AĞUSTOS - ΑΥΓΟΥΣΤΟΣ 2010 Sayı: 59 Fiyatı: 3

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AĞUSTOS - ΑΥΓΟΥΣΤΟΣ 2010 Sayı: 59 Fiyatı: 3"

Transkript

1 AĞUSTOS - ΑΥΓΟΥΣΤΟΣ 2010 Sayı: 59 Fiyatı: 3 Azınlıkça 1

2 BU AY AZINLIKÇA AZINLIKÇA BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ AĞUSTOS 2010 YIL:5 SAYI:59 ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ ΑΥΓΟΥΣΤΟΣ 2010 ΕΤΟΣ:Ε NO:59 SAHİBİ-SORUMLUSU ΙΔΙΟΚΤΗΤΗΣ-ΕΚΔΟΤΗΣ- ΔΙΕΥΘΥΝΤΗΣ EVREN DEDE GENEL KOORDİNATÖR ΓΕΝΙΚΟΣ ΣΥΝΤΟΝΙΣΤΗΣ AYDIN BOSTANCI YAYIN YÖNETMENİ ΣΥΜΒΟΥΛΟΣ ΕΚΔΟΣΗΣ İBRAM ONSUNOĞLU BU SAYIDA YAZARLAR Aydın Bostancı Dimostenis Yağcıoğlu Evren Dede Fatih Nazifoğlu Γιώργος Δούδος Herkül Millas İbram Onsunoğlu Samim Akgönül ADRES Anemonis Komotini Tel: Fax: ΕΤΗΣΙΕΣ ΣΥΝΔΡΟΜΕΣ Ιδιώτες. : 36 Τραπεζες, Οργανισμοί: 98 Ν.Π.Δ.Δ, Α.Ε: 98 Δήμοι: 98 Euro Κοινότητες: 72 Aydın Bostancı Müslüman Çocukların Eğitimi Programı, yeni döneminde ne gibi çalışmaları içeriyor? Şimdiye kadar on yıllık program çalışmaları süresince birçok panel ve konferans düzenlendi ve programın artıları eksileri, azınlığın programa yönelik olumlu veya olumsuz görüş ve önerileri yazıldı çizildi ve dile getirildi. Şimdi dördüncü dönemiyle uygulamaya konulacak olan Müslüman Çocukların Eğitimi Programı, acaba yeni döneminde neler içeriyor, ne gibi çalışmaları öngörüyor, bir göz atalım İçindekiler Dimostenis Yağcıoğlu Futbol Takımlarındaki Etnik- Kültürel Çeşitlilik Topluma Model Olabilir mi? Alman Milli Takımı Örneği Çoğumuz, geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarında Dünya Kupası maçlarını büyük bir heyecanla izledik. Bu Dünya Kupası nın en ilginç özelliklerinden biri, birçok Avrupa takımında gördüğümüz etnik-kültürel çeşitlilikti. Özellikle turnuvanın en başarılı takımlarından Almanya nın, çeşit çeşit ırksal, etnik ve kültürel kökenden futbolculardan oluşturulmuş takımı dikkat çekti. Azınlıkça59 Fatih Nazifoğlu Binde beşlik kontenjana artık ihtiyaç yok mu? Yaptığım incelemeler sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, Rodop ilinde üniversiteyi kazanan 87 öğrenciden sadece 10 u, sınavlarda 20 üzerinden 10 ortalamayla fakültelere girebilmiş. Bu 10 öğrenciden ise sadece 3 öğrenci, 20 üzerinden 15 in üzerinde ortalama not elde etme başarısını göstermiş. Bu 3 öğrenciden ise tek bir örğenci, giriş puanı 18,2 olan bir fakültede öğrenim görmeye hak kazanmış. Söz azınlık eğitimden açılmışken Editör Poşpoş mezarlığına yapılan saldırıya dair Evren Dede Frangoudaki Programı, yeni döneminde ne gibi çalışmaları içeriyor? Aydın Bostancı Ölen diktatör İoannidis ve Azınlık İbram Onsunoğlu Binde beşlik kontenjana artık ihtiyaç yok mu? Fatih Nazifoğlu Vatandaşı görmeyen vatansever Herkül Millas Üç Ayin Samim Akgönül Futbol takımlarındaki etnik çeşitlilik topluma model olabilir mi? Dimostenis Yağcıoğlu Η ΨΥΧΗ ΤΗΣ ΜΕΙΟΝΟΤΗΤΑΣ ΕΧΕΙ ΠΛΗΓΩΘΕΙ ΤΗ ΜΝΗΜΗ ΣΚΙΑΖΟΥΝ ΦΑΝΤΑΣΜΑΤΑ ΑΠΟ ΤΟ ΠΑΡΕΛΘΟΝ Γιώργος Δούδος Han Tarlaları hakkında karar açıklandı SÖPA ya bu yıl öğrenci alınmayacak Eğitim Bakanlığı endişeleri yersiz buldu Danışma Kurulu İskeçe de toplandı. Arbede yaşandı. Dimitris Droutsas, Ahmet Davutoğlu ile Rodos ta bir araya geldi Azınlık milletvekilleri T.C. Cumhurbaşkanı ile görüştü Poşpoş mezarlığına çirkin saldırı 2 Azınlıkça AZINLIKÇA - BATI TRAKYA AYLIK HABER YORUM DERGİSİ ΑΖΙΝΛΙΚΤΣΑ - ΜΗΝΙΑΙΟ ΤΟΥΡΚΟΕΛΛΗΝΟΦΩΝΟ ΠΟΛΙΤΙΚΟ ΠΕΡΙΟΔΙΚΟ ΤΗΣ Δ. ΘΡΑΚΗΣ

3 Söz azınlık eğitiminden açılmışken SÖPA ya bu sene yeni öğrenci alınmayacağının açıklanması, azınlık eğitimi açısından önemli bir tartışmayı gündeme getirdi. Bugüne kadar azınlık tarafından SÖPA nın kapatılması talep edilirken, yerine neyin kurulacağı ve kurulacak bu yeni yapıda nasıl bir eğitimin verileceği hakkında Eğitim Bakanlığı ndan hiçbir bilgi aktarılmayınca, endişeler gün yüzüne çıktı. Üstelik endişelerini dile getirenler sadece azınlık üyeleri değil, çoğunluk üyeleri arasında Azınlık eğitiminin Türklerin eline geçeceği şeklinde ifade edilebilecek bir endişe de söz konusu. Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı nın Kültürlerarası Eğitimden Sorumlu Özel Sekreteri Profesör Thalia Dragona azınlık eğitimi konusunda uzman bir akademisyen. Bakanlığa bağlı olsa bile, Dragona, siyasetçi olmadığı için oy endişesi taşımıyor. Dolayısıyla hem SÖPA hem de azınlık okulları hakkındaki görüşlerini saklamıyor. Ayrıca doğru bildiği yolda açılımlar yapmaya çalışan Dragona nın son dönemlerde ısrarla vurguladığı azınlıkla diyalog söyleminin de, içi öyle boş değil. Eminiz Thalia Dragona SÖPA nın yerine düşünülen yeni yapılanmayla ilgili SÖPA mezunu öğretmen dernekleriyle diyalog içerisinde. Demek istediğimiz, Dragona nın bu konuda ne düşündüğünü hepimizden daha iyi bilen birisi varsa, o da SÖPA mezunu öğretmen derneklerinin yöneticileri olduğudur. Bu noktada, diyalog çerçevesinde aralarında tam bir uyum olduğunu söylememiz elbette imkânsız. Buna rağmen uzlaştıkları belirli noktaların olduğu aşikâr, her ne kadar şimdilik açıklamıyor olsalar da Bekleyelim, görelim. * Bu sayımızda Genel Koordinatörümüz Aydın Bostancı, 1997 yılından bu yana aşina olduğumuz Frangoudaki Programı nın yeni dönemini bizlere anlatıyor. Atina Üniversitesi Profesörü Anna Frangoudaki ve çalışma ekibi öncülüğünde Eylül ayından itibaren çalışmalarına başlayacak yeni program hakkında bizlere köşesinde bilgi aktaran Bostancı dan öğrendiğimiz, yeni dönemde pek çok değişiklikle karşımıza çıkacak programın azınlık çocuklarına katkı sağlamaya devam edeceği. Dördüncü dönemiyle karşımıza çıkacak Müslüman Çocukların Eğitimi Programı, acaba yeni dönemde neler içeriyor, ne gibi çalışmaları öngörüyor ve bütün bu soruların cevaplarını Bostancı nın yazısından öğrenebilirsiz. * Yunan üniversitelerine girişte azınlık öğrencilerinin istifade ettiği % 0,05 lik (binde beş) kontenjan uygulaması yıllardır yürürlükte olmasaydı, Batı Trakya da halihazırda bu kadar çok doktor, avukat ve diğer meslek sahibi azınlık insanının olması mümkün müydü? Elbette hayır. Eldeki veriler, uygulanan bu pozitif ayrımcılık sayesinde azınlık gençlerinin sadece hayalini kurabilecekleri bölümlerde okuyabildiklerini gösteriyor bizlere. Yazarımız Fatih Nazifoğlu, Binde beşlik kontenjana artık ihtiyaç yok mu? başlıklı yazısında, azınlık eğitiminin pek üzerinde durulmayan bir sorununa parmak basıyor. Azınlık gençlerinin kontenjan olmayan bir dünyada üniversite başarılarının nasıl olabileceğini eldeki veriler ışığında değerlendiren Nazifoğlu nun yazısı eğitim konusuyla ilgilenenler için faydalı bilgiler sunuyor. İyi okumalar... editör Azınlıkça 3

4 Vitrin Evren Dede Poşpoş mezarlığına yapılan saldırıya dair Her seferinde böyle olmuyor mu? Ne zaman İstanbul Rumlarını ilgilendiren önemli bir gelişme yaşanacak, kimi çevrelerin gözü hemen Batı Trakya ya çevriliyor. Sümela Manastırındaki ayin öncesi olduğu gibi 15 Ağustos ta, Trabzon daki Sümela Manastırı nda seksen sekiz yıl aradan sonra ilk defa ayin yapıldı. Patrik Bartholomeos, ayin öncesi yaptığı açıklamalarda, Sümela da yapılacak törenin sadece dini bir ayin olduğunu defalarca açıklarken tahriklerden kaçınılması gereğine de vurgu yapıyordu. Sadece Patrik mi, herkesin bir bildiği vardı tabiî. Geçmişte yaşanılan tecrübeler, bu tür önemli gelişmelerin öncesinde veya akabinde hep benzer provokasyonların yapıldığını ve ülkesini herkesten çok (!) seven çevrelerin, ülkenin âli menfaatleri uğruna çıkardıkları vahim olaylar sayesinde, bahsekonu önemli gelişmenin de sekteye uğratıldığını hatırlatıyordu. Dolayısıyla, Sümela daki ayin bazı çevreleri rahatsız edecekti ve bu rahatsızlıkları ayin öncesi ve sonrası provokasyonlarla hatırlatılacaktı. Çok şükür, ne ayin öncesi, ne de ayin esnasında korkulan olmadı. Sümela Manastırına gidenler huzur içerisinde dualarını yaptılar, ibadetlerini ettiler. Bu güzel gelişme provokasyon yapılmak istenmedi anlamını taşımamalı yalnız. Maalesef, Türkiye deki milliyetçi kesimin galeyana getirilmesi, tahrik edilmesi düşüncesiyle, Batı Trakya da Müslüman mezarlığına saldırı düzenleyenler oldu; hem de Sümela daki ayinden iki gün önce 13 Ağustos Cuma akşamı, Gümülcine de (Komotini) bulunan Poşpoş mahallesi Müslüman mezarlığına giren kimliği belirsiz kişiler yaklaşık yirmi mezar taşını kırdılar. Ayrıca mezarlığın duvarlarına, Gümülcine Türk Başkonsolosluğu na atfen, Konsolosluk Defol! Altın Şafak Örgütü sloganlarını yazmışlar. Mahalle sakinleri kabristan girişinde kırık mezar taşlarını, tahrip edilmiş mezarları görünce olay bir anda büyüdü tabiî. Olayları protesto için yaklaşık beş yüz kişilik bir grup gece yarısı mezarlığın önündeki yolu trafiğe kapattı. Oturma eylemi yapan kalabalık daha sonra Türk Başkonsolosluğuna yürüdü, Türkiye den saldırganlara karşı yardım talep etmek için. Türk Başkonsolosla görüşen grup, sakinleşti, daha sonra dağıldı. Ben birbiriyle bağlantılı görüyorum, 11 Ağustos günü Türkiye nin Selanik Başkonsolosluğu na yapılan molotofkokteyli saldırının ardından, 13 Ağustos ta Gümülcine deki Müslüman mezarlığına yapılan saldırıyı. Sümela Manastırı nda seksen sekiz yıl sonra tekrar yapılan tarihî ayin öncesi, Selanik ve Batı Trakya da meydana gelen bu olayların bağlantılı ve provokasyon amaçlı olduğunu düşünüyorum. Daha önce yaşadığımız tecrübeler, bu olayların birbiriyle bağlantılı olduğu düşüncesini olgunlaştıran en önemli etken. Birileri, Yunanistan da Türk ve Müslümanların değer verdiği, kutsal saydığı mekânlara ve kurumlara yaptıkları saldırılarla, Türkiye deki milliyetçi çevrelerin tahrik edilmesini amaçladı. Çok şükür, düşünülen, tezgahlanan oyun tutmadı. Batı Trakya da Müslüman mezarlığına saldıranlar, umduklarını bulamadılar. Sümela daki 4 Azınlıkça

5 ayin için manastıra gelenlere ne milliyetçi gruplar karşı eylem yaptı, ne de sloganlar atıldı. Yunanistan da da, Türkiye gibi, ulusalcı, milliyetçi geçinen, başka dinden, başka kimlikten olanlara karşı aşırılık yanlıları ve dahi şiddet eylemleriyle adlarını duyuran örgütler de var son tahlilde. Fakat geleceğe umutla bakmamızı sağlayan sağduyu da var. Bir tek eksiğimiz, mezarlıklara saldıran faillerin hiçbir zaman yakalanamıyor olmaları. Umalım, bir gün bu eksik telafi edilir Azınlık okullarına öğretmen yetiştiren fakülte projesi Lozan Antlaşması çerçevesinde Yunanistan da, Batı Trakya da bırakılan Müslüman Azınlığın kendi azınlık okulları var. Müfredatın Türkçe ve Yunanca yapıldığı bu okullarda görevlendirilen azınlık öğretmenleri son kırk yıldır Selanik Özel Pedagoji Akademisi (SÖPA) mezunlarından oluşuyor. Askeri cunta döneminde açılan SÖPA ya karşı azınlığın tepkisi her zaman vardı. SÖPA mezunu öğretmenlerin Türkçe yi öğretebilecek seviyede eğitim almamış olmaları, SÖPA nın yetersiz bir eğitim kurumu olması gibi etkenler yüzünden Batı Trakya da en sorunlu alan arasında sayıldı azınlık eğitimi. SÖPA sorunu ile ilgili bugüne kadar akademisyenler dâhil birçok defa açıklama yapılmasına ve devletin SÖPA nın iyi bir model olmadığı söylemesine rağmen maalesef azınlığın taleplerini göz önüne alan bir adım atılmamıştı. Tâ ki, SÖPA nın kuruluşundan 40 yıl sonra Başbakan Papandreu önderliğindeki PASOK hükümeti gerekli adımları atmaya karar verinceye kadar. Eğitim Bakanlığı, Gümülcine de, 26 Haziran Cumartesi günü, Selanik Özel Pedagoji Akademisi nin geleceğinin tartışıldığı bir panel düzenledi. Rodop valiliği toplantı salonunda yapılan panelde ilk defa azınlık yetkilileri de konuştu, fikirlerini, önerilerini dile getirdi. PASOK hükümetinin azınlık eğitimiyle ilgili yetkilisi, Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı nın Kültürlerarası Eğitimden Sorumlu Özel Sekreteri Thalia Dragona dır. Profesör Dragona nın organize ettiği, Selanik Özel Pedagoji Akademisi: Dünü, Bugünü ve Yarını konulu panele Hükümet Sözcüsü Rodop milletvekili Yorgos Petalotis de katıldı. Panelde öne çıkan görüş, SÖPA nın üniversite fakültesi seviyesine yükseltilmesi ve dört yıllık eğitim vermesi önerisi oluşturdu. Eğitim Bakanlığı Kültürlerarası Eğitim Özel Sekreteri Thalia Dragona, bir önceki dönem PASOK milletvekilliği yapmış, Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı nı yürütmüş aydın bir akademisyen. Dragona panelde yaptığı konuşmada, Bugün bir tartışma başlatmak istiyoruz. Bir diyalog başlatmak istiyoruz. Konuyu ilk olarak Şubat ayında ele aldık. Temelleri o zaman attık. Sivil toplumun ve diyalog sürecinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bugünkü panelden illâ ki bir sonuç çıkacak değil. Önemli olan burada yapılacak tartışmadan veriler elde etmek ve çözüme giden yolda ilerlemektir. derken, önümüzde uzun bir yol olduğunu hatırlatıyordu. Batı Trakya da azınlığın toplumsal yaşamda eşit ve hakça yer alabilmesi için bugünkü hükümetin söz verdiğini de hatırlatan Dragona, Ancak demokrasi her geçen gün gelişiyor ve derinleşiyor. Kaldırıp rafa koyduğumuz bir şey değil; her geçen gün gelişiyor ve değişiyor. Azınlık eğitimindeki öğretmen seviyesini yükseltmek ve eğitimci kalitesini iyileştirmek istiyoruz. diye sözlerini sürdürdü. SÖPA nın eğitim fakültelerine oranla geri kaldığı artık herkes tarafından kabul gören bir gerçek. Yunanistan da azınlık okulları için Türkçe müfredat öğretmenlerini yetiştiren kurumun seviyesi mutlaka yükseltilmeli. Bu sayede azınlık öğrencilerine verilen eğitimin kalitesi de artacak. Bütün bu gelişmelerde sevindirici husus, SÖPA kaldırılsın mı, seviyesi yükseltilsin mi, başka bir kurum mu açılsın, nasıl bir kurum olsun, içeriği nasıl olsun, dersler nasıl olsun, öğrencilerin sosyal yaşamı nasıl olsun gibi konuların azınlıkla birlikte tartışılmış olmasıdır. Azınlık temsilcilerinin SÖPA konusundaki taleplerinin tamamını PASOK hükümeti karşılayacak mı, derseniz, bu pek mümkün değil. Mesela yeni kurulacak fakültede, sadece azınlık okullarında öğretmen olacak azınlık öğrencilerine eğitim verilmesi talebine hükümet sıcak bakmıyor. Çoğunluk-azınlık bir arada olacak bir modelin daha uygun olduğunu düşünüyor. Azınlık temsilcileri ise kurulacak yeni fakültenin sadece azınlık öğrencilerine eğitim vermesini talep ediyor. Şimdilik sorun bu noktada düğümleniyor. Azınlıkça 5

6 Genç bakış Aydın Bostancı Müslüman Çocukların Eğitimi Programı, yeni döneminde ne gibi çalışmaları içeriyor? Hepimizin çok iyi bildiği ve 1997 ile 2007 yılları arasında üç dönem faaliyet gösteren Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı, yine Atina Üniversitesi profesörlerinden Anna Frangoudaki ve çalışma ekibi öncülüğünde önümüzdeki Eylül ayından itibaren çalışmalarına başlayacak. Hatırlanacağı üzere, Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı 2007 yılında üçüncü dönemini kapatmış ve tekrar çalışmalarını devam ettirip ettirmeyeceği kesinlik kazanmamıştı. Evripidis Stilyanidis in Eğitim Bakanlığı döneminde programı Trakya Dimokritios Üniversitesi nin üstlendiği yönünde açıklamalar yapılmıştı. Fakat bu yıl Müslüman Çocukların Eğitimini Destekleme Programı küçük bir isim değişikliğiyle Müslüman Çocukların Eğitimi Programı ile oldu ve programla ilgili nihai karar açıklanarak, tekrar Atina Üniversitesi öncülüğünde Profesör Anna Frangoudaki ve ekibine verildiği kesinlik kazandı. Bayan Frangoudaki ve ekibinin programı tekrar üstlenmesini her ne kadar bazı çevreler eleştirseler de, bunun şimdiye kadar gerek sürdürülen çalışmalar açısından, gerekse de Frangoudaki ekibinin yıllardır elde ettiği tecrübe ve deneyimler açısından düşünüldüğünde, en iyi seçim olduğu rahatlıkla söylenebilir. Şimdiye kadar on yıllık program çalışmaları süresince birçok panel ve konferans düzenlendi ve programın artıları eksileri, azınlığın programa yönelik olumlu veya olumsuz görüş ve önerileri yazıldı çizildi ve dile getirildi. Şimdi dördüncü dönemiyle uygulamaya konulacak olan Müslüman Çocukların Eğitimi Programı, acaba yeni döneminde neler içeriyor, ne gibi çalışmaları öngörüyor, bir göz atalım: İlkokul öğrencilerinin desteklenmesi amacıyla okullara yapılacak destek çalışmaları ve Yunanca öğreniminin desteklenmesi,. Ortaokul öğrencilerine yönelik Yunanca öğreniminin desteklenmesi ve bu çerçevede erken okul terk oranının olabildiğince azaltılarak lise öğrenimine devam edebilmeleri amacıyla okullara destek çalışmalarının yapılması. Lise öğrencilerinin yüksek öğretime hazırlanabilmeleri amacıyla destek çalışmalarının yapılması. Okul çağında eğitimlerine devam etmeyen yüksek oranlardaki azınlık öğrencilerinin bulunduğu, Kalkanca, Alankuyu, Drosero, Avandos, Şapçı ve Sinirlidere gibi yerleşim bölgelerine destek çalışmalarının yapılması. Gümülcine ve İskeçe de Müslüman Çocukların Eğitimi Destekleme Merkezlerinin tekrar faaliyete geçirilmesi ve şehir merkezlerinden uzak bölgelerde 6 ile 8 merkezin tekrar örgütlenerek faaliyete geçirilmesi ve bunun yanı sıra önceki dönemden kalan gezici Müslüman Çocukların Eğitimi Destekleme 6 Azınlıkça

7 merkezlerinin sayısının 6 ya yükseltilmesi. Azınlık öğrencilerinin yaş taşları mesabesindeki çoğunluk öğrencileriyle daha iyi tanışabilmeleri amacıyla oluşturulacak kültürel gruplar halinde Genç Çalışma Enstitüleri nin kurulması ve bu bağlamda öğrencilerin yapıcı ortak faaliyetler üzerinden sosyal ilişkilerinin geliştirilmesi ve bunların özellikle yaz dönemlerinde günlük kamp halinde faaliyet göstermesi. Özellikle öğrenci velileri gibi azınlık yetişkinlerine yönelik yunanca öğrenenimi çalışmalarının yapılması. İlk ve ortaöğrenimde görev yapan ve okullarında azınlık öğrencileri bulunan eğitimcilere yönelik Türkçe dersleri seminerlerinin verilmesi ve eğitimcilerin Türkçe ile yakınlaşmalarının sağlanması. İlköğretimde görev yapan tüm anaokulu ve ilkokul öğretmenlerinin ve ortaokul ve liselerde program çalışmalarını uygulayacak orta öğretimdeki tüm eğitimcilere pedagojik destek, Yunancanın ikinci bir yabancı dil olarak öğretimi, öğrencilerin kültürel kimliği ve diline saygı duyan ve çok kültürlü eğitim konularında tüm öğretmenlerin eğitilmesi ve bu konularda bilgilendirilmeleri. Yunancanın daha iyi öğretilebilmesi amacıyla azınlık öğrencilerine bilgisayar ve modern araç ve gereçlerle eğitim verilmesi yılından günümüze dek 9 yıllık zorunlu eğitim kapsamında azınlık öğrencileri arasındaki okul terk oranlarının kayıt altına alınması ve 2002 yılına kadar olan ve azınlık öğrencilerinin ortaokul ve liselerdeki başarı oranları ve performansını konu alan okul terk oranlarıyla karşılaştırılması. Yüksek öğretimde okuyan azınlık öğrencilerinin eğitim özellikleriyle ilgili verilere dayanan bir araştırmanın yapılması ve bu bağlamda (üniversitede zorlanan öğrencilerin sayısı, ne kadar bir sürelik gecikmeyle mezuniyet diplomasının alındığı, üniversite eğitimini terk oranı ve mezunlardan kaçta kaçının başarılı bir sosyal entegrasyonla mesleki hayata atılabildikleri), başarılı bir üniversite eğitiminin tamamlanmasına yol açan katkı ve engellerin belirlenmesi, eğitimin tamamlanmasındaki zorluklar ve bunların aşılabilmesi için öneriler ve mezuniyet sonrası mesleki süreç,. Müslüman Çocukların Eğitimi Programı çalışmalarının internet ortamından tanıtımı (www. museduc.gr) ve bu bağlamda İngilizce ve Türkçe olmak üzere yürütülen çalışmalar hakkında detaylı bilgi sunulması, branşlarına göre program çalışanları hakkında bilgiler ve çalışmaların yapıldığı okulların sıralanması. Program kapsamında kullanılan eğitim kitapları, araç ve gereçleri hakkında katalog bilgileri. Elektronik kitap ve broşür çalışmalarının CD Rom ortamına aktarılarak isteyenlere verilmesi. Eğitimciler arasında teknoloji aracılıyla diyalogu sağlayan adlı web sayfası ortamındaki eğitim çalışmalarının devam ettirilmesi ve eğitimcilerin bu ortamda örgütlenmesini öngörüyor. Yukarıdakilerden de anlaşılacağı üzere, Müslüman Çocukların Eğitimi Programı yeni döneminde daha kapsamlı çalışmalar içeriyor. Azınlık öğrencileri ve öğrenci velilerine yönelik güçlendirici çalışmaların yanı sıra, azınlık öğrencilerinin eğitim gördüğü okullarda görev yapan çoğunluk eğitimcilerine de başta Türkçe dersleri olmak üzere azınlığın çokkültürlü yapısına saygı merkezli çalışmaların yapılması çok önemli bir husus. Ayrıca program ilk defa olarak üniversite öğrenimine devam eden azınlık öğrencilerinin sorunları, mezuniyet süreci ve mesleki hayatta karşılaşılan zorluklar gibi konulara el atıyor. Müslüman Çocukların Eğitimi Programı nın ilk ve orta öğretimden sonra azınlık öğrencilerinin yüksek öğretimdeki karşılaştıkları zorluklar ve problemlere el atması fevkalade önemli bir gelişme. Program çalışmalarının yeni döneminde başarıyla devam etmesini temenni ediyor, Bayan Frangoudaki ve çalışma ekibine başarılar diliyoruz. Azınlıkça 7

8 Denge İbram Onsunoğlu Ölen diktatör İoannidis ve Azınlık 1975 yılından beri ömür boyu hapis cezasını çekmekte olduğu cezaevinde rahatsızlanan görünmez diktatör Dimitrios İoannidis, kaldırıldığı hastanede 16 Ağustos günü öldü. 87 yaşındaydı, yaşlılık yüzünden birçok sağlık sorunları vardı, ölüm nedeni sıcak çarpması olarak açıklandı te cuntanın yıkılışı ve demokratik yönetimin yeniden kuruluşundan sonra yargılanıp hüküm giyen ve 35 yıldır hapiste yatmakta olan iki cuntacı subay kalmıştı. Diğerleri ya hapisteyken öldüler, cuntanın başı Georgios Papadopulos gibi, ya da birçoğu yaşlılık ve hastalık nedeniyle özel aftan yararlanıp salıverildi, hâlâ yaşamakta olan Stilyanos Pattakos gibi. Şimdi cezasını çeken bir tek Nikolaos Dertilis var. İoannidis, kendisi için özel af talebinde bulunmayı reddetmişti. İki yıl önce sağlık nedenleri ileri sürerek salıverilmesini istedi, ama yetkili kurul bu talebini geri çevirdi. Albay Dimitrios İoannidis, daha sonra tümgeneralliğe terfi etti, 21 Nisan 1967 askerî darbesini yapan cuntanın önde gelen isimlerindendi. Ama hep arka planda kalmayı tercih etti, cunta hükümetlerinde görev almadı, ordudan ayrılmayarak EAT-ΕΣΑ nın (Yunan Ordusu İnzibatı-Özel Soruşturma Birliği nin) başına geçti. daşının dul karısıyla evlenmesi, herkesi şaşırtmıştı.) Keşiş yaşamı sürdüren, öne çıkmaktan ve gösterişten hoşlanmayan İoannidis, 25 Kasım 1973 karşı darbesiyle Papadopulos u devirdikten sonra artık ülkeyi tek başına yönetmeye başladığında bile hiçbir zaman halk önüne çıkmadı, ortalıkta görünmedi, konuşmadı. Onun için adı görünmez diktatöre çıktı. General Gizikis i cumhurbaşkanı, Andruçopulos u başbakan tayin etti, kendisi perde arkasında kaldı, ülkeyi oradan yönetti. Veya öyle yönetebileceğine inanacak kadar safdildi, ama tehlikeli bir safdil. CIA ile öteden beri yakın ilişkileri olduğu söylenir. Ender demeçlerinin birinde, 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs ta oradaki Yunan ordusunu ve aşırı sağcı ve enosisçi yerel güçleri kullanarak Makarios a karşı düzenlediği darbeyle ilgili olarak, Türkiye nin adaya müdahale etmeyeceğini söyleyen Amerikalılar tarafından aldatıldığını iddia etmişti. Adaya Türk çıkarması başladığında, genel seferberlik ilan edip, Türkiye ye karşı savaş emri vermiş, ancak bu kez kendi tayin ettiği kuvvet komutanları, bu savaşın kazanılamayacağını söyleyip, ihanet etmişlerdi. Oysa o, Türklerden çok daha kaliteli silahlara sahip Yunan ordusunun bu savaştan muzaffer çıkacağına inanıyordu. Böylesine safdil ve tehlikeli. Megali-ideacıydı ve tam bir faşist. Kendini orduya adamış, siyasetçilere güvenmeyen, ülkenin ordu vesayetinde yönetilmesi gerektiğine inanan biriydi. Amansız bir antikomünist, gaddar ve işkenceci. Sinsi, komplocu ve darbeci. Hiçbir zaman izin kullanmadığı söylenir ve bekâr kalmıştır. (Bundan birkaç yıl önce, 80 yaşını aşmışken ve hapisteyken, bir subay arka- EAT-ΕΣΑ nın komutanı olarak ΕΣΑ yı yeniden örgütledi, güçlendirdi, misyonu cunta rejimini korumak olan kendi kişisel ordusu haline dönüştürdü, bir çeşit ordu içinde ordu. İoannidis in, ayrıca, ordudaki ateşli genç subaylar üzerinde büyük etkisi olduğu söylenirdi. Papadopulos a karşı darbeyi bu subaylar ve ΕΣΑ birlikleri ile gerçekleştirdi. ΕΣΑ, yalnız 8 Azınlıkça

9 cunta aleyhtarı sivillerin değil, ordu içindeki demokratik veya kralcı subayların da kâbusu oldu. Cunta aleyhinde faaliyet gösteren vatandaşları ve subayları, her çeşit işkenceyi de uygulayarak sorgulamayı ΕΣΑ yürütüyordu. Cunta devrildikten sonra düzenlenen mitinglerde söylenen sloganlar arasında şu ikisi uzun süre yankılandı: «ΕΣΑ, SS, βασανιστές!», «Φόλα στον σκύλο της ΕΣΑ!». Burada ΕΣΑ nın iti benzetmesi yapılan, İoannidis idi. Daha sonra hükümet, ΕΣΑ yı kaldırıp, inzibat birliklerinin adını Στρατονομία olarak değiştirmek zorunda kaldı. İoannidis, yılları arasında iki yıla yakın bir süre Kıbrıs taki Yunan ordusunda görevlidir. On yıl sonra, İoannidis in düzenlediği darbede yaşamını şans eseri kurtarıp Kıbrıs tan kaçan cumhurbaşkanı Makarios, şu öyküyü anlatıyordu, 1964 lerde bir gün onu makamında İoannidis ziyaret eder, beraberinde Nikos Sampson vardır: Kıbrıs sorununu kökten halledecek bir plan hazırlamışlar, bana bunu anlatmaya gelmiş. Tüm adadaki Kıbrıslı Türklere aniden saldırıp, onların işini kökten bitireceğiz. Ve kurtulmuş olacağız. Şaşırıp kaldım. Kendisiyle hemfikir olamayacağımı, bu kadar masum insanın öldürülmesi olayını tahayyül edemediğimi söyledim... Caninin tekidir diyorum size. İoannidis, Kıbrıs ta, Kıbrıslı Türklere karşı saldırılar düzenleyen Polikarpos Yorgacis ve Nikos Sampson liderliğindeki paramiliter grupların örgütlenmesine ve faaliyetlerine katkıda bulundu. İki toplum arasındaki çatışmaların şiddetlenmesinde onun parmağı vardır. Daha sonra, Yorgacis le araları bozuldu, ve Makarios un içişleri bakanı Yorgacis bir faili meçhule kurban gitti, bu suikastın perde arkasında İannidis in olduğu söylenir. Ama öte yandan keşiş yaşamlı İoannidis, Yorgacis in Fransız kökenli karısına olan hayranlığını gizlemiyordu. Yorgacis in dul karısıyla daha sonra cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak Tassos Papadopulos evlenecekti. İoannidis, Makarios u devirdikten sonra, yerine eski dostu Türk kasapı Sampson u tayin etti. Yalnızca bu olay, Türkiye yi çileden çıkarmaya yeterdi. Makarios un deyimiyle caninin teki olan İoannidis in nefret ettiği ve bu yüzden hedef seçtiği bazı kişiler vardı, en başta Makarios, Yorgacis, ve cuntanın lideri Georgios Papadopulos gibi. Azınlığı hedef olarak seçtiği belliydi, ama kısa süren diktatörlüğü döneminde ve daha önemli işlerle uğraşırken besbelli Azınlığa yeterli zaman ayıramamıştı. Kararlılığı ve gaddarlığı göz önüne alınırsa, Azınlığın nasıl bir beladan kurtulduğu konusunda tahmin yürütebiliriz. Makarios, ona göre, Enosis söylemlerine rağmen adanın Yunanistan la birleşmesini engelliyordu ve komünistlerin etkisi altındaydı. İoannidis, 15 Temmuz 1974 tarihinde Makarios aleyhinde darbe düzenledi, amacı onu öldürmek ve Enosis i ilan etmekti. Darbe başarılı oldu, ama Makarios kurtuldu. Türkiye nin Kıbrıs harekâtıyla Enosis planı da altüst oldu. Her çeşit karanlık işin içinde olan, başına buyruk ve denetlenmeyen Polikarpos Yorgacis, İoannidis e göre adadaki en tehlikeli kişiydi. Cuntanın lideri Papadopulos a karşı suikast girişiminde Yorgacis in parmağı olduğuna inanıyordu. Ve bir faili meçhule kurban gitti. İoannidis, Yorgacis cinayetiyle ilgili çok şeyler bildiğini dolaylı olarak doğrulamıştır, bu suikastta doğrudan ilişkisi olduğu izlenimini vererek. İoannidis, 21 Nisan darbesini birlikte gerçekleştirdikleri silah arkadaşı Georgios Papadopulos un kısa süre içinde yıldızının parlamasından ve cuntanın tartışılmaz lideri konumuna girmesinden rahatsızdı ve onu devirmek için tetikte bekliyordu. Papadopulos a ilgili istihbarat ulaştığında inanmadı, Dimitri hanım evlâdıdır, darbe yapamaz diye geçiştirdi. Onu her ihtimale karşı Atina dan uzaklaştırmak istedi, ama başaramadı, zira İoannidis in 20 bin kişilik sadık bir ΕΣΑ ordusu vardı. Papadopulos, kendini cumhurbaşkanı tayin ettikten sonra cunta rejimini özgürleştirmeyi ve sivilleştirmeyi düşünmeye başladı. Askerî cunta yönetiminden sivil yönetime yumuşak ve denetimli bir geçiş yapmak üzere eski siyasetçi Spiros Markezinis in başbakanlığı altında bir sivil hükümet kurdurdu. Birkaç ay sonra 17 Kasım Teknik Üniversite öğrenci ayaklanması patlak verdi ve bu ayaklanma hemen yaygın bir hal aldı. Papadopulos, ayaklanmanın bastırılmasını emretti ve sıkıyönetim ilan etti. Atina da kaos ortamı oluşmasında İoannidis emrindeki kuv- Azınlıkça 9

10 vetlerin katkısı olduğu söylenir. Bu kargaşadan yararlanan İoannidis, bir hafta sonra tereyağdan kıl çeker gibi darbe yapıp, Papadopulos u devirdi ve onu villasına hapsetti. Papadopulos, 21 Nisan İhtilali ilkelerine ihanet etmişti., darbeyi böyle gerekçeliyordu. İoannidis, 8 ay sonra bu kez Kıbrıs ta Makarios a karşı yeni bir darbe düzenledi. Bu hareket, İoannidis in de, Yunanistan daki cuntanın da sonu oldu. Görünmez diktatör İoannidis in hedef seçtiği kişilere neler yaptığını birkaç örnekle anlatmaya çalıştım. Hedef seçtikleri arasında Kıbrıslı Türkler de vardı. On yıl öncesinden onları ani bir saldırıyla toptan kıyımdan geçirip yok etmek konusunda bir plan hazırlamıştı. Makarios onay vermediği için bu planı uygulamaya koyamamıştı. Şimdi uygulayabilirdi, ama hemen ardından devrildi. Kurban olmaya çok daha elverişli Batıtrakyalı Türklerle ilgili İoannidis in acaba nasıl planları vardı? Olmaması mümkün değil. Ama bu konuda elimizde hiçbir belge yok. Veya küçük bir belge, bir işaret var. Zira İoannidis, komplo kurallarına tam uyan profesyonel bir komplocu olarak peşinden hiçbir iz bırakmamaya özen gösteriyordu. İoannidis in 8 ay süren diktatörlüğü döneminde, zaten daha önce en ağır baskı ve ayrımlar altında ezilen Azınlık, bunların daha bir şiddetlenmeye başladığını pek hissetmedi, daha doğrusu bunu yeni diktatörlükle pek ilişkilendirmedi. Ama merciler arasında Batı Trakya da Azınlık aleyhtarı daha sert bir İoannidisçi örgütlenme ve daha sert uygulamalar başlamıştı, ne var ki azınlık yaşamında bu yeni olumsuzlukları anlayıp dinleyinceye dek İoannidis devrildi. İoannidis ve cunta devrildikten ve demokratik yönetim yeniden tesis edildikten sonra, Kıbrıs yüzünden Türkiye ile savaş tehlikesine rağmen, aylar boyunca ülke çapında özgürlüğe kavuşmanın verdiği bir coşku ve rahatlık, hoş bir düzensizlik, bir anarşi yaşandı, devlet sanki ortalıkta yoktu. Trakya hariç. Batı Trakya da Azınlık bir yıl boyunca ırkçı saldırılar ve terör koşulları altında yaşadı. Bu hal, kısmen malum etkenlerin bir sonucuydu, Türkiye nin Kıbrıs a çıkışının faturasını azınlık Türklerine ödetmeden olmazdı. Ama büyük ölçüde Trakya da Azınlık aleyhinde oluşmaya başlayan İoannidisçi yapılanmanın bir ürünüydü bunlar. Cunta Trakya da daha dimdik ayaktaydı. İoannidis diktatörlüğü bereket ki çok uzun sürmedi, eğer sürseydi, göreceğimiz çok şeyler vardı. Tabiî tarih eğerler ile yazılmaz. Ama eğerler olmayınca da tam anlaşılamaz ve yorumlanamaz. Şimdi yukarıda sözünü ettiğim küçük belge şu: İoannidis, diğer cuntacılarla birlikte iki kez yargı önüne çıkarıldı, 21 Nisan darbesine katıldığı için ve Teknik Üniversite ayaklanmasının kanlı bastırılışı için. Kıbrıs taki darbe için yargılanmadı. Bu olayla ilgili Meclis araştırması yapıldı, ancak İoannidis Meclisin ilgili komisyonu önünde ifade vermeyi reddetti. Kıbrıs taki askerî harekâtın tüm sorumluluğunu üstleniyorum. demekle yetindi. Kıbrıs taki darbe olayının yargıya taşınmamasının ve Meclis araştırması sonucunda oluşturulan Kıbrıs Dosyasının hâlâ yayımlanmamış olmasının nedeni, ifşa edilecek millî sırların Türk tezlerine yarayacağı korkusudur. İoannidis, 21 Nisan darbesi için çıkarıldığı mahkemede de ifade vermedi ve kendini savunmadı. Teknik Üniversite davasında ise, her nedense sessizliğini bozdu ve uzun bir ifade verdi. Mahkeme önünde bir ara konuyu değiştirdi ve, ne yapsa beğenirsiniz, hiç alakası olmadığı halde bizim Azınlığa değindi. İoannidis, 2. Dünya Savaşında Batı Trakya daki Alman ve Bulgar işgali sırasında ve onu izleyen andart savaşında 40 bin Batıtrakyalı Türkün Türkiye ye göç ettiğini söylüyordu. Büyük bir hata işleyerek o 40 bin kişinin daha sonra Trakya ya geri dönmesine müsaade ettik. Onların geri dönüşünü engellemiş olsaydık, şimdi azınlık sorunu diye bir sorun kalmayacaktı. dedi. Görünmeyen diktatör, Azınlıkla ilgili düşüncelerini ve dolayısıyla kafasındaki planı da ifşa etmişti. Azınlığı hedef olarak seçtiği belliydi, ama kısa süren diktatörlüğü döneminde ve daha önemli işlerle uğraşırken besbelli Azınlığa yeterli zaman ayıramamıştı. Kararlılığı ve gaddarlığı göz önüne alınırsa, Azınlığın nasıl bir beladan kurtulduğu konusunda tahmin yürütebiliriz. * 10 Azınlıkça

11 Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) yetkilileri, 2 Ağustos Pazartesi akşamı azınlık basınıyla Gümülcine de bir araya geldi. Yaz tatili dolayısıyla Batı Trakya da bulunan ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, Güney Avrupa Teşkilat Başkanı Cengiz İsmail, Orta Avrupa Teşkilat Başkanı Ramadan Ramadan ve Kuzey Avrupa Teşkilat Başkanı Nazmi Sali, Eşekçiler köyündeki Asba lokantasında verdikleri yemekte azınlık basını ile bir araya geldiler. Azınlıkça dergisinin de katıldığı ABTTF nin davetine, Birlik gazetesinden İlhan Tahsin, Cumhuriyet gazetesinden Sezer Rıza, Olay gazetesinden Ahmet Davut, Trakya nın Sesi nden Mustafa Çolak, Radio City den Halit Halil İbram ve Tele Radio dan Ramadan Ömer Recepoğlu katıldılar. Gerçekleşen yemekte ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, Federasyon yönetiminin çalışmaları hakkında bilgilendirmede bulundu. Habipoğlu konuşmasında, Batı Trakya Türk Azınlığı nın sorunlarının Avrupa Birliği düzeyine taşınması amacı ile Brüksel de açılacak temsilcilik için uygun vasıflara haiz eleman aradıklarını ve büronun en kısa sürede açılacağını dile getirdi. ABTTF Başkanı yemekte ayrıca, azınlığı ilgilendiren diğer konular ile ilgili görüşlerini de basın temsilcileriyle paylaştı. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), 22 ve 23 Temmuz tarihlerinde, Viyana da, milli azınlıkların eğitim ve sorunları konulu bir toplantı gerçekleştirdi. İki gün süren toplantının ilk gününde Azınlık eğitimiyle ilgili söz alan Prof. Thalia Dranona, Müslüman azınlık eğitiminde eski yıllarda çok ciddi sorunlar bulunduğunu, okuldan ayrılma oranlarının çok yüksek olduğunu, fakat özellikle 1990 ların ortasından itibaren uygulamaya konulan bazı eğitim politikaları sayesinde azınlık çocuklarının eğitimlerine devam etmeleri konusunda büyük başarılar elde edildiğini belirtti. Ayrıca azınlık okullarındaki öğretmenlerin seminerlere tabi tutulduğunu, müfredatın Yunanca derslerine giren öğretmenlerin Türkçe kurslar gördüklerini, yeni Yunanca ders kitapları hazırlandığını ve bu sayede azınlık eğitimi kalitisesinin belli derecede yükseldiğini belirtti. Bu ilerlemelere rağmen daha hala çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu söyledi. Konuşmasının devamında Prof. Dragona ailelerin son yıllarda bölünmüş (segregated) azınlık okullarını tercih etmediklerini ve Yunan okullarına yönelik bir kaymanın olduğunu ifade etti. Prof. Dragona toplantıların ikinci gününde de söz alarak, azınlık çocukları için uygulanan üniversiteye giriş sınavlarındaki ayrıcalıktan bahsetti ve yakın zamanda üniversitelerde azınlık çocuklarına yönelik eğitimlerini destekleyici uygulamalara gideceklerini, ayrıca SÖPA ya yönelik bazı çalışmaların olduğunu da belirtti. İki gün süren toplantıya ayrıca Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği adına Sebahattin Abdurrahman katıldı ve azınlık eğitimi ile ilgili sorunları dile getirdi. Azınlıkça 11

12 Perspektif Fatih Nazifoğlu Binde beşlik kontenjana artık ihtiyaç yok mu? Her yıl, Ağustos sonları yaklaştıkça, Yunanistan da üniversite sınavlarına katılmış öğrencileri bir heyecan kaplamaya başlar. Bu heyecan ta ki, üniversiteyi kazananların isimleri açıklanana kadar büyüyerek devam eder. Azınlık öğrencilerinin heyecanı ise, Eylül ayının başlarına kadar sürer. Çünkü, Eğitim Bakanlığı ilk önce üniversiteye giriş taban puanlarını açıklar. Azınlık öğrencilerinin istifade ettiği % 0,05 (binde beş) kontenjanı uygulanan sonuçlar ise genellikle bir veya iki hafta sonra açıklanır. Genelde binde beşlik kontenjandan faydalanmadan, istedikleri fakülteleri kazanan azınlık öğrencilerin sayısı çok az olduğundan dolayı, üniversiteye giriş taban puanlarının açıklanması azınlık üniversite adayları için pek bir şey ifade etmemektedir. Ancak bu yıl 25 Ağustos 2010 Çarşamba günü, üniversiteye taban puanlarının açıklanmasıyla, Rodop ilinde ortaya pek de alışılmadık bir tablo çıktı yılında, Rodop ilinde kontenjansız üniversiteyi kazanan azınlık öğrencilerinin sayısı 17 iken, Eğitim Bakanlığının 25 Ağustos 2010 tarihinde yapmış olduğu açıklamada bu sayının 87 ye yükseldiğini gördük. Evet, Rodop ilinde üniversiteyi kazanan 504 öğrencinin 87 si azınlık öğrencisiydi. Bu sayının bir yıl içinde 17 den 87 ye fırlaması ne anlama geliyordu peki? Artık azınlık öğrencileri binde beşlik kontenjana ihtiyaç duymayacak mıydı? Bu gerçekten bir başarı mıydı yoksa bir tesadüften ibaret miydi? Bunlar sonuçları gördüğümde ilk aklıma gelen sorular oldu. Ancak, konuyu sağlıklı yorumlayabilmek için, sonuçları iyi analiz etmek gerekiyor. Bu yıl Rodop ilinde üniversiteyi kontenjansız kazanan azınlık öğrencilerinin sayısında artış olduğu gibi, gerek Yunanistan genelinde gerekse de Rodop ilinde üniversiteyi kazananların sayısında artış yaşandı. Yunanistan genelinde geçen yıl üniversiteye giren öğrenci sayısı ( adaydan) iken bu yıl bu sayı ( adaydan) olarak açıklandı yılında 355, geçen yıl 377 öğrenci Rodop ilinde üniversiteye girme başarısı gösterirken, bu yıl bu rakam 504 e yükseldi. Bahse konu artışın yaşanmasında en önemli faktör ise, PASOK hükümetinin göreve gelmeden önce söz verdiği gibi, üniversiteye giriş için geçerli olan taban puan 10 barajını kaldırması oldu. Peki bu taban puan 10 un kaldırılması ne demek? 2006 yılında ND hükümeti döneminde Eğitim sisteminde yapılan düzenlemeye göre, öğrencilerin üniversiteye girebilmeleri için, 20 üzerinden yapılan puanlama sisteminde, üniversiteye giriş sınavlarında elde edecekleri ortalamanın 10 un üzerinde olması gerekiyordu. Bu yıl gerçekleştirilen sınavlarda, taban puan 10 uygulaması, 4 yıl aradan sonra ilk kez kaldırıldı. Sınavlar sonrasında, Yunanistan da taban puanı 10 un kaldırılması iyi mi oldu, kötü mü oldu, eğitim seviyesini düşürdü mi gibi tartışmalarının gündeme 12 Azınlıkça

13 gelmesine sebep oldu. Nasıl gelmesin ki, sınavlarda 20 üzerinden 0,9 puan ortalaması elde eden bir öğrenci de, 19,9 ortalama elde eden bir öğrenci de bu yıl, değişik fakültelerde de olsa, üniversitede öğrenim görecek. Ancak diğer taraftan, 2006 yılından 2009 yılına kadar, öğrencinin 10 taban puanına takıldığı görülüyor. Böylece geçen yıl üniversitelerde kontenjan boş kalırken, bu yıl sadece kontenjan boş kaldı. Gelelim Rodop ilinde azınlık öğrencilerinin elde ettiği sonuçların analizine. Ne demiştik, Rodop ilinde 87 öğrenci azınlık öğrencilerine öngörülen kontenjanı kullanmadan üniversiteyi kazandı. Ancak burada önemli olan, öğrencilerin kazanmış oldukları fakülteleri ve fakültelere giriş puanlarını iyi analiz etmek, ki azınlık öğrencileri, binde beşlik kontenjanı kullanmadan gerçekten yüksek puanlarla ve iyi fakülteleri kazanabildi mi konusunda daha net bir fikir sahibi olabilelim. Yaptığım incelemeler sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, Rodop ilinde üniversiteyi kazanan 87 öğrenciden sadece 10 u, sınavlarda 20 üzerinden 10 ortalamayla fakültelere girebilmiş. Bu 10 öğrenciden ise sadece 3 öğrenci, 20 üzerinden 15 in üzerinde ortalama not elde etme başarısını göstermiş. Bu 3 öğrenciden ise tek bir örğenci, giriş puanı 18,2 olan bir fakültede (Dimokrityos Üniversitesi bünyesinde çalışan İskeçe İnşaat Mühendisliği Fakültesine) öğrenim görmeye hak kazanmış, yani en kötü ihtimalle 20 üzerinden 18,2 ortalama tutturmuş. Bu 87 öğrenci dışında sınava katılan diğer azınlık mensubu öğrencilerin elde ettikleri notları, varın siz düşünün. Rodop ilinde binde beşlik kontenjansız çıkan tablodan, hiç bir azınlık öğrencisinin Tıp, Diş Hekimliği, Mimarlık, Elektrik Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği, Bilişim, Hukuk, Eczacılık ve Veterinerlik fakülteleri gibi giriş puanları yüksek fakültelere giremediğini görüyoruz. Şu satırlar kaleme alındığında, henüz azınlık öğrencilerine yönelik binde beşlik kontenjan ile hesaplanan sonuçlar açıklanmadı. Sonuçlar açıklandığında, yukarıda belirtilen 87 öğrenciden çok azı belki de hiç biri binden beşlik kontenjandan faydalanmadan kazandığı fakülteyi tercih edecek. Ancak yine bu yıl, kontenjan sayesinde bir çok doktor, avukat ve mühendis adayımız olacak. Eğitim Bakanı Anna Diamandopoulou, eğitim yılında eğitim sisteminde ve üniversiteye giriş sisteminde ciddi değişiklikler yapılacağını ve bu konuda çalışmaların daha şimdiden başladığını duyurdu. Bu yıl, Rodop ili geçerli olan tablo, binde beşlik kontenjan olmaksızın, azınlık öğrencilerinin Yunan üniversitelerine girmekte hâlâ ciddi sıkıntılar yaşayacağını ortaya koyuyor. Bu bağlamda, üniversiteye giriş sisteminde yapılacak her ne olursa olsun, ister hâlâ azınlık içinde bazı kesimler bu kontenjanın azınlığı asimile etmek için uygulandığını iddia etsin, umulur ki, bu binde beşlik kontenjan geçerli olmaya devam eder. Ancak, azınlık öğrencilerinin üniversiteye giriş sınavlarında hâlâ bu kadar düşük performans sergiliyor olmalarının sebebi de muhakkak irdelenmeli. Bu düşük performansın sebebi, azınlık öğrencilerinin altyapılarının sağlam olmayışından mıdır, ilkokuldaki sıkıntılardan mıdır yoksa başka sebepleri mi vardır bilinmez ama, bu konuyla ilgili iyi bir bilimsel araştırma, belki de azınlık eğitimindeki sorunların nerden kaynaklandığını bulmamıza daha da yardımcı olacaktır. Sonuç itibariyle, yazının başlığındaki sorunun cevabına gelince, Görünen köy, kılavuz istemez... Kaynakça: t=26/08/ Kısa kısa cümlelerle: Poşpoş mezarlığına yapılan saldırı Provokasyon kokan... Kafalarda soru işaretleri bırakan... Herkesçe ve hatta hükümet nezdinde bile kınanan... Ancak failleri bulunamayan... Bir saldırıya maruz kaldı 13 Ağustos 2010 tarihinde Poşpoş mezarlığı. Azınlıkça 13

14 Algı(lamak) Herkül Millas Vatandaşı görmeyen vatansever Yüzyıllarca seksen sekiz yıl öncesine kadar inançlı insanlar Sümela Manastırı na gider umudu ararlardı. Sonra, mutsuz yıllarda, insanlar uyuz köpeklermişçesine doğdukları ve büyüdükleri evlerinden kovuldu, elden çıkarılmak istenen mal fiyatına, yani çok ucuza değiş tokuş edildiler. Şanslılar yaşayabildi. Bizden olmayanlar uzağa sürüldü, bizden olanlar bu yana sürüldü. Yani herkes sürüldü. Vatan uğruna dedi vatanperverler; vatandaşa metelik vermeden. Sümela Manastırı olayını inançsız kimseler bile yani dinsiz, tanrısız olanlar ama insafsız olmayanlar - bugün böyle görüyor: ibadet yasağının kalkması. Varsın inanan gitsin içine su serpsin! 20 nci yüzyılın dördüncü çeyreğinde milliyetçiliğin sorgulanmaya başlanmasıyla galiba birileri en doğal haklarını gittikçe daha yüksek sesle dile getirmekte, bu sese direnç ise gittikçe zayıflamakta veya insaf, vatan saplantısına galebe gelmekte. Sümela Manastırı ayini öncesinde bir kaygı seziliyordu: acaba vatanperverler olay yaratacak mı? Özellikle Yunan gazetelerinde Türkiye ve Yunanistan daki milliyetçiler konusu işlendi. Türk milliyetçiler manastıra gelenlere karşı eylem yapabilir, Yunanlı karşıtları da dini bir olayı vatan/millet eylemine dönüştürebilir diye yazılar yazıldı. Gazetelere sızan haberlere göre Patrik Bartholomeos Selanik valisine terbiyeli bir biçimde haber salıp ayine katılmaması için ricada bulunmuş. Kısacası gelme demiş çünkü Manastıra ilk gelişinde milliyetçi marşlar söylemiş, bu gelişinde de vatan uğruna ölenler için Mevlit/Fatiha okumaya niyetliymiş. İşte (tırnak içinde yazılan) vatanperverler vatan adına vatandaşların huzurunu böyle bir anlayışla bozarlar. Sonunda Sümela Manastırı ayini insan haklarının, inanç özgürlüğünün, aklıselimin ve huzurun galibiyeti ile bitti. Gerekli dersleri çıkarmak gerek. Atina Üniversitesinden eski öğrencim H.B. Sümela Manastırı ayininden sonra bana heyecan ama öfke de içeren bir elektronik mektup gönderdi. Şunları yazıyordu: Patrik Bartholemeos un Trabzon konuşması nasıl güzel bir sürprizdi! Manastırı ve Meryem Ana yı destekleyenler anılırken Bizanslılarla birlikte birçok Osmanlı Sultan da anıldı! Kuran a ve Meryem e göndermelerle iki dinin ortak yanları hatırlatıldı. Patrik Ramazan ı kutladı, saygıdeğer, hakkaniyetli diye nitelediği Türkiye hükümetine yaratılan bu olanak için teşekkür etti. Ama (diye devam etti öğrencim) aynı anda Yunan televizyonundan naklen verilen başka bir ayini de izledim. Veria ve Nausa Metropoliti (Veria ve Nausa Kuzey Yunanistan kentleridir) Yunanistan daki Sümela Manastırı ndaki ayinde inançsızlar tarafından kovulan, katledilen, tecavüze uğrayan Pontuslu kardeşlerimiz etnomartir papazlar 14 Azınlıkça

15 (yani vatan uğruna acılar çekmiş olan şehit) ve halk için dualar okudu. Hatta papazların adlarını da okudu, fedakârlıklarını hatırlattı. Öğrencimin mektubu şöyle son buluyordu: Belki işin içine politika karıştı, ama olsun, ben sevindim Sümela olayına. Her iki taraftan ortaya konan iyi niyet sözleri ve davranışları, Ötekine karşı açılma ve yakınlaşma. Dilerim Yunanistan da hâlâ var olan az sayıdaki camilerde benzer gelişmeler olur! Örneğin Trikala da Mimar Sinan ın o güzelim camiinde müezzinin sesini duymak istiyorum. Aşırı bir şey mi istediğim? Aslında en normal istektir bu: İnsanların özgür ve huzur içinde yaşamalarını istemek anlamındadır. Kimseye zarar vermedikleri sürece isteklerin yasaklanmaması gerekmez mi? Vatanperverlere (ya da milliyetçilere) karşı olmam dine karşı olmalarından değildir; insan konusunda değerlerinin ters olmalarındadır. Dini inancı da siyasete alet etmeleri bu genel değerler karmaşasının bir örneğidir. Her davranışı, olayı ve isteği bir ideolojinin dar sınırları içine yerleştirmeleridir rahatsızlık yaratan. Sonunda dini de bir araca dönüştürmüşler: konjonktüre dayalı bir siyasi akımın bütün benliklerini sarmış olmalarıdır sorun. Bir yanda Patrik Bartholomeos öte yanda Drama Metropoliti; ermiş ile fanatik farkı gibi bir fark. Bu olaydan ve bana ulaşan mektuptan aldığım ders, günümüze, çevremizde her türlü insanın var olduğudur. Bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Orta Çağ ın karanlığında değiliz, ama ne de Aydın Çağ da. Herkesten yana da olamıyoruz, ama herkese de küsemiyoruz. Yakınlarımız ve yoldaşlarımız hem kendi milletimizin içinde bulunuyor hem öteki milletlerin içinde. Bunu vatanseverlere anlatmak zor. Onlar biz-öteki ilişkisini fazlasıyla basite indirmişler, sanal bir dünyadalar. Sorun dünyalarının sanal olması değil, zararlı ve mutsuzluk getiren bir dünya olması. Çok şükür Sümela Manastırı nda varlıklarını hissetmedik. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Rodop PASOK milletvekili Yorgos Petalotis, 12 Ağustos Perşembe günü, bir basın açıklaması yayınlayarak, T.C. Selanik Başkonsolosluğu nun avlusuna düzenlen Molotof kokteylli saldırı hakkında açıklamalarda bulundu. Hükümet Sözcüsünün basın bürosu tarafından gönderilen yazılı basın açıklamasının azınlıkça online ekibi tarafınca yapılmış Türkçe çevirisi şu şekildedir: Yunanistan hükümeti olarak, Selanik teki Türk Başkonsolosluğu nun avlusuna düzenlen Molotof kokteyli saldırıyı ve polis korumalarını hayatını tehlikeye atan eylemi şiddetle ve sonuna kadar kınadığımızı belirtmek istiyoruz. Bu tür eylemler kimler tarafından yapıldığı önemli olmaksızın hiçbir şekilde gerekçe gösterilemeyeceği gibi, aynı zamanda Yunanistan ın da aleyhine yöneliktir. Bunlar şiddetle yönlendirilen ve demokrasimizin aleyhine işlemekte olan eylemlerdir. Toplumumuzun bu tür uygulamalara tahammülü sıfır derecesindedir. Sorumlular tutuklanarak yargıya sevk edileceklerdir. Son olarak bu tür cinayet içerilikli kabul edilemez bir eylemin yaşanmasından ötürü Türk hükümetine karşı üzüntümüzü dile getiririz Azınlıkça 15

16 Analiz Samim Akgönül Türkiye de Yaz-Sonbahar 2010 döneminin epey dinsel geçtiğini söylemek mümkün. Elbette Ramazan ayı ve Şeker bayramı, her zaman olduğu gibi dinin boyalı sayfa ve Coca Cola satışlarına alet edilmesine şahit oldu. Her sene olduğu gibi yılın 11 ayı internet sitelerini frikik fotoğraflarıyla dolduran gazeteler huşû içinde özel ruhanî sayfalar düzenlediler. Her sene olduğu gibi yılın 11 ayı yarı çıplak genç kusursuz vücutlarla gazlı içecek satmaya çalışanlar beyaz saçlı nur yüzlü nineden pırıl pırıl güleç tosun torunlara kadar sonsuz saadet içeren iftar sofraları sundular ekranlarda. Ancak bu senenin bir farkı olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu dönem Türkiye deki gayrimüslimler için de dinî geçti. Hem de gayrimüslim dinselliği, belki de ilk defa, ana akım medya da yer buldu ve dolayısıyla, bir kamuoyu tartışmasına olanak verdi. Toplam 3 âyin düzenlenmiş olacak bu dönemde. Kronolojik sıraya göre, 30 Haziran da Adıyaman Mor Petrus-Mor Pavlus Kilisesi nde Dünya nın birçok ülkesinden ve Türkiye nin çeşitli şehirlerinden gelen çok sayıda Süryani nin katılımıyla 12. Süryani Kadim Cemaati Büyük Âyini gerçekleştirildi. Âyinde Mor Petrus- Mor Pavlus Kilisesi Metropoliti Melki Ürek Bu kutsalların duasıyla ülkemizde birlik ve beraberliğin, dünyada barışın hakim olmasını diliyoruz dedi. 14 Ağustos ta geleneksel Meryem Ana Âyini 88 yıl sonra ilk defa Sümela Manastırında yapıldı. ABD, Rusya, Gürcistan, Yunanistan ve Türkiye den 500 kadar Ortodoksun katıldığı âyini Patrik Bartholomeos yönetti. 16 Azınlıkça Üç ayin Patrik âyinde Bir arada yaşam kültürü medeniyetimizin bize bıraktığı mirastır. Bu mirası yaşatalım, öğretelim ki acılar bir daha yaşanmasın dedi. 19 Eylül de Van Akdamar Kilisesi nde binlerce Ermeni nin katılımıyla yapılacak 3. tarihî âyin de benzer mesajlara vesile olacak besbelli. Bu üç âyinin anlamını kavramaya çalışanlar Türkiye basınında 3 değişik tip yorumla karşılaştılar. Birinci tip yorumlarda vurgu Türkiye nin ve Türklerin ne kadar hoşgörülü, ne kadar demokrat olduğu konusunda yapıldı. Bu yorumlarda ibadet özgürlüğü değil, bir kerecikten birşey olmaz fikri öne çıktı. Ayrıca bu âyinlerde bile Türkiye nin çıkarları gözetiliyordu. Yurtdışındaki imajımız için çok iyi olmuştu. Yani yapılan, şimdiye kadar verilmemiş doğal bir hakkın teslimi değil, ulusal çıkarlara hizmet eden akıllıca bir manevraydı. İkinci tip yorumlar elbette bunun tam zıttı oldu. Özellikle ulusalcı çevreler bu âyinleri birer ihanet şeklinde lanse ettiler. Türkiye nin altı oyuluyordu. Yavaş yavaş, Pontus, Bizans ihya ediliyor, Ermenilere taviz veriliyor, Türkiye nin milli yapısı gün geçtikçe bozuluyordu. Âyinlerdeki din adamlarının birlik beraberlik mesajları da işte bu tip alışılagelmiş tepkileri sezdiklerinden verildi. Cılız da olsa, bu 3 âyine azınlıklar tarafından bakanlar da olmadı değil. Haklarını yemeyelim. Sonuçta bu 3 etkinlik Laik bir ülkede son derece normal görülmeliydi. Diğer bütün Türkiye vatandaşları gibi, hatta diğer bütün bireyler gibi gayrimüslimlerin de âyin yapmaya hakla-

17 Toplumbilimde kuraldır : Azınlık grupları her zaman daha az seküler olurlar. Diğer bir deyişle azınlıklar dinsel aidiyete ve dolayısıyla ibadete (inanca değil) daha fazla önem verirler. rı vardı ve bu bu kadar büyütülecek birşey değildi. Bu âyinler ne Türkiye nin şanının yürümesi için yapılıyordu, ne de Türkiye ye ihanetti. Normal birer ibadettiler. Gerçekten de bu 3 âyinin anlamı, diğer bütün toplumsal olaylar gibi, nereden baktığınıza ve neyi görmek istediğinize bağlı olarak değişmekte. Teknik açıdan bakıldığında ortada tartışılacak bir konu yoktur. Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluş belgesi, dillerden düşmeyen Lozan Antlaşması nın 38. Maddesinin ikinci fıkrası şüpheye yer vermeyecek kadar açıktır: Türkiye de oturan herkes, her inancın, dinin ya da mezhebin, kamu düzeni ve ahlak kurallarıyla çatışmayan gereklerini, ister açıkta isterse özel olarak, serbestçe yerine getirme hakkına sahiptir. Maddede ne azınlıklardan, ne gayrimüslimlerden ne de Türkiye Vatandaşlarından söz edilmektedir. Söz konusu olan, temel insan haklarından biridir ve bugün bu hakkın lütfen tanınmış olması, Türkiye nin hoşgörüsü nü değil, dün temel bir insan hakkını ve kurucu belgesini ihlâl etmiş olduğunu gösterir. Sosyolojik açıdan durum biraz daha çetrefilli. Toplumbilimde kuraldır : Azınlık grupları her zaman daha az seküler olurlar. Diğer bir deyişle azınlıklar dinsel aidiyete ve dolayısıyla ibadete (inanca değil) daha fazla önem verirler. Aidiyetin gösterilmesi ve ibadet, azınlığın yokolmasına karşı en önemli engelleri oluşturur. Bu yüzden söz konusu 3 âyin dinsel birer etkinliğin yanında aslında birer biz varız çığlığıdır. Diğer taraftan toplumun dinle bu kadar yoğruluyor olmasını tehlikeli görenler de olabilir. Toplumsal faaliyetlerin hemen hemen tümünün dinle bağlantılı olması ve çoğunluğun azınlığa bahşettiği hakların daha çok din alanında olması sebebiyle dinsel varoluşun diğer sosyal varoluş şekillerinin önüne geçtiği düşünülebilir. Belki de bu 3 âyinin tahlili çoğunluk/azınlık ilişkileri çerçevesinde değil, sekülerlik/dinsellik çerçevesinde yapılmalıdır. BAKEŞ in organize ettiği Amatör Fotoğrafçılık Seminerleri Gümülcine ve İskeçe de 13 Eylül - 17 Eylül tarihlerinde, hergün 11:00 14:00 saatleri arasında yapılacak. Katılımın serbest olduğu seminerler ücretsiz olacak Batı Trakya Azınlığı Kültür ve Eğitim Şirketi nin (BAKEŞ) ile İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) ile birlikte Amatör Fotoğrafçılık Semineri vereceği açıklandı. Değerli eğitmenler tarafından Gümülcine (Komotini) ve İskeçe de (Xanthi) gerçekleştireleceği bildirilen seminerlerin, 13 Eylül Eylül 2010 tarihlerinde, hergün 11:00 14:00 saatleri arasında yapılacağı ifade ediliyor. BAKEŞ in amatör fotoğrafçılık seminerlerine kayıt olmak isteyenler, İskeçe de Panagi Tsaldari 57 adresine veya telefon numarasına, Gümülcine de ise Konstantinou Paleologou 3/3 adresine veya numaralı telefonla başvurabilecekler. Azınlıkça 17

18 Paradoks Dimostenis Yağcıoğlu Futbol Takımlarındaki Etnik-Kültürel Çeşitlilik Topluma Model Olabilir mi? Alman Milli Takımı Örneği Çoğumuz, geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarında Dünya Kupası maçlarını büyük bir heyecanla izledik. Bu Dünya Kupası nın en ilginç özelliklerinden biri, birçok Avrupa takımında gördüğümüz etnik-kültürel çeşitlilikti. Özellikle turnuvanın en başarılı takımlarından Almanya nın, çeşit çeşit ırksal, etnik ve kültürel kökenden futbolculardan oluşturulmuş takımı, tek-tip, beyaz, çoğu sarışın futbolculardan müteşekkil bir Alman milli takımı görme şartlanmışlığını yıkarak bir hayli dikkat çekti. Kimileri futbol takımlarında gördüğümüz bu çeşitliliği överek, bunun toplumlara da örnek olması gerektiğini yazdılar. 1 Bazıları ise bu konuya milliyetçi bir açıdan yaklaşarak, bu gelişmeye üzüldüklerini, bu takımların artık milli sayılamayacağını, bayrağı altında oynadıkları milleti artık temsil etmediklerini veya yabancı kökenli futbolcuların milli formayı aynı coşkuyla giymediklerini 2 ifade ettiler. Bu yazımda bu iki yaklaşımdaki yanlışları göstermeye çalışacağım. Etnik-kültürel çeşitliliğe sahip takımların aslında çokkültürlü toplumlara örnek olmaya pek müsait olmadıklarını, milliyetçilerin ise - eğer milleti tamamen ırkla özdeşleştirmiyorlarsa 3 - aslında böyle takımların başarısına sevinmeleri gerektiğini savunacağım. * * * Bilindiği gibi, Dünya Kupası nda üçüncü olma başarısını gösteren Alman milli takımının 23 oyuncusundan 11 i Alman asıllı değil: Bunlardan en ünlüleri, Polonya asıllı Klose, Podolski ve Trochowski, Türk asıllı Mesut Özil ve Serdar Taşçı, babası Tunuslu Khedira, Bosna asıllı Marin, İspanyol asıllı Gomez, Brezilya asıllı Cacau, ve babası Ghanali olan Boateng. 4 Başka ülkelerin milli takımlarında bu tür bir çeşitlilik daha eski ve artık alışılmış bir olgu iken, Almanya için nispeten yeni. Alman takımı, uyumuyla, enerjisiyle, kaliteli futboluyla, hem Almanların hem de Almanya dan pek hoşlanmayanların takdirini kazandı ve çeşitliliğin ne kadar önemli bir avantaj olabileceğini kanıtladı. Dahası, Almanya da yaşayan göçmenler, Alman milli takımını ilk defa bu kadar tutku ve coşkuyla desteklediler. Bu milli takımın sadece Almanları değil, kendilerini de temsil ettiğine inandılar. 5 Aslında etnokültürel çeşitlilik futbolda yeni değil. Kulüpler düzeyinde en az 40 senelik bir geçmişi var. Günümüzde her ülkede bütün önemli kulüpler başka ülkelerden yetenekli oyuncu transfer etmeye çalışıyorlar. Kırk üç sene önce (1967 de) UEFA kupasını kazanan İskoçya nın Glasgow kentinin Celtic takımı, bütünüyle ve yalnızca Glasgow ve civarında doğmuş ve büyümüş futbolculardan oluşuyordu. 6 Bu, Celtic câmiası için bir gurur kaynağıydı. Oysa günümüzde böyle bir şey mümkün değil, üstelik istenen bir şey de değil. Bugün hiçbir kulüp futbolcularımız sadece bizim şehirden olacaktır diyemez. Seçimini bu 18 Azınlıkça

19 şekilde sınırlayamaz. Sınırlarsa, hem taraftarlardan hem de medyadan tepki alır. Kulüpler artık takıma katacakları futbolcunun doğduğu ve büyüdüğü yere değil, onun yeteneğine, şöhretine ve takımdaki diğer futbolcularla ve teknik direktörle uyum içinde çalışıp çalışamayacağına bakıyorlar. Kulüpler düzeyinde etnik-kültürel çeşitlilik artık kanıksandıktan sonra, milli takımlar düzeyinde de yetenek, ihtiyaç, uyumlu çalışabilirlik gibi kriterlerle aynı çeşitliliğe doğru tedricen gidildiğini görüyoruz. Bu, büyük bir göçmen nüfusuna sahip Batı Avrupa ülkelerinde daha önce ve daha hızlı gerçekleşmiştir. Bizden olmayanı dışlayan milliyetçi zihniyetin hâlâ baskın olduğu Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinde (ve birçok Asya ülkesinde) ise milli takımlarda bu çeşitliliğe çok yavaş adımlarla ve belli bir tereddütle yaklaşılmaktadır. Meselâ, Türkiye nin milli takımında yabancı kökenli futbolcuların yer alması son beş yılın meselesidir. Fakat o yabancı futbolcuların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları yeterli olmamış, isimlerini de Türkleştirmeleri/İslamlaştırmaları gerekmiştir. Marco Aurelio Mehmet Aurelio, babası İngiliz olan Colin Kâzım Richards ise Kâzım Kâzım ismini aldıktan sonra milli takıma çağrılmışlardır. Yunanistan da ise Hellen kökenli olmayan hiç kimse futbol milli takımında henüz oynamamaktadır. Her takım oyununda olduğu gibi futbolda da başarı için takım oyuncuları arasında uyum ve dayanışma çok önemlidir. Ayrıca saha içinde ve dışında futbolun yazılı ve yazılı olmayan kurallarına uymak, teknik direktörün talimatları doğrultusunda hareket etmek de şarttır. O nedenle bir futbol takımında çokkültürlülükten söz etmek -- o takım farklı kültürlerden gelen oyunculardan oluşsa bile -- pek doğru değildir. Futbolda baskın olan, birincil olan kültür, futbolun kültürüdür. Oyuncuların kültürleri ancak ikincil değerdedir. Bir milli takımda herkes aynı renkte formayı giyer. Herkes teknik direktörün verdiği görevi yapar. Takım birlikte antrenman yapar. Herkes takım arkadaşlarıyla, özellikle de maç sırasında, futbolun kuralları çerçevesinde yardımlaşmak ve dayanışmak zorundadır. Temel amaç, takımın başarısıdır. Bireyci davranışlar, genellikle uyumsuzluk ve diğer futbolcularda hoşnutsuzluk yaratır. Teknik direktörün direktiflerine itiraz etmeler veya mızmızlanmalar da hoş karşılanmaz. Bir oyuncunun kendi kültürünü gerekçe göstererek bugün veya şu saatte maça çıkamam, o gün antrenman yapamam demesi bütün takım için sorun yaratabilir. Teknik direktör ve federasyon, oyuncuların kendi kültürlerinden kaynaklanan taleplerine yanıt verirken her zaman takımın genel durumunu düşünmek durumundadır. Bu tür kültürel taleplere ancak ve sadece takımda genel olarak bir sıkıntı veya bir sorun yaratmayacaksa olumlu yanıt verilir. Bazı durumlarda futbolcular takıma uyum pahasına dînî vecibelerini bile tam olarak yerine getirememe durumunda kalabilirler. Örneğin Müslüman futbolcular, antrenmana ve maçlara çıkmaları gerektiği için oruç tutamayabilirler. 7 Eğer bir oyuncu, ister kişisel, ister kültürel sebeplerden ötürü, milli takımdaki diğer oyunculara, teknik direktöre veya genel olarak takım için oluşturulmuş düzene uyum sağlayamazsa takımdan çıkar; tekrar milli takıma çağrılmaz. Zaten Alman milli takımı gibi bir takıma çağrılan futbolcular, yetenekli ve başarılı oldukları için çağrılmışlardır. Şu veya bu kültürden veya etnik gruptan oldukları için değil, belki de şu veya bu kültür veya etnik gruptan olmalarına rağmen takımda yer bulmuşlardır. Kendilerinden beklenen performansı göstermezlerse, başarısız olurlarsa, milli takımdaki yerlerini de kaybedeceklerdir. Şimdi, şunu düşünelim: Böyle bir milli takım modeli çokkültürlü bir topluma örnek olabilir mi? Eğer çokkültürlü bir toplum bir milli takım gibi yapılanır ve yönetilirse, o toplumun her mensubundan, ama özellikle yabancı kökenlilerden ve azınlıklardan, bütünün iyiliği için bireycilikten kaçınması, toplumun diğer bireyleriyle dayanışma içinde olması, topluma uyum sağlamak amacıyla gerektiğinde kendi kültürünün ve dininin vecibelerinden taviz vermesi istenecektir. Yabancılar ve azınlıklar da dâhil herkes, lider kadrosunun belirlediği strateji ve politikalar çerçevesinde ülkenin ve milletin başarısı için çalışacaktır. Bireyler, liderlerin kendilerine verdiği görevleri itiraz etmeden yerine getirmekle yükümlü olacaklardır. O toplumda sadece yetenekli ve başarılı yabancılar yer bulacaktır. Belli bir yeteneği ve bilgi birikimi olmayan, kendilerinden beklenen başarıyı gösteremeyen veya topluma uyum sağlayamayan yabancılar ise o toplumdan dışlanacaklar, hatta ülkeyi terk etmek zorunda kalacaklardır. Aslında Batı Avrupa ülkelerindeki milliyetçile- Azınlıkça 19

20 rin düşlediği toplum modeli ve yabancıların o toplumdaki yeri bundan çok farklı değil. O nedenle, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinde milliyetçi kesimlerin, etnik-kültürel çeşitliliği olan milli takımların başarısına sevinmeleri ve hatta bununla övünmeleri, bu takımlarda geçerli olan düzenin toplumlara örnek olmasını normalde onların istemeleri gerekirdi. Oysa bu kesimlerde bu çokkültürlü takımlara karşı genelde bir soğukluk gözlemliyoruz. Demokratik, özgürlükçü ve çokkültürlü toplumlarda bireylerin özgürlükleri ve bu toplumların birer parçasını oluşturan grupların kültürel hakları çok önemlidir. Gruplar arası dayanışma ve uyum, istenen ve arzulanan bir özelliktir, ama zorunlu hale getirilemez. Bir futbol takımı için çok doğal olan ya uyum sağlarsın, ya da gidersin anlayışı, çokkültürlü, özgürlükçü bir toplumun kabul edeceği bir anlayış değildir. Böyle toplumlarda bireyler, kökenleri ne olursa olsun, mutlaka liderlerin tespit ettiği ulusal amaçlar doğrultusunda hareket etmek zorunda da değildirler. Liderlere itiraz etmek, onlara muhalefet etmek, hem serbesttir hem de toplumun sağlıklı işleyişi açısından gereklidir de. Toplumun ve ülkenin kapıları sadece yetenekli yabancılara açık olsun, başarısız olanlar veya belli bir yeteneği ve eğitimi olmayanlar gitsin düşüncesini de günümüzde sadece sağcı, hatta aşırı sağcı olarak nitelenen siyasi güçler savunmaktadır. Böyle öneriler göçmenlerin çok büyük bir bölümünü korkutan, endişeye sevk eden önerilerdir. Yani, kısacası, bir milli takım modeli, demokratik ve özgürlükçü bir çokkültürlülüğü savunanların toplum için benimseyeceği bir model değildir. Hâlbuki etnik-kültürel çeşitliliğe sahip milli takımlar, en çok çokkültürcü diyebileceğimiz kesimleri heyecanlandırmakta, onların destek ve övgüsünü almaktadır. Bu kesimlerden bazıları bir adım daha ileri giderek ve galiba üzerinde pek de fazla düşünmeden bu takımlar toplumlar için ne de güzel bir örnek teşkil ediyorlar diyebilmektedir. 8 Hiç kuşkusuz, futbol milli takımlarında göçmenlerin, yabancı kökenlilerin, azınlık mensuplarının da yer alması çok olumlu bir gelişmedir. Onların milli takımlardan dışlanması hem ırkçılıktır hem de futbolun mantığına aykırıdır. Ama futbol milli takımı başka şeydir, toplum başka. Milli takımın yapısı, işleyiş biçimi çokkültürlü bir topluma örnek olmamalıdır. Olursa, demokratik, özgürlükçü bir toplumdan söz edemeyiz. Öyle bir toplumun çokkültürlü karakteri de kısa sürede bir sorun gibi görülmeye başlar ve tehlikeye girer. Dipnotlar: 1. Örneğin, Halil Altıntop: Alman Milli takımı, toplumsal uyum için iyi bir örnek, HaberPan, 12/07/2010, 2. Vanessa Fuhrmans & Laura Stevens. For German Soccer, a Lyric Debate, The Wall Street Journal, 3/6/ html 3. Siobhán Dowling. Neo-Nazis Spurn Germany s Diverse New National Team, Spiegel Online International, 07/02/2010, 4. Germany 2010 FIFA World Cup Roster. 5. Paul Hockenos, Germany s World Cup team builds bridges, Tucson Sentinel, Jul 7, 2010, 6. Chris Hunt, Local Heroes: The Lisbon Lions, June Alman futbol milli takımında oynayan Mesut Özil, Ramazan da oruç tutmuyor. Genç takımda denemiş ama maç ve antrenmanlarda başının döndüğünü fark etmiş. Kendimi bitkin hissediyordum, başıma bir ağrı saplanıyordu, diyor Özil. Müslümanlığı seçen Bayern Münihli Fransız futbolcu Frank Ribery aralıklarla oruç tutuyor. Maç ya da antrenman olmayan günlerde oruç tutuyorum. Ama maça çıkıyorsam olmaz. Alman milli takımı oyuncusu Serdar Taşçı da, Ramazan ayını tıpkı Frank Ribery gibi geçiriyor. Kendimi tehlikeye atmamak için, antrenman olmayan günler oruç tutuyorum, diyor Stuttgart lı futbolcu. Tunuslu Alman takım arkadaşı Sami Khedira da aynı yöntemi benimsemiş. (André Tuciç. Bundesliga da Ramazan: Oruç tuttum mu nefesim kesiliyor, Qantara.de, de/webcom/show_article.php/_c-674/_nr-377/i.html) 8. Başak Özay & Hülya Köylü, Uyumun sembolü Alman milliler oldu, Deutsche Welle, 12/07/2010, html 20 Azınlıkça

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN 2013 ÖNSÖZ 2013 2014 Eğitim - Öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN Ö N S Ö Z 2012 2013 eğitim öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm eğitim

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI «Öngörülen birleşik Kıbrısta işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği» 18 Eylül 2015, MERİT Hotel Lefkoşa Halil Erdim Maden Mühendisi TAŞOVA koordinatörü Kuzey Kıbrıs ta İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 1 Mart

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR?

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? Ulusal Eğitim Programı, iki yıllık bir çalışma sonucunda ve çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin görüşleri alınarak ülkemiz eğitim sisteminin iyiye ve doğruya dönüşmesi

Detaylı

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI

İLETİŞİM TASARIMI UZMANI TANIM Kurum, kuruluş ve işletmelerin politikaları doğrultusunda, teknoloji kullanımını tasarım becerisiyle birleştirerek etkili mesaj hazırlayan ve bu mesajı sunan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

SANAT TARİHİ ÖĞRETMENİ

SANAT TARİHİ ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere sanat tarihi ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Sanat tarihi ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların,

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

2013/14 AKADEMİK YILI İÇİN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNA YÖNELİK BURS PROGRAMI

2013/14 AKADEMİK YILI İÇİN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNA YÖNELİK BURS PROGRAMI 2013/14 AKADEMİK YILI İÇİN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNA YÖNELİK BURS PROGRAMI Başvuru rehberinin 5. Maddesi doğrultusunda 28 Nisan 2014 e kadar gelen AÇIKLAMA TALEPLERİ No. Soru Cevap 27 Bir öğrenci şu anda yurt

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014. Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50

HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014. Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50 HABER BÜLTENİ OCAK ŞUBAT 2014 Detaylı Bilgi İçin: Mustafa YİĞİTOĞLU 0352 224 81 12 13 (131) 0534 813 93 50 Erciyes Üniversitesi Genkök Genom ve Kök Hücre Merkezi Akredite Belgesi Aldı Erciyes Teknoloji

Detaylı

YABANCI DİL ÖĞRETMENİ

YABANCI DİL ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda; öğrencilere ya da yetişkinlere, İngilizce, Fransızca, Almanca, Japonca ve Arapça dillerinden birinde eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER Yabancı dil ile ilgili

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü TOPLANTI RAPORU

T.C. ADALET BAKANLIĞI Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü TOPLANTI RAPORU T.C. ADALET BAKANLIĞI Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü TOPLANTI RAPORU TOPLANTININ ADI :"Etkili ve Profesyonel bir Adalet Akademisine DoğruProjesi "RTA Başkanlığı Alman Heyetin hâkim ve savcı adayı alım

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

TUZLA YUNUS EMRE ORTAOKULU. Öğretmen El Kitabı

TUZLA YUNUS EMRE ORTAOKULU. Öğretmen El Kitabı TUZLA YUNUS EMRE ORTAOKULU Öğretmen El Kitabı 2014 2015 İçindekiler 1.Okulumuzun Tarihçesi... 3 2.Misyonumuz... 5 3.Vizyonumuz... 6 4.Okulumuzun İlkeleri... 7 5.İzinler... 8 6.Kim Kimdir?... 9 7.Okulda

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER 6 ULUSLARARASI İLİŞKİLER Uluslararası İlişkiler 6. BÖLÜM ULUSLARARASI İLİŞKİLER Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu 2012-2014 dönemine ilişkin ilk toplantısını 28 Kasım 2012 tarihinde yapmış, toplantıda

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 15. VELİ BÜLTENİ Değerli Velimiz, Bir haftayı daha geride bıraktık. Öğrencilerimiz hafta boyunca sınıf çalışmalarının

Detaylı

05.10.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

05.10.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 05.10.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof. Dr. Akhan, Kopyala yapıştır bilgiden uzak durun İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanlığı tarafından organize edilen

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

YEREL YÖNETİMLER MESLEK ELEMANI (MAHALLİ İDARELER MESLEK ELEMANI)

YEREL YÖNETİMLER MESLEK ELEMANI (MAHALLİ İDARELER MESLEK ELEMANI) TANIM Yerel yönetimler meslek elemanı, belediyeler ve özel idarelerin çeşitli bölümlerinde üst düzey yöneticilerin yardımcısı olarak çalışan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Mahalli

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru

Radyo. Bayram teklifi. MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru 17 MAYIS 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Bayram teklifi MUSTAFA Kemal Atattürk 16 Mayıs ta annesiyle vedalaşıp Bandırma Vapuru ile Beşiktaş tan Samsun hareket etti. Bu Beşiktaş

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir]

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Danimarka Halk Okulları İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Folkeskole Danimarka daki devlete bağlı olan ilköğretim ve ortaokul sistemidir. Bir yıl hazırlık sınıfı ile

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

HAFTALIK VELİ BÜLTENİ-28 EKİM 2015

HAFTALIK VELİ BÜLTENİ-28 EKİM 2015 HAFTALIK VELİ BÜLTENİ-28 EKİM 2015 CUMHURİYET BAYRAMI TÖRENİMİZ 29 Ekim 2015 Perşembe günü öğrencilerimiz her gün olduğu gibi saat 08:30 da serbest kıyafetle okulda olacaklar, sınıf yoklamalarının alınmasının

Detaylı

T.C. DENİZLİ VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü. ÖRGÜN ve YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. DENİZLİ VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü. ÖRGÜN ve YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ NO 1 2 OKUL/KURUM/ KURUL/İŞLEM TARİH 17 Ağustos-30 Ekim 24 Ağustos-19 Eylül 2015 01 Eylül-19 Eylül 2015 Örgün ve Yaygın Eğitim nda 3 Öğretmenlerin Göreve Başlaması/Mesleki 01 Eylül 2015, Salı Çalışmalar

Detaylı

Genç Derneği'nden Afrika'ya 85 gönüllü

Genç Derneği'nden Afrika'ya 85 gönüllü On5yirmi5.com Genç Derneği'nden Afrika'ya 85 gönüllü Uluslararası Genç Derneği 2015 yılı Ramazan ayında 85 gönüllüyü Sivil Toplum ve Gönüllülük temasıyla Afrika nın çeşitli ülkelerine gönderiyor. Başvuru

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü 5580 SAYILI KANUN KAPSAMINDAKİ ÖZEL OKULLARDA ÖĞRENİM GÖREN/GÖRECEK ÖĞRENCİLER İÇİN VERİLECEK EĞİTİM VE ÖĞRETİM DESTEĞİ UYGULAMA e-kilavuzu

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

: Hasan Hüseyin ELVERİŞLİ, İbrahim Ethem ÖZKAN, Abdullah ÜNLÜ, Gökhan GÖKKAYA, Ali ÇETİN

: Hasan Hüseyin ELVERİŞLİ, İbrahim Ethem ÖZKAN, Abdullah ÜNLÜ, Gökhan GÖKKAYA, Ali ÇETİN İL İLÇE PROJENİN ADI PROJEDEN SORUMLU BİRİM PROJE KOORDİNATÖRÜ PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ PROJE EKİBİ : Tekirdağ : Şarköy : Gündem Eğitim : İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü : Zekeriya GÜNEY_Kaymakam : İrfan BALLI_İlçe

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere biyoloji ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER

BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ TANIM. Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere biyoloji ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere biyoloji ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Biyoloji konusu ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranışların,

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

ŞUBE 1 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA Öğretim İlke ve Yönt. Yrd.Doç.Dr.MustafaCinoğlu. ÖĞLE ARASI Seçmeli II

ŞUBE 1 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA Öğretim İlke ve Yönt. Yrd.Doç.Dr.MustafaCinoğlu. ÖĞLE ARASI Seçmeli II AÇIKLAMA: SADECE İLK HAFTA İÇİN OCAK PERŞEMBE GÜNÜ OLAN DERSLER YENİ YIL TATİLİ DOLAYISIYLA TÜM ŞUBELER İÇİN CUMA GÜNÜ TELAFİ EDİLCEKTİR. -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Geleceğin Mühendislerine Petkim den Tam Destek

Geleceğin Mühendislerine Petkim den Tam Destek Geleceğin Mühendislerine Petkim den Tam Destek İzmir in en genç üniversitesi olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi olarak sektörün önde gelen sanayi kuruluşlarıyla işbirliği çalışmalarına

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ TEMMUZ 2014 T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014-2015 Eğitim - Öğretim Yılı Örgün ve Yaygın

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. Mehmet Cangir Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Genel Sekreter Yardımcısı

AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. Mehmet Cangir Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Genel Sekreter Yardımcısı AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ VALİLİKLERİN AB SÜRECİNDE ETKİNLİĞİNİN ARTIRILMASI PROJESİ Proje Değerlendirme ve İllerimiz AB ye Hazırlanıyor Programı Bilgilendirme Toplantısı 23 Şubat 2011 Mehmet Cangir

Detaylı

Eğitim Ve Öğretim Desteği ne

Eğitim Ve Öğretim Desteği ne Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrencilere Verilecek Eğitim Ve Öğretim Desteği ne İlişkin Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları Özel Okullarda Öğrenim Görecek Öğrencilere Verilecek Eğitim Ve Öğretim Desteği

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

AVUKAT TANIM A- GÖREVLER

AVUKAT TANIM A- GÖREVLER TANIM Bireylerin birbirleriyle ve devletle ilişkilerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda hukuki bilgisine başvurulan ve bireyleri ilgili yerlerde, özellikle mahkemelerde temsil eden ve haklarını savunan

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

1. BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

1. BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ Kaliteli ve örnek belediyecilik anlayışıyla tarihi ve modern kentimiz Talas a hizmet veren belediyemizin gerçekleştirdiği çalışmaları kitle iletişim araçları

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü 5580 SAYILI KANUN KAPSAMINDAKİ ÖZEL OKULLARDA ÖĞRENİM GÖREN/GÖRECEK ÖĞRENCİLER İÇİN VERİLECEK EĞİTİM VE ÖĞRETİM DESTEĞİ UYGULAMA e-kilavuzu

Detaylı

TED ALİAĞA KOLEJİ VAKFI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KAYIT KABUL KOŞULLARI OKUL ÖNCESİ İLKOKUL ORTAOKUL LİSE

TED ALİAĞA KOLEJİ VAKFI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KAYIT KABUL KOŞULLARI OKUL ÖNCESİ İLKOKUL ORTAOKUL LİSE TED ALİAĞA KOLEJİ VAKFI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KAYIT KABUL KOŞULLARI OKUL ÖNCESİ İLKOKUL ORTAOKUL LİSE I- OKUL ÖNCESİ BÖLÜMÜ KAYIT KABUL KOŞULLARI Kayıtlarımız 6 Nisan 2015

Detaylı

KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU

KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU ALMATI (20-23 KASIM 2015) 20 Kasım 2015 Cuma: İlk gün konu ile ilgili öğrenci haricinde konunun ilgililerinin katıldığı bir panel düzenlendi.

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI BİLGİ DE BURS OLANAKLARI İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında kurulduğu günden beri, Türkiye nin en saygın, öncü ve yenilikçi akademik kurumlarından biri oldu. Akademik özgürlüğü, entelektüel düşünceyi,

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENİ

İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda öğrencilerine matematik ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN, ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Öğrencilerine matematik ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve

Detaylı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı 14. Dönem Siyaset Akademisi Lider Ülke: Türkiye Yerel Yönetimler-II programında dereceye girenler ödüllerini Sayın Başbakanımızın elinden aldı. Mart

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 6. VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 6. VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ YERLEŞKESİ OKULLARI 2013-2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 6. VELİ BÜLTENİ Yaptığımız çalışmalar sonucunda, ilkokul 3 ve 4. sınıflar ile ortaokul 1, 2 ve 3. sınıflarımızda öğrenim

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ a) Ortaöğretim Kurumları Zümre Başkanlarının 02 Eylül 2013 Pazartesi 1 b) Orta Öğretim Kurumları Zümre Toplantıları ve Yıllık Planların Hazırlanması 03-08 Eylül 2013 tarihleri arasında c) Orta Öğretim

Detaylı

2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2015-LYS) SONUÇLARI. 30 Haziran 2015

2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2015-LYS) SONUÇLARI. 30 Haziran 2015 2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI (2015-LYS) SONUÇLARI 30 Haziran 2015 2015-LİSANS YERLEŞTİRME SINAVLARI SAYISAL BİLGİLER 2015-LYS ADAY BİLGİLERİ YGS sonrası herhangi bir LYS ye girmeye hak kazanan aday

Detaylı

2016 YA GİRERKEN. Yeni bir yıl demek bir çoğumuz için yeni bir yaşam, yeni bir umut, yeni başlangıçlar demektir.

2016 YA GİRERKEN. Yeni bir yıl demek bir çoğumuz için yeni bir yaşam, yeni bir umut, yeni başlangıçlar demektir. İÇİNDEKİLER 2016 ya Girerken Tüm Velilerimizin Dikkatine MYP Bültenimiz Ocak Ayı Etkinliklerimiz SERÇEV Yararına Satış Öğrencilerimizi Kutluyoruz Eko Okul Köşemiz 2016 YA GİRERKEN Yeni bir yıl demek bir

Detaylı

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ a) Ortaöğretim Kurumları Zümre Başkanlarının 02 Eylül 2013 Pazartesi 1 b) Orta Öğretim Kurumları Zümre Toplantıları ve Yıllık Planların Hazırlanması 03-08 Eylül 2013 tarihleri arasında c) Orta Öğretim

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

BİLİŞİM SEKTÖRÜ, HİÇ TARTIŞMASIZ, KENDİNİ EN HIZLI VE EN ÇOK YENİLEYEN SEKTÖRLER ARASINDA YER ALIYOR

BİLİŞİM SEKTÖRÜ, HİÇ TARTIŞMASIZ, KENDİNİ EN HIZLI VE EN ÇOK YENİLEYEN SEKTÖRLER ARASINDA YER ALIYOR Çankaya Üniversitesi 2008 Mezunu ve Üniversitemiz Bilgisayar Mühendisliği Bölümü nde çalışan Uzman Efe Çiftçi ile bir söyleşi gerçekleştirdik BİLİŞİM SEKTÖRÜ, HİÇ TARTIŞMASIZ, KENDİNİ EN HIZLI VE EN ÇOK

Detaylı