NECP FAZIL KISAKÜREK N HAYATINDA VE ESERLERNDE TASAVVUF OLGUSU THE FACT OF MYSTICISM IN THE LIFE AND WORKS OF NECIP FAZIL KISAKÜREK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "NECP FAZIL KISAKÜREK N HAYATINDA VE ESERLERNDE TASAVVUF OLGUSU THE FACT OF MYSTICISM IN THE LIFE AND WORKS OF NECIP FAZIL KISAKÜREK"

Transkript

1 NECP FAZIL KISAKÜREK N HAYATINDA VE ESERLERNDE TASAVVUF OLGUSU THE FACT OF MYSTICISM IN THE LIFE AND WORKS OF NECIP FAZIL KISAKÜREK Turan GÜLER Öz Necip Fazıl Kısakürek Cumhuriyet devri Türk edebiyatını, hem fikir ve aksiyon adamı hem de kalemi güçlü bir edebiyatçı olarak derinden etkileyen özgün bir kiiliktir. iir, tiyatro, roman, hikâye gibi birçok türde kaleme aldıı eserlerde din, tasavvuf, tarih, felsefe gibi konular geni bir yer tutar. Bu edebi eserlerinin yanı sıra fikirlerini yazdıı eserleri aracılıı ile de büyük bir mücadele içinde yaamıtır. Devrini ve devrinden sonra gelen birçok aydını etkisi altına almıtır. Otuzlu yalardan itibaren slam ı ve tasavvufî düünceyi fikirlerinin merkezine alan Necip Fazıl, eserlerinin neredeyse tamamına yakınını bu dorultuda yaayacak bir gençliin ortaya çıkmasını salamak için kaleme almıtır. Böyle bir dava uuru içinde yaayan Necip Fazıl ın hayatındaki ve eserlerindeki tasavvuf olgusu ise bu açıdan ele alındıında kaçınılmaz bir aratırma konusudur. Bu konuda kendisi hakkında yapılan çalımalara bir ek olmaktan öte bir iddiası olmayan bu çalımada yazarın tasavvuf ile ilk tanııklıına, ardından gelen yeni hayatına, eserlerindeki tasavvufî etkiye yer verilecektir. Ayrıca, Akî ile balayıp Arvasî ile devam eden tasavvufî etkinin kapsamına ve Necip Fazıl ın tasavvuf hakkındaki düüncelerine deinilecektir. Anahtar Kelimeler: Din, Tasavvuf, Batınî, Necip Fazıl Kısakürek. Abstract Necip Fazıl Kısakürek is a unique personality who has deeply affected the Republican era of Turkish literature both as a man of thought and action and a strong litterateur. In the works that he has written up in various kinds such as poetry, drama, novel, and story the subjects of religion, mysticism, history and philosophy take a wide place. He has also a struggle by means of his works reflecting and consisting of his thoughts as well as his literary works. He has affected his era and the intellectuals coming after his era. Necip Fazıl, who has put Islam and mystic thought to the center of his ideas since his thirties, has written almost all of his works with the aim of arising a youth living in the direction of Dr., Mu Alparslan Üniversitesi Aratırma Görevlisi, elmek:

2 this. The fact of mysticism in the works of Necip Fazıl living with such a sense of objective when handled in that respect is an indispensable subject of investigation. This study not having an aim except for being just an addition to the studies made on this subject and about him consists of the writer s first acquaintance with mysticism, his new life that begins with mysticism, and the effects of mysticism on his works. Furthermore, the scope of the impact of mysticism beginning with Aki and going on with Arvasi, and the thought of Necip Fazıl concerning mysticism will be mentioned. Keywords: Religion, Mysticism, Batınî, Necip Fazıl Kısakürek. Giri Türk kültür, düünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden biri olan Necip Fazıl Kısakürek hakkında bugüne kadar birçok çalıma yapılmı, bu çalımalarda onun farklı yönlerine ve özelliklerine temas edilmitir. Bütün bu farklı deerlendirmeler için uranılacak ilk kapı ise kanaatimizce tasavvuf kapısıdır. Tasavvuf, Necip Fazıl ın dünyasında bir koridordur. Bu koridordan geçen air; roman, iir, tiyatro, makale, eletiri, deneme, dergicilik gibi fikir ve aksiyon odalarına urar. Necip Fazıl ın dünyasına nüfuz edebilmek, mesajlarını anlayabilmek, hedefledii gençlik seviyesine ulaabilmek ve nihayetinde eserlerini anlayıp özümseyebilmek için bu tasavvuf koridorunun havasını teneffüs etmek zorunluluu vardır. Çok yönlü bir ahsiyete sahip olan Necip Fazıl ın sanatkârlıı, airlii ve tiyatro yazarlıı gibi sanatkâr ahsiyeti ile siyasî/ideolojik yönü aır basan ve aksiyon yönü hep üst seviyelerde olan -çevresinin deyimiyle- slam davacısı hüviyeti, aynı ruh içinde yorulmu gibidir. Birinci hâneye hikâyecilii, romancılıı, senaryo yazarlıı gibi, daha arka planda görünen sanatları da ekleyebiliriz. kinci haneye ise dinî ve tasavvufî görülerini ve bu çerçevedeki fikrî makalelerinden didaktik yazılarına kadar dourgan kalemini, aktüel ve siyasî fıkra yazarlıını, polemiklerini, sansasyonel ve spekülatif çıkılarını dahil edebiliriz. Bu ikisi arasında güzel sanatlar, felsefe, tarih konularında dikkate ayan ve çarpıcı yorumlarını da unutmamak gerekir. Nihayet bu gibi mistik ve sanatkâr ahsiyetlerde sık rastlanabilecek olan inziva ve mahviyet sahibi deil, atak hatta yerine göre agresif ve daima geni bir kitlenin lideri olma özellii onun karakterinin en belirgin halidir (Okay, 2005:8-16). Bütün bu mizaç içinde tasavvuf Necip

3 Fazıl da tembellik, kendi dünyasına sıınma, sosyal hayattan uzaklama gibi sonuçlara sebep olmamı, tam aksine hayatın merkezine doru açılan kapının zorlanması için itici güç olmutur. Her yönüyle cokun bir ruha sahip olan Necip Fazıl ı kabulde ve redde, sevgide ve dümanlıkta, övgüde ve yergide, yerin dibine kadar batırırken ve yüceltirken vb. deerlendirmelerinin hepsinde en uç noktalarda konuurken görürüz. Necip Fazıl bohem hayatıyla, kumara olan iptilasıyla, çelikileriyle, paradokslarıyla, kaprisleriyle, tasavvufa meylettikten sonraki yaamı ile bir bütündür. Ve bu bütün içinde itidal kelimesi onun literatüründe yok gibidir (s.8-16). Bu yüzden onun hakkında yapılan çalımalarda ifade edildii gibi, madde planında öncesi ve sonrası olmakla birlikte, ruh ve mana boyutuyla o, bütün bir mizaca sahiptir ten sonraki süreçte ise Necip Fazıl, cokun akan ruh ve mana ırmaını tüm buutlarıyla slam ve derinliine tasavvuf ile taçlandırmıtır. Bu çalımada, Necip Fazıl ın hayatı, düünceleri ve eserlerindeki tasavvufî boyuta temas edilecektir. Bunun için tasavvufla tanımadan önceki hayat hikâyesini bu çalımanın dıındaki baka aratırmalara bırakıp dorudan tasavvuf ile olan ilk münasebetlerine, ardından 1934 te tanıtıı Abdulhâkim Arvasî ile balayan ileri tasavvuf düüncesinin onda meydana getirdii deiime deinilecektir. Bu hususta onun müridi ile kurduu ilikiye vurgu yapılacaktır. Ardından onun eserlerinden yola çıkarak tasavvuf hakkındaki düüncelerini, tasavvufun tanımı ve menei konusundaki deerlendirmeleri ele alınacaktır. Bu deerlendirmeler esnasında tasavvuf hakkında yapılan eletirilere Üstad ın cevaplarına yer verilecektir. Son olarak edebi ve fikri eserleri ile iirlerindeki tasavvuf olgusuna kısa bir ekilde temas edilecektir. lk Yakınlama Necip Fazıl, kendi hayatını romanlatırarak anlattıı Kafa Kâıdı (Kısakürek, 2011a) adlı eserinin yanı sıra Abdulhâkim Arvasî ile olan münasebetini anlattıı O ve Ben (Kısakürek, 2011b) adlı eserinde tasavvufla olan ilk tanııklıını Bahriye Mektebinde edebiyat hocası olan brahim Akî Tanık ( ) a balar. Kendi ifadesiyle; Tasavvufla ilk temasım Edebiyat hocamız Akî Beyin yol göstermesiyle balar. der. Necip Fazıl O ve Ben adlı eserinde brahim Akî yi u sözlerle tanıtır: Hocalarımızın en yalısı, derin irfan sahibi, ancak birkaç tanıdıı arasında maruf ve herkesçe meçhul hususi kıymet Edebiyat ve felsefeden, riyaziye ve fizie kadar iç ve dı birçok ilimden derin ve mahrem mıntıkalara kadar nüfuz edebilmi, birkaç risalecikten baka hiçbir

4 ey neretmemi ve kabuunun içinde sönüp gitmi, bu kızıla çalan palabıyıklı ve Tatar suratlı insan Necip Fazıl, tasavvuf sahasındaki ilk derslerini brahim Akî den alır: Ve bana bilmeden, isteklisi olduum dünyadan, belki derme çatma, fakat ilk adresleri verdi. Edebiyat derslerindeki vazifelerimden bende bir eylere dikkat etmi olacak ki: Sen oku, dedi; her eyden evvel oku! Amma okumaya balamadan evvel bil, ne okuyacaını bil! Sonra sınıfa dönüp hitap etti: -Talebe ne demektir? Talep etmekten, istemekten gelir bu isim talep etmek de bir ilimdir, bir ilk ilim ilim isteyebilmek için de bir ilk ilim ister. Muallim de böyledir; bir taraftan öretirken, bir taraftan da talebesi ona öretir. (Kısakürek, 2011b:41) Kafa Kaıdı nda ise brahîm Akî Bundan birkaç yıl önce, belki 100 yalarında ve hiç ayrılmadıı Heybeliada da ölen Tatar asıllı bu adam, dar bir muhitin tanıdıı ve kıymetler borsasının ismini kaydetmedii, öhret âfettir sırrına ermi bir adam Eski bahriyeli ve sonra emekli; ve Bahriye Mektebinde muallim ngiltere de de tahsil görmü, yüksek riyaziye okumu derin irfan sahibi biri olarak tanıtır.(kısakürek, 2011a:155) Böylece karımıza tasavvufî birikimi de olan, hem müspet ilimler, hem de sosyal ilimler alanında çok iyi yetimi bir Akî portresi çıkar. Talebesi Necip Fazıl ın daha Bahriye Mektebinde iken yaadıı çırpını hallerini, ilk olu ve berzah acılarını derslerindeki tutumlarından sezinleyen brahim Akî, onunla ilgilenmitir. Bu hususta anılarını anlatan Necip Fazıl hocasını hep saygıyla anar. Kafa Kâıdı adlı eserinde; Hocam brahim Akî Bey, bana sınıfta öyle hitap etti: -Sana gel diyorum, dört ayaını diremi gelmem diyorsun!... Ve azını apırdatarak ilave etti: -Kendi otladıın yerden memnunsun, ama asıl cevherli otu bulmaktan acizsin! der. brahim Akî Bey, Necip Fazıl ın okuması için evinden kitaplar getirmeye balar. Bunların ilk ikisi; Semerat-ül Fuad ve Divan-ı Nakî dir. Gönül ürünleri manasına gelen Semerat-ül Fuad Sarı Abdullah Efendi namında birinin tasavvufun yanı sıra bazı velî menkıbelerini anlattıı ilk eseridir. El yazması olan Divan-ı Naki de ise Nakî zevk ve hikmetleri manzum ekilde anlatılmıtır.

5 Necip Fazıl bu kitapların kendisi üzerindeki tesirlerini u sözlerle anlatır: lk kitap bende, (kaleodoskop) içinde apayrı; ve kanunları bu dünyaya bir âlem seyretmenin vecdini yaatan bir tesir bıraktı. Henüz meselenin meselesi Tasavvuf hakkında bir mizân bilgisine sahip deilim ve gözleri kapalı hayranlık çıırındaydım. kinci kitaptan da bir ey anlamadım. Geceleri erken saatte uzandıımız yatakta, yatsı ezanı okunurken elimle baımı örtüyor ve dua ediyorum: -Allahım, bana yolumu göster! (Kısakürek, 2011a:157) Tasavvufa dair okuduu bu ilk eserlerin ardından Necip Fazıl da bir deiim yaanır. Koltuumun altında, yaprakları öd aacı ve gül yaı kokan Semerat-ül Fuad ve yumurta akiyle parlatılmı esmer kâıt üzerine yazma Divan-ı Nakî rıhtım boyunda dalgalara karı düünce Daraacına çekilen Mansur un menkıbesi, taç ve tahtını yele veren brahim Ethem in macerası ve dünyayı bütün nakılariyle perde üzerindeki gölgelere benzeten Nakî air, ruhumu, akam ıssızlıına çevirmiti. der.(kısakürek, 2011b:43) Akî, Necip Fazıl üzerinde sadece ruh dünyasında deil düünce dünyasında da çeitli tesirler meydana getirmitir. Öncelikle Necip Fazıl, Ehl-i Sünnet hassasiyetine Arvasî den önce Akî aracılııyla ulamıtır. Zira Akî, Ehl-i Sünnet dorultusundaki tasavvuf anlayıına sahiptir. Yusuf Turan Günaydın, Necip Fazıl ın Ehl-i Beyt sevgisini Akî aracılıı ile güçlendirdiini ve hatta lim Beldesinin Kapısı Hazret-i Ali adlı eserini ondan ilham almı olduunu söyler.(günaydın,2005: ) Necip Fazıl, bu tesirler altında ilk iirlerini daha on yedi yaındayken Yeni Mecmua dergisinde yayımlar. Yakup Kadri nin yönetiminde çıkan Yeni Mecmua da yayımlanan iirleri ile ilgili yapılan yorumlardan biri de onun iirlerindeki tasavvufî havadır. Necip Fazıl kendisi hakkında yapılan bu türden eletirilere katılmasa da tam anlamıyla da inkâr etmez: Güya tasavvufî bir hava tütüyor ilk iirlerimden. Çilesini çekmeye henüz (12-13) yıl uzak olduum davanın, bütün inceliklere uzak, (fantezi) planında bir heveskârıyım. (Kısakürek, 2011b:55) der. Necip Fazıl hakkındaki tasavvufî yorumlardan birini Ahmet Haim yapar. Ahmet Haim, Necip Fazıl ın Mezar Kitabesi 1 adlı iirini yorumlarken; önce Necip Fazıl a bu sesi nereden bulduunu sorar. Ardından; Kendini bir ey sanma! Yakup Kadri nin seni tuttuuna da bakma! Tesiri altındasın da 1 Kafa Kaıdı nda Ahmet Haim in yorum yaptıı iirin ismi Sevgilim olarak verilir.

6 ondan Sanatkâr, tesiri altında kalanı sever. (Kısakürek, 2011b:57) der. Oysa Necip Fazıl, Ahmet Haim in zannettiinin aksine tasavvuf tesirini Yakup Kadri den deil brahim Akî den almıtır. Hatta, brahim Akî nin Yakup Kadri nin Erenlerin Baından adlı eseri için yaptıı yorumu da eserinde aktarır. brahim Akî ye göre Yakup Kadri tasavvuf baına girmi ama üzümü yiyememi biridir. (Kısakürek, 2011a:155) Neticede Necip Fazıl da tasavvufa ilk yöneli, kendi deyimiyle deri üstü deri bir satıh planında da olsa ilk temas, Abdulhâkim Arvasî ile tanımasından çok önce brahim Akî vasıtasıyla gerçeklemitir. Hocasının okuması için verdii tasavvufî eserler onun ruh ve düünce dünyasında yeni ufuklar açmıtır. Kısaca, Necip Fazıl ın düünce dünyasının köklerine inebilmek ve tasavvufî yöneliminin sırlarına vakıf olabilmek için Abdülhakim Arvasî nin yanı sıra brahim Akî nin de gözden ırak tutulmaması gerektiini, bu ismin Necip Fazıl ın düüncelerinin inâsında önemli katkılarının olduu vurgulanmalıdır. Ancak bütün bu tesirlere ramen son olarak ifade edilmesi gereken bir husus vardır ki; o da Necip Fazıl ın, Yakup Kadri ve brahim Akî yi kendi davasının kamusunda virgül kadar küçük görecei gerçeidir.(s.189) Tanımadan sonra Necip Fazıl ın hayatında, düünce ve sanat anlayıının inâsında en önemli payın tasavvufa ait olduu göz önünde bulundurulduunda Necip Fazıl ın hayatının en önemli kiisinin Abdulhâkim Arvasî Hazretleri 2 olduu söylenebilir. brahim Aki den sonra Necip Fazıl üzerindeki tasavvufî etkinin asıl ve en büyük hissesi Seyyid Abdulhakim Arvasî ye aittir. Arvasî hakkında müstakil bir tez çalıması yapılmı olmakla birlikte, biz onun hakkındaki bilgilere daha çok Necip Fazıl ın eserleri ve hatıraları aracılıı ile ulaabilmekteyiz. Bu bilgilere göre Arvasî; yılında, Van ın Bakale kazası, Arvas köyü nde dünyaya gelmitir. Arvas Köyü, Van ın cenup arkında; ran sınırına yakın, 2400 metre yüksekliinde gayet sarp ve engelli bir köydür. Bu köy aynı zamanda Abdulhâkim Arvasî nin müridi olan Seyyid Fehim Hazretlerinin de köyüdür. Es Seyyid Abdülhâkim Arvasî nesep itibariyle Hz. Muhammed (SAV) e balıdır. 2 Abdulhakim Efendi Hazretleri, Naki ekolünden gelen bir mürittir da 56 yaında iken Rus un Van a yaklamasıyla ayaklanan Ermeniler yüzünden hicret eder. 61 yaında stanbul a gelir. Burada kendisine bir dergah verilir te tekke ve zaviyeler kapatılıncaya kadar da Eyüp teki Naki tarikatına ait Kagari Dergahı nın postniini olarak hizmet verir. Abdulhakim Efendi Hazretleri 83 yaında Ankara da 1943 te vefat eder. Kabri Ankara da Keçiören e balı Balum köyündedir. Ayrıntılı bilgi için bakınız: brahim Baz (1996), Abdulhakim Arvasi nin, Hayatı, Eserleri ve Tasavvuf Anlayıı, Yayımlanmamı Yüksek Lisans Tezi, Ankara: Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

7 Somut hayat hikayesi bu ekilde verilen Arvasî nin manevi yönünü Necip Fazıl u sözlerle aktarmaya çalıır: Tecrübe edelim: Peygamberlerden sonra insanolunun en büyüü Hazret-i Ebu Bekir e sevr maarasında teslim edilen has oda sırrını otuz üçüncü el olarak devr ve teslim alıp, onu Yirminci Asırda; makine, türlü keif, ruhi buhran, içtimai muvazenesizlik, sar a ve cinnet, hasret ve gurbet asrında, bu asrın ortasına kadar, zerresine feda etmeksizin en kemalli veraset halinde temsil etmeye memur, esiz veli (Kısakürek, 2011b:112) Arvasî ile ilk tanıma ise yine Necip Fazıl ın O ve Ben kitabında anlattıı ekliyle sıra dıı bir ekilde zuhur eder. Necip Fazıl, bir vapur ile karıya geçerken vapurda tanıtıı birisinin kendisine olan bakılarından rahatsız olmutur. Bir konu açma gerei duyan Necip Fazıl önce tasavvuf bahsini açar. Tasavvufu, çocukluumun ve ilk gençliimin, yalnız bandrol bilgisi halinde birkaç kelimesini ezberledii ve nimetlerini hep kavanozun camı üzerinden yaladıı büyük dava olarak tanımlar. Ancak meçhul kii bu konu hakkında fazla konumaz. Necip Fazıl ikinci bir konu açmak için zamanımızda irada ehliyetli bir kimse var mı? Böyle birini tanıyor musunuz? sorusunu sorar. Meçhul adam, Beyolu nda Aa Camiinde, cumaları ders veren birinin olduunu söyler ve Abdulhâkim Efendi Hazretleri nin ismini verir. Son olarak da Orada dinleyecekleriniz halk için, nas için söylenen sözler Siz o sözlerin içine girmeye ve ötesindeki hikmete ulamaya bakın!.. (s.81) tavsiyesinde bulunur. Merak duygusu içine giren Necip Fazıl, bir cuma günü ressam arkadaı Abdin Dino ile birlikte Aa Camii nde Abdulhâkim Efendi yi ziyarete gider. Böylece çok uzun süreler tesiri devam edecek olan bir yol arkadalıının ilk buluması gerçeklemi olur. lk tanımada Necip Fazıl onun elini öpmek ister. Mürid ise ona Biz Eyüpsultan da oturuyoruz, Gümüsuyu nda, ne zaman isterseniz buyurun diyerek davette bulunur. Necip Fazıl kabul edilmilik duygusu yaar. Aradan haftalar geçtikten sonra Necip Fazıl, tekrar Abidin Dino (Mesnevî arihi mehur Abidin Paa nın torunu) ile birlikte Eyüp Sultan daki dergâhına gider. Abdulhâkim Efendi Hazretleri, Necip Fazıl ın tasavvuf hakkındaki bilgisini ve düüncelerini örenmek için ona; Siz tasavvuftan bir eyler biliyor musunuz? Okuduunuz kitap oldu mu? diye sorar. Necip Fazıl ise Semerat-ül Fuad ve Divan-ı Nakî kitaplarından söz eder. Son zamanlarda da Marifetname yi okumutur. lk ders: Bu i kitapla olmaz. Akılla da varılmaz.. Hiç yemein lezzeti çatal bıçakla aranıp bulunabilir mi? (s.93) sözleri ile yapılmı olur. Bu sözler aynı zamanda tasavvuf yolculuunun hangi mahiyette ilerleyecei bilgisini de verir.

8 Tasavvuf veya baka bir ifade ile Allah ı arama ii salt akılla gerçekletirilebilecek bir faaliyet deildir. Manevî boyutlarıyla insan aklının da ötesinde insan ruhunun arayııdır. Arvasî ye her geçen gün daha da balanan Necip Fazıl, yava yava ruh planında bir deiim yaar. Tefekkür boyutunda derin düüncelere dalan Necip Fazıl, kendisi ile mam Gazali arasında bir iliki kurar. Gazalî, El-munkizu Mine d-delal (Gazali, 1990) kitabında, yaadıı buhranı ve ardından ulatıı iman hususiyetini dile getirir. Necip Fazıl da bu minval üzere bir tefekkür ve iman süreci yaar. Kendisindeki deiimi ise Batı Tefekkürü ve slam Tasavvufu (Kısakürek, 2011c) adlı eserinde u sözlerle anlatır: Ben de bir manevi buhran geçirdim. Tefekkür ve büyük sanat, -ki böyle bir iddiam yok büyük nefs muhasebesine, entelektüel krize ve buhrana girmeden olmaz. Öyle bir yere geldim ki, -mam-ı Gazali de göreceksiniz arzın kırı, yani kabuu ayaımı bastıım yerde bir santimlik bir satıh gibi derhal delinecek gibi geliyordu bana Bütün itimat hislerimi kaybetmitim. Deliliin de ufkundaydım. lerisinde Çile iirim söylüyor bunu Nihayet Allah a hamd ederim imanım ucuz bir iman olmamıtır! Mümin dodum. Allahın bir lütfu ile de o imanı çile kapısına kadar götürebildiimi sanıyorum. Yani o nura intikal ettim ve bulur gibi oldum. (Kısakürek, 2011c:118) Necip Fazıl ın otuz yaında 1934 te balayan ve 1943 de Arvasî nin Ankara da vefat etmesine kadar sürecek olan derin muhabbeti ve yolculuu bu vesileyle balamı olur. Dokuz yıl boyunca yaadıı her eyini hatırlayan Necip Fazıl bu ilk bulumada belki üç belki be saat süren ilk sohbete dair sadece kendinden geçme hissini hatırlamaktadır. Bu ilk görümede Abdulhâkim Efendi Hazretleri nin bir bakıı onun ruhunda derin izler bırakır. Necip Fazıl, bunu müridinin bir kerameti olarak görür. Üstadı ile tanımandan önce her ey O nda gizli bir düüm dür, bir bilmece dir, yıkık ve akın dır, rüyalarında bir cinneti içmekte, ben kimim? sorusunun yanıtını aramaktadır. Abdülhâkim Arvasî Hazretleri ni, Paris dönüü, stanbul a dönünce tanır. Bu tanımayı ruhunun büyük zelzelesi olarak ifade eder. u kadar yıllık kainat O na, yeni batan ve teker teker gerçekletirilmeye muhtaç görünür. O nu tanıdıktan sonra bir hendee düercesine kucaına düer gerçein ve geçmiin de gelecein de bilmece sini çözer: Biricik meselesi sonsuza varmak tır, Allah a kulluk yapabilmek, zorlu nefsini diz çöktürebilmek tir. Bu tanımadan sonra artık evreni, insanı, insanın görevini belirlemitir. (Uçan, 2005: ) Necip Fazıl, Arvasî Hazretleri ni tanıdıktan sonra 1934 te Tam Otuz Yıl iirini kaleme alır: Tam otuz yıl saatim ilemi ben durmuum;

9 Gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuum (Kısakürek, 2005:35) Arvasî Hazretleri bir Naki olmasına ramen Necip Fazıl a ilk günden son güne kadar, açık bir davet yapmamıtır. -Bizdensin!... Seni mensup ve mahsuplarımızın (balılar ve hesabı görülmüler) arasına alıyoruz! Yola kabul edildin! Tarzında, onun benzerinde, benzerinin benzerinde ne bir ey söylendi, ne en küçük bir îma veya îma gölgesi belirtildi; ne de tarikata, tarikat edeplerine ait tatbikî bir ekil, bir merasim gösterildi. (Kısakürek, 2011b:127). Necip Fazıl ın beni kurtarın çarısına Sık sık gelin, sohbet sizi açar, inallah feraha kavuursunuz! ifadeleri ile karılık verir. Bunun haricinde ne bir emir, ne bir öüt, ne bir tedbir, ne de bir tatbik yapılmaz. (s.105) Aslında sadece Necip Fazıl da deil, bu tarikatta da yolun nisbet iaretlerine ait dı görünü planında en küçük emare yoktur. Nitekim bir gün Abdulhâkim Efendi Hazretleri öyle buyurur: Hükümet tekkeleri kapatmadı; onlar zaten kendi kendilerini kapatmılardı. Hükümet bo mekânları kapattı. (s.128) Abdulhâkim Efendi Hazretleri, Necip Fazıl ın müridi olmasına ramen onun üzerinde bir tasarruf hakkına sahip deildir. Bununla birlikte Necip Fazıl ın ruh ve düünce dünyasının inâsında ve inkiâfında en büyük tesir ona aittir. O, Necip Fazıl ın sadece müridi deil, aynı zamanda kalemindeki fetih ve inkiâfının da sebebidir. Necip Fazıl, Fildii Kule yi yıkıp büyük içtimai plana, cemiyet meydanına çıkmak; orta yere bir tarih, nefs, ark ve Garp muhasebesi çıkarmak, asrın nabzını bulmak ve her eyi kendi vahidine ve oradan mutlak vâhide irca etmek ihtiyacı, bende onunla dodu. der. Kendisini ben kendilerini tanımadan dik bir kaya üzerinde gururla dünyaya karı dikilmi uyuz bir keçiyken, tanıdıktan sonra; yere inen ve geçtii yol boyunca süt koyuveren memeleri i, patlayasıya i bir koyun olmutum. (s.129) sözleri ile tanımlar. Otuz yaına kadar tıknefes yaayan ve bir iki iir kitabından baka bir ey veremeyen ben, ondan sonra, piyes, fikir, tetkik, dava, tez; kırk elli ciltlik bir çapa doru yükselecektim. (s.130) der. Necip Fazıl ın toplum sahasındaki aksiyonerliinin de merkezinde Arvasî vardır. Efendisinden aldıı nurla yepyeni bir gençlik yuurma merakı, onda 1942 de balar. ( s. 237) Necip Fazıl, bu tanımadan sonra hayatını ve sanatını slami bir çizgiye kaydırmı ve Allah için sanat ilkesi dorultusunda hareket ederek, eserlerinde ve aksiyonunda genel olarak slam ı, özel olarak ise, slam ın ruhu, Ufuk Peygamber in bâtını kabul ettii tasavvufu

10 dillendirmitir. Onun sanat anlayıını ortaya koyan u iiri ise onun bu deiiminin ifadesidir. Anladım ii, sanat Allah ı aramakmı Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmı (Kısakürek,2005: 39) Kendisini lâhik air olarak görür. Kendisini Sâbık air olarak niteleyenlere ise sitem eder.(kısakürek, 2011b:130) Necip Fazıl, her eyi ona balamak davasındadır. Abdulhâkim Arvasî nin vefatından sonra da Necip Fazıl ın ona olan balılıı devam etmitir. Hayatı boyunca yazdıı bütün eserlerin ve bütün faaliyetlerin kaynaında onu görmütür. Çeitli zamanlarda içine girdii bunalımlardan yine onun vesilesi ile kurtulduunu düünmütür. Sevgide veya nefrette, övgüde veya yergide orta yolu olmayan Necip Fazıl ın, eyhine karı olan balılıında da bir orta yol yoktur: Kaç milyon baba ve kaç milyon anne, senin milyarda birin eder? Sen benim böyle bir eyimsin! Babamla anneme Allah ın bana tattırdıı varlık evkine vesile oldukları için balıysam, sana da, bu ölçünün ebedi hayatı mikyasiyle perçinliyim düünsünler farkı. (s. 253) der. Necip Fazıl, müridi ile kurduu bu ba hususunu eserlerinde ele aldıı rabıta mevzuunda dile getirir. Gazali, hya u Ulumi d-din adlı eserinde müridin, yolunda gidecei bir eyhe ve üstada kesin ihtiyacı vardır. Çünkü dinin yolu kapalı, eytanın yolları çok ve açıktır. (Ate, Tarihsiz: s.119) der. Bunun gibi Necip Fazıl da ilahi olana ulama noktasında bir müridin rehberliine kaçınılmaz olarak ihtiyaç duyulduunu ifade eder. Necip Fazıl için Allah a ulama yolunda bir irad edici mutlak gereklidir. Bir irad ediciye varmadan olmaz! Yollara dü bucak bucak ara ve irat edicini bul! (Kısakürek, 2011b: 102) der. Necip Fazıl a göre rabıta, Allah ta fani olmanın balangıcı, müridde fani olma halidir. Necip Fazıl, tasavvuf yolunda Allah a ulama gayesinde olan bireyin mutlak surette bir müride, rehbere intisap etmenin zorunluluuna inananlardandır (s. 155). Rabıtayı müridin müridini mübalaalı bir ekilde övmesi, bunu gaye zannetmesi olarak görenleri eletirir. Ona göre rabıta, müridin müridinde erimesidir. Onun nazarında rabıta eyhin kılıında ilahi huzura doru çıkmak için bir bilet almaktan baka bir ey deildir (Kısakürek, 2011c:143). Bu yaklaımı ile slam tasavvuf gelenei içinde eyhe balılıı aırı hale getiren düüncelere karı bir tavırdır. Ancak rabıta hususunda aırı noktada eletiri yapanları da haksız bulur. Rabıtayı Allah la kul arasına girmek olarak deerlendirip eletirenlere de cevap verir. Ona göre rabıta Allah ile kul arasına girmek deildir. Bu, bir bütün

11 olarak Allah a ulamak için bir vasıtaya ihtiyaç duyulmasaydı Allah Resül ve nebilerini göndermezdi. (Kısakürek, 2011b:143) Necip Fazıl ın müridi Abdulhâkim Arvasî ile olan ilikisi bu manada ilerlemitir. Somut olarak 1934 ten 1943 e kadar dokuz yıl süren birliktelik esnasında müridi, Necip Fazıl ile olan ilikisinde geleneksel bir mürid-mürid ilikisi kurmaktan uzak durmutur. Yukarıda da ifade ettiimiz gibi Necip Fazıl herhangi bir ekilde tarikat ritüelleri içine dahil edilmemitir. Üstadının ondan istedii iki önemli husus dıında somut bir arzusu da yoktur. Bu arzuların birincisi namaz bir dieri ise evliliktir. Namaz mevzuundaki hassasiyeti ise 1960 lardan sonra kuvvetli hale gelecektir. Bununla birlikte Necip Fazıl, sürekli onun sohbetlerine itirak etmi ve ondan feyz almıtır. Vefatından sonra da devam eden bu soyut birliktelik neticesinde yüz cilde yakın bir külliyatın ortaya çıkmasında Arvasî nin manevî katkıları inkâr edilemez boyuttadır. Necip Fazıl, tarikat ritüelleri balamında müridi ile bir iliki kurmamakla birlikte sanat ve fikir dünyasında büyük bir etki altındadır. Hemen her hususta onun düüncelerine yer verir. Örnein; Edep mevzuunda Abdulhâkim Efendi Hazretleri nin tariflerini misal verir: Edep, hududa riayet etmek demektir. En büyük edep ilahi hududu muhafaza etmektir. (s.138) Yine zikir mevzuunda Abdulhâkim Arvasî Hazretleri nden ibareler kullanır: Zikir hudutsuz bir denizdir. Herkes o denizden bir hisse alır, onunla teselli bulur. (s. 142) Bunun gibi; namaz, akıl, felsefe, sır, ölüm, rabıta, usul, vahdet-i vücut gibi mevzularda hep müridinin fikirlerine ehemmiyet verir. Necip Fazıl, eyhi, müridi Abdulhâkim Arvasî hakkında birkaç iir yazmıtır ta yazdıı Allah Dostu iirinde Arvasî yi gördüü ilk anı tablolatırır: Allah dostunu gördüm, bundan altı yıl evvel Bir akamdı ki, zaman, donacak kadar güzel. (Kısakürek, 2005: 76) 1978 de yazdıı O na adlı iirinde ise 35 yıl önce kaybettii müridi Arvasî hakkındaki düüncelerini ve hissiyatını capcanlı haliyle ifade eder: Benim efendim! Ben sana bendim! Bir üfledin de Yıkıldı bend im. Ben ki, denizdim,

12 Dabaı bendim. imdi sen oldun, Âleme pendim. Benim efendim! Benim efendim, Feza levendim! Ölmemek neymi; Senden örendim. Kayboldum sende, Sende tükendim! Sordum aynaya: Hani ya kendim? Benim efendim! Benim efendim! Emri yüklendim! Dalandım kalbden Ve mühürlendim. Askerin oldum, Bata tülbendim; Okum sadakta, Elde kemendim. Benim efendim. (Kısakürek, 2005:380) Necip Fazıl ile müridi Arvasî arasındaki bir dier iliki biçimi ise Necip Fazıl ın ondaki olaanüstü halleri müahede etmesidir. Necip Fazıl a göre Abdulhâkim Efendi Hazretleri nin ilk ve devamlı kerameti kendisindeki deiimi gerçekletirecek bir bakıa sahip olmasıdır.(kısakürek, 2011b:104)

13 ta yazdıı Mürid iirinde; Bana, yakan gözlerle, bir kerecik baktınız; Ruhuma, büyük temel çivisini çaktınız! (Kısakürek, 2005:76) Cümleleri ile Necip Fazıl, eyhinin kendisi üzerindeki tesirinden söz eder. Necip Fazıl elini öpmeye nail olduu büyük zatın huzuruna, Avrupa kültürü namına ne varsa, hepsini ceplerine doldurmu olarak gider. Necip Fazıl ın tanıdıı bir doktor ona; Senin gibi bir adamı bu hale getirdikten sonra üphe kalmıyor kerametine der. Necip Fazıl; Düündüm: Ben neyim?.. Ama lafın neticesi doru üphe yok beni bu hale getirdiine Bu büyük zâta dikkat ettim; ve daimi kerâmetin ne demek olduunu onda gördüm. (Kısakürek, 2011c:151) der. Necip Fazıl kolay kolay tesir altında kalan bir insan olmadıı halde, râbıta mevzuunda eyhinin etkisi altında kalmıtır. Bu hususta kendisinin yaadıı kerâmet boyutundaki bir olayı anlatır. Bir namazda, Efendi Hazretleriyle beraber bulunduumuz bir akam, selam vereceim zaman dehetler içinde ellerimin onun eli olduunu gördüm. Sonra baktım ki, ellerim yine yerli yerinde Buradaki sırra dikkat edin! Bu benim için bir makam, bir fazilet deil Onun kuvveti, onun tesiri Necip Fazıl a Efendi Hazretleri ile devam ettirdii sohbetler neticesinde geldii nokta itibariyle Efendi Hazretleri nin ikinci kitabı Râbıta-i erife risalesi de hediye edilir. Bu ikinci eser herkese verilmez sadece manevî deftere kaydedilenlere (yani tarikat içinde ilerleyenlere) verilir. Bu da bizim için, onun müridi ile kurduu baı gösteren bir gösterge olur. Arvasî ile Necip Fazıl arasındaki iliki çok ileri bir boyuta taındıktan sonra Arvasî, kendi yanında Necip Fazıl ı eletirenler Ben Necib ime laf söyletmem (Kısakürek, 2011b:217) diyerek onu korur. Necip Fazıl ise onu yeryüzündeki günei olarak görür. Öyle ki 1943 te Arvasî, Ankara da vefat ettii sırada Necip Fazıl u sözlerle kendisini kınar. Ya sen Necip Fazıl; bütün bunlar olurken, yeryüzündeki günein batarken, neredesin? ( s.217) Halim adlı iirinde ise Efendisi nin mezarının bulunduu Ankara nın Balum köyünde defnedilmek istediini dile getirir. Hayat bir zar içinde, hayatı örten bir zar;

14 309) Bana da hayat yeri Balum köyünde mezar (Kısakürek, 2005: Tasavvuf Hakkındaki Düünceleri Necip Fazıl ın sahip olduu tasavvuf kültürünün kaynaını manevi bir ba kurduu Arvasî yle balamak tek baına deerlendirildiinde eksik bir yargı olur. Zira hem eserlerinden edinilen bilgiler hem de kendi ifadelerinden çıkacak neticeler itibariyle o birçok tasavvuf büyüünden istifade etmitir. O Altun silsile dedii 33 isim ve onun haricindeki dier tasavvuf büyükleri ile manevî bir irtibat içindedir. Düüncelerinin ekillenmesinde onlardan istifade eder. Mevlana, Yunus Emre, ah-ı Nakibend, Hallac-ı Mansur, Gazali, bn-i Arabi, mam-ı Rabbânî gibi isimleri bu büyükler arasında sayılabilir. Örnein vahdet-i vücud konusunda kendisini mam Rabbânî ye yakın görür. Genel anlamda tasavvuf konusundaki fikrini de mam-ı Rabbânî ye balar. Ona göre, eriat ve tasavvuf, zahir ve batın, mam-ı Rabbânî de birlemitir. Kendi mizacının, mam-ı Rabbânî üzerinde olduunu ileri sürer. Necip Fazıl a göre tasavvuf herkes için deildir. Onun iddia ve tezlerinin muhatabı tasavvuf münasebetiyle inanmı insandır. Düüncelerini bir bütün halinde verdii deolocya Örgüsü (Kısakürek, 2010) inandırmaya çalımaz: inananı yüreinden kavrayıp uyandırmaya, onu harekete geçirmeye çalıır. (Karadeniz,2005:16-23) Çeitli eserlerinde tasavvufun tanımı, mahiyeti, menei gibi hususlarda açıklayıcı bilgiler kaleme almıtır. Bu kitaplardan derlenen bilgiler neticesinde aaıda Necip Fazıl da tasavvufun tanımı ve menei konularına, ayrıca Necip Fazıl ın tasavvuf hakkında yapılan eletirilere verdii cevaplara deinilecektir. Ruh ve üslup yönüyle eserlerinin tamamına sirayet etmi olan tasavvuf konusunu Necip Fazıl, sistematik bir ekilde Batı Tefekkürü ve slam Tasavvufu adlı eserinde ele alıp deerlendirir. Tasavvufa azim bir dava olarak bakan Necip Fazıl, bu dipsiz denizde daha önce seyahat etmi büyüklere karı saygılıdır. Kitabının konu ile ilgili giri bölümünde ilk olarak onların tasavvuf tanımlarına göndermelerde bulunur. Cüneyt e göre Tasavvuf; Allah ın seni sende öldürmesi ve kendisiyle diriltmesi, Gayr ile alakasız olarak Allah ile olmak, Toplanarak zikr, duyarak vecd, ittiba ile amel eriatin yasak ettii eyler ve kötü ahlaka karı devamlı mücahade dir.

15 Muhammed Bin Aliyyül Kassab a göre ise; Keremli zamanda, keremli kavm içinde, keremli insanda, keremli ahlak tır. Bunların haricinde, Ebu Muhammed Ceriri, Maruf-u Kerhi, ibli, Ebu ali Ruzibâri, Ebu Türab, Salukî, Hallac-ı Mansur gibi tasavvuf büyüklerinin tasavvuf hakkındaki yorum ve tanımlarını aktardıktan sonra kendi eyhi Abdulhâkim Arvasî nin de bu konu hakkındaki yorumunu dile getirir: Bu arada bütün tarifleri aldıımız, yüksek ismi sık sık geçecek olan, bir de müridim ve kurtarıcım Abdülhâkim Arvasî Hazretleri var ki, bütün bu tarifleri naklettikten sonra; dünyanın en kuru ifadesiyle, en büyük hakikatı zaptetmi olarak öyle diyor: Tasavvuf, beeri sıfatlardan çıkıp melekî sıfatlar ve ilahi ahlak ile vasıflanmaya mahsus bir hal dir (Kısakürek, 2011c:97). Üstadlarının tanımlarından sonra Necip Fazıl, tasavvufun doru tanımının mümkün olamayacaını, kendisinden önceki büyüklerin içlerindeki hali tercüme ettiklerini ifade eder. Onlar, hali yaayanlar olduu için, onların tariflerinin en dorusu ya da en güzeli olmaz. Onlar, kendi mizaçlarına ve çizgilerine göre yine kendi aynalarına düen kırıntılardan bir kaçını vermilerdir. Necip Fazıl, kendisini ise o hali yaayanların dıında tutarak bir tarif yapmaya çalıır. Lügatla izah etmeye çalıır. Üstad, tasavvufu kelimeden bir mazruf deil, zarf ve ambalaj ifadesiyle ele alıp deerlendirir. Ona göre tasavvuf; nsanın iç mahrumiyeti, olu gayesidir. Ve nihaî oluu kulluu bitirip lâhî huzura ermek ve Allah ı bulmak davası Bulmak da oraya varmak deil Mutlak ta fâni olmak Ve onda bekâ bulmak gayesi ve rejimi dir (s. 99). Ona göre bu laflar hep akla göredir, ancak akıl tasavvufa göre deildir. Tasavvufu akıl dıı bir eylem olarak algılar. Buradaki akıl ifadesi yanlı anlaılmamalıdır. Tasavvufa aykırı olarak gördüü akıl, Batı kökenli ve madde planına hapsedilmi akıldır. Nihayetinde tasavvuf hakkında mutlak bir tanım yapar. Bu tanım aynı zamanda tasavvuf dine sonradan eklemedir! diyenlere cevap niteliindedir: Tasavvuf O nun ruh emanetidir! Tasavvuf, O nun bâtınıdır! Tasavvuf O nun özüdür!.. O, kainatın varlık sebebi, Allahın Sevgilisi ve insan ehramının son noktasıdır! (s. 99) Bu ekilde tasavvufu slam ın özü olarak kabul eden ve kaynak olarak tasavvufun meneini Hz. Muhammed (SAV) e balayan Necip Fazıl, slam ı dahilî ve haricî unsurları ile bir bütün olarak görür. Bu bütünlüün cisim bulduu yegane varlık olarak da Hz. Peygamber i örnek ahsiyet

16 olarak ele alır. Necip Fazıl a göre slam ın haricî yönünü eriat olutururken dahilî yönünü tasavvuf oluturur. Her ikisini kendisinde meczetmi Hz. Peygamber üzerinden gidildiinde ise yine Necip Fazıl a göre, eriat, Resulün zahiridir. Tasavvuf ise, bâtını dır(s. 100). Ona göre eriat umumi bir meseleyken tasavvuf daha hususi bir boyutta cereyan eder. Bu hususta, Hz. Resul e izafe ettii görev ile kendisine biçtii görev arasında bir paralellik kurar. O da Hz. Muhammed (SAV) gibi zahiri herkese bâtını ise ehline tebli eder.(s. 100) Bununla birlikte, Necip Fazıl, tasavvufun ve tarikat düüncelerinin yanlı insanların ellerinde yanlı sonuçlar douracaı düüncesine de sahiptir. Bu konuyla ilgili olarak aır eletirilerde bulunur. Doru Yolun Sapık Kolları (Kısakürek, 2011d) adlı eserinde, hicri ikinci asırdan itibaren zuhur eden tasavvuf anlayıı içinde birçok tasavvuf büyüünün var olduunu anlatan Necip Fazıl, bu anlayı içinde zuhur etmi sapık kollardan da bahseder. Yeri geldikçe gerçek ile sahteyi birbirinden ayrı tutarak kimi eyhlere karı iddetli eletirilerde bulunur. Tabii olarak kendi eyhini onlardan ayrı tutar. Menemen olayı münasebetiyle bütün eyh ve eyh bozuntuları toplanıp Menemen e gönderildii zaman Abdulhâkim Efendi Hazretleri de gönderilir. Mahkemede u ifadelerle kendisini savunur: Ben eyh deilim ve o yüce mertebeye layık olmaktan uzaım; yok, eer eyhlik, devrimizde gördüklerimin hali demekse ona da tenezzül etmekten münezzehim! (Kısakürek, 2011b:208) der. Necip Fazıl a göre, tasavvuf dine sonradan eklenmi bir müessese deildir. Bunu böyle düünmek cehalettir. Bu ekilde düünen insanları Arvasî den aldıı bir tabir olan ham yobaz kaba softa tabiri ile niteler. O bu tabiri, mukaddes eriatın kırında kalmı, vecdsiz, çilesiz, hikmetsiz, dinde ne tarh, ne zam, ne indirme, ne bindirme olmayacaından habersiz, gafil insan manasına kullanır. Ayrıca sahte ve yalancı sofiler i de ham ve kaba softaların, güya din ve dini hikmetler planında tam mukabil kutbu (Kısakürek, 2010: ) olarak görür. O ve Ben adlı eserinde Necip Fazıl, ham ve kaba softa yı u sözlerle ifadelendirir: Emirlere, ak eksikliiyle de olsa körü körüne balı olan deil, onları kendi havasız ruhuna indiren, içlerine giremeyince, hikmetlerine sızamıyan, sırlarını tadamıyan ve mukaddes ölçülerin aynasında kendi nefsini gösterendir. (Kısakürek, 2011b:140). Bu iki sınıf insanın yerine; eriat, tasavvuf ve bunların hikmetine nüfuz ehliyetinde ahsi ruh ve akıl cephelerini birletirmi gerçek ve derin Müslüman portresi çizer. Derin ve gerçek müminde tasavvuf, dinin ve kendisinin bütün ruhudur. O, olanca davaları ve gayeleriyle girift ve ebedi

17 insanı, girift ve ebedi olu muammasını yalnız tasavvufta bulur; ve onu kainatın topyekun hesabını veren biricik dünya görüü kaynaı telakki eder. (Kısakürek, 2010: ) Tasavvuf, dier slam ilimleri gibi, Hz. Peygamber in peygamberlik devrinde balar. Tasavvuf ismiyle zuhur ise hicri II. asrın ortalarına rastlar. Bu makalede konu ile ilgili tartımalara girmekten uzaız. Bununla birlikte tasavvufun menei hususunda çeitli eletirilere müdahil olduu görülmektedir. Necip Fazıl ın, tasavvufu, eriata aykırı bir yapı olarak gören veya slam dıı etkilerle slam a girmi bir düünce olarak kabul eden ham yobaz kaba softa lara karı iddetli eletirilerde bulunduunu ifade etmitik. Bunun haricinde yine tasavvufu, Batı kaynaklı Nev- Platonizm gibi düünce akımlarına balayan ekolleri de eletirir. Yine aynı ekilde tasavvufu, Dou mistik gelenei içinde ele alanlara karı da tavır koyar. Necip Fazıl, tasavvufu dorudan slam ın bâtınî yüzü olarak görür ve kaynaını ise Kur an ve Sünnet te bulur. Bu hususta Hz. Peygamber ile Hz. Ebubekir arasındaki iliki, onun için büyük bir örneklik tekil eder. Rabıta içerisinde, bir eyhe balanmak suretiyle Allah a ulaılabileceini düünen Necip Fazıl, hicret esnasında Hz. Ebubekir ile Hz. Peygamber in balılıını bu münasebetle açıklar. Bu konuda htilal (Kısakürek, 1998) adlı kitabında Necip Fazıl u anekdotu aktarır: Hazret-i Ebu Bekr'i ziyaret... Beraberce hicrete karar... Yolda kâfirler tarafından takip... «Sevr» maarasına sıını... Maara kapısında, onlar içeriye girdikten sonra örümcek aı... Ve... Ve o maarada, mutlak inkılâbın, fert çapında, kâinata denk insan ruhu plânında, derinliine gerçeklemesi... Hazret-i Ebu Bekr'e emir: Dizüstü otur, gözlerini yum, dilini damaına yapıtır ve içinden, Allah, Allah, Allah diye zikret! Bazı akılcı ahmakların dine sonradan ekleme sandıkları tasavvuf ite oradan ve böyle balar. Hazret-i Ebu Bekr'e, Kâinatın Efendisince aılanan ve gösterilen has oda sırrı... (Kısakürek, 1998:30) Necip Fazıl a göre bu tasavvufi zikir geleneinin ilkidir. Sevr maarasında Hazret-i Ebubekir e zikr-i hafi yani gizli zikir talim etmilerdir. Dilini damaına yapıtırarak Allah ismini kalbinden alarak söylemek Kalbine götürüp kalbinden alarak Bu zikr-i hafi dir. Yani gizli zikir Zikr-i Celi ise herkesin duyacaı kadar sesli zikirdir ve Hazreti Ali yoluyla gelmitir.(kısakürek, 2011c:141). Necip Fazıl, tasavvufu slam dıı faktörlere balamak suretiyle ortaya çıktıını iddia edip onun manasını bozmaya çalıanlara karı da

18 iddetli eletirilerde bulunur. Ona göre; slam tasavvufu karısında apıan ve gözleri kamaan Batılı, daima olduu gibi, onu, dı ve aldatıcı çizgileri içinde heceleyip (Neo-Platonizm-Nev Eflatuniye Yeni Eflatunculuk) mektebine balamı, sonradan kurulma ve bu mektepten aparılma bir müessese diye göstermeye yeltenmi ve slam ı yalnız zahir planındaki dı mimarisinden ibaret bırakmak istemi; tasavvufun mutlak olarak Allah Resulünden gelici O nun kainat özü mukaddes bâtınından fıkırıcı ebedi hayat madeni olduunu anlayamamıtır. (Kısakürek,2010:139). Necip Fazıl, tasavvufu yok sayanlara karı da iddetli eletirilerde bulunur. Ona göre tasavvufun yok sayılması slam ın özünün de inkâr edilmesi anlamını taımaktadır; slam dan sekiz asır sonra türeyen bazı maddeci mankafalar da, tasavvufu topyekun inkâra varmılar, böylece üç buudlu din hacmini derinlik buudundan ayırıp satıh haline getirmiler ve yine böylece, ister istemez Batılı görüler birletiklerinin ve ona destek olduklarının farkına varamamılardır. (s. 139). Necip Fazıl, sahte sofilerin tasavvufu anlayamayıını, onların dünya hayatına karı gösterdii ilgisizlii de eletirir. Gaye-insan, Ufukpeygamber in Hiç ölmeyecekmi gibi dünyaya, hemen ölecekmi gibi ahirete çalı! emrinin sahte sofi tarafından anlaılmadıını iddia eder: Ne çare ki, tasavvufun yalnız posasını yiyen sahte sofi, bu emirdeki dünya borcunu anlamaz ve marifeti dünyaya topyekun arkasını dönmek diye görür; eriatın kırında kalan ham ve kaba softa da, her eyin ahiret gayesini ezbere tekrarlarken, dünyayı, eriatta mevcut olmayan bir darlık ve havasızlık içine almaya çalıır (s.188). Necip Fazıl, eriat-tasavvuf çizgisinde kurguladıı slam anlayıına karı çıkan slam âlimleri ile dinî anlayıı canlandırmak isteyen bazı çada slam düünürlerini de slam içindeki öteki olarak görmütür. Üstad ın slam içindeki ilk öteki si, tasavvufa eletiriler yönelten ve hatta ibnü l- Arabî nin küfre dütüünü iddia eden düünürlerdir ki bni Teymiyye bunların baında gelir.(tokta, 2005: 29-37) Eserlerinde Tasavvuf Olgusu Necip Fazı Kısakürek, Abdulhakim Arvasî ile tanıtıı 1934 yılına kadar kaleme aldıı Örümcek Aı ve Kaldırımlar adlı iir kitaplarının haricindeki hemen bütün eserlerinde tasavvufu bir kaynak, çıkı noktası, hareket sahası olarak görmü ve ondan istifade etmitir. Topyekün, tasavvuf meselesini ele aldıı Batı Tefekkürü ve slam Tasavvufu adlı eserinin yanı sıra roman, iir, tiyatro gibi edebi eserlerinde ve dier fikir kitaplarında tasavvuf unsurları dikkat çekici boyuttadır. Bu bölümde

19 yukarıda sıklıkla göndermelerde bulunduumuz, O ve Ben, Kafa Kaıdı, Batı Tefekkürü ve slam Tasavvufu, deolocya Örgüsü adlı eserlerinin haricindeki dier eserleri ile tasavvuf arasındaki ilikiye temas etmeye çalıacaız. Otobiyografik bir roman olarak kabul edebileceimiz Kafa Kaıdı adlı romanın haricinde bir dier romanı olan Aynadaki Yalan (Kısakürek, 2010b) romanında Necip Fazıl, roman kahramanı Felsefe örencisi Naci aracılıı ile düüncelerini aktarır. Romanın baında Ruhçu ve Maddeci Açıdan Batı Felsefesi adlı doçentlik tezini hazırlamak için uraan Naci, yaadıı deiimin ardından slam Tasavvufu ve nsanlıın Bekledii Nizam balıklı yeni bir tez hazırlar. Tezdeki bu deiim süreci bile balı baına bize romanın mahiyetini ve Necip Fazıl ın düünceleri hakkında açıklayıcı bilgileri verir. On ayrı bölümden oluan bu tezde Necip Fazıl, tasavvuf ve yeni dünya düzeni hakkındaki düüncelerini roman kurgusu içinde okuyucuya ulatırır. O bu eserinde insanlıın bekledii yeni nizamının slam Tasavvufu içinde ekilleneceine inanır. Bu romanın haricinde Necip Fazıl ın tasavvufi düünceyi en fazla ele aldıı bir dier edebi tür tiyatrodur. Necip Fazıl ın tiyatrolarında günah duygusu, vicdan azabı, kader ve irade, akıl-duygu-sezgi ilikileri, madde ve ruh mücadelesi, bilinmeyenin aratırılması, aklın sınırlarının zorlanması, her eyin ötesinde bir sır bulunduu inancı gibi iirlerinde de deindii metafizik ve psikolojik problemlere temas eder (Okay, 1987:79). Tohum (1935), Bir Adam Yaratmak (1938), Künye (1940), Sabırtaı (1940), Para (1942), Namı Dier Parmaksız Salih (1949), Reis Bey (1964), Ahap Konak (1964), Siyah Pelerinli Adam, (1964), Ulu Hakan Abdülhamit Han (1965), Yunus Emre (1969), Kanlı Sarık (1970), Mukaddes Emanet (1971), Senaryo Romanları (1972), brahim Ethem (1978) adlı tiyatrolarının yanı sıra, yayımlanmamı iki tiyatrosu bulunan Necip Fazıl, tiyatro eserlerinde aırlıklı olarak metafizik, spritüalizm, tasavvuf gibi konular üzerinde durmutur. Tohum da, Mara ta, maddeci Batı ya karı mistik bir ruhla mücadelenin hikayesi anlatılır. Avrupa da eitim görmü soylu bir Maralı olan Ferhat Bey (Necip Fazıl), bu oyunda aklın karısına ruh gücünü koymaya çalıır. Orhan Okay, Tohum u rasyonalizme ve onun dourduu materyalizme karı spritüalizmin zafer arkısı olarak niteler (Okay, 1987:75). Üstadın yazdıı ikinci tiyatro olan Bir Adam Yaratmak, bir bakıma Tohum un devamı gibidir. Bu oyunda Hüsrev, Ferhat ın fikirlerini, daha müsait bir dekor ve vaka içinde devam ettirir.

20 Üçüncü eseri olan Künye adlı oyununda ise oyun kahramanı Gazanfer aracılıı ile tasavvufun en önemli amaçlarından biri olan nefis terbiyesini sembolize eden Büyük Cihad ın mahiyetini seyirciye ulatırır. Ona göre Büyük Cihad, milyonlarca insanın bir o kadar insanla kavgası deil, tek kiinin öz nefsiyle cengidir. Sabırtaı oyununda oyun kahramanı Genç Kız, bir ölü gencin baında kırk gün kırk gece sabırla beklemi, genç ölünün yüzüne baka baka sonunda ona aık olmu, bu vesileyle sevginin ne demek olduunu anlamıtır. Necip Fazıl, bu oyununda sevgiyi kiinin nefsini unutması, dileklerini kaybetmesi, benliini aradan çekerek yok olması eklinde tanımlayarak ona ilahi bir boyut kazandırır. Bir Adam Yaratmak oyunundan sonra en çok beenilen ikinci oyunu Reis Bey de de yazar maddecilik yerine maneviyatı, baka bir ifadeyle materyalizmle spritüalizmi karılatırmak istemitir. Çile de dile getirdii büyük buhranın tiyatro dilindeki karılııdır bu. Ahap Konak oyunun kiilerinden bir olan Yüksel, Necip Fazıl ın yetimesini arzuladıı Gençlik in ilk örneklerinden biridir. Bu mukaddesatçı, maneviyatçı deer yargılarına ve geleneklere saygılı bir gençlik modelidir. Yunus Emre ve brahim Ethem oyunlarında ise Necip Fazıl, tasavvufî kimlikleri ile slam tasavvufu içinde ehemmiyetli bir yere sahip olan iki önemli mutasavvıfın hayat hikayesini oyunlatırmıtır. Özellikle brahim Ethem oyununda, tasavvuf ve dervilik gibi konulardaki düüncelerini daha açık bir ekilde ifade etmitir. Yunus Emre tiyatrosunda ise Yunus Emre nin menkıbelere dayalı bilinen hayat hikayesinin yanı sıra Onun iirleri aracılıı ile seyr ü sülûkunu ve Allah, iman, akıl gibi konulardaki kanaatlerini ifade eder. (Güler, 2012: ) Nefis terbiyesi meselesini ele aldıı önemli tiyatrolarından biri de Siyah Pelerinli Adam dır. Bu oyun mistik, soyut, fikirlerin çatımasından ibaret, neredeyse aksiyonun olmadıı kısacık bir metindir. Eser, mistik bir mücadele, bir nefis murakebesidir. airin ahsında Necip Fazıl ın eytana kafa tutuu, ona karı koyuu anlatılmaktadır. Necip Fazıl ın vefatından sonra ortaya çıkan ve yayımlanan Püf Noktası oyununda da oyun kahramanı Recep Kafdalı nın brahim Ethem tarzı deiimi anlatılır. Bütün oyunlarını tezli tiyatro türünde yazan Necip Fazıl ın farklı tezler dorultusunda kaleme aldıı oyunlarının hemen tamamında bir

21 ekilde ruhçu, tasavvufî bir yan ya da karakter bulunmaktadır. Tasavvufî unsurların baında ise seyr ü süluk neticesinde nefs terbiyesini tamamlamaya çalıan gençlik gelir. Bu kahramanların çou, bir müridin ya da mürid rolünde meçhul kiilerin rehberliinde bu yolculua çıkmıtır. Çeitli türlerde yetmi sekiz (Okay,1987:10) eser yazan Necip Fazıl ın eserleri arasında yer alın Dini Tasavvufi eserlerinden bazıları ise unlardır: Çöle nen Nur (1960), Hazret-i Ali (1964), O ki O Yüzden Varız (1961), Büyük Kapı (1966), Peygamber Halkası (1968), Son Devrin Din Mazlumları ( 1969), Nur Harmanı (1970), Doru Yolun Sapık Kolları (1978), Mümin-Kafir (1986), man ve slam Atlası (1981) Bu eserlerinde de Necip Fazıl, dini bir bütün olarak görür ve tasavvufî meseleleri slam ın içinde ve eriata uyumlu bir olgu olarak görüp deerlendirir. Bu eserlerin haricinde Necip Fazıl, bazı tasavvuf büyüklerinin eserlerini özletirip yayımlamıtır. Bunların baında müridi Abdulhâkim Arvasî Hazretleri nin Riyazü t-tasavvufiye adlı eserini Tasavvuf Bahçeleri ismiyle, eyh Safiyüddin Hazretleri nin Reahat adlı eserini ise yine aynı isimle yayımlamıtır. Mevlana Cami Hazretleri nin Nefahat adlı eseri ise onun Halkadan Parıltılar adlı eserine kaynaklık eder. iirlerinde Tasavvuf Olgusu Necip Fazıl, Arvasî ile tanımasından önceki iirlerinde daha çok ölüm, yalnızlık, korku, arayı, cinler periler gibi bolukta olmanın ifadesi olan kavramları ilerken; Onu tanıdıktan sonra iir ve sanata bir misyon yükleyerek onları, Mutlak Hakikat olan Allah ı sır ve güzellik yolunda arama iidir olarak görür. (Kısakürek, Çile, s. 473) Üslubunu muhafaza etmekle beraber temalarında büyük bir deiime gider. Çile iirinden itibaren Allah ile olan münasebete hep vurgu yapar. Birçok iirinde tasavvufî temalar kullanılırken, kimi iirlerinde ise tasavvufî unsurlara göndermeler yapar. Ayrıca birçok tasavvuf büyüüne iirlerinde yer verir. iirlerinde tasavvufî unsurlar bata olmak üzere dini kavramları daha fazla özümsemi ve içselletirmi bir ekilde detaylarıyla ele alır. iir artık onun için bir amaç deildir. Onu, gayesi kendini ve yaratıcısını aramak olan insana bu hakikati hatırlatacak bir vasıta, tebli aracı olarak görür. air, iirlerini topladıı ve Çile adını verdii iir kitabının arka sayfalarına ekledii poetikasının iir ve Din balıklı bölümünde, sanat ve iir hakkındaki düüncelerini aktarır; Dinin olmadıı yerde hiçbir ey yoktur; yokluk bile yok iir ve sanatsa hiç yok, Allah ı bulamamacasına aramak, ebediyen aramak olan iirin gayesi, ilk dayanak

22 ve çıkı noktası olarak din temeline muhtaçtır., air, madde deil de mana halinde cami kapılarının önünü dolduran Allah dilencilerinin en güzelidir. (Kısakürek, 2005:490). Yine poetikasının bir baka yerinde en büyük gizli, Allah tır. Ve iir üstün manasıyla sadece Allah ı arayan bir alet tir (s.477) da yazdıı Sanat adlı iirinde; Anladım ii, sanat Allahı aramakmı; Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmı (s.39)der. Necip Fazıl ın Bütün iirlerimi Çile ye irca edebilirsiniz dedii Çile iiri 1939 da yazılır. Bu iir gerçekten Necip Fazıl için maddi ve manevi çapıyla kendi ben i, kendi nefsi ile, daha sonra da eya ve kainat ile tam bir hesaplamadan sonra; yine kendi ben inde beeriyeti kucaklayan çileler sonunda, mutlak hakikate ulama cehdini ifade ediyor. Çünkü artık air Mutlak Hakikat ın peindedir, yani Allah ın, Allah ı aramada vasıta olarak da iiri kabul etmitir. (Çebi,1987:285). Çile iiri, airin bütün iirlerini derledii Çile iir kitabının ilk iiri olur. Çile adlı iir kitabında müstakil bir bölüm olarak yer alan Allah bölümü altındaki iirlerinin haricinde airin iirlerinin tamamına Allah sevgisi ve düüncesi nüfuz etmitir. Allah tan sonra en büyük sevgi duyduu Hz. Peygamber de onun iirlerinde yer bulmutur. Hz. Peygamber hakkında gerek nesir gerekse iir nevinde birçok eser kaleme almıtır. Çile iir kitabında da nsan bölümünde Hz. Peygamber i anlatan iirler kaleme almıtır. Bölümün ilk iiri olan Peygamber i 1958 de yazmıtır. Sen fikir kadar güzel; Ve tek, birden daha tek! Itrını süzmü ezel; Bal sensin varlık petek Sensin ölüme hisar; Bâkisi hep inkisar Sar bizi, çepçevre sar, Rahmet rüzgarı etek! (Kısakürek, 2005: 64).

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır.

NOT : ÎMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu Seyyid Nakib Şeyh Ferid Buhari'ye yazmıştır. 45. MEKTUP MEVZUU : a) Şeyhinin vefatından sonra, Haniganın fukarasına (tekkenin dervişlerine) zahirî destek olması dolayısı ile teşekkür izharı.. b) Camiiyet-i İnsan (insanda her şeyin var olması) onun

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )

! #$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) ! %2.* ) 3.%$&(' 01 0 4 *) / )/ ( +) ) ( ) ! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )! )! ) 1 87 Seri No'lu Gider Vergileri Genel Teblii Resmi Gazete Sayısı 27737 Resmi

Detaylı

Degerli ILK YAR'larimizin Degerli Dostlari, Hepimizin yuregini yakan Soma faciasindan sonra cesitli teklifler ve sorular geldi...

Degerli ILK YAR'larimizin Degerli Dostlari, Hepimizin yuregini yakan Soma faciasindan sonra cesitli teklifler ve sorular geldi... Degerli ILK YAR'larimizin Degerli Dostlari, Hepimizin yuregini yakan Soma faciasindan sonra cesitli teklifler ve sorular geldi... ILKYAR olarak Soma'daki guzel cocuklar icin cesitli dusuncelerimiz var.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır.

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. TÜLN OTBÇER Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. Ankara Hacettepe Üniversitesi Mayıs, 2004 ! - " $ - "%%&%$ - "%' $ - "(%' $ - "( ) (* $+,( $ - ") (',( $ - "- %./$ 0 1*&/1(2, %("%. 3/1(4""3%(/1-( /32 $$

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ YAPI Madde 1. Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü, kısa adıyla K.Ü.S.B., Koç Üniversitesi örenci kulüpleri tüzüüne balı ve Koç Üniversitesi örencilerinin

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

Güzellerden Güzellemeler...

Güzellerden Güzellemeler... Güzellerden Güzellemeler... Geçen hafta Tosya Y!BO ö"rencilerinin yaptıklarını anlatmı#tım, bu hafta da kolejlerde okuyan çocuklardan bir iki örnek verece"im Alev Okullarına gitmi#tim ilk dönem, Alev Okulları

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 2 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi

Detaylı

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir.

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir. .tr alan adlarını tescili, 1991 yılından itibaren, Türkiye'yi ilk olarak nternet'e balayan Üniversitemiz bünyesinde devam etmektedir. Bu kapsamda, bugün itibarı ile, toplam yaklaık 70,000 adet.tr uzantılı

Detaylı

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar Sürüm 1.0 21 Ekim 2004 Dr. Yaman AKDENIZ * akdeniz@bilgiedinmehakki.org Bilgiedinmehakki.org

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 çindekiler: Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu nda örtülü sermaye YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE Bilindii üzere, 21.06.2006 tarihli Resmi Gazete de

Detaylı

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM Dr. Ayhan HELVACI *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

Bünyamin ÇALAYAN* Hasan Hüseyin DEMR** Hazret-i Peygamber in (S.A.V.) doumu bata olmak üzere

Bünyamin ÇALAYAN* Hasan Hüseyin DEMR** Hazret-i Peygamber in (S.A.V.) doumu bata olmak üzere LUL, Faik; DZDAR, slam (2002). Arnavutça Mevlitler (Mevludet Në Gjuhën Shqipe), kodra-arnavutluk (Shkodër): Camaj-Pipa Yayınevi, 712 s. ISBN 99927-41-75-9 Bünyamin ÇALAYAN* Hasan Hüseyin DEMR** Hazret-i

Detaylı

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr

EKİM 15. Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU. kultur@ordu.bel.tr EKİM EKİM 15 Şarkiye Mahallesi Kocakişi Sokak No:1 52100 Altınordu/ORDU kultur@ordu.bel.tr Sevgili Ordulular Geleceğe emin adımlarla yürüdüğümüz, kent ve insanımızı birlikte inşa etmek için çıktığımız

Detaylı

Bizi biz yapan degerli ogretmenlerimizin onunde saygiyla egiliyoruz...

Bizi biz yapan degerli ogretmenlerimizin onunde saygiyla egiliyoruz... Balikesir Kepsut 'tan Sevgili Fatih ogretmenimizin yazisini ogretmenlerimize, ozellikle de YIBOlarda gorev yapan ogretmenlerimize, yoneticilerimize armagan ediyor, ogretmenler gununuzu kutluyoruz... YIBOda

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

!" # $%! "# $$ $! " % % # $ &&& " '( % )* " '(

! # $%! # $$ $!  % % # $ &&&  '( % )*  '( !"#$%!" #$ %!"# $$$ %% &&&"'( )*"'( $% &%'#& $ $()*+"" $%#,(-"./$ &(*(%*#0#"121"314*11"1"/5 %$#%%0#"3% )"$*#%* &"! *#&% '" #*#6)#" $**)%& "(!+##,#(#-./(01###.#/23 ",#' -(+ 4 5( ( 6)#6(-'(+#)75(#89,9(:

Detaylı

S R K Ü L E R : 2 0 0 8 / 3 2

S R K Ü L E R : 2 0 0 8 / 3 2 S R K Ü L E R : 2 0 0 8 / 3 2! " # $%&'( )*!! " #$!" ## $ %& &'()& & * + (,( %! # -.&%( & $/(%&& % 0 1 / # %(# 2 1 / (' 3'!! # % ##%.&% - ## (( '( 4% / (%&& % & 5'(67 8 / ('#3 ( 3'! (-.&% ## (( &&&! /

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021 TÜRKYE SERMAYE PYASASI ARACI KURULULARI BRL Büyükdere Cad.No:173 I. Levent Plaza A-Blok Kat:4 34394 I. Levent-stanbul Tel : (212) 280 85 67 Faks : (212) 280 85 89 www.tspakb.org.tr stanbul, 11 Ekim 2004

Detaylı

a b e f g h i SHOG NED R?

a b e f g h i SHOG NED R? 9 8 7 6 5 4 3 2 1 a b c d e f g h i SHOG NEDR? SHOG, Japonya da yaklaık 20 milyon kiinin oynadıı bir oyundur. Hedefleri, karı tarafın ah ını tuzaa düürmek olan iki oyuncu arasında oynanan bir zihinsel

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

TANITIM: Psikolojik romandır. Yazarın hasatalığına bağlı kişi ve olayların anlatılmasıdır. Otobiyografik eserdir.

TANITIM: Psikolojik romandır. Yazarın hasatalığına bağlı kişi ve olayların anlatılmasıdır. Otobiyografik eserdir. TANITIM: Psikolojik romandır. Yazarın hasatalığına bağlı kişi ve olayların anlatılmasıdır. Otobiyografik eserdir. ÖZET : On beş yaşlarında, yıllardan beri dizinden rahatsız olan roman kahramanı çocuk,

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Çin Konferansı Panel Bölümü Notları

Çin Konferansı Panel Bölümü Notları Çin Konferansı Panel Bölümü Notları Çin Konferansı kapsamında düzenlenen Çin ve Türkiye: Yatırımda ve Dı Ticarette Sorunlar, Fırsatlar, birlikleri konulu Panel, Çin ile ilikileri olan irketlerin temsilcilerini

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER - Allah'a İman ( 22 Öğeler ) - Allah'a Verilen Dilekçe ( 1 Makale ) - Oruç ve Ramazan ( 7 Öğeler ) - Sorular ve Cevaplar ( 1 Makale ) - Hz.Muhammed ( 13 Öğeler

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

GÜLEN- EBRÂR VE MA DEN- ESRÂR ADLI ESERN AR MÜNÎRÎ ÜZERNE 1 A STUDY ABOUT THE POET OF THE FLOWER GARDEN OF THE VIRTUES AND TREASURE OF MYSTERY, MUNIRI

GÜLEN- EBRÂR VE MA DEN- ESRÂR ADLI ESERN AR MÜNÎRÎ ÜZERNE 1 A STUDY ABOUT THE POET OF THE FLOWER GARDEN OF THE VIRTUES AND TREASURE OF MYSTERY, MUNIRI GÜLEN- EBRÂR VE MA DEN- ESRÂR ADLI ESERN AR MÜNÎRÎ ÜZERNE 1 A STUDY ABOUT THE POET OF THE FLOWER GARDEN OF THE VIRTUES AND TREASURE OF MYSTERY, MUNIRI Dr. Meheddin SPR * Özet Münîrî, 16. Asırda yaamı,

Detaylı

DI TCARET HADLERNDEK DEMN CAR LEMLER DENGES VE GSYH ÜZERNE ETKLER (1987-2006)

DI TCARET HADLERNDEK DEMN CAR LEMLER DENGES VE GSYH ÜZERNE ETKLER (1987-2006) DI TCARET HADLERNDEK DEMN CAR LEMLER DENGES VE GSYH ÜZERNE ETKLER (-2006) Zafer YÜKSELER Danıman 10 Austos 2007 1. Giri: hracat ve ithalat fiyat endekslerindeki farklı deiimler, yıllar itibariyle dı ticaret

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 CÜMLE ANLAMI...16 Öznel ve Nesnel Anlatým...16 Neden - Sonuç Ýliþkisi...16 Amaç - Sonuç Ýliþkisi...16 Koþula

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır.

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır. Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI :2010-044 Tarih: 31.08.2010

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKS* THE ASSOCIATION BETWEEN GENERAL TARGETS AND GOALS/ACQUISITIONS IN TURKISH LANGUAGE PROGRAM Erhan DURUKAN**

Detaylı

Nazlı Yürekler için!lk Adımım

Nazlı Yürekler için!lk Adımım Bu akşam Boğaziçi Üniversitesinden ilk projesine katılan Merve yazmış, Nazlı Yüreklere İlk Adim... Gönüllüler nasıl anlatılır... Gönüllülerin çocuklara sevgisi... Ve onların çocuklara ulaşma gayretleri...

Detaylı

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI Belediyelerin görevlerini etkin ve verimli bir ekilde yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları optimal (ihtiyaçtan ne fazla ne de az) kadronun nicelik ve

Detaylı

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13

İçindekiler. Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 İçindekiler Kısaltmalar... 11 Sunuş...13 Amacımız... 15 Peygamberimiz in Muhteşem Zarafeti... 17 Ramazan da Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi... 19 Evladınızı Böyle Yetiştiriniz!... 22 Çifte Kültür...24 Arslanm

Detaylı

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ Her yönüyle edip (edebiyatçý) ve öðretmen Ýbrahim Zeki Burdurlu nun ölümsüz bir yapýtý elinizi öpüyor. Burdurlu bu çalýþmasýnda, cennet Anadolu nun deðiþik yörelerinden

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

,$( -./(,$( 0$0$ 1 2 134(,$(

,$( -./(,$( 0$0$ 1 2 134(,$( !"#$ %& '()*' ' + -./( 0$0$ 1 2 134( 5(/ 4 2 " $#56L = {a n b n c n : n 0}222 #.(.)", #22(# 7# 2", #6,489: 7", #24$62.. ' # #2(; 7 #", #2, #2.24$;7" $.7 2# < #44 )" -2 # 22)#( #4# 7 #7= 8"- 2 " >"",.'#

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Doç. Dr. Rıza BAĞCI ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖĞRENİM DURUMU Lisans: 1976-1980 Doç. Dr. Rıza BAĞCI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ/TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Yüksek Lisans: 1984-1987 EGE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Emekli Assubaylar-ArsivSite1. Kayýt Tarihi: Mar 2004Nerede: istanbul, kadiköy, Türkiye.Ýletiler: 6.220

Emekli Assubaylar-ArsivSite1. Kayýt Tarihi: Mar 2004Nerede: istanbul, kadiköy, Türkiye.Ýletiler: 6.220 HUKUKÝ NET Onaylayan Ökkeþ Kadri BAÇKIR Pazar, 04 Mayýs 2008 Son Güncelleme Cumartesi, 04 Ekim 2008 öncelikle vakit ayýrýp bu konuyla ilgilendiðiniz için çok teþekkür ederim. eðer mümkünse o kararýn tamamýný

Detaylı

AHMET HAM N R DÜNYASI VE RNN KAYNAKLARI ÜZERNE BAZI NOTLAR AHMET HAM S WORLD OF POETRY AND SOME NOTES ON HIS POETS S SOURCES

AHMET HAM N R DÜNYASI VE RNN KAYNAKLARI ÜZERNE BAZI NOTLAR AHMET HAM S WORLD OF POETRY AND SOME NOTES ON HIS POETS S SOURCES Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Cilt: 5 Sayı: 23 Volume: 5 Issue: 23 Güz 2012 Fall 2012 www.sosyalarastirmalar.com Issn: 1307-9581 AHMET HAM N R DÜNYASI

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz

Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz 2006 YILLIK RAPORU: UYUTURUCU FYATLARINDA DÜÜ, YAKALAMALARDA ARTI Avrupa da Uyuturucu imdi Her Zamankinden Daha Ucuz (23.11.2006, LZBON) Avrupa Uyuturucu ve Uyuturucu Baımlıı zleme Merkezi (EMCDDA), bugün

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı