ALACAKARANLIK KUŞAĞI. Faruk Selçuk. Türkiye ekonomisi üzerine gözlem ve yorumlar

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ALACAKARANLIK KUŞAĞI. Faruk Selçuk. Türkiye ekonomisi üzerine gözlem ve yorumlar"

Transkript

1 ALACAKARANLIK KUŞAĞI Faruk Selçuk Türkiye ekonomisi üzerine gözlem ve yorumlar

2 Faruk Selçuk: Lisans öğrenimini Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi nde tamamladıktan sonra City University of New York, The Graduate School dan Ph.D. derecesi aldı. Bilkent Üniversitesi, İktisat Bölümü öğretim üyesi. Araştırmaları; Zaman Serileri Analizi, Finansal Ekonometri, Risk Yönetimi, Makroekonomi ve Türkiye Ekonomisi konularında yoğunlaşıyor. Daha önce Türkiye ekonomisi üzerine Türkçe yayımlanmışikiçalışması var: Türkiye de Kamu Harcamaları ve Kamu Borçlanması, (Anjariitta Rantanen ile birlikte, TÜSİAD, İstanbul, 1996) ve Con Ahmet in Devri Daim Makinesi, (İmge Yayınevi, Ankara, 1997) Akademik çalışmaları; Physica A, International Journal of Forecasting, Studies in Nonlinear Dynamics and Econometrics, Applied Economics gibi saygın uluslararası hakemli dergilerde yayımlanıyor. Ortak çalışması An Introduction to Wavelets and Other Filtering Methods in Economics and Finance, (Ramazan Gençay ve Brandon Whitcher ile birlikte, Academic Press, San Diego, 2001) dünyanın önde gelen üniversitelerinde referans kitap olarak kullanılıyor. Editörleri arasında yer aldığı Inflation and Disinflation in Turkey (Aykut Kibritçioğlu ve Libby Rittenberg ile birlikte, Ashgate Publishing, Aldershot, 2002) yakında yayımlanacak.

3 İçindekiler Alacakaranlık Kuşağı Herkesin Enflasyonu Başka Euronun BaşınaGelenlerveSepet... 8 Programın Yumuşak Karnı İktisat Elitleri ve Enflasyon Sanayi Üretimi Kendine Geliyor Çalışma ve ÇalıştırmaVergisi Ham Petrol Fiyatları Korkutmasın Adil Bir Sözleşme Fiyatlar Artmasa DİE nin Sorumluluğu Tank mı, Tereyağımı? Antep FıstığıTsunamisi Dönme Noktası Karoshi Kurbanları ÜretmesekdeOlur Ulusların Zenginliği Girişimcinin Kabusu Havadan Para Kazanma Fakirleşme ve İlkeli İktisatçı Artık BüyümeZamanı Dolar Zengini Kayıp 15 Milyar Dolar Yüzde 12 Garanti de! Az Daha Düşüyorduk EsaretAltında En İyisini Piyasa Bilir İktisatçılar Kapışıyor Kamuda Çarpıcı Gelişme Euro, N olur Geri Dön Kritik Eşikte Rüşvet Alma ve Verme Endeksi SözleşmelerDolarOlunca Kazaya Uğramak Dış DengedeAçık Var Panık Yok Krizin Ayak Sesleri Bıçak Sırtında 2000 Yılı Kullanılabilir Rezervler İstatistiklerde Kadınlar Tarım Kesimi Günah Keçisi

4 Değişen Ekonomi ve Sanayi İşçi de Haklı İşveren de Yeni Ekonomi ve Verimlilik Darısı Başımıza Emek Platformu ve Parayı Kaptırmak Yavaş Yavaş Toparlanma Krizler Hasta Ediyor İyimser Günler Çifte Çapa AzDahaLatinAmerika Yoksulluk Kader Olamaz Umut Yabancı Sermayede Önemli Olan Maliye İthal Araba Çılgınlığı Yerli Malı Yurdun Malı TL ye Güven Zor Sağlanır Adayların Tercihleri Biraz Teşvik, Biraz Düzenleme Eller Yukarı! Aksak Rekabetin Aksak Analizi Rüşvet Etkinliği Artırır mı? Bütçe Umut Veriyor İstikrar Programı ve Evlilik Dış Ticaret Hem BüyümeHemDezenflasyon Fareler, İnsanlar ve Alkol Çocuklarımız Çok Çalışkan Şimdi Okullu Olduk Özel Sektör Sıkışınca OlimpiyatlarıdaSeyretmeyiverin! Treni Bir Kez Kaçırdık Amerikan Hazinesinin Sırrı Şimdiye Kadar İyi de Çuval Çuval Dolarlar Eldekini de Kaçırıyoruz Yolsuzluk, Rüşvet ve Yabancı Sermaye Daha İyi Olabilir Yolsuzluk ve Teknoloji Faiz Değil Yatırım Bütçesi Yolsuzluk ve DövizKrizi Sanayiden Erken Uyarı Yolsuzluk ve IMF Müteahhitler Zor Durumda YoksullukveIMF Sanayide Fay Hattı TBTF ve Ahlak Riski Maliye, Maliye, Maliye TBTF ve Ahlak Riski Bir Latin Amerika Öyküsü TBTF ve Ahlak Riski

5 Bir yıl aradan sonra Zemine Çakılan Ekonomi Harcamaları Artırsak mı? Döviz Kurları Nereye? TeflonTavalar Spekülasyona Davet Eski Program ve Ahlak Riski Nereden Başlamalı? Elde Var Hüzün Déjà-Vu TCMB ve Kurlar Başka İnsnaların Parası Lütfen, Biraz BorçVerirmisiniz? Sermayeyi Tükettiler TCMB Nereye Bakıyor? TCMB DişiniSıkıyor Depresyon ve BorçSarhoşluğu Baş Ağrısı Bugünlerin, Yarını Var Cepte Para taşımavergisi Resesyon değil depresyon Safra atmadan yükseliş zor Kriz Artık Bitti mi? Sermayeyi Tüketmek Üzereyiz Özel Kesim Görev Zararı Anlamazsak Çok Acı Çekeriz...260

6

7 ALACAKARANLIK KUŞAĞI Eylül 2001 Geçtiğimiz yirmi yılda Türkiye ekonomisi üzerine yazılan bilimsel makale, tez, rapor, kitap, vb. çalışmaların başlangıç paragrafı hemen hemen aynıdır: 1980 yılında kapsamlı bir dışa açılma ve liberalizasyon programı uygulamaya koyan Türkiye, ihracata dayalı büyüme modeli çerçevesinde başlangıçta yüksek büyüme performansı yakalamış ancak, kamu açıkları ve enflasyonla mücadelede aynı başarıyı gösterememiştir. Gerçekten de 24 Ocak kararları olarak bilinen 1980 yılındaki dışa açılma sonrasında ekonomideki temel reformlar tamamlanmamış, ülkeyi kalıcı, sürdürülebilir ve adil bir büyüme patikasına sokacak politikalar uygulamaya konmamış veya konulamamıştır. Dolayısıyla ekonomideki ortalama reel büyüme oranı zaman içerisinde azalma eğilimine girmiştir. Öte yandan, aynı dönemde kamu kesimi borçlanma gereği ve enflasyon merdivenimsi bir karakter göstererek hızla artmıştır. Bu noktada, bir dönem sık duyulan Türkiye, hem büyüme hem de yüksek enflasyonu birlikte başarabilen ender ülkelerden biridir önermesinin yaygın bir yanılsama olduğunu hatırlatmakta yarar var. Bazı politikacıların ekonomideki gelişmeleri değişik üretim rakamlarıyla çarpıcı bir şekilde sunmaya çalışması artık kanıksadığımız bir şey: Şu kadar köye yol gitti, bu kadar ton falanca malı üretiyoruz, şu kadar kilovat elektrik üretiyoruz, bu kadar kilometre yol yaptık, vs. Ama geriye dönüp ülke ekonomisinin genel resmine baktığımızda bir arpa boyu yol gittiğimiz ortaya çıkıyor. Ekonominin genel performansına yönelik bir başarı değerlendirmesi mutlak olarak (düzey bazında) yapılabileceği gibi ( şu noktadan şu noktaya geldik ), göreceli olarak da yapılmalıdır ( biz bu noktaya gelene kadar başkaları şu noktaya geldi ). Göreceli bir değerlendirme yapıldığında Türkiye nin refaha ulaşma trenini 1980 li yılların sonlarında kaçırdığı anlaşılıyor. Avrupa Birliği nin en fakir iki ülkesi Portekiz ve Yunanistan ile Türkiye arasındaki gelir farkı o yıllardan bu yana hızla artıyor. Yirmi yıl önce 2 bin dolar civarında kişi başına gelir elde eden Portekiz bu yıl bu rakamı 12 bin dolara çıkardı. Benzer şekilde, Yunanistan daki kişi başına gelir 13 bin dolar. Türkiye ise yıllardır 2-3 bin dolar civarında bir gelire takıldı kaldı. Hesap basit: Her yıl üst üste yüzde 7 gibi muazzam bir reel gelir artışı sağlasak dahi, bugünkü Portekiz in düzeyine ulaşmamız için 25 yıl geçmesi gerekiyor. Bu farkı çarpıcı bir şekilde ortaya koyan yandaki grafiği ekonomi politikalarının belirlenmesinde bir şekilde söz sahibi olan herkesin çerçeveletip çalışma odalarına asmasını isterdim. Türkiye son yılını kamu harcamalarında dozu artan başıbozuklukla bunu finanse etmeye yönelik sıcak para, hazine bonosu, devlet tahvili oyunuyla geçirdi. Sonuç olarak, 1988 yılında 4 milyardolar olaniç borçtemmuz 2001 de 74 milyar dolara dayandı. Bu borcun oluşmasında ve kamu kesiminin bir açmaza sürüklenmesinde en büyük rolün, erken emeklilik, tarımda hesapsız 1

8 Yunanistan Portekiz Türkiye Şekil 1: Kişi başına milli gelir (cari fiyatlarla, dolar). Dönem: yüksek destekleme fiyatı, kamu istihdamında ölçüsüz artış, kaynak dağılımında nepotizm, yolsuzluklara yönelik umursamazlık ilkelerini kendine şiar edinen politik iktidarlar/politikacılara ait olduğunu söyleyebiliriz. ama, bugünkü noktaya gelinmesinde aynı derecede sorumlu olanlar arasında üst düzey politika belirleyicisi bürokratları ve özellikle 1990 lı yıllarda oynanan oyuna seyirci kalan hatta destekleyen iktisat elitlerini ve diğerentelektüelleri de unutmamak gerekir. İktisat elitleri ve yüksek bürokratların rolüne ilişkin akla gelen ilk örnek 1989 sonrası para ve kur politikalarıdır. Özellikle 1989 yılında sermaye hareketlerinin serbestleşmesiyle birlikte, o dönemin para politikası belirleyicileri Türkiye de bir aptal cenneti doğmasına yol açmışlardı. Ekonomideki diğer gelişmelerden bağımsız olarak Türk Lirası nın (TL) yabancı paralar karşısındaki değeri kontrol edilmeye çalışılmışvekurlardakiyüzde artışlar, yurtiçi fiyatlardaki artışların altına çekilmişti. Bu durum, TL borçlanmalarında TL cinsinden sıfır reel faiz oluşsa dahi, expost gerçekleşen faizler yabancı para cinsinden ölçüldüğünde ciddi yüksek faizlerin oluşmasına neden oldu. Kamu otoritesi açısından bu politika, yurtiçinden borçlanmayı kolaylaştırmış ve kamu kesimindeki kaçınılmaz reform bir süre daha geciktirilmiştir. Bankacılık ve finans kesimi açısından, yurtdışından yapılacak borçlanmayla sağlanan kaynakların yurtiçinde kamuya borç verilmesi sonucunda borçlanılan döviz cinsinden ciddi oranlarda kar sağlanması mümkün kılınmıştır. Diğer özel kesim açısından ise ortaya çıkan tablo, insanların kendilerini daha zengin hissetmelerine neden olmuştur. Genel fiyat düzeyindeki artışların kurlardaki artışın üzerinde olması, milli gelir rakamlarını ve ekonomideki toplam serveti dolar cinsinden hızla yukarıya çekmiş, başka bir deyişle Türkiye üretmeden zengin olmanın yolunu bulmuş(!) ve Con Ahmet in Devri Daim Makinesini çalıştırmaya başlamıştır lı yılların başında ortaya çıkan siyasi tablo, makro göstergelerdeki kaçınılmaz düzeltmenin yaklaştığının sinyallerini veriyordu. Ekonomideki temel 2

9 dengesizliklere siyasi iktidar tarafından bazı teknik hataların da eklenmesiyle yaşanan 1994 yılındaki kriz, o güne dek izlenen politikalarda anlamlı bir değişikliğe yol açmadı. Ekonomideki aktörler kamu açıkları, sıcak para, hazine bonosu, devlet tahvili oyununun baştan çıkarıcı cazibesine tekrar kapıldılar ve döneminde devlet iç borçlarına ödenen faiz, dolar cinsinden yıllık yüzde 30 olarak gerçekleşti. İzlenen politikaların sürdürülemezliği tarafsız gözlemciler açısından açıktı. Nihayet, 1990 lı yılların sonunda, özellikle dış dinamiklerin etkisi ve uluslararası kuruluşların yardımıyla bir yeniden yapılanma ve reform programı hazırlanıp uygulamaya başlandı. Daha önce 1998 yılında temelleri atılan ve 1999 yılında altyapısı oluşturulup 2000 yılı başında uygulamaya konulan bu yeniden yapılanma ve reform programı, başlangıçta bazı ciddi teknik eksiklikler ve zaafiyetler gösterse de esas olarak siyasi nedenlerle sona ermiştir. Program sırasında yaşanan Kasım 2000 krizinin sorumluları arasında politikacılardan daha çok politika uygulayıcıları ön plana çıkmaktadır. Kriz öncesinde 300 milyon dolar sermayeye sahip olan ve 7 milyar dolarlık hazine bonosu-devlet tahvili taşıyan bir bankanın, portföyündeki bu kağıtları program süresince kısa vadeli yükümlülüklerle finanse ettiği anlaşılıyor. Bir bankanın bu denli riskli bir pozisyon oluşturmasında finans kesimini denetleme ve düzenleme görevi taşıyanların ihmali yadsınamaz. Öte yandan bu bankanın Kasım 2000 sonunda likidite krizi yaşamasıyla finansal piyasalarda çıkan yangını lokalize edemeyen ve yangının sorumlusunu hızla sistem dışına çıkaramayan parasal otoriteler de aynı şekilde sorumlu sayılabilir. Ama, 19 Şubat 2001 dekigelişmelertürkiye nin probleminin iktisadi olmaktan daha çok siyasi olduğunu açığa çıkarmıştır. Belki de bu nedenle, siyasi bir bağlantısı olmayan uluslararası teknokrat Kemal Derviş in Şubat krizi sonrasında Ekonomiden Sorumlu bakan olarak atanması başlangıçta güçlü birkamuoyudesteği kazanmıştır. Kemaş Derviş in Türkiye ye gelmesiyle birlikte umutlar, Türkiye nin iktisadi büyümeyi ön plana alan ve 1990 lı yıllarda uygulanan iktisat politikalarını tamamen terkeden yeni bir yol haritası çizeceği yönünde oluştu. Pek çok profesyonel açısından ilk hayal kırıklığı, Mart 2001 deki uzun tatil dönemi sonrasında açıklanan yeni programla yaşandı. Program, şu anda ekonominin büyümesinin önündeki en önemli engel olan ve kamu sektörünün özel sektörü dışlamasına (crowding out) neden olan iç borç sorununu kökünden çözmeye yönelik herhangi bir önlem içermiyordu. Bu sorunu çözmeden tekrar anlamlı bir büyümenin yakalanması imkansız olduğu için açıklanan program Türkiye nin bir kez daha treni kaçırdığı izlenimini verdi. Şimdi, Türkiye nin uzun yıllar sürmesi muhtemel bir durgunluk ve fakirleşme sürecine girdiğini, utangaç bir şekilde olsa da Kemal Derviş dahil, herkes kabul ediyor. Şu anda ekonominin bütün enerjisi 75 milyar dolarlık iç borcuçevirmeye yoğunlaşmış durumda. Oysa bu ekonominin bu borç yükünü kaldıramayacağını aklıselim sahibi herkes kabul ediyor. Bu borcu bir süre daha çevirmek için uygulanacak para ve maliye politikalarının büyümenin önünü daha da tıkayacağı, yoksulluğu artıracağı, toplumsal huzuru bozacağı ortada. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, 2000 li yıllarda Türkiye, 1980 li yıllarda Latin Amerika ülkelerininin geçtiği bir süreçten geçme tehlikesiyle karşı karşıya. Borç sarhoşluğu sonrasındaki başağrısı (debt hangover) yaşamaya başlayan ekonominin tekrar sağlığına kavuşması acil önlemler gerektirmektedir ve bu süreç uzun yıllar alabilir. Üstelik, özel sektörde de yaşanması kaçınılmaz olan borç sarhoşluğu başağrısı henüz bütün şiddetiyle başlamadı. Bu noktada, ne yap- 3

10 malı? sorusuna verilebilecek cevap herhangi bir özgünlük içermiyor: Ekonominin tekrar hızlı büyüme trendini yakalaması için öncelikli koşul kredibilitesini tamamen yitirmiş olanbuhükümetin yerine, güçlü birkamuoyu desteği olan bir başka hükümetin işbaşına gelmesidir. Son seçimlerin üçbüyük partisinden oluşan ama, ülkedeki sekiz kişiden yedisinin desteklemediği bir hükümetle istikrar ve güçlü ekonomiye geçiş hayal ötesi birşey. Dolayısıyla, alınacak herhangi bir önlemin, uygulanacak herhangi bir politikanın başarılı olabilmesinin ön koşulu işbaşındaki siyasi iktidarın gitmesidir. İktisaden çözülmesi gereken en acil sorun iç borç. İç borcun reel değerini ciddi ölçüde düşürerek ve ortalama vadesini uzatarak ekonomiye nefes aldıracak bir borcun yeniden yapılandırılması programını adil ve bir defalık bir vergi uygulamasıyla finanse etmek mümkündür. Uzun süredir tasarruf sahiplerini tedirgin eden ve yurtdışına ciddi ölçüde sermaye çıkışına neden olan bu kaçınılmaz vergi sonrasında ters sermaye akışı başlayacaktır. Buradaki kritik nokta, Türkiye nin artık tekrar bir iç borç oyununa girmeyeceğinin ve kamu kesimi dengesinde kalıcı iyileşmeler sağlayacağının sinyallerini güçlü birşekilde vermesi ve ekonomideki aktörleri buna ikna etmesidir. Finans ve enformasyon kesiminde ayak sürünerek yapılan reformlar hızlandırılarak bu kesimde sermaye sahipliğinin ve sermaye yapısının güçlendirilmesi gerekir. Hukuken; kontratların yaptırım gücünün yüksek olması, özel mülkiyet hakkının layıkıyla korunması, haberleşme özgürlüğünün güvence altına alınması gibi bir piyasa ekonomisinin sağlıklı çalışması için gerekli altyapının oluşturulması ön plana çıkmalıdır. Bugünkü mevzuatla Türkiye de kısa vadeli yabancı sermaye giriş-çıkışı sınırsız bir şekilde serbest, uzun vadeli yabancı sermaye girişi ise adeta yasak olup çıkışı teşvik edilmektedir. Sermaye hareketleri kamu açıklarının finansmanını kolaylaştırma amacına değil, ekonomideki toplam yatırım ve üretimi artırma hedefine yönelik olarak yeniden düzenlenmelidir. Yeniden hızlı büyümenin yakalanması için kimi çevreler tarafından öne sürülen kamu harcamalarının artırılması içinde bulunduğumuz durumu daha da ağırlaştırır ve çözüm değildir. Kamuda harcama disiplininin devam etmesi şart. Belki harcamaların kompozisyonu (verimsiz harcamalardan yatırım harcamalarına doğru) değişebilir. Ama daha önce, kamu kesimince yapılan bütün harcamaların bütçe içerisinde şeffaf bir şekilde yer alması sağlanmalıdır. İstisnasız bütün harcamaların. TC vatandaşı olan herkese yıllık beyanname verme zorunluluğu getirilmelidir. OECD içerisinde rekor düzeylere varan bütün vergi oranlarında indirime gidilmesi, geçici bir süre için bazı vergilerin sıfırlanması, ömür boyu iş garantisi veren memurluk sisteminin geniş ölçüde daraltılması kaçınılmazdır. Listeyi daha da uzatmak mümkün. ama, ön koşul olarak ortaya çıkan hükümet, iç borç yapılandırılması sorunlarının çözüleceğine dair en ufak bir belirti olmaması, yazıyı daha fazla uzatmayı gereksiz kılıyor. Yazık, tren bir kez daha kaçıyor ve Türkiye tekrar alacakaranlık kuşağına giriyor. 1 1 Bu yazı 11 Eylül 2001 de ABD de meydana gelen olayların muhtemel etkileri gözönüne alınmadan yazılmıştır. Üzülerek ifade etmek gerekirse bu olaylar, alacakaranlık kuşağına girişi hızlandıracağa benziyor. 4

11 HERKESİN ENFLASYONU BAŞKA 30 Ocak 2000 Sizin enflasyonunuz kaç? Lojmanda oturup, işinize servis ya da makam arabasıyla gidiyor ve aldığınız maaşın büyük bölümünü mutfak ve giyim harcamalarına ayırıyorsanız sizin enflasyonunuz yüzde 50 civarında.yok eğer kira veriyor veya kendi evinizde oturuyor, işinize toplu ulaşım araçlarıyla veya arabanızla gidiyor, üstelik özel okulda okuyan çocuğunuz falan da varsa, sizin enflasyon yıllık yüzde 70 i geçiyor. Enflasyon, bilindiği gibi, değişik mal ve hizmetlerin yer aldığı bir sepetin toplam değerinde meydana gelen yüzde değişme. DİE tarafından yayımlanan enflasyon rakamları da, Türkiye deki ortalama bir hane halkının tüketim ve harcama kalıbına bakılarak oluşturulan bir sepetin değerindeki yüzde değişmeleri veriyor. Sepetteki mal ve hizmetlerden kiminin fiyatının daha hızlı, kiminin de daha yavaş arttığını farkeden cin fikirliler, enflasyon canavarından kurtulma yollarını da bulmakta gecikmiyor: Ortalamanın üstünde artış gösteren mal ve hizmet fiyatlarını donduralım! Donduramazsak endeksten çıkaralım! Y grubu hariç TÜFE yüzde X arttı başlıkları yakında kimi ekonomi sayfalarını süsler herhalde. Dondursak da mı Kurtulsak?! TÜFE içerisinde yer alan Konut ve Kira harcama gurubunun endeks değerinde meydana gelen yüzde artışlar özellikle son yıllarda yüksek düzeylerde gerçekleşmiş. Neden? Gaddar ev sahipleri gibi bir açıklama ekonomi-finans sayfalarına pek yakışmıyor. İktisaden, özellikle kiralarda meydana gelen yüksek oranlı artışlar ekonomideki reel faiz oranlarıyla doğrudan ilişkili bir gelişme. Malum: Sermayenin getirisi kar, toprağın (mülkün) getirisi de kira. Nominal faizlerin yüzde düzeyinde seyrettiği bir ortamda kiralarda meydana gelen artışın da benzer düzeylerde gerçekleşmesinden daha doğal bir şey yok. Bu ay içerisinde, hükümetin uygulamaya koyduğu program çerçevesinde, nominal faizler yüzde 40 düzeyine geriledi. Kiralarda meydana gelecek yıllık artışın da bu düzeylere gerilemesi kaçınılmaz. Ya gerilemezse? İşte, kiraları dondurarak enflasyondan kurtulma cinliğini savunanların korkusu da bu. Donduralım gitsin önermesinin arkasında, yıllık yüzde düzeyinde dahi gerçekleşecek bir kira artışının, program hedefi olan yüzde 25 i yakalamayı zorlaştıracağı düşüncesi var. Daha doğrusu, kira ile faizler arasındaki ilişkiyi görmeme, belki de görmek istememe var. 5

12 Harcama Grubu Ağırlık Ağırlık Artış Gıda-İçki-Tütün Giyim- Ayakkabı Konut-Kira Ev Eşyası Sağlık Ulaştırma Eğlence-Kültür Eğitim Otel-Lokanta Diğer Mal ve Hizmet Tablo 1: artış. TÜFE alt kalemlerinin endeks içindeki ağırlıkları ve 1999 yılındaki yüzde Sinyali Bozmak Eğer okulda öğretilenler doğruysa, piyasa ekonomisinin erdemi, nısbi fiyatlarda (bir malın başka bir mal cinsinden fiyatı) meydana gelen değişmeler yoluyla kıt kaynakları toplumun istediği mal ve hizmet üretimine kanalize etmesi. Siz bazı malların fiyatlarını suni olarak aşağıda tuttuğunuzda ortaya çıkan durum ise karaborsa. Dolayısıyla, iktisatçılar fiyat kontrollerini pek sevmez. Fiyatların (mal, hizmet ya da döviz fiyatları) dondurulmasının mazur görüldüğü durumlar da var: Şok istikrar programları. Bu programlarda çok kısa bir süre için hemen hemen bütün fiyatlar dondurulabiliyor. ama, çok kısa bir süre için. Aksi taktirde, fiyatların dondurulduğu anda nısbi fiyatların dengede olma ihtimali çok düşük olduğu için, karaborsa doğuyor, etkinlik azalıyor, kayıtdışı ekonomi büyüyor, vergi gelirleri azalıyor ve fiyatların dondurulmuş olması kendi başına istikrarın önünde bir engel olmaya başlıyor. Yavaş Yavaş İstikrar Geçen yıl ortasından itibaren temelleri atılıp bu yıl başında uygulamaya konulan enflasyonu ve reel faizleri düşürüp büyümeyi yeniden yakalama programı bir şok program değil. Bu nedenle de fiyat dondurması yok. Programın özü, kamu kesiminde bozulan mali dengelerin tekrar kurulması ve kamunun kendine çekidüzen vermesi. Programın bir parçası (ama, sadece bir parçası) ise döviz kurlarının bir süre önceden belirlenmiş sabit bir oranda artması. Ekonomideki diğer fiyatların da dövizdeki bu artış oranına zaman içerisinde uyum göstermesi bekleniyor. Kamu kesimi kararlılığını sürdürdüğü ve mali displinle ilgili sözünü tuttuğu sürece bu beklentinin gerçekleşmemesi için hiçbir neden yok. Şimdi, ya düşmezse korkusuyla boş zamanlarınızda fiyat endekslerini didik didik ederek özel kesimdeki (kira ya da başka) sözleşmelere ve fiyatlara doğrudan müdahelede bulunmak, öncelikle kamu otoritesinin kendi programına pek güvenmediğini gösterir. Öte yandan, kamuoyu ile siyasi otorite arasında bir yabancılaşmanın da doğması sözkonusu. Kiraların dondurulması yasa tasarısının gündeme gelmesiyle birlikte muvazaalı kontratların yaygınlaştığını, değişik kontrat türlerinin geliştirildiğini söyleyebiliriz. Yasanın çıkmasıyla da hukuk sistemine saygılı insanlar cezalandırılıp, hukuk dışı işlemler teşvik edilmiş olacaktır. 6

13 Herkes kendi işine baksın: Endekslerle oynamakla, özel kesim sözleşmelerine müdahele ile, kanunla, yasakla, manipülasyonla, enflasyon düşecek olsaydı şimdiye kadar çoktan düşerdi. Politika belirleyicisi kamu kesiminde mali disiplin konusunda kararlılığını göstermeye devam etsin, yeter. 7

14 EURONUN BAŞINA GELENLER VE SEPET 1 Şubat 2000 MerkezBankası tarafındanönümüzdeki bir yıllık dönemiçindeğeri açıklanan döviz sepetinde 1 dolar ve 0.77 euro var. Neden? Sepetin içine 0.77 dolar ve 1 euro, biraz da sterlin konulabilirdi mesela. Neden özellikle bu ağırlıklar tercih edildi? kur ve para politikalarıyla ilgili dökümanda bugüne kadar böyle bir sepet vardı, bundan sonra da aynı sepet olacak, deniliyor o kadar. Türkiye nin dış ticaret kompozisyonuna baktığımızdaeurobölgesinin payı yüzde 40 civarında iken ABD nin payı yüzde 10. İlk bakışta, dış ticareti gözönüne alarak yapılacak bir sepet içerisinde euronun payı daha fazla olmalıydı diye düşünüyor insan. Bu kadar detaylı hazırlanmış bir programda, döviz sepetindeki yabancı paraların ağırlığının düşünülmeden belirlendiğini söylemek zor. Bu belirlemenin arkasında yatan mantığı bulmaya çalıştığımızda ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor: Türkiye nin dış ticaretinde euro bölgesi ülkelerin ağırlığına rağmen euronun sepet içindeki payı düşük çünkü, program döneminde euronun dolara karşı değer kazanacağı tahmininde bulunulmuş. Geçtiğimiz yılın son çeyreğinden itibaren, eksantrik bir-kaç kişi ve kurumun dışında, ilgili herkes 2000 yılı içinde euronundolara karşı değer kazanacağını tahmin ediyordu. Konsensüs tahmin yüzde 15 değer kazanma şeklindeydi. Bu tahmin tutarsa 2000 yılı sonu itibariyle bizim sepet 1 dolar = 610 bin TL ve 1 euro = 701 bin TL rakamlarını veriyor. Yani, TL nominal olarak euroya karşı yüzde 29, dolara karşı da yüzde 12 değer kaybetmiş oluyor.çapraz kur 1.10 bile olsa TL nin nominal değer kaybı dolara karşı yüzde 15, euroya karşı yüzde 26 olacak. Yıl sonunda programda hedeflenen enflasyonun 3-5 puan üzerinde gerçekleşecek bir enflasyon oranıyla dahi, TL nin euroya karşı reel olarak değer kazanmayacağı anlaşılıyor. Anahtar varsayım: Euro dolara karşı değer kazanacak, program hedefi enflasyondan çok az sapma olacak. Evdeki hesap (şimdilik) çarşıya uymadı. Geçtiğimiz hafta çarşı iyice karıştı. Euro yuvarlanmış gidiyor, Avrupa dan kimsenin sesinin çıktığı yok! Piyasalarda herkes şaşkın. Yılbaşından hemen sonra dolara karşı bir ara yüzde 4değer kazanan euro, sonra ters döndü vegeçtiğimiz cuma itibariyle dolara karşı yılbaşına göre yüzde 3 değer kaybetti! Çapraz kur Döviz piyasaları en karmaşık piyasalardan birisi. Hem diğer finansal enstrümanlarla ilgili sağlam bilginiz olacak, hem de makroekonomik fundamentalleri iyi bileceksiniz. Piyasaları izleyenler, son günlerde meydana gelen karmaşayı temel değişkenlerin etkisinden daha çok spekülatif bir hareket olarak nitelendiriyor. Dedikodulara göre bu hareketin arkasında yüklü miktardaki bazı opsiyonlar var. Yani, heyecanlanacak bir şey yok. Düşüş geçici. Sözün kısası: Piyasalardaki genel eğilim, hala, euronun bu yıl dolara karşı değer kazanacağı yönünde. Bu konsensusu veri alan TCMB nin de sepet 8

15 içerisinde euronun payını düşük tutması normal. Elbette böyle bir tahmin yaparak sepeti oluşturdularsa. Yok, eğer yapılan açıklamadaki gibi zaten bir sepetimiz vardı, biz devam etsin dedik diyorlarsa, bilmeden hayırlı bir işyapmış oldular. 9

16 PROGRAMIN YUMUŞAK KARNI 6 Şubat 2000 Faiz dışı cari işlemler açığı kavramını duydunuz mu? 1989 yılından itibaren izlenen malum politikalar (hani şu 89 lular klubünün yok canım, politika falan yoktu, hurafe bunlar, valla biz yapmadık dediği politikalar) nasıl faiz dışı bütçe fazlası kavramını gündemin birinci sırasına koydu ise, şimdi izlenen politikalar da faiz dışı dış açık kavramını bir süre sonra gündeme getirecektir. Uygulamaya konulan reel faizleri ve enflasyonu düşürerek büyümeyi yeniden yakalama programının dikkati çeken en önemli hedeflerinden birisi iç borçlara yönelik. Programda, aralık sonu itibariyle 23 katrilyon TL (43 milyar dolar) olan iç borçların, bu yıl en fazla Gayrisafi Yurtiçi Hasıla daki nominal artış kadar artması öngörülüyor. Yani, Borç/GSYİH oranının 2000 yılında sabitlenmesi, daha sonraki yıllarda da azaltılması hedefleniyor. Sabitlenmesine çalışılan borç stokunun bugünkü düzeyi 43 milyar dolar. Bir de bunun üzerine kamu bankalarının görev zararlarını eklerseniz (yapılan açıklamalara göre 20 milyar dolar civarında bir büyüklük), ortaya 63 milyar dolarlık bir borç stokuçıkıyor. Toplam iç borçların GSYİH ya oranının artmaması, daha sonra da azalması, kamu açıklarının finansmanında bir yandan özelleştirme gelirlerinin, öte yandan dış borçların daha fazla rol oynayacağını gösteriyor. İzlenen politikaya iç borçların kısmen dış borcadönüştürülmesi politikası da denebilir. Kamu kesiminin toplam brüt dış borçlarının (Merkez Bankası dahil) 51 milyar dolar civarında olduğu gözönüne alınırsa, bu politika için belli bir hareket alanı olduğu anlaşılıyor. Üstelik varolan iç borçlara bugüne kadar dolar bazında yüzde faiz ödediğimizi de hatırlarsanız, hedeflenen politika anlamlı görünüyor. Uluslararası piyasalarda açıkca belirtilmese de, bizim gibi ülkeler için kabul edilebilir bir borç rakamı var. Uluslararası piyasalar, toplam net dış borcu GSYİH sının yüzde ini aşan bizim gibi ülkelere borç vermeye pek yanaşmıyor. Türkiye nin toplam dış borçları henüz bu düzeyde değil. Geçtiğimiz yılın 3. Çeyreği itibariyle 30 milyar doları kısa vadeli olmak üzere 104 milyar dolar dış borcumuz var. Toplam uluslararası rezervleri bu rakamdan düştüğümüzde, net dış borcungsyih ya oranının yüzde 50 civarında olduğunu buluyoruz. Yani, henüz dış borçlanmanın üst limitine yaklaşmamışız yılından başlayarak kamu açıklarının finansmanında tercih edilen politikalar sonucunda oluşan bu 63 milyar dolarlık iç borcun(vebuiçborcunbu yılki faizinin) önemli bir bölümünüdışborcaçevirdik diyelim. Varsayalım ki net dış borçların GSYİH ya oranı üst limit olan yüzde 70 e geldi Bir ekonomideki sürdürülebilir cari işlemler açığı, bu üst limit ile ekonominin büyüme oranının çarpılmasıyla bulunuyor: Diyelim ki; bizim büyüme oranımız yüzde 4.5. O taktirde brüt dış açığın üst limiti GSYİH nın yüzde 3 ü. Dikkat: Bu bir üst limit. Dış borçlara ödenen ortalama faiz oranı iyimser bir varsayımla yüzde 10 olsun. Bu taktirde dışborçfaizödemeleri GSYİH nın yüzde 10

17 7 si olacağı için, faiz dışı cari işlemler dengesinin yüzde 4 civarında fazla vermesi gerekiyor. Türkiye de gerçekleşen rakamlara baktığımızda, faiz dışı cari işlemler dengesinde sadece 1993 yılında açık var: 3 milyar dolar. Daha sonraki yıllarda GSYİH ya oran olarak yüzde 1-3 arasında sürekli fazla verilmiş. (Elbette, bu fazlanın verilmesinde net hata ve noksan olarak muhasebeleştirilmesi gereken bir takım döviz girdilerinin gelir olarak kaydedilmesinin de rolü var ama, o konuyu geçelim). Sürdürülebilirlilik açısından, bir ekonominin vermesi gereken faiz dışı cari işlemler fazlası, dış borç-gsyih oranı yükseldikçe artıyor. Artmazsa? O zaman literatürde ödemeler dengesi krizi denilen şey oluyor. Yani, devalüasyon la başlayan politikaların dış dengeüzerindeki etkilerini yandaki grafikte görebilirsiniz. Grafik (bavulsuz) ihracatın ithalatı karşılama oranını gösteriyor. Galiba pek yorum gerektirmiyor Şekil 2: Aylık ihracatın ithalatı karşılama oranı (kayıt dışı hariç). Dönem: Ocak Aralık İşte, iç borcu dış borca çevirme politikasının sürdürülebilirlilik açısından ima ettiği, artık bu oranın artması, bu oranı artıracak politikaların uygulamaya konulması gerekliliğidir. Programın yumuşak karnı, bu oranı artıracak değil azaltacak gelişmelerin olmasıdır. Bu nedenle, TCMB tarafından açıklanan ödemeler dengesi rakamları ve Reuters tarafından yayımlanan yeni reel kur endeksi TRTWIN1 dikkatle izlenmesi gereken göstergeler. 11

18 İKTİSAT ELİTLERİ VEENFLASYON 8 Şubat 2000 Yüksek enflasyonunnasıl başladığı konusunda hemen hemen herkes hemfikir: Büyüyen kamu açıklarına paralel olarak nominal para tabanında meydana gelen hızlı artışlar yüksek enflasyonla sonuçlanıyor. Ama, yüksek enflasyonun bir kez başladıktan sonraneden düşmediği ya da uygulanan pekçok istikrar programının neden başarısız olduğu konusu biraz tartışmalı. Bir ekonomideki yöneticilerin, karar alıcı ve uygulayıcıların enflasyon konusunda umursamaz veya yeterli donanıma sahip olmadığı gibi iddiaların iktisat biliminde yeri yok. Yani, şimdi bir akademisyen olarak kalkıp Türkiye de kronik enflasyon yöneticilerin donanımsızlığı ve aptallığı yüzünden yıllardır sürüyor ana tezi çerçevesinde akademik bir makale yazmaya kalkarsanız, hiçbir bilimsel iktisat dergisi bunu basmaz. Bu tür iddialar, olsa olsa, küfür etmeyi meşgale haline getirmiş kimi hacivatların gazete köşelerinde yer alır, o kadar. Teorik olarak enflasyonu akşamdan sabaha durdurmak mümkündür. Kamu otoritesi maliye politikasını tamamen değiştirerek mevcut yapıyı kırıp, ekonominin sıfır enflasyonda dengeye gelmesini sağlayabilir. ama, bu teori. Mevcut yapıyı kırmak uygulamada o kadar kolay değil. Kamu kesiminde kalıcı dengeleri sağlamanın değişik yolları var. Bu yollardan her biri toplumdaki bir kesimin ayağına basıyor. Kamuoyunda izlenecek politikalar konusunda genel bir anlaşma sağlanamayınca, hükümetler de istikrar programlarını geciktiriyor veya eksik bir programla yavaş yavaş bir istikrar sağlamaya çalışıyor. Sonuç, kronik enflasyon ve başarısız programlar. Kronik-yapışkan enflasyonun bir nedeni olan bu genel anlaşma sağlanamaması konusunda görev, kamuoyunu oluşturmada önemli bir role sahip olan basına ve iktisat elitlerine düşüyor. ama, onların da her zaman doğru politikalar konusunda kamuoyunu bilgilendirme gibi bir amaçları yok. Alınan tavırlarda ve yapılan yorumlarda başka öncelikler rol oynayabiliyor. Geçtiğimiz kasım ayında çıkarılan vergi kanunu öncesi ve sonrasındaki tartışmaları hatırlayınız: Hangi iktisatçıya sorarsanız sorun (ama, iktisatçılara sorun!): İktisaden en bozucu vergi dolaylı vergilerdir. Eğer bir istikrar programı uygulanıyor veya uygulanacaksa, üstelik bu arada ekonomideki sermaye stokuna deprem nedeniyle bir şok gelmişse (üretim fonksiyonundaki sermayeden bahsediyorum, biriktirilmiş kağıt parçalarından değil) çıkarılacak yeni vergi yasalarında dolaylı vergilerin en az olması, üretim araçlarının vergilendirilmemesi gerektiğini bir iktisatçı olarak yazıp-çizmeniz gerekir. Oysa, ekonomi-finans sayfaları ile bu sayfalarda yazan pek çok iktisat eliti geçtiğimiz yılın ikinci yarısından itibaren, hükümetin KDV artışı gibi vergileri çıkarmada gecikmemesi gerektiğini, acilen vergiler artırılmazsa programın başarısız olacağını yazıyordu. Yasanın içeriği ve genel ekonomi üzerindeki sonuçları hemen hemen hiç tartışılmadı 12

19 Sonra vergi kanunu çıktı. ama, bir sürprizle: Kanun, toplanılacak ek vergilerin önemli bir bölümünü, üstelik iktisaden çok sağlam gerekçelerle, geçmişte çıkarılmış kamuiçborçlanma enstrümanlarından sağlamayı öngörüyordu. Elitler fena yakalanmıştı. Bir-kaç kişi hariç, vergi kanununa sert bir şekilde karşı çıkan ve içerisinde ağır hakaretler bulunan yazılar yazıldı, yorumlar yapıldı, demeçler verildi. Çünkü, hükümet birilerinin ayağına basmıştı. Vergi kanunu, kamoyu karşısına çıkan iktisat elitlerinin pek çoğunun amaç fonksiyonunda iktisadi analiz veya iktisaden doğru olan konusunda kamuoyunu bilgilendirme gibi şeylerin değil, başka önceliklerin olduğunu gösteren güzel bir örnek olmuştur. Bu örnek, enflasyonun neden yapışkan olduğu, izlenecek politikalarda neden anlaşma sağlanamadığı ve hükümetlerin neden kapsamlı ve eksiksiz bir istikrar programı hazırlayıp tartışmaya açmadığı, açamadığı konusunda da biraz fikir verir, belki. 13

20 SANAYİ ÜRETİMİ KENDİNE GELİYOR 13 Şubat 2000 Tarih, Ekim Uzak Doğu ve Rusya da meydana gelen krizlerin hemen sonrası. New York ta bir Türk bankasını tanıtım toplantısının konuşmacısı, o dönem ekonomiden sorumlu bakanlardan bir tanesi. Bakan, Bu krizlerden Türkiye nin kesinlikle etkilenmediğini, Türkiye nin gerekli önlemleri aldığını ve krizi kazasız atlattığını anlatıyor. Bir katılımcı Bakan a, bunlar ne tür önlemlerdi? diye sorunca bakan cevap veriyor: Bunlar teknik meseleler, kimsenin bunları dinlemek isteyeceğini sanmıyorum! İşte, o kazasız atlatıldı denilen krizler, daha sonraki yıllarda yaşanan olumsuzlukların tek açıklayıcı değişkeni olarak kullanıldı, kullanılıyor. Odönemdeki umursamazlıktan olumsuz yönde etkilenen kesimlerin başında sanayi sektörü geliyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan Aylık Sanayi Üretim Endeksi nin 1999 yılı ortalama değeri Endeks daha önceki yıl 101, 1997 yılında da ortalama 100 değerini almıştı. Yani, sanayi üretiminde son üç yıl kayıp yıllar. Sektörde geçtiğimiz yıl gerçekleşen toplam üretim, dört yıl önce gerçekleştirilen üretimin yüzde 11 üzerinde, o kadar Şekil 3: Sanayi üretimi yıllık artış (yüzde, filtrelenmiş seri). Dönem: Ocak Aralık

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 i Bu sayıda; 2013 2. Üç Ay Büyüme Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Yurtiçi talep coştu, stoklar patladı, büyüme tahminleri aştı Ekonomi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 18 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:1

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:1 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:1 Bu sayıda; Ağustos ayı Enflasyon Gelişmeleri, Merkez Bankasının banka ekonomistleri ile gerçekleştirdiği toplantı ve Temmuz ayı sanayi

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 i Bu sayıda; Ekim ayı enflasyon verileri, Eylül ayı dış ticaret verileri; TİM Ekim ihracat verileri değerlendirilmiştir. i 1 2012 de Türkiye

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 Temel Sorunlarımız- Yeni Riskler Sıcak paraya yaslanan büyüme modeli

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

TÜİK tarafında açıklanan verileri göre, Nisan 2012 döneminde sanayi üretim endeksi yıllık bazda % 1,8

TÜİK tarafında açıklanan verileri göre, Nisan 2012 döneminde sanayi üretim endeksi yıllık bazda % 1,8 01-15 Haziran 2012 SAYI: 38 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu Sanayi Çarkları İşlemeye Devam Ediyor TÜİK tarafında açıklanan verileri göre, Nisan 2012 döneminde sanayi üretim endeksi yıllık bazda

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ŞUBAT 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE EYLÜL 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 i Bu sayıda; Ocak ayı işgücü ve istihdam verileri; Ocak-Mart Merkezi Yönetim Bütçe Sonuçları, IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu değerlendirilmiştir.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 22 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE HAZİRAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7 Bu sayıda; Ağustos ayı dış ticaret verileri, Eylül ayı enflasyon verileri, Döviz yükümlülüklere uygulanan munzam karşılıkların düşürülmesine

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org.

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org. AYDIN T CARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2004-31.12.2004

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından 1 16-30 Eylül 2011 Sayı: 21 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu GÜNCEL EKO-YORUM: TÜRKİYE NİN KREDİ NOTU NİHAYET ARTIRILDI Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından kredi notu, 20 Eylül de S&P

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

AKTİF EĞİTİMCİLER SENDİKASI EKONOMİ SERVİSİ YÜKSEK ENFLASYON / KAMU ÇALIŞANLARI KAYIP RAPORU

AKTİF EĞİTİMCİLER SENDİKASI EKONOMİ SERVİSİ YÜKSEK ENFLASYON / KAMU ÇALIŞANLARI KAYIP RAPORU Tarih: 14.06.2015 Sayı: 2015 / 2 AKTİF EĞİTİMCİLER SENDİKASI EKONOMİ SERVİSİ YÜKSEK ENFLASYON / KAMU ÇALIŞANLARI KAYIP RAPORU Aktif Eğitimciler Sendikası (AKTİF EĞİTİM SEN) Ekonomi Servisi tarafından hazırlanan

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş PARA PİYASASI LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AE1)

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş PARA PİYASASI LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AE1) AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş PARA PİYASASI LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AE1) Bu rapor AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. Para Piyasası Likit-Kamu Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2011-31.12.2011

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2014 (SAYI: 63) 04.06.2014 GENEL DEĞERLENDİRME BÜTÇE AÇIĞI İKAZ EDİYOR Küresel ekonomi krizden çıkış sinyalleri verdi. Hem OECD hem de AB ülkelerinde GSYH arttı. OECD

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 5 Eylül 2006

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 5 Eylül 2006 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Eylül 2 ÖZET Ağustos ayında yıllık enflasyon, yüzde 1,2 olarak gerçekleşmiş ve önceki raporlarımızdaki öngörülerimizle tutarlı bir seyir izlemiştir. Aylık tüketici fiyat

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2012, No: 30

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2012, No: 30 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2012, No: 30 i Bu sayıda; 2011 yılı Kişi Başına Milli Gelir, Şubat Sanayi Üretimi, Şubat Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Ocak-Mart Bütçe Verileri değerlendirilmiştir.

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. 6 AYLIK RAPOR Bu rapor Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2014- dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

2014 NİSAN AYI ENFLASYON RAPORU

2014 NİSAN AYI ENFLASYON RAPORU 2014 NİSAN AYI ENFLASYON RAPORU HAZIRLAYAN 05.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Murat BİRDAL - İktisat Fakültesi İktisat Bölümü Yrd. Doç. Dr. Sema ULUTÜRK AKMAN - İstatistik Araştırma Merkezi Araş. Gör. Hakan BEKTAŞ

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle

Detaylı

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel

Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri. Seyfettin Gürsel Bilgi Notu 8/2 23.7.28 Cari açığın bazı özellikleri ve politika önerileri Seyfettin Gürsel Bu bilgi notunda büyümekte olan cari açığın (22-27) yatırım mallarının finansmanı, enerji fiyatları, reel kur

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2013, No: 53

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2013, No: 53 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mart 2013, No: 53 i Bu sayıda; 2013 Şubat ayı enflasyonu, 2012 Aralık Ayı Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Net Döviz Pozisyonu, 2012 İşgücü ve İstihdam

Detaylı

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?...

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED in genişleyici para politikasına geçtiği Aralık 2008 den bu yana faizler 0-0.25 bandında bulunuyor. 2008 de yaşanan finansal krizin ardından, ekonomideki

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Borsa Istanbul Faiz Döviz

Borsa Istanbul Faiz Döviz Ekim 2015 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık bazda %1,55, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,86, bir önceki yılın aynı ayına göre %7,58 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,69 artış gerçekleşti. Ana

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Temmuz 2015) İstihdam (Mart 2015) Sigortalı ücretli sayısı Mart 2015 de geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 artarak; 13 milyon 328 bin olmuştur. Yaz mevsiminin

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

Günlük Bülten. Günlük Bülten. Gedik Forex Günlük Bülten. Piyasa Gündemi. 31 Temmuz 2015 Cuma

Günlük Bülten. Günlük Bülten. Gedik Forex Günlük Bülten. Piyasa Gündemi. 31 Temmuz 2015 Cuma Günlük Bülten 31 Temmuz 2015 Cuma Piyasa Gündemi Gedik Forex Günlük Bülten Günlük Bülten Dün ABD ve Avrupa tarafında açıklanan veri akışının etkisiyle hareketli geçen günün ardından yeni günde Euro Bölgesi

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Amerikan Vadeli Kontratları Temel/Teknik Görünüm

Amerikan Vadeli Kontratları Temel/Teknik Görünüm 29 ARALIK 2014 Amerikan Vadeli Kontratları Temel/Teknik Görünüm 17 Aralık ta yapılan FED toplantısının ardından yükselişe geçen Amerikan hisse senedi piyasası geçtiğimiz hafta FED Toplantı sonucunun etkilerini

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.-

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.- 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk iki haftası dünya ekonomik büyümesine ilişkin iyimser beklentiler petrol fiyatlarını 80.0 dolar/varil üzerine taşıdı. Ocak ayının son haftasına girerken farklı bir tablo ile

Detaylı

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006

Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006. Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 Sayı: 2006-34 26 Mayıs 2006 PARA POLİTİKASI KURULU DEĞERLENDİRMELERİ ÖZETİ Toplantı Tarihi: 25 Mayıs 2006 1. Para Politikası Kurulu (Kurul), kararlarını enflasyonun orta vadeli hedeflerle uyumlu olmasını

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Döviz girişi gerilemeye devam eder mi? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE AĞUSTOS 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 Bu sayıda; -Temmuz ayı dış ticaret verileri -Ağustos ayı dış ticaret ve enflasyon verileri değerlendirilmiştir. Yıllık Dış Ticaret Açığı

Detaylı