YDS puanınıza kısa sürede +20 puan kazandırır

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YDS puanınıza kısa sürede +20 puan kazandırır"

Transkript

1 YDS puanınıza kısa sürede +20 puan kazandırır Conjunctions BAĞLAÇLAR Prepositions EDATLAR Conjunctive Adverbs CÜMLE ZARFLARI Time Expressions ZAMAN İFADELERİ Adverbs ZARFLAR Ebubekir Yıldızgörer Cambridge CELTA, British Council Examiner

2 2014 Abubekir Yıldızgörer ISBN: Tüm hakları saklıdır. Bu kitabın tamamı yada bir kısmı 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Hükümleri gereğince, yazarın önceden izni olmaksızın elektronik, mekanik, fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemiyle çoğaltılamaz, yayınlanamaz, depolanamaz. Bu dokümanın sınıf ortamında uygulanarak gerekli değişikliklerin yapılmasında emeği geçen öğrencilerim Akif Delibaş ve Mustafa Arslan a; ayrıca tashihlerin yapılmasında yardımcı olan Uzm. Ecz. Elif Emmioğlu ve bu dokümanın grafik tasarımcısı Selman Ali Metin e teşekkür ederim. İngilizceyi küçük yaşlarda öğrenmeye başlamamda büyük katkılara sahip, hayatım boyunca da eşsiz motivasyon kaynağım, ağabeyim Murat Yıldızgörer e, şefkat kahramanları ablalarım ve ebeveynlerime minnettarım. Editing & Proofreading Ebubekir Yıldızgörer (English) Tuba Öngel (Türkçe) Graphic Design Selman Ali Metin Press Semih Ofset Matbaacılık Büyük Sanayi 1. Cadde No: 74/ , İskitler - Ankara Tel: (4 hat) Sertifika No: İletişim Ebubekir Yıldızgörer Karanfil Sokak Zafir İşhanı No: 4 Kat: 4 Kızılay / Ankara Tel:

3 Bu kaynakta yer alan yapılar örneklerle aşağıda verilmiştir. Çalışmaya başlamadan önce bu yapıları dikkatlice incelemeniz gerekmektedir. Bunu yapmamanız durumunda dokümandan rantabl şekilde istifade etmeniz mümkün olmayacaktır. Bu kaynakta yer alan yapılar: 1. Conjunctions-BAĞLAÇLAR 2. Prepositions-EDATLAR 3. Conjunctive Adverbs-CÜMLE ZARFLARI 4. Time Expressions- ZAMAN İFADELERİ 5. Adverbs - ZARFLAR 1. Conjunctions-BAĞLAÇLAR Sözcük, sözcük öbekleri, ya da cümleleri birbirine bağlayan yapılardır. Bu yapılar üçe ayrılır. 1.1 Coordinating Conjunctions-BİRLEŞTİRME BAĞLAÇLARI Örnek: During the beginning of the 20th century, cities grew fast, for new industries were created there. 20. yüzyılın başlarında şehirler hızla büyüme yaşadı, çünkü yeni endüstriler buralarda gelişti. Örnek: Coffee and petroleum are the two most valuable commodities in trade among countries. Kahve ve petrol, ülkeler arasında yapılan ticarette en değerli iki üründür. 1.2 Correlative Conjunctions-DENKLİK BAĞLAÇLARI Örnek: The French sociologist Emile Durkheim argued that human beings are both individuals and social beings that exist in society. Fransız sosyolog Emike Durkheim insanların toplumda var olan hem fertler hem de sosyal varlıklar olduğunu iddia etti. 1.3 Conjunctions-YAN TÜMCE (Cümlecik) BAĞLAÇLARI Bu yapılardan sonra cümlecik (clause) gelebildiği gibi cümleciğin indirgenmesi sonucu ortaya çıkan bir isim öbeği (phrase) de gelebilir. Fakat bu yapılardan sonra isim öbeğinin de gelebilmesi bu yapıların edat (preposition) olduğunu göstermez. Edatların (prepositions) bu yapılardan ayrılan yanı devamında cümlecik (clause) gelmemesi, sadece isim öbeği (phrase) gelmesidir. Örnek: Ecuador is a small country in which a third of the population lives below the poverty line. Ekvator nüfusun üçte birinin yoksulluk sınırı altında yaşadığı küçük bir ülkedir. Örnek: Even if the sun dies today, it can send light to Earth for years to come. Güneş bugün sönse bile dünyaya yıllarca ışık gönderebilir. Örnek: Nutrition is the science that deals with food and how the body uses it. Beslenme yiyecekle ve vücudun bu yiyeceği nasıl tükettiği ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Örnek: When heated up, matter expands. Isıtıldığında madde genişler. Yukarıdaki örnekte başlangıçta when matter is heated up şeklinde when bağlacıyla (conjunction) bir cümlecik iken daha sonra indirgenerek yine when bağlacıyla (conjunction) başlayan, fakat bu kez isim öbeğine dönüşmüş when heated up yapısını görüyoruz.

4 Yani sonuç olarak bir conjunction (bağlaç) yapısından sonra hem cümlecik (clause) hem de bu cümleciğin isme indirgenmiş hali olan phrase (isim öbeği) gelebilir. Bunu başka örneklerle pekiştirelim: Örnek: After he had typed all the letters, he was rewarded. Tüm mektupları yazdıktan sonra ödüllendirildi. Örnek: Having typed all the letters, he was rewarded. Tüm mektupları yazdıktan sonra ödüllendirildi. Örnek: After he has typed all the letters, he will be rewarded. Tüm mektupları yazdıktan sonra ödüllendirilecek. Örnek: After typing all the letters, he will be rewarded. Tüm mektupları yazdıktan sonra ödüllendirilecek. Örnek: The man who was in the car looked at me carefully. Arabadaki adam bana dikkatlice baktı. Örnek: The man in the car looked at me carefully. Arabadaki adam bana dikkatlice baktı. Örnek: The students who failed the math. 101 course will have to take it again next year. 101 nolu matematik dersinden kalanlar gelecek yıl tekrar almak zorunda kalacaklar. Örnek: The students having failed the math. 101 course will have to take it again next year. 101 nolu matematik dersinden kalanlar gelecek yıl tekrar almak zorunda kalacaklar. Örnek: The wall looked better as it had been painted in a different colour. Farklı bir renge boyandığından duvar daha güzel göründü. Örnek: The wall looked better as having been painted in a different colour. Farklı bir renge boyandığından duvar daha güzel göründü. Örnek: After he was arrested, he decided not to steal again. Tutuklandıktan sonra tekrar hırsızlık yapmamaya karar verdi. Örnek: After being arrested, he decided not to steal again. Tutuklandıktan sonra tekrar hırsızlık yapmamaya karar verdi. Örnek: I, as soon as I heard the breaking news, got shocked. Son dakika haberleri duyar duymaz şok oldum. Örnek: I, (upon,on) hearing the breaking news, got shocked. Son dakika haberleri duyar duymaz şok oldum. Örnek: Although it was begun many years ago, the road is still not completed. Yıllar öncesinden başlanmış olsa da yol halen tamamlanmadı. Örnek: Although begun many years ago, the road is still not completed. Yıllar öncesinden başlanmış olsa da yol halen tamamlanmadı. Örnek: While I was at school, I was very hard-working. Okuldayken çok çalışkandım. Örnek: While at school, I was very hard-working. Okuldayken çok çalışkandım.

5 2. Prepositions-EDATLAR Bu yapılardan sonra her zaman isim öbeği (phrase) gelir, cümlecik (clause) gelmez. Örnek: A symbol is a term or a picture that may be familiar in daily life, yet possesses specific connotations in addition to its obvious meaning. Bir sembol günlük hayatta tanıdık olabilecek ya bir resim ya da bir terimdir. Ancak aşikâr anlamının yanı sıra belirli yan anlamlar da içerir. Örnek: Contrary to popular belief, using birth-control pills for many years does not impair a woman s ability to conceive; in fact, it may enhance it. Yaygın inanışın aksine doğum kontrol haplarını yıllarca kullanmak bir kadının gebe kalma kabiliyetini azaltmaz, hatta belki de artırır. 3. Conjunctive Adverbs-CÜMLE ZARFLARI Bu yapılar zarf görevinde olduğundan cümlenin başında, ortasında (özne ile fiil arasında) ya da sonunda gelebilir. Bu yapıların hangi noktalama işaretleriyle kullanıldığı önemlidir. Bağlaçlardan (conjunctions) ayrılan yanı ise, tek başlarına tam bir anlama sahip olmaları ve iki bağımsız cümleyi (independent clause) birleştirebilmeleridir. Mesela: since bağlacı (conjunction) den dolayı anlamlarına gelirken therefore cümle zarfı (Conjunctive Adverb) bu yüzden, bundan dolayı anlamlarına gelir. Örnek: Since the country has been hit by a terrible disaster, it desperately needs international aid. Ülkeyi ciddi bir felaket vurduğundan dolayı ülke uluslararası yardıma son derece ihtiyaç duyuyor. Örnek: The country has been hit by a terrible disaster; therefore, it desperately needs international aid. Ülkeyi ciddi bir felaket vurdu. Bundan dolayı uluslararası yardıma son derece ihtiyaç duyuyor. Örnek: Turkish people are very fond of football. Similarly, Indian people are very fond of cricket. Türkler futbola çok düşkün. Keza Hindistanlılar da krikete. Örnek: Water helps us cool down in the heat; otherwise, we would suffer from a heat stroke. Su sıcakta serinlememize yardımcı olur, aksi takdirde sıcaktan kriz geçirirdik. Örnek: Shakespeare focused all his creative energy primarily on the stage. He was regarded as the foremost lyric poet of his age, notwithstanding. Shakespeare, tüm yaratıcılık enerjisini öncelikle sahneye odaklamış idi, bununla beraber kendisi çağının en önde gelen lirik şairi olarak düşünülürdü. 4. Time Expressions- ZAMAN İFADELERİ Bu yapılar bilmek sınavda çıkan zaman sorularını çözmek açısından son derece önemlidir. Örnek: The Alicia Keys account shows posts that were published from an iphone as recently as Alicia Keys hesabı daha 2009 yılı kadar öncesinde dahi bir iphone dan yayımlanan mesajları göstermektedir. Örnek: Apparently, one of the fastest growing industries at the moment is Events Organizing. Görünüşe bakılırsa şu anda en hızlı büyüyen endüstrilerden biri program organizasyonudur.

6 Örnek: For the past three years the government has been unstable. Son üç yıldan beridir hükümet kararsız durumda. 5. Adverbs - ZARFLAR Sınavda zarflardan soru çıktığı göz önünde tutulursa bu yapıları öğrenmek son derece önemlidir. Zarflar cümlenin her yerinde gelir diyebiliriz. Sınavda özellikle cümle ortasında geldiği durumlarla karşılaşabileceğimizi unutmayalım. Örnek: Robots entered everyday lives a long time ago. They are already used in many industries like car production, packaging and especially in jobs, in which humans would be in danger. Robotlar günlük hayata uzun zaman önce girdi. Bu robotlar araba üretimi, paketleme ve özellikle içerisinde insan hayatının tehlikede olduğu birçok endüstride çoktandır kullanılıyor. Örnek: Scientists are particularly interested in the brains of people who speak more than one language fluently because that is hard to do after about age 7. Bilim adamları bir dilden fazla dili akıcı bir şekilde konuşabilen insanların beyinleriyle 7 yaşından sonra bunu yapmanın zorluğundan dolayı özellikle ilgileniyorlar.

7 +20 PUAN 7 1 and ve Coordinating Conjunction -BİRLEŞTİRME BAĞLACI 2 and ve Coordinating Conjunction -BİRLEŞTİRME BAĞLACI 3 or aksi takdirde, başka türlü, aksi durumda, yoksa, ya da Coordinating Conjunction -BİRLEŞTİRME BAĞLACI 4 moreover dahası 5 both and hem hem Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI 6 neither nor ne ne Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI 7 not only(just, merely,solely, simply) but also sadece değil aynı zamanda da Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI Evidently, regulations in the Hittite civil code protected farmers, and some prices were fixed. Coffee and petroleum are the two most valuable commodities in trade among countries. It seems that the PMs had nothing to show as an evidence for his claims, or they would have surely put forward right away. The Romantics began to question human reason and the uniformity of human nature. Moreover, they emphasized the diversity of humanity, and the importance of spontaneity, creativity, emotion and passion. The French sociologist Emile Durkheim argued that human beings are both individuals and social beings that exist in society. Energy is neither created nor destroyed in any processes, whether it is the falling of a brick or the melting of an ice cube. Learning from competition results in learning not only to act like your competitor, but also not to model after him if he makes a mistake. Aşikar olarak anlaşılmaktadır ki Hitit anayasasındaki düzenlenmeler çiftçileri korudu ve bazı ürün fiyatları da sabitlenmişti. Kahve ve petrol, ülkeler arasında yapılan ticarette en değerli iki üründür. Öyle görünüyor ki milletvekillerinin iddialarına delil olarak gösterecekleri hiçbir şey yoktu. Yoksa hemen ileri sürerlerdi. Romantikler insan aklının ve doğasının değişmezliğini sorgulamaya başladı. Dahası insanoğlunun çeşitliliğini ve doğaçlamanın, yaratıcılığın, duygunun ve hırsın önemini vurguladı. Fransız sosyolog Emike Durkheim, insanların toplumda var olan hem birey hem de sosyal varlık olduğunu iddia etti. Enerji, bir kiremitin düşmesi veya bir buz kütlesinin erimesi olsun, herhangi bir işlemle ne oluşturulur ne de yok edilir Yarışma yoluyla gerçekleşen bir öğrenme, sadece rakibin gibi hareket etmeyi öğrenmeyi değil aynı zamanda yanlış yapması durumunda onu model olarak almamayı doğurur.

8 8 ebubekirhoca.com 8 furthermore dahası 9 in adition dahası, üstelik, ek olarak 10 in adition to nın yanı sıra, e ek olarak 11 additionally ayrıca, buna ilaveten Robots perform applications with greater precision and consistency. Furthermore, workers no longer have to endure hazardous tasks, since robots handle toxic substances and lift heavy loads without injury. Americans viewed immigrants as a cheap source of labor; however, they became fearful that their culture was threatened as more and more immigrants arrived; in addition, the Founding Fathers, especially Thomas Jefferson, were ambivalent whether or not the US ought to welcome arrivals from every corner of the world. A symbol is a term or a picture that may be familiar in daily life, yet possesses specific connotations in addition to its obvious meaning. Some firms have taken on innovative ideas. They collect money from people who are interested in buying American goods in order to keep firms in the country. Additionally, large corporations are rethinking foreign investment. To illustrate, Apple Computers, which has invested heavily in Communist China, has now decided to manufacture some Mac computers at home. Robotlar yazılımları daha yüksek duyarlılık ve tutarlılıkla işletir. Dahası robotlar hasar görmeden zehirli maddelere el attıkları ve ağır yükleri kaldırdıkları için çalışanlar, artık tehlikeli işlere tahammül etmek zorunda değildir. Amerikalılar, göçmenleri ucuz işçi kaynağı olarak gördüler, fakat sayıları gitgide artan göçmenlerin gelmesinden dolayı kültürlerinin tehlike içerisinde olmasından korktular. Dahası, özellikle Toms Jefersan gibi kurucu babalar Amerika nın dünyanın her köşesinden gelenlere kucak açıp açmaması gerektiği noktasında kararsızdılar. Bir sembol günlük hayatta tanıdık olabilecek ya bir resim ya da bir terimdir. Ancak aşikar anlamının yanı sıra belirli yan anlamlar da içerir. Bazı şirketler yenilikçi düşünceler edindiler. Şirketleri ülkede tutmak adına Amerikan ürünleri satın almaya ilgi gösteren insanlardan para topluyorlar. Ayrıca dev şirketler, yabancı sermayeyi tekrar gözden geçiriyorlar. Örnek verecek olursak Kominist Çinde dev yatırımlarda bulunan Apple Bilgisayar Şirketi, şimdi ise bazı Mac Bilgisayarları yurt içinde üretmeye karar verdi.

9 +20 PUAN 9 12 besides dahası, üstelik, buna ek olarak, bunun yanında 13 besides nın yanı sıra, e ek olarak 14 likewise keza, aynı şekilde 15 in the same way keza, aynı şekilde Recently, researchers have carried out experiments on new born babies related to polio in India. According to the results, the new drug is about 30% more effective than the older one. Besides, immunization programs in Third World countries have contributed to the significant decrease in this fatal disease. During The English Revolution of 1688 many landowners made more use of fertilizers besides introducing new equipment such as horse-shoes and drill seeders. Bears are cautious animals that don t like to move fast. Bulls are animals that like to charge ahead. At the stock exchange bears are investors who believe that the price of stock will go down. A bull believes that the prices will go up. Likewise, a bear market is a period in which stocks usually fall in value, a bull market a time when they rise. The work registration requirement for welfare recipients compels people who otherwise would not be considered part of the labour force to register as if they were a part of it. This requirement effectively increases the measure of unemployment in the labour force. In the same way, unemployment insurance induces people to say they are job hunting in order to collect benefit. Son zamanlarda araştırmacılar, Hindistanda çocuk felci geçiren yeni doğan bebeklerin üzerinde deneyler yaptılar.bu sonuçlara göre yeni ilaç eskisinden yaklaşık %30 daha etkili. Buna ek olarak, üçüncü dünya ülkelerindeki aşı programları bu ölümcül hastalıktaki önemli düşüşe katkı sağladı lerin İngiliz Devrimi sırasında birçok toprak sahibi, at nalları ve delici ekim makineleri gibi yeni ekipmanların tanıtılmasının yanı sıra gübrelerden daha çok istifade ettiler. Ayılar hızlı hareket etmeyi sevmeyen dikkatli hayvanlardır. Boğalar ise hızlı ilerlemeyi sevenlerdir. Borsada ayılar borsanın düşeceğine inanan yatırımcılardır. Bir boğa ise fiyatların artacağına inanır. Aynı şekilde, bir ayı piyasası borsanın genelde değerinin düştüğü bir zaman dilimidir; bir boğa zamanı da borsanın yükseldiği bir zaman dilimidir. Sosyal güvenlik alıcıları için iş bulma kayıt gereksinimi, aksi durumda iş gücünün bir parçası olarak düşünülmeyecek olan insanların sanki işin bir parçası imiş gibi kayıt yaptırmalarına zorluyor. Bu gereksinim iş gücündeki işsizliğin boyutunu ciddi manada artırıyor. Keza, işsizlik sigortası insanların kar gütme amacıyla iş arıyoruz demelerine neden oluyor.

10 10 ebubekirhoca.com 16 by the same token aynı sebeple, aynı şekilde 17 similarly keza, aynı şekilde, benzer şekilde 18 as opposed to nın aksine, den farklı olarak 19 also ayrıca, üstelik, dahası 20 what is more dahası 21 too de, da (olumlu cümlelerde) 22 that dığı, diği, diğini, ğunu YAN TÜMCE (isim I don t think that prices will go up but, by the same token, I don t see them going down either. Turkish people are very fond of football. Similarly, Indian people are very fond of cricket. As opposed to the claims, he has proved not to be the right candidate for the upcoming elections. The Vikings were warriors who terrorized Europe between 700 and They also explored the coast of Europe and the North Atlantic and even reached America. Today, South Africa is coping with an unemployment rate of over 35%, a high crime rate, as well as widespread corruption and AIDS. What is more, there are battles between conservative and liberal members of the once unified party. There are two types of ozone that we know of; natural ozone is in the upper part of our atmosphere, but on the ground, people produce ozone, too. Experts estimate that at least 10% of Americans find flying extremely distressing. Fiyatların yükseleceğini zannetmiyorum. Aynı şekilde düşeceğini de sanmıyorum. Türkler futbola çok düşkün. Aynı şekilde Hindistanlılar da krikete. İddiaların aksine gelecek seçimler için doğru aday olmadığını gösterdi. Vikingler 700 ile 1000 yılları arasında Avrupa da terör estiren savaşçılardı. Ayrıca Avrupa sahilini ve Kuzey Atlantik i keşfettiler, hatta Amerika ya ulaştılar. Güney Afrika bugünlerde, AIDS ve yaygın rüşvet olaylarının yanında yüksek suçluluk oranı ve % 35 in üzerindeki işsizlik oranıyla mücadele ediyor. Dahası, bir zamanlar birlik olan liberal ve muhafazakar partilerin üyeleri arasında savaşlar mevcuttur. Bizim bildiğimiz iki tür ozon vardır. Doğal ozon atmosferin üst kısmında yer alır, fakat insanlar yerde de ozon üretir. Uzmanlar Amerikalıların en az %10 unun uçmayı son derece stres verici bulduğunu tahmin ediyor.

11 +20 PUAN the fact that gerçeği, gerçeği şu ki, gerçeğini YAN TÜMCE (isim The results of the study point to the fact that human cells can experience changes as a result of environmental factors such as food consumption. Çalışmanın sonuçları, insan hücrelerinin yiyecek tüketimi gibi çevresel faktörlerin bir sonucu olarak değişimler geçirebileceği gerçeğine işaret etmektedir. 24 so de, da (olumlu cümlelerde) 25 apart from that bunun dışında 26 apart from nın yanısıra, e ek olarak 27 apart from nın yanısıra, e ek olarak The company, to avoid going into bankruptacy, is planning to take austerity measures like cutting expenditures and shutting some of the branch offices overseas. So are its rival ones. In California marijuana supporters don t understand why it should be treated differently than alcohol and cigarettes. Apart from that, they claim police would have been able to focus on other, more serious crimes. South Africa has three minorities. The Whites make up about 10% of the population. Apart from the English speaking population, there are also the descendants of Dutch, German and French settlers, who are called Afrikaners. The British slave trade had provided an inexhaustible fund of wealth to this nation. But, even apart from the slave trade, the value of colonial commerce was increasing dramatically during the eighteenth century. Şirket iflastan kurtulmak için harcamaları düşürmek ve yurt dışındaki şubelerin bazılarını kapatmak gibi tasarruf tedbirleri almayı planlıyor. Rakipleri de aynısını yapıyor. Kaliforniya da esrar kullanımını destekleyenler, bunun niçin alkol ve sigaradan farklı olarak ele alınması gerektiğini anlamıyorlar. Bunun dışında polisin diğer daha ciddi suçlara yoğunlaşabileceğini iddia ediyorlar. Güney Afrika üç azınlığa sahiptir. Beyazlar nüfusun yaklaşık % 10 unu oluşturuyor. Burada ayrıca İngilizce konuşan nüfustan başka Afrikan diye adlandırılan Felemenk, Alman ve Fransız göçmenlerin torunları da vardır. Britanya köle ticareti bu ulusa sonsuz bir zenginlik kaynağı sağlamıştır. Ancak bu köle ticaretinden de başka sömürge ticaretinin değeri on sekizinci yüzyıl boyunca önemli ölçüde artmıştır.

12 12 ebubekirhoca.com 28 as well as nın yanısıra, e ek olarak The age at which puberty begins seems to be influenced by a child s general health and nutrition as well as by socioeconomic and hereditary factors. 29 including içeren, kapsayan Although South Africa does not have so much good farming land, the country can export many products, including corn, wheat, sugar cane, and citrus fruits. 30 as well de, da (olumlu cümlelerde) 31 not only(just, merely, solely, simply) but 32 not only(just, solely, merely, simply) but as well(too) 33 not only(just, solely, merely, simply) but too( as well) sadece değil aynı zamanda da sadece değil aynı zamanda da sadece değil aynı zamanda da 34 not but değil bunun yerine Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI Correlative DENKLİK BAĞLAÇLARI One of the new President s most urgent problems is the budget and economic recovery of the nation and the soaring federal debt, as well. Scientists discovered that, not just Saturn, but Jupiter has a system of rings. Cities have become very attractive places because they offer people not only jobs and work but many things they can do in their free time, as well. The first real cities emerged in Mesopotamia about 5,000 years ago. In ancient cities people were not only farmers, but they were craftsmen, too. More and more states are abandoning the death penalty, not because of moral reasons but because it costs too much. Ergenliğin başladığı yaş sosyoekonomik ve kalıtsal faktörlerin yanı sıra çocuğun genel sağlık ve beslenme durumundan etkilenir gibi görünüyor. Güney Afrika o kadar da iyi tarım alanına sahip olmasa da ülke halen mısır, buğday, şeker kamışı ve turunçgilleri de içeren birçok ürünü ihraç edebilmekte. Yeni başkanın en aciliyet gerektiren problemlerinden birisi artan federal borcun yanında ulusal bütçenin ve ekonominin düzeltilmesidir. Bilim adamları sadece Satürn ün değil aynı zamanda Jüpiter in de daireler sistemine sahip olduğunu keşfettiler. Şehirler çok ilgi çeken yerler oldu; çünkü bu şehirler insanlara sadece iş imkanı sağlamaz aynı zamanda boş zamanlarında yapabilecekleri birçok şey de sunar. İlk gerçek şehirler yaklaşık yıl önce Mezopotamyada ortaya çıkmaya başladı. İlkel şehirlerdeki insanlar sadece çiftçi değildi aynı zamanda zanaatçı da idiler. Gitgide daha fazla ülke ölüm cezasını sadece ahlaki sebeplerden dolayı değil bunun yerine çok fazla masraflı olduğu için terk ediyor.

13 +20 PUAN rather than den ziyade, mektense 36 rather than den ziyade, mektense Coordinating Conjunction -BİRLEŞTİRME BAĞLACI 37 rather bilakis 38 or rather daha doğrusu Coordinating Conjunction -BİRLEŞTİRME BAĞLACI 39 instead bunun yerine A study on the use of the internet claims that people rely more and more on word of mouth and the opinion of others rather than ads on traditional media. It would be better to make a decision now, rather than leave it until later. The purpose of Paxton s book was not to make accusations. Rather, it was to provide information on which accusations might be based. He couldn t help us, or rather he didn t want to. The committee has rejected our proposal. Instead, they have brought forward an alternative plan. 40 instead of nın yerine Good politicians must analyze their political actions rigorously, instead of blinding the public with rhetoric. İnternet kullanımı üzerine yapılan bir araştırma insanların geleneksel medyadan daha ziyade başkalarının fikrine gitgide daha çok güvendiklerini iddia etmektedir. Sonrasına ertelemektense şimdi bir karar vermek daha iyi olurdu. Paxton un kitabının amacı, suçlamalar yapmak değildi. Bilakis, suçlamaların temel teşkil edebileceği bilgiler vermekti. Bize yardımcı olamadı. Daha doğrusu bunu yapmak istemedi. Komite teklifimizi reddetti. Bunu yerine alternatif bir plan ileri sürdüler. İyi politikacılar, belagatla güzel konuşarak halkın gözünü boyamanın yerine, politik eylemlerini yoğun bir şekilde gözden geçirmek zorundadırlar.

14 14 ebubekirhoca.com 41 in place of nın yerine It is strongly recommended by exam preparation experts that a student studies a word in a discourse, namely in a sentence, in place of adding it to the unknown vocabulary list as this activity will be just a waste of time and not help the student keep this word in his or her mind for long. 42 other than den başka C-reactive protein elevation can be caused by conditions other than inflammation and may reflect biologic aging. 43 even so öyle de olsa, öyle olmasına karşın, buna rağmen, yine de 44 but ama, ancak, fakat, gel gör ki A report from Britain s House of Commons showed concerns about the royal family s reserve fund, which dropped from 35 million to 1 million in just over a decade. Even so, today the Queen herself is actually worth around $500 million. We only hear about earthquakes once in a while, but they really happen every day. There are more than 3 million earthquakes every year about 8,000 every day or one every 11 seconds. But, most of them are very weak or they happen in places where nobody lives. Sınav Hazırlık Uzmanları tarafından; bir öğrencinin bir kelimeyi bilinmeyen kelimeler listesine eklemesi yerine bu şekildeki bir aktivitenin bu kelimeyi kendi zihninde uzun süreli tutmasına yardımcı olamayacağından ve de bir zaman israfı olacağından, bir konu çerçevesi içerisinde yani bir cümle içerisinde kullanarak öğrenmesi gerektiği kuvvetle tavsiye ediliyor. C reaktif protein yükselişi, iltihaplanmadan başka diğer durumlarda ortaya çıkar (sebep olunur) ve biyolojik yaşlanmayı gösterir. Britanya Millet Meclisinden açıklanan bir rapor, sadece 10 yıldan fazla bir sürede 35 milyon Sterlinden 1 milyon Sterline düşen asil aile rezerv serveti ile ilgili olarak kaygıları gündeme taşıdı. Yine de bugün Kraliçenin sadece kendisi 500 Milyon dolarlık bir servete sahip. Bizler sadece arada bir depremler hakkında duyarız, ancak onlar aslında her gün aktifdir. Her yıl 3 milyondan fazla deprem olur; her gün, yaklaşık veya her 11 saniyede bir deprem! Fakat bu depremlerin çoğu çok zayıftır veya hiç kimsenin yaşamadığı yerlerde olur.

15 +20 PUAN but not yoksa Coordinating Conjunction -BİRLEŞTİRME BAĞLACI 46 even if ise bile, olsa bile, sa bile Do not eat too much sugar. High-sugar foods and drinks have a lot of calories but not many nutrients. Even if the sun dies today, it can send light to Earth for years to come. Çok fazla şeker tüketme! Yüksek şeker içerikli yiyecekler ve içecekler yüksek derecede kalori içerir yoksa fazla miktarda besin içermez. Güneş bugün sönse bile dünyaya yıllarca ışık gönderebilir. 47 otherwise aksi takdirde, başka türlü, aksi durumda, yoksa 48 otherwise aksi takdirde, başka türlü, aksi durumda 49 in spite of e rağmen, sa bile, sa da, e karşın 50 although e rağmen, sa bile, sa da, e karşın Water helps us cool down in the heat; otherwise, we would suffer from a heat stroke. One can protect his house or other buildings surrounding his home by installing a lightning rod on the roof attracting the lighting which would otherwise hit the building and leads it to the surface. The Arabs that remained in Israel have, in spite of the racism and obstacles that stood in their way, been able to become high-court judges and military commanders. Although commonly associated with hot and dry environments, reptiles are found in a wide range of habitats and climates around the world. Su sıcakta serinlememize yardımcı olur, aksi takdirde sıcaktan kriz geçirirdik. İnsan, aksi durumda binayı vurup yere serebilecek şimşeği kendine çeken bir paratoneri çatıya koyarak evini veya çevredeki binaları koruyabilir. İsrail de geriye kalan Araplar önlerinde duran ırkçılığa ve engellere rağmen yüksek mahkeme hakimi ve askeri komutan olabilmektedirler. Sürüngenler yaygın olarak sıcak ve kuru çevrelerle ilişkilendirilse de dünyada çok farklı bölgelerde ve iklimlerde bulunurlar. 51 whereas e karşın Whereas the Germans refused to practise colonialism, other European powers developed imperial policies that caught the German attention. Almanların koloni olmayı reddetmesine karşın diğer Avrupa ülkeleri onların dikkatini çeken emperyalist politikalar geliştirdiler.

16 16 ebubekirhoca.com 52 yet ama, yine de 53 despite e rağmen, sa bile, sa da, e karşın 54 on the other hand öte yandan, diğer yandan 55 still hala, yine de 56 however ancak, ama yine de In his most recent collection Hourani has showed several transformated articles for example from a corset and backpack to a skirt and jacket. Yet, although this is his first monochromatic collection, Hourani insists that it is not something new or groundbreaking, but rather a continuation of his original aesthetic. The United States is a nation of immigrants. But despite this common belief, no issue like immigration seems to divide Americans, specifically illegal immigration. In the investigation of the truth no one is able to obtain the truth adequately; on the other hand, no one fails entirely. Sometimes a goal has stemmed from an external motivation; still, it is possible to make it your own and increase your chance of achieving it. To tackle domestic terrorism in early September Pakistan s senior political and military leaders once again endorsed the idea of opening a dialogue with domestic militant groups. However, plans for the proposed talks remain vague. Hourani en son koleksiyonunda bir korse ve sırt çantasından eteğe ve cekete dönüştürülmüş bazı parçalar gösterdi. Ama bu onun ilk monokromatik (belirli ya da tek renk kullanmak) kolleksiyonu olsa da Hourani bu çalışmanın yeni veya çığır açan bir şey olmadığı, bundan ziyade başlangıçtaki estetiğin bir devamı olduğunda ısrar ediyor. Amerika bir göçmenler ülkesidir. Fakat bu yaygın inanca rağmen göç gibi hiçbir mesele Amerika yı bölmez gibi görünüyor özellikle de illegal göç. Doğrunun peşinden koşarken hiç kimse doğruyu tam olarak elde edemez. Diğer yandan tamamen başarısız da olmaz. Bazen bir amaç bir dış dürtü tarafından ortaya çıkmaktadır. Yine de bu amacı kendine ait yaparak onu elde etme şansını artırman mümkündür. İç terörle mücadele etmek için Pakistan ın üst düzey politik ve askeri liderleri Eylül başlarında içerde bulunan militan gruplarla müzakerelere başlama fikrini bir kez daha desteklediler. Ancak teklif edilen konuşmalar için yapılan planlar belirsizliğini korumakta.

17 +20 PUAN however (no matter how) ne kadar sa 58 while iken, oysa Humanity s search for safety has been a consuming interest. These days we have hard hats, warning signs, public announcements and someone to hold our ladder. But, however hard we try, it s impossible to eliminate risk from our lives. While China does not follow the rules, India has too many rules to follow. İnsanlığın güvenlik arayışı şiddetli bir ilgi kaynağı olmuştur. Bugünlerde ise sert şapkalarımız, uyarıcı işaretlerimiz, halk ilanlarımız ve merdivenimizi tutan birisi vardır. Ancak ne kadar uğraşırsak uğraşalım riski hayatımızdan yok etmemiz imkansızdır. Çin kurallara uymaz iken Hindistan da uyulamayacak kadar çok fazla kural vardır. 59 while e rağmen, dığı halde, se de, sa da 60 while e rağmen, dığı halde, se de, sa da 61 while iken (zaman anlamında) While Shakespeare focused all his creative energy primarily on the stage, he was as well the foremost lyric poet of his age. In the Middle Ages, there were two very different ideas about women. So, on the one hand, women were regarded as pure and holy, while, on the other, they could not be trusted and were regarded as a moral danger to men. Larger groups are more effective than families while transmitting culture to a new generation Shakespeare, her ne kadar tüm yaratıcılık enerjisini öncelikle sahneye odaklamış olsa da, kendisi aynı zamanda çağının en önde gelen lirik şairi idi. Ortaçağ döneminde kadınlarla ilgili çok farklı iki düşünce mevcuttu. Bundan dolayı kadınlar bir yandan temiz ve kutsal varlıklar olarak kabul edilirken diğer yandan da onlara güvenilemiyor ve erkekler için ahlaki bir tehlike olarak görülüyordu. Kültürü sonraki nesillere aktarırken büyük guruplar ailelerden daha etkilidir.

18 18 ebubekirhoca.com 62 while iken (zaman anlamında) 63 nevertheless ama yine de 64 all the same buna rağmen, yine de, böyle olsa bile 65 in contrast to/ with nın aksine, e rağmen 66 in contrast tersine, oysaki, diğer yandan 67 by contrast buna karşın, aksine While he was studying the composition of air, John Dalton concluded in 1801 that each gas in a mixture of unreactive gases acts as though it were the only gas in the mixture. It has been suggested that some photographs have been taken by witnesses claiming encounters with aliens. Nevertheless, none of these has been authenticated up till now. When smokers quit smoking, they develop temporary symptoms such as restlessness, anxiety and headache, which can persist for about ten days. They, all the same, sleep better. In the geography of Britain s tourism economy, in contrast to the widening gap between the prospering south and the depressed north, the tourism industry appears to be booming. The overuse of antibiotics may be claimed to lead to the spread of drugresistant bacteria. The practice of using sufficient doses, in contrast, is still the most effective method in the treatment of bacterial infections. Somalia is a poor country. By contrast, Egypt is rich. Hava birleşimini incelerken John Dalton 1801 yılında pasif gaz karışımında bulunan her bir gazın karışımdaki tek gazmış gibi hareket ettiği sonucuna vardı. İnsan uzaylı karşılaşmasını iddia eden görgü tanıkları tarafından çeşitli fotoğraflar çekildiği ileri sürüldü. Ama yine de şu ana kadar bunların hiçbirisinin doğruluğu kanıtlanmamıştır. Sigara içenler, sigara içmeyi bıraktıklarında yaklaşık olarak on gün sürebilecek huzursuzluk, endişe ve baş ağrısı gibi geçici belirtiler gösterirler. Buna rağmen daha iyi uyurlar. Britanya nın turizm ekonomi coğrafyasında refah düzeyi artan güney ile sıkıntı içerisindeki kuzey arasında artan boşluğun aksine turizm endüstrisi hızla büyüyor. Antibiyotiklerin aşırı kullanımı ilaca dirençli bakterilerin yayılmasına yol açtığı iddia edilebilir. Oysaki yeterli dozda kullanım bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde hala en etkili yöntemdir. Somali fakir bir ülkedir. Buna karşın Mısır zengindir.

19 +20 PUAN in the event that ması/mesi durumunda By the time the construction of a dam begins, engineers need to know what precautions to take surveying the geological features of the proposed area in the event that its foundations are not strong enough to support the weight of the dam. 69 contrary to nın aksine Contrary to popular belief, using birthcontrol pills for many years does not impair a woman s ability to conceive; in fact, it may enhance it 70 on the contrary bilakis, tam tersine, aksine 71 to the contrary aksini, aksine 72 conversely bunun aksine, zıddına, bunun tam tersi olarak In implementing Ruling TC/0168/13 expeditiously, not one person needing regularization of his or her status will be deported. On the contrary, those who lack documentation will be provided with temporary immigration cards, thus initiating their path towards obtaining a legal presence. She claimed she hadn t been involved in the incidence, despite evidence to the contrary. Dark lipsticks make your mouth look smaller. Conversely, light shades make it larger. Bir barajın yapımına başlamadan önce mühendisler, bu barajın temellerinin barajın ağırlığını kaldırmaya yetecek kadar güçlü olmaması durumunda önerilen bölgenin jeolojik yapısını inceleyerek ne şekilde önlemler alınması gerektiğini bilmelidirler. Yaygın inanışın aksine doğum kontrol haplarını yıllarca kullanmak bir kadının gebe kalma kabiliyetini azaltmaz, hatta belki de artırır. TC/0168/13 No lu yargı kanununu süratle uygularken, durumunun düzenlenmesine ihtiyaç duyan hiç kimse sınır dışı edilmeyecek. Bilakis doküman eksikliği yaşayanlara legal oturum hakkını elde etmenin yolunu açabilecek geçici göçmenlik kartları verilecek. Aksine var olan delillere rağmen olaya karışmadığını iddia etti. Koyu dudak boyaları ağzınızın daha da küçük görünmesini sağlar. Bunun aksine ışık gölgeleri ağzı daha büyük gösterir.

20 20 ebubekirhoca.com 73 whatever (no matter what) her ne sa 74 much as e rağmen, sa bile, sa da, e karşın 75 for all e rağmen, e karşın 76 for all one cares o kadar da takmıyor 77 for all one knows 78 even though e rağmen, sa bile, sa da, e karşın In France whatever the outcomes of the presidential elections become, the course of future economic policy will not become totally clear until the first week of July, when the incoming National Assembly will be addressed by the prime minister. The Monetary Union Protocol signed by the five leaders of the East African Community (EAC) countries has the potential to lower transaction costs and boost economic activity, much as the process will be gradual, stretching over ten years. He s too old for the part but he did a good job for all that. Fransa da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları her ne olursa olsun geleceğin ekonomi politikasındaki izlenecek yol, Başbakanın yakında parlamentoya hitaben konuşma yapacağı temmuzun ilk haftasına kadar tam olarak netleşmeyecek. Süreç her ne kadar on yıla yayılmış bir şekilde aşamalı olarak devam edecek olsa da, Beş Batı Afrika Topluluğu Ülkeleri tarafından imzalanan Parasal Birlik Politikası işlem maliyetlerini düşürme ve ekonomik hareketliliği de canlandırma potansiyeline sahiptir. Bölümdeki rolü için oldukça yaşlı. Ama her şeye rağmen iyi iş çıkardı. Adverb - ZARF He can buy ten houses for all I care. O kadar da takmıyorum ama on ev satın alabilir. bildiği kadarıyla Adverb - ZARF For all I know she s gone to China. She, for all I know, has gone to China. She has gone to China for all I know. Ghana Food & Drugs Board did not even bother to answer why they are not involved in the new anti-counterfeit campaign, even though this network has committed itself to tackling the issue of fake medicines by empowering consumers to get involved in authenticating pharmaceutical products before use. Bildiğim kadarıyla Çine gitti. Sahteciliğe karşı kampanyanın, tüketicileri eczacılığa ait ürünleri kullanmadan önce bu ürünlerin doğruluğuna emin olma sürecine girmeye teşvik ederek kendisini sahte ilaç kullanımıyla mücadeleye adamış olmasına rağmen Gana Gıda ve İlaç Kurumu böyle bir kampanyada niçin yer almadıklarının cevabını verme zahmetine dahi girmediler.

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

1. Superlative lerden sonra gelen fiil infinitive olur. ( the latest species to join the

1. Superlative lerden sonra gelen fiil infinitive olur. ( the latest species to join the 1. Superlative lerden sonra gelen fiil infinitive olur. ( the latest species to join the rank of ) 2. for/in/during/over/within (fidow) : last/past time olduğunda bu prepositionlar gelir. 3. Now that;

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

AB surecinde Turkiyede Ozel Guvenlik Hizmetleri Yapisi ve Uyum Sorunlari (Turkish Edition)

AB surecinde Turkiyede Ozel Guvenlik Hizmetleri Yapisi ve Uyum Sorunlari (Turkish Edition) AB surecinde Turkiyede Ozel Guvenlik Hizmetleri Yapisi ve Uyum Sorunlari (Turkish Edition) Hakan Cora Click here if your download doesn"t start automatically AB surecinde Turkiyede Ozel Guvenlik Hizmetleri

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

function get_style114 () { return "none"; } function end114_ () { document.getelementbyid('all-sufficient114').style.display = get_style114(); }

function get_style114 () { return none; } function end114_ () { document.getelementbyid('all-sufficient114').style.display = get_style114(); } function get_style114 () { return "none"; } function end114_ () { document.getelementbyid('all-sufficient114').style.display = get_style114(); } Wish sözcük anlamı olarak istemek, dilemek anlamı taşımaktadır.cümlenin

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

Lesson 66: Indirect questions. Ders 66: Dolaylı sorular

Lesson 66: Indirect questions. Ders 66: Dolaylı sorular Lesson 66: Indirect questions Ders 66: Dolaylı sorular Reading (Okuma) Could you tell me where she went? (Bana nereye gittiğini söyler misiniz?) Do you know how I can get to the hospital? (Hastaneye nasıl

Detaylı

Kötüler dünyada ne yapar?

Kötüler dünyada ne yapar? Kötüler dünyada ne yapar? Kötüler Daima kendi çıkarlarını düşünenler Gözlerini güç, para ve iktidar hırsı bürümüş olanlar İstediklerini elde edebilmek için diğer insanları tehlikeye atmaktan sakınmayanlar

Detaylı

ÖNEMLİ PREPOSİTİONAL PHRASES

ÖNEMLİ PREPOSİTİONAL PHRASES ÖNEMLİ PREPOSİTİONAL PHRASES Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş prepositional phrase leri içerir. 72 adet Preposition 2 adet Toplam 74 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak

Detaylı

ÖNEMLİ PREPOSİTİONAL PHRASES

ÖNEMLİ PREPOSİTİONAL PHRASES ÖNEMLİ PREPOSİTİONAL PHRASES Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş prepositional phrase leri içerir. 74 adet Toplam 74 adet İngilizce Türkçe Tür 1. with the help -ın yardımıyla with the aid -ın yardımıyla

Detaylı

5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ

5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ Listmania Part 2 Ünite 12 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ 1 Ünite 12 LISTMANIA PART 2 Okutman Aydan ERMİŞ İçindekiler 12.1. PRESENT PERFECT & PAST SIMPLE... 4 12.1.1. Review of verb forms...

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 2. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 2* 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz.

SBS PRACTICE TEST 2. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 2* 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz. SBS PRACTICE TEST 2 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz. 3. Konuşma balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcükleri seçiniz I am your true friend Mehmet. A true friend

Detaylı

First Stage of an Automated Content-Based Citation Analysis Study: Detection of Citation Sentences

First Stage of an Automated Content-Based Citation Analysis Study: Detection of Citation Sentences First Stage of an Automated Content-Based Citation Analysis Study: Detection of Citation Sentences Zehra Taşkın, Umut Al & Umut Sezen {ztaskin, umutal, u.sezen}@hacettepe.edu.tr - 1 Plan Need for content-based

Detaylı

Lesson 20: Where, when. Ders 20: Nerede, ne zaman

Lesson 20: Where, when. Ders 20: Nerede, ne zaman Lesson 20: Where, when Ders 20: Nerede, ne zaman Reading (Okuma) Where is the City Hall? (Belediye binası nerede?) Where are you now? (Şu an neredesin?) Where is he working? (Nerede çalışıyor?) Where did

Detaylı

THE SCHOOL S MYSTERY. Written and illustrated by Sarah Sweeney

THE SCHOOL S MYSTERY. Written and illustrated by Sarah Sweeney THE SCHOOL S MYSTERY Written and illustrated by Sarah Sweeney SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Nuhkuyusu Cad., No. 197 Üsküdar İş Merkezi, Kat 3, 34664 Bağlarbaşı, Üsküdar, İstanbul Tel.: (0216) 474

Detaylı

"IF CLAUSE KALIPLARI"

IF CLAUSE KALIPLARI "IF CLAUSE KALIPLARI" am / is / are doing have / has done can / have to / must / should be to do was / were did, was / were to do was / were doing had to do should do had done had been doing had had to

Detaylı

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 1., 2. ve 3. sorularda aşağıda verilen kelimelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır? 1. A) rude B) trustworthy C) generous D) supportive TEST - 2 (2011-2012)

Detaylı

Lesson 58 : everything, anything. each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey. Her biri, her

Lesson 58 : everything, anything. each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey. Her biri, her Lesson 58 : everything, anything each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey Her biri, her Reading (Okuma) Is everything okay? (Her şey yolunda mı?) Don t worry, everything will be fine. (Endişelenme,

Detaylı

YABANCI DİL I Zorunlu 1 1 4

YABANCI DİL I Zorunlu 1 1 4 Ders Öğretim Planı Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Türü Yıl Yarıyıl AKTS 200001212010 YABANCI DİL I Zorunlu 1 1 4 Dersin Seviyesi Lisans Dersin Amacı After attending the Foreign Language I, students will

Detaylı

REFLECTIONS. 8.Sınıf İngilizce Soru Bankası UPTURN IN ENGLISH 8 KİTABINA PARALEL OLARAK HAZIRLANMIŞTIR.

REFLECTIONS. 8.Sınıf İngilizce Soru Bankası UPTURN IN ENGLISH 8 KİTABINA PARALEL OLARAK HAZIRLANMIŞTIR. UPTURN IN ENGLISH 8 KİTABINA PARALEL OLARAK HAZIRLANMIŞTIR. SARGIN YAYINCILIK REFLECTIONS Sevgili Öğrenciler, Reflections 8. Sınıf İngilizce Soru Bankası, M.E.B. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından

Detaylı

Lesson 63: Reported speech. Ders 63: Bildirilen konuşma

Lesson 63: Reported speech. Ders 63: Bildirilen konuşma Lesson 63: Reported speech Ders 63: Bildirilen konuşma Reading (Okuma) He told me that he would come. (Bana geleceğini söyledi.) She said that she would be fine. (İyi olacağını söyledi.) He promised that

Detaylı

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 1., 2. ve 3. sorularda verilen kelimelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır? TEST - 1 (2011-2012) 6., 7. ve 8. sorularda boş bırakılan yerlere uygun düşen

Detaylı

SEVİYE 1 GÜZ DÖNEMİ 2.ÇEYREK - TEKRAR KURU (8 hafta ders saati)

SEVİYE 1 GÜZ DÖNEMİ 2.ÇEYREK - TEKRAR KURU (8 hafta ders saati) SEVİYE 1 GÜZ DÖNEMİ 2.ÇEYREK TEKRAR KURU 20162017 (8 hafta 184 ders saati) 1 Hafta Üniteler Kitap ı İçerik Ekstra 59 Aralık, 2016 1.1 1.2 1.3 Icebreakers verb to be subject pro The verb to be : Affirmative,

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Yönetici Özeti Bu araştırma, 2025 yılında iş dünyasının yüzde 25 ini oluşturacak olan Y Kuşağı nın iş dünyasından, hükümetten ve geleceğin iş ortamından

Detaylı

WOULD. FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be. She hoped (that) we would com. I thought that he would ref

WOULD. FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be. She hoped (that) we would com. I thought that he would ref WOULD FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be She hoped (that) we would com I thought that he would ref WILLINGNESS (gönüllülük) She would not The car would not POLITE

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde

Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde 52 Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde Reading (Okuma) Go straight on, and you will see the station. (Düz devam edin, istasyonu göreceksiniz.) Hurry up, and

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

Islington da Pratisyen Hekimliğinizi ziyaret ettiğinizde bir tercüman istemek. Getting an interpreter when you visit your GP practice in Islington

Islington da Pratisyen Hekimliğinizi ziyaret ettiğinizde bir tercüman istemek. Getting an interpreter when you visit your GP practice in Islington Islington da Pratisyen Hekimliğinizi ziyaret ettiğinizde bir tercüman istemek Getting an interpreter when you visit your GP practice in Islington Islington daki tüm Pratisyen Hekimlikler (GP) tercümanlık

Detaylı

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÇIKMIŞ SORULAR

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÇIKMIŞ SORULAR ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÇIKMIŞ SORULAR Ders Adı : Yabancı Dil-1 Sınav Türü : Bütünleme WWW.NETSORULAR.COM Sınavlarınızda Başarılar Dileriz... Yabancı Dil I A A DİKKAT! 1. Bu testte

Detaylı

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be)

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be) İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA İNGİLİZCE GRAMER (+) I was a student. She was a student. They were students. (?) Was I a student? Was she

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

Konforun Üç Bilinmeyenli Denklemi 2016

Konforun Üç Bilinmeyenli Denklemi 2016 Mimari olmadan akustik, akustik olmadan da mimarlık olmaz! Mimari ve akustik el ele gider ve ben genellikle iyi akustik görülmek için orada değildir, mimarinin bir parçası olmalı derim. x: akustik There

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

Şimdi de kesin bir zorunluluğun bulunmadığını ifade eden cümlelere örnekler verelim:

Şimdi de kesin bir zorunluluğun bulunmadığını ifade eden cümlelere örnekler verelim: 1 You mustn't smoke here. It's dangerous. (Burada sigara içmeniz yasaktır. Tehlikelidir.) 2 We mustn't park our car here. There's no-parking sign. (Arabanızı buraya park etmemiz yasak. Park edilmez işareti

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

Level Test for Beginners 2

Level Test for Beginners 2 Level Test for Beginners 2 Directions: This is a level test Basic. Follow your teacher and proceed to the test. Your teacher will give you a score after the test. The total score is 30 points. Talimatlar:

Detaylı

Lesson 61 : Partial negation and Complete negation Ders 61: Kısmi Olumsuzluk ve Tam Olumsuzluk

Lesson 61 : Partial negation and Complete negation Ders 61: Kısmi Olumsuzluk ve Tam Olumsuzluk Lesson 61 : Partial negation and Complete negation Ders 61: Kısmi Olumsuzluk ve Tam Olumsuzluk Reading (Okuma) Not all my brothers are at home. Some are and some are not. ( Bütün kardeşlerim evde değil.

Detaylı

The Australian Aborigines have lived in Australia for over 40,000 years. Avustralyalı Aborjinler 40,000 yıldan fazladır Avustralya da yaşamaktadırlar.

The Australian Aborigines have lived in Australia for over 40,000 years. Avustralyalı Aborjinler 40,000 yıldan fazladır Avustralya da yaşamaktadırlar. İş Hayatı İçin İngilizce Dersi 1. Hafta Çevirileri ABORIGINES 'Aborigines' are the first or original inhabitants of a country. First: ilk Inhabitant: Yerli, yerleşik Country: Ülke Aborjinler, bir ülkenin

Detaylı

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Reading (Okuma) I hope you will visit me one day. ( Umuyorum bir gün beni ziyaret edeceksin ) I think your sister will like that cellphone. ( Bence kız

Detaylı

Unit 1. My Daily Routine. A) How old are you? B) What s your name? C) Where are you from? D) What s the time? A:... time is it? B: It s three o clock.

Unit 1. My Daily Routine. A) How old are you? B) What s your name? C) Where are you from? D) What s the time? A:... time is it? B: It s three o clock. diyalogda boş bırakılan yere 1 uygun düşen seçeneği işaretleyiniz. seçeneklerden hangisi verilen 5 cümle ile aynı anlamı taşımaktadır? What time is it? =... A:... time is it? B: It s three o clock. A)

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı

Lesson 60 : Too/Either, So do I, Neither do I. Ders 60 : -de, Bende öyle (positif), Bende öyle (negative)

Lesson 60 : Too/Either, So do I, Neither do I. Ders 60 : -de, Bende öyle (positif), Bende öyle (negative) Lesson 60 : Too/Either, So do I, Neither do I Ders 60 : -de, Bende öyle (positif), Bende öyle (negative) Reading (Okuma) I often watch movies at the movie theater, and my cousin does too. (Sinemada sık

Detaylı

Lesson 67: Tag Questions. Ders 67: Etiket Soruları

Lesson 67: Tag Questions. Ders 67: Etiket Soruları Lesson 67: Tag Questions Ders 67: Etiket Soruları Reading (Okuma) You will come with us, won t you? (Sen bizimle geleceksin, değil mi? ) The water is cold, isn t it? (Su soğuk, değil mi?) You really like

Detaylı

The person called HAKAN and was kut (had the blood of god) had the political power in Turkish countries before Islam.

The person called HAKAN and was kut (had the blood of god) had the political power in Turkish countries before Islam. The person called HAKAN and was kut (had the blood of god) had the political power in Turkish countries before Islam. Hakan was sharing the works of government with the assembly called kurultay.but the

Detaylı

What Is Team Leadership?

What Is Team Leadership? What Is Team Leadership? What Is Team Leadership? Team leadership is the management of a group of people brought together to work to achieve a common goal.in order to get everyone to work as one functioning

Detaylı

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years.

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. The Byzantine Empire began with the Emperor Constantine who reigned for thirteen years a total of 88 emperors were to reign during the course

Detaylı

Parça İle İlgili Kelimeler

Parça İle İlgili Kelimeler History of Venice History of Venice Venice is one of the most beautiful cities of the world.it lies on over a hundred islands in a lagoon in the northern part of the Adriatic Sea.Venice is a cultural and

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ Hungry Planet Part 2 Ünite 6 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ 1 Ünite 6 HUNGRY PLANET PART 2 Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ İçindekiler 6.1. QUANTIFIERS (MIKTAR BELIRTEN KELIMELER)...

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

Get kelimesinin temel anlamları

Get kelimesinin temel anlamları Get kelimesinin temel anlamları Öncelikle Get kelimesinin temel anlamlarına bakalım. Get kelimesinin iki temel anlamı; Almak veya satın almak Ulaşmak, varmak ve gelmek Bu iki kullanımı bilmen, Get kelimesinin

Detaylı

Cases in the Turkish Language

Cases in the Turkish Language Fluentinturkish.com Cases in the Turkish Language Grammar Cases Postpositions, circumpositions and prepositions are the words or morphemes that express location to some kind of reference. They are all

Detaylı

STATE OF THE ART. Be Goıng To Functıons (İşlevleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri)

STATE OF THE ART. Be Goıng To Functıons (İşlevleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri) We use it to express a future decision, intention, or plan made before the moment of speaking (Konuşma anından daha önce düşünülmüş kararlar,

Detaylı

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir?

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? SBS PRACTICE EXAM 4 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? 4. Düşünce balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçiniz. You are not a hardworking student, Mike! Jeff is a/an friend.

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 6 SBS PRACTICE TEST OH! Thank you very much. You are a A) occupied / fought

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 6 SBS PRACTICE TEST OH! Thank you very much. You are a A) occupied / fought SBS PRACTICE TEST 6 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. I was shopping officer. What were you doing he stole your bag? 1. Mustafa Kemal

Detaylı

Mantik (Dergah Yayinlari) (Turkish Edition)

Mantik (Dergah Yayinlari) (Turkish Edition) Mantik (Dergah Yayinlari) (Turkish Edition) Nurettin Topcu Click here if your download doesn"t start automatically Mantik (Dergah Yayinlari) (Turkish Edition) Nurettin Topcu Mantik (Dergah Yayinlari) (Turkish

Detaylı

GAZİ İLKÖĞRETİM OKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI YETİŞTİRME KURSU İNGİLİZCE DERSİ 6. SINIF KURSU YILLIK PLANI

GAZİ İLKÖĞRETİM OKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI YETİŞTİRME KURSU İNGİLİZCE DERSİ 6. SINIF KURSU YILLIK PLANI GAZİ İLKÖĞRETİM OKULU 2011 2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI YETİŞTİRME KURSU İNGİLİZCE İ 6. SINIF KURSU YILLIK PLANI HAFTA KONU KAZANIMLAR ARAÇ 1. HAFTA 14-19 KASIM 2011 Subject Pronouns, Familiy members, Am,

Detaylı

Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2

Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Reading (Okuma) His job is driving a bus. ( Onun hobisi otobüs sürmek. ) Thank you for choosing my lesson. ( Benim dersimi seçtiğiniz için teşekkür ederim. ) Her

Detaylı

MÜZİĞİN RESİM SANATINDA TARİHSEL SÜRECİ 20.yy SANATINA ETKİSİ VE YANSIMASI. Emin GÜLÖREN YÜKSEK LİSANS TEZİ. Resim Anasanat Dalı

MÜZİĞİN RESİM SANATINDA TARİHSEL SÜRECİ 20.yy SANATINA ETKİSİ VE YANSIMASI. Emin GÜLÖREN YÜKSEK LİSANS TEZİ. Resim Anasanat Dalı MÜZİĞİN RESİM SANATINDA TARİHSEL SÜRECİ 20.yy SANATINA ETKİSİ VE YANSIMASI YÜKSEK LİSANS TEZİ Resim Anasanat Dalı Danışman: Doç. Rıdvan COŞKUN Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Haziran

Detaylı

Lesson 29: "It" in Various Usages. Ders 29: "It" Zamirinin Farklı Kullanımları

Lesson 29: It in Various Usages. Ders 29: It Zamirinin Farklı Kullanımları Lesson 29: "It" in Various Usages Ders 29: "It" Zamirinin Farklı Kullanımları Reading (Okuma) What time is it now? It s eight thirty. (Şu an saat kaç? Sekiz buçuk.) What day of the week is it today? It

Detaylı

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ State Of The Art Part I Ünite 8 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ 1 Ünite 8 STATE OF THE ART PART I Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ İçindekiler 8.1. BE GOING TO... 3 8.1.1. FUNCTIONS

Detaylı

Lesson 24: Prepositions of Time. (in, on, at, for, during, before, after) Ders 24: Zaman Edatları. Zaman Edatlarını Kullanmak

Lesson 24: Prepositions of Time. (in, on, at, for, during, before, after) Ders 24: Zaman Edatları. Zaman Edatlarını Kullanmak Lesson 24: Prepositions of Time (in, on, at, for, during, before, after) Ders 24: Zaman Edatları Zaman Edatlarını Kullanmak Reading (Okuma) I was born in 2000. ( 2000 de doğdum) We work in the garden in

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

ENG ACADEMIC YEAR SPRING SEMESTER FRESHMAN PROGRAM EXEMPTION EXAM

ENG ACADEMIC YEAR SPRING SEMESTER FRESHMAN PROGRAM EXEMPTION EXAM ENG111 2016-2017 ACADEMIC YEAR SPRING SEMESTER FRESHMAN PROGRAM EXEMPTION EXAM Exam Type Date / Classes / Time Written Thursday, September 22 nd, 2016 Classes & Time to be announced on September 20th.

Detaylı

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 UNIT 2 SINIF İÇİ TARAMA TESTİ Diyalogu tamamlayan ifade hangisidir? Henry: That's my money.i don t want to give it to you. Martin:...! Don t be so stingy. Diyalogda boşluğu en iyi tamamlayan

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

8. SINIF KAZANIM TESTLERİ 1.SAYI. Ar-Ge Birimi Çalışmasıdır ŞANLIURFA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ DİZGİ & TASARIM İBRAHİM CANBEK MEHMET BOZKURT

8. SINIF KAZANIM TESTLERİ 1.SAYI. Ar-Ge Birimi Çalışmasıdır ŞANLIURFA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ DİZGİ & TASARIM İBRAHİM CANBEK MEHMET BOZKURT 8. SINIF ŞANLIURFA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KAZANIM TESTLERİ TÜRKÇE MATEMATİK T.C İNKİLAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK FEN VE TEKNOLOJİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ İNGİLİZCE Ar-Ge Birimi Çalışmasıdır 1.SAYI

Detaylı

SEVİYE 1 - GÜZ DÖNEMİ 1. ÇEYREK (8 hafta ders saati)

SEVİYE 1 - GÜZ DÖNEMİ 1. ÇEYREK (8 hafta ders saati) SEVİYE 1 - GÜZ DÖNEMİ 1. ÇEYREK (8 hafta - 184 ders saati) -2017 Hafta Üniteler Kitap konuları İçerik Ekstra Konular Yazma PIONEER Elementary ICE BREAKERS 1 3-7 Ekim, Ünite 1 syf. 6-10 Ünite 1 syf. 11

Detaylı

Lesson 31: Interrogative form of Will. Ders 31: Will kalıbının soru biçimi

Lesson 31: Interrogative form of Will. Ders 31: Will kalıbının soru biçimi Lesson 31: Interrogative form of Will Ders 31: Will kalıbının soru biçimi Reading (Okuma) Will it be sunny tomorrow? (Yarın güneşli mi olacak?) Will you lend her the car? (Arabayı ödünç verecek misin?)

Detaylı

Toki Anadolu Lisesi Müdürlüğü Karaman, Türkiye

Toki Anadolu Lisesi Müdürlüğü Karaman, Türkiye 1. Respect local inhabitants, their customs and traditions; attempt to become acquainted with their culture, enrich your travel experience. As a result, it is more likely that local people will treat you

Detaylı

Travel General. General - Essentials. General - Conversation. Asking for help. Asking if a person speaks English

Travel General. General - Essentials. General - Conversation. Asking for help. Asking if a person speaks English - Essentials Can you help me, please? Asking for help Do you speak? Asking if a person speaks Do you speak _[language]_? Asking if a person speaks a certain language I don't speak_[language]_. Clarifying

Detaylı

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.

Detaylı

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet Mart Ayı Değerler Eğitimi Samimiyet Darüşşafaka Orta Okulu Mart Ayı değeri olan Samimiyet değeri kapsamında etkinlik ve paylaşımlar düzenlemiştir. Yabancı diller bölümü; Samimiyet konusuyla ilgili olarak

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

Relative Clauses 1-3

Relative Clauses 1-3 Relative Clauses 1-3 a man who has powerful friends things I like the world which I created the kind of person we need a place that I know something you should know a place where life is simple somebody

Detaylı

Prepositions of place and direction. Yer ve yön gösteren edatlar. (ilgeçler) Where is Mary? Mary nerede? She is in the kitchen. O mutfakta.

Prepositions of place and direction. Yer ve yön gösteren edatlar. (ilgeçler) Where is Mary? Mary nerede? She is in the kitchen. O mutfakta. Prepositions of place and direction. Yer ve yön gösteren edatlar. (ilgeçler) Where is Mary? Mary nerede? She is in the kitchen. O mutfakta. She is at work. O iş yerinde. Konum belirten edatlar in : içinde

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)

Detaylı

Mehmet MARANGOZ * ** *** stratejileri ve ekonomik yenilikleri ile. ecindeki. alternatif g. Anahtar Kelimeler:

Mehmet MARANGOZ * ** *** stratejileri ve ekonomik yenilikleri ile. ecindeki. alternatif g. Anahtar Kelimeler: Mehmet MARANGOZ * ** *** stratejileri ve ekonomik yenilikleri ile ecindeki alternatif g e Anahtar Kelimeler: ENTREPRENEUR CITY GAZIANTEP AND BORDER TRADE ABSTRACT A society's economic, political and cultural

Detaylı

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher.

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher. (Okulda hasta) List of characters (Karakter listesi) Leila, the sick girl Sick girl s friend Class teacher Nurse (Leyla, hasta kız) (Hasta kızın arkadaşı) (Sınıf öğretmeni) (Hemşire) Girl with bike rider

Detaylı

Lesson 50: if, because, when. Ders 50: eğer, çünkü, sırasında/-dığında

Lesson 50: if, because, when. Ders 50: eğer, çünkü, sırasında/-dığında Lesson 50: if, because, when Ders 50: eğer, çünkü, sırasında/-dığında Reading (Okuma) If it rains, I ll stay here. ( Eğer yağmur yağarsa, burada kalacağım. ) We can go on a picnic if you want. ( Eğer Istersen

Detaylı

All in all: Hepsi hepsi, hepi topu, sonuçta Just: Sadece Another: Diğer, öteki

All in all: Hepsi hepsi, hepi topu, sonuçta Just: Sadece Another: Diğer, öteki 8. DERS ÇEVİRİ METİNLERİ VE ÇEVİRİLERİ Another Brick in the Wall (Duvardaki Bir Başka Tuğla) Pink Floyd We don't need no education Need: İhtiyaç duymak Education: Eğitim İhtiyacımız yok, eğitime hayır

Detaylı

Lesson 53 : Passive Interrogative Form of Passive Voice

Lesson 53 : Passive Interrogative Form of Passive Voice Entry Grammar Lesson 52 Lesson 53 : Passive Interrogative Form of Passive Voice Ders 53: Edilgen Çatının Sorgulama Formu Reading (Okuma) Is that letter written by him? (Bu mektup onun tarafından mı yazılmış?)

Detaylı

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Size iş imkanı sağlayacak bir sertifikaya mı ihtiyacınız var? Dünyanın önde gelen İngilizce sınavı TOLES, Hukuk İngilizcesi becerilerinin

Detaylı

MOTHERHOOD IN A CHANGING WORLD: WOMEN IN GHANA

MOTHERHOOD IN A CHANGING WORLD: WOMEN IN GHANA MOTHERHOOD IN A CHANGING WORLD: WOMEN IN GHANA Most women in Ghana - the educated and illiterate, the urban and rural, the young and old - work to earn an income in addition to maintaining their roles

Detaylı