir süre, parti içinde ikili iktidar oluşturmaya kalkıştılar. Partinin 1953 Mayısı ndaki plenumunda çoğunluk tarafından kesin bir şekilde reddedildiklerinde, plenumun kararlaştırdığı siyasi çizgiye ve çoğunluğun yönetimine bağlı kalacaklarını yazılı olarak kabul ettiler. Bunun ardından, parti etkinliklerini hizipsel olarak sabote etme faaliyetlerini o güne kadar olduğundan çok daha ateşli ve histerik biçimde yeniden başlatarak anlaşmalarını bozdular. Başlıca özelliklerini yukarıda aktardığımız Cochrancılık, hiçbir zaman, parti içinde güçsüz bir azınlık olmanın ötesine geçemedi. Bu akım, Pablo nun, parti önderliğinden gizli olarak sağladığı yardım ve cesaretlendirme olmasaydı, hiçbir zaman, kötümserliğin son derece cılız ve hastalıklı sesi olmanın ötesine geçemezdi. Pablo nun gizli desteği ve teşviki, bizim Mayıs ayındaki plenumumuzdan kısa süre sonra açığa çıkartıldı. Pablo, o zamandan beri, partimizin içindeki revizyonist hiziple açıkça işbirliği yapmakta ve partinin mali durumunu sabote etme, parti faaliyetini aksatma ve bir bölünmeye hazırlanma yönündeki faaliyetlerinde onlara telkinde bulunmaktadır. Pablo-Cochran hizbi, tuttuğu bu haince yolu, nihayet, partinin New York Belediyesi seçim kampanyasının kapanış yürüyüşüyle birleştirilmiş olan 25. Kuruluş Yıldönümü etkinliğini örgütlü olarak boykot etmesiyle doruk noktasına ulaştırdı. Bu hain ve grev kırıcı eylem, gerçekte, Amerikan Troçkizminin 25 yıllık mücadelesine karşı örgütlü bir gösteri; aynı zamanda da Ekim 1928 de Amerikan Troçkizminin ilk çekirdeğini ihraç etmiş olan Stalinistlere nesnel bir yardım eylemiydi. Bu toplantının örgütlü biçimde boykot edilmesi, gerçekte, SWP nin New York Belediyesi seçim kampanyasına karşı bir gösteriydi. Bu hain parti karşıtı etkinliğe katılanlar, uzun süredir hazırlanmakta oldukları açık ayrılmayı tamamladılar ve ceza olarak partimizdeki bütün üyelik haklarını yitirdiler. Bu durumu resmen kayıtlara geçiren SWP nin 25. Yıldönümü Plenumu, Ulusal 9

16 Komite nin bu boykotu örgütleyen üyelerini görevden aldı ve Pablo-Cochran hizbinin bu hain ve grev kırıcı etkinliğine katılan ya da onu kınamayı reddeden bütün üyelerinin kendilerini fiilen SWP saflarının dışına çıkarmış olduklarını ilan etti. Komintern in yöntemleri Pablo nun, revizyonist Cochrancı eğilimle işbirliği yaparken SWP önderliği karşısında başka tavır alan iki yüzlülüğü, Troçkizmin geleneğine yabancı bir yöntemdir. Bununla birlikte, bu yöntemin ait olduğu bir gelenek var: Stalinizm. Kremlin tarafından başvurulan bu tür oyunlar, Komünist Enternasyonal i (Komintern) çürütürken kullanılan başlıca araçtı. Çoğumuz, bütün bunları döneminde, kişisel olarak yaşadık. Söz konusu çalışma yönteminin Pablo ile sınırlı bir sapma olmadığı, şimdi bütün çıplaklığıyla ortadadır. Oluşturulmuş bir model olduğu ortada. Örneğin, Dördüncü Enternasyonal in önde gelen Avrupalı şubelerinden birinde, önde gelen bir parti önderi, kısa süre önce, Pablo dan, Dördüncü Kongre ye kadar Enternasyonal in ana çizgisini ve disiplinini savunan biri olarak davranması yönünde bir talimat aldı. Pablo, bu ültimatomla birlikte, emirlerine uyulmaması durumunda misilleme tehdidinde bulundu. Pablo nun burada çoğunluk dediği şey, kendisine ve onun revizyonist masallarının etkisi altındaki küçük azınlığa kolayca atfettiği alçakgönüllü bir etikettir. Pablo nun yeni çizgisi, Troçkizmin temel programıyla ciddi çelişkiler içermektedir. Bu, dünya Troçkist hareketinin birçok kesiminde başlayacak olan tartışmaların yalnızca başlangıcıdır. Tek bir Troçkist örgüt tarafından desteklenmeyen bu çizgi, Dördüncü Enternasyonal in onaylanmış resmi çizgisini ifade etmiyor. Bize ulaşan ilk bilgiler, onun, herhangi bir tartışmayı ya da oylamayı beklemeksizin kendi revizyonist yaklaşımını dünya örgütüne dayatma yönündeki keyfi girişiminde kural tanımadığını göstermektedir. Şimdiden, Dördüncü Enternasyonal in Pablo nun çizgisini ezici bir çoğunlukla reddedeceğini gösteren yeterli bilgiye sahibiz. Pablo nun, Dördüncü Enternasyonal in bir şubesinin önderinden kendisinin revizyonist çizgisini eleştirmekten kaçınması yönündeki buyurgan talebi bile yeterince kötüdür. Ama Pablo bununla kalmadı. O, bir yandan bu önderi susturmaya; üye ve sempatizanların onun deneyimlerinden, bilgisinden ve derinliğinden yararlanabileceği serbest bir tartışmaya katılmasını önlemeye çalışırken, aynı zamanda, bu şubenin önderliğine karşı savaş açmak için bir revizyonist azınlık hizbi oluşturmaya çalışarak, örgütsel olarak müdahaleye girişti. Bu yöntem, Stalinizmin etkisi altında yozlaşmaya maruz kalmış Komintern in iğrenç geleneğinden çıkmaktadır. Bir başına bu bile, Dördüncü Enternasyonal i iç yozlaşmadan korumak için Pabloculuğa karşı sonuna kadar savaşmayı gerektirmektedir. Bu tür taktiklerin açık bir hedefi vardır. Onlar, Pablocu azınlık tarafından gerçekleştirilecek bir darbe hazırlığının parçasıdır. Pablo nun yönetsel denetimini kullanarak, bu revizyonist çizgiyi Dördüncü Enternasyonal e dayatmayı ve ona karşı direnildiği her yerde, buna bölünmelerle ve ihraçlarla karşılık vermeyi umuyorlar. Bu Stalinist örgütsel gidişat, şimdi bütünüyle açık şekilde görüldüğü üzere, Pablo 10

17 nun Dördüncü Enternasyonal in Fransız şubesinin çoğunluğuna karşı yıkıcı kampanyasında yönetsel denetimini acımasızca kötüye kullanmasıyla, bir buçuk yıldan uzun süre önce başlamıştı. Fransız şubesinin seçilmiş çoğunluğu, Uluslararası Sekreterlik in talimatıyla, partinin siyasi ve propaganda faaliyetine önderlik etme hakkından mahrum bırakıldı; Siyasi Büro ve basın, Komintern tarzı bir ortak komisyon aygıtı dolayımıyla azınlığın denetimine verildi. Biz, o zaman, azınlığın hakem kararıyla çoğunluğu devirdiği bu keyfi etkinliği kökten reddettik. Bundan haberdar olur olmaz, Pablo ya protestomuzu ilettik. Bununla birlikte, itiraf etmemiz gerekir ki, daha etkili bir eyleme başvurmamakla hata yaptık. Bu hata, bizim söz konusu gerçek gelişmeleri yetersiz değerlendirmemizden kaynaklanıyordu. Biz, Pablo ile Fransız şubesi arasındaki farklılıkların taktiksel konularda olduğunu düşünmüştük ve bu, çoğunluk aylar süren yıkıcı hizip mücadeleleri sonucunda ihraç edildiğinde, bizi, onun örgütsel yöntemlerine ilişkin kuşkularımıza karşın Pablo nun yanında tavır almamıza yol açtı. Oysa bu farklılıklar, özünde programatik özelliğe sahipti. Gerçekte, çoğunluktaki Fransız yoldaşlar, nelerin olup bittiğini bizden çok daha açık biçimde görmüşlerdi. Onlar, partilerinin VIII. Kongresi nde şunu ilan etmişlerdi: Dördüncü Enternasyonal in geleceği ve hatta varlığı büyük bir tehdit altındadır onun önderliğinin içinde revizyonist düşünceler, korkaklık ve küçük-burjuva izlenimciliği ortaya çıkmıştır. Şubelerin yaşamından kopuk olan Enternasyonal in sürmekte olan büyük güçsüzlüğü, kendisini ve anti-demokratik yöntemlerini Troçkist programın revizyonu ve Marksist yöntemin terk eldilmesi üzerinde kuran bir kişisel egemenlik sisteminin yerleştirilmesini geçici olarak kolaylaştırmıştır. (La Verite, 18 Eylül 1952.) Fransa daki durum, sonraki gelişmelerin ışığında, bir bütün olarak yeniden incelenmelidir. Fransız şubesinin çoğunluğunun son genel grevde oynadığı rol, onların geleneksel Troçkizmin temel ilkelerinin nasıl korunacağını bildiklerini en kesin biçimde gösterdi. Dördüncü Enternasyonal in Fransa şubesi haksız biçimde ihraç edilmiştir. La Verite etrafında gruplaşmış olan Fransız çoğunluğu, Fransa daki gerçek Troçkistlerdir; onlar SWP tarafından açıkça böyle tanınmaktadır. Pablo nun Dördüncü Enternasyonal in Çin şubesinin siyasi konumuna ilişkin değerlendirmesi haince bir çarpıtmadır ve özellikle isyan ettiricidir. Çinli Troçkistler, Pablo tarafından sekterler ve devrim kaçkınları olarak sunulmaktadır. Pablo hizbinin kasıtlı olarak yarattığı izlenimin tersine, Çinli Troçkistler, Çin proletaryasının gerçek devrimci temsilcileri olarak davranmışlardır. Onlar, kendi hataları olmaksızın, Mao rejimi tarafından, 1918 Devrimi nin Luxemburglarını ve Liebknechtlerini seçerek ortadan kaldıran Almanya nın Noskelerine ve Scheidemannlarına özenen Stalin in, SSCB de Lenin in bütün bir Bolşevik kuşağını imha etmek üzere kullandığı yolla kurban olarak seçilmişlerdir. Ancak Pablo nun Stalinizm karşısındaki uzlaşmacı çizgisi, onun, acımasızca, Çinli yoldaşların ilkeli ve sağlam duruşu üzerine kuşkular yaratırken, Mao rejimine gül rengi rötuş yapmasına neden olmaktadır. 11

18 Yapılacak şey Özetlersek, Pablo nun revizyonizmiyle geleneksel Troçkizm arasındaki ayrım çizgisi, siyasi ya da örgütsel herhangi bir uzlaşmayı olanaksız kılacak denli derindir. Pablo hizbi, çoğunluğun düşüncesini yansıtan demokratik kararlara izin vermeyeceğini göstermiştir. Onlar, kendi canice politikalarına mutlak itaat talep ediyorlar. Öğretiye bağlı bütün Troçkistleri Dördüncü Enternasyonal in dışına sürmeye ya da onların ağızlarını bağlayıp kelepçelemeye kararlılar. Onların planı, Stalinistlerle uzlaşmacılıklarını parça parça ve yavaş yavaş içimize sokmak; olup bitenleri görüp itiraz edenlerden kurtulmaktır. Pablocu formülasyonların ilginç bulanıklığının ve diplomatik kaçamakların açıklaması budur. Pablocu hizip, ilkesiz ve Makyevelci manevralarında, şimdiye kadar, bir ölçüde başarılı oldu. Ama şimdi niteliksel değişim noktasına ulaşılmıştır. Siyasi konular bu manevraların üstesinden gelmiştir ve şimdiki mücadele kazananı belirleyecektir. Dördüncü Enternasyonal in safları dışında olmaya zorlanmış konumumuzda, ona bir öneride bulunabilirsek; bize göre, harekete geçmenin, kararlı bir şekilde davranmanın zamanı gelmiştir. Dördüncü Enternasyonal in öğretiye bağlı Troçkist çoğunluğunun, Pablo nun yetki gaspına karşı iradesini ortaya koymasının zamanı gelmiştir. Onlar, ayrıca, Pablo yu ve onun ajanlarını görevden alıp onların yerine gerçek Troçkizmin nasıl yükseltileceğini bildiklerini pratikte kanıtlamış olan kadroları yerleştirerek, Dördüncü Enternasyonal in yönetsel işlerini korumalı; hareketi hem siyasi hem de örgütsel olarak doğru çizgide tutmalılar. Kardeşçe Troçkist selamlarımızla SWP Ulusal Komitesi Dipnot: [1] Gauleiter: Nazi dönemindeki yerel yönetim birimlerinin valisi ya da buralardaki parti örgütünün önderi. HHHH 12

19 Uluslararası Komite yi Kurma Kararı * Dördüncü Enternasyonal in İngiliz, Fransız, Yeni Zelanda ve İsviçre şubeleri, aşağıdaki kararları almışlardır: 1- Sosyalist İşçi Partisi nin Ulusal Komitesi nin bütün dünyadaki Troçkistlere çağrısındaki temel çizgiyle ve özellikle orada Troçkizmin programatik temellerine ilişkin tanımlamayla dayanışmamızı açıklıyoruz: (1) Kapitalist sistemin can çekişmesi, giderek kötüleşen depresyonlar, dünya savaşları ve faşizm gibi barbarca olgular yoluyla, uygarlığı yıkımla tehdit etmektedir. Nükleer silahların geliştirilmesi, bu tehlikeyi, günümüzde olabilecek en ağır biçimde vurgulamaktadır. (2) Bu uçuruma gidiş, yalnızca kapitalizmin yerini dünya çapında planlı sosyalist ekonominin almasıyla ve bu yolla, kapitalizmin ilk döneminde açılmış olan ilerleme çevriminin yeniden başlatılmasıyla önlenebilir. (3) Bu, yalnızca, toplumdaki tek gerçek devrimci sınıf olarak işçi sınıfının önderliği altında hayata geçirilebilir. Ancak, toplumsal güçlerin dünya çapındaki ilişkileri işçilerin iktidar yolunu tutması için hiçbir zaman bugünkü kadar uygun olmamasına rağmen, bizzat işçi sınıfı bir önderlik kriziyle karşı karşıyadır. (4) İşçi sınıfının bu dünya-tarihsel amacı yerine getirecek şekilde örgütlenmesi için, her ülkede, Lenin tarafından geliştirilmiş türde devrimci sosyalist bir partinin; yani, demokrasi ile merkeziyetçiliği diyalektik olarak birleştirme yeteneğine sahip savaşçı bir partinin kurulması gerekiyor. (Kararların alınmasında demokrasi, onları uygulamada merkeziyetçilik, üyelerce denetlenen bir önderlik, görevleri ateş altında disiplin içinde yerine getirebilecek üyeler). (5) Bunun önündeki başlıca engel, 1917 Ekim Devrimi nin saygınlığını kullanarak işçilerin sempatisini kazanmış, ardından da onları, güvenlerine ihanet ederek sosyal demokrasinin, duyarsızlığın ya da kapitalizme ilişkin yanılsamaların kucağına atmış olan Stalinizmdir. Bu ihanetlerin cezası, faşist ve monarşist güçlerin sağlamlaşması ve kapitalizm eliyle hazırlanıp teşvik edilen yeni savaşların patlaması biçiminde, işçi sınıfı tarafından ödenmektedir. Dördüncü Enternasyonal, başlangıcından beri, asli görevlerinden birini, Stalinizmin SSCB nin içinde ve dışında devrimci biçimde alaşağı edilmesi olarak belirlemiştir. (6) Dördüncü Enternasyonal in birçok şubesinin ve onun programına yakınlık *Bu belge, Uluslararası Komite nin Uluslararası Bülten inde yayımlandı. 13

20 duyan partilerle grupların esnek taktiklere olan gereksinimi, onların hem Stalinizme teslim olmaksızın emperyalizme ve onun, ulusal oluşumlar ya da sendika bürokrasileri gibi küçük burjuva-ajanlarına hem de emperyalizme teslim olmadan, son tahlilde onun küçük-burjuva ajanı olan Stalinizme karşı nasıl mücadele edileceğini bilmelerini daha da zorunlu kılmaktadır. Lev Troçki tarafından oluşturulmuş bu temel ilkeler, günümüz dünyasının giderek karmaşıklaşmış değişken politikalarında, geçerliliklerini bütünüyle korumaktadırlar. Gerçekte, Troçki nin öngördüğü gibi her yerde ortaya çıkan devrimci durumlar, bir zamanlar günün canlı gerçekleriyle doğrudan bağlantılı olmayan uzak soyutlamalar gibi görünen şeylere, şimdi tam bir somutluk kazandırmıştır. Gerçek olan şu ki, bu ilkeler, şimdi, hem siyasi çözümlemede hem de pratik eylemin gidişatını belirlemede giderek artan bir güç kazanmaktadır. 2- Biz, bütün çabasını Troçkizmin revizyonuna, Enternasyonal in tasfiyesine ve onun kadrolarının imhasına adayan Pablocu gaspçıların Uluslararası Sekreterliğinin bu ilkelerin gücünden yoksun olduğunu düşünüyoruz. 3- Enternasyonal in Troçkist güçlerinin büyük çoğunluğunu temsil eden bizler, Dördüncü Enternasyonal in Uluslararası Komitesi ni kurmaya karar verdik. 4- Dördüncü Enternasyonal in bütün şubelerinin önderliklerini, Troçkist programı ve Enternasyonal in güçlerinin çoğunluğunu temsil eden bu önderlikle ilişki kurmaya çağırıyoruz. Enternasyonal in birliğinden ve kendi ulusal şubesinin geleceğinden kaygı duyan her sorumlu kadro, her Troçkist militan, Pablocu gaspçıların revizyonist ve tasfiyeci merkezi ile Dördüncü Enternasyonal in Uluslararası Komitesi arasında açıkça ve hızla tercih yapmak zorundadır. 23 Kasım 1953 HHHH 14

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İNSAN HAKLARI SORULARI

İNSAN HAKLARI SORULARI 1. 1776 Amerikan ve 1789 Fransız belgelerine yansıyan doğal haklar öğretisinin başlıca temsilcisi kimdir? a) J. J. Rousseau b) Voltaire c) Montesquieu d) John Locke 4. Aşağıdakilerden hangisi İngiliz hak

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR...XXI TABLOLAR

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U)

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR

TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR 4.19.4 TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR 1) Dosya No : 2013/551 E. : Ankara 17. Asliye Ceza si : 1- TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı 2- TMMOB Genel Sekreteri N. Hakan Genç :2911 sayılı Toplantı ve Gösteri

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu

DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu Orkun GÖDEK, Grup Araştırma Yönetmeni Banu GÜLTEKİN, Grup Araştırma Uzmanı 31.05.2017 1 DenizBank Yatırım

Detaylı

Holz, Hans Heinz (2010), Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği (Çev. Yener Orkunoğlu) (İstanbul: Yordam Kitap, 160 s.).

Holz, Hans Heinz (2010), Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği (Çev. Yener Orkunoğlu) (İstanbul: Yordam Kitap, 160 s.). KİTAP İNCELEMESİ Holz, Hans Heinz (2010), Sosyalizmin Yenilgisi ve Geleceği (Çev. Yener Orkunoğlu) (İstanbul: Yordam Kitap, 160 s.). Uzun yıllar Hollanda da Marburg ve Groningen Üniversitelerinde akademisyenlik

Detaylı

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup

4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup 1- Çalışma ilişkilerinin ve endüstriyel demokrasinin başlangıcı kabul edilen tarih? Cevap: 1879 Fransız ihtilalı 2- Amerika da başlayan işçi işveren ilişkilerinde devletin müdahalesi zorunlu kılan ve kısa

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

DİASPORA - 13 Mayıs

DİASPORA - 13 Mayıs DİASPORA - 13 Mayıs 2015 - Sayın Başkonsoloslar, Daimi Temsilciliklerimizin değerli mensupları, ABD de yerleşik Diasporalarımızın kıymetli temsilcileri, Bugün burada ilk kez ABD de yaşayan diaspora temsilcilerimizle

Detaylı

Genel Başkanımız Haydar Arslan ın okuduğu basın açıklaması metni aşağıdadır. KGM Önünde Basın Açıklaması Yaptık

Genel Başkanımız Haydar Arslan ın okuduğu basın açıklaması metni aşağıdadır. KGM Önünde Basın Açıklaması Yaptık Sendikamız Yapı-Yol Sen 12 Nisan 2012 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü önünde ve eşzamanlı olarak tüm şube binaları önünde, Otoyol ve Köprülerin özelleştirilmesi, görevde yükselme ve unvan değişikliği

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SENDİKALAR VE İŞYERİ ÖRGÜTLENMESİ

SENDİKALAR VE İŞYERİ ÖRGÜTLENMESİ SENDİKALAR VE İŞYERİ ÖRGÜTLENMESİ Ali BERBEROĞLU Hazırlayan: Dr. Erkan AYDOĞANOĞLU Eğitim Sen Eğitim Uzmanı 1 SENDİKA NEDİR? İşçi ve emekçi sınıfların ekonomik, sosyal ve demokratik hak ve çıkarlarını

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB)

Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) Enternasyonalist Komünist Birlik (EKB) RUSYA DA KARÞI- DEVRÝM VE KAPÝTALÝZMÝN GELÝÞMESÝ geocities.com/icgcikg/turkish RUSYA DA KARÞI-DEVRÝM VE KAPÝTALÝZMÝN GELÝÞMESÝ Devrimin ve Karþý-Devrimin Bilânçosuna

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Sendikaların krizi mi, sosyalistlerin krizi mi?

Sendikaların krizi mi, sosyalistlerin krizi mi? Sendikaların krizi mi, sosyalistlerin krizi mi? Sungur Savran Günümüzde sosyalistler arasýnda sendikalar konusundaki en yaygýn tavýr aðlaþmaktýr. En yaygýn kelime ise kriz. Sosyalist solun çok büyük bir

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Saygıdeğer Konuklar, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle, Sayın

Detaylı

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız?

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Bu ülkenin de insanı olmanız, gelmiş olduğunuz ülkeyle bağınızın kesilmesi, ona yabancılaşmanız anlamına gelmez. Ama eğer 20-25

Detaylı

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK 2 Takdim Planı Modernleşme Süreci Açısından Devlet Devlet-Toplum İlişkileri Açısından Devlet Teşkilatlanma

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ Suriye Baas Partisi: Kökenleri, Dönüşümü, İzlediği İç ve Dış Politika ( )

KİTAP İNCELEMESİ Suriye Baas Partisi: Kökenleri, Dönüşümü, İzlediği İç ve Dış Politika ( ) KİTAP İNCELEMESİ Özge ÖZKOÇ (2008), Suriye Baas Partisi: Kökenleri, Dönüşümü, İzlediği İç ve Dış Politika (1943-1991) (Ankara: Mülkiyeliler Birliği Yayınları, 223 s.). Türkiye de Uluslararası İlişkiler

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

(DRAFT COPY) DEMOKRATİK TEPKİLER REHBERİ

(DRAFT COPY) DEMOKRATİK TEPKİLER REHBERİ (DRAFT COPY) DEMOKRATİK TEPKİLER REHBERİ Rev. No: 1.0 Tarih :Haz., 1991 Rev. No: 2.0 Tarih :Tem., 1991 Rev. No: 3.0 Tarih :Mar., 1999 Rev. No: 4.0 Tarih : Haz., 2010 BEYAZ NOKTA POLİTİKA DOKÜMANLARI DİZİSİ

Detaylı

ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1

ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1 ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1 Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Sosyal demokratlar partiler sağdadır. Gerçek sosyal demokratlar, sosyalistlerdir. The Economist Sosyalistler birbirinden tamamen farklı

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar)

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar) İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar) Merkantilizm: 15. ve 16. yüzyıllardaki coğrafî keşiflerde birlikte Avrupa ülkeleri dünyaya açılmaya

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

TARIM ORKAM-SEN (TARIM VE ORMANCILIK HİZMETLERİ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI) SENDİKA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ

TARIM ORKAM-SEN (TARIM VE ORMANCILIK HİZMETLERİ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI) SENDİKA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ TARIM ORKAM-SEN (TARIM VE ORMANCILIK HİZMETLERİ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI) SENDİKA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ (05.09.2001 - ANKARA) (25/27 NİSAN 2014 MERKEZ GENEL KURULU DEĞİŞİKLİKLERİNİ İÇEREN SON HALİ) 1 I-GENEL

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAPİTALİST ÜRETİM TARZI 41 I TEKEL-ÖNCESİ KAPİTALİZM 42

İÇİNDEKİLER KAPİTALİST ÜRETİM TARZI 41 I TEKEL-ÖNCESİ KAPİTALİZM 42 İÇİNDEKİLER 15 Ekonomi Politiğin Konusu 16 Toplum Yaşamının Temeli Olan Maddi Malların Üretimi 17 Üretici Güçler ve Üretim İlişkileri 23 Toplumun Gelişmesinin Ekonomik Yasaları 26 Ekonomi Politiğin Tanımı

Detaylı

DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1

DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1 DEMOKRASİ, LİBERALİZM VE SINIRLI DEVLET 1 Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Liberalizm ve demokrasi birbirleriyle uyuşabilmelerine rağmen aynı şey değildirler. Liberalizm devlet gücünün kapsamı, demokrasi ise bu

Detaylı

1968: Bir Devrimci Dalganın Adı

1968: Bir Devrimci Dalganın Adı 1968: Bir Devrimci Dalganın Adı Sungur Savran Devrimler dalgalar halinde gelir. Bu önermenin biri zamanla, biri mekânla ilgili iki boyutlu bir anlamý var. Ýþin zamanla ilgili boyutu açýsýndan, devrimler

Detaylı

1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER. Mustafa Serdar PALABIYIK

1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER. Mustafa Serdar PALABIYIK 1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER Mustafa Serdar PALABIYIK Yayın No : 3179 Araştırma Dizisi : 12 1. Baskı - Şubat 2015 ISBN: 978-605 - 333-207 - 7 Mustafa Serdar Palabıyık 1915 Olaylarını Anlamak:

Detaylı

Avrupa Birliği ne Karşı, Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri İçin!

Avrupa Birliği ne Karşı, Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri İçin! Almanya ve Britanya Sosyalist Eşitlik Partilerinin 2014 Avrupa Seçimlerine İlişkin Açıklaması Avrupa Birliği ne Karşı, Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri İçin! AlmAnyA daki Sosyalist Eşitlik Partisi

Detaylı

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ... ÖRNEK SORU: 1 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti açısından, 30 Ekim 1918 de, yenilgiyi kabul ettiğinin tescili niteliğinde olan Mondros Ateşkes Anlaşması yla sona erdi. Ancak anlaşmanın,

Detaylı

İNGİLİZ MİLLETLER TOPLULUĞU VE İNGİLTERE NİN AB ÜYELİĞİ HAKAN KARAGÖZ

İNGİLİZ MİLLETLER TOPLULUĞU VE İNGİLTERE NİN AB ÜYELİĞİ HAKAN KARAGÖZ İngiliz Milletler Topluluğu, tarihte Britanya İmparatorluğu nun parçası olan devletler ile sonradan katılan devletlerden oluşan uluslararası bir koalisyondur. Commonwealth, bağımsız devlet anlamına gelmektedir.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ 2014 2015 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2. DERS SAATİ 15.09.2014 TANIŞMA DERSİ TANIŞMA DERSİ 17.09.2014 22.09.2014

Detaylı

Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ

Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ Assan Alüminyum, Türkiye deki İşçi Hakları Endişeleri ile ilgili Şikayetler Hakkında PAYDAŞ DEĞERLENDİRMESİ 22 Temmuz Uyum Danışmanlığı / Ombudsmanlığı Uluslararası Finans Kurumu / Çok Taraflı Yatırım

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan

Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Hasan Kanbolat 8 Ağustos ta Güney Osetya Savaşı başladığından beri Güney Kafkasya da politika üreten,

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

İsviçreli siyasetçi ve örgütler: Diktatörlüğe karşı Kürtlerle dayanışma büyütmeli

İsviçreli siyasetçi ve örgütler: Diktatörlüğe karşı Kürtlerle dayanışma büyütmeli İsviçreli siyasetçi ve örgütler: Diktatörlüğe karşı Kürtlerle dayanışma büyütmeli İsviçreli örgütler ve siyasetçiler, Erdoğan diktatörlüğüne karşı yürüyerek, Kürt halkıyla uluslararası dayanışmanın büyütülmesi

Detaylı

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur.

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur. Parti varlık sebebi, isminden de anlaşılacağı üzere, hakların savunulmasıdır. Müdafaa-i Hukuk düşüncesine göre: 1. İnsanın 2. Toplumun 3. Milletin 4. Devletin 5. Vatanın hakları vardır. Şu anda bu haklar

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

DEVRİMCİ TEORİ OLMADAN DEVRİMCİ PRATİK OLMAZ! KOMÜNİST. Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist Merkezi Yayın Organı Sayı: 54

DEVRİMCİ TEORİ OLMADAN DEVRİMCİ PRATİK OLMAZ! KOMÜNİST. Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist Merkezi Yayın Organı Sayı: 54 DEVRİMCİ TEORİ OLMADAN DEVRİMCİ PRATİK OLMAZ! KOMÜNİST Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist Merkezi Yayın Organı Sayı: 54 Açıklama: Yoldaşlar, bilindiği gibi 7. Konferans kararı ile belirlenen tüzüğün

Detaylı

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni

Detaylı

Devrimci Marksizm. Bu sayı

Devrimci Marksizm. Bu sayı Bu sayı 1 Mayıs 2008 tarihe sadece AKP nin, kimilerince pek yüceltilmiş olan demokratlık maskesinin düşmesi ve işçi düşmanı yüzünün ortaya çıkması olarak geçmeyecek. Aynı zamanda sınıf mücadelelerinde

Detaylı

KALKINMA BANKALARI ARASINDA İŞBİRLİĞİ

KALKINMA BANKALARI ARASINDA İŞBİRLİĞİ BASINDAN EKONOMİ HABERLERİ 24 MAYIS 2016 SALI KIBRIS GENÇ TV (23.05.2016) KALKINMA BANKALARI ARASINDA İŞBİRLİĞİ Kalkınma Bankası'nın Türkiye Kalkınma Bankası ile yürüttüğü Teknik İşbirliği Programı kapsamında;

Detaylı

İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ

İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ İÇİNDEKİLER EDİTÖR NOTU... İİİ YAZAR LİSTESİ... Xİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜVENLİK KONSEYİ NİN SURİYE KRİZİNDEKİ TUTUMU... 1 Giriş... 1 1. BM Organı Güvenlik Konseyi nin Temel İşlevi ve Karar Alma Sorunu...

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ. Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ MADDE 164 Disiplin cezasını gerektiren davranış ve fiiller Kınama cezasını gerektiren davranışlar ve fiiller şunlardır: a) Okulu, okul eşyasını

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ ÖZET ABSTRACT... iii... v... vii TABLO LİSTESİ... xiii ŞEKİL LİSTESİ... xv 1. Bölüm: GİRİŞ... 1 2. Bölüm: 21. YÜZYILDA EĞİTİM SİSTEMİNİN BAZI ÖZELLİKLERİ VE OKUL GELİŞTİRMEYE ETKİLERİ...

Detaylı

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü,

2. Iletisim Adresi : Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü, 1. Kisisel Bilgiler (Ad,Soyad) : H. Tülin Öngen (Hoşgör) Doğum yeri ve tarihi: Ankara, 1949 Mezun olduğu okullar: İzmir Kız Lisesi (İzmir, 1964-1967) W. Groves High School (Birmingham, Michigan, A.B.D.

Detaylı

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ 19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI 19.09.2014 Bugün 19 Eylül. Bugün bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB nin mücadele dolu tarihi açısından

Detaylı

İLKELER VE BAZI PROGRAM ÖÐELERİ BİLDİRİSİ

İLKELER VE BAZI PROGRAM ÖÐELERİ BİLDİRİSİ İLKELER VE BAZI PROGRAM ÖÐELERİ BİLDİRİSİ ENTERNASYONEL KOMÜNİST LİGA (DÖRDÜNCÜ ENTERNASYONALİST) EKL İlkeler Bildirisine Önsöz...1 1. Dünya Sosyalist Devrimi ve Enternasyonel Komünist Liga (Dördüncü Enternasyonalist)...3

Detaylı

Ombudsman (Kamu Denetçisi) ve Türkiye deki Tartışmalar

Ombudsman (Kamu Denetçisi) ve Türkiye deki Tartışmalar Ombudsman (Kamu Denetçisi) ve Türkiye deki Tartışmalar Kemal ÖZDEN OMBUDSMAN (KAMU DENETÇİSİ) ve TÜRKİYE DEKİ TARTIŞMALAR Ankara 2010 Ombudsman (Kamu Denetçisi) ve Türkiye deki Tartışmalar Kemal ÖZDEN

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

SCA Davranış Kuralları

SCA Davranış Kuralları SCA Davranış Kuralları SCA Davranış Kuralları SCA paydaşları ile değer yaratmaya, çalışanları, müşterileri, tüketicileri, hissedarları ve diğer iş ortaklarıyla saygı, sorumluluk ve mükemmelliğe dayanan

Detaylı

MESLEK ÖRGÜTÜNÜN GöREV ÇAĞRISINA KATILMAK SUÇ MUDUR? BU NEDENLE HUKUKİ BİR YAPTIRIM UYGULANABİLİR Mİ?

MESLEK ÖRGÜTÜNÜN GöREV ÇAĞRISINA KATILMAK SUÇ MUDUR? BU NEDENLE HUKUKİ BİR YAPTIRIM UYGULANABİLİR Mİ? MESLEK ÖRGÜTÜNÜN GöREV ÇAĞRISINA KATILMAK SUÇ MUDUR? BU NEDENLE HUKUKİ BİR YAPTIRIM UYGULANABİLİR Mİ? Bilindiği gibi Dr. Ersin Aslan ın, bir hasta yakını tarafından öldürülmesinin birinci yılı yaklaşıyor.

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'de 1990'lı yıllardaki duvar yazıları, İslamcılığın yükseldiği döneme yönelik yakın bir tanıklık niteliğinde. 10.07.2017 / 18:00 Doksanlı

Detaylı

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T 2016 Brexit, yani İngiltere nin Avrupa Birliği nden (AB) ayrılması olarak ifade edilen kavram, İngilizcede Britain (Britanya ve Exit (çıkış) kelimelerinin birleştirilmesiyle

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER

AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER AYIRAN SINIRLAR OLMADAN AVRUPA İÇİN PAYLAŞILAN TARİHLER 33Sanayi Devriminin etkisi 33Eğitimin gelişimi 33Sanat tarihinde yansıtıldığı haliyle insan hakları 3 3 Avrupa ve dünya BİR GEZGİN Tarih öğretimi

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

Bürokrasi ve Türkiye Bürokrasisi (KAM 302) Ders Detayları

Bürokrasi ve Türkiye Bürokrasisi (KAM 302) Ders Detayları Bürokrasi ve Türkiye Bürokrasisi (KAM 302) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Bürokrasi ve Türkiye Bürokrasisi KAM 302 Bahar 3 0 0 3 5 Ön Koşul

Detaylı

Çarşamba İzmir Basın Gündemi

Çarşamba İzmir Basın Gündemi 16.09.2015 Çarşamba İzmir Basın Gündemi Krizler arasında Devrim Özkan Her şeyin dünyadaki tüm gelişmelerden etkilenebildiği yeni bir çağda yaşıyoruz. Son iki yüzyıllık dönemde dünyadaki tüm ekonomik

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA!

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA! 1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA! İşçilerin burjuvaziye ve egemen sınıfa karşı mücadelesi sürdükçe, bütün talepleri karşılanana dek 1 Mayıs, bu taleplerin her yıl dile getirildiği gün olacaktır.

Detaylı

Uluslararası Kadın Hareketinin Uyanma ve Ayağa Kalkma Zamanı Gelmiştir! 2011 Venezüella Dünya Kadınları Konferansı için hep birlikte ileri!

Uluslararası Kadın Hareketinin Uyanma ve Ayağa Kalkma Zamanı Gelmiştir! 2011 Venezüella Dünya Kadınları Konferansı için hep birlikte ileri! Uluslararası Kadın Hareketinin Uyanma ve Ayağa Kalkma Zamanı Gelmiştir! 2011 Venezüella Dünya Kadınları Konferansı için hep birlikte ileri! Dünyanın her yerinde milyonlarca kadın kendi geleceklerini kendi

Detaylı

BÖLGESEL TURİZM GELİŞTİRME KOMİTELERİ BİLGİ NOTU

BÖLGESEL TURİZM GELİŞTİRME KOMİTELERİ BİLGİ NOTU Kuzeydoğu Anadolu Bölgesi İnovasyona Dayali Turizm Stratejisi ve Eylem Planı BÖLGESEL TURİZM GELİŞTİRME KOMİTELERİ BİLGİ NOTU TRA1 / 2012 Her hakkı saklıdır. ÖNSÖZ Bu doküman, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma

Detaylı

Piyasalarda bugün 15:30'da açıklanacak ABD enflasyon verileri izlenecek. Gelecek hafta ise Çarşamba günü ABD ve Japonya

Piyasalarda bugün 15:30'da açıklanacak ABD enflasyon verileri izlenecek. Gelecek hafta ise Çarşamba günü ABD ve Japonya Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Açılış 1,1246 1,3229 102,398 2,9775 1322,40 45,99 Yüksek 1,1284 1,3278 102,756 2,9886 1328,21 46,99 Düşük 1,1219 1,3179 101,925 2,9652 1309,32 45,67 Kapanış

Detaylı

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum Kunduz'da yaşanan savaş ABD için iki seçeneği ortaya çıkardı; ya işgal güçlerini artıracak yada Taliban'ın ilerleyişine göz yummak zorunda

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI HAFTALAR KONULAR 1. Hafta TÜRK DEVRİMİNE KAVRAMSAL YAKLAŞIM A-) Devlet (Toprak, İnsan Egemenlik) B-) Monarşi C-) Oligarşi D-) Cumhuriyet E-) Demokrasi F-) İhtilal G-) Devrim H-) Islahat 2. Hafta DEĞİŞEN

Detaylı

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ

PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ PricewaterhouseCoopers CEO Araştõrmasõ Yönetici Özeti Giriş PricewaterhouseCoopers õn 7. Yõllõk Global CEO Araştõrmasõ Riski Yönetmek: CEO larõn Hazõrlõk Düzeyinin Değerlendirilmesi, mevcut iş ortamõ ve

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü İyi ve kötü, yanlış ve doğru kavramlarını tanımlar, Etik bilincini geliştirmeye ve insanları aydınlatmaya

Detaylı

EMO GENÇ İZMİR ŞUBE BİLDİRİSİ NASIL BİR EMO GENÇ?

EMO GENÇ İZMİR ŞUBE BİLDİRİSİ NASIL BİR EMO GENÇ? EMO GENÇ İZMİR ŞUBE BİLDİRİSİ NASIL BİR EMO GENÇ? Elektrik, elektrik elektronik, elektronik haberleşme, bilgisayar ve biyomedikal mühendisliği lisans bölümü öğrencilerinin örgütü EMO GENÇ dördüncü kurultayını

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı