19.YY DAN 20.YY A Geçiş Sürecinde Ankara

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "19.YY DAN 20.YY A Geçiş Sürecinde Ankara"

Transkript

1 19.YY DAN 20.YY A Geçiş Sürecinde Ankara Konuşmacı: Ömer Türkoğlu Kuvayi Milliye Haftası nedeniyle Atılım Üniversitesi Rektörlüğü Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanlığı tarafından tarihinde düzenlenen konferans metnidir yılında doğan Sayın Ömer Türkoğlu Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Bölümü mezunudur yılları arasında Çankaya belediyesinde çalışan Sayın Türkoğlu 2005 Ekim inden bu yana Çağdaş Sanatlar Merkezi nde Yöneticilik yapmaktadır. Tesev in Devlet Ekseni Otoriterlik Araştırma projesini Doç. Dr Suavi Aydın la birlikte tamamlayan Ömer Türkoğlu Prof. Dr. Evangelia Balta ve Prof. Suavi Aydın la Ürgüp Kayakapı Mahallesinde Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde yaşantı biçimleri projesinde, Milli Kütüphane adına yapılan Cumhuriyet dönemi makaleler bibliyografyası projesinde editör olarak görev yapmıştır. Kent ve kurum tarihleriyle Türkiye de yerel yönetimlerin merkez taşra ilişkilerinin tarihsel süreçleri konusunda çeşitli araştırmalar yapan Ömer Türkoğlu nun yayınlanan Bir zamanlar Çankırı, Kastamonu Vilayeti Salnamelerinde Çankırı Sancağı, Çankırı İl Yıllığı, Çankırı isimli kitapları dışında Kudret Emiroğlu, Ahmet Yüksel ve Ethem Coşkun ile birlikte Anakara Vilayeti Salnamesi Bülent Varlık ve Kudret Emiroğlu ile birlikte Adana Sanayi Tarihi, Suavi Aydın ve Kudret Emiroğlu, Ergi Özsoy ile birlikte Küçük Asya nın Bin Yüzü Ankara kitapları bulunmaktadır. İyi derecede Osmanlıca bilen Sayın Türkoğlu nun Osmanlıca dan Türkçe ye gerek transkripsiyon ve gerekse sadeleştirme olarak elyazması arşiv belgeleri ve matbu metin olarak çok sayıda çevirisi vardır. Sayın Ömer Türkoğlu nun Yerel Yönetimlerin Tarihi, Kent Tarihi, Kurum Tarihi, Göçler, Meskun Mahal Geçirdiği Değişiklikler, gibi tarihsel konulara edebiyat ve fotoğraf sanatına ilgisi bulunmaktadır Bugün ben size Ankara yı anlatacağım Ankara nın 19.yy.nı anlatacağım. Aslına bakarsanız Ankara nın 19.yy.lı gerek Ankaralı hemşerilerimizin gerek bireylerin fertlerin hafızasında artık kaybolmuş bir yüzyıldır. Biz genellikle Ankara yı Atatürkümüzün Ankara ya gelişiyle ve Cumhuriyetin başkenti oluşuyla birlikte gündeme taşımayı severiz. Fakat bunun öncesinde 19.yy da Ankara nın geçirdiği zaman dilimi içerisinde gerek Ankaralıların yaşadıkları gerekse Anadolu da bir kent olarak Ankara nın yaşadıkları hakikaten hem bir tarih laboratuvarı gibidir; hem de şehrimizin bugününe ışık tutacak örnek olaylarla doludur. Bugünkü konuşmamda ben size bilhassa bu örnek olaylardan yola çıkarak kentimizin bir betimlemesini yapmayı düşünüyorum. 19.yy a başlamadan evvel bir iki cümleyle de olsa 18.yy. sonlarından bahsetmek isterim 18.yy. sonlarında Ankara İç Anadolu nun ortasında bulunan bu kent adeta çevresindeki kentlerin içinde parlayan bir yıldız gibiydi. Bunun başlıca sebebi Ankara nın tiftik keçisi ticareti ve soft üretimi konusunda başat bir şehir olmasıydı. Tiftik keçilerinin dünya üzerinde belli bir döneme kadar sadece Ankara da yetiştirilebiliyor olması bu hayvandan elde edilen ürünün sadece Osmanlı coğrafyasında değil, dünya genelinde değerli bir hale getiriyordu. Dolayısıyla aynı yıllarda gerek Ankara gerekse Ankara da bulunan insanlar, yaşayan insanlar esnafı, devlet görevlisi hatta köylüleri bile tiftik keçisi ve ondan üretilen soft sayesinde oldukça ihya olmuş durumdaydılar. Bu süreçte ilginç bir olay örneğin Akdeniz Havzasındaki ticarette önemli yeri bulunan Venedikliler Ankara da bir koloni kurmuşlardı. Sırf bu tiftik keçisi ticaretini yapmak burada bir çeşit acentelik hizmeti yürütmek için Ankara da bir mahalle kurmuşlardı ve burada oturuyorlardı. Venediklilerin oturdukları mahalle tarihsel belgelerde yazılan mahalleydi sırf bu örnek dahi Ankara nın İç Anadolu platosundaki diğer kentlerden ayırt edici özelliğini göstermeye sanırım kafidir. 18.yy. böyle bittikten sonra Ankara nın denilebilir ki bir anlamda en uzun yüzyılı bir anlamda da bakış açısına göre değişir en kısa yüzyılıdır. 19.yy da Ankara

2 için sevindirici şeyler anlatmak pek mümkün değil. Birincisi, biraz önce değindiğim tiftik ticareti birtakım yapancıların bu tiftik keçilerini Osmanlı İmparatorluğu dışına çıkarıp besleme çalışmaları bilhassa Fransızların Fransa ya götürmeleri orada maalesef besleyememeleri, büyütememeleri, yetiştirememeleri daha sonra bazı Amerikalıların bunu alıp güney Afrika da beslemede başarılı olmalarıyla birlikte Ankara tedrici olarak yavaş yavaş tiftik keçisinden kazandığı bu prestijini kaybetmeye başladı. Zira bu önemli gelir maddesi Ankara coğrafyasının dışında alakasız bir yer, örneğin Güney Afrika da daha ilerleyen zamanlarda Avustralya da ABD Güney kesimlerinde artık tiftik keçisi üretilir hale gelmiştir. Her ne kadar ismi değişmese de Angora diye anılsa da maalesef böyle değerli bir hazineyi biz elimizden kaçırmıştık bunun tabii Ankara toplumuna gözle görülür çok ciddi maddi etkileri oldu. Yavaş yavaş artık tiftik ticareti azaldı. İnsanlar yapmış oldukları mesleklerden artık para kazanamaz hale geldiler. Ne var ki bu yine de devam ediyordu. Biliyorsunuz 19.yy aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu nda hızlı bir gelişim ve değişim sürecidir tarihli Tanzimat fermanı 1856 tarihli Islahat Fermanı, arkasından 1864 te yapılan vilayet kararnamesi arazi kanunnamesi bu kanunnamelere bağlı olarak yürürlüğe konulan birtakım yasal düzenlemeler hem Osmanlı bürokrasisinin Osmanlı yönetim makinesini reformenize etmeyi amaçlıyordu, hem de Osmanlı toplumunda birtakım iyileştirmeleri öngörüyordu. Bunların içerisinde takdir ederseniz vergi toplanması düzenlenmesine varıncaya kadar hatta taşrada modern yeni birlikler oluşturulmasına kadar bir dolu uygulamalar vardı. Her ne kadar Tanzimat dönemi yabancı devletler tarafından olumlu bir adım olarak tanımlansa da Anadolu da bazı insanlar Tanzimat ın getirdiği birtakım uygulamalara itiraz edebiliyorlardı. Buna Ankara dan bir örnek vereyim; örneğin Ankara da Bala ayanı yani o bölgenin yerel gücü sayılabilecek Bala ayanında Yağcıoğlu isimli bir şahıs Tanzimat uygulamalarının bilhassa vergiyle ilgili olan bölümünden hiç hoşnut kalmadığı için doğru dürüst belki ödeyemiyordu çevresindeki fakir ve cahil köylüleri yanına alarak Ankara üzerine yürümeyi denemişti Ankara da hükümeti ele geçirmek gibi bir amacı vardı. Ne var ki tabii ki muhatap olamadı; köylüler ikna edildi köylerine döndüler Yağcıoğlu da tutuldu bırakılmadı. İşte böyle Tanzimatın getirdiği birtakım uygulamalara Ankaralılar da adapte olmaya çalışırken bilhassa biraz evvel değindiğim vilayet kanunu uygulaması gereğince idari yapı yeniden Ankara da oluşturulmaya başlandı, II. Mahmut dönemindeki ilk yapılanma Ankara sancağı ki sancak dediğimiz zaman geniş bir arazi dilimini arazi parçasını aklımıza getirmek zorundayız. Ankara sancağı Ayaş, Murtazabad, Arapsun, Büyük Küçük Haymana, Şorva, Çubukabat, Yabanabad gibi ilçe ve nahiyelerden oluşuyordu. Bu II. Mahmut döneminden sonra 20.yy a yaklaştığımız zaman 1890 larda Ankara nın idari taksimatına baktığımız zaman genel bazı ilçeler yerinde durmakla birlikte bazı ilçelerin Ankara Vilayeti kapsamından çıkarıldığını bunun yerine farklı kazaların Ankara vilayetine dahil olduğunu görmekteyiz. Ayaş, Güdül nahiyesi ona bağlıydı Beypazarı Karaşar nahiyesi bağlıydı, Nallıhan, bugün Eskişehir e bağlı Mihalıççık, Sivrihisar hep Ankara ya bağlıydılar. Haymana, Bala, Kalecik, Kalecik in belli bir bölümü de ona bağlıydı. Eski adı Konur olan Sulakyurt ve Çubukabat, Yabanabad tahmin edebileceğiniz gibi Çubukabat, Yabanabad da bugünkü Kızılcahamam ilçemiz oluyor. Buralarla birlikte Ankara ya bağlıydı; mülkü taksimat, mülkü idare bu şekildeydi. Kentin içine baktığımız zaman yani Ankara kentinin içine baktığımız zaman 1830 larda Ankara da toplam 107 tane mahallenin olduğunu görüyoruz. Bu sayı size büyük gelebilir yani ufacık bir kente 107 mahalle nasıl olabilir diye düşünebilirsiniz. Orada belki şunu hatırlatmamda fayda var. Osmanlı ve İslam toplumunda mahalle kavramı bir caminin etrafında kümelenen evlerle özetlenebilir, yani bir caminin etrafında kümelenen evlerden oluşan küçük yerleşim birimi gariban bir mahalledir. Ankara nın 19.yy haritasına da genel olarak baktığımızda hakikaten bir caminin etrafına toplanmış mahallelerin oluştuğu her mahallede 15, 20 tane 30 tane evin olduğunu kolaylıkla görebiliyoruz. Bu 107 mahallenin 57 si tamamen müslüman nüfusla doluydu. 27 tanesi gayri Müslim, 23 tanesi de karışıktı. Bu karışık mahalledeki nüfusun içerisinde müslümanlar vardı, gayri Müslim unsurlar vardı, fakat

3 güzel olan bir şey var dönemin şeri sicillerine baktığımız zaman bunların içinde hiçbir niza hiçbir huzursuzluk, hiçbir olumsuzluk veya kendi aidiyetlerine dayalı herhangi bir kavganın çıktığını görmüyoruz. Ankara bu anlamda gerçekten dikkate değer bir kenttir yani bir arada yaşamanın bilincini daha 19.yy dan atabilmiş bir şehirdir. Aynı yıllarda iletişim ve ulaşımla ilgili bir iki şey söylemek isterim. İç Anadolu da özelikle yy larda hatta 19.yy larda eşya taşımacılığı bilindiği gibi kervanlarla yapılırdı, daha ziyade Anadolu nun iç kısımlarından bahsediyorum. Bu kervanlar genellikle 200, 300 deveden oluşan kervanlar. Bir yerleşim merkezinden diğer yerleşim merkezine zahire olmak üzere temel ihtiyaç maddelerini taşıyan bir taşımacılık sistemine dahildiler. Ankara ya demiryolunun gelmesiyle birlikte 1892 dir Ankara ya demiryolunun gelmesi bu taşımacılık artık yavaş yavaş tedrici olarak kervanlardan ayrılarak demiryolu ağırlıklı olmaya başladı. Keza iletişime de baktığımız zaman Osmanlı da telgrafın Osmanlı coğrafyasına yayılmasıyla birlikte Ankara nın da bundan gerektiği şekilde nasiplendiğini görüyoruz. Hatta bu öyle bir nasiplenme ki eldeki eski telgraf istatistiklerine baktığımız zaman diğer illerde bu kadar göze batmayan bir şey Ankaralıların bu iletişim aracını yani telgrafı ki o dönemin en iyi iletişim aracı telgrafı gereği gibi kullandıklarını gereğinden çok fazla kullandıklarını görüyoruz. Yani müthiş bir iletişim düşkünü Ankaralı profili olduğunu söylemek sanırım abartı olmaz. ANKARA GARI: Demiryolu Ankaralılar için çok önemli bir ulaşım aracıydı. Daha demiryolu Ankara ya gelmeden evvel Haydarpaşa İzmit hattı açıldığı zaman bile Ankara dan yükselen sesler eşrafın sesi, tüccarın sesi Ankaralı bürokratın sesi aydının sesi Ankara da aydın da vardı tabii entelektüel de vardı 19.yy da bunların sesi Ankara ya biran evvel trenin gelmesi şeklindeydi. Adeta diyebiliriz ki Ankaralı da trenin Ankara ya gelmesi konusunda bir yerel bilinç gelişmişti. Bu öyle bir bilinçti ki tıpkı bazı inançlı insanların Mesih i beklemesi gibi Ankaralılar da treni bekliyorlardı. Tren gelince her şeyin düzeleceğini daha bir mağrur hale geleceklerini tıpkı o 18.yy da ulaştıkları servet ve refah seviyesine yeniden kavuşacaklarını düşünüyorlardı. Bu bilinç köylüsüne varıncaya kadar herkeste vardı nitekim bazı köy muhtarları aynı dönemde tren artık İzmit ten de Eskişehir e ulaştığı zaman biran evvel Ankara ya ulaşması için muhtarlar imza toplayıp hiçbir ücret talep etmeden kendi köylülerinin bu demiryolu inşaatında çalışacaklarını eğer sorun işçiden kaynaklanıyor ise bu işçi açığını köylülerle giderebileceklerini dönemin valisine ifade etmişlerdir. Bu gerçekten çok enteresandır çünkü gerek trenin Haydarpaşa dan geliş sürecinde gerekse Ankara dan devamla Kayseri, Sivas vs. takip etme sürecinde herhangi bir ilde görmediğimiz bir davranış tarzıdır Ankaralıların demiryoluna verdiği önem. Peki, bu önem nereden kaynaklanıyor: Ankara da 19.yy boyunca hatırı sayılır üç tane büyük kıtlık ve kuraklık patlak verdi, bu kuraklık ve kıtlıklar bir senelik iki senelik bir süreç değildi. Her biri en az sekiz on yıl süren çok ciddi süren kuraklıklardı. Öyle ki gerek Ankara da bulunan konsolosların raporlarında, gerekse İstanbul daki Osmanlı arşivlerimizde kıtlığı anlatan yazışmaları okuduğumuz zaman hakikaten bunun ne kadar can acıtıcı bir şey olduğunu görüyoruz ki zaten Ankaralının dilinde de kuraklık denildiği zaman hep birlikte söyledikleri bir şey vardır; ateşi samansız kuraklık derler. Gerçekten bu herkesi yakan kurutan kuraklık olarak bilinir. Bu kuraklıkta mesela arşivlere baktığımız zaman anneleri babaları açlıktan ölmüş çocukların mezarlıklara sığındıklarını yazıyor devlet görevlisi yazıyor bunu. Yalan olması durumuna hiç prim veremeyiz çünkü bir devlet görevlisi bunu yazıyor. İyi bir şey yazsaydı bunu düşünebilirdik burada büyük bir çaresizlik içinde annelerinin babalarının öldüğünü çocukların duvar kenarındaki mezarlarına sığındıklarını mezar taşları kenarlarına sığındıkları ve bunların beslenmeye çalışıldıklarını söylüyor. Yoldan geçen sokaklara düşmüş ufak tefek tohum tanelerinin toplatılmaya çalışıldığı ve bunlarla beslenilmeye çalışıldığı ifade ediliyor. Tüm bunları niçin anlatıyorum şunun için anlatıyorum; yani hakikaten 19.yy boyunca 25 er 30 ar yıl arayla Ankara yı vuran 3 tane kuraklık ve bu kuraklıkta Anadolu nun değişik yerlerinden gelmesi gereken tohumluk buğdayın ekmeklik buğdayın zamanında yetişememesi keza ürettikleri bazı ürünleri zamanında dış piyasaya sürememeleri bunun da yegane sebebinin ulaşımsızlık olması Ankara da bir demiryolu bilinci geliştirmiştir. Bu Ankaralı için özellikle trenin Ankara ya ulaşması son derece önemliydi. Tren 1892 de

4 Ankara ya geldi. İstanbul Ankara arası tren yolculuğu tren seferlerine başladığı zaman iki gün sürüyordu. Şimdiki hızlı trenle arasındaki farkı kıyaslamanız için bunu söylüyorum. Yani İstanbul Haydarpaşa dan kalkan bir tren iki günde Ankara ya gelebiliyordu, bir gece Eskişehir de konaklamak mecburiyetindeydi. O dönemde Ankaralının treni nasıl algıladığının çok hoş bir şekilde ifade eden küçük bir metin var izin verirseniz ben bu metni sizinle paylaşmak istiyorum. Metni yazan Ahmet Üçok isimli Çankırılı bir tarihçi, trenin Ankara ya geldiği gün, gün-gün günlüğüne notlar düşmüş Ankara intibalarını bu notlara yazmış. Maalesef bu notlar yayınlanmış değildir. Ama çeşitli kitaplarda alıntılar şeklinde vardır yılındaki günlüğüne bakıyorum ve yazıyor: Bugün kuyulu kahvede kulak misafiri olduğum bir muhavere konuşmayı naklediyorum. Ali Dayı duydun mu? Keloğlan: Ne var ne olmuş? Ne olacak Ali Dayı bir ay sonra şimendifer gelecekmiş, Vali Paşa emretmiş iki haftaya kadar duvarlar tekmil beyaza boyansın diye yarın tellal çıkarılacakmış. Kıyamet alameti görmüyon mu balık pazarındaki gavur evleri hep beyaza boyanmış bizim duvarlarımızı da boyadılar. Çatılardan leylek yuvalarını da yıktırırlar eşekleri de kaldırırlar bunlar. Bir ay sonra; bir aylık mesai neticesinde toprak duvarlar pudralanmış fakat terden pudrası akmış yosmalara döndü. Bugün Ankara gazetesi üç gün sonra şimendiferin geleceğini istasyonun resmi küşatı yapılacağını ahalinin istasyonda hazır bulunmasının lazım geldiğini ilan etti. Trenin Ankara ya geliş günü aynı zamanda istasyonun da açılış günü, baktım küçük, kadın erkek tekmil ahali akın akın istasyona gidiyordu hepsinin elinde birer demet ot vardı, filhakika bu gibi merasime haz ve zuhur alameti olarak çiçek götürüldüğü malumdur, lakin böyle ot götürmek de ne demek merak ettim. Diyebilirim ki ahalinim %80 inden sordum. Hepsi söz birliği etmişçesine şu cevabı verdiler: Taa İstanbul dan Ankara ya kadar şimendiferi getiren sürücü beygirleri tabii açtır onlara yedireceğiz. Yani biraz evvel söyledim Ankaralının bilincinde bir tren ulaşım nakliyat bilinci gelişmiş dedim ama trene de ne kadar yabancı olduklarını bu küçük anekdot bize sanırım oldukça iyi anlatıyor. Bu arada şunu da söylemek gerekiyor tren Ankara ya geldi ne oldu? Hakikaten trenin Ankara ya gelmesi onu takip eden yıllarda beş on yıllık süreç içerisinde Ankara da iktisadi bakımdan ticari bakımdan çok ciddi bir hareketlenme meydana geldi. Artık Ankaralı sorunsuzca üretmiş olduğu ürünleri dış piyasaya sürebiliyordu. Örneğin İstanbul a gönderebiliyordu. Bunların içerisinde zahire olduğu gibi o dönemde Anadolu nun en büyük ikinci armut üreticisi olması sıfatıyla Ankara nın armutları da artık dış pazara gönül rahatlığıyla pazarlanıyordu. Bu geçici de olsa bir rahatlama ferahlama dönemi yarattı. Yalnız trenin Ankara ya gelmesiyle birlikte Ankara da arazi ve konut fiyatları da ciddi bir şekilde artmaya başladı. Ben Ankara kent içinden bahsetmeyeceğim ama bir kaynağa göre istasyon ve civarındaki arazilerin bedeli bir yıl içerisinde yüzde bin artmıştı. Buna rağmen müşteri bulmakta da hiç zorlanmıyorlardı. İLK GAZETE: Ankara da birazda eğitim, kültür, sosyal faaliyetler, gazetecilik ile ilgili bir şeyler söylemek isterim 1869 dan sonra Osmanlı coğrafyasındaki vilayetlerin hepsinde birer vilayet matbaası kurmuştur. Bu vilayet matbaaları gazete çıkarmaya başlamışlardır. Ankara da da ilk gazetenin çıkışı ye tekabül etmektedir. Aslında bu vilayet gazeteleri tarih araştırmaları için özellikle kent tarihi bölge tarihi araştırmaları için çok önemli kaynaktır. O kente dair bilgiler ilanlar kaynaklar o kentle ilgili birtakım uygulamalar mikro tarzda yapılan çalışmalar hepsini bu vilayet gazetelerinde bulabilmek mümkündür. Ankara gazetesine baktığımız zaman Ankara gazetesinde de hakikaten Ankara nın tarihine ilişkin çok değişik bilgiler bulunmakla birlikte koleksiyonun belli bir bölümünü incelediğimiz zaman ilk başlarda gazetenin doğrusu itiraf etmek gerekir çok sevimsiz bir gazete olduğunu zira İstanbul dan gelen birtakım kararnameleri birtakım tahinleri terfileri sadece yayımladığını görüyoruz. Tipik bir resmi gazete gibi fakat daha sonra Servet Efendi isimli birisi asıl ismi Petraki dir. Ankaralı Katolik Ermeni dir kendisi; bunun gazete müdürlüğüne başlamasıyla birlikte tabii burada Tanzimat döneminin Ankara da görev yapmış iki büyük paşayı da burayı zikretmek isterim hepsi önemli ama Sırrı Paşa ve Abidin Paşa yı zikretmek isterim ikisi de gerçekten modernleşmeci uygulamalara Ankara da imza atmışlardır. Bu valilerin de söz

5 konusu Servet Bey in de önünü açmalarıyla birlikte Ankara gazetesi birden çok hoş bir hale girmeye başladı. Bu resmi karamsar yüzü yoktu; çiftçilerin anlayabileceği dilde çiftçilere öğüt bilgileri yer alıyordu esnaflara keza aynı şekilde bilgiler yer alıyordu. Hepsinden önemlisi şehirde yaşayan insanların şehirde yaşarken nasıl davranmaları gerektiği tavsiyeler yayınlanıyordu. Sokaklara çöp atılmaması, gerektiği, dükkanın önüne mal koymamaları gerektiği bu gazete büyük bir açık kalplilikle yazıyor hatta bunun da ilerisine giderek örneğin belediyeyi eleştirebiliyordu. Tüm bunlara baktığımız zaman gazetenin özellikle Abidin Paşa döneminde gazete müdürü olan Servet Bey döneminde bir iletişim aracı olarak işlevini elinden geldiği kadar yerine getirdiğini söyleyebiliriz. EĞİTİM-ÖĞRETİM: Tanzimat ta bir dizi eğitim reformları yapılmadan önce biliyorsunuz medreseler vardı Anadolu kentlerinde hatta kasabalarında eğitim genellikle bu medreselerde verilirdi. Ankara da da diğer yerlerde olduğu gibi muhtelif medreseler vardı. Benim tespit edebildiğim 19.yy sonlarında yani 1890 larda vilayet genelindeki bu vilayetin içine Çorum u da katıyoruz, Kırşehir in bugün taksimata dönük bir kısmını katıyoruz. Kayseri nin tamamını katıyoruz, Ankara yı, Mihalıççık ve Sivri hisarı katıyoruz. Yaklaşık 58 medrese vardı. Ankara kent merkezinde ise 21 tane medrese vardı. Bu medreseler biraz evvel söylediğim gibi eski usulde eğitim veren medreselerdir. Fakat daha sonra eğitimde yenileşme çabalarıyla birlikte Ankara da ciddi olarak Sırrı Paşa ve Abidin Paşa döneminde hızlı bir okul açma mücadelesi başladı; hatta öyle bir mücadele ki bu 1907 yılına geldiğimizde 20.yy. ilk başları meşrutiyetin ilk başları. Cumhuriyet in ilanından 1 yıl önce Ankara ya baktığımız zaman bir Mülki mektep, bir Sanayi mektebi, iki tane öğretmen mektebi yani öğretmen yetiştiren okul ki bunun bir tanesi de sırf bayan öğretmen yetiştiren okuldu ve işte bir tane Mekteb-İ Hamidi, İktidai mektep ve 65 tane ilkokul vardı yani sübyan mektebi vardı. Bunun yanı sıra şehir içinde yaşayan azınlıkların da kendi cemaatlerinde uygun toplam sekiz tane okulları vardı. Bu okullar da kendi eğitimlerini kendileri veriyorlardı. Bunlardan bahsedince bir parça da nüfusla ilgili bir şeyler söyleyeyim sizlere. Osmanlı dönemi Ankara sına baktığımız zaman Ankara da yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu Müslüman ve Türk olmalarına rağmen azınlık olarak en büyük azınlığın Katolik Ermeniler olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu çok ilginçtir Anadolu nun başka hiçbir yerinde Ankara daki Katolik Ermeniler o derece Türklerle büyük bir dostluk içinde yaşıyorlardı ki kiliselerinde duaları Türkçeydi hiçbiri Ermeni lisanıyla dua etmezdi. Evlerinde belki özel günlerde kendi aralarında bir iki kelime kendi aralarında konuşurlardı bütün her şeyleri konuştukları Türkçe üzerine kuruluydu. Hatta bunu o dönemde Ankara ya gelmiş birkaç tane gezginin gözlemlediklerini ve daha sonra yazmış oldukları seyahatnamede yazmış oldukları özellikle buna vurgu yaptıklarını görüyoruz. Ankara daki Ermenilerin hemen hemen hepsinin Ermeniceyi bile bilmediklerini hep Türkçe konuştukları Türkçe yazdıkları kiliselerine gittikleri Türkçe dua ettiklerini ifade ediyorlar. Tabii bunlardan başka Rum ve Yahudiler de vardı. Yahudi mahallesi bugün hala ayaktadır. Bilmiyorum oraya gideniniz oldu mu Ulus ta Hasırcılar yokuşunda artık Yahudi kalmasa da orada Yahudi Mahallesi hala var. Bu eğitim kültür politikalarına ilk kez uygulamalı eğitim verebilecek okullar açılma fikri gelişti 19.yy da bu sefer Vali Memduh Paşa zamanında, Vali Memduh Paşa eskiden valilik yaptığı yerde bunu denemiş oldukça başarılı sonuçlar almıştır. Ankara da da bu uygulamalı eğitimle okullar açılmasına karar verdi. İlk önce de bir halıcılık okulu açmayı düşündü tabii bu halıcılık okuluyla beraber aslında Numune-i Terakki kurulma çalışmaları da vardı; bunlar İstanbul dan emir üzerine yapılıyordu ama doğrusunu söylemek gerekirse o mektepler pek fazla hayata geçmedi istenilen hisselere tahsil edilemedi onlar ancak bu Memduh Paşa nın yaptırdığı halıcılık mektebi uygulamalı halıcılık mektebiydi Sivas tan iki tane hoca getirdi üşenmedi onların yemelerini içmelerini barınmalarını sağladı ve kısa süre içerisinde halıcılık mektebi birçok öğretmen vermeye başladı bu öğretmenlerin içinden sekiz tanesi de bayan öğretmendi. Fakat buda çok manidar geliyor bana bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz 19.yy dan bahsediyoruz Ankara dan bahsediyoruz. Halıcılık öğrenmek isteyen daha da önemlisi halıcılığı öğrenip öğretmek isteyen sekiz tane bayanımız var Ankara da aslında bu ilk duyanlara bir parça şaşırtıcı gelebilir ama Ankara tarihini biraz dikkatli analitik gözle tenkit

6 edenler göreceklerdir ki Ankaralı bayanlar zannedildiği kadar pasif bir durumda değiller oldukça cevvaller. Bunu nereden anlıyoruz biraz evvel bahsettiğim o kız rüştiyesinden oradaki öğretmenlerden anlıyoruz. Öğretmenlerin de çoğu Ankaralı bayan hatta öyle ki bu bayanlar özel günlerde örneğin padişahın cülus dönemlerinde veya padişahın doğum törenlerinde veya bir bayramda veya bir yerin açılışında bir okulun küşadında konuşulması gerektiği zaman vali konuştuktan sonra bir bakıyorsunuz Ankara da bir bayan muallime çıkmış nutuk çekiyor çok güzel bir fikrini beyan ediyor hem de bir bayan aydın olarak fikrini beyan ediyor. ENTELLEKTÜEL YAŞAM: Genellikle Osmanlı toplumunda yazar-çizer takımının İstanbul, İzmir biraz kozmopolit yerlerde kümeleştiği fikri yaygındır aslında bu fikri doğrulayacak etmenler de vardır özel gazetelere baktığımız zaman birçoğu İstanbul da çıkmaktadır, İzmir de çıkmaktadır. Daha fazla kozmopolit yapıda olan kıyı kentlerinde entelektüel faaliyetler yürütmektedir Anadolu nun ortasında bir bozkır kentidir. Burada aydın entelektüel analitik düşünebilen düşündüğünü yargılayabilen soruşturabilen insanlar var mıydı acaba 19.yy da, vardı seçtiklerimize göre üstelik hatırı sayılır insanlar vardı. Bunu anlamak için söz konusu zaman diliminde İstanbul gazetelerine bakmak yeterli o dönemde yayınlanmış İstanbul gazetelerini çok değil bir ayını taradığınız zaman Ankara dan gelmiş bir dolu mektup görüyorsunuz. Bu mektuplara baktığınız zaman Ankara nın bir ilçesindeki öğretmen çok güzel bir şiir yazıyor ya da edebiyat tenkiti yapıyor, keza bir örnek daha vereyim Abidin Paşa nın oğlu gerçi o Valinin oğlu Rasih İstanbul mahfinlerinde liberalizm kelimesi kullanılmazken çok fazla bilinmezken liberalizm üzerine Ankara da makale yazmış bir Ankara gazetesine dercettirmiş bir adamdır genç bir insandır okuyan Fransa dan şuradan buradan kitaplar getirten bir Ankaralıdır. Keza şunu düşünebilir miyiz, yani söz konusu Rasih Bey in Ankara da tek olduğunu düşünebilir miyiz mutlaka onu besleyen kültürel, entelektüel damarlar vardır bu damarlar Ankara da belki bir parça elit de olsa belli bir kültürel kesim besleniyordu fikir üretiyordu ve ülke sorunlarını düşünüyordu. Hatta yine bir seyyahın anılarında At Sırtında Anadolu kitabında vardır bilmiyorum okuyanınız var mı iletişim yayınlarından çıkmıştır. (At Sırtında Anadolu, On Horseback Trough Asia Minor; Fred Burnaby. 424s. ISBN: İletişim yayınları.) Orada Anadolu yu gezen seyyaha Ankara da bir genç şunu söyler ; bizim seçilmişler tıpkı seçenler gibi yeterli birikime sahip değiller, bizim okumuş yazmış düşünebilen düşündüğünü analitik olarak sorgulayabilen her fikri kabul etmeyen ama her fikri de değerlendirebilen seçmenlere ve onları seçecek seçilmişlere ihtiyacımız var, bu bağlamda bize tren mutlaka lazım. Kim demiştir bunu Ankara da bir genç söylemiştir bozkırın ortasında. Bütün bunları şunun için söylüyorum konuştuğum konularda bilmiyorum belki dikkatinizi çekmiştir, verdiğim örneklerle Ankara nın bu platoda İç Anadolu platosunda ayırt edici bir özelliği vardır. Bu özellik tarihsel bir birikimin sonucudur ve bu birikim özetleyerek anlattığım gibi 18.yy.lara gelmiştir, 19.yy.lara gelmiştir, 20.yy.lara gelmiştir. SİYASET: Entelektüellerden bahsettik aydını vardı, üreticisi vardı, bilinçli memuru vardı, yazan çizen takımı vardı, Ankara nın zengin olduğu dönemler vardı fakat kuraklık geçirdi dedik bunların hepsinden bir parça bahsettik ama bütün bunların üzerinde bir de Ankara da siyasal güç dengesi vardı ayanlık döneminden kalma yerel eşraf daima Ankara da gücünü gösterme ihtiyacı hissetmiştir. Ayanlık döneminde zaten bu bilinen bir gerçekti. Ayanlar arasında da mücadele vardı Ankara ayanlar için çok önemliydi fakat onun sonrasında ayanlık müessesi ortadan kalktıktan sonra Ankara da eşraf arasında bir güç mücadelesi vardır bu güç mücadelesinin de en belirgin bir şekilde ortaya çıktığı yer takdir edersiniz belediye seçimleridir. Osmanlı döneminde biliyorsunuz Tanzimat tan sonra lerden sonra taşrada belediyeler kurulmaya başlandıktan sonra ve belediyelerde komisyonlar oluşmaya

7 başlandıktan sonra bu belediye başkanlığı ve belediye komisyon üyeliğinin taşradaki eşraf için çok önemli olduğu anlaşıldı. Peki, bunlar nasıl seçiliyorlardı Osmanlı dönemindeki seçim kanunlarına göre yılda belli bir miktar vergi ödemiş insanlar ancak seçilebiliyorlardı. Yani paranız varsa seçilebiliyordunuz paranız yoksa seçilemiyordunuz. Dolayısıyla para da yeterli değil paranız var adaysınız fakat seçimi kaybedebilirsiniz seçimi kaybetmek sizin açınızdan sizin eşraflığınız açısından Ankara daki gücünüz açısından son derece olumsuz bir sonuç meydana çıkaracak o zaman ne yapmalısınız seçimi kazanmalısınız. Peki nasıl? Ankara da 1890 larda yapılmış bir belediye seçimi var, kaynaklarımızdan maalesef ismine ulaşamadık. Ulaşsaydık muhtemelen hepimizin ismini duyduğu bugün bile Ankaralı olduğu iddia edilen bazı aileler çıkacaktı ortaya bu iki tane eşraf Ankara seçiminde yolsuzluk yapıyor. O dönemde biliyorsunuz tıpkı bu dönemde okullarda olduğu gibi seçmen kütükleri seçmen listeleri okullara muhtarlık önlerine asıldığı gibi o dönemde de camii avlularına kilise avlularına asılıyor ve orada insanlar isimlerini görüp oy kullanıyorlar. O dönemde her iki büyük aile de bu seçmen listeleri üzerinde oynamışlardır. Oyun açığa çıkmıştır, daha sonra Ankara karışmıştır birbirine girmiştir, vali bu konudan baya bunalmıştır fakat sonuçta çözümü şöyle bulmuştur bu önde giden iki büyük eşraf ailesinin belediye başkan adaylarını kendi yanına çağırmıştır. İkisini de belediye başkanı yapmayacağını en fazla oy alan üçüncü kişiyi belediye başkanı yapacağını söylemiş ve o kişiyi belediye başkanı yapmıştır. Bunu niye anlattım bu Ankara daki siyasallaşmanın toplumsal yapı üzerinde siyasi güç ve erk ortaya koymanın aslında daha demokrasinin d.sini bile bilmediğimiz dönemde Ankaralılar da bir şekilde olduğunun göstergesidir a geldiğimiz zaman II. Meşrutiyet ilan edildiği zaman Ankara ya şöyle bir bakıyoruz ilk kez bu bilgiyi de sizlerle paylaşıyorum zannetmiyorum ki herhangi kaynakta olsun bu bilgi: 1909 biliyorsunuz Meşrutiyet ilan edildikten sonra göreceli bir özgürlük havası tüm Osmanlı İmparatorluğu nu sardı bir dolu gazeteler çıktı, dergiler çıktı, dernekler kuruldu, insanlar fikirlerini çok rahat bir şekilde açıklamaya başladı, tam bu dönemde Ankara dan gelen bir haber İstanbul da sadaret makamını yani Başbakanlığı sarsıyor haber şu: Ankara da bir Milletvekilleri kulübü kuruldu. Milletvekilliği sözcüğe özellikle dikkatinizi çekiyorum; daha İstanbul da Milletvekili diye bir kavram yokken mebus kavramı varken Ankaralılar kalkmışlar Ankara da Milletvekilleri Kulübü kurmuşlar. Bu kulübün içeriğine bakıldığı zaman Osmanlının o merkezi yönetim anlayışını parçalayıcı merkeziyetçi bir tavır olduğu anlaşıldığı için Ankaralıların kurduğu Milletvekilleri Kulübü derhal kapattırılıyor kulübü kuran üyeler de gözaltına alınıyor. Fakat bu tabii Ankaralıların içindeki siyaset ateşini politika yapma sevdasını politikaya aktif olarak katılma sevdasını yok etmiyor, yok etmesi de mümkün değil. Tüm bu konuşmalardan sonra Ankara nın zannediyorum 19.yy.a ait biraz flu da olsa bir panaroma çizmeyi başardım. Cumhuriyet dönemine gelmeden evvel Milli Mücadele sürecinde Atatürk ün Kongre sürecinde Sivas ta onun öncesinde Havza da; Erzurum da kongreleri yaptıktan sonra Ankara ya gelmesi ve Ankara da TBMM görev yapacağı yer seçmesi hiçbirimize şaşırtıcı gelmemedir. Ankara bu anlamda politik ve siyasal duruşuyla hem bağımsız olabilme özelliğiyle bu özellik belki de Fetret dönemindeki Ahi Cumhuriyetine dayanıyor biliyorsunuz Ahi Cumhuriyetinin başkenti de Ankara ydı daha o zamanlara dayanan Ankaralıların genlerine işlemiş bir davranış biçimiydi ve bana sorarsanız Mustafa Kemal Atatürk bunu çok iyi bildiği için Ankara yı TBMM nin görev yapacağı ülkeyi idare edeceği yer olarak seçti ve daha sonra da hepinizin bildiği gibi Ankara yı başkent yaptı. Bu bence hiç şaşırtıcı bir tavır değildir. Atatürk doğruyu görmüş doğruyu seçmiştir. Tabii burada mesela Ankaralıların da davranışı Atatürk ü bu konuda cesaretlendirmiştir diye düşünüyorum. Örneğin Rıfat Börekçi; Rıfat Börekçi bir din adamıdır. Din alimidir hatta. Gramofonun Ankara ya geldiği günlerde küçük bir anekdot gramofonu çoğu insan bilmiyor diyorlar ki bir eve gramofon gelmiş onu dinleyelim insan sesi çıkıyormuş, düğünlerde çalınıyormuş. Ankaralı eşraftan birisinin düğününe Börekçi hocamızda davetli olarak gidiyor yanında bir sofu hoca daha var gidiyorlar fakat bakıyorlar içeriden gençler (19.yy) içeride edepleri dahilinde içki içiyorlar, eğleniyorlar sofu hoca buna itiraz ediyor ben diyor burada duramam yan odada içki içiliyor. Rıfat Börekçi hocamız diyor ki

8 içiliyorsa içiliyor bundan niye rahatsız oluyorsun orada gençler eğleniyorlar diyor kokusu bana geliyor diyor. İçeriden gül kokusu gelseydi ne fark edecekti ki? Ben duramayacağım gideceğim diyor, buyur git diyor. Giden hocanın bugün adını kimse bilmiyor. Fakat Rıfat Börekçi nin bir Ankaralı olarak 19.yy 20.yy Ankaralısı olarak bir Ankaralı din âlimi olarak daha o zamanlardan laikliği Ankara nın bilincine yerleştirmiş bir insan olarak bugün biz kendisini rahmetle anıyoruz. Atatürk de ona hatırlayacaksınız Milli Mücadele sürecinde ve Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra çok ciddi görevler vermişti diyanet işleri reisliğine kadar hocamız yükselmişti. Ankara bitecek gibi değil belki bir gün size Ankara üzümünü anlatırım, bağlarını anlatırım, otuz beş çeşit üzümünün olduğunu anlatırım, Ankara da kırk çeşit armut yetiştiğini anlatırım.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu.

- Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Yüzyıllar sonra ortaya çıktı - Nasreddin Hoca'nın mezarı Eskişehir Sivrihisar'da bulundu. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof.Dr.Erol Altınsapan, Sivrihisar ilçesinde

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE DE SON SİYASİ DURUM CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE 50 GÜN KALA TÜRKİYE'DE SON 1 SİYASİ DURUM Web: Eposta: bilgi@tusiar.com Adres: Yenişehir Mahallesi Hastane Caddesi

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014

ÖZGEÇMİŞ. 1995-2008 2008-2014 Profesör Tarih/Yakınçağ Celal Bayar Üniversitesi Fen Edebiyat Fak. 2014 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : MUZAFFER TEPEKAYA 2.Doğum Tarihi : 20.10.1962 3.Unvanı : Prof. Dr. / Tarih Bölümü 4. e-mail : muzaffer.tepekaya@cbu.edu.tr Öğrenim Hayatı: Derece Alan Üniversite Lisans Tarih Selçuk

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı)

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) 12.11.2011, Şişli-İstanbul 108 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş PTT çalışanı olan babasının memuriyeti dolayısıyla bulunduğu Adapazarı nda 1949 yılında doğdu.baba tarafından

Detaylı

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ Kamil AKBAYIR Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi A.B.D., VAN ÖZET: Bu çalışmada,

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com)

25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) 25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) Merhaba. Bugünkü konumuz simple present tense; yani namı değer geniş zaman. İngilizcedeki zamanların içinde en çok kuralları

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ

1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BAKİ SARISAKAL 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BİNALAR VE ARAZİ LİSTESİ Manastır Vilayetinde Nüfus Cemaati İslam Ulah ve Rum Ermeni Bulgar Yahudi

Detaylı

TARSUS BELEDİYESİ NE ZİYARET

TARSUS BELEDİYESİ NE ZİYARET TARSUS BELEDİYESİ NE ZİYARET Toplum Projesi etkinliği olarak İngilizce öğretmenimiz, rehberlik öğretmenimiz ve biz, yani beş Tarsus lu öğrenci, belediyenin Tarsus ta yürüttüğü sosyal hizmetlerin neler

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

İntörn Mühendislik Yelpazesini Genişleteceğiz

İntörn Mühendislik Yelpazesini Genişleteceğiz İntörn Mühendislik Yelpazesini Genişleteceğiz KMTSO Başkanı Kemal Karaküçük, intörn mühendisliğin Türkiye de ilk kez Kahramanmaraş ta başladığını belirterek, Gelecek yıllarda da diğer mühendislik fakültelerinin

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

6 AŞAMADA LYS EDEBİYAT NETLERİ NASIL ARTAR?

6 AŞAMADA LYS EDEBİYAT NETLERİ NASIL ARTAR? 6 AŞAMADA LYS EDEBİYAT NETLERİ NASIL ARTAR? 1. LYS EDEBİYAT SORULARIN GELDİĞİ KONULAR LYS 3 adı verilen test türünden toplam 56 soru geliyor. Bu sorular dil anlatım ve edebiyat bilgileri olmak üzere ikiye

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR.

KENDİ İŞİNİZİ YAPARKEN KİMSE YANLIŞLARINIZI DÜZELTECEK CESARETE SAHİP OLAMIYOR. Osman Serin, Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzün 2007 mezunu. Kendisi, aynı zamanda, Üniversitemizin MBA dalında yüksek lisans öğrencisi Osman Serin ile Üniversitemiz ve otomotiv sektörü hakkında keyifli

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Tarih Öğretmenliği Gazi Üniversitesi KEF 1999 Y. Lisans Türkiye Cumhuriyeti Tarihi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Mustafa MÜJDECİ 2. Doğum Tarihi-Yeri: 30.07.1978 - Yerköy 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. (Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) 4. Medeni Durumu: Evli

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Cemil ÇİÇEK TBMM Başkanı. Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onlara ne kadar önem verir,onları ne kadar iyi eğitir, ne kadar donanımlı hale getirirsek,

Cemil ÇİÇEK TBMM Başkanı. Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onlara ne kadar önem verir,onları ne kadar iyi eğitir, ne kadar donanımlı hale getirirsek, Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onlara ne kadar önem verir,onları ne kadar iyi eğitir, ne kadar donanımlı hale getirirsek, geleceğimiz de o kadar teminat altında demektir. Cemil ÇİÇEK TBMM Başkanı 1 Ali

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

BAŞKAN : Özcan KALAYCI Bülent YILDIRIM BAŞKAN: SAYMAN : Nesrin FİDAN ÜYE : Figen GÖNEN. info@antalyafalezrotary.org KOMİTELER TOPLANTI BİLGİLERİ

BAŞKAN : Özcan KALAYCI Bülent YILDIRIM BAŞKAN: SAYMAN : Nesrin FİDAN ÜYE : Figen GÖNEN. info@antalyafalezrotary.org KOMİTELER TOPLANTI BİLGİLERİ Binota-Kalyan BANERJEE Nilüfer&İsmail KAHYAOĞLU Demet Salih PEKER Bilge & Özcan KALAYCI U.R ve BÖLGE YÖNETİMİ YÖNETİM KURULU U.R. BAŞKANI Binota Kalyan BANERJEE 2430 GUVARNÖRÜ Nilüfer İsmail KAHYAOĞLU

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

DOSTLAR beni tanıdınız değil mi? Ben HACĐVAT.

DOSTLAR beni tanıdınız değil mi? Ben HACĐVAT. DOSTLAR beni tanıdınız değil mi? Ben HACĐVAT. Seninle bu hafta yani 1 Ağustos 7 Ağustos arasında beraberiz. Sana hangi günler hangi dersleri yapacağını ben söyleyeceğim. Benim söylediğim tarihlerde ödevini

Detaylı

Blogger bunu uyguluyor!

Blogger bunu uyguluyor! Giriş Merhaba backlinkagi.com projemizin ilk adımını atmış bulunmaktasınız. Aramıza hoş geldiniz diyorum. Öncelikle sizlere bu projenin nasıl geliştiğini ve neye dayanarak oluşturulduğunu anlatacağım.

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

YÖNETİCİNİN BİREYSEL GELİŞİMİ

YÖNETİCİNİN BİREYSEL GELİŞİMİ YÖNETİCİNİN BİREYSEL GELİŞİMİ 1 2 nedir? Okulda öğrendiğimiz bilgiler hayatımız boyunca yeterlimidir? bize hangi faydaları sağlar? Kişisel gelişim kitapları okuyarak gelişim sağlanabilirmi? 3 bireyin iş

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi başlatılan Dost Eller Mutfak yemek dağıtım hizmetinin 2 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Dost eller 'mutfakta' KENDİ öz bakım ve günlük gereksinimlerini tam olarak yerine getiremeyen, dengeli ve düzenli beslenemeyen kentlilerin

Detaylı

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Harita Üzerinde Türkiye Elektrik Tüketimi

Harita Üzerinde Türkiye Elektrik Tüketimi Harita Üzerinde Türkiye Elektrik Tüketimi Barış Sanlı, barissanli2@gmail.com, www.barissanli.com Türkiye elektrik tüketimini hep sayılarla, en çok tüketen iller sıralaması ve bazı gazete haberlerindeki

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ

ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ ÖZEL ÜMRANİYE İRFAN ANADOLU LİSESİ 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI VELİ BÜLTENİ Kasım 2012 www.irfankoleji.com Sayfa 1 / 5 GENCİN TEKNOLOJİYLE İMTİHANI Gençler Dile Geldi adında İntel in düzenlemiş olduğu

Detaylı

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar.

İmparatorluk Döneminde: Okul öncesi eğitimi üstlenen bazı kurumlar vardı. Bunlar sıbyan okulları, ıslahhaneler, darüleytamlar. TÜRKİYE DE OKUL ÖNCESİ EĞİTİM Türkiye de ki okul öncesi eğitimin gelişmesini imparatorluk dönemindeki okul öncesi eğitim ve Cumhuriyet ten günümüze kadar olan okul öncesi eğitimi diye adlandırabilir. İmparatorluk

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı