Dersim Seyahati. 25 Temmuz 2013 te, uçakla Elazığ a hareket ettim. Elazığ Havaalanı nda beni Selahattin Ali Arik ve Hüseyin Şahin karşıladılar.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dersim Seyahati. 25 Temmuz 2013 te, uçakla Elazığ a hareket ettim. Elazığ Havaalanı nda beni Selahattin Ali Arik ve Hüseyin Şahin karşıladılar."

Transkript

1 Dersim Seyahati 25 Temmuz 2013 te, uçakla Elazığ a hareket ettim. Elazığ Havaalanı nda beni Selahattin Ali Arik ve Hüseyin Şahin karşıladılar. Havaalanında bir süre bekledik. Bir süre sonra Elazığ Havaalanı na İstanbul dan kalkan uçak indi. Uçaktan İBV Başkanı İbrahim Gürbüz, Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Önal, yöneticilerden Necip Yeşil indiler. İki otomobil vardı. Birini Hüseyin Şahin, öbürünü Selahattin Ali Arik kullanıyordu. Hüseyin Şahin emekli astsubay Aynı zamanda şair, şiirleri Peri yayınları tarafından basılmış. Hüseyin şahin in kullandığı arabada ben ve İbrahim Gürbüz, Selahattin Arik in kullandığı arabada da Ahmet Önal ve Necip Yeşil vardı. Mazgirt e, Hüseyin Şahin in Qerextep köyüne hareket ettik. Mazgirt e, Qerextep e doğru yol alırken arazide durmadan yükseldik. Qerextep dağların eteğinde ama çok yükseklerde. Hüseyin Şahin in evi Qerextep de yüksek bir tepenin üzerinde Epey ileride, yine yüksek bir tepenin üzerine bir karakol kurulmuş. Kalekol Kalekol, uzaklardan bütün haşmetiyle fark ediliyor. Hüseyin Şahin in iki katlı evi bir konak. Sarı konak taş bina. Konak geniş bir bahçe içinde. Dağdan süzülerek gelen sular havuzda birikiyor. Ağaçlar damla usulüyle sulanıyor. Dut, elma, kayısı gibi ağaçlar var. Sebze tarhları da iyi düzenlenmiş. Bahçede havuzun kenarında böğürtlenler epey çoğalmış. Meyveleri çok iri, çok lezzetli. Hüseyin Şahin in hayvanları da var. 6-7 keçi, hindiler, tavuklar Evde kediler de var. Bu konak, Hüseyin arkadaşın bizzat kendisi tarafından yapılmış. Bahçe düzenlemesi yine öyle. Dağdan suyun indirilmesi, havuzda biriktirilmesi, damla sulama mekanizmalarının kurulması Hüseyin arkadaşın kendi emeğiyle, kendi estetik anlayışıyla gerçekleştirilmiş. Hüseyin arkadaş espritüel bir kişi... Çok güzel fıkra anlatıyor. Fıkralar çok çeşitli. Fıkralarla konuşması Hüseyin arkadaşın çok önemli bir özelliği Elazığ dan Mazgirt e, Mazgirt ten Qerextep e giderken yol arazide durmadan yükseliyor. Yolun Qerextep e ulaşan bölümü Hüseyin Şahin in emeğiyle düzgün bir hale getirilmiş Buna rağmen kışın bu yolun kar nedeniyle çoğu zaman kapandığı söyleniyor. Qerextep e doğru yol alırken bazı köylerden de geçtik. Bir köyden geçerken Hüseyin arkadaş burası Kemal Burkay ın köyü dedi. Darbın Köyü. 1

2 O gece, İbrahim, Ahmet, Necip, Selahattin hep birlikte, Hüseyin Şahin in konağında kaldık. Odalar çok geniş. Bizim kaldığımız odada geniş bir kitaplık da vardı. 26 Temmuz günü Qerextep den Mazgirt e doğru hareket ettik. Mazgirt e varmadan önce, Silo Dağı eteklerindeki çukurda mola verdik. Burada, bir anıt mezar yapılıyor. Anıt mezarın kurgulanmasında, projenin yaşama geçirilmesinde Dara Kırmızıtoprak ın rolü büyük de, bu çukurda, 50 nin üzerinde Kürd kurşuna dizilmiş. Anıtmezar bu süreci hatırlamak, hatırlatmak, toplumsal hafızayı güçlendirmek için yapılıyor. Dersim tarihi ile yakından ilgilenen Hüseyin Beyaztaş, bu katliamla ilgili bilgi verdi. Dersim de bunun gibi pek çok toplu mezar olduğunu söyledi. Çukurluğun etrafını çeviren yüksek dağların tepeleri kara kara görünüyorlardı. Sanki hala deki katliamların yasını tutuyorlardı. Anıtmezarın yapımı son anda kaymakamlıktan gelen bir emir gereğince durdurulmuş. Engelleri aşma çalışmaları sürüyor. Anıtmezar ziyaretinin arkasından Mazgirt e, oradan da Tunceli ye hareket ettik. Mazgirt te Ermenileri hatırlatan pek çok pek çok manastır ve kilise harabeleri var. Tunceli de Kazım Arik ve Hıdır Öztürk bizleri bekliyorlardı. Onları da alarak yine iki arabayla Ovacık a doğru yola çıktık. Munzur suyunu izleyerek Ovacık a, Munzur Suyu nun kaynaklarına vardık. Kazım Arik, orman mühendisi. Bölgede de çalışmış, coğrafyayı yakından biliyor. Bize Laç Deresi nin, Kutu Deresi nin Munzur Suyu na açılan ağızlarını gösterdi. Akşama doğru yolu izleyerek Tunceli ye döndük. Tunceli den Nazımiye ye doğru yola çıktık. Kazım Arik bize yol boyu açıklamalar yaptı. Tunceli den Nazımiye ye doğru da yol durmadan yükseliyor. Bazı yüksek tepelerin üstünde, dağların yamaçlarında Kalekol inşaatları da devam ediyor. Dersim de çeşitli yönlere giden anayollarda seyahat ederken bu inşaatlar görülebiliyor. Nazımiye Aynur gilin memleketi. Nazımiye den Civarik e doğru gidiyoruz. Aynur uın kardeşi Erdal Nazımiye de. Erdal a Civarik ten dönüşte uğrayacağız. Yol Nazımiye den sonra, Civarik e doğru da durmadan yükseliyor. Tenha bir yol. Kazım Arik bize yol boyunca çok önemli açıklamalar yapıyor. Nazımiye den hemen geçince, yolun sağ tarafında durduk. Kazım Arik Büyük Bertal Efendi hakkında, nasıl katledildiği hakkında bilgi verdi. Durduğumuz yerin Bertal Efendi nin katledildiği nokta olduğunu söyledi. Biraz daha ilerledik. Sol tarafta bir çukurlukta tekrar durduk. Kazım Bey Büyük Bertal Efendi nin ailesinden 52 kişinin bu çukurda kurşuna dizilerek nasıl katledildiğini anlattı. Büyük Bertal Efendi, Sait Kırmızıtoprak ın dedesi oluyor. Kazım Bey de Büyük Bertal Efendi nin torunlarından oluyor. Akşama doğru Civarik e vardık. Civarik coğrafi olarak çok yükseklerde yer alan bir köy. Petros Dağı nın Sülbüs Dağı nın eteklerinde yer alıyor. Ufukta, Kığı daki Sülbüs Dağı nın tepeleri de seçilebiliyor. 2

3 Ali Bey in evine ulaştık. Burası da iki katlı taş bir konak. Geceyi hep beraber burada geçirdik. Evin bahçesi de var. Bahçe, Petros Dağı ndan gelen sularla sulanıyor. Civarik te bazı evlerin bahçelerinde küçük mezarlıklar var. Köyün genel bir mezarlığı yok. Her aile, ölülerini bahçesinin bir köşesine yaptığı mezarlığa yatırıyor. Civarik te evler genel olarak çok dağınık. Evler, bahçeler içinde. Bahçeler de meyve ağaçlarıyla, sebze tarhlarıyla dolu. Civarik te komşuluk zor olmalı. Zira bir komşuya gidebilmek için yokuşlar inmek yokuşlar çıkmak zorundasınız. Evler, hep tepelerin üzerinde kurulu, tepeler de birbirlerinden dere yataklarıyla ayrılıyor. Kışın kar nedeniyle yolların kapandığı bu bakımdan ailelerin kışın köyde kalmadıkları söyleniyor. Aileler yazın 4-5 ay köye, evlerine geliyorlar. 27 Temmuz sabahı, Sait Kırmızıtoprak ın doğup büyüdüğü evi de ziyaret ettik. Civarik ten Nazımiye ye dönerken yolda Sey Gazi nin ( ) türbesine de uğradık. Yolda Sey Gazi nin türbesinin yolunu gösteren bir tabela var. o tabelada Sey Gazi ye ait olduğu söylenen şu mısralar yazılı: Her ot kendi kökünde biter Her kuş kendi dalında öter Aslını inkar edenler İzine toz atar, siler gider. Bu mısralar aslında Zazaki. Sey Gazi nin türbesinin kapısında da bu mısraların farklı bir tercümesi var. Ama kapının üstündeki tabelada yer alan tercüme daha kötü bir tercüme. Araştırmacı Munzur Çem ise aslında bu mısraların anonim olduğunu, sonradan Sey Gazi ye atfedildiğini söylüyor. Sey Gazi nin türbesinden sonra Derova ya da uğradık. Burada doğal çağlayanlar var. Nazımiye de Erdal a uğradık. Küçük, şirin evleri var. Evin küçük bir bahçesi de var. Mezarlığa uğradık. Aynur un, Erdal ın, Filiz in, Ali Ekber in babasını, İbrahim in kayınpederinin ziyaret ettik. Aynurgilin küyüne gidemedik. Başka bir seferde gideceğiz.ı Tunceli ye dönüşte, Tunceli İl Mezarlığı nda Sakine Cansız ı ziyaret ettik, mezara karanfiller, çiçekler bıraktık. Mezarlıkta 60 kadar mezar var. Bu mezarlarda yatanlar kimliksiz. Belediye de bu kişilerin isimlerinin olabileceği söyleniyor. Tunceli ye vardığımızda, İbrahim ve ben Hıdır Öztürk le birlikte Taptik köyüne gittik. Hıdır Öztürk ün devlet terörünün yükseldiği dönemde, 1992 de bir cinayete kurban giden kızı Ayten Öztürk ( ) burada yatıyor. Ayten Öztürk ü birlikte ziyaret ettik, mezarlığa karanfiller bıraktık. Akşam belediye parkında bir konferans vardı, konferansı Selahattin Arik sundu. 3

4 Konferanstan önce Hıdır Öztürk, kızı Ayten Öztürk ün nasıl katledildiğini anlattı. TBMM de İnsan Hakları Komisyonu nda yaptığı konuşmadan söz etti. Katliamda önemli rol oynayan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım dan söz etti. Daha sonra Selahattin Arik, İBV Başkanı İbrahim Gürbüz e söz verdi. İbrahim Vakıf hakkında bazı açıklamalar yaptı. Selahattin Ali Arik, İbrahim in konuşmasından sonra bana söz vereceğini söyledi. Konferansta hangi konunun konuşulacağı hakkında kısa bir sunum yaptı. Konferans Yakındoğu ile ilgili, Yakındoğu nun imhası ile ilgiliydi. Bu çerçevede Kürd-Kürdistan sorunu dile getirildi. Daha sonra Dersim konusuna gelindi Dersim Soykırımı na vurgu yapıldı. Soykırımın temel nedeninin Kürdlüğün yok edilmesi olduğu söylendi. Dersimlilerin önemli bir kısmının bu soykırımı unuttukları fakat kendileriyle hiç ilgisi olmayan, tamamen Arap tarihi, Araplardaki iktidar kavgası ile ilgili olan Ali ye, Hüseyin e, On İki İmam a, Kerbela ya büyük bir saygı gösterdikleri vurgulandı (Konferans metni bu yazının sonunda ek olarak verildi). Konferansın bu bölümüne Yaşar Kaya isimli arkadaş çok itiraz etti. Yaşar Kaya Zazaca nın ayrı bir dil olduğunu söyledi. Beşikçi Zazacayı Kürdçe kabul ederek yanlış yapıyor dedi. Yaşar Kaya, Almanya da yaşayan bir Dersimli. 49 lar davasındaki Yaşar Kaya değil, isim ve soyadı benzerliği Bana Zazaki nin Kürdçe olup olmadığı konusundaki görüşüm de soruldu. Kürdçe ve Zazaki bilmediğimi, bu konuda Malmisanıj, Munzur Çem, Roşan Lezgin, Doğan Karasu gibi dilbilimcilerin görüşlerine itibar ettiğimi söyledim. Daimi Cengiz isimli bir arkadaş Horasan dan geldik anlayışını destekleyen bir konuşma yaptı. Bu konferansı milliyetçilik öldü, Beşikçi Kürd milletinden söz ediyor diye eleştirenler de oldu. Bu eleştirilere cevap verilmeye çalışıldı ama konferansın izleyicilerinden Munzur Çem bu eleştirilere, bu sataşmalara çok daha ayrıntılı, anlamlı cevaplar verdi. Kısaca şunu söylemekte yarar var. Bazı Dersimliler atalarından şikayetçi, Atalarımız neden Türk değil diye şikayet ediyor. Atalarının Kürd niteliğinden, Kürd özünden hoşnut değil. Biz Türk üz diyemiyor, Horasan dan geldik diyerek Kürd kimliğini karatmaya, gizlemeye çalışıyor soykırımının Alevi kimliğini yok etmek için yapıldığını söylüyor. Kürd değil Aleviyiz diyor. Zazaki Kürdçe değildir, Kürdçeden ayrı bir dildir diyor. Bütün bunları resmi ideolojinin Dersim de gerçekleştirdiği tahribat olarak değerlendirmek mümkündür. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu nun Kürd olduğunu söylememesi, Türkmen iz demesi, Tunceli milletvekili Kamer Genç in Türkoğlu Türk üz demesi, Hüseyin Aygün ün Kürd değil, Aleviyiz demesi bununla ilgilidir. Halbuki, de Kemal Kılıçdaroğlu nun ailesinden de soykırıma uğrayanlar var Geceyi yine Hüseyin şahin in evinde, Qerextep te geçirdik. 28 Temmuz sabahı Karakoçan a, Elazığ a doğru hareket ettik. Karakoçan a varmadan Mazlum Doğan ın köyüne, Teman 4

5 Köyü ne uğradık. Mazlum Doğan ın anasını, babasını, kardeşlerini ziyaret ettik. Teman köyü Mazgirt ile Karakoçan arasında Peri Suyu kıyısında bir köy. Mazlum Doğan ın ( ) ve Delil Doğan ın ( ) mezarları da evlerinin bahçesinin bir köşesinde. Bahçede meyve ağaçları ve üzüm bağları var. Karakoçan yolu üzerinde, Peri Suyu nun kıyısında bir kaplıca var. Bize arkadaşlık eden Dersimliler ile birlikte bu kaplıcada sıcak su içinde birkaç saat dinlendik, Bavin kaplıcaları Peri Suyu buralarda çok derin, çok dar. Peri Suyu na inen dağların yamaçlarında ceylanlar dolaşıyor. Karakoçan da Mithat Özcan hoca ile karşılaştık. Ramazan olduğu için bir kahvehaneye oturamadık. Elazığ dan doğruca Hazar a, Necip gilin yazlığına gittik. Mahmut Yeşil dostumuz, Nazdar ve Şükrü hocalar oradaydılar. Hüseyin Şahin dostumuz o akşam Elazığ dan ayrıldı. O akşam İbrahim uçakla İstanbul a döndü. Ahmet Diyarbakır a hareket etti. Ben Hazar da, Necip le, Mahmut Bey le, Şükrü hocalarla iki gün daha kaldım. Hazar da, Midyat tapu müdürü Mithat Bey le tanıştım. Hazar yazlıklarında tesadüfen dostumuz Mehmet Ateş le karşılaştım. Mithat Bey le ve Mehmet Ateş dostumuzla Harput u, Keban ı, Keban barajını dolaştık. 31 Temmuz da Ankara ya hareket ettim. Sait Kırmızıtoprak Üzerine Düşünceler Dersim deyince insanın aklına ilk olarak Tunceli Kanunu, Kürd soykırımı geliyor. Seyit Rıza yı, Alişer i, Zarife yi, Dersimli Nuri yi bu çerçevede hatırlıyoruz. General Abdullah Alpdoğan yine bu ilişkiler ağında hatırlanıyor. Dersim deyince ilk akla gelen figürlerden biri de Sait Kırmızıtoprak oluyor. Dersim, Nazımiye, Civarik, Sait Kırmızıtoprak bir bütünlük oluşturuyor. Bu bakımdan Dersim gezisinde, Nazımiye yi, Civarik i dolaşmak, Sait Kırmızıtoprak ı anmak önüne geçilmez bir duygu oluyor. Gezinin bu aşamasında Kazım Arik bizimle beraberdi. Anlatımlarıyla bizlere çok yardımcı oldu. Kazım Arik, Sait Kırmızıtoprak ın yakın akrabası, bölgede orman mühendisi olarak çalışmış bir arkadaş. Şimdi emekli. Selahattin Arik in ağabeyi 26 Temmuz öğleden sonra, Nazımiye ye, Civarik e hareket ettik. Arabayı Selahattin Arik kullanıyordu. Arabada, İbrahim, Kazım Arik ve ben vardım. Hüseyin Şahin in kullandığı öbür arabada ise, Ahmet ve Necip vardı. Akşama doğru Ali Bey in evine ulaştık. Ali Bey in evi yüksekte. Petros Dağı nın eteğinde. Bütün Civarik görünüyor. Bütün Civarik Ali Bey in iki katlı taş binasının ayakları altında. Sait Kırmızıtoprak ın, Şıvan ın doğduğu, büyüdüğü ev de görünüyor. Karakol bir tepenin üzerine oturtulmuş. Karakol, Sait in evine yakın. Ali Bey, Almanya da çalışıp emekli olmuş, emeklilikten sonra, Civarik e yerleşmiş, iki katlı taş evini kendisi yapmış bir kişi. Sait Kırmızıtoprak ın yakın akrabası. 5

6 Evin genişçe bir bahçesi de var. Su, Sülbüs, Petros Dağlar ından iniyor. Bahçenin her tarafı çiçek ve sebze tarhlarıyla dolu Çiçekler rüzgarda hafif hafif sallanıyor. Ali Bey in evinden, Civarik e bakarken, kafamdan çeşitli duygular, düşünceler geçiyor. Sait in doğduğu, büyüdüğü ev, çok rahat bir şekilde görünüyor. Balkon, ikinci kata çıkan dışarıdan merdivenler iyice seçiliyor. Osman Aydın, Dr. Şıvan tarafından yazılan, Kürt Millet Hareketleri ve Irak ta Kürdistan İhtilali adlı kitaba yazdığı önsözde, Dr. Şıvan, diyebilirim ki, şimdiye kadar tanıdığım en zeki insandı. Son derece kıvrak bir zekaya ve güçlü bir belleğe sahipti. Azimli ve kararlıydı diyor. (s. 8) Bu kitap 1997 de, Stockholm de, APEC Yayınları tarafından basılmış. Kitabın Kuzey Irak Kürt Halk Hareketi ve Baas Irkçılığı başlıklı bölümü, 1975 de, Ankara da, KOMAL Yayınevi tarafından basılmıştı. Sait Kırmızıtoprak ın, bu üstün zekası dışında, yaratıcı, hünerli, yetenekli, atılgan, üretken olduğu da bilinmektedir. Bu özellikler sayılırken, Sait Kırmızıtoprak için aceleci bir sıfat da eklenmektedir. Aceleci sıfatına itirazımı bu yazının daha ileri bir bölümünde belirtmeye çalışacağım. Bende, Hasan Tanrıverdi tarafından hazırlanmış, bir metin var. Bu metnin ana başlıkları şöyle: Dr. Şıvan ın dedesi Büyük Bertal Efendi (Bertal Yurtsever) (s.1-5) Dr. Şıvan ın annesi Zore (Zöhre) Yurtsever, Kırmızıtoprak, Tanrıverdi (s. 5-6) Dr. Şıvan ın babası Abbas Kırmızıtoprak, Awase, İvise Qewe (s.6) Kardeşi Hasan Tanrıverdi nin gözlemleri ve tetkikleriyle Dr. Sait Kırmızıtoprak ın yaşamından kesitler ( ) (s.7-26) Hasan Tanrıverdi tarafından hazırlanan 26 sahifelik bu metin çok değerli bilgileri ve anıları içermektedir. Hasan, ben, Erzurum da, 1960 ların sonlarında, Atatürk Üniversitesi, Fen- Edebiyat Fakültesi nde asistanken, İşletme Fakültesi nde öğrenciydi. Hasan la zaman zaman görüşürdük. Hasan bu metinde, bu görüşmelerden de söz etmektedir doğumlu Hasan Tanrıverdi, Sait Kırmızıtoprak ın küçük kardeşidir. Ana bir baba ayrı kardeşi. Dersim hakkındaki, Kürd soykırımı hakkındaki, Nazımiye, Civarik, Sait Kırmızıtoprak hakkındaki duygularımı ve düşüncelerimi Kazım Arik in, Nazımiye-Civarik yolu üzerindeki anlatımlarından, Mazgirt de, Silo Dağı eteklerinde, anıtmezarın yapıldığı yerde, Hüseyin Beyaztaş ın anlatımlarından, Hasan Tanrıverdi nin bu metninden yararlanarak bir düzene sokmaya çalışacağım. Halk arasında Cıvrak diye anılan Civarik in bilinen en eski ağası Aliyê Gülavi dir. Aliyê Gülavi, 19. yüzyılın üçüncü çeyreğinde yaşamını yitirince, yerine oğlu Memê Ali gelir. 6

7 Memê Ali nin en küçük oğlu Bertal 1882 doğumludur. Memê Ali Bertal ı okutur. Bertal rüştiyeyi bitirir. Bertal e artık Bertal Efendi denmektedir. Memê Ali bir ihtilafı çözümlemek için Civarikli, Hardifli kalabalık bir grupla Şövalyen bölgesine gider. Bu grubun çoğunluğu, dönüşte çığ altında kalır, boğulur. Memê Ali de boğulanlar arasındadır. Memê Ali boğulduğunda 62 yaşındadır. Memê Ali boğulunca, yerine en büyük oğlu Süleyman geçer. Halk arasında Süleyman Ağa olarak anılır. 44 yaşındadır. En küçül oğlu Bertal ise 8 yaşındadır. Süleyman Ağa da oğlunu okutur. O da Elazığ da rüştiyeyi bitirir. Süleymen ağanın oğlu Bertal 1891 doğumludur. Küçük Bertal diye anılır. Küçük Bertal Efendi. Büyük Bertal Efendi, 1907 yılında 25 yaşında evlenir. 4 oğlu 6 kızı olmuştur da kızı Pelgizer, 1911 de oğlu Ali, 1922 de oğlu Aziz, 1933 de kızı Fatma dünyaya gelir doğumlu Zore (Zöhre), Sait Kırmızıtoprak ın anasıdır. Büyük Bertal Efendi, yıllarında, Gerişli Yusuf Ağa ile birlikte, katır sırtında yapılan taşımalarla, askerin iaşesini üstlenmişlerdir. Büyük Bertal Efendi nin askerlerle, bürokratlarla arası iyidir. O dönemde, Korgeneral Abdullah Alpdoğan, 1935 de kurulan 4. Müfettişlik bölgesi Tunceli ye müfettiş olarak atanır. Çok geniş yetkileri vardır. Bölgedeki en yüksek rütbeli askerdir. Aynı zamanda validir. 4. Müfettişlik bölgesindeki en yetkili kişidir. İstediği kişileri, aileleri suçlayabilmekte, yargılayabilmekte, infaz hükümleri de dahil, hükümleri infaz edebilmektedir. Kişileri, aileleri, sürgün edebilmektedir. Köylerin, beldelerin sınırlarını değiştirebilmektedir. General Alpdoğan, yıllarında birkaç defa Nazımiye ye gelmiş, Cumhuriyet in halk üzerindeki etkilerini anlamak istemiştir. Nazımiye de, Büyük Bertal Efendi nin de içinde olduğu halkla görüşme yaparken dikkate değer bir olay yaşanır. Bertal Efendi halkın isteklerini dile getirir. Halk hastane beklemektedir, okul beklemektedir, ama durmadan karakol yapılmaktadır der. Bu söz General Alpdoğan ı çok rahatsız eder. General bu sözü, Büyük Bertal Efendinin bu tutumunu not eder. Bertal Efendi nin, aşireti üzerinde, halk üzerinde etkili bir kişi olduğunu da gözlemler. Bu ziyaretten kısa bir müddet sonra, Nazımiye Jandarma Komutanlığı na bir emir gelir. Bu emir gereğince, Nazımiye Jandarma Komutanlığı Bertal Efendi yi komutanlığa davet eder. Bertal Efendi komutanlığa gelir. Komutan, Bertal Efendi ye, ailesinin, akrabalarının Batı ya göçertileceğini haber verir. Emir kesindir, ailesi yakın akrabaları Batı ya göçertilecektir. Bertal Efendi nin ailesine mektup yazmasını, göç için hazırlanmalarını, kendisinin de Elazığ a giderek trende yer ayırtmasını ister. Bu söz üzerine Bertal Efendi çok şaşırır. Herhangi bir sorun yoktu, askerin iaşesi normal olarak sürdürülüyordu der. Komutan, emrin kesin olduğunu, yapılabilecek bir şey olmadığını belirtir. Ailesine mektup yazmasında ısrarlı olur. 7

8 Bertal Efendi mektubu yazar. Ailesinin, akrabalarının, kadın-erkek, çoluk-çocuk hazırlanmalarını ister, Batı ya sürgün edildiklerin vurgular. Kendisinin, Elazığ a giderek trende yer ayırtacağını belirtir. Yanında, o esnada karakol yapımında çalışan Memedê İvisi de vardır. Memedê İvisi ağabeyi Süleyman ın damadıdır. Komutan, bu arada, nakliye işi nedeniyle hak ettiği parayı Bertal Efendi ye verir. Bertal Efendi nin elleri titrediği için parayı cüzdanına yerleştiremez. Memedê İvisi, parayı cüzdana yerleştirir ve cüzdanı Bertal Efendi ye verir. Büyük Bertal Efendi, ailesini karşılamak üzere, nahiye müdürüyle birlikte, atıyla yola koyulur. Nazımiye den Civarik e giderken, Nazımiye den hemen çıkışta, sağ tarafta, Kewl denilen bir yerde önceden düzenlenmiş bir pusuda Bertal Efendi vurularak öldürülür. Cesedinin üzerine bir miktar toprak atılır. Cesedinin bir kısmı toprak altında bir kısmı dışarıda kalır. Büyük Bertal Efendi katledildiğinde 56 yaşındadır. Kazım Arik, Nazımiye-Civrak yolunda, Büyük Bertal Efendi nin katledildiği noktayı bize gösterdi. Bertal Efendi nin mektubu, askerler tarafından Civarik e götürülür. Oğlu Ali ye verilir. Ali, babasının yazısını, imzasını tanır. Tereddütsüz bir şekilde askere teslim olurlar. Ali, ailesinin göç için hazırlanmasını ister. Çocuklar, kadınlar, erkekler, 52 insan göç için hazırlanır. Bertal Efendi nin yürüme güçlüğü çeken yaşlı anası Zera Sixi (Dakoye) evde kalır. Göçde gerekli olan eşyalarla, 52 insan,, gece vakti Nazımiye ye doğru yola çıkar. Şafak vaktinde Derova ya varırlar. Kafile, Ramadan Köyü nün altındaki dere kıyısına varınca, orada bekletilir. 52 kişilik kafilenin elleri bağlanır. Dereyi geçtikten sonra bir tümseği aşarlar. Çukur bir yere varırlar. Hepsi toplu haldedir. Çevrede ateş timleri beklemektedir. Timler, topluluğun etrafını çepeçevre sarmışlardır. Bu düzenleme bir plan gereğince önceden yapılmıştır. Şiddetli bir ateş başlar. Ateşten sonra cesetler tek tek kontrol edilir, süngülenir. Daha sonra cesetlerin üzerine gaz dökülerek yakılır. Cesetlerin kül olmaları beklenir. Kazım Arik bize, 52 kişinin kurşuna dizildiği çukuru gösterdi. O çukurda bir mum da, daha doğrusu mumlar da, yanıyor. Kazım Arik bize bir detay da aktardı. Şöyle: Ev işlerinde çalışan bir kadın var. Aileden biri değil, aileye hizmet ediyor. Kafileye o da katılıyor. Ama askerler, onun kafileden ayrılmasını, bölgeyi terk etmesini istiyor. O da kafileden ayrılarak, olup biteni izlemek için çevredeki bir ormanda saklanıyor. Olup biteni oradan izliyor ve olanlar hakkında Civarik e haberi ilk olarak o kadın götürüyor. Kazım Arik de Büyük Bertal Efendi nin torunlarındandır. Büyük Bertal Efendi ve ailesi 1938 Temmuz unda bu şekilde yok ediliyor. Bertal Efendi nin, o günlerde, Mazgirt de, nakliye işi için uğraşan oğlu Aziz de olduğu yerde yani Mazgirt de katlediliyor. Bu haberler Civarik e ulaşınca, Bertal Efendi nin yürüme güçlüğü çeken yaşlı anası, Zera Sixi (Dakoye) kendini asarak intihar ediyor. Kanımca, Büyük Bertal Efendi ve ailesinin imha edilmesinin temel nedeni, general Alpdoğan ın ailede, potansiyel bir direniş olasılığı algılamasıdır. Bertal Efendi ve ailesi o günlere kadar bir sorun çıkarmamış olabilir, ama devletin böyle bir algılaması olduğu anlaşılır bir şeydir. Burada da bir toplu mezar var.toplu mezarda kimlerin bulunduğu isim isim biliniyor. Kazım Arik Bey, Dersim de, bu şekilde 101 (yüzbir) toplu mezar olduğunu söyledi. Toplu mezarlarda yatanlar isim isim biliniyor. Bu bakımlardan anıt mezar inşaatı anlamlıdır. Toplumsal hafızayı canlı tutmak için bu gereklidir. 8

9 Bu konuda 1990 larda, Bursa da cereyan eden bir olayı hatırlamak gerekir kanısındayım ların başlarında, Bursa da, bir aileden bir genç gerillaya katılır. Aile bu işe çok şaşırır. Çünkü aile yıl kadar önce, yani 1930 larda, 1940 larda, Bitlis ten gelmiş, zaman içinde de Bitlis ile ilişkilerini sıfırlamıştır. Kürtlük ile herhangi bir ilişkisi kalmamıştır. Durum buyken, aileden bir gencin gerillaya katılması aileyi şaşırtır, kaygılandırır. Gencin, gerillaya katılmasından, bir süre sonra devletin de haberi olur. Güvenlik güçleri aileyi sıkıştırır, gencin dağdan geri getirilmesini buyurur. Aile, güvenlik birimlerinde kendini savunurken, yıl kadar önce Bitlis ten geldiklerini, Kürtlükle hiçbir ilişkilerinin kalmadığını, hatta Kürt olduklarını bile unuttuklarını, gencin gerillaya katılmasının kendilerini çok şaşırttığını söyler. Bu söyleme karşı devletin söylediği sözler çok dikkat çekicidir: Siz Kürt olduğunuzu unutmuş olabilirsiniz, ama devlet sizin Kürt olduğunuzu hiç unutmaz ve buna göre tedbirlerini alır. Büyük Bertal Efendi, ailesi, o güne kadar devlete endişe verici bir tutum içinde olmamış olabilirler. Ama bu tutum her zaman böyle devam etmeyebilir. General Alpdoğan, bu potansiyel gücü algılamış olabilir. Çok geniş olan yetkilerini imha yönünde kullanmış olabilir. Nasıl olsa, sorgu-sual ile karşılaşmayacaktır. Bertal Efendi ve ailesinin neden imha edildiği konusunda sürgün için gerekli olan tahsisat gelmedi veya tahsisat bitti, o bakımdan imha gerçekleşti şeklinde bir açıklama da var. Bertal efendi ve ailesinin imhasının birlikte düzenlendiği dikkate alındığı zaman bunun gerçekçi olmadığı da anlaşılmaktadır. Cesetler Neden Yakıldı? Aile sürgün için hazırlanmaktadır. Sürgünlük için yola çıkan aileye ne gerekir? Elbette para gerekir. Gerek erkeklerde, gerek kadınlarda şüphesiz para vardır. Yolda, gerekli olacak en önemli şey paradır. Kadınların mücevherlerini, altınlarını, değerli eşyalarını, takılarını da beraberlerinde taşıdığı çok büyük bir olasılıktır. Ailenin Ramadan Köyü nün alt tarafındaki çukurda kurşuna dizilmesinden sonra, süngüleme sırasında, bunlara da el konulduğu, yağmalandığı söylenebilir. Burada sermaye transferinin gerçekleştiği de söylenebilir. Ermeni mallarına, Rum mallarına nasıl el konulduğu bu malların nasıl yağmalandığı, sermeye dönüşümünün, Rum ve Ermeni sermayesinin nasıl Türkleştirildiği hatırlandığında, sürecin Kürdler için de böyle gerçekleştiği ifade edilebilir. Bertal Efendiye, nakliye işinden dolayı hak ettiği paranın ödendiği söylenmişti. O para, Bertal Efendi nin pusu sonucu öldürülmesinden sonra elbette geri alınmıştır. Cesetlerin yakılmasıyla, her şeyin yakıldığı, geriye hiçbir şey kalmadığı ima edilmeye çalışılıyor. Bütün bunların soykırım olduğu açıktır. Birleşmiş Milletler, 1948 tarihli, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi nde, soykırım, ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubun, tümüyle ya da bir kısmıyla yok edilmek amacıyla, a)üyelerinin öldürülmesi, b) üyelerinin, bedensel yada zihinsel olarak ciddi zarara uğratılması c) Grubun tümüyle ya da bir bölümüyle bedensel yıkıma uğratılması amacıyla tasarlanmış yaşam koşullarına bilerek sokulması, d) Grup içinde doğumları önlemeyi hedef alan önlemlerin alınması, çocukların zorla başka bir gruba aktarılması olarak verilmektedir. 9

10 Dersim de, Soykırım Sözleşmesi nde yer alan koşulların hepsi de gerçekleşmiştir. Soykırım, Kürdistan da sadece Dersim de değil,her yerde gerçekleşmiştir. Çeşitli tarihlerde, Bingöl de, Geliyê Zilan da, Wan da her yerde soykırım yaşanmıştır. Örneğin Yusuf Ziya Döger, Bilinmeyen Roboske Guew başlıklı yazı dizisinde, Bingöl yöresinde 1927 yılında gerçekleşen soykırımı anlatmaktadır. (www.rizgarionline ) Dersim le ilgili, Kürdlerle, Kürdistan la ilgili anılarını yazan hiç kimse, Büyük Bertal Efendi nin, 54 aile üyesinin nasıl katledilmesi konusunda bir şey yazmışlardır. Bu katliam bilmezlikten, duymazlıktan, görmezlikten gelinmektedir. Hasan Tanrıverdi de, yukarıda belirtmeye çalıştığım yazısında bu duruma değinmektedir. (s. 5) Selahattin Ali Arik in, Yakındoğu da, Koçgiri ve Dersim, Kızılbaş Kürt Soykırımı (Peri Yayınları, Kasım 2012) kitabında da bu konulara değinilmemektedir. Bertal Efendi nin ve ailesinin hali vakti yerindedir. Hüseyin Akar, Dersim-Civarik İki Uçlu Yaşam (Peri Yayınları, Temmuz 1998) kitabında, Elazığ Valisi Cemal Bardakçı nın kızıyla birlikte, Civarik e gelerek, Bertal Efendi ye ağalara 4 gün konuk olduğunu, Bertal Efendi nin, öbür ağaların, valinin kızına beşibirlikler taktığını yazmaktadır. (s. 114) Yurtsever, Tanrıverdi, Akbayır Kardeşler 1934 de, soyadı kanunu yürürlüğe girince, Büyük Bertal Efendi ve kardeşleri Hüseyin ve İbrahim, Yurtsever soyadını alır. Bertal Efendi nin büyük ağabeyi Süleyman Ağa, Tanrıverdi soyadını alır. Kardeşlerin diğerleri Ahmet ve Veli ise Akbayır soyadını alır. Hasan Tanrıverdi, Memed ve Avas (Abbas) kardeşlerin de farklı soyadları aldığını belirtir. Büyük kardeş Memed, Beyazgül, küçük kardeş Avas (Abbas) Kırmızıtoprak soyadını alır. Avas Kırmızıtoprak Sait Kırmızıtoprak ın babasıdır. Memed Beyazgül de, Büyük Bertal Efendi nin ağabeyi, Süleyman Ağa nın damadıdır. Kürd kardeşlerin farklı soyadları almaları Ermeni sorunuyla, tehcirle, Ermeni soykırımının sonuçlarıyla yakından ilgilidir. Ermeniler tehcir olunca ve geri dönüş söz konusu olmayınca, geriye kalan taşınmaz mallarına çevredeki Kürdlerin el koyması, yağmalaması çok önemli bir konudur. Devletin sözünü dinleyen, devlet ve hükümet için sorun çıkarmayan her aileye bu taşınmaz mallardan verilmesi söz konusudur. Bazı ailelere tarla, bazı ailelere ev, bazı ailelerle değirmen, bazı ailelere ambar vs. verilecektir. Ailelere tek soyadı olduğu zaman bir aile olarak kabul edilecek ve bir taşınmaz mal alacaktır. Kardeşlerin, farklı farklı soyadları olduğu zaman, her bir kardeşin bu düzenlemeden yararlanma olanağı ortaya çıkacaktır. Ailelerin devlete bağlılıkları oranında, bu yerlerin ilgili kişilere, yağmacılara tapulanması da söz konusudur. Bu, Kürd sorunuyla Ermeni sorununun bir yerde, bazı alanlarda yoğun bir içiçelik içinde olduğunu gösterir. Büyük Bertal Efendi nin veya kardeşlerinin böyle bir olanaktan, düzenlemeden yararlanıp yararlanmadıklarını bilmiyorum. Aile içinde, kardeşlerin, farklı farklı soyadları almalarının önemli bir nedeninin bu olduğu kanısındayım. Dersim de, Karakoçan da, Kığı da, Yayladere de, Adaklı da, Hardif de, Sülbüs Dağı çevresinde, kısaca Peri Vadisi nde bu süreci izlemek mümkündür. 10

11 Kürdler, Ermeniler, Dersim de de birlikte yaşıyorlardı. Örneğin Civarik Petros dağı eteğinde kurulu bir köydür. Petros Dağı, Ermenileri çağrıştırmaktadır. Aziz Akgül, Dağlara Dayalı Şehirleşen Köy Civrak, (Peri Yayınları, Şubat 2009) kitabında Hormekliler, Civarik Köyü ne gelip yerleşmeden önce, Civarik te Ermeniler yaşarmış (s.9) demektedir. Mithat Özcan ın, Tanıkların Dilinden Peri Vadisi, Sosyoloji-Tarih (Peri Yayınları, 2012) kitabında yer alan söyleşilerde de bu süreci izlemek mümkündür. Antranik in, Dersim Seyahatname ( Çev. Payline Tomasyan, Aras Yayınları, Kasım 2012) isimli kitabında da, bu konuyla ilgili bilgiler vardır. Seyahatname, 1880 lerde, Kığı dan Pülümür e, Dersim e yapılan bir seyahati anlatmaktadır. Kitap 1900 yılında, Tiflis de Ermenice olarak basılmıştır. Hüseyin Akar, yukarıda sözü edilen Dersim-Civarik İki Uçlu Yaşam kitabında 18. yüzyıl ortalarından söz eder. Van Gölü çevresine, Dersim in de içinde bulunduğu Van, Bitlis, Diyarbakır, Siirt, Muş, Erzurum, Ağrı, Kars gibi yörelere Ermeniler Batı Ermenistan, Kürdler Kuzey Kürdistan diyor. Kırsal bölgelerde daha çok Kürdlerin, şehirsel bölgelerdeyse, daha çok Ermenilerin yaşadığı söylenebilir. Zore-Zöhre Ananın Çileli Yaşamı (1) Büyük Bertal Efendi nin, 1913 doğumlu kızı Zore (Zöhre) 1931 yılında Avase (Abbas) İvisi ile evlenir yılında Sait Kırmızıtoprak dünyaya gelir de kızı Güllü, 1939 da kızı Fatma dünyaya gelir. Zore kadın, 1938 de babası Bertal Efendi, kardeşleri, çok yakın akrabaları katledildiğinde, 54 canın katledildiğinde 25 yaşındadır. O dönemde, kocası Avase İvis le Kığı da yaşadıkları için ölümden kurtulmuştur. Babasının, anasının, çok yakın akrabalarının böylesine katli, Zore kadında çok ağır travmalar yarattığı açıktır de üç yaşında olan Sait de, anasındaki, yakın akrabalarındaki bu travmadan şüphesiz etkilenir. Zore kadın 1941 yılında, kocası Avase İvisi yi kaybeder. Avase İvisi barsak düğümlenmesinden ölmüştür. Zore kadın 28, Şait 6, Güllü 4, Fatma 2 yaşındadır. Amca Memedê İvisi yeğenleriyle çok yakından ilgilenmeye başlar. Yeğenlerini de kendi çocukları arasında yetiştirmeye gayret eder. Zore kadın, 1942 yılında, amcasının oğlu Küçük Bertal Efendi ile evlenir yılında 5-6 yaşlarındaki kızı Güllü, Ağa Yaylası nda, başına bir taş düşmesi sonucu ölür. 8 yaşındak Sait, kız kardeşinin ölümünden büyük üzüntü duyar. Bu ölümün ana Zore kadına yeni travmalar getirdiği açıktır. Sait 1943 yılında kız kardeşi ile birlikte amcası Memedê İvisi yi de kaybeder. İyice öksüz kalmıştır yılında, Küçük Bertal Efendi-Zore kadın evliliğinden bir kız çocuğu dünyaya gelir. Bu kız çocuğuna, başına taş düşmesi sonucu ölen Güllü nün adına izafeten Güllü adı verilir yılında henüz bir yaşındaki Güllü, evde, damdan düşerek ölür. Zore kadın 31 Sait 9 yaşındadır. 11

12 Sait Kırmızıtoprak ın Eğitim Hayatı Civarik Köyü nde 1944 yılında okul açılır. Okula kayıt yaptıran öğrencilerden biri de Sait dir yılında mezun olur. Aynı yıl, Eylül ayında, Tunceli Ortaokuluna kaydolur. Ortaokul ikinci sınıfına geçince, parasız yatılı sınavını kazanır, bir arkadaşı ile birlikte eğitimini Balıkesir de sürdürür. Ortaokul ve lise eğitimini parasız yatılı olarak Balıkesir de tamamlar de Balıkesir Lisesi Fen Bölümünden mezun olur. Mezuniyetler hep Pekiyi derecesi ile olur yıllarında, İzmir Tıp Fakültesi ndedir. İkinci sınıfa geçince kaydını, İstanbul Çapa Tıp Fakültesi ne aldırır. Çapa Tıp Fakültesi nden 1962 yılında mezun olur. Arada, ileride anlatılacağı gibi, 17 Aralık 1959 da gözaltına alınmakla, tutuklanmakla başlayan 49 lar davası vardır. Sait Kırmızıtoprak ın Düşün ve Duygu Dünyası Sait Kırmızıtoprak deyince, insanın aklına ilk olarak Güney Kürdistan a geçişi, oradaki faaliyetleri gelir. Sait Elçi yle ilişkileri, Saitler olayı, Saitler Komplosu, üzerinde düşünmeye değer olaylardır. Sait Kırmızıtoprak, 1960 ların sonlarından itibaren gerilla mücadelesinin gerekliliğini düşünen, bu düşüncesini yaşama geçirmeye çalışan bir kişidir. Bu düşüncenin Sait Kırmızıtoprak ta nasıl oluştuğunu irdelemek önemlidir. Balıkesir de, İzmir de, İstanbul da öğrenciliğinin, Sait in düşüncesinin oluşumunda büyük bir rolü vardır. Sait yaz tatillerini kendi köyünde, ailesinin yanında geçirmektedir. Harmanda çalışmakta, çobanlık yapmaktadır yıllarından itibaren bu böyle devam edip gelmiştir. Balıkesir, İzmir, İstanbul da eğitim sırasında yaptığı gözlemler, Tunceli, Nazımiye, Civrak ile bu kentler arasında yoğun bir dengesizlik olduğunu fark etmiştir. Yol, su, elektrik gibi temek alt yapı hizmetleri bakımından, sağlık, eğitim gibi temel hizmetler bakımından, çok büyük bir dengesizlik vardır. Yatılı eğitim sırasında Balıkesir den, İzmir de, İstanbul da, Dersim e, Nazımiye ye, Civarik e yaptığı yolculuklarda, bu dengesizliğin farkına varma bilinci gittikçe gelişmektedir te 5-6 yaşlarındaki kız kardeşi Güllü nün, Ağa Yaylası nda, başına taş düşerek ölmesi, Sait i derinden etkileyen bir olaydır de, 2 yaşındaki Güllü nün, damdan düşerek ölmesi, çeşitli olanaksızlıklar, ölümlere engel olamamak Sait deki bu bilinci gittikçe geliştirir. Tıp Fakültesi ndeki eğitimi sırasında Tunceli- Nazımiye-Civrak- Batı İlleri dengesizliğinin, bütün Doğu yu (Kürd illerini) kapsadığının bilincine varır. Bütün bu ilişkilerin toplumsal düzen hakkında, Doğu-Batı hakkında duygular, düşünceler oluşturmaması mümkün değildir. Sait, çocukluğundan itibaren, dedesi Büyük Bertal Efendi nin, ailesinin, yakın akrabalarının başına gelenler hakkında bazı şeyler bilmektedir. Bugün, katledilen 54 kişi isim isim bilinmektedir. Üniversite eğitimi sırasındaysa, sadece kendi ailesinin, Civarik in, Nazımiye nin Dersim in değil, bütün Kürdlerin, Kürd coğrafyasının farklılık ve olumsuzluk yaşadığının bilincine varmaya başlamıştır. Sait, 17 Aralık 1959 da, 49 lar davası çerçevesinde gözaltına alınanlar ve tutuklananlar arasındadır. 24 yaşındadır. İstanbul daki harbiye zindanlarında, Ankara da Kazıkiçi, Soğukkuyu zindanlarında Kürdleri, Kürdistan ı yakından tanıma olanağı bulur. Dava Genelkurmay Askeri Mahkemesi nde görülmektedir. 12

13 Sait Kırmızıtoprak, 1961 yılında İsmet Özevcek ile evlenir yılında oğlu Dara, 1965 yılında kızı Ruken dünyaya gelir. Sait Kırmızıtoprak 1962 yılında Tıp Fakültesi nden mezun olur. Önce, Ankara, Güdül ilçesi hükümet tabipliğine tayin edilir. Kısa bir süre sonra, Sivas-Gemerek e, hükümet tabibi olarak tayin edilir yılında, haziran ayında, Konya da Yunak Devlet Hastanesi ne başhekim olarak gider yılı İlkbaharında Yunak daki görevi sona erer. Nisan 1965 itibariyle İzmir de askerlik görevi başlar. Askerlik, İzmir deki eğitimden sonra, Isparta da, Er Eğitim Tugayı nda devam eder. Nisan 1967 de terhis olur. Ancak Isparta dan ayrılmaz. Şehir merkezinde bir muayenehane açar. Orada, çeşitli zamanlarda o bölgeye sürgün edilmiş Kürdlerle yakın ilişkiler kurar. Sait Kırmızıtoprak 36 yıllık kısa ömrünün 17 yılını öğrencilikle geçirmiştir. Meslek hayatının 7 yılında Güdül, Gemerek, Yunak ilçelerinde, daha sonra da Isparta ilinde geçirmiştir larda Sait Kırmızıtoprak Sait Kırmızıtoprak toplum sorunlarına çok ilgi duyan bir doktordur. Doğu batı dengesizliğini kavramaya çalışmaktadır lerin ortalarında, ilk yazısı, 1957 de Ceride-i Dersim gazetesinde yer alır. Sait bu sırada Tıp Fakültesi öğrencisidir. İstanbul da Tunceli Kültür Derneği nin her türlü etkinliğine katılır. Akis, Forum, Vatan gibi yayın organlarında sağlık hizmetleri ile ilgili görüşlerini açıklar. 27 Mayıs tan sonra, 1960 larda Sait Kırmızıtoprak, görüşlerini, düşüncelerini Yön dergisinde açıklar. Yön o günlerde Doğan Avcıoğlu nun yönettiği solcu bir dergidir. 1962, 1963, 1964 yıllarında Sait Kırmızıtoprak ın Yön dergisinde yazdığı yazılar, makaleler Sait in o dönemlerdeki duygu ve düşünceleri hakkında fikir verir. Musa Anter le girdiği tartışmalar önemlidir. O yıllarda Musa Anter de Barış Dünyası adlı liberal bir dergide yazmaktadır. Barış Dünyası nı Ahmed Hamdi Başar yönetmektedir. O yıllarda Sait Kırmızıtoprak ile Musa Anter Doğu Sorunu ile ilgili görüşlerini Yön ve Barış Dünyası isimli dergilerde açıklamışlardır. Sait Kırmızıtoprak da Musa Anter de 49 lar Davası nın iki sanığıdır. Birbirlerini o yıllardan tanımaktadırlar. Selahattin Ali Arik Doktor Şıvan, Sait Elçi, Süleyman Muini ve Kürd Trajedisi ( ) isimli kitabında (Peri Yayınları, Kasım 2011), Sait Kırmızıtoprak ın yazılarını toplu olarak vermektedir. Musa Anter in Barış Dünyası dergisindeki yazılarına da değinmektedir (s ). Sait Kırmızıtoprak 1960 ların ortalarından itibaren Kürdistan ı gezmeye çalışıyor. Çeşitli şehirlerdeki, ülkelerdeki arkadaşlarını ziyaret ediyor. Onlarla uzun uzun sohbetler yapıyordu. Bu ilişkiler çerçevesinde Kürd toplumunu, Kürdistan ı daha yakından tanımaya çalışıyordu. Güney Kürdistan da Mele Mustafa Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi nin peşmergelerin Irak devletiyle yürüttüğü silahlı mücadeleyi de ilgiyle, heyecanla izliyordu. Temmuz 1965 te illegal olarak kurulan Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi nin faaliyetlerini de izlemeye çalışıyordu. KDP nin başkanı avukat Faik Bucak Temmuz 1966 da bir suikast sonucu öldürüldü. Sait Kırmızıtoprak bunun da bilincindedir. Faik Bucak tan sonra Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi nin liderliğini Sait Elçi yapmaktadır. Sait Kırmızıtoprak 1969 da, bahar aylarının sonlarında bir geziye daha çıktı. Önce Civarik e, kendi köyüne geldi. Yakınlarıyla, akrabalarıyla, çevrede gezintiler yaptı. Sülbüs Dağı, Pedro Dağı çevrelerinde uzun uzun ziyaretler yaptı, eski arkadaşlarıyla sohbet etti. Daha sonra Dersim çevresinde dolaştı, arkadaşlarını ziyaret etti. Ağustos sonlarında, Eylül başlarında 13

14 Erzurum daydı. Bu ziyarette Avukat Mehmet Ali Aslan ın evinde, Doktor Sait Kırmızıtoprak ı, kardeşi Hasan Tanrıverdi ile birlikte ben de ziyaret etmiştim. O zaman Doğu Anadolu nun Düzeni, Sosyo-ekonomik ve Etnik Temeller kitabı yeni yayımlanmıştı. Bu kitap üzerinde, yılları arasındaki Yön de çıkan yazıları ve Barış Dünyası dergisinde yazan Musa Anter le yaptığı tartışmalar üzerinde konuşmuştuk. Hasan Tanrıverdi, yukarıda sözünü ettiğim metinde bu ziyaretten de söz ediyor (s ). Sait Kırmızıtoprak bu ziyaretlerini Erzurum dan sonra Ağrı, Muş, Bitlis çevrelerinde de sürdürdü un Ekim ayı başlarında görüştüğü arkadaşlarla birlikte Güney Kürdistan a geçti. Kürdistan Demokrat Partisi ile peşmergelerle, Mele Mustafa Barzani ile tanıştı. Mele Mustafa Barzani, KDP, onlara kalacak yer gösterdi. Sat Kırmızıtoprak gerilla düşünmektedir, düşüncelerini yaşama geçirme çabası içindedir ama bu düşüncelerini, duygularını açığa vurmamaktadır. Doktor olduğu için becerikli, hünerli, yaratıcı, atak, cesur olduğu için arkadaşlarıyla birlikte orada kalmasına izin verilir. Haftanin de kendisine kamp açmasına da olumlu bakılır. Sait Kırmızıtoprak gerilla düşünmektedir ve Sait Elçi liderliğindeki Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi nin bu konuda yetersiz olduğunu kavrar. Zaman zaman Güney Kürdistan daki kamptan ayrılarak Kuzey Kürdistan a, Mardin, Siirt, Van, Hakkari yörelerine gider. Oralardaki arkadaşlarıyla görüşür Haziranının sonlarında, Ankara da, Türkiye de Kürdistan Demokrat Partisi ni kurar. Güney Kürdistan da ve Kuzey Kürdistan da bu çerçevede faaliyet yürütülür. Türkiye de Kürdistan Demokrat Partisi nin faaliyetleri Kuzey Kürdistan dan Mardin, Siirt, Hakkari, Van, Muş, Bitlis gibi yörelerde, orman yangını gibi gelişme gösterir. Bu gelişmelerden Türk istihbaratı kısa zamanda haberdar olur. Mele Mustafa Barzani ve Kürdistan Demokrat Partisi de rahatsız olur de, 12 Mart rejiminde Diyarbakır Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi nde, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi ve Türkiye de Demokrat Kürdistan Partisi, Devrimci Doğu Kültür Ocakları hakkında soruşturmalar, davalar açılır. Bu çerçevede gözaltına almalar, tutuklamalar gerçekleşir. Aranan Devrimci Doğu Kültür Ocaklarına ve Türkiye Demokrat Kürdistan Partisi ve Türkiye de Demokrat Kürdistan Partisi üyelerinin bir kısmının firar oldukları, onların da Güney Kürdistan da Sait Kırmızıtoprak ın kampında bulundukları anlaşılır. Bu süreç devleti de Mele Mustafa Barzani yi de daha çok kaygılandırır. Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi başkanı Sait Elçi, Mayıs 1971 başlarında, arkadaşlarına haber vermeden Suriye üzerinden Güney Kürdistan a gider. Yanında arkadaşı Muhammedê Begê de vardır. Kuzey Kürdistan dan, Suriye üzerinden Güney Kürdistan a geçiş, illegal bir geçiştir. Aynı günlerde Mele Abdüllatif Savaş da Güney Kürdistan a geçer. Bu kimsenin Doktor Şivan ın karargahında yer alan Faik Savaş ın köylüsü olduğu anlaşılır. Bingöl taraflarındandır. Haziran ayı başlarında Sait Elçi nin önce kaybolduğu daha sonra da öldürüldüğü haberi yayılır. Sait Elçi ile birlikte Muhammedê Begê nin ve Abdüllatif Savaş ın da öldürüldükleri söylenir. 14

15 Dpktor Şıvan (Sait Kırmızıtoprak) ve Çeko (Hikmet Buluttekin) Sait Elçi yi öldürdükleri iddiasıyla 18 Temmuz 1971 de tutuklanırlar. Bu iddialar çerçevesinde, Eylül ayının ilk haftasında Brusk (Hasan Yıkmış) da tutuklanır. 26 Kasım 1971 de Sait Elçi ve arkadaşlarını öldürdükleri iddiasıyla Doktor Şıvan, Çeko ve Brusk Güney Kürdistan da KDP yönetimi tarafından idam edilir. Sait Elçi karşılığında Doktor Şıvan ın, Muhammedê Begê karşılığında Çeko nun, Abdüllatif Savaş karşılığında da Brusk un idam edildikleri vurgulanır de, Sait Kırmızıtoprak ın dedesi, Büyük Bertal Efendi ve 54 aile üyesi, direniş için potansiyel olarak algılandıkları için katledilmişlerdi. Sait Kırmızıtoprak ise, bu muhalefeti 1960 ların sonunda daha sistematik bir şekilde örgütlemeye, yapılandırmaya çalışıyor. Rejim için çok büyük bir tehdit olarak algılandığı açıktır. İmhası, devlet için büyük bir gereklilik olarak düşünülmüştür. Büyük Bertal Efendi katledildiğinde 56 yaşındadır. Sait Kırmızıtoprak idam edildiğinde 36 yaşındadır. Dedenin akıbeti ile torunun akibeti arasında şaşırtıcı bir benzerlik vardır. Olay şüphesiz burada anlatıldığı gibi basit değildir. Çok daha karmaşıktır. Aslında olay, süreç, entrikalarla doludur. Bu süreçte pek çok kişinin adı geçmektedir. Bu kişilerin bu süreç içinde birbirleriyle ilişkilerinin değerlendirilmesi şüphesiz önemlidir ama bu yazıdaki amacım bu karmaşık ilişkileri açıklığa kavuşturmak değildir Bu olguyu, bu süreci daha geniş bir sorunun içine, Yakındoğu da, Ortadoğu da Kürdistan sorununun içine yerleştirmek, ilişkileri bu şekilde anlamlandırmak gerektiğini düşünüyorum. Aşağıda bunu denemeye çalışacağım. Kürd-Kürdistan Sorununun Özü, Temeli Kürdlerin, Kürdistan ın Yakındoğu daki, Ortadoğu daki konumunun bilincine varılması önemlidir. Kürdlerin-Kürdistan ın bölünmesi, parçalanması, paylaşılması, Kürdleri dostsuz bırakan, hasımlarını çoğaltan bir etki yaratmıştır. Ta o yıllardan beri Kürdlerin, Kürdistan ın etrafı, Kürdlere-Kürdistan a hasım olan güçlerce çevrilmiştir erde, 30 larda, 40 larda Kürdlerin, Kürdistan ın etrafını çeviren hasım güçler Büyük Britanya, Fransa, Türkiye ve İran dır. Büyük Britanya 1930 larda Irak a bağımsızlık vermiş ama Güney Kürdistan ı sanki özel hukuktaki bir malı miras bırakır gibi Irak a devretmiştir. Fransa da II. Dünya Savaşı ndan sonra Güneybatı Kürdistan ı aynı yolla Suriye ye bırakmıştır. II. Dünya Savaşı ndan sonra Kürdlere, Kürdistan a hasım olan güçler Irak, İran, Türkiye, Suriye olarak görülmektedir. Sovyetler Birliği döneminde, Kafkasya da da bir Kürdistan olduğunu unutmamak gerekir arasında yaşam bulan Kızıl Kürdistan dikkatlerden uzak tutulamaz. Türkiye, İran, Irak, Suriye gibi devletlerin emperyalist devletler tarafından maddi manevi, politik diplomatik, askeri olarak desteklendikleri de açıktır. Etrafın böylesine hasım güçlerle çevrili olduğu bir ortamda ulusal kurtuluş mücadelesi nasıl yürütülebilir? Bu durum, ulusal kurutuluş mücadelesi yürütenler için cehennem gibi bir ortam yaratmıştır. Ulusal kurtuluş mücadelesi yürütmeye çalışanlar adeta bir cehennemde 15

16 mücadele etmektedirler. Filistin kurtuluş hareketi ile Kürdistan kurtuluş hareketinin karşılaştırılması bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Filistin in dost güçler arasında mücadele verdiği söylenebilir. Filistin in tek hasmı vardır o da İsrail dir. Ama Suriye, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Mısır Filistin e dost olan güçlerdir. Ayrıca 22 üyeli Arap Birliği, 57 üyeli İslam Konferansı Filistin e dost olan güçlerdir. Bu nedenlerden dolayı dünya devletleri içinde de Filistin e dost olanlar çoktur. Bunlar FKÖ yü ister beğensinler ister beğenmesinler ona maddi ve manevi olarak yardım etmek durumundadırlar. Politik, diplomatik askeri olarak da yardım etmek durumundadırlar. Kürdler, Kürdistan için durum çok olumsuzdur. Kürdlerin, Kürdistan ın etrafında dost bir güç yoktur. Kürdlere yardım eden devletler de yoktur. Emperyalist devletler Kürdlerin ulusal kurtuluş mücadelesine karşıdır. Bu emperyal güçler Kürdleri müşterek olarak ezen devletlere politik, diplomatik, ekonomik, askeri yarım vermektedirler lerde Milletler Cemiyeti döneminde Yakındoğu da, Ortadoğu da kurulan statükonun Kürdlere hiçbir statü vermediği bilinmektedir. Bu yıllarda Kürdler, Kürdistan bölünmüş, parçalanmış ve paylaşılmıştır. Fiili olarak devletlerarası sömürge durumu vardır. Aslında Kürdler Kürdistan sömürge bile değildir. Çünkü sömürgenin adı olur, sınırları olur. Örneğin Afrika 1885 te emperyalist ve sömürgeci devletler tarafından paylaşılmış, sömürgeler kurulmuş, II. Dünya Savaşı ndan sonra, 1960 larda, sömürgeler bu sınırlarla bağımsızlıklarını gerçekleştirmişleridir lerde Milletler Cemiyeti döneminde Kürdlere hiçbir statü vermeyen bu statükonun II. Dünya Savaşı ndan sonra Birleşmiş Milletler döneminde de aynen korunduğu çok yakından bilinmektedir. Mele Mustafa Barzani nin tutumu Bu cehennemi ortamda ulusal kurtuluş mücadelesi nasıl yürütülür? Bu devletlerden birisiyle şu veya bu nedenlerle ilişkiye girmek bir zaruret olarak kendini dayatmaktadır. Bu ilişkinin tek koşulu ise öbür parçalardaki Kürdlere zarara vermemeye, verilecek zararları mümkün olduğu kadar aza indirmeye çalışmaktır. Öte yandan bu tür ilişkiler kurulması her zaman mümkün olmaz. Bölünme, parçalanma ve paylaşılma bu tür ilişkiler kurulmasına zaten engeldir. Ama ilişki kurulabilecek bir ortam doğuyorsa ondan da faydalanmak gerekir. Aslında böyle bir ilişkinin öbür parçalardaki Kürdlere zarar vermemesi düşünülemez. Bu bakımdan öbür parçalara verilecek zararları mümkün olduğu kadar aza indirmeye çalışmak önemlidir. Bu zararların önüne de ancak Kürdlerin, Kürdistan ın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılması konusunda yüksek bir bilincin oluşmasıyla geçilebilir. Mele Mustafa Barzani nin 1960 ların ortalarında Türkiye ile bir ilişki kurduğu anlaşılıyor. Bu ilişkilerin kurulmasını sağlayan bir ortam oluşmuş. Bu ortamdan yararlanılıyor. 16

17 Böyle bir ilişkinin kurulması sürecinde devlet, Mele Mustafa Barzani den ne isteyebilir? Kuzey deki Kürdlerin, Kuzey Kürdistan daki Kürdlerin Güney deki Kürdler gibi örgütlenmelerine arka çıkmamasını, böyle bir sürece destek vermemesini şart koşar. Bunun karşılığında da KDP, peşmergeler, Hakkari, Van, Siirt, Mardin gibi yörelerden lojistik temin edecektir. Hatta devlet o bölgelerden Kürdlerin Güney e geçip peşmergelere katılmasına göz yumacaktır, bunları görmezlikten gelecektir. Bu ilişkiler ağında şunu izleyebiliyoruz. Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi 1965 yılında illegal olarak kurulmuştur. Güney deki KDP nin bu parti ile kanımca sıcak ilişkileri olmamıştır. Kuzey den Güney e size yardım etmeye geldik diyenlere KDP bu mücadeleyi siz kendi ülkenizde, kendi gücünüzle yürütün, bizden de yardım beklemeyin denmiştir. Bu çerçevede gerek Sait Elçi nin gerek Sait Kırmızıtoprak ın çabaları KDP yönetimince ve Mele Mustafa Barzani tarafından hoş karşılandığı söylenemez. Çünkü her iki Sait de Kuzey de bir şeyler yapabilmek, örgütlenebilmek için mücadele etmekte, Güney de Mele Mustafa Barzani den yardım beklemektedirler. Bu, Mele Mustafa Barzani yi Türkiye karşısında zor duruma düşüren bir süreçtir. Mele Mustafs Barzani nin, KDP nin her iki Sait ten de rahatsız olduğu söylenebilir. Bunun ötesinde Doktor Şıvan (Sait Kırmızıtoprak) gerilla mücadelesi düşünmektedir ve bu düşüncesini yaşama geçirme gayreti içindedir. Buysa hem Türkiye yi hem de Mele Mustafa Barzani yi çok rahatsız eder. Öyle bir sürecin başlaması Güney için gereken lojistiğin kesilmesi gibi bir durum yaratır ayrıca KDP için yeni bir cephe açılması süreci yaratabilir yılında gerçekleşen Saitler olayının, Saitler Komplosu nun böyle bir temeli vardır. Bu olayda, bu komploda suçlu aramak doğru bir muhakeme tarzı değildir. Her iki Sait ile ilgili senaryoyu hazırlayan da yürürlüğe koyan da şüphesiz Türk istihbaratıdır. Her iki olguda da tetiği çekenlerin Kürd olması Türk istihbaratının temel rolünü dikkatlerden uzak tutamaz. Şöyle düşünmek kanımca daha doğrudur. Mele Mustafa Barzani, KDP böyle cehennemi bir ortamda Kürdlere çıkış yolu bulabilmek, bir kapı bulabilmek için Türkiye ile ilişki kurma gereğini hissediyor. Politik ortamı bu şekilde değerlendirmek yoluna gitmiş. Bu, emperyalist devletlerin 1920 lerde kurduğu statükoya bir müdahaledir, bu statükoda bir gedik açma çabasıdır. Sait Elçi nin ve Sait Kırmızıtoprak ın çabalarını da böyle bir mücadele çerçevesinde değerlendirmek mümkündür. Süreci daha uzun vadeli düşünmekte yarar vardır. Suriye de Ne oldu? Mart 2011 den beri Suriye de Beşşar Esed yönetimine karşı başkaldırı hareketleri yaşanmaktadır. Ordudan ayrılan subaylar el Kaide, el Nusra gibi örgütler muhalefeti temsil etmektedirler. Ordudan ayrılanlara ve bazı muhalefet unsurlarına Özgür Suriye Ordusu da denmektedir. Suriye de başkaldırı hareketleri başlar başlamaz Türkiye muhalefeti örgütlemeye başlamıştır. Bu konuda Antalya da, İstanbul da birçok toplantı yapılmıştır. Türkiye, Suriye deki 17

18 muhalefetin yapılandırılması sürecinde Kürdlerin de temsil edilmesini hiçbir zaman istememiştir. Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar, muhalefeti maddi ve manevi olarak destekleyen, silahlandıran bir güç olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye nin Suriye politikasının esasını Beşşar Esed rejiminin yıkılması ama bu süreçte Kürdlerin hiçbir şey, hiçbir hak elde edememesi oluşturmaktadır. Baas Partisi ne dayanan düzenin yıkılmasından sonra İslami bir rejimin kurulması da Türkiye nin Suriye politikasının hedeflerindendir. Kürdlerse bu süre içinde kendi bölgelerinde yani Güneybatı Kürdistan da kendi işlerini yapmakta, örgütlenme çabalarını sürdürmektedir. Bugün Güneybatı Kürdistan a daha çok Rojava denilmektedir. Batı Kürdistan denmesi kanımca daha doğrudur. Haziran 2012 de Beşşar Esed Kürd bölgelerinin bir kısmından askerlerini çekmiştir. Bu yerleri Demokratik Birlik Partisi PYD kontrol etmeye başlamıştır. Beşşar Esed in askerlerini çektiği yerlerin PYD tarafından kontrol edilmesine karşı çıkmak sağlıklı bir tutum değildir. PYD eli kanlı rejimle işbirliği yapıyor demek doğru değildir. Kürdistan ı baskı altında tutan devletlerin hepsinin de eli kanlıdır. Kürdistan Bölgesel Yönetimi başkanı Mesut Barzani 16 Kasım 2013 günü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın daveti üzerine Diyarbakır a gelirken yaptığı Rojava da devrim falan olmamıştır. PYD Beşşar Esed in askerlerini çektiği bölgede hükümranlık kurmaya çalışmaktadır sözü sağlıklı bir değerlendirme değildir de, bahar aylarında Güney Kürdistan da da böyle olmadı mı? Saddam Hüseyin in Güney Kürdistan dan çekildiği alanlara Kürdler el koymaya başlamadılar mı? Arada şöyle bir fark olduğu söylenebilir. Saddam Hüseyin çekilme zorunluluğunu hissetti. Beşşar Esed yönetimi ise Türkiye yi de ciddi bir sorunla karşı karşıya bırakmak için böyle bir yola başvurdu. Bu ilişkilerde aranacak tek koşul öbür parçalardaki Kürdlerin çıkarlarına zarar vermemeye çalışmak, muhtemel zararları en aza indirmeye gayret etmektir. Buysa ancak Kürdlerin, Kürdistan ın bölünmesi, parçalanması paylaşılması konusunda yüksek bir bilincin oluşmasıyla olur. Kürdlerde ise bu konuda değil yüksek bir bilinç küçük bir bilincin bile oluşmadığı görülmektedir. PKK, BDP, PYD hala, devlet, federasyon istemiyoruz, sınırlarla sorunumuz yoktur. Biz asla bölücü değiliz deyip durmaktadırlar. Bu, bölünme, parçalanma ve paylaşılma gibi bir felaketin bilincine varamama demektir. Kendisinin ne durumda olduğunun bilincine varmamak demektir. Çünkü bölünen, parçalanan ve paylaşılan sensin. Bu, aynı zamanda, emperyalist devletler tarafından çizilmiş bu sınırlarla sorunumuz yoktur demektir. Demokratik özerklik gibi bir kavram ise içi boş bir kavramdır, Kürdistan da bir karşılığı yoktur. Türkiyelileşme ise, Kürdistani olmaktan uzaklaşmaya, Türkleşmeye hizmet eden bir kavramdır. Türklere, Kürdleri, Kürdistan ı, Kürd/Kürdistan sorununu anlatmaya değil, Türkleşmeye hizmet eder. Kürdler zatan, kanun zoruyla, devlet terörü eşliğinde gereğinden çok çok Türkiyeleştiler, Türkleştiler Halbuki, Kürdlerin Kürdistani olmaya özen göstermeleri gerekir. 18

19 Bugün yıl öncesine nazaran Kürdleri, Kürdistan ı Kürd/Kürdistan sorununu daha iyi biliyoruz. Bu konuyu artık daha çok konuşuyoruz, yazıyoruz. Doğru kavramlara konuşuyoruz, yazıyoruz. Bu ortamın yaratılmasında, bu değişimin yaşanmasında, PKK nin, gerilla mücadelesinin şüphesiz çok büyük rolü vardır. Bu ortama bakarak, dilerim PKK de kendi zihniyetini değiştirir. Mele Mustafa Barzani döneminde, 1960 larda, parçacı siyaseti anlamak, kavramak mümkündür. Günümüzde ise hala böyle bir siyasetin yürütülüyor olması yanlıştır, saplıklı değildir. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Güneybatı Kürdistan da oluşan özerk yönetimi elbette tanımalıdır. Türkiye ye de Güneybatı Kürdistan la ilgili politikasını gözden geçirmesini telkin etmelidir. Sait Kırmızıtoprak ın Çevresine Etkileri 1969 yaz ayları sonlarında Erzurum da Sait Kırmıztıoprak ı Mehmet Ali Aslan ın evinde ben de ziyaret etmiştim. Günlük olaylar üzerinde sohbet etmiştik. O zaman Kürdler Kürdistan konusunda fazla bilgiye, bilince sahip değildim. Etraflı, derinlikli bir konuşmaya, tartışmaya hazır değildim. Bendeki zihinsel dönüşüm 12 Mart rejiminde Diyarbakır Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Tutukevi ndeki yaşam sürecinde ve askeri mahkemede gerçekleşen duruşmalar sürecinde oldu. Daha sonra da Komal Yayınevi Rızgari Derneği sürecinde, 12 Eylül de askeri tutukevinde yaşam, askeri mahkemelerdeki yargılamalar ve 1984 te başlayan gerilla mücadelesi sürecinde güçlendi. Sait Kırmıztoprak ın aydınlık bir yüzü vardı. Gözleri ışık saçıyordu. Sesi hala kulağımdadır. Hareketleri, vücut dili gözlerimdedir. Bu yönleriyle Sait çevredekileri, içine girdiği toplumu, insanları çok kolay etkilerdi. Sait içine girdiği topluma bir değer katardı. Gruptan ayrıldığı zaman grup bir eksiklik hissederdi. Sait Kırmızıtoprak için zeki, becerikli, yaratıcı, atak, cesur gibi nitelikler her zaman anlatılır. Bunlar arasında bazen aceleci gibi bir sıfat da eklenir. Aceleci sıfatının yerinde kullanılmadığını düşünüyorum. Zira Kürdlerdeki ulusal kurtuluş mücadelesi çok gecikmiş bir mücadeledir. Bunun nedeni Kürdlerin ve Kürdistan ın bölünmesi, parçalanması ve paylaşılmasıyla ilgilidir lerde dönemin iki emperyal devleti ve Ortadoğu nun iki köklü devleti birbirleriyle organize bir şekilde Kürdlerin, Kürdistan ın üzerine çullanmışlardır. Bu baskı, bu zulüm Kürdlerdeki ulusal kurtuluş mücadelesini çok geciktirmiştir. I. Dünya Savaşı sonunda, 1920 lerde çözülecek sorunu bir asır geriye itmiştir. Kürdlerin zaafları da bu süreçte elbette etkilidir. Zore (Zöhre) Ananın Çileli yaşamı (2) Zore Ana 1971 de oğlunun kaybolmasıyla başlayan günlerde ondan hiçbir haber alamaz. Konuşmaya çalıştığı kişiler de ona sağlıklı bilgi veremezler. Hasan Tanrıverdi o günlerde ve 19

20 sonrasında Sait in dava arkadaşlarından hiçbirinin anasını, Zore Ana yı aramadığını vurgular. Hasan Tanrıverdi yukarıda belirtilen yazısında Doktor Hasan Celalettin Ezman dan başka hiç kimse Zore Ana yı aramadı der, sitem eder. (s. 25). Zore Ana o günlerde 58 yaşındadır. Zore Ana 1984 te İstanbul da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi nde büyük acılarla, ızdıraplarla hayata gözlerini yumar. 71 yaşındadır. Zore Ana yı yazarken, Dursun Ali Küçük ve Selim Ferat ın anaları hakkında yazdığı yazılar aklıma geldi. Her iki arkadaş da analarının yaşamlarının son anlarında, analarının yanında olamamış. Her iki ana da, evlatlarının Kürdistan mücadelesine katılmalarından dolayı, onlara hiçbir olumsuz söz söylememiş, her zaman evlatlarının yanında yer almış, onlara destek vermiş. Bu direnç umudu yeşertiyor. Şüphesi Kürdistan da, Dursun Ali Küçük ün, Selim Ferat ın anaları gibi, onbinlerce ana var. Brusk, Çeko, Soro Doktor Şivan (Sait Kırmıztoprak) hakkında yetersiz de olsa bilgi sahibiyiz. Sait Elçi hakkında da bilgilerimiz var. Soro (Nazmi Balkaş) hakkında da bazı bilgilerimiz var. Çeko (Hikmet Buluttekin), Brusk (Hasan Yıkmış) hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Doktor Şivan ın bu yazının başında belirttiğimiz kitabının sonunda (s ) Brusk un nüfus kaydıyla ilgili birkaç fotokopi var. Aslında o dönem çok geniş olgusal bir zenginlik içinde araştırılmalıdır, aydınlığa kavuşturulmalıdır. Kürd tarihinin bu trajik dönemi aydınlığa çıkarılmalıdır. Bu trajik dönem üzerindeki perdeler kaldırılmalıdır. Mele Mustafa Barzani yi, Sait Elçi yi, Sait Kırmızıtoprak ı sevgiyle anıyorum. Hasan Yıkmış ı, Hikmet Buluttekin i, Nazmi Balkaş ı, Muhammedê Begê yi sevgiyle anıyorum. Doktor Şivan ın arkadaşları, bizim de dostlarımız, Abdülkerim Ceyhan ı, Mahmut Okutucu yu, Muhterem Biçimli yi sevgiyle anıyorum. Saitler Komplosu nda pek çok kişinin adı geçmektedir. Bu konuyla ilgili pek çok kişi konuşmaktadır, görüşünü açıklamaktadır. Necmettin Büyükkaya yı ve Feqî Hüseyin Musa Sağnıç Ağabeyi sevgiyle anıyorum. Kürd halkının bu fedakar ve vefakar evlatları her zaman yaşatılmalıdır. Gelecek Kürd kuşakları bu trajik dönemin de bilincinde olmalıdır. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Kamu Yatırım İnşaatlarında İnceleme Yapıldı

Kamu Yatırım İnşaatlarında İnceleme Yapıldı http://www.haber18.com/ Kamu Yatırım İnşaatlarında İnceleme Yapıldı Vali Vahdettin Özcan İlimizde Devam Eden Kamu Yatırım İnşaatlarının Bazılarında İncelemelerde Bulundu Vali Vahdettin Özcan, İlimizde

Detaylı

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ Sağlıklı Kentler Birliği Eğitim Prgramı Prof. Dr. SABAHAT TEZCAN Haccettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Tıp Fakültesi Halk Sağlığı

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ek: eğitim izleme göstergeleri

ek: eğitim izleme göstergeleri ek: eğitim izleme göstergeleri, eğitim izleme raporu 2010, sayfa 107-164 ek: eğitim izleme göstergeleri Geçtiğimiz yılki Eğitim İzleme Raporu nda ilk kez kamuoyuna sunulan Eğitim İzleme Göstergeleri nin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

SÜMBÜL DAĞI NIN KARLARI

SÜMBÜL DAĞI NIN KARLARI Cahit Kayra SÜMBÜL DAĞI NIN KARLARI 1946 YILINDA BİR HAKKÂRİ SEYAHATİ İstanbul, Mayıs 2014 Tarihçi Kitabevi Yayınları 58 Genel Yayın Yönetmeni Necip Azakoğlu Editör Emre Tomruk Kapak ve sayfa tasarımı

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL

PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL PROGRAM EKİNİN GAYRİ RESMİ ÇEVİRİSİDİR. E K L E R EK 1.1... 4 DAİMİ İKAMET EDENLERİN SAYISI, TOPLAM NÜFUS, İLLERE GÖRE ŞEHİR VE KIRSAL YERLEŞİMLERDEKİ NÜFUS %'Sİ... 4 EK 1.2... 6 KİŞİ BAŞI REEL GSYİH,

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Polis 'Adın çıkar evine git' deyip ölüme göndermiş - Evrensel.net

Polis 'Adın çıkar evine git' deyip ölüme göndermiş - Evrensel.net 1 / 6 07.04.2015 16:07 ANASAYFA YAZARLAR GÜNDEM İŞÇİ-SENDİKA POLİTİKA DÜNYA DERGİLER 2014'te dünyada ve Türkiye'de ne oldu? Yemen'de ne oldu, bugün ne oluyor? ANASAYFA / GÜNCEL Polis Ve 'Adın elbet çocuk

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni

Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panele Sosyolog İsmail Beşikci, Diyalog ve Temas Grubu Üyesi Prof. Dr. Gencay Gürsoy, İlahiyatçı

Detaylı

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 2014 yılında Kadın Dayanışma Vakfı Danışma Merkezi ne 354 kadın başvurdu. 101 kadın yüz yüze başvuru yaparken,

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

KÜRŞAT ATILGAN ÖMER ÇELĐK AKP

KÜRŞAT ATILGAN ÖMER ÇELĐK AKP KÜRŞAT ATILGAN Kürşat Atılgan, 27 Ağustos 1956 tarihinde Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde doğdu. Babasının adı Mehmet Hakkı, annesinin adı Medine'dir. Hava Pilot Tuğgeneral; 1976 yılında Hava Harp Okulu'ndan

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU

BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU 17 18 19 Haziran 2011 Yazı ve Fotoğraflar: Müge Kuday, Haziran 2011 Fotoğraf Sanatı Kurumu ndan (FSK) bir grup, 18 Haziran 2011

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu.

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Yüzyıllar sonra ortaya çıktı - Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof.Dr.Erol Altınsapan, Sivrihisar ilçesinde

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 19 05 2014 Sayı 26 Genel Değerlendirme Ocak 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Ocak 2014 verilerinin değerlendirildiği- 26. sayısında sigortalı ücretli istihdamı, kadın

Detaylı

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek 81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek TEPAV, 2014 2 Neden bu çalışmaya ihtiyaç duyduk? Kadınların durumunu il düzeyinde ortaya koyacak cinsiyete duyarlı verinin

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI Öğr.Gör.Afitap BULUT 2012 3. VE 4. HAFTALAR SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ B. SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ İletişim becerisi etkili kullanmak 1.1 Türkçe

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGÜL A Y K A N A T KAMİL AYKANAT A S M A G Ü L A Y C I L KENAN ATLAS CEMAL ATLAS ALİ AKTEN MEHMET AKTEN

KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGÜL A Y K A N A T KAMİL AYKANAT A S M A G Ü L A Y C I L KENAN ATLAS CEMAL ATLAS ALİ AKTEN MEHMET AKTEN KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGERMAN HAKKI AKGERMAN MEHMET AKGERMAN ALTAN AKGERMAN ERDAL AKGERMAN YASİN AKGERMAN MURAT AKGERMAN HALİL AKGERMAN AKGÜL İBRAHİM AKGÜL MEHMET AKGÜL CELAL AKGÜL SEZGİN AKGÜL A K T E

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

YAZ OKULU BULGARIA RUSSIA Kirklareli Edirne Bartin Sinop Kastamonu

YAZ OKULU BULGARIA RUSSIA Kirklareli Edirne Bartin Sinop Kastamonu YAZ OKULU YAZ OKULU ULGARIA Kirklareli Sinop RUS İZMİR DALAMAN HAVALİMANI FETHİYE ANTALYA ANTALYA HAVALİMANI Eskisehir Ankara Kirsehir Nevsehir Nigde Mersin CYPRUS Yozgat TURKEY Adana TÜRKİYE Kayseri Kahramanmaras

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu 3. Yazma 3. SAYFA HABERİNDEN ŞİİRE 3. Sayfa Haberinden Haydar ERGÜLEN İN «Elmanın E si» Adlı Şiire SERDAR SOLKUN GALATASARAY LİSESİ TDE ÖĞRETMENİ Grup: Ortaöğretim öğrencileri ( Hazırlık sınıfları ve 9.

Detaylı

İlyas Güven EROĞLU «Bizim köklerimizi CHP den kazımaya ne onun gücü yeter ne ömrü yeter!» Kılıçdaroğlu nun özde CHP lileri!

İlyas Güven EROĞLU «Bizim köklerimizi CHP den kazımaya ne onun gücü yeter ne ömrü yeter!» Kılıçdaroğlu nun özde CHP lileri! İlyas Güven EROĞLU «Bizim köklerimizi CHP den kazımaya ne onun gücü yeter ne ömrü yeter!» Kılıçdaroğlu nun özde CHP lileri! CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen in kurşunlanmasının

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 07 2014 Sayı 27 Genel Değerlendirme Şubat 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Şubat 2014 verilerinin değerlendirildiği- 27. sayısında sigortalı

Detaylı

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif.

Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. AHMETLER KÖYÜ SOY AĞACI Hazırlayan: Ali Varol GİRİŞ Ölülerinizi onların iyilikleri ile yâd edin (anın). Onların kötülüklerini anlatmayın. Hadis-i şerif. Peygamberimizin bu sözünü düşününce ne gelir aklımıza?

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Sağlık Bakanlığından:

Sağlık Bakanlığından: 19 Ocak 2013 Sayı : 28533 RESMÎ GAZETE Sayfa : 41 Sağlık Bakanlığından: MEZARLIK YERLERİNİN İNŞAASI İLE CENAZE NAKİL VE DEFİN İŞLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE

Detaylı

Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009)

Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009) Dörtkonak Köyü-Çamlıdere (08 Mart 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 08 Mart 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Çamlıdere

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması. 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması

6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması. 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması 6 Mayıs 1922 - Başkomutanlık kanunu süresinin meclisçe tekrar uzatılması 26 Ağustos 1922 - Büyük Taarruzun başlaması 30 Ağustos 1922 - Başkumandan meydan muharebesi 2 Eylül 1922 - Yunan orduları başkomutanı

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

http://www.haber18.com

http://www.haber18.com http://www.haber18.com Haberin Ayrıntıları: 5 Haziran Dünya Çevre Günü Karatekin Parkı nda Çankırı Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen programla kutlandı. Programa Valimiz Vahdettin

Detaylı

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ

PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,

Detaylı

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 10 Mayıs 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Çamlıdere

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonunda 25 kişilik bir gurupla konaklamalı

Detaylı

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI Kontes Ada Lovelace, İngiliz şair Lord Byron un kızıdır. Mekanik bilgisayar fikrinin öncüsü C. Babbage ile birlikte programlama fikrinin temelini attı. Kontes

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2 Sayın Veli, Bu mektubumuzda, 2015-2016 Eğitim - Öğretim yılı MEV Koleji Özel Güzelbahçe İlkokulu,3. Sınıflar sınıf öğretmenleri zümresi

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ

KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ DEĞERLENDİRMENOTU Mayıs2014 N201416 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Hasan Çağlayan Dündar 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ TÜİK,

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

Her yıl kaç vize veriliyor? Türkiye deki Alman temsilcilikleri her yıl yaklaşık 160 bin vize veriyor.

Her yıl kaç vize veriliyor? Türkiye deki Alman temsilcilikleri her yıl yaklaşık 160 bin vize veriyor. Her yıl kaç vize veriliyor? Türkiye deki Alman temsilcilikleri her yıl yaklaşık 160 bin vize veriyor. Ticari, turistik ve diğer vize türlerine nasıl dağılıyor bu sayı? Ticari vizeler toplam rakamın yaklaşık

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

DOĞU KARADENİZ & YAYLALAR & BATUM

DOĞU KARADENİZ & YAYLALAR & BATUM ( 27 AĞUSTOS 1 EYLÜL ) DOĞU KARADENİZ & YAYLALAR & BATUM DOĞU KARADENİZ GEZİLERİNDE Yurdumuzun eşsiz mozaiğinden değişik bir bölümü izleyeceksiniz. Bu bölgede size ilginç gelecek bir kültüre, apayrı insan

Detaylı

DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU

DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU DEREÜSTÜ KÖYÜNDE ARHAVİ EVİ İNŞASINDA BAŞKAN SERENDERDEN KONUŞTU Son dönemlerde özellikle başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın seçim sonrası başlattığı balkon konuşmasının bir benzerini Arhavi Belediye başkanı

Detaylı

Kendi Kaleminden öğretmen özgeçmişleri. Muharrem NAZLI TD ve Edebiyatı/ Müdür Başyardımcısı

Kendi Kaleminden öğretmen özgeçmişleri. Muharrem NAZLI TD ve Edebiyatı/ Müdür Başyardımcısı Kendi Kaleminden öğretmen özgeçmişleri Muharrem NAZLI TD ve Edebiyatı/ Müdür Başyardımcısı 1974 Amasya Taşova da doğdu. İlköğrenimini Şeyhli köyünde, ortaöğrenimimi Samsun Ladik İlçesi Şıhlı nahiyesinde,

Detaylı