as da i çileri direniyor!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "as da i çileri direniyor!"

Transkript

1 as da i çileri direniyor! Liseliler» 7 me d nl r»12 sosyalist mokrasisi Öldüremezdi, güçlendirdi! Burjuva demokrasisi, zaten hiçbir zaman emekçiler içerisinde ortadan kalkmayan parlamenter hayalleri yine harladı. Oysa o, işçi sınıfını, kent ve kır yoksullarını kapsama alanı dışında bırakır. Seçimin şifresi, tek tek patronlara ve hükümetlere karşı mücadelenin, umudunu bir burjuva partisinden diğerine taşımanın çıkışsızlığını, sistem içiliğini sınıf kardeşlerimize anlatmaktır. Kolay olmayacak, ama biz üretiyorsak biz yönetmeye, eni sonu devleti, sınıfları, sınıflı toplumun en küçük tortusunu bırakmaksızın sonsuz özgürlüğü yudumlamaya yürüyeceğiz.» 8-9 Kürt halkı, demokratik mevzi ve kazanımları için Dokunan yanar! mesajını sokaklarda vermiş ve o kararı YSK ya deyim yerindeyse yedirmiştir. Bir bütün olarak burjuva parlamenter siyaset de ofsayttan atılan golü saydırmamakla kalmayarak pozisyonunu güçlendirmiştir.» 11 Güney Kürdistan da s n mü adelesi Güney Kürdistan ın işçi ve emekçileri mücadeyi emek-sermaye çelişkisi üzerinden yürütmeye başladıkları bu yeni eşikte, yüzyıllık mücadele birikimleri ve deneyimleri ile birlikte Ortadoğu nun kavgacı baharına güç katmaya geliyorlar.» 15 a sim zlenimleri Bu yıl Taksim 1 Mayıs'ı kitlesel, renkli, ancak savaşım ateşi ve militan proletarya ruhundan ve istemlerinden oldukça uzak, burjuva, reformist, ulusal reformist ve reformistleşen devrimci partilerin, daha ziyade seçimleri ve burjuva demokrasisini gözettikleri, talep ve içeriğin bu sınırlar içinde tutulduğu bir havada geçti. Taksim 1 Mayıs'ı, Taksim alanının 30 yıl sonra direne direne kazanılmasının coşkusunun etkilerini halen taşımakla birlikte bunun da uzun sürmeyeceği belli oluyordu.» 3

2 2 Kendinizi tanıtır mısınız? Direnişe başlama kararını nasıl aldınız? Gülbeniz Dönmez: Konak Belediyesi'nde taşeron olarak çalışan direnişçi işçiyim. Direniş komitesinde de yer alıyorum. Direniş süreci ilk olarak bir arkadaşımızın işi bırakması ile başladı. Arkadaşımızın çocuğu hastalanmıştı ve biz 2 aydır maaşlarımızı alamıyorduk. Sürekli maaşlarımızı almamız erteleniyordu. Çocuğu hastalanan arkadaşımızın buna tepki göstererek işten çıkması diğer işçi arkadaşların da desteğini aldı ve hep beraber işi bırakarak direnişe başladık. Bu sanırım Türkiye de ilk oldu işten atılmadan kendimiz işi bırakarak direnişe geçtik. Daha önce de aramızda sendikadan çok bahsediyorduk. Sendikalı olmak istiyorduk ve bir sene önce sendika girişiminde bulunduk ama o gün şimdi gösterdiğimiz cesareti gösteremedik. Belediye de bizi işe aldığında 4 ay taşeron olarak çalışmamızı 4 aydan sonra kadrolu olarak işe devam edeceğimizi söyledi fakat 2 yıl geçmesine rağmen kadrolu olmadık. Bizi sürekli oyalayarak cesaretlenmemize engel oldular. Arkadaşımızın çocuğunun hastalanmasının vesilesi bizi cesaretlendirdi ve şu an tüm cesaretimizle direnişimize devam ediyoruz. Taşeron olarak çalıştığınız süreç içinde çalışma koşullarınız nasıldı? Asgari ücret alıyorduk. Yemek ve yol parası verilmiyordu. Bazı arkadaşlarımızın sigortaları eksik yatırılıyordu. Bazen yatırılmıyor işe girdi-çıktı olarak gösteriyorlardı. Bunlar normalde yasak ama sistemi kendilerine göre yontuyorlar. Bayramlarda da zorla çalıştırılıyorduk. Üstelik maaşlarımız da eksik yatırılıyordu. Mesaiye kalmaya zorlanıyorduk. Kalmayacağımızı söylediğimizde 3 yevmiye keseceklerini söyleyerek tehdit ediyorlardı. Biz bütün bu sıkıntılardan sonra direnişe çıktığımızda ise "Niye sıkıntılarınızı bize aktarmıyorsunuz da direnişe çıkıyorsunuz? diyor belediye ama biz sıkıntılarımızı aktarmaya kalktığımızda tehditlerle karşılaşıyorduk, bunları unutmuş gibiler. Sendikalar da onların tarafında işçilerin haklarını savunmuyorlar. DİSK ve Belediye-İş bu sendikaların en başında geliryor. Biz işçileriz sendikayı var eden, biz olmazsak sendika da olmaz ama sendikaların başındakiler bunları unutmuş gibiler. Biz de kendi direniş komitemizi kurduk mücadelemizi sürdürüyoruz, mücadelemizi bu sendikalara bırakmayacağız. Bir kadın işçi olarak direnişte olmayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Kadın direnişçi olmak zaman zaman zor oluyor. Hatta direniş başladığında bir kadın arkadaşımıza saldırı olmuştu belediye tarafından. Eylem yaptığımızda gözaltına alındığımızda her zaman direnişteki erkek işçi kardeşlerimizle birbirimize destek oluyoruz. Ailelerimiz de bize destek oluyorlar direnişin başından beri, onlar da zaman zaman umutsuzluğa düşseler de hep yanımızda oluyorlar. Biz umudumuzu yitirmedik ilk direnişimiz olduğu için yorucu olabiliyor ama biz bu süreçte çok şey öğrendik, direniş bize çok şey öğretti. Hiçbir şeye yenik düşmedik güvenceli iş ve sendika için mücadelemize devam ediyoruz. Seçimler yaklaşıyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz? Direniş başlamadan önce arkadaşlarımızın çoğu CHP liydi. CHP 2 dönemdir İzmir de. Fakat bize hiçbir faydaları olmadı. Biz burada güvenceli iş ve sendika için mücadele ederken onlar bizi görmezden geliyorlar. CHP lideri "İşçiden, emekçiden yanayım diyor ama burada Konak Belediyesi işçilerini, Buca Belediye işçisi Batıgül Tunç u görmüyor. Görmek istemiyor, çünkü kendi söylediğine kendisi de inanmıyor. Bizler seçim sürecine kadar CHP nin gerçek yüzünü işçi ve emekçilere göstereceğiz. 1 Mayıs alanlarında da ses getiren eylemler yapacağız ve diğer taşeron işçilere örnek olacağımızı düşünüyorum. İşçi arkadaşlarımızla birlik ve beraberlik içerisinde eylemimizi devam ettireceğiz. yd n da ay s Aydın da 1 Mayıs kutlaması Zafer Meydanı ndan tren garına kadar yapılan yürüyüşle kutlandı. Kutlamalara KESK, BDP, ÖDP, EMEP, İP, CHP ve Güvenceli iş insanca yaşanacak ücret istiyoruz pankartı ile Nazilli inşaat işçileri katıldı. Yaklaşık bin kişinin katıldığı 1 Mayıs kutlamalarının saat 14'de yürüyüşe geçilerek başladı. Aydın 1 Mayıs kutlamalrının tertip komitesi KESK, BDP, EMEP ve CHP den oluştuğu için kürsüden yapılan konuşmalar da işçi sınıfı taleplerinin dile getirilmediği konuşmaların daha çok yaklaşan seçimlere dönük milletvekili tanıtımı şeklinde oldu. Mitinge CHP kitlesel olarak katıldı. CHP nin katılımı inşaat işçileri tarafından tepkiyle karşılandı. Bunlar işçiyi düşünmüyor oy toplamak için gelmişler. 1 Mayıs ın özü bu değildir. 1 Mayıs işçilerin bayramıdır, işçilerin söz söylemesi lazım. Şimdi hazırlıksız yakalandık ama gelecek 1 Mayıs ta kürsü bizim olmalı diyerek tepkilerini dile getirdiler. Kürsüde hak gasplarından bahsetseler de sınıf çelişkilerinin olduğu bir karşı duruştan ziyade AKP karşıtlığının ötesine geçmedi. Nazilli inşaat işçilerinin korteji sloganlarıyla pankartı ve coşkusuyla dikkat çekiciydi. Yürüyüş boyunca İşçilerin birliği sermayeyi yenecek, Kölece çalışmaya kölece yaşamaya hayır, Kahrolsun patron meclisleri, Yaşasın işçi meclisleri, Kadın erkek el ele örgütlü mücadeleye, Yaşasın örgütlü mücadelemiz, Yaşasın 1 Mayıs biji yek gulan sloganları sıklıkla atılan sloganlardı. İşçi Meclisi - Yerel Süreli Siyasi Dergi - Sayı:9- Fiyat: 1 TL Pina Basım Yayım San. ve Tic. Ltd. Şti. adına sahibi Hüseyin Kezik Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Ali Filizler Adres: Bereketzade Mah. Büyükhendek Cad. Portakal Sok. No: 2/11 Beyoğlu/İstanbul Tel: Baskı: Özdemir Matbaası Adres: Davutpaşa Cad. Güven Sanayii Sitesi C Blok No:242 Topkapı/İstanbul Tel:

3 3 İstanbul Taksim de 1 Mayıs 100 binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Sabah 8.302dan itibaren kortejlerde toplanmalar başladı. Taksim e dört koldan yüründü. Şişli kolunda DİSK, TMMOB, TTB, sol ve devrimci kurumlar, taraftar grupları, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Platformu, Dolmabahçe kolunda Türk-İş, CHP, HKP ve TKP, Mete Caddesi'nde ise Hak-İş ve Memur Sen yer aldı. öğretmenlerinden bir grupla canlı yürüyüşü dikkate değerdi. TMMOB, meslek Odaları, meslek dernekleri, Alevi dernekleri, lise ve üniversiteliler ile zengin görüntüler sundu. Son dönemde grev ve mitingleriyle öne çıkan TTB ve Tabipler Odası, hekimlerin, stajyerlerin, tıp öğrencilerinin kitlesel katılımını 1 Mayıs'ta da sürdürdü. Tarlabaşı ndan yürüyen Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku'nun pankart ve sloganların da, seçim barajlarının kaldırılması, operasyonların durdurulması, siyasi tutsakların serbest bırakılması, anadilde eğitim talepleri dile getirildi. Bu koldan yürüyen KESK'e bağlı sendikalardan Eğitim-Sen kitlesel katılım gösterdi. Gökkuşağı Hareketi de bu koldan yürüdü. Türk-İş kolunda, öne çıkan sendikalar, Yol-İş, Belediye-İş, Tümtis, Deri-İş, Petrol-İş, Hava-İş, Tez Koop-İş oldu. Türk-İş kortejlerinin 11.00'den önce alana girilmeyecek kararına karşın alana erken girmesi, alana herkes girmeden miting programı başlatılmayacak kararına karşın Şişli kolundan yürüyen devrimci örgütler alana girmeden programın başlatılması, bazı sendika bürokratlarının da devrimciler alana girmeden işçileri alana alel acele sokup dağıtmaları, tepkilere neden oldu. CHP, TKP, HKP'nin kortejlerinde tipik AKP muhalifi ve ulusalcı pankart ve sloganlar öne çıktı. CHP nin sosyal liberal hamleleri ve seçim politikası vesilesiyle katılımı kitlesel, ancak orta sınıf ağırlıklıydı. Şişli kolunda yürüyen DİSK te öne çıkan grevleri yeni bitirmiş olan Birleşik Metal işçileri ile sıcak direnişlerle gündemde olan Devrimci Sağlık İş, Sosyal-İş, Nakliyat İş oldu. Özellikle geçen yıla kadar sessiz sedasız bir sendika olan Sosyal-İş'in Baro, Metro, Bilgi üniversitesi işçileri, özel okul Devrimci ve sol parti ve örgütlerin kortejlerinin alana girebilmesi, saat 13.00'ü buldu. Kürsüden 1 Mayıs marşının ardından sendika bürokratları, hazırladıkları ortak resmi ve ruhsuz, "sosyal adalet, demokrasi, hukuk" isteyen metni bir sağlık emekçisi ve direnişteki bir işçiye okutarak, geçen yılki Taksim 1 Mayıs'ındaki öncü ve direnişçi işçilerin kürsü işgalinin kulak çınlamasını gidermeye çalıştılar. Ancak bu bürokrasi manevrası da, direnişteki işçilerin söz hakkı istemini engelleyemedi. Ontex, PTT taşeron işçileri ve İzmir Konak Belediyesi işçileri slogan ve pankartlarıyla söz hakkı istediler. Direnişteki işçiler Grup Yorum konserinden sonra, Kardeş Türküler sahnedeyken kürsüye pankartlarıyla çıkarak, kürsüyü işgal ettiler. Sendika bürokratları ile işçiler arasında ufak çaplı arbede yaşandı. Bu sırada alandaki geniş ekranlar, kürsüdeki işçileri göstermemek için her şeyi yaptılar. Kardeş Türküler grubu işçileri selamlayarak şarkılarını söylerken, işçiler biraz daha kürsü işgallerini sürdürdükten sonra sloganlarla aşağıya indiler. BDP, Devrimci 1 Mayıs Platformu ve çok sayıda reformist örgüt tarafından 100 binleri temsilen olduğu söylenen, dar AKP muhalefeti ve burjuva demokratik içerikli DP nin imzalamadığı- bir metinde okundu. Taksim alanı hınca hınç doluydu. Sayısız sendika, dernek, örgüt, partinin yanı sıra, bir o kadar kitle de herhangi bir korteje girmeden alana aktı. Bu yıl Taksim meydanı ve kürsüde öne çıkan şeylerden biri de, sık yapılan Kürtçe konuşmalar ve Kürtçe şarkı ve marşlar oldu. Geçen yılki zafer 1 Mayıs'ında Kürtçe konuşma ve şarkılara yer verilmeyişi ciddi tepkilere yol açmıştı. Bu yıl ise, okunan ortak metinlerin Kürtçesi de okundu, Grup Yorum ve Kardeş Türküler'in Kürtçe birer şarkısının ardından Miting Agira Jiyanın Kürtçe 1 Mayıs marşı ve türkü ve halay parçaları ile tamamlandı, Hernepeş de kürsüden 2 kez seslendirilmiş oldu. Bu yıl Taksim 1 Mayıs'ı kitlesel, renkli, ancak savaşım ateşi ve militan proletarya ruhundan ve istemlerinden oldukça uzak, burjuva, reformist, ulusal reformist ve reformistleşen devrimci partilerin, daha ziyade seçimleri ve burjuva demokrasisini gözettikleri, talep ve içeriğin bu sınırlar içinde tutulduğu bir havada geçti. Pankart ve sloganlarda bolca işçi sınıfı ve sosyalizm kelimeleri geçmesine karşın, proletarya- burjuvazi, kapitalizm-sosyalizm karşıtlığı ve gerilimini sergilemekten uzaklık, bunların da geriye doğru burjuva demokratizmine havale edilmesi belirgindi. Grup Yorum ve Kardeş Türküler in konserleri, Agire Jiyan ve Kürtçe, ufku burjuva demokratizmini geçmeyenler için tatmin edici oldu, ancak alana alel acele sokulup dağıtılan on binlerce işçinin gerçek sınıf istem ve özlemleri, mücadele gereksinmelerinin ağırlığı kürsü bir yana alanda bile hissedilmedi. Devrimci Proletarya mitinge "Sermaye için değil işçileri için demokrasi pankart ile katılırken "Yaşasın Bir Mayıs, Biji Yek Gulan!, "Milyonlar Aç, Milyonlar İşsiz, İşte Kapitalist Sisteminiz!, Kahrolsun Burjuva/Kapitalist Diktatörlük!, "Yaşasın Devrim, Yaşasın Komünizm!, "İşçi Sınıfı Savaşacak, Sosyalizm Kazanacak!, "Bağımsız Sosyalist Türkiye, Bağımsız Sosyalist Kürdistan! sloganları sıklıkla atılan sloganlardı. Kürsüden söz hakkı isteyen, verilmeyince fiili olarak kürsüye çıkan direnişteki işçilere yapılan müdahale ise, burjuva demokrasisinin proleter demokrasi ile karşıtlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Taksim 1 Mayıs'ı Taksim alanının 30 yıl sonra direne direne kazanılmasının coşkusunun etkilerini halen taşımakla birlikte bunun da uzun sürmeyeceği belli oluyordu. Taksim kazanıldı sıra 1 Mayıs kürsüsünün işçi sınıfı tarafından kazanılmasında. İşçilerin işgal eylemleriyle kısa ve sınırlı kullandıkları kendi kürsüleri değil çıkıp kendi özlem ve taleplerini haykırdıkları mücadele programlarını deklare ettikleri kürsülere çevirme zamanıdır. dana da ay s Adana da 1 Mayıs her yıl olduğu gibi bu yıl da Mimar Sinan Açık Hava Tiyatrosu önünde yapıldı. Miting için saat 13.00'de iki ayrı yürüyüş kolu üzerinde kortejler oluşturuldu. İlk yürüyüş kolunda DİSK'e bağlı sendikalar, KESK'e bağlı sendikalar, Adana Tabip Odası, Eczacılar Odası, İHD, BDSP, EÖC, DHF, ÇAĞRI, ESP, BDP, SDP, SP, TÖP yer aldı. İkinci yürüyüş kolunda ise Türk-İş e bağlı sendikalar, TMMOB, Birleşik Kamu-İş, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Devrimci Yaşam, DİP, EMEP, ÖDP, TKP vardı. Devrimci Proletarya, günler öncesinden Meydan, Levent, Anadolu 19 Mayıs mahallelerinde 1 Mayıs bildirileri dağıtımı ve çalışmalarının ardından yürüyüş güzergahında, Kahrolsun Burjuva Diktatörlük! Yaşasın Sosyalist İşçi Demokrasisi/ Yaşasın 1 Mayıs yazılı pankartı ve döviz ve flamalarıyla yerini aldı. AKP Adana İl Binası ve bir dersane önüne gelindiğinde 'şifre' iddialarıyla gündeme gelen YGS'nin iptal edilmesini isteyerek "Parasız eğitim parasız sağlık", "Gençlik gelecek gelecek sosyalizm" sloganları atıldı. Alana gelindiğinde tüm kortejler alana girdiği sırada devrim şehitleri için yapılan saygı duruşunun ardından Tertip Komitesi Başkanı Kamuran Karaca işçi ve memurların dayanışmaya ve birlikteliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu vurguladı. Kamuran Karaca nın konuşmasının ardından KESK, Adana Tabip Odası, Dev Sağlık-İş, Türk-İş adına birer konuşma yapıldı. Bu 1 Mayıs ta da kürsüde sendika bürokrasisi hakimdi. Tertip Komitesi üyesi Hülya Özcan konuşma yaparken platforma yaklaşan Türk-İş e bağlı bazı sendika üyeleri ve Tekel işçileri Türk-İş Adana 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar a Tekel işçilerinin işten çıkartıldığı dönemde yanlarında olmadıklarını ileri sürerek tepki gösterdi. Çıkan arbede esnasında Gülnar işçilere tekme attı. Bu durum gerginliğin daha da tırmanmasına neden oldu. İşçiler platforma plastik su şişeleri fırlattı. Bu yıl alanda dikkat çeken iki grup ise taraftar toplulukları arasında yer alan Çarşı Grubu üyelerinin yanı sıra Adana Demirspor un 'Şimşekler' adlı taraftar grubunun da mitinge katılarak işçilere sloganlarıyla destek vermesiydi. Yaklaşık 8 bin kişinin katıldığı 1 Mayıs mitingi kayıttan seslendirilen parçalar eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

4 4 zmir de itlesel ay s İstanbul Taksim de 1 Mayıs 100 binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Sabah 8.30'dan itibaren kortejlerde toplanmalar başladı. Taksim e dört koldan yüründü. Şişli kolunda DİSK, TMMOB, TTB, sol ve devrimci kurumlar, taraftar grupları, Tarlabaşı kolunda KESK ve Emek, Demokrasi ve Özgürlük Platformu, Dolmabahçe kolunda Türk-İş, CHP, HKP ve TKP, Mete Caddesinde ise Hak-İş ve Memur Sen yer aldı. Devrimci Proletarya 1 Mayıs a Şişli kolundan "Sermaye için değil, işçiler için demokrasi pankartı ile katıldı. Kolların en önünde bulunan sendikalar yürüyüşe saat 10.00'da başladılar. Alana DİSK, KESK ve Türk-İş ayrı kollardan saat 11'de giriş yaptı. Sendikaların alana girişinden sonra arkalarında sıralanan gruplar da yürüyüşe geçtiler. Şişli Ankara da 1 Mayıs geçmiş yıllarda olduğu gibi yine Sıhhiye Meydanı'nda kutlandı. Birçok sendika ve yapı Taksim e gitmesine rağmen eylem yaklaşık 20 bin kişiyle gerçekleştirildi. BDP, Halkevi ve TKP kitlesel bir katılım gerçekleştirirken sendikalar zayıf bir katılım sergilediler. Seçimlere bir buçuk ay kalmasının etkisi alanda ve özellikle kürsüde hissediliyordu. AKP karşıtlığının ötesine geçmeyen kürsü konuşmaları, alanın değişik yerlerine dağılmış CHP bayrakları, direnişdeki işçilerden CHP li belediyelerde çalışanların unutulması, TGB, Birleşik-Kamu İş, Eğitim-İş kolunda direnişte bulunan Mas- Daf ve Casper işçilerinin, Tarlabaşı kolunda ise TÜMTİS ve direnişteki Kampana ve DESA işçilerinin bulunduğu kortejlerin epey canlı olduğu gözlendi. İzmir de direnişlerini sürdüren Konak Belediyesi işçileri de Şişli kolunda yerlerini alarak "Direne direne kazanacağız, Direnen işçiler yenilmezler sloganlarını yükselttiler. Miting programından önce 1 Mayıs ta katledilenler anıldı. İsimler tek tek okudu ve bu sırada bütün alandan "Aramızda! sesleri yükseldi. Miting programı henüz Şişli kolunun tamamı alana girmeden başladı. Ruhi Su Dostlar Korosu'nun 1 Mayıs marşını söylemesiyle başlayan program, bir sağlık işçisi ve Mas- Daf direnişinden bir işçinin ortak metni okumasıyla devam etti. Türkçe ve Kürtçe, iki dilde okunan metinde güvencesizleştirme saldırısı ön plandaydı. Metnin okunmasının ardından gibi ulusalcı yapıların alana dahil edilmeye çalışılması tabloyu tamamlıyordu. BDP lilerin geçişi sırasında yuhlayan Eğitim-İş in BDP liler tarafından alaşağı edilmesini engellemeye çalışan tertip komitesi TGB lileri alandan kovan Devrimci Proletarya nın da aralarında bulunduğu grubu da ısrarla alana çağırarak rengini ortaya koydu. Kısacası direnişteki işçilerin çıkamadığı kürsü ile reformizmin elinde coşkusuz, bol müzikli bir 1 Mayıs yaşandı Ankara da. 1 Mayıs a Devrimci Proletarya "Sermaye için değil, işçiler için demokrasi pankartıyla katıldı. Grup Yorum sahne aldı. Grup Yorum un türküleri eşliğinde halaylar çekildi. Bu sırada Hak- İş ve Memur Sen in alandan ayrıldığı gözlendi. Grup Yorum un ardından sahneye Kardeş Türküler çıktı. Kardeş Türküler'in türkülerini seslendirdiği sırada Konak Belediyesi direnişçi işçileri kürsüye çıktı. "Zafer bizim olacak/ Konak Belediyesi taşeron işçileri" yazılı pankartla kürsüye çıkan işçiler söz hakkı istediler. İşçiler sahnedeki görevliler tarafından zorla sahneden indirildiler. Daha sonra Agire Jiyan müzik grubu sahne aldı ve miting programı sona erdirildi. Miting programı sona ererken direnişçi Ontex/ Canbebe ve Konak Belediyesi direnişçilerinin kitleyi selamladığı söylendi. Bunun ardından Ontex işçileri kürsüye çıkarak tertip komitesini teşhir eden konuşmalar yaptılar. Taksim de 1 Mayıs programı saat 15'de sona ermiş oldu. İzmir de 1 Mayıs kutlamalarının yapılacağı Gündoğdu Meydanı na 3 ayrı koldan yüründü. DİSK Basmane, KESK Konak, Türk-İş ise Alsancak tan alana giriş yaptı. BDP, SDP, ÖDP, EMEP, EDP, DİP ve ESP nin de yoğun katılım sağladığı 1 Mayıs kutlamalarında, "1 Mayıs 77 yi Unutmadık, Unutturmayacağız, "Milyonlar İşsiz, Milyonlar Aç, Kahrolsun Kapitalist Sisteminiz", "Biji 1 Gulan, "Yaşasın 1 Mayıs yazan pankartlar açılırken, "Şiddet kaderimiz değil, "Güvencesiz çalışmaya karşı mücadele, "Dişe diş, direniş, "Sendikalı ol, güçlü ol, "İşçinin emeği torbada, öğrencinin emeği şifrede. Haklıyız, buradayız" şeklinde dövizler taşındı. Kutlama ilk olarak '77 1 Mayısı'nda yaşamını kaybedenlerin tek tek isimlerinin okunmasıyla başladı. Daha sonra emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını kaybedenler anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı. Enternasyonal Marşı nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. İlk olarak 66 gündür taşeron sisteme karşı direnişte olan Konak Belediyesi işçileri adına söz alan Nilgün Gökdeniz, Genel-İş ve Belediye-İş sendikalarını eleştirerek, "Bu süreçte yanımızda olmayan bu sendikaları kınıyoruz dedi. Daha sonra söz alan Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, Türkiye de her geçen gün artan sömürü sisteminin işçinin belini büktüğünü ifade ederek, "Ülkemizde vahşi kapitalizmin tüm kuralları uygulanıyor. İşçiler, emekçiler karın tokluğuna çalıştırılıyor diye konuştu. DİSK Ege Bölge Temsilcisi Ali Çeltik ise, sömürü düzenine karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı. i de de ay s Niğde de 1 Mayıs mitingi Şefik Soyer Meydanı'nda gerçekleştirildi.tertip komitesini KESK, Türk-İş ve TMOBB'un oluşturduğu ve Halkevleri'nin de yer aldığı mitinge yaklaşık 500 kişi katıldı. Saat 12.30'da Eğitim-Sen binası önünde toplanan işçi ve emekçiler miting alanına doğru yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında sık sık Yaşasın 1 Mayıs, Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz, Kahrolsun ücretli kölelik düzeni sloganları atıldı. Kamu işçilerinin mitinge katılımı önceki yıllara göre azdı. Belediye-İş sendikasında örgütlü işçilerin katılımı fazlaydı. Halkevleri korteji kitlesellik ve coşku açısından ön plana çıktı. Yapılan konuşmalarda genelde dar AKP karşıtlığı üzerinde kuruluydu. Yaklaşık 1 saat süren miting söylenen parçalar eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

5 5 Tertip komitesinin DİSK, KESK, Turk-İş, TMMOB ve TTB nin olduğu bu yılki 1 Mayıs mitingi için, geçen yıl da olduğu gibi Cumhuriyet Meydanı seçilmişti. İşçi ve emekçilerin düzenlediği etkinlikler dışında bütün gösterilere açık olan bu meydan, Taksim Meydanı gibi geçen yıl işçilere açılmıştı ve Valilik tarafından bu yıl da kabul edilmek zorunda kalındı. Bu yılki 1 Mayıs bileşeninde ilk dikkat çeken, geçen senelere göre işçi sayısındaki artıştı. İşçiler arasında gerek sayısallık gerekse de coşku bakımından TÜMTİS'de örgütlü liman ve taşımacılık işçileri ön plana çıkıyorlardı. TÜMTİS dışında Genel-İş de diğer bir kitlesel işçi kortejiydi. Ayrıca Belediye- İş, Liman-İş, Petrol-İş, Kristal-İş sendikalarında örgütlü işçiler ve Emekli- Sen her zamankine göre daha kitlesel katılmışlardı. Kamu işçilerinin de katılımı geçen senelere göre daha yoğundu. Başta Eğitim-Sen olmak üzere BES, SES, BTS, Tarım Orkam-Sen ve diğer sendikalardaki işçiler yürüyüşte ve alanda önlük, flama ve bayraklarıyla coşkulu bir şekilde yer aldılar. Sendikalar dışında Ataması Yapılmayan Öğretmenler, Eğitim Emekçileri Derneği, Eğitim Fakültesi Öğrencileri ve Genç-Sen alanda yerini alırken, Bağlarbaşı Köylüleri ise "Yaşasın 1 Mayıs "İşçi- Köylü El Ele Genel Greve pankartları ile alanın renkli kortejlerindendi. Sanatçılar ve Nükleer Karşıtı Platform coşkularını ve borazan seslerini hiç durdurmadan alanda yerlerini aldılar. Devrimci, sosyalist ve demokrat çevre ve kurumlar ise yürüyüşte sendikalar ve çeşitli kitle örgütlerinin arkasında yerlerini aldılar. Dev-Lis, Öğrenci Muhalefeti ve Halkevleri'nin kitlesel ve coşkulu kortejleri dikkat çekerken, ayrıca DHF, ESP, SDP, Sosyalist Yeniden Kuruluş Parti Girişimi, Partizan, EHP ve DİP pankartları, önlükleri ve flamaları ile katılım sağladılar. Seçim döneminin etkisiyle CHP kitlesi hiç olmadığı kadar ortama uyum sağlamaya çalıştı. BDP kitlesi Newroz gibi olmasa da geçen senelere göre kitlesel olarak katıldı. Biz İşçi Meclisi okurları ise bu yılki 1 Mayıs eylemine "Sermaye İçin Değil İşçiler İçin Demokrasi yazılı pankartımız ile katıldık. Ayrıca yürüyüş boyunca ve alanda Devrimci Proletarya flamaları dalgalandırıldı, başta işçi sendikaları olmak üzere bütün alana bildirilerimiz dağıtıldı. Sendika şube başkanlarının büyük kısmının AKP yi hedefe çakan uzun konuşmalarının ve sıcağın etkisiyle alana giren kalabalıkta dağılmalar başladı. Alanda dikkat çeken en önemli gelişme ise Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin sahibi olduğu İmar İnşaat Şirketinin işçilerinin konuşma talebinin kürsü tarafından engellenmek istenmesi idi. İşçilerin örgütlü olduğu sendika olan Genel-İş in şube başkanının konuşmasının en sona ertelenip sonra da zaman kısıtlılığı nedeniyle engellenmeye çalışılması, "patron Büyükşehir Belediyesi nin tüm ayak oyunlarına rağmen örgütlenerek yetki başvurusunda bulunan işçiler tarafından büyük tepki aldı. Hep birlikte kürsüye yürüyen ve kürsüyü işgal etmek isteyen işçilerle kürsüyü kullananlar arasında kısa bir itiş kakış yaşandıktan sonra, sendikacılar müziği keserek işçilere söz hakkı vermek zorunda kaldılar. al esir de ay s Balıkesir de 1 Mayıs kutlaması yaklaşık bin kişinin katılımıyla gerçekleşti. Çarşamba pazarında toplanan kitle eski kütüphaneye kadar yürüdü. Sendikaların eylemen katılımı sınırlıydı. Yol-İş en kitlesel katılımı gerçekleştiren sendika oldu. KESK ise düşük bir katılım gerçekleştirdi. İşçilerin katılımının az olduğu eylemde örgenci örgütleri yoğun bir katılım gerçekleştirdi. Kürsüden yapılan konuşmalara AKP karşıtlığı damgasını vurdu. İşçi sınıfının talepleri ve mücadelesi ise göstermelik bir tarzda dile getirildi. Devrimci Proletarya "Kölece çalışmaya kölece yaşamaya hayır" pankartıyla eylemde yerini aldı. CHP mitinge kalabalık bir kitle ile katıldı. Alanda "Konak ve Buca işçisi yalnız değildir" sloganları ile teşhir edildi. İşçilerin alana girdikten kısa bir süre sonra sendikalara tepki gösterek alandan ayrılmaları dikkat çekti. İşçi Meclisi okurları olarak önlüklerimiz ile alanda yoğun bir şekilde e-bülten dağıtımı gerçekleştirdik. Alanda kuşlama gibi araçları da kullanarak 1 Mayıs alanına rengimizi vermeye çalıştık. Miting konser ve halaydan sonra bitirildi. i e le omm nisme Paris te 1 Mayıs, kortejlerin Republique Meydanı'ndan yürüyüşüyle başladı. Beş büyük sendika tarafından düzenlenen 1 Mayıs gösterilerinde sendikaların pankartlarında ücret ve çalışma koşullarının düzeltilmesi istemleri yer alıyordu. Sendikaların açıklamasına göre katılanların sayısı 30 bin. Bu sayı geçen yıla göre düşük. Emeklilik yasasının geri çekilmesi için yapılan genel grev ve yürüyüşlerde sonuç alınamamış olması katılanların sayısında belirgin bir düşüşe yol açtı. Sol partiler, kağıtsızlar, göçmenler, feministler, çevreci gruplar yürüyüşte yerlerini aldılar. Türkiyeli örgütlerin katılımında da sayı geçen yıla göre daha düşüktü. Paris te 1 Mayıs bir ezilen halklar mozaiği idi. Kuzey Afrikalılar, Fildişi sahilleri, Türkler, Kürtler, İranlılar, Sri Lankalılar, Çinliler kendi renkleriyle 1 Mayıs taydılar. Yürüyüşün en öfkeli korteji Fildişililerdi. Fransız ordusunun Fildişi'ne yaptığı askeri müdahaleyi protesto eden pankartlar taşıdılar. Halk isyanlarının olduğu Kuzey Afrika ülkelerinden katılan gruplar da dikkat çekiyordu. Tunuslu grupların bir pankartında "Demokratik devrimi yaptık/size desteğe geldik" yazıyordu. Devrimci Proletarya okurları 1 Mayıs a A bas le capitalisme/vive le communisme (Kahrolsun kapitalizm/yasasın komünizm ) ve Sermaye İçin Değil İşçiler İçin Demokrasi pankartlarıyla ve flamalarıyla katıldı. Yürüyüş boyunca İşçi Meclisi de satıldı. Öğleden sonra başlayan yürüyüş akşam saatlerinde Nation Meydanı'nda sona erdi. s içre de ay s Bu yıl İsviçre Basel de 1 Mayıs çalışmalarına bir ay önceden hazırlık yaparak girdik. Çalışmaların ilk aşaması Devrimci Proletarya nın da bileşeni olduğu Devrimci 1 Mayıs Platformu'nun kurulması oldu. Platform 1 Mayıs ı devrimci ruhuna uygun kutlamak için yoğun bildiri ve afiş çalışmasıyla sınıfı ve emekçileri 1 Mayıs'a çağırdı. Toplanma alanında ve yürüyüş kolunda işçi emekçilere devrimci bir 1 Mayıs coşkusu ve bilinci taşımak için her devrimci kurumun kasete yaptıkları konuşmalar aktarıldı. Bizler de Devrimci Proletarya olarak Almanca ve Türkçe hazırladığımız kısa bir metinle emperyalist kapitalist sistemin teşhirini gerçekleştirirken, devrim ve sosyalizmi öne çıkararak İşçi sınıfını sosyalizmin bayrağı altında birleşmeye ve mücadele etmeye çağırdık. Hazırlamış olduğumuz kısa metinle toplanma alanında ve yürüyüş kolunda tekrarlar halinde işçi ve emekçilere seslendik. Devrimci Proletarya okurları "Sosyalizm için kapitalizme ve emperyalist hegemonyaya karşı mücadeleye! pankartıyla eylemde yerini aldı. Her yıl olduğu gibi işçi ve emekçiler sabah saat 9.30 da Messeplatz da toplanmaya başladı. Saat 10 da kortejler oluşturularak yürüyüşe geçildi. Yol boyunca Enternasyonal marşı ve başka birçok devrimci marş kayıttan seslendirildi. Eylemde kapitalist sömürünün teşhiri hemen hemen tüm kortejlerin gündemini oluşturuyordu. Ayrıca işsizlik, hak gaspları ve emperyalist savaş karşıtlığı da önemli gündemler olarak öne çıktı. Devrimci 1 Mayıs Platformu'nu oluşturan Devrimci Proletarya, İDHF, Devrimci İnşa Basel, TKİP, İsviçre İşçi Partisi ve MLKP'nin yanısıra ATİK de eylemde yer aldı. Miting alanına kortejlerin ulaşmasından sonra sendikalar tarafından işsizlik ve ücretlerin düşürülmesinin kabul edilemezliği üzerine kısa konuşmalar yapıldı. Türkiyeli ve İsviçreli devrimci kurumların kitlesel katıldığı eylemde yaklaşık 2500 kişi vardı. Atılan sloganlardan sonra miting sonlandırıldı. Ayrıca Zürich kantonunda merkezi olarak düzenlenen 1 Mayıs a on bin işçi emekçi katılım sağladı.

6 6 nte te ay s stasyon eydan ndayd Son ana kadar Diyarbakır'da kutlanacağı belli olmayan 1 Mayıs sendikaların öncülüğünde Dağkapı Meydanı'nda kutlandı. KESK, DİSK, TÜRK-İŞ tarafından örgütlenen 1 Mayıs'ın en kitlesel katılımcısını Eğitim-Sen korteji oluşturuyordu."biji Yek Gulan", "Biji Yekitiya Kerkeran", "Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" sloganlarının sık sık atıldığı alanda sendikalı işçiler çoğunluğu oluşturuyordu. Sendikalar haricindeki kurumların katılımı yok denecek kadar azdı. Kürsüden yapılan konuşmaların ağırlığı AKP karşıtlığı üzerinde ve İran'da idam edilecek siyasi tutsaklara da değinen konuşmalar sırasında alandaki kitle ıslıklarıyla, yuhalamalarıyla İran ın bu kararını protesto etti. Kürsüden Kürtçe Enternasyonal müziği dinletildikten sonra halaylarla, türkülerle, zılgıtlarla 1 Mayıs kutlamaları devam etti. Antep'te Yeşilsu, Kırkaya ve Balıklı parklarında toplanan binlerce kişi, Prestij Sineması önünden 1 Mayıs kutlamasının yapılacağı İstasyon Meydanı'na doğru kortejler halinde yürümeye başladı. KESK, DİSK ve Türk-İş'e bağlı sendika üye ve yöneticilerinin de bulunduğu kitle, "Bijî yek Gulan ve "Yaşasın 1 Mayıs pankartları ile "Jin jiyan, azadî, "Savaşa değil eğitime bütçe ve "Ortak düşman ABD dövizlerini taşıdı. Yürüyüş boyunca sık sık, "Bijî biratiya gelan, "Yaşasın bir mayıs, "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek, "Bijî serok Apo ve "PKK halktır halk burada sloganları atıldı. Kutlamanın açılış konuşmasını yapan Eğitim-Sen Antep Şube Başkanı Ömer Faruk Koç, dayanışma ve birlikte mücadelenin en çok ihtiyaç duyulduğu günlerden bir günü yaşadıklarını bu nedenle her kesin 1 Mayıs İşçi bayramında dayanışma içinde olması gerektiğini vurguladı. Son yıllarda Kürt sorununda gelinen nokta ile seçim arifesinde YSK nın almış olduğu veto kararına dikkat çeken Koç, "Biz emekçiler biliyoruz ki Kürt sorunu çözülmedikçe bütçeden her zaman daha az yararlanacağız. Türkiye Kürt sorununun çözümsüzlüğü üzerinde; kaynaklarını, zamanını, insanlarını ve geleceğini harcamaktadır. AKP demokratikleşmenin önündeki en önemli engel olan Kürt sorunun çözümsüzlüğü konusunda ısrarda devam ediyor dedi. an da as lara ar orta mü adele ça r s ünyan n ütün i sizleri irle in Van da 10 bin işçi ve emekçinin katıldığı 1 Mayıs mitinginde idam cezasına çarptırılan Şêrko Maarifi nin çok sayıda posteri taşındı ve idamının derhal durdurulması istendi. 1 Mayıs nedeniyle Erzurum, Bitlis, Muş, Kars, Iğdır, Ardahan, Siirt, Hakkari ve Ağrı dan yola çıkan emekçiler Van da Karayolları Kavşağı ve Belediye Garajı nda Vanlı işçi ve emekçilerle buluştu. Mitingte Tertip Komitesi "belirlenen Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen 1 Mayıs için binlerce kişi bir araya geldi. Kitle örgütleri ve siyasi parti ile sendikalar tarafından oluşturulan kortejler de, "Yaşasın 1 Mayıs ile üzerine yapıştırılan 7 gülün yer aldığı pankart ile yürüyüşe geçti. Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı yürüyüş Seyit Rıza Parkı nda son buldu. Alanda 3 ayrı arama noktası kurulurken, mitinge BDP Dersim Milletvekili Şerafettin Halis, Emek, Özgürlük ve Demokrasi Bloğu Dersim bağımsız milletvekili adayı Ferhat Tunç, Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin ile birçok siyasi parti yöneticisi katıldı. Bu arada 50 kişilik bir grup ile miting alanına gelen CHP Dersim milletvekili adayları sloganlar dışında slogan atılmaması uyarısında bulundu. Kitlenin tertip komitesine cevabı ise "Bijî Serok Apo sloganı oldu. Saygı duruşunun ardından söz alan İHD Van Şube Başkanı Ömer Işık İran rejiminin idam politikasını kınayarak bütün dünyayı başta Şêrko Maarifi olmak üzere idam cezası ile karşı karşıya olanların idamlarını durdurmak için ortak mücadeleye çağırdı. Program, Koma Pel in sahne alması ile devam etti. ersim de alandan o ld Kamer Genç ile Hüseyin Aygün, binlerce kişi tarafından yuhalanarak protesto edildi. CHP liler miting alanını terk etti. Miting bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında Çerxa Şoreşê ile birçok devrim marşı okundu. Kitleye hitap eden Tunç, konuşmasında, "Hepinizin 1 Mayıs devrimci direngen ruhu ile selamlıyorum. Onların bıraktığı yerde Türkiye emekçi sınıfı ve Kürt halkının özgürlük mücadelesi ile taçlanan yeni bir Türkiye yi yaratmak için alanlardayız dedi. Tunç un ardından sahneye çıkan sanatçı Suavi, Dersim de 7 HPG li için ilan edilen yas nedeniyle şarkı söylemeyerek kısa bir konuşma yaptı. Batman Emek Platformu'nun düzenlemek istediği 1 Mayıs mitingi, polis engeline takıldı. Polis engelinin oturma eylemiyle protesto edildiği kutlamada konuşan Bengi Yıldız, "Marks dünyanın bütün işçileri birleşiniz diyordu. Ben de diyorum ki, dünyanın bütün işsizleri birleşiniz dünyanın bütün işsizleri bütün işçileriyle birleşiniz dedi. Batman'da Emek Platformu nun düzenlemek istediği 1 Mayıs mitingi için Zeki Otel kavşağında gelen binlerce işçi ve emekçi ile oluşturulan kortejle 1 Mayıs ın kutlanacağı Cumhuriyet Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. "Bijî 1 Gulan, "Unutmadık, unutturmayacağız! Meslektaşımız Nejdet Atalay ı geri istiyoruz pankartları taşıyan emekçiler, aralarında "AKP halka hesap verecek, "Faşizme karşı omuz omuza bulunduğu sloganları attı. Polisin kurduğu barikata ve üst aramasına takılan emekçiler, arama noktalarının kaldırılmasını istedi. Tertip komitesi ile polis arasında yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca duruma tepki olarak alana gitmekten vazgeçen emekçiler burada oturma eylemi başlattı. İşçi ve emekçilere seslenen Petrol-İş Batman Şube Başkanı Mustafa Mesut Tekik, "Bugünkü modern Dehhaklar da kapitalist sistem yöneticileri Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere nin başını çektiği bu zihniyetin Türkiye deki temsilcileri de halkımızın başına bomba yağdıran, köyleri yakan, boşaltan, öldüren, seçilmiş insanları cezaevlerine atan, onlara saldırı yapıp yaralayan bugünkü iktidarda olan zihniyettir. Provakatif bir kararla bugün önümüz kesiliyor. Ama dün olduğu gibi bugün de biz emekçiler olarak mazlum halkların yanında bu çağdaş Dehak zihniyetine karşı direnişimizi sürdüreceğiz dedi. Konuşmalardan sonra binlerce işçi ve emekçi uygulamayı protesto ederek, beş dakikalık oturma eyleminden sonra 1 Mayıs'ı kutlayamadan dağıldı.

7 7 Bir direniştesiniz. Direnişiniz bu noktaya gelene kadar hangi aşamalardan geçtiğini detaylı şekilde anlatı rmısınız? Neler yaşadınız? Biz bu fabrikada çalışanlar olarak 4-5 yılımızı verdik. Bu zaman sürecinde fabrika yeni kurulduğu için farklı şekilde fedakarlıklar yaptık. Örneğin; gece çalışmaları, mesaiye kalmalar, 10 saatlik çalışma süresinin 12 saate çıkarılması gibi. Neden? Çünkü fabrika kalkınsın. Çünkü bizim ekmek teknemiz. Çeşitli fedakarlıklar yaptık, fabrika kalkınmaya devam etti. Birtakım işler alarak kazanmaya başladı. Bunu içeride çalışanlar olarak görüyoruz; talebin ne kadar olduğunu, ne kadar yoğun olduğunu görüyoruz. Bir yerden sonra yılbaşından itibaren bize zam yapma sözü verdiler. Bu 2009 yılıydı. Bu zamanda genel müdürümüz Vahdet bey Yönetim kurulunun verdiği zammı beğenmedim. Haziran ayında daha iyi tatmin edici bir zam yapacağım bekler misiniz? dedi. Biz de tabii ki ekmek teknemiz olduğu için Fedakarlık bunu da gerektirir dedik, bekledik. Haziran ayına kadar sözüne itimat ederek birkaç arkadaş borçlandı. Çünkü geriye dönük olan zam alacağımızı da verecekti. Haziran ayı geldiğinde bankamatikte çekeceğimiz maaşı göremedik. Hala eski meblağ görünüyordu. Vahdet beyi çağırdı,k oturup konuştuk Ben böyle bir söz vermedim, muhatabım siz değilsiniz dedi, bizi yalancı durumuna düşürdü. Biz de durumu müdür yardımcılarına anlattık Hakkımız yeniyor dedik. Hak verilmez arkadaşlar alınır, siz de hakkınızı arayın dediler. Biz de bu şekilde kendi içimizde sorunu aşamadığımızdan örgütlenmeye karar verdik. Örgütlenme kararımızın bir diğer nedeni de düşük ücret almamızdı. 2 sene hiç zam yapmayıp, 2 sene sonra 600 TL maaş alan birine 20 TL zam yapıldı. Yani tüpe baktığınızda 65 TL, 1 çuval un (köyde yaşadığımızdan toplu alıyoruz) 60 TL. Diğer temel ihtiyaçlarımız da keza aynı, kesinlikle geçimimizi sağlayacak düzeyde değil. Bayram geldiğinde bayramımızı yaşayamıyor, ailemizle bir yere gidemiyoruz. Yaşamımız kölece bir hal almıştı. Biz de sendikaya başvurduk. Kendi aramızda geniş bir toplantı yaptık ve insan gibi yaşamamız için sendikanın bir olanak olduğunu gördük, resmen bizi çağırıyordu, biz de bu hakkımızı kullandık. İlk başlarda fabrikanın büyük çoğunluğu imza attı ama tamamı değil. Patron yandaşları veya borçları yüzünden korkan arkadaşlar vardı, bunları alamamıştık yanımıza ama büyük çoğunluğu imza atmıştı. Bundan sonra bizlere gözdağı vermek için 20 kişiyi işten attı. Yılmadık usanmadık patron sonunda Tamam dedi. Haliyle psikolojimiz bozuktu, üretim de düşüyordu. Siparişler yetişmiyordu. Patron da Tamam, o işçileri geri alacağım dedi, ama 5 arkadaşımızı almayacağını belirtti. Çünkü kendisine küfür ettiklerini idda ediyordu. (Böyle bir şey yok ama öne çıkan, sendikal mücadelenin başını çeken arkadaşlarımızı saf dışı bırakmak istiyordu, fakat arkadaşlarımızın tazminatlarını verdiler.) Toplu sözleşmeye oturacağız dediler, Normal işteki huzuru sağlayalım dediler, biz de normal işe döndük. 2 ay sonra toplu sözleşmeye oturacağız, temsilcilerinizi seçin dediler. Zamanı geldiğinde temsilcilerimizi seçip istedikleri gibi buraya Ataşehir e yolladık. Ama Biz sizi tanımıyoruz, niye geldiniz? dediler, Öyle bir şey yok. Ben sendikayı, hiçbir sendikayı almayacağım. Lütfen işinizin başına dönün dediler. Biz de şok olduk bu süreçten sonra fabrikaya birtakım insanları işçi diye aldılar. Buna karşı çıktık. Çünkü işten çıkardığı arkadaşları kriz nedeni ile attığını söylüyordu. Eğer sonradan işçi alacaksa önceliğin bu insanlara verilmesi gerekiyor, iş kanunu bunu emrediyor. Ve fabrika kapısının önünde beklemeye başladık. Bunun üzerine idari müdür arabasıyla aramıza dalıp üzerimizden geçti. Bu olaydan sonra imza atmayan arkadaşlar da patronun gerçek, çirkin yüzünü görmeye başladılar ve onlar da imza attılar. Böylece tüm işçiler imza atmış oldu. Patron buna da tahammül etmedi ve hepimizi işten attı. Sendika tam olarak ne zaman girdi? 2010 yılının 1 Ağustos unda girdi. Sendikaları araştırdık, hakkımızı en iyi temsil edebilecek sendikayı seçmek istiyorduk. Görüp duyuyoruz işçinin haklarını savunmayan, patronlarla işbirliği içinde olan sendikalar var çünkü. Üzerinize araba sürüldü, yaralandınız. Bu olaydan sonra yasal bir yaptırımda bulunuldu mu? Bu olay sonrasında bile jandarma bizi gözaltına aldı. Onlara bir şey yapmadı, sanki onların bir dokunulmazlığı var. Vergi dairesindeki memurundan tutun da vali, polis ve jandarmaya kadar para ile satın alabildiği herkesi kullanarak üzerimizde oyun oynuyorlar. Birleşik Metal-İş e üye olmasaydık rahatlıkla bizleri parçalayıp dağıtmışlardı. Ama örgütlenmek çok güzel. 112 arkadaşınızla işten atıldınız, ne hissetiniz? Kendi aramızda geniş bir toplantı yaptık ve insan gibi yaşamamız için sendikanın bir olanak olduğunu gördük, resmen bizi çağırıyordu bizde bu hakkımızı kullandık. İlk başlarda fabrikanın büyük çoğunluğu imza attı ama tamamı değil. Patron yandaşları veya borçları yüzünden korkan arkadaşlar vardı, bunları alamamıştık yanımıza ama büyük çoğunluğu imza atmıştı. İlk akşam çok üzücü bir durumdu. Ailelerimize açıklamak oldukça güç geldi. Kimi arkadaşlar Cumartesi nişan, düğün hazırlıkları yapıyorlar. Hediyeler alıyorlar. Pazartesi geliyorlar ve işsiz kaldıklarını öğreniyorlar. Bunu ailelerine anlatmaları çok zordu. O borcun altından nasıl kalkacaklarını düşünemiyoruz bile, ama ailelerimiz arkamızda durdu. Fabrikada şu anda üretim var mı? Şu anda üretim durma aşamasında. Yani işi bilmeyen insanları doldurmuşlar oraya. Sadece içeride çalışan var havası yaratıp bizim psikolojimizi bozmaya çalışıyorlar. Kullandığımız makineleri kullanabilecek kapasiteleri yok. Yüzde 1 hassasiyetle çalışıyoruz, saçınızn kalınlığı kadar hata yapsam o pompa biter o malzeme atılır. Yoğun tempo ve hassas iş istiyor. Bu psikoloji ile o hassasiyeti göstermek, o işi çıkarmak mümkün değil. Kendine zarar verirsin, makinelere, malzemeye zarar verirsin. Kullandığın makina 600 milyar değerinde zarar versen ne olur, vatana millete zarar. Milli değer bunlar. Direnişteki işçilerin moral motivasyonu için süreç ilerledikçe geriye çözülmeyi engelemek için neler yapıyorsunuz? İç ilişki durumuz nasıl, herkes sonuna kadar gidecek mi? Şöyle söyleyeyim 5 parmağın beşi aynı değil. Aramızda farklı düşünenler çıkabilir. Bilincinin yetersizliği, kaygılar, korkular nedeniy ile farklı tavırda olanlar çıkabilir. Bunları biz motive ediyoruz, içimizen hiç kimsenin patronun tezgahına düşmemesi için her şeyi yapıyoruz. İşçi ve emekçilerin diğer bölüklerine neler söylemek istersiniz, beklentiniz ne? Buradaki sese kulak verilmesini istiyoruz. Bu sorun sadece bizim sorunumuz değil, tüm ülkenin sorunu. Örgütlenmek tek yol örgütlenmek hep kötülendi. Bunlar şöyledir, bunlar teröristtir falan denildi. Arkadaşım bir dinle, gel, bir tanı, yüzyüze konuş, Burada eylem yapıyorsunuz ama amacınız ne? ilk ağızdan öğren. Tek başına olunca hiçbir şey değiliz ama örgütlü olursak birlik olursak dünyayı sarsarız. Herkesi buradan örgütlenmeye çağırıyorum. Örgütlenirsek altından kalkamayacağımız iş yok Hakkımızı hukukumuzu savunalım!

8 8 Onların özgürlük olarak gösterdikleri yerde bizim boynumuzu ücretli kölelik mengenesi sıkar. Tuğla gibi seçim bildirgelerinde de hiç saklamadan bize vadettikleri istihdam dostu büyümenin anlamı, güvencesizlik, saati bulan mesai, mezarda emeklilik, hafta sonu tatilini unutmaktır. Onların demokrasisi, işsizlik kırbacıyla madenlere, tersanelere, OSTİM lere gömülmemizin demokrasisidir Seçim zamanı! Televizyon haberleriyle, mahallemizdeki seçim bürolarının gürültüsüyle, olmadı çatkapı arsız ziyaretleriyle evlerimize doluyorlar. Konuşun diyorlar, şimdi söz sizin Oy kutsaldır diyorlar, sandık başına, oyunuz boşa gitmesin Korkmayın, yaklaşın, demokrasi var artık. Şimdiye dek yok sayılanlar, görünmeyenler, önü kesilenler, kadınlar, Kürtler, Aleviler, gençler görünür olacak. Evlere hapsedilen engelliler, yaşlılar, çocuklar görünür olacak. İnsan odaklı, demokratik, katılımcı yöntemle hazırlanacak özgürlükçü bir anayasa, insan odaklı ekonomi, yoksulluğa karşı aile sigortası, yerel özerklik için kullanın oylarınızı. Oylarınızla ortaya koyun sivil toplumun gücünü, onaylayın ki, kapatalım demokrasimizin açığını İşsizlik ve yoksulluk mu? Onu da bölgesel siklet merkezi konumundan dünyanın 10. büyük ekonomisi olma hedefiyle, işgücünü esnek yapılandırarak, yaşam boyu eğitimle vasıflandırarak, genç, kadın ve engelli işgücünü destekleyerek aşalım. Oylarınızla onaylayın istihdam dostu büyümeyi. 12 Haziran sabahına kadar dinleyeceğimiz burjuva partiler korosu, ton farklarına rağmen işte bu şarkıyı söylüyor. Nereden gelinirse gelinsin, söze nereden başlanırsa başlansın, yollar burjuva demokrasisinin kutsanmasına, ideal sistem olarak sunulmasına, onaylatılmasına çıkıyor. Kime? En genç kuşağı bile 27 Nisan muhtıra deneyimine sahip, ailede, işyerinde, siyasette, sendikada, okulda demokrasiye susamış emekçi sınıfa; işçilere, gençlere, kadınlara, Kürt kır ve kent yoksullarına. Burjuva sınıf egemenliğinin kemiklerini ve ruhunu ezdiği işçi ve emekçilere! İşsizliğin utancını sanki kendi suçuymuş gibi taşıyan, Ya işsiz kalırsam korkusuyla ömrünü tüketen, sınıf kardeşiyle rekabete koşulan işçilere! Bu seçim burjuva demokrasisini ve onun anayasasının neoliberal ruhunu onaylatma seçimiyse eğer, sınıf bilinçli işçilere tek bir yol kalıyor: Eskisiyle yenisiyle önüne çıkan tuzaklara karşı uyanıklığını korumak. Kendisine umut gibi, acılarının sonu gibi sunulan burjuva demokrasisinin, tekelci kapitalistler için azami egemenlik ve özgürlük, kendisi için ise yalnızca azami kölelik olduğunu sınıf düşmanının suratına çarpmak! Seçimlerde sınıfa karşı sınıf yolunu tutmak! Kürdüyle Türküyle işçi sınıfının, kent ve kır yoksullarının, emekçi kadınların, gençlerin özlemleri ve talepleri burjuva demokrasisine sığmaz! Onların özgürlük olarak gösterdikleri yerde bizim boynumuzu ücretli kölelik mengenesi sıkar. Tuğla gibi seçim bildirgelerinde de hiç saklamadan bize vadettikleri istihdam dostu büyümenin anlamı, güvencesizlik, saati bulan mesai, mezarda emeklilik, hafta sonu tatilini unutmaktır. Onların demokrasisi, işsizlik kırbacıyla madenlere, tersanelere, OSTİM lere gömülmemizin demokrasisidir. Hangi özgürlük?! Yelkenlerini şişirmek için yarıştıkları burjuva parlamentolar, yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri, bizim kurtuluşumuzun değil, tekelci kapitalizmin egemenliğini daha geniş temellerden örgütleyip tahkim etmesinin araçlarıdır. En küçük sınıfsal talebimiz işte bu yüzden karşısında pervasızca gaz ve copu bulur. Kapitalizmin karı ve güvenliği için her hareketi kaydedilen, sendikal girişimlerinde ikna odalarına tıkılan, sesi çok çıkan orta sınıflar değil, biz işçiler olur. Burjuva demokrasisi işçi sınıfını, kent ve kır yoksullarını kapsama alanı dışında bırakır. Önümüzdeki yıllar bize bunu çok daha fazla gösterecektir. Bu savaşım içinde pişecek, örgütlenecek ve siyasal özdeneyimlerimizle olgunlaşacağız. Sosyalist devrim için, işçi sınıfının devrimci iktidarı, sosyalist konseyler demokrasisi için savaşmayı da öğreneceğiz. Biz üretiyorsak biz yönetmeye, eni sonu devleti, sınıfları, sınıflı toplumun en küçük tortusunu bırakmaksızın sonsuz özgürlüğü yudumlamaya yürüyeceğiz. 12 Haziran seçimleri, sınıf bilinçli işçiler için bu savaşımın bir durağı olarak elbette ki anlam taşır. Sınıf bilinçli işçi ne seçimlere, ne de sınıf kardeşlerinin burjuva ideolojisi ve burjuva demokrasisi tarafından baştan çıkarılmasına kayıtsız kalacaktır. Bunun için o, 12 Haziran seçimlerine katılan siyasal parti ve adayların hiçbirinin kendisinin sınıf çıkarlarını temsil etmediğinin bilinciyle sandık başına gitmeyecek, hiçbir parti ve adayı desteklemeyecektir. Seçime katılan güçler içerisinde işçi sınıfının destekleyebileceği hiçbir politika yoktur. Şimdiden iki oydan birini cebinde sayan AKP mi? İşçi sınıfı ve emekçiler, Kürt emekçiler, kadınlar, gençler mücadele yönünde adım attıklarında 9 yıldır karşılarında AKP hükümetini, badem bıyıklı bürokratlarını görmüyorlar mı? Maden cinayetlerini takdiri ilahi ilan eden kim? Şifre marifetiyle 2 milyona yakın öğrencinin kaderiyle oynayan kim? Kadınlara 3 çocuk yapın fetvasını veren kim? İşçi sınıfının, Kürt emekçisinin, gençliğin AKP den beklentisi olabilir mi? Elbette ki hayır! Fakat sınıf bilinci ne tek tek patronlara ne de hükümetlere karşı mücadeleye sığabilir. Hele hele biraz Ergenekoncu safrası attı diye paklandığını sanan, ama her akşam televizyonlarda Ben Kemal Kılıçdaroğlu Zengin fakir ayırmam diye TÜSİAD a secde eden CHP zokasını kimse yutmamalıdır. CHP, orta sınıfların, hatta solun bir kesiminde umut yaratabilir, ama işçiler için olsa olsa eşeğin boyanmış halidir! Seçimin şifresi, tek tek patronlara ve hükümetlere karşı mücadelenin, umudunu bir burjuva partisinden diğerine taşımanın çıkışsızlığını, sistem içiliğini sınıf kardeşlerimize anlatmaktır. Elbette ki bu ne kolaydır, ne de bir hamlede yapılabilir. Burjuva demokrasisi, zaten hiçbir zaman emekçiler içerisinde ortadan kalkmayan parlamenter hayalleri yine harladı. Bıkmayacak, usanmayacağız, bu hayallerle çarpışacağız!

9 9 Peki ya Emek Demokrasi Özgürlük Bloku? Liberallerden işçi sınıfı politikası yaptığını iddia edenlere dek azımsanmayacak bir kesim, Kürt sorununun öneminden çıkış alarak bağımsız adayları desteklediklerini açıklıyorlar. Parlamentoya girerek orayı emeğin ve demokrasinin kürsüsü olarak kullanacaklarını ilan ediyorlar. BDP ye ve Kürt halkının iradesine koyulan ipoteğin, yüzde 10 barajının kaldırılması elbette ki demokratik taleplerimizden biridir. YSK nın bağımsız adayların seçime girmesini önlemeye yönelik en son hamlesi ve yasağın sokaklarda paçavraya çevrilmesi bile bu taleplerin kazanılması için ne amansız bir mücadelenin verilmesi gerektiğini ortaya koydu. Fakat Kürt sorununda sınıf politikası seçimlerde de ulusal birliğin savunulması değil Kürt işçi ve emekçilerinin sınıf konumlarından hareket etmeyi gerektirir. Blok, burjuva sınıf egemenliğine, Kürt burjuvalarına, kır kapitalistlerine toz değdirmeyen, ulusal sorunda da reformcu bir seçeneğin temsilcisidir. Blokla ilgili bu gerçeği, onun Kürt işçilerin, kent ve kır yoksullarının ne sınıfsal ne de ulusal taleplerini, özlemlerini karşılayamayacağını vurgulayacağız. Kendisine sınıf devrimcisi diyen küçük burjuva solun Politikalarını eleştiriyoruz, ama adaylarını destekliyoruz bahanesiyle aynı burjuva demokrasisinin sol muhalefet kulvarına boylu boyunca yerleşmekte olduğunu göstereceğiz. Devrimci proletarya, parlamento ve yerel yönetim seçimlerine katılmak ve bu gibi mevzileri işçi sınıfının devrimci özdeneyimini yükseltmek için kullanmak dahil hiçbir mücadele biçimini reddetmez. Sınıf ve kitle hareketinin yeni bir mayalanmaya rağmen devrimci bir yükseliş halinde olmadığı, kitleler içerisinde parlamentonun yeniden çekim etkisi kazandığı mevcut koşullarda boykot sloganını kullanıp onu yozlaştırmaz. Seçimlerde oy kullanmamakta ifadesini bulan sınıfa karşı sınıf çizgisi işte bu yüzden boykot değildir. Sermaye için değil işçiler için demokrasi bayrağının yükseltilerek burjuva demokrasisinin karşıt kutbunda yer alınması, işçi sınıfına sosyalist işçi demokrasisi özlem ve idealinin taşınması, emeğin korunması, Kürt sorunu, sınıfsal-toplumsal özgürlük sorunu, kadın ve gençlik sorunu gibi her bir temel gündeme dair kendi taleplerinin yükseltilmesidir. 12 Haziran seçimlerinin sosyalist devrim savaşımında anlam kazanabilmesi, sınıf düşmanının karşısına çıkıp katiline Seni tanıdım! diyebilmesine, burjuva demokrasisinin çekim etkisine tam karşıt cepheden politika ve taleplerle yürüyebilmesine bağlıdır. Sınıf bilinçli işçiler, akıma karşı yürüme gücünü attıkları her adımda büyütmekle yükümlüdürler. Seçimin şifresi, tek tek patronlara ve hükümetlere karşı mücadelenin, umudunu bir burjuva partisinden diğerine taşımanın çıkışsızlığını, sistem içiliğini sınıf kardeşlerimize anlatmaktır. Elbette ki bu ne kolaydır, ne de bir hamlede yapılabilir. Burjuva demokrasisi, zaten hiçbir zaman emekçiler içerisinde ortadan kalkmayan parlamenter hayalleri yine harladı. Bıkmayacak, usanmayacağız, bu hayallerle çarpışacağız! Biz bir işçi ailesi olarak resmen aç kalıyoruz. Günü birlik yaşıyoruz. Yarını çıkartır mıyız onun hesabını yapıyoruz. Seçimden sonra da böyle olacak. Ne giden parti ne gelen parti hiçbiri işçi sınıfı için bir şey yapmıyor. Çünkü bu partiler işçi sınıfının partisi değil. İşçi sınıfının partisi yok. Bundan dolayı hiçbir partiden beklentimiz yok. Sendikalar da siyasi partilerin peşinden sürükleniyor, ve işçilerin haklarını savunmaları gerektiğini unutuyorlar. Artık bu sendikaların değişmesi de gerekiyor. AKP demokrasi diyor ama kimin için demokrasi? Bu bizim demokrasimiz değil. Bizim demokrasimiz işçi, demokrasisi. CHP İşçiden, emekçiden yanayız diyor ama İzmir de direnen Konak Belediye işçileri,buca Belediye işçileri onların belediyelerinin önünde direnişteler. Bunu görmezcesine işçiden emekçiden yanayız diyor hala. Bugün hiçbir parti işçiden emekçiden yana değil. Bunun için biz işçiler emekçiler seçimlerde sandık başına gitmemeliyiz. Eğer biz işçiler sandığa gitmezsek patronların ve hükümetin yüreğine korku salmış oluruz. Kendimizin söz sahibi olduğu işçi meclislerimize yürüyelim. Bunu başarmak bizim elimizde. Sınıf kardeşlerim sandığa gitmemeli ve seçimi boykot etmeli. Ev emekçisi Berna Tangüner Kulis da K yasa n n s anyol as! İspanya da 22 Mayıs ta yapılacak yerel seçimler öncesinde Bask bölgesinde kurulan Bildu koalisyonunun seçimlere katılmasını yasaklandı. Yüksek Mahkeme tarafından Siyasi Partiler Yasası na dayanılarak alınan karar, Bildu nun 254 adayının seçimlere katılmasını engelliyor. İspanyol burjuva demokrasisi tarafından ETA hedef alınarak terörizmle mücadele kapsamında 2002 yılında değişikliğe uğratılan Siyasi Partiler yasası uyarınca yapılan değişikliği, Türkiye deki Emek, Demokrasi ve Özgürlük blokunun muadili Bildu İspanyol demokrasisinin ayıbı olarak nitelendirildi. YSK nın benzer nitelikteki yasak denemesi Kürt halkının sakınmasız mücadelesiyle 3 günde ıskartaya çıkarılmıştı. Bask halkının İspanyol Yüksek Mahkemesi nin kararını aynı şekilde paçavraya çevirip çevirmeyeceği önümüzdeki günlerde belli olacak.

10 10 Geçtiğimiz günlerde ATO intörn sorununa yönelik kendi çözüm önerilerini içeren bir bildirge yayınladı. Bildirgeye otuz yıllık bir soruna yönelik geç kalınmış bir adım diyebiliriz ve aynı zamanda son eylemlerde genç hekimlerin kitlesellliği üzerine mecburi bir adım olduğunu söylemeden de geçemeyeceğiz. İntörn hekimler hiçbir ücret almaksızın, güvencesiz esnek saatler içinde çalışan ayrıca bu dönemde meslekleri dışında birçok iş ile ilgilenirken mesleklerine yönelik eğitimden mahrum bırakılan işçiöğrencilerdir. Bildirgede intörnlerin öğrenci değilde çalışan olduklarını, intörn doktorların çalışma koşulları üzerinden ve bu süreçte herhangi bir eğitim almadıklarını örnekler üzerinden göstererek intörn hekimleri çalışan olarak kabul edilmeleri gerektiği söylenmektedir. Bunu savunurken intörnlerin eğitim alamama durumlarını da meşrulaştırılıyor. Özellikle öğrenci mi çalışan mı ayrımının yapılması kapitalizmin işçi-öğrenci sömürüsüne denk düşüp sorunun çözümünden de bizi uzaklaştırıyor. Çünkü bizim savunduğumuz intörnlerin dolayısıyla işçi-öğrencilerin insanca yaşayacak bir ücret karşılığında kendi mesleklerine yönelik eğitimlerini de alarak çalışmalarıdır. Bizler bu dönemde intörn hekimlerin kendi mesleklerine yönelik bilgi becerileri almalarına yönelik eğitimden mahrum bırakılıp meslek dışı işler ile uğraşmalarını doğru bulmuyoruz. Diğer bir konu ise ücret konusu. Bilindiği gibi stajyer avukatlar düşük bir ücret karşılığında güvencesiz çalışıyorlar. İntörnlere model olarak sundukları çalışma biçimi de işte bu. Önceki yıllarda stajyer avukatların tepkilerine neden olan mesleğe yeni başlayan avukatların emeğini sömürmeye yönelik yarı maaş adı altındaki çalışma modeli aynı anda asistan hekim, hemşire, tıbbi sekreter ve hasta bakıcı olarak çalışan intörn hekimlerin önüne çözüm olarak geliyor. İntörn hekimler yeri geldiğinde can güvenlikleri olmadan çalışmalarına rağmen herhangi bir güvenceleri yok ve bu konuda en az ücret kadar önemli bir konudur. Bunun dışındaki maddelerde ise çalışma saatlerinin düşürülmesi, harç parasının alınmaması, intörnlerin nöbet sonrası izin kullanabilmesi, çalıştıkları birimlerde radyasyon güvenlikleri garanti altına alınması ve ders çalışma imkanı bulabildikleri, asgari beslenme ve barınma koşulları sağlanması gibi insanca çalışma koşullarını savunan taleplere rastlıyoruz. Bunun dışında belkide bildirgenin en önemli notası intörn hekimlerin çözüm önerilerini tartışacakları Kurultay önerisi diyebiliriz. Kendini kısaca tanıtır mısın? Ben Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. İntörn doktor/öğrenci de diyorlar aynı zamanda bize. Ne kadar doktor ne kadar öğrenci olduğumuz tartışmalı olsa da kısaca işlerine geldiği noktada doktor işlerine geldiği noktada öğrenci hatta diğer sağlık çalışanlarından herhangi birisiyiz. Bize kısaca çalışma koşullarından bahseder misin? Çok net bir şey söyleyemeyeceğim bu konuda. Çünkü ortalama yedi bölümde staj yapıyoruz ve her birinde karşımıza farklı bir uygulama çıkıyor. Bazı bölümlerde bizim işimiz olmayan işler diğer bölümlerde başlıca görevimiz oluyor. Ama genel olarak kan almak, damar yolu açmak, hastalar adına giriş yapmak, sonda takmak, hastaların genel öykülerini almak, ameliyathanelerden hastalardan alınan parçaları laboratuara götürmek, kan şekeri bakmak, hasta dosyalarını düzenlemek, vizitlere katılmak, ameliyathanelerde yardımcı olarak bulunmak(edilgen olarak) Çok doktorlukla ilgili şeyler değil aslında değil mi bunlar? Evet! Ama hocalarımız bunları yaparak iyi doktor olacağımızı söylüyorlar. Tamam ben kan almaktan rahatsız değilim, öğreneyim de bu işlerle uğraşmaktan hiç kendi işimizle ilgili bir şey öğrenemiyoruz. Şunun şurası altı ay sonra hastalarla karşı karşıya geleceğiz. Hem biyopsi materyallerini laboratuara taşımak bana nasıl bir beceri kazandıracak? İntörn sorununun daha net ortaya konularak bu soruna yönelik çözüm önerilerine eski kölelik koşullarının zincirlerini biraz gevşetme üzerinden değilde insanca çalışacak zaman, insanca yaşayacak ücret, insanca çalışma üzerinden alınmasıdır Bu bildirgede en önemli sorunlarımıza yeterince çubuk bükememesinin en önemli nedeni maalesef ki intörnlerden oluşan bir meclis tarafından oluşturulmaması. Öbür taraftan bu konuda birinci derece muhattap olan TÖK ün konuya eğilmemesi ve ATO nun da bu ortak çalışma zemini ayarlayamamasıdır. Yapılması gereken intörn öğrencilerden, tıp öğrencilerinden ve tabiplerden oluşan bir meclis oluşturulması sonrada intörn sorununun daha net ortaya koyarak bu soruna yönelik çözüm önerilerine eski kölelik koşullarının zincirlerini biraz gevşetme üzerinden değilde insanca çalışacak zaman, insanca yaşayacak ücret, insanca çalışma üzerinden alınmasıdır. Bu dönemde bir ücret alıyor musunuz? Bir intörn hekim o int rn gre e ile at lmad! Ne ücreti! Üzerine harç veriyoruz.gerçekten arkadaşlarımızla kendi aramızda da konuşuyoruz kölelik döneminden bile kötü halimiz. Bir yemek hakkımız var onu da zaman zaman Elinizden alacağız diyorlar. Alırlar! Niye almasınlar ki? Kimse bu durumuma ses çıkarmıyor. Düşünün çalışıyoruz ama sosyal güvencemiz yok. Örneğin AIDS li hastaların muayenesini yapıp kanlarını alıyoruz. Bırakın kan almayı bizim hastanemizde patlayıcı bir madde olan sıvı nitrojeni bile intörnler taşıyor. Peki bu durumlar karşısında bir tepki oluşmuyor mu? Zaman zaman ama küçük tepkiler.hatta bu grevde bile intörlerin çoğu iş bırakmadı. Yani herkes tepkili ama susuyorlar çünkü bu süreç geçici bir süreç ve arkadaşlarımız sıkalım dişimizi diyerek bir yıl dayanıyorlar. Sanıyorlar ki ertesi yıl asistan veya pratisyen olduklarında her şey çok iyi olacak. Ama bakın bugün bütün doktorlar ayakta ama en çok sömürüleni sessizce payına düşene razı oluyor. Sence çözüm nasıl bir yoldan geçiyor? Tıp öğrencisi genelde yıllardan beri ders çalışan, toplumun yöneltmesi ile genelde bu mesleği seçen öğrencilerden oluşuyor. Onların direkt örgütlenip bu konuda mücadele etmelerini bekleyemeyiz. Bence tabip odasının bu konuda ciddi bir çalışma yapıp intörnlerin de güvenini kazanması gerekiyor. Belki o zaman yavaş yavaş intörnler de kendileriyle ilgili bir konuda söz söylemeye başlarlar.

11 11 Dilinden Oy: Şimdi söz bizdeymiş... Seçimler yaklaşıyor. Gazete sayfaları renkli demeçlerle, vaatlerle, atışmalarla dolmaya başladı. Şimdiye kadar işçinin, emekçi ailenin adını bilmeyenler bizim oylarımıza gözünü dikti. Yoksulluk maaşı söylemleri havada uçuşuyor. Diğer taraftan çılgın projeler, büyüyoruz, ilerliyoruz, tam gaz devam havası esiyor. Kendi adlarına haklılar. Onlar büyüdü, semirdi. Gün gün büyüyen yoksulluğumuzla biz neresindeyiz bu büyümenin? Yanıtı uzaklardan bir sınıf kardeşimizden, İşçi B. den alıyoruz. Büyük satışlı gazeteler Büyük büyük yazdılar Özel teşebbüs, kalkınmanın motorudur! Arkadaşları sordu İşçi B ye Doğru mu bu? Hem doğruysa eğer Biz neciyiz bu işte? Cevap verdi B Biz benziniyiz o motorun Biz yanarız O gider. (P.Maiwald, İşçi B. nin Hikayeleri) Seçimler için halk sözünü söyleyecek diyorlar. Burjuva meclisinin seçimlerinde işçilerin de politikaya katıldığını hatta kendi kendini yönettiğini iddia ediyorlar. Verdiğimiz oylarla ülkenin kaderini çiziyormuşuz. Şimdi söz bizdeymiş. Bunlar hep patronların gazetelerinde yazıyor. Onların dilinde bizi hem söz hakkından yoksun bırakmak hem de yönetime katıldığımızı hissettirmek esastır. Patronların oylarımızla yönetime katıldığımız söylemi de tam buraya denk düşüyor. Burjuva seçimleri tamamını ürettiğimiz, pusulalarından sandıklarına her karışında alınterimiz bulunan dünya da 4-5 senede bir yine bize onların sunduğu seçeneklerden birini seçmek anlamına gelir. Buradaki özgürlük, ölüm ya da sıtmayı seçme özgürlüğüdür. Patronların pusulasına oradan da meclisine girebilmek için onların çıkarlarıyla uyuşmak temel şarttır. Aksi halde "özgür seçimlerinde gerekirse kendi yasalarını çiğner, sizi dışarıda bırakır. Patronların şekillendirdiği on-yirmi amblemden birine oy vermek bizim politikaya katılmamız anlamına gelmez. Bizim olmadığımız seçimin sonunda da onların meclisinden başka bir şey çıkmaz. Hakikaten siz hiç işçi milletvekili gördünüz mü? İşçi sınıfının politikası, kendi yarattığı dünyada asalakların yöneticiliğine isyan olmalı, ürettiğini yönetmeyi istemelidir. Her sınıf kendi çıkarları doğrultusunda politika yapar. Burjuva seçimlerinde bizim yaşamımızın yeri yok. Onların pusulalarını elimizin tersiyle geri itmeliyiz. Bizi yoksayanlara, seçimler gelince kendi ürettiğimiz dünyada sadaka vermeye yeltenenlere, hayatımızı işkenceye çevirenlere ve onların renkli amblemlerine bu kez karnımız tok. Yönetim biz dünyayı yaratan işçilerin olmalıdır. Her karışıyla bunu hakediyoruz. Ufkumuz onların meclisleri ve vaatleriyle sınırlı olmamalıdır. Kendi kürsümüzü, kendi meclisimizi kurmalı. Kendi siyasetimizi üretmeye bugünden başlamalıyız. İşçinin siyaseti oyla, sandıkla değil hayatın her alanı üzerinde söz söylemekle, birbirini ikna etmekle, ortak kararlarla yürümekle ilerler. Üretken gücümüzle, birliğimizle burjuva politikasını silip atacak gücü içerisinde barındırır. Bunun aracı bu kez başkalarının karı için değil kendimiz ve geleceğimiz için yaratacağımız işçi meclisleridir. Gün bizim için artık silkinip ayağa kalkma zamanı. İlk işimiz 1 Mayıs alanını onların seçim politikalarından kurtarmak kendi alanımızı kendi rengimizle varetmek olmalı. Bulunduğumuz her yerde kendi taleplerimizi, hedeflerimizi seslendirmeli, birbiriyle buluşturmalıyız. Sistemlerinin karşına dikilmediğimiz, gücümüzü baştan aşağı bütünleştirip kendi meclislerimizi yaratmadığımız sürece senin, benim binlerce sınıf kardeşimizin hayatı kar motorlarında yanmayı sürdürecek. Öldüremezdi, güçlendirdi! nın BDP nin desteklediği YSK bağımsız adayların adaylıklarını iptal etme kararı, Kürt halkının irade duvarına çarparak parçalandı. YSK eylemlerin ardından yaptığı açıklamasında adaylık önüne koyulan gerekçelerin hükümsüz kaldığını onamak şeklinde oldu. YSK nın adaylıkları iptal kararının hükmü, "Osmanlı nın yasağı gibi 3 gün sürdü. Kürt halkı Diyarbakır, Batman, Hakkari, Mersin, İstanbul ve diğer yerlerde sokakları zaptederek iradesini çiğnemeye yönelik girişimi YSK nın ağzına tıktı. Çok sayıda gözaltı, göstericilerin üzerine ateş açılması ve bir göstericinin katledilmesi ve yaralanmalara karşın, demokratik haklarını sakınmasızca savundu. YSK nın acemice yasa elbisesi giydirilmiş siyasi kararının karşısına hiçbir perdeye bürünmeden siyasal talepleriyle çıktı. Polis panzerinin karşısında sadece bir gösterileri savunma aracı olmakla kalmayıp kendi mevzilerini simgeleyen belediye kepçelerini çıkardı. Ezilmedi, ezdi! Burjuva parlamenter siyaset, uygulanmaya cüret edildiği takdirde sadece Kürt halkının sokakları zaptetmesi sonucunu vermekle kalmayıp, seçim ve anayasa sürecinin tümden baltalanmasına yol açacak olan YSK kararına, panik içinde, neredeyse aynı hızla müdahale etti. AKP, Kürdistan da BDP nin tek gerçek rakibi olarak haliyle ilk "olağan şüpheli olmanın ötesinde, ilgili yasaları değiştirmeyerek işin siyasal sorumluluğunun da üzerinde olmasıyla, savunma konumuna çekilmek durumunda kaldı. Yurtdışında çalışanların oy kullanması vb. konularındaki taleplerini YSK nın reddettiğini belirterek, "Vallahi ellerim temiz e bağladı. Diyarbakır da polisin gözaltına aldığı göstericileri AKP İl Başkanlığı'na götürmesi, ellerin ne kadar temiz olduğunun da ifadesi sayılmalı! Erdoğan ağzını açıp konuşamadı; "tasvip etmeme açıklamasını onun yerine Genel Başkan Yardımcısı yaptı. Kararı destekleyen tek parti olan MHP, "demokrasi sınavında çakmış ilan edildi. "Evet çilerden, "Yetmez ama evet çilere ve "Hayır cılara dek bütün siyasal aktörler, domino etkisi yapacak karara derhal müdahale edilmesini, gerekirse kapanmış olan parlamentonun sırf bunun için toplanmasını istediler. CHP, ilk kınama açıklamalardan birini direkt "Ergenekon avukatı Deniz Baykal üzerinden yaparken, HSYK operasyonuyla tırnakları çekildikten sonra "çakma sendika başkanı olan Eminağaoğlu da iptal kararının kaldırılmasına yeşil ışık yakan isimlerden biri oldu. Tıpkı Erdoğan ın yerine AKP Genel Başkan Yardımcısının konuşması gibi YSK adına da kırık ritmli açıklamayı yapan YSK Başkan Vekili oldu: "Ben kurulumuzun demokratik hakların gelişmesi yönünde, temel hak ve özgürlüklerin önünü açacak mahiyette yorum ve değerlendirmeler yapabileceğini umuyorum, düşünüyorum. Bu benim şahsi kanaatim. Şu halde YSK, hem Kürt halkı hem de ana akım burjuva parlamenter siyaset tarafından boşa çıkarılacağı açık olan bu kararı nasıl aldı? Siyaset bir yana, biraz hukuk ve mahkeme bilgisi olan hiç kimse, burada yasaların motamot uygulanmasından kaynaklı bir işgüzarlık olduğu şeklindeki bir açıklama ile yetinmeyecektir. YSK, kuşkusuz tıpkı yüzde 10 barajı gibi 12 Eylül den kalma, BDP korkusuyla da halen değiştirilmemiş olarak kalan, ilgili anayasa maddeleri ve seçim yasası gibi içerisinde hareket edebileceği bir manevra alanına sahipti -nitekim, Hatip Dicle nin adaylığı 2007 seçimlerinde aynı gerekçeyle iptal edilmişti.- ve tabii 27 Nisan muhtırası da dahil dönemin atmosferi ve güç dengeleri içerisinde kimsenin aklına "kararın demokrasiye aykırılığı gelmemişti! YSK, Kürt sorununun burjuva neoliberal parlamenter siyaset zeminine taşınmasına ve buradan "çözüm üne küçük de olsa bir taş koyma inisiyatif ve cesaretini ise, kendi yetkilerinden çok, devlet ve bürokrasi içerisinde neoliberal çözümü önleyemeyecek bile olsa sündürmeye yönelik pozisyonlardan aldı. Manevra alanını başarısızlığa mahkum bir siyasal darbe girişimi yönünde kullandı ve yanıtını aldı! BDP cephesinden zaten ilk akla gelmesi gereken seçimlere katılmama kartının ifadesinden Kürt halkının sokaklara akın edişine, burjuva parlamentarizminin çevik kuvvet vaziyeti alıp kriz yönetimine geçmesine dek, aslında burada kimin kaybettiğinden çok, kimin kazandığı sorulmalıdır. Kimin kaybettiği çok açıktır. Kürt halkı, demokratik mevzi ve kazanımları için "Dokunan yanar! mesajını sokaklarda vermiş ve o kararı YSK ya deyim yerindeyse yedirmiştir. Bir bütün olarak burjuva parlamenter siyaset te ofsayttan atılan golü saydırmamakla kalmayarak pozisyonunu güçlendirmiştir. Kürt işçiler, kent ve kır yoksullarının mücadele talepleri ve ihtiyaçlarının burjuva parlamentarizmi ve burjuva demokrasisine sığmayacağı gerçekliği için ise, çok daha fazlası gerekmektedir. Kürt işçiler, kent ve kır yoksulları bu açıdan da muazzam bir gücü ortaya koyacaklardır.

12 12 ÖSYM tarafından gerçekleştirilen YGS sınavını takip eden günlerde şifre skandalı patlak verdi KPSS sınavındaki kopya ile çürümüşlüğü iyice teşhir olan ve yönetici değişiklikleriyle yamanmaya çalışılan sınav sisteminin yaması tutmadı. Sınavdan sonra ortaya koyulan şablonlarla matematik testindeki soruların büyük çoğuna yanıt verilebiliyor. ÖSYM tesadüf dedi, Cumhurbaşkanı ve hükümet cephesi buna ikna oldu. Ancak hayatlarının ilk yıllarında sınav sistemleriyle baskılanan, birbirlerinden, hayatlarından ve bilgiden yabancılaştırılan gençler için bu açıklamalar pek ikna edici görünmedi. Türkiye nin birçok yerinde gençler sınav sistemini protesto eden eylemler düzenledi ve düzenlemeye devam ediyor. Üniversiteye giriş sınavlarının gerekçesi üniversiteye girişlerin adil ve sağlıklı yapılması olarak gösteriliyordu. Adalet ve sağlık kelimelerinin kapitalizmin egemen olduğu koşullarda ne kadar anlamsız olduğu ise her geçen gün gözler önüne seriliyor. Üniversite sınavları her zaman toplumun emekçi kesimleri için geçerli olan bir sistemi oluşturdu. Patronlar için bu durum hiçbir zaman sorun teşkil etmedi. Onlar zaten binlerce işçinin sırtından kazandıkları para ile çocuklarına en iyi koşullarda, yurtdışnda eğitim imkanı sunuyorlardı. Bizler içinse sınavlar hem üzerimizden yeni sektörlerin palazlandığı, rekabetçi, bireyci kültürün pompalandığı hem de bilgiden uzak tutulup anlamsız bir pratik eleme içerisinde hayatlarımızın un ufak edildiği bir değirmen anlamı taşıyor. Kapitalist sistemde toplumsal yaşamın her nüvesi burjuvazinin çıkarlarına göre düzenlenir. Eğitim onlar için bir yandan yeni kar alanları açarken diğer yandan işçi kitlelerini eğip bükme, kendi sistemine uygun hale getirme yeridir. Sınav sistemi de yıllardır burjuvazinin sınıf çıkarlarına uygun şekilde tepemize dikildi. Sınavda ölçülen bilgi ve yetenek değildir. Üniversiteye giriş sınavlarının kendine has bir şablonu, şifresi vardır. Şifre meselesi bu sıralar gündem olduysa da sınav sisteminin altında her zaman kapitalizmin şifreleri yatıyordu. Hızlı, mekanik, belli kalıplara uygun bunun dışına çıkamayan bir düşünme sistemi (daha doğrusu düşünmeme). Bilgi, sorgulama, değerlendirme, tespit bu sürecin içerisinde yer almaz. Çünkü şifreleri koyanlar işçi sınıfının düşünmesini istememektedir. Kendi sınıfsal çıkarları gelecekte düşünmeyen, hakkını aramayan, makineleşmiş, azami kar kaynağı işçiler istemektedir. Diğer taraftan eleme sistemi işçi çocuklarını daha ilköğretim yıllarından itibaren birbiriyle rekabete sokar. Dayanışmanın olmadığı, birbirini geçmek için uğraşan bir kültürü baskın hale getirir. Keza, patronların sınıf çıkarları işçiler arası rekabetten beslenerek azami kara ulaşmayı ister. Patronlar bunla da yetinmez. Sınav sistemi üzerinden dershaneler, özel eğitim kurumları, kurslar açılır, yeni bir sektör ve yeni kar alanları açılır. Sınavın şifresi bellidir. Sınav her yanıyla burjuvazinin sınıfsal çıkarlarına hizmet etmekte, işçi sınıfının çocuklarını daha baştan kendi çarkına sokmaktadır. Burada aslolan sınavlarından, müfredatlarına kadar tüm eğitimin burjuvazinin sınıf rengiyle yapılandığıdır. Kapitalizmin üretim biçimlerine, kar hedeflerine göre farklı biçimler alsa da özünde işçiler için sömürü ve bilimsellikten uzaklaştırılma sürecidir. Bugün matematik testindeki şablonların bu kadar kolay açığa çıkmasından ve burjuva medyada sürekli yer almasından da biraz tırsmak gerekir. Çünkü, üniversiteye giriş sınavları kapitalizm için alternatifsiz değildir. Sınavlar sadece bir araçtır. Üniversite kontenjanları arttırılır, işçi çocuklarına üniversite kapısı açılır. Bu kez genç işsizlik gölgelenir, yeni kar alanları açılır. Üretim süreçlerine dahil olan öğrenciler hem üniversiteli hem de ucuz emek alanına dönüşüverirler. Burjuvazinin iktidarında biçimler, sömürü yöntemleri değişir ancak işçi sınıfının ezilmesi baki kalır. Düşman sınav sisteminin ötesindedir. Düşündürmeyen de bunaltan da öldüren de burjuvazidir. Biz sınavın şifresini çözdük. 40 sorunun da arkasında bir şablon yatıyor: Kapitalizm! YGS deki şifre skandalından sonra liseliler sokağa döküldü. Yapılan eylemler ve boykotlarla ÖSYM başkanı Ali Demir in istifası ve yapılan YGS nin iptali istendi. YGS iptal edilmemesine karşın liselilerin isyanı ve öfkesi her geçen gün büyüyor. Niğde Niğde Hükümet Meydanı'nda lise öğrencileri, öğrenci velileri, sağlık ve eğitim işçileri yükseköğretime geçiş sınavına ve bu yıl yapılan sınav sonrası açığa çıkan şifre skandalına tepkilerini göstermek için basın açıklaması gerçekleştirdiler. Eylem Niğde Eğitim-Sen sendika binası önünden başladı. Yaklaşık 120 kişinin katıldığı eylemde sık sık "İkna olmadık, "Boşa çalışma şifreli çalış, "AKP nin imamı kaça sattın sınavı, "Ali Demir İstifa, "Direne direne kazanacağız sloganları atıldı. Hükümet Meydanı önüne gelindiğinde öğrenciler ve öğrenci velileri adına basın açıklamasını Niğde Eğitim-Sen Şube Sekreteri Doğan Güneş okudu. Eylem davul zurna eşliğinde halay çekilerek sona erdi. Balıkesir Balıkesir de Facebook üzerinden örgütlenen yaklaşık 300 liseli öğrenci Öz Merkez önünde toplanarak bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Ardından ise yolu trafiğe kapattılar. Polis müdahalesi de gecikmedi. Israr ile alandan ayrılmak istemeyen liseli öğrencilere bir öğrencinin "Arkadaşlar amacımıza ulaştık dağılabiliriz" demesi üzerine alandaki lise öğrencileri bu duruma tepki gösterdi. Ancak polisin saldırgan tavrından dolayı liseliler basın açıklamasından sonra alanı terk ettiler. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bizler burada liseli kimliklerimizle birleştik. Yapmak istediğimiz çiğnenen haklarımızın hesabını sormaktır. 27 Mart 2011 tarihinde her birimiz bir sınava tabi tutulduk. Günlerce, aylarca hatta yıllarca durmadan çalıştık. Hepimizin idealleri vardı ve buna ulaşmak için yılmadan emek harcadık, geleceğimizi şekillendirmekti tek amacımız. Bizleri burada birleştiren ortak payda işte bu oldu. Geçen sene yaşanan KPSS deki kopya skandalı bu düşüncemizin ortaya çıkmasında etken oldu. Henüz kafamızdaki bu soru işaretlerinin cevabını bulamamışken bir şifreleme durumu su yüzüne çıktı." İstanbul YGS deki şifre skandalına tepki olarak İstanbul da liseliler boykot yaptılar. Okullarında derse girmeyerek YGS yi boykot eden binlerce liseli İstiklal Caddesine akın etti. Gezi Parkı ve Galatasaray Meydanı liselilerin buluşma alanları oldu. Okul bandolarının davulları ve düdüklerle yürüyen liseliler sıklıkla Ali Demir istifa, Batsın sınav sisteminiz, Sınav kalksın hayat bize kalsın sloganlarını attılar. Yürüyüş boyunca caddedeki insanlar alkışlarıyla liselilere destek verdiler. Eylemde veliler ve eğitim emekçileri de öğrencilerle beraber yürüdüler. Galatasaray Lisesi önünde gruplar buluştu ve konuşmalar yapıldı. Liseliler burada attıkları sloganlarla ve yaptıkları konuşmalarla YGS nin iptalini ve ÖSYM başkanı Ali Demir in istifasını istediler. Şişli Kurtuluş Lisesi boykota yüzde 100, Beyoğlu Anadolu Lisesi yüzde 90, Cumhuriyet Lisesi yüzde 80 lik katılım oranıyla boykotta başarı listesindeki liselerden bir kısmıydı. O gün arkadaşlarıyla buluşamayan liseliler de vardı. Eyüp Refhan Tümer Lisesi nde eyleme katılmak isteyen öğrencileri okul yönetimi engelledi. Kapıları kilitleyen yönetim liselileri vazgeçirmeye çalıştı. Okul yönetimlerinin baskı ve engellemelerine karşın tüm liseliler Türkiye nin dört bir yanından haykırıyor Sınavsız yaşam istiyoruz! Liselilerin patlayan öfkesi kendisini 1 Mayıs a kitlesel katılımlarında da ortaya koydu.

13 13 Geçtiğimiz ay demokrasi kavramının ortaya çıkışını dönemin toplumsal koşulları ile birlikte incelemeye çalışmıştık. Dimo-kratia, yani halk iktidarı anlamında kelime ilk ortaya çıktığında geniş yığınların yönetime katılmasını sağlayamamış, sınıflı toplum gerçekliği ile birlikte egemenlerin özgürlüğü anlamına gelmişti. Köleci demokrasi, Antik Yunan'daki köle sahipleri ve erkeklerin özgürlüğü anlamına geliyor, kölelere ve kadınlara yönetime katılma hakkı vermiyordu. Bu tarihsel gerçeklik bizi demokrasiyi sınıflı toplumda ortaya çıkan ve sınıfların iktidarından bağımsız tanımlanamayacak bir kavram olarak nitelememizi beraberinde getirmişti. Eğer üretim araçları bir sınıfın elindeyse siyasal sistemde özgürlük ve eşitlikten söz etmek anlamsızdır. Demokrasi feodal dönemde unutulan bir kavram oldu. Tarıma dayalı köylü nüfus üretiminin büyük kısmını artı-ürün olarak feodallere veriyordu. Siyasal rejim mutlak baskıya ve ayrıcalıklı sınıflara dayanırdı. Egemen olan kral, serflerin topraklarında çalıştığı büyük toprak sahipleri, rahipler, soylular. Uzun yıllar süren toprak köleliği ardından yerini büyük feodal yükümlülüklere bıraktı. Hem toprak sahibi beylere hem de devlete vergi vermek zorunda kalan köylülerin yaşamlarını devam ettirmeleri dahi oldukça zordu. Biriken vergi borçları yaşamı için ihtiyaç duyduğu herşeyin elinden alınmasıyla sonuçlanabiliyordu. Bu dönemde egemen olan toprak sahipleri ve onların iktidarının temel direkleri kral, kilise ve soylular geniş köylü yığınlarını zora dayanarak kontrol altına tutuyordu. Artı-ürün e el koymak için silahlı ordular, halkı düşünsel olarak esir alan kilise insanlık tarihinin gelişiminin en kısıtlı olduğu dönemi yarattı. Üretkenliğin sınırlandığı feodalizm uzun yıllar hakim kaldıktan sonra Avrupa'dan başlayarak tarihin motoru ilerledi ve eski üretim tipini parçalayan kapitalizm ortaya çıktı. Üretici güçlerin gelişmesi temelinde üretim ilişkileri yeni bir evreye girdi. Sayısı az olan zengin köylüler yeni türden ve gelişkin bir üretim aracının, atölyelerin, fabrikaların özel mülkiyetini eline geçirdi. Daha gelişkin bir pazar, önceki dönemde gücün kaynağı olan toprak mülkiyetinin yerini sermayenin alması. Yeni bir sınıf toplumsal güç dengelerini alt-üst ederek doğdu. Sermayenin gücü burjuvaziyi siyasal ölçüde de güçlenen bir sınıf olarak ortaya çıkarttı. Aynı tarihsel dönemde burjuvazinin büyük düşmanı, emeğini sömürerek sermaye biriktirdiği proletarya da tarih sahnesinde yerini alıyordu. Kapitalist üretim ilişkilerinin ilerlemesinin önünde engel teşkil etmeye başlayan feodalite ve onun hükümleri yeni güç burjuvazi tarafından ortadan kaldırılmak zorundaydı. Burjuvazi zaten feodal yükümlülüklerin altında ezilen işçi ve köylü kitlelerini özgürlük ve eşitlik bayrağı altında topladı. Feodalitenin temsilcisi krallığın karşısında cumhuriyet ve demokrasi kapitalizmin siyasal sloganlarıydı. İlk burjuva devrimi 17.yüzyılda İngiltere'de gerçekleşti. Bunu Fransız burjuvazisinin işçi ve köylü yığınlarıyla birlikte gerçekleştirdiği Fransız Devrimi izledi. Devrimler üretim gücünü eline geçiren burjuvazinin siyasal iktidarını da ilan edişiydi. Yeni bir sınıflı toplum yeni bir demokrasi biçimini tarih sahnesine çıkardı. Burjuva demokrasisi. Fransız burjuva iktidarının aygıtı Kurucu Meclis 1789'da "insan ve vatandaş hakları bildirisi"ni kabul etti. Bu bildiride halk egemenliği kavramı tekrar karşımıza çıkıyor. Tüm insanlığın eşitliği ilan ediliyor ve feodal sınıflar ortadan kaldırılıyor. Ancak bu demokrasi tipi de daha ilk bildirisinde kendi sınıf rengini alıyor, burjuva rejiminin temel ilkesini koyuyor: "Mülkiyet dokunulmaz ve kutsal bir haktır; hiç kimse bundan yoksun bırakılamaz." Eşitlik yeni demokraside de boş sözlerden ibaretti, burjuvazi mülkiyeti yasallaştırarak yeni bir eşitsizlik yaratıyor, özgürlüğü değil işçilerin burjuvaziye bağımlılığını getiriyordu. Fabrikalar ve tüm diğer üretim araçları üzerinde özel mülkiyete dayanan ve bununla işçilerin üzerinden sermaye biriktirerek güç kazanan burjuvazi daha ilk günden kendi sınıfının diktatörlüğünü ilan etmişti. 1791'de çeşitli sendikalarda toplanmaya başlayan işçilere karşı Kurucu Meclis bütün işçi kuruluşlarını yasaklayan bir kanun yayınladı. Burjuva devrimi bir grup sömürücünün yerine bir başka sömürücü grubu iktidara getirmişti. Bir toplumun siyasal biçimleri onun üretim şekliyle ilişkili olarak şekillenir. Özel mülkiyet insanlık tarihine girdiğinden beri farklı biçimler aldı ancak özü değişmedi. İnsanın kol emeği tek üretim gücü iken insanın üzerindeki mülkiyet yani kölecilik yaşandı. Tarım üretimine dayalı toplumlarda ise toprak mülkiyeti ana belirleyen oldu. Üretim tekniklerinin ilerlemesi ve sanayi üretiminin ortaya çıkışı ile bu kez fabrikaların üzerindeki özel mülkiyet ortaya çıktı. Özel mülkiyet yani insanın ihtiyaçlarını üreten güçlerin bir sınıfa ait oluşu toplumdaki eşitsizliği sağlayan temel faktördür. Bu durumda bir sınıf Sınıfların ve sömürünün varolduğu toplumda demokrasi ancak bir sınıfın egemenliğini temsil edebilir. Burjuva demokrasisi de doğuşundan itibaren bize burjuvazinin egemenliği ve sömürü özgürlüğünü anlattı yaşamını diğer sınıfa bağlı olarak sürdürmek zorunda kalır. Bugün işçi sınıfının yaşamak için burjuvaziye emekgücünü satma zorunluluğunda oluşu gibi. Bu eşitsizlik tarihte sömürücü sınıfların kullandığı eşitlik sözlerini boş bir yalana dönüştürür. Köleci demokrasi ile burjuva demokrasisi bir çok farklılığına rağmen özü itibariyle aynıydı. Çünkü ikisi de özel mülkiyetin varolduğu, sınıflı toplumların sistemleridir ve egemen sınıfın özgürlüğü beraberinde kölelerin ve bugün kü modern köleler olan işçilerin esaretini beraberinde getirir. Antik Yunan demokrasisinden çıkarttığımız temel sonuç demokrasinin bir sınıf rengiyle birlikte varoluşuydu. Köle sahiplerinin demokrasisi. Burjuva demokrasisinin daha ilk uygulamalarında bu tespitin doğrulandığını görüyoruz. Sınıfların ve sömürünün varolduğu toplumda demokrasi ancak bir sınıfın egemenliğini temsil edebilir. Burjuva demokrasisi de doğuşundan itibaren bize burjuvazinin egemenliği ve sömürü özgürlüğünü anlattı. O halde, kavramın kökeni ve bütün baskı karşıtı görüntüsüne karşın demokrasi aynı zamanda bir diktatörlük biçimidir. (devam edecek) Köleci demokrasi ile burjuva demokrasisi bir çok farklılığına rağmen özü itibariyle aynıydı. Çünkü ikisi de özel mülkiyetin varolduğu, sınıflı toplumların sistemleridir ve egemen sınıfın özgürlüğü beraberinde kölelerin ve bugün kü modern köleler olan işçilerin esaretini beraberinde getirir

14 14 Vadilerden yükselen şehirde Biraz radyasyon iyidir diyerek yankılanan bir çığlık duyuluyor, kulak verin! Hayatları hiç değişmedi TBMM Kanser çay içiyordu. 25 yıldır zihniyet talan edilen insanlar köylerinde, araştırma komisyonu bilimsel bir vadilerinde, dere yataklarında, araştırma yapıyor ve sonucu açıklıyor : Çernobil faciası bölgede alanlarda direniyor. Viçe, Xopa, Senoz, Hasankeyf, Allianoi, kanseri artırmadı. Dersim, Bartın, Munzur ayaklandı. Enerji üretmek bahanesiyle, Çocuk kandırır gibi toplumun devlet tarafından özel şirketlere acılarıyla dalga geçerek unutturulmaya, temize çıkarılmaya çalı- satılan, derelerine el konan bu insanlar, aslında mevzunun enerji şılan nükleer santral gerçeğinin olmadığının, kapitalist sistemin ne olduğunu ortadadır. Bilimsel çarklarını yağlamak olduğunun araştırma adı altında yapılan farkında. HES lerin asıl amacı, bu çalışmaların, kamuoyunu enerji üretmek adı altında temel Karadeniz de yapılacak Nükleer yaşam kaynaklarımızdan biri olan Santral Projelerine ve yüksek gerilim hatları ile Karadeniz Vadileri- suların kullanım hakkının 49 yıllığına şirketlere devredilmesidir. ni kanser vadilerine dönüştürecek Son dönemin güç simgesi haline olan HES projeleri için bir zemin gelen ve bize ait olan su hakkımız, oluşturulmak istediği çok açık. Bu bize sorulmadan, danışılmadan, yolla artık isyan halinde olan halk doğa ve insan tahribatına yol açan tekrar susturulmak ve pasifize 2 bini aşkın HES projeleri ile elimizden alınmaya çalışılıyor. Doğa yaşanan felaket sonrası Fukuşi- edilmek isteniyor. Japonya da tahribatını, yok olma tehlikesi ma daki patlamalar ve radyoaktif altında olan kültürel mirası, insan sızıntının etkileri hala canlı ve hayatını hiçe sayarak şirketler dünyada nükleer karşıtlığı hız kazanırken, nükleer santrali evdeki vadilere saldırıyor. Bir tek amaç var: Para! tüp gaza indirgeyerek Sinop a, Mersin e ve Trakya ya nükleer santral yapmayı planlayan bu dayatmacı zihniyete boyun eğecek değiliz. İlk önce radyasyon yağdı üzerimize, örtbas edildi, Etkisi yok denildi. Sonra sahil yolu ile denizimizi kopardılar bizden, ağıt yaktı Karadeniz kadınları, tüm sahil şeridini talan ettiler. Şimdi de HES projeleri ile can damarlarımızı kesmek, derelerimizi borulara hapsedip bizim olanı bize sormadan alıp bizi ölüme terk etmek istiyorlar. Unutulması mümkün olmayan bir facia yaşandı 26 Nisan 1986Ğda! Çernobil Nükleer Santralinde gerçekleşen bir reaktör kazası ile Karadeniz in üzerine kara bir bulut çöktü. O günden bu güne Artvin Hopa da yaşanan ölümlerin yüzde 47 si kanserden. Karadeniz de radyasyonlu çaylar gömülüyor, denize dökülüyor ve yakılıyor, çocuklar sakat doğuyor ve hatta hiç doğmuyor, mitolojik yaratıkları hatırlatan iki başlı hayvanlar dünyaya geliyor, birçok bitki türü yok oluyor. Karadeniz bu kayıpları yaşarken dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral televizyon karşısına geçip A Naşkvit! Ğalepe Çaçxalas. Viçeli Ayten Hala deresinin başına geleni duyunca kaşları çatılıyor ve başlıyor içini dökmeye Vuu! Zuğa-çkimi so ren, ğalepe-çkimi va çaçxalams ma haзi mu ῥa do so bidare. Dopxombi! Guriçkimişen di iri gamulun. Vadilerde, köylerde yaşayan insanlarımız santraller ile iki seçeneğe zorlanıyor. Ya göç edecekler ya da yörelerinde ölecekler. Su yoksa yerel halkın geçim kaynakları kurur. Geçim kaynağı kuruyan halkın tek bir alternatifi kalmıştır, göç etmek. Göç kaynaklı vadiler insansızlaştırıldığı için bölgede yaşayan kültürler de yok olacaktır. Lazca, Hemşince, Rumca, Megrelce, Gürcüce, Çepnice gibi diller yok olacak. Kültür ve dillerin yokolmasıyla beraber atmacalık kültürü, horon, köçek, kemençe, tulum, dilli kaval, çonguri, panduri, akordillon, Karadeniz zurnası ve bu enstrümanlarla sanatını icra eden müzisyenlerimizin sayısı azalacak ve zamanla yok olacaktır. Giresun Gelevera deresini hatırlatmak isterim. Bugün oraya yapılan HES projesiyle kuruyan geleveranın o meşhur türküsü sizce 10 yıl sonra söylenecek mi? Hiç sanmıyorum! Bu gün bizler su hakkı mücadeleleri veriyoruz, Su Yaşamdır, Yaşam Satılık Değildir sloganıyla yola çıktık. Bu mücadele kazanılamaz ise yarın bizler, suya erişim mücadelesi vermek zorunda kalacağız. HES karşıtı mücadele yıllardır sistem tarafından birbirinden ayrıştırılan kültürleri yan yana getirmiş, süreç kendi ortak mücadelesini oluşturmuştur. Munzur, Karadeniz dereleri ve vadileri, Hasankeyf, Alianoi gibi bütün HES ve baraj madurları bugün yanyana, birlikte mücadele ediyorlar. Vadiden vadiye uzanan direniş bir yandan hukuk mücadelesi sürerken, diğer yandan köyün genci yaşlısı dere yatağına inip bastonlarıyla kepçeleri kovuyor, şehirlerde şirket önlerine yürüyor, oturuyor ve kazanıyorlar. Kastamonu Cide Loç vadisi, OR-YA enerji şirketi önünde 28 günlük oturma eylemi sonunda kazandı mücadelesini ve kazanmaya devam ediyor Rize- Fındıklı direne direne kazanılacağını kanıtladı Hopa, Little Big (LTB) kot üreticisi Erva Enerji yi Güneşli Deresi üzerine kurulmak istenen HES projesine karşı protesto ediyor Sanatı katliamıyla kirleten Borusan a karşı Aksu vadisi direniyor Kizirnos Su, hayatın tanımı, anlamı ve özüdür diyerek Yüceyurt Enerji firmasına karşı mücadele veriyor Hema A.Ş nin termik santral projesine karşı Bartın direniyor Yüzünü beyaza bulayıp ağaç dikse de, yaptığı doğa katliamları ortada olan TEMA vakfına karşı tüm vadiler isyandadır. Arçkva Dubağun Artık Yeter, Uçazuğa kodgun Karadeniz Ayaktadır, Uçazuğa ti ezdums -Karadeniz İsyandadır. Uçazuğaşi Ansenari Bozo (Karadenizin asi kızı)/karadenizisyandadir.org Nükleere inat ya as n ayat Türkiye nin en büyük insan zinciri eylemi, Akkuyu'da kurulmak istenen nükleer santrale karşı yapıldı. Devletin, tüm tepkilere rağmen kurulmasında ısrar ettiği Akkuyu nükleer santraline karşı toplanan Mersinliler, 159 kilometrelik insan zinciri oluşturdu. Çevreciler daha önceden belirlenen 30 noktadan el ele tutuştu. İnsan zincirine, yoldan araçlarıyla geçenler de korna ve zafer işaretleri ile destek verdi. Çevreci bisikletçiler de pedal basarak eylemcileri yalnız bırakmadı. İşçi Meclisi okurları olarak bizler de önlüklerimiz ve dövizlerimizle zincire el vererek kapitalizmin yarattığı doğa tahribatını vurgulamaya çalıştık. "Nükleere inat yaşasın hayat, "İnsanca yaşam sosyalizmde, "Kapitalizm öldürür nükleer süründürür sloganları, döviz ve önlüklerimizle oradaydık. Balıkçı barınağından başlayan ve marinaya kadar uzayan yürüyüş güzergahı boyunca Mersin de yaşayan insanların da alkışlı sloganlı destekleri hiç kesilmedi. Ayrıca toplanma noktalarından aldığımız bilgiler doğrultusunda zincirin Akkuyu ya özellikle Mersin in köylerinden gelen insanlar tarafından ulaştırıldığını öğrendik. y ld r n tmad k Karadeniz İsyandadır Platformu eylemcileri 25 yıl önce gerçekleşen çok sayıda insanın yaşamını kaybetmesine neden olan Çernobil nükleer santral kazasını anmak için sokaklara çıktı. Taksim Tramvay durağında bir araya gelen yaşam savunucuları Sisteme lanet nükleere hayır, 25 yıldır ölüyoruz yazılı pankartları ile Galatasaray Meydanı na yürüdüler. Ellerinde, Lazca ve Hemşince İsyan, Nükleer istemiyoruz ve Bizde Radyasyon var yazılı dövizleri taşıdı. Grup çalınan sirenlerin sesleri ile birlikte Çernobil faciasının ölüm anını canlandırmak üzere, kısa süreli olarak yerlere yattı. Basın açıklamasını öncesinde Karadenizliler Yüksek Derecede Radyasyon yayıyor diyerek basın mensuplarına birer adım geri çekilmeleri istendi. Bir konuşma yapan Emel Çolak Bizlerin nükleer karşıtı olmamız için, Fukuşima da nükleer kaza olmasına gerek yoktu. Bizler 25 yıldır bu ülkede Çernobil in Çocukları olarak her gün öldük. Sevdiklerimizi, dostlarımızı, yakınlarımızı toprağa koyduk. 25 yıldır her gün, her saat nükleere ve bunu başımıza bela eden sisteme lanet ettik dedi, Çolak Ucuz, temiz, yenilenebilir enerji bahaneleri ile nükleere karşı alternatif sunmak iktidarın ve şirketlerin ekmeğine yağ sürmek demektir. Çünkü biliyoruz ki amaç enerji değil, amaç Karadeniz i ve Akdeniz i nükleer atık çöplüğüne döndürmek, kanlı savaşlarınız için silah elde etmektir. Amaç kar hırsıdır, amaç talandır, amaç doğayı ve yaşamı yok etmektir dedi.

15 15 Söz konusu birkaç bin kişilik işçi emekçinin nerede yaşayacağı olunca burjuva demokrasisinin işçi sınıfına ve emekçi halklara karşı en açık biçimiyle diktatörlük olduğu yalın bir biçimde açığa çıkıyor Söz konusu birkaç bin kişilik işçi emekçinin nerede yaşayacağı olunca burjuva demokrasisinin işçi sınıfına ve emekçi halklara karşı en açık biçimiyle diktatörlük olduğu yalın bir biçimde açığa çıkıyor. Kuzey Afrika daki ayaklanmaların ardından İtalya nın Lampedusa adasına ve oradan da diğer Avrupa ülkelerine geçiş yapan göçmenlerin artış göstermesi, Avrupa Birliği sınırları içerisinde serbest dolaşım hakkı getiren Schengen Antlaşması nı tekrardan tartışmaya açtı. Göçmenler konusunda Avrupa Birliği üyesi ülkelerden beklediği desteği bulamayan İtalya, çoğunluğunu Tunusluların oluşturduğu yaklaşık 25 bin göçmene AB sınırları içerisinde serbest dolaşım belgesi verdi. İtalya ile sınırı bulunan Fransa bu gelişmeye oldukça sert tepki göstererek serbest dolaşım hakkı tanıyan Schengen Antlaşması nın iptal edilmesi gerektiğini gündemleştirdi. Serbest dolaşım belgesi alan binlerce göçmen trenlere binip Fransa ya giriş yaparken Fransız sınır güvenliği tarafından "kaçak göçmen taşıyor gerekçesiyle durdurularak geçişleri engellendi. Bunun üzerine İtalya hükümeti, Fransa nın trenlerin geçişini engellemesine dair Schengen Antlaşması nın ihlal edildiği ve uyulmadığı yönlü tartışma başlattı ve iki devlet arasında karşılıklı söz düellosu ile diplomatik kriz patlak verdi. İki ülke arasında yaşanan diplomatik krizin ve göçmen sorununun aşılması için İtalya nın başkenti Roma da bir görüşme organize edildi. Bu toplantıda devlet başkanları düzeyinde bir araya gelen Nicolas Sarkozy ve Silvio Berlusconi Avrupa Birliği nin diğer üye devletlerine çağrıda bulunarak geçici bir süreliğine Schengen Antlaşması nda sınırlamalar yapılarak bu konuda kimi reformlar yapılması gerektiğine vurgu yaptılar. Burada "reform dendiğinde, sınır kontrolünün tekrar devreye sokulması ve serbest geçişlerin engellenmesi anlaşılmalıdır. Sarkozy; "Schengen in yaşamasını istiyoruz, ancak reformdan geçirilerek yaşaması gerekiyor diyor. Hem Berlusconi hem de Sarkozy "olağanüstü koşullar yaşandığını, dolayısıyla AB sınırları içerisinde serbest dolaşım hakkı demek olan Schengen in geçici bir süre ve sınırlı olarak uygulanması gerektiği noktasında mutabıklar, ancak bunun öyle kolayca halledilecek bir iş olmadığı da biliniyor. Her iki devlet başkanı Haziran ayı içerisinde Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları toplantısında konunun ele alınmasını talep ediyorlar. Ancak Avrupa Birliği Komisyonu Schengen in askıya alınması taraftarı değil. Komisyon yetkilileri Schengen in AB anlaşmalarından biri olduğunu söyleyerek buna herkesin uyması gerektiğini vurguluyorlar. Avrupa Birliği, gerek sınırlar konusunda gerekse serbest dolaşım konularında çok sık tartışmalara vesile oluyor. O çok övündükleri burjuva demokrasisinin kimler için demokrasi olduğu tartışmaya açılan her sorunda kendisini açıkça gösteriyor. Emperyalist kapitalist devletlerin demokrasisinin sadece ve sadece sermayenin serbest dolaşımını ve güvenliğini kendine görev edindiğini bizler çok iyi biliyoruz. Söz konusu birkaç bin kişilik işçi emekçinin nerede yaşayacağı olunca burjuva demokrasisinin işçi sınıfına ve emekçi halklara karşı en açık biçimiyle diktatörlük olduğu yalın bir biçimde açığa çıkıyor. Göçlerin, savaşların, sömürünün, işsizliğin geleceksizliğin, doğanın tahrip edilmesinin gerçek ve tek sorumlusu emperyalist kapitalistlerdir. İşçi sınıfının ve emekçilerin de tek çıkar yolu ve kurtuluşu sosyalizmdir. Bizleri kurtaracak olan kendi kollarımızdır, bu bilinçle kapitalizme karşı mücadele etmekten başka çıkar yol yoktur. Çitlerin olmadığı bir dünya ancak sosyalizmle mümkündür. ran da de en az ki i idam edildi İnsan Haklarını İzleme Örgütü (HRW), İran rejimi tarafından 1 Mayıs ta idam edileceği bildirilen Kürt siyasi tutsak Şerko Maerifi nin infazını derhal durdurulmasını istedi. "Kürt bir aktivistin infazını engellemek gerekiyor başlıklı açıklamada, Maerifi nin 28 Nisan da açlık grevine girdiği belirtildi. HRW, Ekim 2009 da Sine de bir hakimin Maerifi ile İhsan Fetahiyan ve Hebibulla Letifi nin infazına karar verdiğini hatırlatarak, Fetahiyan ın 11 Kasım 2009 da idam edildiğini Güney Kürdistan da s n mü adelesi Ortadoğu da işçi ve emekçilerin diktatörlükleri sarsan kalkışması, Güney Kürdistan emekçilerine ilham veriyor. Güney Kürdistan federatif bölgesi şimdiye kadar emperyalistlerin yatırım yaptıkları gözde bölgelerden biri olarak tanımlanıyordu. Ancak bölge federatif bir yönetime geçilmesinin ardından emperyalist tekelci şirketlerin şantiyesi durumuna getirildi. Güney Kürdistan federe yönetimi hızla tekelci kapitalist şirketlere sınırlarını sonuna kadar açtı. Bu süre içersinde palazlanmaya başlayan Kürt burjuva sınıfı sermaye birikimi süreçlerini hızlı bir bir biçimde gerçekleştirmeye başladı. sınırsız kuralsız artıdeğer sömürüsünün yanı sıra yolsuzluk, rüşvet, devlet kurumlarının burjuvalara görülmemiş ölçüde sunulması, Kürt emekçilerinin tepkisini çekmeye başladı. Güney Kürdistanlı emekçiler tarafından işsizliğe,yolsuzluğa ve adam kayırmacılğa karşı gerçekleştirilen gösterilerde, 10 kişi rejim güçleri tarafından öldürüldü. Son bir hafta belirtti. Letifi nin infazının ise 26 Aralık 2010 da öngörüldüğünü ancak HRW ile diğer insan hakları organizasyonlarının yürüttüğü bir kampanya sonucu bu infazın askıya alındığının ifade edildiği açıklamada, "Bununla birlikte Letifi halen ölüm koridorunda bulunuyor dedi. HRW, resmi rakamlara göre İran da 2011 in başından bu yana en az 135 kişinin idam edildiğini belirtirken, gerçek rakamın daha yüksek olduğunu kaydetti. Bu yıl idam edilenlerden en az ikisinin çocuk olduğu belirtildi. içinde ise 300'ü aşkın kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor. İşçi ve emekçiler hükümetin istifasını istiyorlar. Gazeteci Asos Hardi, "Şimdiye kadar kültürel olarak, ulusal ve halk olarak varlığımızı koruyorduk. Bugün, inanlar varlıklarını iyileştirmek istiyorlar diyor. Sınıf mücadelesi Güney Kürdistan da emekçilerin taleplerini daha güçlü haykırdıkları bir eşiğe doğru ilerliyor. Güney Kürdistan ın toplumsal yapısı daha önce olduğundan hızlı bir biçimde işçi sınıfı ve gelişen burjuvazi şeklinde farklılaşıyor. Bir yandan hızlı bir şekilde her yerden mantar gibi binalar yükselirken, diğer yandan gelir paylaşımı arasındaki uçurum da büyüyor. İşsizlikteki güçlü artışın yanısıra, adam kayırma ve yolsuzluk diz boyu. Güney Kürdistan'ın işçi ve emekçileri mücadeyi emeksermaye çelişkisi üzerinden yürütmeye başladıkları bu yeni eşikte, yüzyıllık mücadele birikimleri ve deneyimleri ile birlikte Ortadoğu'nun kavgacı baharına güç katmaya geliyorlar.

16 İşçi sınıfı ve emekçi halkın başlattığı kalkışma haftalardır büyük direnişlere sahne olurken gerici Suriye rejiminin ayaklanmayı bastırma girişimi de tam bir katliama dönüştürülmüş durumda Ortadoğu ve Kuzey Afrika da başlayan halk ayaklanmalarının son ayağı olan Suriye de de direniş büyüyerek devam ediyor. İşçi sınıfı ve emekçi halkın başlattığı kalkışma haftalardır büyük direnişlere sahne olurken gerici Suriye rejiminin ayaklanmayı bastırma girişimi de tam bir katliama dönüştürülmüş durumda. Son olarak 29 Nisan da kitlenin üzerine ağır silahlarla saldıran gerici rejim 90 civarında direnişçiyi katletti. Son olarak 29 Nisan da kitlenin üzerine ağır silahlarla saldıran gerici rejim 90 civarında direnişçiyi katletti Suriye nin güney ucunda bulunan Dera kenti ayaklanmanın karargahı durumunda bulunuyor. Bunun bilincinde olan gerici rejim tank birlikleri eşliğinde Dera yı ordu güçlerince kuşatmış durumda. Buradaki ayaklanmanın diğer kentlerle bağlantısını keserek teslim almayı hedefleyen rejimin hesapları tutmadı ve Dera nın kuşatılmasını protesto etmek için Şam, Banyas, Hama, Humus, Lazkiye Harasta ve Kamışlı'da on binlerce gösterici dün sokaklara çıktı. Ülkenin belli başlı büyük kentlerinin tamamına yayılan ayaklanma, yaşanan büyük kayıplara rağmen giderek büyüyor. Özgürlük, demokrasi ve insanca bir yaşam için sokaklara dökülen on binlerin başata gelen talebi diktatör Beşar Esad ın istifa etmesi, siyasi tutsakların serbest bırakılması, ayaklanmada yaşamını yitirenler için üç günlük yas ilan edilmesi ve Anayasa da değişiklik yapılması biçiminde sıralanıyor. Muhalefet güçleri, sosyal paylaşım ağı Facebook üzerinden yaptıkları açıklamada, önümüzdeki bir haftayı "Kuşatmayı kaldırma haftası olarak ilan ediyorlar. Pazar günü Dera da, Pazartesi Şam da, Salı günü Baynas ve Ceblah ta Çarşamba günü Humas, Tibles, Lazkiye ve Tal Kahl kentlerinde gösteriler düzenleyecekler. Perşembe günü ise ülke genelinde sokağa çıkacaklar. Libya daki ayaklanmaya müdahale eden emperyalist kapitalist devletler, şimdi de Suriye ye müdahale etmenin fırsatını kolluyorlar. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, barışçıl gösterilere kanlı müdahalede bulunması nedeniyle Suriye yi kınadığını ve can kayıplarının soruşturulmasını kararlaştırdı. Bu açıklama, yapılacak emperyalist müdahalenin önünü açmaktan başka bir anlam taşımıyor. BM nin yaptığı açıklamadan sonra ABD nin Birşemiş Miletlerin yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşıladığını belirtmesinin anlamı da müdahaleye kapının aralanmış olmasındandır. Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, "ABD, atmakta olduğumuz adımlara ilaveten, Suriye nin kendi halkına karşı giriştiği elim eylemlerin, güçlü bir uluslararası yanıtı gerektirdiğine inanmaktadır diyor. Ayrıca Suriye devlet yetkililerine ve alile çevresine yönelik ekonomik yaptırım kararı da Obama tarafından onaylandı. Emperyalist müdahalenin engellenmesi Suriye işçi sınıfı ve emekçi halkın gerici Suriye rejimine olduğu kadar emperyalist kapitalist güçlere karşı da bayrak açmasıyla mümkündür ve gerçekte özgürlük ve demokrasi de ancak işçi emekçilerin sınıfsal temelde yürütecekleri mücadeleyle elde edilebilinir. Kadda i den ate kes ça r s Libya da diktatör Kaddafi güçleri ve emperyalistlerin desteğini alan işbirlikçi muhalefet arasındaki gerici iç savaş hız kesmeden devam ediyor. İlk aşamada işçi-emekçilerin özgürlük ve demokrasi talebiyle başlayan Libya süreci, ilerleyen haftalarda işbirlikçi muhalefetin çağrısı üzerine emperyalistlerin müdahalesiyle kirli bir iç savaşa evrildi. NATO nun savaş uçakları attıkları bombalarla yüzlerce emekçinin yaşamını yitirmesine yol açtı. On binlercesi ülkesini terk ederek mülteci konumuna düştü. Ateşkes çağrısında bulunan Kaddafi, "Libya, ateşkes görüşmelerine girmeye hazırdır. Ancak ateşkesin tek taraflı olması mümkün değil. Sağlanacak bir ateşkesten ilk biz mutluluk duyarız ve kabul ederiz. Ama Haçlı NATO saldırısı durmalıdır" diye konuştu. Kaddafi nin çağrısı emperyalistler tarafından karşılık bulmadı. NATO yetkilisi, Kaddafi nin sivillere yönelik saldırılarına son vermesi çağrısını yineledi. Aynı yetkili, Kaddafi güçlerinin ateşkes çağrısından sadece saatler öncesi Misrata Limanı'na ayrım gözetmeksizin topçu atış yaptığını ve çok sayıda sivilin öldüğünü söyledi. İşbirlikçi muhalefet güçleri de ateşkes çağrısını reddettiler. Libya da yaşanan savaşta işçi sınıfı ve emekçi halkın hiçbir çıkarı yoktur. Bu kirli savaşı kim kazanırsa kazansın, kaybeden işçi ve emekçiler olacaktır. Gerek Kaddafi diktatörlüğü gerekse de emperyalist kapitalizmin çıkarları için yürüttüklen bu savaş bizim savaşımız değil. İşçi sınıfı ve emekçilerin kurtuluşu, bu her iki sermaye diktatörlüğüne karşı savaşmaktan geçer.

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. YÜRÜYÜġ ve MĠTĠNGLER

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. YÜRÜYÜġ ve MĠTĠNGLER YÜRÜYÜġ ve MĠTĠNGLER 2010 ve 2011 1 MAYISLARINDA 1 MAYIS ALANINDAYDIK 2010 yılında, Taksim'de 32 yıl sonra kitlesel 1 Mayıs kutlamaları için yüzbinlerce emekçi meydanı doldurdu. Dolmabahçe, Şişhane ve

Detaylı

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146

7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146 TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA!

1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA! 1 MAYIS 2013 BİRLİK MÜCADELE DAYANIŞMA! İşçilerin burjuvaziye ve egemen sınıfa karşı mücadelesi sürdükçe, bütün talepleri karşılanana dek 1 Mayıs, bu taleplerin her yıl dile getirildiği gün olacaktır.

Detaylı

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!

MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin Büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarının

Detaylı

Temmuz 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Temmuz 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Temmuz 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin / Mezitli Belediye Başkanı nı ziyaret ederek

Detaylı

Kasım 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Kasım 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Kasım 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli İlçesi CHP Belediye Başkanı aday adaylarının

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ULUSLARARASI İŞÇİ DAYANIŞMASI DERNEĞİ. Meslek Liseliler Ne Yaşıyor? Ne İstiyor? Boyun Eğme. Mücadele Et!

ULUSLARARASI İŞÇİ DAYANIŞMASI DERNEĞİ. Meslek Liseliler Ne Yaşıyor? Ne İstiyor? Boyun Eğme. Mücadele Et! ULUSLARARASI İŞÇİ DAYANIŞMASI DERNEĞİ Meslek Liseliler Ne Yaşıyor? Ne İstiyor? Boyun Eğme Mücadele Et! Boyun Eğme Mücadele Et! Patronlar meslek lisesi öğrencilerini sömürülecek işçi olarak görüyorlar!

Detaylı

BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI

BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI BİR GRUP EĞİTİM-SEN ÜYESİ GÖREVİNDEN AYRILAN MUSTAFA ÖZCAN ALEYHİNE EYLEM YAPTI Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Özcan ın kurum değişikliği ile Ankara Gölbaşı belediye başkan yardıcılığı görevine

Detaylı

Koç Üniversitesi nde neler oluyor?

Koç Üniversitesi nde neler oluyor? Koç Üniversitesi nde neler oluyor? 27 Mart 2015 tarihinde, Koç Üniversitesi temizlik işçileri, öğrencileri, öğretim görevlileri, asistanları ve büro emekçileri bir araya geldiler ve bir forum gerçekleştirdiler.

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

İsviçreli siyasetçi ve örgütler: Diktatörlüğe karşı Kürtlerle dayanışma büyütmeli

İsviçreli siyasetçi ve örgütler: Diktatörlüğe karşı Kürtlerle dayanışma büyütmeli İsviçreli siyasetçi ve örgütler: Diktatörlüğe karşı Kürtlerle dayanışma büyütmeli İsviçreli örgütler ve siyasetçiler, Erdoğan diktatörlüğüne karşı yürüyerek, Kürt halkıyla uluslararası dayanışmanın büyütülmesi

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

Asgari ücret 1900 net! DİSK ten basın açıklaması

Asgari ücret 1900 net! DİSK ten basın açıklaması Asgari ücret 1900 net! DİSK ten basın açıklaması 8 Aralık öğlen saat 12 de Mecidiyeköy de toplanan DİSK yönetimi ve işçiler asgari değil insanca yaşam, asgari ücret, bin dokuz yüz net taleplerini dile

Detaylı

KASIM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

KASIM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili KASIM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Akdeniz Karaduvar Mahallesinde muhtarları

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. İşçi Cephesi: Direnişiniz nasıl başladı? Kazova dan bir işçi: Bizim direnişimiz ilk önce 4 aylık maaşımızı, kıdem ve tazminat

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

Direnişteki Trakya Otocam işçileriyle söyleşi

Direnişteki Trakya Otocam işçileriyle söyleşi Direnişteki Trakya Otocam işçileriyle söyleşi 24. Toplu İş Sözleşmesi sürecinde işverenle sendika arasında anlaşma sağlanamaması üzerine Şişecam işçileri 10 fabrikada 5800 işçiyle greve gitme kararı almıştı.

Detaylı

DALKARA NURHAK VE ELBİSTAN DA

DALKARA NURHAK VE ELBİSTAN DA DALKARA NURHAK VE ELBİSTAN DA Partisinin düzenlediği miting için Elbistan a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, yaptığı konuşmada, HDP nin ülke genelinde barajı aşacağına

Detaylı

Polis Taksim Meydanı'na girdi

Polis Taksim Meydanı'na girdi On5yirmi5.com Polis Taksim Meydanı'na girdi Gezi Parkı eylemlerinin 15. gününde polis, Taksim Meydanı na girdi. AKM ve Cumhuriyet Anıtı ndaki afişler söküldü, barikatlar da kaldırıldı. Yayın Tarihi : 11

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

Bölüm 18. Demokrasi Mücadelesinde Odamız

Bölüm 18. Demokrasi Mücadelesinde Odamız Bölüm 18 Demokrasi Mücadelesinde Odamız 268 M M O 40. Dönem Çalışma Raporu M M O 40. Dönem Çalışma Raporu 269 TMMOB Makina Mühendisleri Odası bugüne dek olduğu gibi bu dönemde de kendi meslek alanları

Detaylı

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2015 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli/Akdeniz Mahallesinde 2015 Genel Seçimlerine

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye nin dört köşesindeki emekçiler iş bıraktı! Tarih : 17.06.2013 DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve TDB, Gezi Parkı yla başlayan protestolara yönelik polisin sert müdahalesi nedeniyle

Detaylı

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ağustos 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus CHP İlçe Örgütünü ziyaret ederek,

Detaylı

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EKİM 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EKİM 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık İlçesi nde meydana gelen dolu yağışı

Detaylı

EYLÜL 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

EYLÜL 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili EYLÜL 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe örgütünün düzenlediği Yenimahalle

Detaylı

BODRUM DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI GREVDE

BODRUM DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI GREVDE BODRUM DA SAĞLIK ÇALIŞANLARI GREVDE Bodrum da sağlık çalışanları iş bıraktı. Bodrum Devlet Hastanesi önünde buluşan sağlık meslek örgütü temsilcileri, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, emeklilik hakları

Detaylı

Genel Başkanımız Haydar Arslan ın okuduğu basın açıklaması metni aşağıdadır. KGM Önünde Basın Açıklaması Yaptık

Genel Başkanımız Haydar Arslan ın okuduğu basın açıklaması metni aşağıdadır. KGM Önünde Basın Açıklaması Yaptık Sendikamız Yapı-Yol Sen 12 Nisan 2012 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü önünde ve eşzamanlı olarak tüm şube binaları önünde, Otoyol ve Köprülerin özelleştirilmesi, görevde yükselme ve unvan değişikliği

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız!

Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız! Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız! Havacılık sektörüne grev yasağı getiren yasa tasarısı mecliste onaylandı. Hava-İş Sendikası, yasa mecliste görüşülmeye başlanmadan

Detaylı

İŞÇİLERİN 3 ACİL TALEBİ VAR!

İŞÇİLERİN 3 ACİL TALEBİ VAR! TEMMUZ 2016 İŞÇİLERİN 3 ACİL TALEBİ VAR! Taşeron işçilere kayıtsız şartsız kadro! Kıdem tazminatıma dokunma! Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi ne hayır! TAŞERON İŞÇİLERE KAYITSIZ ŞARTSIZ KADRO! AKP hükümeti

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 5 PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 79 5. PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRELER 5.1 TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu İle Yapılan Ortak Etkinlikler

Detaylı

Destek Personeli Eğitimleri

Destek Personeli Eğitimleri 2.Dönem eczane çalışanlarının Destek Personeli Eğitimleri 28 Aralık 2009 tarihinde başladı 9 Valimiz Sayın Zübeyir KEMELEK 15 Aralık 2009 tarihinde Yönetim Kurulumuzu ziyaret etti.. İstanbul Ecza Koop'la

Detaylı

MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MAYIS 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Aydıncık CHP İlçe Yönetim Kurulu ve Belediye

Detaylı

MART 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

MART 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili MART 2016 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Akdeniz/Karaduvar Mahallesinde saha çalışması

Detaylı

Necla Akgökçe den bilgi aldık. - İlk olarak ülkede kadınların iş gücüne katılım ve istihdam konusuyla başlayalım isterseniz

Necla Akgökçe den bilgi aldık. - İlk olarak ülkede kadınların iş gücüne katılım ve istihdam konusuyla başlayalım isterseniz İstanbul YDK: 1 Mayıs itibariyle başlamış olan Eme(K)adın kampanyamız kapsamında güvencesiz, görünmeyen ve yok sayılan kadın emeği üzerine araştırmalar yapmaya devam ediyoruz. Bu kez bu konuda sendikal

Detaylı

TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR

TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR 4.19.4 TMMOB TEMSİLCİLERİNE AÇILAN DAVALAR 1) Dosya No : 2013/551 E. : Ankara 17. Asliye Ceza si : 1- TMMOB YK Başkanı Mehmet Soğancı 2- TMMOB Genel Sekreteri N. Hakan Genç :2911 sayılı Toplantı ve Gösteri

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

AĞUSTOS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

AĞUSTOS 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili AĞUSTOS 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Cumhurbaşkanı adayımız Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu

Detaylı

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ NEDİR? GERÇEK BİR TOPLU SÖZLEŞME İÇİN

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ NEDİR? GERÇEK BİR TOPLU SÖZLEŞME İÇİN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ NEDİR? Toplu İş Sözleşmesi (TİS), çok genel anlamı ile emekçilerin temsilcisi sendika ile işveren temsilcilerinin, ekonomik, özlük ve çalışma koşullarını birlikte belirlemeleridir.

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

Ocak 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Ocak 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Ocak 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Silifke Belediye Başkan Adayı ile birlikte esnaf

Detaylı

2.9. TMMOB,İKK,ÖKP,AEMÖP VE NKP İLİŞKİLER

2.9. TMMOB,İKK,ÖKP,AEMÖP VE NKP İLİŞKİLER 20. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2.9. TMMOB,İKK,ÖKP,AEMÖP VE NKP İLİŞKİLER 267 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ TMMOB, TMMOB ANKARA İL KOORDİNASYON KURULU ETKİNLİKLERİ 07 Ocak 2010 Tekel İşçileri ziyaret

Detaylı

MİLAS TA, BELEDİYE İŞÇİLERİNE YÜZDE ZAM

MİLAS TA, BELEDİYE İŞÇİLERİNE YÜZDE ZAM MİLAS TA, BELEDİYE İŞÇİLERİNE YÜZDE 10-16 ZAM Milas Belediyesi ile DİSK arasında devam eden toplu iş sözleşmesi sonuçlandı. Buna göre işçilere yüzde 10 ila 16 arasında zam verildi. Milas Belediyesi ile

Detaylı

KASIM 2011 FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

KASIM 2011 FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili KASIM 2011 FAALİYET RAPORU Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Genel Merkezi tarafından Bingöl ilinden sorumlu Milletvekili

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi:

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi: Günlük Haber Bülteni 09.03.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Tarih:08.03.2015 (1) (2) İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi: www.sanliurfa.com Tarih:08.03.2015 İNTERNET

Detaylı

DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ŞUBEMİZ

DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ŞUBEMİZ DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ŞUBEMİZ 139 140 Şubemiz, geçmiş dönemlerde olduğu gibi, bu dönemde de sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu dile getirdiğimiz kamusal hizmetlerin özelleştirilmesine, sosyal güvenlik

Detaylı

Gezi Parkı Araştırması. GEZİ PARKI ARAŞTIRMASI Kimler, neden oradalar ve ne istiyorlar?

Gezi Parkı Araştırması. GEZİ PARKI ARAŞTIRMASI Kimler, neden oradalar ve ne istiyorlar? GEZİ PARKI ARAŞTIRMASI Kimler, neden oradalar ve ne istiyorlar? ARAŞTIRMA Araştırmayı nasıl yaptık? 6 7 Haziran Perşembe ve Cuma günleri Her 2 saatlik zaman diliminde 400 kişiyle görüşerek Gezi Parkı alanına

Detaylı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı Çalışma hayatında barış egemen olmalı Ocak 19, 2012-3:31:16 olduğunu belirtti. olduğunu belirterek, ''Bu bakış açısı çerçevesinde diyalog merkezli çalışmalarımızı özellikle son 7 aydır yoğun bir şekilde

Detaylı

AĞUSTOS 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

AĞUSTOS 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili AĞUSTOS 2016 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli İlçe Başkanlığı binasında yönetici

Detaylı

29 Ekim Cumhuriyet bayramı okulumuzun bahçesinde coşkuyla kutlandı.

29 Ekim Cumhuriyet bayramı okulumuzun bahçesinde coşkuyla kutlandı. Yıl:2016 Sayı:2 29 Ekim Cumhuriyet bayramı okulumuzun bahçesinde coşkuyla kutlandı. Saygı duruşu ve ardından istiklal marşımızın okunmasıyla başlayan törenin ardından beden eğitimi öğretmenimiz Levent

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ

19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ 19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI 19.09.2014 Bugün 19 Eylül. Bugün bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB nin mücadele dolu tarihi açısından

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için

Detaylı

7. dönem çalışma raporu SOSYAL ETKİNLİKLER. EMO Kocaeli Şubesi

7. dönem çalışma raporu SOSYAL ETKİNLİKLER. EMO Kocaeli Şubesi SOSYAL ETKİNLİKLER 134 Geneksel Bahar Pikniği 27 Mayıs 2012 Şubemizin Geleneksel Pikniği 27 Mayıs Pazar Günü Sapanca`da gerçekleştirildi. Beraber yapılan kahvaltı ile başlayan pikniğe üyelerimiz aileleriyle

Detaylı

Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız

Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız Emeğin İktidarını Birlikte Kuracağız 1 MAYIS Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Bayramı 1 Mayıs nedeniyle yayınladığı mesaj şöyle: İşçilerin birlik ve dayanışma günü olan, 1 Mayıs ın, tüm dünya ve ülkemiz

Detaylı

16. bölüm. demokrasi mücadelesinde şubemiz

16. bölüm. demokrasi mücadelesinde şubemiz 16. bölüm demokrasi mücadelesinde şubemiz BÖLÜM 16: DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE ŞUBEMİZ 16.1. TMMOB Mitingi 15 MAYIS 2011 Ankara TMMOB Mitingi hazırlık çalışmaları kapsamında; TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01. Günlük Haber Bülteni 27.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 26.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.haberler.com Tarih: 26.01.2015

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Ankara Sincan da halka hitap etti

Başbakan Yıldırım, Ankara Sincan da halka hitap etti Başbakan Yıldırım, Ankara Sincan da halka hitap etti Nisan 14, 2017-7:12:00 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Ankara Sincan ilçesi Lale Meydanı'nda mitinge katılarak vatandaşlara hitap

Detaylı

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU

21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 21.DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 225 ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 13 Ocak 2012 KESK Genel Merkezi başta olmak üzere bir çok ilde KESK e bağlı sendikalar, demokratik kurumlar, belediyeler ve siyasi

Detaylı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Basın Açıklaması Gerçekleştirdik!

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Basın Açıklaması Gerçekleştirdik! Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının 2014 yılı bütçesinin görüşülecek olması nedeniyle görüş ve taleplerimizi paylaşmak üzere KESK'e bağlı YAPI-YOL SEN, BTS ve HABER SEN olarak bugün (12 Aralık

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Ocak 05, 2017-4:11:00 Başbakan Binali Yıldırım, Keçiören Belediyesi önünde düzenlenen metro açılış töreninde yaptığı konuşmada, nüfusu

Detaylı

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00 Türkiye de siyaset yalnızca oy kaygısı ile yapılıyor Siyasete popülizm hakimdir. Bunun adı ucuz politika dır ve toplumun geleceğine maliyet yüklemektedir. Siyaset Demokrasilerde yapılır. Totaliter rejimler

Detaylı

ŞUBAT 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2016 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Tarsus/Gülek Mahallesinde vatandaşlarla bir

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

İşsizlik İstikrarlı Biçimde Yükseliyor! Son 10 Yılın En Yüksek İşsiz Sayısı

İşsizlik İstikrarlı Biçimde Yükseliyor! Son 10 Yılın En Yüksek İşsiz Sayısı İşsizlik ve İstihdam Raporu-Şubat 2017 15 Şubat 2017, İstanbul İşsizlik İstikrarlı Biçimde Yükseliyor! Son 10 Yılın En Yüksek İşsiz Sayısı Bir yılda 590 bin yeni işsiz Resmi işsiz sayısı 3 milyon 715 bine

Detaylı

Onlar konuşur, AK Parti yapar

Onlar konuşur, AK Parti yapar Onlar konuşur, AK Parti yapar Nisan 21, 2015-8:15:00 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin vadettiği şeyleri kesinlikle yapacağının altını çizdi. Davutoğlu, Ankara Atatürk Spor

Detaylı

TEMMUZ 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

TEMMUZ 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili TEMMUZ 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli Belediyesinin düzenlemiş olduğu iftar

Detaylı

Albert PERSONS isimli işçi, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi:

Albert PERSONS isimli işçi, özür dileme şartıyla affedileceğinin söylenmesi üzerine, mahkeme heyetinin karşısında tarihe geçecek sözlerini söyledi: 1 Mayıs ın Tarihçesi 1880 li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek

Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek Aralık 08, 2011-4:57:28 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Büyük Anadolu Otel'de düzenlenen Türk-İş 21. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu. Çalışma

Detaylı

KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ

KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ DEĞERLENDİRMENOTU Mayıs2014 N201416 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Hasan Çağlayan Dündar 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları KAMU VE BELEDİYE HİZMETLERİNİN YEREL SEÇİME ETKİSİ TÜİK,

Detaylı

129 KADINI TEMSİLEN 129 KADIN MHP YE ÜYE OLDU

129 KADINI TEMSİLEN 129 KADIN MHP YE ÜYE OLDU 129 KADINI TEMSİLEN 129 KADIN MHP YE ÜYE OLDU Kadınlar Günü MHP Bodrum Seçim İletişim Merkezi nde Coşkuyla Kutlandı MHP Bodrum Seçim İletişim Merkezi nde düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğine,

Detaylı

TARİHİ REKOR İŞSİZ SAYISI 7 MİLYONU AŞTI! HALKIN DERDİ BAŞKANLIK DEĞİL İŞSİZLİK!

TARİHİ REKOR İŞSİZ SAYISI 7 MİLYONU AŞTI! HALKIN DERDİ BAŞKANLIK DEĞİL İŞSİZLİK! İşsizlik ve İstihdam Raporu-Nisan 2017 18 Nisan 2017, İstanbul TARİHİ REKOR İŞSİZ SAYISI 7 MİLYONU AŞTI! HALKIN DERDİ BAŞKANLIK DEĞİL İŞSİZLİK! Bir yılda 700 bin kişi işsizler ordusuna katıldı Geniş tanımlı

Detaylı

ASIL KRİZ İŞSİZLİKTE! Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7 Milyona Yaklaştı

ASIL KRİZ İŞSİZLİKTE! Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7 Milyona Yaklaştı İşsizlik ve İstihdam Raporu- 2017 15 2017, İstanbul ASIL KRİZ İŞSİZLİKTE! Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 7 Milyona Yaklaştı Bir yılda 670 bin yeni işsiz Resmi işsiz sayısı 3 milyon 872 bine yükseldi İşsizlik

Detaylı

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Danışma Kurulu Toplantısına

Detaylı

7. dönem çalışma raporu NÜKLEER KARŞITI PLATFORM. EMO Kocaeli Şubesi 160

7. dönem çalışma raporu NÜKLEER KARŞITI PLATFORM. EMO Kocaeli Şubesi 160 NÜKLEER KARŞITI PLATFORM 160 Akkuyu da Nükleere Hayır! (NKP Üyeleri) 29 Mart 2012 Akkuyu`da yapılması planlanan nükleer santralın ÇED toplantısı Nükleer Karşıtı Platform üyesi, Odalar, çevre örgütleri

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI

HÜRRİYET İLKOKULU EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI HÜRRİYET İLKOKULU 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI 1 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI Sayın Müdürüm, Saygı Değer Öğretmenlerim,Kıymetli

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

18. bölüm. basında bursa il koordinasyon kurulu

18. bölüm. basında bursa il koordinasyon kurulu 18. bölüm basında bursa il koordinasyon kurulu BÖLÜM 18: BASINDA TMMOB BURSA İL KOORDİNASYON KURULU Şubemizin sekreteryalığında yazılı basında toplam olarak 120 kez yer almıştır. Bunun dışında görsel

Detaylı

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ EMEK BÜROLARI YÖNETMELİĞİ

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ EMEK BÜROLARI YÖNETMELİĞİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ EMEK BÜROLARI YÖNETMELİĞİ İÇİNDEKİLER I.GENEL HÜKÜMLER A- Amaç... 2 B- Kapsam 2 C- Dayanak. 2 D- Tanımlar 2 II. EMEK BÜROLARININ AMACI, OLUŞUMU, İŞLEYİŞİ, ORGANLARI

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : Tarih:

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi :  Tarih: Günlük Haber Bülteni 13.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfanatik.com Tarih: 12.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih:12.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdam Çalıştayı Ankara da Yapıldı

Kayıt Dışı İstihdam Çalıştayı Ankara da Yapıldı Kayıt Dışı İstihdam Çalıştayı Ankara da Yapıldı Sosyal Güvenlik Kurumu, kamu kurum ve kuruluşları, işçi-işveren-esnaf ve sanatkâr üst birlikleri ile akademisyenlerin bir araya geldiği Etkin Rehberlik ve

Detaylı