Kuruçeflme de direnifl kazand

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kuruçeflme de direnifl kazand"

Transkript

1 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin ÇIKTI Say : 23 *Y l:1* 8-21 A ustos 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Sald r lara karfl barikat Bat da rant, Do u da operasyon; Yanan bizim ormanlar m z... Sistemin çürümüfllü ü, ikiyüzlülü ü, yozlu u son süreçteki geliflmelerle birlikte bir kez daha kan tlan rken egemenlerden sorunlar n çözümünü beklemek hayalden öte sistemin devam n sa lamaya onay vermektir. Egemenler aras dalaflta yeni bir aflamaya girildi i AKP nin kapatma davas ndaki geliflmelerle birlikte ortaya iyice ç km flt r. Sistem, bu dalaflla birlikte kendini tekrar tekrar teflhir ederken, bizler esas gündemlerimiz olan yoksulluk, iflsizlik, geleceksizlik, demokratik haklar m z n kazan lmas mücadelesine yo unlaflmal y z. Geçen say m zda dedi imiz gibi, halk n kendi gündemleri vard r. Öyleyse bizler bu gündemler do rultusunda hareket ederek sald r lara karfl barikat olmal y z. Kuruçeflme de direnifl kazand Halk n yaflad sorunlardan sadece biri olan bu y k m bizlere birçok deneyim kazand rm flt r. Ayn flekilde evleri y k lacak olan halka gerçek düflman gösterme olana sa lam flt r. Yasalar iflçiden yana de il! Ankara flçi-köylü okurlar olarak 30 Temmuz 2008 tarihinde, 175 gündür direniflte olan TEGA iflçilerini ziyaret amac ile Sincan Organize Sanayi Bölgesi ne gittik. 12 saatlik vardiyalarla, ikifler kiflilik gruplar halinde nöbet tutan iflçilerle grev süreci ve yaflad klar s k nt larla ilgili bir söylefli gerçeklefltirdik. Sayfa 4 Sendika benim do al hakk m! Çapa T p Fakültesi nde çal flan temizlik iflçileri, çal flma koflullar n n de ifltirilmesi ve insanca yaflanacak bir ücret için sendikalaflmaya karar verdiler. Belediye- fl Sendikas na üye olan iflçiler çal flt klar tafleron flirketle toplu sözleflme görüflmeleri sürdürürken iflten at ld. Yaklafl k bir ayd r Çapa T p Fakültesi nin bahçesinde bekleyen iflçileri ziyaret ederek direnifle dair düflüncelerini sorduk. Sayfa 5 Ortak mücadele önemlidir... Kindar gözleri var bu faflizmin, öyle kindar ki, kan bürümüfl adeta. Kirli savafl taktiklerinden medet uman bu eli kanl faflizm acizlik içinde, durduramayaca gerilla savafl n ormanlar atefle verme takti ini kullanarak bast rmaya çal fl yor. Medya her zamanki gibi devletinin yan nda saf tutmufl, hatta öyle ki, saflar her zaman oldu u gibi gayet s k. Sayfa 6 Kuruçeflme Dere Mahallesi ne 18 Temmuz günü gelen y k m ekipleri, örgütlü mahalle halk ile karfl laflt klar için y k m 4 A ustos a ertelemifllerdi. Bu süre zarf nda mahalleli ve devrimciler hemen bir toplant alarak sürecin de erlendirmesini yapm fl, eksiklikler ve olumluluklar tart fl lm flt. Toplant - lardan 4 A ustos ta gelece i düflünülen y k m ekiplerine karfl daha örgütlü bir durufl sergilemek için zmir deki DKÖ ler ve sendikalar gezilerek destek ça r s isteme karar ç km flt. Kolektif bir flekilde bizler ve Halk nisiyatifinin eksiklikleri ortaya konulmufl, elefltiri ve özelefltiri yap lm flt. Hemen sonras nda ÇHD mahalleye gelerek hukuki süreci bafllatm fl, dilekçeler verilmifl ve fiehir Planlamac lar Odas ndan gelen arkadafllar mahalleliyi bilgilendirmiflti. Sayfa 7 Örgütlenme hakk için tek bafl na direnen bir kad n n öyküsü... Emine Arslan, bir ay aflk n bir süredir Sefaköy deki DESA fabrikas n n önünde oturarak sendika hakk için direnen bir kad n iflçi. 8 y l boyunca emek verdi i, gece-gündüz, hafta sonu demeden al nterini ak tt fabrika tam da emeklili ine bir ay kala Arslan iflten att. Örgütlenme hakk için direnen ve patronun adamlar taraf ndan sürekli bask alt nda tutulmaya çal fl lan Emine Arslan a b rakal m sözü ve kad nlar n direnince yaflam nas l da güzellefltirdi ine tan k olal m beraber... Sayfa 12 Direniflte iki ay geride b rakan Unilever iflçileri, ilk günkü kararl l klar n koruyorlar. Direniflin 64. gününde bir kez daha Unilever iflçilerinin yan na gittik. flçilerden ald m z bilgilere göre önemli bir de ifliklik olmam fl. Patron hala görüflmeye yanaflm - yormufl. Ancak onlar y lg nl a kap lmamakta kararl lar. Sayfa 5 Sendikal say s art yor Gebze Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyet sürdüren E-Kart fabrikas ndan ç kar lan iflçiler, ald klar grev karar n geceli-gündüzlü hayat geçirmeye devam ediyor. Direniflin 44. gününde bir kez daha görüfltü ümüz iflçiler, greve ç karken 19 civar nda olan sendikal iflçi say s n n, bugün 30 un üzerine ç kt n belirtmekteler. Sayfa 5 flçi köylü den Gerçek düflmanlar m z görelim Ülkemizde son bir ay içinde yaflanan geliflmeler tüm demokratikleflme söylemlerine ra men devletin niteli i, egemen klikler aras ndaki çat flmalar vb. konularla ilgili oldukça net verileri bizlere sunmaktad r. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Tahkimat, sald r ve barikat Grev ve direnifllerin Toplu fl Sözleflmesindeki önemi Sayfa 3 Sayfa 4 Devrimci rolün ve misyonun kavranmas Sayfa 11 Uflaklar n-piyonlar n de iflmez sonu... Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Ağustos 2008 Emekçiler ölüyor, sa l k sistemi tekellerin cebini dolduruyor! işçi-köylü den Gerçek düflmanlar m z görelim! SSGSS Yasas ile birlikte h z kazanan sosyal y k m sald r lar n n yans - malar, iflçi-emekçi y nlar n, çal flma, emeklilik ve sa l k baflta olmak üzere, tüm yaflam alanlar nda kendini hissettiriyor. Mezarda emeklilik reva görülen, özellefltirme, tafleronlaflt rma ile ifl güvenceleri ortadan kald r lan, iflsizli e mahkum edilen emekçilerin sa l k haklar ise, paran kadar sa l k, paran kadar yafla fleklinde özetlenebilecek biçimde gasp ediliyor. Sistem sahipleri, ya ma, talan ve de daha fazla kâr h rs u runa, genifl y nlar n yaflama hakk n ellerinden almaya çal fl yor. Özellikle de sa l k alan ndaki insan yaflam n hiçe sayan uygulamalarla, çok say da yoksul emekçinin yaflam hakk ortadan kald r l yor. Ülkemizde son y llarda ortaya ç - kan kene vakalar na ba l, K r m Kongo Kanamal Atefli (KKKA) sonucu ölümleri de, yaflam hakk na dönük sald r lardan biri olarak görmek, çok da yanl fl bir yaklafl m olmayacak. Çünkü kenelerden bulaflan KKKA nden yaflam n yitirenlerin say - s her geçen artarken, ortaya ç kt bölge say s da giderek geniflliyor. Sa l k uzmanlar, kenelerin sadece, halsizlik, atefl, kas a r s, bafl a r s, bo az a r s, bulant, kusma, ishal, ani bafllayan afl r halsizlik, yorgunluk, eklem ve kas a r s ve de kar n a r s gibi belirtilerle ortaya ç kan KKKA hastal n de il, örne in romatizma benzeri flikayetlerle kendisini gösteren Lyme ve daha birçok enfeksiyona da neden oldu unu söylemekteler. Son dönemdeki birçok vakada da görüldü ü gibi, KKKA keneye ba l hastal klar n en ölümcülü durumundayken, Lyme hastal n n antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir hastal k oldu u söyleniyor. Sa l k uzmanlar, yine kene s rmas yla bulaflan bu hastal n üç aflamas oldu unu söylemekteler. Birinci aflamada s r n çevresinde deri döküntüleri ve k zar kl klar olufluyor, ikinci aflamada artrit, yani romatizmaya benzer semptomlar görülüyor, üçüncü aflamada ise organlar etkileniyormufl. Ancak Lyme hastal - n n, kronik oldu u ve hastalar n basit bir antibiyotik tedavisiyle iyileflebildi i belirtiliyor. Bu hastal n Avrupa da da yayg n olarak görüldü ü biliniyor. Ülkemizde ise son aylarda ard arda yaflanan ölümlerden de anlafl laca Dr. R dvan Turan üzere, KKKA hastal n yayan kenelerin halk sa l n, onun da ötesinde yaflam n tehdit eden ciddi bir sorun olarak karfl m za ç kt n görmekteyiz. Ve halk n ç karlar n ilgilendiren tüm konularda oldu u gibi, devlet-hükümet yetkililerinin bu soruna karfl de- il ciddi, neredeyse hiçbir önlem almad na flahit olmaktay z. Sorunun birinci dereceden muhatab olan Sa l k Bakanl ise, en küçük bir ciddiyet tafl mayan, paçalar n z çoraplar - n z n içine sokun yönlü önlem önerisini sürdürüyor. Keneye ba l KKKA yoksullar vuruyor! Kenelere ba l, halk sa l n ciddi biçimde tehdit eden bu durumu ve de genel olarak sa l k sisteminde gelinen noktay, Sar gazi de bulunan Bar fl Poliklini i nin doktorlar ndan Dr. R dvan Turan ile görüfltük. R dvan Turan la sohbete; Keneler uzunca y llard r bilinmesine karfl n, KKKA denilen bu hastal k pek bilinmiyordu. Bu mikrobu tafl yan keneler neden son y llarda ço ald? yönlü bir soruyla bafll yoruz ve flu yan t al yoruz. Bu vakayla ilgili henüz ciddi bir araflt rma yap lm fl de il. Bu virüs eskiden de vard, ancak bu kadar yayg n de ildi. Ekolojik dengenin bozulmas yla birlikte ekolojik sistemde ciddi sorunlar yaflan yor. Do al zincir bozulmufl durumda. Örne in keneleri yiyen çok say da canl yok oluyor, popülasyon azal yor, bu da kene say s nda art fl getiriyor diyor ve ekliyor: Do an n dengesini bozan, emperyalist-kapitalist sistemdir. Bugün birçok fleyin dengesi bozulmufltur. Do aya bu kadar müdahale edilmese, bugün böyle bir sorun da olmazd belki. Dr. Turan, KKKA nin kimyasal, biyolojik sald r vb. nedenlerle aç klanmaya çal fl lmas n ise, çok somut veri- Sa l k uzmanlar, kenelerin sadece, halsizlik, atefl, kas a r s, bafl a r s, bo az a r s, bulant, kusma, ishal, ani bafllayan afl - r halsizlik, yorgunluk, eklem ve kas a r s ve de kar n a r s gibi belirtilerle ortaya ç kan KKKA hastal n de il, örne in romatizma benzeri flikayetlerle kendisini gösteren Lyme ve daha birçok enfeksiyona da neden oldu unu söylemekteler. lere dayanmad için do ru bulmuyor ve bilimsel tezlerden hareket etmek gerekiyor diyor. Yetkililerin, özellikle de Sa l k Bakanl n n konuya iliflkin yaklafl m na iliflkin ise Sa l k Bakan sorunun üzerinde durmuyor. Hatta medya niye haber yap - yor? diye de elefltiriyor. Sa l n bafl ndakiler böyle yaklafl rsa, sorunun bu boyuta gelmesi elbette kaç n lmaz oluyor sözleriyle aç kl yor. Elinde çekiç olan her fleyi çivi olarak görür Sa l k Bakanl n n bir bütün olarak da hükümet ve devlet yetkililerinin, soruna karfl duyars zl n n alt nda ise, söz konusu olan n halk sa l olmas n n yatt n belirtiyor ve Keneye ba l ölümler a rl kl olarak, tar m emekçilerini ya da pikni e giden yoksul emekçi kesimleri vuruyor. Yani emekçiler ölüyor. Bunun içindir ki, sorun flu an egemen s n flar aç s ndan çok da yak c bir hal alm fl de il. Oysa en az ndan bilinçlendirme kampanyalar, korunmaya dönük önlemlerin yayg n olarak halka anlat lmas vb. giriflimler de bulunulabilir. Bugün aç s ndan yap labilecekler bunlar olarak görünüyor bana. Çünkü kesin çözüme dönük henüz somut bir araflt rma, herhangi bir ad m yok. Mesela flu an piyasada olan losyon vb. ilaçlar n etkisi flüpheli. Afl olabilir mi diye sorulacak olursa; flu an böyle bir afl yok ve egemenlerin mevcut tutumuna bak ld nda, k sa vadede olaca na da inanm yorum diyor. Dr. Turan, son dönemde s kça yap ld söylenen ilaçlaman n da çözüm olmaktan uzak oldu unu belirtiyor. Hatta durumu daha da a rlaflt rd n söylüyor. Çünkü ilaçlama çözüm olmad gibi, keneleri yiyen baflka canl lar da öldürdü ü için, kene vakalar - n n daha da yayg nlaflmas na hizmet ediyor. K sacas hükümet tüm sorunlara nas l yaklafl yorsa, bu soruna da öyle yaklafl yor diye de ekliyor ve elinde çekiç olan her fleyi çivi olarak görür benzetmesini yap yor. Kene sorununda izlenen politikan n ise bekle gör politikas oldu unun alt n çiziyor ve zaten bir bütün olarak, ciddi bir halk sa l problemi yafland n, mevcut sistemin hastal klar önlemeyi de il, tedavi etmeyi amaçlad n belirtiyor ve çünkü tedavi daha masrafl. Bu da ilaç tekellerinin daha fazla kâr etmesi anlam na geliyor diyor. Dr. Turan tüm bunlar n da yine emperyalist-kapitalist sistemin sonucu oldu una inan yor. Sohbetimiz böylece, kenelerden bir bütün olarak sa l k sistemindeki çarp kl klara, halk n sa l k hakk na dönük sald r lara ve de bu ba lamda SSGSS ad alt ndaki sosyal y k m sald - r s na geliyor. Turan bu noktada flunlar söylüyor: SSGSS ile birlikte yüzlerce y ll k s n f mücadelesi kazan mlar elden al nmaya çal fl l yor. Ancak bu politikalar bugün ortaya ç kmad. Daha 80 lerin bafl ndan itibaren, dönemin hükümetleri taraf ndan hayata geçirilmeye dönük ad mlar at ld. Ad neo-liberal politikalar olan bu politikalar, AKP ile birlikte iyice ayyuka ç kt. Ayr ca zaten TC hiçbir zaman sosyal devlet olmam flt r. Sa l k ve e itim bugün sermaye aç s ndan çok kârl alanlar olarak görülmekte. SSGSS ile birlikte art k paran varsa sa l k da var denilmekte. Kimse bize lütufta bulunmayacak! Sigorta hastanelerinin d fl ndaki hastanelerden al nan sa l k hizmetlerinin ise, sa l n sosyal bir hak olmaktan ç kar lmas na dönük giriflimlerin ürünü oldu unu söylüyor. Sa l k hizmetlerine getirilen k s tlamalarda getirilen kasada para yok gerekçesinin de gerçe i yans tmad n düflünüyor ve bunu da flöyle ifade ediyor: Asl nda sa l - a para ayr ld, ancak ayr lan bu para hastane tekellerinin cebine girdi. Habire özel hastane aç yorlar ve bu hastaneler fatura gönderiyor ve devlet de sa l a ayr - lan paray bu faturalar için harc yor. Yani asl nda sa l a harcama oluyor, ancak sa l k sistemini iyilefltirmeye dönük de il, hastane tekellerinin cebini doldurmaya dönük oluyor. Asl nda sa l k hizmetlerine ulafl m yok. Ve bu durum SSGSS yasas ile birlikte daha da artacak. Ayr ca SSGSS sadece bir semboldür. Sa l n tamamen tekellefltirilmesinin sembolüdür. Dr. R dvan Turan ile, keneden bafllay p, SSGSS ye varan sohbetimize, iflçi-emekçilere dönük ve de yine neoliberal politikalar n ürünü olan, genel sald r larla devam ediyoruz. Ve oradan da bu sald r lar n nas l geri püskürtülebilece ine geliyoruz. Bu noktada mücadelenin önemi gündeme geliyor. Hem de ciddi bir mücadelenin gereklili i. Bu ciddi mücadelenin nas l olmas gerekti ini ise, flu sözlerle ifade ediyor: Emekçi kesimlere karfl yükseltilen neo-liberal dalga, emekçilerin mücadeleyi yükseltmesini zorunlu k l yor. Bu dalga ancak ciddi bir direniflle geri püskürtülebilir. Böyle ciddi bir direnifl olursa, kazan m da olur diyor ve ekliyor: Kimse bize lütufta bulunmayacak. Haklar m z mücadele ederek kazanmak durumunday z. (Kartal) Ülkemizde son bir ay içinde yaflanan geliflmeler tüm demokratikleflme söylemlerine ra men devletin niteli i, egemen klikler aras ndaki çat flmalar vb. konularla ilgili oldukça net verileri bizlere sunmaktad r. Ergenekon Operasyonu ile bafllayarak AKP kapatma davas n n sonuçlanmas ile devam eden ve geçen say m zda da dikkat çekti imiz gibi seviyesi düflürülen ve halka karfl sald r larda ve emperyalizmin talimatlar do rultusunda orta yolun bulundu u egemen klikler aras dalafl n gerçek hedefinin ne oldu unu da ortaya koyan geliflmelerdir bunlar. Nitekim AKP nin kapat lmayaca n n, sadece Hazine yard m n n yar s n n kesilece inin karara ba lanmas ve Ergenekon iddianamesinin aç klanmas n n ard ndan emekçiler cephesinden yaflananlar bu belirlemelerimizi do rulamaktad r. Egemenler cephesinde yaflanan bu kap flmalar n bugün gelinen aflamada daha düflük yo unluklu ele al nacak olmas bizler taraf ndan do ru okunmal ve do ru de erlendirilmelidir. AKP nin kapat lmamas n demokrasinin zaferi fleklinde aç klamaya çal flanlar oldu u gibi, kapat lsayd ülke kaosa sürüklenirdi, flimdi en az ndan sükûnetin sa lanmas daha kolay olacak vb. yorumlarla bilinç bulan kl yaratmaya çal flanlar da olmaktad r/olacakt r. Yine emekçi halk m z kötünün içinden iyiyi seçmeye zorlama amaçl pratikler sergilenmekte, taraf olmama ad na egemen s - n f kliklerine kan tafl ma yolu seçilebilmektedir. Burada as l sorun genifl emekçi kesimlerin kendi sorunlar etraf nda örgütlenmelerinin önünü açmak, bunun araçlar n yaratmak ve örgütlülüklerini oluflturmakt r. Yukar da da de indi imiz gibi kapatma davas n n sonucunun kesinleflmesi ve Ergenekon iddianamesinin aç klanmas n n ard ndan do algaza yap lan % 18 lik zam, Türkiye Kürdistan nda gerillaya karfl operasyonlar n orman yakmalarla birlikte geniflleyerek devam etmesi, tekrar s n r ötesi sald r planlar n n dillendirilmesi egemen kliklerin kendi aralar ndaki dalafl hangi boyutta olursa olsun gerçek düflmanlar n n kim oldu unu asla unutmad klar n ve her koflulda bu ezeli düflmana karfl kol kola olacaklar n göstermektedir. Geçti imiz süreç boyunca ulafl mdan, g daya, elektrikten, do algaza kadar genifl bir yelpazede yap lan zamlar n önümüzdeki süreçte de devam edece inin sinyalleri de yine egemen s n f temsilcileri taraf ndan aymazca verilmektedir. Adeta otomati e ba lanm fl zamlar karfl s nda ezilenlerin yaflam koflullar giderek daha da a rlaflmaktad r. Geliflmeler göstermektedir ki, tüm bu sorunlar n afl lmas kimi egemen s n f temsilcilerinin propaganda etti i gibi kemer s kmakla mümkün de ildir. Çünkü her ne kadar kendi içlerinde göreceli bir anlaflma sürecinin start verildiyse de dünyada ve ülkemizde yayg nlaflarak geniflleyen kriz önümüzdeki sürecin egemenler aç s ndan hiç de istikrarl geçmeyece inin, aksine buhran n derinleflece inin ipuçlar n vermektedir. Uzun bir dönemdir kitle hareketlerinde devam eden yükselifli süreçteki geliflmelerle birlikte ele al nd m zda egemenlerin bu süreci istikrar içinde atlatamayacaklar ortaya ç kmaktad r. Örne in T S görüflmeleri halen devam etmekte, önemli say daki bir kitle görüflmelerin sonuçlar - n beklemekte ve direnifllerine devam etmektedir. Birçok bölgede irili ufakl direnifller sürmektedir. Kimi yerlerde y - k m sald r s karfl s nda örgütlenen halk, kolektif bir flekilde y k mlar karfl s nda durmakta ve devletin geri ad m atmas - n sa lamaktad r. Bu koflullar içinde bizlere düflen en önemli görev, genifl kitlelere kötünün iyisini seçmek zorunda olmad m z göstermek, alternatif oldu umuzu ve alternatiflerimizi ortaya koymak, gerçek düflmanlar m z göstermek ve egemen s - n flar n oyunlar n bozmakt r. Bizlerin, ezilen emekçi halk m z n kendi gündemlerimiz bulunmaktad r. Zamlar karfl s nda her gün yaflam daha da zorlaflan, evi bafl na y k lan, ormanlar yak lan, evlatlar katledilen halk m z n s k nt s bizim de s k nt m zd r, ac s bizim de ac m zd r. Öyleyse ac lar m z öfkeye dönüfltürme görevi emekçi halk m zla birlikte bizim de omuzlar m zdad r. Egemenler aras dalafl vesilesiyle sistemin teflhiri önemli bir yerde durmakla birlikte, esas halka olarak halk n kendi gündemlerini ve kurtulufl mücadelesini almak konusunda yan lg ya/eksikli e düflmemek, rüzgar nerden esiyorsa o tarafa bükülmemek gerekir. Bugün bar nma hakk için, ekonomik ve sosyal haklar için, insanca yaflama ve çal flma koflullar n n sa lanmas için direnen ve mücadele eden kitlelerin yan nda olmal ve onlardan ö renmeliyiz. Bir devrimci için bofl zaman diye bir fley olmad aç kt r. Bofl dedi imiz zamanlarda da halk n içinde olmak, onlardan/onlar n yaflamlar ndan ö renmek bizler için vazgeçilmezdir. Sefaköy de tek bafl na direniflte olan Emine Arslan n yan nda bir-iki saatimizi geçirmemizin ve ondan ö renmemizin önünde hiçbir engel yoktur. Ya da barikatlar kalkt ktan sonra da Kuruçeflme halk yla beraber olmak, barikat d fl nda da neler yaflad klar n ö renmek flartt r. Çukurova da mevsimlik tar m iflçileriyle birlikte bir akflam sohbeti yapman n bize katacaklar tart flmas zd r. Birbirimizle geçirdi imiz zaman kitlelerden ö renerek ve onlar n yaflamlar içinde yer alarak harcamak kitlelerden ö renmenin ilk ad m olabilir. Unutmayal m, onlar olmaks z n, onlar anlamaks z n ve onlardan ö renmeksizin devrimcilik yapabilece ini düflünen birey, ad m ad m intihara sürükleniyor demektir.

3 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Ülkemizde faflist sistemin ikiyüzlülü ünü, çürümüfllü ünü, yozlu unu ve ne kadar bozuk bir iflleyifle sahip oldu unu son süreçteki geliflmeler bizlere tekrar tekrar kan tlamaktad r. Bu düzenin sahiplerinin halk düflman yüzünün yan s ra kendi içlerinde dahi ne kadar pervas z olduklar n anlamak, düzenin iflleyiflinde en önemli ortak yönlerinin s n rs z ya ma, talan ve soygun oldu u iyice ortaya ç kmaktad r. Derinleflen ekonomik ve siyasi kriz, sistemin sahipleri aç s ndan sürecin hiç de iyiye gitmedi ini bizlere göstermektedir. Ergenekon davas ile ortaya saç - lan belgeler devletin tüm suçlar n, kirli ifllerini/iflleyiflini bir yandan daha net flekilde görmemizi sa larken bu belgelerle faflist sistemin tüm suçlar - n n devlet içinde devlete ra men güç kazanan (!) bir avuç kötü niyetli (!) çeteye y k lmaya çal fl lmas ayn zamanda devletin temize ç kar lmas amac n da içermektedir. Yo un bir bilgi kirlili i içinde sunulan belgelerle, binlerce sayfal k delillerle, s radan telefon konuflmalar ndan çok gizli belgelere kadar her bilgi üst üste y larak kitlelerin bilinci buland - r lmaya çal fl lmakta, do ruyu yanl fltan ay rt etmesi engellenmek istenmekte, böylece komplo teorilerine inanmam z ve süreci de erlendirirken devlet gerçe ini es geçmemiz beklenmektedir. Bununla birlikte gerek ülke içinde gerekse de bölge genelinde TC ye düflen görevlerin birikmesi ve etkili flekilde yerine getirilmesi ihtiyac ve ekonomik krizin alarm zilleri çalmas nedeniyle ABD ve AB emperyalistlerinin do rudan ve aç ktan müdahalesiyle bu ç kar dalafl nda özellikle daha baflat rol oynayan ordu ile hükümet aras nda geçici ve zoraki bir uzlaflma sa lanm flt r. Bu dalafl bir yandan devletin iflleyiflinde belirsizliklere yol açabilece i gibi çok fazla bilginin deflifre edilmesi sistemin meflruiyet sorununu da pekifltirecektir. Bu nedenle belirli bir aflamaya gelindikten sonra sürecin yavafl yavafl söndürülmesi gerekecektir. flte bunun bir örne ini de Anayasa Mahkemesi nin (AYM) AKP nin kapat lmas ile ilgili ald son kararda görmek mümkündür. Daha önceki süreçlerde de klikler çat flmada önemli roller oynayan AYM, ald hukuki aç dan skandal kararlarla ç kar çat flmas n n yönlendirilmesine hizmet etmifltir. AKP ile ilgili ald son karar da çok say da tutars zl k tafl mas na ra men emperyalizmin tam da istedi i gibi bir orta yol bulunmas n sa lad için egemen s n flar aç s ndan kabul edilebilir bir karar olmufltur. AKP nin sadece 1 oyla kapat lmamas, hazine yard m n n yar s n n kesilmesi ve laiklik karfl t odak oldu- unun kabul edilmesi ile AKP nin hizaya gelmesi yolunda ciddi bir ihtar yap ld aç klan rken hem Kemalist bürokratik kli in hem de AKP nin temsil etti i kli in tam anlam yla memnun olmad ancak kabul edilebilir sayd, tamam yla siyasal bir karara imza at lm flt r. AKP nin beklendi i gibi kapanmamas daha karar aç klanmadan önce büyük medyan n söylemlerinden ve finansal hareketlilikten anlafl lmaktad r. Bu bir yandan ülkemizde hukuki bir sistemin burjuva normlar dahilinde dahi var olmad n, hukukun üstünlü ü-ba ms zl gibi kavramlar n zaten birer palavradan ibaret oldu unu ve ülkemizde bunun biçimsel yönünün bile kotar lamad n bizlere gösterirken öte yandan karar n aç klanmas n n hemen ard ndan, öncesinde haz rlanan aç klamalar n ve ça r lar n pefli s ra yap lmas da bu uzlaflman n halka karfl bir birliktelik oldu unu anlamam z sa lamaktad r. Erdo an n ulusa seslenifl konuflmas n AYM karar n aç klamadan 3 saat önce haz rlam fl olmas bunun bir göstergesiyken özellikle Cumhurbaflkan A. Gül ün sistemin temsilcilerine birlik-beraberlik ça r s yaparak ortak hedef olarak terörün ezilmesini göstermesi uzlaflman n hangi konularda oldu unu ilan etmektedir. flte bu dönemde 26 Temmuz da Güngören de gerçekleflen 2 bombal sald r sonucu 18 kiflinin yaflam n yitirmesi sistem taraf ndan bu yönde de erlendirilen ve flovenist propagandaya malzeme edilen bir gündem olmufltur. Do rudan sivil halka yönelik gerçekleflen, kabul edilmesi mümkün olmayan bu sald r y üstlenmedi ini PKK nin net flekilde ifade etmesine ra men hükümetin ve medyan n do rudan PKK yi hedef almas, faflist Baykal n ve medyan n Kürt ulusunu hedef göstererek halk aya a kalkmaya ça rmas ve linçleri-faflist sald r lar teflvik etmesi ve Kandil e yönelik hava sald r lar n n yeniden yo- unlaflmas önümüzdeki dönemde sistemin Kürt ulusuna yönelik sald r lar - n yo unlaflt raca n bizlere göstermektedir. Bomban n patlamas n n ard ndan bombay koyan kiflinin Emniyet in arflivindeki 100 bini aflk n terörist listesinde bulunamamas, 3-4 gün sonra yakalanan ve bombac olarak ilan edilen kifliler için de herhangi bir somut kan t sunulamad ndan yaln zca örgüt üyesi olma gerekçesiyle tutuklan p bombalaman n dava gerekçesi say lmamas meselenin bilinçli bir yönlendirme oldu unu bizlere göstermektedir. Bu sald r n n köklerinin daha derinlerde oldu unu ise ayn gün Kerkük te seçimlerle ilgili protesto gösterisi yapan binlerce Kürt e yönelik gerçeklefltirilen bombal sald r sonucu 25 kiflinin öldü ü sald r dan da anlamak mümkündür. Sald r y gerçeklefltirenlerin olay yerinde tespit edilmesi ve faillerin J TEM taraf ndan kurulan, TC taraf ndan desteklenen ve I. Kürdistan ndaki Türkmenler aras nda hiçbir siyasal deste i olmayan mafyavari bir örgüt olan Irak Türkmen Cephesi üyeleri olmalar da Kürt halk na yönelik planlar n ciddiyetini anlamam z sa lamaktad r. Bu sald r lar flovenizmi yükseltmeyi ve Kürt ulusuna yönelik linççifaflist sald r lar teflvik etmekle beraber daha önemlisi TC nin önümüzdeki dönemde imha-inkâr eksenli siyasetini TSK-AKP iflbirli i ve ABD-AB deste i ile sürdürece- ini göstermektedir. Bunun muhtemel en önemli aya ise hava harekâtlar n takiben sonbaharda I. Kürdistan na yönelik bir kara harekât n n gündeme gelmesidir. K fl ay nda büyük bir gürültü ile I. Kürdista- Egemenlerin halk düflman yüzü her vesileyle teflhir olurken... Teröre karfl mücadele nin yan s ra art k AB do rultusunda ad mlar n h zlanmas gerekti ini, reformlar n ç kaca n aç kça belirten sistemin temsilcilerine medya üzerinden yükselen sivil anayasa ça r - lar da yeniden gündeme gelecektir. Bunun kitlelerde bir beklenti yaratmas da muhtemeldir. n na giren ordunun Zap ta karfl laflt - muazzam ve kahramanca direniflin ard ndan sessizce ve apar topar geriye dönmesi ve ilkbahar ve yaz sürecinde Bölgede yaflanan yo un çat flmalar ve devletin gerillan n baflar l taktik sald r lar karfl s nda ald a r kay plar ordunun pervas zl n ve sald rganl n da art rmaktad r. Gerilla karfl s nda çaresizli ini ormanlar yakmakta, halka yönelik iflkence ve bask y art rmakta gören sistemin rövanfl alma hedefiyle yeniden I. Kürdistan ndaki gerilla üslerini karadan da hedef almas büyük bir ihtimaldir ve haz rl klar o yöndedir. Teröre karfl mücadele nin yan s ra art k AB do rultusunda ad mlar n h zlanmas gerekti ini, reformlar n ç kaca n aç kça belirten sistemin temsilcilerine medya üzerinden yükselen sivil anayasa ça r lar da yeniden gündeme gelecektir. Bunun kitlelerde bir beklenti yaratmas da muhtemeldir. Ancak sistemin gerek Kürt ulusuna yönelik imha-inkâr politikalar ndaki srar ve Kürt ulusunun direngen-dinamik kesimlerine yönelik tasfiye amaçl sald r lar gerekse de iflçilerin-emekçilerin taleplerine ve hareketlili ine yönelik sald rgan tutumlar bu reform, demokratikleflme ambalaj ile sunulan yasalar n yeni sald r paketleri olaca ve a za çal nan bir parça bal n yan s ra a r bedellere neden olaca da sistemin gerçek yüzünü bilenler aç s ndan öngörülebilir olgulard r. AB ye uyum programlar yla bir yandan kitlelerde bir beklenti yarat lmak hedeflenirken öte yandan hem Kürt ulusuna hem de emekçilere yönelik sald r lar onaylayan-destekleyen-meflrulaflt ran AB emperyalizminin gerçekli ini ve gerici yüzünü aç k etmektedir. Faflizmin tüm bask lar na maddi-manevi her türlü deste i sunan AB nin ard ndan de iflim-demokrasi talebine sahip olan kitlelerin önüne bunun öncüsü reklam ile ç kmas, yine AKP nin halka yönelik tüm tahammülsüzlü üne, sald rganl na ra men liberal ayd n larca ülkenin demokratikleflmesi yolunda süreci gö üsleyebilecek yegane parti olarak sunulmas imaj ve reklam ça nda belirli bir etki yaratabilecektir. Ancak imaj, ambalaj ve reklam ne kadar etkili olursa olsun gerçeklik tüm bunlar silip süpürecektir. Bu anlamda aç kt r ki gerçeklerin savunucusu olan devrimci ve komünist güçler aç s ndan bu sahteli i deflifre etmek, ambalaj n alt ndaki köhneli i göstermek ve kitleleri kendi s n fsal ve ulusal talepleri do rultusunda demokratik devrim talebiyle harekete geçirmenin olanaklar oldukça fazlad r. S n fsal Yaklafl m TAHK MAT, SALDIRI VE BAR KAT Hakim s n f klikleri aras ndaki çat flmal süreçte yeni bir aflamaya girildi i, Ergenekon iddianamesinin aç klanma ve kabulünün ard ndan, Anayasa Mahkemesi karar yla kesinleflmifl bulunuyor. Bu aflaman n, temel gündem/sorunlar etraf nda birlik, kendi kap flmalar nda düflük yo unluklu ve daha uygun araç ve yöntemlerle mücadele olaca da z mni olarak belirlenmifl durumdad r. Bir önceki yaz m zda, iç hesaplaflmadan halkla hesaplaflmaya do ru derken dikkat çekmeye çal flt m z husus, sürecin bu aflamaya do ru gidifliydi. ABD nin Türkiye eski Büyükelçisi, flimdinin stratejik merkezler dan flman /ajan Mark Parris in yaklafl k 3 hafta önceki Türkiye ziyaretinin ard ndan yapt tahminlerin flafl rt c biçimde do ru ç kmas (oylaman n 6-5 sonuçlanaca, AKP nin kapat lmayaca, karar n A ustos bafl na kadar aç klanaca ), komplo teorisyenlerinin ilgi alan na girecek bir durum olsa gerektir! Bu durumda, olay n politik boyutu ama özellikle de iflleyifline dair y llar n tecrübesine kulak vermek gerekecektir: Kapatma görüflünü tafl yanlar do rulayan ama biraz daha l ml olunmas n isteyen, kamuoyundaki tepkileri de dindirmeye yönelik bir karar. Bu karar bir orta yoldur; siyasi uzlaflmad r. Ben bir üyenin karar n n sonradan de ifltirildi ini ve 7 ço unlu unun 6 ya indirilerek kapatman n ç kmad n düflünüyorum. (Yekta Güngör Özden, Anayasa Mahkemesi eski Baflkan, ) Anayasa Mahkemesi nin karar, özellikle son haftalardaki geliflmeler dikkatle takip edilmiflse, sürpriz olarak de erlendirilmemelidir. Belli bir uzlaflman n sa land ve taraflar n süreci en az hasarla atlatmas için pazarl klar n yap lmakta oldu u aç a ç km fl bulunuyordu. ABD ve AB li emperyalistlerin srar artm fl, bunlara ait medyada yaz lanlar, AKP ye flartl destek içeren bir havaya dönüflmüfl, dizginlemenin kapatma de il farkl yollarla cezaland rmadan geçti i ifade edilmeye bafllanm flt. Propaganda merkezleri, kapatmama ya gerekçe olarak istikrardan öte fliddet yanl s slam ülkede ve bölgede büyütmemeyi öncelemifllerdir. Nihayet ülke sath nda da kesin kanaatçilerin oran h zla de iflmeye, AKP ye bloke ederek flans tan ma e iliminde olanlar n say s nda art fl görülmeye bafllam flt. Sürecin henüz bafllar nda kendi içinde savunma yap p yapmamay dahi tart flacak kadar umutsuz olan AKP; ABD ve AB li emperyalistlerin aç k-dolayl desteklerine ve Ergenekon hamlesine karfl n bütünüyle rahatlayamam fl olmal ki, orgeneral (Eruygur ve Tolon) kozlar n (ilk iddianameye koymay p, darbe senaryolar na bulaflt rmayarak) elde tutmay tercih etmiflti. AKP süreci yönetirken, rahat ve kendinden emin bir görüntü vermeye çal flsa da durumunun ne kadar kritik oldu u oylama sonucuyla da kan tland. Nitekim, karar n aç klanmas sonras nda baflta Tayyip Erdo an olmak üzere tüm parti ileri gelenlerinin verdi i zafer tepkisi, bu ruh halinin bir di er ispat olarak okunabiliyordu. AKP ile ilgili karar her ne kadar mevcut hükümetin devam, AKP-TSK iflbirli inin sürmesi, ABD ve AB li emperyalistlerin iste i yönünde istikrarl bir sürece onay anlam tafl - yorsa da, di er yandan merkezi devlet yap lanmas nda belirli bir gücü elinde bulunduran Kemalist klik aç - s ndan da ciddi bir güç ve a rl n tescili anlam na gelmektedir. AKP yi s n rl ve kontrollü biçimde hareket etmeye zorlayan, bunu mevcut yasalar uyar nca belli bir yapt r m ve ihtarla, üstelik ezici bir ço unlukla karar alt na alan bu sonuç, tek yanl biçimde AKP nin zaferi olarak okunamaz/okunmamal d r. AKP, emperyalistlerin tam (ama hiç kuflkusuz flartl ) deste i ile yol alman n ve TSK ile iflbirli ini sürdürmenin avantajlar na sahiptir. Ama hepsi o kadar. Oysa dünyan n büyük metropollerinden akan ve ülke ekonomisini feci biçimde kuflatan (içerde giderek bozulan durum da cabas ) ekonomik krizle bafla ç kmak durumundad r. Kapat lmama karar n n hemen ard ndan do algaza ortalama yüzde 18 lik (son 7 ayda yüzde 35) zam yap lm flt r. Bunun için ilk etapta bafllatt zam ya murlar özellikle Eylül ay nda daha derin sosyal çalkant lara yol açacakt r. Yerel seçimler için takvim ifllemeye bafllam flt r. Seçim ekonomisi ile krize iliflkin tedbirlerin birlikte kotar lmas büyük bir açmaz yaratacakt r. Toplu sözleflmeler pefli s ra gelmektedir. Bir bölümünde flimdiden t kanma ve krizler bafl göstermifltir. Sendikal alana eskisi gibi hükmetme flanslar olamayacakt r. Ulusal soruna iliflkin giderek a rlaflan gündemle bafla ç kabilmek bir yana, yine yerel seçimlere yönelik faaliyetin bölgeye yönelik bir dizi hesab gerektirmesi durumu iyice içinden ç k lmaz bir hale getirmifltir Klik çat flmas n n cisimlendi i davalardan Anayasa Mahkemesi ndeki, iddiaya uygun/do rulayan biçimde ve ezici ço unlukla AKP yi s n rlayan, damgalayan tarzda sonuçlanm fl ne var ki di eri yeni bafllayan ve uzun süreye yay lacak bir pozisyonda, deyim yerindeyse AKP nin kuca nda kalm flt r. Ergenekon dosyas, resmen aç klanan (ve kabul edilen) iddianamesiyle daha aç k biçimde görüldü ü üzere, TC tarihinin hukuk tekni i ve sistemati i aç s ndan belki de gelmifl geçmifl en pespaye davas konumundad r. Bunun temel sebebi, sadece halka karfl ifllenen hemen hiçbir suçun iddianameye konu edilip edilmemesi de ildir. Ama bunun ötesinde, zaman ve mekan tan maks z n, birbiriyle ilgili-ilgisiz bir y n kifli ve olay n, binlerce hukuka ayk r delil ve spekülasyona da dayan larak, çok çeflitli senaryolar alt nda birbirine kat larak ve kar flt r larak, tam bir hengame ve keflmekefl içerisinde, ortak bir dava ve örgüt düzleminde sunulmas d r. Öyle ki baflsavc iddianameyi bas na duyurdu u s rada buradaki terör örgütü bildi imiz terör örgütü tan mlar - na uymuyor türünden ak llara seza bir hukuk (suçta ve cezada kanunilik ilkesi, TCK md.2) d fl aç klama yapmakta sak nca görmemifltir. Dolay s yla yap lan ifli, bir grup savc n n acemili i olarak düflünmek/yorumlamak safdilliktir. Bu kaos ve karmafla içerisinde, her türlü suçun ifllendi i ve ifllenebilece i bu batakl kta, her türlü iflbirli inin gerçekleflebilece i görüntüsü alt nda, devrimci ve yurtsever örgütlere de yer verme gayreti, durumun anlafl lmas için bizlere birinci ipucunu vermektedir. Bir di er ipucu, devlete ait bütün örgüt ve kurumlar bo- az na kadar her fleyleriyle bu rezilliklerin içerisindeyken, bu durum geçmiflten beri kendi rapor ve belgeleri ile dahi sabitken, iddianamede itinayla bunun aksinin söylenmifl olmas d r ( bu çete organizasyonunun ordu ve M T içine s zmay baflaramad ). Ve tabi bir di er önemli husus; halka, devrimcilere, yurtseverlere, komünistlere, ilerici ve demokratlara karfl ifllenen binlerce suça iliflkin hiç ama hiçbir izin bu milyonlarca sayfal k klasörlerde bulunmamas - d r. Gazi katliam gibi kimi sald r ve provokasyonlara iliflkin istisnai örnekler ise ellerindeki ajan ve itirafç - lar n de erlendirmek suretiyle olaylar sapt rmak, kafalar buland rmak ve devrimcilere karfl afla l k senaryolar için an lmak istenmifltir. Faflist diktatörlü ün her zaman için esas hedefinin s n f mücadelesi do rultusunda tahkimat oldu u do ru biçimde kavranmal d r. Gerçek düflmanlar n n, komünistler, devrimci ve yurtsever güçler, kendilerine karfl savaflanlar, direnenler oldu u unutulmamal d r. Her f rsat ve vesileyle bu yönde tezgah kurmaya, propaganda yürütmeye çal flacaklar, çeflitli senaryolar yazacaklar ve provokasyonlar örgütleyecekleri iyi bilinmelidir. Bu yeminli halk düflmanlar, s n flar n iyi temsil etmektedir. Birbirleriyle kap fl rken bile as l düflmanlar n n kim oldu unu asla unutmazlar! Maddi gerçekleri gizlemek, olgular karartmak ve sapt rmak için ellerinden geleni yaparlar. Faflizmin yarg sistemi bu felsefe üzerine kuruludur, bu gerçek ak llardan ç kar lmamal d r! Ergenekon dosyas nda yarg lanacak olan kimi kontr-gerilla eskisi, mafya bozuntusu, k z l-elmac, Kemalist kli in ak l hocas ve bilumum halk düflman, faflistler tayfas, t pk Susurluk davas nda oldu u gibi beraat ve göstermelik cezalar ile aklanacakt r. Bu dava, AKP nin üzerine kalm flt r ve uzun süreye yay larak zaman ilac ile çözülecektir. Yap lmas gereken, daha önce de sözünü etti imiz gibi, davan n aç l fl (operasyonun yürütülüfl) amac n, kurgusunu, ülkemizdeki kontr-gerilla gerçe ini teflhir etmek ancak halk n as l gündemine yo unlaflmak olmal d r. Mevcut dava üzerinden beklenti do uracak herhangi bir durufl sergilenmesine izin verilmemelidir. Susurluk sürecinde yürütülen kampanya ile koflullar farkl d r. ddianame aç klanm fl, AKP-TSK n n davaya nas l bir yön verece i belli olmufltur. Yürütülecek olan propaganda-teflhir faaliyetinde bu çerçeve korunmal d r. Bir k s m sosyalist etiketli liberal-reformist parti, grup ve çevrenin darbecili e karfl olma, tarafs zl - a tav r ad na, AKP ye de karfl y z flerhiyle, mevcut davay zorlama takti i, ince bir iflbirlikçilik hesab içermiyorsa e er, büyük bir aymazl kt r. Bunlar n kitleleri yanl fl yönlendirmesine karfl s k biçimde mücadele yürütülmelidir. Murat Belge den Ömer Laçiner e, Bask n Oran dan Ahmet Altan a onlarca sosyalist eskisinin devrimci, ilerici, komünistlere de sürekli biçimde sataflarak yön verdi i bu çevrelere inat, Ergenekon davas - n n karakutusu olarak ünlenen Tuncay Güney isimli ajan-provokatör; ABD ye ç kar lmas n n ard ndan hahaml a s n p kapa att Kanada dan son derece yal n ve aç k biçimde konuflmaktad r: Olan bitenler iki Mehmet in kavgas d r. Ergenekon un tümü çözülürse Türkiye de sistem çöker. Çünkü sistemin kendisi Ergenekon dur. Yak nda iki taraf anlaflacak ve sistem devam edecek. fiimdiden anlaflmaya bafllam fllard r. (TV Net, ) Hakim s n flar n as l dert ve s k nt s n n nerede bafllad ve bitti i çok aç k biçimde görülebilmektedir. AY Mahkemesi karar üzerine çeflitli bakanlar n demeçleri ile kimi patron örgütlerinden gelen tepkiler, bu durumu ortaya koymaktad r. Ekonominin önünü açan bir karar, art k iflimize bakal m, nefes almam - za yol açt diyenler, bir yandan zam dü mesine yeniden basarken di er yandan Güngören katliam için tezgahlad klar senaryoyu ilan etmekte gecikmemifllerdir. Bask ve sald r - lar n hangi yönde geliflip yo unlaflaca bellidir. Bu konuda hiç de flafl rt - c olmayan koalisyon, daha çat flmalar n n harareti so umayan taraflar aras nda kurulmufl, hatta rekabete dönüflmüfl durumdad r. Bizim de ayn h z ve refleksle bu sald r ve manevralar yan tlayacak bir örgütlenme içerisinde barikat oluflturmam z gerekmektedir.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü Ağustos 2008 Yasalar iflçi ve emekçiden yana uygulanm yor! Ankara flçi-köylü okurlar olarak 30 Temmuz 2008 tarihinde, 175 gündür direniflte olan TEGA iflçilerini ziyaret amac ile Sincan Organize Sanayi Bölgesi ne gittik. 12 saatlik vardiyalarla, ikifler kiflilik gruplar halinde nöbet tutan iflçilerle grev süreci ve yaflad klar s - k nt larla ilgili bir söylefli gerçeklefltirdik. lk andan itibaren bizi s cak bir ilgiyle karfl layan iflçi arkadafllar n yaflad klar tüm s k nt lara ra men yürüttükleri onurlu mücadeleye dört elle sar ld klar na ve bunu sürdürmekte ne kadar kararl olduklar na tan kl k ettik. Sohbetimize ilk olarak Engin Eldefl le bafllad k. Eldefl 4 y l aflk n süredir bu ifl yerinde çal fl yor. Ondan grev sürecine kadar nas l geldiklerini ve neler yaflad klar n anlatmas n istiyoruz. Kanunlar paras olanlar içindir Çal flma saatleri fazlayd, 12 saat çal fl p 425 YTL al yorduk. Cumartesi-Pazar normal izin vard, ama mesaiye kal yorduk. Sonra sendikay getirelim dedik. En az ndan girdi imiz ç kt m z saat, maafl m z, iznimiz belli olsun diye. Baflta herkes onaylad bu fikrimizi. Daha sonra, bu iste imizi patron duydu ve bizi engellemek için mesaileri kald rd, herkesi 425 YTL ye mahkûm etti, zaten k t kanat geçiniyorduk mesaiyi de kald r nca elimizi kolumuzu ba lad. Daha önce maafl m z ay n 5 inde al yorduk, sonra 15 ine kadar ç kt. Biz maafllar m z n 575 YTL ye ç kar lmas n flçi s n f hareketinde baz dönemsel olaylar ve zamanlar hareketin de ifliminde ya da örgütlenmesinde oldukça önemli yer tutar/tutmaktad r. Bugüne kadar s n f içerisindeki çal flmalarda bu dönemsel süreçler görünmesine karfl n ona uygun pratiklerin yaflama geçirilmedi ini de görmekteyiz. Bugün, 2000 li y llar n bafl ndan itibaren s n f hareketinde grev ve direnifllerin en yo un oldu u süreci yaflamaktay z. Bu süreçte örgütlenmelerin giderek artt n, buna karfl l k iflten at lmalar n yo unlaflt n, talep ettik, yap lan görüflmelerle bunu 550 YTL ye kadar indirdik fakat bu da kabul edilmedi ve böylece 7 fiubat a kadar gelindi. 120 kifli ç kt k greve, 15 kifli patronun iflbirlikçisi ç kt. Baz lar ise dayanamad, kira bir yandan, borçlar bir yandan, ailelerin bask s bir yandan, bunun için çal flmaya bafllad lar. fiu anda 87 kifli grevde, bunun 75 i baflka yerlerde sigortal olarak çal flmaya bafllad. Geriye kalan 12 kifli de nöbet tutuyor, çal flan 75 kifli ise günlük nöbet paras veriyor bize. - Grevin ilk günlerinden bu yana neler yafland? - Biz grev karar n ast m z gün, patron Sincan Organize Sanayi Bölgesi nde bulunan di er 16 fabrika sahibiyle bir toplant yapt. Di er patronlar ifl yeri sahibinin zarar n karfl layacaklar n ancak sendikay hiçbir flekilde fabrikaya sokmamas gerekti ini söylemifller, destek olacaklar - na dair söz vermifller. Yasalara göre Tersanelerdeki ifl cinayetlerinin ard arkas kesilmiyor. fl cinayetlerine bir kurban da geçti imiz günlerde verildi ve böylece tersanelerde yaflanan ifl cinayetlerinde yaflam n yitirdi i tespit edilebilen iflçi say s 101 oldu. GEMSAN tersanesi ATLAS Gemi tafleron firmada bak mc olarak çal flan brahim Çelik adl tersane iflçisi, 29 Temmuz Sal günü kompresör dairesinde bak m yaparken meydana gelen patlama Emekçinin Gündemi Grev ve direnifllerin toplu ifl sözleflmesindeki önemi bu nedenle direnifllerin yayg nlaflt - n görüyoruz. Örnek alarak DE- SA, Unilever, Yörsan, Arçelik, Çapa Temizlik, Uzel, E-Kart vb. direnifller verilebilir. Di er yandan toplu ifl sözleflmelerinde yeni haklar verilmedi i gibi mevcut haklar da almak isteyen patronlara karfl grevlerin artt n görmekteyiz. Direnifl ve grevler, toplu sözleflme dönemlerinde egemenler ile iflçi s n f aras ndaki mücadelenin önemli ayaklar ndan biridir. Bu anlamda bu süreçler oldukça önemlidir. Her sonuç, yeni bir normalde bizlere fabrikadan yemek verilmesi, tuvalet ihtiyac m z n karfl - lanmas gerekiyor fakat içeriye al nm yoruz. D flar dan geliyor yemek (sendikadan bahsediyor). - Jandarma ve özel güvenlikçilerin size karfl tutumu nedir? - Herkes iflverenden yana olmufl, 6 ayd r buraday m, bir gün gelip iflçinin yan nda olan görmedim ne jandarma, ne güvenlik Buran n güvenli i iflverenden yana zaten. Kalabal bile kabul etmiyorlar. 2 kifliden fazla olundu u zaman güvenlik geliyor, jandarma geliyor, da l n burada toplanmak yasak diyorlar. - fiu an fabrikadaki durum nedir? - fiu an burada makinenin bafl nda çal flan 40 kifli var. Onlar da bizim sayemizde prim yap yor. Eskiden 500 alanlar fluan bizim sayemizde al yor. Zaten bizim sonucu yaflam n kaybetti. Yaflanan bu son ifl cinayetinin ard ndan kamuoyuna bir aç klama yapan Limter- fl Sendikas : Tafleronluk sistemi tersanelerdeki en ciddi sorun olmay sürdürmektedir, art k kangrene dönüflmüfltür. Yine ayn flekilde, yasa d fl l k, kurals zl k üst seviyelerde seyir etmektedir. Bu koflullarda tersanelerde, ifl kazalar n n ve ifl cinayetlerinin devam etmesi bir s r de ildir dedi. greve ç kmam z n sebebi 575 YTL yi vermemesiydi. Patron bizimle anlaflm yor ama içerdeki iflçilere 800 milyon maafl veriyor, art mesaisi de var. Zaten içerdeki iflçileri de böyle tutuyor. Bunlar n hepsini sendikay buraya sokmamak için yap yor. - Greve bafllad ktan sonra de iflen bir fley oldu mu hayat n zda? - Kanunlar ö rendik, hakk n oldu u halde hakk n alam yorsun, kanun kaçak iflçi çal flt r lamaz diyor ama iflveren çal flt r yor. Kaçak iflçi de ödüyor üç befl kurufl, iflini bitiriyor. Bu ülkede kanunlar hep paras olandan yana iflliyor. Yasalar bu ülkede iflçiden ve emekçiden yana uygulanm yor. Zaten uygulan - yor olsa flu an burada ne iflimiz var. Örgütlü çal flmak istiyoruz Bu uzun sohbetin ard ndan Bülent Gülel le konuflmaya bafll yoruz. fiu an beklemekten baflka yapacaklar bir fley olmad n ancak direnifle devam edeceklerini ve haklar n alana kadar da mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini söylüyor. Biz iflçilerle sohbete dalm flken sendikadan iflçilerin ö len yemekleri geliyor. Böylelikle yemeklerini getiren Birleflik Metal- fl Anadolu fiube Baflkan Rasim Gündal ile de sohbet etme imkan buluyoruz ve geliflmeleri bizlere anlatmas n sürecin ateflleyicisi ya da söndürücüsü rolü oynamaktad r. Grev ve direnifllerde ve toplu ifl sözleflmelerde kazanabilmek için öncelikle karfl lafl lacak problemler konusunda iflçilerin bilinçlendirilmeleri, do ru bir önderlik ile örgütlenmeleri gerekmektedir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki; bu süreçlere do ru önderlik edilirse ideolojik sapmalar da engellenir, iflçilerin sorun ve sald r lar daha bütünlüklü görmesi sa lan r. Bugün yaflanan ve yaflanacak olan grev, direnifl ve toplu sözleflmeleri bu eksende ele almal y z. Bu direnifller s n f n yeni haklar almas nda oldukça önemli bir yer tutmaktad r. Direnifllerin son zamanlardaki küçük de olsa kazanmalar daha büyük direniflleri yaratm flt r. Çok de il 2007 y l nda Petrol- fl Sendikas n n örgütlendi i Novamed de direniflin kazan m günümüzdeki di er direnifllerin uzun vadeli ve srarl sürmesini, kazanmaya kilitlenmesini önemli derecede etkilemifltir. Yani s - n f hareketinde direnifller, grevlerin bafllamas nda tafl y c rol oynamaktad r. Ancak direnifllerin kazanmas için de esas olarak oturaca zemin önemlidir. Bazen tek kiflilik bir direnifl bile, oldukça önemli mesajlar vermektedir. Sefaköy deki direnifl bu anlamda önemli ve örnektir. Bir yandan direnifller devam ederken di er yandan on binlerce belediye iflçisi de grev aflamas na gelmifl durumdad r. Burada önemli olan iflçilerin kendi ç karlar n n iflçi s n f n n bütününün ç karlar istiyoruz. lk olarak bu iflyerinde örgütlendik ve yetkiyi ald k. flveren bu aflamada hiçbir problem ç karmad. Yasal süreçte sözleflme görüflmelerine bafllad k. Fakat daha sonra farkl hareket etti ve sendikay kabul etmedi. lk baflta flunu belirtmeliyim; buradaki grev sadece ücret talebiyle de il biz burada örgütlü mücadele yürütme talebi ile de greve ç kt k. Daha sonra iflveren yasal olmayan bir tak m ifller yapt. Grevin 2. günü kaçak iflçi çal flt rmaya bafllad. Sonra özel güvenlikçiler grevdeki arkadafllara silah çekti, kald ki hala gelen ziyaretçilerimizi bile buraya sokmamaya çal fl yorlar. Biz hem sendika olarak hem de iflçiler olarak gidebildi i son noktaya kadar direniflimizi sürdürmekte kararl y z. Bu güzel söyleflinin ard ndan iflçilerin yan ndan ayr lmaya haz rlan rken ekleyecekleri bir fley olup olmad n soruyoruz ve diyorlar ki; Sesini yükseltmezsen ve bir fleylerin mücadelesini vermezsen ömür boyu böyle gider, bizler bunu de ifltirmek için buraday z Son olarak Bir gece gelip sizinle burada nöbet tutsak sizin aç n zdan bir sak nca olur mu? diye bir soru yöneltiyoruz ve karfl - l nda; Bir gün olmaz sürekli gelmeniz laz m, bir gün olursa anlamazs n z, iki günde bir gelmelisiniz ki neler yaflad m z görmüfl, anlam fl olursunuz diyorlar. Gazetelerimizi verdikten sonra en k sa zamanda tekrar ziyarete gelece imiz konusunda söz vererek oradan ayr l yoruz. (Ankara) Ambarl iflçileri; Kölelikten kurtulmak istiyoruz! Göztepe de boykot Ücretsiz yemek haklar ellerinden al nmak istenen sa l k emekçileri, gerçeklefltirdikleri bir dizi eylem ve etkinlikle, yemek haklar n n gasp edilmesini protesto etmeye devam ediyorlar. SES öncülü ünde gerçeklefltirilen eylemlerden biri de 24 Temmuz da, Göztepe E itim ve Araflt rma Hastanesi nde yap ld. Burada yemek boykotuna bafllayan sa l k emekçileri, acil servis önünde yapt klar bir bas n aç klamas yla, yemek haklar n n ellerinden al nmak istenmesine tepki gösterdiler. SES fiube Baflkan Erdal Güzel taraf ndan yap lan aç klamada, g da maddeleri ile elektrik, su, akaryak t gibi tüketim maddelerine yap lan zamlar n emekçilerin yaflam n çekilmez hale getirdi i vurguland ve IMF güdümlü AKP ve Maliye Bakanl n n, yatakl tedavi kurumlar nda çal flan emekçilerin yemeklerini dahi paral hale getirdi i belirtildi. (Kartal) Büyükçekmece de bulunan Ambarl Liman nda çal flan iflçiler insanca çal flma koflullar için sendikaya üye oldu. Arkas Holding e ba l Arser fl Makinalar Servis ve Ticaret A.fi. de çal flan 406 iflçi 20 Haziran da Liman- fl Sendikas na üye olarak örgütledi. flçilerin örgütlendi ini duyan Arkas patronu, üye iflçileri bir gecede internet üzerinden bir baflka kurulufllar olan Marport Liman flletmeleri Sanayi ve Ticaret A.fi. ye geçirerek ayn gün 5 iflçiyi, daha sonra da yani 15 Temmuz 2008 tarihinde ise 52 iflçiyi iflten ç kard. Patronun bu tutumunu protesto eden iflçiler sendikaya sahip ç - karak direnifle geçti. 16 Temmuz günü Ambarl liman nda toplanan iflçiler patronun hukuksuz uygulamalar na karfl sabaha kadar limanda bekleyerek eylem yapt. Eylemde iflçiler ad na konuflan Liman- fl Sendikas Baflkan Muzaffer Akp nar, sendikan n iflçilerin en demokratik hakk oldu unu dile getirerek iflçilerin sendikalar ndan vazgeçmeyeceklerini söyledi. 22 Temmuz günü Arkas Holding in fiiflli Esentepe de bulunan binas önünde bir araya gelen iflçiler Arkas patronunu protesto etti. Direne direne kazanaca- z, flimizi ve haklar m z istiyoruz pankart açan iflçiler Ölmek var dönmek yok, Sendika hakk m z söke söke al r z sloganlar n hayk rarak öfkelerini dile getirdi. Eflleri ve çocuklar ile birlikte eyleme kat lan yaklafl k 200 iflçi ad na konuflan Liman- fl Baflkan Muzaffer Akp nar, Arkas Holding in iflçileri, cep telefonlar na mesaj atarak bir günde hukuksuz bir fleklide iflten ç kar ld klar n söyledi. Eylem, iflçi efllerinin yapt klar konuflmalar ile sona erdi. Eylem sonras nda holding iflçilerin ifl kurallar na uymad klar gerekçesiyle iflten at ld klar n iddia eden bir aç klama yapt. Eylem s ras nda Arkas Holding görevlileri holding aleyhinde bir haber yap l p yap lmad n kontrol etmek için gazetecilerin iletiflim adreslerini istedi. ( stanbul) Tersanelerde yeni bir ifl cinayeti Selah Tersanesi nde kazan m Tersanelerde yaflanan son ifl cinayetine genifl bir kesimden de tepkiler sürerken, Selah Tersanesi nde çal flan, ancak ücretlerini alamayan iflçiler direnifle geçti. Alacaklar n talep eden 33 iflçi, 1 A ustos akflam mesai bitiminden sonra tersane önünde toplanarak, tafleron patronla görüflmek istediler. Tafleronun tersanede bulunmad n ö renen iflçiler, Limter- fl Sendikas na baflvurarak, sendika arac l ile Selah Tersanesi patronu ile görüflmeye çal flt lar. Ancak görüflme girifliminden sonuç alamayan iflçiler, 2 A ustos sabah 7.30 dan itibaren Selah Tersanesi önünde direnifle geçtiler. 3 ayl k maafllar n alamayan iflçiler, yap lan görüflmeler ve maafllar n n ödenmeye bafllamas yla birlikte, akflam saatlerine do ru eylemlerine son verdiler. (Kartal) ile bir ve paralel oldu unu görmelerini sa lamakt r. Bugün iflçilerin mevcut haklar - n n korunmas n sa lamak için iflçilere karfl bafllat lan sald r lar do ru anlamak gerekmektedir. Çünkü bu do ru anlafl lmazsa grevlerden de baflar l ç kmak mümkün de ildir. Grev süreçlerinin iflçilerin en politikleflti i süreç oldu u da unutulmamal d r. Bu nedenle direnifller, sözleflmeler ve grevler s n f n okuludur. S n f n siyasallaflaca en önemli süreçlerdir. Biz DDSB liler süreci bu bilinçle ele almal ve ayn zamanda sistemin teflhirini yapaca m z bir süreç olarak iflletmeliyiz. Bu nedenle bu süreçte s n f örgütleme yönlü çabam z daha da art rarak hareket etmeliyiz. Sendikalardan ziyaretler 19 Temmuz 2008 günü çeflitli flubelerden gelen sendikac lar önce Hayat TV yi ziyaret ettiler, daha sonra Ambarlar da iflten at lan iflçilerle bulufltular. Aralar nda DDSB lilerin de bulundu u ekip önce Hayat TV yi ziyaret ederek kapatman n süreç ile birlikte de erlendirilmesi gerekti ini dile getirdi. Ard ndan liman iflçileri ziyaret edildi. Burada bir konuflma yapan Musa Servi, Bugün size yap lan bu sald r dün Çapa da Cerrahpafla da temizlik iflçilerinin; Desa da deri iflçilerinin; Arçelik iflçilerinin; E-Kart ta Bas n- fl üyelerinin, Unilever ve Yörsan iflçilerinin örgütlenmesi ve grevlerinde de yap lan iflçilerin örgütlenmesini engelleme sald r s - d r dedi. (H. Merkezi) Desa iflçisi yaln z de il! Yaklafl k bir ayd r Sefaköy de bulunan Desa Deri Fabrikas önünde direniflte olan Emine Arslan a destek ziyareti gerçeklefltirildi. 26 Temmuz Cumartesi günü fabrika önünde toplanan Deri- fl Sendikas Direne direne kazanaca z sloganlar n hayk rd. Desa patronunun sendika düflman tutumunu protesto eden iflçiler sendikalaflmaktan vazgeçmeyeceklerini dile getirdiler. Fabrika önünde konuflan Deri- fl Genel Baflkan Musa Servi, Desa direniflinin patron taraf ndan k r lmak istendi ini ancak tüm bask lara ra men direniflin devam etti ini söyledi. Eyleme Deri fl Tuzla flube yöneticileri, belediye- fl 2 No lu fiube Baflkan Hasan Gülüm, Türk- fl stanbul fiubeler Platformu ve Metal- fl de destek verdi. ( stanbul) AKA Deri de direnifl Deri patronlar n n örgütsüzlefltirme sald r lar sürüyor. DESA Deri Fabrikas ndan ç kar lan iflçilerin direniflinin üç aya yaklaflt günlerde, Tuzla Organize Sanayi Bölgesi nde de iflten ç karmalar yaflan yor. Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyet yürüten AKA Deri Fabrikas, sudan denecek nedenlerle iki iflçiyi iflten ç kard. flten ç kar lan iki deri iflçisi ise, direnifle bafllad. Deri- fl Sendikas n n örgütlü oldu u iflyerinden ç kar lan, iflyeri temsilcisi Bayram Ateflo lu ve sendika üyesi Servet Ünal adl iflçiler, fabrika önündeki bekleyifllerini sürdürüyorlar. Geliflmelere iliflkin bilgi ald m z Deri- fl Sendikas Tuzla fiube yöneticileri, son iflten ç karmalar n da, yine patronlar n örgütsüzlefltirme sald r lar kapsam nda ele al nmas gerekti ini söylemekte ve patronla görüflmelerin sürdü ünü vurgulamaktalar. Sendika yöneticileri ayr ca, 45 kiflinin çal flt iflyerinde grevin bafllamas ndan beri üretim gerçekleflmedi ini, içerdeki iflçilerin de direniflteki arkadafllar n sahiplendi ini belirtmekteler. 2 iflçinin iflten ç kar lmas n n, patronla iflçiler aras nda evraklarla ilgili yaflanan bir tart flma sonucu gerçekleflti ini de sözlerine ekleyen sendika yönetimi, bunun iflten ç karmaya, böylelikle örgütlü iflçileri tasfiye etmeye dönük bir tezgah olabilece i ihtimalini de göz ard etmediklerinin alt n çizmekteler. (Kartal) Belediye floförlerinin direnifli sürüyor 2 ay aflk n bir süredir TÜMT S e üye olduklar için iflten at lan 133 belediye otobüsü floförü her gün Büyükflehir Belediye binas önünde efl ve çocuklar ile birlikte seslerini kamuoyuna ve iflçi düflmanl nda srar eden, kendi yandafllar na rant sa layan ve bu ranttan nemalanan, kendi yasalar n ve hukukunu hiçe sayan Bursa Büyükflehir Belediye Baflkan Hikmet fiahin e duyurmak için bas n aç klamas yap - yor. Eylemlerinde ajitasyon konuflmalar ile çevreye bilgi verirken, çevreden de sl k ve alk fllarla eyleme destek verilmekte. 28 Temmuz günü bas n aç klamas n okuyan TÜMT S Genel Sekreteri Günel Y lmaz Y llarca çok düflük ücretle zor koflullarda görev yapan üyelerimiz iki ay aflk nd r iflsiz. Bu ne düflmanl kt r ki aileleriyle birlikte yüzlerce insan açl a mahkum ediyorsunuz? dedi. (Bursa)

5 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü Ben y llard r çal fl yorum, sendika benim do al hakk m ve ben do al hakk m istiyorum. Biz hep ayak alt nday z, hep paspas z, bayram m z yok, iznimiz yok. Çapa T p Fakültesi nde çal flan temizlik iflçileri çal flma koflullar - n n de ifltirilmesi ve insanca yaflanacak bir ücret için sendikalaflmaya karar verdiler. Belediye- fl Sendikas na üye olan iflçiler çal flt klar tafleron flirketle toplu sözleflme görüflmeleri sürdürürken iflten at ld. Firma, Seven Avrupa Grup olan ismini de ifltirerek sendikan n yetkisini düflürmeye çal fl yor. Yaklafl k bir ayd r Çapa T p Fakültesinin bahçesinde bekleyen iflçileri ziyaret ederek direnifle dair düflüncelerini sorduk. Tafl oca istemiyoruz! Antalya n n Serik ilçesinde aç lan tafl oca- n n ormanl k alan ve ürünlerine zarar verdi- ini söyleyen köylüler oca n kapat lmas talebiyle birçok eylem gerçeklefltirdi. Serik ilçesine ba l Bü üfl, Z rlankaya ve Etler köylerinin birleflme noktas nda R. M. Madencilik Limited fiirketi taraf ndan 3 bin dekar alana kurulan tafl oca köylülerin tepkisini çekiyor. Köylüler flirketin maden arama bahanesiyle ruhsat ald n ancak bu ruhsatla tafl oca aç ld n dile getiriyor. 27 Temmuz günü oca n çal flmas na karfl ç kan köylüler kendilerini ifl makinelerini önüne atarak eylem yapt. Köylüler tafl oca için genifl bir bölgede a açlar n kesilece ini söylüyor. Köylülerin eylemine sald ran jandarma dört kifliyi gözalt na ald. Gözalt na al nanlar ayn gün serbest b rak ld. (H. Merkezi) Kurakl k yüzünden çobanlar ve tarla sahipleri birbirine düfltü Mufl ta kural k nedeniyle meralarda hem su hem de hayvanlar n otlama alanlar n n olmamas nedeniyle hayvanlar yeni biçilen tarlalara inince çobanlarla tarla sahipleri aras nda yaflanan kavgalar artt. Mufl un Bulan k lçesi nin Elmakaya (Leter) Köyü nde meralarda yaflanan kurakl k nedeniyle çobanlar ovalara erken indi. Yeni biçilen tarlalara giren hayvan sürüleri tarla sahiplerini tedirgin edince çobanlar ile tarla sahipleri aras nda kavgalar artmaya bafllad. Özellikle son 2 ayd r ç kan kavgalarda birçok kifli yaraland. (H. Merkezi) Anka da grev karar al nd Her geçen gün yenileri eklenen grev kararlar na 30 Temmuz 2008 günü bir yenisi daha eklendi. Türkiye Gazeteciler Sendikas (TGS) toplu ifl sözleflmesi görüflmeleri anlaflmazl kla sonuçlanan ANKA-Ankara Ajans A.fi de grev karar ald. TGS Yönetim Kurulu nun 24 Temmuz 2008 tarihinde ald grev karar, 28 Temmuz 2008 Pazartesi günü noter kanal yla ANKA patronuna gönderildi. Aç klamada ANKA da yaklafl k 7 ayd r sürdürülen toplu ifl sözleflmesi görüflmelerinde, gerek sendikam z yöneticilerinin, gerekse resmi arabulucunun anlaflma çabalar na ra men müzakerelere kat lan iflveren temsilcisinin uzlaflmaz tutumu nedeniyle tek bir madde bile kabul edilemedi. flveren temsilcisi, bugüne kadar izledi i olumsuz tutumuyla, ANKA n n teamüllerini ve tarihi misyonunu yok saym flt r. Aç klamada, anlaflmaya var lamamas durumunda TGS Yönetim Kurulu nun üyelerin görüflleri do rultusunda grev tarihini ayr ca belirleyip duyuraca ifade edildi. (Ankara) Sendika benim do al hakk m! - Örgütlenme sürecinizi ö renebilir miyiz? Zeynep Tunç: Angarya ifller çoktu. Biz bunun fark na vard k, sendika geldi, hak hukukumuz olacak dedik. lk önce biz dört arkadafl hedef gösterdiler. Firma müdürü bu iflin elebafl sensin dedi, iflten ç kard. 10 ay direndik, sonra geri döndük. Sendikay baflarmak için gece gündüz çal flt k. Bir fleyler yaparsan toplum için yapacaks n. Sendika ile iflçilerin tek yumruk olmas laz m. Yaz n kavurucu s ca nda, k fl n so u- unda yevmiyesi 20 ila 25 YTL olan ve göçebe olarak hayatlar n çad rlarda geçiren, so an toplayan, pamuk çapalay p y l n 12 ay farkl flehirlerde ekmek paras için bin bir türlü s k nt ya katlanan, kimi zaman kamyon kasas ndaki hayatlar ölümlü trafik kazalar ile sonuçlanan tar m iflçileri. Karadeniz e tar m iflçisi olarak s rf ekmek paras için giden ço u iflçi; sömürü ile her gün karfl karfl yalar. Aile hayat ndan uzak çocuklar n durumlar ise daha vahim, yafl tlar okullarda, oyun alanlar nda zaman geçirirken, tar m iflçisi çocuklar ise tarlalardan ç kamamaktad r. Özellikle de her y l hasat mevsimine yak n zamanlarda, kamyon kasalar nda tafl - nan, beslenme ve bar nma koflullar sa lanmayan, sa l k ve emeklilik güvencesinden yoksun, sosyal haklar olmayan tar m iflçileri çok düflük ücretler karfl l nda uzun saatler çal flmaktad r. Kürt illerinden gelen mevsimlik tar m iflçilerinin, yaflad klar bölgede geçimlerini sa layabilecekleri, üretim yapabilecekleri bir ifl alanlar n n olmamas ise temel sorunu oluflturmaktad r. Hasat dönemlerinde tar m iflçileri sosyal güvencesiz olarak, düflük ücretle en zor koflullarda çal flmaktad rlar. Bu zor koflullar yetmiyormufl gibi bir de çeflitli felaketlerle bar nmadan, sa l a ve beslenmeye kadar türlü sorunlarla karfl karfl ya kalmaktad r. Geldikleri bölgeyi tan mamalar ve bilmemelerinden kaynakl bölgesel olarak ismi de iflen elçi ya da çavufl dedikleri kiflilere u rayarak ifl bulma ümidini tafl maktalar. Elçi ve ya çavufllar bazen ileride çal flt racaklar iflçiler için iflçilerin çal flmad klar dönemlerde bile büyük toprak sahiplerinden avans alabiliyorlar. Ald klar avanslar ifl mevsiminde götürecekleri iflçilere un, ya, gaz, fleker ve çay al m için verdikleri gibi para yerine do rudan g da verdikleri de oluyor. Her iki biçimde de Direniflte iki ay geride b rakan Unilever iflçileri, ilk günkü kararl - l klar n koruyorlar. Direniflin 64. gününde bir kez daha Unilever iflçilerinin yan na gittik. Direniflin seyrinde önemli bir de ifliklik olmam fl. Patron hala görüflmeye yanaflm yormufl. Ancak onlar y lg nl a kap lmamakta kararl lar. Son dönemde d flar dan gelen ziyaretçilerin say s nda da art fl yaflanmakta oldu unu söylüyorlar. En son bölgedeki direnifl yerlerine ziyaret örgütleyen stanbul fiubeler Platformu gelmifl. Patronun içerdeki iflçiler üzerindeki bask lar da artm fl, ancak çal flan iflçilerin - Çal flma koflullar n z nas ld? Saray Kaya: 55 yafl nday m. Ailemi geçindiriyorum. Çok ezildik, insan emekli olmak istiyor. Emekli olmaya iki y l m var. Kaç y ld r burada çal fl yorum. fle girdi imde diplomam yoktu, o zaman beni ifle almasayd n. Baflbakan 65 yafl na kadar çal fl n diyor. ki çocu um üniversitede okuyor. Beyim rahats z. Ben y llard r çal fl - yorum, sendika benim do al hakk m ve ben do al hakk m istiyorum. Biz hep ayak alt nday z, hep paspas z, bayram m z yok, iznimiz yok. 5 y ld r sadece bir kere izne ç kt m. nsanlar n haklar n onlar yiyor. Vuran vurana döken dökene. Kimin gücü kime yeterse. Biz iki kifli çal fl yoruz dört kifli görünüyor. 4 kiflinin iflini yap yoruz, paray onlar al yor. Bizim s rt m zdan para kazand lar. fiimdi lavobaya girmemiz yasak. çeri girmemiz yasak. Elbisem dolapta duruyor, gidip alam yorum. Sen iflini b rak git diyor. Bizden böyle bir fley istiyor. Sendikaya üye olduk çünkü biz de insan gibi yaflamak istiyoruz. direnifle destek vermeyi sürdürdüklerini söylüyorlar. Kendi direnifllerinin yan s ra, gerek bölgedeki gerekse baflka il veya ilçelerdeki direniflleri de yak ndan takip eden iflçiler, mücadelenin ortaklaflt r lmas n n kazanma - Yaklafl k bir ayd r burada direnifltesiniz. Bu sürece nas l gelindi? Erhan Tafl (Belediye- fl 5 No lu fiube Çapa Bafl Temsilcisi); Biz tafleron firmada örgütlendik. T S i imzalad k, birkaç madde kald. Yüksek Hakeme gitti. Karar ç kt, ard ndan yeni bir firma geldi. O da siz eski firma ile T S imzalam flt n z dedi. Biz daha çok hastane yönetiminin bunu istedi ini düflünüyoruz. Bu insanlar burada yeni de il ki. lkokul mezunu olduklar n flimdi mi fark ettiler? 15 senedir buradalar. S rf sendikay yok etmek istedikleri için 80 iflçiyi iflten ç kard lar. lk örgütlendi imizde iflçiler çok tedirgindi imza atarken, formlar beraber dolduruyorduk. lk bafllarda iflten at lan arkadafllar geri almay baflard k. T S görüflmeleri s ras nda geri döndüler. Bu, iflçiler üzerinde belli bir güven yaratt. Biz Haseki Kardiyoloji, Cerrahpafla T p Fakültesi, Çapa T p Fakültesi ni (Onkoloji ve Difl Hekimli i) de örgütledik. çerde arkadafllar m z var. Toplamda iflçi çal fl yor. Önemli bir k sm n örgütledik. T S dekanl klara, rektörlü e gönderildi. Sendikalaflma s ras nda hastanede grev hakk n z yok suç iflliyorsunuz dediler. fiu an içerdeki iflçilere bireysel sözleflmeyi dayat yorlar. Bizim burada direnmemiz içerdeki iflçilere güven veriyor. çerdeki iflçilerin sendikaya karfl bir güvensizli i var. flçiler çok bilinçsiz, iflçilerle sürekli konufluyoruz. fiu an iflten at lan 80 iflçi var. ( stanbul) Tar m iflçileri güneflin aln nda ya murdur! T. Kürdistan ndan Çukurova ya gelen tar m iflçileri memleketlerinde zorunlu göç ün etkisiyle mallar n sat p, buralarda insanca yaflama ücreti dahi almadan, güvencesiz ve sa l ks z koflullarda yaflamaktad rlar. yaflamak için ald bu zorunlu g da maddeleri karfl l nda avans verene karfl, zaman geldi inde minnet borcunu ödemek için daha düflük ücrete çal flmak zorunda kalabiliyorlar. Özellikle de kad n iflçiler aç s ndan yaflam daha da zor... Tüm gün tarlada çal fl p, ondan sonra evde yemekle, bulafl kla, çamafl rla u raflan kad nlar için hayat tam bir iflkenceye dönüflmektedir. Mevsimlik kad n iflçiler en yoksullar n içindeki en yoksul, ezilen ve sömürülendir. Onlar, e itim düzeyi neredeyse yok denecek düzeyde, örgütlülükleri hiç olmayanlard r. Toplumsal statüsü en geri olanlard r. Çal flt klar tarlalarda ço- u zaman erkeklerden daha fazla üretken olmalar na karfl sadece kad n olmalar ndan dolay ücreti erkeklerden daha düflük belirlenir. Kazand paran n üzerinde kendi tasarruf haklar ise yok denilecek düzeydedir. Bütün bu sayd klar m zdan dolay mevsimlik kad n iflçiler; en çok ezilen ve erkeklere göre iki kez daha fazla sömürülendir. Ayr ca tar m iflçileri geldikleri bölgeden olsa gerek potansiyel suçlu olarak görülmekte ve terörist gözüyle bak lmaktad r. Tar m n yo un oldu u ve mevsimlik iflçilerin u rak yeri olan Çukurova ise potansiyel olarak tar mda ayr bir yer tutmaktad r. Hemen hemen her y l her dönemde ve sürekli olarak de iflen nüfusu, tar m iflçilerinin u rak yeri olmas ndan kaynaklanmaktad r. T. Kürdistan ndan Çukurova ya gelen tar m iflçileri memleketlerinde zorunlu göç ün etkisiyle mallar n sat p, buralarda insanca yaflama ücreti dahi almadan, güvencesiz ve sa l ks z koflullarda yaflamaktad rlar. Her fley s rf günlük 20 YTL içindir. Çocuklar ise ayaklar nda lastik ayakkab yla tarlada bir oradan bir oraya koflarlar, park yok, oyun alan yok ama onlar yine de çocukluklar n yaflamaya çal fl rlar. Tar m iflçileri sonuç olarak yeri gelir para almadan g da karfl l, yeri gelir borçlu olarak toprak sahibinin yan nda ücretsiz sadece bar nma için çal fl rlar ve onlar güneflin alt nda tomurcuklanan terden bir ya mur deryas oluflturarak çal flmaya devam ederler. (Çukurova dan bir K okuru) Ortak mücadelede önemlidir flans n art raca görüflündeler ve bunun için de: Ortak mücadele önemlidir diyorlar. Sendika konfederasyonlar n n sermaye yanl s, uzlaflmac tutumunun da yine iflçilerin ortak mücadelesiyle bertaraf edilebilece ine inanan iflçiler, afla dan zorlama olmadan, yukar dan bir fley beklemek yanl fl diyerek, taban n itici gücünün önemine iflaret ediyorlar. Önümüzdeki süreçte direniflle ilgili bir kampanya planlar oldu unu söyleyen iflçiler, ayr ca mahkeme sürecini de yak ndan takip etmeyi sürdürüyorlar. (Kartal) Çay üreticileri öfkeli! Çay üreticileri çayda uygulanan kotay protesto ederek haklar n n gasp edildi ini söyledi. Çay flletmeleri (Çay-Kur) un 2008 y l yafl çay al m kampanyas n n ikinci sürgün döneminde uygulanan kotadan ma dur olan köylüler bu duruma tepki gösterdi. Çay-Kur a ait Tafll dere Çay Fabrikas önüne yafl çaylar ile gelen üreticiler Çay Kuru protesto etti. Eyleme kat lan Çorapç lar Mahallesi Muhtar Sultan Topal, köylülerin kotalar n doldurmamas na ra men al mlar n durduruldu unu, bu durumun üreticileri ma dur etti ini söyledi. Topal Çay-Kur Genel Müdürü Ekrem Yüce nin köylülere aç klama yapmas gerekti ini söyledi. (H. Merkezi) sraf ve verimsizli in faturas 65 milyar YTL Türkiye Ziraat Odalar Birli i (TZOB) Baflkan fiemsi Bayraktar, Türkiye de 6 milyon hektar kadar arazinin orman ve mera olarak kullan lmas gerekirken bu alanlarda tar m yap ld na dikkat çekerek, verimli tar m arazilerinin de tar m d fl amaçlar için kullan ld n, israf ve verimsizli in Türkiye ye faturas n n y ll k 65 milyar YTL oldu unu belirtti. Bayraktar, Tar m arazilerinin tar m d fl kullan m n engellemek için ülkesel arazi kullan m plan n n yap lmas gerekir. Bunun yan s ra uygulanabilen bir Toprak Kanunu gerekiyor. Tar m arazilerinin tar m d fl kullan - m israftan ve vatana ihanetten baflka bir fley de il. Bu ülkede namuslu insanlar namussuz insanlar kadar cesaretli olmad sürece bunun önüne geçemeyiz dedi. (H. Merkezi) Uzel iflçileri haklar n istiyor! Edirnekap da bulunan Uzel Traktör Fabrikas nda çal flan iflçiler alacaklar n n ödenmemesine tepkili. 5 ayd r ücretleri ödenmeyen Uzel iflçileri haklar n almak için mücadele edeceklerini dile getirdi. 24 Temmuz günü ana kap önünde toplanan iflçiler alacaklar n n ödenmesi talebiyle bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. flçiler ad na konuflan Uzel iflçisi Halil Kahraman Uzel in içinin boflalt larak iflçilerin ma dur edildi ini, birçok iflçinin kredi kart borçlar n ödeyemedi i için icral k oldu unu söyledi. Konuflmalardan sonra bir süre daha fabrika önünde bekleyen iflçiler eylemlerine devam edeceklerini ve gerekirse Ankara ya yürüyeceklerini söylediler. flçiler fabrikada yetkili Türk Metal Sendikas n da protesto etti. Sendikan n iflçilerle ilgilenmedi ini, iflçilerden imza alarak ifl akdinin 24. maddeye dayan larak sonland r lmas n istedi ini dile getiren iflçiler eylemden sonra Türk Metal stanbul fiubesine giderek kâ tlar n geri ald lar. ( stanbul) E-Kart ta sendikal say s art yor Gebze Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyet sürdüren E-Kart fabrikas ndan ç kar lan iflçiler, ald klar grev karar n geceli-gündüzlü hayat geçirmeye devam ediyor. Direniflin 44. gününde bir kez daha görüfltü ümüz iflçiler, greve ç karken 19 civar nda olan sendikal iflçi say s n n, bugün 30 un üzerine ç kt n belirtmekteler. Ancak içerde çal flanlar greve kat lamad klar için, grevi yine bafllad klar say yla, yani 15 kifliyle sürdürdüklerini söylemekteler. Ancak sendikal say s n n artmas, içerdeki patron bask s nda da art fl getirmifl. Patronun bask lar ve görüflmeme tavr ndaki srar n korumas ise, grevci iflçileri y ld rmaya yetmiyor. Kamuoyunun ilgisinden de memnunlar. Kendileri de özellikle havzadaki direniflleri s k s k ziyaret ederek, ya da en son Belediye iflçilerinin eylemine kat ld klar gibi, çeflitli yerlerdeki iflçi eylemlerine kat larak, iliflkilerini, dayan flmalar n gelifltiriyorlar. (Kartal)

6 Dengê azadî İşçi-köylü Ağustos 2008 Dersim Bölge Komutanl ndan aç klama Gazetemizin bir önceki say s nda HPG Bas n rtibat Merkezi nden edindi imiz bilgiler do rultusunda 9 Temmuz tarihinde Dersim Çemiflgezek te kad n T KKO gerillalar ile YJA Star gerillalar n n ortak bir eylemle Emniyet Müdürlü ü nü a r silahlarla tarad n duyurmufltuk. Elimize e-posta yoluyla ulaflan TKP/ML T KKO Dersim Bölge Komutanl imzal aç klamada da haber do rulanarak flöyle deniliyor; 9 Temmuz 2008 tarihinde Partimiz TKP/ML ye ba l T KKO gerillalar ve HPG ye ba l YJA Star güçleri olarak Dersim in Çemiflgezek ilçesi giriflinde bulunan, karakol ve karakol lojmanlar güvenli ini alan ve yine ilçeye girifl ve ç k fllar kontrol eden kulübelere yönelik roketli sald r da bulunulmufltur. Sald r lar sonucu 7 asker ve koruyucu ölmüfl, düflmana ait kulübeler ve panzer imha edilmifltir. Eylemin ertesi günü 10 Temmuz 2008 tarihinde operasyon düzenleyen düflman kuvvetlerine karfl düflman n muhtemel hareketinin olaca araziye döflenen uzaktan kumandal may n n patlat lmas sonucu da 2 asker ölmüfltür. Eylemimiz 9 asker ve koruyucunun ölümü, çok say da düflman yaral s ile sonuçlanm flt r. Aç klamada eylemin amac da flöyle özetleniyor; Kürdistan da lar nda son dönemde flehit düflen HPG Konsey Üyeleri Sidar ve Dicle arkadafllar n intikam n almak ve an - lar n yaflatmak için yap lm flt r. Devletin koruculuk dayatmas na da de inilen aç klama eylemimiz bununla birlikte son dönemde Dersim de köylülere dayat lan koruculaflt rma sald r s na karfl da bir cevap niteli i tafl maktad r. Çeflitli isimlerle (K r Bekçili i, Özel Güvenlik Görevlileri vb.) 1400 silah n halka da t lmaya çal fl larak gerillaya karfl halk silahland rma politikas güden faflist TC devleti, Dersim de daha önce tutmayan bu politikay yeniden gündeme tafl maktad r. Ajan ve provokatörlere dayanarak Dersim i kimsesizlefltirme ve gerillayla olan ba lar - n ortadan kald rmaya çal flan devlet, ajan-iflbirlikçi a n n ard ndan bu sefer de koruculaflt rmaya yönelmifltir. Koruculu un en an yayg n oldu u Çemiflgezek ilçesindeki eylem düflman n tüm teknik üstünlü üne ra men gerillalar n inisiyatif ve kararl l - sonucu gerçeklefltirilmifltir fleklinde devam ediyor. Eylemin burjuva-feodal medyada PKK-T KKO yak nlaflmas yorumlar ile verilmesini de de erlendiren Bölge Komutanl bu konuda da y llard r Kemalist faflist diktatörlü ün darbeleri alt nda ezilen baflta iflçiler, köylüler ve ezilen Kürt ulusu olmak üzere emekçi halk m z flunu bilmelidir; 12 Eylül sonras gelifltirilen gerici sistemin her alandaki böl-parçala-yönet politikas devrimci hareket içerisinde de birbirine karfl dar gurupçu, sekter yaklafl mlar n do mas na ve bundan kaynakl da devrimci hareketin biraraya gelme sorunu yaflamas na neden olmufltur. Bu durum halk n ç karlar na büyük zarar vermektedir. Partimiz TKP/ML ve PKK nin ortak eylemleri bu nedenle düflmana korku salm flt r. Y llard r varolan ayr l klar bugün birlikteli e dönüflmekte ve halk n ç karlar na hizmet etmektedir. Bu nedenle eylemimiz faflizmin gündemine bu denli etki etmifltir demektedir. Aç klama t pk Çemiflgezek eyleminde oldu u gibi düflmana ortak darbeler vurmaya devam edecek ve halka umut olmaya devam edece iz. Devrimci dayan flma bilinci ile halk - m za hizmet etmeye devam edece- iz sözleri ile sona eriyor. T KKO gerillalar bildiri da tt Ayn aç klamada TKP/ML T K- KO gerillalar taraf ndan Dersim halk na yönelik bir bildiri da t ld da bildirildi. Genel olarak faaliyetin eksiklikleri üzerine vurgu yapan ve bunlar n özelefltirisini veren bildiride ayr ca bundan sonraki faaliyetin nas l ele al naca üzerine de vurgular bulunuyor. Yoksullu un, açl n, bask n n ve zorbal n günden güne artt, adalet ve demokrasi istemlerinin postal ve cop darbeleri alt nda ezildi i ülkemiz topraklar nda gerilla mücadelesinde srar etmek, halk n ac lar n namlular n öfkesinde hayk rmak ve hissetmek bugün daha fazla önem kazanm flt r ifadeleri ile bafllayan aç klama dünyadaki yoksulluk ve açl k ülkemiz ezilenlerinin, iflçilerin, köylülerin, memurlar n, esnaf n kap - s n da daha güçlü çalmaya devam ediyor. Artan g da fiyatlar, tasfiye edilen tar m, öldürülen hayvanc l k köylülü ün yaflam n çekilmez hale getirirken, iflçilerin ve memurlar n sosyal ve ekonomik durumu dipten gelen dalgan n yüzeyde birikmesini sa l yor. Yine özellikle Kürdistan da artan faflizmin artan sald r lar ; meydanlarda cop ve panzer darbeleriyle devam ederken, da larda ise bomba sesleri, kimyasal gazlar n dumanlar hiç bitmiyor. Gerilla karfl s nda acizleflen faflizm çareyi Kürt halk n n yaflam n cehenneme çevirmekte buluyor. Kürt halk n n özgürlük talebi çocuklar n n babalar n n vahflice k - r lmas yla, operasyonlar n daha fazla artmas yla yan tlan yor fleklinde devam ediyor. Aç klamaya göre da t lan bildiride örgütlenmeyen, mücadele etmeyen bir halk kötü kaderini de ifltiremez, yoksulluk ve cehaletten asla kurtulamaz. Siz Dersim halk n tefeci-tüccar sömürüsünden, iflsizlikten, yoksulluktan, asker-polis bask - s ndan kurtaracak olan örgütlü gücünüzdür. Size demokrasi ve özgürlük yolunu gösteren ve insanca, onurlu bir yaflam umudunu veren partimiz TKP/ML etraf nda örgütleninbirleflin-kenetlenin ve partimizle her türlü destek ve dayan flmay gösterin. Ancak bunlar yaparsan z kurtulufl yolu gerçek olur deniliyor. Aç klamaya göre ayr ca T KKO gerillalar taraf ndan TKP/ML T KKO Dersim Bölge Komutanl imzal ajan ve iflbirlikçi a na yönelik Dersim Halk n tav r almaya ça ran ve ajanlar uyaran bir bildiri ile birlikte TKP/ML Dersim Bölge Komitesi imzal Dersim gençli ine yönelik bir bildirinin da t m da broflüre paralel ve onunla birlikte yap ld. Bat da rant, Do u da operasyon; YANAN B Z M ORMANLARIMIZ... Son zamanlarda her aç fl m zda muslu u akl m za küresel s nma felaketi flöyle bir u ray p geçiyor. Ne de olsa erkân n devleti çare olarak, suyu tutumlu kullanmay sal k veriyor bizlere. Sonra cadde kenar bir kald r mda yürürken ilifliveriyor gözlerimize TEMA Vakf n n Çöl olmas n, Türkiye! temal bir billboard afifli. Afiflte kuru toprak, çatlak. Ama ald r fl etmiyoruz ço u zaman biz küçük bal k, kar nca, insan ço unlu u, halk. Belki de do rudan sorumlusu olmad m z düflünerek. Sonra, geçilebildi mi önüne Antalya da yang n n? Seferber olundu tabii ki itfaiye tüm flehir, çevre flehirler teflkilat bilumum. Ders almak düfler mi onlara, erkân- devlete. Oysa henüz bir ay olmas na ra men Mersin-Gülnar nda hafif bir rüzgar esintisinde yüzünüze kül düflmesi iflten bile de ildir. Art k Gülnar da TEMA afifllerine gerek yoktur herhalde. Küller afiflin gördü ü, görece i vazifeyi görmektedir.yang nda iki insan m z n yaflam n yitirmesi ise Takdir-i lahi denip unutturuldu bile. Kim inan r bu seferberlik edalar na devletin? Bak n z: Radikal gazetesinin 2007 Aral k say lar ndan birinde Antalya sahillerinin iki kuflbak fl görüntüsü yer almaktayd manflette. Görüntülerden biri 2005 y l na, di eri 2007 ye ait ve gerçekten dâhiyane bir bafll kla, Aradaki fark bulun! diyor gazete. Mesele flu ki, sadece Antalya da golf turizmi için a aç kesilmifltir ve sadece iki y l içinde. Her fleyi anlatmaya yeten iki görüntü. Bununla kal nsa iyi. Orman kaçakç l ndan bizzat beslenen, rüflvetini yiyen bir mekanizma nas l tedbirler als nd ki? Ceza kanununa a r müeyyideler koymakla olmazd tabi ki, en büyük ve esas suçlu kendisiyken devletin. En genel yararlar, ekolojik denge aç s ndan önemi bir tarafa; ormanlar bulunduklar yerlerde halk m z n geçim kayna ayn zamanda. Ama turizm patronlar nca denizden s k lan e lence-dinlence çeflitlili i arayan sa l kl vücutlara farkl bir seçenek sunmak, paraya para dememek için ormanlar yok ediliyor. Orman köylüleri ne mi yaps n? Onlara kal rsa, canlar cehenneme! Yine de Kürt co rafyas ndan bak nca bu tarafa; imrenebiliyor insan. Hani bat yakas nda ülkemizin, devlet kontrolünde yak lsa da ormanlar, bir yerde müdahale ediliyor, de il mi? Geç kalsa da itfaiye bir yang na, halk m z güç bela engellemeye çal flabiliyor. Ama T. Kürdistan nda a açlar da öteki leniyor, ne de olsa? öteki nin a açlar. Hem ötekiler da a dönmüfl yüzünü, ormanlar ki mühim s naklar onlar n. Güvenliksizli in alâs n sergileyen bir faflist iktidar yine güvenlik gerekçesiyle ha bire yak yor Kürt ün orman n. Kürt ormanlar korucu-bafllar na prim olarak peflkefl çekiliyor fi rnak ta örne in. Bofl kamyonlar geliyor fi rnak a, Cizre ye dolup dolup gidiyor baflka illere. Siirt te, Batman da, Van da, Amed te, Bingöl de, Dersim de bilcümle Kürt da lar n n bafl dumanl d r ama devletin yakt ateflten. Kindar gözleri var bu faflizmin, öyle kindar ki, kan bürümüfl adeta. Kirli savafl taktiklerinden medet uman bu eli kanl faflizm acizlik içinde, durduramayaca gerilla savafl n ormanlar atefle verme takti ini kullanarak bast rmaya çal fl yor. Medya her zamanki gibi devletinin yan nda saf tutmufl, hatta öyle ki, saflar her zaman oldu u gibi gayet s k. Medya bir taraftan Kürt co rafyas ndaki yang - n görmeyedursun, devlet yakt atefli tabii ki söndürme gayretini göstermiyor. Bu gayreti sergilemeye çal flan halk da çal flmakla kal yor. Çünkü buralarda orman yang n söndürmek de yassak!. Gerekçe güvenlik. Güvenliksizlik kayna n n gerekçesi kendi güvenli i oluyor elbette. Sözün bitti i yere yak n, yine akl m za tak ld, billboarddaki afifl. Ey patronlar ödene iyle yaflayan TEMA! Oradan nas l görünüyor yurdumun ormanlar, T. Kürdistan n n da lar? T. Kürdistan nda ordunun ekti i, ad na hat ra korulu u-orman denen a açl klar ne zaman boy verecek? Hem ordu niye dikiyor bu a açlar? Türklefltirmek için mi do ay? Yoksa dikti i bir a aca karfl l k 1000 a aç yakt n rahat hesap edebilmek için mi? Biterken söz: Bizleri gözünü k rpmadan, hapishanelerde üstelik yakan bir devlet, her fleyi yakmay göze alabilir. Çünkü o her geçen gün sonu gelen bir canavard r. Her geçen günün onun ömründen daha fazlas n almas bizim ellerimizdedir yaln z. Küçükçekmece de insanl k dram! Geçen aylarda kamuoyuna yans yan mültecilere yönelik hak ihlalleri egemenlerin mültecilere yönelik politikalar n da su yüzüne vuruyor. Kamplar da tutulan mülteciler bask görüyor, fliddete maruz kal yor. Türkiye üzerinden Avrupa ya geçmeye çal flan ve bu s rada birçok insan n hayat n kaybetti i umut yolculu unda yine bir insanl k tradejisi yafland. Ço unlu Asya ve Afrika ülkelerinden binlerce mülteci insan kaçakç lar n n a na düflüyor. Mültecileri ülkelerinden alarak kaçak yollardan Avrupa ya götürme sözü veren kaçakç lar her y l yüzlerce insan n ölümüne neden oluyor. Ülkemizin Asya ile Avrupa y birbirine ba layan geçifl güzergâh üzerinde köprü konumunda olmas yla s k s k karfl laflt m z mülteci dram - na bir yenisi eklendi. Küçükçekmece de 30 Temmuz günü bofl bir arazide mültecilere ait cesetler ortaya ç kt. Van dan bir TIR la yola ç kan Pakistan ve Burma vatandafl 80 göçmenin umut yolculu u Küçükçekmece de ss z bir alanda son buldu. 13 mülteci havas zl ktan bo ularak yaflam n yitirirken onlarcas ekmek ve su bulabilmek için çevreye da ld. Bölgedeki insanlar n haber vermesi üzerine yap lan araflt rmada di er 63 kaçak açl k ve susuzluktan bay lm fl bir halde bulundular. TIR sürücüsünün pani e kap - l p ormanl k alana kaçaklar b rakmas ile ortaya ç kan bu tablo mültecilerin yaflad klar n bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararas insan kaçakç lar taraf ndan büyük umutlarla kand r lan göçmenlerin bu yolculuklar n n birço u ölümle sonuçlan yor. Kâr h rs ile dünya halklar n sömüren emperyalistler yoksullaflan, açl k ve sefaletle bo uflan emekçilerin s rt ndan yine de kâr yapman n hesaplar - n yap yor. Yaflanan say s z insan hakk ihlaline ra men demokrasinin ve özgürlüklerin befli i Avrupa n n sesi ç kmamakta. Onlar n demokrasisi burjuvazisinin kasalar n doldurmak içindir. Onlar n özgürlü ü sömürü ve ya ma için her yolu kullanma özgürlü üdür. Bu kadar özgürlük ve demokrasi içinde dünya halklar na emekçilere düflen isen insanl k d fl koflullarda can vermek, okyanuslarda bo- ulmak, savafllarda katledilmek olmaktad r. Ülkemiz egemenlerin mültecilere yaklafl m olay n hemen ard ndan ekranlardan döktükleri timsah gözyafllar n n aksine efendilerinden farkl de ildir. Geçen aylarda kamuoyuna yans yan mültecilere Dersim co rafyas n n kuflat lmas na, insans zlaflt r lmas na ve bu ba lamda da, operasyonlara, koruculaflt rmaya ve de siyanürlü alt n aranmas na karfl ç kma fliarlar n n öne ç kt 8. Munzur Kültür ve Do a Festivali ni örgütleme çabalar kapsam nda gerçeklefltirilen bir dizi faaliyetten biri de 27 Temmuz tarihinde Kad köy de yap lan bas n aç klamas oldu. Bursa, Gemlik, Kocaeli, Gebze, zmir, Manisa Tunceliler Dernekleri nin yan s ra, Munzur Çevre Derne i, Ziyaret Köyü Derne- i, Karatafl Köyü Derne i gibi, daha bir dizi dernek taraf ndan gerçeklefltirilen bas n aç klamas, saat te Kad köy skele Meydan nda yap ld. Aç klamay organize eden dernek yöneticileri ve kat lan kitle, üzerlerinde Barajlara, siyanürle alt n aramac l na, orman yakmalara, operasyonlara, koruculaflt rma ve anti-demokratik uygulamalara karfl 8. Munzur Kültür ve Do a Festivali nde Buluflal m ve Munzur da-bergama da- Kazda lar nda Siyanürlü Alt n flletmecili ine Hay r! fliarlar n n bulundu u iki pankart açarak sloganlar eflli inde, Haldun Taner Tiyatrosu önünden, skele Meydan na kadar bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. skele Meydan nda kitle ad na yap lan aç klamada, Dersim de 2001 den bu yana, yasal dayanaklar da oluflturulmaya çal fl larak, alt n aramas yap ld na ve Dersimin çok yak n bir zamanda zehir soluyaca - na, dikkat çekilerek, do a ve insan n yok edilmek istendi i vurguland. yönelik hak ihlalleri egemenlerin mültecilere yönelik politikalar n da su yüzüne vuruyor. Kamplarda tutulan mülteciler bask görüyor, fliddete maruz kal yor. Kumkap da mültecilerin kald yerlerde yaflanan ölümler devletin mültecilere bak fl n da yans t yor. Papan n Türkiye yi ziyareti s ras nda mülteciler dövülerek zorla çal flt r lm fl ve yol boyunca s ralanan demirler tafl tt - r lm flt. Beyo lu polis karakolunda polisler taraf ndan öldürülen Festus Okey olay nda ortaya ç kt gibi devletin mültecilere yaklafl m düflmancad r. Yeralt zenginliklerinin ya malanmas na dönük bu çabalara karfl ortak bir tav r alman n zorunlulu una da de inilen aç klamada ayr ca, süren operasyonlara, koruculuk dayatmas na da yer verildi. 70 y l önce Dersim i kana bo an bir katliam yafland na, ancak Seyit R za lar n, Alifler lerin ve tüm Dersim halk n n Dünyan n her yerinde bask ve sömürü ile karfl karfl ya gelen emekçilerin insanca bir yaflam için mücadele etmek d fl nda bir kurtuluflu yoktur. Yaflananlar da bize bunu göstermektedir. Dersim onurdur, onuruna sahip ç k! katliama karfl amans z bir direnifl verdi ine, bu direnifl gelene inin ise bugün hala bölgedeki mücadeleye ilham oldu una da vurgu yap lan aç klama, bugün Dersim de hayata geçirilen politikalara karfl, birlik ve dayan flmay büyütmek üzere festivale kat lma ça r s yla sona erdi. (Kartal)

7 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 7 Kuruçeflme de direnifl kazand Kuruçeflme Dere Mahallesi ne 18 Temmuz günü gelen y k m ekipleri, örgütlü mahalle halk ile karfl laflt klar için y k m 4 A ustos a ertelemifllerdi. Bu süre zarf nda mahalleli ve devrimciler hemen bir toplant alarak sürecin de erlendirmesini yapm fl, eksiklikler ve olumluluklar tart fl lm flt. Toplant lardan 4 A ustos ta gelece i düflünülen y k m ekiplerine karfl daha örgütlü bir durufl sergilemek için zmir deki DKÖ ler ve sendikalar gezilerek destek ça r s isteme karar ç km flt. Kolektif bir flekilde bizler ve Halk nisiyatifinin eksiklikleri ortaya konulmufl, elefltiri ve özelefltiri yap lm flt. Hemen sonras nda ÇHD mahalleye gelerek hukuki süreci bafllatm fl, dilekçeler verilmifl ve fiehir Planlamac - lar Odas ndan gelen arkadafllar mahalleliyi bilgilendirmiflti. Ne takunya, ne postal Bu süreç içerisinde gazetemizi mahalleliye götürerek, da t m örgütledik. Ve uzun uzun yapt m z sohbetlerde direnifl ve kararl l k gördük. Bunlar n yan nda mahallede 11 ev Belediye ile anlaflarak 1 y ll k kira bedeli karfl s nda evlerini boflalt p y kt rm fllard r. Direnen di er evler bu olaya tepkilerini bizler y kt rmayaca z ve direnece iz diyerek göstermifllerdir. Y k lan 11 ev ile mahalledeki direnifli k rmak için at lan bu ad m geri püskürtülmüfltür ve y k m da hukuki ifllemlerle beraber dolay s yla durdurulmufl, Kuruçeflme halk kazanm flt r. Bizler bu süreç içerisinde bundan sonra da her zaman orada olaca z. Halk n yaflad sorunlardan sadece biri olan bu y k m bizlere birçok deneyim kazand rm flt r. Ayn flekilde evleri y k lacak olan halka gerçek düflman gösterme olana sa lam flt r. Tarihimizde birçok y k ma karfl direnifle önderlik eden kültürümüz bizlerin deneyimlerine bir yenisini daha eklemifltir. Ve flunu bir kez Demokratik kitle örgütleri, siyasi parti ve platformlar, stanbul, Ankara ve Antep te yapt klar bas n aç klamalar yla darbecilerin yarg lanmas n, faili meçhul cinayetlerin ayd nlat lmas n istedi. 27 Temmuz 2008 tarihinde Ankara da Yüksel Caddesi nde yap lan bir bas n aç klamas yla darbecilerden hesap sorulmas talebi dile getirildi. 78 liler Giriflimi, Ankara 78 liler Birlik ve Dayan flma Derne i, EMEP, ÖDP, DTP, SDP, ESP, PSAKD, HD, Anti kapitalistler ve Mustafa Suphi Kültür Merkezi nin düzenledi i eylemde Partizan ve Al nteri destekleyici kurumlar olarak yerini ald. Ya darbecilerle hesaplaflaca z, ya darbe üzerine darbe yiyece iz yaz l pankart n aç ld eylemde aç klamay 78 liler Giriflimi nden Ali Özkan okudu. Özkan yapt aç klamada; Ergenekon operasyonu kapsam nda toplumun taraf olmaya zorland n, Ergenekon yarg lans n talebinin yeterli olmad n dile getirdi. Özkan, ABD deste- iyle yap lan 12 Eylül darbesi ile Kenan Evren in, Diyarbak r Hapishanesi nde yaflanan ölümlerin mimar oldu u öne sürülen Kemal Yamak n da yarg lanmas n istedi. Özkan Sadece bugünün darbe haz rl klar n de il; dünün darbe haz rl klar olan 1 May s daha gördük ki dipten gelen dalga kitlelerin bilinciyle bütünleflince y k lmayacak hiçbir engel yoktur ve bir kez daha yineliyoruz örgütlü halk yenilmez. ( zmir K okurlar ) 1977, Çorum, Marafl ve Sivas katliamlar n da yarg layal m. Sadece Dan fltay cinayetini de il; Do an Öz, Kemal Türkler, Musa Anter, Vedat Ayd n, Hrant Dink ve tüm faili meçhul cinayetleri de çözelim. Kendi darbecilerimizi yarg lama, kendi geçmiflimizle hesaplaflma, bir kardeflleflme ve özgürleflme prati i olarak demokrasinin önünü açma onurunu biz de yaflayal m. Bunu acil olarak yapal m. Çünkü darbecilerle hesaplaflmaya giremeyen bir toplum, darbe üzerine darbe yemeye mahkûmdur dedi. Eylemde s k s k Darbeciler halka hesap verecek ve Yaflas n halklar n kardeflli i sloganlar at ld. (Ankara) Halkın gündemi Gülsuyu halk provokasyona geçit vermiyor! Çeflitli milliyetlerden ülke halk n birbirine k rd rmaya dönük kontra faaliyetlere h z verildi i bugünlerde, Gülsuyu nda yaflanan geliflmeler, bu yönlü faaliyetlerin artarak sürece ine de iflaret etmekte. Gülsuyu nda uzunca y llard r adeta kamp kurmufl olan polis, mahalledeki gençler aras nda ç kan bir tart flmay f rsat bilerek, 2 A ustos Cumartesi günü, Özgürlük Park yak nlar nda bir k na gecesi yap ld s rada, uluorta atefl etmeye bafllad. Olay mahalleli taraf ndan tepkiyle karfl land. Ayn saatlerde atefl edilen yerin hemen yak nlar nda dinamit lokumuna benzer cisimlerin bulunmas üzerine panik yafland, mahallelinin tepkisi daha da artt. Çünkü mahalle halk, en son Güngören de yaflanan ve aç k bir kontr-gerilla eylemi olan patlaman n ard ndan benzer giriflimlerin yaflanabilece i ihtimalinin artt n n fark nda. Atefl etme olay n n hemen akabinde yaflanan bu geliflmenin ciddi bir provokasyona iflaret etmesi, mahalle halk n da harekete geçirdi. Bu süre içinde bulunan cismin dinamit olmad anlafl lm flt r, ancak polisin uluorta atefl etmesiyle sinyalleri verilen provokasyon ihtimali ortadan kalkm fl de ildir. Gülsuyu halk hem polisin atefl ederek yaratt provokasyona hem de olas kontra yönelimlere karfl, tek yumruk olaca n ve bu tür giriflimleri bofla ç karaca n hayk rmak için 4 A ustos ta, akflam saat de bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Partizan, ESP, DHP, HC, DTP, EMEP, HKM, PDD, SDP, Devrimci Komünistler taraf ndan örgütlenen, Köz ün ise destekçi olarak kat ld aç klama öncesi, sloganlar ve ajitasyon konuflmalar eflli inde, sokak sokak dolafl larak, mahalle halk na ça r yap ld. Saat ye geldi inde ise, Özgürlük Park nda toplanan kitle, buradan Heykel e kadar bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Faflizmi döktü ü kanda bo aca- z, Kahrolsun M T, C A, Kontrgerilla, Yaflas n devrimci dayan flma, Katil devlet hesap verecek, gibi sloganlar eflli inde gerçeklefltirilen yürüyüflün ard ndan, Heykel de bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Yo un bir polis y na alt nda geçen aç klamada, halk n bulundu u yerlerde bombalar n patlat lmas n n, ancak kontr-gerillan n yöntemi olaca na yer verilerek, bunun en son örne inin Güngören de yafland ve bu nedenle halk n tedirgin oldu u belirtilerek, dinamit söylentisinin de, yarat lan bu psikolojinin ürünü oldu- una yer verildi. Kontr-gerillan n yeni katliam planlar yapt na flüphe olmad na da de inilen aç klamada, kontr-gerilla devletin koruyucu güçleridir sözlerine de yer verildi. Halk sindirmeye, yoksullu a, açl a mahkum etmeye, ayn zamanda da ülkenin de- erlerini emperyalistlere peflkefl çekmeye hizmet eden bu tün faaliyetlere karfl durulaca n n ve de ortak mücadele edilece inin alt çizilen aç klama, at lan sloganlarla sona erdi. (Kartal) Bursa Valili inin yasakç zihniyetine dava Bundan iki ay önce Bursa Valisi, Heykel ve Ahmet Vefik Pafla Tiyatrosu önünde eylem ve etkinlik yap lmas n bir genelgeyle yasaklam flt. Valili in bu yasaklama zihniyeti, sistemin zihniyetinden ba ms z de ildir. Valilik devletin faflist anlay fl n yerine getirmekle görevlidir. Bu yasakç zihniyete karfl Emek Platformu Bursa Bileflenlerinden oluflan kurum temsilcileri 29 Temmuz günü Adliye Saray önünde bas n aç klamas yapt lar. Kurumlar ad na aç klamay okuyan Türk- fl Bölge Temsilcisi Mehmet Kanca yasa n özgürlüklere darbe oldu unu belirterek fiimdilik iki alanla s n rl olan bu yasaklar n yayg nlaflmas ndan korkmaktay z. Kentin meydanlar n n demokratik kitle örgütlerine yasaklanmas, ifade özgürlü ümüzün k s tlanmas ve varl k nedenimiz olan temsilcisi oldu umuz toplum kesimlerinin haklar n savunma, koruma ve gelifltirme yükümlülü ümüzü yerine getirmemize engel olunmas na hukuki olarak engel olaca z dedi. Aç klaman n ard ndan idari mahkemeye Valilik hakk nda dava açt lar. (Bursa) flte TC adaleti! Ferhat a 15, vuranlara 9 y l Yenibosna Mahallesinde Yürüyüfl Dergisi da t rken polisin silahl sald r s sonucu yaralanarak felç olan 17 yafl ndaki Ferhat Gerçek i vuran polisler hakk nda dokuz ay sonra iddianame haz rland. Gerçek hakk nda dört ayr suçtan 15 y l hapis cezas isteniyor. Bak rköy Cumhuriyet Baflsavc s Rahmi Tan taraf ndan haz rlanan iddianameye göre Gerçek hakk nda toplant ve gösteri yasas na muhalefet, görevi yapt rmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret ve nitelikli mala zarar vermek gerekçeleriyle dava aç ld. Gerçek i s rt ndan vuran polis memurlar hakk nda ise zor kullanma yetkisini aflarak kasten yaralama suçundan dokuz y l hapis cezas istenen iddianamede Bahçelievler de görevli 7 polis ma dur san k olarak yer ald. (H. Merkezi) Hayat TV nin kapat lmas protesto edildi Egemen sistem kendine yönelik ve aleyhine geliflen her sesi k smak, yasaklamak, bask ve fliddetle sindirmek istemektedir. Sansürün sözde kald r l fl n n 100. y l nda halen sansür ve yasaklamalar devam ediyor. Hayat Televizyonu nun da bu sansürcü zihniyet sonucu kapat lmas 24 Temmuz günü Osmangazi Metrosu önünde EMEP taraf ndan yap lan bas n aç klamas yla protesto edildi. Aç klamay okuyan Haki Tali; sansürün 100 y l önce kald r lm fl olmas n n bugün yaflananlar karfl - s nda hiçbir anlam kalmam flt r dedi. Aç klamaya Partizan, ESP, DTP, SDP, Halkevi, TKP, KESK ve Birleflik Metal- fl de destek verdi. (Bursa) Siirt Kapal Hapishanesi nde karaci- er kanseri oldu u için yaflam n yitiren 77 yafl ndaki Ali Çekin in ölümünde yetkililerin ihmali oldu unu belirten HD zmir fiubesi, hapishanelerde a r sa l k sorunlar bulunan di er tutuklu ve hükümlülerin ölümünün önlenmesini istedi. HD zmir fiubesi 31 Temmuz günü saat da Siirt Kapal Hapishanesi nde 2006 dan bu yana tutuklu bulunan ve karaci er kanseri olan 77 yafl ndaki Ali Çekin in. Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi nde hayat n kaybetmesi ile ilgili Konak Eski Sümerbank önünde bas n aç klamas yapt. 77 yafl ndayd ve kanser hastas yd. Cezaevinden tahliye edilmeyerek öldürüldü. Hasta tutuklulara özgürlük pankart açan HD üyeleri Ali Çekin i unutmayaca z, stanbul Ali Çekin i yetkililerin ihmali öldürdü! 12 k z l karanfil unutulmad Tutuklu ve Hükümlü Yak nlar Birli i (TUYAB) 25 Temmuz günü 96 Ölüm Orucu ve Süresiz Açl k Grevlerinde yitirdi imiz 12 k z l karanfili anmak amac yla Karacaahmet Mezarl nda biraraya geldi. Saat te Mezarl k içinde kortej oluflturan TU- YAB l lar buradan sloganlarla Hüseyin Demircio lu nun mezar na yürüdü. Yürüyüfl esnas nda 96 Ölüm Orucu ve Süresiz Açl k Grevi flehitleri ölümsüzdür-tuyab pankart açan kitle ellerinde 12 k z l karanfilin foto raflar n tafl d. Hüseyin Demircio lu nun mezar bafl nda yap lan sayg duruflunun ard ndan fliirler okundu ve onun sevdi i K rm z Gül türküsü hep bir a zdan söylendi. TUYAB ad - na smail Karagöz ün yapt aç klamada: Bilincimizde ve yüre imizde k z l birer meflale gibi yanan flehitlerimiz, direniflleriyle tarihin flanl sayfalar nda yerlerini ald lar. Onlar sonsuzlu a u urland lar. Bizim flehitlerimize sözümüz var. Onlardan devrald m z bayraklar daha Bugünkü ça r m z cezaevlerinde art k hiçbir yaflam n solmamas için seslerimizi birlefltirip dayan flmam z yükseltmemiz gerekti ine dairdir! da yukar lara tafl yaca z dedi. Karagöz sözlerini bugün ayn siperde direnifli büyüten 96 ÖO ve SAG flehitlerini anmak, onlara devrim sözümüzü yinelemek ve tecrit karfl t mücadeleyi büyütmek demektir. Bu bilinç ve ba l l kla bir kez daha an lar önünde sayg yla e iliyoruz fleklinde tamamlad. Anmada konuflma yapan Hüseyin Demircio lu nun kardefli Muharrem Demircio lu, abisi ve yoldafl olan Hüseyin Demircio lu nun mücadele yaflam ndan kesitler sundu. Anma at lan sloganlar n ard ndan sona ererken TU- YAB l lar günümüzde sürmekte olan tecrit karfl t mücadeleyi yükseltecekleri vurgusu yapt lar. (Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri) zmir Al nteri, ESP, Kald raç, Köz, Mücadele Birli i Platformu, Halk Cephesi, BDSP ve Partizan 12 k z l karanfili anmak üzere Müjdat Yanat ve Tahsin Y lmaz n mezarlar bafl nda anma etkinli i düzenledi. Bornova Mezarl giriflinde zmir toplanan kitle buradan sloganlarla Tahsin Y lmaz n mezar na kadar yürüdü. Sayg duruflu ile bafllayan etkinlikte kurumlar ad na Yurdagül Gümüfl aç klama yapt y l nda 1500 devrimci tutsa n Eskiflehir tabutluklar na karfl Süresiz Açl k Grevi ve Ölüm Orucu eylemine bafllad - n söyleyen Gümüfl, flehit düflen 12 devrimcinin ard ard na ölümsüzleflerek egemenleri Hasta tutsaklar serbest b rak ls n, Analar n öfkesi katilleri bo acak sloganlar n att. Grup ad na aç klama yapan Dr. Alp Ayan, Ali Çekin ile ilgili 10 Temmuz da Türkiye nin her yerinde Baflbakan ve Adalet Bakanl na mektup gönderdiklerini hat rlatt. Yap lan onca eyleme ra men, en kutsal hak olan yaflam hakk n n, devletin gözetim ve sorumlulu unda olan hapishanelerde, bir kez daha ve yeniden Ali Çekin örne inde de yok say ld n belirten Ayan, Bugünkü ça r m z cezaevlerinde art k hiçbir yaflam n solmamas için seslerimizi birlefltirip dayan flmam z yükseltmemiz gerekti ine dairdir! dedi. ( zmir) beyninden vurdu unu belirtti. Kurumlar anma etkinli ini Buca Yeni Mezarl k ta bulunan Müjdat Yanat n mezar bafl nda sürdürdü. Mezarl k giriflinde toplanan kitle Müjdat Yanat n mezar na kadar sloganlar eflli inde yürüdü. Burada da yap lan sayg duruflunun ard ndan Yanat n yaflam n n anlat ld bir konuflma yap ld. Etkinlik marfllar n söylenmesinin ard ndan sona erdi. Kurumlar anma etkinliklerinin ard ndan farkl zamanlarda flehit düflen devrimcilerin mezarlar n ziyaret etti. Ümit Da l o lu, Cem Ergüldü, Mahmut Gökhan Özocak, Gürsel Akmaz, Hatice Yürekli ve Binali Güler in mezarlar na yap lan ziyaretlerde sayg duruflu yap ld, fliirler okundu. Cem Ergüldü yoldafl n mezar bafl nda Partizan ad na bir aç klama yap ld. Hayat n ve mücadelesini anlatan aç klamadan sonra kitle Cem Ergüldü yoldafl ölümsüzdür slogan n att ktan sonra di er mezarlar ziyaret edildi. Ayr ca 21 Temmuz Pazartesi günü saat de Kemeralt giriflinde yine ayn kurumlar n kat ld bas n aç klamas gerçeklefltirildi. ( zmir) Sincan da telefon görüflü için önce tekmil! Hapishane idaresinin tutsaklara yönelik keyfi uygulamalar s n r tan - m yor. Sincan Kad n Hapishanesi nde idare tutsaklar n telefonla görüflme hakk n gasp etmek için yarat c bir yöntem buldu. dare, telefon görüflmesi yapmak için kabine gelen tutsaklardan tekmil vermesini istiyor. Ad n, soyad n ve arad numaray karfl taraf telefonu açt nda yüksek sesle söyleyerek tekmil vermeleri istenen kad n tutsaklar bunu reddediyor. F tipi hapishanelerde tutsaklar siyasi kimli inden düflüncelerinden uzaklaflt rmak için her türlü yöntemi uygulayan devlet hapishaneleri k fllaya dönüfltürmek istiyor. Sincan Kad n Hapishanesi nde tutuklu bulunan Deniz Tepeli ve Sema Gül 18 Haziran da, Deniz Tepeli, Resmiye Vatansever ve Münevver fieker in 1 Temmuz da yapmak istedikleri telefon görüflmeleri tekmil vermedikleri gerekçesiyle kapat larak engellendi. (H. Merkezi) Hasta tutsaklar serbest b rak ls n! 29 Temmuz 2008 tarihinde Partizan, HD Ankara fiubesi, ATO, T HV, Dev Maden-Sen, THAY- DER, DHP, DTP, Odak, ESP ve Erol Zavar Yaflama Hakk Koordinasyonu taraf ndan düzenlenen bas n aç klamas nda hasta tutsaklara yaflama hakk iste i tekrar dile getirildi. Bas n aç klamas n okuyan HD fiube yöneticisi Serpil Köksal, Tecrit ve tredman hapishanelerde can almaya devam ediyor. 42 tutsak, kanser ve çeflitli hastal a karfl yaflam mücadelesi veriyor dedi. Devletin çifte standard na da de inilen aç klamada, darbe teflebbüsünden gözalt na al nan veya tutuklanan kiflilere farkl davran ld n, kimilerinin hastal ve yafll l - gerekçe gösterilerek b rak ld n vurgulad. Yap lan aç klaman n ard ndan oluflturulan bir heyet, hapishanelerde bulunan hasta tutsaklarla ilgili haz rlanan raporu Meclis Adalet Komisyonu ve DTP milletvekili Ak n Birdal a vermek için Meclis e girdi. (Ankara)

8 Gerilladan... İşçi-köylü Ağustos 2008 TKP/ML T KKO gerillalar yla söylefli... Atefl k v lc mdan ç kar ATEfi KIVILCIMDAN ÇIKAR Aç klama; Elimize e-posta kanal yla gelen yaz y güncelli inden ve haber de eri tafl d ndan dolay yaz dizisi halinde yay ml yoruz. Önce keflfedecek sonra fethedece iz! - TKP/ML 8. Konferans n yapt. Bu konferans n gerilla alan nda nas l karfl land n anlat r m s n z? - Siyasi Komiser: TKP/ML nin 8. Konferans n n alanlarda, özel olarak da gerilla alan ndaki etkisini ve yans mas n anlatmak için Konferans n hangi koflullarda yap ld ve örgütün hangi ihtiyaçlar na yan t olmay hedefledi i, hangi gündemler üzerinden topland ndan da bahsetmek gerekecektir. Tabi bu meselenin politik beklenti ve etkisini ifade ederken fluna da de inmek gerekir; kongre ve konferanslar devrimci ve komünist partiler aç s ndan devasa bir öneme sahiptir. Parti içinde demokrasinin en doruk noktada iflletildi i, sorunlar n ve çözümlerin tart fl ld önemli bir platformdur bu toplant lar. Partimizin içinde bulundu u gerçeklik, s n f mücadelesinin sorunlar ve bunlar karfl s ndaki duruflumuzla birlikte 8. Konferans n anlam daha da derinleflmektedir. Parti taban m z ve örgütlü kitlemiz de bu gerçekli in uza nda olmad için Konferans m zdan ciddi bir beklenti içindeydi. Burada flunu da ifade edelim, devlet ülkedeki muhalefeti bast rmada, geliflimini engellemede, onu örgütsüz ve özelde de önderliksiz b rakman n ne derece etkili oldu unu bilmektedir. Örgütsüz ve önderliksiz bir güç güç de ildir! Önderlik olmadan örgüt olunmaz. Bu noktay referans alan devlet, son birkaç y ld r devrimci örgütlerin özellikle önderliklerine yönelip, örgütlerin önderliklerindeki devrimcileri katletmifl ya da tutsak alm flt r. Tüm bunlar tesadüfi sald r lar olarak alg layamay z. Tam da böylesi sald r lar n oldu u bir süreçte Partimiz kay p vermeden Konferans n baflar yla gerçeklefltirmifltir. Tüm bunlar dikkatlerin konferansa çekilmesini anlafl l r k lmaktad r. Konferans m z n Halk Savafl temel gündemli olmas ise gerillada daha ayr bir etki yaratm flt r. Elbette Halk Savafl n bunun en temel ve özgün biçimi olan gerilla savafl n gelifltirme, yayg nlaflt rma konusunda yetersizliklerimiz bulunmaktad r. Halk Savafl n n kavranmas ve özgünlefltirilmesi, bunun içinde bu savafl Halk Savafl k lan kitleler ve kitlelerden uzakl m z, Partiyi yeterince örgütleyemeyiflimiz, savaflta ustalaflamay fl m z gerilla savafl n gelifltirememedeki temel açmazlar m zd r. Konferans m z n fliar da buradan hareketle Kitleye Güven, Savafla Kitlen, Partiyle Kazanaca z d r. Konferans m z tüm bunlara köklü bir bak fl ve de erlendirmeyi hedeflemekteydi. Bunun az önce dedi im gibi gerillada daha ayr bir beklenti, coflku yaratmas n beklemek olukça anlafl l r olmal d r. Bahsini etti imiz ilk andaki etkidir, bundan sonra as l tart fl lmas, anlat lmas gereken etki ise Konferans kararlar m z ve bu kararlar do rultusunda at lacak ad mlar n etkisidir Konferans n gerilla mücadelesine dair yapt somut vurgular ve ortaya koydu u politikalar nelerdir? - Konferans m z Halk Savafl konusunda esas sorunun bu savafl n kavran fl nda oldu unu söylemektedir. Meseleyi teorik olarak ortaya koymada genel olarak bir sorun yaflad - m z söyleyemeyiz. Önce do rulu u ve uygulanabilirli i konusunda net oldu umuza göre teorimizle prati imiz aras ndaki iliflkiyi sorgulayarak bafllayaca z ifle. Konferans m z bunun birincil ve merkezi görevimiz oldu- unu söylemektedir. Bunu nas l m yapaca- z? Önce ülke koflullar m z n kavranmas konusunda somut ad mlar atarak, hatalar m zdan ar narak ve de di er komünist partilerin ve devrimci örgütlerin savafl deneyimlerinden ö renmesini bilerek... Halk Savafl veren kardefl partilerin baflar s n da konferans m z özgünlüklerin yakalanmas nda görmektedir. Meselenin önemli bir yan n da buras oluflturmaktad r. fiimdi bu çerçevede gerilla savafl konusunda Konferans m z baflka neler demifltir, bunu açal m; Gerilla savafl n gelifltiremeyiflimizin nedenlerini alan, kadro ve kitle faaliyetinde arayaca z. Yani flimdiye kadarki faaliyetimizi bu noktalardan sorgulamal y z. Çünkü geçmiflini görmeyen, gelece ini de öremez. Biz bahsini etti imiz geçmifli görmek için ayn zamanda nereye ve nas l bakt m z da sorgulayaca z. Keza do ru yere, do ru biçimde bakmayanlar gerçe i göremezler. Do ru bakamad m z, göremedi imiz, öremedi imiz kesin. Do ru bakmay da savaflarak yani bizzat savafl n içinde ö renece imizi söylüyoruz. Buras do ru anlafl lmal d r. Biraz daha açmak gerekirse; Konferans m z gerilla savafl n n bilinen ama yeterince kavranmayan genel gerilla savafl tan mlar - n yineleyerek bir noktaya iflaret ediyor. Örne in; gerilla savafl bilinen en klasik tan m yla kendinden güçlü bir düflmana karfl, vur-kaç yöntemiyle hareket ederek, f rsat kollay p güç biriktirerek, zaman nda vurup geri çekilerek, düflman n parça parça zay flatmaya ve tüketmeye çal flan bir savaflt r. Buraya kadar bir sorun yok ancak esasta bundan sonra yap lan vurgu çok önemlidir: Gerilla savafl sadece y k c de il ayn zamanda yap c, sadece bozucu de il yan s ra kurucu, sadece da t c de il di er yandan örgütleyicidir. Yani gerilla sadece savaflan de il, ayn zamanda ajitasyon-propaganda faaliyeti yürüten, örgütlenme çal flmas yapan, parti örgütlenmesini gelifltiren bir güçtür. Bu çok önemli bir noktad r. Bugüne kadar bu konuda ciddi hatalara düfltük. Savafl sadece düflmana vurmakla s n rlad k, kitleye yeterince gitmedik, gitti imizi de örgütleyemedik. Ki burada flunu söylemek gerekir, kitleden kopuk bir gerilla zaten savaflamaz, düflmana vuramaz. Neden da larda elde silah dolafl yoruz? Küçükten büyü e, zay ftan kuvvetliye, düzensiz birliklerden düzenli birliklere do ru, silahl mücadeleyle halk n silahl kuvvetlerini yani halk ordusunu örgütlemek için Bunu yapmay hedefleyenlerin yani halk ordusunu örgütleme iddias tafl yanlar n halktan kopmas - n n anlafl l r bir yan olabilir mi? Elbette ki hay r. Halk ordusunu örgütleyece im ama halka gitmesem de olur diyerek düflmüyoruz bu hataya. Mesele bu kadar basit de il elbette. Bu bir kavray fl sorunu, bafllang çta böyle düflünülmese de Halk Savafl n n teorik alg lan fl ndaki zay fl k, savafl n özgünlüklerinin saptanamay fl, hangi kesime nas l gidilece inin netleflmemesi, kitlelerin ancak onlar n somut sorunlar üzerinden örgütlenece i kavranmad ndan, kitlelerin devrimdeki, savafltaki rolü silikleflmeye bafll yor. Oysa bahsini etti imiz geliflmeyi, kitlelerle birlikte, onlar n taleplerine sürekli ve do ru bir biçimde yan t olarak baflarabiliriz. Gerilla savafl konusunda Konferans m z n bir di er vurgusu da fludur; somut koflullar n tahlili noktas ndaki yetersizliklerimiz baflar s zl klar m z n bir di er kayna d r. Çok ciddi bir deneyime sahip oldu umuz halde bilgilerimiz oldukça yetersiz oldu u ve güncellenmedi i için somut politika belirlemede de sorun yaflamaktay z. Belirlenen politikalar ise ihtiyaçlar karfl lamakta oldukça yetersiz ve yüzeysel kalmaktad r. Önümüzdeki süreçte bu konuda somut ad mlar ataca m z söylüyoruz. Bunun yegane yolunun da yine kitlelerden geçti ini bugün çok daha net görüyoruz. Çünkü bilginin kayna kitlelerdir. Yani bulmak istedi imiz her fleyi savafl n ve kitlelerin içinde aramal y z. Bu soruya verdi imiz yan t Baflkan Mao - nun bir sözüyle bitirmek anlaml olacakt r; Tarih bize, do ru siyasi ve askeri çizgilerin kendili inden ve sakin bir flekilde de il, ancak mücadele içinde ortaya ç - k p gelifltiklerini gösterir. - Dersim de yarat lan bir Partizan gelene i var. T KKO nun darbecilik ve sonras nda yaflanan sorunlardan kaynakl uzun y llar bu alanda faaliyeti kesintiye u rad. fiimdi yeniden faaliyeti bafllatt n z. Bu, Dersim halk taraf ndan nas l karfl land? - Asl nda sorunuz tam da kendimizi anlatmak istedi imiz bir konuya dair bir fleyler söylememize vesile oldu. Yan lg ya düflülen bir ayr nt var, bunu düzelterek geçelim. Partimizin Dersim deki gerilla faaliyetinin tarihi eskidir. brahim Kaypakkaya yoldafl n 73 Ocak ay nda tutsak düflüp, 18 May s ta katlediliflinden sonra bir süre kesintiye u rayan gerilla faaliyetimiz, 1980 ler gibi oldukça sanc l bir süreçte tekrar bafllat lm flt r. Ki bu süreç Parti tarihimizde Ali Haydar Y ld z ve Kaypakkaya yoldafllar n katledilmesi ve tutsakl klar n yaflanmas yla Partimizin birinci yenilgi olarak de erlendirdi i sürecin ard ndan yaflanan zorunlu bir kopukluktur. Yani o dönem gerilla faaliyetine ara verelim, sonra devam ederiz gibi bir karar ya da yaklafl m yoktur. Subjektif gücün ald darbe ile yaflanan bir kesintidir bahsi geçen fiimdi gelelim daha sonra yaflanan kopuklu a; 94 y l nda sizin de ifade etti iniz gibi Partimize örgütsel anlamda da ciddi zararlar veren darbe ve sonras ndaki tasfiyeci ç k fllar n etkisi ile gerillada belimiz bir kez daha bükülmüfl oldu. Bu süreçlere yaklafl mlar m zda eksik b rakt m z tutumlar n, daha fazla etkilenmemizde pay oldu unu söylemek gerekiyor. Bölgede bulunan önderlik, bahsini etti imiz geliflmelere do ru bir politik tav r gelifltiremedi. flte bu dönem Dersim de gerilla gücümüz oldukça geriledi. Ve en son noktada gerilla gücümüz objektif olarak tasfiye oldu y l nda Yusuf Ayata, Fikret Vural, Hasan Akyol, Fehiman Bozgurt, Mustafa Toptafl ve Zeynel Erdo an yoldafllar bölgeye gelmifltir. Dersim da lar, çilekefl Dersim halk Partizanlar yla yeniden buluflmufltu ki, yoldafllar Nisan 2000 de Mercan Vadisi nde ç kan bir çat flma sonucu flehit düfltüler. Yar m kalan bayrak Aflk n a, Muharrem e, Cafer e devredildi. Ve Dersim brahimlerden, M. fiefik Karaa açlardan, Hayrettin Bak fllardan, Ünal Küçükbayraklardan, Perihan Çolaklardan, Barbaralardan, Demirda lardan, Ayatalardan, Aflk nlardan bugün bize uzanan uzun bir destana mekan olan co rafya. Evet, yoldafllar m z n b - rakt bayrak bugün ellerimizde ve tafl yoruz, sonuna dek de tafl yaca z. Burada düzeltmek istedi imiz nokta, Partimizin hiçbir zaman Dersim ve Dersim de gerilla faaliyetinden vazgeçmesi, ara vermesi, ask ya almas gibi bir yaklafl m n n olmad d r. Tam tersine tarihimiz bu tip anlay fllara karfl ideolojik mücadelelerin tarihidir de. Bu konuda yan lg l yorumlarla karfl laflmaktay z. Bu do ru de ildir. Burada olamad - m z süreçler incelendi inde yüzümüzün hep buraya dönük oldu u ve Karadeniz in yan s - ra Dersim de de olma çabam z n-çal flmam z n oldu u görülecektir. Bugün burada oluflumuz da bunun göstergesidir. Burada oluflumuz elbette dostlar m z ve halk m z taraf ndan coflkuyla karfl land. Düflmanlar m zsa pek hoflnut de il tabi. Dersim halk n n gerillaya özelde de T KKO gerillalar - na karfl duruflu ayr d r. Belli gerilemeler, k r lmalar yaflansa da Dersim de gerilla deyince, Partizanc lar deyince yine halk m z n deyimiyle akan sular durur. Geçti imiz süre içinde burada olamay fl m z n ve oldu umuz süreçteki hatalar m z n yaratt belli sorunlarla, halk m z n sitemleriyle karfl lafl yoruz. lk geldi imiz dönemler köylerde ya da arazide köylülerle karfl laflt m zda tan k oldu- umuz tepkiler oldukça duyguland rm flt bizi. Anlafl lmas aç s ndan birini anlatay m; Uzun y llar gerillas na hasret kalm fl bir köye do ru ilerliyoruz. Bizdeki heyecan, merak iç içe. Ve köye giriyoruz. Birçok köyde oldu- u gibi burada da yo un bir göç olmufl. Daha çok yafll lar var. Yüzlerindeki çizgide tarih, gözlerinde özlem ve hala topraklar nda kal - yor oluflun ma rur ve gururlu bak fl. Karanl kta bir anayla karfl lafl yoruz. Önce bizi baflka dost bir örgütten san yor. Yaramazl k yapan evlad na k zan bir annenin sevecenlikle yo rulmufl tatl öfkesiyle k z yor. Sesine öfke yak yor ama tutmuyor. Ne oldu, yine mi geldiniz, yaz kt r yafl n za, boyunuza posunuza, vururlar sizi, devam nda Zazaca bir m r ldanma S - mare, guneka cencina s ma yes nene venca * sonra kamo diyor. Partizanc - y z diyoruz. Burada gerilla T KKO cudan çok Partizanc olarak an lmakta. Ana inanm - yor. Yalan söylüyorsunuz diyor yine öfkeyle. nanmak isteyip de inanamaman n karars z ve öfkeli sesi, nas l da buluflmufltu bizdeki heyecanla. Sonra tekrar soruyor; bak n do ru söyleyin yoksa Sözünü bitirmeden önce etraf n gözleriyle kolaçan edip, kaflla göz aras nda bizi kap dan içeri sokuyor. Ve bafll yor özlemlerin kucaklaflmaya, duygu ve düflüncenin bir sele evirildi i an. Ana durun flöyle fl kta bakay m, ben Partizanc lar tan r m, oy ben size kurban olam! Nerdesiniz siz? Evet, ilk defa karfl lafl yorduk ama ana bizi, biz anay tan m flt k, tan fl kl m z çok eskiydi. Sonra dolan gözler, dü ümlenen bo azlar ve bizi tek tek kucaklayan koca bir yürek, t pk anam z gibi fiunu söyleyebilirim; Dersim halk n n silahl mücadeleye ve gerillaya bak fl nda belli bir gerileme var. Yani gerillay kurtuluflu olarak görmüyor ama onsuz da yaflam nda bir fleyleri eksik görüyor. Tüm bunlara karfl n Dersim halk bizi yine ba r na bast demek hiç de abart olmayacakt r. Bu gerileme birden bire olmad elbette. Biz bu gerçekli i tersine çevirece iz. Bu da zaman alacak bunu da biliyoruz ancak do ru yaklaflt m zda bunun hiç de zor olmayaca n biliyoruz. - Kitle ve gerilla mücadelesi birbirinden kopar larak ele al n r ya da alg lan r. Bu konuda gerillan n kitle faaliyetine bak fl ve ele al fl nas ld r? - Asl nda az önce de belli yönleriyle de indi imiz bu konuya burada tekrar vurgu yapmak bizce de anlaml olacakt r. Tam da sizin dedi iniz gibi kitleden kopuk bir gerilla mücadelesi prati i var. Bu sadece Partimizin ve ordumuzun yaflad bir sorun de ildir. Bu, biz de dahil tüm devrimci hareketin bir sorunudur. Mücadelemiz birçok alanda kitleler için ama kitlelere ra men sürmekte. Kitleler bir yerde, devrimciler bir yerde. flçi s n f ndan kopuk bir sendikal faaliyet, kitleden kopuk bir yay n faaliyeti, kitleden kopuk bir kültür-sanat faaliyeti, kitleden kopuk bir dernek faaliyeti, kitleden kopuk askeri faaliyet, kitleden kopuk illegal faaliyet, kitleden kopuk ajitasyon propaganda Oysa kitleden kopuk devrim olmaz! Böyle bir faaliyet varl k nedeniyle çeliflen bir faaliyettir. Biz gerillaya dönecek olursak; kitle çizgisinin do ru kavranmay fl yla ve uygulanmay fl yla da ilgisi olan bu durum neticesinde halktan soyutlanan gerilla gücü, esas görevini yapmamakla kalmaz, suda bal k olamad için, düflman sald r lar karfl s nda da yaln zlafl r. Kitlelerden savafla kat l m konusunda yeterli bir ad m n at lamad gibi kitlelerin deste ini almakta da sorun yaflanmakta. Tüm bunlar n sonucunda gerillan n hareket kabiliyeti darlaflmaktad r. Bu süreci yaflayan bir gücün kitlelere güveni daha da zay flamakta, zay f olan ba daha da erimektedir. Bu noktada düflülen en dip nokta ise kitlelerin devrime uzakl, devletle bar fl kl, kap lar n devrimcilere kapatm fll, adam olmazl d r. Oysa Lenin yoldafl ne kadar da yal n bir flekilde ifade etmifltir Kap lar çal n aç lacakt r! Biz diyoruz ki; kap lar çalaca z ve kap lar m z kitlelerle açaca z, çünkü tüm kap lar açacak olan kitlelerdir. Burada Stalin yoldafltan da bir al nt okumak çok yerinde olacakt r. Eski Yunan mitolojisinde ünlü bir kahraman olan Anteus, efsaneye göre, denizler tanr s Posiedon in ve yeryüzü tanr ças Gea n n o luydu. Anteus, kendisini do uran, emziren, yetifltiren anas - na pek çok ba l yd. Bu Anteus un yenmedi i tek kahraman yoktu. O yenilmez bir kahraman olarak kabul ediliyordu. Onun gücü nerede yat yordu? Onun gücü, dö üfl s ras nda ne zaman hasm taraf ndan s k flt r lsa, topra a, kendisini do urup besleyen anaya dokunmas nda ve bunun ona yeni güç katmas nda yat yordu. Ne var ki, onun bir zay f yan -flu ya da bu biçimde yerle ba n n kopar lmas tehlikesi- vard. Düflmanlar onun bu zaaf n n fark ndayd lar ve f rsat kolluyorlard. Bir gün bu zaaf ndan yararlanan bir düflman ç kt ve Anteus u yendi. Bu Herkül dü. Herkül, Anteus u nas l yendi? Onun yerden aya n kesti, kald rd, havada tuttu, topra a dokunmas na imkân vermedi ve sonunda onu bo du. (Stalin-Eserler, cilt 15, sf. 410) Anteus a güç veren, onu do uran besleyen toprakken, gerillay do uran besleyen de kitlelerdir. Yani gerilla, gücünü halktan almaktad r. Bunun için savafl n bafl ndan itibaren halk kitlelerine dayanmak zorundad r. Bu durum savafl n haz rlanmas kadar gelifltirilmesi aç s ndan da kritik bir yer tutmaktad r. Gerilla savafl n n amac n flöyle koyuyor Konferans m z: Kitlelerin ad m ad m giderek artan bir flekilde iktidar mücadelesine her düzeyde kat l m n n sa lanmas. Bunun için kitlelere gidecek, onlardan ö renecek, onlardan ald m z bilgileri derleyip toplay p MLM süzgeçten geçirerek sistemlefltirecek ve yine onlara dönece iz. Yani kitlelerden kitlelere Bugün Dersim kitlesini örgütlemek için buraday z. Ne yapmam z gerek? Önce Dersim kitlesinin bugünkü gerçekli ini; ekonomik, sosyal, kültürel gerçekli ini vs. ö renmek durumunday z. Düflman n durumu, kitleler üzerindeki etkisi, devrimci ve komünistlere bak fl, özelde de gerilla savafl na bak - fl, gerilladan beklentileri, elefltirileri Bunu bilmeliyiz ki, sorunlar n, taleplerini do ru görelim. Do ru görelim ve buna göre politik ve örgütsel bir hat çizelim. Bahsini etti imiz genel politik örgütsel fleyler de il, an n, günün ihtiyaçlar na yan t olacak fleyler. Kendi gördüklerimiz, görmek istediklerimiz de il yani. Dersim kitlesi politikaya ilgili bir kitledir. Baflta Partimiz olmak üzere tüm devrimci örgütleri tan r, bilir. Ama bugün örgütlenmeye gelmiyor, ifl yap yor, örgütlenmek istemiyor. Bu bir bilgi. Ama nas l bir bilgi? Yetersiz, nedenlerden yoksun, bir sonucun ifadesi olan bir bilgi. Biz bu bilgiden bir politikaya, bir örgütlenmeye varabilir miyiz? Hay r! Bu bilgiyi derinlefltirerek çok fley yapabiliriz. Bu Dersimli ne yer ne içer, nas l geçinir, neye üzülür neye sevinir, birbiri hakk nda ne düflünür, niye örgütlenmeye gelmez, bizim pay m z ne bunda, niye açar kap s n gerillaya? O kadar çok sorumuz var ki yan t bekleyen, yan tlar arad kça onlarla olacak, buldukça onlar örgütleyecek ve savaflt raca z. Yani bir derinlik var, onu yakalayaca z. Bu derinleflmeyi kitlelerin içinde, onlarla yakalayaca z. - Gerilla mücadelesinin istenilen düzeyde olmamas n n nedenleri nelerdir? - Devrimin stratejisini Halk Savafl olarak belirleyen Partimiz, kuruldu u günden bu güne, kesintisiz bir mücadele hatt oluflturma çabas nda olmufltur. 35 y ll k zaman dilimi içerisinde belli süreçleri yönetip baflar l pratiklere imza att k. Büyük fedakarl klar sergileyip, nice flehitler verdik ancak buna karfl n, savafl gelifltirme ve süreklilefltirme konusunda baflar l bir ivme gösteremedik. Bunu de erlendirir-

9 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 9 Gerilladan... ken Halk Savafl n n kavran fl ndan bafllad k tart flmaya. Bir teorinin do ru biçimde kavranamad koflullarda, ne özgünlefltirilebilmesinden ne de pratikte yol gösterici ifllevinden söz edilebilir diyor Konferans m z. flte bizim Halk Savafl içinde gerilla savafl n gelifltiremeyiflimizin dayand temel nokta da buras d r. Süreklili i sa lanm fl bir gerilla savafl, gerilla bölgesinde Partiyi -önderli ini ve alt örgütlerini- örgütlemek zorundad r. Bundan flunu anlayal m; partiyi ordu içinde ve kitleler içinde örgütleme. Ve tabi yerel faaliyet, gerilla bölgesinde gerilla savafl n destekleyen temel bir faaliyettir. Bizim flimdiye kadar süreklilefltiremedi imiz noktalar buralard r. Partinin yön vermedi i bir ordu, kitleler içinde örgütsüz olan bir parti savafl gelifltiremez. Az önce kitleleri örgütlemedeki çarp c gerçekli imizden bahsettik. Tekrar tekrar vurgulama ihtiyac görüyoruz, çünkü bu sorun di er sorunlar n içinde daha özel bir yerde. Kitlelere gitmedik, gitmedikçe s n f mücadelesinin sorunlar na yabanc laflt k, yer yer sekterizme, yer yer bürokratizme düfltük. Yenilenemedik, yenileyemedik, geliflmedik, gelifltiremedik Tüm bunlar n sonucunda savafl gelifltirip, süreklilefltirme sorunu yaflad k. Gücümüzün nicel boyutunun yan t budur. Bu olumsuzlu un ortas nda olumlu bir fleyden bahsetmek gerekiyor ki, o da savafl ve savafltaki srar m z! Bunu asla yitirmedik. Partimizin tüm yetmezliklerine karfl n dayand temel dayanak budur. Dünyada ve ülkemizde silahlara vedan n en revaçta oldu u dönemlerde silah m z b rakmad k elimizden! Biz en güçlü silah n sa lam bir dünya görüflü ve iktidar n namlunun ucunda oldu unu Nisan nda keflfettik. Bugün s k s k ya tutundu umuz bu gerçeklik, bizim niceli imizi ve niteli imizi ileriye tafl yacak en temel noktad r. - Gerillan n ideolojik-politik e itimi konusunda neler yap yorsunuz? - Gerillan n e itimi konusunda neler yapt - m za de inmeden önce e itime nas l bakt - m z özetlersek daha anlafl l r olacakt r. Yaflad m z teorik ve politik gerilik, bugün bu çal flmalar n önemini daha da art rmaktad r. Devrimimizin bizlere yükledi i görevleri yapman n birincil yolu sa lam bir dünya görüflüne sahip olmakt r. Bunu kuflanman n birincil yolu da önce teorik olarak bilmek ve devam nda kavramaktan geçer. Yaflad m z önderlik sorunu, kitleleri ve Partiyi örgütleme sorunu buralarda yakalanacak teorik derinlikle daha kolay çözümlenecektir. Az öce bahsettik, önümüzde çok ciddi görevler durmakta. Konferans m z gerçekli imizi aflan görevler koymam flt r önümüze. Yak na ancak ileriye. fiiar m z bu, mütevaz bir hedef ve fliar. Mütevaz l k zaten gerçekli ini bilmektir. Burada baflar l olman n yolu da sa lam bir ideolojik, politik durufltan geçer. Biz bu duruflu politik e itim çal flmalar yla ve kitleler içinde olgunlaflarak yakalayaca m z söylüyoruz. Görevlerimizin baflar lmas nda, politik çal flma tüm çal flmalar n can damar d r. çinde bulundu umuz dönemde bizi bekleyen görevler bu tezin ruhunun kavranmas n gerektirmektedir. çinde bulundu umuz dönemden kast m z n bir yan ideolojik, politik geriliklerimizdir. Bunlar giderdi imiz oranda kendimizden daha emin bir flekilde yürüyece iz. Politik çal flmalar n öneminin kavranamamas n n bir sonucu olarak gerillan n politik çal flmalar ço- u kez pratik sürecin sonuna b rakt olmufltur. Oysa politik çal flma ne pratik çal flman n önüne konmal ne de pratik çal flman n sonuna ertelenmelidir. Yani pratikle iç içe ve sürekli e itim Gerillada yaflam n içindeki her prati in e itici bir yan n n oldu unu unutmamak gerekir. Mesela her köye gidifl bir deneyim yarat r, her köylüyle yap lan sohbet bir fleyler ö retir. Neler yapt m za gelecek olursak; Gerillan n e itiminin daha sistemli yap ld ve yo unlaflt dönem k fl n bar nak süreçleridir. Bu dönemlerdeki e itimler teorik boyutuyla iki temelde ele al nmakta. Biri teorik-politik çal flmalar di eri teorik askeri çal flmalar. Teorik-politik çal flmalarda konular m z her bir yoldafl n teorik-politik seviyesi göz önüne al - narak ve bu seviyeyi ileri tafl may hedefleyen, alan n ve Partinin gündemleri paralelinde belirlenmekte. Örne in bu y l yo un bir program ç kard k. Temel konular güncellefltirerek ifllemek e itimi anlafl l r k lman n olmazsa olmaz d r. Mesela devlet konusu Devlet gerçe inin kavranmad yerde devrim asla kavranamaz. Biz bu y l devleti anlat rken TC devletini de iflledik. Parlamentosuyla, ordusuyla, polisiyle, M T iyle, e itim kurumlar yla, STÖ leriyle, devlet nas l bir devlettir? 85 y ll k kara bir tarihi olan TC devletinin bugünkü gerçekli i nedir? Bunlar kavranmadan ne kitleleri örgütleyebilir ne de düflmana karfl savaflabiliriz. Bu y l çal flmalar m zdaki temel konular n bafl nda 8. Konferans m z n gündemine paralel Halk Savafl -gerilla savafl ve kitleler meselesini ald k. S n f mücadelesinde partinin önemi, partimiz ve ordumuz aras ndaki iliflki, SBKP, ÇKP ve TKP/ML tarihi, partimizin programatik görüflleri, Maoizm ve daha bir dizi konu teorik-politik çal flmalar m z n konular yd. Bu arada bu y l çal flmalar m zda tasfiyecilik ve üzerimizdeki etkileri üzerine de tart flmalar yürüttük. Dünyada ve ülkemizde devrimin, silahl mücadelenin üzerinde fliddetli tasfiyecilik rüzgarlar estirildi i bir süreç yaflanmakta. Partimiz esasta buna karfl diri durmay baflarm flt r. Ancak en anlafl l r basit tan m yla burjuvazinin üzerimizdeki etkisi olarak tan mlayaca m z tasfiyecili in bizde de baz konularda etkisinden bahsetti imiz yerde bu konular da e itimimiz kapsam na ald k. Gerilla yaflam nda günceli takip etme olanaklar k s tl d r. Bu da çok ciddi dezavantajlar yarat r. Kitlelerin gündeminden kopan, düflman n n gündemini takip edemeyen bir gerillan n neye karfl ve kimin için savaflaca bilinci silikleflir. Biz bu konuda gündemi takip etmeye önem veriyoruz. Radyocu yoldafl daha detayl anlatacakt r. Sadece geliflmelerden haberdar olmak de il yorumlamak da gereklidir. K fl sürecinde günlük geliflmelerin takip edilip yorumlamas için hemen tüm yoldafllar görev almakta ve birli e sunmaktad r. - Dersim de di er devrimci ve ilerici yap larla iliflkileriniz nas ld r? - Partimiz tarihine az çok vak f olanlar, Partimizi tan yanlar bilir ki; Partimiz devrimci örgütlerle iliflkilerinde hep örnek tutumlar sergilemifltir. Onlardan ö renmesini bildi i gibi deneyimlerini tafl ma, ortak ifl yapmada olgunlu unu elinden b rakmam flt r. B rakal m sorun yaflamay d fl ndaki örgütlerin yaflad sorunlarda bile çözümü zorlayan, birlefltiren bir gelene e sahiptir. Bu gerilla için de böyledir. Gerilla bölgelerinde bu iliflkiler daha bir önem arz etmektedir. Di er örgütlerle iliflkilerde eylem birlikleri, meselenin önemli bir yan n oluflturmaktad r. Eylem birliklerine bak fl m z en son olarak Partimizin 7. Konferans nda yeniden karar alt na al nm flt r. Buna neden ihtiyaç duyduk; çünkü önemsiyoruz, do ru bir anlay fl m z da var. Bu daha kal c olmal ki bir gelenek olarak yar na tafl ns n. Biz ilkelerimize ters düflmedi i koflullarda, A/P da serbestlik ilkesi koflulu ile birçok gündem üzerine dostlar m zla ifl yapmaya çabalar, var olan çabalar da bu temelde ele al r z. Bundan herkesle ifl yapmaya aç k oldu umuz anlafl lmamal, ayn zamanda seçici davran r z ve bunun gerekli oldu unu düflünürüz. Bunu belirleyen de yine devrim anlay - fl m z ve ilkelerimizdir. Bu konuda Partimizin de il ama di er örgütlerin baz hatal tutumlar olmufltur. Bunun s k nt s n yaflayanlar da yine kitleler olmufltur. Bölgede bizim d fl m zda PKK ve MKP nin de gerilla faaliyeti var. Arkadafllarla dönem dönem karfl lafl yoruz. liflkilerimiz devrimci dayan flman n gere i olarak oldukça olumludur. Dostlar m zla iliflkimizin düzeyini, seyrini belirleyen devrim kayg s oldu u sürece dar grupçu kayg larla hareket edilmez. Bugün PKK yi tan mak Kürt ulusunu tan makt r, PKK yi anlamak Kürt ulusunu anlamakt r. Ve biz buna ihtiyaç duyuyoruz. Onlar n savafl deneyiminden ö renmek bir zorunluluktur. Arkadafllar gerilla mücadelesi konusunda özellikle taktiksel olarak ülkemiz da lar nda iyi bir s nav vermekteler. Bunu küçümsemek, görmezden gelmek savafl anlamamakt r. Böyle bak ld yerde de sorun yaflanaca n sanm yoruz. Biz d fl m zdaki örgütlerin gerçekli ini gördükçe, çözümledikçe kendi olumluluklar m zla, hatalar m zla da yüzlefliyoruz. MKP li arkadafllar aç s ndan da yaklafl m - m z budur. Onlar n da do rular ndan ö renmeye, hatalar ndan ders ç karmaya çal fl yoruz. Bölgedeki hiçbir örgütü d fl m zda olgular olarak görmüyoruz, bölge halk - n ilgilendiren, bölge halk yla iliflkilenen her fley bizi yak ndan ilgilendirir. Yan s - ra düflman m za silah do rultanlar n neden ve nas l do rulttu una bakar ve bu duruflunu sahipleniriz. - Dersim halk na bir mesaj n z var m? - Dersim halk na diyece imiz çok asl nda. Çünkü Dersim halk na borcumuz çok. Yi it k zlar n o ullar n verdi kavgam za, kap s n açt, kuru ekme ini, tora n paylaflt. Ama biz onlar kavgan n sahibi yapamad k. Yani örgütleyemedik, savaflt ramad k. Onlarla onlar n sorunlar n de il onlardan kopard m z kendi sorunlar m z konufltuk. Ama art k bu konularda susaca z, önce onlar dinleyecek, sonra konuflaca z. Uzun y llard r süren savafl m z n dayana, üzerinden yükseldi imiz zemin; onurlu, yi it, çilekefl Dersim halk bilmelidir ki bu savafl onlar n kurtulufl savafl d r, t pk 38 gibi. Çok kay p verdi Dersim 38 de, çok bedel ödedi. Teslim olmad ama yenildi. Biz de bugün savafl yor ve bedel ödüyoruz. Teslim olmad k, olmayaca z ve bu savafl n galibi biz olaca z. Bu zaferin sahipli inde ortakl k edece iz Dersim halk na. Halay n, z lg t n beraber çekece iz. Ali Bo az nda, Mercan da, Kutu Deresi nde Yani onlar önce keflfedecek sonra fethedece iz! Da lar, hasretin de ad d r! - Uzun bir süre hapishanede kalm fl ve bir süre önce gerillaya kat lm fl biri olarak sizi hapishaneden da lara getiren rüzgar anlat r m s n z? Neden da lar? Sidar: Partimiz TKP/ML nin politik çizgisi herkesçe bilinmektedir. Halk Savafl ve bunun içinde gerilla mücadelesi devrim yürüyüflümüzün esas halkas n oluflturmaktad r. Bugün için s n f savafl m n n ihtiyaçlar na yan t olmak Partimizin 8. Konferans ile yapt ça r ya ses vermek her Partizan n omuzlar ndad r. Bilindi i gibi 19 Aral k 2000 deki zindanlar katliam ile birlikte komünist ve devrimci tutsaklar F tipi hücrelere at ld lar. Yedi y l aflk n bir süredir tutsaklar bu hücrelerde direnmektedirler. Uzunca bir süre ben de ad na tecrit, tretman dedikleri özünde politik tutsaklar kimli inden ar nd r p düzenin istedi i tipte kiflilikler haline getirmeyi hedefleyen uygulamalara maruz kald m. Bask n n, sömürünün hala pervas zca sürdürüldü ü dünyada devrim ve devrimcilik bir zorunluluktur. nsanl n kurtuluflu, dahas insanlaflman n yolu devrimcileflmekten geçmektedir. Ülkemizde açl k ve cehalet, yoksulluk ve zulüm kolkola yürümektedir. Bunlara karfl durmak her fleyden önce tutarl bir devrimci çizgiyi gerektirmektedir. Bizim için de onun yolu esas olarak da larda gerilla mücadelesinden geçer. Ben de uzunca bir tutsakl n ard ndan devrimcili in, s n f mücadelesinin gereklerini yerine getirmek için da lara geldim. - Tutsakl k sürecinizde tutsak gerillalarla kald n z m? Kald ysan z gerilladan gelen bir haberin tutsak gerilla üzerindeki etkisini anlatabilir misiniz? - Da lar ve zindanlar birbirine uzak ama öte yandan birbirine yak n kavramlar. Zindanlar bizim için bedenen tutsakl k yaflad m z mekanlarken, öte yandan bizi yaflama ba layan ideallerimiz ve özgürlük tutkumuz var. flte bu özgürlük tutkusudur tutsaklar direngen ve bafl e mez k lan. Ve da lar benim için daha anlaml ve ayr yerde durmaktad r. Kald m zindanda gerilla tutsaklar vard. Bu yoldafllar buradan, yani da lardan selamlamak istiyorum. Tutsak gerilla yoldafllar için da lar hasretin ad d r. Gerillaya dair sohbetin yeri apayr d r o yoldafllar için, gerilladan gelen bir ses ayr ca heyecanland r r onlar. Gazetelerin sayfalar gerillay arayan gözlerle çevrilir. Gerilla onlar için gelecektir. Belki bedenleri tecrit hücrelerinde tutsak olabilir. fiunu çok iyi biliyorum ki bilinçleri, yürekleri hep bizimle, burada yürüyüfl kolumuzda, konaklama yerimizde, düflmanla çat flmalar m zda yan bafl m zdalar. Soluklar n, heyecanlar n, düflmana olan kinlerini bizimle birlikte yaflat yorlar. Biz de onlarla birlikteyiz. Zindanlar ve da lar birbirine uzak olsa da içerde bizimkilerle buradaki bizimkiler yan yanad rlar. Yoldafl olmakt r bizi özgür k lan. Partidir bizi birlefltiren, hedefimizidir önümüzü ayd nlatan. - Eski bir tutsak yeni bir gerilla olarak flu an tutsak olan yoldafllar n za ve dostlar n za bir mesaj n z var m? - Öncelikle tecrit ve tredman zincirinin henüz k r lamad gerçekli iyle tüm tutsaklar flunu bilmelidir ki; sekiz y ld r sürdürdükleri onurlu direnifl anlams z ve bofluna de ildir. Bizler devrim mücadelesini yükseltti imiz oranda tecrit ve tredman zinciri parçalanacakt r. Düflmana s kt m z her kurflunda, indirdi- imiz her darbede onlar n direnifllerinden de güç al yor, coflkulan yoruz. Zindanlar katliam nda ve tecrite karfl mücadelede flehit düflen her devrimcinin hesab n soraca z. Bedel ödeyen tüm yoldafllar m z ve dostlar m z iyi bilsin ki, elimizde tuttu umuz silahlar bu da larda yank land sürece gelecek bizimdir. Nergiz Gülmez ve Muharrem Horoz yoldafllar m z ölümsüzleflirken sözümüzü verdik onlara, o yoldafllar bizim susmayan namlular m zda yaflamaktad r. Bunu dost ve düflman bilmelidir. Karadeniz den Dersim e... Bütün diyarlarda savaflmaya devam edece iz! Gerilla Gece güne devrildi inde sabah n beflinde cellatlara inat yine kalkt aya a gerilla upuzun bitmek bilmeyen patikalarda heybetlice selaml yor geçit vermez sarp kayalar halk için düflmüfl kavgaya gün gelir pusuda flehit düfler çat flmada a lamay bilmez gerilla düflen yoldafl için bir kurflun fazla s kar düflmana gün boyu düflmana kan kusturan halklar n silah elinde yine düflman bekliyor gerilla düflünmüyor ölümü gerilla ey zalim düzen tan bizi tan bizleri bizler brahim in yolunda proletarya güzergah nda T KKO saflar nda s ra neferiyiz. Savafl - Karadenizli bir gerilla olarak buradas n z. Sizi Karadeniz den Dersim e getiren etkenler nelerdir? Savafl: Karadeniz den gelen bir gerilla olarak bu soruya de iflik flekillerde cevaplar verilebilir. Benim için en önemli nedenlerden biri, Partimiz için Dersim in önemli bir yeri olmas d r. Deyim yerindeyse Partimiz Dersim de do mufl, bu topraklarda geliflmifltir. Bu anlamda Dersim in anlam benim için de bambaflkad r lerden beri katliamlara u rayan, köyleri yak lan bir co rafya buras. Tarihi ac larla, sürgünlerle dolu. Halk m z n yaflad ac lar dindirmek, hepimizin kardefl oldu unu göstermek için buraday m. Bu konuda Kaz m Koyuncu nun çok güzel bir sözü var; Da lar n ve denizlerin çocuklar kardefltir diyor. Koyuncu nun bu sözü her fleyi anlat - yor. Asl nda benim için çok önemli bir sözdür bu. fiunu tüm içtenli imle söylüyorum, ben Karadenizli biri olarak Kürt halk n n içinde, yani Dersim de gerilla mücadelesi içerinde yer almaktan onur duyuyorum. Buna benzer duygular di er Karadenizli halk çocuklar n n da tafl d na inan yorum. Ayn flekilde Karadeniz de mücadele içerisinde olup da flehit düflen Dersimli ya da Kürt yoldafllar m z var. Bu yoldafllar m z n varl birçok fleyi aç kl yor. Bizim mücadelemiz Karadeniz de, Dersim de dahas ülkemizin bütün topraklar nda büyüyecek; biz bütün diyarlarda savaflmaya devam edece iz. - TKP/ML y llard r Karadeniz bölgesinde gerilla mücadelesi veren bir örgüt Bunun hem siz hem de Karadeniz halk üzerinde ne gibi etkileri oldu? Bölge halk - n n gerillaya bak fl aç s nedir? - Partimizin y llard r Karadeniz de faaliyet göstermesi benim mücadele içerisinde olmamda ve hem de flu anda gerilla olmamda çok büyük bir etkendir. Yoldafllar m z n Karadeniz de gösterdikleri onurlu mücadele beni kavgaya ba layan fleylerin bafl nda gelir. Partimiz, verdi i Halk Savafl yla faflizme ve bizi sömüren düzene karfl bizleri ayd nlatt. Ben o zamanlar örgütlü biri de ildim. Köyümüze gelen gerillalar anlamaya, söyledikleri fleyleri kavramaya çal flt m. Bizim sorunlar m za iliflkin fleyler söylüyorlard. Karadeniz halk üzerinde TC nin yaratt korkular vard. Gerillay çok fazla tan m yorlard. Genel olarak devrimcileri tan m yorlard. Bu da do al olarak düflman n yapt manipülasyonlar n halk etkilemesini do uruyor. Düflman onlar terörist, onlar sizi öldürür gibi fleyler söylüyordu. Gerillalar köye geldi inde insanlarda bir panik havas, sa a sola kaç flmalar olurdu, ama bu korkular n n yersiz oldu unu gerillay tan - y nca anlad lar. Yoldafllar n anlatt klar fleylerin do ru fleyler oldu unu gördüler. Yoldafllar, devletin ormanlar nas l talan etti ini, bu talan sonucunda orman köylüsünü nas l sömürdü ünü somut örnekleriyle anlat yor ve halk nezdinde bir güven uyand r- yordu. Art k köylüler yoldafllara bizim çocuklar demeye bafllad lar. Onlar anl yor ki faflizmin anlatt fleyler tamamen yalan. Düflman korktu u için bu yalanlar söylüyor. Yani k sacas benim örgütlenmemde ve de gerillaya kat l fl mda yoldafllar n Karadeniz deki faaliyeti belirleyicidir. Karadeniz halk n n düflüncelerinde de büyük de ifliklikler oldu. Gerillan n niçin da larda oldu unu, amaçlar n biliyorlar art k. - Dersim halk n n gerillaya yaklafl m n nas l buldunuz? - Bir Karadenizli olarak al fl k olmad m bir co rafyaya geldim. Bizler de ezilen bir toplumdan geliyoruz. Baz konularda hem yaflamlar m z hem de yaflad klar m z birbiriyle benzerlikler tafl yor. Benzer ac lar yaflat lm fl bizlere. Dersim halk n n s cakkanl l, içtenli i ve gerillaya bak fl noktas nda Karadeniz halk - na nazaran ileri bir durumu var. Bunda belirleyici etken de sistemle yaflad klar çeliflkilerin daha derin olmas ve devrimcilerle özelde de Partimizle tan fl kl klar n n eskiye dayanmas d r. Ve devrimcilik, gerilla halk n bir parças olmufl. TC nin bask lar na, katliamlar - na ra men gerillaya olan sevgileri-sayg lar bitmiyor. Bu anlamda benim nazar mda Dersim in yeri bambaflkad r. Ben Dersim de yeni biriyim ama k sa zamanda yaflad klar m, gördüklerim bunlar söylememe yetiyor. Dersim halk n n ezilmiflli ini, hor görülmüfllü ünü anlamak ve onlar sahiplenmek için Dersim topraklar nda, T KKO saflar nda mücadele vermekten onur duyuyorum. - Siz ayn zamanda güzel fliir de yaz - yorsunuz. Gerillada olmak duygu dünyan - z zenginlefltirmifl olmal... - Asl nda güzel fliir yazmaktan daha önemlisi yaflananlar yazmaya çal yorum. Bu harika bölgede yazmamak olur mu? Bu benim için gerçekten bir etken. Da lar, ovalar, yaylalar, k rlar olan Dersim de bir de gerilla isen tüm bunlar n birleflmesi ilham kayna oluyor. K - fl n yeflil arazi bembeyaza bürünür, kayalar isyan ediyor k fla, gerilla bahar bekliyor diye hayk r yor. Ben fliir yazmaya burada bafllamad m, ama buraya geldi imde isyan m, kavgaya olan güvenim, düflmana olan h nc m, bana fliir yazmamda yol gösteriyor. Bunlar bana mücadelede fl k tutacak. Bunun için bizler iyi birer savaflç olaca z. Ama ayn zamanda iyi okuyan, yazan politik gerillalar da olaca z. Savaflarak kazanaca z, savaflarak y kaca z zulmün duvarlar n, bizler kazanaca z! Yaflas n Halk Savafl! *(Size yaz kt r, gençli inizi yakacaklar yine!) (Devam edecek)

10 Enternasyonal/Söyleşi İşçi-köylü Ağustos 2008 Obama n n ifli muhalefeti bölmek... Afla daki röportaj Haziran tarihlerinde Hong Kong da gerçeklefltirilen Halklar n Uluslararas Mücadele Ligi nin (ILPS) 3. Kongresi ne ABD den kat lan ve ABD li siyah hareketi içinde önemli bir yere sahip olan Malcolm X Taban Hareketi nden Kali Aquno Williams la yap lm flt r. Kali Aquno Williams - ABD seçimleri hakk nda görüfllerinizi almak istiyoruz. Malum ABD seçimleri sadece ABD halk n de il tüm dünyay etkiliyor. Özellikle ülkemizde de Barack Obama n n adayl oldukça ilgi çekmekte. Bu nedenle ABD deki mücadeleci kitlelerin yaklafl m n merak ediyoruz. - Bu seçimler gerçekten çok önemli. Bizim görüflümüzce bu seçimler ABD emperyalizminin önümüzdeki 20 y l boyunca izleyece i hatt n belirlenmesinde etkili olacakt r. 2 seçenek var. McCain ve Obama. Seçim Bush döneminin temel siyasi hatt n n tercih edilip edilmemesiyle ilgilidir. - Mc Cain in seçilmesi halinde Bush un 3. dönemi olaca iddia ediliyor. - Do rudur. Burjuvazinin bu kesimi halen atmalar gereken ad mlar oldu unu düflünüyor ve önemli bir güce sahipler. Bu kesimin sadece d fl politikada de il iç politikada da e itim ve sa l k hakk veya kürtaj gibi konularda kapsaml projeleri bulunmaktad r. Bu yönde Yüksek Mahkemenin tersi baz kararlar na ra men ad m ad m ilerlemeyi tercih ediyorlar. Önümüzdeki 20 y l içinde ABD de sars c de iflimler olaca n öngörmekte ve bu do rultuda ülke içinde ulusal güvenlik devletini oluflturma yönlü ad mlar at lmaktad r. Bu asl nda yeni bir fley de il. 50 li y llardan bu yana uygulanmaktad r. Ama bu dönemde daha aç k, daha faflizan flekilde hayata geçiriyorlar. Bu, ülke içinde beyaz üstünlü ünü korumaya ve gelifltirmeye dönük bir çabay da içermektedir ve oldukça tehlikelidir, çünkü bu politika ayn zamanda beyaz iflçi s n f n n da yanlar na çekilmesi hedefini içermektedir. McCain in seçilmesi bu anlamda bu politikan n derinleflmesini sa layacakt r. Obama ise temel olarak emperyalizmin temsilcisidir ve uluslararas aç dan ele al rsak örne in ran a, Filistin e yönelik politikas McCain den çok da farkl de ildir. Obama n n etkisi ABD içinde toplumsal hareket içinde kafa kar fl kl yaratmas d r. Örne in ABD de savafl karfl - t hareket içinde flimdiden bölünmeler görülmektedir. Hareket içinde Obama ya zaman tan ma yönlü fikirler öne sürülmektedir. Çok uzun bir tarih boyunca bask gören bir etnik temelden gelmesinin bu yönlü olumlu ad m atmas n sa layabilece ini iddia ediyorlar. Obama da bunu bildi i için halk n duymak istediklerine uygun, daha sempatik gelecek konuflmalar yapmaktad r. Temel politikalarda Obama n n bir de ifliklik getirmesi mümkün de ildir. Ancak Obama ile McCain aras nda hiçbir fark n olmad da iddia edilemez. Ancak bu fark genellikle iç meselelerde görülmektedir. Örne in McCain yönetimine nazaran Obama yönetimi alt nda iç politikada demokratik alan n görece daha fazla olaca- n öngörmek mümkündür. Ulusal güvenlik devleti oluflturma konusunda da McCain e nazaran daha uzun bir yol izleyecektir. Benim gözlemim Obama n n özellikle toplumsal hareket içinde ve halk aras nda di er baflkanl k seçimindeki adaylara nazaran çok daha büyük bir etki yaratt ve farkl kesimlerin ilgisini çekti idir. Bana göre Obama daha öncesinde Kara Panterler Partisinin da lmas yla sonuçlanan politikalar uygulayacakt r. Örne in siyahlar üzerinde ayr mc l bir nebze kald rarak ve siyah burjuvaziyi destekleyerek siyah hareketini bölmeye, da tmaya çal flacakt r. Çünkü deste ini korumas gereken ve üzerinden yükselece i bir siyah toplulu u olmak zorundad r. fiunu da aç k olarak söylemeliyiz ki Obama n n özellikle siyah haklar konusunda hiçbir program yoktur, söyledi i somut tek bir söz bulunmamaktad r. Ayn zamanda belirli konulardaki görüfllerinin sa c bir rkç dan fark bulunmamaktad r. - Üniversitelerde ö renciler, gençler aras nda Obama n n - 8 y ll k Bush döneminin ard ndan hem ABD de hem de dünya genelinde ABD hükümetinin teflhir oldu unu görmekteyiz. Sorunlar n büyüdü- ü böylesi bir ortamda muhalefet partisinin iktidar daha rahat elde edebilmesini beklemek mümkündür. Ancak seçim tahminlerine bakt m zda McCain in flans n sürdürdü ünü, Obama n n zaferi garanti edebilecek bir fark yaratamad n görmekteyiz. Siz bu durumu büyük bir coflku ile karfl land - n okuyoruz. Yine tüm toplant - lar nda her yerde De iflim slogan n görüyoruz. De iflim iste i ve coflkuyu göz önüne ald - m zda devrimciler aç s ndan koflullar n geliflti i fakat bir devrimci önderlik sorununun kendisini gösterdi i fikri oluflmakta bizde. Bu konuda sizin yorumunuz nedir? Demokrat Partinin bu yönelimi sömürmesini, yaratt yan lsamay nas l engelleyeceksiniz? - Obama n n seçim kampanyas n n büyük bir etki yaratt aç kt r, bu göz ard edilemez. Reformistler Obama konusunda kitlelerde büyük bir umut oluflmas na neden oldular. Özellikle Obama n n Irak savafl na karfl oy kullanmas bu yan lsamalar n yay lmas na sebep oldu. Önemli oldu unu düflündü üm nokta Obama n n kampanyas n n etraf nda ortaya ç kan bu büyük enerjinin devrimci güçler taraf ndan do ru okunmas gerekti idir. Bu seçimi Bush yönetiminin politikalar aç s ndan bir referandum havas na sokmaktad r. Yaln zca Irak ve Afganistan gibi uluslararas konularda de il ayn zamanda çok say da iç meseledeki politikalar nedeniyle bir referandum olarak alg - lanmaktad r. Bunun yarataca bir di er tehlike ise y llard r toplumun sistem taraf ndan ezilen kesimlerinin temel bir de ifliklik talebinin bu seçim kampanyas do rultusunda kullan lmas d r. Bu da sistem içi yan lsamalar beslemektedir. Bu yan lsama yarat l rken bir yandan ABD nin büyük flanl günlerine dönüfl fikri de afl lanmaktad r. Bunun tehlikesi ise kitlelerde ABD nin dünyay yönetme hakk - n n oldu unun kabul edilmesidir. Bunun sonucunda 50 li y llarda görülen güvenli in art r lmas yönlü beklentiler pekifltirilmektedir ve muhalefet ABD emperyalizminin ç kar do rultusunda yönlendirilmek istenmektedir. 2 çeflit de iflim vard r. Biri temel de iflimdir ve bu devrimdir. Di er de iflim ise geçmiflin flanl günlerine, eski güce sahip olmakt r. Devrimci perspektiften bakt - mda Obama n n baflkanl n n çok da kötü olaca n düflünmüyorum. Hatta söz konusu yan lsamalar n anlafl lmas n sa layaca n düflünüyorum. Bush un 8 y ll k döneminde muhalefet güç kaybetti ve bizim devrimci bir projeyle bu süreci tersine çevirmemiz gerekmektedir. Ancak McCain in yafll olmas gençlerin ve orta yafllardaki insanlar n deste ini almas n zorlamakta. Ayn düflünceleri, sosyal taban, dünya bak fl n paylaflmalar mümkün de il. Amerika n n toplumsal anlay fl 1940 lardaki 50 lerdeki gibi de ildir. Bu aç lardan ele ald mda flayet Obama ordunun deste ini almazsa bir nevi askeri darbenin gerçekleflece ini öngörebiliriz. - Obama n n siyahlarda büyük coflku yaratt n biliyoruz. Ancak ülkemizde de deneyimlerimizden biliyoruz ki Kürt ulusal mücadelesine karfl en yo un sald r lar düzenleyenler-bunlara ifltirak edenler aras nda Kürt kökenlileri görüyoruz veya Alevilere yönelik katliamlarda Alevilerin oy verdi i sözde sosyal demokratlar n hükümette oldu unu biliyoruz. Kendisinden oldu unu düflündü ü insanlar n hükümetteyken kendisini koruyaca na inanan kitlelerin bu sald r lara maruz kald klar nda direnmekten öte bu yöneticilerden beklentiye girebildi ini biliyoruz. Yani sorun esas nda yöneticilerin kiflisel özelliklerinde de il sistemin içinde olmalar nda, düflman saf nda olmas ndad r. Bu nedenle Obama n n baflkanl n n ABD de ulusal sorunu Obama n n iç politikada en ciddi sorunu ulusal soruna yaklafl m nas l yorumluyorsunuz ve McCain in baflkanl elde etme flans na sahip oldu unu düflünüyor musunuz? - McCain in baflkanl k için flans n n oldukça ciddi oldu unu düflünüyorum. Obama n n iç politikada en ciddi sorununun ulusal soruna yaklafl m oldu unu düflünüyorum. Siyahlar n, Hispaniklerin (Latin Amerikal lar) taleplerinin yan s ra beyaz iflçi s n f n n taleplerini birlefltirmesi gerekir. Yeterince e itim görmemifl, kozmopolit olmayan ve beyaz üstünlü üne inanan beyaz iflçi s n f - n n Obama y desteklemesi zor. Ama beyaz iflçi s n f n n, Avrupa kökenlilerin yo unluk kazand Iowa eyaletinde Obama n n Hillary Clinton u geçmesi, dürüst olmak gerekirse beni flafl rtm flt ve bu onun burjuvazinin belirli bölümlerinin deste ini ald n, adayl k flans n n yüksek oldu unu anlamam sa lam flt. Burjuvaziden ciddi bir destek ve yard m ald ortadad r. Ancak California y, New York u ve Pensilvanya y kazanamad. Bu üç eyalet de seçimde tüm oylar n beflte ikisini oluflturmaktad r. California ve New York u alan n seçimi kazanma flans n n yüksek oldu u s kça vurgulan r. Bu nedenle McCain bu iki eyaleti alabilirse Obama n n flans olmayacakt r. Obama n n California y alabilece ini düflünüyorum olumsuz etkileyece i fikri bizde oluflmakta. - Bu zaten onun ifli. Onun görevi ABD de ulusal talepleri tasfiye etmektir. ama New York için emin de ilim. fiu an net bir tahminde bulunmak kolay de il. Bu konuda önümüzdeki aylarda ekonominin durumu da etkili olacakt r. McCain ordudan destek alm fl durumda. Obama n n finans kapital çevresinden deste i garantilemesi gerekmektedir. Obama n n Irak ta asker say s n giderek azaltma ve askeri üslerle iflgali sürdürme fikrine karfl McCain Obama ya Irak a beraber gitme teklifinde bulundu ve böylece kendi deneyimini göstermeye çal flt. Çünkü McCain ayn zamanda Vietnam da savafl esiri oldu u için bu konuda kendine güveniyor. Bu nedenle Obama n n McCain in meflruiyetine karfl gelmesi çok güç. ABD baflkan n n orduyla iyi iliflkiler kurmas ve ordunun deste ini almas flartt r. - nsanlar çözüm beklerken sorunlar n daha da derinleflti ini görecekler - Örgütümüz Obama n n adayl konusunda ortaya ç kan beklentiye elefltirel yaklaflmaktad r. Örgütümüz Obama n n adayl n n ilk döneminde aç ktan karfl ç k - yordu, Obama emperyalisttir ve yan lsamalara kap lmamal y z diyorduk ancak adayl kesinlefltikten sonra kitlelerde ortaya ç kan coflku ve beklenti nedeniyle taktiksel olarak geri ad m att k. Do rudan Obama ya oy vermeme ça r - s nda bulunmuyoruz. Bu kitlelerle ba m z, sosyal taban m z zay flatacak ve tecrit olmam za neden olacakt r. Daha çok e itime ve esas ç karlar m z anlatmaya, temel sorunlar n çözümünü aktarmaya yo unlafl yoruz. Obama baflkan olduktan sonra temel taleplerimizi kabul etmeyecek. Biz de o zaman ne bekliyordunuz zaten sorusunu soraca z. Bak n diyece iz Filistin de ne yap yor, Irak ta ne yap yor. Çünkü s n fsal program bizim taleplerimize karfl tt r. nsanlara gitti imizde, tamam, sana oy verme demiyoruz ama niçin veriyorsun, ne bekliyorsun, nas l bir çözüm istiyorsun diye soruyor, netleflmeye çal fl yoruz. J. F. Kennedy dönemine benzetiyorum Obama n n adayl n. JFK Eisenhower n baflkanl n n ard ndan McCarty döneminden sonra gelmiflti ve kitlelerde büyük beklentiler vard, keskin sol söylemlerde bulunuyordu. Ve iktidara geldi inde ilk ifli muhalefeti bölmek oldu. Zaten onun görevi de buydu. JFK nas l ABD de devrimci solu tasfiye ettiyse Obama da benzer bir görevle muhalefeti parçalamaya çal flacakt r. Bizlerin tarihi anlayarak ayn hatalara düflmememiz gerekmektedir. Bu nedenle Malcolm X Taban Hareketi olarak mümkün olan tüm kesimlerle ittifaklar kurarak emperyalizme karfl ç k yoruz. McCain bafla gelirse iflimiz daha kolay olacakt r çünkü böyle oldu unda düflman daha net görülecektir. Obama da bu daha zor olacakt r çünkü halkla iliflkilerini iyi kullan yor. - Gazetemiz arac l yla okurlar m za iletmek istedi iniz mesaj var m? - Türkiye bizim için ilginç bir ülke, ülkenizi incelemeye çal fl yoruz. Bir yandan AB ye üyelik çabas di er yandan ABD nin bölgede askeri ittifak yapt srail le birlikte en önemli ülke olmas ilgimizi çekiyor. Do all nda emperyalizmin önümüzdeki dönemki politikalar nda Türkiye nin yeri daha da önemli hale gelecektir. ABD nin Ortado u politikalar nda Türk egemen s n flar da daha fazla rol almak isteyeceklerdir. Bu, ülkenizde anti-emperyalist devrimci güçlere önemli görevler düfltü ünü bize göstermektedir. Ayn zamanda her iki ülkedeki devrimci güçlerin birbirinden daha fazla ö renmesini, deneyim paylaflmas n, dayan flmas n ve birbirine daha fazla yak nlaflmas n sa lamal d r. - Bize zaman ay rd n z için teflekkür ederiz. - Ben de teflekkür ederim.

11 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Her toplumun belirli bir kültürel, ahlaki ve ideolojik flekillenifli vard r. Bu durum toplumu flekillendiren temel organ olan devlet iktidar n n kimin elinde oldu una göre farkl l k gösterir. ktidar n toplumun büyük bir ço unlu unun eme- ine, al nterine el koyan bir s n f n elinde oldu u bir toplumsal sistemde kuflkusuz toplumun bu s n f n de er yarg lar na göre flekil almas kaç n lmazd r. Tarih boyunca iktidar ele geçiren s n flar bunun süreklili ini sa lamak amac yla toplumu kal ba döken temel yasalar kendi ç karlar na göre koymufltur. Egemenler kendi iktidarlar n n meflrulu unu sa lamak için toplumun tüm hücrelerine nüfuz eden bir de erler sistemi yarat r. Bu ilkel toplumdan, köleci topluma, feodal toplumdan kapitalist topluma kadar böyle olmufltur. Kuflkusuz sosyalist toplumda da böyle olmas kaç n lmazd r, ancak burada fark iktidar n iflçi s n f ve emekçilerin elinde olmas d r. Devletin ideolojisi alt nda biçimlenen toplumda yetiflen bireyler de bu kültüre göre flekillenir. Bugün bu kültürün temelinde ise bireycilik ve bencillik vard r. Kendinden ve ç karlar ndan baflka hiçbir fley düflünmeyen, bunun için do ay ve insan yok etmekten geri durmayan bir avuç asala n kültürü toplumun bütününe yay lm flt r. Bencillik, bireycilik ve özel mülkiyet bu toplumsal sistemin ideolojik temel tafllar n oluflturur. Gemisini kurtaran kaptan, Bana dokunmayan y lan bin y l yaflas n anlay fl topluma hâkim k l nmaya çal fl l r. Çünkü ancak bu flekilde egemenlerin iktidar insanlar için anlafl l r bir durum olabilir. Bu ruh ve duygu dünyas ile büyüyen birey için dünyan n merkezinde sadece kendi ihtiyaçlar vard r. Tüm bunlarla birlikte genel de er yarg lar n n aksine yüre i halk n ac lar ve özlemleri ile çarpanlar da eksik olmaz. flte devrimcililerin rolü tam da burada ortaya ç kar. Yaflam n n önemli bir bölümünü bu kültür alt nda geçiren birey ancak buna karfl savafl verdikçe kirletilmiflli inden ar n r, yeni bir kültür, yeni bir kiflilik edinir, devrimcileflir. Bu elbette çok sanc l, insana ac veren bir geliflimdir. Çünkü on y llar n yaratt flekillenifli k rmak gerçekten de zordur. Bunun için büyük bir cesarete, inanca, kararl l a ve en önemlisi de bilince sahip olmak zorunludur. Yüre- ini yakan kavga atefli alazland kça toplumun kirlerinden ar - n rs n. Hâkim s n flar n sundu u bencil yaflam reddetmek, düflüncelerine uygun bir yaflam örmek büyük bir çaba gerektirir. Devrimci de erleri kazanmak bunun için emek harcamaktan ve bedel ödemekten geçer. Emek harcand kça, köz harland kça yeni bir de erler bütünü oluflur. Bir insan için en büyük zorluklardan biri kendi içindeki savafl d r. Çeliflkilerle dolu olan yaflam ancak sürekli bir mücadele içinde ileriye do ru bir de iflim ve dönüflüm sa layabilir. Bu de iflim ve dönüflümün, s çraman n tarihimizde say s z örnekleri vard r. Bu de iflimin en önemli unsuru ise, geçmifli bir kenara koymak, yaflam ndaki onlarca fleyden vazgeçmektir. Bu vazgeçiflin ad kimi zaman Hakan Karabulut, Bar fl Aslan ya da Cafer Kara yoldafllar nki gibi yaflam n kimi rahatl klar olur, kimi zaman Leyla Karatafl nki gibi çocuklar n geride b rakmak olur. Ya da Cemil Oka yoldafl gibi babadan gelen mevki dolu bir burjuva yaflam Ama hepsinde ortak nokta zor olan seçmek ve bunun tüm halk n mutlulu u için oldu unun bilincinde olmakt r. Da lara sevdal yüre in sonsuzlu a yolculu u Bal kesir Bigadiç te dünyaya gelen ve maddi zorluklar nedeniyle Almanya ya gitmek zorunda kalan Hakan Karabulut yoldafl birçok olana arkas nda b rakarak kendini tüm insanl n kurtulufl davas na adad. Emperyalist metropollerin yoz dünyas ndan ç karak devrim ve sosyalizm kavgas na at ld. Devrimci düflünceler ile tan flt andan itibaren kendi içinde sürekli bir çat flma yaflayarak eskiyi at p yeniyi infla etti. Proletaryaya ait de erleri bu çat flma içinde giderek daha fazla kufland. Düflünceleri ve eylemi aras ndaki aç giderek kapand. Milyonlarca emekçinin kurtulufl kavgas n n bir neferi olarak yap ya bir tu la oldu. Gerillayla buluflmas n yeni bir yaflam n ad m olarak gören Hakan Karabulut yoldafl art k dünyan n en mutlu insan d r. Bugün niflanl mla bulufltum, dü ün gününü kararlaflt rd k cümleleri ile duygular n yans tan Hakan yoldafl cephe gerisinden kavgam za kan tafl yarak mücadeleyi büyüttü. O, insan olma kavgas n n bedelini can n ortaya koyarak ödedi. Hiçbir de erin emek olmadan yarat lamayaca bilinci ile hareket etti. Dünyay kendinden menkul gören, kendi hayat ve duygular d fl nda hiçbir fley görmeyip dünyan n kendi çevresinde döndü ünü sananlara inat onuru ve erdemi kufland. Tan mad insanlar n ac s n hissetti ve bunun için bedel ödemekten kaç nmad. Bu ülkede analar her gün bugün çocuklar m n önüne ne piflirip koyaca m diye düflünüyorsa, bugün çocuklar çöplerden ekmek topluyorsa, bugün çocuklar gözleri önünde analar n n öldürüflüne tan kl k ediyorsa, bugün devletin yarg s z infazlar n n kurban olacak hale gelmiflse Sadece kendi çocuklar m düflünme bencilli ine nas l düflebilirim... diyen Leyla Karatafl gibi Hakan yoldafl da tüm emekçilerin, ezilenlerin ç karlar n yaflam n n temel hareket noktas olarak gördü. Babas faflist M T generali olan Cemil Oka n n yapt gibi birçok olana a ra men saf n halktan, devrimden yana belirledi. Cemil Oka n n militan, örnek yaflam nda oldu u gibi inand dava u runa hayat n ortaya koyarak faaliyet yürüttü. Her yoldafl m z n mücadelesinden yaflam ndan ö reneceklerimiz vard r. Kimi yoldafllar m z n düflman karfl s ndaki militanl öne ç karken kimi yoldafllar m z halka ba l l, Partiye sonsuz inanc öne ç kar E er harcanan bir emek yoksa yarat lan bir de er de yoktur Hâkim s n flar n sundu u bencil yaflam reddetmek, düflüncelerine uygun bir yaflam örmek büyük bir çaba gerektirir. Devrimci de erleri kazanmak bunun için emek harcamaktan ve bedel ödemekten geçer. Yaflamdaki her tavr m z, duruflumuz say s z yoldafl m z n ödedi i nice bedeller ile yarat lm flt r. Her de erimiz bir eme i, bir mücadeleyi yans t r. Bu de erlerimizi korumak ve ondan da önemlisi büyütmek bizim görevimiz olmal. Cemil Oka da yetiflti i aile ortam na, çevresine ra men bunlar reddederek devrimci yaflamdaki kararl l ve kendi içindeki de iflim ve dönüflümü ile öne ç km flt r. Kendisini yakalamak için pefline düflen Elaz, Malatya, Bingöl, Tunceli ve Mufl illeri s k yönetim komutan babas na ra men kararl l ndan son nefesine kadar taviz vermemifltir. Yaflamdaki her tavr m z, duruflumuz say s z yoldafl m z n ödedi i nice bedeller ile yarat lm flt r. Her de erimiz bir eme i, bir mücadeleyi yans t r. Bu de erlerimizi korumak ve ondan da önemlisi büyütmek bizim görevimiz olmal d r. Bireycili e, bencilli e, özel mülkiyete karfl toplumun ba r nda yakt m z bu k v lc m iktidar n ele geçirilmesi ile tüm toplumu ayd nlatac a k. Emekçilerin iktidara gelmesi ile bu k v lc m tüm toplumu yak p kavuran ve eski toplumun tüm kirlerinden ar nd ran bir meflaleye dönüflecek. Hakan Karabulut yoldafl n mücadeledeki tereddütsüz tavr bize yol gösteriyor. Yaflam, insan ve de erlerini u runa ölecek kadar sevmek, onlar her an yeniden üretmek için sürekli bir mücadeleyi ve bedel ödemeyi gerektirir. Hakan yoldafl bize, kararl olduktan sonra tüm engellerin afl labilece ini gösterdi. Hakan yoldafl n bizlere devretti i bu bayra asla yere düflürmeyece iz. Kavgada ölümsüzleflenler! Kepir çat flmas ; 23 A ustos kiflilik Halk Ordusu birli i Ovac k n Kepir yaylas mevkiinde bir ihbar sonucu pusuya düfler. Çat flma 12 saat sürer. Çat flma s ras nda Halk Ordusu savaflç lar Y ld z Ayr ç, mam Cem flitmez, Ak n Uzun ve komutan Dursun Erkul flehit düfler. Meral Gezer ise yaral ele geçirilerek iflkencede katledilir. Dursun Erkul; 1957 Çorum do umlu olan Dursun Erkul 1980 öncesi mücadeleye, 1990 da da gerillaya kat ld. Dursun Erkul gençlik y llar n Ankara Keçiören Kuflca z Mahallesi nde, yoksul gecekondu mahallelerinde geçirdi. Halk taraf ndan çok sevilen Dursun Erkul daha sonra solu u Karadeniz da lar nda ald. T pk Ankara da oldu u gibi fiavflat halk n n da gönlünde taht kurdu. Tecrübeli ve militan özellikleri ile dikkat çeken Dursun Erkul, flehit düfltü ünde Parti Üyesiydi. Y ld z Ayr ç; 1968 Dersim Merkez Çerme köyünde dünyaya geldi. Y ld z Ayr ç (Eylem) flehit düfltü ünde parti ileri sempatizan ve Halk Ordusu savaflç s yd. Dersim in Birma köyünde topra a verilen Y ld z Ayr ç n cenaze töreni s ras nda Dersim, Mazgirt, Hozat ve köylerinde bir günlük kepenk ve kontak kapatma eylemleri gerçeklefltirildi. Ak n Uzun; Rize do umlu olan Ak n Uzun, emekçi bir ailenin çocu u olarak büyüdü. Önce Gençlik Birli i nde örgütlenen Ak n Uzun TC ordusunda askerlik yaparken firar ederek Halk Ordusu saflar na kat ld. mam Cem flitmez; 1973 Elaz do umlu olan Cem flitmez (Mete) 1992 y l nda gerillaya kat ld. Aslen Dersim Ovac kl olan Cem flitmez in cenazesi Ovac k halk n n coflkulu kat l m ile topra a verildi. fiehit düfltü ünde parti ileri sempatizan ve Halk Ordusu savaflç s yd. Meral Gezer; 1971 y l nda Dersim Ovac k Burnak köyünde dünyaya gelen Meral Gezer (Y ld z) çat flmada yaral olarak düflman n eline düfltü ve iflkencede katledildi. fiehit düfltü ünde Halk Ordusu savaflç s yd. Düzgün Öztürk; 1937 Dersim Geçimli köyünde dünyaya gelen Düzgün Öztürk, ailesi ile birlikte 1938 sürgününde Afyon a göç ettirilir.1965 y l nda çal flmak için Almanya ya gider.1978 y l nda Proletarya Partisi nin düflünceleri ile tan flan Düzgün Öztürk, AT F ve Ulm Halk Oca içinde faaliyet yürüttü. Ulm Tohum Kültür Merkezi kurucular aras nda yer alan Düzgün Öztürk 1999 da yakaland kanser hastal sonucu yaflam n yitirdi. Katip Saltan; Almanya da iflçi olarak çal flan Katip Saltan, burada Proletarya Partisi saflar na kat l r. flçiler içinde Demokratik Halk Devriminin propagandas n yaparak faaliyet yürüten Katip Saltan faflistler taraf ndan onlarca b çak darbesi ile katledilir. Cenazesi Acshen kentinde yap lan görkemli bir yürüyüflle memleketine u urlan r. Hüseyin Do an; 1944 y l nda Dersim in Pülümür ilçesinde dünya gelen Hüseyin Do an, 1972 y l nda Almanya ya iflçi olarak gider.1976 y l nda AT F içinde örgütlenir. Ulm Halk Oca n n kurucular ndan olan Hüseyin Do an di er devrimci anlay fllarla ve halktan insanlarla iliflkilerinde alabildi ine alçakgönüllü ve sayg l d r. Hüseyin K l ; 1964 y l nda Dersim in Za ge köyünde dünyaya gelen Hüseyin K l yoksulluk nedeniyle ancak ilkokulu bitirebildi. Örgütlü bir sempatizan olarak 1983 y l nda bir gerilla birli i ile birlikte Pülümür de faaliyet yürütürken kaza sonucu yaralan r. Pülümür Sa l k Oca na götürülen Hüseyin K l ihbar sonucu tutsak düfler. flkencede katledilir. Hasan Ataç; 1960 y l nda Dersim de dünyaya gelen Hasan Ataç, çok genç yafllarda devrimci düflüncelerle tan flt. Tutsak düfltü ünde ser verip s r vermeme gelene ine ba l kalarak iflkencecilere kök söktürdü y l nda stanbul da çat flmada topra a düfltü. Pusula Devrimci rolün ve misyonun kavranmas Devrimci rolünü sorgulatan ve tart flt ran devrimci, görev ve sorumluluklar n lay k yla yerine getiremez ve devrimci otorite olamaz. Devrimci durufl ve kültürün örgüt yaflam nda egemen k l nmas, devrimci rolün ve misyonun lay k yla kavranmas ve bu kavray fl n her yeni koflulda gelifltirilip, zenginlefltirilmesi ancak proleter ideolojiye güçlü flekilde sahip olunarak baflar l r. S n f bilinçli proleterler dünya ve toplum hakk nda toplumun geliflim yasalar, s n f savafl m n n hareketi ve tarihsel rolleri hakk nda ortak bir proleter bilince, ortak bir proleter ideolojiye sahip olarak kendi rolünü oynayabilir. S n f bilinçli proleterler insanl, sermayenin boyunduru undan ve haks z savafllardan kurtarma mücadelesini yürüterek tarihsel görevlerini yerine getirerek rolünü oynar. Bugün bu görev tarihsel olarak proletaryan n ve onun ülkemizdeki temsilcileri olan Partizanlar n omuzlar ndad r. Proletaryan n ideolojisidir ki burjuvaziye ve onun farkl biçim ve görüngülerde ortaya ç kan ideolojilerine karfl sonuna dek kararl ve tutarl bir flekilde savafl m verebilir. Proleter ideolojinin d fl ndaki di er tüm burjuva ideoloji ve düflünce ak mlar, proletaryay kurtulufla götüren ideoloji olamayaca gibi burjuvaziye karfl en fazla direnifli de örgütleyemez. Proleter ideoloji burjuvaziye karfl sonuna dek direnifl ideolojisidir. Ve g das n burjuvaziden alan tüm ideolojiler iflçileri emekçileri içinde bulunduklar yoksulluk ve sefalet durumundan kurtaramaz. Haks zl k, eflitsizlik, adaletsizlik dolu toplumsal kötülüklere karfl savafl m veremez. Bundan dolay d r ki proleter ideolojiyle donanmak devrimci rolün do ru tarzda oynanmas için gereklidir. Ancak proleter ideolojiyle donanan s n f bilinçli proleterler devrimci misyonunu oynayabilir. S n f bilinciyle devrimci rol ve misyon aras nda güçlü diyalektik ba mevcuttur. Proleter ideolojiden beslenen s n f bilinci en ileri düzeyde kavran p benimsendi i oranda devrimci rol lay k yla oynan r, ortaya ç - kan zorluklar ve engeller afl l r, örgütlü yaflam süreklilik gösterir. natç ve yorulmak bilmeyen devrimci mücadele örgütlenir. S n f savafl m n n bugün buna fazlas yla ihtiyac vard r. S n f savafl m n n iflçiler, emekçiler lehine örgütlenmesi için fazlas yla proleter ideolojiye ihtiyaç vard r. Süreklili i sa lanmayan çaba ve emek ne kitleleri ne Proletarya Partisi ni örgütleyebilir ne de faaliyet alanlar nda sa lam komiteler infla edebilir. Eme in ve çaban n bilinçli ve sürekli hale gelmesi ancak güçlü ve sa lam bir proleter ideolojik dayana a sahip olunarak baflar l r. Örgütlü çaba ve eme in sürekli hale gelmesi için sa lam bir parti bilincine sahip olmak laz md r. Proleter devrimciler proleter ideolojiye sahip ç karak sürecin geliflimi içinde ortaya ç kan bütün hareketlere do ru yön verebilecek olan süreklili i sa lanm fl sa lam bir örgüt yaratabilir. Bu yarat lmad - nda sürecin, geliflimin gerisinde kal naca bilinmelidir. Do ru bir proleter anlay fla ulaflma ve dünyay de ifltirme sorumlulu- una sahip olma mücadelesi karanl klar var oldukça sürecektir. nsanl karanl ktan kurtarma, ayd nl klar yaratma savafl m nesnel dünyay ve ayn zamanda öznel dünyay de ifltirmekle birlikte yürür. D fl m zdaki dünyay ve bireylere ait düflünselduygu (öznel) dünyay de ifltirme ifli tamamlanmam flt r. Bu süreç bütün zorluklar ve a r görevleriyle birlikte devam etmektedir. De ifltirilecek olan nesnel dünya de iflikli in bütün düflmanlar yla proletaryan n karfl s nda durmaktad r. Gönüllü ve bilinçli olarak de ifltirme ve de iflme mücadelesi, bütün insanl n kendisini ve dünyay bilinçli ve gönüllü olarak de- ifltirece i aflamaya kadar sürecektir. S n f savafl m n n prati i örgütlenerek, pratik içinde do rular bulunacak ve yorulmadan tekrar edilen pratik yoluyla do rular s nan p, gelifltirilecek ve zenginleflecektir. Devrimci savafl (gerilla savafl ) prati i zenginleflip derinlefltikçe devrimci bilgi de zenginleflip derinleflecektir. Ve bu yo un karmafl k mücadele içinde s - n fl toplumun izlerini üzerinde tafl - yan proleter devrimcilerin öznel düflünce ve duygu dünyas de iflime ve devrimcileflmeye u rayacakt r. Öznel dünyan n devrimcileflme ad mlar gerçeklefltikçe nesnel dünyay yeni bir kal ba dökmek için yürütülen mücadelede daha fazla bilinç ve cesaret kazan lacakt r. Devrimci pratik sonsuz oldu una göre devrimci bilgi de sonsuzdur. Süreklilik ve devaml l k isteyen, uzun soluk gerektiren bu mücadeleyi (gerçe e ulaflma ve gerçe i de ifltirme) sonsuza dek götürecek olan proletaryan n devrimci ideolojisidir. Bu görev yerine getirildikçe ad na lay k bir devrimci rol oynan r. Bundand r ki uzun soluklu olamayan, süreklilik ve devaml l k gösteremeyen küçük burjuva temsilcileri Proletarya Partisinin her zorlu engeli aflma sürecinde ve de iflim dönemlerinde Proletarya Partisini terk eder. Çünkü sürecin de iflimine aç kl k getiremeyen küçük burjuva ideolojisidir. Onun küçük burjuva k sa soluklu prati ine yön veren de küçük burjuva ideolojisidir. Oysa proleter ideoloji ancak her zorlu ve tehlikeli süreci ve yaflanan de iflimi do ru tarzda aç klad gibi süreci de ifltirme sorumlulu unu ve cesareti ancak proleter devrimciler gösterir. Ancak s n f bilinçli proleterler söz ve hareketiyle tutarl l k gösterebilir. Ancak onlar bütün kalpleriyle halka ve partiye hizmeti esas al r. Ancak onlar kitlelerden kitlelere ilkesini uygulayarak, kitlelerin iyi ö rencileri olmay ö renerek, önderlik yönteminde ustal k gösterebilir. Ancak onlar kibirli de il alçakgönüllü olmay bilir, hatalar n ve yetersizliklerini düzeltme cesaretini göstererek özelefltiri ruhuyla halk örgütlemek için çal fl r, kendilerini bilinçli olarak yeniden flekillendirmekten bir an olsun vazgeçmezler. Ancak onlar kendi misyonunu, sorumlulu unu halk n ve partinin ç karlar n n önünde tutmaz.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Ağustos 2008 Taciz suçunda flikayete gerek olmayacak Yaflamda ne kadar yer bulacak, uygulamada neler yaflanacak önümüzdeki süreçte görece iz. Ancak kad nlar lehine yeni bir düzenleme yap l yor. Meclis e cinsel taciz in, flikayete ba l bir suç olmaktan ç kart lmas için kanun teklifi verildi. Teklif, verilecek cezan n art r lmas n da öngörüyor. TCK n n flu an yürürlükte olan cinsel taciz bafll kl 105. maddesi flöyle: * Bir kimseyi cinsel amaçl olarak taciz eden kifli hakk nda, ma durun flikâyeti üzerine, üç aydan iki y la kadar hapis cezas na veya adlî para cezas na hükmolunur. * Bu fiiller, hiyerarfli veya hizmet iliflkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullan lmak suretiyle ya da ayn iflyerinde çal flman n sa lad kolayl ktan yararlan larak ifllendi i takdirde, yukar daki f kraya göre verilecek ceza yar oran nda art r - l r. Bu fiil nedeniyle ma dur ifli terk etmek mecburiyetinde kalm fl ise, verilecek ceza bir y ldan az olamaz. Yasadaki ma durun flikayeti üzerine ifadesinin kald r lmas teklifi, zaten taciz, tecavüz gibi suçlar n ma durlar n n, içine girdikleri/sokulduklar suçlu psikolojisi ile flikayette bulunmad düflünüldü ünde önemli bir ad m. Ancak sistemin yasalardaki de iflikliklerine güven duymamam z için binlerce örnek bulunup ç kart labilir. Bu nedenle bu k r nt lar iyi de erlendirmek ve takipçisi olmak kad nlar için büyük önemdedir. (H. Merkezi) stanbul da yaflayan kad nlar taciz tehdidi alt nda! Kuflkusuz taciz olaylar ne sadece stanbul da yaflayan kad nlar n sorunu ne de stanbul un tek sorunu Ancak yine de stanbul Ticaret Odas n n stanbul un 32 ilçesinde 2 bin 150 kifli, 105 hükümlü ve 50 sokak çocu uyla yapt rd, 24 Temmuz da da kamuoyuna aç klad stanbul da fliddet ve fliddetin sosyolojik arka plan araflt rmas n n sonuçlar konunun önemine dikkat çekiyor. Araflt rma sonuçlar nda en çok dikkat çeken sonuç ise stanbul da yaflayan kad nlar n yüzde 14 ünün taciz ma duru olmas! 2020 y l nda Avrupa n n en kalabal k flehri olaca tahmin edilen stanbul için di er rakamlar da çarp c. Üçte ikisi kendini güvende hissetmeyen stanbul da yaflayan insanlar n her 5 kifliden biri de fliddete maruz kalm fl. Kad nlarda bu oran yüzde 80 e ç k yor. Bu rakamlar n ne kadar ciddi oldu unu kendi yaflamlar m zdan görebiliriz asl nda. Hangimiz kad n bafl m za belli bir saatten sonra sokakta rahat rahat yürüyoruz? Yan m zda, sanki bizi koruyabilecekmifl gibi bir çocuk dahi olsa daha rahat etmiyor muyuz? Kaç m z karfl dan bir erkek geldi inde kendimizi sak nmak zorunda hissetmiyoruz? Evden ç kmad - m z sürece bir sorun yok mu diyoruz? Ancak evlerin kal n duvarlar ard nda kaç kad n ayn flekilde tacize u ruyor, fliddet görüyor, hatta öldürülüyor? Bizler için güvenli bir yer var m bu sistem içinde? Pek ço umuzun verece i yan t hay r ise, biz kad nlara sömürü, fliddet, taciz ve tecavüzden baflka bir fley sunmayan sistemden kurtulmaktan öte bize yol kalm yor o zaman ( stanbul dan bir K okuru) Örgütlenme hakk için tek bafl na direnen bir kad n n öyküsü... Emine Arslan, bir ay aflk n bir süredir Sefaköy deki Desa fabrikas - n n önünde oturarak sendika hakk için direnen bir kad n. 8 y l boyunca emek verdi i, gece-gündüz, hafta sonu demeden al nterini ak tt fabrika tam da emeklili ine bir ay kala Arslan iflten att. Gerekçe, tam da kendilerine yak fl r tarzdayd : Performans nda düflüfl ve iflte hatalar n n artmas. Bu düflüfl ve hatalar sendikal örgütlenmenin bafllamas yla gündeme gelmifl olacak ki, daha önceleri Arslan a sensiz ifller yürümüyor diyorlarm fl. Arslan, emeklili ine bir ay kala iflsiz kalmas ndan çok örgütlenme hakk için direndi ini söylüyor. Bir kad n olarak çevresinden özel bir bask görmedi ini duymak sevindiriyor bizi bir kad n olarak. Örgütlenme hakk için direnen ve patronun adamlar taraf ndan sürekli bask alt nda tutulmaya çal fl lan Emine Arslan a b rakal m sözü ve kad nlar n direnince yaflam nas l da güzellefltirdi- ine tan k olal m beraber... Kaç y ld r bu fabrikada çal fl - yordunuz? Çal flma koflullar n z nas ld? Ben 8 y ld r bu fabrikada çal fl yorum. Çal flma koflullar m z çok kötüydü. Mesailerimiz çok yo undu. Günde saat çal flt m z olurdu. Hatta Pazar günü evimde misafirim varken bile eve telefon gelirdi, iflyerinde bana ihtiyaç oldu unu, bensiz ifllerin yürümedi ini söylerlerdi. Ben de evdeki misafiri b rak p ifle gitmek zorunda kal yordum. Peki, sendikada örgütlenme süreciniz nas l bafllad? O süreçten bahsedebilir misiniz? Benim daha önceki çal flt - m iflyerlerinde sendika deneyimim vard zaten. Buradaki çal flma koflullar ndan kaynakl sendikal olarak bunlara dur diyece imizi düflündük. Bir tan d m z n vas tas yla sendikayla görüflmeye ve çal flmalar bafllatmaya karar verdik. Sendikadaki arkadafllarla tan flt ktan sonra iflyerindeki arkadafllar m zla da tan flt rmaya bafllad k. Evlerde toplant lar almaya bafllad k. flyerinde sendika çal flmas yaparken iflçilerden nas l tepkiler al yordunuz? Onlara sendikan n ne oldu unu, sendikal olunca çal flma koflullar nda olacak iyileflmeyi anlatt m. Bu kadar mesai yap lmayaca n anlatt m. Çabuk ikna olanlar da oluyordu, zor ikna olanlar da. Aralar nda sendikan n yasad fl oldu unu düflünenler bile vard. Anayasal bir hakk m z n oldu- unu ö rendikten sonra geriye sadece iflten at lma korkusu kal yordu. Bizim taleplerimiz patronun hofluna gitmeyecekti elbette ve bu yüzden sendikal olmaktan korkan arkadafllar da vard ama onlar n mecbur olduklar çal flma koflullar ve emeklerinin karfl l n alam yor olmalar, korkudan bask n geldi ve böylece yavafl yavafl sendika örgütlenmeye bafllad. Sendika çal flmalar boyunca iflverenlerin tepkilerini anlatabilir misiniz? Bizim sendika çal flmalar n yürüttü ümüzü ö rendikten sonra zaten uzun süre geçmedi. Beni hemen ça r p performans m n düfltü ünü söylediler. Bu yüzden iflte hata yapt - m, böylece iflime son verilece i söylendi. Tabi bu onlar n tutanaklar nda böyle. 8 senedir iflte hata yapmad m, performans m da düflük de- ildi. Bensiz ifller yürümüyordu da sendikal oldu umuzu ö rendikten sonra m de iflti performans m? Buna kesinlikle inanm yoruz zaten. Bizim anayasal hakk m z olan sendika onlar n ifline gelmedi, bahanesi de bu oldu. flten kovulduktan sonra burada, fabrikan n önünde direnifle geçtiniz. Buna nas l karar verdiniz ve ifl arkadafllar n zdan nas l tepkiler al yorsunuz? Direnifle sendikamla beraber karar verdik zaten. Her koflulda beni destekleyeceklerini biliyorum. Onlarla beraber buraya her ifl günü sabah ifl bafllang ç saatinde geliyoruz, akflam mesai bitiminde eve dönüyoruz. Burada bizim ifl arkadafllar m zla görüflmemiz zor oluyor. flçi giriflleri fabrikan n di er kap s ndan oluyor ve bizim oturdu umuz köflenin yak - n nda olan fabrika bahçesinin baz k - s mlar nda da baz görevlendirilenler dolafl yor. flçiler buraya yaklaflt r lm yor. fl ç k fl nda, yolda da görüflmemiz zor oluyor. Çeflitli yollarla gözetleniyoruz. Takip ediliyoruz. Benim evimin çevresinde dolafl yorlar, evimi gözetliyorlar. Eve giderken de takip ediliyoruz. Buna ra men arkadafllar m n tepkisi iyi. Zaten sendikal arkadafllar m z da var fabrikada. Destekliyorlar bizi. Peki, bu mücadeleye bafllarken ve flu an itibariyle de devam ederken, kad n olman n getirdi i zorluklar nelerdir ve bunlar hakk nda neler düflünüyorsunuz? Benim ailem olumsuz tepki vermedi zaten direnifle bafllarken. Herkes destekledi beni. Benim çocuklar m benim s cak yeme imi yiyemediler flimdiye kadar, k z m n saçlar n bir gün olsun öremedim okula giderken. Çal fl yordum ama aileme hasret kal yordum. Evimle ilgilenemiyordum. Ailem bütün bunlar görüyordu ve biliyordu. Bu yüzden sen kad ns n nas l olur demediler. Sadece bazen komflular, tan d klar kad n oldu umdan kaynakl burada bu flekilde direnifli nas l sürdürece im konusunda soru soruyorlar ama bunda kad n olmam bir fley de ifltirmiyor. Kad nlar daha çekingen oluyorlar tabi ama bu bir fley de ifltirmiyor. Ben hakk m z savunuyorum sendikamla birlikte. Direnifle bafllad n zdan beri evinizi bir tek eflinizin geliriyle geçindiriyorsunuz. Ekonomik durumunuzdan bize biraz bahsedebilir misiniz? Ekonomimiz iyi de il. Eflimin ald - maafl yeterli olmuyor. Benim de iflten at ld mda emeklili ime 1 ay kalm flt. Yani emekli de olamad m. Okullar tatilde flu an ek okul gideri yok flu an ancak faturalar ödeyemiyoruz. Evimiz de kira. fiu an do algaz m z kesildi. Kredi borcumuz vard onu ödeyemiyoruz. Maddi s k nt m z çok. Ben çal fl rken de çok iyi de ildi zaten ama flimdi daha zor oluyor tabi. Ama ailem aç s ndan sorun olmuyor. Eflim evde oldu unda yemek yap yor, çocuklarla ilgileniyor. Zaten s k s k yan ma geliyorlar. Yak nlar n zdan ve halktan size gelen deste i nas l de erlendiriyorsunuz? Bu direniflle ilgili di er iflçi arkadafllar n za ve halk m za neler söylemek istersiniz? Hemen hemen her gün beni destekleyenler ziyaretime geliyorlar, yaln z kalm yorum. Tan d m tan - mad m birçok insan geliyor. Di er örgütlerden toplu gelenler de var. Gazeteciler geliyor, ben yaln z oldu- umu düflünmüyorum. Kime nas l duyuracaks n diyenlere de hemen yan mda olan gazetecileri gösteriyorum. Ben sesimi duyurabiliyorum. Duymak istemeyenler varsa onlara bir fley yapamam zaten. Duymak isteyen duyuyor. Sendikam n arkamda oldu unu biliyorum. Korkmuyorum. Gözalt - lar da oluyor, cezalar da. Ben yasad - fl bir fley yapmad m. Yasad fl davrananlar beni iflten atanlar ve bizi sürekli gözalt na alanlar. Ben anayasaya karfl gelmiyorum onlar geliyorlar. Sadece kald r m iflgal etti im gerekçesiyle ceza yazabiliyorlar. Bir de flu an oturdu um yerin üstüne mobesse kamera takt lar. Kimin gelip gitti- ini görebilmek için. Bundan da korkmuyorum. Korkan onlar belli ki. Bana destek veren herkese çok teflekkür ederim. Ailenin reisi hala erkek Yorumsuz... * Yarg tay 2. Hukuk Dairesi, eve geç saatlerde gelmeyi ortak hayat temelinden sarsacak bir geçimsizlik oldu una ve eve geç gelen efl aleyhine aç lan boflanma davas n n kabul edilmesi gerekti ine karar verdi. * Suudi Arabistan da yasal olan 4 eflinden 2 fazlas n efl olarak alan 56 yafl ndaki adam, polis taraf ndan gözalt na al nd. Bu kiflinin fleriat kanunlar na uyulmas ndan sorumlu dini polis teflkilat olan Mutava n n bir üyesi oldu u da kaydedildi. * A r n n Diyadin lçesi ne ba l Yeniçad r Köyü nde babas taraf ndan zorla evlendirilmek istenen Zozan Aslan n (16) 30 Temmuz günü sabah saatlerinde babas na ait tüfekle intihar etti i iddia edildi. * zmir de geçti imiz günlerde boflanmak istedi i efli ile yapt görüflmede ç kan tart flman n ard ndan P nar Özdemir adl kad n n 15 yerinden b çaklanarak öldürülmesini protesto eden kad nlar, denize karanfil att. Aile reisli i kavram yaflamda yerini korumakla birlikte geçti imiz y llarda Medeni Kanun dan ç kart larak kad n lehine bir düzenleme yap lm flt. Ancak bu düzenlemelerin zaten ka t üstünde kalmas n n ötesinde bir durum yaflan yor flimdilerde. Zaten tart flmal olan Konut Edindirme Yard m (KEY) ödemelerinin 28 Temmuz da yap laca n n duyurulmas yla birlikte kad n lehine ka- t üzerinde de bir fleyin de iflmedi ini gördük. KEY ödemelerinde, eski yasa aile reisine ödenir dedi i için kad nlar n hakk bir kez daha gasp edildi. Boflanm fl kad nlar ödeme alamayacak! Eski yasada varm fl, napal m deyip geçmeyelim. Zira meclise sunulan düzeltme önergesi de AKP li milletvekillerince reddedilerek eski yasan n ça d fl yaklafl m onaylanm fl oldu. KEY ödemeleri aras nda geçerli. Çal flanlar için patronlar kesintileri ödüyorlar. Ancak yasan n 1. maddesi geri ödemelerin aile reisine yap laca n söylüyor. O dönemde geçerli olan Medeni Kanun a göre aile reisi erkekti. Dolay s yla para da erkek ad na yatm fl oluyordu. Yasan n bu maddesi de ifltirildi i ve yasa eflleri eflit kabul etti i için, boflanm fl kad nlar n da KEY ödemelerinden yararlanmas gerekiyor. Bu durumun en ma duru boflanm fl kad nlar oldu u için buradan bafllad k. Ancak hala evli olanlar için de ayr mc l k devam ediyor. Ödemeyi kad n de il, aile reisli i s fat yla erkek alacak. stanbul Barosu avukatlar ndan Habibe Y lmaz Kayar ise bu durumun Anayasa ve Uluslararas sözleflmelerle güvenceye al nan eflitlik ilkesine ve ayr mc l k yasa na ayk r oldu una iflaret ederek hak kayb na u rayan kad nlar n yarg ya baflvurmalar için bir avukattan hukuki destek almalar n, mali durumu bir avukata vekâlet ücreti ödemeye elveriflli olmayan kad nlar n da bu durumu kan tlayarak barolar n adli yard m servisinden yard m alabileceklerini söyledi. Ne okuyal m? Etiyopya Devriminde Kad nlar-marta Okulu Etiyopya, 1800 lü y llar n ikinci yar s ndan sonra ngiliz, Frans z ve talyan emperyalistlerinin sömürge ve ç kar çat flmalar n n alan olan, yoksul Afrika ülkelerinden biridir. Bitki çeflitlili i bak m ndan dünyan n say l mekanlar ndan biridir ancak buna ra men k tl k ve açl kla yüz yüze kalm flt r. Bunlar n nedeni, esasta kurakl k gibi do al olaylar de il, emperyalizme ba ml l k, emperyalist politikalar, feodalizm ve savafllard r. Tigre, Etiyopya n n eyaletlerinden biridir te Tigre Halk Kurtulufl Cephesi (TPLF) silahl mücadeleye bafllar. Ve 1991 May s nda devrim baflar ya ulafl r. Mücadele ve devrim halk n, özellikle de kad nlar n hayat nda büyük de iflim ve ilerlemelere neden olur. Devrim öncesi Etiyopya da kad nlar, yar -insan olarak görülüyordu. Hem tarlada hem de evde, ilkel koflullar nedeniyle çok daha zor, y prat c, sa l klar n bozan ve erken yaflta ölmelerine neden olan çal flma koflullar nda yafl yorlard. Toprak/mülk edinme, e itim görme, sa l k kurumlar ndan yararlanmay geçelim; toplum içinde söz söyleme, kendi hayat ve çocuklar hakk nda karar verme haklar dahi yoktu. Büyük ço unlu u kendi fikri al nmadan 8-12 ve hatta 5-6 yafllar nda babalar -dedeleri yafl ndaki erkeklerle evlendiriliyorlard. Drahoma denilen, kad n n evlenece i erke e götürmek zorunda oldu u yüklü miktardaki çeyiz nedeniyle, k z çocuklar istenmeyen evlatt. Aile d fl ndaki bir erkekle konuflmas suçtu. Kad n sünneti ve cinsel organ n n dikilmesi gibi uygulamalar çok yayg nd. Tecavüz bir suç de ildi, aksine tecavüz ma duru kad n afla lan yordu. Kad nlar n evlenmek ya da fahifle olmak d fl nda bir seçenekleri yoktu K sacas kad nlar sömürü sistemi, feodalizm ve ilkel yaflam koflullar ile örülmüfl toplumda ikinci cins olmay en a r flekilde yafl yorlard. TPLF nin silahl mücadeleye bafllamas ile birlikte kad nlar n durumlar de iflmeye bafll yor ve devrim ile birlikte e itim, kültür, özel politikalar, yasal düzenlemeler vb. bu de iflimler yo unlaflt r l p büyütülüyor. Toprak reformu ve kimi teknik geliflmeler sonucunda yükleri k smen azalm fl olsa da as l ve büyük geliflim toplumsal ve siyasal yaflamlar nda oluyor. Kad nlar kurtulufllar n mücadele ve devrimde görüyorlar. Ak n ak n TPLF saflar na kat l yorlar ki, bir ara TPLF savaflç al mlar n durdurmak zorunda kal yor. Ayr - özel kad n dernekleri-örgütleri oluflturan TPLF, kad nlar için okullar da aç yor. Marta ve 8 Mart Okullar, kad nlar n a r günlük ifllerini hafifletme, tar mda yenilikler, sa l k, okuma-yazma, cinsel bilgi ve en önemlisi politik e itim ile kad nlar n yaflant lar ndaki tüm sorunlarda onlar e itiyor Bu e itimden geçen kad nlar ö rendiklerini köylerinde di er kad nlara ö retiyor. Genifl bir e itim a olufluyor böylece. Devrim öncesi toplumda hiçbir hakk olmayan kad nlar n durumu göz önünde bulunduruldu unda, bu mücadelenin ve okullar n kad nlarda yaratt muazzam de iflim daha iyi anlafl lacakt r. Marta, savafla kat lan ve flehit düflen ilk kad nd r. Kad nlara, söz söylemesinin dahi yasak oldu u bu toplumda Marta n n yapt n n ve okula onun ad n n verilmesinin, kad nlar n özgürleflmesi ve eflitli i aç - s ndan büyük bir önemi vard r. ngiliz yazar Jenny Hammond, 1987 ve 1989 y llar nda Tigre ye gidip bizzat incelemeler yaparak ve savaflç larla birlikte yaflayarak haz rlam fl bu kitab. Kitab n büyük bir bölümü devrime kat lan kad nlar n kendi anlat mlar ndan olufluyor. Yine Sudan, Avrupa ve ABD de göçer olarak yaflayan ve TPLF ad na çal flan kad nlar n görüfllerine de yer veren yazar, ayr ca Etiyopya tarihi, kültürü, az nl klara dair de bilgiler veriyor Devrimin tad bal gibi diyen Etiyopyal kad nlar n devrim öncesi yaflamlar n, devrime büyük bir coflkuyla kat l fllar n ve kazan mlar n inceleyerek de iflik ülkelerin kad n ve mücadele deneyimleri hakk nda bilgi edinmek isteyenlerin keyifle ve ilgiyle okuyaca bir kitap Marta Okulu Devrimin kad nlar için, kad nlar n devrim için önemini, kad n sorununun güncel ve genel ele al n fl, bu sorunu çözmeye çal fl rken karfl lafl lan güçlükler ve farkl yaklafl mlar gözlemlemek de mümkün. Ceylan Yay nlar taraf ndan yay mlanan Etiyopya Devriminde Kad nlar-marta Okulu, 308 sayfa.

13 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 13 Dünya Sosyal y k m sald r lar artarken, emekçilerin direniflleri de art yor AB emperyalizmi, askeri sald rganl k politikalar nda da ABD den geri kalmama gayretini sürdürüyor. Avrupa Ordusu projesini ad m ad m hayata geçiren AB emperyalistleri, Ortado u daki iflgallerde de daha aktif askeri pozisyonlara talip olduklar n ilan etmekten geri durmuyorlar. Özellikle de Afganistan iflgaline gönderilen, baflta Alman olmak üzere, Avrupal asker say s art r l - yor, görev süreleri uzat l yor. Askeri sald rganl a paralel olarak, sosyal y k m sald r lar da olanca h z yla sürüyor. AB emperyalistleri kendi emekçilerine dönük sosyal y - k m sald r lar n çeflitli projelerle hayata geçiriyor. Bu projelerden biri de Hratz-IV ad alt ndaki kapsaml sosyal y k m projesidir. Hartz-IV politikas sözde iflsiz say s n azaltacakt. Ancak program n hayata geçirilmesiyle birlikte Avrupa da yoksulluk ve sefalet artt. Özellikle de çocuklar yoksulluktan en fazla etkilenenler oldu. Sa l k hizmetlerine ulafl m ise s n rland, çok say da insan, sigortal lara uygulanan katk paylar ndan dolay neredeyse sa l k hizmeti alamaz hale geldi. Yine Hartz-IV projesiyle birlikte, ifl mahkemeleri gibi, sosyal mahkemelerdeki dava say s nda da patlama yafland. Sadece geçen y l görülen davalar 100 binin üzerinde. Bu da bu mahkemelerde görülen ve Hartz-IV ma durlar n kapsayan davalarda % 40 l k bir art fl gerçekleflti i anlam na geliyor. AB ülkelerindeki iflsizlik oran ise her geçen gün art yor. Resmi rakamlardaki iflsiz say s n n gerçe i yans tmad, verilen rakamlar n neredeyse iki kat bir iflsizlik sorunu oldu u biliniyor. Ekonomik krizi bahane ederek, çok say da iflyerinin tasfiyesi gündeme gelmeye devam ediyor. Ancak emekçilerin iflsizli i yoksullu u artarken, ayn süreçte tekellerin kârlar nda önemli bir yükselifl oldu u gözleniyor. Renault tan Avrupa çap nda iflyeri tasfiyesi Zarar ediyor gerekçesiyle tasfiye edilen iflyerlerine her gün yenileri ekleniyor. Bunun en son örne i, otomobil üreticisi Renault un, tüm Avrupa çap nda 5 bin iflyerini tasfiye edece ini aç klamas. Firma tasfiye nedenini, Fransa hariç, bat Avrupa daki otomobil sat fl oran n n % 4.6 oran nda düflmesi, artan hammadde fiyatlar ve ekonomi piyasalar ndaki kriz olarak aç kl yor. Bu aç klamaya karfl n Renault sat fllar n n dünya çap nda % 4.3, elde edilen kâr n ise % 37 artt biliniyor. Avrupal emekçiler ise bu sald - r lar grev ve direnifllerle cevaplamay sürdürüyor. flte bu grev ve direnifllerden birkaç. Almanya Lufthansa çal flanlar süresiz greve ç kt Almanya n n en büyük havayolu flirketi Lufthansa n n yer ve kabin çal flanlar, ücret konusunda anlaflmaya var lamay nca, 27 Temmuz da süresiz greve bafllad lar. Lufthansa da 13 y ldan bu yana yaflanan bu ilk grev Almanya n n en büyük 10 havaliman n etkiledi. Grevi örgütleyen kamu sendikas taraf ndan yap lan aç klamada, grev karar n n, üyelerin % 90.7 sinin onay ile al nd belirtilmekte. Lufthansa da di er havayolu flirketleri gibi, yükselen yak t fiyatlar ndan olumsuz etkileniyor. 52 bin çal - flan temsil eden sendika, ifl b rakma eylemlerinin aflamal olarak bafllat laca n, böylece flirketin sorunlar çözmek için önceden plan yapamayaca n belirtti. Çal flanlar n ücret art fl talebi, Almanya da enflasyonun giderek yükselmesi üzerine gündeme geldi. Maoistler yeni hükümeti kuruyor Nepal de devlet baflkanl, baflkan yard mc l ve meclis baflkanl seçimlerinin hemen öncesinde Maoistlere karfl ittifak kuran UML (Birleflik Marksist-Leninist), NC (Nepal Kongresi) ve MJF (Az nl k Madhesilerin oluflturdu u parti) Maoist adaylar n kazanmas n engellemifl ve devlet baflkanl na Nepal Kongresi nden Dr. Yadav getirilmiflti. Bu ittifak fleytani ve gerici bir ittifak olarak gördü ünü ilan eden NKP(Maoist) gerici ve statükocu güçlerin d fl güçlerin gizli çal flmalar - na paralel flekilde toplumun ileriye do ru gidifline engel ç karmak için çabalar n yo unlaflt rd ve karfl - devrim tehlikesinin öne ç kt uyar - s nda bulunmufltu. NKP(Maoist) federal demokratik cumhuriyetin halen emperyalist dünya sistemine dahil olan yar -feodal yar -sömürge bir toplum yap s na sahip oldu unu, NKP(Maoist) in öncülü ünü yapt proletaryan n önderlik etmedi ini ancak yeni demokratik devrim sürecinde partinin merkezi rol oynad bir süreç oldu unu belirtmekte ve bunun stratejik sald r döneminde bir aflama olarak de erlendirilmesi gerekti ini vurgulamaktad r. Kurucu Meclis, monarflinin tasfiyesi ve federal demokratik cumhuriyetin ilan ile feodal kurumlar n tasfiye oldu unu, feodalizme karfl mücadele devam etse de Hindistan taraf ndan yönlendirilen komprador burjuvazinin karfl -devrim saflar nda öne ç kt n, Hindistan n do rudan müdahalesinin de gündemde oldu unu aç klayarak devrimde ulusal yönün öne ç kt n ve tüm ilerici, devrimci, yurtsever güçlerin devrimin nihai zaferi için birleflik cephede toplanmas gerekti- i ça r s nda bulunmufltu. Baflkanl n kaybedilmesi üzerine NKP(Maoist) baflkanl k seçiminin ertesi günü meclisteki en büyük parti olmalar na karfl n bu gerici ittifak nedeniyle hükümeti kurma görevini üstlenmeyeceklerini, muhalefette kalacaklar n ve anayasan n yaz l fl sürecinde yap c bir rol oynayacaklar n ilan etmiflti. Ancak bu karar n aç klanmas n n ard ndan ülkede faaliyet yürüten 24 parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile toplant lar alan Maoistlere hem bu toplant larda hem de kamuoyuna yap lan aç klamalarla kararlar ndan vazgeçmeleri ve hükümeti kurma ça r s nda bulunuldu. Toplumun farkl kesimlerinden gelen ça r lar üzerine 30 Temmuz da toplanan NKP(Maoist) Merkez Komitesi Sekretaryas partilerinin yeni hükümetin oluflturulmas nda gerekli inisiyatifi üstlenece ini aç klad. Ancak yeni geliflmeler nedeniyle hükümetin daha sa l kl flekilde oluflturulmas amac yla Asgari Ortak Program (AOP) ad alt nda 24 maddelik bir belgeyi aç klayan Maoistler toplumun tüm kesimlerinin bu metin üzerinde tart fl p anlafl- ngiltere Demiryolu iflçileri greve gitti ngiltere deki demiryolu çal flanlar 27 Temmuz da 18 saatlik bir grev gerçeklefltirdiler. 12 bin demiryolu çal flan n n kat ld grev, onar m çal flmalar n kapsamaktayd. flçiler daha yüksek ücret ve daha iyi çal flma koflullar talep etmekteler. TALYA talya hükümeti, güney sahillerindeki mülteci ak n n engellemek için acil durum ça r s yapt. Ülkenin her yerinde, polis ve ordu güçlerine takviyeler yap ld. S n r d fl kamplar na yenileri eklendi, illegal yollardan ülkeye girenlere dönük cezalar kat laflt r ld. Tüm bu önlemler için gösterilen gerekçe ise terörle mücadele! Mültecilere dönük bu uygulamalar sadece talya da hayata geçirilmiyor. Örne in Almanya ve Fransa gibi ülkelerde de mültecilere dönük askeri ve polisiye yöntemler flu s ralar yo un olarak hayata geçiriliyor. Mültecilere dönük uygulamalar sadece bunlarla da s n rl kalm yor. Mültecilerin bindikleri tekneler, uluslararas sularda takip alt na al - n yor ve geri dönmeye zorlan yorlar. Bu takipler sonucu çok say da mas halinde hükümeti kuracaklar n ilan etti. Bu metinde devletin federalizme uygun flekilde yeniden yap - land r lmas n, yeni anayasan n 2 y l içinde yaz lmas n, çat flmalardan zarar görenlere ve yoksullara yönelik acil yard m paketlerinin haz rlanmas n, Bar fl Anlaflmas na uygun flekilde Halk Kurtulufl Ordusu ile Nepal Ordusunun 3 ay içinde birlefltirilmesini, federal sisteme uygun flekilde bürokrasinin yeniden oluflturulmas - n, Karnali bölgesi için özel kalk nma program n n planlanmas n, fuel ve Yunanistan Limandaki patlama genifl protesto getirdi Yunanistan n Pire kentinde bak m onar m çal flmalar yap lan bir tankerde, 24 Temmuz günü meydana gelen ve 8 kiflinin yaflam n yitirmesine yol açan kazay protesto eden liman çal flanlar ile polis aras nda çat flma yafland. Çat flmalarda 13 kifli yaraland. Bakanl k önünde yo un güvenlik önlemleri alan polis, binaya girmeye çal flan iflçilere göz yaflart c gazla sald rd. Eylemci iflçiler de bunun üzerine polislere tafl ve ellerine geçirdikleri çeflitli araç-gereçlerle karfl l k verdi. Ç kan çat flmada befl liman güvenlik görevlisi ve 8 polis yaraland. Berlusconi mültecilere karfl OHAL yasalar uyguluyor tekne bat yor ve çok say da mülteci hayat n kaybediyor y llar aras nda, bu takiplerden dolay Akdeniz ve Atlantik Okyanusu nda yaflam n yitiren mülteci say s 8 binin üzerinde. Bunlar n 2500 ü Sicilya Kanal nda, 885 i ise Ege Denizi nde yaflam n yitirdi. AB ülkelerinin, mülteci ak n n engellemek için Libya ve Senegal gibi ülkelere yapt yard m ise tam bir ikiyüzlülük. Çünkü bu yard m dikenli tel, silah ve polislerin e itilmesinin yan s ra, bin adet ceset torbas ndan olufluyor! Emperyalistlerin giderek artan ya ma ve talan h rs ndan ve bu h rs n yaratt savafllardan, açl k ve yoksulluktan kaynakl ülkesini terk etmek zorunda kalanlar n say s günümüzde 67 milyona ulaflm fl bulunmakta. benzin arz n n normallefltirilmesini, ücret kontrolünün sa lanmas n ve gençli e ifl imkanlar n n yarat lmas n flart koflmaktad r. NKP(Maoist) bu program temelinde partilerle ve kitle örgütleri ile görüflmeleri sürdürürken bas nda NKP(Maoist) ile UML nin yeni hükümeti kurma konusunda yak n zamanda anlaflaca yaz lmaktad r. Belge üzerine aç klama yapan NC liderleri ise partilerinin Maoistlerin 2 y l hükümette kalmas n garanti edemeyece ini belirtmektedir. ENDONEZYA * Endonezya adas Bantam daki PT Asiatic tersanesinde çal flan 2 bin tersane iflçisi greve ç kt. Tersane iflçilerinin öncelikli talebi, ifl güvenli i. flçilerin büyük bölümü kadrolu de il ve genelde yevmiyeyle çal flmaktalar. Ayr ca iflçilere ne ifl ayakkab s ne de baret verilmekte. Di er talep ise, sosyal sigorta kesintilerinin kamuya ait sigorta kurumuna yat r lmas. * Endonezya n n Bali Adas ndaki bir tekstil fabrikas nda çal flan kad n iflçiler, eyalet parlamentosu önünde eylem yaparak, fabrika yönetiminin ücretlerini düflürmesini protesto etti. Eyleme kat lan çok say da kad n, çocuklar n da beraberinde getirmiflti. Kad nlar ayr ca k sa süreli ifl sözleflmesine ve tafleronlaflt rmaya da karfl ç kmaktalar. KOLOMB YA Kolombiya n n kuzeyinde bulunan Pribbenow tafl kömürü madeninde çal flan madenci, 17 Temmuz da bafllatt klar grevi alt gün sonra, kazan mla sona erdirdiler. Patronla yap lan anlaflma kapsam nda, iflçiler iki y ll k ifl sözleflmesinin yan s ra, % 9.1 daha fazla ücret ve y lda Dolar prim alacaklar. Maden oca ABD li Drummond maden flirketine ait ve madenden ayda 2 milyon ton kömür ç kar lmakta. GÜNEY AFR KA Sendikalar Birli i Cosatu nun ça r s na uyan 25 bini aflk n insan, 25 Temmuz da Johannesburg da bir araya gelerek, elektrik fiyatlar na peflpefle yap lan zamlar protesto etti. Elektri- e en son % 27.5 zam yap lm flt. Güney Afrika da son bir y lda g da fiyatlar na bir y lda %16.8, yak ta ise % 35.6 zam gelmifl bulunmakta. Çeflitli madenlerde ve VW nin otomobil atölyelerinde çal flan iflçiler de yine fiyat art fllar na karfl 24 Temmuz da greve ç kt lar. KENYA Kenya n n Mombasa kentindeki liman iflçileri Temmuz un son haftas greve ç kt lar. Grevin bafll ca nedeni, iflçilerin 7 günlük yeni vardiya sistemine karfl ç kmalar ve fazla mesai saatlerinin ödenmek istenmemesini protesto etmeleri. Grev nedeniyle limanda yük boflaltmas gerçeklefltirilemezken, liman yetkilileri grevdeki iflçileri iflten ç karmakla tehdit ediyorlar. RAN ran n en büyük lastik fabrikas nda çal flan iflçiler bu y l içinde ikinci kez greve ç kt lar. flçiler, maafl kesintilerini protesto etmekte ve iflveren taleplerini kabul edinceye kadar iflbafl yapmayacaklar n söylemekteler. Lastik iflçileri Nisan ay nda yapt klar grevde, Tahran- slamhar aras ndaki otoban, lastik yakarak bloke etmifllerdi. Evrensel Bak fl Uflaklar n-piyonlar n de iflmez sonu... Avrupa topraklar nda 2. Emperyalist Paylafl m Savafl ndan bu yana gerçekleflen ve yüz binlerce insan n yaflam n yitirdi i en kanl savafl hiç kuflkusuz, Yugoslavya n n parçalanma sürecinde yaflanand r. RSE nin 90 lar n bafl ndaki çöküflüyle birlikte, ortaya yeni ya ma ve talan alanlar ç km fl ve bu durum bat l emperyalistlerin ifltah n kabartm flt. Yugoslavya n n parçalanma süreci de yine ayn dönemde, emperyalistlerin, özellikle de Alman emperyalizminin ayn topraklarda yüz y llard r kardeflçe yaflayan halklar birbirine karfl k flk rt lmas yla bafllat lm flt. K flk rtmalar n merkezi, S rp-h rvat- Boflnak baflta olmak üzere, çeflitli milliyetlerin bir arada yaflad Bosna-Hersek ti. Emperyalist projeler kapsam nda rkç -faflist partilerin önü aç lm fl ve yine ayn projeler dahilinde en faflist kiflilikler bu partilerin bafl na getirilmiflti. Radovan Karadziç de bu rkç -faflist liderlerden biri olarak, Bosna-Hersek teki Ulusal Demokratik Parti nin baflkanl n yürütüyordu in sonlar na do ru, AB nin en büyük emperyalist güçlerinden Almanya n n Kohl hükümeti taraf ndan teflvik edilen Slovenya ve H rvatistan n kuruluflu ilan edildi inde, çok uluslu ülkedeki ayr flma da had safhaya ulaflm fl ve savafl çanlar çalmaya bafllam flt. Ve çok sürmemifl, emperyalist k flk rtmalar meyvesini vermifl, kardefl halklar aras nda, yüz binlerce insan n yaflam na mal olan kanl iç savafl ç km flt. ktidarda oldu u 90 l y llarda, bat l emperyalistlerin himayesinde olan ve yine onlar n bilgisi, daha do rusu bölgeye dönük projeleri kapsam nda, kardefl halklara dönük çok say da katliam n alt na bizzat imza atan Karadziç, emperyalistlerden ald güçle S rp Cumhuriyetini Bosna-Hersek ten ay rma ve büyük S rp Devletini kurma hayalleri kuruyordu. Bu hayaller çerçevesinde, Bosnal S rplardan oluflan askeri birlikler köylere ve flehirlere dönük vahfli sald r lar düzenliyor, etnik temizlik ad na, tecavüzler, katliamlar gerçeklefltiriyor, toplama kamplar oluflturuyordu. Ancak Bosna-Hersek merkezli bu savafl n giderek emperyalistlerin denetiminden ç kmas, emperyalistlerin do rudan müdahalesini de getirmiflti. A ustos 1995 te ülkeye giren 60 bin NATO askeri ülkeyi iflgal etmiflti. Karadziç Temmuz 1996 da Bosnal S rplar n liderli inden geri çekildikten sonra, Srebrenica da 8 bin Bosnal Müslüman toplu olarak katletmek suçundan aran r duruma düflecek, yeralt na çekilecekti. Gerçekte ise13 y l boyunca üst düzey politikac lar n, askerlerin ve gizli servislerin, ayn zamanda da emperyalistlerin korumas nda saklanacakt. Eski Yugoslavya n n parçalanma süreci, geçti imiz aylarda Kosova n n ayr l ile tamamlanm fl, ancak bu ayr l k AB ye üyeli i noktas nda pürüzler bulunan S rp kesiminde ciddi sorunlar ortaya ç karm flt. Ancak bu sorunlar geçti imiz günlerde ifl bafl na gelen yeni S rp hükümeti ile birlikte afl lma sinyalleri verdi bile! Önüne en önemli hedef olarak, S rbistan n AB ye üyeli ini koyan yeni S rp hükümeti, iflbafl na geliflinin daha ikinci haftas nda, 21 Temmuz da Radovan Karadziç i yakalayarak tutuklad n aç klad. Karadziç 6 ay daha yakalanmasayd iflledi i suçlar zaman afl m na girecek, yarg lanmas da mümkün olmayacakt! Karadziç arand dönemde, Den Haag daki emperyalist BM Savafl Suçlar Mahkemesi nin arad kifliler listesinde, en üst s ralarda yer almakta, S rp hükümetinden Karadziç i teslim etmesi talep edilmekteydi. Ancak ABD ve AB emperyalistleri taraf ndan getirilen bu talep, emperyalist güçlerin ikiyüzlülü ünden baflka bir anlam ifade etmiyordu. Emperyalistlerin, Karadziç üzerinden yürüttükleri bu propagandayla amaçlad klar, bu kanl savafltaki sorumluluklar n n üzerini örtmek ve S rplar bu savafl n tek sorumlusu ilan etmektir. Böylece de, eski Yugoslavya topraklar nda yaflanan insanl k dram n, iyilerle-kötüler aras ndaki bir savafl olarak göstermektir. Bir di er önemli ve asl nda esas neden ise, emperyalistlerin kendi iflgal savafllar n hakl gösterme çabalar d r. Ancak bu çabalar daha Karadziç in ç kar ld ilk duruflmada teflhir olmufl gibi görünmekte. Karadziç, ilk duruflmada ABD nin ihanetine u rad n söyleyerek, bir gerçekli in alt n çizdi asl nda. Bu ihaneti ise, ABD nin kendine ortaya ç kmas durumunda yarg lanmama garantisi vermesi ve sözünde durmamas olarak aç klad. Oysa olan fluydu ki, Karadziç de t pk benzerleri gibi, efendilerini yeterince tan yamam fl ve tüm uflaklar n- piyonlar n ak betine u ram fl, kullan l p at lm flt. Yaflanan fley asl nda tüm uflaklar n-piyonlar n de- iflmez sonuydu! Halklara dönük insanl k suçu iflleyen, halklar katleden benzerleri gibi, elbette Karadziç de yapt klar - n n hesab n vermek zorundad r. Ancak bu hesab soracak olanlar, ifllenen insanl k suçlar n n ve halklara dönük katliamlar n gerçek sorumlusu olan emperyalistler ve onlar n mahkemeleri de ildir. Halk düflman katillerden ve ilk baflta da bu katilleri yaratan emperyalistlerden hesap soracak olan yegane güç, ezilen halklar ve onlar n giderek yükselen mücadelelerinin zaferle sonuçlanmas yla birlikte kurulacak olan, halk mahkemeleridir!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Ağustos 2008 Sevgili beyaz adam, Do ar m, siyah m büyürüm, siyah m günefllenirim, siyah m üflürüm, siyah m korkar m, siyah m hastalan r m siyah m ve ölürüm, hala siyah m. Ve sen beyaz adam, do ars n, pembesin büyürsün, beyazs n günefllenirsin, k zar rs n korkars n, sarar rs n hastalan rs n, yeflilsin ve ölürsün, grisin ve hala utanmadan bana renkli dersin... Irkç l a dayal faflist yöntemler, sistemin her krize girdi i dönemde, egemen s n flar taraf ndan, ezilen halk y nlar na dönük daha fazla bask, zulüm ve her türden insanl k d fl uygulaman n arac olagelmifltir. Egemen s n flar n rkç politikalara baflvurmas n n tarihi çok eskilere dayanmas na karfl n, yak n tarihimizin en ciddi rkç örgütlenmelerinden biri de yine, halklara dönük emperyalist sald rganl n bafl n çeken ABD de, 1800 lü y llar n ikinci yar s nda ortaya ç km flt r. Bu y llar ayn zamanda, Avrupa iflçi s n f n n yan s ra, Amerikan iflçi s n f n n da 8 saatlik ifl günü mücadelesinin yükselifle geçti i y llard r. Çünkü iflçi s n f üzerindeki sömürü de yine bu y llarda had safhaya ç km fl, emekçi kesimlerin yoksullu u, sefaleti artm flt. Sermayenin dini, dili, rk yoktur! Amerika da katmerli bir sömürüye maruz kalan bir kesim daha vard. Bunlar Afrika kökenli, kölelerdi. Yani siyahlar. ABD de kölelik ç Savafltan ( ) sonra yasaklanm fl, ancak siyahlar henüz köle sahiplerinden tam olarak ba- ms zlaflamam fllard. Köle ticareti ve kölelik 1890 lara kadar devam edecekti. Kölelik yasal olarak kalkm flt, ancak siyahlar afla bir rk olarak gören egemen ideoloji sürüyordu. Her rkç ideolojide oldu u gibi, bu ideoloji de, beyaz rk n evrim basama nda en üstte yer alan rk oldu- una, di er rklar n daha afla larda yer ald na ve bunun için de zulmü, bask y, vahfleti içeren, her türden kötü muameleyi hak etti i görüflüne dayan yordu. Köleli in resmî olarak kalkmas - na karfl n, siyahlara karfl düflmanl n aç kça görüldü ü 1860 l y llarda ortaya ç kan Ku Klux Klan adl, siyah düflman örgütlenme de iflte bu görüfle dayal yd. Ku Klux Klan, kuruluflunun hemen ard ndan siyahlara karfl katliamlara giriflti. Çok k sa sürede yaklafl k 4 bin siyah, Ku Klux Klan taraf ndan, derisini yüzme, hamile kad nlar n karn n yarma, asma, atlara ba layarak parçalama veya yakma gibi, vahfli yöntemlerle katledildi. lk Ku Klux Klan örgütü, 1880 lere do ru o dönem ç - kar lan yasalar n akabinde kendini geri çekti. Tekrar uyan fl ise 20. yüzy l n bafllar nda gerçekleflti. 20. yüzy l n bafl, ayn zamanda dünyan n dört bir yan ndan, özellikle de Avrupa dan çok say da göçmenin gemilerle, çal flmak üzere f rsatlar ülkesi Amerika ya ak n etti i y llard. Ancak, gemilerden inenleri, arad klar f rsatlar de il karanl k fabrikalar, köhne evler, yo un sömürü koflullar beklemekteydi. Bu azg nca sömürü ortam nda en dipte yer alanlar, okyanuslar afl p Amerika ya gelen göçmen iflçiler ve de Amerika n n eski köleleri, yani siyahlard. Bu kesimler en a r ifllerde, en düflük ücretlerle çal flt r l yorlard. Tüm bunlara karfl n, yoksullu a ve sömürüye karfl sesler yükseliyordu. Bu y llarda gerçeklefltirilen grevlere milyonlarca iflçi kat lm flt. flçi s n f hareketindeki bu yükseliflin önünü kesmek amac yla, ayn dönemde anti-komünist dalga t rmand r ld. Yine ayn dönemde, sokaklarda maskeler takarak, sadece siyahlara de il, tüm emekçi kesimlere dönük terör estiren Klu Klux Klan üyelerinin say s hayli artt. Çünkü egemen s n flar taraf ndan yap lan propagandalar sonucu Ku Klux Klan art k vatansever bir örgüttü. Bu vatansever örgüt, art k sadece siyahlar de il, Yahudileri, çingeneleri, alkolikleri, ahlaks z kad nlar, yerlileri, bir bütün olarak da yoksul emekçi kesimleri hedef al yor, grevci iflçilere ve sendikac lara dönük sald r lar gerçeklefltiriyordu. Çok say da insan bu süreçte Klan lar taraf ndan kaç r ld, iflkence edildi veya hunharca katledildi y l nda izlenen egemen politikalar sonucu, Ku Klux Klan lara büyük bir üye ak m bafllad y - l nda yükselifli zirveye ulaflt, üye say s ise 5 milyonu bulmufltu. Egemen s n flar n deste ini alarak büyüyen örgüt, 8 A ustos 1925 tarihinde ilk kongresini gerçeklefltirdi. Ancak ayn y llarda yükselen s n f hareketi ayn zamanda Ku Klux Klan n katliamlar na, rkç vahfletine karfl da mücadele yürütmeye bafllam flt. Örgütün kendi içinde de çat flmalar n ortaya ç kmas yla birlikte, Ku Klux Klan h zla taraftar kaybetmeye bafllad lara gelindi inde, önceki y llarda milyonlarla ifade edilen üye say s, sadece birkaç bine gerilemiflti. Ayn zamanda Büyük Buhran y llar olan bu y llardaki faaliyetlerinde yine siyahlara dönük sald r lar gerçeklefltirse de, sald r lar n hedefinde a rl kl olarak sendikal faaliyet yürütenler vard y l nda ise, Almanya n n nasyonal sosyalist hükümeti taraf ndan, yani Nazi hükümeti taraf ndan finanse edilen, Alman-Amerikan Birli i ile ortak bir örgütlenme oluflturdu. ABD nin savafla kat lmas yla birlikte, eylemlerini geçici olarak s n rlad. Ku Klux Klan ortaya ç karan siyah düflmanl - ve siyahlara dönük vahfli sald r lar, savafl sonras y llarda da sürdü. Bu sald r lar n zeminini ise daha bafl ndan beri ABD yasalar ndaki siyahbeyaz ayr mc l oluflturdu. Siyahlar n; beyazlar n gitti i okullara gidememesinden, beyazlar n bindikleri otobüse binememesi veya ancak arka s ralar nda oturabilmesi gibi yasalar, birkaç on y l öncesine kadar geçerlili ini korudu. Siyahlar n Martin Luther King gibi önderlerle, 1800 lerin sonundan itibaren bafllayan mücadelesi ise tüm bu süreçler boyunca devam etti. Bu mücadeleler sonucu belli kazan mlar elde edilse de, rkç yasalarda geri ad m at lsa da, siyahlara dönük ikinci s n f insan muamelesi ABD emperyalizminin faflist yönetimlerince sürdürüldü/sürdürülmekte. Bunun en somut kan tlar ndan biri ise, bugün ABD hapishanelerindeki, say lar milyonlarla ifade edilen tutsaklar n en az dörtte üçünü siyahlar n oluflturmas d r. Obama n n ABD nin ilk siyahi baflkan olma ihtimalinin giderek yükseldi i günümüzde de bu gerçeklik de iflmifl de ildir. Çünkü Obama da t pk Rice gibi ezilen, horlanan, afla lanan siyahlar n, bir bütün olarak da ezilen emekçi kesimlerin de il sermayenin temsilcisidir. Sermayenin ise, dini, dili, rk yoktur! Kültür-sanat Sanata bak fl m z, sanat n ifllevi ya da devrimci bir elefltiri olarak sanat -2- * Y kma ve yapma eyleminde en zor olan insan n kafas ndaki eskiyi y k p yeniyi kurmakt r. Lenin, 17 Ekim Devrimi nin hemen ard ndan, Çarl n y k l fl n n kolay oldu- una ama as l zor devrimi milyonlarca insan n beyinlerinde gerçeklefltirmek gerekti ine iflaret ederken ne kadar da hakl yd. Eski ile yeni, geri ile ileri aras ndaki çat flman n en fliddetli oldu u yerdir insan beyni. Yüzlerce y ll k al flkanl klar n birikimini karakter olarak tafl y p, yaflam n bu karakterle ve iliflkide oldu- u toplumun di er kesimleriyle birlikte yaz l olan veya yaz l olmayan yasalarla, gelenek, görenek, töre, kanun vb. flekillendirmifl insan n bir ç rp da bütün bunlardan vazgeçip kendini yenilemesi ne kadar kolay olabilir ki? Ama buna mecburuz. Bizler devrimciyiz, ister zihinlerde, ister gündelik yaflamda olsun eskinin üzerine bir fleyler koyarak de il eskiyi y k p yeniyi kurarak ilerleyebiliriz. Karfl karfl ya oldu umuz f rt nan n gözü kitlelerin bilincidir. O bilinç yeniyle tan flt nda art k kendisini devrime tafl yacak f rt na da ipini koparm fl demektir. Fakat flu anda öyle bir durumda de ildir. O f rt nay yaratman n pek çok anahtar var ve bunlardan biri de sanatt r. Biz ne istedi imizin fark nda olarak yola ç kt k. Bizim istedi imiz fley eskinin elefltirisi olarak proleter kültürdür. Bu kültür, halk m z n ihtiyac olan ve kendi elleriyle kuraca Yeni Demokratik Devrim e hizmet edecektir. Sanat m z, edebiyat m z bu devrimci kültürü yaratacakt r. Buradan hareketle denilebilir ki: * Her kültür, belli bir toplumun siyaset ve ekonomisinin ideolojik yans mas d r. Ülkemizde gerici iktidar n destek ve çabas yla t rmanan emperyalist bir kültür vard r. Bu kültür emperyalizmin ülkemizdeki siyasi ve ekonomik hâkimiyetinin bir yans mas olarak bulunur. Bu kültür, devletin bütün kurumlar ve onun iletiflim ayg tlar yla ve iflbirlikçi soysuzlaflm fl medya arac l yla yoz, s, bilinç buland ran, gerçe i perdeleyen sanat-edebiyatla da kitlelere kanalize edilmektedir. Bununla birlikte, ülkemizde yar - feodal siyaset ve ekonomisinin yans mas olarak yar -feodal kültür de vard r. Bu kültür köylülü e dayanan, kökleri geleneksel norma ba l, kapal ahlak anlay fl ndan, dinsel, afliretsel çerçeveye oturtulmufl erkek egemen bir kültürdür. Emperyalist kültür ve yar -feodal kültür yap fl k kardefltirler. Emperyalizm girdi i her ülkede gericileri desteklemifl gerici kültürleri yayg nlaflt rmak için imkânlar n sunmufltur. Gerici nitelikteki bu iki kültür de ortadan kald r lmal d r. Bu anlam yla y kmay hedefledi imiz kültürlerdir. Kurmay amaçlad m z yeni demokratik kültürün karfl s ndad rlar. Yeni demokratik kültürün yayg nlaflt r lmas için Yeni Demokratik Devrimi beklemek ahmakça olur ve devrimi imkâns zlaflt r r. Yeni demokratik kültür eskinin ba r nda yeflerecekse proleter bilincin bugünden kitlelerin beyninde yer etmesi gerekmektedir. Bugün aç s ndan proletaryan n bize emretti i fley anti-emperyalist anti-feodal kültürle, proletarya ideolojisinin fl yla kitlelerin bilincine ulaflmakt r. Sanat m z-edebiyat m zda yol gösterici olacak olan bu ideoloji, ulaflt her bilinçte kuflkusuz yeni yeni tüneller açacak, düflman kalesinde gedikler oluflturacakt r. Elbette burada bir e itim sürecinden bahsediyoruz. Fakat sadece kitlelerin e itiminden bahsetmiyoruz. Ayn zamanda kendi e itimimizden de bahsediyoruz. Komünist ideolojinin halk m z aras nda yayg nlaflmas n isterken bunu mekanik olarak empoze etmek fleklinde anlamak yanl fl olur. Kitlelerle bizi buluflturmaz, onlardan tecrit eder. Mao nun kitlelerle olan iliflki biçimini tarif ederken söyledi i formülasyon hep hat rlanmal d r: Kitlelerin ö rencisi olmak, kitlelerin ö retmeni olmak. * fiimdi bu noktada dural m, daha somuta inip sanat m z, biçim ve öz olarak ne ifade etmeli, nas l yap lmal sorular n n cevaplar n arayal m. Lenin Sanat ve Edebiyat yaz lar nda flöyle der: Bu özgür bir edebiyat olacakt r. Çünkü bu edebiyat n saflar na yepyeni güçler katan fley, bencillik ve mevki düflkünlü ü de il, sosyalizm düflüncesi ve emekçi halka duyulan yak nl k olacakt r. Bu özgür bir edebiyat olacakt r. Çünkü bezgin bir han mefendiye ya da b kk n semirmifl bir avuç az nl a de il, ülkenin gözbebe i gücü ve gelece i olan milyonlarca ve on milyonlarca emekçiye hizmet edecektir. Özgür bir edebiyat olacakt r. Çünkü insanl n devrimci düflüncesinin son sözünü sosyalist proletaryan n tecrübesi ve canl eseriyle zenginlefltirecek, geçmiflin tecrübesi (ilkel, hayalci biçimlerden bafllayarak sosyalizmin gelifliminin tamamlanmas olan bilimsel sosyalizm) ile günümüzün tecrübesi (iflçi yoldafllar n flimdiki mücadelesi) aras nda karfl l kl bir iliflki yaratacakt r. Özgür olan, do ru, iyi, güzel olansa, flüphe yok ki, bu özgür ruh, halk m z sömürenlere hizmet eden sanat de il, komünist ideolojinin ruhunu tafl yan proleter sanatt r. Bu sanat n yarataca bilinç flekillenmesi devrimci çal flmalar n di er alanlar na da hizmet edecektir. Mao, düflman n alt edilmesi için bir ordunun flart oldu unu söylerken, bunun kendi bafl na yeterli olmayaca n bununla birlikte bir kültür ordusunun da gerekli oldu unu srarla vurgular. Hem devrimci sanat ve edebiyat n hem de devrimci s cak savafl n ayn genel do rultuda ilerleyece inin vurgusunu da yapar. Bu ikisi pratik çal flmada birbirine ba l olmamakla beraber kardefl ordular d r. Olas yanl fl anlamalar n önüne geçmek için, belirtilen devrimci sanat ve edebiyat n, di er devrimci pratiklerden ba ms z olmas demek, hedef ve amac n n farkl oldu- u anlam na gelmez. Devrimci sanat ve edebiyat tüm devrimci makinenin bir parças d r. Parçalardan biri eksik olacak olursa ya makine durur ya da a r aksak bir ifllev görür. Bütün di er devrimci prati e yans yan ruh, sanat ve edebiyat m za da yans yacakt r. Bu parti ruhudur. Bu proleter s n f tutumudur. Ateflli silah m z nas l ki halk m - z koruyor onun moralini yükseltiyorsa, nas l ki düflman kalelerini vuruyorsa, sanat ve edebiyat m z, halk m z, düflman n bütün sahtekârl karfl s nda korumal, bunu ilerici tüm de erleri överek ve düflmana sald rarak yapmal d r. Bu konudaki baflar m z, sanatç - lar m z n proleter bilincinin donan ml l na, halk anlayabilme becerisine, onlar n dilini-kültürünü iyi bilmesine, kendi duygu ve düflüncelerini, halk n duygu ve düflünceleriyle kaynaflt rabilmesine ba l d r. Bu konuda sanatç n n kalemine, f rças na, notas na vs. kumanda eden fley gerçek olacakt r. Bir sorunu tart - fl rken ifle tan mlamalardan de il, gerçeklerden bafllamal y z. Önce kitaplardan sanat ve edebiyat tan mlamalar bulup ç kar r, ondan sonra bugünkü sanat ve edebiyat hareketine yol gösterecek ilkeleri saptamak için bu tan mlardan yararlan r ve buralarda bugün ortaya ç kan görüfl ve anlaflmazl klar üzerinde bir yarg ya var rsak yanl fl bir yöntem kullanm fl oluruz Biz Marksist iz Nesnel olgulardan yola ç kmal y z; bize yol gösteren ilke, siyaset ve önlemlerimizi bu olgular n tahlilinden ç karmam z gerekiyor. (Mao) Kitabi bilgilerin içeri i ne olursa olsun, ne kadar anlafl l r ve aç klay - c olursa olsun, gerçek hayat n canl l, çeliflmelerin insan do rudan etkileyifli bizi somut koflullara yönlendirmelidir. Bu durum bize somut koflullar n (canl gerçek yaflam n) çeliflmelerinin bizden müdahale bekledi ini gösterir. Elbette bu söyleyifl, sanat-edebiyat n ihtiyaç d fl oldu u anlam na kesinlikle gelmez. Sanat ve edebiyat m z n gerçe i yans t fl, pek çok di er yönelim biçimleriyle beraber toplumsal yaflam n çeliflmelerine bir müdahaledir. Bu nokta üzerine iki ustadan al nt y yapman n yarar var. Gerçek yaflamla sanat-edebiyat karfl laflt rmas nda Mao flöyle der: Her ikisi de güzel olmakla beraber sanat edebiyat eserlerinde yans - d biçimiyle hayat daha yüksek düzeyde, daha derin ve daha yo un, daha tipik, ideale daha yak n, dolay s yla da gerçek günlük hayattan daha evrensel olabilir ve olmal d r da. Devrimci sanat ve edebiyat gerçek hayattan ç kar lm fl kifliler yaratmal ve kitlelerin yeni tarihi yaratmalar na yard mc olmal d r. Sanat n gerçekle ba konusunda Marks da flöyle der: Dünyan n yaln zca aç klanmas de il, ayn zamanda dönüflüme u rat lmas ; yani sanat n da toplumun yeniden örgütlendirilifli mücadelesinde yer al fl ve insano lunun sanatsal geliflmesi ile estetik e itiminin yeni bir toplumsal sistem kurulmas ç karlar yla tutarl hale getirilmesi (Devam edecek) Mezopotamya ya Uzaktan Bakmak Foto raf Sanatç s hsan Kaçar n ikinci kiflisel sergisi Mezopotamya ya Uzaktan Bakmak foto raf sergisi aç ld. Foto raf Sanatç s, geçti imiz y l Türkiye ve Irak Kürdistan nda yapt 3 ayl k foto raf çal flmas Mezopotamya ya Uzaktan Bakmak adl foto raf sergisini Tophane Tütün Deposu nda foto raf merakl lar - n n be enisine sundu. lk kiflisel foto raf sergisi olan Zarok û Koçberî nin ard ndan ikincisi kiflisel foto raf sergisini açan Kaçar, foto raflar nda Mezopotamya co rafyas nda yaflayan insanlar n hikayelerini konu ediniyor. Sergiyi, 10 A ustos a kadar gezmek mümkün.

15 8-21 Ağustos 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Yaflama fl k tutan sözler... * stemek, istiyorum demek de il, harekete geçmektir. (A. Maurrois) * nsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir. (Nion) * Ustalaflt m z fleylerin ötesinde bir fleylere yönelmedikçe asla büyüyemezsiniz. (Ronald E. Osborn) * Do du unda sen a lam flt n, herkes bayram etmiflti. Öyle bir hayat n olsun ki, öldü ünde herkes a las n, sen bayram et. (K z lderili atasözü) * Hiç düfl k r kl na u ramam fl olanlar, hiç hayal kurmam fl demektir. (Bernard Shaw) * K y y gözden kaybetmeyi göze alamayan insan yeni okyanuslar keflfedemez. (Andre Gide) * Yapmad n z at fllar n % 100 ünü skalars n z. (Wayne Gretzky) * Kurba a gökyüzünü kuyunun a z kadar san r. (Çin atasözü) * Kufl bak fl bakmak güzeldir, fakat kufl gibi bakmamak flart yla (fieyh Sadi) * Herkes ayn fleyi düflünüyorsa hiç kimse bir fley düflünmüyor demektir. (Anonim) Merhaba; Gerilla alan nda baz sorunlar ve çözümleri Genel anlamda yaflad m z sa lam bir önderlik yaratma ve Bolflevik tarzda bir örgüt olma özelliklerini kazanma sorunu gerilla faaliyet alan için de geçerlidir. Alan m z n kendi iç örgütlenmesinde ve kitleleri örgütleme konusunda yaflad sorunlar n temelinde de önderlik sorunu gelmektedir. Gerilla alan nda sa lam bir parti örgütlenmesi yarat lamamas sorunu, onun kendi iç örgütlenmesini ve kitlelerle devrimci ba kurmas n da engellemektedir. Yaflanan sorunlar n çözümünde at lacak en etkili ad m, öncelikle sa lam bir parti bilincinin egemen k l nmas d r. Yetersiz ve eksik parti bilinciyle ya da parti önderli ine karfl güvensizlik besleyen düflüncelerle sa lam bir parti önderli i yarat lamayaca aç kt r. Bugün yaflanan ve çözüm aranan konular n bafl nda sa lam bir parti bilinciyle donanm fl ve parti önderli iyle birlikte yürüme kararl l n gösteren bir önderlik yarat lmas gelmektedir. Bunun ikili çözüm ad m vard r. Bir yandan parti ve önderlik bilincinin gerilla faaliyet alan n n bütününe Merhaba sevgili Umut Yay mc l k emekçileri Sizlere Sincan Kapal Kad n Hapishanesi nden Tutsak Partizanlar olarak coflku dolu selamlar m z iletiyoruz. Hepinizin iyi olmas n diliyor, ifllerinizde kolayl klar ve baflar lar diliyoruz Belli aral klarla düzenli olarak yay nlar m z de erlendirme karar ald k. Mümkün mertebe düflüncelerimizi sizlerle paylaflmaya çal flaca z. Bu de erlendirmeleri yaparken ayn zamanda yay nlar m z daha dikkatli takip etme durumu olaca için karfl l kl katk ya ihtiyaç duyaca z. Özelde kendi yay nlar m za, genelde de devrimci bas na dair neredeyse standart hale elmifl baz elefltiriler vard r. Ne kadar do ru olurlarsa olsunlar bu elefltirilerin ortadan kalkma zemini oluflturulmad nda bunlar n tekrarlanmas n n çok da yararl olmayaca görüflündeyiz. Bu tip elefltirilerden uzak durabildi imiz oranda yeni fleyler ortaya ç - karma noktas nda daha baflar l olunacakt r kan s nday z. YDG den bafllamak istiyoruz. Yeni halini hepimiz be endik. Albenisi, tafl nma ve okuma kolayl, içeri i vb. anlayabildi imiz kadar yla yaz s k nt s çekilmiyor. Oldukça dolu ve doyurucu denilebilir. Daha baflka neler yap labilir diye düflündü ümüzde kendi s - n rl l içinde küçük de olsa önerilerimiz olabilir. Bilindi i gibi genele hakim olan bir flekilde kültür sanata, edebiyata ilgisizlik yaflan yor. Özellikle yeni neslin ilerici-devrimci sanat eserleri ve sanatç larla tan flt r lmas noktas nda dergi olanaklar biraz daha UMUT YAYIMCILIK TAN 5 YEN K TAP egemen k l nmas yönünde yo un ve etkili bir çaba örgütlenirken di- er yandan yeni insanlarla alanlar n beslenmesi gibi bir yönü vard r. Bu ikili görev devrimci tarzda birbirini bütünleyen ve tamamlayan tarzda yerine getirilmeden sa lam ve baflar l bir önderlik yarat lamaz. Bugün her iki temel görevin yerine getirilmesi konusunda ileri do ru devrimci ad mlar at ld ve belli mesafe kaydedildi i görülmektedir. Teori ve pratik, söz ve eylem, parti ve ordu, komite ve kadro, politika kadro, politika savaflç aras ndaki ba n diyalektik bütünlü ü kavran p bu kavray fla uygun prati in örgütlenmesi yarat lamadan ileri do ru ad mlar at lamaz ve nitelikli bir devrimci de iflimin yarat lmas sa lanamaz. Bugüne kadar eksik ve yetersiz kalan, tamamlan p sonuçlanmayan konular n bafl nda ikili görevin birlikte ele al n p örgütlenememesi gelmektedir. Do ru devrimci politika ancak bu politikay benimseyen belirlenen politikan n do rulu una inanan, uygulamas nda yarat c ve ortaya ç kan sonuçlar nda tahlilci kadrolar olmadan devrimci politikan n yaflamda somutluk kazanmas mümkün de ildir. Gerek 8. Konferansta gerekse 7. Konferansta bütüne ve alana iliflkin belirlenen do ru devrimci politikan n Teori ve pratik, söz ve eylem, parti ve ordu, komite ve kadro, politika kadro, politika savaflç aras ndaki ba n diyalektik bütünlü ü kavran p bu kavray fla uygun prati in örgütlenmesi yarat lamadan ileri do ru ad m at lamaz ve nitelikli bir devrimci de iflimin yarat lmas sa lanamaz. yaflamda somutluk bulamamas n n temel nedeni kadrolar n eksikli idir. Bugün s n rl say da kadroyla sürecin örgütlenece i bir gerçektir. S n rl say da kadrolar zorlanabilir diye düflünüyoruz. Gençlere ortak bir be eni kazand rmak aç s ndan dergi içinde ufak de ifliklik ve çabalarla bu daha fazla verilebilir. Derginin kapa oldukça kaliteli ve dikkat çekici. Bu kapak fleklinin olanaklar ndan zaman zaman yararlan labilir. Örne in zaman zaman arka kapakta devrimci-ilerici özellikler tafl yan resim, foto raf ve afifllere yer verilebilir. Bunlar seçilirken ayn zamanda e itim malzemesi de oldu u unutulmadan hareket edilmelidir. Bu eserin ismi ve sanatç s da alta küçük harflerle yaz labilir. Sincan Kapal Kad n Hapishanesi nden tutsak Partizanlar gazetemizi de erlendirdi Derginin en son sayfas n da bu eserle ve sahibiyle ilgili k sa, aç klay c bilgiler tafl yan bir bölüm yer al r. Örne in 8 Mart ile ilgili bir çal flma yap lacaksa, arka kapa a bu konuyla ilgili dönemine damgas n vurmufl, ortak bir ruh oluflturmufl eserlerin yer ald bir dizayn yap labilir. Ayn fley resim ve foto raflar için de geçerlidir. Bu, dergi içinde ufak tefek düzenlemelerle hayata geçirilebilir. Fakat derginin içindeki çal flmalar n görsel de il yaz nsal olmas gerekti- ini düflünüyoruz. Özellikle uzun ve s k c olabilece ini düflündü ümüz yaz lar n girifllerinde, ara bafll klar nda ya da uygun görülebilecek baflka yerlerde küçük m sralar, dörtlükler, özlü sözler veya sloganlarla çekici hale getirilebilir. Yine seçilecek bu eserlerin kaba ve salt ajitatif olmamas na dikkat edilmelidir. Ustalardan Ö renelim bölümünde kad nlarla ilgili yaz lar da ç kmal bizce. Gençli e yönelik bu derginin d fl görünüflü, sayfa düzeni ve ilk ele al nd nda dikkat çeken bölümleri dergiyle ilk kez tan flacak karars z bir seyir izleyen kesimlere yönelik olmal d r. Sayfalar kar flt r rken bir yaz ilgisini çekmiyorsa bir fliir, söz, m sra çekebilir. nceleme ve merak duygusu oluflturacak bir görünümde olmal. Az çok ne arad n bilen okurlar aç s ndan bak ld nda kayda de er nitelik ve çeflitlilikte yaz - lar bulmak mümkün. Elbette çok daha iyi olabilir, ancak bu zamanla gerçekleflecek bir hedef. K ile ilgili olarak da son sürecin olumlu oldu unun alt n çizmeliyiz. Uzun bir zamand r daha dolu dolu bir gazete ile karfl lafl yoruz. Özellikle yönelimin belirledi i hedefler noktas nda güzel yaz lar ç kt. Son devrimin esas faaliyet alan nda konumlanarak bir yanda devrimin temel görevleri olan halk örgütleme prati ini örgütlerken di er yandan sürecin kadrolar n e itme, yetifltirme ve haz rlama görevini baflarmak zorundad r. S n f savafl m n n sorunlar na ve ihtiyaçlar na yan t olacak kadrolar n yetifltirilip, haz rlanmas, sürecin devrimci tarzda örülmesi kadar önemlidir. Devrimin ve partinin ihtiyaçlar karfl lan p haz rlanmadan devrimci kararlar n ve politik yönelimin yaflam bulmas mümkün de ildir. Bugün istenilen düzeyde yeterli bir geliflim ve ilerleme sa lanam yorsa sürecin ihtiyac olan kadrolar n eksikli i ve yetersizli indendir. Kadrolar n yetifltirilip, haz rlanmas faaliyetin bafl na konamayaca gibi sonuna da ertelenemez. Devrimci teoriyle pratik aras ndaki ba görev ve sorumluluk gibi pratik görevle kadrolar n e itimi birlikte ele al nmal ve hiçbir erteleme ve gevflekli e yer b rakmadan ciddiyetle ve dikkatle üzerinde durulmal d r. Ancak bu gerçeklik tersine çevrilerek kapsaml bir de iflim ve düzelme faaliyeti gerçekleflebilir. Devrimci flekillenme ve yap lanma do ru politikan n ve devrimci yönelimin salt belirlenmesiyle baflar - lamaz, bunun kadar önemli olan devrimci kadrolar n e itilip yetifltirilmesi görevi baflar ld kça ad mlar yak na ancak ileriye do ru at l r. ( K okuru bir T KKO gerillas ) birkaç say d r Pusula köflesinde ç - kan yaz lar saymazsak, düflündüren, sorgulatan ve rutin bir ifade ve dil tafl mayan yaz lar ç kt. Son say - larda nispeten bu özellik azald. Devrimci kiflilik, parti kültürü, yozlaflma ve dejenerasyonun etkileri ve bunlar n kaynaklar na iliflkin bolca yaz okumak istiyoruz. Bu tip yaz larda kullan lacak dil de monotonluktan uzak ve devrimci ve parti ruhunu besleyecek nitelikte olmal. kinci sayfada yer alan iflçi ve emekçilerin yaflamlar na dair haberleri, gecekondu y k mlar ile ilgili haberleri ilgi ve be eni ile okuyoruz. Gazetenin 15 günlük periyotta Gençli e yönelik bu derginin d fl görünüflü, sayfa düzeni ve ilk ele al nd nda dikkat çeken bölümleri dergiyle ilk kez tan flacak karars z bir seyir izleyen kesimlere yönelik olmal d r. Sayfalar kar flt r rken bir yaz ilgisini çekmiyorsa bir fliir, söz, m sra çekebilir. da olsa günceli takip etme noktas nda baflar l oldu unu düflünüyoruz. Özellikle gündemin h zl de iflti i böylesi bir süreçte yakalanan bu baflar y dile getirmek gerekiyor. S k s k dile getirilen elefltirileri tekrarlamayaca m z dile getirmifltik, ancak flunu belirtmek istiyoruz. Yaz lar n oldukça uzun olmas s k nt s devam ediyor. Özellikle de orta sayfalarda bu durum fazla... Elbette bir yaz ele al n rken uzun ya da k sa olmas üzerinden de erlendirilmez. Ancak yaz lar daha genifl kitlelere okutmak hedefi göz önüne al nd nda uzun yaz lar sorun oluyor. Umut Yay mc l k tan ç kan kitaplar n sadece ilan de il tan t - m n n da yap lmas etkili olur bizce. Elbette K ile ilgili de söylenecek çok fazla fley var. Bunlar daha sonraki de erlendirmelerimizde sizlerle paylaflmak istiyoruz. Biz bir süredir oturdu umuz bölgede flçi-köylü da t m yapmaktay z. Bu bizim bir semtte yapt m z ilk gazete çal flmas oluyor ayn zamanda. lk deneyimimizi, Kartal Meydan nda gazete da t m yaparak elde ettik. Semtimizde gazete da t m - na ç kt m z ilk gün, önce nereden bafllayabilece imizi tart flt k ve ilerici düflünceye sahip emekçilerin oturdu u yerlerden bafllamam z n daha uygun olaca n düflündük. Bölgeyi zaten bildi imiz için, bunda zorlanmayaca m z da biliyorduk. fiunu da hemen belirtelim ki, zaten oturdu umuz bölge yo un olarak emekçilerin oturdu u bir semt. Böylece dört kifli ilk da t m m z için gazeteleri ald k ve mahalleye geldik. Önce esnaftan bafllad k. Bölgede daha önceleri gazete da t m yap lmamas na karfl n, bize yak n insanlar n bulundu unu biliyorduk. Bunun içindir ki, gitti imiz esnaf bizi genelde çok s cak karfl lad. Bu ilk semt da - t m m z s ras nda güzel ve bizi coflkuland ran durumlar da yaflad k. Bir bakkala girmifltik. çerde birkaç kifli oturuyordu. Biz flçi-köylü okur musunuz? diye sorduk. Bakkalda oturanlar almak istemediklerini söylediler. Tam bakkaldan ç kacakt k ki, içlerinden biri, yafll bir amca: Bu gazete kime ait dedi. (Hangi gelenek anlam nda) Biz de gazetemizin brahim Kaypakkaya gelene inden geldi ini söyledik. Bunun üzerine amca: Öyle desenize, verin bir tane dedi ve bir gazete ald. Bu bizi çok mutlu etti, sevindik, yüre imiz kab na s mad. Çünkü brahim Kaypakkaya n n kitleler içinde nas l kök sald n bir kez daha görmüfltük. Ve bu durum bizi daha çok umutland rd. fiu an semtimizde düzenli bir da- t m yapma çabas nday z. Yeni yeni insanlara gitmeye çal fl yoruz. Tabii ki insanlara sadece gazete verip gitmenin yeterli olmad n da biliyoruz. Bugün gazeteyle gitti imiz insanlar, yar n kendimize daha çok yak nlaflt rma ve örgütleme gibi bir hedef asli hedef olmal d r. Böyle bir hedefle hareket etmek zorunday z. Da t ma iliflkin bu yaz y yazd - m z flu s rada, yeni bir da t m n da haz rl n yapmakla meflgulüz. Birazdan yeni say n n da t m n yapmak üzere semtimize gidece iz. Yeni bir da t ma ç kman n coflkusuyla, devrimci ve yoldaflça duygularla selamlar m z iletiyoruz. (Anadolu Yakas ndan K okurlar ) LAN GAZETEM Z N ANKARA RT BAT BÜROSU TAfiINMIfiTIR. YEN ADRES: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL NO:

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Munzur Kültür ve Do a Festivali coflkuyla kutland Bu y l 8.si düzenlenen Munzur Kültür ve Do a Festivali 31 Temmuz da bafllad. Her y l oldu u gibi bu y l da festival yo- un polis ve jandarma kontrolleri, orman yang nlar ve gerillaya yönelik yap lan askeri operasyonlar n gölgesinde kutland. Festivalin 1. günü Pertek Feribot skelesi ve Seyitli Köprüsü nde Festival Tertip Komitesi nin karfl lad misafirler jandarma taraf ndan kimlik kontrolünden geçirildi. Uzun uzad ya GBT yaparak festivale kat - lanlarda tedirginlik yaratmay hedefleyen jandarma, aranmas oldu u gerekçesiyle gazetemiz okuru Süleyman fiahin i gözalt na ald. fiahin akflam saatlerinde tutuklanarak Elaz Hapishanesi ne götürüldü. Merkez de de Tunceli Valili i taraf ndan Palavra Meydan nda as l olan Seyit R za posterinin yasak denilerek indirilmesini protesto eden onlarca Dersimli posteri indirildi i yere yeniden ast. Pertek, Mazgirt, Hozat ve Ovac k ilçelerinde kutlanan festival süresince paneller, sergiler, halk oyunlar, tiyatro gösterileri ve konserler yap ld. 1 A ustos ta Pertek ve Mazgirt te yap lan etkinliklerde yerel sanatç lar n yan s ra Mustafa Özarslan, Ali Asker, Seyfi Do anay, Sabahat Akkiraz, fievin, Y lmaz Çelik, Kibar Aslan, Yusuf Turan vb. sanatç lar söyledikleri türkülerle kitleyi coflturdular. Pertek te düzenlenen Çevre Sorunlar ve Kentleflme konulu panelde Pertek Belediye Baflkan Kenan Çetin, Pertek Belediyesi nin önünde 22 proje oldu unu, bu projeler içerisinde yozlaflma, istihdam alanlar n n yarat lmas gibi konular n yer ald n söyledi. Tüm halka belediyenin bu projelerine destek verme ça r s yapan Belediye Baflkan n n ard ndan sözü Almanya Sol Parti Federal Milletvekili Hüseyin Kenan Ayd n ald. Ayd n, dünyada 850 milyon insan n aç kald n ve dünyada her gün 45 bin insan n açl ktan öldü ünü söyledi. Halk kendi geleneklerini korumaya ça ran Ayd n dan sonra sözü Van Yüzüncü Y l Üniversitesi nde ö retim görevlisi olan Prof. Dr. lyas Y lmazer ald. Y lmazer 1924 Zürih Anlaflmas nda savafl an nda bile tarihi eserlere dokunmama karar al nd n fakat tarihi yok etmek için u rafl verildi ini söyledi. Hasankeyf baflta olmak üzere barajlarla birçok tarihi bölgenin yok edilmeye çal fl ld na ve bunun nedenleri aras nda enerji kâr elde etmek olmad - na dikkat çekti. Son olarak sözü alan Jeoloji Mühendisi Cemalettin Küçük siyanürlü alt n araman n Türkiye nin birçok yerinde yaflanan bir sorun oldu unu söyledi. Panelden sonra fielale Çay Bahçesi nde geç saatlere kadar süren etkinlikler halaylarla sona erdi. Tohumun filizlendi i topraklar 2 A ustos günü Hozat ta yap lan etkinlikler festival boyunca en yüksek kat l m sa lad. Sabah saatlerinde Belediye Çay Bahçesinde yap lan kahvalt n n ard ndan Varvara Halk Danslar ekibi cirit oyununu simgeleyen gösterisini sundu. Ozan Berbati nin fliir dinletisi ve yerel gruplar n türküleriyle coflturdu- u kitle Belediye Dü ün Salonu nda dil Tiyatro Atölyesi nin oyununu izledi. Yine çay bahçesinde Dersim Tarihi ve Sorunlar konulu yap - lan panelde Hozat Belediye Baflkan Cevdet Konak Hozat Belediyesi nin çal flmalar n ve belediye olarak önlerinde duran sorunlar anlatt. DTP Milletvekili fierafettin Halis, Araflt rmac Yazar Necati fiahin ve Ali Kaya, Araflt rmac Turabi Salt k ve Tunceli Ba ms z Milletvekili Kamer Genç in kat ld panelde Kamer Genç in her zaman oldu u gibi yine Dersim kültürü ve tarihiyle ba daflmayacak konuflmalarda bulunmas gerginlik yaratt. Devlet mant yla hareket eden, Dersim halk n n Kemalist ideolojiye sahip ç kmas gerekti ini iddia eden, Dersim in geliflmesinin önünde afl lmas gereken en büyük sorunlardan biri olarak sistemin yaratt teröre dokunmadan devrimcileri kastederek terör ü koyan Genç e paneli dinlemeye gelen kat - l mc lardan kendisini k nayan ve protesto eden cevaplar gelmesiyle sald r ya geçen Genç bir süre sonra susmak zorunda kald. Akflam saatlerinde Cumhuriyet Caddesi nde Gökçen Kahraman ve Grubu, Hüseyin Günefl, Enver Çelik, Ali Haydar Can, Seyfi Yerlikaya, Mehmet Ekinci, fievin, Mustafa Özarslan, Sabahat Akkiraz ve Emekçi sahne ald. Hozat ta h nca h nç dolu olan konser alan nda coflkulu bir flekilde e lenen kitle Partizanlar n bafl n çekti i halaylara efllik etti. Emekçi nin sahneye ç karak brahim e A t türküsüne bafllamas yla Önderimiz brahim brahim Kaypakkaya sloganlar n atarak uzun süre alk fllad lar. Dersim topraklar nda Partizan n ve brahim Kaypakkaya n n ayr cal kl yeri Hozat taki etkinliklerde önemli ölçüde görüldü. Tohumun filizlendi i topraklara verilen eme in, yarat lan de erlerin uzunca bir süreden sonra yeniden ayn topraklarda ayn sahipleniflle korundu unu görmek herkeste ayr bir coflku yaratt. Festival in son günü Ovac k ta etkinlikler yap ld. Ovac k ta ilk olarak yap lacak olan Cemevi nin temeli at ld. Buradan otobüslerle hareket edilerek Munzur Gözeleri ne ve siyanürlü alt n ç kar lan Cevizlidere Köyü ne gidildi. Ovac k Belediye Dü ün Salonu nda Barajlar Sorunu-Siyanürle Alt n Ç karma-göç ve Yoksulluk konulu panelde Cemalettin Küçük, lyas Y lmazer, Ovac kl lar Kültür Derne i nden lyas Ayd n ve TUDEF ad na Fevzi Konak kat ld. Panelde genel olarak 94 ten bu yana devletin zorla göç ettirme politikas, siyanürlü alt n aranmas ve bölgede yap lacak olan barajlar n Dersim do as na ve insan - na verece i zararlar anlat ld. Ovac k ta da akflam saatlerinde Hükümet Kona önünde yap lan konser öncesi daha önce CHP - den milletvekili olan Sinan Yerlikaya bir konuflma yapt. Konuflmas nda CHP ve Kemalizm propagandas yapan Yerlikaya sl klar, alk fllar, yuhlamalar ve Dersim onurdur onuruna sahip ç k sloganlar yla protesto edilirken sözünü daha fazla uzatamad. Hemen ard ndan konuflma yapan Ali R za Bilir de Yerlikaya n n konuflmas n protesto ederek CHP nin katliamc yüzüne dikkat çekti. Konuflmalar n ard ndan Serap, Burhan Berken, Grup S lam, Zeynel Dede- H d r A gül, Grup Harman, Cevdet Ba ca, Servet Kocakaya, Grup Cemre, Serdar Hay r ve Grup Harmanyeli sahne ald. Dersim halk festivalden tam olarak memnun de il Bu y lki festivale Dersim halk n n kat l - m n n baz ilçelerde önceki y llara oranla düflük oldu u gözlerden kaçmad. Genel olarak bölge halk n n festival için sadece konser oldu u, kültürel olarak festivalin yeterli olmad, kimlik sorununu irdelemedi i, bölgeye özgü sorunlar n çözümünde bir araç olarak kullan lamad yönündeki elefltirileri son y llarda daha fazla dile getirildi. Ancak Festival Tertip Komitesi nin devrimci kurumlar d fl ndaki temsilcilerinin bu sorunlar görmezden gelerek hareket etmesine yönelik bir tepki olufltu unu söylemek mümkün. Özellikle Ovac k halk n n ilçede yap lacak olan etkinliklerin Munzur Gözeleri ne ya da siyanürlü alt n ç kart lan Cevizlidere Köyü ne tafl nmas isteminin srarla reddedilmesi kat l m n düflük olmas itibariyle bir tepkiye dönüfltü ünü gösterdi. Ovac k ta festival öncesi yap lan ve Ovac k halk n n da kat ld toplant larda, ayn biçimde devam etti i takdirde Ovac k ta festival düzenlemenin anlams z oldu u yönündeki ifadeleriyle birlikte etkinliklerin iptal edilmesinin de tart fl lmas genel olarak festivalin Dersim halk n n dahil olmad bir etkinlik toplam oldu unu da gösteriyor. Devrimci ve demokratik kurumlar n stant açt K flla Meydan nda Partizan olarak açt m z kitap stand na Dersim halk n n yan s ra yurtd fl ve il d fl ndan gelen insanlar da ilgi gösterdi. Gerek Merkez de yap lan etkinliklerde gerekse ilçelerde yap - lan etkinliklerde açt m z kitap standlar nda yapt m z sohbetler, gazete da t mlar nda karfl laflt m z ilgi hem faaliyetçilerimiz hem de bölge halk üzerinde olumlu etkiler yaratt. Güçlü bir kat l mla festival süresince yo un bir faaliyet süreci ören Partizanlar neredesiniz diyen Dersim halk yla özlemle bulufltu. Umut yeflerten Dersim... Köy köy dolaflt m z Dersim de halkla oldukça ö retici ayn zamanda heyecanl tart flmalar yürüttük. Yap lan etkinliklere kat lamayacak olan köylere özellikle giderek hem gazetemizi ulaflt rmay hedefledik, hem festivale iliflkin fikirlerini ald k hem de bölge özgülündeki birçok geliflmeye iliflkin düflüncelerini paylaflt k te evleri yak larak, hayvanlar telef edilen, açl a ve sefalete sürülerek topraklar ndan uzaklaflmak zorunda kalan köylülerin bir k sm emeklilik paras yla evlerini yaparak köyüne geri dönmüfl, kimi virane olmufl evlerinin kal nt lar n toparlayarak yaflan - labilir hale getirmifl ancak yazlar köyüne geliyor sadece. Kimi ise Merkez de oturup ba bostan ekmek için köyüne geri gelebiliyor. Geriye dönüfller için ç - kart lan yasalar n ka t üzerinde kald n n en yak n tan köylüler. Evlerini yapt rabilmek için ödenek verilmiyor, verilse de ödenekler zararlar n karfl lam - yor. S k s k yayla yasa uyguland için hayvanlar n beslemekte maddi olarak s k nt yafl yorlar. Birçok köye haftada bir kere bile toplu ulafl m araçlar u ram yor. Bundan dolay e itim gören çocuklar resmi ideolojinin kuflatmas alt nda Y BO larda okumak zorunda kal yor ya da okula gidemiyor hala. Özellikle da köyleri askerin fiziki ve psikolojik olarak a r bask s yla karfl karfl ya. Bunlarla birlikte orman yakmalar, operasyonlar, kültürel yozlaflma, yoksulluk, gelifltirilen ajan-iflbirlikçi a, asimilasyon politikalar yo un biçimde devam ediyor. Tüm bunlar Dersim halk n n y llard r yaflad sorunlar. Bu sorunlara ek olarak Dersim de 1400 köylünün korucu yap lmak istenmesi insanlar daha çok düflündürtüyor bu aralar. Böyle bir onursuzlu u asla kabul etmeyeceklerini, kabul edenlere de selam dahi vermeyeceklerini söylerken karfl lar na koruculuk ç kt nda köylerini terk etmekten baflka bir çarelerinin olmad n da ekliyorlar. Baflka bir çaremiz yok derken ayn zamanda dikkat çektikleri bir yan var ki o da devrimcilere ve özelde Partizanlara duyulan güveni ve ihtiyac çok net bir biçimde gösteriyor bizlere. "Daha önceki seneler gibi birlik olsayd hepimiz birlikte hareket etseydik her gün yeni bir fley ç kartamazlard karfl m za" derken bahsettikleri seneler Partizanlar n Dersim den çekilmesinden önceki y llar. Özlemle anlat yorlar o y llar. Çünkü yaflad klar her s k nt y aflmalar n sa layan, devletin halka yönelik yapt her sald r n n intikam n alan Partizanlar bilmifl Dersim halk. Hala halk n umudu olmaya devam etmesine ra men güçlü bir ç k fl beklediklerini de belli ediyorlar. Dersim de halk n gönlüne taht kurmufl ve bugün birço u flehit olmufl "Partizanlar bugün olsalard buralar bu hale gelmezdi" derken koruculuk gibi bir dayatman n ancak gerillayla birlikte tüm köylerin ortak hareket etmesiyle bofla ç kart labilece ini bilince ç kartm fl durumda olduklar n da gösteriyorlar bizlere. Bizler de gazetemiz flçi Köylü nün ulaflt rm fl oldu umuz say s n n orta sayfas n gösteriyoruz hemen. Umutlu bir bak fltan sonra an - larla devam ediyor sohbetlerimiz. Sorunlar na ortak olup, elefltirilerini ve önerilerini ald ktan sonra umudu büyütecek geliflmelerden bahsediyoruz karfl l kl olarak. çimizde doru a ç kan bambaflka duygularla ayr l yoruz her bir köyden, yeniden gelece imize dair söz vererek. S n rl bir yaflam s n rs z bir davaya adayanlar ölümsüzdür! flkencelerle, katliamlarla dolu olan Dersim ayn zamanda isyanlar n, direniflin ve devrimci mücadelenin de simgesi durumunda olan bir co rafyad r. Onurlu duruflu, bafle mezli i ve isyanc gelene i nedeniyle devletin tahammül s n rlar n aflmas ndand r hala a r bask - lar yaflamas n n nedeni. Yo un çeliflkilerin yafland topraklar olmas ndand r gerillan n anayurdu görevini üstlenmesi. Ve yine bundand r evlatlar n hesaps zca direnifllerin çetin yollar na sürmesi. Özgürlük, kurtulufl ve ba ms zl k için s k lan ilk kurflunun, yak lan ilk ateflin mekan heybetli Dersim Da lar nda, Ali Haydar, brahim ve yoldafllar büyük bedeller ödemeksizin büyük kavgalarda zaferin elde edilemeyece i bilinciyle 36 y l önce s rtlar n Munzurlara yaslayarak silahlar n kufland lar. O günden bu yana Dersim da lar nice büyük çarp flmaya sahne oldu. Süregiden bu çarp flma iki s n f aras ndaki çarp flman n savafl arenas ndaki yans mas oldu. Bir yanda sömüren, yok eden, katleden, sömürücü az nl k s n flar, di- er yanda ezilen, sömürülen, ac lara mahkum edilmek istenen milyonlar. Bir yanda zifiri karanl k, di- er yanda cüretle, inatla alev alev yanan ayd nl k. Ve yürekleri, bilinçleri bu ayd nl kla tutuflmufl Partizanlar. Bu kutsal görev için ölüm de dahil hiçbir bedeli ödemekten çekinmeksizin birer adanm fll k simgesi olmufllard r. Yüzlerce yoldafl m z n do du- u, onlarcas n n kanlar yla sulad Dersim de bu y l 8.si düzenlenen Munzur Kültür ve Do a Festivali nde flehit yoldafllar m z n mezarlar n ve ailelerini ziyaret ettik. Hozat a ba l Zankirek köyünde 17 lerle birlikte flehit düflen MKP gerillas Gülnaz Y ld z n ailesiyle köylerine geri dönüflleri, askerin köylüler üzerinden uygulad bask lar, geçim s k nt s üzerine sohbetler ettikten sonra mezarl a giderek önce Gülnaz Y ld z n mezar bafl nda Partizan ve Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri olarak k sa bir anma yap ld. Ard ndan yine ayn köyden olan 1987 de Hozat ta 11 yoldafl yla birlikte katledilen Fecire Y ld - r m n mezar nda bir anma yap ld. Yine festival öncesinde Hozat n Taner köyünde mezar bulunan 1994 y l nda gerillada katledilen Özgül Kader K l ç n ailesiyle uzun sohbet ettikten sonra ailesiyle birlikte mezar n ziyaret ettik. MKP flehidi olan amcas n n k z Solmaz K l ç la yan yana yatan Özgül Kader K l ç n mezar bafl nda k sa bir anma yap ld. Festivalden önce Dersim de köy köy dolaflarak yapt m z çal flmalarda Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri nin, mezar yap lmam fl flehitlerimizin mezarlar n yapt rmak için bafllatt kampanyay anlatarak festivalin ikinci günü mezar n yapt rd m z flehitlerimizin mezar bafl nda yapaca m z anmaya kat - l m ça r s yapt k. Köylülerin olumlu karfl lad kampanya çerçevesinde ikinci gün Hozat a ba l Ç rl (Zmex) köyünde bulunan ve 1995 y l nda flehit düflen Fevzi Koç yoldafl m z n mezar bafl nda yapt m z anmaya köylerden kat - l m oldu. Fevzi Koç un ailesiyle birlikte PfiTA n n yapm fl oldu u anmaya yaklafl k 100 kifli kat ld. Devrim ve komünizm mücadelesinde flehit düflenler için sayg duruflunun yap ld anmada, ezen ve ezilen s n flar aras ndaki savafl mda milyonlarca emekçiye, ezilene umudu tafl mak için da lar mesken eyleyen Partizanlar n onurlu mücadeleleri k saca anlat ld. PfiTA ad na yap lan aç klamada da düflenlerimizi Dersim de anman n ayn zamanda devrim mücadelesine olan ba l l hayk rmak, onlardan devral nan bayra a leke sürmeksizin daha da yukar lara kald r laca - n n and n tekrar içmek oldu u ifade edildi. Anmada s k s k Gerillalar ölmez yaflas n halk savafl vb. sloganlar at d ve marfllarla sona erdi.

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda. BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012

Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda. BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012 Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012 Türev ürünlerin vergilendirilmelerine iliflkin aç klamalar n yap ld Maliye Bakanl Genel

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES Copyright Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas A.fi. Aral k 2010 çindekiler

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES

YARGITAY 14. HUKUK DA RES YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet

Detaylı

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur TES- fi Genel Baflkan ve TÜRK- fi Genel Sekreteri Mustafa Kumlu, 27 Ocakta yapt bas n aç klamas nda yaflanan do algaz krizinin hatal

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964)

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) 9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) Çeviren Av. Aysun Dalk l ç * Konular: 1. Tekerrür ve birden fazla suç ifllenmesi d fl ndaki a rlat c nedenler 2. Aileye ve cinsel dokunulmazl

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti

Detaylı

YARGITAY 6. HUKUK DA RES

YARGITAY 6. HUKUK DA RES YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda BFS - 2011/08 stanbul, 25.08.2011 Sermaye Piyasas Kurulunun afla da yer alan 10.08.2011

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Bilgilendirme Politikası

Bilgilendirme Politikası Bilgilendirme Politikası Şirketin bilgilendirme politikası kurumsal internet sitesinde yayınlanmakta olup, bilgilendirme politikası ile ilgili işlerin izlenmesi, gözetimi ve geliştirilmesi sorumluluğu

Detaylı

YARGITAY 15. HUKUK DA RES

YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/6631 K: 2007/710 T: 08.02.2007 MARA AYKIRI NfiAAT ECR M S L UYGULAMASI Ö z e t : mara ayk r olarak yap lan ve y k lmas gereken tafl nmaz n ekonomik

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Ahmet KARAYİĞİT Makroekonomik göstergeler açısından başarılı bir yılı geride bıraktık. Büyüme, ihracat, faizler, kurlar, faiz dışı fazla gibi pek çok ekonomik

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern

Detaylı

KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M?

KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? Resul KURT* I. GENEL B LG LER flçi ve iflveren aras nda önemli sorunlara yol açt görülen k dem tazminat, iflçinin iflyerine ve iflverene sadakatle hizmeti

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL Ürün Nedir? FOLLOWER, Akülü tekerlekli bir bavuldur. Ürünün mini boyu, orta boyu, büyük boyu vardır. Ürünün içine konulan küçük bir akü ile bavul güç kullanmadan

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI

İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME Doküman No : INM_PR_40 Yayın Tarihi : 30/03/2016 Revizyon Tarihi ve Sayısı : - Sayfa 1 BİLGİLENDİRME 1. Amaç Bilgilendirme Politikası nın temel amacı; ticari

Detaylı

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU

ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU ÖZEL DURUM AÇIKLAMA FORMU Ortaklığın Ticaret Ünvanı : Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayii A.Ş. Adresi : Bahçelievler Mah. Şehit İbrahim Koparır cad. No.4 Bahçelievler/ISTANBUL Telefon No. : 0 (212)

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

3 9 12 13 14 29 2 5 Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-4:

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI YAZILAR TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI PROF. DR. ERDO AN MORO LU (*) Türk Borçlar Kanunu Tasar s ndan sonra Türk Ticaret Kanunu Tasar s da Türkiye Büyük Millet Meclisi ne sunulmufl bulunmaktad

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı