1.GİRİŞ Senesens olayı bitkilerde yaşam siklusuna bağlı bir aktivite olduğu gibi bazı durumlarda da bitkinin hayatında bitkiye avantaj sağlayıcı rol

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "1.GİRİŞ Senesens olayı bitkilerde yaşam siklusuna bağlı bir aktivite olduğu gibi bazı durumlarda da bitkinin hayatında bitkiye avantaj sağlayıcı rol"

Transkript

1 1 1.GİRİŞ Senesens olayı bitkilerde yaşam siklusuna bağlı bir aktivite olduğu gibi bazı durumlarda da bitkinin hayatında bitkiye avantaj sağlayıcı rol oynamaktadır. Yaşam siklusuna bağlı olan senesens olayı bitkinin olgunlaşıp generatif aktivitelerinin gerçekleşmesi sırasında ve tamamlanması aşamasında meydana gelir. Bu durum bitkinin tek yıllık veya çok yıllık olmasına göre değişim göstermektedir. Bitkilere avantaj sağlayan senesens olayında bitkinin yaşamını kolaylaştırıcı yönde senesens gerçekleşir. Bu tip senesenste bitkinin vegetatif organlarından bazılarının bölgesel şekilde hücrelerinin öldüğü görülmektedir. Bu iki tip senesens olayının gerçekleşmesi sırasında bitkinin dış morfolojisinde görülen değişimlerin yanında fizyolojik ve anatomik birçok değişiklikler gerçekleşir. Bu değişiklikler uzun süreli ve birçok farklı araştırma yöntemleri kullanılarak incelenebilir. Senesens olayı üreticiler tarafından değişik amaçlar için kullanılabilir. Örneğin gövde ve yapraklarından faydalanılan bitkilerde senesens olayı geciktirilerek ürün atışı sağlanabilir. Ya da erken senesense teşvik edilen bitkilerin içeriklerinin depo organlara aktarımı ile verim artışı sağlanabilir. Bu şekilde bitkilerin sentezlemiş olduğu maddelerden maksimum düzeyde fayda sağlanmış olur. Senesens olayının mekanizmasının öğrenilmesi bu yönleriyle düşünüldüğünde sadece deneysel bir çalışma olarak kalmayacak, insanlar için yararlı olabilen kullanım imkanları doğacaktır. Özellikle senesensi engelleyici etkisi bilinen bir bitki gelişim düzenleyicisi olan sitokinin kullanılarak, vegetatif yapıları kullanılan bitkilerden uzun süreli yararlanılarak daha fazla verim elde edilebilir. Senesensi hızlandırıcı etkisi olduğu bilinen absisik asit hormonu kullanılarak özellikle meyve senesensinin hızlandırıldığı bilinmektedir. Bu özellik absisik asit uygulanmalarında toplanması zor olan yada henüz olgunlaşmamış meyvelerin kolaylıkla toplanmasına imkan sağlayabilir. Bu yönleriyle düşünüldüğünde senesens bitkilerin yaşamında önemli bir aktivite olarak kabul edilebilir. Tarımsal amaçlı olarak kullanılarak büyük yararlar sağlayabilir. Bu konunun değişik yönleriyle araştırılmasının da yararlı olacağı düşünülmektedir.

2 2 2.GENEL BİLGİLER 2.1. Glycine max (L.) Merrill ( Soya fasulyesi ) Annual (tek yıllık), bitki boyu cm arasında değişen otsu bitkilerdir. Gövde yuvarlak ve üzeri ince tüylerle kaplıdır. Genellikle gövde üzerinde yan dal oluşmaktadır. Yapraklar bileşiktir, petiyol genellikle 3 yaprakçık (trifoliat) taşır. Bazı türlerinde nadiren 5 yaprakçık bulunabilmektedir. Yaprakların şekli ovat olup pennat damarlanma göstermektedirler. Yaprak uzunluğu cm arasında değişmekte, üzeri ince tüylerle kaplıdır. Bu tüyler yaprağın alt yüzeyinde daha açık renklidir. Çiçekler baklagillerin çiçek yapısında olup yaprak koltuklarında 3-15 adedi bir arada bulunmaktadır. Çiçek zigomorf (dorsoventral) simetri gösterir. Çiçekte 5 parçalı kalix, 2 si kayıkçık, 2 si kanatçık ve bir tanesi bayrak adını alan 5 parçalı korollalar bulunmaktadır. Çiçek rengi beyaz, erguvandır. Erkek organlar (stamen) 10 adettir. 9 tanesi birleşmiş, 1 tanesi serbesttir. Polenler çiçek açmadan veya çiçek açtıktan sonra olgunlaşır. Döllenme çiçek açmadan önce meydana gelmektedir. Ginekeum hipogin tiptedir. Çiçek formülü K 5 C 5 A 9+1 G 1 Meyve legümen tiptedir. Üzeri ince tüylerle kaplıdır. Tohumları genellikle yuvarlak, kahverengi, sarı renge sahiptir. Tohumda ortalama % 40 protein, % 18 yağ, % 26 karbonhidrat, % 8 su ve % 8 diğer maddeler içermektedir. Soya bitkisi kazık köke sahiptir. Kök uzunluğu cm olabilmektedir. Diğer baklagillerde olduğu gibi yan ve ek kökler üzerinde nadozit veya nodül adı verilen yumruların içinde Rhizobium japonicum bakterileri bulunmaktadır. Bu bakteriler havanın serbest azotunu bitkinin faydalanabileceği forma dönüştürmektedir. Nodül oluştuktan sonra bitki azot ihtiyacının 2/3 sini tespit edilen azottan, 1/3 ünü ise topraktan aldığı azottan sağlayabilmektedir. Bitki yine azot içeriğinin 1/3 ünü toprağa geri verir. Bu azot toprakta biyotik faktörlerin faaliyetini arttırır ve toprağın su tutma

3 3 kapasitesini yükseltir. Soya bitkisinin azot tespitini etkin bir biçimde yapabilmesi için nodüllerin az sayıda, iri ve ana kökün kök tav bölgesinde bulunması gerekir. Nodüllerin küçük ve bütün köke dağılmış halde bulunması azot tespitinin çok az yapılabileceğini göstermektedir. Bu ayrıca soya için etkili olan bakteri suşu nun toprakta yeteri kadar bulunmadığını gösterir. Soya fasulyesinin insanlar tarafından kullanımı çok eskilere dayanmaktadır. Anavatanı olarak Doğu Asya ülkeleri kabul edilmektedir. Amerika bugün soya üreten ülkelerin başında gelmektedir. İstatistiklere göre soya üretimi dünya 90 milyon tondan fazladır. Bu üretimin yarıdan fazlası Amerika ya aittir. Soya üreten en önemli ülkeler sırasıyla A.B.D., Brezilya, Çin, Arjantin ve Rusyadır. Türkiye ye soyanın I. Dünya Savaşından sonra getirildiği sanılmaktadır lı yıllarda ciddiyetle ele alınan soya değerlendirilebilme imkanları iyi tespit edilemediği için unutulmuştur yılları arasında devletin destekleme politikası kapsamına alınmış olmasına rağmen, çiftçilerin ürün alımında gecikme ve ödemelerin gecikmesi gibi sebeplerle destekleme kapsamından çıkarılmıştır. Bugün Türkiye de yıllık üretimi 32 bin ton olan soyanın en yaygın kullanımı yem sanayinde ve soya küspesi kullanılan tavukçuluk alanındadır. Soya tohumu bugün bilindiği kadarıyla 250 çeşit endüstriyel ürün elde edilen çok önemli bir bitkidir. Bu ürünler arasında soya sütü, süttozu, yoğurt, dondurma, peynir, margarin, benzin, mürekkep, antibiyotik, ilaç, sabun, böcek ilacı, mamalar, soya hidrolitik sıvı yağı örnek olarak verilebilir. Belçika da şu anda tüketilen yıllık toplam araba yağı miktarının % 10 kadarı soya bitkisinden sağlanmaktadır. Tüm bunların yanında insanların dışarıdan almak zorunda oldukları yani sentezleyemedikleri 8 çeşit aminoasiti hayvani gıdalar dışında bulunduran tek üründür.

4 SENESENS Her canlı gibi bitkilerinde genetiksel olarak belirlenen yaşam siklusları vardır. Sahip olduğu genlerin yönlendirdiği biyokimyasal olaylar aracılığı ile bitki yapısal (vegetatif) olarak büyür, gelişir. Daha sonra reprodüktif (üretken) evreye geçerek çiçek açar, tohum ve meyve oluşturur, daha sonra yaşlanarak ölür. Ancak bitki ölmeden önce gelişim süresi içinde bazı doku ve organları bir program dahilinde canlılıklarını kaybetmektedirler. Bitkilerde belirli bir düzen içinde meydana gelen bu katabolik olaylar bazı biyosentetik tepkimelerin ve hormonların etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Senesens, bu gelişme süreci içinde bazı hücre, doku yada organların gelişmenin amacına uygun olarak ölmesine denir. Senesens dokunun genç ya da yaşlı oluşuna bağlı olarak meydana gelmez, gelişmenin programlı bir sonucudur. Çok yıllık bitkilerde yaşlı organlarda senesens görülür. Daimi yeşil bitkilerde ise yaprak ömrüne göre bir senesens vardır, ömrü dolan yapraklar dökülür. Meristematik dokularda senesens görülmezken farklılaşmış doku ve hücrelerde görülmektedir. Doku gelişimi sırasında bazı hücreler senesense uğrayarak ölürler Senesensin meydana geldiği organlarda biyokimyasal değişmeler meydana gelir ve katabolik tepkimeler hızlanır. Meydana gelen bu biyokimyasal değişmelerde klorofil parçalanarak ksantofil ve karotinoidleri oluşturur. Bu olayın başlamasıyla birlikte yapraktaki protein miktarı kademeli olarak azalır, proteinler aminoasitlere dönüşür. DNA, RNA parçalanırlar, yıkılan bu maddeler gelecek mevsim ya da gelecek nesillerde kullanılmak üzere büyüme aktivitesinde olan başka bitki kısımlarına hareket eder. Bu olayın sebebinin bitkide çiçek ve meyve belirmesiyle birlikte tüm besin maddelerinin bu yapılara hareket etmesinin açlığa sebep olduğu, bu nedenle generatif organ oluşumunun bitkinin ölümüne sebep olduğu belirtilmektedir (Molish, 1938). Bu olay sırasında görev alan hidrolitik enzimler (lipaz, DNaz, RNaz, proteaz, klorofillaz) kompleks molekülleri makromolekül subüniteleri olan nukleotidler, şekerler, yağ asitleri ve diğer küçük organik moleküllere ayırırlar. Ayrıca hidrolisisde mikro ve makroelementlerde serbest kalırlar. Dokulardaki hücresel bağlantılar ise pektinaz enzimleri ile parçalanır. Tüm bu olaylar sonucunda doku hacim kaybeder, kuruyup büzülmektedir.

5 5 Hidrolazlar, Kreps çevrimi enzimleri gibi birçok enzimin senesens sırasındaki aktiviteleri incelenmiş ancak senesense özgü marker bir enzim kesin olarak belirlenememiştir (Önder, Yentür;1999). Arda ve Kuru (1994) Glycine max ın yaşlanmakta olan kotiledonlarında senesensin en güvenilir göstergelerinden biri olduğu öne sürülen peroksidaz aktivitesini incelemişlerdir. Çalışmalar sonucunda hem senesense uğrayan hemde senesensi geciktirilmiş olansoya kotiledonlarındaki peroksidaz aktivitesindeki artışta belirgin bir farklılık gözlenememiştir. Bu sebeple peroksidazın senesens için temel bir gösterge olmadığını rapor etmişlerdir. Hücresel düzeyde meydana gelen senesens değişimleri elektron mikroskobu ile yapılan incelemelerde saptanmıştır. Senesense uğrayan hücrelerde birçok organelde yapısal bozulma görülmüştür. Bu organellerde DNA, RNA, protein, organik ve inorganik madde miktarının azaldığı belirtilmiştir. Senesens sırasında hücre ilk olarak kloroplastın bozulduğu serbest ribozomların azaldığı, tonoplastın permeabl olduğu, plazma membranıın ve nukleus zarının bozulduğu, Endoplazmik retikulum ve tüm membran sistemlerinin parçalanarak protoplazmanın organizasyonunu yitirmesi gözlenmiştir (Butler,1967). Ancak mitokondri fonksiyonunu senesensin son safhasına kadar sürdürdüğü gözlenmiştir Bütün bu yapı ve bileşim bozunmalarının etkileri metabolik faaliyetlere yansıyarak fotosentez ve solunumu etkilemektedir.. Hatta klorofil tahrip olmadan önce fotosentez hızı azaldığı belirtilmiştir. Woolhouse (1967) Perilla frutescens yapraklarında yaprak yaşına bağlı olarak sabit bir hızla devam eden solunumun, senesens periyodunun sonuna doğru ani bir artış gösterdiğini ve sonra azaldığını belirtmiştir.

6 Bitkilerde senesens tipleri 1. Monokarpik Senesens : Yıllık (annual) bitkilerde tohumların ve meyvaların bir defa gelişmesinden sonra tüm bitki ölür. Monokarpik senesens gelişmekte olan tohumlar tarafından başlatılır. 2. Polikarpik Senesens Periyodik olarak yapraklarını döken bu grupta otlar, çalılar ve ağaçlar bulunmaktadır (tekrar tekrar yaprak, çiçek ve meyva verirler). Bu bitkiler sonbaharda yapraklarının dökerler ve ilkbaharda tekrar yaprak, çiçek ve meyva verirler. 3. Sırasal Yaprak Senesensi : Bitkilerde kotiledondan başlayarak apikal uca doğru sırayla ölen yaprakları kapsar. Leopold (1961) sırasal yaprak senesensinin kotiledonlardan başlayarak, alt yapraklardan yukarı doğru sıra ile meydana geldiğini; genç fidelerde apikal meristemin koparılması halinde kotiledonlarda senesensin engellenebileceğini bildirmiştir. 4. Toprak Üstündeki Bitki Kısımlarının Senesensi (Sekuensiyal, Prograsif) : Rizomlu ve bulblu bitkilerin girdiği grupta görülen senesens tipidir.

7 BİTKİNİN TAMAMINDA SENESENS OLAYI Bitkilerde birçok durumda apikal meristemin aktifliğini sürdürmesi ile gövdenin üst kısımları uzun yıllar emriyonik halini devam ettirir. Ancak bu esnada aynı bitki gövdesinin alt kısımlarında bulunan ve daha önceden oluşan lateral organlarda senesens meydana gelir ve ölürler. Monokarpik bitkiler olan tüm tek yıllık, iki yıllık ve bazı çok yıllık bitkiler yaşamlarında birkez çiçeklenip meyva verirler ve ölürler ( Kelly ve Davies,1988). Otsu ve odunsu çok yıllık bitkilerden oluşan polikarpik bitkilerde çiçek ve meyva meydana gelişi birçok kez tekrarlanır, bir çiçek ve meyva verme döneminden sonra ölüm olmaz (Şekil.1 ). Şekil.1 Senesens tipleri (Leopold, 1961)

8 8 Senesens olayının başlamasıyla büyüme azalarak hızla reprodüktif döneme geçilir. Murneek (1926), domates (Lycopersicum esculentum) bitkisinin büyüme hızının çiçeklenme ve meyve oluşumu başladıktan sonra azaldığı, çiçek ve meyve koparılan domates bitkisinde senesensin geciktirilerek bitki büyümesinde artış olduğunu belirtmiştir. Leopold ve ark. (1959) yaptığı deneylerde soya fasulyesinin çiçek tomurcuklarını her gün toplayarak bitkinin ölümünü bir yıldan fazla geciktirmeyi başarmışlardır. Ayrıca soya fasulyesi uzun gün koşullarında bırakılarak çiçeklenmesi önlenir ve uzun süre vegetatif evrede kalması sağlanmaktadır. Sitton ve ark. (1967) Heliantus annuus (ayçiçeği) kökünün sitokinin içeriği çiçek gelişmeye başladığı zaman hızla düşmektedir. Sonuçta tüm maddelerin meyveye gitmesiyle bitkinin vegetatif kısımlarının sitokinin içermediğinden senesense uğrayabileceğini belirmiştir ORGANLARDA SENESENS OLAYI Yapraklar vegetatif evrede büyür ve kendine özgü bir boyuta ulaşınca senesens olayı meydana gelir. Vegetatif evredeki olayların tersine fotosentez hızı ve etkinliği azalır (Rabinowitch,1951). Yapraklarda klorofil ve RNA kaybı meydana gelir ve protein, karbonhidrat seviyesi düşer. Lewington ve ark. (1967) fasulye bitkisi ile yaptığı çalışmada yaprağın yaşlanması ile protein ve klorofil kaybının meydana geldiğini, bu iki bileşiğin hızla azalması kloroplast yapısının bozulması ile ilgili olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Antosiyaninlerin artması nedeniyle yaprak sararmaya başlar. Solunum hızı ise belirli bir süre sabit kaldıktan sonra ani bir artış gösterir ve tekrar azalmaktadır. Artan solunum hızı meyva olgunlaşmasındaki solunum klimakteriğine benzemektedir. Klimakteriğin sebebi bilinmemekte fakat etilen üretiminin ani artışı ile ilgili olduğu düşünülmektedir.

9 9 Yaprak senesensi boyunca kloroplastta nişasta tanelerinin kaybı, plastid ribozomlarının yok olması, tilakoidlerin genişlemesi gibi yapısal değişimler meydana gelir. Ayrıca kloroplast içinde büyük osmiofilik globüllerde gözlenmiştir (Butler ve Simon, 1971). Matile (1975) vakuollerin nükleik asit, oligosakkaritler, proteinler gibi hücresel materyallerin bozulması için ana bölgeler olduğu ve senesens boyunca çeşitli hidrolitik enzimlerin vakuolde biriktiğini belirtmiştir. Vakuolar protein içeren hidrolitik enzimler granüllü endoplazmik retikulum üzerinden sentezlenip vakuollere taşındığını saptamıştır. Matile ve Winkenbach (1971) yaptıkları çalışmalarda kloroplastın senesens boyunca yapısal değişimleri incelendiğinde osmiofilik globüllerin sayısının arttığını, internal membran organizasyonunun değiştiğini, kloroplastların şişerek ve stromanın dejenere olduğunu belirtmişlerdir. Senesensin son safhasında tonoplast bozulmasından sonra hücre elemanlarının hızla parçalanarak litik materyaller içeren vakuol içeriği serbest kalmaktadır. Tilakoidlerin bozulması ve osmiofilik globüllerin tilakoidlerin etrafını sarması, osmiofilik globüllerin lamellar yapının bozulmasıyla oluşan lipidlerin depo yeri olduğunu rapor edilmiştir ( Ikeda ve Ueda,1964). Arbidopsis sp. senesensli yapraklarının vakuollerinde RD21 (papain ailesi proteazı) toplandığını gözlemlemişlerdir. RD21 in yaprak senesensi boyunca hücresel proteinlerin bozulmasında role sahip olduğunu belirtmişlerdir (Yamada, Matsushima, Hara-Nnishimura, Nishimura, 2001). Wright ve ark. (1973) senesens sırasında kloroplast proteinleri sitoplazmik proteinlere göre daha hızlı parçalanır. Ayrıca yaprak yaşlanması sırasında sentezleme aktivitesinin bozulmasında RNA nın, özellikle trna nın da azaldığı saptamışlardır. Çiçeklerdeki senesens olayı genellikle çok hızlı ve ritmik bir şekilde bağımsız olarak meydana gelmektedir. Matile ve Winkenbach 1971 de Ipomoea çiçeklerinin senesensi sırasındaki katabolik olayları ayrıntılı olarak incelemişlerdir. Çiçek tomurcuk halindeyken RNA, protein, DNA içeriği en yüksek seviyededir. Çiçek solmaya başlarken DNaz, RNaz (hidrolazlar) aktivitesi hızla artar. Katabolik olayların artışı nedeniyle DNA, RNA içeriği azalır. Protein içeriğindeki azalmaya karşın proteaz aktivitesi değişmeyip sabit kalır. Bu

10 10 sebeple protein içeriğinin azalmasında özel litik bölgelerin rol oynadığı söylenebilir. Bu litik bölgelerin membranları bozulduğunda (tonoplastın permeabl olması gibi) öz suyunun hidrolazları sitoplazma ile karışır ve içsel sindirim başlar. Senesensin bu son noktası otolizis olarak tanımlanır ve hücreler ölür. Ipomoea korollalarının parankima hücreleri önce sağlamdır, hücre içeriği vakuol ile çeper arasında dağılmıştır. Tonoplast zarar görüp permeabl olunca vakuol özsuyunun hidrolazları sitoplazma ile karışır ve otolizis meydana gelmektedir SENESENSİ KONTROL EDEN FAKTÖRLER Senesensin başlamasına çeşitli iç ve dış faktörlerin sebep olduğu biyokimyasal incelemeler sonucu anlaşılmıştır. Bitki gelişmesinde senesensi kontrol eden iç faktörler içinde en önemli olanı genetik faktörlerdir. Thimann (1978) Podospora da senesensi geciktiren iki gen bulmuştur. Ambler ve ark. (1987) Sorgum da bazı genlerin sitokinin içeriğini değiştirerek senesensin meydana gelmesini önlediğini rapor etmiştir. Senesens olayının meydana gelmesi sürecinde genetik faktörlerin yanı sıra bitki büyüme düzenleyicilerininde rolü çok büyüktür. Sitokininler senesensi geciktiren bitkisel hormonlardır (Paranjothy ve Wareing, 1971; Van Staden ve ark., 1988). Sitokininler mayoz bölünme ve protein, DNA, RNA sentezi gibi metabolik olayları arttırdığı ve ayrıca RNA yı parçalamaktan koruduğu bilinmektedir. Ayçiçeğin ksilem özsuyunun sitokinin içeriğinin, büyüme periyodunda çoğaldığı ve büyümenin durup çiçeklenme başlamasıyla azaldığı saptanmıştır. Sitokinin kökten gövdeye taşınmasının azalmasıda senesensi hızlandırmaktadır (Skene, 1975). Leopold ve Kawase (1964) fasulye fidelerinin yapraklarına benziladenin (BA) uygulaması çalışmalarında, kesilen trifoliat yapraklardan birine BA uygulaması yan

11 11 taraftaki uygulama yapılmamış yaprakta büyümeyi inhibe ederek senesense neden olduğunu gözlemlemişlerdir. Sararmış yapraklara sitokinin damlatılması halinde damlanın bulunduğu yerde yeniden yeşerme gözlenmiştir. Ayrıca bir yerine sitokinin damlatılmış ve nemli ortamda bırakılmış yapraklarda sitokinin damlasının bulunduğu yere komşu olan dokularda senesensin hızla meydana geldiği saptanmıştır. Karbonhidrat ve aminoasitlerin bu bölgelerden sitokinin bulunan bölgelere taşındığı belirtilmiştir (Wareing ve Phillips; 1973). Nikotiana sp. nın (tütün) yaprak yarısının bir kısmı kinetin (sitokinin) diğer yarısıda su ile muamele edilirse zamana paralel olarak kinetin içeriğinin yaprağın total protein miktarının artmasına neden olduğu böylece senesensi geciktirdiği gözlenmiştir. Yulaf yaprakları kesilip mineral eriyikte yüzdürülürse klorofil kaybı ile senesens başlar. Bu eriyiğe sitokinin ilave edilip ışığa bırakılırsa senesens gecikir, bunun nedeni sitokinin protein ve nukleik asit sentezinin sürdürülmesini sağlaması ve vakuol tonoplastının bütünlüğünü korumasıdır (Thimann, 1987). Sitokininlerin membran büütnlüğünü sağlayarak senesensi geciktirdiğini belirtmişlerdir( Thimann, 1987; Leshem,1988). Sitokininlerin pratikte ticari değeride vardır. Senesensi geciktirme özelliği kesik çiçeklerde ve taze sebzelerde kullanılabilir. Kesik gül ve karanfil petallerinin yaşlanma ile sitokinin konsantrasyonu azalır oysa sitokinin (dihidrozeatin, benziladenin) ilavesi ile çiçeğin canlılık süresi uzatıldığını belirtmişlerdir (Van Staden ve ark.,1988). Strnad ve ark. (1997) meta-topolin adı verilen yeni bir sitokinin keşfetmişlerdir. Bu maddenin benziladenine bir alternatif olduğunu ileri sürmüşlerdir. Meta-topolin Triticum vulgare (buğday) yaprak segmentlerinde senesens sırasında klorofil ve proteinin hızlı yıkımını önlemiştir. Meta-topolin uygulanan yaprak segmentlerinde peroksidaz seviyesi kontrol yapraklarına kıyasla arttığı, senesensin geciktiği, total klorofil kaybının azaldığı, total azot içeriğininde benzer eğilim gösterdiği rapor edilmiştir ( Palavan-Ünsal, Çağ,Çetin, 2004). Buna karşı araştırmacıların bir kısmı Oksinler (James ve ark., 1965; Osborne, 1967), bir kısmıda gibberellinlerin senesensi geciktirdiğini kanıtlamışlardır.

12 12 Sitokininlerin senesensi engellediği Nooden ve Leopold (1978) tarafından belirtilmiştir. Sağlam ve Okatan (1990) Helianthus annuus L. ( ayçiçeği ) fidelerinde indol asetik asit sentezleyen organların (gövde ucu ve yapraklar) ortadan kaldırılması veya bu organların karanlıkta bırakılması sonucunda metabolitlerin etkinliklerinin sınırlandırılması yüzünden yeteri kadar indol asetik asit sentez edilememiş olması, bu bitkilerin kotiledonlarında sitokininlerin yıkılmasına ve bu nedenle de senensensin engellenmesine yol açtığını belirtmişlerdir. Ecklund ve Moore (1968) alaska bezelyesinde gibberellik asit uygulamasının senesensi geciktirdiği, senesensli bitkilerde toplam RNA ve protein seviyesinin aynı yaştaki senesensi geciktirilmiş bitkilerden daha düşük olduğu gözlemlemişlerdir. Sonbaharda yapraklarını döken ağaçlardan bazılarının yapraklarına gibberellin püskürtülmesiyle senesensin geciktiği görülmüştür (Wareing ve Phillips, 1981). Poliamin seviyesi ise senesens sırasında düşer. Poliaminler sitokininlere benzemektedirler, büyümeyi arttırıcı etkisi vardır. Senesensi inhibe eden poliaminler olan spermidin ve spermin bu olayı RNaz, proteaz ve DNaz aktivitelerini inhibe ederek gerçekleştirdikleri rapor etmiştir (Kaur-Sawhney,1982). Etilen senesensi hızlandıran bir hormon olarak senesens ve yaşlanma sırasındaki metabolik olayları düzenler. Etilen protein, nişasta ve klorofil kaybına neden olarak meyvaların ve yaprak ayası senesensinde teşvik edici bir role sahiptir (Thimann,1980;Woolhouse,1982). Absisyon bölgesinde hücre senesensini hızlandırır. Etilen selülaz enzimini teşvik eder, hücre çeperi erimesinden sorumludur. Çiçek senesensi ile etilen arasındaki ilişkide ayrıntılı olarak incelenmiştir. Kesik karanfil çiçekleri 10 dakika 4 mm gümüş tiyosülfat (STS) ile işlem gördüğünde deiyonize suda 20 o C de 10 gün hiç bozulmadan canlı kaldıkları görülmüştür. STS karanfil çiçeğinin senesensini geciktirmektedir. Diğer taraftan etilen selülaz ve diğer hücre çeperini çözümleyen enzimleride teşvik eder. Bu enzimler meyva olgunlaşmasında ve çiçek senesensinde iş görür. Absisik asit (Mayak ve Halevy, 1972) senesensi hızlandırıcı etkiye sahiptir. Jasmonik asit (Ueda, Kato;1980) düşük konsantrasyonlarda uygulandığında büyümeyi baskılar, yaprak ve meyve senesensini teşvik eder ve klorofil kaybını hızlandırır.

13 13 Bitki senesensinin düzenlenmesinde büyüme maddelerinin rolü hakkında genel bir teori ortaya atılmıştır (Şekil.2 ). Sadece hipotez olan bu görüşte organlar arasındaki karşılıklı etkinin nasıl bir sistemle oluşacağı anlatılmıştır. Buna göre bitkinin aktif olarak büyüyen vegetatif kısımlarından olan gövde (genç yapraklar dahil) ve kök uçları IAA ve sitokinin sentezler. Bu maddeler fizyolojik etkinliklerine göre vegetatif koşulların devamını sağlamaktadır. Vegetatif gövde ucu çiçeklenmek için farklılaşınca ve genç yapraklarda tamamen olgunlaşınca IAA miktarı önemli ölçüde azalır. Aynı zamanda köklerde sentezlenen sitokinin (CK) miktarıda azalır ve büyümedeki aktivitesini kaybeder. Vegetatif dönemi teşvik eden hormonlardaki azalmayı, kökte mevcut olan ABA (absisik asit) düzeyinin artması ve gelişen meyvadan gelen bazı regülatörlerin çoğalması izler. Bu koşullarda bazı türlerde gelişen meyvalar tarafından sentezlenen, hipotetik sentez faktörü (SF) yakın dokularda senesensi teşvik etmektedir. Bazı bitkilerde özellikle soya fasulyesinde olgunlaşan tohumlar tarafından verilen bir senesens sinyali aşağıya doğru, floem yoluyla, tüm bitkiye dağılır ve ulaştığı her yerde yaprakları, gövdenin vegetasyon noktalarını ve kök uçlarını yeniden programlayarak senesense neden olabilmektedir ( Noodén ve Leopold, 1980). Görüldüğü gibi senesens olayı ve bitkilerdeki değişimi çeşitli araştırıcılar tarafından genel düzeyde, anatomik düzeyde, fizyolojik düzeyde, ve hücresel düzeyde incelenmiştir. Bu çalışmalar sonucunda senesens olayının mekanizması ve bitkilerdeki değişimleri aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada Glycine max bitkisinde senesens sırasında meydana gelen değişimler gövde ve yaprak anatomisindeki değişikliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır.

14 14 Şekil.2 Bitkilerde senesensin düzenlenmesinde ileri sürülen hipotez Senesense Etki Eden Dış Faktörler Dış faktörlerden kısa gün koşullarının, sıcaklık değişiminin ve kuraklığın senesense neden olduğu kanıtlanmıştır (Wareing ve Phillips, 1973). Tütün yapraklarının senesensini ise besin eksikliği (özellikle azot), sıcaklık ve karanlık hızlandırmaktadır. Yulaf, buğday ve pirinç gibi tahılların izole edilmiş yapraklarının ışıklandırılması senesensi önler ve burada ışığın etkisi fitokrom aracılığı ile olur. Işık sinyali lamina aracılığı ile alınır ve artan oksin miktarı ile çalışır. İzole edilmiş arpa yapraklarının değişik ışık işlemleri sonucunda, senesens sırasında protein ve klorofil içeriği değişmektedir.

15 Senesens Teorileri Noodén ve Leopold (1978; 1980) senesensin değişik biçimlerde meydana gelişini açıklayan çeşitli hipotezler ileri sürmüştür. Rekabet hipotezi; monokarpik bitkilerde çiçek yada genç meyvaların koparılmasıyla senesensin geciktirilebileceği, meyvalarla vegetatif organlar arasında besinlere karşı rekabet doğduğunu ileri sürmektedir. Ancak bu teori birçok gözlemle elde edilen bulgularla çürütülebileceği ortaya konmuştur. Xanthium sp. gibi yıllık bitkilerin çiçeklenmesi bir şekilde engellendiğinde bu bitkiler çiçek açmadan senesense uğrarlar. Krzek ve ark. (1966) Xanthium sp. bitkilerinin çiçek yapamaz formlarında uyarıcı fotoperiyodların senesense neden olduğunu belirtmişlerdir Bir başka hipoteze göre apikal meristem, gelişmekte olan yapraklar ve meyvalar gibi genç dokular yaşlı organlardan besin maddelerini sömürmektedir. Böylece senesens sırasında vegetatif organlardan tohumlara ya da depo organlarına madde taşınması meydana gelmektedir. Bu hipoteze göre bitki ömrü genetik olarak programlanmıştır. Fakat kısa gün koşulları altında çiçeklenebilen tek yıllık bir bitki olan soya fasulyesinin sürekli ışık altında büyütülmesiyle çiçeklenmesi engellendiğinde bitkinin bir yıldan fazla yaşadığı ve 10 metreden fazla büyüdüğü görülmüştür. Bu olay dokunun belirli bir yaşam süresine sahip olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Diğer taraftan senesensin hormonal bir mekanizma ile meydana geldiği de bilinmektedir. Meyva ve tohum oluşurken IAA (oksin), sitokinin miktarı azalır ve meyva ovulünde oluşan hipotetik senesens faktörü yakın organların örneğin olgun yaprağın senesensini teşvik etmektedir. Gelişmekte olan tohumlardan gelen bir sinyal bitkinin diğer kısımlarının senesensinden sorumlu olmaktadır (Ambler ve ark.,1987).

16 16 3.MATERYAL VE METOD 3.1. Materyallerin elde edilmesi Çalışmada kullanılan materyal Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünden alındı. Bitkilerin yetiştirilmesi için Biyoloji bölümü botanik bahçesi kullanıldı. Deney alanı olarak planlanan alanın toprağı işlenerek ekime hazır duruma getirildi. Deney bitkilerinin tohumları sıra aralığı 40 cm, bitki aralığı 20 cm olacak şekilde ekildi. Deney ve kontrol grubu parsellerine 500 bitki ekimi yapıldı. Ekimden itibaren düzenli olarak sulama yapıldı. Ekilen tohumların çimlenme gelişmeleri günlük olarak izlendi. 10 günlük periyot sonunda ekilen tohumların tamamına yakınında çimlenme gerçekleşti. Bu aşamadan sonra bitkilerin sağlıklı bir şekilde gelişimi için yabancı otları temizlenip düzenli olarak sulaması yapıldı (Şekil.3,4,5). Şekil.3 Deney alanında çimlenerek büyümeye başlayan bitkiler

17 17 Şekil.4 Deney alanında çimlenmiş olan Kontrol grubu bitkileri Şekil.5 Deney grubu bitkileri

18 18 Bu şekilde gelişmesi takip edilen bitkilerin 11 mayıs 2003 tarihinden itibaren çiçeklenmeye başladıkları gözlendi. İlk çiçeklenmeden itibaren deney grubu olarak ayrılmış bitkilerin açmış çiçekleri ve çiçek tomurcukları her gün düzenli olarak kopartıldı. Kontrol gurubu bitkilerine ise bu işlem uygulanmadı. Deney süresince bu işlemler sürekli olarak uygulandı. Bitkilerdeki değişimler gözlenerek fotoğrafları çekildi. Deney ve kontrol grubu bitkilerden düzenli aralıklarla anatomik incelemeler için gövde ve yaprak örnekleri alındı, bu örneklerin bir kısmı laboratuarda anatomik incelemeler için kullanıldı bir kısmı da daha sonraki incelemeler için %70 alkol içine konularak saklandı Anatomik incelemeler Anatomik incelemeler için çiçeklenme başlangıcında, olgunlaşma aşamasında ve deney sonunda olmak üzere alınmış olan örneklerden preparatlar hazırlandı. Gövde anatomik incelemeleri için jilet yardımıyla alınan kesitler safranin boyası içinde 10 dakika bekletildi. Daha sonra fazla boyanın giderilmesi için kesitler % 96 alkol içinde bekletildi. Alkol içerisinde bekleyen örnekler mikroskopta kontrol edilerek inceleme için uygun aşamaya geldiğinde alkolden çıkarıldılar. Bu kesitler 50 o C erime ve donma noktasına sahip gliserin - jelatin ( %50 gliserin - % 50 jelatin) ortamına konularak daimi preparat haline getirildi. Hazırlanmış olan preparatlar öncelikle ışık mikroskobunda incelendi daha sonra Olimpus CH 2 fotomikroskobu kullanılarak fotoğrafları çekildi. Bitkilerdeki stoma yapılarının incelenmesi için yapraklardan yüzeysel kesitler alındı. Bu kesitlere gövde kesitlerine uygulanan işlemler uygulandı. Yaprak yüzeysel kesitlerinin çizimleri Olimpus CH 2 fotomikroskobunun çizim aparatıyla yapıldı.

19 19 4.BULGULAR 4.1. Morfolojik Bulgular Deney parsellerine ekilen kontrol ve deney bitkileri arasında çiçeklenme aşaması ve kontrol grubunun meyvelerinin olgunlaşmaya başlamasına kadar belirgin morfolojik faklılıklar gözlenmedi.her iki grup bitkinin genel görünümleri büyüme hızları birbirine yakın bir şekilde seyretti. Kontrol grubunun meyvelerinin olgunlaşmaya başladığı ağustos ayı ortalarında ise değişimler başladı. Kontrol grubu bitkilerinin gövde uzunlukları deney grubuna göre daha hızlı bir büyüme gösterdi. Bu bitkilerin yaprakları deney grubu bitkilerine göre daha küçük ve daha açık yeşil renge sahip oldukları gözlendi. Kontrol grubu bitkilerinin gövdelerinde tabandan itibaren yoğun bir meyvalanma görüldü. Deney grubu bitkilerinin gövde uzaması yavaş bir şekilde gerçekleşti. Yapraklarının büyük ve daha koyu yeşil renge sahip oldukları gözlendi ( Şekil. 6,7,8,9) Şekil.6 Çiçeklenme aşamasına gelen Kontrol ve Deney grubu bitkilerinin genel görünüşü

20 20 Şekil.7 Ağustos ayı sonunda bitkilerin genel görünüşü Şekil. 8 Ağustos ayı sonunda Kontrol grubu bitkilerinin görünümü

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

Sunum ve Sistematik. Bu başlıklar altında uygulamalar yaparak öğrenciye yorum, analiz, sentez yetisinin geliştirilmesi hedeflenmiştir.

Sunum ve Sistematik. Bu başlıklar altında uygulamalar yaparak öğrenciye yorum, analiz, sentez yetisinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: BİTKİLERİN YAPISI ALIŞTIRMALAR Bu başlık altında her bölüm kazanımlara ayrılmış, kazanımlar tek tek çözümlü temel alıştırmalar ve sorular ile taranmıştır. Özellikle bu kısmın

Detaylı

Materyal: Rosa sp. (gül; dikotil çiçek) ve Lilium sp. (zambak; monokotil çiçek)

Materyal: Rosa sp. (gül; dikotil çiçek) ve Lilium sp. (zambak; monokotil çiçek) KONU 10. ÜREME VE GELİŞME I. Bitki Hücrelerinde Üreme ve Gelişme: Materyal: Rosa sp. (gül; dikotil çiçek) ve Lilium sp. (zambak; monokotil çiçek) Yöntem: Rosa sp. ve Lilium sp. tam çiçeğinden alınan enine

Detaylı

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen

Detaylı

1. B HÜCRELER N YAPISI... 1 2. ENZ MLER VE LEVLER ... 19

1. B HÜCRELER N YAPISI... 1 2. ENZ MLER VE LEVLER ... 19 İÇİNDEKİLER 1. BİTKİ HÜCRELERİNİN YAPISI... 1 1.1. BİTKİ HÜCRELERİ VE YAPISI... 1 1.1.1. Meristematik Bitki Hücresi... 2 1.1.2. Olgun Bitki Hücresi... 3 1.1.3. Odunsu Bitki Hücresi... 4 1.1.4. Otsu Bitki

Detaylı

Çayın Bitkisel Özellikleri

Çayın Bitkisel Özellikleri Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek

Detaylı

22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN. Döl almaşı

22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN. Döl almaşı MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE ÜREME VE BİYOTEKNOLOJİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN Döl almaşı Angiospermlerde; Baskın döl sporofit, Gametofit indirgenmiş, Sporofit üreme yapısı olan çiçeği oluşturur. Ovaryum

Detaylı

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir. Atomların molekülleri,

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER

ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER ARIKÖY TOPLU YAPI YÖNETİMİ BİTKİLER NE İSTER Hazırlayan ZİRAAT MÜHENDİSİ:Murad Ali DEMİR İSTANBUL 2009 N (DAL) (AZOT) Bitkilerin en fazla ihtiyaç duyduğu besin maddelerinden biri olan azot vejetatif gelişmeyi

Detaylı

a. etilen b. tigmonasti c. oksin d. niktinasti hareketleri e. tigmotropizma f. Fototropizma g. Vernalizasyon h. Sitokinin

a. etilen b. tigmonasti c. oksin d. niktinasti hareketleri e. tigmotropizma f. Fototropizma g. Vernalizasyon h. Sitokinin Doğru veya Yanlış. (..) Karasal bitkiler beslenme ortamı olarak toprak ve atmosferi birlikte kullanır (..) Bitkilerde C,H ve O eksikliği görülmez. (..) Bitkilerde ototrofluk,heterotrofluk ve hemototrof

Detaylı

Bitkisel Dokular, Bitkinin Kısımları, Meristem Doku

Bitkisel Dokular, Bitkinin Kısımları, Meristem Doku Bitkisel Dokular, Bitkinin Kısımları, Meristem Doku Bitkisel Dokular Doku, ortak bir yapıyı oluşturmak ve bir işlevi yerine getirmek için birlikte çalışan hücrelerin oluşturduğu gruptur. Bitkilerin büyüme

Detaylı

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012

SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME. Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 SERA TASARIMI ve İKLİMLENDİRME Cengiz TÜRKAY Ziraat Yüksek Mühendisi Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli-Mersin 12 Ekim 2012 Sera nedir? Bitki büyüme ve gelişmesi için gerekli iklim etmenlerinin

Detaylı

ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri

ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri Ayrıca bitkilerin yapraklarına yeşil rengi de klorofil adı verilen bu yapılar verir. Besin Zinciri: - Aynı ekosistemde yaşayan canlıların

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNİTE 6 : CANLILAR VE ENERJİ İLİŞKİLERİ B FOTOSENTEZ : 1 Güneş Enerjisinin Dönüştürülüp Depolanması 2 Fotosentez Olayı (Karbondioksit Özümlemesi) 3 Fotosentez Hızını Etkileyen

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit -18, 2-4 arasında ise 40 lt su ile Hum Elit 15 uygulaması

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

Nükleik Asitler ÜNİTE 3. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler

Nükleik Asitler ÜNİTE 3. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler ÜNİTE 3 Nükleik Asitler Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Nükleik asitlerin (DNA, RNA) organizmadaki etkilerini, Görev ve işlevlerini, Hangi besinlerde daha zengin olarak bulunduğunu öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER, mikrobiyal formülasyondan ve bitki menşeli doğal ürünlerden oluşur. Bu grupta yer alan gübreler organik tarım modelinde gübre girdisi olarak kullanılırlar. Bitkilerin ihtiyaç

Detaylı

Ekmeklik Buğdayda Başak

Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak SARIPAS SARIPAS SARIPAS Çavdar ve Bezelye Ekili Tarla Buğday tarlası Yulafta Salkım Serin İklim

Detaylı

ÖRNEKTİR. BİYOLOJİ Bitkisel Dokular - 1 11. SINIF. Sayısal

ÖRNEKTİR. BİYOLOJİ Bitkisel Dokular - 1 11. SINIF. Sayısal BİYOLOJİ Bitkisel Dokular - 1 11. SINIF Sayısal 01 1. Bit ki hüc re le rinde, genç bitki hücreleri ile yaşlı bitki hücreleri arasında yapısal ve işlevsel olarak bazı farklılıklar bulunur. Buna göre; I.

Detaylı

BİTKİLERİN YAPISI kök sürgün sistemi vejetatif organlar generatif organlar organ sistemlerini organları bitki dokularını

BİTKİLERİN YAPISI kök sürgün sistemi vejetatif organlar generatif organlar organ sistemlerini organları bitki dokularını BİTKİLERİN YAPISI Tohumlu bitkiler bilinen yaklaşık 280.000 tür ile karasal bitkilerin en çeşitli ve en yaygın grubunu oluşturur. Tüm bitki türleri doğal seçilim sayesinde içinde büyüdükleri ortamda yaşama

Detaylı

00220 Gıda Biyokimyası

00220 Gıda Biyokimyası 00220 Gıda Biyokimyası Hazırlayan: Doç.Gökhan DURMAZ 00220 Gıda Biyokimyası-Şubat 2013 1 Bu notların hazırlanmasında aşağıdaki eserlerden yararlanılmıştır; Biyokimya, Engin Gözükara, Nobel Tip Kitabevi,

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

Simplast ve apoplast doku ve organlar arasındaki kısa mesafeli taşınımda görev yapar. Bitkilerdeki yanal taşınım üç şekilde gerçekleşir.

Simplast ve apoplast doku ve organlar arasındaki kısa mesafeli taşınımda görev yapar. Bitkilerdeki yanal taşınım üç şekilde gerçekleşir. BİTKİLERDE TAŞIMA Bitkilerin yaşamlarını devam ettirebilmeleri için kökleri ile aldıkları su ve mineralleri gövde ve yapraklara; yapraklarında fotosentez ile ürettikleri organik bileşikleri ise gövde ve

Detaylı

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur. Enerji Dönüşümleri Enerji Enerji; bir maddeyi taşıma veya değiştirme kapasitesi anlamına gelir. Enerji : Enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir. Kimyasal enerji ;moleküllerinin kimyasal bağlarının

Detaylı

YEM KÜLTÜRÜNÜN İLKELERİ

YEM KÜLTÜRÜNÜN İLKELERİ Baklagil Türü Etkili Olduğu Bitkiler Grubu 1. Yonca Grubu : (Rhizobium meliloti) Medicago, Melilotus, Trigonella 2. Üçgül Grubu : (Rhizobiumtrifolii) Trifolium 3. Bezelye-Fiğ Grubu : Rhizobium leguminosarum)

Detaylı

BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı

BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı BÖRÜLCE YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Black Strong Ürünlerinin Börülce YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Besin maddelerince zengin toprakları sever. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde

Detaylı

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı 9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı Bu kitap Bilkent Universitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, CTE 504 Material Design dersi için, Elif Şengün, Hilal Şener ve Rükiye Altın tarafından 2010-2011 akademik

Detaylı

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur.

Elma kış dinlenmesine ihtiyaç duyan meyve türü olup, soğuklama gereksinimi diğer meyvelere göre uzundur. Elma Tarihçe İklim İstekleri Elma ılıman, özellikle soğuk ılıman iklim bitkisidir. Akdeniz Bölgesinde 800 m. den yukarı yerlerde yetişir. Yüksek ışık yoğunluğu elmada çok iyi renk oluşumunu sağlar. Elma

Detaylı

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA

RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER 7-F Miray DAĞCI Ömür Mehmet KANDEMİR DANIŞMAN ÖĞRETMEN NİLÜFER DEMİR İZMİR - 2013 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı ve Hedefi.. 2 2. Afit

Detaylı

S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi.

S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi. S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi. C) Tek hücre proteini üretimi. D) Melez bitkilerle bitki türünün

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünyamızda o kadar çok canlı türü var ki bu canlıları tek tek incelemek olanaksızdır. Bu yüzden bilim insanları canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırmışlardır.

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr. 1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

Tohumların saklanması sırasındaki rutubet içerikleri %5-14 arasında değişmekle birlikte, genel olarak %8-10 civarına düşmektedir.

Tohumların saklanması sırasındaki rutubet içerikleri %5-14 arasında değişmekle birlikte, genel olarak %8-10 civarına düşmektedir. Kısa ömürlü tohumlar sınıfında yer alan yumuşak kabuklu Göknar ve Sedir tohumları, %7-12 rutubet içeriği ve -15ºC de 3-5 yıl kadar çimlenme kabiliyetine zarar vermeden saklanabilmektedir. Tohumların saklanması

Detaylı

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,

Detaylı

AZOT (N) amonyum (NH + 4 ) nitrat (NO3 )

AZOT (N) amonyum (NH + 4 ) nitrat (NO3 ) AZOT (N) Azot tüm yaşayan canlıların temel yapı taşıdır. Bitki gen, enzim ve klorofilinin temel bileşenidir. Proteinin yapısının %16 sı azottur. Toprağı oluşturan materyalde azot bulunmadığı için, ayrıca

Detaylı

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır.

Suda çözünebilen nişasta molekülleri pityalin (amilaz) enzimiyle küçük moleküllere parçalanır. CANLILARDA ENERJİ Besinlerin Enerjiye Dönüşümü Besin öğeleri: Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler, mineraller Besin maddelerindeki bu öğelerin vücut tarafından kullanılabilmesi için sindirilmesi

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı

Dengeli Beslenme. Efe Kaan Fidancı Dengeli Beslenme Yaşamımız boyunca sürekli büyürüz. Bebeklikten itibaren sağlıklı bir şekilde büyümek ve gelişmek için düzenli, dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Beslenmek yani yemek yemek günlük

Detaylı

22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE SİNYAL İLETİMİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN

22.04.2015 MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE SİNYAL İLETİMİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN MBG 112 BİYOLOJİ II BİTKİLERDE SİNYAL İLETİMİ YRD. DOÇ. DR. YELDA ÖZDEN 1 2 Transkripsiyon düzeyinde düzenlenme + Transk. faktörleri Siklik GMP Transk. faktörleri Transkripsiyon faktörü P Ca +2 kalmodulin

Detaylı

Fotosentez Mekanizması

Fotosentez Mekanizması Fotosentez Mekanizması Tüm bitkilerin fotosentezde gerçekleşen ortak süreç C 3 yolu 5 karbonlu ribulose difosfat bir karbondioksit (CO2) ekleyerek altı karbonlu (6C) kararsız bileşik oluşur. Bu tepkime

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)

Detaylı

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER

KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER KAVAK VE HIZLI GELİŞEN TÜRLER Populus nigra Dr. Süleyman GÜLCÜ - 2008 1 KAVAK FİDANI ÜRETİMİ VE FİDANLIK TEKNİĞİ Kavak fidanı yetiştirilmesinde en önemli konuların başında, kaliteli kavak fidanı yetiştirilmesine

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

ayxmaz/lisebiyoloji.com

ayxmaz/lisebiyoloji.com Adı/Soyadı: Sınıf/No: / Fotosentez İnceleme Çalışma 1. Verilen terimleri kullanarak aşağıdaki ifadeleri tamamlayın. A.Terimler: Klorofil, Kloroplast, Mavi ve kırmızı ışık dalgalarının,yeşil ışık dalgalarının,

Detaylı

Fezalar Eğitim Kurumları MSO 2013. Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı 6. SINIF AÇIKLAMALAR. Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır.

Fezalar Eğitim Kurumları MSO 2013. Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı 6. SINIF AÇIKLAMALAR. Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır. GROUP A M S O Fezalar Eğitim Kurumları Matematik ve Fen Bilgisi Olimpiyatı (23 ŞUBAT 2013, CUMARTESİ) 2 0 1 3 6. SINIF AÇIKLAMALAR Bu soru kitapçığında, çoktan seçmeli 40 soru vardır. Matematik bölümünün

Detaylı

MBG 112 GENEL BİYOLOJİ II BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİ. Doç. Dr. Yelda ÖZDEN ÇİFTÇİ BİTKİLERDE TAŞINIM MEKANİZMALARI

MBG 112 GENEL BİYOLOJİ II BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİ. Doç. Dr. Yelda ÖZDEN ÇİFTÇİ BİTKİLERDE TAŞINIM MEKANİZMALARI MBG 112 GENEL BİYOLOJİ II BİTKİLERDE TAŞIMA SİSTEMİ Doç. Dr. Yelda ÖZDEN ÇİFTÇİ BİTKİLERDE TAŞINIM MEKANİZMALARI Tek tek hücreler ile su ve mineral alınımı Kök hücrelerinin topraktan su ve mineral alması

Detaylı

Prof.Dr.İlkay DELLAL

Prof.Dr.İlkay DELLAL TUSAF 2013 Buğday, Un, İklim Değişikliği ve Yeni Trendler Kongresi İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve ENERJİ KISKACINDA TARIM ve GIDA SEKTÖRÜ Prof.Dr.İlkay DELLAL 9 Mart 2013, Antalya GÜNDEM 9 Mart 2013 1. GÜNEŞ (%40)

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI Prof. Dr. Cemalettin Yaşar ÇİFTÇİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ankara 2004 1 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TEKNİK

Detaylı

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI

- Zn 120. Çinkolu Gübre Çözeltisi. Lignosulfanate UYGULAMA ŞEKLİ VE DOZLARI - Zn 120 Çinkolu Gübre Çözeltisi Suda Çözünür Çinko (Zn) : % 10 1 Lt/5 Lt Lignosulfanate Erken dönem uygulamaları ile meyve büyüklüğünde ve verimde artış sağlar. Nişasta sentezi, artar, azot metabolizması

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

Ökaryotik canlılarda klorofil pigmentini taşıyan plastidtir. Fotosentezle görevlidir.

Ökaryotik canlılarda klorofil pigmentini taşıyan plastidtir. Fotosentezle görevlidir. SELİN HOCA Ökaryotik canlılarda klorofil pigmentini taşıyan plastidtir. Fotosentezle görevlidir. Kloroplastta dış ve iç olmak üzere iki tane zar bulunur. İç zar düzdür. İki zar arasındaki boşluğa zarlar

Detaylı

LYS 2 ÖZ-DE-BÝR YAYINLARI BÝYOLOJÝ DENEME SINAVI. 2. Otsu bitkilerde, ÜNÝVERSÝTE HAZIRLIK

LYS 2 ÖZ-DE-BÝR YAYINLARI BÝYOLOJÝ DENEME SINAVI. 2. Otsu bitkilerde, ÜNÝVERSÝTE HAZIRLIK LS 2 ÜNÝVERSÝTE HAIRLIK Ö-DE-BÝR AINLARI BÝOLOJÝ DENEME SINAVI A Soru sayýsý: 0 anýtlama süresi: 5 dakika Bu testle ilgili yanýtlarýnýzý optik formdaki Biyoloji bölümüne iþaretleyiniz. Doðru yanýtlarýnýzýn

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK

ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTE 3 YAŞAM KAYNAĞI TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprak Nedir? Toprağın Tanımı Toprağın İçindeki Maddeler Toprağın Canlılığı Toprak Neden Önemlidir? Toprağın İnsanlar İçin Önemi Toprağın Hayvanlar İçin Önemi

Detaylı

CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ

CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ CANLILAR VE ENERJİ İLŞKİLERİ Besin Zincirindeki Enerji Akışı Madde Döngüleri Enerji Kaynakları ve Geri Dönüşüm Hazırlayan; Arif Özgür ÜLGER Besin Zincirindeki Enerji Akışı Bütün canlılar yaşamlarını devam

Detaylı

Beslenme Dersi sunusu

Beslenme Dersi sunusu Beslenme Dersi sunusu Beslenme ile ilgili kavramlar Besin (lat.aliment): Yenebilen bitki ve hayvan dokularıdır. Su, organik ve inorganik ögelerden oluşur. Hayvansal ve bitkisel olarak iki kaynaktan elde

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI Hacı SAVAŞ-SÜMAE, Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanı Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanlığı enstitümüz bünyesinde faaliyet gösteren bölümlerden birisidir. 2000 yılı başından

Detaylı

11. SINIF BİYOLOJİ YAZ TATİLİ ÖDEV KİTAPÇIĞI

11. SINIF BİYOLOJİ YAZ TATİLİ ÖDEV KİTAPÇIĞI 11. SINIF BİYOLOJİ YAZ TATİLİ ÖDEV KİTAPÇIĞI *** Sevgili öğrenciler; yorucu bir çalışma döneminden sonra hepiniz tatili hak ettiniz. Ancak sizlerin de bildiği gibi konu tekrarı yapmak, soru çözerek pekiştirmek,

Detaylı

BİTKİLERDE STRES. Hayvanlar Kıvrılma ve Katlanması (Işık stresi), Su baskını, mekanik etkiler (Rüzgar, kar ve buz örtüsü) Başlıca Stres Çeşitleri:

BİTKİLERDE STRES. Hayvanlar Kıvrılma ve Katlanması (Işık stresi), Su baskını, mekanik etkiler (Rüzgar, kar ve buz örtüsü) Başlıca Stres Çeşitleri: BİTKİLERDE STRES Stres (baskı) faktörleri, bitkileri yaşamlarının herhangi bir döneminde ortaya çıkarak etkileyen ancak değişik tepkilerin alınmasına yol açabilen diğer bir deyişle özellikleri birbirine

Detaylı

7- Aşağıdakilerden hangisi hayatsal olayların tümünün gerçekleştiği canlının yapı birimidir? A-Kloroplast B-Mitokondri C-Hücre D-Doku

7- Aşağıdakilerden hangisi hayatsal olayların tümünün gerçekleştiği canlının yapı birimidir? A-Kloroplast B-Mitokondri C-Hücre D-Doku HÜCRE TEST 1- Aşağıdakilerden hangisi hücre zarının özelliklerinden değildir? A-Canlıdır B-Esnektir C-Tam geçirgendir D-Seçici geçirgendir 2- Aşağıdakilerden hangisi hücreye alınacak maddeleri kontrol

Detaylı

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ RİBOZOM YAPI, FONKSİYON VE BİYOSENTEZİ Ribozom Palade adlı araştırıcı tarafından elektron mikroskop ile tanımlanmıştır. Viruslar hariç tüm canlılarda bulunan bir membranla çevrili olmayan organellerdir.

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

Hazırlayan: Tarım Dairesi Müdürlüğü-Zirai Mücadele ve Karantina Şubesi 2013

Hazırlayan: Tarım Dairesi Müdürlüğü-Zirai Mücadele ve Karantina Şubesi 2013 Bitki Gelişim Düzenleyicisi Aktif madde Adı ve Oranı: 20 g/l Gibberellic Acid (GA3) Kullanıldığı Bitki Adı Çekirdeksiz üzüm (Sofralık) Kullanım Amacı ve Dönemi Büyük normal sıklıkta ve iri taneli salkımlar

Detaylı

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU Ağustos 2013, Adana Hazırlayanlar Sabahattin Yumuşak; Adana Güçbirliği Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sinem Özkan Başlamışlı; Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Detaylı

BĐTK TKĐLER NASIL BESLENĐR???

BĐTK TKĐLER NASIL BESLENĐR??? BĐTK TKĐLER NASIL BESLENĐR??? ÖĞRETĐMDE PLANLAMA ve DEĞERLENDĐRME GÜNLÜK YAŞAM OLAYLARI DERSĐN SORUMLUSU: PROF.DR.ĐNCĐ MORGĐL HAZIRLAYAN:ESRA ÇECE NUMARA:20338465 HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ ANKARA 2008 GÜNLÜK

Detaylı

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph NUKLEUS Bir hücrenin tüm yapılarının ve etkinliklerinin kodlandığı kromozomu Ayrıca, DNA sını dublike edecek ve 3 tip RNA yı ribozomal (rrna), haberci (mrna) ve transfer (trna)-sentezleyecek ve işleyecek

Detaylı

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE Çabamız topraklarımız için www.letafet.co LETAMİN BASE HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN SIVI ORGANİK GÜBRE Letafet Uluslararası Pazarlama Gıda Satış

Detaylı

Çayır-Mer a Bitkilerinde Büyüme ve Gelişme

Çayır-Mer a Bitkilerinde Büyüme ve Gelişme Çayır-Mer a Ders Notları Bölüm 3 1 Bölüm 3 Çayır-Mer a Bitkilerinde Büyüme ve Gelişme 3.1. Bitki Gelişimi 3.1.1. Normal Bitki Gelişimi Toprağa düşen tohum uygun koşulları bulduğunda çimlenir. Sürgün (ilk

Detaylı

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü

Detaylı

Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakalarında maya ve küf kolonilerini birbirinden ayırmak için aşağıda belirtilen genel özelliklere dikkat edin: MAYA

Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakalarında maya ve küf kolonilerini birbirinden ayırmak için aşağıda belirtilen genel özelliklere dikkat edin: MAYA Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakasında maya ve küf kolonileri kolayca sayılabilir. Gösterge boya, maya ve küf kolonilerini boyar, böylece kontrast sağlar ve sayım işlemini kolaylaştırır. Petrifilm Maya

Detaylı

GENUS: ABİES (GÖKNARLAR)

GENUS: ABİES (GÖKNARLAR) Bitki tanıma I 1 GENUS: ABİES (GÖKNARLAR) Yaklaşık 35-40 türü bulunur. Ülkemizde doğal olarak 4 türü yetişir. Herdem yeşildir. Dallar gövdeye çevrel dizilir. Kabuk gençlerde düzgün yaşlılarda çatlaklıdır.

Detaylı

TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ

TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ Bitki Doku Kültürü Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TB101 Çiğdem Yamaner (Yrd. Doç. Dr.) 4. Hafta (08.10.2013) ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü

Detaylı

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir.

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir. ACUR YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ 1.Black Strong Ürünlerinin Acur YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Acur organik maddece zengin topraklarda çok iyi yetişir. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise

Detaylı

-...sentezlenemezse; - ortamda... birikir. - ortamda... oluşmadığından

-...sentezlenemezse; - ortamda... birikir. - ortamda... oluşmadığından 2014 2015 MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA OKULLARI 9. SINIF BİYOLOJİ DERSİ YAZ TATİLİ EV ÇALIŞMASI Ödevin Veriliş Tarihi:12.06.2015 Ödevin Teslim Tarihi: 21.09.2015 1.Aşağıda verilen özelliklerden hangisi canlılarda

Detaylı

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı

: Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı Kale/DENİZLİ Ürünün Adı Koruma Tarihi : 18.12.2008 Başvuru No : C2008/049 Coğrafi İşaretin Türü Başvuru Sahibi : Menşe Adı : Kale Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı Başvuru Sahibinin Adresi : Hükümet Konağı

Detaylı

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D 1. DNA replikasyonu.. için gereklidir A) sadece mitoz B) sadece mayoz C) mitoz ve mayoz D) sadece gamet oluşumu E) sadece protein sentezi 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki

Detaylı

5. Sınıf Fen ve Teknoloji

5. Sınıf Fen ve Teknoloji KONU: Besinler ve Dengeli Beslenme Besinlerin gerekliliği Bütün canlılar büyümek, gelişmek, ve yaşamını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek için beslenmeye ihtiyaç vardır. Canlılar koşmak, yürümek

Detaylı

«TARIMA BİLİMSEL HİZMET»

«TARIMA BİLİMSEL HİZMET» «TARIMA BİLİMSEL HİZMET» Bitki fizyolojisi bitkilerin hayatları süresince meydana gelen çeşitli hayati olay ve belirtilerini inceleyen bir bilimdir. Bitkilerde meydana gelen hayat olayları ise, hücrenin

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE,

Detaylı

A) 1 250 B) 5 000 C) 10 000 D) 8 000. A) Yalnız I. B) I, II C) I, III D) I, II, III

A) 1 250 B) 5 000 C) 10 000 D) 8 000. A) Yalnız I. B) I, II C) I, III D) I, II, III 1) Bir gemiden deniz dibine gönderilen sesin yankısı 8 saniye sonra duyulmaktadır. Sesin sudaki hızının saniyede 1250 m olduğu bilindiğine göre denizin derinliği kaç metredir? A) 1 250 B) 5 000 C) 10 000

Detaylı

Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle

Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle Yazlık ve kışlık tahıllar, patates, pancar, patlıcangiller, kabakgiller, lahana grubu, ağaçlar, soğanlar, yeşillikler, çiçekler ve çimler, ay çiçeği, üzüm, meyve çalılıkları ve dekoratif çalılıklar, küçük

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ

BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ BADEM YETİŞTİRİCİLİĞİ Badem Anadolu nun en eski meyve türlerinden birisidir. Ancak ülkemizde bademe gerekli önem verilmemekte, genellikle tarla kenarlarında sınır ağacı olarak yetiştirilmektedir. Ülkemizde

Detaylı

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler; kemik

Detaylı

FAGACEAE. kürenin subtropik ve serin bölgelerinde ormanlar kuran 600 kadar türü vardır.

FAGACEAE. kürenin subtropik ve serin bölgelerinde ormanlar kuran 600 kadar türü vardır. FAGACEAE Fagaceae familyasının 6 cins (Fagus, Quercus, Castanea, Castanopsis, Lithofagus, Nothafagus) ve bu cnislerin her iki yarı kürenin subtropik ve serin bölgelerinde ormanlar kuran 600 kadar türü

Detaylı

BİTKİLERİN BESLENMESİ VE BÜYÜMESİ

BİTKİLERİN BESLENMESİ VE BÜYÜMESİ BİTKİLERİN BESLENMESİ VE BÜYÜMESİ Bitkiler yaşamsal faaliyetleri için gerekli besinleri kendileri sentezlerler.bunun için gerekli ham maddelerin büyük bir kısmını havadan karbondioksit şeklinde mineralleri

Detaylı

Yağlar ve Proteinler

Yağlar ve Proteinler Yağlar ve Proteinler Yağlar Yağlar, yağ asitleri ve gliserolden oluşmuş organik bileşiklerdir. Yağlar en ekonomik enerji kaynaklarıdır. Yağlar aynı miktardaki karbonhidrat ve proteinlerin iki katından

Detaylı

GIDALARIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

GIDALARIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ GIDALARIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ Gıdalara uygulanan çeşitli işlemlere ilişkin bazı hesaplamalar için, gıdaların bazı fiziksel özelliklerini yansıtan sayısal değerlere gereksinim bulunmaktadır. Gıdaların

Detaylı