HAMZA AYGÜN. Hamza Aygün

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HAMZA AYGÜN. Hamza Aygün"

Transkript

1 HAMZA AYGÜN Hamza Aygün Eğer bazen kendi kendinize, İnsan hafızasının gücü nedir? diye bir soru sorarsanız, cevap bulmak için fazla araştırma yapmanıza gerek yoktur. Hamza Aygün amcamın bu kitapta Iğdır için söylediklerini okumanız yeterli olacaktır. Binlerce ismin ve olayın, zaman ve mekân boyutunda, hiçbir karışıklığa yol açmadan, bir mantık çizelgesi içinde yer aldığını görünce şaşırıp kalacaksınız. Bizim için kaos gibi görünen olaylar, onun hafızasında hiç bozulmamış bir yapıda ve apaydınlık olarak varlıklarını Hamza Aygün devam ettiriyorlar. Bilmek istediğiniz bir olay veya şahsın, henüz telâffuzunu dahi tamamlamadan, Hamza amcam, devreye girer, özgüven dolu ve kesin bir dille, Oraya nokta koy! der. Bu kısa cümle, Tamam bu konuyla ilgili tüm bilgileri hatırladım. Anlatmaya hazırım! anlamına gelirdi. Aşağıda okuyacağınız ve benim Bir Iğdır Epizodu olarak adlandırdığım ilginç olaylar ve hatıralar toplamını konuşmak ve not almak niyetiyle, defalarca, Hamza amcamın evine misafir oldum. Zihnimin yorgun düştüğü anlar Şükran teyzemin çay ve kurabiye ikramları ihtiyacım olan enerjiyi yeniden kazandırdı. Saatlerce süren söyleşilerden her seferinde Iğdır la ilgili yeni bir anlayış ve sezgi kazanarak çıktım. Kanımca, Hamza amcamın anlatımlarını derlediğim bu bölümü, her Iğdırlının baştan sona büyük bir sorumluluk duygusuyla okuması gerekir. Şimdi sizleri Hamza Aygün amcayla baş başa bırakıyorum. Eski Iğdır a iyi yolculuklar... Prelüt (Açılış) Herkesin bir yeteneği ve bir ilgi alanı vardır. Benim için, insanlar ve konuştukları konular oldum olası hep ilgimi çekmiştir. Bir gördüğüm simayı kolay kolay unutmam; yapılan bir sohbeti, anlatılan veya yaşadığım bir olayı aradan yıllar geçse dahi en ince ayrıntılarına kadar hatırlarım lu yıllarda kasaba merkezinde Ağasen in Kahvesi olarak bilinen bir kahvehanemiz vardı. Kahvehane gün boyu tıklım tıklım olurdu. Özellikle Iğdırmavalı müdavimlerimiz bir masanın etrafını alır, sesli sesli sanki kavga ediyormuşlar gibi tatlı sohbetlere dalarlardı. Ben, çocuk yaşımdan itibaren bu 284

2 Iğdır Sevdası kalabalığın içine karışır, kendimden yaşça büyük bu insanların anlattıklarını merakla dinlerdim. Yaşım küçüktü ama ruhum geniş ve hafızam güçlüydü. Duyduğum her şey, sanki benim için anlatılıyormuş gibi özel bir önem taşırdı. Ve ben bu yaşayan Iğdır ruhumu bugüne kadar hiç kaybetmeden korumasını bildim. Yeni kuşaklara, kendilerini daha iyi tanımaları ümidiyle, şahit olduğum bu bilgileri aktarmayı görev biliyorum. Anlatacaklarım ümit ederim ilginizi çekecektir. A. AİLEM Büyük dedem Zerman Ali Osmanlı, Rus ve İran devletleri Kafkasları kontrol etmek için uzun yıllar birbirleriyle savaşıp durdular. Bu savaş bölgesinin orta yerinde, bugünkü Ermenistan devletinin kuzeyinde, Tavus ve Kazak illerine yakın bir yerde, Dilican/Delican adlı bir kasaba vardır. Ali isimli büyük dedem bu kasabanın yerlisiymiş. Mesleği sarraflık ve kuyumculuk olduğu için halk arasında Zerman Ali olarak bilinirmiş. ( Zer Farsça altın, zerman da kuyumcu anlamındadır.) Osmanlı-Rus savaşı büyük dedemin oturduğu bu kasaba Ağa Hasan ve Halime Hatun Torunlarıyla (1935) Çocuklar Sağdan Sola: Hamza, Yusuf, Yakup, Kadriye, Yunus halkının güvenliğini tehdit edince, tüm aile güneye, İran a doğru göç etmişler. İran da Maran kasabasına yerleşip yeni bir yaşamı sıfırdan başlatmışlar. Varlıklı bir aile oldukları için bu kasabada gayri menkuller alıp kısa sürede zengin ve saygı duyulan bir aile olmuşlar. Bir gün bu bölgede yapılan seçimler nedeniyle bazı ihtilâflar ve kavgalar olmuş. Ali dedemin Mirze Bağır adlı oğlu vurularak öldürülünce aile bu 285

3 Hamza Aygün kasabada daha fazla kalmak istememiş. Kardeşlerden Mehdi, ailesini yanına alıp Dilican kasabasına geri dönünce aile parçalanmış ve o günden sonra da Mehdi den hiçbir haber alamamışlar. Geriye kalan aile fertleri hep birlikte Iğdır bölgesindeki Arapkir (Bayraktutan) köyüne gidip yerleşmişler. O zamanlar Arapkir, Yukarı Arapkir denilen bir yerdeymiş. Zamanla Aras nehri yatağını değiştirince Yukarı Arapkir köyü yok olmuş, bu köyün ahalisi Aşağı Arapkir denilen bugünkü köy yerine gidip yerleşmişler. Kaça-Kaç yılları ve Maran a geri dönüş Ailemiz Arapkir e yerleştikten sonra çiftçilikle uğraşmış, özellikle üzüm bağları yetiştirmişler. Bölgede Ermeni saldırı ve baskıları artınca can güvenliği nedeniyle İran ın Maran kasabasına geri dönmüşler Rus Devriminden sonra Rus ordusu terhis olup geri çekilince, ellerindeki silah ve cephaneyi Ermeni komitacılara vermişlerdi yılında Osmanlı ordusu da terhis edilip eski Osmanlı-Rus sınırına çekilince, Ermeni komitacılar bu durumdan yararlanıp bölgede bir Ermeni devleti kurmak için harekete geçtiler. Müslüman halk üzerinde baskı ve tedhişlerini artırdılar. Buna dayanamayan Müslüman halk evlerini ve köylerini terk edip İran a çekildiler yıllarında, ailemiz İran ın Maran kasabasında iken, Türk ordusu Ermenileri yenilgiye uğratıp Naxcıvan a giriyor. (Şevket Süreyya Aydemir, Suyunu Arayan Adam isimli kitabında Türk ordusunun Şerül kasabasına kadar ilerlediğini kaydeder.) Dedem bu haber üzerine ailesini alıp Iğdır a doğru yola çıkmaya heveslenir fakat Osmanlı ordusunun terhis edildi- 286 Hamza Aygün

4 Iğdır Sevdası ği haberi gelince, Maran da bekleyip olayları izlemeye karar verir yılından sonra gerek Batının desteği gerekse Ruslardan kalan silah ve cephane sayesinde Ermeniler geniş bir bölgeyi ellerine geçirirler. Ermeni tarihçi Koçarizade nin, Yanlış yaptık. Devletimizi tam kurmak üzereyken hiç neden yokken Oltu daki Türk ordusuna saldırdı sözleriyle ifade ettiği olay cereyan eder. 20 Eylül 1920 tarihinde TBMM, Erzurum daki 15.Kolordu komutanı Kâzım Karabekir Paşa yı, Ermeni Harekâtı için görevlendirir. Türk ordusu çeşitli savaşlarla Ermenileri bölgeden geri çekilmeye zorlar. En son savaş olan Kars kuşatmasında Türk ordusu 9 şehit vererek şehri ele geçirir. Ermenilerin zayiatı 1100 kadardır. Bu olayın izleyen günlerde, Bayazıt taki askeri birliklerin Iğdır a hareket etmeleri emredilir. Çille sınırını geçen Türk ordusu Aras nehri sınır olmak üzere, Nahcıvan a kadar olan bölgeyi ele geçirir. Türk ordusu Gümrü yü ele geçirince Ermeniler barış yapmak zorunda kalırlar. Bunu izleyen Kars ve Moskova anlaşmalarıyla bugünkü sınırlar güvence altına alınmış oldu. Iğdır a dönüş Türk ordusunun Iğdır a girdiğini haber alan dedem ve ailesi Arapkir yerine Iğdır kasaba merkezine gelip yerleşmişler. Iğdır kasaba merkezi tamamen boşmuş. Dedem, kısa sürede Iğdır ın ilk lokanta, kahve ve otelini derme çatma bir binada hizmete sokmuş. Bu yer halk arasında Ağa Hesen in kahvesi, lokantası, oteli olarak bilinir olmuş. Babaannem Halime Hatun Babaannem Halime Hatun ve Mir Cabbar Ağa (Yeşilyurt) amca çocuklarıydılar. Iğdır ın renkli siması Cabbar Ağa ne zaman nenemin yanına gelse onu sevecen bir dille Emmi kızı diye çağırırdı. Bu söyleniş tarzı çok geçmeden nenemin halk arasındaki lakabı olmuştu: Emmi kızı Nenem şifa dağıtan, yetenekli bir hekimdi. Evimizin önünde her zaman birkaç araba olur, insanlar uzak yerlerden gelip dertlerine deva ararlardı. Nenemin ilaçları çeşitliydi. Kelliği, kataraktları, fıtıkları, her türden çıbanı iyileştiren ilaçları vardı. Bununla yetinmez bazı durumlarda ebe olarak tanıdığı ve sevdiği ailelere hizmet verirdi. Bazen de doğum zorluğu çeken ve durumu acil olan kadınlara gönüllü yardımcı olurdu. (Babaannem, bu sosyal hizmetlerine karşılık bir ücret talep etmezdi.) Babamın dayısı Mir Kasım Ağa Arapkir köyüne yerleşti orada vefat etti. Tek kız torunu Hacı Muzaffer Beyle evlidir. 287

5 Hamza Aygün Babam Rıza Aygün Babam 1317 (1901) doğumluydu. Ailesi otel ve lokanta işinden iyi para kazanınca, kendisine 1929 yılında Ford kamyon aldı, -Kamyonlar bugünkü kamyonet büyüklüğündeydi. Zaten büyük bir vasıta için yolların durumu da uygun değildi-, Doğubeyazıt, Karaköse, Kars ve Kağızman a arasında posta arabası olarak çalıştırmaya başladı. Kamyonun arkasında iki sıra halinde oturaklar vardı. Karşılıklı altı kişinin sığabildiği bu bölmeye ek olarak, şoför mahallinde de bir kişilik yer olurdu. Bazen, duruma göre, arkadaki oturakları katlanıp, 1.5 tonu geçmeyen yük taşımak da mümkündü. Kamyon eskiyince babam bu emektar arabayı elden çıkardı, şoför olarak Kooperatifte de Tarım Birlik Kooperatifi kurulmuştu- çalışmaya başladı. Balyalanan pamuklar Trabzon a taşınıyor, oradan da gemiyle İstanbul ve Avrupa ya dağıtılıyordu. Babam askerliğini ben doğmadan önce (1926) yapmıştı. İkinci Dünya Savaşı başlayınca, şoföre ihtiyaç nedeniyle, babamı ihtiyati kaydıyla yeniden askere aldılar (1940). Sarıkamış ta 18 ay hizmet veren babam terhis olup eve döndü. Dedem Hesen Ağa 1943 yılında vefat etti. Iğdırmava Mezarlığı na, Ağa Dede nin yanı başına defnedildi. Bu mezarlık Mir Cabbar Ağa, nenem Halime Hatun ve küçük kardeşimin de ebedi istirahatgâhıdır. Yeni bir kamyon 1945 de, Amerikan Hükümeti, belediyelere dağıtılmak şartıyla Türkiye ye kamyon göndermişti. Böylece, Iğdır belediyesi Chevrolet ve Ford marka iki kamyon sahibi olmuştu. Sekiz silindirli, iri cüsseli bu kamyonlardan babam, Ford un; Torun ailesinden Hasan Saygı da Chevrolet in şoförlüğünü üstlenmişti. Babamın bu görevi 1949 yılına kadar devam etti. Şoförlük zor ve aranan bir meslekti. Atölye falan olmadığından şoför kamyonun tamir işinden de sorumluydu. Belediye kamyonları posta arabası -hem yük hem yolcu- olarak çalışırdı. Kasanın içi tıka basa yükle doldurulur, yolcular da üzerine abanırdı. 288 Soldan Sağa: Rıza Aygün, Hamza Aygün(Çocuk), Cengiz Yeşilyurt

6 Iğdır Sevdası Cumhuriyetin 10. Yıldönümü Kutlamaları (1933 Iğdır) Soldan Sağa: Hasan Saygı, İsmail Özgür, Rıza Aygün (Kravatlı), Hüseyin Yardım, Bekçi Başı Hali Bey ve Kaymakam (Not: Takın üzerindeki halılar Rıza Aygün ün evinden ödünç alınmıştı. Rengârenk bir görünüme sahip bu taka halk arasında Alakapı lakabı takılır. Takın üzerindeki panoda şöyle yazar: Kahraman Türk milletinin mukaddes bayramını Iğdır Belediyesi tebrik eder ) 1949 ve 1952 yıllarında babam; Mehmet Karadeniz, Mutemet Hüseyin ve Hüseyin Yardım la (Ali Yardım ın kardeşi) birlikte simsarlık işine girdi de askerlik dönüşü kamyon almak sevdasıyla arsalarımızın bir kısmını satıp gerekli olan parayı lira- zar zor bir araya getirdik. Başka masraflar da eklenince masrafı 9000 liraya ulaşmıştı. Ortak bulmamız kaçınılmazdı. Bir zaman ortaklı işleyen kamyon, ortağın çekilmesiyle babamın üzerinde kaldı. Babam bu görevini tek başına 1966 yılına kadar devam ettirdi. Kars ta Kolçakoğlu acentesinin sahibi, yakın arkadaşı, babama, Artık benzinle çalışan kamyonların yerine randımanı çok daha iyi mazotlu kamyonlar satılıyor. Gel sana bir tane alalım! diye öneride bulunmuştu. Babam kamyonunu satmış; üzerine de cebinden para koyup arkadaşına vermişti. Ancak Kolçakoğlu acentesi zamansız iflas edince, babamın hakkı olan kamyon Kasım Bağcı Bey e gitmiş, acente da fırsatta istifade babamın parasının üzerine yatmıştı. Aslen Kacerdoğanşalı olan Kasım Bağcı aydın, konuşmasını bilen, kültürlü birisiydi. Ailesi herkes tarafından sevilip sayılırdı. Amcası Meşe Abdullah da manifatura işindeydi. Kamyon aldıktan sonra bu ailenin kaderi 289

7 Hamza Aygün değişmiş, yavaş yavaş yeni bir mesleğe, kamyonculuk ve taşımacılığa yönelmişlerdi. Babamın Vefatı Bu tatsız olay babamı çok üzmüştü. Arkadaşının kaparo ya el koyup ortadan kaybolması kalbini kırmış, üzerinde derin bir hayal kırıklığı yaratmıştı. Gerçi yaşamını ikame ettirecek parası ve maddi gücü vardı ama bir dostun (!) acımasız vefasızlığı ve fırsatçılığı onun kalbine ağır bir yük gibi oturmuştu. Babam 1968 Kasım ayında, iftar yemeğinden hemen sonra kalp krizi geçirmişti. Pratisyen doktor muayene etmiş fakat teşhis etmekte aciz kalmıştı. Babam, ertesi gün sabahleyin, kendisini ziyarete giden kayın pederimle (Kamerli İbrahim) sohbet ederken aniden fenalaşıp, ruhunu teslim etmişti. Babam Narınçoğlu mezarlığına defnedildi. Kardeşlerim Tohit in Erken Ölümü Tohit isminde, ilkokul beşinci sınıf öğrencisi bir erkek kardeşim vardı. Kış günüydü. Babamla hamama gitmişler, öğleden sonra da mahalle arkadaşlarıyla sokakta oynayarak vakit geçirmişti. O gün aniden rahatsızlandı. Difteriye yakalanmıştı. Doktor penisilin için reçete yazmıştı ama piyasada bu ilaç yoktu. Kardeşim ikinci gün vefat etti. Yusuf Aygün Yusuf, 1929 doğumluydu. Ortaokulu Iğdır da bitirdikten sonra İstanbul da Yapı Kalfa meslek okuluna devam etti. Mezuniyetinden sonra Amasya nın Gümüşhacı ilçesinde belediyenin fen memuru olarak görev yaptı. Yusuf, Almanya da eğitim yapmayı kafasına koymuştu. Askerlik izni için Iğdır a geldiğinde, niyetini bize açıkladı: Mimar olmak istiyorum. Yol ve okul masrafım için biraz para biriktirdim ama okulu bitirebilmem için yardımınıza ihtiyacım olacak dedi. Yusuf, 1951 de Almanya ya gitti. Bildiğim kadarıyla Iğdır dan Almanya ya eğitim için giden ilk gençti. Türk işçi göçü henüz başlamamıştı. Yusuf un yolculuğu aileyi hem heyecanlandırmış hem de gururlandırmıştı. Yusuf, Mimarlık eğitimine hemen başlamıştı. Ayda 270 TL kadar para gönderiyorduk. Döviz alım-satımı serbest olmadığından para gönderme işi 290

8 Iğdır Sevdası zahmetli ve bürokratik işlem gerektiriyordu. Milli Eğitim Bakanlığının permisiyle (izin) parayı Merkez Bankası na yatırıyor, 270 liranın karşılığı 700 DM ı kardeşime aracı bankalarla ulaştırılıyordu. Bu meblağ, savaştan yeni çıkmış Almanya da okuyan bir öğrenci için çok iyi bir paraydı. Alman kızı Katty Yusuf, Katty isimli bir Alman kızıyla nişanlanmıştı. Yakında Iğdır a gelip bizleri ziyaret edecekleri de mektupta yazılıydı. Yusuf, bu kızla tanışmasını bize şöyle anlatmıştı: Bir lokale gitmiş, bira içiyordum. Az ötemdeki masaların birinde bir Alman ailesi oturmuş beni dikkatle izliyordu. Adam masama gelip, nazik bir şekilde, Kızım sizinle dans etmek istiyor dedi. İçimden, Canıma minnet! diye geçirdim. Kızlarını centilmen bir kavalye gibi kucaklayıp dans pistine taşıdım. Tanışmamız her ikimiz içinde çok güzel ve duygusal olmuştu. Kız sorular soruyor beni tanımak istiyordu. Dans faslı bittikten sonra aile beni masalarına davet etti. Kız, babasının yanında, sıkılmadan, Yusuf, seni tekrar görmek istiyorum dedi. Tanışmamız ve arkadaşlığımız bu şekilde başladı Yusuf, uzun boylu ve yakışıklıydı. Kız, Yusuf la evleneceğim diye diretince, makul ve dikkatli babası: Kızım evlenmeden önce Yusuf un ailesini ziyaret edip tanımalısın. İleride olur ya Türkiye de yaşamak zorunda kalabilirsin. Eğer yaşam biçimiyle hoşnut kalırsan, evlen! demiş. Yusuf un Iğdır a hemen gelmesine istekli değildim. Ev inşaatı nedeniyle aile düzenimiz dağınıktı. Yusuf sözümü dinlemeyip nişanlısıyla birlikte 1955 yılının bir yaz günü Türkiye ye doğru yola çıkmıştı bile. Katty Iğdır da Yusuf ve Katty, Erzurum a gelmişlerdi. Iğdır a vasıta bulamayınca ortalıkta dolaşıp durmuşlar, çaresiz kalınca da yardım aramaya koyulmuşlardı. Tesadüf, Yusuf un meslek okulundan arkadaşı İsmail karşılarına çıkmıştı. Karayollarında görevli İsmail, arkadaşına bir cip tahsis edip, uğurlamıştı. Yol genişletme ve stabilize çalışmaları yapıldığı için, cip toz duman içinde Iğdır a doğru yol alıyordu. Biz, kalabalık bir grup yola çıkmış, yanımızda kurbanlık koyun, cipin gelmesini bekliyorduk. Meraklı bir kalabalık etrafımızı almış, coşkulu ve neşeli havada, misafirler hakkında tahminler yürütüyor, çene çalıyordu.. Cip toz bulutu içinde uzakta görünmüştü. Herkesi heyecan ve merak sardı. Kasap da eline bıçağı almış, yere yıktığı koçun boynuna abanarak hazır 291

9 Hamza Aygün bekliyordu. Cipten, elbiseleri, yüzü gözü toz içinde Yusuf ve Katty, bitkin halde çıktılar. Katty nin gözü kasabın acımasız (!) bıçağına ilişmişti. Kasap, zevkle ve neşeyle zavallı (!) hayvanı öldürmeye çalışıyordu. Katty anlamadığımız dilde acı bir çığlık attı. Duruma müdahale eden Yusuf nahoş durumu bize tercüme etti. Katty, ilk kez bir hayvanın gözleri önünde boğazlandığına şahit oluyormuş! Yusuf, geleneklerimizi anlatıp Katty i teskin etti, hep birlikte evin yolunu tuttuk. Yusuf, Ağabey, hamamda numaralı kabinde yer ayırt, temizlenip yorgunluğumuzu atalım. Kızla nişanlıyım, kabinlerimiz ayrı olsun dedi. Çocuklardan birisini tez elden hamama gönderdim. Gelen haber iyi değildi. Hamam, tamirat nedeniyle kapanmıştı. Artık kendi gücümüzle Katty e bir banyo hazırlatmaktan başka çaremiz yoktu. Bu işin sorumluluğunu eşim Şükran Hanım üzerine aldı. Bahçedeki ocakta, tezek ve odunla, acele bir teneke su kaynatıldı. Kocaman leğenlerden birisini dam dediğimiz ambarlardan birisine koyup, Katty e bir güzel Iğdır banyosu yaptırdık. Sivrisinek zulmü Aradan birkaç gün geçmişti. Katty arada bir keyfince güneşleniyor, merakla ortalıkta dolaşıyordu. Haberi duyan eş-dost ve akrabalar evimize gelip misafirlerimizi merak ve sevgiyle ziyaret ediyorlardı. Birçoğu Katty i gelin gibi gördükleri için, yanlarında bilezik ve gerdanlık getirip Katty e takıyorlardı. Yusuf durumdan hoşnut değildi. Biz daha evlenmedik deyip müdahale ediyordu. Katty ise olup bitenden habersiz, koluna ve boynuna takılan altınları ilgiyle inceliyordu. Henüz dördüncü gün dolmamıştı. Birden Katty ile Yusuf un sesli sesli tartıştıklarını duyduk. Yusuf a, Ne var, ne oldu? diye merakla sordum. Yusuf, Katty hemen Almanya ya geri dönmek istiyor dedi. Onca yolu gelip, sadece üç gün kalmaları anlaşılır gibi değildi! Katty nin yanına gidip anlayabileceğini ümit ettiğim bir jestle, Olmaz! Olmaz! demeye çalıştım. Benim ısrarımı anlayan Katty, üzgün bir şekilde bacağını gösterdi. Aman Allah ım!, demekten kendimi zor aldım. Sivrisinekler zavallı kızın bacağını yara bere içinde bırakmıştı. Demek ki bizim vücudumuz ne de olsa bir bağışıklık kazanmıştı. Ama bu zavallı kı- 292 Hamza Aygün

10 Iğdır Sevdası zın durumu içler acısıydı! DDT gibi ilaçlar da olmadığından sivrisineğe karşı yapabileceğimiz fazla bir şey yoktu. Şaşkınlığımı gören Katty, Ben buralarda yaşayamam deyip hıçkırarak ağlamaya başladı. Kardeşim Kağızman da görevliydi. Dağlık ve serin bir ilçe olduğu için orada sivrisinek derdi yoktu. Kağızman a gidilmesini önerdim. Ama Katty Almanya ya geri dönmekte ısrarlıydı. Yusuf a kızgındım: Birkaç ay sonra gelseydin bunlar olmazdı. İnşaat bitmek üzere! Termosifonlu banyomuz olacaktı. Katty rahat edecekti dedim. Yusuf, Ne yapalım! dercesine ellerini yana doğru açtı. Yusuf ve Katty i Kars tan İstanbul a yolcu ettik. Yusuf un evliliği Almanya da Katty, Yusuf a, Seninle evlenmem mümkün değil. Dünyalarımız çok farklı. Sen bir Türk sün ve bir gün nasıl olsa ülkene geri döneceksin. Benim orada yaşamam mümkün değil demiş. Yusuf her ne kadar, Ben burada kalacağım demişse de kızı ikna edememiş. Aralarındaki nişan ve ilişki de sona ermiş. Yusuf, Koblenz de bir firmada mühendis olarak görev yapıyordu. Yusuf la Katty i tanıyan bir mesai arkadaşı bir gün Yusuf a, Niçin Katty den ayrıldın? diye sorunca Yusuf başından geçenleri anlatmış. Kız, Madem ki Almanya da kalmaya niyetlisin beni al! demiş. Yusuf bu kızla çok geçmeden evlendi. Kurt adında bir oğlu oldu. Almanya daki firmasından emekli olan Yusuf un bir gün vefat haberiyle sarsıldık. Yakup Aygün 1931 doğumlu Yakup ortaokul yıllarında süper öğrenci lakabıyla ün yapmıştı. Maalesef, öğrenim döneminin savaş yıllarına rastlaması nedeniyle yüksek tahsile devam edemedi. Askerlik dönüşü Diş Hekimi İsmail Altay ın yanına kalfa girdi. Becerisi ve zekasıyla dişçilik mesleğinin ayrıntılarını kısa sürede öğrendi. Sarıkamışlı Diş Hekimi Server (Canver) Bey, Kars taki muayenehanesine ek olarak bir benzerini de Iğdır da açmıştı. Haftada bir gün Iğdır a gelebildiği için, geri kalan günler işlerin yürütmesi ve organize edilmesi görevini Yakup a emanet etmişti. Piyasada ihtiyacı karşılayacak kadar dişçi yoktu. Dişçi kalfaları gerektiğinde bu mesleği, bir dişçinin nezaretinde icra edebiliyorlardı. Örneğin, 293

11 Hamza Aygün Dişçi İbrahim ismiyle uzun yıllar Iğdır da hizmet veren şahıs, Eczacı Edip Bey in yanında kalfa olarak çalışmıştı. Bir dişçinin yanında çalışarak bilgi ve becerisini artırmış; fırsatını bulunca da kendi muayenehanesini açmıştı. Kardeşim de ileride kendi başına çalışabileceğini ümit ederek dişçilik mesleğini kalfa olarak girmişti. Ancak tatsız bir olay onu bu isteğinden vazgeçirdi. Bir gün bir vatandaş, diş tedavisi için muayenehaneye gelmişti (Haziran 1955). Dr. Server Kars ta olduğu için kardeşim müdahale edip, iğne yapmış. Nasıl olmuşsa vatandaş, İğne boğazımdan kaçtı! diyerek savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Sonradan, doktorlar arasındaki rekabet yüzünden, bir komplo olduğu anlaşılan bu olay yüzünden, mahkeme haklı olarak kardeşimi meslekten men etti. Yakup, bir süre Karayollarında çalıştı. Sonra Kars PTT ye girdi. Bu kuruluşta uzun yıllar hizmet veren Yakup, Mesudiye, Refahiye, Karayazı ve son olarak da Kağızman posta müdürlüğü görevini üstlendi. Emekli olduktan sonra Aras Kargonun müdürlüğünü ve bir meşrubat bölge bayiisin muhasebeciliğini yaptı. Ali Yardım ın kızıyla evli olan Yakup sekiz kız çocuğu babasıdır. Yunus Aygün 1933 doğumlu Yunus, Iğdır Ortaokulunu bitirdikten sonra Konya Ticaret Lisesine devam etti. Sömestr tatilinde, Iğdır a bizleri ziyarete gelmişti. Yunus, ısrarla, Iğdırlı sevdiği kızla hemen evlenmek istiyordu. Kardeşimin bu davranışına anlam verememiştim. Ailemizin içinde bulunduğu koşulları biliyordu. Evimizin bir odasında ben, bir odasında Yakup, bir odasında babam, üç aile zar-zor bir araya sıkışmıştık. Şükran Hanım ve Yunus Aygün Evlendiğin zaman nerede kalacaksın? diye sordum; ama o kararını vermişti. Kız mektup gönderdi eğer evlenmesem başkasına verecekler dedi. Bu şekilde başlayan tartışma ve ikna turları arasında Yunus okulu bıraktığını açıkladı. Askerlik dönüşü yedek öğretmen olarak köy ilkokullarında görev yaptı. Bu arada Dadaş Akar ın kızıyla evlendi. Ziraat Bankası na memur olarak girip Türkiye nin çeşitli merkezlerinde çalıştı. Manisa Kırkağaç da görev yaparken vefat etti. 294

12 Iğdır Sevdası Kardeşimi Narınçoğlu mezarlığında defnettik. Kürşad adında bir oğlu ve bir kızı var. Kız kardeşlerim 1936 doğumlu Kadriye, Mehmet Şöllü yle evliydi. Aile İzmir e yerleşti. Bir oğlu üç kızı var. Kızları öğretmen, oğlu İbrahim Şöllü de İzmir de avukat olarak görev yapıyor doğumlu Nahide, Oruç Demirel in hanımıydı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle vefat etti. Müge, Nejat ve Mubin isimli çocukları var. Ve benim hayatım Iğdır doğumluyum. (Nüfusa kaydım gecikmeli yapıldığından nüfus cüzdanımda doğum tarihim 1927 olarak yazılmıştır.) Ailenin ilk çocuğuyum. Bu yüzden daha ilk gençlik yıllarımdan itibaren aile ekonomisine katkıda bulunmak için üzerime küçük sorumluluklar alırdım. (Evlerimiz, Dedemin marketinin olduğu binalardı). 12 Kasım İlkokulu 1933 yılında 12 Kasım İlkokuluna başladım. Ülke savaştan yeni çıktığı için, öğrencilerin yaşları arasında garip bir dengesizlik vardı yaşındaki bir delikanlı 7 yaşındaki bir çocuk aynı sınıfta olabiliyordu. Okul idaresi, ilkokula başlayacak öğrencileri ihtiyat ismini verdikleri özel bir sınıfta alıkoyup, düzenli yoklamalarla seviyelerini test eder, başarılı gördüklerini birinci sınıfa gönderirdi. İlkokula başladığım günü Ayaktakiler: Şükran Aygün, Kadriye Aygün, Hamza Aygün; Oturan: Rubabe Hanım (Aygün) çok iyi hatırlıyorum. Elimde defter kalem sınıftan içeri girdiğim zaman şaşırıp kalmıştım. Sınıf arkadaşlarımın çoğu benden yaşlı abilerdi. Mahcup mahcup onların arasında kendime bir yer bulup oturdum. Öğretmenimizin adı Sadık Çetinkaya idi. Asıl mesleği fotoğrafçılık olan Sadık Bey çok iyi bir insandı. Kızı Neşe de sınıf arkadaşımızdı. Her 2-3 ayda bir, okul müdürü, diğer sınıf öğretmenleri ve bizim öğretmenin oluşturduğu bir heyet sınıfa gelir, öğrencileri tek tek imtihan ederdi. 295

13 Hamza Aygün Kurul ilk geldiğinde beni de tahtaya kaldırdılar. Ali Baba gibi kelimeleri tahtaya yazmamı istediler. Sonra, Kıraat denilen sınava sıra geldi. Okuma kitabını açıp, kendi istedikleri bir satırı okutturuyorlardı. Olur ya, metni ezberlemiş olabiliriz diye, bize okutturacakları cümlenin üst ve alt kısmını elleriyle özenle kapatırlardı. Okuma faslı bittikten sonra kurul üyeleri bir kanaat beyan ederlerdi. İlk sınavda başarılı olamamıştım. Bazı aileler çocuklarının eğitimine özel bir ilgi gösterir, okuma ve yazmaya kendi elleriyle hazırlarlardı. Asaf Gürel adlı bir sınıf arkadaşım da ailesinin yardımıyla sınavı geçip birinci sınıfa başlamıştı. O gün Niye başaramadım diye yüreğim burkulmuştu. İkinci sınavda başarılı olmak için derslerimi ciddiye aldım. İhtiyat sınıfından kurtulmak içini başka sebepler de vardı. Teneffüslerde, sınıf okuyan öğrenciler, bahçe ve koridorlarda, benim gibi ihtiyat sınıfından öğrencileri aralarına alıp, alaycı bir şekilde, Sol Başta: Şükran Aygün İhtiyat, ihtiyat! Başın koy yere yat! diyerek nakarat tutarlardı. Fiyakayla ortalıkta dolaşır, Biz kıraat (okuma) yapıyoruz diye böbürlenirlerdi. Nihayet 2 ay sonra yapılan ikinci sınavı başarıyla geçip, birinci sınıfa dahil edildim. Kendimle son derece gurur duyuyor, neşeden zıpır zıpır oynuyordum. Sınıf dağıldığı zaman koşarak eve geldim: Müjde! Müjde! Birinci sınıfa geçtim diyerek sevincimi ev halkıyla paylaşmak istemiştim. Savaş Yılları Ortaokul son sınıfa geçtiğim yıl, babam ihtiyat asker olarak göreve çağrılmıştı. En büyük çocuk olarak evin işi üzerime kalmıştı. Annem erkenden uyandırır, kahvehanemize gönderirdi. İşletmeye çeki düzen verdikten sonra okula giderdim. Mütalâa (etüt) aralarında eve koşturup, ahırdaki 5-6 camışımızı (manda) artezyenden sular, tekrar koşarak okula dönerdim. Bu iş yoğunluğu ve yorgunluk nedeniyle ortaokul son sınıfı tekrarlamak zorunda kalmıştım. Ortaokuldan sonra eğitim hayatım devam etmedi. Kardeşlerime okul hayatlarında yardımcı olmam, ev ve kahvehane işlerinin sorumluluğunu üstlenmem gerekiyordu. 296

14 Iğdır Sevdası Askerliğe Erzurum da şoför olarak başladım yılında İzmit Gölcük teki birliğimden terhis oldum Rahim Yadigâr ın Yardım Eli Askerliğimi bitirmiş trenle Iğdır a dönüyordum. Sivas ta su molası (buharlı trenler için gerekiyordu) verince aşağıya inip peronda volta atmaya başladım. Yakından tanıdığım Rahim Yadigâr ve eşi Saltanat Hanım yataklı kompartımanın penceresinden Hamza! Hamza! diye bağırarak yanlarına çağırdılar. Rahim Yadigâr, ortaokulda Matematik hocamdı. Ailece de tanışırdık. Nereye böyle? diye sorunca, Iğdır a diye cevapladım. N apacaksın evlâdım Iğdır da?.. Kahvehane ve lokantanız satıldı! dedi. Üzgün, Iğdır a uğrayıp durumu, vâziyeti göreyim. İş bulamazsam İstanbul a falan giderim dedim. Saltanat Hanım söze karışıp, Hiçbir yere gitmeyeceksin. Rahim sana iş verecek! dedi. Rahim Yadigâr Kafkasyalıydı. Rus ordusunda subay iken, savaş yıllarında Tiflis ten Kars a, oradan da Iğdır a gelip yerleşmişti. Saygın ve önemli bir aileden geliyordu. Yıllar sonra ziyaret ettiğim Tiflis te, baba evini gezip görmüştüm. Rahim Yadigâr, Iğdır da Rusça tercümanlık yapmıştı. Kafkasya kökenli Kars Milletvekili Tezer Taşkıran bir gün Rahim Yadigâr a, Tarım Satış Kooperatifinde iş bulmaya söz vermiş. Böylece Rahim Yâdigar, 1937 yılında Şükrü Kasapoğlu nun sonraki yıllar Paksoy şirketinin sahibi- Iğdır da kurduğu ve başkanlık ettiği Tarım Satış Kooperatifine muhasebe müdürü olarak atanmıştı. Süleyman Bey, Iğdır dan ayrılınca yerine Rahim Yadigâr genel müdür oldu ve iki yıl bu görevi devam ettirdi. Üç gün sonra Rahim Yadigâr ın Tarım Satış Kooperatifindeki bürosuna gittim. Acele bir kararla, Seni büro memuru yaptım dedi. En zor günümde bana yardım eli uzatmış Rahim Yadigâr ı ve Saltanat Hanımı bu nedenle saygı ve hürmetle anmak isterim. Muhasebeciliğe İlk Adım 1949 Ekim ayında 60 lira maaşla Şamil Aslan Bey in müdürü olduğu fabrika bürosunda göreve başladım. Taşburun, Tuzluca, Başköy ve Iğdır Merkez olmak üzere dört Tarım Satış Kooperatifi ve bunlardan ayrı Birlik kuruluşu vardı. Fabrika, Birlik e bağlı olarak çalışırdı. Birlik in muhasebe 297 Şükran Aygün

15 Hamza Aygün müdürlüğünü Kasım Özel isminde değerli bir ağabeyimiz yürütürdü. Kasım Bey in kendine özgü bir çalışma raconu vardı. Yardımcısı olmadığı için işleri biriktirir; sonra da bunları yazısı güzel ve muhasebe bilgisi geniş fabrika müdürü Şamil Aslan Bey e havale ederdi. Şamil Bey beni yanın çağırır, yapılan işlemleri detaylı bana öğretirdi. Böylece ilk muhasebe bilgimi Şamil Bey in yanında almış oldum. Sonraki yaşantımda, mesleğimin temelini oluşturan bu güçlü muhasebe bilgisini bana kazandıran bu çok değerli insan, Şamil Bey i her zaman saygı ile anarım. Kirve, bu yazı yazmaya benzemez Fabrikadaki işçilerin çoğu muvakkat (geçici) olarak çalışırlardı. Kampanya, Ekim ayından Nisan a kadar yoğun devam eder, geriye kalan zamanda muvakkat işçilerin işine son verilirdi. Ekim ayında tekrar işçi alımı yapılarak yeni sezona başlanırdı. Bir gün merakla Hamza Aygün, Şükran Aygün fabrika bahçesine çıkmış, bahçede çalışan işçilerin arasına karışmıştım. Fabrika müdürlüğü, presten çıkan mahlûcu (çekirdeği alınmış ham pamuk) balyalara doldurma ve ağızlarını çuvaldızla dikme işini müteahhitlere ihale ederdi. Mehmet Atar (Atar ın oğlu Mehmet) bu işi üzerine almıştı. Akrabalarını yanında getirmiş, bu iş için çalıştırıyordu. Kazandığım para bana az geldiği için belki bir yevmiye koparırım düşüncesiyle Mehmet Atar ın yanına gittim. Ben de çuval dikeyim! dedim. O da, Tamam! Bir yevmiye de sana! dedi. Elime bir çuvaldız alıp balyalardan birisinin başına oturdum. Çuvaldızı sert balyadan geçirmek ve kuvvetle iki yandan bastırıp torbanın ağzını kapatmak gerçekten çok zordu.tüm gücümü kullandığım halde bu işe güç yetiremiyordum. Kan ter içinde kalmış, üstelik elimi incitmiştim. Mehmet Atar, içine düşeceğim durumu herhalde tahmin etmiş, uzakta durmuş yan gözle ve yarı gülerek beni izliyordu. Beceremediğimi görünce yanıma geldi. Kendine özgü aksanıyla, Bu yazı yazma işine benzemeeeeez! dedi. Mehmet Atar çok efendi bir insandı. Arada bir kumar düşkünlüğü olurdu ama bu onun kişiliğine gölge düşürmezdi. 298

16 Iğdır Sevdası Iğdır 12 Kasım İlkokulu 1936 (1) Şube Başkanın kızı Latife, (2) Mürvet, (3) Fatma, (4) Cahide Ertan, (5) Güvercin, (6) Şazimet, (7) Yakup Kum, (8) Yaycılı Hasan, (9) Romanyalı Hüseyin (Öğretmen), (10) Elazığlı Hilmi Bey (Öğretmen), (11) Aziz Güney, (12) Mehmet Turan, (13) Asker Beyoğlu, (14) İdirmavalı Sadık, (15) Mehmet Ali ( Hakim ), (16) İdirmavalı Halil, (17) Arapkirli Rıza, (18) Hacı Karadağ, (19) Hidayet Tekinbaş, (20) Nurettin Akın, (21) İslam Parlar, (22) Ahmet Uluhan, (23) Mezahim, (24) Mehmet Karadeniz, (25) Ali Bilen, (26) Hakveyisli Paşa, (27) Enver Sever, (28) Cemalettin Güneş, (29) Ali Hikmet Urlu, (30) Ali Kesemen, (31) Hüseyin Altay, (32) Bedri Güner, (33) Melekli İsmet, (34) Yusuf Ilgaz, (35) Tevfik Sement, (36) Asaf Gürel, (37) Kasım Akar, (38) Necef Saygı, (39)Kamil Tekinbaş, (40) Yakup Aras (İbrahim Aras oğlu), (41) Hamza Aygün, (42) Mustafa Ilgaz, (43) Nadir Karslı, (44)Kurban, (45) Halil Ulusoy, (46) Mahmut Yılmazoğlu, (47) Nuri Hoca, (48) Vahit Erdem, (49) Yunus Aygün, (50) Neriman Hoca, (51) Müdür Nazmi Bey Mahmut Uzman la Geçen Günlerim Her yıl Bakanlıktan müfettişler gelir defterleri pür dikkat gözden geçirirlerdi. Muhasebe müdürü Kasım Özel, işini ciddiye aldığı için müfettişler tarafından sevilirdi. Kasım Özel disiplinli ve işini seven birisiydi. Her ay sonu mizan dediğimiz gelir-gider sağlamasını çıkartır, yıl sonunda da detaylı bir bilançoyu hazırlayıp Ticaret Bakanlığına gönderirdi. Böyle bir rutin ziyaret sırasında müfettişlerden birisi, artık yakından tanıdığı ve muhasebe bilgisine hayran olduğu Kasım Özel e, Niye burada çalışıyorsun? diyerek onu İstanbul da başka bir şirket için çalışmaya teşvik etti. Kasım Özel in tayin olması üzerine (1952) Birlik te muhasebe bilgisine sahip geriye Şamil Aslan, Aydın Akgün, Musa Başkent ve ben kalmıştık. Rahim Yadigâr görevden ayrıldıktan sonra Birlik idaresini Ziraat 299

17 Hamza Aygün Iğdır Ortaokulu (1) Hayri Demirbaş (Şimdi Albay), (2) Kaptan Bedri Bey, (3) Yüzbaşı Selahattin Bey, (4)Tarihçi Hüseyin, (5) Binbaşı Selahattin, (6) Okul müdürü Veli Orkun, (7) Neriman Hanım, (8) Matematik hocası Hüseyin Bey, (9) Tabiat hocası Galip Bey, (10) Matematik hocası Rahim Yadigar, (11) Müzik hocası Emin Bey, (12) Tevfik Sement, (13) Ali Kesem, (14) Yusuf Ilgaz, (15) Hamza Aygün, (16) Aziz Güney Bankası müdürleri yönetti yılında Mahmut Uzman banka müdürü olarak, Birlik ve fabrika yönetiminden sorumlu oldu, muhasebe işlerini bana yükledi. Gerçi muhasebe müdürü olarak Musa Başkent görev yapıyordu ama işlerin asıl yükü benim üzerimdeydi. Her gün Ziraat Bankasına gidip çalışmaları müdürün dikkatine sunuyordum. Bir gün Mahmut Uzman bana, Hamza tayinim çıktı, yakında gidiyorum dedi. Mahmut Uzman ın bana yardım edebileceğini düşünerek, Bana yardımınız olur mu? Bankada iş bulabilir misiniz? diye sordum. Mahmut Uzman, Gerçekten ister misin? diye heyecanla lafa girdi. Evet, dedim, çalıştığım müessesenin (Birlik) bir geleceği yok. Yeni bir yönetim kurulu pekâla işime son verebilir dedim. Mahmut Uzman, kararımdan memnun, Hemen bir dilekçe yaz getir, gerisine karışma dedi. Cezmi Öztekin le geçen günlerim Pamuk teslimi için Malatya ya gitmiştim. 200 lira maaşla tayinin Gümüşhane Ziraat Bankasına çıktı. Acele gel şeklinde bir telgraf aldım. Iğdır a dönüp, yolculuk hazırlıklarına başladım. Dostlarla vedalaştığım bir an Cezmi Öztekin in Birlik e genel müdür olarak tayin edildiğini duydum. Birkaç gün sonra da Cezmi Öztekin Iğdır a gelmişti. 300

18 Iğdır Sevdası Cezmi Öztekin, yıllarında kısa bir süre için Iğdır Zirai Donatımda müdür olarak görev yapmıştı. Ama, hatır-gönül işlerine kendisini kaptırınca, çiftçi olmayan birçok kimse, Cezmi Öztekin in samimiyetini kötüye kullanarak kendilerine verilen Zirai Donatımın ilaç ve aletlerini el altından satıp kişisel menfaat sağlamışlardı. Bu türden dedikodular ayyuka çıkınca Cezmi Öztekin in görevine son verilmişti. Cezmi Öztekin i uzaktan tanırdım. Kişisel dostluğum veya konuşmam olmamıştı. Cezmi Öztekin, benimle özel bir görüşme talebinde bulundu. Demek gidiyorsun? diye sorunca, Evet demekle yetindim. Cezmi Öztekin, Sen gidersen sıkıntıya düşerim. İyi bir muhasebe elamanına ihtiyacım olacak. Eğer bana yardım edersen buraya bir çeki düzen vereceğim. İstesen muhasebe müdürü istersen fabrika müdürü olursun. 400 lira maaşa ek iki ikramiye alacaksın dedi. Bu öneri beni cidden çok zor durumda bırakmıştı. Eş-dost çevresi fırsatı kaçırmamamı, Iğdır da kalmamı telkin ediyordu. 200 lira maaşla memur yaşamının zorluklarını önüme çıkan herkes anlatıyordu. Zor bir karar verip, Cezmi Öztekin le çalışmayı kabul ettim. Fabrika müdürü olarak tayinim çıktı. Tayini çıkan Mahmut Uzman ı uğurlamaya gitmiştim. Vedalaştı. Bankada geleceğin daha iyi olacaktı! dedi. Artık geri dönülmez bir adım attığımı o da biliyordu. Cezmi Öztekin son derece efendi ve kibar bir insandı. Babası TBMM Birinci Dönem Bitlis Mebusanı olarak görev yapmıştı. Iğdır da Musa Malgaz, Mecit Hun ve Aziz Güney gibi candan arkadaş çevresi vardı. İş Düzeni Tuzluca, Başköy, Taşburun ve Iğdır Merkez olmak üzere dört Satış Kooperatifi vardı. Görevleri üyelerin pamuğunu mubayaa edip (satın alıp), Birlik e teslim etmekti. Fabrika Birlik e bağlı olarak çalışırdı. Pamuk fabrikada işlendikten sonra tartılır ve maliyet hesabı yapılarak numaralandırılırdı. Bu işlemler devamlı şekilde Ziraat Banksının gözetim ve denetimi altındaydı. Numaralandırılmış mallar ambarlarda kilitlenip Ziraat Bankasına rehin ediliyor, karşılığı olan para Satış Kooperatiflerine ödeniyordu. Tek kuruşluk mal dahi zayi olmadan el değiştirirdi. Mehmet Hun la vefalı dostluğum Mehmet Hun hem ilkokul hem de askerlik arkadaşımdı. İlkokul yıllarında biz onu pişmiş kelle olarak çağırırdık. Bunun nedeni şu olaya dayanırdı: 301

19 Hamza Aygün O yıllar bit, pire gibi haşereler inanılmaz derece fazlaydı. Müdüriyet her gün sıkı bir saç kontrolü yapar, şüpheli öğrencileri karantinaya alırdı. Kontroller herhalde Mehmet Hun un canına tak demiş olacak ki bir gün sınıfa başı dam-dazlak giriverdi! Hepimiz onun bu haline gülmüştük. O da bize güldü. Hoca, Ula, ne öyle pişmiş kelle gibi gülüyorsun! diyince bu onun lâkabı oldu. Aslında Iğdır da kalmamın bir nedeni de Mehmet Hun du. Gümüşhane ye gideceğimi öğrendiği gün yanıma gelip, Hamza eğer gidersen fabrikada barınamam dedi. Mehmet Hun u gerçekten seviyordum. Mert ve hoş sohbetti. Kararımı verdiğim zaman Mehmet Hun un bu duygusal lafı da gözlerimin önünden geçmişti. Fabrika müdürü olur olmaz, Mehmet Hun u Ayniyat Muhasibi olarak görevlendirdim. Kendisine yol gösterip, muhasebe işinin püf noktalarını öğrettim. Mehmet Hun la bu şekilde iki yıla yakın bir süre baş başa çalıştım. Şükran Aygün Vefatını öğrendiğim zaman çok üzülmüştüm. Allah rahmet etsin. Pamuk baremi ve kalitesi Pamuk baremi (fiyat çizelgesi) borsaya göre Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanırdı. Iğdır pamuğu, Adana pamuğundan daha kaliteli olan İzmir pamuğuyla aynı kategoride sayılırdı. Örneğin İzmir 1A pamuğu 80 kuruş olarak belirlendiğinde nakliye masrafı göz önüne alınarak Iğdır 1A pamuğuna 75 kuruş değer biçilirdi. Bu fiyat üzerinden alım-satım işlemeleri tamamlanırdı. Pamuğun kalitesi, türüne ve toplanma mevsimine göre değişirdi. Örneğin A ve B pamukları arasında hafif renk farkı olurdu. Bu onların kalitesi hakkında bilgi verirdi. Birisi daha beyaz, diğerinin rengi kreme çalardı. Bu konuda uzmanlık sahibi insanlar vardı. Uzun yıllar pamukçulukla iştigal etmiş, çoğu zaman okur-yazar bile olmayan yaşlı köylüler, ekspertiz (uzman) olarak fabrikada çalışır; pamukları kalitesine göre sınıflandırırlardı. Söyledikleri, tartışmasız kabul görürdü. Son zamanlarda bu işte çalıştırmak üzere Ticaret Bakanlığı, Basri adında bir Adanalıyı görevlendirmişti, ama bu görevi hakkıyla yerine getirecek kişilik becerisine sahip değildi. 302

20 Iğdır Sevdası Pamuk Kalite Tespiti Her kampanyada Ticaret Odası, Belediye ve Kaymakamlıktan oluşan bir heyet fabrikaya gelip randıman hesabı yapardı. Örneğin 100 kg 1A kaliteli pamuk çırçırlanır, çıktı ürünleri ağırlıklarına göre yüzdelenip deftere kaydedilirdi: % 45 mahluç, %55 çiğit, %5 toz vs. Aynı işlem diğer sınıfları için de tekrar edilirdi. İşçi yevmiyesi, belediyenin tespit ettiği rayiç (değer) üzerinden ödenirdi. Cezmi Öztekin i işten aldılar Biz bu yoğun ve hummalı çalışma içindeyken, bir gün Cezmi Öztekin in küçük kardeşi Necati Öztekin Iğdır a geliverdi. Necati Öztekin, her türden dedikodunun katlanarak yayıldığı Iğdır da, ahalinin beklentisinin aksine bir yönde hareket edince, siyasetin insan avına çıktığı o günün koşullarında, bazı siyasetçiler ve halkın bir kesimi, Birlik Genel Müdürü Cezmi Öztekin i karşılarına aldılar. Bu yıpratma politikası kısa sürede istedikleri sonucu verdi. Ticaret Bakanlığı Cezmi Öztekin i görevinden alıp başka bir yere tayin etti. Cezmi Öztekin in ayrılmasıyla, 1.5 yıl süren fabrika müdürlüğü görevim de sona ermiş oldu. Yeni oluşturulan yönetimde muhasip veznedar olarak görev aldım den itibaren pamuk, pancarla ikâme edildiği için, pamuk rekoltesi gittikçe azalıyordu. Kooperatifler ve Birlik hantal ve pahalı bir işletme durumuna düşmüşlerdi. Hatta bir ara her şeyi fesh edip, Çukobirlik aracılığıyla alım yapılması kararlaştırıldı. Ankara dan müfettişler gelip Birlik in son on yıllık hesaplarını gözden geçirdiler. Zor ve iddialı sınavdan başarıyla çıkmıştık. Müfettişlerin vardığı sonuç kooperatiflerde ve Birlik te, ortalıkta dolaşan dedikoduların aksine tek kuruşluk suiistimal olmamıştı. Ancak sokaktaki halkı bu gerçeğe inandırmak çok zordu. Iğdır dan Ayrılış Birlik, ayrılmak isteyenlere bonservislerini verip, Çukobirlik e başvurmamız salık veriliyordu. Artık kader ağlarını örüyordu. 303 Hasan Aygün Gülaç Aygün (Armağan)

21 Hamza Aygün İki arkadaş kader birliği yapıp 1961 yılının Ocak ayında Adana ya yola çıktık. Arkadaşım Aydın Akgün le, Çukobirlik genel müdür yardımcısının huzuruna çıkıp iş isteminde bulunduk. Seyahatteki genel müdür gelinceye kadar beklememizi söylediler. Çukobirlik te görevli değerli hemşehrimiz Hamit Çiftlik Bey in yardımıyla ev aramaya koyulduk. Evler hem pahalı hem de bir yıllık para peşin isteniyordu. Aramızda bir karar aldık. Genel müdür dönünceye kadar Ankara ya gidip başka bir iş arayacaktık. Ayrılmadan önce dostumuz Hamit Bey e, Biz Ankara da Turan Palas otelinde olacağız. Eğer iş konusunda bir gelişme olursa Hacı Ekber Çöllü adına tel çekip bizi haberdar edersin diye ricada bulunduk. Sonra da ver elini Ankara! Rahmetli Hacı Ekber Çöllü bizi ilgiyle karşıladı. Derdimizi dinledikten sonra başını sallayarak, Meraklanmayın! Sabah ola hayır ola! dedi. Kahvaltıdan hemen sonra, üçümüz otobüsle Bakanlıklara doğru yola çıktık. Sırrı Atalay ve Mehmet Hazer, Kurucu Mecliste milletvekili idiler. Ayrıca 1957 de CHP listesinden Milletvekili seçilen Behram Öcal da siyasi kulislerin etkin isimlerinden birisiydi. Hacı Ekber Çöllü, Sizi önce hemşehrimiz Behram Bey e götüreceğim. Eğer gerekli ilgiyi göstermezse o zaman başka alternatifler düşünürüz dedi. Behram Bey in bürosundan içeri girdik. Hacı Emmi, açık ve net, Behram Bey, önce sana geldik. Eğer olanak yaratamazsan diğerlerine gideceğiz dedi. Rahmetli Behram Bey, bürokraside sevilen bir isimdi. Eline telefonu alıp, genel müdürlüğü aradı. İki kadronun boş olduğu müjdesini bize verdi. Aydın Bey, acilen doldurulması şart olan kadroya talip oldu. Benim Mart ayının ortasına kadar beklememi salık verdiler. Ramazan ve Nevruz Bayramları (21 Mart) birbirine yakın düşüyordu. 15 Mart tarihinde göreve kabul edildiğimi bana bildirdikleri zaman, sevincimden eşime bir telgraf çekip, Gözümüz aydın! İşe alındım! dedim. Üç bayramı bir arada yaşamıştım. Çalıştığım genel müdürlükte bütçe harcamaları ödenek sevkı Mart ayında Millet Meclisine sunuluyordu. Bütçe bölümünde yeni görevime heyecanla başladım. Ankara Yıllarım Sıkıntılardan sonra nihayet şans bana gülmüştü. Göreve başladığımın 304

22 Iğdır Sevdası birinci yılı, mesleki bilgimi artırmak amacıyla, -Tarım Bakanlığı tarafından aday gösterilerek- Maliye Meslek Okuluna kaydoldum. Okul ve iş hayatını birlikte yürütmeye başladım. İki yıl süren eğitimimi başarıyla tamamlayıp, görevime iki derece terfi ederek devam ettim. Ankara ya 3 ve 5 yaşlarındaki iki çocuğumuzla gelmiştik. Kızım Gülaç, 1963 yılında okula başladı. Başarılı bir eğitim devresinden sonra yüksek okuldan mezun olup mimar oldu. Makine mühendisi Osman Armağan la evlenip kendisine yeni bir hayat kurdu. Oğlu ODTÜ Mühendislik Fakültesinden mezun olup özel sektörde çalışmaktadır. Kızı Meriç, Ankara Üniversitesinde eğitimine devam etmektedir. DDY Genel Müdürlüğü Yol Dairesi Müdürlüğünden emekli olan kızım Gülaç, daha sonra resim sanatına ilgi duydu. Kursları başarıyla tamamlayan Gülaç, disiplinli bir çalışmayla ilerleme kaydetti, çalışmalarını sergileyerek büyük beğeni kazandı. Kızıma daha büyük başarılar diliyorum. Oğlum Hasan Aygün, süper öğrenci idi. Daha ilkokul yıllarında, yeteneği fark edilip, MEB tarafından özel bir ilkokula gönderildi. TED Kolejinin lise bölümünden mezun olan Hasan, Siyasal Bilgiler Fakültesine birincilikle kabul edildi. Maliye Bakanlığının burslusu olarak eğitimini Hariciye Bölümünde devam ettirdi. Fransızca, İtalyanca, Arapça, Almanca ve İngilizce dillerinde üstün başarı kazandı. Mezun olduktan sonra Amerika da Deniz Hukuku üzerinde lisans çalışmasını tamamlayıp yurda dönen Hasan Aygün, Dış İşleri Bakanlığının sınavlarını kazanarak bu bakanlık bünyesinde üçüncü katip olarak göreve atandı. Hasan Aygün; Musul, Roma, Belgrad, Viyana, Nahcıvan, Batum temsilciklerinde çalıştı, halen Cidde Başkonsolosluğu görevini yapmaktadır. Hasan Aygün, Kimya mühendisi Mahire Erdoğan la evli, iki kız çocuğu sahibidir. Büyük kızı İrem, Bilkent Üniversitesinde öğrenim görmektedir. Küçük kızı Gizem, Cidde de Amerikan okulunda lise tahsiline devam etmektedir. Hepsine uzun ömürler ve başarılar dilerim. Egeman Anonim Şirketi 35 yıl devam eden memuriyet hayatımın sonlarına doğru, emekliliğime ramak kala, o yıllar Türkiye nin en önemli nakliyat firmalarının başında gelen Egeman Anonim Şirketinden muhasebe müdürlüğü teklifini aldım. Emekliye ayrılıp bu firmanın bünyesinde çalışmaya başladım. Sekiz yıl bu şirkette görev yaptım. Akmar AŞ adlı bir şirketi kurup uygulamaya koydum. Patronlarım, Marmaris İçmeler beldesine gidip orada Akmar ın muhasebe işlerini yönetmemi istediler. Bu görevi kısa bir süre devam ettirdim. Ama heyhat, bir yandan yaşlılık ve bir yandan sağlık sorunlarım artık beni tehdit ediyordu. Geçirmiş olduğum kalp krizi çalışmama engel 305

23 Hamza Aygün olunca, emekliliğimi isteyip ayrıldım. Kalp ameliyatı olup sıhhatime kavuştum. Ta Iğdır dan başlayıp, uzun ince bir yol üzerinde devam ede gelen yaşam serüvenim boyunca en büyük dayanağım, 51 yıllık eşim Şükran Hanım ı burada özel bir minnetle anmak isterim. B. HAYATIMDAN PORTRELER Çapıx Eset Ankara da, evimin yakınındaki manavdan domates alıyordum. Kasaya doğru eğilmiş, domatesleri hafiften sıkarak zevkime uygun olanlarını seçip bir kenara koyuyordum. Arkadan bir ses, Kardeşim domatesleri ezdin be! diye serzenişte bulundu. Başımı hafiften çevirip sözün sahibi beyefendiye bir göz attım. Benden yıl daha yaşlı, nerdeyse 90 nına merdiven dayamıştı. Manavın sahibi bana bunu müsaade ediyor dedim. Başımı tekrar çevirip domates seçmeye koyulduğumda, yaşlı adamın yüz ifadesi hafızamın derinliklerinde tanıdık bir simayı hatırlatmıştı. Kafamı çevirip, yaşlı adama dikkatlice baktım, tereddüt etmeden, Sizi tanıyorum dedim. Yaşlı adam, Ben doksanımı geçmişim. Beni nasıl tanırsın? diyerek yarı alaylı konuştu. Ben, emin bir şekilde, İsminiz Esat Bey değil mi? diye sordum. Yaşlı adam, şaşkınlıkla - Evet!.. dedi. Sorgulamaya devam ettim. Son İdmanyurdu maçından sonra Iğdır dan ayrıldınız, değil mi? diye üsteleyince yaşlı adam önce afalladı sonra yakama asılıp. Kimsin yahu! dedi. Sonra da Tuzluca da PTT müdürlüğü yaptınız... Yaşlı adam bu sözüme, Allah, Allah! diye karşılık verdi. İşin içinden çıkamayınca yakamı silkeleyerek, ısrarla, Kimsin yahu? sözünü birkaç kez tekrar etti, patlayacaktı. Kızgınlığını ve merakını artırmak için, Hatta postane müdürüyken Yadullah Karasu isimli bir genci henüz 18 yaşını doldurmadığı halde alıp memur olarak görevlendirmiştiniz, değil mi? Yaşlı adamın çaresiz kaldığını görünce kendimi tanıttım: Ben Ağa Hesen in torunuyam dedim lu yıllarda kamyonumuz vardı. Posta arabası olarak müşterileri Kars-Iğdır arasında taşırdı. Bu yüzden babamı ve ailemi çok insan tanırdı. Bu yaşlı beyefendi de ailemi hemen tanımıştı. 30 lu yıllarda, Kars Valiliği, lise ve ortaokul mezunlarını Iğdır a 306

24 Iğdır Sevdası yedek öğretmen olarak gönderiyordu. Esat Bey de bu şekilde Iğdır a gelip yerleşmişti. İdmanyurdu Spor kulübüne girip futbol takımında yer almıştı. İyi bir santrfor oyuncusuydu. O yıllar İdmanyurdu ile Aras spor arasında kıyasıya futbol maçları olurdu. Biz çocuklar bu futbolcuların adlarını kendimize verip mahallede top oynardık. Esat ın yüzünde yara izi olduğundan biz onu Çapıx Eset olarak bilirdik. Bunun gibi Tank Hüseyin, Terzi Veli gibi sevilen futbolcularımız vardı. Bir gün Aras sporun başkanı Haydar Yüksel Bey, Çapıx Eset e, Bize gol atma! İdman Yurdu ile iddiamız var! demiş. Oynan maçta, Çapıx Eset eline geçen gol fırsatlarını değerlendirmeyince halk arasında, Çapıx Eset şike yaptı! diye bir dedikodu çıkmıştı. Sonraki yıllar Tuzluca da PTT müdürü olarak görev yaptı. Yadullah Karasu isimli bir tanıdığı, 18 yaşından küçük olmasına karşın memur olarak görevlendirmişti. Bu arada bir not düşmek isterim. Dört ağabeyi PTT ci olan Yadullah Bey, o zamanlar Türkiye nin en iyi maniple yazanları arasında sayılırdı. Esat Bey, benim bu konuşmamdan son derece mutlu olmuş hatta duygulanmıştı. Aradan 65 yıl geçti. Nasıl oluyor da beni tanıyabildin? Yoksa benim yüz ifadem hiç mi değişmedi? diye sorunca, ben, Kasabadaki her iki takımın futbolcularını biz çocuklar çok sever ve onları taklit ederdik. Herhalde bu yüzden olsa gerek sizin simanızı unutmamışım dedim. Iğdır İdmanyurdu Spor oyuncuları 1. Kaleci: Kasım Özel 2. Müdafaa: Kara Hafız 3. Müdafaa: H. Hüseyin oğlu Muzaffer 4. Müdafaa: Kel Müslüm 5. Müdafaa: Terzi Hamit 6. Müdafaa: Baş Muallim Nazım Bey 7. Müdafaa: Abbas Yücel 8. Açık: Cengiz Yeşilyurt 9. Açık: Mehmet Hüseyin Türkdönmez 10. Açık: Çapıx Eset 11. Açık: Fettah Bey in oğlu Eyüp Güneş Iğdır Aras Spor oyuncuları 1. Haydar Yüksel 2. KasımYeşilyurt 307

25 Hamza Aygün 3. Hayri Demirbaş 4. Behman Turan 5. Haşim oğlu Hüseyin 6. Mendo 7. Yılmaz Bey (Kaymakçı Esker in kardeşi) Musa Turan ın tabancası Musa Turan ileri görüşlü aydın bir insandı. Yürüyüşü, konuşması ve tavırları ciddiyet ve saygı uyandırırdı. Kasaba merkezinde bir manifatura dükkanı vardı. İşleri oldukça iyiydi. Musa Turan, kahve ve lokantamızın düzenli müşterilerindendi. Bir gün yine kahvemizde oturmuş çayını yudumluyormuş. Tam o sırada jandarmalar kahveden içeri girip, ani bir baskınla müşterilerin üst-başını aramaya koyulmuşlar. O gün Musa Turan ın üzerinde ruhsatsız bir tabanca varmış! Jandarmaların yavaş yavaş yaklaştığını gören Musa Turan, sıkıntılı ve telâşlı tezgâhtaki babama göz atmış, Üzerimde tabanca var, bir şeyler yap! anlamında imalı mesaj iletmiş. Durumun ciddiyetini anlayan babam, yardım etmek kaygısıyla tavla kutusunu eline alıp, Musa Turan ın masasına gitmiş. Tavla mı istediniz? diyerek tavlayı Musa Turan ın önüne koymuş. Kutuyu hafiften aralayıp kaş-göz işareti etmiş. Babamın niyetini anlayan Musa Turan, belindeki tabancayı çıkartıp gizliden tavla kutusunun içine yerleştirmiş. Tavla kutusunu koltuğunun altına koyana babam, tezgâhının başına dönmüş. Bir fırsatını bulup tabancayı kutudan çıkartmış; sağ ayak çorabının içine sıkıca yerleştirmiş, sanki bir iş için kahveden çıkması gerekiyormuş havasında, kapıya yönelmiş. Jandarmalar, babamı kahvehanenin sahibi bildikleri için şüphe duymadan ve üstünü aramadan aralarından geçmesine izin vermişler. Babam sokağa çıkar çıkmaz koşar adım evin yolunu tutmuş. Niyeti tabancayı evde emin bir yere sakladıktan sonra tekrar işinin başına dönmekmiş. Ama sokağın köşesini hızla dönerken, olan olmuş, tabanca çorabın içinden fırlayıp sert toprak zemine şiddetle çarpmış. Emniyeti açık tabanca gürültüyle patlamış; fırlayan mermi de babamın sağ baldırına saplanmış. İlk yardıma koşanlar babamı doktora götürüp tedavi ettirmişler ama polis bu garip (!) olayla ilgili soruşturmayı hemen başlatmıştı. Babam, bu tabancayı sahiplenmediği halde hakkında açılan mahkeme 308

26 Iğdır Sevdası uzun yıllar devam etti ve neticede beraatla sonuçlandı. Ama baldırındaki mermi çekirdeği ölünceye kadar orada saklı kaldı. Çobankereli İshak Kurtuluşu izleyen yıllarda Iğdır hemen hemen boşmuş. Ermeni nüfus kaçıp gittiği için geride bıraktıkları gayri menkuller ve araziler, göçmen ahaliye dağıtılmak üzere hazineye geçmişti. Devlet, Iğdır ı yeniden canlandırmak amacıyla, ev ve arazileri açık artırma usulüyle peyderpey halka arz ediyordu. Otorite boşluğunun ciddi sorun olduğu bu dönemde, Çobankere den gelen dört kardeş mafya türünden bir örgütlenmeyle, ihale ve açık artırmalarda aslan payını kapmaya başlamışlardı. Çobankere, bugünkü Ermenistan sınırları içinde kalan Gümrü (Kumayri, Leninakan) kasabasının arkasına düşen yaylalarda bir dağ köyünün adıymış. Azeri ve Terekeme kökenli halkı, Ermeni baskısından kaçıp Iğdır ve civar köylere yerleşmişlerdi. Çobankere den Iğdır a yerleşenler arasında İshak ve kardeşleri de varmış. Bu dört kardeşin isimleri yaş sırasına göre, Eli Esker, İshak, Semet ve Kasım idi. İshak, her ne kadar kardeşlerin en büyüğü değilmişse de, onların arasında organizasyon yeteneği ve cesareti ile ön plana çıktığı için, kısa zamanda halk arasında bu çete, İshak ın adıyla bilinir olmuştu. İshak da, örgütünün vurucu gücünü artırmak için, koçu diye bilinen vurucu-kırıcı takımından elamanları etrafında toplayıp onlara liderlik etmiş. Bu şekilde insanları tehdit edip isteklerini zorla kabul ettiriyormuş. İshak, ilk zamanlar, Askeriyeye malzeme tedarik etmiş. Zamanla dikkatini gayri menkul satışı için devlet tarafından yapılan açık artırmalara çevirmiş. Örneğin bir ev satılığa çıkarıldığı zaman, İshak, Bu açık artırmaya ben gireceğim diye ortalığa haber salardı. Kimse korkusundan ne bir fiyat teklifinde bulunur ne de açık artırmaya katılırdı. Böylece İshak ev ve dükkânları istediği fiyattan kapatırdı. Ancak bir gün, bir açık artırma nedeniyle zıtlaştığı Memerıza ya bir gözdağı verdirtmek isterken kazaen meydana gelen bir öldürme olayı örgütün gücünü ve saygınlığını halkın nezdinde oldukça zedelemişti. Yemenici Memerıza Memerıza (Mehmet Rıza) Iğdırmava mahallesi kökenli ve yemeni (bir tür ayakkabı) işini kendisine meslek edinmiş kendi halinde bir esnaftı. Halk arasında çüst olarak da bilinen bu ayakkabılara talep, Iğdır ın ekonomisi canlandıkça ve şehir merkezine yerleşen nüfus arttıkça, günden güne artıyordu. Çüst lerin yapılması basit ve kaba bir işlem gerektiriyordu. Ayakka- 309

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma ALİ ASKER SAYAN Iğdır Sevdası 1905 den itibaren, siyasi nüfuzu ve örgütçü kişiliğiyle ön plana çıkan Hacı Ekber Tufan, Milli Mücadele yıllarında çaba ve enerjisini Iğdır ın kurtuluşu yolunda harcamış,

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal KADİR BAYKAL Kadir Baykal Baykallar, Iğdırmava nın köklü ve güçlü ailesi olarak 20 yy Iğdır ına damgasını vurmuş; kendi içinde değerli girişimci ve siyaset adamları çıkarmıştır. Bunlardan özellikle Fazıl

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Ali Aydın ALİ AYDIN Ali Aydın Hayatım 236

Ali Aydın ALİ AYDIN Ali Aydın Hayatım 236 ALİ AYDIN Iğdır da 40 lı veya 50 li yıllarda resim çektirmişseniz fotoğraf büyük ihtimalle Musa ve kardeşlerin imzasını taşıyordur. Iğdır a stüdyo anlamında ilk fotoğrafçı dükkanını kuran Aydın kardeşler,

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK;

İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; İstanbul 24 Kasım 2004 SULTANAHMET TİCARET LİSELİ OLMAK BÜYÜK AYRICALIK; Okulumuzun tarihçesinden de anlaşılacağı üzere Türkiye nin ilk Ticaret Lisesi olan Sultanahmet Ticaret Lisesinde okumuş olmak büyük

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

DEDENİN ADAYI, ERDOĞAN BAŞEĞMEZ, PROJELERİNİ ANLATTI

DEDENİN ADAYI, ERDOĞAN BAŞEĞMEZ, PROJELERİNİ ANLATTI DEDENİN ADAYI, ERDOĞAN BAŞEĞMEZ, PROJELERİNİ ANLATTI Bodrum Çarşı Esnafı Erdoğan Başeğmez, Esnaf Odası Seçimlerinde Başkan adaylığını açıkladı. Bodrum Esnaf Odası önünde bir açıklama yapan Erdoğan Başeğmez

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı,

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı, AHMET BAHA ÖĞÜTKEN 24.DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TEŞKİLAT BAŞKAN YARDIMCISI 1961'de İstanbul, Fatih te doğdu, Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 NO ADI SOYADI GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 3 SELMAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Sayın Mehmet Ali CAN Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni)

Sayın Mehmet Ali CAN Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni) Yeminli Mali Müşavir (E. Vergi Denetmeni) 05.12.2014, Belek-Antalya 228 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş 1974 Adana doğumludur. İlk ve ortaöğrenimini Adana da tamamladı. 1992 yılında Ankara Maliye Meslek Lisesi

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi.

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi. Sayın Meclis Başkanım, Değerli Meclis Üyelerimiz, Konuşmama başlarken Sayın Defterdarımızı Meclis toplantımızda görmekten duyduğumuz memnuniyetimizi belirtir, Kendisine huzurunuzda; bizlere gösterdiği

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Özel Alman Lisesi Deutsche Schule Istanbul

Özel Alman Lisesi Deutsche Schule Istanbul Özel Alman Lisesi Deutsche Schule Istanbul EK:1 İHTİYAÇ VE BAŞARI BURSU FORMU Formda istenen bilgileri büyük harfle yazınız. ÖĞRENCİ VE AİLESİ HAKKINDA BİLGİLER Fotoğraf 1. Öğrencinin : Adı: Soyadı: Sınıfı:

Detaylı

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Ö ğ renci Gö zü yle Van Depremi Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Son yılların ülkemiz için en büyük afetlerinden biri 23.10.2011 de Van Erciş te 7.2 şiddetinde bir deprem olarak yaşandı.

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Ege: Kağıtları, plastikleri ve camları geri dönüşüm kutusuna atarız.

Ege: Kağıtları, plastikleri ve camları geri dönüşüm kutusuna atarız. 08.01.2016 DENİZATI SINIFI NDAN HERKESE MERHABA; Bu hafta Geri dönüşüm ve Tasarruf konumuz ile ilgili çalışmalarımıza başladık. Değerler eğitimi konumuz olan Birlikte yaşam ve Dostluk konumuza da giriş

Detaylı

BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1

BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1 İÇİNDEKİLER BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1 Bölüm II: OKUL MÜDÜRLERİNİN YÖNETİM GÖREVİNİ SÜRDÜRÜRKEN KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖYKÜLERİ...13 A. OKUL MÜDÜRLERİNİN

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ FAALİYET RAPORU - 2013

ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ FAALİYET RAPORU - 2013 ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ FAALİYET RAPORU - 2013 ZABITA MÜDÜRLÜĞÜ : -Belediye Zabıta Müdürlüğü Kadrosu; 1 Zabıta Müdür Vekili, 8 Zabıta Memuru, 1 Daimi İşçi (Zabıta Memuru) 7 Personel Destek hizmeti, 3 Daire Memuru

Detaylı

BÜLTEN. Kulübümüz kuruluş etkinliğini eşlerimiz, çocuklarımız ve misafir öğrencimiz ile birlikte kutlamanın haklı gururunu yaşamaktayız.

BÜLTEN. Kulübümüz kuruluş etkinliğini eşlerimiz, çocuklarımız ve misafir öğrencimiz ile birlikte kutlamanın haklı gururunu yaşamaktayız. Mutlu BÜLTEN Kuruluş : 25/08/1983 - Charter : 19/06/1987 UR 2430. Bölge - Kulüp No : 24794 Tarih : 02.09.2014 - Kulübün 1.420, Dönemin 9. Toplantısı Toplantı Günü, Yeri ve Saati : Her Salı Belediye Plaj

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip

Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip Değerli dostlarım ve arkadaşlarım, Türk halkının hayata ve yarınlara bakış açısında hiç şüphesiz konut sahibi olmak hayati bir öneme sahip olmaktadır. Ev sahibi olmak herkesin temel rüyalarından bir tanesidir.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Beşiktaş'a lüks otobüs

Beşiktaş Gazetesi. Beşiktaş'a lüks otobüs Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 24.07.2012 Beşiktaş'a lüks otobüs Beşiktaş A Takımı'nın ulaşım sponsoru olan Aytur Turizm, Siyah-Beyazlı ekibi taşıyacak olan otobüsü Beşiktaş'a teslim etti. Kartal

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi 2014 / 2015 SAYI: 12. Haftanın Bazı Başlıkları

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi 2014 / 2015 SAYI: 12. Haftanın Bazı Başlıkları 2014 / 2015 SAYI: 12 Haftanın Bazı Başlıkları Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi Akran Eğitimi Çalışmaları Başladı! İngilizce Münazaralarımız Devam Ediyor Atık Piller Teslim Edildi Salyangozlar Sosyal

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

T.C. SORGUN KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü... MÜDÜRLÜĞÜNE SORGUN

T.C. SORGUN KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü... MÜDÜRLÜĞÜNE SORGUN T.C. SORGUN KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sayı : 62220638/774-E.5138454 18.05.2015 Konu: Haziran 2015 Mesleki Çalışmalar Kurul Onayları.... MÜDÜRLÜĞÜNE SORGUN İlgi : DÖGM. nün 04/05/201S tarihli

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Ehliyet Sınav Sonuçları

Ehliyet Sınav Sonuçları Sürücü Belgesi Bilgileri ve Ehliyet Sınav Sonuçları Sorgulama hakkında bilgilerin bulunan sayfamızda; belge alacaklarda aranan şartlar, müracat esnasında istenen belgeler, ehliyet sınıfları hakkında detaylara

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı