T.C. A D A L E T B A K A N L I Ğ I EĞĠTĠM DAĠRESĠ BAġKANLIĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. A D A L E T B A K A N L I Ğ I EĞĠTĠM DAĠRESĠ BAġKANLIĞI"

Transkript

1 T.C. A D A L E T B A K A N L I Ğ I EĞĠTĠM DAĠRESĠ BAġKANLIĞI Y A R G I M E V Z U A T I B Ü L T E N Ġ Bültenin Kapsadığı Tarihler Mart 2013 Yayımlandığı Tarih 15 Mart 2013 Sayı ĠÇĠNDEKĠLER - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ġran Ġslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Spor Alanında Ġkili ĠĢbirliği için Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6417 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Jersey Hükümeti Arasında Vergi Konularında Bilgi DeğiĢimi AnlaĢması ve AnlaĢmanın Yorumlanması veya Uygulanmasına ĠliĢkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6418 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - 9 Temmuz 1999 Tarihinde Singapur da Ġmzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Singapur Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma AnlaĢmasını DeğiĢtiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6419 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Spor Alanında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6420 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Asya da ĠĢbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Yazmanlığının Statüsünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6421 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Asya da ĠĢbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Yazmanlığının, Personelinin ve Üyelerin Temsilcilerinin Ayrıcalık ve BağıĢıklıklarına ĠliĢkin SözleĢmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6422 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti ile Karadağ Arasında Sosyal Güvenlik AnlaĢmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6423 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart )

2 - Türkiye Cumhuriyeti ile Ġtalya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik AnlaĢmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6424 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı ile Oman Sultanlığı Savunma Bakanlığı Arasında Askerî ĠĢ Birliği Mutabakat Muhtırasının Süresinin Uzatılmasına ĠliĢkin Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6425 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Slovenya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Bilgi ve ĠletiĢim Teknolojileri Alanında ĠĢbirliği AnlaĢmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6426 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Yeraltı Suları Hakkında Kanun ile KamulaĢtırma Kanununda DeğiĢiklik Yapılmasına Dair 6427 Sayılı Kanun (R.G. 01 Mart ) - Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Yapılmak Suretiyle Tahsil Edilmesine Dair Tebliğ (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-12 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-13 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-14 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-15 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-16 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-17 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 27/2/2013 Tarihli ve 2013/ÖĠB- K-18 Sayılı Kararı (R.G. 01 Mart ) - Adalet Bakanlığından Düzeltme Ġlanı (R.G. 01 Mart ) - Vakıflar Genel Müdürlüğü Müzeler Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 02 Mart ) - Ġstirahatli Olan Sigortalıların ĠĢyerinde ÇalıĢmadıklarına Dair Bildirimin ĠĢverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine ĠliĢkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (R.G. 02 Mart ) - Güvence Hesabı Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 05 Mart ) - Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 05 Mart )

3 - Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Tercüman Listelerinin Düzenlenmesi Hakkında Yönetmelik (R.G. 05 Mart ) - Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği (R.G. 05 Mart ) - Mesire Yerleri Yönetmeliği (R.G. 05 Mart ) - Adalet Bakanlığından Ġhalelere Katılmaktan Yasaklama Kararı (R.G. 05 Mart ) - Hayvan Hastalıklarında Tazminat Yönetmeliği (R.G. 06 Mart ) - Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik (R.G. 06 Mart ) - Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına ĠliĢkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 06 Mart ) - Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teknik Denetçilerin Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile ÇalıĢma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik (SHY TD-01) (R.G. 06 Mart ) - Elektrik Piyasasında Uygulanacak Fiyat EĢitleme Mekanizması Hakkında Tebliğ (R.G. 06 Mart ) - Kayıtlı Elektronik Posta Rehberi ve Kayıtlı Elektronik Posta Hesabı Adreslerine ĠliĢkin Tebliğde DeğiĢiklik Yapılmasına ĠliĢkin Tebliğ (R.G. 06 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2010/40, K: 2012/8 Sayılı Kararı (R.G. 06 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2012/106, K: 2012/190 Sayılı Kararı (R.G. 06 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2012/117, K: 2012/204 Sayılı Kararı (R.G. 06 Mart ) - Kamu Kurum ve KuruluĢlarında Görevde Yükselme ve Unvan DeğiĢikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapılmasına ĠliĢkin 2013/4279 Sayılı Yönetmelik (R.G. 07 Mart ) - Araçların Yüklenmesine ĠliĢkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 07 Mart ) - Devlet Ormanlarındaki Yayla Alanlarının Tespiti ve Ġdaresi Hakkında Yönetmelik (R.G. 07 Mart ) - Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ĠliĢkin Tebliğ (Tebliğ No: /35) de DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: /42) (R.G. 07 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun 6/3/2013 Tarihli ve 2013/19 Sayılı Kararı (R.G. 08 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun 7/3/2013 Tarihli ve 2013/20 Sayılı

4 Kararı (R.G. 08 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun 73/2013 Tarihli ve 2013/21 Sayılı Kararı (R.G. 08 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun 7/3/2013 Tarihli ve 2013/22 Sayılı Kararı (R.G. 08 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun 7/3/2013 Tarihli ve 2013/37 Sayılı Kararı (R.G. 08 Mart Sağlık Bakanlığınca Kanun Özel ĠĢ Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Ġlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair 6428 Sayılı Kanun (R.G. 09 Mart ) - Anayasa Mahkemesi Üyeliğine, M.Emin Kuzun Seçilmesine Dair Karar (No:2013-7) (R.G. 09 Mart ) - Radyoaktif Atık Yönetmeliği (R.G. 09 Mart ) - Nükleer Tesislerde SerbestleĢtirme ve Sahanın Düzenleyiciği Kontrolden Çıkarılmasına ĠliĢkin Yönetmelik (R.G. 09 Mart ) - BeĢinci Türkiye Ġktisat Kongresi ĠLE Ġlgili 2013/2 Sayılı BaĢbakanlık Genelgesi (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/26 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/27 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/28sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/29 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/30 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/31 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/32 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/34 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/39 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/40 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/41 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/43 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/44 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/45 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/46

5 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/47 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/48 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/50 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/51 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunun Tarihli ve 2013/52 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - Sermaye Piyasası Kurulunun Tarihli ve 203 Sayılı Karar (R.G. 09 Mart ) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun Tarihli ve 5219 Sayılı Kararı (R.G. 09 Mart ) - Gümrük Genel Tebliği (Tır ĠĢlemleri) (Seri No: 2) (R.G. 10 Mart ) - Gümrük Genel Tebliği (Posta Ve Hızlı Kargo TaĢımacılığı) (Seri No: 4) (R.G. 10 Mart ) - DÜZELTME Elektrik Piyasasında Uygulanacak Fiyat EĢitleme Mekanizması Hakkında Tebliğ ile Ġlgili (R.G. 10 Mart ) Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2167 Sayılı Kanunla DeğiĢtirilen 32. Maddesinin (B) Fıkrasında Belirtilen Ağız Protezleri ile Ġlgili Olarak Yapılacak Yardıma ĠliĢkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2167 Sayılı Kanunla DeğiĢtirilen 102 nci Maddesinde Belirtilen, Yol Paraları ile Zaruri Masraf KarĢılıklarına ĠliĢkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa Göre EĢ ve Çocuklara Temin Edilecek Protez Araç ve Gereçlerine Dair Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - Bağ-Kur Genel Kurulunun ÇalıĢma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - Bağ-Kur Sigortalılarının Yurt DıĢında Tedavilerine ĠliĢkin Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - Emekli ve Malullük Aylığı BağlanmıĢ Olanlarla, Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile Fertleri, Dul ve Yetim Aylığı Alanların Muayene ile Tedavileri Hakkında Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - Sosyal Sigortalar Kurumu BaĢkanlığı Ġlaç Listesi ve Uygulama

6 Talimatının Düzenlenmesi Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - T. C. Emekli Sandığı Borç Para Verme Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - Elektronik HaberleĢme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (R.G. 11 Mart ) - TaĢınabilir, Tekrar Doldurulabilir, Kullanımdaki Çelik LPG Tüpler ile Ġlgili Tebliğ (TS 5306) (Tebliğ No: MSG MS- 2013/3) (R.G. 11 Mart ) - Ortaklıkların Denetimine Dair Tüzüğün Yürürlükten Kaldırılmasına ĠliĢkin 2013/4311 Sayılı Tüzük (R.G. 12 Mart ) - Atatürk Uluslararası BarıĢ Ödülü 2013/4283 Sayılı Yönetmeliği (R.G. 12 Mart ) - Türkiye Büyük Millet Meclisinde Basın ve Yayın Mensuplarının Çalışmaları Hakkında Yönetmelik (R.G. 12 Mart ) - Denetimli Serbestlik Müdür ve Müdür Yardımcılığına Atama Yönetmeliği (R.G. 12 Mart ) - Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği (R.G. 12 Mart ) - ÇalıĢanlara Sağlanan Faydalara ĠliĢkin Türkiye Muhasebe Standardı (TMS 19) Hakkında Tebliğ (Sıra No: 9) (R.G. 12 Mart ) - Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulunun 28/2/2013 Tarihli ve [01/05] Sayılı Kararı (R.G. 12 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlıkta Performans Uygulamaları Alanında ĠĢbirliğine Dair ÇalıĢma Protokolünün Onaylanması Hakkında 2013/4356 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında BaĢta Terörizm ve Örgütlü Suçlar Olmak Üzere Ağır Suçlarla Mücadelede ĠĢbirliği AnlaĢmasının Onaylanması Hakkında 2013/4384 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Konya-Çumra III. Merhale (KOP) Projesi Kapsamında Olan Bozkır Barajı nın Yapımı Maksadıyla Bazı Güzergâh ve Alanlarda Bulunan TaĢınmazların Devlet Su ĠĢleri Genel Müdürlüğü Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4296 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti, Maliye Bakanlığı, Mali Suçları AraĢtırma Kurulu BaĢkanlığı (MASAK) ile Güney Afrika Cumhuriyeti Mali Ġstihbarat Merkezi (FIC) Arasında Karapara Aklama ve Terörizmin Finansmanı ile Ġlgili Finansal Ġstihbarat DeğiĢiminde ĠĢbirliğine Dair Mutabakat Muhtırası Hakkında 2013/4312 Sayılı Karar

7 (R.G. 13 Mart ) - Ordu Ġli, ÇamaĢ ve Fatsa Ġlçelerinde Tesis Edilecek Atilla Regülatörü ve Hidroelektrik Santralinin Yapımı Amacıyla Bazı TaĢınmazların Hazine Adına Tescil Edilmek Üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4316 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Bazı Yerlerde Arazi ToplulaĢtırması Yapılması Hakkında 2013/4319 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Ankara Ġli, Elmadağ Ġlçesi, Yenice, Yenidoğan ve Yenipınar Mahalleleri Sınırları Ġçerisinde Bulunan Bazı Alanın Riskli Alan Ġlan Edilmesi Hakkında 2013/4365 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Ġzmir Ġli, Konak Ġlçesi, Ege Mahallesi Sınırları Ġçerisinde Bulunan Alanın Kentsel DönüĢüm ve GeliĢim Proje Alanı Ġlan Edilmesi Hakkında 2013/4366 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları DıĢına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin SatıĢı Hakkında Kanun Uyarınca Yapılacak SatıĢ ve Ġade ĠĢlemlerinde Fiilen Görevlendirilenlere Fazla ÇalıĢma Ücreti Ödenmesine IliĢkin 2013/4401 Sayılı Karar (R.G. 13 Mart ) - Emeklilik Yatırım Fonlarının KuruluĢ ve Faaliyetlerine ĠliĢkin Esaslar Hakkında Yönetmelik (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2011/44, K: 2012/99 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2011/64, K: 2012/168 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2009/9 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/21 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2010/10 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/22 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2009/12 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/23 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2010/36 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/24 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2009/28 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/25 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2010/53 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/26 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2010/38 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/27 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2009/47 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/28 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - Anayasa Mahkemesinin E: 2010/33 (Siyasi Parti Mali Denetimi), K: 2013/29 Sayılı Kararı (R.G. 13 Mart ) - KemalpaĢa Organize Sanayi Bölgesi Demiryolu Bağlantı Hattı ve

8 Lojistik Merkezi Projesi Kapsamındaki KemalpaĢa Organize Sanayi Bölgesi Demiryolu Uç Ġstasyonunun Yapımı Amacıyla Bazı TaĢınmazların UlaĢtırma, Denizcilik ve HaberleĢme Bakanlığı Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4314 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) KV Akhisar TM-Meta Nikel Kobalt TM Enerji Iletim Hatti Projesi Kapsamında Gösterilen Güzergâha Isabet Eden TaĢinmazların Direk Yerlerinin Mülkiyet ġeklinde, Iletken Salınım Gabarisinin ise Irtifak Hakkı Kurulmak Suretiyle Türkiye Elektrik Iletim Anonim ġirketi Genel Müdürlüğü Tarafindan Acele KamulaĢtırılmasi Hakkında 2013/4315 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Yusufeli Barajı ve HES (DOKAP) Projesi nin Yapımı Maksadıyla, Bazı Güzergâh ve Alanlarda Bulunan TaĢınmazların Devlet Su IĢleri Genel Müdürlüğü Tarafindan Acele KamulaĢtırılmasi Hakkında 2013/4317 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Silvan I. Merhale (GAP) Projesi Kapsamındaki, Silvan Barajı Ġletim Kanalı 1. Kısım (Babakaya Tüneli+Ġletim Kanalı) ın Yapımı Maksadıyla Bazı Güzergâh ve Alanlarda Bulunan TaĢınmazların Devlet Su ĠĢleri Genel Müdürlüğü Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4318 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Afyonkarahisar Ġli, Dinar Ġlçesinde Tesis Edilecek Dinar Rüzgâr Enerjisi Santralinin Yapımı Amacıyla Bazı taģınmazların Hazine Adına Tescil Edilmek Üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4362 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Erzurum Ġli, Tortum ve Uzundere Ġlçelerinde Tesis Edilecek ÇayaĢan Hidroelektrik Santralinin Yapımı Amacıyla Bazı taģınmazların Hazine Adına Tescil Edilmek Üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4363 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Obruk-Dutludere Sulaması (YHGP) Projesi Kapsamındaki Çorum- Obruk Dutludere Sulamasının Yapımı Amacıyla Bazı Güzergâh ve Alanlarda Bulunan TaĢınmazların Devlet Su ĠĢleri Genel Müdürlüğü Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4364 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Manisa Ġli, Kırkağaç Ġlçesinde Tesis Edilecek Sayalar Rüzgâr Enerjisi Santralinin Yapımı Amacıyla Bazı TaĢınmazların Hazine Adına Tescil Edilmek Üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Tarafından Acele KamulaĢtırılması Hakkında 2013/4393 Sayılı Karar (R.G. 14 Mart ) - Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 7/3/2013 Tarihli ve 5225 Sayılı Kararı (R.G. 14 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Elektrik ve Enerji Alanlarında İşbirliğine İlişkin

9 Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6429 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Tesis Edilen Ortak Komitenin 1/2010 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6430 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Oman Sultanlığı Hükümeti Arasında Arşiv Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6431 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanlık Müsteşarlığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti İdareyi Geliştirmeden Sorumlu Devlet Bakanlığı Arasında Kamu Yönetimi Alanında İşbirliği Hakkında Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6432 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Karadağ Hükümeti Arasında Çalışma, Sosyal Güvenlik ve İstihdam Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6433 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6434 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye-Tunus Ortaklık Konseyinin Tarım Ürünlerinde Taviz Değişimi Hakkındaki Protokol II nin A ve B Tablolarının Değiştirilmesine İlişkin 2/2012 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6435 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti ve Bulgaristan Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6436 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Yapan Taşıtlarda Çalışan Personelin Çalışmalarına İlişkin Avrupa Anlaşmasının 4 üncü, 5 inci ve 6 ncı Değişikliklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 6437 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) Protokolü ile Değişik 1973 Tarihli Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Ait Uluslar Arası Sözleşmeyi Değiştiren 1997 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 6438 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) Gemi Yakıtlarından Kaynaklanan Petrol Kirliliği Zararının Hukuki Sorumluluğu Hakkında Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 6439 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ürdün Haşimi Krallığı Hükümeti

10 Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6440 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sudan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İş Birliği Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6441 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Türkiye Cumhuriyeti Ġle Türkmenistan Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 6442 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Mera Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 6443 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun ile Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 6444 Sayılı Kanun (R.G. 15 Mart ) - Milletlerarası Tahkim Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ (R.G. 15 Mart ) - Özelleştirme Yüksek Kurulunun 14/3/2013 Tarihli ve 2013/54 Sayılı Kararı (R.G. 15 Mart ) - Adalet Bakanlığından Çeşitli İlanlar (R.G. 15 Mart ) KANUNLAR TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ĠLE ĠRAN ĠSLAM CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ARASINDA SPOR ALANINDA ĠKĠLĠ ĠġBĠRLĠĞĠ ĠÇĠN MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 28 Ağustos 2010 tarihinde Ġstanbul da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ġran Ġslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Spor Alanında Ġkili ĠĢbirliği Ġçin Mutabakat Zaptı nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ]

11 TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ĠLE JERSEY HÜKÜMETĠ ARASINDA VERGĠ KONULARINDA BĠLGĠ DEĞĠġĠMĠ ANLAġMASI VE ANLAġMANIN YORUMLANMASI VEYA UYGULANMASINA ĠLĠġKĠN MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 24 Kasım 2010 tarihinde Londra da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Jersey Hükümeti Arasında Vergi Konularında Bilgi DeğiĢimi AnlaĢması ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Jersey Hükümeti Arasında Vergi Konularında Bilgi DeğiĢimi AnlaĢmasının Yorumlanması veya Uygulanmasına ĠliĢkin Olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Jersey Hükümeti Yetkili Makamları Arasında Mutabakat Zaptı nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G.01 Mart ] 9 TEMMUZ 1999 TARĠHĠNDE SĠNGAPUR DA ĠMZALANAN TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ ĠLE SĠNGAPUR CUMHURĠYETĠ ARASINDA GELĠR ÜZERĠNDEN ALINAN VERGĠLERDE ÇĠFTE VERGĠLENDĠRMEYĠ ÖNLEME VE VERGĠ KAÇAKÇILIĞINA ENGEL OLMA ANLAġMASINI DEĞĠġTĠREN PROTOKOLÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 9 Temmuz 1999 Tarihinde Singapur da Ġmzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Singapur Cumhuriyeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma AnlaĢmasını DeğiĢtiren Protokol ün onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G.01 Mart ] TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ĠLE MISIR ARAP CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ARASINDA SPOR ALANINDA MUTABAKAT ZAPTININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 13 Eylül 2011 tarihinde Kahire de imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Spor Alanında Mutabakat Zaptı nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

12 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ] ASYA DA ĠġBĠRLĠĞĠ VE GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER KONFERANSI YAZMANLIĞININ STATÜSÜNÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 17 Haziran 2006 tarihinde Almatı da imzalanan Asya da ĠĢbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Yazmanlığının Statüsü nün onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ] ASYA DA ĠġBĠRLĠĞĠ VE GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER KONFERANSI YAZMANLIĞININ, PERSONELĠNĠN VE ÜYELERĠN TEMSĠLCĠLERĠNĠN AYRICALIK VE BAĞIġIKLIKLARINA ĠLĠġKĠN SÖZLEġMENĠN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) Asya da ĠĢbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı Yazmanlığının, Personelinin ve Üyelerin Temsilcilerinin Ayrıcalık ve BağıĢıklıklarına ĠliĢkin SözleĢme nin onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ] TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ ĠLE KARADAĞ ARASINDA SOSYAL GÜVENLĠK ANLAġMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 15 Mart 2012 tarihinde Ankara da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Karadağ Arasında Sosyal Güvenlik AnlaĢması nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ]

13 TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ ĠLE ĠTALYA CUMHURĠYETĠ ARASINDA SOSYAL GÜVENLĠK ANLAġMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 8 Mayıs 2012 tarihinde Roma da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Ġtalya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik AnlaĢması nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ] TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ MĠLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI ĠLE OMAN SULTANLIĞI SAVUNMA BAKANLIĞI ARASINDA ASKERÎ Ġġ BĠRLĠĞĠ MUTABAKAT MUHTIRASININ SÜRESĠNĠN UZATILMASINA ĠLĠġKĠN MUTABAKAT MUHTIRASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 22 Ocak 2011 tarihinde Oman da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Oman Sultanlığı Hükûmeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı ile Oman Sultanlığı Savunma Bakanlığı Arasında Askerî ĠĢ Birliği Mutabakat Muhtırası nın Süresinin Uzatılmasına ĠliĢkin Mutabakat Muhtırası nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ] TÜRKĠYE CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ĠLE SLOVENYA CUMHURĠYETĠ HÜKÜMETĠ ARASINDA BĠLGĠ VE ĠLETĠġĠM TEKNOLOJĠLERĠ ALANINDA ĠġBĠRLĠĞĠ ANLAġMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 13/2/2013 MADDE 1 (1) 21 Kasım 2007 tarihinde Ankara da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Slovenya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Bilgi ve ĠletiĢim Teknolojileri Alanında ĠĢbirliği AnlaĢması nın onaylanması uygun bulunmuģtur. MADDE 2 (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013

14 [R.G. 01 Mart ] YERALTI SULARI HAKKINDA KANUN ĠLE KAMULAġTIRMA KANUNUNDA DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR KANUN Kanun No Kabul Tarihi: 14/2/2013 MADDE 1 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. Kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemleri kurulmadan kullanma belgesi verilemez. Ölçüm sistemlerinin kurulmasını lüzumlu kılacak yeraltı suyunun; kullanım maksadı, miktarı, havza sınırı ve diğer hususlar Devlet Su ĠĢleri Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tespit edilir. Bakanlar Kurulunca tespit edilen hususlara iliģkin uygulama usul ve esasları ile ölçüm sistemine dair hususlar yönetmelikle belirlenir. Su ölçüm sisteminin kurulmasına dair süre Bakanlar Kurulu kararıyla uzatılabilir. MADDE sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. GEÇĠCĠ MADDE 3 Bu maddeyi değiģtiren Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yeraltı suyu temini amacıyla kuyu, galeri, tünel ve benzerleri için kullanma belgesi almıģ olanlardan; a) Sanayi amaçlı kullanılan kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemi, bir yıl içinde belge sahibince kurulur. Süresi içerisinde ölçüm sistemini kurmayanların belgeleri iptal edilerek kuyuları kapatılır ve kapatma masrafları sahibinden alınır. b) Zirai, içme ve kullanma suyu amaçlı açılan ve ölçüm sistemi kurma zorunluluğu dâhilinde bulunan kuyu, galeri, tünel ve benzerlerine ölçüm sistemi, bir yıl içerisinde belge sahibince kurulur. Ölçüm sistemini kuramayanların bu süre içerisinde talep etmesi hâlinde ölçüm sistemleri, bedeli yüzde on fazlası ile ilgililerinden tahsil edilmek üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içerisinde Devlet Su ĠĢleri Genel Müdürlüğü tarafından kurulur veya kurdurulur. Bu Ģartlara uymayanların belgeleri iptal edilerek kuyuları kapatılır ve kapatma masrafları sahibinden alınır. MADDE 3 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı KamulaĢtırma Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasına aģağıdaki cümle eklenmiģtir. KamulaĢtırılan taģınmaz malda, kamulaģtırma amacına uygun bir iģlem veya tesisat yapılmasından sonra bu hüküm uygulanmaz. MADDE 4 Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 5 Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 28/2/2013 [R.G. 01 Mart ] TEBLĠĞLER Sosyal Güvenlik Kurumu BaĢkanlığından: TARIMSAL FAALĠYETTE BULUNANLARIN PRĠM BORÇLARININ

15 SATTIKLARI TARIMSAL ÜRÜN BEDELLERĠNDEN KESĠNTĠ YAPILMAK SURETĠYLE TAHSĠL EDĠLMESĠNE DAĠR TEBLĠĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiģ olanların prim borçlarını, sattıkları tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek Ģartıyla ve prim borçlarına mahsuben kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmesine iliģkin usul ve esasları belirlemektir. Dayanak MADDE 2 (1) Bu Tebliğ, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 88 inci maddesinin on ikinci fıkrası ile 12/5/2010 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Sosyal Sigorta ĠĢlemleri Yönetmeliğinin 108 inci maddesinin beģinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar MADDE 3 (1) Bu Tebliğde geçen; a) Kanun: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununu, b) Kesinti: Tarımsal faaliyette bulunanların sattıkları ürün bedelleri üzerinden yapılan kesinti iģlemini, c) Kesinti Bildirim Listesi: Örneği ek-1 de yer alan Kesinti Bildirim Listesi ni, ç) Kesinti Muafiyet Belgesi: Örneği ek-2 de yer alan Kesinti Muafiyet Belgesi ni, d) Prim borcu: Tarımsal faaliyette bulunanların ödemekle yükümlü oldukları ve süresi içinde ödenmeyen primlerinin ödeme tarihindeki toplam tutarını, e) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu, f) Kurum hesabı: Sosyal Güvenlik Kurumunun anlaģması olan banka Ģubelerindeki ilgili hesaplarını, g) Sigortalı hesabı: Tarımsal faaliyette bulunanlarla ilgili ödeme bilgilerinin kaydedildiği veri kütüğünü, ğ) Tarımsal faaliyet: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle baģkalarının mülkünde veya kamuya mahsus mahallerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiģtirme ve ıslah yoluyla yahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünleri elde edilmesini ve/veya bu ürünlerin yetiģtiricileri tarafından; muhafazasını, taģınmasını veya pazarlanmasını, h) Tarımsal faaliyette bulunanlar: Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılanları, ı) Ürün bedeli: Kesinti iģlemine konu olan tarımsal ürünün brüt satıģ tutarını, ifade eder. Kesinti yapacak olanlar MADDE 4 (1) Tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kiģiler aģağıda gösterilmiģtir. a) Kamu kurum ve kuruluģları ile kamuya ait ticari iģletmeler, b) Kamu iktisadi teģebbüsleri, c) Sair kurumlar (kooperatif, birlik ve diğer kurumlar), ç) Ticaret Ģirketleri, d) ĠĢ ortaklıkları, e) Dernekler, f) Vakıflar,

16 g) Dernek ve vakıfların iktisadi iģletmeleri, ğ) Zirai kazançlarını, bilanço veya zirai iģletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler, h) Gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı. Kesinti oranı MADDE 5 (1) Kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kiģiler, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden prim borçlarına mahsuben ve borç tutarını geçmemek Ģartıyla %2 oranında kesinti yapmak zorundadırlar. (2) Kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kiģiler tarafından, tarımsal faaliyette bulunanlara ürün bedeline mahsuben veya hesaben yapılan ödeme ile avans verilmesi halinde, bu ödemelerden herhangi bir kesinti yapılmaz. Verilen avansın veya hesabın kapatılması sırasında ürün bedelinin tamamı üzerinden borç tutarını geçmemek Ģartıyla %2 oranında kesinti yapılır. Kesinti iģlemlerinde kullanılacak belgeler ve bu belgelerde yer alacak bilgiler MADDE 6 (1) Ürün alımı sırasında kesinti yapmak zorunda olan gerçek ve tüzel kiģiler, söz konusu satın alma iģlemleri nedeniyle düzenlemek zorunda oldukları belgelere; tarımsal faaliyette bulunanların adı ve soyadını, ürün bedelini, kesinti tutarını, kesinti tarihini ve T.C. kimlik numarasını kaydetmek zorundadırlar. (2) Tarımsal faaliyette bulunanlar tarafından Kesinti Muafiyet Belgesi gösterilmesi durumunda, söz konusu satın alma iģlemleri nedeniyle üreticilere verilen belgelere birinci fıkrada belirtilen bilgilerin yanında kesinti muafiyet belge numarası da ayrıca kaydedilir. (3) Tarımsal faaliyette bulunanların prim borçlarının, sattıkları ürün bedellerinden kesinti suretiyle ödendiğini ispatlayabilmeleri ve yersiz tahsil edilen kesinti tutarlarını iade olarak alabilmeleri için, birinci fıkrada belirtilen bilgilerin alıcılarca düzenlenen belgelerde eksiksiz olarak yer almasını talep etmeleri ve kendilerine verilen belgeleri muhafaza etmeleri gerekmektedir. Kesinti Bildirim Listelerinin Kuruma verilmesi MADDE 7 (1) Belge veya bilgileri elektronik ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel kiģilerin, bir ay içinde yaptıkları kesintilere iliģkin kesinti bildirim listelerini Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle ve Kurumca belirlenen Ģekilde takip eden ayın son iģ gününe kadar Kuruma göndermeleri gerekmektedir. (2) Belge veya bilgileri elektronik ortamda göndermekle zorunlu tutulan gerçek ve tüzel kiģilerin, bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen nedenlerle belge veya bilgileri, öngörülen sürede Kuruma gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi içinde ödeyememesi halinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beģinci iģgününün sonuna kadar gönderir ve muhteviyatı primleri de aynı sürede Kuruma öderse bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine getirmiģ kabul edilir. (3) Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü yetkililerince imzalanacak bir tutanak ile tevsik edilmesi kaydıyla; a) Kurum bilgisayar sisteminde kesinti uygulama programının çalıģmasını engelleyecek Ģekilde; 1) Donanım ve yazılımdan kaynaklanan arızalar, 2) Elektrik ve iletiģim alt yapısında meydana gelen arızalar,

17 3) Yangın, yıldırım, infilak ve benzeri olaylar sonucu meydana gelen ve iģlem yapmayı engelleyici durumlar, 4) Sel veya su baskını, fırtına, yer kayması, deprem gibi tabi afetler ile grev, lokavt, sabotaj, terör saldırıları, b) Kurumun hizmet satın aldığı internet servis sağlayıcılarında meydana gelen arızalar, c) (a) ve (b) bentleri dıģında Kurumca belirlenecek benzeri durumlar, bu Tebliğde belirtilen bildirim ve ödemelerin öngörülen süre içerisinde Kurumca alınmasını engelleyici sebep olarak kabul edilir. (4) Tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedelleri üzerinden kesinti yapmakla yükümlü tutulan gerçek ve tüzel kiģilerin, muhtasar beyanname yönünden bağlı oldukları vergi dairelerinin değiģmesi halinde, kesinti bildirimlerini bu değiģikliğin gerçekleģtiği tarihten itibaren yeni vergi dairelerinin bulunduğu yerlerdeki sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine vermeleri ve durumu kayıtlı oldukları eski sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine bildirmeleri gerekmektedir. Yine vergi sicil numaralarının değiģmesi halinde de, bu değiģikliği bağlı bulundukları sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine bildirmeleri gerekmektedir. (5) Kesinti Bildirim Listelerinin kesinti tarihini takip eden aybaģından itibaren bir yıllık süreden sonra Kuruma intikal ettirilmesi halinde, 13 üncü maddede belirtilen Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiģ memurları tarafından yapılacak denetim ve kontrol sonucunda uygunluğu tespit edilen Kesinti Bildirim Listeleri iģleme alınır. Kesinti tutarlarının Kurum hesabına yatırılması MADDE 8 (1) Kesinti yapmakla yükümlü olan gerçek ve tüzel kiģiler ay içinde yaptıkları kesinti tutarlarını, kesintinin yapıldığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Kurum hesaplarına intikal ettirirler. (2) Kesinti tutarlarının bankaya yatırıldığına iliģkin dekontlara kesinti yapanın T.C. kimlik No./vergi kimlik No., adı-soyadı/unvanı, Kesinti Bildirim Listesi sıra No., kesintinin dönemi (ay/yıl) ve toplam kesinti tutarının kaydedilmesi zorunludur. Kesinti suretiyle alınan primlerin sigortalıların prim borçlarına mahsubu ve yersiz alınan tutarların iadesi MADDE 9 (1) Tarımsal faaliyette bulunanların sattıkları ürün bedellerinden yapılan kesintiler, Kesinti Bildirim Listesinin Kuruma verilmiģ olması koģuluyla kesinti tarihi itibariyle sigortalı hesaplarına aktarılır ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 47 nci maddesine göre sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki prim borçlarına mahsup edilir. (2) Birinci fıkraya göre yapılan mahsup iģleminden sonra kalan tutarlar, sigortalının iade talebinde bulunmaması halinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında tahakkuk edecek prim borçlarına mahsup edilir. (3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olmayanlardan kesinti suretiyle tahsil edilmiģ tutarlar Kurum hesaplarına aktarılmıģ olması Ģartıyla ve kesinti yapıldığı tarihten itibaren on yıl geçmemiģ ise sigortalılara veya hak sahiplerine kanuni faizi ile birlikte geri verilir. Kanuni faiz, kesinti tutarının Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaģından, iadenin yapıldığı ayın baģına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 81 inci maddesi hükmü saklıdır.

18 (4) Yersiz olarak alındığı anlaģılan kesinti tutarları ilgilinin dilekçe ile sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezlerine baģvurması halinde iade edilir. Ancak iade edilecek tutarda ihtilaf olması halinde iade talebinde bulunandan kesintiye esas tutara iliģkin belgeler de istenir. Kurum hesaplarına intikalinden itibaren on yıl içinde iadesi talep edilmeyen kesintiler Kuruma irat kaydedilir. Kesinti Muafiyet Belgesinin verilmesi MADDE 10 (1) Tarımsal faaliyette bulunanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamı dıģında kalanlara Kesinti Muafiyet Belgesi verilmeye devam edilir. (2) Tarımsal faaliyette bulunanlardan; a) Kanuna göre gelir ve aylık alanlara (sürekli iģ göremezlik geliri, ölüm geliri/aylığı alanlar hariç), b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer bentlerine göre sigortalı olanlara, c) Kanunun geçici 16 ncı maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine göre tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalıģanlardan; yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete iliģkin masraflar düģüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalaması, Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olanlara, ç) Tarımsal faaliyette bulundukları halde 65 yaģını dolduranlardan sigortalı olmak istemedikleri doğrultusunda talepte bulunanlara, d) 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine göre kurulan sandıklardan aylık alanlara, bu durumları devam ettiği sürece geçerli olacak Kesinti Muafiyet Belgesi verilir. (3) Tarımsal faaliyette bulunanlardan, prim borçlarını taksitler halinde ödeme taahhüdünde bulunanlara, taleplerine istinaden taksitlerini düzenli ödeme Ģartıyla, sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerince bir yıl süre ile geçerli Kesinti Muafiyet Belgesi verilir. (4) Tarımsal faaliyette bulunanlardan, örneği ek-2 de yer alan Kesinti Muafiyet Belgesini kimlik belgeleri ile birlikte alıcılara ibraz etmeleri halinde kesinti yapılmaz. (5) Kesinti Muafiyet Belgesi, muafiyete esas Ģartların ortadan kalkması halinde geçersiz sayılır ve belge sahibi tarafından belgenin verildiği sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine iade edilir. 1/10/2008 tarihinden önce yapılan prim kesintisi nedeniyle tescil iģlemleri MADDE 11 (1) Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına ÇalıĢanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, bu Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil iģlemleri, yine aynı Kanunun 9 uncu maddesine göre Kurumca re sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaģından itibaren baģlamaktadır. (2) Ancak, mülga 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamıģ ve sattıkları ürün bedellerinden 1/4/1994 tarihinden itibaren kesinti yapılan tarımsal faaliyette bulunanların, kesintinin yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, kesinti tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi Ģartıyla, kesinti yapılan tarihi takip eden aybaģından itibaren 4 Seri Nolu 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına ÇalıĢanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama Tebliği uyarınca sigortalılıkları baģlatılır. Sigortalılıkları bu Ģekilde baģlatılan tarımsal

19 faaliyette bulunanların tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koģuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, kesintiye esas ürüne iliģkin kamu kurum ve kuruluģlarının, meslek kuruluģlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır. (3) Sigortalının Kurumca re sen tescili yapılmıģ ise sigortalılık kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaģından itibaren baģlatılır. (4) Sigortalının bu yönde bir talebinin olmaması halinde, sigortalılık Kurumca re sen tescil iģleminin yapıldığı ayı takip eden aybaģından itibaren baģlatılır. Hukuki ve cezai sorumluluk MADDE 12 (1) 4 üncü maddede belirtilen gerçek ve tüzel kiģilerin, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedellerinden prim borçlarına mahsuben kesinti yapmamaları veya yaptıkları kesinti tutarlarını 7 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen engelleyici bir sebep olmaksızın bu Tebliğde belirtilen süre içerisinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmemeleri halinde, gerçek kiģilerin kendileri, kamu kurum ve kuruluģlarının tahakkuk ve tediye ile ilgili görevlileri, tüzel kiģiliğe haiz diğer iģverenlerin Ģirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst derecedeki yönetici ve yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karģı iģverenleriyle birlikte müģtereken ve müteselsilen sorumludurlar. (2) Yaptıkları kesinti tutarlarını süresi içinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmeyenlerden yasal süresi dıģında rızaen ödeme talebinde bulunmaları halinde söz konusu kesinti tutarları 1/10/2008 tarihinden önceki süreler için kanuni faiz uygulanmak suretiyle, bu tarihten sonraki süreler için Kanunun 89 uncu maddesine istinaden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte hesaplanarak sorumlulardan tahsil edilir. (3) Kesinti tutarlarını rızaen ödeme talebinde bulunmayanlar hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri hükümleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluģları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Bu Tebliğin yürürlük tarihinden önce 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı Ġcra ve Ġflas Kanununa göre baģlatılmıģ olan icra takipleri anılan Kanun hükümlerine göre takip edilerek sonuçlandırılır. (4) Kesinti yapmak zorunda olduğu halde kesinti yapmayan veya yaptıkları kesinti tutarlarını süresi içerisinde ve tam olarak Kurum hesaplarına intikal ettirmeyen ya da 7 nci maddede belirtilen Kesinti Bildirim Listesini süresi içerisinde göndermeyen gerçek ve tüzel kiģiler hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi uyarınca iģlem yapılır. (5) Kanun kapsamına girmeyen ve sattıkları ürün bedellerinden kesinti yapılmaması için alıcılara belge ibraz eden tarımsal faaliyette bulunanlar ile Kanun kapsamına girmekle beraber, prim borçlarını ödemiģ olan veya taksitler halinde ödeme taahhüdünde bulunmak suretiyle sattıkları ürün bedellerinden kesinti yapılmaması uygulamasından faydalanan tarımsal faaliyette bulunanların, Kanun kapsamına giren diğer tarımsal faaliyette bulunanlara ait ürünleri kendi adlarına sattıklarının tespit edilmesi halinde, haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerine göre iģlem yapılır. (6) Kurumun kesinti alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuģmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iģ mahkemesi yetkilidir. Yetkili iģ mahkemesine baģvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.

20 Kurum denetleme ve kontrol yetkisi MADDE 13 (1) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiģ memurları, Kanunun 59 uncu maddesi uyarınca, tarımsal faaliyette bulunanlardan satın aldıkları ürün bedellerinden kesinti yapmak zorunda olan gerçek ve tüzel kiģilerin kesinti yapıp yapmadıklarını, kesinti tutarlarını tam olarak ve süresi içinde Kurum hesaplarına intikal ettirip ettirmediklerini tespit amacıyla, anılan gerçek ve tüzel kiģilerin ilgili defter, evrak ve muhasebe kayıtlarını teftiģ, kontrol ve denetleme yetkisine haizdirler. Yürürlükten kaldırılan tebliğ MADDE 14 (1) 26/3/1994 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına ÇalıĢanlar Sosyal Sigortalar Kanunu 4 Seri Nolu Uygulama Tebliği yürürlükten kaldırılmıģtır. Kesinti oranı ile ilgili geçiģ hükmü GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) 5 inci maddede belirtilen kesinti oranı 1/1/2014 tarihine kadar %1 olarak uygulanır. Kesinti Bildirim Listesi ile ilgili geçiģ hükmü GEÇĠCĠ MADDE 2 (1) Gerçek ve tüzel kiģiler belge veya bilgileri elektronik ortamda göndermekle zorunlu tutuluncaya kadar, bir ay içinde yapacakları kesintiler için örneği ek-1 de yer alan Kesinti Bildirim Listesini düzenler ve Kurum hesaplarına yaptıkları ödemelere iliģkin belgelerin birer fotokopisini veya suretini söz konusu Kesinti Bildirim Listesine ekleyerek takip eden ayın son iģ günü mesai bitimine kadar zirai gelir vergisi kesintisi ile ilgili muhtasar beyannamelerini vermekle yükümlü oldukları vergi dairelerinin bulunduğu illerdeki sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine verirler. Kesinti bildirim listelerinin aynı süre içinde anılan sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerine taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi Ģeklinde gönderilmesi de mümkün bulunmaktadır. Kesinti Bildirim Listesinin taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi Ģeklinde gönderilmesi halinde postaya verildiği tarih Kuruma verildiği tarih olarak kabul edilecektir. Adi posta yolunun tercih edilmiģ olması halinde ise Kurum evrak kayıtlarına giriģ tarihi Kuruma verildiği tarih olarak kabul edilir. Yürürlük MADDE 15 (1) Bu Tebliğ hükümleri yayımı tarihini takip eden aybaģından itibaren yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 16 (1) Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu BaĢkanı yürütür. Ek-1 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI SİGORTA PRİMLERİ GENEL MÜDÜRÜLÜĞÜ KESĠNTĠ BĠLDĠRĠM LĠSTESĠ KESĠNTĠ SORUMLUSUNUN

21 ADI - SOYADI /UNVANI T.C. KİMLİK NO. VERGİ KİMLİK NO. SİCİL NO. VERGİ DAİRESİ ADRESİ TELEFON NUMARASI BİLDİRİMİN AİT OLDUĞU YIL / AY KESİNTİ BİLDİRİM LİSTESİ SIRA NO. KESĠNTĠ YAPILANLARA ĠLĠġKĠN BĠLG SIRA NO. T.C. KĠMLĠK NO. ADI SOYADI BAĞ-KUR NO. KESĠNTĠ TARĠHĠ Ek-2.SOSYAL GÜVENLĠK ĠL MÜD.SOSYAL GÜVENLĠK MER KESĠNTĠ MUAFĠYET BELG Bağ-Kur Numarası BELG T.C. Kimlik No.

22 Adı ve Soyadı Baba Adı Ana Adı Tarih Sayıs Muaf Doğum Yeri Doğum Tarihi Telefon No. Adres AÇIKLAMALAR Bu belge...tarihinden..tarihine kad sahibinin sattığı tarımsal ürün bedelleri üzerinden kesinti yapılmaz. DÜZENLEYENĠN ONA Adı Soyadı : Adı S Unvanı : Unvan NOT: Bu belgenin bir örneği, belge sahibinden alınarak tarımsal ürün satın alan Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün Bedellerinden Kesinti Ya Tebliğdeki açıklamalar çerçevesinde muafiyet belgesi sıra numarası, satın alma yazılır. Ġleriki bir tarihte muafiyet kapsamından çıkan ve kesinti yapılması gerek müdürlüklerimize/sosyal güvenlik merkezimize iade etmek zorundadır.

23 [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO KONU : 2013/ÖĠB-K-12 : Maliye Hazinesine ait iken özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonunca; a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Kars ili, Merkez ilçesi, Karacaören Mahallesi, 1142 ada, 1 no.lu parseldeki m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Dörtyüzseksen üçbindokuzyüzsekseniki) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Kars ili, Merkez ilçesi, Karacaören Mahallesi, 1153 ada, 1 no.lu parseldeki m² yüzölçümlü gayrimenkulün (DörtyüzaltmıĢ üçbindokuzyüzkırksekiz) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (Dörtyüzellibin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren SavaĢ TEPEBAġ a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, SavaĢ TEPEBAġ ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, c. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Kars ili, Merkez ilçesi, Karacaören Mahallesi, 1165 ada, 1 no.lu parseldeki m² yüzölçümlü gayrimenkulün (BeĢyüzyedibinikiyüzdoksansekiz) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine, ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir.

24 [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO : 2013/ÖĠB-K-13 KONU : Muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun 1/6/2010 tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan, Bursa ili, Ġnegöl ilçesi, Yenice köyü, Köyiçi mevkiinde bulunan 325 ada, 1 no.lu parseldeki ,95 m² yüzölçümlü gayrimenkulün Ġdaremizce hazırlanan ve ÖYK nın tarih, 2012/19 sayılı Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama Ġmar Planı DeğiĢikliğine göre yapılan Parselasyon Planı sonucunda oluģan parsellerden; 587 ada, 3 no.lu parseldeki ,76 m² yüzölçümlü ve 587 ada, 4 no.lu parseldeki ,20 m² yüzölçümlü gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonunca; a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Bursa ili, Ġnegöl ilçesi, Yenice köyü, Köyiçi mevkii, 587 ada, 3 no.lu parseldeki ,76 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Yediyüzyirmiüçbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Ali YOLDAġ a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Ali YOLDAġ ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (Yediyüzyirmiikibin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren Hasan EKEN e Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Hasan EKEN in sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Bursa ili, Ġnegöl ilçesi, Yenice köyü, Köyiçi mevkii, 587 ada, 4 no.lu parseldeki ,20 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Yediyüzondokuzbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Ali YOLDAġ a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Ali YOLDAġ ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir. [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR

25 TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO : 2013/ÖĠB-K-14 KONU : Muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun 1/6/2010 tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan, Bursa ili, Ġnegöl ilçesi, Yenice köyü, Köyiçi mevkiinde bulunan 325 ada, 1 no.lu parseldeki ,95 m² yüzölçümlü gayrimenkulün Ġdaremizce hazırlanan ve ÖYK nın 6/2/2012 tarih, 2012/19 sayılı Kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama Ġmar Planı DeğiĢikliğine göre yapılan Parselasyon Planı sonucunda oluģan parsellerden; 587 ada, 2 no.lu parseldeki ,89 m² yüzölçümlü ve 587 ada, 5 no.lu parseldeki ,09 m² yüzölçümlü gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonunca; a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Bursa ili, Ġnegöl ilçesi, Yenice köyü, Köyiçi mevkii, 587 ada, 2 no.lu parseldeki ,89 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Altıyüzelliüçbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Ali YOLDAġ a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Ali YOLDAġ ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Bursa ili, Ġnegöl ilçesi, Yenice köyü, Köyiçi mevkii, 587 ada, 5 no.lu parseldeki ,09 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Altıyüzelliüçbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Ali YOLDAġ a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Ali YOLDAġ ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir. [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO KONU : 2013/ÖĠB-K-15 : Maliye Hazinesine ait iken özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun 1/6/2010 tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonunca;

26 a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Kırıkkale ili, YahĢihan ilçesi, Merkez mahallesi, 658 ada, 6 no lu parseldeki 2.474,00 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Birmilyon üçyüzseksenbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Acar KardeĢler Ortak GiriĢim Grubu na Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Acar KardeĢler Ortak GiriĢim Grubu nun sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (BirmilyonüçyüzyetmiĢbeĢbin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren PaĢa DEMĠRHAN a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, PaĢa DEMĠRHAN ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Ordu ili, Ünye ilçesi, Ortayılmazlar mahallesi, 263 ada, 3 no.lu parseldeki 368 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (YüzyetmiĢyedibin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Yurthan GÖNÜL e Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Yurthan GÖNÜL ün sözleģmeyi imzalamaması veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine, ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir. [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO KONU : 2013/ÖĠB-K-16 : Maliye Hazinesine ait iken özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun 1/6/2010 tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonlarınca; a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, Hatip Mahallesi, 2693 ada, 4 no.lu parseldeki 6.000,00 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (BirmilyonellibeĢbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Rasim KÜÇÜKKURT a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Rasim KÜÇÜKKURT un sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (BirmilyonotuzbeĢbin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren Haliç Oto Ticaret ve Sanayi Anonim ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Haliç Oto Ticaret ve Sanayi Anonim ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (Birmilyon) Türk Lirası bedelle üçüncü teklifi veren Evren Besicilik Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi ne

27 Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Evren Besicilik Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (DokuzyüzellibeĢbin) Türk Lirası bedelle dördüncü teklifi veren Tolga Tuz Un Nakliye Makina Sanayi ve Ticaret Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Tolga Tuz Un Nakliye Makina Sanayi ve Ticaret Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Kars ili, Merkez ilçesi, Karacaören Mahallesi, 1141 ada, 1 no.lu parseldeki m² yüzölçümlü gayrimenkulün (AltıyüzyetmiĢbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Ağmar ĠnĢaat Gıda Sanayi Ġthalat Ġhracat Sanayi Ticaret Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Ağmar ĠnĢaat Gıda Sanayi Ġthalat Ġhracat Sanayi Ticaret Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (AltıyüzaltmıĢsekizbindörtyüzseksenbeĢ) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Öz Serhatlı Yemek Toplu Temizlik Gıda Pazarlama Hayvancılık Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine, ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir. [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO : 2013/ÖĠB-K-17 KONU : Muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun 1/6/2010 tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonunca; a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, Hatip Mahallesi, 2066 ada, 1 no.lu parseldeki ,00 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Sekizyüzotuzbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Haliç Oto Ticaret ve Sanayi Anonim ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Haliç Oto Ticaret ve Sanayi Anonim ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptal edilmesine, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, Hatip Mahallesi, 2683 ada, 2 No.lu parseldeki 4.611,59 m² yüzölçümlü gayrimenkulün

28 (Altıyüzyirmibin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Haliç Oto Ticaret ve Sanayi Anonim ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Haliç Oto Ticaret ve Sanayi Anonim ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (AltıyüzonbeĢbin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren Rasim KÜÇÜKKURT a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Rasim KÜÇÜKKURT un sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (BeĢyüzseksenbin) Türk Lirası bedelle Evren Besicilik Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Evren Besicilik Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir. [R.G. 01 Mart ] ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: KARAR TARĠH : 27/2/2013 KARAR NO : 2013/ÖĠB-K-18 KONU : Muhtelif gayrimenkullerin özelleģtirilmesi ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığı nca; 1. Maliye Hazinesine ait iken, ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulu (ÖYK) nun 1/6/2010 tarih, 2010/31 sayılı Kararı ile özelleģtirme kapsam ve programına alınan muhtelif gayrimenkullerin SatıĢ yöntemiyle ve Pazarlık Usulü uygulanmak suretiyle özelleģtirilmelerini teminen Ġhale Ġlanı ve Ġhale ġartnamesinde belirtilen hususlar dikkate alınarak yapılan ihaleler sonucunda Ġhale Komisyonlarınca; a. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Çanakkale ili, Ayvacık ilçesi, Hamdibey Mahallesi, 431 ada 1 no.lu parseldeki 3.955,39 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Ġkiyüzyirmibin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Ahmet TUZLU ya Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Ahmet TUZLU nun sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, b. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Edirne ili, Enez ilçesi, Gaziömerbey Mahallesi, 293 ada 1 no.lu parseldeki 2.916,59 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (BeĢyüzdoksanbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren S.O.S Grup Temizlik Komisyonculuk ve Bilgisayar Hizmetleri Turizm Gıda Tekstil Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, S.O.S Grup Temizlik Komisyonculuk ve Bilgisayar Hizmetleri Turizm Gıda Tekstil Pazarlama Ticaret ve Sanayi Limited ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (BeĢyüzseksenbeĢbin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren Güner Fenni Yem ve Gıda Sanayi Ticaret Limited ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Güner Fenni Yem ve Gıda Sanayi Ticaret Limited

29 ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (BeĢyüzaltıbin) Türk Lirası bedelle üçüncü teklifi veren Evren Besicilik Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi ne Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Evren Besicilik Sanayi ve Ticaret Anonim ġirketi nin sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (DörtyüzdoksanbeĢbin) Türk Lirası bedelle dördüncü teklifi veren Dursun Ali KARALI ya Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Dursun Ali KARALI nın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline, c. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Niğde ili, Çiftlik ilçesi, ÇarĢı Mahallesi, 140 ada, 9 no.lu parseldeki 8.452,47 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Seksenbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Hasan Hüseyin MADEN e Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Hasan Hüseyin MADEN in sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine, (YetmiĢbeĢbin) Türk Lirası bedelle ikinci teklifi veren Cumali MADEN e Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Cumali MADEN in sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptal edilmesine, d. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Yalova ili, Altınova ilçesi, TavĢanlı beldesi, AcıçeĢme mevkii, 284 ada, 5 no.lu parseldeki 1.426,05 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (ĠkiyüzbeĢbin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Soner KILIÇ a Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Soner KILIÇ ın sözleģmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptal edilmesine, e. Maliye Hazinesi adına kayıtlı; Yalova ili, Çınarcık ilçesi, Koru Mahallesi, Selviçiftlik mevkii, 1769 no.lu parseldeki 1.315,54 m² yüzölçümlü gayrimenkulün (Üçyüzelliikibin) Türk Lirası bedelle en yüksek teklifi veren Yurthan GÖNÜL e Ġhale ġartnamesi çerçevesinde satılmasına, Yurthan GÖNÜL ün sözleģmeyi imzalamaması veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde teminatının Ġdare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline dair verilen kararların onaylanmasına, 2. ĠĢ bu Karar gereklerinin ve satıģa konu gayrimenkullerin devir iģlemlerinin Ġhale ġartnamesindeki hükümler doğrultusunda yerine getirilmesine ÖYK nın 13/1/1998 tarih, 98/03 sayılı Kararına istinaden karar verilmiģtir. [R.G. 01 Mart ] Adalet Bakanlığından: DÜZELTME ĠLANI Resmi Gazete nin 26 ġubat 2013 tarihli ve sayılı nüshasında yapılan birinci sınıf noterliklere ait ilan listesinin ikinci sırasında olan Alanya Ġkinci Noterliğinin 2012 yılı gayrisafi geliri ,07.-TL. olması gerekirken sehven ,62.-TL. olarak yayımlanmıģtır. Ġlan metninin ikinci sırasında olan Alanya Ġkinci Noterliğinin 2012 yılı gayrisafi geliri ,07.-TL. olduğu Tashihen ilan olunur /1-1

30 [R.G. 01 Mart ] YÖNETMELĠK Vakıflar Genel Müdürlüğünden: VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MÜZELER YÖNETMELĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR YÖNETMELĠK MADDE 1 6/2/2007 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Vakıflar Genel Müdürlüğü Müzeler Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (1) Bu Yönetmelik, 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 26 ncı maddesi ile 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 36 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. MADDE 2 Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aģağıdaki bentler eklenmiģtir. e) Müdür: Müzeden sorumlu ġube Müdürünü, f) Müze araģtırmacısı: Üniversitelerin Sanat Tarihi bölümlerinden mezun olan ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün müzelerinde ve taģınır ve taģınmaz kültür varlığı ile ilgili birimlerinde fiilen görev yapan kiģileri, MADDE 3 Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasına aģağıdaki bent eklenmiģtir. e) Genel Müdürlüğün sorumluluğunda bulunan bina ya da arazilerde yapılan kazı ve araģtırmalarda çıkan, vakıf eseri yapıların mimari bütünlüğünü tamamlayan taģınmaz kültür varlığı veya bunlara ait parçalar ile 10/8/1984 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla Ġlgili Olarak Yapılacak AraĢtırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girmeyen vakıf eseri niteliğindeki taģınır kültür varlıkları. MADDE 4 Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin sonuna yılda en az bir kez sayımlarını yapmak, ibaresi eklenmiģtir. MADDE 5 Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 11 (1) 7 nci madde kapsamına giren vakıf kültür varlıkları, bulundukları veya ihbar edildikleri yerlerde, ilgili müze uzman personeli tarafından inceleme yapılana kadar bölge müdürlükleri tarafından usulüne uygun olarak belge ile emanete alınır. Emanete alınan vakıf kültür varlıkları Genel Müdürlüğe bağlı müzeye en kısa zamanda bildirilir. (2) 7 nci madde kapsamına giren vakıf kültür varlıkları dava konusu olur ise dava süresince Genel Müdürlüğe bağlı müzelerde emanete alınır. MADDE 6 Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aģağıdaki cümle eklenmiģtir. Vakıf kültür varlıklarının müzayede yoluyla satıģlarında öncelikle alım hakkı Genel Müdürlüğe aittir. MADDE 7 Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 16 (1) Gerektiğinde yurt dıģına gönderilen eser ile birlikte bir müze yetkilisi de sergi komiseri olarak görevlendirilebilir. MADDE 8 Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesine aģağıdaki fıkra eklenmiģtir.

31 (3) Tarihi ve teģhir niteliği bulunmayan eserlerle, herhangi bir nedenle kırılmıģ, harap olmuģ ya da çalınmıģ eserler veya ait olduğu yapıya iadesi istenen eserler; müzede bulunan uzmanların görüģü de alınarak Genel Müdürlüğün teklifi üzerine gerektiğinde envanterden düģüm veya Ģerh iģlemi için 2863 sayılı Kanun gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığına bildirilir ve alınan onay doğrultusunda iģlem yapılır. MADDE 9 Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 22 (1) Müzede aģağıda sayılan defterler bulundurulur: a) Dayanıklı taģınırlar defteri, b) Eser envanter defteri, c) Etütlük eser defteri, ç) Kitap kayıt defteri, d) Gelen evrak kayıt defteri, e) Giden evrak kayıt defteri, f) Evrak zimmet defteri, g) Depo giriģ çıkıģ kontrol defteri, ğ) Nöbet devir teslim defteri, h) Gece ve gündüz güvenlik nöbet defteri, ı) Anahtar teslim defteri, i) TeĢhir salonu kontrol defteri, j) Güvenlik kontrol defteri, k) Personel devam defteri. MADDE 10 Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 24 (1) Müze personeli; Müdür, müze araģtırmacısı, teberrükât saymanı, memur, bilgisayar iģletmeni, veri hazırlama ve kontrol iģletmeni, hizmetli, güvenlik görevlisi, bahçıvan, Ģoför ve Genel Müdürlükçe ihtiyaç duyulan diğer personelden oluģur. Müdür ilgili Bölge Müdürüne karģı sorumludur. MADDE 11 Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin ikinci fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (2) Müdür, görevi baģında bulunmadığı zaman görevlerini Müzenin bağlı olduğu Bölge Müdürü tarafından görevlendirilen kiģi yürütür. MADDE 12 Aynı Yönetmeğin 13, 25, 30 ve 33 üncü maddelerinde geçen müze müdürü ibareleri müdür olarak; 23, 25 ve 27 nci maddelerinde geçen müze müdürünün ibareleri müdürün olarak ve 25 inci maddenin baģlığı Müdür olarak değiģtirilmiģtir. MADDE 13 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 14 Bu Yönetmelik hükümlerini Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 6/2/ [R.G. 02 Mart ]

32 TEBLĠĞ Sosyal Güvenlik Kurumu BaĢkanlığından: ĠSTĠRAHATLĠ OLAN SĠGORTALILARIN ĠġYERĠNDE ÇALIġMADIKLARINA DAĠR BĠLDĠRĠMĠN ĠġVERENLERCE SOSYAL GÜVENLĠK KURUMUNA GÖNDERĠLMESĠNE ĠLĠġKĠN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLĠĞDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ MADDE 1 12/5/2010 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Ġstirahatli Olan Sigortalıların ĠĢyerinde ÇalıĢmadıklarına Dair Bildirimin ĠĢverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine ĠliĢkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 5 inci maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 5 (1) Bildirimin, internet adresinde ĠġVEREN menüsü, ÇalıĢılmadığına Dair Bildirim GiriĢi, Kullanıcı ġifre Ekranı, ÇalıĢılmadığına Dair Bildirim ĠĢlemleri, GiriĢ bölümünde yer alan bilgiler kaydedilmek suretiyle iģverenler tarafından sigortalıların hak ettikleri istirahat süresinin bitim tarihinin içinde bulunduğu aya ait aylık prim hizmet belgesinin verileceği son gün mesai bitimine kadar elektronik ortamda Kuruma gönderilmesi zorunludur. (2) Aylık prim hizmet belgesinde eksik gün nedeni olarak geçen 01 kodu ile (istirahat) bildirilen sigortalılar için bu bildirim çalıģılmadığına dair bildirim yerine geçer. MADDE 2 Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 Bu Tebliğ hükümlerini Sosyal Güvenlik Kurumu BaĢkanı yürütür [R.G. 02 Mart ] YÖNETMELĠKLER BaĢbakanlık (Hazine MüsteĢarlığı) tan: GÜVENCE HESABI YÖNETMELĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR YÖNETMELĠK MADDE 1 26/7/2007 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 1 inci maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesi ile oluģturulan Güvence Hesabının kuruluģuna, iģleyiģine, tanıtımına, idari masraflarına, fon varlıklarının nemalandırılmasına, Hesaptan yapılacak ödemelere, gerek ilgililere gerekse Türkiye Motorlu TaĢıt Bürosuna yapılacak rücûlara, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Sigortacılık Eğitim Merkezi ve Komisyona yapılacak katkı payları ile, Hesap kapsamındaki zorunlu sigortaların denetimi ve takibinden kaynaklanan giderler ile diğer harcamalara iliģkin esasları düzenlemektir. MADDE 2 Aynı Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. a) Bilgi Merkezi: 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 31/B maddesi uyarınca Birlik nezdinde kurulan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezini, b) Birlik: Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik ġirketleri Birliğini,

33 MADDE 3 Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin üçüncü, dördüncü, beģinci ve yedinci fıkraları aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (3) Yönetim Komitesi aģağıdaki Ģekilde belirlenen beģ üyeden oluģur. a) Hayat dıģı sigorta gruplarında faaliyet gösteren Ģirketlerin genel müdür niteliğini haiz personeli arasından Birlik Hayat DıĢı Yönetim Komitesince seçilecek iki üye, b) Birlik Yönetim Kurulunca seçilecek genel müdür niteliğini haiz bir üye, c) Zorunlu sigortalarda faaliyet ruhsatı bulunan Birlik Yönetim Kurulu ve Hayat DıĢı Yönetim Komitesi üyesi olmayan hayat dıģı sigorta gruplarında faaliyet gösteren Ģirketlerce bildirilecek genel müdür niteliğini haiz adaylar arasından MüsteĢarlıkça belirlenecek bir üye, ç) MüsteĢarlık temsilcisi. (4) Birlik temsilcilerinden biri Komite tarafından Komite BaĢkanı seçilir. (5) Yönetim Komitesi üyelerinin görevlerinden ayrılmaları halinde, Yönetim Komitesi üyelikleri, ayrılıģ tarihi itibarıyla sona erer. (7) Yönetim Komitesi, Hesap Merkezinde, yılda dört defadan az olmamak üzere gerekli görülen hallerde, üye tam sayısının yarıdan bir fazlasıyla toplanır ve karar alır. MADDE 4 Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (1) Hesap müdürü, MüsteĢarlığın uygun görüģü üzerine Yönetim Komitesince atanır. Hesap müdürü üç sene süreyle görev yapar. MADDE 5 Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (ç) bentleri yürürlükten kaldırılmıģ ve aynı maddeye aģağıdaki fıkra eklenmiģtir. (2) Ancak, katılma payı MüsteĢarlık tarafından her yıl için ilgili sigorta branģları ve sigorta konusu rizikolar temelinde tespit edilecek maktu tutardan az olamaz. MADDE 6 Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģ ve aynı fıkraya aģağıdaki bent eklenmiģtir. b) MüsteĢarlığın gerekli görmesi halinde, bir önceki yıl sonu itibariyle biriken fon tutarının toplam yüzde birini aģmamak kaydı ile MüsteĢarlığın belirleyeceği oranda Bilgi Merkezi, Sigortacılık Eğitim Merkezi ve Komisyona yapılacak katkı, d) Zorunlu sigortaların denetiminden kaynaklanan giderler. MADDE 7 Aynı Yönetmeliğe aģağıdaki ek 1 inci madde eklenmiģtir. Portföy idaresi EK MADDE 1 (1) Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmü çerçevesinde idaresi Hesaba bırakılan sigorta Ģirketlerine ait sigorta portföyü Hesap tarafından yönetilir. MADDE 8 Aynı Yönetmeliğe aģağıdaki ek 2 nci madde eklenmiģtir. Tahkim EK MADDE 2 (1) Hesaptan faydalanacak kiģiler ile Hesap arasında meydana gelecek sigorta hukukundan kaynaklanan uyuģmazlıklar için Sigorta Tahkim Komisyonuna baģvurulabilir. MADDE 9 Aynı Yönetmeliğe aģağıdaki geçici madde eklenmiģtir. Yönetim Komitesinin teģkili GEÇĠCĠ MADDE 3 (1) Yönetim Komitesi üyelerinden bu Yönetmelik ile getirilen Ģartlara sahip olanların üyelikleri devam eder, söz konusu Ģartlara sahip olmayan üyelerin yerine bu maddenin yayımından itibaren bir ay içerisinde görevlendirme yapılır. Görevlendirme yapılana kadar mevcut üyeler görevlerine devam eder.

34 MADDE 10 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 11 Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine MüsteĢarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 26/7/ Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapan Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 19/6/ [R.G. 05 Mart ] BaĢbakanlık (Hazine MüsteĢarlığı) tan: SĠGORTA BĠLGĠ VE GÖZETĠM MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR YÖNETMELĠK MADDE 1 9/8/2008 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinin 1 inci maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 31/B maddesinin birinci fıkrasına göre Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik ġirketleri Birliği nezdinde tüzel kiģiliği haiz olarak kurulan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin kuruluģu, faaliyetleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinde toplanan bilgilerin kapsam, biçim ve içeriğine ve bunların paylaģılmasına, paylaģılacak bilgilerin kapsam ve içeriğine, ücretlendirilmesine ve üyelerce ödenecek katılım paylarının belirlenmesi, yükümlülüklere uymayan üyeler hakkında yapılacak iģlemler ile sigorta, reasürans ve sigortacılık faaliyetinde bulunan emeklilik Ģirketlerinin yükümlülüklerine iliģkin usul ve esasları düzenlemektir. MADDE 2 Aynı Yönetmeliğin 2 nci maddesi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 31/B maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. MADDE 3 Aynı Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. a) Alt Bilgi Merkezi: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde ilgili sigortalar için kurulan bilgi merkezlerini, b) Birlik: Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik ġirketleri Birliğini, MADDE 4 Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (2) Ġlgili branģlarda faaliyet ruhsatı bulunan sigorta, reasürans ve emeklilik Ģirketleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine üye olmak zorundadır. Üye kuruluģlar, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezince istenilen her türlü bilgiyi vermekle yükümlüdür. MADDE 5 Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (1) Merkezin karar organı Yönetim Komitesidir. Merkez, Yönetim Komitesi tarafından temsil ve idare edilir. Merkez iģ ve iģlemlerinden Yönetim Komitesi yetkili

35 ve sorumlu olup faaliyetleri için gereken giderler kendi bütçesinden karģılanır. Yönetim Komitesi üyeleri üç yıl süreyle görev yaparlar. (2) Yönetim Komitesi aģağıdaki Ģekilde belirlenen beģ üyeden oluģur: a) Birliğe üye sigorta ve emeklilik Ģirketlerinin genel müdür niteliğini haiz personeli arasından Hayat DıĢı Yönetim Komitesi ile Hayat ve Emeklilik Yönetim Komitesince seçilecek birer üye, b) Birlik Yönetim Kurulu ve Hayat DıĢı Yönetim Komitesi üyesi olmayan hayat dıģı sigorta gruplarında faaliyet gösteren Ģirketlerin genel müdür niteliğini haiz personeli arasından MüsteĢarlıkça belirlenecek bir üye, c) MüsteĢarlıktan bir üye, ç) Birlik Yönetim Kurulunca seçilecek genel müdür niteliğini haiz bir üye. MADDE 6 Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģ ve aynı fıkraya aģağıdaki bent eklenmiģtir. ç) Merkez bütçesini onaylamak, d) Merkez iģ planını onaylamak, Merkezden talep edilen projeleri değerlendirerek iģ planına dahil etmek. MADDE 7 Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde yer alan Birlik ibareleri Yönetim Komitesi olarak değiģtirilmiģtir. MADDE 8 Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesinin birinci fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (1) Merkez personeli özlük iģleri, idari ve mali iģler ile benzeri Merkez iç iģleyiģine iliģkin iģlemlerin tabi olduğu usul ve esaslar, Birlik görüģü alınarak ve bu Yönetmeliğe uygun olarak Yönetim Komitesi tarafından belirlenir. MADDE 9 Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan asgari onarım tutarı, özel servis/ ibaresi yürürlükten kaldırılmıģ ve aynı maddenin üçüncü fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (3) Merkez, sigortacılık sektörünün ortak veri tabanı olarak faaliyette bulunur. Bu çerçevede kuruluģ amaçları doğrultusunda, özel hukuk tüzel kiģileri ile kamu kurum ve kuruluģlarından, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluģları ve bunların üst kuruluģlarından, ilgili mevzuatla kurulmuģ diğer bilgi merkezlerinden bilgi talep etmeye ve bunlarla MüsteĢarlığın uygun görüģüne istinaden bilgi alıģveriģine yönelik sözleģmeler imzalamaya yetkilidir. Merkez söz konusu sözleģmelere iliģkin Birlikten görüģ alır. MADDE 10 Aynı Yönetmeliğe aģağıdaki geçici madde eklenmiģtir. Yönetim Komitesinin teģkili GEÇĠCĠ MADDE 3 (1) Yönetim Komitesi üyelerinden bu Yönetmelik ile getirilen Ģartlara sahip olanların üyelikleri devam eder, söz konusu Ģartlara sahip olmayan üyelerin yerine bu maddenin yayımından itibaren bir ay içerisinde görevlendirme yapılır. Görevlendirme yapılana kadar mevcut üyeler görevlerine devam eder. MADDE 11 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 12 Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine MüsteĢarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 9/8/ Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 1-19/6/

36 2-3/12/ /5/ [R.G. 05 Mart ] Adalet Bakanlığından: CEZA MUHAKEMESĠ KANUNUNA GÖRE TERCÜMAN LĠSTELERĠNĠN DÜZENLENMESĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, ceza muhakemesinde; a) SoruĢturma veya kovuģturma evresinde meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen ya da engelli olan mağdur, tanık, Ģüpheli veya sanığın iddia veya savunmaya iliģkin beyanlarının, b) KovuĢturma evresinde iddianamenin okunması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sanığın kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği baģka bir dilde yapacağı sözlü savunmasının, Türkçeye çevrilmesi için oluģturulacak tercüman listelerine iliģkin usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik; il adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonları tarafından tercüman listelerinin düzenlenmesi, güncellenmesi, tercüman olarak baģvurabilecek olanların uzman oldukları dillerin belirlenmesi ve nitelikleri, baģvuru Ģekli, baģvuruların değerlendirilmesi, kabulü ve listeden çıkarılma usul ve esasları ile tercümanlarca uyulması gereken ilkeleri kapsar. Dayanak MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik; 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 202 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar ve kısaltmalar MADDE 3 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Adalet Bakanlığını, b) ĠĢaret dili: Duygu, düģünce istek ve ihtiyaçların ifade edilmesi amacıyla el ve vücut hareketleriyle, mimikler kullanılarak oluģturulan görsel dili, c) Kanun: 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununu, ç) Komisyon: Ġl adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunu, d) Liste: Ġl adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından her yıl için oluģturulan tercüman listesini, e) Tercüman: SoruĢturma ve kovuģturma evresinde mağdur, Ģüpheli, sanık ve tanığın beyanlarını baģka bir dilden veya iģaret diliyle Türkçeye çeviren gerçek kiģiyi, f) UYAP: Ulusal Yargı Ağı BiliĢim Sistemini, g) Yıl: Takvim yılını, ifade eder. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Genel Hükümler Tercüman ihtiyacının belirlenmesi

37 MADDE 4 (1) Komisyonlar, her yıl en geç 15 Eylül tarihine kadar, yargı çevresindeki il ve ilçe Cumhuriyet baģsavcılıklarından ve ceza mahkemelerinden hangi diller ve iģaret dilinde tercümana ihtiyaç olduğunun 30 Eylül tarihine kadar bildirilmesini ister. (2) Komisyonlar, gelen bilgilerden ve baģvurulardan yararlanmak suretiyle hangi dil veya diller ile iģaret dilinde tercüman ihtiyacı olduğunu belirler. Ġlân MADDE 5 (1) Komisyonlar, tercüman olarak görev yapmak isteyenlerin komisyon baģkanlığına müracaat etmelerini 15 Ekim tarihine kadar ilân eder. Bu hususu il ve ilçelerdeki gerekli görülen kamu kurum ve kuruluģlarıyla, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluģlarına yazıyla bildirir. (2) Ġlân, duyuru metninin il adlî yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu ve yargı çevresindeki adliyelerin divanhanesine asılması, mahallî bir gazetede ve elektronik ortamda yayımlanması suretiyle yerine getirilir. Bu konuda gerekirse diğer mutat vasıtalar da kullanılabilir. (3) Ġlânda, listeye kabul edilenlerin yemin için hazır bulunmaları gereken tarih ya da tarihler de gösterilir. Listeye kabul Ģartları MADDE 6 (1) Listeye kayıt olabilmek için tercümanın; a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaģı olması, b) BaĢvuru tarihinde fiil ehliyetine sahip olması, c) En az ilkokul mezunu olması, ç) BaĢvuru tarihinde onsekiz yaģını tamamlamıģ olması, d) Affa uğramıģ ya da ertelenmiģ olsalar bile Devlete ve adliyeye karģı iģlenen suçlar, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüģvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflâs veya kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıģtırma suçlarından hükümlü olmaması veya hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiģ olması, e) Disiplin yönünden meslekten ya da memuriyetten çıkarılmamıģ veya sanat icrasından yasaklanmamıģ olması, f) Komisyonun bağlı bulunduğu il çevresinde oturması veya bir meslekî faaliyeti icra etmesi, g) BaĢka bir komisyonun listesinde kayıtlı olmaması, gerekir. BaĢvuru usulü MADDE 7 (1) Tercüman olarak listeye kaydolmak isteyenler her yıl 31 Ekim tarihine kadar komisyona veya buralara gönderilmek üzere mahallî Cumhuriyet baģsavcılıklarına bir dilekçeyle Ģahsen baģvurur. Mahallî Cumhuriyet baģsavcılıklarına verilen belgeler UYAP üzerinden ilgili komisyona gönderilir. Belgelerin asılları veya mahallî Cumhuriyet baģsavcılıklarınca tasdik edilen örnekleri ayrıca ilgili komisyona ulaģtırılır. Bu tarihten sonra verilen dilekçeler değerlendirmeye alınmaz. (2) BaĢvuru dilekçesinde ayrıca kendisine ait bir banka hesap bilgilerinin belirtilmesi gerekir. BaĢvuru dilekçesine eklenecek belgeler MADDE 8 (1) BaĢvuru dilekçesine; a) T.C. kimlik numarası beyanı, b) Adrese dayalı nüfus kayıt örneği,

38 c) Tercüman olmak istediği dil veya diller ile iģaret diline iliģkin diploma, ruhsatname, sertifika gibi belgelerin aslı veya komisyonca onaylanmıģ örneği, böyle bir belgenin olmaması durumunda tercümanlık faaliyetini yerine getirecek derecede dil bildiğinin yazılı olarak beyanı, ç) Ġki adet vesikalık fotoğraf, d) Mezuniyet durumunu gösterir belgenin aslı veya komisyonca onaylanmıģ örneği, eklenir. (2) Bir önceki yıla ait listede kayıtlı olanlardan birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerinde sayılan bilgi ve belgeler istenmez. BaĢvuruların değerlendirilmesi MADDE 9 (1) BaĢvurular, baģvuranların adları, bildikleri dil veya diller ile iģaret dili, varsa çalıģtıkları kurum ve kuruluģların adları, açık adresleri yazılmak suretiyle komisyonca kaydedilir. (2) BaĢvurular, komisyon tarafından 30 Kasım tarihine kadar değerlendirilerek 8 inci maddede belirtilen belgelerin eksik olması ya da baģvuru sahibinin 6 ncı maddedeki Ģartları haiz olmaması hâlinde, talebin reddine karar verilir. Redde iliģkin karar ilgilisine tebliğ olunur. (3) Talepleri uygun görülenlerin adları, bildikleri dil veya diller ile iģaret dili, varsa çalıģtıkları kurum ve kuruluģların adları, açık adresleri yazılarak oluģturulan liste en az yedi gün süre ile adliye divanhanesine asılır ve elektronik ortamda ilân edilir. Yemin ve etik ilkeler MADDE 10 (1) Listeye ilk defa kabul edilenler ile listeden kendi isteği ile çıkarılıp yeniden kabul edilenlere komisyonca daha önce belirlenen ve ilân edilen gün veya günlerde Kanunun 64 üncü maddesinin beģinci fıkrası uyarınca yemin ettirilir. (2) Tercümanlar görevlerini yaparken aģağıdaki etik ilkelere uygun davranmak zorundadırlar. a) Bağımsızlık. b) Tarafsızlık. c) Dürüst davranma ve doğruyu söyleme. ç) Görevini bizzat yerine getirme. d) Sır saklama. e) Temel yargılama ilkelerine uygun davranma. Listelerin ilânı MADDE 11 (1) Yemin eden tercümanlardan oluģan listenin bir örneği, 31 Aralık tarihine kadar Adalet Bakanlığı Ceza ĠĢleri Genel Müdürlüğü ve Bilgi ĠĢlem Dairesi BaĢkanlığına, mahkemelere de duyurulmak üzere merkez ve bağlı ilçe Cumhuriyet baģsavcılıklarına dağıtımlı olarak gönderilir. Liste, adliye divanhanesine asılarak ayrıca ilân edilir. (2) Komisyonlarca hazırlanarak Adalet Bakanlığı Bilgi ĠĢlem Dairesi BaĢkanlığına gönderilen listeler birleģtirilerek Yargı Mevzuatı Bülteni ve elektronik ortamda yayımlanır. Tercüman giderleri MADDE 12 (1) Türkçe bilmeyen ya da engelli olan Ģüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karģılanır. (2) Komisyonlarca oluģturulan listelerden Kanunun 202 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında sanık tarafından seçilen tercümanın giderleri Devlet

39 Hazinesince karģılanmaz. Bu durumda, mahkeme tercüman gideri ile vezneye yatırılması gereken süreyi belirler. Yargılamanın sürüncemede bırakılması MADDE 13 (1) Kanunun 202 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tercüman hizmetinden yararlanma hakkı, yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamaz. Listeden çıkarılma sebepleri MADDE 14 (1) Listede yer alan tercümanların; a) Listeye kabul Ģartlarını sonradan kaybetmesi, b) Kanunî bir sebep olmaksızın tercümanlık yapmaktan kaçınması, c) Listeden çıkarılmayı talep etmesi, ç) 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen etik ilkeleriyle bağdaģmayan tutum ve davranıģlarda bulunması, d) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suçlardan hüküm giymesi veya hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiģ olması, durumunda adı listeden çıkarılır. (2) 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suçlardan hakkında kamu davası açılan kiģinin ismi listede askıya alınır. Dava sonucu beraat edilmesi durumunda askıya alma iģlemi kaldırılır. Listeden çıkarılma usulü MADDE 15 (1) 14 üncü maddede sayılan çıkarılma sebeplerinin gerçekleģmesi hâlinde tercümanın adı komisyon kararıyla listeden çıkarılır. (2) Listeden çıkarılmasına karar verilen tercümanlara iliģkin komisyon kararı ilgiliye tebliğ edilir ve 11 inci maddede belirtilen usule göre ilân edilir. Listelerin yenilenmesi usulü MADDE 16 (1) Listeler, her yıl bu Yönetmelik hükümlerine göre yeniden düzenlenir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ÇeĢitli ve Son Hükümler 2013 yılı tercüman listesinin düzenlenmesi GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde komisyonlarca bu Yönetmelik hükümlerine göre tercüman listesi düzenlenir. Yürürlük MADDE 17 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 18 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür. [R.G. 05 Mart ] Adalet Bakanlığından: DENETĠMLĠ SERBESTLĠK HĠZMETLERĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ KISIM Genel Hükümler BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

40 MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Denetimli Serbestlik Daire BaĢkanlığı, denetimli serbestlik müdürlükleri, Denetimli Serbestlik Hizmetleri DanıĢma Kurulu ile koruma kurullarının teģkilat, görev, yetki, çalıģma, toplantı usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik; Denetimli Serbestlik Daire BaĢkanlığının ve denetimli serbestlik müdürlükleri ile bürolarının teģkilât, görev, çalıģma ve denetimine iliģkin usul ve esaslar ile denetimli serbestlik kararlarının infaz iģlemleri hakkındaki kuralları, bu sürece katılan kiģilerin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerini kapsar. (2) Sırf askerî suçlar ile askerî disiplin suçları hariç olmak üzere, askere alınmadan önce veya askerlikleri sırasında iģledikleri suçlardan dolayı aksine bir düzenleme yoksa er veya erbaģlar ile yedek subaylar hakkında mahkemelerce verilen seçenek yaptırımlar ile diğer tedbir ve denetimli serbestliğe iliģkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. Bu süreler içinde zaman aģımı iģlemez. (3) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Ġnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesi gereğince ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler, cezalarının koģullu salıverilmeye kadar olan kısmını denetimli serbestlik altında tamamladıktan sonra askere alınırlar. Dayanak MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununun 15/A ve 27 nci maddeleri, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Ġnfazı Hakkında Kanunun 105/A maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 47 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar MADDE 4 (1) Bu Yönetmelikte yer alan; a) Adalet komisyonu: Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunu, b) AraĢtırma ve değerlendirme formu: Sanık veya hükümlüyü suça iten nedenleri, hükümlünün tekrar suç iģleme ve baģkasına zarar verme riski ile ihtiyaçlarını belirleyen değerlendirme aracını, c) Bakanlık: Adalet Bakanlığını, ç) Büro: Denetimli serbestlik müdürlüklerindeki bürolar ile müdürlük bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik hizmetlerini yürütmek üzere denetimli serbestlik müdürlüğüne bağlı olarak kurulan büroyu, d) Daire baģkanlığı: Denetimli Serbestlik Daire BaĢkanlığını, e) DanıĢma Kurulu: Denetimli Serbestlik Hizmetleri DanıĢma Kurulunu, f) Denetimli serbestlik: ġüpheli, sanık veya hükümlünün toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılması için ihtiyaç duyulan her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı alternatif bir ceza ve infaz sistemini, g) Denetimli serbestlik kararı: ġüpheli, sanık veya hükümlüler hakkında verilen seçenek ceza veya tedbirler ile denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenen tedbir veya yükümlülükleri, ğ) Denetimli serbestlik memuru: Denetimli serbestlik müdürlüğü veya bürosunda kadrolu veya sözleģmeli olarak görev yapan infaz ve koruma memurunu, h) Denetimli serbestlik personeli: Denetimli serbestlik müdürünü, müdür yardımcısını, Ģefi, denetimli serbestlik uzmanını ve denetimli serbestlik memuruyla diğer görevlileri,

41 ı) Denetimli serbestlik uzmanı: Denetimli serbestlik müdürlüğünde kadrolu veya geçici olarak görev yapan psikolog, sosyal çalıģmacı, sosyolog ve öğretmeni, i) Elektronik izleme: ġüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlar ile toplum içinde izlenmesini, gözetim ve denetim altında tutulmasını sağlayan, mağdurun veya toplumun korunmasını destekleyen uygulamaları, j) Genel Müdürlük: Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü, k) Gönüllü çalıģan: Denetimli serbestlik müdürlüğünde bilgi, beceri ve ilgi alanları doğrultusunda gönüllülük esasına göre çalıģan kiģiyi, l) Ġzleme merkezi: ġüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlarla toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi için oluģturulan elektronik izleme merkezini, m) Kamu hizmeti cezası: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde öngörülen, bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluģun belirli hizmetlerinde ücretsiz olarak çalıģtırılmayı, n) Kanun: 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununu, o) Koruma Kurulu: Adli yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının bulunduğu yerde oluģturulan kurulu, ö) Komisyon: Ġnfaz iģlemleri değerlendirme komisyonunu, p) Mağdur: Kendisine veya birinci dereceden aile üyelerinden birine karģı iģlenen suçun fiziksel, duygusal veya maddi sonuçları sebebiyle desteğe ihtiyaç duyan kiģiyi, r) Müdahale ekibi: Müdürlüklerde denetim bürosunda görevli personel içerisinden, izleme merkezi ile birebir çalıģmak ve iletiģimi sağlamak üzere oluģturulan elektronik izleme müdahale ekibini, s) Müdür: Denetimli serbestlik müdürünü, Ģ) Müdürlük: Adli yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının bulunduğu yerde kurulan denetimli serbestlik müdürlüğünü, t) Rehberlik: Hükümlünün; yeniden suç iģlemesini önlemek amacıyla iyileģtirilmesini, topluma yeniden kazandırılmasını ve uyum sağlamasını, doğru seçim yapmasını, problemlerini etkili çözmesini, kapasitesini geliģtirmesini sağlamak için yapılan çalıģmaları, u) Ulusal Yargı Ağı BiliĢim Sistemi (UYAP): Adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluģturulan biliģim sistemini, ü) Vaka sorumlusu: Yükümlülere yönelik iyileģtirme ve denetime iliģkin belirlenen programlar ile kararların infazına iliģkin çalıģmaların yürütülmesini koordine eden denetimli serbestlik memurunu, v) Yükümlü: Haklarında yükümlülük kararı verilen, denetim altına alınan veya tedbir kararı verilen ve denetimli serbestlik müdürlüğünce toplum içinde denetim, takip ve iyileģtirilmesi yapılan Ģüpheli, sanık veya hükümlüyü, ifade eder. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Temel Ġlkeler Temel ilkeler MADDE 5 (1) Denetimli serbestlik hizmetlerinde aģağıdaki ilkeler dikkate alınır: a) Ġnsan onuruna saygı ve dürüstlük: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; insan haklarına saygı, dürüstlük ve kararlılık çerçevesinde hareket eder; görevlerini yerine getirirken aģağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düģürücü davranıģlarda bulunamaz.

42 b) Gizlilik: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; mağdur, Ģüpheli, sanık, hükümlü ya da bunların ailesi hakkında öğrenmiģ olduğu bilgilerin veya düzenlediği raporların gizliliğini korumak zorundadır. Bu bilgiler Kanunun veya bu Yönetmeliğin zorunlu kıldığı hâller dıģında hiçbir kurum ve kiģiye verilemez. c) Tarafsızlık: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; görevleri ile ilgili belgeleri inceleyebilir; ancak buradan elde ettiği bilgilerle ilgili olarak soruģturmanın gizliliği ilkesine uymak, tarafsızlığına gölge düģürecek davranıģ ve iliģkilerden kaçınmak ve davanın taraflarına eģit uzaklıkta olmak zorundadır. Çocuğun yüksek yararı MADDE 6 (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, yetiģkin ve çocuklar hakkında yürütülecek iģlemler ayrı ayrı yapılır ve çocukların yüksek yararının korunmasına özen gösterilir. ĠKĠNCĠ KISIM TeĢkilat ve Personel BĠRĠNCĠ BÖLÜM TeĢkilat TeĢkilat MADDE 7 (1) Denetimli serbestlik hizmetleri, Bakanlık merkez teģkilatında Daire BaĢkanlığı, taģra teģkilatında denetimli serbestlik müdürlükleri, müdürlüğe bağlı bürolar ve koruma kurulları tarafından yürütülür. Daire BaĢkanlığı MADDE 8 (1) Daire BaĢkanlığında; bir Daire BaĢkanı, yeterli sayıda tetkik hâkimi, Ģube müdürü, denetimli serbestlik uzmanı, denetimli serbestlik memuru görev yapar. (2) Daire BaĢkanlığı altı Ģube müdürlüğünden oluģur. ġube müdürlükleri: a) Değerlendirme ve planlamadan sorumlu Ģube müdürlüğü, b) Ġnfaz ve iyileģtirmeden sorumlu Ģube müdürlüğü, c) Çocuk hizmetlerinden sorumlu Ģube müdürlüğü, ç) Elektronik izlemeden sorumlu Ģube müdürlüğü, d) Koruma kurulları ve mağdur destek hizmetlerinden sorumlu Ģube müdürlüğü, Ģeklinde adlandırılır. Daire BaĢkanlığının görevleri MADDE 9 (1) Daire BaĢkanlığı 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununun 9 uncu maddesinde sayılan ve ilgili mevzuatta verilen görevleri yerine getirir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Müdürlük MADDE 10 (1) Müdürlüklerde; bir müdür, yeterli sayıda müdür yardımcısı, bürolarda birer Ģef, yeterli sayıda denetimli serbestlik uzmanı ve memuru, benzeri alanlarda eğitim almıģ ve denetimli serbestlik hizmetlerinde geçici olarak görevlendirilen uzman personel ile diğer hizmetleri yürütecek görevliler bulunur. (2) Müdürlüklerin yetki alanı, adalet komisyonunun; müdürlük bulunmayan ilçelerde kurulan büroların yetki alanı, bulundukları ilçenin yargı çevresi ile sınırlıdır. (3) Müdürlüklerde; a) Gelen evrak bürosu, b) Kayıt kabul bürosu, c) Değerlendirme ve planlama bürosu, ç) Ġnfaz bürosu, d) Eğitim ve iyileģtirme bürosu,

43 e) Denetim bürosu, f) Mağdur destek hizmetleri bürosu, g) Koruma kurulları bürosu, ğ) Ġdari ve mali iģler bürosu, bulunur. Müdürlüğün görevleri MADDE 11 (1) Müdürlük 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanununun 11, 12, 13, 14 ve 15 inci maddesinde sayılan ve ilgili mevzuatta verilen görevleri yerine getirir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Denetimli Serbestlik Büroları Bürolar MADDE 12 (1) Müdürlükler, denetimli serbestlik kararlarının infazı ile diğer iģlerini bürolar aracılığı ile yürütürler. Müdür, büroların etkin, verimli ve iģbirliği içinde çalıģtırılmasından sorumludur. (2) Müdür, iģin gerektirdiği bilgi ve beceriye sahip, çalıģacağı konuda eğitim almıģ denetimli serbestlik personelini iģin yoğunluğunu ve özelliğini dikkate alarak bürolarda görevlendirir. (3) Müdür gerekli görürse denetimli serbestlik uzmanlarını bürolarda iģleri koordine etmek üzere görevlendirebilir. (4) Müdür yardımcılarının iģ bölümü yapılırken sorumlu oldukları bürolar belirtilir. Gelen evrak bürosu MADDE 13 (1) Denetimli serbestlik müdürlüğüne, mahkemelerden, Cumhuriyet baģsavcılıklarından ve diğer kurumlardan gelen evrak ve tüm yazılar gelen evrak bürosuna gönderilir. Gelen evrak bürosu ilgisine göre bu yazı ve evrakı ilgili diğer bürolara dağıtır. (2) Denetimli serbestlik müdürü, iģ yoğunluğuna göre gelen evrak bürosunda yeteri kadar denetimli serbestlik memuru görevlendirir. (3) Gelen evrak bürosunun görevleri Ģunlardır: a) Evrak, yazı, dilekçe veya zarfı kabul ve kontrol etmek, açmak, ayırmak, kayıt etmek, havale etmek, dağıtmak, dosyalamak ve göndermek. b) Fiziki olarak gelen evrakı, elektronik ortamda taramak ve UYAP biliģim sistemine aktarmak. c) YanlıĢ gelen evrak ile ilgili gerekli iģlemi yapmak. ç) Gizli veya özel evrakın niteliğini korumak. (4) Gelen evrak bürosu, denetimli serbestlik müdürüne, müdür yardımcısına veya kiģiye özel gelen evrakı açmadan ilgilisine ulaģtırır. Gizli kaģeli gelen evrakı doğrudan müdüre veya görevli müdür yardımcısına iletir. (5) Denetimli serbestlik kararlarına iliģkin ilâmlar, mahkeme kararları ya da Cumhuriyet baģsavcılığından gelen yazılar aynı gün kayıt kabul bürosuna gönderilir. Kayıt kabul bürosu MADDE 14 (1) Haklarında denetimli serbestlik kararı verilen yükümlülerin kayıt ve kabul iģlemleri, kayıt kabul bürosunca yapılır. (2) Denetimli serbestlik müdürü, iģ yoğunluğuna göre kayıt kabul bürosunda yeteri kadar denetimli serbestlik memuru görevlendirir. (3) Kayıt kabul bürosunun görevleri Ģunlardır: a) Müdürlüğe infaz için gönderilen kararların kayıt iģlemlerini yapmak. b) Yükümlülerin adreslerini ve iletiģim bilgilerini teyit etmek veya araģtırmak.

44 c) Yükümlülerin ilk müracaatı için yazılı veya elektronik tebligat göndermek ya da yükümlüleri uygun araç ve yöntemlerle müdürlüğe davet etmek. ç) Süresinde müracaat etmeyen yükümlülerin varsa mazeretini tutanakla kayıt altına alarak komisyona bildirmek. d) Süresinde müracaat etmeyenlerin dosyalarını komisyonun onayından sonra kapatmak. e) Denetimli serbestlik müdürlüğünün görev alanına girmeyen kararları iade etmek. f) Müracaat eden yükümlüleri; denetimli serbestlik uygulamaları, hak ve yükümlülükler, ihlal durumları ve bunun sonuçları hakkında bilgilendirmek. (4) Kayıt ve kabul iģlemleri tamamlanan yükümlüler değerlendirme ve planlama bürosuna, adli kontrol, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ve cezanın konutta çektirilmesi kararları ile haklarında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen yükümlüler ise doğrudan vaka sorumlusuna yönlendirilir. Değerlendirme ve planlama bürosu MADDE 15 (1) Yükümlülerin risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi, risk ve ihtiyaçlarına uygun olarak toplum içinde denetim ve takibi ile iyileģtirilmesine yönelik yapılacak çalıģmaların planlanması, değerlendirme ve planlama bürosunca yapılır. (2) Denetimli serbestlik müdürü, iģin gerektirdiği bilgi ve yeterli beceriye sahip, değerlendirme ve planlama konusunda eğitim almıģ, yeteri kadar denetimli serbestlik memurunu değerlendirme ve planlama bürosunda görevlendirir. Büroda danıģmanlık yapmak, değerlendirme ve planlamanın uygunluğunu kontrol etmek ve gerektiğinde değerlendirme ve planlama yapmak üzere denetimli serbestlik uzmanı da görevlendirilebilir. (3) Büroya gelen yükümlüler hakkında önce risk ve ihtiyaç değerlendirmesi yapılır, daha sonra belirlenen risk ve ihtiyaçlara uygun olarak denetim planı hazırlanır. Değerlendirme ve planlama aynı personel tarafından yapılabileceği gibi, değerlendirmeyi yapan personelle planlamayı yapan personel farklı olabilir. (4) Büroda görevli denetimli serbestlik personeli, yükümlü hakkında denetim planı hazırlarken; a) Toplumun ve mağdurun korunmasını, b) Kararın infaz kabiliyetini, c) Yükümlünün ihtiyaçlarını, uygunluğunu ve becerilerini, ç) Kamu kurum ve kuruluģları ile kamu yararına çalıģan sivil toplum kuruluģlarının katkı ve desteğini, dikkate alır. (5) Değerlendirme ve planlama bürosunun görevleri Ģunlardır: a) Kayıt kabul bürosundan gönderilen yükümlülerin risk ve ihtiyaçlarını değerlendirmek. b) Yükümlüler hakkında verilen denetimli serbestlik kararlarının infazını planlamak. c) 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi gereğince haklarında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı kararı verilen hükümlüler hakkında uygulanacak tedbirleri belirlemek ve bu tedbirlerin infazını planlamak. ç) Yükümlülerin toplum içinde denetim ve takibi ile topluma kazandırılmasına ve iyileģtirilmesine yönelik programları belirlemek ve planlamak. d) Kararların infazı sırasında yükümlülerin uyması gereken kuralları belirlemek.

45 e) Yükümlülerin risk ve ihtiyaçlarını en geç altı ayda bir vaka sorumlusunun görüģ ve önerilerini de dikkate alarak yeniden değerlendirmek ve gerekli görülmesi halinde yeni bir denetim planı hazırlamak. (6) Hazırlanan denetim planları, büroda görevli uzman ya da memur tarafından infaz iģlemleri değerlendirme komisyonunun onayına sunulur. (7) Hakkında denetim planı hazırlanan yükümlünün infaz dosyası ve ilgili tüm belgeler denetim planının komisyon tarafından onaylanması beklenmeksizin aynı gün infaz bürosuna gönderilir. Ġnfaz bürosu MADDE 16 (1) Değerlendirme ve planlama bürosunca hazırlanan denetim planı doğrultusunda, yükümlüler hakkında belirlenen denetimli serbestlik kararlarının infazı ile yükümlülerin toplum içinde denetimine, takibine ve iyileģtirilmesine yönelik çalıģmaların koordinasyonu infaz bürosunca yapılır. (2) Denetimli serbestlik müdürü, hizmetin gerektirdiği bilgiye ve yeterli beceriye sahip olan, bu konuda eğitim almıģ, yeteri kadar denetimli serbestlik memurunu infaz bürosunda görevlendirir. (3) Değerlendirme ve planlama bürosu tarafından, haklarında denetim planı hazırlanan yükümlüler, infaz bürosuna yönlendirilir. Her yükümlü için büroda görevli bir denetimli serbestlik memuru, vaka sorumlusu olarak belirlenir. (4) Vaka sorumlusu, denetim planının uygulanmasında; yükümlünün özel hayatının gizliliğini ve ihtiyaçlarını dikkate alır ve yükümlü ile iyi niyet çerçevesinde iģbirliği yapar. (5) Vaka sorumlusu; a) Denetim planının uygulanmasından, b) Yükümlüyü, denetim planının uygulanması, yükümlülükleri, hakları, ihlalleri ve sonuçları hakkında bilgilendirmekten, c) Yükümlünün, iyileģtirilmesine ve toplumla bütünleģtirilmesine yönelik programlara katılımının sağlanmasından, ç) Yükümlünün toplum içinde denetim ve takibinin gerçekleģtirilmesinden, d) Yükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesinden, e) Kararın infazına iliģkin yazıģmaların yapılmasından, f) Yükümlülüklere uymayanlar ile denetimli serbestlik personelinin uyarı, öneri ve çağrılarını dikkate almayanların uyarılması için gerekli yazıların hazırlanmasından ve komisyon onayından sonra gerekli olanların ilgili hâkime gönderilmesinden, g) Hâkim veya komisyon tarafından uyarılmasına karar verilen yükümlülere uyarı kararını tebliğ etmekten ve gerektiğinde yükümlünün müdürlüğe davet edilerek ihlalin sonuçlarının açıklanıp sözlü olarak uyarılmasından, ğ) Denetim planının uygulanması için kurumlar arası yazıģmaların yapılmasından, h) Kararların infazı ile ilgili mahkemelere ve savcılıklara gönderilecek rapor ve yazıların hazırlanmasından, ı) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen hükümlülerden, koģullu salıverilmelerine bir aydan az süre kalanlar hakkında koģullu salıverilme kararı alınması için gerekli hazırlıkların yapılmasından ve koģullu salıverme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasından, i) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen hükümlüler hakkında bir soruģturma veya kovuģturma olup olmadığının takibinden,

46 j) Haklarında uyuģturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla tedavi kararı verilen yükümlülerin sevklerinin yapılmasından ve tedavi süreçlerinin takip edilmesinden, k) Gerektiğinde yükümlünün devam ettiği eğitim kurumu ile çalıģtığı kurumun ya da iģin değiģtirilmesinden, l) Ġnfaz dosyalarının kapatılmasına yönelik iģlemlerin yapılmasından ve dosyaların Cumhuriyet baģsavcılığına veya ilgili mahkemeye gönderilmesinden, m) Risk ve ihtiyaçlarının yeniden değerlendirilmesi gereken yükümlülerin listesinin, görüģ ve önerilerle birlikte değerlendirme ve planlama bürosuna gönderilmesinden, n) Ġnfaz sürecinin iģleyiģi ve diğer çalıģmaların yürütülmesini değerlendirmek üzere yükümlü ile en az ayda bir görüģme yapılmasından ve aldığı geri bildirimlerin ilgili büroya iletilmesinden, sorumludur. (6) Ġnfaz bürosu, yükümlünün denetim süreci içinde yürütülen denetim ve iyileģtirme çalıģmalarını düzenli olarak takip eder; yükümlünün durumu, gösterdiği geliģme ve benzeri durumlar hakkında geri bildirimler alır. Yükümlünün denetim süreci içinde, denetim planında değiģiklik yapılmasını gerektiren bir durum olduğu tespit edilirse, altı aylık gözden geçirme süresi beklenmeksizin, değerlendirme ve planlama bürosundan denetim planının yeniden hazırlanması talep edilir. (7) Müdür infaz bürosunda, kararların niteliğine göre, kamu hizmeti, adli kontrol, tedavi ve denetimli serbestlik, çocuk hizmetleri gibi özel infaz birimleri oluģturabilir. Eğitim ve iyileģtirme bürosu MADDE 17 (1) Eğitim ve iyileģtirme bürosu, vaka sorumlusu tarafından gönderilen yükümlülerin topluma kazandırılmasına, eğitim ve iyileģtirilmesine yönelik denetim planında belirlenen çalıģmaları yürütür. Büroda eğitim ve iyileģtirme çalıģmalarını yürütmek üzere yeteri kadar uzman personel görev yapar. (2) Eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanlarının görevleri Ģunlardır: a) Yükümlülere yönelik bireysel görüģmeler ile grup çalıģmalarını yürütmek. b) Müdahale programlarını uygulamak. c) ĠyileĢtirme çalıģmaları kapsamında özel hayatın gizliliğine dikkat ederek yükümlülerin aile, okul ve iģ yerleriyle iģ birliği yaparak çalıģmalar yürütmek. ç) Diğer kurum ve kuruluģlar ile sivil toplum kuruluģlarının iģbirliğinde eğitim ve iyileģtirmeye yönelik programlar hazırlamak ve yürütmek. d) Kurumlar ile sivil toplum kuruluģlarının eğitim ve iyileģtirmeye yönelik yürüttükleri sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile eğitim programlarını tespit etmek; iyileģtirme çalıģmaları kapsamında yükümlüleri bu tür programlara yönlendirmek. e) Haklarında çalıģma yükümlülüğü veya eğitim kurumuna ya da programına devam etme tedbiri verilen yükümlülerin kuruma yerleģtirilmesinde, gerektiğinde yükümlülere refakat etmek. f) Müdür tarafından iyileģtirme kapsamında verilen diğer görevleri planlamak ve yapmak. Denetim bürosu MADDE 18 (1) Yükümlülerin toplum içinde denetim ve takibi, gerektiğinde kollukla iģbirliği içerisinde denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları tarafından yerine getirilir.

47 (2) Denetimli serbestlik müdürü, yükümlü sayısını ve yükümlülerin risk durumlarını göz önünde bulundurarak, yeteri kadar denetimli serbestlik memurunu denetim bürosunda görevlendirir. (3) Denetim bürosunda görevli personel içerisinden, izleme merkezi ile birebir çalıģmak ve iletiģimi sağlamak üzere elektronik izleme müdahale ekibi oluģturulur. (4) Denetimli serbestlik personeli denetim ve kontrollerde, yükümlülerin özel hayatlarının gizliliğine dikkat ederler, yükümlülere onur kırıcı ve aģağılayıcı muamelede bulunamazlar. (5) Denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları, denetime ihtiyaç duyulan hallerde iģ durumu gözetilerek müdürlüklerde mesai saatleri içinde veya mesai saatleri dıģında vardiya usulü ile çalıģtırılabilirler. (6) Denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları, iģin niteliğine göre üniformalı olarak da çalıģtırılabilirler. (7) Denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurlarının görevleri Ģunlardır: a) Yükümlülerin denetim ve takiplerini yapmak. b) Denetim sonuçları hakkında vaka sorumlusuna bilgi vermek. c) Yükümlülere elektronik kelepçe takmak ve elektronik izleme cihazlarını kurmak. ç) Elektronik izleme merkezinden yükümlülerin denetim ve kontrolüne iliģkin iletilen talepleri yerine getirmek. d) Yükümlüyü çalıģacağı kuruma yerleģtirmek, eğitim kurumuna ya da programına kaydettirmek. e) Hakkında hapis cezasının konutta çektirilmesine karar verilen hükümlünün, ikametgâh adresine gidilerek infaza iliģkin iģlemleri baģlatmak. f) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infazına karar verilen hükümlülerden kendi iģini kuran ve iģletenler ile bir iģ sözleģmesine dayalı olarak çalıģanları, koģullu salıverilme tarihine kadar çalıģtıkları yerlerde düzenli olarak denetlemek. g) Görevlendirilmeleri halinde denetimli serbestlik müdürlüğünün ve denetimli serbestlik çalıģanlarının güvenliğini sağlamak. ğ) Müdürün denetime iliģkin vereceği diğer görevleri yapmak. Mağdur destek hizmetleri bürosu MADDE 19 (1) Denetimli serbestlik müdürlüklerinde, mağdurlara yönelik hizmetleri koordine etmek ve yürütmek üzere mağdur destek hizmetleri bürosu oluģturulur. Mümkün olması durumunda büro, müdürlüğün diğer birimlerinden ve yükümlülere yönelik çalıģmaların yürütüldüğü kısımlardan ayrı bir yerde kurulur. Uygun yer tahsis edilmesi halinde mağdur destek hizmetleri bürosu adliye içerisinde görev yapabilir. (2) Mağdurlara yönelik hizmetleri yürütmek üzere, mağdur destek hizmetleri bürosunda mağdur hizmetleri konusunda özel eğitim almıģ yeteri kadar denetimli serbestlik uzmanı ve memuru görevlendirilir. Müdürlüğün iģ durumu uygun ise büroda görevli uzman ve memurlara mağdurlara yönelik hizmetler dıģında baģka görevler verilmez. (3) Mağdur destek hizmetleri bürosunun görevleri Ģunlardır: a) Mağdurların taleplerini kabul etmek ve incelemek. b) Yardım alabileceği kiģi ve kuruluģlar hakkında bilgi vermek. c) Mağdurun talep etmesi halinde; 1) Yargılama süreci hakkında bilgilendirmek, 2) Psiko-sosyal destek programlarını uygulamak.

48 (4) Mağdur destek hizmetleri bürosu, müdürlüğün yetki sınırları içerisinde mağdurlara yönelik çalıģma yürüten tüm kurum kuruluģ ve kiģilerle tam bir koordinasyon içinde çalıģır. Mağdurların bilgilendirilmelerine yönelik tanıtıcı çalıģmalar yürütür. Koruma kurulu bürosu MADDE 20 (1) Koruma kurulu bürosu, koruma kurulunun sekretarya iģlerini yürütür, koruma kuruluna baģvuran mağdurlar ile hükümlülerin taleplerini değerlendirir. Büroda yeteri kadar denetimli serbestlik personeli görevlendirilir. (2) Koruma kurulu bürosunca, ceza infaz kurumlarından iģ arama izni alarak çıkan hükümlülerin talep etmeleri halinde çalıģabileceği iģler ya da çalıģacağı yerler hakkında hükümlü bilgilendirilir, koģullu salıverme sonrasında da koruma kurullarına müracaat edebileceği hükümlüye bildirilir. Ġdari ve mâli iģler bürosu MADDE 21 (1) Ġdari ve mâli iģler bürosu, müdürlüğün görevlerini etkin ve verimli bir Ģekilde yürütebilmesi için ihtiyaç duyduğu idari iģleri planlar ve yürütür; mal ve hizmet alımlarını gerçekleģtirir. Büroda yeteri kadar denetimli serbestlik memuru görevlendirilir. (2) Ġdari ve mâli iģler bürosu; a) Ödeneklerin takibi ile tahakkuk iģ ve iģlemlerini, b) Gerekli araç, gereç ve malzeme ile hizmet teminini, c) Temizlik, aydınlatma, ısıtma ve güvenlik hizmetlerini, ç) Bakım ve onarım iģlerini, d) Mutemetlik iģlemlerini, e) Personel iģlemleri ile idari ve mâli iģlerle ilgili diğer iģ ve iģlemleri, yürütmekle görevlidir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Denetimli Serbestlik Personeli Denetimli serbestlik müdürünün görevleri MADDE 22 (1) Denetimli serbestlik müdürü, müdürlüğün en üst amiri olup, görevlerinden dolayı sıralı amirlerine karģı sorumludur. Müdürün görevleri Ģunlardır: a) ĠĢlerin aksatılmadan yürütülmesini, denetimli serbestlik personelinin iģ birliği içerisinde etkili ve verimli bir Ģekilde çalıģmasını, maiyetindeki memurların yetiģtirilmesini sağlamak. b) Denetimli serbestlik personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü Ģekilde gözetim ve denetim yetkisini kullanmak. c) Mevzuat ve yetkili mercilerce verilen emirler çerçevesinde müdürlüğün genel idaresine ait hesap iģlerinin yürütülmesini sağlamak ve denetimini yapmak. ç) Müdürlüğün hizmetleriyle ilgili genel ihtiyaçları, öncelikleri, bir sonraki yılda yapılacak iģleri belirlemek ve bu konularla ilgili tahmini gider verilerini hazırlayarak Genel Müdürlüğe sunmak. d) Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluģlarıyla iģbirliğini geliģtirmek ve müdürlüğü temsil etmek. e) Komisyonun toplantı zamanı ile görüģülecek konuları belirlemek. f) Müdürlükte görev yapan denetimli serbestlik personelinin iģ bölümünü personelin görev tanımlarına uygun bir Ģekilde yaparak, tüm personele tebliğ etmek. g) AsayiĢ, güvenlik ve benzeri konularda ortaya çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak, önlemlerin yetersiz kalması halinde, durumu derhal Cumhuriyet baģsavcılığı aracılığıyla Genel Müdürlüğe bildirmek. ğ) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak. Denetimli serbestlik müdür yardımcısının görevleri

49 MADDE 23 (1) Müdür yardımcısı, kendisine verilen görevlerin mevzuata uygun olarak yürütülmesinden, kendisine bağlı büro ve personelin etkin ve verimli Ģekilde çalıģmasından müdüre karģı sorumludur. (2) Müdür yardımcısının görevleri Ģunlardır: a) Kendisine bağlı büroların koordineli bir Ģekilde çalıģmasını sağlamak. b) Büronun çalıģmalarını izlemek, denetlemek ve sonuçlarını değerlendirmek. c) Gerektiğinde müdürlüğü temsil etmek, müdürün yokluğunda müdüre vekâlet etmek. ç) Müdüre ait görevlerin yürütülmesinde müdüre yardımcı olmak ve müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak. Denetimli serbestlik uzmanının görevleri MADDE 24 (1) Denetimli serbestlik uzmanı, hükümlülerin iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılmalarına yönelik denetim planında belirlenen çalıģmaları yürütmekle yükümlüdür. (2) Denetimli serbestlik uzmanının görevleri Ģunlardır: a) Yükümlülerle bireysel görüģmeler yapmak ve grup çalıģmalarını yürütmek. b) Yükümlülerin boģ zamanlarının yapılandırılmasına yönelik eğitsel ve sosyal çalıģmaları diğer kurumlarla iģ birliği içinde yürütmek. c) Yükümlülerin; iyileģtirilme süreçlerini izlemek ve yükümlünün durumu hakkında vaka sorumlusunu sözlü ya da gerektiğinde yazılı olarak bilgilendirmek. ç) Sosyal araģtırma raporu hazırlamak. d) Gerektiğinde hizmetler listesinin oluģturulmasında görev almak. e) Yükümlülerin risk ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesi ile denetim planlarının hazırlanmasında danıģmanlık yapmak, değerlendirme ve planlamanın uygunluğunu kontrol etmek ve gerektiğinde değerlendirme ve planlama yapmak. f) Yükümlülerin iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılması ile mağdurların desteklenmesine yönelik projeler hazırlamak ve yürütmek. g) ĠyileĢtirilme çalıģmalarına esas olmak üzere, denetim altındaki hükümlülerle ev, okul veya iģ yerinde özel hayatın gizliliğine dikkat ederek görüģmeler yapmak. ğ) Koruma kurulları çalıģmaları kapsamında, gerektiğinde denetimli serbestlik memuru ile birlikte ev ve iģ yeri ziyaretlerine gitmek. h) Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler ile suç mağdurlarına rehberlik hizmeti vermek ve müdahale programları uygulamak. ı) Yükümlülerin iyileģtirilmesi ve yeniden topluma kazandırılması ile mağdurların desteklenmesine yönelik müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak. Denetimli serbestlik memurunun görevleri MADDE 25 (1) Denetimli serbestlik memuru, müdürlüğün idari iģleri ile infaz iģlerinin yürütülmesinden, kalem hizmetlerinden ve yükümlülerin toplum içinde denetim ve takibinin yapılmasından sorumludur. (2) Denetimli serbestlik memurunun görevleri Ģunlardır: a) Kararların kayıt iģlemleri ile dosyayla ilgili yazıģmaları yapmak ve diğer kalem hizmetlerini yürütmek. b) AraĢtırma ve değerlendirme formunu doldurmak. c) Denetim planını hazırlamak. ç) Yükümlülerin toplum içinde denetim ve takibini yapmak. d) Hizmetler listesi, kurumsal eğitimler ve programlar listesi ile çalıģma protokolünün hazırlanmasında görev almak. e) Koruma kurulları talep ve takip formunu doldurmak, koruma kurullarınca uygun bulunan projeleri hazırlamak.

50 f) Denetimli serbestlik ve koruma kurulları çalıģmaları kapsamında ev ve iģ yeri ziyaretleri yapmak. g) Denetimli serbestlik hizmetlerinin yerine getirilmesi ile ilgili, müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak. Müdürlük dıģından görevlendirilen uzmanın görev ve sorumlulukları MADDE 26 (1) Müdürlük dıģından görevlendirilen uzman en az on beģ gün süre ile bir denetimli serbestlik uzmanının refakatinde çalıģır. Bu süre içerisinde görevlendirilen uzmana iyileģtirme ve denetim sürecinde yapılan tüm çalıģmalar ile ilgili bilgi verilir. (2) Görevlendirilen uzmanın denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri kapsamında yetersiz olması, çalıģma usul ve esaslarına uymaması, görevlerini aksatması veya görevlendirmenin gereklerinin ortadan kalkması durumunda görevine müdür tarafından son verilebilir. (3) Görevlendirilen uzman, eğitim ve iyileģtirme bürosunda çalıģır. BEġĠNCĠ BÖLÜM Denetimli Serbestlik Personelinin ÇalıĢtırılmasına ĠliĢkin Usul ve Esaslar Denetimli serbestlik personelinin atanması ve görevlendirilmesi MADDE 27 (1) Müdürlüğe, Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, denetimli serbestlik yardım ve koruma hizmetleri için, infaz ve koruma memurluğuna ilk defa atama veya ceza infaz kurumlarından görevlendirme yapılmasında; bu hizmetlere yönelik en az iki ay süreli hizmet içi eğitimi baģarı ile tamamlamıģ olma koģulu aranır. Müdürlüklerden ceza infaz kurumlarına veya adliyelere, ceza infaz kurumlarından veya adliyelerden müdürlüklere atama veya görevlendirmeye iliģkin adalet komisyonu kararları, ilgisine göre Genel Müdürlük veya Personel Genel Müdürlüğüne gönderilerek alınacak Bakanlık onayı ile tamamlanır. Denetimli serbestlik personelinin çalıģtırılması MADDE 28 (1) Denetimli serbestlik personeli, bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara, yapılan iģ bölümüne ve yaptıkları görevin gereklerine uygun olarak çalıģtırılır. (2) Müdürlüklerde ilk defa çalıģmaya baģlayan denetimli serbestlik memurları, sırasıyla gelen evrak, kayıt ve kabul, denetim bürolarında, daha sonra da diğer bürolarda çalıģtırılırlar. Mevcut iģ durumu ve personel sayısı ile ilk defa çalıģmaya baģlayan personelin niteliklerine ve eğitimine göre müdür farklı bir görevlendirme de yapabilir. (3) Denetimli serbestlik personeli bürolarda, öncelikle aldıkları hizmet içi eğitime göre görevlendirilirler. Farklı çalıģma usulü ve süresi MADDE 29 (1) Denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları, çalıģma süresi, günlük çalıģmanın baģlama ve bitiģ saatleri ve fazla çalıģma hususlarında genel hükümlere tabidir. (2) Yürütülen hizmetin niteliğinin, normal mesai saatleri dıģında çalıģmayı gerekli kılması halinde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 99 uncu maddesi uyarınca haftalık kırk saati geçmemek üzere farklı çalıģma saatleri belirlenebilir. (3) Denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 178 inci maddesi ve 19/2/1975 tarihli ve 7/9493 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Fazla ÇalıĢmanın Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmelik uyarınca, müdürün gerekli görmesi halinde, günlük çalıģma

51 saatleri dıģında fazla çalıģma ücreti verilmeksizin çalıģtırılabilir. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalıģmanın her sekiz saati için bir gün izin verilir. Fazla çalıģma izninin kullanımı konusunda genel hükümler uygulanır. (4) ÇalıĢma çizelgeleri müdürlükçe düzenlenir. Mesai sonrası ve hafta sonları çalıģma MADDE 30 (1) Eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanları, yükümlülerin iyileģtirilmeleri ve topluma kazandırılmalarına yönelik çalıģmalar kapsamında, günlük çalıģma saatleri dıģında, mesai sonrası ve hafta sonları hükümlülerle grup çalıģması veya bireysel görüģmeler kapsamında çalıģabilirler. (2) Mesai sonrası ve hafta sonları çalıģma, önceden müdürlüğe yazılı olarak iletilir ve müdürün onayının ardından çalıģma yapılır. (3) Mesai sonrası ve hafta sonları çalıģma yapılması halinde, gerekli güvenlik önlemlerinin alınması için yeteri kadar denetimli serbestlik memuru görevlendirilir. (4) Mesai sonrası ve hafta sonları çalıģma durumunda, denetimli serbestlik uzmanı ile güvenlik önlemlerinin alınması için görevlendirilen denetimli serbestlik memuruna fazla çalıģma ücreti verilmez. ÜÇÜNCÜ KISIM ĠyileĢtirme ve Denetim ÇalıĢmalarına ĠliĢkin Genel Esaslar BĠRĠNCĠ BÖLÜM Ġnfaz ĠĢlemleri Değerlendirme Komisyonu Ġnfaz iģlemleri değerlendirme komisyonu MADDE 31 (1) Denetimli serbestlik müdürlüğünde; Ģüpheli, sanık veya hükümlüler hakkında verilen kararları ve bu kararların yerine getirilmesine iliģkin hususlar ile komisyona yapılan baģvuruları değerlendirmek ve bu konuda karar vermek üzere, müdürün veya müdürün görevlendireceği müdür yardımcısının baģkanlığında, değerlendirme ve planlama, infaz, eğitim ve iyileģtirme ile denetim bürolarında görevli birer personelin katılımıyla infaz iģlemleri değerlendirme komisyonu oluģturulur. (2) Komisyon listesi bir yıl için oluģturularak Genel Müdürlüğün onayına sunulur. Komisyon listesi onaylanana kadar eski Komisyon görevine devam eder. Üyelerden birinin yokluğunda toplantıya aynı bürodan baģka bir personel katılır. Ġnfaz iģlemleri değerlendirme komisyonunun görevleri MADDE 32 (1) Komisyon; a) Yükümlüler hakkında hazırlanan denetim planının ve belirlenen yükümlülüklerin, Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri ile yükümlünün ihtiyaçlarına uygun olup olmadığının incelenmesine, hazırlanan denetim planının onaylanmasına veya reddine, b) Denetimli serbestlik uzmanları tarafından veya sivil toplum kuruluģlarınca ya da gönüllü kiģiler tarafından grup çalıģmasında uygulanacak programın onaylanmasına, c) Vaka sorumlusu tarafından yükümlülerin uyarılmasına iliģkin yapılan taleplerin değerlendirilmesine, ç) Elektronik izleme ile denetim ve takibi yapılacak yükümlülerin belirlenerek elektronik izleme Ģube müdürlüğüne önerilmesine, d) Yükümlülüğün kaldırılmasına veya değiģtirilmesine ya da yükümlülüğe ara verilmesine iliģkin taleplerin değerlendirilmesine, e) Yükümlünün baģka denetimli serbestlik müdürlüğüne nakil taleplerinin değerlendirilip karara bağlanmasına, f) Ġhlal nedeniyle dosyanın kapatılarak mahkemeye gönderilmesine, g) Yükümlüler tarafından yapılan itirazların değerlendirilmesine,

52 ğ) Müdürlükte gönüllü çalıģmak isteyenlerin baģvuru taleplerinin kabulüne, reddine ve gönüllü çalıģanın görevine son verilmesine, h) Konutta infaz kararlarının yerine getirilmesinde, konutun değiģtirilmesi ile yükümlünün evden ayrılabileceği sürelere iliģkin vaka sorumlusunun önerisinin incelenerek karara bağlanmasına, ı) Kurumsal eğitimler ve programlar listesi ile çalıģılacak sivil toplum kuruluģlarının onaylanmasına veya reddine, iliģkin iģlemleri yapar. (2) Komisyon, gerekli gördüğünde denetim planlarının bu Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara uygun olup olmadığını inceleyebilir. Eksik bulunan hususların, değerlendirme ve planlama bürosu tarafından tamamlanmasını ve denetim planının yeniden düzenlenmesini ister. (3) Hazırlanan denetim planının bu Yönetmeliğe ve yükümlünün ihtiyaçlarına uygun olmadığı gerekçesiyle komisyon tarafından onaylanmaması halinde, bu süreçte yükümlülüğün ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilmesinde onaylanmama gerekçeleri de göz önünde bulundurulur. Komisyonun toplanması ve kararların alınması MADDE 33 (1) Komisyonun toplantı zamanı ve gündemi diğer üyelerin de görüģü alınarak müdür tarafından belirlenir. Komisyon önüne gelen iģleri yedi gün içerisinde karara bağlar. (2) Komisyon, müdürlükte yeterli sayıda personel bulunmaması halinde baģkan hariç en az iki üyeyle toplanır. Komisyon kararları, katılanların oy çokluğu ile alınır, oyların eģitliği halinde baģkanın bulunduğu tarafa üstünlük tanınır. Karara muhalif olan üye muhalefetine iliģkin gerekçeyi kararın ekine yazar. Komisyon kararları, infaz iģlemleri değerlendirme komisyonu karar kartonuna konulur. (3) Müdür komisyonun sekretarya iģlerini yürütmek üzere yeteri kadar denetimli serbestlik personeli görevlendirebilir. (4) Görevlendirilen personel, gündeme alınacak talepleri inceler, araģtırır, toplantı gündemini hazırlayarak müdüre sunar, komisyon kararlarını ilgilisine iletir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Yükümlülerin Değerlendirilmesi ve ĠyileĢtirme ÇalıĢmaları Risk ve ihtiyaçların belirlenmesi MADDE 34 (1) Denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında, toplum içinde denetim, takip ve iyileģtirilmesine karar verilen sanık veya hükümlülerin, yeniden topluma kazandırılmalarına yönelik çalıģmalara temel oluģturması amacıyla objektif bir değerlendirme sistemi ile risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi, denetimli serbestlik uygulamalarının temelini oluģturur. (2) Denetimli serbestlik uygulamalarında risk değerlendirmesi; sanık veya hükümlünün kendisine, ailesine, mağdura, topluma ve denetimli serbestlik personeline karģı taģıdığı zarar verme riski ile tekrar suç iģleme riskinin belirlenmesidir. (3) Denetimli serbestlik uygulamalarında ihtiyaçların belirlenmesi; sanık veya hükümlülerin suç tekrarının ve zarar verme risklerinin en aza indirilmesi ve topluma kazandırılması amacıyla kiģinin ihtiyaç duyduğu hizmet ve programların belirlenmesidir. (4) Sanık veya hükümlüye yönelik yürütülecek iyileģtirme çalıģmaları, risklerinin ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesinin ardından belirlenir. Sanık veya hükümlülerin değerlendirilmesi araģtırma ve değerlendirme formu ile yapılır.

53 (5) AraĢtırma ve değerlendirme formu, sanık veya hükümlü müdürlüğe ilk baģvurduğunda değerlendirme ve planlama bürosunda görevli denetimli serbestlik personeli tarafından doldurulur. (6) AraĢtırma ve değerlendirme formu, en geç altı ayda bir gözden geçirilir. Yükümlünün infazının sona ermesine üç aydan daha az süre kalmıģsa gözden geçirme yapılmaz. (7) AraĢtırma ve değerlendirme formu doldurulduktan sonra, yükümlü hakkında denetim planı hazırlanır. (8) Haklarında; a) Tedavi ve denetimli serbestlik, b) Adli kontrol, c) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, ç) Cezanın konutta çektirilmesi, kararı verilen yükümlülerin risk ve ihtiyaç değerlendirilmesi yapılmaz. Denetim planı MADDE 35 (1) Denetim planı; sanık veya hükümlü hakkında verilen kararların toplum içinde infazının, denetim sürecinin, hükümlünün iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılmasına yönelik çalıģmaların planlandığı, denetimli serbestlik personelinin çalıģma yöntemini belirleyen belgedir. (2) Sanık veya hükümlünün belirlenen risk ve ihtiyaçları göz önüne alınarak denetim planı hazırlanır. Sanık ve hükümlüler için hazırlanan denetim planında; iyileģtirme ve topluma kazandırma için belirlenen risk ve ihtiyaçlara yönelik müdahale çalıģmaları, denetim ve kontrole iliģkin hususlar, uyulması gereken kural ve yükümlülükler, denetimin ve yükümlülüklerin süresi, çalıģmaların yürütülmesinde iģ birliği yapılacak kiģi ve kuruluģlara iliģkin hususlar yer alır. (3) Denetim planı, risk ve ihtiyaç değerlendirmesinin yapıldığı gün, bunun mümkün olmaması durumunda en geç beģ iģ günü içinde hazırlanır. Denetim planında, planı hazırlayan denetimli serbestlik memuruyla, denetim ve planlama bürosunda görevli uzman ile sanık veya hükümlünün imzası bulunur. Ġmzadan imtina halinde denetim planını imzalamamanın yükümlülükten muafiyet anlamına gelmediği sanık veya hükümlüye bildirilerek bu husus denetim planının altına yazılıp imzalanır. Çocuklar hakkında hazırlanan denetim planında öngörülen yükümlülükler ve çocuğun katılması gereken programlar kanuni temsilcisine de açıklanır. (4) Sanık veya hükümlüye, denetim planında belirlenen yükümlülükler ile uyması gereken kurallar ve dikkat etmesi gereken hususları içeren bilgilendirme formu verilir. Yükümlünün; yükümlülüklerinin neler olduğu, hangi durumların ihlal sayılacağı ile plan süresince dikkat etmesi gereken hususları doğru ve yeterli olarak anlayıp anlamadığı teyit edilir. (5) Denetim planı, hazırlandığı andan itibaren yürürlüğe girer ve derhal komisyonun onayına sunulur. Planın onaya sunulması yürürlüğü durdurmaz. (6) Risk ve ihtiyaçların yeniden değerlendirilmesinden sonra, gerekli görülmesi halinde denetim planı da yenilenir. (7) Haklarında; a) Tedavi ve denetimli serbestlik, b) Adli kontrol, c) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, ç) Cezanın konutta çektirilmesi, kararı verilenler için denetim planı hazırlanmaz. Bu yükümlülere yükümlülükleri ile uyması gereken kuralları ve dikkat etmesi gereken hususları içeren bilgilendirme formu tebliğ edilir. Bu form denetim planı yerine geçer.

54 Denetim raporu MADDE 36 (1) Denetim raporu; sanık veya hükümlünün, denetim sürecinin, uygulanan iyileģtirme programları kapsamında topluma uyumdaki baģarısının, olumsuz davranıģlarını değiģtirmek için gösterdiği çabanın ve bu doğrultuda genel geliģiminin değerlendirildiği rapordur. (2) Haklarında mahkemece; a) Rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü, b) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri, verilen yükümlüler için üç ayda bir ilgili hâkime verilmek üzere denetim raporu hazırlanır. (3) Denetim raporu, infaz ve denetim ile iyileģtirme çalıģmalarının değerlendirildiği iki bölümden oluģur. Rapor, vaka sorumlusu tarafından; denetim ile eğitim ve iyileģtirme bürosundan, sanık veya hükümlü hakkında bilgi alınarak hazırlanır. Raporun iyileģtirme çalıģmaları ile değerlendirme ve önerilerine iliģkin bölümü, ilgili denetimli serbestlik uzmanı tarafından doldurulur. ĠyileĢtirme çalıģmaları MADDE 37 (1) Denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında, risk ve ihtiyaç değerlendirmesi sonucunda gerek duyulması veya mahkeme tarafından rehberlik çalıģmalarına hükmedilmesi halinde, sanık veya hükümlünün riskleri göz önünde bulundurularak, ihtiyaçlarına uygun iyileģtirme çalıģmaları yapılır. Bu çalıģmalar, eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanları tarafından yürütülür. (2) Yükümlülerin iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılmasında sivil toplum kuruluģlarıyla iģbirliği yapılmasına ve toplumsal katılım sağlanmasına önem verilir. (3) Toplum içinde denetim ve takibi yapılan sanık veya hükümlülerin iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılması; diğer kurumlarla ve sivil toplum kuruluģları ile iģbirliği içerisinde, bireysel görüģme ve grup çalıģması yapılması, boģ zamanların yapılandırılması, yükümlülerin meslek kursları ve eğitim programlarına katılmalarının sağlanması gibi faaliyetlerle yerine getirilir. (4) ĠyileĢtirme çalıģmalarına sanık veya hükümlüleri tanımak amacıyla, bireysel görüģme yapılması ile baģlanır. Sanık veya hükümlünün grup çalıģmasına hazır hale gelmesi ve gerekli görülmesi halinde iyileģtirme çalıģmalarına grup çalıģması ile devam edilebilir. (5) Bireysel görüģme, sanık veya hükümlü ile birebir ve uygun fiziki koģullarda, önceden belirlenmiģ bir amaç ve plan çerçevesinde yürütülür. Bireysel görüģme sayısı on ikiden, görüģme aralıkları üç haftadan fazla olamaz. Her bir görüģme otuz dakikadan az, kırk beģ dakikadan fazla yapılamaz. Bireysel görüģmeyi planlamak ve gerçekleģtirmek, eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanının sorumluluğundadır. Bireysel görüģmeler hem süreç hem de oturumlar açısından baģlangıç, geliģme ve sonlandırma olmak üzere üç aģamadan oluģacak Ģekilde planlanır. Bireysel görüģme, denetimli serbestlik uzmanı tarafından yapılandırılarak yürütülebileceği gibi müdahale programı kapsamında da yapılabilir. (6) Grup çalıģması, uygun fiziki koģullarda, en az dört en fazla on altı kiģilik gruplar halinde en fazla on beģ gün arayla yapılır. Müdürlüğün grup çalıģmalarına uygun fiziki mekâna sahip olmaması halinde, baģka kurum ya da kuruluģlar ile sivil toplum kuruluģlarına ait uygun mekânlar, grup çalıģmaları için kullanılabilir. Grupların oluģturulmasında, sanık ve hükümlülerin yaģ gruplarına, benzer sorun alanlarına ve benzer risk düzeyine sahip olmalarına dikkat edilir. Sanık ve hükümlüler, haklarında verilen yükümlülük kararlarının niteliğine bakılmaksızın, rehberlik ve iyileģtirme çalıģmaları kapsamında aynı grup içerisinde yer alabilirler.

55 Grup çalıģması sürecinde sanık veya hükümlülerin durumu periyodik olarak değerlendirilir ve ihtiyaç duyulması halinde iyileģtirme çalıģmaları bireysel görüģmelerle de desteklenir. Grup çalıģması, müdahale programı kapsamında yürütülebileceği gibi denetimli serbestlik uzmanı tarafından yapılandırılarak da yapılabilir. Yükümlüler, diğer kurum ve kuruluģlar ile gönüllü kiģilerce yürütülen yapılandırılmıģ grup çalıģmalarına da yönlendirilebilir. (7) Yükümlülerle yapılan bireysel görüģmeler ile grup çalıģmaları, görüģme formu ile kayıt altına alınır. GörüĢme formuna, yükümlülerle ilgili tüm görüģme içeriği ve yapılan çalıģmalar yazılır. Yükümlülere iliģkin bilgiler, özel hayatın gizliliği gerekçesiyle kayıt altına alınmazlık yapılamaz. GörüĢmelerin içeriği ve yapılan çalıģmalar denetlenebilir ve hesap verilebilir Ģekilde forma yansıtılır. GörüĢmeler sırasında öğrenilen özel hayata iliģkin bilgilerin gizliliğine özen gösterilir ve bu bilgiler ilgili olmayan kiģi veya kurumlarla paylaģılmaz. (8) Grubun iģleyiģini bozabilecek özelliğe sahip olan sanık veya hükümlüler grup çalıģmasına dâhil edilmezler. Bu sanık veya hükümlülerle bireysel görüģme yürütülür. Sanık veya hükümlünün grup çalıģmasına hazır hale gelmesi halinde iyileģtirme çalıģmaları grup çalıģması ile yürütülebilir. (9) BoĢ zamanların yapılandırılması; sanık veya hükümlünün, toplumla bütünleģmesini desteklemek, olumlu sosyal davranıģlarını, ilgi alanlarını ve becerilerini geliģtirerek uyumlu bir birey olmasını sağlamak amacıyla, sanık veya hükümlünün ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda eğitsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklere yönlendirilmesidir. BoĢ zamanların yapılandırılması çalıģmaları; diğer kurumların ve sivil toplum kuruluģlarının programlarına yönlendirme Ģeklinde yürütülebileceği gibi müdürlük içinde de yapılabilir. BoĢ zamanların yapılandırılmasında kurumsal eğitimler ve programlar listesinden de yararlanılır. (10) Yükümlüye yönelik yürütülen eğitim, iyileģtirme ve rehberlik çalıģmalarının, müdürlük dıģında diğer kurum ve kuruluģlar ile sivil toplum kuruluģlarının veya gönüllü kiģilerin yürütmüģ olduğu programlara yönlendirmek suretiyle yapılmasına karar verilmesi halinde, yükümlünün bu programlara katılması bir yükümlülük olarak belirlenebilir. (11) ĠyileĢtirme faaliyetlerinin tamamlanmasından sonra on gün içerisinde tüm süreçlerin izlenmesine imkân veren bir belge düzenlenir ve ilgili vaka sorumlusuna iletilir. Sosyal araģtırma raporu MADDE 38 (1) Sosyal araģtırma raporu; Ģüpheli veya sanığın geçmiģi, ailesi, çevresi, eğitimi, kiģisel, sosyal, ekonomik, ruhsal ve psikolojik durumu ile çevresinin sistemli bir bakıģ açısıyla değerlendirildiği, topluma ve mağdura karģı taģıdığı risk ile ihtiyaçlarının belirlendiği ve bu ihtiyaçlara yönelik hizmet, program ve kaynaklarla ilgili önerileri içeren hüküm öncesi rapordur. (2) Rapor; soruģturma evresinde Cumhuriyet savcısının talep etmesi veya kovuģturma evresinde hâkim ya da mahkemenin isteği üzerine denetimli serbestlik uzmanı tarafından hazırlanır. (3) Rapor; Ģüpheli veya sanık ile bunların aile ve sosyal çevreleriyle görüģülerek hazırlanır. Gerekli görülmesi halinde mağdur ile de görüģülebilir. (4) Raporda; Ģüpheli veya sanığın kimlik bilgileri, varsa önceki suç bilgileri, sağlık bilgileri, ailesi, yaģadığı yer, arkadaģ çevresi, eğitimi, kiģisel özellikleri, sosyal ve ekonomik durumu, biliģsel ve psikolojik durumu, topluma ve mağdura karģı taģıdığı risk ile tutum ve davranıģları belirtilir. Raporun sonuç bölümünde, suç iģlenmesinde risk oluģturabilecek unsurlar ve kiģinin topluma ve kendisine zarar verme riski değerlendirilir.

56 (5) Denetimli serbestlik uzmanı, kiģinin hapis dıģı ceza veya tedbir kararı ile toplum içinde iyileģtirilmesinin mümkün olduğu kanaatinde ise hapis cezası verilmesinin kiģi üzerinde oluģturabileceği olumsuz etki ve sonuçları değerlendirerek, hapis dıģı ceza veya tedbir kararı verilmesi durumunda Ģüpheli veya sanığın iyileģtirilmesi ve yeniden topluma kazandırılması için ihtiyaç duyacağı hizmet, program veya kaynakları belirtir. Raporun sonunda takdirin mahkemeye ait olduğu açıkça yazılır. (6) Raporun hazırlanması sürecinde kiģinin yanlıģ beyan verdiğine dair izlenim edinilmesi veya verilen cevapların çeliģkili olması durumunda bu husus gerekçeleri ile birlikte raporun sonuç bölümünde açıklanır. Ayrıca raporun hazırlanmasıyla ilgili bütün kaynaklar ve bilgi toplama biçimleri ile gerekli olduğu halde yapılamayan iģlemler, görüģmelerin yerine getirilememe gerekçesi ile birlikte raporda belirtilir. (7) Rapor hazırlanırken Ģüpheli veya sanığın ceza infaz kurumunda bulunması hâlinde, rapor, ceza infaz kurumuna gidilerek hazırlanır. Raporu hazırlayan denetimli serbestlik uzmanı, ceza infaz kurumuna giderek Ģüpheli veya sanık ile konuģulanları baģkalarının duymayacağı ancak görüģmenin güvenlik nedeniyle ceza infaz kurumu görevlilerince izlenebileceği bir ortamda açık görüģ usulüne tabi olarak yapar. Denetimli serbestlik uzmanının talep etmesi halinde görüģmede, ceza infaz kurumu görevlisi hazır bulunur. Ceza infaz kurumu, denetimli serbestlik uzmanının Ģüpheli veya sanık ile görüģebilmesi için gerekli iģlemleri yerine getirir. (8) Denetimli serbestlik uzmanı tarafından iki nüsha olarak düzenlenen sosyal araģtırma raporu, müdürlüğe sunulur. Bir nüshası talep eden ilgili makama iletilir, diğer nüshası sosyal araģtırma raporu kartonunda ve UYAP biliģim sistemi ortamında saklanır. Sosyal araģtırma raporu, kiģisel bilgiler içerdiğinden bu raporun saklanmasında özel hayatın gizliliğine dikkat edilir. (9) ġüpheli ve sanıkların sadece kiģisel ve ekonomik durumlarının tespitine iliģkin talepler sosyal araģtırma raporu kapsamında değerlendirilmez, bu talepler kolluk ya da ilgili birimlerce yerine getirilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Denetimli Serbestlik Kararlarının Yerine Getirilmesinde Genel Hükümler Kayıt iģlemleri MADDE 39 (1) Mahkemelerce Cumhuriyet baģsavcılığına gönderilen denetimli serbestlik kararları en geç üç gün içerisinde UYAP biliģim sistemine kaydedilir. (2) Adli kontrol tedbirleri kapsamında verilen yurt dıģına çıkıģ yasağına iliģkin kararlar, Cumhuriyet baģsavcılığı tarafından aynı zamanda derhal kolluğa da gönderilir. (3) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına iliģkin kararlar, ceza infaz kurumu idaresince tüm ekleri ile birlikte ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir ve denetimli serbestlik müdürlüğünce bu karar, aynı gün kaydedilir. (4) Denetimli serbestlik kararlarının kayıt iģlemleri, kayıt kabul bürosunda görevli personel tarafından yapılır. Tebligat MADDE 40 (1) Denetimli serbestlik kararlarının kaydedilmesinden itibaren Ģüpheli, sanık veya hükümlülere üç iģ günü içerisinde yapılacak yazılı veya elektronik tebligatta, tebliğden itibaren on gün içerisinde müdürlüğe baģvurulması gerektiği belirtilir. (2) Haklarında; a) Adli kontrol tedbirine,

57 b) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, iliģkin karar verilen yükümlülerin müdürlüğe baģvurması istenmez. (3) Düzenlenen tebligatta, yükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmadan müdürlüğe gelmemesi veya hakkında belirlenen yükümlülüklerin gereğini yerine getirmemesi halinde, denetimli serbestlik kararının niteliğine göre kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebileceği, seçenek yaptırım veya tedbirin hapse çevrilebileceği ya da koģullu salıverilme kararının geri alınabileceği gibi gelmemenin hukuki sonuçları yükümlüye bildirilir. (4) Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen yükümlü on gün içerisinde müdürlüğe müracaat etmezse komisyonun onayından sonra kayıt kapatılarak infaz dosyası Cumhuriyet baģsavcılığına geri gönderilir. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilmesi halinde, hükümlüye ayrıca müdürlüğe müracaat etmesi için tebligat yapılmaz. Hükümlünün süresi içinde müdürlüğe gelmesi beklenir. (6) Cezanın konutta çektirilmesine karar verilmesi halinde hükümlüye tebligat yapılmaz. Kayıt iģlemlerinin tamamlanmasından itibaren denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru hükümlünün adresine giderek kararın infazına iliģkin çalıģmaları baģlatır. (7) Denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesi sırasında kayıt iģlemlerinin tamamlanmasından sonra yükümlülerin ilk müracaatı için yapılacak tebligat iģlemleri, bu madde hükümlerine göre kayıt kabul bürosunca yerine getirilir. Risk ve ihtiyaçların değerlendirilmesi MADDE 41 (1) Kayıt iģlemlerinin tamamlanmasından sonra müdürlüğe müracaat eden yükümlülerin risk ve ihtiyaçları belirlenir. Yükümlü ile iģbirliği içerisinde, risk ve ihtiyaçlara uygun iyileģtirme çalıģmalarını içeren bir denetim planı hazırlanır. (2) Yapılan değerlendirme sonucunda yükümlünün iyileģtirme çalıģmalarına katılması gerektiğinin tespit edilmesi halinde, yükümlü iyileģtirme çalıģmalarına katılmaya teģvik edilir. Yükümlünün kabul etmemesi halinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı kapsamında belirlenen yükümlülükler ile rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü hariç olmak üzere, iyileģtirme çalıģmaları yapılmaz ve bu durum denetim planında belirtilir. Yükümlülerin uyması gereken kurallar MADDE 42 (1) Hakkında denetimli serbestlik kararı verilen yükümlü; a) Yapılan çağrılara ve hazırlanan denetim planına, b) ĠyileĢtirme çalıģmaları kapsamında belirlenen yükümlülüklere, c) Kararın infazı ve denetim için belirlenen kurallara, ç) Denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine, uymak ve katlanmak zorundadır. (2) Yükümlülüğün elektronik cihazlar kullanılmak suretiyle yerine getirilmesine karar verilmesi durumunda, yükümlü elektronik kelepçe ve diğer cihazlar ile ilgili üniteyi usulüne uygun olarak kullanmak ve korumak zorundadır. (3) Yükümlü, denetimli serbestlik personeli ile cezaların infazında görev alan diğer kurumların personeline saygılı davranmak, müdürlüğün ve diğer kurumların iģleyiģinin bozulmaması ve güvenliğinin tehlikeye düģürülmemesi için gerekli özeni ve dikkati göstermek zorundadır. (4) Yükümlü, müdürlüğe alkol, uyuģturucu veya uyarıcı madde etkisi altında ya da kesici, delici aletler ve ateģli silahlarla gelemez ve bu Ģekilde yükümlülüklerin yerine getirilmesine yönelik çalıģmalara katılamaz.

58 (5) Yükümlü yerleģim yeri adresini değiģtirir ise yeni adresini müdürlüğe bildirmekle yükümlüdür. Yeni adresin bildirilmemesi ve adres kayıt sisteminden de tespit edilememesi halinde, yükümlünün eski adresine yapılan tebligat geçerli sayılır. (6) Askere alınan yükümlü, müdürlüğe durumunu bildirmek ve ilgili belgeleri iletmek, mahpusluk ya da askerlik durumu sona eren yükümlü on gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmek zorundadır. (7) Bu maddede belirtilen kurallar yükümlülük yerine geçer. Yükümlü bu kurallara uymak ve katlanmak zorundadır. Ġzin ve nakiller MADDE 43 (1) Yükümlü baģka denetimli serbestlik müdürlüğüne nakli gerektirecek Ģekilde yerleģim yeri adresini değiģtirmek isterse bu durumu ve yeni adresini önceden denetimli serbestlik müdürlüğüne yazılı olarak ve gerekçesiyle birlikte bildirmekle yükümlüdür. (2) Adres değiģikliği talebi komisyon tarafından değerlendirilip dosyanın baģka bir denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesine karar verilene kadar yükümlülüklerin yerine getirilmesine devam edilir. Yükümlünün daha önce müdürlüğe bildirdiği eski adresine yapılan tebligat geçerli sayılır. (3) Yükümlünün yerleģim yeri adresi değiģikliği veya baģka bir nedenle infazının baģka bir denetimli serbestlik müdürlüğünde yapılmasına iliģkin talebi değerlendirilirken, ileri sürülen mazeretin doğruluğu ile gerekliliği araģtırılır. Ġnfazdan kaçmak veya yükümlülüğü etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı anlaģılan nakil talepleri reddedilir. (4) Nakil talebi kabul edilen yükümlü, nakil kararının tebliğinden itibaren beģ gün içinde yeni yerleģim yeri adresinin bulunduğu denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmek zorundadır. (5) Yükümlü, hakkında belirlenen yükümlülükleri etkisiz kılacak ya da aksatacak Ģekilde müdürlüğün yetki sınırları dıģına izinsiz olarak çıkamaz. Yükümlünün haklı bir mazerete dayanan talebi ve vaka sorumlusunun uygun görüģü doğrultusunda denetimli serbestlik müdürü tarafından yükümlüye beģ güne kadar izin verilebilir. Denetim süresi boyunca toplam kullanılan izin süresi, yükümlünün ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eģinin ölümü veya ağır hastalığı hariç olmak üzere, on beģ günü geçemez. Ġzinde geçen süreler infazdan sayılır. (6) Ġzin kullanan yükümlüye izin belgesi verilir. Yükümlü, iznini geçirdiği yerdeki denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat ederek izin belgesini denetimli serbestlik müdürlüğüne imzalatmak zorundadır. (7) Haklarında adli kontrol tedbiri verilen Ģüpheli veya sanıkların izin ya da baģka denetimli serbestlik müdürlüğüne nakil talepleri değerlendirilmek üzere ilgili Cumhuriyet savcılığına veya mahkemeye gönderilir. Yükümlülerin uyarılması MADDE 44 (1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya kanunda yazılı hallerde komisyonun önerisi üzerine ilgili hâkim tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine iliģkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmıģ olan yazılı uyarı yeterli sayılır.

59 (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde yeni bir ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılarak gereği için mahkemeye gönderileceği yükümlüye ihtar edilir. (5) Bu Yönetmeliğin dördüncü kısmının dördüncü bölümü ile beģinci kısmının üçüncü bölümünde düzenlenen yükümlülüklerin ihlali halinde yükümlünün uyarılmasına hâkim tarafından, diğer yükümlülüklerin ihlalinde ise komisyon tarafından karar verilir. (6) Adli kontrol tedbirlerinin infazında tedbir kararının gereklerini mazereti olmaksızın ve kasıtlı bir Ģekilde ihlal eden Ģüpheli veya sanık uyarılmaz, varsa mazereti komisyon tarafından değerlendirilir. Denetimli serbestlik kararlarının değiģtirilmesi, durdurulması veya kaldırılması MADDE 45 (1) Denetimli serbestlik kararının; a) Yükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi, b) Ġnfazının mümkün olmaması, c) Yükümlünün tutuklanması, hapis cezasının infazına baģlanması veya askere alınması nedeniyle infazının imkânsız hale gelmesi, ç) 5395 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tedbirden beklenen yararın elde edilmesi, d) Hapis cezasından daha ağır sonuçlar doğurması, durumunda kanunda aksine bir düzenleme yoksa, vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından ilgili mahkemeden denetimli serbestlik kararının değiģtirilmesi, kaldırılması veya uygun olan baģka karar verilmesi talep edilebilir. (2) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlüler hakkında belirlenen yükümlülüklerin değiģtirilmesine komisyon tarafından karar verilir. (3) Bu Yönetmeliğin dördüncü kısmının ikinci ve dördüncü bölümü ile beģinci kısmının üçüncü ve dördüncü bölümünde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesi sırasında yükümlünün iģlediği bir suç nedeniyle; tutuklanması veya mahkûm olduğu hapis cezasının infazına baģlanması ya da askere alınması durumunda mahkemece aksine bir hüküm de verilmez ise yükümlülüğün yerine getirilmesi durdurulur. Yükümlü denetim süresi içerisinde serbest bırakılır veya askerlik hizmeti sona ererse yükümlülüğün yerine getirilmesine devam edilir. Denetim süresinin sonunda yükümlünün mahpusluk halinin veya askerlik durumunun devam etmesi durumunda dosya kapatılarak mahkemesine gönderilir. Ceza infaz kurumunda veya askerlikte geçirilen süreler denetim süresinden sayılır. Bu süre içinde rehberlik kapsamında verilen yükümlülüğün yerine getirilmesinde mahkemeye verilecek raporlar ceza infaz kurumu ile iģbirliği içerisinde hazırlanır. Hâkime gönderilecek rapora esas olmak üzere üç ayda bir kiģinin geliģimi ve davranıģları hakkında ceza infaz kurumu idaresinden bilgi istenir. Denetim ve takip MADDE 46 (1) Yükümlülerin toplum içinde izlenmesi, denetimi ve takibi, denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları tarafından yerine getirilir. (2) Tehlikeli veya mükerrir suçlular ile uyuģturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuģturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaģtırma, cinsel saldırıda

60 bulunma, çocukların cinsel istismarı ve cinsel taciz gibi suçlardan hüküm giyenlerin denetim ve takibinde kollukla iģbirliği yapılır. (3) Denetlenecek yükümlülerin listesi ve denetim usulü vaka sorumlularınca belirlenerek, müdürün onayına sunulur. Denetim görevlileri kendilerine verilen listeye uygun olarak denetim görevini yerine getirirler. Yapılan denetimler tarih, saat ve yer belirtilmek suretiyle tutanak altına alınır. (4) ġüpheli, sanık veya hükümlü hakkında belirlenen tedbirin türüne, denetimin yoğunluğuna, suçun özelliğine ve yükümlünün durumuna göre, geceleri ve hafta sonlarını da kapsayacak Ģekilde denetim yapılır. (5) Yükümlülerin topluma veya mağdura zarar verme durumu ile tekrar suç iģleme riski açısından yoğun denetim altında tutulması söz konusu ise yükümlünün denetim ve takibinde elektronik cihazlar kullanılabilir. (6) Hükümlülerin müdürlüklere giriģlerinde gerek duyulması halinde üstleri aranabilir, alkol kontrolü yapılabilir. Kaydın kapatılması MADDE 47 (1) Denetimli serbestlik yükümlülüğünün; a) Usulüne uygun tebligata rağmen yerine getirilmesine baģlanmaması, b) Uyarılara rağmen ihlal edilmesi, c) Mahkeme tarafından kaldırılması, ç) Ġnfaz edilmesi, halinde kayıt kapatılarak durum Cumhuriyet baģsavcılığı aracılığıyla mahkemeye bildirilir. (2) Tedbir veya yükümlülüğün infazının tamamlanması ya da yükümlülüğün herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, ilgili kurum ya da kuruluģtan yükümlüyle ilgili yapılan iģlemlere dair belgelerin gönderilmesi istenir. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazının tamamlanması veya ihlal nedeniyle dosyanın kapatılması yükümlüye tebliğ edilerek ilgili mahkemeye itiraz hakkı olduğu bildirilir. ġikâyet ve itiraz MADDE 48 (1) Yükümlüler ile kanuni temsilcileri, infaz hizmetlerinin yürütülmesi sırasında müdürlükçe hazırlanan denetim planları ve raporları ile müdürlükçe yapılan uyarılar gibi iģlem ve eylemlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle müdürlüğe itirazda ya da infaz hâkimliğine Ģikâyette bulunabilirler. (2) Yükümlü, hakkındaki iģlem ve eylemleri öğrendiği tarihten itibaren on beģ gün, her halde iģlem ve eylemlerin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde Ģikâyet yoluyla infaz hâkimliğine baģvurabilir. (3) ġikâyet, dilekçe ile doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet baģsavcılığı veya denetimli serbestlik müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. Doğrudan infaz hâkimliğine yapılmayan baģvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Sözlü yapılan Ģikâyet, tutanağa bağlanır ve tutanağın bir sureti baģvurana verilir. (4) ġikâyet yoluna baģvurulması, yapılan iģlem veya faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Ancak, infaz hâkimi giderilmesi güç veya imkânsız sonuçların doğması ve iģlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koģullarının birlikte gerçekleģmesi durumunda iģlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. (5) Müdürlük iģlemlerine karģı yapılan itirazlar komisyon tarafından, koruma kurulu kararlarına karģı itirazlar koruma kurulu tarafından incelenerek sonuçlandırılır.

61 Kararlara karģı infaz hâkimliğine Ģikâyette bulunulabilir. Müdürlük iģlemlerine ve koruma kurulu kararlarına yapılan itirazlar Ģikâyetteki usullere tabidir. (6) Yükümlüyle ilgili birinci fıkra kapsamında yapılan karar ve iģlemlere iliģkin yazıģmalarda veya belgelerde, yükümlülerin Ģikâyet ve itiraz hakkı ile süresi açıkça belirtilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Kararların Ġnfazında KiĢi ve Kurumlarla ĠĢbirliği Diğer kurumların görevleri, teģvik ve iģbirliği MADDE 49 (1) Denetimli serbestlik kararlarının infazı, diğer kurumlar ve sivil toplum kuruluģları ile iģbirliği içerisinde, toplumsal katılım sağlanarak yerine getirilir. Kamu kurum ve kuruluģları, denetimli serbestlik hizmetlerinin yerine getirilmesine katkıda bulunurlar ve denetimli serbestlik personeline yardımcı olurlar. (2) Cumhuriyet baģsavcılığı aracılığı ile müdürlüklerin görevlerine iliģkin olarak iletilen istemler, kolluk görevlilerince yerine getirilir. (3) Yükümlülerin toplum içinde denetim ve takibi gerektiğinde kollukla iģbirliği içerisinde yapılır. Özellikle tehlikeli ve riskli olduğu tespit edilen yükümlülerin bilgileri kollukla paylaģılır ve gerekli önlemlerin alınması sağlanır. (4) Psikolog, sosyal çalıģmacı, sosyolog, eğitim uzmanı, öğretmen ve benzeri personeli çalıģtıran kurum ve kuruluģlar ihtiyaç hâlinde müdürlüğün bu nitelikte personel istemine yardımcı olurlar. (5) Aile veya çocuk mahkemelerinde görevli benzeri personel, müdürlüğün önerisi ve Cumhuriyet baģsavcılığının talebi üzerine denetimli serbestlik hizmetlerine yardımda bulunur. (6) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluģları, kamu yararına çalıģan vakıf ve dernekler, gönüllü gerçek ve tüzel kiģiler denetimli serbestlik hizmetlerine katkıda bulunmaya teģvik edilir. ĠĢ birliği protokolü MADDE 50 (1) Kamu hizmeti cezası veya gözetim altında ya da 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin beģinci fıkrasında düzenlenen kamuya yararlı bir iģte ücretsiz olarak çalıģma yükümlülüğü kapsamında yükümlü çalıģtıracak olan kamu kurum ve kuruluģları ile kamu yararına hizmet üreten özel kuruluģlarla, yükümlünün çalıģtırılması, çalıģılacak iģin nitelikleri, çalıģma süresinin belirlenmesi ve diğer hususlarla ilgili protokol imzalanır. ĠĢ birliği protokolünü müdür ile kurum yetkilisi imzalar. (2) ĠĢ birliği protokolünde; kurumun adı, hizmetlerin türü, çalıģma saatlerinin müdürlük ve kurumun ortak kararı ile belirleneceği, takip çizelgesinin iģ yerindeki yükümlünün çalıģmasından sorumlu kiģi tarafından doldurulacağı, protokolün yürürlük süresi, protokolün sona ereceği haller, cinsiyet ve çocuk/yetiģkin ayrımı da dikkate alınarak çalıģtırılabilecek yükümlü sayısı, iģ yerinin yükümlüye veya çocuğa iģ güvenliği ve sağlığı ile iģin yapılması için gerekli olan araç ve gereçleri sağlayacağı, iģveren ve diğer çalıģanlar tarafından yükümlünün insan haklarına ve kiģilik haklarına saygı gösterileceği gibi bilgiler yer alır. Hizmetler listesi MADDE 51 (1) Hizmetler listesi; kamu kurum ve kuruluģları ile kamu yararına hizmet üreten özel kuruluģların, sanık veya hükümlüleri hangi iģlerde ne kadar süreyle çalıģtırabileceklerine dair bilgilerin bulunduğu listedir. (2) Hizmetler listesi kamu kurum ve kuruluģları ile kamu yararına hizmet üreten özel kuruluģların yetkilileriyle görüģmeler yapılarak hazırlanır. Sanık veya hükümlülerin toplum içinde kamuya yararlı iģlerde çalıģtırılmasıyla ilgili olarak kurum yetkilileri bilgilendirilir.

62 (3) Hizmetler listesinde; çalıģmanın yapılacağı yerleģim yeri, iģin türü, çalıģmanın sürekli olup olmadığı, çalıģma saatleri ile çalıģma süresine iliģkin bilgiler yer alır. Hizmetler listesinde kurumun adı belirtilmez. (4) Hizmetler listesi, her yıl Ocak ayının ikinci haftasına kadar yargı çevresindeki tüm ceza mahkemelerine gönderilmek suretiyle mahkemeler bilgilendirilir. Hizmetler listesi gerekli görülmesi halinde güncellenerek ceza mahkemelerine tekrar gönderilir. ÇalıĢma protokolü MADDE 52 (1) Hakkında kamu hizmeti cezası, gözetim altında çalıģtırma veya 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin beģinci fıkrasında düzenlenen kamuya yararlı bir iģte ücretsiz olarak çalıģma yükümlülüğü verilen sanık veya hükümlülerin kurumda iģe baģlatılmalarından önce müdürlüğün, iģyerinin ve hükümlünün görev ve sorumluluklarının yer aldığı çalıģma protokolü, denetimli serbestlik personeli, sanık veya hükümlü ile iģ yeri temsilcisi arasında imzalanır. (2) ÇalıĢma protokolünde; sanık veya hükümlünün çalıģtırılacağı iģin türü, mahiyeti ve süresi, uyması gereken güvenlik tedbirleri, yükümlülüklerine aykırı davranması durumunda yapılacak iģlemler, iģ yerinde kime karģı sorumlu olduğu, iģ güvenliği ve sağlığı için gerekli önlemlerin iģveren tarafından alınacağı gibi bilgiler yer alır. (3) Gözetim altında çalıģma protokolünde yukarıdaki bilgilere ek olarak iģ, vergi ve sosyal güvenlik mevzuatına iliģkin yükümlülüklerin iģverenler tarafından yerine getirileceği, sanık veya hükümlülere ücret ödeneceği bilgisine yer verilir. (4) ÇalıĢma protokolü, sanık veya hükümlünün dosyasında saklanır. Kurumsal eğitimler ve programlar listesi MADDE 53 (1) Müdürlük, eğitim programına devam etme kararlarının yerine getirilmesi, yükümlülerin topluma kazandırılması ve iyileģtirme çalıģmaları kapsamında, bulunduğu yargı çevresindeki kamu kurumlarının, özel sektörün ve sivil toplum kuruluģlarının yürüttükleri eğitim programları, iģ ve meslek kursları ile yükümlülerin boģ zamanlarının yapılandırılacağı eğitsel, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklere yönelik faaliyet ve programları tespit eder. (2) Müdürlük tarafından her yılın Aralık ayının sonuna kadar oluģturulan veya yıl içerisinde güncellenen programlar listesi, değerlendirme ve planlama bürosunda görevli personele ve vaka sorumlusuna bildirilir. (3) Hazırlanan kurumsal eğitimler ve programlar listesi ile çalıģılacak sivil toplum kuruluģları infaz iģleri değerlendirme komisyonunun onayına sunulur. Gönüllü çalıģanlar MADDE 54 (1) Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinde bu Yönetmelikte belirtilen ilkeler gözetilerek gönüllü kiģilerden de yararlanılabilir. (2) Gönüllü çalıģabilmek için aģağıdaki koģullar aranır: a) Türk vatandaģı olmak, b) BaĢvuru tarihinde on sekiz yaģını bitirmiģ olmak, c) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan suçlardan hükümlü bulunmamak. (3) ÇalıĢmak isteyen gönüllüler müdürlüğe dilekçe ile baģvurur. Gönüllülerden; gönüllü baģvuru formunu doldurmaları ve yerleģim yeri belgesi istenir. BaĢvurana ait adli sicil belgesi müdürlük tarafından temin edilir. BaĢvurular, komisyon tarafından incelenerek karara bağlanır. BaĢvurusu kabul edilen gönüllülere müdürlükçe tanıtım kartı verilir. (4) Gönüllü çalıģanlar hakkında görev, yetki ve sorumluluk yönünden kamu görevlilerine iliģkin hükümler ile 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer

63 Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır. Gönüllü çalıģanların görevleri sebebiyle iģlemiģ oldukları suçlarla ilgili olarak soruģturma izni, soruģturmaya konu eylemin gerçekleģtiği yer adalet komisyonu baģkanı tarafından verilir. (5) Gönüllülerin hizmet verecekleri alana yönelik programların hazırlanması, takibi ve değerlendirilmesi müdürün görevlendirdiği uzmanın rehberliğinde olur. Gönüllüler çalıģmak istedikleri alanı seçme konusunda bilgi, beceri ve ilgi alanları göz önüne alınarak yönlendirilir. (6) Gönüllü çalıģanlardan; psikolog, sosyal çalıģmacı, sosyolog, pedagog, eğitim uzmanı, psikolojik danıģmanlık ve rehberlik öğretmenliği unvanına sahip olanlara, sosyal araģtırma raporu düzenleme ve sorumluluğunu yazılı olarak kabul etmeleri hâlinde rapor hazırlama görevi verilebilir. (7) Gönüllülerin çalıģmalarından en iyi Ģekilde yararlanabilmek için onları hizmete teģvik edecek ortam müdürlük tarafından sağlanır. (8) Gönüllülerin beģinci ve altıncı fıkraya göre belirlenen çalıģma programı, sorumlulukları, müdürlüğün genel iģleyiģi ve kuralları ile bunlara uymamanın sonuçları gönüllü çalıģana yazılı olarak bildirilir. Gönüllü çalıģmaya baģlayanların listesi müdürlük tarafından Daire BaĢkanlığına bildirilir. (9) Gönüllüler, çalıģtıkları müdürlüğün genel iģleyiģi ile çalıģma usul ve esaslarına doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunamaz. (10) Belirlenen kurallara ve çalıģma programına uymayan gönüllülere yazılı uyarı yapılır. Uyarıya rağmen kurallara ve çalıģma programına uygun davranmayan gönüllülerin görevine müdürün teklifi üzerine komisyon tarafından son verilir. DÖRDÜNCÜ KISIM Denetimli Serbestlik Kararlarının Ġnfazı BĠRĠNCĠ BÖLÜM Adli Kontrol Tedbirleri ve Adli Kontrol Tedbirlerinin Yerine Getirilmesi Adli kontrol MADDE 55 (1) Adli kontrol, Ģüpheli veya sanığın tutuklanması yerine bir veya birden fazla yükümlülüğe tâbi tutularak, toplum içinde denetimini öngören bir koruma tedbiridir. Adli kontrol tedbirleri MADDE 56 (1) Adli kontrol tedbirlerinden; a) Yurt dıģına çıkamamak: Ülke sınırları dıģına çıkamamayı, b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak baģvurmak: ġüpheli veya sanığın kararda belirlenen yerlere, belirtilen aralıklarla düzenli olarak baģvurmasını, c) Hâkimin belirttiği merci veya kiģilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraģlarına iliģkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak: ġüpheli veya sanığın müdürlük ya da bir baģka kiģi veya merciye, kararda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasını ve bu kiģiye veya mercie gerektiğinde çalıģtığı iģ veya meslek uğraģı hakkında ya da devam etmekte olduğu eğitim hakkında bilgi vermesini ve bu konuda denetlenmesini, ç) Her türlü taģıtı veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme makbuz karģılığında sürücü belgesini teslim etmek: ġüpheli veya sanığın her türlü taģıtı veya bazılarını kararda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kullanamamasını ve kararda öngörülmüģ ise sürücü belgesinin makbuz karģılığında alınmasını,

64 d) Tedavi veya muayene tedbirine uymak: Özellikle uyuģturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmayı ve bunları kabul etmeyi, e) Güvence: ġüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmayı, f) Silâh bulunduramamak veya taģıyamamak: ġüpheli veya sanığın mahkeme veya hâkim kararı ile silah taģımasının veya bulundurmasının yasaklanması ile gerektiğinde sahip olduğu silahların Cumhuriyet baģsavcılığına bağlı adli emanet memurluğuna teslimini, g) Suç mağdurunun haklarını güvence altına almak: Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı, suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kiģisel güvenceye bağlamayı, ğ) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek: Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermeyi, h) Konutunu terk etmemek: ġüpheli veya sanığın mahkeme tarafından belirlenen konutunu mazereti olmaksızın veya izin almaksızın terk etmemeyi, ı) Belirli bir yerleģim bölgesini terk etmemek: ġüpheli veya sanığın mahkeme tarafından belirlenen yeri veya yerleģim bölgesini mazereti olmaksızın veya izin almaksızın terk etmemeyi, i) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek ya da ancak bazı yerlere gidebilmek: ġüpheli veya sanığın mahkeme tarafından belirlenen yere veya yerleģim bölgesine mazereti olmaksızın veya izin almaksızın gitmemeyi ya da ancak bazı yerlere gidebilmesini, j) Belirlenen kiģi ve kuruluģlarla iliģki kurmamak: Mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde suça sürüklenen çocuğun belirlenen kiģi ve kuruluģlarla iliģki kurmamasını, ifade eder. Adli kontrol tedbirlerinin yerine getirilmesi MADDE 57 (1) Adli kontrol kararı kaydedildikten sonra, infaz iģlemlerinin baģlatılması için karar doğrudan vaka sorumlusuna gönderilir. Hakkında adli kontrol kararı verilen Ģüpheli veya sanığa gönderilen tebligatta; adli kontrol tedbirinin türü, tedbirin ne Ģekilde ve ne zaman yerine getirileceği, uyulması gereken kurallar, tedbire uymamanın sonuçları ile adli kontrol tedbirinin gereklerinin derhal yerine getirilmesi gerektiği açıklanır. Kararın niteliğine göre gerekli ise ilgili kiģi, kurum veya kuruluģa derhal yazı yazılarak adli kontrol tedbirinin içeriği açıklanır; Ģüpheli veya sanığın hakkındaki adli kontrol tedbirinin gereklerini süresinde yerine getirip getirmediği ve adli kontrol tedbirine devam edip etmediği hususlarında bilgi istenir. (2) Tebligata rağmen mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak adli kontrol tedbirinin gereklerini yerine getirmeyen, tedbirin infazına baģlandıktan sonra tedbirin gereklerini yerine getirmeye devam etmeyen veya tedbiri ihlal eden Ģüpheli veya sanık uyarılmaksızın hakkında karar verilmesi için dosya Cumhuriyet baģsavcılığına veya mahkemesine gönderilir. (3) Suça sürüklenen çocuklara yönelik adli kontrol kararlarının infazında çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iģ birliği yapılmasının gerekli olması halinde her aģamada özel hayatın gizliliğine dikkat edilir ve çocuğun ifģa olmaması için gerekli önlemler alınır.

65 (4) Adli kontrol tedbirlerinin yerine getirilmesinde, Ģüpheli veya sanık hakkında risk ve ihtiyaç değerlendirilmesi yapılmaz, denetim planı hazırlanmaz. (5) Haklarında bu Yönetmeliğin 56 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (h), (ı) ve (i) bentlerinde sayılan adli kontrol tedbirlerine karar verilen Ģüpheli veya sanıkların toplum içinde izlenmesi, denetim ve takibi elektronik kelepçe takılmak suretiyle yerine getirilebilir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Kapsamında Hükmedilen Denetimli Serbestlik Tedbirleri ve Bu Tedbirlerin Yerine Getirilmesi Eğitim programına devam etme MADDE 58 (1) Eğitim programına devam etme; mahkemelerce kiģisel, sosyal ve eğitim durumu dikkate alınarak, meslek veya sanat sahibi olmayan sanığın bir meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla, mahkemenin belirleyeceği süreyle, bir eğitim programına devam etmesini zorunlu kılan yükümlülüktür. (2) Eğitim programına devam etme yükümlülüğünün infazında; sanığın yaģı, eğitim ve sağlık durumu, bilgi ve becerileri ile kurumların yürüttükleri eğitim programları dikkate alınır. Bu yükümlülük kararları, örgün eğitime devam eden çocuk ve gençlerin eğitimlerine, fiziksel ve duygusal geliģimlerine engel olmayacak Ģekilde yerine getirilir. (3) Eğitim programına devam etme yükümlülüğünün yerine getirilmesi kapsamında sanığın eğitim programına kayıt iģlemleri gerektiğinde eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı refakatiyle yapılır. Programlar belirlenirken kurumsal eğitimler ve programlar listesinden yararlanılır. Sanığın programlara devam etmesi ve topluma kazandırılmasına yönelik çalıģmalarda programın uygulandığı kurum yetkilisi veya program yöneticisi ile iģ birliği yapılır. (4) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde; sanığın durumu, kurum yetkilisi veya program yöneticisi haricinde kimseyle paylaģılamaz. Kurum yetkililerinden sanığın ifģa olmaması ve dıģlanmaması için gerekli önlemlerin alınması istenir. (5) Eğitim programına devam etme yükümlülüğünün infazı, sanığın denetim planında belirlenen programa baģlaması ile baģlar ve mahkeme kararında belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer. Gözetim altında çalıģma MADDE 59 (1) Gözetim altında çalıģma yükümlülüğü; bir meslek veya sanat sahibi sanığın, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir baģkasının gözetimi altında ücret karģılığında çalıģtırılmasıdır. (2) Günlük çalıģma süresi, sanığın çalıģtığı kurumun bu konuda tabi olduğu mevzuata göre belirlenir. Sanığın mevcut iģi, eğitime devam durumu gibi hususlar dikkate alınarak kiģinin çalıģtırılacağı kurumla iģ birliği içerisinde farklı çalıģma rejimleri de uygulanabilir. Her halükarda sanık günde en az iki, en fazla sekiz saat çalıģtırılır. (3) Gözetim altında çalıģma yükümlülüğünün infazı, sanığın çalıģmaya baģladığı tarihte baģlar ve mahkemece belirlenen sürenin bitiminde sona erer. (4) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 66 ncı maddesindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. Belli yerlere gitmekten yasaklama veya belli yerlere devam etme MADDE 60 (1) Belirli yerlere gitmekten yasaklama veya belirli yerlere devam yükümlülüğü; mahkemece belirlenen süreyle sanığın kiģisel, sosyal ve eğitim durumu ile suç iģlemesindeki nedenler göz önüne alınarak iyileģtirilmesini ve suçun tekrarını önlemeyi esas alan bir yükümlülüktür.

66 (2) Gidilmesi yasaklanan belli yerler; sanığın suç iģlemesinde, suça yönelmesinde, zararlı alıģkanlıklar edinmesinde, bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal, ekonomik etkisi bulunan veya sanığın yeniden suç iģlemesini tetikleyecek yerleri, devam edilmesi gereken belli yerler ise; sanığın kiģisel, psikolojik, sosyal geliģimi ile eğitimine katkı sağlayacak ve diğer ihtiyaçlarına uygun nitelikteki yerleri ifade eder. (3) Yükümlülüğün infazı, hazırlanan denetim planının sanığa tebliği ile baģlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer. Mahkeme tarafından takdir edilen diğer yükümlülükler MADDE 61 (1) Sanık hakkında mahkeme tarafından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi gereğince takdir edilen baģka bir yükümlülüğün yerine getirilmesinde, yükümlülüğün içeriğine göre bu Yönetmeliğin ilgili maddeleri esas alınır ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına iliģkin tedbirlerin yerine getirilmesine iliģkin hükümler uygulanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ve Bu Yaptırımların Yerine Getirilmesi Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar MADDE 62 (1) Seçenek yaptırımlar; suçlunun kiģiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu piģmanlık ve suçun iģlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, hükümlülerin toplum içinde belli koģullar altında denetime tabi tutularak bazı yükümlülükler konulmak suretiyle hürriyetlerinin belli Ģekilde kısıtlanmasını öngören kısa süreli hapis cezası yerine verilen kamusal yaptırımlardır. (2) 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c), (d), (e) ve (f) bentlerindeki seçenek yaptırımların infazı müdürlükçe yerine getirilir. (3) Kamusal cezaların yerine getirilmesi sırasında; hükümlülerin temel ihtiyaçlarına, özel hayatın gizliliğine ve toplumda rencide edilmemesine dikkat edilir. Eğitim kurumuna devam etme MADDE 63 (1) Eğitim kurumuna devam etme; mahkemelerce hükümlünün kiģisel, sosyal ve eğitim durumu dikkate alınarak, en az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeyi zorunlu kılan seçenek yaptırımdır. (2) Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının infazında; hükümlünün yaģı, eğitim ve sağlık durumu, yaģadığı yerde bulunan eğitim kurumlarının kapasitesi ve kuruma kabul Ģartları dikkate alınır. (3) Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının yerine getirilmesi kapsamında hükümlünün eğitim kurumuna kayıt iģlemleri gerektiğinde eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı refakatiyle yapılır. (4) Bu yaptırımın infazı için, okul yönetimi veya rehberlik servisi ile iģ birliği yapılır. Eğitim kurumundan iģbirliği yapılacak rehber ya da sorumlu öğretmenin belirlenmesi istenir. ĠĢbirliği yapılacak öğretmene; yaptırımın amacı, süresi ve yapılacak çalıģmalar konusunda eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından bilgi verilir. ĠĢbirliği yapılacak öğretmenden; hükümlünün okuldaki durumu, davranıģları, sosyal uyumu, sorumluluk bilincindeki geliģmeleri ile ailesi hakkında bilgi alınır ve yürütülecek rehberlik çalıģmalarına destek vermesi istenir. (5) Bu yaptırımın uygulanmasında; hükümlünün durumu okul idaresi ve iģ birliği yapılan öğretmenler haricinde kimseyle paylaģılamaz. Okul idaresi ve iģ birliği yapılan öğretmenler ifģa olmaması ve dıģlanmaması için hükümlünün durumunu okul

67 çalıģanları ve diğer kiģiler ile paylaģamaz. Bu konuda okul idaresi ve iģ birliği yapılan öğretmenler bilgilendirilir. (6) Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının infazı; hükümlünün denetim planında belirlenen kurumdaki programa baģlaması ile baģlar ve mahkeme kararında belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer. Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma MADDE 64 (1) Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma; mahkemelerce hükümlünün kiģisel, sosyal ve eğitim durumu ile tekrar suç iģleme riski göz önüne alınarak iyileģtirmeyi ve suçun tekrarını önlemeyi esas alan, hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmesini veya belirli etkinlikleri yapmasını yasaklayan seçenek yaptırımdır. (2) Belirli yerler veya etkinlikler; hükümlünün suç iģlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alıģkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da hükümlünün yeniden suç iģlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. (3) Yaptırımın infazı, hazırlanan denetim planının sanığa tebliği ile baģlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer. Sürücü ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma MADDE 65 (1) Sürücü ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma; sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç iģlenmiģ olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili sürücü ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanması seçenek yaptırımıdır. (2) Sürücü veya ruhsat belgesi ile meslek veya sanat; hükümlünün, sağladığı hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak suç iģlemesine neden olan sürücü veya ruhsat belgesi ile meslek veya sanattır. (3) Hükümlünün sürücü ve ruhsat belgeleri teslim alınarak dosyasında saklanır, ayrıca yasaklamaya iliģkin yükümlülük ilgisine göre ilgili meslek kuruluģuna, mahalli idareye ve kolluğa yazıyla bildirilir. (4) Yaptırımın infazı, sürücü ve ruhsat belgelerinin teslim edilmesiyle veya belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmanın ilgili kurum veya kuruluģa bildirilmesiyle baģlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanmasıyla sona erer. Kamu hizmeti cezası MADDE 66 (1) Kamu hizmeti cezası; toplumsal katılım ile hükümlünün iyileģtirilmesini ve topluma kazandırılmasını amaçlayan, hükümlünün topluma verdiği zararı kamu hizmetinde ücretsiz çalıģarak geri ödemesini ve bu Ģekilde kamu düzeninin sağlanmasını esas alan bir seçenek yaptırımdır. (2) Kamu hizmeti cezası, kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluģta yerine getirilir. ÇalıĢtırılacak iģ belirlenirken; hükümlünün iyileģtirilmesi, kamuya verilen zararın ödetilmesi, hükümlünün becerileri, mağdurun ve toplumun güvenliği ve çalıģmanın ceza niteliğinde olduğu dikkate alınır. ÇalıĢtırılacak gün ve saatler, hükümlünün iģi, aile yaģamı veya eğitimi dikkate alınarak belirlenir.

68 (3) Kamu hizmeti cezasının infazında dört saat çalıģma bir gün sayılır. Hükümlü günde en az iki, en çok sekiz; haftada en az on dört, en çok kırk saat çalıģtırılır. Kamu hizmeti cezasının infazı, toplam ceza süresinin iki katını geçemez. (4) Kamu hizmeti cezasının yerine getirilmesinde; hükümlünün durumu, çalıģtırılacağı kurum ya da kuruluģ haricinde kimseyle paylaģılamaz. Kurum ya da kuruluģ yetkilileri, hükümlünün ifģa olmaması ve dıģlanmaması için hükümlünün durumunu diğer çalıģan ve kiģiler ile paylaģamaz. Bu konuda kurum ya da kuruluģ yetkilileri bilgilendirilir. (5) Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu hizmeti cezası kararı verilmiģse, kamu hizmeti cezasının infazında hükümlünün çalıģmaya baģlayacağı tarihteki yaģı dikkate alınır. Hükümlünün on sekiz yaģından küçük olması halinde çalıģtırılacak iģ; çocuğun bedensel, zihinsel ve ahlaki geliģimi ile eğitimine engel olmayacak ve destekleyecek Ģekilde belirlenir. On sekiz yaģını tamamlayıncaya kadar çalıģılan her iki saat bir gün sayılır. Bu Ģartların sağlanamaması halinde çocuk hakkında verilen bu yaptırımın değiģtirilmesi mahkemesinden istenebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Hapis Cezasının Ertelenmesi Halinde Hükmedilen Yükümlülüklerin Yerine Getirilmesi Eğitim programına devam etme MADDE 67 (1) Eğitim programına devam etme; mahkemelerce hükümlünün kiģisel, sosyal ve eğitim durumu dikkate alınarak, belirlenen denetim süresince, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bir veya birden fazla eğitim programına devam etmesini zorunlu kılan yükümlülüktür. (2) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 58 inci maddesindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. Gözetim altında çalıģma MADDE 68 (1) Gözetim altında çalıģma yükümlülüğü; bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir baģkasının gözetimi altında ücret karģılığında çalıģtırılmasıdır. (2) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 59 uncu ve 66 ncı maddelerindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. Eğitim kurumuna devam etme MADDE 69 (1) Eğitim kurumuna devam etme yükümlülüğü; suça sürüklenen çocuğun, bir meslek veya sanat edinmesini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesini zorunlu kılan yükümlülüktür. (2) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 63 üncü maddesindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. Rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü MADDE 70 (1) Rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü; yeniden suça karıģmayı önleme, iyileģtirme ve topluma kazandırma amacıyla denetimli serbestlik uzmanının yürüttüğü çalıģma ve programlara katılma konusunda hükümlünün yükümlü kılınmasıdır. (2) Rehberlik çalıģmaları; hükümlünün suç iģlemesine neden olan etkenlerin ele alınarak belirlenen risk ve ihtiyaçlar doğrultusunda hükümlünün zararlı alıģkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalmasına, sorumlu ve uyumlu bir birey olmasına, kendisine ve topluma yararlı bir birey olabilmesine yönelik çalıģmalardır. Bu çalıģmalar, eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından yürütülür. Bu kapsamda; bireysel görüģme, grup çalıģmaları, müdahale programları, hükümlünün ailesi ve sosyal çevresiyle iģ birliği yapılması ile diğer

69 kurum ve kuruluģlar tarafından yürütülen iyileģtirme niteliğindeki kurs, program, eğitim gibi çalıģmalar yürütülür. (3) Denetimli serbestlik uzmanı iyileģtirme ve topluma kazandırmaya yönelik rehberlik yükümlülüğünü, bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinde belirtilen iyileģtirme çalıģmalarındaki esaslara göre yerine getirir. Hükümlünün davranıģları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki geliģmeler takip edilerek üçer aylık sürelerle düzenlenen rapor mahkemesine gönderilir. Yükümlülüklerin baģlaması ve sona ermesi MADDE 71 (1) Bu bölümde düzenlenen yükümlülükler, denetim süresi içerisinde yerine getirilir. Yükümlülüklerin infazı, belirlenen yükümlülüğün fiilen yerine getirilmeye baģlanmasıyla baģlar, yükümlülüğün yerine getirilmesi veya denetim süresinin sona ermesiyle biter. BEġĠNCĠ BÖLÜM Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri ve Bu Tedbirin Yerine Getirilmesi Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ve bu tedbirin yerine getirilmesi MADDE 72 (1) Tedavi; uyuģturucu veya uyarıcı maddeleri kullanan kiģinin bağımlılık yapan maddeden vücudunun arındırılmasına, bu maddelere olan ihtiyacı sonucunda ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin giderilmesine yönelik resmi veya özel kurumlarca yürütülen iģlemleri ifade eder. (2) Denetimli serbestlik tedbirine iliģkin çalıģmalar; uyuģturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da kullanmak için uyuģturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kiģinin, uyuģturucu kullanmasına neden olan veya kullanma isteğine yol açan etkenlerin değerlendirilerek, kiģinin maddeye olan ihtiyacını kontrol etmesi, yaģam standardını artırması, belirlenen ihtiyaçları doğrultusunda kendisine ve topluma yararlı bir birey olabilmesi amacıyla yürütülen rehberlik çalıģmalarını ifade eder. (3) Tedavi ve denetimli serbestlik kararının kayıt iģlemleri tamamlandıktan sonra sanık veya hükümlünün müdürlüğe müracaat etmesi için tebligat çıkartılır. Müdürlüğe müracaat eden sanık veya hükümlü, kayıt kabul bürosunca infaz bürosunda görevli vaka sorumlusuna gönderilir. Vaka sorumlusu, tedavi tedbirinin yerine getirilmesi için aynı gün ilgili kuruma sevk iģlemlerini baģlatır ve yükümlüden beģ iģ günü içerisinde tedavi için ilgili kuruma baģvurmasını ister. Sevk yazısında kiģinin kuruma baģvurduğu tarih ile tedavinin olumlu ya da olumsuz sonuçlandığına iliģkin nihai raporun müdürlüğe iletilmesi istenir. Rehberlik çalıģmalarının takibi ile gerektiğinde rehberlik çalıģmalarının planlanması ve yürütülmesi için karar eğitim ve iyileģtirme bürosuna gönderilir. (4) Tedavi tedbirinin infaz iģlemleri vaka sorumlusu tarafından takip edilir. Tedavi tedbiri, uyuģturucu veya uyarıcı madde tedavisine iliģkin mevzuat hükümleri uyarınca ilgili kurum tarafından ve kurum yetkililerinin o kiģi hakkında uygun görecekleri tedavi programına göre yerine getirilir. Tedavi süresince veya tedavi sona erdikten sonra sanık veya hükümlünün, uyuģturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını takip amacıyla tedavi kurumuna tekrar sevk edilmesi ya da kontrole gönderilmesi gibi iģlemler yapılmaz. (5) Tedavi süresince rehberlik çalıģmalarının, tedavinin yürütüldüğü kurum tarafından yapılıp yapılmadığı denetimli serbestlik uzmanı tarafından takip edilir. Gerek görülmesi halinde rehberlik çalıģmaları denetimli serbestlik uzmanınca yapılır. Tedaviden sonra sanık veya hükümlü hakkında uygulanan rehberlik çalıģmalarına bir yıl süreyle devam olunur.

70 (6) Rehberlik çalıģmaları, eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından, bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinde belirtilen iyileģtirme çalıģmalarındaki esaslara göre yerine getirilir. Sanığın veya hükümlünün davranıģları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki geliģmeler takip edilerek, üçer aylık sürelerle hazırlanacak denetim raporunun iyileģtirme çalıģmaları ile değerlendirme ve önerilere iliģkin bölümü görevli denetimli serbestlik uzmanı tarafından doldurulur ve vaka sorumlusuna gönderilir. (7) Sanık veya hükümlü tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilmesi sırasında baģka bir suçtan ceza infaz kurumunda ise; sanığın veya hükümlünün tedavi için ilgili kuruma gönderilmesi ceza infaz kurumu idaresince yerine getirilir. Bu kiģilerin rehberlik çalıģmaları ceza infaz kurumlarında uygulanan iyileģtirme faaliyetleri kapsamında ceza infaz kurumundaki görevliler tarafından gerçekleģtirilir. Mahkemeye gönderilecek rapora esas olmak üzere vaka sorumlusu tarafından, üç ayda bir, kiģinin geliģimi ve davranıģları hakkında ceza infaz kurumu idaresinden bilgi istenir. (8) Sanık veya hükümlünün beģ iģ günü içerisinde ilgili kuruma tedavi için müracaat etmediğinin veya belirlenen tedavi programına uymadığının bildirilmesi ya da rehberlik çalıģmalarına katılmaması halinde sanık veya hükümlü bu Yönetmeliğin 44 üncü maddesine göre uyarılır. Uyarılara iliģkin tebligatta ihlal durumunun tekrarı halinde bunun yükümlülüğün ihlali sayılacağı ve dosyanın kapatılarak mahkemesine gönderileceği sanık veya hükümlüye bildirilir. (9) Tedavi ve denetimli serbestlik veya sadece denetimli serbestlik tedbiri, sanık veya hükümlünün müdürlüğe müracaat ettiği tarihte baģlar. Tedavi ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri, tedavinin sona ermesinden bir yıl sonra, sadece denetimli serbestlik tedbiri ise mahkemenin belirlediği sürenin sonunda biter. ALTINCI BÖLÜM Diğer Denetimli Serbestlik Tedbirleri ve Bu Tedbirlerin Ġnfazı Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma MADDE 73 (1) Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma; hükümlünün iģlediği bir suç nedeniyle mahkûmiyetin sonucu olarak, mahkeme tarafından belirlenen süreler içerisinde, 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hak ve yetkilerin bir kısmının veya tamamının kullanılmasını ya da bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasını veya sürücü belgesinin geri alınmasını öngören güvenlik tedbirleridir. (2) Belli hak ve yetkinin kullanılmasının ya da belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ile sürücü belgesinin geri alınmasına iliģkin kararlar, kayıt iģlemi tamamlandıktan sonra, üç iģ günü içerisinde gereği yapılmak üzere, ilgisine göre kamu kurum ve kuruluģu ile meslek kuruluģlarına bir yazıyla bildirilir. Yazılan yazıda kararın ne Ģekilde yerine getirileceği ve yasaklamanın veya geri almanın yürürlüğe girdiği tarih açıkça belirtilir. Bu durum hükümlüye bir tebligatla bildirilir, hükümlü ceza infaz kurumunda bulunuyor ise ayrıca ceza infaz kurumu idaresi de bilgilendirilir. (3) Yasaklama kararlarının yerine getirilmesine baģlandığı tarihten itibaren üç ayda bir ilgili kamu kurumu ile meslek kuruluģlarına yazı yazılarak yasaklama kararının yerine getirilmesine iliģkin süreçler hakkında bilgi istenir. (4) Belli hak ve yetkinin kullanılmasının ya da belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ile sürücü belgesinin geri alınmasına iliģkin kararların yerine getirilmesine dair iģlemler infaz bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları tarafından yapılır.

71 (5) 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beģinci veya altıncı fıkrası gereğince verilen hak ve yetkinin kullanılmasının ya da meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına iliģkin kararların yerine getirilmesine, cezanın infazının tamamlanmasından itibaren baģlanır. (6) Bu maddede sayılan güvenlik tedbirlerinin infazı tamamlandıktan sonra dosya kapatılarak mahkemesine gönderilir. Ġlgili kurum ve kuruluģa, yasaklama veya geri alma süresinin sona erdiği yazıyla bildirilerek hükümlü hakkındaki kısıtlamaların kaldırılması ya da sürücü belgesinin ve ruhsatın iade edilmesi istenir. Hükümlü tedbirin sona erdiği konusunda bilgilendirilir. Etkin piģmanlıktan yararlanan kiģiler hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı MADDE 74 (1) Etkin piģmanlıktan yararlanan kiģiler hakkında verilen denetimli serbestlik tedbiri; örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan, gönüllü olarak örgütten ayrılan veya teslim olan ya da yakalanan, piģmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlayan kurucu, yönetici ve örgüt üyeleri hakkında mahkemelerce etkin piģmanlık hükümleri kapsamında verilen ve etkin piģmanlıktan yararlanan hükümlülerin toplum içinde denetim, takip ve iyileģtirmesini öngören tedbirlerdir. (2) Hükümlünün müracaatından sonra risk ve ihtiyaçları belirlenir. Değerlendirme neticesinde hükümlü ile iģ birliği içerisinde hükümlünün ihtiyaçlarına uygun bir denetim planı hazırlanır. Denetim planı içeriğinde ihtiyaç duyulması halinde müdahale programları uygulanmasına ve periyodik görüģmeler yapılmasına yer verilir. (3) Denetim planında yapılacak rehberlik çalıģmaları açıkça belirtilir, hükümlünün ilgisi ve ihtiyaçları belirlenerek, hükümlü, uygun etkinliklere ve meslek edindirmeye yönelik kurs ya da programlara yönlendirilir. Bu çalıģmalar kapsamında müdürlükçe, ilgili kurum ve sivil toplum kuruluģlarının yürüttükleri faaliyetler belirlenerek ve gönüllü kiģilerle iģ birliği yapılarak toplumda var olan tüm kaynaklardan faydalanılır ve bu hükümlülere topluma uyum konusunda destek verilir. (4) Hükümlü belirtilen süre içerisinde müdürlüğe müracaat etmez veya denetim planında belirlenen programlara katılmaz ya da rehberlik çalıģmalarını kabul etmezse, ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluģları ya da gönüllü kiģilerle iģ birliği içerisinde etkin piģmanlıktan yararlanan hükümlünün toplum içinde denetim ve takibine devam edilir. (5) Denetimli serbestlik tedbiri hükümlüye bildirildiği tarihte baģlar, kararda belirtilen sürenin bitmesiyle sona erer. Denetimli serbestlik tedbirine iliģkin süre sona erdiğinde dosya kapatılarak mahkemesine gönderilir. Tedbirin yerine getirilmesi süresince hükümlüye yönelik yapılan çalıģmalar rapor edilerek mahkemeye gönderilen dosyaya konur. Hapis cezasının konutta infazı MADDE 75 (1) Hapis cezasının konutta infazı; a) Kadın veya altmıģ beģ yaģını bitirmiģ kiģilerin mahkûm oldukları altı ay, b) YetmiĢ yaģını bitirmiģ kiģilerin mahkûm oldukları bir yıl, c) YetmiĢ beģ yaģını bitirmiģ kiģilerin mahkûm oldukları üç yıl, veya daha az süreli hapis cezasının tamamının veya kalan kısmının belli Ģartlar altında mahkeme kararıyla belirtilen bir konutta yerine getirilmesidir. (2) Bu kararın yerine getirilmesinde konut; hükümlünün ailesiyle birlikte veya tek baģına yaģamını devam ettirdiği, kendisine ait veya kiracı olarak oturduğu ve bu kararın yerine getirilmesinde mahkemeye bildirdiği veya mahkeme kararında belirtilen yeri ve eklentilerini ifade eder.

72 (3) Hapis cezasının konutta infazında, hükümlünün risk ve ihtiyaçları, kurallara uymadaki baģarısı ve iģbirliği dikkate alınarak; a) Ġlk altı ay için günde bir, b) Ġkinci altı ay için günde iki, c) Üçüncü altı ay için günde üç, ç) On sekizinci aydan sonra günde dört, saat süreyle evden ayrılmasına vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından karar verilebilir. (4) Hapis cezasının konutta infazına iliģkin kararın kaydedilmesinden itibaren on gün içerisinde denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru hükümlünün adresine giderek konutu inceler. Hükümlünün belirlenen ihtiyaçları dikkate alınarak hükümlü ile iģ birliği içerisinde hükümlünün uyması gereken kurallar belirlenir ve vaka sorumlusuna iletilir. Vaka sorumlusu üç gün içerisinde bir planlama yaparak konutta infazın ne Ģekilde yerine getirileceğini ve uyması gereken kuralları hükümlüye tebliğ eder. (5) Cezanın konutta infazı sırasında hükümlüyle iletiģim sağlanacak araçlar tespit edilir. ĠletiĢim araçları, hükümlünün denetlenmesine iliģkin esaslar ve denetimli serbestlik personeli ile kolluk görevlilerinin denetimle ilgili görevleri hükümlüye açıkça bildirilir. (6) Cezanın konutta infazında, hükümlünün sağlık, eğitim, ibadet gibi temel ihtiyaçları dikkate alınır. Hükümlünün acil sağlık durumu, deprem, yangın, doğal afetler gibi öngörülemeyen nedenlerden dolayı konuttan ayrılması ihlal sayılmaz. Zaruret nedeniyle konutunu terk eden hükümlü, bu zorunluluğun ortadan kalkmasından itibaren üç gün içerisinde müdürlüğe baģvurmak zorundadır. Bu durumda konut dıģında geçen süreler infazdan sayılır. (7) Hükümlü, denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memuru veya kolluk tarafından bizzat eve gidilmek suretiyle kontrol edilebilir. Yapılan kontroller kayıt altına alınarak vaka sorumlusuna iletilir. (8) Hükümlü, mazereti olmaksızın infaz süresince kararın yerine getirildiği konutu değiģtiremez. Hükümlü, bir mazeret nedeniyle konutunu değiģtirme talebini müdürlüğe yazılı olarak iletmek zorundadır. Komisyon hükümlünün talebini değerlendirerek konutun değiģtirilip değiģtirilmeyeceğine karar verir. (9) Hükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazereti olmaksızın yirmi dört saatten fazla süreyle izinsiz olarak konuttan ayrılması veya iznin bitmesinden itibaren bu süre içerisinde konuta dönmemesi halinde uyarı yapılmaksızın dosya kapatılarak mahkemesine gönderilir. (10) Cezanın konutta infazı, cezanın konutta çektirilmesi kararına iliģkin hazırlanan planın hükümlüye tebliğinden on gün sonra baģlar ve kararda belirtilen sürenin dolmasıyla sona erer. (11) Cezanın konutta çektirilmesine iliģkin kararların infazı, elektronik kelepçe kullanılması suretiyle de yapılabilir. Denetim altına alınan çocukların iyileģtirilmesi MADDE 76 (1) Haklarında; a) Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri kapsamında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı, b) Kamu davasının ertelenmesi kararı, c) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, verilen ve 5395 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi gereğince denetim altına alınan suça sürüklenen çocukların, toplum içinde denetimi, takibi ve iyileģtirilmesine yönelik rehberlik çalıģmaları, ilgili kurumlarla iģbirliği içinde yerine getirilir.

73 (2) Haklarında; a) Koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, b) Suç tarihinde on iki yaģını bitirmemiģ suça sürüklenen, c) Ailesine teslim edilmesi yönünde karar verilen, çocuklar hakkında denetim görevi; gözetim esaslarına göre 5395 sayılı Kanunun 37 nci maddesi gereğince aile ve sosyal politikalar il müdürlüğü tarafından yerine getirilir. (3) Suça sürüklenen çocuk, müdürlüğe geldiğinde; risk ve ihtiyaçlarının belirlenmesi için değerlendirilir. Değerlendirme neticesinde suça sürüklenen çocuk ile iģ birliği içerisinde, çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir denetim planı hazırlanır. Hazırlanan denetim planı içeriğinde bu Yönetmeliğin 37 nci maddesi gereğince iyileģtirme çalıģmalarına yer verilir. Hazırlanan denetim planı üç gün içerisinde hâkimin onayına sunulur. Denetim planının hazırlanmasında ve iyileģtirme çalıģmalarının yürütülmesinde 5395 sayılı Kanunun 38 inci ve 39 uncu maddeleri dikkate alınır. (4) Hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri kapsamında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen ve denetim altına alınan suça sürüklenen çocuğun, denetim planında belirlenen eğitim ve iyileģtirme çalıģmalarına katılmaması veya çalıģmaları reddetmesi halinde, durum bir raporla kararı veren hâkime bildirilir. Bu durumda, ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluģları ya da gönüllü kiģilerle iģ birliği içerisinde suça sürüklenen çocuğun toplum içinde denetim ve takibine devam edilir. (5) Çocuğun; programlara katılımı, denetimli serbestlik personeli ile iģbirliği, sosyal uyumu ve davranıģ değiģikliği konusunda gösterdiği çaba göz önünde bulundurularak, mahkemeden denetimin kaldırılması gerekçeli bir raporla talep edilebilir. Üç ayda bir hazırlanan değerlendirme raporunda denetimin kaldırılması talebine iliģkin gerekçeler yazılarak da denetimin kaldırılması istenebilir. (6) Denetim altına alınan çocuğun toplum içinde takibine ve iyileģtirilmesine yönelik çalıģmalar ile denetim altına alma kararının yerine getirilmesinde, 24/12/2006 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına ĠliĢkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümleri uygulanır. BEġĠNCĠ KISIM Salıverme Sonrası Hükümlülerin Toplum Ġçinde Denetimi, Takibi ve ĠyileĢtirilmesi BĠRĠNCĠ BÖLÜM Hükümlülerin Salıvermeye Hazırlanması Değerlendirme raporu MADDE 77 (1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazını talep eden hükümlü hakkında, ceza infaz kurumu psiko-sosyal ve eğitim servisinde görevli uzman veya öğretmen tarafından değerlendirme raporu düzenlenir. (2) Hazırlanan raporda hükümlünün; a) Eğitim ve iyileģtirme programlarına katılımı ve bu konudaki çaba ve gayreti, b) Ceza infaz kurumundaki uyumu ve iģ birliği, c) KiĢisel tutum ve davranıģları, ç) Tekrar suç iģleme riski, d) Topluma veya mağdura zarar verme riski, e) Hükümlünün toplumla bütünleģmeye hazır olup olmadığı, f) Salıverme sonrasına kendini ne kadar hazırladığı,

74 g) Olası sorunlarının farkında olup olmadığı ve bunları çözmek için ne tür planlar yaptığı, değerlendirilir. (3) Değerlendirme raporunda hükümlünün, tekrar suç iģleme, topluma veya mağdura zarar verme riskinin bulunup bulunmadığı, toplumla bütünleģmeye hazır olup olmadığı gerekçeleri ile birlikte açıkça belirtilir. Hükümlünün talebinin değerlendirilmesi MADDE 78 (1) Hükümlünün, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazını talep etmesi halinde, ceza infaz kurumu idaresi, hükümlünün 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinde belirtilen süre Ģartlarını taģıyıp taģımadığını araģtırır. (2) Mevzuatta belirtilen süre Ģartlarını taģımayan hükümlünün talebi, ceza infaz kurumu idaresi tarafından reddedilir. Ret kararı hükümlüye tebliğ edilir. Hükümlü; ret kararına karģı kanun veya bu Yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçesiyle bu iģlemi öğrendiği tarihten itibaren on beģ gün, her halde iģlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde Ģikâyet yoluyla infaz hâkimliğine baģvurabilir. (3) Süre yönünden mevzuatta belirtilen Ģartları taģıyan hükümlünün; iyi halli olması ve değerlendirme raporuna göre suç iģleme, mağdura veya topluma zarar verme riskinin bulunmaması durumunda infaz hâkiminden talebin kabulüne, aksi halde reddine karar vermesi istenir. (4) Ġnfaz hâkimi, içerisinde iyi hal kararı veya değerlendirme raporu olmayan infaz dosyalarını eksikliğin ikmali için iade eder. Hükümlüye verilecek belgeler MADDE 79 (1) Ceza infaz kurumu, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlülere; a) Ġnfaz hâkimliği kararının onaylı bir suretini, b) Hükümlü bilgi formunun onaylı ve fotoğraflı bir suretini, c) Nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport, evlilik cüzdanı gibi kiģinin kimliğini ispata yarayan belgeyi, verir. (2) Hükümlünün kimliğini ispata yarayan herhangi bir belgenin bulunmaması halinde ceza infaz kurumunca bunun nedenini açıklayan bir yazı hükümlüye verilir. Ġnfaz dosyasının gönderilmesi MADDE 80 (1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlülere ait infaz dosyaları, ceza infaz kurumu idaresince nakil nedeni ile tahliye evrakı düzenlenerek, hükümlünün talep ettiği denetimli serbestlik müdürlüğüne, kararın verildiği gün UYAP biliģim sistemi üzerinden gönderilir. (2) Hükümlüye ait fiziki infaz dosyası, kararın verildiği gün, ceza infaz kurumunca ilgili denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Cezaların Ġnfazı Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazı MADDE 81 (1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazı; koģullu salıverilmesine bir yıl ve daha az süre kalan iyi halli hükümlülerin dıģ dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla cezanın koģullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesidir. (2) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezalarının infazına karar verilen hükümlüler hakkında; a) Kamuya yararlı bir iģte ücretsiz olarak çalıģtırılma,

75 b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, ç) Belirlenen programlara katılma, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tâbi tutulmasına hazırlanan denetim planına göre komisyon tarafından karar verilir. Hükümlünün müdürlüğe müracaat etmesi MADDE 82 (1) Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlü ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra üç gün içerisinde talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmek zorundadır. (2) Müdürlüğe müracaat için gereken üç günlük süre, hükümlünün ceza infaz kurumundan ayrılıģını takip eden günden itibaren baģlar. Son gün bir tatile rastlarsa, süre tatilin ertesi günü mesai saati bitiminde sona erer. (3) Hükümlü müracaatında kimliğini ispata yarayan bir belgeyi ibraz etmek zorundadır. Müracaat edenin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlü olup olmadığı, ceza infaz kurumundan alınan fotoğraflı hükümlü bilgi formu ile de teyit edilir. (4) Kimliğini ispata yarayan bir belgeyi ibraz edemeyen hükümlülerin kayıtları yapılmaz, müracaatları tutanakla tespit edilerek hükümlüye müdürlüğe müracaat etmesi gereken tarihin sonuna kadar kimliğini ispata yarayan bir belgeyle müracaat etmesi için süre verilir. Hükümlünün son gün içerisinde müracaat etmesi halinde nüfus cüzdanını çıkartarak müdürlüğe baģvurması için üç güne kadar süre verilir. Süresi içerisinde müracaat etmeyen hükümlüler hakkında bu maddenin altıncı ve yedinci fıkralarına göre iģlem yapılır. (5) Hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilen hükümlünün, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğü dıģında baģka bir müdürlüğe müracaat etmesi halinde, hükümlü bilgilendirilir ve ilgili müdürlüğe yönlendirilir. Hükümlünün mazereti ve varsa baģka talebi tutanakla tespit edilerek ilgili müdürlüğe gönderilir. (6) Hükümlü, denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içerisinde müracaat etmezse beģinci günü mesai bitimine kadar beklenir. BeĢinci günden sonra kayıt kapatılarak herhangi bir iģlem yapılmadan infaz hâkiminden hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesi istenir. (7) Hükümlünün dördüncü veya beģinci günü müracaat etmesi ve mazeret bildirmesi halinde kayıt kapatılmaz; hükümlünün beyanı, varsa mazereti ve buna iliģkin belge, bilgi veya beyan tutanak altına alınarak, hazırlanan tutanak dosyası ile birlikte karar verilmek üzere infaz hâkimine gönderilir. Ġnfaz hâkiminin kararına göre iģlem yapılır. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiģ olmasına karģın müracaat etmeyen hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanunun 292 nci ve 293 üncü maddeleri uyarınca iģlem yapılmak üzere evrakın bir sureti Cumhuriyet baģsavcılığına gönderilir. (9) Hükümlünün kayıt iģlemleri tamamlandıktan sonra infaz dosyası incelenir, dosya içeriğinden, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına dair kararın süre yönünden ilgili mevzuata uygun olmadığı anlaģılırsa, durum bir tutanakla tespit edilerek, karar verilmek üzere infaz dosyası Cumhuriyet baģsavcılığına gönderilir. Yükümlülüklerin belirlenmesi MADDE 83 (1) Denetimli serbestlik müdürlüğüne süresinde müracaat eden hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak; toplum içinde denetimine iliģkin

76 esaslar ile eğitim ve iyileģtirilmesine yönelik programlar belirlenir, bu doğrultuda hükümlü hakkında uygulanacak yükümlülükler tespit edilir. (2) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen her hükümlü hakkında kamuya yararlı bir iģte ücretsiz olarak çalıģtırılma yükümlülüğünün uygulanmasına karar verilir. (3) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen yüksek riskli hükümlüler hakkında ayrıca bir konutta denetim ve gözetim altında bulundurulma yükümlülüğü verilir. (4) Hakkında kamuya yararlı bir iģte çalıģma yükümlülüğü uygulanmayan her hükümlü hakkında belirlenen bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma yükümlülüğüne karar verilir. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak, ihtiyacı olduğu belirlenen her hükümlü hakkında eğitim ve iyileģtirilmeye yönelik belirlenen programlara katılmasına karar verilir. (6) Hükümlünün risk durumu, iģlediği suçun nitelikleri, özellikle çocukların ve suç mağdurlarının korunması göz önünde bulundurularak diğer yükümlülüklere ek olarak belirlenen yer veya bölgelere gitmekten yasaklama ya da belirlenen bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma yükümlülüklerinden birine veya her ikisine birlikte karar verilebilir. (7) Hükümlüler hakkında belirlenen yükümlülükler; hapis cezasından daha ağır sonuçlar doğuracak Ģekilde uygulanamaz. Yükümlülükler, hükümlünün denetimine, topluma kazandırılmasına ve iyileģtirilmesine imkân verecek ve infazı mümkün olacak Ģekilde belirlenmelidir. Kamuya yararlı bir iģte ücretsiz olarak çalıģtırılma MADDE 84 (1) Kamuya yararlı bir iģte ücretsiz olarak çalıģtırılma; hükümlünün kurallara uyma becerisi ve çalıģma disiplini kazanmasını, baģkalarının haklarına saygı göstermesini, zamanı planlamasını, bir meslek edinerek kendi iģini kurmasını veya bir iģ edinmesini amaçlayan, iyileģtirme ve topluma kazandırmayı esas alan bir yükümlülüktür. (2) Hükümlü, denetimli serbestlik altında geçireceği toplam sürenin üçte birini kamuya yararlı bir iģte çalıģmak suretiyle tamamlar. ÇalıĢma süreleri günde dört, haftada yirmi saat olarak belirlenir. Hükümlü hafta sonları da çalıģtırılabilir. (3) Yükümlülüğün infazı, hükümlünün müdürlüğe baģvurmasından itibaren on gün içinde baģlatılır, belirlenen sürenin sona ermesiyle, her halde koģullu salıverme süresinin tamamlanmasıyla sona erer. Kamuya yararlı bir iģte çalıģtırma yükümlülüğü bu Yönetmelikte düzenlenen özel nedenler hariç kesintisiz olarak uygulanır. (4) Hükümlüler, bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluģun belirli hizmetlerinde, bireysel olarak veya bir görevlinin nezaretinde grup halinde çalıģtırılabilirler. Hükümlülerin grup halinde çalıģtırılması durumunda, çalıģma yapılan yerde veya grupların baģında denetim bürosunda görevli yeteri kadar denetimli serbestlik memuru bulundurulur. (5) Denetim planında, hükümlünün hangi gün ve saatlerde çalıģacağı, yükümlülüğün baģlayıģ ve bitiģ tarihleri belirtilir. Yükümlülüğün baģlama tarihi, hükümlünün fiilen çalıģmaya baģladığı tarihtir. (6) ÇalıĢtırılacak iģ belirlenirken; hükümlünün iyileģtirilmesi, mesleği, becerileri, mağdurun ve toplumun güvenliği dikkate alınır. ÇalıĢtırılacak gün ve saatler, hükümlünün iģi, aile yaģamı veya eğitimi dikkate alınarak belirlenir. Hükümlünün çalıģtığı iģ, kurum veya yer denetimli serbestlik müdürlüğünce değiģtirilebilir.

77 (7) Hükümlünün; a) ÇalıĢmasına engel bir sağlık problemi olduğunu, b) Örgün eğitime devam ettiğini, c) Bir iģ sözleģmesine dayanarak çalıģtığını, ç) Kendi iģini kurduğunu ve iģlettiğini, belgelendirmesi ve bu nedenle kamuya yararlı iģte çalıģma yükümlülüğünün kaldırılmasını talep etmesi durumunda, ileri sürülen mazeretlerin doğruluğu ve haklılığı araģtırılır. Gerekirse komisyon tarafından yükümlülüğün infazına ara verilir. Bu durumda, hükümlünün sağlık problemi, eğitime devam etme durumu, belirttiği iģte bir iģ sözleģmesine dayanarak çalıģıp çalıģmadığı ya da kurduğu ve iģlettiği iģi devam ettirip ettirmediği, koģullu salıverme süresinin sonuna kadar denetlenir. Hükümlünün, yanlıģ beyanda bulunduğunun anlaģılması veya mazeretin ortadan kalkması halinde yükümlülüğün kalan kısmının infazına devam edilir. (8) Bu yükümlülük, müdürlüğe müracaat tarihi itibariyle on sekiz yaģından küçük suça sürüklenen çocuklar ile sıfır-altı yaģ arasında çocuğu bulunan kadınların bu durumları devam ettiği sürece uygulanmaz. Bu durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren, koģullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin üçte biri kamuya yararlı bir iģte çalıģtırılma yükümlülüğü olarak uygulanır. (9) Bu yükümlülük; a) AltmıĢ yaģ ve üstü, b) Hayatlarını yalnız baģına idame ettiremeyen, c) Doğumuna on hafta kalan hamile kadın, hükümlüler hakkında uygulanmaz. Bir konutta denetim ve gözetim altında bulundurulma MADDE 85 (1) Belirlenen bir konutta denetim ve gözetim altında bulundurulma; toplumun ve mağdurun korunması için hükümlünün belirlenen bir konuttan çıkmaması suretiyle denetimini esas alan bir yükümlülüktür. (2) Yüksek riskli hükümlüler, denetimli serbestlik altında geçirecekleri toplam sürenin en az üçte birini konuttan çıkmamak suretiyle tamamlarlar. Bu yükümlülük, günde en az on, en fazla on iki saat süreyle yerine getirilir. Bu süre, 18:00 ilâ 08:00 saatleri arasında uygulanır. Hükümlünün konutunda bulunacağı süre ile saat aralığı, hükümlünün iģi, eğitimi veya aile durumu dikkate alınarak belirlenir. (3) Elektronik yöntemlerle takip edilmeyen hükümlüler, evde bulunduğu sürenin baģlangıç ve bitiģ saatleri arasında belirsiz zamanlarda denetim bürosunda görevli denetim memurları tarafından denetlenir. Bu yükümlülüğün uygulandığı hükümlülerin bilgileri denetim için ilgili kolluk birimlerine de gönderilir. (4) Hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne baģvurmasından itibaren on gün içinde yükümlülüğün infazına baģlanır. Bu yükümlülük belirlenen sürenin sona ermesi ile tamamlanır. Hükümlünün risk durumunun değiģmesi halinde komisyon tarafından belirlenen süre tamamlanmadan da konutta bulunma yükümlülüğü kaldırılabilir. (5) Hükümlünün tekrar suç iģleme riski, topluma veya mağdura zarar verme riskine göre daha önce karar verilmese dahi hükümlü hakkında bu yükümlülüğe sonradan karar verilebileceği gibi daha önce verilmiģ olan yükümlülüğün süresi de uzatılabilir. (6) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 75 inci maddesindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. Bir bölgede denetim ve gözetim altında bulunma MADDE 86 (1) Bir bölgede denetim ve gözetim altında bulunma; toplumun ve mağdurun korunması amacıyla bir bölgede bulunmayı esas alan, belirlenen yere

78 belirlenen tarih ve saatlerde baģvurma veya belirlenen bölge sınırları dıģına çıkmama yükümlülüğüdür. (2) Hükümlüden, belirlenen tarih ve saatlerde, denetimli serbestlik müdürlüğüne, kolluğa, muhtarlığa veya müdürlüğün belirleyeceği bir kamu görevlisine baģvurması istenir. (3) Belirlenen yerlere baģvurma; a) Yüksek riskli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri altında geçireceği süre içerisinde; 1) Ġlk üç ay her gün, 2) Üç ila altı ay arası haftada üç gün, 3) Altı aydan sonra haftada iki gün, b) Orta riskli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri altında geçireceği süre içerisinde; 1) Ġlk üç ay haftada dört gün, 2) Üç ila altı ay arası haftada iki gün, 3) Altı aydan sonra haftada bir gün, c) DüĢük riskli hükümlülerin denetimli serbestlik tedbiri altında geçireceği süre içerisinde; 1) Ġlk üç ay haftada iki gün, 2) Üç aydan sonra haftada bir gün, olarak uygulanır. (4) Bu yükümlülük, hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne baģvurmasından itibaren on gün içinde baģlar, koģullu salıverme süresinin sona ermesi ile tamamlanır. (5) Bu yükümlülük; ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız baģına idame ettiremeyen hükümlüler hakkında uygulanmaz. (6) Bu yükümlülük, yüksek riskli hükümlüler bakımından belirlenen bölge sınırları dıģına çıkmama Ģeklinde de belirlenebilir. Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme MADDE 87 (1) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme; hükümlünün suç iģlemesine veya suça yönelmesine etkisi bulunan yerlere gitmekten yasaklanmasını, özellikle çocukların ve suç mağdurunun korunmasını amaçlayan bir yükümlülüktür. (2) Bu yükümlülük; hükümlünün, çocuklara, topluma ve mağdura karģı zarar verme riski ile iģlediği suçun özelliklerine göre diğer yükümlülüklerle birlikte verilebilir. Yasak getirilen yer veya bölge ile yasaklama süresi denetimli serbestlik müdürlüğünce takdir edilir. Belirlenen programlara katılma MADDE 88 (1) Belirlenen programlara katılma; hükümlülerin iyileģtirilmesi ve topluma kazandırılması için ihtiyaç duydukları ve denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenen, bireysel görüģme, grup çalıģması, tedavi ve iyileģtirme programları, diğer kurumlarca yürütülen meslek ve sanat edindirmeye yönelik faaliyetler, seminer, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler, sivil toplum kuruluģlarınca kamu yararına yürütülen program ve çalıģmalara katılma yükümlülüğüdür. (2) Bu yükümlülük, ihtiyacı tespit edilen her hükümlü hakkında uygulanır ve hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne baģvurmasından itibaren en geç üç ay içinde baģlar, belirlenen sürenin veya program ya da programların tamamlanması ile sona erer. (3) Hükümlü hakkında yapılan risk ve ihtiyaç değerlendirmesine göre hükümlünün herhangi bir eğitim ve iyileģtirme programına katılmasının gerekmediği

79 değerlendiriliyor ise bu durum denetim planının rehberlik ve iyileģtirme bölümüne açıkça yazılır. Yabancı uyruklu hükümlüler hakkında yapılacak iģlemler MADDE 89 (1) Yabancı uyruklu hükümlüler; barınma, sağlık ve ekonomik durumları ile iģledikleri suçun nitelikleri bakımından müdürlük tarafından değerlendirilir. Yabancı uyruklu hükümlünün ülkede kalmasının, siyasi, idari ve kamu güvenliği açısından, sakıncalı olup olmadığı, sınır dıģı edilmesi gerekip gerekmediği hususunda Cumhuriyet baģsavcılığı aracılığıyla ĠçiĢleri Bakanlığından görüģ sorulur. (2) Ülkede kalmasında sakınca görülen, oturma izni olmayan, sabit bir ikametgâhı bulunmadığı gibi ĠçiĢleri Bakanlığı tarafından da kalacak bir yer gösterilmeyen veya yaģamını idame ettirecek bir geliri bulunmayan yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak, koģullu salıverilme süresi sonuna kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü verilerek durum ĠçiĢleri Bakanlığına bildirilir. (3) Yabancı uyruklu hükümlülere ait bilgiler, Daire BaĢkanlığı ile yazılı olarak karģı çıkmaması halinde hükümlünün vatandaģı olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna bildirilir. Kapalı ceza infaz kurumuna iade MADDE 90 (1) Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen; 1) Yükümlülüklere, 2) Denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileģtirme programına, 3) Denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine, 4) Denetim planında yükümlülüklerin infazına iliģkin belirlenen kurallara, uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, komisyonun kararı üzerine, koģullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesi, infaz hâkiminden talep edilir. (2) Hükümlü hakkında; a) ĠĢlediği iddia olunan baģka bir suçtan dolayı, 5271 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde sayılan nedenlerle tutuklama kararı verilmesi, b) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya baģlanmasından önce iģlediği iddia olunan ve cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruģturma veya kovuģturmaya devam edilmesi, c) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya baģlandıktan sonra iģlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla olan kasıtlı bir suçtan dolayı soruģturma veya kovuģturma baģlatılması, halinde, komisyonun talebi üzerine, infaz hâkimi tarafından, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir. (3) Hükümlü hakkında soruģturma sonucunda kovuģturmaya yer olmadığı veya kovuģturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düģme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (4) BaĢka bir mahkûmiyet kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınan hükümlünün kaydı kapatılarak, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin

80 uygulanabilmesi yönünden toplama kararı alınması ve müteakip infaz iģlemlerinin buna göre yapılması amacıyla dosya hükümlünün bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderilmek üzere Cumhuriyet baģsavcılığına iletilir. KoĢullu salıverilme MADDE 91 (1) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen ve koģullu salıverilmesine bir aydan az süresi kalan hükümlüler hakkında vaka sorumlusu tarafından, salıverme öncesi değerlendirme raporu hazırlanmasına baģlanır. Hazırlanan raporda hükümlünün denetimli serbestlik altında geçen süre içerisinde tutum ve davranıģlarıyla kurallara ve yükümlülüklere uyumundaki gayret ve çabası değerlendirilir. (2) Salıverme öncesi değerlendirme raporunda; suçun mağduru bakımından tehlike oluģturan veya tekrar suç iģleme riski yüksek bulunan hükümlüler hakkında, koģullu salıverme sonrası denetim süresi içerisinde yükümlülük belirlenmesi önerilir. (3) KoĢullu salıverme tarihine kadar olan süresini, yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranarak geçiren hükümlünün salıverme öncesi değerlendirme raporu ile infaz dosyası, 5275 sayılı Kanunun 107 nci ve 108 inci maddelerine göre iģlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (4) KoĢullu salıverme süresinin sonunda yükümlülüğün uygulanmasına son verilir, ilgili mahkemenin kararı üzerine kayıt kapatılır. (5) Askerlik çağına giren ve askerliğini yapmamıģ hükümlülerin koģullu salıverilmeleri halinde durum, kayıtlı bulundukları askerlik Ģubesine bildirilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM KoĢullu Salıverilme Sonrası Denetim ve Takip KoĢullu salıvermede denetim altına alma MADDE 92 (1) KoĢullu salıvermede denetim altına alma; mahkeme tarafından koģullu salıverilmesine karar verilen hükümlü hakkında salıverme sonrası denetim süresi içerisinde tedbir veya yükümlülük uygulanmasına karar verilmesidir. (2) Mahkemelerce koģullu salıverilen hükümlüler hakkında; a) Bir baģkasının gözetimi altında çalıģmaya, b) Eğitim kurumuna devam etmeye, c) Rehberlik çalıģmalarına katılmaya, iliģkin yükümlülükler belirlenebilir. (3) Hükümlüler hakkında koģullu salıverme sonrası için belirlenen tedbir veya yükümlülüklerin yerine getirilmesinde, hükümlünün toplum içinde denetimi, takibi ve iyileģtirilmesine yönelik çalıģmalar yürütülür. (4) Yükümlülük kararının yerine getirilmesi sırasında; hükümlünün iģlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olması veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde koģullu salıverilme kararının geri alınması için mahkemeden talepte bulunulur, koģullu salıverme kararının geri alınması veya yükümlülüğün kaldırılması durumunda dosya kapatılır. Gözetim altında çalıģma yükümlülüğü MADDE 93 (1) Gözetim altında çalıģma yükümlülüğü; koģullu salıverilen hükümlünün, mahkemelerce belirlenen denetim süresinde, infaz kurumunda veya denetimli serbestlikte öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir baģkasının gözetimi altında, ücret karģılığında çalıģtırılmasıdır. (2) Bu yükümlülük, denetim süresi içerisinde yerine getirilir. Yükümlülük, kiģinin çalıģmaya baģlamasıyla baģlar, mahkemenin belirlediği sürenin veya denetim süresinin sona ermesiyle ya da mahkemenin yükümlülüğü kaldırmasıyla sona erer.

81 (3) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 59 uncu ve 66 ncı maddelerindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. Eğitime devam etme yükümlülüğü MADDE 94 (1) Eğitime devam etme yükümlülüğü; on sekiz yaģından küçük hükümlülerin, örgün ve yaygın eğitim ile diğer kurs ve programlara koģullu salıverildikten sonra gerektiğinde barınma imkânı bulunan bir kurumda devam etmeleridir. (2) Hükümlünün devam edebileceği örgün ve yaygın eğitim ile diğer kurs ve programlar, hükümlünün risk ve ihtiyaçlarının değerlendirilmesi ile ceza infaz kurumunda veya denetimli serbestlikte katıldığı programlar ve meslek edindirme kursları gibi aldığı eğitimler dikkate alınarak hükümlü ile iģ birliği içerisinde belirlenir. (3) KoĢullu salıverilen hükümlünün örgün eğitime devam etme durumunun bulunması halinde öncelikle örgün eğitime yönelik bir eğitim kurumuna devam etmesi istenir. Hükümlünün örgün eğitime devam konusunda baģarısız olması veya baģka nedenlerle örgün eğitime devam edememesi halinde durumuna uygun baģka bir meslek edindirme kursuna veya programına yönlendirilir. Belirlenen eğitim programı veya kursların hükümlünün ihtiyaçlarına cevap vermemesi veya hükümlüye uygun olmadığının tespit edilmesi durumunda vaka sorumlusu tarafından ilgili eğitim programı ya da kurs değiģtirilebilir. (4) Hükümlünün kalacak bir yerinin olmaması veya eğitimine devam edebilmesi için bir kuruma yerleģtirilmesinin gerekmesi halinde çocuğun ve kanuni temsilcisinin rızası da alınarak barınma imkânı bulunan uygun bir eğitim kurumuna yerleģtirilebilir. (5) Eğitime devam yükümlülüğünün yerine getirilmesinde kurumsal eğitimler ve programlar listesi göz önünde bulundurulur. (6) Bu yükümlülüğün uygulanmasında; hükümlünün durumu, eğitim kurumu yetkilileri ile iģ birliği yapılan görevliler haricinde kimseyle paylaģılamaz. Kurum yetkilileri ve görevliler ifģa olmaması ve dıģlanmaması için hükümlünün durumunu kurum çalıģanları ve diğer kiģiler ile paylaģamaz. Bu konuda ilgililer bilgilendirilir. (7) Eğitime devam yükümlülüğü, hükümlü hakkında denetim planının hazırlandığı tarihte baģlar. Mahkemenin belirlediği sürenin veya denetim süresinin sonunda ya da yükümlülük kararının kaldırılması ile sona erer. Rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü MADDE 95 (1) Rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü; koģullu salıverilme sonrası, iyileģtirme ve topluma kazandırma amacıyla, denetimli serbestlik uzmanının yürüttüğü çalıģma ve programlara katılma konusunda hükümlünün yükümlü kılınmasıdır. (2) Rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğü; hükümlü hakkında denetim planının hazırlandığı tarihte baģlar; mahkemenin belirlediği sürenin veya denetim süresinin bitmesiyle ya da yükümlülüğün kaldırılmasıyla sona erer. (3) Bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde, bu Yönetmeliğin 37 nci ve 70 inci maddelerindeki ilgili diğer hükümler uygulanır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Salıverilen Mükerrirlerin Toplum Ġçinde Denetim ve Takibi Salıverilme sonrası mükerrirler hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı MADDE 96 (1) Mükerrirler hakkında verilen denetimli serbestlik tedbiri; salıverilme sonrası hükümlünün, toplum içinde denetim ve takibinin yapılarak,

82 iyileģtirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması ile yeniden suç iģleme riskinin azaltılmasına yönelik rehberlik çalıģmalarına katılma yükümlülüğüdür. (2) Salıverilme sonrası mükerrir hakkındaki denetimli serbestlik tedbirine iliģkin karar, hapis cezasının infazından önce gönderilirse bu karar kaydedilmeyerek, Cumhuriyet baģsavcılığına iade edilir. Kararın, 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hapis cezasının tamamen infazından sonra gönderilmesi istenir. (3) Salıverilme sonrası mükerrir hükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirine iliģkin kararda, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin belirtilmemesi durumunda, karar kaydedilmeden önce mahkemeye geri gönderilerek tedbirin süresinin belirlenmesi istenir. (4) Salıverilme sonrası mükerrir hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirinin kayıt iģlemleri tamamlandıktan sonra hükümlüye tebligat çıkartılır. Hükümlünün, müdürlüğe müracaat etmesinden sonra risk ve ihtiyaçları belirlenir. Hükümlü ile iģ birliği içerisinde hükümlünün ihtiyaçlarına uygun bir denetim planı hazırlanır. Hazırlanan denetim planı içeriğinde, hükümlünün ihtiyaçları dikkate alınarak uygun iyileģtirme çalıģmaları yürütülmesine yer verilir. (5) Hükümlünün tebligatta belirtilen süre içerisinde baģvuruda bulunmaması veya denetimli serbestlik tedbirlerini yerine getirmemesi ya da denetim planında belirlenen programlara katılmaması halinde; hükümlü, müdürlüğe gelmesi ve yükümlülüğe uyması konusunda uyarılır. Uyarıya rağmen hükümlünün yükümlülüğünün gereklerini yerine getirmemesi halinde ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluģları ya da gönüllü kiģilerle iģ birliği içerisinde hükümlünün topluma yeniden kazandırılmasına, toplum içinde denetim ve takibine devam edilir. (6) Bu madde kapsamında; yürütülecek iyileģtirme çalıģmaları bu Yönetmeliğin 37 nci maddesinde belirtilen esaslara göre yerine getirilir. (7) Mükerrirlere özgü infaz rejimi kapsamında hükümlü hakkında belirlenen denetimli serbestlik tedbiri, hapis cezasının tamamen infazından sonra denetim planının hazırlanmasıyla, hazırlanamama durumunda kararın hükümlüye tebliği ile baģlar, mahkemece belirtilen sürenin tamamlanması ile sona erer. ALTINCI KISIM Mağdurun ve Aile Bireylerinin Korunması BĠRĠNCĠ BÖLÜM Mağdurlara Yönelik Destek Hizmetleri Mağdura yönelik psiko-sosyal destek hizmetleri MADDE 97 (1) Mağdurların yapılan destek hizmetlerini tanımaları, yürütülen programlardan haberdar edilmeleri, broģür, afiģ ve diğer iletiģim kanallarının kullanılması suretiyle sağlanır. Mağdurların müdürlüğe kolayca müracaat etmelerini sağlayacak tedbirler alınır. Mağdurlara yönelik yapılan hizmetleri tanıtan broģür, afiģ ya da el kitapları özellikle kolluk birimlerine ve adliyelere bırakılır. (2) Müdürlükçe mağdurlara yönelik hizmetleri yürütmek üzere, mağdurların kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacak uygun fiziki mekânlar oluģturulur. Uygun fiziki mekânın bulunmaması durumunda mağdur ile Ģüpheli, sanık veya hükümlülerin karģılaģmaması için gerekli tedbirler alınır. (3) Mağdurun müdürlüğe müracaat etmesi durumunda, kayıt iģlemleri tamamlandıktan sonra mağdur destek hizmetleri bürosuna yönlendirilir. Mağdurun talebi alınarak ihtiyaçları belirlenir. Mağdur, destek alacağı ilgili kurum, kuruluģ veya sivil toplum kuruluģlarına yönlendirilir. Mağdurun istemesi halinde dava ve yargılama süreci ile ilgili bilgi verilir.

83 (4) Mağdurun talep etmesi halinde, mağdurlara yönelik müdahale programlarından ihtiyaç duyulan program uygulanır. Müdürlükte mağdura psikososyal destek verebilecek uzmanın bulunmaması veya vakanın ileri düzeyde bir müdahaleyi gerektirmesi ya da mağdurun on sekiz yaģından küçük olması durumunda, mağdur bu desteği alabileceği ilgili kurumlara veya sivil toplum kuruluģlarına yönlendirilir. (5) Mağdura destek olunmasının gerektirmesi halinde, bazı özel bilgilerinin ilgili kurumlarla paylaģılabileceği konusunda mağdur bilgilendirilir ve rızası alınır. Denetimli serbestlik personeli, mağdur hakkında elde ettiği bilgileri mağdurun rızası olmadan üçüncü kiģi, kurum ya da kuruluģlarla paylaģamaz. Elektronik ve fiziksel ortamda tutulan bilgilerin saklanması için gerekli tedbirler alınır. Ancak herhangi bir suç vakasının varlığı tespit edilmiģse, mağdura bilgi verilerek, Cumhuriyet BaĢsavcılığına durum bildirilir. Mağdura yönelik sosyal ve ekonomik destek verilmesi MADDE 98 (1) Sosyal ve ekonomik destek talebiyle müdürlüğe müracaat eden mağdurun kendisine veya birinci dereceden aile üyelerinden birine karģı iģlenen suçun, ekonomik kayba yol açması, sonraki yaģantısını olumsuz etkilemesi ve bu zararın baģka türlü telafisinin mümkün olmaması halinde, talep kaydedildikten sonra mağdur koruma kurulları bürosuna yönlendirilir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Çocukların ve Aile Bireylerinin Korunması Korunma altına alınması gereken çocuklarla ilgili yapılacak iģlemler MADDE 99 (1) Denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında toplum içinde denetim ve takibi yapılan suça sürüklenen çocuğun korunma ve destek ihtiyacının olması veya sonradan böyle bir ihtiyacın ortaya çıkması halinde müdürlük, korunma ve desteğe ihtiyacı olan çocuğu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Ġl Müdürlüğüne ihbar etmekle yükümlüdür. Çocuğun korunma ve destek ihtiyacına iliģkin tespitler, ihbar yazısında açıkça belirtilir. (2) Çocuk hakkında danıģmanlık tedbiri ihtiyacı nedeniyle ihbarda bulunulmaz. Bu kapsamdaki çalıģmalar iyileģtirme ve topluma kazandırma çerçevesinde eğitim ve iyileģtirme bürosunda görevli denetimli serbestlik uzmanları tarafından yerine getirilir. Aile içi Ģiddet vakalarında yapılacak iģlemler MADDE 100 (1) Yükümlülerin, eģine veya diğer aile bireylerine karģı Ģiddet uygulaması veya Ģiddet uygulama tehlikesinin bulunması ya da yükümlünün Ģiddete maruz kalması veya Ģiddete maruz kalma ihtimalinin bulunması halinde, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına KarĢı ġiddetin Önlenmesine Dair Kanun gereğince koruyucu ve önleyici tedbir alınmak üzere ilgili kuruma durum bildirilir. (2) ġiddete maruz kalan veya risk altında bulunan mağdur ya da diğer aile bireyleri ile görüģülür ve bu husus planlamada göz önünde bulundurulur. Aile içi Ģiddete uğrayan mağdurun talep etmesi halinde mağdur destek hizmetleri bürosunca mağdura psiko-sosyal destek verilir. YEDĠNCĠ KISIM Elektronik Cihazların Kullanılması Suretiyle Takip BĠRĠNCĠ BÖLÜM Elektronik Ġzleme Elektronik izleme MADDE 101 (1) Elektronik izleme; Ģüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlar ile toplum içinde izlenmesini, gözetim ve denetim

84 altında tutulmasını sağlayan, mağdurun ve toplumun korunmasını destekleyen kararların infaz edilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Elektronik izleme merkezi MADDE 102 (1) ġüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlarla toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi için elektronik izleme merkezi oluģturulur. (2) Ġzleme merkezinde bu konuda eğitim almıģ yeteri kadar denetimli serbestlik memuru yirmi dört saat esasına ve vardiya usulüne göre çalıģır. Elektronik izleme Ģube müdürlüğünce her vardiya için izleme merkezinin çalıģmalarından sorumlu bir personel belirlenir. (3) Ġzleme merkezinde görevli bir personelin kaç yükümlünün takibinden sorumlu olacağı elektronik izleme Ģube müdürlüğünce belirlenir. (4) Genel Müdürlüğün izni olmadan görevli ve yetkililer hariç, üçüncü kiģiler izleme merkezine giremez. Ġzleme merkezi çalıģanlarının, izleme merkezine cep telefonu, bilgisayar, fotoğraf makinesi gibi araçlarla girmeleri yasaktır. (5) Ġzleme merkezi çalıģanları, yükümlülerle yaptıkları iletiģimin ve yükümlülerin ihlal durumunun sisteme kaydedilmesini kontrol ederler ve ihlal durumlarını elektronik izleme Ģube müdürlüğüne aynı gün iletirler. Elektronik izleme müdahale ekibi MADDE 103 (1) Müdürlüklerde ihtiyaç olması halinde denetim bürosunda elektronik izleme konusunda eğitim almıģ yeteri kadar denetimli serbestlik memuru görevlendirilir. Elektronik izleme müdahale ekibi yirmi dört saat esasına ve vardiya usulüne göre çalıģtırılabilir. (2) Müdahale ekibi; a) Elektronik cihazların takılmasından ve sökülmesinden, b) Ġzleme merkezi ile gerekli koordinasyonun sağlanmasından, c) Ġzleme merkezince iletilen taleplerin yerine getirilmesinden, ç) Elektronik cihazlarla takip edilen yükümlülerin takip ve denetiminden, d) Elektronik cihazlarda meydana gelen arızalara iliģkin gerekli iģlemlerin yapılmasından, e) Ġzleme merkezinden gelen ihlal durumunun tespit edilmesinden, sorumludur. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Elektronik Cihaz ile Takip Edilecek Yükümlülerin Belirlenmesi, Elektronik Cihazların Takılması ve Sökülmesi Elektronik cihaz ile takip edilecek yükümlülerin belirlenmesi MADDE 104 (1) Haklarında belirli yerlere gitmekten yasaklama veya belirlenen konut, yer veya bölgeden çıkmama ya da belirlenen kiģilere yaklaģmamaya dair verilen denetimli serbestlik kararları, elektronik cihaz kullanılmak suretiyle yerine getirilebilir. (2) Mevcut risk durumu, tedbir, yükümlülük ve denetimin gereklilikleri, mağdurun veya toplumun korunma ihtiyacı dikkate alınarak, vaka sorumlusunun talebi üzerine komisyon, yükümlünün elektronik cihaz ile takibini elektronik izleme Ģube müdürlüğüne önerir. (3) Elektronik cihaz takılması önerilen yükümlünün bilgileri elektronik izleme Ģube müdürlüğüne iletilir. ġube müdürlüğünce, izleme merkezinin kapasitesi, yükümlünün durumu, mahkeme kararının niteliği ve infaz kabiliyeti teknik yönden değerlendirilerek yükümlünün elektronik cihaz ile izlenip izlenmemesine karar verilir. Elektronik cihazların kurulması ve kelepçe takılması

85 MADDE 105 (1) Elektronik cihazlar kullanılmak suretiyle izlenmesine karar verilen yükümlüler, görevli denetimli serbestlik personeli tarafından bilgilendirilir. Elektronik cihazın özelliğine göre yükümlü müdürlüğe davet edilerek veya yükümlünün evine gidilerek elektronik izleme ünitesi kurulur ve devreye sokulur. Elektronik cihazlarla takip edilecek yükümlünün kimlik bilgileri görevli personel tarafından kontrol edilir. (2) Yükümlü, elektronik kelepçe, diğer cihazlar ve ilgili ünitenin kullanımı ile uyulması gereken kurallar ve uymamanın sonuçları konusunda yazılı olarak bilgilendirilir. (3) Elektronik cihazlar kullanılmak suretiyle takibine karar verilen yükümlü, elektronik kelepçe takılmasına ve ilgili ünitenin kurulmasına rıza göstermek, cihazları kullanılır durumda bulundurmak, kararın infazı için gerekli olan kısıtlamalara ve cihazların kullanımına iliģkin belirlenen kurallara uygun hareket etmek zorundadır. Bu kurallara aykırı davranıģ yükümlülüğünün ihlali sayılır. (4) Ġzleme merkezi tarafından yükümlünün kurallara aykırı davrandığının belirlenmesi halinde, müdahale ekibi durumdan derhal haberdar edilir. Elektronik izleme Ģube müdürlüğü, yükümlünün kurala aykırı davranıģını denetimli serbestlik müdürlüğüne yazılı olarak da bildirir. Kurala aykırı davranıģın vaka sorumlusu tarafından yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilmesi halinde durum komisyona iletilir. Elektronik cihazların ve kelepçenin sökülmesi MADDE 106 (1) Yükümlülüğün sona ermesi veya ihlal edilmesi, yükümlünün ceza infaz kurumuna alınması ya da yükümlünün elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibinden vazgeçilmesi durumunda, elektronik cihazlar ve kelepçe görevli denetimli serbestlik personelince sökülür. Cihaz, gerekli kontroller yapılarak yükümlüden tutanak karģılığında teslim alınır. (2) Elektronik cihaz ve kelepçe izleme merkezi bilgilendirilmeden sökülmez. Elektronik cihaz ve kelepçe sökülmesine iliģkin talep üzerine izleme merkezi tarafından sistemden elektronik takip sonlandırılır ve elektronik takibe iliģkin gerekli bilgiler ilgili müdürlüğe iletilir. SEKĠZĠNCĠ KISIM DanıĢma Kurulu ve Koruma Kurulları BĠRĠNCĠ BÖLÜM DanıĢma Kurulunun OluĢumu, Gündeminin Hazırlanması ve Toplanması DanıĢma Kurulunun oluģumu MADDE 107 (1) Denetimli serbestlik hizmetlerine iliģkin olarak danıģma organı niteliğinde görev yapmak üzere Bakanlıkta, Denetimli Serbestlik Hizmetleri DanıĢma Kurulu kurulur. (2) DanıĢma Kurulunun baģkanı Adalet Bakanlığı müsteģarı, vekili müsteģar yardımcısıdır. MüsteĢarın bulunmadığı zamanlarda DanıĢma Kuruluna müsteģar yardımcısı baģkanlık eder. (3) DanıĢma Kurulu aģağıdaki üyelerden oluģur: a) Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü. b) Bakanlık Kanunlar Genel Müdürü. c) Bakanlık Personel Genel Müdürü. ç) Türkiye Barolar Birliğinin görevlendireceği bir temsilci. d) Yükseköğretim Kurulunca görevlendirilecek, üniversitelerin hukuk fakültelerinin ceza ve ceza usul hukuku ana bilim dalından bir, sosyal hizmet, sosyoloji ve psikoloji bölümlerinden birer kiģi olmak üzere profesör veya doçent

86 unvanına sahip, öncelikle denetimli serbestlik hizmetleri alanında çalıģmaları bulunan öğretim üyesi. e) Türkiye ĠĢ Kurumu Genel Müdürü. f) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının; 1) Çocuk Hizmetleri Genel Müdürü. 2) Kadının Statüsü Genel Müdürü. 3) Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü. 4) Sosyal Yardımlar Genel Müdürü. 5) Özürlü ve YaĢlı Hizmetleri Genel Müdürü. g) Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü. ğ) ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından üst düzey bir temsilci. h) Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün AsayiĢten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı veya Daire BaĢkanı. ı) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden bir temsilci. i) Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonundan bir temsilci. j) Denetimli Serbestlik Daire BaĢkanı. (4) DanıĢma Kurulu toplantılarına gündeme göre, ilgili kiģiler ile kurumların temsilcileri katılımcı olarak davet edilebilir. (5) DanıĢma Kurulunun yazı iģleri hizmetleri Daire BaĢkanlığı tarafından yürütülür. DanıĢma Kurulunun gündeminin hazırlanması MADDE 108 (1) Daire BaĢkanlığınca DanıĢma Kurulu toplantı tarihinden önce DanıĢma Kurulu üyelerine, toplantının yeri ve zamanını belirten davet yazısı yazılır. Davet yazısında toplantı tarihinden önce toplantıya katılacak kiģi ile gündeme iliģkin öneri ve görüģlerin bildirilmesi istenir. (2) Daire BaĢkanlığı tarafından müdürlüklerin ve koruma kurullarının yıllık faaliyet raporları ile üye kurumların öneri ve görüģleri dikkate alınarak gündem hazırlanır. (3) Hazırlanan gündem toplantı tarihinden önce üyelere gönderilir. Müdürlükler ve koruma kurullarının görevleri ile ilgili hazırlanan kanun, tüzük ve yönetmelik taslakları gündeme eklenir. DanıĢma Kurulunun toplanması MADDE 109 (1) DanıĢma Kurulu her takvim yılında en az bir defa toplanır. BaĢkan, gerekli gördüğü hallerde DanıĢma Kurulunu toplantıya çağırabilir. (2) DanıĢma Kurulu, Bakanlık MüsteĢarının uygun göreceği yer ve tarihte toplanır. (3) DanıĢma Kurulu toplantısında gündem Daire BaĢkanlığınca takdim edilir. (4) Toplantıda sunulan öneriler tutanağa bağlanır ve DanıĢma Kurulu üyelerince imzalanır. Kararlar Genel Müdürlükçe ilgili kurum ve kuruluģlara iletilir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM DanıĢma Kurulunun Görevleri ve Mâli Hükümler DanıĢma Kurulunun görevleri MADDE 110 (1) DanıĢma Kurulunun görevleri Ģunlardır: a) Denetimli serbestlik hizmetlerinin geliģtirilmesine, kurumlar arası iģbirliğinin güçlendirilmesine, yeniden suç iģlenmesinin önlenmesine ve toplumla bütünleģmeyi sağlayıcı politikaların üretilmesine iliģkin öneri niteliğinde kararlar almak. b) Genel Müdürlük tarafından sunulan müdürlükler ve koruma kurullarının yıllık faaliyetlerini değerlendirmek ve önerilerde bulunmak. c) Müdürlükler ve koruma kurullarının görevleri ile ilgili olarak hazırlanan kanun, tüzük ve yönetmelik taslaklarını incelemek ve önerilerde bulunmak.

87 ç) Kanunla verilen diğer görevleri yapmak. Mâli hükümler MADDE 111 (1) Kanunun 26 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, DanıĢma Kurulunun toplantılarına katılan üyelere 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Koruma Kurullarının OluĢumu, Gündemin Hazırlanması, ÇalıĢma Usul ve Esasları Koruma kurullarının oluģumu MADDE 112 (1) Cumhuriyet baģsavcılığınca her yılın Ocak ayı içerisinde koruma kurulu oluģturulur. Koruma kurulunun kimlerden oluģtuğu ve çalıģma usul ve esasları üyelere bildirilir. (2) Koruma kurulu; Cumhuriyet baģsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet baģsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısının baģkanlığında aģağıdakilerin katılımı ile oluģur: a) Baro temsilcisi. b) Belediye baģkanı veya görevlendireceği yardımcısı. c) Cumhuriyet baģsavcısı tarafından belirlenecek bir ceza infaz kurumu müdürü. ç) Denetimli serbestlik müdürü. d) Millî eğitim müdürü. e) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı il veya ilçe müdürü. f) Sosyal yardımlaģma ve dayanıģma vakfı temsilcisi. g) TeĢkilatı bulunan yerlerde Türkiye ĠĢ Kurumu müdürü. ğ) Ziraat ve Halk Bankası müdürleri. h) Ticaret ve sanayi odaları, ziraat odaları, borsalar, esnaf ve sanatkârlar birliği yöneticileri. ı) Kamuya ait fabrikaların yönetici seviyesindeki temsilcileri. i) Kamuya yararlı dernek veya vakıfların yönetici seviyesindeki temsilcileri. j) Özel bankaların yönetici seviyesindeki temsilcileri. (3) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar ile özel banka yöneticilerinin koruma kuruluna katılımı istekleri ve Cumhuriyet baģsavcısının uygun görmesiyle mümkün olur. (4) Koruma kurulu toplantısının gündemine göre, Cumhuriyet baģsavcısı; ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurulu baģkanı, sağlık müdürü veya sağlık grup baģkanı, özel idare müdürü, kolluk amirleri ile ilgili kiģi ve kurumların temsilcilerini koruma kurulu toplantısına davet edebilir. (5) Koruma kurulunun yetki alanı adalet komisyonunun yargı çevresi ile sınırlıdır. (6) Koruma kurulunun yazı iģleri hizmetleri, müdürlük tarafından yürütülür. Koruma kurulu gündeminin hazırlanması MADDE 113 (1) Koruma kurulunun gündemi, koruma kurulu baģkanının görüģü alındıktan sonra müdürlük tarafından hazırlanır. (2) Koruma kurulunun gündeminde; mağdurların sosyal ve ekonomik talepleri ile salıverilen hükümlülerin talepleri, Ģüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibi konusunda kurumlar arası iģbirliğini gerektiren durumlar, eski hükümlülere yönelik hazırlanan projeler, hizmetler listesi ile kurumsal eğitimler ve programlar listesinin güncellenmesi, koruma kurulu kararlarına itiraz gibi konular yer alır.

88 (3) Gündem, toplantı tarihinden en geç bir hafta önce koruma kurulu üyelerine ulaģtırılır. Gündemin içerisinde toplantının nerede ve ne zaman yapılacağına dair bilgilere de yer verilir. (4) Koruma kurulu çalıģmalarına baģlamadan önce müdür veya müdür yardımcısı tarafından gündem takdim edilir, müdürlük tarafından yürütülen infaz ve iyileģtirme çalıģmaları ve koruma kurulunca alınan kararlara iliģkin yapılan iģlemler ve sonuçları hakkında koruma kurulu üyelerine bilgi verilir. Koruma kurullarının çalıģma usul ve esasları MADDE 114 (1) Koruma kurulu üç ayda bir toplanır. Koruma kurulu baģkanının gerekli görmesi hâlinde koruma kurulu her zaman toplanabilir. (2) Koruma kurulu; üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Toplantı yeter sayısına ulaģılamazsa, bu husus bir tutanakla tespit edilerek toplantı bir hafta sonra çoğunluk aranmaksızın yapılır. (3) Koruma kurulunda alınan kararlar bir tutanakla tespit edilerek katılanlarca imzalanır ve ilgilisine bildirilir. Kararların yerine getirilmesini müdürlük takip ederek sonucu hakkında koruma kuruluna bilgi verir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Koruma Kurulunun Görevleri ve BaĢvuru Koruma kurulunun görevleri MADDE 115 (1) Koruma kurulu, Kanunun 17 nci maddesine uygun olarak aģağıdaki görevleri yerine getirir: a) Mağdurların suç nedeniyle karģılaģtıkları sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümünde bu kiģileri ilgili kurum ve kuruluģlara yönlendirmek. b) Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlülerin meslek veya sanat edinmelerinde, iģ bulmalarında, bir meslek veya sanat sahibi olanlar ile tarım iģletmeciliği yapmak veya iģyeri açmak isteyenlere araç ve kredi sağlanmasında bu kiģileri ilgili kurum ve kuruluģlara yönlendirmek. c) Müdürlükçe hazırlanacak mesleki eğitim projeleri ile baģvuru sahibinin kendi iģini kurma projelerini karara bağlamak, yürütülen projeleri izlemek ve bitirilen projelerin sonuçlarını değerlendirmek. ç) Mağdurlar ile ceza infaz kurumundan salıverilenlerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak ve bu konuda müdürlük tarafından hazırlanan projeleri görüģmek ve karara bağlamak. d) Ceza infaz kurumundan salıverilenlerin aileleri ve sosyal çevreleriyle oluģabilecek psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımcı olmak. e) Müdürlük tarafından denetim ve takibi yapılan denetimli serbestlik kararlarının yerine getirilmesinde kurumlar arası iģbirliği gerektiğinde müdürlüğe yardımcı olmak. f) ĠĢ arama izni verilen hükümlüleri çalıģabilecekleri iģler ve yerler konusunda bilgilendirmek. g) Hizmetler listesi ile kurumsal eğitimler ve programlar listesinin hazırlanması ve güncellenmesinde müdürlüğe görüģ ve öneride bulunmak. ğ) Alınan kararların yürütülmesini temin etmek amacıyla kamu kurum ve kuruluģları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluģları, kamu yararına çalıģan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kiģilerle iģbirliği yapmak. BaĢvuru MADDE 116 (1) Ekonomik ve sosyal yönden mağdurlar ile ceza infaz kurumundan salıverilen veya denetimli serbestlik altında bulunan hükümlüler ya da

89 kanunî temsilcileri dilekçe ile koruma kurulunun yetki alanındaki müdürlüğe baģvurabilirler. Sözlü baģvuru halinde buna iliģkin tutanak düzenlenir. (2) BaĢvuru dilekçesi ile birlikte; a) BaĢvuruyu yapan kiģinin kimlik bilgilerini gösterir belge, b) Mağdurlar bakımından kesinleģmiģ mahkeme kararı ya da soruģturma veya kovuģturma evresinde ilgili merciin yazısı, c) Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler için verilen Salıverilen Hükümlüye Ait Durum Bildirme Formu, istenir. (3) Eksik belge ile yapılan müracaatlar kayıt altına alınır ve ilgiliden on beģ gün içinde eksikleri tamamlaması istenir. Haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın eksikliklerini tamamlamaması durumunda dilekçelerinin değerlendirilmeyeceği kiģiye bildirilir. (4) BaĢvuruda bulunan her kiģi için bir dosya açılır. Dosyanın içerisinde, yapılan çalıģmaların bulunduğu talep formu ile baģvuru belgeleri yer alır. Dosya üzerine talep sahibinin adı soyadı, talep konusu ve koruma kurulu kayıt ekranındaki kayıt numarası yazılır. (5) Koruma kurulunun yetki alanında ikamet etmeyenlerin baģvuruları müdürlük muhabere defterine kaydedildikten sonra yetkili koruma kurulunun bulunduğu müdürlüğe gönderilir ve durum kiģiye bildirilir. (6) Koruma kurulunun görev alanına girmeyen baģvurular müdürlük muhabere defterine kaydedildikten sonra ilgili kuruma gönderilir ve durum kiģiye bildirilir. (7) Koruma kuruluna baģvuruda maddi yardım isteminde bulunma hakkı, mağdurlar için suçun iģlendiği tarihten, salıverilen hükümlüler için ceza infaz kurumundan salıverilme tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düģer. Talep formu MADDE 117 (1) BaĢvuruda bulunan mağdurlar ile salıverilen hükümlüler hakkında kendileri ile görüģme yapan denetimli serbestlik memuru tarafından talep formu düzenlenir. (2) Talep formu, mağdurların suç nedeniyle karģılaģtıkları sosyo-ekonomik sorunların çözümüne yardımcı olunmasına iliģkin bilgiler ile salıverilen hükümlülerin gerekli toplumsal kaynaklardan faydalanılarak topluma yeniden kazandırılmaları ve toplumla bütünleģmelerine olanak tanınması amacıyla yürütülecek çalıģmalara temel oluģturan bilgileri içerir. Bu formda kiģisel bilgiler, sağlık, aile, iģ ve sosyo-ekonomik durum, sosyal çevre ve iliģkiler ile kiģi hakkında görüģmelerden elde edilen izlenim ve kiģinin talebine iliģkin mevcut sertifika, diploma, çalıģma deneyimi ile değerlendirmeler yer alır. (3) Talep konusu dikkate alınarak talepte bulunanın ekonomik, eğitim ve mesleki durumunu gösteren belgeler, varsa Türkiye ĠĢ Kurumu kayıt belgesi veya numarası ile müdürlükçe gerekli görülen diğer belgeler talep formuna eklenir. (4) Talep formu, bireysel görüģmeler ve gerektiğinde ev ziyareti yapılması suretiyle düzenlenir ve kiģinin dosyasında saklanır. Bu formların saklanmasında özel hayatın gizliliğine dikkat edilir. Taleplerin değerlendirilmesi MADDE 118 (1) Koruma kurulu tarafından talepler değerlendirilirken kiģinin yapması gereken çalıģmalar ile katkı sağlayacağı hususlar gözden geçirilir ve kiģilerin çalıģmalara aktif olarak katılımı sağlanır. (2) Salıverilen hükümlülerin talepleri değerlendirilirken hizmetler listesi ile kurumsal eğitimler ve programlar listesi göz önünde bulundurularak bu kiģilerin iģ

90 bulmalarına veya kendi iģlerini kurmalarına ya da bu amaçla mesleki eğitim almalarına öncelik verilir. (3) Koruma kurulunca, dosyanın daha ayrıntılı hazırlanmasına veya baģka çalıģmaların yapılmasına karar verilmesi halinde, eksikliklerin veya yapılacak çalıģmaların müdürlük tarafından yerine getirilmesi istenir. Takip formu MADDE 119 (1) Kendi iģini kuranlar veya iģe yerleģtirilenlerin iģyerlerindeki durumları ile eğitim kurumuna yerleģtirilenlerin kurumlardaki durumları denetimli serbestlik memuru tarafından belirli aralıklarla denetlenerek takip formu düzenlenir. Kendi iģini kuranlar ile iģe yerleģtirilenler en az bir yıl süreyle takip edilir. (2) ĠĢe yerleģtirilenlerin iģyerlerindeki uyum süreçleri ile eğitim kurumuna devam edenlerin kurumlardaki uyum süreçleri denetimli serbestlik memurları tarafından iģyerleri veya kurumları ziyaret edilerek kontrol edilir ve iģyeri ile kurum yetkililerinin görüģleri takip formunda belirtilir. (3) Takip formu kiģinin dosyasında saklanır. Bu formların saklanmasında özel hayatın gizliliğine dikkat edilir. Projelerin hazırlanması MADDE 120 (1) Salıverilen hükümlülerin yeniden suç iģlemelerinin önlenmesi ve topluma kazandırılmaları amacıyla iģ ve meslek edinmelerine, mağdurların ise suç nedeniyle karģılaģtıkları sosyo-ekonomik sorunlarının etki ve sonuçlarının azaltılmasına yönelik projeler hazırlanabilir. (2) Projeler, ilgili kurum veya kuruluģlar ile sivil toplum kuruluģlarının iģ birliğinde hazırlanır. Bu projelerde ilgili kurum veya kuruluģ ya da sivil toplum kuruluģlarının mevzuatları dikkate alınır. (3) ĠĢ ve meslek edindirme projelerinin, iģgücü piyasası ihtiyaç analizleri doğrultusunda, en kısa sürede iģ imkânı sağlayacak nitelikte olmasına dikkat edilir. Ayrıca mesleki eğitim projelerinde, katılımcılara sertifika verilmesi sağlanır. Projeler hazırlanırken o bölgede faaliyet gösteren kamu ve özel kurum veya kuruluģların hangi nitelikte personel ihtiyacı olduğu araģtırılır ve bu doğrultuda mesleki eğitimler verilerek, istihdam konusunda ilgili kurumlarla çalıģmalar yapılır. (4) Hazırlanan projelere iliģkin koruma kurulu onayı projeye eklenir. Ayrıca onaylı projelerin bir örneği Daire BaĢkanlığına gönderilir. DOKUZUNCU KISIM Kayıt ĠĢlemleri, Tutulacak Defter ve Kartonlar ile ÇeĢitli ve Son Hükümler BĠRĠNCĠ BÖLÜM Kayıt ĠĢlemleri, Tutulacak Defter ve Kartonlar Denetimli serbestlik kararlarının kaydı MADDE 121 (1) Denetimli serbestlik kararları UYAP biliģim sisteminde oluģturulan elektronik ortama kaydedilir. (2) Elektronik ortamda oluģturulan kayıt ekranında; yükümlünün kimlik bilgileri, suçu, uygulanan kanun maddesi, kararın türü, konusu, tarihi ve numarası, süresi, geldiği tarih, kararı veren mahkemenin adı ve diğer hususlar ile ilgili bölümler bulunur. Dayanıklı taģınırlar ekranı MADDE 122 (1) Müdürlüğe ait veya müdürlüğün tasarrufunda bulunan ve kullanma süresi bir yıldan fazla olan demirbaģ eģyalar elektronik ortama kaydedilir. (2) Dayanıklı taģınırlar ekranı; demirbaģ sıra numarası, demirbaģ eģyanın bulunduğu yer, demirbaģ eģyanın türü ve özellikleri, alındığı tarih ve terkin tarihi sütunlarını içerir. Koruma kurulu kayıt ekranı

91 MADDE 123 (1) Ekonomik ve sosyal yönden mağdurlar ile ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler veya kanunî temsilcilerinin talepleri elektronik ortama kaydedilir. (2) Koruma kurulu kayıt ekranında; mağdurlar ile salıverilen hükümlülerin kimlik bilgileri, talebin konusu, talep edilen ve yapılan yardımın türü ve tarihi, yardım yapan kiģi veya kurum ile düģünceler bölümü bulunur. Kütüphane kayıt ekranı MADDE 124 (1) Müdürlüklere gönderilen veya dıģarıdan temin edilerek kütüphaneye konulan kitaplar ile diğer dokümanlar elektronik ortama kaydedilir. (2) Kütüphane kayıt ekranı; sıra numarası, kitabın adı, yazarı, yayınevi, geldiği yer ve basım tarihi sütunlarını içerir. Mağdur kayıt ekranı MADDE 125 (1) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat eden mağdurların talepleri ve mağdurlara yönelik destek hizmetleri elektronik ortama kaydedilir. (2) Mağdur kayıt ekranında; mağdurun kimlik bilgileri, mağduriyeti, talebi ve düģünceler ile ilgili bölümler bulunur. Muhabere kayıt ekranı MADDE 126 (1) Bakanlıktan, Cumhuriyet baģsavcılıklarından, mahkemelerden, diğer kurum veya kuruluģlardan gelen ya da bu kurum veya kuruluģlara gönderilen yazılar ile belgeler elektronik ortama kaydedilir. (2) Muhabere kayıt ekranında; sıra numarası, evrakın tarih ve numarası, gönderilen veya gönderen daire, geliģ ve sevk tarihi, evrakın konusu ve düģünceler ile ilgili bölümler bulunur. Zimmet defteri MADDE 127 (1) Zimmet defteri; müdürlüklerden diğer kurum ya da kuruluģlara elektronik ortamda gönderilemeyen evrakın kaydedildiği defterdir. (2) Zimmet defteri; sıra numarası, evrak numarası, gönderildiği daire, alındığı tarih, evrakı alanın adı ve soyadı, evrakı alanın imzası ile düģünceler sütunlarını içerir. Tutulacak kartonlar MADDE 128 (1) Müdürlüklerde; a) Müdürlüklerden Bakanlığa gönderilen yıllık iģ cetveli örneklerinin konulduğu iģ cetvelleri kartonunun, b) Yıllık olarak düzenlenen çalıģma raporlarının konulduğu çalıģma raporları kartonunun, c) TeftiĢ sonucunda düzenlenen tavsiye raporlarının konulduğu teftiģ tavsiye raporları kartonunun, ç) Müdürlük tarafından diğer kurumlarla yapılan iģ birliği protokollerinin konulduğu protokoller kartonunun, d) Komisyon tarafından alınan kararların konulduğu infaz iģlemleri değerlendirme komisyonu karar kartonunun, e) Müdürlüğün yetki alanı içindeki resmi ve özel kurum ve kuruluģlarca yürütülen eğitim programlarına, iģ ve meslek kursları ile sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlere iliģkin düzenlenen listelerin konulduğu kurumsal eğitimler ve programlar kartonunun, f) Gözetim altında veya kamu yararına çalıģma yaptırımının ya da yükümlülüğünün infazına iliģkin iģlerin ve bu iģlerin yerine getirilebileceği kurumların listesinin konulduğu hizmetler listesi kartonunun,

92 g) Cumhuriyet baģsavcılığı veya mahkemeler tarafından soruģturma veya kovuģturma evresinde talep edilmesi halinde düzenlenen sosyal araģtırma raporlarının konulduğu sosyal araģtırma raporu kartonunun, ğ) Koruma kurulu kararlarının tarih sırasıyla konulduğu koruma kurulu karar kartonunun, h) Koruma kurulu gündemine alınan projelerin düzenli bir Ģekilde tarih sırasıyla konulduğu koruma kurulu proje kartonunun, tutulması zorunludur. ĠKĠNCĠ BÖLÜM ÇeĢitli ve Son Hükümler ĠĢ cetvelleri ile çalıģma raporlarının hazırlanması MADDE 129 (1) Her yılın Ocak ayı içerisinde; kaydedilen karar türlerine göre bir önceki yıl içerisinde gelen, kapatılan ve bir sonraki yıla devreden dosya sayısını gösterir iģ cetveli hazırlanır. (2) ÇalıĢma raporu, bir önceki yıl gelen kararların infazına, yükümlülerin toplum içinde denetim ve takibine ve iyileģtirilmesine yönelik çalıģmalar ile kurumlar arası iģbirliğine iliģkin tespit, değerlendirme ve önerilerden oluģur. (3) Genel Müdürlüğe sunulacak yıllık faaliyet raporuna esas teģkil etmek üzere, müdürlükler tarafından düzenlenen iģ cetveli ile çalıģma raporları her yılın ġubat ayının ikinci haftasında Daire BaĢkanlığına gönderilir. Elektronik ortamda kayıt MADDE 130 (1) Müdürlükte her türlü veri, bilgi ve belge akıģı ile dokümantasyon iģlemleri ve bunlara iliģkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arģivleme iģlemlerinde UYAP biliģim sisteminin sağladığı imkânlardan, güvenli elektronik imza da kullanılmak suretiyle yararlanılır. Güvenli elektronik imza ile oluģturulan belgeler ayrıca fizikî olarak gönderilmez. (2) Diğer kiģi, kurum veya kuruluģlara verilmek üzere elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması gereken hâllerde, tutanak veya belge aslının aynı olduğu belirtilerek ad, soyad, unvan ve sicil numarası yazılmak suretiyle görevli personel tarafından imzalanır ve gerekirse mühürlenir. (3) Müdürlüğe elektronik ortam dıģında gelen evrak, taranıp elektronik ortama aktarılarak UYAP biliģim sistemine kaydedilir. Kurum ve kuruluģlardan elektronik ortam dıģında gelen evrak ile fiziken muhafazası gereken diğer belgeler ayrıca mahsus kartonlarında muhafaza edilir. (4) KiĢisel verilerin kaydı ve paylaģılmasında bu verilerin yetkisiz kiģilerce elde edilmesini veya hukuka aykırı kullanılmasını önlemek için her türlü tedbir alınır. Defterlerle basılı evrakın temini MADDE 131 (1) Elektronik ortamda kayıt için UYAP biliģim sisteminde yer alan Ģablonlar kullanılır, ayrıca fiziki defter ve basılı evrak kullanılmaz. Müdürlüklerde kullanılacak fiziki defter ve basılı evrakın örnekleri Bakanlıkça tespit edilerek bastırılır ve dağıtılır. (2) Bu Yönetmelikte yer alan form, plan, rapor ve gerekli diğer dokümanlar Daire BaĢkanlığınca oluģturularak denetimli serbestlik müdürlüklerine gönderilir. Büroların çalıģma usul ve esasları MADDE 132 (1) Müdürlük bulunmayan yerlerde kurulan büroların çalıģma usul ve esasları hakkında bu Yönetmeliğin ilgili hükümleri uygulanır. Atıflar MADDE 133 (1) Daha önce diğer düzenlemelerde, 18/4/2007 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Denetimli Serbestlik ve Yardım

93 Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğine yapılan atıflar, bu Yönetmeliğe yapılmıģ sayılır. Yürürlükten kaldırılan yönetmelik MADDE 134 (1) 18/4/2007 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıģtır. 31/12/2015 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı kararı verilmesi Ģartı GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre Ģartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine iliģkin Ģart 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmaz. Yürürlük MADDE 135 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 136 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür. [R.G. 05 Mart ] Orman Genel Müdürlüğünden: MESĠRE YERLERĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, toplumun çeģitli dinlenme, eğlenme ve spor ihtiyaçlarını karģılamak, yurdun güzelliğine katkı sağlamak ve turistik hareketlere imkân vermek amacıyla Orman Genel Müdürlüğünce tesis edilecek ve mevcut mesire yerlerinin ayrılması, onanması, planlanması, planlarının uygulanması, geliģtirilmesi, iģletilmesi, iģlettirilmesi, yönetilmesi ve iptaline iliģkin usul ve esasları düzenlemektir. Dayanak MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 6, 25, ek 5 ve ek 8 inci maddeleri ile 31/10/1985 tarihli ve 3234 sayılı Orman Genel Müdürlüğü TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiĢtirilerek Kabulü Hakkındaki Kanunun 2 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar MADDE 3 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) A tipi mesire yeri: Toplumun çeģitli dinlenme, eğlenme ve spor ihtiyaçlarını karģılamak, yurdun güzelliğine katkı sağlamak ve turistik hareketlere imkân vermek maksadıyla yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip, günübirlik kullanım imkânı yanında gecelemeye de imkân sağlayan, çadır, karavan, motor-karavan ve kır evi, kır lokantası, kır kahvesi gibi çok katlı olmayan, doğa ile uyumlu yapı ve tesisler ile yöresel ürünler sergi ve satıģ yeri, piknik üniteleri, kameriye ile diğer rekreasyonel yapı ve tesisleri ihtiva eden mesire yerlerini, b) Alan kullanım planı: Mesire yerlerinin koruma-kullanma dengesi içerisinde, hangi alanların ne Ģekilde ve hangi maksatla kullanılacağını ve korunacağını belirleyen, dıģ sınır alanı koordinatlı ve alanın büyüklüğüne göre uygun

94 ölçeklendirilen haritalar üzerinde sadece özel iģaretler Ģeklinde belirleyen ve geliģme planına altlık oluģturan veya yönlendiren planları, c) B tipi mesire yeri: Toplumun çeģitli dinlenme, eğlenme ve spor ihtiyaçlarını karģılamak, yurdun güzelliğine katkı sağlamak ve turistik hareketlere imkân vermek maksadıyla yerleģim merkezlerinin çevresinde veya rekreasyonel kaynak değerlerine ve yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip, sadece günübirlik kullanım imkânı sağlayan kır lokantası, kır kahvesi, yöresel ürünler sergi ve satıģ yeri, piknik üniteleri, kameriye gibi diğer rekreasyonel yapı ve tesisleri ihtiva eden mesire yerlerini, ç) Bakanlık: Orman ve Su ĠĢleri Bakanlığını, d) Bölge müdürlüğü: Orman bölge müdürlüğünü, e) C tipi mesire yeri: Toplumun çeģitli dinlenme, eğlenme ve spor ihtiyaçlarını karģılamak, yurdun güzelliğine katkı sağlamak ve turistik hareketlere imkân vermek maksadıyla kaynak değeri ve ziyaretçi potansiyeli orta ve düģük yoğunlukta olan, günübirlik mahalli ihtiyaçları karģılamak maksadıyla, piknik üniteleri, yöresel ürünler sergi ve satıģ yeri, kameriye, ve diğer rekreasyonel yapı ve tesisleri ihtiva eden mesire yerlerini, f) D tipi kent (Ģehir) ormanı: Ormanların öncelikle sağlık, spor, estetik, kültürel ve sosyal fonksiyonlarını halkın hizmetine sunmak, aynı zamanda yurdun güzelliğine katkı sağlamak, toplumun çeģitli spor ve dinlenme ihtiyaçlarını karģılamak, turistik hareketlere imkân vermek ve teknik ormancılık faaliyetleri ile flora ve faunanın da tanıtılarak, özellikle çocuklar ve gençlere orman sevgisi ve bilincinin aģılanması maksadıyla izcilik, doğa yürüyüģü, bisiklet, binicilik ve benzeri etkinlikler ile kır lokantası, kır kahvesi, kültür evleri, yöresel ürün sergi ve satıģ yeri, amfi tiyatro, çeģitli mini spor alanları ve diğer rekreasyonel yapı ve tesisleri ihtiva eden, il ve ilçelerde ayrılan yerleri, g) Döner Sermaye: Orman Genel Müdürlüğü Orman ĠĢletmeleri Döner Sermayesini, ğ) Estetik kaynak: Ormanların insanların zevk ve psikolojisine hitap eden, peyzaj ve manzara bütünlüğü açısından farklı özelliklerini, h) GeliĢme planı: Mesire yerlerinin koruma-kullanma dengesi içerisinde, rekreasyonel kaynak değerlerinin sürdürülebilir kullanımını yönlendiren, diğer kaynak değerlerinin korunmasını Ģekillendiren, yönetim ve ziyaretçi kullanım tesislerini belirleyen, alt ve üst yapı tesislerinin uygulamalarına yön veren hali hazır durum üzerinde, ağaç röleve planını da ihtiva eden, uygun ölçekli planı, ı) Genel Müdürlük: Orman Genel Müdürlüğünü, i) Ġdare: Orman Genel Müdürlüğünün merkez ve taģra birimlerini, j) ĠĢletme müdürlüğü: Orman iģletme müdürlüğünü, k) Mesire yeri: Toplumun çeģitli dinlenme, eğlenme ve spor ihtiyaçlarını karģılamak, yurdun güzelliğine katkı sağlamak ve turistik hareketlere imkân vermek maksadıyla, gerekli yapı, tesis ve donatılarla kullanıma ayrılan, halkın günübirlik veya geceleme ihtiyaçlarını karģılayan, rekreasyonel ve estetik kaynak değerlerine sahip orman rejimine tabi sahaları, l) Rekreasyon: Ormanların eğlenme, dinlenme ile beden ve ruh sağlığını yenileme fonksiyonunu, m) Rekreasyonel kaynak: Tabii ve kültürel çevrenin, özellikle açık hava rekreasyonu yönünden doğal özelliklerini, insanın eğlenme, dinlenme, beden ve ruh sağlığını yenileme fonksiyonunu sağlayan sosyo-kültürel çevreyi, n) ġube Müdürü: Odun DıĢı Ürün ve Hizmetler ġube Müdürünü, o) Tabii kaynak: Flora, fauna, habitatlar, ekosistemler, tabiat tarihinin ve tabii mirasın müstesna özellikleri ve bunlara dair ilmi değerler ile fiziki tabii değerler;

95 coğrafi konum, jeolojik ve jeomorfolojik teģekküller, hidrolojik ve limnolojik özellikler, klimatik özellikler ve bunlara dair ilmi değerleri, ö) Vaziyet planı: Mesire yerlerinin koruma-kullanma dengesi içerisinde hali hazır durum üzerinde, hangi alanların ne Ģekilde ve hangi maksatla kullanılacağının veya korunacağının özel iģaretler ile gösterildiği, dıģ sınır alanı koordinatlandırılmıģ planları, ifade eder. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Temel Ġlkeler ve Kriterler Temel ilkeler MADDE 4 (1) Mesire yerlerinde aģağıdaki ilkelere uyulur: a) Her türlü düzenleme doğal ekosisteme uygun olarak yapılır. b) Gerekli hallerde orman amenajman plânları ve ilgili mevzuatta belirtilen her türlü ormancılık çalıģmaları yapılır. c) Ġdarece belirlenen maksat dıģında herhangi bir faydalanmaya müsaade edilmez. Kriterler MADDE 5 (1) Mesire yerlerine ayrılacak alanlarda; a) Orman rejimi içerisinde olması veya bu amaçla tahsis edilmesi, b) Rekreasyon ve ekosistem yönünden farklı ve zengin özelliklere sahip olması, c) Rekreasyonel kullanım talebi ve/veya ihtiyacı olması, ç) Rekreasyonel kaynak bütünlüğünü sağlayacak nitelik ve büyüklükte olması, kriterleri aranır. (2) Mesire yerlerinde gerekli yapı ve tesisler, doğa ile uyumlu, tercihen taģ veya ahģap malzemeden zemin ve kullanılabilir çatı katı dıģında tek katlı olacak Ģekilde Genel Müdürlükçe belirlenen esaslara uygun olarak yapılır. Özel durumlarda Bakanlık onayı ile birden fazla katlı yapılabilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Ayrılma ve Onama, Planlama, Projelendirme ve Uygulama, Sınır DeğiĢikliği ve Ġptal Ayrılma ve onama MADDE 6 (1) Mesire yerleri ayrılma kriterlerine uygun olan sahalar için iģletme müdürlüğünce düzenlenen mesire yerleri teklif raporu ve ekleri, bölge müdürlüğünün görüģü ile birlikte bölge müdürlüğünce, Genel Müdürlüğe gönderilir. Genel Müdürlükçe kurulması uygun bulunan mesire yerleri, ilgili kurumlardan gerekli izin ve görüģlerin alınması için tekrar bölge müdürlüğüne gönderilir. Ġlgili kurumlardan izin alınan mesire yerleri Bakanlıkça uygun görülmesi halinde mesire yeri olarak ayrılır ve onanır. Planlama, projelendirme ve uygulama MADDE 7 (1) Mesire yerlerinin; doğal, kültürel, rekreasyonel ve estetik kaynak yönünden planlanması, projelendirilmesi ve uygulanmasına ait iģ ve iģlemler idare tarafından yapılır veya yaptırılır. Plan ve projelerin revizyonunda aynı süreç izlenir. (2) A ve B tipi mesire yerleri için alan kullanım planı, geliģme planı ve plan raporları bölge müdürlüğü tarafından yapılır veya yaptırılır ve Genel Müdürlükçe onaylanır. (3) C tipi mesire yerleri ve kent (Ģehir) ormanları için vaziyet planı bölge müdürlüğü tarafından yapılır veya yaptırılır ve Genel Müdürlükçe onaylanır. Gerektiği hallerde C tipi mesire yerleri ve kent (Ģehir) ormanları için de bölge

96 müdürlüğü alan kullanım planı ve/veya geliģme planı ve plan raporlarını yapabilir veya yaptırabilir. Bu planlar, Genel Müdürlükçe onaylanır. Sınır değiģikliği MADDE 8 (1) Mesire yerlerinde gerekli hallerde sınır değiģikliği Genel Müdürlük onayı ile yapılabilir. Mesire yerinin iptali MADDE 9 (1) Mevcut mesire yerlerinden kiraya verilmeyen, ziyaretçi potansiyeli yetersiz ve kullanım özelliğini kaybetmiģ olanlar, Genel Müdürlük onayı ile iptal edilir. (2) Mesire yerlerinin tamamı veya bir bölümü, kamu yararı ve zaruret bulunması halinde Orman Kanunu hükümlerine göre baģka maksatlara tahsis edilebilir. Ġzin sonucunda mesire yerinin tamamı veya izne konu edilen bölümü Genel Müdürlük onayı ile iptal edilebilir. Ġptal sonucunda oluģacak zararlarla ilgili iģlemler Genel Müdürlükçe belirlenir. (3) ġartname ve sözleģmeye aykırı hususların tespiti halinde sözleģme kendiliğinden hükümsüz kalır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Yönetim, ĠĢletme ve Denetim Yönetim ve iģletme MADDE 10 (1) Mesire yerlerinin yönetim ve iģletilmesi aģağıdaki esaslara uygun olarak yapılır: a) Mesire yerlerinde plan ve projelerin gerektirdiği her türlü yapı ve tesisler ile hizmet ve faaliyetler, 4 ve 5 inci maddelerde belirtilen ilke ve kriterlere uygun olarak Genel Müdürlükçe belirlenen usul ve esaslara göre yapılır veya yaptırılır. b) Mesire yerleri Orman Kanununun ek 8 inci maddesine göre yirmidokuz yıla kadar kiraya verilebilir. Yirmidokuz yıl kiraya verilen mesire yerlerinde engellilere yönelik dinlenme ve eğlenme tesislerinin yapılması zorunludur. c) Mesire yerlerinin kapalı teklif usulüyle ihale edilmesi esastır. Bölge müdürlüğünce oluģturulan komisyon tarafından kullanılıģlarının özelliği, idarelere faydalı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen mesire yerleri, Genel Müdürlüğün teklifi ile Bakanlık tarafından pazarlık usulü ile kiraya verilebilir. Her türlü sorumluluk pazarlık usulü ile ihaleyi idareden alanda kalması Ģartıyla, pazarlık usulü ile ihale edilen mesire yerlerinde yer alan yapı ve tesislerin iģletmeciliğinin üçüncü kiģi veya kuruluģlara kiraya verilmesi halinde, kiraya verenlerden verilen kira bedel farkının % 50 si idare tarafından tahsil edilir. A ve B tipi mesire yerlerinin iģletilmesinin devrinde Genel Müdürlüğün, C ve D tipi mesire yerlerinin iģletilmesinin devrinde, bölge müdürlüğünün onayı alınır. ç) Ġdare; mesire yerlerinin kiralanması ihalelerinde, ihaleye iģtirak edeceklerden, ihaleye gireceği konuda deneyim sahibi olduğuna dair belge isteyebilir. d) Mesire yerlerinde Genel Müdürlükçe onaylanacak ek proje ile yapılan ve gelir getirici özellik taģıyan tesislerin maliyet bedelinin % 2 si yıllık kiraya ilave edilir. e) Kapalı teklif usulüyle ihale edilen mesire yerleri iģletmeciliği, sözleģme tarihinden itibaren iki yıl bitmeden ve sözleģmenin bitimine bir yıl kala devir edilemez. Devirler Genel Müdürlük onayı ile yapılır. Devir alacaklarda ilk ihaledeki Ģartlar aranır. f) Tip değiģikliği Genel Müdürlük onayı ile yapılabilir. Ancak sözleģme süresince mesire yerlerinde tip değiģikliği yapılamaz.

97 g) Kira süresi sonunda veya kira sözleģmesinin herhangi bir Ģekilde sona ermesi durumunda, yapı ve tesisler eksiksiz ve bedelsiz olarak Genel Müdürlüğün tasarrufuna geçer. Denetim MADDE 11 (1) Mesire yerlerinde yapılacak yapı ve tesislerin plan ve projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, saha bakımı, koruma ve temizlik hizmetleri ile vatandaģa verilen hizmetlerin yeterliliği bölge müdürlüğü tarafından denetlenir veya denetlettirilir. Bu hususlar kira sözleģmesine açık olarak yazılarak taahhüt altına alınır. SözleĢmeye aykırı hareket edenlerin kira sözleģmeleri iptal edilir. (2) Mesire yerleri faaliyete geçtikten sonra, ġube Müdürünün baģkanlığında, ilgili orman iģletme müdürü veya yardımcısı, ilgili orman iģletme Ģefi ve orman muhafaza memurundan oluģan komisyon tarafından en az yılda bir kez denetlenir. Mesire yeri sayısının elliden fazla olduğu bölge müdürlüklerinde, bölge müdürü denetim komisyonunda değiģiklik yapabilir. Denetleme sonucunda düzenlenen rapor ile yapılan iģlem hakkında Genel Müdürlüğe bilgi verilir. BEġĠNCĠ BÖLÜM ÇeĢitli ve Son Hükümler Mali hükümler MADDE 12 (1) Mesire yerleri içerisinde planlanan yapı ve tesislere iliģkin plan, proje, yapım, bakım ve onarım iģlerinde aģağıdaki esaslara uyulur: a) ġartname ve SözleĢmede kiracı tarafından karģılanması öngörülmeyen mesire yerleri içerisinde planlanan yapı ve tesislere iliģkin plan, proje, yapım, bakım ve onarım iģleri Döner Sermaye bütçesinden karģılanır. b) Kira Ģartname ve sözleģmesi gereği kiracısı tarafından karģılanması öngörülen mesire yerleri içerisinde planlanan yapı ve tesislere iliģkin plan, proje, yapım, bakım ve onarım iģleri, kiracı tarafından karģılanır. c) Kiraya verilen ve sözleģmesi devam eden mesire yerleri içerisinde yer alan alt yapı tesisleri dıģındaki yapı ve tesislerin yapım, bakım ve onarımı için Döner Sermaye bütçesinden harcama yapılmaması esastır. Ancak, Genel Müdürlükçe belirlenen durumlarda harcama yapılması halinde yapılan harcama miktarı sözleģme süresince her yıl eģit bir Ģekilde kiraya ilave edilir. (2) Mesire yerlerinden elde edilecek gelirler, Döner Sermaye bütçesinin ilgili hesaplarına yatırılır. Fonksiyonel adlandırma MADDE 13 (1) Mesire yerlerinin herhangi bir fonksiyonunun daha fazla ön plana çıkması durumunda, mesire yeri öne çıkan fonksiyonuna uygun olarak isimlendirilebilir. Yürürlükten kaldırılan yönetmelik MADDE 14 (1) 30/9/2006 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Mesire Yerleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıģtır. Yürürlük MADDE 15 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 16 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Orman Genel Müdürü yürütür. [R.G. 05 Mart ] Adalet Bakanlığından :

98 [R.G. 05 Mart ] YÖNETMELĠKLER

99 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: HAYVAN HASTALIKLARINDA TAZMĠNAT YÖNETMELĠĞĠ Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında, 25/11/2011 tarihli ve 2011/2489 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tazminatlı Hayvan Hastalıkları ve Tazminat Oranlarına Dair Yönetmelik te yer alan hayvan hastalıklarından hangilerine tazminat ödeneceğini, ödeme yapılacak yeri ve uygulama zamanını belirlemektir. Kapsam MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, tazminatlı hayvan hastalıklarından dolayı, hayvanlara uygulanacak kesim, itlaf ve imha iģlemleri ile hayvan sahiplerine yapılacak ödemelerle ilgili usul ve esasları kapsar. Dayanak MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 5 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar MADDE 4 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını, b) Hayvan: Suda yaģayan hayvanlar dahil omurgalı ve omurgasız canlıları, c) Hayvan sahibi: Hayvanların mülkiyet hakkını üzerinde bulunduran gerçek veya tüzel kiģiyi, ç) Hayvansal ürün: Ġnsan tüketimine sunulan hayvansal gıda, hayvansal yan ürün ve üreme ürünleri dahil tüm hayvansal ürünleri, d) Isıl iģlem: Kaynatma hariç, ısıtmayı içine alan her türlü uygulamadan hemen sonra alkali fosfataz testinde negatif reaksiyona neden olan iģlemi, e) Resmi laboratuvar: Bakanlığımızca çalıģma izni verilmiģ veteriner teģhis ve analiz laboratuvarlarını, f) Resmi veteriner hekim: Bakanlık adına görev yapan Bakanlık personeli veteriner hekimi, g) Tazminat: Tazminatlı hastalıklar nedeniyle tazminat ödenmesine karar verilen hayvanlar ile hastalığa bağlı olarak imhasına karar verilen ürün ve ekipmanların imha ve dezenfeksiyonu için ödenecek bedeli, ğ) YetkilendirilmiĢ veteriner hekim: Bakanlıkta görevli veteriner hekimler dıģında, verilecek resmî görevleri yürütmek üzere Bakanlık tarafından yetki verilen veteriner hekimi, ifade eder. Tazminat verilecek hastalıklar MADDE 5 (1) Ruam, sığır tüberkülozu, sığır brusellozu, koyun ve keçi brusellozu, sığır vebası, Afrika at vebası, kuģ gribi, kuduz ve Ģap hastalıklarından dolayı yerel kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen miktarlar üzerinden aģağıda belirtilen esaslara göre hayvanların sahiplerine tazminat ödenir. YarıĢ atlarının kıymet takdirleri yapılırken damızlık ve yarıģ atı değeri dikkate alınmaz. At bedeli olarak kıymet takdiri yapılır. a) Mallein testi uygulanması sonucunda veya bakteriyolojik ve serolojik muayenede ruam hastalığına yakalandıkları tespit edilen tek tırnaklı hayvanların takdir edilecek kıymetlerinin dörtte üçü, b) Tüberkülin testi uygulanması sonunda sığır tüberkülozu hastalığına yakalandıkları tespit edilen sığırların takdir edilecek kıymetlerinin onda dokuzu,

100 c) Mezbahada kesim sonrasında sığır tüberkülozu hastalığının varlığı tespit edilen sığır karkaslarının takdir edilecek kıymetlerinin dörtte üçü, ç) Bakteriyolojik muayene sonucunda sığır brusellozu hastalığına yakalandığı tespit edilen sığırlar ile koyun ve keçi brusellozu hastalığına yakalandığı tespit edilen koyun ve keçilerin takdir edilecek kıymetlerinin onda dokuzu, d) Sığır vebası ve Afrika at vebası hastalıklarında, hastalığın açık belirtisini göstermesi sebebiyle veya laboratuvar muayenesi sonunda teģhis konularak öldürülen sığır ve atların takdir edilecek kıymetlerin tamamı, e) KuĢ gribi hastalığında, hastalıktan Ģüphe edilmesi sebebiyle veya laboratuvarda hastalığın varlığı tespit edildikten sonra öldürülen hayvanların takdir edilecek kıymetlerinin tamamı, f) Kuduz hastalığına yakalandığı laboratuvar muayenesi ile tespit edilen sığır, koyun ve keçiler ile kuduz olduğu tespit edilen hayvan tarafından ısırıldığı için öldürülen sığır, koyun ve keçilerin takdir edilecek kıymetlerinin beģte dördü, g) ġap hastalığında, Bakanlıkça tespit ve ilan edilen mücadele bölgelerinde hastalığın açık belirtisini göstermesi sebebiyle veya laboratuvarlarca hastalığın varlığı ve tipi tespit edildikten sonra öldürülen veya kestirilen Ģap hastalığına duyarlı hayvanların takdir edilecek kıymetlerinin tamamı, tazminat olarak ödenir. (2) Birinci fıkradaki hallerde, hayvanların sarf ve tüketimi mümkün olan et, deri ve diğer kısımlarının bedeli hak ettiği tazminattan düģülür. (3) Birinci fıkradaki hastalıklardan sığır brusellozu, koyun ve keçi brusellozu ve kuduz hastalıklarının resmi laboratuvarlarca tespiti, diğer hastalıkların ise resmi veteriner hekim, yetkilendirilmiģ veteriner hekim ya da resmi laboratuvarlarca tespiti tazminat ödemesi için esastır. Hastalıkların teģhisi için alınan numuneler resmi veteriner hekim tarafından alınır ve resmi yazı ile laboratuvarlara gönderilir. Hayvanlara el koyma, kesim, itlaf ve imha MADDE 6 (1) Bu Yönetmelikte belirtilen tazminatlı hastalıklara yakalanan ya da hastalıktan Ģüpheli hayvanlara, tazminatı ödenmek üzere Bakanlık tarafından el konur ve bakım masrafları sahibi tarafından karģılanmak üzere, sahibine yediemin olarak teslim edilir. (2) Bakanlık, hayvan hastalıklarının yayılmasının önlenmesi ve halk sağlığının korunması amacıyla, bu Yönetmelikte belirtilen tazminatlı hastalıklara yakalanmıģ ya da tazminatlı hastalıktan Ģüpheli hayvanlar hakkında kesim, itlaf ya da imha kararı verir. Ancak kuduz hastalığında, kuduz hayvan tarafından ısırılan ya da hastalıktan Ģüpheli hayvanların sahipleri, hayvanlarının öldürülmelerine rıza göstermez ise sığırlar altı ay, koyun ve keçiler üç ay, masrafları sahibine ait olmak üzere karantinaya alınır ve karantina süresince sahibine yediemin olarak teslim edilir. (3) Tazminatlı hastalıklara yakalanan hayvanlar ile Bakanlığın kesilmesini uygun gördüğü tazminatlı hastalıktan Ģüpheli hayvanlar otuz gün içerisinde kestirilir. Bu süre içerisinde uygun kesim yeri bulunamadığı takdirde söz konusu hayvanlar mahallinde Bakanlıkça itlaf ve imha edilir. Hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerin tazminatı MADDE 7 (1) Hayvansal ürün, yem, madde ve malzemelerin bedelleri ile imha, nakliye ve dezenfeksiyon masraflarının tamamı, yerel kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen miktarlar üzerinden, aģağıda açıklandığı Ģekilde sahiplerine tazminat olarak ödenir. a) Ruam, sığır vebası, at vebası, kuģ gribi, hastalıkları nedeniyle imha edilen hayvansal ürünlerin, yem, madde ve malzemelerin bedelleri ile imha, nakliye ve dezenfeksiyon masraflarının tamamı,

101 b) ġap, sığır tüberkülozu, sığır brusellozu, koyun ve keçi brusellozu hastalıklarında süt hariç, imha edilen diğer hayvansal ürünlerin yem, madde ve malzemelerin bedelleri ile imha, nakliye ve dezenfeksiyon masraflarının tamamı, c) Kuduz hastalığında, imha edilen yem, madde ve malzemelerin bedelleri ile imha, nakliye ve dezenfeksiyon masraflarının tamamı, tazminat olarak ödenir. (2) Kuduz hastalığından Ģüpheli sığırlar altı ay, koyun ve keçiler üç ay, masrafları sahibine ait olmak üzere karantinaya alınır ve karantina süresi içerisinde elde edilecek hayvansal ürünler halk sağlığının korunması için imha edilir ve tazminat ödenmez. AĢı ve serum uygulaması sonucu ölen hayvanların tazminatı MADDE 8 (1) Ġhbarı mecburi bir hastalığa karģı koruma sağlamak amacıyla, resmî veteriner hekim veya sorumluluğundaki yardımcı sağlık personeli ile yetkilendirilmiģ veteriner hekim tarafından yapılan aģı ve serum uygulaması nedeniyle öldüğü veya ölüm öncesi kesime tabi tutulduğu resmî veteriner hekim raporu ile tespit edilen hayvanların bedellerinin tamamı, yerel kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen miktarlar üzerinden hayvan sahiplerine tazminat olarak ödenir. Tazminat verilmeyecek durumlar MADDE 9 (1) Resmi kuruluģlara ve belediyelere ait hayvanlar için tazminat ödenmez. (2) Sahipleri tarafından hasta oldukları Bakanlıkça belirlenen usullere göre bildirilmeyen veya hastalıklı oldukları bilinerek satın alınmıģ olanlar ile Bakanlıkça belirlenen belgeler bulunmaksızın sevk olunan veya resmi veteriner hekime muayene ettirilmeden ölen hayvanlar için tazminat verilmez. (3) Ġhbarı zorunlu hastalık çıkıģının Bakanlık tarafından açıklanması ve aģılama, ilaçlama veya test uygulanmasına karar verildiği halde, hayvanlarına bu uygulamaları yaptırmayan hayvan sahiplerine tazminat ödenmez. (4) Ġhbarı zorunlu hastalıklara karģı yapılan aģı, serum, ilaç uygulamaları nedeniyle oluģan verim kayıpları için tazminat ödenmez. Yerel kıymet takdir komisyonu ve tazminatın belirlenmesi MADDE 10 (1) Yerel kıymet takdir komisyonu, Bakanlık temsilcisi resmi veteriner hekim baģkanlığında olmak üzere, mahallin mülkî idare amirinin belirlediği bir üye ve hayvan sahibinin konuyla ilgili sivil toplum kuruluģları temsilcileri arasından seçeceği bir üyenin katılımı ile üç kiģiden oluģur. (2) Yerel kıymet takdir komisyonu, iģletmenin bulunduğu mahallin rayiç bedellerini dikkate alarak tazminat ödenecek hayvanlar için tazminat bedelini, tazminatlı hastalıklar nedeniyle imha edilen hayvansal ürünler, yem, madde ve malzemeler ile imha, nakliye ve dezenfeksiyon masraflarını Bakanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde tespit eder. (3) Kurulan yerel kıymet takdir komisyonu rayiç bedelin tespitinde anlaģamadığı ve karar alamadığı takdirde mahallin mülki amirinin onayı ile yeni bir komisyon kurulur ve karar oy çokluğu ile alınır. Yürürlükten kaldırılan yönetmelik MADDE 11 (1) 14/1/2012 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Hayvan Hastalıklarında Tazminat Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıģtır. Yürürlük MADDE 12 (1) Bu Yönetmelik, 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme

102 MADDE 13 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür. [R.G. 06 Mart ] Gümrük ve Ticaret Bakanlığından: TANITMA VE KULLANMA KILAVUZU UYGULAMA ESASLARINA DAĠR YÖNETMELĠKTE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASI HAKKINDA YÖNETMELĠK MADDE 1 14/6/2003 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının mülga (e) bendi aģağıdaki Ģekilde yeniden düzenlenmiģtir. e) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek Ģekilde kaydedilmesini ve değiģtirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaģılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı, MADDE 2 Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģ ve maddeye aģağıdaki fıkra eklenmiģtir. Tanıtma ve kullanma kılavuzu açık, sade, anlaģılabilir bir dilde ve okunabilir Ģekilde düzenlenir ve kağıt üzerinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilir. Tanıtma ve kullanma kılavuzunun kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye sunulması halinde bu bilgiler, imalatçı-üretici veya ithalatçının internet sitesinde de yer alır. Ġmalatçı-üretici veya ithalatçının internet sitesinin bulunmaması durumunda veya tüketicinin talep etmesi halinde tanıtma ve kullanma kılavuzu herhangi bir ücret talep edilmeksizin kağıt üzerinde ayrıca verilir. Tanıtma ve kullanma kılavuzu malın özelliğine ve tüketiciye sunuluģ biçimine göre ambalajın üzerine yazılabilir veya eklenebilir. MADDE 3 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 4 Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 14/6/ Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapan Yönetmeliklerin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 1-24/2/ /5/ /10/ [R.G. 06 Mart ] Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

103 BANKALARCA YILLIK FAALĠYET RAPORUNUN HAZIRLANMASINA VE YAYIMLANMASINA ĠLĠġKĠN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELĠKTE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR YÖNETMELĠK MADDE 1 1/11/2006 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına ĠliĢkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. (4) Matbu olarak yayımlanan yıllık faaliyet raporunun bir örneği yayımlandığı tarihten itibaren yedi gün içinde elektronik ortamda Kuruma gönderilir ve banka merkezinde hazır bulundurulur. Ayrıca, Ģubelerde bir sonraki hesap dönemine iliģkin yıllık faaliyet raporu yayımlanıncaya kadar, talep halinde basılı olarak verilmek üzere, elektronik ortamda hazır bulundurulur. MADDE 2 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu BaĢkanı yürütür. Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 1/11/ [R.G. 06 Mart ] Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden: SĠVĠL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEKNĠK DENETÇĠLERĠN GÖREV, YETKĠ VE SORUMLULUKLARI ĠLE ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK (SHY TD-01) BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilecek teknik denetçilerin seçilme esasları, görev, yetki, sorumluluk ile çalıģma usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından görevlendirilecek teknik denetçiler ve sivil havacılık faaliyetlerinde bulunan kamu kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģilerini kapsar. Dayanak MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 27 nci maddesi ile 10/11/2005 tarihli ve 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 4 üncü, 22 nci ve 23 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar MADDE 4 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Birim amiri: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ana hizmet birim amirlerini,

104 b) Denetleme: Sivil havacılıkla ilgili olarak, hava aracı uçuģa elveriģlilik, hava aracı bakım ve imalat, personel lisansları, hava alanları, terminal iģletmeleri, heliport iģletmeleri, hava trafik yönetim hizmetleri, yer hizmetleri, sivil havacılık güvenliği, havacılık iģletmeleri, havacılık bakım, sağlık ve eğitim kuruluģları, uçuģ operasyonları, haberleģme, seyrüsefer ve gözetim hizmetleri ile diğer hususlarda yapılan denetlemeleri, c) Genel Müdür: Sivil Havacılık Genel Müdürünü, ç) Genel Müdürlük: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü, d) ICAO: Uluslararası Sivil Havacılık Örgütünü, e) Ġnceleme: Sivil havacılıkla ilgili olarak, hava aracı uçuģa elveriģlilik, hava aracı bakım ve imalat, personel lisansları, hava alanları, terminal iģletmeleri, heliport iģletmeleri, hava trafik yönetim hizmetleri, yer hizmetleri, sivil havacılık güvenliği, havacılık iģletmeleri, havacılık bakım, sağlık ve eğitim kuruluģları ile uçuģ izni değerlendirme ve trafik haklarını ile diğer hususlarda yapılan denetlemeler dıģında kalan her türlü iģ ve iģlemi, f) Sivil havacılık kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģileri: Türk sivil hava araçlarıyla havacılık alanında faaliyet gösteren Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilen tüm kamu kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģileri, g) Teknik denetçi: Hava aracı uçuģa elveriģlilik, hava aracı bakım ve imalat, personel lisansları, hava alanları, hava trafik yönetim hizmetleri, yer hizmetleri, sivil havacılık güvenliği, havacılık iģletmeleri, havacılık bakım, sağlık ve eğitim kuruluģları ile havacılıkla ilgili diğer inceleme ve denetimleri yapmak üzere görevlendirilen personeli, ğ) Yeterlik belgesi gerektiren personel: Uluslararası sivil havacılık anlaģmaları ile diğer uluslararası ve ulusal mevzuatta belirtilen niteliklere sahip olan ve bu kapsamda Genel Müdürlükten yeterlik belgesi alması gereken personeli, ifade eder. (2) Bu Yönetmelikte belirtilmeyen tanımlar için Türkiye nin üyesi bulunduğu uluslararası sivil havacılık kuruluģları tarafından belirlenen tanımlar geçerlidir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Teknik Denetçiliğe Görevlendirme ile Teknik Denetçilerin Görev Süresi ve Sona Ermesi Teknik denetçiliğe görevlendirme MADDE 5 (1) Sivil havacılık alanında inceleme ve denetleme yapmak üzere Genel Müdürlük bünyesinde teknik denetçi olarak görevlendirilecek Genel Müdürlük personelinde denetleme yapılacak sivil havacılık kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģilerinin faaliyet sahası ve özellikleri dikkate alınarak aģağıdaki genel Ģartlar aranır: a) Ġlk defa görevlendirileceklerde denetim yapacağı sivil havacılık alanında asgari 3 yıl çalıģma tecrübesine sahip olmak. b) Yabancı dil bilgisi; 1) Genel Müdürlüğün ve sektörün uluslararası denetime tabi alanlarında görevlendirileceklerde Ölçme, Seçme ve YerleĢtirme Merkezi BaĢkanlığınca yapılan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavının Ġngilizce bölümünden asgari (D) düzeyinde puan almak veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan baģka bir belgeye sahip olmak. 2) Görevi itibariyle yabancı dilde yayımlanan teknik dokümanları takip etmeyi gerektiren diğer alanlarda görevlendirileceklerde Ölçme, Seçme ve YerleĢtirme Merkezi BaĢkanlığınca yapılan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavının Ġngilizce

105 bölümünden asgari (E) düzeyinde puan almak veya dil yeterliği bakımından buna denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan baģka bir belgeye sahip olmak. 3) Yabancı dil belgeleri beģ yıl süreyle geçerlidir. Bu sürenin bitiminde sınava girmeyenlerin yabancı dil seviyeleri bir alt düzeye inmiģ sayılır. c) 9 uncu maddede belirtilen teknik denetçi temel eğitimini almıģ olmak. ç) Denetim alanı ile ilgili uluslararası geçerliliğe sahip en az bir sertifikaya sahip olmak. (2) Teknik denetçilerin; inceleme ve denetleme yapılacak sivil havacılık kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģilerinin faaliyet sahası ve özellikleri dikkate alınarak hangi alanda denetçi olarak görevlendirilecekleri birim amirlerinin teklifi ve Genel Müdürün onayı ile yapılır ve aynı usullerle görevlendirmelerine son verilir. (3) Teknik denetçilik görevine atananlar ilk atandığı alanda en az 1 yıl süre çalıģmak kaydı ile ilgili birim amirinin uygun görmesi halinde diğer alanlarda da teknik denetçilik görevinde bulunabilir. Birim amiri tarafından yapılacak görevlendirmede denetçinin aldığı eğitimler ve tecrübesi dikkate alınır. Teknik denetçilerin görev süresi ve sona ermesi MADDE 6 (1) Teknik denetçiler, aģağıda belirtilen koģulları sağlamaları koģuluyla görevlerini yürütürler: a) 13/4/2005 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Kamu Görevlileri Etik DavranıĢ Ġlkeleri ile BaĢvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile belirlenen etik kurallarına uygun tutum ve davranıģlarda bulunmak. b) Ciddi bir hastalık nedeniyle iģ göremezlik durumuna düģmemek. c) Hukuka uygun olarak verilen görevi ihmal etmemek, reddetmemek veya kötüye kullanmamak. ç) Dil yeterlilik Ģartının kaybedilmediğini Genel Müdürlüğe sunmak. (2) Birinci fıkrada belirtilen koģulları sağlamayan teknik denetçilerin görevlendirilmelerine son verilir. Herhangi bir nedenle asli görevi sona erenlerin, teknik denetçilik görevi de sona ermiģ olur ve ilgili birim amiri tarafından teknik denetçilik kartı iptal edilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Teknik Denetçilerin Görev, Yetki ve Sorumlulukları Teknik denetçilerin çalıģma, usul ve esasları ile görev, yetki ve sorumlulukları MADDE 7 (1) Teknik denetçiler; sivil havacılık kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģilerinin, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen her türlü teknik faaliyetlerini; 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna ve bu kanunlara iliģkin olarak yayımlanan yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslar ile uluslararası sivil havacılık kurallarına uygun olarak yürütülmesini denetlerler. (2) Teknik denetçiler; denetimlerde, uluslararası ve ilgili mevzuatta tanımlanmıģ kurallara uygun olarak; a) Hava aracının uçuģa elveriģli olmadığı, b) Mürettebatın o hava aracı tipi için gerekli nitelikleri taģımadığı veya uçuģu yürütecek fiziksel ya da zihinsel kapasiteye sahip olmadığı, c) Operasyonun can ve mal emniyeti için tehlike oluģturduğu, ç) Tespit edilen eksiklik veya bulguların can ve mal emniyeti ile uçuģ emniyetini doğrudan ilgilendirdiği,

106 durumlarda iģletmenin ya da yeterlik belgesi gerektiren personelin uçuģ operasyonunu ve/veya iģletmecinin faaliyetini 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 27 nci maddesi çerçevesinde durdurmaya yetkilidirler. (3) Teknik denetçiler; uçuģ emniyeti ve havacılık güvenliğini ilgilendiren hususlardaki denetimlerinde hiçbir organ, merci ve kiģinin etkisinde kalmadan görevlerini yürütmekle yükümlüdürler. (4) Teknik denetçiler denetim görevleri esnasında edindikleri gizli bilgi ve belgeleri yetkisiz kiģilere açıklayamazlar. (5) Teknik denetçiler, denetim görevlerinde kamu etik kurallarına uygun davranmaktan sorumludurlar. (6) Teknik denetçiler, denetim raporlarını Genel Müdürlükçe belirlenen usulde ve süresi içinde Genel Müdürlüğe sunmaktan sorumludur. (7) Teknik denetçilerin raporları seviyelendirilmesi amacıyla Genel Müdürlükte nihai bir incelemeden geçirilir. Raporda belirtilen bulgular gerekli iģlemlerin yapılması için ilgili kurum veya kuruluģ ile gerçek veya özel hukuk tüzel kiģilere gönderilir. Denetlenen kurum ve kuruluģların sorumlulukları MADDE 8 (1) Sivil havacılık kurum ve kuruluģları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kiģileri; 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna ve bu kanunlara iliģkin yayımlanan yönetmelikler ile Türkiye nin üyesi bulunduğu uluslararası kuruluģlar tarafından belirlenen kural, standart, kriter, usul ve esasları getirmekten sorumludurlar. (2) ĠĢletme yöneticileri, çalıģanları ve yeterlilik belgesine sahip personel; Genel Müdürlük tarafından yürürlüğe konulan düzenlemeleri takip etmek, Genel Müdürlüğün verdiği talimatlara uymak, Genel Müdürlük yetkililerince talep edilen her türlü bilgi ve belgeyi vermek ve istenen ekipmana her zaman eriģebilmelerini sağlamakla yükümlüdür. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Eğitim, Tanıtma Kartı ve Teknik Düzenlemeler Eğitim MADDE 9 (1) Genel Müdürlük tarafından ilk defa teknik denetçi olarak görevlendirilecek personel görev alacağı alana iliģkin olarak teknik denetçi temel eğitimine tabi tutulur. (2) Teknik denetçi olarak görevlendirilen personel sivil havacılık mevzuatında yer alan değiģiklikler konusunda gerektiğinde ve azami olarak 2 yılda bir yenileme eğitimine tabi tutulur. (3) Teknik denetçi temel ve yenileme eğitimleri için gereklilikler Genel Müdürlükçe belirlenir. Tanıtma kartı MADDE 10 (1) Bu Yönetmelik esaslarına göre görevlendirilen teknik denetçilere, ICAO tarafından yayınlanan kolaylıklar baģlıklı Ek-9 da belirtilen tanıtma kartı verilir. Tanıtma kartına sahip teknik denetçiler; sivil havacılık kurum, kuruluģ ve havacılık faaliyetlerini ilgilendiren yerlerde bu Yönetmelikle belirlenen her türlü denetleme ve incelemeyi yapmaya ve denetim faaliyetleri kapsamındaki yerlere giriģe yetkilidirler. Teknik düzenlemeler MADDE 11 (1) Genel Müdürlük, bu Yönetmelik kapsamındaki teknik denetlemelere iliģkin uygulamalar hakkında 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve 5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü TeĢkilat ve Görevleri Hakkında

107 Kanunu ile ilgili diğer mevzuata aykırı olmamak üzere alt düzenleyici iģlemler yapmaya yetkilidir. BEġĠNCĠ BÖLÜM ÇeĢitli ve Son Hükümler Yürürlükten kaldırılan yönetmelik MADDE 12 (1) 15/4/2006 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teknik Denetçilerin Görev, Yetki ve Sorumlulukları ile ÇalıĢma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıģtır. Mevcut teknik denetçilerin yabancı dil koģulu GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin yayımlanmasından önce teknik denetçi olarak görevlendirilmiģ personel, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi belirtilen yabancı dil koģulunu sağlar. Yürürlük MADDE 13 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 14 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sivil Havacılık Genel Müdürü yürütür. [R.G. 06 Mart ] TEBLĠĞLER Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan: ELEKTRĠK PĠYASASINDA UYGULANACAK FĠYAT EġĠTLEME MEKANĠZMASI HAKKINDA TEBLĠĞ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı tüketicilerin, dağıtım Ģirketleri arasındaki ve düzenlemeye tabi faaliyetleri açısından görevli perakende satıģ Ģirketleri arasındaki maliyet farklılıkları nedeniyle var olan fiyat farklılıklarından kısmen veya tamamen korunmasına iliģkin fiyat eģitleme mekanizmasının düzenlenmesidir. Kapsam MADDE 2 (1) Bu Tebliğ, fiyat eģitleme mekanizmasına iliģkin usul ve esasları kapsar. Bu Tebliğ kapsamında değerlendirilecek olan fiyat eģitlemesine esas maliyetler dağıtım Ģirketlerinin görev bölgelerinde elektrik dağıtım faaliyetinden kaynaklanan maliyetler, dağıtım Ģirketlerine iletim sisteminin kullanılmasından dolayı uygulanan tarifelerden kaynaklanan maliyetler ve hedef kayıp-kaçak oranları esas alınarak ortaya çıkan kayıp-kaçak enerji maliyetleri ile görevli perakende satıģ Ģirketlerine iliģkin düzenlemeye tabi perakende satıģa esas enerji maliyetleri ve perakende satıģ hizmeti faaliyetlerinden kaynaklanan maliyetlerdir. Dayanak MADDE 3 (1) Bu Tebliğ, 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 9 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar ve kısaltmalar MADDE 4 (1) Bu Tebliğde geçen;

108 a) Dağıtım bölgesi: Bir dağıtım Ģirketinin lisansında tanımlanan bölgeyi, b) Dağıtım Ģirketi: Belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iģtigal eden tüzel kiģiyi, c) Fiyat eģitleme mekanizması: Tüketicilerin dağıtım bölgeleri arasındaki maliyet farklılıklarından kısmen veya tamamen korunmasını sağlayan mekanizmayı, ç) Ġlgili mevzuat: Perakende SatıĢ Hizmet Geliri ile Perakende Enerji SatıĢ Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ, Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlemesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya ĠliĢkin Esaslar Hakkında Tebliği ve Kurum tarafından çıkarılmıģ diğer ilgili mevzuatı, d) Kanun: 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununu, e) Kayıp-kaçağa esas enerji miktarı: Tarife yılı içerisindeki her bir perakende satıģ tarife dönemine iliģkin her bir dağıtım bölgesi için bölgenin tarife yılı hedef kayıp-kaçak oranı dikkate alınarak belirlenecek elektrik enerjisi miktarını, f) Kurul: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunu, g) Kurum: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunu, ğ) TETAġ: Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim ġirketini, h) Toplam destek tutarı: Dağıtım Ģirketleri için onaylı tarifeleri kapsamında bu Ģirketlerin dağıtım, iletim ve kayıp-kaçak kapsamında elde etmeleri öngörülen gelir ile ulusal tarife uygulaması sonucu elde ettikleri gelir arasındaki farkı; görevli perakende satıģ Ģirketleri için ise; perakende enerji satıģı ve perakende satıģ hizmeti faaliyetlerinden elde etmeleri öngörülen gelir ile ulusal tarife uygulaması sonucu elde ettikleri gelir arasındaki farkı, ı) Tüketici: Dağıtım Ģirketleri için tüm dağıtım sistemi kullanıcılarını, görevli perakende satıģ Ģirketi için ise söz konusu Ģirketten düzenlemeye tabi perakende satıģ tarifeleri yoluyla enerji temin eden tüm dağıtım ve iletim sistemi kullanıcılarını, i) Ulusal birim fiyat: Türkiye genelinde dağıtım, perakende satıģ ve perakende satıģ hizmeti faaliyetlerinin yerine getirilmesi ile kayıp-kaçağa esas enerji miktarının karģılanması ve iletim sistem kullanımından kaynaklanan maliyetlerin kullanıcılara yansıtılması için, ilgili tarife yılı ve/veya perakende satıģ tarife dönemleri itibariyle Kurul tarafından onaylanan, faaliyetler ve abone grupları bazındaki birim fiyatları, ifade eder. (2) Bu Tebliğde yer almakla birlikte tanımlanmamıģ olan terim ve kavramlar ilgili mevzuattaki anlam ve kapsama sahiptir. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Fiyat EĢitleme Mekanizmasının Esasları ve Tarafları Fiyat eģitleme mekanizmasının esasları MADDE 5 (1) Destek tutarının hesaplanmasında; a) Her bir dağıtım Ģirketinin içinde bulunulan tarife yılı için ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen dağıtım ve iletim bedellerine iliģkin Kurul tarafından onaylanmıģ olan gelir tavanları ile kayıp-kaçak enerjiye iliģkin ilgili mevzuat kapsamında gelir ihtiyacı, b) Her bir görevli perakende satıģ Ģirketinin içinde bulunulan tarife yılı için ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen perakende satıģ hizmetine iliģkin Kurul tarafından onaylanmıģ olan gelir tavanı ile perakende enerji satıģına dair ilgili mevzuat kapsamında öngörülen gelir ihtiyacı, dikkate alınır. Fiyat eģitleme mekanizmasının tarafları MADDE 6 (1) Fiyat eģitleme mekanizmasının tarafları dağıtım Ģirketleri, görevli perakende satıģ Ģirketleri ve TETAġ tır.

109 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Dağıtım ġirketleri Ġçin Toplam Destek Tutarının ve Faaliyet Bazında Destek Tutarlarının Tespiti Dağıtım Ģirketleri için toplam destek tutarının tespiti MADDE 7 (1) Dağıtım Ģirketleri için t perakende satıģ tarife dönemine ait toplam destek tutarı aģağıdaki formül esas alınarak hesaplanır ve taraflara bildirilir. DTDT t = DDT t + IDT t + KKDT t (1) DTDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait toplam destek tutarını (TL), DDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait dağıtım faaliyetine özgü destek tutarını (TL), IDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait iletim faaliyetine özgü destek tutarını (TL), KKDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait kayıp-kaçağa esas enerji miktarına özgü destek tutarını (TL), ifade eder. Dağıtım faaliyetine ait destek tutarının tespiti MADDE 8 (1) Dağıtım faaliyetine ait destek tutarı (sayaç okuma dahil) aģağıda yer alan formüle göre hesaplanır: DDT t = DSGT t UDFGT t (2) DDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait dağıtım faaliyetine özgü destek tutarını (TL), DSGT t Dağıtım Ģirketinin ilgili tarife yılı için Kurul tarafından onaylanmıģ olan dağıtım sistemi gelir tavanının t perakende satıģ tarife döneminde elde edilmesi öngörülen kısmını (TL), UDFGT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemi için Kurul tarafından onaylanmıģ olan ulusal dağıtım birim bedelleri esas alınarak dağıtım sistemi kullanıcısı tüketicilerden elde etmesi öngörülen dağıtım gelirini (TL), ifade eder. Ġletim destek tutarının tespiti MADDE 9 (1) Ġletim destek tutarı aģağıda yer alan formüle göre hesaplanır: IDT t = IDTI t UIFGT t (3) IDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait iletim faaliyetine özgü destek tutarını (TL), IDTI t Dağıtım Ģirketinin ilgili tarife yılı için Kurul tarafından onaylanmıģ olan iletim bedeli gelir tavanının t perakende satıģ tarife döneminde elde edilmesi öngörülen kısmını (TL), UIFGT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait ulusal iletim birim bedelleri esas alınarak dağıtım sistemi kullanıcısı tüketicilerden elde etmesi öngörülen iletim bedeli gelirini (TL), ifade eder. Kayıp kaçağa esas enerjiye iliģkin destek tutarının tespiti MADDE 10 (1) Kayıp kaçağa esas enerjiye iliģkin destek tutarı aģağıda yer alan formüle göre hesaplanır: KKDT t = KKGT t UKKEFGT t (4) KKDT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait kayıp-kaçağa esas enerji miktarına özgü destek tutarını (TL), KKGT t Dağıtım Ģirketinin ilgili mevzuat çerçevesinde hesaplanan kayıp-kaçak gelir ihtiyacının t perakende satıģ tarife dönemi için elde edilmesi öngörülen kısmını (TL),

110 UKKEFGT t Dağıtım Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemi için Kurul tarafından onaylanmıģ olan ulusal kayıp-kaçak birim bedelleri esas alınarak dağıtım sistemi kullanıcısı tüketicilerden elde etmesi öngörülen kayıp-kaçağa esas gelirini (TL), ifade eder. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Görevli Perakende SatıĢ ġirketleri Ġçin Toplam Destek Tutarının ve Faaliyet Bazında Destek Tutarlarının Tespiti Görevli perakende satıģ Ģirketleri için toplam destek tutarının tespiti MADDE 11 (1) Görevli perakende satıģ Ģirketlerinin t perakende satıģ tarife dönemine ait toplam destek tutarı aģağıdaki formül esas alınarak hesaplanır ve taraflara bildirilir: PSTDT t = PESDT t PSHDT t (5) PSTDT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait toplam destek tutarını (TL), PESDT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait perakende enerji satıģı faaliyetine özgü destek tutarını (TL), PSHDT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait perakende satıģ hizmeti faaliyetine özgü destek tutarını (TL), ifade eder. Perakende enerji satıģ faaliyeti destek tutarının tespiti MADDE 12 (1) Görevli perakende satıģ Ģirketlerinin t perakende satıģ tarife dönemine iliģkin perakende enerji satıģ faaliyetine ait destek tutarı aģağıda yer alan formüle göre hesaplanır: PESDT t = PESGT t UPESFGT t (6) PESDT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait perakende satıģ faaliyetine özgü destek tutarını (TL), PESGT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait ilgili mevzuata göre hesaplanan perakende enerji satıģ gelir ihtiyacını (TL), UPESFGT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemi için Kurul tarafından onaylanmıģ olan ulusal perakende enerji satıģ birim bedelleri esas alınarak düzenlemeye tabi tüketicilerinden elde etmesi öngörülen perakende enerji satıģ gelirini (TL), ifade eder. Perakende satıģ hizmeti faaliyetine ait destek tutarın tespiti MADDE 13 (1) Perakende satıģ hizmeti faaliyetine ait destek tutarı aģağıda yer alan formüle göre hesaplanır: PSHDT t = PSHGT t UPSHFGT t (7) PSHDT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemine ait perakende satıģ hizmeti faaliyetine özgü destek tutarını (TL), PSHGT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin ilgili tarife yılı için Kurul tarafından onaylanmıģ olan perakende satıģ hizmeti gelir tavanının t perakende satıģ tarife dönemi için elde edilmesi öngörülen kısmını (TL), UPSHFGT t Görevli perakende satıģ Ģirketinin t perakende satıģ tarife dönemi için Kurul tarafından onaylanmıģ olan ulusal perakende satıģ hizmeti birim bedelleri esas alınarak tüketicilerinden elde etmesi öngörülen perakende satıģ hizmeti gelirini (TL), ifade eder. Destek tutarlarının belirlenmesi MADDE 14 (1) Fiyat eģitleme mekanizmasının uygulanması sonucunda dağıtım Ģirketleri ile görevli perakende satıģ Ģirketlerinin destek tutarları, Kurum

111 tarafından bu Tebliğde yer alan formüllere göre hesaplanarak 15 inci maddenin birinci fıkrasında yer alan ödeme tarihinden önce taraflara bildirilir. (2) Destek tutarları ilgili tarafların muhasebe kayıtlarında yer alır. (3) Fiyat eģitleme mekanizması uygulaması sonunda belirlenen destek tutarlarının ilgili taraflar arasındaki transferi TETAġ aracılığı ile yapılır. Destek tutarlarının ödenmesi MADDE 15 (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde ilgili perakende satıģ tarife dönemi için destekleyici durumda olan dağıtım Ģirketleri ile görevli perakende satıģ Ģirketleri, hesaplanan tutarları eģit taksitler halinde ve her ayın 15 ine kadar (15 i dahil) TETAġ a öder. (2) TETAġ, bu Tebliğ kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde ilgili perakende satıģ tarife dönemi için desteklenen durumda olan dağıtım Ģirketleri ile görevli perakende satıģ Ģirketlerine yapılacak ödemeleri eģit taksitler halinde ve her ayın 17 sine kadar (17 si dahil) yapar. Destek tutarlarının ödenmesinin önceliği MADDE 16 (1) Lisans sahibi ilgili tüzel kiģiler öncelikli olarak destek tutarlarını ödemekle yükümlüdür. (2) Taraflardan birinin ödeme yapmaması durumunda Kanunun 11 inci maddesi doğrultusunda iģlem yapılır. (3) Destek tutarlarının faturalama ve ödemelerine iliģkin bu Tebliğde yer almayan hususlar taraflar arasında yapılan protokolde yer alır. Atıflar MADDE 17 (1) 21/12/2006 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Elektrik Dağıtım Bölgelerinde Uygulanacak Fiyat EĢitleme Mekanizması Hakkında Tebliğe yapılan atıflar bu Tebliğe yapılmıģ sayılır. Ocak ve ġubat 2013 destek tutarlarının ödenmesi GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) Bu Tebliğ kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde ilgili perakende satıģ tarife dönemi için destekleyici durumda olan dağıtım Ģirketleri ile görevli perakende satıģ Ģirketleri, Ocak ve ġubat 2013 dönemine iliģkin hesaplanan tutarları bu Tebliğin yayımlandığı günden itibaren 5 (beģ) iģ günü içerisinde TETAġ a öderler. (2) TETAġ, bu Tebliğ kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde ilgili perakende satıģ tarife dönemi için desteklenen durumda olan dağıtım Ģirketleri ile görevli perakende satıģ Ģirketlerine Ocak ve ġubat 2013 dönemine iliģkin yapılacak ödemeleri bu Tebliğin yayımlandığı günden itibaren 7 (yedi) iģ günü içerisinde yapar. Yürürlük MADDE 18 (1)Bu Tebliğ 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 19 (1) Bu Tebliğ hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu BaĢkanı yürütür. [R.G. 06 Mart ] Bilgi Teknolojileri ve ĠletiĢim Kurumundan: KAYITLI ELEKTRONĠK POSTA REHBERĠ VE KAYITLI ELEKTRONĠK POSTA HESABI ADRESLERĠNE ĠLĠġKĠN TEBLĠĞDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA ĠLĠġKĠN TEBLĠĞ

112 MADDE 1 16/5/2012 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Kayıtlı Elektronik Posta Rehberi ve Kayıtlı Elektronik Posta Hesabı Adreslerine ĠliĢkin Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aģağıdaki bent eklenmiģtir. n) Kurumsal BaĢvuru: Bir tüzel kiģiliğin çalıģanları veya müģterileri veya üyeleri veya hissedarları adına yaptığı KEP hesabı baģvurusunu, MADDE 2 Aynı Tebliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. b) Tüzel kiģiler için; Alanlar KEP Hesabı Adresi MERSĠS No veya Ticaret Sicil No Tüzel KiĢinin Tam Adı Ana Faaliyet Alanı Merkezinin Bulunduğu Ġl Adres Bilgileri ĠĢlem Yetkilisinin/Yetkililerinin Adı ve Soyadı ĠĢlem Yetkilisinin/Yetkililerinin Unvanı Zorunlu(Z) /Ġsteğe Bağlı(Ġ) Z Z Z Z Z Z Ġ Ġ alanlarından oluģur. MADDE 3 Aynı Tebliğin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi ile aynı maddenin beģinci ve altıncı fıkraları aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. b) Tüzel kiģiler için; 1) MERSĠS No, 2) MERSĠS No.X, 3) TüzelKiĢiAdı, 4) TüzelKiĢiAdı.X formatlarından biri ile oluģturulur. X alfa nümerik olacak Ģekilde isteğe bağlı olarak baģvuru sahibi tarafından belirlenir. (5) KEP hesabı adresinin alan-adı-tarafı : a) Gerçek kiģiler için hsy.kep.tr formatında belirlenir. b) Tüzel kiģiler için hsy.kep.tr veya TüzelKiĢiAdı.hsY.kep.tr formatlarından biri ile oluģturulur: Kurumsal baģvurularda TüzelKiĢiAdı.hsY.kep.tr formatı kullanılır ve bu baģvurularda; 1) TüzelKiĢiAdı.hsY.kep.tr alan adı sadece KEP hesabı adresleri için kullanılır, yönetimi KEPHS tarafından gerçekleģtirilir ve daha alt seviye alan adına geniģletilemez. 2) KEP hesabı adreslerinin kullanıcı-tarafı bu maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendine uygun olarak belirlenir. 3) Adına baģvuruda bulunulan kiģilerin KEP hesabı talepleri kurumsal baģvuru sahibi tarafından yazılı olarak belgelendirilir. KEP hesabı adresi verilecek kiģiye ait kimliğin doğru ve güvenilir biçimde tespit edilmesinden KEPHS sorumludur. (6) TüzelKiĢiAdı alanı, tüzel kiģinin ticaret sicil veya MERSĠS de kayıtlı bilgileri ile uyumlu olmak Ģartıyla açık Ģekilde ya da kısaltma yapılarak belirlenir. Ticaret sicil veya MERSĠS de kayıtlı bilgileri olmayan diğer tüm tüzel kiģiler için TüzelKiĢiAdı alanı bağlı bulundukları resmi sicile tescil edilen veya ilgili mevzuat ile belirlenen isim ve unvanları kullanılarak belirlenir. MADDE 4 Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 5 Bu Tebliğ hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve ĠletiĢim Kurulu BaĢkanı yürütür.

113 [R.G. 06 Mart ] ANAYASA MAHKEMESĠ KARARLARI Anayasa Mahkemesi BaĢkanlığından: Esas Sayısı : 2010/40 Karar Sayısı : 2012/8 Karar Günü : ĠPTAL DAVASINI AÇAN : Anamuhalefet Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) TBMM Grubu adına Grup BaĢkanvekilleri Hakkı Suha OKAY, Kemal KILIÇDAROĞLU ve Kemal ANADOL ĠPTAL DAVASININ KONUSU : günlü, 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 1) 1. maddesinin, (1) numaralı fıkrasında yer alan terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı bölümünün, 2) 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (d) bentlerinin, 3) 3. maddesinin, 4) 4. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarının, 5) 5. maddesinin; a- (2) numaralı fıkrasında yer alan Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları ibaresinin, b- (3) numaralı fıkrasının, 6) 6. maddesinin; a- (1) numaralı fıkrasında yer alan Terörle sözcüğünün, b- (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, c- (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan veya yaptırmak ibaresinin, d- (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde yer alan Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara ibarelerinin, e- (1) numaralı fıkrasının (f) bendinin, 7) 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan Bakana sözcüğünün, 8) 8. maddesinin, 9) 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak... ibaresinin, b- (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan Güvenlik kuruluģları ibaresinin, c- (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan Valilikler sözcüğünün, d- (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin, e- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, ibaresinin, f- (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan yaptırmak sözcüğünün, g- (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde yer alan Terörle sözcüğünün, 10) 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinin, b- (c) bendinin birinci cümlesinin Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir bölümünün,

114 c- (c) bendinin Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. Ģeklindeki ikinci, üçüncü ve dördüncü cümlelerinin, 11) 13. maddesinin; a- (2) numaralı fıkrasının, b- (4) numaralı fıkrasının son cümlesinin, 12) 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin, 13) 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin, 14) 18. maddesinin; a- (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, b- (3) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, c- (4) numaralı fıkrasının, d- (5) numaralı fıkrasının, Anayasa nın 2., 5., 6., 7., 8., 11., 13., 20., 25., 95., 104., 113., 117., 123., 128., 138., 153., 159., 161. ve 162. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi istemidir. I- ĠPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI ĠSTEMĠNĠN GEREKÇESĠ A- Ġptal ve yürürlüğün durdurulması istemini içeren tarihli dava dilekçesinin gerekçe bölümü Ģöyledir: II. GEREKÇE 1) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 1 inci maddesinin, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı Tümcesinin Anayasaya Aykırılığı tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kararlaģtırılan, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı tarih ve 2021 sayılı T.C. BaĢbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü yazısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi BaĢkanlığı na gönderilmiģ ve kabul tarihi ile tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlük kazanmıģtır. Tasarının Genel Gerekçesi nde; Ġç güvenlik hizmetlerinin bir parçası olan terörle mücadelenin esas olarak ĠçiĢleri Bakanlığı nın görev ve sorumluluğu içinde olduğundan bahisle, bu görevin ifasında anılan bakanlık dıģında diğer bazı kurum ve kuruluģların da çeģitli görevler ifa ettiği ve ancak bu alanda zaman zaman koordinasyon sorunları yaģandığı belirtilmiģ, bu sorunların giderilmesi, ülkemizi tehdit eden terör odaklarının yurt dıģı bağlantılarını izlemek ve etkisiz hale getirmek için diğer ülkelerle ortak tedbirler geliģtirmenin zorunlu hale geldiği ifade edilmiģ ve duyulan bu gereksinimlerin giderilmesi için de yeni stratejiler, yeni planlama ve tedbirler geliģtirerek karar vericilere sunmak üzere tatmin edici ölçüde hizmet veren bir kuruma ihtiyaç duyulduğu hususları gerekçe alınmak suretiyle bu amaçlarla; terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak için 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu na tabi genel bütçeli bir idare statüsünde olmak üzere

115 ĠçiĢleri Bakanlığı na bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı kurulduğu ve aynı zamanda güvenlik kuruluģları ile ilgili kurumlar arasında terörle mücadele alanında gerekli koordinasyonu sağlamak, bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmek amacıyla da Ġç ĠĢleri Bakanı baģkanlığında Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu oluģturulduğu belirtilmiģtir. Yine gerekçede de ifade edildiği üzere, MüsteĢarlık dört ana hizmet birimi, üç danıģma birimi ve bir yardımcı hizmet biriminden oluģan bir örgüt yapısını haiz olup, bunun yanında güvenlik politikaları ve sosyo ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesini sağlamak üzere de illerde ĠçiĢleri Bakanlığı teģkilatında Ġl Sosyal Etüd ve Proje Müdürlüğü kurulmuģ, aynı amaçla da ihtiyaç duyulan ilçelerde valiliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile bürolar kurulabilmesi öngörülmüģtür. Hukuk düzenimizde, 3046 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında 174 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gün ve 174 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Kaldırılması ve Bazı Maddelerinin DeğiĢtirilmesi Hakkında 202 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiĢtirilerek Kabulü Hakkında Kanun un Amaç baģlıklı 1 inci maddesi; Bu Kanunun amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkili, verimli ve ekonomik bir Ģekilde yürütülebilmesi için bakanlıkların kurulmasına, teģkilat, görev ve yetkilerine iliģkin esas ve usulleri düzenlemektir. hükmünü amir olup, Kapsam baģlıklı 2 nci maddesi Bu Kanun, Milli Savunma Bakanlığı hariç diğer bakanlıkların merkez, taģra, yurt dıģı teģkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluģlarını kapsar. düzenlemesini içermektedir sayılı Kanun un 16 ncı maddesi (d) bendi; Bir bakanlıkta birden fazla müsteģarlık kurulamaz buyurucu düzenlemesini içermektedir. Yine aynı Kanun un 15 inci maddesi ise; HiyerarĢik kademeler ve birim unvanları baģlığı altında; bakanlık merkez, taģra, yurtdıģı teģkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluģların hiyararģik kademelerini; hizmetin özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar dikkate alınmak kaydıyla ne Ģekilde düzenleneceği tahdidi olarak belirlenmiģtir. Bu belirlemeye göre; Bakanlık merkez teģkilatında, bir MüsteĢarlık, MüsteĢarlığa bağlı Genel Müdürlük, Kurul veya Daire BaĢkanlığı, Genel Müdürlük veya Kurul BaĢkanlığına bağlı Daire BaĢkanlığı, ġube Müdürlüğü Ģeklinde örgütlenmek olasıdır ve dolayısıyla, kanun birden fazla müsteģarlığa cevaz vermediği gibi, 5952 sayılı Kanunla öngörülen merkez ; il müdürlüğü veya büro Ģeklinde bir hiyerarģik kademenin kabulü de hukuk düzenimizde olası değildir. Dolayısıyla, ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı, maddeyle öngörülen Ģekilde bir müsteģarlık kurulması hukuken olanaksızdır. Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin hukuk devleti olduğu belirtilmiģtir. Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve iģlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasanın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk devleti, aynı zamanda bireylerin haksızlıktan korunmasını ve mutluluğunu amaç edinir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur.

116 Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında, genel olarak 5952 sayılı Yasa bütünüyle ve amacını belirleyen 1 inci maddede talep konusu tümce, hukuk düzenine dolayısıyla Anayasanın 2 nci maddesi ile hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Diğer taraftan; Anayasanın 95 inci maddesine göre yasama organı çalıģmalarını kendi yaptığı iç tüzük hükümlerine göre yürütmekle yükümlüdür. TBMM Ġç Tüzüğü nün 85 inci maddesi; kanun tasarı ve tekliflerinin Anayasa dili, kanun yazılıģ tekniği bakımından incelenmesi Ģartını aramaktadır. Kanun tekniği bakımından kıstasın ise, tarih ve 2005/9986 sayılı, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlük kazanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerinden alınacağı açıktır. Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (ç) bendi, bir tasarı taslağı hazırlanırken ilgili tüm mevzuatın incelenmesini gerekiyorsa bunlarda da değiģiklik yapılmasını öngörmektedir. Bu hüküm de, yasalar arasında uyum sorununu engellemek amacına yöneliktir. Bu uyumun sağlanmaması durumunda ise, hukuk devleti ilkesinin zedeleneceği ve bu düzenlemenin Anayasanın 2 nci maddesine aykırılık taģıyacağı açıktır. Yine, 5952 sayılı yasanın, tasarı metninin Meclis BaĢkanlığı tarafından esas olarak ĠçiĢleri Komisyonu na tali olarak da Plan ve Bütçe Komisyonlarına havale edildiği, ĠçiĢleri Komisyonu tarafından hazırlanan tarih ve Esas No: 1/704, Karar No: 16 sayılı Raporu nda; Komisyonca MüsteĢarlığın kurulmasıyla, ilk defa bünyesinde iki müsteģarlığı barındıran bir bakanlık yapılanmasının ortaya çıktığı ve otorite tecezzi kabul etmez ilkesi de dikkate alındığında müsteģarlıklar arasında muhtemel bir yetki çatıģması yaģanabileceği... konusunda yöneltilen fikre cevaben iki müsteģarlık arasında bir yetki ve görev çatıģmasının söz konusu olmayacağı, zira yeni kuruluģun müsteģarlık adını taģısa da bunun ĠçiĢleri Bakanlığı nın bağlı kuruluģu olacağı, dolayısıyla iki müsteģarlıklı ifadesinin yanıltıcı olacağı ifadeleri yer almaktadır. GörüĢmeler sırasında Komisyon raporundaki bu açıklamanın gerçeği yansıtmadığına dair de herhangi bir açıklama, görüģme söz konusu değildir. Bu halde, 3046 sayılı Kanun un 10 uncu maddesi uyarınca; Bakanlık bağlı kuruluģları; bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek üzere, bakanlığa bağlı olarak özel kanunla kurulan, genel bütçe içinde ayrı bütçeli veya katma bütçeli veya özel bütçeli kuruluģlar olarak ve keza 5952 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile MüsteĢarlığın genel bütçeli bir idare olarak öngörüldüğü

117 hususları birlikte değerlendirildiğinde, yasa koyucunun hükümet iradesi ile hazırlanan kanun tasarısında gerçekleģtirilen bir tür kanuna karģı hile mantığına hizmet ettiği açıkça görülmektedir. Bu paralelde, 3046 sayılı kanuna göre bağlı kuruluģların genel müdürlük olarak örgütlenme zorunluluğu bulunduğu, bu halde de iģbu istem konusu düzenlemenin bağlı kuruluģu müsteģarlık düzeyinde örgütlenmesinin hukuk devleti ilkesi ile bağdaģmadığı açıktır. Nitekim, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca gününde kabul edilen ve ancak CumhurbaĢkanlığı Makamı nın tarih ve 2004/890 sayılı yazısı ile Anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince yeniden görüģülmek üzere geri gönderilen ve halen Komisyonda bulunan 5227 sayılı Kamu Yönetiminin Temel Ġlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun un 28 inci maddesinde de; yürürlükteki mevzuat hükümlerinin idari örgütlenmede bu kabil bir hiyerarģik yapıya geçit vermediği görüldüğünden; Bakanlıklarda merkez teģkilatında MüsteĢarlık biçiminde örgütlenme ve keza bağlı kuruluģların da MüsteĢarlık veya BaĢkanlık biçiminde yapılanması öngörülmüģtür. Ancak, anılan yasa bu haliyle yürürlük kazanmamıģ olduğundan, hukuk düzenimiz açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu halde söz konusu kanun yürürlük kazanmıģ gibi, yürürlükte bulunan 3046 sayılı Kanun hükümlerinin açık yasağına rağmen, halen tasarı halindeki bu kanun düzenlemeleri baz alınarak, devlet yapılanmasında hukuki alt yapısı bulunmayan bir örgütlenme modelinin benimsenmesi ve hatta Esas Komisyona da bağlı kuruluģ olup, MüsteĢarlık biçiminde örgütlenmiģ olduğunun ifade edilmesi suretiyle hayat bulan düzenleme, kesinlikle Anayasanın 2 nci maddesinde öngörülen Hukuk Devleti ilkesine aykırılık içermektedir. Anayasa Mahkemesi nin tarih ve E:1989/11, K:1989 sayılı kararında; Anayasanın 2 nci maddesi, Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri arasında Hukuk Devleti ilkesine de yer vermiģtir. Hukuk Devleti, Devletin bütün faaliyetlerinde hukukun egemen olduğu devlettir. Bu tür devlette de Hukuk güvenliği ni sağlayan bir düzenin kurulması asıldır. Devlet, görevlerini yerine getirirken, Hukuk devleti niteliğini yitirmemeli, hukukun uygar ülkelerinde kabul edilen temel ilkelerini sürekli göz önünde tutmalıdır. Böyle bir düzende, Devlete güven ilkesi, vazgeçilmez temel ögelerdendir. Devlete güven, hukuk devletinin sağlamak istediği huzurlu ve istikrarlı bir ortamın sonucu olarak ortaya çıkar. Yasaların Anayasaya uygunluğu karinesi asıldır. Yasalara gösterilen güven ve saygıdan kaynaklanan oluģumların sonuçlarını korumak gerekir ifadelerine yer verilmiģtir. Anayasanın 6 ncı maddesi Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. hükmüne yer vermiģtir Sayılı yasa ile oluģturulmak istenilen yapılanma ve bu yapılanma ile verilecek olan yetki ve konulan esaslar 6 ncı maddenin belirlediği esaslara aykırıdır. Bir baģka husus, madde; kanun amacını açıkça ve sınırlı olarak terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak tanımlamıģtır ancak, kanun uygulamasında terör kavramının neyi iģaret ettiği hususu belirsizdir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin tarih E:1987/18, K:1986/23, sayılı kararında ifade edildiği üzere; (R.G , sa.2001) Anayasaya göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller dıģında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiģtir ve devredilemez. Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiģ alanda kural koyabilir.

118 Anayasanın çeģitli maddelerinde yer alan kanunla düzenlenir değiminden neyin anlaģılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık getirmiģtir. Örneğin, günlü, E:1985/3, K:1985/8 sayılı kararında, konuyu Ģöyle belirginleģtirmiģtir: Yasa koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiģ alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın uygulanmasını sağlayacaktır.. Esasen Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da budur. Verilen kararda da yer bulduğu üzere, kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Anayasanın 113 üncü maddesi birinci fıkrası; Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teģkilatı kanunla düzenlenir. Ģeklindedir, dolayısıyla Bakanlık teģkilatına iliģkin 3046 sayılı çerçeve kanun hükümlerine uyum Anayasal zorunluluktur sayılı kanunun 3 üncü maddesine göre; Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, mevcut bakanlıkların bölünmesi veya birleģtirilmesi, bakanlıkların görevleri, yetkileri ve teģkilatı bu Kanun esaslarına göre düzenlenir. Böylelikle, her bir bakanlığın teģkilat ve görevleri hakkında kanun, bu kanunda belirlenen esaslar ve ilkeler doğrultusunda kurallar getirilmesinin zorunlu kılınması, Anayasanın 123 üncü maddesi ile getirilen idarenin kanuniliği ilkesinin bir sonucudur. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 1 inci maddesinin, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı tümcesi Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 2) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 2 nci Maddesinin Birinci Fıkrasının; (a) ve (d) Bendlerinin Anayasaya Aykırılığı Maddede (a) bendi ile kanunda geçen Bakan ibaresinin ĠçiĢleri Bakanını, (b) bendi ile de kanunda geçen Bakanlık ibaresinin ĠçiĢleri Bakanlığını, (d) bendi ile de Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığını ifade ettiği belirtilmiģ olup; yukarıda; 5952 sayılı kanunun 1 inci maddesi, birinci cümlesi, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında

119 koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı tümcesine iliģkin açıklamalar doğrultusunda, Anayasaya aykırıdır tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 2 nci maddesi birinci fıkrası; (a) ve (d) bendleri; Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 3) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 3 üncü Maddesinin Anayasaya Aykırılığı (1) Terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı kurulmuģtur. düzenlemesi; yukarıda verilen; 5952 sayılı Kanunun 1 inci maddesi, birinci cümlesi, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı tümcesine iliģkin açıklamalar doğrultusunda, Anayasaya aykırıdır. Ayrıca; 2937 sayılı Devlet Ġstihbarat Hizmetleri ve Milli Ġstihbarat TeĢkilatı Kanunu nun Milli Ġstihbarat TeĢkilatının görevleri baģlıklı 4 üncü maddesi; Milli Ġstihbarat TeĢkilatının görevleri Ģunlardır; a) Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milleti ile bütünlüğüne, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, Anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karģı içten ve dıģtan yöneltilen mevcut ve muhtemel faaliyetler hakkında milli güvenlik istihbaratını Devlet çapında oluģturmak ve bu istihbaratı CumhurbaĢkanı, BaĢbakan, Genelkurmay BaĢkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile gerekli kuruluģlara ulaģtırmak. b) Devletin milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanması ve yürütülmesinde; CumhurbaĢkanı, BaĢbakan, Genelkurmay BaĢkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile ilgili bakanlıkların istihbarat istek ve ihtiyaçlarını karģılamak. c) Kamu kurum ve kuruluģlarının istihbarat faaliyetlerinin yönlendirilmesi için Milli Güvenlik Kurulu ve BaĢbakana tekliflerde bulunmak. d) Kamu kurum ve kuruluģlarının istihbarat ve istihbarata karģı koyma faaliyetlerine teknik konularda müģavirlik yapmak ve koordinasyonun sağlanmasında yardımcı olmak. e) Genelkurmay BaĢkanlığınca Silahlı Kuvvetler için lüzum görülecek haber ve istihbaratı, yapılacak protokole göre Genelkurmay BaĢkanlığına ulaģtırmak. f) Milli Güvenlik Kurulunda belirlenecek diğer görevleri yapmak. g) Ġstihbarata karģı koymak. Hükmü ile Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluģlarının görev ve yükümlülükleri baģlıklı 5 inci madde: Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluģlarının Devlet istihbaratına iliģkin görevleri Ģunlardır: a) Kendi konularında; 1. Görevlerinin gerektirdiği istihbaratı oluģturmak, 2. MĠT tarafından istenecek haber ve istihbaratı elde etmek, 3. Ġstihbarata karģı koymak. b) Elde ettikleri milli güvenliğe iliģkin haber ve istihbaratı anında MĠT e ulaģtırmak.

120 MĠT mensuplarına hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruģları gereken her türlü yardım ve kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluģlarının yukarıda belirtilen görev ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle ilgili koordinasyonun sağlanması ve istihbarat çalıģmalarının yöneltilmesinde, temel görüģleri oluģturmak üzere, MĠT MüsteĢarının BaĢkanlığında Milli Ġstihbarat Koordinasyon Kurulu (MĠKK) kurulmuģtur. Kurul, üç ayda bir; Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri veya Yardımcısı, Genelkurmay Ġstihbarat BaĢkanı veya Yardımcısı, bakanlıkların müsteģarları, kurum ve kuruluģların yetkili amirleri, MĠT in ilgili baģkanları ile MĠT MüsteĢarının çağıracağı diğer kamu görevlilerinin iģtirakiyle toplanır. Hükmü ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu nun 1 inci maddesi Terör; cebir ve Ģiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiģtirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düģürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dıģ güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kiģi veya kiģiler tarafından giriģilecek her türlü suç teģkil eden eylemlerdir. Hükmü birlikte nazara alındığında; her iki kurum arasında görev alanlarında çakıģma bulunduğu ve bu nedenle düzenlemenin, Anayasa 104 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince düzenli ve uyumlu çalıģması Anayasal gereklilik olan Devlet organları arasında çatıģma yaratabilecek nitelikte bulunduğu açıktır. Yine; 3046 sayılı kanunun Sürekli kurullar baģlıklı; 39 uncu maddesi; Bakanlıklarda ve bağlı kuruluģlarda hizmetin kurul biçiminde yürütülmesi gerektiğinde, görevleri ve teģekkül tarzı kuruluģ kanunlarında veya diğer kanunlarda gösterilmek kaydıyla sürekli kurullar kurulabilir. Hükmünü içermekle birlikte MüsteĢarlık biçiminde bir örgütlenme meri mevzuat bakımından bağlı kuruluģ niteliğinde bulunmadığından; kurulması öngörülen kurulun MüsteĢarlık bünyesinde kurulması hukuken mümkün değildir, keza bu kurulun 3152 sayılı Kanunda değiģiklik yapılmak suretiyle kurulmadığı nazara alındığında da Anayasanın 2 nci maddesi kapsamında düzenlemenin hukuk devleti ilkesine uymadığı açıktır. Yukarıdaki izahatla birlikte dilekçemizin Anayasaya aykırılık nedenleri bölümünün 1 inci maddeye iliģkin birinci baģlık bölümünde yer alan nedenlerle tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 3 üncü maddesi, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 104 üncü, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 4) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 4 üncü Maddesinin Anayasaya Aykırılığı 4.1) Birinci fıkrası (1) Güvenlik kuruluģları ve ilgili kurumlar arasında terörle mücadele alanında gerekli koordinasyonu sağlamak, bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmek amacıyla Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu kurulmuģtur. Kanun uygulamasında; Güvenlik kuruluģları ve terör kavramının neyi iģaret ettiği hususu belirsizdir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin tarih E:1987/18, K:1986/23, sayılı kararında ifade edildiği üzere; (R.G , sa.2001) Anayasaya göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller dıģında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet

121 Meclisine verilmiģtir ve devredilemez. Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiģ alanda kural koyabilir. Anayasanın çeģitli maddelerinde yer alan kanunla düzenlenir deyiminden neyin anlaģılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık getirmiģtir. Örneğin, günlü, E:1985/3, K:1985/8 sayılı kararında, konuyu Ģöyle belirginleģtirmiģtir: Yasa koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiģ alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın uygulanmasını sağlayacaktır. Esasen Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da budur. Verilen kararda da yer bulduğu üzere, kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Bu anlamda, Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları hakkında 3046 sayılı Kanun un, HiyerarĢik kademeler ve birim unvanları baģlıklı 15 inci maddesi uyarınca; Bakanlık merkez teģkilatında, MüsteĢarlığa bağlı Kurul BaĢkanlığı kurulması ve buna bağlı olarak da Daire BaĢkanlığı, ġube Müdürlüğü, ġeflik biçiminde alt birimlerin kurulması mümkündür. Dolayısıyla, müstakilen Kurul adı altında ve 5912 sayılı Kanunun TeĢkilat baģlıklı 5 inci maddesi ile Kanun eki (1) sayılı cetvelde yer verilmeksizin TeĢkilata Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu adında bir birimin öngörülmesi hukuk düzenimizde, hem kanun tekniği açısından uyumsuz olup aynı zamanda da çerçeve kanun niteliğindeki 3046 sayılı kanun hükümlerine aykırı bir yasama faaliyeti niteliğindedir. Bu durum, Ġdarenin kanuniliği ilkesi ile çatıģmaktadır. Yukarıdaki izahatla birlikte dilekçemizin Anayasaya aykırılık nedenleri bölümünün 1 inci maddeye iliģkin birinci baģlık bölümünde yer alan nedenlerle, tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 4 üncü maddesi birinci fıkrası; Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 4.2) Ġkinci fıkrası (2) Kurul, ĠçiĢleri Bakanının baģkanlığında, Genelkurmay Ġkinci BaĢkanı, Jandarma Genel Komutanı, Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı, Adalet Bakanlığı MüsteĢarı, ĠçiĢleri Bakanlığı MüsteĢarı, DıĢiĢleri Bakanlığı MüsteĢarı, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, Emniyet Genel Müdürü ve Sahil Güvenlik Komutanından

122 oluģur. Gerektiğinde gündemle ilgili diğer kurum ve kuruluģ temsilcileri de toplantıya davet edilebilir. Kurul ĠçiĢleri Bakanının daveti üzerine toplanır. Toplantı gündemi, Kurul üyelerinin görüģleri alınarak ĠçiĢleri Bakanı tarafından belirlenir. Kurulun sekreterya görevi MüsteĢarlık tarafından yerine getirilir. düzenlemesinde; Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları hakkında 3046 sayılı Kanun un, HiyerarĢik kademeler ve birim unvanları baģlıklı 15 inci maddesi uyarınca; Bakanlık merkez teģkilatında, MüsteĢarlığa bağlı Kurul BaĢkanlığı kurulması ve buna bağlı olarak da Daire BaĢkanlığı, ġube Müdürlüğü, ġeflik biçiminde alt birimlerin kurulması mümkün olduğundan; müstakilen Kurul adı altında ve 5912 sayılı Kanun eki (1) sayılı cetvelde de yer verilmeksizin TeĢkilata, Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu adında bir birimin öngörülmesi hukuk düzenimizde çerçeve kanun niteliğindeki 3046 sayılı kanun hükümlerine aykırı bir yasama faaliyeti niteliğinde olup, idarenin kanuniliği ilkesi ile çatıģmaktadır. Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Ayrıca, Anayasanın 118 inci maddesi üçüncü fıkrası; Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki görüģlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir. Ģeklindedir 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu nun 1 inci maddesi Terör; cebir ve Ģiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiģtirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düģürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dıģ güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kiģi veya kiģiler tarafından giriģilecek her türlü suç teģkil eden eylemlerdir. Hükmüne göre; Anayasal bir kurum olan Milli Güvenlik Kurulu görev alanındaki düzenlemeler, yasa hükmüyle, Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu na devredilmektedir. Diğer taraftan, Kurul oluģumunda, ĠçiĢleri bakanı baģkanlığında Kurul üyeliği öngörülen, Genelkurmay Ġkinci BaĢkanı, Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı bakımından konu değerlendirildiğinde; Anayasa 117 nci madde uyarınca, Silahlı Kuvvetler Komutanı olup, savaģta BaĢkomutanlık görevlerini CumhurbaĢkanı namına yerine getiren ve Bakanlar Kurulu teklifi üzerine CumhurbaĢkanınca atanan, görev ve yetkilerinden dolayı BaĢbakana karģı sorumlu bulunan Genelkurmay BaĢkanına bağlı ve aynı zamanda 1612 sayılı Yüksek Askeri ġuranın KuruluĢ ve Görevleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca Yüksek Askeri ġura Genel Sekreteri konumunda bulunan Genelkurmay Ġkinci BaĢkanı nın; Milli Güvenlik Kurulu ile görev çatıģması bulunan Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı bünyesinde kurulan Terörle Mücadele Koordinasyon

123 Kurulu üyesi olarak yer alması; bağlı bulunduğu Genel Kurmay BaĢkanı nın Milli Güvenlik Kurulu üyesi olduğu nazara alındığında; Anayasa 104 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince düzenli ve uyumlu çalıģması Anayasal gereklilik olan Devlet organları arasında çatıģma yaratabilecek niteliktedir. Aynı Ģekilde; Ayrıca; 2937 sayılı Devlet Ġstihbarat Hizmetleri ve Milli Ġstihbarat TeĢkilatı Kanunu nun KuruluĢ baģlıklı 3 üncü maddesi; BaĢbakana bağlı Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarlığı kurulmuģtur. Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarlığı; MüsteĢar, MüsteĢar yardımcıları, baģkanlıklar, daireler ve Ģubeler ile diğer teģkilat birimlerinden oluģur. Hükmü ve aynı kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası Milli Ġstihbarat TeĢkilatına bu görevler dıģında görev verilemez hükmü birlikte değerlendirildiğinde; TeĢkilat unsuru bulunan MüsteĢara bu kanunda sayılan görevler dıģında görev verilmesi mümkün değildir. Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin hukuk devleti olduğu belirtilmiģtir. Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve iģlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasanın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Hukuk devleti, aynı zamanda bireylerin haksızlıktan korunmasını ve mutluluğunu amaç edinir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında, genel olarak 5952 sayılı Yasa bütünüyle ve amacını belirleyen 1 inci maddede talep konusu tümce, hukuk düzenine dolayısıyla Anayasanın 2 nci maddesi ile hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

124 Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı nın, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı bünyesinde kurulan Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu üyesi olarak yer alması; 2937 sayılı kanunun; Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluģlarının görev ve yükümlülükleri baģlıklı 5 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları; Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluģlarının yukarıda belirtilen görev ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesiyle ilgili koordinasyonun sağlanması ve istihbarat çalıģmalarının yöneltilmesinde, temel görüģleri oluģturmak üzere, MĠT MüsteĢarının BaĢkanlığında Milli Ġstihbarat Koordinasyon Kurulu (MĠKK) kurulmuģtur. Kurul, üç ayda bir; Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri veya Yardımcısı, Genelkurmay Ġstihbarat BaĢkanı veya Yardımcısı, bakanlıkların müsteģarları, kurum ve kuruluģların yetkili amirleri, MĠT in ilgili baģkanları ile MĠT MüsteĢarının çağıracağı diğer kamu görevlilerinin iģtirakiyle toplanır. Kapsamında her iki kurumun görev alanlarında çakıģmalar bulunduğu ve ayrıca Milli Ġstihbarat Koordinasyon Kurulu na Milli Ġstihbarat MüsteĢarı baģkanlık eder ve bu kurula ĠçiĢleri Bakanı katılırken, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına ĠçiĢleri Bakanının baģkanlık etmesi büyük bir çeliģki olup, arz edilen hususlar nazara alındığında, Anayasa 104 üncü maddesi birinci fıkrası gereğince düzenli ve uyumlu çalıģması Anayasal gereklilik olan Devlet organları arasında çatıģma yaratabilecek niteliktedir. Ayrıca 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında Kurul içerisinde Adalet Bakanlığı müsteģarı da sayılmıģtır. Oysa Anayasamızın 159 uncu maddesinde Adalet Bakanlığı müsteģarı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun tabii üyesidir. Anayasamızın üçüncü bölümünde düzenlenen Yargı baģlığı içinde yer alan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu niteliği itibariyle adli ve idari tüm yargı teģkilatının düzenlenmesinde belirleyici rolü olan bir kuruldur. Bu Kurulun üyesi olan Adalet Bakanı MüsteĢarının ĠçiĢleri Bakanı BaĢkanlığında oluģan, baģka bir kurula üye olarak belirlenmesi Anayasamıza özellikle 138 inci ve 159 uncu maddelerine aykırılık teģkil eder. Yukarıdaki izahatla birlikte dilekçemizin Anayasaya aykırılık nedenleri bölümünün 1 inci maddeye iliģkin birinci baģlık bölümünde yer alan nedenlerle, tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 4 üncü maddesi ikinci fıkrası; Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 104 üncü, 113 üncü, 117 nci, 138 inci ve 159 uncu maddelerine aykırıdır. 5) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 5 inci Maddesinin Anayasaya Aykırılığı 5.1.) Ġkinci fıkrasının Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları Ġbaresi Anayasanın 113 üncü maddesi birinci fıkrası Ģu Ģekildedir: Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teģkilatı kanunla düzenlenir. Ve yine Anayasanın 6 ncı maddesi de; Egemenlik, kayıtsız Ģartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kiģiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

125 Hükmünü amirdir. Buna göre; Anayasanın 113 üncü maddesi gereğince yürürlükte bulunan 3046 sayılı yasa ve yine 3152 sayılı yasa hükümleri kapsamında ĠçiĢleri Bakanına özel ihtisas ve araģtırma komisyonu kurma yetkisi tanınmamıģtır. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında madde tümce, hukuk düzenine dolayısıyla Anayasanın 2 nci maddesi ile hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Anayasa Mahkemesi nin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Bu anlamda, Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları hakkında çerçeve kanun niteliğindeki 3046 sayılı kanun hükümlerinde tanınmayan bir yetkinin 5952 sayılı kanunla dolaylı yoldan tanınması Ġdarenin kanuniliği ilkesi ile de çatıģmaktadır. Yukarıdaki izahatla birlikte dilekçemizin Anayasaya aykırılık nedenleri bölümünün 1 inci maddeye iliģkin birinci baģlık bölümünde yer alan nedenlerle, tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 5 inci maddesi ikinci fıkrasının Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları ibaresi, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 5.2) Üçüncü Fıkrası Düzenleme; yukarıda verilen; 5952 sayılı Kanunun 1 inci maddesi, birinci cümlesi, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri

126 Bakanlığına bağlı tümcesine iliģkin açıklamalar doğrultusunda, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 6) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 6 ncı Maddesi, Birinci Fıkra Terörle Ġbaresi; Birinci Fıkra (a) ve (b) Bendleri, Birinci Fıkra (c) Bendi veya yaptırmak Ġbaresi; Birinci Fıkra (ç) Bendi Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara Ġbareleri; Birinci Fıkra (f) Bendinin Anayasaya Aykırılığı Kanun uygulamasında; Güvenlik kuruluģları ve terör kavramının neyi iģaret ettiği hususu belirsizdir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin tarih E:1987/18, K:1986/23, sayılı kararında ifade edildiği üzere; (R.G , sa.2001) Anayasaya göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller dıģında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiģtir ve devredilemez. Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiģ alanda kural koyabilir. Anayasanın çeģitli maddelerinde yer alan kanunla düzenlenir deyiminden neyin anlaģılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık getirmiģtir. Örneğin, günlü, E:1985/3, K:1985/8 sayılı kararında, konuyu Ģöyle belirginleģtirmiģtir: Yasa koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiģ alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın uygulanmasını sağlayacaktır.. Esasen Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da budur. Verilen kararda da yer bulduğu üzere, kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. (f) alt bendi ile getirilen, Ġnceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak düzenlemesi; Anayasanın 2 nci maddesine aykırıdır. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur.

127 Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu kapsamda, muhatabı ve yaptırımı ve sınırları belirsiz bir inceleme ve denetlemenin, Anayasanın 5 inci maddesinde öngörülen Devletin temel amaç ve görevleri ile Anayasanın 13 üncü maddesinde öngörülen Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması kapsamında ölçülülük ilkesine uymamaktadır tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 6 ncı maddesi, birinci fıkra Terörle ibaresi; birinci fıkra (a) ve (b) bendleri, birinci fıkra (c) bendi veya yaptırmak ibaresi; birinci fıkra (ç) bendi Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara ibareleri; birinci fıkra (f) bendi; Anayasanın 2 nci, 7 nci, 8 inci ve 13 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 7) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 7 nci Maddesi Birinci Fıkra, bakana Ġbaresinin Anayasaya Aykırılığı Yukarıda, Kanunun 1 inci maddesi, birinci cümlesi, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı tümcesine dair açıklamalar kapsamında Anayasaya aykırıdır tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun Ġstihbarat Değerlendirme Merkezi baģlıklı, 7 nci maddesi birinci fıkra, bakana ibaresi; Anayasanın; 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 8) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 8 inci Maddesinin Anayasaya Aykırılığı Hukuk düzenimizde, 3046 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında 174 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gün ve 174 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Kaldırılması ve Bazı Maddelerinin DeğiĢtirilmesi Hakkında 202 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiĢtirilerek Kabulü Hakkında Kanun un Amaç baģlıklı 1 inci maddesi; Bu Kanunun amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkili, verimli ve ekonomik bir Ģekilde yürütülebilmesi için bakanlıkların kurulmasına, teģkilat, görev ve yetkilerine iliģkin esas ve usulleri düzenlemektir. hükmünü amir olup, Kapsam baģlıklı 2 nci maddesi Bu Kanun, Milli Savunma Bakanlığı hariç diğer bakanlıkların merkez, taģra, yurt dıģı teģkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluģlarını kapsar. düzenlemesini içermektedir sayılı Kanun un 16 ncı maddesi (d) bendi; Bir bakanlıkta birden fazla müsteģarlık kurulamaz buyurucu düzenlemesini içermekte olup, aynı Kanun un 15 inci maddesi ise; HiyerarĢik

128 kademeler ve birim unvanları baģlığı altında; bakanlık merkez, taģra, yurtdıģı teģkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluģların hiyararģik kademelerini; hizmetin özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar dikkate alınmak kaydıyla ne Ģekilde düzenleneceği tahdidi olarak belirlenmiģtir. Bu belirlemeye göre; Bakanlık merkez teģkilatında, 1 MüsteĢarlık, MüsteĢarlığa bağlı Genel Müdürlük, Kurul veya Daire BaĢkanlığı, Genel Müdürlük veya Kurul BaĢkanlığına bağlı Daire BaĢkanlığı, ġube Müdürlüğü Ģeklinde örgütlenmek olasıdır ve dolayısıyla, kanun birden fazla müsteģarlığa cevaz vermediği gibi, 5952 sayılı Kanunla öngörülen merkez ; il müdürlüğü veya büro Ģeklinde bir hiyerarģik kademenin kabulü de hukuk düzenimizde olası değildir. Dolayısıyla, ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı, maddeyle öngörülen Ģekilde bir Ġstihbarat Değerlendirme Merkezi kurulması hukuken olanaksızdır. Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin hukuk devleti olduğu belirtilmiģtir. Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve iģlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasanın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında, düzenleme; hukuk düzenine dolayısıyla Anayasanın 2 nci maddesi ile hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Diğer taraftan; Anayasanın 95 inci maddesine göre yasama organı çalıģmalarını kendi yaptığı iç tüzük hükümlerine göre yürütmekle yükümlüdür. TBMM Ġç Tüzüğü nün 85 inci maddesi; kanun tasarı ve tekliflerinin Anayasa dili, kanun yazılıģ tekniği bakımından incelenmesi Ģartını aramaktadır. Kanun tekniği bakımından kıstasın ise, tarih ve 2005/9986 sayılı, Bakanlar Kurulu Kararı ile

129 yürürlük kazanan Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerinden alınacağı açıktır. Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (ç) bendi, bir tasarı taslağı hazırlanırken ilgili tüm mevzuatın incelenmesini gerekiyorsa bunlarda da değiģiklik yapılmasını öngörmektedir. Bu hüküm de, yasalar arasında uyum sorununu engellemek amacına yöneliktir. Bu uyumun sağlanmaması durumunda ise, hukuk devleti ilkesinin zedeleneceği ve bu düzenlemenin Anayasanın 2 nci maddesine aykırılık taģıyacağı açıktır. Anayasa Mahkemesinin tarih ve E:1989/11, K:1989 sayılı kararında; Anayasanın 2 nci maddesi, Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri arasında Hukuk Devleti ilkesine de yer vermiģtir. Hukuk Devleti, Devletin bütün faaliyetlerinde hukukun egemen olduğu devlettir. Bu tür devlette de Hukuk güvenliği ni sağlayan bir düzenin kurulması asıldır. Devlet, görevlerini yerine getirirken, Hukuk devleti niteliğini yitirmemeli, hukukun uygar ülkelerinde kabul edilen temel ilkelerini sürekli göz önünde tutmalıdır. Böyle bir düzende, Devlete güven ilkesi, vazgeçilmez temel ögelerdendir. Devlete güven, hukuk devletinin sağlamak istediği huzurlu ve istikrarlı bir ortamın sonucu olarak ortaya çıkar. Yasaların Anayasaya uygunluğu karinesi asıldır. Yasalara gösterilen güven ve saygıdan kaynaklanan oluģumların sonuçlarını korumak gerekir ifadelerine yer verilmiģtir. Bir baģka husus, maddede kurulması öngörülen Merkezin kuruluģ amacı; terörle mücadele alanında oluģturulacak politika ve strateji ile alınacak tedbirlere esas olmak üzere, ilgili birimlerden stratejik istihbaratın alınması ve değerlendirilmesi ; olarak belirlenmiģtir. Ancak, kanun uygulamasında terör kavramının neyi iģaret ettiği hususu belirsizdir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin tarih E:1987/18, K:1986/23, sayılı kararında ifade edildiği üzere; (R.G , sa.2001) Anayasaya göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller dıģında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiģtir ve devredilemez. Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiģ alanda kural koyabilir. Anayasanın çeģitli maddelerinde yer alan kanunla düzenlenir değiminden neyin anlaģılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık getirmiģtir. Örneğin, günlü, E:1985/3, K:1985/8 sayılı kararında, konuyu Ģöyle belirginleģtirmiģtir: Yasa koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiģ alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın uygulanmasını sağlayacaktır.. Esasen Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da budur. Verilen kararda da yer bulduğu üzere, 5952 sayılı kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Anayasanın 113 üncü maddesi birinci fıkrası; Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teģkilatı kanunla düzenlenir. Ģeklindedir, dolayısıyla Bakanlık teģkilatına iliģkin 3046 sayılı çerçeve kanun hükümlerine uyum

130 Anayasal zorunluluktur sayılı kanunun 3 üncü maddesine göre; Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, mevcut bakanlıkların bölünmesi veya birleģtirilmesi, bakanlıkların görevleri, yetkileri ve teģkilatı bu Kanun esaslarına göre düzenlenir. Böylelikle, her bir bakanlığın teģkilat ve görevleri hakkında kanun, bu kanunda belirlenen esaslar ve ilkeler doğrultusunda kurallar getirilmesinin zorunlu kılınması, Anayasanın 123 üncü maddesi ile getirilen idarenin kanuniliği ilkesinin bir sonucudur. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Ġkinci fıkra ile; ihtiyaç duyulan istihbari bilgilerin Genelkurmay BaĢkanlığı, DıĢiĢleri Bakanlığı, Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarlığı tarafından MüsteĢarlığa verilmesi buyurucu biçimde düzenlenmiģ ve herhangi bir sınırlama da getirilmemiģtir. Oysa, sayılan kurumların her biri doğrudan BaĢbakanlığa bağlı yapılar olup, bu Ģekilde kurumsal hiyerarģinin aģılmasının Anayasanın 104 üncü maddesine aykırı olduğu açıktır tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 8 inci maddesi, Anayasanın 2 nci, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 104 üncü, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 9) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 9 uncu Maddesinin Anayasaya Aykırılığı 9.1) Birinci Fıkrası, (a) Bendi Birinci alt bendindeki;.uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak.. tümcesi, ikinci alt bendindeki, Güvenlik kuruluģları ibaresi, üçüncü alt bendindeki; Valilikler ibaresi, dördüncü alt bendi Belirlenen politikalar ile sosyo ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi için ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak, Kanunun 6 ncı maddesinde MüsteĢarlığa verilen görevler arasında, sadece politika ve stratejilerin belirlenmesine yönelik çalıģmalar yürütmek sayılmıģken, madde ile belirlenen politikaların uygulanmasına iliģkin eylem planları hazırlamaktan ve belirlenen politikalar ile sosyo ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi de ana hizmet birimi görevleri arasında sayılmıģtır. Yine, Valilikler doğrudan ilgili mevzuat hükümlerine tabi organlar olup, bu mevzuatla ilgi ve uyumu sağlanmadan yapılan düzenleme Anayasanın 2 nci ve 104 üncü maddesine aykırıdır. Yine, düzenlemenin belirtilen ibare ve tümceleri, Anayasamızın 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası; Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamaz hükmüne aykırıdır. Kanun uygulamasında; Güvenlik kuruluģları ve terör kavramının neyi iģaret ettiği hususu belirsizdir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin tarih E:1987/18, K:1986/23, sayılı kararında ifade edildiği üzere; (R.G , sa.2001) Anayasaya göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller dıģında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiģtir ve devredilemez. Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiģ alanda kural koyabilir.

131 Anayasanın çeģitli maddelerinde yer alan kanunla düzenlenir deyiminden neyin anlaģılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık getirmiģtir. Örneğin, günlü, E:1985/3, K:1985/8 sayılı kararında, konuyu Ģöyle belirginleģtirmiģtir: Yasa koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiģ alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın uygulanmasını sağlayacaktır.. Esasen Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da budur. Verilen kararda da yer bulduğu üzere, kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu kapsamda, muhatabı ve yaptırımı ve sınırları belirsiz bir inceleme ve denetlemenin, Anayasanın 5 inci maddesinde öngörülen Devletin temel amaç ve görevleri ile, Anayasanın 13 üncü maddesinde öngörülen Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması kapsamında ölçülülük ilkesine uymamaktadır.

132 Düzenleme, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 104 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. 9.2) Birinci Fıkrası, (b) Bendi Birinci alt bendi; Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, tümcesi, Düzenlemede, herhangi bir sınırlama getirilmeksizin veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek görevinin verilmesi hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Veri, bilgi ve belgeleri toplamak her türlü kiģisel verileri de kapsama alacağından, Anayasanın 13 üncü, 20 nci, 25 inci maddelerine aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:1988/38, K:1989/26 sayılı kararında; Temel hak ve özgürlüklerin soyut Anayasa kuralları olmaktan çıkarılması, kullanılabilir ve uygulanabilir duruma getirilmeleri, dolayısıyla kiģi yönünden pratik bir değer taģıyabilmeleri için sınırlarının belirtilmesi, kullanma ve uygulama yollarının gösterilmesi gerekir. Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve özgürlükler üzerinde yerine göre yapılması gereken sınırlamaların ne tür tasarruflarla, ne gibi sebeplere dayanılarak ve hangi ölçüler içerisinde yapılabileceği hükme bağlanmıģtır. Bu belirlemeye göre, temel hak ve özgürlükler üzerindeki sınırlama ancak yasayla yapılabilecek, sınırlamayı haklı gösterecek sebep olarak ancak maddede sayılı ve sınırlı olarak gösterilmiģ bulunan genel sınırlama nedenleriyle Anayasanın ilgili diğer maddelerinde öngörüleri özel sınırlama sebeplerine dayanılacak demokratik toplum düzeninin gerekleri de sınırlamanın ölçüsünü oluģturacaktır. Yine Anayasa Mahkemesinin tarih; E:2008/30 ve K:2009/96 sayılı kararında; Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin ancak Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabileceği; bu sınırlamanın da Anayasanın sözüne, ruhuna, demokratik toplum düzeni ile ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtildiği, yine Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesinin, Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması baģlıklı 8 inci maddesinde ise; Herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleģmesine saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu, Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç iģlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya baģkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüģ olmak koģuluyla söz konusu olabileceği halde, bu gerekliliklere ve ilkelere uyulmaksızın soy bağı kurumunun özüne dokunur nitelikte bir sınırlama getiren Türk Medeni Kanunu 289 uncu maddesi Anayasanın 13 üncü maddesine aykırı düģmektedir. Yine, Anayasa Mahkemesinin tarih; E:2006/167 ve K:2008/86 sayılı kararında; Ġtiraza konu 8 inci madde hükmüyle sayım ve örnekleme çalıģmalarına konu olan, hakkında veri toplanacak gerçek ve tüzel kiģiler ile kurum ve kuruluģların yetkililerine cevap verme yükümlülüğü getirilmiģ, bu yükümlülüğe uymayanların da 54 üncü maddede gösterilen biçimde idari para cezasıyla cezalandırılması öngörülmüģtür. Maddede açıklayıcı bir düzenleme bulunmadığı için, kiģisel veri veya isteme bağlı veri olarak adlandırılan, belirli veya belirlenebilir kiģilerle ilgili her türlü bilgilerin istenebileceği kuģkusuzdur. Ġstatistiki birimlerin kendilerinden istenen bilgileri belirlenen Ģekil ve sürede eksiksiz ve hatasız olarak vermek zorunluluğuna uyulmaması idari para cezası yaptırımına bağlanmıģ olmasına karģın, istenilecek veri ve bilgilerin kapsamı ya da sınırlarının ne/neler olacağına, baģka bir anlatımla, temel hak ve özgürlüklere

133 müdahale niteliğinde olan veri ve bilgilerin bu zorunluluk kapsamında bulunup bulunmadığına iliģkin herhangi bir düzenlemeye rastlanmamaktadır. Dolayısıyla, istatistiki birimler kendilerinden istenildiği takdirde her türlü bilgiyi temel hak ve özgürlüklerine müdahale niteliğinde olsa bile vermek zorundadırlar. Anayasanın 20 nci maddesinde herkesin özel hayatına ve aile yaģayıģına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu; 25 inci maddesinde de herkesin düģünce ve kanaat özgürlüğüne sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin düģünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı hüküm altına alınmıģtır. 20 nci madde gerekçesinde, özel hayatın korunmasının her Ģeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, resmi makamların özel hayata müdahale edememesi anlamına geldiği belirtilmiģtir. AĠHM kararlarında da belirtildiği gibi, özel hayat bütün unsurlarıyla tanımlanamayacak kadar geniģ bir kavram olup devletin yetkili temsilcileri tarafından ilgililer hakkında rızası olmaksızın bilgi toplamasının her zaman söz konusu kiģinin özel hayatını ilgilendireceği kuģkusuzdur. Anket formlarında yer alan bazı sorular özel yaģamın gizliliği ile düģünce ve kanaatin açıklanması sonucunu doğurabilir. Bir ülkede en güçlü veri tekeli idaredir. Bu gücün sınırlandırılması özel yaģamın ve düģünce ve kanaat özgürlüğünün korunması bakımından önemlidir. Anayasanın 20 nci ve 25 inci maddelerinde yer alan güvencelere rağmen itiraza konu 8 inci madde hükmüyle kiģiler, bilgi toplama, saklama, iģleme ve değiģtirme tekeli olan idareye ve diğer kiģilere karģı korumasız bırakılmıģ, veri toplamanın sınırlarına yasal düzenlemede yer verilmemiģtir. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralların Anayasanın 20 nci ve 25 inci maddelerine aykırı olduğundan iptali gerekir. Düzenleme, Anayasanın; 13 üncü, 20 nci, 25 inci maddelerine aykırıdır. Ġkinci alt bendi, yaptırmak ibaresi Ġnceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak düzenlemesi; Anayasanın 2 nci maddesine aykırıdır. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu kapsamda, muhatabı ve yaptırımı ve sınırları belirsiz bir inceleme ve denetlemenin, Anayasanın 5 inci maddesinde öngörülen Devletin temel amaç ve

134 görevleri ile, Anayasanın 13 üncü maddesinde öngörülen Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması kapsamında ölçülülük ilkesine uymamaktadır. Düzenleme, Anayasanın 2 nci, 5 inci ve 13 üncü maddelerine aykırıdır. Dördüncü alt bendi; Terörle ibaresi; Kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. Düzenleme; Anayasanın 2 nci, 7 nci ve 13 üncü maddelerine aykırıdır. 10) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 10 uncu Maddesinin Anayasaya Aykırılığı Birinci fıkrasının, (b) bendinin; Birinci alt bendi Terörle mücadele mevzuatını ve uygulamasını değerlendirmek, günün Ģartlarına göre geliģtirmek. Cümlesi Anayasanın 6 ncı maddesinde, Hiçbir kimse kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz ve 7 nci maddesinde de, Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi nindir. Bu yetki devredilemez. ; denilmektedir. Dolayısıyla, yasama yetkisini kapsar biçimde, madde ile mevzuatı günün Ģartlarına göre geliģtirmek görevinin verilmesi Anayasanın 2 nci, 6 ncı ve 7 nci maddelerine aykırıdır. Birinci fıkrasının, (c) bendinin; Birinci ve ikinci cümlesi Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve

135 kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. Anayasa 128 inci maddede; Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili olarak Genel Ġlkeler baģlığı altında, Devletin, kamu iktisadî teģebbüsleri ve diğer kamu tüzelkiģilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük iģleri kanunla düzenlenir. denilmektedir sayılı Kanun Bakanlıkların KuruluĢ ve teģkilat esaslarını belirleyen çerçeve kanun olup, bu çerçeve kanun ile bakanlıklarda sözleģmeli surette ve keza müsteģar müģaviri pozisyonunda istihdam kabul edilmemiģtir. Aynı Ģekilde, 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda da bu tarz bir istihdama imkan verilmemiģtir. Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin hukuk devleti olduğu belirtilmiģtir. Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve iģlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasanın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında, düzenleme, hukuk düzenine dolayısıyla Anayasanın 2 nci maddesi ile hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Düzenleme, Anayasanın 2 nci ve 128 inci maddelerine aykırıdır.

136 11) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 13 üncü Maddesinin Ġkinci Fıkrasının Anayasaya Aykırılığı Madde ile, özel uzmanlık isteyen konularda kadro karģılığı olmaksızın tam gün veya kısmi gün veya belli bir konu veya proje bazında, konu veya projenin süresi ile sınırlı olmak koģuluyla sözleģmeli personel ve yabancı uzman çalıģtırılabilmesine olanak tanınmıģtır. ÇalıĢtırılacak olan personel hakkında hiçbir kiritere ve vasfa yer verilmediği gibi çalıģtırılacak personelin sayısı hakkında da bir sınırlama getirilmemiģtir. ÇalıĢtırılma Ģekli, sayısı gibi konularda tamamıyla ucu açık bir personel rejimi öngörülmüģtür. Bu madde ile binlerce hatta daha fazla sınırsız personel istihdamı söz konusu olabilecektir. Ayrıca müsteģarlığın kuruluģ amacına yönelik bilgi birikimine sahip olmayan personel de söz konusu madde uyarınca istihdam edilebilecektir. Çünkü bu konuda da herhangi bir sınırlama öngörülmemiģtir. Anayasanın 128 inci maddesinde; Devletin, kamu iktisadî teģebbüsleri ve diğer kamu tüzelkiģilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük iģleri kanunla düzenlenir. hükmü yer almaktadır. SözleĢmeli personel konusunda yasa ile yapılması gereken düzenlemeler idarenin takdirine bırakılmıģtır. Bu nedenle düzenleme Anayasanın 128 inci maddesine aykırıdır. Ayrıca Devletin tüm istihbari bilgilerinin toplanmasının öngörüldüğü Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı nda yabancı uzman çalıģtırılabilmesinin benimsenmesi, bu istihdamın karģılıklılık ilkesi koģuluna bağlanmamıģ olması, kamu yararının bulunmaması, ülke bağımsızlığına zarar verebilecek nitelikte bulunması nedenleriyle Anayasaya aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin tarih ve E:2006/119, K:2009/145 sayılı kararında; Diğer taraftan iptali istenen düzenleme, karģılıklılık ilkesiyle de bağdaģmamaktadır. Türk Yabancılar Hukukunun temel ilkelerinden en önde geleni, karģılıklılıktır. KarĢılıklılık (mütekabiliyet) esası, öğretide en az iki devlet arasında uygulanan ve her birinin ülkesinde diğerinin vatandaģlarına aynı mahiyetteki hakları karģılıklı tanımalarını ifade eden bir prensip olarak izah olunmaktadır. Bu prensibe göre; bir yabancının Türkiye de bir haktan yararlanabilmesi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaģlarının da o yabancının ülkesinde aynı tür ve nitelikte olan haklardan yararlandırılmasına bağlıdır. KarĢılıklı muamele esası, antlaģma ile ya da kanunla konulabilir. Anayasamızın BaĢlangıç kısmının ikinci paragrafında yer alan Dünya milletleri ailesinin eģit haklara sahip Ģerefli bir üyesi olarak... ibaresi, milletlerarası hukuk iliģkilerimizde karģılıklılık ilkesinin esas alınacağını göstermektedir. KarĢılıklılığın etkisiz hale gelebildiği bir durumda ise, milletlerin eģit haklara sahip olduğundan söz edilemez. Ġfadeleri ile subut bulduğu üzere, karģılıklılık ilkesini gözetmeyen düzenleme, Anayasaya aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin tarih ve E:2004/68 ve K:2005/104 sayılı kararındaki gerekçeler de konunun değerlendirilmesinde önem arzeden hususlardır: Yabancının klasik insan hak ve özgürlüklerinden bazılarından vatandaģ gibi yararlandırılmamasının, bu hakların kimi sınırlama ya da kısıtlamalara tabi tutulmasının nedenlerini Devleti korumak, onun devamlılığını sağlamak gibi düģüncelerde aramak gerekir. Devletler arasında, ticari, iktisadi, askeri ve kültürel iliģkilerin olabildiğince arttığı, insancıl düģüncelerin son derece yaygınlaģtığı günümüzde aynı mülahazaların büsbütün gücünü yitirdiği söylenemez. Tarih

137 boyunca, devletler ülkelerindeki yabancı unsurlara kuģku ile bakmıģlar, bazı hakları onlardan esirgemiģler, bazılarını ise kimi koģullara, bağlamak suretiyle sınırlamıģlardır. Anayasamızın 16 ncı maddesinde de, Anayasanın 12 nci maddesinde herkese tanınan temel hak ve özgürlüklerin, yabancılar için, uluslararası hukuka uygun olarak yasayla sınırlandırılabileceği kurala bağlanmıģtır. Yabancıların temel hak ve özgürlüklerin kimilerinden yurttaģlar gibi yararlandırılmamasının, bu hakların kimi sınırlama ya da kısıtlamalara bağlı tutulmasının nedenlerini Anayasa Mahkemesinin yabancılara mülk satıģı ile ilgili günlü, E:1984/14, K:1985/7 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Devlet i korumak, onun sürekliliğini sağlamak gibi düģüncelerde aramak gerekir. Devletin geleceği üzerinde doğrudan etkisi olan yaģamsal önemdeki konularda, yabancıların ağırlığını önleyici kuralların getirilmesi, bağımsızlığın korunması yönünden zorunludur. Türkiye Cumhuriyetinin dünya milletler ailesine bağımsız bir devlet olarak kabulünün uluslararası belgesi Lozan BarıĢ AntlaĢmasıdır. Bu antlaģmaya ekli Ġkamet ve Selahiyeti Adliye Hakkındaki Mukavelenamede; yabancıların ülkede mülk edinmeleri konusunda mütekabiliyet Ģartı öngörülmüģ, bu tarihten sonra düzenlenen konu ile ilgili yasalarda ve yapılan birçok antlaģmada mütekabiliyet Ģartı getirilmek suretiyle, karģılıklı muamele esası, gerek antlaģmalar hukuku, gerek mevzuu hukuk olarak Türk Yabancılar Hukukunun genel ilkelerinden biri haline dönüģtürülmüģtür. Anayasanın 176 ncı maddesinde, Anayasanın dayandığı temel görüģ ve ilkeleri belirten BaĢlangıç kısmının, Anayasa metnine dahil olduğu açıklanmıģ, anılan maddenin gerekçesinde de BaĢlangıç kısmının, Anayasanın diğer hükümleriyle eģdeğerde olduğu vurgulanmıģtır. Anayasanın cumhuriyetin niteliklerini belirleyen 2 nci maddesinde ise Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanıģma ve adalet anlayıģı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, BaĢlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiģtir. BaĢlangıcın 2 nci paragrafındaki; Türkiye Cumhuriyetinin Dünya milletler ailesinin eģit haklara sahip Ģerefli bir üyesi olduğu ilkesiyle, devletin beģeri unsurunu oluģturan milletin diğer milletlerle hak eģitliğine sahip bulunduğu vurgulanmıģtır. BaĢlangıcın 5 inci paragrafında ise Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin karģısında korunma göremeyeceği ilkesi ile, Anayasanın öngördüğü hukuk düzeni içinde, milli menfaatlerin her Ģeyin üstünde tutulması gereği belirlenmiģtir. KarĢılıklı muamele (mütekabiliyet) esası uluslararası iliģkilerde eģitliği sağlayan bir denge aracıdır Nitekim Anayasa Mahkemesinin tarih ve E:1984/9, K:1985/4 sayılı kararında, Anayasanın 5 inci maddesinde yer alan Türk Milletinin bağımsızlığı ilkesinin, siyasi ve ekonomik bağımsızlığı içerdiği kuģkusuzdur; siyasi ve ekonomik bağımsızlık kavramlarının yalnız baģlarına bir anlam ifade etmedikleri, birbirlerini tamamlayan kavramlar oldukları görüģü de doğrudur. denilmiģtir. Ayrıca bir ülkedeki bağımsızlık kavramının ulusal savunma ve ulusal güvenlik ile iliģkisi düģünüldüğünde önemli bir haberleģme Ģebekesinin yabancı sermayeye bırakma sonucunu verebilecek bir düzenlemenin, ülke savunması bakımından yaratacağı sakıncaları ayrıntılı biçimde belirtmeye herhalde gerek yoktur. Çünkü, haberleģme birimleri yabancılarca iģletilen bir devletin bu alanda bağımsızlığından söz edilemeyeceği gibi, bir savaģ durumunda ulusal savunmasının temellerinden olan ulusal ve askeri haberleģmesinin felce uğrayacağı, böylelikle eli kolu bağlı duruma düģeceği herkesçe bilinmektedir.

138 Anayasanın baģlangıç kısmının tarih ve 4709 sayılı Kanun ile değiģik beģinci paragrafında, Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatleri...nin karģısında korunma göremeyeceği... ilkesine aykırı, Anayasanın 5 inci maddesindeki Türk Milletinin bağımsızlığını koruma görevi ile çeliģen bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesinin tarihli E:1989/6, K:1989/42 sayılı kararında, Yasal düzenlemelerin Cumhuriyetin temel niteliklerinden birisi olan hukuk devleti ilkesine uygun olması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Yönetilenlere, en güçlü, en etkin ve en kapsamlı biçimde hukuksal güvenceyi sağlayan hukuk devleti, tüm devlet organlarının eylem ve iģlemlerinin hukuka uygunluğunu baģlıca geçerlik koģulu sayarak insan hakları, temel haklar ve özgürlükler yönünden Anayasal ilkeler düzeyine ulaģmıģ kurallara dayanır. Hukukun üstünlüğünü, toplumsal barıģı ve ulusal dayanıģmayı amaçlamayan Anayasanın öncelik ve bağlayıcılığını gözetmeyen, hukukun evrensel kurallarına saygılı olmayan, adaletli bir düzeni gerçekleģtirmeyen, kiģilere değer vermeyen, çağdaģ kurum ve kurallarla uyum sağlamayan devletin hukuk devleti olduğundan söz edilemez. Anayasa Mahkemesinin bu kararında devlete kaynak sağlamak amacıyla gerekli düzenlemeler gerçekleģtirilirken hukuksal ilkelerin yıpranıp yıkılmasına duyarsız kalınamayacağı açıkça belirtilmiģtir sayılı Kanunun 2 nci maddesinin 406 sayılı Kanunun ek 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasını madde metninden çıkarılması için yapılan düzenlemede; Türk Telekom un yabancılara satılarak devlete kaynak yaratılmak istenmesi tek ölçek olarak görülmüģ, hukuk devletinin vazgeçilmez öğelerinden olan yasaların kamu yararına dayanması ilkesi gözetilmediği gibi karģılıklılık, hukuk devleti ve Anayasanın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkeleri de dikkate alınmamıģ ve nihayet bağımsızlık ilkesi nin yıpranmasına duyarsız kalınmıģtır. Bu nedenle, yapılan bu düzenleme Anayasanın 2 nci ve 11 inci maddelerine ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda açıklanan kararına da aykırıdır. Anayasanın 153 üncü maddesinin son fıkrasında Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama yürütme ve yargı organları ile yönetim makamlarını, gerçek ve tüzelkiģileri bağlayacağı öngörülmüģtür. Bu kural gereğince Yasama Organı, yapacağı yeni düzenlemelerde daha önce aynı konuda verilen Anayasa Mahkemesi kararlarını gözönünde bulundurmak, bu kararları etkisiz bırakacak biçimde yeni yasa çıkarmamak ve Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilen kuralları tekrar yasalaģtırmamak yükümlülüğündedir. Düzenleme; Anayasanın 176 ncı maddesi uyarınca BaĢlangıç hükümlerine, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 11 inci, 128 inci ve 153 üncü maddelerine aykırıdır. Dördüncü fıkrası; Dördüncü fıkranın son cümlesinde Bu fıkranın uygulanmasına iliģkin usul ve esaslar ile söz konusu personele yapılacak diğer ödemeler MüsteĢarın teklifi üzerine Bakan onayı ile tespit edilir. hükmüne yer verilmiģtir. Dolayısıyla, diğer ödemeler olarak anılan bir grup ödeme konusunda idareye yetki verilmiģtir. Anayasanın 128 inci maddesi Devletin, kamu iktisadî teģebbüsleri ve diğer kamu tüzelkiģilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük iģleri kanunla düzenlenir. hükmüne amirdir. Dördüncü fıkranın son cümlesi yasa ile yapılması gereken düzenlemeler için idareye sınırsız yetki devrini içermektedir. Bu nedenle söz konusu düzenleme Anayasanın 128 inci maddesine aykırıdır.

139 Düzenleme; Anayasanın 128 inci maddesine aykırıdır. 12) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 15 inci Maddesinin Ġkinci Cümlesi, Bu kapsamda MüsteĢarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belge talebi; ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlar tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. Düzenlemesinin Anayasaya Aykırılığı Düzenlemede, herhangi bir sınırlama getirilmeksizin her türlü bilgi ve belgele talebinin ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlar tarafından yerine getirilmesi nin öngörülmüģ olması hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Bilgi ve belgelerin, her türlü kiģisel verileri de kapsama alacağı açık olup düzenleme, Anayasanın 13 üncü, 20 nci ve 25 inci maddelerine aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:1988/38, K:1989/26 sayılı kararında; Temel hak ve özgürlüklerin soyut Anayasa kuralları olmaktan çıkarılması, kullanılabilir ve uygulanabilir duruma getirilmeleri, dolayısıyla kiģi yönünden pratik bir değer taģıyabilmeleri için sınırlarının belirtilmesi, kullanma ve uygulama yollarının gösterilmesi gerekir. Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve özgürlükler üzerinde yerine göre yapılması gereken sınırlamaların ne tür tasarruflarla, ne gibi sebeplere dayanılarak ve hangi ölçüler içerisinde yapılabileceği hükme bağlanmıģtır. Bu belirlemeye göre, temel hak ve özgürlükler üzerindeki sınırlama ancak yasayla yapılabilecek, sınırlamayı haklı gösterecek sebep olarak ancak maddede sayılı ve sınırlı olarak gösterilmiģ bulunan genel sınırlama nedenleriyle Anayasanın ilgili diğer maddelerinde öngörüleri özel sınırlama sebeplerine dayanılacak demokratik toplum düzeninin gerekleri de sınırlamanın ölçüsünü oluģturacaktır. Yine Anayasa Mahkemesinin tarih; E:2008/30 ve K:2009/96 sayılı kararında; Anayasanın 13 üncü maddesinde temel hak ve hürriyetlerin ancak Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabileceği; bu sınırlamanın da Anayasanın sözüne, ruhuna, demokratik toplum düzeni ile ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtildiği, yine Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesinin, Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması baģlıklı 8 inci maddesinde ise; Herkesin özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleģmesine saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu, Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç iģlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya baģkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüģ olmak koģuluyla söz konusu olabileceği halde, bu gerekliliklere ve ilkelere uyulmaksızın soy bağı kurumunun özüne dokunur nitelikte bir sınırlama getiren Türk Medeni Kanunu 289 uncu maddesi Anayasanın 13 üncü maddesine aykırı düģmektedir. Yine, Anayasa Mahkemesinin tarih; E:2006/167 ve K:2008/86 sayılı kararında; Ġtiraza konu 8 inci madde hükmüyle sayım ve örnekleme çalıģmalarına konu olan, hakkında veri toplanacak gerçek ve tüzel kiģiler ile kurum ve kuruluģların yetkililerine cevap verme yükümlülüğü getirilmiģ, bu yükümlülüğe uymayanların da 54 üncü maddede gösterilen biçimde idari para cezasıyla cezalandırılması öngörülmüģtür. Maddede açıklayıcı bir düzenleme bulunmadığı için, kiģisel veri veya isteme bağlı veri olarak adlandırılan, belirli veya belirlenebilir kiģilerle ilgili her türlü bilgilerin istenebileceği kuģkusuzdur.

140 Ġstatistiki birimlerin kendilerinden istenen bilgileri belirlenen Ģekil ve sürede eksiksiz ve hatasız olarak vermek zorunluluğuna uyulmaması idari para cezası yaptırımına bağlanmıģ olmasına karģın, istenilecek veri ve bilgilerin kapsamı ya da sınırlarının ne/neler olacağına, baģka bir anlatımla, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde olan veri ve bilgilerin bu zorunluluk kapsamında bulunup bulunmadığına iliģkin herhangi bir düzenlemeye rastlanmamaktadır. Dolayısıyla, istatistiki birimler kendilerinden istenildiği takdirde her türlü bilgiyi temel hak ve özgürlüklerine müdahale niteliğinde olsa bile vermek zorundadırlar. Anayasanın 20 nci maddesinde herkesin özel hayatına ve aile yaģayıģına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu; 25 inci maddesinde de herkesin düģünce ve kanaat özgürlüğüne sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin düģünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı hüküm altına alınmıģtır. 20 nci madde gerekçesinde, özel hayatın korunmasının her Ģeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, resmi makamların özel hayata müdahale edememesi anlamına geldiği belirtilmiģtir. AĠHM kararlarında da belirtildiği gibi, özel hayat bütün unsurlarıyla tanımlanamayacak kadar geniģ bir kavram olup devletin yetkili temsilcileri tarafından ilgililer hakkında rızası olmaksızın bilgi toplamasının her zaman söz konusu kiģinin özel hayatını ilgilendireceği kuģkusuzdur. Anket formlarında yer alan bazı sorular özel yaģamın gizliliği ile düģünce ve kanaatin açıklanması sonucunu doğurabilir. Bir ülkede en güçlü veri tekeli idaredir. Bu gücün sınırlandırılması özel yaģamın ve düģünce ve kanaat özgürlüğünün korunması bakımından önemlidir. Anayasanın 20 nci ve 25 inci maddelerinde yer alan güvencelere rağmen itiraza konu 8 inci madde hükmüyle kiģiler, bilgi toplama, saklama, iģleme ve değiģtirme tekeli olan idareye ve diğer kiģilere karģı korumasız bırakılmıģ, veri toplamanın sınırlarına yasal düzenlemede yer verilmemiģtir. Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralların Anayasanın 20 nci ve 25 inci maddelerine aykırı olduğundan iptali gerekir. 15 inci maddesinin ikinci cümlesi, Bu kapsamda MüsteĢarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belge talebi; ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlar tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. Düzenleme, Anayasanın; 13 üncü, 20 nci ve 25 inci maddelerine aykırıdır. 13) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 16 ncı Maddesinin Ġkinci Cümlesi, Bu Kanun kapsamında yürütülen ve gizlilik ihtiva eden iģler için 5018 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi esaslarına göre MüsteĢarlık bütçesine ödenek konulur. Düzenlemesinin Anayasaya Aykırılığı 5018 sayılı Kanunun Örtülü ödenek baģlıklı 24 üncü maddesi; Örtülü ödenek; kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Hükümet icapları için kullanılmak üzere BaĢbakanlık bütçesine konulan ödenektir. Kanunlarla verilen görevlerin gerektirdiği istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu idarelerinin bütçelerine de örtülü ödenek konulabilir. Örtülü ödenek, bu amaçlar dıģında ve BaĢbakanın ve ailesinin kiģisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarında kullanılamaz. Ġlgili yılda bu amaçla tahsis edilen ödenekler toplamı, genel bütçe baģlangıç ödenekleri toplamının binde beģini geçemez. BaĢbakanlık ve diğer ilgili idare bütçelerinde yer alan örtülü ödeneklerin kullanılma yeri, giderin kimin tarafından yapılacağı, hesapların tutulma ve kapatılma

141 yöntemi, gideri yapanın değiģmesi halinde yeni yetkiliye hangi belgelerin aktarılacağı BaĢbakan tarafından belirlenir. Örtülü ödeneklere iliģkin giderler BaĢbakan, Maliye Bakanı ve ilgili Bakan tarafından imzalanan kararname esaslarına göre gerçekleģtirilir ve ödenir. ġeklindedir. Madde ile belirlendiği üzere, örtülü ödenek esasen baģbakanlık bütçesine konulmakta ve ancak istisnaen kanunlarla verilen istihbarat hizmetlerinin yürüten diğer kamu idarelerinin de bütçelerine örtülü ödenek konulabilmektedir sayılı Kanunun 1 inci ve 3 üncü maddeleri kapsamında Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, istihbarat hizmetlerini yürüten bir kamu idaresi niteliğinde olmayıp, niteliği itibariyle terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyon sağlamak fonksiyonunu taģımaktadır. Bu anlamda, istihbari bilgilerin toplandığı bir birim olup, bizzat istihbari hizmet yürüttüğü iddia edilemez. Dolayısıyla, 5018 sayılı Kanun hükümleri dairesinde bütçesine örtülü ödenek konulamaz. Nitekim; 2937 sayılı Devlet Ġstihbarat Hizmetleri ve Milli Ġstihbarat TeĢkilatı Kanunu nun 4 üncü maddesinde sayılan görevler nazara alındığında, istihbari hizmetlerin niteliği açıkça anlaģılmaktadır. Anayasanın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin hukuk devleti olduğu belirtilmiģtir. Cumhuriyetin nitelikleri arasında sayılan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve iģlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasanın bulunduğu bilincinde olan devlettir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında, Anayasanın 2 nci maddesine aykırılık ortaya çıkmaktadır.

142 Ayrıca, söz konusu düzenleme Anayasanın 161 inci ve 162 nci maddelerine de aykırıdır. Anayasanın 161 inci maddesinde; Devletin ve kamu iktisadî teģebbüsleri dıģındaki kamu tüzelkiģilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. Mali yıl baģlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir. Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iģ ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dıģında hiçbir hüküm konulamaz. Hükmü yer almaktadır. Yine Anayasanın 162 nci maddesinde; Bakanlar Kurulu, merkezi yönetim bütçe tasarısı ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yılbaģından en az yetmiģbeģ gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluģunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeģ üye verilmek Ģartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur. Bütçe Komisyonunun ellibeģ gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüģülür ve malî yılbaģına kadar karara bağlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, kamu idare bütçeleri hakkında düģüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüģmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değiģiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüģme yapılmaksızın okunur ve oylanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüģülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar. denilmektedir. Anayasanın 161 inci ve 162 nci maddelerinde bütçelerin gerek hazırlanması gerekse TBMM de kabul edilmesi süreçlerinin Ģeffaf olması öngörülmektedir. Oysa söz konusu düzenlemede, operasyonel yetkisi olmayan bir oluģuma, 5018 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi esaslarına göre örtülü ödenek ayrılması öngörülmektedir. Dolayısıyla, sadece bilgi üretiminden sorumlu bir yapı, Ģeffaflıktan uzak bir Ģekilde harcama yetkisiyle donatılmaktadır. Düzenleme Anayasanın 2 nci, 161 inci ve 162 nci maddelerine aykırıdır. 14) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 18 inci Maddesinin Anayasaya Aykırılığı Birinci fıkrası (a) bendi ile değiģik; 657 sayılı Kanuna ekli; (I) sayılı cetvelin VIII. Mülki Ġdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı bölümünün (a) bendine MüsteĢar, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, ibaresi ve Birinci fıkrası (b) bendi ile değiģik; 657 sayılı Kanuna ekli; (II) sayılı cetvelin 4. BaĢbakanlık ve Bakanlıklarda bölümüne Nüfus ve VatandaĢlık Müdürü, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü, ibaresi, Üçüncü fıkrası (a) bendi ile değiģik, tarihli ve 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28 inci maddesine ek Güvenlik politikaları ve sosyo ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesini sağlamak üzere, illerde Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulmuģtur. Bu amaçla, ihtiyaç duyulan ilçelerde valiliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile büro kurulabilir.

143 Valilik, kadro, yer ve unvanlarına bakılmaksızın ihtiyaç durumuna göre uzman, sözleģmeli personel ve memurları bu birimlerde görevlendirmeye yetkilidir. fıkrası Üçüncü fıkrası (b) bendi ile değiģik, tarihli ve 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına ek (d) bendi; d) Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı. ibaresi, Dördüncü fıkrasının, BeĢinci fıkrasının, 3046 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında 174 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gün ve 174 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Kaldırılması ve Bazı Maddelerinin DeğiĢtirilmesi Hakkında 202 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiĢtirilerek Kabulü Hakkında Kanun un Amaç baģlıklı 1 inci maddesi; Bu Kanunun amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkili, verimli ve ekonomik bir Ģekilde yürütülebilmesi için bakanlıkların kurulmasına, teģkilat, görev ve yetkilerine iliģkin esas ve usulleri düzenlemektir. hükmünü amir olup, Kapsam baģlıklı 2 nci maddesi Bu Kanun, Milli Savunma Bakanlığı hariç diğer bakanlıkların merkez, taģra, yurt dıģı teģkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluģlarını kapsar. düzenlemesini içermektedir sayılı Kanun un 16 ncı maddesi (d) bendi; Bir bakanlıkta birden fazla müsteģarlık kurulamaz buyurucu düzenlemesini içermektedir. Yine aynı Kanun un 15 inci maddesi ise; HiyerarĢik kademeler ve birim unvanları baģlığı altında; bakanlık merkez, taģra, yurtdıģı teģkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluģların hiyararģik kademelerini; hizmetin özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar dikkate alınmak kaydıyla ne Ģekilde düzenleneceği tahdidi olarak belirlenmiģtir. Bu belirlemeye göre; Bakanlık merkez teģkilatında, 1 MüsteĢarlık, MüsteĢarlığa bağlı Genel Müdürlük, Kurul veya Daire BaĢkanlığı, Genel Müdürlük veya Kurul BaĢkanlığına bağlı Daire BaĢkanlığı, ġube Müdürlüğü Ģeklinde örgütlenmek olasıdır ve dolayısıyla, kanun birden fazla müsteģarlığa cevaz vermediği gibi, 5952 sayılı Kanunla öngörülen merkez ; il müdürlüğü veya büro Ģeklinde bir hiyerarģik kademenin kabulü de hukuk düzenimizde olası değildir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yine Anayasa Mahkemesinin; gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan; tarih ve E:1985/33, K:1986/22 sayılı kararında; yasa koymak, değiģtirmek, yasayı yürürlükten kaldırmak ve yerindeliği gözetmek tümüyle

144 yasa koyucunun yetkisi içindedir. Yasalar arasında uyum ve uygunluk da yasa koyucunun arayacağı durumlardır. Ġfadesi nazara alındığında, genel olarak 5952 sayılı Yasa bütünüyle ve amacını belirleyen 1 inci maddede talep konusu tümce, hukuk düzenine dolayısıyla Anayasanın 2 nci maddesi ile hüküm altına alınan hukuk devleti ilkesine aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar. Yine Anayasanın 128 inci maddesinde; Devletin, kamu iktisadî teģebbüsleri ve diğer kamu tüzelkiģilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük iģleri kanunla düzenlenir. hükmü yer almaktadır. Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüklerinin kurulmasına iliģkin birinci fıkranın (b) bendindeki düzenleme ile ilçelerde büroların kurulmasının öngörüldüğü üçüncü fıkra Anayasanın 128 inci ve 123 üncü maddelerine aykırıdır. Personelin, görevleri, yetkileri ile personelin nitelikleri konusunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği gibi bu müdürlüklerin hiyerarģik konumu görev ve yetkileri konusunda da hiçbir düzenleme öngörülmemiģtir. Açıklanan nedenlerle düzenlemeler, Anayasanın 2 nci, 123 üncü ve 128 inci maddelerine aykırıdır. III. YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA ĠSTEMĠNĠN GEREKÇESĠ Anayasanın 2 nci maddesinde Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlanmıģtır. Söz konusu düzenlemede soyut tanımlamalardan yola çıkarak terörle mücadele edecek ve en ücra ilçede bile örgütü bulunacak yeni bir idari yapı öngörmektedir. Terörle mücadelede koordinasyon amacı ortaya konulsa bile güvenlikle ilgili birimlerin koordinasyonu amacından çok tüm bu birimlerin isitihbarat açısından bir çatı yönetimi öngörüldüğü anlaģılmaktadır. Bu durumun hiyerarģik açıdan güvenlikle ilgili birimler arasında yeni belirsizlikler ve hiyerarģik çatıģma alanları oluģturacağı aģikardır. Yasa ile sınırları çizilmiģ bir yapılanma yerine siyasi iktidarın keyfi uygulamalarına ve istismara açık bir örgütlenme öngörülmektedir. Soyut tanımlar ve esnek ve yasal dayanaktan yoksun istismara açık idari yapılanma öngörülmesi, temel hak ve hürriyetlerin kullanımında sakıncalı durumların ortaya çıkmasına neden olacağı açık bir gerçekliktir. Ülke çıkarlarına ve kamu yararına aykırı olan, ülkemizin güvenliği açısından da son derece ciddi sakıncalar yaratacak ve Anayasa hükümlerine açıkça aykırı olan iptali istenen kurulların uygulanması halinde sonradan giderilmesi olanaksız durum ve zararlar doğabilecektir. Öte yandan, Anayasal düzenin en kısa sürede hukuka aykırı kurallardan arındırılması, hukuk devleti sayılmanın gereğidir. Anayasaya aykırılığın sürdürülmesinin, bir hukuk devletinde subjektif yararların üstünde, özenle korunması gereken hukukun üstünlüğü ilkesini de zedeleyeceği kuģkusuzdur. Hukukun üstünlüğü ilkesinin sağlanamadığı bir düzende, kiģi hak ve özgürlükleri güvence altında sayılamayacağından, bu ilkenin zedelenmesinin hukuk devleti yönünden

145 giderilmesi olanaksız durum ve zararlara yol açacağında duraksama bulunmamaktadır. Bu zarar ve durumların doğmasını önlemek amacıyla Anayasaya açıkça aykırı olan iptali istenen hükümlerin iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin de durdurulması istenerek Anayasa Mahkemesine dava açılmıģtır. IV. SONUÇ VE ĠSTEM Yukarıda açıklanan gerekçelerle, tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 1) 1 inci maddesinin, terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı tümcesi, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 2) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendleri, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduklarından, 3) 3 üncü maddesi, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 104 üncü, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 4.1) 4 üncü maddesinin birinci fıkrası, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 4.2) 4 üncü maddesi ikinci fıkrası, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 104 üncü, 113 üncü, 117 nci, 138 inci ve 159 uncu maddelerine aykırı olduğundan, 5.1) 5 inci maddesi ikinci fıkrasının Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları ibaresi, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 5.2) 5 inci maddesi üçüncü fıkrası, Anayasanın 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 6) 6 ncı maddesi, birinci fıkra Terörle ibaresi; birinci fıkra (a) ve (b) bendleri, birinci fıkra (c) bendi veya yaptırmak ibaresi; birinci fıkra (ç) bendi Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara ibareleri; birinci fıkra (f) bendi, Anayasanın 2 nci, 7 nci, 8 inci ve 13 üncü maddelerine aykırı olduklarından, 7) 7 nci maddesi birinci fıkra, bakana ibaresi, Anayasanın; 2 nci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 8) 8 inci maddesi, Anayasanın 2 nci, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 95 inci, 104 üncü, 113 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 9) 9 uncu maddesi; 9.1) Birinci fıkrası, (a) bendi; birinci alt bendindeki;.uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak.. tümcesi, ikinci alt bendindeki, Güvenlik kuruluģları ibaresi, üçüncü alt bendindeki; Valilikler ibaresi, dördüncü alt bendi Belirlenen politikalar ile sosyo ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi için ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak, tümcesi, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 6 ncı, 7 nci, 8 inci, 13 üncü, 104 üncü ve 123 üncü maddelerine aykırı olduklarından, 9.2) Birinci fıkrası, (b) bendi, birinci alt bendi, Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, tümcesi, Anayasanın 13 üncü, 20 nci ve 25 inci maddelerine aykırı olduğundan, Ġkinci alt bendi, yaptırmak ibaresi, Anayasanın 2 nci, 5 inci ve 13 üncü maddelerine aykırı olduğundan, Dördüncü alt bendi, Terörle ibaresi, Anayasanın 2 nci, 7 nci ve 13 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 10) 10 uncu maddesinin;

146 10.1) Birinci fıkrasının, (b) bendinin; Birinci alt bendi Terörle mücadele mevzuatını ve uygulamasını değerlendirmek, günün Ģartlarına göre geliģtirmek. cümlesi, Anayasanın 2 nci, 6 ncı ve 7 nci maddelerine aykırı olduğundan, Birinci fıkrasının, (c) bendinin, birinci ve ikinci cümlesi Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. hükmü, Anayasanın 2 nci ve 128 inci maddelerine aykırı olduğundan, 11) 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, Anayasanın 176 ncı maddesi uyarınca BaĢlangıç hükümlerine, Anayasanın 2 nci, 5 inci, 11 inci, 128 inci ve 153 üncü maddelerine aykırı olduğundan, 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, Anayasanın 128 inci maddesine aykırı olduğundan, 12) 15 inci maddesinin ikinci cümlesi, Bu kapsamda MüsteĢarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belge talebi; ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlar tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. düzenlemesi, Anayasanın; 13 üncü, 20 nci ve 25 inci maddelerine aykırı olduğundan, 13) 16 ncı maddesinin ikinci cümlesi, Bu Kanun kapsamında yürütülen ve gizlilik ihtiva eden iģler için 5018 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi esaslarına göre MüsteĢarlık bütçesine ödenek konulur. düzenlemesi, Anayasanın 2 nci, 161 inci ve 162 nci maddelerine aykırı olduğundan, 14) 18 inci maddesi, Birinci fıkrası (a) bendi ile değiģik; 657 sayılı Kanuna ekli; (I) sayılı cetvelin VIII. Mülki Ġdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı bölümünün (a) bendine MüsteĢar, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, ibaresi ve Birinci fıkrası (b) bendi ile değiģik; 657 sayılı Kanuna ekli; (II) sayılı cetvelin 4. BaĢbakanlık ve Bakanlıklarda bölümüne Nüfus ve VatandaĢlık Müdürü, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü, ibaresi, Üçüncü fıkrası (a) bendi ile değiģik, tarihli ve 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 28 inci maddesine ek Güvenlik politikaları ve sosyo ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesini sağlamak üzere, illerde Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulmuģtur. Bu amaçla, ihtiyaç duyulan ilçelerde valiliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile büro kurulabilir. Valilik, kadro, yer ve unvanlarına bakılmaksızın ihtiyaç durumuna göre uzman, sözleģmeli personel ve memurları bu birimlerde görevlendirmeye yetkilidir. fıkrası, Üçüncü fıkrası (b) bendi ile değiģik, tarihli ve 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına ek (d) bendi; d) Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı. ibaresi, Dördüncü fıkrasının, BeĢinci fıkrasının, Anayasanın 2 nci, 123 üncü ve 128 inci maddelerine aykırı olduklarından,

147 iptallerine ve uygulanmaları halinde giderilmesi güç ya da olanaksız zarar ve durumlar doğacağı için, iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesine iliģkin istemimizi saygı ile arz ederiz. B- Anayasa Mahkemesince alınan günlü dava dilekçesindeki eksiklik ve çeliģkilerin giderilmesi kararından sonra Grup BaĢkanvekili Kemal ANADOL tarafından verilen tarihli ek dava dilekçesinin gerekçe bölümü ise Ģöyledir: 6) Tarih ve 5952 Sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 6 ncı Maddesi, Birinci Fıkra Terörle Ġbaresi; Birinci Fıkra (a) ve (b) Bendleri, Birinci Fıkra (c) Bendi veya yaptırmak Ġbaresi; Birinci Fıkra (ç) Bendi Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara Ġbareleri; Birinci Fıkra (f) Bendinin Anayasaya Aykırılığı Kanun uygulamasında; Güvenlik kuruluģları ve terör ile ilgili kurumlara ibarelerinin neyi iģaret ettiği hususu belirsizdir. 6 ncı maddenin birinci fıkrasında, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri ile yine birinci fıkranın (ç) bendinde söz konusu ibarelere yer verilmiģtir. Oysa, Anayasa Mahkemesinin tarih E:1987/18, K:1986/23, sayılı kararında ifade edildiği üzere; (R.G , sa.2001) Anayasaya göre yürütmenin asli düzenleme yetkisi, Anayasanın gösterdiği ayrık haller dıģında yoktur. Bu yetki Anayasanın 7 nci maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiģtir ve devredilemez. Yürütme, ancak yasayla asli olarak düzenlenmiģ alanda kural koyabilir. Anayasanın çeģitli maddelerinde yer alan kanunla düzenlenir deyiminden neyin anlaģılması gerektiği hususuna Anayasa Mahkemesi, kararlarıyla açıklık getirmiģtir. Örneğin, günlü, E:1985/3, K:1985/8 sayılı kararında, konuyu Ģöyle belirginleģtirmiģtir: Yasa koyucu, belli konularda gerekli kuralları koyacak, çerçeveyi çizecek, eğer uygun ve zorunlu görürse, onların uygulanması yolunda sınırları belirlenmiģ alanlar bırakacak, idare, ancak o alanlar içinde takdir yetkisine dayanmak suretiyle yasalara aykırı olmamak üzere bir takım kurallar koyarak yasanın uygulanmasını sağlayacaktır.. Esasen Anayasanın 8 inci maddesinin, yürütme yetkisi ve görevinin Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir, hükmünün anlamı da budur. Verilen kararda da yer bulduğu üzere, kanun uygulamasında terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması ve keza ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak vermekte, yasa ile kesin sınırlarını çizmemektedir. Kaldı ki, güvenlik kuruluģları ve ilgili kurumlar tanımlamaları da müphemdir. Oysa, kanun uygulamasında, kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanması anlamına gelebilecek düzenlemeler içeren kanunda bu sınırlamaların ancak kanunla yapılması gereği Anayasanın 13 üncü maddesinde açıkça yer almaktadır. Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin, tarih ve E:2006/99, K:2009/9 sayılı Kararına göre; Anayasanın 7 nci maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez ; 123 üncü maddesinde, Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur Bu anlamda, Ġdarenin kanuniliği ilkesi, idarenin ve organlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek Ģekilde yasayla düzenlenmesini gerekli kılar.

148 (f) alt bendi ile getirilen, Ġnceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak düzenlemesi ile (c) bendindeki veya yaptırmak ibaresi; Anayasanın 2 nci maddesine aykırıdır. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin unsurlarından biri de, vatandaģlarına hukuk güvenliği sağlamasıdır. Hukuk devleti, tüm eylem ve iģlemlerinde yönetilenlere en güçlü en kapsamlı Ģekilde hukuksal güvence sağlayan devlettir. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koģuludur. Hukuk güvenliği, kurallarda belirlilik ve öngörülebilirlik gerektirir. Belirlilik ve öngörülebilirlik ise, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutum ve davranıģlarını buna göre düzene sokabilmesidir. KiĢi ve kuruluģların devlete güven duymaları, maddi ve manevi varlıklarını korkusuzca geliģtirebilmeleri, temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmeleri ancak hukuk güvenliği ve üstünlüğü sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde gerçekleģtirilebilir. Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Bu kapsamda, muhatabı ve yaptırımı ve sınırları belirsiz bir inceleme ve denetlemenin, Anayasanın 5 inci maddesinde öngörülen Devletin temel amaç ve görevleri ile Anayasanın 13 üncü maddesinde öngörülen Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması kapsamında ölçülülük ilkesine uymamaktadır tarih ve 5952 sayılı; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un; 6 ncı maddesi, birinci fıkra Terörle ibaresi; birinci fıkra (a) ve (b) bendleri, birinci fıkra (c) bendi veya yaptırmak ibaresi; birinci fıkra (ç) bendi Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara ibareleri; birinci fıkra (f) bendi; Anayasanın 2 nci, 7 nci, 8 inci ve 13 üncü maddelerine aykırı olduğundan iptali gerekir. Ġlgi yazının 2 nci maddesinde belirtilen hususlar: 5952 sayılı Yasanın 9 uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin Anayasaya aykırılığının gerekçesi aģağıda belirtilmiģtir. Terörle mücadele politika ve stratejileri kapsamında belirlenen politikalar ile sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi için ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak görevi Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Dairesine verilmiģtir. Terör kavramı ile ilgili kurumlar kavramı ile neye iģaret edildiği belirsizdir. Ġptali istenen maddede, belirlenen politikalar kavramı ile hukuk devletinde kabullenilemeyecek olan bir müphemiyet ile sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi amaçlanarak, terörle mücadele stratejileri yanına müphem olarak belirtilen kimi politikaların da dâhil edilmesi ve ayrıca ilgili kelimesiyle netleģtirilemeyecek boyutta Devletin tüm kurumlarını dahil ederek bir koordinasyon sağlama görevi verilmektedir. Böylesine belirsiz sınırı olmayan kim ve nasıl saptanacağı konusunda bir açıklık bulunmayan kurallar ile Devletin bir müsteģarlığının yetkilendirilmesi, yürütmenin emrine verilmesi Anayasanın emredici ve önceki dilekçemizde arz ettiğimiz maddelerine aykırılık teģkil ettiği muhakkaktır. Anayasanın 7 nci maddesinde yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. hükmü yer almaktadır. Söz

149 konusu düzenleme yürütmeye asli düzenleme yetkisi verdiğinden Anayasanın 7 nci maddesine açıkça aykırılık taģımaktadır. Ġlgi yazının 3 üncü maddesinde belirtilen hususlar: Ġlgi yazının 3 üncü maddesinde, 9 uncu maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendindeki yaptırmak sözcüğünün Anayasaya aykırılığına iliģkin belirtilen eksiklikler aģağıda tamamlanmıģtır. Dilekçemizin dava konusunu bölümünde ve 2. sayfada yer alan anılan kanununun 9 uncu maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendindeki yaptırmak ibaresi; aynı Ģekilde Dava dilekçemizde iptali istenen hükümler bölümünde 10. sayfada belirtilen yaptırmak ibaresi; yine aynı Ģekilde dava dilekçemizin 50. sayfasında yer alan yaptırmak ibaresi ile dava dilekçemizin sonuç ve istem bölümünde ve 72. sayfada yer alan yaptırmak ibaresinin Anayasanın 2 nci, 5 inci, 13 üncü maddelerine aykırı olduğu belirtilmiģ olup, dava dilekçemizin 50. sayfasında yer alan Ġnceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak cümlesi sehven yazılmıģtır. Söz konusu cümle AraĢtırma yapmak ve bu alandaki bilimsel çalıģmaları desteklemek. cümlesi yerine sehven yazılmıģtır. 2. alt bendin yalnızca yaptırmak ibaresi davamıza konu iptali istenen ibaredir. Söz konusu ibarenin Yüce Mahkemeye sunmuģ olduğumuz dava dilekçemizde belirtilen maddelere aykırılık içerdiği kanaatindeyiz. Ġlgi yazının 4 üncü maddesinde belirtilen hususlar: Yürürlüğün durdurulması talebine iliģkin belirtilen eksiklikler aģağıda tamamlanmıģtır. Anılan kanunun tehdit ettiği ilk husus temel hak ve hürriyetlerin ihlal edilebilmesidir. Zira kanun terörle mücadele amacı altında politika ve stratejileri geliģtirmek üzerine bir misyon üstlendiği için ülkede yaģayan insanların haklarının korunması konusunda tamamıyla yürütmeye bağlı olarak ve yasal koruma sınırları çizilmeden geniģ ve takdiri bir çalıģma ve faaliyet alanı sunmaktadır. Ülkemizde henüz kiģisel verilerin korunması hususunda yasal düzenlemeler olmadığı gibi, terörle mücadele adı altında temel hak ve özgürlüklerin hukuka açıkça aykırı olarak askıya alındığı ve umursanmadığı bir gerçektir. Benzer birçok olayda AĠHS nin ihlal edildiğine dair Türkiye aleyhine AĠHM nin birçok kararı mevcuttur. Bu sebeple ayrıca, Kurulacak teģkilat ve yapılanmayla illerde ve hatta ilçelerde dahi örgütlenilecek, bu yapı ile sınırsız sayıda ve nitelikleri yasada yer almayan personel istihdamı ve yetkilendirmesi gerçekleģtirilecektir. Bunun gerek devlet yönetiminde gerekse idarenin eylem ve iģlemlerindeki hukuka uygunluk ve devamlılık konularında ciddi sıkıntılar yaratacağı yine muhakkaktır. Ve ayrıca, Her ne kadar yasada müsteģarlığın operasyonel yetkisinin bulunmadığına dair hüküm bulunmasına karģın, yasanın tümü incelendiğinde bu yetkinin var olduğu ve hatta bu yetkinin baģka kuruluģlara da yaptırılabileceği bu kuruluģların denetlenebileceği gibi hükümler tehlikenin boyutunu gözler önüne sermektedir. Ġstihbarat konusundaki merkezi yapı ve bu yapının yetki sınırları belirsiz bir Ģekilde ilçelere bile taģınması güvenlik kuruluģları arasında kaosa neden olacağı gibi bir güvenlik zafiyeti de ortaya çıkaracaktır. Farklı müsteģarlık devlet yapısında yeni ve farklı bir örgütlenme, hiyerarģinin değiģtirilmesi farklı bakanlıklara ve Anayasal kurumlara bağlı olan merkezi idare yapısı içerisinde bir arada bulunması var olan Anayasal düzenimiz içerisinde olamayacak olan birlikteliğin bu yasa ile zorla ve Anayasaya aykırı olarak oluģturulmaya çalıģılması istihbarat toplama, paylaģma ve gizlilik teģkil eden birçok bilgi, belge ve dokümanın Mahkemenizce bir iptal kararı sonrası aleniyet ve ifģa

150 ortamı yaratılmıģ olması kuvvetli ihtimali karģısında yine telafisi güç hatta imkansız zararların doğacağı muhakkaktır. Arz olunan ve Sayın Mahkemenize sunulmuģ olan dava dilekçemizde belirttiğimiz diğer sebeplerle anılan kanununun yürütmesinin durdurulmasını istemek zarureti doğmuģtur. Ġlgi yazınıza beyanlarımızı saygı ile arz ederiz. II- YASA METĠNLERĠ A- Ġptali Ġstenen Yasa Kuralları günlü, 5952 sayılı Kanun un iptali istenen sözcük, ibare, alt bent, bent, fıkra ve maddelerinin yer aldığı kurallar Ģöyledir: MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının kurulması ile teģkilat, görev, yetki ve sorumluluklarına iliģkin esasları düzenlemektir. MADDE 2- (1) Bu Kanunda geçen; a) Bakan: ĠçiĢleri Bakanını, b) Bakanlık: ĠçiĢleri Bakanlığını, c) Kurul: Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunu, ç) MüsteĢar: Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarını, d) MüsteĢarlık: Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığını, ifade eder. MADDE 3- (1) Terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı kurulmuģtur. MADDE 4- (1) Güvenlik kuruluģları ve ilgili kurumlar arasında terörle mücadele alanında gerekli koordinasyonu sağlamak, bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmek amacıyla Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu kurulmuģtur. (2) Kurul, ĠçiĢleri Bakanının baģkanlığında, Genelkurmay Ġkinci BaĢkanı, Jandarma Genel Komutanı, Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı, Adalet Bakanlığı MüsteĢarı, ĠçiĢleri Bakanlığı MüsteĢarı, DıĢiĢleri Bakanlığı MüsteĢarı, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, Emniyet Genel Müdürü ve Sahil Güvenlik Komutanından oluģur. Gerektiğinde gündemle ilgili diğer kurum ve kuruluģ temsilcileri de toplantıya davet edilebilir. Kurul ĠçiĢleri Bakanının daveti üzerine toplanır. Toplantı gündemi, Kurul üyelerinin görüģleri alınarak ĠçiĢleri Bakanı tarafından belirlenir. Kurulun sekreterya görevi MüsteĢarlık tarafından yerine getirilir. MADDE 5- (1) MüsteĢarlık; MüsteĢar, müsteģar yardımcıları ile ana hizmet, danıģma ve yardımcı hizmet birimlerinden oluģur. (2) Gerekli görüldüğünde görevleri ve hizmet süreleri belirtilmek kaydıyla MüsteĢarın teklifi ve Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları kurulabilir. (3) MüsteĢarlık teģkilatı ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiģtir. MADDE 6- (1) Terörle mücadele alanında; a) Politika ve stratejiler belirlenmesine yönelik çalıģmalar yürütmek ve bu politika ve stratejilerin uygulamasını izlemek, b) Güvenlik kuruluģları ve istihbarat birimlerinden gelen stratejik istihbaratı değerlendirmek ve ilgili birimlerle paylaģmak,

151 c) Gerekli araģtırma, analiz ve değerlendirme çalıģmaları yapmak veya yaptırmak, ç) Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara stratejik bilgi desteği sağlamak ve bunlar arasında koordinasyonu temin etmek, d) Kamuoyunu bilgilendirmek ve halkla iletiģimi sağlamak, e) Uluslararası geliģmeleri DıĢiĢleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarla iģbirliği içinde izlemek ve değerlendirmek, f) Ġnceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak. (2) MüsteĢarlığın güvenlikle ilgili operasyonel bir görevi yoktur. MADDE 7- (1) MüsteĢar, MüsteĢarlığın en üst amiri olup, MüsteĢarlığın görev ve hizmetlerinin mevzuata uygun olarak yürütülmesinden Bakana karģı sorumludur. (2) Bu Kanunla belirlenen görevlerin ifasında MüsteĢara yardımcı olmak üzere iki müsteģar yardımcısı görevlendirilir. MADDE 8- (1) Terörle mücadele alanında oluģturulacak politika ve stratejiler ile alınacak tedbirlere esas olmak üzere, ilgili birimlerden stratejik istihbaratın alınması ve değerlendirilmesi amacıyla doğrudan MüsteĢara bağlı Ġstihbarat Değerlendirme Merkezi oluģturulur. Bu çerçevede güvenlik kuruluģları ve istihbarat birimleri ile DıĢiĢleri Bakanlığınca elde edilecek stratejik bilgi ve istihbarat bu merkezde değerlendirilir. (2) Terörle mücadeleye yönelik strateji belirlemek amacıyla ihtiyaç duyulan istihbari bilgiler; Genelkurmay BaĢkanlığı, DıĢiĢleri Bakanlığı, Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından MüsteĢarlığa verilir. Bu bilgiler doğrultusunda yapılacak analiz ve değerlendirmeler ilgili birimlerle paylaģılır. MADDE 9- (1) MüsteĢarlığın ana hizmet birimleri ve görevleri Ģunlardır: a) Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığı: Terörle mücadele politika ve stratejileri kapsamında; 1) Belirlenen politikaların uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak ve uygulamayı izlemek, 2) Güvenlik kuruluģları arasında bilgi paylaģımını ve koordinasyonu sağlamak, 3) Valilikler arasında koordinasyonu sağlamak, 4) Belirlenen politikalar ile sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi için ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak, 5) MüsteĢarlıkça verilecek diğer görevleri yapmak. b) AraĢtırma-GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı: Terörle mücadele alanında; 1) Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, analiz ve değerlendirmeler yapmak, 2) AraĢtırma yapmak, yaptırmak ve bu alandaki bilimsel çalıģmaları desteklemek, 3) Toplantı, sempozyum, seminer, eğitim ve benzeri etkinlikler düzenlemek, 4) Terörle Mücadele Raporu hazırlamak, 5) MüsteĢarlıkça verilecek diğer görevleri yapmak. c) ĠletiĢim Daire BaĢkanlığı: Terörle mücadele politikaları kapsamında; 1) Kamuoyunu bilgilendirmek, 2) Toplum desteğinin sağlanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, 3) Ġlgili kamu kurum ve kuruluģları ile sivil toplum kuruluģlarının iģbirliğini sağlamak, 4) MüsteĢarlıkça verilecek diğer görevleri yapmak.

152 ç) DıĢ ĠliĢkiler Daire BaĢkanlığı: Terörle mücadeleye iliģkin; 1) Yabancı devletlerdeki faaliyet ve geliģmeleri DıĢiĢleri Bakanlığı ve ilgili diğer kurumlarla iģbirliği içinde izlemek ve tedbirler geliģtirmek, 2) Uluslararası geliģmeleri ve deneyimleri takip etmek ve uygulamaya kazandırmak, 3) Ġlgili uluslararası kurum ve kuruluģlarla iģbirliği yapmak, 4) MüsteĢarlıkça verilecek diğer görevleri yapmak. MADDE 10- (1) MüsteĢarlığın danıģma birimleri ve görevleri Ģunlardır: a) Strateji GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı: 1) Ulusal kalkınma strateji ve politikaları ile yıllık program çerçevesinde MüsteĢarlığın orta ve uzun vadeli kurumsal strateji ve politikalarını belirlemek üzere gerekli çalıģmaları yapmak. 2) MüsteĢarlığın görev alanına giren konularda performans ve kalite ölçütleri geliģtirmek, izlemek, değerlendirmek, sürekli geliģim için önerilerde bulunmak. 3) MüsteĢarlık bütçesini stratejik plana ve yıllık hedeflere göre hazırlamak ve MüsteĢarlık faaliyetlerinin bunlara uygunluğunu izlemek ve değerlendirmek. 4) MüsteĢarlığın iç denetime yönelik iģlevinin etkinliğini ve verimliliğini artırmak için gerekli hazırlıkları yapmak. 5) MüsteĢarlığın yıllık idari faaliyet raporunu hazırlamak. 6) MüsteĢarlıkça verilecek diğer görevleri yapmak. b) Hukuk MüĢavirliği: 1) Terörle mücadele mevzuatını ve uygulamasını değerlendirmek, günün Ģartlarına göre geliģtirmek. 2) Güvenlik ve terörle mücadele ile ilgili kanun, tüzük ve yönetmelik taslakları ile diğer hukuki konular hakkında görüģ bildirmek. 3) Terörle mücadeleye iliģkin uluslararası mevzuatı takip etmek. 4) MüsteĢarlıkça verilecek diğer görevleri yapmak. c) MüsteĢarlık MüĢavirleri: Terörle mücadele alanında özel bilgi ve ihtisasından yararlanılmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleģmeli personel çalıģtırılması hakkındaki usul ve esaslara bağlı olmaksızın, Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. MADDE 13- (1) MüsteĢarlıkta; MüsteĢar, MüsteĢar Yardımcısı, I. Hukuk MüĢaviri, Daire BaĢkanı, Hukuk MüĢaviri, Uzman, Çözümleyici, Programcı, Mütercim, Ġstatistikçi, Mühendis, Sosyolog, Psikolog, Antropolog ve Veri Hazırlama ve Kontrol ĠĢletmeni kadroları karģılık gösterilmek suretiyle, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleģmeli personel çalıģtırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. (2) Ayrıca özel uzmanlık isteyen konularda kadro karģılığı olmaksızın tam gün veya kısmi gün veya belli bir konu veya proje bazında, konu veya projenin süresi ile sınırlı olmak koģuluyla sözleģmeli personel ve yabancı uzman çalıģtırılabilir. Bunlara ödenecek ücret MüsteĢarın teklifi üzerine Bakan onayı ile belirlenir.

153 (3) SözleĢmeli olarak çalıģtırılacak personel ve uzmanlara bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde unvanlar itibarıyla yer alan taban ve tavan ücretleri arasında aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. SözleĢmeli personel ve uzman çalıģtırmaya iliģkin esaslar ve ödenecek ücret MüsteĢarın teklifi üzerine Bakan onayı ile tespit edilir. SözleĢmeler MüsteĢar tarafından imzalanır. (4) BaĢbakanlık merkez teģkilatında sözleģmeli olarak çalıģtırılan emsali personelin yararlandığı ücret artıģlarından MüsteĢarlıkta çalıģan sözleģmeli personel de aynı usul ve esaslara göre aynen yararlandırılır. Söz konusu personele, çalıģtıkları günlerle orantılı olarak (hastalık ve yıllık izinleri dahil) Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında birer aylık sözleģme ücreti tutarında ikramiye ödenir. Bunlardan üstün gayret ve çalıģmaları sonucunda emsallerine göre baģarılı çalıģma yaptıkları tespit edilenlere MüsteĢarın teklifi üzerine Bakan onayı ile Haziran ve Aralık aylarında birer aylık sözleģme ücreti tutarına kadar teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu fıkranın uygulanmasına iliģkin usul ve esaslar ile söz konusu personele yapılacak diğer ödemeler MüsteĢarın teklifi üzerine Bakan onayı ile tespit edilir. MADDE 15- (1) MüsteĢarlık, bu Kanunla belirlenen görevlerin ifasında bakanlıklar, kurum ve kuruluģlar ile iģbirliği içerisinde çalıģır. Bu kapsamda MüsteĢarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belge talebi; ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlar tarafından gecikmeksizin yerine getirilir. MADDE 16- (1) MüsteĢarlık, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi genel bütçeli bir idaredir. Bu Kanun kapsamında yürütülen ve gizlilik ihtiva eden iģler için 5018 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi esaslarına göre MüsteĢarlık bütçesine ödenek konulur. MADDE 18- (1) 657 sayılı Kanuna ekli; a) (I) sayılı cetvelin VIII. Mülki Ġdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı bölümünün (a) bendine MüsteĢar, ibaresinden sonra gelmek üzere Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı,, b) (II) sayılı cetvelin 4. BaĢbakanlık ve Bakanlıklarda bölümüne Nüfus ve VatandaĢlık Müdürü, ibaresinden sonra gelmek üzere Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü,, ibareleri eklenmiģtir. (2) 10/10/1984 tarihli ve 3056 sayılı BaĢbakanlık TeĢkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiĢtirilerek Kabulü Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ve terörle mücadele ibaresi yürürlükten kaldırılmıģ ve (b) bendinde yer alan, dıģ güvenlik ve terörle mücadeleyi ibaresi ve dıģ güvenliği Ģeklinde değiģtirilmiģtir. (3) 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun; a) 28 inci maddesine aģağıdaki fıkra eklenmiģtir. Güvenlik politikaları ve sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesini sağlamak üzere, illerde Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulmuģtur. Bu amaçla, ihtiyaç duyulan ilçelerde valiliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile büro kurulabilir. Valilik, kadro, yer ve unvanlarına bakılmaksızın ihtiyaç durumuna göre uzman, sözleģmeli personel ve memurları bu birimlerde görevlendirmeye yetkilidir. b) 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına aģağıdaki bent eklenmiģtir. d) Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı. (4) 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvele 33 üncü sırasından sonra gelmek üzere 34) Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı ibaresi eklenmiģ ve diğer sıralar buna göre teselsül ettirilmiģtir.

154 (5) 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına Savunma Sanayii MüsteĢarlığı, ibaresinden sonra gelmek üzere Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, ibaresi eklenmiģtir. B- Dayanılan Anayasa Kuralları Dava dilekçesinde, Anayasa nın 2., 5., 6., 7., 8., 11., 13., 20., 25., 95., 104., 113., 117., 123., 128., 138., 153., 159., 161. ve 162. maddelerine dayanılmıģtır. III- ĠLK ĠNCELEME Anayasa Mahkemesi Ġçtüzüğü nün 8. maddesi gereğince HaĢim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, ġevket APALAK, Serruh KALELĠ, Zehra Ayla PERKTAġ, Engin YILDIRIM ve Nuri NECĠPOĞLU nun katılmalarıyla gününde yapılan ilk inceleme toplantısında; günlü, 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine iliģkin dava dilekçesindeki noksanlığın verilen süre içerisinde giderilmemesi nedeniyle, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin KuruluĢu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un 27. maddesinin beģinci fıkrası uyarınca bu bent yönünden iptal davasının açılmamıģ sayılmasına, sayılı Yasa nın 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi dıģındaki iptali istenen kurallar yönünden, dosyada eksiklik bulunmadığından iģin esasının incelenmesine, 3- Yürürlüğü durdurma isteminin esas inceleme aģamasında karara bağlanmasına, oybirliğiyle karar verilmiģtir. IV- ESASIN ĠNCELENMESĠ Dava dilekçesi ve ekleri, Raportör Mustafa ÇAĞATAY tarafından hazırlanan iģin esasına iliģkin rapor, iptali istenen Yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüģülüp düģünüldü: A- Ġptal BaĢvurusundan Sonra Yapılan DeğiĢikliklerin Ġptal Konusu Kurallara Etkisi günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Yapılan DeğiĢiklik Ġptal baģvurusundan sonra gün ve sayılı Resmi Gazete de (mükerrer) yayımlanarak yürürlüğe giren günlü, 643 sayılı 3046 sayılı Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesiyle 3046 sayılı Kanun a 19/A maddesi eklenmiģtir. 643 sayılı KHK ile yapılan değiģiklikle; Bakanlık bağlı, ilgili ve iliģkili kuruluģları (10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı cetvelde yer alan kurumlar dahil) BaĢbakanın teklifi ve CumhurbaĢkanının onayı ile, BaĢbakanlıkla veya diğer bakanlıklarla ilgilendirilebileceği, söz konusu kuruluģların özel kanunlarında bağlı, ilgili ve iliģkili olunan bakanlığa ya da bakana verilen yetki ve görevlerin ilgilendirilen bakanlık veya bakan tarafından kullanılacağı ve yerine getirileceği kurala bağlanmıģtır. Anılan KHK nin verdiği yetkiye dayanılarak BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ve CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla ĠçiĢlerine bağlı olarak kurulan Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, BaĢbakanlık la ilgilendirilmiģtir. Bu durumda;

155 Kanun un 1. maddesinin, (1) numaralı fıkrasının Terörle Mücadeleye ĠliĢkin Politika ve Stratejileri GeliĢtirmek ve Bu Konuda Ġlgili Kurum ve KuruluĢlar Arasında Koordinasyonu Sağlamak Üzere ĠçiĢleri Bakanlığına Bağlı bölümü, Kanun un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi, Kanun un 3. maddesi, Kanun un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrası, Kanun un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki Bakanın Onayı Ġle Özel Ġhtisas ve AraĢtırma Komisyonları ibaresi, Kanun un 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki Bakana sözcüğü, Kanun un 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. bölümü, Kanun un 13. maddesinin (2) numaralı fıkrası, Kanun un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (b) bendiyle 3152 sayılı Kanun un 29. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (d) bendi, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, söz konusu madde, fıkra, bent, bölüm, ibare ve sözcüğe iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU; Kanun un 1. maddesinin, (1) numaralı fıkrasındaki iptal konusu bölüm ile 3. maddesi için verilen karar verilmesine yer olmadığına kararına Sadece ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ibaresi için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, Kanun un 4. maddesinin (2) numaralı fıkrası için verilen karar verilmesine yer olmadığına kararına Sadece ĠçiĢleri Bakanının ve ĠçiĢleri Bakanı ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, Kanun un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasındaki iptal konusu ibare ile 13. maddesinin (2) numaralı fıkrası için verilen karar verilmesine yer olmadığına kararına Sadece Bakanın sözcüğü için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, Kanun un 10. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin iptal konusu bölümü için verilen karar verilmesine yer olmadığına kararına Sadece bölümde yer alan Bakan sözcüğü ile ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, yönündeki gerekçeyle katılmamıģlardır.

156 günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Yapılan DeğiĢiklik Kanun un 13. maddesinin (4) numaralı fıkrasının son cümlesi, günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye eklenen ek 12. maddenin (3) numaralı fıkrasının (n) bendiyle, Kanun un 18. maddesinin (5) numaralı fıkrasıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin Ek 3. maddesinin birinci fıkrasına Savunma Sanayi MüsteĢarlığı, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, ibaresi, günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye eklenen ek 12. maddenin (1) numaralı fıkrasının (m) bendiyle, yürürlükten kaldırıldığından, söz konusu cümle ve ibareye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir günlü, 657 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Yapılan DeğiĢiklik Kanun un 18. maddesinin(1) numaralı fıkrasının (a) bendiyle günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na ekli (I) sayılı cetvelin VIII. Mülki Ġdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı bölümünün (a) bendine MüsteĢar, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, ibaresi, günlü, 657 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 37. maddesiyle, yürürlükten kaldırıldığından, söz konusu ibareye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. B- Kanun un 2. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (d) Bendinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; Kanun un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ibareye yönelik iptal istemindeki gerekçelerle kuralın Anayasa nın 2., 6., 7., 8., 13., 95., 113. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Dava dilekçesinde yollama yapılan kurala iliģkin gerekçede ise 3046 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında 174 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gün ve 174 sayılı Bakanlıkların KuruluĢ ve Görev Esasları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Kaldırılması ve Bazı Maddelerinin DeğiĢtirilmesi Hakkında 202 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin DeğiĢtirilerek Kabulü Hakkında Kanun un 16. maddesinin (d) bendinde yer alan Bir bakanlıkta birden fazla müsteģarlık kurulamaz biçimindeki kural uyarınca ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ikinci bir müsteģarlık kurulamayacağı, 3046 sayılı Kanun da müsteģarlıkların örgütlenmesinde öngörülmeyen merkez, il müdürlüğü ve büro Ģeklindeki bir yapılanmanın mümkün olmadığı, yine 3046 sayılı Kanun uyarınca bağlı kuruluģların ancak genel müdürlük olarak örgütlenmelerinin zorunlu bulunduğu, kuralda geçen terör kavramının tanımının yapılmaması ya da ilgili mevzuata atıfta bulunulmadığı belirtilerek kuralın Anayasa nın 2., 6., 7., 8., 13., 95., 113. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, Kanun da geçen MüsteĢarlık ibaresinin Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığını ifade ettiği belirtilmiģtir. Kuralda, terör sözcüğüne yer verilmediği gibi MüsteĢarlığın ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı olduğuna ve MüsteĢarlığın örgütlenme biçimine iliģkin hükümler de yer almamaktadır. Ayrıca, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve

157 B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı olmaktan çıkarılıp, BaĢbakanlıkla ilgilendirilmiģtir. Bir yasa kuralının baģka bir yasa kuralı ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren bir durum değildir. Anayasa Mahkemesi yasaların baģka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uygunluğunu değil, yasaların Anayasa ya uygunluğunu denetlemektedir. Dava dilekçesinde ileri sürülen kurala iliģkin Anayasa ya aykırılık gerekçelerinin bir kısmının kuralla ilgisinin bulunmaması, bir kısım gerekçelerin ise yukarıda belirtilen yasal değiģikliklerle ortadan kalkması nedeniyle iptal isteminin reddine karar vermek gerekmiģtir. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 2., 6., 7., 8., 13., 95., 113. ve 123. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. C- Kanun un 4. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; iptali istenen kuralda geçen güvenlik kuruluģları ve terör kavramının tanımlarının yapılmaması nedeniyle, bu kavramların neyi iģaret ettiği hususunun belirsiz olduğu, terör kavramının tanımına yer verilmemiģ olması veya ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisinin dolaylı olarak verildiği, terör kavramının tanımının yapılmamasının kanunun uygulanmasında kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına neden olabileceği, kurul baģkanlığı ve buna bağlı olarak daire baģkanlığı, Ģube müdürlüğü ve Ģeflik biçiminde bir yapılanmaya gidilmeksizin Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu adında bağımsız bir kurulun kurulmasının 3046 sayılı Kanun a uygun bulunmadığı belirtilerek, iptali istenen kuralın Anayasa nın 2., 6., 7., 8., 13., 95., 113. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen fıkrada Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunun kuruluģ amacı belirtilmektedir. Buna göre adı geçen Kurul un görevi, güvenlik kuruluģları ve ilgili kurumlar arasında terörle mücadele konusunda gerekli koordinasyonu sağlamak ve bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmektir sayılı Kanun un 39. maddesinde görevleri ve kuruluģ biçimleri kanunlarında veya diğer kanunlarda gösterilmesi kaydıyla, gerektiğinde sürekli kurullar kurulabileceği belirtilmektedir. Kuralda öngörülen Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulunun, 3046 sayılı Kanun un 39. maddesi anlamında, istiģari nitelikte bir kurul olduğu anlaģılmaktadır. Anayasa nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiģtir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de belirlilik tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kiģiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuģkuya yer vermeyecek Ģekilde açık, net, anlaģılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karģı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, bireylerin hukuksal güvenliğinin sağlanması bakımından da önem arz etmektedir Anayasa nın 7. maddesinde Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi nindir. Bu yetki devredilemez ; Anayasa nın 8. maddesinde ise Yürütme yetkisi ve görevi, CumhurbaĢkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. denilmektedir. Anayasa nın 113. maddesinde, Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teģkilatının kanunla düzenleneceği hükmü yer almaktadır. Anayasa nın 123. maddesinde ise Ġdare, kuruluģ ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Ġdarenin kuruluģ ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkiģiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur denilmektedir.

158 Bir yasa kuralının baģka bir yasa kuralı ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren bir durum değildir. Anayasa Mahkemesi yasaların baģka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uygunluğunu değil, yasaların Anayasa ya uygunluğunu denetlemekte olduğundan, bu gerekçeye dayanan Anayasa ya aykırılık savları yerinde değildir. Kaldı ki, Anayasa nın 113. maddesinde bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teģkilatının kanunla düzenleneceği belirtilmek suretiyle bu konuda yasama organına takdir yetkisi tanınmıģtır. Yasama organının bu takdir yetkisini 3046 sayılı Kanun çerçevesinde ya da baģka bir kanunla da kullanabileceği açıktır. Anayasa nın 123. maddesinde anlamını bulan idarenin bütünlüğü ilkesi, tek tip yapılanmayı gerektirmemektedir. Yasakoyucu, anayasal sınırlar içinde kalmak koģuluyla, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına uygun olarak değiģik yapılanmaya da gidebilir. Anayasa nın 123. maddesinde öngörülen idarenin yaptığı iģlem ve eylemlerin kanuna dayalı olması zorunluluğu, yasama organı için geçerli değildir. Bir baģka ifadeyle idarenin kanuniliği ilkesi, idare organına hitap etmektedir. Yasakoyucu, yasamanın asliliği ve genelliği ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa da düzenlenmeyen bir alanı doğrudan düzenleyebilir. Bu bağlamda, yasama organının daha önce çıkardığı 3046 sayılı Kanun a göre iģlem yapması gerektiği yönündeki düģüncenin idarenin kanuniliği ilkesiyle bir ilgisi bulunmamaktadır sayılı Kanun da terör kavramının tanımına yer verilmemiģtir. Terör kavramının tanımındaki belirsizlikten dolayı terörle mücadeleyi konu edinen uluslararası sözleģmelerde terörle ilgili bir tanıma yer verilmemiģ, sadece terör eylemleri olarak nitelendirilebilecek suçlara iliģkin ayrıntılı bir liste yapılmıģ ise de Türk Hukukunda terör kavramının tanımının günlü, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu nun 1. maddesinde yapılmıģtır sayılı Kanun da yer alan terör tanımı, öğreti ve yargısal kararlarda da benimsenmiģtir. Bu durumda, mevzuatta tanımı yapılmıģ, uygulamada yerleģmiģ, uygulama ve öğretinin yardımıyla açıklık kazanmıģ terör kavramının belirsiz olduğundan söz edilemez. Dolayısıyla, kavramın içeriğinin belirlenmesi konusunda yasama yetkisinin devri de söz konusu değildir. Öte yandan, iptali istenen kuralda geçen güvenlik kuruluģları ibaresinin Kanun un genel gerekçesinde de belirtildiği üzere, iç güvenlik kuruluģları olan Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı, Genelkurmay BaĢkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı bazı askeri birlikler ile Milli Ġstihbarat TeĢkilatını ifade ettiği açık olduğundan, söz konusu ibarenin de belirsiz olduğu sonucu çıkarılamaz. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 2., 6., 7., 113. ve 123. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 8., 13. ve 95. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. D- Kanun un 5. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; 5952 sayılı Kanun un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesindeki ibareye iliģkin gerekçeler doğrultusunda, iptali istenen fıkranın Anayasa nın 2., 6., 7., 8., 13., 95., 113. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, MüsteĢarlık teģkilatının kimlerden oluģtuğunun Kanun a eklenen (1) sayılı cetvelde gösterildiği ifade edilmektedir. Dava dilekçesinde, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ayrı bir müsteģarlık olarak kurulmasının Anayasa ya aykırı olduğunun iddia edilmesi üzerine, bu kabulün doğal sonucu olarak söz konusu müsteģarlığın alt birimlerini düzenleyen kuralın da Anayasa ya aykırılığı nedeniyle iptalinin istendiği anlaģılmaktadır. Ancak iptal

159 baģvurusunun yapılmasından sonra yürürlüğe giren 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin verdiği yetkiye dayanılarak BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ve CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla ĠçiĢlerine bağlı olarak kurulan Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, BaĢbakanlıkla ilgilendirilmiģtir. Bu durumda, dava dilekçesinde iptali istenen kural için ileri sürülen Anayasa ya aykırılık gerekçeleri ortadan kalkmıģtır. Kuralın Anayasa ya aykırı baģka bir yönü de bulunamamıģtır. Açıklanan nedenlerle iptali istenen kural, Anayasa nın 2., 6., 7., 8., 13., 95., 113. ve 123. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. E- Kanun un 6. Maddesinin Ġncelenmesi 1- (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan Terörle Sözcüğünün Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan terör kavramının tanımına yer verilmemiģ olması veya ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisinin dolaylı olarak verildiği, terör kavramının tanımının yapılmamasının kanunun uygulanmasında kiģisel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına neden olabileceği belirtilerek, iptali istenen sözcüğün Anayasa nın 2., 7., 8. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Kanun un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının incelendiği bölümde belirtilen Anayasa nın 2. ve 7. maddelerine iliģkin gerekçelerle kuralda Anayasa ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 8. ve 13. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. 2- (1) Numaralı Fıkranın (b) Bendi ile (ç) Bendinde Yer Alan Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara Ġbarelerinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; Kanun un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi ile (ç) bendinde geçen güvenlik kuruluģları ve ilgili kurumlar ibarelerinin belirsiz olduğu ifade edilerek iptali istenen bent ve ibarelerin Anayasa nın 2., 7., 8. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen ibarelerin yer aldığı kurallarda, MüsteĢarlığın terörle mücadele alanında güvenlik kuruluģları ve istihbarat birimlerinden gelen stratejik istihbaratı değerlendirip, ilgili birimlerle paylaģacağı, güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara stratejik bilgi desteği sağlayacağı ve bunlar arasında koordinasyonu temin edeceği hükme bağlanmıģtır. Kanun un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının incelendiği bölümde belirtilen Anayasa nın 2. ve 7. maddelerine iliģkin gerekçelerle kuralda Anayasa ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kanun un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde geçen ilgili kurumlar ibaresinin maddenin bir bütün olarak yorumlandığında terörle mücadele alanında görev yapan ve güvenlik kuruluģları dıģında kalan diğer kamu kurumlarını ifade ettiği açıkça anlaģılmaktadır. Terörle mücadele, çok boyutlu bir mücadeledir. Bu mücadelenin güvenlik boyutu yanında, sosyolojik, psikolojik, adli, idari, ekonomik, siyasi bir çok boyutu ya da nedeni bulunmakta ve dolayısıyla bir çok kamu kurumu da iģin içine müdahil olabilmektedir. Keza ortaya çıkıģ nedenlerine bağlı olarak terörün farklı yansımaları bulunmaktadır. Bu anlamda, terörle mücadele alanında, bakanlıklardan bağımsız idari kurullara kadar pek çok kamu kurumu arasında iģbirliği ya da koordinasyona ihtiyaç bulunması kaçınılmazdır. Kuralda söz konusu ilgili kurumlar ın teker teker sayılmasına gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Kanun un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde geçen ilgili kurumlar ibaresi, Anayasa nın 2. ve 7. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir.

160 Kuralların Anayasa nın 8. ve 13. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. 3- (1) Numaralı Fıkranın (c) Bendinde Yer Alan veya yaptırmak Ġbaresi ile (f) Bendinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; kuralla idareye muhatabı, yaptırımı ve sınırları belirsiz bir araģtırma, analiz, değerlendirme, inceleme ve denetleme çalıģmaları yapması veya yaptırabilmesine yetki verilmesinin Anayasa nın 2., 7., 8. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen ibarenin de yer aldığı (c) bendindeki kuralla, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına, terörle mücadele alanında gerekli araģtırma, analiz ve değerlendirme çalıģmalarını bizzat yapabilme ya da kurum dıģındaki kurum ya da kuruluģlar aracılığıyla yaptırabilme yetkisi, (f) bendinde ise Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına, terörle mücadele alanında inceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmak görevi verilmektedir. Teröristle mücadele, esas itibarıyla güvenlik kuvvetlerinin yürüttüğü silahlı mücadeleyi, terörle mücadele ise güvenlik tedbirleriyle birlikte toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda devletin bütün kurumları ve sivil toplum kuruluģlarının topyekun mücadelesini ifade etmektedir. Bu bağlamda, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına terörle mücadele alanında gerektiğinde konusunda uzman olan kiģi, kurum veya kuruluģlardan yardım alabilme ya da inceleme ve denetleme yapabilme yetkisinin tanınması, Kurumun iģlevlerini yerine getirmesi açısından bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Ġptali istenen her iki kuralda araģtırma, analiz ve değerlendirme çalıģmaları ile inceleme ve denetleme yapmak ya da yaptırmanın terörle mücadele alanıyla ilgili ve sınırlı olarak yapılacağı hususu açıkça belirtildiğinden sınırsız bir yetki devrinden söz edilemez. Açıklanan nedenlerle, Kanun un 6. maddesinin (c) bendinde yer alan veya yaptırmak ibaresi ile (f) bendi, Anayasa nın 2., 7. ve 8. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralların Anayasa nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiģtir. F- Kanun un 8. Maddesinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; 3046 sayılı Kanun un 16. maddesinin (d) bendinde yer alan Bir bakanlıkta birden fazla müsteģarlık kurulamaz biçimindeki kural uyarınca ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ikinci bir müsteģarlık kurulamayacağı, aynı Kanun un 15. maddesinde bakanlık merkez teģkilatının müsteģarlık, müsteģarlığa bağlı genel müdürlük, kurul veya daire baģkanlığı, genel müdürlük veya kurul baģkanlığına bağlı Ģube müdürlüğü Ģeklinde bir örgütlenmenin öngörüldüğü, iptali istenen kuralla öngörülen merkez Ģeklinde bir yapının oluģturulmasının 3046 sayılı Kanun a göre mümkün olmadığı, iptali istenen kuralda Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tüm mevzuatın incelenerek yasalar arasında uyumun sağlanması gerektiği, kuralda geçen terör kavramının tanımının yapılmadığı ya da ilgili mevzuata atıfta bulunulmadığı, öngörülen düzenlemenin idarenin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, ayrıca kuralın ikinci fıkrasıyla Genelkurmay BaĢkanlığı, DıĢiĢleri Bakanlığı ve Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarlığı tarafından MüsteĢarlığa ihtiyaç duyulan istihbari bilgilerin verilmesinin buyurucu biçimde düzenlendiği ve herhangi bir sınırlama da getirilmediği belirtilerek kuralın Anayasa nın 2., 7., 8., 13., 95., 104., 113. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, müsteģara bağlı olarak kurulan Ġstihbarat Değerlendirme Merkezinin kuruluģ amacı ve görevi ile ihtiyaç duyulan istihbari bilgilerin güvenlik kuruluģları, istihbarat birimleri ve DıĢiĢleri Bakanlığınca MüsteĢarlığa verilmesi

161 hususları düzenlenmektedir. Kuralda ayrıca, istihbari bilgiler doğrultusunda MüsteĢarlıkça yapılacak analiz ve değerlendirmelerin de ilgili birimlerle paylaģılacağı belirtilmektedir. Kanun un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının incelendiği bölümde belirtilen gerekçelerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 2., 7., 113. ve 123. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 8., 13., 95. ve 104. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. G- Kanun un 9. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Ġncelenmesi 1- (a) Bendinin (1) Numaralı Alt Bendinde Yer Alan uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak Ġbaresinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; Kanun un 6. maddesinde müsteģarlığa verilen görevlerin sadece politika ve stratejilerin belirlenmesine yönelik çalıģmalar yürütmek olduğu belirtilmiģken, iptali istenen kuralla belirlenen politikaların uygulanmasına iliģkin eylem planları hazırlamanın da müsteģarlığın ana hizmet birimi olarak öngörülen Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığının görevleri arasında sayılmak suretiyle Kanun un maddeleri arasında uyumsuzluğa yol açıldığı, ayrıca kuralla yürütme organına kaynağı Anayasa da bulunmayan bir yetki verildiği belirtilerek, kuralın Anayasa nın 2. ve 6. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının ana hizmet birimlerinden olan Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığının, terörle mücadele politika ve stratejileri kapsamında belirlenen politikaların uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamakla görevli olduğu belirtilmektedir. Bir yasa kuralının baģka bir yasa kuralı ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren bir durum değildir. Anayasa Mahkemesi yasaların baģka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uygunluğunu değil, yasaların Anayasa ya uygunluğunu denetlemekte olduğundan, bu gerekçeye dayanan Anayasa ya 2. maddesine aykırılık savı yerinde değildir. Kuralın Anayasa ya aykırı baģka bir yönü de bulunamamıģtır. Anayasa nın 6. maddesinde egemenliğin, kayıtsız Ģartsız Millete ait olduğu, Türk Milletinin egemenliğini, Anayasa nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanacağı, egemenliğin kullanılmasının, hiçbir surette hiçbir kiģiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı ve hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa dan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı ifade edilmiģtir. Anayasa da engelleyici bir hüküm bulunmaması durumunda yasakoyucunun genel düzenleme yapma yetkisine dayanarak kural koyması, kaynağını Anayasa dan almayan bir yetkinin kullanılması anlamına gelmez. Ġptali istenen kuralla, MüsteĢarlık bünyesinde ana hizmet birimi olarak düzenlenen Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığına, kurumun amaçları doğrultusunda belirlenen politikaların uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak görevinin verilmesi, Anayasa da buna iliģkin engelleyici bir hüküm olmadığı gözetildiğinde, Anayasa nın 6. maddesine aykırılık tan söz edilemez. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen ibare, Anayasa nın 2. ve 6. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. 2- (a) Bendinin (2) Numaralı Alt Bendinde Yer Alan Güvenlik kuruluģları Ġbaresinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; güvenlik kuruluģları ibaresinin neyi iģaret ettiğinin belirsiz olduğu ve kuralın Anayasa nın 2., 5., 7., 8., 13., 104. ve 123. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen ibarenin de yer aldığı kuralda, MüsteĢarlığın ana hizmet birimlerinden olan Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığının,

162 terörle mücadele politika ve stratejileri kapsamında güvenlik kuruluģları arasında bilgi paylaģımını ve koordinasyonu sağlamakla görevli olduğu belirtilmektedir. Kanun un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının incelendiği bölümde belirtilen Anayasa nın 2. maddesine iliģkin gerekçelerle kuralda Anayasa ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 5., 7., 8., 13., 104. ve 123. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. 3- (a) Bendinin (3) Numaralı Alt Bendinde Yer Alan Valilikler Sözcüğünün Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; kuralla ilgili mevzuatla uyum gözetilmeden valilikler arasında koordinasyon sağlanmasına iliģkin düzenleme yapılmasının Anayasa nın 2. ve 104. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen sözcüğün de yer aldığı kuralda, MüsteĢarlığın ana hizmet birimlerinden olan Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığının, terörle mücadele politika ve stratejileri kapsamında valilikler arasında koordinasyonu sağlamakla görevli olduğu belirtilmektedir. Bir yasa kuralının baģka bir yasa kuralı ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren bir durum değildir. Anayasa Mahkemesi yasaların baģka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uygunluğunu değil, yasaların Anayasa ya uygunluğunu denetlemekte olduğundan, bu gerekçeye dayanan Anayasa ya 2. maddesine aykırılık savı yerinde değildir. Kuralın Anayasa ya aykırı baģka bir yönü de bulunamamıģtır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 104. maddesiyle ilgisi görülmemiģtir. 4- (a) Bendinin (4) Numaralı Alt Bendinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; Kanun un 6. maddesinde müsteģarlığa verilen görevlerin sadece politika ve stratejilerin belirlenmesine yönelik çalıģmalar yürütmek olduğu belirtilmiģken, iptali istenen kuralla belirlenen politikalar ile sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi için ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlamanın da müsteģarlığın ana hizmet birimi olarak öngörülen Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığının görevleri arasında sayılmak suretiyle Kanun un maddeleri arasında uyumsuzluğa neden olunduğu, ayrıca kuralda yer alan belirlenen politikalar ve ilgili kurumlar gibi müphem ve sınırları belli olmayan kavramlarla yürütme organına asli düzenleme yetkisi verildiği belirtilerek, kuralın Anayasa nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının ana hizmet birimlerinden olan Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığının, terörle mücadele politika ve stratejileri kapsamında belirlenen politikalar ile sosyoekonomik politikaların uyumlu bir Ģekilde yürütülmesi için ilgili kurumlar arasında koordinasyonu sağlamakla görevli olduğu belirtilmektedir. Terörle mücadele alanında politikanın belirlenmesi Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına ait bir görev olmayıp, MüsteĢarlığın görevi politikaların belirlenmesine yönelik hazırlık çalıģmaları yapmaktır. Kuralda, Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire BaĢkanlığına terörle mücadele alanında politika belirleme yetkisi verilmesi söz konusu değildir. Kanun un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinin incelendiği bölümde belirtilen gerekçelerle, iptali istenen kuralda geçen ilgili kurumlar ibaresinin Anayasa ya aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 2. ve 7. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir.

163 5- (b) Bendinin (1) Numaralı Alt Bendinde Yer Alan Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, Ġbaresinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; iptali istenen kuralla herhangi bir sınırlama getirilmeksizin AraĢtırma-GeliĢtirme Daire BaĢkanlığına veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek görevinin verildiği, veri, bilgi ve belgeleri toplama nın her türlü kiģisel verileri de kapsama alacağı, veri toplamanın sınırlarına yasal düzenleme getirilmeyerek kiģilerin idareye karģı korumasız bırakıldığı belirtilerek, kuralın Anayasa nın 13., 20. ve 25. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının ana hizmet birimlerinden olan AraĢtırma-GeliĢtirme Daire BaĢkanlığının terörle mücadele alanında, veri, bilgi ve belgeleri toplayabileceği, tasnif edebileceği, analiz ve değerlendirmeler yapabileceği hükme bağlanmaktadır. Anayasa nın 20. maddesinde, herkesin kendisiyle ilgili kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın kiģinin kendisiyle ilgili kiģisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere eriģme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı ifade edilmiģtir. Maddede ayrıca kiģisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kiģinin açık rızasıyla iģlenebileceği ve kiģisel verilerin korunmasına iliģkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükmüne de yer verilmiģtir. Anayasa nın 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların Anayasa nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiģtir. Ġptali istenen kuralda geçen veri, bir araģtırmanın, bir tartıģmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öğe, muta, done anlamına gelmekte olup, bilimsel, istatistiki, ekonomik, kiģisel bilgileri de içine alan bir kavramdır. KiĢisel veri kavramı, belirli veya kimliği belirlenebilir olmak Ģartıyla, bir kiģiye iliģkin bütün bilgileri ifade etmektedir. KiĢisel verilerin korunması hakkı, kiģinin insan onurunun korunmasının ve kiģiliğini serbestçe geliģtirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak, bireyin hak ve özgürlüklerini kiģisel verilerin iģlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır. Ancak söz konusu hak sınırsız değildir. KiĢisel verilerin korunması hakkı, veri sahibinin mutlak ve sınırsız bir veri hakimiyetini mümkün kılmamaktadır. Nitekim Türkiye nin imzaladığı ancak uygulama kanununun yürürlüğe konamaması nedeniyle taraf olmadığı 1981 tarihli ve 108 sayılı KiĢisel Verilerin Otomatik ĠĢleme Tabi Tutulması KarĢısında KiĢilerin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi SözleĢmesi nin 9. maddesinde de devlet güvenliği, kamu güvenliği, devletin ekonomik menfaatlerinin korunması ve suçlarla mücadele edilmesi, ilgilinin veya üçüncü kiģilerin hak ve özgürlüklerinin korunması ile verilerin istatistiki veya bilimsel amaçlarla kullanılması durumlarında kiģisel verilerin korunmasına sınırlamalar getirilebileceği öngörülmüģtür. Bu nedenle, kiģisel verilerin korunması temel hakkına kamu yararı nedenlerine dayalı olarak müdahale edilebilmesine olanak tanınmaktadır. Terörle mücadele alanında strateji ve politikalar geliģtirmekle görevli olan Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının kendisine verilen görevleri yerine getirebilmesi için kiģisel veriler de dahil olmak üzere bir takım bilgi ve belgelere ihtiyacının bulunması kaçınılmazdır. Ġptali istenen kuralda, veri ve bilgilerin terörle mücadele alanıyla sınırlı olacağı açıkça ifade edilmiģtir. Kuralda kiģisel verilerin korunmasıyla ilgili olarak Anayasa nın 20. maddesinde öngörülen güvencelere aykırı

164 bir hüküm de yer almamaktadır. Türk Ceza Kanunu nun kiģisel verilerin korunmasına iliģkin cezai hükümleri, MüsteĢarlık personeli için de geçerlidir. Bu nedenle, dava konusu kuralla Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına terörle mücadele alanıyla sınırlı olmak üzere verilen veri ve bilgi toplama yetkisinin özel hayatın gizliliği kapsamında kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkına ölçüsüz bir müdahale olduğu söylenemez. Ayrıca, söz konusu düzenlemenin kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkını aģırı derecede zorlaģtıran ya da ortadan kaldıran, dolayısıyla hakkın özüne dokunan bir sınırlama olmadığı da açıktır. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 13. ve 20. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Engin YILDIRIM bu görüģe katılmamıģlardır. Kuralın Anayasa nın 25. maddesiyle ilgisi görülmemiģtir. 6- (b) Bendinin (2) Numaralı Alt Bendinde Yer Alan yaptırmak Sözcüğünün Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; iptali istenen kuralla AraĢtırma GeliĢtirme Daire BaĢkanlığına muhatabı, yaptırımı ve sınırları belirsiz bir araģtırma yaptırma yetkisinin tanınmasının Anayasa nın 2., 5. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, MüsteĢarlığın ana hizmet birimlerinden olan AraĢtırma GeliĢtirme Daire BaĢkanlığının, terörle mücadele alanında, araģtırma yaptırabileceği hükme bağlanmaktadır. Kural, anılan Daire BaĢkanlığının MüsteĢarlık dıģındaki kurum, kuruluģ veya uzmanlar aracılığıyla terörle mücadele alanında araģtırmalar yaptırılabilmesine olanak tanımaktadır. Kanun un 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan veya yaptırmak Ģeklindeki ibarenin incelendiği bölümde belirtilen gerekçelerle, iptali istenen sözcük, Anayasa nın 2. ve 5. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiģtir. 7- (b) Bendinin (4) Numaralı Alt Bendinde Yer Alan Terörle Sözcüğünün Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; terör kavramının tanımsal karģılığına yer verilmemiģ olması veya ilgili mevzuata atıfta bulunulmamıģ olması karģısında, idareye uygulamada terör kapsamını belirleme yetkisini dolaylı olarak verdiği belirtilerek, iptali istenen ibarenin Anayasa nın 2., 7. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralda, MüsteĢarlığın ana hizmet birimlerinden olan AraĢtırma GeliĢtirme Daire BaĢkanlığının, terörle mücadele alanında Terörle Mücadele Raporu hazırlamakla görevli olduğu hükme bağlanmaktadır. Kanun un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının incelendiği bölümde belirtilen Anayasa nın 2. ve 7. maddelerine iliģkin gerekçelerle kuralda Anayasa ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 13. maddesiyle ilgisi görülmemiģtir. H- Kanun un 10. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (b) Bendinin (1) Numaralı Alt Bendinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; iptali istenen kuralla hukuk müģavirliğine yasama yetkisini kapsar biçimde mevzuatı günün Ģartlarına göre geliģtirme görevinin verilmesinin Anayasa nın 2., 6. ve 7. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Kuralla, MüsteĢarlığın danıģma birimi olarak kurulan Hukuk MüĢavirliğine, terörle mücadele mevzuatını ve uygulamasını değerlendirmek ve günün Ģartlarına göre geliģtirmek görevi verilmiģtir.

165 Anayasa nın 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu belirtilmiģtir. Buna karģılık, kanun teklif ve tasarılarının Anayasa nın 88. maddesi dıģında kalan kiģi veya kuruluģlar tarafından hazırlanmasına Anayasal bir engel bulunmamaktadır. Kuralla, Hukuk MüĢavirliğine verilen görev, MüsteĢarlığın görev alanına giren konularla ilgili mevzuatı takip etme, değerlendirme ve gerektiğinde taslak metinler hazırlamaktır sayılı Kanun un bakanlıkların danıģma birimi olarak öngörülen hukuk müģavirliklerinin görevlerini düzenleyen 25. maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde, hukuk müģavirliklerinin gerek bakanlık gerekse bakanlık kuruluģlarınca mevzuat (kanun, tüzük, yönetmelik vs.) teklifleri hazırlamalarının kendilerine bir görev olarak verildiği açıkça ifade edilmektedir. Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde de mevzuat taslaklarının konuyla ilgili kurum ve kuruluģların görevli birimleri (hukuk müģavirlikleri) tarafından hazırlanacağı hükmüne yer verilmiģtir. Bu durumda, kuralla hukuk müģavirliğine taslak hazırlama görevinin verilmesinde Anayasa ya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 2., 6. ve 7. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. I- Kanun un 15. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Ġkinci Cümlesinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; iptali istenen kuralla herhangi bir sınırlama getirilmeksizin her türlü bilgi ve belge talebinin ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlar tarafından yerine getirilmesinin öngörüldüğü, bilgi ve belge ibarelerinin her türlü kiģisel verileri de kapsama alacağı, veri toplamanın sınırlarına yasal düzenleme getirilmeyerek kiģilerin idareye karģı korumasız hale getirildiği belirtilerek, kuralın Anayasa nın 13., 20. ve 25. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Kuralda, MüsteĢarlığın bu kanun çerçevesinde belirlenen terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak görevini yerine getirirken, bu kapsamda istediği her türlü bilgi ve belge talebinin ilgili bakanlık, kurum ve kuruluģlarca gecikmeksizin yerine getirileceği hükme bağlanmaktadır. Kuralda geçen her türlü bilgi ve belge ibaresinin, 5952 sayılı Kanun un 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, analiz ve değerlendirmeler yapmak biçimindeki hükümle birlikte değerlendirildiğinde ve kuralda veri ibaresinin de geçmediği dikkate alındığında, kiģisel veri niteliğinde bulunmayan her türlü bilgi ve belgeyi kapsadığı anlaģılmaktadır. Terörle mücadele alanında strateji ve politikalar geliģtirmekle görevli olan Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının da kendisine verilen görevleri yerine getirebilmesi için bazı bilgi ve belgelere ihtiyaç duyması kaçınılmazdır. Ġptali istenen kuralda, bilgi ve belgelerin MüsteĢarlığa 5952 sayılı Kanun kapsamında verilen terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak göreviyle sınırlı olacağı açıkça ifade edilmiģtir. Kuralda kiģisel verilerin korunmasıyla ilgili olarak Anayasa nın 20. maddesinde öngörülen güvencelere aykırı bir hüküm de yer almamaktadır. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 20. maddesine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 13. ve 25. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. J- Kanun un 16. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının Ġkinci Cümlesinin Ġncelenmesi

166 Dava dilekçesinde; 5018 sayılı Kanun un 24. maddesi uyarınca örtülü ödeneğin esasen BaĢbakanlık bütçesine konulduğu ve ancak istisnaen kanunlarla verilen istihbarat hizmetlerini yürüten diğer kamu idarelerinin de bütçelerine örtülü ödenek konulabildiği, Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının ise istihbarat hizmetlerini yürüten bir kamu idaresi niteliğinde olmaması nedeniyle 5018 sayılı Kanun hükümleri dairesinde bütçesine örtülü ödenek konulamayacağı, ayrıca Anayasa nın 161. ve 162. maddelerinde bütçelerin gerek hazırlanması gerekse TBMM de kabul edilmesi süreçlerinin Ģeffaf olmasının öngörüldüğünü oysa söz konusu düzenlemede, operasyonel yetkisi olmayan bir oluģuma örtülü ödenek ayrılması öngörülmek suretiyle Ģeffaflıktan uzak bir Ģekilde harcama yetkisi verildiği belirtilerek, kuralın Anayasa nın 2., 161. ve 162. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Kanun un 16. maddesinde MüsteĢarlığın bütçesine iliģkin düzenleme yer almaktadır. Maddenin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, MüsteĢarlığın 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu na tabi genel bütçeli bir idare olduğu belirtilmiģtir. Aynı fıkranın iptali istenen ikinci cümlesinde ise 5952 sayılı Kanun kapsamında yürütülen ve gizlilik ihtiva eden iģler için 5018 sayılı Kanun un 24. maddesi esaslarına göre MüsteĢarlık bütçesine ödenek konulacağı kurala bağlanmıģtır. Bir yasa kuralının baģka bir yasa kuralı ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren bir durum değildir. Anayasa Mahkemesi yasaların baģka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uygunluğunu değil, yasaların Anayasa ya uygunluğunu denetlemekte olduğundan, bu gerekçeye dayanan Anayasa ya 2. maddesine aykırılık savı yerinde değildir. Kuralın Anayasa ya aykırı baģka bir yönü de bulunamamıģtır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Kuralın Anayasa nın 161. ve 162. maddeleriyle ilgisi görülmemiģtir. K- Kanun un 18. Maddesinin Ġncelenmesi 1- (1) Numaralı Fıkranın (b) Bendi ile (3) Numaralı Fıkranın (a) Bendinin Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; iptali istenen kurallarla illerde Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü, ihtiyaç duyulan ilçelerde ise bürolar kurulmasının 3046 sayılı Kanun da öngörülmeyen bir teģkilatlanma biçimi olduğu, bu durumun aynı zamanda idarenin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu, söz konusu birimlerde çalıģacak personelin görev, yetki ve nitelikleri konusunda da herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği belirtilerek, kuralların Anayasa nın 2., 123. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüģtür. Kanun un 18. maddesinin (1) numaralı fıkrasının iptali istenen (b) bendiyle 657 sayılı Kanun a ekli (II) sayılı cetvelin 4. BaĢbakanlık ve Bakanlıklarda bölümüne Nüfus ve VatandaĢlık Müdürü, ibaresinden sonra gelmek üzere Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü, ibaresi eklenmiģtir. Söz konusu (II) sayılı cetvelde ise kadroları genel idare hizmetleri sınıfının birinci derecesinde bulunanların ek göstergeleri düzenlenmektedir. Kanun un 18. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendiyle, günlü, 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un ĠçiĢleri Bakanlığının taģra teģkilatını düzenleyen 28. maddesine eklenen fıkrayla, illerde Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulduğuna iliģkin hüküm eklenmiģ, ayrıca ihtiyaç duyulan ilçelerde valiliğin teklifi ve Bakanlığın onayı ile büro kurulabileceği, valiliğin kadro, yer ve unvanlarına bakılmaksızın ihtiyaç durumuna göre uzman, sözleģmeli personel ve memurları bu birimlerde görevlendirmeye yetkili olduğu kurala bağlanmıģtır.

167 Anayasa nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teģebbüsleri ve diğer kamu tüzelkiģilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği, bu kapsama giren personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin de Kanunla düzenleneceği belirtilmiģtir. Ġptali istenen kuralla, illerde yeni ihdas edilen Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğünün acil eleman ihtiyacının karģılanması için Valilere özel olarak yetki verilmektedir. Ġptali istenen kural, Valinin genel görevlendirme yetkisinin özel olarak düzenlenmesinden baģka bir anlam ifade etmemektedir. Kuralda geçen görevlendirme nin mevcut olan uzman, sözleģmeli personel ve memurlar arasından yapılacağı açıktır. Bir baģka ifadeyle söz konusu personel, 657 sayılı Kanun un 4. maddesi kapsamında kalan ve halen kamuda çalıģmakta olan personeldir. Bu durumda, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri 657 sayılı Kanun a tabi olan personelin Valiler tarafından Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğünde görevlendirilmesinde Anayasa nın 128. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır. Kuralın 3046 sayılı Kanun da öngörülmeyen bir yapılanma öngördüğü ve idarenin kanuniliği ilkesine aykırı olduğu yönünde ileri sürülen Anayasa ya aykırılık itirazları, Kanun un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının incelendiği bölümde belirtilen gerekçelerle, yerinde görülmemiģtir. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kurallar, Anayasa nın 2., 123. ve 128. maddelerine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. 2- (4) Numaralı Fıkranın Ġncelenmesi Dava dilekçesinde; 3046 sayılı Kanun un 16. maddesinin (d) bendinde yer alan Bir bakanlıkta birden fazla müsteģarlık kurulamaz biçimindeki kural uyarınca ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ikinci bir MüsteĢarlık kurulamayacağı belirtilerek, kuralın Anayasa nın 2. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġptali istenen kuralla 5018 sayılı Kanun a ekli (I) sayılı cetvele 33. sırasından sonra gelmek üzere 34) Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı ibaresi eklenmiģ ve diğer sıralar buna göre teselsül ettirilmiģtir sayılı Kanun a ekli (I) sayılı cetvelde, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin isimleri bulunmaktadır günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı olmaktan çıkarılıp, BaĢbakanlıkla ilgilendirildiğinden, kurala iliģkin olarak ileri sürülen Anayasa ya aykırılık gerekçesi ortadan kalkmıģtır. Kaldı ki, bir yasa kuralının baģka bir yasa kuralı ile uyumlu olmaması onun iptal edilmesini gerektiren bir durum değildir. Anayasa Mahkemesi yasaların baģka yasalara ya da daha alt düzeydeki diğer normlara uygunluğunu değil, yasaların Anayasa ya uygunluğunu denetlemekte olduğundan, bu gerekçeye dayanan Anayasa ya 2. maddesine aykırılık savı yerinde değildir. Kuralın Anayasa ya aykırı baģka bir yönü de bulunamamıģtır. Ġptal isteminin reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle, iptali istenen kural, Anayasa nın 2. maddesine aykırı değildir. Ġptal isteminin reddi gerekir. V- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI ĠSTEMĠ günlü, 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un: A maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendine, 2-4. maddesinin (1) numaralı fıkrasına,

168 3-5. maddesinin (3) numaralı fıkrasına, 4-6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- BaĢında yer alan Terörle sözcüğüne, b- (b) bendine, c- (c) bendinde yer alan veya yaptırmak ibaresine, d- (ç) bendinde yer alan Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara ibarelerine, e- (f) bendine, 5-8. maddesine, 6-9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak ibaresine, b- (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan Güvenlik kuruluģları ibaresine, c- (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan Valilikler sözcüğüne, d- (a) bendinin (4) numaralı alt bendine, e- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, ibaresine, f- (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan yaptırmak sözcüğüne, g- (b) bendinin (4) numaralı alt bendindeki Terörle sözcüğüne, maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendine, maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine, maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesine, maddesinin; a- (1) numaralı fıkrasının (b) bendiyle 657 Sayılı Kanun a ekli (II) sayılı cetvelin 4. BaĢbakanlık ve Bakanlıklarda bölümüne Nüfus ve VatandaĢlık Müdürü, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü, ibaresine, b- (3) numaralı fıkrasının (a) bendiyle günlü, 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 28. maddesine eklenen fıkraya, c- (4) numaralı fıkrasına, yönelik iptal istemleri günlü, E. 2010/40, K. 2012/8 sayılı kararla reddedildiğinden, bu madde, fıkra, bent, alt bent, cümle, ibare ve sözcüklere iliģkin yürürlüğün durdurulması isteminin REDDĠNE, B maddesinin (1) numaralı fıkrasının terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı bölümü, 2-2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi, 3-3. maddesi, 4-4. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 5-5. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları ibaresi, 6-7. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan Bakana sözcüğü, maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma,

169 sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. bölümü, maddesinin; a- (2) numaralı fıkrası, b- (4) numaralı fıkrasının son cümlesi, maddesinin; a- (1) numaralı fıkrasının (a) bendiyle günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na ekli (I) sayılı cetvelin VIII. Mülki Ġdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı bölümünün (a) bendine MüsteĢar, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, ibaresi, b- (3) numaralı fıkrasının (b) bendiyle 3152 sayılı Kanun un 29. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (d) bendi, c- (5) numaralı fıkrasıyla günlü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin Ek 3. maddesinin birinci fıkrasına Savunma Sanayi MüsteĢarlığı, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, ibaresi, hakkında, günlü, E. 2010/40, K. 2012/8 sayılı kararla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, bu madde, fıkra, bent, bölüm, cümle, ibare ve sözcüklere iliģkin yürürlüğün durdurulması istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, gününde OYBĠRLĠĞĠYLE karar verilmiģtir. VI- SONUÇ günlü, 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un: 1-1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı bölümünde yer alan...ġçiģleri Bakanlığına bağlı ibaresi, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, konusu kalmayan bu bölüme iliģkin iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU nun Sadece ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ibaresi için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 2-2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- (a) bendi, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu bende iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, OYBĠRLĠĞĠYLE, b- (d) bendinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, 3-3. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ibaresi, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile

170 CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU nun Sadece ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ibaresi için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 4-4. maddesinin; a- (1) numaralı fıkrasının Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, b- (2) numaralı fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan...ġçiģleri Bakanının, ikinci cümlesinde yer alan...ġçiģleri Bakanının ve üçüncü cümlesinde yer alan...ġçiģleri Bakanı ibareleri, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu fıkraya iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU nun Sadece ĠçiĢleri Bakanının ve ĠçiĢleri Bakanı ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, 5-5. maddesinin; a- (2) numaralı fıkrasında yer alan Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları ibaresindeki... Bakanın... sözcüğü, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu ibareye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU nun Sadece Bakanın sözcüğü için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, b- (3) numaralı fıkrasının Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, 6-6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- BaĢında yer alan Terörle sözcüğünün Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, b- (b) bendinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, c- (c) bendinde yer alan veya yaptırmak ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, d- (ç) bendinde yer alan Güvenlik kuruluģlarına ve ilgili kurumlara ibarelerinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, e- (f) bendinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, 7-7. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan Bakana sözcüğü, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın

171 günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu sözcüğe iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, OYBĠRLĠĞĠYLE, 8-8. maddesinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, 9-9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan uygulanmasına yönelik eylem planları hazırlamak ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, b- (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan Güvenlik kuruluģları ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, c- (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan Valilikler sözcüğünün Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, d- (a) bendinin (4) numaralı alt bendinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, e- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Engin YILDIRIM ın karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, f- (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan yaptırmak sözcüğünün Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, g- (b) bendinin (4) numaralı alt bendindeki Terörle sözcüğünün Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, maddesinin (1) numaralı fıkrasının; a- (b) bendinin (1) numaralı alt bendinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, b- (c) bendinin Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüsteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. bölümünde yer alan Bakan sözcüğü, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla; yine aynı bölümde yer alan ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. ibaresi de günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye eklenen ek 12. maddenin (3) numaralı fıkrasının (n) bendi ile yürürlükten kaldırıldığından, bu bölüme iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, Fulya

172 KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU nun Sadece bölümde yer alan Bakan sözcüğü ile ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, maddesinin; a- (2) numaralı fıkrasında yer alan Bakan sözcüğü, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu fıkraya iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, Fulya KANTARCIOĞLU, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ ile Nuri NECĠPOĞLU nun Sadece Bakan sözcüğü için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yolundaki karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, b- (4) numaralı fıkrasının son cümlesi, günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye eklenen ek 12. maddenin (3) numaralı fıkrasının (n) bendi ile yürürlükten kaldırıldığından, bu cümleye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, OYBĠRLĠĞĠYLE, maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, maddesinin; a- (1) numaralı fıkrasının (a) bendiyle günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na ekli (I) sayılı cetvelin VIII. Mülki Ġdare Amirliği Hizmetleri Sınıfı bölümünün (a) bendine MüsteĢar, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarı, ibaresi, günlü, 657 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, bu ibareye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, OYBĠRLĠĞĠYLE, b- (1) numaralı fıkrasının (b) bendiyle 657 Sayılı Kanun a ekli (II) sayılı cetvelin 4. BaĢbakanlık ve Bakanlıklarda bölümüne Nüfus ve VatandaĢlık Müdürü, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Ġl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü, ibaresinin Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, c- (3) numaralı fıkrasının (a) bendiyle 3152 sayılı ĠçiĢleri Bakanlığı TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 28. maddesine eklenen fıkranın Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, d- (3) numaralı fıkrasının (b) bendiyle 3152 sayılı Kanun un 29. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (d) bendi, günlü, 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 2. maddesi ile 3046 sayılı Kanun a eklenen 19/A maddesinin verdiği yetkiyle BaĢbakanlığın günlü, B.02.0.PPG /7062 sayılı teklifi ile CumhurbaĢkanlığının aynı gün ve B.01.0.KKB.01-08/D sayılı onayıyla yürürlükten kaldırıldığından, bu bende iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, OYBĠRLĠĞĠYLE,

173 e- (4) numaralı fıkrasının Anayasa ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDĠNE, OYBĠRLĠĞĠYLE, f- (5) numaralı fıkrasıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin Ek 3. maddesinin birinci fıkrasına Savunma Sanayi MüsteĢarlığı, ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı, ibaresi, günlü, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye eklenen ek 12. maddenin (1) numaralı fıkrasının (m) bendi ile yürürlükten kaldırıldığından, bu ibareye iliģkin konusu kalmayan iptal istemi hakkında KARAR VERĠLMESĠNE YER OLMADIĞINA, OYBĠRLĠĞĠYLE, gününde karar verildi. BaĢkan HaĢim KILIÇ BaĢkanvekili Serruh KALELĠ BaĢkanvekili Alparslan ALTAN Üye Fulya KANTARCIOĞLU Üye Mehmet ERTEN Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye Zehra Ayla PERKTAġ Üye Recep KÖMÜRCÜ Üye Burhan ÜSTÜN Üye Engin YILDIRIM Üye Nuri NECĠPOĞLU Üye Hicabi DURSUN Üye Celal Mümtaz AKINCI Üye Erdal TERCAN KARġIOY GEREKÇESĠ I günlü, 643 sayılı ve günlü, 666 sayılı Kararnamelerin Etkilediği Kurallar Yönünden günlü, 5952 sayılı Kanun un bazı maddelerinin iptali istemiyle tarihinde açılan davadan sonra, anılan Yasa da 643 ve 666 sayılı KHK lerin yürürlüğe girmesi sonucu yapılan değiģikliklerin, ilgili oldukları dava konusu kuralların tümünü etkilediği gerekçesiyle bu maddeler hakkındaki incelemenin esasına girilmesine gerek görülmeyerek karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmiģtir. Anayasa Mahkemesi ne yapılan iptal baģvurularının konusunu oluģturan kuralların tümüyle yasal değiģikliğe uğramaları halinde, iptal davalarının doğrudan soyut norm denetimine iliģkin oldukları da gözetildiğinde, söz konusu baģvurular hakkında esastan karar verilmesinde, hukuki yarar bulunmamakta ise de yapılan değiģikliğin, dava konusu kuralın bir bölümüne yönelik olması durumunda, kalan bölüm hakkında incelemenin sürdürülmesi gerekir. Aksi halde dava konusu kurallarda, daha sonraki yasal düzenlemelerle yapılacak en küçük değiģiklikler o kuralların, iptal davası yoluyla Anayasal denetiminin engellenmesi sonucunu doğurur. Böyle bir sonucu, Anayasa yargısının amacı ve iģleviyle bağdaģtırmak olanaksızdır.

174 Açıklanan nedenlerle 5952 sayılı Yasa nın, tümü değiģtirilmeyerek sadece bazı bölüm, ibare ve sözcüklerinde değiģiklik yapılan kurallarının, kalan bölümlerinin Anayasa ya uygunluk denetiminin yapılarak esas hakkında karar verilmesi gerektiği düģüncesiyle çoğunluk görüģüne katılmıyorum. II- Yasa nın 9. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasının (b) Bendinin (1) Numaralı Alt Bendinin Veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek Bölümünün Ġncelenmesi 5952 sayılı Yasa nın 9. maddesi ile Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığı nın AraĢtırma-GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı na dava konusu kuralla terörle mücadele alanında veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek görevi verilmiģtir. Hiçbir ayırım ve sınırlama getirilmediğinden Kural ın, kiģilerin temel hak ve özgürlük alanlarını da kapsayacak biçimde her türlü veri, bilgi ve belge toplamayı içerdiği açıktır. Anayasa nın 20. maddesinin ilk fıkrasında herkesin; özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiģ, son fıkrasında da Herkes, kendisiyle ilgili kiģisel verilen korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kiģinin kendisiyle ilgili kiģisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere eriģme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. KiĢisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kiģinin açık rızasıyla iģlenebilir. KiĢisel verilerin korunmasına iliģkin esas ve usuller kanunla düzenlenir denilerek kiģisel verilerin korunması, özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuģturulmuģtur. KiĢisel verilerin korunmasını isteme hakkına sağlanan Anayasal güvencenin yaģama geçirilebilmesi için, bu hakkı ilgilendiren yasal düzenlemelerin, açık, anlaģılabilir ve kiģilerin söz konusu haklarını kullanabilmelerine elveriģli olması gerekir. Ancak böyle bir düzenleme ile kiģilerin özel hayatlarını ilgilendiren veri, bilgi ve belgelerin resmi makamların keyfi müdahalelerine karģı korunması olanaklı hale getirilebilir. Dava konusu kural ile Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının AraĢtırma- GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı na kapsamı ve koģulları belirlenmeksizin her türlü veri, bilgi ve belgeleri toplama görevi verilerek kiģilerin özel hayatlarının gizliliğinin korunması kapsamında bulunan, kiģisel verilerin korunmasını isteme hakları ihlâl edilmiģtir. Açıklanan nedenlerle Kural ın Anayasa nın 20. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düģüncesiyle çoğunluk görüģüne katılmıyorum. Üye Fulya KANTARCIOĞLU KARġIOY GEREKÇESĠ Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde, müsteģarlığın hizmet birimlerinden olan AraĢtırma GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı nın terörle mücadele alanındaki görevleri sayılırken, söz konusu (b) bendinin iptali istenilen (1) numaralı alt bendinde, veri, bilgi ve belgeleri toplamanın da bu görevler arasında olduğu ifade edilmiģtir. Ġptali istenen kuralda, açıklayıcı bir düzenleme bulunmadığı için, veri, bilgi ve belgeleri toplama olarak adlandırılan görevlendirme uyarınca, AraĢtırma GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı nın kiģisel veri, bilgi ve belgeler dahil her türlü veri, bilgi ve belgeyi toplama yetkisinin bulunduğunda duraksama bulunmamaktadır.

175 Anayasa nın 20. maddesinde, herkesin kendisiyle ilgili kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın kiģinin kendisiyle ilgili kiģisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere eriģme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkını kapsadığı ifade edilmiģ, ayrıca, kiģisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kiģinin açık rızasıyla iģlenebileceği ve kiģisel verilerin korunmasına iliģkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükmüne de yer verilmiģtir. AraĢtırma GeliĢtirme Daire BaĢkanlığı, iptali istenilen kural uyarınca, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde de olsa her türlü kiģisel veri, bilgi ve belgeyi toplayabilecektir. Anayasa da yer alan güvenceye rağmen, iptale konu kuralla, veri, bilgi ve belgelerin toplanmasına her hangi bir sınırlama getirilmeyerek, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğinde olanlar dâhil, her türlü kiģisel veri, bilgi ve belgelerin toplanmasına imkân tanınmakta, böylece kiģiler idareye karģı korunmasız hale getirilmektedir. Bu durum, Anayasa nın 20.maddesinde öngörülen kiģisel veri, bilgi ve belgelerin korunması hakkına aykırılık oluģturmaktadır. Açıklanan nedenle kuralın iptali gerektiğinden, çoğunluk görüģüne katılmadım. Üye Mehmet ERTEN KARġIOY YAZISI 5952 sayılı Kanun un 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde MüsteĢarlığın, terörle mücadele alanında görevleri arasında veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek de yer almıģtır. KiĢisel bilgi ve verilerin korunması, Anayasa nın Özel hayatın gizliliği kenar baģlıklı 20. maddesinde düzenlenmiģtir. Maddenin birinci fıkrasında herkesin, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiģtir. Maddenin üçüncü fıkrasında herkesin kendisiyle ilgili kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu; bu hakkın kiģinin kendisiyle ilgili kiģisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere eriģme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı; kiģisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kiģinin açık rızasıyla iģlenebileceği; kiģisel verilerin korunmasına iliģkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği belirtilmiģtir. Anayasa nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların Anayasa nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı ifade edilmiģtir. Ġptali istenen kural, kiģisel verilerin, bilgi ve belgelerin toplanmasına ve tasnif edilmesine olanak vermekte, veri, bilgi ve belgelerin kiģisel veri ve bilgileri kapsamadığı yönünde bir güvence de içermemektedir. Anayasa nın 20. maddesinde özel hayatın gizliğine milli güvenlik, kamu düzeni, suç iģlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması sebeplerine bağlı olarak hakim kararıyla sınırlanabileceği öngörülmüģ ise de iptali istenen kural bu kapsama girmemektedir. KiĢinin bu kural uyarınca fiģlendiğinden haberdar olması, bunların silinmesini talep etmesi ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmesi de mümkün değildir. Bu nedenle kural,

176 Anayasa nın 20. maddesiyle güvence altına alınmak istenen temel hakka karģı yapılmıģ pervasız bir müdahaledir. Anayasa nın 20. maddesine aykırı olan kural, Anayasa nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devletine de ters düģmektedir. Bu nedenlerle iptali gerekir. Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT KARġIOY GEREKÇESĠ Dava günlü, 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat Görevleri Hakkında Kanun un bazı maddelerinde yer alan fıkra, bent, tümce, ibare ve sözcüklerin Anayasa ya aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıģtır maddenin (1) numaralı fıkrasının ĠçiĢleri Bakanlığına ibaresi; 3. maddenin (1) numaralı fıkrasında yer alan ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı ibaresi; 4. maddenin (2) numaralı fıkrasının birinci, ikinci ve üçüncü cümlesinde yer alan ĠçiĢleri Bakanının ibareleri; 5. maddenin (2) numaralı fıkrasında; 10. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde ve 13. maddenin (2) numaralı fıkrasında yer alan Bakanın sözcüğü günlü 643 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırıldığından bahisle sözü geçen kuralların iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiģtir. Anayasa Mahkemesine yapılan iptal baģvurularının konusunu oluģturan kuralların tümüyle yasal değiģikliğe uğramaları halinde, söz konusu baģvurular hakkında karar verilmesinde hukuki yarar bulunmamakta ise de, yapılan değiģikliğin dava konusu tümce, ibare veya sözcüklere iliģkin olması durumunda incelemenin sürdürülerek istemle ilgili karar verilmesi gerekir. Aksi halde dava konusu kurallarda yapılacak en küçük ekleme ve çıkarma Ģeklindeki değiģiklikler sonucunda bu kuralların anayasal denetimin dıģında kalmasına sebep olacağından bu durum Anayasa yargısının amacıyla ve iģleviyle bağdaģmaz. Bu nedenle, günlü, 5952 sayılı Yasa nın 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasının, 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin, 13. maddesinin (2) numaralı fıkrasının değiģtirilmeyen ibare dıģında kalan bölümüne iliģkin incelemenin sürdürülmesi gerektiğinden sözü geçen maddelerin iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki çoğunluk görüģüne katılmıyorum maddenin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan veri,bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek ibaresinin incelenmesi; Maddede; Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının ana hizmet birimlerinden AraĢtırma ve GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığının terörle mücadelede görevlerinin neler olduğu düzenlenmekte olup, (1) numaralı alt bendinde ise veri, bilgi ve belgeleri toplamak tasnif etmek ibaresi yer almaktadır. Anayasa nın özel hayatın gizliliği baģlıklı 20. maddesinde Herkes, kendisiyle ilgili kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kiģinin kendisiyle ilgili kiģisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere eriģme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. denilmektedir. Maddede ayrıca kiģisel verilerin ancak Kanunda öngörülen hallerde veya kiģinin açık rızasıyla iģlenebileceği ve kiģisel verilerin korunmasına iliģkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükmüne de yer verilmiģtir. Bilindiği gibi; kiģisel veri kavramı, belirli veya kimliği belirlenebilir olmak Ģartıyla bir kiģiye ait bütün bilgileri ifade etmektedir.

177 Ġptali istenilen kuralda ise herhangi bir sınırlama getirilmeden kiģilere ait verilerin toplanması konusunda Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığına yetki verilmesi, kiģileri idareye karģı korunmasız duruma getirmekte olup, bu haliyle kural Anayasa nın 20. maddesinde öngörülen, kiģisel veri, bilgi ve belgelerin korunması hakkına aykırıdır. Açıklanan nedenlerle günlü, 5952 sayılı Kanun un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 4. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 5. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 10. maddesinin (1) numaralı fıkrası (c) bendi, 13. maddesinin (2) numaralı fıkrası hakkında incelemenin sürdürülmesi ve esası hakkında karar verilmesi gerektiği, 9. maddenin (b) bendinin (1) numaralı fıkrasının (1) numaralı alt bendinde yer alan veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek ibaresinin iptali gerektiği düģüncesi ile verilen karara katılmıyorum. Üye Zehra Ayla PERKTAġ KARġI OY YAZISI Geçici güvenlik için özgürlüğünü feda edenler, ne özgürlüğü hak eder, ne de güvenliği. Benjamin Franklin, sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının (KDGM) TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin, (1) numaralı alt bendinde, MüsteĢarlığın ana hizmet birimlerinden olan AraĢtırma- GeliĢtirme Daire BaĢkanlığının, terörle mücadele alanında; veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, analiz ve değerlendirmeler yapmakla görevli olduğu hükmü yer almaktadır. Burada, veri, bilgi ve belgeleri toplamak, tasnif etmek, kısmının iptali istenmektedir. Bu düzenlemede anayasal bir sorun görmeyen çoğunluk görüģüne katılmanın neden mümkün olmadığını üç bölümden oluģan karģı oy yazısıyla açıklamaya çalıģacağız. Ġlk bölümde uluslararası sözleģmelerin ilgili hükümlerini ve mahkeme kararlarını, ikinci bölümde ise iptali istenilen kuralın anayasaya aykırı olduğu yönündeki iddiamızı temellendirebilmek için konuyla yakından ilgili olduğunu düģündüğümüz özgürlük ve güvenlik arasındaki iliģkiyi, iktisat teorisinden de yararlanarak kısaca inceleyeceğiz. Son bölümde ise, ilgili düzenlemenin Anayasa nın hangi maddelerine aykırılık taģıdığını ilk iki bölümden hareketle ele alacağız. Uluslar arası Hukuki Durum: SözleĢmeler ve Mahkeme Kararları Türkiye nin taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar SözleĢmesi nin 17. maddesinde, Hiç kimsenin özel hayatına, ailesine, evine ya da haberleģmesine keyfi ya da yasadıģı olarak müdahale edilemeyeceği belirtilirken, Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi nin (AĠHS) 8. maddesinin ilk fıkrasında da, Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleģmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir, hükmü yer almaktadır. Ġkinci fıkrada ise, Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzenin korunması, suç iģlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya baģkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüģ olmak koģuluyla söz konusu olabilir denmektedir. Bu düzenlemeyle SözleĢme nin 8. maddesinin ilk fıkrasında tanınan hakların kullanılmasına, ikinci fıkrada belirtilen hususlarla sınırlı olmak kaydıyla kısıtlamalar getirilebilmektedir. Ġptali istenen kural açısından değerlendirildiğinde, devletin negatif yükümlülüğü, 8. maddeye aykırı olarak kiģisel ve hassas verilerde dâhil olmak üzere her çeģit veri, bilgi ve belgeyi toplama, saklama, iģleme ve üçüncü

178 taraflarla paylaģma gibi müdahalelerden kaçınmasını ifade ederken, pozitif yükümlülüğü, özel yaģam hakkına saygıyı güvence altına almak için gerekli önlemleri almasına iģaret etmektedir. Konumuz açısından önemli olan bir sözleģmede, 1981 tarihli ve 108 sayılı, KiĢisel Verilerin Otomatik ĠĢleme Tabi Tutulması KarĢısında KiĢilerin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi SözleĢmesidir *. Bu SözleĢme nin 2. maddesi, kiģisel veriyi belirli veya belirlenebilir bir kiģiye ait tüm bilgiler Ģeklinde tanımlamaktadır. Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan KiĢisel Verilerin Korunması Kanun tasarısında da bu tanım benimsenmiģtir. SözleĢme nin 5. maddesine göre, kiģisel veriler açıkça belirlenmiģ meģru amaçlar için, toplanma gerekçesiyle sınırlı olmak ve gerekli olan süreyi aģmamak Ģartlarıyla tutulabilir. 6. maddede ise, kiģinin ırkî ve etnik kökeni, siyasi düģüncesi, dini veya benzer inançları, sağlık, cinsel hayat ve ceza mahkûmiyetleriyle ilgili verileri hassas veri olarak kabul edilerek, bunların toplanmasına ve iģlenmesine ulusal mevzuatta koruyucu tedbirlerinin alınması Ģartıyla izin verilmektedir. SözleĢme nin 9. maddesinde de, kamu güvenliğinin sağlanması, suçla mücadele edilmesi, ilgilinin veya üçüncü kiģilerin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ile kiģisel verilerin korunmasının sınırlanabileceği belirtilmiģtir. Avrupa Konseyince 2002 de kabul edilen, Ġnsan Hakları ve Terörle Mücadele Hakkında Ġlkeler, rehberinde de, devletin güvenlik birimleri bünyesinde herhangi bir yetkili merci tarafından kiģisel veri ve bilgilerin toplanması ve incelenmesinin, yasayla yapılması, amacıyla orantılılık içermesi ve bağımsız bir makamın gözetimine tâbi olması Ģartıyla meģru olduğu ifade edilmiģtir. Rehberde, Bir yandan, demokratik bir toplumun kendisini korumak üzere birtakım önleyici ya da bastırıcı tedbirler alması gerekirken, öte yandan, kamu makamları Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi ve diğer enstrümanlarda belirlenmiģ olan insan hakları ve temel özgürlükleri gözetmek konusunda yasal bir yükümlülük altındadır, ifadesi de yer almaktadır (Avrupa Konseyi 2002: 16). Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi nin, Emniyet Alanında KiĢisel Verilerin Kullanılmasını düzenleyen R(87)15 sayılı Tavsiye Kararına göre ise, verilerin polisiye amaçlarla toplanmasına ancak gerçek bir tehlikenin önlenmesi ya da belirli bir suçun engellenmesi için zorunlu olması durumunda baģvurulması gerekmektedir. KiĢinin bilgisi dıģında kiģiye iliģkin verilerin toplanması ve saklanması durumunda, bu veriler silinmediği takdirde, kiģiye bu konuda bilgi verilmesi de bu ilke çerçevesinde istenmiģtir (Atak 2010: 106). AĠHS kiģisel verilerin korunması ile ilgili ayrı bir hüküm içermemekle birlikte, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (AĠHM), bu verilerin özel yaģam alanı içinde yer aldığını kabul ederek, konuyu 8. madde kapsamında incelemektedir. AĠHM, özel hayatı, kiģinin kendi hayatını istediği gibi yaģayabileceği bir iç alan ve bunun da ötesinde, baģkalarıyla iliģki kurmak ve bu iliģkileri geliģtirmek suretiyle özgür olarak kiģiliğini oluģturmasını ve geliģtirmesini sağlayan daha geniģ bir alandan ibaret görmektedir. Nitekim AĠHM, Klass ve Diğerleri-Almanya (1978) davasında, bireyin özel hayatına iliģkin verilerin kamusal organlar tarafından toplanmasına, saklanmasına ve iģlenmesine dayanak oluģturacak önemli ilkeleri belirlemiģtir. Mahkeme bu davada, mektupların ve telgrafların okunmasına, telefon görüģmelerinin dinlenmesi ve kaydedilmesine olanak tanıyan bir yasanın SözleĢme ye uygunluğunu incelemiģtir. AĠHM genel olarak gizli izleme yöntemlerine demokratik kurumların korunması için

179 kesinlikle zorunlu olması durumunda baģvurulabileceğini kabul etmiģ, ancak bireyin 8. maddede güvence altına alınan hakkı kullanabilmesi ile demokratik bir toplumu koruma amacıyla gizli izlemenin yapılmasının gerekliliği arasında bir denge kurulması gerektiğini belirterek, Milli güvenliği korumak için oluģturulan bir gizli izleme sisteminin, demokrasiyi korumak adına demokrasiye zarar verebileceği, hatta demokrasiyi yok edebileceği riski dikkate alındığında, kötüye kullanmaya karģı teminatların gerekli olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır, görüģünü dile getirmiģtir (Klass ve Diğerleri-Almanya para. 42 ve 49). Bu kararda, Mahkeme, bireyin özel yaģamı kapsamındaki bilgilere iliģkin kamusal müdahaleleri, bireyi koruyucu uygun ve etkili garantiler içeren yasal düzenlemeler ve istismar ve kötü kullanıma karģı güvenceler bulunmadığı sürece SözleĢmenin 8. maddesinde belirtilen hakların bir ihlali olarak değerlendirmiģtir (Klass ve Diğerleri-Almanya para. 50). Mahkeme, istihbarat örgütlerinin gizli izleme yoluyla bireylerin haklarına yönelik gerçekleģtirdikleri müdahalelerin etkili bir denetime tabi olması gerektiğini, ulusal güvenlikten kaynaklanan ihtiyaçlara her durumda öncelik verilemeyeceğini, sınırsız önlemler alınmasına izin veren bir yasanın demokrasi için tehdit oluģturacağını ve Avrupa ülkelerinin casusluk ve terörizmle mücadeleyi gerekçe göstererek uygun gördükleri her türlü tedbiri alamayacaklarını önemle vurgulamıģtır. AĠHM, Leander-Ġsveç (1987) kararında ise, baģvurucu hakkında güvenlik soruģturması yapılması suretiyle bilgi toplanmasının ve bunların doğruluğuna iliģkin olarak kendisine itiraz hakkı verilmemesinin, AĠHS 8. madde birinci fıkra kapsamında özel hayatın gizliliğine müdahale oluģturduğuna, ancak, bu müdahalenin aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince milli güvenliği koruma meģru amacını gerçekleģtirmek için taraf devletlere tanınan geniģ takdir hakkı içinde olduğu sonucuna ulaģmıģtır. Bununla birlikte, Mahkeme, verilerin toplanmasına olanak tanıyan düzenlemelerin makul denetim mekanizmaları öngörmek zorunda olduğunu, bunların da, hangi durumlarda verilerin toplanabileceği, ne kadar süre ile muhafaza edileceği ve imhasına iliģkin hususlara yer vermesi gerektiğini not etmiģtir. Amann v. Ġsviçre (2000) davasında bireyin özel yaģamına iliģkin bilgilerin kamu görevlileri tarafından saklanmasının özel yaģama bir müdahale oluģturduğunu kabul etmiģtir. Yapılan müdahale yasaya dayanmakla birlikte, mevcut yasal düzenleme yeterli korumayı sağlamamaktadır. Ġlgili yasada savcılığın veri toplama, kaydetme ve saklama yetkisini kullanma Ģartları ve kapsamı belirtilmemekte, hangi bilgilerin saklanacağı ve nasıl bir yöntem izleneceği konusunda açıklık bulunmamaktadır (Amann- Ġsviçre para. 76 ve 80). AĠHM nin Rotaru-Romanya (2000) kararı da konumuz açısından önem taģımaktadır. Bu davada, Romanya Ġstihbarat Örgütü nün baģvurucu hakkında tuttuğu gizli dosya ele alınmıģtır. Ġlgili devlet, dosyada yer alan bilgilerin özel yaģama iliģkin olmadığını, kamusal alandaki faaliyetlerle ilgili olan bilgileri içerdiğini ileri sürmüģse de, Mahkeme, 108 sayılı SözleĢme nin kiģisel veri tanımına atıfla, bunu kabul etmemiģtir. AĠHM, terörle mücadelede özel yöntemlerin kullanılabileceğini kabul ederek, istisnaî hallerde ve bir yasal düzenlemeye dayanmak Ģartıyla, demokratik bir toplumda milli güvenlik ve/veya asayiģin bozulması ya da suçun önlenmesi gibi amaçlar dâhilinde veri toplanabileceğini kabul etmektedir (Rotaru-Romanya para ). AĠHM, yetkili otoriteler tarafından kiģinin kamusal hayatına iliģkin bilginin sistematik olarak toplandığı ve saklandığı durumları özel hayat kapsamında değerlendirerek, bunun kiģinin çok uzak geçmiģiyle ilgili bilgiler içermesi halinde dahi geçerli olduğunu ifade etmiģtir. Mahkeme, yürürlükte olan yasanın milli güvenliği etkileyecek bilgilerin toplanmasına, kaydedilmesine ve gizli dosyalarda arģivlenmesine izin verdiğini saptamıģ ancak bu yasanın AĠHS ile uyumlu olmadığını

180 tespit etmiģtir. AĠHM, hangi koģullar altında, hangi amaçla, ne kadar süreyle kamu otoritelerinin özel hayatla ilgili bilgileri saklayacağı ve kullanacağının belirsizliğini, istismarlara karģı hiçbir önlem alınmamasını, kötüye kullanımı engellemeye yönelik etkili denetim mekanizmalarının öngörülmemesini ve verilerin değerlendirilmesine iliģkin hukuki sınırlar çizilmemesini, AĠHS nin 8.maddesinin ihlali olarak görmüģtür (Rotaru v.romanya para.57 ve 59). Mahkeme, Segerstedt-Wiber ve Diğerleri-Ġsveç (2006) davasında da kiģisel verilerin kamu birimleri tarafından toplanması ve saklanması incelenmiģtir. BaĢvurucular, kiģisel verilerinin gizli polis biriminde saklanmasının ve bunların içeriği hakkında kendilerine bilgi verilmemesinin AĠHS 8. maddeye aykırı olduğunu ileri sürmüģlerdir. AĠHM saklanan bilgilerin özel hayata ait bilgiler olduğunu tespit etmiģtir. Ancak, ilk baģvurucu bakımından, bu bilgilerin bir kısmının suçun önlenmesi amacı taģıması nedeniyle ihlal bulmamıģtır. Aynı Ģekilde saklanan verilerin tamamının baģvuruculara açıklanmamasını da, ilgili yasanın buna izin verip, yeterli güvenceyi sağladığı gerekçesiyle 8. maddeye aykırı bulmamıģtır. Buna karģılık Mahkeme, diğer baģvurucular açısından, toplanan ve muhafaza edilen verilerin katıldıkları siyasi faaliyetler ilgili olması ve bu faaliyetlerin taraf devletin milli güvenliğini tehdit ettiğine dair yeterli kanıtın olmamasından hareketle, bu verilerin sürekli saklanmasının, SözleĢme nin 8.maddesini ihlal ettiği sonucuna varmıģtır (Segerstedt-Wiber ve Diğerleri-. Ġsveç para.88-92) AĠHM nin kararları kadar ulusal anayasa mahkemelerinin, özellikle de Almanya Federal Anayasa Mahkemesi nin, konumuz bağlamında verdiği önemli bazı kararlardan da bahsetmek yerinde olacaktır. Alman Mahkemesi 1983 de nüfus sayımıyla ilgili bir kararında, Alman Anayasasının insan onurunu teminat altına alan md. 1/1 ile bağlantılı olarak, md. 2/1 de düzenlenen kamu düzenini bozmama, genel ahlaka aykırı olmama ve kimseye zarar vermeme kaydıyla, bireylerin kiģiliklerini istedikleri gibi geliģtirebilme hakkı düzenlemesinden hareketle, kiģisel veriler üzerinde kendi kaderini tayin temel hakkının varlığını kabul etmiģtir. Enformasyonel özerklik olarak tanımlanan bu hak, kiģiliğin serbestçe geliģtirilmesi hakkı ile insan onurundan kaynaklanan genel kiģilik hakkının bir yansıması olarak, bireyin kendi hakkındaki bilgileri kontrol edebilme, kendisine iliģkin herhangi bir bilginin rızası olmaksızın açıklanmaması, yayılmaması, bu bilgilere baģkalarının ulaģamaması, kiģisel verilerin sınırsız toplanması, kaydedilmesi, kullanılması ve nakledilmesine karsı bireyin korunmasını içermektedir (Küzeci 2010: 67-8). Federal Anayasa Mahkemesi, 2006 da önüne gelen bir bireysel baģvuruda, enformasyonel özerkliğin ihlal edildiği sonucuna ulaģmıģtır. 24 yaģında Fas lı bir öğrenci olan baģvurucu, El-Kaide yanlısı uyuyan hücreler olup, olmadığını ortaya çıkarmak için yaģ arası tüm Müslüman erkek öğrencilerle ilgili veri toplanmasına olanak tanıyan Kuzey Ren Westphalia Eyaleti Polis Yasası nın 31. maddesinin Alman anayasasına aykırılığını iddia etmiģtir. Bu uygulama sonucunda, yukarıdaki kiģisel özellikleri taģıyan ve adı geçen eyalette ikamet eden 32 bin kiģi ile ilgili toplam 5 milyon kayıt elde edilip, dosyalanmıģ sadece 8 kiģi için ayrıntılı araģtırma yapılmasına ihtiyaç duyulmuģ ve sonuçta bunların hiçbiri aleyhine dava açılmamıģtır (Young 2008: 338). ġüpheli olmayan ve demokratik toplum düzeni için herhangi bir tehlike arz etmeyen bu kiģiler hakkında sırf belli dini, etnik ve yaģ grupları içinde olmalarından dolayı bilgi toplanmıģ, yani bu insanlar, ülkemizdeki tabiriyle fiģlenmiģtir. Olayı inceleyen Mahkeme, Alman Anayasası nın 1. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde 2. maddesinin ilk fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmıģtır. Mahkeme kararında, Anayasanın, yasa koyucunun özgürlük ve güvenlik

181 arasında makul bir denge bulmasını belirttiğine dikkati çekerek bunun da her halükarda imkânsız olan mutlak bir güvenlik peģinde koģmayı dıģladığını belirtmiģtir (Young 2008: 386). Mahkeme ye göre, toplanan bilgiler ve veriler kiģilik açısından önemsiz olsa bile, genel bir terör tehdidi karģısında polise verilen yetkinin çok geniģ ve açık uçlu olması ve toplanan verilerin çapraz referans olarak baģka amaçlar için kullanılabilme olasılığının varlığı, Alman Anayasa sının yukarıda belirtilen fıkrasının ihlal edilmesi sonucunu doğurmaktadır. Alman Mahkemesi için varsayımsal temellerden hareketle, soyut ve genel bir tehlike terörle mücadele adı altında meģrulaģtırılsa dahi, kiģiler hakkında veri toplanmamalı ve kiģisel veri elde etmek için veri madenciliği (data mining) ve benzeri faaliyetlere ancak ve ancak somut ve yakın belirli bir ciddi suç iģlenmesi tehlikesi karģısından giriģilmesi meģru olacaktır (Schwartz 2011: 372). Anayasa Mahkemesi de, Türkiye Ġstatistik Kanunuyla ilgili bir kararında (E: 2006/167 Esas, K:2008/86), istenecek bilgilerin kapsam ya da sınırlarının belirsizliğinin, bireyi Ġdareye karģı korumasız bıraktığını, bunun da Anayasa nın özel hayatın gizliliğini koruyan hükümlerine aykırı olduğunu tespit etmiģtir. ġu ana kadar anlatılanlardan iki önemli sonuç ortaya çıkmaktadır. Ġlk olarak, Uluslararası SözleĢmeler ve Mahkeme kararlarına baktığımızda, terörle mücadelede, kiģisel verilerin toplanması, saklanması ve iģlenmesi yakın ve somut bir tehlike varsa meģru görülmektedir. Ġkinci sonuçta ise, ilgili yasal düzenlemelerin ucu açık ve belirsiz olmamasının önemi vurgulanmakta ve bu iģin bağımsız, dıģsal bir otorite tarafından denetlenmesi gerektiğinin altı ısrarla çizilmektedir. Özgürlük-Güvenlik: Denge mi; Ġkilem mi? KDGM nin internet sayfasında, MüsteĢarlığın, Özgürlük ve güvenlik dengesini daima gözeten bir kurum olduğu vurgulanmaktadır. Oysa iptali istenen kural özgürlük-güvenlik dengesini gözetmemekte, tam tersine güvenliği özgürlüğe öncelemektedir. Güvenlik diğer tüm hakları ve özgürlükleri temellendiren bir tür meta-hak değildir (Michaelsen 2006: 14-5). Güvenlik ve özgürlük arasında bir öncelik veya hiyerarģi yoktur. Bununla birlikte, bir an için olduğunu varsayalım. Böyle bir durumda özgürlük güvenlik temelli değil, güvenlik özgürlük temelli olmalıdır. Özgürlük-güvenlik dengesi azami etkinliği gerçekleģtirecek bir güvenlik sağlamayabilir ama bu otoriter bir siyasi sistemden ziyade anayasal bir demokraside yaģamanın bedeli olarak düģünülmelidir. ġüphesiz ki, insan hayatını, malını, haklarını ve özgürlüğünü tehdit eden terör ile mücadele etmek devletin asli görevlerinden biridir. Ancak, bunun baģarılı olabilmesi için uygulanacak politikaların, evrensel insan hakları ve hukuk devleti ilkelerine uygun olması, devletin demokratik sınırlar içinde kalarak, insan haklarına mümkün olduğunca asgari seviyede müdahaleyi gerektiren önlemleri tercih etmesi gerekmektedir. Terör örgütleri neredeyse hiçbir kural tanımadan her türlü faaliyetleri ve eylemleri gerçekleģtirirken, demokratik ve insan haklarına saygılı olduğunu iddia eden devletler terör ile mücadelede hukuk ve demokrasi sınırları içinde kalmak mecburiyetindedirler. Bu bir zafiyet değil, demokrasinin ahlaki üstünlüğünün ve erdemliliğinin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Devletin terör eylemlerini tespit etme ve önlemeye dönük faaliyetlerinde, korumaya çalıģtığı bireylerin haklarını ihlal etmeme ve bunları aģırı sınırlamama hususlarında özen göstermesi demokratik toplum düzeninin oluģturulması, korunması ve geliģtirilmesi açısından hayati öneme haizdir. Teröre karģı, devletin bireylerin baģta yaģam hakkı olmak üzere çeģitli haklarını korumak pozitif yükümlülüğünün yanı sıra, negatif olarak da anayasal düzenin tanıdığı haklara saygı yükümlülüğü vardır. Burada açıklığa kavuģturulması gereken konu, temel hakları korumak adına

182 bunlarla ilgili sınırlamaların derecesinin ne olacağıdır. Sorun, özgürlüğün güvenlikten daha çok veya daha az önemli olup olmadığından ziyade, belli bir güvenlik tedbirinin özgürlüğü, koruduğu güvenlikten daha az mı, daha çok mu zarar verip, vermediğinin belirlenmesidir (Posner 2006: 31-2). Bir demokrasiyi otoriter bir siyasi, hukuki ve toplumsal düzenden ayıran en önemli hususlardan biri güvenliğin özgürlük ortamında sağlanabilmesidir. Belli düzeylerde güvenlik ve özgürlük birbirine ikame edebileceği gibi tamamlayıcı olabilir. Güvenlik olmadan özgürlüğün bir anlamı olmadığı gibi, özgürlüğe yer vermeyen, onu kısıtlama eğilimi taģıyan bir güvenlik anlayıģının da anlamı yoktur (Waldron 2003: 195). Güvenliğin olmadığı yerde kim kendini özgür his eder ne kadar doğruysa, özgürlüğün olmadığı yerde kim kendini güvende his edebilir de o kadar doğrudur. Demokrasilerde güvenlik ve özgürlük birbirini tamamlayıcı olup, taraflardan birinin kazanıp diğerinin kaybettiği sıfır toplamlı bir oyun değildir. Güvenlik için hakların, özgürlüklerin kolayca kısıtlanması devlet gücünün artması sonucunu doğurmaktadır. Zaten güvenlik dediğimiz andan itibaren devleti adeta ayrıcalıklı kılan bir alana girdiğimizden, bir Leviathan yaratma tehlikesiyle karģı karģıya gelebiliriz. Bunun anlamı, John Locke nin, Hükümet Üzerine Ġkinci Ġncelemede vurguladığı gibi, insanların sansar veya tilkilerden gelebilecek zararlara karģı kendilerini korumaktan kaçınacak, fakat aslanlar tarafından yutulmaktan memnun olacak kadar aptal olduklarını düģünmektir (2010: 88-9). Bizi falanca veya filanca tehlikeden korumak için devletin aldığı her tedbiri meģru görmek, insanların tilkiler ve sansarlardan gelebilecek tehlikelere karģı korunayım derken aslanlar tarafından yutulmasına güvenlik adına razı olmak demektir. Demokratik bir toplumda yasa koyucuların karģılaģtıkları en önemli sorunlardan biri kamu güvenliğini sağlamak için alınacak tedbirlerle insan haklarının korunması ve geliģtirilmesi arasındaki iliģkidir. Bu özgürlük-güvenlik iliģkisini, iktisat teorisinde yaygın olarak kullanılan Pareto Sınırı kavramıyla göstermeye çalıģalım. Kaynak: Vermeule, 2011: 2

183 Eksenlerin birinde özgürlük, diğerinde ise güvenlik gösterilmektedir. Eğrinin veya sınırın üzerinde güvenlikteki bir artıģ özgürlükte bir azalamaya neden olacaktır ve bunun tersi de doğrudur. Pareto Sınırı altında, mesela P noktasında, güvenlik ve özgürlük birbirinden taviz vermeden arttırılabilir. Sınırın ötesindeki politikalar kaynak yokluğundan veya siyaseten uygulanamaz olduğundan tercih edilemez ve yasa koyucunun toplam refahı arttıracak özgürlük ve güvenlik politikalarını takip etmesi beklenir. Güvenliğe ve özgürlüğe yönelik politikaların toplumsal refaha marjinal katkısının eģit olduğu nokta uygun politika seçimi olabilir. K-K* noktasının altında özgürlük politikalarının olmasına toplum, güvenlik ve toplam refah artsa bile izin vermeyebilir. Q Q* a doğru gittiğimizde ise güvenlikte bir artıģ olmadan özgürlük azalmakta ve aynı Ģekilde R-R* ya doğru gittiğimizde özgürlük artmadan güvenlik azalmaktadır. Güvenlik ve özgürlük bireysel refaha katkı yapan değerli mallar olup, bireyler açısından birbirleriyle karģılaģtırılabilirler(posner ve Vermeule 2007: 22). BaĢka bir deyiģle, birini göz ardı ederek, diğerini maksimize edemeyiz. Güvenlik-özgürlük sınırında, güvenlikteki bir artıģ, özgürlükte bir azalma gerektirmekte olup, bunun tersi de doğrudur (Posner ve Vermeule 2007: 26). Pareto sınırı bir kere oluģtuktan sonra değiģmeyen bir sınır değildir. Güvenlikteki artıģ özgürlüklerdeki azalmaya değerse devlet güvenliği arttırır. Benzer Ģekilde, güvenlikteki azalma, özgürlük artıģına değerse, güvenliği azaltarak Pareto sınırını değiģtirebilir. Benzer Ģekilde, terörle mücadele eden bir kamu kurumu ve saldırı planlayan bir terörist örgüt arasındaki etkileģimi oyun teorisi bağlamında inceleyen bir çalıģmada, özgürlüğü azaltıcı tedbirlerin terörizme karģı artan bir güvenlik sağlamadığı görülmüģtür (Dragu 2011: 64). Elbette, ilgili hukuki düzenlemeler çerçevesinde Ģüphe duyulan bir kiģi hakkında veri toplanabilir. Ancak hiçbir Ģüphe olmadan geliģtirilen ve tanımlanan profiller çerçevesinde veri toplanması sorunlu bir uygulamadır. Unutulmamalıdır ki, Kafka nın Dava romanının kahramanı K nın baģına gelen her bireyin baģına da gelebilir. K nın neden tutuklandığı ona bir türlü söylenmediği için kendisine yönelik iddiaları çürütme Ģansı hiç olmuyor. Her türlü veri, veri madenciliği yapmaya olanak tanıdığından, kendilerinden Ģüphelenilen bireylerin neden Ģüphelenildiğini asla öğrenememeleri ve bu Ģüpheyi giderici hiçbir Ģey yapamamaları sonucunu doğurabilir. Büyük veri yığınları içerisinden gelecekle ilgili tahminde bulunmayı sağlayacak bağıntıların bilgisayar programı ve istatistiksel teknikler kullanarak aranması demek olan veri madenciliği, konumuz bağlamında, toplanan kiģisel verilerin birleģtirilerek Ģüpheli görülen belli özelliklerin ve davranıģ biçimlerinin bu temelden hareketle çözümlenmesini içermektedir. Bir suç iģlenmesi olasılığı karģısında veri madenciliği ve profil oluģturulabilir ama bunun ağla yapılan balık avı gibi, ne çıkarsa bahtımıza anlayıģıyla yürütülmesi tehlikelidir (Solove 2011: ). Veri madenciliği ve hassas kiģisel veriler esas alınarak profil oluģturma, idari bir kararla hiçbir suçu olmayan çok sayıda insan için özel hayatlarını içeren bilgi ve verilerin toplanması anlamına gelmektedir ve bunun demokratik bir toplumda kabul edilemeyeceğini Avrupa Konseyi Ġnsan Hakları Komiseri de 2008 de konuyla ilgili olarak yayınladığı bir raporda belirtmiģtir (2008: 4). BM Ġnsan Hakları Konseyi, Terörle Mücadelede Temel Özgürlüklerin ve Ġnsan Haklarının Korunması ve TeĢvik Edilmesi özel raportörü de, terörizmle mücadelenin, mahremiyete, özel yaģamın gizliliğine otomatikman müdahaleyi meģrulaģtıran bir koz olmadığını vurgulayarak, kötüye kullanma olasılığına karģı güvencelerin varlığını ve elde edilen veri ve bilginin kullanımının, saklanmasının ve paylaģımının sınırlarının belirli olması

184 gerektiğinin altını çizmektedir. Raportör, özel yaģam ihlalinin seviyesi arttıkça ilgili kurumun karar verme mekanizmasında daha üst düzey yetkililerin onayının aranması, mahremiyet etki değerlendirmesi ile ilgili düzenlemelerin yapılmasını ve bütün bunları denetleyecek bağımsız bir makamın oluģturulmasını da önerileri arasında saymaktadır (Scheinin 2009). Kamu güvenliğini tehdit edici faaliyetlere katılma olasılığının yüksek olduğu düģünülen bireylerle ve gruplar bunun ceremesini çoğunluğa göre çok daha fazla çekmektedir (Michaelsen 2005: 78). Genel olarak özgürlük bireysel bir hak olarak belirsiz ve soyut bir Ģey gibi algılanırken, güvenlik somut olarak can ve mal emniyetini akla getirmektedir. Bu nedenle de insanların çoğunluğu daha güvenli olmak veya öyle hissetmek için hak ve özgürlüklerinden fedakârlığa hazırdır. Bununla birlikte, özgürlüğü sınırlayan tedbirler ve özgürlüğün kısıtlanmasının getirdiği maliyetler dağıtımsal özelliğe sahip olduğundan herkes bu durumdan aynı oranda etkilenmemektedir. Toplumdaki herkes özgürlüğünden azıcık fedakârlık edip, daha çok güvenlik içinde olmamaktadır (Waldron 2007: 503). Özellikle siyasi görüģ, etnik, ırk, din, cinsiyet ve cinsel tercih olarak ötekileģtirilen, azınlıkta kalan bireyler ve gruplar hakkında önyargılı bir Ģekilde profiller oluģturulabilir. Ġnsanlar güvenlik için haklarından ve özgürlüklerinden fedakârlık yaptıklarında aslında vazgeçtikleri kendilerinin değil, baģkalarının, özellikle de ötekileģtirilenlerin ve azınlıkların haklarıdır (Sottiaux 2008: 8). Güvenlik politikası, hukuk devleti ve insan haklarına dayalı olmalıdır ve gerçek anlamda güvenliğin, ancak demokrasiyle sağlanabileceği unutulmamalıdır. Terörle mücadele sırasında demokrasiyi koruyayım derken onu zayıflatabilecek, hatta tahrip edebilecek önlemler alınmasından kaçınmak gerekir. Amaç aracı meģru kılarsa terörist ile terörle mücadele edenler arasındaki ahlaki ve hukuki ayrım azalır ve özgürlüğü daraltmanın uzun dönemli sonuçları kısa dönemde terörle mücadelenin getirdiği kazançları zayıflatabilir. Zaten, özgürlükten yapılacak fedakârlıkların etkin güvenlik sağlamadığı da bir gerçektir. Güvenliğin etkinliğini zayıflattığı düģünülen insan hak ve özgürlüklerin tamamen ortadan kaldırıldığı bir durumda bile mutlak bir güvenliki sağlamak mümkün değildir (Hein van Kempen 2013: 14). Demokratik bir devlette güvenlik önlemleri sadece güvenlik bürokrasisinin takdirine bırakılmayacak kadar önemlidir. Sağlıklı bir demokraside devlet, merak etmeyin, bana güvenin diyerek, terörle mücadele için alınan tedbirlerin kiģi hak ve özgürlüklerine olan etkisini göz ardı edemez. Görüldüğü üzere özgürlük ve güvenlik arasındaki iliģki bir ikilemden ziyade dengeye dayanmaktadır. Ġptali istenen kuralda bu denge gözetilmeyerek, aģağıda ele alacağımız anayasal haklar ihlal edilmiģtir. 13. Madde Yönünden Anayasa nın 13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın ölçülülük ilkesine uygun Ģekilde, yasayla sınırlandırılabileceği belirtilmektedir. Ölçülülük ilkesi sınırlamada baģvurulan aracın sınırlama amacını gerçekleģtirmeye elveriģli olmasını; bu aracın sınırlama amacı açısından gerekli olmasını ve araçla amacın ölçüsüz bir oran içinde bulunmamasını ifade eder. Burada kısıtlama için kullanılan araçla amaç arasında hak ve özgürlüğü en az sınırlayacak dengeli bir orantı aranmaktadır. KDGM nin terörle mücadele etmek için kiģinin özel hayatını da içerecek Ģekilde, ona ait veri, bilgi ve belgeleri toplamasının, saklamasının ve iģlemesinin o bireyin özel hayatına müdahale anlamına geldiği hususunda bir Ģüphe bulunmamaktadır. Toplanacak veri, bilgi ve belgelerin türü, içeriği, hangi insan gruplarını kapsayacağı, toplanmıģ veri, bilgi ve belgelerin ne kadar süre ile muhafaza

185 edileceği ölçülülük ve demokratik toplumda gereklilik testine göre değerlendirilmelidir. Burada sorulması gereken soru bu hak ihlalinin terörle mücadele alanında demokratik toplum gereklerine ve zorunluluklarına ne ölçüde uyup, uymadığıdır. Bireylerin korunması ve güvenliklerinin sağlanması amacını taģıyan terörle mücadele, bu yönüyle insan haklarını korumaya katkı yaparken, bu mücadelede alınan bazı tedbirler bireylerin hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasına neden olmaktadır. Ġptali istenen kural temel hakların sınırlandırılmasına iliģkin düzenlemelerden muaf düģünülemez. Veri, bilgi ve belge toplama demokratik bir toplumda milli güvenlik, kamu düzeni ve suçun önlenmesi gibi amaçlara ulaģmak için dahi olsa ölçülü olmalıdır. ElveriĢlilik ölçütüne göre bir yasal düzenlemenin sınırlama amacı bakımından elveriģli sayılması için bu düzenlemenin arzulanan amaca katkı yapması gerekmektedir. Konumuz açısından bakıldığında, veri, bilgi ve belge toplanmasının terörle mücadele amacına hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Gereklilik ise bir temel hakkı en az sınırlayan aracın seçilmesini gerektirmekle birlikte iptali istenen kuralın, hakkı en az sınırlayan yumuģak bir araç olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü söz konusu kural çok geniģ ve sınırsız bir çerçeveyi kapsayarak, terörle mücadele adına, bireyin her türlü eylemini kapsamı dâhilinde görmekte, ona devlet müdahalesine karģı nefes alacak bir alan bırakmamaktadır. Orantılılıkta aranan ise araç ve amacın birbirine karģı ölçüsüz bir oran içerisinde olmamasıdır. Terörle mücadele amacıyla sınırsız bir Ģekilde, herhangi bir bağımsız denetime tabi olmadan, neredeyse baģıboģ bir tarzda veri, bilgi ve belge toplanması ölçüsüz bir orantısızlık yaratmaktadır. Orantılılık, yetkililerin, makul, dikkatli ve iyi niyetli hareket etmelerini ve müdahaleyi haklı kılmak için ileri sürülen sebeplerin tatmin edici, gerekli ve yeterli olmasını da kapsar. Bireyin özel alanının tehlikeye girmesi, onun hakkında veri, bilgi ve belge toplanması kadar, kime, hangi amaçlarla bunların aktarılacağı konusunda denetim imkânını da kaybetmesinde yatmaktadır. Yasal olarak veri, bilgi ve belge toplayan, kamu kuruluģları amacı gerçekleģtirmeye yetecek kadar veriyle kendilerini sınırlamalıdır. Ġtiraza konu olan ibarede bu hususta hiçbir güvenceye yer verilmemiģ olması, düzenlemenin orantısız olduğunun bir göstergesidir. Veri, bilgi ve belgelerin toplanması ve tasnif edilmesinin terörle mücadele alanıyla sınırlı olacağı belirtilmekle birlikte, bu alanının kapsamının belirsiz ve tanımlanamaz olması, devlete çok geniģ ve ucu açık bir takdir hakkı bırakmaktadır. Ayrıca, bunun terörle mücadelede ne derece etkinlik sağlayacağı da Ģüphelidir. Amerikan Bilimler Akademisinin konuyla ilgili hazırladığı bir çalıģmada, çok sayıda veri içeren çok büyük veri tabanlarından potansiyel teröristleri bulabilmenin matematiksel olarak ya hatalı pozitif (suçsuz insanları Ģüpheli olarak değerlendirmek) ya da hatalı negatif (gerçek suçluları veya teröristleri tespit edememek) gibi sonuçlar doğurduğu belirtilmiģtir (National Research Council 2008: 2-3). Mesela, dünyada uçakla günde yaklaģık olarak 2 milyon kiģi seyahat etmektedir. Tüm bu kiģiler arasında terörist profiline benzeyen ve hatalı pozitif çıkanların oranının %1 olduğunu varsayalım. Bunun anlamı 20 bin kiģinin haksız yere terörist olma olasılığına karģı çeģitli sınırlayıcı muamelelere maruz kalmasıdır (Solove 2008: 353). Yakın tarihe bakmakta konumuz açısından aydınlatıcı olabilir. Örneğin, Doğu Alman Hükümeti nüfusunun dörtte biri ile ilgili veri, bilgi ve belge toplamasına rağmen, kendi sonunu öngörememiģti. Çok sayıda veri ve bilgiyi etkili bir Ģekilde çözümleyebilmek, samanlıkta iğne aramaya benzemektedir. ÇeĢitli gerekçelerle aģırı veri toplanmasının, bu verileri toplayanların amaçlarına ne derece hizmet ettiği de kuģkuludur. Çünkü

186 aģırı veri toplanması, veri kirliliğine yol açmakta ve amaca uygun verilerin bu veri çöplüğünden çıkarılması, ayıklanması ve çözümlenmesi zorlaģmaktadır. Demokratik toplumda gereklilikten anlaģılması gereken baģvurulan tedbirin demokratik toplumu açıklayan ilkelerle uyumlu olup, olmamasıdır. Bu ilkelerin değerini azaltan her uygulama demokratik toplum için gerekli değildir. Demokratik toplum, ayrıca hak ve özgürlüklere karģı gerçekleģtirilen her müdahaleye karģı kiģilere bir takım güvencelerin de sağlanmasını gerektirir. Oysa iptali istenen ibare, kötüye kullanım olasılığı karģısında engelleyici etkili ve yeterli tedbirlere yer vermemektedir. Örneğin, KDGM nin AraĢtırma-GeliĢtirme Dairesinin bu son derece geniģ yetkisini denetleyecek bağımsız bir makam yoktur. Ġptali istenilen düzenlemenin temel amacının insanları ve toplumu teröre karģı korumak olduğu görülmektedir. Bu son derece meģru bir amaçtır ve bu açıdan anayasaya aykırılık iddia edilemez. Ancak, bu amaca ulaģmak için kullanılan yöntemin uygunluğu ise sorunludur. Hakkı sınırlayan düzenlemeyle, ilgili güvenlik kuruluģuna belirsiz ve ihtiyaç duyulandan çok daha geniģ bir Ģekilde, sınırsız veri, bilgi ve belge toplama ve tasnif yetkisi verilmektedir. Veri, bilgi ve belgelerin toplanması sırasında kiģinin temel hak ve özgürlük alanına zorunlu olmadıkça müdahale edilmemeli, terörle mücadele gibi meģru bir amaç için dahi yapılacaksa, müdahalenin sınırları iyi çizilmelidir. 17. ve 20. Maddeler Yönünden Anayasa nın 17. maddesi herkesin, yaģama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliģtirme hakkına sahip olduğu hükmünü içermektedir. Özel hayatın gizliliği baģlığını taģıyan Anayasa nın 20. maddesine göre de, Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Herkes, kendisiyle ilgili kiģisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kiģinin kendisiyle ilgili kiģisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere eriģme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. KiĢisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kiģinin açık rızasıyla iģlenebilir. Özel hayatın gizliliği ve bu kapsamda kiģisel verilerin korunması konusu her Ģeyden önce insan onuruna saygı ve kiģilik haklarına dayanmaktadır. Bu hak, kiģinin saygınlığını ve kiģiliğini serbestçe geliģtirmesini mümkün kılan Ģeref ve haysiyet, özel yaģam ve sağlık gibi kiģisel değerler üzerindeki çıkarlarını belirterek, bireye kiģiliğini dilediği Ģekilde, serbestçe geliģtirebileceği, kendisi ve sevdikleriyle bir arada olabileceği özerk bir yaģam alanına sahip olma Ģansı vermektedir. Bu alanda birey, maddi ve manevi kiģiliğini geliģtirmek ve baģkaları tarafından bilinmesini istemediği hususların güvence altına alınmasını istemek hakkına sahiptir. Ġptali istenen kural, KDGM ye Anayasaya aykırı bir Ģekilde son derece geniģ ve sınırsız bir yetki vererek, muazzam bir veri, bilgi ve belge toplama, saklama, iģleme ve değiģtirme gücü olan devlet karģısında bireyi kiģi olarak yok saymakta, onu basit bir veri nesnesi haline dönüģtürmektedir. Adı geçen kural, insanı hakkında veri toplanan basit bir veri nesnesi konumuna indirgemektedir. Ġnsan onuruna saygı, insanlara nesneymiģ gibi davranmayı yasaklamaktadır. Alman Anayasa Mahkemesi de insanın devlet için basit bir nesne olarak görülmesinin insan onuruna aykırı olduğunu ve devletin insana bir eģya gibi yaklaģmamasının gerekliliğini vurgulamıģtır (ġimģek 2008: 5). KiĢisel verilerin korunması kiģinin maddi ve manevi varlığını geliģtirmesine imkân tanıyarak, bireyin hayatını kendi özgür iradesiyle düzenlemesine katkı sağlamaktadır. Bireyin kiģisel verileri üzerindeki hakkı yeteri kadar korunmazsa,

187 kiģiliğini serbestçe geliģtirmesi zora gireceğinden, özgür iradeleriyle yaģamlarını biçimlendiren bireylerden oluģan demokratik bir toplum düzeninin ortaya çıkması ve korunması da güçleģecektir. KiĢinin maddi ve manevi varlığını geliģtirmesi, ancak ve ancak, faaliyetlerini özgürce gerçekleģtirmesi ile mümkündür. KiĢisel verilerin korunmasıyla, kiģisel veri toplanması, saklanması ve iģlenmesi sırasında bireyin hak ve özgürlüklerinin korunarak demokratik toplum düzeninin oluģmasına katkı yapmak hedeflenmektedir. Bireyin özel hayatını, kendi tercihleri ile nasıl Ģekillendirdiği ilke olarak, bir baģka kiģinin veya devletin ilgi alanına girmemelidir. YaĢam iliģkilerine ait tüm kiģisel verileri kapsamlı bir kayda tutulan ve özel yaģamının gizliliği adeta ortadan kalkan bireyin kiģiliğini geliģtirmesi mümkün değildir. KiĢisel verilerin korunması hakkı ihlal edildiğinde bireyin diğer temel hak ve özgürlükleri kullanması zorlaģmaktadır. Kayıt altına alınan veya alındığını düģünen birey kendi özgür kiģiliğinin gereği gibi değil, kendisinden istenilen veya beklenilen davranıģ tarzıyla hareket edecektir. Bireyler çeģitli faaliyetlerinin devlet tarafından izleneceği endiģesiyle bunları gerçekleģtirmekten vazgeçebilirler. Aykırı hareket tarzlarının sürekli kayıt altına alındığını düģünen birey, örneğin örgütlenme, toplantı ve düģünce özgürlüklerini kullanmama eğilimine girecektir. Eğer insanlar seyahat etmek, iletiģimde bulunmak gibi belli eylemlerin hükümet tarafından yakından izleneceğini düģünürlerse, bu eylemleri gerçekleģtirmekten kaçınabilirler ve yasal faaliyetlerinde kendi kendilerini sınırlama eğilimine girebilirler. Bu durum kiģinin özerkliğini etkileyerek, yurttaģların özgür iradeleriyle kendi yaģamlarını belirleyebildikleri özgürlükçü demokratik esaslara dayanan bir toplum düzeninin oluģmasını engelleyecektir. Teknolojideki geliģmeler nedeniyle çok çeģitli denetim, gözetleme ve izleme biçimleriyle bireyin özel hayatının gizliliğini muhafaza etmek gittikçe zorlaģmaktadır. Fransız filozofu Foucault un deyiģiyle panoptik bir gözetleme hayatı kuģatmaktadır. Gözetlemenin esas alındığı panoptik yaģam biçimlerine doğru evrilen modern toplumlarda özel yaģama saygı hakkının ve bu hak kapsamında korunan en önemli hukuksal çıkarlardan olan mahremiyetin nasıl korunacağı önemli bir sorun olarak karģımıza çıkmaktadır. Bireyin, ahlaki ve toplumsal kiģiliğinin geliģiminde ve diğer insanlarla olan iliģkilerini düzenlemede önemli bir kavram olan mahremiyetin ihlali insan onurunun ve kiģiliğinin ihlali anlamına gelmektedir. Birey muazzam ve dehģet verici bir bilgi bankası veya veri tabanı içinde bir numaradan ibaret bir nesneye indirgenme riskiyle karģı karģıya kalmaktadır. Bu gücün sınırlandırılması, özel hayatın ve kiģilik haklarının korunması bakımından büyük önem taģımaktadır. KiĢisel verilerin korunması, bir özgürlük sorunudur ve özel hayatın gizliliği, yalnız kalma hakkından kiģinin kendisi hakkındaki veri ve bilgileri kontrol hakkını içerir bir Ģekle dönüģmüģtür. Bireylere hayatlarını diledikleri gibi düzenleme fırsatı sunan bir alan yaratma imkânı tanıyan özel yaģamın gizliliği hakkı, kiģinin özerk bir birey olması açısından son derece önemlidir. Bu hak, baģkaları ve devlet tarafından ihlal edilmemesi, saygı gösterilmesi gereken bir çeģit onursal duvar yaratmaktadır. Bireyin özel yaģamının gizliliği hakkı ile devletin güvenlik sağlama görevi arasında çatıģmada güvenlik her zaman öncelik taģıyacaksa özel hayatın gizliliği ve kiģisel verilerin korunması haklarında söz etmenin çok fazla bir anlamı kalmamaktadır. 90. Madde Yönünden Bu maddeye göre, Usulüne göre yürürlüğe konulmuģ milletlerarası antlaģmalar kanun hükmündedir. Usulüne göre yürürlüğe konulmuģ temel hak ve özgürlüklere iliģkin milletlerarası andlaģmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuģmazlıklarda milletlerarası andlaģma hükümleri esas alınır.

188 Ġptal konusu düzenleme, ilk bölümde de anlatıldığı üzere, Türkiye nin taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar SözleĢmesinin 17. maddesi ile Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesi nin 8. maddesini ihlal ettiğinden, Anayasa nın 90. maddesine de aykırıdır. Sonuç Ġptali istenen düzenleme, Anayasanın, temel hak ve hürriyetlerin demokratik toplum düzenin gereklerine aykırı olarak sınırlanamayacağını belirten 13., herkesin maddi ve manevi kiģiliğini geliģtirme hakkına sahip olmasını güvence altına alan 17., özel hayatın gizliliğini ve kiģisel verilerin korunmasını düzenleyen 20., ve temel hak ve özgürlüklere iliģkin milletlerarası antlaģma hükümlerini anayasal güvence altına alan 90. maddelerine aykırı olduğundan çoğunluk görüģüne muhalif kalınmıģtır. Üye Engin YILDIRIM Kaynakça Atak, Songül, (2010), Avrupa Konseyi nin KiĢisel Veriler Açısından Sağladığı Temel Güvenceler, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, sayı 87, ss: Avrupa Konseyi, (2008), Protecting the Right to Privacy in the Fight against Terrorism, CommDH/IssuePaper(2008),https://wcd.coe.int/com.instranet.InstraServlet?Index=n o&command=com.instranet.cmdblobget&instranetimage= &secmode=1& DocId= &Usage=2, eriģim tarihi Avrupa Konseyi, (2002),Ġnsan Hakları ve Terörle Mücadele Hakkında Ġlkeler, eriģim tarihi Dragu, Tiberiu, (2011), Is There a Tradeoff between Security and Liberty? Executive Bias, Privacy Protections and Terrorism Preventions, American Political Science Review, 105(1): Hein van Kempen, Piet (2013), Four Concepts of Security-A Human Rights Perspective, Human Righst Law Review,13: Küzeci, Elif, (2010), KiĢisel Verilerin Korunması, Ankara: Turhan Kitabevi. Locke, John, (2010), Hükümet Üstüne Ġkinci Tez, çev. Aysel Doğan, Ġzmir: Ġlya Yayınevi. Michaelsen, Christopher, (2006), Balancing Civil Liberties against National Security: A Critique of Counterterrorism Rhetoric, Univeristy of New South Wales Law Journal, 29 (1): National Research Council (2008), Protecting Individual Privacy in the Struggle Against Terrorists: A Framework for Program Assessment, Executive Summary eriģim tarihi, Posner, Richard, (2006), Not a Suicide Pact: The Constitution in a Time of National Emergency, Oxford: Oxford University Press. Posner, Eric A. ve Adrian, Vermeule (2007), Terror in the Balance: Security, Liberty and the Courts, New York: Oxford University Press. Scheinin, Martin, (2009), Report of the Special Rapporteur on the Promotion and Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms while Countering Terrorism, Human Rights, Council,UN,http://www2.ohchr.org/english/bodies/hrcouncil/docs/13session/A-HRC pdf, eriģim tarihi,

189 Schwartz, Paul, M (2011), Regulating Governmental Data Mining in the United States and Germany: Constitutional Courts, the State and New Technology, William and Mary Law Review, 53: Solove, J. Daniel (2011), Nothing to Hide: The False Tradeoff between Privacy and Security, New Haven: Yale University Press. Solove, J. Daniel, (2008), Data Mining and the Security-Liberty Debate, The University of Chicago Law Review, 75: Sottiaux, Stefan, (2008), Terrorism and the Limitation of the Rights: The ECHR and the US Constitution, Oxford: Hart Publishing. ġimģek, Oğuz, (2008), Anayasa Hukukunda KiĢisel Verilerin Korunması, Ġstanbul: Beta. Vermeule, Adrian, (2011), Security and Liberty: Critiques of Tradeoff Thesis, Harvard Law School Public Law and Legal Theory Working Paper Series, paper no: s. 2, eriģim tarihi, Waldron, Jeremy, (2007), Safety and Security, Nebraska Law Review 85(1): Waldron Jeremy, (2003), Security and Liberty: The Image of Balance, The Journal of Political Philosophy, 11 (2): Young, Raymond, (2008) Germany: Shooting Down Aircraft and Analysing Computer Data, International Journal of Constitutional Law, 6(2): MUHALEFET ġerhġ günlü, 5952 sayılı Kamu Düzeni ve Güvenliği MüsteĢarlığının TeĢkilat ve Görevleri Hakkında Kanun un: 1-1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının... terörle mücadeleye iliģkin politika ve stratejileri geliģtirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluģlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı... bölümünde yer alan... ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı... ibaresi; 2-3. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan... ĠçiĢleri Bakanlığına bağlı... ibaresi; 3-4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan... ĠçiĢleri Bakanının..., ikinci cümlesinde yer alan... ĠçiĢleri Bakanının... ve üçüncü cümlesinde yer alan... ĠçiĢleri Bakanı... ibareleri; 4-5. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan... Bakanın onayı ile özel ihtisas ve araģtırma komisyonları... ibaresindeki... Bakanın... sözcüğü; maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin... Bakan onayı ile en çok on MüsteĢarlık MüĢaviri pozisyon unvanıyla sözleģmeli personel çalıģtırılabilir. Personelin sözleģme usul ve esasları MüĢteĢarlıkça tespit edilir ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir. Bu statüde çalıģtırılma, sözleģme bitiminde kamu kurum ve kuruluģlarında herhangi bir pozisyon, kadro veya statüde çalıģma açısından kazanılmıģ hak teģkil etmez. bölümünde yer alan Bakan... sözcüğü ile yine aynı bölümde yer alan... ve bu Kanuna ekli (2) sayılı cetvelde belirlenen taban ve tavan ücretleri arasında kalmak üzere MüsteĢarın teklifi ve Bakan onayı ile aylık brüt sözleģme ücreti ödenir. Ayrıca MüsteĢarlıkta sözleģmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ikramiye ve teģvik ikramiyesi ödenebilir.... ibaresi; maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan Bakan... sözcüğünün;

190 643 ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile yürürlükten kaldırıldığından sözü geçen kuralların iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiģtir. Anayasa Mahkemesi ne yapılan iptal baģvurularının konusunu oluģturan kuralların tümüyle yasal değiģikliğe uğramaları halinde, söz konusu baģvurular hakkında karar verilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Ancak; yapılan değiģikliğin dava konusu tümce, ibare veya sözcüklere iliģkin olması durumunda incelemenin sürdürülerek sonuca gidilmesi dolayısıyle istemle ilgili karar verilmesi gerekir. Aksi takdirde dava konusu kurallarda esasa müessir olmayacak Ģekilde yapılacak ekleme ve çıkarma Ģeklindeki değiģiklikler anayasal denetimin dıģında kalmasına neden olacağı, bu durumun da Anayasa Yargısının amacı ve iģlevine ters düģeceğinden çoğunluk görüģüne katılmıyorum. Üye Nuri NECĠPOĞLU Türkiye, bu SözleĢmeyi imzalamakla birlikte, KiĢisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun, henüz yasalaģmadığından SözleĢme nin ilgili hükmü gereğince taraf olmamıģtır. [R.G. 06 Mart ] Anayasa Mahkemesi BaĢkanlığından: Esas Sayısı : 2012/106 Karar Sayısı : 2012/190 Karar Günü : ĠTĠRAZ YOLUNA BAġVURAN : Söke 1. Sulh Ceza Mahkemesi ĠTĠRAZIN KONUSU : günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun 36. maddesinin, günlü, 4262 sayılı Karayolları Trafik Kanununda DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Kanun un 4. maddesi ile yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasının Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir. biçimindeki 4. cümlesinin, Anayasa nın 38. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir. I- OLAY 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun 36. maddesinin üçüncü fıkrasının 4. cümlesi uyarınca uygulanan idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için baģvurmuģtur. II- ĠTĠRAZIN GEREKÇESĠ BaĢvuru kararının gerekçe bölümü Ģöyledir: Yukarıda belirtilen dava ile ilgili olarak, mahkememizce yapılan ön inceleme sonucunda, mahkememizin yetkili olduğu, baģvurunun süresi içinde yapıldığı, baģvuru konusu idari yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olduğu ve baģvuranın buna hakkı olduğu anlaģılmakla baģvurunun usulden kabulüne karar verilmiģ ancak idari yaptırımın uygulanmasına dayanak teģkil

191 eden hükmün Anayasaya aykırı olması sebebiyle bu konuda Anayasa Mahkemesine baģvurulmasına karar verilmiģtir. Zira; Ceza hukukunda, fiil, kiģinin haricî, nesnel bir davranıģıdır, yani kiģinin, baģkalarınca algılanabilen bir davranıģıdır. Bu anlamda olmak üzere, kiģiden çıkarak haricileģmiģ bir fiil olmadıkça, suç da olmaz. Buradan, suçun maddî unsuru olan filsiz suç olmaz mutlak kuralı ortaya çıkmaktadır. Kural, ceza hukuku düzeninin niteliğini belirlemede mihenk taģıdır. Anayasa, 38. maddesinde,... kanunun suç saymadığı bir fiilden söz ederken, açıkça fıilsiz suç olmaz kuralına vurgu yapmıģ olmaktadır. Aynı Ģekilde, TCK nun 2. maddesinde, kanunun suç saymadığı bir fiilden söz edilmektedir. Bu demektir ki, suçun maddesini, fiil oluģturmaktadır. Bugün, fıilsiz suç olmaz kuralı, uygar bir ceza hukukunun, kendisinden vazgeçmesi imkansız olan bir temel taģıdır. Bir hareket yoksa, ortada, ne bir fiil, ne de bir suç vardır. Hareket olumlu veya olumsuz bir biçimde ortaya çıkabilir. Olumlu bir biçimde ortaya çıkan hareket yapmak, olumsuz bir biçimde ortaya çıkan hareket yapmamaktan ibaret bulunmaktadır. Yapmak biçiminde ortaya çıktığında harekete icra hareketi, yapmamak biçiminde ortaya çıktığında harekete ihmal hareketi denmektedir. Ġhmal hareketi de insanın nesnel, yani harici bir davranıģıdır. Ortada icra veya ihmal hareketi olmadıkça, bir suçun da bulunmadığının kabulü zorunludur. Anayasa Mahkemesi nin yerleģik içtihatlarında da belirtildiği üzere, Anayasanın Suç ve cezalara iliģkin esaslar kenar baģlıklı 38. maddesinin yedinci fıkrasında, Ceza sorumluluğu Ģahsidir. hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun Ģahsiliği ceza hukukunun temel kurallarındandır. Cezaların Ģahsiliğinden amaç, bir kimsenin iģlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. BaĢka bir anlatımla bir kimsenin baģkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Anayasa nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tâbidir. (Anayasa Mahkemesi nin 15/03/2012 tarih ve 2011/105 E.-2012/38 K. Sayılı kararı) Bu bilgiler ıģığında dava konusu somut olay incelendiğinde; baģvuruda bulunan... ün kendi adına kayıtlı bulunan 09 BF 692 plaka sayılı aracı... isimli Ģahsa kiraladığı,... isimli Ģahsın ise,... ün bilgisi dıģında aracı üçüncü kiģi olan... isimli Ģahsa verdiği, emniyet görevlileri tarafından yapılan kontrol sırasında... in aracı sürücü belgesiz olarak kullandığının tespit edildiği, bu nedenle sürücü olan... e ceza verildiği ancak sürücünün araç sahibi olmaması nedeniyle araç sahibi olan... e de iptali istenen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 36 maddesinin 3. fikrasının 4. tümcesinde yazılı Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir. hükmü uyarınca ceza uygulandığı anlaģılmıģtır. Somut olayda da görüleceği üzere, kiģi, sahibi olduğu aracının baģkası tarafından sürücü belgesiz olarak kullanıldığı konusunda bilgi sahibi olmasa kısacası bu konuda herhangi bir kusuru (kastı veya özen ve dikkat yükümlüğüne aykırı davranıģı) olmasa dahi iptali istenen söz konusu hüküm uyarınca cezaya muhatap olmaktadır.bu konuda istisnai bir örnek vermek gerekirse; alınan her türlü önlem ve tedbire rağmen bir kiģinin aracının sürücü belgesi sahibi olmayan bir hırsız tarafından çalınması ve hırsızın yakalanması durumunda dahi suçun mağduru olan araç sahibine de bu hüküm uyarınca para cezası verilmek zorunda kalınacaktır. Zira, kanun metninden de açıkça anlaģılacağı üzere, araç sahibine ceza verilmesi için herhangi bir kusurunun olması Ģartı aranmamaktadır. KiĢinin sadece araç sahibi olması ceza alması için yeterlidir. (Oysa ki aynı kanunun 37. maddesinde benzer bir düzenlemede, araç kullandıran kiģilerin cezalandırılacağı belirtilerek açıkça kusur sorumluluğuna vurgu yapılmıģtır.) Her ne kadar hukuki sorumluluk açısından aynı kanunda iģletenin

192 (araç sahibi) kusursuz sorumluluğu kabul edilmiģ ise de, aynı ilkenin cezai sorumluluk yönünden de kabulü mümkün değildir. Sonuç olarak görülmektedir ki, iptali istenen söz konusu kanun hükmü uyarınca, bir kimsenin icrai (ehliyetsiz araç kullanması için birini teģvik etme vs...) veya ihmali (ehliyetsiz araç kullanılmasına göz yumma vs...) herhangi bir hareketi olmasa veya tespit edilemese dahi sadece araç sahibi olmasından dolayı baģkasının bir fiili nedeniyle (ehliyetsiz araç kullanma) ceza alması söz konusu olmaktadır. Bu nedenle, 1982 Anayasasının 38/7. maddesine aykırılık teģkil eden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 36 maddesinin 3. fıkrasinin 4. tümcesinde yazılı Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir. cümlesinin iptali için Anayasa Mahkernesine baģvurmak gerektiğine mahkememizce kanaat getirilmiģtir. III- YASA METĠNLERĠ A- Ġtiraz Konusu Yasa Kuralı günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun itiraz konusu kuralı da içeren 36. maddesi Ģöyledir: Madde 36- Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kiģiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır. Araçlar, bu Kanunda sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile iki veya çok taraflı anlaģmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kiģilerce sürülebilir. (Yeniden Düzenleme: 21/5/ /4 md.) Sürücü belgesi sahibi olmadan trafiğe çıkanlara ilk tespitte bir aydan iki aya kadar, tekrarı halinde iki aydan üç aya kadar hafif hapis cezası verilir. Ayrıca bu kiģiler her defasında lira hafif para cezasıyla da cezalandırılırlar. Bu kiģilerin kazaya neden olması halinde bu cezaların uygulanması diğer cezaların uygulanmasına engel teģkil etmez. Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir. B- Dayanılan ve Ġlgili Görülen Anayasa Kuralları BaĢvuru kararında, Anayasa nın 38. maddesine dayanılmıģ, 2. maddesi ise ilgili görülmüģtür. IV- ĠLK ĠNCELEME Anayasa Mahkemesi Ġçtüzüğü hükümleri uyarınca Serruh KALELĠ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECĠPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN ın katılımlarıyla gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından iģin esasının incelenmesine OYBĠRLĠĞĠYLE karar verilmiģtir. V- ESASIN ĠNCELENMESĠ BaĢvuru kararı ve ekleri, Raportör AyĢegül ATALAY tarafından hazırlanan iģin esasına iliģkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüģülüp düģünüldü: BaĢvuru kararında, itiraz konusu kural uyarınca bir kimsenin icrai veya ihmali herhangi bir hareketi olmasa veya tespit edilemese dahi sadece araç sahibi olmasından dolayı baģkasının bir fiili nedeniyle ceza almasının söz konusu olduğu, bu durumun ise cezaların Ģahsiliği ilkesiyle çeliģtiği belirtilerek kuralın, Anayasa nın 38. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür.

193 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin KuruluĢu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un 43. maddesine göre, ilgisi nedeniyle itiraz konusu kural Anayasa nın 2. maddesi yönünden de incelenmiģtir. İtiraz konusu kuralda, sürücü belgesi olmadan trafiğe çıkan sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği öngörülmüştür. Anayasa nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve iģlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliģtirerek sürdüren, Anayasa ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da Anayasa ya ve ceza hukukunun temel ilkelerine bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir. Anayasa nın 38. maddesinin birinci fıkrasında, Kimse, iģlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. ; üçüncü fıkrasında, Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. denilerek suçun ve cezanın kanuniliği esası benimsenmiģ; yedinci fıkrasında ise ceza sorumluluğunun Ģahsi olduğu belirtilerek herkesin, kendi eyleminden sorumlu tutulacağı, baģkalarının suç oluģturan eylemlerinden dolayı cezalandırılamayacağı kabul edilmiģtir. Ceza sorumluluğunun Ģahsiliği ceza hukukunun temel kurallarındandır. Cezaların Ģahsiliğinden amaç, bir kimsenin iģlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir anlatımla, bir kimsenin baģkasının fiilinden sorumlu tutulmamasıdır. Bu ilkeye göre asli ve feri failden baģka kiģilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları olanaklı değildir. Anayasa nın 38. maddesinin yedinci fıkrası ile ilgili gerekçede de, fıkra, ceza sorumluluğunun Ģahsi olduğu; yani failden gayri kiģilerin bir suç sebebiyle cezalandırılamayacağı hükmünü getirmektedir. Bu ilke dahi ceza hukukuna yerleģmiģ ve kusura dayanan ceza sorumluluğu ilkesine dahil, terki mümkün olmayan bir temel kuralıdır. denilmektedir. Anayasa nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tâbidir. Ġtiraz konusu kuralda, sürücü belgesi olmadan araç kullanan kimsenin aynı zamanda araç sahibi olmadığı durumlarda, tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenleneceği belirtilmekte, araç sahibinin kusurunun bulunup bulunmadığı, aracı sürücü belgesi olmayan kiģiye bilerek verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulanmaktadır. Bu durum ise iģlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olabilecek niteliktedir. Dolayısıyla, sürücü belgesiz araç kullanılması ve sürücünün araç sahibi olmaması halinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanması cezaların Ģahsiliği ilkesine aykırılık oluģturmaktadır. Öte yandan, Anayasa ve ceza hukukunun temel kuralları uyarınca, kiģilere ceza verilebilmesi için hukuka aykırı eylemin kanunda belirtilmiģ olması ve bu eylemin o kiģi tarafından gerçekleģtirilmiģ olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Ġtiraz konusu kuralda araç sahibinin hangi eyleminin suç sayıldığı açık bir Ģekilde gösterilmediği gibi araç sahibi olma ile suç arasındaki illiyet bağının ne suretle oluģtuğu da belirtilmemiģtir.

194 Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa nın 2. ve 38. maddelerine aykırıdır. Ġptali gerekir. VI- SONUÇ günlü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun 36. maddesinin, günlü, 4262 sayılı Karayolları Trafik Kanununda DeğiĢiklik Yapılması Hakkında Kanun un 4. maddesiyle yeniden düzenlenen üçüncü fıkrasının Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir. biçimindeki 4. cümlesinin Anayasa ya aykırı olduğuna ve ĠPTALĠNE, gününde OYBĠRLĠĞĠYLE karar verildi. BaĢkan HaĢim KILIÇ BaĢkanvekili Serruh KALELĠ BaĢkanvekili Alparslan ALTAN Üye Fulya KANTARCIOĞLU Üye Mehmet ERTEN Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye Zehra Ayla PERKTAġ Üye Recep KÖMÜRCÜ Üye Burhan ÜSTÜN Üye Engin YILDIRIM Üye Nuri NECĠPOĞLU Üye Hicabi DURSUN Üye Celal Mümtaz AKINCI Üye Erdal TERCAN Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN [R.G. 06 Mart ] Anayasa Mahkemesi BaĢkanlığından: Esas Sayısı : 2012/117 Karar Sayısı : 2012/204 Karar Günü : ĠTĠRAZ YOLUNA BAġVURAN : Hava Kuvveti Komutanlığı EskiĢehir 1. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesi ĠTĠRAZIN KONUSU : günlü, 353 sayılı Askeri Mahkemeler KuruluĢu ve Yargılama Usulü Kanunu nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (D)

195 bendinin, Anayasa nın 2., 10., 36. ve 145. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemidir. I- OLAY Türk Silahlı Kuvvetlerinde sivil iģçi olarak çalıģan sanık hakkında Hizmette Tekasülle Harp Malzemesini Hasara Uğratmak suçundan açılan kamu davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa ya aykırı olduğu kanaatine varan Mahkeme, iptali için baģvurmuģtur. II- ĠTĠRAZIN GEREKÇESĠ BaĢvuru kararının gerekçe bölümü Ģöyledir: Sanık hakkında 1. Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Savcılığı nın gün ve 2012/ esas ve karar sayılı iddianamesi ile 1632 sayılı ASCK. nun 137 nci maddesinde düzenlenen Hizmette Tekasülle Harp Malzemesini Mühimce Hasara Uğratmak suçundan kamu davası açılmıģ olup, bu suçtan mahkememizde yargılanması devam etmektedir. Sanık hakkında mahkememizde yargılama devam ederken Askeri Yargıtay Daireler Kurulu gün ve 2012/6-21 E.K, sayılı kararı ile özetle; Svl.Me.. hakkında Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen ve 28 Kasım 2011 tarihinde büyük daire tarafından temyiz talebinin reddedilmesi üzerine kesinleģen Ocak 2012 tarihinde UYAP ta yayınlanan Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi 2 nci Dairesinin 45912/06 numaralı kararı ve T.C. Anayasası nın 2, 36, 37 ve 90 ncı maddeleri dikkate alınarak Milli Savunma Bakanlığında veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli sivil memurların askeri mahkemelerde yargılanmaları sonucu verilecek kararların, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesince adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edileceği anlaģıldığından, AĠHM. nin sözleģmeyi yorumlamaya yetkili tek organ olması nedeniyle sözleģmeye aykırılığını saptadığını Türk yasalarının (MSB ve TSK da görevli sivil memurların, ve askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanununa tabi bulunan iģçilerin askeri mahkemelerde yargılanmalarına olanak tanıyan düzenlemelerin,) uygulanmaması, sanığın adil yargılama hakkının ihlal edilmemesi bakımından somut olayda adliye mahkemelerinde yargılanmasının sağlanması gerektiğini belirterek, baģka bir suçtan yargılanan Svl.Me.... nin Anayasanın 90 ncı maddesinin son fıkrası kapsamında uluslararası anlaģma esas alınarak yargı yerinin belirlenmesi, sanığın yargılamasının adliye mahkemelerinde yapılması gerektiği yönünde mahkumiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına karar vermiģtir. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun gün ve 2012/6-21 E.K sayılı kararları ile atıfta bulunduğu Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi 2 nci Dairesinin 45912/06 numaralı kararı sonrasında ortaya çıkan görev hususundaki hukuksal durumun değerlendirilmesi açısından öncelikle mevcut iç hukuk mevzuatının değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın, 5982 sayılı Yasa ile değiģtirilen, Askeri Yargı baģlıklı 145/1-3 üncü maddesinde, askeri yargının görev alanı; Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kiģiler tarafından iģlenen askeri suçlar ile bunların asker kiģiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak iģledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin iģleyiģine karģı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. SavaĢ hali haricinde, asker olmayan kiģiler askeri mahkemelerde yargılanamaz. Askeri mahkemelerin savaģ halinde hangi suçlar ve hangi kiģiler bakımından yetkili oldukları; kuruluģları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adli yargı hakim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. Ģeklinde düzenlenmiģtir,

196 5982 sayılı Yasa ile değiģtirilen ve henüz Anayasaya uyumla ilgili düzenlemelerin kanunlaģmaması sebebi ile 353 sayılı Kanun a yansıtılmayan Anayasa hükümlerine göre, savaģ hali haricinde asker olmayan kiģilerin Askeri Mahkemede yargılanması söz konusu değildir. Asker kiģi tanımı Anayasa da yapılmamakla birlikte, 353 sayılı Askeri Mahkemeler KuruluĢu ve Yargılama Usulü Kanunu nun Asker kiģiler baģlıklı 10 uncu maddesinde, bu Kanun un uygulanmasında kimlerin asker kiģi sayılacağı, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu nun Askeri Ģahıslar baģlıklı 3 üncü maddesinde de; kimlerin askeri Ģahıs olduğu sayma yöntemi ile gösterilmiģtir. Bu maddelerde gösterilmeyen/sayılmayan kiģilerin sivil kiģiler olarak kabul edilmesi gerektiği hususunda kuģku bulunmamaktadır. Öte yandan, 211 sayılı TSK Ġç Hizmet Kanunu nun 2/2 nci maddesinde, Asker; Askerlik mükellefiyeti altına giren Ģahıslarla (ErbaĢ ve erler) özel kanunlarla Silahlı Kuvvetlere intisabeden ve resmi bir kıyafet taģıyan Ģahsa denir. Ģeklinde tanımlanmıģtır. 211 sayılı TSK Ġç Hizmet Kanunu nun 2/2 nci maddesinde belirtilen asker tanımı açısından temel kriterin özel biçime sahip, ayırıcı özelliklere sahip, yasalarla belirlenen rütbe, iģaret gibi semboller taģıyan, asker kiģiyi diğer kiģilerden ayıran resmi bir kıyafet taģıma olduğu açıktır. As.C.K nın 3/2 nci maddesinde (4551 sayılı Kanun ile yapılan bu düzenlemenin (değiģikliğin), Anayasa Mahkemesinin tarihli ve 2003/34 Esas-2005/91 Karar sayılı kararıyla, Anayasa nın 2, 10, 19, 38, 128 ve 129 uncu maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiģtir), Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan devlet memurlarının asker kiģi sıfatları, tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Ġç Hizmet Kanunu nun 115 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlıdır, Ģeklinde yer alan ifadeyle, Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan sivil personelin As.C.K nın uygulaması anlamında asker kiģi sıfatları sınırlandırılmıģtır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun tarihli ve 2001/7-13 sayılı kararı). 211 sayılı Ġç Hizmet Kanunu nun 115 inci maddesi; Silahlı Kuvvetlerde çalıģan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu kanunun askerlere tahmil ettiği, sorumluluk ve hizmetlerin ifası bakımından: a) Amir vazifesi alanlar, maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icap ettirdiği emirleri verebilir. Ceza vermek salahiyetleri yoktur. Maiyetin cezalandırılması icabeden hallerde en yakın askeri amire müracaat edilir b) Bütün sivil personel emrinde çalıģtıkları askeri amirlere karģı ast durumunda olup bu Kanunun 14 üncu maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar. Hilafına hareket edenler askerlerin tabi olduğu cezai müeyyidelere tabi olurlar. Aynı Kanun un 14 üncü maddesi ise; Ast; amir ve üstüne umumi adap ve askeri usullere uygun tam bir hürmet göstermeye, amirlerine mutlak surette itaate ve kanun ve nizamlarda gösterilen hallerde de üstlerine mutlak itaate mecburdur. Ast muayyen olan vazifeleri, aldığı emri vaktinde yapar ve değiģtiremez, haddini aģamaz. Ġcradan doğacak mesuliyetler emri verene aittir. Ġtaat hissini tehdit eden her türlü tezahürler, sözler, yazılar ve fiil ve hareketler cezai müeyyidelerle men olunur. hükümlerini içermektedir. Bu itibarla, madde metinlerinden açıkça anlaģılacağı üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli tüm sivil personelin emrinde çalıģtıkları askeri amirlere karģı ast durumunda oldukları, Ġç Hizmet Kanunu nun 14 üncü maddesinde asta yüklenen görevleri aynen yapmaya mecbur oldukları, aksine hareket edenlerin askerlerin tabi olduğu cezai müeyyidelere tabi olacakları belirtilmiģtir. Buna göre ve yerleģmiģ

197 Askeri Yargıtay Ġçtihatları da nazara alındığında, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli tüm sivil personel, Askeri Ceza Kanununda yazılı, amiri tehdit, amire hakaret, amire mukavemet, amire fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar gibi askeri cürümleri, 477 sayılı Disiplin Suç ve Cezaları Hakkındaki Kanunda yazılı, amire saygısızlık, emre itaatsizlik, amire bilerek doğru söylememek gibi disiplin suçlarını iģleyebileceklerdir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun tarihli ve 2003/57-56 sayılı kararı). Ancak askeri yargının görev alanını kiģi yönünden belirleyen ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın 5982 sayılı Yasa ile değiģtirilmeden önceki Askeri Yargı baģlıklı 145 nci maddesi ile uyumlu bulunduğu görülen 353 sayılı Kanun un 10/C-D maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģlarında çalıģan sivil personel ile Askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanununa tabi bulunan iģçiler de, asker kiģi olarak sayılmıģtır Dolayısıyla, 211 sayılı Kanun un tanımlamasından farklı olarak, esasen üniforma giymeyen ve silah taģımayan TSK bünyesindeki sivil personel, hiçbir ayrım gözetilmeksizin, askeri suçları ile bunların asker kiģiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak iģledikleri suçları yönünden, diğer asker kiģiler gibi Askeri Mahkemelerin yargılamasına tabi tutulmuģlardır. Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģlarında çalıģan sivil personel ile iģçilerin yargılanmasına iliģkin yasal düzenlemeler belirlendikten sonra, bu aģamada, adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir parçası olan doğal yargıç ilkesinin tanımlanması gerekmektedir. Davayı görecek yargıcın, suçun iģlenmesinden önce yasa ile belli edilmesini öngören doğal yargıç ilkesi, Anayasa nın 37 nci maddesinde, hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden baģka bir merci önüne çıkarılamayacağı, ayrıca, bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden baģka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü mercilerin kurulamayacağı, Ģeklinde düzenlenmiģtir Nihayetinde, dar anlamda doğal yargıç kavramı, suçun iģlenmesinden önce yasayla belli edilmiģ yargıç diye tanımlanmakta olup, askeri yargının görev alanını düzenleyen mevzuat sistematiğine bakıldığında, Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģlarında çalıģan sivil personel ile iģçilerin yargılanmasını, askeri suçları ile bunların asker kiģiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak iģledikleri suçları yönünden Askeri Mahkemelere tabi kılan yasal düzenlemenin, Ģeklen doğal yargıç ilkesine uygun olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Nitekim, Anayasa Mahkemesi de, tarihli ve 1990/13 Esas-1990/30 Karar sayılı kararında; yargılama makamlarının suçun iģlenmesinden veya çekiģmenin meydana gelmesinden sonra kurulmasına veya yargıçların atanmasına engel oluģturan, sanığa veya davanın yanlarına göre yargıç atanmasına olanak vermeyen doğal yargıç ilkesini, dar anlamda kabul etmektedir. Doğal yargıç ilkesinin, geniģ anlamda yorumlanması ve adil yargılanma ilkesinin mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ilkesiyle sıkı bir ilintisinin bulunduğu açıktır. Anayasa nın 90/5 inci maddesinde yer alan Usulüne göre yürürlüğe konulmuģ Milletlerarası andlaģmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine baģvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuģ temel hak ve özgürlüklere iliģkin milletlerarası andlaģmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuģmazlıklarda milletlerarası andlaģma hükümleri esas alınır, Ģeklindeki hükümle, iç hukukumuzun bir parçası haline gelen ve mahkemelerce resen dikkate alınması hususunda duraksama

198 bulunmayan Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesinin (AĠHS) Adil yargılanma hakkı baģlıklı 6 ncı maddesinde; 1. Her Ģahıs gerek medeni hak ve vecibeleriyle ilgili nizalar gerek cezai sahada kendisine karģı serdedilen bir isnadın esası hakkında karar verecek olan, kanuni, müstakil ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde hakkaniyete uygun ve alemi surette dinlenmesini istemek hakkına haizdir. Hüküm aleni olarak verilir, Ģu kadar ki demokratik bir toplulukta amme intizamının veya milli güvenliğin veya ahlakın yararına veya küçüğün menfaati veya davaya taraf olanların korunması veya adaletin selametine zarar verebileceği bazı hususi hallerde, mahkemece zaruri görülecek ölçüde, aleniyet davanın devamınca tamamen veya kısmen basın mensupları ve halk hakkında tahdit edilebilir. 2. Bir suç ile itham edilen her Ģahıs suçluluğu kanunen sabit oluncaya kadar masum sayılır. 3. Her sanık ezcümle: a) ġahsına tevcih edilen isnadın mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda, anladığı bir dille ve etraflı surette haberdar edilmek, b) Müdafaasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara malik olmak, c) Kendi kendini müdafaa etmek veya kendi seçeceği bir müdafii veya eğer bir müdafii tayin için mali imkanlardan mahrum bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkeme tarafından tayin edilecek bir avukatın meccani yardımından istifade etmek, d) Ġddia Ģahitlerini sorguya çekmek veya çektirmek, müdafaa Ģahitlerinin de iddia Ģahitleriyle aynı Ģartlar altında davet edilmesini ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek, e) DuruĢmada kullanılan dili anlamadığı veya konuģamadığı takdirde bir tercümanın yardımından meccanen faydalanmak haklarına sahiptir. Ģeklinde düzenleme yer almaktadır. Hemen bu bağlamda belirtmek gerekir ki, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi (AĠHM) 2 nci Dairesinin; Ġçen-Türkiye No:45912/06 kararıyla, özetle; askeri mahkemelerin yargılama yetkisinin, zorunlu haller ve gerekçeler (her bir vaka için somut olması) dıģında sivil kiģilere uygulanmaması- gerektiğini ve yasal dayanağının açık ve öngörülebilir olması gerektiğini, somut olayda sivil bir kiģi olan sanığın askeri mahkemede yargılanmasını haklı çıkaracak gerekçelerin oluģmadığı kanaatiyle, ulusal yargı tarafından öngörülse bile, sivil kiģi olan sanığın, ordu mensubu hakimler tarafından yargılanmalarından dolayı bu mahkemelerin bağımsızlığına ve tarafsızlığına dair duydukları Ģüphe gerekçesiyle, askeri mahkemelerin sivilleri yargılama yetkilerinin AĠHS nin 6/1 inci maddesine aykırı olduğuna karar verilmiģtir. AĠHS nin 6 ncı maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkına altlanan kavramlar, yasal, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma, makul sürede yargılanma, açık (aleni) yargılama, vicahilik, masumiyet karinesi, silahların eģitliği ilkesi, sanık hakları Ģeklinde özetlenebilir. Ancak, AĠHM nin söz konusu kararının içeriğinde, daha önceki kararlarına da atıfta bulunarak, adil yargılanma hakkı kapsamında bağımsız ve tarafsız mahkeme kavramına dayandığı görülmektedir. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun tarihli ve 2012/6-21 sayılı kararında, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi 2 nci Dairesinin Ġçen-Türkiye No:45912/06 kararı gözetilerek, Anayasa nın 90/5 inci maddesi uyarınca, AĠHS nin 6/1 inci maddesi doğrultusunda (353 sayılı Kanun un 10/C-D maddesinin uygulanması olanağının kalmadığı) görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiģ ise de,

199 Mevzuat hükümlerinin yorumlanmasında Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının yön göstericisinden faydalanılması gerektiği izahtan vareste olmakla birlikte, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi kararlarının doğrudan iç mevzuat hükümlerini ortadan kaldırma yeteneğinin bulunmadığı, Anayasanın 90/5 ınci maddesinin bu yönde bir yorumda bulunulmasına elveriģli olmadığı hususunda duraksama bulunmamalıdır. Zira, Anayasa nın 90/5 inci maddesinde, temel hak ve özgürlüklere iliģkin milletlerarası andlaģmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuģmazlıklarda milletlerarası andlaģma hükümleri esas alınır Ģeklinde yer verilen ifadedeki uyuģmazlığın, sözleģme ile iç hukuk metinleri arasındaki somut farklılıklar olarak algılanması gerekmektedir. AĠHM nin içtihadıyla, iç hukukta yer alan ve usulüne göre yürürlüğe girmiģ bulunan normların ortadan kaldırılabileceğine iliģkin bir kabulün, ceza yargılamasında mutlak aranması gereken, yasal dayanağın açık ve öngörülebilir olması kuralına aykırılık oluģturacağı, hukuk kurallarının açık veya örtülü olarak ortadan kaldırılmasına iliģkin ilkelerle de bağdaģmayacağı açıktır. Mevzuatın, içtihat doğrultusunda yorumlanması suretiyle uygulanması olanağı bulunmadığı hallerde, diğer bir deyiģle AĠHM içtihadının, mevzuat değiģikliğini gerekli kılması halinde, meclisin içtihadın yorumuna uygun Ģekilde söz konusu kanun değiģikliğini yapması gerekmektedir. Nitekim, DGM lerde askeri hakimlerin bulunmasına iliģkin düzenleme de, mevzuat değiģikliğiyle AĠHS nin yorumuna (AĠHM içtihadına) uygun hale getirilmeye çalıģılmıģtır. Benzer yöntem, üye devletlerin bir çoğu tarafından uygulanmakta, esasen sistem de buna iliģkin bir mekanizmayı (AĠHS nin 46/2 nci maddesi) bünyesinde barındırmaktadır. Diğer taraftan, sadece o davaya özgü olarak tespit edilen aykırılığın iç hukukta yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle, AĠHS nin 46/1 inci maddesi kapsamında AĠHM nin kararlarına uyulması zorunluluğunun karģılanması da, mevzuat değiģikliği gerektiren durumlarda seri olarak AĠHS ne aykırılık oluģturan kararlar alınmasına engel olmayacağı açıktır. Dolayısıyla, somut olayda, herhangi bir yasa değiģikliğine gidilmediğine göre, kanımızca, AĠHM içtihadının iç hukuk normunu kendiliğinden ortadan kaldırma olanağı da bulunmadığına göre, yargı olarak çözümü iç hukukumuzun mekanizmaları içinde aramak ve bulmak gerekir. Anayasa nın 152 nci maddesine göre, uygulanmakta olan kanun hükmünün Anayasa hükümlerine aykırı olduğu kanısına varıldığında, Anayasa Mahkemesine baģvurulması ve bu konuda karar verilinceye kadarda davanın geri bırakılması mümkün bulunmaktadır. AĠHM nin kararı, mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı kavramına dayanmakta olup, Anayasa nın 36/1 inci maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiģtir. Askeri Yargı organlarının kuruluģunun, iģleyiģinin, askeri hakimlerin özlük iģlerinin, askeri savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin görevli bulundukları komutanlıkla iliģkilerinin, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceğine dair Anayasa nın 145 inci maddesinin, AĠHS nin 6 ncı maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkına altlanan mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı kavramlarını karģıladığı ve desteklediği görülmektedir. Ayrıca Hukuk devleti ilkesi Anayasanın 2 nci maddesinde düzenlenmiģ olup, 10 ncu maddede ise eģitlik ilkesi düzenlenmiģtir. Anayasanın eģitlik ilkesi gereği eģitlik her bakımdan aynı hukuki durumda olanlar arasında aranacak bir özellik olup, farklı durumdakilere farklı kurallar uygulanması eģitliği bozmaz ise de, kiģilerin farklı

200 kurallara tabi tutulmalarının haklı nedenlere dayanıyor olması gerekmektedir. KiĢilerin farklı kurallara tabi tutulmaları haklı nedenlere dayanmıyorsa eģitlik ilkesi ihlal edilmiģ olacaktır. Anayasa Mahkemesinin kararlarında eģitlik ilkesine aykırılığın hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluģturacağı kabul edilmektedir. Bu anlamıyla savaģ ve yakın savaģ tehdidi dıģında MSB ve TSK lerinde görev yapan ancak üniforma taģımayan sivil personel ve iģçilerin, diğer sivillerden ayrı bir yargılama rejimine tabi tutulmasının haklı nedenlere dayandığının kabulünü gerektirir hukuki argümanların varolmadığı da açıktır. Diğer taraftan, objektif olarak herkes tarafından asker kiģi olarak algılanan Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģlarında görevli resmi kıyafet taģıyan personelin de, Anayasamız ve 353 sayılı Kanunda belirtilen Ģekilde iģlediği suçları açısından bağımsız ve tarafsız bir mahkemece yargılanmayı isteme hakkına sahip olduğunu ve bu hakka tüm makamlarca (mevzuatı belirleyen ve mevzuata uygun yargılamayı yapan) saygı gösterilerek hareket edilmesi gerektiğine iģaret edildikten sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģlarında çalıģan sivil personel ile iģçilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, sübjektif yönden bağımsız ve tarafsız olduklarında hiçbir kuģku bulunmayan, fakat görünümü ve algılanması yönünden (objektif olarak) bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından kuģku duyulabilen askeri yargıya tabi olmasının adil yargılanma hakkına altlanan mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı kavramları bağlamında Anayasa hükümlerine aykırılık oluģturduğu kanaatindeyiz. Bu itibarla, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesinin dayanmıģ olduğu Avrupa Ġnsan Hakları SözleĢmesinin 6/1 inci maddesinde belirtilen adli yargılanma hakkı, Anayasa nın 36 ncı maddesinde doğrudan düzenlenmiģ ve bu ilkeyi destekleyici hükümler ve hukuk sistemimizin iģleyiģi ve bütünlüğü açısından, Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi 2 nci Dairesinin Ġçen-Türkiye No:45912/06 kararı da dikkate alınarak, 353 sayılı Kanun un 10/C-D maddeleri, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 3 ncü maddesinin 1 nci fıkrasındaki Askeri iģ yerinde çalıģan ve iģ kanununa tabi bulunan iģçiler ibaresi, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrasının Anayasa nın 2, 10, 36 ve 145 inci maddelerine aykırılık oluģturduğu anlaģılmıģ ise de; Anayasamızın, Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi baģlıklı 152 nci maddesinde bir davaya bakmakta olan mahkemenin davada uygulanacak bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin hükümlerinin Anayasaya aykırılığının ileri sürülebileceğinin belirtilmesi karģısında, müsnet davada uygulanacak kanun hükmünün 353 sayılı Kanun un 10/D maddesi olması sebebiyle 353 sayılı Kanun un 10/D maddesinin Anayasa nın 2, 10, 36 ve 145 inci maddelerine aykırılık oluģturması nedeniyle, bu fıkranın iptali istemiyle T.C. Anayasası nın 152 nci maddesi gereğince Anayasa Mahkemesine baģvurulmasına, gerekçeli kararın ve dava dosyasının onaylı suretinin Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiģtir. III- YASA METĠNLERĠ A- Ġtiraz Konusu Yasa Kuralı günlü, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu nun itiraz konusu kuralın da yer aldığı 10. maddesi şöyledir: ASKER KİŞİLER: Bu Kanunun uygulanmasında aģağıda yazılı olanlar asker kiģi sayılırlar: A) (DeğiĢik: 29/6/ /2 md.) Muvazzaf askerler; subaylar, astsubaylar, askerî öğrenciler, uzman jandarmalar, uzman erbaģlar, sözleģmeli erbaģ ve erler, erbaģ ve erler, B) Yedek askerler (Askeri hizmette bulundukları sürece),

201 C) (Ġptal: Anayasa Mahkemesi nin 20/9/2012 tarihli ve E.: 2012/45, K.: 2012/125 sayılı Kararı ile.) D) Askeri işyerlerinde çalışan ve İş Kanununa tabi bulunan işçiler, E) Rızası ile Türk Silahlı Kuvvetlerine katılanlar, F) (Mülga: 29/6/ /62 md.) B- Dayanılan Anayasa Kuralları BaĢvuru kararında, Anayasa nın 2., 10., 36. ve 145. maddelerine dayanılmıģtır. IV- ĠLK ĠNCELEME Anayasa Mahkemesi Ġçtüzüğü hükümleri uyarınca HaĢim KILIÇ, Serruh KALELĠ, Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAġ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECĠPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Erdal TERCAN, Muammer TOPAL ve Zühtü ARSLAN ın katılımlarıyla gününde yapılan ilk inceleme toplantısında eksiklik bulunmadığından iģin esasının incelenmesine OYBĠRLĠĞĠYLE karar verilmiģtir[. VI- ESASIN ĠNCELENMESĠ BaĢvuru kararı ve ekleri, Raportör Fatma BABAYĠĞĠT tarafından hazırlanan iģin esasına iliģkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüģülüp düģünüldü: BaĢvuru kararında, 5982 sayılı Kanun ile Anayasa nın 145. maddesinde değiģiklik yapılarak savaģ hali haricinde asker olmayan kiģilerin askeri mahkemelerde yargılanamayacağının hüküm altına alındığı, Anayasa nın anılan maddesinde değiģiklik yapılmasına rağmen askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanunu na tabi bulunan iģçilerin askeri mahkemelerde yargılanmasına olanak tanıyan itiraz konusu kuralın halen mevcudiyetini koruduğu, böylece kuralın Anayasa ya aykırı hale geldiği belirtilerek Anayasa nın 2., 10., 36. ve 145. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüģtür. Ġtiraz konusu kuralda, 353 sayılı Kanun un uygulanmasında askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanunu na tabi bulunan iģçilerin asker kiģi sayılacağı belirtilmiģtir günlü, 5982 sayılı Kanun ile değiģtirilen Anayasa nın 145. maddesinde, Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kiģiler tarafından iģlenen askerî suçlar ile bunların asker kiģiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak iģledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin iģleyiģine karģı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür. SavaĢ hali haricinde, asker olmayan kiģiler askerî mahkemelerde yargılanamaz. Askerî mahkemelerin savaģ halinde hangi suçlar ve hangi kiģiler bakımından yetkili oldukları; kuruluģları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. denilmektedir. Anayasa nın 145. maddesinde yapılan değiģikliğin gerekçesinde, askeri yargının görev alanının yeniden düzenlendiği, mevcut hükümde askeri yargının görev alanının oldukça geniģ düzenlenmesi nedeniyle uluslararası belgelerde bu durumun eleģtirildiği, askeri mahkemelerin görev alanının demokratik hukuk devletinin getirdiği ölçüler çerçevesinde yeniden tanımlandığı, getirilen düzenlemeyle askeri mahkemelerin görev alanının askeri suçların yargılanmasıyla çağdaģ ülkelerde olduğu gibi sınırlandırıldığı ve asker kiģilerin sadece askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak iģledikleri askeri suçlara ait davalarla sınırlı tutulduğu, asker olmayan kiģilerin

202 savaģ hali haricinde, askeri mahkemelerde yargılanamayacağının anayasal teminat altında alındığı belirtilmektedir. Ġtiraz konusu kurala göre, askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanunu na tabi bulunan iģçiler, asker kiģi sayılmakta ve buna bağlı olarak anılan kiģilerin herhangi bir suç iģlemeleri durumunda askeri mahkemelerde yargılanmaları söz konusu olmaktadır. Ancak, Anayasa nın 145. maddesinin değiģiklik gerekçesinde de belirtildiği üzere, savaģ hali dıģında asker olmayan kiģilerin iģledikleri suçlar nedeniyle askeri mahkemelerde yargılanamayacağı anayasal olarak teminat altına alınmıģtır. Bu durumda, Anayasa nın 145. maddesinde yapılan değiģiklik sonucunda, askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanunu na tabi bulunan iģçilerin askeri mahkemelerde yargılanmasına olanak tanıyan itiraz konusu kural Anayasa ya aykırı hale gelmiģtir. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa nın 145. maddesine aykırıdır. Ġptali gerekir. Ġtiraz konusu kural, Anayasa nın 145. maddesine aykırı görülerek iptal edildiğinden, Anayasa nın 2., 10. ve 36. maddeleri yönünden incelenmemiģtir. Zehra Ayla PERKTAġ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Nuri NECĠPOĞLU ve Celal Mümtaz AKINCI bu görüģe katılmamıģlardır. VI- SONUÇ günlü, 353 sayılı Askeri Mahkemeler KuruluĢu ve Yargılama Usulü Kanunu nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin Anayasa ya aykırı olduğuna ve ĠPTALĠNE, Zehra Ayla PERKTAġ, Recep KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Nuri NECĠPOĞLU ile Celal Mümtaz AKINCI nın karģıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, gününde karar verildi. BaĢkan HaĢim KILIÇ BaĢkanvekili Serruh KALELĠ BaĢkanvekili Alparslan ALTAN Üye Fulya KANTARCIOĞLU Üye Mehmet ERTEN Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT Üye Zehra Ayla PERKTAġ Üye Recep KÖMÜRCÜ Üye Burhan ÜSTÜN Üye Engin YILDIRIM Üye Nuri NECĠPOĞLU Üye Hicabi DURSUN Üye Celal Mümtaz AKINCI Üye Erdal TERCAN Üye Muammer TOPAL Üye Zühtü ARSLAN

203 KARġIOY GEREKÇESĠ günlü, 353 sayılı Askeri Mahkemeler KuruluĢu ve Yargılama Usulü Kanunu nun Asker kiģiler baģlıklı 10. maddesinin itiraz istemlerine konu (D) bendinde Askeri iģyerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanununa tabi bulunan iģçiler in, bu Kanun un uygulanmasında asker kiģi sayılacakları hüküm altına alınmaktadır. Benzer düzenlemeler, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili muhtelif kanunlarda yer almaktadır. Bu meyanda, sözkonusu hükümlere kısaca temas etmekte yarar bulunmaktadır günlü, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu nun Askeri ġahıslar baģlıklı 3. maddesinde; Askeri Ģahıslar; MareĢalden asteğmene kadar subaylar, astsubaylar, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan sivil personel, uzman jandarma ve uzman erbaģlar, erbaģ ve erler ile askeri öğrencilerdir. Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan Devlet memurlarının asker kiģi sıfatları, tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Ġç Hizmet Kanunu nun 115 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlıdır. Anılan kuralla birlikte Askeri Ceza Kanunu nun 23., 32., 165. ve 171. maddelerinin sivil memurlar yönünden açılan iptal davasında Anayasa Mahkemesi, tarih ve E.2000/34, K.2005/91 sayılı kararıyla (RG , Sayı: 26340) iptal istemini Ģu gerekçeyle reddetmiģtir: Askeri Ceza Kanunu nun 4551 sayılı Yasa nın 1. maddesi ile değiģtirilen 3. maddesinde kimlerin askeri Ģahıs sayılacağı belirtilmiģ ve Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan sivil personel de askeri Ģahıs tanımı içerisinde sayılmıģ, 3. maddesi ile değiģtirilen 23. maddesinin (B) ve (D) fıkralarında, 4. maddesi ile değiģtirilen 171. maddesine bağlı cetvelde göz ve oda hapsi cezaları, bunların niteliği, neticeleri, yerine getirilmesi, kimlere ne kadar süre verileceği ve bu cezaları vermeye yetkili amirler belirlenmiģ, bu kapsamda Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalıģan Devlet memurlarına sadece amire saygısızlık ve emre itaatsizlik suçlarından dolayı dört haftaya kadar göz veya oda hapsi cezası verileceği, disiplin bozucu diğer eylemleri hakkında ilgili kanun hükümlerinin uygulanacağı ve bu cezaların süresinin tayininde öğrenim ve sosyal durumlarının dikkate alınacağı belirtilerek tanım maddesindeki düzenleme somutlaģtırılmıģtır Askeri Ceza Kanunu nun 3. maddesinin 4551 sayılı Yasa nın dava konusu 1. maddesiyle yapılan değiģikten önceki halinde askeri Ģahıslar, mareģal (Büyük Amiral) den asteğmene kadar subaylar ile astsubaylardan ere kadar erat ve bilumum askeri memurlar, askeri hâkimler ve müstahdemler ve askeri talebelerdir Ģeklinde tanımlanmıģtır günlü, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Ġç Hizmet Kanunu nun 115. maddesinin (b) bendinde, Bütün sivil personel emrinde çalıģtıkları askeri amirlere karģı ast durumunda olup, bu Kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar. Hilâfına hareket edenler askerlerin tâbi olduğu cezai müeyyidelere tâbi olurlar. denilmiģtir günlü, 353 sayılı Askeri Mahkemeler KuruluĢu ve Yargılama Usulü Kanunu nun 10. maddesinde Milli Savunma Bakanlığı veya Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģlarında çalıģan sivil personel ile askeri iģyerlerinde çalıģan ĠĢ Kanunu na tâbi bulunan iģçiler asker kiģi sayılmıģlardır.

204 günlü, 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri KuruluĢu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun un 7. maddesinde disiplin amirlerinin, 14. maddesinde ise nezdinde disiplin mahkemesi kurulan komutan veya askeri kurum amirinin, bir disiplin suçu iģleyen asker kiģileri oda ve göz hapsi cezalarıyla cezalandırabileceği gibi cezalandırılmaları için disiplin mahkemesine sevk edebilecekleri, 38. maddesinin (D) bendinde sivil personel hakkında verilen oda veya göz hapsi cezalarının öğrenim ve sosyal durumları göz önüne alınarak yerine getirileceği, 62. maddesinin ikinci fıkrasında sivil personel hakkında verilen ve yerine getirilen oda ve göz hapsi cezalarının bunların yükselmelerinde nazara alınmak üzere sicillerine iģleneceği öngörülmüģtür. Ġptali istenilen 4551 sayılı Yasa nın dava konusu 1. maddesiyle değiģtirilen Askeri Ceza Kanunu nun 3. maddesinin birinci fıkrasında Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan sivil personel askeri Ģahıslar arasında sayılmıģ, ikinci fıkrasında ise bunlardan Devlet memurları statüsünde olanların, asker kiģi sıfatlarının Türk Silahlı Kuvvetleri Ġç Hizmet Kanunu nun 115. maddesinde belirtilen yükümlülükleri ile sınırlı olduğu belirtilmiģtir. Yukarıda açıklanan hükümlerden anlaģılacağı gibi, adı geçen memurların belirtilen kapsamda Askeri Ceza Kanunu bağlamında askeri Ģahıs sayılmaları ve askeri disiplin cezalarına tâbi olmaları ilk defa 4551 sayılı Yasa yla kabul edilmiģ değildir. Diğer bir ifade ile bu memurların statülerinde bir değiģiklik yapılmamıģtır. Yapılan değiģikliğin, önceki uygulamayı devam ettirmeyi ve oluģabilecek kimi duraksamaları ortadan kaldırmayı amaçladığı anlaģılmaktadır Bu duruma göre, dava dilekçesinde ileri sürüldüğü Ģekilde Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda çalıģan sivil personelin önceki statülerinden farklı yeni bir statüye geçirilmiģ oldukları ve statü karmaģası yaratıldığı ve bu durumun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu yönündeki savların isabetli olmadığı sonucuna varılmıģtır Silahlı Kuvvetlerde ifa edilen hizmetin niteliği ve gerekleri, farklı çalıģma koģullarını, özlük haklarını, disiplin hükümlerini gerektirmektedir. Bu nedenle, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalıģan sivil memurların, istisnai bazı durumlarda diğer Devlet memurlarından farklı olarak Askeri Ceza Kanunu nda yer alan kimi kurallara bağlı tutulmalarının, tâbi olunan statünün bir gereği olduğu ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin düzeninin korunması ile ilgili bulunduğu görüldüğünden, dava konusu yasa kurallarının eģitlik ilkesine aykırı olmadığı sonucuna varılmıģtır. Dava konusu kurallarla, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet memurlarına verilebileceği öngörülen göz veya oda hapsi cezaları, niteliği, yerine getirilmesi ve sonuçları bakımından ceza hukuku anlamında özgürlüğü bağlayıcı ceza özelliği taģımayan, sadece disiplini koruma ve bozulan disiplini sağlama niteliğinde olan cezalardır. Anayasa nın 19. maddesinde sayılan ve kiģi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran haller arasında, bu nitelikte olan disiplin cezaları sayılmamıģ ise de, 38. maddesindeki idare, kiģi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. genel ilkesinden sonra Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. denilmiģtir. Görüldüğü üzere, Anayasa koyucu, Anayasa nın 38. maddesini vazederken Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni kavramını kullanmıģtır. Burada Silahlı Kuvvetler mensupları ya da dar ve teknik anlamda askeri personel Ģeklinde kavramlar tercih edilmemiģtir. Böylece, kiģi hürriyetinin idare tarafından kısıtlanabilmesine izin veren istisnai düzenlemelerin kapsamına kimlerin gireceği belirlenirken

205 Ģahıslar a değil, aksine Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni kavramına vurgu yapılmıģtır. Diğer bir ifadeyle, Anayasa nın 38. maddesinin onbirinci fıkrası vazedilirken Ģahıslar değil, yapılan iģ esas alınmıģtır. Böylece, Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından gerekli olması halinde kanunla getirilecek istisnai hükümlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan gerek asker ve gerekse sivil personel hakkında idare tarafından kiģi hürriyetini bağlayıcı yaptırımların uygulanabilmesine olanak tanıyan düzenlemelerin yapılmasına Anayasa nın 38. maddesinde izin verilmiģ olduğu sonucuna varılmıģtır Anayasa nın 129. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki hükümler saklıdır. ibaresindeki Silahlı Kuvvetler mensupları kavramının, Anayasa nın 38. maddesindeki düzenlemeye paralel biçimde genel bir ifade olduğu ve Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluģunda görevli Devlet memurlarını da kapsadığı görülmektedir. Esasen, Anayasa nın çeģitli maddelerinde yer alan askeri hizmetin gerekleri; Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni gibi ifadeler, disiplin konusunda askerlik hizmetine iliģkin gelenekleri ve kurulmuģ düzenin Anayasa tarafından benimsenmiģ olduğunu göstermektedir Ġptal isteminin reddi gerekir Mezkur Anayasa Mahkemesi kararında; mevcut anayasal sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları kapsamına bu kurumda görev yapan Devlet memurları nın da dahil olduğu, Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni gereği ve disiplin gibi kriterler gözetilerek, bu konumdaki Devlet memurları yönünden, Silahlı Kuvvetler dıģında görev yapan Devlet memurlarından farklı bir takım yasal düzenlemeler yapılabileceği açıkça ifade edilmektedir. Diğer bir deyiģle, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmakta olan Devlet memurları nı asker kiģi kabul eden yasakoyucunun bu konudaki takdiri Anayasa ya uygun bulunmuģtur günlü, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Ġç Hizmet Kanunu nun Silahlı Kuvvetlerde ÇalıĢan Sivil Personel baģlıklı 115. maddesinde; Silahlı Kuvvetlerde çalıģan sivil memur, müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personel bu Kanunun askerlere tahmil ettiği sorumluluk ve hizmetlerin ifası bakımından a) Amir vazifesi alanlar; maiyetindeki bütün askeri ve sivil personele hizmetin icap ettirdiği emirleri verebilir. Ceza vermek salâhiyetleri yoktur. Maiyetin cezalandırılması icap eden hallerde en yakın askeri amire müracaat edilir. b) Bütün sivil personel emrinde çalıģtıkları askeri amirlere karģı ast durumunda olup bu Kanunun 14 üncü maddesinin asta tahmil ettiği vazifeleri aynen yapmaya mecburdurlar. Hilâfına hareket edenler askerlerin tâbi olduğu cezaî müeyyidelere tâbi olurlar. denilmektedir. Aynı Kanun un 116. maddesinin (d) bendinde ise; Sivil personel Silahlı Kuvvetlerde gördükleri hizmetlerin hususiyetleri göz önüne alınarak bu Kanunun 77 nci maddesi gereğince nöbet hizmetlerine sokulabilirler. hükmü yer almaktadır günlü, 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri KuruluĢu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun un Görev baģlıklı 7. maddesinde Disiplin Mahkemeleri asker kiģilerin bu Kanunda yazılı disiplin suçlarına ait davalara bakar denilmekte; aynı Kanun un Cezaların yerine getirilmesi baģlıklı 38. maddesinin (A) fıkrasında; subaylar, astsubaylar, sivil personel, uzman jandarma ve uzman erbaģlar hakkında göz hapsi ve oda hapsi cezaları verilebileceği hüküm altına alınmaktadır. Askeri iģyerinde çalıģan ĠĢ Kanununa tabi bulunan iģçiler hakkında ise toplu sözleģmede belirtilen disiplin cezaları ile cezalandırılacakları açıklanmaktadır.

206 4- Anayasa nın Askeri Yargı baģlıklı 145. maddesi günlü, 5982 sayılı Kanun la değiģmiģ ve ikinci fıkrası evvelce Askeri mahkemeler, asker olmayan kiģilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askeri mahallerde askerlere karģı iģledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler Ģeklinde iken, SavaĢ hali haricinde, asker olmayan kiģiler askeri mahkemelerde yargılanamaz. Ģeklini almıģtır. Bu fıkraya iliģkin DeğiĢik Gerekçesi nde, Maddenin ikinci fıkrasında yapılan değiģiklikle, asker olmayan kiģilerin, savaģ hali haricinde, askeri mahkemelerde yargılanamayacağı teminat altına alınmaktadır. denilmektedir sayılı Kanunla yapılan Anayasa değiģiklikleri arasında, askeri yargıyı düzenleyen 145. maddedeki askeri hizmetin gereklerine göre ibaresi ile Askeri Yargıtay ı düzenleyen 156. maddedeki askerlik hizmetlerinin gereklerine göre ve Askeri Yüksek Ġdare Mahkemesini düzenleyen 157. maddedeki askerlik hizmetinin gereklerine göre ibaresi ilgili Anayasa maddelerinden çıkarılmıģtır maddenin bu konudaki gerekçesinde söz konusu fıkrada yer alan ve askeri yargının bağımsızlığını zedelediği düģünülen askerlik hizmetinin gerekleri ibaresi çıkarılmakta ve fıkranın aynı mahiyetteki son cümlesi yürürlükten kaldırılmaktadır denilmekte; 156. ve 157. maddelerin bu konudaki gerekçelerinde de mevcut metinde yer alan askerlik hizmetlerinin gerekleri ibaresi, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının güçlendirilmesi amacıyla madde metninden çıkarılmaktadır. değerlendirilmesinde bulunulmaktadır. Ne var ki söz konusu Anayasa değiģiklikleri sırasında, yukarıda iģaret edilen Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen Anayasa nın 38/10 ve 129/4. maddelerinde herhangi bir değiģiklik yapılmadığı gibi; yapılan değiģikliklerde de asker kiģi nin tanımı konusunda herhangi bir açıklama yer almamaktadır. Diğer bir deyiģle Anayasa koyucu, askeri yargının görev alanındaki asker kiģinin kim olduğu ve tanımı konusunda bilinçli olarak bir tanımlama yapmamıģ ve bunun tespiti iģini yasa koyucuya bırakmıģtır. Yasa koyucu da Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan Devlet memurlarını (müstahdem, müteferrik müstahdem ve gündelikçi sivil personeli) Türk Silahlı Kuvvetlerinin iç düzeni yönünden askeri itaat ve disiplinin ağır ihlâli saydığı amiri tehdit, amire hakaret, amire mukavemet, amire fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar gibi askeri cürümleri iģlemeleri ve ayrıca amire saygısızlık, emre itaatsizlik ve amire bilerek doğru söylememek gibi disiplin suçlarını iģlemeleri halinde asker kiģi kabul etmiģ ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu ile 477 sayılı Kanunda buna iliģkin hükümlerin, ilgili Askeri Mahkeme ve Disiplin Mahkemelerinin Devlet memurları hakkında da tatbik edileceğini öngörmüģtür. Anayasa nın 145. maddesinin ikinci fıkrasının 2010 değiģikliği sonrası düzenlemesine göre, savaģ hali haricinde, asker olmayan kiģilerin askeri mahkemelerde yargılanması mümkün olmamakla beraber; Anayasa metnindeki asker olmayan kiģiler ibaresine verilecek anlam, dava konusunun çözümüne doğrudan etki yapacaktır. Anayasa nın 145. maddesinin yine Anayasa nın 38/10 ve 129/4. maddelerdeki Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından ve Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki hükümler saklıdır hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Anayasa koyucunun bu konudaki gerçek iradesi, asker olmayan kiģiler in sadece ordu mensubu olmayan siviller olmayıp, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmakta olan Askeri ĠĢ yerlerinde çalıģan ve ĠĢ Kanununa tabi bulunan iģçileri de kapsadığı Ģeklinde olsaydı; 38. ve 129. maddelerdeki istisnalarında yapılan Anayasa değiģikliğiyle kaldırılması gerekirdi. Nitekim Anayasa koyucu askeri yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedelediğini

207 düģündüğü askerlik hizmetinin gerekleri ölçütünü, söz konusu 2010 değiģikliği ile 145., 156. ve 157. maddelerin metinlerinden çıkarmıģ; buna karģılık 38. ve 129. maddedeki özel düzenlemelere dokunmadığı gibi, isteseydi yapabileceği bir asker olmayan kiģi tanımını yapmamıģ, hatta yapmaktan özel olarak kaçınarak, bunun takdirini yasa koyucuya bırakmıģtır. Diğer bir deyiģle, Anayasa nın 145. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değiģikliğin dava konusu kuralın iptalini gerektirir bir yönü bulunmamaktadır. Yasa koyucunun, Anayasa koyucunun bu konuda kendisine bıraktığı takdir yetkisini, askeri disiplini ağır derecede ihlal ettiğini değerlendirdiği belli cürüm ve disiplin suçları yönünden kullanmasında 211 sayılı Ġç Hizmetler Kanunu nun 115. maddesinde belirtilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet memurları ve sivil personeli sadece bu suçlar bakımından asker kiģi saymasında Anayasa ya aykırı herhangi bir yön bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi nin yukarıda iģaret edilen kararındaki kabul ve gerekçeler, Anayasa nın 145. maddesinde yapılan 2010 değiģikliğinden sonra da hukuki değerini korumakta olup; açıklandığı üzere, mevcut Anayasal ve yasal normlar ıģığında asker olmayan kiģiler kavramının, salt Silahlı Kuvvetler camiası dıģındaki sivil Ģahısları kapsadığını kabul etmek gerekmektedir. 5- Öte yandan, itiraz baģvurusu gerekçesinde temas edilen Avrupa Ġnsan Hakları Mahkemesi Ġkinci Dairesi nin tarihli (BaĢvuru No: 45912/06) Ġçen- Türkiye kararına konu olayda, her ne kadar davacı Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bir Devlet memuru olmakla beraber; ihlâl kararının gerekçesinin bir bütün olarak incelenmesinde, hükmün olayına özgü biçimde verildiği anlaģılmaktadır. Gerçekten, itiraz baģvurusu gerekçesinde yollama yapılan Askeri Yargıtay Daireler Kurulu nun tarih ve E.2012/6, K.2012/21 sayılı kararının KarĢıoy Gerekçesi nde de isabetle iģaret edildiği üzere, sözü edilen AĠHM kararı, incelediği olay itibariyle, baģvuranın askeri mahkemede yargılanmasına esas alınan kriterlerin, somut ve yeterli olmadığına vurgu yapmaktadır. Kararda sözü edilen kriterler, 211 sayılı Ġç Hizmet Kanunu nun 115/b maddesi ile belirlenen kriterler olup, her somut olayda bu kriterlerin değerlendirilmesi iç hukukumuzdaki uygulama gereğidir. Belirtilen kriterlerin incelenen olayda soyut ve yetersiz olduğunu dile getiren Ġçen kararı, mahiyeti itibariyle iç hukukumuzda doğrudan uygulanabilir bir nitelik taģımamaktadır. Açıklanan nedenlerle; itiraz istemlerine konu kuralın Anayasa ya aykırı bir yönü bulunmadığı ve bu nedenle iptal isteminin reddi gerektiği kanaatine vardığımızdan; kuralın iptaline iliģkin çoğunluk kararına katılmıyoruz. Üye Zehra Ayla PERKTAġ Üye Recep KÖMÜRCÜ Üye Burhan ÜSTÜN Üye Nuri NECĠPOĞLU Üye Celal Mümtaz AKINCI [R.G. 06 Mart ] YÖNETMELĠKLER

208 Karar Sayısı : 2013/4279 Ekli Kamu Kurum ve KuruluĢlarında Görevde Yükselme ve Unvan DeğiĢikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelikte DeğiĢiklik Yapılmasına ĠliĢkin Yönetmelik in yürürlüğe konulması; ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 18/12/2012 tarihli ve sayılı yazısı üzerine, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Kanun ile 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu nca 28/1/2013 tarihinde kararlaģtırılmıģtır. Recep Tayyip ERDOĞAN BaĢbakan Abdullah GÜL CUMHURBAġKANI B. ARINÇ A. BABACAN B. ATALAY B. BOZDAĞ BaĢbakan Yardımcısı BaĢbakan Yardımcısı BaĢbakan Yardımcısı BaĢbakan Yardımcısı S. ERGĠN F. ġahġn S. ERGĠN N. ERGÜN Adalet BakanıAile ve Sosyal Politikalar Bakanı Avrupa Birliği Bakanı V. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı F. ÇELĠK E. BAYRAKTAR A. DAVUTOĞLUM. Z. ÇAĞLAYAN ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çevre ve ġehircilik Bakanı DıĢiĢleri BakanıEkonomi Bakanı T. YILDIZ S. KILIÇ M. M. EKER H. YAZICI Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Gençlik ve Spor BakanıGıda, Tarım ve Hayvancılık BakanıGümrük ve Ticaret Bakanı M. GÜLER C. YILMAZ Ö. ÇELĠK M. ġġmġek ĠçiĢleri Bakanı Kalkınma Bakanı Kültür ve Turizm Bakanı Maliye Bakanı N. AVCI Ġ. YILMAZ V. EROĞLU Milli Eğitim BakanıMilli Savunma Bakanı Orman ve Su ĠĢleri Bakanı M. MÜEZZĠNOĞLU B. YILDIRIM Sağlık BakanıUlaĢtırma, Denizcilik ve HaberleĢme Bakanı KAMU KURUM VE KURULUġLARINDA GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞĠġĠKLĠĞĠ ESASLARINA DAĠR GENEL YÖNETMELĠKTE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA ĠLĠġKĠN YÖNETMELĠK MADDE 1 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve KuruluĢlarında Görevde Yükselme ve Unvan DeğiĢikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan, Adalet Bakanlığı icra müdür ve yardımcısı kadroları, ibaresinden sonra gelmek üzere atanma usul ve esasları Gümrük ve Ticaret

209 Bakanlığınca yönetmelikle belirlenen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gümrük müdürü, gümrük muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürü, tasfiye iģletme müdürü, gümrük müdür yardımcısı ve bölge amiri kadroları, ibaresi eklenmiģtir. MADDE 2 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 Bu Yönetmelik hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. [R.G. 07 Mart ] UlaĢtırma, Denizcilik ve HaberleĢme Bakanlığından: ARAÇLARIN YÜKLENMESĠNE ĠLĠġKĠN ÖLÇÜ VE USULLER ĠLE TARTI VE BOYUT ÖLÇÜM TOLERANSLARI HAKKINDA YÖNETMELĠKTE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR YÖNETMELĠK MADDE 1 8/11/2012 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Araçların Yüklenmesine ĠliĢkin Ölçü ve Usuller ile Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmeliğe aģağıdaki geçici madde 1 eklenmiģtir. GeçiĢ hükümleri GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan gabari ile ilgili hüküm, konteyner taģıyan araçlar ile araç taģımak amacıyla özel olarak imal edilmiģ araçların yaptıkları taģımalar için söz konusu taģımaları yapan araçların gerekli teknik dönüģümüne imkan vermek üzere 1/7/2014 tarihinden itibaren uygulanır. MADDE 2 Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 Bu Yönetmelik hükümlerini UlaĢtırma, Denizcilik ve HaberleĢme Bakanı yürütür. [R.G. 07 Mart ] Orman Genel Müdürlüğünden: DEVLET ORMANLARINDAKĠ YAYLA ALANLARININ TESPĠTĠ VE ĠDARESĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Devlet ormanlarında 31/12/2011 tarihinden önce toplu yerleģimin bulunduğu; yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yerleģim yeri olarak kullanılan alanların, kullanım bütünlüğü de dikkate alınarak tespiti ve yayla alanı olarak ilanı, yayla alanlarında bulunan her türlü bina ve tesislerin tespiti ve sabit kıymetlere alınması, iģletilmesi, iģlettirilmesi, bu bina ve tesislerin vaziyet planına iģlenmesi, kullanıcılarının tespiti ile bunlara kiraya verilmesi, yayla alanlarında gerekli her tür ve ölçekteki planların yapılması, yaptırılması ve onaylanması ve diğer iģ ve iģlemlere iliģkin esas ve usullerin belirlenmesidir. Kapsam

210 MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik; Devlet ormanlarında 31/12/2011 tarihinden önce toplu yerleģimin bulunduğu; yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içindeki yerler ile yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yerleģim yeri olarak kullanılan alanlardan, kullanım bütünlüğü de dikkate alınarak yayla alanı olarak tespit ve ilan edilen yayla alanları ile bu alanlarda bulunan her türlü bina ve tesisleri kapsar. Dayanak MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıģtır. Tanımlar MADDE 4 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakan: Orman ve Su ĠĢleri Bakanını, b) Bakanlık: Orman ve Su ĠĢleri Bakanlığını, c) Bölge Müdürlüğü: Orman Bölge Müdürlüklerini, ç) Genel Müdürlük: Orman Genel Müdürlüğünü, d) Geleneksel yaylacılık alanı: Devlet ormanlarında bulunan, yılın belirli dönemlerinde geleneksel yaylacılık maksadıyla yaylak ve otlak olarak kullanılan ve 31/12/2011 tarihinden önce üzerlerinde yerleģim yeri bulunan alanları, e) Kira bedeli tespit komisyonu: Ġlgili orman bölge müdür yardımcısının baģkanlığında, orman bölge müdürlüğünde görevli makine ikmal Ģube müdürü, ilgili orman iģletme müdürü ve orman iģletme Ģefi, varsa orman bölge veya orman iģletme müdürlüğünde görevli, yoksa Genel Müdürlükçe görevlendirilecek bir inģaat mühendisi veya mimardan oluģan beģ kiģilik komisyonu, f) Kiraya verme: Genel Müdürlük sabit kıymetlerine alınan yayla alanlarındaki her türlü bina ve tesislerin kiraya verilmesini, g) Kullanıcı tespit komisyonu: Ġlgili orman iģletme müdürü veya yardımcısının baģkanlığında orman iģletme Ģefi, orman koruma ekibinde görevli orman muhafaza memuru ve yayla alanının sınırları içerisinde bulunduğu muhtarlık veya belediye baģkanlığınca bildirilecek en az iki temsilciden oluģan en az beģ kiģilik komisyonu, ğ) Orman Ġdaresi: Orman Genel Müdürlüğü merkez ve taģra teģkilatını, h) Rayiç bedel: Bu Yönetmelik hükümlerine göre kiraya verilecek bina ve tesislerin 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet Ġhale Kanunu hükümlerine göre tespit ve takdir edilen bedelini, ı) Sabit kıymet bedel tespit komisyonu: Ġlgili orman bölge müdür yardımcısının baģkanlığında, orman bölge müdürlüğünde görevli makine ikmal Ģube müdürü, ilgili orman iģletme müdür yardımcısı ve orman iģletme Ģefi, varsa orman bölge veya orman iģletme müdürlüğünde görevli, yoksa Genel Müdürlükçe görevlendirilecek bir inģaat mühendisi veya mimardan oluģan beģ kiģilik komisyonu, i) Toplu yerleģim yeri: Devlet ormanlarında yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içinde bulunan, 31/12/2011 tarihinden önce üzerinde birbirine yakın olan ve birden fazla bina ve/veya tesis bulunan yerleģim yerlerini, j) Yayla alanı: Devlet ormanlarında toplu yerleģimin bulunduğu yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar içersindeki yerler ile geleneksel yaylacılık alanlarından, Genel Müdürlük tarafından tespit edilerek uygun görülen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen alanları, k) Yayla alanı tespit komisyonu: Ġlgili orman bölge müdür yardımcısı baģkanlığında, orman bölge müdürlüğünde görevli makine ikmal Ģube müdürü, kadastro ve mülkiyet Ģube müdürü, orman köy iliģkileri Ģube müdürü, orman koruma veya orman zararlılarıyla mücadele Ģube müdürü, ilgili orman iģletme müdürü, ilgili orman iģletme Ģefi ve harita mühendisi veya teknikerinden oluģan sekiz kiģilik

211 komisyonu, ayrıca, tespit edilecek yayla alanı 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamına giren alanlar ile 1/7/2003 tarihli ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa göre ilan edilmiģ yaban hayatı geliģtirme sahalarında ise Orman ve Su ĠĢleri Bakanlığının ilgili bölge müdürlüğünde görevli milli parklar Ģube müdürünün ilave edilmesiyle oluģan dokuz kiģilik komisyonu, ifade eder. ĠKĠNCĠ BÖLÜM Yayla Alanları Tespiti ve Ġlanı Yayla alanı olarak kullanılan alanların tespiti MADDE 5 (1) Devlet ormanlarında bulunan toplu yerleģim yerleri ile geleneksel yaylacılık alanları, Yayla Alanı Tespit Komisyonu tarafından tespit edilir. (2) Yayla Alanı Tespit Komisyonu tarafından tespit edilen bu alanların sınırları belirlenerek 1/25000 ölçekli topoğrafik haritalara iģlenir veya iģlettirilir ve sınır tespitine iliģkin tutanak düzenlenerek bu Komisyon tarafından imzalanır. Tespit edilen bu alanlar hakkında, Genel Müdürlük tarafından istenilen formata uygun rapor düzenlenir. Düzenlenen rapor, harita, tutanak ve diğer eklerle birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. (3) 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamına giren alanlar ile 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa göre ilan edilmiģ yaban hayatı geliģtirme sahalarında tespit edilen yayla alanları için Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün uygun görüģü alınır. (4) Yayla Alanı Tespit Komisyonu tarafından tespit edilen ve Genel Müdürlüğe bildirilen bu alanlar incelenip değerlendirilerek yayla alanı olarak ilan edilmesi uygun görülenler Bakanlığa bildirilir. Bakanlık tarafından bu alanların yayla alanı olarak ilan edilmesi amacıyla Bakanlar Kurulu kararı alınmak üzere BaĢbakanlığa teklif edilir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Bina ve Tesislerin Vaziyet Planına ĠĢlenmesi, Sabit Kıymetlere Alınması ve Kullanıcılarının Tespiti Bina ve tesislerin vaziyet planına iģlenmesi MADDE 6 (1) Yayla alanlarında bulunan ve 31/12/2011 tarihinden evvel yapılmıģ, hakkında müsadere kararı bulunanlar da dâhil, her türlü bina ve tesisler, mevcut haliyle 1/1000 ölçekli vaziyet planlarına iģlenir, gerekli hallerde 1/2000 ve 1/500 ölçekli vaziyet planları da kullanılabilir. Bu vaziyet planları ilgili orman bölge müdürlüğünce yapılır veya yaptırılır. Bina ve tesislerin sabit kıymetlere alınması MADDE 7 (1) Vaziyet planına iģlenen her türlü bina ve tesisler, ilgili orman bölge müdürlüğünde oluģturulan Sabit Kıymet Bedel Tespit Komisyonu tarafından bedel tespitleri yapılarak tespit edilen bedel üzerinden Genel Müdürlük özel bütçe sabit kıymetlerine alınır. Yayla alanlarındaki bina ve tesislerin kullanıcılarının tespiti MADDE 8 (1) Kullanıcı tespitine baģlanacak yayla alanları ilgili orman iģletme müdürlüğü tarafından en az bir ay önceden orman iģletme müdürlüğünde; yayla alanının birden fazla orman iģletme müdürlüğünün yetki sınırları içerisinde kalması halinde ilgili orman bölge müdürlüğünce bölge müdürlüğünde ve diğer ilgili orman iģletme müdürlüklerinde, yayla alanının sınırları içerisinde bulunduğu valiliklerde, kaymakamlıklarda ve muhtarlıklarda ilan olunur ve ayrıca alıģılmıģ vasıtalarla duyurulur. (2) Yayla alanlarında bulunan her türlü bina ve tesislerin kullanıcıları ilgili kullanıcı tespit komisyonları tarafından mahallinde tespit edilir. Yayla alanının birden fazla orman iģletme müdürlüğünün yetki sınırları içerisinde kalması halinde kullanıcı

212 tespitleri, ilgili orman bölge müdürlüğünce belirlenecek, yetkili orman iģletme müdürlüklerinden oluģacak karma komisyonca; yayla alanının birden fazla orman bölge müdürlüğünün yetki sınırları içerisinde kalması halinde ise kullanıcı tespitleri, Genel Müdürlükçe belirlenecek yetkili orman bölge müdürlüklerinden oluģacak karma komisyonca yapılır. (3) Kullanıcıları tespit edilen her türlü bina ve tesislerin kullanıcıları ile kullandıkları bina ve tesislere iliģkin bilgileri içeren liste, ilan edilmek üzere ilgili kaymakamlık ve muhtarlıklara gönderilir ve ilgili orman iģletme müdürlüğü, kaymakamlık ve muhtarlıklar tarafından eģ zamanlı olarak bir ay süreyle ilan edilir. Yayla alanının birden fazla orman bölge veya orman iģletme müdürlüğünün yetki sınırları içerisinde kalması halinde ise, ilgili orman bölge müdürlükleri tarafından, orman bölge ve iģletme müdürlüklerinde aynı süreyle ilan edilir ve ayrıca ilan edilmek üzere ilgili valilik, kaymakamlık ve muhtarlıklara gönderilir. (4) Ġlan edilen listelere karģı ilan süresi içerisinde ilgililer tarafından ilgili iģletme müdürlüğüne yapılan itirazlar, ilgili kullanıcı tespit komisyonu tarafından, Orman Ġdaresinde mevcut bilgi ve belgelere göre; bunun mümkün olmaması hâlinde ise baģvuru sahiplerinin elindeki bilgi ve belgelere göre incelenerek sonucu en geç bir ay içinde itiraz sahiplerine bildirilir. Süresi içerisinde itiraz edilmeyen, itirazları komisyonca reddedilen veya düzeltilen listeler idari olarak kesinleģir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Bina ve Tesislerin Kira Bedellerinin Tespiti ve Kiraya Verilmesi Kira bedel tespiti MADDE 9 (1) Genel Müdürlükçe sabit kıymetlere alınan ve kullanıcısı tespit edilen bina ve tesislerin kullanım alanları da dikkate alınarak ilk yıl tahmini kira bedelleri, Kira Bedeli Tespit Komisyonunca rayiç bedel üzerinden belirlenir. Ancak bu bedel, bina ve tesislerin sabit kıymet değerinin binde beģinden aģağı olamaz. ĠĢin özelliğine göre gerektiğinde bu bedel veya bu bedelin hesabında kullanılacak fiyatlar; belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi kuruluģlardan, bilirkiģilerden veya 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi ekspertiz Ģirketlerinden soruģturulur. Tahmin edilen bedel, bunun dayanaklarının da eklendiği bir hesap tutanağında gösterilir ve asıl evrak arasında saklanır. Bu bedel gerektiğinde ilgili orman bölge müdürlüğü tarafından tahkik ettirilir. (2) Bir yıldan fazla yapılan kira sözleģmelerinde ikinci ve müteakip yıllar kira bedelleri, Türkiye Ġstatistik Kurumunca yayımlanan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değiģim) oranında artırılarak tespit edilir. Kira baģvurusu MADDE 10 (1) Kullanıcıları tespit edilen bina ve tesisleri kiralamak isteyen kullanıcılar tarafından; kiralama amacı ve süresi belirtilerek, kiralanmak istenen bina ve tesislerin bilgilerini içeren dilekçe ile ilgili orman iģletme müdürlüğüne müracaat edilir. Kiralama usulü MADDE 11 (1) Kullanıcısı tespit edilen ve kesinleģen bina ve tesisler vaziyet planına göre, tespit tarihinden itibaren, bir yıl içinde kullanıcısının talebi hâlinde, rayiç bedelden az olmamak kaydıyla, tespit edilen tahmini kira bedeli üzerinden ilgili orman iģletme müdürlüğü tarafından 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet Ġhale Kanununun 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre pazarlık usulüyle kullanıcı ile yapılacak ihale sonucunda kararlaģtırılacak bedel karģılığında kiraya verilir. Geçici teminat

213 MADDE 12 (1) Kiralama ihalelerinde, 9 uncu maddeye göre belirlenen kira bedelinin yüzde onundan az olmamak üzere, ilgili orman iģletme müdürlüğünce belirlenecek oranda geçici teminat alınır. Kiralama süresi MADDE 13 (1) Devlet ormanları içinde bulunan, yayla alanındaki bina ve tesislerin kira süresi on yıldan çok olamaz. Kesin teminat MADDE 14 (1) Kiracının, ihale dokümanlarında belirtilen hükümlere uygun olarak taahhüdünü yerine getirmesini sağlamak amacıyla, sözleģme imzalanmadan önce, kullanıcıdan bir yıllık kira bedeli üzerinden yüzde altı oranında kesin teminat alınır. Kiracıların sorumluluğu MADDE 15 (1) Kullanıcı, onaylanan ihale kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeģ gün içinde geçici teminatı kesin teminata çevirmek ve ilgili orman iģletme müdürlüğünce düzenlenecek sözleģmeyi imzalamak, ilk yıl kira bedeli ile sözleģmeye ait tahakkuk edecek vergi, resim ve harçları ve diğer giderleri ödemek, varsa diğer yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bu zorunluluklara uyulmadığı takdirde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale iptal edilir ve geçici teminat irat kaydedilir. Kira bedelinin tahsili ve gecikme zammı MADDE 16 (1) Birinci yıl kira bedelinin tamamı, onaylanan ihale kararının ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeģ gün içinde peģin alınır. Ġkinci ve müteakip yıllar kira bedelleri, önceki yıl kira bedelinin, Türkiye Ġstatistik Kurumunca artıģın yapılacağı ayda yayımlanan Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değiģim) oranında artırılması suretiyle hesaplanır ve takip eden ayın son mesai gününe kadar peģin alınır. (2) Süresinde ödenmeyen kira bedelleri için, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesi hükmü tatbik edilir. SözleĢme devri MADDE 17 (1) SözleĢme süresiyle sınırlı olmak kaydıyla kira sözleģmesi, ilgili orman iģletmesinin izniyle alt ya da üst mirasçılara devredilebilir. Kira sözleģmelerinin devri için, kiracının yükümlülüklerini yerine getirmiģ olması ve devir talebinde bulunduğu tarih itibarıyla sözleģmeden doğan herhangi bir borcunun olmaması gerekmektedir. Kira sözleģmesinin devredilmesi halinde kira iģlemi aynı Ģartlarda devam eder. Kira sözleģmesinin sona ermesi ve feshi MADDE 18 (1) Kira sözleģmesi, sürenin bitimiyle sona erer. (2) SözleĢme hükümlerine aykırı davranılması, kullanım alanları dahil bina ve tesislerin sözleģmede öngörülen amaç dıģında kullanılması veya kiracı tarafından talep edilmesi hâlinde, sözleģme ilgili orman iģletme müdürlüğünce feshedilir. Bu durumda, alınan teminatlar Genel Müdürlük döner sermayesine gelir kaydedilir ve varsa birikmiģ kira borçları gecikme zammıyla birlikte ayrıca tahsil edilir. Kiralanmayan bina ve tesisler MADDE 19 (1) Yayla alanındaki bina ve tesislerden, kullanıcısı tespit edilemeyenler ile tespit tarihinden itibaren bir yıl içerisinde kullanıcısı tarafından kiralanmayanlar yıkılır. (2) Yayla alanlarında bulunan; a) Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer

214 sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami, genel mezarlık, çeģme, kuyular, yunak ile kapanmıģ olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar, bahçeler, boģluklar ve benzeri hizmet malları gibi resmi bina ve tesisler, kuruluģ kanunlarıyla yürütmekle görevli oldukları hizmetleri yerine getirilmesi amacıyla, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine bedelsiz izin verilmek suretiyle kullandırılır. b) Yol, meydan, köprü gibi orta malları ve kayalar, tepeler, dağlar, bunlardan çıkan kaynaklar gibi sahipsiz yerler ile göl, nehir gibi genel sular vaziyet planlarında gösterilmekle yetinilir. BEġĠNCĠ BÖLÜM ÇeĢitli ve Son Hükümler Eksikliklerin giderilmemesi MADDE 20 (1) Kiralanan bina ve tesislere iliģkin, ilgili kurumlarca orman idaresine bildirilen veya orman idaresince tespit edilen, eksikliklerin tamamlanması yönünde kiracıya tebligat yapılarak en geç bir yıl içinde eksikliğin giderilmesi istenir. (2) Eksikliklerin giderilmemesi hâlinde yapılan kiralama iģlemi iptal edilir. Ġlgili mevzuattan doğacak her türlü zarar ve hukuki sorumluluk kiracıya aittir. Uygulama planları MADDE 21 (1) Devlet ormanları içinde yayla alanı olarak ilan edilen yerlerde, orman idaresince nüfus yoğunluğu, yöresel ihtiyaç ve sosyal problemler dikkate alınarak gerekli her tür ve ölçekte planlar Orman Ġdaresince yapılır veya yaptırılır. Yapılan bu planlar Bakan onayıyla yürürlüğe girer. Yetki MADDE 22 (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasına iliģkin iģ ve iģlemleri yürütmeye Genel Müdürlük yetkilidir. Gelirler ve giderler MADDE 23 (1) Bina ve tesislerden elde edilecek gelirler ile yapılacak giderler döner sermaye bütçesinde gösterilir ve Döner Sermaye Muhasebe Sistemi içerisinde açılacak ayrı bir hesapta takip edilir. Yapılacak giderler yıkım iģleri ile tespit, planlama gibi genel çalıģmalar ile ilgili harcamaları kapsar. Mevcut bina ve tesislerin planlara uygun hale getirilmesi GEÇĠCĠ MADDE 1 (1) Yayla alanlarında mevcut bina ve tesislerin kiralayan tarafından iki yıl içinde planlara uygun hale getirilmesi istenir. Uyumlu hale getirenlerin kira sözleģmeleri yenilenir. Aksi halde kira sözleģmesi iptal edilir. Yürürlük MADDE 24 (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 25 (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Orman Genel Müdürü yürütür. [R.G. 07 Mart ] TEBLĠĞ BaĢbakanlık (Hazine MüsteĢarlığı) tan: TÜRK PARASI KIYMETĠNĠ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARA ĠLĠġKĠN TEBLĠĞ (TEBLĠĞ NO: /35) DE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ (TEBLĠĞ NO: /42)

215 MADDE 1 29/5/2008 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karara ĠliĢkin Tebliğ (Tebliğ No: /35) in 8 inci maddesi baģlığı ile birlikte aģağıdaki Ģekilde değiģtirilmiģtir. Altın, gümüģ, platin kredisi açılması MADDE 8 (1) Bankalar depo hesapları karģılığı altın, gümüģ, platin ile satın aldıkları altın, gümüģ veya platinin teslimi veya karģılığının Türkiye de yerleģik müģteriye Türk Lirası, yurt dıģında yerleģik müģteriye ise Türk Lirası veya döviz olarak ödenmesi suretiyle; a) Kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iģtigal eden Türkiye'de veya yurt dıģında yerleģik kiģilere, b) Türkiye'de veya yurt dıģında yerleģik kiģilere tutarı en az 5 milyon ABD Doları ve ortalama vadesi bir yılın üzerinde olmak üzere, c) Türkiye de veya yurtdıģında yerleģik kiģilere teminat olarak alacakları Türkiye deki Ģubelerinde bulundurulan kıymetli maden depo hesabı ve/veya altına dayalı sermaye piyasası aracı tutarını geçmemek üzere, altın, gümüģ veya platin kredisi kullandırabilirler. (2) Bu kredilerin müģteri adına açılacak depo hesabına alacak kaydedilmesi mümkündür. Bu hesaplardan hesap cüzdanında kayıtlı altın, gümüģ veya platin miktarının kısmen veya tamamen müģteriye teslimi Ģeklinde ödeme yapılabilir. (3) Banka ile müģteri arasında varılacak anlaģmaya göre bankalarca altın, gümüģ veya platin, ödeme günündeki değeri üzerinden satın alınabilir ve karģılığında Türkiye de yerleģik müģteriye Türk Lirası, yurt dıģında yerleģik müģteriye ise Türk Lirası veya döviz ödenebilir. (4) Altın, gümüģ veya platin kredisi uygulamasında miktar, bu Tebliğin 5 inci maddesinde belirtilen usule göre tespit edilir. MADDE 2 Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3 Bu Tebliğ hükümlerini Hazine MüsteĢarlığı'nın bağlı bulunduğu Bakan yürütür. Tebliğ Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 29/5/ Tebliğde DeğiĢiklik Yapan Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi Sayısı 24/7/ [R.G. 07 Mart ] TEBLĠĞLER ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığından: ÖZELLEġTĠRME YÜKSEK KURULU KARARI TARĠH : 6/3/2013 KARAR NO : 2013/19 KONU : Ankara Yenimahalle Gazi Mahallesi (2100 ada 23 ve 24 nolu parseller) Ġmar Planı DeğiĢikliği ÖzelleĢtirme Yüksek Kurulunca;

216 ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığının 15/2/2013 tarih ve 1489 sayılı yazısına istinaden; 1- Ankara Ġli, Yenimahalle Ġlçesi, Gazi Mahallesi, Atatürk Orman Çiftliği sınırları içerisinde yer alan mülkiyeti Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol ĠĢletmeleri A.ġ. ye (GAYRĠMENKUL A.ġ.) ait toplam yüzölçümleri ,00 m² olan 2100 ada 23 nolu parsel ile 12752/12755 hissesi GAYRĠMENKUL A.ġ. ye, 15/63775 hissesi T.C. Devlet Demiryolları na (TCDD) ait 2100 ada 24 nolu parsele yönelik Resmi Kurum Alanı (Emsal: 0.50, Hmax:10.50 metre), TCDD KamulaĢtırma Alanı ve Yol fonksiyonu önerilmesine iliģkin ÖzelleĢtirme Ġdaresi BaĢkanlığınca hazırlanan, 1/10000 Ölçekli Nazım Ġmar Planı ve 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım Ġmar Planı DeğiĢikliği, 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım Ġmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama Ġmar Planının onaylanmasına, 2- Onaylanan imar planlarının Resmî Gazete de yayımlanmasını müteakip, bilgi ve gereği için Ankara BüyükĢehir Belediye BaĢkanlığı ve Etimesgut Belediye BaĢkanlığı na gönderilmesine, Karar verilmiģtir.

217

218

219

220

221

ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş.

ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. 11.02.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/46 KONU: TARIMSAL FAALİYETE BULUNANLARIN PRİM BORÇLARININ SATTIKLARI TARIMSAL ÜRÜN BEDELLERİNDEN KEŞİNTİ YAPILMAK SURETİYLE

Detaylı

www.ordutb.org.tr Sayın;

www.ordutb.org.tr Sayın; Sayın; Malumunuz olduğu üzere 01.03.2013 Tarih ve 28574 sayılı Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren ve ekte sunduğumuz Tarımsal Faaliyette Bulunanların Prim Borçlarının Sattıkları Tarımsal Ürün

Detaylı

Esas Birim :Teknik Hizmetler Kurulu BaĢkanlığı Tarih:04.03.2013 Genelge No:25 Özeti : YAS Hak.Kanunda DeğiĢlik Hk

Esas Birim :Teknik Hizmetler Kurulu BaĢkanlığı Tarih:04.03.2013 Genelge No:25 Özeti : YAS Hak.Kanunda DeğiĢlik Hk Esas Birim :Teknik Hizmetler Kurulu BaĢkanlığı Tarih:04.03.2013 Genelge No:25 Özeti : YAS Hak.Kanunda DeğiĢlik Hk ZĠRAAT ODASI BAġKANLIĞI NA... 01/03/2013 tarihli ve 28574 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Detaylı

Bilgiye Erişim Merkezi ne Yeni Gelen Yayınlar

Bilgiye Erişim Merkezi ne Yeni Gelen Yayınlar 1133 MAARRTT ÇÇAARRŞŞAAMBB AA SSAAYYI II: : 11110066 Bilgiye Erişim Merkezi ne Yeni Gelen Yayınlar Özet: Bu kitapta okuyucuya işletme bütçeleri ile ilgili teorik ve uygulamaya yönelik temel bilgilerin

Detaylı

Konuyla Ġlgili Tebliğin Tam Metni Ekte Tarafınıza SunulmuĢtur.

Konuyla Ġlgili Tebliğin Tam Metni Ekte Tarafınıza SunulmuĢtur. ANKARAS-Sirküler/2013-32 09.12.2013, ANKARA KONU: SGK NIN ĠġVEREN UYGULAMA TEBLĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK HK. 28.11.2013 tarihli 28835 Sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan İşveren Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına

Detaylı

ERTÜRK YEMĠNLĠ MALĠ MÜġAVĠRLĠK VE BAĞIMSIZ DENETĠM A.ġ.

ERTÜRK YEMĠNLĠ MALĠ MÜġAVĠRLĠK VE BAĞIMSIZ DENETĠM A.ġ. 05.05.2014 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2014/72 KONU: İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında. Giriş : 24.12.2013 tarih ve 28861 sayılı Resmî Gazetede

Detaylı

SĐRKÜLER : 2010-30 01.07.2010 KONU : Đsteğe Bağlı Sigorta Đşlemleri Hk. Tebliğ

SĐRKÜLER : 2010-30 01.07.2010 KONU : Đsteğe Bağlı Sigorta Đşlemleri Hk. Tebliğ SĐRKÜLER : 2010-30 01.07.2010 KONU : Đsteğe Bağlı Sigorta Đşlemleri Hk. Tebliğ 01.07.2010 tarih ve 27628 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Đsteğe Bağlı Sigorta Đşlemleri Hakkında Tebliğ aşağıda sunulmuştur.

Detaylı

Sigortalılık süresinin baģlangıcı:

Sigortalılık süresinin baģlangıcı: SOSYAL GÜVENLĠK KURUMLARINA TABĠ OLARAK GEÇEN HĠZMETLERĠN BĠRLEġTĠRĠLMES HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2829 Kabul Tarihi : 24/5/1983 Yayımlandığı R.Gazete: Tarih: 27/5/1983 Sayı: 18059 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Sözkonusu Maddede; yurtdışındaki kıymetlerin beyanına imkan sağlanmış, yurtiçindeki varlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Sözkonusu Maddede; yurtdışındaki kıymetlerin beyanına imkan sağlanmış, yurtiçindeki varlıklarla ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir. SĠRKÜLER SAYI : 2013 / 38 İstanbul, 29.05.2013 KONU : Yurtdışındaki bazı varlıklarla ve yurtdışında elde edilen bazı kazançlarla ilgili vergi avantajları sağlayan Kanun yayımlandı 29 Mayıs 2013 tarihli

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) SS ve GSS KANUNU NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL) (01.01.2014 31.06.2014 Döneminde)

Detaylı

6111 SAYILI YASADA SGK TEŞVİKİ

6111 SAYILI YASADA SGK TEŞVİKİ NİSAN 2012 6111 SAYILI YASADA SGK TEŞVİKİ 6111 Sayılı Kanunun 74 üncü maddesiyle 4447 sayılı Kanuna eklenen ve ilave istihdam teģvikini düzenleyen geçici 10 uncu maddesi 01.03.2011 tarihi itibari ile yürürlüğe

Detaylı

5951 Sayılı Torba Kanun Neler Getirdi?

5951 Sayılı Torba Kanun Neler Getirdi? 5951 Sayılı Torba Kanun Neler Getirdi? Ömer BENOKAN 05.02.2010 tarih ve 27484 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan, 28.1.2010 tarih ve 5951sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSĠL USULÜ HAKKINDA KANUN ĠLE BAZI KANUNLARDA

Detaylı

TARIM ĠġÇĠLERĠ SOSYAL SĠGORTALAR KANUNU (1) BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler

TARIM ĠġÇĠLERĠ SOSYAL SĠGORTALAR KANUNU (1) BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler TARIM ĠġÇĠLERĠ SOSYAL SĠGORTALAR KANUNU (1) Kanun Numarası : 2925 Kabul Tarihi : 17/10/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 20/10/1983 Sayı: 18197 Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 763 BİRİNCİ

Detaylı

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006 Kanun T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ek Ödeme Yapılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ödenen

Detaylı

Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler *

Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * Bankacılar Dergisi, Sayı 56, 2006 Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * (Ocak-Mart 2006) 1. Bankacılık Kanununa İlişkin Düzenlemeler 31 Ocak 2006 tarih ve 26066 sayılı Resmi Gazete de; Maden

Detaylı

BİLGİ NOTU 6552 SAYILI KANUNA GÖRE UYGULANAN PRİM BORÇLARININ YAPILANDIRILMASI

BİLGİ NOTU 6552 SAYILI KANUNA GÖRE UYGULANAN PRİM BORÇLARININ YAPILANDIRILMASI BİLGİ NOTU 6552 SAYILI KANUNA GÖRE UYGULANAN PRİM BORÇLARININ YAPILANDIRILMASI KAPSAMI: 2014 yılı Nisan ve önceki aylara iliģkin olup, 10.09.2014 ve öncesinde tahakkuk etmiģ olan borçlar kapsamdadır KAPSADIĞI

Detaylı

KANUN. Kanun No. 6385 Kabul Tarihi: 10/1/2013

KANUN. Kanun No. 6385 Kabul Tarihi: 10/1/2013 19 Ocak 2013 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28533 KANUN SOSYAL SĠGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SĠGORTASI KANUNU ĠLE BAZI KANUNLARDA DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR KANUN Kanun No. 6385 Kabul Tarihi: 10/1/2013 MADDE

Detaylı

İSTANBUL YÖNTEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LİMİTED ŞİRKETİ

İSTANBUL YÖNTEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LİMİTED ŞİRKETİ Ġstanbul, 05.02.2010 SİRKÜLER 2010 / 014 KONU: 5951 SAYILI KANUNLA YAPILAN DEĞĠġĠKLĠKLER 5951 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Ġle Bazı Kanunlarda DeğiĢiklik Yapılmasına Dair Kanun

Detaylı

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 1-21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 2-6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinin

Detaylı

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAKEDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 22/9/2008 No : 2008/14174

Detaylı

2011 YILINDA MALİ TATİL 1-20 TEMMUZ 2011 GÜNLERİ ARASINDA UYGULANACAKTIR

2011 YILINDA MALİ TATİL 1-20 TEMMUZ 2011 GÜNLERİ ARASINDA UYGULANACAKTIR Sirküler Rapor 30.06.2011/ 88-1 2011 YILINDA MALİ TATİL 1-20 TEMMUZ 2011 GÜNLERİ ARASINDA UYGULANACAKTIR ÖZET : 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre meslek mensuplarına

Detaylı

6111 SAYILI KANUN ĠLE YAPILAN DÜZENLEMELER (4) (Madde 12-16)

6111 SAYILI KANUN ĠLE YAPILAN DÜZENLEMELER (4) (Madde 12-16) YOUR GLOBAL NETWORK OF LEADING TAX ADVISORS 01.03.2011 Vergi Gazetesi 2011-21 6111 SAYILI KANUN ĠLE YAPILAN DÜZENLEMELER (4) (Madde 12-16) www.taxand.com SOSYAL GÜVENLĠK KURUMUNA BAĞLI TAHSĠL DAĠRELERĠNCE

Detaylı

Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar

Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanun Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTA VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI İDARİ PARA CEZALARI SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi 4/ a ( SSK ) İşverenler,4/a bendi kapsamında sigortalı sayılanları,

Detaylı

12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14580 SAYILI KARARNAMENİN EKİ KARAR

12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14580 SAYILI KARARNAMENİN EKİ KARAR Sayı: YMM.03.2009-014 Konu: Gelir Ve Kurumlar Vergisi Kanunda Yer Alan Vergi Tevkifat Oranları İZMİR. 3.2.2009 Muhasebe Müdürlüğüne, 12/1/2009 Tarihli Ve 2009/14580 Sayılı, 12/1/2009 Tarihli Ve 2009/14592

Detaylı

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI Sirküler Rapor 12.10.2010 / 114-1 SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI ÖZET : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal sigorta hükümleri ile getirilen

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2010 / 23 İST, 08.02.2010. Bazı Kanunlarda değişiklik yapan 5951 sayılı Kanun yayımlandı.

SİRKÜLER NO: POZ-2010 / 23 İST, 08.02.2010. Bazı Kanunlarda değişiklik yapan 5951 sayılı Kanun yayımlandı. SİRKÜLER NO: POZ-2010 / 23 İST, 08.02.2010 ÖZET: Bazı Kanunlarda değişiklik yapan 5951 sayılı Kanun yayımlandı. BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPAN 5951 SAYILI KANUN YAYIMLANDI 05 Şubat 2010 tarihli Resmi

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

1. CENAZE ÖDENEĞĠ (ĠLK DEFA 2008/EKĠMDEN SONRA SĠGORTALI OLANLAR)

1. CENAZE ÖDENEĞĠ (ĠLK DEFA 2008/EKĠMDEN SONRA SĠGORTALI OLANLAR) ĠÇĠNDEKĠLER 1. CENAZE ÖDENEĞĠ (ĠLK DEFA 2008/EKĠMDEN SONRA SĠGORTALI OLANLAR)...2 1.1.Genel Olarak...2 1.2.Cenaze ödeneği verilme Ģartları, baģvuru ve miktarının belirlenmesi...2 1.2.2. Kamu Görevlileri

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü. Sayı : 82200845/788 02/07/2013 Konu : Tarımsal Kesinti Uygulaması

T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü. Sayı : 82200845/788 02/07/2013 Konu : Tarımsal Kesinti Uygulaması T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 82200845/788 02/07/2013 Konu : Tarımsal Kesinti Uygulaması GENELGE 2013-27 1- Genel Açıklamalar Bilindiği üzere, 5510 sayılı

Detaylı

SİRKÜLER. KONU : KDV Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ( Seri No 1) Yayımlandı.

SİRKÜLER. KONU : KDV Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ( Seri No 1) Yayımlandı. SAYI : 2014 / 49 SİRKÜLER İstanbul,16.10.2014 KONU : KDV Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ( Seri No 1) Yayımlandı. 16 Ekim 2014 tarihli ve 29147 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan

Detaylı

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 Kanun No : 5281 Resmi Gazete No : 25687 (3. Mük.) Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

Detaylı

6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta primi desteği düzenlemeleri Genelge 2011-45 ( 15..06.2011)

6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta primi desteği düzenlemeleri Genelge 2011-45 ( 15..06.2011) Sayı : B.13.2.SGK.0.10.04.00/73-031/ 365 7/6/2011 Konu: 6111 sayılı Kanunla yapılan sigorta primi desteği düzenlemeleri GENELGE 2011-45 4447 GEÇİCİ 7. VE 9. MADDE: 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin

Detaylı

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN

BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN 10417 BAZI VARLIKLARIN MİLLİ EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5811 Kabul Tarihi : 13/11/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 22/11//2008 Sayı : 27062 Yayımlandığı Düstur : Tertip

Detaylı

SOSYAL GÜVENLĠK KURUMLARINA TABĠ OLARAK GEÇEN HĠZMETLERĠN BĠRLEġTĠRĠLMESĠ HAKKINDA KANUN

SOSYAL GÜVENLĠK KURUMLARINA TABĠ OLARAK GEÇEN HĠZMETLERĠN BĠRLEġTĠRĠLMESĠ HAKKINDA KANUN 5815 SOSYAL GÜVENLĠK KURUMLARINA TABĠ OLARAK GEÇEN HĠZMETLERĠN BĠRLEġTĠRĠLMESĠ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2829 Kabul Tarihi : 24/5/1983 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 27/5/1983 Sayı : 18059 Yayımlandığı

Detaylı

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V 973 MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin

Detaylı

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ

Detaylı

İdari Para Cezaları (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası)

İdari Para Cezaları (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası) 5510 - Madde: 102 Dönem / Ceza Tutarı Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle; 01-06/2014 07-12/2014 Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin / Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesinin Süresinde Veya Kurumca

Detaylı

403 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

403 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği S Đ R K Ü L E R R A P O R Tarih: 19.01.2011 Sayı: 2011/08 Konu: 19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 403 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. Özet: 19.01.2011

Detaylı

Elektronik ortamda kesin mizanı vermek mecburiyetinde olanlar bildirimlerini ;

Elektronik ortamda kesin mizanı vermek mecburiyetinde olanlar bildirimlerini ; 2010 HESAP DÖNEMİ KESİN MİZAN BİLDİRİMİ ELEKTRONİK ORTAMDA VERİLECEKTİR. Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine (bankalar,finans kurumları, finansal

Detaylı

TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ 8 Kasım 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29526 Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: TEBLİĞ İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ MADDE 1 1/9/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmî

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN 10371 İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5779 Kabul Tarihi : 2/7/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2008 Sayı : 26937

Detaylı

Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması

Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Sosyal Güvenlik Kurumu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Henüz Resmi Gazetede yayımlanmadığı için yürürlüğe girmeyen ancak, TBMM tarafından kabul edilen ve Torba Yasa olarak adlandırılan 6111 sayılı

Detaylı

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK 07/11/ 2006 Tarih ve 26339 Sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI

Detaylı

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87 SİRKÜLER RAPOR Sirküler Tarihi: 01.08.2008 Sirküler No: 2008/87 GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ ( Seri No : 86 ) 26.07.2008 tarih ve 26948 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 86 seri No.lu Gider Vergileri

Detaylı

4325 sayılı, numaralı, nolu, kanun, yasa OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGESİNDE VE KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERDE İSTİHDAM YARATILMASI VE YATIRIMLARIN

4325 sayılı, numaralı, nolu, kanun, yasa OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGESİNDE VE KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERDE İSTİHDAM YARATILMASI VE YATIRIMLARIN Olağanüstü Hal bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde istihdam yaratılması ve yatırımların teşvik edilmesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda değişiklik yapılması hakkında kanunu, yasası 4325

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü. Sayı : 82200845/788 02/07/2013 Konu : Tarımsal Kesinti Uygulaması

T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü. Sayı : 82200845/788 02/07/2013 Konu : Tarımsal Kesinti Uygulaması T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 82200845/788 02/07/2013 Konu : Tarımsal Kesinti Uygulaması GENELGE 2013-27 1- Genel Açıklamalar Bilindiği üzere, 5510 sayılı

Detaylı

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN

İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN 10371 İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5779 Kabul Tarihi : 2/7/2008 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2008 Sayı : 26937

Detaylı

GELİR VERGİSİ KANUNU ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Vergi tevkifatı ve muhtasar beyanname

GELİR VERGİSİ KANUNU ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Vergi tevkifatı ve muhtasar beyanname Resmi Gazete Tarihi 06/01/1961 Resmi Gazete No 10700 Kanun No 193 Vergi Tevkifatı GELİR VERGİSİ KANUNU ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Vergi tevkifatı ve muhtasar beyanname Madde No 94 (3946 sayılı Kanunun 22'nci maddesiyle

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA TABİ OLARAK GEÇEN HİZMETLERİN BİRLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA TABİ OLARAK GEÇEN HİZMETLERİN BİRLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINA TABİ OLARAK GEÇEN HİZMETLERİN BİRLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2829 Kabul Tarihi : 24/5/1983 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 27/5/1983 Sayı : 18059 Yayımlandığı

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI Sirküler Rapor 25.12.2013/223-1 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI ÖZET : İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik ile kamu

Detaylı

Maliye Bakanlığından 5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3

Maliye Bakanlığından 5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3 7 Mart 2008 CUMA Resmî Gazete Sayı : 26809 TEBLİĞ Maliye Bakanlığından 5736 SAYILI BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA KANUN GENEL TEBLİĞİ SIRA NO: 3 27/2/2008 tarihli ve 26800 sayılı

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Strateji GeliĢtirme BaĢkanlığı. Sayı : B.13.2.SGK.0.65.03.00/ 73 Konu : Veri paylaģımı 08.02.

T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Strateji GeliĢtirme BaĢkanlığı. Sayı : B.13.2.SGK.0.65.03.00/ 73 Konu : Veri paylaģımı 08.02. T.C. SOSYAL GÜVENLĠK KURUMU BAġKANLIĞI Strateji GeliĢtirme BaĢkanlığı Sayı : B.13.2.SGK.0.65.03.00/ 73 Konu : Veri paylaģımı 08.02.2011 GENELGE 2011/14 07/05/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle,

Detaylı

T.C. ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI Nüfus ve VatandaĢlık ĠĢleri Genel Müdürlüğü

T.C. ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI Nüfus ve VatandaĢlık ĠĢleri Genel Müdürlüğü T.C. ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI Nüfus ve VatandaĢlık ĠĢleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.05.0.NÜV.0.10.00.03/121/35404 13/04/2011 Konu : Adrese ĠliĢkin Ġdari Para Cezaları Maliye Bakanlığından konuya iliģkin alınan

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 14.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26228

Resmi Gazete Tarihi: 14.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26228 Resmi Gazete Tarihi: 14.07.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26228 KÜLTÜR YATIRIM VE GİRİŞİMLERİNE GELİR VERGİSİ STOPAJI, SİGORTA PRİMİ İŞVEREN PAYI VE SU BEDELİ İNDİRİMİ İLE ENERJİ DESTEĞİ UYGULAMASINA DAİR YÖNETMELİK

Detaylı

Sirküler no: 013 İstanbul, 3 Şubat 2009

Sirküler no: 013 İstanbul, 3 Şubat 2009 Sirküler no: 013 İstanbul, 3 Şubat 2009 Konu: Dar mükellef kurumlara yapılan ödemelerdeki tevkifat uygulamasında değişiklikler yapıldı. (KVK md. 30) Özet: 3 Şubat 2009 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU NDAKİ İDARİ PARA CEZALARI

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU NDAKİ İDARİ PARA CEZALARI 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU NDAKİ İDARİ PARA CEZALARI İLGİLİ MADDE İDARİ PARA CEZASI UYGULANACAK FİİL /a 1) 8. maddenin birinci sında belirtilen sigortalı işe giriş bildirgesi

Detaylı

Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Kanun No. 5736 Kabul Tarihi: 20/2/2008

Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Kanun No. 5736 Kabul Tarihi: 20/2/2008 Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Kanun No. 5736 Kabul Tarihi: 20/2/2008 (27 Şubat 2008 Tarihli ve 26800 Sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır) MADDE 1- (1) Bu maddenin yürürlüğe

Detaylı

G E N E L G E 2009-25

G E N E L G E 2009-25 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Daire Başkanlığı Sayı : B.13.2.SSK.5.01.08.00/ 73-034/121 9.2.2009 Konu : Tarım sigortası primlerinin tahakkuk ve

Detaylı

I - 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklikler ile Tebliğe Eklenen Paragraf ve Bentler

I - 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklikler ile Tebliğe Eklenen Paragraf ve Bentler Elektronik ortamda beyanname gönderme ile ilgili usul ve esaslar 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde (1) belirlenmiştir. Söz konusu Tebliğde, elektronik ortamda beyanname göndermek için kullanıcı

Detaylı

TEBLİĞ. ç) Hazinenin özel mülkiyetindeki taģınmaz: Tapuda Hazine adına tescilli taģınmazları,

TEBLİĞ. ç) Hazinenin özel mülkiyetindeki taģınmaz: Tapuda Hazine adına tescilli taģınmazları, 7 Şubat 2014 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28906 Maliye Bakanlığından: TEBLİĞ MĠLLĠ EMLAK GENEL TEBLĠĞĠ (SIRA NO: 362) BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Genel Tebliğin amacı;

Detaylı

5073 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa

5073 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu İle Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/14 TARİH : 22/08/2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/14 TARİH : 22/08/2008 Abide-i Hürriyet Cad Bolkan Center No 285 C Blok, Kat 2 34381 Sisli Istanbul T +90 (0) 212 373 00 00 F +90 (0) 212 291 77 97 E infoist@gtturkey.com VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/14 TARİH : 22/08/2008 KONU

Detaylı

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU 6891 SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU Kanun Numarası : 3294 Kabul Tarihi : 29/5/1986 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 14/6/1986 Sayı : 19134 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 25 Sayfa

Detaylı

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş. İstanbul, 09.02.2009 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 15. ve 30. Maddeleri Uyarınca Yapılacak Vergi Kesintilerine İlişkin 15 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri Yayımlandı DUYURU NO:2009/21

Detaylı

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ.

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Sirküleri/15 Konusu : Bakanlar Kurulu Kararlarıyla Belirlenen Vergi Kesintisi Uygulamaları Tarihi : /02/2009 Sayısı İlgili

Detaylı

MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN 8275 MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 4743 Kabul Tarihi : 30/1/2002 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/1/2002

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER TARAFINDAN DÜZENLENMESİ GEREKEN SERBEST BÖLGE FAALİYET TASDİK RAPORU NA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER TARAFINDAN DÜZENLENMESİ GEREKEN SERBEST BÖLGE FAALİYET TASDİK RAPORU NA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI Sirküler Rapor 04.01.2010 / 9-1 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER TARAFINDAN DÜZENLENMESİ GEREKEN SERBEST BÖLGE FAALİYET TASDİK RAPORU NA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI ÖZET : 42 seri No lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAK EDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAK EDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK SOSYAL GÜVENLİK KURUMU PRİM VE İDARİ PARA CEZASI BORÇLARININ HAK EDİŞLERDEN MAHSUBU, ÖDENMESİ VE İLİŞİKSİZLİK BELGESİNİN ARANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

SSK TABAN VE TAVAN TUTARLARINDAKİ DEĞİŞİKLİĞE İLİŞKİN SİRKÜLER SİRKÜLER NO: 2004/31

SSK TABAN VE TAVAN TUTARLARINDAKİ DEĞİŞİKLİĞE İLİŞKİN SİRKÜLER SİRKÜLER NO: 2004/31 1 İstanbul, 28.01.2004 Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNCA KESİLECEK İDARİ PARA CEZALARI 01/01/2014-30/06/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari ücret : 1.071,00 TL 01/07/2014-31/12/2014 Tarihleri arasında uygulanacak brüt asgari

Detaylı

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN (1)

YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN (1) YURT DIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞLARININ YURT DIŞINDA GEÇEN SÜRELERİNİN SOSYAL GÜVENLİKLERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN (1) Kanun Numarası : 3201 Kabul Tarihi : 8/5/1985 Yayımlandığı R.

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ. HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 24.12.2013/28861 BİRİNCİ BÖLÜM

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ. HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 24.12.2013/28861 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve kapsam İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 24.12.2013/28861 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1

Detaylı

İZMİR SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ

İZMİR SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ 6645 SAYILI KANUNLA 5510 SAYILI KANUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Kurumdan aylık alanlardan 4/b kapsamında çalışanların SGDP Primi oranı düşürüldü Kurumdan aylık ve gelir almakta iken 4/ b kapsamında çalışmağa

Detaylı

d) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 inci maddesine göre kurulan emekli sandıklarına,

d) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 inci maddesine göre kurulan emekli sandıklarına, 5815 SOSYAL GÜVENLĐK KURUMLARINA TABĐ OLARAK GEÇEN HĐZMETLERĐN BĐRLEŞTĐRĐLMESĐ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 2829 Kabul Tarihi : 24/5/1983 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 27/5/1983 Sayı : 18059 Yayımlandığı

Detaylı

SİRKÜLER (2011 05) Konu: Elektronik Ortamda Bildirilecek Olan Kesin Mizan Bildirimi nin Gönderilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslar.

SİRKÜLER (2011 05) Konu: Elektronik Ortamda Bildirilecek Olan Kesin Mizan Bildirimi nin Gönderilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslar. 21.01.2011 SİRKÜLER (2011 05) Konu: Elektronik Ortamda Bildirilecek Olan Kesin Mizan Bildirimi nin Gönderilmesinde Uygulanacak Usul ve Esaslar. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No:403 yayımlanmış olup,

Detaylı

YÖNETMELİK. (2) Ülkemizde meydana gelen trafik kazaları bu yönetmeliğin kapsamındadır.

YÖNETMELİK. (2) Ülkemizde meydana gelen trafik kazaları bu yönetmeliğin kapsamındadır. 27 Ağustos 2011 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28038 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: YÖNETMELİK TRAFİK KAZALARI NEDENİYLE İLGİLİLERE SUNULAN SAĞLIK HİZMET BEDELLERİNİN TAHSİLİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Detaylı

A K A D E M İ SİRKÜLER 2014-19

A K A D E M İ SİRKÜLER 2014-19 KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİ ve KURUM GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİNDE K.K.E.G. DETAYI HAKKINDA AÇIKLAMA Şirketler vereceği Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurumlar Geçici Vergi Beyannamelerinde Kanunen Kabul

Detaylı

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından: 1. Giriş 1.1. Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü

Detaylı

YÖNETMELİK. BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler

YÖNETMELİK. BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler 6 Aralık 2013 CUMA Resmî Gazete Sayı : 28843 Sosyal Güvenlik Kurumundan: YÖNETMELİK BANKALAR VE KAMU İDARELERİ TARAFINDAN YAPILACAK OLAN SİGORTALILIK KONTROLÜ İLE KURUM VE KURULUŞLARDAN BİLGİ VE BELGELERİN

Detaylı

Sayı : 2013/46 25/05/2013 SİRKÜLER

Sayı : 2013/46 25/05/2013 SİRKÜLER Sayı : 2013/46 25/05/2013 Konu : Sosyal Güvenlik Destekleme Primi (Sgdp) Borçlarının Yapılandırılması Hk. SİRKÜLER SGDP borcu bulunan kişilerin bu borçlarını yapılandırabilmeleri için son başvurunun 31

Detaylı

MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR

MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR MADDE AÇIKLAMA HESAPLAMA 102-a/1 102-a/2 102-a/3 SİGORTALI İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ İLE İLGİLİ CEZALAR Sigortalı İşe Giriş Bildirgesi İle Genel Sağlık Sigortası Giriş Bildirgesini yasal süre içerisinde verilmemesi,

Detaylı

413 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2012/15

413 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2012/15 İstanbul, 20.01.2012 413 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2012/15 20.01.2012 tarih ve 28179 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 413 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

Detaylı

A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ

A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ Özel Tüketim Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine göre (I) sayılı listede yer alan malların teslimlerinde vergilendirme dönemi, her ayın ilk 15 günlük birinci ve kalan günlerinden

Detaylı

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2010/2 Ref: 4/2

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2010/2 Ref: 4/2 SĐRKÜLER Đstanbul, 05.01.2010 Sayı: 2010/2 Ref: 4/2 Konu: TESCĐL EDĐLMĐŞ ARAÇLARIN SATIŞ VE DEVĐR ĐŞLEMLERĐNE ĐLĐŞKĐN OLARAK 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFĐK KANUNUNDA DEĞĐŞĐKLĐK YAPAN 5942 SAYILI KANUN

Detaylı

GENEL SAĞLIK SİGORTASI GEÇİŞ SÜRESİNİN TAMAMLANMASI VE KURUMLARIN SAĞLIK YARDIMLARININ SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA DEVİR İŞLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

GENEL SAĞLIK SİGORTASI GEÇİŞ SÜRESİNİN TAMAMLANMASI VE KURUMLARIN SAĞLIK YARDIMLARININ SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA DEVİR İŞLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ 2 Mayıs 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28280 TEBLİĞ Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından: GENEL SAĞLIK SİGORTASI GEÇİŞ SÜRESİNİN TAMAMLANMASI VE KURUMLARIN SAĞLIK YARDIMLARININ SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA

Detaylı

STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI MEVZUAT TAKİP FORMU

STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI MEVZUAT TAKİP FORMU 841.02.03.00 602.07.01.00 841.01.01.00 602.08.01.00 STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI MEVZUAT TAKİP FORMU 1 Performans Programının Hazırlanması 1-5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanun un 9.

Detaylı

DANIŞTAYIN 1606 SAYILI YASAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI

DANIŞTAYIN 1606 SAYILI YASAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI 18.05.2009/88 DANIŞTAYIN 1606 SAYILI YASAYLA İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI ÖZET : Danıştayın 1606 sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin

Detaylı

(14/07/2006 tarih ve 26228 sayılı Resmi Gazete) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

(14/07/2006 tarih ve 26228 sayılı Resmi Gazete) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Kültür Yatırım ve Girişimlerine Gelir Vergisi Stopajı, Sigorta Primi İşveren Payı ve Su Bedeli İndirimi İle Enerji Desteği Uygulamasına Dair Yönetmelik Amaç (14/07/2006 tarih ve 26228 sayılı Resmi Gazete)

Detaylı

Levent Cad. Tekirler Sok. No:4 1. LEVENT/İSTANBUL Tel:0 212 281 29 29 Fax: 0 212 280 01 80

Levent Cad. Tekirler Sok. No:4 1. LEVENT/İSTANBUL Tel:0 212 281 29 29 Fax: 0 212 280 01 80 SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 28 İST, 24.02.2009 ÖZET: 5225 Sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu Genel Tebliği yayımlandı 5225 SAYILI KÜLTÜR YATIRIMLARI VE GİRİŞİMLERİNİ TEŞVİK KANUNU GENEL

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı