Çocuk Hakları ile İlgili Temel Belgeler, Dostlar Dayanışma Derneği Ankara Şubesi, Ankara, 2005.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Çocuk Hakları ile İlgili Temel Belgeler, Dostlar Dayanışma Derneği Ankara Şubesi, Ankara, 2005."

Transkript

1 Onarıcı Adalet

2 Onarıcı adalet anlayışı özellikle insan hakları alanındaki gelişmelerden ve ceza hukukunun insancıllaşmasından etkilenmiştir. Uluslararası düzeyde hazırlanan ve imzalanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi gibi birçok anlaşmanın ardından, Tokyo Kuralları olarak da bilinen Hapis Dışı Önlemlerle İlgili Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları da hapis dışı önlemlerin kullanılmasını geliştirmek için temel prensipleri ve hapse alternatif bir cezaya tabi olan kimseler için minimum korunmaları düzenlemektedir. Çocuk Hakları ile İlgili Temel Belgeler, Dostlar Dayanışma Derneği Ankara Şubesi, Ankara, 2005.

3 Geleneksel Adalet ile Onarıcı Adaletin Mağdur-Fail Yaklaşımlarındaki Temel Farklılıkları: Onarıcı adalet kavramının, aslında dünya hukukundaki uygulamalarda çok eskilere varan bir geçmişi bulunmamaktadır. Pozitif hukuk düşüncesi ve uygulaması aslında büyük ölçüde denkleştirici-cezalandırıcı adalet (retributive justice) anlayışına dayanmaktadır. Geleneksel cezalandırıcı adalet sisteminde, kuralların ihlali yargılanır ve karşılığı ceza ile ödettirilir. Geçmişin değerlendirildiği bu yargılama sisteminde, kişide suçluluk duygusu uyanır ve yargılama sürecinde suçlu ifşa edilerek toplum dışına itilir. Bu sistem cezayı sadece cezalandırmak için verir, bununla birlikte toplumu suçlu ve mağdur diye ikiye böler. Oysa onarıcı sistemde, ilişkilerin ihlali yargılanır ve zararın telafi edilmesi yoluna başvurulur. Böylece yargılama geçmişe değil, gelece-

4 ğe yönelir ve yargılananda sorumluluk duygusunun uyanmasını sağlar. Bu sistemde hata ifşa edildiği için, kişi toplum dışına itilmez, adalet birleştirici nitelik kazanır. Geleneksel sistemde fail, toplumdan uzak tutulur, failin sosyal bir sorumluluk üstlenmesine ve verdiği zararları gidermesine çoğunlukla imkân tanınmaz. Faile yardım, faili ıslah etme düşüncesine dayanır. Buna karşılık onarıcı adalet, mağdurun ve failin ihtiyaçları arasında denge kurmak, sorunlarına çözüm bulmak suretiyle toplum menfaatleri üzerinde yoğunlaşır. Bu anlayışta ceza adaleti sistemi, tarafların hukuka tamamen uyarak, içinde sorunlarına çözüm buldukları yasal bir kurum şeklinde görülür. Suçlunun yakalanıp adalete teslim edilmesi toplumsal adaletin sağlanmasına yeterli değildir. Suçlunun topluma kazandırılması ve mağ- 2 ; Betül Onursal: Çocuk ve Demokrasi Küçüklere Özgü Yargılama Hukuku

5 durun uğradığı zararın karşılanması adaletin sağlanmasında gereklidir. Onarıcı adalet sürecinde istedikleri takdirde mağdur, ve suçlu (taraflar) doğrudan adaletin sağlanması sürecine katılmakta ve sorumluluklar almaktadır. Öte yandan geleneksel adalet anlayışı, öncelikle mağdurla da ilgilenmez. Hatta, resmi ceza adaleti uygulamasının mağdurların ihtiyaçlarını ve isteklerini yok saydığına dair sık sık tekrarlanan şikayetler söz konusudur. Resmi ceza adaleti süreci kamu otoritesi ve ona karşı eylemi saptanmış fail arasındaki ilişkiyi daha fazla önemser. Oysa, sosyal veya siyasi bir soruna bağlı olarak ortaya çıkmış vakalarda, sorunun asıl önem kazandığı zemin, fail (ya da sorumlu) ve mağdur arasındaki ilişkilerde gerçekleşir. Turgut Tahranlı: Hep beraber kazanmak

6 Onarıcı Adaletin İlkeleri: Onarıcı adaletin temelinde üç ilke yatmaktadır. Bunlar: Adalet, kişilerin gördükleri zararın onarılması yönünde çalışılmasını gerektirir. Suçtan doğrudan ve en fazla etkilenen kişilere, talep etmeleri halinde adalet sürecine katılmaları için fırsat sağlanmalıdır. Devletin rolü adil bir kamu düzenini korumak, toplumun rolü ise adil bir barış düzeni inşa etmek ve sürdürmektir.

7 Onarıcı Adalet Yaklaşımın Faydaları: Suç fiiline daha kapsamlı bir şekilde bakar: Suçu yalnızca kanun ihlali olarak tanımlamaktansa, failin mağdura, topluma ve hatta kendilerine zarar verdiğini kabul eder. Tüm tarafları dahil eder: Yalnızca devlete ve faile bazı anahtar roller vermektense, mağduru ve toplumu da sürece dahil eder. Başarı yı farklı şekilde ölçer: Ne kadar ceza verildiğini değil, ne kadar zararın onarıldığını ya da önlendiğini dikkate alır. Suç oranını azaltmayı yalnızca devletin sorunu olarak görmez, toplumun konuyla ilgisinin ve inisiyatif almasının önemini bilir.

8 Onarıcı Adaletin Amaçları Toplum düzenini ve barışını onarmak ve zarar görmüş ilişkileri düzeltmek. Suç oluşturan davranışı kabul edilemez olarak adlandırıp toplumsal değerleri yeniden olumlamak. Mağdurları desteklemek, onların seslerini duyurmalarını ve katılımlarını sağlamak ve ihtiyaçlarını belirlemek. Tüm ilgili taraflar tarafından, özellikle failler tarafından, sorumluluğun üstlenilmesini teşvik etmek. Onarıcı, ileriye dönük sonuçları belirlemek. Faillerin değişimini teşvik ederek tekrar suç işleme eğilimlerini azaltmak ve yeniden entegrasyonlarını kolaylaştırmak.

9 Onarıcı bir uygulamanın hedeflerine ulaşması için dört önemli unsur vardır: Tespit edilebilir bir mağdur; Mağdurun gönüllü katılımı; Suç oluşturan davranışının sorumluluğunu kabul eden bir fail; Failin gönüllü katılımı.

10 10 Onarıcı Adalet ve Çocuk-Genç Suçluluğu

11 Suça itilen, suç işleme ve suçun mağduru olma riski taşıyan çocuklara ilişkin tartışmalar tüm ülkelerin ana gündeminde önemli bir yer oluşturmaktadır. Tartışmaların merkezinde ise suça itilen çocukların özgürlüklerinin korunması ve onların kapalı kurumlara gönderilmesinin en son çare olduğu yaklaşımı vardır. Bu konudaki bilimsel araştırmalar da, suça itilen çocuklara yönelik kapalı kurumların çözüm olmadığını; aksine, gerçekleşmesi beklenen hedeflerin tam tersi sonuçlara yol açtığını öne sürmektedir. 11

12 Suça itilen çocuklara ilişkin uluslararası sözleşmeler ve şartlardaki hüküm son derece basittir: Çocukların kapalı kurumlarda bulundurulması, diğer bir ifade ile, özgürlüklerinden yoksun bırakılması en son başvurulan çare olmalıdır. Hiçbir kapalı kurum, çocuğun kişisel gelişme fırsatlarını en üst düzeye çıkardığını öne süremez ve çocuğun gereksinimlerine uygun ve toplumla yeniden bütünleşmeyi gözeten bir eğitimi yeterince veremez. 12

13 Bu amaçla aileyi de içine alan, toplum temelli çalışmalar çocuk politikalarında getirilen yeniliklerin başında gelmektedir. Uluslararası düzeyde hazırlanan ve imzalanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi gibi birçok anlaşmanın ardından, Tokyo Kuralları olarak da bilinen Hapis Dışı Önlemlerle İlgili Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları da hapis dışı önlemlerin kullanılmasını geliştirmek için temel prensipleri ve hapse alternatif bir cezaya tabi olan kimseler için minimum korunmaları düzenlemektedir. Çocuk Hakları ile İlgili Temel Belgeler, Dostlar Dayanışma Derneği Ankara Şubesi, Ankara,

14 Yine Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan Çocuğun yüksek yararı ilkesine göre, ki çocuğun yüksek yararı denildiğinde çocukların biyolojik, psikolojik ve sosyolojik gereksinimlerinin karşılanması anlaşılmaktadır, cezalandırıcı değil, onarıcı adalet sisteminin yerleştirilmesi gerekmektedir. Avrupa Konseyi nin, Avrupa Birliği nin Hukuk birimi arasında yer alan tavsiye kararları da, özellikle çocuk adaletinde onarıcı adalet uygulamalarının yerleşmesini öngörmektedir. Gençler tarafından işlenen suçlara karşı, kamu davası açma yerine uygun alternatif yöntemlerin yaygınlaştırılması da, bir Avrupa Birliği standardı haline gelmiştir. 6 Mukayeseli hukuk Açısından Ceza Sorumluluğu Yaşı ve Alternatif Yaptırımlar; Prof. Dr. Feridun Yenisey 14

15 Çocuk adalet sisteminin amacı; kanunla ihtilaf halindeki her çocuğun topluma kazandırılması ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin sağlanmasıdır. Onarıcı adalet de, tanımı gereği, intikam kavramıyla bağdaşan anlayışın karşısında duran ve suç davranışının sebep olduğu zararın onarılması/tazmin edilmesi üzerinde duran bir adalet anlayışıdır. Onarıcı adalet anlayışı geleneksel ceza adaletinin bir alternatifi olmaktan çok bir tamamlayıcısıdır. Geleneksel yaklaşımlardan temel farkı, suç oluşturan eylemin devletten çok kişilere ve topluma yönelik olduğu kabulüne dayanmasıdır. 15

16 Bu anlayış, geleneksel ceza adaletindeki suçlama ve suçluluktan ziyade sorumluluk ve zararın onarımı ile topluma geri kazandırmaya odaklanarak, mağdur ve failin iletişimi ve insanileştirilmesi aracılığıyla adalete erişmeyi amaçlar. Bu hedeflere ulaşılması, tüm tarafların katkısına imkân sağlayan işbirliğine dayalı süreçler aracılığıyla mümkün olur. Bu bağlamda onarıcı adalet anlayışının suçun tekrarını önleme ve çocuğu topluma geri kazandırma anlamında önemli bir işlevi vardır. Çocuk ve genç suçluluğu özelinde toplum temelli iyileştirme/tedavi programlarının başarısı onarıcı adalet anlayışı ile artmaktadır. ABD Adalet Bakanlığı ile çocuk adalet ve çocuk suçluluğu önleme ofisine göre onarıcı adalet prensiplerini şu şekilde sıralayabiliriz: 7 Onarıcı Adalet: Mağdur fail arabuluculuğu ve uzlaşma uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı- Galma Jahic - Burcu Yeşiladalı /İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları 16

17 1. Suç hasar, zarar ve yarardır. 2. Suç, mağdur kişileri ve toplulukları, suça yönelen gençleri incitir ve bu zararın düzeltilmesi zorunluluğunu oluşturur. 3. Suçun neden olduğu zararın nasıl telafi edileceği, mağdurun bakış açısı merkeze alınarak belirlenir. 4. Suça yönelen çocuk ve gençler sorumluluklarını kabul etmeli ve ortaya çıkan zararın telafisinde aktif rol almalıdırlar. 5. Toplum, mağdur ve fail dahil olmak üzere tüm üyelerinin refahından sorumludur. 6. Bütün insanlar saygınlık ve değer taşır. 7. Onarıcı çocuk adaletinin öncelikli amacı, zararın telafisi ve toplum içindeki ilişkilerin yeniden düzenlenmesi anlamında onarımdır. 17

18 8. Sonuçlar, ne kadar ceza verildiği ile değil, ne kadar zararın telafi edildiği ile ölçülür. 9. Toplumun aktif katılımı olmadan suçun kontrolü sağlanamaz. 10. Çocuk adaleti süreci; yaşa, yeteneğe, cinsel yönelime, aile statüsüne, farklı kültürlere ve geçmişlere ırki, etnik, coğrafi, dini, ekonomik ve diğer- saygılıdır ve bunlar arasında fark gözetmeksizin işler. Bu prensipler doğrultusunda, çocuk adalet sisteminde onarıcı adalet anlayışının mağdur ve fail ayrımı yapmadan, suçtan her iki tarafın da zarar gördüğü ve bu zararın telafi edilmesinde suça itilen gencin hem toplumla, hem de mağdurla uzlaşmasının önem taşıdığı söylenebilir. 8 U.S. Department of Justice, Office of Justice Programs, Office of Juvenile Justice and Delinquency Prevention, Guide for Implementing the Balanced and restorative Justice Model, ( ). 18

19 Onarıcı adalet anlayışı gence, suçun mağduru için zararın kabul edilebilir ve tatminkâr bir şekilde tazmin edilmesi gibi, suçun yarattığı problemi düzeltmek üzere, daha yapıcı yollar önerir ve suçu işleme sebebini açıklama fırsatı verir. Gencin, davranışlarının sonucunu anlaması, davranışlarının yanlış olduğunu kabul etmesi ve yaptığı yanlış davranışın olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmak için gerekenleri yapmaya hazır olması, onun kişiliğinin gelişimine olumlu bir katkı sağlayacak ve toplum tarafından kabul görmesine yardımcı olacaktır. Daha da önemlisi, suça itilen çocuk/genç ile mağdur arasında uzlaşma sağlandığı takdirde, genç bir ıslah kurumuna yerleştirilmeyecek, suçlu olarak etiketlenmeyecek ve böylece hapishanenin getireceği 19

20 olumsuz çevreye de (tekrar suç davranışı göstermesinde etkili bir yer olarak) girmemiş olacaktır. Suça itilen çocuk ve gençlerin toplumla uzlaşmaları ya da toplumla bağlarının yeniden kurulması bu çocuk ve gençlerin kişisel becerilerinin geliştirilmesi, meslek edinmeleri ve en önemlisi ilgi görmeleri ile mümkündür. Çocuk adalet sistemi, söz konusu çocuk ve gençlerin becerilerini geliştirip, bunları yaratıcı bir şekilde ortaya koyma fırsatı sağladığı ölçüde suçun tekrarını önleme konusunda başarılı olabilir. Daha önce belirttiğimiz gibi, bugün pek çok Avrupa ülkesinde çocuk adalet sisteminde hapsin son çare olarak kabul edildiği görülmektedir. Torbel, P. Ve D. Thomas, Advancing Competency Development: A White Paper for Pennsylvania, National Center for Juvenile Justice,

21 Diversion olarak tanımlanan ve ülkemizde yönlendirme olarak kullanılan, suça sürüklenen çocukları adlî kovuşturmanın dışında tutabilecek tedbirler, çocuk veya gencin mahkeme veya hapis dışındaki çözümlerle toplumla bütünleştirilmesini ve ceza adalet sisteminin aşırı yükünün azaltılmasını amaçlamaktadır 10. İlk defa suç işleyen çocuğun adalet sistemine girişini önlemek amacıyla kullanılan ilk yönlendirme yöntemi, polis tarafından uygulanan adli tevbih yöntemidir. Polis, basit suç işlemiş genç hakkında ailesi ve sosyal çalışmacı ile temasta bulunduktan sonra, gence yaptığı işin olumsuz sonuçlarını anlatan bir konuşma yapılır ve kamu davasının açılması önlenir Jünschke, K. ve U. Tekin, Jugendkriminalität: Gegen die Kriminalisierung von Jugendlichen. Ed. Andere Buchkaden, Unicef Innocenti Dİgest 3, Juvenile Justice 21

22 Onarıcı adalet programları, çocukları yargılayan, mahkûm ederek, onlara suçlu damgası vuran adalet sistemlerine etkili bir alternatiftir. Onarıcı adalet programları, özellikle eğitim ağırlıklı olmaları sebebiyle, kovuşturmadan ayrılma (diversion) tedbirlerinin geliştirilmesine elverişli olup, hürriyeti bağlayıcı cezalara alternatifler sunarlar. Suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılmasını ve sosyal sorumluluğunun geliştirilmesini sağlayan onarıcı adalet programları, gencin etrafında bir toplum gözetimi kurulmasını sağlar ve bu yönüyle toplum desteğini de kolaylıkla kazanırlar. 12 Çeşitli araştırmalar bu çeşit programlara katılan, program sonunda alınan kararları ve yükümlülükleri yerine getiren gençlerin genel olarak %50 sinin tekrar suça yönelmelerinin azaldığını ortaya koymaktadır Özbek, Mustafa: Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Onarıcı Adalet Programları ve Çocuk Arabuluculuğu 13 Juvenile Delinquency World YOUTH Report, 2003:

23 Günümüzde birçok ülkede, suça sürüklenen çocuklara yönelik çeşitli onarıcı adalet programları geliştirilmiştir. Mevcut bu programlar arasında ülkeden ülkeye, çatışmanın değişik yorumları ve bu çatışmanın nasıl belirlenmesi ve çözülmesi üzerine geliştirilen değişik bakış açılarından kaynaklanan farklılıklar görülse de, birçok ortak yönleri de vardır. Bu ortak özellikler de, her programın, suçun hem mağdurlarına hem de faillerine sundukları fırsatlar olarak tanımlanabilir. Başlıca onarıcı adalet programları şu şekilde sıralanabilir: 1) Mağdur fail arabuluculuğu (victim offender mediation), 2) Topluluk ve aile grup toplantısı (community and family group conferencing), 3) Grup müzakeresi (circle sentencing), 23

24 4) Uzlaşma grupları (peacemaking circle), 5) Onarıcı denetimli serbestlik ve toplum heyetleri (reperative probation and commuity boards and panels). Birçok yargı sisteminde, onarıcı adalet programları (örneğin arabuluculuk programları), öncelikle suça sürüklenen çocuklar için geliştirilmiş, daha sonra yetişkinlere uygulanan programların temelini oluşturmuştur. 14 Birçok ülkede gençlere yönelik mevzuatlar, özellikle gençler için ceza adalet sistemi dışına yönlendiren programlar oluşturulmasını sağlar. Bu programların çoğu, onarıcı adalet ilkeleriyle paralel şekilde geliştirilmiştir. 14 Özbek, Mustafa: Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Konulu Tavsiye Kararı (DEÜHFD 2005/1, s ), s

25 Bunun yanı sıra, ceza adaleti sisteminin dışında, okullarda ya da toplumlarda oluşturulan bazı programlar, toplumun hafif suçlara, resmi bir suçlama yapılmaksızın, eğitime dayalı uygun bir tepki verilmesini sağlar. Normalde resmi ceza adaletinin konusu olabilecek çocukların işlediği hafif suçlar, (çocuklar arasında çıkan kavgalar, basit yaralamalar, ufak hırsızlıklar, okul araç ve gereçlerine zarar verme gibi) çocuk arabuluculuğu veya anlaşmazlık çözüm gruplarına havale edilmektedir United Nations Office on Drugs and Crime, Handbook on Restorative Justice Programmes, s

26 26 ABD ve Avrupa Birliği Ülkelerinde Çocuklara Yönelik Onarıcı Adalet Uygulamaları

27 1. Okul ve Üniversitelerde Arabuluculuk Programları: Amerika Birleşik Devletleri eğitim sisteminde arabuluculuğa oldukça yaygın şekilde başvurulur. Okul ve üniversitelerde arabuluculuğa farklı şekillerde başvurulabilir, ancak en çok kullanılan yöntem akran arabuluculuğu dur (peer mediation). Akran arabuluculuğunda, öğrenci arabulucular, yaşıtları olan diğer öğrenciler arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkları çözmek için görev yaparlar. Öğrenciler arasında bir anlaşmazlık çıktığında, öğretmenler, geleneksel disiplin hukuku yöntemlerini kullanmak yerine, arabuluculuğa başvurarak uyuşmazlığa düşen öğrencileri arabulucuya yönlendirirler. Arabulucu da arabuluculuk ve anlaşmazlık yönetimi (negotiation skills) üzerinde eğitim almış bir öğrencidir. 27

28 Bu yöntem, Amerika Birleşik Devletleri nde hemen her eyalette ve eğitim sisteminin hemen her kademesinde, okul temelli anlaşmazlık yönetimi adı altında uygulanmaktadır. Yöntem, öğrenciler arası anlaşmazlıkların çözümü yanı sıra, idari uyuşmazlıkların ve kurumla diğer kişiler arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde de kullanılmaktadır. Unutulmaması gereken bazı noktalar; arabuluculuğun, arabuluculuk yöntemleri konusunda eğitim almış tarafsız bir arabulucu tarafından yönetilmesi ve arabuluculuğa başvurunun gönüllü olması gerektiğidir. 28

29 2. Mağdur-Fail Arabuluculuk Programları: Mağdur-fail arabuluculuğu, Avrupa Konseyi nin Ceza Konularında Arabuluculuk Hakkında Tavsiye Kararında...mağdurun ve failin, serbestçe kabul ettikleri takdirde, tarafsız bir üçüncü şahsın (arabulucu) yardımı ile suçtan doğan konuların çözümlenmesine aktif olarak katılabildikleri herhangi bir süreç olarak tanımlanmaktadır. 16 Mağdur-fail arabuluculuğu, mağdurların çıkarlarının korunması, zararlarının giderilmesi ve faillerin topluma kazandırılması amacıyla ortaya çıkmış olup, Kuzey Amerika ve pek çok Avrupa ülkesinde uygulanan bir alternatif çözüm yoludur. Suça itilmiş çocukların işin içinde olduğu anlaşmazlıklarda arabulu- 16 Onarıcı Adalet: Mağdur fail arabuluculuğu ve uzlaşma uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı/ Galma Jahic - Burcu Yeşiladalı /İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, s

30 culuğa başvurulması arabuluculuk süreci çocuk için başlı başına bir eğitim sayıldığından, özellikle önem taşır. Çocuk Haklarına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmeleri de, suça itilmiş çocuklar hakkında arabuluculuk uygulamalarının geliştirilmesini önerir. 17 Arabuluculuk programlarında fail, suçtan etkilenen kişi ile yüzyüze gelip, mağdur üzerinde yarattığı olumsuz sonuçları görerek sorumluluk aldığından aynı suçu tekrar işleme olasılığı azalmaktadır. 18 Yapılan pek çok araştırma da, arabuluculuk sürecine katılan çocuklar arasında tekrar suç işleme oranının azaldığını göstermektedir. 17 Özbek, Mustafa: Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Onarıcı Adalet Programları ve Çocuk Arabuluculuğu 18 Mukayeseli hukuk Açısından Ceza Sorumluluğu Yaşı ve Alternatif Yaptırımlar; Prof. Dr. Feridun Yenisey 30

31 Göz önünde bulundurulması gereken birçok değişken olsa da, MFA programlarının ortaya çıkışında bazı temel sebeplerin görülmesi mümkündür. Pek çok örnekte çıkış noktası, çocuk adalet sistemi içinde görev alan profesyonelleri, çocuk suçlarıyla ilgili daha yapıcı yollar aramaya teşvik eden yaklaşım değişikliği olmuştur MFA yı reşit olmayanlar için kullanan ilk halk tabanlı girişimlerden biri seksenlerin sonunda Belçika da ortaya çıkmıştır. Akademisyenler ve araştırmacılar, çeşitli araştırmalar yaparak ve onarıcı adaletin teorik çerçevesini genişleterek bu gelişime ciddi anlamda katkıda bulunmuşlardır. Norveç te, 1981 de, ilk MFA pilot projesi reşit olmayanlar için başlatılmıştır. Amaç genç faillere daha yapıcı ve daha eğitsel bir şekilde yaklaşmaktır. Norveçli kriminolog Nils Christie nin fikirleri, çatışmayla mücadele etmeye yönelik bu yöntemin teorik çerçevesini oluşturmuştur. Burada vurgulanan, tarafların içinde bulundukları çatışmayı çözmede 31

32 kendilerinin aktif bir rol oynamasına izin verilmesidir. Christie nin bahsettiği, toplumun suçla baş etmesi için sürece dâhil olması ve tam anlamıyla katılım göstermesi, gönüllü arabuluculara dayanarak yürütülen Norveç ve Finlandiya örgüt modellerinin temelini teşkil etmektedir. MFA, yine genç faillere yönelik suç politikasını geliştirmek amacıyla, seksenlerin sonunda İtalya ve İspanya da ve daha sonra Portekiz de uygulanmıştır. Bu ülkelerde ilk pilot projeler, suçun altında yatan sosyal ve ekonomik güçlüklerin ve ceza adalet sisteminin genç faillerin suç işleme nedenlerinin saptanmasında gösterdiği başarısızlığın farkında olan bir dizi profesyonel grubun girişimleri ile başlatılmıştır. İtalya da, arabuluculuğun uygulanması hakkında Adalet Bakanlığına bağlı Genç Hukuku Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir yönetmelik de bulunmaktadır UN Congress on the Prevention of Crime and the Treatment of Offenders, Vienna,

33 Avusturya da ise, seksenlerin başında, reşit olmayanlarla çalışan sosyal hizmet uzmanları MFA programlarının derhal uygulanmasını talep etmişlerdir. Bu durum, çocuk adalet sisteminde kamu hizmetinin alternatif bir önlem olarak ülke çapında başlatılmasıyla ve daha güçlü mağdur hakları akımının etkisi ile ortaya çıkmıştır. 20 Mağdur fail arabuluculuk programlarının en çok uygulandığı ülkelerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri nde de, arabuluculuk programlarının temel önceliği suça sürüklenen çocuklardır. Amerika Birleşik Devletleri nde 1999 yılında, mağdur fail arabuluculuk programları üzerinde yapılan ulusal bir araştırmaya göre, mevcut programların %45 i sadece çocuklara hizmet sunmaktadır Onarıcı Adalet: Mağdur fail arabuluculuğu ve uzlaşma uygulamaları: Türkiye ve Avrupa Bakışı/ Galma Jahic- Burcu Yeşiladalı /İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, s Umbreit, Mark S.: Victim Offender Mediation in Juvenile or Criminal Courts (ADR Handbook for Judges, American Bar Association 2004, s ), s

34 34 Türkiye de Çocuk Arabuluculuğu

35 Ülkemizde çocuk arabuluculuğu 22, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde uygulanmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanununun arabuluculuğa ilişkin hükümleri, gerek suça sürüklenen çocuklar, gerek arabuluculuğa tâbi bir suça maruz kalan suç mağduru çocuklar bakımından uygulanır. Çocuk Koruma Kanununda arabuluculuğa yer verilmesi, Çocuk Koruma Kanunundaki çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması ve çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması ilkeleri dikkate alındığında oldukça isabetli olmuştur. 22 Özbek, Mustafa: Suça Sürüklenen Çocuklara Yönelik Onarıcı Adalet Programları ve Çocuk Arabuluculuğu 35

36 Mukayeseli hukukta, çocuklara ve yetişkinlere uygulanan arabuluculuk arasında bazı farklılıklar olsa da, arabuluculuğun genel usûl ve esasları her ikisinde de oldukça benzerdir 23. Ancak, arabuluculuk sürecinin işleyişinde, çocukların hassasiyetlerinin dikkate alınarak özel düzenlemeler yapılması yararlı olur. Ülkemizde de Ceza Muhakemesi Kanununda arabuluculuğa tâbi suçlar belirlenirken, çocuklarla yetişkinlerin işledikleri suçlar arasında bir ayırım yapılmamıştır. Oysa arabuluculuğun amaçları doğrultusunda, suça itilmiş çocuklar için arabuluculuğun kapsamının daha geniş tutulması gerekir. 23 Umbreit, Mark S./Coates, Robert B./Vos, Betty: Victim Offender Mediation: Evidence-Based Practice Over Three Decades (The Handbook of Dispute Resolution, San Francisco 2005, s ), s

37 Çocuk Koruma Kanununda çocukların korunması için öngörülen güvenceler, arabuluculuk sürecinde de uygulanmalıdır. Bu bağlamda, arabuluculuk sürecinde, çocuk ve ailesi herhangi bir nedenle ayrımcılığa tâbi tutulmamalı, çocuklara, durumları ve suçları ile orantılı ve kendi yararlarına olacak biçimde muamele edilmelidir. Bunun yanı sıra, çocuk ve ailesinin bilgilendirilmesi suretiyle arabuluculuk sürecine katılmaları, görüş ve düşüncelerini özgürce açıklamaları, etkili bir uyuşmazlık çözüm sürecinin izlenmesi sağlanmalıdır. Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 12 nci maddesinin bir gereği olarak, arabuluculuk müzakerelerinde tarafların ve özellikle çocuğun yeterli ve eşit fırsata sahip olmasına özen gösterilmeli, çocuğa yeterli söz hakkı tanınmalıdır. 37

38 Arabuluculuk süreci boyunca failin bir çocuk olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Çocuğun, müzakerelerin her aşamasında görüşü alınmalı, özellikle de arabuluculuk sonunda giderim anlaşması yapılırken, anlaşma koşulları, çocuğun ihtiyaçları, ve menfaatleri dikkate alınarak formüle edilmelidir. Çocuk Koruma Kanununun 41 inci maddesi doğrultusunda, giderim anlaşmasının yapılması ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun şekilde eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesine imkân tanınmalıdır. Ek olarak, gizlilik olmadan arabuluculuk müzakereleri samimi ve özgür bir şekilde yürütülemeyeceğinden, müzakereler gizli olarak yürütülür (CMK m. 253,13). Arabuluculuk müzakerelerine çocuk, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil dışında kimse katılamaz. Gizlilik ilkesi, çocuk ve mağdur açısından önemli bir güvencedir. 38

39 Suça itilmiş çocukların korunması, eğitilerek topluma yeniden kazandırılmaları için önemli bir fırsat olabilecek arabuluculuk süreci, yalnız bir anlaşmazlık çözüm yolu olarak görülmemeli, ceza adaleti sisteminin bir parçası haline getirilmelidir. Ülkemizde de çocuk arabuluculuğunun gelişmesi için, eğitimli arabulucular yetiştirilip, arabuluculuk kurumu ilköğretimden üniversitelere kadar eğitimin her düzeyine yayılmalıdır. 39

40 40 Türkiye de Çocuklara Yönelik Denetimli Serbestlik Uygulamaları

41 Hapsetmeye alternatif olarak geliştirilen uygulamaların başında denetimli serbestlik sistemi (probation) gelmektedir. Denetimli serbestlik uygulamaları, belli koşullar çerçevesinde işlenmiş suçlara yönelik olarak hapis cezası yerine, cezanın toplum içinde infaz edilmesi anlamına gelmektedir. Ülkemizde 1970 li yıllardan itibaren gözetim olarak bilinen uygulamalar, 2005 yılında yapılan yasal düzenlemelerle denetimli serbestlik adıyla işlerlik kazanmış ve yaygınlaştırılmıştır. Denetimli serbestlik mekanizması, kişinin işlediği suç nedeniyle tutuklanması veya cezaevine girmesi yerine, cezasını toplum içerisinde gözetim ve denetim altında çekmesini ifade eden, toplum temelli alternatif bir sistemdir. 41

42 Bu sistemde suç işlemiş kişi şarta bağlı olarak serbest bırakılır, kendisine mahkemece belirlenen koşullar ve süre içerisinde denetim planı doğrultusunda birtakım yükümlülükler getirilir. Suç işlemiş kişinin sosyalleşmesini teşvik etme, yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirme ve toplumla yeniden bütünleşmesini sağlama çabaları olarak da tanımlanabilir. Yetişkin suçluluğundan farklı olarak çocuk suçluluğunda, suçun sorumlusu çocuk değildir. Bu anlamda çocuk suça itilerek aynı zamanda suçun mağdur u olmaktadır. Denetim altına alınan çocuğa ceza değil sorumluluk verilmektedir. Dolayısıyla bu sistem, özelikle suçla ilişkileri yetişkinlerden farklı olan çocuklar açısından son derece yararlıdır. 42

43 Çocukların ceza infaz kurumlarında bulunmaları, özellikle ilk kez suça karışmış çocukların farklı suç ve suçlu tipleriyle ve suçu alışkanlık haline getirmiş kişilerle temasa geçerek, daha çok zarar görmelerine ve vermelerine neden olabilmektedir. Denetimli serbestlik sistemiyle ise, suça karışmış çocuğa toplumla barışma imkanı sunulurken, diğer yandan çeşitli açılardan destek görmesi sağlanmakta, böylelikle çocuk, yeniden suça teşvik edecek etki ve ilişkilerden uzaklaştırılmaktadır. Böylelikle hem çocuk hem de toplum çok yönlü olarak korunmaktadır. Ayrıca, denetimli serbestliğin maliyeti, çocuğun bir ceza infaz kurumuna girmesinin maliyetinden daha düşüktür ve bu kurumlarda yaşanan kalabalıklaşma engellendiğinden bunun beraberinde getirdiği asayiş ve güvenlik sorunlarıyla daha az karşılaşılmaktadır. Çocukları yasalarda suç sayılan birtakım eylemlerde bulunmaya iten 43

44 nedenler sorgulanmaksızın caydırıcılık amacıyla cezaların üst sınırlarının arttırılması suçla mücadelede etkili olamamaktadır. Yurt dışındaki uygulamalar bu sistemin, kapalı kurumlardaki uygulamalara göre daha başarılı olduğunu, çocuklarda tekrar suça karışma oranının düştüğünü göstermektedir. Kısacası, denetimli serbestlik uygulamaları çocuk ve gençlerin belli yükümlülükleri yerine getirmeleri şartıyla, toplumdan uzaklaşmadan cezalarının infaz edilmesini sağladığı gibi, mağdurların talep etmesi halinde, suçun neden olduğu zararın telafisine gerekli desteği sağlamaktadır. Toplum temelli tretman programlarından birisi olarak kabul edilen denetimli serbestlik uygulamalarının başarısı, yukarıda da belirtildiği gibi, onarıcı adalet anlayışının yaygınlaşması ile mümkündür. 44

45 Denetimli Serbestlik Hizmetlerinin Temel İlkeleri; İnsan onuruna saygı ve dürüstlük: Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde görev alanlar; insan haklarına saygı, dürüstlük ve kararlılık çerçevesinde hareket edecek; görevlerini yerine getirirken aşağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düşürücü davranışlarda bulunmayacaktır. 45

46 Gizlilik: Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde görev alanlar; suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlü ya da bunların ailesi hakkında öğrenmiş olduğu bilgileri veya düzenlediği raporların gizliliğini koruyacaktır. Bu bilgiler kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemeyecektir. 46

47 Tarafsızlık: Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde görev alanlar; görevleri ile ilgili belgeleri inceleyebilecek; ancak buradan elde ettiği bilgilerle ilgili olarak soruşturmanın gizliliği ilkesine uyacak, tarafsızlığına gölge düşürecek davranış ve ilişkilerden kaçınacak ve davanın taraflarına eşit uzaklıkta olacaktır. 47

48 Çocuğun yüksek yararı: Çocuğun yüksek yararı ilkesi, çocuk hakları sözleşmesinde belirtilen dört temel çocuk hakkını merkeze alır. Bunlar; yaşama ve gelişme hakkı, eğitim hakkı, ayrım gözetmeme hakkı ve katılım hakkıdır. Çocuğun yüksek yararı denildiğinde çocukların biyolojik, psikolojik ve sosyolojik gereksinimlerinin karşılanması anlaşılmaktadır. Çocuğun yüksek yararını tehdit eden olumsuzlukların başında eğitimsizlik, yeterli sağlık hizmetleri alamama, olumsuz çevre koşullarında yaşama, sokakta yaşama, sokakta çalışma, çocuk işçiliği ve çocuklara yönelik ihmal, istismar ve şiddet gelmektedir. 48

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Adli psikoloji, psikologların görev alabileceği ve topluma hizmette çok öneme sahip bir alandır. Çünkü suç durumlarında, gerek suçlular gerek mağdurlar açısından

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayı Konu : 56020453/2013-610.01-1084/1884/3417 : Yazılı soru önergesi TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13/12/2013 tarihli ve 43452547-120.00-7/35141-261866

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU

BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU BATMAN BAROSU ÇOÇUK HAKLARI KOMİSYONU BATMAN ÇOCUK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDEN ALINAN VERİLERE GÖRE; 2008-2012 Yılları arasında meydana gelen adli olay sayısının yıllara göre dağılımı: 1000 900 800 700 600 500

Detaylı

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ NİN 2014/4 SAYILI ELEKTRONİK İZLEME İLE İLGİLİ TAVSİYE KARARI

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ NİN 2014/4 SAYILI ELEKTRONİK İZLEME İLE İLGİLİ TAVSİYE KARARI T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ NİN 2014/4 SAYILI ELEKTRONİK İZLEME İLE İLGİLİ TAVSİYE KARARI DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANLIĞI Avrupa Konseyi

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

KORUMA KURULLARI. Kanuni Dayanak: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu

KORUMA KURULLARI. Kanuni Dayanak: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu KORUMA KURULLARI Kanuni Dayanak: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu KORUMA KURULLARININ OLUŞUMU: 1) Koruma kurulları; adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde Cumhuriyet başsavcısının veya

Detaylı

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Kanun No: 4620 Kabul Tarihi : 31/1/2001

Detaylı

DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUN. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Tanımlar, İlkeler ve Yükümlülükler. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar

DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUN. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Tanımlar, İlkeler ve Yükümlülükler. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUN Kanun Numarası : 5402 Kabul Tarihi : 3/7/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 20/7/2005 Sayı : 25881 BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Tanımlar, İlkeler ve Yükümlülükler

Detaylı

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ Genel olarak tutuklamayla ilgili hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun Birinci kitap, Dördüncü kısmın İkinci Bölümünde 100. ve müteakibindeki

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara ÇHS 1. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu hariç TCK 6. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu dahil ÇKK 3. maddesi 18 yaşından küçüklere

Detaylı

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi*

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* 23 Nisan 1999 tarihinde Uluslararası Savcılar Birliği tarafından onaylanmıştır. *Bu metin, HSYK Dış İlişkiler ve Proje

Detaylı

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71 ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Prof. Dr. A. Gürhan Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı http://www.fisek.org Faks. 0312.395 22 71 İnsana verilen değerin bileşik göstergesi Güvence Sağlık Hak arama

Detaylı

Yaşınız kaç diye sorduk;

Yaşınız kaç diye sorduk; #UKGE- UYUŞTURUCUYA KARŞI GENÇ EYLEM PROJESİ ANKET DEĞERLENDİRMESİ TEMMUZ- AĞUSTOS/2015 Uyuşturucuya Karşı Genç Eylem Projesi nin ikinci aşaması olan anket çalışması Temmuz- Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirildi.

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) :

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: Bakanlar Kurulu Kararı

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin Uygulanması Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme CRC/C/TUR/Q/2-3 Dağıtım: Genel 16 Kasım 2011 Aslı: İngilizce Çocuk Hakları Komitesi Altmışıncı Oturum 29 Mayıs 15 Haziran 2012 Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Davranıs ve Çalısma İlkeleri

Davranıs ve Çalısma İlkeleri Davranıs ve Çalısma İlkeleri Saint-Gobain Grubu, hem yönetim hem de calışanlar tarafından uygulanan ve yıllar boyunca Grubun faaliyetlerine yön veren bir takım ilkeler geliştirmiştir. Günümüzde grup, bu

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİNİN TARİHÇESİ Doğaüstü Güçlere Dayalı Perspektif Klasik Okul

Detaylı

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/01/2012-31/01/2012) ĠÇĠNDEKĠLER

AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/01/2012-31/01/2012) ĠÇĠNDEKĠLER T.C. ADALET BAKANLIĞI KANUNLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 09/02/2012 AYLIK FAALĠYET RAPORU (01/01/2012-31/01/2012) ĠÇĠNDEKĠLER 1- MEVZUAT... 3 1.1- KANUNLAR... 3 1.1.1-6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu... 3

Detaylı

DTÜ BİLGİ İŞLEM DAİRE

DTÜ BİLGİ İŞLEM DAİRE 5651 Sayılı Kanun Hakkında Bilgilendirme Toplantısı ODTÜ KKM Ayla ALTUN ayla@metu.edu.tr Bilgi ĠĢlem Daire BaĢkanlığı, 16 Mart 2009 TOPLANTI PROGRAMI I. BÖLÜM (14:00 15:00) : 5651 Sayılı Kanun Hk. Genel

Detaylı

YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU. Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014

YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU. Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014 YABANCILAR ve ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Yayım tarihi: 11 Nisan 2013 Yürürlük tarihi: 11 Nisan 2014 Diğer Mevzuat - Değiştirilen Hükümler 1950 tarihli 5682 sayılı Pasaport Kanun 2/7/1964 tarihli 492 sayılı

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

GİRİŞ. Son bölümde ise Türk ceza hukuku açısından uzlaştırma kavramı incelenerek CMK ve diğer yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilecektir.

GİRİŞ. Son bölümde ise Türk ceza hukuku açısından uzlaştırma kavramı incelenerek CMK ve diğer yasal düzenlemeler hakkında bilgi verilecektir. Çalışmada onarıcı adalet kavramının uygulamaları olan mağdur-fail arabuluculuğu, aile-grup müzakeresi, uzlaşma çemberleri ve onarıcı adalet kurullarının genel olarak özellikleri ve mahkeme yönlendirmeli

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Dokuz Eylül Üniversitesinde etik kültürünü

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Çocuk; Kanuna göre reşit olma durumları hariç 18 yaş altı herkese çocuk denir. Çocuk bütün canlılar içinde en uzun süre bakımı, korunmayı ve sevgiyi gerektiren varlıktır. Bir toplumun ilerleyebilmesi ve

Detaylı

Strazburg, 7 Aralık 2007 CEPEJ (2007)15. Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu (CEPEJ)

Strazburg, 7 Aralık 2007 CEPEJ (2007)15. Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu (CEPEJ) Strazburg, 7 Aralık 2007 CEPEJ (2007)15 Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu (CEPEJ) İdari Merciler ve Özel Kişiler Arasındaki Uyuşmazlıklar için Yargı Yoluna Alternatif Çözüm Araçları Hakkındaki Tavsiye

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Anka Çocuk Destek Programı Uygulama Yönergesi BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1) Bu Yönergeninin amacı; suça sürüklenmesi,

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM)

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM) Kabul Tarihi :Y.K./03.01.2014/2014-6 (Gen.Sek.Sun.) TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM) I. BÖLÜM KURULUŞ, AMAÇ, DAYANAK, KAPSAM VE TANIMLAR KURULUŞ Madde 1: Türkiye Barolar Birliği

Detaylı

2013 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER

2013 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER 2013 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Özel hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde, arabulucu ile uyuşmazlığın tarafları arasında geçerli

Detaylı

AFETLERDE UYGULANACAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AFETLERDE UYGULANACAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AFETLERDE UYGULANACAK REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİ YÖNERGESİ Tebliğler Dergisi : EKİM 1999/2505 BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönergenin

Detaylı

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Semineri 18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR 1 2003/4 Çevresel

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE 2 KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 11 Mayıs 2011 tarihinde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa

Detaylı

Sosyal Hizmetin Yasal Çerçevesi ve Politika Bağlamı. Sosyal Hizmete Giriş-8

Sosyal Hizmetin Yasal Çerçevesi ve Politika Bağlamı. Sosyal Hizmete Giriş-8 Sosyal Hizmetin Yasal Çerçevesi ve Politika Bağlamı Sosyal Hizmete Giriş-8 Yasal çerçeve ve politika bağlamı Sosyal çalışmacıların sosyal hizmet uygulamalarındaki tüm yasal mevzuatı en ince detayına kadar

Detaylı

DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE KORUMA KURULLARI KANUNU

DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE KORUMA KURULLARI KANUNU DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE KORUMA KURULLARI KANUNU Kan u n No : 5402 Kabul Tarihi : 3.7.2005 Yayımlandığı R. Gazete : 20.07.2005 tarih ve 25881 sayılı R.G. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam,

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı 3i Programme Taahhütname ARKA PLAN BİLGİSİ Temel denetim alanları olan mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsayan kapsamlı bir standart seti (Uluslararası

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

YÖNETMELİK. Gazi Üniversitesinden: GAZİ ÜNİVERSİTESİ ŞİDDET VE SUÇLA MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Gazi Üniversitesinden: GAZİ ÜNİVERSİTESİ ŞİDDET VE SUÇLA MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 19 Aralık 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28856 Gazi Üniversitesinden: YÖNETMELİK GAZİ ÜNİVERSİTESİ ŞİDDET VE SUÇLA MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

Hürriyet Mah. Taşocağı Cad. No: 72/3 Kağıthane İstanbul GSM: 0554 213 51 79 E-mail: buket.turann@gmail.com

Hürriyet Mah. Taşocağı Cad. No: 72/3 Kağıthane İstanbul GSM: 0554 213 51 79 E-mail: buket.turann@gmail.com Hakkımızda Buket Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, hukukun her alanında faaliyet gösteren bir ofistir. Büromuz müvekkillerin hukuki sorunlarına en uygun, hızlı ve ekonomik çözümler üretmektedir. Tecrübeli

Detaylı

ANONİM ŞİRKETLERDE ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILACAK GENEL KURULLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ANONİM ŞİRKETLERDE ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILACAK GENEL KURULLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK SİRKÜLER TARİHİ : 29.08.2012 SİRKÜLER NO : 2012/49 SİRKÜLER ANONİM ŞİRKETLERDE ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILACAK GENEL KURULLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

ARABULUCULUĞUN ORTAYA ÇIKIŞI

ARABULUCULUĞUN ORTAYA ÇIKIŞI ARABULUCULUĞUN ORTAYA ÇIKIŞI -Nüfus artışı -Sosyal ilişkiler -Küreselleşme -Kültürel gelişimler -Ticari hayatın gelişmesi -160 tan fazla ülkede uygulanması. -Ülkemizde 14 Kasım 2013 ten beri uygulanmaktadır.

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

c) Erişim: Herhangi bir vasıtayla internet ortamına bağlanarak kullanım olanağı kazanılmasını,

c) Erişim: Herhangi bir vasıtayla internet ortamına bağlanarak kullanım olanağı kazanılmasını, BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; internet toplu kullanım sağlayıcıları ve ticari amaçla internet toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülükleri

Detaylı

BİRİNCİ KISIM : AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR, İLKELER VE YÜKÜMLÜLÜKLER

BİRİNCİ KISIM : AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR, İLKELER VE YÜKÜMLÜLÜKLER DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU Kanun Numarası : 5402 Kanun Kabul Tarihi : 03/07/2005 Resmi Gazete Tarihi : 20/07/2005 Resmi Gazete Sayısı : 25881 BİRİNCİ KISIM : AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR, İLKELER

Detaylı

MERKEZİ FATURA KAYDI SİSTEMİNİN KURULUŞU, FAALİYETİ VE YÖNETİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

MERKEZİ FATURA KAYDI SİSTEMİNİN KURULUŞU, FAALİYETİ VE YÖNETİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Merkezi Fatura Kaydı Sisteminin kuruluş, faaliyet ve yönetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Detaylı

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 663 sayılı KHK Md.11 Sağlık Bakanlığı bilişim uygulamalarını yürütmek üzere doksanlı

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Sigortacılık Etik İlkeleri

Sigortacılık Etik İlkeleri Sigortacılık Etik İlkeleri ETİK İLKELERİN AMACI Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Sigortacılık Etik İlkelerinin amacı; sigorta ve reasürans şirketlerinin, müşterileri, çalışanları, aracıları,

Detaylı

ICF Etik Kuralları. Müşteri: Müşteri / Koçluk Alan koçluk hizmeti verilen kişidir.

ICF Etik Kuralları. Müşteri: Müşteri / Koçluk Alan koçluk hizmeti verilen kişidir. ICF Etik Kuralları Önsöz ICF, koçlukta mükemmelliğin korunması ve teşvik edilmesinde kararlıdır. Bu nedenle, ICF tüm üyeleri ve unvanlı koçlarından (koçlar, mentor koçlar, koç süpervizörleri, koçluk eğitmenleri

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURUL. Çeviren: Dr. Ahmet ULUTAŞ* 8 Ekim 2013 A/HRC/RES/24/12 Dağıtım: Genel İNSAN HAKLARI KONSEYİ 1

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURUL. Çeviren: Dr. Ahmet ULUTAŞ* 8 Ekim 2013 A/HRC/RES/24/12 Dağıtım: Genel İNSAN HAKLARI KONSEYİ 1 24. Oturum Gündem Maddesi 3 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURUL * 8 Ekim 2013 A/HRC/RES/24/12 Dağıtım: Genel İNSAN HAKLARI KONSEYİ 1 Medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar ile kalkınma hakkı dahil

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ KAFKAS ÜNİVERSİTESİ YABAN HAYATI KORUMA, KURTARMA, REHABİLİTASYON VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmenliğin amacı; Kafkas Üniversitesine

Detaylı

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında

Detaylı

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİNİN TÜRKİYE NİN BM ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE EK ÇOCUK SATIŞI, ÇOCUK FAHİŞELİĞİ VE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ EK PROTOKOLÜNE İLİŞKİN İLK DÖNEMSEL RAPORUNA YÖNELİK NİHAİ GÖZLEMLERİ 1. Komite,

Detaylı

ISO-BGYS-PL-02 Bilgi Güvenliği Politikası

ISO-BGYS-PL-02 Bilgi Güvenliği Politikası ISO-BGYS-PL-02 Bilgi Güvenliği Politikası İlk Yayın Tarihi : 08.10.2015 *Tüm şirket çalışanlarının görebileceği, şirket dışı kişilerin görmemesi gereken dokümanlar bu sınıfta yer alır. ISO-BGYS-PL-02 08.10.2015

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI : B.O2.1.SÇE.O.11.00.01.M-5-4-2000/26

T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI : B.O2.1.SÇE.O.11.00.01.M-5-4-2000/26 T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SAYI : B.O2.1.SÇE.O.11.00.01.M-5-4-2000/26 A N K A R A KONU : Korunmakta Olan Çocuklar Hakkında Düzenlenen 07 HAZİRAN 2000 Raporlar.

Detaylı

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI ARABULUCULUK GENEL GÖRÜNÜMÜ 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 22.06.2012 tarihli ve 28331 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

Detaylı

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Ankara, 2010 Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Eğitimci El Kitabı 3 YAZARLAR (İsimlerine göre sıralanmıştır) - Ahmet TÜYSÜZ (Avukat, Şanlıurfa Barosu) - Feridun YENİSEY (Prof. Dr., Bahçeşehir Üniversitesi)

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

2014 YILI FAALİYET RAPORU 2014 YILI FAALİYET RAPORU İNSAN. İnsan Kayanakları KAYNAKLARI

2014 YILI FAALİYET RAPORU 2014 YILI FAALİYET RAPORU İNSAN. İnsan Kayanakları KAYNAKLARI 2014 YILI FAALİYET RAPORU İNSAN KAYNAKLARI İnsan Kayanakları 29 İNSAN KAYNAKLARI İSMMMO da İnsan Kaynakları Yönetimi; kurum için en etkili iş gücünü bulmak, geliştirmek ve bunun sürekliliğini sağlamak

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları: Yatırım Kavramı ve En Çok Gözetilen Ulus Kayıtları

Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları: Yatırım Kavramı ve En Çok Gözetilen Ulus Kayıtları Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşmaları: Yatırım Kavramı ve En Çok Gözetilen Ulus Kayıtları Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşmaları veya dünyada bilinen diğer adıyla

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği YÖNERGESİ AKADEMİ BİRLİĞİ YÖNERGESİ Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1 tarafından yürürlüğe konan bu yönergenin amacı, Akademi Birliği nin amacını, görev, yetki ve çalışma alanlarını düzenlemektir. Tanımlar

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Ceza Usul Hukuku II HUK 308 6 ECTS Kredisi Ders (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta)

Detaylı

TBB İnsan Hakları Merkezi. İnsan Hakları İzleme, Raporlama ve Arşivleme Proje Önerisi 1 I. PROJENİN AMACI VE DAYANAĞI

TBB İnsan Hakları Merkezi. İnsan Hakları İzleme, Raporlama ve Arşivleme Proje Önerisi 1 I. PROJENİN AMACI VE DAYANAĞI TBB İnsan Hakları Merkezi İnsan Hakları İzleme, Raporlama ve Arşivleme Proje Önerisi 1 I. PROJENİN AMACI VE DAYANAĞI Proje, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, hukukun üstünlüğünün egemen

Detaylı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU VE CEVAPLARLA İÇ KONTROL Ankara-2012 İÇİNDEKİLER 1 Neden İç Kontrol? 2 İç Kontrol Nedir? 3 İç Kontrolün Amacı Nedir? 4 İç Kontrolün Yasal

Detaylı

(Türkiye Sözleşmeyi 18 Ekim 1961 tarihinde imzalamış ve 16 Haziran 1989 tarihinde onaylamıştır.)

(Türkiye Sözleşmeyi 18 Ekim 1961 tarihinde imzalamış ve 16 Haziran 1989 tarihinde onaylamıştır.) TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI A. ÇALIŞMA HAKKI VE ÖDEVİ MADDE 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik 2. fıkra: 4709-3.10.2001 / m.19) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma

Detaylı

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI İÇİNDEKİLER ESERİ TAKDİM...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR LİSTESİ...

Detaylı

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik Kavramı ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik kelimesi köken olarak Eski Yunan'a kadar gider. Etik evrensel olarak kabul gören kurallardır. Etik; doğruyla yanlışı, haklı ile haksızı, iyiyle kötüyü, adil

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

YAPI KREDİ İHBAR VE BİLDİRİM KANALLARI BEYANI

YAPI KREDİ İHBAR VE BİLDİRİM KANALLARI BEYANI YAPI KREDİ İHBAR VE BİLDİRİM KANALLARI BEYANI İÇİNDEKİLER 1. Amaç ve Uygulama Kapsamı 1 2. Kabul Edilemez Davranışlar 1 2.1 Kabul Edilemez Davranışların Bildirimi 1 2.2 Kabul Edilemez Davranışların Sonuçlandırılması

Detaylı

Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri. Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003

Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri. Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003 Okul Sağlığına Genel Bir Bakış ve Okul Sağlığında Ruh Sağlığının Yeri Dr Hilal Tıpırdamaz Sipahi 22 Ekim 2003 Okul dönemi 6-19 yaşlar arasını kapsar, iki dönemdir erken okul yaşı ve prepubesans kızlarda

Detaylı