GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ"

Transkript

1 T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ UZMANLIK TEZİ Deniz DÖNMEZOĞLU ŞUBAT-2013 ANKARA

2 T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE ÖRNEKLER UZMANLIK TEZİ Deniz DÖNMEZOĞLU Tez Danışmanı Dr. Soner ATEŞOĞULLARI EKİM-2012 II

3 T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ UZMANLIK TEZİ Deniz DÖNMEZOĞLU Tez Danışmanı Dr. Soner ATEŞOĞULLARI ŞUBAT-2013 ANKARA III

4 Deniz DÖNMEZOĞLU tarafından hazırlanan GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ adlı bu tezin Uzmanlık Tezi olarak uygun olduğunu onaylarım. Dr. Soner ATEŞOĞULLARI (Danışman) Bu çalışma, jürimiz tarafından oy birliği / oy çokluğu ile Kültür ve Turizm Uzmanı Tezi olarak kabul edilmiştir. Adı ve Soyadı İmzası Başkan :... Üye :... Üye :... Üye :... Üye :... Tarih :.../. / Bu tez, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Turizm Uzman Yardımcılarının Uzmanlık Tezlerini Hazırlarken Uyacakları Yazım Kuralları Yönergesiyle belirlenen tez yazım kurallarına uygundur. IV

5 SINAV YETERLİK KOMİSYONUNA BEYAN Bu belge ile bu uzmanlık tezindeki bütün bilgilerin akademik kurallara ve etik davranış ilkelerine uygun olarak toplayıp sunduğumu; ayrıca, bu kural ve ilkelerin gereği olarak, çalışmada bana ait olmayan tüm veri, düşünce ve sonuçları andığımı ve kaynağını gösterdiğimi beyan ederim../.../2013 Deniz DÖNMEZOĞLU Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı V

6 KÜLTÜR VE TURİZM UZMANLIK TEZİNİN ÇOĞALTILMASI VE YAYIMI İÇİN İZİN BELGESİ Tezi Hazırlayanın Adı Soyadı : Deniz DÖNMEZOĞLU Tez Konusu : GÜNÜMÜZ MÜZECİLİĞİNDE SERGİLEME TEKNİKLERİNİN SANAL TEKNOLOJİLER İLE DESTEKLENMESİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ Tez Danışmanı : Dr. Soner ATEŞOĞULLARI (Arkeolog) Kültür ve Turizm Uzmanlık Tez çalışmamın, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanarak Milli Kütüphane ve İhtisas Kütüphanesinde her türlü elektronik formatta arşivlenmesini ve kullanıma sunulmasını kabul ediyorum. / /2013 VI

7 ÖNSÖZ Günümüz Müzeciliğinde Sergileme Tekniklerinin Sanal Teknolojiler İle Desteklenmesi ve Uygulama Örnekleri konulu bu çalışma, müzeciliğin tarihsel değişimine bağlı kalarak günümüz Türkiye sinin Çağdaş Müzecilikteki konumunu belirlemeye yönelik bir çalışmadır. Bu çalışmada, bilgiyi üreten, depolayan, sahip olduğu bilgiyi değerlendirerek topluma sunan kurumlar olarak günümüz müzelerinin, gelişen teknolojiler ile birlikte sergiledikleri nesnelerin anlattıklarının okunurluğunun etkisini arttırmak üzere nasıl yöntemler kullandıkları ele alınmış ve Türkiye deki Müzelerin yeterlilikleri örnekler göz önüne alınarak kıyaslama yapılması sağlanmıştır. Bir ülkenin geçmişini toplumun tüm tabakalarına ulaştırmayı hedeflemiş olan müzelerin, depo görünümünden sıyrılarak yaşayan mekânlar haline gelmelerine katkı sağlayacak olan sanal teknoloji kullanımına ülkemiz müzeciliğinden örnekler verilerek mevcut durum irdelenmiştir. vii VII

8 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...vii İÇİNDEKİLER viii SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ.....xi TABLOLAR, RESİMLER ve ŞEKİLLER DİZİNİ....xii GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM MÜZE KAVRAMI 1. MÜZE KAVRAMI Neden Müzecilik Müzeciliğin Tarihsel Gelişimi Dünyada Müzeciliğin Tarihsel Gelişimi Türkiye de Müzecilik ve Gelişim Aşamaları...15 İKİNCİ BÖLÜM MÜZELERİN AMAÇLARI 2. MÜZELERİN AMAÇLARI Müzenin Amaç ve Görevleri Müzenin Temel işlevleri Müzelerde EserToplama Müzelerde Koruma-Bakım-Onarım Müzelerde Belgeleme Müzelerde Sergileme Müzelerde Eğitim Müzelerin Diğer Kulanım Amaçları...28 viii VIII

9 Dünya Genelinde Müze Tipolojisi Sergilenen Koleksiyonun Niteliğine Göre Sınıflama Koleksiyonlarına Göre Sınıflama Yönetimleri Açısından Sınıflama Sergileme Yöntemlerine Göre Müzeler...39 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÇAĞDAŞ MÜZECİLİK 3. ÇAĞDAŞ MÜZECİLİK Çağdaş Müzeciliğin Anlamı, Müze-Toplum ilişkisi Çağdaş Müzecilikte Araştırma, Koruma ve İletişim Değişen Müze Mekanları ve Sergileme Kavramı Müzelerde İletişim Amacıyla Sergileme Yöntemlerinin Sanal Teknolojiler İle Desteklenmesi ve Teknoloji Kullanımı İnteraktif Müzecilik Türkiye Çağdaş Müzeciliğin Neresinde? Türkiye de Yeni Müzeler Ve Müzeciliğin Değişen Yüzü ve Sanal Teknoloji Uygulamalarından Örnekler İnteraktif Sistemler ve Uygulama Örnekleri Türkiye de İnteraktif Uygulama Sistemlerine İlişkin Örnekler Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Burdur Arkeoloji Müzesi Çorum Arkeoloji Müzesi Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi İstanbul Galata Mevlevihanesi Kırşehir Kaman Müzesi Kahramanmaraş Müzesi Konya Mevlana Müzesi Derviş Hücreleri Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi...88 iix IX

10 DEĞERLENDİRME VE SONUÇ..89 KAYNAKÇA.93 ÖZET..97 ABSTRACT...98 ÖZGEÇMİŞ...99 x X

11 SİMGELER ve KISALTMALAR DİZİNİ agm. Adı geçen makale bkz. Bakınız Çev. Çeviren DÖSİMM Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü ICOM International Council of Museums (Uluslararası Müzeler Konseyi) M.Ö. Milattan Önce OKA Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı SÖM Sınırlar Ötesi Müze TKİ Türkiye Taş Kömürü İşletmeleri TTK Türk Tarih Kurumu TÜRSAB Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği UNESCO United Nations Educational Scientific And Cultural Organization (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu) 3 B 3 Boyutlu Animasyon xi XI

12 RESİMLER DİZİNİ Resim 3.1: İnteraktif Yüzey Sistemi...59 Resim 3.2: Projeksiyon Yüzeyi ve Projeksiyon Mesafesi...60 Resim 3.3: Projeksiyon Kombinasyonları...60 Resim 3.4: Projeksiyon Alanı...60 Resim 3.5: Hareketin Algılanması...60 Resim 3.6: İnteraktivitenin Başlaması...60 Resim 3.7: Video Mapping...64 Resim 3.8: Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi Genel Görünüm...65 Resim 3.9: İnteraktif Yüzey Sistemi (Balıklar)...67 Resim 3.10: İnteraktif Yüzey Sistemi (Suya Düşen Yapraklar)...67 Resim 3.11: Zeugma Müzesi Dokunmatik Bilgilendirme Ekranları...68 Resim 3.12: Zeugma Müzesi Dokunmatik Bilgilendirme Ekranlar...69 Resim 3.13: Zeugma Müzesi Dokunmatik Rehber Bilgilendirme Ekranları...69 Resim 3.14: Zeugma Müzesi Dokunmatik Bilgilendirme Ekranları...70 Resim 3.15: Zeugma Müzesi Dokunmatik Oyun Masaları...71 Resim 3.16: Zeugma Müzesi Düğün sahnesi İnteraktif Yansıtma Öncesi...71 Resim 3.17: Zeugma Müzesi Düğün sahnesi İnteraktif Yansıtma Sonrası...72 Resim 3.18: Burdur Arkeoloji Müzesi Kibyra 3B Antik Şehir Bilgi Sistemi...73 Resim 3.19: Burdur Arkeoloji Müzesi 3Boyutlu Çömlek Yapımı Uygulaması...74 Resim 3.20: Burdur Arkeoloji Müzesi Dijital Heykel Atölyesi...75 Resim 3.21: Çorum Arkeoloji Müzesi Savaş Arabası Simülatörü Uygulaması...76 Resim 3.22: Çorum Arkeoloji Müzesi Hüseyin Dede Vazosu 3 Boyutlu Tarama...77 Resim 3.23: Çorum Arkeoloji Müzesi Hüseyin Dede Vazosu 3 boyutlu İnceleme...77 Resim 3.24: Çorum Arkeoloji Müzesi Ölü Gömme Töreni anlatımı...78 Resim 3.25: Eti Arkeoloji Müzesi Katmanlı Hologram Uygulaması...79 xii XII

13 RESİMLER DİZİNİ Resim 3.26: Eti Arkeoloji Müzesi 3B Dokunmatik Ekran Uygulaması...80 Resim 3.27: Eti Arkeoloji Müzesi 3B Dokunmatik Ekran Uygulaması...80 Resim 3.28: Eti Arkeoloji Müzesi Sanal Kral Mezarı Uygulaması...81 Resim 3.29: Eti Arkeoloji Müzesi Dijital Kitap Uygulaması...81 Resim 3.30: İstanbul Galata Mevlevihanesi 3D Holografik Görüntü...82 Resim 3.31: İstanbul Galata Mevlevihanesi Dijital Kitap (Mesnevi)...82 Resim 3.32: Kırşehir Kaman Müzesi 3 Boyutlu Sanal Obje (Mühür)...83 Resim 3.33: Kırşehir Kaman Müzesi 3 Boyutlu Sanal Kalehöyük Gezisi...84 Resim 3.34: Kırşehir Kaman Müzesi 3 Boyutlu Sanal Kalehöyük Gezisi...85 Resim 3.35: Kahramanmaraş Müzesi 3 Boyutlu Panaromik Yaşam Simülasyonu...86 Resim 3.36: Kahramanmaraş Müzesi Yapay Mağara Projeksiyon Sistemi...86 Resim 3.37: Kahramanmaraş Müzesi 3 Boyutlu Sanal Obje...87 Resim 3.38: Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi 3 Boyutlu Holografik Görüntü...88 xiii XIII

14 GİRİŞ 20. yüzyılın ilk yarısına kadar müzelerin; toplumun dışında, fildişi kuleler olarak algılanmasına neden olan 19. yüzyılın klasik müzecilik anlayışı, 1900 lerin ikinci yarısından itibaren yaşanan sosyo-kültürel hareketlerle; yoğunlaşan iletişim ortamı, ekonomik ve siyasi güç dengelerindeki değişim, kültürel sorgulamalar gibi nedenlerden dolayı değişiklik göstermiştir. Müzeler, topluma karşı olan sorumluluklarını kavrayıp, tartışmaya başlayarak günümüzdeki müzecilik anlayışının temellerini atmış, değişen yeni müzecilik anlayışıyla birlikte de, hem fiziksel hem de eylemsel olarak toplumla bütünleşebilecekleri yeni bir dönemin kapılarını aralamışlardır da kurulan ve müzelerin çalışma sistemleri, personel kadroları, eğitim ve sergi etkinliklerinin gelişmesine, çeşitli ülkelerdeki müzecilik çalışmalarına öncülük eden Uluslararası Müzeler Konseyi/ICOM (International Council of Museum); günümüzde müzelerin toplumun kültürel ve doğal mirasını koruyan depolar olarak kalmayıp, çağdaş müzeciliğin işlevleri ile donatılmış birer kültür ve eğitim kurumu olduğunu vurgulamaktadır. Değişen müze anlayışı, bir zamanlar yüksek kültürün kaleleri olan müzeleri, günümüzde kültür endüstrisinin üzerinde yoğun olarak mesai harcadığı faaliyet alanlarına dönüştürmüştür. Müzelerin, geçmişin değerlerini korumayı birincil derecede amaç edinmelerinin yanı sıra geleceğe değer katmaları da kaçınılmazdır. Toplumun kültürel mirasını toplum adına koruyan, tanıtan bir kurum olarak, bir anlamda kamu malı niteliğinde olan müzeler, halkın kültür varlığının somut belgesidir ve bu nedenle de halkla, toplumsal ve kültürel etkileşim içindedir. 1

15 Devletler de, ulusal kültürü oluşturup yaymaya çalışırken, halkla bağlarını güçlendirmek için müzelerin varlığından faydalanır. Müzeler ise amaçları doğrultusunda işlevlerini yerine getirebilmeleri ve ayakta durabilmeleri için güçlü bir planlamaya ihtiyaç duyarlar. Değişen müzecilik anlayışı, günümüzde müzeleri, başarılı olabilmeleri için, hedeflerine yönelik stratejik planlamalarını yapmaları, koleksiyonları doğrultusunda hizmet tanımları ve alanlarını belirlemeleri, müze yönetimi bütçesini belirlediği stratejiler üzerine konumlandırmaları ve müze-toplum ilişkisi bağlamında yaşayan müze kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır (Messer, 2005). 2

16 BİRİNCİ BÖLÜM 1. MÜZE KAVRAMI 1.1. Neden Müzecilik? Müze sözcüğünün etimolojisi incelendiğinde Eski Yunan a dayandığı ortaya çıkmaktadır. Eski Yunan da sanat eserlerini koruyan güzel kızların oturduğu binaya Mouseion denilirdi. Müzelerin günümüzdeki isimleri buraya dayandırılmaktadır (İnel, 1998: 24; Genim, 1998: 34). Müzenin işlevsel olarak günümüzde de geçerli olan tanımları incelendiğinde farklı kaynaklara göre temelde aynı olmak koşulu ile birden fazla müze tanımının bulunduğu görülmektedir. Müzelere yönelik en gelişmiş ve en güncel tanım ise Uluslararası Müzecilik Konseyi nce (ICOM) yapılan tanımdır 1. ICOM a göre müze; Müze, araştırma, eğitim ve keyif alma amaçlarıyla, insanın varlığına ve yaşadığı çevreye tanıklık eden somut ve somut olmayan kültürel mirasın, toplandığı, korunduğu, araştırıldığı, paylaşıldığı ve sergilendiği, halka açık, toplumun ve gelişiminin hizmetinde, kar amacı gütmeyen ve sürekliliği olan bir kurumdur. Yine ICOM a göre bir kurumun müze olarak adlandırılabilmesi için verilen tanıma uygun olarak; 1 3

17 İnsanları ve çevreleri hakkında materyal, kanıt toplayan ve koruyan, doğal,arkeolojik, etnografik ve tarihsel yerlerin, Canlı bitki ve hayvan türlerini barındıran botanik veya hayvanat bahçeleri olması bilim merkezleri ve planetoryumların, Kar amacı olmayan sergiler ve galerilerin, Doğal kaynakların, Bu yazıda verilen tanıma uygun müzeden sorumlu uluslararası, ulusal, halka açık ajanslar, bölgesel müze organizasyonların ve departmanların, Müzenin araştırma, iletişim, eğitim, dokümantasyon ve diğer aktivitelerini üstlenen kar amacı olmayan kurumların veya organizasyonların, Fiziksel varlığı olmayan kaynakların korunmasında ve devamının sağlanmasında görev alan kültürel merkezler ve başka vakıfların olması gerekmektedir (ICOM: 2005). Geçmişi oldukça eskiye inen müzeciliğin değişik araştırmacılar tarafından bir çok tanımı yapılmıştır: Müze, sanatsal, kültürel, tarihsel ya da bilimsel ürünlerin sürekli olarak sergilenmesi amacıyla yapılan veya kendisi bu sıralanan nitelikleri nedeni ile halka açık tutulan yapıdır (Sözen ve Tanyeli, 1992: 169). C. Başaran müzeyi kültürel değeri olan buluntulardan oluşmuş bir bütünü çeşitli vasıtalarla korumak, incelemek, değerlendirmek ve özellikle halkın estetik zevkinin yükselmesi ve eğitimi için teşhir etmek amacıyla, kamu çıkarları için idare edilen kuruluşlar olarak tanımlarken (Başaran, 1995: 48); O. Alpözen, dünya mirasının korunduğu mekanlar olarak tanımlar. (Alpözen, 1998: 37) N. Akyürek Vardar ise belirlediği içerik ve program çerçevesinde barındırdığı ve barındıracağı varlıkları kişiye zevk vermek, bilgi ve bilinç kazandırmak, eğitmek, duyarlılık ve heves aşılamak amacıyla inceleyen; içeriklerini açıklayan, araştıran, gelecek kuşaklara aktaran ve onları sergileyip, tanıtan,kar ve kazanç beklentisi olmayan, tarihsel zenginliği motive eden, bilimsel ve kültürel devamlı kuruluşlar" 4

18 olarak tanımlamaktadır. Prof. Dr. Tomur Atagök ün müze tanımı ise şöyledir; Müze toplumun bilimsel ve kültürel geçmişini yansıtan ve geleceğini biçimleyecek öğeleri araştıran, toplayan ve koruyan, sergileyen, belgeleyen, yaşatan ve yönlendiren yaygın bir eğitim kurumudur. Allan a göre ise; Müzelerin başlıca görevlerinden biri, insanın dünyanın bütün bölümlerindeki tarihini bizim için canlandırmak; insanın, içinde yaşadığı çevreyi tanımakta nasıl ilerlediğini, aile hayatını nasıl teşkilatlandırdığını, sanatların, tekniklerin, kültürün ve uygarlığın nasıl geliştiğini bize göstermektedir (Allan,1963:5). Müzeciliğin temelinde, insanı, insanın çevresini anlatan, kültürel, sanatsal yada bilimsel açıdan önemli nesnelerin önce toplanması, koleksiyonlarının yapılması, sonra da bu koleksiyonların korunması ve de sergilenmesi yatar. Müze, halka açık olan, bilginin halkla paylaşıldığı bir alandır. Farklı objeleri ya da bilgiyi toplama, biriktirme ve koruma çabası elbette insanlık açısından önemli bir seviyedir Müzeciliğin Tarihsel Gelişimi Dünyada Müzeciliğin Tarihsel Gelişimi Toplanan eşyaların niteliklerinden, sergilenen mekanlara ve bu sergilemelerin amaçlarına kadar müzecilik kavramı sürekli değişmiş, 20. yüzyıla gelindiğinde ise daha önceki dönemlerden çok daha farklı anlamlar içermeye başlamıştır. Müzelerin ilk ortaya çıktığı günden bu yana gecen süreyi Rönesans Öncesi Müzecilik, Rönesans Sonrası Müzecilik, 19. yüzyıl Müzeciliği ve çalışmanın bir sonraki bölümünde detaylı olarak irdelenecek olan 20. yüzyıl müzeciliği seklinde incelemek faydalı olacaktır

19 Müzenin ilk atası sayabileceğimiz Mouseion tapınağı, elbette günümüzdeki müzelerden çok farklıdır. Bu ve diğerleri, bilginin toplandığı ve gelecek kuşaklara aktarılmak için yazılıp saklandığı, sanat ve ilime dayanan okullar topluluğudur. Yine antik çağda, Atina da ünlü ressamların yapıtlarının Pinakotek denilen salonlarda toplandığı ve bu mekanların halka açık olduğu bilinmektedir. Pinokotek de bir anlamda sanat galerisinin atasıdır. Müzenin gelişim tarihi açısından önemli olan, antikçağ insanın sanat eserlerini ve ilim kaynaklarını toplama, koruma anlayışına sahip oluşudur. Tarihsel süreçte doğa nesnelerinin ve sanat yapıtlarının bir araya getirilmesi ilk kez Paleolitik Çağ mezarlarında görülmektedir (Uçankuş, 2000: 194). Ancak elimizdeki kayıtlara göre, koleksiyonculuğun yakın doğuda doğduğu kabul edilmektedir (Atasoy, 1999 : 1; Yücel, 1999 : 1). Eski Mısır ile Mezopotamya da değerli eşyaların tapınaklarda, mezarlarda veya saraylarda bir arada sergilendiklerine tanık olunmaktadır (Yücel, 1999: 19). Dinsel amacın ön plana çıktığı bu sergilemelerin yanı sıra, savaşlarda galip gelen hükümdarlar ele geçirdikleri ganimetleri kuvvet ve kudret gösterilerinin bir simgesi olarak halkın görebilecekleri yerlere koymuşlardır (Yücel, 1999 : 19). M.Ö. 12. yüzyılda Elam kralı Şhutrak Nanhuntes in yağma ettiği şehirlerden topladığı eşyaları bir tapınağa yerleştirip halka teşhir etmesi (Atasoy, 1999 : 1) ve Asur kralı Asurbanipal in Mısır seferi dönüşünde iki obeliskle, otuz iki heykeli kazandığı zaferin bir anısı olarak sergilemesi, buna örnek olarak gösterebilir (Yücel, 1999 : 19). Sanatsal ağırlıklı nesnelerin bilinçli olarak toplanması ilk olarak antik Yunan'da görülmektedir. Kolonizasyon hareketleri ile birlikte siyasal ve dinsel önem taşıyan merkezlerde Treasuri ( Hazine Binası ) adı verilen binalar inşa edilmiştir (Yücel, 1999 : 19 ; Gerçek, 1999 : 1). Bunun yanında antik yazar Pausanias tan nakledildiğine göre, Atina akropolünün büyük tören kapısı olan propleia'nın sol kanadına bitişik Pinakothek adı verilen ve içerisinde Polynote, Micon, Panainos, Apollodoros, Herodotos, Zeuxis ve Parhasios gibi dönemin ünlü sanatçılarının eserlerinin sergilendiği (Başaran, 1995 : 49), halka da açık olan bir resim galerisinin 6

20 yer aldığı bilinmektedir (Yaraş, 1994 : 19 ; Başaran, 1995: 49; Yücel, 1999 : 19). Ayrıca, Delphi Apollon, Olympia Zeus ve Parthenon kutsal alanlarına (Leland, 2000 : 267). pek çok eşya adak olarak verilmekte ve bu adak eşyaları bir oda içinde saklanmaktaydı (Atasoy, 1999: 1). Bu bakımdan, zamanla tüm tapınaklar adak eşyası olarak verilen heykeller ve tablolar ile tapınma yeri olmalarının yanı sıra birer sanat galerisi görevini de üstlenmişlerdir. Helenistik dönemden başlayarak, gymnasium'larda fiziksel eğitimin yanında, zihinsel eğitime de ağırlık verildiği görülmektedir. Aynı dönem içinde mouseion larda da sosyal etkinlikler ve felsefi konuşmalar ağırlık kazanmıştır. Bir süre sonra mouseionlar, entellektüel kişilerin buluşma yeri haline gelince, bu yapıların içi daha bir özenle düzenlenerek pek çok sanat eseri sergilenmeye başlanmış (Yaraş, 1994 : 19), bu duruma koşut olarak da, Helenistik dönemde eski eserlerin toplanmasına büyük önem verilmiştir. Romalılar da geçmişe ait eserlerden meydana gelen koleksiyon oluşturma ve eser kopyalama, kültürlerinin vazgeçilmez bir özelliği olarak görülmektedir. Hatta Romalılar, eski Grek heykellerinin bir araya toplanmasını, yada başka bir deyişle, Pinakothek sahibi olmayı onur saymışlardır (Gerçek, 1999 : 1). Bu anlamda koleksiyonculuk, en tipik ve çağımızla benzerlik gösteren yönleriyle ilk Roma da ortaya çıkmıştır (Yaraş, 1994: 20). Antikçağda okulların halka açık kurumlar olduğu, burada, ilmi ve sanatı halka ulaştırma, halkla paylaşma seviyesine de ulaşıldığını görülmektedir. Bilgiyi ve sanatı halka ulaştırma anlayışı, Antik çağda kendini gösterirken, batı dünyasında, Ortaçağda ise böyle bir yaklaşım görülmemektedir. Ortaçağda, batıda gerçek anlamda bir müzeden bahsedilemez. O dönemde kilise ve manastırlarda zengin eşya koleksiyonları vardır. Eski tapınakların hazineleri, prenslerin ve derebeylerinin kalelerinde, dışa kapalı dini grupların manastırlarında gözlerden uzak olarak toplanıp, keşfedilecekleri günü beklemişlerdir. Batıda Rönesans a kadar sanat, tarih ve bilim kaynakları dışa kapalı bir koleksiyonculuk anlayışıyla toplanmaya devam 7

21 etmiştir. Halk için sanat eserleri sadece kiliseyi ziyaret ettiklerinde görebilecekleri bir olguydu. Uzun dönem müze tanımının bir parçası olarak görülen kütüphanelere ve kitaplara ulaşmaları ise neredeyse imkansızdı. Eski Mısır ve Mezopotamya da da değerli nesnelerin tapınaklarda, mezarlarda, kutsal yerlerde, saraylarda toplanıp sergilendiği bilinmektedir. Bu dönemde dinsel amaç ön plandadır. Ayrıca, yöneticilerin güçlerini halka göstermek için savaş ganimetlerinin toplanıp sergilendiği de bilinmektedir (Ana Brittannica, Cilt 16). Koleksiyonculuğun ilk örneklerini M.Ö. 17. yüzyılda Babil saraylarında bulunan objelerin ayrıntılı envanterleri, Mezopotamya Kralı Nabuccudonosor un tümüyle dünyevi olan koleksiyonculuk arzusunu yansıtır. Yine Mezopotamya da M.Ö yıllarında birçok alış-satış, kira kontratları, borç senetleri, makbuzlar, devlete ve mabede getirilen vergi ve hediyeler, çeşitli mektuplar arşiv olarak korunmaktaydı. Sanatsal ağırlıklı objelerin bilinçli olarak toplanması ilk defa eski Yunan da görülmüştür. Helenistik dönemde (M.Ö. 300-M.Ö. 30) ise eserlerin toplanması daha da yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemin Bergama kralları Klasik Çağın (M.Ö ) Yunan heykellerini veya onların kopyalarından oluşmuş ilginç koleksiyonlar meydana getirmişlerdir. Helenistik Çağın ünlü krallarından 1. Ptolemaios da M.Ö. 300 yıllarında o dönemin önemli bir kültür merkezi olan İskenderiye de ilk müze ve kütüphane yi kurmuştur. Eski Çağda savaşlarda ele geçen, savaş galiplerinin getirdikleri eserler yeni bir tutkunun, koleksiyonculuğun başlamasına neden olmuştur. Bugünkü anlamda bir müze oluşturma düşüncesiyle yola çıkılmamasına rağmen bu tür çalışmaların ilkel müzelerin başlangıcı olduğunu düşünebiliriz. Romalılar eski Yunan heykellerinin bir araya toplanışını onurlu bir uğraş olarak nitelendirmişlerdir. Bu nedenle de bu tür koleksiyonların öncelikle mabetlerde toplanışına özen gösterilmiştir. 8

22 Romalı imparatorların arasında koleksiyonculuğun yayılmasının ardından Hıristiyanlığın paganlığa karşı tutumu Antik Çağ da toplanan birçok malzemenin bu dönemde yok olmasına yol açtı. Doğu Roma imparatoru 1. Constantinus (M.S ) ise sanata meraklı olduğu için kurduğu yeni başkent Konstantinopolis i (İstanbul) heykellerle donatıp eski yapıtları korudu. Hıristiyanlığın kuvvetlenmesi ile antik çağdaki tapınakların yerini kiliseler almıştır. Kiliseler çağın tek kamu müzesi biçimidir. Eserlerin kiliselerde toplanması bunların birer övünç kaynağı olarak görülmesini sağlamıştır. Hıristiyanlıkla artan kilise sayıları sayesinde ise hem buralarda toplanan eser sayıları artmıştır, hem de kiliselere yapılan hediyelerle koleksiyonlar gittikçe büyümüştür. Rönesans dönemi düşünürleri Roma dönemi eserlerini, antik yapı kalıntılarını, el yazmalarını ortaya çıkarmaya başlamış böylelikle, Antikçağ bilginlerinin eserlerine yeniden ulaşmışlardır. Ayrıca antik eserlere ve küçük antik objelere olan ilginin arttığı Rönesans döneminde, zamanın üst sınıflarında antik malzemeleri toplama merakını uyandırmıştır. Başlangıçta küçük antik objelere duyulan merak, daha sonra yerini sanatsal objelere ve mimariye bırakmıştır. Böylece zamanın üst sınıfları arasında bir hobi gibi başlayan koleksiyonculuk gelecekte müzeciliğin nüvesini oluşturmuştur. 14. Yüzyılda Batı Avrupa da başlayan koleksiyonculuk mantığı, 18. yüzyılda bugünkü anlamda bilim ve kültür tarihi olarak müzecilik anlayışına dönüşmüştür. Ancak, bunun daha öncesinde Çin ve antik Roma da özel koleksiyonların olduğu gözden kaçmamalıdır. Rönesans döneminde kilisenin geniş halk kitlelerine görsel imajla ulaşma fikri, müzeciliğin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Dini koleksiyonculuğun sonucu bunların sergilenebileceğim mekan gereksinimi ortaya çıkmış ve müze binasının oluşumu gerçekleşmiştir. (Alp, 2002). 9

23 Müzelerin sayısı 1750 lerden itibaren önemli artış göstermiş ve tüm Avrupa ya yayılmıştır. Diğer kıtalara yayılmaları bir yüzyıl daha sonradır. Öte yandan 1750 lerden bu güne kadar müzeler her açıdan değişikliklere uğramıştır. Bu süre içinde sanat müzeleri sayıca üstünlüklerini ve diğer müzelerin mümkün olduğunca benzemeye çalıştıkları bir model olma niteliklerini yitirmişlerdir. Müzeler üzerinde yapılan son istatistiklere bakıldığında müzelerin büyük bir çoğunluğunun tarih müzeleri olduğu görülür. Hatta, günümüzde, sanat müzelerinin bile tarih müzeleri olduğu, eş deyişle, Sanat Tarihi müzeleri olduğu söylenebilir. Sanat müzeleri ile eski eser müzeleri 18. yüzyılın sonuna kadar nesneleri belirli bir yer, zaman ya da tarihle belli bir dönem ve belli bir toplumla herhangi bir ilişki kurmadan sergiliyorlardı. Antikalar ve sanat eserleri güzelliğin ve hünerin sonsuza kadar yaşayacak örnekleri olarak müzelerde korunuyordu. 18. yüzyılın ikinci yarısında, Winckelmann döneminin başında, müzelerin tarihe açılmaları antikaların ve modern sanat eserlerinin dünyevi başarıları dolayısıyla bir zaman ve mekân içinde örnek teşkil ettikleri düşüncesiyle gerçekleşti. Bu düşünce müzeciliğe farklı zamanlarda, örneğin Almanca konuşulan ülkelerde Fransa dan daha önce girdi. Görsel Bir Sanat Tarihi olarak resim sergileyen ilk müze Christian von Meckel in küratörlüğündeki Viyana Belvedere Müzesidir. Benzer bir yaklaşım ancak bu kez ayrıntılı bir tarih felsefesine dayandırılan Berlin deki Altes Müzesinde görülür. 18. yüzyılda koleksiyonlar özelliklerine göre ayrılmaya ve arşivlenmeye başlanmıştır de Ufizzi Galeri deki bilimsel aletler ve doğa tarihi koleksiyonu sanat eserlerinden ayrı bir binaya taşınmıştır. Bu, günümüzdeki sanat müzesi, bilim Arkeoloji'nin bilim haline gelmesinde ve Arkeoloji'ye bir metod oluşturmasında en büyük katkıyı Alman J.J.Winckelmann ( ) sağlamıştır. Winckelmann, o güne dek yapılan kazılar üzerine yazdığı yazılarla ve hazırladığı taş koleksiyonu kataloğuyla Arkeoloji alanında çalışan ilk bilim adamı olmuştur. Bu nedenle " Arkeoloji"nin babası sayılır. (www.dogakoleji.com/dogaart/thread.asp?devam=true&icerik_id=639&cat_id=280-14k -) 10

24 müzesi ayrımının başlangıcıdır. Bu arada 18. yüzyıl halk müzesi anlayışının gelişimi açısından yine önemli bir dönemdir. İngiltere de 18. yüzyılda eğitim gören insan sayısı artığından, Hans Sloane un koleksiyonunu İngiliz hükümeti satın alır ve 1759 da Londra da British Museum açılır. İlk halk müzelerinden biri olan müzeyi ziyaret etmek için önceden izin almak gerekiyordu ve başvuruda bulunanlar genelde haftalarca bekletiliyordu. Bu da, o dönemde hala halk müzesi anlayışının tam olarak benimsenememiş olduğunu kanıtlar Fransız devrimi ise birçok alanda getirdiği toplumsal değişiklikleri müzecilik alanında da getirmiştir te, Fransa daki Cumhuriyetçi hükümet, kralların özel koleksiyonlarının yer aldığı Paris teki Louvre un bir halk müzesi haline getirileceğini bildirdi. Fransız devrimiyle oluşan ulusal değerler, ulusal müze kavramının oluşmasını da sağlamıştır ve Louvre Müzesi, Avrupa nın ilk ulusal müzesidir. 18. yüzyılın ikinci çeyreğinde Pompei nin bulunuşuyla kazı çalışmaları artış göstermiştir. Bu da müzeciliğin özellikle 19. yüzyılda büyük bir gelişme göstermesini sağlamıştır. Sömürgeciliğin hızla yayılmasıyla Yunanistan, Mısır, Hindistan, Osmanlı ülkelerinden getirilen eserler, Avrupa daki müzelerin koleksiyonlarının çok zenginleşmesini sağladı. Yine 19. yüzyılda gelişen tarih bilinci müzecilikte eserlerin derlenmesini de etkilemiş ve tarih müzesi kavramı ilk defa ortaya çıkmıştır. Buna ilk örnek 1795 te A. Lenoir tarafından Augustins Manastırı nda açılan Fransız anıtlar müzesidir 19. yüzyıl başlangıcında toplumun gelişmesi ve sivil kesimin güçlenmesi müzelerin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu dönemde müzeler, diğer toplumsal yapıların tersine insanlara uzak, soğuk, anlaşılması güç, anıtsal yapılar olmuşlardır. Müzeler sadece günışığından yararlanabilecekleri zamanlar açıktırlar ve ziyaretçileri çok özel bilgili kişiler olmadıkları sürece sergilenen objelerin çok azından bilgileri olurdu. Eğitim seviyesinin yükselmesi, sivil kesimin gelişmesi, müzelerin toplumca daha iyi benimsenmesini sağladıkça müzeler toplumsal yasamın parçaları haline gelmeye başlamış, birçok koleksiyon halka açık hale gelmiştir. 11

25 19. yüzyılda yaşanan endüstri devrimi ise müzeciliğe yeni türler kazandırmıştır. Artan bilim ve sanayi çalışmaları önce bilim ve teknik müzelerinin sonra da endüstri müzelerinin oluşumunu sağlar de Londra daki müzeler grubunda bir bilim ve teknik müzesi bulunuyordu da Fransa da Lyon kentinde ise bir sanat ve endüstri müzesi açılmıştır. Sanayi devriminden sonra sosyal hayatın tamamıyla değişmesi sonucu eski gelenekler ve eski zanaatlar yok olmaya başladı. Bu nedenle 20. yüzyıla yaklaşırken halk yaşamı ve zanaatla ilgili eşyalar da toplanmaya başladı ve folklor, etnografya müzeleri oluştu te Stokholm de, kırsal yaşamı anlatan Nordiska Museet kurulmuştur de yine Stokholm de gerçek ölçekli canlandırmalardan oluşan ilk açık hava müzesi, Skansen Müzesi açılmıştır. Bu gelişmelerle birlikte, 20. yüzyıla değin ortaya çıkan müze türlerini şu şekilde sınıflara ayırmak mümkün görünmektedir. 3 Arkeoloji Müzeleri: Arkeologların yaptıkları kazılar sonucunda ortaya çıkarılan buluntuların sergilendiği müzelerdir. Etnografya Müzeleri: Geçmiş uygarlıklara ait gelenek, görenek, giysi ve gündelik hayat ile ilgili çeşitli eserlerin sergilendiği müzelerdir. Tarih Müzeleri: Bir ülkenin, bir toplumun ya da bir kişinin tarihsel gelişimini, sistemli bir biçimde inceleyen ve açıklayan müzelerdir. Tarih müzeleri, yazılı ve görsel belgeleri bir araya getirerek hem ziyaretçilerin hem de araştırmacıların hizmetine sunmaktadır. Güzel Sanatlar Müzeleri: Resim, müzik ve heykel gibi güzel sanat dallarında ortaya konulan yapıtların sergilendiği müzelerdir

26 Açık Hava Müzeleri: Tiyatro, arena, agora gibi kapalı bir mekânda sergilenmesi mümkün olmayan yapıtlar, açık hava müzelerinde sergilenmektedir. Bilim Müzeleri: Bilim ve teknolojinin tarih boyunca geçirdiği değişim, bilim müzelerinde sergilenmektedir. Askerî Müzeler: Çeşitli dönemlere ait askerî malzeme ve silâhların sergilendiği müzelerdir. Özel Müzeler: Kişi veya kuruluşlar tarafından, çeşitli konularda bir araya getirilmiş eserlerin yer aldığı müzelerdir. 20. yüzyıl çağdaş müzecilik dönemidir ve bu dönemde müzecilik, devlet koleksiyonlarının halka açılması ve müzelerin kamu yararına kurum statüsü kazanmalarıyla farklı bir boyuta yönelmiştir. Bu çağda, mimari olarak bakıldığında, müzenin içeriğinin müzenin kendisinin gerisinde kalmasından dolayı bir ikilem oluşmuştur. Müze artık boş bir mekana yerleştirilen eserlerin oluşturduğu bir kompozisyonun ötesinde, tasarımının temelinde, biçimlerin özgürce ortaya çıkabileceği, kendi basına büyük bir değer durumuna gelir (Alp, 2002). Çağdaş müzecilik kavramı tanıma ve anlama üzerine kurulu bir kavramdır. Tanıma ve anlama ile ilgili bir çalışma, ortak disiplinler arasındaki ilgilerin bağlanması ve uzmanlık çalışmaları için bir araştırma mekanıdır. Yeni çağda değişen müzecilik anlayışını geleneksel müzecilik anlayışından farklı kılan yönlerini iki baslık altında toplamamız mümkündür. Bunlardan ilki sergilenen malzemedeki farklılaşma iken, ikincisi sergilenen mekanlardaki farklılaşmadır. 20. yüzyılda müzelerde sergilenen malzemeler somut objelerden çok, bu somut objelerin 13

27 somut olmayan anlamları ile ilgili hale gelmiştir. Bu yüzyılda bilgi toplumunun ortaya çıkması, bilim ve teknolojinin insan yaşamına ve kentlere etkileri ve yine bu yüzyılda hız kazanan küreselleşme-yerelleşme hareketlerinin getirdiği standartlaşma anlayışları ile sergilenen objeler ait oldukları toplumun tarihini ve kültürünü canlandırması açısından önem kazanmıştır. Malzemeler, geleneksel müzecilik anlayışındaki gibi boş bir müze mekanında sergilenmenin yanında, kullanılırken 20. yüzyılın başında Avrupa ve Amerika da birbiri ardına açılan müzeler içinde güzel sanatlar müzelerinin ve II. Dünya Savaşı ndan sonra da sanayide görülen gelişmeler sonucu sanayi tekniklerinin sergilendiği müzelerinin sayısının artışı özellikle dikkat çekicidir. Bir diğer belirgin artış da arkeolojik kazılara ilgi ve teşviktir ki, bunun temelinde ulus olabilme bilinci yatar. Ulusal ve tarihi değerleri inceleme, bulma ve koruma daha fazla önem kazanır ve bu da müzecilik anlayışını etkiler. Öyle ki, 20. yüzyılda müzelere olan ilginin artması ve müzelerin artan sayısı milletler arası birlikler kurulmasını kaçınılmaz kılmış, 1926 da Milletlerarası Müzeler Dairesi ve 1946 da Milletlerarası Müzeler Meclisi (ICOM) kurularak müzecilikte niteliksel anlamda standartlar belirginleşmiştir. 20. yüzyılda müzecilik konusunda yapılan en önemli çalışma 1. Dünya Savaşı ndan sonra 1926 yılında Uluslar arası Müzeler Dairesi nin kurulması olmuştur. Bu daire Milletler Cemiyeti nden doğmuş Entelektüel İşbirliği Enstitüsüne bağlıydı. İkinci Dünya Savaşı nın ardından ise, dünya müzelerinin bilimsel kadrolarının bir araya geldiği, dünyanın tüm müzeleri arasında, araştırma ve yöntemler doğrultusunda birliğin ve beraberliğin sağlanması amacıyla Uluslararası Müzeler Birliği (İnternational Council Of Museum-ICOM) kurulmuştur. ICOM bir uluslar arası müzeler organizasyonu ve dünyanın doğal ve kültürel, somut veya soyut mirasını şimdi ve gelecekte korumak, sürekliliğini sağlamak, aynı zamanda toplumla iletişimi sağlamak için oluşmuş mesleki bir kuruluştur (ICOM, 2005). İlk toplantısını 1946 yılında Paris te yapmıştır. Bu toplantıda müzeciliğin gün 14

28 geçtikçe gelişen etkinlikleri, uzmanlık dalları, teknik incelemeler, uluslar arası kongrelerin toplanması, yayınlara ağırlık verilmesi, kararlaştırılmıştır. Kar amacı gütmeden kurulmuş olan kuruluş, üyelerinin ödediği ücretler, çeşitli hükümetler ve kuruluşlarca finanse edilmektedir. UNESCO ile resmi ilişkileri olup, Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi ne danışmanlık yardımında bulunmaktadır. UNESCO nun müzelerle ilgili programlarını yürüten ICOM un 146 ülkedeki üyesi uluslararası, ulusal ve bölgesel çapta, workshop, basın işleri, eğitim programları ve 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü için yapılan aktivitelere katılmaktadır (ICOM, 2005). ICOM etkinlikleri genel olarak; Profesyonel birliktelik ve takas Kamunun müzelere olan ilgisi ve bilgisinin artırılması ve yayılması Personel eğitimi Profesyonel standartlarda ilerleme Meslek ahlakının gelişimi Mirasların korunması ve kültürel mirasın yasadışı şekilde ticareti ile savaşmak konularında yoğunlaşmakta ve müzeciliğe katkı sağlamaktadır (ICOM, 2005) Türkiye de Müzecilik ve Gelişim Aşamaları Bazı kaynaklar bir tür korumacılık anlayışı sergilenmesi açısından, daha önceki medeniyetlere ait işlenmiş parçaların bu eserlerin yok olmalarını önleyecek bir tutumla Türk mimari eserlerinde kullanılmasını Türklerde ilk müzecilik hareketleri olarak değerlendirmekte ve müzeciliğimizin tarihini Selçuklu dönemine dek indirmektedirler (Eyice, 1990; Gerçek, 1999; Pasinli,2002). Türkiye de müzeciliğin tarihine bakıldığında; Avrupa dan yüz elli yıl sonra eski 15

29 eserlerin belirli mekanlarda depolanmasıyla başlamıştır (Yaraş, 1996: 64 ; Atasoy, 1999: 7). Türkiye deki müzeciliğin tarihsel gelişimini dört ayrı evre altında inceleyebiliriz: İlk dönemde Sultan Abdülmecid 1845 yılında Yalova civarında yaptığı bir gezide üzerinde İmparator Constantinus un adının bulunduğu yazıtlı başlıkları toplatıp İstanbul a gönderilmelerini istemiştir (Atasoy, 1984 : 1458). Tophane- i Amire Müşiri Ahmet Fethi Paşa da, bu taşları Harbiye Ambarı olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi nde koruma altına almıştır (Başaran, 1996: 17, Yücel, 1999 : ; Tekeli, 1998 : 13). Daha sonra buranın düzenlenmesi ve müze haline getirilmesi ise, Ali Paşa nın sadrazamlığı zamanında olmuştur (Ogan, 1947: 4 8; Atasoy, 1984: 1458). Prof. Dr. Semavi Eyice bu durumu Müzeciliğimizin Başlangıcı ve Türk-İslam Eserleri Müzeleri başlıklı makalesinde, Konya daki sur duvarları ve kapılarında, Konya-Ilgın arasındaki Selçuklu Kervansarayı (Kadın Hanı) nın cephelerinde, Antik Roma veya Bizans çağına ait kitabe ve işlenmiş mimari parçaların kullanılmasıyla örneklerken; Osmanlı döneminde de çeşitli eski eserlerin, nadir ve değerli eşyaların, kıymetli sanat eserleri, hediye ve ganimetlerin, benzeri bir yaklaşımla saklandıklarını/toplandıklarını ifade etmektedir (Eyice, 1990). Bunun yanı sıra padişahların giysi ve kişisel eşyalarının da bir gelenek olarak sarayda toplanıp, bohçalar içinde muhafaza edildiği bilinmektedir (Pasinli, 2002). Bu örneklerde amaç koleksiyonculuk olmasa da, sonucunda çeşitli ve zengin bir koleksiyon meydana gelmiştir. Daha çok atalara saygı, geleneklere bağlılık ve estetik değerlere duyarlılıktan kaynaklanan bir korumacılık anlayışıyla oluşan bu koleksiyonlar, özellikle 16. yüzyıldan itibaren giderek gelişmiş, dünya çapında ün yapmaya ve değerlendirilmeye başlamıştır (Eyice, 1990; Gerçek, 1999; Pasinli, 2002). Ancak, modern anlamda Türk müzeciliğinin temeli, Batı da olduğu gibi bu koleksiyonların değerlendirilmesi ya da daha geniş bir kitleye açılması gereksiniminden çok, 19. yüzyılın ikinci yarısında, eski eserlerin imparatorluk sınırları içinde muhafaza edilmesinin gerektiği yönünde belirmeye başlayan bir 16

30 koruma anlayışı doğrultusunda atılmıştır. Böyle bir anlayışa yönelmede en önemli etken ise, Batı da ulus-devletlerin ekonomik ve siyasi güçlerinin temsil aracı haline gelen müzelerin koleksiyonlarının, Doğu da özellikle Osmanlı topraklarında yapılan kazılarda ortaya çıkan eserlerle geliştirilmesi olmuştur. Osmanlı kendisinin kaynak olduğu bu koleksiyonları bünyesinde korumak yoluyla Batılılaşma çabalarını güçlendirmek istemiştir. İstanbul un fethinden sonra, hem Osmanlı nın kullandığı hem de savaşlarda ganimet olarak elde edilen yabancı silahlarla, savaş araç gereçlerinin korunduğu bir silah deposu (Cebehane) olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi, 19. yüzyılın ortalarından itibaren eski eserlerin de burada toplanmaya başlamasıyla modern anlamda ilk Türk müzesi olan Arkeoloji Müzeleri nin çekirdeğini oluşturmuştur. Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşa nın düzenlediği, o dönemde ziyarete kapalı, ancak özel izinle gezilebilen, depo niteliğindeki bu mekan, ilk kez 1869 da Müze olarak nitelendirilmiş ve resmen bir müdürlük haline getirilmiştir (Gerçek, 1999). 2. dönem Osman Hamdi Bey ile başlamıştır. Paris te on iki yıl resim öğrenimi görmüş, ve çeşitli devlet memurluklarında bulunmuş olan Osman Hamdi Bey, müze müdürlüğünün yanında, Sanayi i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Okulu) müdürlüğünü de üstlenerek gelecek yılların büyük müzesini kurmak için 1881 den itibaren çalışmalara başlamıştır. 4 Osman Hamdi Bey ilk olarak, Çinili Köşkü onartmış, ardından bugün Eski Şark Eserleri Müzesi olarak adlandırılan o zamanki adıyla Güzel Sanatlar Okulunu inşa ettirmiştir (Atasoy, 1984: 1458). Osman Hamdi Bey, gün geçtikçe çoğalan eski eserlerin korunması ve depolanması için mimar Valaury e planlarını çizdirerek bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri olarak bilinen binayı yaptırmıştır yılında ölümüne kadar müze müdürlüğünde kalan Osman Hamdi Bey, ülkemizde müzeciliğin modernleşmesi yönünde büyük çabalar göstermiştir (Atasoy, 1984: 1458)

31 Müzeleri ilk kez devlet idaresi içerisinde ele alan bu düzenleme ile Türk müzeciliğinde yönetim erki de oluşmaya başlamış, müzecilik çalışmaları bu tarihten günümüze dek merkezi otoriteye bağlı olarak/merkezi sistem içerisinde yürütülmüştür. Müzeler 1971 yılından bu yana hükümetlerin tercihlerine göre, bazen Milli Eğitim, bazen Kültür, bazen de-bakanlıkların birleştirilmesiyle-milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı nca yönetilmişlerdir. Müzecilikte teşkilatlanma açısından önemli bir adım olan müze müdürlüğünün oluşturulmasının hemen ardından, eski eserlerin korunmasına yönelik önlemler ele alınmış ve bu konudaki ilk yasal düzenleme 13 Şubat 1869 tarihinde yürürlüğe konan Asar-ı Atika Nizamnamesi olmuştur (Mumcu, 1969; Gerçek, 1999). Kazıları Maarif Vekaleti nin iznine bağlayan ve bulunan antikaların yurt dışına çıkarılmasını yasaklayan hükümleriyle de önem arz eden bu nizamname, 1874 tarihli yeni nizamname ile değiştirilmiş ve ilk nizamnamede yer alan bulunan eski eserlerin yurt dışına çıkarılamayacağı hakkındaki hüküm de geçersiz kılınmıştır yılında Osman Hamdi Beyin gayretleriyle çıkarılan yeni nizamname ile bulunan eski eserlerin yurt dışına çıkarılamayacağı hükmü getirilmiştir. Ayrıca kazılar için ruhsat alma zorunluluğu nizamnamede yer almıştır yılında, 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu, 1983 yılında ise, bugün halen yürürlükte olan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe girmiştir (Gerçek, 1999). Türk müzeciliğinin başlangıcını oluşturan 19. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilen yönetsel ve yasal düzenlemelerle eski eserlerin yurtdışına çıkarılması engellenmiş, Türk kazıları başlatılmış, kazılardan elde edilen eserler İstanbul daki müzede toplanmaya başlamış ve oluşan bu koleksiyonla birlikte müzecilikle ilgili bilimsel faaliyetler de giderek hız kazanmıştır. Koleksiyonların çeşitlenmesi müzelerimizdeki koleksiyonları meydana getiren 18

32 eserlerin büyük çoğunluğunu Anadolu ve Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisindeki çeşitli uygarlıklara ait arkeolojik eserlerle, Doğu sanatı ve İslamî döneme ait eserlerden oluşmaktadır. Bu nitelikleriyle arkeoloji ve etnografya ağırlıklı koleksiyonlara sahip müzelerimizin yanı sıra, Anıt Müzeler ve Müze Evler le, son dönem Osmanlı sarayları da bir başka grubu oluşturur. Ancak, koleksiyonların çeşitlenmesi açısından ele alındığında Türk müzeciliğinin kuruluş aşamasında korunmaya ve toplanmaya değer bulunan malzeme çoğunlukla arkeolojik eserler olmuş, bu eserlerin imparatorluk sınırları içinde muhafazası amacıyla başlayan toplama faaliyetleri sonucunda modern anlamda ilk müzemiz olan Müze-i Hümayun, bugünkü adıyla İstanbul Arkeoloji Müzeleri kurulmuştur. Müze-i Hümayun un çekirdeğini oluşturan Aya İrini Kilisesi, İstanbul un fethinden itibaren bir silah deposu olarak kullanıldığından, burada gerek Osmanlı tarihi boyunca kullanılmış, gerekse savaş ganimeti olarak ele geçirilmiş askeri teçhizat içerikli bir koleksiyon da zaten mevcuttur. Mecma-i Esliha-i Atika (Eski Silahlar Koleksiyonu) olarak anılan bu koleksiyonun, Aya İrini deki sergilemeden sonra modern anlamda bir müzede değerlendirilmesi ise, II. Meşrutiyetin ilanından (1908) sonra Askeri Müze nin kuruluşuyla gerçekleştirilmiştir (Bıyık ve diğerleri, 1993). 19. yüzyıl ortalarından itibaren giderek artan bir hızla yağmalanan İslamî döneme ait eserler de, az sayıda olmakla birlikte yine koruma amacıyla bu yüzyılın sonlarına doğru toplanmaya başlamışlardır. Ancak bu eserlerin bir müze çatısı altında toplanmaları, 20. yüzyılın ilk çeyreğini bulmuştur. Bu amaçla 1914 yılında açılan ve İslam sanatı alanında ülkemizin ilk müzesi olan Evkaf-ı İslamiye Müzesi (bugünkü adıyla Türk ve İslam Eserleri Müzesi), aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu zamanında açılan son müze olma özelliğini de taşımaktadır (Ölçer, 2002). 19

33 Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Türkiye müzeciliği güçlü bir atılımla çalışmalarını sürdürmeye başlamıştır. Bu gelişmede Atatürk ün büyük bir paya sahip olduğu söylenebilir. Bu yıllarda Atatürk ün isteği doğrultusunda yeni müzeler açılmış, bu müzeleri doldurabilmek amacıyla arkeolojik kazılara ve etnografik malzemelerin toplanmasına büyük önem verilmiştir. 5 Atatürk, Kurtuluş Savaşı nın bütün hızıyla sürdüğü dönemlerde dahi müzelere gereken önemi göstereceğinin sinyallerini vermiştir: 1920 yılında kurulan I. TBMM hükümetinin yapacağı isler arasında milli eski eserlerimizi bir an önce derleyerek korumayı (Seyirci, 1981, 44) da saymıştır.cumhuriyet in ilk yıllarında bazı büyük illerde Müze-i Hümayun Şubeleri adı altında müze depolarının varlığı göze çarpar. Bu depolarda civardan toplanmış eserler yer almaktaydı. Daha sonraki yıllarda Müze Müdürlüğü ne dönüşecek olan bu kurumların sayıları her geçen gün artmakta ve koleksiyonları zenginleşmekteydi Devletin kurduğu en ufak müze birimi olan müze depoları ve müze memurluklarının önemi büyüktür; bu birimler, tarih ve sanat değeri olan eserlerin yok olmalarını, hasar görmelerini, yurt dışına kaçırılmalarını engellemiş ve kurulacak olan müzelerin çekirdeğini oluşturmuşlardır. Müze depolarının ve memurluklarının gün geçtikçe zenginleşmesi, bunların müze müdürlüklerine çevrilmesine yol açmıştır. Müze sayısındaki bu hızlı artış, kurulan yeni müzeler, rastlantısal değil devlet tarafından oluşturulmuş bir programın sonucudur. Hemen her müzenin kuruluşunda, ilkin bir depo meydana gelmiştir. Bu depo bizzat bölgenin ihtiyacından doğmuştur. Ve yine bölgenin ihtiyaçları, oralarda arkeoloji işlerinin çoğalmasıyla orantılı olarak müzeye doğru gelişmiştir. Müzelerin ve müzelerle ilgili verilerin bu kadar artmasında bir çok faktör rol oynamıştır. Öncelikli olarak 1924 yılında kabul edilen 431 sayılı Hilafetin ilgasına ve 5 20

34 Hanedanı Osmaninin Türkiye Cumhuriyeti memaliki haricine çıkarılmasına ilişkin kanun gereğince Osmanlı sarayları, basta Topkapı Sarayı olmak üzere müzeleştirilmeye başlanmıştır. Hemen ardından 1925 te çıkarılan tekke ve zaviyelerle türbelerin seddine ve türbedarlıklarla bir takım unvanların men ve ilgasına dair 677 sayılı kanunla dergahlar kapatılmış ve içlerindeki eserler müzelere devredilmiştir (Yücel, 1999, 38). 3. dönem olan Cumhuriyetin ilk yıllarında, Topkapı Sarayı nın mevcut eşyası ile birlikte 1 Nisan 1924 te müze olarak hizmete açılması kararlaştırılmış, Ayasofya Camii müzeye dönüştürülmüş, Atatürk ün emriyle Cumhuriyet Dönemi nin ilk müze binası olan Ankara Etnografya Müzesi halka açılmış ve 1950 yılında temel amacı müzeler ve müzeciler arasındaki işbirliğini güçlendirmek, müzecilik konusundaki standartları oluşturmak, uluslar arası kuruluşlarla işbirliği yaparak bilgi alışverişini sağlamak ve halk eğitimini geliştirmek şeklinde özetlenebilecek olan, Uluslar arası Müzeler konseyi ICOM un Türkiye Milli Komitesi kurulmuştur (Atasoy, 1984: ; Gerçek, 1999: 16 ). Cumhuriyet in ilk hükümetlerinin müzelerle ilgili almış olduğu en önemli tedbirlerden biri de Batı üniversitelerine, müzelerin uzman ihtiyacını karşılamak üzere arkeoloji öğrencileri yollaması olmuştur. Müzelerin yerli uzman kadrosunu oluşturabilmek ve yetiştirebilmek için, kendi ülkelerinde başarılı olmuş yabancı müze uzmanları da Türkiye ye getirilmiştir. Türk Tarih Kurumu, bir çok gencin müzecilik ve arkeoloji alanlarında Avrupa ve Amerika da eğitim almasının önderliğini yapmıştır lu yılların basında Türk Tarih Kurumu nun kurulmasıyla birlikte tarih, arkeoloji ve müzecilik alanları cazibe kazanmaya başlamıştır. TTK nin yetiştirdiği elemanlar müzelerin uzman kadrosunu güçlendirmiştir. Katıldığı uluslararası kongreler ve yurt içinde düzenlediği kongreler, müzecilik ve arkeoloji için yeni ve bilimsel bir atmosferin oluşmasına ve yerleşmesine, bilim adamlarının uluslararası bir konum kazanmasına olanak sağlamıştır. 21

35 1940 tan sonraki en önemli gelişmelerden biri, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel in 1945 yılında Eski Eserler ve Müzeler Birinci Danışma Komisyonu nu toplamasıdır. Yücel toplantının açılış konuşmasında şunları söylemiştir: Yapılacak ilk iş yurdumuzun önemli merkezlerinden başlayarak bütün ülkede tarih ve sanat değeri bulunan eserleri haritalarda tespit etmektir. Kültür denen bütün, yalnız okulda elde edilemez. Kütüphanesiz, müzesiz, tiyatrosuz bir şehirde okul içi kültürün kuvvetli olabileceğine inanmak güçtür. Onun için ben, müzeleri başlı başına bir okul saymaktayım (Topuz, 1998, 28). Yine bu dönemde halkevlerinin müzecilik konusunda yoğun bir çalışma içersinde olması,dolaylı da olsa yeni müzelerin kurulmasına ve müze kadrolarının yetişmesine yardım etmiştir. Son dönem de ise, 1960 lı yıllardan itibaren müze binalarının yapımı hızlanmıştır. Tasar olarak aynı olmalarına karşın bu müzelerde sergileme tekniklerinde ( koruma, ışıklandırma, depolama vb.) önemli bazı yenilikler de göze çarpmaktadır (Atasoy, 1984: 1467 ). 22

36 İKİNCİ BÖLÜM 2. MÜZELERİN AMAÇLARI Müzenin Amaç ve Görevleri İnsanlardaki toplama ve sahip olma içgüdüsü zamanla orta çağda zenginliklerin sergilenmesi ve bir çeşit güç gösterisi haline geldi, bu sergilenme işlevi zamanla müzeciliğe dönüştü. Şu anda içinde yaşadığımız çağda müzeler, toplumun bilimsel ve kültürel geçmişini yansıtan ve geleceğini biçimleyecek öğeleri araştıran, toplayan, koruyan, sergileyen, belgeleyen, yaşatan ve yönlendiren yaygın bir eğitim kurumudur (Atagök ve diğerleri, 1999: 70). Kelime anlamı olarak, koruma, güvenlik ve gelenek anlamına gelen müzede bulunan her şey, korumanın, bilginin, kültürün, estetiğin dünyasını oluşturur. Kültürü yaygınlaştırıcı ve yönlendirici görevlere sahip, vazgeçilmez yaygın eğitim kurumları olarak kabul edilen müzelerin başlıca işlevlerinin araştırma, koruma ve iletişim olmak üzere üç ana alanda odaklandığı; araştırmanın ise koruma ve iletişimin temellendirildiği en önemli sorumluluk olduğu ve sanat tarihinin yazılımının ancak müzelerin varlığıyla mümkün olduğu bilinmektedir Joseph Veach Noble nin belirttiği gibi her müzenin genel amaçları, tüm müzelerin genel amaçlarıyla aynıdır: Bu amaçlar toplamak, korumak, incelemek, yorumlamak ve sergilemektir. Her müzede geçerli olan bu amaçlara, özel amaçlar da eklenir. Bunlar neyin toplanacağı, korunacağı, inceleneceği, yorumlanacağı ve sergileneceğini gösterir (denizcilik eserleri, doğu sanatları eserleri, yöresel giysiler) gibi, çoğu zaman, bunlara işlerin amaçları da eklenir 23

37 20. yüzyıl ortalarında müzecilikte asıl amaç, kültür ve bilimin toplumun tüm kesimine aktarılması olarak gelişmiş, bu nedenle müzecilikte eğitim, toplamayı, korumayı, araştırmayı, değerlendirmeyi ve sergilemeyi yönlendiren bir işlev olarak önem kazanmıştır. Müzelerin amacı kültür varlıklarını korumak, geliştirmek, araştırmak, yorumlamak, sergilemek, erişilir kılmak, bu yönde eğitim sağlamak ve bilimsel çalışmalar yapmaktır Müzenin Temel işlevleri Dolaylı ya da doğrudan topluma ulaşabilirlik müzenin üç temel işlevi çerçevesinde gelişir. Bu üç temel müze işlevini şu alt başlıklara ayırmaktayız: Müzelerde Eser Toplama Günümüzde müzelere genel olarak verilen görev, yasa çerçevesinde tanımı olan tüm kültür varlıklarını toplamaktır. Batı toplumlarında daha ortaçağda var olan asillerin değerli eşya toplama merakı koleksiyonculuğu geliştirmiş, Rönesans ta yaşanan gelişmeler daha çok bu toplama merakını perçinleme ve toplanılan nesnelerin çeşidini değiştirmeye yaramıştır. Yaşanan sosyal değişiklikler sonucunda koleksiyonculuk sadece asil sınıfın değil zengin burjuvanın da hobisi haline gelmiştir Müzelerde Koruma-Bakım-Onarım Koruma, müze koleksiyonundaki yapıtların sergilenme ya da depolanma koşulları altında yasam süreçlerinin uzatılması için alınan tüm önlemlerdir.(demir, 2001)

TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ

TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ Müze Nedir? Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapılara müze denir. Müzeler,

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY 1842 yılında İstanbul'da doğdu. 1860'da hukuk öğrenimi için Paris'e gitti. Hukuk öğreniminin yanı sıra o dönemim ünlü ressamlarının

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

SANAT TARİHİ SANAT TARİHİ NEDİR? Sanat Tarihi, geçmişte varlık göstermiş uygarlıkların ortaya koyduğu her tür taşınır ve taşınmaz maddi kültür varlıklarını inceleyen bir bilim dalıdır. Güzel Sanatlar ve

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı AVRUPA MİRAS GÜNLERİ Umut Özdemir Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Miras Günleri fikri Fransa da 1984 yılında başlatılan Kapıları Açık Anıtlar tasarısının tüm Avrupa ya yayılmasının

Detaylı

MODERN MÜZECİLİK ve TÜRK MÜZECİLİĞİ

MODERN MÜZECİLİK ve TÜRK MÜZECİLİĞİ MODERN MÜZECİLİK ve TÜRK MÜZECİLİĞİ Vedat KELEŞ * Özet : Kökeni oldukça erken devirlere giden Müzecilik, Yakın Doğudaki İmparatorların katkılarıyla gelişmiş, Yunanlılarla bilinçli bir şekil kazanmış ve

Detaylı

DERS KAPSAMINDA; Müzenin Tanımı ve Özellikleri Müzelerin Görevleri (Toplama, belgeleme, koruma, sergileme, eğitim görevi) Müzeciliğin Tarihsel

DERS KAPSAMINDA; Müzenin Tanımı ve Özellikleri Müzelerin Görevleri (Toplama, belgeleme, koruma, sergileme, eğitim görevi) Müzeciliğin Tarihsel UZ. Didem İşlek DERS KAPSAMINDA; Müzenin Tanımı ve Özellikleri Müzelerin Görevleri (Toplama, belgeleme, koruma, sergileme, eğitim görevi) Müzeciliğin Tarihsel Gelişimi Müzede Eğitim Uygulamaları (Aşamları)

Detaylı

ARKEOLOG TANIM A- GÖREVLER

ARKEOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM İnsanın dünya üzerinde görülmesinden ortaçağa kadar geçen süreç içinde insana ilişkin her türlü kalıntı ve buluntuyu, doğal çevre ile insan arasındaki ilişkileri, yüzey, sualtı araştırmaları ve kazılarla

Detaylı

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN

Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN Çağdaş Sanatımızda Son Osmanlı OSMAN HAMDİ KAYA ÖZSEZGİN İÇİNDEKİLER İlk Söz /9 Hayatı ve Sanatı /17 Paris'te Resim Dersleri /19 İstanbul'a Dönüş /20 "Doğululuk" Eğilimi /23 Kadın Figürleri /25 Bilimsel

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki

Detaylı

UNESCO Dünya Mirası. http://whc.unesco.org/en/list/

UNESCO Dünya Mirası. http://whc.unesco.org/en/list/ UNESCO Dünya Mirası UNESCO Dünya Miras Listesi, Dünya Miras Komitesi nin üstün evrensel değere sahip olduğunu onayladığı kültürel, doğal ve karma miras alanlarını içermektedir. 802 si kültürel, 197 si

Detaylı

BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM POLİTİKASI

BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM POLİTİKASI BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM POLİTİKASI POLİTİKA BAŞLIĞI: Bingöl Üniversitesi (BÜ) bünyesinde yapılan akademik çalışmalar için açık erişim, kurumsal arşivleme, uzun dönemli derleme ve dijital koruma.

Detaylı

İSTANBUL SAĞLIK MÜZESİ TARİHÇE

İSTANBUL SAĞLIK MÜZESİ TARİHÇE İSTANBUL SAĞLIK MÜZESİ TARİHÇE Resim 1: Sıhhi Müze, 1925, MSGSÜ Fotoğraf Arşivi Türkiye nin ilk Sağlık Müzesi 1917 yılında, nüfusun büyük bir bölümünü etkileyen salgın hastalıklara karşı halkı bilinçlendirmek

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 4. Türksoy Üye Devletleri UNESCO Millî Komisyonları Toplantısı 2. Kültürel ve Doğal Miras Semineri

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 4. Türksoy Üye Devletleri UNESCO Millî Komisyonları Toplantısı 2. Kültürel ve Doğal Miras Semineri UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 4. Türksoy Üye Devletleri UNESCO Millî Komisyonları Toplantısı 2. Kültürel ve Doğal Miras Semineri DÜNYA MİRASI KAVRAMI Dünya Mirası, geçmişimizden bize kalan, günümüzde

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 2014 YILI FAALİYET RAPORU BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Oda Faaliyetleri 86 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Muhasebecilikte kural, karar ve mevzuat çok sık değişebilmektedir. Bu alanda çalışanların kararlardan haberdar

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

ÇAVDARHİSAR KAYMAKAMLIĞI AİZANOİ ANTİK KENTİ TANITIM ÇALIŞMALARI RAPORU

ÇAVDARHİSAR KAYMAKAMLIĞI AİZANOİ ANTİK KENTİ TANITIM ÇALIŞMALARI RAPORU ÇAVDARHİSAR KAYMAKAMLIĞI AİZANOİ ANTİK KENTİ TANITIM ÇALIŞMALARI RAPORU Ömer BİLGİN Çavdarhisar Kaymakamı 2011 AIZANOI Binlerce yıl öncesine dayanan tarihi, eşsiz mimari eserleri, dünyanın pek çok ilklerini

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (19 Ekim - 04 Aralık 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK HALKBİLİMİ ANABİLİM DALI UNESCO YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ ULUSAL SİSTEMLERİ NİN, SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASINA VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASINA

Detaylı

TARİHÎ GEMİ PROJELERİ BASIN BÜLTENİ

TARİHÎ GEMİ PROJELERİ BASIN BÜLTENİ TARİHÎ GEMİ PROJELERİ BASIN BÜLTENİ Tarihî gemiler, Efes Antik Liman Bölgesi nde, POSEIDON tasarımı ile yeniden canlanıyor. Efes Antik Liman Canlandırma Projesi: http://www.selcuk.bel.tr/tr/haber_yazdir.php?haber_id=265

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

ĐSTANBUL DOLMABAHÇE SARAYI, SAAT KULESĐ VE CAMĐĐ TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL DOLMABAHÇE SARAYI, SAAT KULESĐ VE CAMĐĐ TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL DOLMABAHÇE SARAYI, SAAT KULESĐ VE CAMĐĐ TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul Dolmabahçe

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

Bilgiye Erişim Merkezi

Bilgiye Erişim Merkezi Bilgiye Erişim Merkezi 90 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Ülkeler ana örgütlenme ve politikaları yanında kurum ve kuruluşlarıyla bir bütündür. Kurum ve kuruluşların hizmet ya da üretim olarak yapıp etmeleri o ülkenin

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ

İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ ATAY, Çınar, KIRAÇ, Suna İnan. 19.yy İzmir Fotoğrafları Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Ens. Yayını. s.93 (1997) HAZIRLAYAN: SENEM ÖZGÖNÜL Kasım 2007 İZMİR VE FAYTON;

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ

SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ IX.ULUSAL EĞİTİM BİLİMLERİ KONGRESİ Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi 27-30 Eylül 2000 ERZURUM SANAL EĞİTİM BİLİMLERİ KÜTÜPHANESİ Prof.Dr. Mustafa ERGÜN Konunun önemi Araştırmalarda

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

MÜZİK KÜLTÜRÜ Editörler

MÜZİK KÜLTÜRÜ Editörler MÜZİK KÜLTÜRÜ Editörler Zeki NACAKCI - Alaattin CANBAY Yazarlar Doç. Dr. Ahmet Serkan Ece - Doç. Dr. Alaattin Canbay Doç. Dr. Ebru Temiz - Doç. Dr. Esra Dalkıran Doç. Dr. M. Kayhan Kurtuldu - Doç. Dr.

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

ORDU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ

ORDU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ ORDU ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ Amaç Madde 1 - (1) Bu yönerge, Ordu Üniversitesi adresli bilimsel ve entelektüel çalışmaların, Ordu Üniversitesi Açık Erişim Sistemi nde depolanarak bilim

Detaylı

3.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 EYLÜL-19 EKİM 2012)

3.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 EYLÜL-19 EKİM 2012) 3.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 EYLÜL-19 EKİM 2012) Sayın Velimiz, Sizlerle daha önce paylaştığımız gibi okulumuzda PYP çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda 6 PYP disiplinler üstü teması ile ilgili

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ŞANLIURFA ARKEOLOJİ MÜZESİ

ŞANLIURFA ARKEOLOJİ MÜZESİ MERKEZDEKİ MÜZELER ŞANLIURFA ARKEOLOJİ MÜZESİ Şanlıurfa'da müze kurma girişimleri 1948 yılında, müzelik eserlerin toplanması ve Atatürk İlkokulu'nda depolanmasıyla başlar ve daha sonra bu eserler Şehit

Detaylı

Avrupa Yerel Demokrasi Haftası

Avrupa Yerel Demokrasi Haftası Avrupa Yerel Demokrasi Haftası Avrupa Yerel Demokrasi Haftası nedir? Avrupa Yerel Demokrasi Haftası (ELDW) her yıl Ekim ayında Avrupa çapında gerçekleştirilen bir etkinliktir. 47 üye ülkeden yerel ve bölgesel

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

Bölümde gerçekleştirilen etkinlikler

Bölümde gerçekleştirilen etkinlikler Bölümün tanıtımı Mimarlık Bölümü nün misyonu; yaratıcı, teknolojik ve bilimsel gelişmelere hakim, doğal, sosyal ve kültürel çevreye duyarlı, değişime açık, disiplinler arası etkileşime ve ekip çalışmasına

Detaylı

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI. 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporu

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI. 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporu KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI 2008 Yılı Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporu Temmuz 2008 GİRİŞ 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 30 uncu maddesinde, genel yönetim kapsamındaki idarelerin,

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Handan ÖZSIRKINTI KASAP 2. İletişim: 1230 3. Ünvanı: Yrd. Doç. 4. Öğrenim Durumu: Sanatta Yeterlik (Doktora) Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Güzel Sanatlar Fakültesi

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ İÇERİK Müzikoloji nedir? Müzik tarihinin Müzikoloji içindeki yeri Müzik tarihinin temel kavramları Etimoloji (Müzik kelimesinin kökeni) Kültürel evrim

Detaylı

Aspendos Antik Kenti Sponsorluk Dosyası

Aspendos Antik Kenti Sponsorluk Dosyası Arkeolojiyi Anla(t)mak Aspendos Antik Kenti Sponsorluk Dosyası Aspendos Antik Kenti Türkiye nin en çok ziyaret edilen ören yerlerinden biri olan Aspendos antik kenti, çok iyi korunmuş tiyatrosu ve benzersiz

Detaylı

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL

KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI. Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL I KURUMSAL REKLAMIN ANLATTIKLARI Prof. Dr. Müge ELDEN Araş. Gör. Sinem YEYGEL II Yay n No : 1668 flletme Ekonomi : 186 1. Bask - A ustos 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 561-4 Copyright Bu kitab n bu bas

Detaylı

TÜRK TURİZMİ. Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı

TÜRK TURİZMİ. Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı TÜRK TURİZMİ Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı 2 45.000.000,00 40.000.000,00 35.000.000,00 30.000.000,00 25.000.000,00 20.000.000,00 15.000.000,00 10.000.000,00 5.000.000,00 Turizm Gelirleri ve Turist

Detaylı

ÇAĞDAŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMUNDA ARKEOLOJİNİN YERİ

ÇAĞDAŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMUNDA ARKEOLOJİNİN YERİ ÇAĞDAŞ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN OLUŞUMUNDA ARKEOLOJİNİN YERİ ARKEOLOJİNİN FELSEFESİ ARKEOLOJİNİN TARİHİ YA DA ARKEOLOJİ NEYE YARAR? NEDİR? NE DEĞİLDİR ARKEOLOJİNİN BİR BİLİM ALANI OLDUĞUNU TOPLUMA ANLATMAK ÇOK

Detaylı

TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ

TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI 1 TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI ve DENİZDEN CAN KURTARMA TARİHİ 18. yüzyılın sonuna doğru 1790 lı yıllarda, tahlisiye - denizden can kurtarmanın başladığını

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

GÜZ DÖNEMİ SEÇMELİ DERS LİSTESİ

GÜZ DÖNEMİ SEÇMELİ DERS LİSTESİ V. Bilgi Kitapçığı (Program Katalogu Bilgileri) Program Tanıtımı Programı farklı yönlerden ( misyon, amaçlar, hedefler, programın gücü, mezunlar için fırsatlar vb. açılarından), akademik bir bakış açısıyla

Detaylı

Somut Olmayan Kültürel Miras. İrem ALPASLAN

Somut Olmayan Kültürel Miras. İrem ALPASLAN Somut Olmayan Kültürel Miras İrem ALPASLAN Sunum Planı Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşme Öncesinde Önemli Süreçler Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi Sözleşme Madde 2: Tanımlar Listeler

Detaylı

İLKÖĞRETİM 1-8. SINIFLAR TÜRKÇE, MATEMATİK, SOSYAL BİLGİLER, HAYAT BİLGİSİ İLE FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMLARINDA MÜZE İLE EĞİTİM

İLKÖĞRETİM 1-8. SINIFLAR TÜRKÇE, MATEMATİK, SOSYAL BİLGİLER, HAYAT BİLGİSİ İLE FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMLARINDA MÜZE İLE EĞİTİM T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı İLKÖĞRETİM 1-8. SINIFLAR TÜRKÇE, MATEMATİK, SOSYAL BİLGİLER, HAYAT BİLGİSİ İLE FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMLARINDA MÜZE İLE EĞİTİM

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; Düzce Üniversitesi nde öğrenim gören engelli öğrencilerin öğrenim

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA,

02 Nisan 2012. MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, 02 Nisan 2012 MĠMARLIK BÖLÜM BAġKANLIĞINA, Amasra Teknik Gezisi 12-13 Mart 2012 tarihleri arasında, ARCH 222 - Arhitectural Design 4 dersi için Bir Sanatçı İçin Konut, ARCH 221 - Arhitectural Design 3

Detaylı

T.C. ALANYA BELEDİYESİ TİYATRO MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C. ALANYA BELEDİYESİ TİYATRO MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C. ALANYA BELEDİYESİ TİYATRO MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C. ALANYA BELEDİYESİ TİYATRO MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel İlkeler Amaç MADDE 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Bursa Teknik Üniversitesi Açık Erişim Sistemi Yönergesi

Bursa Teknik Üniversitesi Açık Erişim Sistemi Yönergesi Bursa Teknik Üniversitesi Açık Erişim Sistemi Yönergesi Amaç Madde 1- (1) Bu yönerge, Bursa Teknik Üniversitesi adresli bilimsel çalışmaların, Bursa Teknik Üniversitesi Açık Erişim Sistemi nde arşivlenerek

Detaylı

XVII. ERMCO KONGRESİ

XVII. ERMCO KONGRESİ XVII. ERMCO KONGRESİ İSTANBUL TurkİYE XVII. ERMCO KONGRESİ İLK DUYURU 4-5 Haziran 2015 Askeri Müze, İstanbul - Türkiye 1995 yılında İstanbul da başarıyla gerçekleştirilen kongreden sonra, XVII. ERMCO Kongresi

Detaylı

MUGLA LETOON ANTİK KENTİ ÖZDİRENÇ UYGULAMALARI

MUGLA LETOON ANTİK KENTİ ÖZDİRENÇ UYGULAMALARI Özel Bölüm MUGLA LETOON ANTİK KENTİ ÖZDİRENÇ UYGULAMALARI İsmail Ergüder*, Ezel Babayiğit*, Doç. Dr. Sema Atik Korkmaz** * TKİ Kurumu Genel Müdürlüğü 06330, Ankara. ** Başkent Üniversitesi Sosyal Bilimler

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Kapılar Müzecilere Açık. Birbirimizi daha yakından tanımak için...

Kapılar Müzecilere Açık. Birbirimizi daha yakından tanımak için... 2011 yılında İstanbul da kurulan Müzecilik Meslek Kuruluşu Derneği (MMKD), Türkiye de müzelerin Uluslararası Müzeler Konseyi nin (ICOM) belirlediği müze tanımına uygun, çağdaş kültür kurumları olarak işlev

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

YÖNETMELİK. Giresun Üniversitesinden: GİRESUN ÜNİVERSİTESİ BOTANİK BAHÇESİ VE HERBARYUM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Giresun Üniversitesinden: GİRESUN ÜNİVERSİTESİ BOTANİK BAHÇESİ VE HERBARYUM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 27 Nisan 2015 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29339 Giresun Üniversitesinden: YÖNETMELİK GİRESUN ÜNİVERSİTESİ BOTANİK BAHÇESİ VE HERBARYUM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ TANIM Tiyatro, opera, sinema, televizyon, kültür ve eğlence alanlarındaki etkinlikleri planlayan ve yürüten kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Düzenlenecek sahne veya gösteri için

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

nzeyrek@uludag.edu.tr Tel: (224) 294 02 47-294 02 48 Tel iç hat: 402 47 Faks: (224) 294 09 29 Faks iç hat: 409 29 temel terim, kavramlar.

nzeyrek@uludag.edu.tr Tel: (224) 294 02 47-294 02 48 Tel iç hat: 402 47 Faks: (224) 294 09 29 Faks iç hat: 409 29 temel terim, kavramlar. ARKEOLOJİ 1 Ders Adi: ARKEOLOJİ 2 Ders Kodu: MRES215 3 Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Önlisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 2 6 Dersin Verildiği Yarıyıl 3 7 Dersin AKTS Kredisi: 3.00 8 Teorik Ders Saati

Detaylı

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi

4.Sınıf. Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi 4.Sınıf 7. Yarıyıl (Güz Dönemi) Yönetim ve Mevzuat (AKTS 4) 3 saat Dersin amacı öğrencilerin Türkiye deki idari ve yasal düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti nin

Detaylı

BÖLGE: 2440 BU HAFTAKİ GELECEK HAFTAKİ TOPLANTI. Kulüp Toplantı No : 113 Kulüp Toplantı No: 114

BÖLGE: 2440 BU HAFTAKİ GELECEK HAFTAKİ TOPLANTI. Kulüp Toplantı No : 113 Kulüp Toplantı No: 114 Uluslararası Rotary Başkanı: K.R Ravi RAVINDRAN UR. 2440 Bölge Federasyon Bşk.: REHA AKIN 10.Grup Bölge Başkan Yrd. ATLIHAN HUNLER KURULUŞ 20.3.2013 BAŞKAN: DİLEK ALMAÇ ASBAŞKAN: RAMİZ CEPKENLİ SEKRETER:

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü

Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ. Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Sütlüce YERLEŞKESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ Halkla İlİşkİler Bölümü Görsel İletİşİm Tasarımı Bölümü Medya ve İletİşİm Sİstemlerİ Bölümü Reklamcılık Bölümü Bilginin sürekli bir gelişme içinde bulunduğu ve bilgi

Detaylı

3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ 3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 14 HAZİRAN 2013 ÖNSÖZ Üniversitemiz Rektörlüğü olarak ilkini 14 Mayıs 2011 de Kongre ve Kültür Merkezinde, ikincisini 22 Mayıs 2012 de Burhaniye

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT Şeffaf altın su temizlik simgesi hamam sanatla uyumunu zenginleştirdi Küçük Mustafa Paşa Hamamı sanatla dirildi 15 Eylül - 13 Ekim 2013 tarihleri arasında

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ

BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 06 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 11111 110 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ 06 BİLGİYE ERİŞİM MERKEZİ Özel araştırma kütüphanesi ya da bilgi merkezi, uluslararası kaynaklarda, dar bir konu alanında belirli bir kesimin

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

Her sanatçı yarışmaya, daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş 1 (bir) eseriyle katılabilir.

Her sanatçı yarışmaya, daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş 1 (bir) eseriyle katılabilir. AMAÇ Türkiye Cumhuriyeti nin çağdaş resim ustalarından merhum sanatçı Şefik Bursalı nın anısını yaşatmak, plastik sanatlar alanında sanatçılarımızın çalışmalarını desteklemek, değerlendirmek, sergilemek

Detaylı

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç GİRESUN ÜNİVERSİTESİ AÇIK ERİŞİM SİSTEMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi bünyesinde Açık Arşivler Girişimi Üst Veri

Detaylı

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6 AYDINLATMA Aydınlatma konularında bir yazı dizisine başlarken, önce, bu sözcükten ve aydınlatma tekniği kavramından, bu gün ve en azından altmış yıldır, ne anlaşıldığını ve ne anlaşılması gerektiğini açıklığa

Detaylı

FUAR İLE İLGİLİ BİLGİLER

FUAR İLE İLGİLİ BİLGİLER FAALİYET BİLGİ RAPORU FUAR İLE İLGİLİ BİLGİLER Faaliyetin Adı Faaliyetin Konusu Düzenleyen Kurum/Kuruluş(lar) Faaliyet Yeri (Şehir/Ülke) 2012 ITB Berlin Turizm Borsası Fuarı Turizm Fuarı Messe Berlin GmbH

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Gelecek Turizmde Çoruh Vadisi Deneyimi 12.12.12 Atılım Üniversitesi, Ankara Pelin Kihtir Öztürk pelin.kihtir@undp.org UNDP Türkiye üç alanda çalışıyor: 1. Demokratik

Detaylı

HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞU Havacılık ve Uzay Teknolojileri Genel Müdürlüğü, 1 Kasım 2011 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 655 Sayılı Kanun

Detaylı