denizlere, yani Akdeniz e inme çabaları ortalığı iyice karıştırmıştır. Önce Kırım da ve sonra Kafkasya da Müslüman halklara karşı sürdürülen Rus

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "denizlere, yani Akdeniz e inme çabaları ortalığı iyice karıştırmıştır. Önce Kırım da ve sonra Kafkasya da Müslüman halklara karşı sürdürülen Rus"

Transkript

1

2 ÖNSÖZ Dünya nın bazı bölgeleri, çeşitli yönlerden gelen kara ve deniz yollarının kesişme yerlerinde bulunur ve kavşak özelliği gösterirler. Buraları binlerce yıldan beri çeşitli insan topluluklarının, ulusların, kavimlerin, orduların geçiş yeri olmuştur. Kimileri buraları yalnızca yol olarak kullanmış ve geçip gitmiştir. Kimileri yakıp yıkıp, tahrip edip, yerli halkı öldürüp, esir alıp, ganimet toplayıp talan etmişler ve gitmişlerdir. Kimileri ise daha önce yerleşmiş olan insanları ya öldürmüşler, yok etmişler, ya da onları başka yerlere sürüp bu bölgelere yerleşmişlerdir. Bu tür bölgelere en güzel örnek Yurdumuz Anadolu dur. Asya ile Avrupa arasında yer alan Anadolu Yarımadası; iki kıtayı birbirine bağlayan bir köprüdür ve Karadeniz i Akdeniz e bağlayan bir suyolunun kavşağında yer almaktadır. Tarih öncesi çağlarda, Dünya nüfusunun hızla artması ile Ortadoğu dan Anadolu ya ve oradan da batıya ve kuzeye geçişler başlamıştır. Yazının bulunmasından ve İlkçağ uygarlıkların gelişmesinden sonra, insan toplulukları Dünya nın dört bir yanına Anadolu dan geçerek yayılmıştır. Demir Çağı nda Anadolu Yarımadası çeşitli topluluklara ait büyüklü küçüklü beyliklerin yönetiminde idi. İlk defa devlet düzeninde yerleşme Hititlerle başlamıştır. Bu kavim, Kafkasya üzerinden gelerek Anadolu ya yerleşmiş ve yerli Anadolu halkını egemenlikleri altına almıştır. Sonra Frigler, Urartulular, Lidyalılar ve diğerleri Anadolu ya gelmişler, devletler kurmuşlar ve sonra gelenler tarafından ya göç edip sürülmüşler, ya da o ulusların içinde eriyip yok olmuşlardır. Anadolu dan Yunanistan a giden Akalar, Yunan kent devletlerinin ilk kurucularıdır. Daha sonra birleşen ve güçlenen Yunanlılar, Çanakkale Boğazı nı geçerek Truvalılarla savaşmışlar ve onları yenerek egemenlikleri altına almışlardır. Persler, doğudan gelip Anadolu yu istila etmişler, sonra da Büyük İskender onları İran a sürmüştür. Sonra Romalılar Anadolu yu istila edip burayı eyalet yapmışlar ve İlkçağ ın sonu olarak kabul edilen ikiye bölünmeleri ile Bizanslılar, onların mirasçıları olmuşlardır. 11.Yüzyıldan itibaren Orta Asya dan akan Türk boyları dalgalar halinde Anadolu ya yerleşmişler, Anadolu Selçuklu Devletini ve sonra Osmanlı İmparatorluğunu kurmuşlardır. İstanbul un Fethi ile Bizans İmparatorluğu yıkılmış, Yeni Çağ sona ermiş ve Yakın Çağ başlamıştır. Bizans Devleti sona ermiştir ama Anadolu Rumlarının ve Ermenilerinin bu topraklardaki yaşamları devam etmiştir. Daha sonra İspanya zulmünden kaçan Yahudileri de Osmanlı İmparatorluğu bağrına basmıştır. Osmanlı Devleti nin İslamiyet ten kazandığı hoşgörü iklimi, bu Hıristiyan ve Yahudi toplulukların asırlarca Anadolu da yaşamlarını sürdürmelerine olanak tanımıştır. Beş asır süren bu birliktelik, Fransız Devrimi nin yaydığı milliyetçilik akımlarıyla çatırdamaya başlamıştır. 19.Yüzyıla gelindiğinde, Rusların Osmanlı topraklarındaki Hıristiyan unsurları himaye altına alma görüntüsü altında, sıcak 2

3 denizlere, yani Akdeniz e inme çabaları ortalığı iyice karıştırmıştır. Önce Kırım da ve sonra Kafkasya da Müslüman halklara karşı sürdürülen Rus baskısı ve zulmü sonunda, Anadolu ya Müslüman Çerkes ve Tatarların göçü gerçekleşmiştir. Bunu Mora ve Girit teki Yunan isyanları ile başlayan Türk göçleri izlemiştir. Sonra Balkanlardan Müslüman Boşnaklar, Arnavutlar, Pomaklar, Evladı Fatihan adı verilen Türkler Anadolu ya göç etmişlerdir. Balkan Savaşı nda Osmanlı Devleti nin yenilmesinin ardından, Bulgaristan dan, Yunanistan dan ve diğer Balkan devletlerinden Balkanlı Türkler yığınlar halinde Anadolu ya sığınmışlardır. Mora ve Girit ten Anadolu ya sığınan Türkler, Anadolu nun yerlilerinden olan Egeli Rumları çok tedirgin etmişti. Çünkü göçle gelen Türkler, Anadolu Rumlarının soydaşları olan Yunanlıların yaptıkları zulüm ve vahşeti anlattıkça, huzurları bozuluyordu. Sıranın kendilerine geleceğinden korkuyorlardı. Ama Osmanlının hoşgörüsü öyle derine kazınmıştı ki, kolay kolay çıkarılamazdı. Korkulan olmadı ama araya bir soğuklu ta girmedi denilemez. Kırım dan ve Kafkaslardan gelenler de Rusların zulüm ve vahşetini anlatıyorlardı. Anadolu Ermeniler de bu yüzden tedirgindiler. Ama hoşgörü ikliminden onlar da yararlandılar. Ne olduysa Birinci Dünya Savaşı ve onun devamındaki Türk Kurtuluş Savaşı nda oldu. Anadolu Ermenileri doğuda Rusları, Egeli Rumlar batıda Yunanistan ı desteklediler. Bu bardağı taşıran son damla oldu. Mustafa Kemal Atatürk ün önderliğinde; Türk, Kürt, Çerkes, Tatar, Boşnak, Arnavut tüm Anadolu ayaklandı, Misak-ı Milli sınırlarına ulaşıldı ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu. Ermeniler, Çarlık Rusyası ile işbirliği yapmalarının bedelini çok ağır ödediler. Adına tehcir denilen Ermeni Göçü, eğer sözde soykırım ise, Rusların Çerkeslere ve Tatarlara yaptıklarına ifade etmede kelimeler yetersiz kalır. Tarihin kısa bir dönemini alır da sonuç çıkarmaya çalışırsak yanlış olur. O kısa dönemin öncesini de araştırmak ve ona göre karar vermek daha doğru olur. Anadolu Ermenilerinin göçünü yargılarken, daha önce meydana gelen Tatar ve Çerkes göçlerini de yargılamak gerekir. Bu yapılırsa Emperyalist Çarlık Rusyası nın tarihteki bozuk sicili de ortaya çıkar. Aynı durum Rumlar için de söz konusudur. Emperyalist Avrupa devletlerinin maşası Yunan Ordusu, İzmir e ayak bastığında ve Ankara önlerine kadar ilerlediğinde Anadolu Rumları onları Yunan bayraklarıyla, çiçeklerle, coşkuyla karşılamışlardı. Yunan askerleri ve Rum çeteleri, işgal ettikleri Batı Anadolu da halka zulüm ve eziyet ederken Anadolu Rumları sessiz kalmışlardı. Tabii ki Anadolu Rumlarının bir bölümü, Osmanlı Devleti ne vatandaşlık bağı ile bağlı sadık yurttaşlardı. Onlar Anadolu da rahat bir biçimde yaşıyorlardı ve hallerinden memnunlardı. Ama kurunun yanında yaş ta yanacoktı. Moralı, Giritli, Balkanlı Türklerin yıllar önce başına gelenler şimdi de Anadolu Rumlarının başına gelmişti. Asırlardır Anadolu da birlikte yaşayan iki ulus için ayrılık vakti geldi. Artık sadık Osmanlı vatandaşı Rum azınlık mensubu olmak ta yeterli değildi. Sonuçta Rum değiller miydi, isteseler bile kalamazlardı Anadolu da. Yunanca bilmeyen, Anadolu nun coğrafi koşullarına alışkın, Türklerle birlikte asırlar boyu yaşayan Egeli Rumlar, bilmedikleri yabancı bir diyara, Yunanistan a yerleşmek için yollara 3

4 döküldüler. Bazıları durumun önemini pek kavrayamamışlardı. Yeniden döneriz ümidi ile evini kilitleyip, anahtarını Türk komşusuna bırakanlar vardı. Nasıl olsa iki tarafın devlet adamları anlaşırlar da biz tekrar evlerimize döneriz diye ümit edenler de vardı. Ama Mora dan Girit ten Balkanlardan, Kırım dan, Kafkaslardan ayrılarak Anadolu ya göç eden Türkler, yıllar geçtiği halde geri dönememişlerdi. Egeli Rumların da geri dönmeleri bir hayaldi. Çünkü emperyalist Avrupa bir kumar oynamış ve kaybetmişti. Artık hiçbir şey eskisi gibi olamazdı. Anadolu mozaiğinin bazı parçaları Anadolu dan uzaklara gitmişti. Kitabımda, yüz elli yıldır Anadolu da yaşanan bu göçleri, tarihi roman tekniği ile siz değerli okuyucularıma aktarma yolunu seçtim. Kütahya daki hayali Germiyan Üniversitesi nde hayali akademisyenlerle hayali bir uluslararası sempozyum düzenledim. Niye Kütahya yı seçtiğimi sorarsanız; doğduğum, büyüdüğüm, yaşadığım ve yaşlandığım yerdir Kütahya, burası Kurtuluş Savaşı nın en önemli olaylarının geçtiği topraklardır, göçlerin yoğun olarak yaşandığı bir yerdir Kütahya. Kişi ve yer adları tamamıyla hayali adlardır. Romanda anlattığım olaylar, çeşitli kaynaklardan öğrendiğim olayların, hayalimde canlandırdığım kurgularıdır. Dipnotlarda verdiğim kaynaklardaki yazar adlarının, romandaki kişilerle bir bağlantısı yoktur. Kendilerine, bilgi dağarcıklarını internet aracılığıyla bize sundukları için minnettarım ve teşekkürlerimi sunuyorum. Saygılarımla! Sevgili Torunum, Kayra Tarık Güngör e sevgilerimle 21 Mayıs 2012 Cengiz ÇETİNTAŞ 4

5 1.BÖLÜM: KAFKAS GÖÇÜ ULUSLARARASI ANADOLU GÖÇLERİ SEMPOZYUMU Germiyan Üniversitesi nin büyük konferans salonu hemen hemen dolmuştu. Beş gün sürecek olan uluslararası sempozyumun açılış programı başlamak üzereydi. Çeşitli ülkelerden elliye yakın akademisyen, konu ile ilgili bildiriler sunacaklardı. Türkiye den göç alan ve göç veren komşu ülkelerden çok sayıda politikacılar, iş adamları, gazeteciler, yazarlar, araştırmacılar dinleyici olarak salonda hazır bulunuyorlardı. Göç ve göçmenler ile ilgili sivil toplum kuruluşları, dernek ve vakıf temsilcileri de izleyiciler arasındaydı. Bu uluslararası sempozyum neden Kütahya da, Germiyan Üniversitesi nde yapılıyordu? Çünkü İç Ege nin önemli bir kenti olan Kütahya ve çevresi, yakın tarihte önemli olayların geçtiği, göç alan ve göç veren bir yöredir. Tarih ve Kültür Laboratuarı gibidir. Sanki toplumsal ve siyasal deneyler burada uygulanmış ve sonuçları burada incelenmiş gibidir. Sempozyumun başlamasına az bir zaman kala, sahnede ve salonda herkes yerini almış, koltuklarında rahat otururken, bir kişi vardı ki, hiç de rahat değildi. Oradan oraya koşturuyor, görevlilere emirler veriyor, hocalarından emirler alıyordu. Bu kişi sempozyumun sekretaryasını yöneten Araştırma Görevlisi Hâle Altaylıoğlu ydu. Hâle Kütahyalı bir ailenin kızıydı ve lisans eğitimini tamamladığı Germiyan Üniversitesi nin Sosyal Bilimler Enstitüsü nde yüksek lisans öğrencisiydi. Çok başarılı bir öğrenciydi ve geçen yıl Tarih Bölümünü birincilikle bitirmişti. Bu nedenle kendisine araştırma görevlisi kadrosu verilmiş olan Hâle, başarılı bir gelecek vadeden öğretim üyesi adayı idi. Sempozyumun sunucusu olduğu için, o da konuşmacı kürsüsünde yerini aldı ve ön sırada oturan Rektör ün başıyla onaylamasından sonra açışı yaptı. Kısa bir bilgilendirme sunumundan sonra, ev sahibi Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Moralı açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. -Çok değerli konuklarımız hoş geldiniz. Sizlerin katılımlarıyla onurlandırdığınız bu salon bir insan mozaiği sanki. Siz değerli konuklar; Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Romanya gibi Balkan ülkelerinden, Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan gibi Kafkaslardan aramıza katılarak Anadolu Mozaiğinin eksik parçalarını tamamladınız. Sizlerin iki, üç kuşak öncesi komşularınız veya atalarınız, bu toprakların insanıydılar. Onlar o günlerdeki siyasal konjonktürde meydana gelen çalkantılar yüzünden kendi yurtlarından ayrılmak zorunda kaldılar. Aynı nedenlerden dolayı Girit ten, Mora dan, Selanik ten, Bosna dan, Kafkasya dan göç edip bu topraklara yerleşenler de oldu. Olan oldu. Kim önce kovdu? Suç kimindi? Artık geriye dönüp bunun oldusunu, bittisini tartışacak değiliz. Bu sempozyumum amacı da bu değil. Peki, ne yapacağız? O günlerde olanı biteni 5

6 hatırlayıp dersler çıkartacağız. Dünya nın bu stratejik bölgesinde birlikte el ele yürümenin yollarını arayacağız. Rektör konuşmasını sürdürürken, salonda bulunan Eskişehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Janset Akarcalı daldı gitti. Janset Hanım, Göç Sosyolojisi dalında doktora tezi hazırlamış, sosyoloji bölümü öğretim üyesidir. Öğleden sonra Kafkas Göçü konusunda bir bildiri sunacaktır. Biran için Dedesinin otuz yıl önce ona anlattıkları belleğinde tekrar belirdi. GÖKÇAYIR KÖYÜ NDE DEDE İLE TORUN Yıl Eskişehir Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Janset, yaz tatilinin bir bölümünü geçirmek için Seyitgazi İlçesi ne bağlı Gökçayır Köyü ne gitti. Bu köyde genç kızın Dedesi ve Anneannesi kalıyordu. Köy 1865 yılında gerçekleşen Kafkas göçünden sonra, Hazine arazisi olan büyük bir meranın üzerine kurulmuştu. Gökçayır, Kafkasya'daki köy yerleşmelerinin bir kopyası görünümünde. Konut tipi olarak Kafkasya daki konutlara benzer konutlar yapmışlar. Konutlar, kerpiç duvar ve ağaç tavandan oluşmakta. İç ve dış cephelerinin sıvaları beyaz kireçten. Son yıldır yapılan evler betondan ve çatılı olarak yapılmaktadır. Evlerin çoğunluğu tek katlı, Sulak ve nemli yerlerde olmamasına dikkat edilmiş. Konutlar büyük bir aile yapısına uygun olarak çok odalı. Bir arada bulunan bütün bina uzunca oda kapılarının açıldığı bir holden, üç-dört oda ve mutfaktan oluşuyor. Çerkesler de, Anadolu köy evlerindeki gibi avlu geleneği yoktur. Janset in Dedesi Mahmut Altınova nın evi, babası tarafından yapılmış seksen yıllık bir ev yılında yapılan ilk ev 1900 yılında yıkılmış ve yerine bu ev yapılmış. Çünkü ilk yapılan ev, yoklukta bin bir güçlükle yapılmış basit bir evdi. Gene de kırk yıl ailenin barınağı olmuştur. Mahmut Bey in evi geniş, yemyeşil bir bahçenin tam ortasında bulunuyor. Yol ile ev arasında bir bahçe duvarı yok. Kafkasyalılar, evlerinin ve geniş bahçesinin dışarıdan görünmemesine değil, aksine görülmesine özen gösterirler. Bahçenin yolla ilgisini duvarla kesmeye asla çalışmazlar. Hayvan ahırı, arka planda ve yoldan görülmeyecek şekilde gizlenir. Hayvanların evin bahçesiyle irtibatı olmaz, ahıra gidişler ayrı bir yoldan sağlanır ve her zaman konuk ağırlamaya hazır olarak bekletilir. 1 Janset, Dedesi ile evin önündeki verandada her zaman olduğu gibi koyu bir sohbete başladılar. Söze genç kız başladı. 1 Mehmet Eser, Türkiye Çerkeslerinde Sosyo-Kültürel Değişme, Kaf-Der Yayınları, Ankara, (http://www.circassianworld.com/sosyokulturel.html) 6

7 -Dedeciğim. Sömestre başında, Yakın Dönem Rus-Osmanlı İlişkileri dersi Hocamız, 19.Yüzyılın ortalarında başlayan Kafkas Göçü nü anlatmaya başladı. Bu konu sömestre sonuna kadar anca bitti. Kafkas kökenli bir aileden geldiğim için konu benim çok ilgimi çekti ve Hocamın anlatımlarına yeri geldiğinde katkıda bulundum. Sizin bugüne kadar anlattıklarınız çok işime yaradı. Ama anlattıklarının bazılarını unuttum, zor hatırlıyorum. -Sevgili kızım, sen, ben, annen, anneannen, benim babam Anadolu da doğduk. Ama benim Dedem ve Babaannem, sana daha önce anlattığım gibi Abhazya da doğmuşlar ve aileleri ile birlikte 115 yıl önce bu topraklara göç etmek zorunda kalmışlar. Benim Babam 1885 Yılında doğduğu zaman, Kafkasya dan köyümüze ikinci bir göç dalgası daha meydana gelmiş. Daha önce Abhazya dan ayrılmayan akrabalarımız da köyümüze göç etmişler. Dedem ve daha sonra Babam çok güçlük çekmişler. Dedem ve ailesi bu topraklara geldiklerinde adeta tırnaklarıyla toprağı işlemişler. Beraberlerinde getirdikleri sınırlı miktardaki para hemen tükenmiş. Topraklarını sürmüşler ama tohum alacak paraları kalmamış. Dedem Kütahya Mutasarrıflığına bir dilekçe ile başvurmuş. O zaman Köyümüz Kütahya Sancağı na bağlı imiş. Mutasarrıf Halil Paşa Mutasarrıflık Bütçesinden tohumluk alımı için para yardımında bulunmuş. 1 -Evet Dede. Sadece Devlet değil, halk ta yardım etmiş. Hocamız bir örnekle bunu açıkladı. Göç sırasında Batum dan İstanbul a gemi ile getirilen göçmen aileleri için at arabaları tahsis edilmiş. Araba sahipleri, göçmen aileleri kalacakları topraklara eşyaları ile birlikte taşımışlar. Devlet Hazinesinden paralarını alır almaz, bu paraları Muhacirler Komisyonuna bağışlamışlar. Komisyon da bağışlanan paraları göçmenlerin iskân edilmesinde kullanmış. Göçmenler düzenlerini kurup üretken hale gelinceye kadar da yerli halk sürekli ekmek ve yiyecek yardımında bulunmuş. 2 1 Doç.Dr. Jülide Akyüz (Kars Kafkas Üniversitesi), Göç Yollarında Kafkaslardan Anadolu ya Göç Hareketleri(Makale), Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı (http://www.yayinlar.yesevi.edu.tr/) 2 a.g.e. 7

8 KAFKAS GÖÇÜ ÖNCESİ RUSYA NIN EMPERYALİST EMELLERİ Janset Hanım düşüncelerinden sıyrılıp dikkatini kürsüye yönelttiğinde Rektör ün konuşması sona ermişti. Sempozyumun açılış programı sona erdi ve ilk oturuma geçmeden önce on dakika ara verildi. Akademik toplantılarda verilen aralar çok önemlidir. Bildiri sunacak akademisyenlerle salondaki konuklar salon dışında birbirleriyle tanışırlar ve ayaküstü sohbet ederler. Salondan dışarı çıktı. Kendisine bir bardak çay aldı ve ileride kümelenmiş olan topluluğa doğru yürüdü. Ev sahibi Rektör ve Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı konuklarla ayaküstü sohbet ediyorlardı. İçlerinde Gürcistanlı ünlü Tarihçi Giorgi Gorokhi de vardı. Onu tanıdı ve yaklaşarak kendisini tanıttı. -Sayın Gorokhi, Ben Eskişehir Üniversitesi nden Janset Akarcalı. Ülkemize hoş geldiniz. -Hoş bulduk Sayın Akarcalı. -Sizinle tanışmak benim için bir onur. Sizin Kafkas göçleri ile ilgili kitaplarınızı okudum. Her şeyi çok ayrıntılı anlatmışsınız. -Ben de tanışmaktan onur duydum, Hanımefendi. Adınıza bakılırsa herhalde bizim oralardansınız. -Dedemin Dedesi Abhazya dan buraya göç etmiş. -Ben de Abhazyalı bir Gürcü ailesindenim. Aranın sona erdiğini duyuran el çanının sesi sohbetlerini yarıda kesti. Salona girdiler. Sempozyumun ilk oturumu başladı. Bu oturumda Giorgi Gorokhi bildirisini sunacaktı. Konu; Kafkas Göçü Öncesi Rusya nın Emperyalist Emelleri ve Kafkas Göçünün Başlangıcı idi. Program Sunucusu Hâle oturumu açtı. Sonra Gorokhi bildirisini sunmaya başladı. -Değerli konuklar, Kafkasya, denilince sadece Güney Kafkasya yı oluşturan Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, Karabağ ve Nahçıvan akla gelir. Oysa 1200 kilometrelik bir alana yayılmış Kafkas sıra dağlarının hemen kuzeyinde Kuzey Kafkasya yani bizlerin tarihi vatanı yer almaktadır. Kuzey Kafkasya nın; tarihin bilinen ilk zamanından beri yerleşik halkları; Abazalar; Adıgeler, Wubıhlar, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Dağıstanlılardır. Binlerce yıldır bu halklarla birlikte yaşayıp ortak Kafkas Kültürünün oluşmasına katkıda bulunan Karaçay, Balkar, Nogay ve Kumuk gibi Türk kökenli halklar da dâhil hepsine birden Çerkezler denilmektedir. Dünya var olalı insanoğlu pek çok nüfus hareketi yaşamıştır. Kimi 8

9 gönüllü olarak, kimi geçici olarak kimisi de sürekli olmak üzere yer değiştirmiştir. Ne var ki tarihin kaydettiği hiç bir nüfus hareketi, Özellikle Kuzey Kafkasyalıların yaşadığı sürgün dramıyla kabili kıyas değildir yılında Kırım ı ilhak eden Ruslar, II. Katerina zamanında Kafkasya daki ilerlemeyi milli bir politika haline getirmişler, ele geçirilen yerlere Ukraynalıların bir kısmını yerleştirmişlerdi. Bu gelişmeler üzerine Osmanlı Devleti, Kafkasya da yeni bir politika izlemeye başlamıştır. Bu politikaya göre Çerkesistan, Osmanlı Devleti nin Asya daki topraklarını muhafaza etmek üzere bir serhat ülkesi haline getirilecekti. Osmanlılar, Kafkas halklarını kendi taraflarına çekmek için siyasi, özellikle dini faaliyette bulunarak bölgeye gönderilen din adamlarının çabalarıyla Çerkesler, Çeçenler, Lezgiler ve Gürcüler arasında İslamiyet in yayılmasına çalıştılar Edirne Antlaşması yla Karadeniz kıyılarındaki Poti, Anapa kaleleri, Kafkasya da Çıldır ve Ahıska havalisi Ruslara bırakılınca, bu bölgelerden Anadolu nun içlerine doğru yeni bir Müslüman göçü dalgası meydana geldi. Modern çağın ilk Dünya savaşı olarak kabul edilen, 1853 Yılında başlayan ve üç yıl süren Kırım Savaşı neticesinde Balkanlar a ve Anadolu ya doğru Rus yayılışı geçici olarak durduktan sonra Rusya, aktif Balkan politikasını terk ederek Asya da Çarlık sınırları boyunca yaşayan Müslümanlara karşı şiddet ve baskı siyasetini artırdı. Osmanlı Devleti nin siyasî hudutları haricinde Kırım, Kafkasya, Türkistan, Azerbaycan, Dağıstan ve diğer yerlerden yüz binlerce Müslüman göç etmek zorunda kaldı. Siyasi ve dini nedenlerden kaynaklanan büyük göçlerin tamamı Müslümanları kapsamaktadır. Bu şekildeki göçler Kırım ın Rusya ya ilhakıyla bazen hızlanarak, bazen yavaşlayarak devam etti. Çerkeslerin 1863 yılı başlarında Kafkaslardan Osmanlı topraklarına kitleler halinde zorunlu göçü, Osmanlı Devleti nin toplumsal, etnik ve dini bileşimini derinden etkilemiş önemli bir nüfus hareketidir. 2 Gürcü Tarihçi Giorgi Gorokhi kürsüde bildirisini sunarken, sahnede bulunan beyaz perdede Rus Çarı nın Kafkasya yı ziyareti ile ilgili görseller gösteriliyordu. Grokhi zaman zaman bildiri metninin dışına çıkarak fotoğraf ve filmlerdeki görüntüleri açıklıyordu. 1 Muhittin ÜNAL,135 Yılın Ardından Kafkas Sürgünü (Makale), Kafkas Dernekleri Federasyonu Nart Dergisi (http://www.kafkasfederasyonu.org/) 2 Doç.Dr. Jülide Akyüz (Kars Kafkas Ünivesitesi), Göç Yollarında Kafkaslardan Anadolu ya Göç Hareketleri (Makale), Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı (http://www.yayinlar.yesevi.edu.tr/) 9

10 RUS ÇARI II. ALEKSANDR ABHAZYA DA 1861 yılı sonbaharında, Rus-Kafkas Savaşı'nın son aşamasında Rus Çarı, Abhazya ileri gelenleriyle görüşmek için özel olarak Kuban'a gitti. Önce askeri istihkâmları ve birlikleri denetledi. Çar istihkâmda dinlenirken ve komutanlarla görüşürken, istihkâmının iki üç kilometre uzağındaki vadide Çerkes grupları toplandılar ve başlarında Ubıhların önderi Hacı Berzeg'in bulunduğu 50 kişilik bir heyet ile Çar ın bulunduğu istihkâma geldiler. Hacı Berzeg hükümdara yazılı bir dilekçe sundu ve sözlü olarak ta isteklerini Çar a bildirdi. -Büyük Çar; biz Çerkes halkları olarak, Rusya'nın hâkimiyetini tanıyoruz. Fakat bunun yanında, tek bir bayrak altında birleşmiş ve tüm haklara sahip bir devlet olarak egemenliğimizin korunmasını istiyoruz. Rus birliklerinin Ülkemiz içlerine yaptıkları yıkıcı seferlere son verilmeli, henüz işgal edilmemiş topraklara dokunulmamalı, buralarda kaleler yapılması, Kazak köyleri kurulması durdurulmalıdır. Çarın cevabı kısa ve katiydi: -Bir ay içinde bu toprakları terk edip, Kuban ötesine yerleşiniz ya da Türkiye'ye göç ediniz. Aksi takdirde ordularımız hepinizi zorla Kuban a sürecektir. Çerkes heyetinde bulunanlar Çar ın cevabına şaşırıp donakaldılar ve istihkâmdan halkın arasına geri döndüler. Halka herhangi bir açıklamada bulunmadılar. Açıklamayı Çar ın bizzat kendisinin yapmasını beklediler. Ardından toplanan halkla konuşmak üzere Çar da istikamdan ayrıldı. Görüşme yeri Çerkesler tarafından belirlenmişti. Toplantının kutsal koruluk olarak bilinen Mamıkoçey vadisinde olması tesadüf değildi. Abazaların ve diğer Çerkes boylarının önemli halk toplantılarının tümü asırlık ağaçların çevrelediği bu alanda yapılıyordu. Muhtemelen Abazalar kutsal koruluğun kendilerine uğur getireceğini, görüşmenin başarıyla geçmesini sağlayacağını ümit ediyorlardı. Toplanan kalabalığın ucu bucağı görünmüyordu. Yaya olarak gelenler daire şeklinde ayakta duruyor, onları atlılar çevreliyordu. Ortada boş bir alan bırakılmıştı. En önde halkın temsilcileri bulunuyordu. Bunlar en tanınmış, saygın kişilerdi. Sakin, açık bir gündü, öğle olmuştu. Uzaktan kalabalığa doğru gelen atlılar göründü. Bir süre sonra bütün atlılar açık seçik görünür oldu. En önde üç atlı ilerliyordu. İngiliz safkan atının üzerinde Çar, onun sağında General Loris- Melikov ve solunda da Çar ın tercümanı Çerkes asıllı Albay Mamat Girey Loo. Arkalarından da şeref kıtası olan Dragon Süvari Bölüğü geliyordu. Albay Mamat Girey Loo eğitim almış (kadet okulunu bitirmiş), muvazzaf bir subaydı. Abazaların soylu ailelerinden bir prensti. Rusçayı ve Çerkesçeyi çok iyi konuşuyordu. Dış görünüşüyle hemen göze çarpıyordu. Ortadan uzunca boylu, güçlü ifadeli ve enerjik yüzlü, kısa siyah sakallı, yaşlarında biriydi. Zarif bir tarzda ama sade giyinmişti. Üzerinde gri renkli çerkeskası, kılıf içinde silahı, kaması, koyu kırmızı fişeklikleri, başında çok yüksek olmayan astragan Kafkas 10

11 kalpağı, ayağında sahtiyan Dağlı dolamaları ve ayaklarını sıkı sıkı saran zıhsız çizmeler vardı. Bu adam, çarın bütün maiyeti içinde zarif fiziği, ince yüzü ve vakur hareketleriyle en çok göze çarpan kişiydi. Orada toplanan insan kalabalığı kaynaşan karınca yuvasını andırıyordu. Herkes düzene ve sessizliğe davet edildi. Kalabalık sustu ve beklemeye başladı. Çar yaklaşınca atını hızlandırdı. Onunla birlikte bütün maiyeti de hızlandı. Kalabalık açıldı, Çar refakatçileriyle birlikte dairenin içine girdi ve daire kapandı. Çar, -Merhaba Abzehler! dedi. Görüşmeleri yürütmekle yetkili öndeki grup cevap verdi. -Merhaba! İyilikler dileriz! Ardından Çar konuşmaya başladı. -Ben size düşman olarak değil, iyi niyetli bir dost olarak geldim. Halkınızın baki kalmasını, ata topraklarını terk etmemesini, bizimle barış ve dostluk içinde yaşamayı kabul etmesini istiyorum. Rusya, önünde önemli tarihi görevleri olan, büyük bir devlettir. Sınırlarımızı güçlendirmemiz, diğer ülkelere açılmak için denizleri elde etmemiz elzemdir. Diğer milletlerle ticaretimiz denizden olmak zorundadır. Karadeniz olmadan yapamayız. Topraklarınızdan Karadeniz'e üç yol geçmesine onay vermenizi teklif ediyorum: Anapa'ya, Novorossiysk'e ve Tuapse'ye. Bu yolların üzerinde olup yer değiştirmek zorunda kalacak köylere hazinem tazminat ödeyecektir. Rusya nın taabiyetini tanımak zorundasınız. Bu sizin milli değerlerinize zarar vermeyecek. Kendi geleneklerinize göre yaşayacaksınız ve idare edileceksiniz. Dininize dokunulmayacak, kimse iç işlerinize karışmayacak. İdare ve mahkeme sizin seçtiğiniz kişilerden oluşacak. Onlarca yıldır cesaretle savaşıyorsunuz, ama en iyi insanlarınız ölüyor ve bağımsızlığınızı koruyamayacaksınız, çünkü benim ordum çok büyük ve güçlü. Son artık açıkça görünüyor. Kafkasya Rus olacak. İnsanları daha fazla heba etmenin gereği yok. Bu yıkıcı savaşı bırakırsanız halkınız baki kalacak ve daha iyi yaşayacak. Rus devleti sizi düşmanlarınızdan koruyacak ve çıkarlarınızı savunacak, yaralarınızı saracak, düşmanlık bitecek ve kırgınlıklar unutulacak. Yarım asır sonra da devlet hayatıyla yaşıyor olacaksınız ve adil yasalarla yönetileceksiniz. Çocuklarınız ve torunlarınız okuma yazma ve yeni ziraat usulleri öğrenecekler, onların yaşamı sizinkinden kolay olacak. Bu tarihi anda sizden Kafkasya'nın Ruslar tarafından fethinin kaçınılmaz olduğunu anlamanızı ve şartlarımı kabul etmenizi istiyorum. Bu şartlarda halkınız bütün olarak korunacak ve kendisinin yararına olacak şekilde yaşama ve gelişme imkânına sahip olacaktır. Eğer şartlarımı kabul etmezseniz generallerime, ne kadar cana mal olursa olsun en yakın zamanda savaşı bitirmeleri 11

12 için emir vermek zorunda kalacağım. Emrim yerine getirilecek, ama bu size telafisi imkânsız, sayısız felaketler ve halkınızın yok olmasını da getirecek. Sağduyulu olun ve tarihi kaderinize razı olun. Ben herkesin huzurunda ilan ediyorum ki sözüm kutsaldır ve bozulmayacaktır. Bütün bunları Çarlık fermanıyla da tasdik edeceğim. Albay Loo saygılı bir ifadeyle çarın söylediklerini dinledikten sonra yüzünü Çerkes temsilcilere döndü ve temiz, canlı bir Çerkesçeyle acı ve tehditkâr sözleri çevirmeye başladı. Önce kısa bir sessizlik oldu. Sonra, ilk sözü söyleme görevi verilen Hacemuko Hace birkaç adım öne çıktı ve konuşmaya başladı. -Vatanıma duyduğum sevgi o kadar büyük ki, neye mal olursa olsun onu çocuklarımız adına korumaya kararlıydım. Ama şimdi görüyorum ki silahla topraklarımızı korumaya gücümüz yetmiyor. Komşu devletlerden birine katılmak zorunda olduğumuz an geldi. Din olarak Türkiye bize daha yakın, ama o bize askeri yardımda bulunmak istemiyor. Ruslar çok, biz ise azız. Güçlerimiz eşit değil ve direnemeyeceğiz. Benim düşüncem, Rus çarının teklifini kabul etmek ve kadere razı olmak. Bunun için Allah bizi suçlamaz. Kalabalığın arka sıralarında mırıldanmalar başladı, sonra bu artmaya başladı ve uğultulu bir homurdanmaya dönüştü. Çarın rengi değişti ve tercümanına bu yaşlının ne dediğini sordu. Sözlerinin halkı heyecanlandırdığı görülüyordu. Tercüman Hacemuko'nun sözlerini tercüme ettiğinde çar, -İhtiyar doğru söylüyor, ama görülüyor ki bu sözler halkın hoşuna gitmedi. dedi. İkinci ve son olarak Tlışe Şutsejuko Tseyko konuştu. Kısa aksakallı, sert ifadeli, uzun boylu, zayıf bir adamdı. Tseyko ünlü bir hatip, hiçbir zaman kimseden korkmayan, düşündüğünü açıkça söyleyen biriydi. Önce dönüp kalabalığa baktı, sonra Çar a döndü ve konuşmaya başladı. -Rus çarı bize görevi gereği ne söylemesi gerekiyorsa onu söyledi, onu kınamıyorum. Ama benim sözlerim onun arzusuna uygun olmayacak. Her insan gibi her halk da bir kez doğar. Her insan gibi o da büyür, yaşlanır ve ölür. İnsanın en uzun ömrü yüz yıldır, halk ise binlerce yıl yaşar. Güneşin altında ebedi hiçbir şey yoktur. Ruslar Kafkasya'yı beğendi ve işte altmış yıldır onu fethetmek için savaşıyor. Ama bizim için de vatanımız sevdiğimizdir ve değerlidir, canımız pahasına onu koruyoruz ve savunuyoruz. Bu kutsal dava için Allah'ın ve atalarımızın önünde sorumluyuz. Kimse bizi canımızı esirgemekle suçlayamaz. Hayır, biz hiç çekinmeden kanımızı akıtıyoruz ve canımızı veriyoruz. Biz ölürüz, ama ölüm köle olmaktan iyidir. Rus Çar ı geleneklerimize ve dinimize dokunmayacağına söz veriyor. Ama bu mümkün mü? Bir fıçı suya bir avuç tuz atın ve bakın ne oluyor; tuz eriyor... Büyük halk tarafından fethedilen küçük halk da onun içinde erir. Özgürlüğümüz biterse biz de biteriz, başka türlü olması mümkün 12

13 değil. Cesaretle ve fedakârca savaşa devam etmek zorundayız. Allah güçten değil haktan yanadır. Sonuna kadar dövüşeceğiz. Vatanımız, halkımız, inancımız, onurumuz için ölsek de utancımız olmayacak. Belki Kafkasya Rus olacak ama Çerkesler damarlarında kan aktıkça Rus Çarı nın kölesi olmayacaklar. Rus Çarı kendini bizim iyilik meleğimiz sayıyor. Ne tuhaftır ki iyilik meleğimiz altmış yıldır zalimce kanımızı akıtıyor. Hayır, Kafkasya ya bizim sevgili beşiğimiz ya da mezarımız olacak, ama sağken onu teslim etmeyeceğiz. Ölüm köle hayatından iyidir. Atalarımızın savaşçı şanına leke sürdürmeyeceğiz ve en başta gelen düsturumuzu unutmayacağız. Ya kahraman ol ya öl! Acı gerçeği yüzüne karşı söylemek hoş olmaz ama yine de söylemeden edemeyeceğim. Rus çarı asla bizim dostumuz değil, gerçek ve ebedi düşmanımız ve kanlımızdır. O boşuna bizi boyun eğmeye çağırıyor. Ruhu güçlü olanlar ölürler ama boyun eğmezler. Hacemuko Hace gibi ruhu zayıf olanlar boyun eğebilirler ama bu Çerkes halkının kahramanlarını küçük düşürmez. İşgalci düşmanlarımıza ölüm! Yaşasın gazavat! Yaşlı adam sustu. Yakın sıralardan birkaç kişi "doğru" diye bağırdı. Bu sözler yüzlerce ve binlerce kişiyi coşturmuştu. Kısa süre sonra meydanda tehditkâr, korkutucu sesler yükselmeye başladı. Çar endişeyle etrafına bakıyordu. Maiyeti de halkın öfkesinden ürkerek tedirgin olmuştu. Fakat Şutsejuko Tseyko eliyle bir işaret yaptı ve yavaş yavaş herkes sustu. O zaman Tseyko, -Çar şu an misafirimizdir, misafir de kutsaldır. Kimse Çerkeslerin misafirperverlik kuralını bozacağını düşünmesin. Halk dağılsın ve temsilcilerin talimatını beklesin. dedi. Halk umduğunu bulamadı ve üzgün bir şekilde dağılmaya başladı. Çar temsilcilerle vedalaştı ve karargâhına döndü. Yirmi sekiz kişiden oluşan temsilciler yakındaki Kurcıps köyüne gittiler ve savaşla ilgili görüşmelere başladılar. 1 RUS BİRLİKLERİ ÇERKESLERİ SÜRGÜN EDİYOR Çar ın Çerkezlere verdiği ültimatomdan sonra, Rus Kafkas Ordusu Çerkeslerin Osmanlı İmparatorluğu'na göçünün ilk aşamasını gerçekleştirmeye girişti. Bu boyların hepsi sürgün edilmeye inatla direndiler, ancak aniden kuşatıldıklarında teslim olmak zorunda kaldılar. Böylece Ruslar Çerkeslerin Osmanlı İmparatorluğu'na göçünün ilk aşamasını gerçekleştirmeye başladı. 1 Temmuz 1861 tarihinde, Kafkas Ordusu Başkomutanı Prens Mihail, Savunma Bakanı'na şu bilgileri veriyordu. -Çerkeslerin dağ boyları, kendilerine Türkiye'ye taşınma izninin verilmesi talebiyle Komutanlığımıza başvurmuşlardır. Bize düşmanlık besleyen ve yağmalama 1 Rus-Kafkas Savaşları ve Çerkez Göçleri (http://www.turkforum.net/ rus-kafkas-savaslari-cerkez-gocleri.html) 13

14 alışkanlığı olan bu boyların, dağlardaki bize ait Kazak yerleşimlerini sürekli endişe ve kaygı içinde bırakan üstünlükleri dikkate alınarak, ücra dağlık yerlerden düzlüklere sürülmeleri ancak silah gücü kullanarak mümkün oldu. Bu Çerkes boylarından Türkiye'ye gitmeyi isteyecek olanlara yol almaları iznini, insan ve zaman kaybı olduğunda sorulacağı açık olduğu için, ben verdim. Ayrıca Karadeniz kıyılarındaki ve Osmanlı sınırındaki görevlilere, onların Türkiye sınırlarına geçirilmesine yönelik üzerine düşen bütün önlemleri almaları için de emirler verdim. 1 Gürcü Tarihçi Gorokhi, Rus Başkomutan Prens Mihail in Rus Savunma Bakanı'na verdiği bilgiyi aktardıktan sonra, konuşmasını şu sözlerle bitirdi. -Ruslar 18. asır başlarından başlayarak Kafkasya nın işgalini tamamladıkları tarih olan 1860 yılına kadar Kırım ve Kafkasya da büyük bir katliam, sürgün, yok etme ve tehcir hareketine girişmişlerdir. Bu süre zarfında yüz binlerce Kırım ve Kafkasyalı yerli Müslüman ahali katledilirken, milyonları aşan rakamlarda insanlar da Osmanlı devletine göç etmek zorlunda kalmışlardır. Ruslar, işgale başladıkları Kırım ve Kafkasya da yerlerinden sürdükleri veya katlettikleri yerli ahalinin yerine bölge dışından Hıristiyan unsurları getirerek bir plan dâhilinde buralara yerleştirmişlerdir. Kafkasyalıların yaşamadığı bir Kafkasya tasarlayan Ruslar bu maksadı temin için oldukça sistemli bir çalışma içerisine girmişlerdir. Güç kullanarak ele geçirdikleri bölgelerin yerli halkını göçe zorlayarak etnik temizlik yapmakta ardından da Ortodoks-Slav unsurları bu yeni ele geçirilen bölgelerin kolonizasyonu maksadıyla yerleştirmekteydiler. Bu unsurların en önemlisi hiç şüphesiz Kazaklardır. Ruslar Hıristiyan Kazakları iskân ederken, daha sonraki tarihlerde özellikle Rus göçmenleri ve Avrupa dan getirdikleri Hıristiyan unsurları da Kafkaslara yerleştirmişlerdir. Bu şekilde Kırım ve Kafkasya nın demografik yapısı 19. asra gelindiğinde Rusya nın istekleri ve planları doğrultusunda büyük oranda değişmiştir. 2 Gorokki biraz duraklayınca salondaki konuklar konuşmasının bittiğini düşünerek alkışlamaya başladılar. Alkışların azalmasını bekledikten sonra, son cümlesini söyleyerek konuşmasını bitirdi. 1 Rus-Kafkas Savaşları ve Çerkez Göçleri (http://www.turkforum.net/ rus-kafkas-savaslari-cerkez-gocleri.html) 2 Doç. Dr. Osman Köse (Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi), Rusya'nın Kırım ve Kafkasya'da Hıristiyan Nüfusu İskân Siyaseti (Bildiri), 146. Yılında 1864 Kafkas Göçü Sempozyumu (6-7 Aralık 2010,İstanbul) (http://balkar.eminuzun.com/files/pdf/1864-bildirikitapcigi.pdf) 14

15 -Bildiğiniz gibi ben Gürcü Hıristiyan bir ailedenim. Ama Rusların bu emperyalist emellerinin haklı olduğuna katılmam mümkün değil. O zamanki Rus siyasetçileri din faktörünü öne sürerek Kafkasya da Slav egemenliğini gerçekleştirme yoluna gitmişlerdir. Bu yalnızca Müslüman Çerkeslere değil, biz Hıristiyan Gürcülere de zarar vermiştir. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız Gürcü Müslüman soydaşlarımız Anadolu ya göç ederek aramızdan ayrılmak zorunda kaldılar ve bizler de Rus Egemenliğini kabul etmek zorunda kaldık. Gorokhi kürsüden inerken, salondakiler tekrar ama daha şiddetli alkışladılar. Sempozyumun sabahki oturumu da sona erdi ve öğle yemeği için bir saat ara verildi. ADI : SEMPOZYUM PROGRAMI ULUSLARARASI ANADOLU GÖÇLERİ SEMPOZYUMU TARİH..: 21 Mayıs Mayıs 2012 YER.... : SUNUMLAR 21 Haziran 2012 GERMİYAN ÜNİVERSİTESİ / KÜTAHYA AÇILIŞ (Prof.Dr. Ahmet Saim Moralı, Germiyan Üniversitesi Rektörü) Ara KAFKAS GÖÇÜ ÖNCESİ RUSYA NIN EMPERYALİST EMELLERİ VE GÖÇÜN BAŞLAMASI (Giorgi Gorokhi, Tarihçi, Gürcistan) Öğle Yemeği Arası KAFKASYA DAN ANADOLU YA ÇERKESLERİN ZORLU YOLCULUĞU (Doç.Dr. Janset Akarcalı, Sosyolog, Eskişehir Üniversitesi Öğretim Üyesi) Ara 15

16 KAYNAKLAR -AKYÜZ Jülide Doç.Dr. (Kars Kafkas Üniversitesi), Göç Yollarında Kafkaslardan Anadolu ya Göç Hareketleri(Makale), Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı (http://www.yayinlar.yesevi.edu.tr/) -ESER Mehmet, Türkiye Çerkeslerinde Sosyo-Kültürel Değişme, Kaf-Der Yayınları, Ankara, (http://www.circassianworld.com/sosyokulturel.html) -KÖSE Osman Doç. Dr. (Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi), Rusya'nın Kırım ve Kafkasya'da Hıristiyan Nüfusu İskân Siyaseti (Bildiri), 146. Yılında 1864 Kafkas Göçü Sempozyumu (6-7 Aralık 2010, İstanbul), (http://balkar.eminuzun.com/ files/pdf/1864-bildiri-kitapcigi.pdf) -ÜNAL Muhittin,135 Yılın Ardından Kafkas Sürgünü (Makale), Kafkas Dernekleri Federasyonu Nart Dergisi (http://www.kafkasfederasyonu.org/) -Rus-Kafkas Savaşları ve Çerkez Göçleri (http://www.turkforum.net/ ruskafkas-savaslari-cerkez-gocleri.html) İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ BÖLÜM: KAFKAS GÖÇÜ... 5 ULUSLARARASI ANADOLU GÖÇLERİ SEMPOZYUMU... 5 GÖKÇAYIR KÖYÜ NDE DEDE İLE TORUN... 6 KAFKAS GÖÇÜ ÖNCESİ RUSYA NIN EMPERYALİST EMELLERİ... 8 RUS BİRLİKLERİ ÇERKESLERİ SÜRGÜN EDİYOR KAYNAKLAR DEVAMI HAZIRLANIYOR 16

ÇAR II. ALEKSANDR IN ABZEHLERLE GÖRÜŞMESİ

ÇAR II. ALEKSANDR IN ABZEHLERLE GÖRÜŞMESİ Barasbiy Bğajnoko (Bgajnokov) * Çev. Murat Papşu ÇAR II. ALEKSANDR IN ABZEHLERLE GÖRÜŞMESİ 1861 yılı sonbaharında, Rus Kafkas Savaşı nın tamamlanma aşamasında çar, Abzeh ileri gelenleriyle görüşmek için

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM Türk Dünyası, Türk milletine mensup bireylerin yaşamlarını sürdürdüğü ve kültürlerini yaşattığı coğrafi mekânın tümünü ifade eder. Bu coğrafi mekân içerisinde Türkiye, Malkar Özerk,

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL

YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ BAKİ SARISAKAL YUNAN'A BEŞ BEŞ Kurtuluş Savaşı ndan 7 yıl sonra ilk kez bir Yunan Takımı; Selanik Şampiyonu Aris 1, yurdumuza gelmişti. Bu, temeli atılmakta olan Türk-Yunan Dostluğu çerçevesi

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ SOSYAL BÝLGÝLER - DÝN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ 1 [ 9 ] A kitapçýðý soru numarasý B kitapçýðý soru numarasý 1[9] Anadolu uygarlýklarýndan Ýyonyalýlar denizcilik ve deniz ticaretiyle uðraþmýþlardýr.

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ Doç.Dr. Yunus KOÇ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ SAYILARI/İSTATİSTİKLER Görevlendirme: 1 profesör (yabancı

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,

Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip olmaktadır. Ev sahibi olmak herkesin temel rüyalarından bir tanesidir.

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

Cilt:3 Sayı:5 Ağustos 2013 Issn: 2147-5210. www.thestudiesofottomandomain.com

Cilt:3 Sayı:5 Ağustos 2013 Issn: 2147-5210. www.thestudiesofottomandomain.com Cilt:3 Sayı:5 Ağustos 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com Osmanlı Belgelerinde Kafkasya Göçleri, Yayına Hazırlayanlar: Kemal Gurulkan, Dr. Ali Osman Çınar, Yusuf İhsan Genç, Uğurhan

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

: TOROSLARIN ŞİRİN KASABASI; SAİMBEYLİ Çam ağaçlarının süslediği derin vadiler arasında, kıvrak bir dansör edasıyla akan Göksü nun hemen kenarından

: TOROSLARIN ŞİRİN KASABASI; SAİMBEYLİ Çam ağaçlarının süslediği derin vadiler arasında, kıvrak bir dansör edasıyla akan Göksü nun hemen kenarından : TOROSLARIN ŞİRİN KASABASI; SAİMBEYLİ Çam ağaçlarının süslediği derin vadiler arasında, kıvrak bir dansör edasıyla akan Göksü nun hemen kenarından yapılan bir yolculukla ulaşılan Saimbeyli ye doğru yol

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti sizlerle paylaşıyoruz.

UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti sizlerle paylaşıyoruz. UNICEF Kaynaklarından Çocuk Hakları Sözleşmesi nin Kısaltılarak Alınan ve Çocukların Diliyle İfade Edilen Özeti sizlerle paylaşıyoruz. Madde 1: Ben çocuğum. On sekiz yaşına kadar bir çocuk olarak vazgeçilmez

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı

2015 KIZILAY Haftası İlköğretim 1.-4. sınıf Takdimci El Kitabı Bu el kitabı, 2015 yılı Kızılay Haftası okul etkinlikleri için Türk Kızılayı şube, bölge ve yerel merkezlerine hazırlanmıştır. İlköğretim 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik hazırlanan sunumun

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Sevgili Rotary Ailem merhaba,

Sevgili Rotary Ailem merhaba, Sevgili Rotary Ailem merhaba, Eylül ayında Toplum Liderleri Geliyor adlı projemize kaynak yaratabilmek için Spa Sağlık projemizi gerçekleştirdik.projemize katılan üyelerimiz ve yakınları aktiviteyi çok

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ NÜFUS ETÜTLERİ ENSTİTÜSÜ TÜRKİYE DE KADIN VE AİLE ARAŞTIRMASI 2014 HANEHALKI SORU KAĞIDI

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ NÜFUS ETÜTLERİ ENSTİTÜSÜ TÜRKİYE DE KADIN VE AİLE ARAŞTIRMASI 2014 HANEHALKI SORU KAĞIDI HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ NÜFUS ETÜTLERİ ENSTİTÜSÜ TÜRKİYE DE KADIN VE AİLE ARAŞTIRMASI 2014 HANEHALKI SORU KAĞIDI TANITIM BİLGİLERİ KÜME NO... İL HANE NO... İLÇE 5 BÖLGE... BUCAK 12 BÖLGE... KÖY YERLEŞİM

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

BÜLTEN. Aynı dili konuşamayabiliriz, geleneklerimiz, göreneklerimiz, dinimiz ve rengimizde farklı olabilir.

BÜLTEN. Aynı dili konuşamayabiliriz, geleneklerimiz, göreneklerimiz, dinimiz ve rengimizde farklı olabilir. Mutlu Günlerimiz BÜLTEN Kuruluş : 25/08/1983 - Charter : 19/06/1987 UR 2430. Bölge - Kulüp No : 24794 Tarih : 15.07.2014 - Kulübün 1.415, Dönemin 4. Toplantısı Toplantı Günü, Yeri ve Saati : Her Salı Belediye

Detaylı

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37 HAYTAP Akdeniz Ege İmdat Turu Ekibi olarak, turumuz da biz de bitmiş tükenmiş durumda olduğumuz halde, sokaklarından yüzlerce hayvanın yok olduğu, bakım evinin bir felaket olduğu bilgilerini kulak ardı

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ TÜRKİYE NİN DÜNYA ÜZERİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

ÖZEL EGE LİSESİ TÜRKİYE NİN DÜNYA ÜZERİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ ÖZEL EGE LİSESİ TÜRKİYE NİN DÜNYA ÜZERİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ Danışman Öğretmen:Şule YILDIZ Hazırlayanlar:Çisil ORDU Çağla BOZKURT Can ERGÖNEN Hilmi GÜVEN Ilgın İÇÖZÜ 2001/2002 İZMİR TEŞEKKÜR Okulumuzda gerçekleştirilen

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 DÜ Hayat Boyu Öğrenme Projesi Heyetinden, Vali ye Ziyaret Avrupa Birliği Bakanlığımızın yürüttüğü, Avrupa Birliği ve Gençlik Programları, Hayat Boyu Öğrenme

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı