BÜLTEN SAYI 5 T.C. MALİYE BAKANLIĞI HAZİRAN 2007 AB VE DIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI BU SAYIDA:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BÜLTEN SAYI 5 T.C. MALİYE BAKANLIĞI HAZİRAN 2007 AB VE DIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI BU SAYIDA:"

Transkript

1 T.C. MALİYE BAKANLIĞI AB VE DIŞ İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI HAZİRAN 2007 SAYI 5 BU SAYIDA: AVRUPA BİRLİĞİNDE DEVLET YARDIMLARI KAPSAMI VE İSTİSNALARI AB'NİN KOBİ'LERE YÖNELİK OLARAK YÜRÜTTÜĞÜ PROGRAMLAR VE SAĞLADIĞI MALİ DESTEKLER AVRUPA BİRLİĞİ NİN ENERJİ GÜVENLİĞİ VE TÜRKİYE TERÖRÜN FİNANSMANI VE MÜCADELE YOLLARI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ BULGAR AŞÇILAR AB YOLLARINDA ROMA ANLAŞMASININ 50. YILINDA AB - ABD EKONOMİK İLİŞKİLERİNE KISA BİR BAKIŞ GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ BÖLGESEL HAREKETİ VE AB ÇİN: DEVLİĞİNİ FARKETMEYE BAŞLAYAN DEV AVRUPA BİRLİĞİ 7. ÇERÇEVE PROGRAMI Maliye Bakanımız Sayın Kemal Unakıtan, Mayıs 2007 tarihlerinde Kuala Lumpur da düzenlenen Üçüncü Dünya İslami Ekonomik Forumu na katılım sağlamıştır. Forum da İslam Konferansı Örgütüne Üye Ülkelerin devlet adamları ile önde gelen iş adamları bir araya gelmiştir. Amacı İslam Dünyası ile diğer kültürler arasında dialog ve işbirliğini artırmak olan Forum un bu seneki ana konusu Global Engeller Yenilikçi Ortaklıklar dır. Ele alınacak konular da yenilikçilik ve yaratıcılık için işbirliği stratejileri, gelecek için iş yaratmada hükümet, iş dünyası ve eğitimin rolü ve yarının yenilikçi şirketini kurmaktır. Sayın Bakanımız Forumun ilk gününde Müslüman Ülkeleri Arasında ve Bu Ülkeler Dışında Ticaret ve Yatırım İmkanlarının Artırılması: Önümüzdeki Yol konulu oturumda bir konuşma yapmıştır. Sayın Bakanımız Mayıs tarihlerinde de Singapur da resmi ziyaretlerde bulunmuştur.

2 AVRUPA BİRLİĞİNDE DEVLET YARDIMLARI KAPSAMI VE İSTİSNALARI YONCA SAKA TUTULMAZ Devlet yardımlarının kontrolü, Avrupa Birliği nin rekabet politikasının bir parçası olarak, rekabetçi piyasaların varlığını sürdürmesine yardımcı olmak amacındadır. Devlet yardımları, bazı şirketlerin veya bazı ürünlerin yararına olacak faaliyetleri destekleyerek rekabeti bozucu bir etki yapabilmekte, piyasaya bu anlamda bir müdahalede bulunması rekabet politikalarına ters düşebilmektedir. Devlet yardımlarının kontrolü ise üye ülke pazarlarında veya AB pazarındaki mevcut tüm firmalara rekabet çerçevesinde faaliyet gösterebilecekleri bir oyun alanı sağlamaya yardımcı olmaktadır. Devlet yardımlarının engellenmesi fikrinin ardında, rekabetçi piyasa koşullarına dayanamayacak olan şirketlerin herhangi bir destekle ayakta tutulmaya çalışılması yerine, söz konusu şirketlerin piyasadan silinmeleri veya başka bir iş kolunda faaliyetlerine devam etmelerinin piyasalar için daha olumlu sonuçlar ortaya koyacağına inanılması yatar. Devlet yardımlarının genel çerçevesini ve yasal hükümlerini; AB Anlaşması nın 87, 88 ve 89. maddeleri Bu konudaki ikincil mevzuat ve diğer kurallar çizmektedir. AB Anlaşması AB anlaşmasının anılan maddeleri başından beri anlaşmalarda yer almasına rağmen, bu konudaki hassasiyet, tek pazarın ve güçlü AB şirketi fikrinin önem kazanmaya başlamasıyla, AB piyasasının rekabete açılmasıyla artmıştır. Avrupa Birliğinde devlet yardımlarının genel çerçevesini çizen 87.Maddenin birinci fıkrası (EC); İşbu anlaşmada aksine hüküm bulunmadıkça bir üye devlet tarafından veya devlet kaynakları vasıtasıyla herhangi bir şekilde yapılan ve belirli teşebbüsleri veya belirli malların üretimini kayırarak rekabeti bozan veya bozmakla tehdit eden her türlü yardım, üye devletler arasındaki ticareti etkilediği ölçüde ortak pazarla bağdaşmaz demektedir. Bu hükümden çıkarılabilecek ve bir desteğin devlet yardımı olarak sayılıp sayılamayacağının belirlenmesine esas teşkil edecek olan dört ana soru mevcuttur: Söz konusu yardım: Devlet kaynaklarının bir transferi midir? Seçilerek mi verilmektedir? (Belirli teşebbüsleri ve/veya ekonomik faaliyetleri kayırmakta mıdır?) Alıcıya rekabeti bozacak şekilde bir avantaj sağlamakta mıdır? Üye devletler arasındaki ticareti etkilemekte midir? Bu dört sorunun tamamına verilecek evet cevabı, söz konusu yardımın bir devlet yardımı olduğunu göstermektedir. Ancak aynı Anlaşma, söz konusu yardımın Birlik üzerinde olumlu bir etki yaratabileceği durumlarda bazı istisnalar tanımaktadır. Devlet yardımları ortak çıkarların belirlediği amaçlara ulaşılmasının söz konusu olduğu bazı durumlarda (sosyal ve bölgesel uyum, istihdam, araştırma ve geliştirme, sürdürülebilir kalkınma, kültürel farklılıkların geliştirilmesi) ve piyasa başarısızlıkları nın giderilmesi konusunda etkili bir araç olabilmektedir. Ancak söz konusu yardımların bu istisnai durumlarda da ortak çıkarlar ile uyumlu olmaları ve rekabeti bozucu etki yaratmamaları önkoşulları aranmaktadır. AB anlaşması ile bazı istisnaların tanınması, bizi, ikinci aşamada bu istisnaların çerçevesini tanımlama noktasına götürmektedir. Anlaşmanın 87. maddesinin 2. fıkrası, söz konusu yardımların ortak pazarla uyumlu olması şartını getirmekte, ortak pazarla uyumlu olduğu belirlenen yardımlar sıralanmaktadır. Bu yardımlar: Anlaşmaya göre ortak pazara uyumlu olduğu belirtilen yardımlar, Bireysel tüketicilere yapılan sosyal nitelikli destekler, Doğal afetler veya olağanüstü olayların neden olduğu zararları karşılamak için yapılan destekler, Almanya nın bölünmesinden etkilenen belirli bölgelerin ekonomilerine, bölünmenin yarattığı ekonomik zararların giderilmesi için yapılan yardımlar olarak sıralanmaktadır. Söz konusu istisna maddeleri, otomatik istisnalar olarak belirtilmekte ve bu kapsamdaki istisnaların herhangi başka bir 2

3 koşul aranmaksızın devlet yardımı sayılmayacağı ifade edilmektedir. Yine Anlaşmanın 87. maddesinin 3.fıkrasında sayılan bazı maddeler de bizi devlet yardımlarından istisna durumlara götürmekte, fakat bu hallerde ortak pazara uyumluluk hali ilk dört maddedeki gibi otomatik istisna kapsamında olmayıp, ortak pazar ile uyumlu olabilecek haller olarak değerlendirilmektedir. Aşağıdaki maddelerde belirtilen haller ortak pazar ile uyumlu olabilir ve bu uyumluluk halinin her bir fiili durum için AB Konseyince onaylanması gerekmektedir. Yaşam standardının çok düşük olduğu bölgelerin ekonomik kalkınmasını teşvik eden destekler, Önemli bir ortak Avrupa projesinin ifasını teşvik eden destekler, Belirli ekonomik faaliyetlerin veya belirli alanların gelişmesini kolaylaştırmak için verilen destekler, Kültür mirasını korumak için verilen destekler, Komisyonun nitelikli çoğunluğuyla yapılan teklifler üzerine Konsey kararıyla belirlenen diğer destek kategorileri. İkincil Mevzuat ve Diğer Kurallar Son yıllarda Komisyon, devlet yardımları prosedürünün modernleştirilmesi ve basitleştirilmesi amacıyla yeni bir süreç başlatmıştır. Bu süreçte Komisyonun devlet yardımlarında blok muafiyet düzenlemelerine imkan veren 7 Mayıs 1998 tarihli ve 994/98 numaralı Konsey tüzüğü kabul edilmiştir. Bu düzenleme ile Komisyon, bazı belirli koşulları yerine getirmiş olmak kaydıyla devlet yardımlarının Anlaşma ile uyumlu olduğu ve Komisyon onayına ihtiyaç duyulmayan bazı kategoriler belirlemiştir. Blok muafiyet kategorileri: KOBİ ler (belli miktara kadar olan yatırım, eğitim, ar-ge yardımları), De minimis (3 yıl içinde toplam tutarı Avroyu geçmeyen yardımlar), Bölgesel yatırım desteği, Eğitim desteği, İstihdam desteği olarak sıralanmaktadır. Komisyon ek olarak, 87. Maddenin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentlerine dayanarak, yatay kuralların geçerli olacağı, herhangi bir endüstride ve ülkede ortaya çıkabilecek problemleri çözmeye yönelik kategoriler belirlenmiştir. Bu kategoriler: Bölgesel destek, Ar&Ge, Çevre, Risk sermayesi, Kurtarma ve yenileme olarak sıralanabilir. Bunların dışında Komisyon tebliğleri ile devlet garantileri, kamu arazisi satışları, ihracat kredi sigortası, mali yardım gibi belirli yardım ve araçlarla ilgili kurallar ve görsel işitsel üretim, yayıncılık, elektrik, kömür, posta hizmetleri, gemi inşaatı, çelik, sentetik fiber ve motorlu araçlar sektörleri için geçerli olacak düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Komisyon, yılları için geçerli olacak olan Devlet Yardımı Eylem Planı ile üye devletlere plan dahilinde ve Lizbon stratejisi hedefleri doğrultusunda devlet yardımında bulunabilmelerini sağlayan açık ve net bir çerçeve çizmeyi amaçlamaktadır. Devlet yardımları alanında ilerisi için atılması planlanan adımlar; yeni de minimis kurallarının ve dönemi için bölgesel destek kılavuzunun, ar&ge ve inovasyon için destek önlemlerinin, yeni risk sermayesi önlemlerinin uygulamaya konması ve blok muafiyet kurallarının basitleştirilmesi olarak sıralanabilir. 3

4 AB'NİN KOBİ'LERE YÖNELİK OLARAK YÜRÜTTÜĞÜ PROGRAMLAR VE SAĞLADIĞI MALİ DESTEKLER DUYGU YÜCESOY Önceki sayıda genel özellikleriyle ele alınan AB KOBİ Politikası, bu sayıda AB nin KOBİ lere yönelik olarak yürüttüğü programlar ve mali yardımlar ile zenginleştirilmeye çalışılacaktır. AB, 1980 li yıllarda şekillendirmeye başladığı KOBİ lere yönelik işletme politikalarını daha çok Çok Yıllı Program (MultiAnnual Programme) ve Bütünleştirilmiş Program (Integrated Programme) çerçevesinde uygulamıştır. Bütünleştirilmiş Program, AB de KOBİ lere yönelik tüm faaliyetlerin eşgüdümlü ve uyumlu olmasını kolaylaştırmak amacıyla genel bir çerçeve oluşturmaktadır. Birlik düzeyinde veya ulusal ya da bölgesel düzeyde KOBİ lerin gelişimiyle ilgili tüm taraflarca yürütülecek iyi uygulamaların karşılıklı değişimi, Çok Yıllı Program ve diğer Topluluk politikaları kapsamında girişilen faaliyetler olmak üzere üç eylem grubunu içermektedir. Bütünleştirilmiş Program ın bir parçasını oluşturan Çok Yıllı Programlar ise AB nin diğer birlik politikalarının kapsamadığı KOBİ lere özgü eylemleri için yasal ve mali çerçeveyi oluşturmaktadır. Diğer Topluluk politikaları kapsamında girişilen faaliyetler ise, İç Pazar ın basitleştirilmesi (SLIM) ve Euroya ilişkin faaliyetlerin yanı sıra yapısal fonlardan sağlanan destek, Avrupa Yatırım Bankası kredileri, Avrupa Yatırım Fonu kredi garantileri; Topluluk Araştırma ve Teknolojik Gelişme Programları, bilgi toplumu ve eğitime erişim gibi alanları kapsamaktadır. Şimdi ise KOBİ lere desteğini doğrudan veya ulusal ya da bölgesel düzeyde yürütülen programlar aracılığıyla önceki Çok Yıllı Programlardan daha uzun vadeli ve daha kapsamlı bir şekilde sunan AB nin, önceki yıllarda yürüttüğü başlıca programlara kısaca göz atmakta fayda vardır: 3. Çok Yıllı Program ( ) (Yasal Dayanak: 95/ 17/ EC Komisyon Kararı) *İdari ve yasal düzenlemeler açısından iş ortamının ve mali ortamın basitleştirilmesi ve iyileştirilmesi, *KOBİ'lerin Avrupalılaşmalarına ve stratejilerini ulusallaştırmalarına yardımcı olunması, *KOBİ'lerin rekabet edebilirliğinin güçlendirilmesi ve araştırma, eğitim ve yenilikçilik faaliyetlerine erişiminin iyileştirilmesi temel amaçlardandır. *Program, her alanda basitleştirme (simplification) üzerine kurulmuştur. 4. (İşletmeler ve Girişimciler İçin) Çok Yıllı Program ( ) (2000/ 819/ EC) *Girişimciliğin geliştirilmesi, E- ekonomide yeni iş modellerinin, yenilikçi iş ortamının teşvik edilmesi *Tek Pazar'dan daha fazla yarar sağlanması, finans ve kredi kaynaklarının geliştirilmesi *İstihdam geliştirme önlemlerinin alınması *AR- GE çalışmalarının desteklenmesi, bürokrasinin azaltılması temel amaçlardandır. * Bu program Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve EFTA ülkelerinin katılımına da açıktır. E- Europe Eylem Planı ( ) (Yasal Dayanak: 2002/ 263/ COM) *Genel anlamda bilgi teknolojilerinin kullanımına dayalı bir toplum yaratılması *KOBİ'lerin interneti daha yaygın kullanmaya ve elektronik ticaret yapmaya teşvik edilmesi *KOBİ'lerin devletin yürüttüğü politikalardan ve programlardan internet aracılığıyla daha rahat haberdar olması temel amaçlardır. *Bu program, ardından gelen e- Europe 2005 Eylem Planı ile daha da pekiştirilmiş ve KOBİ lerin daha çok Bilgi İletişim Teknolojilerini etkin olarak kullanmaları üzerine odaklanılmıştır. Çok uluslu araştırma ve teknoloji geliştirme projelerinin desteklendiği ve yönlendirildiği başlıca topluluk programları olan Çerçeve Programları da (Ayrıntılar için bakınız AB de 7. Çerçeve Programı yazısı) KOBİ lere rehberlik etmektedir. 6. Çerçeve Programı ( ) *Avrupa'daki bilimsel araştırmalara ve KOBİ'lerin AR- GE çalışmalarına mali destek sağlanması *Bilgiye dayanan ekonomi ve toplum düzeninin geliştirilmesi *KOBİler için ileri teknoloji geliştirilmesi *KOBİ'lerin uluslararası şirketlerle işbirliği yapma ve yeni pazarlara ulaşma olanağının artırılması temel amaçlardandır. *Bütçenin %51 i KOBİ ler için ayrılmıştır. *Türkiye de hazırladığı projelerle bu programda yer almıştır. Önceki yıllarda yürütülmüş başlıca programlara göz attıktan sonra AB nin, daha uzun bir 4

5 dönemi (özellikle de yıllarını) kapsayacak şekilde planladığı destek programları ve mali yardım paketine bakıldığında 4 kalem göze çarpmaktadır. Bunlar, Tematik fonlar, yapısal fonlar, mali araçlar ve KOBİ lerin uluslararasılaşmaları için öngörülen destekler dir. Şimdi sırasıyla bu mali araçlar ve mali araçların desteklediği bazı önemli programlar ele alınacaktır. TEMATİK (DOĞRUDAN ERİŞİLEBİLEN) FONLAR Daha çok çevre, araştırma ve eğitim alanları için oluşturulmuş ve Komisyon bünyesindeki çeşitli bölümler tarafından yürütülen fonlardır. KOBİ ler, projeleri sürdürülebilir ve katma değer yaratan nitelikte olduğu sürece yürütülen programlara doğrudan başvurabilmektedirler. Birlikte fon sağlama genel kuraldır. AB mali desteği, daha çok projenin maliyetlerinin bir kısmının sübvanse edilmesi şeklindedir. Rekabetçilik ve Yenilikçilik Çerçeve Programı ( ) *Teknoloji ve bilgi transferi ile iş ortamı geliştirme ve yenilikçilik hizmeti sunulması *Yenilenmiş Lizbon Stratejisi hedeflerine ulaşmak için Avrupa'da iş gücü ve büyümenin artırılması *KOBİ'lerin bilgi iletişim ve çevre teknolojilerinden, yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmasının sağlanması temel amaçlardır. *Program bütçesi yaklaşık 3.6 milyar olarak belirlenmiştir. *Girişimcilik ve Yenilikçilik Programı Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) Politikası Destek Programı ve Avrupa İçin Akıllı Enerji Programı olmak üzere 3 programdan oluşmaktadır. AB 7. Çerçeve Programı ( ) *İşbirliği, Kapasiteler, Kişiler ve Fikirler Özel Programları dahilinde KOBİ lerin tüm araştırma eylemlerinde yer almasının, üniversiteakademi işbirliğine katılmasının AR- GE yatırımlarına daha çok yönelmesinin teşvik edilmesi *KOBİ lerin kendi teknolojilerini geliştirebilecek duruma getirilmesi *KOBİ lerin dünyadaki öncü şirketlerle aynı platforma yer alması temel amaçlardandır. *Program bütçesi yaklaşık olarak 53.2 milyar dur. EUREKA, MEDIA 2007, Marco Polo II ( ), CULTURE 2007, LIFE+ ( ), bu fonların desteklediği diğer programlardır. YAPISAL FONLAR Bölgeler arasındaki kalkınma farklılıklarını ortadan kaldırmak ve AB içinde sosyal ve ekonomik uyumu sağlamak amacıyla üye ülkelerdeki bölgesel projelere üye ülkelerle beraber Komisyon tarafından sağlanan fonlardır. KOBİ lere Komisyon la beraber doğrudan fon sağlanacak bölgelerin ekonomik açıdan az gelişmiş olması gerekmektedir. Genel hatlarıyla, *Bölgesel rekabeti ve istihdamı arttırma *İnsan kaynağına yatırım yapma *Sınırlar ötesi ve bölgeler arası işbirliğini güçlendirme *KOBİ ler için rekabet edebilirliği, yenilikçiliği ve girişimciliği yaygınlaştırma *Kırsal ekonomiyi kalkındırma amacı güden ve yılları için sunulması öngörülen Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu, Avrupa Sosyal Fonu ve Kırsal Kalkınma Fonu bu gruptadır. MALİ ARAÇLAR KOBİ lere doğrudan değil de bankalar, kredi kurumları veya yatırım fonları gibi finansal aracılar eliyle destek sağlarlar. Mali araçların amacı KOBİ lerin yararlanabileceği kredi hacmini ve bu finansal aracıların KOBİ lere kredi verme kapasitelerini arttırmaktır. Rekabetçilik ve Yenilikçilik Çerçeve Programı altındaki 1130 milyon luk fonlar, Avrupa Yatırım Fonu dahilindeki risk sermayesi araçları ve garanti araçları; girişimciler, yatırımcılar ve hizmet sağlayıcılar arasında ağ yaratmak amacıyla Komisyon tarafından desteklenen bir portal olan Gate2Growth İnisiyatifi bu grupta yer almaktadır. KOBİ LERİN ULUSLARARSILAŞTIRILMASINA YÖNELİK DESTEKLER Bu destek programları da KOBİ lere doğrudan değil aracı kurumlar veya kamu kuruluşları eliyle ulaştırılmaktadır. 5

6 PRO INVEST ( ) *Asya, Karayip ve Pasifik ülkelerindeki önemli sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için yatırım ve teknoloji transferini kolaylaştırma, işletmeler arasında kuzey- güney ve güneygüney ortaklığını geliştirme amacındadır. Bu sayıda AB nin KOBİ lere yönelik yürüttüğü ve sağladığı mali destekler ele alınmaya çalışılmıştır. Bir sonraki sayıda Türkiye deki yansımaların ele alınmasıyla AB nin KOBİ lere yönelik işletme politikası sonlandırılacaktır. GÜNCEL ETKİNLİKLER KOBİ lerin, ülkemizdeki çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından kendilerine sunulmakta olan destekler hakkında bilgilendirilmeleri ve bu kurum ve kuruluşlarla biraraya gelip bilgi alışverişinde bulunmaları amacıyla, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından Ankara da 2. KOBİ Bilgi ve Eğitim Fuarı düzenlendi. Şimdiye kadar Antalya, Adana, İzmir, Bursa, İstanbul, Gaziantep, Kayseri ve Trabzon illerinde de düzenlenen fuarların Ankara ayağının ilki Ocak 2007 tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi nde, ikincisi ise Mayıs 2007 tarihlerinde TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi nde gerçekleştirildi yılının sonunda toplam 20 ilde yapılmış olması planlanan bu fuarlarla KOBİ lerin, kurum ve kuruluşlar tarafından sağlanan desteklerden daha fazla ve daha verimli bir şekilde yararlanmaları öngörülmektedir. 18 Nisan 2007 tarihinde Ankara Ticaret Odası (ATO) ve İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) işbirliği ile katılımcılara AB Mesleki Eğitim Programları (Leonardo, Socrates), EUREKA Sanayi AR- GE Ağı Desteği, 7. Çerçeve Programı, Mali Araçlar - TSKB Tarafından KOBİ'lere Kullandırılan AB Kredileri, Mali Araçlar- Orta Ölçekli İşletmeler için Finansman Olanakları, AB İhaleleri hakkında bilgi verildiği Türkiye'de Kobi'lerin Yararlanabileceği AB Destek Programları, 7.Çerçeve Programı, Mali Araçlar ve İhaleler Semineri düzenlendi. Kaynaklar: 2006, November. European Union Support Programmes for SME s 6

7 AVRUPA BİRLİĞİ NİN ENERJİ GÜVENLİĞİ VE TÜRKİYE AYŞENUR ONUR Avrupa Birliği, dünyada enerji tüketiminin en fazla olduğu bölgelerden birisi olmakla beraber enerji kaynakları açısından yeterli imkanlara sahip değildir. Son genişlemesiyle birlikte üye sayısı 27 olan AB nin enerji açısından dışa bağımlılığında artış yaşanmaktadır. Şubat 2006 da, Avrupa Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso nun Georgetown Üniversitesi nde yaptığı konuşmasında da belirttiği gibi, AB nin petrol ve gaz ihtiyacının 2005 yılında %50 si dış kaynaklardan sağlanmıştır, ve bu eğilim devam ettiği taktirde de 2030 yılına gelindiğinde AB nin ithal gaz ve petrole olan bağımlılığının %70 lere varması beklenmektedir. i Bugün AB, petrolünün %90 ını ve doğal gazının da %40 ını ithal etmektedir. İthal edilen bu enerji kaynaklarının çoğu Rusya dan, Ortadoğu dan, Kuzey Afrika dan ve Norveç ten sağlanırken bunlar arasında ithal gazın %40 ını sağlayan Rusya ile ithal edilen petrolün %45 ini sağlayan OPEC ülkeleri, AB nin dış enerji bağımlılığının yüksek olduğu ülkelerdir. ii Bu durum ise enerji arzı güvenliği sorununu ortaya çıkarmış ve AB yi yeni açılımlar yapmaya yöneltmiştir. AB nin politika seçenekleri arasında çoklu boru hatları yoluyla enerji ithalatında kaynak çeşitliliği yaratması öne çıkmaktadır. Avrupa Birliği nin enerji güvenliği politikalarında Türkiye nin önemini incelemeye başlamadan önce, enerji güvenliği kavramını açıklamak gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı nın tanımına göre enerji güvenliği; değişik şekillerde ve türlerdeki enerjinin yeterli miktarlarda ve makul fiyatlarla veya maliyetlerle her zaman elde edilebilir olmasıdır. iii Bu tanım, AB enerji politikasının temel unsurlarından birinin enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirliğinin sağlanması olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu durumda Türkiye, doğal gaz ve petrolde, dünyanın önemli rezervlerine olan yakınlığı ve AB ye sağladığı alternatif boru hatları nedeniyle enerji konusunda kilit bir rol oynamaktadır. Jeopolitik konumu nedeniyle Orta Asya, Kafkaslar ve Orta Doğu yu Avrupa ya bağlayan bir köprü niteliğinde olan Türkiye, enerji geçiş yolları üzerinde önemli bir transit ülke konumundadır. Özellikle de AB nin enerji güvenliği açısından Türkiye nin önemi doğalgaz ekseninde yadsınamaz derecede büyüktür. Çünkü, bir enerji türü olarak doğalgazın petrole oranla taşınması daha güç ve maliyetlidir ve arz güvenliğinin sağlanması da daha zordur. Özellikle John Roberts ın da belirttiği gibi, Türkiye nin AB için önemi, doğal bir koridor olarak gazın Hazar bölgesinden gelerek ve Ortadoğu dan geçerek Körfez den Mısır a ve oradan da Avrupa pazarına ulaşmasında ortaya çıkmaktadır. iv Her ne kadar bu yazıda Türkiye nin içinde bulunduğu tüm önemli gaz ve petrol boru hatlarına değinmek mümkün olmasa da birkaç somut örnek vermekte fayda vardır. Mesela; gazın Türkiye üzerinden AB ye taşınmasında önemli rol oynayan alternatif boru hatlarından biri Türkiye-Yunanistan-İtalya Doğalgaz Hattı dır. Türkiye ile Yunanistan arasında yapımı öngörülen bu boru hattı sayesinde Türkmenistan ve Azeri doğalgazı Avrupa pazarına ulaştırılabilecektir. Türkiye nin de içinde yer aldığı bir diğer önemli proje, Türkiye ve Avusturya yı birbirine bağlayan Türkiye- Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya (NABUCCO) doğalgaz projesidir. Bu hat sayesinde, Hazar bölgesi, Rusya ve Orta Doğu doğalgazı AB ye bağlanabilecektir. Gerçekleştirilmesi planlanan Bakü-Tiflis- Erzurum arasındaki Şahdeniz Doğalgaz Boru Hattı ile de, Türkiye, AB ye, Rusya ya alternatif olarak doğalgaz kaynağı sunmaktadır. Bu da gösteriyor ki, Türkiye üzerinden AB ye doğalgazı taşıyacak bu projeler sayesinde AB nin Rusya ya olan bağımlılığı azaltılarak ve özellikle de Gazprom un doğalgaz pazarı üzerindeki tekeli kırılarak, enerji güvenliğine katkıda bulunulacaktır. v Petrol arz güvenliğinin sağlanması açısından bakıldığında ise, 7

8 Azerbaycan petrolünü Gürcistan üzerinden Türkiye nin Akdeniz kıyılarına taşımayı amaçlayan bir proje olan Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ile Türkiye nin önemi daha da artmıştır. ASAM Genel Koordinatörü Necdet Pamir in de belirttiği üzere; Hazar petrolünün ve BTC hattına paralel gaz hatları ile bölge gazının, eskiden olduğu gibi yalnızca Rusya üzerinden geçmek zorunda kalmadan uluslararası pazara çıkabilmesi, dünya petrol ve gaz piyasaları açısından da, enerji arz güvenliği anlamında, çok önemli bir açılım potansiyeli oluşturacaktır vi. Bu da, yine bir transit ülke olması nedeniyle Türkiye nin AB için önemini daha da arttıracaktır. Sonuç olarak, 2030 yılında Avrupa için öngörülen %70 oranında enerji dışa bağımlılığının getireceği tehlike ve riskler göz önüne alındığında, Türkiye, AB nin enerji arz güvenliğinin sağlanmasında ve AB nin artan dışa bağımlılığının azaltılmasında, boru hatları ve doğal kaynak geçiş güzergâhları sayesinde bir Doğu-Batı enerji koridoru olarak stratejik bir öneme sahip olmaya devam edecektir. Özellikle de, AB, artan gaz ithalat gereksiniminde, en önemli tedarikçisi olan Rusya ya daha fazla bağımlı olmamak için, Türkiye yi kaynak çeşitliliği açısından yeni bir ana yol olarak kullanabilecektir. Bütün bu açıklamaların ortaya koyduğu gibi; Türkiye nin AB pazarına güvenli bir şekilde enerji ulaştırması açısından oynayacağı rol son derece önemlidir. AB'NİN 2008 BÜTÇESİNİN HAZIRLIK SÜRECİ BAŞLADI... * Avrupa Komisyonu'nun Mayıs ayı başında sunmuş olduğu ön bütçe taslağına göre, AB bütçesinin 2008 yılında bir önceki yıla göre %2 oranında artarak 129,2 milyar avro (taahhüt ödenekleri) olması öngörülüyor. Bütçenin harcama kalemleri Büyüme ve İstihdam, Doğal Kaynakların Korunması ve Yönetimi, Özgürlük, Güvenlik ve Adalet, Vatandaşlık, Dış İlişkiler ve İdari Masraflar başlıklarından oluşuyor. Bu yıl geçtiğimiz yıla kıyasla en fazla pay %44,2 oranı ile büyüme ve isthdam politikalarına ayrılmış durumda. Komisyon'un bütçe önerisinin, nihai olarak Avrupa Parlamentosu ve Konsey tarafından onaylanması gerekmekte. * i Speaking with a Common Voice: Energy Policy for the 21st Century, Jose Manuel Barroso, Georgetown University, February 9,2006. ii Institute for International Relations Clingendael (2004). Study on Energy Supply Security and Geopolitics, Final Report, January 2004, number DGTREN TREN/C Clingendael International Energy Programme (CIEP). The Hague iii UNDP, United Nations Development Programme 2000, World Energy Assessment, New York: UNDP, erişim:www.undp.org iv John Roberts, The Turkish Gate: Energy Transit and Security Issues, Centre For European Studies, EU-Turkey Working Papers, No 11, October, 2004 v Roberts, note 4. vi Necdet Pamir, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boruhattı nda Son Durum, Panorama Dergisi, Nisan 2004, Sayı 3. 8

9 TERÖRÜN FİNANSMANI VE MÜCADELE YOLLARI Günümüzde terör, ülkelerin bütünlüğüne, ekonomik gelişimine, vatandaşlarının güvenliği ve huzuruna yönelik tehditlerin en başında gelmektedir. Ancak terörün ortak tanımının yapılamaması, bir devletin terör örgütü olarak adlandırdığı silahlı grubu başka bir devletin özgürlük savaşçısı olarak nitelendirmesi, teröre karşı uluslararası işbirliğini baltalamakta ve terörle mücadeleyi güçleştirmektedir. Terörün sadece siyasi ve askeri bir mesele olarak ele alınması da terörle mücadeleyi olumsuz yönde etkileyen diğer bir faktördür. Siyasi ve askeri alanda mücadelenin yürütülmesinin yanı sıra, terör örgütlerinin finans kaynaklarının belirlenmesi ve bunlara karşı etkin önlemler alınması gerekmektedir. Terör örgütlerinin başlıca finansman kaynakları şöyle sıralanabilir i : Gasp, hırsızlık Dolandırıcılık (kredi kartları veya yardım kuruluşları yoluyla) Haraç toplama Üyelerden ve sempatizanlardan toplanan aidat ve bağışlar Sahte para basımı Örgütsel yayınlardan elde edilen gelirler Kurulan paravan şirketlerden elde edilen gelirler İnsan kaçakçılığı Uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığı Yandaş ülke yardımları Terör örgütleri, elde ettikleri gelir kaynakları ile örgüt arasındaki bağın gizlenmesi amacıyla organize suç örgütlerinin başvurduğu karapara aklama yöntemlerini kullanmaktadırlar. Ancak, yasal ve yasa dışı yollardan elde edilen gelirler arasındaki fark, karapara aklama ile mücadele tedbirlerinin terörün finansmanına uygulanması sırasında önemli bir yasal engel teşkil eder. Karapara aklama genel olarak, suç faaliyetinden elde edilen veya suçtan kaynaklanan fonların, suç ile elde edilen fonlar arasındaki bağlantıyı örtmek için, harekete tabi tutulması veya gizlenmesi süreci olarak tanımlanmaktadır. Diğer taraftan teröristin nihai amacı yardım toplama mekanizmasından gelir elde etmek değil, faaliyetleri için kaynak elde etmektir. Bu nedenle birkaç ülkede terörün finansmanı karapara aklamanın öncül suçları arasına ilave edilmemiştir ve bu durum terör faaliyetini hedef alan önleyici ve bastırıcı ÖZGÜR ÜTÜK tedbirlerin uygulanmasını olanaksız hale getirmektedir. ii Ülkemizde son yıllarda Mali Eylem Çalışma Grubu nun(fatf) tavsiyeleri doğrultusunda terörün finansmanının önlenmesine yönelik önemli adımlar atılmıştır. Bu bağlamda, 2006 yılında kabul edilen 5532 sayılı Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile terörün finansmanı suçu ihdas edilmiş ve tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlayan ve toplayanların cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ayrıca 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 19 (e) maddesi ile MASAK Başkanlığına suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi kapsamında veri toplamak, şüpheli işlem bildirimleri almak, analiz etmek ve değerlendirmek, anılan Kanun maddesinin (ı) bendi ile de aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair ciddi şüphelerin mevcut olması durumunda konuyu ilgili Cumhuriyet savcılığına intikal ettirmek görev ve yetkisi verilmiştir. Terörle mücadele kapsamında BM bünyesinde de çeşitli protokol ve sözleşmeler hazırlanıp üye ülkelerin imzasına sunulmuştur. Ancak yapılan bu çalışmalardan yeterli verim alınamamasından dolayı 9 Aralık 1999 tarihinde Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme hazırlanmış ve aralarında ülkemizin de bulunduğu birçok ülkenin imzasıyla sözleşme yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşme ile terör faaliyetlerini finanse etmeye yönelik fiiller ayrı bir suç olarak öngörülmüş, terörün finansmanında kullanıldığından şüphe edilen malvarlığı üzerine tedbir konması hükmü getirilmiştir. Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi terörizm konusunda aldığı 1267, 1269, 1333 ve 1373 sayılı Kararları ile terörle mücadele ve terörün finansmanının önlenmesi konularında uluslararası işbirliğini geliştirmeye yönelik adımlar atmıştır. Terörün finansmanının önlenmesi konusunda uluslararası platformda yapılan diğer bir çalışma ise FATF tarafından yayınlanan terörün finansmanına ilişkin 9 Özel Tavsiyesi dir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir iii : 9

10 1- BM Belgelerinin Onaylanması ve Yürürlüğe Konması 2- Terörizmin, Terörist Eylemlerin ve Terör Örgütlerinin Finansmanının Suç Haline Getirilmesi 3- Terörist Malvarlıklarının Dondurulması ve Müsaderesi 4- Terörizmle İlgili Şüpheli İşlemlerin Bildirimi 5- Uluslararası İşbirliği 6- Alternatif Havale Yöntemleri 7- Elektronik Transfer 8- Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlar 9- Kuryeler Aracılığıyla Para Nakli Terörün finansmanının önlenmesine yönelik olarak yetkili kurumlar arasında rekabete değil işbirliğine ihtiyaç vardır. Yetkili devlet kurumlarının birbirleri ile bilgi paylaşımı ve koordineli çalışmaları sonucu terör örgütlerine ekonomik yönden büyük bir darbe indirilebilir ve finansman kaynakları bir noktaya kadar kurutulabilir. Elbette ulusal düzeyde yapılacak olan bu mücadele çok önemlidir. Ancak terör örgütlerinin aldıkları dış destekler ve uluslararası bağlantıları göz önünde bulundurulursa terörün finansmanının önlenmesine yönelik uluslararası işbirliğinin şart olduğu aşikârdır. Bu bağlamda terörün ortak tanımının yapılması, BM nezdinde hazırlanan Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme nin ve BM Güvenlik Konseyinin bu konuda aldığı 1267, 1269, 1333 ve 1373 sayılı Kararların etkin bir biçimde uygulanması gerekmektedir. Ancak terörün finansmanına vurulacak en büyük darbe terör örgütlerine verilen dış desteğin kesilmesidir. Bunun için ise en başta ülkelerin terörle mücadele konusunda samimi olmaları, terör örgütlerini kendi çıkarları doğrultusunda desteklemekten ve dış politika aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeleri gerekmektedir. İSPANYOL BAKAN:''TÜRKİYE AB'YE AİT'' * İspanya nın Avrupa İşleri nden Sorumlu Devlet Bakanı Alberto Navarro, İspanya, Türkiye nin Avrupa ya ait olduğuna her zaman inandı dedi. Alberto Navarro, Türkiye nin AB üyeliği karşıtı Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy nin Perşembe günü Madrid de İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ile yaptığı görüşmelerden önce Financial Times gazetesi ile yaptığı söyleşide Sarkozy nin Türkiye konusunu şimdilik bir kenara bırakmayı kabul etmesinden duydukları ferahlamayı yansıtırken İspanya, Türkiye nin Avrupa ya ait olduğunu her zaman inandı ifadesini kullandı. Navarro, Fransız halkının reddettiği Avrupa Anayasası nı ilk onaylayan AB devleti olan İspanya nın sorunun çözümlenmesi için Sarkozy ile birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtirken Önemli olan antlaşma değil, Avrupa için istediğimiz model ve bu konuda İspanya ve Fransa, aynı görüşte diye konuştu. * i ii iii 10

11 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜZERİNE GENEL BİR BAKIŞ Son yıllarda yoğun bir şekilde tartışılan iklim değişikliği veya diğer bir deyişle küresel ısınma dünya gündeminin başlıca konularından biri haline gelmiştir. Özellikle son zamanlarda olağandışı hava şartları sonucu oluşan kuraklık, çölleşme, sel ve taşkınlar ile fırtınalar, bu konunun daha da çok gündeme gelmesine neden olmuştur. Konunun ayrıntılarına geçmeden önce bir noktanın belirtilmesinde fayda vardır. Genel olarak çevre ile ilgili konuların ve sorunların, ülkeler arasında sınır tanımaması ve ayrım yapmaksızın tüm canlı hayatını etkilemesi açısından diğer konulardan ayrıldığı söylenebilir. Aynı zamanda, bu durum çevre ile ilgili konularda uluslararası işbirliğinin ne kadar gerekli olduğunun da altını çizmektedir. Bu kısımda ilk olarak küresel ısınmanın tanımı ve nasıl meydana geldiği üzerinde durulacak, daha sonra çeşitli rakamlarla konunun önemi vurgulanacak ve son olarak da küresel ısınmanın etkileri ve bunlara karşı alınacak tedbirler hakkında genel bir bilgi verilecektir. İklim sistemi 4,5 milyar yıllık jeoloji tarihi boyunca değişiklik göstermiştir. Ancak 19.yy.ın ortalarından, özellikle sanayi devriminden beri, iklimdeki bu doğal değişim sürecine ilk kez insan faktörü dahil olmuştur. Şubat 2007 de açıklanan BM İklim Değişikliği Raporu na göre iklim değişikliğine %90 oranında insanların neden olduğu belirtilmiştir. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında dünya nüfusunun 2 kat, buna karşılık enerji kullanımının 4 kat artması insan faktörünü daha da ön plana çıkarmıştır. Fosil yakıtların tüketimi, değişen arazi kullanımı, ormanların yok olması, sanayi gibi insan etkileri atmosferde sera etkisi yaratan gazları arttırmakta ve böylece küresel ısınma meydana gelmektedir. Dünyada sera etkisi yaratan çevre sorunlarının kaynaklarına bakarsak; bunların %46 sının enerji tüketiminden, %24 ünün sanayi İBRAHİM BARIŞ ŞAYLAN faaliyetlerinden, %18 inin ormanların yok olmasından, %9 unun tarımdan ve %3 ünün diğer kaynaklardan dolayı ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Küresel ısınmanın daha iyi anlaşılması için konunun bazı rakamsal verilerle desteklenmesinde yarar vardır. Böylelikle küresel ısınmanın, insanlık için ne kadar önemli olduğu daha da belirgin hale gelecektir. 20.yy boyunca ortalama yüzey sıcaklığı 0,8 ºC artış göstermiştir. Aynı zamanda 1860 yılından beri elde edilen ölçümlere göre son 12 yıl kaydedilen en sıcak yıllar olmuştur yılı şimdiye kadar ölçülen en sıcak yıl olmakla birlikte, yapılan tahminlere göre 2007 yılı en sıcak yıl olmaya daha şimdiden adaydır. Bilim adamlarının tahminlerine göre, döneminde küresel ortalama yüzey sıcaklığı 1,4 ile 5,8 ºC artış gösterecektir. Yine 20. yy boyunca değişen iklim koşulları sonucu kutupsal kara ve deniz buzları ile dağlardaki kar örtüsü önemli ölçüde erimiş ve deniz suyu seviyesi cm kadar artış göstermiştir. Tahminler 21.yy da deniz suyu seviyesinin cm kadar yükselebileceğini ortaya koymaktadır. Deniz suyu seviyesindeki bu yükselme sonucu Hollanda, Bangladeş, Bahama Adaları, Karayipler gibi birçok kıyı ve ada ülkelerinin sular altında kalacağı tahmin edilmektedir. Tüm bu artışlar sera gazlarında da gözlemlenmektedir; örneğin yılları arasında karbondioksit miktarı %35 oranında artmıştır. i Sera gazlarındaki bu artış dikkate alınırsa 2050 yılına kadar Türkiye de yıllık ortalama sıcaklıklarında 1-3ºC arası artış gözlemlenecektir. BM nin açıkladığı İklim Değişikliği Raporuna göre, Türkiye yılları arasında %72,6 ile karbondioksit salınımında en fazla artış kaydeden ülkelerden bir tanesidir. Türkiye yıllık 294 milyon tonluk karbondioksit salınımı ile; ABD nin 5,5 milyar ton, Rusya nın 2,8 milyar ton ve Japonya nın 11

12 1,3 milyar ton ile ilk 3 sırayı paylaştığı sıralamada 13. sırada yer almaktadır. ii Hava sıcaklıkları ile deniz suyu seviyesinin yükselmesinin yanı sıra küresel ısınmanın daha birçok etkisi bulunmaktadır. İklim sisteminde oluşan dengesizlikten dolayı, fırtına, sel ve taşkınlar, kuraklık ve çölleşme gibi olağandışı durumlar meydana gelebilmektedir. Özellikle su sıkıntısının yaşandığı ve Türkiye nin de bulunduğu Akdeniz havzası gibi çeşitli bölgelerde, su kıtlığının ortaya çıkması, tarımsal üretkenliğin düşmesi, yüksek sıcaklıklar ve su kıtlığı yüzünden ölüm oranlarının artması ve salgın hastalıkların yayılması, bazı hassas canlı türlerinin yok olması ve biyoçeşitliliğin azalması gibi geniş kapsamlı birçok etki gözlemlenmektedir. Tüm bunlar, iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik tedbirlerin derhal alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle su kaynaklarının daha verimli kullanılması, enerji tasarrufu sağlanıp yenilebilir ve temiz enerjiye geçilmesi, ormanlaştırma ve halkın iklim değişikliği hakkında bilinçlendirilmesi gibi çeşitli önlemlerin alınması ve tüm ülkelerce uygulanması gerekmektedir. Ancak daha önce de belirtildiği üzere, uluslararası işbirliğinin çevre sorunları ile mücadeledeki yeri düşünüldüğünde, bireysel bazda alınan tedbirlerin tek başına yeterli olmayacağı aşikardır. Bunun önemini kavrayan ülkeler, iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası işbirliğini arttırmak amacıyla çeşitli girişimlerde bulunmuşlar ve bu girişimlerin sonuçları olarak BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü imzalanmıştır. Bültenimizin gelecek sayısında iklim değişikliği ile ilgili uluslararası düzenlemeler (BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ile Kyoto Protokolü) ve Türkiye nin bu kapsamdaki yeri ve politikaları Avrupa Birliği ile ilişkiler çerçevesinde incelenecektir. Kaynakça: Baumert, Kevin A. Building on the Kyoto Protocol:Options for Protecting the Climate, World Resource Institute, Krech S., Mcneill J.R., Merchent C. Encyclopedia of World Environmental History, Volume II, Routledge, New York, Türkeş, Murat. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi Ulusal Hazırlıkları: İklim Değişikliği ve Sürüdürülebilir Kalkınma Ulusal Değerlendirme Raporu, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Ağustos IPCC, Climate Change 2007: The Physical Science Basis, Summary for Policymakers, Paris, February İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu, İklim Değişikliğinin Etkilerinin Araştırılması Çalışma Grubu Raporu, Ankara, Ekim Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı İklim Değişikliği Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, i Sera gazlarındaki bu artışın hassasiyeti bir örnek ile daha iyi anlaşılabilir. Bir yıl boyunca bir arabanın neden olduğu salınımlar ancak 140 adet ağacın dikilmesi ile telafi edilebilmektedir. ii Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye nin karbondioksit salınımı 2010 da 348 milyon ton, 2020 yılında ise 615 milyon tona çıkacaktır. 12

13 BULGAR AŞÇILAR AB YOLLARINDA Daha önce Türkiye ile aynı anda AB müzakerelerine başlayan Hırvatistan ile başladığımız ülke tanıtımlarına, bu sayıda Avrupa Birliği ne 2007 yılının başında katılan iki ülkeden biri olan Bulgaristan ile devam ediyoruz. Yaklaşık 8 milyon nüfusa sahip bir Balkan ülkesi olan Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Romanya, Sırbistan ve Türkiye ile çevrelenmiş olup, Başkenti Sofya, para birimi ise Leva dır. Ekonomik verilere bakıldığında, 2005 yılı sonu rakamlarına göre, Bulgaristan da büyüme oranı %5,5 oranında gerçekleşmiş olup, 2007 tahminleri %,5,7 dir. Büyümeye katkıda bulunan başlıca faktörler, yatırımlardaki önemli artış ve iç taleptir. Bulgaristan da kişi başına düşen milli gelir 7500 Avro olup, AB ortalamasının altında kalmaktadır. Yine 2005 sonunda, enflasyon oranı %5 oranında gerçekleşirken, işsizlik oranı %10,1 olarak kaydedilmiştir. Bulgaristan a 2005 yılında rekor miktarda, toplam 2,4 milyar Avro doğrudan yabancı yatırım akışı gerçekleşmiştir. i Bulgaristan ın dış ticaretinde başlıca ülkeler ihracatta sırasıyla İtalya, Almanya, Türkiye ve Yunanistan iken, ithalatta ise sırasıyla Almanya, İtalya, Rusya, Yunanistan ve Türkiye dir. Bulgaristan ın başlıca ihraç ürünleri giyim ve ayakkabı, kimyasallar, demir-çelik ve diğer metallerdir. İthalatta ise ham petrol ve doğalgaz, tekstil, makina ve ekipman ve kimyasallar ilk sıralardadır. ii Bulgaristan Cumhuriyeti, uzun yıllar komünist rejim ile yönetildikten sonra, 10 Kasım 1989 tarihi itibariyle demokrasiye geçiş yapmıştır. 90lı yıllar Bulgaristan için ekonomik ve siyasi çalkantı içerisinde geçmiştir yılında başlatılan büyük çaplı özelleştirme programı ise, serbest piyasa ekonomisine geçişin başlangıcına işaret etmektedir. Çok partili parlamenter sisteme sahip Bulgaristan da 2005 yılında yapılan son seçimlerde kurulan koalisyon hükümetinde iki de Türk asıllı bakan yer almaktadır. Nitekim, Bulgaristan halkının yaklaşık %9 unu Türkler oluşturmaktadır ve Bulgaristan ın tam üyeliği ile birlikte, 780 bin Türk daha Avrupa Birliği vatandaşı olmuştur. Bulgaristan ın AB macerasına kısaca göz atarsak, Bulgaristan ile AB arasında diplomatik ilişkiler 1988 yılında başlamıştır. Mayıs 1990 da Bulgaristan ve AET arasında Ticaretve İşbirliği Anlaşması imzalanmıştır. Mart 1993 te ise bunun yerini alan Avrupa NİHAL SAMSUN KARABACAK Anlaşması imzalanmış ve bu anlaşma 1 Şubat 1995 te yürürlüğe girmiştir. Bu anlaşma, iki taraf arasında serbest ticaret, siyasi diyalog, yasal uyumlaşma ve sanayi, çevre, ulaşım ve gümrükler alanlarında işbirliği öngörmektedir. Anlaşma ile, AB ve Bulgaristan arasında aşamalı bir serbest ticaret alanı kurulması amaçlanmıştır. Bulgaristan Avrupa Birliği ne tam üyelik başvurusunu Aralık 1995 ye yapmıştır yılında Komisyon başvuru hakkındaki görüşünü yayınlamış, 1999 Aralık ayında gerçekleşen Helsinki Zirvesi nde alınan kararla, Şubat 2000 de üyelik müzakereleri resmen başlatılmıştır. Üyelik müzakereleri tüm fasıllarda 15 Haziran 2004 tarihinde tamamlanırken, Aralık 2004 Brüksel Zirvesi nde Bulgaristan ın 1 Ocak 2007 de AB ye tam üye olması kararlaştırılmıştır. Bulgaristan ın Katılım Anlaşması da 25 Nisan 2005 te imzalanmıştır. Bulgaristan, adaylık süresi boyunca AB nin PHARE, ISPA ve SAPARD araçlarından mali yardım almıştır. Bunun yanı sıra, yılları arasında Avrupa Yatırım Bankası ndan toplam 507 milyon Avro kredi almıştır. Bulgaristan a Romanya ile birlikte üyelikten sonra da geçiş kolaylığı adı altında yardım sağlanmaktadır. iii Bulgaristan ın bu yılın başında tam üye olması, aslında AB müktesebatını eksiksiz uygulamakta olduğu anlamına gelmemektedir. Bulgaristan ın üyeliğinden önceki yıl, Mayıs 2006 da yayımlanan son İzleme Raporu nda, aşağıdaki hususlar vurgulanmıştır: İlk olarak, Bulgaristan ın siyasi kriterlerleri yerine getirmekte olduğu belirtilmekte ve 2006 yılında özellikle yargı, yolsuzlukla mücadele ve kamu yönetimi alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğine yer verilmektedir. Bununla birlikte, halen güçlendirilmesi gereken belirli 13

14 alanlar bulunmaktadır. Bu çerçevede, adalet sisteminde şeffaflık, hesap verebilirlik ve verimliliğinin artırılması, organize suçlar ve yolsuzlukla mücadelenin güçlendirilmesi ve ırkçılık, ayrımcılık ve yabancı düşmanlığı ile mücadelede mevzuatın tam olarak uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır. İkinci olarak, ekonomik kriterler açısından Bulgaristan ın işleyen bir piyasa ekonomisi olduğu ve son yılda özellikle dış açıkların azaltılması ve özelleştirme sürecinde ilerleme kaydedildiği belirtilmektedir. Diğer yandan, cari açıkların artması ve istihdam piyasasının düzenleyici çerçevesinin yeterince esnek olmaması eleştiri konusu olmuştur. Bulgaristan ın yapısal reformları sürdürmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Son olarak, AB müktesebatına uyum konusunda, büyük ölçüde uyum sağlanmış olduğu ancak bazı alanlarda halen bir takım çabalar gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu alanlar; mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması, mali hizmetler, bilgi toplumu hizmetleri, kişisel verilerin korunması, karapara aklama ile mücadele, tarım ticareti mekanizmaları, deniz taşımacılığı, vergilendirme, iş hukuku, sosyal diyalog, sosyal dışlanma, ayrımcılığa karşı politika, kamu sağlığı, enerji piyasasının liberalizasyonu, balıkçılık, nükleer enerji ve nükleer güvenlik, çelik sanayinin yeniden yapılandırılması, elektronik haberleşme, bölgesel politika, çevre politikası, su kalitesi, atık yönetimi, tüketicinin korunması, göç, adli işbirliği, uyuşturucu ile mücadele, AB mali çıkarlarının korunması ve AB müktesebatının Bulgarca ya tercümesidir. Bunun yanı sıra, 6 alanda çok acil adım atılması gerektiği belirtilmiştir. Bunlar; - tarımda uygun bir entegre idare ve kontrol sistemi (IACS) kurulması, - hayvan yan ürünlerinde müktesebat ile uyumlu toplama ve muamele merkezi kurulması, - organize suç ağlarının soruşturulması ve kovuşturulmasına ilişkin sonuçlarda daha açık kanıtlar, - dolandırıcılık ve yolsuzlukla mücadele mevzuatının daha etkin ve etkili şekilde uygulanması, - karapara aklama ile ilgili hükümlerin etkin ve daha yoğun biçimde uygulanması ve - yapısal fonlar ve uyum fonu için mali kontrol mekanizmasının güçlendirilmesidir. iv 2006 yılı sonunda, Bulgaristan ın bu alanlarda yeterli adımı attığına inanan AB, bu ülkeyi 1 Ocak 2007 den itibaren tam üyeliğe kabul etmiştir. Ancak, Bulgaristan ın AB üyeliğinin hemen ardından medyada ilginç haberler yer almaya başlamıştır. Örneğin, İngiltere İçişleri Bakanlığı na göre beş ay önce AB üyesi olan Romanya ve Bulgaristan dan her gün ortalama 120 kişi gelmekte olup, göçmenlerin toplam sayısı i bulmuş. Yıl sonu itibariyle eski Doğu Bloku ülkelerinden 40 bin kişinin daha geleceği tahmin ediliyor. Romanya dan gelenlerde meslek hanesinde "sirk cambazı" yazanlar başı çekiyor. Bulgarlarda ise aşçı, cambaz, müzisyen, araştırmacı ve otel çalışanlarına daha çok rastlanıyor. v Diğer bir haber ise, Bulgaristan ın AB yardımlarını rüşvete harcadığı iddiaları ile ilgili. Habere göre, ülkede geçen yıl 1 milyar Avroluk rüşvet verilmiş ve bu Sofya'nın bu yıl AB'den almayı umduğu fonlara eşit miktarda. vi Bulgaristan AB nin hurdalığı haline gelmeye başlaması da ayrı bir haber konusu. Avrupa Birliği ne üyelikle birlikte bütün ithalat vergilerinin kalkması üzerine, Bulgaristan Batı Avrupa ülkelerinden ithal edilen ve çevreyi kirleten ucuz ikinci el otomobillerle dolmuş. vii Nitekim yolsuzluk skandallarına batmış politikacıları, sokak ortasında yaşanan faili meçhul cinayetler ve mafyasıyla özdeşleşen Bulgaristan hala AB'nin kişi başına düşen gelir seviyesi en düşük ülkesi. viii Görüldüğü üzere, Bulgaristan Avrupa Birliği ne üyelik yolunda hem siyasi hem de ekonomik anlamda hızla çok önemli ilerlemeler kaydetmiş durumda. Ancak Bulgaristan AB müktesebatına kağıt üzerinde ne kadar uyum sağlasa da, AB ruhunu tam olarak içine sindirip gerçek bir AB ülkesi olmak için atması gereken daha çok adım olduğu da bir gerçek. i ii iii iv v < > vi < > vii < > viii Sıla Özçelik in haberi, < > 14

15 ROMA ANLAŞMASININ 50. YILINDA AB - ABD EKONOMİK İLİŞKİLERİNE KISA BİR BAKIŞ Transatlantik İşbirliği Amerika Birleşik Devletleri nin temelleri bundan yaklaşık 500 yıl önce Avrupa dan gelen göç akımları ile atılmıştır. Öte yandan, İkinci Dünya Savaşı nın ardından, Jean Monnet tarafından önderlik edilen Avrupa bütünleşme projesi ise ABD den büyük destek görmüştür. İki dünya devinin ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal anlamda Batı olarak adlandırılan değerler bütünü etrafında birleşmiş olmaları yapılacak olan analizlerde mutlak surette göz önünde bulundurulması gereken bir husustur. AB ve ABD arasındaki ilişkilerin dinamiklerini anlamak için tarihte kısa bir gezinti yapmak yerinde olacaktır. Jean Monnet tarafından Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu nu (AKÇT) kuran Paris Anlaşmasına ilişkin çalışmalar yürütülürken, o dönemin Amerikan Başkanı Harry Truman ın anlaşma taslağı nın hazırlanmasına katkıda bulunmak amacıyla görüşmelerin sürdürüldüğü Hükümetler Arası Konferans ta gözlemcilik yapmak üzere bir Amerikan heyet görevlendirdiği bilinmektedir yılında Roma Anlaşması ile bugünkü Avrupa Birliği nin temelleri atılmış ve bu yeni Anlaşma ABD ye, Avrupalı müttefikleri ile tek bir platformda buluşarak işbirliği yapabilme olanağını tanımıştır. ABD Avrupa Toplulukları nezdinde Brüksel deki ilk Daimi Temsilciliğini 1961 yılında Başkan John F. Kennedy döneminde açmıştır. Avrupa Komisyonu nun ABD Temsilciliği ise 1954 yılından bu yana Washington da faaliyetlerini sürdürmektedir. Avrupa Topluluklarının ve Avrupa Ortak Pazarının temellerinin atılması, bir yandan ABD nin Avrupa ile daha sıkı stratejik ortaklıklar kurabilmesinin yolunu açarken, bir yandan da yeni çatışma/çekişme alanları yaratmıştır. Bu çekişme alanlarının başında Avrupa Birliği nin Ortak Tarım Politikası gelmektedir. PELİN KUZEY 1957 yılında, henüz Roma Anlaşması yeni yürürlüğe girmişken GATT çerçevesinde yapılan görüşmelerde; ABD, Ortak Tarım Politikasının GATT hükümlerine aykırı olduğunu savunmuş ancak bu platformdaki tartışmaları uzatmayarak, AET ile ticaret hacmini artırma yolunu seçmiş ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü nün (OECD) kuruluşuna liderlik etmiştir. Dünya ekonomisinin ve siyasetinin bu iki önemli aktörü arasındaki ilişkilerin kurumsallaşması ise 1990 larda gerçekleşmiştir yılında kabul edilen Transatlantik Deklarasyonu ile Başkanlar düzeyinde gerçekleşen zirve toplantılarının yanı sıra bakanlar seviyesinde düzenlenen toplantılar vesilesi ile taraflar arasında siyasi ve ekonomik diyalogun geliştirilmesi hedeflenmiştir. Deklarasyon çerçevesinde, serbestleşme, OECD, rekabet politikası da dahil olmak üzere ekonomi, eğitim, bilim ve kültür alanlarında işbirliği mekanizmaları yaratılmıştır. Transatlantik Deklarasyonu nu takip eden süreçte, 3 Aralık 1995 tarihinde Madrid de gerçekleştirilen AB-ABD zirvesinde Avrupa Komisyonu Başkanı Santer, Avrupa Konseyi Dönem Başkanı İspanyol Başbakanı Gonzales ve ABD Başkanı Clinton arasında Yeni Transatlantik Gündemi (New Transatlantic Agenda-NTA) imzalanmıştır. Yeni Transatlantik Gündemi dört temel alan üzerinde odaklanmıştır: - dünyada barış, istikrar, demokrasi ve kalkınmanın teşvik edilmesi - terörizmle mücadele, uluslararası suçlar, uyuşturucu ticareti gibi küresel sorunların çözümünün sağlanması - dünya ticaretinin genişlemesi ve ikili ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi - Atlantik in iki yakasında işadamları, bilim adamları ve diğer profesyonel meslek grupları arasında işbirliğinin arttırılması. Yeni Transatlantik Gündemi ekinde yer alan AB-ABD Karma Eylem Planı ise taraflar arasında yapılacak 150 spesifik anlaşmayı kapsamaktadır. 15

16 Yeni Transatlantik Gündemi çerçevesinde 18 Mayıs 1998 tarihinde Londra da yapılan AB- ABD Zirvesinde ise Transatlantik Ekonomik İşbirliği (Transatlantic Economic Partnership-TEP) karma deklarasyonu kabul edilmiştir. TEP yabancı yatırımlara ya da ticarete engel olan uygulamaların ortadan kaldırılması ya da azaltılmasını hedeflemiştir. TEP ile bir Yönlendirme Grubu ve ABD ile AB arasındaki ekonomik krizleri önlemek amacıyla bir Erken Uyarı Mekanizması kurmuştur. Yeni Transatlantik Gündeminin ekinde yer alan AB- ABD Karma Eylem Planı ise TEP e dâhil edilmiştir. Bu çerçevede, sermaye akışı üzerindeki engellerin azaltılması, ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması, Amerikalı ve Avrupalı iş adamların AB ve ABD pazarlarına erişimin kolaylaştırılması, telif ve fikri mülkiyet haklarının korunması alanında işbirliği yapılması konuları öncelikler arasına girmiştir. İkili düzeyde ilişkiler zirve toplantıları ve Bakanlar düzeyinde süren toplantılar vasıtasıyla sürdürülürken, 1995 yılında GATT ın yerini alarak kurulan Dünya Ticaret Örgütü o tarihten itibaren AB ve ABD arasındaki ekonomik ve ticari tartışmaların ana platformu haline gelmiştir. Dünya çapında ticaretin serbestleştirilmesi, ticaret anlaşmazlıklarının çözümü ile telif ve fikri mülkiyet haklarının korunması konularında faaliyet gösteren Dünya Ticaret Örgütü nde ABD ve AB sanayi malları üzerindeki tarifelerin azaltılması hususunda işbirliği içerisinde çalışmışlardır. Aynı şekilde nakit akımlarının ve yabancı doğrudan yatırımların önündeki engellerin kaldırılması konusunda da hem fikir olmuşlardır. Yukarıda sayılan alanlarda kolaylıkla işbirliği yapılabilmesine karşın, tarım ürünlerinin ticareti konusunda 1957 de başlayan uyuşmazlıkların yanı sıra çelik sanayine ilişkin anlaşmazlıklar DTÖ nün 1999 Seattle, 2001 Doha, 2003 Cancun ve 2005 Hong Kong Round larında da devam etmiştir. Dünya ekonomisinin bu iki önemli ekonomik aktörü arasındaki ilişkiler işbirliği ve uyuşmazlıkların bir arada yoğrulduğu bir pota niteliğini taşırken, bu iki gücün dünya ve birbirleri için ne anlam ifade ettiklerini göstermek açısından kimi rakamlara göz atmak yerinde olacaktır: AB ve ABD nin toplam nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık %10 unu oluşturmaktadır. AB ve ABD toplam dünya ticaretinin yaklaşık %40 ını gerçekleştirmektedirler. AB ve ABD nin toplam GSYİH si dünya GSYİH sının yaklaşık %60 ını oluşturmaktadır. AB ve ABD birbirlerinin en büyük ticaret ortağı konumundadırlar. Günlük transatlantik ticaretin boyutu ortalama 2 milyar dolar seviyesindedir. Almanya ve İngiltere ABD nin AB deki en büyük ticaret ortaklarıdır yılı rakamları uyarınca AB nin ABD de milyar euroluk yabancı doğrudan yatırım stoku bulunurken, ABD nin AB de 802 milyar euro yabancı doğrudan yatırım stoku bulunmaktadır. Bu rakamlar, Avrupalı ve Amerikalı firmaların 2/3 ünün Atlantik Okyanusu nun diğer yakasında yatırım yaptığını göstermektedir. Transatlantik ekonomik işbirliğinin geldiği noktaya, siyasi ilişkiler alanında, özellikle 2003 yılında Amerika nın Irak müdahalesinin ardından Avrupa da beliren Amerikan karşıtı tutum nedeniyle erişilmesine pek mümkün olmadığı çeşitli platformlarda ifade edilmektedir. Aynı şekilde, ABD nin Kyoto Protokolü ve Anti- Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Ottawa Sözleşmesi ni İmzalamayı reddetmesi ayrıca 15 Haziran-17 Temmuz 1998 tarihlerinde Roma da Birleşmiş Milletler in girişimiyle, saldırı suçları, soykırım suçu, savaş suçları ve insanlığa karşı suçları yargılayacak kalıcı ve sürekli bir mahkeme olarak tasarlanan Uluslararası Ceza Mahkemesi ni kuran anlaşmanın Başkan Clinton döneminde imzalanmış olmasına karşın, Başkan Bush döneminde söz konusu imzanın geri çekilmesi gibi hususlar AB ile ilişkilerde pürüz yaratmaya devam etmektedir. Ancak, yazımızın başında da değindiğimiz gibi ABD ve AB Batı olarak adlandırılan aynı değerler bütünü etrafında birleşmişlerdir. Bu nedenle, gerek siyasi ilişkiler alanında ortaya çıkabilecek bu tarz çatışmaların ekonomik ilişkilerin soğuması ya da duraklaması ile sonuçlanacağını savunmak uluslararası 16

17 politika analizlerinin fazla basite indirgenmesi ile sonuçlanacaktır. Çin ve Hindistan gibi yeni dünya devlerinin ortaya çıktığı bir ortamda, ekonomik ilişkilerin ağırlık noktasının doğuya kayma riski göz önünde tutulduğunda, aynı değerler üzerine kurulu olan ABD-AB arasındaki işbirliği çabalarının zayıflamak bir yana derinleşmesini beklemek akılcı olacaktır. Ekonomik ve askeri açıdan 21. yüzyılın yeni dünya gücü olmaya aday 1.3 milyar Çinli ile 490 milyonluk AB ve 300 milyon nufusa sahip ABD nin aralarında işbirliği yapmadan başa çıkabilmesi pek mümkün görünmemektedir. Nitekim, 30 Nisan 2007 tarihinde Washington da gerçekleştirilen son AB-ABD Zirvesinde Başkan Bush, AB Dönem Başkanlığı görevini yürüten Angela Merkel ve Komisyon Başkanı Barosso tarafından transatlantik ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesine ilişkin kabul edilen yeni çerçeve bu savın doğruluğunu ortaya koymaktadır. Kaynakça: 1) European Union Delegation of the European Commission to the United States, The European Union and the United States, Global Partners, Global Responsibilities, ) Marta Cichomska, USA-EU: Good Cop-Bad Cop?, European Courier, 6 December ) Masiej Jarecki, USA-EU: Future of Transatlantic Economic Relations, European Courier, 3 September ) Aleksandra Korycka, U.S.-EU: Rivalry or cooperation? (The European View), European Courier, 14 October ) Eurostat News Release, Facts and Figures, EU-USA Summit, 27 April ) Frank Selvaggi, An Ever Closer Transatlantic Union: The Treaty of Rome at Fifty, Indiana University, European Union Center of Excellence,

18 GÜNEYDOĞU ASYA ÜLKELERİ BİRLİĞİ BÖLGESEL HAREKETİ VE AB HÜLYA SOYLU ASEAN üye ülkelerinin makroekonomik göstergelerine bakıldığında, 90 larda katılan Vietnam, Kamboçya, Laos ve Burma/Myanmar dan sonra en zengin ve en fakir üyeler arasında farkın yüksek olduğu görülmektedir yılı itibariyle Güneydoğu Asya da ortalama kişi başına gelir 1218 Euro iken, ülke bazında bakıldığında Burma/Myanmar da 187 Euro, Malezya da 4137 Euro ve Singapur da Euro seviyesindedir. Bu durum, ekonomik ve sosyal entegrasyonun sağlanması yolunda büyük bir engel niteliğindedir. Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), 1967 Bangkok Deklarasyonu ile 5 üye ülke arasında kurulmuştur. Söz konusu ülkeler, Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland dır. Birliğe 1984 yılında Brunei Darussalam, 1995 yılında Vietnam, 1997 yılında Laos Halkı Demokratik Cumhuriyeti, Burma/Myanmar ve 1999 yılında ise Kamboçya katılmıştır. Hali hazırdaki üye sayısı 10 dur. i Bangkok Deklarasyonu pek çok sektörde işbirliğini öngörmekte ve Birliğin amacını şu şekilde sıralamaktadır: 1) Ekonomik büyümeyi hızlandırmak, Birliğin sosyal ve kültürel gelişimini sağlamak, 2) Bölgesel barış ve tutarlılığı sağlamak, 3) Ekonomik, sosyal, kültürel, teknik, bilimsel alanlarda karşılıklı yardımlaşmayı artırmak, 4) Eğitim, teknik ve yönetim konularında araştırma olanaklarını desteklemek, 5) Ülkelerin tarım ve endüstride daha etkin olmalarını sağlamak, ticareti geliştirmek, uluslararası mal ticaretini artırmak, ulaşım ve iletişim olanaklarını geliştirmek ve hayat standardını yükseltmek, 6) Güneydoğu Asya çalışmalarını ilerletmek, 7) Uluslararası ve bölgesel organizasyonlarla yakın ve faydalı işbirliği kurmak. ii 1992 ASEAN Zirvesinde ise, 2010 yılına kadar ASEAN Serbest Ticaret Alanı'nın (STA) kurulması kararlaştırılmıştır. Söz konusu STA için Ortak Efektif Tercihli Tarife Anlaşması çerçevesinde mallar üzerindeki tarifelerin aşamalı olarak indirilmesi (2008 tarihinin daha sonra 2003 e çekilmesi) öngörülmüştür. Serbest Ticaret Antlaşması nın imza tarihinde sadece 6 üye bulunduğu için, Birliğe daha sonra katılan üyeler için süreler uzatılmıştır. Buna göre, Vietnam için söz konusu tarih 2006, Laos ve Myanmar için 2008 ve Kamboçya için 2010 öngörülmüştür. Bu çerçevede, tarifelerin aşamalı olarak kaldırılması amacında ne kadar ilerleme kaydedildiğine ilişkin çalışmalarda durum aşağıdaki şekilde ortaya konmaktadır: iii 1993 te uygulanan ortalama tarife: % te uygulanan ortalama tarife: %2.39 dur. Diğer taraftan, ASEAN hareketi içerisinde olan ülkelerin aralarındaki ticaret düzeyinin yüksek olmadığı ve bazı refah düzeyi yüksek Birlik ülkelerinin, Birlik dışındaki ülkelerle ikili ekonomik işbirliğine girdikleri görülmektedir (Bakınız Şekil 1). iv Diğer taraftan, Güneydoğu Asya nın siyasi gündemi, bölgesel ve uluslararası düzeydeki endişeler tarafından şekillenmiştir. Ekim 2002 de Bali ye yapılan terörist saldırı, Güneydoğu Asya Bölgesi nde terörizm tehlikesine dikkat çekmiştir. Bu da güvenlik alanında hem bölgesel hem de uluslar arası düzeyde daha fazla işbirliği girişimlerine neden olmuştur. 18

19 AB nin ASEAN la ilişkileri, 7 Mart 1980 tarihinde Kuala Lumpur daki ikinci Bakanlar Toplantısında AT-ASEAN İşbirliği Anlaşması nın imzalanmasıyla kurumsallaşmıştır. Diğer taraftan, iki Birlik arasında istişari nitelikli toplantılar (ASEAN Bölgesel Forumu, ASEAN AB Bakanlar Toplantısı, ASEAN Ekonomi Bakanları Toplantısı, ASEAN-AB Üst Düzey Görevlileri Toplantısı, Bakanlar Konferansları Sonrası 9+1 ve 9+10 lar, Ortak İşbirliği Komitesi Toplantısı) gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Buna ilaveten, ASEAN-Brüksel Komitesi, ASEAN- Bonn Komitesi, ASEAN-Londra Komitesi ve ASEAN-Paris Komitesi de, AB ile diyalogun sağlanması ve sürdürülmesinde yardımcı olmaktadır. v İki Birlik arasındaki ticaret durumuna bakıldığında ise 2001 yılı itibariyle AB nin, ASEAN ın ihracatında ikinci büyük pazar ve Japonya ve ABD den sonra üçüncü büyük ticaret ortağı olduğu görülmektedir. AB nin ASEAN a ihracatı, 42.7 milyar Euro olarak tahmin edilirken, AB in ASEAN dan ithalatı, 66.2 milyar Euro olarak hesaplanmıştır. Bu da, AB nin 1997 Asya Finansal Krizi nden sonra da ASEAN bölgesine pazarını açık tutmaya devam ettiğini göstermektedir. vi AB-15 içerisinde toplam ithalatın %60 ı, diğer AB-15 ülkelerinden gelmektedir. AB-15 dışındaki ülkelerin ithalat payı, döneminde %1.4 artış göstermiş olup; bu artışın %0.5 i, ASEAN ülkelerinin ithalat payındaki artıştan kaynaklanmıştır Asya Krizi nden sonra AB, ASEAN bölgesiyle devamlı bir ticaret açığına tanık olmuş ve bu da AB nin ASEAN ülkelerine ihracatında düşüş ve çoğu ASEAN ülkesi para birimlerinin değer kaybetmesi sonucu ASEAN dan yapılan ithalattaki artıştan kaynaklanmıştır. Otomatik veri işleme makineleri, transistörler, yarı iletken aletler ve ofis makinesi ve otomatik veri işleme makineleri için subap, parçalar ve aksesuarlar, ASEAN ülkelerinin AB ülkelerine sattığı en önemli ihraç malları olup; toplam ihracatlarında %45 lik payı almaktadır. Bölge olarak ASEAN, AB nin Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi nden (GTS) büyük ölçüde yararlanmıştır. Tayland ve Endonezya gibi ASEAN ülkeleri, yakın zamanda birkaç sektörde rekabet edebilir duruma gelerek sistemden çıkmıştır. Ayrıca, önemli mallarda - özellikle Tayland için balıkçılık ürünlerisistemden artık yararlanamamaları söz konusudur. Singapur, kalkınma düzeyi yüksek bulunmasından dolayı sistem dışında tutulmuştur. Avrupa dan bölgeye yatırım, krizden önce yüksek bir düzeyde seyrederken; krizden sonra hala devam etmesine rağmen kriz öncesi seviyeye henüz ulaşamamıştır. vii 1980 de, AB, İşbirliği Anlaşmasını ASEAN üyesi 5 ülkeyle (Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland) imzalamış ve bu ülkelere En Fazla Müsaadeye Mahzar Ülke statüsünü vermişlerdir. Ortak İşbirliği Komitesi, AB ile ASEAN arasında işbirliğini koordine etmek için oluşturulmuştur. ASEAN ülkeleri, AB tarafından geliştirilen ve gelişmekte olan ülkelere tercihli tarifeler verme yoluyla ülkelerin ithalatlarını arttırmalarına yardımcı olmak amacıyla ortaya konulan GTS den yararlanmaktadır. Singapur, ekonomik gelişme seviyesi dikkate alındığında 1998 yılında sistemden çıkmış ve Endonezya ve Tayland da, bazı ürün kategorilerinde sistemden yararlanamamıştır yılında, Avrupa Komisyonu ASEAN ı Avrupa ve Asya arasında bütün alandaki ilişkiler için önemli olan bir ekonomik ve siyasi ortak olarak tanımlamaktadır yılında, Bölgesellik Ötesi AB-ASEAN Ticaret Girişimi (TREATI), iki bölge arasında ekonomik işbirliğini geliştirmek için önerilmiş ve işlemeye başlamıştır. 19

20 TABLO 1: ASEAN Ülkeleri Makroekonomik Göstergeleri (2002) viii Nüfus (Milyon) GSYİH (Euro) GSYİH Büyüme (%) Kişi Başına Gelir Enflasyon (%) Brunei Milyar (1998) Kamboçya 13 4 Milyar Endonezya milyar Laos, PDR 6 2 milyar Malezya milyar Burma/Myanmar milyar Filipinler milyar Singapur 4 96 milyar Tayland milyar Vietnam milyar ASEAN Toplam milyar 1217 ŞEKİL 1: Bölgede İkili Ekonomik İşbirliği Yapan Ülkeler Uzun Dönem Perspektif: ASEAN STA sından ASEAN Topluluğuna SAPTA APEC Nepal ASEAN-10 Rusya Federasyonu Tayvan NAFTA Bhutan ASEAN-6 Maldivler Brunei Japonya Kanada Pakistan Malezya ABD Filipinler Meksika Srilanka Singapur Tayland Kore Hindistan Çin Peru Bangladeş Vietnam HongKong Şili Kamboçya, Laos, Myanmar Avustralya Yeni Zelanda CER TPSEPA Papua YG i ASEAN web sitesi, ii Cooperation Agreement between Member Countries of ASEAN and European Community, Kuala Lumpur, 7 March 1980 ( iii ASEAN web sitesi sunumları, slayt. 16. (www.aseansec.org/presentasi.ppt) iv Third CEPII -- IDB Conference: IDB Conference: The New Regionalism: Progress, The New Regionalism: Progress, Setbacks and Challenges Setbacks and Challenges, February 9-10, 2006, Washington D. C, s. 18 (http://www.cepii.fr/anglaisgraph/communications/pdf/2006/ /fouquinpre.pdf) v ASEAN web sitesi, ASEAN- European Union Dialogue, (http://www.aseansec.org/5612.htm) vi AB web sitesi (http://ec.europa.eu/comm/external_relations/asean/intro/index.htm) vii Cuyvers, Ludo, Verherstraeten, Stijn, The EU s Generalized System of Preferences and its ASEAN beneficiaries: a success story?, CAS Discussion Paper No: 47, Centre for ASEAN Studies, December 2005, s.9 (http:// /cas/pdf/cas%2047.pdf) viii EU, Regional Indicative Programme ASEAN, s.3 (http://ec.europa.eu/external_relations/asean/csp/rip_05-06_en.pdf ) 20

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,

Detaylı

AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE

AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE AB MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE Eskişehir Sanayi Odası 25 Kasım 2015 Mali Yardımlar IPA Fonları 2014-2020 Döneminde 4.453,9 milyon avro Ana yararlanıcı kamu, bakanlıklar Türkiye AB Programları Toplam bütçe

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı AB ve Türkiye Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Avrupa Birliği Bakanlığı, Katılım Öncesi AB Mali Yardımı kapsamında finanse edilen diyalog sürecini desteklemeye devam etmektedir. Diyaloğu-IV

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı.

KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. KASIM AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Türkiye nin AB ye üyelik müzakereleri çerçevesinde 22 Nolu fasıl müzakereye açıldı. AB ile üyelik müzakerelerinde üç yıllık aradan sonra, 22. Fasıl müzakereye

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü AVRUPA BİRLİĞİNEDİR? Hukuki olarak: Uluslar arası örgüt Fiili olarak: Bir uluslararası örgütten daha fazlası Devlet gibi hareket

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) :

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) : Günümüzde küresel olarak tüm ülkelerin ihtiyaç duyduğu enerji, tam anlamıyla geçerlilik kazanmış bir ölçüt olmamakla beraber, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren önemli bir kriterdir. İktisadi olarak

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ MALİ KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ MALİ KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ MALİ KAYNAKLARI 1. KATILIM ÖNCESİ YARDIM PROGRAMI 2001 yılı sonuna kadar Türkiye ye Avrupa Birliği nin çeşitli bütçe kalemlerinden mali ve teknik işbirliğine yönelik yardımlar gelmekteydi.

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ?

İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? İKLİM DOSTU ŞİRKET MÜMKÜN MÜ? Gülçin Özsoy REC Türkiye Proje Uzmanı İklim Platformu Program Yöneticisi 22 Mart 2012, İzmir REC Türkiye REC Kuruluş Sözleşmesi Ekim 2002 de imzalandı; Ocak 2004 te yürürlüğe

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12)

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE SÖZLEŞMESİ 12. TARAFLAR KONFERANSI (COP12) Çölleşme; kurak, yarı-kurak ve yarı nemli alanlarda, iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dahil olmak üzere

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ

AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ AVRUPA BİRLİĞİ GELİŞİMİ, KURUMLARI ve İŞLEYİŞİ İLKER GİRİT 04.11.2015 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRUPA BİRLİĞİ ANABİLİM DALI İÇERİK Birliğin Kuruluşu Birliğin Gelişimi Antlaşmalar

Detaylı

AB hukuku ve mevzuatına ilişkin bilgilendirme faaliyetleri Uluslararası pazarlara yönelik eşleştirme faaliyetleri AB uyum sürecinde spesifik

AB hukuku ve mevzuatına ilişkin bilgilendirme faaliyetleri Uluslararası pazarlara yönelik eşleştirme faaliyetleri AB uyum sürecinde spesifik COSME 2015 2020 CIP 2008 2014 Türkiye ye Avrupa Birliğine adaylık statüsü verilmesinin ardından siyasi ve ekonomik reform sürecini hızlandırmak için Türkiye nin, Avrupa Birliği merkezi ağına katılmasına

Detaylı

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü

Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri. Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Türkiye-Kosova Serbest Ticaret Anlaşması IV. Tur Müzakereleri Caner ERDEM AB Uzman Yardımcısı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Eylül 2013 Sunum Planı STA ların Yasal Çerçevesi Türkiye nin

Detaylı

7. Çerçeve Programı Nedir?

7. Çerçeve Programı Nedir? 7. Çerçeve Programı Nedir? Aslı VURAL 7.ÇP Enerji ve Çevre Alanları Ulusal İrtibat Noktası TÜBİTAK AB ÇERÇEVE PROGRAMLARI ULUSAL KOORDİNASYON OFİSİ REW Fuarı 20 Haziran 2009, İstanbul, TÜYAP Avrupa Topluluğu

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Kuruluş 843 (Verdun Anlaşması) ( 1958 Cumhuriyet ) Tarım %1,8, Endüstri %19,3, Hizmetler %78,9

Kuruluş 843 (Verdun Anlaşması) ( 1958 Cumhuriyet ) Tarım %1,8, Endüstri %19,3, Hizmetler %78,9 FRANSA ÜLKE BÜLTENİ Başkent Resmi Dil(ler) Yönetim Biçimi Cumhurbaşkanı Başbakan Paris Fransızca Parlamenter Başkanlık Tipi Cumhuriyet Nicolas Sarkozy François Fillon Kuruluş 843 (Verdun Anlaşması) ( 1958

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi

Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Piyasaya Hazırlık Ortaklık Girişimi Geleceğin Karbon Piyasaları Şekilleniyor Pazara Hazırlık Ortaklık Girişimi (PMR) Kyoto Protokolü nün ilk yükümlülük döneminin sona ereceği 2020 yılı sonrası yeni iklim

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive () Çevresel Gürültü Direktifi nin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ekim 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 EYLÜL İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 9 Ayında %2,6

Detaylı

Ekonomik ve Sosyal Komite - Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü AB Politikaları AB Konseyi AB Bakanlar Kurulu Schengen Alanı

Ekonomik ve Sosyal Komite - Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü AB Politikaları AB Konseyi AB Bakanlar Kurulu Schengen Alanı Avrupa Komisyonu SCHUMANN Roma Antlaşması Brüksel Almanya - Avrupa Parlamentosu Đktisadi Kalkınma Vakfı Adalet ve Özgürlükler AB - AVRO Politikaları AB Konseyi Bakanlar Kurulu Schengen Alanı Üye Devlet

Detaylı

ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ

ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ YÜKSEK DENETİM DÜNYASINDAN HABERLER ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ ÇEVRE DENETİMİNDE KÜRESEL GÜNDEM VE EUROSAI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN DENETİMİ SEMİNERİ

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 25 Kasım 2013 ACI KAYBIMIZ TÜRKİYE-NORVEÇ İŞBİRLİĞİ FORUMU 1938 DEN 2013 E 10 KASIM LAR END RUSYA TAYLAND ÇİN İZMİR İKTİSAT KONGRESİ 3 gün boyunca

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

TTGV Çevre Projeleri Grubu 13 Aralık k 2006, Ankara

TTGV Çevre Projeleri Grubu 13 Aralık k 2006, Ankara Sürdürülebilir Kalkınma ve İnovasyon: Gelişmeler, EğilimlerE TTGV Çevre Projeleri Grubu 13 Aralık k 2006, Ankara İÇERİK Kavramlar:Sürdürülebilir Kalkınma ve Eko-İnovasyon Çevre Konusunda Gelişmeler AB

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti. ARAŞTIRMA RAPORU ÖZEL ARAŞTIRMA--AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE KRONOLOJİSİ 20/06/2005 1959 1963 1964 1966 1968 1970 1971 1972 1973 31 Temmuz: Türkiye, AET ye ortaklık için başvurdu. 11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi,

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Nedir?

Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Nedir? Avrupa Birliği 7.Çerçeve Programı Nedir? AB Çerçeve Programları, Avrupa Birliği nde çok uluslu araştırma ve teknoloji geliştirme projelerinin desteklendiği başlıca Topluluk Programı dır. İlki 1984 yılında

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Mart 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 Sunum Planı Yolsuzlukla Mücadele Alanında Bugüne Kadar Yapılanlar Yapılan Çalışmaların Uluslar arası Yolsuzluk Ölçümlerine

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

AB PROGRAMLARI VE TÜRKİYE

AB PROGRAMLARI VE TÜRKİYE AB PROGRAMLARI VE TÜRKİYE Çisel İLERİ 13 Ocak 2017 İKV Kamuoyu Araştırması 2016 Araştırmanın Künyesi: Nisan 2016 Türkiye genelinde 18 il 1254 katılımcı 7 bölge Araştırmayı nerede yaptık? AB yi duydunuz

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. AVRUPA BİRLİĞİ TOPLULUK PROGRAMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİ ve TÜRKİYE NİN KATILMAKTA OLDUĞU PROGRAMLAR

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği. AVRUPA BİRLİĞİ TOPLULUK PROGRAMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİ ve TÜRKİYE NİN KATILMAKTA OLDUĞU PROGRAMLAR Avrupa Birliği Genel Sekreterliği AVRUPA BİRLİĞİ TOPLULUK PROGRAMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİ ve TÜRKİYE NİN KATILMAKTA OLDUĞU PROGRAMLAR 1 Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ABGS 9 Temmuz 2009 tarih 5916

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%)

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%) 2016/17 Global İhracat-Büyüme Tahminleri Kaynak : EDC Export Credit Agency - ÜLKE ANALİZLERİ BÜYÜME ORANLARI ÜLKELERİN YILI BÜYÜME ORANLARI (%) Avrupa Bölgesi; 1,5 % Japonya; 0,50 % Kanada ; 1,30 % Amerika;

Detaylı

Finansal Krizden Bu Yana Dünya Ticaretinin En Kötü Yılı : 2015

Finansal Krizden Bu Yana Dünya Ticaretinin En Kötü Yılı : 2015 Finansal Krizden Bu Yana Dünya Ticaretinin En Kötü Yılı : 215 The Economist Intelligence Unit, Haziran 216 Küresel ticaret finansal krizden bu yana, 215 te en zayıf yılını yaşadı. Ekonomi Politikaları

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 ANA EYLEM 2: YENİLİK ve İYİ UYGULAMALARIN DEĞİŞİMİ İÇİN İŞBİRLİĞİ Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği;

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfus : 9,780,780 Dil :Resmi dil Azerice dir. Rusca ve Ermenice

Detaylı

Türkiye nin Enerji Politikalarına ve Planlamasına Genel Bakış

Türkiye nin Enerji Politikalarına ve Planlamasına Genel Bakış Türkiye nin Enerji Politikalarına ve Planlamasına Genel Bakış Yrd. Doç. Dr. Vedat GÜN Enerji Piyasası İzleme ve Arz Güvenliği Daire Başkanı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 28-29-30 Haziran 2007, EMO-İÇEF,

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Haziran 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 MAYIS İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi. Avrupa Ekonomik ve Sosyal

Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi. Avrupa Ekonomik ve Sosyal Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi ve y Uzun bir ortak tarih Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu na (EEC) katılmak için ilk kez Temmuz 1959'da başvuru yaptı. EEC yanıt

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI FASIL 4: SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI FASIL 4: SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI FASIL 4: SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI Ekim 2011 1 SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI 1. Faslın Kapsamı 2. AB Müktesebatı 3. Ulusal Mevzuat 4. Müzakere Sürecinde Gelinen Aşama 5. Yapılması

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI SOSYAL, BÖLGESEL VE YENİLİKÇİ POLİTİKALAR BAŞKANLIĞI

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI SOSYAL, BÖLGESEL VE YENİLİKÇİ POLİTİKALAR BAŞKANLIĞI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI SOSYAL, BÖLGESEL VE YENİLİKÇİ POLİTİKALAR BAŞKANLIĞI UMUT AZAK AB İŞLERİ UZMANI 0312 218 16 60 uazak@ab.gov.tr adım adım üyelik 1996 Ticaret Gümrük Birliği 1999 Adaylık 2002

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi

Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri. Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası KOBİ & İhracat Finansmanı Aracılık Kredileri Alper Oguz Finansal Sektor Uzmani Dunya Bankasi Ankara Ofisi Dünya Bankası Grubu Kuruluşları Dunya Bankası Grubu Uluslararası Imar ve Kalkınma

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012)

2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012) T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 A. MISIR GENEL BİLGİLERİ 1. HARİTA ve BAYRAK 2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012) Nüfusu : 85 milyon Yüzölçümü : 1.001.450 km 2 Dil : Arapça Din : Sünni Müslüman %90, Kıpti %9,

Detaylı

AVRUPA KONSEYİ İNSAN HAKLARININ KORUYUCUSU ÖZET

AVRUPA KONSEYİ İNSAN HAKLARININ KORUYUCUSU ÖZET AVRUPA KONSEYİ İNSAN HAKLARININ KORUYUCUSU ÖZET Avrupa Konseyi üyesi olmayan devlet (Belarus) ÜYE ÜLKELER KURULUŞUN MERKEZİ VE BÜROLARI BÜTÇE Almanya, Arnavutluk, Andorra, Avusturya, Azerbaycan, Belçika,

Detaylı

T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ

T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI (KARS, ARDAHAN, IĞDIR, AĞRI) T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ 14-15 MAYıS 2012 2 1. Azerbaycan Cumhuriyeti SUNUM PLANı Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Enerji Kaynakları

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA)

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) Değerli Katılımcılar, Değerli Konuklar, Türkiye, yapısal reformlar ile

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies(CEPS) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği ne Üyelik

Detaylı

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları 7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları Seda GÖKSU AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Sunum Planı 7.ÇP SSH Araştırma Alanı 7.ÇP SSH alanı projelerine nasıl ortak olabilirim?

Detaylı

4. İslam İşbirliği Teşkilatı ( İİT ) Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu

4. İslam İşbirliği Teşkilatı ( İİT ) Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu BAŞKANIN SONUÇ DEKLARASYONU ( TASLAK ) 4. İslam İşbirliği Teşkilatı ( İİT ) Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Forumu Ana teması: İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Arasında Ekonomik Entegrasyon: Beklentiler

Detaylı

WWW.GREENıNDUSTRYPLATFORM.ORG. YEŞİL ENDÜSTRİ PLATFORMU İlk Danışma Kurulu Toplantısı 3 Nisan 2013 Paris, Fransa

WWW.GREENıNDUSTRYPLATFORM.ORG. YEŞİL ENDÜSTRİ PLATFORMU İlk Danışma Kurulu Toplantısı 3 Nisan 2013 Paris, Fransa YEŞİL ENDÜSTRİ PLATFORMU İlk Danışma Kurulu Toplantısı 3 Nisan 2013 Paris, Fransa DÜNYA DAKİ DURUM GSYİH nın Dünya daki eğilimleri, nüfus ve malzeme kullanımı Source: Dittrich, M. et al., Green Economies

Detaylı

EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI. Faaliyet Programı

EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI. Faaliyet Programı EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI 2010 Faaliyet Programı İçindekiler 1- Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu 2010 Yılı Faaliyet 1-2 Programı 2- EBSO Üyelerine Yönelik Faaliyetler 3-4 3- EBSO Dışı Kuruluşlarla

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 15 Haziran 2015, Sayı: 15. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 15 Haziran 2015, Sayı: 15. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 15 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu İnci

Detaylı

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA Nurel KILIÇ Türk boya sektörü; Avrupa nın altıncı büyük boya üreticisi konumundadır. Türkiye de 50 yılı aşkın bir geçmişi olan boya sektörümüz, AB entegrasyon

Detaylı

EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisi ve Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü

EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisi ve Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü EKONOMİ BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisi ve Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü Sunum: Murat YAZICI (Daire Başkanı) Pamuğun Geleceği Şekilleniyor Konferansı Bodrum 12-14 Haziran 2014 TEKSTİL VE KONFEKSİYON ÜRÜNLERİ

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ...

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... 1-20 1.1. Temel Makro Ekonomik Göstergelere Göre Türkiye nin Mevcut Durumu ve Dünyadaki Yeri... 1 1.2. Ekonominin Artıları Eksileri; Temel

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Milletlerarası Ticaret Odası Değişen Küresel Ekonomi ve Türkiye Toplantısı 7 Mart 2014, İstanbul Saygıdeğer Konuklar, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle, Sayın

Detaylı

Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi Politikası

Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi Politikası Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesi Politikası Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Hakkında 1944 yılında Türkiye nin perakende bankacılık odaklı ilk ulusal çaplı özel bankası olarak

Detaylı

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Avrupa Parlamentosu Seçimleri sonuçlandı. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi 2014 Avrupa Parlamentosu Seçimleri, 22-25 Mayıs tarihlerinde

Detaylı

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ MALİ İŞBİRLİĞİ TARİHSEL GELİŞİM Avrupa Komisyonu tarafından sunulan öneri üzerine, Avrupa Konseyi 17 Temmuz 2006 tarihinde yeni bir Katılım

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ. Prof. Dr. Zafer DEMİR --

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ. Prof. Dr. Zafer DEMİR -- YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIMIZ VE ELEKTRİK ÜRETİMİ Prof. Dr. Zafer DEMİR -- zaferdemir@anadolu.edu.tr Konu Başlıkları 2 Yenilenebilir Enerji Türkiye de Politikası Türkiye de Yenilenebilir Enerji Teşvikleri

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLER ve TÜRKİYE. Rifat Ünal Sayman Direktör, REC Türkiye SBE16 Swissotel, İstanbul 14 Ekim 2016

SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLER ve TÜRKİYE. Rifat Ünal Sayman Direktör, REC Türkiye SBE16 Swissotel, İstanbul 14 Ekim 2016 SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLER ve TÜRKİYE Rifat Ünal Sayman Direktör, REC Türkiye SBE16 Swissotel, İstanbul 14 Ekim 2016 Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Ø Bağımsız, tarafsız ve kâr amacı gütmeyen uluslararası bir

Detaylı

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Haziran Ayı İhracat Bilgi Notu

Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Haziran Ayı İhracat Bilgi Notu 2016 Deri ve Deri Ürünleri Sektörü 2016 Haziran Ayı İhracat Bilgi Notu TDH Ar&Ge ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜMÜZÜN 2016 YILI HAZİRAN AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016

Detaylı