TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TÜRKÇEMİZ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TÜRKÇEMİZ"

Transkript

1 TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TÜRKÇEMİZ Salih SAVAŞ Qafqaz Üniversitesi Bakü / AZERBAYCAN ÖZET Tanzimat döneminden itibaren Batıya yönelme ve Batılılaşma hareketleri neticesinde özellikle Fransızca, Almanca ve İngilizceden binlerce kelime Türkçeye girmiştir. XX. yüzyılın başlarında başlayan dili yabancı kelimelerden temizleme (tasfiyecilik) hareketleriyle Türkçede bulunan Arapça, Farsça kelime ve terkipler atılmaya başlanmıştır. Birinci Dünya Savaşından sonra önce Türk cumhuriyetlerinde ve ardından 1928 yılında Türkiye de Latin alfabesi kabul edildi. Dilde yapılan tasfiyecilik hareketlerinde aşırıya gidilince Arapça ve Farsça kelimelerin yanında Türkçe kelimeler de atılıp yerine uydurma kelimeler türetildi. Son zamanlarda teknolojinin de gelişmesiyle gerek internet ve gerekse basın yayın aracılığıyla çok sayıda yabancı kelime dilimize girmiştir. Bu kelimeler Türkçeye uydurulmadan alındığı için de dilin gramer yapısında bozulmalara yol açmaktadır. Anahtar kelimeler: Türkçe, yabancı kelime, dil TURKISH FROM TANZIMAT UP TO NOW ABSTRACT During Administrative Reforms in Turkey, as a result of movements of westernization, thousands of words were transferred from French, German and English into Turkish in the name of adopting European practices. At the beginning of the 20 the century, as a result of word cleansing movements (language purism), many words and word compositions taken from Arabic and Persian languages were cleaned from Turkish. After the Second World War, the Latin alphabet was officially adopted by Turkic Republics for the first time and later by Turkish Republic in In this period, Language purism movements were so exaggerated that many Turkish words, besides Arabic and Persian words, were completely thrown out of the Turkish language and instead, numerous fabricated words were reproduced. Recently, with the improvement of technology, many foreign words have entered Turkish language by means of internet and mass media as well. These words weren t adjusted to Turkish when adopted, which engenders degeneration in the grammar structure of the language. Key words: Turkish Language, foreign words, language 1839 daki Tanzimat Fermanı ile Osmanlı nın içindeki ilim ve sanat adamları Batılılaşma yönünde birtakım girişimlerde bulunmuşlardır. Batı eksenli gelişen bu aydınların amacı; Türk milletinin yeniden millî benliğe kavuşturulması ve unutulmuş değerlerinin bulunup ortaya çıkarılması idi. Ayrıca Tanzimatçıların önemli hedeflerinden birisi Türkçeyi sevmek; onun büyüklüğüne, üstünlüğüne inanarak varlığını korumak ve sadeliğini sağlayarak güçlü bir edebiyat dili haline getirmekti. (10,14) Tanzimat dönemindeki Batıya yönelişte en fazla temasta olunan ülke Fransa olmuş ve özellikle dil ve edebiyat alanında Fransızcadan daha çok etkilenilmiştir. Fransız dil ve kültürünün yayılması için Bâb ı Âli de Tercüme Odası, Tophane Müdürlüğü Kalemi, Mâbeyn Kalemi, Gümrük Kalemi ve Encümen i Dâniş müesseseleri kurulmuş 54

2 Tanzimattan günümüze türkçemiz tur de ilk resmi Türkçe gazete olan Takvim i Vakayi basılmıştır.(10,16) Tanzimat devrinde Türkçenin sadeleşmesine hizmet eden şair ve yazarların başında Tercüman ı Ahvâl gazetesini çıkararak, mümkün olduğu kadar, Türkçe ifade kullanılması gerektiğini savunan Şinasi gelmektedir. Ardından Ziya Paşa ve Nâmık Kemal de Türkçenin sadeleşmesi konusunda emeği geçen önemli şahıslardandır. Bunlara ilave olarak bu konuda çalışma yapan Ali Suavi, Ahmed Midhat, Şemseddin Sâmi, Ahmed Vefik Paşa, Ahmed Cevdet Paşa, Süleyman Paşa ve Muallim Nâci de sadeleşme konusunda emeği geçenlerdendir. (10,18) Osmanlı tarihinde Türkçe ilk defa Sultan Abdülhamit devrinde 1876 Anayasasında devletin resmi dili olarak açıkça belirtilmiş ve millet meclisi üyelerinin ve memurların Türkçe bilmeleri şart koşulmuştur.(10,30) Tanzimat dönemindeki Türkçeye karşı yönelme, ondan sonra gelen Edebiyat ı Cedîde topluluğu tarafından sekteye uğrasa da II. Meşrutiyetin ilanından sonra tekrar canlılık kazanır. Tasfiyeciler olarak vasıflandırılan yazarlar topluluğuna itirazlara rağmen dilin sadeleşmesi adına önemli çalışmalar yapılmıştır. Değişik dergilerde yayımlanan makaleler sade bir Türkçe ile yazılmış, yazı dili ile konuşma dili arasındaki fark azaltılmaya çalışılmış, Türkçe içinde Arapça ve Farsça terkipler kullanılmamış, Türkçe karşılığı olan Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeleri kullanılmaya başlanmıştır. Tanzimat döneminden beri Osmanlı Dışişleri Bakanlığı nın yazışma dili Fransızca idi. Osmanlı Dışişleri Bakanlığı ile Osmanlı dış temsilcilikleri arasında yazışmalar Fransızca olarak kaleme alınıyordu. XIX. yüzyılın sonlarında gerek Türk şair ve yazarlarının Fransızca hayranlığı ve gerekse Fransızcanın o dönemde milletlerarası anlaşma dili olması münasebetiyle Fransızcadan birçok kelime dilimize girmiştir. Ayrıca Batı kültürünün merkezi olan Fransa nın başkenti Paris ten tüm dünyaya fikir hareketleri yayılıyordu. Birçok Avrupa ve Ortadoğu memleketlerinde Fransızca ikinci dildi yılında basılan Türk Dil Kurumu sözlüğünde 2482 Fransızca kelime bulunmaktadır.(12,269) Bu sayı TDK sözlüğünün 2005 yılı baskısında 4645 adet olarak tespit edilmiştir. Osmanlı elçilikleri, Dışişleri Bakanlığı dışındaki başka bir Osmanlı makamı ile yazışırken Türkçe kullanıyorlardı. Arap alfabesi uluslar arası telgraf yazışmalarında geçmediği için de Osmanlı elçilikleri Türkçe yazmaları gereken yazıları Latin harfleriyle kaleme alıyorlardı. Bundan dolayı Türkçe zamanla Fransızcadan etkilendi. Aynı zamanda Latin alfabesine geçmekle Batı ile olan ilişkilerin artacağının ve Batı dillerinden birçok kelimenin Türkçeye gireceğinin bir işaretiydi yılında Servet i Fünûn dergisinin kapanmasından sonra yaklaşık yedi yıllık bir durgunluk dönemi geçiren edebiyat, 1908 tarihinde II. Meşrutiyetin ilanıyla birlikte millî değerlere dönüş konusunda bir canlanma ve hareketlilik yaşamaya başlamıştır. Bu edebî harekete katılanların amaçları gerek nesirde ve gerekse nazımda yabancı kelime ve terkiplerden arınmış Türkçe ile yazmak ve aruzun yerine hece ölçüsünü kullanmak idi. Ayrıca kendi benliğimize, geleneklerimize ve kendi değerlerimize uygun olan alanlarda yazılar yazmaktı. Bundan dolayı bu akıma Millî Edebiyat Akımı denilmiştir. Millî Edebiyat fikri sayesinde Türkçe yeniden sadeleşme evresine girmiş, uzun zamandır süren Batılılaşma mücadelesi, sonunda halkın düşüncesine uygun olarak gelişmeye başlamıştır. Bu dönemde dilde tasfiyecilik hareketleri hızlanmaya başlamış ve dildeki sorunlara Number 29, Volume 1,

3 Salih Savaş çeşitli fikirler öne sürülerek çalışmalar yapılmıştır. Türk Dilinin sadeleştirilmesi ve kolay anlaşılır bir dil haline getirilmesi maksadıyla 1908 yılında içinde elliden fazla üyesi bulunan Türk Derneği adı altında ilmi bir cemiyet oluşturulmuştur. Ayrıca bu dernek üyeleri, maksatlarını ve fikirlerini telkin etmek ve yaymak için Türk Derneği Dergisi çıkarmışlardır. Dernek üyelerinin maksatları şunlardır: 1. Osmanlı Türkçesi millî bir dil olacak ve Türkçe öğretimindeki güçlükler ortadan kaldırılarak Türk Dilinin bugüne kadar geçirmiş olduğu evreler araştırılacak. 2. Osmanlı Türkçesindeki Arapça ve Farsça kelimelerden istifade edilecek; ama Türkçe karşılığı olan kelimeler çıkarılacak. 3. Dernek, yayınlayacağı tüm eserlerde en sade Osmanlı Türkçesini kullanacak. 4. Diğer Türk topluluklarında ilim ve fen dallarında Türkçe yazılmış eserler araştırılacak. 5. Resmi yazışma dilinin halkın anlayacağı bir dil olması için imparatorluk sınırları içinde çeşitli dillerde yazılan ilan ve levhalarda Türkçenin kullanılması hükümet yetkililerinden istenecektir.(10,63) Sultan II. Abdülhamit devrinin sonunda Türk toplumu üzerinde Batı kültürü ve özellikle de Fransız kültürünün etkisi yüksek derecede olmuştur. Tevfik Fikret in başını çektiği Edebiyat ı Cedideciler Tanzimat edebiyatçılarından farklı olarak tamamen Batıya yönelmişlerdir. Sanat için sanat anlayışı içinde eserler yazmışlardır. Eserlerini halkın anlayacağı konuşma dilinden daha ziyade süslü ifadeler kullanmada birbirleriyle yarışmışlardır. Bu dönemde dilin sadeleşmesi konusunda şair ve yazarlar arasında bazı tartışmalar ve ayrılıklar yaşanmıştır. Bir kısım yazarlar Türkçedeki Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeyi zenginleştirdiğini ve isteyenin istediği şekilde kullanabileceğini savunurken bazı yazarlar da Türkçenin üç dilin karışımından oluşan bir dil olduğunu ve içindeki Arapça ve Farsça kelimelerden ayıklanması gerektiğini savunmuşlardır. Servet i Fünûn edebiyatçılarından nazım ustası Tevfik Fikret; Türkçe içinde bulunan Arapça ve Farsça kelimelerin ve terkiplerin kaldırılmasına gerek olmadığını, bunların kaldırılması halinde yerlerine konulacak kelimelerin dili daha fazla bozacağını savunmuştur. Yine Servet i Fünûn edebiyatçılarından nesir alanında üstat sayılan Halit Ziya Uşaklıgil de dili sadeleştirmede uzun zamandır kullanılan ve dile yerleşmiş olan Arapça ve Farsça kelimeleri, terkipleri ve gramer unsurlarını atmanın imkânsız olduğunu söyler. Bunlara bulunacak Türkçe karşılıkların aynı mânâyı ifade edemeyeceğini ve aynı zarafeti veremeyeceğini vurgular. Servet i Fünûn döneminde edebiyat havas için, yani üst tabakadaki insanlar için yapılmıştır. Alt tabaka olan avam yani halk bunu anlayamaz. Halit Ziya Uşaklıgil, Servet i Fünûn dönemindeki eserlerinde kullandığı dilin ağır olduğunu elli yıl sonra şu cümleleriyle ifade ediyordu: Bir maraz hadisesi, refiklerimin affedeceklerine, hatta benimle beraber itiraf eyliyeceklerine kanaatle söyliyeceğim, zînet ve san at ibtilâsıydı. Bu ibtilâ nazımda olsun nesirde olsun, yazıları fazla yüklü, sonradan bulunmuş bir tabiri kabul edersek ağdalı bir hale getiriyordu. Öyle ki o tarihten uzaklaştıkça hele bugün ben bizzat bunları tekrar okurken sinirlenmekten hâlî kalmıyorum. (19,141) Edebiyat ı Cedidecilerin genel görüşleri şu şekilde idi: Türkçeye yüzyıllar boyunca yerleşmiş olan kelimeler dili zenginleştirmiştir. Bunların atılmasına gerek yoktur. 56

4 Tanzimattan günümüze türkçemiz Bu kelimeler atılırsa karşılığı olabilecek kelime bulmak imkânsızdır. XX. yüzyılın başlarından itibaren dilde tasfiyecilik ve yabancı kelimelerin Türkçeye uydurulması hareketleri başlamıştır. Bu dönemde özellikle Şemseddin Sâmi ve Necib Âsım bu konudaki fikirlerini değişik yazılarında dile getirmişlerdir. Şemseddin Sâmi, Sabah gazetesinde yazdığı Edebiyat ı Müstakbelemiz adlı yazısında, Dilimizi sadeleştirelim, dilimizi Türkçeleştirelim diye bağırmaktan vazgeçmeyeceğiz. fikrini savunmuştur. (15,3343) Dilde sadeleşmeyi isteyenler İstanbul Türkçesini temel olarak kabul edip mevcut hataların düzeltilmesinden sonra bütün Türkler tarafından kabul göreceğine inanıyorlardı. Dilde düşünülen bu sadeleştirme hareketlerinin yanında Türkçe bir sözlüğe ve gramer kitabına ihtiyaç duyulduğu da aşikârdı. Bu eksikliği gidermek maksadıyla Şemseddin Sâmi 1901 yılında, Arapça, Farsça kelimelerin ve Türkçe karşılıklarının da yer aldığı Kamûs ı Türkî adında bir sözlük hazırladı. (14,1073) Şemseddin Sâmi ye göre dil, yavaş yavaş sadeleştirilmeli idi. Sadeleştirmenin birden yapılması dile zarar verebilirdi. (13,7) Edebiyat ı Cedide devrinde terimlerin kullanılma biçimleri de farklılık arz eder. Bazen terimlerin yalnız Fransızcası yazılır. Meselâ; action. Bazen de Fransızcası ve Türkçesi yan yana verilmiştir. Fakat Türkçesi verilirken kullanıcılara göre kelimeler farklılık göstermektedir. Meselâ; Fransızcadan tercüme edilen travail kelimesi iş, hades, amel, hareket i mihanikiyye, fi l, şugl şeklinde farklı kelimelerle ifade ediliyordu. Bu da büyük bir karışıklığa yol açmaktaydı. Dilin sadeleştirilmesinde ayrı bir çalışma da şiir alanında gerçekleştirilmiştir Yunan Harbinin kazanılması ve ardından yapılan Berlin Anlaşmasıyla ülkede millî ruh ve millî heyecan canlanmaya başlamış ve şairler millî ruh ağırlıklı şiirler yazmaya başlamışlardır. Meselâ; Mehmet Emin Yurdakul un 1897 yılında hece ölçüsüyle yazdığı Cenge Giderken şiiri millî ruhu ön planda tutmuştur: Ben bir Türküm dinim cinsim uludur, Sînem özüm ateş ile doludur, İnsan olan vatanın kuludur, Türk evlâdı evde durmaz; giderim. Şair bu dörtlükle başlayan şiirini ve ardından Yunan Harbi sırasında yazdığı diğer şiirlerini de toplayarak Türkçe Şiirler adında bir kitap bastırdı. Bu kitap birçok yerli ve yabancı şair ve yazar tarafından övgü ile anıldı. Yapılan bu çalışma, aruz vezni kullanmadan sade bir dille şiir yazılabileceğini gösteren güzel bir örnekti yılları arasında dil konusunda tartışılan en önemli meselelerden birisi imlâ diğeri de alfabe olmuştur. Eskiden beri devam eden dilin sadeleştirilmesi meselesindeki tartışmalar, az da olsa, devam etmektedir. Yazılarında Arapça ve Farsça terkipleri kullanan ve dildeki sadeleşmeye itiraz eden yazarlarımız vardı. Dönemin en yaşlı yazarlarından olan Hüseyin Rahmi İkdam gazetesinde yazdığı Türkçemiz Yine Çetrefilleşiyor adlı yazısında belli bir dönemden sonra yine Arapça ve Farsça terkipler kullanarak yazı yazanlara şu şekilde sitem ediyordu. Bugün bana tahlis i giriban, şahid i nazende i hürriyet, gül çehre i hakikat, gonce i letâfet, sefîl ü ru gerdan küflü terkipler karagöz tekerlemesi gibi geliyor. (11,45) Servet i Fünûn döneminden itibaren adına sıkça rastladığımız ve dildeki değişimin halk arasında ikilik oluşturacağı fikrini savunarak dildeki sadeleşmeye karşı çıkan Şehabeddin, 27 Ağustos 1925 tarihinde Servet i Fünûn dergisinde kaleme aldığı Lisanımızın İhtiyaçları adlı yazısında önemli noktalara temas etmektedir. Latin Number 29, Volume 1,

5 Salih Savaş alfabesi kabul edildikten sonra dilin tasfiye ve tespite ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Ayrıca aynı anlama gelen kelimelerin tümünü atmaktansa en uygun olanı bırakmak gerekir. Meselâ; güneş, şems, aftâb, hurşîd, mihr kelimeleri anlam bakımından aynıdır. Bunlardan öz Türkçe olduğu için güneş i, astronomi terimi olduğu için de şems i alıp diğerlerini atabiliriz. Ama aralarında az da olsa anlam farkı olan kelimeleri atmamak gerekir. Meselâ; mükedder, melûl, mağmum, mahzun, münkesir, me yus gibi kelimeler arasında bir anlam inceliği bulunmaktadır. Esas zor olan kısmın ise dilimizde karşılığı olmayan kelimelere karşılık bulmak olduğunu belirtmiştir. Yabancı dilden olup Türkçe karşılığı bulunmayan kelimeye bir Türkçe kelime uydurulmalıdır. Bu, cümle ya da tamlama değil, sadece bir kelime olmalıdır. Demektedir. (2,1515) 1923 yılının şubat ayında İzmir de toplanan iktisat Kongresinde Kongre Başkanı Kazım Karabekir Paşa konuşmasında, Latin harflerinin kabul edilemeyeceğini, bu konuda kesinlikle başarılı olunamayacağını, Avrupalıların bizim için, Hıristiyan oldular. diye İslâm âlemine duyuracaklarını ve bu durumun bizi İslam âlemine düşman edeceğini belirtmiştir. Böylece harflerin değişimi hakkındaki tartışmalar hız kazanmıştır yılı bütçesinin konuşulduğu bir toplantıda dönemin maarif vekili Şükrü Saracoğlu, büyük fedakârlıklar yapıldığı halde hâlâ halkın yüzde ikisinin ya da yüzde üçünün okuyabildiğini ve bu problemin tek sebebinin de Arap harfleri olduğunu, harflerin Türkçeyi yazmaya müsait olmadığını vurgulamıştır. Alfabe değişikliğini kabul etmeyenlerin endişesi; uzun yıllardan bu yana süregelen manevi bir bağın kopacağı ve eskiye ait eserlerin unutulup gideceği idi. O dönemde Batı da meydana gelen hızlı değişimlere ayak uydurmak ve dış dünya ile iletişimi sağlamak için alfabenin değişmesi gerekiyordu. Osmanlı İmparatorluğu nun Avrupa daki elçileri telgraf çekerken Latin alfabesini kullanıyorlardı. Yaklaşık yetmiş yıl bu şekilde devam etmiştir yılında yeni alfabe ile ilgili çalışmalar yapmak maksadıyla Dil Encümeni kurulmuştur. 26 Haziran 1928 de faaliyete başlamış ve sonunda bir rapor hazırlayarak yeni alfabeyi sunmuşlardır. Daha sonra Atatürk ün Sarayburnu ndaki söylevlerinden sonra harf devrimi yapılmış ve yeni alfabeyi öğretmek için seferberlik başlamıştır. Alfabe değiştikten sonra Türkçe içinde bulunan Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeye karşı olan yabancılıkları daha da belirgin bir hal almış ve bu kelimelerin Türkçe karşılıklarını bulma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu amaçla çeşitli üniversite ve ilim kurumlarının başkanlarının katıldığı toplantıda Türkçe sözlüğe ihtiyaç olduğu belirtilmiş ve bu görevi Dârülfünun heyeti üzerine almıştır. Heyet ayrıca ayda bir defa toplanarak o güne kadar yaptıkları çalışmaları gözden geçirme kararı aldı. Sözlük hazırlamada dikkat edilecek husus; öncelikle Türkçenin kelime hazinesini oluşturmak ve dile uymayan yabancı kelimelerin karşılıklarını bulmak olacaktı. Dil Encümeni öğretmenler yardımıyla halk ağzında kullanılan kelimeleri toplama girişiminde bulunmuş; ancak belli bir zaman sonra çalışma tamamlanmadan ödeneğin kesilmesi sonucu durdurulmuştur. Sözlük çalışmalarının yanında terimler, etimoloji araştırmaları, gramer ve dilimizin diğer dillerle olan ilişkisini incelemek gibi geniş bir çalışmayı Dil Encümeni yapamayacağından 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti kuruldu. Çalışmalara başlamadan önce Türk dilinin geçmişini, bugününü ve geleceğini görüşmek maksadıyla Dolmabahçe Sarayı nda 58

6 Tanzimattan günümüze türkçemiz Atatürk ün huzurunda I. Türk Dil Kurultayı toplanmıştır. Bu kurultayda söz alan Hüseyin Cahit, dili halka kabul ettirirken zorlama yapılamayacağını ve dili tabii seyrine bırakmak gerektiğini savunur. Halk dilinde yerleşmiş olan kelimeleri atmanın doğru olmayacağını belirtir. Meselâ; tayyare icat olunduğunda biz buna tayr kökünden bir isim arayacağımıza bunu öz dilimizden çıkan uçku, uçkaç, uçuşkan diye tespit etmiş olsaydık daha iyi olurdu. Fakat herkes tayyareyi kabul ettikten sonra bunu kaldırıp atmak yerine Türkçe kelime koymak gereksizdir. Toplantıda önemli kararlar alınmıştır. Bunlardan bazıları: Türkçenin eski Türk dilleri ile mukayesesi yapılmalı, mukayeseli ve tarihi gramer yazılmalı, lehçeler lügati ve Türk lügati hazırlanmalı, Türk dili hakkındaki eserler toplanmalı. Türk Dili Tetkik Cemiyeti, Halk Ağzından Söz Derleme çalışması sonunda 130 bin kelime toplamıştır. Bu Cemiyet tarafından yürütülen çalışmalardan birisi de Karşılık Arama Kılavuzu oluşturmaktı. Türkçedeki Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe karşılıkları bulunacaktı. Bu çalışmada her gün kadar kelime yayımlanacak ve halk bunlara karşılık bulacaktı. İlk gün şu kelimeler yayımlanmıştı: âdab, âferin, âfet, âgâh, âhenk, âlet, âmade, âmir, âsayiş, âsude, âyin, âyîne, âzade. Üç buçuk aylık bir zaman içinde 1382 söz yayımlanmış ve bunlardan 640 tanesinin karşılığı merkez tarafından kabul edilmiştir. Yabancı kelimelere karşılık bulmak amacıyla yerli ve yabancı sözlüklerle yerli ve yabancı tanınmış eski eserler taranmış ve 125 binden fazla fiş hazırlanarak Osmanlıcadan Türkçeye Söz Karşılıkları Tarama Dergisi oluşturulmuştur. Ayrıca terimler, gramer ve sözlük çalışmaları da yapılmıştır. II. Kurultaydan sonra da sözlük çalışmalarına ağırlık verilmiş, taranan sözlüklerde tespit edilen Arapça ve Farsça sözlere Türkçe karşılıklar uydurulmuş ve 1935 yılında Osmanlıcadan Türkçeye, Türkçeden Osmanlıcaya Cep Kılavuzu yayımlanmıştır. Atatürk, uydurulan yeni kelimelerle ilk konuşmasını, İsveç veliahdının Ankara ya gelmesi sebebiyle Çankaya da yapmıştır. Bu konuşmada otuzdan fazla yeni kelime kullanmıştır. İlk cümle şu şekilde başlamaktadır. Bu gece, ulu konuklarımıza, Türkiye ye uğur getirdiklerini söylerken, duygum, tükel özgü bir kıvançtır. (9,424) Bu ilk cümlede tükel, özgü, kıvanç kelimeleri Tarama Dergisinde yer alan yeni karşılıklardı. Bunlar daha önce tükel (tam), özgü (hususî), kıvanç(zevk) olarak kullanılmaktaydı. Bunun yanında konuşmanın devamında özenç (gıpta) ve gönenç (saadet) gibi uydurulmuş kelimeler de vardı. Bu şekilde yabancı kelimelere karşılık bulma çalışması 1935 yılı sonuna kadar devam eder. Herkes yeni bulduğu kelimelerle yazı yazarken, bazen yazdığı yazıyı kendisinden başka kimse anlamıyordu. Hatta durum o derece üzücü bir hâl almıştı ki Türkçe kelimelere dahi karşılık bulunup yeni kelime diye sunuluyordu. Daha sonra bu durum hakkında bir soruşturma açıldı ve kelimelerin kökleri araştırılarak kökü herhangi bir yere dayanmayan kelimelerin eski durumları kullanıldı yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti nin adı değiştirilerek Türk Dil Kurumu adını almıştır. Atatürk ün ölümünden sonra bazı çevreler tarafından yapılan çalışmalara engel olmak istendi. Fakat Türk Dil Kurumu çalışmalarına devam etti yılında Tahsin Banguoğlu tarafından, Ana Hatlarıyla Türkçe Grameri adında bir eser hazırlanmış ve okullarda öğretmenlere kaynak kitap olarak kullanmaları için tavsiye edilmiştir. Ardından Türk Dil Kurumu sözlük çalış Number 29, Volume 1,

7 Salih Savaş maları neticesinde Türkçe Sözlük hazırlamış ve Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü nün bir kısmı tamamlanmıştır. Gazetelerde, dergilerde, eserlerde ve halkın konuşma dilindeki ifadelerde Türkçeleşme görülmekteydi. Fakat resmi dairelerde hâlâ eski ibareler yer alıyordu. Özellikle hukuk terimleri eskiden olduğu gibi devam ediyordu. Dışarıda suçlu, mahkemede mücrim diyorlardı. Bu ikiliği ortadan kaldırmak ve bu terimlerin Türkçe karşılıklarını bulmak amacıyla bir komisyon kuruldu ve 1945 yılında çalışmalarını tamamlayan komisyonun sunduğu tasarı kabul edilerek resmi dairelerdeki ibareler de Türkçeleştirildi yılında Anayasadaki Türkçe kelimelerin değiştirilmesi için İstanbul milletvekili Fuat Köprülü ve 203 arkadaşı Büyük Millet Meclisine önerge verdiler. Hazırlanan taslakta belirir yerine tecelli eder, kurulur yerine teşekkül eder, belli yerine muayyen, güven yerine itimat, açık yerine aleni vb. kelimeler konulmuştur. Anayasa komisyonu daha ileri giderek önerideki kimi Türkçe kelimeleri de kaldırmış, yerlerine yabancı kelimeler koymuştur. Örneğin; çoğunluk yerine ekseriyet, boşalınca yerine inhilâl edince gibi. Daha sonra yapılan oylama neticesinde Teşkilât ı Esasiye Kanunu nun yeniden yürürlüğe girmesi hakkındaki önerge kabul edilmiş ve Anayasa metninin yürürlükten kaldırılmasına karar verilmiştir. (9,465) yılları arasında Türk Dil Kurumu nun çalışmalarında belli bir duraklama görülmüştür ta yönetimin el değiştirmesiyle dildeki değişme faaliyetleri tekrar hızlanmıştır. Önceki hükümet zamanında kesilen ödenek tekrar verilmiştir. Devlet Başkanı tarafından Bakanlıklara gönderilen yazıda Türkçe karşılıkları bulunan yabancı kelimelerin kullanılmaması bildirilmiştir. Önceki hükümetin vekâlet olarak değiştirdiği bakanlık kelimesi tekrar kabul edilmiştir. Dildeki yabancı kelimelere karşılık bulma işi tekrar hızlandırılmış ve 1961 de hazırlanan yeni Anayasada eski kelimelerin yerine Türkçe kelime ve terimler konulmuştur seçimiyle iktidara gelen AP hükümeti zamanında dil devrimine karşı tekrar itirazlar ve saldırılar başlamış, yapılan çalışmaların bilim dışı ve uydurmacılık olduğu, dile müdahale yapılmaması gerektiği vurgulanmıştır lü yılların başında dilin sadeleştirilmesi hakkında farklı fikirler ve tartışmalar vardı. Bir yandan dilin sadeleştirilmesi gerektiğini savunanlar, bir yandan da sadeleştirildiği zaman Türkçenin çok basit ve bayağı olacağına inananlar vardı. Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy iki taraf arasındaki bu tartışmadan rahatsızlığını dile getirerek dilin sadeleştirilmesinde yarar olduğunu şu cümleleriyle belirtmiştir: Evet, lisanın sadeleştirilmesi farzdır. Gazetelerde zabıta vukûâtı öyle ağır bir lisanla yazılıyor ki avâm onu bir dua gibi dinliyor. Mehmed Beyin hânesine leylen fecre yâb duhûl olan sârik sekiz aded kaliçe i giranbahâ sirkat etmişdir. deyüb de Mehmet Beyin bu gece evine sekiz hırsız girmiş, sekiz halı çalmış. dememek âdeta maskaralıkdır. Avâmın anlayabileceği me âni avâmın kullandığı lisân ile edâ edilmeli, lâkin bir icmâl i siyasi Çağatayca yazılmamalı. Çünkü iki taraf da anlamayacak. Lisanımız bu hale gelebilmek için asırlar geçmiş. Bunu bir senede yıkıp, yenisini yapmaya çalışmak garip bir teşebbüs olmaz mı? (3,96) Yine o dönemde Mehmet Akif Ersoy ile aynı görüşü paylaşan Necib Âsım da dili sadeleştirmede asıl maksadın yazı dili ile konuşma dilindeki farklılığı gidermek olduğunu; yoksa dildeki Arapça ve Farsça kelimeleri atarak, gerekmeyenleri ortadan kaldırmak olmadığını ifade etmiştir. (1,1038) Bunlardan başka kesinlikle dilin sadeleştirilmeyeceğini ve özellikle dildeki Arapça 60

8 Tanzimattan günümüze türkçemiz ve Farsça kelimelerin dilde atılamayacak derecede yerleştiğini iddia edenler de vardı. Bunlardan birisi de Ebuzziyâ Tevfik Beydir. Edebiyat ı Cedidecilerin bir devamı olarak kabul edebileceğimiz Fecr i Âti topluluğu da dilde sadeleşme hareketine karşı idi. Yazılarında çok fazla Arapça ve Farsça kelime ve tamlamaya rastlanmaktaydı. Bu topluluk da aralarında çıkan görüş farklılıklarından dolayı kısa sürede dağılmıştır. Türkçenin sadeleştirilmesinde önemli rol oynayan ve Selânik te basılan Genç Kalemler dergisinin önceki ismi Hüsn ve Şiir idi. Daha sonra Ali Cânib Beyin teklifiyle Genç Kalemler adını almıştır. Bu derginin en önemli yazarları Ali Cânib, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp idi. Bu üç yazar da Türkçenin sadeleştirilmesi, Arapça ve Farsça terkiplerden temizlenmesi taraftarı idiler. Ömer Seyfettin Bulgaristan sınır boyunda bölük komutanı ve üsteğmen iken Ali Cânib Bey e yazdığı mektubunda bunu şu cümleleriyle açıkça belirtmekteydi: Arapça ve Farsça terkiplerin hiç lüzûmu yoktur. Bunlar ancak süs içindir. Kimin gösterecek, teşhir edecek fikri yoksa, onları çok kullanır. Eğer terkipler terk olunursa tasfiyede büyük bir adım atılmış olmaz mı? Bunu yalnız olarak başaramam. Geliniz Cânib Bey, edebiyatta, lisânda bir ihtilâl vücûda getirelim. (20,31) Ziya Gökalp de Türkçülüğün Esasları adlı kitabında şu ifadesine yer vermektedir: Türkçeyi ıslah için bu lisandan bütün Arabî ve Farisî kelimeleri değil, umûm Arabî ve Farisî kaideleri atmak. Arabî ve Farisî kelimelerden de Türkçesi olanları terk ederek Türkçesi bulunmayanları lisanda ibrâ etmek. (4,9) Genç Kalemlerin II. cildinin ilk sayısında Ömer Seyfettin, Yeni Lisan başlıklı yazısında gençlere sesleniyor. Millî edebiyatımızın olmamasını, eskiden Doğuya yönelip Farsça divanlar yazanların yerini şimdi Batıya yönelip Fransızcaya rağbet edenlerin aldığını, Türkçe konuşma dili ile yazı dili arasındaki farkı azaltacaklarına daha da artırdıklarını belirtiyor.(16,8) Ayrıca yazısının devamında yapılması gereken maddeleri şu şekilde sıralıyor: 1. Arabî ve Farisî kaideleriyle yapılan bütün terkipler terk olunacak. Fevkalâde, darb ı mesel gibi klişe olmuş kelimeler müstesna. 2. Türkçe cem i edatından başka katiyen ecnebî cem i edatları kullanılmayacak: İhtimalât, mekâtib, memurîn, hastegân kelimeleri yerine ihtimaller, mektebler, hastalar yazacaksınız. Tabi kâinat, ahlâk, Müslüman gibi klişe haline gelmişler müstesna. 3. Diğer Arabî ve Farisî edatları da atacaksınız. Eya, ecil, ez, men, ân, ender, bâ, beray, bî, nâ, ter, çi, çend, zehî, alî, fî, kâin, gâh, kâr, gîn, âsa, veş, ver, nâk, yâr gibi edatlar terk olunacak; ancak dile yerleşmiş, tamamıyla Türkçeleşmiş olan: ama, şayet, şey, keşke, lakin, nâşî, hemen, hem, henüz, yani gibileri kullanılacak.(16,8) Genç Kalemlerin Yeni Lisan hareketindeki Türkçenin sadeleştirilmesi çalışmalarına bir destek de Macar Türkolog İgnac Kunos tan geldi. Yazmış olduğu mektupta Türkçenin sadeleştirilmesi için Türkçeleşmiş ecnebî kelimelerin Arabî, Farisî, Avrupalı olsun kaldırılıp yerine Türkçe karşılıklarının konması gerekir. Meselâ; leyl ü nehar yahut rûz u şeb yerine gece gündüz, enfiye yerine burunotu vb. Kullanılabilir. Ecnebi kelimelerin yerine kullanılacak Türkçe kelimeleri Eski Türkçeden ve ahali arasında konuşulan halk lisanından bulmak gerekir. Ayrıca bu işin hemen olmayacağını ve uzun zaman alacağını belirtmektedir.(8,14) Number 29, Volume 1,

9 Salih Savaş Genç kalemlerin savunduğu Yeni Lisan hareketi konuşulacak dilde İstanbul Türkçesinin esas olarak alınmasını istiyordu. Yazı dili için eski İstanbul hanımlarının yumuşak ve zarif Türkçesi esas alınıyordu. Yalnız şunu da belirtmek gerekir ki, Yeni Lisan hareketine itiraz eden önemli şair ve yazarlar da o dönemde yazdıkları makalelerde bunu açıkça ifade ediyorlardı. Edebiyat ı Millîye başlıklı yazısıyla ilk itiraz Köprülüzâde Mehmed Fuad dan gelmiştir. Bu hareketin boş bir gürültüden ibaret olduğunu ve dillerin üç beş kişinin keyfiyle meydana gelemeyeceğine ve yeni sıfatını alacak şekilde değişmeyeceğine kesinlikle inandığını belirtir. (7,1041) Bu harekete bir başka itiraz da Rübâb dergisinde çıkan Netâyic başlıklı yazısıyla Yakub Kadri Karaosmanoğlu ndan geldi. O, yazısında yapılacak olan yeniliğe tamamen karşı olduğunu şu cümleleriyle açıkça belirtmiştir: Yeni lisan, sizin için muhakkak kullanılması pek güç bir ziynet olacaktır. Dilimizi ırsî, kisbî, bütün i tiyâdlardan tecrîd edeceksiniz. Yeni lehçeniz olacak. Meselâ; millet kelimesi bilmem nasıl bir istihâle ile budun a inkılâb edecek. Yaşasın millet! diyemeyeceksiniz. Yaşasın budun! diyeceksiniz. İş bu kadar da kalsa iyi; fakat îcâbında dilimizi tersine de çevireceksiniz. Nazar ı dikkat yerine dikkat gözü, nefhâ ı ümîd yerine ümid üfürüğü demeye mecbur olacaksınız. (6,14) Bu itiraz halkasına Cenab Şehabeddin de Oğluma İkinci Mektub adlı yazısıyla katılır ve bu hareketin Türklüğü ikiye bölecek kadar tehlikeli bir hareket olduğunu belirtir. Tabii ki bu itirazlara gerek Perviz imzasıyla yazdığı yazıda Ömer Seyfettin ve gerekse Yeni Lisan Hakkında Bir Hasbıhal yazısıyla Mehmed Şükrü Bey tarafından cevap yazılmıştır. Yeni Lisan hareketine itiraz edenlerin I. Dünya Savaşı sonrası bir yumuşama gösterdikleri görülür. Bunların arsında Fuad Köprülü ve Yakup Kadri de vardır. Tabii eski inatçı fikirlerini devam ettiren dildeki sadeleşmeye karşı çıkanların başında da Cenâb Şehâbeddin gelmektedir. Dilin bünyesine ve kaidelerine uygun olmayan eklerle yapılan, mânâca yanlış kelimeler uydurma kelimelerdir. Dilin yapısına uygun olarak yapılan kelimeler ise türemiş kelimelerdir.(17,127) Eklerin yanlış kullanılmasıyla ortaya çıkan garip uydurma kelimelere günümüz Türkçesinde de rastlamaktayız. Meselâ bunlardan birkaçına bakalım: sevinç, gülünç, kıskanç, korkunç, utanç gibi kelimeler fiilin sonuna getirilen inç, ünç, nç, ç ekleriyle türetilmiştir. Peki, ilginç kelimesi nasıl türetilmiştir? İlgimek diye bir fiil Türkçemizde mevcut değildir. ilgi diye isim vardır. Burada ismin sonuna nç eki getirilmiştir. Buna benzer olarak t eki de fiillerin sonuna getirilmesi gerekirken bazen de isimlerin sonuna getirilerek yeni kelimeler türetilmiştir. Meselâ; geçmektengeçit, ummaktan umut, binmekten binit kelimeleri oluşturulurken karşıdan karşıt, örgüden örgüt, anıdan anıt, yapıdan yapıt kelimeleri türetilerek isimlerin sonuna getirilmiştir. Yine sel, sal ekleri ile oluşturulan yöresel, çevresel, töresel, düzeysel, toplumsal, yapısal, yaşamsal, kamusal, kumsal, kurumsal kelimelerinde olduğu gibi isimlerin sonuna gelmesi gerekirken eğitsel (eğitmek), görsel (görmek), işitsel (işitmek) kelimelerinde olduğu gibi ekler fiillerin köklerine getirilerek uydurma kelimeler türetilmiştir. Bu konuda Türkçenin Karanlık Günleri adlı kitabında Necmettin Hacıoğlu nun ilginç bir tespiti var. Bir ara Millî Eğitim Bakanlığı okullara gönderdiği bir bildiride, öğrencilerin tinsel ve tensel gelişmelerini sağlamak için lüzumlu tavsiyelerde bulunmuştur. Burada ruh 62

10 Tanzimattan günümüze türkçemiz yerine tin, beden yerine ten kullanılmıştır. Eski Türkçedeki nefes, can anlamına gelen tin değil tın dır. Bu kelime de artık unutulmuştur. Beden kelimesi yerine kullanılan ten ise Türkçe değil Farsçadır. Ayrıca ten kelimesi beden yerine kullanılmaz; çünkü cilt manasındadır. Üstelik buna Türkçede olmayan sel eki getirilmiş ve tensel kelimesi türetilmiştir. (5,75) Fransızcadan gelen al, el eki bazen sal, sel bazen de sadece l olarak getirilmiştir. genel, özel, tekel, sözel, doğal, tüzel, toplumsal, bölgesel, sayısal, yapısal Dilimizde isim köküne getirilen ç eki yoktur. Fakat uydurmacılar aracı yerine araç türetmişler. gereç kelimesinde ise kök gere olması gerekir. Fakat Türkçede böyle bir kelime mevcut değildir. Kelime türetilirken Türkçenin yapısına uygun olmayan ekler kullanılmış ve yanlış uygulamalarla kelime türetilmiştir. Meselâ; görev, ödev, sınav, söylev gibi kelimeler türetilirken fiil köküne v eki getirilmiştir. Türkiye Türkçesinde fiilden isim yapma eklerinde böyle bir yapım eki mevcut değildir. zorunlu, özgür, özet, önem, uygar, özgü, tüm, amaç, birim, bağımsız, neden, imge, değinmek, öngörmek, doğal, ilginç, yaşam, yanıt, yaşıt, öykü, serüven kelimeleri de Türkçenin gramerine uymamaktadır. Yine dilimizde mevcut olmayan ay, ey, man, men ekleri sonradan uydurulmuştur. olay, birey, dikey, yapay, yüzey, düzey, eğitmen, gözetmen, öğretmen, okutman, kocaman, şişman, Bunlardan başka okul, evrensel, organ, imge kelimeleri Fransızca kelimelere benzetilerek yapılmıştır. Moğolcadan dilimize gelmiş olan tay eki ile birçok kelime türetilmiştir. Yargıtay, Sayıştay, Danıştay, kurultay tay eki eskiden Moğollarla münasebet sonucu Türkçemize girmiş fakat daha sonra kullanılmadığından unutulmuştur. Bu kelimelerden sadece kurultay eskiden beri kullanılan bir kelimedir. Diğer kelimeler ise sonradan türetilmiştir. Peyami Safa Osmanlıca, Türkçe, Uydurmaca adlı kitabında her iki şeklini de kullandığı kelimelerin şunlar olduğunu belirtiyor: Hülâsa özet, mânâ anlam, alâka ilgi, tercüme çevirme, lisan dil, mevzu konu, temenni dilek, ziraat tarım vb. (12,244) Halk tarafından kabul görmeyen ve kullanılmayan kelimeler de türetilmiştir. Bunlardan bazıları: Vicdan buluç, şimşek çakın, şelale çavlan, ferahlamak genelmek, engelgerelti, karakter ıra, manevi içlek, iradeistem, kanaat kanıklık, lütuf(ihsan) kavra, makam orun, silah savut, kısmî tikel, mânevi tinsel, ahlâki törel, vaziyet tutsa, rehintutu, ihtar uyartı, gevezelik etmek yanşamak, niyet yasan, tercih etmek yeğlemek, nifak ayırga, vasıf ayırt, izâfi bağıl, hükümbaşatlık, iflâs batkı, senet belgit, akademibilimtay, fesat bozut vb. Birçok kelime uydurulduktan sonra halk tarafından rağbet görmeden unutulup gitmiştir. Meselâ günümüzde hiç kimse gerelti demez engel der. tutsa demez vaziyet, durum der. ürem demez faiz der. Bunlar gibi yüzlerce kelime halk tarafından rağbet görmemiş ve unutulup gitmiştir. Dilimizin ne kadar değiştiğini görmek bakımından sporda kullanılan, dilimize girmiş terimlerin bir kısmına bakmak yeterlidir. antrenör, abluka, atak, avantaj, amatör, antrenman, averaj, atmosfer, basket, basketbol, futbol, hentbol, voleybol, branş, centilmen, defans, gol, deplasman, dezavaraj, ekarte, ekip, forvet, favori, final, finalist, frikik, form, federasyon, file, faul, fikstür, inisiyatif, kontratak, korner, klas, karambol, kritik, kadro, klüp, kupa, klasman, lig, lisans, marke etmek, maç, menajer, ma Number 29, Volume 1,

11 Salih Savaş raton, markaj, nakavt, ofsayt, penaltı, pas, pozisyon, plase, puan, ribaunt, stad, stadyum, skor, sportif, santrfor, şut, şampiyon, taç, turnuva, tempo, transfer, tur, turne, vole, degaj Bunun gibi sinema, tiyatro, resim ve müzik gibi sanat dallarındaki terimlerin de bunlardan aşağı kalır bir tarafı yoktur. Sonuç ve Öneriler Dilimiz her geçen gün biraz daha yabancılaşmakta ve değişmektedir. Bir yandan teknolojinin hızlı ve sürekli değişmesiyle yabancı kelimelerin dilimize aynen alınması ve dil bilgisi kurallarına göre uydurulmaması, bir yandan da kendi dilimizde karşılığı olduğu halde onu kullanmadan yabancı kelimeleri kullanma hevesimiz bu değişimi hızlandırmaktadır. Bir vatandaş olarak görevimiz; dilimizi asıl biçimiyle korumak, yaşatmak ve bizden sonraki nesillere bozulmamış olarak aktarmaktır. 12. Sâmi, Şemseddin,(1901) İkdam gazetesi 13. Sâmi, Şemseddin, (1901) Kamûs ı Türkî, Kapı Yayınevi, İstanbul, 1073 sayfa 14. Sâmi, Şemseddin, (1899) Edebiyat ı Müstakbelemiz, Sabah gazetesi, sayı Seyfettin, Ömer, (1911) Genç Kalemler, Cilt II, sayı Timurtaş, Faruk K.,(1977) Türkçemiz ve Uydurmacılık, Boğaziçi Yayınları, Boğaziçi Basın ve Yayınevi, İstanbul 17. Toynbee, Arnold J. (1929) The Adaption of the Latin in place of the Arabic Alphabet in Turkey and in the Turkish States Members of the USSR ( ), in Survey of İnternational Affairs, 1928, London 18. Uşaklıgil, Halit Ziya,(1936) Kırk Yıl, IV Cilt, İstanbul 19. Yöntem, Ali Cânib,(1942) Ömer Seyfettin ve Değeri, Çınaraltı Neşriyat, sayı 31 KAYNAKLAR 1. Âsım, Necib,(1911) Dilimiz, Servet i Fünûn, Cilt 40, sayı Cenap, Şehabeddin,(1925) Servet i Fünûn 27 Ağustos 1925, sayı Ersoy, Mehmed Akif,(1910) Hasbıhal, Sırat ı Müstakîm, Cilt IV, Sayı Gökalp, Ziya,(1958) Türkçülüğün Esasları, Ankara 5. Hacıeminoğlu, Necmettin,(1972) Türkçenin Karanlık Günleri, İrfan Yayınevi, İstanbul 6. Karaosmanoğlu, Yakub Kadri,(1912) Netayic Rübâb, sayı Köprülü, M. Fuad, (1911) Edebiyat ı Millîye Servet i Fünûn, Cilt 41, sayı Kunos, Ignac,(1911) Genç Kalemler, Cilt II, sayı Levend, Agâh Sırrı,(1972) Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri TDK Yayınları, Ankara 10. Öksüz, Yusuf Ziya, (1995) Türkçenin Sadeleşme Tarihi Genç Kalemler ve Yeni Lisan Hareketi, TDK Yayınları, Yüksek Öğretim Kurulu Matbaası, Ankara 11. Safa, Peyami, Osmanlıca, Türkçe, Uydurmaca, Ötüken Yayınları 64

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE? ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? Prof. Dr. Mukim SAĞIR ÖZET Bu makalede ana dil ve ana dili terimlerinin kullanımları üzerinde durulacaktır. Aralarında nüans olan bu iki terimin Türkçe ve Türk Dili öğretiminde

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında

Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında Akademik İncelemeler Cilt:3 Sayı:1 Yıl:2008 Karahanlı Eserlerindeki Söz Varlığı Hakkında Emek Üşenmez 1 fahemek@gmail.com ÖZET Karahanlı Türkçesi Türk dilinin önemli devrelerinden birisini oluşturmaktadır.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir.

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir. 03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir. 1. SINIF GÜZ YARII I.YARI KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ İKİLİ ÖĞRETİM

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

Bilişimin en Türkçesi. DEVLET ELİYLE BOZULAN TÜRKÇE Olgular, Çabalar

Bilişimin en Türkçesi. DEVLET ELİYLE BOZULAN TÜRKÇE Olgular, Çabalar Bilişimin en Türkçesi DEVLET ELİYLE BOZULAN TÜRKÇE Olgular, Çabalar Hülya Küçükaras Dil Derneği Genel Yazmanı AB 14 - Mersin 1 VAR OLAN DURUM Dil ve yazım kargaşası yaşanıyor. Türkçenin öyküsünü (geçmişini/tarihsel

Detaylı

YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM GÜLHAN 0266 6121000/4508. agulhan@balikesir.edu.tr

YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM GÜLHAN 0266 6121000/4508. agulhan@balikesir.edu.tr YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM GÜLHAN ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Abdülkerim Gülhan İletişim Bilgileri Adres Balıkesir Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Çağış Yerleşkesi Balıkesir Telefon Mail 0266 6121000/4508 agulhan@balikesir.edu.tr

Detaylı

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 55 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 55 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 55 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar 33 1. Edebi Türler 2. Edebi Akımlar 3. Edebi Metinler Batı Etkisinde Gelişen Türk Tanzimat Dönemi Türk

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi

Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Eğitim Tarihi Yrd. Doç. Dr. Ali GURBETOĞLU İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İslam Öncesi Türklerde Eğitimin Temel Özellikleri 2 Yaşam biçimi eğitimi etkiler mi? Çocuklar ve gençlerin

Detaylı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ. Doç.Dr. Yunus KOÇ HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ Doç.Dr. Yunus KOÇ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ SAYILARI/İSTATİSTİKLER Görevlendirme: 1 profesör (yabancı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2

DERS BİLGİLERİ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 Ön Koşul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin

Detaylı

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş ÖZ GEÇMİŞ I. Adı Soyadı (Unvanı) Mustafa ARSLAN (Yrd.Doç.Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007. E-posta: (kurum/özel) marslan@ybu.edu.tr; musarslan19@gmail.com Web sayfası

Detaylı

HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA

HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA GECMIŞTEN GUNÜMUZE HABER YAZILARI Halka günlük olayları haber verme geleneğinin şimdilik Atina da başladığı sanılmaktadır. Eski Atina da, halk günün belirli saatinde,

Detaylı

Koca Mustafa Reşid Paşa

Koca Mustafa Reşid Paşa Osmanlı İmparatorluğu ndaki ilk Mason Locası 1738 de Galata da kurulmuştur. Osmanlı vatandaşı olarak mason olan ilk kişi Yirmisekiz Mehmed Çelebi nin oğlu Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa olmuştur. Osmanlı

Detaylı

Ulusal Kredi Osmanlı Türkçesi Grameri 224022300001102 3 0 0 3 4. Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır.

Ulusal Kredi Osmanlı Türkçesi Grameri 224022300001102 3 0 0 3 4. Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır. Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Ulusal Kredi Osmanlı Türkçesi Grameri 224022300001102 3 0 0 3 4 Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır. Önerilen Dersler : Önceki dönemde Osmanlı

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU

TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU LİSE-1 (ÇALIŞTAY 2011) 9 17 Temmuz 2011 (Çanakkale) FİZİK Türkçede bilimsel

Detaylı

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 29 EKİM TÖRENLERİ Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 1923 Cumhuriyet ilân edildi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 DERS BĠLGĠLERĠ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD 101 1 2 + 0 2 2 Ön KoĢul Dersleri Yok Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin

Detaylı

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO

NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO Cilt:3 Sayı:4 Şubat 2013 Issn: 2147-5210 www.thestudiesofottomandomain.com NER TERİMİNDEN HAREKETLE TÜRK MİTOLOJİK DEĞERLERİNİN SÜNNET TÖRENLERİNE ETKİSİ THE EFFECT OF TURKISH MYTHOLOGICAL VALUES TO THE

Detaylı

Ders Kodu Teorik Uygulama Lab.

Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Ders Kodu Teorik Uygulama Lab. Osmanlı Türkçesi Metin İncelemeleri (19-20 yy) Ulusal Kredi Öğretim planındaki AKTS 224022300001201 1 2 0 2 4 Ön Koşullar : Bu dersin ön koşulu ya da yan koşulu bulunmamaktadır.

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

DİPNOTLAR. [1] "İlmi Heyet", Hakimiyeti Milliye, 25.04.1924.

DİPNOTLAR. [1] İlmi Heyet, Hakimiyeti Milliye, 25.04.1924. DİPNOTLAR [1] "İlmi Heyet", Hakimiyeti Milliye, 25.04.1924. [2] Rapor hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: John Dewey, Türkiye Maarifi Hakkında Rapor, Maarif Vekaleti Yayını, İstanbul, 1939. [3] Şükrü Saraçoğlu,

Detaylı

ARAP DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM ÖĞRETİM YILI GÜZ PROGRAMI

ARAP DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM ÖĞRETİM YILI GÜZ PROGRAMI 1. SINIF/ 1. YARIYIL YDI101 YDA101 Temel Yabancı Dil (İngilizce) ( Basic Foreign Language (English) ) Temel Yabancı Dil (Almanca) ( Basic Foreign Language (German) ) 4 0 4 4 1 1 YDF101 Temel Yabancı Dil

Detaylı

Oturum aç butonuna tıklayın.

Oturum aç butonuna tıklayın. Adım 1 Oturum açın. Oturum aç butonuna tıklayın. Adım 1 Oturum açın. Kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazın. İpucu: Eğer şifrenizi hatırlayamazsanız, Şifrenizi mi unuttunuz? istemini kullanın. Adım 2 Profilinizi

Detaylı

YAZARLARIN GAZETELERDEKİ YAZILARI ÜZERİNE BİBLİYOGRAFYALARIN LİSTESİ Bülent Ağaoğlu İstanbul, Ağustos 2002 İÇİNDEKİLER A.RIFAT... 3 ADIVAR, HALİDE EDİP... 3 AHMET CEVDET... 3 AHMET RASİM... 3 ALİ KEMAL...

Detaylı

Syllabus LANG 290: TURKISH SING LANGUAGE ( SIGN LANG) Spring 2014

Syllabus LANG 290: TURKISH SING LANGUAGE ( SIGN LANG) Spring 2014 Syllabus LANG 290: TURKISH SING LANGUAGE ( SIGN LANG) Spring 2014 Öğretim Üyesi: CANAN TÜRKOĞLU Ofis: SOS 136 Ofis Saatleri: Salı 09.00-10.00; Perşembe 09.00-10.00 E-mail: cturkoglu@ku.edu.tr Telefon:

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2010-2011 ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM 11. SINIF MF-DİL GRUBU GRUBU TÜRK EDEBİYATI DERSİ III. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı:

Detaylı

1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.

1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. ÖZ GEÇMİŞ-CV 1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 16.03.1979 tarihinde Malatya da doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini ve ayrıca üniversite lisans ve yüksek lisans

Detaylı

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır.

Şimdi noktalama işaretlerinin neler olduğunu ayrıntılarıyla görelim. Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda kullanılır. NOKTALAMA İŞARETLERİ Dilimizde ilk kez Tanzimat döneminde kullanılan noktalama işaretleri, yazının daha kolay anlaşılmasını sağlar. Yazının okunmasını kolaylaştırır ve anlam karışıklığına düşülmesine engel

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümlerinde Osmanlı Türkçesi Eğitimi

Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümlerinde Osmanlı Türkçesi Eğitimi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümlerinde Osmanlı Türkçesi Eğitimi Mehmet GÜMÜŞKILIÇ Özet:Osmanlı Türkçesi, Türk dili tarihinin yaklaşık 450-500 yıllık bir dönemini ihtiva etmektedir. İlim âleminde Osmanlıca

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

DERS KATEGORİSİ TEORİ+UYGULAMA (SAAT) Arapça Kolay Metinler II Seçmeli SEÇ122 2+0 2 3 ÖN KOŞUL DERSLERİ. DERSİN VERİLİŞ BİÇİMİ (Örgün ya da Uzaktan)

DERS KATEGORİSİ TEORİ+UYGULAMA (SAAT) Arapça Kolay Metinler II Seçmeli SEÇ122 2+0 2 3 ÖN KOŞUL DERSLERİ. DERSİN VERİLİŞ BİÇİMİ (Örgün ya da Uzaktan) KAFKAS ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ/YÜKSEKOKULU/MESLEK YÜKSEKOKULU/ENSTİTÜSÜ DOĞU DİLLERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DERS TANITIM VE UYGULAMA BİLGİLERİ DERSİN ADI DERS KODU TEORİ+UYGULAMA (SAAT) KREDİSİ

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ 1. Bilgi Evlerinin Kuruluş amacı; 2014 ve 2015 Eğitim Öğretim yılı Çocukların kendilerini tanımalarını, bilgi ve becerilerini

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? YABANCI DİL ULUSLAR ARASI HAREKETLİLİKTE OLMAZSA OLMAZ MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? DOÇ.DR.DİLEK KARAASLAN Süleyman Demirel Üniversitesi it i Erasmus Kurum Koordinatörü 05 Kasım

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

NOKTALAMA - YAZIM NOKTALAMA. 1. Nokta (.) Çocuklar bahçede oynuyor. Dr. Ayhan Bey tanıdığımızdır. (doktor) Yarışmada 1. olmuş.

NOKTALAMA - YAZIM NOKTALAMA. 1. Nokta (.) Çocuklar bahçede oynuyor. Dr. Ayhan Bey tanıdığımızdır. (doktor) Yarışmada 1. olmuş. NOKTALAMA - YAZIM NOKTALAMA 1. Nokta (.) Cümlenin sonuna konur. Çocuklar bahçede oynuyor. Kısaltmaların sonuna konur. Dr. Ayhan Bey tanıdığımızdır. (doktor) Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur.

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

Final Honour School of Oriental Studies, 2014 NEW LIST OF TURKISH SET TEXTS FOR BA OS (TURKISH) Paper4: Ottoman Historical Texts

Final Honour School of Oriental Studies, 2014 NEW LIST OF TURKISH SET TEXTS FOR BA OS (TURKISH) Paper4: Ottoman Historical Texts Final Honour School of Oriental Studies, 2014 NEW LIST OF TURKISH SET TEXTS FOR BA OS (TURKISH) Paper4: Ottoman Historical Texts Ashıqpashazade tarihi, ed. Ali Bey (repr. Farnborough, 1970), pp. 6-7, 142-143.*

Detaylı

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri 1. Yıl Ders Planı 1. Yarıyıl Türkçe Öğretiminde Çağdaş Yaklaşımlar ETO701 1 2 + 1 7 Türkçe öğretiminde geleneksel uygulamalardan

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI-I ÇERÇEVE PROGRAMI. :Tercih Özel Öğretim Kursu :Kesikkapı Mah. Atatürk Cad. No.

ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI-I ÇERÇEVE PROGRAMI. :Tercih Özel Öğretim Kursu :Kesikkapı Mah. Atatürk Cad. No. ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI-I ÇERÇEVE PROGRAMI 1.KURUMUN ADI 2.KURUMUN ADRESİ 3.KURUCU TEMSİLCİSİ ADI :Tercih Özel Öğretim Kursu :Kesikkapı Mah. Atatürk Cad. No.79 Fethiye /MUĞLA :ARTI ÖZEL

Detaylı

Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi 1979-1984. Y. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Cumhuriyet Üniversitesi 1992-1993

Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi 1979-1984. Y. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Cumhuriyet Üniversitesi 1992-1993 1. Adı Soyadı: H. İbrahim DELİCE 2. Doğum Tarihi: 01 Nisan 1964 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi 1979-1984 Y. Lisans

Detaylı

D. Kodu Ders Adı Ders Saati Kredi Z/S TDE 501 AğızAraştırmaları 3 3 S TDE 503 Arapça I 3 3 S TDE 505 Âşık Edebiyatı 3 3 S TDE 507

D. Kodu Ders Adı Ders Saati Kredi Z/S TDE 501 AğızAraştırmaları 3 3 S TDE 503 Arapça I 3 3 S TDE 505 Âşık Edebiyatı 3 3 S TDE 507 YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ABD LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI Türk Dili ve Edebiyatı Tezli Yüksek Lisans Programı Programın öngörülen

Detaylı

Kriminalistik. Av. Seyfettin ARIKAN*

Kriminalistik. Av. Seyfettin ARIKAN* Kriminalistik Av. Seyfettin ARIKAN* * Avukat ve Em. Emniyet Müdürü, Polis Akademisi Em. Kriminalistik Dersi Öğr. Üyesi, Kriminalistik (Grafoloji ve Sahtecilik) UZMANI, seyfettinarikan@yahoo.com Kriminalistik

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ettiği becerilerin özetidir. Özgeçmiş

Detaylı

AMASYA ÜNİVERSİTESİ 6. KÜLTÜR SANAT VE SPOR ŞENLİĞİ SPOR MÜSABAKA TALİMATLARI HALI SAHA FUTBOL MÜSABAKA TALİMATI HALI SAHA FUTBOL YÜRÜTME KURULU

AMASYA ÜNİVERSİTESİ 6. KÜLTÜR SANAT VE SPOR ŞENLİĞİ SPOR MÜSABAKA TALİMATLARI HALI SAHA FUTBOL MÜSABAKA TALİMATI HALI SAHA FUTBOL YÜRÜTME KURULU AMASYA ÜNİVERSİTESİ 6. KÜLTÜR SANAT VE SPOR ŞENLİĞİ SPOR MÜSABAKA TALİMATLARI TERTİP KOMİTESİ BAŞKAN : Prof. Dr. M. Akif ZİYAGİL Bed. Eğt. ve Spor Böl.Bşk. ÜYE : Ünal AYDOĞAN Sağ.Kül.ve Spor Dai. Bşk.

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR ve SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI 5. SPOR ŞENLİĞİ MÜSABAKALARI

ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR ve SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI 5. SPOR ŞENLİĞİ MÜSABAKALARI ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK KÜLTÜR ve SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI 5. SPOR ŞENLİĞİ MÜSABAKALARI ÖĞRENCİ BASKETBOL (24 Mart 11 Nisan 2014) 1. Eğitim Fakültesi 2. Orman Fakültesi 3. Fen Edebiyat Fakültesi

Detaylı

1. BÖLÜM. Þiirin Anlamsal Özellikleri

1. BÖLÜM. Þiirin Anlamsal Özellikleri Cevap Anahtarý 1. BÖLÜM Güzel Sanatlar ve debiyat Þiirin Biçimsel Özellikleri Þiirin Anlamsal Özellikleri Söz Sanatlarý 3 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Düz Yazý Türleri

Detaylı

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773)

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) İpek Üniversitesinden: İPEK ÜNİVERSİTESİ DİL EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ ESKİ METİN YÖNETİM KURULU MADDE 8- Şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Şirket Yönetim Kurulu altı üyeden oluşur ve bu üyelerin tamamı

Detaylı

First Discoveries Seviyesi Kullanım Kılavuzu

First Discoveries Seviyesi Kullanım Kılavuzu First Discoveries Seviyesi Kullanım Kılavuzu FIRST DİSCOVERİES SEVİYESİNE HOŞ GELDİNİZ FIRST DISCOVERIES-BAŞLANGIÇ First Discoveries, seviyesine ulaşmak için ComLearning Online English ana sayfasından

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu 17 Mayıs 2014 Tarihinde Ankara da Gerçekleştirildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. Maddesine göre toplanan XXVI. Genel Kurul, 2014-2018

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013

Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 Vatandaşlık Eğitimi Merkezi (CCE) Varşova, 22 Ekim 2013 CCE Hakkında bir sivil toplum kuruluşudur; 1994 yılında kurulmuştur; demokratik devletlerde gerekli olduğu düşünülen vatandaşlık bilgi ve becerilerini

Detaylı

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Bayburt Üniversitesine bağlı olarak

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00

T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin

Detaylı

135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz

135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz Cihan Demirci Damdaki Mizahçý Mizah Dergilerimizde Yazýnýn Serüveni 135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz epeyce bir süredir dergilerinde mizah öyküsü

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ * Koyu renkle yazılmış kazanımlar; ulusal sınavlarda (SBS...gibi) sınav sorusu olarak çıkabilen konulardır; diğer kazanımlarımız temel ana dili becerilerini geliştirmeye

Detaylı

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Hazırlanan Öğrencinin; Adı: Soyadı: Doğum Tarihi: Yaşı: Öğrencinin Ailesine Ait Bilgiler: ADI- SOYADI BABA ANNE MESLEĞİ ADRES

Detaylı

KİTAP TANITIMI. Necmi UYANIK

KİTAP TANITIMI. Necmi UYANIK TARİHİN PEŞİNDE ULUSLARARASI TARİH ve SOSYAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ Yıl: 2015, Sayı: 13 Sayfa: 449 453 THE PURSUIT OF HISTORY INTERNATIONAL PERIODICAL FOR HISTORY AND SOCIAL RESEARCH Year: 2015, Issue: 13

Detaylı

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 60 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar. Edebiyatına

Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 60 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar. Edebiyatına 23 Kategori: EDEBİYAT Öngörülen ders saati: 60 Alt Kategori Program İçeriği Özel Hedefler Kazanımlar 1. Edebi Türler Batı Etkisinde Gelişen Türk - Batı nın Türk Öğrenci: na - Türkçe yayınlanan ilk 2. Edebi

Detaylı

-SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI-

-SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI- -SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI- Pazarlamadünyasi.com un Vodaco Agency işbirliği ile 04 Ağustos 30 Eylül 2009 tarihleri arasında gerçekleştirdiği Sosyal Medya araştırması sonuçlandı. İnternet kullanıcıları sosyal

Detaylı

TÜRKÇE / Yazımı Karıştırılan Sözcükler, Kısaltmaların Yazımı

TÜRKÇE / Yazımı Karıştırılan Sözcükler, Kısaltmaların Yazımı 1 2 3 1) "Şey" sözcüğü her zaman ayrı yazılır. Her şey güzel olacak Bir şey sorabilir miyim? Hiçbir şey moralimi bozamaz. 4 2) "Bugün" sözcüğü, içinde bulunduğumuz günü akla getiriyorsa bitişik; diğer

Detaylı

SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ

SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ IX.ULUSAL EĞİTİM BİLİMLERİ KONGRESİ Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi 27-30 Eylül 2000 ERZURUM SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ Prof.Dr. Mustafa ERGÜN Konunun önemi Araştırmalarda

Detaylı

Yeni Türk Edebiyatında Kadıköy. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER. 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.

Yeni Türk Edebiyatında Kadıköy. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER. 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 1. Adı Soyadı: Haluk ÖNER 2. Doğum Tarihi: 11.10.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili Ve Edebiyatı Marmara 2000 Y. Lisans Yeni Türk Edebiyatı Marmara

Detaylı

AÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS PROGRAMI 1. KİTAP ÜNİTE 1. Okuma Parçası. Tercüme

AÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS PROGRAMI 1. KİTAP ÜNİTE 1. Okuma Parçası. Tercüme AÖF İLAHİYAT ÖNLİSANS PROGRAMI 1. KİTAP ÜNİTE 1 الجملة CÜMLE Okuma Parçası :.... Tercüme Okul Okul büyüktür. Bahçesi geniştir. Okulun kapıları yüksektir. Sınıfları çoktur. Öğrenciler okula sabah girerler

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRASYA ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015 BAHAR DÖNEMİ DERS İÇERİKLERİ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRASYA ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015 BAHAR DÖNEMİ DERS İÇERİKLERİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ AVRASYA ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015 BAHAR DÖNEMİ DERS İÇERİKLERİ AVAR7045 TÜRKİYE'NİN AVRASYA POLİTİKALARI (zorunlu ders) Doç. Dr. Bekir Günay

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

KAFKAS ÜNIVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESI SLAV DİLLERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ RUS DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DERSLERİN İÇERİĞİ I.

KAFKAS ÜNIVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESI SLAV DİLLERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ RUS DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DERSLERİN İÇERİĞİ I. KAFKAS ÜNIVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESI SLAV DİLLERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ RUS DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI DERSLERİN İÇERİĞİ I.YARIYIL RU 103 Rus Edebiyati Tarihi 2-0-2 Rusça okutulan bu derste

Detaylı

13.ANGORA KUPASI FUTBOL FİKSTÜRÜ

13.ANGORA KUPASI FUTBOL FİKSTÜRÜ MERKEZ ÇİM SAHA Özel Hususlar / Esnek Kurallar: Not: Tüm müsabakalar Üniversite Sporları Federasyonu Oyun Kurallarına ve Misyonuna Tabidir. Ancak, turnuvanın yapısı ve amacı doğrultusunda bazı esnek kurallar

Detaylı

Doktora Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008

Doktora Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008 ÖZGEÇMİŞ I. (Ana sayfada görünecektir.) Adı Soyadı (Unvanı) Miyase Koyuncu Kaya (Yrd. Doç.Dr.) Doktora: Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008 E-posta: (kurum/özel) mkkaya@ybu.edu.tr Web sayfası

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞI 2013 2014 2014 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU GİRİŞ: Resmi

Detaylı

DĠYARBAKIR DA YETĠġEN KÜLTÜR VE SANAT ĠNSANLARI: 2 ULUSLARARASI SEZAĠ KARAKOÇ SEMPOZYUMU (5-7 NĠSAN 2012/DĠYARBAKIR)

DĠYARBAKIR DA YETĠġEN KÜLTÜR VE SANAT ĠNSANLARI: 2 ULUSLARARASI SEZAĠ KARAKOÇ SEMPOZYUMU (5-7 NĠSAN 2012/DĠYARBAKIR) Değerli Akademisyenler, Sezai Karakoç, günümüz Türk edebiyatının en önemli isimlerindendir. 1950 den bu yana yazdıklarıyla, özellikle genç şairler üzerinde önemli bir iz bırakmıştır. Sezai Karakoç un şiirindeki

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı