TÜRKİYE DE YEREL YÖNETİMLERİN GELİŞİM SÜRECİ

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE DE YEREL YÖNETİMLERİN GELİŞİM SÜRECİ"

Transkript

1 TÜRKİYE DE YEREL YÖNETİMLERİN GELİŞİM SÜRECİ Yakup AYDIN Sayıştay Başdenetçisi 1-Giriş Bazı görev ve yetkilerin belirli coğrafi bölgelerde kullanımını ifade eden yerel yönetim, ülkenin tüm coğrafi alanında görev ve yetki sahibi olan merkezi yönetimden farklı bir yönetim birimidir. Seçimlerle iş başına gelen, belirli coğrafi bölgede yerel nitelikli kamusal hizmetleri yürüten ve merkezi yönetimin etki ve denetimi altında olan yerel yönetimler ülkemizde il özel idaresi, belediye ve köylerden oluşmaktadır. Yerel yönetimler denilince akla ilk belediyeler gelir, zira il özel idareleri ile köylerin devleti yani merkezi yönetimi temsil gibi bir fonksiyonu da olup il özel idarelerinde yönetici pozisyonundaki valinin seçimle değil merkezi yönetim tarafından atanarak göreve gelmesi il özel idarelerini yerel ile merkez arasında konumlandırmaktayken belediyeler sadece yerel halkın müşterek ihtiyaçları için görev ifa etmekte ve başkanları yerel halkın seçimi ile göreve başlamaktadırlar. Adem-i merkeziyetçilik olarak da ifade edilen yerel yönetimler yasalar uyarınca oluşturulmuş yönetim organlarının yasaların belirlediği tüzel, siyasal ve akçal bazı yetkilerle donatılmaları anlamına gelir 1. 2-Yerel Yönetimlerin Varoluş Sebepleri Yerel yönetimlerin var olması çeşitli sebeplere dayanmaktadır. Bunlardan birincisi, demokrasi ve pluralizm yani çoğulculukla ilgilidir. Demokrasi kavramı Eski Yunanca Demokratia kavramından gelmekte olup, demos eski Yunancada deme (mahalle) sözcüğünden türetilmiş olup mahallede yaşayan halk anlamına gel- 1 KELEŞ, Ruşen, Yerinden Yönetim ve Siyaset, İstanbul, Cem Yayınevi, 2000, s NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

2 Türkiye de Yerel Yönetimlerin Gelişim Süreci mektedir. Eski Yunancada kratia yada cratos sözcüğü ise İngilizcede government sözcüğü ile eş anlamlı olup yönetim anlamına gelmektedir 2. Bu haliyle demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi anlamına gelmektedir. Yerel yönetimler yerel halkın kendi kendisini yönetme isteğinin tezahürüdür. Merkezi yönetime her zaman ulaşamayan, isteklerini ve varlığını hissettiremeyen halk, yerel yönetimler sayesinde merkezle kendisi arasında köprü vazifesi de görecek ama daha çok müşterek tedir. Yerel yönetimler genel ve tabii olarak merkezi yönetimden bağımsız olmak hatta onunla eşit olmak isterken mali kaynaklarının kendi kontrollerinde olması isteme eğilimindedirler. Öte yandan genel ülke siyasetini yönlendirip yürütmek yetki ve sorumluluğunda olan merkezi yönetimde yerel yönetimlerin merkezi idarece belirlenen esaslara uymasını ve sapmaların en az oranda olması için derin bir uğraş içinde olarak yerel güçleri yönlendirme eğilimindedirler. sorunlara yoğunlaşacak bir idari birimi benimseme Bu anlamda yerel yönetimlerle merkezi yönetimlerin farklı siyasal düşüncelere sahip olması durumunda eğilimindedir. İkinci olarak, yerel yönetimlerin yerel halkın siyasal eğitim ve bilinçlenmesine yaptığı katkı gösterilebilir. Halk ülke genelindeki olan biten her şeye müdahale etme isteğini bilinçli ve örgütlü bir şekilde yerel yönetimler üzerinde merkeze duyurma eğilimindedir. Yerel siyasetin merkezi yönetim üzerindeki etkisini değişen öncelik durumu aradaki olması gereken uyumu bozucu etki yaparken bu defa devreye tarafların karşılıklı güçleri girmektedir. Her ne kadar merkezi yönetimleri daha güçlü kılan devlet aygıtına hükmetme yani yasa yapma yetkisi varsa da yerel yönetimlerin yerel bazı güçleri olduğu aşikardır. görmek ve bilinçli bir yerelleşme ve örgütlü bir toplumun yerel üzerinden merkezi etkileme gücünü görmek için Türk siyasal hayatı çok Merkezi Yönetim Yerel Yönetim iyi bir örnektir. Yerel siyasette başarılı olanları, Kanun Yapma Kendi personeli vasıtasıyla hizmetleri yürütüme merkezi genel siyasette söz sahibi olduğu Yerel yönetimlere mali sıklıkla müşahede edilmektedir. kaynak sağlama Yerel bilgi ve tecrübe Üçüncü olarak yerel yönetimlerin halkın ihtiyaçlarına daha iyi ve daha hızlı cevap verebilecekleri noktasında oluşan konsensüstür. Yerel yöneticilerin halka daha yakın oluşu ve Yerel yönetimlerin harcama ve vergileme yetkilerine müdahale edebilme Yerel hizmetleri bizzat sağlama Hizmetleri yürütürken kendi önceliklerini belirleyebilme yerel halkın yöneticinin seçimine etki etmiş ve Yerel yönetimler için ve hizmet- daha sonra edecek olması yerel yönetimlerin standart belirleyebilme ler arası kaynak aktarımı yapabilme halka daha yakın davranmaya itmektedir. Denetim Ulusal seçmen desteği Yerel seçmen desteği Yerel yönetimlerin varlığının merkezi yönetimi de rahatlattığını ve merkezi yönetime yönelebilecek kimi bazı tepkilerin yerel yönetimlerce yerinde çözüme kavuşturulduğu bazen de tepkilere merkezi yönetimden ziyade yerel yönetin muhatap olduğu göz önüne alınırsa yerel yönetimlerin varlığı merkezi yönetimler açısından da paratoner vazifesi görmektedir. Merkezi yönetim-yerel yönetim ilişkileri her iki tarafın sahip oldukları tecrübi, mali, siyasi, örgütsel vs kaynaklarını ulaşmak istedikleri hedefe azami ölçüde hizmet edecek şekilde kullanmaları şeklinde beliren bir rekabet, pazarlık ve karmaşık bir oyun olarak da görülebilir. Yönetimler arası müeyyide ve cebirden ziyade karşılıklı rızaya dayalı bir denge, bir etkileşimin var olduğu Merkezi yönetimler ile yerel yönetimler arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisinden, temsilcilik ilişkisine kadar da söylenebilir. Elbette yerel yönetimlere baskı yoluyla geniş çerçevede bir arka planı olduğu savunulabilir. merkezi yönetimin isteklerinin uygulanmasını isteyenler olduğu gibi, merkezi yönetimin makul isteklerini bile Genel ekonomik ve siyasi eğilimlere göre şekillenen bu ilişki genel olarak bir ihtilafı da gözler önüne sermekbaskı olarak algılayıp, direnen ve merkezi yönetime sorun çıkaran yerel yönetimlerde 2 ŞENEL, Alaeddin, Çağdaş Siyasal Akımlar, İmaj Yayıncılık, No:14, Ankara, 1995 bulunmaktadır. 12 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

3 Yakup AYDIN 3. Tarihsel Süreçte Yerel Yönetimler Eski Yunan (cite) ve Roma (municipe) dönemlerinde organize bir şekilde yapılmaya başlanılan kurumsal yerelleşme girişimleri bu günkü uygulamalara ışık tutmuştur. Tarihsel süreç içerisinde idari yönetim uygulamalarına bakıldığında, insanların kendi kendilerini yönetmeleri (self determination) yerel yani mahalli idarelerin dolayısıyla demokrasinin gelişimine çok büyük katkı sağlamıştır. Bireylerin demokratik hayata katılarak ortak sorunların çözümünde katkı sağlamaları ve yöneten yönetilen ilişkilerinde katılımcı bir modelin uygulanması dolayısıyla merkezi yönetiminde elini rahatlatmış ve sorunların büyümeden yerinde çözülerek ülkede olması gerekenden daha fazla sorun ortaya çıkmasının önüne geçilmiş olmaktadır. Yerel yönetim geleneğinin tarihi, geçmişi ortaçağa kadar inen komün geleneğinin tarihidir. Belirli bir mekan üzerinde yaşamını sürdüren bir topluluğun birlikte yaşamaktan kaynaklanan sorunlarını çözümlemek ve toplu gereksinimlerini karşılamak amacıyla oluşturulmuş birlikteliklere ya da örgütlülüklere komün ismi verilmektedir. Komün, yerel bir topluluğa kamu hizmetleri sağlayan yönetsel, siyasal ve toplumbilimsel birimlerdir 3. Ortaçağ komünlerini yaratan, belirli toplu gereksinimleri karşılamak ve yerel kimlikli sorunları çözüme kavuşturmak gereğiydi. Bu açıdan değerlendirilince, komünlerin görevi, kentsel mekân üzerindeki yaşantının örgütlenmesi ve kentsel topluluğun yönetilmesidir. Bu örgütlü topluluğun yönetilmesini sağlayan yönetsel birim ise belediye (municipality) olarak isimlendirilmiştir 4. 4-Osmanlıdan Cumhuriyete Kadar Yerel Yönetimler Sanayi devrimi sonrası köylerden şehirlere hızlanan göç şehircilik için yeni bir dönemin başlangıcı sayılabilir. Zira etkileri ülkemizde hala gözlemlenebilen köyden kente göç beraberinde getirdiği olumlu ve olumsuz pek çok etki ile son birkaç yüzyıla damgasını vurmaya de- 3 KELEŞ, Ruşen, a.g.e, s.20 4 ERTAN, Birol, Demokrasi ve Yerel Yönetimler, Review of Social, Economic& Business Studies, Vol 2, s NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

4 Türkiye de Yerel Yönetimlerin Gelişim Süreci İslam dünyasında kurulan ilk şehirler ilk dönemde Medine olmakla beraber modern anlamda şehirleşen ilk yer Abbasilere de başkentlik yapmış olan verimli tarım alanlarıyla da öne çıkan Bağdat olmuştur. Osmanlı döneminde planlanarak büyüdüğü gözlenen başta Bursa, Edirne ve son olarak İstanbul ölçüsüz, plansız ve çarpık kentleşme sonucu tarihi dokusunu kaybetmeyle yüz yüze gelerek günümüze ulaşabilmiştir. Osmanlıda çok gelişmiş olan vakıf sistemi sayesinde yerleşim alanlarında toplumun ortak ihtiyaçları genellikle vakıfların sağladıkları hizmetleri karşılanıyordu. Merkezi yönetimin harcama yapmadığı için taraf olduğu bu sistem halkında ortak giderle için vergi vermemesine sebep oluyordu. Tanzimatla birlikte belediye hizmetleri kadılardan alınarak muhtesiplere verildi. Ancak kısa bir süre sonra vakıfların güç ve önemlerini yitirmesi ile ihtisap kurumu görevlilerinin de şehirlerin sorunlarını çözmede yetersiz kalışları ile birlikte ihtisap müessesesi yerini modern belediye organlarına bıraktı. vam etmektedir. Türkiye gibi geç sanayileşen bir ülkede bugün bile bu göç ve göçün şehirleşmeye ve tabi ki belediyeciliğe etkisini İstanbul başta olmak üzere laboratuar ortamında görmek mümkündür. Bu gün yaşanılan şehircilik sorunların geç sanayileşme ve Batıda yaşanılan gelişmeyi şehirleşme anlamında da takip edememenin bir sıkıntısı olarak da görmek mümkündür. Osmanlı Devleti Tanzimat a kadar büyük ölçüde, bu tarihten sonra ise kısmen İslam Hukuku esas alınarak yönetilmiştir. İmparatorluk safhasında gayrimüslimlere İslamın hoşgörüsüyle muamele edilmesi, gayrimüslimlerin azınlıklara kendi kültürel ve dini kimliklerini korumalarına imkan veren bu sistem merkezi yönetimin bütünlüğünün sağlanmasında önemli rol oynamıştır. Osmanlı İmparatorluğu taşrayı eyalet ve sancak sistemine dayanan bir yönetim sistemi ile yönetmiştir. Her bir eyalet büyük bir vilayet olup, Köyler kazaları, kazalar sancakları, sancaklar da eyaletleri oluşturuyordu. Sınırların en geniş olduğu dönemde 36 adet eyalet mevcut olmuştur. Bağımsız birer devlet olup bugünlerde yönetim sistemlerinde baharı yaşamaya çalışan ülkeler Tunus, Cezayir, Mısır Osmanlı yönetiminde yazı yaşayan birer eyalet idiler. İstanbul da 1855 yılında kurulan ilk Şehremaneti uygulamasında Şehremini bakanlar kurulunca önerilip Padişah tarafından atanırdı. Belediye meclisleri her sınıftan vatandaşlar arasından seçilirdi. Gerek Selçuklu Devletinde gerekse Osmanlı imparatorluğu döneminde esnaf teşkilatları ve vakıfların belediye hizmetleri yapmaları merkezi idarenin bu yöndeki yükünü hafifletmiştir. Tanzimat dönemine kadar kadıların maiyetlerindeki görevlilerle birlikte hem mahalli hem yargısal hem de idari görev yaptıkları göz önüne alınırsa merkezi idarenin mahalli beledi hizmetlere çok müdahale ihtiyacı duymadığı kadıların sadece organize etme ve yönlendirme görevi yaparak ifa ettikleri söylenebilir 5. Sanayi devrimi sonrası Avrupa dan geri kalmış olan Osmanlı İmparatorluğu eğitim, askeri yapı başta olmak üzere Batı sistemini ülkeye getirme çabalarından belediyecilikte nasibini almış, Avrupa daki belediyecilik anlayışı yerleşmeye başlamıştır. Ülkemizdeki pek çok batı tipi kurumsallaşmada olduğu gibi mahalli idare yapısının da yine Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla ilgi kurulabilir. Tanzimat dönemi devlet adamları batının gücünü ve Osmanlının geri 5 ERGİN Osman Nuri, Mecelle-i Umurı Belediye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayını, İstanbul, 1995, s NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

5 Yakup AYDIN kalmışlığını kabullenmiş ve bunu tersine çevirmek en azından durdurmak için hızlı bir şekilde batıdaki kurumsal yapıları adapte etmeye başlamışlardır. Kırım Savaşında Osmanlı Devleti, Rusya karşısında Avrupa ülkeleriyle müttefikti. Batılı devletlerin diplomat, gezgin ve gazetecileri savaş sırasında İstanbul da bulunuyorlardı. Bu durum, büyük değişimlere neden olmuştur. İstanbul da ikamet etmesi gereken İngiliz, Fransız ve İtalyan misafirlerin kalacakları yer ve diğer ihtiyaçları sorun olunca Fransız tipi şehircilik anlayışının ilk emaresi olan Şehremaneti uygulamasına 1854 yılında geçilmiş oldu 6. Kurulan belediye idaresinin başında merkezi hükümet tarafından tayin edilen bir yüksek memur bulunuyordu. Belediye kararlarının istişare edildiği şehremaneti meclisi şehrin ileri gelenlerinden ve esnaf temsilcilerinden oluşuyordu yılında yeni kurulan İstanbul Şehremanetinin idaresi için 14 maddelik bir nizamname çıkarılmıştır. Bu nizamnamenin ikinci Dersaadet te bulunanların zaruri 6 Tanzimat sonrası kurulan ilk belediyenin İstanbul daki Beyoğlu ve Galata semtlerini kapsayan Altıncı Daireyi Belediye olması, örnek alınan Paris Belediyesindeki uygulamada en başarılı belediye hizmetlerinin, Altıncı Belediye Dairesinde uygulanıyor olmasındandır. ihtiyaçlarının teminini kolaylaştırmak, esnafın düzenini sağlamak şehir olmanın gerektirdiği intizam ve temizliği temin etmek bu idarenin görevleri arasında sayılmıştır. Şehremaneti Nizamnamesi, İstanbul halkının temel ihtiyaç maddelerini sağlamak, narhı düzenlemek, yol ve kaldırımları yapmak, kentin temizlik işlerine bakmak, çarşı ve pazarları denetlemek ve önceden İhtisab Nezareti tarafından toplanan devlet vergi ve resimlerini hazine adına toplamak görevlerini şehremanetine veriyordu. Şehremaneti şehremini, şehir meclisi ve komisyondan oluşuyordu. Şehremini, İstanbul da oturan her sınıf Osmanlı dan temayüz etmiş esnaftan oluşan 12 kişilik şehir meclisine başkanlık yapıyordu 7. Şehir yönetimi dışında adalet ve kamu düzenini de sağlamakla görevli kadının yerine sadece şehrin belediye hizmetlerini görecek Şehreminilerin sayısı İstanbul da bir zamanlar 14 e kadar çıkmıştır tarihli İdare-i Umumiye-i Vilayet Nizamnamesi Tanzimat tan başlayan süreçte yeni bir atılım olmuştur. Bu düzenlemelerle varlığını günümüzde bile sürdüren 7 EskiSehremaneti.aspx( ) 15 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

6 Türkiye de Yerel Yönetimlerin Gelişim Süreci bir biçimde yapılmıştır 9. Osmanlıda şehir yönetimi adli, mülki ve beledi fonksiyonlar birbirinden ayrılmamıştı. Bu fonksiyonları askeri otoriteden de bağımsız yürüten kadı nın subaşı, naib, imam, muhtesip, çöplük subaşısı ve mimarbaşı gibi yardımcıları bulunmaktaydı. Kadılık kurumu Osmanlı devlet yönetiminde taşra yönetiminin temelini oluşturmaktaydı Cumhuriyet Döneminde Yerel Yönetimler il genel meclislerinin ilk şekli olan Vilayet Umumi Meclisleri kurularak aslında mahalli ihtiyaçları gidermek amaçlanırken merkezi idarenin de buradan daha güçlenerek çıkacağı görülmüş ve bu yapı günümüze kadar sürdürülmüştür tarihli İl İdaresi Kanunu illerin bugünkü gibi çift yönlü yönetimi biçiminin kuruluşunun başlangıcıdır. Merkezi yönetimin taşra ve uzantısı olarak ve merkezce atanan vali tarafından yönetim ile ilin iç yönetimi ve yerel halkın bu yönetim de söz sahibi olduğu hukuki kişiliği olan il yönetimidir 8. Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyetin ilk dönemlerinde görülen Fransız etkisi idari yapıyı da etkilemiştir. Danıştay ve Sayıştay gibi İl Özel İdareleri de Fransız asıllarından ufak değişikliklerle önce imparatorluk sonrada Cumhuriyet yönetim sistemine entegre edilmiştir. Son dönemde Fransız sisteminden ziyade Anglo-Amerikan sisteminden devşirme yapılarla sorunlara çözüm aranmaya başlamıştır. Elbette aktarmalar aynen olmadığı gibi zaman içinde değişen yerel şartlarda göz önüne alınarak yapılan değişiklikler sistemi sui generis (kendine özgü) bir hale getirmişti. Klasik dönem Osmanlı beledi kurumlarının yerine Tanzimat Döneminde kurulan kurumlardan biri olan Belediye Daireleri için seçimlerin yapılması konu ile ilgili daha önceki düzenlemelerde yer almasına karşın seçimlerin yapılması ancak II. Meşrutiyet Dönemi nde gerçekleşmiştir. Türkiye de ilk belediye seçimleri 1908 yılında Beyazıt Belediye Dairesi için yapılmış ve o günden bugüne değişik şekillerde ve gittikçe de sistematik 8 GÖZÜBÜYÜK, Şeref, Yönetim Hukuku, Temmuz, Anayasası, 1876 Anayasası ndan farklı olarak yerel yönetimlere tüzel kişiliği olan demokratik ve özerk bir hüviyet vermişti. Anayasa yerel meclislerin kendi başkanlarını seçmelerini öngörüyordu. Ayrıca yürütme görevi seçilmiş başkan ile meclis idare kuruluna verilmiştir. Ancak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilanından sonra 1921 Anayasası değiştirilerek yapılan 1924 Anayasası ile yerel yönetimlerin alanı daraltılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti ilk yıllarında yoğun bir merkeziyetçi yönetimi benimsemiştir yılına kadar tek parti yönetimi uygulanmış ve bu durum yerel yönetimlere de yansımıştır. Hatta bu dönemde merkezi yönetim, yerel yönetim farklılığından bahsetmek bile zorlaşmıştır. Yerel yönetimleri merkezi yönetimlerin uzantısı olarak görme eğilimi ağır basmıştır Anayasası ile demokratik hak ve hürriyetler genişletilmiştir. Belediye Başkanları tek kademeli çoğunluk sistemi ile seçilmeye başlanmıştır. Yerel yönetim meclislerinin başkan karşısındaki konumu güçlendirilmiştir. Belediye Başkanlarının İçişleri Bakanlarının onayı ile göreve başlama usulü terk edilmiştir. Seçimle iş başına gelen organların bu sıfatları kazanma ve kaybetmelerine yönelik denetim yetkisi bağımsız yargıya verilmiştir. Cumhuriyet döneminin en uzun süre yürürlükte kalan kanunlarından birisi olan 1930 tarihli 1580 sayılı Belediye Kanunu Osmanlının son dönemlerinden gelen 9 ŞAN, Gündüz, php?goster=ayrinti&id=1157.( ) 10 Devletin kurucusu Osman Gazi nin Selçuklu yönetimine karşı bağımsızlığını ilan ettiğinde ilk tayin ettiği memur kadı ile subaşı olmuştu. (Bilal Eryılmaz, Kamu Yönetimi, s.185) 11 Ankara nın meşhur Valisi Nevzat Tandoğan 18 yıl süreyle hem Valilik hem de Belediye Başkanlığı yapmıştır. Fahrettin Kerim Gökay da 8 yıl İstanbul da hem Belediye Başkanlığı hem de Valilik yapmıştır. 16 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

7 Yakup AYDIN Türlerine Göre Mahalli İdarelerin Sayısı Türü İl Özel İdaresi Belediye Köy Toplam Sayısı Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 2010 Faaliyet Raporu tecrübe aktarıldığını ve beklentilerin uzun süre karşılanabildiğini göstermesi anlamında önemlidir. Cumhuriyet kurulduktan sonra zamanın sağlık başta olmak üzere ihtiyaçlarına cevap vermesi beklenen belediyelerde en önemli örnek yeni kurulan cumhuriyetin başkenti Ankara nın belediyeciliğidir. Nevzat Tandoğan ın 17 yıl belediye başkanlığı ile valiliği aynı anda yapmış olduğu başkent yeni cumhuriyetin şehircilik anlayışını yansıtan bir konuma gelmiştir askeri darbesi ve sonrasında hazırlanan 1982 Anayasası güçlü bir merkezi yönetim kurmuştur. Yerel yönetim-merkezi yönetim ilişkisinde İçişleri Bakanlığına belirli durumlarda geçici olarak yerel yönetim organlarını görevden alma yetkisi verilerek yerel yönetimlerin üzerinde baskı kurularak merkezi yönetimlere ağırlık verildiği görülmektedir. Askeri darbe ve yeni anayasa sonrası iktidara gelen yeni sivil hükümet felsefesini liberalleşme, özel mülkiyet ve demokratikleşmeden yana ortaya koyunca merkeziyetçi eğilimlerin yavaş yavaş yerelleşmeye geçişe başladığı bir süreçte yaşanmaya başlamıştır. Belediyelerin gelirlerinin önce merkezde toplanıp daha sonra yerel belediyelere dağıtılmaya çalışılmasında özellikle farklı siyasal düşünceye sahip merkezi idare ile yerel idarenin arasındaki sorunlar ve iletişimsizlikler ile yerel idare birimlerinin sayıca çok fazla olmasına mukabil hizmet üretebilecek gelirden yoksun olması belediyeciliğimizin istenilen düzeyde gelişememesinin en önemli sebeplerinden olarak sayılabilir yılına kadar olan dönemde pek çok büyükşehirde Valiler aynı zamanda belediye başkanı idiler. Belediye başkanları 1950 sonrası dönemde Belediye Meclislerince seçilmeye başlandı yılında yasalaşan 307 sayılı Kanun ile belediye Başkanlarının doğrudan, serbest ve nispi temsil esasına dayanan bir seçimle göreve gelmeleri kabul edilmiş oldu yılında yasalaşan 5272 sayılı Belediye Kanunu Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilince, tarihinde yasalaşan 5393 sayılı Belediye Kanunu gelişen ve beklentileri artan belediyeciliğimizin yeni çerçevesini belirlemiş ve belediyeciliğe yeni bir ivme kazandırmıştır. Ülkemizin idari yapısının 1982 Anayasasının 123 üncü maddesinde ifade edildiği şekilde bir bütünlük ve uyum içinde yönetimi amaçladığı görülmektedir. Anayasamızın 123 üncü maddesinde ülkemizin yönetim sisteminde idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ve idarenin kanunla düzenleneceği ifade edilmektedir. İdarenin kuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanacağı ayrıca vurgulanmıştır. İdarenin bütünlüğünden Türkiye Cumhuriyeti devletinin üniter yapıyı benimsediğini, yerel yönetimlerin merkezi idarenin gözetim ve denetimi altında faaliyet göstermesinin uygun gördüğünü anlayabiliriz. Yerel yönetimlerin vesayet denetimiyle belli bir çizgide tutulmaya çalışıldığı bu yapının siyasal bir tercih olup herhangi bir zamanda daha esnek bir yapıya da geçmesi siyasi bir karar olacaktır Anayasasının 127. maddesine göre; Mahallî idareler; il, belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahallî idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. Mahalli idarelerin kanun dışı düzenlemelerle kurulması idare edilmesi mümkün değildir. Bu da Anayasa nın mahalli idarelere verdiği önemi göstermektedir. 17 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

8 Türkiye de Yerel Yönetimlerin Gelişim Süreci Mahalli İdarelerimizin ortak özellikleri şu şekilde sıralanabilir Mahalli idareler kamu tüzel kişiliğine sahiptirler. Mahalli müşterek ihtiyaçları karşılamak için kurulurlar. Yetki ve görevleri kanunla düzenlenir. Karar organları seçmenlerce belirlenir. Mahalli idareler, merkezi idareden bağımsızdır. Ancak idarenin bütünlüğü ilkesi gereği merkezi idarenin mahalli idare üzerinde vesayet yetkisi vardır. Bakanlar Kurulu Kararı ile aralarında birlik kurabilirler. Büyük yerleşim yerlerinde özel yönetim biçimleri (büyükşehir belediyesi gibi) kurulabilir. İl özel idaresi, il sınırları ile çevrili bir coğrafi alanda yaşayan insanların orada yaşamalarından kaynaklanan ortak ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuştur. Dolayısıyla il özel idareleri sadece şehir kasaba ve köyler gibi yerleşim birimleri değil, aynı zamanda bağ, bahçe, tarla, orman gibi arazilerle, akarsular ve yollarda faaliyet gösteren bir yer yerinden yönetim birimidir. Belediye, insanların topluca yaşadığı belde lerde faaliyet gösterirken, il özel idareleri coğrafi olarak belirlenmiş il sınırlarında yetki ve görev sahibidir 13. Belediyelerin mahalli müşterek ihtiyaçları karşılaması, ihtiyaçların yerinde çözüme kavuşturulması esasına göre hareket edilmesi anlayışına dayanan mahalli idareler özellikle siyasi bazı mülahazalarla en küçük belde, kasaba ve köylerin bile belediyeye çevrilmesi sonucu hizmet üretemez hale gelmiştir. Öyle belediyeler vardır ki personel maaşlarını zamanında ödediğinde kendisini başarılı bulmuşlardır. 13 Kemal GÖZLER, Gürsel KAPLAN, İdare Hukuku Dersleri, Ekin Yayınları, Bursa,2011, s.183 Osmanlıdan Günümüze Belediye Sayıları Yılı Belediye Sayısı 1923 öncesi Kaynak: Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 2010 Yılı Faaliyet Raporu İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye de 16 Büyükşehir Belediyesi, 65 il belediyesi, 143 ü büyükşehir ilçe belediyesi olmak üzere 892 ilçe belediyesi, 1977 si belde belediyesi olmak üzere 2950 adet belediye bulunmaktadır. Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere 2950 belediyenin 2058 inin nüfusu in altındayken 1023 ünün nüfusu ise 2000 in bile altındadır. Hizmet üretmekten ziyade varlık, yaşam mücadelesi veren bu belediyelerin sayısal olarak değil niteliksel ve hizmet kapasitesi olarak gerekse birleşme, kapatılma suretiyle daha büyük ve kapasiteli belediyelerin buralara hizmet götürmelerinin yolu açılmalıdır. Türlerine ve Nüfus Aralıklarına Göre Belediyelerin Dağılımı (2010) Nüfus Aralığı Büyükşehir İl Büyükşehir İlçe İlçe Belde Toplam Toplam Kaynak: TÜİK ADNKS 2010 nüfus sayımı verilerine dayarılarak hazırlanmıştır. 18 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

9 Yakup AYDIN Nüfusu 2000 in altında olan belediyelerin Köye dönüştürülerek daha etkin bir bürokratik yapı ve daha hızlı ve sağlıklı hizmet alması amaçlanan söz konusu belediyeler Mart 2008 de çıkan 5747 sayılı Kanunun Anayasa Mahkemesi ve Danıştay ın ve en son olarak da Yüksek Seçim Kurulunun aldıkları kararlar sonucu uygulanamaz hale gelmesi sonucu bu belediyelerden pek çğu halen varlıklarını devam ettirmektedirler. Ancak bu yol gerekli yasal düzenlemelerden sonra tekrar denenmelidir. Belediyelerin kurulması, yetkileri, görevleri ve organlarına ilişkin uygulanan genel kanun 5393 sayılı Belediye Kanunu dur. Büyükşehir belediyeleri için Büyükşehir belediyesi Kanununda hüküm olmadığı zaman uygulanacak olan Belediye Kanunu nun yanı sıra 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu da ilgili belediyeler için özel kanun olarak uygulanmaya devam etmektedir. Mahalli idareler denilince il özel idareleri ile belediyelerin birbirlerinden farklılıklarını gözden ırak tutmamak gerekiyor. Yeni il özel idaresi kanunu ile mahalli seçmenlerin yönetiminde daha fazla söz sahibi olmasına rağmen, başında merkezi hükümetin atadığı bir memur olan valinin bulunduğu il özel idarelerinin belediyeler kadar mahalli müşterek ihtiyaçlara eğilerek self determinasyon anlamında demokratik oldukları söylenemez. Uygulamada da halkımızın en ufak sorununda öncelikle, kendisi oy verse de vermese de, belediyenin kapısını çaldığı ve sorununa öncelikle belediyeden çözüm beklediği görülmektedir. Mahalli idare birlikleri coğrafi ve ekonomik olarak bir mahalli idarenin gücünü ve yetkisini aşan müşterek sorunların birbirine yakın mahalli idarelerce ortaklaşa çözüme kavuşturulması amacıyla oluşturulmuş idari birimlerdir sayılı Belediye Kanununda hüküm altına alınmışken yeni düzenlemelerle münhasıran özel bir kanun, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ile düzenlendiğini ve kanun koyucunun mahalli idare birliklerine eskisine oranla daha fazla önem verdiğini ve onlardan daha fazla hizmet beklediğini ifade etmek gerekir. Sonuç: Türkiye de Osmanlı nın son dönemlerinde ortaya çıkmaya başlayıp günümüze kadar çeşitli aşamalardan geçerek gelen mahalli idareler, hem yerel hizmetlerin görülmesi alanında hem de seçimlerin kurumsallaşmasıyla birlikte, yerel halkın en fazla ilgi duyduğu kuruluşlar haline gelmişlerdir. Yerel seçimler genel seçimleri aratmayan bir havada geçmektedir. 19 NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

10 Türkiye de Yerel Yönetimlerin Gelişim Süreci Özellikle Avrupa Birliği sürecindeki ülkemizde yerel yönetimler alanında yaşanan gelişmeler ve reform niteliğindeki düzenlemelerle belediyelerin görev, yetki, gelir kaynakları artmaya başlamış, yereldeki halkın ihtiyaçlarını çözme noktasında bir hayli yol katedilmiştir. 34 Milyar TL si Belediyeler olmak üzere Yerel Yönetimlerimizin harcadığı toplam tutarın 52 milyar TL yi bulduğu 2010 yılı sonu itibariyle yerel yönetimlerin makro ekonomi üzerinde de hafife alınamayacak derecede önemli olduğu söylenebilir 14. Yerel yönetimlerin genel siyasette bir okul olduğu yolundaki görüşler, bize yerel yönetimlerin ve yerel 14 Ayrıntılı bilgiler için Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 2010 yılı Faaliyet Raporuna bakabilirsiniz. seçimlerin önemine dair önemli bilgiler vermektedir. Ülkemizin önde gelen siyasetçilerinin belediye geçmişlerinin olması yerel siyasetin ülke siyasetinde ve yönetiminde etkisinin tahmin edilenden fazla olduğunu göstermektedir. Yerel yönetimlerin sayıca fazla olmasından ziyade niteliklerinin ve hizmet kapasitelerinin artırılmasına yönelik yapılacak düzenlemelerin yerel demokrasinin güçlenmesine yarar sağlayacağı gibi merkezi hükümetlerin yükünü de azaltacağına en azından azaltması gerektiğine inanmak gerekmektedir. Bu anlamda Sayıştay ında yenilenen denetim sisteminde artık bu tarz sorunları daha bilimsel verilerle dile getirerek çözüm önerilerinin uygulayıcıların istifadesine sunması beklenmektedir. KAYNAKÇA ORTAYLI İlber, Tanzimattan Sonra Mahalli İdareler, TODAİE yayını,sevinç Matbaası, Ankara,1974 ERGİN Osman Nuri, Mecelle-i Umurı Belediye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yayını, İstanbul, 1995 ŞAN, Gündüz, Osmanlıdan Günümüze Belediye Seçimleri php?goster=ayrinti&id=1157. ( ) BİLGİÇ, Veysel, Yerel Yönetimler, 21.Yüzyıl Yayınları,1998 ŞENEL, Alâeddin, Çağdaş Siyasal Akımlar, İmaj Yayıncılık, No:14, Ankara, 1995 ERTAN, Birol, Demokrasi ve Yerel Yönetimler, Review of Social, Economic& Business Studies,Vol 2 İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü 2010 Yılı Faaliyet Raporu GÖZLER Kemal, KAPLAN Gürsel, İdare Hukuku Dersleri, Ekin Yayınları, Bursa, 2011 KELEŞ, Ruşen, Yerinden Yönetim ve Siyaset, İstanbul, Cem Yayınevi, 2000 GÖZÜBÜYÜK, Şeref, Yönetim Hukuku, Temmuz, NİSAN - MAYIS - HAZİRAN 2011

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Yönetim Bilimleri Dergisi Cilt: 10, Sayı: 20, ss. 61-92, 2012 5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Doç. Dr. Süleyman Yaman KOÇAK* & Veli KAVSARA** Özet

Detaylı

Türkiye de Bölgesel Yönetim

Türkiye de Bölgesel Yönetim TESEV İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi Fikret Toksöz Prof. Dr. Ferhan Gezici Türkiye de Bölgesel

Detaylı

İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI

İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI Yayına Hazırlayan: FİKRET TOKSÖZ İYİ YÖNETİŞİM EL KİTABI ISBN 978-605-5832-00-1 TESEV YAYINLARI Yayına Hazırlayan: Fikret Toksöz, TESEV Kitap Tasarımı: Rauf Kösemen, Myra Kapak

Detaylı

TÜRKİYE'DE MAHALLE YÖNETİMİ

TÜRKİYE'DE MAHALLE YÖNETİMİ TÜRKİYE'DE MAHALLE YÖNETİMİ Dr. Hamit PALABIYIK Araş. Gör. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dr. Şermin ATAK Öğr.Gör. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari

Detaylı

5355 SAYILI MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ KANUNU VE KÖY BİRLİKLERİ - TOPLUM KALKINMASI İLİŞKİSİ

5355 SAYILI MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ KANUNU VE KÖY BİRLİKLERİ - TOPLUM KALKINMASI İLİŞKİSİ Çalışmanın yayınlanmış son hali için lütfen bkz. Palabıyık, H., Kara, M., 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Köy Birlikleri-Toplum Kalkınması İlişkisi, Yerel Yönetimler Üzerine Güncel Yazılar-2:

Detaylı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkçe versiyon Altındağ Nilüfer Osmangazi Tepebaşı Umeå Yıldırım Elif Karadenizli Bostancıoğlu Süleyman Yavuz Yiğit Bağdaş Ali Gülbay Süleyman

Detaylı

FRANSA DA YERİNDEN YÖNETİM POLİTİKALARININ BELEDİYE YÖNETİMİNE ETKİLERİ

FRANSA DA YERİNDEN YÖNETİM POLİTİKALARININ BELEDİYE YÖNETİMİNE ETKİLERİ Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Mustafa Kemal University Journal of Social Sciences Institute Yıl/Year: 2012 Cilt/Volume: 9 Sayı/Issue: 20, s. 31-44 FRANSA DA YERİNDEN YÖNETİM

Detaylı

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI TÜRKİYE'NİN ÜYELİĞİNİN AB'YE MUHTEMEL ETKİLERİ Kasım 2004 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1 A- HUKUKİ DURUM 4 1. Türkiye-AB İlişkileri 4 B- SİYASİ KONULAR 7 1. Siyasi Kriterlere

Detaylı

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi ne hoş geldiniz

Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi ne hoş geldiniz Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi ne hoş geldiniz Düzenleyen: Aşağı Saksonya Eyalet Meclisi Başkanı, Halkla İlişkiler Departmanı Çeviren: Sprachendienst Monika Unbehaun Basım: Landtagsdruckerei, Hannover Copyright:

Detaylı

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 10. YIL Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 27 Mayıs 2013 ÖNSÖZ Demokrasinin ve Anayasamızın en temel prensiplerinden biri olan bilgi edinme hakkı, kamu yönetiminde açıklığın ve şeffaflığın sağlanması

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİNİN GENEL YAPISI VE GÖREVLERİ. 3.1. İl Özel İdarelerinin Yapısı ve İşleyişi

İL ÖZEL İDARELERİNİN GENEL YAPISI VE GÖREVLERİ. 3.1. İl Özel İdarelerinin Yapısı ve İşleyişi İL ÖZEL İDARELERİNİN GENEL YAPISI VE GÖREVLERİ III. 3.1. İl Özel İdarelerinin Yapısı ve İşleyişi Yerel yönetim, toplumsal yaşamın en önemli örgütlenme şekillerinden birisidir. Yerel yönetim, bütün ülkelerde

Detaylı

NO 02 AB YE GENEL BAKIŞ T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI. www.ab.gov.tr

NO 02 AB YE GENEL BAKIŞ T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI. www.ab.gov.tr NO 02 T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI NO 02 İçindekiler 1 Avrupa Birliği Nedir? 1 AVRUPA BİRLİĞİ NİN KURUMLARI 6 Avrupa Parlamentosu 6 Avrupa Birliği Zirvesi 8 Konsey ( Bakanlar Konseyi ya da AB Konseyi

Detaylı

Avrupa Birligi ve Türkiye de Yerel Yönetim. Fikret Toksöz

Avrupa Birligi ve Türkiye de Yerel Yönetim. Fikret Toksöz Avrupa Birligi ve Türkiye de Yerel Yönetim Fikret Toksöz Sunus Türkiye Belediyeler Birliği ülkemizdeki bütün belediyelerin doğal üye olduğu, kamu tüzel kişiliğine sahip ulusal düzeyde kurulan tek yerel

Detaylı

Büyükşehir Belediyesi Sisteminin Dönüşümü: Son On Yılın Değerlendirmesi*

Büyükşehir Belediyesi Sisteminin Dönüşümü: Son On Yılın Değerlendirmesi* HAKEMLİ Büyükşehir Belediyesi Sisteminin Dönüşümü: Son On Yılın Değerlendirmesi* Yrd. Doç. Dr. Ozan ZENGİN** * Bu makale hakem incelemesinden geçmiştir ve TÜBİTAK ULAKBİM Veri Tabanında indekslenmektedir.

Detaylı

YEREL YÖNETİMLERİN VARLIK NEDENİ OLARAK HALKLA İLİŞKİLER

YEREL YÖNETİMLERİN VARLIK NEDENİ OLARAK HALKLA İLİŞKİLER YEREL YÖNETİMLERİN VARLIK NEDENİ OLARAK HALKLA İLİŞKİLER Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Cilt 4, Sayı 5, 2013 ISSN : 1309-4289 M. Akif ÖZER Doç. Dr., Gazi Üniversitesi,

Detaylı

TÜRKİYE DE KAMU YÖNETİMİ DİSİPLİNİNİN TEMELLERİ ÜZERİNE THE ROOTS OF THE DISCIPLINE OF PUBLIC ADMINISTRATION IN TURKEY

TÜRKİYE DE KAMU YÖNETİMİ DİSİPLİNİNİN TEMELLERİ ÜZERİNE THE ROOTS OF THE DISCIPLINE OF PUBLIC ADMINISTRATION IN TURKEY Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Y.2011, C.16, S.3, s.231-252. Suleyman Demirel University The Journal of Faculty of Economics and Administrative Sciences Y.2011,

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU Türkiye de Sosyal Yardımlar ve Sosyal Hizmetler Alanındaki Yasal ve Kurumsal Yapının İncelenmesi, Aile, Çocuk,

Detaylı

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YÜKSEKÖĞRETİM YÖNETİMİ

TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YÜKSEKÖĞRETİM YÖNETİMİ TÜRKİYE DE VE DÜNYADA YÜKSEKÖĞRETİM YÖNETİMİ İHSAN DOĞRAMACI Bilkent Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı 1 Bu kitabın elektronik kopyası aşağıdaki adrestedir: www.dogramaci.org Eylül 2007 METEKSAN A.Ş.

Detaylı

BELEDİYE BİRLİKLERİNİN YAPISI, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

BELEDİYE BİRLİKLERİNİN YAPISI, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ BELEDİYE BİRLİKLERİNİN YAPISI, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Prof. Dr. Recep BOZLAĞAN Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri GİRİŞ 1 Belediye birlikleri Türkiye yerel yönetim sisteminin önemli unsurlarındandır.

Detaylı

TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE NORMLAR HİYERARŞİSİ VE SAYIŞTAY DENETİMİNE ETKİLERİ

TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE NORMLAR HİYERARŞİSİ VE SAYIŞTAY DENETİMİNE ETKİLERİ TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE NORMLAR HİYERARŞİSİ VE SAYIŞTAY DENETİMİNE ETKİLERİ Erdal KULUÇLU * Giriş İnsan ve insanla ilintili alanları düzenleyen hukuk normları, hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından

Detaylı

SDE Analiz KCK Örgütlenme Modeli ve Amacı

SDE Analiz KCK Örgütlenme Modeli ve Amacı KCK Savunma Güvenlik Programı Koordinatörlüğü İçindekiler: Yönetici Özeti...3 1) GİRİŞ...4 2) KCK NIN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ...6 3) KCK NIN KURULUŞ AMACI VE MİSYONU...11 4) KCK NIN ÖRGÜTLENME MODELİ VE YAPISAL

Detaylı

YEREL YÖNETİMLER SEMPOZYUMU

YEREL YÖNETİMLER SEMPOZYUMU TODAİE YEREL YÖNETİMLER ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ YEREL YÖNETİMLER SEMPOZYUMU 1-2 Kasım 2000 TODAİE- ANKARA BOŞLUK DOLDURUCU VE ARACI KURUM: MAHALLE MUHTARLIĞI Giriş Erbay Arıkboğa* Bu çalışmada mahalle

Detaylı

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI

İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI Türk İdare Dergisi Sayı: 466 Mart 2010 95 İNSAN HAKLARININ KORUNMASI AÇISINDAN İL VE İLÇE İNSAN HAKLARI KURULLARI ÖZET Suat DERVİŞOĞLU 1* İnsan haklarının tanınması ve güvence altına alınması kadar bu

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ 2009-2013 STRATEJİK PLAN 3 COUNTRY İÇİNDEKİLER CONTEXT 1- BAKAN SUNUŞU...5 2- GENEL SEKRETER SUNUŞU...7 3- STRATEJİK PLANLAMA EKİBİ SUNUŞU...9 4- STRATEJİK PLAN ÇALIŞMALARINDA

Detaylı

DOSYA. Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim. Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü

DOSYA. Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim. Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü Değişen Dünyayı Anlamak İçin Önemli Bir Kavram: Yönetişim Doç. Dr. Murat Okçu Süleyman Demirel Üniversitesi, Kamu Yönetimi Bölümü GİRİŞ 1999 Marmara depremi hayatımızda çok ciddi acılar bıraktı. Ama bir

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru

Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru 3 TESEV Anayasa Komisyonu Raporu Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru TESEV TESEV Anayasa Komisyonu Raporu Türkiye nin Yeni Anayasasına Doğru Komisyon üyeleri (alfabetik sırayla) TESEV Anayasa Komisyonu,

Detaylı

HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014

HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 Bu stratejik plan Hatay İl Özel İdaresi tarafından Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan ve ARGEDA Araştırma Geliştirme Eğitim ve Danışmanlık Merkezi süreç ve yöntem

Detaylı

6360 sayılı Kanunla toplam

6360 sayılı Kanunla toplam Ahmet Faruk GÜNEŞ Mülkiye Başmüfettişi Büyükşehirlerde İl Özel İdarelerinin Kaldırılmasının Hukuki Veçhesi ve İşlevsel Sonuçları 6360 sayılı Kanunla toplam nüfusu 750.000 i aşmış bulunan illerde büyükşehir

Detaylı

Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi, sosyal bilimler alanında 2002 yılından beri kurumsal faaliyetler yürüten İlmi Etüdler Derneği (İLEM) nin

Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi, sosyal bilimler alanında 2002 yılından beri kurumsal faaliyetler yürüten İlmi Etüdler Derneği (İLEM) nin , sosyal bilimler alanında 2002 yılından beri kurumsal faaliyetler yürüten İlmi Etüdler Derneği (İLEM) nin disiplinlerarası sosyal bilim çalışmalarını teşvik etmek üzere düzenlediği çalışmalardan birisi

Detaylı