Dergisi. Yıl:1 Sayı:1 KUR AN HUTBE İSLAM DÜNYASI İLMİHAL EDEBİYAT. Suriye

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dergisi. Yıl:1 Sayı:1 KUR AN HUTBE İSLAM DÜNYASI İLMİHAL EDEBİYAT. Suriye"

Transkript

1 Şüphesiz mescidler Allah ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin. Cin Suresi,18 ayet Yıl:1 Sayı:1 KUR AN Dergisi HUTBE İSLAM DÜNYASI İLMİHAL EDEBİYAT Allah'ın mescidlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olmasına çalısandan daha zalim kim vardır! Bakara/114 Suriye

2 İçindekiler Dergisi Editörden 1 Hayattan kopuk medcidlere, mescidten kopuk hayatlara Genel Yayın Yönetmeni Fatih Kadir Demirel Yayın Danışmanı Bülent Şahin Erdeğer Yazı İşleri Müdürü Faruk Adıyaman Yayın Kurulu Yılmaz Türker Demirbaş Ömer Faruk Çekmece Yavuz Erkam Emirvelioğlu Fatih Aktaş Abdullah Yıldız Muhammet Tutkun Hutbe İslam Dünyası Tefsir-i Şerif 8 Al-i İmran Suresi - Mehmet Akif Ersoy Bir Ayet Bir Sahabe 10 Musab bin Umeyr İlmihal 12 Allah ın belirlediği yol -İSLAM- Çeviri 14 Namazı Huşu İçinde Kılmak İslami Şahsiyet İletişim Cami Kavramı facebook.com/mesciddergisi twitter.com/mesciddergisi 6 Suriye Devrimi Grafik Tasarım Murat Karaca Taha Aktaş Resul Karaca Yeryüzü Müminin Mescididir 16 Ebu Hanife 18 Camiyi/Cami Kavramını Islah İktibas 19 Ercümend Özkan dan Gençlere Tavsiyeler Şiir 21 Söyle Genç Adam - Kahire Konuşuyor 2015 Dergisi Yıl:1 Sayı:1 Ücretsizdir, para ile satılmaz. Çoğaltılabilir, isteyen kaynak belirtmeden iktibas yapabilir. Rahman a dua, kula selam yeterlidir. Selam İle Aranızda Selamı Yayın! 24

3 Rahmeti Sonsuz, Merhameti Sınırsız olan Allah'ın Adıyla Mescid dergisi olarak uzun uğraşlar, dostların samimi gayretleri ve Allah'ın yardımı ile elinizde tuttuğunuz ilk sayımızla yollara revan olduk. 'Hayattan kopuk mescidlere, Mescidten kopuk hayatlara' çare olabilmek ve fiili dua yerine geçebilmek temennisiyle Mescid dergisini çıkardık. Bu sayımızda dergimizin ismiyle alakalı olan 'Mescid' konu başlığını siz okuyucularımız için seçmiş bulunmaktayız. Bizi bu sayıya ulaştıran Rabbimize hamd ediyor, bu sayı için katkıda bulunan arkadaşlara ise teşekkür ediyoruz. Siz değerli okuyucularımızdan ise dergimizin yaygınlaştırılması için gayret, devamı için ise dua bekliyoruz. Şüphesiz Allah yapılan emekleri zayi etmeyendir! Selam ve dua ile. 1

4 HUTBE Bazı âlimlerimiz' Yeryüzü bana mescid kılındı hadisini delil göstererek ''Allah'ın mescidlerinde O'nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olmasına çalışandan daha zalim kim vardır'' (2/114) ayetini, yeryüzünde Allahın dininin yaşanmasına engel olanlar şeklinde tefsir etmişlerdir. ''Mescidler şüphesiz Allah'ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin) (72/18) ayeti secdenin ve mescidin tevhidi boyutunu ortaya koymaktadır. Bir muvahhid için ibadet yalnızca Allah'a edileceği gibi yeryüzünde kulluk da yalnız ve yalnız Allah'a yapılır.ilgili ayet ve hadislerden İslam'ın yeryüzünü, ibadetin yalnızca Allah'a edildiği bir mescide dönüştürmeyi planladığını anlıyoruz. Kulu, kula kulluktan kurtarıp fıtri dini olan tevhide döndürmek gayesini taşıyan İslam, yeryüzündeki cahili ve tağuti tüm güçlere karşı reddi ve mücadeleyi de zorunlu kılmıştır. Bu mücadelenin bireysellikle ve gelişi güzel verilemeyeceği açıktır. Cahiliye karanlığı içinden, insanlığı aydınlığa kavuşturması için seçilen, vahiyle desteklenen ve şeriat sahibi kılınan Hz. Muhammed'in Hira'dan devlete uzanan mücadelesine yakından baktığımızda mescid müessesinin önemini görmekteyiz. Allah'ın dini ve Rasulullah'ın mücadelesi için mescid müessesinin ne kadar önemli olduğunu şu hadisten kavrayabilriz sanıyorum: Kim Allah rızâsını talep ederek bir mescid inşâ ederse, Allah ona cennette bir ev inşâ eder.(buhârî, Salât 65) Yeryüzü Mü minin mescididir, Mescid Yeryüzünde Mü minlerin Hayat Merkezidir Allah'ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi? Onun gölgeleri, küçülerek ve Allah'a secde ederek sağa sola döner. Göklerde bulunanlar, yerdeki canlılar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah'a secde ederler. (Nahl / 48-49) Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar ederler. İşte hidayet üzere oldukları umulanlar bunlardır. (Tevbe / 18) Secde; ''tevazu ile eğilmek, alnı yere koymak'' demektir. Secde Rabb'a teslim olmaktır. Nasıl ki imandan sonra olmazsa olmazlardan biri ve dinin direği namaz ise, namazın olmazsa olmaz rükunlarından birisi de secdedir. Rasulullah ''Kulun, Allah'a en yakın olduğu an secde anıdır'' buyurmuştur. Yine Fetih 29'da belirtildiği üzere ''Rasulullah'la olanların alameti, alınlarındaki secde izleridir.'' Müminler olarak tüm kulluk vazifelerimiz gibi secdeyi de yalnızca Allah için yaparız. Yalnızca Allaha Secde, insanlara diz çöktürmek ve boyun eğdirmek isteyen tüm tağuti güçlere verilen Tevhidi bir mesajdır. Mescid, genel anlamı ile secde edilen yer manasına gelmektedir. Rasulullah ''yeryüzü bana mescid kılındı''buyurmuştur. Yani yeryüzünde temiz olan her yer de Allah'a secde edilebilir. Sahiden de bugün dünyanın her yanında, günde 5 vakit, ilk mescidimiz Kâbe'ye yönelip, yalnızca Allah için secde eden müminler yeryüzünü bir mescid haline getirmektedirler. Darun Nedve'nin zulmüne rağmen Mekke'nin gündemini belirleyen mescid: Darul Erkam 2 Rasulullah'a ilk vahiy gelmiş, nübüvvet görevi başlamıştı. Tebliğ ve davetin ilk zamanlarında Rasulullah'ın yanında iman eden bir avuç kişi bulunuyordu. Darun Nedve ehli başta büyük bir tehlike olarak görmediği Rasulullah'a ve müminlere şiddetli bir baskı uygulamıyordu. İlk iman edenler, salâtını ikame etmek için yeryüzünün ilk mescidi olan Kâbe'yi mescid edinmişlerdi. Fakat müminlerin zamanla artması ve vahyin Kureyş'in putlarına meydan okuması Darun Nedve ehlinin tepkisini arttırmış ve müminlere yönelik baskılar artmıştı. Müşriklerin baskıyı arttırması ve Kâbe'de ibadeti engellemesi Rasulullah'ın yeni bir mescit arayışına sokmuştu. Bu sırada imdada yeni müslüman olmuş 19 yaşındaki Erkam yetişmiş ve evinin mescid olarak kullanılabileceğini teklif etmiştir. Safa tepesindeki bu ev, müminlerin yeni istikameti, karargâhı olmuştu. Darul Erkam, sadece namaz vakitlerinde açılan, süccadın tek kelam etmeden dağıldığı bir mescid değildi. Rasulullah bu mescide hem namazlara imamlık yapıyor, hem yeni inzal olan ayetleri sahabesine öğretiyor hem de sahabesinin getirdiği yeni kişilere İslam'ı tebliğ ediyordu.

5 Müminler bu evde hasret gideriyor, aynı dertle dertleniyor ve kardeşlik bağlarını pekiştiriyordu. Sorunu olan mü'minler sorunlarını dile getiriyor, istişare yapılarak bu dertlere çözümler anıyordu. Darun Nedve ehlinin zulmüne karşı takınılacak tavır, İslam'ın hâkimiyeti için atılacak adımlar yine bu mescitte belirleniyordu. Zor günlerin mescidi Darul Erkam öyle bir okuldu ki, eğitimden geçen hiçbir mümin bu davayı satmamıştır. Darul Erkam'dan fakihler, müfessirler, komutanlar, yöneticiler ve şehidler çıkacaktı. Rasulullah, tevhidi uyanışı sağlayacak çekirdek kadrosunu Darul Erkam'da bizzat yetiştirmişti. Darul Erkam, cahili sistemin tüm pisliklerinden temizlenmiş bir mescid idi. Allah'ın ayetinde buyurduğu gibi yalnızca Allah'a secde edilen ve cahiliyenin tümü ile reddedildiği bir evdir. Bu mescitte asabiyet tümüyle reddedilmiş, köle zenginle aynı sofraya oturmuştur.darul Erkam gizli bir hücre evi değil, haberdar olunan ve Mekke'de gündemi belirleyen bir mescid idi. Müminler azınlık ve nicel olarak güçsüz görünseler de; ayetler imanlarını arttırıyor, kardeşlik ve cemaat olma hissi sabır ve moral veriyordu. Rasulullah inmekte olan ayetleri yoldaşlarına öğretiyor, ashabda mesajı Mekke sokaklarına taşıyordu. Darun Nedve'nin tüm teklif, baskı ve itibarsızlaştırma girişimlerine rağmen müminler davalarından vazgeçmiyordu. Her inen yeni ayet Mekke'de gündem oluyordu. Bu sayede müminler suni gündeme kapılan değil, gündemi belirleyen taraf olma özelliğini ellerinde bulunduruyorlardı. Bugün neredeyse her cemaat, eğitim merkezlerini Darul Erkam olarak görmektedir. Fakat gerçek Darul Erkam'a baktığımızda bu iddia havada kalmaktadır. Vahiyle inşa olmamış, Rasulullah'ın örnekliğini umursamayan, gündem belirlemek yerine suni gündeme kapılan, Darun Nedveleri rahatsız etmeyen, Bilal'leri Ebubekir'ler ile aynı sofraya oturtamayan, Ammar'ların derdine derman olamayan, dava önderleri ve çekirdek kadrolar yetiştiremeyen yerlerin Darul Erkam olduğu iddiası hafif bir iddiadır. Müminlerin sayıları her geçen gün artıyordu. Müşriklerin zulmü de öyle. Vahiy, Darun Nedve'nin otoritesini öyle sarsıyordu ki müşriklerin, Rasulullah'ı öldürmeyi planlayacak kadar gözleri dönmüştü. Rasulullah ve yoldaşları, davalarından en ufak taviz vermeden tebliğ ve davet faaliyetlerini sürdürüyor, bir yandan da dinlerini daha rahat yaşamak için alternatifler arıyorlardı. Rasulullah'ın tebliğ çalışmaları sonrası Medineli bir grup iman ve biat etmişti. Ertesi sene Medineli Müslümanlar daha kalabalık gelmiş ve Rasulullah'ı Medine'ye davet etmişlerdir. Ayrıca Esad bin Zürare, Medine'de bugün Mescidi Nebevi'nin bulunduğu arsayı Mescid olarak tayin etmişti. Medine'ye ilk hicreti gerçekleştiren müminler, Kuba'da bir mescid yapmışlar Salim ise bu mescide imamlık yapmıştır. Yine Rasulullah, hicret sırasında önce Kuba'ya varmış ve burada bir müddet konaklamıştı. Rasulullah burada Kuba mescidini inşa etmiş ve ilk cumayı burada kıldırmıştı. Müfessirlerimiz Tevbe 108. Ayette geçen takva temelli mescidin Kuba mescidi olduğunu söylemişlerdir. 3 İslam Toplumunun Yaşam Merkezi: Mescidi Nebevi Rasulullah, Medine'ye varır varmaz ilk işi yine mescid inşa etmek olmuştu. Darul Erkam bize göstermiştir ki Müslümanların eğitimi, birliği ve siyaseti için mescid gereklidir. Mescidler müslümanların yaşam merkezi konumundadır. Rasulullah, Mescidi Nebevi'nin yapımında bizzat çalışmıştır. Rivayetlerden öğrendiğimize göre Rasulullah'ın çalışmasını gören ensar ve muhacir büyük bir şevkle mescidin inşasına katılmış ve şiirler söyleyerek mescidi tamamlamıştır. El birliği ile kısa sürede tamamlanan mescit, tam anlamıyla Medine İslam toplumunun hayat merkezi, İslam devletinin ana karargâhı olmuştu. Mescidi Nebevi üç bölümden oluşuyordu: Rasulullah'ın imamlığında topluca namazların kılındığı ibadet alanı, kimsesiz sahabilerin eğitimi ve barınmaları için oluşturulmuş Mektebi Suffa ve Rasulullah'ın evi.şimdi Mescidi Nebevi'nin fonksiyonlarını ve İslam toplumunun neden merkezi olduğunu inceleyelim: Mescidi Nebevi, en başta Müslüman cemaatin birlikte ibadet ettiği ve Allah'a secde ettikleri bir mekândı. Müslümanlar, Rasulullah'ın imamlığında cemaat halinde namazlarını burada kılıyordu. Ailesi olmayan ve bekâr sahabiler Suffa Mektebinde kalıyorlardı. Burada Rasulullah tarafından eğitiliyor, yaşamlarını Mescidi Nebevi de sürdürüyorlardı. İbni Sad, eserinde Suffa ashabı için ''gece mescidde uyurlar gündüz mescidde kalırlar'' demektedir. Rasulullah, bu sahabilerin ihtiyaçları için cemaatten infak topluyordu. Ailesi olan ve maddi durumu yerinde olanlar, Mektebi Suffa ehlini yemek için kendi evine davet ediyordu.. Bazen evlerinden yemek getiren sahabiler Mescidi Nebevide sofra kuruyor, Rasulullah da bu yemeklere iştirak ediyordu. Buhari'de geçen bir rivayette Rasulullah'ın üç kişilik yemeği olan onlardan birini dördüncü olarak götürsün dediği rivayet edilmektedir. İslam'ın esaslarını öğrenmek için şehir dışından gelen ve kalacak yeri olmayan insanlar Mescidi Nebevi de ağırlanıyor, yiyecekleri müslümanlar tarafından temin ediliyordu. Mescid bu haliyle ayrıca bir misafirhane görevi görüyordu. Ayrıca herhangi bir sebeple evsiz kalan kimseler de Mescidi Nebevi'de ağırlanıyordu. Mescidi Nebevi var iken Medine'de hiçbir ihtiyaç sahibi sokakta kalmaz, mescidde hepsinin yatacak yeri temin edilirdi. Mescidi nebevi aynı zamanda bir misafirhaneydi. Darul Erkam'da başlayan eğitim ve öğretim faaliyetleri, Mescidi Nebevi de de aynı şekilde devam ediyordu. Rasulullah, ashabına yeni inzal olan ayetleri okuyor ve tefsir ediyordu. Ders halkaları oluşturuyor, bazı sahabeler bu halkalarda Rasulullah'la birlikte ders anlatıyordu. İbni Mace'de geçen bir rivayette Rasulullah'ın Mescidi Nebevi'de ashabını eğitim için etrafına toplamış ve Ben muallim olarak gönderildim demiştir.müslüman toplumun yaşam merkezi olan Mescid, aynı zamanda İslam devletinin karargâhı ve yönetim merkeziydi. İslam devletinin lideri olan Hz. Muhammed, evini Mescidi Nebevi'nin içerisine yapmış, önemli kararlarını Mescidi Nebevi'de vermiş, ashabıyla istişarelerini yine burada yapmıştır. Ayrıca gerek cumalarda, gerek bayram namazlarında gerekse önemli zamanlarda verdiği hutbelerle bu konularda müslüman halkı bilgilendiriyordu. Bu durum bize Müslüman bir toplumun din ve devlet işlerini birbirinden ayıramayacağını kanıtlamaktadır.

6 Mescidi Nebevi, devlet reisi olan Rasulullah'ın, tebaanın muamelata ilişkin şikâyetlerini dinlediği bir yerdi. Namazlardan önce ve sonra Rasulullah, halkın talep ve şikâyetlerini dinler, şikâyetlerin çözümü için istişareleri yine mescidi nebevi de yapardı. Mescidi Nebevi aynı zamanda İslam toplumunun iktisadi merkeziydi. Mescidi Nebevi'ye bitişik bulunan ''hizane'' odasında zekât, vergi ve infak paraları toplanıyor, ihtiyaç sahiplerine ve devletine gereken maddiyat buradan sağlanıyordu. Aynı şekilde karzı hasen paralarda burada muhafaza edilirdi. Beyt-ül mal'ın sorumlusu Hz. Bilal idi. Özellikle kazanılan savaşlar ve fetihler sonrası devletin gelirleri hızlıca artmış, ganimet paylaşımları da yine Mescidi Nebevi'de gerçekleşmiştir. Mescidi Nebevi, İslam toplumunun adalet merkeziydi. Adli bir şikâyeti olan Mescidi Nebeviye gelir, Rasulullah tarafları dinler, delilleri ister ve Allahın indirdiği ile adil bir şekilde hükmederdi. Rasulullah had uygulanmasına hükmederse, ceza camii dışında bir alanda uygulanırdı. Kettani, Rasulullah ve dört halifenin hukuki sorunların çözümü için Mescidi Nebevi'yi kullandığını dile getirir. Yine çok istisnai durumlarda mescidi nebevi bir tutsak evi olarak kullanılıyor, hapis olacak kişi Mescidi Nebevi'nin sütunlarına bağlanırdı. İmam Buhari'nin Sahih'inde detaylıca anlattığı Sümame b. Usal'in hapsedilmesi bu duruma örnektir. Mescidi Nebevi, İslam ordusunun ana karargâhıydı. Kıtal istişareleri mescidde yapılır şayet savaşa karar verilirse Resulullah tarafından mescidde ilan edilirdi. Silah ve zırh kuşanması mescidde gerçekleşir, iki rekât kılınan namazın ardından cepheye gidilirdi. Savaşlarda yaralananlardan bazıları mescide getiriliyor, tedavileri Mescidi Nebevi'ye kurulan çadırlarda yapılıyordu. Mescid bu şekilde bir revir vazifesi görüyordu. Örneğin Hendek savaşında yaralanan Sad Bin Muaz için Mescidi Nebevi'ye bir çadır kurulmuş ve tedavisi burada yapılmaya çalışılmıştır. ( Buhari; Salât;77 ) Farklı ülkelerden peygamberle görüşmeye gelen elçiler Mescide Nebevi'de kabul görürdü. Yine İslam'a girmek için toplu halde gelen kabileler ve münazara için gelen gayrimüslimler Mescidi Nebevi'de ağırlanır ve orada kalırlardı. Mescid bu haliyle de bir bürokrasi merkezi görevini görüyordu. İbni Kesir El Bidaye'sinde Mescidi Nebevi'de ağırlanan heyetlere dair bilgi vermektedir. Darul Erkam ve Mescidi Nebevi'ye kadın sahabelerde devam ediyor, vakit namazlarda cemaate katılıyorlardı. Rasulullah bir keresinde şöyle söylemişti: Allah'ın kadın kullarını Allah'ın mescidlerinden men etmeyin." (Buhârî, Cum'a 13;) Yine Buhari'de geçen ve Hz. Aişe'den gelen bir rivayette kadınların sabah namazı için mescide geldiğini ve Rasulullah'ın arkasında namaza durduklarından bahsedilmektedir. Yine kaynaklarımızdan öğrendiğimiz kadarı ile Rasulullah, Mescidi Nebevi'de bayanların eğitimi için özel bir gün ayırmıştı. Hz. Ömer mescidde hutbe verdiği sırada onun hutbesine itiraz eden kadın sahabe, mescidlerde kadına yönelik eğitimin niteliği hakkında önemli bir göstergedir. Yukarıdaki örnekler bize gösteriyor ki İslam toplumunun mescidi, günün belli saatlerinde dolup boşalan, insanların birbiri ile iletişim kurmadığı, cemaatin birbirinden habersiz olduğu bir mabedden ziyade, İslam toplumunun tevhid, adalet ve muamelat yönünden tüm ihtiyaçlarını gideren bir yaşam merkezidir. Mescid, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı bir laik devlet dairesi değil, yeryüzünün müstağnilerini gündemi ve söylemi ile rahatsız eden bir tevhid mektebidir. İnsanların kaçar gibi çıktığı değil, koşarak geldiği bir mekân olmalıdır. Zira gerçek bir mescid, hayat maratonunda insanın kaybettiği ve ihtiyaç duyduğu her şeyin temin edildiği bir yaşam merkezidir. 4

7 Mescidler Allah'ındır ve secdeler yalnızca Allah içindir. Allah'ın mescidlerini kendi cahili politikalarına alet edenler ve tağuti sembollerini övme aracı kılanlara karşı Müslümanlar dikkatli ve tepkili olmalıdır. Dün mescitleri boşaltmaya gücü yetmeyen tağuti odaklar, mescitlerin fonksiyonlarını devre dışı bırakarak mescit kavramının içini boşaltmıştır. Oysa mescidlerin eğitim ve ıslah merkezi fonksiyonuna bugün çok ihtiyaç vardır. Modern zamanın insana dayattığığı tekasür tutkusu insanı bir makineye döndürmüştür. İnsanlar bir ders halkasına devam etme ve düzenli bir okuma yapma fırsatı bulamamaktadır. Bu durumdaki müslümanların eğitimi ve ıslahı için mescitlerin, özellikle hutbelerin asli hüviyetine dönmesi zaruridir. Fakat her Cuma mescitlere akın eden Müslümanların eğitimini sağlayacak bir fırsat olan hutbelerin içeriği ile oynanmış, suya sabuna dokunmayan farazi mevzuular Müslümanlara tekrar tekrar anlattırılmaktadır. Rasulullah döneminde bir yaşam merkezi, bir üniversite işlevi gören mescidler bugün işlevini yitirmiş, sadece namaz vakitleri açılan ve sonrasında kapılarına kilit vurulan bir mabede dönüşmüştür. Asli unsurlar mescidin kapısından çıkmış, fonksiyonunu yitiren mescidlere bidatler musallat olmuştur. Ayrıca ülkeden İslam'ı söküp atmayı amaç edinmiş tağuti güçler, halkın ölüm pahasına dininden vazgeçmediğini anlayınca İslam'ın içini boşaltma gayretine girmişler ve kendi ideolojileri için tehlike arz etmeyen bir din projesi için kolları sıvamışlardır. Bunun neticesinde müfredatını kendi belirledikleri bir dini mescitlerden içeri sokmuş ve halka bu yönde propaganda yapacak görevliler tayin etmişlerdir. Mescitlerin fonksiyonunu yitirmesi, bidatlara kapı açması ve proje merkezine dönüştürülmesi, bir refleks olarak kimi müslümanları mescidlerden soğutmuş, mescidlere devam eden müslümanların ise din algısı ve mescid tasavvurunda bozulmalara sebebiyet vermiştir. Buna karşı mücadele vermeye çalışan müslümanlar ise STK'laşma yoluna gitmiş fakat mescidlerin alternatifini oluşturamamıştır. Ne yazık ki halkın ıslahı ve dinin aslına döndürmesi için gayret gösterenlerin mesajı vakıf binalarını aşamamış ve halka taşınamamıştır. Bugün muvahhid Müslümanlara düşen görev, mümkün ise mescidlerin ıslahını sağlamak değil ise alternatif takva temelli yeni mescidler inşa etmektir. Mescidlerin ıslahı, hakikatin farkında olan insanların mescitlere dönmesi ve mevcut düzene eklemlenmeden gerçek fonksiyonların mescide geri taşınması için gayret göstermesidir. Şunu bilmeliyiz ki dernek binalarımız halkın ilgisini çekmediği gibi tanımadıkları bir yapıya girmek konusunda tedirginlik yaratmaktadır. Fakat mescidler her şeye rağmen halk nazarında meşrudur. Bizlerden bu atağı bekleyen ve namaz kıldırma memurluğu değil hakkı ile görevini yapmak arzusunda olan imamlarımız olduğunu hatırlatıyoruz. Mescidler istikametimizdir, haydi cemaat olmaya. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. (Rad / 11) İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder, hem de bütün lanet etme konumunda olanlar lanet eder. (Bakara / 159) Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. (Ali İmran / 103) Mescidler şüphesiz Allah ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın (ve kulluk etmeyin) (Cin / 18) 5 Yavuz Erkam Emirvelioğlu/ İstanbul

8 İSLAM DÜNYASI Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla, Yozlaşmanın, baskı ve tahakkümün had safhaya ulaştığı, cezaevlerinin Müslüman tutsaklarla dolu olduğu Tunus'ta, Muhammed Buazizi adında bir gencin kendisini feda ederek başlattığı Arap intifadası, Tunus gibi diktatörlükle yönetilen ve Müslümanlara yıllardır zulmedilen bölge ülkelerinden pek çoğunu etkiledi. Müslümanların ağır bedeller ödeyerek bu süreçte elde ettiği kazanımlar ise emperyalist güçler tarafından çalınmak isteniyor. 2015'in Haziran ayına gelindiğinde, Libya'da Amarikan destekli General Hefter'e, Mısır'da Muhammed Mursi'yi ve Müslüman Kardeşler teşkilatının lider kadrosunu idama mahkûm eden gayrimeşru Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi yönetimine ve Suriye'de Mart 2011'den bu yana Esad Diktatörlüğü'ne karşı, Müslümanlar yılmadan mücadele etmeye devam ediyor. Mübarek Şam topraklarının Beşar Esad diktatörlüğünden temizlenerek ülkenin İslami direnişle özgürleştirilmesi bizler için büyük bir önem taşımakta. Zira Suriye topraklarının Müslümanlar tarafından fethedilmesi demek, Golan Tepelerinin ardındaki Mescid-i Aksa'ya, Kudüs'e ulaşmak manasına geliyor. Bu yüzden 4 yıldır gerek cephede gerek cephe gerisindeki Suriye devrimi destekçilerinin daima söylediği bir sözü, devrimin parolasını yeniden hatırlatmak gerektiğini düşünüyoruz: Kudüs'e giden yol; Şam'dan geçer. 6

9 Suriye'de mücadeleye şuan silahlı bir şekilde devam eden halk, devrimin başında yalnızca reform isteğiyle meydanlara çıkmıştı. Ancak Beşar, reform yap çağrısının bedeli çok ağır oldu. Ülkenin hemen hemen her yerinde silah kullanılmaksızın gerçekleştirilen sivil protesto gösterilerinde 6 ayda 6 bine yakın insan, rejim askerleri tarafından katledildi ve binlercesi tutuklandı. Özgürlük türkülerinin söylendiği meydanlar bombalandı veya halkın üzerine ateş açıldı. Bununla da yetinmeyen Beşar Esad'ın şebbihaları, rejim aleyhinde konuşulduğu tespit edilen evlere baskınlar düzenleyip erkekleri hapsederken kadınlara da tecavüz etmeye kalkıştı.bir genç Beşar Esad aleyhinde yazdığı marş yüzünden ses telleri kesilerek vahşice katledildi. Öte yandan BAAS rejiminin ilahlık taslamasını reddettiği ve rabbim Allah'tır dediği için bir başka Müslüman'ın diri diri toprağa gömüldüğüne hep birlikte şahid olduk. 29 Nisan 2011'de Dera'da gerçekleştirilen bir gösterinin ardından tutuklanan 13 yaşındaki Hamza el Hatib'in, ağır derecede çürüklerle bezeli, üzerinde yanıklar ve üç kurşun deliği bulunan, cinsel bölgeleri parçalanmış haldeki cesedi 25 Mayıs 2011 tarihinde ailesine teslim edildi. Hamza'nın ailesi, cesedin fotoğrafları ve videosunu gazetecilere ve aktivistlere dağıtınca Suriye rejimine yönelik öfke giderek büyüdü. Suriye'de zulmün doruğa çıkması, Müslümanların korunmak için silaha başvurmasına sebep oldu. Karakol basılarak ganimet alınan silahlarla büyüyen mücadele zamanla Suriye'nin tüm bölgelerine yayıldı. Suriye rejimi ise kendisi için sonun geldiğini fark ederek ülkeyi yerle bir etme pahasına varlık savaşına tutuştu. Devrimin başından beri şehirlerin büyük bir kısmı savaş uçakları tarafından talan edildi. Okullar, hastaneler, mescidler, camiler bombalandı. Şam'ın Doğu Guta beldesine ambargo uygulayarak insanları açlıktan öldürmeye çalışan rejim, bölge halkını yıldırmak için kimyasal gaz saldırısıyla bir gecede çoğu çocuk ve kadın sivili katletti. Esad rejimi ve işbirlikçilerinin saldırılarıyla 'e yakın insan şehid olurken ülke nüfusunun 4'de 1'i evini terk etmek zorunda kaldı. Arkasında Nusayri azınlık dışında bir halk desteği bulunmayan BAAS rejimi; İran, Hizbullah ve Rusya'nın yardımlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Fetih Ordusu adı altında birleşen Suriye halkının mücahid evlatları, katil BAAS rejimine karşı önemli kazanımlar elde etti. Hatay'a yakın bir kent olan İdlib'in, 3 gün süren operasyonun ardından muhaliflerin eline geçmesi son zamanlarda Esad rejimine vurulan en büyük darbe. İdlib'in fethedilmesinin ardından stratejik bölgelerden Cisr el Şugur, Mastume ve son olarak da 28 Mayıs Perşembe günü Eriha 2 saat gibi kısa bir sürede Suriye halkının meşru direnişçileri tarafından ele geçirildi. Eriha'nın fethiyle birlikte Esad rejimi Halep-Lazkiye bağlantı yolunu kaybetti. Bu başarıların yanı sıra Dera'nın %70'i muhaliflerin eline geçerken, Fetih Ordusu büyük Halep operasyonu için gün sayıyor Suriye'de kazanılan bu zaferler, yalnızca fetihleri gerçekleştirenler tarafından değil; Türkiye'nin birçok yerinde hatta Avrupa'daki şehirlerde dahi Müslümanlar tarafından lokum dağıtılarak, şükür ve hamd ile karşılanıyor. Rejimin gerçekleştirdiği bir katliamın ardından oluşan duyarlılığın aynı şekilde fetihlerle birlikte devam etmesi, Suriye dışındaki ülkelerde de zaferlerin kutlanılması, devrimin Müslümanlar tarafından sahiplenildiğini ve psikolojik üstünlüğün Muhaliflerin eline geçtiğini göstermesi açısından önem taşımakta. Fetih Ordusu'na, BAAS rejimi ve Haricilere karşı gerçekleştireceği 'Büyük Halep Operasyonu' arefesinde Allah'tan yardım ve yakın bir fetih diliyoruz. Nice zaferlere inşallah 7 Ömer Faruk Çekmece / İstanbul

10 TEFSİR-İ ŞERİF İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye 5 emretti. Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir. 6 Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin. 7 gibi daha bir çok ayet-i kerime ile meşhur bir sürü hadis, hep ya aynı gaye-i vahdete sevk edecek birer emri, yahud o gayretten uzaklaşmamak hakkında birer nehyi ihtiva ediyor. Ne hacet! Bu emirlerin, hiç biri olmasa, edasıyla memur olduğumuz farz ibadetler ta Çin surlarına yaslanmış bir Moğol ile Şarbalkan eteklerinde dolaşan bir Arnavud arasında en sağlam kardeşlik bağı vücuda getirecek mahiyete sahip değil mi? ÂL-İ İMRAN SÛRESİ'NDEN 1 Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılınız sakın ayrılığa düşmeyiniz, Allah'ın size bağışladığı nimeti hatırlayınız. Hani bir zamanlar düşman olduğunuz halde O, kalplerinizi uzlaştırdı da O'nun bu nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Hani siz bir ateş kuyusunun tam kenarındayken O sizi oraya düşmekten kurtardı. Allah size ayetlerini işte böyle açık açık 2 anlatır ki, doğru yolu bulasınız. İslam Tarihine dair azıcık bir şey öğrenmiş olanlar Ensar'ın Muhacirin'e karşı ne büyük fedakarlıklar gösterdiğini bilirler. Evet, iyiliğin, insanlığın bu derecesi o vakte kadar yaşanmamış hatta düşünülmemişti bile! Halbuki cahiliye zamanında bunlar birbirinin can düşmanlarıydılar. Çeşitli kabileler arasındaki kanlı savaşlar bitmek tükenmek bilmiyordu. Nitekim Evs ile Hazrec tam yüz yirmi yıl birbirini boğazlamıştı. İşte asırlarca süren bu müthiş savaşa Müslümanlık son verdi. Ayet-i Celile, Âl-i İmran Suresi'ne mensubdur. Bu ayetle alakalı sahih hadislere bakıldığında ayet-i kerime'deki Hablullah'ın Kuran olduğu anlaşılır. 3 Bundan maksat İslâmdır, diyenler de olmuştur. Zaten bu iki tevcih birbirinden ayrı değildir ki. Öyle ya, Kur'an İslam'ın kitabı, İslam ise o kitabın meal-i müstehabıdır. Cemaat-ı Müsliminin hem dünyada perişan hem ahrette hüsran'a mahkum olmaması için her ne surette, her ne mahiyette olursa olsun- tefrikayı doğuracak bütün hareketlerden bizi nehyeden ayet yalnız şu tercüme ettiğimizdir, zannına düşmeyelim: Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı 4 olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir. 8

11 HEP BİRLİKTE ALLAH IN İPİNE SIMSIKI PARÇALANIP SARILIN BÖLÜNMEYİN Mü minler Ancak Kardeştirler Kabileler birbirlerine karşı 'can düşmanı' iken İslam'ın feyzi ile 'can dostu' oldu. Artık bu kararlaştırılan barışın, tesis edilen kardeşliğin saadeti sayesinde pek bahtiyar bir hayata nail olan Arap Yarımadası sakinleri putperestlik kirinden sıyrılarak bölgeyi tevhidin nuruyla yükseltmek suretiyle geri kalan hayatlarını temin eylediler. Bu kadar İslam devletleri hep tefrika yüzünden mahvoldu; hem bir çoğu gözümüzün önünde kaynayıp gitti de biz hala gözümüzü açamıyoruz; hala milleti sürekli parçalara ayıracak bir siyaset güdüyoruz! Ey Cemaat-i Müslimin, aklınızı başınıza alınız; kavmiyet için gayreti bir tarafa bırakınız. Din ile bağınızı biraz daha ihmal edecek olursanız iyi biliniz ki tarumar olur gidersiniz. İşte ayet-i kerimede bir memnun bir üslup ile beyan buyurulan; her zaman düşünülmesi gereken, emredilen nimet bu büyük nimettir. Hem o perişanlıktan sonra bir daha dünyada cemiyet yüzü görmeyeceğiniz gibi, yarın kıyamette de Alemlerin Rabbinin huzuruna çıkacak yüzünüz kalmayacaktır. Müslümanlık ırk, renk, lisan, bölge, iklim, itibarıyla birbirine büsbütün yabancı olan unsurları aynı milliyet altında cem' eden yegane kuvvet iken; hele biz Osmanlılar için dünyada bu kuvvete dört el ile sarılmaktan başka selamet yolu yokken; şu son senelerde meydana çıkardığımız kavmiyet, asabiyet gürültülerine şaşmamak elden gelmez! Mehmed Akif Ersoy Çev-Sad. Fatih Kadir DEMİREL Sebilü'r-Reşad, 13 Eylül Şevval 1330, c.9-2, aded , s Âl-i İmran Suresi-103 Bkz. Tirmizî, Menakıb, 31, Bab; Müslim, Fezâ'ilü's-Sahabe, 37. Bab; Daremî, Fezâ'ilü'l Kuran- 1. Bab; Müsned, c.3 s.14, 17, 26, 59; c.3, s Enfal Suresi-46 En'am Suresi- 153 En'am-159 Hucurat Suresi- 10 9

12 Müminlerden öyle yiğitler vardır ki onlar Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi (can) adağını ödedi (çarpışıp şehit oldu), kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler. (Ahzab/23) annesinden türlü eziyetler görür. Annesi her yola başvurur ancak bir türlü oğlunu ikna edemez. En sonunda bakmalara kıyamadağı, el bebek gül bebek yetiştirdiği evladını evinin bir mahzenine hapseder ve kölelerine kırbaçlattırır. Annesi her ne yaptıysa da Musab'ı yolunda döndüremedi. Musab artık müslümanların arasında İslam'a hizmet etmek için canını dişine takmaya başlayacaktı. Bu yazıda bahse konu olan sahabe, kendisine İslam daveti geldiğinde O'na iman eden ve kalbiyle tasdik eden, Allah'a ve Resul'üne çağırıldığında Ey Rabbimiz, biz Rabbinize inanın diye imana davet eden bir çağrı işittik ve iman ettik. dedikten sonra ellerini Resul'ün eli üzerine koyan, Allah'a davet yolunda; canından, malından ve aşiretinden vazgeçip acı ve zorlukları hoş gören Musab bin Umeyr'in hayatıdır. Musab bundan sonraki hayatında sırasıyla Habeşistan'a hicret etti, sonra tekrar Mekke'ye döndü ve daha sonra Resul (a.s) tarafından Medine'ye davetçi olarak gönderildi. Musab yumuşak yüzlülüğü, güzel ahlaklı olması ve diğer birçok İslami özellikleri sayesinde Medine'de bir çok kişinin İslama girmesine vesile oldu ve Resul (a.s)'ın Medine'ye hicretine zemin hazırladı. Günler, aylar geçti ve Allah'ın Resulü 622 yılında Medine'ye hicret etti. Mus'ab, gönüller sultanı, başların tacı Efendimiz ile tekrar birlikte olmanın, O'nunla birlikte secde etmenin, O'nunla birlikte ellerini Allah'a açmanın mutluluğunu yaşamaya başladı. Musab Kureyş'in ana kollarından Beni Abdüddâr'a mensup zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Evin üç erkek evladı vardı. Onların en küçüğü de Mus'ab'tı. Annesi bu küçük oğluna diğerlerinden daha fazla düşkündü. Dolayısıyla ona en güzel elbiseleri giydirir, özel ayakkabı diktirir, en güzel ata bindirirdi. Mus'ab için ta Yemen'den özel koku getirtirdi. Mus'ab'a ait bir koku vardı ki, sadece o kullanırdı. Mekke sokaklarından geçtiği zaman o kokudan dolayı o mahalleden Mus'ab'ın geçtiği belli olurdu Musab çok mutluydu. Uğruna hayatını bir çırpıda sildiği Resul'e (a.s) kavuşmuştu, Davetçi olarak geldiği Medine'de görevini başarıyla tamamlamış emaneti sahibine teslim etmişti. Musab Bedir ve Uhud savaşlarında müminlerin sancaktarlığını yapmaktaydı. Uhud'da Peygamberimizin yanından ayrılmayarak saldıranlara karşı koyuyordu. İki zırh giyinmişti. Bu hâliyle Peygamberimize benzediği rivayet edilir. Musab, aynı zamanda yakışıklı bir gençti. Saatlerce süslenir, elbisesini giyer ve kokusunu sürer sokağa öyle çıkardı. Mus'ab sokağa çıktığı zaman mahallenin genç kızları pencereye çıkar onui zlerlerdi. Mekke'nin en güzel kızları onunla evleneceğine dair bahse girer ve onunla evlenmek için can atarlardı Müşrik ordusundan İbn Kâmia adında biri Peygamberimize saldırırken, Mus'ab b. Umeyr onun karşısına çıktı. Bu müşrik, bir kılıç darbesiyle Mus'ab b. Umeyr'in sağ kolunu kesti. Mus'ab bunun üzerine sancağı derhâl sol eline aldı. Mus'ab o esnada; Musab, zengin bir aileye mensup olması münasebetiyle çalışmazdı. Çok samimi olduğu 5-6 arkadaşı ile birlikte gündüzleri Mekke'nin düzlüklerinde at yarışı yaparlar, geceleri de Hacun Dağı'nın eteklerinde veya Safa Tepesi'nde sabahlara kadar eğlenirlerdi. Bütün bunlara rağmen Musab'ın gönlünde bir boşluk vardı.. Musab, o günlerde 25 yaşında idi. O zamana kadar hayatında bir kadın olmamıştı. Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mükâfatlandıracaktır.. Tarihler miladi 610 yılını gösterirken Peygamber Efendimize ilk vahiy indiğinde Musab 25 yaşında idi. İslam daveti yavaş yavaş Mekke'de yayılmaya başlıyordu. Tabii bu daveti duyup ona icabet edenlerden biri de Musab bin Umeyr idi. mealindeki Al-i İmrân suresinin 144. ayet-i kerimesini okuyordu. İkinci bir darbe ile sol kolu da kesilince, sancağı kesik kollarıyla tutup göğsüne bastırdı ve yine aynı ayet-i kerimeyi okudu. Musab müslüman olduktan sonra ailesinden özellikle de 10

13 Bu hâliyle kendini Peygamberimize siper yapan Mus'ab b. Umeyr'in üzerine hücum eden İbn Kâmia, vücuduna bir mızrak sapladı ve Mus'ab b. Umeyr yere yıkılıp oracıkta şehid oldu. Evet; Musab yalınayak bir şekilde öğrendiği birkaç ayetle 70 küsür kişinin imana gelmesine vesile olmuşken, bütün düşünce tarihin bilen bizler bırakın başkasının hidayetine vesile olmayı kendimize bile söz geçiremiyoruz. Mus'ab b. Umeyr zırh giydiği zaman, Peygamberimize benzediği için müşrikler onu şehid edince Peygamberimizi öldürdüklerini zannetmişlerdi. Musab'ta olup da bizde olmayan şey neydi? Bunun cevabı bulduğumuzda öyle zannediyorum ki birçok şeyinde cevabını bulmuş olacağız! Uhud Savaşı'nda ashabın ileri gelenlerinden birçok kimse şehid oldu. Mus'ab b. Umeyr de şehitler arasındaydı. Hz. Peygamber (s.a.s)'in ne kadar üzüntülü olduğu yüzünden okunuyordu. Mus'ab'ın mübarek na'şının başucunda oturarak, Uhud Şehitleri hakkında nazil olduğu bildirilen şu ayeti okudu: Müminlerden öyle yiğitler vardır ki onlar Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi (can) adağını ödedi (çarpışıp şehit oldu), kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler. Son olarak; Ülkeler kılıçla fethedildi, lâkin Medîne Kur'ân'la fethedilmiştir. (Hadis) Medine'yi Kuran'la fetheden sahabe Musab bin Umeyr'e selam olsun' Hz. Mus'ab şehid edildiğinde kırk yaşlarında idi. Bir zamanlar zenginlik ve refah içinde yaşayan bu değerli insanı kefenleyecek bir örtü dahi bulunamamıştı. Hz. Peygamber, yanına geldiğinde Mus'ab b. Umeyr eski bir hırkanın içinde saçları dağılmış, vücudu ise kılıç ve mızrak darbeleriyle parçalanmış bir durumda yatıyordu. Hz. Peygamber üzüntülü bir halde şunları söyledi: Seni Mekke'de gördüğümde, senden daha güzel giyinen, senden daha yakışıklı kimse yoktu. Şimdi ise, kefen olarak sarılmış hırkadan başın dışarıda kalıyor. Sonra onun için de bir kabir açtılar ve o mübarek sahabeyi de Uhud Şehitleri arasına defnettiler. Bir gün; Peygamber Efendimiz ashabıyla beraber otururlarken Mus'ab huzuruna geldiğinde Resûlullâh ashabına şöyle buyurdu: Sizden biriniz sabahleyin bir elbise, akşamleyin başka bir elbise giydiği, önüne bir tabağın konulup öbürünün kaldırıldığı ve Kâbe'nin örtüldüğü gibi evleriniz de sizi örttüğü zaman ne yapardınız? Ashab, Ya Resulallah! O günkü halimiz bu günkünden daha iyi olurdu. Geçim sıkıntımız olmaz ve biz de kendimizi ibâdete verirdik, dediler. Bunun üzerine Resûlullâh şöyle buyurdu: Hayır, siz bu gün o günkünden daha hayırlısınız. İşte Musab dünyayı elinin tersiyle iterek şehadeti seçmişti. Faruk Adıyaman/ İstanbul 11

14 Allah ın Belirledigi Yol lslam lslam Ned r? İslam kelimesi, barış, kurtuluş ve teslimiyet anlamlarına gelir. İslam, Allah ın, bütün peygamberlerine vahiy yoluyla bildirdiği ve onların insanlara ilettiği dinin adıdır. Allah katında din İslam dır. Al-i İmran suresi, 19 ayet Ey iman edenler! Kendinizi Allah a tam anlamıyla teslim edin ve şeytanın ardından gitmeyin çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. Bakara Suresi,208 ayet Kelime-i Sehadet Ben şehadet ederim ki, Allah dan başka ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed onun kulu ve Resûlüdür. 12

15 Dininin Temel Özellikleri Allah, insanı ancak gücünün yeteceği işle mükellef tutar Bakara suresi, 285. ayet Özünü Tevhid ilkesi oluşturur. Evrenseldir. Hz.Âdem'den Hz. Muhammed'e kadar Yaratıcımızdan gelen ilahî vahyin muhatabı insanoğludur. İslam Dini akla önem verip insanı fıtratına yöneltir. İslam dini sevgi ve barış dini olup Mü minleri dünya ve ahiret saadetine ulaştırır İslam da aşırılık, ölçüsüzlük ve zorluğun yeri yoktur. Rasulullah, insanların birbirlerini sevmelerinin yollarını da göstermiştir: Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız. (Müslim İman 93) Yüzünü doğru bir din olarak İslam a, insanların fıtratına uygun olan dine çevir. Rûm suresi, 45. ayet 13

16 İŞİNİ İBADETE DÖNÜŞTÜREN NAMAZINI HUŞU İÇİNDE KILAR Birisi bana "Sabahtan akşama kadar işteyim ve işimden Öğle, İkindi ve Akşam namazları için Camiye gidiyorum. "Allahuekber" diyerek namaza başladığımda sanki işimle ilgili her şey aklıma geliyor. Nasıl namazıma konsantre olabilirim?" diye sordu. Ben de "Sen işten çıkıp doğrudan Namaza gidiyorsun. En azından senin şikayetin, Namaz esnasında işinle ilgili olarak aklına gelen düşünceler. Başkaları ise Namaz esnasında akıllarına gelen televizyon, pornografi, spor, internet oyunları vb. görüntülerden dolayı namazlarının ifsad olmasından şikayet ediyorlar. Onlar da ezanı duyuyorlar ve Namaza geliyorlar ancak onlar, Secdeye gittikleri anda akıllarına müstehcen görüntülerin gelmesinden şikayet ediyorlar.. (Neuzibillah)" diyerek cevap verdim. ile kılıyorlardı, neden dünyevi düşüncelerle namazları ifsad olmuyordu - biz neden dünyevi düşüncelere boğuluyoruz ve namazlarımız ifsad oluyor? Onlar da işlerini bırakıp namaza geliyorlardı, ancak Namaz onlar için doğrudan Miraca çıkmaktı. Şartları farklıydı. Namaz için hazırlanmaya başladıkları andan itibaren abdest almaları vs. farklıydı. Mesela bizim gibi konuşarak, şakalar yaparak ve gülerek Camiye girmiyorlardı. Sanki Kıyamet Günü Allah-ü Teala'nın huzuruna gelmişçesine böyle bir idrak ile o anda gerçekten Allah-ü Teala'nın huzuruna geldiklerine inanıyorlardı ve ona göre davranıyorlardı. Peki neden namazlarında dikkatleri dağılmıyordu, akıllarına farklı şeyler gelmiyordu? Onların da işleri vardı, onlar da tarım vs. işlerle uğraşıyorlardı, onlar da ailesinin geçimini temin ediyorlardı. Onlar da farklı işler yapıyorlardı, hayvan satıyorlardı, bitki ekiyorlardı, kervanlarla uzak diyarlara gidip büyük ticari işler yapıyorlardı. İnsanlar, ne yapacağını şaşırmış bir halde bana yazıyorlar çünkü secdeye gittikleri anda akıllarına haram görüntüler geliyor... Düşünebiliyor musunuz Allah-ü Teala'ya en yakın olmamız gereken yer olan secdeden bahsediyoruz.. Allah-ü Teala, Nur Suresinin 37. ayetinde şöyle buyuruyor: (Onlar) ne bir ticaretin, ne de bir alışverişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymadığı erlerdir! (Onlar, dehşetten) kalblerin ve gözlerin kendisinde döneceği bir günden korkarlar." Öyle adamlar ki ihracat ve ithalat işleri ile uğraşıyorlar ve bu işleri onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamıyor... Sahabe-i Kiram (r.a.) gerçekten iman eden insanlar oldukları için işleri onların ibadetlerini engellemiyordu ve ibadetleri esnasında dikkatleri dağılmıyordu. Onlar da işlerini bırakıp namaza koştukları halde neden namazlarında dikkatleri dağılmıyordu? Çünkü onlar bir ibadetten diğerine geçiyorlardı. İşyerindeyken bile her zaman Allah-ü Teala'nın huzurunda olduklarının bilincindeydiler. Dolayısıyla işleri de onlar için bir "Zikrullah" idi. Namaz için böyle bir bilinç gereklidir ancak onlar her zaman bu bilinçle yaşıyorlardı. "Allah-ü Teala'nın ihsanı her zaman hepimizi kuşatıyor, dolayısıyla sadece Akşam namazı hariç olmak üzere bize Farz Namazlardan önce Sünnet Namazları vermiş. Namaz vakti geldiğinde Camiye gitmek için ezanı beklememeliyiz. Eğer hiçbir mazeret yoksa, abdest alınmış bir şekilde Ezan okunduğu süre boyunca Camide olunmalıdır. Ezan okunurken dua edip (ki ezan okunurken edilen dualar kabul olur) Sünnet Namaz kılınmalıdır. Maalesef 4 Rekatı bir dakika içinde şimşek hızıyla tamamlıyoruz. Herhangi bir maratonda gösteremediğimiz hızı namaz esnasında göstermek istiyoruz. Sünneti hakkıyla yerine getirmek istiyorsak 4 Rekatlık Sünnet Namaz yaklaşık 5 dakikamızı alacaktır. Sünnet Namazdan sonra cemaatle birlikte namaza başlamadan önce halen geriye birkaç dakika kalacaktır. Bu süreç içerisinde tövbe istiğfar edelim, Ahireti ve Kıyamet Gününü düşünelim. Şimdi ölsem ne olur diye tefekkür edelim. İşlerinde dikkatliydiler. Ticaret yaparken, konuşurken, alım, satım yaparken her zaman Allah'ın emrettiği şekilde hareket ediyorlardı. Niyetleri asildi, çabaları temizdi ve kazançları helaldi. Bu şekilde mümkün olabildiğince işten ve dünyevi düşüncelerden uzaklaşabilirsiniz. Şimdi kalbimizin % 80'i Namazda iken Farz Namaza başlayalım inşaallah. Bu şekilde gayret göstermeye devam edersek Namazımızda kendimizi "Miraç"a çıkmış gibi hissedebiliriz. Elhamdülillah birçok kişi, bu tavsiyeme uyarak Namazın bambaşka bir dünya olduğunu keşfettiler. Sahabe-i Kiram (r.a) nasıl Namazlarını huşu 14

17 Başkalarına muhtaç olmamak ve dilenmek zorunda kalmamak için çalıştılar, ailelerinin geçimini sağladılar, iyi işler yaptılar, başkalarına yardım ettiler, zekat verdiler, hacca gittiler. Niyetleri iyiydi ve işlerini de Allah-ü Teala'nın onayladığı şekilde yapıyorlardı. İşini ibadete dönüştüren, namazını huşu içerisinde kılar... Aynı şekilde Allah-ü Teala, rızık verendir. Rızkımızı insanlar aracılığıyla - farklı şekillerde - göndermektedir. Eğer şer'i kurallara uyarsak, haramlardan sakınırsak, dürüst ve doğru sözlü olursak, sattığımız malda bulunan kusurları gizlemezsek, insanları kandırmazsak, ticaret ibadete dönüşür - ve biz de bir ibadetten diğer ibadete yani Namaza geçmiş oluruz. Bu, birisinin her zaman tespih çekerek "Subhanallah, Subhanallah" demesi anlamına gelmez. Mesela, mango satan birisinin sürekli "Mangolar, Mangolar..." diye bağırması, kendisine tespih çekmiş gibi sevap kazandırır çünkü helal rızık kazanmak için çabalıyor. İşimizde haramlardan sakınmazsak, işimiz ibadete dönüşmeyecektir. Haramlarla iç içe olmamız, Allah-ü Teala'nın gazabını çekecek ve işlerimizde ve kazancımızda bereket olmayacaktır. Bize düşen görev, işimizi ibadete dönüştürmektir. Bu imkansız değildir. Her zaman her yerde her koşulda yapabileceğimiz ve gerçekleştirilmesi mümkün olan bir şeydir. Sahabeler her zaman Allah-ü Teala'nın huzurunda olduklarının bilincindeydiler ve ticaret ve iş ile ilgili tüm şer'i kurallara riayet ediyorlardı dolayısıyla bir ibadetten diğerine geçiyorlardı. Oysa biz işlerimizi ibadete dönüştüremedik. Kaçımız işini ibadete dönüştürdüğünü söyleyebilir? Ne zaman iş ibadete dönüşür? Allah-ü Teala bizlere ne bir ticaretin, ne de bir alışverişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoymadığı ve çalışırken de Allah-ü Teala'dan korkan o adamlardan biri olmayı nasip etsin.. İşimizde şer'i kuralları uygularsak ithalat, ihracat işleri yaparken Allah-ü Teala'nın kulları olduğumuzu hatırımızda tutarsak ve rızık verenin sadece Allah olduğu bilinciyle hareket edersek bize geçim kaynağı olarak müşteriler gönderecektir. Şeyh Yunus Patel Saheb Çeviri: Yasemin Özenç Kandemir Örneğin: Kargosu olan birini düşünün, postaneye veya kargo şirketine kargosunu teslim etmeleri için bırakıyor. Sonra kargo teslim ediliyor. Bu kargo için postacıya yada kuryeye teşekkür eder miyiz? Kargoyu teslim ettiği için teşekkür ederiz ancak postacının ya da kuryenin, kargoyu almamızda bir aracı olduğunu biliriz. Kargoyu gönderen başka birisidir. Bunu biliriz. Dolayısıyla gönderen kişiyi unutmayız. 15

18 Ebu Hanife Hayatı İmam Ebu Hanife 80(699) yılında Kûfe'de dünyaya geldi. Ebu Hanife onun künyesi olsa da Hanife adında bir kızının, hatta Hammâd ismindeki oğlundan başka çocuğunun olmadığı bilinmektedir. Bu şekilde anılması, Iraklılar arasında hanîfe denilen bir tür divit veya yazı hokkasını devamlı yanında taşıması veya hanif kelimesinin sözlük anlamından hareketle haktan ve istikametten ayrılmayan kimse anlamında kullanıldığı düşünülmüştür. Aslen Arap olmayan Ebu Hanife'nin dedeleri Fars menşeilidir. Torunları Ömer ve İsmail'in belirttiklerine göre nesebi: Nu'man bin Sabit bin Zûtâ bin Mâh'tır. Ebû Hanîfe, ilimle uğraşmaya başlamadan önce başarılı bir tüccardı. İmam-ı Şabi'nin tavsiyesiyle onun ders halkalarına devam etmeye başlamış, kelam, iman, itikad ve münazara bilgilerini Şabi'den öğrenmiştir. Ancak asıl öne çıktığı ilmî alan fıkıhtır. Fıkıh derslerini uzun süre talebeliğini yaptığı Hammâd bin Süleyman'dan almıştır. Devrin seçkin alimlerinin pek çoğu ile görüşme ve onlardan ilmi yönden istifade etme fırsatı bulmuştur. Ehl-i Beyt'ten Muhammed el-bakır ve İmam Zeyd bunlardandır. Ayrıca İbn-i Mesud ve Ali'den (r.a) nakledilen ilimleri de buluşup görüştüğü tabiinden öğrendi. Ama Ebu Hanife'nin asıl hocası Kufe r'ey ekolünün üstadı kabul edilen Hammâd bin Süleyman'dır. Yaklaşık on sekiz yıl hocasının ders halkasına devam etmiş, Hammâd'ın 120(738) yılında ölümü üzerine kırk yaşında iken arkadaşları ve öğrencilerinin ısrarı üzerine hocasının yerine ders okutmaya başlamıştır. Yaklaşık otuz yılda yetiştirdiği talebelerin sayısı dört bine ulaşmış olup bunlardan yedi yüz otuzu ilimde iyice yükselmiş, içlerinden kırk kadarı ictihad derecesine çıkmıştır. İlmi çalışmalarının yanında geçimini sağlamak için dede mesleği olan 'hazz' (bir çeşit dokuma kumaş) imalatını sürdürmüştür. Ticaretteki yeteneğini kısa sürede ispatlayan Ebu Hanife, mamullerini uzak iklimlere kadar ithal ettiği bir atölye kurmuştur. İmam, kendisine itimat edilen bir tüccardı. Şehadetinin ardından sandığından o zamanın devlet hazinesine eş kıymete haiz olan elli milyon dirhem değerinde mal ve nakit çıkmıştır. Ebu Hanife'nin ticari hayatı ve malî bağımsızlığı ona pek çok açıdan faydalar sağlamıştır: Ticaretten kazandığı para sayesinde, kendisini susturmak için uğraşan sultanların kendisini mal ve mevki ile kandırmalarına engel olmuştur. -İmam-ı Â'zam, servetini yalnız kendi ilminin vakarını muhafaza etmekte kullanmamış, çağdaşı olan alimlerin ve öğrencilerinin de ihtiyaçlarını karşılayarak onları yönetime muhtaç konuma düşmekten korumuştur. Ticaretle uğraşması onun ekonomi hukukuyla ilgili isabetli hükümler vermesini sağlamıştır.imam'ın mesleğinin ticaret olması İslam Ticaret Hukuku için mükemmel bir fırsattır ve İslam Ticaret Hukuku bununla çok şey kazanmıştır. Siyasi ve İlmî Mücadelesi Ebu Hanife yaşadığı dönemde inkarcı ve bid'atçılarla münakaşa etmiş, farklı itikadi düşünceye sahip kimselerin ve mezheplerin bulunduğu Basra'ya zaman zaman yaptığı seyahatlerde de bu tavrını sürdürmüştür. Ancak onun asıl mücadelesi Emevî ve Abbasî sultanlarının baskı, zulüm ve ırkçılığına karşı olmuştur. İmam Zeyd'in Hişam bin Abdülmelik'e başkaldırısını hem fikirleriyle hem de maddi olarak desteklemiştir. Elçiler vasıtasıyla on bin dirhem para gönderdiği rivayet edilir ve bu kıyamı Bedir Savaşı'na benzetmiştir. Bu kıyama neden katılmadığı sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: Yanımda insanların emanetleri var. Onları İbn Ebi Leyla'ya devretmek istedim ama kabul etmedi. Sorumluluğumu yerine getirmemiş olarak ölmekten korkuyorum." Başka bir yerde ise; " Eğer ben ve oğlum yalnız başımıza olsak dahi yine de sultaya karşı ayaklanırdık. İmam sırtına cübbe geçirmeyi beceren değil, kılıcını kuşanandır." demiştir. Emeviler, derin ilmini ve etki alanının genişliğini gördükleri Ebû Hanîfe'ye kadılık teklif ederek yanlarına çekmeye çalışmışlardır. Bu teklifi Emevîler'in Irak valisi Ömer bin Hübeyre yapmıştır. Fakat Ebû Hanîfe, bu makamın ne niyetle verildiğini sezmiş ve bu görevi kabul etmemiştir. 16

19 Bunun üzerine hiddetlenen vali, onu kırbaçlatmıştır. Bu durumdan imamı kırbaçlayan zindancı bile etkilenmiş, bu şekilde devam ederse imamın öleceğini valiye bildirmiştir. Bu zulüm esnasında yanına gelenlere Ebû Hanîfe'nin cevabı şu şekilde olmuştur: "Eğer vali benden Vasıt Mescidi'nin kapılarını saymak gibi sıradan bir iş istesin, yine kabul etmem. O bir insanın katline hükmedecek, ben mühür basacağım ha? Allah'a yemin ederim ki bu mümkün değil! Bu dünyada kırbaç yemek ahirette ceza görmekten daha iyidir. Valinin beni öldürmeğe gücü yeter fakat tekliflerini kabul ettirmeğe asla!" Emevi yönetiminin devrilmesi ve yerine Abbasiler'in geçmesinin ardından sevindiği ve onlara biat edilmesini önerse de bu sevinci Abbasi sultanlarının zulmü ile çok uzun süremeyecektir. Abbâsî hanedanı da zamanında Emevîler'e destek verdiğini öne sürdüğü alim ve fazıl kişileri katletmeye ve adaletsiz bir yönetim tarzı izlemeye başladılar. Nihayet Muhammed bin Abdullah (Nefs'üz-Zekiyye) ve kardeşi İbrahim, Abbasi halifesine isyan edince, bu isyana Ebû Hanîfe de destek vermiştir. Öyle ki, Ebû Hanîfe halife ordusu komutanı Hasan bin Kahtaba'nın İmam İbrahim üzerine yürümesini engellemiştir. Bazı Görüşleri Kader: Kainatta meydana gelen her şey ilahi takdir ve kazaya göre cereyan eder. Zira Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde her şeyin yaratılmadan önce yazıldığı ve meydana gelen şeylerin bu yazıya göre gerçekleştiği açıkca belirtilmiştir. Allah Teala, hayır ve şer dahil vuku bulacak her şeyi azeli ilmiyle bilmiş ve ilmine göre vasfederek levh-i mahfuza yazmıştır. Bununla beraber müminleri imana, kafirleri de küfre zorlamamış, herkese fiillerini iradeleriyle gerçekleştirme imkanı tanımıştır. Zira Allah herkesin kaderini, kendi iradeleriyle gerçekleştirecekleri şekilde yazmıştır. Bundan dolayı kişi annesinden mümin veya kafir olarak doğmaz; mümin iken kafir, kafir iken mümin olabilir. Nübüvvet: Nübüvvetin gerçekliği ilahi bir ilhamla kavranabilir. Şöyle ki Allah, peygamberin ilahi kaynağa dayandırarak verdiği bilgilerin doğruluğu hususunda insanların kalbinde bir kanaat ve bir itminan yaratır. Bununla birlikte peygamberlerin gösterdikleri mucizeler de haktır. Rasulullah'ın inşikâku'l kamer mucizesi ve mi'racı bu tür olaylardandır. Peygamberler şirkten, büyük ve küçük günahlardan korunmuştur. Ancak küçük hata (zille) işlemeleri mümkündür. Bütün peygamberlerin getirdiği dinlerin temel prensipleri tevhid esasına dayalı tek bir sistem oluşturmakla birlikte şer'i hükümleri (şeriat) farklı olabilmiştir. Tekfir: Ebu Hanife'ye göre insanlar kendi beyanlarına, ibadet şekillerine ve dini alamet sayılan kıyafetlerine bakılarak tekfir edilebilirler. Mümin olduğunu söylemekle birlikte ilahi sıfatları inkar eden veya bunları yaratıkların sıfatlarına benzeten, kadere inanmayan, Kur'an'da açıkça belirtilen hükümleri kabul etmeyen, günah işlemeyi helal sayan ve Kur'an'ın bir harfini bile inkar eden kimse tekfir edilir. Ancak Kur'an'ı tefsir veya te'vil ederek hükümler çıkaran, yahut Allah Rasulü'ne nispet edilen hadislere dayalı bazı itikadi hususları benimsemeyen kimse tekfir edilemez. Vefatı Ebû Hanîfe, bütün zorlamalara rağmen Emevî ve Abbâsî saltanat sahiplerine boyun eğmemiş, yönetim anlayışını onaylamadığı Abbasi Devleti'nin ikinci halifesi Ebû Câʿfer "el-mansûr", Ebu Hanîfe'yi hapsettirip işkence ettirmiş ve zehirleterek öldürtmüştür. Vefatı hakkında farklı rivayetler olsa da ağırlıklı olarak ittfak edilen görüş zehirlenerek şehid edildiği yönündedir. Kabri Bağdattadır.. O'nun hayatının son iki yılında tasavvufa yöneldiği ve bu yılları kastederek "İki yıl olmasaydı Nu'man helak olmuştu" dediği iddia edilse de yaşadığı çağda tasavvufun ayrı bir disiplin olrak ortaya çıkmadığı düşünüldüğünde bu iddiaları sahih kabul etmek mümkün değildir. Fatih Aktaş / İstanbul 17

20 CAMİYİ/CAMİ KAVRAMINI ISLAH Cami: Bir araya gelinilen, toplanılan, cemaat olunan yer. Elbette ihtiva ettiği tek anlam/fonksiyon bu olmasa da bu minval üzere başlayalım sorgulamaya. Cami, çocukluğumuzdan itibaren hayatlarımızdaki varlığında bu özelliğini ne kadar muhafaza etti? Cami, zihinlerimizde Müslümanların toplanıp cemaat olduğu (Gerçi cemaat kavramı da çoğumuzun zihninde topluca namaz kılan insanlardan daha fazlasını ifade etmiyor) bir mekân olarak mı yer etmiş yoksa erkeklerin ezan okunduğunda eğer canları isterse gidip namaz kıldıkları bir yer olarak mı? Çocuk yazın gitmek zorunda olduğu Kur'an kursunun kapsadığı günler dışında pek görmez camiinin kapısını. Kadın ise Ramazan'dan Ramazan'a, o da kocası teravihe götürürse. Geleneksel yapının biraz dışına çıkan bizler bu durumu kabullenmedik. Ama yine geleneksel çizgiden farklı bir yolda yürümemizin bir sonucu olarak diyanetin yetersizliğini fark etmemiz, bizi camileri laik sistemin eksik uygulamalarına teslim etmemek adına onları ıslaha yönelteceğine; camileri terke itti. Konferans salonlarına, dernek binalarına sığındık ve yeniden dirilişin merkezi olması gereken camileri zihnimizin çok gerilerine attık. Oysa İslam'ı kendimize düstur edindiğimizi söyleyenler olarak bu konuda da İslami bir tutum sergilemeliydik. 'Topyekûn bir devrim' hayalinin azgın sularına kapılmayıp Resul'ün (as) koyduğu ölçüye uymak olmalıydı izleyeceğimiz yol. Toplum içerisinde yer edinmiş bir kavramın içini Allah'ın rızası doğrultusunda doldurmak ve toplumun faydasına olacak eylemi ona zarar vermeden yapmak. Devirmek değil, ıslah etmek. Laik sistemin din alanında izlediği politikalar bize çok uzak olsa da bu uzaklık camii için söz konusu değildi ve aslında camiiler bu sisteme bırakılamayacak kadar değerliydi. Ama bizler itidal yolundan ayrılıp camileri tamamen kaderlerine terk ettik. Bugün ise bu tavrımızın sonuçlarına katlanıyoruz. Bu sorunların en önemlilerinden biri kadının ve çocuğun camiden uzaklaşması/uzaklaştırılmasıdır. Erkek, dışarıda geçirdiği yaşamın doğal bir sonucu olarak camiden tam anlamıyla kopmadı. En azından ezanı duyduğu zaman camiye gidebiliyor ve cami onun sosyal hayatında silik de olsa bir yer tutabiliyordu. Peki ya bu esnada camiyle kadın arasında meydana gelen uçurumu neden kimse görmedi? Artık toplumda kadın, namazı vaktinde kılma fazileti kadın erkek her Mü'min için geçerliyken, ezanı duyunca camiye koşanlardan olmak yerine ocaktaki yemeği piştikten sonra vakit çıkmazsa namazını kılabilecek bir varlık konumunda. Bir bakın, bütün Müslümanların yaşam merkezi olması gereken camilerde kadın bölümleri ne kadar dolu oluyor bugün? Hangi camide Cuma namazı için kadın kısmı erkeklere açılmıyor? Hangi camide çocuk gürültü yaptığında kadın çocuğu susturması veya camiden çıkması yönünde ihtara uğramıyor? Çocuğun yetiştiricisi olduğundan toplumun da beslendiği ana kaynak olan kadın, neden camiden uzak durmak zorunda? Ben şu satırları camide yazarken neden yanımdan geçen insanlar tarafından kınayan bakışlara maruz kalıyorum ve biz, kadın erkek tüm Müslümanlar, camileri işlerimizi halledebileceğimiz sükûn bulma yerleri olmaktan ne zaman çıkardık? Camide bulunmak, cemaate katılmak 'Ben Müslümanlardanım!' demenin yollarından biridir ve küçümsenmeyi hak etmez. Asr-ı Saadette sürekli Mescid-i Nebevî'yi süpüren zenci kadını bir gün göremeyince ashabına onun nerede olduğunu soran ve 'öldü' cevabını alınca bundan haberdar edilmeyişine tasalanan Resul'ün (as) çizgisinden böyle uzaklaşıp, bırakın sürekli camide bulunup mescide hizmeti kendine görev bellemiş kadınların varlığını tahayyülü, kadınların namaz için dahi camiye gelişini yadırgayan bir ümmet tasavvurunu kabul etmemiz bizden beklenemez. Biz ümmetin kadınları, mescidleri anasız bırakmamak şuurunu tekrar edinmeli ve ümmetin erkekleri de kadının ümmet üzerindeki vazifelerini küçümsemeyi/yok saymayı bırakmalıdır. Bu din, putlarla dolu olmasına rağmen Kâbe'yi kaderine terk etmeyip ıslah etmişken, bizim, camileri çağın putlarına bırakma gibi bir lüksümüz yoktur. Zeynep Aybüke Koyuncu- Konya 18

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI YECDER KiTAPLARI ı YECDER l.ulusal DIN GüREVLILERI \J SEMPOZYUMU TEBLIGLERI (22 Mayıs 2010) V. BÖLÜM 1- YAYGIN VE ÖRGÜN DİN EGİTİMİNDE CAMi MODELİ Kurban EREZ- İmam Hatip 1 İstanbul Giriş İslam, İnsanlığın

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301)

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) Mecmuatü'r-Resail ve'l-mesaili'n-necdiyye, 1/742-746 www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرحمن

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac

Özellikle uzman olduğumuz bir alanımız var. Umre ve hac UMRE PROGRAMI 1993 yılının sonbaharında Türkiye de Umre ve Hac yapmak isteyenlere daha kaliteli hizmet sunmak maksadıyla dört ortak tarafından, İstanbul'da kurulmuş ve faaliyetine başlamıştır. O yıllarda,

Detaylı

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ http://www.dilbilimi.net/akademik_turkce.html Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN Son Güncelleme: 14 Şubat 2015 1 Açıklama:

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

HAZRET-İ ALİ DESTANI BİRİNCİ BÖLÜM

HAZRET-İ ALİ DESTANI BİRİNCİ BÖLÜM HAZRET-İ ALİ DESTANI BİRİNCİ BÖLÜM [2b] (1) HAYBER KALESİ NİN FETHİ (3) Haberleri rivayet edenler ve eserlerden nakledenler şöyle anlatırlar: Hazret-i Muhammed; (5) bir gün sabah namazını kıldı, (6) mübarek

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

İlim ve Hayat. Mehmet SOYSALDI* İSLÂM DA İLK ÖĞRETMEN: MUS AB B. UMEYR (R.A) Kasım 2012

İlim ve Hayat. Mehmet SOYSALDI* İSLÂM DA İLK ÖĞRETMEN: MUS AB B. UMEYR (R.A) Kasım 2012 İlim ve Hayat Mehmet SOYSALDI* İSLÂM DA İLK ÖĞRETMEN: MUS AB B. UMEYR (R.A) 32 Nesebi ve Gençlik Yılları Mus ab b. Umeyr b. Haşim b. Abdi Menaf b. Abdiddar b. Kusay, b. Kilâb b. Mürre el-kureşî el-abderî.

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ حقيقة الا يمان بالانبياء والمرسلين ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Hâfız el-hakemî حافظ الحكمي رحمه االله Terceme edenler : Muhammed Şahin ترجمه: محمد بن مسلم شاهين

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

5. Kureyş kabilesinin önde gelenlerinden olup İslâm a düşmanlığından dolayı peygamberimizin ''bilgisizlerin önderi'' dediği kişi kimdir?

5. Kureyş kabilesinin önde gelenlerinden olup İslâm a düşmanlığından dolayı peygamberimizin ''bilgisizlerin önderi'' dediği kişi kimdir? 1. Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde ilkokullar arası düzenlenen bu yarışmada sorumlu olduğunuz kitabın adı aşağıdakilerden hangisidir? A) Peygamberimi Seviyorum B) Peygamberimi Öğreniyorum

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

ALLAH IN EVLERİNDE MİSAFİRLİK: İTİKAF MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR

ALLAH IN EVLERİNDE MİSAFİRLİK: İTİKAF MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR MESCİDLER ALLAH A YAKLAŞMA YERLERİDİR Şüphesiz ki (bütün) secde edilen yerler/mescidler Allah( a yaklaşmak ve O na teslimiyeti göstermek) içindir. O halde Allah ile beraber (başka) birine (sığınıp) yalvarmayın.

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

2016 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) BAYANLARA YÖNELİK VAAZ İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

2016 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) BAYANLARA YÖNELİK VAAZ İRŞAT PROGRAMI VAİZİN 1.Hafta 2016 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) BAYANLARA YÖNELİK VAAZ İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAAZIN Adı Soyadı Görev Yapacağı Yer Görev Tarihi Günü Vakti Konusu Amine BAYRAM Emir Bayırı Kur'an Kursu

Detaylı

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e:

SINIF DEFTERİ. Gurup. Muallim/e: SINIF DEFTERİ Gurup Muallim/e: Yaz Okulu 2014 Devam Çizelgesi 18 Haziran 2014 Çarşamba 19 Haziran 2014 Perşembe 20 Haziran 2014 Cuma 23 Haziran 2014 Pazartesi S. No Öğrenci İsim Soyisim 1 2 3 4 5 6 7 8

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 T.. 8. SINIF I. DÖNEM ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20 1. İnsanın sorumlu bir varlık olması aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir? A) Düşünmesi B) Konuşması ) Yürümesi D) Beslenmesi 4. Hz. Muhammed

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

[ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız.

[ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız. [ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız. [ 0002 ] Çalışarak kazanç sağlama yollarını aramak, Müslüman olan her erkek ve kadın için bir farzdır. [ 0003 ] Akılca en mükemmeliniz,

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı