ORSAM DA 22 EKİM 2011 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN 14. TÜRKMEN AYDINLARI TOPLANTISI NIN TAM METNİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ORSAM DA 22 EKİM 2011 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN 14. TÜRKMEN AYDINLARI TOPLANTISI NIN TAM METNİ"

Transkript

1 ORSAM DA 22 EKİM 2011 TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN 14. TÜRKMEN AYDINLARI TOPLANTISI NIN TAM METNİ TÜRKMEN MÜZİĞİNİN TOPLUMUMUZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ EKİM 2011 Ankara

2 Konuşmacılar: Prof. Dr. Mahir Nakip İhsan Ekber Ömer Türkmenoğlu Sermet Tuzlu Müzakereciler: Dr. Ferit Müftü Cengiz Eroğlu Ahmet Tuzlu KONUŞMALAR Habib HÜRMÜZLÜ: ORSAM (Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi) nin düzenlemekte olduğu Türkmen Aydınları Toplantısının on dördüncüsüne hepiniz hoş geldiniz. Bu toplantımızın konusu Türkmen Müziğinin Önemi ve Toplumumuzdaki Yeri. Konuşmacılarımız; Prof. Dr. Mahir Nakip. Mahir Bey, üç yıl Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi nde Rektörlük yaptı. Şu an Kayseri Erciyes Üniversitesi nde Öğretim Üyesidir. Diğer konuğumuz değerli opera sanatçımız İhsan Ekber Bey. Üçüncü konuşmacımız yine parlak yıldızlarımızdan ses sanatçısı Ömer Türkmenoğlu. Son konuşmacımız ise genç bir arkadaşımız. Yüksek lisans tezi müzik üzerineydi. Şimdi de doktorasını yapmaktadır.

3 Konuşmacılarımızın dışında müzakerecilerimiz de var. Bu toplantıda müzakereci olarak bizlere konu hakkında düşüncelerini aktaracak olan üç değerli dostumuz vardır: Dr. Ferit Müftü, Cengiz Eroğlu ve Ahmet Tuzlu. Sözü genel ve akademik bir çerçeve çizmesi üzerine Mahir Bey e vererek toplantımızı açıyorum. Buyurun. Habib HÜRMÜZLÜ: Mahir Bey e sunumu için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Şimdi sözü İhsan Ekber Bey e veriyorum. Buyurun. Mahir NAKİP: Sayın başkan, değerli katılımcılar hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ben aslında ne bir müzisyenim ne de bir müzik araştırmacısıyım, sadece amatörce yaklaşıyorum konuya, yani bu kadar profesyonel sanatçı varken ben bir sanatçıyım diye telaffuz etmem doğru olmaz. Ama neticede her şey eğitimden geçiyor, dolayısıyla sanatın da eğitimi olduğuna göre bize de söz düşer. Irak Türklerinin sosyal ve kültürel varlığında müzik sanatının önemli bir yeri var, ancak onun kendi içerisinde bir gelişimi vardır. Ben genel bir konunun bir panoramasını çizeceğim. Sonra iki sanatçı arkadaşımız İhsan Ekber ve Ömer Türkmen i dinleyeceğiz. İhsan Ekber, Türkiye çapında bir sanatçıdır. Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrasında, yurt dışında bizi çok güzel temsil etmiştir. Bu yönüyle bizler için görüşleri hakikaten önemlidir. Ömer Türkmen kardeşimiz de aynı şekilde yine müzik eğitimi görmüş değerli bir arkadaşımızdır. Sermet Bey de tabii o araştırmacıdır, o ayrı bir kategoridedir. Konuya daha bilimsel yönden yaklaşacağını sanıyorum. Araştırmacılar daha ziyade toplum içindeki sanatı değerlendirmeye çalışırlar. Şimdi Konuşmama bir tarihi vakayla başlamak istiyorum li yıllarda Bağdat ta Güzel Sanatlar Akademisi kurulurken müzik bölümüne Türkiye den bir kişi talep edilmiş. Kraliyet zamanında başlayan bu gelenek yetmişli yıllara kadar devam etmiştir. İlk giden kişi ellili

4 yılların başlarında meşhur tamburi Cemil Bey in oğlu Mesut Cemil Bey olmuştur. Yanında Cevdet Çağla yı götürmüştür. Cevdet Çağla klasik Türk müziğimizin meşhur simalarındandır. Mesut Cemil Bey, hem tamburi, babasından kalan bir gelenek, hem de aynı zamanda Atatürk ün talimatıyla otuzlu yıllarda radyoda Türk Müziği Korusu nu kuran ve yöneten ilk şeftir. Türk müziğini sistematik şekilde icra ettiren bir sanatçıdır. Mesut Cemil Bey, Bağdat Güzel Sanatlar Akademisi nde dört sene çalışmış, görevi bitip geri döndüğünde 1956 ya da 1955 olması lazım, değerli araştırmacımız Ata Terzibaşı nın Kerkük te misafiri olur. Terzibaşı, bu ziyareti kitaplarında anlatır. Kara yoluyla gittiği için önce Kerkük ten geçer ve Terzibaşı ile buluşur. Ata Terzibaşı Mesut Cemil Bey le Cevdet Çağla yı Rahmetli Mustafa Kalayı nın oteline götürür. Mustafa Kalayı nın oteli o zaman kale girişinin altında bir hanın üstünde olan bir otel idi. Rahmetli Mustafa Kalayı Kerkük hoyratlarının okunduğu bir meclis kurmuş, burada Kerkük hoyratları çağrılır ve türküler okunurdu. Mesut Cemil Bey özellikle hoyratları ilgiyle dinler. Mesut Cemil Bey uzun zamanlar Fransa da kalmış bir müzikolog; aynı zamanda bestekâr ve tambur sanatçısı. Ata Bey, Mustafa Kalayı nın okuduğu her hoyrata açıklama getiriyor, efendim bu Beşiri hoyratıdır, Rast Makamından çıkar; bu Muhalif hoyratıdır Hüzzam Makamından çıkar şekilde izahat veriyor. Böylece her hoyrat usulünü bir makama bağlıyor. Mesut Bey gece boyu bütün faslı dinledikten sonra Ata Beye dönerek şunu söyler: Hocam, ben ilk defadır bu hoyratları dinliyorum, siz diyorsunuz ki şu hoyrat şu makamdan çıkar, çok iyi araştırılırsa belki de makamlar bu hoyratlardan çıkmıştır. Bu belki bir iltifat olarak görülüyor ama teorik olarak doğru olabilir. Çünkü hoyrat bir dizidir yani skaladır. Müzik skalası çok basit ama aynı zamanda çok kapsayıcıdır. Dolayısıyla bir şeyin aslına dönmek istersek, zengin melodiler içeren makam, basit ama temel melodiler içeren hoyrattan pekâlâ çıkabilir. Makamlar çok gelişmiştir ve dolayısıyla muhtemelen makamlar daha basit melodilerden çıkmış olabilir. Özetle bizim müziğimizde de hoyrat dendiğinde akla sadece bir uzun hava tarzı gelmemeli diye düşünüyorum. Toplumun içerisinde çok derin izleri olan bir konudur. Yirminci asrın başlarında müziğimiz sadece Kerkük te değil, diğer yörelerde de, Tuzhurmatu da, Tavuk ta, Telafer de, Altunköprü de bir eğlence aracı olarak görülürdü. Hatta

5 o tarihlere kadar toplumda sanatçı takdir edilen bir kişi değildi, yani sanatçılar çok makbul insanlar değildi. Mesela ünlü makam şinas Molla Taha dindar, kibar ve toplumda muteber bir kişi olduğu halde, vefatından sonra oğulları babalarının eski taş plaklarını piyasadan toplayarak imha etmek istemişlerdir. Ben uzun yıllar Türk coğrafyasında kaldım. Azerbaycan da, Kazakistan da, bir süre da Kırgızistan da. Oralarda öyle bir anlayış yoktur. Yani sanat ve müzik toplumun bir parçasıdır ve hor görülmez. Yirminci asrın başlarında yani Çarlık zamanında nasılmış onu çok iyi bilemiyorum. Bizde durum farklı olmuş. Görüşüme göre 1959 Kerkük Katliamı toplumsal hayatımızı dönüm noktasıdır. Acılı olsa da bu elim facia, sanatı bir ihtiyaç haline getirmiş ve bir enstrümana dönüştürmüştür. Çünkü o zaman Irak Türkleri toplum olarak bir uyanışa doğru gitmiş, yani biz artık varlığımızı ispat etmek zorundayız anlayışı hâkim olmuş ve bu da şairlerin şiirlerine yansımıştır. Önceleri var olan tiyatronun literatürüne girmiş ve artık sanat da bir milletin sesini duyurmak için bir araç olduğu anlaşılmıştır. Artık sanat toplumun duygularını ifade eden bir vasıta haline gelmiş, tabii ki müzik ve tiyatro bunların başında olmuş. Nitekim Kerkük te tiyatro tarihine baktığımızda ki o ayrı bir konudur, yine eski yıllara dayanmaktadır. Ancak tabii müzik bunun daha çok önünde gelmektedir. O tarihlerde müziğimiz klasik aletlerle icra edilirdi, ud, keman, darbuka belki de kanun. Santurun da icra edildiği söylenir. Fakat eğitim görmemiş kişiler tarafından icra edildiğini görüyoruz. Mesela Reşit Küle Rıza, Mustafa Kalayı, Mustafa İlik, Osman Teplebaş, Erbilli Hacı Cemil Kapkapçı gibi. Burada Kerkük teki Molla Taha yı biraz istisna tutabiliriz. Çünkü o aynı zamanda makam okuyucusuydu. Malumunuz makam okuyuculuğu bir kültürü gerektirir, makam kültürünü gerektirir. Ancak bizim halk sanatçılarımız Reşit Küle Rıza gibi sanatçıların, makam bilgisi olmadığı gibi okuma yazmaları da olmamıştır. Ama yine de Molla Taha nın hoyrat okuduğunu da görebiliyoruz. Demek ki bir ayrım vardır. Hâlâ eğlence sektörü geçerli ve ondan sonra buna meclisler katılıyor, sohbet meclisleri. Bu durum günümüzde hala Kerkük te de yaşıyor, Urfa da, Elazığ da bu coğrafyada zaten yaygın bir gelenektir.

6 Irak Türkmen müziğinde dönüm noktası veya devrim noktası diyebileceğimiz nokta Rahmetli Abdulvahit Kuzecioğlu nun getirmiş olduğu icra tarzıdır. Bu icra tarzı profesyonelliğe atılmış çok önemli bir adımdır. En azından Irak düzeyinde belli bir format dâhilinde icranın yapılması gerektiği bazı şeylerin tekrarlanması gerektiğini kalite anlayışı sağlanmıştır. Müzikte icra kalitesi anlayışının önemli bir aşamasıdır. Hele hele bir de Londra ya gidip orada plak doldurması hakikaten büyük bir atılım, büyük bir dönüm noktası olarak görülebilir. O bakımdan müziği topluma mal eden sanatçıların başında Abdulvahit Kuzecioğlu nu önde tutarsak, arkasından Abdurrahman Kızılay gelir ki gençlere hitap etmiştir. Altmışlı ve ellili yıllarda Sati Köprülü Altunköprü den, Tahsin Kerküklü Kerkük ten, Fahrettin Ergeç gençlerin adeta örnek aldığı birer sanatçı olmuşlardır. Bu yıllar Kerkük için bestelerin yapıldığı yıllardır. Abdurrahman Kızılay ın Kerküklüyüğ Kerküklü, Mene candan daha yakın, Sati Köprülü nün Andolsun mavi asmanım sana gibi besteler gençlerin milli şuur ve heyecanını coşturmuştur. Bir de Mehmet Ahmet Erbilli çok önemli bir dönüm noktasıdır Erbil halk müziğinde. Erbil de Türkmen müziğine adeta can vermiştir. Dolayısıyla bu kişiler Abdulvahit ten sonra müziğin toplumla barışmasına vesile olmuş kişilerdir diyebiliriz. Yani sanatın toplumda artık bir yeri olduğunu, saygı gördüğünü ondan sonra bir toplumsal değer olduğunu görüyoruz. Arkasından katliamdan sonra gelen bir rüzgârla müziğin bir milletin davasında araç olarak kullanıldığını görüyoruz. Burada da öncülerimiz ortaya çıkıyor, mesela Sıdık Bende Gafur. Kendisi bir halk sanatçısı olduğu halde bunu idrak etmiş ve öncülerinden olmuştur. Tuzhurmatu da Ekrem Tuzlu büyük bir değerdir bu yönüyle, bir başlangıç olduğunu kabul edebiliriz. Yine Kerkük te Haba, yetmişli yıllarda hakikaten seksenli yıllarda bu yönüyle büyük bir atılım yapmış ve bir milletin bastırılan milli duygularını elinden alınan siyasi haklarını sanatla gizli bir şekilde ifade edebileceğini çok güzel bir şekilde ifade etmişler. Aynı eğilimi edebiyatımızda da görebiliyoruz. Gizli mesajlar, saklanmış milliyetçilik duyguları hep sanata ve edebiyata yansıtılmıştır. Türkmenler 60 lı yıllardan sonra Bağdat Güzel Sanatlar Akademisine girmeye başlamıştır. Türkmenlerin tiyatro, müzik, resim, heykel gibi bölümlerde okuduklarını görüyoruz. Bence

7 bu da bir sonuçtur, neyin sonucudur. Bu değişim, bu zihniyet değişiminin sonucudur. Toplumla sanat bu aşamada barıştırılmıştır. Bence aynı zamanda da bir kaynaşması sağlanmıştır. Ancak şurasını da kabul etmek lazım ki konumuz müzik olduğu için Türkmen müziğini ayakta tutanlar o tarihlerde Bağdat konservatuarında okuyanlar olup onlar da daha ziyade Bağdat makamları üzerine çalışmışlardır. Aslında Bağdat makamları aslında bizim bildiğimiz Osmanlı müziğinden farklı bir şey değildir. Hatta onun belki bir minyatür örneğidir. Ancak netice itibarıyla orada Fars müziği de var, Hicaz dan gelen Arap müziği de var, hatta iddialara göre, kendi iddialarına göre, Roma müziği da vardır. Dolayısıyla bir müzik halitası olarak karşımıza çıkmaktadır. Makam anlayışı ön plana çıkmakta, enstrüman icrasında farklılıklar var ve iki müzik arasında istenmeyen bir takım kaynaşmaların meydana geldiğini görebiliyoruz. Teknik bir bilgi olacaktır; bütün Türkmen yörelerinde okunan türkülerin ritmi beş sekizliktir. Müzik malum ki iki unsurdan meydana gelir: biri ritim, biri de makamdır. Makamlarda ortak olabiliriz, ama ritim dediğimiz usul, usul de Türkmen müziğinde daha ziyade beş sekizliktir. Klasik Türk müziğinde buna Curcuna denmektedir. Türkmen müziğinin hepsinde bu usul ön plandadır. Arap müziğiyle kaynaşmalar sağlandıktan sonra Arap müziğinin dört dörtlük ritminin yavaş yavaş müziğimize girdiğini görüyoruz. O tarihten bu yana yapılan bestelerin çoğunda bu usule rastlamaktayız. Yetmişli yıllardan sonra Türkmen sanatçıların yapmış oldukları besteler ki çok başarılı bestekârlarımız vardır, başta rahmetli Abdurrahman Kızılay olmak üzere, ondan sonra Abdulvahit Küzecioğlu, Ahmet Mehmet Erbilli, Tahsin Kerkük, İbrahim Rauf vs. birçok bestelerinde dört dörtlük usulü yani Arap müziğinden müziğimize giren usulün daha çok yaygın bir şekilde kullanıldıklarını görebiliyoruz. Aslında müzik kültürün ve dolayısıyla sosyal hayatın bir parçasıdır. Başka milletlerden etkilenir ve aynı zamanda etkiler. Ama en az etkilenen alan halk müziğidir. Çünkü halk müziği anonim bir müziktir, sahibi belli değildir, hiç kimse bir türkünün bestekârını bilmez. Birisi elbette bir gün onu bestelemiş, fakat ortadan kaybolmuş ve topluma mal olmuştur. Hele hele hoyratlar bunun çok bariz birer örneğidir. Dolayısıyla bu bestekârlarımızın fonksiyonu oldukça önem kazanmıştır. En azından müziğin yenilenmesi ve tazelenmesi açısından toplumsal bir değer kattıklarını kabul edebiliriz. Geri kalan bestelerimizin çoğu dediğimiz gibi dört dörtlük usule göre daha ziyade icra edildiğini

8 görüyoruz. Bunun ana sebebi - ki ben şimdi konuma girmek istiyorum bunun ana sebebi tabii ki eğitimsizliktir. Irak ta biz kendi ana dilimizde eğitim yapmaya sahip olmazken müziğimizin eğitimsiz olması çok doğaldır. Fakat bunun istisnaları olmuştur. İşte bu istisnalardan birisi kendi rızasıyla, kendi kafasındaki düşünceyle, Türkmeneli nin küçük bir şehrinden çıkarak İhsan Ekber adında bir arkadaşımız geliyor ve ben Türkiye de konservatuarda okuyacağım diyor, ancak konservatuarda okuduğu yıllarda Türkiye de de öyle bir kavga var ki müzik alanında Türk müziği ayrıdır, batı müziği ayrıdır. Batı müziğinin eğitildiği noktalara Türk müziği girmez, Türk müziğinin meşk edildiği ortamlara batı müziği girmez. Böyle bir anlayış vardı, çünkü kültür o tarihlerde Türkiye de bir devrimle değiştirilmiş, Türk müziği kenara bırakılmış, eğitim batı müziği esaslarına göre yapılmıştır. Hâlbuki ne Türk müziğinin batı müziğine hor bakması doğru bir şeydir, ne batı müziğinin Türk müziğini küçümsemesi doğru bir şeydir. Müzik evrenseldir, ama elbette ki yöresel bir takım kimlikleri olacaktır. Dolayısıyla eğitimsizlik Türkmen müziğinin bugünkü kaderini çizmiştir diye biliriz. Bir kere eğitimsizliğin doğurduğu olumsuz sonuçlardan birisi icra tarzıdır. Bugün de Kerkük te icra edilen, yani Irak ta icra edilen Türkmen müziğine baktığımızda çok ciddi bir icra kirliliği görürüz. Bu icra kirliliği dediğim gibi şark müziğinde olan icra düzensizliğinden kaynaklanıyor. Bu bir icra bozukluğudur, tek sesli bir müziktir, olabilir, besteler tek sesli olarak yapılabilir ama çok seslilik üstüne giydirildiği zaman evrenselleşme imkânı doğabilir. Anonim türkülerimiz orijinal kalmalı ve onun özüne dokunulmamalıdır. Ama yeni tarz bestelerde ve icrada Türkiye deki müzikten ve batı müziği icra tekniğinden rahatlıkla yararlanılabilir. Bunları bize İhsan Ekber arkadaşımız anlatacak, Ömer arkadaşımız da herhalde bunlara temas eder. Dolayısıyla bu kavramların bir yenilik getireceğini müziğe bir kimlik kazandıracağı konusunda herhangi bir tecrübemiz olmamıştır. Eğitim konusunda önümüzde çok güzel bir örnek vardır yılında Sovyetler Birliği çöktükten sonra bizim diğer yarımız olan, bizim yarımız eğer Anadolu Türklüğü ise, diğer yarımız da Azerbaycan Türklüğü olduğunu burada ikrar etmemiz lazım. Azerbaycan da bir

9 müzik, daha doğrusu bir kültür devrimi, yaşanmıştır. Ama bu devrim o kadar sağlıklıdır ki hem milli değerler bir taraftan muhafaza edilmiş hem de evrensel değerler çok rahatlıkla bu değerlerin içerisine girebilmiştir. Bu sadece müzikte değil tiyatroda da aynı şey olmuş, resimde de olmuş, yani çağdaş sanatlarda, heykel sahasında da olmuştur. Bakü caddelerini gezdiğiniz zaman her meydana bir Türk büyüğünün adının verildiğini ve meydanın ortasında da o şahsiyetin heykelinin dikildiğini görürsünüz. Fuzuli Meydanı Bakü nün en büyük meydanıdır ve ortasında Fuzuli nin heykeli dikilmiştir. Heykel kaidesiyle birlikte 20 metre yüksekliği vardır. Büyük bir parkın içerisinde Nesimi parkı dedikleri, bu iki şahsiyet de Irak Türklerinin vaz geçilmez edebiyatçı ve şairlerdir. Demek istediğim böyle bir ortamda tabii ki bir müzik de nasibini almış ve ta 1900 lü yılların başlarında Üzeyir Hacıbeyli adında bir dahi çıkıyor ve büyük bir devrim yaratıyor. Bir taraftan halk müziğindeki zenginliği alıyor, diğer taraftan da batı müziğindeki olan icra birliğini, orkestra icracılığını ve çok sesliği o müziğe giydiriyor. Daha 1900li yıllarda yani yirminci asrın başlarında Leyla Mecnun operasını besteliyor, Köroğlu Operasını besteliyor. Müthiş bir atak, müthiş bir hamle yaptırabiliyor müziğe. Bu nerden geçiyor, bu eğitimden geçiyor. Ancak nasıl bir eğitim? Toplumla barışık olan bir eğitim. Bu bakımdan benim nazarımda, sözümün sonlarına doğru yaklaşıyorum, Türkmen müziğinin toplumla barışık olması, toplumun dertlerine, toplumun inançlarına daha yakın olabilmesi ve daha ifade edilebilir olmasının en önemli yolu eğitimdir yılından sonra şöyle veya böyle Irak Türkleri kimliklerini ortaya koydular, bugün sevindirici bir şey de İhsan Bey in bana gösterdiğidir. Ahmet Tuzlu adında bir genç arkadaşımız müzik eğitimini burada görmektedir. Erzurum üniversitesinde yine bir başka arkadaşımız eğitim görmektedir. Bunlar çok sevindirici gelişmelerdir. Çağdaş müzik eğitimi mutlaka görülmesi lazımdır. Müzik evrenseldir, dolayısıyla Türkmen müziğinin Türkmen davasına hizmet edebilmesini istiyor isen bu halıyla kalması yeterli değildir. Mehmet Özbek, rahmetli Abdurrahman Abi ile birlikte Türkiye de başlatmış oldukları hareket müthiş bir ses getirmiştir. Millet olarak bu iki sanatçının hakkını ödeyemeyiz. Bizim siyasi sahada beceremediğimizi bu iki dahi sanat alanında başardı. Fakat bu tabii Türkiye çapında kalmıştır. Artık biz meselemizi, davamızı daha çok dünyaya tanıtabilme haline gelebilmemiz için öteki platformlara götürmemiz

10 lazımdır. Mehmet Özbek Kültür Bakanlığı nda Koro Şefi olduğu zaman halk müziğinde sağlıklı bir şekilde batının taklidinden uzak ama ortak icra üslubuna dayalı Kerkük halk müziğinden örnekleri sağlıklı bir şekilde verdiğine ben şahidim. Ama ne var ki bu hareket Mehmet Özbek le başladı, Mehmet Özbek le bitti ve çok mahallî bir takım gelişmeler oldu. Neden akim kaldı? Az önce söylediğim gibi: çünkü müzik eğitimimiz yok! Yani bu işin mutlaka kendi insanımızın eliyle olması gerekmektedir. Daha kaybolmuş nice müzikal değerlerimiz vardır. Ben orayı biliyorum, işte hoyratlarımızdan tutun, mesela hoyratlarımız konusunda, ortak icra konusunda orkestraysan konusunda maalesef hala hiçbir çalışma yoktur, sadece türkülerimiz üzerindedir ki o da çok zor değildir. Netice itibarıyla bir ritim söz konusu olduğundan dolayı daha kolay yapılabilir. Sözümün sonunda şu noktaya gelmek istiyorum, sanat bir milletin tanıtımında çok etkili bir faktördür. Çok yeni bir dönem başlıyor bugün. Irak Milli Eğitim Bakanlığı Türkmenlerin eğitimi için bir genel müdürlük kurulmasını kabul etmiştir. Bu önemli bir fırsattır. Mesele sadece alfabe meselesi değildir, mesele sadece fizik, kimya derslerinin Türkçe okutulması değil, Sanat ta eğitimle gelişmesi gereken bir alan olduğuna göre, sanatın da kısa sürede bu eğitimin içerisinde yer alması gerekir. Eğer bu genel müdürlük müzik müfredatına, daha doğrusu ders müfredatına müziği koyacaksa, Türkmen müziğinin de mutlaka müfredat içerisinde yerini alması gerekir. Diğer taraftan ister Türkiye de, ister Azerbaycan da, gençlerimiz sanat eğitimi görmelidir. Mesela biz Azerbaycan a mutlaka gençleri gönderip Üzeyir Hacıbeyli adında kurulan büyük konservatuarda müzik eğitimini görmelerini sağlamamız lazım. Bu bir renklilik, bir zenginlik katar bize, biraz daha ufkumuzu genişletebilir, yani şu anda iki değerli sanatçımızın olduğu ortamda onların sayısını daha çok sayılara getirmemiz lazım. Tekelcilik olmamalıdır, çoğulculuk olmalıdır. Belki biraz sonra kendileri tartışacaklar: Sanat sanat için mi yoksa toplum için mi. Elbette ki sanatın sanat için olmazsa gelişmesi olmaz, toplum için de olmazsa davaya hizmet etmez. Hal böyle olunca, mutlaka bu şekilde değerlendirilmesi lazımdır. Özellikle yetmişli ve seksenli yıllarda hatta doksanlı yıllarda rahmetli Abdurrahman Kızılay ve Mehmet Özbek le davamızın tanıtımı çok sağlıklı bir şekilde başlamıştır. Ama bunun burada bitmemesi gerekir. Bir Türkmen müzik orkestrası niye kurulmasın? Ama neyle kurulacak, sanat icracıları dünya çapında ortak bir

11 şekilde çalabilecekleri bir koroları olacak, bir ekipleri olacaktır, ses sanatçıları onunla uyum halinde olacaktır. Bunlar çok rahatlıkla dünyanın çeşitli ülkelerine gidip Irak ta yaşayan bir topluluğun, bir üçüncü milletin müziğini dünyanın çeşitli yerlerinde tanıtma imkânları pek ala olabilir. Bunun illa Türkiye çatısı altında olması şart değildir, Irak çatısı altında da bu iş yapılabilir, eğer eğitimine gerekli önemi verebilirsek. Ben bir eğitimci olarak, bir öğretim üyesi olarak genel bir çerçeve çizmeye çalıştım. Neticede Güzel Sanatlar Fakültelerinde de görev yapmış bir kişi olarak bulundum. Türkiye de de sanatla ilgili eğitimde bir takım sorunlar vardır. Rahmetli Doğramacı YÖK ü kurup sanatı da üniversitelere bağladıktan sonra meydana gelmiş gelişmeleri bizzat görmüş bir kişiyim. Hele hele doksanlı yıllarda Sovyetlerin çöküp o dünyadan sanatçıların gelip Türkiye de hizmet vermesinin ne kadar büyük bir devrim ve değişiklik yarattığının da şahidiyim. Dolayısıyla bu devrim ve bu değişiklik Türkmenlerde de yaşanabilir ve kendi toplumsal davalarına da katkıda bulunabilir. Müziğin davamızda etkin bir araç olarak kullanılması gerektiğine inanıyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. İhsan EKBER: Herkese hayırlı günler diliyorum. Ben İhsan Ekber. Kerkük doğumluyum senesinde Türkiye ye konservatuar eğitimi almaya geldim. Müzik insanın kendidir, duygularıdır, yaşamıdır, yemesi içmesidir. Ben Kerkük ten buraya ağabeylerimin yönlendirmeleriyle geldim. Şu an yapmamız gereken genç arkadaşlarımıza katkı sağlamak ve onları yönlendirmek. Konservatuardan mezun olduktan sonra Devlet Opera ve Balesi nde solist sanatçı olarak göreve başladım. 30 senedir mesleğimi icra ediyorum. Bir ağabeyim Sesin çok güzel, sen neden opera okumuyorsun dedi. Ben Opera nedir? dedim. Eve geldim, radyoyu açtım ve operanın ne olduğunu öğrenmeye çalıştım. Basra da Makine Mühendisliği ni kazanmıştım. Aileme Ben mühendisliği bırakıp Türkiye ye konservatuara gideceğim dememin ihtimali yoktu. Tıp okumaya geleceğim yalanını söyledim. Ben Kasım ayında geldim Ankara ya. Tüm sınavlar kayıtlar bitmiş. Herkes bana Haziran da gel diyor. Ben bu okula gireceğim diye direttim. Bir hocamız beni dinledi. Yarın sınava gel dediler. Ve kazandım. Tek bildiğim Kerkük te söylediğim manilerdi. Bir

12 Türkmen aklına bir şey koyarsa kesinlikle yapar. Opera bizim müziğimiz olmayabilir ama benim iyi bir opera sanatçısı olmam için kendi müziğimi bilmem şarttır. Anonim türküleri orkestra eşliğinde ilk söyleyen bendim senesinde Rahmetli İhsan Doğramacı nın köşkünde Altın hızma yı söylemiştim. Oradaki ağabeylerimiz beni Azeri zannettiler. Çünkü Azeriler bu işi çözmüşlerdir. Türkiye deki sanatçılar onları zaman zaman küçük görse de, işin aslı öyle değildir. Azerilerin avantajı önlerinde SSCB nin olmasıdır. SSCB sahne sanatlarına önem verirdi. Peki, biz neden bunu başaramayalım. Hoyratlarımızı orkestra eşliğinde dünyaya tanıtmak bir müzisyen olarak benim en büyük görevimdir senesinde Türkmen hoyratlarını nasıl icra edeceğimi düşünmeye başladım. İlkini piyano eşliğinde eşimle birlikte söyledik. Peki, ben neden bu alanı seçtim? Kerkük te sadece Fethullah Altınses müzik eğitimi görmüştü. Batı müziğinde eğitim alan ilk Türkmen benim. Türkmenlerin müziğini tüm dünyaya dinletebilmemiz için onların dilinden konuşmamız lazım. Ben kalabalık bir grupta Altın hızma yı söylediğimde beni İtalyan sandılar. Birçok türkü söylendi ama herkesin dikkatini Altın hızma çekti. Çünkü benim özüm o idi. İnsan özünü bambaşka icra eder. Bana hoyrat denildiğinde aklıma doğduğum yaşadığım yer gelir, oranın örfü, adeti, yemekleri gelir. Biz bu alanda gerçekten kısır kaldık. Ben derim ki tüm Türkmen şehirlerine gidip müzisyen olmak isteyen gençleri bulalım. Onlara yardımcı olalım. Türkiye ye geldikten 24 sene sonra Kerkük e dönebildim. Ve ne yazık ki çok büyük bir değişim gördüm. İnsan eğer müziğini kaybederse elinde hiçbir şey kalmaz. Her şey her kese haram olmuş. Neden bilmiyorum. Cuma namazına gittiğimde hoca, Şu haram bu haram diye anlatıyordu. Konuşmasının yarısını Arapça yarısını Türkçe yapıyordu. Sen bizim halaylarımızdan manilerimizden ne istiyorsun diye sordum. Peygamber Efendimiz Çalın, söyleyin demiştir. Bu yönde de bir çalışma yapmamız lazım. En önemli şey eğitimdir. Bizim birkaç kitabımız var sadece. Bunlar yeterli değildir. Ut çalan, kanun çalan üstatlarımızın olması lazım. TRT de curcuna çalan bulamıyorlar. Çalamazlar. Curcunayı oranın kokusunu almış, dolmasını yemiş biri çalabilir ancak. Nasıl Türkiye dekiler Azerbaycan ritmini çalamıyorlarsa Türkmen müziğini de başkaları çalamazlar. Çalınanlar

13 yanlış oluyor. Bazı sanatçılar çıkıp bizim hoyratımızla alakası olmayan şeyler okuyorlar. Mutlaka sanatçı yetiştirmeliyiz. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Habib HÜRMÜZLÜ: Biz teşekkür ederiz. Şimdi sözü Sayın Ömer Türkmenoğlu na veriyorum. O da kısaca aynı şekilde bir kendi hayatına, müzikle nasıl bağdaştığını, nasıl bu sahaya girdiğini, neler yapmakta olduğunu ve bu yaptıklarının önemlerine kısaca bir değinirse memnun oluruz. Buyurun Ömer Bey. Ömer TÜRKMENOĞLU: Değerli misafirler, hepiniz hoş geldiniz. Ben de İhsan Bey in anlattığı yollardan geçtim. İlkokulda iken marşlar söylerdik. Müziğe böyle başladım. Ortaokulu bitirdikten sonra Musul da konservatuara başvurmak istedim. Ailem çok karşı çıktı. Okul da Saddam yanlısı torpil istedi. Maalesef gidemedim. Sonra liseye devam ettim. Ailem doktor ya da mühendis olmamı istiyordu. 90 lı yılların başında Kuzey Irak ayrıldığı zaman Erbil de idik. Türkmen Milli Partisi nde idare müdürü olarak göreve başladım. Güzel ve zor günlerimiz oldu. Birçok sıkıntı yaşadık. Bu süre içerisinde Mahmut Çelebi yle tanıştık. İhsan Doğramacı nın fikriyle Bilkent Üniversitesi nde Türkmen Araştırma Merkezi kurulması planı vardı. Mahmut Bey, Türkiye ye gelirsem Bilkent te okuyabileceğimi söylemişti yılında Türkiye ye geldim. Bir sene Müzik Bölümü ne gittim. İlk gittiğimde Batı klasiği çalışan dekan bana şaşkın şaşkın baktı. Klasik müzik biliyor musun? diye sorduğunda Türk klasik müziği mi? dedim. Yurtta kalırken arkadaşlarım sayesinde operayı dinledim. Bilkent in Müzik Bölümü nün açılışında Leyla ile Mecnun Operası nı koroyla birlikte söyledim. Bir sene sonra Dekan karşı çıktığı için birimi açamayacağımızı öğrendim. Ben de opera okumaya karar verdim. Sınava girdim ve kazandım yılında Azerbaycan da düzenlenen uluslar arası bir opera şan yarışmasında birinci oldum. O yarışmada herkes halk türkülerinden birini söylüyordu. Bende Altın hızma yı seçmiştim. Hatırlıyorum dünyanın en ünlü opera sanatçılarından biri jüride idi ve beni alkışladı de Kıbrıs ta bir konsere gittim. Aryalar ve türküler söyledim. Orada bir gazeteci yanıma gelip Batı müziği ve türküleri bir arada nasıl söylüyorsunuz? dedi. Arya söylemek için eğitim aldım, türkü söylemek ise benim kanımda var dedim. Ve bu

14 festival hakkında yazıların olduğu bir dergide bu konuşmadan bahsedildi. Yalnız ufak bir sıkıntı vardı. Ben Irak Türkmen i olduğumu söyledim. Bizi anlattım ama adam bunu bir türlü yazmak istemedi. Yazıya Irak ta yaşayan bir Türk diye geçirdi. 2 sene önce Amerika ya gittim. Altın hızma yı hocama söyledim. Hocam dinlerken ağladı ve sözlerini istedi. Önümüzdeki hafta Umman da bir konser vereceğiz. Repertuarıma her seferinde Türkmen türkülerini koyuyorum. Bugün herkes haklı olarak eğitimden bahsetti. Gerçekten eğitim konusunda büyük sıkıntılarımız var. Ben herkese çocuklarınıza müziği sevdirin diyorum. Aileler müzik okuyup ne yapacak diye düşünüyorlar. Bazen yaşadığım sıkıntılar aklıma geliyor ve Acaba haklılar mı? diyorum. Ama öyle değil. Müzisyenler olmazsa halkımızı da tanıtamayız. Siyaset bir yere kadar bize yardımcı olur. Sanat ufkumuzu daha çok açar. Biz halk olarak hep siyasetle ön plana çıkmak istedik. Sanatla ilgilenen çok az ustamız var. Mesele Türkmen Müziği sempozyumu düzenleyebiliriz. Türkiye deki ve Irak taki sanatçılarımızı buluşturabiliriz. Ben Türkmeneli TV den biraz şikâyetçiyim. Programlarımızın %60 ı Türkmen müziğiyle ilgili diyorlar. Tamam, ama eğitici programlar nerede? Sanatçıları davet edip konser verdirmek yeterli değil. Müziğimizi anlatacak programlar yapılmalıdır. İlkokullara kitap tercüme edip gönderiliyor. Bu kitapların arasında müzik var mı? Çocukluk dönemi müzik için önemlidir. Ayrıca müzik için çok az kontenjan ayrılıyor. Lütfen müzik, resim gibi bölümler içinde kontenjanlar ayıralım. Bizlerde yardımcı oluruz. Beni dinlediğiniz için çok teşekkür ederim. Habib HÜRMÜZLÜ: Bizler de teşekkür ederiz. Şimdi sözü son konuşmacımız Sermet Tuzlu Bey e veriyorum. Sermet TUZLU: Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Orsam a ve özellikle Habib Hocamıza böyle önemli bir konuyu ele alıp bizi bir araya getirdikleri için teşekkür ediyorum. Ben 1979 da Tuz da

15 doğdum. Bağdat Üniversitesi nde Türkçe Bölümü nü okudum yılında Türkiye ye gelerek Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı nda yüksek lisans yaptım. Şu an doktora programındayım. Yüksek Lisans tez konumu seçerken tez danışmanım Prof. Dr. Ziyat Akkoyunlu bana Türkmen kültür ve edebiyatıyla ilgili bir konu bul dedi. Değerli hocalarımızla en önemli konunun hoyratlar olduğuna karar verdim. Ziyat Hocam icra konusu üzerinde çalışma yapılmadığını söyleyerek beni bu alana yönlendirdi. İcra konusunda da bilgim olduğu için bu konuyu seçtim. Ziyat Hocam bir usul istedi benden. Söyledim ve çok beğendi. Böylece Kerkük Hoyratları ve İcrası konusunu belirledik. Habib Hocam sağ olsun çok yardımcı oldu. Hoyratları hem edebi hem musiki hem de tarihi açıdan inceledim. Bu çalışmamı kitap haline getirdik. Yakın zamanda Atatürk Kültür Merkezi tarafından basılacak. Umuyorum ki milletimiz için faydalı olur. Bir toplumun sesi müziktir. Müziği olmayan bir toplum olmaz. Türkmen müziğinin siyasi, dini ve milli işlevleri vardır. Türkmen müziği adına yapılan bilimsel çalışmaların en önemlisi değerli Mahir hocamız tarafından hazırlanan 1998 senesinde yayınlanan Kerkük Türk Halk Musikisi Tasnifi ve Tahlili kitabıdır. Bu kitap 2009 senesinde geliştirilerek Atatürk Kültür Merkezi tarafından tekrar basılmıştır. Bugüne kadar Türkmen toplumunu müziği korumuştur. Fakat biz toplum olarak müziğimizi koruyamamaktayız. Türkmen müziğiyle ilgili herhangi bir kurum kurulmamıştır. Gençleri yetiştirecek bir eğitim merkezi yoktur. Türkiye de Türkmen müziğini araştıran bir merkez kurulmalıdır. Ben yaklaşık iki senedir bu işin peşinde koşuyorum. Ama maalesef hiçbir sonuç alamadım. Bir millet müziği sayesinde tanınır. Mutlaka bir eğitim merkezi ve araştırma enstitüsü kurmalıyız. Irak tan Türkiye ye eğitim görmek için 80 öğrenci geliyor. Ne yazık ki bunun içerisinde konservatuara hiç kontenjan ayrılmıyor. 80 kişilik kontenjanın 5 i konservatuara ayrılmalıdır. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. İhsan EKBER: Ben küçük bir ilavede bulunmak istiyorum. Ömer Bey, Ahmet Bey ve ben opera sanatçısıyız. Eğitimimizi opera üzerine aldık. Ama şunu unutmayalım opera insana aykırı bir ses çıkarmak anlamına gelmez. Bizim yaptığımız mikrofon kullanmadan sesimizi duyurabilmek. Aslına

16 bakarsak mikrofonlar çıkmadan önce insanlar zaten bizim yaptığımızı yapıyorlardı. Mikrofonlar çıktıktan sonra seste ve icrada dejenerasyonlar başladı. Hoyratlarımızı orkestra eşliğinde nasıl söyleyebiliriz diye düşündüğümde çok heyecanlanmıştım. Opera ve normal ses arasında bağ kurmak için çok çalıştım. Azerbaycan da bunu yapıyorlar. Fakat onlarla bizim aramızda asırlar var. Tüm konuşmacılar eğitim diyor. Şu an var olan sanatçılarımız eğitim almış olsalar 40 yaşlarına geldiklerinde sesleri bitmez. Türkiye de opera tekniğiyle türkü söylemeye çalışıyorlardı. Ve tüm halk onlara gülüyorlardı. Ama benim söylediğim tekniği herkes doğal olarak kabul ediyor. Umarım sanatçılarımız en kısa zamanda bu eğitimleri alırlar. Teşekkür ederim. Habib Hürmüzlü Hani derler az ve öz olsun ama bu kadar da az değil. Konuşmacı Ben arkadaşlar Habib ağabeyin görüşüne katılmıyorum. Biraz korsan bir bildiri gibi olacak ama çağdaş ülkelerin hepsinde aman diyorlar ilgili kişiler gelsin, kalabalık olması şart değildir, önemli olan ilgili kişilerin, mesela karar alıcıların gelmesidir. Habib Hürmüzlü Benim amacım gençlerimiz, öğrencilerimiz gelsin, duysun, öğrensin. Ben hayatta iki sanatçıyı mikrofon kullanmadan dinledim. Biri Türkiye de Hamiyet Yüceses diğeri Kerkük te Abdulvahit Küzecioğlu. Sermet Bey, müzik eğitimi üzerinde durdu. Aramızda Türkmeneli Vakfı Başkanı Fatih Türkcan Bey var. Onunla bu konu hakkında konuşmuştuk. Yapılan çalışma hakkında bize bilgi vermesi için Fatih Bey e söz veriyorum. Fatih TÜRKCAN: Hepinize teşekkür ediyorum. Biz İsmet Bey le birlikte Kerkük şairlerinin şiirlerini bir CD de topladık ve ilgili yerlere gönderdik. Salih Turhan ve Rahmetli Abdurrahman Kızılay ın ortak bir çalışmaları varmış. Kerkük türkülerini bir kitapta toparlamışlar. Şu an o kitabı geliştirmeye çalışıyoruz. 400 den fazla Türkmen Türküsünün notasına ulaştık. Çalışmalarımıza devam

17 etmekteyiz. Ben sanatçı değilim. Bu tür konulardan anlam,ama vakıf olarak sanata her zaman tam destek veriyoruz. Öğrencilerin gelmediğini söylüyorsunuz. Biz öğrencileri getiriyoruz. Ama onlar mühendislik ya da tıp dışında bir bölümde okumak istemiyorlar. Okulları bırakıp geri dönüyorlar. Suç bizlerde değil. Habib Hürmüzlü Kültür merkezi ya da vakıf olarak buna çözüm bulmak için bir adım atmalısınız. Fatih TÜRKCAN: Biz bize gelen projeleri destekliyoruz. Habib HÜRMÜZLÜ: Bu sefer projeyi de siz yapın. İhsan EKBER: Müzikle ilgili eğitimlerde başka ülkeleri baz alırsak eski demir perde ülkeleri kendilerini tanıtma yolunun sanattan geçtiğine inandıklarını görürüz. Tüm sahne sanatları, dans, bale, opera Bunu sağlayabilmek için belirli kişiler değişik şehirlere gidip gençleri teşvik ediyorlar. Bizler Türkiye ye müzik okuyacağımızı ailelerimizden gizleyerek geldik. Ama şimdi bizimle gurur duyuyorlar. Ben gerekirse bir doktordan daha fazla maaş kazanırım. Eğer ailelere örnek gösterirsek gençleri engellemezlerse. Önemli olan gençlerimizin arkasında durmaktır. Dünyanın en büyük dansçılarının Rusya dan çıkmasının nedeni, çocukları küçük yaşta alıp yetiştirmeleridir. Biz böyle bir seferberlik yapmazsak kendi kültürümüzü unuturuz. Teşekkür ederim. Fatih TÜRKCAN: İsmet Bey le beraber 2003 yılında Kerkük e gittik. Şifa Hastanesi nin arkasına sanat için bir merkez kurduk. Biz vakıf olarak elimizden geleni yapıyoruz.

18 Ömer TÜRKMENOĞLU: Türkmeneli nin tüm şehirlerinde kültür merkezleri açılması ve destek verilmesi gerekiyor. Telafer de ve Erbil deki kültür merkezlerinin durumlarını çok da iyi bilmiyorum ama oralara çok büyük destek verilmesi lazım diye düşünüyorum. Fatih TÜRKCAN: Telafer şu an ikiye bölünmüş durumda, güney- kuzey. Güney tarafı bu kültüre daha yakın. Orada bir kültür merkezi kurduk. Musul da kurduk. Ve hepsini destekliyoruz. Yaşar Bey: Kerkük te toplantılar olur, hangi toplantı olursa olsun, daima başkanlar şikâyetçidir destek yok diye. Habib HÜRMÜZLÜ: Yaşar Bey lütfen kendinizi tanıtsanız. Hatta ben tanıtayım. Yaşar Bey emekli generaldir. Muharipler derneğinin başkanıdır. Ayni zamanda çıkardıkları El-Muharip gazetesinin başyazarıdır. Yaşar VANDAVİ: Kerkük te sanatçılar tarafından yapılan toplantılarda hep destek olmadığından şikayet ediliyor. Her konuşmada yardım istiyorlar. Fatih TÜRKCAN: Biz de onlardan şikayetçiyiz. Elimizden gelen her desteği veriyoruz ama onlar çalışmıyorlar. Konuşmacı: Hakikaten Yaşar Beyin dediği gibi, onların faaliyetlerine ben de gittim destek olmak için. Şimdi içlerinde çok amatörce çalışan insanlar var. Sadece geçim için bir şeyler kazanmak için oraya geliyorlar, sanatı daha yükseltmek için değil. Küçümsemek istemiyorum ama icra ettikleri sanat primitiftir yani böyle sanat olmaz. Sebep de yine bizim sanatçılarımızdadır.

19 Profesyonel sanatçıları koyacaksın ki sanat değerini artırsın. Yani biz hala bundan sene önceki bir de Arap kültürünün tesiri altında kalarak bir yere varmamız mümkün değil. Kaldı ki şimdi her halkın genelinde özellikle de Türkmenlerde bir zihniyet hâkimdir ki sanki sanatla ilgilenmek kâfirliktir, zındıklıktır. Oysaki dinimiz buna hiçbir bariyer koymuyor. İsteyen istediği şekilde sanatla ahlak ve terbiye sınırları içinde ilgilenebilir. Ama maalesef benim gördüğüm kadarıyla bazı sanatçıların ortaya koyduğu performans lise talebelerinin ortaya koyacağı piyesten bile daha düşüktü. Yani bizim daha büyük şeyler yapmamız lazım. Tamam, çok gayret sarf ediyorlar ama Yaşar Beyin de dediği gibi devamlı parasızlıktan şikayet ederler. Her şey para ile olmaz, yani kabiliyetle paranın ne alakası var. Bu konuda Fatih Bey haklı. Büyük üstatlarımız var ama bazı sanatçılarımızın icraları çok kötü. Ayrıca sanatçılarımızın bazıları parasızlıktan şikayetçi. Ayrıca Türkmenlerin genelinde Sanatla ilgilenmek kafirliktir gibi yanlış bir algı var. İş dönüp dolaşıp eğitime geliyor. Oradan gelen öğrencilerin ailelerini yönlendirmek gerekir. Musul da bir arkadaşımın çocuğu müzik bölümünü kazandı. Ama ailesi mühendis olmasını istiyordu. Çocuk okulu bıraktı. Yılmaz TERZİ (TRT ARAPÇA): Irak ta Türkmen Sanatçıları Sendikası nın başında 4 kişi var. 40 yıldır Türkmen sanatını bunlar yönetiyorlar. Sanatımızı bozan insanlar bunlardır. Sekiz yıldır 1000 dolar para alıyorlar ama hiçbir sanatçıya sahip çıkmadılar. O insanlar oradan ayrılmadan bizim sanatımız düzelmez. Teşekkür ederim. Habib HÜRMÜZLÜ: Az önce Biz gelen projelere maddi destekte bulunabiliriz dediniz. Acaba eski Türkmen sanatçıların kasetlerini dijital ortama aktarabilir miyiz? Şemsettin KUZECİ: Kerkük türkülerini toparlayarak 5 CD yaptık. Kültür Merkezi nde bulabilirsiniz.

20 Habib HÜRMÜZLÜ: 7 senedir Kültür Merkezi yle aynı binada çalışıyorum. Böyle bir şey olduğunu ilk defa duydum. Fatih TÜRKCAN: Bir milletin tanıtımında sanat siyasetten daha etkin bir araçtır. Habib HÜRMÜZLÜ: Hem Türkiye ye hem de dünya kamuoyuna kendimizi tanıtacağımız en büyük araç sanattır. Ama diğer araçları kullanmadığımız gibi bu aracıda kullanmıyoruz. Şimdi müzakereci olarak konuşmasını yapması için Cengiz Eroğlu Bey e söz veriyorum. Cengiz EROĞLU: Ben kısaca Irak Türkmen müziğinin tarihinden bahsetmek istiyorum. Bizim yaptığımız araştırmalara göre Irak ta Türkmenler ilk defa 1400 yıl önce resmi belgelere geçmiştir. Savaşlarda oklarla savaşan bir topluluktur ve bunun da bir akdi vardır, bu akdiler de Türkmen tarihinde ilk olarak alınan cizye, ki bu İslam tarihinde alınan Gayrimüslim insanlardan ilk cizye olarak geçmiştir. Dolaysıyla çok eski bir tarihi olan bir topluluğun doğal olarak o bölgede bir kültürü olması lazım ki yaşayabilsin. Bunu incelerken Türkmenlerin (Arap Türkleri olarak adlandırıyorum ben) o bölgedeki mazilerinin Hicri 12. yıla dayandıklarını bulmuş olduk. Peki, Türkmenler oraya nasıl ve nereden geldiler? 12.yılda direk devlet olarak doğmadılar, bir mazileri var. Türklerin dışındaki araştırmacılar, özellikle Türkmenistan da Begmurat bey, şimdi Almanya da yaşıyor, Sümerlerin tamamen Türkmenlerden oluştuğunu, söylüyor. Bu çok uzun bir araştırma, 320 sayfalık bir araştırmadır. Ancak ondan sonra gördüğüm kadarıyla özellikle mesela Zeki Velidi Toğan, meşhur hocalarımızdan birisi, Sümerlerin bir müzik kültürü olduğunu dile getirmektedir. O bölgede bir müzik kültürü vardı. Ama ne şekilde ve nasıl bir müzik olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Arap tarihçilerine baktığımız zaman, örneğin El-makam El-Iraki diye bir kitap vardır. Orada Irak makamlarının Abbasi dönemindeki müzikle alakasının olmadığını söylüyor. Meşhur Tarihçimiz Mustafa Cevat ın kaynağına baktığımız zaman o daha böyle global olarak

21 düşünüyor, Irak müziğinin Arap, Türk, Hindistan ve İran müziklerinin bir karışımı olduğunu söylediğini görürüz. Ben de bu görüşe katılıyorum. Çünkü Türkmen müziğinin içinde hepsinden bir parça bulabiliyoruz. Onun dışında, Abbas Azzavi, El-Mosika El- Irakiyye Fi Ahd El-Mağol ve El-Turkman adlı kitabında da Irak a Türk müziği Moğollarla ve İlhanlılarla birlikte girdiğini söylemektedir Onların kullandığı müzik, bugün tamamen Irak ta kullanılan müziğin ta kendisidir. Bunu Araplar söylüyor, biz söylemiyoruz. Ben özellikle Türk kaynaklarını fazla kullanmıyorum, taraflı olur düşüncesiyle diye. Bunun dışında Abdülkerim El-Allaf ın El-Tarab İndel Arab adlı kitabına baktığımız zaman, orada da Irak ta okunan makamlar tamamen Tatarlardan alınmış denmektedir. Burada da Tatar beyleri Türklerdir, Araplar genelde Türkler için Tatar tabirini çok kullanırlar. Türk tarihi içerisinde önemli bir yere sahip olan Fuat Köprülü, Ali Şir Nevai ye istinaden, Irak ta kendine özgü bir müziğin olduğunu söyler. Bu tamamen Orta Asyalı olmayan bir müziktir, başka hiçbir yerde yoktur. Daha sonra, bu Irak ta gelişiyor, hatta Irak makamlarını da etkiliyor. Hatta şunu söylesek yanlış olmaz, Irak makamları neredeyse tamamen Türkmen ve Türk kaynaklarından oluşan bir makam sistemidir. Özellikle Hicri 800 yılında o bölgede yaşayan Abdülkadir Maraği isminde bir şahsiyet var, bu kişi Türkmen müziğinin babası sayılabilir. Bu şahısla beraber Türkmen müziğinin nerelere kadar dayandığını görmekteyiz. Netice itibariyle Türkmen Tarihi çok zengin bir tarihtir. Bu nedenle, her alanda gördüğümüz gibi, müzikte de öyledir. Ve şunu da söylemek doğrudur. Irak ta Türkmenler ayakta kalabildiyse bu Türkmen siyasetçilerinden dolayı değil, Türkmen müziği, kültürü sayesindedir. Türkmenler mutlaka ve mutlaka bu meseleyi ciddi bir şekilde, araştırma merkezlerinde ele almalıdırlar. Siyaset alanında biz henüz o olgunluğa ulaşamadık, ama kültür anlamında sanırım bunu başarabiliriz. Fatih Beye cevap vermek istemezdim ama bugüne kadar gelen projeleri destekliyoruz diyor, evet doğrudur, ama bir kısmıyla da hiç ilgilenmiyorsunuz. Bugüne kadar verdiğim dört tane projeye ne evet ne hayır dediniz. O yüzden söylemek istediğim noktalar var aslında. Türk müziği, Türkmen Müziği, Irak müziğini çok etkilemiştir. Eğer bugün Irak ta Makamat Irakiye diye bir makam var ise bu Türk müziği sayesindedir. Bunu bir şekilde anlatmak zorundayız. Bizim siyasetçilerimiz hiçbir şekilde bunu dünyaya etkili bir şekilde anlatamazlar. Ama bir müzik, bir altın hızma çok şey anlatabilir. O yüzden bu nokta üzerinde durmalı ve öğrencileri bu tarafa yönlendirmek zorundayız. Müzik okumaya gelen öğrenci yok. Her sene bunların

22 belli bir kontenjanı olması lazım. Yönetim tarzı bazı sıkıntıları ortadan kaldırmalıdır. Son olarak, özellikle son dönemde internette çok tartışılıyor: Irak ta kaç milyon kişiyiz, yoksa yok muyuz? Buna kesin bir cevap olarak, zengin Osmanlı belgeleri araştırılmalıdır. Bu konuyu gelecek programda ele almayı öneriyorum. Teşekkür ederim. Konuşmacı Biz Türkmen Bayramı nın bir müessesenin kuruluş tarihinde değil, Türkmenlerin Bağdat a giriş tarihinde kutlanmasını söyledik. Bu konuda bir çalışma yapabiliriz. Cengiz EROĞLU: Türkmen Bayramını sizin dediğiniz tarihte kutlarsak kendi kendimize gol atmış oluruz. Türkmenler Hicri 54 yılında Kerkük e giriyorlar. Türkmen tarihini Hicri 54 e bağlamak yanlışlık olur. Çünkü Türkmenler yıkıcı bir topluluk ve savaşçılar diyorlar. Habib HÜRMÜZLÜ: Sözünüzü kesiyorum ama bayramın tarihini bu topraklarda kurulan ilk Türkmen Devleti nin tarihi yapabiliriz. Bu başlı başına tartışılması gereken çok önemli bir konudur. Şimdi sözü diğer müzakerecimiz Ferit MÜFTÜ Bey e veriyorum. Buyurun. FERİD MÜFTÜ: Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. İlk olarak size yazdığım bir şiiri okumak istiyorum. Ey Türk, Bir zerre varsa sende eğer Geçmişten kalan bir onur bir değer Yavrunu öldürüp dağda durana Gösterme rahmet kahpece vurana Allah şehitlerimize rahmet eylesin. ORSAM a teşekkür ediyorum. Allah Habib Hocamıza uzun ömürler versin. Ona çok iyi bakalım, çünkü onsuz burası o kadar sıcak bir ortam olmayacak. Buraya gelen herkesi

23 kahraman olarak kabul ediyorum ve onlara teşekkür ediyorum. Ama maalesef aramızda kadın sayısı çok az. Toplumumuzun yarısı yok maalesef. Çok uzun yıllar önce para biriktirip anneme akordeon alacağımı söylemiştim. Akordeon çalmak benim hayalimdi, annem dedi ki nedir o, dedim böyle ben ablamdan medet ummuştum, o daha da beter çıktı, nasıl babama gideyim, hayalimdeki müzik aletini alamadım. Biz böyle bir toplumdan geldik. Ayıp dediler. Kaç tane hanım şarkıcımız var? Ayıptır, haramdır diye ortaya çıkan kadınları da ezdik. Rahmetli Abdurrahman Ağabey bir hikâye anlatırdı. İhsan Bey sabah 6 da uyandırıp dekan olduğunu söylüyor. Abdurrahman Bey o zamanlar Türkoloji bölümünü açmak için çok uğraşıyor ama engelliyorlar. Burada farklı görüşte olan insanlar olsa da, müzik konusunda hepimiz biriz. Uzun lafın kısası benim hayalim bir Türkmen Müzik Enstitüsü nün kurulmasıdır. Keşke Arapların değil de SSCB nin işgali altında olsaydık. O zaman her yerde sanat olurdu ve belki çocuklarımızın çoğu müzisyen olurdu. Bugün Azerbaycan, Özbekistan ya da Polonya, Sovyetler Birliği nin hakikaten sanata olan düşkünlüğünden nasibini almıştır. Ama Amerika öyle değil, gittiği her yeri mahvediyor. Biz hep zamanında karşıydık komünizme, ama şimdi anlıyoruz, adamlar bir şeyler bırakmışlar. Şimdi, Kerkük te metromuz da müziğimiz de yok. İlhami Merdan ı hepiniz tanıyorsunuz, bir yenilik getirdi Irak a caz müziğiyle. Biz Türkmen Caz müziği niye yapmayalım? İlk çıkana bağırırlar, ayıplarlar ama arkasından bir tane bir tane daha çıkar, alışırlar. Türkmen Cazı yapıyorlar ama un fırın var ama ekmek yok yani profesyonel değil. Opera sanatçılarımız var bizi iyi temsil ediyorlar ama maalesef ortada görünmüyorlar. Ömer Türkmenoğlu çok güzel bir projesi var: Abraham s Children. Üç dini birleştiren, Türkçe, Arapça ve İbranice bir proje. Bunun için finansal desteklerimiz olması lazım, işte bunu için de Türkmen Müzik Enstitüsünün açılması lazım. O zaman çok şeyler yapmış oluruz. Eğitim uzun vadede iyi bir şey, ama kısa vadeli çözümler bulmalıyız. TV yi hemen ele geçirebiliriz. Mesela, söz yazarlığı da önem verilmesi gereken konulardan biri. Müzikle ilgili şiir yazanlara da önem vermemiz lazım. Cevdet Çakmakçı nın yıllardır Türkmenlerle ilgili çok araştırmaları var. Ama yıllardır sesi sedası çıkmıyordu. İşte bunlara cesaret vermemiz lazım.

24 Çocukluğum ve 17 yaşına kadar olan gençliğim Kerkük'te geçti. Okumuş insanımız Allaha şükür çok ancak buna rağmen çağdaş bir toplum olduğumuzu ve yeniliklere ayak uydurduğumuzu söyleyemem. Aile ortamının nispeten tutucu olduğu bir çevrede büyüdük hepimiz. Resim hariç diğer sanat dallarına hep ürkek bir şekilde bakıldı ve ilerlemesi bir şekilde engellendi..! Tabii ki müzik'te nasibini aldı.. Küçükken yaşlarında bir müzik aleti gördüm ve ondan çıkan inanılmaz nağmeler hala kulağımda...okuldan bir arkadaşım vardı adı ; Emad..ilk defa yakından izledim O'nu ve tek kelimeyle mest oldum...hayran kaldım bu alete... okordıyon...hiç unutamadığım rengi de kırmızı idi markası DA "Hohner"..bana göre mucizevi bir şeydi... Tuşların üzerinde parmaklarımı gezdirdiğimde kendimi başka alemde hissediyordum...böyle bir aleti keşfettiğim için çok mutluydum.. Akşam eve döndüğümde müthiş bir sevinçle anlattım aileme...harçlığımdan biraz para biriktirmiştim...birazda ailem yardım eder diye güzel hayaller kuruyordum...derken evin her tarafında yükselen sesler hala kulağımda... O.l.a.m.a.z....hangi yüzle bakarız komşulara...etrafa...ayıptır olmaz...çalgıcı ve "manici" MI olacaksın??...bunu unut...ve kafandan çıkar!!...dediler...aradan 50 yıl geçti...bir türlü çıkaramadım...!! Kötülüğümü istemiyordu ailem...ama o günkü toplumsal şartlarımız... Ve NE yazıktır ki, hala pek değiştiğini söyleyemem...!! Ama bu düşünceler değişmeli...gençlik değiştirmeli...eğer medeniyete ayak uydurmak istiyorsak...!

25 Peki Müzikle ilgili ne yapılmalıdır..?! Türkmeneli bölgesinin kalbinde...kerkük'te çağdaş bir konservatuar açılması için her türlü girişime başlanmalıdır. Konser salonu, eğitim birimleri, araç ve gereçler...ve tabii ki bu işin usta hocaları...!? Bu konuda bir çok kaynaktan destek aranabilir örneüin Irak hükümetindent.c. Kültür bakanlığından, Azerbeycan'dan, Birlrşmiş milletlerden, Bilkent Üniversitesinden ve yardımseverlerden...!! Bu konservatuar çok yönlü de olabilir...ve zamanla alanları da genişletilebilir. Klasik müziğin yanı sıra, folk müziği, opera, çağdaş müzik, sanat müziği, pop müziği ve türküler...işte benim hayallerimden bir taneside bu...ufuktaki değişim rüzgarı müzikle başlayabilir...insan ruhuna hitap eden en güçlü gıdayla başlanmalıdır...müzikle...!! Son olarak bir şiir okuyacağım: Kerkük ü beyhude yad etmesen Öyle güzel günler desen bir bilsen Dimdik ayaktaydı kalesi Gürül gürül akardı suyu, hasası Dostluk vardı, mertlik vardı Göğüslerde yürek vardı Yüzlerde tebessüm vardı Hayaller de umut vardı Şimdi çok uzaklarda kaldı Orada bir Kerkük vardı Kerkük 43 yıl oldu senden uzaktayım Ama hala sevgimde doruktayım Gitme dur ne olur kızma bana

26 Yalvarsam, diz çöksem, günahlarımı bir bir anlatsam Aşkımı yeniden ilan etsem Elimi tutar mısın? Teşekkür ederim. Habib HÜRMÜZLÜ: Teşekkür ederim. Şimdi sözü son müzakerecimiz Ahmet Tuzlu Bey e veriyorum. Ahmet TUZLU: Teşekkür ederim. Ben konuşmamı Türkmence yapacağım. Her kesi saygıyla selamlıyorum. Ben Türkmence konuşmayı tercih ediyorum. Ben Ahmet Tuzlu, ses sanatçısı Hemit Tuzlunun oğlıyam, Emmim Ali Marufoğlu. İki üç yaşımnan berı biz ailiyen müzisyen bir aileyığ. Daha yengi dil aöırdım, kasetimiz var, berke, babamnan oturup hoyrat çağırırdım. Daha kelimeleri şey yapabilmirem, konuşabilmirem, ama babamnan hoyrat çağırırdım. Abilerim : Biri ud çalar, biri saz çalar, biri keman çalar, birisi meni çağırı, tabii hepsi meni çağırılar, o başka bir şeydi. Ablalarım mene derbukayı, ritimi ki müzikte temel bir şey olan ritim- ikaa dediğimizablam ögtetti menı. Otururdu dümbelekten gah çağırırdı özü çalardı, ya da men çalardım, o ritimi tutturmağçı özı öağırırdı menımnen. Men bele alıştım mosikaya bele girdim. İptidaide mektepte her hefle günü Türkmence menı çağırırdım. Tabii çok milliyetçi Türkmen müellimlerimiz vardı. Men desem menı çağırram kimse mene bahmazdı. Ama miliyetçi çok degerli insanlarımız varıydı, müellımlerımız varıydı. O mene diyerdı ki sen bu gün çağıracaksan, ya da bir hefle var mektepte çağır diyerdı. Men elımde sazla giderdım. Mıtevasteden bahsedirem, ortaokuldan. Sazlan giderdım, bağlamayla. İndi bahım birdene sazdan dolaşsın, ister Kerkükte olsun, ister Duzda olsun, her harda olursa olsun. İndi sazdan gezebilmesen, öldırmeseler senı, hollaya tutalar senı. Geriye gettiğ, işte menım de meksedım bizim toplum yanı sadece Türkmenler dögı, Irak toplumu biz gerı kalırığ, git gide geriye gedırığ.mosika çağırması, menı çağırma haramdı, Birisi oğluna bir ders verırdım men, birdene gelıp mene diyirı oğluma müzik ögretme, nişi dedım, haramdı koy

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ

KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ Türk pop ve rock müziğinin sevilen ismi Aydilge,mini konseri ve imza günü etkinliği ile Kahramanmaraş Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezi nde hayranlarıyla buluştu.

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Y. Lisans Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1989. Sanatta Yeterlilik Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1994

Y. Lisans Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1989. Sanatta Yeterlilik Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1994 Adı Soyadı: Güldeniz EKMEN AGİŞ Doğum Tarihi: 01.08.1958 Unvanı: Yardımcı Doçent Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı İst. Teknik Üniv. 1979 Y. Lisans Türk Müziği İst.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi

Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi Bodrum Belediyesi Türk Musikisi Derneği Klasik Müzik Korosu tarafından Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği nde Bestekar Erol Sayan Özel Konseri düzenlendi.

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

Bir notanın vesile kıldığı şey, yalnızca bizim anımsayabildiğimiz özel bir an ın tekrar uyanışı, bu sayede devasa bir geçmişin yeniden canlanışıdır

Bir notanın vesile kıldığı şey, yalnızca bizim anımsayabildiğimiz özel bir an ın tekrar uyanışı, bu sayede devasa bir geçmişin yeniden canlanışıdır Sunum Metni Hazırlayan ve Sunan: Bilge Sumer BÖLÜM I Saygıdeğer Sanatseverler Muhterem Misafirlerimiz, Bodrum Belediyesi Türk Musikîsi Derneği, Klasik Türk Müziği Korosunun hazırlamış olduğu, BESTEKÂR

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber Beykoz Yerel Basını: "Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ" Tüm Ülkede kutlanan Öğretmenler Günü Beykoz'da da coşkuyla kutlanırken, bu özel günde öğretmenlerimiz için çeşitli etkinlikler ve ziyaretler

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

DON GİOVANNİ. uygun ve çok uzun uçuş saatleri gerektirmeyen bazı Avrupa şehirlerine göz gezdirirken

DON GİOVANNİ. uygun ve çok uzun uçuş saatleri gerektirmeyen bazı Avrupa şehirlerine göz gezdirirken TURK 101-57 2014-2015 Güz Dönemi İlk Ödev-Son Metin Opera 08.10.2014 Beril Babacan 20901276 DON GİOVANNİ Geçtiğimiz kış bir arkadaşımla ara tatilde yurtdışına çıkmak istiyorduk. Bütçemize de uygun ve çok

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO: A2 DÜZEYİ ADI SOYADI: PASAPORT NO: NOT OKUMA 1 KARADENİZ TURU Metin Bey: Merhaba! Görevli: Merhaba efendim, buyurun! Nasıl yardımcı.(1)? Metin Bey: Ben bu yaz ailem ile bir tura çıkmak istiyorum. Bana

Detaylı

V e d a t K a p t a n Y u r

V e d a t K a p t a n Y u r T P A O T ü r k S a n a t M ü z i ğ i K o r o s u Ş e f i V e d a t K a p t a n Y u r Dergimizin bu ayki sayısında TRT de Türk Sanat Müziği dalında Koro Şefliği ve Ses Sanatç da yıllardır TPAO Türk Sanat

Detaylı

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ABDULLAH GÜL ÜN YILI TÜBİTAK BİLİM, HİZMET, TEŞVİK ÖDÜLLERİ ve TÜBİTAK ÖZEL ÖDÜLÜ TÖRENİ KONUŞMA METNİ 23 ARALIK 2008

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ABDULLAH GÜL ÜN YILI TÜBİTAK BİLİM, HİZMET, TEŞVİK ÖDÜLLERİ ve TÜBİTAK ÖZEL ÖDÜLÜ TÖRENİ KONUŞMA METNİ 23 ARALIK 2008 SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ABDULLAH GÜL ÜN 2008 YILI TÜBİTAK BİLİM, HİZMET, TEŞVİK ÖDÜLLERİ ve TÜBİTAK ÖZEL ÖDÜLÜ TÖRENİ KONUŞMA METNİ 23 ARALIK 2008 "Değerli Konuklar, Değerli Misafirler, Cumhurbaşkanlığı

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul

DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI Açış Konuşması Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı 26 Mart 2016, İstanbul Sayın Başbakan Yardımcılarım; Bakanlarım; Saygıdeğer Protokol; Çok Değerli Başkanlar; Dünyanın dört

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar.

Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Her milletin dili kimliğidir eğer dilinizi yozlaştırırsanız kimliğiniz erozyona uğrar. Bu bakışla yola çıkarsak biz dilimizi ne kadar koruyoruz bir bakalım Yıl: 1965 "Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER

BALE DANSÇISI TANIM A- GÖREVLER TANIM Bale dansçısı, bir öyküde rolünü üstlendiği karakterin duygu ve düşüncelerini müzik eşliğinde vücut hareketleri ile sahnede canlandıran kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Sahnede

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri Bu yazının birinci bölümünde sizi hayal kırıklığına uğratmış olabilirim, çünkü okurun bu tür yazılara genellikle kısa yolun kısasını bulmak için baktıklarını biliyorum. Fakat bu konuda verimli ve nispeten

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ!

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! 2009 yılında faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsünün bugün itibariyle dünyanın birçok yerinde kültür merkezleri bulunuyor. Afganistan - Kabil Almanya

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür.

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Kullanılmayan beyinde kısmi ve genel büzülme meydana gelir. Bilim adamlarının araştırmaları,

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK İN ANAYASA DİLİ SEMPOZYUMU KONUŞMA METNİ

TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK İN ANAYASA DİLİ SEMPOZYUMU KONUŞMA METNİ TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK İN ANAYASA DİLİ SEMPOZYUMU KONUŞMA METNİ Değerli misafirler, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Evvela bu toplantıyı tertip edenlere hassaten teşekkür ediyorum. 19 Ekim den bugüne

Detaylı

Lise Kısmı 2014-2015 Öğretim Yılı I. Dönem Sonu Sınav Takvimi için tıklayınız

Lise Kısmı 2014-2015 Öğretim Yılı I. Dönem Sonu Sınav Takvimi için tıklayınız Lise Kısmı 2014-2015 Öğretim Yılı I. Dönem Sonu Sınav Takvimi için tıklayınız TED KAYSERİ KOLEJİ 2014 2015 SINAV ADI ÖĞRETİM YILI I.DÖNEM SONU BAŞARISIZ DERSİ OLAN VEYA İSTEKLİ ÖĞRENCİLER İÇİN AÇILAN SINAV

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 201 CEVAPLAR VE PARALEL OTURUM I SORULAR 201

5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 201 CEVAPLAR VE PARALEL OTURUM I SORULAR 201 4/28/11 12:14 PM Page 201 PARALEL OTURUM I SORULAR VE CEVAPLAR 5 soru-cevap:layout 1 201 5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 202 202 5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 203 IX. türkiye

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Haziran 17, 2016-1:22:00 Başbakan Yıldırım, "Terör örgütünün telkinlerine gençlerimiz asla ve asla itibar etmesinler. Onlar bizim

Detaylı

2013 / 2014 SAYI: 26. Haftanın Bazı Başlıkları

2013 / 2014 SAYI: 26. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 26 Haftanın Bazı Başlıkları Ailem Nasıl Helikopter Oldu? Kahraman Karıncalar Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası İle Bir Gün Engelleri Birlikte Aşıyoruz2. Sınıflar Okuyoruz Çünkü 2.

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

Necdet Yaşar 1953 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi.

Necdet Yaşar 1953 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Necdet Yaşar Müzik Yaşamı Necdet Yaşar 1953 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ni bitirdi. Müziğe bağlama çalarak başladı. Mesut Cemil'in tambur çalışını dinledikten sonra, 20 yaşında tanbura

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi

Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi Yedi yaşındaki otizmli Eymen Şen, 10 okuldan geri çevrildikten sonra bir okul bulabildi. O tek örnek değil. Türkiye de 0-18 yaş arasında 350 bin otizmli çocuk var.

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

yıldız ibrahimova Türkiye de müzik meslek olarak görülmüyor

yıldız ibrahimova Türkiye de müzik meslek olarak görülmüyor yıldız ibrahimova Türkiye de müzik meslek olarak görülmüyor 86 SÖYLEŞİ Eşsiz ve güçlü sesini benzersiz doğaçlama tekniğiyle birleştiren caz müziğinin büyük ismi Yıldız İbrahimova ile Balkanlardan Türkiye

Detaylı