Belediye ye Ait Park Alanlarını Sportif Amaçlı Kullanan Bireylerin Katılımlarının ve Beklentilerinin İncelenmesi: Bornova Örneği

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Belediye ye Ait Park Alanlarını Sportif Amaçlı Kullanan Bireylerin Katılımlarının ve Beklentilerinin İncelenmesi: Bornova Örneği"

Transkript

1 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Belediye ye Ait Park Alanlarını Sportif Amaçlı Kullanan Bireylerin Katılımlarının ve Beklentilerinin İncelenmesi: Bornova Örneği Tennur YERLİSU LAPA T.C. Akdeniz Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Rana VAROL T.C. Ege Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Erdal Fikret TUNCEL T.C. Ege Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Evren AĞYAR T.C. Akdeniz Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Zehra CERTEL T.C. Akdeniz Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: ÖZ Bu çalışmanın amacı; İzmir Bornova Belediyesine ait park alanlarını sportif amaçlı kullanan bireylerin katılımlarının ve beklentilerinin incelenmesidir. Çalışma tanımlayıcı bir araştırmadır. Evren; Bornova belediyesi park alanlarına gelen bireylerden oluşmaktadır ve evrenin tümüne ulaşmak amacıyla bir ay boyunca anketörler alanlarda 253 ( yaş=37.47±14.21) katılımcıya ulaşmışlardır. Veri toplama aracı araştırmacılar tarafından geliştirilmiş bir anket formudur. Tanımlayıcı istatistikler ve Pearson Chi-Square testi uygulanmıştır. Katılımcıların %67,2 si kadın ve %56,1 i orta düzeyde gelire sahip bireylerdir. %47,8 si serbest zamanlarında spora yeterince zaman ayıramamaktadır. Katılımcıların %41,9 unun katılamama nedenlerinin başında yeterli tesisin olmaması gelmektedir. Spor etkinliklerini sadece belediye parklarında yapanların oranı %58,5 tir. Spor etkinliği yeri belirlemede en önemli faktör %49,0 ile eve yakınlıktır. Belediyenin yaptırdığı spor alanlarını yetersiz bulanlar ise ağırlıktadır (%57,3). Özellikle yürüyüş yolları %59,3 ile en fazla talep edilen alanlar-

2 852 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi dır. Katılımcıların üzerinde en fazla durduğu konulardan biri ise %87,7 ile uzman eğitmenlerin spor alanlarında yer alması gerekliliğidir. Katılımcıların çoğunluğu (%51,4) hareketleri doğru yapmadıklarını ya da emin olamadıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların %19,6 sının çevrelerinde bu etkinlikleri yaparken sakatlanmış kişiler bulunmaktadır. Katılımcıların belediye ye ait spor alanların ücretsiz olması, evlerine yakın olması ve alanların yeterli olmaları nedeniyle tercih etme durumları yaşlarına ve medeni durumlarına göre ilişkilendirildiğinde, aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Sonuçta, Belediyelerin, park alanlarında uzman spor eğitmenleri istihdam etmesi ve rekreatif alanları yaygınlaştırması halkın beklentileri açısından olumlu olacaktır. Anahtar sözcükler: Park rekreasyonu, serbest zaman katılımı GİRİŞ Serbest zaman Mieczkowski (1990) ve Önder (2003) tarafından; dıştan gelen zorlamalara bağlı kalmadan bireysel kontrolün sağlandığı, eğlence, hoşnutluk, mutluluk duygusu uyandıran, herhangi bir ücretin alınmadığı, kendi kendine olan, tatmin edici deneyimlerin yaşandığı zaman aralığı olarak kabul edilmektedir. Bu zaman dilimini değerlendirmek için bireylerin özgür iradeleriyle seçtikleri ve belirli kurallara bağlı olmadan katıldıkları aktivitelere serbest zaman etkinlikleri (Ragheb ve Tate, 1993) veya rekreatif etkinlikler denir. Artan teknolojik gelişmelerin doğrultusunda serbest zaman artmış ve bu da kişilerin bu serbest zamanı değerlendirecek etkinlikler arayışına girmişlerdir. Bu bağlamda; kişilerin rekreasyona katılımlarına yönelik artan ihtiyaçlarının giderilmesinde kurum ve kuruluşlar üzerlerine düşen görevleri yerine getirmektedirler. Rekreasyon faaliyetlerine katılanların en çok yararlandığı alanlardan biri de parklardır. Özellikle Büyükşehir ve ilçe belediyeleri, Park ve Bahçeler Müdürlüğü altında 5393 sayılı Belediye kanununun ve ilgili mevzuat kanunlarına dayanılarak hazırlanan Park ve Bahçeler Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliği kapsamında; İl/İlçe sınırlarında yetişkinlerin, gençlerin ve çocukların rekreatif faaliyetlerine hizmet etmesi amacı ile parklar dâhilinde yürüyüş yolları, bisiklet yolları, spor alanları, yeşil alanlar tesis etmek ve bunların bakım, onarım ve iyileştirme çalışmalarını yapmaktır. Türkiye geneline bakıldığında; belediyelerin inşa ettiği bu parklar içerisinde yer alan yürüyüş ve bisiklet yollarından ile spor alanlarında yer alan fitness aletlerinden bireylerin yoğun bir şekilde yararlandığı görülmektedir. Fakat gelişmiş ülkelere kıyasla Türkiye de bu tarz parklardan yararlanan birey sayısının çok yeterli olmadığı söylenebilir. Türkiye nin de spor yapan insan sayısını artırmak amacıyla birçok uygulamasının olduğu bilinmekte olup, bu uygulamalardan biri olan belediyelerin sunduğu bu hizmetlerdir. Kişilerin ilgi ve eğilimlerini belirlemeye yönelik çalışmalar yapmak, cinsiyet, yaş, gelir, kalıtım, eğitim süreci gibi faktörleri rekreasyon

3 Bildiriler 853 programı yaparken göz önünde bulundurulmalıdır (Karaküçük, 1995). Bu nedenle; İzmir Bornova belediyesi örneklem olarak seçilerek, bu belediyedeki parklar dâhilinde yer alan yürüyüş ve bisiklet yolları ile spor alanlarında yer alan fitness aletlerini kullanan bireylerin profillerini çıkarmak ve parklarla ilgili katılım ve beklentilerini bazı demografik değişkenlerine göre incelenerek, bu parklarla ilgili eksikliklerin saptanması ve buna dayanarak belediyelerin bu hizmetlerini daha verimli hale getirebilecek genel öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın amacı; İzmir Bornova Belediyesine ait park alanlarını sportif amaçlı kullanan bireylerin katılımlarının ve beklentilerinin incelenmesi ve bazı demografik değişkenlerine göre ilişkilendirilmesidir. LİTERATÜR TARAMASI Modern toplumlarda insanlar, iş streslerinden uzaklaşmak için dinlenmenin yanında, serbest zamanda yapılan iş dışındaki faaliyetlere de ihtiyaç duyarlar. Serbest zaman; Mull ve arkadaşları (1997); bireyin hayatını idame ettirebilmek için yapmak zorunda olduğu işlerinden geriye kalan zaman dilimi, Torkildsen (2005); yaşamın pratik ihtiyaçlarını (çalışma saatleri, yeme ve uyuma gibi fizyolojik ihtiyaçlarını) yerine getirdikten sonra arta kalan zaman dilimleri, Kılbaş (2001), kişinin çalışmadığı, yaşam zorunluluklarının ve biçimsel görevinin dışında kalan ve kişinin kendi isteği yönünde harcayabileceği zaman, Freysinger (1995), Kelly ve Kelly (1994) düşüncede hoşnutluk yaratan, arzu edilen zaman olarak tanımlamaktadırlar. Tüm bu söylemlerle serbest zaman Mieczkowski (1990) ve Önder (2003) tarafından özetle; dıştan gelen zorlamalara bağlı kalmadan bireysel kontrolün sağlandığı, eğlence, hoşnutluk, mutluluk duygusu uyandıran, herhangi bir ücretin alınmadığı, kendi kendine olan, tatmin edici deneyimlerin yaşandığı zaman aralığı olarak kabul edilmektedir. Bu zaman dilimini değerlendirmek için bireylerin özgür iradeleriyle seçtikleri ve belirli kurallara bağlı olmadan katıldıkları aktivitelere serbest zaman etkinlikleri (Ragheb ve Tate, 1993) denir. Artan teknolojik gelişmelerin doğrultusunda serbest zaman artmış ve bu da kişilerin bu serbest zamanı değerlendirecek etkinlikler arayışına girmesine ve Rekreasyon kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Rekreasyon İngilizce, yaratmak, oluşturmak anlamına gelen create fiilinin önüne; yeniden, tekrar anlamına gelen re ön ekinin gelmesiyle oluşan, rekreasyon (recreation), çalışma ve diğer etmenler tarafından yıpranan, yorulan bireylerin yeniden canlanmaları anlamına gelmektedir (Axelsen, 2009). Corbin (1970) enerji ve güç harcayarak canlanmak, yenilenmek bu sayede fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak yeniden hazır hale gelmek, Özdilek ve arka-

4 854 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi daşları (2007), Kılbaş (2001) ve Demir (2003), insanın yoğun çalışma yükü, rutin hayat tarzı veya olumsuz çevresel etkilerden tehlikeye giren veya olumsuz etkilenen bedeni ve ruhi sağlığını tekrar elde etmek, korumak veya devam ettirmek, aynı zamanda zevk ve haz almak amacıyla, kişisel doyum sağlayacak, tamamen çalışma ve zorunlu ihtiyaçlar için ayrılan zaman dışında kalan bağımsız ve bağlantısız boş zaman içinde, isteğe bağlı ve gönüllü olarak ferdi veya grup içinde seçerek yaptığı etkinlikleri rekreasyon olarak tanımlamışlardır. Zorba (2002) göre Rekreasyon ise; insanın öz benliğine uygun ve zevk aldığı toplumsal, kültürel ve sportif etkinliklere katılarak, günlük yaşamın sıkıcılığından kurtulması ve başka insanlarla etkileşerek toplumsal bir kişilik kazanması, özünde ödül niteliği taşıyan ve amacı gütmeyen, doğası gereği anti-sosyal de olmayacak etkinliklerdir. Bu etkinlikler; fiziksel egzersiz, oyun (Doster ve arkadaşları, 2006), sanat ve kültürel etkinliklerle kişinin hem psikolojik ihtiyaçlarının tatmin edilmesinde hem kendilerini iyi hissetmelerini sağlamada, hem de sosyal davranışlarının gelişiminde katkı sağlarlar (Tinsley ve Eldredge, 1995). Bireylerin serbest zaman etkinliklerine katılmalarını ve tercihlerini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerin önem dereceleri farklıdır ve kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Bunları bireysel ve bireysel olmayan faktörler olarak gruplamak mümkündür. Bireysel faktörler arasında ihtiyaçlar, güdüler, algılar, tutumlar, deneyimler, benlik kavramı, değer yargıları sayılabilir. Bireysel olmayan faktörler ise, kültür, meslek, aile, referans grupları olarak belirtilebilir (Tenekecioğlu, 2003). Bir başka sınıflamayla; bireyin serbest zaman etkinliklerine katılmalarını etkileyen faktörler; kültürel faktörler (kültür, alt kültür, sosyal sınıf), kişisel faktörler (yaş ve yaşam dönemi, meslek, ekonomik özellikler, yaşam tarzı), kişilik, sosyal faktörler (referans grupları, aile, roller ve statüler) ve psikolojik faktörler (motivasyon, algılama, öğrenme, tutum ve inançlar) olarak ifade edilebilir (Cömert ve Durmaz, 2006). Bireyin serbest zamanlarını nasıl değerlendirdiği; kişilik yapısına, fiziksel yapısına, cinsiyetine, eğitimine, sahip olduğu olanaklara ve yeteneklerine, aile içindeki etkileşime, içinde bulunduğu sosyal çevrenin değerlerine, yaşanılan yerdeki imkânlara, etrafında yoğun olarak yapılan etkinlik türlerine, ailenin yaşam alışkanlıklarına, bireyin gelirine, yaşına, alt kültür özelliklerine, yaşanılan bölgenin coğrafik özelliklerine büyük ölçüde bağlıdır (Demir ve Demir, 2006). Bütün bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda; 21. yy. da rekreasyona olan yönelimin artması kaçınılmazdır. Artan serbest zamanlarda birey rekreasyona daha fazla ihtiyaç duyacak ve bundan dolayı daha fazla etkinliklere katılmak isteyecektir (Kılbaş, 2001).

5 Bildiriler 855 YÖNTEM Araştırmanın evreni; Bornova belediyesi park alanlarını sportif amaçlı kullanan bireylerden oluşmaktadır ve evrenin tümüne ulaşmak amacıyla bir ay boyunca anketörler alanlarda 253 ( yaş=37.47±14.21) katılımcıya ulaşmışlardır. Araştırma; durum tespitine yönelik olup, kapsam ve yöntemin belirlenmesi, konuya ilişkin ilgili literatürün taranması, anket sorularının oluşturulması, geçerlik için üç uzman kişinin görüşünün alınması, anketin uygulanması ve verilerin değerlendirilmesi şeklinde yürütülmüştür. Araştırmada bilgi toplamak amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilen 25 sorunun yer aldığı anket kullanılmıştır. Sorular; katılımcıların demografik değişkenleri ve belediye ye ait park alanlarına ait kullanım ve katılım durumlarını ve bu alanlardan beklentilerinin değerlendirilmesi kapsamında hazırlanmış ve yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 18.5 Paket Programı kullanılmış olup; frekans (f) ve yüzde (%) gibi tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanılmış, yaş, cinsiyet ve medeni durumlarına göre ilişkiyi ortaya koymak için Pearson Chi- Square testi uygulanmıştır. Cinsiyet değişkenine göre ilişki bulunmadığı için sonuçlar bu araştırmada verilmemiştir. Sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. BULGULAR Araştırmaya katılan bireylerle ilgili demografik bulgular incelendiğinde (Tablo 1) katılımcıların çoğunun kadın olduğu (%67,2), orta düzeyde gelire sahip olduğu (%56,1), evli bireylerin daha fazla olduğu (%51,8) görülmektedir. Tablo 1. Katılımcıların demografik özelliklere göre dağılımı Değişken Kategoriler Frekans % Cinsiyet Kadın ,2 Erkek 83 32,8 Toplam Medeni Durum Bekâr ,5 Evli ,8 Yanıtsız 7 2,8 Toplam Gelir Alt 15 5,9 Orta ,1 Üst 91 36,0 Yanıtsız 5 2,0 Toplam

6 856 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Çalışmaya katılan bireylerin serbest zaman düzeyleri ile ilgili bulgular incelendiğinde, ağırlıklı olarak günlük 3-4 saat (%29,6) ve 1-2 saat (%26,9) serbest zamana sahip oldukları görülmektedir. Fakat katılımcıların büyük bir çoğunluğu daha fazla serbest zamana sahip olmayı istemektedir (%75,5). Çalışma grubunun çoğunluğu serbest zamanlarının doldurulmasında bir güçlük çekmezken (%51,8), bazen güçlük çekenlerin oranı %37,5 olarak bulunmuştur (Tablo 2). Tablo 2. Katılımcıların serbest zamanları ile ilgili görüşlerinin dağılımı Değişken Kategoriler Frekans % Günlük Serbest Zaman Süresi yok 13 5,1 1-2 saat 68 26,9 3-4 saat 75 29,6 5-6 saat 46 18,2 7-8 saat 26 10,3 8 saat ve üzeri 25 9,9 Toplam Daha Fazla Serbest Zamana Sahip Olmak İster misiniz? Serbest Zamanlarınızın Doldurulmasında Güçlük Çekiyor musunuz? Evet ,5 Hayır 55 21,7 Toplam ,2 Yanıtsız 7 2,8 Toplam ,2 Evet 27 10,7 Bazen 95 37,5 Hayır ,8 Toplam Katılımcılar haftada ortalama 3,06±1,96 saatlerini spora ayırdıklarını belirtirken, bu süre günde ortalama 1,82±1,40 saattir. Bireylerin çoğu (%47,8) bu süreyi yeterli bulmadığını belirtmişlerdir. Katılımcılara spor aktivitelerine katılamama nedenleri sorulmuş ve en fazla vurgulanan neden, %41,9 ile Yeterli tesisin olmaması ifadesi olmuştur (Tablo 3). Tablo 3. Katılımcıların spor aktivitelerine yeterince katılamama nedenleri Spor Aktivitelerine Katılamama Nedenleri Vurgu Sayısı Toplam % Ekonomik yetersizlik ,1 Faaliyetler hakkında bilgi sahibi olmama ,5 Arkadaş ve sosyal teşvik olmaması ,1 Alışkanlığının olmaması ,2 Çevresinin engel olması ,7 Yeterli tesisin olmaması ,9 Tesislerde uzman eğitmenlerin olmaması ,3 Çok yoğun çalışma temposuna sahip olması ,6 Diğer nedenler (ailevi sorumluluklar, sağlık sorunları ) ,5

7 Bildiriler 857 Katılımcıların spor aktivitelerini yaptıkları yerle ilgili seçimleri incelendiğinde katılımcıların %63,6 inin Belediyelere ait parklardaki spor aletlerinin bulunduğu alanları tercih ettikleri diğer katılımcıların ise belediye ye ait spor alanları dışında %14,2 ile özel spor salonlarını ve %4,7 ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tesislerini tercih ettikleri görülmektedir (Tablo 4). Tablo 4. Katılımcıların spor aktiviteleri için tercih ettikleri yerler Spor Aktiviteleri için Tercih Edilen Yerler Frekans % Özel spor salonları 36 14,2 Belediyelere ait parklardaki fitness aletlerinin bulunduğu alanlar ,6 Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Tesisleri 12 4,7 Diğer 37 14,6 Yanıtsız 7 2,8 Toplam Araştırmaya katılan bireylere spor aktivitelerini yaptıkları yerleri seçme nedenleri sorulmuş ve en fazla vurgulanan ifadeler %49,0 ile yaşanılan yere olan yakınlık ve %42,7 ile olanakların ücretsiz olması şeklinde olmuştur (Tablo 5). Tablo 5. Spor aktivitelerinin yapıldığı yerin seçimi ile ilgili nedenler Spor Aktivitelerinin Yapıldığı Yerin Seçimi ile İlgili Nedenler Vurgu Sayısı Toplam % Arkadaş ortamında olma olanağı ,3 Ücretsiz olması ,7 Çevre ve aile baskısı bulunmaması ,1 Yaşadığı yere yakın olması ,0 Tesis, araç ve malzemenin yeterli olması ,6 Uzman eğitmen bulunması ,1 Diğer (doğal güzellik, manzara, huzurlu ortam) ,7 Katılımcılara Belediye nin rekreatif alanlarında spor aktivitelerine ilişkin yapılması istenen düzenlemelerle ilgili olarak tercihleri sorulmuş ve en fazla vurgulanan düzenleme %59,3 ile yürüyüş yolları düzenlenmesi olmuştur (Tablo 6). Tablo 6. Belediye den spor faaliyetlerine ilişkin beklenen düzenlemeler Spor Aktiviteleri için İstenen Düzenlemeler Frekans Toplam % Bisiklet yolları yapılması ,2 Yeni spor aletlerinin konulması ,5 Yürüyüş yolları düzenlenmesi ,3 Diğer (Tenis kortu, yüzme havuzu, masa tenisi, kapalı salon, futbol sahası) ,13

8 858 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Araştırmaya katılan bireylere, Belediye ye ait spor alanlarıyla ilgili görüşleri sorulmuş ve bulgular incelendiğinde katılımcıların çoğunun (%57,3) Belediye nin yaptırdığı spor alanlarını yetersiz bulduğu görülmüştür. Katılımcıların %64,0 ı alanlardaki fitness aletlerini kullandıklarını belirtirken, bu aletlerin doğru amaçla kullanıldığını düşünenlerin oranı %53,8 dir. Bireylerin sadece %29,2 si fitness aletlerinde hareketleri doğru yaptığını belirtirken, emin olmayanların oranı %39,9 ile çoğunluktadır. Aletlerin kullanma talimatlarının üzerinde yazılı olmadığını belirtenler ise %66,4 ile büyük bir oranı teşkil etmektedir. Katılımcıların sadece %6,3 ü fitness aletlerinin kullanımı ile ilgili bir rahatsızlık ya da sakatlık yaşadıklarını belirtirken, çevrelerinde bu tür bir sakatlık yaşandığını bilenlerin oranı ise %17,8 dir. Araştırmaya katılan bireylerin en fazla katılım gösterdiği konu ise (%87,7) fitness aletlerinin kullanımının uzman eğitmenler tarafından gösterilmesidir (Tablo 7). Tablo 7. Belediyelere ait spor alanlarına yönelik görüşler Değişken Kategoriler Frekans % Belediye nin yaptırdığı spor alanları yeterli mi? Yeterli 59 23,3 Yetersiz ,3 Fikrim Yok 49 19,4 Toplam Belediye nin rekreatif alanlarındaki fitness aletlerini kullanıyor musunuz? Fitness aletlerinin doğru amaçla kullanıldığını düşünüyor musunuz? Fitness aletlerinde hareketleri doğru yaptığınızı düşünüyor musunuz? Yararlandığınız fitness aletlerinin kullanma talimatları üzerinde yazılı mı? Fitness aletlerinin kullanımı ile ilgili olarak bir sakatlık yaşadınız mı? Fitness aletlerinin kullanımı ile ilgili olarak çevrenizde bir sakatlık yaşayan oldu mu? Fitness aletlerinin kullanımının uzman eğitmenler tarafından gösterilmesini ister misiniz? Evet ,0 Hayır 87 34,4 Yanıtsız 4 1,6 Toplam Evet ,8 Hayır 62 24,5 Yanıtsız 55 21,7 Toplam Evet 74 29,2 Hayır 29 11,5 Emin değilim ,9 Yanıtsız 49 19,4 Toplam Evet 47 18,6 Hayır ,4 Yanıtsız 38 15,0 Toplam Evet 16 6,3 Hayır ,2 Yanıtsız 29 11,5 Toplam Evet 45 17,8 Hayır ,1 Yanıtsız 23 9,1 Toplam Evet ,7 Hayır 15 5,9 Yanıtsız 16 6,3 Toplam

9 Bildiriler 859 Katılımcıların belediye ye ait spor alanlarını ücretsiz olması nedeniyle tercih etme durumları yaşlarına ve medeni durumlarına göre Tablo 8 de ilişkilendirildiğinde; yaşlarına ve medeni durumlarına göre aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Buna göre; yaşları 35 yaş ve altı olanların (%52,3) yaşları 36 yaş ve üstü olanlara (%32,4) göre, evli olanların (%52,7) ise bekâr olanlara (%32,2) göre bu alanları ücretsiz olması nedeniyle daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Tablo 8. Katılımcıların yaşlarına ve medeni durumlarına göre belediyelere ait spor alanları ücretsiz olması nedeniyle tercih etme durumlarının dağılımı ve chi-kare sonuçları Ücretsiz Olduğu İçin Toplam Evet Hayır X 2 n % n % n % Yaş 35 yaş ve altı 69 52, , ,0 36 yaş ve üstü 36 32, , ,0 Medeni Evli 69 52, , ,0 Durum Bekâr 37 32, , ,0 * p < ,672* 10,493 * Katılımcıların belediye ye ait spor alanlarını evlerine yakın olması nedeniyle tercih etme durumları yaşlarına ve medeni durumlarına göre Tablo 9 da karşılaştırıldığında; yaşlarına ve medeni durumlarına göre aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Buna göre; yaşları 35 yaş ve altı olanların (%54,5) yaşları 36 yaş ve üstü olanlara (%40,5) göre, evli olanların (%56,5) ise bekâr olanlara (%40,9) göre bu alanları evlerine yakın olması nedeniyle daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Tablo 9. Katılımcıların yaşlarına ve medeni durumlarına göre belediyelere ait spor alanları evlerine yakın olması nedeniyle tercih etme durumlarının dağılımı ve chi-kare sonuçları Evine Yakın Olduğu İçin Toplam Evet Hayır X 2 n % n % n % Yaş 35 yaş ve altı 72 54, , ,0 36 yaş ve üstü 45 40, , ,0 Medeni Evli 74 56, , ,0 Durum Bekâr 47 40, , ,0 * p < ,737* 5,977*

10 860 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Katılımcıların belediye ye ait spor alanların yeterli olması nedeniyle tercih etme durumları yaşlarına ve medeni durumlarına göre Tablo 10 da ilişkilendirildiğinde; yaşlarına ve medeni durumlarına göre aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Buna göre; yaşları 36 yaş ve üstü olanların (%23,4) yaşları 35 yaş ve altı olanlara (%12,1) göre, bekâr olanların (%22,6) ise evli olanlara (%10,7) göre bu alanları yeterli olması nedeniyle daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Tablo 10. Katılımcıların yaşlarına ve medeni durumlarına göre belediyelere ait spor alanların yeterli olması nedeniyle tercih etme durumlarının dağılımı ve chi-kare sonuçları Alanlar Yeterli Olduğu İçin Toplam Evet Hayır X 2 n % n % n % Yaş 35 yaş ve altı 16 12, , ,0 36 yaş ve üstü 26 23, , ,0 Medeni Evli 14 10, , ,0 Durum Bekâr 26 22, , ,0 * p < ,387* 6,392* Tablo 11 de katılımcıların belediye ye ait alanlarla ilgili görüşleri ve önerileri incelendiğinde; ilk sırada %16,9 ile Alanlar çoğalsın ve/veya genişletilsin, ikinci sırada %11,8 ile Alanlarda uzman eğitmenler bulunsun, insanları bilgilendirerek motive etsin ve/veya eğitmenler eşliğinde belli zamanlarda aktiviteler düzenlensin ve üçüncü sırada ise Alanların bakım ve onarımı, temizliği, çevre düzenlemesi, güvenliği, oturma yerleri, otopark ve kantin hizmetleri sağlansın görüşleri ve önerileri yer almaktadır. Tablo 11. Katılımcıların belediyelere ait alanlarla ilgili görüşleri ve önerileri Katılımcıların Alanlar ile İlgili Görüş ve Önerileri Vurgu Sayısı Toplam % Alanlar çoğaltılsın ve/veya genişletilsin ,9 Alanlarda uzman eğitmenler bulunsun, insanları bilgilendirerek ,8 motive etsin ve/veya eğitmenler eşliğinde belli zamanlarda aktiviteler düzenlensin Alanların bakım ve onarımı, temizliği, çevre düzenlemesi, güvenliği, ,5 oturma yerleri, otopark ve kantin hizmetleri sağlansın Alanlardan memnun olanlar ve/veya bu alanları bireysel/toplumsal ,1 açıdan faydalı görenler Alanlardaki aletler çoğaltılsın ve/veya çeşitlendirilsin ,3

11 Bildiriler 861 TARTIŞMA VE SONUÇ Bu çalışmanın amacı; İzmir Bornova Belediyesine ait park alanlarını sportif amaçlı kullanan bireylerin katılımlarının ve beklentilerinin incelenmesi ve bazı demografik değişkenlerine göre ilişkilendirilmesidir. Katılımcıların çoğu kadınlardan (%67,2) oluşmakta olup, bireyler ağırlık olarak orta düzeyde gelire sahip (%56,1) ve evli (%51,8) bireylerden oluşmaktadır. Katılımcıların sahip olduğu serbest zamanı incelendiğinde; ağırlıklı olarak günlük 3-4 saat (%29,6) ve 1-2 saat (%26,9) serbest zamana sahip oldukları görülmektedir. Fakat katılımcıların büyük bir çoğunluğu daha fazla serbest zamana sahip olmayı istemektedir (%75,5). Çalışma grubunun çoğunluğu serbest zamanlarının doldurulmasında bir güçlük çekmezken (%51,8), bazen güçlük çekenlerin oranı %37,5 olarak bulunmuştur. Katılımcılar haftada ortalama 3,06±1,96 saatlerini spora ayırdıklarını belirtirken, bu süre günde ortalama 1,82±1,40 saattir. Bireylerin çoğu (%47,8) bu süreyi yeterli bulmadığını belirtmişlerdir. Katılımcılara spor aktivitelerine katılamama nedenleri incelendiğinde vurgulanan neden, %41,9 ile Yeterli tesisin olmaması ifadesi yer alırken, %31,6 Kişilerin çok yoğun iş temposuna sahip olması gösterildiği saptanmıştır. Katılımcıların spor aktivitelerini yaptıkları yerle ilgili seçimleri incelendiğinde; %63,6 inin belediyelere ait parklardaki spor aletlerinin bulunduğu alanları tercih ettikleri diğer katılımcıların ise belediye ye ait spor alanları dışında %14,2 ile özel spor salonlarını ve %4,7 ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tesislerini tercih ettikleri görülmektedir. Araştırmaya katılan bireylerin spor aktivitelerini yaptıkları yerleri seçme nedenleri sorulduğunda; en fazla vurgulanan ifadeler %49,0 ile yaşanılan yere olan yakınlık ve %42,7 ile olanakların ücretsiz olması şeklinde olmuştur. Katılımcılara Belediye nin rekreatif alanlarında spor aktivitelerine ilişkin yapılması istenen düzenlemelerle ilgili olarak tercihleri incelendiğinde; en yüksek vurgunun %59,3 ile yürüyüş yolları düzenlenmesi ve yeni spor aletlerinin konulması %45,5 ile olmuştur. Araştırmaya katılan bireylere, Belediye ye ait spor alanlarıyla ilgili görüşleri sorulmuş ve bulgular incelendiğinde katılımcıların çoğunun (%57,3) belediye nin yaptırdığı spor alanlarını yetersiz bulduğu görülmüştür. Bu sonuç; Pekin Timur ve arkadaşları (2011) tarafından Çankırı İl merkezindeki spor alanlarının tesis tür ve sayısı, tesis kapasitesi ve büyüklük olarak olması gerekenden daha

12 862 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi yetersiz bulunduğu çalışmayla da paralellik göstermektedir. Katılımcıların %64,0 ı alanlardaki fitness aletlerini kullandıklarını belirtirken, bu aletlerin doğru amaçla kullanıldığını düşünenlerin oranı %53,8 dir. Bireylerin sadece %29,2 si fitness aletlerinde hareketleri doğru yaptığını belirtirken, emin olmayanların oranı %39,9 ile çoğunluktadır. Aletlerin kullanma talimatlarının üzerinde yazılı olmadığını belirtenler ise %66,4 ile büyük bir oranı teşkil etmektedir. Katılımcıların sadece %6,3 ü fitness aletlerinin kullanımı ile ilgili bir rahatsızlık ya da sakatlık yaşadıklarını belirtirken, çevrelerinde bu tür bir sakatlık yaşandığını bilenlerin oranı ise %17,8 dir. Araştırmaya katılan bireylerin en fazla katılım gösterdiği konu ise (%87,7) fitness aletlerinin kullanımının uzman eğitmenler tarafından gösterilmesidir. Bu sonuçta Sivrikaya (2009) tarafından hazırlanan Düzce belediyesinin spor hizmetleri için örnek bir yönetim modeli çalışması ile örtüşmekte olup, nitel bir çalışma olan bu çalışmada bireylerin görüşleri içerisinde spor alanlarında BESYO mezunu gibi uzman eğitmenlerin olması gerekliliğini vurgulamışlardır. Katılımcıların belediye ye ait spor alanların ücretsiz olması nedeniyle tercih etme durumları yaşlarına ve medeni durumlarına göre ilişkilendirildiğinde; yaşlarına ve medeni durumlarına göre aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Buna göre; yaşları 35 yaş ve altı olanların (%52,3) yaşları 36 yaş ve üstü olanlara (%32,4) göre, evli olanların (%52,7) ise bekâr olanlara (%32,2) göre bu alanları ücretsiz olması nedeniyle daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Yine katılımcıların belediye ye ait spor alanlarını evlerine yakın olması nedeniyle tercih etme durumları yaşlarına ve medeni durumlarına bakıldığında; yaşlarına ve medeni durumlarına göre aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) bulunmuştur. Buna göre; yaşları 35 yaş ve altı olanların (%54,5) yaşları 36 yaş ve üstü olanlara (%40,5) göre, evli olanların (%56,5) ise bekâr olanlara (%40,9) göre bu alanları evlerine yakın olması nedeniyle daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Katılımcıların bu alanların yeterli olması nedeniyle tercih etme durumları yine yaşlarına ve medeni durumlarına göre ilişkilendirildiğinde; aralarında anlamlı ilişki olduğu (p<0.05) saptanmıştır. Buna göre; yaşları 36 yaş ve üstü olanların (%23,4) yaşları 35 yaş ve altı olanlara (%12,1) göre, bekâr olanların (%22,6) ise evli olanlara (%10,7) göre bu alanları yeterli olması nedeniyle daha çok tercih ettikleri görülmektedir. Son olarak; katılımcıların belediye ye ait alanlarla ilgili görüşleri ve önerilerine bakıldığında; ilk sırada %16,9 ile Alanlar çoğalsın ve/veya genişletilsin yer almaktadır. İkinci sırada %11,8 ile Alanlarda uzman eğitmenler bulunsun, insanları bilgilendirerek motive etsin ve/veya eğitmenler eşliğinde belli zamanlarda aktiviteler düzenlensin ve üçüncü sırada ise Alanların bakım ve onarı-

13 Bildiriler 863 mı, temizliği, çevre düzenlemesi, güvenliği, oturma yerleri, otopark ve kantin hizmetleri sağlansın görüşleri ve önerileri yer almaktadır. Özellikle alanların bakımı ve onarımı, temizliği, çevre düzenlemesi vs. bulguları; Yılmaz ve Kart (2005) tarafından Emirgan parkına yönelik kullanıcı taleplerinin incelendiği çalışma ile örtüşmektedir. Yine Çoban (2002) tarafından Elazığ da belediyelerin spor hizmeti getirirken dikkat etmesi gereken noktalar konusunda halkın görüşü alındığı çalışma incelendiğinde, hem uzman eğitmenlerin istihdam edilmesi, hem bakım konusu hem de alanların veya tesislerin ulaşım kolaylığı çalışmamızın bulgularıyla örtüştüğü görülmektedir. DEĞERLENDİRME Yapılan bu çalışmanın bulguları incelendiğinde; özellikle belediyeler açısından çeşitli öneriler ileri sürülebilir. Belediyelere ait park alanlarındaki sportif amaçlı aletlerin seçiminde belediyelerin üniversitelerin ilgili bölümleriyle ile işbirliği yapmaları buralardan yararlanan bireylerin sakatlık riskini azaltacağı ve toplumsal sağlığa yarar getireceği düşünülmektedir. Bunun yanı sıra toplumun ruhsal ve fiziksel sağlığını korumada çok büyük önem taşıyan sportif rekreasyon faaliyetlerinin beklenen faydayı sağlaması için bilinçli bir biçimde yapılması gerekmektedir. Bunun da en vazgeçilmez koşullarından biri alanında standartlara uygun bir eğitimden geçmiş spor eğitmenlerinin liderliğinde yapılmasıdır. Bu durum hem bireyleri çeşitli sakatlıklar ve rahatsızlıklardan koruyacak, hem de motivasyonlarının artmasını sağlayacak önlemlerdendir Halkın da talepleri göz önünde bulundurularak özellikle BESYO mezunu spor eğitmenlerinin alanlarda istihdam edilmesi ve çeşitli zaman dilimlerinde aktiviteler organize edilmesi toplumun sağlığı ve spora katılımını olumlu etkileyebilecektir. Bunun dışında Belediyelerin bu alanlarda hizmet gören bireylere yönelik memnuniyet ve beklenti konusunda görüşlerini alabilecekleri çalışmalar planlamaları ve çalışmaların sonuçlarını dikkate almaları halka hizmet vermek konusunda istekli oldukları mesajını vermelerini sağlayabilecektir. Sadece alanların yapılması değil, bu alanların bakım, onarımının ve düzenlemelerinin yapılması ve de farklı zaman dilimlerinde denetlenmesi de verilen hizmet kalitesini arttırabilecektir. KAYNAKÇA Axelsen, M. (2009). The Power of Leisure: I was an Anoexic; I m now a Healthy Triathlet, Lesiure Sciences, 31: Corbin, H. (1970). Recreation Leadership. Üçüncü Baskı., New York: Prentice-Hall Inc.

14 864 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Cömert, Y. ve Durmaz, Y. (2006). Tüketicinin Tatmini ile Satın Alma Davranışlarını Etkileyen Faktörlere Bütünleşik Yaklaşım ve Adıyaman İlinde bir Alan Çalışması, Journal of Yasar University, 1(4): Çoban, B. (2002). Spor Hizmetlerine İlişkin Halkın Belediyelerden Beklentileri (Elazığ Belediyesi Örneği) (Basılmamış Doktora Tezi). Ankara: Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Demir, C. (2003). Demografik Özellikler İle Sağlanan İmkânların Sportif Faaliyet Tercihleri Üzerine Etkileri: Üniversite Gençliğine Yönelik Bir Uygulama, 1. Gençlik, Boş Zaman ve Doğa Sporları Sempozyumu, Ankara: Türk Hava Kurumu Basım Evi İşletmeciliği. Demir, C. ve Demir, N. (2006). Bireylerin Boş Zaman Faaliyetlerine Katılmalarını Etkileyen Faktörler İle Cinsiyet Arasındaki İlişki: Lisans Öğrencilerine Yönelik Bir Uygulama, Ege Academic Review, 6 (1), Doster, J.A., Mielke, R.K., Riley, C.A., Toledo, J.R., Goven, A.J. ve Moorefield, R. (2006). Play And Health Among a Group of Adult Business Executives, Social Behavior and Personality, 34 (9): Freysinger, V.J. (1995). The Dialectics of Leisure and Development for Women and Men in Mid-life: an Interpretive Study, Journal of Leisure Research, 27 (1): Karaküçük, S. (1995). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme Kavram, Kapsam ve Bir Araştırma. Ankara: Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu. Kelly, J.R. ve Kelly, J.R. (1994). Multiple Dimensions of Meaning in the Domains of Work, Family, and Leisure, Journal of Leisure Research, 26 (3): Kılbaş, Ş. (2001). Rekreasyon- Boş-Zamanı Değerlendirme. Adana: Anaca Yayınları. Mieczkowski, Z. (1990). World Trend in Tourism and Recreation. New York: Peter Lang Publishing. Mull, R.F., Bayless, K.G., Ross C.M. ve Jamieson L.M. (1997). Recreational Sport Management. Dördüncü Baskı, ABD: Human Kinetics. Önder, S. (2003). Selçuk Üniversitesi Öğrencilerinin Rekreasyonel Eğilim ve Taleplerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma, S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 17 (32): Pekin Timur, U., Timur, Ö.B., Kuş Şahin, C., Dağıstanlıoğlu, C., Çalt, Ö. ve Pektaş, O.S. (2011). Çankırı Kenti Spor Alanlarının Yeterliliği Üzerine Bir Araştırma, Tekirdağ Ziraat Fakültesi Dergisi, 8 (1): Ragheb, M.G. ve Tate, R.L. (1993). A Behavioral Model of Leisure Participation Based on Leisure Attitude, Motivation and Satisfaction, Leisure Studies, 12: Sivrikaya, Ö., (2009). Düzce Belediyesinin Spor Hizmetleri için Örnek bir Yönetim Modeli (Düzce Belediye Örneği) (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). Bolu: Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Tenekecioğlu, B. (2003). Genel İşletme. Eskişehir: T.C. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayını. Tinsley, H.E.A. ve Eldredge B.D. (1995). Psychological Benefits of Leisure Participation: A Taxonomy of Leisure Activities Based on Their Need-Gratifying Properties, Journal of Counseling Psychology, 42 (2): Torkildsen, G. (2005). Recreation and Leisure Management. 5th Edition. Londra ve New York: Routledge, Taylor and Francis Group. Yılmaz, E., ve Kart N. (2007). Emirgan Parkı'nda Kullanıcı Taleplerinin Veri Madenciliği Teknolojisi İle Değerlendirilmesi, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi A, 57 (1):

15 Bildiriler 865 Zorba, E. (2002). Türkiye de Rekreasyona Bakış, Gelişimi ve Beklentiler, 7. Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi, Antalya, Turkey Sayılı Belediye Kanunu, Kanunu, Kabul Tarihi: 3/7/2005, Yayımlandığı R.Gazete Tarih: 13/7/2005, Sayı: İNTERNET KAYNAKÇASI Özdilek, Ç., Demirel, M. ve Harmandar, D. (2007). Dumlupınar ve Sakarya Üniversitelerinde Öğrenim Gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin Boş Zaman Etkinliklerine Katılım Nedenleri ve Düzeylerinin Karşılaştırılması, Uluslararası İnsan Kaynakları Dergisi, 4 (2): 1-13, Erişim: 25 Ocak 2010,

16 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Yavaş Şehirlerin Rekreasyon Olanakları: Seferihisar da Rekreasyonel Bir Faaliyet Olarak Eko-Turizm Cem YEŞİLYURT T.C. Adıyaman Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu, Yiyecek İçecek İşletmeciliği Bölümü E-posta: Hülya YÜCEL T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Turizm İşletmeciliği Bölümü E-posta: Burcu Selin YILMAZ T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Turizm İşletmeciliği Bölümü E-posta: GİRİŞ ÖZ Doğaya saygılı kalınarak, yerel değerlere, esnafa, yerel yemeklere sahip çıkılarak bölgelerin gelişebileceğini kanıtlayan yavaş şehir çalışmaları günümüzde ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı; Türkiye nin ilk yavaş şehri Seferihisar ın yavaş şehir olma özellikleri ile birlikte uyguladığı eko-turizm politikalarıyla, rekreasyon amaçlı turizm potansiyelini belirleyerek Seferihisar ın rekreasyon açısından nerede ve hangi aşamada olduğunu ortaya koyabilmektir. Bu çalışmada öncelikle literatür taraması yapılmış ve Seferihisar ın rekreasyon amaçlı faaliyetleri ve özellikle ekoturizm açısından konumunun belirlenmesi için görüşme ve gözlem teknikleri kullanılarak bilgi toplanılmıştır. Bu amaçla Cittaslow Türkiye Ağı Koordinatörü Bülent Köstem, Hıdırlık Kalkınma Projesi kapsamında işletilen Sefertası Restoran ın yöneticisi Vedat İşler, Restoran Aşçısı Fatma Hanım, Sakin Kahve Sahibi Remziye Yıldırım Boyacı ve Çevre esnaf ile görüşmeler yapılarak Seferihisar ilçesindeki yavaş şehir ve eko-turizm faaliyetleri hakkında bilgiler elde edilmiş, yapılan alan gezisi ile Seferihisar ın turistik çekim unsurları ve turizm potansiyeli incelenmiştir. Anahtar sözcükler: Rekreasyon, eko-turizm, yavaş şehir, Seferihisar Ülkemizde uzun yıllardır ihmal edilip üzerinde çok az çalışma yapılmış olan rekreasyon konusu günümüzde turizmi on iki aya yayma çabaları ve turizmin çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ile üzerinde durulması gereken bir konu

17 Bildiriler 867 olarak ön plana çıkmaya başlamıştır. Bugüne kadar sadece kırsal alanlar ile sınırlı tutulan rekreasyon faaliyetleri rekreasyon kavramının kapsamını daraltmıştır. Yapılan bu çalışmada rekreasyonun sadece kırsal faaliyetlerden oluşmadığı vurgulanarak rekreasyonun tanımı, kapsamı, gelişim evreleri ve rekreasyon çeşitleri hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca eko -turizmin tanımı, kapsamı ve çeşitlerinden bahsedilerek yavaş şehir Seferihisar da yapılmakta olan ekoturizm faaliyetlerinin bu bölgedeki rekreasyon faaliyetlerine olan etkisi incelenmektedir. LİTERATÜR TARAMASI Boş Zaman ve Rekreasyon Gezerek eğlenmek ve dinlenmek eskiden beri süregelen bir yaşam kalıbıdır. Çağdaş toplumsal koşullar ve iş yaşamı, gezerek eğlenme ve dinlenme anlayışını daha da yaygınlaştırmıştır. Turizm, yer değiştirmek yoluyla eğlenmeyi ve dinlenmeyi amaçlayan bir faaliyettir. Bu yüzden turistin temel beklentisi, gittiği yerde eğlenme ve dinlenme koşullarını bulmaktır (Usta, 2009: 21). Turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilebilmesi için boş zamana ihtiyaç vardır. Boş zaman, iş ve diğer zorunluluklar sonrası mevcut kullanılabilir zamandan daha fazlası ve üretimi olmayan zamanın tüketimidir (Broadhurst, 2003: 2). Diğer bir tanıma göre boş zaman; isteğe bağlı zaman, kişisel işler, gerekli ev işlerini yapmak, uyumak ile ev-iş arasında gidilen zaman ve işten arta kalan zamanı ifade etmektedir (Tribe, 2011: 3). Boş zaman ve rekreasyon arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Günümüzde rekreasyon sıklıkla rekreasyon deneyimi, oyun, boş zaman deneyimi, rahatlama, spor ya da turist deneyimi gibi kavramlarla iç içe gelmiş halde ve çoğu kez bu tanımlardan birinin yerine kullanılmaktadır. Aktif ya da pasif katılımlı, iç ya da dış mekanlardaki aktiviteler boş zamanlarda yapılmaktadır. Bu yüzden boş zaman ve rekreasyon kavramları zaman ve aktivite ile yakından ilgilidir (Jenkins, Pigram, 2003: 412). Rekreasyon kelimesinin Türkçe karşılığı da yaygın bir şekilde boş zamanları değerlendirme olarak kullanılmaktadır. Bu, rekreasyonun boş zaman tanımı ile sıkı sıkıya ilişkili bir kavram olduğunu göstermektedir. Çünkü, rekreasyon her şeyden önce boş zamanı olan insanların gerçekleştirebilecekleri etkinliklerle ilgilidir. Boş zaman, insanların çalışma saatleri dışındaki zamanları tanımlar (Karaküçük ten Aktaran Demirci ve Yavuz, 2003: 2).

18 868 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi İnsanlar genellikle boş zamanlarını doğal alanlarda harcamayı seçerler. İnsanlar çevreyi keşfetme ve yeni dünyaları, yeni yerleşme alanlarını, yeni insanları arama dürtüsünü turizm aracılığıyla tatmin etme olanağı bulmaktadır. Turizm de boş zaman ve rekreasyon faaliyetler ile yakından ilgilidir. Mieczkowski boş zaman, rekreasyon ve turizm kavramlarını biçimsel olarak anlaşılır bir şekilde ilişkilendirmiştir (Şekil 1) (Broadhurst, 2003: 9). Şekil 1. Boş zaman, rekreasyon ve turizm ilişkisi Kaynak: (Broadhurst, 2003:9). İnsanların rekreasyon faaliyetleriyle ilk olarak ne zaman ilgilendikleri bilinmemektedir. İlkçağlarda rekreasyon faaliyetleri savaşma kabiliyetlerini geliştirmek için kullanılmaktaydı: taş ve mızrak fırlatma yeteneği, güç ve hız kabiliyeti gibi. Avcılar avlarını takip ederek bölgelerinin dışına çıkmaktaydılar ve bu da diğer guruplarla bir araya gelmelerini sağlamaktaydı. Bu faaliyetler insanlar arasında ticaret, sevgi ve savaş gibi sonuçları ortaya çıkarıyordu (Broadhurst, 2003: 30). Spor insanoğlunun eğitiminin önemli bir parçasıydı. Spordan kazanılan kabiliyetler insanları savaşa bireysel olarak hazırlamaktaydı. Cirit atma, ağırlık kaldırma, disk atma ve koşma sıklıkla gerçekleştirilen spor faaliyetleridir. M.Ö. 492 yılında Marathon ovalarındaki savaşta Atinalılar ın, Persler i yenmesinden sonra bir asker zafer haberini Atinalılar a vermek için Atina ya kadar koşmuştur. Bu olay olimpiyat oyunlarında 1896 dan günümüze kadar maraton yarışı olarak anılmaktadır (Broadhurst, 2003: 33).

19 Bildiriler 869 Akdeniz e kadar uzanan Roma İmparatorluğu farklı kültürleri, gelenekleri, dinleri ve boş zaman yaklaşımlarını etkilemiştir. Romalılar özellikle şehir yaşamını ve sosyal olayları etkilemede ustaydılar. Romalılar ele geçirdikleri bölgelerin mimarisini, yasalarını ve hatta rekreasyon ve boş zaman faaliyetlerini etkilemişlerdir. Roma döneminde şölenler de zafer kutlamaları kadar önemliydi, değişen mevsimler ile ilgili şölenler bulunmaktaydı. Roma şehirlerinin farklı bölgelerinde anfitiyatrolarda oyunlar ve yarışlar yapılmaktaydı. Roma döneminde hamamlar ayrı bir önem taşımaktaydı. Bugünkü görüşe göre birçok Roma Hamamı nın hayatta kalması hamamların sosyalleşmeye, rekreasyona, egzersize ve rahatlamaya imkan vermelerindendir (Broadhurst, 2003: 33-34). Orta çağlarda ise resmi bayram günleri, karnavallar, azizler günü ve diğer kutsal günler çağdaş tatillerin habercileriydiler (Jenkins ve Pigram, 2003: 412). Sanayi devrimine gelindiğinde 1804 yılında raylar üzerinde lokomotifler işlemeye başladı ve 1812 yılında Avrupa ya gemi seferleri başladı. Buhar gücünün kullanılması, ulaşım ve boş zaman için büyük bir gelişimi temsil etmekteydi (Broadhurst, 2003: 39). On dokuzuncu ve yirminci yüzyılın başlarında çalışma saatlerini azaltma ile ilgili yasal tartışmalar birçok ülkede tedavi edici rekreasyon kavramının ortaya çıkmasına yol açtı (Jenkins, Pigram, 2003:412). Rekreasyon un yıllar içerisindeki gelişimine rağmen rekreasyonun tanımlanmasında bir görüş birliğine varılamamıştır. İngilizce de 16. yüzyıl başlarında rekreasyon olarak kullanılmaya başlanan kavram tam olarak yeniden yaratma (re-creation), yeniden doğuş (rebirth) ya da yeniden yaratma eylemi (the action of creating anew) anlamına gelmektedir (Jenkins, Pigram, 2003: 412). Rekreasyon; serbest zamanlar içinde yapılan, bireyin kendi isteği ve güdüleri sonucu oluşan, bireyi fiziksel ve düşünsel yönden yenilemeyi amaçlayan; bireyin toplumsal, ekonomik, kültürel olanakları ve yaşadığı toplumun yapısı ile bağımlı olarak yapılan etkinlikler bütünüdür (Koç tan aktaran Akten ve Akten, 2011: 2). Diğer bir tanıma göre rekreasyon, boş zamanlarda ilgi alanını kapsayan işlerdir. Rekreasyonel işler ya da faaliyetler: kitap okumak, televizyon izlemek gibi evde yapılan aktiviteleri ve spor, tiyatro, sinema, turizm gibi ev dışı aktiviteleri içermektedir (Jenkins, Pigram,2003: 3). En popüler rekreasyon takipçiliği Başlangıçta yaşamla ilgili basit faaliyetler rekreasyon kapsamında değerlendirilirken bugün rekabetçi bir ortamda profes-

20 870 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi yonel olarak sunulan faaliyetler içeren bir endüstri gelişmektedir. Yüzmek, koşmak, at binmek, balık tutmak, avlamak, kamp yapmak, su sporları, yürüyüş, dağa tırmanmak hatta yemek pişirmek, bahçe işleriyle uğraşmak, alışveriş yapmak ve daha birçok faaliyet bu içeriğe girmektedir. Gelirle birlikte boş zamanın kullanılabilirliği, spesifik rekreasyonel faaliyetlere katılım seviyesini etkileyen önemli bir değişkendir (Jenkins ve Pigram, 2003: ). Kentsel yaşam biçiminin kendine özgü nitelikleri ile kent yaşamının parçası olan iş yaşamından kaynaklanan sorunlar, turizm hareketlerinin gelişmesini büyük ölçüde etkilemiştir. Kent ortamının binalardan ve teknik araçlardan oluşan özelliği insanları kuşatmış; onları doğadan ayırmıştır (Doğan, 2004: 37). Turizm ve rekreasyon faaliyetlerine olan talebin artış nedenleri şu şekilde sıralanabilir (Gökdeniz, 2003: 52-62): Boş zamanın artışı Gelir seviyesinin yükselmesi Teknolojik gelişmeler Kentleşme eğilimleri Nüfus artışı ve hareketliliği Kitle iletişim araçlarının etkisi, reklam ve tanıtım Eğitim ve kültür seviyesinin yükselmesi Değer yargılarının değişmesi Turizm ve rekreasyon bilincinin artması Siyasi otorite ve diğer kurumların etkisi Gelişen yeni sağlık bilinci ve entegre sağlık köyleri Çevre bilincinin artması ve eko-turizmin gelişmesi Eko-turizm ve Yavaş Şehir Eko-turizm kavramının kökeni tam olarak bilinmese de ilk kez 1965 te Hetzer tarafından kullanıldığı görülmektedir (Hetzer den Aktaran Weaver, 2001: 5). Hetzer sorumlu turizmin dört ilkesini şu şekilde tanımlamıştır: Çevresel etkileri en aza indirmek, Ev sahibinin kültürüne saygı göstermek, yerel halkın kârını artırmak ve turist memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak. Bunlar eko-turizmin ayırt edici özellikleri olarak saptanmıştır. Eko-turizm kavramının ilk kullanıcılarından bir diğeri ise Kenton Miller dır. Eko-turizm 1970 ler ve 1980 lerde çevresel akımlarla gelişmiştir. Kitle turizmi ile ortaya çıkan memnuniyetsizlik ve artan çevresel sorunlar turizmde alternatif doğa tabanlı deneyimlerin artmasına

21 Bildiriler 871 yol açmıştır. Aynı zamanda az gelişmiş ülkeler eko-turizmin konaklama ve tarımdan daha fazla gelir getirici etkinsi olduğunun ve daha az yıkıcı kaynak kullanımına yol açtığını farkına varmaya başlamışlardır. Bu ülkeler gibi birçok ülke kalkınmayı sağlamada eko-turizmi bir araç olarak görmüşlerdir (Weaver, 2001: 5-6). Eko-turizmin ilk resmi tanımı 1987 yılında Cebollas Lacurine tarafından yapılmıştır. Eko-turizm sadece gezip görmekten çok daha fazlasını ifade etmektedir (Weaver, 2001: 18). Eko-turizm kavramını açıklamaya çalışan birçok tanım bulunmaktadır. Dünya Turizm Örgütü eko turizmi doğal bölgelere yapılan çevreyi korumayı ve yöre halkının refahını arttırmayı amaçlayan sorumlu bir seyahat olarak tanımlamaktadır (Ozaner den aktaran Yılmaz ve Karahan, 2003:3). Diğer bir tanıma göre ekoturizm; yerleşik toplumların bütünlüğüne, varlıklarına saygı göstererek, ekosistemin korunmasına katkıda bulunarak, en azından ekosistemle uyumlu bir şekilde gerçekleştirilen bir tür seyahat deneyimidir (Akpınar ve Bulut, 2010: 3). Ekoturizm, doğal özelliklerin yanı sıra kültürel özelliklerden de faydalanmayı hedeflemektedir. Gidilen yerlerde görülecek yaşam, konaklamalarda seçilecek yayla ya da köy evleri, yemek ihtiyacının karşılanmasında yerel yemekleri tercihi eko-turizm etkinliklerinin karakteristiklerindendir. Var olan kaynaklar üzerinde yoğunlaşan eko-turizmde, günlük yaşamın alışkanlıklarının eyleme dönüştürülmesi esas alınmaktadır. Tüketen değil koruyan ziyaretçi bilincini oluşturmaya çalışan eko-turizm aktiviteleri, faydalanılan çevrenin koşullarını değiştirmeden kabul etmektedir. Sürekli değişim içinde olması ve doğrudan doğal çevrede gerçekleşmesi, aktiviteye katılanlarda etkili, deneyerek öğrenme boyutunda doğa sevgisi ve doğayı koruyarak kullanma bilincini oluşturmakladır (Yılmaz, 2010: 1596). Eko-turizmin üzerinde fikir birliğine varılmış temel nitelikleri vardır. Bu nitelikler şöyle sıralanabilir (www.tursab.org.tr/dosya/1023/02nieko pdf): Doğa temelli olması (ziyaretçiler doğal alanlardaki doğal ve geleneksel kültür unsurlarını gözlemliyor ve anlamaya çalışıyorlar) Biyo-çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunması Yerel toplumların refahını desteklemesi

22 872 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Olumsuz çevresel ve sosyo-kültürel etkilerin minimuma indirgenmesi için aktivitelerini hem turistler hem de yerel halkın sorumluluğunda düzenlemesi Yenilenemez kaynakların minimum kullanımını gerektirmesi Yerel mülkiyetin ve yerel topluma dönük istihdam imkanlarının üretilmesini öngörmesi Bugünlerde açık hava rekreasyon faaliyetleri ve doğa turizmi büyük bir gelişme göstermiştir. Birçok ülkenin nüfusunda yaşanan artışlar, kentleşme oranlarının yükselmesi ve yoğun iş yaşamın baskıların dolayı insanlar doğa ile daha az bağlantı kurmaya başladılar. Şehir yaşamından bunalan insanlar doğayla ve bozulmamış alanlarla bağlantıyı yeniden kazanma arayışına girmişlerdir. Doğayı ziyaret etmek ve keşfetmek için birçok neden vardır: Fiziksel egzersiz, şehir yaşamı stresinden kurtulmak, temiz hava, doğa ile daha yakın olmak, manzara keyfi, avlanmak ve balık tutmak, köpekle yürüyüş, arkadaşlar ve aile ile buluşma için bir fırsat vb (Bell, 2008: 1). Çevre bilincinin artması ve eko-turizm çalışmalarının hızlanması rekreasyonel faaliyetlere katılma isteğinde bulunan insanlara yeni aktivite imkanları sunmaktadır. Dünyadaki hızlı gelişmeler turist profilinin değiştiğini ve insanların geleneksel destinasyonlardan (deniz-kum-güneş) uzaklaşma eğiliminde olduğunu göstermektedir. (Avcıkurt ve Alpar dan aktaran Akpınar ve Bulut, 2010: 1579). Bu yeni profilde eko-turist olarak adlandırılan kitlenin yaş grubunda, yüksek eğitimli, ortalamanın üzerinde geliri olan, doğa, kültür ve gastronomiye ilgi duyan kişiler olduğu yapılan ortaya konulmuştur (Akpınar ve Bulut, 2010: 1579). Yavaş Şehir ( Cittaslow ) Kavramı İtalyanca Citta (şehir) ve İngilizce Slow (yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow Yavaş Şehir anlamında kullanılmaktadır. Cittaslow Ağı, küreselleşmenin şehirlerin dokusunu, sakinlerini ve yaşam tarzını standartlaştırmasını ve yerel özelliklerini ortadan kaldırmasını engellemek için Slow Food hareketinden ortaya çıkmış bir kentler birliğidir. Bu ağ, küreselleşmenin yarattığı homojen mekanlardan biri olmak istemeyen, yerel kimliğini ve özelliklerini koruyarak dünya sahnesinde yer almak isteyen kasabaların ve kentlerin katıldığı bir birliktir (cittaslowseferihisar.org). Yavaş şehir olmak için nüfusun i geçmemiş olması gerekmektedir. Doğal çevrenin ve tarihi dokunun korunabilirliği, kültürel ve sosyal geleneklerin

23 Bildiriler 873 yaşatılabilmesi ve buna uygun yaşam biçimlerinin varlığı da temel ölçütlerden bazılarıdır. Sürdürülebilir enerji kullanımı, yerel halkın üretimiyle sağlıklı gıdaların üretilip-tüketilmesi, kent merkezlerine taşıt trafiğinin sokulmaması, büyük alışveriş mağazalarının-markalarının kent merkezlerinde yer almaması ve üretimde bulunmaması koşulları da sağlanması gereken diğer koşullardır. Ayrıca, yöreye özgü yemek kültürlerinin varlığı sürdürmesi, özgün kimlik özelliklerini yansıtan, aceleye gelmeyen bir yaşamı benimseyecek yerel halk, kaynaşmamisafirperverlik alışkanlıklarının yaşatılması da diğer önemli hususlardır. Özetlemek gerekirse, Yavaş Şehir olabilmek için çevre politikaları, altyapı, kentin dokusunun korunan kalitesi, yerel üretim ve ürünlerin desteklenmesi, konukseverlik gibi ölçütler gerekmektedir (http://www.bagimsizsosyalbilimciler.org/yazilar_uye/sahintem10.pdf). Eko-turistlerin doğa, kültür ve gastronomiye duydukları ilgi yavaş şehir olma kriterlerinden Doğal ve tarihi doku ve de çevrenin korunabilirliği, kültürel ve sosyal geleneklerin yaşatılabilmesi, yerel halkın üretimiyle sağlıklı gıdaların üretilip tüketilmesi ve yemek ihtiyacının karşılanmasında yerel yemekleri tanıma gibi ölçütler birbiriyle tamamen örtüşmektedir. Bu açıdan bakıldığında yavaş şehirlerin eko-turistler için ilgi çekici bir alan olacağını söylemek mümkündür. Yavaş Şehir olarak Seferihisar Örneği Eko-turizm in bir formu olan doğa seyahatlerine talep gün geçtikçe artmaktadır. Doğa temelli turizme yönelen talebi etkileyen bir unsur da dünya çapında giderek artan çevre bilincidir (http://www.tursab.org.tr/content/turkish /istatistikler/akrobat/cesit/02nieko.pdf ). İzmir in Seferihisar ilçesi de yavaş şehir olması ve eko-turizm çalışmaları ile doğaya verdiği önemi tüm Türkiye ye ve hatta tüm dünyaya göstererek farkındalık yaratmıştır. ARAŞTIRMANIN AMACI VE YÖNTEMİ Eko-turizm, doğal özelliklerin yanı sıra kültürel özelliklerden de faydalanmayı hedeflemektedir. Eko-turizmin kapsamı ve Yavaş Şehir olabilme ölçütlerinin örtüşmesi Yavaş Şehir olabilmek için yapılan çalışmalar eko-turizm kapsamında rekreasyon faaliyetlerine imkan vermektedir. Bu çalışma, Türkiye nin ilk Yavaş Şehri olan Seferihisar da eko-turizm kapsamında yapılabilecek rekreasyon faaliyetlerinin incelenmesini amaçlamaktadır.

24 874 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Araştırmada veriler, literatür taraması ve yüz yüze görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Cittaslow Türkiye Ağı Koordinatörü Bülent Köstem, Hıdırlık Kalkınma Projesi kapsamında kurulmuş Sefertası Restoran ın yöneticisi Vedat İşler, Restoran ın aşçısı Fatma Hanım, Sakin Kahve Sahibi Remziye Yıldırım Boyacı ve çevre esnafı ile yapılan görüşmeler ile Seferihisar ilçesindeki yavaş şehir ve eko-turizm faaliyetleri hakkında bilgiler elde edilmiştir. BULGULAR Türkiye nin ilk yavaş şehri olma ünvanını elinde bulunduran Seferihisar ın Yavaş Şehir ve Eko-turizm çalışmaları sonucunda elde ettiği sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: Seferihisar yavaş şehir ünvanını aldıktan sonra çalışmalarında hız kesmemiş ve eko-turizm alanında da çalışmalar yapmıştır. Turizmde Ekolojik Markalaşma adlı projeyle İzmir Kalkınma Ajansı ndan %100 destek alınmıştır. Yavaş şehir ve eko-turizm çalışmaları sonucunda Seferihisar da haftanın iki günü (Salı günü Seferihisar merkezde ve Pazar günü Sığacık!ta olmak üzere) üretici pazarları kurulmaktadır. Pazarda satış yapan üreticilerin tamamının üretici belgesi bulunmakta, bu kişiler sürekli doktor kontrolünden geçmekte ve eğitimler almaktadırlar. Bu pazarlarda yapılan denetimlerle sadece Seferihisar da üretilen ürünlerin satışına (Seferihisar da üretim yapan ilçe ve köy halkının satış yapmasına) izin verilmektedir. Bu sayede ilçe ve köylerdeki üreticilere katkı sağlanmaktadır. Aracısız satışın gerçekleştiği hal ürününün giremediği bu pazarlarda her türlü sebze ve meyvenin haricinde Seferihisarlı kadınların yaptığı el ürünleri, ev baklavaları, börekler, ev tarhanası gibi ürünleri de bulmak mümkündür. Sığacık ta bulunan pazardan sadece yetiştirdikleri ürünleri satan üretici yararlanmamaktadır. Pazarın kurulduğu bölgedeki evlerde yaşayan ev hanımları da ev yemekleri yapıp evlerinin önünde hafta sonu boş zamanlarını rekreasyonel amaçla şehir dışında geçirmek için bölgeye gelen insanlara satarak gelir elde etmektedirler. Alışveriş sırasında acıkan insanlar herhangi bir evin önünde oturarak ev yemeği yeme zevkini yaşayabilmektedir. Seferihisar da, yavaş şehir felsefesine uygun olarak yöresel yemeklerin yaşatılması amacıyla Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla Sefertası Restoran adıyla yeni bir işletme kurulmuştur. Bu işletmede yavaş şehir olabilmenin en önemli ölçütlerinden biri olan Slow Food anlayışının yöresel yemeklerin ön plana çıkarılmasıyla yaşama geçirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla belediye ilçedeki 60 yaş ve üzeri vatandaşlara bir akşam yemeği düzenleyerek hepsini bir araya getirip onlarla görüşerek geçmişten günümüze Seferi-

25 Bildiriler 875 hisar a özgü hangi yemeklerin, hangi halk oyunlarının bulunduğunun bilgilerini almıştır. Bu bilgiler ışığında yöresel yemeklerin satıldığı Sefertası Restoran kurularak, yöresel lezzetlerin unutulmaması sağlanmıştır. 52 kooperatif üyesi kadın tarafından yapılan yemekler hem ilçe halkına hem de gelen turistlere yöresel lezzetleri tadabilmeleri için bir fırsat yaratmıştır. Ayrıca bu restoranda sadece öğlen yemeği verilerek diğer yiyecek-içecek işletmelerinin de ayakta kalıp satış yapması sağlanmaktadır. Seferihisar ın korunan doğasını görebilmek için Teos Doğa Sporları Grubu her hafta bir sosyal paylaşım sitesinde organize olarak yürüyüşler düzenlemektedir. Belediye tarafından yavaş şehir ve eko-turizm kapsamında belirlenmiş birçok yavaş yol bulunmaktadır. Buralarda her hafta doğa yürüyüşlerinin yanı sıra bisiklet turları da düzenlenmektedir. Seferihisar ın tarihi yerleri turizme açılmaktadır. Teos antik kenti kazıları başlatılmış ve ilçe içerisinde bulunan üç tarihi yapının ikisi restore edilmektedir. Bu yapılardan birisi butik otel olarak yeniden inşa edilmektedir. Ayrıca binaların dış cepheleri yenilenmiştir. İlçe içersinde köy-kooperatifi satış noktası kurularak ev hanımlarının yaptıkları el ürünlerinin satışı yapılmaktadır. Kumsal ve deniz temizleme çalışmalarıyla kumsallara mavi bayraklar kazandırılmıştır. Yılda bir defa mandalina şenliği yapılmakta ve doğal ürünlere önem verilmektedir. Yılda bir defa Seferihisarlılar adıyla düzenlenen şenliklerinde farklı kültürler ayrılık değil, zenginleşme nedenidir sloganı ve barış temasıyla hazırlanan etkinlikte Seferihisar da dernekleri bulunan Afyonlular, Ahıskalılar, Doğu ve Güneydoğu Anadolulular, Karadenizliler Tokatlılar ve Yozgatlılar ev sahipliği yapmaktadır. Böylece aynı ilçede yaşayan farklı kültürlerin bir araya gelerek birbirlerini tanımaları sağlanmaktadır. İlçe içerisinde bulunan Sakin Kahve aracılığıyla ilçeye gelen turistlere sadece yerel üretici tarafından üretilmiş ürünlerin satışı yapılmaktadır. Bu durumda sadece sakin kahve işletmecisi ve çalışanları değil aynı zamanda kahveye yiyecek ve içecek yapımında kullanılan ürünleri satan ilçe üreticisi de kazanmaktadır. SONUÇ VE ÖNERİLER Seferihisar Yavaş Şehir ve eko-turizm çalışmalarıyla bir marka haline gelip Türkiye çapında ismini duyurmayı başarmıştır. İlçe eskiden bağlı olduğu İzmir ilinde yaşayan birçok insan tarafından bile bilinmemekteyken bugün tüm Türkiye tarafından bilinmektedir. Ülkemizde yavaş şehir olma yolunda ilerleyen

26 876 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi birçok ilçe Seferihisar ı örnek almaktadır. Ayrıca ilçe bu çalışmalar sayesinde turizmden elde ettiği geliri hızla arttırmıştır. Artık İzmir halkı hafta sonları boş zamanlarını rekreasyonel amaçlarla Seferihisar da geçirmektedir. Sığacık pazarı her hafta yerli ve yabancı olmak üzere kadar turiste ev sahipliği yapmaktadır. Bu pazara sadece İzmirliler değil aynı zamanda çevre iller ve hatta Ankara ve İstanbul dan da ziyaretçiler gelmektedir. Bütün bu çalışmalar sonucunda Seferihisar da turizm on iki aya yayılmıştır. Eskiden kış aylarında bomboş olan sokaklar artık canlılık kazanmıştır. İlçeye gelen turistler ilçede trafik yoğunluğu yaratmaktadır. İlçe içerisine turistlerin yoğun olduğu saatlerde belirli noktalara araç girişi yasaklanarak trafik sorunu çözülebilir, ayrıca Sığacık pazarına her hafta yaklaşık turist ve 4000 aracın gelmesiyle yaşanan sıkışıklığa da çözüm bulunmalıdır. Her yıl yapılan festival ile tüm Türkiye ye tanıtılmak istenen ünlü Satsuma mandalinasından organik meyve suyu elde edilerek hem ilçeye gelen turistlere satılabilir hem de yurt genelinde marketlerde satışı yapılabilir. Bunu yanı sıra bisiklet ve yürüyüş gruplarının düzenlediği turların kapsamı genişletilerek İzmir deki büyük doğa sporları kulüpleriyle görüşülerek her hafta düzenledikleri doğa yürüyüş parkurlarına Seferihisar yavaş yollarının da eklenmesi sağlanabilir. Tüm yurt çapında bulunan fotoğraf kulüpleriyle bağlantıya geçilerek Seferihisar ın eşsiz güzellikleri tanıtılıp fotoğraf severler ilçeye çekilebilir. KAYNAKÇA Akpınar E. ve Bulut Y. (2010). Ülkemizde Alternatif Turizm Bir Dalı Olan Ekoturizm Çeşitlerinin Bölgelere Göre Dağılımı ve Uygulama Alanları. III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi, Cilt: IV: Akten, M. ve Akten, S. (2011), Rekreasyon Potansiyellerinin Belirlenmesine Yönelik Bir Model Yaklaşımı: Gülez Yöntemi, I. Ulusal Sarıgöl İlçesi Değerleri Sempozyumu. Manisa. Demirci Orel, F. ve Yavuz, M.C. (2003), Rekreasyonel Turizmde Müşteri Potansiyelinin Belirlenmesine Yönelik bir Pilot Çalışma, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 11(11): Yılmaz, H. (2010). Artvin Kenti ve Çevresinin Ekoturizm Açısından Değerlendirilmesi, III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Dergisi, 4: Bell, S. (2008). Design for Outdoor Recreation, New York: Taylor & Francis. Broadhurst, R. (2003). Managing Environments for Leisure and Recreation, London: Routledge. Doğan, H.Z. (2004). Turizmin Sosyo-Kültürel Temelleri. Ankara: Detay Yayıncılık. Jenkıns, J.M. ve Pigram, J.J. (2003). Encyclopedia of Leisure and Outdoor Recreation, New York: Routledge.

27 Bildiriler 877 Tribe, J. (2011). The Economics of Recreation, Leisure and Tourism, Waltham: Kidlington: Butterwoth- Heinemann Usta, Ö. (2009). Turizm Genel ve Yapısal Yaklaşım, Ankara: Detay Yayıncılık. Weaver, D.B. (2001). The Encyclopedia of Ecotourism. UK: CABI Publisihing. İNTERNET KAYNAKÇASI Şahinkaya,S. ( ). Yılmaz, H., Karahan F. (2003). ( ). Yücel, C. (2008). ( ). ( ). ( ).

28 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Akademik Personelin Rekreasyon Eğilimleri Canan YILMAZ Cumhuriyet Üniversitesi, Suşehri Meslek Yüksekokulu E-posta: İpek AYDIN Dokuz Eylül Üniversitesi, Kalite ve Mükemmellik Merkezi Kübra PEHLİVANOĞLU Cumhuriyet Üniversitesi, Suşehri Meslek Yüksekokulu E-posta: GİRİŞ ÖZ Rekreasyon talebini etkileyen faktörlerin bilinmesi, bu alanda yapılan faaliyetlerin daha etkin olmasını ve katılımcıların memnuniyetinin ve sadakatinin artmasını sağlayacaktır. Bu çalışmanın temel amacı, çalışmaları mesai saatlerini aşacak şekilde yoğun olan akademik personelin boş zamanlarını hangi faktörlerin etkisiyle değerlendirdiklerini ve bu personelin rekreasyon faaliyetlerine katılımlarını etkileyen faktörler ile ilgili algıların ölçülmesidir. Araştırma, Cumhuriyet Üniversitesi Meslek Yüksekokulları bünyesinde gerçekleştirilmiştir. Akademik personel tarafından doldurulan 138 adet anket formu SPSS 16.0 İstatistik programı ile değerlendirilmiştir. Veriler, tanımlayıcı ve çıkarımsal istatistik bazında ele alınmıştır ve bu nedenle demografik soruların frekans dağılımları ele alınmıştır. Rekreasyon faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurların belirlenmesinde denge ve uzlaşma kuramından, ve bu kapsamda rekreasyon faaliyetlerine katılım ölçeğinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, rekreasyon faaliyetlerine katılımı belirleyen faktörler; fizyolojik özellikler, alanların durumu, negatif içsel deneyimler, ekonomik durum, yan nedenler, organizasyonel unsurlar ve ruhsal etmenler olarak belirlenmiştir. Kadın ve erkek akademisyenlerin tüm boyutlara yönelik yaklaşımlarında anlamlı bir farklılık bulunmamasına rağmen, rekreasyon faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurların, yaşa göre değişiklik gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Rekreasyon, serbest-boş zaman, faaliyetlere katılım, akademik personel, Sivas Günümüz koşullarında çalışanlar, sürekli bir şeyleri yetiştirme, bir yerlere yetişme, bir şeyler yapma gibi bitmeyen bir koşuşturma içindedirler. Bu karmaşa

29 Bildiriler 879 içindeki insanlar ne yazık ki gün geçtikçe daha gerilimli, daha hastalıklı ve daha mutsuz hale gelmektedir. Bunun farkına varabilenler, kendilerine biraz zaman ayırıp iyi vakit geçirebilecekleri, kendilerini zihinsel ve bedensel olarak dinlendirecek yer ve faaliyet arayışına girmişlerdir. Böyle ihtiyaçlar içindeki insanlara bu olanakları sağlayan bir takım faaliyetler ve bu faaliyetleri sağlayan birtakım işletmeler vardır. Bireyler, günlük hayatın sıkıntılarından uzaklaşıp rahat nefes alabilecekleri, bu sıkıntılardan az da olsa kurtulabilecekleri fırsatlar kollamakta ve bu konudaki beklentilerini en iyi şekilde karşılayacak olan işletmeyi ya da faaliyeti seçmektedirler. Özellikle akademik yaşamın içinde olan öğretim elemanları; öğrencilerle yüz yüze iletişimi olan, bunun yanında sürekli olarak kendilerini yenilemek durumunda bulunmaları ve akademik kariyerinde yükselme kriterlerini bir an önce tamamlamaya çalışmaları gibi nedenlerle sürekli strese maruz kalan ve bu ihtiyaçlarının giderilmesi gereken kişilerdir. Üniversitelerin özellikle meslek yüksekokullarında çalışan öğretim görevlileri hem fazla ders yükü altında ezilen, hem büyük çoğunluğu sosyal olanakların bile olmadığı ilçelerde görev yapan, hem kendilerinden akademik anlamda çok iyi bir performans beklenen ve bunlara benzer birçok nedenden dolayı motivasyonları çok düşük olan kişilerdir. Bu durumda, öğretim görevlilerinin zaman zaman iş tatminlerinde düşüşler izlenebilmekte ve bunun sürekli hale gelmesiyle de kişiler, tükenme yaşayarak değişik sorunlarla mücadele etmek durumunda kalabilmektedirler. İş ortamındaki stresin artması, insanların fiziksel ve ruhsal sağlığını tehdit etmekte ve iş gücü kayıplarına neden olmaktadır. Bireylerin bu mücadelede başarılı olabilmeleri, biraz da psikolojik ve fizyolojik olarak güçlü olmalarıyla mümkündür. Bunun için de rekreasyonel faaliyetlere katılıp eğlenmeleri, hayatın sıkıntılarından arınmaları ve kendilerini daha iyi hissetmeleri gerekmektedir. Elbette ki bu arayış sonucunda yapılan tercihleri etkileyen birtakım unsurlar vardır. Bu unsurların tespit edilmesi, hem işletmelere, insanların istek ve beklentilerinin daha iyi karşılanması için ipuçları verecek, hem de bu faaliyetlerden faydalanmak isteyen insanların yaşam kalitesini biraz olsun arttırabilecektir. Rekreasyon programlarına katılan kişilerin, işlerinde daha iyi performans gösterdikleri ve işlerine daha çok katkıda bulundukları belirtilmiştir. Dolayısıyla rekreasyon programları, hem çalışanların yaptıkları işten memnun olmalarını, hem de iş üretimine miktar ve kalite olarak katkıda bulunmalarını sağlamaktadır (Zorba, 2000).

30 880 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi REKREASYON KAVRAMI Rekreasyon, yenilenme, yeniden yaratılma anlamına gelen Latince recreare kelimesinden gelmektedir. Sözlük anlamına göre rekreasyon, ruhsal ve manevi yönden yenilenme, yeniden doğuş demektir. Rekreasyon, çalışma ve günlük rutin işlerin sonrasında bir yenilenme yaşantısıdır. Rekreasyon aktiviteleri, katılanları zenginleştiren, dinlendiren, canlandıran, yaşamın güçlükleri ve sıradanlığı ile başa çıkmasını sağlayan ve katılanlarda memnuniyetle birlikte duygusal doyum meydana getiren aktivitelerdir (Tezcan, 2007). Rekreasyon, yenilenme, yeniden yaratılma veya yeniden yapılanma anlamına gelen recreatio kelimesinden gelmektedir. Sözlük anlamı olarak yeniden yaratma, canlandırma ve eğlendirmeyi ifade eder. Rekreasyon beden veya ruhun yeniden yönetilmesi anlamını taşıyan re-creation kelimesinden türetilmiştir. Türkçe karşılığı yaygın bir şekilde boş zamanları değerlendirme olarak kullanılmaktadır. Bu ise, bireylerin ya da toplumsal grupların boş zamanlarında gönüllü olarak yerine getirdikleri dinlendirici ve eğlendirici etkinlikler anlamında kullanılmaktadır. Boş zaman ile rekreasyon arasındaki ayırım da bu noktada ortaya çıkar. Boş zaman kavramı çoğu kez serbest zaman kavramı ile karıştırılabilmektedir. Boş zaman, iş saatleri dışındaki serbest zaman aralığıdır. Serbest zaman; özgürce geçirilen çalışma dışı zamandır. Boş zaman; ciddi, önemli ya da zorunlu işler arasındaki bir zaman boşluğu olup, rekreasyon ise bu boşlukta yapılan etkinlikleri kapsar. Boş zaman, kişinin çalışma dışı faaliyetler için kullandığı zaman aralığı olup serbest zamanın bir parçasıdır. Kişiler eğer serbest zamanlarında çalışma kaygısı olmaksızın diledikleri gibi hareket edebiliyor ve bu faaliyetlerden hoşnutluk, mutluluk duyarak tatmin oluyorlarsa boş zaman faaliyeti gerçekleştirmiş olurlar (Ergül, 2008). SERBEST ZAMAN VE REKREASYON Serbest zaman, var olmanın, yapmak zorunda olduklarımızın, biyolojik gereksinimlerimizin, gelir elde etmek için mücadelelerimizin ötesinde kullandığımız bir zamandır (Ekici, Can, Zorba, Mollaoğulları ve Kuşçu, 2006). Tezcan (1994) serbest zamanı bireyin hem kendisi hem de başkaları için bütün zorunluluklardan ya da bağlantılardan kurtulduğu ve kendi isteği ile seçeceği bir etkinlikle uğraşacağı zamandır şeklinde tanımlamıştır. Serbest zaman değerlendirme, bireyin kendi isteğini özgürce yerine getirebildiği ya dinlenerek, kendi kendini eğlendirerek, bilgilerini arttırarak ya da yeteneklerini karşılık beklemeden geliştirerek profesyonel, ailevi ve sosyal görevlerini yerine getirdikten sonra toplum yaşantısına gönüllü olarak katılımını artı-

31 Bildiriler 881 ran birçok işten oluşmaktadır (Ergül, 2008). Bireylerin serbest zamanlarını değerlendirme davranışları yaşadığı toplumun geleneklerinden kendi gereksinimlerine kadar pek çok değişkenden etkilenebilir. Serbest zaman etkinliklerine katılım kişilerin yaşam biçimlerine, özelliklerine ve zaman kullanımlarına göre değişiklik gösterirken, etkinliklerin türü, katılma biçimleri ve bireylerin bu etkinliklere ayırdıkları süre; ırk, toplumsal ve kişisel özellikler, yaş, cinsiyet gibi pek çok faktörden etkilenmektedir (Aydoğan ve Aral, 2007). Etkinliklere katılmanın en önemli nedenleri; serbest zamanı zevk alarak yaşamak, işten daha değişik bir şey yapmak, arkadaşlarla etkileşim kurmak, yeni deneyimler elde etmek, bazı şeyleri başarma duygusunu yaşamak, yaratıcı duygu tatmak, toplumsal yarar elde etmek ve zaman geçirmektir (Ergül, 2008). Çalışma yaşamında, kişiyi tasalandıran, gücendiren, kuşkulara kapılmasına neden olan, gelecek için umut ve beklentileri tehdit eden, kırgınlık ve kavgalara sürükleyici iş yeri koşullarının yanında, kişinin genel sağlık ve beden bütünlüğünü bozabilen iş yeri ortam ve koşulları, yapılan iş, işlem ve tüm uygulamalardaki; bitkinlik, bezginlik ve yorgunluk gibi zorlamalara neden olan tüm faktörler, genelde psiko-somatik sorunlar şeklinde ifade edilen, organik ve ruhsal zedelenmelere neden olmaktadır (Zorba, 2000). Çalışanlar, iş ortamının, iş ve işlemlerin ve psiko-sosyal çevrenin streslerinden etkilenmekte, çeşitli düzeylerde bedensel ve ruhsal çaba içinde görevlerini devam ettirmektedirler. İş yaşamı dışındaki tükenmişlik; genel yaşamdaki ani ve/veya yavaş değişimlerle ilgili olarak bozulmuş yaşam şekli, aile içindeki aşırı sorumluluk, stresli yaşam olayları şeklinde sıralanabilir. Holmes ve Rahe in belirlediği yaşam değişimleri şunlardır: eşin ölümü, ayrılık, aileden birinin ölümü, kişisel yaralanma, evlilik, işi kaybetme, eşle barışma, emeklilik, aileden birinin sağlık durumunun değişmesi, eşin hamile kalması, cinsel problemler, aileye yeni birinin katılması, parasal değişimler, yakın arkadaşın ölümü, ev edinme problemi, borç, taşınma, iş koşullarının ve saatlerin değişimi, ortam değişmesi, sosyal faaliyet değişimi, uyku düzeninin bozulması, tatil, yasalardaki değişim ve sorunlar olarak belirtilebilir (Serinkan ve Bardakçı, 2009). Rekreasyon; pasif ya da aktif, grup ya da ferdi olarak spor, kültürel etkinlik, tabiat ve insan tarihinin değerlendirilmesi, gezi, eğlence, zevk veren olay ve resmi olmayan eğitime katılmayı kapsamaktadır. Yapılan rekreasyon tanımları ile bağlantılı olarak, rekreasyon aktivitelerinin katılanlara mutluluk, tatmin, yaratıcılık, ruhsal denge, karakter, rekabet etme gücü, ruhsal kapasite, özgürlük, fiziksel ve ruhsal kondisyon ve daha geniş dünya görüşü kazandırması gerektiği ortaya çıkar (Argan, 2006).

32 882 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Çalışma sahasındaki verim, kişinin tatminsizliğine, isteksizliğine, kuvvetten düşme hissine ve bütün bunların sonucu ortaya çıkan can sıkıntısına bağlı bir şekilde etkilenmektedir. Bu duygular genellikle uyarı noksanlığından meydana gelmektedir. İşte rekreasyon faaliyetleri, kişiye bu eksik olan uyarıların verilmesiyle özellikle can sıkıntısının azalmasını sağlamakta ve iş verimini yükseltmektedir (Karaküçük, 1999). Serbest zaman ve rekreatif etkinlikler yazınında, birçok çalışma (Stodolska 1998; Walker ve diğ., 2007) rekreatif etkinliklere katılımı belirlemede serbest zaman kısıtlamalar teorisini (leisureconstraints model) kullanmıştır (değerlendirme ve eleştiriler için bkz. Jackson, 2000; Raymoure, 2002). Crawford ve diğ. (1991) tarafından geliştirilen teori, bireylerin rekreatif etkinliklere katılımlarını kısıtlayan üç ana boyutta kısıtlamalar -içsel (intrapersonal), -kişiler-arası (interpesonal) ve -yapısal (strucutral) olduğunu belirtmiştir. İçsel kısıtlamalara örnek olarak ilgi eksikliği, stres, depresyon, endişe, öz-yeterlilik vb. kavramları örnek gösterilebilir (Nyaupane ve Andereck, 2008). Kişiler-arası kısıtlamalarda ise, bireyin rekreatif etkinliklere katılımı için gerekli diğer kişilerin yokluğu ya da bireyin tek başına katılmak istememesi yer almaktadır. Yapısal kısıtlamalarsa parasal yetersizlik, zamansal yetersizlik, kötü hava, bilgi ve ulaşım eksikliği, sosyo-kültürel yapılar vb. olarak sayılabilir (Nyaupane ve Andereck, 2008). Bu kısıtlamaların güçleriyse, farklı birey ve/ya da gruplar için değişmektedir (Jackson, 2000). Bireylerin serbest zaman faaliyetlerinin seçimini etkileyen diğer bir sınıflama ise daha farklı bir şekilde ele alınmıştır. Torkildsen (2005) e göre, bu sınıflamada rekreatif faaliyetlere katılımı etkileyen üç grup faktör bulunmaktadır. Birinci grup faktörler, bireysel faktörlerdir. Bireysel faktörler, kişinin hangi yaşam evresinde olduğu, gereksinimleri, ilgi alanları, davranışları, yetenekleri, yetiştiriliş şekli ve kişiliği etkilidir. Örneğin yaş, rekreasyonel faaliyete katılımda oldukça önemli yer tutmaktadır; ancak bu etki kişiye ve faaliyetin türüne göre değişiklik göstermektedir. İkinci grup faktörler, bireylerin içinde bulundukları koşul ve durumla ilgili olan faktörlerdir. Bunlar, bireylerin içinde bulundukları sosyal oluşum, gelirler, işleri vs. gibi unsurlardır. Üçüncü grup faktörler ise, bireyin sahip olduğu fırsat ve destek faktörlerdir. Birey için uygun olan kaynaklar, tesisler, programlar, aktiviteler, bunların kalitesi ve uygunluğu, yeterliliği, çekiciliği ve yönetimidir. YÖNTEM Çalışma alan araştırması olarak, Cumhuriyet Üniversitesi Meslek yüksekokullarında görev yapan akademik personele uygulanmış ve tüm ana kütleye ulaşıl-

33 Bildiriler 883 maya çalışılmış, 202 akademik personelin 140 ına anket uygulanmıştır. 140 anketten 2 si uygulamaya uygun görülmeyip iptal edilmiş, çalışmaya 138 anket dâhil edilmiştir. Araştırmada alan araştırması yöntemi kapsamında yapılandırılmış anket tekniği kullanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde rekreasyon faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlar, ikinci bölümde ise demografik sorulara yer verilmiştir. Anketin ilk bölümü 5 li Likert tutum ölçeği ile yapılandırılmış 36 ifadeden oluşmaktadır. Rekreasyon faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurların belirlenmesinde Oh ve Caldwell (1999), Crawford ve diğ. (1991) ile Jackson ve Rucks (1995) çalışmalarından yararlanılmıştır. Bu amaçla Jackson ve diğerlerinin (1993) geliştirdikleri Denge ve Uzlaşma kuramı temel alınarak, rekreasyon faaliyetlerine katılım ölçeği çalışmaya uyarlanmıştır. Bununla birlikte geçerlilik analizleri kapsamlı bir biçimde gerçekleştirilmemiş ve boyutları Oh ve Caldwell (1999), Crawford ve diğ. (1991) ile Jackson ve Rucks (1995) ın kuram ve çalışmaları ile örtüştürülmemiştir. Tüm bu verilerden yola çıkılarak, ölçek tekrar ele alınmış ve çalışmaya uyarlanmıştır. Araştırma, 2011 Şubat ayında Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde bulunan meslek yüksekokullarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yer alan meslek yüksekokulları; Cumhuriyet Meslek Yüksekokulu, Divriği Meslek Yüksekokulu, Gemerek Meslek Yüksekokulu, Gürün Meslek Yüksekokulu, Hafik Meslek Yüksekokulu, İmranlı Meslek Yüksekokulu, Kangal Meslek Yüksekokulu, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Sivas Meslek Yüksekokulu, Suşehri Meslek Yüksekokulu, Şarkışla Meslek Yüksekokulu, Yıldızeli Meslek Yüksekokulu ve Zara Meslek Yüksekokulu dur. Araştırma; bir kısım meslek yüksekokulunda yüz yüze görüşme ile; bir kısmında da online olarak yaptırılmış, anketi doldurmaya istekli öğretim görevlilerine üç haftalık bir süre içinde uygulanmış ve toplanmıştır. Çalışmada öncelikle geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmış, ardından hipotez testlerine yer verilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 16.0 (Statistical Program forsocialsciencies) programı ile analiz edilmiştir. Verilerin güvenirliği Cronbach s Alpha ile test edilmiştir. Hipotezler ise bağımsız gruplarda t- testi ve ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Dinlence (rekreasyon) faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurları saptamak amacıyla gerçekleştirilen çalışmanın hipotezleri şu şekildedir; H1: Katılımcıların cinsiyetlerine göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılık vardır. H2: Katılımcıların Sivaslı olma durumlarına göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılık vardır.

34 884 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi H3: Katılımcıların son bir ayda herhangi bir rekreasyon faaliyete katılma sayılarına göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılık vardır. H4: Katılımcıların yaşlarına göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılık vardır. ANALİZ VE BULGULAR Dinlence (rekreasyon) faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurları saptamak amacıyla gerçekleştirilen çalışmanın örneklem profilinin sayısal ve yüzdesel dağlımı Tablo 1 de ele alınmaktadır. Tablo 1. Örneklem profilinin sayısal ve yüzdesel dağılımı KATILIM YAŞ CİNSİYET SİVAS LI OLMA DURUMU Sayı Yüzde % Hiç 41 29, , , ,5 4 ve üzeri 11 15,3 Toplam ,0 30 ve altı 55 39, ,1 36 ve üzeri 36 26,1 Toplam ,0 Kadın 54 39,1 Erkek 84 60,9 Toplam ,0 Evet 89 65,0 Hayır 48 35,0 Toplam ,0 Katılımcıların %29,9 u son bir ay içinde hiçbir rekreasyon faaliyetine katılmadıklarını, %17,5 i bir kez katıldıklarını, %19,7 si 2 kez katıldıklarını, %17,5 i üç kez katıldıklarını, %15,3 ü 4 kez ve daha fazla rekreasyon faaliyetine katıldıklarını belirtmişlerdir. Örneklem profilinin yaş dağılımları incelendiğinde %39,9 unun 30 yaş ve altında, %34,1 inin yaş arasında ve %26,1 inin 36 yaş ve üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmaya katılanların %39,1 i kadın ve %60,9 u erkektir. Son olarak, katılımcılara Sivaslı olup olmadıkları sorulmuştur. Bu ifadeyi katılımcıların %65 i evet ve %35 i ise hayır şeklinde yanıtlamışlardır. Çalışma kapsamında kullanılan anketin görünüm ve içerik geçerliliği sağlanmış olup yapısal geçerliliği daha önce Tütüncü ve diğ. (2011) tarafından kanıt-

35 Bildiriler 885 lanmıştır. Bu doğrultuda veri setine gerçekleştirilen güvenilirlik analizi sonucunda genel Cronbach Alpha sı 0,788 (p<0,001) olarak bulunmuştur. Tütüncü ve diğ. (2011) tarafından gerçekleştirilen faktör analizi sonucunda 7 boyut bulunmuş ve bu çalışmada bu çerçevede kurgulanmıştır. Dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen boyutlar; fizyolojik özellikler, alanların durumu, negatif içsel deneyimler, ekonomik durum, yan nedenler, organizasyonel unsurlar ve ruhsal etmenlerdir. Katılımcıların cinsiyetlerine göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığı t-testi ile sınanmıştır. Elde edilen bulgulara göre cinsiyete göre verilen yanıtlar arasında anlamlı farklılık yoktur ve H1 reddedilmiştir. İkinci olarak gerçekleştirilen t-testi katılımcıların Sivaslı olup olmama durumlarına göre verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. T-testi sonucunda elde edilen bulgulara göre katılımcıların Sivaslı olup olmamalarına göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılık yoktur ve H2 reddedilmiştir. Katılımcıların son bir ay içinde herhangi bir rekreasyon faaliyetine katılma sayısına göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını tespit etmek amacıyla ANOVA analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, rekreasyon faaliyetine katılım sayısına göre hiçbir boyutta katılımcıların verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Bu doğrultuda H3 reddedilmiştir. Tablo 2. Yaş grubuna göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verilen yanıtlar Değişkenler Yaş n Ort. S.S. Std. Hata F Sig. 30 ve altı 55 3,6333,62249,08394 Negatif İçsel ,9255,58028,08464 Deneyimler 36 ve üstü 36 3,4630,72167, ,731,004 Toplam 138 3,6884,65781,05600 Yan Nedenler Organizasyonel Unsurlar 30 ve altı 55 3,9909,77424, ,3936,65264, ve üstü 36 3,9491,67297,11216 Toplam 138 4,1171,73146, ve altı 55 3,8027,68262, ,0053,57599, ve üstü 36 3,5778,63024,10504 Toplam 138 3,8130,65100, ,460,005 4,642,011

36 886 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Son olarak, katılımcıların yaş gruplarına göre dinlence faaliyetlerine katılımı etkileyen unsurlara verdikleri yanıtlar arasında anlamlı farklılığın olup olmadığı ANOVA analizi ile sınanmıştır. Elde edilen bulgulara göre negatif içsel deneyimler, yan nedenler ve organizasyonel unsurlar için anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Bu bulgular Tablo 2 de ele alınmaktadır. Genel olarak, 36 yaş ve üzerinde olan katılımcıların verdikleri yanıtların en olumsuz ve yaş arasında olan katılımcıların verdikleri yanıtların ise en olumlu olduğunu söylemek mümkündür. Yaşa göre hangi gruplar arasında anlamlı farklılığın olduğunu tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen post hoc analizlerden LSD testine göre negatif içsel deneyimler boyutu için yaş arasında olan katılımcıların verdikleri yanıtlar ile 30 yaş ve altında olan (p=0,022) ve 36 yaş ve üzerinde olan (p=0,001) katılımcıların verdikleri yanıtlar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Yan nedenler boyutu için de için yaş arasında olan katılımcıların verdikleri yanıtlar ile 30 yaş ve altında olan (p=0,005) ve 36 yaş ve üzerinde olan (p=0,005) katılımcıların verdikleri yanıtlar arasında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Son olarak organizasyonel unsurlar boyutu için yaş arasında olan katılımcıların verdikleri yanıtlar ile 36 yaş ve üzerinde olan (p=0,003) katılımcıların verdikleri yanıtlar arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Elde edilen bulgulara göre H4 hipotezi negatif içsel deneyimler, yan nedenler ve organizasyonel unsurlar için kabul edilmiştir. TARTIŞMA VE SONUÇ Dinlence (rekreasyon) faaliyetlerine katılımı etkileyen kalite unsurlarını saptamak amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada öncelikli olarak Tütüncü ve diğerleri (2011) tarafından yapısal geçerliliği kanıtlanmış olan ölçek kullanılmıştır. Bu ölçek Cumhuriyet Üniversitesi Meslek Yüksekokulları bünyelerinde görev yapan öğretim elemanlarına uygulanmıştır. Dinlence faaliyetlerine katılmayı etkileyen unsurlar; fizyolojik özellikler, alanların durumu, negatif içsel deneyimler, ekonomik durum, yan nedenler, organizasyonel unsurlar ve ruhsal etmenler olarak ele alınmış ve analizler bu doğrultuda gerçekleştirilmiştir. Çalışmada katılımcıların, yaş grupları, cinsiyetleri, Sivaslı olma durumları ve son bir ay içinde rekreasyon faaliyetlerine katılma sayılarına göre verdikleri yanıtlar arasında farklılığın olup olmadığını tespit etmek amacıyla t-testi ve ANOVA testi yapılmıştır. Çalışmada dikkat çeken nokta katılımcıların cinsiyetleri, Sivaslı olma durumları ve son bir ay içinde rekreasyon faaliyetlerine katılma sayısına göre verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir farklılığın olmadığıdır.

37 Bildiriler 887 Bu doğrultuda, katılımcıların, farklı demografik özelliklere sahip olsalar da aynı bakış açısında olduklarını söylemek mümkün olabilir. Cumhuriyet Üniversitesi Meslek Yüksekokulları bünyelerinde görev yapan öğretim elemanlarını kapsayan bu çalışmada yaş gruplarına göre anlamlı bir farklılığın yalnızca negatif içsel deneyimler, yan nedenler ve organizasyonel unsurlar boyutları için olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak, 36 yaş ve üzerinde olan katılımcıların verdikleri yanıtların en olumsuz ve yaş arasında olan katılımcıların verdikleri yanıtların ise en olumlu olduğunu söylemek mümkündür. Tütüncü ve diğerleri (2011) tarafından gerçekleştirilen çalışmada da yaşa göre evreni temsil eden öğrencilerin verdikleri yanıtlar için sadece negatif içsel deneyimler değişkeninde anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Öğretim elemanlarına gerçekleştirilen bu çalışmada öncelikli olarak önemli görülen nokta katılımcıların %30 oranında son bir ay içerisinde herhangi bir rekreasyon faaliyetine katılmadıklarını beyan etmeleridir. Özellikle entelektüel düzeyleri diğer vatandaşlara göre daha yüksek olduğu düşünülen öğretim elemanlarının bu faaliyetlere katılmamaları çalışmanın ilginç bir sonucudur. Bu durumun elbette ki yalnızca kişisel özellikler ile değil, Sivas il merkezi ve ilçelerindeki rekreasyon faaliyetlerinin gerçekleşme sıklığı ile ilgili olması muhtemeldir. Sivas, Kurtuluş Savaşı nın temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya dan sonra ikinci sırada yer alan bir ildir. Başta Ortaköy Çermik, Sivas Soğuk Çermik, Sivas Sıcak Çermik, Gürün-Gökpınar Şelaleleri, Kangal Balıklı Çermik, Gök Medrese, Çifte Minare, Divriği Ulu Camii ve Kongre Müzesi ile tarih ve turizm bakımından oldukça zengin, toplam nüfusu olan bir ildir (Sivas Valiliği). Tarih ve turizm açısından bu kadar zengin olan bir ilde görev yapan akademisyenlerin rekreasyonel faaliyetlere katılmama nedenleri arasında; yerel yönetimlerin rekreasyonel faaliyetleri desteklememeleri, bu faaliyetlerin düzenli yapılmaması, ilçelerin il merkezine uzak oluşu, bu gibi faaliyetlerin ilçelerde neredeyse hiç yapılmaması ve ilçedeki öğretim görevlilerinin motivasyonlarının bu yüzden düşük olması sayılabilir. KAYNAKÇA Argan, M. (2007). Eğlence Pazarlaması. Ankara: Detay Yayıncılık. Aydoğan, Y., Aral, N. (2007). Ankara Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksekokulu Öğrencilerinin Boş Zamanlarını Değerlendirme Durumlarının İncelenmesi, Milli Eğitim Dergisi, 173: Crawford D.W, Jackson E.L, Godbey G. (1991). A hierarchical model of leisure constraints, Leisure Sciences, 13:

38 888 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Ekici, S., Can, S., Zorba, E., Mollaoğulları, H., Kuşçu, A.(2006). Yerel Yönetimlerde (Belediyelerde) Rekreasyonun Yeri Ve Belediyelerin Rekreasyon Faaliyetlerine Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi. Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi, P-011. Jackson, E.L. (2000). Will research on leisure constraints stil be relevant in thetwenthy-firstcentury? Journal of Leisure Research, 32 (1), Jackson, E. L, Rucks V. C. (1995). Negotiation of leisureconstrain. tsbyjunior-highandhighschoolstudents: An exploratorystudy, Journal of LeisureResearch, 27 (1), Karaküçük, S. (2001). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme, Ankara: Gazi Kitap Evi. Nyaupane, G. P, Andereck, K. L. (2008). Understanding travel constraints: application and extension of a leaisure constraints model, Journal of Travel Research, 46, Oh, S.S, Oh, S.Y, Caldwell, L.L. (2001). The effects of perceived leisure constraints among Korean University students. Proceedings of the 2001 NortheasternRecreationResearchSymposium Serinkan, C., Bardakçı A. (2009). Pamukkale Üniversitesi ndeki Akademik Personelin İş Tatminleri ve Tükenmişlik Düzeylerine İlişkin Bir Araştırma, Sosyal Bilimler Dergisi, 21. Stodolska, M. (1998). Assimilation and leisure constraints: dynamcis of constraints on leisure in immigrant populations, Journal of LeisureResearch, 30 (4), Tezcan, N. (2007). Rekreasyon Etkinliklerinin Çalışanların Performansları Üzerine Etkilerinin İncelenmesi (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Tezcan, M., (1994). Boş Zaman Değerlendirilmesi Sosyolojisi. Ankara: Atilla Kitabevi. Torkildsen, G. (2005). Recreation and leisure management (Beşinci Baskı.). Londra ve New York: Routledge, Taylor and Francis Group. Tütüncü, Ö., Aydın, İ., Küçükusta, D., Avcı,N., Taş, İ. (2011). Üniversite Öğrencilerinin Rekreasyon Faaliyetlerine Katılımını Etkileyen Unsurların Analizi, Spor Bilimleri Dergisi, Hacettepe J. of Sport Sciences, 22 (2): Walker G.J, Jackson E.L, Deng J. (2007). Culture and leisure constraints: a comparison of Canadian and mainland Chinese University students, Journal of LeisureResearch, 39 (4), Zorba, E. (2000). Fiziksel Uygunluk. Ankara: Nehir Matbaası. İNTERNET KAYNAKÇASI ( ). ( ). ( ).

39 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Fırtına Vadisi nde Rekreasyonel Faaliyetler ve Çevresel Etkileri Turan YÜKSEK T.C. Rize Üniversitesi, Pazar Meslek Yüksekokulu E-posta: Mine ÇİLLİ T.C. Rize Üniversitesi, Pazar Meslek Yüksekokulu Oğuz KURDOĞLU T.C. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi Deryanur DİNÇER T.C. Rize Üniversitesi, Pazar Meslek Yüksekokulu Filiz YÜKSEK T.C. Pazar Orman İşletme Müdürlüğü ÖZ Rize ilinin 45 km doğusunda yer alan Fırtına Havzası, havza karakteristikleri, bitki örtüsü, yaban hayatı, tarihi- kültürel yapısı, yaylaları, müziği ve folkloru ile uluslararası öneme sahip olan bir havzadır li yıllara kadar kaplıca turizmi ve yaylacılık temelli turizm ile öne çıkan yöre; 1994 yılında havzanın milli park olarak ilanından sonra farklı rekreasyonel aktivitelerle de adını duyurmaya başlamıştır. Bu çalışmada Fırtına vadisindeki rekreasyonel faaliyetler ve bunların çevresel etkileri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, Fırtına Havzasında yürütülen rekreasyonel etkinliklere ait çeşitli bilgilerin toplanmasında yerel düzeyde envanter yöntemi uygulanmış, rekreasyonel faaliyetlerde bulunan çeşitli sektör temsilcileri ile yüz yüze görüşülerek elde edilen bilgiler kayıt altına alınmıştır. Envanter ve görüşme sonucunda elde edilen bulgulara göre rekreasyonel faaliyetler sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucuna göre Fırtına vadisindeki 15 farklı kategoride (Manzara Gözlemi, Kuş Gözlemi, Yaban Hayatı Gözlemi, Bitki Örtüsü Gözlemi, Olta Balıkçılığı, Rafting, Doğa Yürüyüşü, Şenlikler (Festival-konser), Sağlık Turizmi, Heliksi, Kar Şenliği, Piknik, Kampçılık, Avcılık, Dağ Tırmanışı) rekreasyonel aktivitelerin yürütüldüğü belirlenmiştir. Fırtına vadisindeki rekreasyonel faaliyetlerden yararlanan ziyaretçi sayısı yıllara göre artmaktadır. Ancak, Fırtına vadisinde uygulanmakta olan bir havza yönetim planının olmaması nedeniyle rekreasyonel faaliyetlerin yürütülmesi sırasında doğal kaynaklar üzerinde farklı oranlarda tahripkâr davranışların sergilendiği belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Rekreasyon, rafting, trekking, yayla turizmi, Fırtına vadisi

40 890 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi GİRİŞ İnsanların boş zamanlarında bireysel veya guruplar halinde katılımlarıyla oluşan ve katılımcıları eğlendiren, dinlendiren, mutluluk yaratan, doğa ile ilişkili fiziksel, duygusal ve sosyal aktivitelerin tümü rekreasyon olarak tanımlanabilir. Koç (1991) rekreasyonu; serbest zamanlar içinde yapılan, bireyin kendi isteği ve iç itimi sonucu oluşan, bireyi fiziksel ve düşünsel yönden yenilemeyi amaçlayan; bireyin toplumsal, ekonomik, kültürel olanakları ve yaşadığı toplumun yapısı ile bağımlı olarak yapılan etkinlikler bütünü olarak tanımlarken; Broadhurst (2001) rekreasyonu insanların boş zamanlarında katıldıkları, çok yönlü olabilen, fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel parçalar içeren aktiviter olarak tanımlamıştır. Yine, İbrahim ve Cordes (2002) rekreasyon aktivitelerini kişinin kendi faydası için organize edilmiş, doğayla ilişkilendirilmiş boş zaman aktiviteleri olarak tanımlamıştır. Rekreasyon, yaşam kalitesinin artırılması, bireye ait özgüven duygusunun güçlendirilmesi, bireye kendi tercihlerine göre doğal ortamda eğlenebileceği bir ortam yaratması, bireyi sosyal bir ortamın parçası yapması, yeni arkadaş çevresi oluşturma potansiyeli taşıması, katılımcıya yeni tecrübe ve kazanımlar sağlaması, hızlı ve yoğun yaşam temposunun oluşturduğu stresi azaltması nedenlerinden dolayı oldukça önemlidir ve rekreasyonun taşıdığı bu önem her geçen gün artmaktadır. Türkiye de teknolojik değişim ve gelişmelere paralel olarak, rekresyonel etkinliklerinde de önemli bir çeşitlenme gözlenmektedir. Rekreasyonel aktivitelerdeki çeşitlenmenin yanı sıra bunlara katılan ziyaretçi sayıları da her geçen gün artmaktadır. Doğa temelli turizmin önemli bir ayağı olan rekreasyonel aktivitelerin yürütülebilmesi için dağlara, zengin bir biyolojik çeşitliliğe, temiz tatlı su kaynaklarına (akarsular, göller, şelaleler, vb), bozulmamış ekosistemlere ve geleneksel kültürel kaynaklara ihtiyaç vardır (Kurdoğlu, 2001). Fırtına Havzası yukarıda bahsedilen değerlere sahip olması nedeniyle uluslararası öneme sahip bir havzadır. Fırtına Havzasının yakın çevresinde aynı değerlerle öne çıkabilecek başka bir havzanın olmaması da havzanın taşıdığı önemi biraz daha artırmaktadır. Fırtına Havzasına erişim yapan ziyaretçi sayısının artması beraberinde pek çok farklı sektörü içine alan turizm temelli ticari faaliyetlerin de artmasına neden olmaktadır. Fırtına vadisinde doğa temelli turizm ve rekreasyonel faaliyetlerde bulunmak amacıyla kurulan tesis ve işletme sayısı artarak devam ederken yöredeki istihdamın artmasında büyük katkı sağlamaktadır. Rize yöresinin kalkındırılması ve işsizlik sorununun çözümlenebilmesinde Fırtına vadisindeki doğa temelli turizmin canlandırılması konusu hükümetlerin de gündemi olmuş ve olmaya da devam edecektir. Ancak, Fırtına vadisinde yürütülen

41 Bildiriler 891 rekreasyonel faaliyetlerin plansız, gelişigüzel uygulamalar ve koruma-kullanım ilkesinin titizlikle uygulanmaması, yasal boşluklar gibi pek çok farklı nedenlerden ötürü doğal çevre üzerinde bozulmalara neden olduğu ve bu uygulamaların mevcut haliyle devam etmesi durumunda daha fazla bozulma riski taşıdığı bilinen bir gerçektir. Bu çalışmanın amacı Fırtına Havzasında yürütülen rekreasyonel faaliyetlerin sınıflandırılması, bu faaliyetlerin neden olduğu çevre sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek önerilerin geliştirilmesidir. MATERYAL VE YÖNTEM Araştırma Alanının Tanıtımı Türkiye nin ve dünyanın sayılı havzalarından olan Fırtına deresi havzası Rize ilinin 45 km doğusunda, 40 º -20' doğu ve 41 º -20' enlemleri arasında yer almaktadır. Fırtına vadisi arazi yapısı itibariyle dalgalı, tepelik ve arızalı arazilerden oluşmaktadır (Şekil 1). Denizden 200 m yükseltiye kadar dalgalı ve hafif tepelik arazi yapısı hakim durumdadır. Kıyı düzlüğünün hemen gerisinde yükselti aniden metreye ulaşmaktadır. Buradan itibaren arazi, giderek daralan akarsu vadileri tarafından derin bir şekilde yarılmıştır. Gerek ana akarsular ve gerekse bu akarsuların orta çığırları boyunca aldıkları sayısız kollar araziyi şiddetle aşındırmış ve çok arızalı bir görünüş kazandırmıştır. Keskin ve birbirine yakın sırtlar, dik yamaçlı "V" profilli vadiler yaklaşık 2000 m yüksekliğine kadar olan bu sahanın karakteristik topoğrafik görünüşünü oluştururlar m yükseltiden sonra yüksek dağlık ve buzul topoğrafyası nın egemen olduğu yörede U tipi vadilerin hakim olduğu dik, sarp ve pek sarp eğimli arazi yapısı hakim durumdadır (Anonim, 1993; Doğu ve Ark., 1993). Düzlük alanlara ancak vadi boylarında rastlanmaktadır. Vadideki dağların zirveleri keskin sırtlar ve sivri tepelerden oluşmaktadır. Dağların yüksek kesimleri aşınımın fazla olmasından dolayı toprak örtüsünden büyük ölçüde yoksundur. Yüksek kesimlerde buzul aşınımının izleri olarak adlandırılan sirkler, hörgüç kayalar, enkaz konilerine rastlanmaktadır. Sahanın bu yapısı dikkate alındığında oluşum süreci içerisinde çok şiddetli iç ve dış dinamik hareketlere maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Geniş ölçüde çıplak ve tamamen kayalık zirveler ile bunların arasındaki keskin sırtların yamaçları insanın yürümesini engelleyecek kadar diktir. Fırtına Vadisinin en yüksek noktalarını bu sırtlar arasındaki zirveler oluşturur. Üzerinde hâlâ buzul bulunan havzanın en yüksek noktası olan Kaçkar Tepesi (3937m) ile Verçenik

42 892 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi (üç doruk) Tepesi (3709m), Vacakar dağı (3458m), Çaymakçur Tepesi (3420m) bu zirvelerden bazılarıdır (Tandoğan, 1972, 1979). Şekil 1.Fırtına havzası topoğrafik haritası Fırtına havzası iklim özelliklerinin irdelenmesine havzaya en yakın yerde bulunan Pazar DMİ verileri kullanılmıştır. Ülkemizin en yağışlı yerlerinden biri olan Fırtına vadisinde yazları serin, kışları ılıman ve her mevsimi yağışlı bir iklim görülür yılları arasındaki Pazar meteorolojik yıllık ortalama yağışı 2029 mm dir (DMİ, 2011). Yıllara göre yağışların artan bir eğilim sergilediği havzada yılları arasında yağış yıllık bazda yaklaşık %24 artmıştır (Şekil 2).

43 Bildiriler 893 Toplam Yağış (mm) Yıllar Şekil 2. Fırtına havzasındaki yağışın ( yılları arasında) dağılımı Fırtına havzasında genelde yağmur şeklinde oluşan yağışlar daha çok cephesel ve orografik tiptedir. Yağışın yıl içindeki dağılışı ilgi çekicidir. Kurak bir mevsim olmamakla birlikte, biri çok yağışlı, diğeri az yağışlı olan iki devre bulunmaktadır. Çok yağışlı dönem eylül ayından aralık ayı sonuna kadar devam ederken; az yağışlı dönem nisan ayından başlayıp temmuz sonuna kadar sürmektedir (Yüksek ve ark., 2004). Fırtına vadisi içinde portatif yağış ölçerle yapılan rasatlara göre Çamlıhemşin in yıllık ortalama yağışı 1373 mm dir (Kurdoğlu, 2002). Değerlerden de görüldüğü üzere sahilden iç kesimlere doğru gidildikçe 1000 m yükseltiye kadar yağış azalmaktadır. Havza içindeki arazi karakteristikleri, arazinin yükseltisi, bakısı havza içinde yer yer lokal iklim oluşmasına neden olmaktadır. Fırtına havzası içerisindeki yıllık ortalama sıcaklık kıyı kesiminde 13.8 C iken, iç kesimlere doğru gidildikçe yıllık ortalama sıcaklık azalmaktadır. Kıyı kesiminde donlu günler pek sık görülmemekle beraber (aylara göre ocak ayında 3.2, şubat ta 3.1, mart ta 1.8 ve nisan ayında 0.2 gün dür) havza içlerine doğru gidildikçe özellikle vadi tabanlarında ve gölgeli bakılarda etkili donlar görülmektedir. Araştırma sahası bitki coğrafyası yönünden Avrupa-Sibirya flora alanının "Kolşik" bölümünde yer almaktadır (Anşin, 1979). Doğal yaşlı ormanlar ve diğer biyolojik çeşitlilik varlığının dünyada çok az kalmış olan el değmemiş dere sistemleri (intact river) ile birlikte son derece yüksek oranda korunduğu Fırtına Vadisi Ormanları; WWF, UNEP ve IUCN gibi dünyanın en büyük doğa koruma kuruluşlarının kurduğu Dünya Koruma İzleme Merkezi tarafından Avrupa daki daha iyi korunmaya acil ihtiyacı olan 100

44 894 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi orman (100 Forest Hotspots) dan biri olarak ilan edilmiştir. Alanda varlığı saptanan memeli tür sayısı 30 olarak bulunmuştur. Bu türlerden çok tanınan bazıları şunlardır: Mustela nivalis (gelincik), Martes martes (ağaç sansarı), Martes foina (sansar), Meles meles (porsuk), Felis lynx (vaşak), Lutra lutra (su samuru), Capreolus capreolus (karaca), Rupicapra rupicapra (çengel boynuzlu dağ keçisi), Canis lupus (kurt), Ursus arctos (ayı), Capra aegagrus aegagrus (yaban keçisi) ve Sus scrofa (yaban domuzu). Yapılan çeşitli bilimsel araştırmalar, arazi gözlemleri ve görüşmeler ışığında derlenen bilgilere göre çalışma alanında yerli ve göçmen olarak 12 takıma ait toplam 136 kuş türünün varlığı saptanmıştır. Araştırma alanı ve sınırları civarına düşen bitki taksonu sayısının yaklaşık olarak 850 olduğu, bunlardan 116'sının endemik olduğun saptanmıştır (Kurdoğlu ve ark., 2004). Bölgenin tüm bu üst düzey ekolojik özelliklerinin neredeyse hepsinin gözlenebildiği Ha lık bölümü, 1994 yılında Kaçkar Dağları Milli Parkı adıyla koruma altına alınmıştır. Verilerin Toplanması ve Değerlendirilmesi Yöntemi Fırtına vadisindeki rekreasyonel faaliyetler ve bunların çevresel etkilerinin ortaya konulması amacıyla farklı zamanlarda rekreasyonel faaliyetlerin yapıldığı alanlara gidilerek yerel düzeyde envanter yöntemine göre bilgiler toplanmış (Özgüç, 1994; Şengönül ve Uzun, 2005, Yüksek ve ark., 2008), rekreasyonel faaliyetleri düzenleyen sektör temsilcileri ile yüz yüze görüşülerek sorular yöneltilmiş ve elde edilen bilgiler kayıt altına alınmıştır. Yine rekreasyonel etkinliklerin yürütüldüğü alanlarda gözlemler yapılmış ve rekreasyonel faaliyetler sonucu ortaya çıkan bazı çevre sorunları kameralarla kayıt altına alınmıştır. Envanter ve görüşme sonucunda elde edilen bulgulara göre rekreasyonel faaliyetler sınıflandırılmıştır. Bulgular Fırtına vadisinde yürütülen araştırma sonucunda vadi içinde 15 farklı rekreasyonel faaliyetin yürütüldüğü belirlenmiştir. Bu faaliyetler: Manzara gözlem, Kuş Gözlemi, Yaban hayvanları gözlemi, Bitki Örtüsü Gözlemi, Olta Balıkçılığı, Avcılık, Rafting, Doğa Yürüyüşü (Trekking), Şenlikler (Festival-konser), Sağlık Turizmi, Heliski, Kar Şenlikleri (Snowboard-Lazboard), Piknik, Kampçılık ve Dağ tırmanışı (Teknik tırmanış ve Buzul tırmanışı, Climbing) şeklinde sınıflandırılmaktadır (Çizelge 1). Manzara Gözlem: Fırtına vadisinde on iki ay boyunca bireysel, küçük gruplar (5 kişiden az) halinde manzara gözlemi yapılmasına rağmen; büyük guruplar halinde yapılan gözlemlerin Nisan-Ekim ayları arasın-

45 Bildiriler 895 da yoğunlaştığı belirlenmiştir. Ancak manzara gözlem yerlerine ait herhangi bir planlı düzenlemeye rastlanmamıştır. Manzara gözlem yerlerine isteyen ziyaretçinin istediği zamanda erişim yapabildiği ve kendi isteğine veya grup liderlerinin yönlendirmelerine göre bu faaliyeti yerine getirdiği belirlenmiştir. Kuş gözlemlerinin Ağustos-Kasım ayları arasında yoğun olarak yapılırken; Yaban hayvanlarının gözlemlerinde Şubat-Nisan ve Ağustos-Kasım dönemlerinde yoğun olarak yapıldığı belirlenmiştir. Rafting, doğa yürüyüşü (trekking), piknik ve kampçılık aktivitelerinin Nisan-Ekim ayları arasında yapıldığı, Şenliklerin Ağustos-Ekim ayları arasında yoğun olarak yapıldığı belirlenmiştir (Şekil 3-4). Fırtına vadisinde yoğunluğu en kısa süreli olan rekreasyonel aktivite iki aylık zaman dilimi ile heliksi iken; yoğunluğu en uzun süreli olan rekreasyonel aktivite dokuz aylık zaman dilimi ile bitki örtüsü gözlemidir. Fırtına Vadisindeki rekreasyonel faaliyetlerin nasıl yapılacağı, yer seçimlerinin nedenleri, faaliyetleri yönlendirecek kişilerin sahip olması gereken nitelikler, ziyaretçilerin bu faaliyetlere katılma koşulları, bu faaliyetlerin sevk-koordinasyon ve izlemelerinin nasıl yapılacağı gibi konuları kapsayan ve hâlihazırda uygulanmakta olan rekreasyonel faaliyetlere ait bir planlamaya rastlanmamıştır. Şekil 3: Rekreasyonel faaliyetlerin yoğun olarak kullanıldığı alanların gösterimi

46 896 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi

47 Bildiriler 897 Şekil 4. Fırtına vadisinde yürütülen bazı rekreasyonel faaliyetlerden görünümler (1) Çizelge 1. Rekreasyonel faaliyetlere ait yoğunluğun mevsimsel dağılımı AYLAR Rekreasyonel Faaliyetler Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Manzara Gözlemi Kuş Gözlemi Yaban Hayatı Gözlemi Bitki Örtüsü Gözlem Olta Balıkçılığı Rafting Doğa Yürüyüşü Şenlikler (Festivalkonser) Sağlık Turizmi Heliski Kar Şenliği Piknik Kampçılık Dağ tırmanışı

48 898 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi *: Rekreasyonel faliyetlere ait zamansal dağılım düzenlenirken beş kişiden daha fazla olan guruplar dikkate alınmıştır. **: Avcılık aktiviteleri her yıl av sezonu merkez av komisyonu kararlarına göre belirlendiğinden ve yıllara göre farklı zamanlara denk gelebildiğinden bu tabloda gösterilmemiştir. : Rekreasyonel faaliyetlerinin en yoğun olarak yapıldığı dönem : Rekreasyonel faaliyetlerinin en yoğun olarak yapıldığı dönem İrdeleme ve Tartışma Fırtına vadisi sahip olduğu doğal, tarihi ve sosyo- kültürel yapısı bakımından dünyanın sayılı ekolojik havzalarından biridir ve havzanın bu değerler bakımından taşıdığı önem her geçen gün artmaktadır. Havzanın önemine binaen ziyaretçi sayısı da her geçen gün artmaktadır. Ziyaretçi sayısının artışı yeni rekreasyonel faaliyetlerin doğmasına ya da öneminin artmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda Fırtına havzası içinde son yıllarda rafting, heliksi ve dağ tırmanışı aktivitelerine katılan ziyaretçi sayısının her geçen yıl arttığı ifade edilmektedir. Kaçkarlar a her yıl 10 binin üzerinde yerli ve yabancı dağcı tırmanış gerçekleştirmektedir. Son yıllarda özellikle İran ve Arap ülkelerinden çok sayıda dağcı yöreye ilgi gösterirken Çek, Macar, Alman, nadir olarak da Amerikalı ve İsrailli olmak üzere 2 binin üzerinde dağcı bölgeyi ziyaret etmektedir. Ancak bu faaliyetlerin sevk-koordinasyonun gelişigüzel yapılması nedeniyle de bazı sorunlara veya risklere neden olduğu da bir gerçektir. Fırtına vadisinde rafting organizasyonu düzenleyen 5 firmanın sadece birinde bu faaliyetleri düzenlemek için gerekli olan izin belgesi bulunmakta, izin faaliyetleri için başvurusunun tamamlamış bir firma olmasına rağmen; diğer dört firma bu izin belgelerine sahip değildir. Vadi içindeki rafting aktivitelerinden dolayı yıllık yaklaşık TL gelir elde edilmekte, iyi bir planlama ile bu gelirin 10 yıllık zaman dilimi içinde 2 milyona çıkarılabilme potansiyeli olduğu sektör temsilcileri tarafından belirtilmektedir. Rafting aktivitelerinde altyapısı hazırlanmış profesyonel parkurların olmaması, parkur içindeki alanlardan bazı firmalar tarafından kumtaş çakıl alınması nedeniyle şu an kullanılmakta olan parkurun tahrip edilmesi ve botların sürekli zarar görmesi, rafting işinde çalışan personelin bu işi yapmak için gerekli mesleki donanım ve yetki belgesinden yoksun olması bu sektörün gelişmesi önündeki en önemli engellerdir. Fırtına vadisindeki rekreasyonel aktivitelerin çeşidi ve aktivitelere iştirak eden ziyaretçi sayısı her yıl artmaktadır. Fırtına vadisine 2006 yılında gelen toplam ziyaretçi sayısının yaklaşık

49 Bildiriler 899 civarında iken (Yüksek, 2009), 2010 yılında vadiye giriş yapan ziyaretçi sayısı 1.1 milyon (Yüksek ve ark., 2010) ve 2011 de vadiye giriş yapan ziyaretçi sayısının 1.2 milyon kişinin üzerinde olduğu hesaplanmıştır. Ancak ziyaretçilerin alana erişimleri aylara göre düzensiz bir seyir izlemektedir. Alana erişim sağlayan ziyaretçilerin sayısı belirli gün ve aylarda yoğunlaşarak vadideki taşıma kapasitesinin üzerine çıktığı, diğer günlerde veya aylarda yoğunluğun taşıma kapasitesinin altına düştüğü tespit edilmiştir. Örneğin 2009 Yılı festival döneminde sadece üç günde vadiye erişim yapan araş sayısı , ziyaretçi sayısı bir diğer ifadeyle vadiye 2009 yılında erişim yapan toplam ziyaretçinin %16 sı üç günlük festival döneminde alana erişim sağlamıştır. Yine 2011 Yılı Ramazan bayramı döneminde bayramın ikinci günü alana giriş yapan araç sayısı yaklaşık , ziyaretçi sayısı yaklaşık kişi civarında olduğu hesaplanmıştır. Bu değerlerde gösteriyor ki alan belli günlerde aşırı yoğun talep olmakta ve çeşitli boyutlarda çevresel sorunlar ortaya çıkmaktadır. Çizelge 2. Rekreasyonel faaliyetlerin neden olduğu çevresel sorunlar ve riskler Rekreasyonel Faaliyetlerin Neden Olduğu Çevresel Sorunlar veya Riskler Faaliyetler Manzara Gözlemi Kuş Gözlemi Yaban Hayatı Gözlemi Bitki Örtüsü Gözlemi Olta Balıkçılığı Rafting Manzara gözlem alanlarına erişim sırasında bitki örtüsünün tahrip edilmesi, toprağın sıkışması, yırtılması, taşıma kapasitesi üzerinde ziyaretçi yoğunluğu, evsel atıkların kısmen de olsa doğaya gelişigüzel terk edilmesi, bunun sonucunda toprak ve su kaynaklarının kirlenmesi, alana kontrolsüz erişim nedeniyle fauna nın tahrip edilmesi, nesli tehlike altında bulunan türlerde hayvan kaçakçığı yoluyla gen kaynaklarının tahrip edilmesi Bitki örtüsü gözlem alanlarına taşıma kapasitesi üzerinde ziyaretçinin sevk edilmesi, ziyaretçilerin bitki örtüsü gözlemi ile birlikte bitkinin çeşitli kısımlarından (dal, yaprak, çiçek vb ) rastgele örnek alması nedeniyle bitkilerin tahrip edilmesi, alana kontrolsüz erişim nedeniyle bitki kaçakçılığı yoluyla gen kaynaklarının tahrip edilmesi (2011 yılında 4 yabancı turist Fırtına vadisinde üzerlerinde kaçak olarak toplanmış 44 endemik bitkiyle yakalanmış ve kendilerine TL para cezası verilmiştir (Anonim, 2011). Olta balıkçılığı için seçilen parkurların hatalı olması veya ziyaretçilerin bu parkurların dışında avlanması yada ziyaretçilerin olta dışında kullanılması yasak olan araç gereçlerle avlanması, avlanma süresine uyulmaması, aşırı avlama yapması, sulak alanlar ve dere ekosistemine zarar verilmesi, başta balıklar olmak üzere tatlı su ekosistemlerindeki diğer canlı popülasyonlarına zarar verilmesi Rafting güzergahlarının bir plan dahilinde oluşturulmaması, rafting yoğunluğunun dere ekosistemine ve derede yaşayan başta balık olmak üzere diğer sucul canlılara zarar vermesi, rafting işletmelerinde oluşan evsel kökenli atıkların gelişigüzel ekosisteme bırakılması veya bunlara ait herhangi bir atık toplama, depolama yada arıtma tesisinin olmaması ve oluşan kirleticilerin sucul ekosistemi ve buradaki canlıları (canlıların büyüme, gelişme, verim ve sağlığını) olumsuz etkilemesi, rafting işletmelerinin reklam amaçlı panolarının oluşturduğu görsel kirlilik

50 900 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Çizelge 2 Devamı: Rekreasyonel faaliyetlerin neden olduğu çevresel sorunlar ve riskler Rekreasyonel Faaliyet- Faaliyetlerin Neden olduğu çevresel sorunlar veya riskler ler Doğa Yürüyüşü Şenlikler (Festival-konser) Sağlık Turizmi Heliski Kar Şenliği Piknik Doğa yürüyüşü için profesyonel parkur tanımlaması yapılmamış olması, kullanılan parkurlarda tehlike altında bulunan endemik bitkilerin bulunma olasılığı ve bu parkurların gerekli önlemler alınmadan ziyaretçiler tarafından kullanılması ve bu bitkilerin tahrip edilmesi ya da yok olma riskinin bulunması ve toprak sıkışmasına neden olması Şenlikler kapsamında yapılan her türlü faaliyetlerin rastgele seçilen çayırlıklarda yapılması ve bunun sonucunda bitki örtüsünün kısmen ya da tamamen tahrip olması, bazı bitkilerin yok olması, toprak sıkışması, yüzeysel akış ve erozyonun meydana gelmesi Sağlık turizmi kapsamında oluşan atıkların gelişigüzel tatlı su ekosistemlerine deşarj edilmesi nedeniyle tatlı su ekosistemi ve içinde bulunan canlıların olumsuz etkilenmesi, sağlık turizmi için oluşturulan tesis ve binaların çevreyle uyumlu olmaması ve yörenin mimari dokusunda bozulmalara neden oluşu, alt yapının yetersiz oluşu Heliksi aktivitelerinin yapılacağı parkurların rastgele seçilmesi, helikopter gürültüsü ve aktiveden yaban hayatının olumsuz yönde etkilenmesi Kar üzerinde folklor gösterileri, güreş, kayak gibi etkinliklerin yapılması ve etkinliklere taşıma kapasitesinin üzerinde ziyaretçi katılması sonucu oluşan kirlenme, kar örüsünün ve toprağın sıkıştırılması, araçların ıslak zeminlere park etmesi sonucu oluşan toprak sıkışması, yeni park alanları açılması Piknik aktivitelerinin gelişigüzel her alanda yürütülmesi, bazı alanlara taşıma kapasitesinin üzerinde ziyaretçi girişinin olması, piknik sırasında toprağın sıkıştırılması ve bitki örtüsünde çeşitli tahribatlara neden olunması (bitkinin herhangi bir kısmının koparılması, yaşlı ağaç gövdelerinin kabuklarının soyulması, çıra için ağaçların yaralanması, özellikle büyük gövdeli ağaçlara yazı yazılması ve simge oluşturulması, piknik için gelişi güzel yerlerde ateş yakılması sonucu toprak örtüsünün ve yakın çevredeki bitki örtüsünün tahribatı, piknik aktivitesi sonucu ortaya çıkan atıkların çevreye atılarak hem çevresel kirlilik hem de görüntü kirliliğinin oluşması Çizelge 2 Devamı: Rekreasyonel faaliyetlerin neden olduğu çevresel sorunlar ve riskler Rekreasyonel Faali- Faaliyetlerin Neden olduğu çevresel sorunlar veya riskler yetler Kampçılık Dağ tırmanışı Öneriler Kamp faaliyetlerinin yürütüldüğü yerlerin planlanmış ve düzenlenmiş kamp alanları olmaması, kamp yapılan yerde toprağın sıkışması, çadır kurmak için yapılan kazılar ve oluşturulan su tahliye kanallarının yüzeysel akışa ve erozyona neden olması, bitki örtüsünü örtmek, ezmek suretiyle tahrip edilmesi ve bitki örtüsünde biyo kütle kaybına neden olması, Dağ tırmanışında kullanılan parkurların sabit olmaması, ziyaretçilerin kendi isteklerine göre parkurlarda gelişigüzel hareket etmesi ya da yeni parkur oluşturması sonucunda, parkur etrafındaki toprak, bitki ve fauna nın tahrip edilmesi ve bu alanda endemik türlerin yok olma riskinin bulunması Rekreasyonel aktiviteleri sonucu çevre üzerinde meydana gelebilecek sorunları tamamen ortadan kaldırmak neredeyse imkansızdır. Burada önemli olan aktiviteler sonucu oluşan doğrudan ve dolaylı zararların ekolojik dengeyi bozmayacak şekilde en alt seviyede tutulmasıdır. Bunun sağlanabilmesi için ziyaretçilerin ve sektör temsilcilerin aktiviteleri belli kurallara bağlı olarak yürütmesi ge-

51 Bildiriler 901 rekir. Çevrenin ekolojik dengesiyle uyumlu sürdürülebilir rekreasyonel etkinlikler için aşağıdaki hususların dikkate alınması yararlı olacaktır. Rekreasyonel Faaliyetlerin Yürütülmesine Uyulması Gereken Hususlar Fırtına vadisi bütünleşik (entegre) havza planlaması ve yönetim modelinin oluşturulması Fırtına vadisi rekreasyonel faaliyetlerin sınıflandırılması ve uygulamada koruma-kullanım ilkesinin titizlikle uygulanması, Rekreasyonel aktivitelere katılacak ziyaretçilerin alana erişimlerinin kontrollü yapılması hususunun zorunlu hale getirilmesi, Her bir rekreasyonel faaliyete ait uygun alanların konunun uzmanları tarafından bilimsel yöntemler kullanılarak belirlenmesi, Rekreasyonel faaliyetlerin hangi zaman aralığında yapılacağının önceden ilan edilmesi, Rekreasyonel aktivitelere katılacak ziyaretçi sayısı ve yoğunluğunun taşıma kapasitesine uygun olacak şekilde belirlenmesi ve uygulamada taşıma kapasitesine dikkat edilmesi, Rekreasyonel aktivitelerini sevk-idare eden sektör temsilcilerine düzenli rekreasyonel aktivitelerle ilgili farklı konularda (ilkyardım, yangın, çığ, selheyelan, taş kaya düşmesi, toprak, bitki örtüsü, yaban hayatı koruma, ziyaretçi sevk-koordinasyon, vb) eğitim kurslarının verilmesi ve her bir aktivitenin konusunda uzman ekipler tarafından yürütülmesinin sağlanması, Rekreasyonel faaliyetlerden dolayı oluşan atıkların çevreye zarar vermemesi için Fırtına havzası atık yönetim modelinin planlanması ve hayata geçirilmesi, Fırtına vadisinde ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle oluşan trafik ve gürültü kirliliğini azaltacak önlemlerin alınması, Özellikle yüksek rakımlardaki aktivitelerde olmak üzere tüm aktivitelere katılan ziyaretçilerin yaban hayvanlarının saldırılarından korunması için gerekli önlemlerin alınması, Rekreasyonel faaliyetlerin yürütülmesi sırasında meydana gelebilecek sağlık sorunlarına, yaralanmalara hızlı bir şekilde müdahale edebilecek tam teşekkülü ambülâns, doktor, hemşire ve yardımcı personelin olduğu ilk yardım ekibinin sürekli hazır halde bulundurulması, Havzada yürütülen rekreasyonel faaliyetleri sürekli bir şekilde izleyebilecek bir koruma ekibinin kurulması,

52 902 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi KAYNAKÇA Anşin, R., (1979). Trabzon-Meryemana Araştırma Ormanı Florası ve Saf Ladin Meşcerelerinde Floristik Araştırmalar, Doktora Tezi, Trabzon. Anonim, (1993). Rize İli Arazi Varlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayınları, İl Rapor No:53. Anonim, (2011). Rize İl Çevre Müdürlüğü Kayıtları. Broadhurst, R., (2001). Managing Environments for Leisure and Recreation. Londra: GBR. Routledge Publishing.. Doğu, A.F., Somuncu, M., Çiçek, İ., Tunçel, H., ve Gürgen, G., (1993). Kaçkar Dağlarında Buzul Şekilleri, Yaylalar ve Turizm, A.Ü. Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Dergisi, Sayı 369: S:54-75 Ibrahim, H. & Cordes, K. A. (2002). Outdoor Recreation, Champaign, IL. Sagamore Publishing. Koç, N., (1991). Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Rekreasyon Ders Notları, Ankara. Kurdoğlu,O., Kurdoğlu, B.Ç., Eminağaoğlu, Ö., (2004). Doğal ve Kültürel Değerlerin Korunması Açısından Kaçkar Dağları Mili Parkı nın Önemi ve Mevcut Çevresel Tehditler, D.K. Ormancılık Araştırma Müdürlüğü, Ormancılık Araştırma Dergisi, Kurdoğlu,O., (2001). Korunan Alanlar ve Ekoturizmin Karadeniz Bölgesi Açısından İrdelenmesi, Orman ve Av Dergisi, 4. Özgüç, N., (1994). Beşeri Coğrafya da Veri Toplama ve Değerlendirme Yöntemleri. İstanbul Üniversitesi Yaynn No. 3849, İstanbul. Şengönül, K., Uzun, A., (2005). Doğal alanların planlanmasında ekolojik yaklaşımların önemi, Korunan Doğal Alanlar Sempozyumu, 8-10 Eylül 2005, Isparta: Tandoğan, A., (1972). Çayeli-Pazar Yöresinin Fiziki Coğrafyası, Coğrafya Araştırmaları Dergisi, 3-4. Tandoğan, A., (1979). Çayeli ve Pazar İlçelerinin Ekonomik Yapısı, Coğrafya Araştırmaları Cilt XXIX, Sayı 1-4, den Ayrıbasım. Yüksek, T., Kalay, H.Z., Yüksek, F., (2004). Pazar Deresi Havzasında Arazi Kullanım Problemleri SDU Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 8-3: Yüksek, T., Cengiz, T., Yüksek, F., (2008).Doğal Alanlarda Festival Etkinliklerinin Koruma-Kullanma Açısından Değerlendirilmesi: Kafkasör Kültür, Sanat ve Turizm Festivali Örneği, Ekoloji, 17,(67), Yüksek, T., (2009).Effect of Visitor Activities on Surface Soil Environmental Conditions and Aboveground Herbaceous Biomass in Ayder Natural Park, Clean, 37,(2): Yüksek, T., Eyüpreisoğlu, M., Yüksek, F., Atamov, V., (2010). Determination Of Some Environmental Impacts Of Tourism Activities In Ayder Protected Area. 1st International Turkey & Japan Environment And Forestry Symposium, November 2010: İNTERNET KAYNAKÇASI (Erişim Tarihi 11 Ocak 2012)

53 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: İzmir Büyük Kent Bütünü İçerisindeki Açık-Yeşil Alanların Erişilebilirlik, Kademelenme ve Süreklilik Kriterleri Açısından Değerlendirilmesi Hayat ZENGİN T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü E-posta: H. Evren ERDİN T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü E-posta: M. Burcu SILAYDIN AYDIN T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü E-posta: ÖZ Bu çalışma kentlerde dinlenimin sağlanabilmesi açısından kritik öneme sahip açıkyeşil alanların varlığını ağırlıkla standartlar temelinde ve kişi başına düşmesi gerekli olan aktif yeşil alan miktarı üzerinden değerlendiren yaklaşımların yetersizliğini ortaya koyma amacına temellenmiştir. Planlama kararlarının sözkonusu alanların kullanım değeri üzerinden ve bu bağlamda yürüme mesafesini ön planda tutan erişilebilirlik başta olmak üzere, kademelenme ve süreklilik gibi düzenleme ilkeleri temelinde ortaya çıkmasının gerekliliği gösterilmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda İzmir Büyük Kent Bütünü içerisinde bugün var olan park alanları, komşuluk, mahalle, semt, kent ve bölge ölçeğine göre sınıflandırılarak sözkonusu kriterler açısından değerlendirilmiştir. Haritalara aktarılan verilerin analiz ve sentezi yoluyla elde edilen sonuçlar, kademelenme açısından özellikle mahalle, semt ve kent ölçeğindeki uygulamaların yetersizliğini, süreklilik açısından sahil bandı dışında dikkate değer bir uygulamanın olmadığını ve kentte yaşayan herkesin açık-yeşil alanlara erişim bağlamında eşit olanaklara sahip olmadığını açıkça göstermiştir. Diğer yandan bulgular İzmir de park alanları açısından en zayıf bölgelerin nerelerde yer aldığını ve bu çerçevede planlama çalışmalarında dikkatle yaklaşılması gereken zayıf bölgeleri ortaya koymuştur. Anahtar sözcükler: Açık-yeşil alan, park, süreklilik, kademelenme, erişilebilirlik. GİRİŞ Kentsel yaşam kalitesi açısından açık-yeşil alanların varlığı önemlidir. Son süreçte, başta ekoloji bilimi olmak üzere pek çok alanda yeşil alanların varlığı ve

54 904 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi niteliği ile ilgili çalışmalar giderek artmıştır. Bunda hızlı nüfus artışı, doğal kaynaklardaki azalma, iklim değişiklikleri, afetler ve çevre problemleri ile her zamankinden daha fazla yüz yüze geliyor olmanın etkileri büyüktür. Ülkemizde de hızlı ve sağlıksız kentsel gelişmelerin özellikle son yıllık süreçte yarattığı etkiler çerçevesinde açık-yeşil alanlarla ilgili konularda çalışmanın önemi daha da artmıştır. Kentlerdeki yeşil alan stokunun büyük bölümü tükenmiş, yaşam kalitesini ve insan sağlığını ciddi biçimde etkileyecek bir yapılanma geniş bir coğrafyada ifade bulmuştur. Yaşam kalitesi kavramının farklı tanımlamaları bulunmaktadır. Bununla birlikte pek çok tanımlamada işaret edilen, bireyin ve toplumun gelişimini etkileyen sosyo-ekonomik şartlar, sağlık koşulları ve çevrenin niteliğidir, (Shookner 1997, Türksever 2001). Çevresel nitelik ise, doğal ve yapay unsurlarla örülmüş mekansal bütünlüğün kullanıcılarına verdiği huzur ve mutluluk temelinde değerlendirilmektedir. Burada insanın doğaya yakın olma gereksinimi de dikkate alındığında, sözkonusu huzur ve mutluluğun temel bileşenlerinden biri olarak doğanın gündelik hayatın içerisine entegre edilebilmiş olması daha da önemli hale gelmektedir. Böyle bir bütünleşmenin şartlarını tanımlayan uluslararası kabul görmüş standartlar bulunmamaktadır. Ancak yapılan araştırmalar bu konudaki hassasiyetin ülkelerin gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak doğru orantılı bir biçimde artış göstermekte olduğunu da ortaya koymaktadır (Ersoy 2009, s ). Ülkemizde açık-yeşil alanlarla ilgili olarak imar mevzuatımız içerisinde çeşitli standartlara yer verilmesine rağmen herhangi bir strateji oluşturulmadan ve genellikle imar artığı olarak nitelendirilen alanların kullanılması yoluyla bazı uygulamalara gidildiği izlenmektedir. Ancak kentsel mekanda açık-yeşil alanların bir bütünlük içerisinde ve hiyerarşik düzeni, sürekliliği ve erişilebilirliği dikkate alınarak tasarlanması gerekliliği bulunmaktadır. Yoğun yapılaşmış kentsel alanlarda genellikle dağınık düzende izlenen yeşil alanların yeşil bant sistemleri biçiminde tasarlanması, kentin iklimsel yapısına sağladığı katkıdan başlayarak, farklı kullanımların birbiri ile ilişkilendirilmesi, kentteki sirkülasyonu, yaya hareketliliğini kolaylaştırması, dinlenim ihtiyaçların karşılanması, insan ilişkilerini ve yaşamını olumlu etkilemesi, üretim ve verimliliğin artmasına katkı sağlaması, yapay ve doğal niteliklerin dengelenmesi, kentsel estetik vb. daha pek çok açıdan önemlidir. Kentsel açık-yeşil alanlar, aynı zamanda bireylerin kendilerini yeniden üretmeleri için gereken dinlenim aktivitesinin gerçekleştirildiği kamusal alanlardır. Bu nedenle kentlerin açık-yeşil alan donanımının niteliği, kentli bireye sunulan

55 Bildiriler 905 dinlenim olanaklarının değerinin saptanması açısından önem kazanmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, bir kentteki açık-yeşil alan donanımının varlığı tek başına kentin dinlenim değerini saptamak açısından yeterli değildir. Böyle bir saptama işinin, açık-yeşil alanların kentli bireyler için kullanılabilir olma durumunun ortaya konması eşliğinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Kullanılabilir olma durumunu, niteliksel ve niceliksel ölçütlerle saptamak mümkündür. Bu doğrultuda bildiri kapsamında kullanılabilirliği, süreklilik, kademelenme ve erişilebilirlik kriterleri açısından sınamak ve kentsel açık yeşil alan sistemlerinin mevcut dokudaki sorunlu yönlerini tartışabilmek üzere İzmir kenti örneği üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır. Çalışmada bu çerçevede İzmir Büyük Kent Bütünü içerisinde kalan açık yeşil alanlar, 11 merkez ilçe belediyesi içerisindeki park alanları temel alınarak değerlendirilecektir. Bu yolla, var olan açıkyeşil alanların kentli birey için kullanım değeri tartışılacaktır. YÖNTEM Çalışmada ilk olarak İzmir Büyük Kent Bütünü (İBKB) içerisindeki 11 merkez ilçe belediyesinde yer alan mevcut açık-yeşil alanların envanteri, İzmir Büyükşehir Belediyesi nin (İBŞB) Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan iki boyutlu İzmir Kent Rehberinden yararlanılarak ortaya çıkarılmıştır. Söz konusu envanter oluşturulurken, rehberde park ve büyük rekreasyon alanı olarak adları geçen kent parçaları dikkate alınmıştır. Dolayısıyla bu çalışma açık-yeşil alanlarla ilgili değerlendirmesini park ve rekreasyon alanları ile sınırlandırmış, spor alanları, yürüyüş parkurları gibi diğer açık-yeşil alan kullanımları kapsam dışında tutulmuştur. Kentlerde açık-yeşil alanlar barındırdıkları etkinlik ve çeşidine bağlı olarak konuta yakın, toplu konut ya da komşuluk birimi, mahalle, semt ve kent ölçeği şeklinde kademelenmektedir (Gedikli 2002). Çalışmada böyle bir kademelenme göz önüne alınarak mahalle, semt ve kent ölçeğindeki park ve rekreasyon alanlarına odaklanılmıştır. Kent rehberindeki alanlar 2011 tarihli uydu görüntüleri ile çakıştırılarak kontrol edilmiş ve coğrafi bilgi sistemleri aracılığıyla çalışmanın değerlendirme aşamalarında kullanılan veri altlığı oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular, ikinci aşamada çalışmanın temel kurgusunu oluşturan erişilebilirlik, kademelenme ve süreklilik ölçütleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede birbirleri ile olan ilişkileri (yanyanalık, mesafe, vb.), bu ilişkinin hiyerarşik düzeni (ölçek ve mekan ilişkisi, yeterlilik, vb.) ve sözkonusu ilişkiyi sağlayan ulaşım altyapısı (yürüme çapları, ana ulaşım aksları, toplu taşım olanakları vb.) temelinde incelemeler yapılarak bazı sonuçlara ulaşılmıştır.

56 906 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi ANALİZ VE BULGULARIN YORUMLANMASI İzmir, bir iç körfez ve onun etrafında yer alan dağ sıraları arasında sıkışarak biçimlenmiş büyük bir metropoliten kenttir. Coğrafi özelliklerden kaynaklanan bu sıkışma, tarihsel süreç içerisinde gelişme sınırlarına dayanmış olan kentin, büyümesini mevcut dokudaki yoğunlaşma ile sürdürmesine neden olmuş ve bu süreçte açık alanların büyük bir bölümü kaybedilmiştir. Gelişme baskılarının neden olduğu yoğun imar faaliyetleri kentin sağlıklı bir açık-yeşil alan sistemine sahip olmasını engellemiş ve bugün gelinen aşamada İzmir açık-yeşil alanlar açısından sorunlu bir nitelik kazanmıştır. Bu çalışma, İzmir Kent rehberinde park ve rekreasyon alanı olarak belirlenmiş açık-yeşil alanlar üzerinden yapılan değerlendirmeler aracılığıyla, bu sorunlu yapıyı açıkça ortaya koymuştur. Çalışmanın başlangıç aşamasında İBŞB tarafından park ve rekreasyon alanı olarak belirlenmiş bölgeler, büyüklük temelinde değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda, sözkonusu alanların ilçeler itibariyle var olan dağılımının niteliği beş farklı kademede (komşuluk, mahalle, semt, kent ve bölge parkları) ortaya çıkarılmıştır. Buna göre, Ertekin in 1992 tarihli çalışmasından (aktaran Özkır 2007) yararlanılarak m2 ye kadar olan alanlar komşuluk parkı, m2 arasındaki alanlar mahalle parkı, m2 ve üzerindeki alanlar ise semt parkı olarak sınıflandırılmıştır. İzmir Kent Rehberinde rekreasyon alanı olarak gösterilen kullanımlar ise bu sınıflamada kent parkı olarak yer almıştır. Yapılan sınıflama temelinde bugün İBKB de toplam 339 adet park alanı bulunmaktadır. Bunların 265 i komşuluk parkı, 42 si mahalle parkı, 10 u semt parkı, 21 i kent parkı ve 1 tanesi de bölge parkı niteliği taşımaktadır (Bkz. Tablo 1). Tablo 1. Park alanlarının ilçelere göre dağılımı İlçeler Komşuluk Mahalle Semt Bölge Kent Parkı Parkı Parkı Parkı Parkı Toplam Balçova Bayraklı Bornova Buca Çiğli Gaziemir Güzelbahçe Karabağlar Karşıyaka Konak Narlıdere TOPLAM

57 Bildiriler 907 Sözkonusu park alanlarının ilçelere göre dağılımı incelendiğinde sayısal olarak Karabağlar, Konak ve Buca ilçelerinin ön plana çıkmakta oldukları izlenmekte-dir. Buna karşın Gaziemir, Güzelbahçe ve Narlıdere de parklar sayıca çok azdır. Böyle bir sonuç İzmir kentinin park alanları açısından sayıca merkeze yakın alanlarda daha avantajlı durumda olduğunu, çeperlere gidildikçe bu avantajın ortadan kalktığını göstermektedir. İBKB deki park alanlarının ilçelere göre dağılımı mekansallaştırıldığında da merkezde bir yoğunlaşmanın olduğu izlenmektedir (Bkz. Şekil 1). Ancak izlenen bu yoğunlaşma, park alanlarının kullanılabilirlik açısından şekilden algılanan oranda yeterlilik sağladığı yönünde bir çıkarıma neden olmamalıdır. Nitekim İBKB içerisinde yer alan 387 mahallenin 175 inde park yer alırken, 212 sinde hiç park olmadığı bulgulanmıştır. Yine mevcut parklar büyüklük temelinde değerlendirildiğinde de, bu parkların ağırlıkla komşuluk parkı niteliği taşımakta olduğu izlenmiştir. Mahalle parkı niteliğindeki açık-yeşil alanların, toplam 40 mahallede bulunduğu, 347 mahallede ise hiç olmadığı bulgulanmıştır. Şekil 1. Park alanlarının İBKB içerisindeki dağılımı Parkların sayı itibariyle varlığı, bir yerleşmenin açık-yeşil alan donanımının saptanması için önemli bir kriter oluşturmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Sözkonusu parklara erişilebilirlik, bu alanların kullanım değerinin saptanması için bir diğer önemli kriteri oluşturmaktadır. Erişilebilirlik ölçütleri, her park kademesine göre değişim göstermektedir. Literatür incelendiğinde, birbirlerine yakın olmakla birlikte farklı her bir park kademesine özgü farklı erişim mesafelerinin tanımlandığı görülmektedir, (Örn. Gül ve Küçük 2001; Ersoy 2009; Özkır 2007). Bu yaklaşımlar dikkate alınarak çalışmada, mahalle ve semt

58 908 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi parkla-rına ilişkin erişilebilirlik değerlendirmesi üç mesafe ölçütü üzerinden yapılmıştır. Mahalle parkları için, 400 m., 600 m. ve 800 m. ölçütleri kullanılırken (bkz. Şekil 2), semt parkları için 800 m., 1200 m. ve 1600 m. ölçütleri (bkz. Şekil 3) kullanılmıştır. Erişilebilirlik çapları temel alınarak incelendiğinde, İBKB nün her noktasında yaya olarak erişilebilir mahalle ve semt parklarının bulunmadığı saptanmıştır. Diğer bir deyişle, İBKB içerisinde pek çok yaşama alanı kendi yaya erişim çapı içerisindeki park alanlarından yoksundur. Karşıyaka sahil kesiminin ise, sözkonusu dağılım açısından en avantajlı bölge olduğu tespit edilmiştir. Bu bölgede erişim çapları üst üste çakıştırıldığında hiçbir noktanın açıkta kalmadığı izlenirken, kent bütününde merkezde belirli bir yoğunlaşma bulunmakla birlikte çepere doğru giderek boşlukların artmakta olduğu bulgulanmıştır. Bu bağlamda, kentsel alanın en dış çeperinin çok daha dezavantajlı bölgeleri içerdiğini söylemek mümkündür. Mevcut dağılım değerlendirildiğinde, İBKB nün bazı bölgelerinin semt parkları açısından da oldukça yetersiz olduğu görülmektedir. Herşeyden önce sayısal değerlendirmeler bu yetersizliği açıkça ortaya koymaktadır. Şöyle ki, İBKB nünde 11 ilçe olmasına rağmen, toplam 10 semt parkı bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, ilçe başına 1 semt parkı bile düşmezken, bu durum, ilçeden daha küçük bir mekansal bütünlüğü ifade eden semtler açısından ciddi bir eksiklik olduğunu göstermektedir. Değerlendirmeler yine Karşıyaka sahil kesiminin semt ölçeğindeki parklar açısından da en avantajlı bölge olduğunu ortaya koymuştur. Merkezde Konak ile Buca arasındaki aks da aynı şekilde bu değerlendirmede avantajlı bir bölge olarak izlenmiştir. Doğu aksı ise semt ölçeğindeki park alanlarından yoksun bir bölgedir. Şekil 2. Mahalle parkları ve erişilebilirlik çapları

59 Bildiriler 909 Şekil 3. Semt parkları ve erişilebilirlik çapları Erişilebilirliğin kent ölçeğindeki park alanları açısından değerlendirilmesinde, kentin ulaşım altyapısı ile ilişkisel bir çözümlemeye ihtiyaç olduğu açıktır. Bu noktadan hareketle, kent parkları, ana ulaşım güzergahları, metro-hafif raylı sistem ve deniz yolu ile ilişkilendirilmiştir (Bkz. Şekil 4). Kuzeyde Sasalı Doğal Yaşam Parkı (Çiğli), kuzeydoğuda Homeros Vadisi (Bornova) ile güneyde Sarnıç Piknik Alanının (Gaziemir) ana ulaşım güzergahları ile desteklenmeyen noktalarda yer aldıkları tespit edilmiştir. Kent merkezi ve yakın konumlardaki kent parklarında ise erişim açısından önemli bir sorun izlenmemiştir. Şekil 4. Kent parkları ve ulaşım altyapısı Kademelenme açısından İBKB nde yer alan park alanlarının sistematik bir dağılım göstermediği bulgulanmıştır. Herşeyden önce hiçbir kademede parka

60 910 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi sahip olmayan kent bölgelerinin varlığı (Bkz Şekil 5) parklar açısından kurgusal bir bütünlüğün bulunmadığını göstermekte ve sağlıksız alanların varlığına işaret etmektedir. Kademelenme ilkesi, farklı ölçekteki açık-yeşil alan kullanımlarının kentsel mekan içerisinde dengeli dağılımını sağlama amacına temellenmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde İzmir kentsel mekanında sistematik bir kademelenmenin bulunmayışı dağılım açısından bir dengesizlik durumunu göstermesi bakımından önemlidir (Bkz. Şekil 6). Her kademedeki açık-yeşil alan kendi ölçeğinin gerektirdiği donanımlara sahip olmak zorundadır. Bu zorunluluk dikkate alındığında, kademelenme açısından zayıflık içeren kent bölgelerinin aynı zamanda sözkonusu donanımlar açısından da yetersiz olacağı sonucuna ulaşmak mümkündür. Şekil 5. Mahalle ve semt parklarına erişimin olmadığı kent bölgeleri Şekil 6. Farklı kademelerdeki park alanlarının dağılımı

61 Bildiriler 911 Park alanlarının dağılımı, son olarak süreklilik kriteri açısından ele alındığında, İBKB içerisinde bu kriterin hemen hemen hiç bölgede sağlanmadığı saptanmıştır. İzmir de körfezi kuşatan sahil bandı dışında sürekliliği sağlayacak düzenlemelerin bulunmadığı görülmektedir. Ancak, İBKB içerisinde süreklilik kriterini en çok sağlayan bu alanda bile, yer yer kopukluklar bulunmaktadır. SONUÇ Çalışmada, park alanlarının kent içerisinde küçük parçalı ve dağınık konumda olduğu, kademelenme açısından sistematik bir yapı sunmadığı, süreklilik içermediği ve erişilebilirlik açısından dağılımlarının tüm kentli için adil şekilde sağlanmadığı saptanmıştır. Park alanları itibariyle kimi bölgelerin çok avantajlı konumda olduğu görülürken, kimi bölgelerde de hiç park alanı olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Varolan alanlar da kademelenme ilkesi gözetilerek konumlandırılmamıştır. Süreklilik açısından da kentin sahil kesimi dışında belirgin bir yapılanmasının olmadığı izlenmiştir. Erişilebilirlik kriteri dikkate alındığında, mahalle ve semt ölçeğinde ve dolayısıyla yaya erişimi bağlamında da önemli boşlukların bulunduğu görülmüştür. Kent parklarının ulaşım altyapısı ilişkisi temelinde de önemli açıkların bulunduğu saptanmıştır. Dolayısıyla İBKB içinde varolan mevcut park kullanımlarının belirli ilkeler doğrultusunda planlanarak geliştirilmiş olduğunu söylemek mümkün değildir. Türkiye de kent planlama çalışmalarına açık-yeşil alanlar açısından yön veren temel belirleyici kişi başına metre kare cinsinden verilen standart değeridir yılında çıkarılan sayılı imar yönetmeliğine göre aktif yeşil alan (park, çocuk bahçesi, oyun alanları) miktarı 10 m2 olarak öngörülmüştür. Bu değer hesaplanırken, yeşil alanların toplam nüfusa oranlaması yöntemi kullanılmaktadır. Nitekim İzmir de 2007 yılı itibariyle kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı ortalama 3,46m2 olarak hesaplanmıştır (İzmir Büyük Şehir Belediyesi Çevre Koruma Dairesi Bşk., 2009). Ne var ki, kentsel alan içerisindeki tüm bölgeler nüfus ve yapı yoğunluğu açısından homojenlik içermemektedir. İzmir kentinde de 11 merkez ilçenin yapılanmasında önemli farklılıklar bulunduğu bilinmektedir. Merkeze doğru giderek yoğunlaşan alanlarda çok katlı yapılaşmalar yer alırken, çeper göçle oluşmuş bu açıdan da son derece sağlıksız kent bölgeleri ile kuşatılmıştır. Dolayısıyla, yetersizliğin önemli bir bölümünün böyle bir yapısal farklılaşmadan kaynaklandığını söylemek mümkündür. Böyle bir saptama, bir kentin dinlenim olanaklarındaki yeterlilik koşullarını tarif etmek açısından da önemli açılımlar sunmaktadır. Bulgular İzmir özelinde bazı bölgelerin park alanlarından yoksun olmakla aslında dinlenim olanakları açısından da zayıf olduğunu ortaya koymuştur. Bu noktada istatistiksel olarak

62 912 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi kişi başına metre kare cinsinden ortaya çıkan değerlerin de tek başına kullanılabilirlik açısından gerçek durumu yansıtmayacağı açıktır. Kaldı ki zaten İzmir için ortaya konan değerler belirlenmiş olan standardın çok altındadır. Bu durum dikkate alınarak İzmir için gerçekleştirilecek planlama çalışmalarında, açıkyeşil alan standartları sağlansa bile, hem mekansal nitelik ve yoğunluklar itibariyle kent bölgelerinin taşıdığı heterojenlik dikkate alınmalı, hem de çalışmada vurgulanan erişilebilirlik, kademelenme ve süreklilik ilkelerine dayanan bir kurgusal bütünlük sağlanmalıdır. DEĞERLENDİRME Çalışmanın bulguları, İzmir kentinde açık-yeşil alanlar açısından varolan sorunlu yapıya dikkat çekiyor olmanın yanı sıra, planlama çalışmalarını yönlendiren mevzuat açısından bir kapsam genişlemesine olan ihtiyaca da dikkat çekmeye çalışmaktadır. Taşınmaz piyasasının şartları temelinde gerçekleşen imar uygulamalarının insan ve çevre sağlığı açılarından hemen bugün izlenmesi güç olsa da uzun vadede belirlenebilecek etkileri dikkate alındığında, araştırmaları bu yönde geliştirmek ve araştırma bulgularına dayanan yeni düzenlemeler yapmak önemli hale gelmektedir. Bu çerçevede ilgili mevzuata sadece kişi başına düşen büyüklükle sınırlı kalmayacak standartların eklemlenebilmesi yönünde çabalara ihtiyaç bulunmaktadır. Diğer yandan son süreçte bazı kentlerimizde yaşanan yıkıcı doğa olayları zaten afet yönetimi açısından da açık ve yeşil alanların, dağılım ve erişiminin kritik bir öneme sahip olduğunu açıkça göstermiştir. Konu bu yönüyle de yeni araştırmalar ve çok disiplinli çalışmalar için geniş bir çalışma altlığı oluşturma potansiyeli taşımaktadır. KAYNAKÇA Ersoy, M. (2009). Kentsel Planlamada Arazi Kullanım Standartları. Ankara: TMMOB Şehir Plancıları Odası, BRC Basım ve Matbaacılık. Gedikli, R. (2002). Kentlerde, Kişi Başına Düşmesi Gereken Açık Yeşil Alan Büyüklüğünün Değerlendirilmesinde Kullanılabilecek Matematiksel Model Önerisi, Planlama, 4: Gül A. ve Küçük V. (2001). Kentsel Açık Yeşil Alanlar ve Isparta Kenti Örneğinde İrdelenmesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Orman Fakültesi Dergisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, (2009). İzmir Kent Sağlık Profili. İzmir: İmaj Basım Yayın. Özkır, A. (2007). Kent Parkları Yönetim Modelinin Geliştirilmesi (Basılmamış Doktora Tezi). Ankara: Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. Shookner, M. (1997). The Quality Of Life İn Ontairo. Quality Of Life Index Report Summary, Ontario, Canada: Ontario Social Development Council.

63 Bildiriler 913 Türksever, N. (2001). Türkiye de Büyükşehir Alanlarında Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesine Yönelik Bir Yöntem Denemesi (Basılmamış Doktora Tezi). İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü. İNTERNET KAYNAKÇASI İzmir Büyükşehir Belediyesi Coğrafi Bilgi Sistemleri Şube Müdürlüğü. (2012). İzmir 2 Boyutlu Kent Rehberi. Erişim: (Ocak 2012).

64 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Turizm Bölümü Öğrencilerinin Serbest Zaman Gereksinimi-Serbest Zaman Doyumu İlişkisi Algılamaları Şirvan ŞEN DEMİR T.C. Muğla Üniversitesi, Ortaca Meslek Yüksekokulu E-posta: Mahmut DEMİR T.C. Muğla Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu E-posta: Duygu BABAT T.C. Muğla Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu E-posta: ÖZ GİRİŞ Bu çalışmanın temel amacı bireylerin serbest zaman gereksinimi ile serbest zaman doyumu arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak öncelikle alan yazın taraması gerçekleştirilmiş ve buradan elde edilen bilgiler ışığında bir anket formu geliştirilmiştir. Muğla da üniversite öğrencileriyle yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan toplam 500 anketten 344 adedi değerlendirmeye alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılmış olup yapısal ve yakınsak geçerliliği faktör analizi ile ortaya konulmuştur. Daha sonra serbest zaman gereksinimi faktörleri ile serbest zaman doyumu faktörleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi yapılmış olup gösteriş-fiziksel durum faktörleri dışındaki tüm faktörler arasında pozitif yönlü önemli düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Serbest zaman gereksinimi faktörlerinin serbest zaman doyumu üzerindeki etkisini belirlemek için regresyon analizi yapılmıştır. Serbest zaman gereksinimi faktörlerinin ruhsal durum üzerinde etkisi olduğu, buna karşın fiziksel durum üzerinde dinlenme, sosyalleşme ve zevk alışkanlıklar faktörü etkili olurken gösteriş faktörünün fiziksel durum üzerinde bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Serbest zaman gereksinimi, serbest zaman doyumu, turizm öğrencileri, Muğla Toplumsal yaşamın en önemli sorunlarından birisi iş ve iş dışı etkinlikler için, zaman kavramının somut bir şekilde ortaya konulamamasıdır. Çünkü zaman, tüm insanlar için eşit olsa da, bunun etkin bir şekilde kullanımında işe ait un-

65 Bildiriler 915 surlar belirli farklılıklar yaratabilmektedir. Normal şartlarda sekiz saatini iş ortamında geçiren bireyin iş dışı zamanı ile sekiz saatten fazla bir süreyi çalışarak yaşayan bir kişinin iş dışı zamanı farklı olduğu gibi bu iki durumun belirleyicileri ve sonuçları da farklı olabilmektedir. İş ve sosyal yaşamın dengelenmesinde zamanın etkin kullanılmasının tek başına yeterli olmadığı, bununla birlikte zaman kavramının belirsizliklerinin açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Zaman, temel gereksinimler (yeme-içme, uyku, vb), ekonomik gereksinimler (örneğin bir işte çalışma) ve sosyal gereksinimlerin (eğlenme, gezme, kültürel ve spor etkinlikler, vb) karşılanması amacıyla belirli bölümlere ayrılabilmektedir. Zaman iş ve iş dışı olarak iki temel çerçevede değerlendirildiğinde, zorunlu çalışmanın dışında kalan bölümün farklı şekillerde ifade edildiği görülmektedir. Alan yazında sosyal zaman, boş zaman, serbest zaman gibi farklı isimlerle adlandırılan ve insan yaşamının önemli bir bölümünü oluşturan iş dışı zamanda kendi içinde kişisel bakım, uyku, yeme-içme vb gereksinimler ile bunların dışında sosyal etkinliklerde bulunma isteği için iki bölümde incelenebilmektedir. Bu çalışmada ele alınan konular ve öngörülen yaklaşımlar iş dışında zorunlu gereksinimlerin karşılanmasından sonra çeşitli etkinlikler için kullanılabilecek zaman kavramını kapsamakta olup serbest zaman olarak ele alınmaktadır. SERBEST ZAMAN KAVRAMI Alan yazında iş dışı zamanın genellikle serbest zaman ya da boş zaman olarak kullandığı görülmektedir. Boş zaman kavramı algılamada özgürlük, rahatlık, mutluluk vb duygularla daha geniş anlam içermesine (Kahn, 1997; Steward, 1998) karşın serbest zamanın bir parçası olarak da ileri sürülmektedir (Demir ve Demir, 2006). Çok farklı yaklaşımların olduğu bu iki kavram arasındaki karışıklığı gidermeye çalışan bazı sosyologlar (örneğin Joffre Dumazedier, Stanley Parker) iş dışı zaman olarak incelediği bu zaman diliminin tümüyle boş zaman olarak algılanamayacağını savunmaktadır. Tam anlamıyla bir ayrımın yapılamadığı bu iki kavram arasında, boş zaman kavramının hiçbir şey yapılmaması gibi bir algılama yaratabileceğinden, iş dışı etkinliklerin de insan yaşamı açısından sosyal ve psikolojik etkileri göz önünde bulundurulduğunda serbest zaman kavramının kullanılmasının daha uygun olabileceğini göstermektedir. Serbest Zaman Gereksinimi Serbest zaman, genel olarak temel gereksinimler için belirli kısıtlamalardan özgürlüğe geçme, zorluklardan kurtulma, işten ve belirli sosyal sorumluluklar yerine getirildikten sonra kalan yaşam dilimini ifade etmektedir (Torkildsen,

66 916 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi 1999; Hemingway, 1996). Serbest zaman etkinliklerinde istek, gönüllülük, bireye özgü durum söz konusu olması nedeniyle, bu zamanın nasıl değerlendirileceğine ilişkin kararlar çeşitli etkenlerden etkilenmektedir. Bununla birlikte serbest zaman, disiplinlerarası bir konu olarak bireylerin etkinliklerinin temelinde psikolojik, sosyolojik, ekonomik, fiziksel etkenler ile bunların felsefi boyutunun sonuçlarıyla değerlendirildiğinde çok yönlü incelenmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır (Bammel, 1996). Serbest zaman kavramı çalışmanın bir sonucu ve onun tamamlayıcısı olarak ortaya çıktığı için işten ayrı değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, yalnızca işte geçirilen zaman dışındaki süreyi ifade etmektedir. Serbest zaman etkinliklerinin yalnızca sosyal yaşamın çeşitli açılardan olumlu bir şekilde değerlendirilmesi değil, aynı zamanda iş yaşamında da doyum ve motivasyonun sağlanması, katılımcı ve sosyal ilişkilerin kurulmasında pozitif etki (Ragheb ve Beard, 1982; Ragheb ve Tate, 1993) iş stresi, monotonluk, işten uzaklaşma (iş yerine başka şeylerle ilgilenme) gibi durumlarla negatif ilişkinin olduğu belirtilmektedir (Iso-Ahola ve Weissinger, 1990). Dolayısıyla, iş yaşamında bireylerin etkin ve verimli bir şekilde üretim sürecine katkıda bulunmaları sosyal yaşam etkinlikleriyle de ilgilidir. Özellikle iş dışı zamanda yaşanılan olumlu ya da olumsuz olaylar, bireylerin iş yaşamına da yansıyabilmektedir. Serbest zaman etkinliklerinin önemli belirleyicilerinden birisi iş stresinden uzaklaşma isteğidir. Yoğun bir çalışma temposuna sahip bireylerin sahip olduğu serbest zaman fiziksel ve ruhsal açıdan dinlenme gereksinimini karşıladığı için iş stresinin atılması insanın yaşama yenilenerek devam etmesini sağlar (Cropley ve Purvis, 2003). Stres düzeyi-iş doyumu ilişkisinin negatif yönlü sonuçlar ortaya koyduğu araştırmalarda serbest zaman etkinliklerinin bu iki unsur arasındaki farkı önemli ölçüde azalttığı görülmektedir (Cleaver- Eisenhart, 1982; Forgasz ve Leder, 2012). Buna karşın bireyin yeterince serbest zamanının olmaması ya da bu zamanı etkin bir şekilde kullanamamasının iş stresinin fiziksel ve psikolojik etkisinin daha da fazla görülmesine etki etmektedir (Tsaur ve Tang, 2012). İşgörenlerin iş stresinden uzaklaşmak amacıyla serbest zaman etkinliklerinde bulunduklarını ortaya koyan çalışmalara rastlamak mümkündür. Kadınların serbest zamanlarında daha çok alış-veriş ve televizyon izleme eğiliminde oldukları, erkeklerin ise açıkhava etkinlikleri (spor yapma vb.), eğlence yerlerinde vakit geçirme (kafe, bar vb) oldukları görülmektedir (Doğan, 2000; Thrane, 2000). Ancak serbest zaman etkinliklerine katılmada kadınların erkeklere göre daha fazla engelle karşılaşmaları cinsiyet açısından olumsuz bir durum yaratmaktadır (Henderson ve Bialeschki, 1991; Hudson, 2000).

67 Bildiriler 917 İnsanlar doğası gereği itibariyle sosyal özellikleri ile beraber yaratılmış olup iş yaşamı dışında farklı kişilerle birlikte vakit geçirerek sosyal açıdan etkileşim içerisine girmektedir (Fink ve Wild, 1995). Özellikle iş ortamının sıkıcı durumunun ortadan kaldırılması amacıyla farklı uğraş içinde olmak, ruhsal açıdan insanın dinlenmesini kolaylaştırabilmektedir. Farklı konulara odaklanmak, işin yaratmış olduğu olumsuzlukları unuttururken, bu süreçte paylaşımda bulunulan kişilerle kurulan iletişim ve karşılıklı etkileşim sosyal yaşamdan doyum sağlanmasını olumlu yönde etkilemektedir (Sabiston ve Crocker, 2008). İnsanlar sosyal ilişkileri nedeniyle etkileşim içinde bulundukları kişi ve gruplarla katılım, kabullenme, yakınlık gibi bazı gereksinimlerini de karşılamaktadır. Bu nedenle serbest zaman etkinlikleri de sosyalleşmeye katkı sağlayan önemli bir hizmet sürecidir (Tezcan, 1993). Çünkü bu tür etkinliklerde kazanılan davranışlar sosyal yaşamı olduğu gibi iş yaşamını da etkilediği için tüm yaşama yansıyabilmektedir. Sosyalleşme sürecinde bireyin kendini tanıması ve kimliğinin oluşmasında aile ve arkadaş grupları önemli rol oynamaktadır. Sosyalleşme bireyin kişiliğini kazanma süreci olarak, arkadaşlık, aile, çevre ilişkileri, medya araçları, kültür, sanat, spor, müzik uğraşları gibi pek çok sosyalleşme etmenleri ile ilişki içinde gerçekleşmektedir (Büküşoğlu ve Bayturan, 2005). Bu süreç aynı zamanda bireyin statü açısından kazanımlar elde edebileceği ortamların oluşmasına zemin yaratabilmektedir. Serbest zaman, genelde işin yaratmış olduğu olumsuzluklardan kurtulma ve rahatlama amaçlı olarak düşünülse de, yapılan araştırmalar her zaman aynı amaçlarla değerlendirilmediğini de göstermektedir. Bu kavram ilk olarak Thornstein Veblen in The Theory of Leisure Class isimli kitabında, boş zamandan çok bu zamanı kullananlar üzerine değerlendirmeleri içerse de günümüzde bireylerin gösteriş amaçlı tüketim yapması serbest zaman etkinlikleri içinde yer almaktadır (Omay, 2008). Bu sınıf sahip olduğu yaşantıyı ve davranışları diğerlerine üstünlük göstergesi amacıyla varlık ve zenginliğini gösterişçi tüketim yoluyla sergilemekten yana hareket eder (Aytaç, 2002; Eby, 1998). Bireylerin gelir ya da diğer varlıkları tek başına sosyal statüsünü belirlememekte, gösteriş amaçlı tüketim sosyal statünün belirlenmesine ve güçlendirilmesine yönelik olmaktadır (Omay, 2008). Gösterişçi davranış, günlük beğeni ve modaya uygun olarak boş zaman etkinliklerinde bulunmaya zorlamakta (Featherstone, 1996) ve bu durum birey istemese de sosyal statü için yapılması gereken bir yaşam tarzının toplumsal etkenler nedeniyle yerine getirilmesini ortaya koymaktadır. İş yaşamı birey için her zaman zorluklarla dolu değildir. Ancak, bireyin iş ortamında yüklenmiş olduğu duygu ve düşünceleri rutin zorluklar olarak değer-

68 918 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi lendirmesi ya da bu şekilde bir gerekçe üreterek boş zamanlarını belirli arkadaş grubuyla ve sürekli aynı aktiviteleri gerçekleştirme isteği bireysel zevk ve alışkanlıkları ifade etmektedir. İş saatleri dışında kafe-bar, kahvehane, ya da yürüyüş, koşu vb. açıkhava etkinlikleri düzenli ve sürekli olarak gerçekleştirildiğinde bireyin planlı davranışlarını oluşturmaktadır. Lumpkin (1998) çeşitli boş zaman etkinliklerinin sağlık, hobi ve aktif yaşam tarzı alışkanlıklarının sürdürülmesi ya da kazanılması amacıyla yapıldığını öne sürmektedir. Bu kapsamda değerlendirildiğinde boş zaman etkinlikleri, birbirinden farklı özelliklere sahip sporlara, gezilere, eğlencelere, zevk veren olaylara, sosyal amaçlı eğitime katılmayı içerir (Hacıoğlu, Gökdeniz ve Dinç, 2002). Dolayısıyla bireylerin boş zaman etkinliklerinin belirleyicileri arasında, iş yaşamının oluşturduğu stresten uzaklaşma, sosyalleşme ve gösteriş olduğu kadar zevk ve alışkanlıklar da önemli yer tutmaktadır. Serbest Zaman Doyumu Göreceli bir kavram olarak belirli standartlar içerisinde değerlendirilen serbest zaman doyumu, serbest zaman gereksiniminin bilinçli ya da bilinçsiz olarak tamamlanmasının algılanan derecesi olarak değerlendirilebilir. Bireyin yaşam doyumu algısını da önemli ölçüde etkileyen (Wang vd., 2008) serbest zaman doyumu yaşam kalitesinin arttırılmasında ve buna yönelik olumlu duygular yüklenilmesinde etkin bir rol oynayabilmektedir (Siegenthaler ve O'Dell, 2000). Serbest zaman etkinlikleri yalnızca bireysel değil aynı zamanda grup etkinliklerinde de doyum sağlayarak olumlu etkiler yaratabilmektedir (Lloyd ve Auld, 2002). Doyum, serbest zaman etkinliklerinin pozitif algıların bir sonucu olarak gelişmekte (Ragheb ve Beard, 1982) ve deneyimsel açıdan bireyin gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik memnuniyet derecesinin bir göstergesi şeklinde değerlendirilmektedir. Serbest zaman doyumunu etkileyen demografik, sosyo-kültürel, psikolojik, ekonomik faktörlerin (Iso-Ahola ve Weissinger, 1990; Siegenthaler ve O'Dell, 2000) bireylere göre farklılık göstermesi, kavramın çok geniş değişkenler içerebildiğini ortaya koymaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalarda, bireyin sosyoekonomik ve sosyo-kültürel özelliklerinin serbest zaman doyumunu etkilediği (Iso-Ahola ve Weissinger, 1990; Wang vd., 2008) gibi etkinliklere gönüllü katılım ve onlardan zevk almanın da önemli bir etken olduğu vurgulanmaktadır (Lysyk vd., 2002; Ragheb ve Beard, 1982). Çünkü etkinliğin yalnızca sıklığı ve sürekliliği değil aynı zamanda bireyin hangi duygu ve düşünce ile katıldığı da önemlidir. Bununla birlikte, serbest zaman davranış, tutum ve algıları bireyin deneyimleri üzerinde etkili olmaktadır (Lloyd ve Auld, 2001; Pearson, 1998).

69 Bildiriler 919 Diğer yandan serbest zaman doyumunun iş doyumu, motivasyon, yaşam kalitesi, iş-sosyal yaşam dengesi ile pozitif ilişkisinin olması (Pearson, 1998; Ragheb ve Beard, 1982; Siegenthaler ve O'Dell, 2000) birey açısından serbest zaman etkinliklerini daha da önemli hale getirmektedir. Serbest zaman doyumu bireyin psikolojik ve fiziksel olarak rahatlamasının bir sonucu olarak değerlendirilebilmektedir. YÖNTEM Veri Toplama Bu çalışmada kullanılan veriler, Muğla Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulunda okuyan 3. ve 4. sınıf öğrenciler ile yüksek lisans öğrencilerinden turizm işletmelerinde en az iki sezon çalışmış olanlarla yüz yüze görüşme yapılarak anket formu aracılığı ile toplanmıştır yılında yapılan bu çalışmada 43 kişi ile bir ön test yapılmış, anlaşılmayan soru ifadeleri karşılıklı değerlendirmeler sonucunda yeniden ifade edilmiştir. Toplam 500 anket dağıtılmış, veri eksikliği, rastgele işaretleme, aynı anda birden fazla seçeneğin işaretlenmiş olması gibi nedenlerle değerlendirme dışı tutulması sonucunda ancak 344 adedinin değerlendirmeye alınabilecek nitelikte olduğu saptanmıştır. Değerlendirmeye alınan anketlerin oranı % 68,8 dir. Araştırma Ölçekleri Araştırmada kullanılan ölçek Ragheb ve Beard (1982), Siegenthaler ve O'Dell (2000) ile Taylor ve arkadaşlarının (1978) çalışmalarından geliştirilmiştir. Toplam 21 değişkenin değerlendirmeye alındığı ölçek Likert türü 5 li aralıkta (1=kesinlikle katılmıyorum<.5=kesinlikle katılıyorum) oluşturulmuştur. Alan yazından yararlanılarak bağımsız değişkenlerinin 4 boyutta değerlendirilen ölçeğin güvenirlik düzeyi (Cronbach's Alpha değeri) 0.85 olarak gerçekleşmiştir. Veri Analizi Verilerin analizinde SPSS programından yararlanılmıştır. Çalışmada öncelikle demografik verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Verilere uygulanan güvenirlik ve geçerlik analizinin kabul edilebilir sınırlar arasında gerçekleşmesiyle diğer analizlerin yapılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sonraki aşamada çıkarımsal istatistiki verilerin değerlendirilmesi için faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi yapılarak ulaşılan bulgular yorumlanmıştır.

70 920 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Katılımcıların Demografik Özellikleri Çalışanların demografik özelliklerine ilişkin yapılan tanımlayıcı istatistik analizi sonuçlarına göre katılımcıların üniversite öğrencisi olması nedeniyle tamamı 30 yaş altındadır. Bunların %62,8 i erkeklerden oluşurken kadınların oranı %37,2 dir. Bu oran turizm sektöründeki çalışan kadın-erkek oranına yaklaşık bir değer olarak görülmektedir (Tütüncü ve Demir 2003). Katılımcıların %43 ü otel işletmelerinde çalışırken %38,3 ü seyahat acentelerinde ve %18,7 si de yiyecekiçecek-eğlence işletmelerinde çalışmaktadır. Turizm sektöründe işgörenlerin günlük çalışma sürelerinin işletmeden işletmeye farklılık gösterdiği bilinen bir gerçektir. Katılımcıların yalnızca %7,6 sı günlük 8 saat çalışma olanağına sahip iken diğerlerinin 8 saatten fazla çalıştıkları görülmektedir. Buna karşın katılımcıların yalnızca %12,8 inin 4 saatten daha az serbest zamanı söz konusu iken %50 sinin günlük 4-8 arasında serbest zamana sahip oldukları görülmektedir. Diğer yandan katılımcıların büyük çoğunluğu (%61,7) aylık TL arasında bir gelire sahiptir. Tablo 1. Katılımcıların demografik özellikleri Yaş Sayı Yüzde Cinsiyet Sayı Yüzde 20 ve Altı 54 15,7 Kadın , ,9 Erkek , ,4 Toplam ,0 Toplam ,0 Çalışılan işletme türü Günlük çalışma süresi (saat) Otel ,0 8 ve daha az 26 7,6 Seyahat acentası , ,5 Restoran, bar, disko 64 18, ,3 Toplam ,0 17 ve üstü 26 7,6 Toplam ,0 Günlük serbest zaman (saat) Kazanç (tl/ay) 4 saatten az 44 12,8 500 ve daha düşük 60 17, , ,7 8 saatten fazla , ,7 Toplam , , ve daha yüksek 6 1,7 Toplam ,0 BULGULAR Araştırmada güvenirlik ve geçerlikleri bakımından bir dizi analiz gerçekleştirilmiştir. Verilerin tümüne ve faktör analiziyle oluşan gruplara yönelik yapılan ölçümlerde Cronbach's Alpha değerlerinin oldukça yüksek düzeyde gerçekleştirildiği görülmektedir (Nunnally 1978; Sekaran 2000). Yapısal geçerliliğin sağ-

71 Bildiriler 921 lanması ve güvenirlik kat sayılarının yüksek düzeyde gerçekleşmesi araştırmada diğer analizlere geçilebileceğini ortaya koymaktadır. Araştırmada kullanılan veri setine ait temel faktörlerin (ilişkinin yapısı) ortaya çıkarılması amacıyla yapılan faktör analizi sonucuna göre 4 faktör grubunun oluştuğu görülmektedir. Serbest zaman gereksinimi, diğer bir deyişle belirleyiciler, olarak ifade edilen değişkenlerinin birbiriyle benzer özelliklere sahip olması aynı faktör grubunu oluşturması analizin daha anlaşılabilir ve bağımlı değişkenlerle ölçümlerinde daha açık sonuçlarının ortaya konulmasına katkı sağlamaktadır. Alan yazından elde edilen bilgiler ışığında oluşan faktör grupları dinlenme, sosyalleşme, gösteriş ve zevk ve alışkanlıklar olarak ifade edilmiştir. Tablo 2. Faktör yapısı Faktör Yükü Ölçüm değerleri Dinlenme Sağlıklı yaşam İş stresinden uzaklaşma Güç toplama,812,776,717 Özdeğer Açıklanan fark yüzdesi (%) Standart sapma Ortalama Aylaklık etme,715 F değeri α p Sosyalleşme Sosyal çevre edinme İnsanlarla etkileşim Kültürel etkinlikler,897,892,860 Özdeğer Açıklanan fark yüzdesi (%) Standart sapma Ortalama Paylaşım,659 F değeri α p Gösteriş Önemsenme ve saygı yaratma Arkadaş çevresi Gruba ayak uydurma,865,860,827 Özdeğer Açıklanan fark yüzdesi (%) Standart sapma Ortalama Kimlik arayışı,707 F değeri α p Zevk ve alışkanlık Hobilerle uğraşma Düzenli spor yapma Kitap okuma,905,869,857 Özdeğer Açıklanan fark yüzdesi (%) Standart sapma Ortalama TV seyretme,806 F değeri α Araştırma ve öğrenme,788 p =4,765 = =2.68 =4.31 = =.80 =.001 =2,915 = =3.43 =4.18 = =.86 =.001 =2,515 = =2.02 =4.22 = =.84 =.001 =1,552 =9.132 =3.72 =3.95 = =.91 =.004 Genel α =0.85; F=35.248; KMO Ölçümü=0.784; Bartlett's Test of Sphericity= ; p<.001; TFY=69.107; Genel Ort.=4.02

72 922 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Dinlenme faktörü 4 değişken ile ifade edilmekte ve açıklanan fark yüzdesi 28.32, ortalaması 4,31 ve Cronbach's Alpha değeri.80 dir. Bireylerin yoğun iş ortamından sonra dinlenme gereksinimi özellikle sağlıklı yaşam etkinlikleri açısından da önemli bir durum yaratmaktadır. İş stresinden uzaklaşarak ruhsal açıdan dinlenme isteği ve bireyin kendini daha dinç ve zinde hissetmesi amacıyla, diğer bir deyişle güç toplayarak yeniden etkin ve verimli bir şekilde iş yaşamına devam edebilmesi için dinlenmenin önemli olduğu bir gerçektir. Diğer yandan hiçbir iş ya da etkinlik ile ilgilenmemek de dinlenmenin bir örneği olarak değerlendirilebilmektedir. İkinci faktör olarak belirlenen sosyalleşme 4 değişken ile ifade edilmekte ve açıklanan fark yüzdesi 17.14, ortalaması 4,18 ve Cronbach's Alpha değeri.86 dır. Sosyal çevre edinme bireyin sosyal etkinliklere katılması açısından önemli bir gereksinimdir. İnsanlarla iletişim kurarak etkileşim halinde olmak, çeşitli konularda paylaşım içinde olmak ve spor, sanat ve kültürel etkinliklere katılmak sosyalleşme açısından değerlendirilebilen bazı etkenlerdir. Gösteriş olarak belirlenen üçüncü faktör grubu 4 değişken ile ifade edilmekte ve açıklanan fark yüzdesi 14.79, ortalaması 4,22 ve Cronbach's Alpha değeri.84 tür. Bireylerin gösteriş amaçlı serbest zaman etkinliklerine katılma gereksinimi ya da bu tür davranışın temelinde toplum içinde önemsenme ve saygı yaratma isteği, arkadaş çevresinin etkisi, içinde yer aldığı gruba ayak uydurma ve kimlik arayışı gibi etkenler yer almaktadır. Son faktör grubu zevk ve alışkanlıklar olarak belirlenmiş olup 5 değişken ile ifade edilmekte ve açıklanan fark yüzdesi 9.13, ortalaması 3,95 ve Cronbach's Alpha değeri.91 dir. Bireyin serbest zaman etkinliklerinde bulunma isteğinin yapmış olduğu uğraşlardan zevk alması kadar bunların tamamı ya da bir kısmının sürekli olarak yapılarak alışkanlık kazanılması oldukça önemlidir. Bu kapsamda hobilerle uğraşma, düzenli spor yapma, kitap okuma, TV seyretme ve çeşitli konularda bilgi edinme, öğrenme vb kazanımlar için araştırma yapma isteği bireyin zevk ve alışkanlıkları içinde değerlendirilebilmektedir. Tablo 3. Faktörlerin ortalama, standart sapma ve korelasyon katsayıları (N=344) Faktörler Ort. SS Dinlenme Sosyalleşme ,384** 1 3-Gösteriş ,190*,581** 1 4-Zevk ve alışkanlıklar ,306**,482**,352** 1 5-Ruhsal durum ,601**,530**,417**,548** 1 6- Fiziksel durum ,772**,426**,043,402**,838** 1 **P<0.01 (Pearson Korelasyon, çift yönlü); *P<0.05 (Pearson Korelasyon, çift yönlü)

73 Bildiriler 923 Bağımsız değişkenlerin oluşturduğu faktör gruplarının bağımlı değişkenlerle olan ilişki düzeyi ve yönünü belirlemek amacıyla korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir (Tablo 3). Serbest zaman dinlenme gereksiniminin bireyin ruhsal durumu ile pozitif, doğrusal yönde, önemli düzeyde ve anlamlı bir ilişki içinde olduğu görülmektedir (r=,601 ve p<,01). Bireyin sağlıklı yaşam algılamasının dinlenme faktörü içinde yer alması ruhsal durum açısından da bir rahatlamanın olması gerektiğini ortaya koymaktadır. İş stresinden uzaklaşarak dinlenme gereksiniminin, işe motive olmak adına bireyin yenilenerek, diğer bir deyişle olumsuz duygulardan uzaklaşarak kendini güçlü hissetmesinin ruhsal durumla ilişkili olması alan yazında yer alan bilgilerle de örtüşmektedir (Ragheb ve Beard 1982; Siegenthaler ve O'Dell 2000). Diğer yandan aylaklık etmek de ruhsal dinlenme açısından ilişkili bir değişken olarak görülmektedir. Bu durum bireyin dinlenme isteği değişkenlerinden birisi olan aylaklık etme ile ruhsal durum arasındaki ikili korelasyon analizi sonucunda da ortaya konulmuştur (r=,498 ve p<,01). Dinlenme faktörünün fiziksel durum ile de pozitif, doğrusal yönde ve anlamlı bir ilişki içinde olduğu, hatta bu ilişkinin bu faktörün ruhsal durum ile ilişkisinden daha güçlü olduğu görülmektedir (r=,772 ve p<,01). Dinlenme faktörü değişkenlerinin ruhsal durum ile olan pozitif ve anlamlı ilişkisinin fiziksel durum ile aynı sonuçları vermesi, bireyin yaşamında dinlenmenin ruhsal ve fiziksel açıdan önemli bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır. Alan yazında yer alan bazı araştırmalar (örneğin, Cleaver ve Eisenhart 1982; Lloyd ve Auld 2002; Tsaur ve Tang 2012) ulaşılan bulguları desteklemektedir. Tablo 4. Regresyon analizi sonuçları Bağımlı değişkenler Ruhsal durum Fiziksel durum Bağımsız değişkenler t p t p Sabit 2,250,025 2,291,023 Dinlenme,362 6,919,000,412 7,944,000 Sosyalleşme,101 2,077,039,096 2,003,047 Gösteriş,104 2,138,033,069 1,434,152 ZEVK ve ALIŞKANLIK,168 3,433,001,138 2,847,005 F=31.288; R=52; R²= 37; Düzeltilmiş R²=.36 F=37.376; R=55; R²= 38; Düzeltilmiş R²=.34 Serbest zaman gereksinimlerinin bireyin ruhsal ve fiziksel durum olarak serbest zaman doyumu üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi gerçekleştirilmiştir (Tablo 4). Dinlenme, iş yaşamının yorgunluğunun atılarak

74 924 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi bireyin zihinsel ve fiziksel olarak yenilenmesi olarak değerlendirildiğinde serbest yaşam doyumunu etkilediği görülmektedir. Serbest yaşam doyumu faktörlerinden ruhsal durum ( =.362; t=6.919 ve p<.001)ve fiziksel durum ( =.412; t=7.944 ve p<.001) üzerinde dinlenmenin etkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bulgular bireyin iş yaşamı kadar, dinlenmeyi de önemsediğini dolayısıyla ruhsal ve fiziksel durumun serbest yaşam doyumu olarak etkin bir dinlenme gereksinimi ortaya koyduğunu göstermektedir. Hem iş yaşamında verimlilik ve etkinlik için hem de sosyal yaşamda sağlıklı bir birey olarak dinlenme gereksiniminin sonuçları tüm yaşamı etkileyebilmektedir. Sosyalleşme faktörünün ruhsal durum ile pozitif bir ilişkisinin olması benzer çalışma sonuçlarıyla paralellik göstermekte (Fink ve Wild 1995; Sabiston ve Crocker 2008) ve bu iki faktör arasında doğrusal, önemli düzeyde ve anlamlı bir ilişki söz konusudur (r=,530 ve p<,01). Bireyin ruhsal durumunun iyileştirilmesinde sosyal çevre ile ilişkisi ve bu kapsamda belirli paylaşım davranışı sergileyerek insanlarla etkileşim için olmasının önemli bir rolü olduğu görülmektedir. Aynı şekilde sosyalleşme faktörünün fiziksel durum ile pozitif ve doğrusal yönlü bir ilişkisinin varlığı belirlenmiştir. Bu iki faktör arasındaki ilişkinin anlamlı olması sosyal çevre, insanlarla etkileşim, paylaşım ve kültürel etkinliklere katılarak sosyalleşme gereksiniminin bireyin fiziksel durumu ile ilişkili bir sonuç çıkardığı görülmektedir (r=,426 ve p<,01). Bireyin sosyal çevre edinerek insanlarla etkileşim ve paylaşım içinde olması ve çeşitli kültürel etkinliklere katılması serbest yaşam doyumu açısından oldukça önemlidir. Çünkü bu durum sosyalleşme olarak değerlendirildiğinde bireyin ruhsal ve fiziksel durumları üzerinde etkili olduğu görülmektedir ( =.101; t=2.077 ve p<.05 / =.096; t=2.003 ve p<.05). Serbest zaman etkinliklerinin bireyin fiziksel gelişiminin yanında ruhsal ve sosyal gelişim için de etkin bir rol oynaması, serbest zaman doyumu açısından da etkisini ortaya koymaktadır (Fink ve Wild 1995). Dolayısıyla bireyin doyum sağlamasında serbest zamanın sosyalleşme gereksinimiyle değerlendirilmesi etkili olmaktadır. Gösteriş yapma niyetiyle etkinliklere katılmanın bireyin ruhsal durumu ile ilişkili olduğu görülmektedir. Bu iki faktör arasında pozitif, doğrusal yönde ve anlamlı bir ilişkinin varlığı bireyin ruhsal durumu üzerinde gösteriş amaçlı davranışların kişisel doyum açısından olumlu bir rol oynadığını göstermektedir (r=,417 ve p<,01). Bireyin kendini kanıtlama uğruna yapmış olduğu davranışlar ve bu amaçla katılmış olduğu serbest etkinliklerde önemsenme ve saygınlık yaratma düşüncesi, içinde bulunduğu topluma ayak uydurma çabası ve kimlik arayışı nedeniyle gösteriş amaçlı eğilimlerinin psikolojik bir algılaması olmasına

75 Bildiriler 925 karşın fiziksel durum açısından anlamlı bir ilişkinin oluşmadığı bulgusuna ulaşılmıştır (r=,043 ve p>,05). Dolayısıyla serbest zaman etkinliklerinde gösteriş yapma amacında olan bireyin bu gereksinimi yalnızca ruhsal durumu ile ilgilidir. Gösteriş amaçlı serbest zaman etkinliğinin serbest zaman doyumu faktörleri üzerindeki etkisi incelendiğinde ruhsal durum üzerinde etkili olduğu ( =.104; t=2.134 ve p<.05) buna karşın fiziksel durum üzerinde etkisinin olmadığı görülmektedir ( =.069; t=1.434 ve p>.05). Bu durum bireyin gösteriş amaçlı etkinliklerinin daha çok psikolojik nedenlerle gerçekleştirildiğini göstermekte olup fiziksel durum ile ilişkisi olmadığı ve onu etkilemediğini açıkça ortaya koymaktadır. Zevk ve alışkanlıklar faktörünün hem ruhsal durum (r=,548 ve p<,01) hem de fiziksel durum ile pozitif ve anlamlı bir ilişkisinin olduğu belirlenmiştir (r=,402 ve p<,01). Serbest zaman etkinliği olarak hobilerle uğraşmanın psikolojik olarak rahatlama duygusu yaratması kadar fiziksel olarak da dinlenme sağladığı korelasyon analizi sonuçlarından çıkarılabilir. Düzenli olarak spor yapmanın önemli bir zevk ve alışkanlık olarak gerek ruhsal gerekse fiziksel durum açısından olumlu bir etken olduğu bulgusu alan yazındaki çalışmaları desteklemektedir (Ragheb ve Tate 1993; Wang vd. 2008). Kitap okuma ve televizyon seyretme gibi bazı zevk ve alışkanlıklar bireyin iş dışında farklı şeylerle uğraşmasına olanak sağladığı için, bu tür serbest zaman etkinliğinin artmasının ruhsal ve fiziksel durumunda olumlu bir sonuç göstermesine neden olmaktadır. Bireyin çeşitli amaçlarla yapmış olduğu araştırma ve öğrenme etkinliklerinin serbest yaşam doyumuna pozitif bir katkı sağlamaktadır. Bireyin zevk ve alışkanlıklarının serbest zaman doyumu üzerinde etkili olduğu regresyon analizi sonuçlarından görmek mümkündür ( =.168; t=3.433 ve p<.01 / =.138; t=2.847 ve p<.01). İş yaşamı dışında farklı şeylerle ilgilenmek (örneğin hobiler, yazılı ve görsel kaynaklardan, bölgedeki tarihi ve kültürel değerlerden öğrenme amaçlı araştırmalarla ilgilenmek gibi), hem ruh sağlığı açısından hem de fiziksel yıpranma açısından bireyin kendisini yenilemesi, kendisi ve çevresi ile barışık bir birey olması, yaşamı zevkli hale getirebilecek alışkanlıklar kazanması serbest zaman doyumunu da olumlu bir şekilde etkileyebilmektedir. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Serbest zaman gereksinimi olarak belirlenen faktörlerin serbest zaman doyumu ile ilişkisini belirlemeye yönelik bu çalışmada ulaşılan bulguların alan yazında yer alan bilgilerle örtüştüğü sonucu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç ilk bakışta araştırmanın doğru kurgulandığını, değişkenlerin oluşturduğu yapı ve bu yapıya ilişkin bulgularında tutarlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, sonucun or-

76 926 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi taya konulması açısından çalışmanın amacına ulaşılmış olması, kurgulanan yapı, verilerin güvenirliği ve geçerliği ile analiz yöntemi ayrıca önem taşımaktadır. Serbest zaman gereksiniminin dinlenme, sosyalleşme, gösteriş, zevk ve alışkanlıkların bir sonucu olarak ortaya çıkması bireylerin farklı amaçlarla etkinliklerde bulunduğunu göstermektedir. Bireyden bireye farklılık gösteren serbest zaman gereksinimi, serbest zaman doyumunun da farklı düzeyde ve farklı etkenden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla serbest zaman gereksinimi ile doyumu ilişkisinde faktör gruplarını oluşturan değişkenlerin önemli bir rolü olduğu, bunun bireylerin algılamalarına göre ağırlık kazandığı bulgusu analiz sonuçlarıyla ortaya konulmuştur. Dinlenmenin bireyin iş yaşamının daha verimli bir şekilde değerlendirilmesi kadar iş dışı yaşam açısından da önemli bir faktör olduğu ve bu durumun fiziksel ve ruhsal durum ile pozitif bir ilişkisinin olması bireyin serbest zaman doyumunu da etkilemektedir. Dinlenme hem ruhsal hem de fiziksel açıdan bireyin serbest zaman gereksinimi olarak algılanmaktadır. Dinlenmenin yaşamın her alanında bireye daha fazla motivasyon sağladığı, stresten uzaklaşarak sağlıklı düşünme olanağı yarattığı, fiziksel ve zihinsel gelişime katkı sağladığına ilişkin alan yazın bilgileriyle çalışma bulguları örtüşmektedir. Sosyalleşme bireyin sosyal çevre ile etkileşim içinde olması, belirli konuların paylaşılması, spor, sanat ve kültürel etkinliklere katılarak aktif rol almasıdır. Bu nedenle sosyalleşme faktörü değişkenlerinin bireyin hem ruhsal durum hem de fiziksel durumu ile pozitif bir ilişkisinin olması, onun serbest zaman doyumunu da olumlu bir şekilde etkilemektedir. Sosyalleşme gereksinimi, bireyin serbest zaman etkinliklerinde aktif olarak yer almasını gerektirmektedir. Gösteriş amaçlı etkinliklerde bulunmak bireyler açısından farklı algılanmakta ve değerlendirilmektedir. Belirli gruplar içinde yer alan bireylerin serbest zaman etkinliğinde önemsenme ve saygınlık kazanma, statü kazanma, ortama uyma vb amaçlı davranışlarının serbest zaman doyumu açısından da farklı sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu tür davranışların ruhsal durum ile pozitif bir ilişkisi ve ruhsal durumu etkilemesi söz konusu iken, fiziksel durum ile ilişkisinin olmadığı ve onun etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla gösteriş amaçlı serbest zaman etkinliklerinin yalnızca bireyin psikolojik durumu ile ilgili olduğu söylenebilir. Zevk ve alışkanlıkların serbest zaman gereksinimi açısından önemli bir yeri olduğu kabul edilmektedir. Çünkü serbest zaman etkinliklerine katılmak öncelikle istek ve gönüllülük gerektirir. Bireyin serbest zaman gereksiniminden alacağı zevk ve severek yaptığı ve alışanlık haline getirmiş olduğu davranışlarının temelinde istekli olarak katılması yatmaktadır. Bu durum serbest zaman doyumunu olum-

77 Bildiriler 927 lu bir şekilde etkilemektedir. Araştırmada da bireyin zevk ve alışkanlıklarının ruhsal ve fiziksel durum üzerinde pozitif bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmada ulaşılan bulgular serbest zaman gereksinimi-serbest zaman doyumu ilişkisi kapsamında değerlendirilmiştir. Katılımcıların algılamalarına göre yapılan bu değerlendirmenin serbest zaman etkinliği tercihine yönelik bir amacı bulunmamaktadır. Anket, turizm işletmelerinde en az iki sezon çalışmış ve halen turizm alanında eğitim öğretimlerini sürdürmekte olan öğrencilere uygulanmıştır. Dolayısıyla ulaşılan bulgulardan çıkan sonucun, diğer sektör çalışanlarına ve farklı demografik özelliklere sahip kişilere uygulandığında farklı sonuçların elde edilebilmesi söz konusu olduğundan genellenmesi yapılamaz. Bu nedenle bundan sonra yapılacak çalışmalara önemli bir kaynak teşkil edebileceği düşüncesiyle, farklı alanlarda ve farklı özelliklerde katılımcıların yer aldığı daha kapsamlı bir çalışma yapılarak sonuçların karşılaştırılması, hem serbest zamanı değerlendirme hem de bunlara yönelik hizmet sunma eğiliminde olan aktörler açısından büyük önem taşımaktadır. KAYNAKÇA Aytaç, Ö. (2002). Boş zaman üzerine kuramsal yaklaşımlar. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 12 (1): Bammel, G. (1996). Leisure & Human Behaviour. Dubuque IA, ABD: Brown & Benchmark Publishers. Büküşoğlu, N. & Bayturan, A.F. (2005). Serbest zaman etkinliklerinin gençlerin psiko-sosyal durumlarına ilişkin algısı üzerindeki rolü, Ege Tıp Dergisi, 44 (3): Cleaver, V. & Eisenhart, H. (1982). Stress reduction through effective use of leisure. Journal of Health, Physical Education, Recreation, and Dance, 5: Cropley, M. & Purvis, L.M. (2003). Job strain and rumination about work issues during leisure time: A diary study, European Journal of Work and Organizational Psychology, 12 (3): Demir, C. & Demir, N. (2006). Bireylerin boş zaman faaliyetlerine katılmalarını etkileyen faktörler ile cinsiyet arasındaki ilişki: lisans öğrencilerine yönelik bir uygulama, Ege Akademik Bakış, 6 (1): Doğan, İ. (2000). Sosyoloji- Kavramlar ve Sorunlar. İstanbul: Sistem Yayınları. Eby, C.V. (1998). Veblen s Assault on Time. Journal of Economic Issues, 32 (3): Featherstone, M. (1996). Postmodernizm ve Tüketim Kültürü (çev. M. Küçük). İstanbul: Ayrıntı Yayınları. Fink, B. & Wild, K.P. (1995). Similarities in leisure interests: Effects of selection and socialization in friendships, The Journal of Social Psychology, 135 (4): Forgasz, H.J. & Leder, G.C. (2012). Academics: How do they spend their time. (Erişim Tarihi: ) Hacıoğlu. N., Gökdeniz. A. & Dinç. Y. (2002). Boş Zaman ve Rekreasyon Yönetimi-Örnek Animasyon Uygulamaları. Ankara: Detay Yayıncılık. Hemingway, J.L. (1996). Emancipating leisure: The recovery of freedom in leisur, Journal of Leisure Research, 28 (1):

78 928 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Henderson, K.A., & Bialeschki, M.D. (1991). A sense of entitlement to leisure as constraint and empowerment for women, Leisure Sciences, 13: Hudson, S. (2000). The segmentation of potential tourists: Constraint differences between men and women, Journal of Travel Research, 38 (4): Iso-Ahola, S.E. & Weissinger, E. (1990). Perceptions of boredom in leisure: conceptualization, reliability, and validity of the leisure boredom scale, Journal of Leisure Research, 22: Khan, A.D. (1997). Leisure and recreation among woman of selected hill-farming families in Bangladesh, Journal of Leisure Research, 29 (1): Lloyd, K.M. & Auld, C.J. (2002).The role of leisure in determining quality of life: Issues of content and measurement, Social Indicators Research, 57 (1): Lumpkin, A. (1998). Physical Education and Sport: A Contemporary Introduction. Boston: WCB/McGraw-Hill. Lysyk, M. ve Diğerleri (2002). Translation of the leisure satisfaction scale into French: A validation study, Occupational Therapy International, 9 (1): Nunnally, J.C. (1978). Psychometric Theory. New York: McGraw-Hill. Omay, U. (2008). Boş zamanın manipülasyonu ve çalışma, İş,Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi, 10 (3): Pearson, Q. M. (1998). Job satisfaction, leisure satisfaction, and psychological health, The Career Development Quarterly, 46 (4): Ragheb, M.G. & Beard, J.G. (1982). Measuring leisure attitude, Journal of Leisure Research, 14 (2): Ragheb, M.G. & Tate, R.L. (1993). A behaviour model of leisure participation based on leisure attitude, motivation and satisfaction, Leisure Studies 12: Sabiston, C.M. & Crocker, P.R.E. (2008). Exploring self-perceptions and social influences as correlates of adolescent leisure-time physical activity, Journal of Sport & Exercise Psychology, 30: Sekaran, U. (2000). Research Methods for Business: A Skill Building Approach. New York: John Wiley & Sons, Inc. Siegenthaler, K. L. & O'Dell, I. (2000). Leisure attitude, leisure satisfaction, and perceived freedom in leisure within family dyads, Leisure Sciences, 22 (4): Stewart, W.P. (1998). Leisure as multiphase experiences: challenging traditions, Journal of Leisure Research, 30 (4): Taylor, H.L. ve Diğerleri (1978). A questionnaire for the assessment of leisure time physical activities, Journal of Chronic Diseases, 31 (12): Tezcan M. (1993). Boş Zamanlar Sosyolojisi. Ankara: A.Ü. Eğitim Fak. Yayınları No: 174. Thrane, C. (2000). Men, women, and leisure time: Scandinavian evidence of gender inequality, Leisure Sciences: An Interdisciplinary Journal, 22 (2): Torkildsen, G. (1999). Leisure and Recreation Management. London, UK: Spon Pres. Tsaur, S.H. & Tang, Y.Y. (2012). Job stress and well-being of female employees in hospitality: The role of regulatory leisure coping styles. International Journal of Hospitality Management, doi: /j.ijhm Tütüncü, Ö. & Demir, M. (2003). Konaklama işletmelerinde insan kaynakları kapsamında işgücü devir hızının analizi ve Muğla Bölgesi nde bir uygulama, Dokuz Eylül Üniversitesi SBE Dergisi, 5 (2): Wang, E.S.T. ve Diğerleri (2008). The relationship between leisure satisfaction and life satisfaction of adolescents concerning online games, Adolescence, 13,

79 POSTER BİLDİRİLER

80

81 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Serbest Zaman Eğitimi Yavuz Selim AĞAOĞLU T.C. Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Mustafa BOYACI T.C. Hürriyet İlköğretim Okulu, Beden Eğitimi Öğretmeni ÖZ Serbest zaman eğitimi bireyin yaşadığı ortamdaki imkanları değerlendirmesi ve bu ortamları olgunlaştırması için önemli katkı sağlamaktadır. Bu derlemede serbest zaman eğitimi alanındaki literatür ve araştırma bulguları taranarak tasnif edilmiş, giderek gelişen ve akademik bir disiplin olarak kabul gören serbest zaman eğitimi kavramı çok yönlü tartışılarak alanla ilgili bilgi birikimine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Anahtar sözcükler: Serbest zaman, eğitim, rekreasyon. GİRİŞ Serbest zaman eğitimi bireyin potansiyellerini geliştirmeye yardımcı olan bir disiplin anlayışıdır ve bu amaçla programlar düzenleyen uzman kişilerin yarattığı imkanları kullanmayı amaçlamaktadır. Yaşam boyu sağlıklı gelişim ve mutlu olmak, birey ve toplum için önemli bir değer olduğundan uzun zamana yayılmış olan serbest zaman deneyimleri kültürel yapıya uygun olmalı ve gelişimsel yapısı korunmalıdır. Serbest zaman kavramını kişiden kişiye algılama değişiklikler göstermektedir. Bazı bireyler istedikleri zamanı (iş zamanı olabilir.) serbest zaman olarak algılarlarken diğerleri iş dışı veya zorunlu olmadan yapılan işlerin dışındaki zaman olarak da algılayabilirler. Hatta bazıları ise bir ruh hali ya da varoluşun bir yansıması olarak görürler. Son yıllarda serbest zaman eğitiminin kavramsal ve teorik modelleri geliştirilmiştir. Bunlar; kendinin farkında oluş, serbest zamanın farkında oluş, davranışlar, karar verme, sosyal ilişki, serbest zaman aktivite becerileri, siyasal ilişki olarak ifade edilebilir. Bu nedenle serbest zaman eğitimi uzun ve devam eden bir olgu olarak bir süreci kapsar ve bu süreç içinde amaç, öğrenme deneyimlerini ve stratejilerini geliştirmek olmalıdır.

82 932 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi YÖNTEM VE TEORİK ÇERÇEVE Bu çalışma serbest zaman eğitimi ile sınırlıdır ve bu alanda gerekli literatür çalışması yapılarak ortaya konulan serbest zaman eğitimi bireyin yaşamı boyunca devam eden bir eğitim ve öğretim süreci olarak düşünülmelidir hipotezini doğrulamaya çalışılmıştır. Bütün bu yaklaşımlar ile serbest zaman kavramı geliştirilerek öğretme ve öğrenme verimliliği, etkisi, davranışı etkileme, programı yönlendirme, fiziksel gelişim gibi alanlarda etkili çözümler üretmeyi amaçlamaktadır. İNCELEME VE BULGULARIN YORUMLANMASI Serbest zaman dünyada endüstrileşmiş toplumlarının sahip olduğu ve değerlendirdiği bir zaman olarak kendisine yer edinmiştir (Kraus ve Curtis, 1982). Gittikçe artan teknoloji toplumları daha fazla ve daha mükemmel üretim mekanizmaları ile tüketim malları sağlamaktan başka, aynı zamanda çalışma zamanından farklı olarak serbest zaman kavramını meydana getirmişlerdir (Abadan, 1961). Bu yaratılan serbest zaman imkanları toplumların ve bireylerin yaşam içeresindeki deneyim kalitesini arttırma imkanı vermektedir (Daly, 1995). Serbest zaman insanlar için özgürlük ihtiyacı hissettikleri, zamanlarını kontrol ettikleri, yönlendirdikleri, önceliklerini geliştirme imkanı buldukları, yaşamlarına zenginlikler katabildikleri için önemli yer tutmaktadır. Aynı zamanda insanlar serbest zamanlarında toplum değerlerini ifade edebilmek, kazandıkları parayı harcayabilmek ve en değerli varlıkları olan zamanı en verimli ve erdemli bir şekilde tüketebilmek için imkan bulurlar. Yaşam kalitesini arttırmak için serbest zamanı kullanmak önemli bir durum haline gelmiştir ki, serbest zamanı iyi değerlendirmek ise serbest zaman eğitimi ile olmaktadır. Serbest zaman, yaşanan deneyimlerden hareketle, zamanın gerçek hayatta işgal ettiği yeri, yaşama hazırlayan ve hayatı öğreten kurgunun temel öğesi haline getirir. Bu kurgu pozitif ve yapıcı davranışların oluşturduğu yaklaşımları serbest zaman içinde içeren bir süreci ifade etmektedir (Torkildsen, 1992). Serbest zaman kendini ifade eden, aklın ve bedenin üstün manevî halleri olarak gören, düşünmeyi bilen, erdemli olmayı hedefleyen, sevgi, heyecan sahibi ve bilge olmayı amaçlayan niteliklere sahiptir (Ağaoğlu, 2002: 16-20). Bu nitelikler zamanın değerlendirilmesindeki ana unsurları gösterir. Serbest zaman pozitif ya da negatif değerlendirilebilir (Kelly, 1990). Pozitif kullanımı olarak ise konserler, sportif aktiviteler, okuma, turizm vb. iken, negatif kullanımı içki ve sigara içmek, tehlikeli araba kullanmak olarak ifade edilebilir (Ağaoğlu, 2002).

83 Poster Bildiriler 933 Bununla birlikte serbest zaman eğitimi niceliksel olarak aylar, haftalar ve saatlerle ifade edilmektedir Serbest zamanın değerlendirilmesi ile insanın yaşamını anlamlı kılabilecek ve toplum içinde insana değerler yükleyecek davranışları ifade eden belirli kazanımlar (psikolojik, sosyal, fiziksel) elde edilir. Bu kazanımlar ancak yaşamın zorunlu ihtiyaçlarını gidermek ve yeniden o zorunlu ihtiyaçlarımızı yerine getirebilmek için harcadığımız zamanın dışında yer alan süreçte yer alır (Gratton ve Taylor, 1987). Serbest zaman kavramının en temel dışa vurum olarak göstergesi özünde özgürlük bulunması (Bayless ve ark.,1983) ve sadece zamanı değil, zamanın değerlendirilmesini ifade etmesidir (Kelly, 1990). Serbest zamanı yalnızca bir kavram olarak görmek yerine, yaşam kalitesini artırmak için önemli bir unsur saymak ve içerdiği değerler ile algılamak gerekmektedir (Lumpkin, 1990). Bunun yanında serbest zaman zihinsel ve ruhsal bir davranışı da özünde taşımaktadır (Davis ve ark,2000). Diğer bir deyişle, Aristo kişinin ne ile meşgul olduğu onun serbest zamanının ifadesidir sözüyle serbest zamanın en temel öğesini vurgulamıştır (Torkildsen, 1992). Serbest zaman kavramını tek bir tanımla sınırlamak zordur.zaman, aktivite, zihin durumu ve kültürel olarak dört temel yaklaşımı içermektedir. Zaman olarak; iş disiplini, uyumak ve diğer ihtiyaçları karşıladıktan sonra kalan zamanı ifade eder. Brightbill e göre ise kendi kararımıza ve seçimimize göre kullanacağımız zaman olarak tanımlanmıştır (Torkildsen, 1992). Serbest zaman pozitif ve yapıcı davranışlarla ilişkilidir. Özgür zaman bazı negatif davranışları da içerebilir. Bu açıdan bakıldığında serbest zaman, zamanın pozitif kullanımı olarak da görülebilir Aktivite olarak; aktiviteler, eğitici ve aydınlatıcı olmalıdır. Neumeyers serbest zamanın ağır veya pasif aktiviteler yapabilme imkanı yarattığını ve bunların günlük ihtiyaçlarının dışında olması gerektiğini söyler. Nash a göre aktiviteler dört seviyede oluşturulur; pasif, duygusal, aktif, yaratıcı (Torkildsen, 1992). Aristo ya göre derin düşünce yaratıcı ve erdemli olmayı düşünmek olarak temsil edilir ve serbest zamanın en önemli niteliğidir (Kelly, 1990). Serbest zaman eğitim sürecinin birçok yöntemi vardır. Bunun için bazı uygun koşulların sağlanması gerekmektedir. Öyle ki bireylerdeki farklılıklar tespit edilmeli bunun değerlendirmesi sonucunda eğitim süreci oluşturulmalıdır. Bu eğitim süreci amaçlanan ile yaşanacak deneyimler arasındaki uyum ve gerekli şartların oluşması ile doğmaktadır (Mosston ve Ashworth, 2000).

84 934 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Temel amaç, bireyin içinde bulunduğu sosyo-kültürel ortama etkin olarak katılmayı ve bu ortamın gerekli kıldığı değerleri, kural ve norm sistemlerini diğerleri ile paylaşmayı, bunları doğru yorumlamayı öğrenmektir. Bireyin mümkün olan seçeneklerin farkına varmasına ve doğru seçimler yapmasına destek verirken birey kendi hayatına hedef belirleme ve yön verme gücünü geliştirir ve bu yoldan demokratik topluma katkıda bulunup toplum için uyumlu tercihler yapabilir (Türkoğlu,1998). Bu hareketler serbest zaman eğitiminin teorik ve uygulama alanında belirleyici en önemli özellikleridir. İnsan için çok kıymetli olan serbest zamanı verimli geçirmek, kişisel ve toplumsal yarar bakımından önemlidir. Bunun yanında serbest zamanı ekonomik ve sosyal bakımdan hayata entegre edebilmek bu anlayışın yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bilginin eğitsel değerinin ve etkisinin vurgulanması, bilginin tutuma dönüşmesiyle mümkündür. Bu şekilde özümsenmesinde belirleyici etken bilginin bireyin yaşamındaki yeri, gerçek yaşamının bütünleyici parçası niteliğinde olup olmadığıdır. Başka deyişle eğitime mecbur olmak değil, eğitimi yaşamak gerekir. Eğitim yaşamla bütünleşmeli bireyler için canlı bir anlamı olmalıdır (Tezcan, 1994). Bu anlam içinde davranış kazandırmayı amaçladığımız insanın fiziksel, zihinsel, duygusal, sosyal ve diğer bütün özelliklerinin ne olduğunu bilmeden onu eğitmeye kalkışmak, zaman ve imkanların olumsuz kullanılmasına neden olacaktır (Büyükkaragöz, 1998). Serbest zamanı insanın bir yücelme yolu olarak görmek gerekir. Orada insan kendisini gerçekleştirerek yürür, öğrenilmesi gereken de budur (Erdemli, 2002, ). Serbest zaman eğitimi kişinin bireysel tatminini sağlayan ve bireyi zenginleştiren, serbest zaman fırsatları sunan, toplum üzerinde serbest zamanın etkisini anlamayı gerektiren ve serbest zaman davranışlarını göz önünde bulundurmayı amaçlayan eğitim olarak tanımlanmıştır (Graefe ve Parker, 1987). Serbest zaman eğitimi daha çok birey ya da grupları bazı özel alanlarda beceri sahibi kılmayı, toplumun gelişimine katkı sağlamayı ve onun yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Neulinger (1981) e göre serbest zaman eğitimi, serbest zamanla ilgili olmalı, bireyle, bireyin yakın çevresi ve geniş olarak toplumla ilişkilendirilmelidir. Peterson a ve Gunn a (1984) göre ise serbest zaman eğitimi serbest zamanla ilişkili becerileri kazanmak ve geliştirmek, davranışları geliştirmek ve bilgiyi arttırmak üzerine yoğunlaşmalıdır (Graefe ve Parker, 1987). Bunun için bireyler nelerden hoşlandıkları ya da hayatlarını nelerin zenginleştirdiği ve yaşam zenginliğine neler kattığı konusunda bilgilendirilmeli ve bu duruma göre yaşam içindeki yeri belirlenmelidir (Means, 1973). Bu amaçların gerçekleştirilmesi için serbest zaman eğitimine gereksinim olduğu görülmektedir. Serbest zaman eğitimi, çeşitli kurlar ya da müfredat prog-

85 Poster Bildiriler 935 ramı dışındaki etkinlikler yoluyla serbest zamanın değerli bir biçimde kullanılması yoluyla sağlanabilir. Öte yandan serbest zaman eğitimi geniş ölçüde ilgilerin ve becerilerin yaratılması biçimindeki bir rehberlik sorunu olarak da düşünülmekle birlikte, bunun nasıl sağlanacağı hususunda görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Serbest zaman eğitimi, bireyin yaşamının zenginleştirilmesi, ilgilerinin ortaya çıkarılması, becerilerinin geliştirilmesi kadar, bir yaşam felsefesini de içine almaktadır. Serbest zaman eğitimi yaşam için eğitimle eşit tutulmalı ve insanların zamanlarını kullanmaya hazırlayan bir süreç olarak düşünülmelidir. Serbest zaman eğitimi bireyin nasıl, niçin, nerede ve kiminle serbest zaman deneyimleri yaşadığını öğretir. Serbest zaman davranışlarının değişik modellerini geliştirir ve bireyin çevreye uyumlu olmasını ve ihtiyaçlarını karşılama becerisi kazandırır. Serbest zaman kişinin yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlarken aynı zamanda sorumluluk ve disiplinli çalışmayı öğretir. Çocukluktan yaşlılığa kadar devam eden bir süreç olup hayatla mücadele için yaşam biçimi oluşturur. Serbest zaman eğitimi içerik olarak bilinçli olmayı, beceri öğrenimini, karar vermeyi, serbest zaman kavramını, aktivite ve araç gereç kullanmayı içerir. Serbest zaman eğitimini uygulamak için Mundy başka kriterler geliştirmiştir. Bunlar; serbest zaman eğitimi uygulama modeli, yaşam deneyimlerinin farkında oluş, serbest zaman tercihleri ve serbest zaman sonuçlarından oluşmaktadır (Graefe ve Parker, 1987). Serbest zaman eğitiminin genel amaçları başlıca şu noktalarda toplanmaktadır: 1-Bireylere temel bilgi edindirmek, 2-Kişiliğin geliştirilmesi, 3-Mesleki ve toplumsal yaşam durumlarına hazırlama (Ağaoğlu ve ark,2006). SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Serbest zaman eğitimi ve yaşamın bu yönünün görüntüsü serbest zaman alanı için öncelikli amaçlardır. Burada en büyük sorumluluk bizlerin serbest zaman yaşam biçimlerini etkileme sorumluluğudur. Aynı zamanda serbest zaman eğitiminin felsefi yönünün yanında okul sisteminin sorumluluğunda olduğunu bilmek gerekir. Ders olarak serbest zaman eğitiminin desteklenmesi de gerekmektedir (Graefe ve Parker, 1987). Serbest zaman eğitimi kişinin kendini, serbest zamanı, serbest zamanın kendi yaşam biçimi ve sosyal üretimi ile ilişkisini anlamak için geçirilen bir süreçtir. Bu sürecin amacı ve sonuçları insanların yaşam kalitesini artırmak üzerine yoğunlaşmaktadır. Bununla birlikte, serbest zaman eğitimini anlamak için serbest zaman eğitiminin teori ve pratiğini gözden geçirmek gerekmektedir. Bu süreçte birey, kişisel bir doyum sağlamalı ve

86 936 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi tüm kişisel gelişmelerine katkıda bulunmalıdır. Serbest zaman eğitimi onlara tutum ve değerler, ilgi ve beceriler kazandırma ve geliştirmeye yöneliktir. Serbest zamanın tümsel doyum sağlayıcı ve yaratıcı olarak kullanılması serbest zaman eğitiminin amacını oluşturmaktadır Serbest zaman eğitimi geleneksel olarak bilgiyi ve beceriyi öğretmek olarak görülebilir. Bu eğitim, serbest zaman programlarının verimli kullanımını sağlar ve yaygın eğitim içinde de yer alır. Yapıcı ve akıllı olarak serbest zamandan yararlanılması serbest zaman eğitiminin hedefidir Toplumsal ve kişisel refah bakımından serbest zaman saatlerinin kişisel gelişme ve toplumsal düzeni geliştirme olarak kullanılması serbest zaman eğitiminin amacıdır. Bireyin bu özelliklerini dikkate alarak serbest zamanın nasıl değerlendirilmesi gerektiği serbest zaman eğitiminin ana hedefidir (Tezcan, 1994). KAYNAKÇA Abadan, N. (1961). Üniversite Öğrencilerinin Serbest Zaman Faaliyetleri. Ankara Yüksek Öğrenim Gençliği Üzerine Bir Araştırma. Ajans. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları No: Ağaoğlu, Y.S. (2002). Türkiye deki Üniversitelerin Rekreasyon Programlarının Geliştirilmesi, Doktora Tezi, Samsun: OMÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı. Ağaoğlu, Y.S., Taşmektepligil, M. Y., Albay, F., Bayrak, M., Paktaş, (2006). Y. Serbest Zaman Eğitimi ve Önemi, Millî Eğitim. Bahar: 170. Bayless KG, Mull RF, Ross, CM. (1983). Recreational Sports Programming. ABD: The Athletic Institute. Büyükkaragöz, S.S., Muşta, M. C. Yılmaz, H., Pilten, Ö. (1998). Öğretmenlik Mesleğine Giriş. Eğitimin Temelleri. Konya: Mikro Yayınları. Daly, J. (1995).Recreation and Sport Planning And Design. A Guidelines Manual. Avusturalya: Australian Sport Commission. Davis B, Ross B, Roscoe J. Roscoe D. (2000). Physical Education and Study of Sport. Fourth Edition.Mosby. İspanya: Harcourt Publishers Limited. Erdemli, A., (2002). Temel Sorunlarıyla Spor Felsefesi, E.Yayınları, İstanbul, s.50 Graefe, A. ve Parker, S.,(1987). Recreation And Leisure, An Introductory Handbook. Oxford: Venture Publishing Inc. Gratton, C. ve Taylor,P. (1987). Leisure in Britain. İngiltere: Leisure Publications. Kraus G.R., ve Curtis J.E. (1982). Creative Management in Recreation and Parks. Kelly JR. (12990). Leisure. New Jersey: Prentice-Hall. Lumpkin A. (1990). Physical Education And Sport. A Contemporary Introduction. Second Edition. ABD: Times Mirror /Mosby College Publihing. Means, L.E. (1973). Intramurals. Their Organization And Administration. Second Edition. Prentice- Hall, Inc. Englewood Cliffs, New Jersey, s.17 Mosston, M., ve Ashworth, S. (2000). Beden Eğitimi Öğretimi (Çev. G. Demirhan). Ankara: Bağırgan Yayınevi. Tezcan, M., (1994). Boş Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi. Ankara: Atilla Kitabevi. Torkildsen G. (1992). Leisure and Recreation Management. Türkoğlu, A., (1998). Karşılaştırmalı Eğitim. Adana: Baki Kitabevi.

87 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Rekreasyon ve Eğitim Yavuz Selim AĞAOĞLU T.C. Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Mustafa BOYACI T.C. Hürriyet İlköğretim Okulu, Beden Eğitimi Öğretmeni ÖZ Birey rekreasyon içinde yeni deneyimler kazanarak eğitim ve öğrenmenin en önemli unsurunu oluşturur. Daha da ötesi çevre ile bireyin deneyimleri rekreasyon deneyimleri ile etkileşerek birey için belirli bir öğrenme potansiyeli oluşturur. Rekreasyon deneyimleri ve öğrenme ayrılamaz bir oluşum içindedir. Bireyin yetişkin rollere hazırlanması ve toplumun değerlerinin ona yüklenmesi ile sosyal ve bireysel kimlik gelişir. Rekreasyon bu süreçteki en önemli ögedir Anahtar sözcükler: Eğitim, rekreasyon, serbest zaman GİRİŞ Eğitim ve rekreasyon bir daire içinde, ayrılmaz bir yapıyı oluşturmaktadır. İnsanların gelişimi için rekreasyon ve eğitim temel oluştururken, her ikisi de deneyimler sağlayarak uygulama ve öğrenmenin önünü açmaktadır. Her ikisi de özgür, açık değişen ve evrensel değerler içermektedir ve bireyin duyuşsal, fiziksel ve bilişsel gelişimini desteklemektedir. Eğitimle rekreasyonun ifade edilişini öğrenir ve hazırlarken, rekreasyon deneyimleri ile öğrenmekteyiz. Rekreasyonda eğitim değer ve ürünlerine görev verirken aynı zamanda rekreasyonun göreceli özgürlükçü kendi kendine karar vermeyi içeren yapısını göz ardı edilmemelidir. YÖNTEM VE TEORİK ÇERÇEVE Bu çalışma rekreasyon ve eğitim alanlarıyla sınırlı tutulmuştur. Rekreasyonun eğitim açısından önemi vurgulanarak, öğrenme ve öğretme verimliliği, davranışı etkileme, toplum bilinçliğine ulaşma, fiziksel gelişim geliştirmede etkili çözümler üretmek amaç edinilmiştir. Rekreasyon deneyimleri içerir ve pozitif kazanımlara göre ifade edilir ve bize eğitim için ne yapmak isteğimize karar

88 938 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi verir. Bu çalışmada rekreasyon eğitimi alanındaki dünyada ve Türkiye deki çalışmalara ilişkin bilgilere yer verildi. Konular sistematik olarak tartışıldı ve ilgili literatürden yararlanılarak alan bilgisi oluşturulmaya çalışıldı.. İNCELEME VE BULGULARIN YORUMLANMASI Rekreasyonun pek çok olumlu sonucu olan deneyimleri kapsamaktadır. Küçük yaşlardan başlanarak düzgün ve düzenli olarak yapıldığında uygun bir gelişme çizgisi oluşturur. Bütün yönleriyle genç insana öğretildiği zaman insan yaşamına çok büyük katkıları vardır. Rekreasyon bireyin yaratıcı olması ve rekreatif hazzı yaşaması için bir yaşam tutumu olarak benimsetilmeli ve bu özelliği nedeniyle rekreasyon toplumda olumlu bir insan tipinin yaygınlaştırılması bakımından eğitim aracı olarak kullanılmalıdır(erdemli, 2002). Rekreasyon bireyin zihinsel, fiziksel, duygusal ve sosyal niteliklerini transfer ederek bireyin eğitimsel değerini artırır.. İnsan vücudunu anlamayı ve onu ifade etmeyi sağlar ve temel becerilerin gelişmesi ve günlük aktivitelerin icrasında gereklidir. İnsan vücudunun fizyolojik gelişimini, onun fonksiyonlarını, zayıf ve güçlü yönlerini anlamayı sağlar (Kleindienst ve Weston, 1978). Eğitimin genel amacı, doğal koşullar altında kişinin büyüme ve gelişimine yardım etmek, sürekli olarak değişim içinde bulunan toplum yaşamına sağlıklı, uyum sağlayacak anlayış, alışkanlık ve beceriler ile donatmak olmalıdır (Dewey 1995). Eğitim insanı kendi öz varlığında bütünün öz varlığını kavrayıp öğrenmeye götüren bir süreçtir. Sadece öğretmenlere ve eğitimcilere bırakılmayacak kadar önemli olan eğitim, insanın kendi bireysel değerlerini geliştirmesini sağlamadan çok kurumsal değerlere uymaya ve onları benimsemeye kişiyi koşullandırmaktadır. Bir anlamda bireyi kendi bireysel öğrenimine değil kurumsal ve toplumsal öğrenimine de yardımcı olmaktadır (Kılbaş, 2001). Bunun yanında kişiyi kendi gelişimiyle ilişkiye sokarak, nasıl kendisi olabileceğini göstermek eğitimin temel görevidir (Kılbaş, 2001). Dewey e göre (1996) eğitim kişinin büyüme ve gelişmesine doğal koşullar altında yardım ederek, değişen toplum yaşamına sağlıklı uyumunu destekleyerek, anlayış, alışkanlık ve becerileri geliştirmelidir (Kılbaş, 2001). İnsan öğrenmiş olarak değil, öğrenmek üzere dünyaya gelir ve bu nedenle yaşamamız öğrenmeye dayanır. İnsanın varlık yapısı da buna uygun olarak yaratılmıştır. Bireyin kendisini, birçok bakımdan olduğu gibi, rekreatif bakımdan tanımasının önemi buradadır. Bireyin rekreatif yanını tanıması bir öğrenmedir. Onu ne bakımdan geliştirebileceğini bilmesi de bir öğrenmedir. Bu bilgi yöresinde yer alan ve onu tamamlayan, ge-

89 Poster Bildiriler 939 liştiren bir çok şeyi sağlaması ve davranış olarak kazanması da bir öğrenmedir (Erdemli, 2002).Dolayısıyla biz rekreasyon ile eğitim alırız ve öğreniriz. Rekreasyonun eğitim açısından amaçlarını şu başlıklar altında özetleyebiliriz; A-Fiziksel uygunluk, bilgi, beceri ve davranış geliştirme B- Zihinsel sağlık ve verimlilik sağlamak C-Sosyal değerler sağlamak ve korumak D. Duygusal ifade ve kontrol becerisi sağlamak E. Değerlendirme A-Fiziksel uygunluk, bilgi, beceri ve davranış geliştirme a)-normal büyüme ve gelişimi sağlamak b)-organik büyüme ve gelişimi (dolaşım, solunum, sindirim, beslenme ve vücut ısısının düzenlenmesinin uygunluğunu) sağlamak c)-sinir-kas verimliliği, (fiziksel duyarlılık,) hız, hareketin icrası (motor beceri) ritmik hareket, maksimum kas kuvveti ve dayanıklılığı sağlamak d)-vücut duruş pozisyonu kazanmak e)-sinir sisteminin kontrolü, hareket ve dinlenme sağlamak f)-sağlıkla ilgili bilgiler edinmek g)-vücudu korumayı sağlamak B- Zihinsel sağlık ve verimlilik sağlamak a)-düşünme gücünü geliştirmek ve vücut hareketlerini öğrenmek b)-istenilen hareketleri yapabilmek c)-hızlı kavrama ve analiz yapabilmek d)-zihinsel uyanıklık e)-sonuçları karşılaştırma ve değerlendirmek f)-ritim hissi oluşturmak g)-sınırlılıklar ve güçlü yönleri öğrenmek h)-sağlıklı aktiviteler, kurallar ve liderlik C-Sosyal değerler sağlamak ve korumak a)-sempati (yetenekler, duygular, fikirler deneyimler, sorumluluklar, yardımcı olma duygusu, bencillikten kurtulma) oluşturmak. b)-iyi tarz ve konuşma kazanmak c)-güvenirlik, dürüstlük kazanmak

90 940 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi d)-karar verme duygusunu geliştirmek e)-ortak amaç için işbirliği yapabilmek f)-cinsiyete göre akıllı davranmak g)-kendi disiplinini sağlamak h)-kurallara bağlı kalmak ı)-arkadaşça oyun ruhu geliştirmek D-Duygusal ifade ve kontrol becerisi sağlamak a)-kazanma ve kaybetme duygusunu öğrenmek b)-duyguları ifade etmek( mutluluk, neşe, hoşluk, cesaret, gülme, korku vb.) c)-kendini kontrol edebilmek ve sabırlı olmak d)-duygusal gerilimden uzaklaşmak (üzüntü, korku, aşırı gerilme, heyecan kontrolü, istenmeyen reaksiyon.) e)-duygusal olarak gevşeme ve rahatlama sağlamak f)-sevme ve sevmemenin standartlarını oluşturmak. E-Değerlendirme a)-ritim ve müzik (müzik formları gevşeme, uyum vb.) yeteneklerini geliştirmek b)-doğayı (alan, nehir, kayak, renkler vb.) tanımak c)-kişilik (neşeli, işbirliği, uyumu) kazanmak d)-özgürlük duygusunu (yasalara saygı, duygusal ifade, eğlenceyi kontrol vb.) kazanmak e)-fiziksel yasaları (fiziksel kuvvet, reaksiyon, yerçekimi, ivme, vb.) öğrenmek f)-güçlülük duygusu (kuvvet, dayanıklılık) kazanmak SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Rekreasyon herhangi bir zamanda ve yerde ifa edilebilen, bir aktiviteden farklı olarak özgürlük ile karakterize edilmiş bir aktive ve hemen hoşnutluk oluşturan deneyimleri içermektedir (Butler, 1976). Rekreasyon eğitimin bir parçası olarak eğitimin fonksiyonlarını paylaşmaktadır. Bu fonksiyonlar bireyin büyümesi, gelişmesi bireyin mutluluğu yapıcı vatandaşlık, ahlaki değerleri anlamasını kapsamaktadır (Voltmer ve Esslınger, 1967 ). KAYNAKÇA Butler, G. D. (1976). Introduction to Comnunity Recreation (Beşinci Baskı) New York: Me Graw - Hill

91 Poster Bildiriler 941 Dewey J. (1995). Eğitimde Ahlak İlkeleri (Çev.: Oğuzkan). Ankara: F. Şafak Matbaacılık. Erdemli, A. (2002). Temel Sorunlarıyla Spor Felsefesi. İstanbul: E Yayınları, İstanbul. Kılbaş, Ş. (2001). Rekreasyon Boş zamanları Değerlendirme. Anoca Yayınları. Kleindienst, V. K., Weston, A. (1978). The Recreational Sports Program. School Colleges Communities. New Jersey: Prentice-Hall. Voltmer, E.F., Esslinger A. A. (1967).The Organization and Administration of Physical Education (Dördüncü Baskı). New York: Meredith Publishing Company.

92 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Rekreasyon Kavramına Felsefi Yaklaşım Yavuz Selim AĞAOĞLU T.C.Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Mustafa BOYACI T.C. Hürriyet İlköğretim Okulu, Beden Eğitimi Öğretmeni ÖZ Rekreasyon günümüz toplumlarını çok iyi karakterize eden ve gittikçe yükselen bir değer, anlam ve ideal olarak yerini almaktadır. Felsefi düşünce ise değerler, anlamlar ve idealler diye adlandırılan bu varlık kavramını kendisine konu etmektedir. Bu çalışmada rekreasyon kavramı ile felsefe kavramların birbiri ile olan bağlılığı ve felsefi düşüncenin rekreasyona olan yaklaşımı tartışılmıştır. Çalışma kuramsal bir değerlendirme çalışması olup ulusal ve uluslararası literatürden yararlanılmıştır. Felsefi yaklaşımlar rekreasyonun kavramsal olarak geliştirilmesi ve organizasyonu için temel kaynak oluşturmaktadır. Anahtar sözcükler: Felsefe, rekreasyon, serbest zaman GİRİŞ Felsefe kelimesinden bilgelik ve bu bilgelikten yaşamımızı yönetmek için olduğu kadar sağlığımızı koruma ve tüm zanaatların yaratılması için insanın bilebildiği tüm nesnelerin tam bir bilgisi anlaşılmaktadır. Felsefe bilgiyi öğrenmeyi amaçlar, bunun için ilk olarak nedenlerini sorgulamak ve yeni ilkeler aramakla işe başlar (Descartes, 1998). Descartes e göre tüm felsefe kök, gövde ve dalları olan bir ağaç gibi kabul edersek, felsefenin kökleri fizikötesi, gövdesi fizik ve dalları diğer bilimlerdir. Ağaçlardan meyveleri nasıl kök ve gövdelerden toplanmayıp dallardan alıyorsak, felsefeden bilgiyi de en son öğrenilebilen bölümlerden sağlarız (Descartes, 1998). William James a göre felsefe henüz yanıtlanmamış sorular için kullanılan sözcük olarak tanımlanmaktadır. Bir çözüm üretildiğinde bilim adamları ortaya çıkar ve çözümü sahiplenmektedirler, geriye kalan yanıtlanmamış artıklar ise felsefecilerin elinde kalmaktadır (Gyertsen, 1989). Aynı zamanda felsefe daha geniş olarak gerçeklerle ilgilenir, gelişme

93 Poster Bildiriler 943 süreci, sonuç faktörleri, teoriler ve değerleri içerir (Lumpkin, 1990). Bu bağlamda felsefe yaşamın anlamını analiz ve sentez yaparak oluşturmaya çalışır. Niçin? Amaç ve hedefler nelerdir? Rekreasyonun bireyin yaşamı için değeri nedir? Rolü nedir? gibi soruların yanıtını bulmaya çalışır. Felsefi akımlar ve rekreasyon birbirleri ile ilişkilidir ve bunun sonucunda kişinin bilgi kazanması, mutlu ve sağlıklı olması esas edinilmektedir. Bu çalışma rekreasyonun kavramsal ve uygulama alanlarının geliştirilmesinde felsefi düşüncelerin sağlayacağı temel bilgiyi teorik bir çalışma olarak sunmayı hedeflemektedir. YÖNTEM VE TEORİK ÇERÇEVE Bu çalışma rekreasyon ve felsefi alanlarla sınırlı tutulmuştur. Bu alanla ilgili gerekli literatür çalışması yapılarak ortaya konulan hipotez doğrulanmaya çalışılmıştır. Bütün bu felsefi yaklaşımlar ile kişisel felsefe geliştirilerek öğretme verimliliği, etkisi, davranışı etkileme, programı yönlendirme, toplum bilinçliğine ulaşma, fiziksel gelişim geliştirmede etkili çözümler üretmek hedeflenmiştir (Lumpkin,1990). Felsefe amaçlar, bilimsel yaklaşım ve sonuçlara göre konuşur ve bize rekreasyon alanında ne yapmak isteğimize karar verir. Bu nedenle önce ne yapacağımıza karar veririz, daha sonra ise bilimin bize yol göstermesiyle nasıl yapılacağına karar veririz (Cowell ve Wellman, 1963). İNCELEME VE BULGULARIN YORUMLANMASI Serbest zamanın önemi, serbest zaman felsefesi ve değerleriyle ilgili olarak çeşitli makaleler yazılmış ve değişik çabalarla konunun önemi belirtilmeye çalışılmıştır. Daha sonra ise bunları akademik çalışmalar izlemiştir yılında Nermin abadan, ilk uygulamalı serbest zaman etkinlikleri üzerindeki araştırmayı üniversite öğrencileri üzerinde yapmıştır yılında Halk Sağlığı Eğitimi Komitesi nce serbest zamanları değerlendirme konusunda bir seminer düzenlenmiştir. Genelde rekreasyon ve serbest zaman alanındaki çalışmalar daha çok sportif alanda yoğunlaşmıştır. Farklı felsefi akımlar rekreasyon faaliyetlerinin düzenlenmesinde ve bireylerin ve toplumların serbest zamanlarını en iyi biçimde nasıl değerlendirecekleri konusunda çözüm üretmeyi hedefler. İdealizm; akıl gerçeklere ulaştırdığından akıl merkezdir ve anlamanın burada olduğuna inanır. Platoya göre düşünen ve sezen insan gerçeklere ulaşır çünkü değişmeyen idealler bütün gerçekleri oluşturur (Lumpkin, 1990). Oluşan idealler, değerler ve gerçekler evrenseldir ve kişinin yorumuna göre değişmez ve insan gelişirken, istediklerini özgürce yaparken seçimlerini zihinsel, fikirsel gücünden alır. Birey önemlidir ve akıl ile beslenir ve bu sayede bir bireyin bütün gelişimi rekreasyon ile sağlanabilir. Bu nedenle rekreasyon programları

94 944 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi düşünceler, organizasyon yapanlar, kullandıkları metotlarda özgürdürler ve amaçları bireylerin maksimum kişilik düzeyine ulaşmalıdır. Ahlaki sonuçlar, yaratıcılık ve centilmenlik gibi değerlerde idealizmin vurguladığı değerlerdir (Lumpkin,1990). Rekreasyon bireyin evreni tanımasına ve aklın mükemmele ulaşmasına yardım etmektedir İdealizm insanın evreni algılamasını (duyularla) öngörür ve bunu rekreasyon ile destekler. Bu nedenle oluşturulan düşünce ve amaçlar ana unsuru oluşturmaktadır (Cowell ve Wellman,1963). Natüralizm; doğanın fiziksel gerçeklerinin önemine inanır ve değerlerin bir kaynağı olarak kabul eder. Bu nedenle naturalizm bireyi toplumdan daha önemli görür ve eğitimi her katılımcının gereksinimlerine göre karşılamayı hedef almaktadır (Lumpkin, 1990). 18.yüzyıl filozofu Jean-Jacques Roussequ ya göre her şey doğaya göredir ve rekreasyon fiziksel dünyayı bir eğitim yeri olarak görmelidir Doğa kanunları programlayıcıları ve katılımcılara büyüme, gelişme ve öğrenme fırsatları sunmaktadır. Bu nedenle program yapımcılar rekreasyonu belirli sonuçlara ulaşmak için kullanmaktadırlar. Naturalizm kişinin kendi eğitimi ve kendi aktivitesini öğrenmesinin önemini açıklar. Fiziksel sağlık, zihinsel, ahlaki ve sosyal becerileri öğrenmeye imkan yaratır ve bu şekilde bir kişinin kendi kapasitesini keşfetmesi ve ilgilenebilmesi doğaya uyum becerilerinin gelişmesine neden olur. Yarışma amaçlı olmayan gruplar bireyler ve açık olan rekreasyonu bireyin fiziksel, psikolojik ve özellikle sosyal gelişimini geliştirme fırsatı yaratırken kişi bütün yönleriyle gelişir. Katılımcıya yaptıkları her şeyin doğal sonuçları olacağını göstermek gerekir. Eğer çok yerse hasta olacağı, sert oyun oynarsa sakatlanmak vb. Doğa kanunları birçok doğal sonuçlar oluşturur ve eğitim olarak bu şekilde yaşama hazırlar (Cowell ve Wellman,1963). Naturalizm idealizme yakın olarak insanı biyolojik varlık olarak ve organik evrim geçiren bir ürün olarak görmektedir. Ayrıca olağanüstü ve sihirli kavramları reddederek doğayı değerler oluşturan bir kriter olarak kabul etmektedir. Realizm; Aristo ve bugünün savunucuları realizmi doğa kanunları ile yorumlamakta, bunun için bilimsel metodları ve gerçeğe ulaşma sürecini kullanmaktadırlar (Lumpkin, 1990). Realiste göre rekreasyonun rolü dünyanın material unsurlarını inceleyerek gerçeği ararken, bireylere yaşam içindeki gerçek şeyleri keşfettirmek ve yorumlamaktır. Bireyi bütün olarak görmek rekreasyonu organik uygunluk, sinir-kas sistemi, zihinsel yetenek, sosyal ve duygusal gelişimi sağlayıcı kabul etmek ve bireyi gerçek yaşama ayarlamaktır. Realist rekreasyon programlayıcısı öğrenmede düzenli ilerlemeyi, alıştırmaların geniş kullanımını ve objektif değerlendirmeyi esas alır. Öğrenme katılımcı merkezlidir ve rekreasyon programları fiziksel dünyanın kanunlarını öğretmektedir (Lumpkin, 1990).

95 Poster Bildiriler 945 Pragmatizm; Pragmatizm gerçeklere pratik ile ulaşılacağını içerir.pragmatizm de ana sorun gerçek nedir ve hatalardan nasıl ayrılabilir? Pragmatizm sık sık deneyselcilik ve uygulamacılık ile yakın adlandırılır. Bizler daima iyiye ulaşmak için çaba harcıyoruz. Bu nedenle deneysel, alıştırmalar yaparak (Cowell ve Wellman, 1963) gerçekleri sonuçlardan çıkarmaya çelişiyoruz. Pragmatizme göre idealler ve realiteler gerçeği aramak için anahtar değildir. Engin gerçek her zaman için tecrübe edilmeli, denenmeli fakat kesin olarak kabul edilmemelidir. Çünkü program kriterleri kişiden kişiye ve duruma göre değişiklikler gösterir. Böylece pragmatizm dinamik ve sürekli değişen bir felsefi yaklaşımı ifade eder. Pragmatist için gerçek bilinçli durumda ki gerçekliği yakalayabilmektir ki, eğer o yakalanırsa, gerçek olur. Gerçek, zamanın içeresinde ortaya çıkan bir sonuç olarak görülürken sosyal iyilik de bu sonuç içerisinde yer almaktadır (Lumpkin, 1990). Rekreasyon programlarındaki pragmatist yaklaşım katılımcılar üzerindeki sosyal verimliliği geliştirmektir. En ünlü pragmatist John Dewey dir. Dewey e göre katılımcılar yaşam içindeki sosyal problemlerini çözmek için deneyim fırsatlarına gerek duyarlar ve toplumun daha iyi fonksiyon gösteren bir bireyi olmaya çalışırlar. Problem çözerken rekreasyon programlayıcı katılımcının ihtiyaçları ve ilgileri üzerinde yoğunlaşır. Bu katılımcı merkezli yaklaşım katılımcıların bilimsel yöntemleri kullanma ve daha fazla aktiviteye katılmaya cesaretlendirir. Grup çalışmaları işbirliği ve bireyler arası becerilerin gelişmesini sağlar. pragmatist için değerler görecelidir ve kişinin kendi deneyimlerinden çıkarılır. Bununla birlikte pragmatist sosyal sorumluluğa sahiptir. Çünkü her birey toplum içinde fonksiyonlara sahiptir ve topluma yardım eder. Varoluşçuluk; bireysellik temelinde bir yaşam felsefesini benimseyen, toplumun karşısında bireyin biricikliğini ve özgürlüğünü ön plana alarak, insan özelliğinin önemini vurgulayan ve insanın düşünsel olanlar kadar estetiksel, ahlaksal ve duygusal ilgilerine de önem veren bir akımdır. Buber e göre öğretmenin işlevi, çocuğun ruhundaki değerleri açığa çıkarmak ve değersiz şeylerden kurtararak ona ikinci bir doğum sağlamaktır (Kılbaş, 2001). Varoluşçu felsefenin liderleri Jean-paul Sarte ve Karl Jaspess e göre insan deneyimleri gerçeklere karar verir ve gerçekler insan deneyimlerinden geçer. Bir bireyin seçimleri ve deneyimleri gerçeğe ve bireysel ifadeye neden olurken aynı zamanda bireyin değerler sistemi sosyal sorumluluk duygusu verilerek sosyal sorumluluğa uygun hale getirilir. Kendini gerçekleştirmek isteyen birey eğitimsel sonuçlara ulaşmalıdır bunu için bütün katılımcılar eylemlerinin sonuçlarını kabul etmek zorundadırlar. Rekreasyon içinde, katılımcılara geniş bireysel aktiviteler sunulmaktadır (Lumpkin, 1990). Bunun içinde yaratıcılığı geliştirmek, bilinçliği artırmak, kendi sorumluluğunu ve bireyin var oluşunun farkına varmak gerekir.

96 946 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi SONUÇ VE DEĞERLENDİRME İdealizm fikirleri gerçeklik kaynağı olarak kabul eder ve insanı en önemli merkez olarak tanımlar. Amacı kişilik ve aklın gelişmesini sağlamaktır. Realizm ise bilinen gerçekleri kullanır, fiziksel dünyayı en önemli merkez olarak kabul eder ve amacı insanları yaşamın gerçekleri ile buluşturmaya çalışmaktır. Pragmatizm insan deneyimlerini gerçeklik kaynağı olarak kabul ederken en önemli merkezi toplum olarak tanımlar. Toplumda daha iyi fonksiyonu olan bireyler geliştirerek, bireylerin bir araya gelmesi ile toplumun değer kazanmasını amaçlar. Natüralizm gerçeklik kaynağı olarak doğayı kullanır en önemli merkezi birey olarak kabul eder ve kişiyi bütün olarak geliştirmeyi hedefler. Varoluşçuluk ise insanı gerçeklik kaynağı olarak kabul eder, bireyi önemser ve kendinin farkına varan bireyler yaratmayı amaçlar (Tablo 1). Tablo1. Felsefi düşünce akımların özellikleri İdealizm Realizm Pragmatizm Naturalizm Existantializm Gerçeklik Fikirler Bilinen Gerçekler İnsan deneyimleri Doğa İnsan Varlığı kaynağı Aklın Önemi Vurgulanmalı Nedensel güçler ve bilimsel metot kullanma Vücudun Önemi Müfredat Odağı Öğretmenin Önemi Akıl ile doğru orantılı gelişme Öğretmen Niteliksel Model ve örnek Gerçekleri ifade eder, alıştırma ve bilimsel metot Kişilik Önemi Ahlaki ve ruhsal değerler ağırlıktadır. Eğitim Kendini geliştirme Yaşamın realiteleri ile karşılaşmak Amaçları Kişilik ve aklın gelişmesi En Önemli İnsan Fiziksel dünya Toplum Birey Birey Geleceğe nasıl ulaşılacak Nedenler ve Sezgi Bilimsel metot Değişiklikleri keşfetmek Doğa kanunları Bireysel kararlar Sorarak öğrenmek, Fiziksel ve Öğrenme metotları ince- zihinsel denge ve kişisel kararlar. lemek ve (bütün insanlar katılmak için) Bütün bireyin üzerinde Toplumda etkili Max. öğrenme Aktivite seçme durma fonksiyonları için fiziksel özgürlüğü ve yaratıcılık. olan değişik aktivite ana aktiviteler. unsurdur. merkezli Konu merkezli sayısal Birey merkezli Bireyin öğrenmeye Bireysel merkezli bireysel farklıklar hazır kendini anlama üzerinde bulunuşluğu üzerine kurulu kurulu Motive eder, Rehber ve Uyarıcı ve danışmandır. öğrenmeye yardımcıdır. kullanır. yardım eder. Yaşam düzeni için öğrenir Sosyal becerilerin Sosyal becerile- Kendi sorumluluğu- gelişimi ve ri geliştirmek nu geliştirmek ve birinin ihtiyaçlarını önemlidir. kendini tanımak karşılar Sosyal olarak Doğal süreç Bireyin sorumluluğunu verimli olmak kabullenmeyi öğretmek İnsanları yaşamın gerçekleri Toplumda daha Kişiyi bütün Bağımsız ve kendinin ile buluşturmak iyi fonksiyonu olarak geliştirmek farkına varan olan bireyler bireyler yaratmak yapmaya çalışmak

97 Poster Bildiriler 947 Konu Çok önemli Öğrenmeye odaklı Geniş aktivite Oyun ve Soruları cevaplamak, seçeneği bireysel aktiviteler öğretmenin teşviki ile özgür deneyim Metod Ders,soru/ cevap, Gerçek dünyayı kullanır, Problem İnformal problem Bireysel aktiviteler tartışma alıştırma, ders, proje çözmek çözmek Öğretmenin Öğretmen süreçten Öğrenmek için bilgili seç Rehberlik yap Rehberlik yap, Rehberlik yap Rolü daha önemli doğa öğretir. Öğrencinin Kişinin bütün gelişimrını Bütün kişi üzerine odaklı Değer yargıla- Öğrenmeyi Kişinin kendini Rolü geliştirici kişiye göre anlama programı program oranı Değerlendirme Konu belirlenir, Niceliksel, bilimsel yöntem- Göreceli ve Bireysel amaç- Geleneksel anlamda niteliksel ler kullanılır kendini değerlara ulaşma önemli değil. lendirme esası üzerine kurulu Zayıf Yönü Değişikliğe karşı Her şey doğal yasalara göre Belirli amaçların Karmaşık Kişiyi sosyal yaşama direnç gösterir, akla doğrudur ya da yanlıştır. olması yönlendirememek dünya için çok hazırlayamaması göre fiziksel gelişimi öne çıkarabilir. basit bir eğitim verilmesi Kaynak: (Lumpkin, 1990) KAYNAKÇA Ağaoğlu, Y.S., Bayrak, M., Taşmektepligil, M.Y. (2005). Dünyada ve Türkiye de Serbest Zaman Kavramının Tarihsel Gelişimi, Abant Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2: 6. Charles C. Cowell ve Wellman L. (1963). Philosophy and Princıples of Physical France. New Jersey: Prentice Hall International Ince Enlewood Cliffs. Descartes,R. ( 1998). Felsefenin İlkeleri (Çev.: M. Akın). İstanbul: Say Yay. Gyertsen, D. (1989). Sceience and Philosophy Postand Present. ABD: Penguin Books. Kılbaş, Ş. ( 2001). Rekreasyon Boş zamanları Değerlendirme. Anoca Yayınları. Lumpkin A. (1990). Physical Education and Sport A Contemporary Introduction (İkinci Baskı). ABD: Times New Mirror / Mosby College Publicaiton.

98 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Muğla Üniversitesi Yerleşkesinde Öğrenim Gören Öğrencilerin Serbest Zaman İhtiyaçları ve Beklentileri Ali AĞILÖNÜ T.C. Muğla Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Hazal UZAR T.C. Muğla Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Özlem AĞILÖNÜ T.C. Muğla Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Bahadır ALTAY T.C. Muğla Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: ÖZ Bu araştırmanın amacı; Muğla Üniversitesi yerleşkesinde öğrenim gören öğrencilerin serbest zaman ihtiyaçları ve beklentilerini belirlemektir. Araştırma Muğla Üniversitesinde farklı fakülte ve bölümlerde okuyan 410 kız ve erkek öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada bilgi toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket, okuduğu bölümler, yerleşkedeki serbest zamanının tespiti, etkinlik öncelikleri, rekreasyon ve organizasyonu vb. soruları içermektedir. Araştırmada elde edilen veriler Windows ortamında SPSS 17 paket programı kullanılarak istatistik işlemler uygulanmış sayısal ve yüzdelik dağılımları tablolar halinde sunulmuştur. Muğla Üniversitesi yerleşkesinde öğrenim gören öğrencilerin serbest zaman ihtiyaçları ve beklentilerini belirlemek amacıyla yapılan bu araştırma sonuçlarına göre; serbest zaman etkinliklerine katılım, organizasyonlara iştirak durumları belirlenerek öğrencilerin fiziksel, sosyal ve toplumsal etkinlikleri ihtiyaçları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya göre öğrencilerin büyük çoğunluğunun yerleşkede zaman geçirdiği, öncelikli olarak fiziksel aktiviteleri istedikleri, yerleşke dışındaki serbest zaman etkinliklerine de katıldıkları tespit edilmiştir. Yerleşkedeki rekreatif faaliyetlerin yeterince olmaması tesis ve organizasyon eksikliklerinin bulunması ve ekonomik yeterliliğin eksikliği sebebiyle üniversitede serbest zaman etkinlikleri ihtiyacının yüksek olduğu ortadadır. Rekreasyon aktivitelerini teşvik ve sağladığı yararlardan faydalanmak için yerleşkede düzenli yapılabilecek etkinlikler yapılmalıdır. Görüldüğü üzere öğrenciler serbest zamanlarında sportif aktivitelerle uğraşmaktadırlar. Serbest zamanlarında seçtikleri faaliyetleri okul tesis ve araçgereçlerin el verdiği ölçüde faydalanabildikleri ortaya çıkmıştır. Tesis ve araç-gereçlerdeki yetersizlik serbest zaman etkinliklerini kısıtlamaktadır. Anahtar sözcükler: Üniversite öğrencileri, serbest zaman, yerleşke

99 Poster Bildiriler 949 GİRİŞ Genç bir yapıya sahip olan nüfusumuzun içinde öğrenci kesimi en duyarlı, dinamik, yeniliklere açık, girişken bir yaş kesimidir. Yaşantımızda çok önemli bir yeri ve değeri olan yükseköğretim kurumlarımızdaki öğrencilerimizin bu günümüzün mutluluk kaynağı ve aynası olduğu kadar geleceğimizin de ümidi tükenmeyen potansiyeli ve güvenidir Bu nedenle öğrencilerle ilgili konular, serbest zamanları değerlendirme sorunları, tüm yükseköğrenim kurumlarının ortak konuları ve sorunlarıdır. Bunun sonucu olarak serbest zamanları değerlendirme sorunları, her ülke ve millet için olduğu gibi ülkemizin de sosyal, kültürel, ekonomik, politik ve yönetim şekli gibi ana sistemleriyle çok yakın ilgi ve ilişkiler içindedir (Mutlutürk 1991). Gençliğin bir kısmını oluşturan üniversite öğrencilerinin ders dışı sportif etkinliklere katılımı zorunlu tutulmaz. Öğrenci özgür iradesi ile seçtiği herhangi bir spor dalında kendisini kanıtlamak, bilgi ve becerisini daha üst düzeye çıkarmak ister. İlgililer öğrencilerin istek ve beklentilerini olanaklar çerçevesinde karşılamak durumundadır. Çünkü kişi, severek yapmak istediği bir alanda doyuma ulaşma olanağı bulamazsa, diğer alanlarda kendisi için zararlı olana eylemlere yönelebilir. Gençler kötü alışkanlıklara genellikle serbest zamanlarında anlamlı bir uğraş bulamadıkları için yönelirler (Aydoğan 1961). Rekreasyonun kelime anlamı, eğlence, serbest zamanı değerlendirmedir. Toplumda yaşayan fertlerin, serbest zaman dilimi içinde yapması gereken faaliyetleri olmalıdır. Faaliyetler toplumun gelişmişlik düzeyine bağlıdır. Toplum ne kadar gelişmiş ise; serbest zaman faaliyetleri de o kadar çeşitlidir ve sayıca fazladır (Karaküçük 2005). Tezcan (1992) a göre serbest zaman bireyin hem kendisi hem de başkaları için bütün zorunluluklardan ya da bağlantılardan kurtulduğu ve kendi isteği ile seçeceği bir etkinlikle uğraşacağı zamandır şeklinde tanımlamıştır. Abadan (1961) e göre serbest zaman uyumak, yemek yemek, vücut temizliği yapmak, fakülteye gidip gelmek, ders veya bir işte çalışma zamanı dışında kalan vakit tir şeklinde tanımlanmıştır. Serbest zaman kişinin çalışma, uyku ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamak dışında kalan zamanıdır (Gökmen ve Açıkalın 1985). Serbest zaman içinde zevk ve doyuma ulaşmak esastır. Çağdaş toplum yapısının ürünü olan turizm, sosyolojik açıdan bir serbest zaman faaliyetidir. Serbest Zaman, "İş ve yaşamla ilgili zorunlu görevler yerine getirildikten sonra, arta kalan zamandır. Birey, bu zamanı özgürce kullanmak hakkına sahiptir (Gökdeniz 1994).

100 950 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Serbest zamanı değerlendirmede gençliğin kendilerine göre tercihleri, beklentileri farklılaşmaktadır. Gençlik dönemi insan yaşamının önemli bir dönemi olup, kişinin sürekli ve düzenli olan gelişmesinin bir aşamasıdır (Özbay ve Öztürk 1989). Rekreasyon programlarında spor ve rekreasyonel oyunlar tek başına çok büyük bir bölümü oluşturabilir. Bu insanların yaşamındaki egzersiz ve sporun önemine bağlı olarak gerçekleşmektedir (Farrell ve Lundegren 1999). Üniversite öğrenimi, yıllar boyu devam edecek davranış biçimlerinin oluştuğu en önemli süreçtir. Bu süreçte elde edilecek her pozitif davranış bireyi mutluluğa taşımada bir adım daha ileriye götürecektir. Bu nedenlerle, serbest zaman ve rekreasyon üniversite öğrencileri için akademik eğitimin bir parçası olarak yer almalı, öğrenciler rekreasyon kavramının ve serbest zamanı değerlendirme eğitiminin kendi hayatlarındaki önemini tespit etmelidirler. Aslında, rekreasyon, bireyler için farklı bir dünya oluşturan ve karşılaşılan zorlukları yenmek için çeşitli deneyimler kazandıran faaliyetleri içerir. Kişilerin ilgi ve eğitimlerini belirlemeye yönelik sürekli çalışmalar yapmak, yaş, kalıtım, eğitim süreci gibi faktörler iyi bir rekreasyon programı için göz önünde bulundurmak çok önemli görülmektedir. Bu nedenle rekreasyon temel eğitimin bir parçası olarak desteklenmesi gerekir. Ayrıca eğitimin ana unsuru olarak kabul edilmelidir. Bu da; sağlıklı arkadaş ilişkilerini geliştirebilen, kurallara uyan, mücadele eden, karşısındakinin hakkına saygı gösteren, uyumlu, başarılı ve anlayışlı bir gençlik ve dolayısıyla geleceğin faydalı toplumunu oluşturacaktır. YÖNTEM Örneklem Grubu ve Veri Toplama Aracı Araştırma grubunu Muğla Üniversitesi yerleşkesinde öğrenim gören öğrenciler oluşmaktadır. Araştırma, Muğla Üniversitesi yerleşkesinde farklı fakülte ve bölümlerde okuyan 410 kız ve erkek öğrenciler tesadüfi olarak seçilerek uygulanmıştır. Araştırmada bilgi toplama aracı olarak anket kullanılmıştır (Erenci 2006). Anket, okuduğu bölümler, yerleşkedeki serbest zamanının tespiti, etkinlik öncelikleri, rekreasyon ve organizasyonu ile ilgili soruları içermektedir. Verilerin Analizi Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Literatür çalışması yapıldıktan sonra hazırlanan anket 195 bayan ve 215 erkek öğrenciye uygulanmıştır. Ankette yerleşkede bulunma süresi, yerleşkede serbest zaman süresi, öncelikli aktivite tercihi, kapalı ve açık aktivite tercihleri, yerleşke dışı rekreas-

101 Poster Bildiriler 951 yon etkinliklerine katılım, yerleşkede rekreasyon aktiviteleri olsa olabilecek katılım, bu katılımlara tesis ve organizasyon boyutunun etkisi, rekreasyon aktivitelerinin yararlı olup olamayacağı ve serbest zaman etkinliklerine katılımdaki bazı etmenlere yer verilmiştir. Veriler Windows ortamında SPSS 17 paket programı kullanılarak istatistik işlemler uygulanmış sayısal ve yüzdelik dağılımları tablolar halinde sunulmuştur. SONUÇ Tablo 1. Araştırmaya katılan kız ve erkek öğrenci sayıları KATILAN KİŞİ SAYISI YÜZDESİ BAY ,4 BAYAN ,6 TOPLAM Muğla Üniversitesi Yerleşkesinde Okuyan Toplam Öğrenci Sayısı Araştırmaya 215 erkek (%52,4) ve 195 kız (%47,6) olmak üzere toplam 410 öğrenci katılmıştır. Tablo 2. Araştırmaya katılan öğrencilerin bölümlere göre dağılımı Yerleşkede Bulunan Bölümler Katılan Kişi Sayısı Yüzdesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 73 17,8 Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ,6 Eğitim Fakültesi 93 22,7 Fen Fakültesi 20 4,9 Edebiyat Fakültesi 36 8,8 Turizm İşletmeciliği Otelcilik Meslek Yüksekokulu 3 0,7 Teknik Eğitim Fakültesi 18 4,4 Mühendislik Fakültesi 11 2,7 Yabancı Diller Meslek Yüksekokulu 6 1,5 Araştırmaya en çok katılımı % 36,6 ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluştururken, en az katılımı ise % 0,7 ile Turizm İşletmeciliği Otelcilik Meslek Yüksekokulu oluşturmuştur.

102 952 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Tablo 3. Araştırmaya katılan öğrencilerin yerleşkede bulundukları gün sayısı haftalık Katılan Kişi Sayısı Yüzdesi 1 gün 16 3,9 2 gün 27 6,6 3 gün 74 18,0 4 gün 81 19,8 5 gün ,7 Araştırmaya göre öğrencilerin % 51,7 si oranla haftanın en fazla 5 gününü yerleşkede geçirdiğini, %3,9 u ise sadece 1 gün yerleşkeye geldiğini belirtmiştir. Tablo 4. Araştırmaya katılan öğrencilerin yerleşkede bulunma süreleri günlük Katılan Kişi Sayısı Yüzdesi 0-2 saat 31 7,6 3-4 saat ,2 5-6 saat ,4 7-8 saat 69 16,8 9 saat ve üstü 74 18,0 Araştırmaya göre öğrencilerin % 33,2 si 3-4 saatini yerleşkede geçirirken %7,6 sı ise 0-2 saat gibi az bir zaman geçirdiği görülmektedir. Tablo 5. Araştırmaya katılan öğrencilerin serbest zaman dağılımı günlük Katılan Kişi Sayısı Yüzdesi 1 saat 88 21,5 2 saat 47 11,5 3 saat ,4 4 saat 62 15,1 5 saat ve üstü ,6 Araştırmaya göre öğrencilerin % 27,6 sı 5 saat ve üstü serbest zamanının bulunduğunu belirtirken %11,5 i ise 2 saat gibi az bir serbest zamanının olduğunu belirtmektedir.

103 Poster Bildiriler 953 Tablo 6. Araştırmaya katılan öğrencilerin öncelikli tercih ettikleri serbest zaman etkinliklerinin dağılımı Katılan Kişi Sayısı Yüzdesi Fiziksel Etkinlikler ,4 Sanat Etkinlikleri 68 16,6 Uygulama Etkinlikleri 18 4,4 Entelektüel Etkinlikler 55 13,4 Toplumsal Etkinlikler 87 21,2 Araştırmaya göre öğrencilerin %44,4 ü fiziksel etkinlikleri, %21,2 si toplumsal etkinlikleri, %16,6 sı sanat etkinliklerini, %13,4 ü entelektüel etkinlikleri ve %4,4 ü ise uygulama etkinliklerini tercih ettikleri görülmektedir. Öğrencilerin öncelikli olarak % 44,4 le fiziksel aktiviteleri istedikleri görülmektedir. Tablo 7. Araştırmaya katılan öğrencilerin tercih ettikleri kapalı alan rekreatif faaliyet aktiviteleri dağılımı Katılan Kişi Sayısı Yüzdesi Dans Aktiviteleri 59 14,4 Su Sporları 64 15,6 Aerobik 47 11,5 Fitness 40 9,8 Satranç 26 6,3 Müzik Aktiviteleri 61 14,9 Sosyal Aktiviteler 41 10,0 Drama 21 5,1 Resim 11 2,7 Boyama 3,7 Fotoğraf 15 3,7 Bilgisayar 5 1,2 Maket 4 1,0 Elişi 1,2 Bowling 5 1,2 Squash 3,7 Tırmanma Aktiviteleri 4 1,0 Araştırmaya göre öğrencilerin en çok %15,6 sının su sporları aktivitelerine ihtiyaç duydukları, ardından ise %14,9 ile müzik aktiviteleri ve %14,4 ü ise dans aktivitelerine katılmak istedikleri görülmektedir.

104 954 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Tablo 8. Araştırmaya katılan öğrencilerin tercih ettikleri açık alan rekreatif faaliyet aktivitelerinin dağılımı Katılan kişi sayısı Yüzdesi Spor Turnuvası ,1 Bisiklet 38 9,3 Kampçılık 37 9,0 Tırmanma 30 7,3 Paten 34 8,3 Oryantiring 25 6,1 Golf 35 8,5 Paintball 76 18,5 Bocce 8 2,0 Kuş Gözlemciliği 5 1,2 Kayak 7 1,7 Trekking 4 1,0 Hiking 8 2,0 Araştırmaya göre öğrencilerin en çok %25,1 i spor turnuvalarına ihtiyaç duyarken %18,5 i ise paintball gibi eğlence ve adrenalin içerikli Rekreatif aktivitelere katılmak istediklerini belirtmişlerdir. Tablo 9. Araştırmaya katılan öğrencilerin yerleşke dışındaki serbest zaman etkinliklerine katılma durumu Katılan kişi sayısı Yüzdesi Tamamen 90 22,0 Katılıyorum ,4 Kararsızım 32 7,8 Pek Katılmıyorum 80 19,5 Hiç Katılmıyorum 26 6,3 Araştırmaya göre öğrencilerin %44,4 ü yerleşke dışındaki serbest zaman etkinliklerine katıldığını söylerken %6,3 ü ise yerleşke dışındaki serbest zaman etkinliklerine hiç katılmadıklarını belirtmişlerdir.

105 Poster Bildiriler 955 Tablo 10. Araştırmaya Katılan Öğrencilerin Yerleşkede Rekreatif Faaliyetlerin Olması Halinde Katılma Durumları Katılan kişi sayısı Yüzdesi Tamamen 91 22,2 Katılıyorum ,0 Kararsızım 68 16,6 Pek Katılmıyorum 32 7,8 Hiç Katılmıyorum 14 3,4 Araştırmaya göre öğrencilerin %50 si yerleşkede rekreatif faaliyetlerin olması halinde katılacağını, %3,4 ü hiç katılmayacağını belirtmiştir. Tablo 11. Araştırmaya katılan öğrencilerin tesis ve organizasyon eksikliklerinin serbest zaman etkinliklerine katılımını etkiler mi Katılan kişi sayısı Yüzdesi Tamamen ,9 Katılıyorum ,7 Kararsızım 52 12,7 Pek Katılmıyorum 37 9,0 Hiç Katılmıyorum 15 3,7 Araştırmaya göre öğrencilerin %41,7 si tesis ve organizasyon eksikliklerinin serbest zaman etkinliklerine katılımı etkileyeceğini belirtirken, %3,7 si hiçbir şekilde etkilemeyeceği yanıtını vermişlerdir. Tablo 12. Araştırmaya katılan öğrencilerin serbest zaman etkinliklerinin yararları hakkındaki düşünceleri Katılan kişi sayısı Yüzdesi Tamamen ,5 Katılıyorum ,0 Kararsızım 50 12,2 Pek Katılmıyorum 19 4,6 Hiç Katılmıyorum 11 2,7 Araştırmaya göre öğrencilerin %48,5 i serbest zaman etkinliklerinin yararlı olduğu cevabını verirken, %2,7 si hiç yararlı olmayacağı cevabını vermiştir.

106 956 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Tablo 13. Araştırmaya katılan öğrencilerin serbest zaman etkinliklerinin zararlı alışkanlıkları önleyeceği hakkındaki düşünceleri Katılan kişi sayısı Yüzdesi Tamamen 67 16,3 Katılıyorum 61 14,9 Kararsızım 67 16,3 Pek Katılmıyorum 75 18,3 Hiç Katılmıyorum ,1 Araştırmaya göre öğrencilerin %34,1 i serbest zaman etkinliklerinin zararlı alışkanlıkları önlemeyeceği cevabını verirken, %14,9 u ise önleyebileceğine katılıyorum diye cevap vermiştir. Tablo 14. Araştırmaya Katılan Öğrencilerin Serbest Zaman Etkinliklerine Katılımda Ekonomik Etmenlerin Etkisi Hakkındaki Düşünceleri Katılan kişi sayısı Yüzdesi Tamamen ,9 Katılıyorum ,2 Kararsızım 62 15,1 Pek Katılmıyorum 35 8,5 Hiç Katılmıyorum 30 7,3 Araştırmaya göre öğrencilerin %43,2 si serbest zaman etkinliklerine katılımda ekonomik etmenlerin etkisi vardır derken, %7,3 ü hiçbir etkisi yoktur diye cevap vermiştir. DEĞERLENDİRME Muğla Üniversitesi yerleşkesinde okuyan toplam öğrenci sayısı kişidir. Araştırmaya göre öğrencilerin % 51,7 si 5 gün yerleşkede bulunmakta, % 33,2 si 3-4 saatini yerleşkede geçirmekte ve % 27,6 sının 5 saat ve üstü serbest zamanının bulunduğunu görülmektedir. Bu durumda öğrenciler haftanın büyük çoğunluğunu yerleşkede geçirmekteler ve 5 saat ve üstü gibi aktivite yapabilecek uzun bir serbest zamana sahip oldukları görülmektedir. Araştırmaya göre öğrencilerin öncelikli olarak % 44,4 le fiziksel aktiviteleri istedikleri, %15,6 sının su sporları aktivitelerine ihtiyaç duydukları, %14,9 ile müzik aktiviteleri ve %14,4 ü ise dans aktivitelerine katılmak istedikleri, %25,1 inin ise sportif turnuvalara katılmak istedikleri görülmektedir.

107 Poster Bildiriler 957 Araştırmaya göre öğrencilerin %44,4 ü yerleşke dışındaki serbest zaman etkinliklerine katıldığı, %50 si yerleşkede rekreatif faaliyetlerin olması halinde katılacağını belirtmiştir. Bu da gösteriyor ki yerleşkedeki rekreatif faaliyetler yeterince yok veya yeterli bulunmamaktadır. Araştırmaya göre öğrencilerin %41,7 si tesis ve organizasyon eksikliklerinin serbest zaman etkinliklerine katılımı etkileyeceğini, %48,5 i serbest zaman etkinliklerinin yararlı olduğunu, %43,2 si serbest zaman etkinliklerine katılımda ekonomik durumun etkisinin bulunduğunu belirtirken zararlı alışkanlıkları serbest zaman etkinliklerinin önleyemeyeceğini belirtmişlerdir. Üniversitede serbest zaman etkinlikleri ihtiyacının yüksek olduğu ortadadır. Rekreasyon aktivitelerini teşvik ve sağladığı yararlardan faydalanmak için yerleşkede düzenli yapılabilecek etkinlikler yapılmalıdır. Görüldüğü üzere öğrenciler serbest zamanlarında sportif aktivitelerle uğraşmaktadırlar. Serbest zamanlarında seçtikleri faaliyetlerden okul tesis ve araç-gereçlerin el verdiği ölçüde faydalanabildikleri ortaya çıkmıştır. Tesis ve araç-gereçlerdeki yetersizlik serbest zaman etkinliklerini kısıtlamaktadır. KAYNAKÇA Abadan, N. (1961). Üniversite Öğrencilerinin Serbest Zaman Faaliyetleri. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları. Aydoğan, A. (1993). Eğitim Kurumlarında Beden Eğitimi ve Spor 2. Ulusal Sempozyumu. Ankara: Milli Eğitim Basımevi. Erenci, T. (2006). Bir Üniversite Yerleşkesinde Rekreasyon İhtiyacı ve Planlanması (Umuttepe Örneği) (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). Kocaeli: Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı. Farrell, P. Lundegren, H.M. (1999). The Process of Recreation Programming Theory and Technique (Dördüncü Baskı). Venture Pub. Gökdeniz, A. (1994. Turistik Ürün Geliştirme Stratejisi ve Türkiye de Üçüncü Yaş Turizminin Yapısal Analizi ve Geliştirilmesi, Örnek Bir Uygulama (Basılmamış Doktora Tezi). Balıkesir: Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü. Gökmen, H., Açıkalın, A. (1985). Yüksek Öğrenim Öğrencilerinin Serbest Zaman Etkinlikleri ve Kendilerini Gerçekleştirme Düzeyleri. Ankara: Milli Eğitim Basımevi. Karaküçük, S. (2005). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara. Mutlutürk, N. (1991). Yükseköğretimde Beden Eğitimi ve Spor Sorunları. İzmir: Dokuz Eylül Üniversitesi, Buca Eğitim Fakültesi. Özbay, H. Öztürk, E. (1989). Gençlik. İstanbul: İletişim Yayınları. Tezcan, M. (1992). Boş Zamanlar Sosyolojisi. Ankara: Ezgi Yayınevi.

108 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Bireylerin Sosyal Algı ve Sosyalleşme Düzeylerinin Gelişiminde Rekreasyonel Uygulamaların Önemi Ahmet ATALAY T.C. Ardahan Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: ÖZ Sosyal algı, bireyin toplumsal hayatta yer almasını etkileyen önemli bir unsurdur. Birey toplumda davranışları ile kendini ifade ederken, sosyal algı düzeyi ile toplumsal yaşamda varlığını ortaya koyar. Sosyal algı ya da sosyalleşme düzeyi toplumsal hayatta bir takım bireysel yada grup etkinliklerine katılım ile artmaktadır. Bu etkinliklerin başında da rekreatif uygulamalar gelmektedir. Birey katıldığı rekreasyon faaliyetleri ile sosyal algısını yada sosyalleşme düzeyini artırmakta ve bu sayede toplumsal yaşamda daha aktif bir şekilde yer almaktadır. Rekreatif uygulamalar, kendine güven, kendini gerçekleştirme ve özsaygı gibi içsel unsurların toplumsal yaşama olumlu yansıtılmasında bir köprü görevi görmektedir. Bu doğrultuda bireylerin sosyal algılarında meydana gelen pozitif gelişmeler de toplumsal yaşamda daha iyi bir konum elde etmelerine yardımcı olmaktadır. Rekreatif uygulamalar bu noktada, bireyin toplumsal entegrasyonunda bu denli büyük bir öneme haizdir. Mevcut literatürün taranması ile gerçekleştirilen bu derlemenin amacı, öncelikle toplumsal yaşamda sosyal bir varlık olan bireyin sosyal algısını ve sosyalleşme düzeyini ortaya koymaktır. Daha sonra bireyin toplumsal yaşama entegrasyonunda önemli bir paya sahip olan rekreasyonel uygulamaların, yine bireyin sosyal algısının ve sosyalleşmesinin gelişimindeki önemini vurgulamaktır. Anahtar sözcükler: Toplumsal yaşam, sosyal algı, sosyalleşme, rekreasyon, rekreatif uygulamalar. GİRİŞ İnsanoğlu varlığın başlangıcından bu yana gruplar halinde yaşamayı tercih etmiştir. Bu tercih bir takım gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Toplu yaşam kültürünün gelişip yaygınlaşmasından sonra insanlar sadece fiziki varlıkları ile değil aynı zamanda sosyal varlıkları ile de bu toplu yaşam kültürünün içinde yer almıştır. Özellikle sanayi devrimi ile başlayan ve günümüzde oldukça ilerleyen toplu yaşam kültürünün farklılaşması beraberinde bir takım gelişmeleri ortaya çıkarmıştır. Sosyal bir varlık olan insan toplumsal yaşamda varlığını ortaya koyarken sosyal davranışları ile kendine özgülüğünü ifade etmiştir. Birey bu kendini ifade etme sürecinde sosyal algı düzeyi ile sosyalleşme kültürünü oluşturmuştur. Ancak bu oluşumu gerçekleştirirken bir takım araçları kullanmayı da keşfetmiş-

109 Poster Bildiriler 959 tir. Bu araçların başında da rekreasyon uygulamaları gelmektedir. Yoğun iş temposunun ve kendine vakit ayıramamanın etkisiyle günümüzde özellikle çalışan insanların hareketsiz bir yaşam tarzına doğru yöneldikleri görülmektedir. Rekreasyon, insanın yoğun çalışma yükü, monoton hayat tarzı veya negatif çevresel etkilerden olumsuz etkilenen beden ve ruh sağlığını tekrar kazanmak, koruyarak devam ettirmek, haz almak, kişisel doyum sağlamak amacıyla gönüllü olarak ferdi veya bir grupla gerçekleştirdiği boş zaman aktiviteleridir (Karaküçük 1997). Rekreasyon uygulamalarının bir takım fiziki faydalarının yanı sıra sosyo kültürel faydaları da ön plana çıkmaktadır. Toplumsal yaşamda sosyal bir varlık olan insanın sosyal algı düzeyini doğrudan etkilemesi ve neticesinde bireyin sosyalleşme becerilerini geliştirmesi bu sosyo kültürel faydalarından birisidir. Bu doğrultuda çalışmanın ilk bölümünde, sosyal algı ve sosyalleşmenin kavramsal çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır. Daha sonra ise rekreasyonun tanımlaması ve sınıflandırılması yapılmıştır. Son bölümde ise çalışmaya temel oluşturan, bireyin sosyal algı düzeyi ve sosyalleşmesinin gelişiminde rekreasyon uygulamalarının öneminin altı çizilmiştir. YÖNTEM Sosyalleşme ve sosyal algı kavramı günümüzde sosyoloji ve psikoloji disiplinleri içinde sıkça değerlendirilmektedir. Ancak son dönemlerde disiplinler arası bilimsel ortaklıkların artması ile birlikte sosyal bilimcilerin yanı sıra spor bilimcilerinin de dikkatini çeken bu kavramlar başta spor olmak üzere rekreasyon ile de ilişkilendirilmektedir. Bireylerin sosyolojik gelişimlerini doğrudan etkileyen spor ve rekreasyon etkinlikleri gün geçtikçe sosyoloji ve psikoloji bilimleri ile ilişkilendirilmektedir. Bu doğrultuda çalışmamız gerek yerli gerekse de yabancı literatürün taranması şeklinde gerçekleştirilmiş olup hem sosyolojik hem de toplumsal kavramlar ışığında bireylerin gelişiminde rekreasyon uygulamalarının önemini ortaya koyan bir derleme şeklini almıştır. SOSYAL ALGI VE SOSYALLEŞME 21. yy sanayileşmenin, kentleşmenin ve bireyselleşmenin ivme kazandığı bir dönemdir. Özellikle küresel ekonomik rekabet koşulları sanayileşmeyi hızlandırmış ve bu doğrultuda bir yaşam tarzı ortaya çıkmıştır. Bireysel yapı toplumun işleyişine uyum sağlarken fert, günlük yaşamını da bu bireysel döngü içinde belli bir işleyişe dâhil etmiştir. Toplumsal yaşam ve kültürden uzaklaşan birey, modern toplumların en büyük rahatsızlığı olan yalnızlık duygusu içinde

110 960 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi kendisine çıkış yolları aramaktadır. Sosyal bir varlık olan birey, yalnızlık duygusundan kurtulabilmek adına toplumdaki diğer bireyler ile etkileşime geçmektedir. Toplum içinde varlığını ortaya koymaya çalışan fert, sosyal algı düzeyi oranında toplumsal yaşama dâhil olabilmektedir. Bireyin içinde yaşadığı toplumun etkisi ile kişi nesne ya da durumları algılayıp tutumlar oluşturmasına sosyal algı denir (Yetim 2000). Sosyalleşme ile sosyal algı arasındaki ilişkinin temelinde karşılıklı etkileşim vardır. Tanımda da ifade edildiği üzere birey toplumun etkisi ile olay ve durumlara karşı belli bir tutum geliştirir. Bu tutumun pozitif ya da negatif yönde olmasını etkileyen bireyin sosyal algı düzeyidir. Karşılıklı etkileşimde sosyal algı düzeyi doğrultusunda geliştirilen tutum ve davranışlar kişinin sosyalleşmesine doğrudan etki etmektedir. Zira gelişmiş bir sosyal algı düzeyi iyiye karşı pozitif bir tutum sergilemeyi kolaylaştıracağından bireyin toplumsal yaşamdaki rolü daha aktif olacaktır. İnsan çevreden gelen uyarıları alırken yalnız değildir. Toplum içinde yaşadığı ve toplumsal değerleri paylaştığı için uyarıları olduğundan daha değişik algılayabilir. Bunda toplum içinde toplumun geliştirdiği değer ve normların etkisi vardır ve birey diğer insanları olayları ve nesneleri toplumun istediği şekilde algılayabilir. Bireyler, yetersiz izlenim sahibi olmaları durumunda birbirleri hakkında bilinçsiz ve eksik çıkarsamalarda bulunurlar çünkü, ya yanlış yada eksik izlenimlere dayanmaktadır. Bu noktada kişinin sosyal algı düzeyi, aldığı uyarıları değerlendirmesi açısından son derece önemlidir. Zira bireyin sosyal algı düzeyinin yüksek olması eksik ya da yanlış izlenim olasılığını aşağı çekeceğinden geliştireceği tutumları da pozitif yönde etkileyecektir. Sosyal algı sosyalleşmeyi oluşturan basamaklardan birisidir. Çünkü birey başkalarının davranışlarını gözlemleyerek başkalarının yaptığı bu davranış ve eylemlerin neticelerinin neler olduğunu öğrenir. Toplumda birçok sosyal davranış da bu yolla öğrenilir. Sosyalleşme kavramı da bu öğrenmeleri ifade eden toplumsal hayatın önemli bir parçasıdır. Zira sosyalleşme sosyal davranışların öğrenilmesinde sosyal ilişki ile olan bütün öğrenme süreçlerini kapsamaktadır (Oğuz 2012). Sosyal algı ve düzeyi, sosyalleşmenin en önemli öğesidir. Sosyalleşme sosyal öğrenmenin bir sonucu olarak ortaya çıkarken sosyal öğrenme bütünü ile sosyal algı düzeyine göre şekillenmektedir. Bireyin sosyal algı düzeyi arttıkça sosyal öğrenmesi gelişecek ve bu doğrultuda toplumsal yaşamda daha aktif yer alabilmesi adına sosyalleşmesi daha etkili olacaktır.

111 Poster Bildiriler 961 Bireysellikten kurtulmak adına kişi, sosyal algıları ile toplumsal yaşama entegrasyonunda her türlü sosyalleşme aracını kullanmaya çalışmaktadır. Çünkü Köknel (1982) in de ifade ettiği gibi, insanı insan yapan, toplumsal varlığı olduğuna göre sosyalleşme aynı zamanda insan olma sürecidir. Zira sosyalleşme, insan unsurunun ayrılmaz bir parçasıdır. Birey varlığını ortaya koyarken toplum tarafından standardize edilmiş bir takım değerleri uygulamak durumundadır. Toplumsal değer ve yargıların birey tarafından benimsenmesi ve uygulanması sosyal algı düzeyi ile paralellik gösterir. Sosyal algı düzeyine bağlı sosyalleşme bilinci bireyin toplumsal yaşama katılımında oldukça belirleyicidir. Bu bağlamda sosyalleşmeyi tanımlayacak olursak; Sosyalleşme insanın başka insanlar ile karşılıklı etkileşimi sonucunda belli bir toplumun, yapma, duyma ve düşünme biçimlerini öğrenme ve benimseme sürecidir. İnsanın, toplumun ve çeşitli grupların bir üyesi haline gelmesi, değer, tutum ve davranışlarını kurumsallaşmış normlara uygun olarak tanımlayabilmesidir (Çelik 1996). Bir başka ifade ile sosyalleşme toplumdaki mevcut ya da beklenen rolleri yerine getirmek için gerekli olan bilgi, beceri, değer, eğilim ve benlik algılarının özümsenmesi ve gelişimi olarak tanımlanabilir (Kenyon ve Pherson 1974). Yukarıda yapılan tanımlardan hareketle, sosyalleşme olgusu tek taraflı bir süreç değildir. Karşılıklı etkileşim esasına dayalı olmakla birlikte bireysel sosyal algı düzeyi kişinin toplumsal yaşama dâhil olmasına doğrudan etki etmektedir. Kişinin, herhangi bir toplumun ya da grubun üyesi olma ihtiyacı toplumsal hareketlere katılımı ile karşılık bulmaktadır. Sosyal algı düzeyi ise bireyin sosyal ihtiyaçlarına cevap bulmak için gösterdiği çabayı artırmakta ya da azaltmaktadır. Bireysel etkileşim pozitif ya da negatif yönde gelişirken sosyo kültürel değerlerin benimsenmesi de sosyal algı düzeyi ile doğrudan ilintilidir. Sosyalleşme yaşamın belli bir döneminde başlayıp biten bir süreç değildir. Sosyal algı düzeyi, kişinin yaşam ile başlayıp çeşitli evreleri geçerek hayat boyu devam eden bir süreçtir. Kaldı ki, Tezcan (1984),sosyal algının, bireyin dünyaya gelmesi ile başlayıp hayat boyu devam eden bir süreç olduğuna dikkat çekmektedir. Güven (1998) desosyalleşme sürecinin bir sosyal olgu olarak ferdin doğuştan itibaren toplum üyeliğini kazanmasında geçirdiği safhaların bütünü olduğunun altını çizerken bireyin sosyalleşmesinde ilk sosyal muhitin aile olduğuna dikkat çekmektedir. Aile kavramı, toplumu oluşturan tüm grupların sosyal algı düzeylerini belirleyen ilk ve temel yapıdır. Toplumsal yaşama dâhil olmanın en önemli bölümü olan aile içinde, bireyin bir takım davranışları şekillenir ve toplumsal temel normları kazanır. Bu süreçte en büyük pay diğer aile bireylerinin-

112 962 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi dir. Aile üyelerinin sosyo kültürel düzeyleri ne kadar iyi ise bireyin gelişimi de buna paraleldir. Aile ve okul çevresinde olgunlaşan ve yavaş yavaş sosyalleşme süreci içinde ilerleyen birey, daha sonra iş ortamında kendi şahsiyetini bulur ve geliştirir. Çalışma hayatı, okul ve aile gibi ferdi saran sosyal bir çevredir. Şahsiyetini bulan ve sosyal ilişkilerini artıran birey, artık farklı amaçlar güden farklı kuruluşların faaliyetlerine katılarak sosyal hayatı içinde yaratıcı olma özelliğini de geliştirir (Erkal 1996). Farklı sosyal algı düzeyleri, toplum hayatında farklı grup katmanları oluşturur. Bir noktada toplumsal yaşam içinde farklı sosyal grupların oluşmasına zemin hazırlayan sosyal algı düzeyi kişiden kişiye değişen bir yapı arz eder. Şüphesiz insanlar, yaşadığı toplumda davranışları ile kendilerini ifade eder ve bu davranışları sayesinde toplumun diğer fertlerinden ayrılırlar ve birey olarak toplumsal yaşamda var olurlar. Tüm bireyler bir grup içinde değer ve toplumsal niteliklerini kazanırlar. Bir toplumun yaşam biçimi ile o toplumda yaşamak için gereken bilgi ve değerler gruplar aracılığı ile bireye aktarılır. Toplumsal yaşamda yüksek sosyal algı düzeyi ve buna bağlı etkin sosyalleşme sayesinde insan kendisini diğer canlı türlerinden ayıran niteliklerini ortaya çıkarmış, geliştirmiş ve kültürünü yaymıştır (Yetim 2000). REKREASYON Kavramsal Çerçevesi Rekreasyon kavramı temelde boş zaman aktiviteleri anlamını ifade etmektedir. Rekreasyon kavramını biraz daha açık ve ayrıntılı bir şekilde ifade eden Broadhurst (2001),insanların boş zamanlarında katılmak için seçtikleri bir aktivite olarak tanımlar ve bu aktivitelerin de fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal içerikli ya da hepsini bir arada içerebilecek etkinlik olabileceğini belirtir. Literatürde çok geniş bir yelpazede ele alınan rekreasyon tanımı temelde boş zamanların etkili bir şekilde değerlendirilmesi üzerine kurulmuştur. Bu tanımlamalardan bir kaçına değinecek olursak; Torkildsen (1999),rekreasyonu, boş zamanlarda gönüllülük esasına dayalı olarak keyif, zevk ya da yaratıcılığı zenginleştirmek için yapılan aktiviteler olarak tanımlarken; Lu and Hu (2005), özgürce seçilmiş, gönüllü olarak yapılan aktif ve ya pasif katılımlı etkinlikler bütünü olarak ifade etmişlerdir. Bu tanımlamalardan farklı bir yaklaşıma sahip olan Butler ise (1959), rekreasyonu, farklı bir aktivite deneyimi, iş karşıtı ve ya yenilenmek için yapılan bir etkinlik olarak tanımlamıştır.

113 Poster Bildiriler 963 İnsanların işten arta kalan zamanlarını en etkin şekilde değerlendirme yollarından birisi rekreasyonel faaliyetlerdir. Kişinin, kendini yenilemek, fiziksel ve zihinsel olarak rahatlatmak için katıldığı rekreatif faaliyetler eğlendirici ve dinlendirici özellikleri ile günümüz insanının ilgisini çekmektedir. Yukarıdaki tanımlamalara paralel olarak Karaküçük de (2005), rekreasyonun boş zamanlarda yapılan ve sportif etkinlikler, kamp, kültürel ve sanatsal etkinlikler gibi pek çok yapıcı ve sosyal aktiviteyi içeren faaliyetler bütünü olduğunun altını çizmektedir. Özellikle sanayileşme sonrası bireyin çalışma hayatının yoğunlaşması boş zaman kavramının önemini artırmıştır. Gerek fiziksel gerekse de zihinsel dinlenme kişinin iş ve sosyal hayatında verimini artıracağından boş zamanların aktif bir şekilde değerlendirilmesi bilinci yaygınlaşmıştır. Sanayileşmenin yanı sıra kentleşme, birçok olumlu etki yaratırken insan yaşamında bazı olumsuzlukları da ortaya çıkarmıştır. Özellikle kalabalık ve gürültülü kent yaşamı bireyleri psiko sosyal açıdan olumsuz etkilemiş, insanlar da bu olumsuz etkilenmeden kurtulup yenilenmek için rekreatif faaliyetlere yönelmişlerdir. Rekreatif faaliyetlere katılım nedeni kişiden kişiye değişirken fiziksel ve zihinsel açıdan rahatlayarak kendini yenileme amacı bireylerin ortak gayesi olmuştur. Farklı toplumsal grupların farklı rekreatif uygulamalar ile beklenen sonuçları elde etmesi öngörülmüştür. Çok geniş bir yelpazede ele alındığında amaçlara ve ilgi alanlarına göre çok farklı rekreatif uygulamalar zamanla ortaya çıkmıştır. Bu noktada aşağıdaki tabloda belli rekreatif aktiviteler ve bu aktivitelere uygun örnekler verilmiştir. Tablo 1. Rekreasyonel aktiviteler ve örnekler Aktivite kategorileri Örnekler Evde Yapılan İşler TV izleme, okuma, müzik dinleme, bahçe işleri, hobiler Sosyal İçeriği Yüksek İşler Eğlenme, dışarıda yemek yeme, partiler, arkadaş ziyaretleri Kültürel, Eğitimsel Meraklar Tiyatro, konser, müze gezileri, sinema Sportif Uğraşlar (Seyirci Golf, futbol, yüzme, ata binme, bowling, dart yürüyüş, doğa kampları veya Aktif Katılım) Gündelik Açık Alan Faaliyetleri Gecelik Konaklamayı İçeren Faaliyetler Kaynak: Baud-Bovy ve Lawson Piknik, Günlük Turlar Uzun seyahatler, turlar, hafta sonu tatilleri Tablodan da anlaşılacağı üzere farklı amaç ve ilgi alanlarına göre sınıflandırılan rekreasyon faaliyetleri bireysel ve toplumsal ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte günden güne çeşitlenmekte ve artmaktadır. Günümüz insanı hem iş hayatının hem de stresli kent yaşamının olumsuz etkilerinden kurtulmak adına

114 964 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi yukarıda sayılan rekreatif faaliyetlere katılmakta ve bireysel ihtiyaçlarına cevap alabilmektedir. Var olan ayni ve nakdi imkânlar doğrultusunda bireyler ilgi alanlarına göre rekreatif faaliyetlere yönelmekte, farklı toplumsal gruplardan gelen farklı beklentileri olan hiç tanımadıkları insanlar ile bir araya gelerek sosyo kültürel gelişimlerini de sürdürmektedirler. Rekreasyonun Özellikleri Gönüllülük esasına dayanır, Özgürlük hissi verir, Anlamı katılımcıya göre değişebilir, Sosyo kültürel gelişime katkı sağlar, Farklı gruplardan insanları bir araya getirir, Sosyal algı ve sosyalleşmeyi artırır (Karaküçük 2005). Rekreasyonun Sınıflandırılması Rekreatif faaliyetleri kategorize ederken genel geçer bir tavır sergilemek zordur. Çünkü rekreasyon etkinliklerinin sınıflandırılması kendiliğinden oluşan bir durumdur. Zira bireylerin, beklenti ve amaçlarına uygun aktivitelerde yer alması bu sınıflandırmayı kendiliğinden ortaya çıkarmaktadır. Rekreasyonel etkinlikleri, bu tür etkinliklere katılan bireylerin, amaçları, istekleri ve zevklerinin farklılaşması nedeni ile sınıflandırmanın değişik kategorilerde yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır (Karaküçük 2005). Yapılacak olan sınıflandırmada belirleyici olan yukarıda ifade edildiği üzere bireylerin katılımdan beklenti ve amaçlarıdır. Bu noktada, amaç ve beklentilere göre oluşturulan sınıflandırma, aşağıdaki tabloda net bir şekilde verilmiştir. Tablo 2. Rekreasyonun sınıflandırılması Amaçlarına Göre Çeşitli Kriterlere Göre Özel İşlevlerine Göre Bedenen ve ruhen dinlenmek Yaşa göre; genç, yetişkin vb. Ticari rekreasyon; katılımın para ile olduğu aktiviteler Kültürel; tarihi eser ve müze ziyareti Katılım sayısına göre; bireysel, grup veya aile Sosyal rekreasyon; insanların bir araya gelerek yaptıkları aktiviteler Toplumsal; toplumsal ilişkiler kurmak Zamana göre; yaz, kış, günlük veya haftalık Uluslararası rekreasyon; uluslararası etkinliklere katılmak Sportif; seyirci veya aktif spor yapmak Mekâna göre; açık veya kapalı alan Estetik rekreasyonu; sanat olaylarını izlemek, takip etmek Turizm; başka mekânlara seyahat Sosyolojik içeriğine göre; lüks veya Fiziksel rekreasyon; sportif etmek geleneksel aktiviteler Sanatsal; sanatın bazı dallarını yapmak Orman rekreasyonu; piknik, veya ilgilenmek balık avcılığı veya trekking Kaynak: Karaküçük 2005.

115 Poster Bildiriler 965 Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere rekreatif faaliyetlere katılım tamamen birey özelinde gerçekleşmekte ve kişisel beklentiler rekreatif faaliyetlerin sınıflandırılmasında belirleyici rol oynamaktadır. Kişisel arzu, istek ve zevkler katılımın gerçekleşmesine yön verirken bilimsel bir sınıflandırmanın da önünü açmaktadır. BİREYLERİN SOSYAL ALGI VE SOSYALLEŞME DÜZEYLERİNİN GELİŞİMİNDE REKREASYONEL UYGULAMALARIN ÖNEMİ Rekreasyon, bireyin aktif sosyal çevrelere katılmasını sağlayan bir sosyal etkinlik olması özelliğinden dolayı kişinin sosyalleşmesinde önemli bir role sahiptir (Yetim 2005).Bir başka açıdan değerlendirilecek olursa, düzenli olarak rekreatif uygulamalara katılım fiziksel ve ruhsal faydalarının yanı sıra sosyal ağların ve sosyalleşme düzeylerinin gelişimine de yardımcı olmaktadır (Biddle ve Mutrie 2001). Bireyin gözlemleme yaparak herhangi bir durum karşısında tutum geliştirmesi olarak tanımlanan sosyal algının gelişmesine de yardımcı olan rekreatif uygulamalar, farklı toplumsal gruplardan gelen farklı insan gruplarının gözlemlenmesi neticesinde bireyin sosyal hayatına yön verecek tutumlar geliştirmesine büyük katkılar sağlamaktadır. Zira rekreatif faaliyetler, çok farklı toplumlar ve kültürlerden birçok insanı bir araya getiren bir araç olarak bilinir(eitzen ve Sage 2003).Özellikle geniş grup katılımlarının olduğu faaliyetlerde karşılaşılan farklı durumlara olumlu tutumlar geliştirmek kişinin sosyal algısına katkı sağlayacak ve böylece toplumsal yaşamın ana dinamiği olan sosyalleşme süreci hızlanacaktır. Rekreasyon uygulamaları, bireyi dar ve yalnız dünyasından kurtararak başka ortamlarda, başka inanç ve düşüncelerden insanlar ile diyalog içinde bulunmasını, onlardan etkilenmesini ve bu etkilenme sonucunda karşılaşabileceği farklı durumlara yüksek algı düzeyi ile pozitif tutumlar geliştirmesini sağlar. Yüksek sosyal algı düzeyi ile kişi, yeni ilişkiler, diyaloglar ve dostluklar kurmayı başarır. Zira Yetim (2000),bu tip uygulamaların yeni dostlukların kurulmasına, pekiştirilmesine ve sosyalleşmeye destek sağladığına vurgu yapmaktadır. Toplum içindeki ayrımlara dikkate çeken Parks ise (1998), rekeratif uygulamaların sosyal sınıf, ırk, cinsiyet ve yaş ayrımı gözetmeyen bir olgu olması itibari ile bireylerin sosyal rollerini daha kolay yerine getirmelerinde yardımcı olduğuna değinmektedir. Toplumsal yaşamda karşılıklı etkileşim insanoğlunun varlığının temelidir. Ancak insandan insana değişen sosyalleşme tutumları bu etkileşimi doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektedir. Kültürel, sanatsal yada sportif etkinlikler gibi rekreatif uygulamalar, doğrudan etkileşimin sağlandığı interaktif ortamlar

116 966 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi yaratır. Bu ortamlarda bireyin sosyal algı düzeyi ve sosyalleşme becerisi toplumsal yaşamda var olma çizgisini belirler. Bu çizginin pozitif yönde ilerlemesini bir ödül olarak gören Light ve Kirk (2001),rekreatif etkinliklere katılan bireylerin sosyalleşme ve sosyal algı düzeylerini geliştirebilmek için elde ettiği fırsatlar ile bir nevi ödüllendirildiğini savunurlarken; Majumdar ise (2003), rekreatif etkinliklere katılmayan bireylerin başta sosyalleşme olmak üzere eğitim ve iş hayatlarındaki gelişimleri için bir çok fırsattan mahrum kaldıklarını ifade etmektedir. Kişinin tutum geliştirmesi olarak tanımlanan sosyal algıya doğrudan etki eden rekreatif uygulamalar, kaynaştırıcı, birleştirici ve paylaşımcı ortamlar yaratarak günlük yaşamın yoğunluğundan sıkılan bireyleri kendilerini rahat bir şekilde ifade edebilmelerini ve sosyal hayatlarını zenginleştirecek tavırlar sergilemelerine yardımcı olmaktadır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, rekreatif uygulamalar, bireyin dinamik sosyal çevrelere katılımını sağlayan bir sosyal etkinlik olması özelliğinden dolayı kişinin sosyalleşmesinde önemli bir role sahiptir. Dinamik sosyal ortam ya da diğer bir ifade ile katılımcılar tarafından oluşturulan interaktif ortam bireysel yada grup halinde iletişimi sağlarken, bireylerin sosyal algı düzeylerini ve sosyalleşme becerilerini geliştirmektedir. Oluşan dinamik sosyal ortam içerisinde sosyal bir pozisyona sahip olan birey sosyal çevresini rekreasyon uygulamaları ile geliştirmeye devam ederken (Jarvie 2006), bu doğrultuda toplumsal yaşama entegrasyonda bireysel çabaların cevap bulduğu, sosyalizasyonun arttığı ve gelişmiş sosyal algı düzeyleri ile pozitif tutumların sergilendiği yegane alan rekreasyon uygulamaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Dinamik sosyal çevre kavramı karşılıklı etkileşime dayalı interaktif ortamları ifade etmektedir. Zira doğrudan ve rahat iletişim kurabilme durumu bireyin sosyal algı düzeyini geliştirerek daha öncede belirtildiği üzere durumlara karşı pozitif tutumlar geliştirmesine yardımcı olacaktır. Bu sayede pozitif tutumlar sergileyen bireyin sosyalitesi artacak olup toplumsal yaşamda daha aktif rol alacaktır. Bireysel yapı toplumsal yaşama uyum sağladığı müddetçe kişisel tatmin ve mutluluk duygusu artacaktır. Bireysel yapının daha aktif bir şekilde toplumsal yaşama dâhil olması ise rekreatif uygulamalar sayesinde gerçekleşecektir. Sosyal algıda meydana gelen değişim bireysel yapıyı daha dışa dönük hale getirecek ve sosyal ortamlarda rahat hareket edebilen mutlu bireyler var olacaktır. Rekreatif faaliyetlere sadece katılarak değil aynı zamanda izleyerek de dâhil olmak sosyal algının gelişimine önemli katkılar sağlar. Özellikle kültürel ve sanatsal etkinliklerin bizzat takip edilerek izlenmesi ya da spor etkinliklerinin

117 Poster Bildiriler 967 televizyon ya da saha ve salonlarda izlenmesi bile kişinin sosyalleşmesinde önemli rol oynayacaktır. Çaha (1999),özellikle sportif etkinliklerin sadece spor yapanlar değil, izleyici kitleler arasında da önemli bir sohbet ve muhabbet konusu oluşturduğuna değinmektedir. Kaldı ki birbirini hiç tanımayan insanlar bile futbol, basketbol ve voleybol gibi popüler branşlarda oynanan oyunlar üzerine sohbetler etmekte ve bu sayede sosyal ortamlar oluşturarak ortak noktalarda birbirlerini etkilemektedirler. İş ve kent yaşamı arasında sıkışıp kalan birey herhangi bir ortamda zaman zaman kendini ifade edemez ya da yanlış ifade edebilir. Rekeratif uygulamalar, bireyin benlik duygusunu geliştirerek hangi ortamda olursa olsun kendini rahat ve doğru bir şekilde ifade etmesine yardımcı olmaktadır. Zira Weis (2001), rekreatif uygulamaların bireyin benlik ve sosyal algısını geliştirdiğini ifade etmektedir. Sosyalleşme açısından bireyin kendini doğru ifade edebilmesi toplumsal ilişkilerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinde büyük bir önem arz etmektedir. Farklı toplumsal gruplardan gelen farklı insanlar ile iletişime geçen bireyin, sosyal algısı ve yaratıcılığında meydana gelen gelişmeler kişiye farklı deneyimler kazandırarak sosyal çevresini genişleten mutlu bir insan olma fırsatı sağlar. Tüm bunların ötesinde sosyal yaşamında kendine güveni artan bireyin iş ve aile yaşamında ilişkileri daha iyi olur ve verimliliği artar. Yetim e (2010)göre, sosyalleşme sürecinin en önemli sonucu sosyal algıda meydana gelen değişimdir. Çünkü sosyalleşme süreci ile sosyal algının gelişimi doğru orantılıdır. Sosyal algı düzeyi arttıkça bireyin kendine olan güveni artacak ve sosyalleşme süreci ivme kazanacaktır. Bu noktada rekreatif uygulamalar, sosyal algının gelişimine etki etmekte ve dolayısı ile sosyalleşmesine katkı sağlamaktadır. Günümüz toplumunun ayırt edici özeliklerinden birisi rekreatif uygulamalara aktif ya da pasif şekilde katılmaktır. Çünkü teknoloji çağını yaşadığımız bu günlerde insanlar daha çok içlerine kapanmakta ve ağırlıklı olarak mutsuz ve verimsiz bir yaşam sürmektedirler. Ancak aktif ya da pasif şekilde rekreatif uygulamalara katılmak tam tersine benlik duygusunu geliştirmekte ve pozitif sosyal algılama ile toplumsal yaşamdan keyif alarak mutlu bir yaşam sürmektedir. Sonuç itibari ile rekreasyon uygulamaları sosyal bir varlık olan bireyi iç dünyasında kendisi ile barışık, dışa dönük mutlu ve verimli hale getirmektedir. Sosyal algı düzeylerinin gelişimine paralel olarak sosyalleşme süreçleri ivme kazanan bireyler, zaman ve mekân kavramlarının dışına çıkarak karşılıklı etkileşimin farkına varmaktadırlar. Bu sayede toplumsal yaşamın her aşamasına

118 968 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi dâhil olan birey dar kalıplar arasında sıkışmadan verimliliğini ve mutluluğunu artırmaktadır. SONUÇ Toplumsal yaşam, insanoğlunun bir arada yaşamaya başlamasından beri varlığını geliştirerek devam etmiştir. Özellikle sanayi devriminden sonra hızlı kentleşme ve beraberinde karmaşık kent yaşamı insanları birbirinden uzaklaştırmaya başlamıştır. Ve nihayetinde bilgi ve teknoloji çağı adı verilen günümüzde insan olgusu toplumsal yaşamda ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. Ancak teknolojinin getirdiği avantajların yanı sıra bir takım olumsuz etkilerde baş göstermiştir. Birey teknoloji ağırlıklı gündelik yaşamı içinde sıkışmış, toplumdan kopmuş ve yalnızlık hissi ile mutsuz olmaya başlamıştır. Bu kısır döngü içinde kendine çıkış yolları arayan bireyler, farklı ilgi alanları doğrultusunda sosyal bir varlık olarak toplumsal yaşama yeniden uyum sağlamaya çalışmıştır. Bu bağlamda açık ya da kapalı alanlarda farklı toplumsal sınıflardan gelen insanlar ortak paydada buluşmaya başlamışlardır. Bu ortak paydaların başında gelen rekreasyon uygulamaları insanların sosyo kültürel gelişimlerini ele almış ve sosyalleşmelerinde etkili bir araç olmuştur. Bu durumun önemine değinen Yetim (2000), özellikle grup katılımlı rekreatif faaliyetlerin yeni dostlukların kurulmasına, pekiştirilmesine ve sosyal kaynaşmaya destek sağladığına dikkat çekmektedir. Bireysel sosyalleşme çabaları ve sosyal algılarının sınırları dâhilinde bir takım faaliyetlere katılan bireyler karşılıklı etkileşim sayesinde sosyalleşme süreçlerini hızlandırmışlardır. Sosyal algılarını geliştiren ve sosyalleşme süreçlerine ivme kazandırmaya çalışan bireyler daha fazla rekreatif faaliyetlere katılarak toplumsal yaşamın bir parçası olmaya çalışmaktadırlar. Zira rekreatif ve sportif faaliyetler, bireyin toplumsallaşmasında ve bunu gerçekleştirirken sosyal algısını geliştirmesinde vazgeçilmez bir unsur olup sosyal hayatın temel dinamiğidir (Güven 1998). Hızlı kent yaşamı içerisinde kendilerine vakit ayırmak için rekreasyon faaliyetlerini bir fırsat olarak gören bireyler, sosyal algılarının pozitif değişimlerinin farkına varmaktadır. Bu bağlamda kültürel, sanatsal ve sportif rekreasyon uygulamaları bir kat daha fazla önem arz etmektedir. Bireysel çabaların rekreatif uygulamalara yönelmesi çağın en büyük sorunu olan yalnızlık ve mutsuzluk hissini bir nebze olsun ortadan kaldırmaktadır. Netice itibari ile, bireyler sosyalleşerek günlük yaşamlarında daha mutlu ve verimli olmaktadırlar. Dolayısı ile sosyal algılarını ve sosyalleşmelerini geliştirecek rekreatif uygulamaların talep edilmesi ve bu doğrultuda bir yaşam tarzı-

119 Poster Bildiriler 969 nın geliştirilmesi gerekmektedir. Zira toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olan insan eylemlerinin sosyal yönü ağır bastıkça bireysel ve toplumsal huzur ve verimlilik artacaktır. Bu noktada sosyal algıyı ve sosyalleşmeyi pozitif yönde etkileyecek rekreasyon uygulamalarının toplum genelinde artırılması ve yaygınlaştırılması önem arz etmektedir. Çünkü bu yönde oluşan sonuçlar, her ne kadar bireysel görünse de toplumsal yaşamı etkileyeceğinden, toplum huzur ve refahının artışını etkileyecektir. Sosyal yönü ağır basan rekreatif uygulamaların yaygınlaştırılması gelecek nesillere bu tip etkinliklerin öneminin aktarılması bireysel ve toplumsal mutluluğun da yegâne anahtarı olacaktır. Sosyal algı düzeyi yüksek ve sosyalleşme becerileri geniş bir toplumsal yapı varlık sebeplerini doğru bir şekilde yerine getirecektir. Bireysel anlamda da sosyalitesi yüksek kişilerden oluşan toplumsal yapı, kişi özelinde olumlu etkiler yaratacak interaktif bir ortamı oluşturacaktır. KAYNAKÇA Biddle, S. J. H. vemutrie, N. (2001). Psychology and Physical Activity Determinants: Well Being and Interventions. Londra: Routledge. Boud-Bovy, M. ve Lawson, F. (2002). Tourism ve Recreation: Handbook of Planning and Design. Londra: Architectural Press. Broadhurst, R. (2001). Managing Environments For Leisure And Recreation. Londra: Routledge. Butler, G. D. (1959). Introduction to Community Recreation. New York: McGrawHill. Çaha, Ö. (1999). Spora Yaslanarak Bir Nefes Almak. Düşünen Siyaset Dergisi, 1:(2): Çelik, E. (1996). Gençlerin Sosyalleşme Sürecine Kitle İletişim Araçlarının Etkileri. Ankara: Türk Yurdu Yayınları. Eitzen, S. D. ve Sage, G.H. (2003). Sociology of North American Sport. New York: McGrawHill. Erkal, M. E. (1996). Sosyoloji. İstanbul: Der Yayınları. Güven, S. (1998). Spor Psikolojisi Ders Notları. Ankara: Gazi Üniversitesi, BESYO. Jarvie, G. (2006). Sport, Culture and Society. New York: Routledge. Karaküçük, S. (1997).Rekreasyon (Boş Zamanları Değerlendirme) Kavram, Kapsam ve Bir Araştırma. Ankara: Seren Ofset. Karaküçük, S. (2005). Rekreasyon: Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara: Gazi Kitabevi. Kenyon, G. ve McPherson, B. (1974). Becoming Involved ın Physical Activity And Sport: A Process of Socialization. New York: Academic Press. Köknel, Ö. (1982). Gençlik ve Spor, Spor Ansiklopedisi. İstanbul: Yelken Matbaası. Light, R. vekirk, D. (2001). Australian cultural capital-rugby s social meaning: Physical assets, social advantage and independent schools. Culture, Sport ve Society, 4: Lu, L. ve Hu, C. (2005). Personality, leisure experiences and happiness. Journal of Happiness Studies, 6: Majumdar, B. (2003). Cricket in India: Representative playing field to rectrictive preserve. Culture, Sport ve Society, 6: Oğuz, M. (2012). Toplumsal algılar ve bireye yansıyan yönü.http://siviltoplumakademisi.org.tr/index.php?option=com_contentveview=articleveid=81

120 970 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi 4:toplumsal-alg-ve-bireysel-baka-yansyanlar-vecatid=54:sivil-toplum-bilinciveItemid=132 ( ). Parks, J. B. (1998). Contemporary Sport Management. Londra: Human Kinetics. Tezcan, M. (1984). Eğitim Sosyolojisi. Ankara: Çağ Matbaası. Torkildsen, G. (1999). Leisure and Recreation Management. New York: E ve FN Spon. Weis, O. (2001). Identity reinforcement in sport. International Review of thesociology of Sport, 36: Yetim, A. (2000). Sosyoloji ve Spor. Ankara: Topkar Matbacılık. Yetim, A. (2005). Sosyoloji ve Spor. İstanbul: Morpa Yayınları. Yetim, A. (2010). Sosyoloji ve Spor. Ankara: Berikan Yayınevi.

121 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Erzurum un Kırsal Turizm Potansiyeli Gülizar CENGİZ T.C. Atatürk Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu E-posta: Çetin AKKUŞ T.C. Atatürk Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu E-posta: ÖZ Erzurum ülkenin en önemli kayak merkezlerinden biri olan Palandöken Dağı, Tortum Şelalesi, Yedigöller, Çoruh Kanyonları, Narman Peri Bacaları, zengin bitki örtüsü, kuş, kelebek gözlem alanlarına sahip dağları, yaylaları ve mağaraları ile kırsal turizme oldukça elverişli bir yapıya sahiptir. Kültürel değerleriyle de kırsal turizm faaliyetini tamamlayıcı olup, gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Erzurum ilinin, giriş-çıkış yapan ziyaretçiler açısından, ülke turizminden aldığı pay ortalama olarak binde 4 civarındadır. Bu çalışmada, Erzurum un tüm kırsal çekicilikleri ve kırsal turizme uygunluğu değerlendirilmişti. Anahtar Sözcükler: Kırsal kalkınma, kırsal turizm, Erzurum. GİRİŞ Kırsal turizm, nüfusun az olduğu ve ekonomik sıkıntılar dolayısıyla göçe maruz kalan kırsal alanlarda yapılan bir turizm faaliyetidir. Ülkeler gelişmişlik düzeyleri doğrultusunda, kırsal turizm aktiviteleri ile toplumsal refahı arttırmaya çalışmaktadırlar. Özellikle gelişmiş Avrupa ülkelerinin uzun yıllardır önemle üzerinde durduğu kırsal turizm kavramı, Gelişmekte Olan Ülkeler için yeni bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Ülkemiz kalkınma politikalarında son dönemlerde sıkça bahsedilen bir konu olan kırsal kalkındırma çabalarının başat oyuncularından biri kırsal turizm olarak değerlendirilmektedir. Kırsal turizm, her mevsim yapılabilen bir turizm çeşidi olması sebebiyle, Kış Turizmi Gelişim Koridorunda değerlendirilen Erzurum için sezonluk turizm faaliyetini tüm yıla yayabilmektedir. Çoğunlukla Palandöken ve çevresinde meydana gelen turistik aktivitelerin çeşitlendirilmesini sağlayarak, elverişli olan belde ve köylerde rekreatif faaliyetlere imkân sağlamaktadır. Bu faaliyetlerin yapılabilmesinin yanı sıra devamlılığını sağlamayı da amaçlayan kırsal turizm kavramı, günümüz doğal ve kültürel değerlerinin gelecek nesillere aktarılabilmesinde de önemli bir araç olarak kabul edilmektedir (Cengiz G., Akkuş Ç. 2012: 61-62).

122 972 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi ERZURUM İLİNİN EKONOMİK YAPISI 2009 yılı itibariyle 20 ilçe ve 966 köyü bulunan ilin nüfusunun kişisi belde ve köylerde yaşamaktadır (%37). Erzurum ili şehirleşme oranı, yıllık nüfus artış hızı, kişi başına gayri safi yurtiçi hâsıla ve sanayi iş kolunda çalışanların toplam istihdama oranı Türkiye ortalamasının altındadır. Tarım kolunda çalışanların toplam istihdama oranı ise Türkiye ortalamasının üstündedir. Uluslararası Erzurum Hava Limanı yıllık 2 milyon yolcu kapasitesine sahip olup, aynı anda 7 uçak barındırabilmektedir. İstanbul-Haydarpaşa-Kars demiryolu hattı üzerinde olan şehirden, Doğu Ekspres ve Mavi Trende geçmektedir yılı itibariyle Erzurum köy yolu ise km dir (TÜİK, Bölgesel Göstergeler-TRA1, 2009: 9-10, 98; Erzurum Valiliği, 2011) yılında Erzurum iline giriş yapan yerli ve yabancı turist sayısı , çıkış yapan ziyaretçilerin toplamı dur yılında ise çıkış yapan toplam ziyaretçi sayısı olarak tespit edilmiştir (TÜİK, 2011). KIRSAL ALAN ÇEKİCİLİKLERİ Palandöken dağı, ülkemizin en önemli doğal kayak pistlerinden biri olup, yılda 150 gün kayak potansiyeline sahiptir. Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) tarafından dünyanın ikinci büyük kayak merkezi olarak kabul edilmiş ve şehir bir bütün olarak kış turizmine uygunluğu sebebiyle 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları na ev sahipliği yapmıştır (Erzurum Kültür Turizm, 2011; Gezi Rehberi-Erzurum, 2009: 7,67). Uzundere ilçesi Balıklı köyünün batısında bulunan bir dağın heyelan sonucu Tortum Çayı nın önünü kapatmasıyla oluşan Tortum Gölü, 6 milyon 625 bin metre kare büyüklüğündedir (Gezi Rehberi-Erzurum, 2009: 90). Tortum Gölü nü meydana getiren heyelan setini aşan suların 22 metre genişlik ve 48 metre yükseklikten düşmesiyle oluşan Uzundere Tortum Şelalesi, Asya ve Avrupa kıtalarının en yüksek şelalesidir. Oluşumu açısından dünyanın ikinci, yüksekliği bakımından dünyanın üçüncü şelalesidir (Akça H. 2004: 65-70; Uzundere, 2011). İspir Yedigöller, turkuaz renkli volkanik 11 gölden oluşmaktadır. Amerikan, İngiliz ve İsrailli dağcıların gözde mekânı olan bölge Türkiye de yeterince tanınmamaktadır (Gezi Rehberi-Erzurum, 2009: 97). İspir ilçesi sınırından geçen Çoruh nehrinin derin kanyonları rafting ve kano yapmaya oldukça elverişlidir (Erzurum Kültür Turizm, 2011; Efes Turizm Eğitimleri, 2011: 27).

123 Poster Bildiriler 973 İspir ve Çoruh Havzası, Türkiye nin en görkemli doğa hazinelerinden biri olup, bölgenin bitki örtüsü büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Aralarında orkide, süsen ve sardunya türleri dâhil, 100 den fazla ender görülen bitki türü vardır. Dünyada sadece Erzurum Karayazı da yetişen ters laleler, tükenmek üzere olması sebebiyle koruma altına alınmıştır (Tekşen M., Aytaç Z., Pınar N. M., 2010: 398). Kuş, kelebek ve yaban hayatı gözlemciliği yapılabilen yörede, 2005 yılında 188 kuş türü saptanmıştır. Alaca Sinekkapan ın Türkiye de gözlemlenebildiği en iyi alan İspir ve çevresidir. Dağ Horozu, Kafkas Çıvgını, Sürmeli Dağbülbülü, Duvar Tırmaşıkkuşu, Urkeklik, Alamecek, Kara İskete, Sakallı Akbaba ve Kızıl Akbaba gibi türlerin rahatlıkla gözlemlenebildiği alan ise Çoruh vadisi ve çevresidir. Ayrıca, Çoruh havzasında Türkiye sınırındaki kelebek türlerinin üçte ikisi gözlemlenebilmekte olup, bu çeşitlilik Alman bilim adamları tarafından keşfedilmiştir (Gezi Rehberi-Erzurum, 2009: 96). Rüzgar ve su erozyonunun milyonlarca yıl toprakları aşındırması sonucu oluşan Narman Peri Bacaları, el değmemiş peyzaj değerleri ile rekreasyonel ve doğa turizmi etkinliklerinin gerçekleştirilebileceği doğal alanlardan biridir (Yılmaz S., Özer S., 2003: 26). Peri Bacalarının bulunduğu vadide birçok hayvan türüne ve bazı memeli hayvanlara rastlanmaktadır (Gezi Rehberi-Erzurum, 2009: 85). Dumlu dağları, özellikle yabancı ziyaretçilerin günübirlik doğa yürüyüşleri yapmasına ve yol üzerindeki köylerde dinlenmelerine imkân sağlaması dolayısıyla önemli bir potansiyeldir (Erzurum kültür Turizm, 2011). Kaçkar dağları ise dağcılık aktiviteleri için önemli rotalardan olup, tarihi Gürcü evlerinin pansiyona çevrilmesi ile oldukça önem kazanmış ve turizme kazandırılmıştır. (Gezi Rehberi-Erzurum, 2009: 95) SONUÇ Erzurum un kırsal alan çekicilikleri incelenmiş, ilin kırsal ekonomik yapısı da göz önüne alınca böyle bir çalışmanın gerekliliği tespit edilmiştir. İlin doğal ve kültürel değerleri, kırsal turizm aktivitelerine uygunluğu açısından en güçlü yönleridir. Dağları ve yaylaları, doğa yürüyüşleri, kar yürüyüşleri, bahar yürüyüşleri, kayak, tırmanış, binicilik, dağ bisikleti, piknik aktiviteleri, kampçılık faaliyetleri gibi organizasyonlarla yılın değişik dönemlerinde ziyaretçileri ağırlamaktadır. Daha çok yerli turiste yönelik bu faaliyetlerin yanı sıra, Dumlu dağlarındaki günübirlik yürüyüşler ile Çoruh nehrinin derin kanyonlarında rafting ve kano yapabilme imkanı yabancı turistlere daha cazip gelmektedir. Yedigöl-

124 974 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi ler, Çoruh Havzası ve Narman, ender görülen bitki, kuş ve kelebek çeşitliliği ile özellikle yabancı bilim adamlarının ve turistlerin uğrak yeri haline gelmiştir. Tortum, Oltu, Olur, ve İspir ilçeleri, Doğu Anadolu nun sert karasal ikliminden ziyade elma, armut, kiraz, vişne, ceviz ve dut gibi meyvelerin yetiştirilebildiği bir yöredir. Sahip olduğu doğal oluşumlardan bir diğeri olan mağaralarının ise, birçok hastalığa iyi geldiği rivayet edilmekte, daha çok yerli olmak üzere tüm turistler tarafından ziyaret edilmektedir (Cengiz G., Akkuş Ç. 2012: 71). KAYNAKÇA Akça H. (2004). Dünya da ve Türkiye de Kırsal Turizm, Standart Dergisi, 513. Cengiz G., Akkuş Ç. (2012). Kırsal Turizm Kapsamında Yöre Halkının Kalkındırılması: Erzurum Örneği, KMÜ Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 14 (22), Efes Turizm Eğitimleri (2011). Çehresi Değişen İlçe: İspir. Gezi Rehberi Erzurum (2009). Tablet İletişim (İkinci Baskı). Temmuz Tekşen M., Aytaç Z., Pınar N.M. (2010). Pollen morphology of the genus Fritillaria L. (Liliaceae) in Turkey, Turk J Bot, 34. TÜİK (2009). Bölgesel Göstergeler-TRA1(Erzurum, Erzincan, Bayburt), Yayın No: Yılmaz S., Özer S. (2003). Narman Peri Bacalarının Tabiat Anıtı Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi, Ekoloji Çevre Dergisi, 12 (48). İNTERNET KAYNAKÇASI Erişim Tarihi: Erişim Tarihi: Erişim Tarihi: Erişim Tarihi: Erişim Tarihi:

125 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Rekreatif Zıpkınla Balık Avcılığı Yapan Kişilerin Görüşlerinin Tespit Edilmesi Hasan DAYI T. C. Milli Eğitim Bakanlığı, Vakfıkebir İMKB METEM E-posta: Vedat AYAN T. C. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Durmuş EKİZ T. C. Karadeniz Teknik Üniversitesi, İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı E-posta: ÖZ Bu araştırma, serbest zaman değerlendirme şekillerinden avcılık sporunun içinde yer alan zıpkınla balık avcılığının, farklı meslek dallarında olup rekreasyon amacıyla av yapan kişilerin; Beşikdüzü nde hangi balık türlerinin, nerede, ne zaman ve hangi koşullar oluştuğunda avlanabileceğine ilişkin görüşleri toplanarak bunların değerlendirilmesine yönelik yapılan nitel bir çalışmadır. Çalışmada, nitel araştırmalar içinde yer alan durum çalışması tekniği kullanılarak ve uygun durum örneklemesi ile zıpkınla avcılık yapan 15 kişilik bir araştırma grubu oluşturulmuştur. Bu araştırma ile birlikte zıpkınla avlanabilecek balık türleri, bu balıkların özellikleri ve hangi alanlarda avlanabilecekleri hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Bu bilgiler katılımcıların deneyim ve kanaatleriyle oluşturulmuştur. Anahtar sözcükler: Zıpkınla balık avcılığı, rekreasyon, nitel araştırma GİRİŞ Yapılan çalışmada, gelişen ve değişen günümüz koşullarında insanların iş yükleri makineleşme ile birlikte çalışma ve yaşamsal faaliyetleri dışında kalan zaman dilimlerinde artışlar oluşmuştur. Bu serbest zaman ihtiyacı ve serbest zamanı değerlendirme özgürce hareket edebilmeleri kötü alışkanlıklara yönelme

126 976 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi tehlikelerini ortaya çıkarmaktadır. Bu da serbest zamanı yönetmeyi ve yönlendirme gerekliliğini ortaya koymuştur. Rousseau, serbest zaman hakkında şu şekilde söz etmiştir: Halkın ekmeğini kazanmak için sarf ettiği zamandan başka zamanı yoksa, yazık. Ekmeğini sevinçle yiyebilmesi için de zamanı olması gerek. Yoksa, uzun süre kazanmaz olur ekmeğini. Halkın çalışmasını isteyen şu adaletli ve iyiliksever Tanrı, onun dinlenmesini de ister. Doğada halkın aynı zamanda çalışmasını ve dinlenmesini, didinmesini, aynı zamanda da haz duymasını ister. Çalışmaya karşı duyulan tiksinti, yoksul insanları çalışıp didinmekten daha çok bunaltır (Rousseau, 1758 akt: Tezcan, 1994: 13). Bu çalışmadaki amaç, amatör balıkçılığın yapıldığı Trabzon ilinin Beşikdüzü ilçesinde zıpkınla balık avı yapan kişilerle yapılan görüşmeler sonucunda ortaya çıkacak olan veriler ışığında insanları bilgilendirerek, keyifli ve sağlıklı bir serbest zaman geçirmelerini sağlamaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Sosyal içerikli yapılan çalışmalarda, sayısal anlamda verilerin toplanamadığı ancak oluşan verilerin sayısallaştırılarak bilimsel çalışma düzeyinde geçerli ve güvenilir sonuçlar çıkarılabilir. Bu yaklaşım içinde durum çalışması yöntemi doğrultusunda çalışma grubu oluşturulmuştur. Nitel araştırmalarda çalışma grubu tüm evreni içine alacağından çalışmada oluşturulacak olan konunun tüm ilgili kişileri çalışmaya dahil edilmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı içinde örnek olay çalışması ve görüşme yöntemiyle elde edilen verilerin değerlendirilmesi ile tablolar oluşturulmuştur. Bu bulguların değerlendirilmesi sonucunda bilgi sahibi olunmayan bu sporun serbest zamanları değerlendirmede kullanılan bir aktivite olması için rekreasyon alanları oluşturulmaya çalışılmıştır. YÖNTEM Nitel araştırmaların konusunun insan olmasından dolayı problemi ortaya koyarken tüm oluşumların birbirleri ile olan etkileşimi dikkate alınmalıdır. Nitel araştırmanın en temel özelliği, üzerinde araştırma yapılan kişilerin bakış açılarıyla araştırılan olay, olgu, norm ve değerleri incelemeye çalışmasıdır (Ekiz, 2003: 27). Araştırılan konunun için de olan kişilerle birlikte konuyu ele almak, konu içinde göremediğimiz birçok faktörü ortaya çıkaracaktır. Nitel araştırmalar olayların, kurumların, objelerin, varlıkların ve grupların ve çeşitli alanların ne olduğunu betimleyerek açıklamaya çalışır. Bu tür araştırmalar mevcut olayları geçmişteki olaylar koşullar ilişkilendirmesi yapılarak hedefe ulaşmayı amaçlar (Kaptan, 1998: 59).

127 Poster Bildiriler 977 Bu araştırmanın yöntemi durum çalışmasıdır. Durum çalışması, güncel bir olguyu kendi yaşam alanında çalışan, olgu ve içerik arasında ki ayrımın belirgin olmadığı ve birden fazla veri kaynağının mevcut olduğu durumlarda kullanılan, görgül bir araştırma yöntemidir (Yin, 1984, akt: Yıldırım ve Şimşek 2006: 77). Nitel araştırmada genelleme çalışılan probleme ilişkin tüm kişilerle görüşülmesi evrenin tamamına ulaşılması amaçlanır. Bu da evrenin kendisiyle çalışılması anlamına gelir. Genellemeyi Ekiz (2003: 35), şu şekilde açıklar; genelleme kavramının, pozitivist metodolojilerde kullanılan anlamların dışında olması ve farklı bir anlamda kullanılması gerekmektedir. Örneklem; uygun durum örneklemesi olarak ele alınmıştır. Ekiz (2009: 106), bu örnekleme türü, araştırma yapılacak birey ya da grupların araştırma sürecine dahil edilmesinin daha kolay ya da bunlara daha kolay ulaşılabilir olmasıyla ilişkilidir. Araştırmaya katılan zıpkınla balık avcılığı yapan kişilerin, bir rekreatif etkinlik şekli olan avcılık sporu içerisinde zıpkınla balık avcılığı branşının, Beşikdüzü ilçesi içerisinde hangi balık türlerinin, nerede, ne zaman ve hangi koşullarda avlanılabileceğine ilişkin görüşlerini belirlemek için bir adet yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak geliştirilmiştir. ANALİZ VE BULGULARIN YORUMLANMASI Yapılan görüşmelerde 15 araştırma grubu üyesi ile yapılan görüşmeler yazı olarak ve ses kaydı ile birlikte kayıt altına alınmıştır. 15 kişinin katıldığı bu görüşmenin tüm verileri değerlendirmeye alınmıştır. Görüşmeden elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutulmuştur. Daha sonra verilerin kodlama işlemi yapılmıştır. Kodlamalar kullanılarak bir kod listesi oluşturulmuştur. Daha sonra bu kodları belirli kategoriler altında açıklayabilen temalar bulunmuştur. Bu temalar araştırma grubu üyeleriyle yapılan mülakat sonucunda, mülakat sorularına verilen cevaplardan yola çıkılarak oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda; Araştırmaya katılan kişilerin kişisel bilgilerinde kişilerin yaşları, meslekleri bakımından çeşitlilik söz konusudur. Bu da serbest zaman etkinliği olarak zıpkınla balık avcılığının her yaştan insana uygun bir etkinlik olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Beşikdüzü nde zıpkınla avlanabilecek en uygun balık türlerinin kefal, karagöz, eşkina, levrek ve minakop olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

128 978 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Tablo 1. Balıkların yaşam alanlarını gösteren frekans dağılımları KEFAL KARAGÖZ EŞKİNA LEVREK MİNAKOP Dereağızları f 5 11 f 6 Dökme TaĢlıklar f 3 f 15 f 14 f 5 Mendirekler f 2 f 15 f 13 f 5 Rögar Ağızları f 15 f 1 f 1 Doğal TaĢlık f 15 f 15 f 5 Sıcak Sudaki TaĢlıklar f 2 f 1 Akıntılı Sudaki TaĢ. f 1 f 1 f 1 Derin Sudaki TaĢlık f 1 f 1 Temiz Açık Su taģ. f 2 f 6 Sığ Sudaki TaĢlıkları f 7 Kumlu Çamurlu Yer f 7 Soğuk Sudaki TaĢlık f 1 Bulanık Sudaki TaĢ f 4 Tablo 1 ve 2 de görüldüğü gibi balık türleri, beslenme alışkanlıkları ve yaşam alanları bakımından farlılık göstermektedir. Kefal balığının daha çok rögar ağızlarında bulunduğu ve yiyebileceği her şeyi yediği sonucu çıkmıştır. Karagöz balığının kaya balığı olduğu ve daha çok mendireklerde, dökme taşlıklarda ve doğal kayalıklarda yaşadığı ve midye, denizanası ve yosunla beslendiği ortaya çıkmıştır. Eşkina nın da yaşam alanları bakımından karagöz gibi bir kaya balığı olduğu görülmektedir. Eşkina balığı daha çok yengeç, midye, karides ve travla gibi kabuklu canlılarla beslenmektedir. Karagöz balığı bazen kirli sularda, rögar ağızlarında görülmesine karşın, eşkina balığı kirli sularda yaşamamaktadır. Levrek, avcı bir balık olarak görülmektedir. Yiyebileceği canlı her şeyi yemeye çalıştığı sonucu çıkmaktadır. Yaşam alanları genellikle dere ağızları ve kayalık yerlerdir. Minakop ise; dere ağızlarında ve deniz tabanındaki kumluklarda yaşamakta ve kum üzerindeki yengeç, travla gibi canlılarla beslenmektedir.

129 Poster Bildiriler 979 Tablo 2. Balıkların beslenme alışkanlıklarını gösteren frekans dağılımları KEFAL KARAGÖZ EŞKİNA LEVREK MİNAKOP Yiyebileceği her Ģeyi yer f 12 Yosun f 3 Larva f 1 Travla f 1 f 7 f 2 Midye f 12 f 8 Deniz Anası f 6 Yosun f 6 f 2 Ganzilis f 3 f 1 Yengeç f 2 f 11 f 5 f 3 Karides f 2 f 6 f 1 Organizmalar f 2 Zargana f 2 Ġzmarit f 2 Küçük canlılar f 2 Kefal f 7 Yiyebileceği canlı her Ģey f 6 Küçük balıklar f 1 f 7 Kumdaki plaktonlar f 5 Ġsteriz f 1 Kabuklu deniz canlıları f 1 Tablo 3. Balıkların mevsimsel avlanma dönemlerini gösteren frekans dağılımları KEFAL KARAGÖZ EŞKİNA LEVREK MİNAKOP OCAK f 10 f 0 f 0 f 7 f 0 ġubat f 10 f 0 f 0 f 6 f 0 MART f 11 f 0 f 0 f 6 f 0 NĠSAN f 13 f 0 f 2 f 7 f 2 MAYIS f 15 f 9 f 7 f 9 f 4

130 980 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi HAZĠRAN f 15 f 12 f 8 f 9 f 3 TEMMUZ f 15 f 15 f 10 f 7 f 3 AĞUSTOS f 15 f 15 f 11 f 8 f 3 EYLÜL f 15 f 15 f 15 f 11 f 5 EKĠM f 14 f 15 f 15 f 13 f 5 KASIM f 14 f 8 f 8 f 13 f 4 ARALIK f 13 f 0 f 2 f 7 f 0 Buna göre; Kefal balığı tüm mevsimlerde avlanmaktadır. Ancak daha çok mayıs, haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında avlandığı ve bulunması daha uygun olduğu görülmektedir. Karagöz ise, göç balığı olarak görülmektedir. Kış aylarında görülmemektedir. Daha çok suların ısınmaya başladığı mayıs, kasım ayları arasında ve özellikle temmuz, ağustos, eylül ve ekim aylarında bulunduğu ve avlandığı bilinmektedir. Eşkina da Karagöz e benzer şekilde suyun soğumasıyla göç eder; ancak karagöz gibi ortadan kaybolmaz. Karagöz den farklı olarak kışın rastlanabilir. Ancak 15-20m derinliğe ulaşılması gerekir. Eşkina, nisan ayının ortalarından sonra görülmeye başlanır ve aralık ayına kadar görülebilen bir balık olarak ortaya çıkar. Verilerden çıkan sonuca göre genellikle rastlandığı dönemler ise; eylül ile ekim aylarıdır. Levrek, her ay rastlanabilen ve avlanabilen bir balık olarak görülmektedir. Avlanması ve rastlanması en uygun dönemler ise, eylül, ekim ve kasım ayları olarak görülmektedir. Minakop, eşkina ile benzer özellikler göstererek kış mevsiminde olmaz. Eşkina balığı, nisan ve kasım ayları arasında görülebilmektedir. Rastlanabilmesi ve avlanabilmesi için en uygun aylar ise, mayıs, eylül, ekim ve kasımdır. Tablo 4. Beşikdüzü nde zıpkınla balık avcılığı yapılabilecek av sahalarını gösteren frekans dağılımları Beşikdüzü Avlanma Sahası Frekans (B1) Kale altı f 10 (K1, K2, K5, K6, K7, K9, K12, K13, K14, K15) (B2) Fidanlık (YeĢil vadi) f 13 (K1,K2, K4, K5, K6, K7, K8,K10,K11,K12,K13,K14,K15) (B3) BeĢikdüzü Liman sırtı ve Mahmuzu f 6 (K6, K7, K8, K10, K14, K15) (B4) Ağasar dere ağzı ve Dökme taģlıklar f 7 (K1, K3, K7, K9, K11, K13, K14) (B5)Kurbağalı dere f 4 (K3, K6, K10, K13) Beşikdüzü nde serbest zamanlarında zıpkınla balık avcılığı yapan kişilerin kullandıkları alanlar ve bu alanları kullanma oranları tablolarda görülmektedir.

131 Poster Bildiriler 981 Bu alanlar balıkların beslenme alışkanlıkları ve tercih ettikleri genel yaşam alanlarıyla paralellik göstermektedir. SONUÇ Bu araştırma ile birlikte zıpkınla avlanabilecek balık türleri, bu balıkların özellikleri hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Bu bilgiler ile birlikte araştırma grubu üyelerinin etkinlik alanları değerlendirmeleri birlikte yorumlanmıştır. Böylece uygun koşullarda ve doğru yer seçimi neticesinde serbest zamanların iyi değerlendirileceği bir etkinliğin varlığı ortaya çıkmıştır. Zıpkınla balık avcılığı, bilginin yanında deneyim gerektiren bir etkinliktir. Av avcı ilişkisi içinde her bireyin farklı algıları olabilmektedir. Bunun için her avcının elde ettiği deneyimler önemlidir ve yararlıdır. Yapılan çalışmayla Trabzon Beşikdüzü ilçesinde zıpkınla balık avcılığı yapılacak alanlar belirlenmiştir. Kişi bu alanlarda yapacağı etkinliklerle birlikte elde ettiği bilgileri birleştirmesiyle her seferinde doyuma ulaşacağı bir av geçirebilir. KAYNAKÇA Çepni, S. (2007). Araştırma ve Proje Çalışmalarına Giriş (3. Baskı). Trabzon: Celepler Matbaacılık. Ekiz, D. (2003). Eğitimde Araştırma Yöntem ve Metotlarına Giriş (1. Basım). Ankara: Anı Yayıncılık. Ekiz, D. (2009). Bilimsel Araştırma Yöntemleri (2. Baskı). Ankara: Anı Yayıncılık. Karasar, N. (2009). Bilimsel Araştırma Yöntemi (20. Baskı). Ankara: Nobel Yayın. Kaptan, S. (1998). Bilimsel Araştırma Ve İstatistik Teknikleri (11. Baskı). Ankara: Tek ışık Web Ofset. Tezcan, M. (1994). Boş Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi (4. Basım). Ankara: Atilla Kitapevi. Yıldırım, A. ve Şimşek, H. (2006). Nitel Araştırma Teknikleri (5. Baskı). Ankara: Seçkin Yayıncılık.

132 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Adana İl inin Kırsal Turizm Potansiyeli Diler DEMİRTAŞ T.C. Çukurova Üniversitesi, Karataş Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu E-posta: ÖZ Geçmişte tatil denilince aklımıza ilk olarak deniz, kum ve güneş gelirdi. Günümüzde bu anlayış yerini başka alanlara bırakmaya başlamıştır. Artık insanlar, doğa ile baş başa kalabilecekleri ve kültürel geziler yapabilecekleri yerleri keşfetmeye başlamışlardır. Yapılan bu geziler gidilen bölgedeki yöre halkı açısından da birçok olumlu sonucu beraberinde getirmektedir. Adana İli gerek doğası ile gerek kültürel yapısı ile birçok zenginliğe sahiptir. Bu çalışmada, birçok doğal zenginliğe ve dağ köyüne sahip Adana İli nin kırsal turizm potansiyelini ve kırsal turizmin bölgeye sağlayacağı yararları ortaya koymak amacıyla literatür araştırması yapılarak öneriler sunulmuştur. Anahtar sözcükler: Turizmde çeşitlendirme, kırsal kalkınma, kırsal turizm, Adana İli GİRİŞ Bir ülkenin gelişmesinde çok önemli bir rol üstlenen turizmin sağladığı sosyoekonomik faydalar, bu sektörün önemini açıkça ortaya koymaktadır. Birçok disiplini barındıran turizm sektörü, kırsal kalkınma yolunda bir ülkenin vazgeçilmezidir. Turizm sektörü gelişmiş ülkeler, ciddi gelirler elde etmektedirler. Ayrıca, turizmin çeşitlenme süreci içinde bulunması ile birlikte pazarlama olanakları da artmıştır. Bu durum; deniz, kum ve güneş üçlemesinin dışında birçok yeni alanları beraberinde getirerek turizmin sağladığı faydaların artması sonucunu yaratmıştır. Turizm kalkınma için ihtiyaç duyulan döviz girdisini sağlamaktadır. Turizmden elde edilen gelirler, yabancı ülkelerden alınan ekonomik yardımlara göre daha çok üstünlüklere sahiptir. Çünkü politik ve ekonomik kısıtlamalardan uzaktır ve herhangi bir baskı aracı olarak kullanılamaz. Diğer yandan turizm, tarımsal ürün ve hammadde ihracatından da çok daha fazla bir üstünlüğe sahiptir. Her şeyden önce, turizm mal ve hizmetlerinin fiyatları, gelişmekte olan ülkenin geleneksel ihracat ürünlerinin fiyatlarına oranla daha çok daha fazla bir üstünlüğe sahiptir ve kendi denetimi altındadır. Ayrıca turizm, gelişmekte olan

133 Poster Bildiriler 983 ülkenin ihracatı için bir çeşitlendirme imkanı yaratır ve döviz gelirlerindeki büyük dalgalanmaları ortadan kaldırır (Karakaş, 2012, s.5). Dünyada özellikle son elli yıllık dönemde yaşanılan ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler turizm kavramının algılanmasında ve pratiğinde önemli değişimlere neden olmuştur. Bu değişim ve dönüşüm turizm sektöründe sadece niteliksel (turist sayısındaki artış, turizm gelirlerindeki yükseliş vb.) olarak değil, aynı zamanda niceliksel (turizm isteminde ve tercihlerinde) olarak da kendini göstermiştir. Böylelikle değişen turizm talebi çok çeşitli turizm türlerinin de konuşulur hale gelmesini sağlamıştır. Bu turizm türlerinden biri de kırsal turizmdir. Kırsal turizm, hem turistlerin taleplerine cevap verebilmek, hem de kırsal alanların sosyo-ekonomik canlılıklarını koruyabilmek veya geliştirebilmek için oldukça önemlidir. Hızlı bir biçimde gelişen kentleşme ve sanayileşme süreci sonucunda doğa tahribatı ve fiziksel çevre koşullarındaki bozulma günümüz insanını olumsuz yönde etkilemekte ve artık doğaya dönüş gibi kavramlardan söz edilmeye başlanmaktadır. Dolayısı ile günümüzde kentlerdeki yoğun çalışma temposu, hava ve gürültü kirliliği ile kalabalık ortamdan uzak kalma isteği, kent insanının daha fazla kırsal alana ve özellikle dağlık alanlara gitmesine yol açmıştır. Bu ilginin bir sonucu olarak kırsal turizm önemli bir iktisadi sektör olarak gündeme gelmiştir (Yılmaz ve Gürol, 2012, s.23). Çiftlik turizmi, köy turizmi, yayla turizmi, tarım turizmi gibi isimlerle de anılan kırsal turizm için farklı tanımlar yapılmıştır. Avrupa Birliği çalışmalarında kırsal turizm Tarımsal ya da yerel değerlerle iç içe bulunarak hoşça zaman geçirmek amacında olan turistlere, beklentileri doğrultusunda konaklama, yiyecek, içecek ve diğer hizmetleri veren küçük ölçekli işletmelerin yer aldığı küçük yerleşimlerde gerçekleştirilen faaliyetler bütünü olarak tanımlanmaktadır (EC, 1999: 151). Morgül (2006: 58) e göre kırsal turizm, insanların devamlı ikamet ettikleri yerler dışındaki kırsal yörelere ziyaretleri, buralarda tarım üreticilerinin ürettikleri mal ve hizmetleri, yörenin doğal dokusuna uygun mekanlarda talep ederek ve yörede para arttırma arzularını minimize ederek geçici konaklamalardan doğan olaylar ve ilişkiler bütünüdür. Bu tanımdaki önemli hususlardan biri, tarım karakteri egemen olan bir yöreyi ziyaret edenlerin, yörenin doğal dokusuna uygun mekanlardan yararlanmalarıdır. Bu tanımdaki diğer bir nokta da, tarım üreticilerinin tarımsal üretimin yanında yerli veya yabancı turistlerden de bir ek gelir sahibi olmalarıdır.

134 984 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Esengül (2005: 169) e göre kırsal turizm, kırsal alanlardaki tüm turizm faaliyetlerini kapsayan bir turizm çeşididir. Kırsal alanlarda ortaya çıkan bir turizm çeşidi olarak kırsal turizm çok yönlü ve kompleks bir aktivitedir. Kırsal turizm kapsamına dahil edilebilecek aktivitelerin çeşitliliği, kırsal turizmin kapsamının belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Doğa tatilleri, alışveriş, kayak, atlı doğa gezileri, macera, rafting, yürüyüş, tırmanış, termal turizm, avcılık, balıkçılık, sanat, tarih ve etnik yapıyla ilgili faaliyetler kırsal turizmin kapsamına dahil edilebilecek yada onunla bütünleştirilebilecek faaliyetlerdir (Çeken ve arkadaşları, 2012, s.12). Kırsal alanların bilinçsiz ve aşırı kullanılmasında olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilmesine karşın; kırsal turizmin ekonomik, sosyal ve kültürel yönden birçok olumlu etkisi vardır. Kırsal turizm; yöre halkına önemli bir istihdam kaynağı oluşturması, yöre halkının turistlere sundukları mal ve hizmetler ile gelir seviyelerini yükseltmeleri, kırsal kalkınma ve bölgedeki birçok sektörün gelişmesine katkı sağlaması açısından önemli bir rol üstlenmesi ile olumlu ekonomik etkilere sahiptir. Kırsal turizmin yarattığı en olumlu sosyal etkiler; kırsal alanda istihdam edilen kişilerin niteliğinin yükselmesi, kadınların istihdam edilmesi, farklı kültürel toplumlar arasında sosyal etkileşimin oluşması, kırsal alandan kentlere olan göçün azalması olarak sıralanabilir. Kırsal turizmin yarattığı en önemli kültürel etki ise, doğal ve kültürel zenginliklerin korunmasına yardımcı olmasıdır. Bu bilgiler ışığında, bu çalışmada, Adana İli nde kırsal turizm potansiyeli açısından önemli bölgeler tanıtılmış ve kırsal turizmin geliştirilebilmesi için öneriler sunulmuştur. ADANA İLİ NDE TURİZM Binlerce yıllık tarihi geçmişi, bu geçmişten günümüze kalan sayısız tarihi eserleri, Yumurtalık ve Karataş sahillerinin doğal güzelliği, Toroslar ın yemyeşil yaylaları, şifalı suları, bitki ve hayvan türleri bakımından çeşitliliği ile büyük bir turizm potansiyeline sahip olan Adana da her uygarlık kendi kültür çeşitliliğini bir sonrakine aktararak aynı zamanda bir kültür mozaiği oluşturmuştur. Hititler, Romalılar, Araplar, Selçuklular, Ramazanoğulları, Osmanlılar, Türkmen ve Yörük aşiretlerinin yöre kültürünün çeşitlenmesine katkıları olmuştur. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin yarattığı deniz kulakları ve sazlık alanlar eko turizm açısından sınırsız olanaklar sağlamaktadır. Yazları oldukça sıcak geçtiği için yayla turizmi, trekking ve kampçılık, sağlık turizmi, ırmak ve kano turizmi, mağara turizmi, eko turizm ve av turizmi gibi potansiyel olarak alter-

135 Poster Bildiriler 985 natif turizm çeşitleri bulunmaktadır. Seyhan Nehri nin yarattığı Tuzla ve Akyatan Gölleri ile Ceyhan Nehri nin yarattığı Ağyatan Gölü, Ceyhan ve Yumurtalık dalyanı ile bunlara bağlı diğer lagünler, nadir kara ve deniz canlılarıyla, kuşların ürediği ve barındığı alanları oluşturmaktadır (Altın Şehir Adana). Adana ili; meyve bahçeleri, buğday, mısır ve pamuk tarlaları, sebzecilik ve seracılık yapılan ovası, Toros Dağları ndaki eşsiz yaylaları, akarsuları, yüzlerce çeşit bitki ve hayvan türleri ile de çok büyük çeşitlilikleri barındırmaktadır. Adana İli aynı zamanda konumu itibariyle özellikle Suriye, Irak, İran, Suudi Arabistan ve İsrail den birçok turisti alışveriş amaçlı olarak kendisine çekmektedir. Ayrıca Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında bir köprü olması nedeniyle komşu iller arasında yapılan ticaretin de merkezi durumundadır. Birçok nitelikli konaklama tesisi ve kongre salonuna sahip olması nedeniyle kongre turizmi açısından uygun bir ildir. Adana, sağlık turizmi açısından çok büyük potansiyele sahiptir ve son yıllarda bu alanda önemli gelişmeler göstermiştir. Balcalı Hastanesi, Ortapedia Hastanesi ve diğer hastaneleri ile Türkiye çapında kaliteli hizmet vermekte ve aynı zamanda yurt içi ve yurt dışından önemli sayıda talep görmektedir. ADANA İLİ NİN KIRSAL TURİZM POTANSİYELİ Adana İli; Aladağ, Feke, Karaisalı, Kozan, Pozantı, Saimbeyli ve Tufanbeyli ilçelerinde kırsal turizm açısından eşsiz güzellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu yaylalar; eşsiz doğa güzellikleri ve temiz havası, zengin bitki örtüsü ve hayvan çeşitleri, yöresel yemekleri ve el sanatları, kültürel ve tarihi zenginlikleri, misafirperver yerel halkı, şifalı suları, doğa yürüyüşü ve avcılık faaliyetleri ile kırsal turizm açısından önemli bir potansiyel teşkil etmektedirler. Aladağ Meydan Yaylası Aladağ ilçesinden 6 km lik stabilize bir yolla ulaşılan yaylaya, ilçeden minibüs ve taksi kiralamak mümkündür m. yükseklikte bulunan yayla ardıç, çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleri ile iç içedir. Telefon ve elektriğin mevcut olduğu yaylada, yayla mimarisine uygun ahşap ve taş yapılar bulunmaktadır. Ormanlık alan kıyısına kamp kurulabilir. Yaylada kır lokantaları, yöresel kahvehaneler ve bakkallar hizmet vermektedir. Aladağ Ağcakise, Başpınar Bıcı ve Kosurga Yaylaları Birbirlerine 3-5 km lik yakın mesafelerde bulunan yaylalara stabilize yolla ulaşım sağlanmaktadır. Bakir durumda olan yaylalar, ormanlık alan içinde kurulmuştur. Yakındaki Zehli Kalesi yörenin önemli tarihi yapılarındandır.

136 986 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Feke İnderesi Köyü Yaylası Feke ilçesinden 59 km lik stabilize yolla ulaşılır. Tamamen bağ ve bahçeler arasında kurulmuş olan yaylada otantik köy yaşamını bulmak mümkündür. Altyapısı tamamlanmış olan yaylada sağlık ocağı ve jandarma karakolu hizmet vermektedir. Köy halkı tarafından Yahyalı tipi halı, kilim ve çorap dokunarak satışa sunulmaktadır. Kır lokantaları, bakkal ve fırınlar ziyaretçilere hizmet vermektedir. Karaisalı Kızıldağ Yaylası Karaisalı ilçesinden 27 km lik asfalt bir yolla ulaşılır. Adını yakınında yer alan Kızıldağ'dan alan yaylaya, yöre halkı yoğun olarak rağbet etmektedir. Elma, armut, kiraz, vişne ve ceviz ağaçları bulunan yaylada yaban hayatı da oldukça zengindir. Kızıldağ, trekking yapmaya son derece uygundur. Yaylada kır kahveleri, kır lokantaları, bakkallar, fırınlar ve kasaplar hizmet vermektedir. Kozan-Horzum ve Çulluuşağı Yaylaları Kozan ilçesini, Feke, Saimbeyli ve Tufanbeyli ilçeleri ile Kayseri'ye bağlayan karayolunun 25. km sinde Horzum Yaylası, 31. km sinde de Çulluuşağı Yaylası bulunmaktadır. Yaylalara yaz kış otobüs ve minibüs seferleri var. Kozan ilçesi halkı tarafından kullanılan Horzum Yaylası çam, çınar ve üzüm bağları, meyve ağaçları ile iç içedir. Yayla mimarisinin güzel örneklerinden olan ahşap evlerin bulunduğu yaylalarda altyapı ihtiyaçları giderilmiş olup buradaki sağlık ocağı gelenlere hizmet vermektedir. Kozan Göller Yaylası Kozan ilçesine 40 km. mesafede yer alan yaylaya stabilize yolla ulaşılmaktadır. Yaz aylarında Kozan ilçesinden yaylaya minibüs seferleri düzenlenmektedir. Ormanlar ve kır çiçekleri ile kaplı bulunan yaylada elektrik, telefon gibi altyapı hizmetleri mevcuttur. Yaylada bakkal, lokanta ve kır kahveleri bulunmaktadır. Pozantı-Akça Tekir Beldesi Yaylası Adana-Ankara E5 karayolunun 107. km sinde, yolun her iki yakasında çok geniş bir alana yayılmış olan yayla, Pozantı ilçesine 7 km. uzaklıktadır. Şehirlerarası otobüsler ve Adana ile Tarsus'tan yaylaya yolcu taşımacılığı yapan otobüs, minibüs ve midibüslerle yaz kış, günün her saatinde yaylaya ulaşım mümkündür. Tekir, Bürücek ve Eski Konacık Yaylaları, Akça Tekir beldesinin birer mahallesi konumundadır. Çam, ardıç ve meyve ağaçları ile bezenmiş yaylada, yayla mimarisine uygun ahşap yapıların yanında değişik mimari tarzların ör-

137 Poster Bildiriler 987 neklerini de görmek mümkündür. Yaylanın kuzey ve güneyinde bulunan ve yaylaya 2 km. mesafede yer alan Osmanlı tabyaları ile Orman İşletme Müdürlüğü'nce koruma altına alınarak üretilen yaban keçileri yaylada görülmeye değer diğer güzelliklerdir. Yaylada kamp yapılabileceği gibi, 7 km. uzaklıkta bulunan Pozantı ilçesindeki konaklama tesislerinde kalmak da mümkündür. Ayrıca, doğal dengeli mineral bileşimi ile Toroslar daki Şekerpınarı Su Kaynağı, Hayat Suyu nun üretiminde kullanılmaktadır. Pozantı-Armutoluğu Yaylası Pozantı-Ankara yol ayrımından doğuya dönülerek çam ve köknar ormanları arasında yapılan 13 km lik bir yolculuk sonrasında yaylaya ulaşılır. Tamamen bakir durumda olan yayla sedir, köknar, ardıç ağaçları ve kır çiçekleri ile bezelidir. Sarmısak Dağı'nın eteklerinde bulunan yaylada yaban hayatı da oldukça zengindir. Konaklamaya müsait herhangi bir yapının bulunmadığı yaylada kamp alanları mevcuttur. Pozantı Fındıklı Köyü Yaylası Pozantı-Çamardı karayolunun 10. km sinde yer almaktadır. Pozantı ilçesinden yaylaya minibüs seferleri yapılmaktadır. Yayla köyü, bağlar ve bahçeler arasında kurulmuştur. Altyapısı kısmen tamamlanmış olan yaylada bir sağlık ocağı hizmet vermektedir. Köyde kır lokantaları, kahveler ve bakkallar bulunmaktadır. Pozantı Belemedik Yaylası Pozantı'ya 10 km. mesafede yer alan yaylaya stabilize yolla ulaşılır. Çakıt Çayı kıyısında kurulmuş yaylada ahşap ve taştan yapılmış yayla evleri bulunmaktadır. Yaban hayatı yönünden zengin olan yaylada yaban keçisi, yaban domuzu ve yırtıcı kuşlar gözlemlenebilir. Pozantı Asar Yaylası Pozantı-Çamardı ilçelerine giden asfalt yolun 14. km sinden kuzeybatıya dönülerek 1.5 km lik stabilize yolda yapılan yolculuk sonrasında ulaşılır. Yaylaya Pozantı dan minibüs bulmak mümkündür. Yörenin yayla mimarisine uygun ahşap ve taşlardan yapılan yayla evleri çam, köknar, sedir ağaçları ve meyve bahçeleri ile iç içedir. Yaylada elektrik mevcuttur.

138 988 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Saimbeyli Çatak Yaylası Saimbeyli-Tufanbeyli karayolunun 2. km sinden sola dönülerek bağ ve bahçeler arasından geçen 3 km lik stabilize bir yolla ulaşılmaktadır. Yaylaya, Saimbeyli'den belediye otobüsleri sefer düzenlemektedir. Dağ yamacından akan küçük şelalelerin beslediği anıt çınar ağaçlarının gövde ve dalları üzerine kurulmuş çardaklarda piknik yapmak mümkündür. Bol su kaynakları olan Çatak Yaylası, Saimbeyli ilçesinin su ihtiyacını da karşılamaktadır. Yaylada Orman İşletmesi ne ait küçük bir dinlenme tesisi de mevcuttur. Tufanbeyli Kürebeli Yaylası Tufanbeyli ilçesinin kuzey kesimine düşen yaylaya 10 km lik stabilize yolla ulaşılmaktadır. Tamamen bakir durumda olan yaylada, sulama amaçlı bir de gölet bulunmaktadır. Tufanbeyli Obruk Yaylası Saimbeyli-Tufanbeyli karayolunun 35. km sinde yer almaktadır. Yörükler tarafından tercih edilen yayla bakir durumdadır. Ardıç, karaçam, sedir ağaçları ve kır çiçeklerinin çevrelediği ekilebilir alanlarda buğday ve arpa yetiştirilmektedir. Konaklanabilecek nitelikte yapı bulunmayan yaylada kamp yapacakların çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini yanlarında getirmeleri gerekmektedir (Adana Kültür). SONUÇ VE ÖNERİLER Adana İli nin coğrafi konumu, iklimi, manzarası, bitki örtüsü, sahip olduğu tarihi ve kültürel değerler kırsal turizm açısından değerlendirilebilecek çekiciliklerdir. Bu değerler turizm açısından değerlendirilebilirse yöre halkına önemli bir gelir kapısı açılacaktır. Ama büyük bir potansiyele sahip olan bu bölgede kırsal turizm faaliyetleri çok zayıftır. Kırsal turizmin olumsuz etkileri diğer turizm türlerine göre daha azdır. Çünkü doğal çevre ve yerel kültür ile ilişkili olan kırsal turizm faaliyetine katılan turistler, gittikleri bölgelerde yerel halkın konutlarında kaldıklarından dolayı betonlaşma gibi sorunlara neden olmamaktadır. Ancak, Adana yaylalarındaki yöre halkının konutlarını kırsal turizm amaçlı kullanma oranları oldukça düşüktür. Adana İli ndeki kırsal turizm bölgelerinin kırsal turizm destinasyonu olarak ziyaret edilmesi gerekirken, bu bölgeler daha çok uzun yola çıkan turistlerin birkaç saat dinlenmek amaçlı uğradıkları yerler konumundadır.

139 Poster Bildiriler 989 Kırsal turizm faaliyetlerinin yılın tüm aylarında yapılabilmesi, kapasiteye yüklenmeyi önlemektedir. Adana halkının, yaz mevsiminde ikinci konut amacıyla kış mevsiminde ise günü birlik gittikleri yaylalarda, turistik tesis eksikliği göze çarpan önemli bir noktadır. İlgi çekici turistik tesisler kurulması ve yöre halkının da konutlarını turizm amaçlı kullanmaları durumunda, yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterebilecekleri bu yaylalarda kırsal turizmle beraber birçok turizm faaliyetinin yapılması kırsal kalkınmanın önünü açacaktır. Özellikle kış mevsiminde Pozantı ilçesi, önemli bir kayak merkezi haline getirilebilir. Adana İli ndeki kırsal turizm potansiyeli yüksek olan bölgelere, ulaşımın kolay olması önemli bir avantajdır. Bölge bu avantajını en iyi biçimde değerlendirmelidir. Ayrıca bu bölgelerin çoğunda altyapı hizmetleri, sağlık ve güvenlik hizmetleri sorunsuz bir şekilde yürütülmektedir. Spor etkinlikleri için eşsiz doğal güzelliklere sahip olan bu bölgelere tur operatörlerinin geziler düzenlemesi, tanıtım açısından oldukça olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bölgenin tanıtılmasında yerel yönetime de önemli görevler düşmektedir. Yerel yönetim, kırsal turizmi geliştirici politikalar hazırlayarak, hedeflerin net olarak belirlendiği planlar hazırlamalı ve bu planları zamanında uygulamalıdır. Yeterli tanıtım yapılmalı, yerel halka el sanatları eğitimi verilerek yerel kültürün geliştirilmesi sağlanmalı, bu bölgelerde yılın belirli dönemlerinde çeşitli festival ve şenlikler düzenlenmeli, bölgede sunulan konaklama, yiyecek, içecek hizmetlerinin ulusal standartların altında olmaması sağlanmalıdır. Kırsal turizm, kırsal kalkınmanın sağlanabilmesi için önemli bir unsurdur. Kırsal turizm yönünden gelişmiş bölgelerin yerel halkı, turistlere sundukları mal ve hizmetler ile ciddi gelirler elde etmektedirler. Kırsal turizm açısından önemli çekiciliklere sahip olan Adana İli nde kırsal turizmin geliştirilmesi hiç kuşkusuz bölge ekonomisini canlandıracaktır. KAYNAKÇA Çeken, H., Dalgın, T. ve Çakır, N.(1998). Bir Alternatif Turizm Türü Olarak Kırsal Turizmin Gelişimini Etkileyen Faktörler ve Kırsal Turizmin Etkileri, International Journal of Social and Economic Sciences, 2(2): Esengül, K. (2005). Kırsal Kalkınmada Yeni Bir Yaklaşım: Kırsal Turizm. T.C. Sivas Belediye Başkanlığı Kaplıcaları ve Turizm Potansiyeli Sempozyumu (15 Nisan 2005): European Commission (EC) (1999). Towards Quality Rural Tourism, Enterprise Directorate General, Brüksel: Tourism Unit. Karakaş, A. (2012). Eğil İlçesi Kırsal Turizm Politikasının Belirlenmesi, KMÜ Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, (14) 23: 5-18.

140 990 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Morgül, Ş. M. (2006). Trakya Bölgesinde Kırsal Turizm Potansiyelinin Değerlendirilmesine İlişkin Analiz: Kırklareli Örneği (Yüksek Lisans Tezi). Edirne: Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalı. Yılmaz, G. Ö., Gürol, N. K. (2012). Balıkesir İli nin Kırsal Turizm Potansiyelinin Değerlendirilmesi, KMÜ Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, (14) 23: İNTERNET KAYNAKÇASI Kültür ve Turizm Bakanlığı Bilgi İşlem ve Bilgi Yönetimi Daire Başkanlığı. Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü. ( ) Ökten, A. İ. (2011). Altınşehir Adana Kent Kültürü ve Sanat Dergisi, Turizm ve Adana. ( )

141 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Rize Kenti Doğal Güzellikleri ve Rekreasyonel Potansiyeli Deryanur DİNÇER T.C. Rize Üniversitesi, Pazar Meslek Yüksekokulu E-posta : Turan YÜKSEK T.C. Rize Üniversitesi, Pazar Meslek Yüksekokulu Mine ÇİLLİ T.C. Rize Üniversitesi, Pazar Meslek Yüksekokulu Serap YILMAZ T.C. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü ÖZ Dünyamızda artan kentleşme ve endüstrileşme hızına paralel olarak rekreasyonel faaliyetlere duyulan gereksinim de artmaktadır. Gerek doğal güzellikler gerekse, tarihi zenginlikler yönünden zengin bir potansiyele sahip ülkemizde, mevcut kaynaklarımızın birçoğu tanıtım eksikliği nedeniyle yeterince ön plana çıkarılamamış, bir kısımı kendi kaderlerine terk edilmiş ya da yanlış kullanım sonucu tahrip olmuştur. Batıdan Trabzon-Of, güneyden Erzurum-İspir, doğudan Artvin-Yusufeli ve Arhavi ile komşu olan Rize kenti, flora ve fauna açısından oldukça zengin kentlerimizden birisidir. Karadeniz Bölgesi nin eşsiz güzelliklerinden nasibini almış olan Rize; yaylaları, kaplıca ve içmeleri, akarsuları, şelaleleri, gölleri, tarihi-kültürel değerleri içeren geleneksel konutları, kaleleri, taş kemer köprüleri, camileri, müzeleri ve flora zenginliği ile de oldukça yüksek rekreasyonel potansiyel taşımaktadır. Bu çalışmada, yeterince tanıtımı yapılamamış Rize kentine ait zenginliklerin rekreasyonel potansiyelinin ortaya konulması, vurgulanması, bu konuda yapılabilecek çalışmalara, planlamalara ışık tutulması bunun sonucunda da bütün bu zenginliklerin koruma altına alınarak tanıtılması hedeflenmiştir. Çalışmada kişisel gözlemler, fotoğraflar ve literatür bilgilerinden yararlanılmıştır. Anahtar sözcükler: Rize kenti, rekreasyon potansiyel, flora-fauna, tarihi eserler

142 992 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi GİRİŞ Sanayi devriminden günümüze değin sürmekte olan teknolojik gelişmeler hayatımızı kolaylaştırmanın yanı sıra monotonluğu ve bu monotonluğun getirdiği yorgunluğu ortaya çıkarmıştır. Teknolojinin gelişmesi ile sanayileşme, sanayileşmenin artması ile iş olanakları ve sanayi bölgelerine göçler başlamıştır. Bu göçlerle büyüyen kentler gün geçtikçe kalabalıklaşmış ve yaşanması yorucu mekânlar haline gelmişlerdir (Müderrisoğlu 2002). Sanayileşme sürecinde hızlı ve monoton üretim temposu insanların verimliliği üzerinde olumsuz etki yaratmış ve bunun karşılığında boş zamanların rekreasyonel aktivitelerle değerlendirilmesi ile üretim potansiyelinin arttırılması hedeflenmiştir (Şahin vd., 2001). Rekreasyon, yenilenme, yeniden yaratılma veya yeniden yapılanma anlamına gelen Latince recreatio kelimesinden gelmektedir. Türkçe karşılığı da yaygın bir şekilde boş zamanları değerlendirme olarak kullanılmaktadır. Bu, rekreasyonun boş zaman tanımı ile sıkı sıkıya ilişkili bir kavram olduğunu göstermektedir. Çünkü, rekreasyon her şeyden önce boş zamanı olan insanların gerçekleştirebilecekleri etkinliklerle ilgilidir. Boş zaman, insanların çalıma saatleri dışındaki zamanlarını tanımlar (Karaküçük, 1997). Rekreasyonun günümüze kadar gelen çok çeşitli tanımları vardır. Bunun nedeni ise tanımların değişik sosyal yapılara ve görüşlere sahip toplumların rekreasyon anlayışlarını yansıtmalarıdır (Akesen, 1978). Aydemir ve ark. (1999) rekreasyonu, bireyin kendi istek ve içgüdüsüne göre, olanakları ölçüsünde yaptığı, bedensel ve ruhsal dinlenme gereksinimini karşılayacak, bireyi yenileyen, çalışma ve yaşama gücünü ayakta tutan, sürdürdüğü sürece bireye zevk veren, gelir sağlama kaygısından uzak boş zamandaki eylemini kapsayan davranışların tümü olarak tanımlamaktadırlar. Gülez (1990) e göre rekreasyon, kişilerin günlük yaşamlarında zorunlu olarak kullandıkları zamanların dışında serbest ve boş zamanlarında, yıpranan ruh ve vücutlarını eski zindeliğine kavuşturmak üzere kendi isteği ile yaptığı etkinlik yada etkinliklerdir. Diğer bir tanıma göre rekreasyon, insanların iş, görev ve ödev gibi yerine getirilmesi zorunlu etkinlikleri ve yükümlülükleri sonrasında kalan boş zamanlarında dinlenmek, eğlenmek, yenilenmek, bireysel açıdan tatmin olmak için gönüllü olarak katıldıkları etkinlik yada deneyimlerdir (Kraus 1977).

143 Poster Bildiriler 993 MATERYAL-METOD Rize kentinin doğal güzellikleri ve tarihi kültür varlıkları araştırmanın materyalini oluşturmaktadır. Araştırmanın metodunu, literatür çalışmaları, yerinde gözlemler ve fotoğraflar oluşturmaktadır. BULGULAR Alanın Konumu ve Mevcut Durumu Rize kenti batıda Trabzon, Güneyde Erzurum ve Bayburt, doğuda Artvin illeri ile kuzeyde Karadeniz le çevrilidir. Rize kentinin yüzölçümü 3920 km 2 dir. Çok engebeli ve dağlık bir arazi yapısına sahip olan Rize nin kıyı şeridinin uzunluğu 80 km genişliği ise m arasında değişmektedir. Kıyı şeridinde akarsuların taşıdığı alüvyonlarda oluşan düzlükler yer almaktadır. Kıyı şeridinde yer yer falezlere ve taraçalara rastlanır. Kıyı şeridinin hemen arkasında m yi bulan tepeler yükselir. Bu alandan itibaren Karadeniz e dökülen akarsular dar ve derin vadiler oluşturur (Yüksek ve Kurdoğlu, 2006). Dik yamaçlı V profilli bu vadiler yaklaşık 2000 m yüksekliğe kadar devam eder m yükseklikten sonra 3200 m yüksekliğe kadar olan kısımlarda basık sırtlar dik yamaçlı U profilli vadiler yer alır. Bu sahada çok sayıda buz yalağı ve moren set gölleri yer almaktadır. Yüksekliği 3000 m yi aşan alanlar Rize nin en sarp kısımlarını oluşturmaktadır. Bu alanda Rize nin en yüksek noktası olan Kaçkar tepesi (3937 m) yer almaktadır (Yüksek ve Kurdoğlu 2006). Rize yöresinde Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığı 14 C0 dir. Yıllık yağış miktarı 2300 mm nin üzerinde olan Rize Türkiye nin en çok yağış alan ilidir. Rize ilinde çok nemli, megatermal, hiçbir mevsimde su noksanı olmayan, diğer bir ifadeyle her mevsim su fazlası olan okyanus tesirine yakın iklim tipi hakimdir (Yüksek 2001). İklim özelliklerinin çok elverişli olması kıyı kesiminden dağlara doğru çok farklı ve türce zengin bir vejetasyonun gelişmesine imkan tanımıştır. Kıyı ve aşağı rakımlarda geniş yapraklı gür ormanlara sahip olan Rize ili Türkiye ormanlarının %25 ini barındırmaktadır. Araştırma Alanının Doğal Zenginlikleri Yaylalar Rize yöresi uygun ilkim özellikleri ve coğrafi yapısıyla geleneksel yaşam biçimlerinin kısmen de olsa sürdürüldüğü onlarca yaylaya sahiptir. Bu yaylalar trekking, dağcılık, tırmanış, yamaç paraşütü, fotoğrafçılık, flora-fauna incelemesi,

144 994 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi jeep safari, foto safari, kamp karavan turizmi, motosiklet ve bisiklet turu vb. doğa sporlarına uygun ve yayla turizmine son derece elverişlidir. Rize nin ulaşım ve konaklama tesislerine sahip yaylalarından başlıcaları: Ayder, Yaylaköy (Elevit), Çat, Tirovit, Sal, Pokut, Hazindağ, Aşağı ve Yukarı Kavron, Anzer (Ballıköy) ve İkizdere Çağırankaya yaylalarıdır. Bu yaylaların yanı sıra konaklama tesislerinin bulunmadığı daha çok dağcılar ve kampçıların ziyaret ettiği yaylalardan başlıcaları ise; Amlakit, Apivanak, Avucur, Başyayla, Ceymakcur, Ortayayla, Ovit, Palakçur, Palovit, Samistal, Sıraköy ve Sırtyayla dır (Somuncu ve Yılmaz 2006). Şekil 1. Elevit ve Kavron-avusor yaylalar (Yüksek, 2012) Ayder yaylası: Çamlıhemşin ilçesinin yaklaşık 16 km güneydoğusunda ve deniz seviyesinden 1250 m yükseklikteki Ayder yaylası, zengin flora ve faunanın yanı sıra kaplıcası ile de bölgenin en çok tercih edilen tatil yerlerinden biri olup ulaşım ve konaklama tesislerine sahiptir. Sal-Pokut ve Hazindağ Yaylaları: Çamlıhemşin ilçesinin güneyinde, Fırtına ve Hala derelerinin oluşturduğu vadiler arasında yer alan Sal- Pokut ve Hazindağ yaylaları, orman üst sınırı civarında m yükseltilerde yer almaktadır. Doğa yürüyüşü ve dinlenme için oldukça uygun olmasının yanı sıra, zengin bir biyoçeşitliliğe ve çok güzel bir sivil mimariye sahiptir. Aşağı ve Yukarı Kavron Yaylaları: Ayder e yaklaşık 10 km mesafede Aşağı Kavron, 14 km mesafede 2300 m yükseklikte Yukarı Kavron yaylaları bulunmaktadır. Bu yaylalar Kaçkar dağı zirvesine yakın olmaları sebebiyle dağ ve yayla turizmi için önemli potansiyellere sahiptir (Zaman, 2007).

145 Poster Bildiriler 995 Elevit ve Palovit Yaylaları: Elevit yaylası, Hacıvanak ve Trovit Buzul vadilerinin birleşme mevkiinde, 1900m yükseltide bulunmaktadır (Zaman 2007). Kaçkar Dağları nın kuzeybatı yamacında, biryanı tümüyle ormanla kaplı, diğer yanı ise dağ yamacına dayalı Palovit vadisi, zengin biyoçeşitliliği, şelalesi, tarihi yayla evleri ve yaban hayatı bakımından görülmesi gereken eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Anzer (Ballıköy) Yaylası: Rize il merkezine yaklaşık 85 km mesafede, Kırklardağı nın eteklerinde yer alan Anzer, Meles, Petran, Kabahor ve Garzavan yaylalarıyla çevrilidir. Zengin bir biyolojik çeşitliliğe ve eşsiz jeomorfolojik yapıya ve manzara seyir yerlerine sahiptir. İkizdere Çağırankaya Yaylası: Adını dik yamaç ve uçurumlarda ses yankısı oluşmasından alan yayla, İkizdere ilçesi ne 25 km uzaklıkta olup, ilçenin doğusunda 3200 m rakımda yer alır (Zaman 2007). Kaplıca ve içmeler Şifalı su kaynakları bakımından çok zengin bir il olan Rize nin içme ve kaplıcalarından bazıları şunlardır: Andon içmesi, Ayder Kaplıcası, İkizdere Termal Kaplıcası, Cimil Ilıcası, Aşağıköy İçmeleri, Şimşirli (İkizdere) İçmeleri. Ayder Kaplıcası: Çamlıhemşin e yaklaşık 16 km uzaklıktadır. Kaplıca sularının, romatizmal hastalıklara, kan dolaşımı ve kan hastalıklarına, sinir sistemi uyarılmasına olumlu etki yaptığı bilinmektedir. Bu nedenle nisan ayından başlayarak tüm yaz aylarında yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahiptir. Bu alandaki turizm hareketliliği termal turizmle başlamıştır (Somuncu ve Yılmaz 2006). Ayder kaplıcası konaklama ve ulaşım imkânları mevcut olup belirli dönemlerde kapasitesinin üzerinde kullanım yoğunluğuna maruz kalmaktadır, bunun sonucunda çevre olumsuz yönde etkilenmektedir. Şekil 2. Ayder ve İkizdere kaplıcaları (1)

146 996 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi İkizdere Termal Kaplıcası: Termal kaplıca 2004 yılında, her biri 240m² ve dört daireli, 5 adet, toplam 1200m² inşaat alanına sahip bungalov tipi apart otel; 875m² inşaat alanına sahip termal hamam ve 8670 m² inşaat alanına sahip 3 yıldızlı Turizm Yatırım Belgeli Termal Otel inşa edilmiştir (1). Andon İçmesi: İl merkezine 20 km. uzaklıkta bulunan Andon İçmecesi mide hazımsızlığı, cildiye problemleri, böbrek ve safra kesesi hastalıkları için tavsiye edilmektedir (1). Andon içmesinin yeterli ulaşım ve konaklama tesisi bulmamaktadır. Akarsular Rize İli, hareketli morfolojik yapısı, yağışlı iklimi ve çok sayıdaki yeraltı su kaynakları sayesinde çok zengin bir hidroğrafik yapıya sahiptir. Rize sınırları içinde doğu-batı yönünde ortalama her m'de büyük veya küçük mutlaka bir akarsuya rastlanır. Rize'nin akarsuları kısa boylu, yatay eğilimli fazla olan hızlı akışlı akarsulardır. Rize sınırları içinde uzunluğu 5 km'den fazla olan 23 akarsu vardır. Ancak bunlardan 16 tanesi doğrudan doğruya Karadeniz'e ulaşmakta olup geri kalanı ise bu 16 akarsudan birinin kolu durumundadır. Doğrudan doğruya Karadeniz'e ulaşan akarsuların en uzun olanları Çağlayan deresi, Arılı Deresi, Fırtına Deresi, Hemşin Deresi, Sabuncular Deresi, Taşlıdere, İyidere, Yeşildere, Çiftekavak, Büyükdere, Pazar, Venek dereleridir (Verep 2006). Kaçkar Dağları, hızlı akışlı akarsuların kaynağıdır. Bunların en önemlileri Fırtına Deresi, Taşlıdere, İkizdere, Karadere ve İyidere dir. Bu derelerde akarsu sporları (kano-rafting) için gerekli debi rejim miktarı vardır (2). Şekil 3. İkizdere ve Çat dereleri (Yüksek, 2012)

147 Poster Bildiriler 997 İyidere Deresi: Ovit Yaylasından başlayıp birçok derenin birleşmesiyle oluşan İyidere (78,4 km) Rize ilinin en uzun akarsuyudur. Ayrıca ortalama 28,35m³/s ile debisi yüksek olan derelerden biridir (Verep 2006). Kar sularının arttığı Nisan- Mayıs aylarında parkur zorlaştığı için profesyonel raftingcilerin tercih ettiği bir alandır (2). Ancak son yıllarda yapılan HES (Hidro-elektrik Santralı) çalışmaları nedeniyle İyidere havzası sahip olduğu güzellikleri kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Fırtına Deresi: Kaçkar Dağları nın Karadeniz'e bakan yamaçlarındaki derelerin birleşmesi ile oluşan ve beslenme sahası en geniş olan ( km) Fırtına Deresi, Ardeşen İlçesi in yaklaşık 2 km batısında Karadeniz'e dökülür. Fırtına deresi, debisi en yüksek ve çevresindeki doğal güzellikleri ile beraber koruma altına alınmış bir vadide yer almaktadır. 68 km uzunluğundaki Fırtına Deresi, akarsu turizmi (kano-rafting) açısından elverişli parkura sahiptir. Bu nedenle yerli ve yabancı sporcular bu dereyi özellikle tercih etmektedirler (Verep 2006), (2). Büyükdere: Tekfur Tepesi nden başlayan Büyükdere, Yenice yakınlarında batıdan gelen büyük bir kol ile birleşerek Çayeli nin batısından Karadeniz e dökülür. Göller Rize İli nin sahip olduğu çok dik arazi yapısı göl oluşumuna izin vermezken 2400m'yi aşan bölümlerinde buzul aşındırması ve biriktirmesi sonucu oluşmuş olan 19 adet küçük boyutlu göl bulunmaktadır. Bunların bir kısmı buzyalağı, bir kısmı da moren set gölüdür (Verep 2006). Ambar Gölü: Rize İli nin, 0.07 km 2 yüzölçümüyle 2950 m yükseklikte yer alan en büyük gölüdür. Büyükdeniz Gölü: Yaklaşık Ambar Gölü yle aynı büyüklükte olan bu göl, 2900 m yükseklikte yer almakta olup Rize nin diğer büyük gölüdür. Öküzyatağı Gölü: 2775 m yükseklikte yer alan bu göl ise 0.01 km 2 yüzölçümü ile Rize İli nin en küçük gölüdür. Şekil 4. Avusor ve Yedigöller (Yüksek, 2012)

148 998 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Şelaleler Ağaran Şelalesi: Çayeli ne 12 km uzaklıktadır. İlçenin içinden akan şairler deresi üzerinde bulunan şelale gerçek bir tabiat harikasıdır. 92 metre yüksekliğe sahiptir. Bulut Şelalesi: Çamlıhemşin ile Ayder Yaylası arasındaki Tar Deresi nden 250 m yükseklikten üç kademeli olarak vadiye akar, Çamlıhemşin ilçe merkezine 2 km uzaklıktadır. Palovit Şelalesi: Kaçkar Dağları Milli Parkı içindeki doğal güzelliklerden biri de Palovit Şelalesi dir. Zilkale Harabesini geçtikten sonraki yol ayrımında başlayan Palovit Vadisi nin duraklarından biri olan heybetli şelale 15 metre yüksekliğe sahiptir(2). Yöredeki şelaleler içerisinde en bol suya sahip olanıdır. Gelin Tülü Şelalesi: İl merkezine 90 km. mesafede olan Ayder Yaylası'nda yer almaktadır. Ayder Yaylası nda yer alan şelalenin suyunun düşüş şekli gelin tülünü andırdığı için bu isim verilmiştir (2). Şekil 5. Palovit şelalesi (Yüksek 2012) Gelintülü şelalesi (3) Araştırma Alanının Tarihi ve Kültürel Zenginlikleri Geleneksel Konutlar Rize de doğal çevrenin ve yaşama biçiminin oluşturduğu bir mimari gözlenir. Hane halkının sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı geleneksel konutların mimari-

149 Poster Bildiriler 999 sini belirlemiştir. Yapılar çoğunlukla birkaç evlik guruplar halinde arazi yapısına uygun şekilde, yamaç ve tepelerde konumlanmıştır. Eski Rize Evleri: Şehir merkezinde çok az sayıda ev koruma altına alınmıştır. Bunlardan sadece iki üç tanesi yaşatılmaktadır. Bu evlerin yapımında geleneksel yapı malzemeleri ve teknikleri kullanılmıştır. Bu evler, yığma taş ve dolma göz tekniğinde yapılmış duvarlara, dört yana eğimli kiremitle kaplı çatılara sahiptirler (Çelebi, 1985). Tuzcuoğulları Konağı: Yapı Rize nin merkezinde, Piriçebi Mahallesinde yer almaktadır. Yapı Rize İli nin en eski evlerinden olup 1870 yıllarında yapıldığı düşünülmektedir. Üç katlı olarak inşa edilmiş mabeynli bir evdir. İçerisinde çok sayıda oda bulunmaktadır. Yapının zemin katı ve orta cephesi taş yığma tekniğinde inşa edilmişken, ön cephelerde dolap çatma tekniği uygulanmıştır. Bu teknik Rize ve çevresinde yoğun olarak kullanılan bir tekniktir. Cephelerde açılmış sürgülü pencerelerin sayısının fazla olması yapıda aydınlatmaya verilen önemi gösterir. Yapının üst örtüsü kırma çatı olup dedren saçak yapısı uygulanmıştır. Ahşap oyma dolap kapakları yapının tek süsleme unsurlarıdır (Eren, 2006; (1)). Reyhanlılar Konağı: Çamlıhemşin İlçesi, Yukarı Çamlıca Mahallesi nde yer alan yapı 19 yy da yapılmıştır. Diğer konaklar gibi engebeli bir arazide eğimli bir alana kurulmuştur. Konağın kuzey kapısı üzerindeki eski sayılarla yazılan rakamlara göre yapı hicri 1890 yılında yaptırılmıştır. Konak, bodrum üzeri iki normal kattan meydana gelmiştir. Bodrum katının altında düzgün kesme taşlarla 1 m yüksekliğinde temel kurulmuştur. Bodrum katı da düzgün kesme taşlarla yapılmış olup, depo ve ahır olarak kullanılmaktaydı. Altı adet pencere açıklığına yer verilen bu kattaki pencerelerin söveleri düzgün kesme taştır. Yapının üç yönünde taş malzeme kullanılmışken, ön cephedeki duvar, ahşap arası taş dolgu tekniğiyle yapılmıştır. Ayrıca bu katta, iki katlı, dışa taşıntılı, üçgen alınlıklı bir çıkma bulunmaktadır. Bu çıkmanın yapı malzemesi ahşaptır.yapım tekniği, malzemesi ve plan özellikleriyle Çamlıhemşin yöresindeki diğer konaklarla benzerlik göstermektedir. Yapıda dikkati çeken en öncelikli özellik ise taş malzemenin ustalıkla kullanılmasıdır. Yansıttığı bu özellikleriyle yöredeki en önemli konaklardan biridir (1). Şevket Ataç Evi: Fındıklı İlçesi, Çağlayan Köyünde yer alan yapı 19. yüzyılda yapılmıştır. Yöreye has mimari ve yapısal karakteri taşımaktadır. Bodrum üstü tek katlı, serenderli ve çay bahçesiyle bir kompleks konumundadır. Bodrum kat ahır, üst kat yaşama mekanıdır. Yapı sistemi ve malzemesi ahşap karkas arası

150 1000 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi blok taş dolgu, temel ise moloz taş örgü sistemidir. Konak, orta sofalı plan tipinde, semer çatılı ve geniş saçaklıdır(1). Nayla (Serender): Rize de evlerin hemen yanında bulunan ve çeşitli erzakların korunması amacıyla ahşaptan yapılan nayla adı verilen serenderlerin, Rize kültüründe ve mimarisinde önemli bir yeri vardır. Şekil 6. Yöresel mimariye ait Konak ve Konut (Yüksek, 2012) Kaleler Rize Kalesi: Kale şehir merkezinin güney batısında yer alır. İç kale ve aşağı kalelerden meydana gelmektedir. Yoğun yerleşme sebebiyle aşağı kale tamamen yok olmuş batı tarafında ki bazı sur parçaları günümüze kadar gelebilmiştir. İç Kale: 150 m yükseklikte doğal bir yükselti üzerinde kurulmuştur. Planı düzgün olmayan bir yamuk şeklindedir. İç kaleyi çevreleyen duvarlar kısmen düzgün kesme taş ve moloz taşlardan inşa edilmiştir. İç kale, yarım daire planlı beş kuleye sahiptir. Aşağı Kale: Zamanında iç kaleden kuzeydoğu ve kuzeybatı yönlerine doğru açılarak uzayan ve denize ulaşan surlarla çevrili iken bugün sadece batı surlarının bir bölümü ile bazı kule kalıntıları kalmıştır ((1);(2)). Ciha Kale: Pazar İlçesinin 7 km güneyinde, Yücehisar Köyü sınırları içerisinde yer alır. 14. yy. haberleşme ve güvenlik amacıyla tarihi ipekyolu üzerinde inşa edilmiştir. Kaleden günümüze yer yer sur kalıntıları ulaşabilmiştir. Halen daha yakınında devam eden taş ocağı nedeniyle özellikle batı kısmında çökmeler oluşmaktadır.

151 Poster Bildiriler 1001 Kız Kalesi: Pazar İlçe merkezinin batısında küçük bir yarımada üzerinde kurulmuştur. Kayalık bir zemin üzerinde bulunan kalenin kara ile bağlantısı kesilmiştir. Yaklaşık 7 metre eninde 7 metre boyunda olup kare plana sahiptir. Kalenin duvarlarında muntazam taş işçiliği görülür. Güney surları yıkılmıştır. Sağlam kalan duvarlarda mazgal pencereleri ve yuvarlak kemerli üst kat pencereleri yer alır. 13. ve 14. yüzyıllarda Trabzon Devleti zamanında yapıldığı tahmin edilmektedir. Kale, Osmanlılar zamanında da onarılarak kullanılmıştır ((1); (2)). Zil Kale: Kalenin yapılış tarihini belirtecek kesin veriler olmamakla birlikte 14. ve 15. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Rize İli, Çamlıhemşin İlçe merkezinin 15 km güneyinde Fırtına Deresinin batı yamaçları üzerinde kurulmuştur. Kalenin, üzerinde inşa edildiği sarp kaya kütlesi, denizden 750, dere yatağından ise yaklaşık 100 m yüksektedir. Kale, dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelmektedir. Bir teras yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılır ve ikinci bir kapı ile kale içerisine girilir ((1); (2)). Kale-i Bala (Yukarı Kale): Çamlıhemşin İlçe merkezine 40 km uzaklıkta, Hisarcık Köyü sınırları içinde, Fırtına Deresi nin kaynaklarına hakim bir noktada kurulmuştur. Yazılı kaynaklarda geçen bir diğer adı da Varoş Kale dir. Kalenin ana planı dikdörtgen olarak tanımlanabilir. Doğusu, güneyi ve kısmen kuzeyi de sarp kayalıktır. Batı taraf eğimli bir arazi üzerindedir ((1); (2)). Şekil 7. Zilkale ve Kale-i Bala (Yüksek, 2012) Taş Kemer Köprüler Rize nin yüzlerce yıllık kültürel birikiminin eserlerinden biri de taş kemer köprülerdir. Özellikle Fırtına Deresi üzerinde onlarcasına rastlanabilmektedir. Köprülerin tümü, akarsu yatağının iki yanında karşılıklı birer ayak üzerine yükselen yuvarlak ya da hafif sivri kemerli bir yay formundadır. İlk çağlardan itibaren

152 1002 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi farklı zaman ve mekanlarda farklı toplumlar tarafından kullanılan bu formun, tercih edilmesindeki ana faktör kullanımından doğan işlevidir. Köprülerin tümünün kemer biçiminde yapılmasının temelinde yatan düşünce, köprünün fevkani yapısı ile sık sık sel suları ile taşan akarsuların altında kalmamasını sağlamaktır. Ormanlık bir bölge olmasına rağmen köprülerin, ahşap yerine taştan yapılmasının nedeni; taşın, suya karşı ahşaba göre daha sağlam ve dayanıklı bir malzeme olmasıdır ((1); (2)). Şenyuva Köprüsü: Fırtına Deresi üzerinde doğu-batı doğrultusunda uzanan köprü tek gözlü, kemerli taş köprüdür. Yörenin en büyük ve en eski köprüsüdür. Dere seviyesinden yaklaşık m. yükseklikte ve 40 m. uzunluktadır. Kemer ve korkuluklar düzgün kesme taştan, ayak dolguları ise yığma taştan yapılmıştır. İniş ve çıkış kısmında basamaklar vardır. Her iki tarafına daha sonradan yaklaşık 1 m yükseklikte demir korkuluklar yapılmıştır ((1);(2)). Köprüköy Köprüsü: Çamlıhemşin ilçesi sınırlarında olup Fırtına Deresi üzerinde kurulu taş köprülerinden birisidir. Köprünün batı ayağına küçük bar tabliye kemeri ilave edilmiştir. Tabliyesi iki yandan dik olan köprünün korkuluk duvarları kısmen yıkılmıştır. Köprünün 19. yüzyıl sonlarında Türk ustalar tarafından yapıldığı bilinmektedir((1);(2)). Çağlayan Köprüsü: Fındıklı ilçesinde yer alan Köyün merkezinden geçen Abu Deresi üzerinde kurulmuştur. Bölgedeki yaygın taş köprülerden birisidir. Tek bir kemer gözünden oluşur. Son yıllarda kullanılmayan köprünün korkulukları yıkılmıştır. Yapıldığı tarih bilinmemektedir((1);(2)). Güneyce Köprüsü: Güneyce'nin merkezinden geçmekte olan İyidere Suyu üzerinde yapılmış tek gözlü taş köprüdür yılında inşa edilmiştir. İkizdere ilçesi sınırlarında bulunmaktadır((1);(2)). Şekil 8. Çağlayan ve Çat köprüleri (Yüksek 2012)

153 Poster Bildiriler 1003 Camiler Rize İli merkezinde ve ilçelerinde çok sayıda tarihi cami ve türbe bulunmaktadır. Rize yöresinin camileri bölgenin zengin halk mimarisinin etkisi altında kalmışlar ve mahalli özellikleri bünyesinde barındırırlar. İlçe ve köylerdeki camiler de Rize yöresinin dağınık yerleşme karakterine göre şekillenmişlerdir. Bu camiler bir ya da iki mahallenin ihtiyacı için yapılmış, oldukça küçük camilerdir. Camiler yapılırken konut mimarisinin genel özellikleri alınarak kullanılmıştır. Yapı malzemesi olarak ahşap ve taş malzeme kullanılmıştır. Ahşabın bulunma kolaylığından dolayı bazı camiler ahşap yığma tarzda yapılmışlardır(1). İskender Cafer Paşa Camii: İslampaşa Mahallesi'nde geniş bir hazire içinde İslampaşa ve Kurşunlu Camii olarak da anılmaktadır. H. 978/M yılında İskender Cafer Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami ahşap bir son cemaat yeri, taş duvarlı ve kubbe ile örtülü bir harim kısmından meydana gelmektedir. Caminin duvarları moloz taşlarla örülmüştür. Ayrıca sekizgen kubbe kasnağı üzerinde yuvarlak kemerli pencereleri vardır. Eskiden ahşap olan mahfil son yıllarda betonarme olarak yenilenmiştir (1). Değirmendere Camii: Değirmendere Mahallesi'ndedir. Bu cami de yenilenerek günümüze gelmiş tarihi eserlerden birisidir. İlk cami H.1200/M.1786 yılında yaptırılmıştır. Bu cami H.1327/M.1911 yılında onarılmıştır. Minaresi sonradan yapılmıştır (1). Orta Camii: Şehir merkezinde Yeniköy Mahallesi ndedir. Dikdörtgen planlı cami kalın taş duvarlı ve kırma çatılıdır (1). Şeyh Camii: Şehir merkezinde, eski Vilayet Konağı'nın güneyinde eski Piri Çelebi Mahallesi'nde yer alır. İlk cami 1711 yılında yapılmıştır. Bu yapı bazı onarımlarla 1953 yılına kadar gelmiştir. Bugünkü caminin inşası yılları arasında tamamlanmıştır. Şeyh Camii, Merkez Camii'nden sonra Rize'nin en büyük ve özen gösterilerek yapılmış camisidir. Beş bölümlü bir son cemaat mahalli ve kare bir harimden meydana gelen çifte minareli bir eserdir (1). Güneyce Hacı Şeyh Camii: 1887 tarihinde yapılmıştır. Zemin katında taş duvarlı bir medrese katına sahiptir. Esas cami ahşap olarak inşa edilmiştir. Zemin katında taş duvarlı bir medrese katına sahiptir (1). Müzeler Atatürk Evi Müzesi: Müftü Mahallesi nde yer alan yapının yapımına 1920 yıllarında başlanmış, 1921 yılında tamamlanmıştır. Yapı, zemin kat üzeri iki kattan meydana gelmiştir. Birinci katında toplantı salonu, Atatürk ün Rize ye geldi-

154 1004 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi ğinde giymiş olduğu kıyafetlerin aynıları yer alır. İkinci katta Atatürk ün yatak odası, dönemin milletvekillerinin çalışma odaları, Atatürk tarafından kullanılan eşyalar, dönemin milletvekillerine ait fotoğraflar ve Rize nin eski fotoğrafları yer almaktadır ((1), (2)). Rize Evi Müzesi (Sarı Ev): Rize Müzesi Müdürlüğü 1984 yılında Atatürk evi olarak hizmet vermeye başlamıştır. Sivil mimari örneği olan ev 19. yy. sonlarında inşa edilmiştir. Bir zemin ve iki normal kattan oluşmaktadır. Zemin katı sergi salonu olarak kullanılmaktadır. Birinci kat idare odaları olarak, ikinci kat ise teşhir salonu olarak kullanılmaktadır. Rize müzesinde; 76 arkeolojik eser, 594 sikke, 1129 etnografik eser olmak üzere toplam 1799 eser bulunmaktadır(1). Çaykur Çay Müzesi: Çay imalatında kullanılan aletlerin sergilendiği çay teknoloji müzesi ile, bölge, ülke ve dünyadaki çay içme ve demleme tekniklerinin yer aldığı çay kültür müzesidir. SONUÇ VE ÖNERİLER Yapılan araştırma ve gözlemlerin sonucunda Rize İli rekreasyon alanlarının çeşitli kullanımlar açısından zengin bir potansiyele sahip olduğu saptanmıştır. Bu alanlarda, trekking (doğa yürüyüşü), rafting, termal turizm, heliksi (helikopterle kayak), kuş gözlemciliği, motosiklet ve bisiklet turu, dağcılık, yayla turizmi, jeep safari, foto safari, kamp-karavan turizmi, yamaç paraşütü gerçekleştirilen ve/veya gerçekleştirilebilecek turizmler arasında sayılabilir. Ancak, gereken tanıtım ve organizasyonlar tam olarak yapılamadığından bu alanlar yeterince tanınmamaktadır. Ayrıca, yanlış kullanımlar ve bilinçsiz restore çalışmaları sonucu yok olma, bozulma tehlikesiyle karşı karşıya kalan alanlarda mevcuttur. Sorunların çözümlenebilmesi için; Rekreasyonel alanların altyapı eksiklikleri giderilmeli, her birinin sahip olduğu farklı özellikler uzmanlar tarafından sınıflandırılmalı ve kullanıcı isteklerine göre planlanmalı ve ziyaretçilerin beğenisine sunulmalıdır. Ziyaretçilerin rekreasyonel alanlarından yararlanmaları nasıl yapılacağına dair usul ve esaslar düzenlenmeli ve yasalarla güvence altına alınmalıdır. Rekreasyonel alanlarda kurulması düşünülen tesis ve işletmelerin doğal yapı ve yöre mimarisi ile uyumlu olmasında dikkat edilmelidir. Rize yöresinin rekreasyon potansiyeli fazla olan alanlar ulusal ve uluslar arası piyasalarda talep görecek şekilde planlanmalı ve markalaştırılmalıdır

155 Poster Bildiriler 1005 Rize ilinin rekreasyonel alanlarından yararlanılırken Koruma-Kullanım ilkesinden ödün verilmemelidir. KAYNAKÇA Akesen, A. (1978). Türkiye de Ulusal Parkların Açık Hava Reaksiyonu Yönünden Nitelikleri ve Sorunları. İstanbul: İ.Ü. Orman Fak. Yayın No:262. Aydemir, Ş. Aydemir, S., E. Ökten, N. Öksüz, A., M. Sancar, C. ve Özyaba, M. (1999). Kentsel Alanların Planlanması ve Tasarımı. Trabzon: K.T.Ü. Mimarlık Fak. Ders Notları, No:54. Çelebi, M.R. (1985). Yapı Elemanları, I-II-III-IV. İstanbul: Yıldız Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yayını. Eren, M. E. (2006). Tarih ve Kültür Kentimiz Rize de Özgün ve ya İşlevini Kaybetmiş Kagir ve Taş Yapıların Korunmasına Ait Öneriler, 1. Rize Sempozyumu Kasım Rize Valiliği. Gülez, S. (1990). Orman İçi Rekreasyon Potansiyelinin Saptanması İçin Geliştirilen Bir Değerlendirme Yöntemi, İ.Ü. Orman Fak. Dergisi, Seri:A, 40 (2). Karaküçük, S. (1997). Rekreasyon (Boş Zamanları Değerlendirme) Kavram, Kapsam ve Bir Araştırma (İkinci Baskı). Ankara: Seren Ofset. Kraus, Richard G. (1977). Recreation Today: Program, Planning and Leadership (Second Edition), Kaliforniya: Goodyear Publishing Company. Müderrisoğlu, H. (2002). Açık Hava Rekreasyonunda Taşıma Kapasiteleri Rekreasyonel Kullanım İlişkilerinin İncelenmesi (Doktora Tezi). İstanbul: İ.Ü. Fen Bil. Enstitüsü. Somuncu, M. ve Yılmaz, M. (2006). Rize İlinde Yayla Dağ Turizminin Gelişimi ve Yöredeki Ekonomik, Kültürel ve Ekolojik Etkileri 1. Rize Sempozyumu Kasım, Rize Valiliği. Şahin, Ş. Çabuk, A. ve Dilek F. (2001). Sürdürülebilir Peyzaj Planlama Kapsamında Mersin / Tarsus Kıyı Bölgesinin Turizm Açısından Değerlendirilmesi. Ankara: T.C. Ankara Üniversitesi Araştırma Fonu Müdürlüğü Yayınları. Verep, B. (2006). Rize nin Su Kaynakları ve Su Kalite Özellikleri, 1. Rize Sempozyumu , Kasım, Rize Valiliği. Yüksek, T. (2001). Rize-Pazar Deresi Yağış Havzasında Farklı Arazi Kullanım Şekilleri Altındaki Toprakların Bazı Özellikleri İle Aşınım Eğilimi Değerlerinin Araştırılması (Doktora Tezi). Trabzon: K.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü. Yüksek, T. ve Kurdoğlu, O. (2006). Rize Yöresindeki Yayla Kullanımlarının Toprak ve Su Kaynakları Üzerinde Oluşturduğu Sorunla, 1. Rize Sempozyumu, Kasım, Rize Valiliği. Yüksek T. (2012). Fotoğraf Koleksiyonu. Zaman, M. (2007). Doğu Karadeniz Kıyı Dağları nda Yaylalar ve Yaylacılık. Erzurum: Atatürk Üniversitesi Yayını No: 960. İNTERNET KAYNAKÇASI Rize Valiliği Resmi İnternet Sayfası Rize İl Kültür, Turizm Müdürlüğü İnternet Sayfası,

156 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin Farklı Bölümlerinde Eğitim Veren Öğretim Elemanlarının Boş Zaman Tercihlerinin İncelenmesi Zeyneb DİRİKOL T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Enis ÇOLAK T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özgür DİNÇER T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Betül BAYAZIT T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Murat SON T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Ebru DİNÇER T.C. Kocaeli Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ÖZ Bu araştırmanın amacı Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin farklı bölümlerindeki öğretim elemanlarının boş zamanlarını değerlendirmeleri kapsamında okul içi etkinlikleri ve mesai dışı boş zamanlarında katıldıkları ve/ve ya paylaştıkları aktivite-leri belirlemek ve bu aktivitelerin kendileri üzerindeki etkilerini bilimsel ölçütlerle orta-ya koymaktır. Araştırmaya denek olarak Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin farklı bölüm-lerindeki 30 öğretim elemanları katılmıştır. Araştırma metodu olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anket Ümit Kesim tarafından geliştirilmiş olup anket sonuçları SPSS 15.0 paket istatistik programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, öğretim elemanlarının çalışma saatlerinin fazla olduğu, boş zaman aktivitelerine fazla zaman ayıramadığı, ortam ve şartlar oluştuğu takdirde çeşitli faaliyetlere katılabileceği yönünde görüş belirtmişlerdir. Bu bulgulardan hareketle, insanların çalışma kadar dinlenmeye de ihtiyacı olduğu, çalışma saatlerinin daha makul ölçülere indirilebileceği, öğretim elemanlarına yönelik faaliyetlerin artırılması ve çeşitlendirilmesi gerektiği söylenebilir. Anahtar sözcükler: Kocaeli Üniversitesi, öğretim elemanı, boş zaman,

157 Poster Bildiriler 1007 GİRİŞ Zaman bir insanın sahip olduğu en değerli şeylerden biridir. Özellikle de çalışan insanlar açısından zamanın ne kadar değerli olduğu tartışılamaz bir gerçektir. Ancak çoğunlukla insanlar zamanını yeterince etkili değerlendirememektedir (Karaküçük, 1999). Hayata gözlerini açan her insanın eşit zaman sermayesi vardır. Her insan için bir gün yirmi dört saat, bir yıl da üç yüz atmış beş gündür. Ancak zamana karşı yarışan insanlardan başarılı olanlar sadece ve sadece zamanı en iyi şekilde kullanan, planlayan ve düzenleyenlerdir2. İnsanlar uçakların, hızlı arabaların, trenlerin, süper bilgisayarların ve binlerce elektronik makinenin yer aldığı bir dünyada yaşamaktadır. Tüm bu teknolojik gelişmelerin en önemli amacı, işleri daha hızlı yaparak zaman kazanmaktır. Fakat sonuç, hayatın baş döndürücü bir şekilde hızlı geçmesi olmuştur. Öyle ki, bir günün işlerini bitirebilmek için yirmi dört saat yetmemektedir. Sonuçta bir çok çalışan insan, düzenli yemek yemek ve uyumak gibi ilk bakışta çok da önemli gözükmeyen alışkanlıklarından fedakarlık etmeye başlamıştır. Bu da düzensiz yaşamayı ve strese bağlı hastalıkların sayısını inanılmaz derecede artırmaktadır. Bütün bunları aşmak için yapılacak şey, zamanı en etkili şekilde yönetmeyi öğrenmektir (Aydoğan, 2006). Ülkemizde özellikle son yıllarda serbest zamanların kullanımı açısından önemli gelişmeler olmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerin Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okullarında açılmış Rekreasyon Eğitimi Bölümleri serbest zaman ve rekreasyon kavramına yeni bir boyut kazandırmış bu alanda düşünen insan sayısında belirgin bir çoğalmaya neden olmuştur. Tam bu noktada altı çizilmesi gereken konu, üniversitelerin toplum ve birey yaşamındaki rolüdür. Toplumda her ne kadar yaşanan gelişmeler mevcutsa da, bu alanda ilerlemiş toplumlar ve üniversiteleri incelendiğinde istenen konuma gelebilmek için yapılması gerekenlerin olduğu ortaya çıkmaktadır. Üniversiteler bireyin sonraki yaşamında hayatını mutlu bir şekilde devam ettirebilmesi adına rekreasyon planlamaları ve merkezleri yapabilmelidir. Bu açıdan serbest zaman aktiviteleri de üniversitedeki eğitimin bir parçasıdır. Çünkü serbest zaman özellikle üniversite yerleşkelerinde ülkenin geleceğini şekillendirecek bireylerin her açıdan eğitilmesinde önemli rol oynamaktadır (Erenci, 2006). Bu bilgilerden, hareketle çalışmanın amacı; üniversite öğretim elemanlarının boş zaman alışkanlıklarının belirlenmesi ve hangi tür etkinliklere katıldıklarını tespit etmektir.

158 1008 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi YÖNTEM Araştırma Gurubu Bu araştırma Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin Elektronik haberleşme, Makine ve Bilgisayar bölümlerinden ve üstü yaş grubu öğretim elemanlarının boş zaman tercihlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubu 24 erkek, 6 bayan öğretim elemanından oluşmaktadır. Veri Toplama Araçları Bu araştırmanın verileri anket yöntemi uygulanarak elde edilmiştir. Anket Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı nda görevli Yrd.Doç.Dr.Ümit Kesim tarafından geliştirilmiş olup ve üstü yaş grubu öğretim elemanlarının boş zaman tercihlerini incelemek amacıyla 24 erkek, 6 bayan olmak üzere toplam 30 kişiye uygulanmıştır. Anket evet, hayır ve çoktan seçmeli cevaplardan oluşan sorulardan oluşmaktadır. Verilerin Analizi Elde edilen verilerin frekans ve yüzde değerleri SPSS paket programında analiz edilmiştir. BULGULAR Çizelge 1.Rekreasyon etkinliklerinden son iki hafta içinde ve en sık katıldığınız spor/egzersiz aktivitelerini katilim sırasına göre numaralandırınız. (1, 2, 3 şeklinde) sorusuna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Yürüyüş 22 73,3 Futbol 2 6,7 Bisiklet 1 3,3 Step-aerobik 1 3,3 Koşu 1 3,3 Tenis 1 3,3 Yüzme 1 3,3 Basketbol 1 3,3 Toplam ,0

159 Poster Bildiriler 1009 Çizelge 2. Rekreasyon etkinliklerinden son bir yıl içinde ve en sık katıldığınız spor egzersiz aktivitelerini katilim sırasına göre numaralandırınız (1,2,3 seklinde) sorusuna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Yürüyüş 20 66,7 Futbol 2 6,7 Bisiklet 1 3,3 Step-aerobik 2 6,7 Koşu 1 3,3 Tenis 1 3,3 Yüzme 2 6,7 Basketbol 1 3,3 Toplam ,0 Çizelge 3. Rekreasyon etkinliklerinden son iki hafta içinde ve en sık katıldığınız sosyal/kültürel rekreasyon aktivitelerini katilim sırasına göre numaralandırınız (1,2,3 seklinde) sorusuna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Enstrüman çalma 2 6,7 Koro 1 3,3 Sinema 13 43,3 Tiyatro 1 3,3 Sergi 3 10,0 Konferans 9 30,0 Bilardo 1 3,3 Toplam ,0 Çizelge 4. Rekreasyon etkinliklerine günün hangi saatinde katılıyorsunuz? Soru-suna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Sabah 2 6,7 Öğlen 1 3,3 Aksam üstü 22 73,3 Gece 5 16,7 Toplam ,0 Çizelge 5. Rekreasyon etkinliklerine hangi sıklıkta katılıyorsunuz? Sorusuna ve-rilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Her gün 1 3,3 Haftada 2-3 gün 4 13,3 Haftada 1 gün 7 23,3 İki haftada 1 gün 5 16,7 Yılda birkaç kere 5 16,7 Ayda 1 gün 8 26,7 Toplam ,0

160 1010 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Çizelge 6. Kurumunuzun yönetimi, rekreasyon etkinliklerine katılmanızı teşvik ediyor mu? Sorusuna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Kısmen 5 16,7 Hayır 15 50,0 Fikrim yok 10 33,3 Toplam ,0 Çizelge 7. Rekreasyon etkinliklerine katılmanız, sizi ruhsal ve fiziksel olarak ra-hatlatıp, daha sağlıklı (hastalıklardan uzak) kalmanıza sebep olacağını düşünüyor musunuz? Sorusuna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Evet 27 90,0 Kısmen 3 10,0 Toplam ,0 Çizelge 8. İş yerinizde rekreasyon aktiviteleri olarak aşağıdakilerden hangileri düzenlenmektedir? Sorusuna verilen cevapların dağılımını gösteren tablo. Değişkenler N % Kamp programı 9 30,0 Fitness programı 1 3,3 Bisiklet 3 10,0 Basketbol 1 3,3 Futbol 1 3,3 Masa tenisi 1 3,3 Step/Aerobik 1 3,3 Diğer 1 3,3 Toplam 18 60,0 Missing System 12 40,0 Toplam ,0 SONUÇ VE ÖNERİLER Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde görev yapan öğretim elemanlarının boş zamanlarını değerlendirme biçimleri üzerine yapılan bu araştırmada öğretim elemanlarının boş zamanlarını nerelerde, nasıl değerlendirdiği ve boş zamanlarını değerlendirmenin iş verimlerini ne şekilde etkilediği araştı-rılmaya çalışılmıştır. Rekreasyon etkinliklerinden son iki hafta içinde ve en sık katıldığınız spor/egzersiz aktivitelerini katilim sırasına göre numaralandırı-nız.(1,2,3 şeklinde) sorusuna bakıldığında çalışmaya katılan deneklerin son iki hafta içinde en sık yaptıkları aktivitenin yürüyüş olduğu görülmektedir. (% 73) Çolakoğlu nun (2005) yaptığı araştırmaya göre öğretim elemanların, günlük boş zamanlarınızı

161 Poster Bildiriler 1011 nasıl değerlendirmedeki ilk tercihlerin % 75,0 nın TV izlemek olduğu görülmektedir. Sonuçlarımız bu çalışmayla paralellik göstermemektedir. Ömer (2008) yaptığı çalışmada Hakemlerin son 2 ay içerisinde katıldıkları rekreasyon etkinliğine bakıldığında ilk cevap verilen seçeneğin basketbol oynamak olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra futbolun ve yürüyüşün de hakemler arasında tercih edilen etkinliklerden olduğu görüşmüştür. Bu sonuçlara bakıldığında bizim yaptığımız araştırmayla paralellik göster-mektedir. Çalışmaların insan için bir gereksinim olduğu yadsınamaz. İnsanlar gereksinimlerini karşılamak için çalışmalıdır. Ancak bu, çalışmanın serbest olmadığı ya da insan yaşamını kısıtladığı anlamına gelmemelidir (Kılbaş, 2004). Çalışmanın yanı sıra serbest zamanlarda çeşitli etkinliklerde bulunmak ve dinlenmek çalışma performansını ve motivasyonu arttırabilir. Yaptığımız çalışmada Rekreasyon etkinliklerine hangi sıklıkta katılıyorsunuz? Sorusuna verilen cevaplara bakıldığında çalışmaya katılan deneklerin % 3,3 ü her gün, % 23,3 ü haftada 1 gün seçeneklerini işaretlediği görülmektedir. Güngörmüş ve arkadaşlarının (2006) yaptığı çalışmaya bakıldığında öğretim elemanlarının, % 60.2 si boş zaman faaliyetlerine haftada 1-2 gün katıldıkları gözlenirken, %74.7 si günlük 1-2 saat katıldıkları görülmektedir. Bu çalışmaya bakıldığında öğretim elemanlarını günlük ve haftalık rekreasyon aktivitelerine daha fazla zaman ayırdığını görmekteyiz. Rekreasyon etkinliklerine günün hangi saatinde katılıyorsunuz? Sorusuna verilen cevaplara bakıldığında çalışmaya katılan deneklerin % 73,3 akşamüstü katılmasının nedeni gündüz zamanlarını çoğunlukla işte geçirdikleri ve sabahları katılamamalarının nedeni ise, işe geç kalma korkusu olarak düşünebiliriz. Kurumlardaki yönetim mantığı rekreasyonel anlamda pek gelişmediği için bu anlamdaki destekleri yeterli olmayabilmektedir. Çizelge 6 da bu konu ile ilgili sayısal veriler gösterilmiştir. Kişinin yoğun çalışma ortamı içerisinde kendine zaman ayırması motivasyon ve iş verimi açısından önemlidir. Rekreasyon etkinliklerine katılmasının kendisini fiziksel ve ruhsal açıdan iyi hissettiği bulunmuştur. Kurumsal olarak düzenlenen rekreatif etkinlerde grup bütünlüğü açısından kamp programları ön plana çıkmaktadır. Çalışanların motivasyonu, iletişimi ve iş veriminin artması açısından önemlidir. Sonuç olarak, öğretim elemanlarının çalışma saatlerinin fazla olduğu, boş zaman aktivitelerine fazla zaman ayıramadığı, ortam ve şartlar oluştuğu ve rekre-

162 1012 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi asyon etkinliklerini yaptıracak, aktiviteleri onlara öğretebilecek bir lider olduğu taktirde çeşitli faaliyetlere katılabilecekleri tespit edilmiştir. Ayrıca bazı öğretim elemanlarının yapılan etkinliklerden ve okullarında ki rekreasyon alanlarının neler olduğu konusunda fazla haberdar olmadıkları görülmüştür. KAYNAKÇA Aydoğan, İ. ve Gündoğdu, F.B. (2006). Kadın Öğretim Elemanlarının Boş Zamanlarını Değerlendirme Etkinlikleri, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 21 (2): Çolakoğlu, T. (2005). Üniversite Öğretim Elemanlarının Boş Zaman Alışkanlıklarını Değerlendirmeleri Üzerine Bir Araştırma, G.Ü, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 25 (1): Erenci, T. (2006). Bir Üniversite Yerleşkesinde Rekreasyon İhtiyacı ve Planlanması (Umuttepe Örneği) (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Kocaeli: Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Güngörmüş, H.A. Yetim, A.A. Çalık, C. (2006). Ankara daki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında Görev Yapan Öğretim Elemlarının Boş Zamanlarını Değerlendirme Biçimlerinin Araştırıl-ması, Kastamonu Eğitim Dergisi, 1 (14). Karaküçük, S. (1999). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara: Gazi Kitapevi. Kılbaş, Ş.K. (2004). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara: Nobel Yayınevi, Ankara. Ömer D. (2008). Türkiye Basketbol Federasyonu B Klasman Hakemlerinin Serbest Zaman Tercihlerinin Tespit Edilmesi ve Değerlendirilmesi (Bitirme Tezi). Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Rekreasyon Bölümü Bitirme.

163 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Mental Retardasyonlu Çocuklarda Rekreasyon Faaliyetlerinin Sosyal Gelişime Etkilerinin İncelenmesi Gizem DOĞDUAY T.C. Sakarya Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Özlem YENİGÜN T.C. Sakarya Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: ÖZ Bu çalışmanın amacı, mental retardasyonlu çocuklarda rekreasyon faaliyetlerinin sosyal gelişime etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla çalışmaya, ailelerinin izni alınmış yaş ortalamaları x=11,11±4,01 olan 3 ü kız 6 sı erkek olmak üzere toplam 9 mental retardasyonlu çocuk katılmıştır. Çalışmalar, haftada 2 gün, günde 45 dakikalık 2 ders süresiyle toplam 8 hafta boyunca devam etmiştir. Verilerin toplanması için araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem formu kullanılmıştır. Gözlem formu araştırma başlangıcında, etkinliklerin devam ettiği her hafta sonunda ve araştırma bitiminde araştırmacı tarafından etkinliklerin hemen sonrasında uygulanmıştır. Deneklerin ön-test son-test değerleri arasındaki farklar SPSS 15.0 programında Wilcoxon Testi ile analiz edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda ön test ve son test verilerine ait istatistiksel değerler doğrultusunda, selamlaşma, grup içinde kendini ifade etme, paylaşma, yardımlaşma, etkinlik kurallarına uyma, dinleme, iş birliği içinde çalışma ve uygun şekilde sınıfa girme parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmazken (p>0,05), arkadaşlarıyla iletişim (p<0,01), diyalog kurma, özgüven, arkadaş edinme becerisi, grup içi aktivitelerde yer alma, grup içi uyum ve sıraya girme parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak, rekreasyon faaliyetlerinin arkadaşlarıyla iletişim, diyalog kurma, özgüven, arkadaş edinme becerisi, grup içi aktivitelerde yer alma, grup içi uyum ve sıraya girme özelliklerinde etkili olduğu kanısına varılmıştır. Anahtar sözcükler: Rekreasyon, mental retardasyon, sosyal gelişim. GİRİŞ Mental retardasyon (Zekâ Geriliği) entelektüel fonksiyon, çevreye uyum, öğrenme ve problem çözme gibi fonksiyonlar açısından normalin altında olma halidir. Mental retarde ya da zekâ geriliği olan şahıslarda öğrenme, ilişki kurma,

164 1014 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi konuşma, iletişim, bağımsız yaşama fonksiyonları büyük ölçüde bozulmuştur. Mental retardasyon bir hastalık değildir. Genetik, çevresel, doğumsal birçok sebepten kaynaklanan çok çeşitli hastalıkların bir sonucudur. Mental retarde çocuklara bir takım şeyler öğretilebilir ancak bu öğrenme çok yavaş ve zordur. Mental retarde çocukların bir kısmı mental retarde olmayanlarla aynı gelişim basamaklarını gösterir. Ancak bunlarda gelişim çok yavaş ve güçtür. Mental retarde olanların bir kısmı düşünme, öğrenme, dikkat etme, algılama ve hafıza gibi zekâ olanların bazılarında güçlük çekerler. Sakatlığın derecesine göre - hafif, orta, şiddetli, derin- mental retarde çocuklara bazı şeyler öğretilebilir ve bazı beceriler kazandırılabilir (Uslu 2008). Hafif derece zekâ engeline sahip olan çocuklar eğitsel sınıflandırmaya göre Eğitilebilir Zihinsel Engelli (EZE) Çocuk olarak isimlendirilmekte ve tüm zekâ engellilerin yaklaşık %85 ini oluşturmaktadır (Özer, 2005). Spor bireyin dinamik sosyal çevrelere katılımı sağlayan bir sosyal etkinlik olması özelliğinden dolayı kişinin sosyalleşmesinde önemli bir role sahiptir. Tüm insanlar çocukken oyun, spor ve diğer aktiviteler ile sosyalleşirler. Her türlü spor etkinliği sosyal bir deneyimdir ve çoğu zaman duyguları içerir. Sportif etkinliklere katılan birey oyun ve hareketler aracılığı ile duygularını ifade etme imkânı bulur. (Küçük ve Koç, 2004). Sporun benlik saygısı, özgüven, sosyalleşme ve başarı duygusunun yaşanmasında önemli rolü vardır (Yancı, 2010). Spor, mental retardelerin daha sağlıklı bedene sahip olmasını sağlayarak, fiziksel kondisyon ve motor becerilerini geliştirir. Spor aracılığı ile öğrenilen disiplin, gelişen özgüven, yaşanılan rekabet, paylaşılan arkadaşlık ve başarı duyguları, özürlünün sosyal ve psikolojik gelişimine olumlu katkıda bulunur. Amaç, özürlü kişinin toplum ile daha yakın bir iletişime girerek, kendilerine ve topluma yararlı, üretken bireyler olmasına yardımcı olmaktır (Ün ve arkadaşları 2001). Zihinsel engelli çocukların ilgi, yetenek ve öğrenme yeterliliğine uygun eğitim ortamlarında gelişimlerinin sağlanmasıyla toplum içinde kendileri, aileleri ve toplumun mutluluğu ve esenliği de sağlanmış olur (Karadağ 2008). Spor, rekreasyonun en kapsamlı, çeşitli ve ilgi çeken alanlarından birini oluşturmaktadır. Spor ve rekreasyon karşılıklı olarak birbirini etkiler. Spor, insanların rekreatif ihtiyaçlarını karşılamada önemli bir hareket alanı sağlarken, rekreasyon da, sporun toplumda yaygınlaşması ve sportif başarılar elde edilmesinde önemli rol üstlenmiştir (Karaküçük 2005). Rekreasyon faaliyetlerinin temelinde bireyi sorunlardan uzaklaştırarak daha mutlu ve üretken biri haline getirmek vardır (Özcan ve arkadaşları 2007). Daha çok grupsal olarak gerçekleştirilen rekreatif faaliyetler, insanın sosyal ilişkiler kurmasında ve geliştirmesinde bü-

165 Poster Bildiriler 1015 yük rol oynar. Yeni arkadaşlıkların oluşması, grup içinde yer edinme, yerine idrak edebilme ve diğer grup üyelerini tanıyabilme gibi çabalar, kişin sosyal yaşantısını etkileyerek olgunlaşmasını ve toplum hayatına ulaşmasını sağlar (Karaküçük 2005). Mental retardasyonlu çocukları hayata bağlamak adına, hayatla ve insanlarla olan ilişkilerini rekreasyon faaliyetleri ile birlikte verilen eğitimle ortaya çıkarmak, arttırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek, sosyal gelişimlerini sağlamak; sonuncunda da toplumda engeline rağmen işler başarabilen, özgüveni yüksek ve mutlu çocuklar yetiştirmek gayesiyle; bu araştırmada, mental retardasyonlu çocuklarda rekreasyon faaliyetlerinin soysal gelişime etkilerinin incelemesi amaçlanmıştır. YÖNTEM Bu çalışmaya, Kocaeli ilindeki Özel Mavi Hilal Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi nde tedavi gören, ailelerinin izni alınmış (yaş ortalaması x=11,11±4,01) olan 3 kız, 6 erkek toplam 9 mental retardasyonlu çocuk katılmıştır. Çocukların farklı sosyal gelişimlerini sağlamaya yönelik rekreasyon faaliyetleri olarak Topları Taşı, Topları Topla, Topu Kovaya Koy, Bowling, Ayakla Pas, Pas At, Halkayı Geçir, Basketbol, Dans, Zıp Zıp Zıpla, Hatırla Bakalım, Kutu Kutu Pense, Çuval Yarışı, Deve-Cüce, Voleybol, İstasyon, Top Sürme ve Devir Dik Devir oyunları oynatılmıştır. Var olan oyunlar, engelli çocukların bilişsel düzeyine göre araştırmacı tarafından tekrar şekillendirilmiş, bazı oyunlar ise yine engelli çocukların bilişsel düzeyine göre araştırmacı tarafından kurgulanmıştır. Çalışmalar, haftada 2 gün, günde 45 dakikalık 2 ders süresiyle toplam 8 hafta boyunca devam etmiştir. Etkinlik sonucu meydana gelen değişiklikler gözlem form tekniği kullanılarak değerlendirilmiştir. Gözlem formunda 5 li likert skalası uygulanarak, skalada çok kötü, kötü, orta, iyi ve çok iyi değerlendirmeleri yapılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem formu; araştırma başlangıcında, etkinliklerin devam ettiği her hafta sonunda ve araştırma bitiminde araştırmacı tarafından etkinliklerin hemen sonrasında uygulanmıştır. Gözlem formunda; selamlaşma, arkadaşlarıyla iletişim, diyalog kurma, özgüven, arkadaş edinme becerisi, grup içi aktivitelerde yer alma, grup içinde kendini ifade etme, paylaşma, yardımlaşma, grup içi uyum, etkinlik kurallarına uyma, dinleme, sıraya girme, iş birliği içinde çalışma ve uygun şekilde sınıfa girme olmak üzere toplam 15 parametre incelenmiştir.

166 1016 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Elde edilen veriler, betimsel istatistiksel işlemler (ortalama standart sapma) uygulandıktan sonra SPSS 15,0 programında Wilcoxon Testi ile analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi olarak 0.05 ve 0.01 kullanılmıştır. ANALİZ ve BULGULARIN YORUMLANMASI Tablo 1. Çalışmaya katılan deneklerin sosyal gelişimlerine ait ön test ve son test verilerinin istatistiksel değerleri Parametreler Z P Selamlaşma -1,121 0,262 Arkadaşlarıyla İletişim -2,640 0,008** Diyalog Kurma -2,530 0,011* Özgüven -2,549 0,011* Arkadaş Edinme Becerisi -2,565 0,010* Grup İçi Aktivitelerde Yer Alma -2,326 0,020* Grup İçinde Kendini İfade Etme -1,933 0,053 Paylaşma -,333 0,739 Yardımlaşma -1,414 0,157 Grup İçi Uyum -2,530 0,011* Etkinlik Kurallarına Uyma -1,265 0,206 Dinleme -1,811 0,070 Sıraya Girme -2,309 0,021* İş Birliği İçinde Çalışma -1,780 0,075 Uygun Şekilde Sınıfa Girme -1,200 0,230 *p<0,05 ** p<0,01 Yapılan çalışma sonucunda ön test ve son test verilerine ait istatistiksel değerler doğrultusunda, arkadaşlarıyla iletişim, diyalog kurma, özgüven, arkadaş edinme becerisi, grup içi aktivitelerde yer alma, grup içi uyum ve sıraya girme parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanırken (p<0,05); selamlaşma, grup içinde kendini ifade etme, paylaşma, yardımlaşma, etkinlik kurallarına uyma, dinleme, iş birliği içinde çalışma ve uygun şekilde sınıfa girme parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmamıştır (p>0,05).

167 Poster Bildiriler çok kötü kötü orta iyi çok iyi Şekil Hafta gözlem sonuçlarına ait bilgiler çok kötü kötü orta iyi çok iyi Şekil Hafta gözlem sonuçlarına ait bilgiler TARTIŞMA Bu araştırmada, mental retardasyonlu çocuklarda rekreasyon faaliyetlerinin soysal gelişime etkilerinin incelemesi amaçlanmıştır. Aktivitelerin çocuğun gelişimsel düzeyine, dikkatini toplama süresine, hafıza kapasitesine, el becerisine uygun olması ve engellilik durumlarına özel oyun ve iletişim yöntemlerinin kullanılması gerektiği belirtilmiştir (Ulutaşdemir, 2007). Mental retardasyonlu çocuklara uygulanacak aktivitelerde özel çocuk olmalarından dolayı onlara uygun özel oyunlar, özel anlatımlarla ve onlara zarar teşkil etmeyecek tarzda özel oyun araç gereçler kullanılmalıdır. Bu düşünceye paralel olarak da çalışmada uygulanan rekreasyon faaliyetleri engelli çocukların bilişsel düzeyi doğrultusunda seçilerek uyarlanmış ve uygun iletişim yöntemi kullanılarak uygulatılmıştır. Düzenli aktivitelerin, grup egzersizleri ve basketbol gibi takim oyunlarının zihinsel engeli bireyler için fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal olarak yararlar sağladığı söylenebilir (Savucu ve Biçer 2009). Eğitilebilir zihinsel engelli çocuk-

168 1018 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi larda kaynaştırma eğitimi yöntemiyle uygulanan eğlenceli atletizm antrenman programının psikomotor özelliklere etkisinin incelendiği çalışmada, eğlenceli atletizm antrenmanı sonrasında hem partnerli, hem partnersiz grup istatistiksel anlamda gelişme gösterirken, kontrol grubunda gelişme olmadığı ve partnerle çalışan kaynaştırma grubunda motor beceri davranış değişikliğinin daha fazla artış gösterdiği belirtilmiştir (Bayazıt ve arkadaşları 2007a). Çalışmalar, sporun bireylerin gelişiminde çoklu etki yarattığını göstermektedir. Spor, engelli bireylerin sağlam ve engelli bireylerle bir araya gelmelerine olanak sağlayarak özel eğitimde ulaşılması hedeflenen entegrasyon için son derece önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Spor yapmanın, bireylerin sosyalleşmeye katkısının incelendiği çalışmada, kişisel farklılıklara rağmen sporun sosyal bütünleştirici bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koymuştur (Filiz 2010). Çocukların gerek psikolojik gerekse sosyal bakımdan gelişmelerinde oyunla birlikte sporun önemli bir yeri vardır (Küçük ve Koç 2004). Yancı (2010) düzenli sportif rekreasyon etkinliklerine katılan öğretilebilir zihinsel engeli olan çocukların sosyalleşmelerinde pozitif bir gelişme olduğunu belirtirken; İlhan da (2008) eğitilebilir zihinsel engelli çocuklarda düzenli olarak yapılan beden eğitimi ve spor etkinliklerinin sosyalleşme düzeylerini belirlemek amacıyla yaptığı çalışma sonucu; grup faaliyetlerine katılma, başkalarıyla etkileşim ve paylaşımcılık özelliklerinin olumlu gelişme gösterdiğini öne sürmüştür. Çalışmamızda ise paylaşma gelişim gösteren özellik olarak öne çıkmamıştır. Bu sonuçtan yola çıkarak paylaşma özelliğinin sosyalleşmede değişkenlik gösterdiği söylenebilir. Çalışmalar; egzersizin, zihinsel engelli çocukların bağımsızlık duyguları, kendi başlarına iş yapabilme, iletişim kurma ve sevgilerini gösterebilme becerileri, sağlıklı ve güçlü olmaları, kendilerine güven duymaları (Demirci ve arkadaşları 2006), sosyalleşmeyi ve topluma uyum sağlamayı kolaylaştırdığı, mutlu ettiği ve aynı zamanda sporun hem engelliler hem de aileleri üzerinde olumlu etkisi olduğunu (Başaran ve arkadaşları 2002) göstermektedir. Okulöncesi eğitim kurumlarında yaptırılan rekreatif etkinliklerin çocukların sosyal gelişim ile güven duygusu gelişimine etkisinin incelendiğinde; çocukların kendini daha rahat ifade eden, kendisinden küçüklere, sevgi ve ilgi gösteren, yetişkinlerin yönettiği grup oyunlarına katılmaktan zevk alan, diğer çocuklarla oyun oynamayı seven, etkinlikler esnasında sırasını bekleyen, övgüden hoşlanan, topluluk önünde rahatlıkla konuşabilen, yeteneklerini etkinlikler sayesinde geliştirebilen, etkinlikler aracılığıyla yaratıcılıklarını geliştirebilen, kendine ait farklı özellikleri görerek kendini tanımaya çalışan, kendine olan güvenini arttı-

169 Poster Bildiriler 1019 ran, tek başına hareket etmeyi öğrenen bir yapıya sahip olduğu bulunmuştur (Bayazıt ve arkadaşları 2007b). Engelli sporcuların sporu ve rekreasyonu algılama düzeyinin araştırıldığı çalışmada, sporu bir rekreasyon faaliyeti olarak gören katılımcıların özelliklerinin güven duygusu, kendini ispatlamak ve başarılı olma duygusu olduğu tespit edilmiş ve engelli bireyin bu yolla daha huzurlu, toplumla barışık, üretken bir birey haline geldiği düşünülmüştür (Özcan ve arkadaşları 2007). Üniversite öğrencilerinin rekreatif olarak yaptıkları spor faaliyetlerinin bireyleri sosyalleştirdiği, bireysel gelişime ve sağlığa katkı sağladığı ve sporun sadece bir yarışma olmadığı bakış açısı ve katılım güdüsü mevcuttur (Ekmekçi ve arkadaşları, 2010). Çalışmalar göz önüne alındığında; gerek normal gelişim gösteren çocuklarla gerekse engelli çocuklarla uygulanan rekreasyon faaliyetlerinin sonuncunda olumlu değişimler olduğu kanısına varılmaktadır. Başka bir çalışmada anlamlı bulunan iş birliği içinde çalışır (Karadağ 2008) özelliğinin çalışmamızda anlamlı bulunmayışının nedeni olarak akademik faaliyetlerde iş birliği içinde çalışan çocukların grup oyunlarına bunu yansıtmadığı gösterilebilir. Fakat aynı çalışmada basit grup oyunlarına katılmaya hazırdır özelliği çalışmamızla paralellik göstererek anlamlı bulunmuştur. Bu çalışmalardan zihinsel engelli çocukların sosyal ortamda faaliyetlere katılmada bir güvensizlik yaşamadığı sonucu çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde, çalışma sonucunda değişim gözlenen arkadaşlarıyla iletişim, diyalog kurma, özgüven, grup içi aktivitelerde yer alma ve grup içi uyum özelliklerinin diğer çalışmalarla paralellik gösterdiği görülmektedir. Desteklenen çalışmalar da göz önüne alınarak rekreasyon faaliyetlerinin sosyalleşmeye yönelik bu özellikleri geliştirdiğini söylemek mümkün olmaktadır. Bu çalışmalara ek olarak, bu çalışmada çocukların sıraya girme ve arkadaş edinme becerisi kazandığı da görülmüştür. Yapılan düzenli aktiviteler sonucunda çocukların olumlu yönde geliştirdiği özgüven ve iletişim özelliği ile yeni kişilerle daha kolay iletişime geçebildiği düşünülmektedir. Mental retarde çocukların eğitiminde, masa başında akademik becerilerin gelişimine yönelik çalışmalara ağırlık verilmesi ve sportif ve rekreatif faaliyetlere yer verilmemesinden dolayı sıraya girme özelliği nin rekreasyon faaliyetleriyle birlikte çalışmada gelişme gösterdiği düşünülmektedir. Çocukların sosyal ve bireysel gelişimleri açısından rekreasyona ihtiyaç duyulduğu düşüncesine paralel olarak; Çelen Öztürk (2010) zihinsel engelli çocukların, bedensel gelişimleri ve sosyal hayata uyum sürecinde, açık alan eksikliği göz önüne alınarak, içerisinde kafe, çok amaçlı salon, eğitim işliklerinin bulunduğu kapalı alan, satranç, gösteri platformu, labirent, basketbol ve çocuk oyun alanlarının bulunduğu Zihinsel Engelli

170 1020 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Çocuklar Rekreasyon Parkı Projesi Eskişehir de hayata geçirildiğini belirtmiştir. SONUÇ Mental retardasyonlu çocuklarda rekreasyon faaliyetlerinin sosyal gelişime etkilerini incelemek amacıyla yapılan çalışmada ortaya çıkan sonuçlarımız diğer çalışmalarla (Demirci vd. 2006), (İlhan 2008), (Savucu ve Biçer 2009), (Yancı 2010) paralellik göstermektedir. Desteklenen çalışmalar da göz önüne alınarak rekreasyon faaliyetlerinin sosyalleşmeye yönelik özellikleri geliştirdiğini söylemek mümkün olmaktadır. KAYNAKÇA Başaran, Z., Demirci, D. ve Sekban, G. (2002). Sporun Engelliler ve Aileleri Üzerine Etkisi, 7. Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi Bildiri Kitabı. Adana: Çukurova Üniversitesi. Bayazıt, B., Meriç, B., Aydın, M. ve Seyrek, E. (2007a). Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocuklarda Eğlenceli Atletizm Antrenman Programının Psikomotor Özelliklere Etkisi, Spormetre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, (4): Bayazıt, B., Telci, Ş., Erenci, T. ve Canerik, Ç. (2007b). Okulöncesi Eğitim Kurumlarında Yaptırılan Rekreaktif Etkinliklerin Çocukların Sosyal Gelişim İle Güven Duygusu Gelişimine Etkisi, Spormetre Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, (3): Çelen Öztürk, A. (2010) Bir Sosyal Hizmet Projesi: Zihinsel Engelli Çocuklar Rekreasyon Parkı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dergisi, XXIII (2): Demirci, İ., Tekin, A., Kaçmaz, İ., Kılıç, M., Ataçocuğu, M. ve Kocabıyık, İ. (2006). Rekreasyonel Su Egzersizlerinin Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocukların Fiziksel ve Sosyal Gelişimlerine Etkisi, 9. Uluslararası Spor Bilimleri Kongresi Bildiri Kitabı. Muğla: Muğla Üniversitesi. Ekmekçi, R., Arslan, Y., Dağlı Ekmekçi, A. ve Ağbuğa, B. (2010). Üniversite Öğrencilerinin Spora Bakış Açılarının ve Spora Katılım Güdülerinin Belirlenmesi, E-Journal Of New World Sciences Academy, 5 (2): Filiz, Z. (2010). Üniversite Öğrencilerinin Sosyalleşmesinde Spora Katılımın Değerlendirilmesi, Niğde Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi, 4 (3): İlhan, L. (2008). Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocuklarda Beden Eğitimi ve Sporun Sosyalleşme Düzeylerine Etkisi, Kastamonu Eğitim Dergisi, 16 (1): Karadağ, H. (2008). Adana İlindeki Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocukların Sosyal Gelişim Özelliklerinin Değerlendirilmesi (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi). Adana: Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Karaküçük, S. (2005). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara: Gazi Kitabevi. Küçük, V. ve Koç, H. (2004). Psiko-Sosyal Gelişim Süreci İçerisinde İnsan ve Spor İlişkisi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 10. Özcan, M., Ekmekçi, R., Aslan, A., Derici, G. ve Karagöz N. (4-5 Mayıs 2007). Engelli Sporcuların Sporu ve Rekreasyonu Algılama Düzeyi: Rekreasyonel Bir Bakış Açısı, Antalya 2. Ulusal Spor Bilimleri Öğrenci Kongresi. Özer, D.S. (2005). Engelliler İçin Beden Eğitimi ve Spor. Ankara: Nobel Yayın Dağıtım. Savucu, Y. ve Biçer S. Y. (2009). Zihinsel Engellilerde Fiziksel Aktivitelerin Önemi, Türkiye Klinikleri J Sports Sci., 1(2):

171 Poster Bildiriler 1021 Ulutaşdemir, N. (2007). Engelli Çocuklarda İletişim ve Oyunun Önemi, Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 2 (5): Uslu, T. (2008). Mental Retardasyon (Zeka Geriliği). ( ) Ün, N., Erbahçeci, F. ve Ergun, N. (2001). Mental Retarde Çocuklarda Fiziksel Uygunluğun Değerlendirilmesi, Romatizma, 16 (1): Yancı, H. B. (2010). Öğretilebilir Zihinsel Engeli Olan Çocukların Ruhsal ve Sosyal Uyumunda Sportif Rekreasyonun Önemi (Basılmamış Doktora Tezi), İstanbul: Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü.

172 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Yaş Grubu Çocuklarda Uygulanan Ayak Tenisi Etkinliğinin Sosyal Gelişime Etkisi Ümit SARITOPRAK T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Özgür DİNÇER T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu E-posta: Enis ÇOLAK T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Betül BAYAZIT T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Murat SON T.C. Kocaeli Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Ebru DİNÇER T.C. Kocaeli Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü ÖZ Bu çalışmada amaçlanan; yaş gurubu öğrencilerin ayak tenisi aktivitesinin, sosyal gelişimlerine etkilerini araştırmak olmuştur. Etkinliğin olumlu ya da olumsuz etki yapıp yapmadığı anket yoluyla araştırılmıştır. Araştırmaya denek olarak Kocaeli İli Gebze ilçesinde bulunan Eşref Bey İlköğretim Okulu nda, tesadüfi yolla seçilen 7 si Kız 18 i erkek toplam 24 öğrenci ele alınmıştır. Araştırmaya katılanların sosyal gelişimlerine etkilerini değerlendirmek amacıyla de-nekler, haftada 3 gün, günde 2 saat olmak üzere toplam 8 hafta devam etmiştir. Etkinliğin olumlu ya da olumsuz etki yapıp yapmadığı anket yoluyla araştırılmıştır. Öğrencilere toplam 20 sorudan oluşan bir sosyal gelişim anket testi uygulanmıştır. Etkinlik öncesi ve etkinlik sonrası öğrencilere uygulanan test ile gelişim farklılıkları karşılaştırılarak ve gözlemlenerek değerlendirilmiştir. Bu testler; etkinlik öncesi ve sonrası öğrencilere verilerek karşılıklı soru cevap şeklinde uygulanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistik programında frekans ve yüzde değerleri çizelgeler haline getirilmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin rekreasyon aktivitesi olarak kullanılan ayak tenisi sporu sonrası frekans ve yüzde değerleri göz önüne alındığında çocukların sosyal gelişim-leri olumlu yönde gelişim göstermiştir. Anahtar sözcükler: Ayak tenisi, çocuk, sosyal gelişim

173 Poster Bildiriler 1023 GİRİŞ Rekreasyon, insanların boş zamanlarında yaptıkları etkinlikleri ifade eden bir kavramdır ve insanın çalışma saatleri dışındaki boş zamanlarında katıldığı faaliyetlerle ilgilidir (Karaküçük, 2005 ). Spor, rekreasyonel bir araç olarak insanların, endüstrileşmesiyle beraber açıkça hayat iş biçimlerinin değiştirmeleri sonucu, şehre ve endüstriyel ortamlara taşınmaları, bir taraftan uygarlaşma ve hayat standardının yükselmesi, diğer taraftan da negatif olarak da fiziksel ve zihinsel eksikliklerin ortaya çıkardığı olumsuzluklarını gidermek için önemli fonksiyonlar üstlenmiştir (Karaküçük, 2005 ). Yaşa bağımlı kalmadan, doğumdan itibaren çocuğun, fiziksel, zihinsel ve psikolojik gelişimindeki seyrine bakarak cinsel olgunluğa erişmesine kadar olan sürecin çocukluk dönemi olarak ele alınması gerekir. Çünkü kimi çocuk akranlarına göre, daha erken veya geç gelişebilir (Yetim, 2005 ). Çocuklarda motivasyon ve iletişim çok önemlidir. İnsanların geliştirilmesi gereken en önemli becerilerden biri de etkili iletişimdir (Kılbaş, 2004). Çocukların serbest zamanlarını değerlendirebilmeleri için davranış bozukluklarından uzaklaşmalarını sağlayacak alanların bulunması çok önemlidir. Çocukların çevresiyle ve kendisi ile olan iletişimi, derslere daha verimli olabilmeleri ve bunun için de aile ve öğretmenlerin desteği bulunmalıdır (Mengütay, 2005 ). Ayak tenisi, grup olarak hareket etme, yardımlaşma, kendini ifade etme gibi özellikleri geliştireceğinden sosyal gelişim açısından çocukların gelişimine katkı sağlamaktadır. Ayak tenisi etkinliği daha çok oyun formatında olması, rekabet kavramını kuralları gereği içerisinde barındırması ve kolaylıkla uygulanabilmesi açısından önemli bir etkinliktir. Çalışmamızda yukarıda saydığımız bilgiler doğrultusunda yaş grubu çocuklarının rekreatif etkinlik olarak belirlediğimiz ayak tenisi sporunu çocukların sosyal gelişimini etkileyeceğini düşündük ve sosyal gelişimleri üzerinde nasıl etkiler sağladığını araştırmayı amaçladık. YÖNTEM Araştırma Gurubu Yapılan çalışma, Kocaeli ilinde bulunan Eşref Bey İlköğretim Okulunda, tesadüfi yolla seçilen yaş gurubu öğrencilerin ayak tenisi aktivitesinin, sosyal gelişimlerine etkilerini değerlendirmek amacıyla haftada 3 gün, günde 2 saat

174 1024 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi olmak üzere toplam 8 hafta devam etmiştir. Etkinliğin olumlu ya da olumsuz etki yapıp yapmadığı anket yoluyla araştırılmıştır. Araştırma gurubunu 7 kız 17 erkek olmak üzere toplam 24 kişi oluşturmaktadır. Veri Toplama Araçları Bu araştırmanın verileri likert türünde geliştirilen bir anket uygulanarak elde edilmiştir. Anket, yaş gurubu öğrencilerin ayak tenisi aktivitesinin sosyal gelişimlerine etkisini değerlendirmek amacıyla 7 kız, 17 erkek olmak üzere toplam 24 kişiye 20 soruluk anket uygulanmıştır. Anket soruları araştır-macı tarafından geliştirilmiştir. Anket sorularının anlaşılabilirliği için 10 öğrenci üzerinde denenmiş soruların anlaşıla bilirliği tespit edildikten sonra 7 kız, 17 erkek toplam 24 öğrenciye uygulanmıştır. Ankete geçerlilik ve güvenirlilik çalışması yapılmamıştır. Yapılan etkinlik sırasında araştırmacı ile birlikte beden eğitimi öğretmeni de uygulamalara katılmıştır. Uygulamalar hem okul bahçesi hem de spor salonunda yaptırılmıştır. Yapılan uygulamalara düzenli olarak tüm öğrenciler katılmıştır. Verilerin Analizi Yapılan çalışmada elde edilen veriler Microsoft Exel 2007 programında tablolaştırılmış ve SPSS paket programında frequency testi ile analiz edilmiştir. Bulgular Çizelge 1. Ankete katılan öğrencilerin beden eğitimi dersleri harici spor yapıyor musunuz? Sorusuna göre dağılımı; Beden eğitimi dersleri harici spor yapıyor İlk Test Son Test musunuz N % N % Evet 9 37, ,7 Hayır 3 12,5 2 8,3 Bazen 12 50,0 6 25,0 Toplam , ,0 Çizelge 2. Ankete katılan öğrencilerin boş zamanlarınızı internette mi? yoksa spor yaparak mı geçirmeyi tercih edersiniz? sorusuna göre dağılımı Boş zamanlarınızı internette mi yoksa spor İlk Test Son Test yaparak mı geçirmeyi tercih edersiniz? N % N % İnternet 12 50,0 7 29,2 Spor 12 50, ,8 Toplam , ,0 Çizelge 3. Ankete katılan öğrencilerin yeterince arkadaşınız var mı? sorusuna göre dağılımı

175 Poster Bildiriler 1025 Yeterince arkadaşınız var mı? İlk test Son test N % N % Evet 16 66, ,7 Hayır 4 16,7 2 8,3 Bazen 4 16,7 0 0,0 Toplam , ,0 Çizelge 4.Ankete katılan öğrencilerin grup çalışmalarından hoşlanır mısınız? sorusuna göre dağılımı Grup çalışmalarından hoşlanır mısınız? İlk test Son test N % N % Evet 10 41, ,0 Hayır 4 16,7 3 12,5 Bazen 10 41,7 3 12,5 Toplam , ,0 Çizelge 5. Ankete katılan öğrencilerin aktiviteye katıldığınızda fiziksel ve psikolojik olarak rahatlıyor musunuz? sorusuna göre dağılımı Aktiviteye katıldığınızda fiziksel ve psikolojik İlk test Son test olarak rahatlıyor musunuz? N % N % Evet 9 37, ,2 Hayır 4 16,7 5 20,8 Bazen 11 45,8 0 0,0 Toplam , ,0 Çizelge 6. Ankete katılan öğrencilerin aktivite uygulanırken karşı cinsin yanında utanıyor musunuz? sorusuna göre dağılımı Aktıvıte uygulanırken karşı cınsın yanında İLK TEST SON TEST utanıyor musunuz N % N % Evet 4 16,7 2 8,3 Hayır 10 41, ,3 Bazen 10 41,7 8 33,3 Toplam , ,0 Çizelge 7.Ankete katılan öğrencilerin grup oyunlarında ve ya takım sporlarında karşı cinsten biriyle olmak sizi rahatsız eder mi? sorusuna göre dağılımı Grup oyunlarında veya takım sporlarında karşı cinsten biriyle olmak sizi rahatsız eder mi? İlk test Son test N % N % Evet 8 33,3 2 8,3 Hayır 9 37, ,2 Bazen 7 29,2 9 37,5 Toplam , ,0 Çizelge 8. Ankete katılan öğrencilerin ayak tenisi etkinlikleri sizin arkadaşlarınızla olan iletişiminizi arttırdığını düşünüyor musunuz? sorusuna göre dağılımı

176 1026 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Ayak tenisi etkinlikler sizin arkadaşlarınızla İlk test Son test olan iletişiminizi arttırdığını düşünüyor musunuz N % N % Evet 7 29, ,0 Hayır 9 37,5 2 8,3 Bazen 8 33,3 4 16,7 Toplam , ,0 SONUÇ VE ÖNERİLER İlköğretim çocuklarında gözlenebilecek sosyal beceriler İlişkiyi başlat-ma ve sürdürme becerileri, saldırgan duygular ile başa çıkmaya yönelik beceri-ler, stres durumuyla başa çıkma becerileri ve plan yapma ve problem çözme becerileri şeklinde gruplandırılmış ve sonuç olarak; İlköğretimde öğrencilere kazandırılması gereken sosyal becerilerin gerçekleşme düzeyinin bütün sosyal beceri alanında orta seviyede olduğu, ilköğretimde öğrencilere kazandırılması gereken sosyal becerilerin gerçekleşme düzeyi ile ilgili öğretmen görüşleri cin-siyet değişikliğine göre farklılık gösterdiği öğretmenlerin ilköğretimde öğrenci-lere kazandırılması gereken sosyal becerilerin yeterince kazandırılamamasının sebepleri olarak, ailelerin ilgisizliği okul-aile işbirliğinin istenilen seviyede olmaması, sınıfların kalabalık olmasından öğretmenin öğrencilere yeterince yardımcı olamamaları, okulda sosyal becerilerin geliştirilmesine önem vermemeleri vb. gibi problemleri görmeleri sonuçları ortaya çıkmıştır. Düzenli ve sistematik yapılan egzersizin fiziksel faydalarının yanı sıra çocuğun kendine güvenini, sportmenlik gibi sosyal becerilerini, birlikte çalışa-bilme becerisini ve kişinin kendine saygı duymasını da sağlar (Ulukol, 2006). Bizim çalışmamızda da, çocuklara uyguladığımız etkinliğin fiziksel ve ruhsal yönden olumlu değişimlere sebep olduğu görülmektedir. Çocukların üzerinde belirlenmiş bazı davranış bozukluklarında, yapılan sosyal aktiviteler sonucunda, çekingenliğin dağılımında, agresiflik dağılımında, öz güven gelişiminin dağılımında, kişilerarası etkileşimin dağılımında ve sorumluluk anlayışının dağılımında çok önemli ve anlamlı değişiklikler gözlenmiştir. Bunun sebebi olarak da sosyal becerilerin ve aktivitelerin yapılması durumunda çocuğun daha fazla dışarıya yönelmesi ve kendini bulması olabilir. Çocukların okul ortamı içerisinde olağan düzenin dışında herhangi bir aktivitede bulunmaması, kişisel ve sosyal açıdan gelişmesini engelleyebilir. Uyguladığımız ayak tenisi etkinliği öğrencilerin okulda gösterilen beden eğitimi dersi dışında egzersiz yapmasını sağlamıştır. Çocukların birbirleriyle, aileleriyle, öğretmenleriyle olan ilişkilerinde sosyal becerilerin yeri önemli olabilmektedir. Alanların yetersizliği, öğretmenlerin

177 Poster Bildiriler 1027 yeterli ilgiyi göstermemeleri, ailelerin ilgisizliği ve çocuklara yeterli özeni ve ilgiyi gösterememeleri sonucu olarak; çocuklarda saldırgan davranışlar, çekingen olma gibi sonuçlar doğurabilir (Güngör, 2007). Çağımızın en önemli gelişmelerinden olan internet ve bilgisayar kullanımı çocukların sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir. Yapılan çalışmada uygulanan etkinlik sonucunda çocukların tercihlerinde değişiklikler gözlenmiştir. %50 oranında internet ve bilgisayar tercihi, %70 oranında spor tercihine dönüşmüştür. Çocuğun sosyal çevre oluşturma ve iletişim kurması yaşamını devam ettirebilmesi için oldukça önemlidir. Sosyal çevre içerisinde arkadaş edinme ve grup halinde hareket edebilme kişisel gelişimini olumlu etkileyecektir. Yaptığı-mız araştırma sonucunda çocukların etkinlik öncesi ve sonrasında arkadaş edinme ve grup halinde hareket edebilme konusunda önemli değişimler göz-lenmiştir. Çocuğun yaşadığı sosyal çevre içerisinde grup dinamiği ile hareket edebilmesi önemlidir. Grup içerisinde ki karşılıklı etkileşimler grup dinamiğini oluşturur. Birlikte yapılan etkinliklerde bu etkileşimi sağlamak mümkündür (Çoban ve ark., 2006). Dolayısıyla ayak tenisi etkinliği birlikte hareket edebilme ve etkileşim sağlama açısından pozitif yönde gelişim göstermiştir. Hareket kavramı çocukların yaşamının vazgeçilmez bir parçasıdır. Onların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimine olumlu katkıları bulunmaktadır. Özel koordinatif ve kondisyonel yeteneklerin geliştirilmesini amaçlayan motorsal aktiviteleri oyun veya yarışmaya yönelik geliştirebiliriz (Sayın, 2011). Yapılan etkinliklerin sonucunda çocukların kendilerini rahat hissetmesi ve fiziksel gelişimi açısından olumlu etkiler gözlenmiştir. Bayazıt, B.,(2006) Yaş Okul Çağı Ergenlik Döneminde Uygulanan Dans, Yüzme ve Tenis Etkinliklerinin Çocuğun Sosyal Gelişimine Etkisi üzerine Kocaeli ili Özel Atayurt Koleji İlköğretim bölümü Okul çağı ergen dönemi yaş öğrencilerinden oluşan 100 öğrenci ele alınarak yapılmıştır. Bizim yaptığımız çalışmada, ayak tenisi etkinliğinin sizin gelişiminize katkı sağladığını düşünüyor musunuz sorusuna ilk test sonucu verilen evet cevabı, %25,0, hayır cevabı, %29,2, bazen cevabı, %45,8, son test sonucu evet cevabı, %91,7, hayır cevabı, %8,3, bazen cevabı, %0,0, olarak tespit edilmiştir ve bu durum yapılan rekreasyon aktivitelerinin sosyal gelişime katkı sağladı-ğını göstermektedir. Okullardaki geleneksel düzenin değiştirilip aktivitelere veya etkinliklerle derslerin daha cazip hale getirilip öğrencilerin bir arada ve işbirliği içersinde

178 1028 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi hareket etmelerinin sağlanmasıyla çocukların gelişimde ve derslerdeki başarısında artış sağlanabilir. Ayrıca sosyal aktivite adı altında bir dersin müfredata konulmasıyla çocukların geleceği açısından önemli bir adım atılabilir. Yaptığımız çalışma bölgesi daha çok kırsal kesim olduğu için ailelerin gelirleri düşüktür. Çocuklar boş zamanlarında ailenin gelirine katkı sağlamak-tadır. Bu durum çocukların yeterli oranda spor yapmasında engel unsuru oluşturmaktadır. Yapılan ayak tenisi etkinliği hem malzeme hem de alan olarak uygulanabilirliği kolay olan bir etkinlik olması çocukların kendilerine zaman yaratıp bu oyunu oynamasına olanak sağlamıştır. Acar, (2006) tarafından yapılan bir araştırmada yapılan rekreatif etkinliklerin çocukların yaratıcılıklarını, yeteneklerini, arkadaşlarıyla iletişimlerini geliştirdiğini göstermektedir. Yapılan bu çalışma da çocukların %85,6 sının etkinlikler sayesinde yaratıcılıklarını geliştirme olanağı elde etmeleri sağlanmıştır. Paralel olarak bizim çalışmamızda da, rekreatif etkinliklerin bireysel gelişime olumlu etki gösterdiği bulunmuştur. Sonuç olarak öğrencilerin rekreasyon aktivitesi olarak kullanılan ayak tenisi sporu sonrası sosyal gelişimlerinin olumlu yönde bir artış gösterdiği elde edilmiştir. Çocukların bireysel gelişimleri, birbirleri ile iletişimleri, yaratıcılıkları, grup halinde hareket etmeleri, yardımlaşmanın önemi gibi konularda ilerleme gösterdikleri tespit edilmiştir. KAYNAKÇA Acar, F. (2006). 5 6 Yaş Grubu Çocuklara Yaptırılan Serbest Zaman Etkinliklerinin Çocukların Sosyal Gelişimine Etkisinin İncelenmesi (Yayınlanmamış Bitirme Projesi). Koceli: Kocaeli Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Rekreasyon Eğitimi Bölümü. Bayazıt, B., Cantürk, M. ve Gözaydın, G. (2006) Yaş Okul Çağı Ergenlik Döneminde Uygulanan Dans, Yüzme ve Tenis Etkinliklerinin Çocuğun Sosyal Gelişimine Etkisi Üzerine Verilen Konferans Çalışması, Muğla. Çoban, B., Coşkuner, Z. (2006). Sporda Grup Dinamiği ve Liderlik. Ankara: Nobel Yayınları. Güngör, M. (2007) Yaş Grubu Çocuklarda Uygulanan Rekreatif Etkinliklerin Sosyal Gelişime Etkisi (Yayınlanmamış Bitirme Projesi). Kocaeli: Kocaeli Üniversitesi Rekreasyon Bölümü. Karaküçük, S. (2005). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara: Gazi Kitapevi. Kılbaş, Ş. K. (2004). Rekreasyon Boş Zamanları Değerlendirme. Ankara: Nobel Yayınevi Mengütay, S. (2005). Çocuklarda Hareket Gelişimi ve Spor. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları. Sayın, M. (2011). Hareket ve Beceri Öğretimi. Ankara: Bağırgan Yayınevi. Ulukol, B. (2006). Çocuk Sporcu Sağlığı. Ankara: Ankara Üniversitesi Yayınları. Yetim, A. (2005). Sosyoloji ve Spor. İstanbul: Morpa Kültür Yayınları.

179 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Üniversite Öğrencilerinin Rekreasyonel Bir Faaliyet Olarak Spor Organizasyonlarına Katılımı Neslihan SERÇEOĞLU T.C. Atatürk Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu E-posta: REKREASYON İnsanlar, teknolojik gelişmelerle birlikte ortaya çıkan boş zamanlarında eğlenmek, dinlenmek, gezme-görme, farklı deneyimler kazanma gibi pek çok amaçla açık veya kapalı alanlarda, aktif veya pasif rekreasyonel faaliyetlere katılmaktadırlar. Türkçede eğlenme, dinlenme, serbest zamanları değerlendirme gibi ifadelerle bilinen rekreasyon kavramı, insanların boş zamanlarında yaptıkları bu etkinlikleri ifade eden bir kavramdır. Butler (1968), çok yönlü bir rekreasyon tanımı yaparak, serbest zaman içinde yapılan, herhangi bir ödül kazanma amacı gütmeyen, kişiye bedensel, ruhsal ve yaratıcı yönden güç kaynağı olan ve kişinin zorunlu olarak değil, bir iç itimi sonucu katıldığı tüm eylemleri bu kavram kapsamına almıştır. (Sertkaya, 2001: 23) Rekreasyon etkinlik alanları, çok çeşitli etkinliklerle gruplandırılarak açıklanmaktadır. Bucher, rekreatif etkinlik alanlarını şöyle belirtmektedir: Müzik uğraşıları Dans faaliyetleri Sanat ve küçük el becerileri Spor ve oyun Sahne çalışmaları Açık hava etkinlikleri Çeşitli etkinlikler (Karaküçük, 2001, s.82) SPOR ORGANİZASYONLARI Spor organizasyonları katılımcıların ve seyircilerin hareketliliğinin söz konusu olduğu, ekonomik etkiler doğuran, sınırlı bir süre içerisinde gerçekleştirilen ve

180 1030 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi genel olarak yoğun bir medya ilgisine sahip olan organizasyonlar olarak ifade edilmektedir. (Ecmt, 2003:13) GÖNÜLLÜLÜK Bireylerin toplumsal sorumluluk anlayışıyla, çıkar gözetmeksizin bilgi, zaman, beceri, deneyim ve kaynaklarını kendi özgür iradeleriyle bir sivil toplum kuruluşunun amacı doğrultusunda kullanmaları olarak tanımlanmaktadır. Gönüllülük, sosyal bir harekettir. Özellikle son zamanlarda birçok organizasyon çalışma grupları içerisine kendi görevlilerinin yanında gönüllü bireyleri de katmışlardır. (Sertbaş, K., 2006:28) Bireyin, kendi serbest zamanını hiçbir maddi karşılık beklemeden başkaları için yararlı olacağını düşündüğü aktivitelerde harcamasına gönüllülük, bu tür bir eylemde bulunan kişiye ise gönüllü denmektedir. (Fernandez, A., Reguena G., 1999) Rekreasyon ise gönüllü olarak katılınan ve kişisel gelişimi destekleyen bir boş zaman deneyimidir. (Rossman ve Schlatter, 2000:11) ERZURUM 2011 ÜNİVERSİTELERARASI KIŞ OYUNLARI 2 yılda bir düzenlenen, yaz ve kış oyunları olmak üzere ikiye ayrılan Üniversite oyunlarının 25. si 27 Ocak- 6 Şubat tarihleri arasında Erzurum da yapılmıştır. Erzurum, olimpiyatlardan sonraki en büyük etkinliklerden biri olan Üniversite oyunlarına 10 gün süreliğine ev sahipliği yapmıştır. Oyunlara 53 ülkeden 1768 sporcu, 940 delegasyon görevlisi, 258 FISU görevlisi, 113 uluslararası hakem ve jüri, 385 yerel-ulusal medya görevlisi, 54 uluslararası medya görevlisi katılmıştır güvenlik görevlisi, 660 sağlık görevlisi de organizasyonda görev almıştır. Bu süre içerisinde Erzurum da yeni spor tesisleri de yapılmış ve bu tesislerde çalışmaları için gönüllülere ihtiyaç duyulmuştur. Erzurum 2011 Gönüllü kayıt formu oluşturularak adresinden gönüllü kayıtları 2010 Nisan ayında başlatılarak 10 Aralık 2010 Cuma günü sona erdirilmiştir. Bu süreç içerisinde internet üzerinden alınan toplam başvuru 7393 kişi olarak gerçekleşmiştir. Gönüllü başvuru sayfası açılışından sonraki ilk üç ayda toplam başvuru 2310 kişi iken son üç (Ekim-Kasım- Aralık) aylık dönemde yapılan başvuruların 5083 kişi olduğu görülmektedir. Ayrıca gönüllü kayıt sisteminin kapatıldığı 10 Aralık tarihinden sonra gönüllü olmak isteyen 1850 kişi başvurmuş, bu kişilerden sadece yabancı dili iyi olanlar değerlendirmeye tabi tutulmuşlardır.

181 Poster Bildiriler Yaz oyunlarının gerçekleştirileceği Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan ın başkenti Kazan dan gelen talep doğrultusunda 30 gönüllü kabul edilmiş ve oyunlar esnasında bu gönüllülere aktif olarak görev verilmiştir. Azerbaycan dan ise 10 gönüllü kabul edilmiştir. Yapılan bir araştırmaya göre Erzurum 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunlarına gönüllü olarak katılan üniversite öğrencisi oranı & 81,3 tür. Geriye kalan % 18,7 lik kısım ise lise öğrencisi, lise mezunu, üniversite mezunu ve lisansüstü öğrencidir. Bu durumda, yapılan spor organizasyonlarına en fazla üniversite öğrencisinin katıldığı söylenebilir (Sağlık ve diğ., 2011) SONUÇ Rekreasyon, günümüzde gittikçe artan bir değer olarak görülmektedir. Bugün zamanın büyük çoğunluğunu sınıfta geçiren her öğrencinin bulunduğu bölgedeki rekreatif etkinliklere katılım ihtiyacı vardır. Bu nedenle üniversite öğrencilerinin boş zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmeleri için yeterli alt yapının oluşturulması, ayrıca zaman ve emeklerini rekreasyonel anlamda uzman bir kadroya sahip kurumlar ile paylaşabilmeleri için kurumsal bir desteğin olması gerekmektedir. Sonuç olarak üniversite öğrencilerinin kötü alışkanlıklardan uzak durarak boş zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmeleri, sosyalleşmeleri, yoğun çalışma temposundan uzaklaşmaları, birlik ve beraberlik duygularını yaşayabilmeleri ve bunun gibi birçok nedenden dolayı üniversite öğrencilerine spor organizasyonlarına gönüllü olarak katılmalarının sağlayacağı faydalar anlatılmalı ve gönüllülük faaliyetlerine yönelmeleri sağlanmalıdır. KAYNAKÇA Eurepean Conference of Ministers of Transport (ECMT), (2003). Transport and Exeptional Public Events Report on the Hundred and Twenty Secound Round Table on Transport Economics, Paris. Experience (Dördüncü Baskı). ABD: Sagamore Publishing. Fernandes, A., Reguena, G. (1999). Volunteering Versus Olimpizm. Volunteers Global Society and the Olympic Movement. Papers of Symposium Held in Lausuenne. Karaküçük, S., (2001). Rekreasyon, Boş Zamanları Değerlendirme. (4. Baskı.) Ankara: Gazi Kitapevi. Rossman R. J., Schlatter E. B., (2000). Recreation Programming Desing Leisure Sağlık, E., Erdoğan, M., Serçeoğlu, N., Selçuk, G., Esenbuğa, N., (2011). Spor Organizasyonlarında Gönüllülük: Üniversitelerarası 2011 Erzurum Kış Oyunları Örneği, Uluslararası Turizm ve Otelcilik Sempozyumu, Konya. Sertbaş, K., (2006). Universiade 2005 İzmir Oyunlarında Görevli Gönüllü İnsan Kaynaklarının Organizasyona Katılım Nedenleri ve Motivasyonel Faktörlerin Analizi (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü. Sertkaya, Ş., (2001). Bartın İli Kıyı Bölgesinin Turizm ve Rekreasyon Potansiyelinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Araştırma (Yayınlanmamış Doktora Tezi). Ankara: AÜ Fen Bilimleri Enstitüsü.

182 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi: , Nisan 2012, Kemer, Antalya, Bütün hakları saklıdır ISBN: Tekerlekli Sandalye Basketbolcularında Eksantrik Egzersiz Sonrasında Oluşan Gecikmiş Kas Ağrısının Pozisyon Hissi ve Şut Yüzdesi Üzerine Etkisi Mehmet Akif SERİNKEN T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Fizyoloji Ana Bilim Dalı, Spor Fizyolojisi Bilim Dalı Celal GENÇOĞLU T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu E-posta: B. Muammer KAYATEKİN T.C. Dokuz Eylül Üniversitesi, Fizyoloji Ana Bilim Dalı, Spor Fizyolojisi Bilim Dalı ÖZ Eksantrik egzersiz, kasın uzayarak güç ürettiği bir egzersiz çeşidi olarak tanımlanmıştır. İzometrik ve konsantrik egzersize göre eksantrik kas aktivitesi mekanik olarak daha etkilidir; ancak kası yaralanmaya maruz bırakabilir. Gecikmiş kas ağrısı (GKA) özellikle bireyin alışkın olmadığı eksantrik aktiviteden birkaç saat sonra ortaya çıkar, kas performansında, eklem hareket açıklığında ve kas gücünde azalmaya ve plazma kreatin kinaz (CK) aktivitesinde geçici bir artışa neden olur. Literatürde tekerlekli sandalye basketbolcularında GKA ile ilgili herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, dirsek fleksör kaslarına eksantrik egzersiz yüklemesi yapılarak üst ektremite motor performansı üzerine GKA nın etkisi araştırılmıştır. Çalışmamıza 10 tekerlekli sandalye basketbol oyuncusu (yaş ortalaması:32,6±7,61) dahil edildi. Bütün sporculardan ilk gün sırasıyla plazma CK aktivitesi ölçümü için kulak memesinden 30 mikrolitre kan örneği alındı, sonra kol çevresi ölçümü, eklem hareket açıklığı, pozisyon hissi, kas ağrısı, kas hassasiyeti ve şut yüzdesi ölçümleri yapıldı. Bu testlerin 30 dakika, 24 saat ve 48 saat sonrasında aynı ölçümler aynı sıra ile tekrarlandı. Bir hafta sonra sporculara aynı ölçümler tekrarlandı. Aynı gün, eksantrik egzersizin şiddetini belirlemek için bütün sporcuların 1 Tekrarlı Maksimumu belirlendi. GKA oluşturacak eksantrik egzersiz protokolü bütün sporculara uygulandı. Testler egzersizin 30 dk. sonrası, 24 ve 48 saat sonrası yinelendi. Çalışma sonucunda, eksantrik egzersiz protokolü sonrasında plazma CK aktivitesinde, kol çevre ölçümünde, kas palpasyonunda ve izometrik gerilimde kas ağrısında ve pozisyon hissi kaybında anlamlı artış, dirsek eklemi fleksiyon ve ekstansiyon açısında, basınç-ağrı eşiğinde ve sporcuların şut yüzdesinde istatistiksel olarak anlamlı azalma belirlendi. İstira-hat pozisyonundaki kas ağrısında ve üst ektremite istirahat pozisyonu açısında anlamlı fark saptanmadı. Bu bulgular, GKA nın tekerlekli sandalye basketbolcularının üst ekstremite motor performansını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Anahtar sözcükler: Gecikmiş kas ağrısı, tekerlekli sandalye basketbolu, pozisyon hissi, şut yüzdesi

183 Poster Bildiriler 1033 GİRİŞ Eksantrik egzersiz, kasın uzayarak güç ürettiği bir egzersiz çeşidi olarak tanımlanmıştır (Barnes 1996,Aytar 2006). İzometrik ve konsantrik egzersize göre eksantrik kas aktivitesi mekanik olarak daha etkilidir; ancak kasta yaralanmaya neden olabilir (Clarkson 1992,Enoka 1996). Eksantrik kasılma iskelet kasında ya kuvvetlendirme stimulusu sağlar ya da kasta hasarlanma yaratarak ağrı oluşturur. Gecikmiş kas ağrısı (GKA); egzersizden birkaç saat sonra, özellikle bireyin alışkın olmadığı eksantrik kas hareketleri yapıldığında ortaya çıkan kas ağrısı ve hassasiyetini tanımlamaktadır. Aynı zamanda GKA eksantrik egzersiz sonrasında oluşan bir kas hasarı semptomudur; ancak her zaman kas hasarı ile birlikte gözlenmemektedir (Zainuddin 2005). İskelet kaslarında ağır egzersiz sonrasında GKA ile birlikte CK gibi kas proteinlerinin seviyesi kanda artmakta, eklem hareket açıklığı, kas gücü ve performansı azalmaktadır (Howatson 2003). GKA üzerinde yapılan çalışmaların çoğu plazma CK aktivitesi değişiklikleri, elektromiyografi (EMG) bulguları ve kas kuvveti üzerinde odaklanmış olup GKA nın koordinasyon ve motor performans gibi üst ekstremitenin diğer komponentleri üzerinde etkisine çok az değinilmiştir (Kaurenen 2001). Manuel tekerlekli sandalye kullananlarda üst ekstremite ağrı prevalansı çalışmalarda bildirilmiş ancak çok az araştırmacı ağrının fonksiyonel aktiviteler ile bağlantısını araştırmıştır (Curtis 1999). Tekerlekli sandalye basketbolcularında genellikle yaralanma sonrası oluşan travma üzerinde çalışılmıştır (Ferrara 2000). Bu araştırmada, tekerlekli sandalye basketbolcularında eksantrik egzersizin plazma CK aktivitesi, kol çevre ölçümü, eklem hareket açıklığı, pozisyon hissi, kas ağrısı ve kas hassasiyeti parametreleri değerlendirilerek üst ekstremite motor performansı üzerine GKA nın etkisi araştırılmıştır. YÖNTEM VE GEREÇLER Çalışma Düzeni: Araştırmaya 10 tekerlekli sandalye basketbol oyuncusu (yaş ortalaması:32,6±7,61) dahil edildi (Tablo1). Tüm sporculardan ilk gün sırasıyla plazma CK aktivitesi ölçümü için kulak memesinden 30 mikrolitre kan örneği alınmıştır. Sonrasında kol çevresi ölçümü, eklem hareket açıklığı, pozisyon hissi, kas ağrısı, kas hassasiyeti ve şut yüzdesi ölçümleri yapılmıştır. Bu testler 30 dakika, 24 saat ve 48 saat sonrasında aynı sıra ile tekrarlanmıştır. Bir hafta sonra sporculara aynı ölçümler tekrarlanmıştır. Aynı gün, eksantrik egzersizin şiddetini belirlemek için bütün sporcuların 1 Tekrarlı Maksimumu belirlenmiştir. GKA oluşturacak eksantrik egzersiz protokolü bütün sporculara uygulanmıştır. Testler egzersizin 30 dk. sonrası, 24 ve 48 saat sonrası yinelenmiştir.

184 1034 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Araştırmanın Evreni ve Örneklem: Çalışmamıza İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ve Karşıyaka Spor Kulübü genç-büyük elit erkek tekerlekli sandalye basketbol oyuncuları dahil edildi. Kabul kriterlerine uyan toplam 10 sporcu (yaş ortalaması:32,6±7,61) değerlendirmeye alındı. Araştırma günü herhangi bir hastalığı olan sporcular araştırmaya dahil edilmedi. Sporcular, çalışma öncesinde çalışmanın prosedürü hakkında bilgilendirildi. Araştırma öncesinde herhangi bir üst ekstremite ağrısı veya spor sakatlığı rapor eden sporcular araştırmaya dahil edilmedi. Sporculardan araştırma süresince anti-inflamatuar ilaç kullanmamaları, germe, masaj gibi yorgun kası tedavi edici uygulamalardan ve kası yorucu aktivitelerden kaçınmaları istendi. Çalışmaya katılmak istemeyen 8 kişi ve ağrı rapor eden 3 kişi çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma esnasında gönüllü olarak çalışmaya katılan, ancak çalışmanın ikinci gününde omuz ağrısı rapor eden 1 kişi çalışmadan çıkarıldı. Tablo 1 de oyuncuların demografik özellikleri gösterilmektedir. Tablo 1. Sporcuların yaşları, basketbol oynama yılı ve oyuncu puanları (ort. ± SD) En Düşük En Yüksek Ortalama Yaş ±7.61 Basketbol Oynama Yılı ±7.34 Oyunculuk Puanı ±1.0 VERİ TOPLAMA ARAÇLARI Plazma Kreatin Kinaz Aktivitesi: Plazma kreatin kinaz aktivitesi belirlenen zamanlarda kulak memesi kapiller kan örneği alınarak ölçüldü. Kulak memesi alkollü pamuk ile temizlenerek, 30 µl kan örneği heparinize kapiller tüp içine alındı. Örnek hızlı bir şekilde kapiller tüpten test çubuğuna alınıp kolorimetrik ölçüm prosedürü kullanılarak (Reflotron Plus, Roche Diagnostic, Mannheim, Germany) CK ölçümü için analiz edildi. Pozisyon Hissi Kaybı Ölçümü: Ölçümler, eksantrik egzersiz protokolü uygulanan dominant üst ekstremitede yapıldı. Sporcuların maç esnasında kullandıkları tekerlekli sandalyelerinde dijital gonyometre (Guymon, Model 1129, Lafayette Instruments Co., Lafayette, IN, USA) ve universal gonyometre kullanılarak ölçüm yapıldı. Universal gonyometre referans kola, dijital gonyometre ise uygulama koluna bantlarla sabitlendi. Her iki gonyometre humerusun lateral epikondili pivot nokta, sabit kol humerusun lateral orta çizgisine paralel ve hareketli kol radiusun stiloid çıkıntısına doğru, radiusun lateral orta noktasını takip edecek şekilde yerleştirildi. Tekerlekli sandalyede oturma pozisyonunda sporcuların gözü kapalı iken, horizontalde 30º-60º ve 90º lerde olmak üzere 3 derecede ön kolun tutulması ile ölçüldü. Referans kol bu açılardan rastgele birine yerleştirildi ve sporcudan bu açıda 2 saniye izometrik fleksiyon kontraksiyonu

185 Poster Bildiriler 1035 istendi. Kontraksiyon sonrası, kolu gevşetmesi ve diğer kolu aynı açıda pozisyonlaması istendi. 30 saniye dinlenme periyodu sonrası yöntem her 3 derecede 3 er kez olmak üzere toplam 9 deneme yaptırıldı. Her 3 derecedeki açıdan sapma değerleri ortalamaları pozisyon hissi kaybı verisi olarak kullanıldı. Kas Ağrı Şiddetinin Ölçümü: Ölçümler, eksantrik egzersiz protokolü uygulanan dominant üst ekstremitede yapıldı. Sporcuların kas ağrı şiddetini belirlemek için görsel analog skalası (Visual Analog Skale:VAS) kullanıldı. Sporculardan hissettikleri ağrıyı 100 milimetre (mm) lik horizontal çizgi üzerinden işaretlemeleri istendi. Buna göre 0 değeri ağrının hiç olmadığını 100 değeri ise en şiddetli ağrıyı gösterir. İlk olarak kol gövde yanında istirahat pozisyonunda iken sporculardan kolda hissedilen ağrının şiddetini VAS da (x) ile işaretlemeleri istendi. Daha sonra dirsek eklemi 90º fleksiyonda, yani kas izometrik gerilimde iken, son olarak da kasın en şişkin yeri palpe edildiğinde hissedilen ağrının şiddetini skala üzerinde işaretlemeleri istendi. Şut Yüzdesinin Belirlenmesi: Sporcuların maç esnasında kullandıkları tekerlekli sandalyelerinde ölçüm yapıldı. Standart ısınma periyodu sonrasında sporculardan serbest atış çizgisinden resmi yükseklikteki potaya 10 serbest atış yapmaları istendi. Başarılı atış sayısı yüzdesi hesaplanarak veri olarak kullanıldı. Kas Gücünün Belirlenmesi: Kas gücü, 1 Tekrarlı Maksimum (1 RM) ile belirlendi. Sporcular, dirsek fleksörlenin ısınmasını sağlamak için dambıl kullanarak yaklaşık olarak 1 dk. egzersiz yaptı. Bütün 1RM testlerinde serbest ağırlık olarak dambıl kullanıldı. Daha sonra serbest ağırlık her bir sporcunun 1RM sine yakın bir ağırlığa ayarlandı ve sporculardan tek bir dirsek fleksiyonu yapmaları istendi. 3 dk. dinlenme sonrasında serbest ağırlık tekrar daha büyük bir ağırlığa ayarlanarak tekrar bir dirsek fleksiyonu istendi. Bu prosedür sporcunun serbest ağırlığı kaldıramadığı ağırlığa kadar uygulandı. En son kaldırabildiği başarılı ağırlık 1RM değeri olarak alındı. Eksantrik Egzersiz Protokolü: Gecikmiş kas ağrısı oluşturmak için sporcular 1RM lerinin % 80 direncinde, her set 20 tekrarlı olacak şekilde 4 set eksantrik egzersizi tamamladı. Egzersiz protokolü sporcuların tekerlekli sandalyesinde, dambıl kullanılarak dominant üst ekstremiteye uygulandı. Sporcuların omuzları desteklenerek dirsekleri 90 fleksiyonda pozisyonlandı. Sporculardan her tekrar yaklaşık 2-3 saniyede tamamlanacak şekilde kontrollü olarak dambılı yere bırakmaları istendi. Sonraki tekrar için dambıl araştırmacı tarafından başlangıç pozisyonuna getirildi.

186 1036 I. Rekreasyon Araştırmaları Kongresi Verilerin Değerlendirilmesi: Sonuçlar, SPSS ( SPSS Inc., Chicago, IL, USA, sürüm 16.0) kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar içindeki anlamlılığın belirlenmesi için Friedman Varyans Analizi sonrası Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. İstatistik anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak kabul edilmiştir. BULGULAR Plazma CK aktivitesinin kontrol ve eksantrik egzersiz grupları için dinlenim, egzersizden 30 dk. sonra, 24 saat sonra ve 48 saat sonra değerleri Şekil 1 de sunulmuştur. Kontrol grubu ile egzersiz grubu dirsek fleksiyonunda kas ağrı şiddeti değerleri arasındaki karşılaştırma Şekil 2 de sunulmuştur. Kontrol grubu ile egzersiz grupları arasındaki pozisyon hissi kaybı değerleri arasındaki karşılaştırma Şekil 3 te sunulmuştur. Egzersiz ve kontrol grubu arasında şut yüzdesi için yapılan karşılaştırma Şekil 4 te sunulmuştur. TARTIŞMA

Serbest zaman etkinlikleri. Alternatif serbest zaman etkinlikleri. Alternatif Sporlar. Alternatif Turizm... Ekstrem sporlar Yaşam tarzı sporları

Serbest zaman etkinlikleri. Alternatif serbest zaman etkinlikleri. Alternatif Sporlar. Alternatif Turizm... Ekstrem sporlar Yaşam tarzı sporları Serbest zaman etkinlikleri Alternatif serbest zaman etkinlikleri 1 2 Alternatif Sporlar Geleneksel sporlardan farklı olma, onları farklılaştırma Futbol, basketbol, voleybol. Geleneksel sporlara meydan

Detaylı

Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz

Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz Turistik Ürün; turistin seyahati boyunca yararlandığı konaklama, yeme-içme, ulaştırma, eğlence ve diğer birçok

Detaylı

YEREL YÖNETİMLERDE REKREASYON YEREL PROGRAM YÖNETİMLERDE VE REKREASYON

YEREL YÖNETİMLERDE REKREASYON YEREL PROGRAM YÖNETİMLERDE VE REKREASYON YEREL YÖNETİMLERDE REKREASYON YEREL PROGRAM YÖNETİMLERDE VE REKREASYON PROGRAM HİZMETLERİ VE HİZMETLERİ Yrd.Doç.Dr.Ümit KESİM Marmara Üniversitesi BESYO Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr.Ümit KESİM TMOK ve SBD

Detaylı

COĞRAFİ ETİKETLİ ÜRÜNLERE İLİŞKİN TÜKETİCİLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ

COĞRAFİ ETİKETLİ ÜRÜNLERE İLİŞKİN TÜKETİCİLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ COĞRAFİ ETİKETLİ ÜRÜNLERE İLİŞKİN TÜKETİCİLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ Dr.Aslı ZULUĞ Prof. Dr. Bülent MĠRAN 7. Gıda Mühendisliği Kongresi 24-26 Kasım Ankara Coğrafi Etiketli Ürünler TUTUM

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

KUYUMCULUK VE TAKI TASARIMI PROGRAMI ÖĞRENCĐLERĐNĐN OKULDAN BEKLENTĐLERĐ VE MESLEKĐ GELECEKLERĐNĐN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ

KUYUMCULUK VE TAKI TASARIMI PROGRAMI ÖĞRENCĐLERĐNĐN OKULDAN BEKLENTĐLERĐ VE MESLEKĐ GELECEKLERĐNĐN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKĐM 2010-DÜZCE KUYUMCULUK VE TAKI TASARIMI PROGRAMI ÖĞRENCĐLERĐNĐN OKULDAN BEKLENTĐLERĐ VE MESLEKĐ GELECEKLERĐNĐN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ Pınar

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ Özgür ZEYDAN Öğr. Gör. Dr. Kasım 2014 Ankara Sunum Planı Önceki bildirimlerde Turizm bölümleri İklim Değişikliği

Detaylı

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-2014

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-2014 Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-214 Projesi üzerinde çalışılan yeni kütüphane binası ile ilgili öğrenci, akademik ve idari personel

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik

Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Sürdürülebilir Kırsal Planlamada Doğa Turizmi ve Yerellik Yrd.Doç.Dr. Gül GÜNEŞ Atılım Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü İşletme Fakültesi ggunes@atilim.edu.tr

Detaylı

Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel oluşturabilecek faktörlerin belirlenmesi

Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel oluşturabilecek faktörlerin belirlenmesi Cilt:6 Sayı:1 Yıl:2009 Üniversite öğrencilerinin rekreasyonel etkinliklere katılımlarında engel oluşturabilecek faktörlerin belirlenmesi Mehmet Demirel* Duygu Harmandar** Özet Bu çalışmanın amacı, üniversite

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

Evrak Tarih ve Sayısı: 01/07/2014-12620

Evrak Tarih ve Sayısı: 01/07/2014-12620 Evrak Tarih ve Sayısı: 01/07/2014-12620 T.C. KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürlüğü *BENUBML7* Sayı : 31850582-612.01.01- Konu: Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

YEMEKHANE VE KANTİN HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKETİ RAPORU

YEMEKHANE VE KANTİN HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKETİ RAPORU HİTİT ÜNİVERSİTESİ YEMEKHANE VE KANTİN HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKETİ RAPORU 2013 İÇİNDEKİLER 1. AMAÇ VE KAPSAM... 3 2. ARAŞTIRMA METODOLOJİSİ... 3 2.1. Anakütle ve Örneklem... 3 2.2. Veri Toplama... 3 3.

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

1 Temmuz 2015 [MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU] 2015 YILI MALİ DURUM VE BEKLENTiLER RAPORU

1 Temmuz 2015 [MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU] 2015 YILI MALİ DURUM VE BEKLENTiLER RAPORU 2015 YILI MALİ DURUM VE BEKLENTiLER RAPORU 1 İçindekiler ÜST YÖNETİCİ SUNUŞU... 3 2015 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ BÜTÇE UYGULAMA SONUÇLARI... 4 A. BÜTÇE GİDERLERİ... 4 01. Personel Giderleri... 6 02. Sosyal

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til Su; GİRİŞ ekosisteminin sağlıklı işlemesi, insanların sağlığı ve yaşamının

Detaylı

Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları

Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları Prof. Dr. Gülsen DEMİR Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Selahattin YAMAN Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat

Detaylı

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 21 Ekim 2005 A company of ( Kadınlar dan hatırlatma) Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu. 1.Projenin tanıtımı

SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu. 1.Projenin tanıtımı SGSCC WP 2: Türkçe Ulusal Raporu 1.Projenin tanıtımı SGSCC projesi Avrupa Birliği Hayat Boyu Öğrenme Projesi olup, 7 farklı Avrupa Birliği Ülkesinin katılımı ile yürütülmektedir. Bu ülkeler Belçika, Bulgaristan,

Detaylı

SPORUN SOSYAL VE EKONOMİK FAYDALARI. Prof. Dr. Gazanfer DOĞU Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Yönetim Bilimleri

SPORUN SOSYAL VE EKONOMİK FAYDALARI. Prof. Dr. Gazanfer DOĞU Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Yönetim Bilimleri SPORUN SOSYAL VE EKONOMİK FAYDALARI Prof. Dr. Gazanfer DOĞU Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Yönetim Bilimleri Spor Fiziksel Zihinsel hareket sosyolojik bir olay Dünya Sağlık Örgütünün ( WHO ) esenlik

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Temel olarak bir bilgisayar, çeşitli donanım parçalarını bir araya getirip uygun bir çalışma platformunu

Detaylı

Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1

Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1 Hem. Songül GÜNEŞ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi 9.4.2014 1 Ameliyathaneler kendine özgü mimari dizaynları, çalışma koşulları ve ameliyathanede görev yapan personelleriyle çok özel merkezlerdir Ameliyathane

Detaylı

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Proje Adı: TÜKETİCİ İÇGÖRÜSÜ VE MARKA KONUMLANDIRMA ARAŞTIRMASI Araştırma Şirketi: ERA RESEARCH & CONSULTANCY Araştırma Veren: İNCİ DERİ MAMULLERİ SAN. VE TİC.

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU

YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU 23/08/2013 YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU Rektörlük makamının 03.01.2011 tarih ve 11 no lu Olur u ile oluşturulan Yalova Üniversitesi Bireysel

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

ASLI ALBAYRAK YARDIMCI DOÇENT

ASLI ALBAYRAK YARDIMCI DOÇENT ASLI ALBAYRAK YARDIMCI DOÇENT ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU 05.03.2014 Adres Telefon E-posta Türkoba Mahallesi Erguvan Sokak No26 / K 34537 Tepekent - Büyükçekmece İstanbul-Türkiye 212867250-1055 Doğum

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ? MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ? ÖĞRENCİ RAPORU TR-51-12-2012-R3 OSTİM MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ "Bu proje T.C. Başbakanlık DPT AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (http://www.ua.gov.tr)

Detaylı

HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR

HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR HEMŞİRELERİNİN UYGULADIKLARI HASTA EĞİTİMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Uzm. Hem. Aysun ÇAKIR GİRİŞ Hasta eğitimi, sağlığı koruyan ve bireylerde davranış değişikliği geliştirmeye yardım eden öğrenim deneyimlerinin

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) EĞLENCE HİZMETLERİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -10 AMAÇ EĞLENCE HİZMETLERİ Bu faaliyet ile eğlence

Detaylı

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMASI ŞUBAT 2015

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMASI ŞUBAT 2015 www. bet i mar. com BURSA 1. KENTSELDÖNÜŞÜM Zİ RVESİ ARAŞTI RMA SUNUMU ŞUBAT2015 1. GİRİŞ Kentsel Dönüşüm, Kentsel gelişmenin toplumsal ekonomik ve mekansal olarak yeniden ele alındığı ve kentteki sorunlu

Detaylı

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2 Doğum Yeri Katılımcıların doğum yerlerine bakıldığında üçte birine yakınının (%28,8) İzmir doğumlu olduğu görülmüştür. İzmirlileri, Kars doğumlular (%17,7) ve Kütahya doğumlular (6,6) izlerken diğer katılımcıların

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

BAŞVURU KATEGORİSİ: Sosyal Sorumluluk Kategorisi PROJENİN ADI: TAY PARK

BAŞVURU KATEGORİSİ: Sosyal Sorumluluk Kategorisi PROJENİN ADI: TAY PARK BAŞVURU KATEGORİSİ: Sosyal Sorumluluk Kategorisi PROJENİN ADI: TAY PARK PROJENİN AMAÇLARI 1- Sağlıklı kentleşmenin gereği olarak yeşil alanları artırmak; 2- Şehir ortamında yetişkinlere, çocuklara sağlıklı,

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1

EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1 58 2009 Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı:25, s.58-64 ÖZET EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1 Bu çalışmanın

Detaylı

İstanbul İli. Trafik Eğilimleri Anketi

İstanbul İli. Trafik Eğilimleri Anketi LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ İstanbul İli Trafik Eğilimleri Anketi Şubat, 2014 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan Tuna (Koordinatör-Raportör)

Detaylı

Veri Toplama Araçları Hazırlama Süreci ve Pilot Çalışma

Veri Toplama Araçları Hazırlama Süreci ve Pilot Çalışma Veri Toplama Araçları Hazırlama Süreci ve Pilot Çalışma Dr. Cem Babadoğan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ekip Araştırma ekibinde bir koordinatör, 2 teknik danışman, 1program tasarımcısı,1ölçme

Detaylı

GÜVENLİK İKLİMİNİN BİREYSEL, ÖRGÜTSEL VE ORTAM ETMENLERİNİN BÜYÜK ÖLÇEKLİ MAKİNE, KİMYA VE MADEN İŞLETMELERİNDE İNCELENMESİ

GÜVENLİK İKLİMİNİN BİREYSEL, ÖRGÜTSEL VE ORTAM ETMENLERİNİN BÜYÜK ÖLÇEKLİ MAKİNE, KİMYA VE MADEN İŞLETMELERİNDE İNCELENMESİ GÜVENLİK İKLİMİNİN BİREYSEL, ÖRGÜTSEL VE ORTAM ETMENLERİNİN BÜYÜK ÖLÇEKLİ MAKİNE, KİMYA VE MADEN İŞLETMELERİNDE İNCELENMESİ Doç. Dr. Yakup KARA Ertuğrul YOZGAT (A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı) (İş Müfettişi

Detaylı

Cittaslow: Sürdürülebilir Yerel Kalkınma Modeli

Cittaslow: Sürdürülebilir Yerel Kalkınma Modeli Cittaslow: Sürdürülebilir Yerel Kalkınma Modeli Cittaslow Nedir? İtalyanca Citta (Şehir) ve İngilizce Slow (Yavaş) kelimelerinden oluşan Cittaslow sakin şehir/yavaş şehir anlamında kullanılmaktadır. Cittaslow,

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

6.15 TURİZM. 6.15.1 Ana Konular

6.15 TURİZM. 6.15.1 Ana Konular 6.15 TURİZM 6.15 TURİZM 334 6.15 TURİZM Başkent Lefkoşa çeşitli dönemlere ait tarihi, mimari, ve kültürel değerler açısından oldukça zengindir. Ayrıca Başkent olması nedeniyle ülkenin yönetsel, iş ve alışveriş

Detaylı

ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ VE İLKÖĞRETİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ALGI DEĞİŞİMİ ARAŞTIRMASI

ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ VE İLKÖĞRETİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ALGI DEĞİŞİMİ ARAŞTIRMASI ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ VE İLKÖĞRETİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ALGI DEĞİŞİMİ ARAŞTIRMASI İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı kapsamında AB tarafından finanse edilen ve Hayat Boyu Öğrenmenin

Detaylı

TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN

TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN TÜRKİYE KIRSALINDA KADIN Kadınlar, Türkiye nüfusunun yarısını oluşturmaktalar. On yılı aşkın bir süredir gerek Türkiye gerekse yurtdışı kırsalında gerçekleşen saha çalışmalarım aracılığıyla, bana göre

Detaylı

İstanbul Otellerinin 360 Derece Değerlendirmesi

İstanbul Otellerinin 360 Derece Değerlendirmesi İstanbul Otellerinin 360 Derece Değerlendirmesi Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü Burçin Hatipoğlu Maria Dolores Alvarez Kıvanç İnelmen Dilek Ünalan Değerlendirme... İnsan Kaynağına Yatırım

Detaylı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı 3.6.1. Ulaşım Tipleri Yaşam Kalitesi Grubu araştırmaları çerçevesinde şehir yönetimi açısından önem taşıyan halkın beğeni ve eğilimleri, kamu hizmetlerinin kullanım özellikleri, ulaşım ilişkileri, gibi

Detaylı

DÜNYA TURİZMİNDE GELECEĞE YÖNELİK EĞİLİMLER

DÜNYA TURİZMİNDE GELECEĞE YÖNELİK EĞİLİMLER DÜNYA TURİZMİNDE GELECEĞE YÖNELİK EĞİLİMLER İnsanoğlunun farklı amaçlarla turizm hareketlerine katılacağı ve yeni turizm türlerinin gelişeceğini söylemek mümkündür. Turizm hareketleri artarak ve çeşitlenerek

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai

ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai ÇALIŞMAYAN KADINLARIN SAĞLIKLI YAŞAM BİÇİMİ DAVRANIŞLARI, SOSYAL GÖRÜNÜŞ KAYGISI VE FİZİKSEL AKTİVİTEYE KATILIMLARINI ENGELLEYEN FAKTÖRLER Zekai PEHLİVAN*; Elif Nilay ADA*;Gizem ÖZTAŞ* *Mersin Üniversitesi

Detaylı

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON Bireylerin günlük hayatlarının yaklaşık üçte birini geçirdikleri işyerleri, kişi için önemli bir ortamdır. İşyerlerinde

Detaylı

HELAL TURİZM DEĞERLENDİRMESİ-2015

HELAL TURİZM DEĞERLENDİRMESİ-2015 6. HALAL EXPO HELAL TURİZM DEĞERLENDİRMESİ-2015 Yrd. Doç. Dr. Özgür Arpacı Kırklareli Üniversitesi, Turizm Fakültesi GIMDES Halal and Tayyib Workshops Program 25 October 2015, Istanbul, Turkey İçerik Kavramlar

Detaylı

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I)

ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) ELEKTRONİK İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ (ELECTRONIC HUMAN RESOURCES MANAGEMENT) E- İKY / E- HRM (I) Günümüzde bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızına erişilemez gelişme ve ilerlemelerin sonucunda özellikle

Detaylı

MAVİ BAYRAK ARAŞTIRMA SONUÇLARI

MAVİ BAYRAK ARAŞTIRMA SONUÇLARI MAVİ BAYRAK ARAŞTIRMA SONUÇLARI FEE nin 2011 yılında Mavi Bayraklı plaj ve marina yöneticilerine yönelik olarak düzenlenen anket sonuçları açıklandı. Toplamda 33 ülkeden 1151 plaj ve marina yöneticisinin

Detaylı

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması

2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması 2014 Yerel Seçimleri Tekirdağ Kapaklı Siyasi Eğilim Araştırması ARAŞTIRMANIN AMACI Yaklaşan Belediye Başkanlığı seçimlerinde ortaya çıkacak tablonun önceden tahmin edilmesi araştırmanın en temeldeki amacı

Detaylı

MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKĐM 2010-DÜZCE

MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKĐM 2010-DÜZCE MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKĐM 2010-DÜZCE MESLEK YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİLERİNİN YAŞAM GİDERLERİNİN ERKEK ÖĞRENCİ DEĞİŞKENİNE GÖRE İNCELENMESİ, DÜZCE MYO ÖRNEĞİ Yrd.

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 29.05.2013 Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012 de %4 artışla 1,035 milyar

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Bilgisayar, uzun ve çok karmaşık hesapları bile büyük bir hızla yapabilen, mantıksal (lojik) bağlantılara

Detaylı

III. ULUSLARARASI KOP BÖLGESEL KALKINMA SEMPOZYUMU BİLDİRİ YAZIM KURALLARI

III. ULUSLARARASI KOP BÖLGESEL KALKINMA SEMPOZYUMU BİLDİRİ YAZIM KURALLARI III. ULUSLARARASI KOP BÖLGESEL KALKINMA SEMPOZYUMU 1) Bildiri dili Türkçe ve İngilizce dir. BİLDİRİ YAZIM KURALLARI 2) Gönderilecek bildiri konuları sempozyum amacı ve bilim konuları dikkate alınarak seçilmelidir.

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu ARALIK 2011 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Turizm İşletmeciliği ve Uludağ Üniversitesi 1989

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Turizm İşletmeciliği ve Uludağ Üniversitesi 1989 ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Kamil UNUR Doğum Tarihi: 01 02 1967 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Turizm İşletmeciliği ve Uludağ Üniversitesi 1989 Otelcilik Y. Turizm

Detaylı

GRUP 5 ÇANKIRI KASTAMONU ZONGULDAK

GRUP 5 ÇANKIRI KASTAMONU ZONGULDAK GRUP 5 ÇANKIRI KASTAMONU ZONGULDAK GÜÇLÜ YÖNLER Çankırı ilinde Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ve Çankırı Belediyesi bünyesinde olan bir Yaşlı Koordinasyon birimi bulunmaktadır. Zonguldak ilinde ise 2000 yılında

Detaylı

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MÜZİK DERSİNE İLİŞKİN TUTUMLARI

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MÜZİK DERSİNE İLİŞKİN TUTUMLARI www.muzikegitimcileri.net Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu Bildirisi, 26-28 Nisan 2006, Pamukkale Ünv. Eğt. Fak. Denizli GİRİŞ İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MÜZİK DERSİNE İLİŞKİN TUTUMLARI Arş. Gör. Zeki NACAKCI

Detaylı

DAYANAK Tekirdağ ilindeki sınavsız öğrenci alan meslek Liseleri

DAYANAK Tekirdağ ilindeki sınavsız öğrenci alan meslek Liseleri Projenin Adı: Projenin Sloganı TEKİRDAĞ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ PROJENİN GEREKÇESİ PROJENİN ÖZETİ Çatışmadan kaynaklanan disiplin sorunlarının çokluğu. Meslek Liselerinde disiplin sorunlarının önüne geçebilmek,

Detaylı

33. Okul/ Kurumunuzdaki güvenlik görevlilerinin personel giderleri hangi kurum/kuruluş vb. tarafından karşılanmaktadır? 34. Okul/ Kurumunuzda Z-

33. Okul/ Kurumunuzdaki güvenlik görevlilerinin personel giderleri hangi kurum/kuruluş vb. tarafından karşılanmaktadır? 34. Okul/ Kurumunuzda Z- OKULLAR HAYAT OLSUN PROJESİ BİLGİ FORMU SORULARI AÇIKLAMA: Bu sorular yalnızca ön bilgi olarak ve sistemdeki Bilgi Formunu doldurmaya geçmeden önce hazırlık yapmanız açısından verilmiştir. 1. Okul/ Kurumun

Detaylı

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ

HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ HEMŞİRELERİN HASTALARA VERDİKLERİ EĞİTİMLERİN ETKİNLİĞİNİN BELİRLENMESİ Zelha Türk*, Serpil Türker **, Pelin Gökoğlu***,Eda Ulutaş**** *Fulya Acıbadem Hastanesi Sorumlu Hemşire, **Fulya Acıbadem Hastanesi

Detaylı

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012

2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU. Mart, 2012 2012 İŞ YERİNDE KADIN ARAŞTIRMASI RAPORU Mart, 2012 ARAŞTIRMA HAKKINDA 2012 Şubat ayında PERYÖN web sayfasında yer alan İş Yerinde Kadın Araştırması, Dernek üyeleri ve iletişim veri tabanında bulunan yaklaşık

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

II II.1.12

II II.1.12 BÖLÜM II... 9 GENEL BİLGİLER... 9 Grafik II.1. Yerleşim Yeri... 9 Grafik II.3 Sektör/Kurum Adı... 11 Grafik II.4 STK ve İdari Birimler... 12 Grafik II.5 Mesleki Dağılım... 13 Grafik II.6 Yerleşim Yerine

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi. Turizm Fakültesi

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi. Turizm Fakültesi İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi Çiğli/İzmir Temmuz 2012 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi; 14.07.2010 tarihinde kabul edilen ve 22.07.2010 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanan

Detaylı

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI

MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI MAVİ YAKALILARIN ÇALIŞMAYA YÖNELİK TUTUMLARI ÇALIŞMA PSİKOLOJİSİ VERİ BANKASI ÖRNEĞİ www.calismapsikolojisi.net Yrd. Doç. Dr. Burcu KÜMBÜL GÜLER Kocaeli Üniversitesi Gündem İnsan Kaynakları ve Çalışma

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KADIN

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KADIN LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE KADIN Şubat, 2013 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan TUNA (Koordinatör) Öğr. Gör. Aslıhan

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu OCAK 2013 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları

Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Başkent Üniversitesi Öğrencilerinin Medya Tüketim Alışkanlıkları Fatma Büşra Atalay, Gökhan Barutcu, Anıl Öner Koçak, Emine Gül Taş, Irmak Üstündağ Danışman: Prof. Dr. Rengin Erdal ÖZET Genç nüfusun oldukça

Detaylı

Öğretmen Adaylarının İnternet Kullanımı

Öğretmen Adaylarının İnternet Kullanımı 920 Öğretmen Adaylarının İnternet Kullanımı Nazan Doğruer, Eastern Mediterranean University, Famagusta, North Cyprus, nazan.dogruer@emu.edu.tr İpek Meneviş, Eastern Mediterranean University, Famagusta,

Detaylı

GIDA BÜLTENİ. Nutrition FOUNDATION. Sağlıklı Besleniyor muyum? Programı. Yemekte Denge Eğitim Projesi

GIDA BÜLTENİ. Nutrition FOUNDATION. Sağlıklı Besleniyor muyum? Programı. Yemekte Denge Eğitim Projesi GIDA BÜLTENİ GAV Bülten Sayı 4 / Ocak 2012 Yemekte Denge Eğitim Projesi Yemekte Denge, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı (GAV) ve Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü işbirliği

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

BASA BELEDİYE HİZMETLERİNDE VATANDAŞIN NABZINI ÖLÇTÜ ISPARTA HALKI BELEDİYE HİZMETLERİNDEN MEMNUN MU?

BASA BELEDİYE HİZMETLERİNDE VATANDAŞIN NABZINI ÖLÇTÜ ISPARTA HALKI BELEDİYE HİZMETLERİNDEN MEMNUN MU? BASA BELEDİYE HİZMETLERİNDE VATANDAŞIN NABZINI ÖLÇTÜ Batı Akdeniz Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (BASA), geçen hafta basına duyurduğu Antalya-Isparta-Burdur araştırmasının Isparta Belediyesi ve halkın

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

Tanımı. Çalışma Alanları

Tanımı. Çalışma Alanları Tanımı Türk gençliğinin fizîken ve ruhen sağlıklı bir şekilde gelişimini sağlayan, sporu kitlelere yayan ve sevdiren, Türk sporunun ve sporcusunun uluslar arası alanlarda başarılı olmasını sağlayan, aynı

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ SEFERİHİSAR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ SEFERİHİSAR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ SEFERİHİSAR SONUÇ RAPORU Tarih: 2 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 50 Katılımcı listesindeki Sayı: 40 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası I. Ulusal Uçak Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 12 Mayıs 2001 Eskişehir-Türkiye UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Nazım

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu 1. İZKA 2. İzmir Bölge Planı 3. Yaşanabilir Şehir Hedefleri İçerik 1.

Detaylı

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Ağ Bilgi Güvenlik Farkındalıkları M. Emre SEZGİN, Ozan ŞENKAL Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Sosyal Ağlar-I Yaşamakta olduğumuz yüzyılda ortaya çıkan en önemli

Detaylı