bir belge Bir Osmanlı Sosyal Kalkınma Projesi Olarak Islahhaneler Ercan Uyanık '"

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "bir belge Bir Osmanlı Sosyal Kalkınma Projesi Olarak Islahhaneler Ercan Uyanık '""

Transkript

1 bir belge Bir Osmanlı Sosyal Kalkınma Projesi Olarak Islahhaneler Ercan Uyanık '" 19. yüzyılda siyasal sistemlerin merkezileşmesine paralelolarak devletin denetimine giren geleneksel eğitim; ilerleme, ekonomik kalkınma ve topluma nüfuz etmenin en etkili bir ideolojik aracına dönüşmüştür. Devlet, giderek artıp karmaşıklaşan işlevlerinde üstlenmek zorunda kaldığı yeni hizmetleri yürütmek için eğitimli bireylerden oluşan bürokrasiye ihtiyaç duyarken sanayileşme de uzmanlaşma ve iş bölümünü zorunlu hale getirmiştir. Modernleşme yolundaki diğer devletler gibi Osmanlı İmparatorluğu'nda da e ğitim, bir kamu hizmeti olarak 19. yüzyılda gündeme gelmiş ve eğitim işlerine bakacak bir dairenin kurulması çağdaşlarına nispetle pek de geç sayılmayan bir tarihte sağlanmıştır. ı 19. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu'nun ordu, bürokrasi, eğitim, hukuk ve ekonomi a lanlarında reformlar yaparak ayakta kalma mücadelesi verdiği bir süreçtir. Ekonomik açıdan dünya kapitalist düzeniyle bütünleşmenin hızlandığı bu süreçte, Sanayi Devrimi'nin yol açtığı sonuçların yoğun etkisine 1830'lardan başlayarak maruz kalan Osmanlı İmparatorluğu, bir yandan geleneksel yapısındaki çözülmelere karşı koymak, öte yandan değişime ayak uydurmak çabaları içindeydi. Öyle ki, 1838 ve 186 ı ticaret sözleşmelerinin yıkıcı etkileri; ulaşım, haberleşme, ticaret ve sanayi alanlarında gerçekleşen yabancı sermaye yatırımları ile dış borçlanma gibi uygulamalar, 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanh İmparatorluğu'nu dünya kapitalist düzeninin uydusu durumuna getirdi. Bu süreçte, yılları arasında uygulanmak istenen devlet ağırlıklı sanayileşme hareketi başarısızlıkla sonuçlandığından, devlet, büyük sermaye gerektiren yatırımlar Araş. GÖL, Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Egitim Fakültesi. "Yazıyı okuyarak degerli eleştirilerde bulunan Erkan Tural'a teşekkürlerimi sunuyorum." ı imparatorluk genelinde egitim işlerini yürütmek için i 857'de Maarif-i Umumiye Nezareti kurulmuş ve 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesiyle egitim bir bütün olarak ele alınıp düzenlenmiştir. Mehmet Ö. Alkan; "Osmanlı İmparatorlugu'nda Egitim ve Egitim İstatistikleri, ", Osmanlı Devleti'nde Bilgi ve İstatistik içinde (Der. Halil İnalcık ve Şevket Pamuk), Ankara. 2000, s Çağdaş Yerel Yönetimler, Cüt 13 Sayı 4 Ekim 2004, s. 59..&3.

2 60 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (4) Ekim 2004 dan kaçınınaya, tanrn, ticaret ve sanayide daha çok düzenleyici bir rolle yetinmeye başladı. Uluslararası sergilere katılımın saglanması, Islah-ı Sanayi Komisyonu'nun kurulması, esnafı şirketleştirme girişimleri ve sanayi okullannın açılması gibi girişimler söz konusu düzenleyici rol izleme politikasımn benimsenmesinden sonra atılan adımlardır. l Bu çalışma, sanayi okullanmn ve çocuk IsHihevlerinirı ilk nüvesi sayılan ıslahhanelerin kurulması üzerinedir. Egitim tarihi çalışmalannda, ıslahhanelere daha çok mesleki ve teknik egitim kapsamında deginilmiş, bu kurumun aynı zamanda yetim çocuklara yönelik bir tür ıslahevi olma özelligi genellikle göz ardı edilmiştir. Oysa, ıslahhaneler ve ıshihhanelerden yola çıkılarak geliştirilen sanayi mekteplerinin, bir tür yetimhane işlevi görmekte oldugunu vurgulamak gereklidir. Bu nedenle bu çalışmada, ıslahhanelerin mesleki ve teknik egitim boyutu göz ardı edilmeksizin, kurumun, yetim çocuklara pratik meslekler kazandırarak toplumsallaştırma politikalan öne çıkanlacaktır. J Osmanlı İmparatorlugu'nda vakıflar ve imarethanelerin faaliyetleri çerçevesinde işleyen sosyal yardım sistemi, 19. yüzyıla gelindiginde, işlevini önemli ölçüde kaybetmiş oldugundan yoksullann korunması meselesi de yavaş yavaş merkezi devletin ilgi ve yetki alamna girmeye başlamıştır. 4 Tanzimaftan itibaren modern sosyal devletin bir geregi olarak, sosyal yardım uygulamalanmn yam sıra, nüfusun sosyal ve ahlaki açıdan kontrol edilmesi gündeme gelmiştir. Toplumun marjinal kesimlerini oluşturanlara (fakirler, dilenciler, serseriler ve korunmaya muhtaç kimsesiz çocuklar)' dair kamusal söylemler ve politikalar önem kazanmaya ve degişmeye başlamıştır. Osmanlı Devleti'nin, modernleşme çabası içinde oldugu bu süreçte, bireylerin üretme kapasiteleri önemsenmeye başladıgı için çalışabilecekler ıslah ve terbiye edilerek topluma kazandınlmaya çahşılırken gerçekten yardıma muhtaç olanlar da devletin sosyal politikalanna dogrndan muhatap olmaya başlamışlardır (Özbek, 2002: 65-70). Nitekim, 1845'ten itibaren kendi başlanna ihtiyaçlanm karşılayamayan fakir, aciz, yetim ve dullara, 'muhtacin maaşı' fonundan maaş baglanması uygulamasına geçilmiştir. Böylece, merkezi devletle ahali arasında bürokratik ve semler bir düzlemde ilişki kurulmaya başlanmıştır. 5 İşte, Osmanlı İmparatorlugu'nda, 19. yüzyıl boyunca merkezi devletin nüfuzunun, bir zamanlar devletin faaliyet alam dışında bulunan kamu sagııgı, sosyal yardım ve çocuk refahı gibi alanlar üzerinde artmış oldugu görülür. Konumuz bakımından, kamu egitiminirı de yukanda sayılan alanlarla aym süreçte devletin ilgi alanına girdigi hatırlanmahdır.' 1 Tanzimat Dönemi sanayileşme hareketinin sonuçlan ve Islah-ı Sanayi Komisyonu'nun faaliyetleri hakkında daha aynntıh bilgi için bkz. Abdullah Martal, Değişim Sürecinde İzmir'de Sanayileşme (/9. Yüzyıl), İzmir, Islahhanelerin mesleki ve teknik egitim boyutu için bkz. Cemi! Öztürk, "Türkiye'de Mesleki ve Teknik Egi timin Doguşu I: Islahhaneler", Hakkı Dursun Yıldız Armağanı, Ankara 1995, ss Nadir Özbek, "Osmanlı İmparatorlugu'nda Sosyal Devlet Siyaset, İktidar ve Meşruiyet ", İstan bul, 2002, s. 53. Vakıtlann kontrol edilmesi amacıyla Tanzimat döneminde yapılan uygulamalar için bkz. Bahaeddin Yediyıldız ve Nazif Öztürk, "Tanzimat Dönemi Vakıf Uygulamalan", /50. Yılında Tanzimat için de, (Haz. Hakkı Dursun Yıldız), Ankara, 1992, ss Osmanlı İmparatorlugu'nda sosyal güvenlik kurumlannın başlangıcı için bkz. Abdullah Martal, "Osmanlı İrnparatorlugu'nda Erneklilik ve Buna İlişkin İlk Düzenlemeler", Kebikeç, Yıl 5, Sayı 9, 2000, ss , Özbek, a.g.e., s. 196.

3 Bir Belge 61 Tanzimada beraber Osmanlı siyasi iktidarı, memleketin kalkınması ve farklı unsurlann bir arada tutulması konusunda, Osmanlılık ortak paydasında verilecek egitimi bir çare olarak görmekteydi. Osmanlılık ideolojisi çerçevesinde verilecek egitimin, imparatorlugu meydana getiren farklı dini ve etnik gruplar arasındaki düşmanlıkları azaltacagı, dolayısıyla aynlıkçı egilimleri ortadan kaldıracagına olan inanç, dönemin hakim görüşüydü. Küçük yaştaki fertlerini belli degerler etrafında toplumsallaştırma gayreti içinde olan Osmanlı Devleti, gelecegin vatandaşlarını kültürel ve ahlaki açıdan biçimlendirmek için modem okulları yaygınlaştırmaya çalışıyordu. Artık egitim, siyasal birligin, toplumsal refahın ve devlete sadık insanların yetiştirilmesine yarayan ideolojik bir aygıt olarak görülmekteydi. 7 Bilim, toplumsal ilerlemenin yegane kaynagı olarak görülmeye başlandıgı için halkı egitime yöneltmek, teşvik etmek ve yaygınlaştırmak devletin göreviydi. Bilim ve egitimin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel gelişme açısından taşıdıgı önem göz önüne alınarak mesleki egitimin toplumun ilerlemesine katkı yapacagı düşünülmüştür. Osmanlı kamuoyu Tanzimat'tan itibaren, kalkınmak için küçük yaştaki çocuklann, bilim, sanat ve egitime yönlendirilmeleri gerektigine inanmaktaydı. 8 Sa'y (çalışma), üretken bir faaliyete dayandıgı için toplumsal görev ve toplumsal refahın kaynagı olarak algılanmaktaydı. Dolayısıyla toplumun çalışmayan fertlerinin, topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmedikleri düşünülüyordu. Dilencilik, tembellik ve serserilik artık sadece asayiş ve kamu güvenligini tehdit eden bir sorun degil, aynı zamanda toplumun ahlaki ilkelerinin ihlali olarak kavranıyordu. Bu düşünceler dogruıtusunda, çalışmanın terbiye ve disipline edici niteliginden yararlanılmaya çalışılacaktır (Özbek, 2002: 85).9 Osmanlı devlet adamları, yetim ve öksüz çocukların yarın büyüdüklerinde onları hayata baglayacak bir bagları olmazsa suça yöneleceklerini ve potansiyel suçlular olarak toplumun başına bela olacaklarını düşünüyorlardı. Osmanlı Devleti, başlangıçta çok sis 7 Eğitim aracılığıyla toplumsal ilerlemenin sağlanabileceği, Tanzimat Dönemi eğitim yazışmalanna hakim bir argümandır. Örneğin, 1863 tarihinde Sadaret'ten yazılan bir belgede İşkodra'nın dağlık bölgelerinde yaşayan müslim ve gayrimüslim ahali için cami ve mektep hocalan gönderilerek mektep ve mescitlerin açılmasıyla halkın medenileşeceği düşünülüyordu. (B.O.A) A.MKT.MHM. 269/5. ve (B.O.A) A.MKT.MHM Nitekim, Tasvir-i Ejkôr'ın i Şaban 1280 (ll Ocak 1~64) tarihli nüshasında; "Müslüman halkın cehaletini önlemek için Bab-ı Ali tarafından gelen irade üzerine Işkodra'nın kuzeyinde 22 okul, 18 cami ve 5 mescit inşası ve dersleri ve imamatı icra etmek üzere 2S0'şer kuruş maaşla hocalar" seçildi ği ifade ediliyordu. Necdet Hayta, Tarih Araştımıalarma Kaynak Olarak Tasvir-i Ejkar Gazetesi (1278/ /1869), Ankara, 2002, s Münif, "Ehemmiyet-i Terbiye-i Sıbyan", Mecmua-i Fünun, Sayı 5, İstanbul, 1279, ss Tanzimat'tan sonra kurulan modem okullarda verilen eğitimin karakteri konusunda bkz. Benjamin Carr Fortna, "Islamic Morality in Late Otornan 'Secular' Schools", International Journal ofmiddle East Studies, 32, ss , 2000 ve Selim Deringil, İktidann Sembolleri ve İdeoloji, İstanbul, Osmanlı 'da 19. yüzyılın sonlannda billurlaşan 'kamu düzeni polisliği ve suçun tanımı' çerçevesinde, kamu oyunda serserilerin "potansiyel suçlu" olarak algılandığı için 1890'de çıkanlan Serseriler Nizamnamesi'nde, aylak kişilerin her an suç işleme eğilimine sahip olduklan düşünüldüğünden, serseri olmakla suçlananlar, ser seri olmadıklannı ispatlayabilmek için bir işte çalıştıklanna zabıtayı ikna etmek zorundaydılar. Ferdan Ergut, Modem Devlet ve Polis: Osmanlı'dan Cumhuriyet' e Toplumsal Denetimin Diyalektiği, İstanbul, 2004, ss

4 62 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (4) Ekim 2004 tematik olmasa bile, terkedilmiş ve kimsesiz çocuklar sorununu, 19. yüzyıl başlarından itibaren gündemine almış ve bu soruna bir çözüm bulmak doğrultusunda çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Lonca adı verilen üretim birimlerinin ortadan kalkmasıyla oluşan boşluğu doldurmak ve kurulması düşünülen fabrikaların teknik eleman ihtiyacım da karşılamak gerekliydi. Osmanlı Devleti'nin, birbiriyle örtüşen bu zorunluluklardan yola çıkarak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren söz konusu çocuklara pratik meslekler e dindirerek topluma kazandırmak amacıyla ıslahhaneler adı altında yetim ve yoksul çocuklar için daha kurumsal ve yaygın bir uygulamaya yöneldiği görülmektedir. Daha önceleri suçlular bir yere kapatılarak bedeni cezalar verilirken, 18. yüzyılın sonunda ceza anlayışı dönüşüme uğramış, bir gözetim ve denetim mekanizması olarak işlev görmeye başlamıştır. Bu anlayış değişikliğiyle, "yarı cezasal nitelikte" bir dizi kurum kurulup geliştirilerek merkezileşmiş bir devlet aygıtı ile bütünleştirilmişlerdir. ıo 13 yaşından küçük olup hapsedilmeleri mümkün olmayan suçlu çocukları da barındıran ıs Hihhanelere dair nizamnameye sinmiş olan cezayla disipline etme anlayışı yukarıda söylenenleri destekler mahiyettedir. Örneğin, ıslahhanedeki çocuklardan, görevlerini yerine getirmeyenler ve disiplini bozucu davramşlarda bulunanlar, okuldan dışarı salınmayarak ve aç bırakılarak caydırılmaya çalışılıyordu. Suçun tekrarı ise cezanın artmasına neden oluyordu. 11 Modem iktidarların, 18. yüzyılın sonundan başlayarak toplumun başıboş kesimlerinin mekansal dağılımına müdahale ederek, Foucoult'un "yardımcı ceza denetimi" olarak nitelediği mercilere başvurdukları görülmektedir. Bu noktada, toplumun marjinal gruplarından birini oluşturan korunmasız çocuklara yönelik olarak devreye sokulan Osmanlı İmparatorluğu'ndaki ıslahhanelerin 'aslında ne oldukları ve nasıl bir işlev gördükleri' önemli bir konudur. Foucault'dan yola çıkarak ifade edersek, bu tür kurumlar nihayetinde mikro iktidar odaklarıydı. Başka bir ifadeyle ıslahhaneler, sistemin dışına itilmiş arızalı bireyleri sistem karşıtı hareketlere girmeden hemen orada yani taşrada sistem i çinde eritme / kaynaştırma / prototipleştirmeyi hedef alan kurumlar olarak görülebilirler. Merkez, taşrayı, bu kişilerin yaşadığı ve her an için İstanbul'a gelip güvenliği tehdit e decek unsurlar yumağı olarak gördüğünden; İstanbul'u bu kişilerin olumsuz istilalarından korumak ve bu kişileri yaşadıkları yerde ıslah ederek o bölgenin ekonomisini canlandırmak istemekteydi (Foucault, 2001: 57-70).11 ıo "Böylece, Panopticon modeline göre inşa edilmiş büyük hapishanelerden, yalnızca suçlularla degil, terk e dilmiş çocuklarla, öksüzlerle, çıraklarla,!iselilerle, işçiler ve benzerleriyle ug;raşan koruma derneklerine kadar çeşitli biçimler alan genel bir gözetim-kapatma sistemi, toplumun baştan aşagı içine girmiştir." Michel Foucault, Ders Özetleri (Çev. Selahattin Hilav), İstanbul, 2001, s. 66. ii Islahhane nizamnamesinin üçüncü babının "Islahhane Şakirdanının Suret-i Tahsiliyesiyle Her Hususda Fiil ve Amel ve Hareketlerini ve Nizam ve Usule Mugayir Cinahe ve Kabahat Ashabından Olanlann Te'dibat-ı Cezaiyelerini Muarrefdir" başlıgı altındaki bölüm, sorumluluklannı yerine getirmeyenlerin nasıl bir cezayla karşılaşacaklannı beyan etmekteydi. Dayak atılmanın yasak oldugu belirtilen nizarımamede daha çok oda hapsi ve aç bırakılma gibi cezalar öngörülüyordu. Özellikle arasındaki maddeler için bkz. "Islahhanelere Dair Nizamnamedir", Düstur, Tertip I, Cilt Il, ss II Foucault'ya göre; Kamuya açık cezalandırmadan, gizli bir cezalandırmaya dogru giden dönüşümde iktidann halkı kontrol etme yolu, insanlan bireyselleştirmekten geçmekteydi. Bireyselleştirmek, gözetim altında tutmak ve cezalandırmak, yani egemen olmak demektir. Böylece modern iktidar çocugu okulla, hastayı hastaneyle, deliyi tımarhaneyle, askeri orduyla, suçluyu hapishaneyle kuşatarak bireyselleştirmiş, kaydetmiş, sayısal hale getirmiş, egemen olmuştur. Her kişi bir yerde kayıtlı hale gelince, herkes denetim altında olacak, gö

5 Bir Belge 63 Nitekim, 19. yüzyılın ikinciyarısından itibaren belediye teşkilatının şekillenmeye başlamasıyla, yoksullann korunması meselesi, yukanda zikredilen düşünceler doğrultusunda yerel yönetimlerin gorevieri arasına girmiştir tarihli Dersaadet İdare-i Belediye Nizamnamesi'nin 4. maddesiyle; kör ve dilsiz, yetim ve mahrum çocuklann terbiyesi, fukara ve muhtaçlara hastanelerin açılması ile çalışamayacak durumda olan muhtaçlara iaşe sağlanması için; hastane, gurebahane ve sanayi mektepleri kurmak belediyelerin görevleri arasında sayılmıştır. u Osmanlı / Rus Savaşı'nı takip eden çeyrek yüzyılda Müslüman yetimleri ve daha sonraları Enneni yetimleri, Osmanlı İmparatorluğu için önemli bir sorun <?lmuştur. Birbirini takip eden savaşların yol açtığı yıkımlardan dolayı, 'kimsesiz çocuklar' meselesi, ilerde Osmanlı elitinin gündemini daha çok meşgul edecekti. Osmanlı Devleti 'nin zaman içinde bu konuda geliştirdiği çözüm; ıslahhanelerin diğer vilayetlerde de yaygınlaştınlması, Darülhayr-ı Ali ve Darüleytamların kurulması gibi uygulamalar olmuştur. i" Mithat Paşa'nın geniş yetkilerle görev yaptığı, özellikle Niş ve Tuna valilikleri sırasında ( ) yukarıda bahsedilen kaygılardan yola çıkarak açılmasına ön ayak olduğu ıslahhaneler bu teşebbüslerin ilki sayılır. Daha sonra sanayi mekteplerine dönüşerek, bugünkü mesleki ve teknik okullann yanı sıra çocuk ıslahevlerinin çekirdeğini o luşturacak olan ıslahhaneler, yerel inisiyatifle kurulup gelişen kurumlardır. u 1859 Niş isyanından sonra bu vilayetin ıslahı için 1861 'de vezir rütbesiyle Niş Valiliğine atanan Mithat Paşa, başarılı reformlanndan doiayı, Vilayet Nizamnamesi'ni hazırlayan heyetin içinde yer almış ve uygulamaları doğrultusunda genel bir refonn programı hazırlamakla görevlendirilmiştir. Pan-osmanist bürokrat tipinin başarılı bir örneği olan Mithat Paşa, 1864'te Silistre, Vidin ve Niş'in birleştirilmesiyle oluşturulan ve Vilayet Nizamnamesi'nin uygulandığı pilot bölge olan Tuna Vilayeti'nin başına getirilmiştir. Mithat Paşa, valiliğe atanır atanmaz, Osmanlı idari düzenini yeniden belirleyen Vilayet Nizamnamesi'nin uygulanmasına ( ) öncülük ederek, bayındırlık, yerel yönetim, güvenlik, eğitim ve kültür alanlarında başarılı çalışmalara imza atmıştır sonrası Osmanhcı Aslında Mithat Paşa'nın Tuna vilayetindeki uygulamalarına, ğının "laboratuvarı" gözüyle bakılabilir. Çünkü, Müslim ve gayrimüslim çocukların bir arada eğitim gönnesi ilk olarak ıslahhanelerde uygulanmıştır. İmparatorluğun farklı unsurları arasında birliktelik duygu ve kültürünün oluşturulmasına ancak eğitim aracılığıyzetim altında tutulacaktır. Modem iktidar büyük gözaltıdır. Michel Foucault, Hapishanenin Doğuşu, Ankara, tarihli Dersaadet Belediye Kanunu'nda da aynen tekrarlanan, maddenin tamamı için bkz. Erkan Tural, "Osmanlı Kenti, Romanov-Osmanlı Belediyeciligi ve 1868 Nizamnamesi", Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi, Cilt 12, Sayı 4, Ekim Ekim 1890'da Belçika'da toplanan 'Terkediimiş Çocuklar ve Mahkumlar Uluslararası Konferansı'na, Brüksel elçisinin Osmanlı temsilcisi olarak katılması, bu ilgi artışının bir göstergesidir. Daha geniş bilgi için bkz. Özbek, 2002: Mithat Paşa'nın kariyeri ve düşüncelerinin kısa bir özeti için bkz. Gökhan Çetinsaya, "Mithat Paşa", Modern Türkiye 'de Siyasi Düşünce (Cumhuriyet'e Devreden Düşünce Mirası, Tanzimat ve Meşrutiyet'in Biriki mi), Cilt I, İstanbul, 2001, ss İlk olarak 1854 'te Rumeli'de yaygınlaşan isyan ve eşkıyalık olaylannı bastınnak görevi sırasında bölgeyi tanıyan Mithat Paşa'nın, Niş ve Tuna Valilikleri döneminde bölgedeki icraatlan için bkz. M. Tayyip Gökbilgin, "Mithat Paşa", ls/am Ansik/opedisi, cilt VIII, ss

6 64 Çağdaş Yerel Yönetimler, /3 (4) Ekim 2004 la ulaşabileceklerine inanan Osmanlı bürokratlan, bu pratikten yola çıkarak farklı cemaatlerden gelen çocuklan bir arada eğitmek amacıyla 1868'de Me1cteb-i Su1tani'yi açmışlar ve bu hedefi 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi'nin maddeleri arasına koymuşlardır. 7 Aynlıkçı eğilimlerin güçlenmeye başladığı bir zamanda eğitimden güvenliğe bir dizi ağır sorunları olan bu bölgede; Mithat Paşa, 1 - Çetelerin faaliyetlerine karşı sert hukuki tedbirler uygulamak, 2- Yerel halkın yönetime katılımını sağlamak, 3- Bulgar dilinde basın ve eğitime el atarak Osmanlı vatanseverliğini yerleştirmek gibi politikalar yürütmüştür. Buna ek olarak, Tuna Vilayetine Kınm'dan gelen göçmenleri yerleştirerek bu üç nokta üzerinde yoğunlaşan politikasını tamamlamaya çalışmıştır. iii Mithat Paşa, söz konusu vilayetteki başanlı çalışmalannda, 1849 devriminden sonra Osmanlı'ya sığınmış Polonyalı ve Macar uzmanlann yanında maiyetinde bulunan Osmanlıcı ideolojiyi benimsemiş yetenekli sekreterya kadrosundan faydalanmıştır. 19 Mithat Paşa 'nın ıslahhane uygulaması konusunda nereden ilham aldığını bilmiyoruz. Muhtemelen 1856 yılında Avrupa'nın başlıca kentlerini kapsayan altı aylık bir inceleme gezisine çıktığı Avrupa seyahati esnasında görüp etkilenmişti. Avrupa'da kimsesiz çocuklar için yetimhane i ıslahhane tarzı kurumlann 19. yüzyılın başından itibaren var olduğu bilinmektedir.10 Halktan topladığı iane paralannı 'ıslahhane sandığı'nda biriktirerek ilk ıslahhaneyi 1863 yılında Niş'te açan Mithat Paşa, Rusçuk lsiahhanesi kurulurken kendisi de kampanyaya kuruşluk yardımda bulunmuştu. Mithat Paşa, kampanyaya katılan hayırseverlerin isimlerini 'vilayet gazetesi'nde yayınlayarak halkın katılımını artırmaya çalışmıştır. ll Mithat Paşa, Müslüman ve Hıristiyan ahalinin hayırsever duygulannı harekete geçirerek Niş, Rusçuk ve Sofya'da kurduğu ıslahhanelerde eğittiği kimsesiz çocuklann birer sanat dalında uzmanlaşmalarını sağlamıştır. Korunmaya muhtaç çocuklar yetiştirilip topluma kazandırıldıkça yöre halkı hoşnut olarak daha fazla yardım yapmakta, böylece burada bannan çocuklann sayısı gün geçtikçe artrnaktaydı. u 17 Selçuk Akşin Somel, "Osmanlı Refonn Ça~ında Osmanhcıhk Düşüncesi ( )", Modern Türki ye'de Siyasi Düşünce (Cumhuriyet'e Devreden Düşünce Mirası, Tanzimat ve Meşrutiyet'in Birikimi), Cilt I, İstanbul, 2001, ss tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi'nin 33. maddesinde; İdadi mekteple rinin, ruştiye e~itimini tamamlamış olan MUslim ve gayr-i MUslim çocuklannın karma şekilde e~itim gönne leri amacıyla kuruldu~u belirtiliyordu. İ. MEC. MAH. i 54 i iii ilber Ortaylı, "Midhat Paşa'nın Vilayet Yönetimindeki Kadrolan ve Politikası", Uluslararası Midhat Paşa Semineri, Bi/diriler ve Tartışmalar, Edirne, 8-ıo Mayıs 1984, Ankara, 1986, ss ı!i Mithat Paşa'nın bu görevinde başanh olmasında büyük pay sahibi olan yakın çalışma arkadaşlan, aslen Ar navut olan İsmail Kemal Bey, Enneni Odian Efendi, Hırvat asıllı Kılıç Vasıf Efendi ve Ahmet Midhat Efendi gibi isimlerden oluşuyordu. Kozmopolit Osmanlı'nın küçük bir numunesi olan bu kadrodakilerin bir kısmı 1869 yılında başlayan Ba~dat Valili~i sırasında da Mithat Paşa'nın yanında yer aldılar. İlber Ortaylı, "Tanzi mat Devrinde Mahalli İdareler", Ankara, 2000, s Avrupa'da ıslahhanelerin gelişimi konusunda bkz. Mary Carpenter; Reformatory Schoolsfor the Chi/dren of the Perishing and Dangerous Classes, and for Juvenile Ojfenders, London, ıı Cemi! Öztürk, "Türkiye'de Mesleki ve Teknik E~itimin Do~uşu I: Islahhaneler", Hakkı Dursun Yıldız Armağanı, Ankara, 1995, ss u Ali Haydar Midhat, Midhat Paşa, Hayat-ı Siyasiyesi, Hidematı, Menfa Hayatı, İstanbul, Hilal Matbaası, 1325, s. 34.

7 Bir Belge 65 Mithat Paşa'nın Tuna Vilayeti 'nde açmış olduğu ıslahhanelerin başarıya ulaşması, diğer vilayetlerde de ıslahhanelerin açılmasım teşvik etmiştir. Nitekim, 21 Haziran 1867 tarihinde alınan karar üzerine Mithat Paşa'mn hazırladığı Islahhanelere Dair Nizamname, 25 Temmuz 1867'de tüm vilayetlere gönderilmiştir.ii Mithat Paşa, Tanzimat Dönemi eğitim politikası doğrultusunda, müslim ve gayrimüslim çocukların bir arada bulunduğu karma eğitimi, Bulgarların Rusya'daki okullara gitmelerini ve Bulgarlar arasında artan mil1iyetçiliği engellemek için bir önlem olarak kullanmıştır. Böylece, Osmanlıcı eğitimin bir örneğini oluşturan ıslahhanelerde Türk ve Bulgarları bir arada eğitmeyi başarmıştır. Mithat Paşa'mn yerel finansal kaynakları kullanma konusundaki başarısı 1869'daki Maarif-i Umumiye Nizamnamesi'ne örnek olduğu gibi Tuna Vilayetinde modem okulların yaygınlaşmasını sağlayan karma eğitimdeki başarısı da, diğer vilayetlerdeki devlet okullarının geliştirilmesi için bir modelolmuştur. Böylece, hem eğitim ideolojisi açısından hem de okulların fınansmanına ilişkin yenilikler açısından merkezi eğitim politikalarım derinden etkilemiştir. ı4 Diğer alanlardaki reform çabalarında gözlendiği gibi, "yukarıdan aşağıya ve merkezden taşraya" doğru yaygınlaştırılan reformlar, Osmanlı modernleşmesinin en önemli a yağım oluşturan eğitime yönelik girişimlerin de ayırt edici bir özelliğidir. Meselelere taşradan bakan bir Osmanlı bürokratı olan Mithat Paşa, görev yaptığı vilayederde yerel inisiyatifi harekete geçirerek merkezi bütçeden mali yardım almaksızın ısldhhanelerin kurulup geliştirilmesinde ve daha sonra da imparatorluğun diğer vilayetlerine yaygınlaştınlmasında öncü olmuştur. ıs İlk olarak Tuna Vilayeti'ndeki ıslahhaneler için kaleme alınıp daha sonra diğer vilayetlere de teşmil edilen "Islahhanelere Dair Nizamname"sİ elli iki maddeden oluşmaktadır. Aşağıda çevrim yazısı sunulan ıslahhanelere dair nizamname üç. kısımdan oluşmaktadır: Birinci kısımda; ıslahhanelere alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, okutulacak dersler ve öğretilecek sanatlar, ikinci kısımda; ıslahhanelerde görev yapacak memurlann vazifeleri, ısldhhanelerin gelir-giderleri ve imalat konuları, üçüncü kısımda da; öğrencilere uygulanacak cezalar ile başarılı olanlara verilecek ödüller ele alınmıştır. Isldhhanelere, 5-13 yaşları arasındaki kimsesiz yetimler, anne ve babası olup da onlara bakamayacak kadar fakir olan ailelerin çocukları ve işledikleri çeşitli suçlardan dolayı kanunen bir seneden fazla hapsedilmesi gerekirken hapishanelerde kalmaları uygun olmayan 13 yaşından küçük çocuklar kabul edilmekteydiler. Bu üç grup çocuk haricinde eğitilmeleri için çoculdarım bu kuruma vermek isteyen varlıklı ailelerden senelik 500' er kuruş alınarak okulun gelirine ilave edilmekteydi. ıli II Sadiye Tutsak, ızmir'de Eğitim ve Eğitimciler ( ), Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ya yınlanmamış Doktora Tezi, İzmir ı4 Selçuk Akşin Somel, The Modernizalion of Public Education in the Ottoman Empire , Brill, 2001, ss ıs 1869 MaarifNizamnamesi'nde ıslahhanelerle ilgili herhangi bir hokmün olmaması, bu kurumlann yerel yö netimler tarafından yönetileceginin merkezce de kabul edildigini düşündürmektedir. Aynca, merkezi yöneti min, okullann inşa, tamir ve kırtasiye giderleriyle hocalann maaşlannın getirdigi mali külfetin bir miktanm iane olarak halka yüklemesi, devletin egitime kaynak saglayamadıgını, bunun da pratikte reform girişimlerini olumsuz yönde etkiledigi düşünüldügünde vilayetlerdeki ıslahhane uygulamalannın önemi daha iyi anlaşılır. ıli "ashab-ı töhmet ve cinayetten sin-i temyize varmış olan ve kanun-u cezaiye müstahak bulunan sıbyan ve rahik takımı dahi işbu ıslahhanede tayin olunan mahal-i mahsusuna konulup ikmal-i müddetlerine değin onlar

8 66 Çağdaş Yerel Yönetimler, J3 (4) Ekim 2004 Eğitim süresi beş yılolan ıshihhanelerde, her çocuğa birer sanat öğretmek amacı güdü1düğü için daha ziyade günlük hayatta gerekli olan bilgiyi aşmayan bir teorik eğitim veriliyordu. Nizamnamede, ıslahhanelerde okutulan dersler; elifba, amme ve tebareke cüzleri, Mushaf-ı şerif, ilmihal, risale-i ahlak, edebiyat, yazı, sülüs hattıyla rik'a alıştırmalan, dört işlem, defter tutma ve Bulgarca olarak belirlenmişti. Sabahlan iki saatlik ilköğretim seviyesindeki teorik dersler işlendikten sonra, öğrenciler atölyelere geçerek yeteneklerine göre belirlenen pratik sanatlan öğrenmekteydiler. Bölgede yaygın olan dericilik ve dokumacılık dallarında çalışacak elemanlar, ilk vilayet gazetesi olan 'Tuna Vilayeti Gazetesi'ni çıkaran vilayet matbaasında çalışacak dizgici, ciltçi ve basımcı ihtiyacı ile Tuna ordusunun elbise ve kundura ihtiyacını karşılayacak kalifiye eleman gereksinimi bu ıslahhanelerden karşılanmaktaydı. z7 Merkezi hükümetten herhangi bir ödenek almayan ıslahhanelerin giderleri, yöre halkının gönüllü bağışlan, okullara ait gayri menkullerden elde edilen kiralar ile öğrencilerin ürettiği eşyalann hasılatından karşılaruyordu. 12 Haziran 1864 tarihli Takvim-i Vekayi'de 6-7 ay gibi kısa bir sürede, yaş ve durumlarına uygun ahlaki bir eğitim alan çocuklann sayısı 50'yi geçtiğinden, kuruş iane toplanarak 150 öğrenci kapasiteli yeni bir ıslahhanenin bitirilrnek üzere olduğu belirtiliyordu. Öğrenciler, mezun olduktan sonra kendi işlerini kurma ve iş bulma konusunda desteklendikleri için zamanla bu ıslahhanelerdeki öğrenci sayısında artış olmuştur. Nitekim Niş ve Sofya'dan sonra 1864 yılında Rusçuk'ta da bir ıslahhane açılmış ve öğrenci sayısı, 85 'i Müslüman, 51 'i Bulgar ve 1 'i Yahudi olmak üzere 137'ye ulaşmıştır. ıs 1865 yılında Rusçuk'ta açılan kız ıslahhanesi de Mithat Paşa'mn öncülüğünde kurulmuştur. Ordunun Rusçuk'ta kurduğu kumaş fabrikasında çalışmaya hazırlamak için öksüz ve yoksulkız çocuklanm toplayarak kurduğu alışılmışın dışındaki bu eğitim merkezinde, dikiş ve nakışa yönlendirilen kızlar, erkek ıslahhanesinin Türk ve Bulgar hocalan tarafından eğiti1iyorlardı. Burada, 30'u Müslüman ve 21 'i Bulgar olmak üzere toplam 51 kız öğrenci bulunmaktaydı. z9 dahi sı/atlarına göre sanayi ile iştigal etmek... H, Takvim-i Vekayi, 7 Muharrem 1281 (12 Haziran 1864),752 Defa. Z7 "Islahhanelere Dair Nizamnamedir", Düstur, Tertip I, Cilt II, ss Osmanlı İmparatorlugu'nda he nüz ıslahhanelerin kurulmadıgı bir tarihte, Takvim-; Vekayi'nin 28 Aralık 1847 tarihli nüshasında, Almanya ve Fransa'daki Islahhanelerde egitim gören kimsesiz çocuklann sonuçta sanatlanyla geçinecekleri için uzun uza dıya teorik egitim almalannın kendileri açısından dezavantajlı olacagı düşünülerek ''mertebe-i evvel mekatipten ilerisine seyretmeyip zarurat-ı muamelatına medar olacak mukaddemat-ı kütüb ve kıraatı mekatib i mezkurede ögrettikten sonra" ömür boyu meşgulolacaklan sanatlarda uzmanlaştıklan ifade ediliyordu. Takvim-i Vekayi, 20 Muharrem Defa. 18 Takvim-i Vekayi, 7 Muharrem 1281, 752 Defa, (12 Haziran i 864). Osman Nuri Ergin, Türk Maari/Tarihi, C. I-II, İstanbul, 1977, ss Yahya Akyüz; "Osmanlı Son Döneminde Kızlann Egitimi ve Ögretmen Faika Ünlüer'in Yetişmesi ve Mes lek Hayatı", Milli Eğitim, Temmuz- AgtJstos-Eylül, i 999, Sayı 143, ss Ergin, a.g.e., s yılında yine orduya sargı bezi hazırlamak ve çamaşır diktirmek amacıyla İstanbul Yedikule'de ikinci bir Kız Islahhanesi açılmıştır. Asıl amaçlan mesleki egitimden ziyade yetimleri korumak olan bu okullardan son ra, Maarif Nezareti'nin kadınlann mesleki egitimlerine ancak 1879 yılında, İstanbUl'da bazı okullar kurarak başladıgı görülüyor. Daha sonra "Kız Sanayi Mektebi" adını alacak bu kurumlann ögretim süreleri beş yıl idi. İptidai ve rüştiye ögretim kademelerini içeren okul bir yandan normalokul programlannı uyguluyor; diger yandan da atölyelere dikiş, örgü, dokuma, işleme, resim, çiçek vs. gibi uygulamalar yapıyorlardı. II. Meşruti yet sırasında bazı düzeltme çalışmalan dolayısıyla kapatılan bu okullar daha sonra yeniden kuruldu ve 9 yıl

9 Bir Belge 67 Vilayetıerde açılan ıslahbaneler, yerli sanayinin gelişmesini sağlayacak sanat erbabının çoğalmasına katkıda bulunabileceğinin işaretlerini vermişti. İstanbul'da da ıslahbane benzeri bir okul kurmak isteyen hükümet, Sultanahmet semtindeki eski Kılıçhane binasını bu işe tahsis etmişti yılında Zeytinburnu'nda Mekteb-i Sanayi adında Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk sanayi okulunu açma girişimi; gerekli para, öğrenci, kadro ve donamm olmadığı için başarısız olmuştu. Söz konusu başarısız teşebbüsten yaklaşık 20 yıl sonra İstanbul'da bu kez Islah-ı Sanayi Mektebi adında bir okul açılmıştır. 3o Islah-ı Sanayi Mektebi'nin kurulması konusu, bir yıldan fazla komisyonlarda müzakere edildiği halde hiçbir sonuç alınamamıştı. Nihayet Şura-yı Devlet'in kuruluşu esnasında bu okulun kurulması görevi de Ali ve Fuat Paşalar tarafından Mithat Paşa 'nın şahsına tevdi edilmişti. Kimsenin işine karışmaması şartıyla taşrada edindiği deneyimlerden yola çıkarak 500 öğrenciye hizmet verecek ıslahbane tarzında yatılı bir sanayi mektebi yapacağım taahbüt eden Mithat Paşa,' üç ay gibi kısa bir süre içinde okulun yapımım tamamlayarak yetimlerden oluşan 200 öğrenciyle eğitime başlamış ve kısa süre içinde okuldaki öğrenci sayısı 500'ü geçmiştir. Aynca, okulun iç idaresi için de ayrı bir nizamname hazırlanmıştır (Midhat, 1325: 81-82) yılına ait Meclis-i Mahsus mazbatasında belirtildiği gibi, "beyana hacet olmadığı vecihle esbab-} servet ve refah-ı tebamn başlıcası dahi terakki-i hiref ve sanay'i madde-i hayriyesi olarak bunun memalik-i ıruıhruse-i hazret-i mülükanede husulu ise,öyle bir mektep yapılıp tahsil ve kesb-i meleke için halka teshilat ve teşvikat icrasına" bağlı olduğu düşünülerek, kurulacak okulun yaptığı üretimle bir nebze olsun, halkın en basit ihtiyaçlarımn bile yabancılardan temin edilmesinin önüne geçilmek isteniyordu. Başta İstanbulolmak üzere, bütün Osmanlı memleketinde bulunan "hiref ve sanayi ashabı malumat ve ameliyatea mükemmelolmadığından" epey zamandan beri birçok sanat dalımn yabancıların eline geçtiği belirtilerek, ahali tarafından kullamlan pek çok şeyin ya Avrupa'dan geldiğine veya Avrupa'dan gelen adamlar tarafından karşılandığına dikkat çekilmekteydi. "Mebde-i ümran ve saadet-i millet olan" bu zamanda memleketin imarına gerekli vesilelere başlangıç olmak üzere "hirefve sanayiin cüz-ü ilmiyle ameliyatı tahsil olunmak ve bazı eşya için hem fabrika ve hem de mahal-i tahsil ve talim olmak üzere bir mekteb-i hirefve sanayi teşkili" gerekli olduğu ifade ediliyordu. 31 Islah-ı Sanayi Mektebi'nde, dokuzu demir ve madeni eşya, dördü ahşap ve altısı diğer imalat dalları olmak üzere 19 sanat dalı, işinin ehli ustalar tarafından, okulda öğrethme imkam olmayan sanat dalları da, bizzat mevcut fabrikalarda öğretiliyordu. Örneğin, tuğla ve kiremit imalatı Karaağaç civarındaki fabrikalarda, boya ve dericilik de Kazlıçeşme üzerinden ögretim programı düzenlendi. Ama savaş yıilan nda verimli bir çalışma yapılamadı. 30 Rifat Önsoy, Tanzimat Dönemi Osmanlı Sanayii ve Sanayileşme Politikası, Ankara, ı 988, s. 1 ı memleketde esbab-ı servet ve mamuriyetin başlıcası hirefve sanayi olduğu halde mema/ik-i mahruse-i cenab-ı şahanede ve hususuyla makar-ı saltanat-ı seniye olan Dersaadetde bulunan hiref ve sanayi ashabı malumat ve ame/iyatca mükemmelolmadığından bir hayli zamandan beri ekseri yed-i ahere geçen ve müstamelolan bir çok şey Avrupa 'dan gelmekte veya oradan gelmekte adem işlemekte bulunmuş olmasıyla mebde-i ümran ve saadet-i millet olan asr-ı mehasinneşr-i hazret-i padişahide bu makule vesail-i lazıme-i mamuriyetin mukaddematı olmak ve hiref ve sanayiin cüz-ü ilmiyle ameliyatı tahsil olunmak ve bazı eşya için hem fabrika ve hem de mahal-i tahsil ve talim olmak üzere bir mekteb-i hiref ve sanayi teşkiji muktezi görünerek icra-yı icabı hususuna... Hİ. MEC. MAH. 141 ı.

10 68 Çağdaş Yerel Yönetimler, J3 (4) E/cim 2004 ve Beykoz'daki debbağhanelerde öğretiliyordu. Okula her yıl her bir sanat dalı için seksen sekiz öğrencinin kaydedilmesi hedefleniyordu. Mezun olanlar, kalfa diploması alarak tersane ve tophane gibi askeri tesislerde tercihen işe alınırken, doğrudan esnaf olmak isteyenlere de 10 yıl süreyle vergi muafiyeti tanınıyordu (BOA., A. MKT. MHM. 382/80). Mektebe gelir olarak ayrılan Unkapanı köprüsünün hasılatı o zamanın Bahriye Nazırı olan Mahmut Nedim Paşa tarafından Tersane masraflarına tahsis edildiği için, onun yerine gelen Ali Paşa'nın yardımıyla devlet emlakinden olup Galata'da yılda kuruş kadar geliri olan Komisyon Hanı verilmiş ve bu han bina ve mevki itibariyle değerli olduğu için Mithat Paşa lira borç alarak binaya bir kat daha ilave ettirmiştir. Daha sonra bu bina, borsa kurumuna kiraya verilerek yıllık geliri 4.000'den bin liraya çıkarılarak okul için gereken para sağlanmıştır (Midhat, 1325: 82). Okula devam eden öğrenciler, okuma yazma ve hesap konularında (alfabe, yazı, Kuran, ilmihal, basit hesap ve defter tutma gibi bilgiler) kendilerini ge1iştirdikçe matematik ve kimya gibi derslerin öğretimi için yeni öğretmenler tayin edilmiş ve sanayinin çeşitli dallarından demircilik, dökümcülük, marangozluk, dizgicilik, ciltçilik, basımcılık, harf dökümcülüğü, kibrit imali, terzilik, saraçlık, oymacılık, modeleilik ve kurşun boru imali gibi en fazla ihtiyaç duyulan meslek dalları kurulmuştur (Midhat, 1325: 82-83). Mithat Paşa'nın öncülüğünü yaptığı bu girişimin, kısa sürede etkisini göstermesi üzerine 1867'den itibaren diğer vilayetlerde de ıslahhanelerin yaygınlaştırılmasına hız verilmiştir. 1868'de İzmir ve Edirne, 1869'da Bursa, Bosna, Trabzon, İşkodra, Kastamonu, Erzurum, 1870'de de Diyarbakır ıslahhaneleri açılmıştır. Bazı vilayetlerde 'Sanayihane', 'Mekteb-İ Ulum-u Sanayi' ve 'Islahhane Dairesi' olarak da anılan bu kurumların adı, II. Abdülhamit Dönemi'nde 'Hamidiye Mektebi-i Sanayii Alisi' şekline dönüştürülmüştür. Açıldığı 1868 yılında 200'e yakın öğrencinin eğitim gördüğü ve yılları arasında İzmir Islahhanesi adıyla faaliyetini sürdüren kurumun adı, 1881 yılından itibaren 'İzmir Sanayi Mektebi' olarak değiştirilmiştir. 31 Korunmaya muhtaç çocukların barındığı ıslahhanede, ilk yıllarda kunduracılık, marangozluk, demircilik, terzilik, dokumacılık, çorapçılık ve mürettiplik gibi sanat dalları öğretilmekteydi ve kurumun yönetimi vilayetçe oluşturulan bir komisyona verilmişti. 33 Mithat Paşa, 1869'da geniş yetkilerle vali olarak bulunduğu Bağdat'ta da başarılı reformlar yaparak bu vilayette de bir ıslahhane kurulmasına önayak olmuştur yılında Adliye Nezareti'nden azledilerek Selanik Va1iliğine gönderilen Mithat Paşa, toplam üç ay sürecek olan görev süresi içinde Selanik Vilayetinin zabıta ve mülkiye işlerinde 310kulunadı ilk kuruldugıjnda 'İzmir Islahhanesi' olmasına karşın daha sonraki )'lllarda 'İzmir Mektebi Sanayi ','İzmir Hamidiye Mektebi Sanayi','Osmanlı Sanayi Mektebi', 'İzmir Sanatlar Mektebi' ve 'Mithatpaşa Sana t Enstitüsü' gibi isimlerle anılmıştır. 33 İzmir Islahhanesi, İzmir Vilayet bütçesinden ve hayırseverlerden sağlanan kuruşluk bütçe ile ya pılmış daha sonra Tire'deki Kadife-i Kebir Çiftliği, İzmir Mubayaa Mağazası, Balçova Kaplıcalan, Karanti na Hamamı, Seferihisar Galinoz Çiftliği ve bazı irili ufaklı binalann kiraları okula gelir sağlamıştır. Ayrı ca Hamidiye Vapur Şirketi ortaklığından Sanayi Mektebi Piyangosu adıyla düzenlenen çekilişierden öğren ci ürünlerinden ve Vilayet Matbaası'ndan da önemli gelirler sağlanmıştır. Daha ayrıntılı bilgi için bkz. Gülnaz Yakın (Koyuncu); İzmir Sanayi Mektebi (Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesi 1868-i 923), İzmir, 1997.

11 Bir Belge 69 bazı ıslahatlar yapmanın yanı sıra Selanik merkezinde bir ıslahhane kurarak idaresi için yıllık kuruş kadar gelir tedarik etmiştir. Çarşının ortasında bulunan harap bir bedesteni sahiplerinden satın alıp lira harcayarak yeni bir kargir bedesten inşa ettirmiştir. Bedestenin kiraya verilmesinden ilk yıl 800 lira gelir elde edilerek ıslahhane'ye tahsis edilmiştir yılında başlayıp 6 Ağustos 1880"e kadar süren Suriye valiliği sırasında da diğer vilayetlerdekine benzer başarılar elde eden Midhat Paşa, "Cemiyet-i Hayriye" adında ulema ve hayırseverlerden oluşan bir demek kurdurarak Müslüman ahalinin çocuklannı çağın gereklerine göre eğitmek için kolları sıvamıştır. Halktan iane toplayarak harap haldeki bazı cami ve medreseleri onartıp iptidaiye okulu haline getirmiştir. 6 yaşına gelen çocukların okumasını zorunlu kılan bir yönetmelik hazırlatarak okuhara kadrolu öğretmenler atamıştır. Diğer vilayetlerdeki gibi kimsesiz çocuklar için Şam'da bir ıslahhane yaptırmıştır. Bu Islahhane, yeterli gelir sağlanamadığı için kapanmışsa da daha sonra halktan ve vakıf gelirlerinden elde edilen paralarla tekrar açılan kurum, müslim ve gayrimüslimlerden oluşan bakıma muhtaç 200 kadar çocuğa hizmet vermiştir. 3S Taşradaki ıslahhaneler 188S'ten itibaren "Mekteb-i Sanayi" adını almaya başlamıştır tarihli Maarif Salnamesine göre; İstanbul, Edirne, İzmir, Adana, Bağdat, Halep Hüdavendigar, Selanik, Şam, Kastamonu, Kosova, Manastır, Trablusgarb ve Yemen'de olmak üzere toplam 14 sanayi mektebi bulunmaktaydı ve bu sanayi okullarında çoğunluğu Müslüman erkek yetimlerden oluşan 1406 öğrenci eğitim görmekteydi.36 Islahhanelerin yerine geçen Sanayi Mektepleri, rüştiye mezunlarını kabul eden, orta dereceli meslek okulları oldukları için bu kurumların fonksiyonlarını yerine getiremiyorlardl. Kimsesiz çocuklar sorununun büyümesi ve halkın bu konudaki girişimlerinin yetersiz kalması üzerine Devlet kanalıyla çözümler aranmıştır. İstanbul'da bile pek çoğu suça itilen çok miktarda çocuğun olması, kamuoyunu ziyadesiyle rahatsız ediyor; bu durum ıslahhane tarzında yeni bir kurumun açılmasını zorunlu hale getiriyordu. Islahhanelerin bıraktığı boşluğu doldurmak için 1903 yılında II. Abdülhamid'in tahta çıkışının yıldönümümde açılan Darülhayr-ı Ali'de bakılan çocuk sayısı 400'e ulaşmıştır. Kurum, 22 Ağustos 1909 yılında kapatılmıştır yılında kapatılan Darülhayr-ı Ali, ülkenin teknik eleman açığını kapatmada ö nemli bir etkiye sahip olmasa da, korunmaya muhtaç çocukları koruma altına alma düşüncesiyle 6 yıl hizmet vermiş bir kurumdur. Bu bağlamda, Darülhayr-ı Ali, aynı amaçla Tanzimat'ın son yıllarında açılıp Sanayi Mektepleri'ne dönüşen Islahhaneler ile II. Meşrutiyet Dönemi 'nde açılan Darüleytamlar arasında bir köprü olarak nitelendirilebilir (qztürk, 1999: 83).. 34 Midhat, a.g.e., s Aynca, mahalle mektepleri yeni usul üzere düzenlenerek maaşlar mahalle halkı tara fından karşılanmak üzere ö~etmenler tayin olunmuştur. Mithat Paşa'nın; Türkçe ve Fransızca e~itim verecek 80 kişilik karma bir İdadi kurma girişimi, göreve gelişinden 3 ay sonra azledildi~i için akim kalmıştır. 3S Musa Çadırcı, "Mithat Paşa'nın Suriye Layihası", Prof Dr. Jsmail Ercüment Kuran 'a Armağan, Ankara, 1989, ss Mithat Paşa bu layihasında, vilayet işlerinin çoklu~ndan, yeterli ve nitelikli eleman bulun mayışından yakınmaktadır. 36 Salname-i Nezaret-; Maarif-; Umumiye, 6. Sene, 1321 Sene-i Hicriyye'sine Mahsustur (1903), İstanbuL. 37 Darulhayr-ı Ali' konusunda daha geniş bilgi için bkz. Cemi! Öztürk, "Osmanlı'da Bir Mesleki E~itim ve Çocuk Esirgeme Kurumu: Darülhayr-ı Ali ", Milli Eğitim, Sayı: 143, Temmuz-A~ustos-Eylül 1999, ss ve Özbek, 2002:

12 70 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (4) Ekim 2004 II. Meşrutiyet Dönemi'nde, İttihat ve Terakki'nin destekleriyle kimsesiz çocuklar sorununa çözüm amacıyla Dar'ül-eytamlar açılmıştır. Binlerce çocuğun yetim kaldığı Balkan ve i. Dünya Savaşı yıllarında, kimsesiz çocukların korunması, en önemli sosyal sorunlardan birisi haline gelmiştir. Savaş nedeniyle yetim kalan çocukların, doğrudan devletin koruması altına alınması amacıyla açılan Dar'ül-eytamlar (bugünkü yetiştirme yurtlarıyla aynı işlevi gören yetim yurtları), Maarif Nezareti'ne bağlı olarak kurulan 'Dar'ül-eytam Müdüriyet-i Umumiyesi' bünyesinde toplanmışlardır. li Yine, II. Meşrutiyet Dönemi 'nde kurulan, Osmanlı Fukaraperver Cemiyeti ve Topkapı Fukara Cemiyeti, yoksul çocukların sokaklara düşmelerini engellemek için onlara uygun eğitim verip korunmaları kaygısıyla hareket eden sosyal yardım kuruluşları olarak nitelendirilebilirler. Her iki cemiyet için de, söz konusu çocukların ahlaki bir eğitim aracılığıyla geleceğe hazırlanması önemlidir (Özbek, 2002: ). Dört bir cephede verilen savaşlar sonrası (Balkan Savaşları ve i. Dünya Savaşı), ülke kaynak ve üretim bakımdan perişan olmuş, erkek nüfusu hızla azalmış, aileler parçalanmış, göçler nedeniyle işsizlik had safhaya varmış ve korunmaya muhtaç çocuklar sorunu büyük boyutlara ulaşmıştır. Darülhayr-ı Ali ve Dar'ül-eytamlar'ın yetersizlikler sonucu kapanmasıyla kimsesiz çocuklara bakım için yeni arayışlara girilmiş ve soruna çözüm amacıyla 1917 yılında Himaye-i Etfal Cemiyeti kurulmuştur. i. Dünya Savaşı sırasında çoğu kapanan Sanayi Mekteplerinden, sadece Edirne, İstanbul, Adana, Ankara, Bursa, Sivas, Kastamonu, Konya ve Bolu illerindekiler Cumhuriyet Dönemi'ne kadar güçbela varlıklarım sürdürebilmişlerdir. Cumhuriyet'ten sonra ise sanayi mektepleri sanat okulları haline getirilmişlerdir. Suça karışan çocuklar için Çocuk Islahevleri kurulurken yetim ve öksüz çocuklar için de yetiştirme yurtları açılmıştır. Islahhanelere Dair Nizamnamedir 24 Şaban T. Sani Aralık 1868 Mukaddime Islahhanelerin nizamatı esasen üç baba münkasım olup birincisi Islahhanelere alınacak etfal ve eytamın şeraitini ve infak ve iksasım ve tahsil edeceği ulum ve fiinunun derecatım muarref olmağla üç fasılda zikr olunur. Ve ikincisi Islahhane memurlarının suret-i tertibine ve varidat ve masarifat ve imalatın keyfiyet-i m'yet ve cereyanına ve şakirdamn talim ve terbiye si hakkında olan hareket ve vazife-i memuriyetlerine dair olduğundan bu da üç!asla taksim edilir. Ve üçüncü bab şakirdanın suver-i tahsiliyesiyle her hususda fii! ve amel ve hareketlerinin ve nizam-ı usule mugayir caniha ve kabahat ashabından olanların tedibat-ı cezaiyelerini ve ilim ve san'atca tahsilat ve terakkiyatına göre haklarında lazım gelen mükafatın derecelerini mutazammın bulunmağla bu bab dahi kezalik iki fasla münkasım bulunur. LI İkinci Meşrutiyet Dönemi'nde çocuk sorunlanyla ilgili olarak bkz. Cüneyd Okay, Belgelerle Himaye-i Etfal Cemiyeti, , İstanbul, 1999, Cüneyd Okay, Meşrutiyet Çocukları, İstanbul, 2000, Hasan Albayrak, "Himaye-i Etfal Cemiyeti", Tarih ve Toplum, C. 9, s. 52 (Nisan 1988). İşbu nizamrıame Tuna Vilayetine mahsus olmak üzere mevzu' iken muaharren kaffe-i vilayet ıslahhanelerine tamim kılınmış olduğundan münderecatında Tuna Vilayetine mahsus olan bazı fıkranın bittabi vilayet-i saireye şümulü yoktur.

13 Bir Belge 71 (Bab-ı Evvel) (Birinci Fasıl) (Islahhaneye Alınacak ve KabulOlunacak Eytam ve Etfalin Şerait-i Lazımesi) Birinci Madde: Islahhaneye alınacak çocuklar yerli ve yabancı ve İslam ve Hnstiyan her ne olur ise müsavaten kabul olunup fakat sinn ve san'atlarınca şurut-u atiyenin bulunması elzemdir. Şurut-u mezkurenin birincisi alınacak çocukon iki on üç yaşından yukan olmamaktır. İkincisi babası ve anası olmayıp öksüz ve yetim olmak veyahud bunlann yalnız birisi olsa da amelmande ve fakir ve zaruret ashabından olması cihetiyle çocuğunu idareye muktedir olamamak hususudur. Üçüncüsü ıslalıhanece müddet-i muayyenesi gelmeksizin çocuğun ihracı hakkında veli ve akrabası tarafından bir güna istida vuku bulur ise havale-i sem' itibar olunmamak ve bu makule istida üzerine çıkanlacak olur ise ıslahhanede bulunduklan müddetde vuku bulan me'kulat ve elbise ve ihtiyac at-ı sairelerinin masarifi veli ve akrabalan tarafından ödenilrnek üzere sened ve kefile rabt edilmektir. İşte bu şerait-i salise mevcud olmadıkça ıslahhaneye hiçbir çocuk kabulolunmayacaktır. İkinci Madde: Bend-i sabinde beyan olunan şeraitiiı haricinde olarak peder ve mader ve akrabası olan ve on üç yaşından aşağı bulunan bir çocuğun li'ecl'it-terbiye ıslahhaneye konulması talep olunur ise ıslahhanede bulunacağı müddetin beher sene masarif-i içün sene ibtidasında beşer yüz kuruş alımp kabulolunacak ve alınacak akçe ıslahhaneye varidat kayd olunup müdür ve muavini mührüyle ilmühaberi verilecektir. Üçüncü Madde: Alel-ıtlak on üç yaşından aşağı olan çocuklardan irtikab-ı töhmet ve cinayetle kanunen bir sene ve daha ziyade hapsi lazım gelen etfal dahi hükümetin emr-i resmiyesiyle ıslahhaneye konulup müddet-i tevkifatda kırk dördüncü maddede muharrer şurut üzere hakkında muamele olunacaktır. (İkinci Fasıl) (Şakirdanın Suret-i İnfak ve İksasına Dair Usuldür) Dördüncü Madde: Islahhanede mevcud olan etfalin her birine beher gün üçer yüz dirhem ekmek ve on çocuğa sabahlan bir karavana şorba ve akşamlan icabına göre lahm ve haftada ve haftada bir kere aşura veya sair tatlu verilecektir. Ve mevsimine göre bazı meyve dahi ita' kılınacaktır. Beşinci Madde: Şakirdanın beherine bir kerevet ve üzerine otdan dolmuş bir minder ve bir yastık ve bir adet kil im ve bir senelik miad ile bir yağmurluk ve bir setri ve bir potur veya pantolon ve iki çift çorap ve iki çift kundura ve bir fes ve bir bel kayışı ve iki kat çamaşuru ve iki yelek veya mintan verilir setri ve potur veya pantolon şakirdanın harice çıktıklannda telebbüse mahsus olduğundan ıslahhanede bulunduklan vakitde giymek ve iş elbisesi olarak kullamlmak üzere her bir çocuğa balada muharrer elbiseden başka senede bir veya iki defa olarak bir kat elbise ve başlanna birer serpuş ita' kılınır. Ve icabında telebbüs olunmak üzere birer kat yazlık elbise dahi bulunur.

14 72 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (4) Ekim 2004 Altıncı Madde: Islahhanelerin timurbaş olarak kazgan ve tencere ve karavana ve şamdan ve kandil gibi eşyasından maa da hasır ve süpürge ve kağıt ve kalem ve mürekkep ve mum ve yağ ve desti ve sabun ve odun ve kömür ve sair bu misunu masrafları dahi olduğundan icabına ve lüzumuna göre bu masraflar dahi beher koğuş ve odaya tahsis olunup miktar-ı mukarreri dairesinde sarf olunur (Üçüncü Fasıl) (Şakirdanın Tahsil Edecekleri Ulum ve Fünun ve Sanayiin Derecatıdır) Yedinci Madde: Her kangı sınıfve mezhepde olur ise olsun ıslahhaneye alınan çocuk ibtida vusulünde defter-i mahsusuna kayd olunarak ıslahhanenin bidayet-i küşadından itibaren kaçıncı adet ise 01 numeroya yazılarak elbisesine dahi 01 numero konulur. Yeni alınan çocuk birdenbire mevcud şakirdanın yanına konmayıp hamamda tathir edildikden sonra tahsis olunan odada eski elbisesi çıkarılarak mücedded elbise verilir ve bir hafta kadar okuyup yazmakda ve san'atda istidat ve kabiliyeti bi't-tecrübe ne okuması ve nasıl san'ata sülük etmesi lazım gelir ise o yola sevk ve tayin kılınacakdır. Ve çocuğun veli ve akrabası var ise atik elbisesi onlara teslim olunup yok ise ıslahhane depoyunda hıfz edilmek lazım gelir. Sekizinci Madde: Islahhanede olunan dersler elifba ve amme ve tebareke cüzleri ve icabına göre Mushaf-ı şerif ve ilmihal ve risale-i ahlak ve sair edebiyat ve yazı bir miktar selis hattıyla rika meşkleri ve ilm-i hesapdan darb ve kara cümle ve tenzil ve taksim gibi bazı erkam ve defter usulü ve Bulgarca dahi bu nev' şeyler olduğundan ıslahhaneye dahil olacak çocuk İslam ise İslam hocasından Hrıstiyan ise Hrıstiyan hocasından derslerini talim eyleyeceklerdir. Dokuzuncu Madde: Çocuklar sabahleyin kalktıkları anda bab-ı salisin Iasl-ı evvelinde beyan olunacak işleri gördükten ve şorbalarını yedikten sonra İslam ve Hrıstiyan çocukları tahsis olunan mektep odalarına girip orada tamam iki saat derslerine ve yazılarına çalışacaklardır. Onuncu Madde: Islahhanelerde şimdilik cari olan sanayi terzilik ve kunduracılık ve debbağlık ve matba-i" vilayetde mürettiplik ve çuka ve ve bez dokumak ve iplik yapmak gibi ameliyatdan ibaret olduğundan çocuklar sabahları derslerini okuyup bitirdikden sonra çavuşları veya çavuş vekilleri marifetleriyle mensup oldukları san'atlarına sevk olunarak akşamları saat on buçuk veya on bire kadar orada işlettirilir ve çan vurulduğu gibi cümlesi tatil ettirilir. On birinci Madde: Kırk altıncı maddede muayyen olan beş sınıfdan her birinin san'atda ve derslerinde ilerlemiş olanlardan ve hüsn-ü adab ve ahlak sahibi bulunanlardan on neferde birisi çavuş ve biri dahi çavuş vekili tayin olunup bunlar ıslahhane müdürleri marifetiyle intihap edilir ve sekiz neferin kumandası çavuş vekilinde ve çavuş vekili ile beraber dokuz neferin kumandası çavuşda olduğundan çocukların yatıp kalkması ve derslerine ve san'atlarına devam etmesi ve elbiselerinin muhafazası ve taharet ve nezafeti çavuşlar ile çavuş vekillerinden sual olunur ve yevmiye jurnalleri ibtida çavuş vekilleri tarafından temhir kılınır ve bir senede beş defadan ziyade hapse girmiş çocuklar o sene çavuş ve çavuş vekili olamaz. Ve bir de bir sınıfın şakirdanı içinde çavuş

15 Bir Belge 73 luga ve çavuş vekaletine müstahak ve erbabı olmadıgı halde çavuşlar ve çavuş vekilleri sair sınıflardan intihap ve tayin kılınınak caizdir. (Bab-ı Sani) (Birinci FasII) (Islahhane Memurlarının Suret-i Tertibine Dairdir) On ikinci Madde: Isl3hhanelerin idare-i dahiliyesi tabii ikiye münkasım olup birisi etial ve şakirdanın idare-i zabıta ve terbiyesi ve suret-i infakı ve iksası ve bunlara müteallik masarifatm tesviyesi ve digeri imalatm icrasına ve ona dair muhasebatm rü'yeti hususlarıdır. İşte bu iki idarenin umumuna bizzat nezaret etmek üzere her ıslahhanede bir umum müdürü olup maiyetinde ıslahhanenin umur-u zabıtasına. bakmak için bir zabıta müdürü ve sanayi cihetini idare etmek ve hesap ve kitabetten mesul olmak üzere bir de imalat müdürü ve iki idarenin her biri için muavin makamında bir baş katip ile bir maiyet katibi vardır. Ve bunlardan başka bir vekilharç ve çocuklara ders okutmak üzere biri Türkçe ve digeri Bulgarca olarak iki lisan hocası ve terzı ve kunduracı olarak birer usta ve bir aşçı ve nisadan olarak iki veya üç nefer çamaşurcu ve Niş'de bir de debag ustası olup muhafaza-i inzibat için çend nefer zaptiye dahi tayin kılınmıştır. On üçüncü Madde: Bu memurlardan zabıta müdürü ve katibi ve vekilharç ıslahhanenin me 'kulat ve meşrubat ve idare lerinde n ve şakirdanın nizamat-ı dahiliye ve tedib ve terbiyelerinden ve hocalar talim ve taallümlerinden ve ustalar san'at tahsil eyleme1erinden ve imalat müdür ve katibi mamulat-ı vakıanın muhasebatmdan ve ıslahhanenin umum müdürü ve katibi dahi bunların cümlesinden başka başka mesul ise de cümlesi yekdigerine muavin addolunup memurin-i mevcude müdür ile birlikte ve bir meclis heyetinden olmasıyla icab eden ahvalde cümlesi dahi mesuliyet-i müştereke tahtında bulunur ve aşçı ve çamaşurcu ve zaptiyeler daima ıslahhane ve zabıta müdürlerinin enrri tahtında hareket etmeye mecburdurlar. On dördüncü Madde: Islahhane memurlannın cümlesi ale'd-devam işleri başında bulunmaya borçlu olup müdürün bulunmadıgı zamanlarda katipler vekalet edecek ve her idare memurlan geceleri münavebe ile ıslahhanede kalacaktır. On beşinci Madde: Islahhanelerin heyet-i müctemiasıyla kaffe-i umuru merkez-i vilayetde bir nazır ile muavininden ve katip ve sandık emininden mürekkep olan ve şirket ve matbaa-i idaresine memur bulunan heyetin nezareti tahtında oldugundan ve ıslahbane memurları işbu nezaret tarafından intihap ve tayin kılınacagı gibi kaffe-i hususat ve muhasebatı dahi nezaret-i mezkureye malıve1 bulundugundan gerek zabıta ve gerek imalat idarelerine müteal1ik her ne olur ise umum müdürleri marifetiyle nezaretden istizan olunup oradan alınacak rey'e göre hareket edilecektir. Aşçı ve vekilha~ç gibi hademenin lede 'l-iktiza tebdiline ıslahhane umum müdürü mezun ise de kusur ve töhmeti veya işinde tekasülü sabit olmadıkça hiçbir memur ve hizmetçi degiştirilmeyecektir.

16 74 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (4) Ekim 2004 (İkinci FasII) (Varidat ve Masarifat ve İmalatın Sôret-i Rü 'yetine ve Muhasebatın Cereyanına Dairdir) On altıncı Madde: IsHihhanelerin idaresi ve memurlan gibi umur-u hesabiyesi dahi iki kısım olup birisi ıslahhane memurlarının ve şakirdanın idaresine ait masarifat ve onlara mahsus varidat hesabıandır ki bunlar ıslahhanenin umur-u asliye-i hesabiyesi 01 mağın suret-i zabt ve rü'yeti umum müdürünün nezaret ve idaresi tahtında olarak zabıta müdürü ve katipleri marifetiyle rü'yet olunur ve ikincisi imalat hesaplandır ki kezalik umum müdürünün nezaret ve idaresi tahtında olarak imalat müdürü ve katipler marifetiyle idare kılınır. On yedinci Madde: Islahhanenin umur-u asliye-i hesabiyesine mahsus müteaddit defterler olup bunun birisi ketebe ve esas defteridir ki. ıslahhaneye dahilolan etfalin isim ve sin ve şeklini ve tarih-i duhulünü muarref olmak üzere işbu defterin her sahifesi bir çocuğun hesabına tahsis olunarak beher sene kaç adet ve ne miktar elbise ve eşya verilir velhasıl ol çocuğun her sene masarifi neye baliğ olur ise numunesine tatbikan ismi altına sırasıyla yazılır ve mal-ı mevrusu var ise mahkeme-i şer'iye marifetiyle adına alınarak kassamı hıfz ile miktan ve nerede olduğu gösterilir ve istihsal edilen faiz ol sahifede hane-i mahsusuna geçirilir ve imtihanlarda şakirdin rütbesi ve derecesi terakki ettikçe keyfiyeti işaret kılınır. On sekizinci Madde: Islahhanenin umur-u asliye-i hesabiyesi defatirinden biri de yevmiye masarifat defteri olup her gün ne kadar masarif vuku bulur ise deftere yazılır. Şöyle ki şakirdandan beher nüfusun nan-ı aziz tayinatı ve sair me'kulatı mukarrer olduğundan beher gün akşam yoklamasında çavuşlar tarafından verilecek ve tasdik olunacak jumalleri katibe ita ile bi'l-hesab ol jumal hıfz olunarak ne miktar ekmek ve erzak lazım gelir ise akşamdan bir kıt'a memhur pusulası vekilharca verilir vekilharç dahi ol pusula mucibince iktiza eden erzakı sarf ederek zabıta müdürü ve katipler tarafından sıhhati o lunduktan sonra miktanyla bahası mahfiız jumale tahrir ve müdür ve katipler tarafından zeyli her gün temhir ile zikr olunan masraf defterlerine geçirilir ve hattab ve kömür ve hasır ve süpürge gibi şeyler dahi miktar-ı mukarrerini geçmemek şartıyla ve müdür ve katibin rü 'yetle lüzumuna göre bi 'l-mubayaa kezalik günü gününe masraf yazılır ve beher ay ne miktar masarifvuku bulmuş ise jumalleri ile bi't-tatbik tetkik olunduktan sonra bilcümle memur maaşlan dahilolarak bir icmali yapılıp ve zeyli umum ve zabıta müdürü ve katipler tarafından tembir edilip nezarete gönderilir. On dokuzuncu Madde: Defatir-i mezkurenin biri dahi ıslahhanenin varidatına mahsus olduğundan ihzariye tezakirinden ve ıslahhaneye merbut emlak varidatından ve imalat ve temettüatından ve sair taraftan ıslahhaneye her kaç kuruş teslim olunur ise umum müdürü ve zabıta müdürünün ve katiplerin mühür ve imzalanyla ilmühaberi verilerek az ve çok günü gününe deftere yazılacak ve bu defterden başka ıslahhanenin irad ve akara müteallik emlak ve sairesinin dahi bir defteri olup ıslahhanenin muhasassatından olan kaffe-i emlak ve akar vesaire isim ve resmiyle ve miktar-ı hasılatıyla bu deftere yazılacak ve şehriye veya saliye varidatı alındıkça varidat defterine yazılacağı gibi işbu defterde muharrer ismi altına dahi kayd ve tahrir kılınacaktır ve ıslahhanenin timurbaş eşyası dahi işbu defterde gösterilecektir.

17 Bir Belge 75 Yirminci Madde: İmalat idaresinin dahi ıslahhane umur-u hesabiyesi gibi defatir-i müteaddidesi olup bunun birisi imalat idaresine teslim olunan çuka ve astar ve iplik ve yapağı ve deri ve yün ve kösele velhasıl işlenmek için her ne teslim olunur ise onların kaydına mahsus olduğundan kaffe-i eşya cins cins ve nev' nev' işbu deftere yazılıp sarf olundukça miktarı bu defterdeki nev' ve cinslerinden tenzil ile mamulat defterine geçirilir. Yirmi birinci Madde: Mamulat için bir defter-i mahsus olup elbise ve ayakkabı ve yün ve kösele ve iplik gibi ne kadar eşya işlenip meydana gelir ise bu defterde gösterilir ve bundan başka sarfiyat için diğer bir defter daha olup eşya-yı mamule füruht olunduk. ça mamul at defterinden bi't-tenzil işbu sarfiyat defterine yazılarak nereye satıldığı ve bahası kaç kuruş olduğu ve akçenin nereye teslim kılındığı işaret kılınır. İmalat idaresinin esas defterleri işbu üç kıt'a defterden ibaret ise de işler parça parça ustalara ve şakirdana teslim olundukça miktarı yazılmak ve her kime ne miktar şey verilip ne kadarı alındığı bilinrnek ve usta yevmiyeleri ve memur maaşları kayd olunmak için bir takım el defterleri dahi tutulmak lazım gelir. Yirmi ikinci Madde: Islahhanelerin her üç ayda bir kere hesapları görülüp umum defterleri yapılmak ve nezarete gönderilmek kaide-i cariyeden olmağla her üç ayda bir kere her ıslahhanenin umum müdürüyle zabıta ve imalat idarelerinin memur ve katipleri bir yere toplanıp ibtida ıslahhanenin üç aylık me'kulat ve melbusat ve maaşat ve saire olarak kaffe-i masarifatı ne miktara baliğ olur ise jumalleriyle ba'de't-tatbik defatir-i asliyesinden kayıtları çıkarılıp bir icmali tanzim ve üç ayda varidatı ne olmuş ise o dahi terkim olunarak ba'del-muvazene zeyilleri memurin-i mevcude tarafından temhir kı1ınacak ve kezalik imalat idaresine dahi üç ayda ne miktar şey teslim olunmuş ondan ne miktarı imal edilmiş ve mamulat-ı vakıadan dahi ne kadarı satılmış ise numunesi vecihle kuyuduna ve mevcud ilmühaberlerine tatbikken onun da icmali yapılarak ve memur maaşlarıyla usta ve şakird yevmiyeıeri ve masarif-i sairesi gösterilerek zeyilleri umum müdürüyle imalat müdür ve katipleri tarafından temhir ve tasdik edilecek ve bu vecihle yapılan icmal1er balada beyan olunduğu üzere hemen nezarete gönderilecektir. Yirmi üçüncü Madde: Islahhanelerin gerek mesalih-i dahi1iyeye ve gerek İmalata müteal1ik İdarelerinin beher sene Şubat nihayetinde dahi umum muhasebeleri görülerek bu vecihle sene muhasebeleri tasdik olunup kapanmasıyla beraber evvelden mevcud 0, lan ve nezaretle idareler beyninde teati edilen ilmühaber ve senedatı istirdad kılınarak bir sureti muhasibe verilecektir. (Üçünü FasII) (Islahhane Şakirdanının Talim ve Tedrisi ve Emr-i Terbiyesi Hakkında Islahhane İdarelerinin Harekat ve Vezaif-i Mukteziyeleridir) Yirmi dördüncü Madde: Islahhanelerin umum müdürüyle zabıta müdürü ve muavinleri makamında olan birinci ve ikinci katipleri on üçüncü maddede muhaiter olduğu vecihle şakirdanın talim ve terbiyesinden ve inf ak ve idaresinden ve kaffe-i ahvalinden derece derece mesul oldukları cihetle bu vazifeyi hakkıyla ve tamamıyla ifa etmek için memurın-ı muma-ileyhumdan her biri ıslahhanede mevcud İslam ve Hrıstiyan etfalinden her ferdini bilaistisna kendi evladı hükmünde tutarak ve bu kadar

18 76 Çağdaş Yerel Yönetimler, J3 (4) Ekim 2004 tekalüfatdan murad-ı mücerred bunlann ikmal-i hasais-i insaniyeleri niyetinden ibaret oldugunu her bar piş-i nazar-ı mütalaadan ayırmayarak kaffe-i hal ve hareketlerinde etflilin hayr ve selametini mevcud işlere çalışmak en büyük ve birinci vazifeleridir. Yirmi beşinci Madde: Çocuklardan her birinin yanında bir aylık vukuatı yazılmak i çin birer jurnal olup sabah ve akşam yoklamaları işbu jurnaller üzerine icra olunmakta oldugundan ve her şakirdin ilim ve san 'at ve edebiyatda derecesi ne ise işbu jurnallerde gösterilmek lazım idügünden her sabah bir vakt-i muayyende çan vuruldugu gibi çocuklar kalkıp babı-ı salisin birinci faslında muayyen olan hizmetlerini gördükten ve sabah şorbalannı yedikten sonra umum müdürü ve zabıta müdürü ve katipler ve hocalar ve imalat ustalan mevcud oldugu halde bir divan tertip olunup ve şakirdan numerosuyla ayrılıp yoklamalan bi'l-icra her çocugun yirmi dört saat zarfında okumakda ve san'atda ve edebiyatda derecesi ne ise hocalanndan ve ustalanndan ve çavuşlanndan bi'l-sual jurnaline işaret olunarak ve kabahat ve cinahesi olanlar var ise o dahi yazılarak ol çocuk yine sırasında yoklama hitamına kadar bekleyecek yoklama hitamında kabahatli ve cinaheli olanlar ayrılıp maadası ders odalarına taksim olunacaktır. Ve tam iki saat kadar müddet içinde çocuklar derslerini okuyup takım takım çavuşlanyla veya çavuş vekilleriyle iş mahallerine taksim kılınacaktır. Yirmi altlocı Madde: Yoklama hitamında umum müdürü ve zabıta müdürü ve katiplerden mürekkep bir meclis yapılıp ve iktiza eder ise imalat müdürü ile katipleri dahi celb edilip yoklamada cinahe ve kabahatli olanlar birer birer o meclise celb ile muhakerneleri bi'l-rü'ye bab-ı salisde beyan olunan derecata göre cezalan tahdid ve jurnallerine işaret ve tahrir kılınarak icrası nöbetçi zaptiyeye havale kılınacaktır. Yirmi yedinci Madde: Bab-ı salisde tafsil olundugu vecihle ıslahhane şakirdanından kabahatli olanlar hakkında mukarrer olan muamelat-ı cezaiye üç nev'dir. Birisi ıslahhane hapsinde müddet-i muayyene ile hapis edilmek ve digeri riyazet cezasıyla yani yemegi kesilip taamdan men' ile mücazat olunmak ve öbürüsü tahdid olunacak müddetde ıslahhaneden taşra sahverilmemektir. Ve hapis cezası riyazet ve memnu 'iyet cezalannı müstelzim olup yani mahpus olan çocuk bi't-tabii müddet-i hapsinde hem riyazet cezasıyla mahkum ve hem de harice çıkmak salahiyetinden mahrum olur ve riyazet cezası dahi mahkumun müddet-i riyazetinde harice çıkmak memnu'iyetini mutazammın bulunur ve hapis ve riyazet cezalan olmayarak bir çocuk yalnız harice çıkmaktan memnu' olsa bile bunun için yemegi kesilmek lazım gelmez hapis ile hü.km olunanlar mahpusa konulup müddet-i mahbusiyetinde yalnız ekmek ve su verilecek ve kimesne ile ihtilat ettirilmeyecek ise de sıcaktan ve soguktan muhafazasına ve hiçbir suretle tazyikat görmemesine ve aç kalmamasına dikkat etmek ve kezalik taamdan men' olunanlar yalnız yemek vakti taam odasına ugratılmayıp ve hiç kimesne tarafından yiyecek verilmeyip yalnız nan-ı aziz tayinatı verilecek ise de bunlann ve harice çıkmaktan memnu' bulunanlann dersleri ve san'atlan tatil edilmeyip devam ettirilrnek lazımdır. Ve bu cümle ile beraber çocuklardan birini degnek ile dögmek veya tokat ile vurmak veyahud fena söz ile sövmek memnu'iyet-i kaviye ile memnu oldugundan buna mücaseret eden memurlar mes'ul tutulur ve icabına göre te'dib olunur. Yirmi sekizinci Madde: San'at işleyen çocuklar mevsim-i sayfede saat on buçukta ve mevsim-i şitada on birde ve on bir buçukda çan çalınrnasıyla tatil edilerek eyyam ve hava müsaid ise akşam taamından ve akşam yoklamasından sonra çavuşlara ve nöbetçi

19 Bir Be/ge 77 zaptiyelerinden birine terfikan teneffus için münasip mahallere çıkarılıp gezdirilir ve her halde serpuş ve iş elbisesiyle şak.irdamn sokaga çıkması yasak oldugundan fes ve setri ve potur veya pantolonlan giydirilir ve Cuma geceleri İslam'dan ve Pazar geceleri Hnstiyan akrabası malum olanlar istedikleri halde bir gece için akrabası yanına salıverilir. Yirmi dokuzuncu Madde: Yaz ve kış geceleri çocukların yatması için birer vakt-i muayyen tahsis olunarak o saatde cümlesi yatmaya mecbur oldugundan ve her koguşun nöbetçileri kimler ise akşam nöbetinde tayin kılınacagından nöbetçi şakirdan sabaha kadar münavebe ile gezip dolaşır. Otuzuncu Madde: Islahlıane şak.irdam haftada bir defa hamama gönderilip tathir ettirilmek ve dahili ve harici elbiselerinde hiçbir güna yırtık ve leke olmamak ve üzerlerinde kat'a kehle bulunmamak pek gözetilecek şeyoldugundan bunlara ıslahhane memurlarının umumu tarafından daima dikkat vacibe-i zimmettir. Otuz birinci Madde: Zabıta müdürü veya katibi her gün koguşlan dolaşıp taharete münafi bir şey var ise temizletmek ve soba ve manga i ve desti ve bardak ve süpürge ve hasır gibi şeylere bakmak ve çocuklann harekat ve muamelatında noksan şeyler var ise düzeltmek ve sabah ve akşam yemek ve ekmek taksiminde hazır bulunmak lazım oldugundan bu hizmetler dahi bi la-kusur ifa olunacak ve şak.irdamn her birine aralıkta tenbih ve ihtan lazım gelen işler oldukça çavuşlan veya vekilleri çagrılıp tenbih edilecektir. Ve şurası dahi bilinmelidir ki ıshihhanede bulunan şakirdan nöbetle koğuşlan süpürmek ve elbiselerini düşürmek ve mahpus olanlar beher gün helalan yıkamak misullu hizmetleri görecekleri gibi ısıa.hhanenin umumuna müteallik olarak mesela bir yerden diğer yere eşya taşımak ve su getirmek gibi hizmetleri dahi onlar rü'yet ederler ise de hiçbirinin az ve çok hizmet-i zatiyede istihdamı caiz olmadığından memurlardan birinin ıslahhane şakirdanından birini hizmet-i zatiyesinde kullanması veya odasına çağınp lakırdı etmesi memnudur. (Bab-ı Salis) (Fasl-ı Evvel) (Islahhane Şakirdanının Suret-i Tahsiliyesiyle Her Hususda Fül ve Amel ve Hareketlerini ve Nizam ve Usule Mugayir Cinahe ve Kabahat Ashabından Olanların Te'dibat-ı Cezaiyelerini Muarrefdir) Otuz ikinci Madde: Islahhanede mevcud şakirdanın her on neferde birisi çavuş ve birisi çavuş vekili ve sekiz i onlann neferi olup neferler çavuşlann ve çavuş vekillerinin ve çavuşlar ile çavuş vekilleri zabıta müdürüyle muavinieri olan katiplerin emri altında bulunacaktır. Ve herkes üst tarafında bulunan amirinin emrini dinlemeye ve onun mucibince hareket etmeye mecbur oldugundan böyle hareket etmeyenler kabahatine göre yirmi dört saatden üç güne kadar hapis olunacak veyahud bir günden bir haftaya kadar yemeği kesilerek riyazet cezası görecektir. Otuz üçüncü Madde: Islahhanede her sabah çan çalındığı anda çocuklann kaffesi uykudan kalkarak ve yataklarını düzelterek İslam çocuklan derhal abdest alıp sabah namazını kılacak ve Hrıstiyan çocuklan dahi ayin ve mezhepleri üzere ibadet edecektir.

20 78 Çağdaş Yerp/ Yönetim/er, 13 (4) Ekim 2004 Ve onun akabinde her koğuşdan nöbetçi olan çocuklardan birisi veya ikisi koğuşun pencerelerini ve kapılarını açıp koğuşu güzelce süpürerek ve destileri doldurup hazırlayarak mevsim-i şita ise sobasını dahi emr olunduğu halde yakacaktır. Bu işleri görmeyen yani sabahleyin çan çalındığı ve uykudan uyandırıldığı halde kalkmayan ve ibadetde gevşek davranıp söz dinlemeyen ve nöbetçi iken koğuşu süpfumekten ve ona mütea11ik işleri görmekten imtina ve istinkaf eyleyen çocuğun ilk defaki kusuru kendisine bağışlanıp i kinci defasında yine vuku bulur ise hakkında bir günlük ve üçüncü defasında iki günlük ve dördüncü defasında üç günlük riyazet cezasıyla hükm olunacak ve tekrar ettikçe ol çocuk ilanihaye bu vecihle ceza görecektir. Otuz dördüncü Madde: Çocuklar sabahleyin kalkıp işlerini gördükten sonra şorba vakti geleceğinden çan çalındıkta riyazet cezasıyla mahkum olmayan yani yemeği kesilmiş bulunmayan çocuklar çavuşlarıyla veya çavuş vekilleriyle takım takım yemek odasına gidip ve ekmeklerini alıp şorbalarını yiyecekdir. Ve ba'de't-taam yoklama vakti olduğundan şakirdan numeroları sırasıyla saf saf dizilir ve jumallerini beraber alıp sual olundukça jumallerini göstereceklerdir. Ve yoklama alınır iken çocuklar birbirine lakırdı söylemek ve gürültü etmek misullu hareketlerde bulunmayacaklardır. Ve yoklamada gürültü ve şematet edenler ve tenbih olunduğu halde söz dinlemeyenler icabına göre hapis ve riyazet ile ceza olunurlar. Otuz beşinci Madde: Yoklamadan ders odasına gittikleri vakitde İslam ve Hrıstiyan çocukları başka başka mahallerde ve Hrıstiyan çocuklarından Türkçe okuyanlar İslam ile birlikte derslerini alıp ve yazılarını yazıp bitirdikçe çavuşlarıyla veya çavuş vekilleriyle birlikte san'atlarına giderler. Ders okumaktan veya yazı yazmaktan imtina eden yani okuyup yazmasını istemeyen çocuklar iktizasına göre hapis ve riyazet cezalarıyla te'dib kılınırlar. Otuz altıncı Madde: Ders ve talim yerlerinde çocuklar derslerini ses çıkarmayarak gayet sükunetle okuyacaklarından ve sekizer onar çocuğa bir kalfa tayin kılınacağından hocalar ibtida kalfaların dersini okutup bitirdikçe onlar dahi şakirdleri toplayıp bir taraftan ders vereceklerdir ve her gün çocukların dersleri bittikçe kendileri bir taraftan yazıya çalışacaklardır ve ders de bulunan şakirdan her halde hocaların emrine itaat edeceklerdir. Ders mahallinde gürültü eden ve hocaların emrini dinlemeyen çocuklar kabahatlerinin derecesine göre hapis ve riyazet ile mücazat olunurlar. Otuz yedinci Madde: Çocuklar derslerini okuduktan ve yazılarını yazdıktan sonra her biri mensup olduğu san'atın odasına gidip orada ustalar tarafından tayin olunacak işleri işleyecektir. Şakirdandan biri kendüye gösterilen işi tarif olunduğu vecihle işlemeye muktedir iken ankasd fena işlemiş olur veyahud ıslahhanenin usul ve kaidesine mugayir olarak mesela vakitli vakitsiz işini terk ile koğuşa gitmek ve harice çıkmak ve öteki ve beriki ile oynamaya kalkış ıp çavuşlar ve ustalar tarafından edilen tenbihata muhalefet etmek sadedinde bulunur ise ertesi gün yoklamada jumaline işaretle bir günden bir haftaya kadar riyazet cezasıyla te'dib edilir. Otuz sekizinci Madde: Islahhanede ale'l-umum memnu olan maddelerin birincisi çocukların sigara ve çubuk içmesi olduğundan çubuk ve sigara içen bir çocuk görüldüğü halde ilk defasında iki gün ve ikinci defasında dört gün riyazet cezasına düçar olacak ve üçüncü defasında bir gün ve dördüncü de~asında iki gün ve beşinci defasında üç gün

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun - 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun (Resmî Gazele ile neşir ve ilâm : 24/V/9S3 - Sayı : 2409) No. Kabul tarihi 23 - V -933 BÎRİNCİ MADDE İstatistik umum müdürlüğü; umum müdürlük, müşavirlik,

Detaylı

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar.

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar. TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Türkiye de ki okul öncesi eğitimin gelişmesini imparatorluk dönemindeki okul öncesi eğitim ve Cumhuriyet ten günümüze kadar olan okul öncesi eğitimi diye adlandırabilir. İmparatorluk

Detaylı

Bursa Büyükşehir Kitaplığı Bursa nın Köklü Eğitim Kurumları Tophane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi (Hamidiye Sınai Mektebi) www.bursa.bel.

Bursa Büyükşehir Kitaplığı Bursa nın Köklü Eğitim Kurumları Tophane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi (Hamidiye Sınai Mektebi) www.bursa.bel. 1 Bursa Büyükşehir Kitaplığı Bursa nın Köklü Eğitim Kurumları Tophane Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi (Hamidiye Sınai Mektebi) www.bursa.bel.tr Proje Koordinatörü Aziz ELBAS Ahmet ERDÖNMEZ Proje Yürütücüleri

Detaylı

31/2000 TALİM VE TERBİYE DAİRESİ (KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI) YASASI

31/2000 TALİM VE TERBİYE DAİRESİ (KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI) YASASI Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Mayıs, 2000 tarihli birleşiminde kabul olunan Talim ve Terbiye Dairesi (Kuruluş Görev ve Çalışma Esasları) Yasası Anayasa nın 94(1) maddesi gereğince,

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

GENEL BÜTÇELİ İDARELER MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI DUYURUSU

GENEL BÜTÇELİ İDARELER MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI DUYURUSU T.C. MALİYE BAKANLIĞI MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL BÜTÇELİ İDARELER MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI DUYURUSU TEMMUZ 2012 / ANKARA Bu duyuru, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce

Detaylı

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK

BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK BĠR MESLEK OLARAK ÖĞRETMENLĠK Meslekleşme ölçütleri Öğretmenlik Mesleğinin Yasal Dayanakları Öğretmenlik Mesleğinin Temel Özellikleri Türkiye de Öğretmenliğin Meslekleşmesi Öğretmenlerin hizmet öncesinde

Detaylı

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU 6891 SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU Kanun Numarası : 3294 Kabul Tarihi : 29/5/1986 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 14/6/1986 Sayı : 19134 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 25 Sayfa

Detaylı

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi Temel Eği)m Genel Müdürlüğü Funda KOCABIYIK Genel Müdür 2013 I. Türkiye de Geçmişten Günümüze Erken Çocukluk Eğitimi II. Türkiye de Erken Çocukluk Eğitiminin Yapısı III.

Detaylı

842 İstanbul Yüksek mühendis okulu ile Teknik okulunun Maarif vekilliğine devri hakkında kanun

842 İstanbul Yüksek mühendis okulu ile Teknik okulunun Maarif vekilliğine devri hakkında kanun 4 İstanbul ile Teknik nun Maarif vekilliğine devri hakkında kanun (Resmî Gazete ile neşir ve ilânı : /IX/94 - Sayı : 49) No. Kabul tarihi 4 - IX -94 BİRİNCİ MADDE Nafia vekilliğine bağlı İstanbul ile Teknik

Detaylı

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... V GİRİŞ...1 1. Eğitime Neden İhtiyaç Vardır?...1 2. Niçin Eğitim Tarihi Okuyoruz?...2 I. BÖLÜM İSLAMİYET TEN ÖNCEKİ TÜRK EĞİTİMİ 1. Eski Türklerde Eğitim Var mıdır?...5 2. Hunlarda

Detaylı

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU 6891 SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU Kanun Numarası : 3294 Kabul Tarihi : 29/5/1986 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 14/6/1986 Sayı : 19134 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 25 Sayfa

Detaylı

BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar

BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar 5841 ZORUNLU İLKÖĞRENİM ÇAĞI DIŞINDA KALMIŞ OKUMA- YAZMA BİLMEYEN VATANDAŞLARIN, OKUR - YAZAR DURUMA GETİRİLMESİ VEYA BUNLARA İLKOKUL DÜZEYİNDE EĞİTİM - ÖĞRETİM YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası

Detaylı

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 12. HAFTA PFS105 Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE ORTA ÖĞRETİMDE YENİLİK VE GELİŞMELER...

Detaylı

BAŞHUKUK MÜŞAVİRİ ve MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLERİ

BAŞHUKUK MÜŞAVİRİ ve MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLERİ BAŞHUKUK MÜŞAVİRİ ve MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLERİ SIRA ADI SOYADI BAŞLAYIŞ TARİHİ AYRILIŞ TARİHİ 1 Ahmet Selahattin ODABAŞIOĞLU 27.02.1930 29.06.1936 2 Fevzi Daim ARBİL 22.07.1936 16.06.1941 3 Cafer Tayyar

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

İ4Ğ Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresinin 1928 senesi İnıiee kaıiünüüa ıniizeyyel kanun

İ4Ğ Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresinin 1928 senesi İnıiee kaıiünüüa ıniizeyyel kanun İ4Ğ Karadeniz Boğazı Tahlisiye İdaresinin 1928 senesi İnıiee kaıiünüüa ıniizeyyel kanun f Resmi gazete ile neşir ve ilâm : îöljljuzo - Sayı : to

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

Fotobiyografi AHMET MİTHAT EFENDİ. AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912)

Fotobiyografi AHMET MİTHAT EFENDİ. AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912) AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912) Coşkun ve Mehmet Cevdet imzalarını da kullandı. Annesi Nefise Hanım 1829'da Kafkasya'dan göç etmek zorunda kalmış bir Çerkez ailenin kızıdır. Babası Anadolu'dan

Detaylı

T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV ve ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİYÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak

T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV ve ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİYÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV ve ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİYÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak Amaç MADDE 1: (1) Bu yönetmeliğin amacı Fatih Belediyesi, Emlak

Detaylı

Ş U B A T 2 0 0 7 MALİ YÖNETİM MERKEZİ UYUMLAŞTIRMA DAİRESİ 2006 YILI FAALİYET RAPORU BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Ş U B A T 2 0 0 7 MALİ YÖNETİM MERKEZİ UYUMLAŞTIRMA DAİRESİ 2006 YILI FAALİYET RAPORU BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ş U B A T 2 0 0 7 MALİ YÖNETİM MERKEZİ UYUMLAŞTIRMA DAİRESİ 2006 YILI FAALİYET RAPORU BÜTÇE VE MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇİNDEKİLER I. GENEL BİLGİ... 3 A Yetki, Görev ve Sorumluluklar... 3 B Fiziksel

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

SİRKÜLER 2016/13. : Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesinde Değişiklik Yapan 6676 Sayılı Kanun Yayımlandı.

SİRKÜLER 2016/13. : Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesinde Değişiklik Yapan 6676 Sayılı Kanun Yayımlandı. SİRKÜLER 2016/13 04.03.2016 KONU : Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesinde Değişiklik Yapan 6676 Sayılı Kanun Yayımlandı. 26 Şubat 2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazete de Bilim, Sanayi ve Teknoloji

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN 10371 İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5779 Kabul Tarihi : 2/7/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2008 Sayı : 26937

Detaylı

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ. Yayımlandığı Resmi Gazete :Tarih: 29/02/1960 Sayı:10444

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ. Yayımlandığı Resmi Gazete :Tarih: 29/02/1960 Sayı:10444 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TEŞKİLAT KANUNU Kanun Numarası:7460 Kabul Tarihi : 27/02/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete :Tarih: 29/02/1960 Sayı:10444 Yayımlandığı Düstur : Tertip:3

Detaylı

Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk.

Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk. Özelge: Üyelerinize verilen kredi ve emekli ikramiyelerinin KDV Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu karşısındaki durumu hk. Sayı: Tarih: 14/09/2011 B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-4-14001-28/-726

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

T.C. İZMİR İLİ TORBALI BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK

T.C. İZMİR İLİ TORBALI BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK T.C. İZMİR İLİ TORBALI BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE 1 -Bu Yönetmeliğin amacı; Torbalı

Detaylı

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır.

Bu rapor, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca yürütülen düzenlilik denetimi sonucu hazırlanmıştır. T..C.. SAYIIŞTAY BAŞKANLIIĞII ÇALIIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİİK BAKANLIIĞII 2012 YIILII DENETİİM RAPORU EYLÜL 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94

Detaylı

GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ

GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ MÜDÜRLÜĞÜN KURULUŞU : Müdürlüğümüz 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 nci maddesi gereği aynı kanunun 49 ncu maddesine istinaden Belediye Meclisinin 03.02.2005

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

T.C BURSA VALİLİĞİ. Osmangazi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü 2014-2015 ÖĞRETİM YILI DERS ÜCRETİ KARŞILIĞI ÖĞRETMENLİK BAŞVURU KILAVUZU TEMMUZ - 2014

T.C BURSA VALİLİĞİ. Osmangazi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü 2014-2015 ÖĞRETİM YILI DERS ÜCRETİ KARŞILIĞI ÖĞRETMENLİK BAŞVURU KILAVUZU TEMMUZ - 2014 T.C BURSA VALİLİĞİ Osmangazi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü 2014-2015 ÖĞRETİM YILI DERS ÜCRETİ KARŞILIĞI ÖĞRETMENLİK BAŞVURU KILAVUZU TEMMUZ - 2014 http://osmangazi.meb.gov.tr http://www.memosmangazi.com

Detaylı

Sayı : 2014 / 197 Konu: Bilgilendirme 26 Ağustos 2014

Sayı : 2014 / 197 Konu: Bilgilendirme 26 Ağustos 2014 Sayı : 2014 / 197 Konu: Bilgilendirme 26 Ağustos 2014 Değerli Üyemiz, Ertürk Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından yayınlanan 107 nolu sirküler ilişikte sunulmuştur. Bilgilerinizi rica eder, çalışmalarınızda

Detaylı

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!..

Baykal'ın. Tekne'de siyaset!.. 8 TEMMUZ 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Tekne'de siyaset!.. CHP NİN eski genel başkanı Deniz Baykal, Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy'ün CHP'li belediye başkanları ile 'tekne

Detaylı

B.M.M. Yüksek Reisliğine

B.M.M. Yüksek Reisliğine SıraNQ 139 Askerî hastanelerde bulunan hasta bakıcıları ile hemşirelere bir nefer tayını verilmesi hakkında m numaralı kanun lâyihası ve Millî Müdafaa ve Bütçe encümenleri mazbataları T.C. Başvekâlet Muamelat

Detaylı

(1) Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesine maddesine bakınız.

(1) Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesine maddesine bakınız. 6771 MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI, KARA, DENİZ VE HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIKLARINA BAĞLI KURUMLAR İLE ASKER HASTANELERİNDE DÖNER SERMAYE TEŞKİLİ VE İŞLETİLMESİNE İLİŞKİN KANUN (1) Kanun Numarası : 3225 Kabul

Detaylı

: 50/ 1989 GENEL ORTAÖĞRETİM DAİRESİ (KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI) YASASI

: 50/ 1989 GENEL ORTAÖĞRETİM DAİRESİ (KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI) YASASI R-G : 74 6 Temmuz, 1989 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisinin 26 Haziran, 1989 tarihli birleşiminde kabul olunan Genel Ortaöğretim Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) Yasası, Anayasanın

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ-GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMENLİĞİ

İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ-GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMENLİĞİ İNSAN KAYNAKLARI VE EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ-GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMENLİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve ilkeler MADDE 1- AMAÇ : Bu Yönetmeliğin amacı; Nevşehir Belediyesi İnsan

Detaylı

T.C. KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ Kuveyt Türk Okulu

T.C. KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ Kuveyt Türk Okulu T.C. KUVEYT BÜYÜKELÇİLİĞİ Kuveyt Türk Okulu KUVEYT TÜRK OKULU WEB SİTESİ Kuveyt Türk Okulu Web: http://www.kuveyt.meb.k12.tr/ Twitter: https://twitter.com/kturkishschool Email: 966583@meb.k12.tr 749581@meb.k12.tr

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2004/ 6 İst. 2 Ocak 2004 KONU : Emekliler İle Şehitlerin Dul

Detaylı

NORM KADRO NEDİR? VE BELEDİYELER AÇISINDAN NORM KADRO KİMLERİ KAPSAR?

NORM KADRO NEDİR? VE BELEDİYELER AÇISINDAN NORM KADRO KİMLERİ KAPSAR? NORM KADRO NEDİR? VE BELEDİYELER AÇISINDAN NORM KADRO KİMLERİ KAPSAR? İsmet Kayahan KAZANCIOĞLU Serbest Muhaseci Mali Müşavir Giriş Son dönemde mizden Norm Kadro konusuyla ilgili bir hayli soru gelmiştir.

Detaylı

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU 21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 21.1 Topluluk standartlarına uygun hukuki ve idari çerçeve ile bölgesel politikaların programlanması, yürütülmesi,

Detaylı

15 Nisan 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 28619 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

15 Nisan 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 28619 YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 15 Nisan 2013 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 28619 Gedik Üniversitesinden: YÖNETMELİK GEDİK ÜNİVERSİTESİ AVRUPA BİRLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

T.C. PALANDÖKEN İLÇE BELEDİYE MECLİSİ. Dönemi : 2014 Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 20

T.C. PALANDÖKEN İLÇE BELEDİYE MECLİSİ. Dönemi : 2014 Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 20 Karar No : 20 5393 Sayılı Belediye Kanununun 19. Maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin 5.ve 19.maddesi uyarınca görev süreleri tamamlanan 1. Meclis Başkan Vekili ve 2. Meclis Başkan Vekilinin

Detaylı

BÜTÇE ve MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLERİ

BÜTÇE ve MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLERİ BÜTÇE ve MALİ KONTROL GENEL MÜDÜRLERİ SIRA ADI SOYADI BAŞLAYIŞ TARİHİ AYRILIŞ TARİHİ 1 Seyit Ahmet Cemal YEŞİL 01.08.1936 19.09.1938 2 Mehmet Hulusi AYKENT 21.09.1938 22.01.1942 3 Hadi HÜSMAN 22.01.1942

Detaylı

TÜRK VERGİ SİSTEMİ DERS NOTU 3.DERS

TÜRK VERGİ SİSTEMİ DERS NOTU 3.DERS TÜRK VERGİ SİSTEMİ DERS NOTU 3.DERS III. ÜCRETLER Ücret, işverene tabi ve belli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen

Detaylı

ANTALYA MURATPAŞA BELEDİYE MECLİSİNİN 05.03.2014 TARİH VE 105 SAYILI KARARI

ANTALYA MURATPAŞA BELEDİYE MECLİSİNİN 05.03.2014 TARİH VE 105 SAYILI KARARI 05.03.2014 TARİH VE 105 SAYILI KARARI Gündemin 2. Maddesi Karar No. 105 Özü: İsim Verme Komisyonu raporu doğrultusunda Şirinyalı Mahallesi eski Lara Caddesi-İsmet Gökşen Caddesi kesişimindeki parka Gezi

Detaylı

Araştırma Geliştirme ve Proje Dairesi Başkanlığı

Araştırma Geliştirme ve Proje Dairesi Başkanlığı VERİ TÜRÜ VERİ KAYNAĞI İSTİHDAM Devlet Personel Başkanlığı Türkiye İş Kurumu EĞİTİM Milli Eğitim Bakanlığı SOSYAL YARDIMLAR Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü BAKIM Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN 10371 İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5779 Kabul Tarihi : 2/7/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2008 Sayı : 26937

Detaylı

T.C. YUSUFELİ BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. YUSUFELİ BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. YUSUFELİ BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönetmeliğin amacı; Kültür ve Sosyal İşler

Detaylı

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME 1- Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğünce lisansüstü öğrenim görmek üzere.üniversitesi Rektörlüğüne gönderileceğimden, aşağıdaki şartların aynen kabulüne ve iş bu

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI DUYURUSU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI DUYURUSU T.C. MALİYE BAKANLIĞI MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI DUYURUSU TEMMUZ 2012 / ANKARA Bu duyuru, Muhasebat Genel Müdürlüğü nce Muhasebe Yetkilisi

Detaylı

256 Petrol Dairesi Reisliği 1959 yılı Bütçe Kanunu. (Resmî Gazete ile ilânı : 4. III.1959 - Sayı: 10150)

256 Petrol Dairesi Reisliği 1959 yılı Bütçe Kanunu. (Resmî Gazete ile ilânı : 4. III.1959 - Sayı: 10150) 256 Petrol Dairesi Reisliği 959 yılı Bütçe Kanunu (Resmî Gazete ile ilânı : 4. III.959 - Sayı: 050) No. Kabul tarihi 7235 2..959 MADDE. Petrol Dairesi Reisliği 959 bütçe yılı masrafları için, bağlı (A/l)

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI MERSİN AKDENİZ BELEDİYESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI MERSİN AKDENİZ BELEDİYESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI MERSİN AKDENİZ BELEDİYESİ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK 2013 T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 40 94 e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr

Detaylı

TEKNİK EĞİTİM VAKFI SENEDİ. Vakıf senedinin altında isim ve adresleri belirtilen şahıslar tarafından kurulan vakfın adı " TEKNİK EĞİTİM VAKFI" dır.

TEKNİK EĞİTİM VAKFI SENEDİ. Vakıf senedinin altında isim ve adresleri belirtilen şahıslar tarafından kurulan vakfın adı  TEKNİK EĞİTİM VAKFI dır. Tüzük VAKFIN ADI Madde:1 TEKNİK EĞİTİM VAKFI SENEDİ Vakıf senedinin altında isim ve adresleri belirtilen şahıslar tarafından kurulan vakfın adı " TEKNİK EĞİTİM VAKFI" dır. VAKFIN MERKEZİ Madde:2 Vakfın

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ŞİRKETİN YÖNETİMİ

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ŞİRKETİN YÖNETİMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ŞİRKETİN YÖNETİMİ YÖNETİM ORGANLARI Madde 21- Şirket Yönetim Organları Yönetim Kurulu, Kredi Komitesi, Murahhas Üye veya Genel Müdür den veya bu vazifeyi gören kimseden ibarettir. YÖNETİM

Detaylı

SıraNe 236 HAVA YOLLARI DEVLET İŞLETME İDARESİ BÜTÇESİ

SıraNe 236 HAVA YOLLARI DEVLET İŞLETME İDARESİ BÜTÇESİ SıraNe 236 933 HAVA YOLLARI DEVLET İŞLETME İDARESİ BÜTÇESİ Haya yolları devlet işletme idaresinin 933 senesi bütçesi hakkında 7 numaralı kanun lâyihası ve Bütçe encümeni mazbatası T.C. Başvekâlet 23 -V-933

Detaylı

EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN

EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN BAKİ SARISAKAL EĞİTİM EMEKÇİLERİ ÖRGÜTLENME TARİHİNDEN Muallimler Birliği Umumi Merkezi Reisi İzmir Mebusu Necati Bey Muallimler Birliği Müessislerinden Prag Sefiri

Detaylı

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Sevilay ARMAĞAN Mimar. Şb. Md. Tel:0312 4102355 KAPSAM BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI TEKNİK ARAŞTIRMA VE UYGULAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ PLANLAMA VE YAPILAŞMAYA İLİŞKİN MEVZUAT VE UYGULAMA Sevilay ARMAĞAN Mimar Şb. Md. Tel:0312 4102355

Detaylı

Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi. Gözlükçülük, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nda kanunsuz olarak uygulanmaktaydı.

Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi. Gözlükçülük, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nda kanunsuz olarak uygulanmaktaydı. 1 MEMBER OF 2 Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi Gözlükçülük, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nda kanunsuz olarak uygulanmaktaydı. 3 Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi Dünya da, gözlükçülük eğitiminin

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM... 1 Genel Hükümler... 1 Amaç... 1 Kapsam... 1 Dayanak... 1 Tanımı... 1 İKİNCİ BÖLÜM...

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM... 1 Genel Hükümler... 1 Amaç... 1 Kapsam... 1 Dayanak... 1 Tanımı... 1 İKİNCİ BÖLÜM... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM... 1 Genel Hükümler... 1 Amaç... 1 Kapsam... 1 Dayanak... 1 Tanımı... 1 İKİNCİ BÖLÜM... 2 Fen Adamlarının Gruplandırılması... 2 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM... 4 Fen Adamlarının Yetki ve... 4

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

SULAR HAKKINDA KANUN (1)

SULAR HAKKINDA KANUN (1) 661 SULAR HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 831 Kabul Tarihi : 28/4/1926 Yayımlandığı R.Gazete : Tarihi : 10/5/1926 Sayı : 368 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 7 Sayfa : 887 * * * Bu Kanun ile

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

EMNİYET TEŞKILÂTI UÇUŞ VE DALIŞ HİZMETLERİ TAZMİNAT KANUNU 1

EMNİYET TEŞKILÂTI UÇUŞ VE DALIŞ HİZMETLERİ TAZMİNAT KANUNU 1 EMNİYET TEŞKILÂTI UÇUŞ VE DALIŞ HİZMETLERİ TAZMİNAT KANUNU 1 Kanun Numarası : 3160 Kabul Tarihi : 28/2/1985 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 5/3/1985 Sayı : 18685 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

GENEL BÜTÇELİ İDARELER MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI EK DUYURUSU

GENEL BÜTÇELİ İDARELER MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI EK DUYURUSU T.C. MALİYE BAKANLIĞI MUHASEBAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GENEL BÜTÇELİ İDARELER MUHASEBE YETKİLİSİ SERTİFİKA EĞİTİM PROGRAMI EK DUYURUSU HAZİRAN 2014 / ANKARA Bu duyuru, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*)

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*) DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Karar Tarihi: 14/07/2009 Karar Sayısı:

Detaylı

İSTATİSTİK KONSEYİ YÖNETMELİĞİ

İSTATİSTİK KONSEYİ YÖNETMELİĞİ 4913 İSTATİSTİK KONSEYİ YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 10/4/2006 No : 2006/10343 Dayandığı Kanunun Tarihi : 10/11/2005 No : 5429 Yayımlandığı R.Gazetenin Tarihi : 5/5/2006 No : 26159 Yayımlandığı

Detaylı

Erkan KARAARSLAN www.erkankaraarslan.org

Erkan KARAARSLAN www.erkankaraarslan.org BELEDİYE KANUNUNA GÖRE BELEDİYE GELİRLERİ VE BUNLARDAN HACZEDİLEMEYECEK OLANLAR Erkan KARAARSLAN www.erkankaraarslan.org GİRİŞ Belediyelerimiz, ilk kuruluşundan bu yana amaçlananın aksine mahallî kamu

Detaylı

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ Amaç MADDE 1 (1)Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak temsil kabiliyetini geliştirmek,

Detaylı

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 1-21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 2-6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinin

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

Belediyenin gelirleri

Belediyenin gelirleri Belediyenin gelirleri a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları. b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay. c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler. d)

Detaylı

DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA

DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA Sayı 33/1976 (42/1982, 47/1983, 21/1994 ve 59/1995 Sayılı Yasalarla Değiştirilmiş Şekliyle ) DPÖ YASASI İÇ DÜZENİ Madde 1. Kısa İsim BİRİNCİ KISIM DEVLET

Detaylı

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri:

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri: Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. KanunlaşDrma iki anlamda kullanılır: a) Genel anlamda kanunlaş'rma (Taknin): Kanun halinde kural koyma yani mevcut kuralın yazılı hukuk

Detaylı

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi OSMANLILAR 1 2 3 Osmanlılarda Eğitimin Genel Özellikleri Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemişlerdir. Azınlıkların çocuklarını üst düzey yönetici

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

MALİYE TEFTİŞ KURULU BAŞKANLARI

MALİYE TEFTİŞ KURULU BAŞKANLARI MALİYE TEFTİŞ KURULU BAŞKANLARI SIRA ADI SOYADI BAŞLAYIŞ TARİHİ AYRILIŞ TARİHİ 1 Mehmet Raşit ERER 03.09.1919 22.04.1920 2 Hüseyin KAZIM 01.05.1920 29.11.1920 3 Ali Şefik BAŞMAN 10.09.1921 19.08.1923 4

Detaylı

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK 400 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete Sayısı 27716 Resmi Gazete Tarihi 01.10.2010 Kapsam VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:400) Giriş 23.7.2010 tarihli ve 6009 sayılı Gelir

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Çarşıları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Çarşıları ve İş Merkezleri................ 4 0.1.1 Alipaşa Çarşısı(Kapalı Çarşı).............. 4 0.1.2

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI

ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BAŞKAN BAŞKAN YARDIMCISI MÜDÜR MÜDÜR?? YARDIMCISI AMİRİ KOMSERİ MEMURU A MERKEZ BÜRO AMİRLİĞİ B EVRAK EKİP AMİRLİĞİ C TRAFİK-MOTORİZE D DENETİM E PAZAR SEYYAR EKİP AMİRLİKLERİ

Detaylı