Tü* RKiYE BAROLAR BiRLi G"# i. - ı -"1 TÜRK CEZA SIYASETI. a a. Doç. Dr. Mustafa T. YÜCEL. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi. I :!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Tü* RKiYE BAROLAR BiRLi G"# i. - ı -"1 TÜRK CEZA SIYASETI. a a. Doç. Dr. Mustafa T. YÜCEL. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi. I :!"

Transkript

1 - Tü* RKiYE BAROLAR BiRLi G"# i - ı - J t 1 -"1 a a TÜRK CEZA SIYASETI Doç. Dr. Mustafa T. YÜCEL Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi I :!Si1

2 TÜRK İYE BAROLAR BiRL iài TÜRI< CEZA SİYASETİ ve I<R İM İNOLOJ İS İ Doç. Dr. Mustafa T. Yücel

3 TÜRİ< CEZA SİYASETİ ve I<R İM İNOLOJ İS İ Doç. Dr. Mustafa T. Yücel Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi

4 Türkiye Barolar Birli ği Yay ınlan: 126 Türk Ceza Siyeseti ve Krirninolojisi Turkish Criminal Folicy and Criminology Yay ına Haz ırlayan Doç. Dr. Mustafa Tören Yücel LLM, JSD, Editör Av. Yonca Yücel ISBN: Türkiye Barolar Birli ği Geliştirilmiş Dördüncü Bas ı: Ankara 2007 Türkiye Barolar Birli ği Karanfil Soka ğı 5/ Kızılay - ANKARA Tel: (312) Faks: web: e-posta: admin barobirlik.org.tr yayin barobilik.org.tr Sayfa Tasanm ı ve Ofset Haz ırl ık Dü ş Atelyesi ( ) Bask ı Şen Matbaa Özveren Soka ğı 25/B Demirtepe-Ankara ( )

5 Sevgili Oğlum Yiğit Aliriza'rnn An ısına

6 İÇiNDEK İ LER ÖNSÖZ (1)... xiii ÖNSÖZ (2)... xv G İRİŞ... 1 SUÇ BILIMI... 4 Tarihsel Boyutu... 5 Kriminolojinin Yarar ı 11 Teorik Yakla şım TOPLUMSAL DÜZEN Karakteristikleri...15 Köy-Kent İkilemi...17 Cezaevi Toplumu...20 Kontrol ve Güvenlik...20 Cezaevlerinde Kontrol Sorunu...23 Ayaklanma/isyan...25 Cezaevi Paradoksu...27 İnsan Haklar ı ve Cezaevleri...28 Ceza ve Tutukevi Mimarisi...31 Ceza Yasalarınm Rasyonelliği SUÇ B İLİMİNDE MAĞDUR Mağdurluk Öncesi Mağdurluk Evresi Magdurluk Sonras ı Suçların Önlenmesinde Ma ğdurun Önemi...43

7 5. ŞIDDET EYLEMLER! Şiddet Olgusu Etiolojisi Ateşli Silah ve Şiddet Bireysel/Toplumsal Boyutu Şiddet ve Ak ıl Hastal ığı Ak ıl Hastası Suçlular ın Tretman ı Önleme CINSEL SUÇLAR...68 Cinsel Suç, Sap ıkl ık ve Tehlike Hali...68 Risk Fakttjrleri Geri Zekal ı Cinsel Suçlular...74 Sap ıkhk Türü Cinsel Suçlar...75 Fetişizm...75 Bestialite-Hayvana Cinsel Sevi...76 Pedophilia-Çocuğa Cinsel Sevi...76 IrzaGeçme...77 inkar/küçümseme Psikolojisi...80 Çocuk Sevicilerinde Alg ısal Çarp ılclıklar...81 Cinsel Suçlular ve Toplumun Korunmas ı...82 Önleme Stratejisi ORGAN İZE SUÇLAR Ulusal/Küresel Boyutu Tan ımı Karakteristikleri Nedenleri Toplumsal Nedenler Grupsal Nedenler Suçlu/Mağdur Ceza Siyaseti ABD Almanya Türkiye Ceza Siyasetinde Sinirlilik Önleme YI"

8 Ulusal Küresel Yolsuzluk Kara Para Aklanmas ı ÇEVRE SUÇLARI Boyutu Çevreci Davram ş Dinamikleri Ahlaki Ekonomik İSTATİSTİK ÖLÇÜM (SUÇ/SUÇLU) Genel Görünüm Çocuk Suçlulu ğu Çocuk Suçlulu ğunu Önleme Modeli Yetişkin Suçluluğu Evlilik ve Suçluluk CEZA ADALET İ SISTEMI Cumhuriyet Savcılığı DGM Cumhuriyet Savcılıklar ı Cumhuriyet Savc ılıklar ı Ceza Mahkemeleri Hukuk Davalar ınm Ceza Adaletine Etkisi Kabar ık İş Yükü Nedenleri G ıyabı Tutukluluk Talikler Yarg ılama Süresi-Makul Süre Kapasite Üstü İş Yükü HAkim/Savc ı Açığı Yarg ıtay Cumhuriyet Ba şsavcılığı Ceza Genel Kurulu Ceza Daireleri Zamana şımı Nedeniyle Düşme Ceza Mahkemeleri Reel İş Yükü Suçun Bedeli ı :ı

9 1010. Etkinlik ve Verimlilik Stratejik Yakla şım Sistematik Yakla şım Girdi Kontrolü Yapay Davalar Davaların A şınmas ı Yaptırımlar ın A şınmas ı San ıklara Özgü Merkezi Adli Sicil Yeni Ceza Usulü Kanunu ve Eleştirisi Yeni Bir Ceza Usulü Gere ği İlkesel Yakla şım ve Görüntü Rasyonel Yakla şım Sistemler Modeli Etki-Tepki Modeli Karanl ık Say ı ve İş Yükü Sosyoloj.ik Postulat Mağdurun Korunmas ı ve Haklar ı Hatal ı Yakla ş m SUÇLULUĞUN ÖNLENMES İ Hedef Gruplar Sorumluluk Önleme İmaj ı Modeller CEZA BILIMI Tabiat ve S ınır ı ilkeler De Facto Ceza Yaptırımları Ceza Yapt ır ımlarmda defacto Farkl ılık Mahpusluk Tutuklu ve Hükümlüleri Elektronik izleme Cezalar ın İnfaz ı Cezaevlerinin Olumsuz Yanlar ı Tehlikeli Suçlu/Hükümlü Cezaevinde Gözlem ve S ın ıflandırma Cezaevinde Hükümlülerin Eğitimi x

10 Yetişkin Hükümlülerin Çal ıştırılmas ı Cezaevi Endüstrisi Çal ışman ın Toplumsal Önemi Tutukluluk Ceza Adaletinde Rasyonellik Yeni Türk Ceza Kanunu ve Eleştirisi Suç Kavramı Ceza Siyaseti Ele ştirisi Ak ıl Hastası Suçlular ve İnsanihj Savunusu Nedensellik ili şkisi Psikopatolojik ve Normatif Ölçüt Psikopatolojik Ölçüt Normatif Ölçüt Azalt ılmış Ceza Sorumlulu ğu Ak ıl Hastası Suçlular İçin Yaptırım Ak ıl Hastal ığı Kapsamı Yaptırımlar Sistemi Ceza Yaptırımlarında Farklılık Yaptırımlara Özgü Alt ve Üst S ınırlar Gün Para Cezas ı Denetimli Serbestlik Rejiminde Öncelilcier De ği şim Tutukluluk Bilimsel Yakla şım Ceza Yaptır ımlarmın Etkinliği K ısa Süreli Hürriyeti Bağlay ıc ı Cezalar Müebbet Hapis Tehlike Hali-Suç İşleme ihtimali Salıverilecek Hükümlülerin Risk Değerlendirilmesi ARAŞTIRMA VE ÖLÇME Soru Yan ıtlar ı Araştırma Sonuçlar ı Model Referans ı Modelin Gerekleri Kohort Ara ştırmas ı xi.

11 14. ÖZET AVRUPA KONSEY! TAVS İYE KAPARLARI Ceza Adaletinir ı Sadeleştirilmesi Ceza Adaletinin Yönetimi Tutukluluk Yaptıimilarda Tutarhuık Avrupa Konseyi Cezaevi Kurallar ı BM BELGELER! TABLOSU Kavramlar Dizini Kaynakça x ıı

12 ÖNSÖZ (1) İnceleme olana ğım bana sağlayan değerli krim.inoloji uzman Mustafa Tören Yücel'in" Türk Ceza Siyaseti ve Kriminoloji" başliklı yap ıtı, oldukça düşündüren bir bilim yap ıtıdır. Önsözde özellikle işaret olunan "ünuınist" düşünceye yer verilmiş olmas ı yazar ın gerçek niteliğini ortaya koymakta, çalışmaları, yaptığı, sebep olduğu uygulamalar ı dikkat çekicidir. "Suç Bilin ıi"ne ilişkin bölümün sonunda "Bu ortamlar ve ara ş t ı rmalar doğrultusunda siyaset uğra şları verüdiğinde kriminoloji Türk toplumuna katk ıda bulunabilecektir", kanısı elbette doğrudur. "Toplumsal Düzen" üzerinde ısrarla duran yazar Köy-Kent ikilemi üzerinde durmakta, isabetli görü şlr ortaya atmaktadrn Suç biliminde mağdur şimdiye kadar görülmemi ş bir açıklıkla ele almmıştır. Bu aç ıdan yüzeysel çali şmalar yürüten Genel Ceza Hukukunun kusurlan ortaya ç ıkmaktad ır. Çok kez üzerinde durulmakla beraber "organize suçlar" in kriminoloji aç ısmdan derinliğine incelenmesi yazara büyük bir takdir sağlayacaktır. "Çevre Kanunu" nun gerçeği tam anlamı ile açıklanmakta d ir Ceza Adaleti çeşitli yönlerden incelenir, fakat adaletin kriminoloji açısından tenkidi çok dü şündurucüdür. Kabul edilen Bu yap ıtın birinci bas ısı için yaz ılan "Önsöz" dür

13 kavramlarla uyar ıcı sonuçlara varmak mümkündür. Kald ı ki bu bölüm "Ceza Bilim?' bölümü ile tamamlanmaktad ır. Yazar ın bütün yap ıtlar ındaki bilimsel dürüstlükten, gerçekten emek ürünü olma niteli ğinden ötürü kendisini kutlarım. Prof. Dr. Faruk EREM x ıv

14 Öı'İSÖZ (2) İnsan doğasına özgü normal/sosyal bir davrarnş olarak beliren suç/ceza olgusuna yönelik siyasetin rasyonel oldu ğu kadar ekonomik bir gösterim sergilemesi için bilimsel döngü gerekleri-teori/ hipotez/ gözlem ve ampirik genelleme-yerine getirilmelidir. Bu amaçla, toplumdaki suç ve cezanın tarihi gelişimi ile mevcut durumun ne oldu ğu, artı ve eksileri, etkinlik analizleri yap ılarak sergilenmelidir. Bu noktadan sonra saptanan amaç de ğerlere ulaşım için normatif ve enstrümental düzenlemelerin neler olmas ı gerekti ği uluslararas ı sözleşmeler ve yargı içtihatlarma uyarl ık içinde saptanmalidır. Bu süreçte normatif sistemimizde 2004 y ılı ve sonrasında ülkede tanık olunan total bir değişime gitmek yerine bütçe olanaklar ının elverdiği ölçüde kısmi değişimlere gidilmesi en pragmatik bir yöntem olmaktad ır. Normatif değişimin defi ıcto gerçekleşmesinin kültürel bir benimseme süreci ve süresi olduğu; genelde organizasyon kültüründe de ğişimin gerekliliği göz önünde bulundurulmal ıdır. Aksi takdirde, kolektif bir yan ılsama kaç ınılmaz olmaktad ır. Suç ve ceza siyasetinde temel uygulaman ın ceza adaleti sistemiyle somutla ştığı ve öğretide sisteme odaklanild ığı görülmekte ise de, sistem öncesi (suçlulu ğun önlenmesi) kadar sistem ötesinin (ko şullu sal ıverilen hükünılülerin korunmasının) de çok önemli olduğu yeterince algılanmamiştır. Her şeyden önce, ceza adaleti sistemi için yap ılan harcamalar getirisinin mininıal ölçüde olduğu görülmektedir. Önlemenin xy

15 ne derece ekonomik yarar boyutu oldu ğu toplam nüfustaki çocuk ve genç nüfus oran ı (%33) ile eski hükümlülerin i şlenen suçlardaki payıııın küçümsenmeyecek oranda olmas ı göz önüne alındığında belirmekte; bireysel/ toplumsal boyuttaki önleme tedbiri için harcanan TL'nin, suçlu yak ınları ve suç ma ğdurları için beliren kay ıplar ile tretman bedeli toplammm çok altında olaca ğı bilinmektedir. Suçların önlenmesi tek boyutlu bir u ğraş olmak yerine farkl ı sektörleri içeren kolektif bir yakla şım gerektirmektedir. Örne ğin aile içi şiddet bir taraftan kolluk ve adalet hizmetlerini, öte yandan sa ğlık ve sosyal hizmet kurumlar ının müdahalesini gerektirmektedir. Ayni derecede önemli olan di ğer bir parametre de, potansiyel suçluların yakalanma riskinin yüksek olmas ı bilincidir. Ne var ki, suç işleme biçimilerine bakıldığında bu algılamanın yeterince/hiç olmadığı görülmektedir. Delik kova teorisinin belgelediği üzere, yakalanmas ı/ yakalandığında cezalandırılmas ı/cezas ını çekmesi kesinlik içermeyen ceza adaleti sisteminin bu mesaj ı vermesi beklenemez. Genel önleme üzerine yapılan araştırmalardan önemli bir ç ıkarımı, polis bask ınları ve benzeri giri şimlerin genelde s ınırlı bir süre için etkili olduğu ve bu etkinin zamanla buharla ştığıd ır. Sistemin zay ıf yanlar ından biri de genelde ceza davalar ı- nın makul süre içinde kotar ılamamasıdır. Sistem dava yükünün üstesinden ancak zaman zaman ç ıkarılan genel af yasaları ile gelebilmektedir. İşte yargılamadaki iş yükü ç ıkmazına kalıcı bir çözüm getirmek siyasetin temel odaklar ından biri olmal ı; sisteme en son çare olarak başvurulmas ı ilkesi ba ğlamında çareler üretilmelidir. Ceza siyaseti olu şturulmasmda, toplumsal savunu aç ısından tehlikeli/seri suçlular, psikopatlarm sistemde nas ıl trete edileceği bir sorun olarak belirmektedir. Bu konuda sistemin çeşitli evrelerinde ortak bir bilincin olu şturulmas ı da aynı derecede önemlidir. xvi

16 Diğer suçlular bak ımından, karanl ık say ıyı oluşturan suçlularm tretmandan kaç ınmaları ve özgürce ya şama devam etmeleri ve ço ğunun sosyal/siyasal konumlar ı veya bankalardaki yüklü hesaplar ı nedeniyle kavu şturmadan masun tutulmalar ı' kar şısında suçlu kişilik profih ile hükümlülerin yeniden sosyalle ştirilmesi için tretmana tabi tutulmalarm da yerindeli ği gözden geçirilmelidir. OLe yandan, modern ceza siyasetinde ikili bir görevle karşı karşıya kaldığmuz, suçlulukla mücadele ederken, suçlularm stigrnatize edilmesi ve gayri insan ı tretmanla da aynı zamanda mücadele edilmesi gerekti ği bilinmelidir. Sorunlardan baz ılarına işaret ettiğimiz suç ve ceza siyaseti, ku şkusuz, dinamik bir görüntü sergilemeli, kriminoloji kürsülerinde çözüme yönelik alternatif teoriler/ vizyonlar geliştirilerek popülist yakla şımlardan kaç ınma için olanaklar seferber edilmelidir. Bu alanda trafik işaretleri gibi "belirginlik" olu şmad ığından aray ışlar devam edecek; ve zaman zaman yabanc ı ülkelerdeki "good practices"de benimseme gereği göz ard ı edilmeyecektir. Bu ba ğlamda kesinlik gösteren biniinolojik gerçek ise, benimseriecek siyasetin halk ın işbirliği olmaks ızın de facto varlik kazanamayaca ğıdır. Sorun, içinde ya şadığımız ve bedeli çok yüksek olan sosyo-legal gerçeği değişlirınektir. Bu deği şimi gerçekleştirecek araca siyaset denildi ğinden Türk ceza hukukçusu ve kriminologu her şeyden önce siyasetçi olmak zorundadrn 1 J H. Langbein, "Money Talks, Clients Waik" Newsweek, 17 April 1995, pp Wil

17 1. G İRİŞ Sosyal ya şamın ço ğu sorunları arasmda "suç" her zaman ilgi oda ğı olmu ştur. Suçun nedenleri ve suçlu davran ışın saiksel güçlerini, bu nedenle, anlamak yeni bir olgu de ğildir; yalnız, iki as ır öncesine kadar bu hususlar neredeyse münhas ıran filozoflar ın tekelinde idi. İnsan davranış bilimleri o tarihlerde geli şmeye ba şladı ve sapma türü suçlu davranış, aç ıklay ıcı hipotezlerin test edilmesi için do ğal bir çalışma alanı oluşturdu. Bu bilimler fazlaca özelle şince gelişmeleri için bir ön koşul olan-teoriler ço ğald ı; ve psikiyatrlar, psikologlar ve sosyal bilimciler suçluluk ve suçlular ı farklı biçimlerde incelediler. Bu çal ışmalar suç sorununa odaklandığında, kriminoloji etiketi tak ılarak krimirıoloji disiplirüne ait olduğu belirtildi. Suç ve ceza herkesin fikir yürütebildi ği, duygusal yanı ağır basan ve fikirlerin yo ğunla şma derecesine/yaygmli ğına göre kamuoyunun olu ştuğu öncesiz ve sonras ız bir sorun; zaman ve mekana göre artı/eksileri değişen; baz ı türleri ile toplumsal değişime ivme kazand ıran; baz ı türdeki yoğunla şmalar ile toplumsal dokuyu zedeleyen ve bugün için her ulusun gündeminde yer alan bir olgular se ı'isidir. Ne var ki, bu konudaki incelemeler uzun süre ceza hukuku ile s ınırlı kalinış; gözler suçun toplumsal varli ğı yerine hukuktaki varlığına odaklanmıştır. Kuşkusuz, taammüden adam öldürme ile kasten adam öldürmeyi; h ırs ızlık ile zimmeti; iştirak ile te şebbüsün derecelerini ay ırt etmek ne derece önemli ise, toplumdaki suç olgusu, türleri, trendi, psikiyatrik/ psikolojik yanlar ı, yaptırımlar siste-

18 Mustafa Tören Yücel G İ R İŞ minin etkinliği, ceza infaz kurunılar ındaki tretman modaliteleri ile ceza adaleti sisteminin i şlevsel etkinli ği hakkında görü ş ve bilgi edinn-ıekte o derece önemli görülmelidir. Ceza hukukuna, suç tan ımlan ve kurallarırun mantıksal bir yap ıtı olarak, ne kadar önem verilirse verilsin, kimse bu hukuk dalınm suçlara karşı kolekhf ve bireysel koruma amac ıyla devlet güçleri eline verilmi ş sosyal bir vas ıta olduğunu yads ı- yamaz. Ne var ki, ceza hukukunda ayrmt ı koduna inercesine yap ılacak analitik tahlil ve çözümlemeler yo ğunla ş t-ılcça ceza hukukunun yararc ı işlevi göz önünden uzak tutularak entelektüel satranç oyununa dönü şmesi riski doğacaktır. İşte bu temel nedenle, suç olgusu ceza hukuku ötesinde psikiyatri, psikoloji ve sosyal bilim ile irtibatlı olarak multi-disipliner çerçevede incelenmeli; kriminoloji ile hukuk arasında kar şılıklı etkileşimler güçlendirilmelidir. Bu gereksinmenin bilinciyle eserde suç ile suç olgusuna ilişkin insan anlamaya yönelik bilimsel çal ışmalara yer verilmekte; suçların önlenmesi aç ısından mağdurun rol ve önemine (victin ıoge ııic) de ğinilmekte; ma ğdur aç ıs ından toplumsal etkisi fazlaca olan suç türleri i şlenınekte; ceza adaleti sisteminin etkinlik ve verimlili ği irdelenmekte; ve ceza yapt ı- rımlar ı işlevine açıklık getirilmekte; yeni Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakeinesi Kanunu kritiği yapılmaktad ır. Suç sorununa sosyal sorunlar ın tabiatına özgü yorumsal üçgen bağlanm-ıda yakla şıld ığında, birinci kö şede gerçek olgu, şiddeti/ciddiyeti ve suç ma ğduru olma riski; ikincisinde, halkm suç sorununun ciddiyeti hakk ındaki algılamas ı (günümüzde suçun, işsizlik, sağlık bak ımı ve erozyon kadar önemli bir sorun olarak derecelendirildiği) ve üçüncü kö şede ise suç sorunu ile halkın duyduğu endişenin medya ve siyasilerce istismar edilmesi yer almaktad ır. Ku şkusuz, üçgenin köşeleri arasındaki ilişkisel uyum/uyumsuzlug- ı.m ne merkezde olduğu ve halkın tepkilerinin gerçekte suç hakkında mı; yoksa, genelde var olan tatminsizlik ve düzensizliğe özgü genel bir duyguyu yans ıtan bir metafor mu olduğu üzerinde durulmal ıdır. Kriminolojik kural olarak, i şlenen suçlardan karanl ıkta kalan suçların fazlalığı kar şısında suçlular ile suçlu olmayanlar arasında kesin bir ayr ım yap ılamayaca ğı; suçu meslek edinmiş

19 TÜRK CEZA S İ YASET İ VE KR İ MiNOLOJ İ S İ olanların yaşama bu türden bir uyum sa ğladıklar ı görülmek- GiRi Ş tedir. Suçlar,bir bakıma, toplumdaki dü şünce, değer ve sosyal algılamalarm davranışlarda somutla şmas ı sonucu ki şilerde görülen uyum sistemleridir. Bu do ğrultuda, suç türleri ve yoğunlu ğundaki değişim bir toplum için en tutarh gösterge, en duyarlı sosyal barometre olmaktad ır. Suçlular için öngörülen yaptır ımlar 1965 y ılında çıkar ılan Cezaların İnfaz ı Hakkındaki Kanunla hümanist bir düzenlemeye kavu şmuş ve zaman içerisinde defiıcto çekilen ceza süresi makul seviyelere indirilmiş ise de, toplumsal tepkiler zamanla şiddete yönelme sinyalleri vermiş; 17 Aralık 2004 tarihine endeksli olarak çıkar ılan TCK ve CGTİK ile "çekilen ceza süreleri"nde 1953 yılına avdet edilmiştir. İşte bu nedenle, bilimsel bulgular ın Türk kamu oyuna sunulmasma her zamankinden daha büyük bir gereksinim vard ır. Bu amaçla, genişletilnıiş dördüncü bas ısı yap ılan bu eserle, ceza siyaseti ile mekanizmasının yap ısal analizi güncelle ştirilmiş adalet istatistikleri ışığında yap ılarak, sistemin en kapsaml ı şekilde değerlendirilmesi, tarihsel ve uluslararas ı boyutta sunulmuştur. Bu doğrultuda sorunlara analizci bir yaklaşınıla eğilerek; maddi ceza hukuku ile ceza usul hukukunun bir etki ortaklığı içinde görülmesi, ve her dogmatik sorunun, aynı zamanda üsul hukuku aç ısından da uygulanabilirliğinin irdelenmesine; ceza adaleti sisteminin bir evresinde yap ılacak değişikliğin diğerleri üzerindeki etkisine değinilnıiş; olası darboğazlar sergilenmiş (örneğin 5402 sayılı Denetin ıli Serbestlik ve Yard ım Merkezleri ile Koruma Kurullan Kanunu); tüm değerlendirmelerde ki şilerin temel hak ve hürriyetlerine sayg ınlik temel almmış; bilimsel yakla şımın en geniş çaplı reformu özünde saklad ığı gerçeği rehber edinilmiştir. Ülkemiz ceza siyaseti ve uygulamasında zik-zaklar çizilmesini önlemek; vizyondan ve sosyal/psikolojik/kriniinolojik gerçeklerden yoksun yeni tasar ımlar ını illüzyon yaratmak ötesi bir işlevi olmayaca ğı bilincini yerle ştirmek üzere bu eserin hukuk, siyasal bilgiler, polis akademisi ve soyoloji ö ğrencileri ile adalet akademisi hakim ve savc ı adaylar ı için bir referans kaynağı olmasını dilemekteyim.

20 2. suç B İLM İ Bir bilim dah olarak kriminoloji suç, suçlu, ceza adaletinin etkinliği ve ceza yaptırımlar ın (penoloji) kapsamaktad ır. Kriıninolojinin sizler için pratikte ne yarar ı vard ır sorusu ku şkusuz yaim pragmatik insan; siyasetçi, idareci veya ceza adaleti sistemi işletmenleri aç ıs ından da devaml ı olarak gündeme gelecek bir sorudur. Diğer bir anlatımla, sizler için kriniinolojiye ba şvuru gereği var nt? Ba şvuruldu ğunda yararl ı bilgi ahnabiliyor mu? Bu sorularm yanıtı olumlu ise Türkiye'de ulusal kriminolojiye doğru bilgi ban kasi oluşturuldu mu? Mevcut kriminolojilc teoriler Türkiye için test edildi mi? diye devam edildiğinde bu soruların yanıtı ne yaz ık ki olumlu değildir. ı Her şeyden önce kriminoloji nedir, ne değildir aç ıklığa kavu şturulmuş olmadığı gibi yabanc ı kaynaklardan tercünie veya hazmedilmemi ş papağan türü anlatınılarla aktar ılan kriminoloji teorileri oldu ğu gibi nakledildiğinden, bu hususta öğretide fazlaca bir şey yoktur. Hukuk fakültelerinde ö ğretimi bakımından kriminoloji seçimlik ders/tek sömestrlik olmaktan da kurtulamamıştır. Öte yandan, multi-disipliner yakla şımda, kriminoloji ve kriminologlarm konumu belirgin değildir. 1 ilk test projesi suçlu çocuklar üzerine Dr. N. Saran tarafmclan gerçekleştirilmi ştir. Bkz., N. Saran, Istanbul Şehrinde Polisle ilgisi ü/ait On sekiz Yaşrndan Küçük Çocuk/ann Sosyo-Kültürel Özellikleri Hakkında bir Araş t ırma, ıstanbul 1985.

21 TÜRK CEZA S İ YASET İ VE KR İ M İ NOLCJ İ S İ 111< etapta suç bilimi olarak kriminoloji, teorik bazda bi- SUÇ BILIMI limsel bulgular ı içeren "öykü ler" in bir bütünüydü. Bu öyküler tarihsel süreç içerisinde de ğiştiği, ekarte edildi ği gibi öyküler aras ı çatışma-çürütmeye de tank olunmu5tur Tarihsel Boyutu Kriminoloji, ayd ınlanma ve akılc ıliğın çocu ğu olarak, Cesare Beccaria' n ın "Suçlar ve Cezalar' (1764) adh eseri ile ortaya ç ıkmıştır. 0, penolojiyi, yasalardaki yapt ır ımlara keyfi olarak hükmedilmesinden rasyonel bir enstrümama dönüştürmüştür. O'na göre, kürek cezas ı, ölüm cezas ından daha beter, "ya şayan ölüyü" sergileyen bir yaptırımdır. Cezanın ağırlığı değil; kesinliği yaptır ımlar için uygun bir i şletim illcesidir. 4 Devletin cezaland ırma hakkı da sosyal sözle şme varsay ımına dayalıdır. Anahtar nitelikteki ba şlica kavramlar ise, ki şisel sorumluluk ilkesi, ceza yarg ılamasının anayasal nitelikte ilkelere kavu şturulmas ı, suç işlemenin akli mülahazalar ve özgür irade sonucu ortaya ç ıkmas ı şeklinde gözlenmi ştir. İşte XVIII. yüzy ıl Klasik Okul'un bu "suç" ağırlikli yaklaşımı kar şısnda XIX. yüzy ılın sonu ve XX. yüzyıl ın ba şında ise, Pozitivist Teorir ıin"suçlu" ağırlıkli yakla şımına tanık olunrnu ş tıır. Bu yakla şım ın en etkili taraf tarlarmdan biri; XD(. yüzy ıl tabii ve sosyal bilimler ara ştırma yöntemlerini ve bulgular ıru "Suçlu İnsan" (1876) adlı eserinde kriminolojiyeuygulamaya yeltenen Cesare Lombroso'dur. Pozitivist Okul, suçlu davranışın şahsm fiziki, akli ve sosyal karakteristilcleriyle belirlendiğini ve önemli görevin suçlunun telilikelilik derecesini saptayarak uygun tretmanın belirlenmesi olduğunu ortaya koymuştur. Pozitivist teorilerin geli şimi ile klasik okulun XX. yüzy ılda popülaritesi ve etkisi azaldı. Yalnız 1970'li ve 1980'li y ıllarda F. Sokullu, "Kriniinolojide Suç Nedenlerine Ili şkin Teoriler" Ceza Hukuku El Kitab ı, Istanbul 1989 ss C. Beccaria, Suçlar ve Cezalar Hakk ında, (Terc. S. Selcuk) Imge, Sokrates, "Kötülükleri basamaklara koysak, doğru olmayan bir işi yapmak ikinci basamakt ır; ama doğru olmayan bir işi yap ıp ta cezaland ır ılmamak en büyük kötülüklerin başında gelir değil mi?" Eflatun, DiyaloglarI Gorgias Remzi Kitapevi, 1989, s. 85.

22 Mustafa Tören Yücel SUÇ B İ LiM İ klasik kriminolojiye ilgi yeniden olu ştu; neo-klasik veya konservatif kriminologlar ça ğdaş teorilerde (örneğin Bayer 1981, Van Den Haag 1982) güçlü birer ses olarak belirdiler. Suçun nederılerini keşfetmede ve suç kontrolünde etkili stratejiler geliştirmede pozitif teorilerdeki genel ba şarısızlik sonucu klasik teorilere ilişkin temel fikirlerden bazılar ı yeniden gündeme geldi: uzun süreli hürriyeti ba ğlayıcı cezalara ba şvuru, suç işleyenlerin" hak ettiği cezayı görmesi" fazlaca dile getirildi ve bu fikirler yeni TCK'da da yans ımasını buldu. Klasik teorinin yararlar ı ve sak ıncalar ına bakıldığında görünen tablo şöyledir: Yararlan: 1. Uygulanmas ının kolay olması; hkinı1erin yalmzca hukuku uygulayan bir enstrüman olarak belirmesi; ve 2. Klasik teori ve usulü öncesi mümkün olan keyfi ceza uygulamalarına son verilmesidir. Sakı ncaları : 1. Kişilerin bireysel do ğaları veya suçların işlendiği koşulların farklıhğına bakılmaks ızın tek boyutlu i şlem görmesinin adil olmad ığı; 2. İlk defa, itiyadi ve tesadüfi suçlu olup olmasına bak ılmaks ızın herkesin aynı cezaya çarptırılmas ının en büyük adaletsizlik olu şturduğu; 3. Profesyonel suçluların suç öncesi alacaklar ı riski belirlemesi ve bu riskin kayda de ğer olup olmad ığım irdelemesine olanak verdiğinden teorinin onların nianga charta's ı oldu ğu; 4. Suçlunun aklt durumu ve doğas ı yerine yalnızca suçlu tarafından ika edilen zararın göz önüne alinmas ı; 5.Soyutlamalar ve idealler üzerine yürütülen teoriye kar şın ceza hukuku uygulamasmda somut gerçeklerle kar şı karşıya kalınmas ıdır. Öte yandan, suç hakk ında çatışmayı içeren görüşlere dayah bir seri dü şünceyle Marksist konumu vurgulayan kuramc ılar

23 TÜRK CEZA S İ YASET İ VE KR İM İ NOLOJ İSi kriminolojide yeni bir model çerçeve sergilediler. I. Taylor ve SUÇ BILIMI diğerlerince (1973) vaat edilen yeni kri ınh oloji radikal kriininolofr olarak fazlaca popüler oldu. Ne var ki, radikal kriminolojinin birleşik bir teoriyi temsil etti ğini söylemek do ğru olmayacaktır. Gerçekte görülen, 1973'den itibaren ili şkili ve tutarlı bir seri söylemlerin bilgi ve dü şünce yap ısı olu şturmas ıdır. Radikal kriminolojinin kökleri Marx ve Engels'in eserlerine gitmekte ise de, Willen Bonger gibi teorisyenler suç hakk ında Marksist bir el şfiri formüle etmişlerdir. Klasik teorilere kar şıt olarak hiçbir eylemin kendili ğinden, do ğal olarak, gayri ahlaki veya suç olamayaca ğı; ve suç tanımlarmın mevcut sosyal değerleri yans ıttığı, sosyal olarak belirlendi ği ileri sürüldü. Sosyal belirlemeye yap ılan bu vurgu genetik ve di ğer biyolojik etmenlere dayal ı suç aç ıklamaları içeren pozitivist teorilere de kar şı ç ıkmaktad ır. Radikal yalda şımda, ceza hukuku toplumda servet ve gücü ellerinde bulunduran egemen yönetici kadronun amaçlar ına uyarli bir biçimde tasarlanmaktadir. Kapitalist bir sistemde, servetin e şit olmayan da ğıl ımı, mali gücü olmayanların di ğerlerince yaşanan lüks ve avantajlardan yararlanmak için suça ba şvurmak zorunda oldukları demektir. Bu nedenle, suç baz ı hallerde fakirli ğin bir i şlevi olmaktadır. Zenginler de servet ve güçlerini artırmak amac ıyla suç i şlemektedirler. Ne var ki, zengin s ınıf suçları düzenleme ve kontrol vas ıtalar ına hükmettiklerinden hukuk sisteminde farkl ı muamele görmekte; fakir, proleter sm ıftan olanlar, zenginler, bu ıiuvazi smıfındakiler kadar suç i şlemesine karşın daha çok, s ıkl ıkla tutuklanan ve cezaland ırilartlar da onlar olmaktad ır. Radikal kriminolojide suç için tasarlanan çözümde, ekonomik, siyasi ve sosyal nitelikli de ğişimler olmas ı; özellikle servetin yeniden dağılınıını sağlayabilecek mevcut kapitalist sistemden monopol kapitalizme geçi ş önerilmektedir. Yeni düzende suçun artık gerekli olmayaca ğı ve işlenecek suçlar ında bireysel psikopatoloji sonucu olaca ğı belirtilmektedir. T. Platt' ın (1985) radikal krin- ılnolojik yakla şıma göre, mevcut "hukuk ve düzen" sistemine alternatif bir proje geli ştirdiği görülmektedir.

24 Mustafa Tören Yücel SUÇ B İLIMi İkinci Dünya Sava şı'ndan sonra ortaya ç ıkan n ıoder ıı kriıııinoloji okulu'nda ise, s ııçtaki nedensellik ile suç kontrolü; suçlu, ma ğdur ve toplumu içeren sosyal ve etkile şim süreçleri olarak görülmü ştür. Bu paralelde suçtaki nedensellik sürecini sosyal ve bireysel süreç olarak iki a şamada irdelemek mümkündür. Sosyal süreç, içerik olarak çerçeveyi belirlerken; bireysel süreç daha ziyade suçlu ile en yakm çevresindeki ki şiler, özellikle kendisi ve mağdur arasında geli şmektedir. Suça kar şı tepki veya kontrol süreci ise, k ısmen sosyal bir süreç (ceza yasalar ı) ve kısmen de bireysel (suç i şleyenlere ceza yasalar ının uygulanmas ı) bir süreç olarak gözükmektedir. Bu ba ğlamda kuramsal bir gerçekte, modem kriminolojiriin statik değil, dinamik bir disiplin oldu ğudur. Kuramsal boyuttan i şin reel boyutuna geçildiğinde ise; bir ülkedeki kalkmma süreci, krinünojen bir faktör olmasa da; dengesiz veya yetersiz kalkınman ın suç oranında artışı etkileyece ği göz ard ı edilmemelidir. Nitekim, "Suçluluğun Önlenmesi ve Suçlular ın Tretman ı" konulu Yedinci Birle şmiş Milletler Kongresi'nde (Milano, 1985) benimsenen Milano Ey/eni Plan ı'nda bu husus aç ıkça belirtilmi ştir. Ancak şu da bir gerçektir, suç yaln ızca sosyal bak ımdan yoksunluk içinde olan s ınıf ve yörelerin sorunu olmay ıp, özellikle mala kar şı suçlar, ekonomik ve çevre suçlar ı tüm kesimlerce işlenen bir olgudur. Suçun nedenselli ği ba ğlamında ara ştırılmas ı gereken ekoller arasında, "bedelini ödeyerek, seçimin yap ılmas ı" türünden, genetik determinizm, kişilik teorileri; sosyal çevre etkileri, ayır ıc ı birleşim (differential association), etiketleme (stig ınatization), durumsal veya çevresel determinizm, ticarette bireysel ekonomik kay ıplara ili şkin ekoller yer almaktad ır. Tüm bu görü şlerin taraftarlarına dün oldu ğu gibi bugün de tan ık olunmaktad ır. Ayr ıca tüm bu ekolleri içeren çoğulcu suçluluk teorisi'de yer almaktad ır. Ku şkusuz, suçların işlerımesindeki etiolojik etki, tipik olarak ço ğulcu ve girift nitelikte olup, her biri nedensellik ba ğmm bir k ısmı olan sayısız vas ıf ve faktörlerden oluşmaktad ır. Nedensellik, sonuç için zorunlu etkilerin Jota/'ini gerektirmekte ise de, her teori ba ğlanıında nedenselli ğin total etkisinde her hangi bir vasfm a ğırl ık derecesini tam olarak 8

25 TÜRK CEZA S İYASETİ VE KR İ M İ NOLOJ İ S İ saptamak mümkün değildir (ko şulların eşitliği teorisi). Öte yan- SUÇ BILIMI dan, "neden ve sonuç" ilişkisinde yüzde yüzlük bir ili şki yerine olas ıl ık derecesi yüksek bir ilişkiye işaret edildiği göz önünde bulundurulmal ıd ır. - Ceza normiar ına ayk ırı davrana ıılara karşı bir tepki gerekli ise de, sorun tepki türü ve dozunun ne derece etkili oldu ğu ve halk katında ne derece kabul gördü ğünün saptanmas ıdır. Öte yandan, eri şihtek istenilen toplum düzeninin derecesi de bir sorun olarak çözümlenmelidir. Bu ba ğlamda, isterik bir yakla şımla, toplum (hukuk) düzeninin artan ölçekte gerçekle ştirilmesi yerine suçun nedenleri olarak belirtilen çocuklarm ihmal edilmesi, i şsizlik ve enflasyon türünden sosyal kötülüklere eğilmek daha ak ılcı olacaktır. Gerçekte, bu faktörlerle salt suça ili şkisi olmak yerine bizatihi kendilerinin sosyal kötülük olmas ı nedeniyle sava şılmand ır (L. Wiilkins). Her suçlu, davranışı ile kendisi hakkmda oldu ğu kadar toplum hakk ında da bir yorum getirmektedir. Topluma yönelik yorum bazen yanlış, bazen de gerçekçi olabilmektedir. Di ğer bir anlatımla, suçlular topluma kar şı uyumsuzluk sergiledikleri gibi toplumda suçlulara kar şı uyumsuzluk sergileyebilmektedir. Ku şkusuz, sosyal sorunlar yalnızca illegal yap ılmak suretiyle çözümlenemez. Toplum olarak ihtiyac ımız, daha fazla ki şiyi suçlu yaparak "sabıkal ı" damgas ını vurmak yerine daha fazla sorunların üzerine eğilmektir. Suçlulukla sava şımda göz önünde bulundurulacak bir parametrede, suçun elverdiğince ileri ya şta işlenmesinin sağlanmas ı, ki şi tarafından ilk defa işlenecek suçun ertelettirilmesidir. Bu stratejik yakla şınıla, çocuklar ülkemizde nüfusun büyük bir yüzdesini olu şturduğundan toplam suç miktar ı azaltilmış ve suçluluk kariyeri de o ölçüde kısaltılmış veya önlenmiş olacaktır. İlk suçun işlenmesinin geciktirilmesi (önlenmesi de ğil), suçun işlenmesini zorla ştırma sonucu olabilmekte ve bu siyaset soruna teknolojik bir yakla şım ön görmektedir.5 L. T. Wilkins, "Social Inventions for Social Defence: The Technology of Crime Prevention", Criminai Justice in Aa (UNAFEI) Fuchu, Tokyo 1982, P. 68.

26 Mustafa Tören Yücel SUÇ B İ L İM İ Suçlular ın ıslahı konusunda ise; kriminologiardart, cezaevini salılc verenler oldu ğu kadar bu görüşe karşı ç ıkanlar; uzun süreli hürriyeti ba ğlayıcı cezalara taraftar olanlar kadar buna kar şı ç ıkanlar da vard ır. "Tretman Modelini" yaratan krinıinoloji'de bu modeli çürüten görü şlere de tarak olunmaktad ır. Pratikte sınırl ı nitelikteki sorular üzerinde bile, CMK'un etkileri veya ABD'deki "h ızl ı yarg ılama" ile CMK'ta tutukluluk süresi aç ısından yargılamaya ait süre limitleri gibi konularda, ara ştır ıc ılar ile kriminologlarm ayn ı görü şü payla ştıkların ı söylemek pek mümkün değildir. CMK'ya göre tutuklulukta geçecek süre şöyledir: Madde (1) A ğır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok altı aydır. Ancak, bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek dört ay daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki y ıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzat ılabiir; uzatma süresi toplam üç y ılı geçemez. Ku şkusuz, uygulamaya yönelik pratik reçeteler verilemediğinde; kriminolojiye yüklenenlere bir dereceye kadar hak yenilebilir. Ve gerçekte daha ileriye gidilerek fazlaca kriminolojik ürünün var olduğu ülkelerde ceza adaleti siyasetinin daha karmaşık ve etkisiz olduğunu ileri sürmek de olas ıd ır. Bu ba ğlamda ABD en çarp ıc ı ömektir. Herkesin ABD krimirolojisine hayranlık ve saygı duymasına kar şılık batı dünyas ında en fazla suç olgusuna tan ık olunan, yargıda iş yükü fazla olan, etkisiz çalışan, nüfusta en fazla cezaevi nüfusuna ve üstelik en kötü cezaevlerine sahip ülke yine ABD'dir. Bu do ğ- rultuda korelasyon kat say ısının, krinıinolojik yayın miktarı ile suç oranı arasındaki ilişkinin uluslararas ı aç ıdan geçerlik kazanmas ı da dikkat çekicidir.6 6 C. Pfeiffer, "Crisis in American criminal policy? Questions and Cornments", European Journal on Crin ıinal Policy and Research, Vol. 4-2, pp

27 TÜRK CEZA SiYASET İ VE KR İ M İ NOLOJ İ S İ Kriminolojinin Yarar ı Kamu güvenli ği alan ındaki sorunlara çözüm bekleyen insan için, kriminolojinin ne gibi bir yarar ı olduğu sorusu da ayrı bir tartışma konusudur. Zaman zaman akademisyenlerde aynı soruyu gündeme getirmektedirler. Ne var ki, bunlar kriminolojinin değerini kabul etmekle birlikte, siyasetin umulan yarar ına ku şkuyla bakarak "siyaset rasjonel olabilir mi?" demektedirler. İşte bu bağlamda ülkelere özgü geli ştirilen ceza siyaseti de ele ştiriden yoksun kalmamıştır. Örneğin, Ingiltere'de ekseri bilginlerce siyasetin insicams ız ve irrasyonel olduğu belirtiliniştir: King ve Morgan (1980) hükümetin cezaevlerine bak ış açıs ın ın bütünlükten ve e şgüdümden yoksun olduğu eleştirisini getirirken, Rutherford (1984) cezaevi krizinin ana nedeni olarak; hürriyeti bağlay ıcı cezaya başvuru konusunda, ana ilkelerin olmay ışma değinmiş, Ashworth (1983) ceza siyasetinin gelişi güzel ve eşgüdümden yoksun oldu ğu eleştirisini getirmiştir. Tarihsel analizlerde bulunan David Garland ve Victor Bailey (1987) ise ceza siyasetinin insicamsiz oldu ğunu belirtmişlerdir. Aynı türde eleştiriler Türk ceza sistemi için de getirilmiştir y ılına kadar süregelen bu sistemde cezalarin a ğırlığı ve zaman içerisinde (özellikle 1953 de ğişikliği ile) daha da a ğırlaştır ılmas ı egemen olmu ş (Gölçüklü); yasa koyucu, suçlar ı "korkutma" yoluyla önlemek istemi ştir (Lopez Rey) y ıl ında infaz kanunu ile sa ğlanan yumu şama eğilimi 2004 tarihli yasal düzenlemelerle sonland ırılmıştır. Yukar ıda ortaya konulan sorular, kriminolojinin bir yarar ı var mı? Ceza siyaseti rasyonel mi? şeklindedir. Şu bilinmelidir ki, önceden çizilen tek bir sava ş planı olmadığı gibi böyle de olamayacaktır. Diğer bir anlatımla, siyaset, çözüm bekleyen bir soruna tek bir teorinin basitçe uyarlanmas ı olmayıp, girift ve aşamalı bir çözümleme süreci eseridir. Bu ba ğlamda eylem stratejileri onlar ı geliştiren çe şitli hesap parametrelerinden daima uzakta bulunmakta; tek bir bilginin egemenli ği yerine çoğulcu ve fakat miyobik bilgileri içermektedir. Diğer bir anlatıınla, siyasetler herhangi bir kriminolojik teoriden kaynalclanaralc SUÇ B İ I İ M İ

28 Mustafa Tören Yücel SUÇ B İ L İ M İ olu şma ıııaktad ır. Bunlar, çe şitli görü ş ve teoriler aras ında etkile şim ve çatışma sonucu billurla şmaktad ır. Özellikle demokrasilerde siyaset, çe şitli anlatımlar arasındaki çatışma ve etkile şim sonucu biçimlenmektedir. İşte bilgin ki şilerin deneyim ve ideolojilerine dayal ı olarak akli yetilerine göre dünya üzerindeki bilgiyi yorumlayarak ürettikleri öyküler bu şekilde kriminolojilc öykülere vücut verirken ilk etkile şimin temelini de atmaktad ırlar. Ancak şimdiye dek ortaya konulan öyküler, en iyi çözümün belirlenmesi için verilen u ğraşların yersiz oldu ğunu göstermediği gibi tek bir teorisyen, akademisyen veya uygulayrcmın çabaları da en kapsaml ı bir teorinin ortaya ç ıkmas ına im1cn vermemi ştir. Görülen odur ki, öykü ve siyaset, daha ziyade farkh görü şler arasındaki etkile şim, devaml ı tartışma ve törpülenme sonucu olu şmakta ve geli şmektedir. Anılan görüş aç ısı doğrultusunda ise; siyasetin rasyonelligi veya kriminolojinin yararl ılığma. ili şkin tartışma, anlamını yitirmektedir(döner kap ı niantığı). Çünkü doğru, insicamlı ve iç yap ısı tutarh yönde geli şmiş krimiriolojik teorinin var oldu ğu toplum, ku şkusuz, dura ğan, tek boyutlu bir dünya görü şüne dayalı bir toplum olacaktır. 7 Demokratik ya şamda ise "öykülerin de" birbiri ile çatışma özgürlüğü vard ır. Siyaset de böyle gelişir, değişir ve diğer "öykü/er" üzerine bina edilir; onlar ı test eder, dener, yeni kombinasyonlara yer verir; her zaman daha kapsaml ı öykü arayışlarma yol açar. İşte böyle yenilenen kombinasyonlarla aç ıklık ve saydamlık korunabilir; ve günümüz soruıılarma salt teorik yakla şımlara dayanmayan kal ıc ı çözümler getirilebilir. Ancak uzmanlar ın zaman zaman diktac ı bir tutum takmd ıkları da göz ardı edilmemelidir. Onlarm görü şleri gerekli; "olmazsa olmaz türünden ise de", ortaya konulan hususlar ın resmin yalnızca bir kısmı oldu ğu; toplumda kontrol ve dengelere de ihtiyaç olduğu unutulmamal ıdır. Nitekim, 1995 y ılının ikinci yar ıs ında artan terör dalgas ı nedeniyle terörle mücadele 12 Procrustes yata ğı için Mci., M. T. Yücel, Hukuk Felsefesi, Ankara 2005, s. 251.

29 TÜRK CEZA S İ YASET İ VE KR İ M İ NOLOJ İ S İ kanununu sertle şhrme karar ı alan Fransa'da "terörist saldınlara SUÇ B İ L İM İ son vern ıeyecek olsa da, yasal aç ıdan silahlann ırnn ızgerekliydi" diyen Adalet Bakanı J. Toubon'un işaret ettiği denge bu dengedir. Toplumumuzda ise mükemmel olmasa da kontrol ve dengeler parlamento, bakanlar kumlu, yarg ı ve kamüoyunca sa ğlanmaktad ır. Neyse ki, bilginlerin tüm ak ılc ı savlarma, ortaya koyduklar ı kanıtlara, tüm inand ır ıc ı güçlerine karşın günün sonunda ne olaca ğma bilim adamı-uzman karar vermemekte; bu i şi Parlamento ve siyaset yap ımcılar ı üstlenmektedir. Bu do ğrultuda sosyal sorunlar ı hedefleyen "sosyal i şletmelerin" toplumda yaygmla şmas ına ihtiyaç fazlacad ır Teorik Yakla şım Bilim adamlar ı ve araştırmacılar teorisiz çalışmazlar ve çal ışmamalid ır. Bu bağlamda teorilere, ara ştırmac ıların yalnızca çal ışmalanru ve bulgular ını etrafmda organize ettikleri öyküler veya kavramsal elekler olarak bakmak gereklidir. İşte ekseri krimirıologlar ın, kontrol ve hürriyetten yoksunluğu suça yönelik asli bir tepki, diğer çözümleri ise yahtzca alternatifler olarak irdeleyen Bentham ve ötesine dayand ırılabilecek metateorisi bu hususa güzel bir örnektir.8 Ku şkusuz, ara ştırmacılar teori etrafında çal ışmalı; mevcut teorilerini açmak ve üstünlük iddias ında bulunmaktan özenle kaç ınmal ıdırlar. Herkesin yanilabileceği; öykü veya üykülerin yalnızlığa duçar olabilece ği unutulmamalıd ır. Teorilerin tutarl ıl ığı için araştırmacilarca çokça test edilmesi gereklidir. Bu aç ıkhk ise örgütsel gerekleri de beraberinde getirecektir. Kriminologlar, ku şkusuz, kendilerini özel bir teorinin tutsağı olmaktan soyutlamalı; ya şam gerçeğini yakalamak için de, idari Council of Europe, Crime and Economy, Strasbourg 1995, p, ; Mela-analizi, ayn ı sorunu inceleyen çal ışmalardan elde edilen sonuçlar ın birleştirilmesidir. Bu yöntem, istenilen konuda daha güvenilir ve geçerli tahminler yap ılmasm ı belli hata paylar ını da içerecek şekilde sağlayan istatistiksel bir analizdir. Bkz., Council of Europe, Psychosociallnten'entia pis in The Crirninal Justice System, Strasbourg 1995, pp ; Devlet istatistik Enstitüsü, Araştı rma Sempozyumu 97 Bildirileri, (24-26 Kas ım 1997) ss

30 Mustafa Tören Yücel SUÇ BILIMI bilin-der fakültesi, hukuk fakültesi, sosyoloji, sosyal psikoloji bölümleri ve mahalli ceza adaleti sistemi uygulay ıcıları (ister baro, mahkeme, kolluk ve cezaevi olsun) ile sürekli temas halinde olmalıdırlar. Ne var ki, Türkiye gerçe ğinde ara ştu-ıcilar ın bu birim ve kurulu şlardan biri ile temas ı oldukça ender veya yok denecek kadar azd ır. Ancak bu türden i şbirlikçi çal ışmaların üniversitelerin bulundu ğu kentlerde ba şlatılmas ı, mevcut teorilerin Türkiye'de testi ve milli kriminoloji olu şturulmas ı açısından gereklidir. Bu doğrultudaki ilk kıp ırdanmalara uzun yıllar ın ardından İstanbul, Marmara ve Bilgi Hukuk Fakülteleri ile 9 Eylül Hukuk Fakültesi bünyesinde tan ık olunmu ştur. Anılan çerçevede ise kriminolojiden beklenen, toplumsal katkı ve yarar aç ısından, akademik kriminologlar ın uygulamacılarla yakın temas halinde olmas ıdır. Bu sebeple de aç ık toplum olma ilkesi uyarmca gündemi, tart ışma ortamında ortaya atılan tüm görüş ve seslenişler belirlemeli; ortaya konan sorunlar ve üretilen yeni yakla şımlarla bir alt yap ı oluşturmal ıdır. Öte yandan, sosyal sorunlar ın tabiatına özgü yorumsal üçgenin kö şelerden birincisinde, gerçek olgu, şiddeti ve suç mağduru olma riski; ikincisinde, kamu oyunun suç sorunun ciddiyeti hakk ındaki algılaması (günümüzde suçun, i şsizlik, sağlık bak ımı ve erozyon kadar önemli bir sosyal sorun olarak derecelendirildiği) ve üçüncü kö şede ise, suç sorunu ve kamu oyunca dile getirilen endi şenin medya ve siyasilerce istismar edilmesi yer almaktad ır. Üçgenin kö şeleri arasındaki ili şkisel uyum/ uyumsuzlu ğun ne merkezde olduğu ve halk ııı tepkilerinin gerçekte suç 'hakk ı nda' mı yoksa genelde var olan tatminsizliic ve düzensizliğe özgü genel bir duyguyu yans ıtan bir metafor mu olduğu üzerinde durulmalid ır İşte ancak bu ortam ve ara ştırmalar doğrultusunda kriminoloji, verilen siyasi u ğraşlar içinde Türk toplumuna bir katk ıda bulunabilecektir. 14

31 3. TOPLUMSAL DÜZEN Karakteristikleri Kriminologun rol ve i şlevinin; bilimselii ğin klasikle şen temel taşlarını oluşturan aç ıklama getirme, tahmin ve kontrol işlevlerinde odaklaştığı unuhılınamalid ı.r. Bu bağlamda kriminologun görevi, suç sorunlar ını anlamak; teori ve uygulama ile toplumun bu sorunlarla baş edebilmesine yardımc ı olmaktır. Hiç kuşkusuz, her konuda olduğu gibi bu konuda da bir eıjtenı plan ı hazırlanmandır. Bu planın ülke genelinde benimsenerek vatandaşlarca uygulanmas ı ile suç orarunın azaltılmas ı, toplumun korunmas ı ve kamusal güvenli ğin artırılması sağlanabilecektir. İşte zaman ve mekan dinarniklerine uyarli hale getirilmesi gereken bu eylem plam toplumsal güvenlik aç ısndan sine qua non'dur. Bu ba ğlamda suç i şleme oran ının az olduğu ülkelere özgü üç temel karakteristik şöyledir: 1. Bu ülkelerde sosyal gruplar (aile, komşuluk, okul, mesleki ve boş zamanlar ı değerlendirme grupla ı) ile sağlanan enformal kontrol önemli bir rol oynamaktad ır. Suçu önleme ve kontrol hizmetlerinin yaln ızca ceza adaleti sistemine (resmi kontrol) b ırakılmadığı; tam karşıtı, halkın da bu konuda sorumluluk ta şıyarak demokratik girişimler oluşturduğuna tan ık olunmaktadır. Eski Türkler bu konuda en güzel örneği oluşturmu şlard ır. 15

32 Mustafa Tören Yücel TOPLUMSAL 2. Bu paralelde toplunsai dayan ışma oldukça önem kazan- BU/EN mıştır. Toplumlar bütünlüklerini korumakta veya (Japon ticaret toplumları! endüstriyel işletmeleri örneğinde olduğu gibi) kendilerini yeniden olu şturmaktadırlar. Büyük kentlerde sosyal çözülmenin görüldü ğü gettolara/gecekondu yerle şim yerlerine hemen hemen rastlan ılmamaktadir. Buna kar şıl ık yüksek oranda suçun işlenmekte oldu ğu disorgan ize bölgeler ise; insan ilişkilerinde kopma, sakinlerinin suçlulara ve özellikle suçlu çocuklara kar şı tolerans ı ile çocuklar ve erginlerin suçlulu ğu, gözetimsiz oyun alanlar ı ile gençlik gruplarında öğrendiği gerçeğiyle karakterize edilen toplumsal kötüle şmeyle somutlaşmaktad ır. Özellikle, "yabanc ılar dünyas ı" olarak tan ımlanabilecek metropol kentlerde olu şan anonim çevrede suç i şlemeyi tahrik edici f ırsatlar önem kazanmakta; genel "tahrik seviyesi" o yörede ya şayanların karşılaştıklar ı suç için elverişli fırsatlar sayıs ıyla bellrlenmektedir. 9 Suç oranının az olduğu ülkelerde ise, gençlerin özel davranış stilleri, özel ilahlar ı ve değerlerini içeren bir alt kültürün olu şmadığı görülmektedir. Kez, gençlerin ve yeti.şkinlerin toplumdan soyutlanmadığı; tam karşıtı, gençlerin yetişkinler toplumuna iyice entegre oldu ğu görülmektedir. 3. Ceza adaleti ise bir ba şka temel karakteristik olarak; etkin bir uygulamaya kavuşturulmu ştur. Kolluk güçleri, halkla yakın temas aray ışı içerisindedir2 1 Vatandaşlar gönüllü görevli s ıfatıyla kolluk, mahkemeler ve ceza infaz kurumlar ına destek vermektedirler. Cezaevlerinde kendine özgü suçlu de ğerler sisteminin egemen olduğu bir alt kültür de olu şmamıştır. 1 ' Bunun başlıca nedeni, hürriyeti bağlayıc ı cezaya çok ender olarak başvurulmas ı (ultin ıa ratio ilkesi); genelde suçluların bulunduklar ı toplumda iyileştirilmesi yönteminin (probation, comn ıunity service) tercih edilmesidir. Toplum için arz etti ği tehlike nedeniyle cezaevlerine gönderilen hükümlüler de küçük veya orta büyüklükteki kurumlarda yeter say ıda ehil personelin gözetim Türkiye için bkz., R. Kele ş ve A. Ünsal, Kent ve Siyasal Şiddet, Ankara Honıe Office, Lay visiting ta police statians, (Research study na. 188), London H. H. Erdem, Bir Ait-Kültür Örneği Olarak cezaevi, Hacettepe Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara Eylül

33 TÜRK CEZA SIYASETI VE KR İMiNOLOJ İ S İ ve rehberliğinde çalıştınlmaktad ır. Bu nedenle, büyük çapta TOPLUMSAL suçluluğun, özellikle cebir ve şiddet suçlar ının kayna ğı olan DIJZEN profesyonel suçluluk gelişmemi ştir. Öte yandan, suçlulukla mücadelede hürriyeti bağlayıcı cezaya fazlaca odaklanıldığında, uzun süreli hürriyeti ba ğlayıcı cezaya hükümlü olan suçlular, yeterli say ıda gözetim personelinin olmadığı; güvenliğin sağlanamad ığı cezaevi kurumlarında koğuş/hükümlü arkadaşlarmdan yeni suç işleme teknikleri, düşünce kalıpları, yeni değerler ve psikolojik savunma mekanizmasmı (tav ırlan) öğrenecek; ve kariyer suçlu olarak topluma döneceklerdir. XX. yüzy ılda ülke gündeminden dü şmeyen cezaevlerinde kontrol ve güvenli ğin korunmas ı sorunu aşağıda ayrıntılı olarak irdelenmektedir Köy-Kent İkilemi İyi bir toplum, toplumsallik duygusu yaratmakta; yalnızlığı dengelemekte; insanlara bir yere ait olma duygusu gibi ya şamsal aç ıdan önemli bir duygu vermektedir. İşte her insan bireysel bir varl ık olduğu kadar sosyal bir varliktır. Kuşkusuz, kişisel girişimler ve sosyal ili şkiler ise anlamlı karşılikli ilişkiler düzleminde gerçekleşmektedir. Kentle şme, çağdaş yaşamın ne kadar doğal bir yanı ve hatta gelişmenin göstergelerinden biri ise, göç de o denli olumsuz bir yarud ır. Kente göç edenler, yeterince kentlile şememekte, kentin sunduğu bilgi, sermaye, teknoloji ve rekabet yoğun kültürün uzağmda kalarak kent yaşamına uyum sağlayamamaktad ır. Özellikle büyük kentlerde aşırı nüfus artışuım bu kentlerin ekonomik ta şıma kapasitesi ile dengelenememesi sonucunda işsiz gençler say ısı ile davranış bozuklukları ve suça eğilimler artmaktad ır. Bu bağlamda, köy-kent ay ırırnı için Alman sosyologu Ferdinand Tönnies'in cemaat (Gemeinschaft) ve toplum (Gesellschaft) ildlemi rehber kavramlar olarak an ılabilmektedir.12 Bu ayrımda köy cemaati, deruni duygusal-insan bağları ile karakterize edilirken, kent toplumunda; üyeleri arasında gev şek, rasyonel ve yararc ı 12 Ferdinand Törmies, Gemeinschaft und Gesellschaft, (1887) Dramstadt: Wissenschaftliche Buchgeseflschaft

34 Mustafa Tören Yücel TOPLUMSAL ilişkiler egemen olmaktad ır. Nitekim köy toplumunda çok az 011/EN suç işlenirken, cemiyette insanlar aras ı artan çatışma nedeniyle fazlaca suça tanık olunmakta; bu çatışmalar ve suçlar toplumun gelişmesi için gerekli oldu ğu kadar sosyal kontrolden ç ıktıjcla- rmda y ıkımlar ırta da neden olabilmektedir. Özetle, birey toplumda kaybolmay ıp; aksine bir bütün olarak kişisel geli şmesini yalnızca sosyal ili şkiler ba ğlamında sağlayabilmektedir. Toplum ve ki şisel sorumluluk ise, hiçbir şekilde birbirlerini d ışlamamakta; aksine, biri di ğerini ön görmektedir. Sosyal ili şkilerin yok olmas ı, kişinin şekilsiz bir yığında tecrit edilmesi halinde ise, ki şi, suç işleme ve mağdur olmaya yatkm bir konuma girmektedir. Bu hususa aç ıkl ık getirmek üzere birbirinin kar şıtı olan iki kavramı, anomü 3 ve 18 Merton'un anomi teorisi, fakir çocuklarla suçlu çocuklar aras ındaki korelasyonu aç ıklayabilecek fikri bir çerçeve sa ğlamaktad ır. J şte maddeci toplumlara egemen olan tüketim hastal ığı na (tüketirsen var olmaya) kap ılan; ve özellikle medya ve TV'lere yans ıyan zenginlerin abartıl ı ya şam biçimlerini, bulunduklar ı sosyal konumlar ı nedeniyle gerçekle ştirmesi güç olan gençlerin model olarak benimsemesi toplum için sorun olmaktad ır. Yoksulluk içinde bulunan bu gruptaki gençler, kabul gören tüketim biçimlerini ya şatabilecek meşru vas ıtalardan uzak bulunmaktad ı r. Bu kişiler, maddi kaynak eksikli ği yanında genellikle kaliteli eğitim/sanat eğitimi göremediklerinden marjinal konumdaki yoksunluklar ın ı gidernıe şanslan az olmaktad ır. Anomi teorisini göre, bu ki şiler toplumsal kültürce belirlenen amaçlar ı elde etme ve genel kabul gören sosyal koşullara uyum sağlamak üzere suça, olas ı bir sonuç olarak, ba şvurmaktad ırlar. Anomik bask ılar, zenginler ile fakirler aras ındaki uçurum kesinleştikçe artmaktad ır. Işte bu olguya "sosyal iltica" diye isimlendirilecek güçler nedeniyle metropol kentlerin çevresinde olu şan gecekondularda tan ık olunmaktad ır. Öte yandan, ikiye bölünen her toplumda şiddet eyle ınleri ola ğan hale gelmektedir (Dubet ve Lapeyronnie 1994). I şte bu ortamda beliren çocuk suçlulu ğu ergenlik dönemindeki krizlerin geçici bir belirtisi olmak yerine uzun süre devam eden bu iltica konumundan kaynaklanmaktad ır. Toplum sanki kendi içinde ayr ı kültürlere sahip, biri merkezde ve di ğeri çevrede olmak üzere ikiye ayr ılmış bir görüntü vermektedir. Çevrede yer alan kişiler i şledikleri suçlar ı, suç olmak yerine oldukça normal görmekte; suçlu davranışı bir ya şam biçimi, bir oyun gibi görmekte; yeniden gelir payla şım ı olarak dü şünmektedirler. Önemli olan ma ğdurun kimli ğinden ziyade onlann kendilerinden zengin olmalar ıdır. Işte Türkiye'de 1990'k y ıllarda pompalanmaya başlayan "televole kültürü" ile beslenen insanlann "öfke", "km" duymalar ıyla karakterize edilen çevredeki ki şilerle an ılan nitelikleri sergileyen toplumsal anomi kendini gösterme ğe başlad ı.

Avukat Atilâ SAV (*) HUKUK ÖĞRENİMİ - MESLEK EĞİTİMİ (**) (*) Ankara Barosü Avukatlarından. (**) Açık oturum metninden.

Avukat Atilâ SAV (*) HUKUK ÖĞRENİMİ - MESLEK EĞİTİMİ (**) (*) Ankara Barosü Avukatlarından. (**) Açık oturum metninden. w HUKUK ÖĞRENİMİ - MESLEK EĞİTİMİ (**) FA Avukat Atilâ SAV (*) GİRİŞ Konuşmamı "hukuk öğrenii" ile "meslek e ğitimi" ilişkisine yöneltmemin nedeni, "hukuka dayal ı meslekler" için öngörülen hukuk öğretiminin,

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİNİN TARİHÇESİ Doğaüstü Güçlere Dayalı Perspektif Klasik Okul

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

TURKIYE BAJOAR BIRLIGI TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ (SON DEĞİŞİKLİKLERLE) ANKARA - 2003

TURKIYE BAJOAR BIRLIGI TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ (SON DEĞİŞİKLİKLERLE) ANKARA - 2003 I TURKIYE BAJOAR BIRLIGI TÜRK İYE BAROLAR B İ RLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ (SON DEĞİŞİKLİKLERLE) ANKARA - 2003 İORKİYE TÜRKIYE BAROLAR BIRLI Ğ I TÜRKİYE BAROLAR B İRLİĞİ REKLAM

Detaylı

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER DERS PLANI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ, GENEL BİLGİLER, HUKUK DEVLETİ VE CEZA HUKUKU 1. CEZA HUKUKU KAVRAMI VE GÖREVİ I. CEZA HUKUKUNUN ANLAMI VE TANIMI II. MADDİ CEZA HUKUKU VE YAKIN

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI Birinci Bölüm Çevre Hukukunun Temelleri I. Genel Olarak...1

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE

T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE T.C. IZMİR BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SATINALMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET ALIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1- (1)

Detaylı

TÜRKiYE BAROLAR B İRLİĞİ T.B.B. REKLAM YASAĞI.. _,. YONETMELIGI

TÜRKiYE BAROLAR B İRLİĞİ T.B.B. REKLAM YASAĞI.. _,. YONETMELIGI TÜRKiYE BAROLAR B İRLİĞİ T.B.B. REKLAM YASAĞI.. _,. YONETMELIGI ANKARA - 2001 TÜRK İYE BAROLAR B İ RLIĞI T.B.B. REKLAM YASAI.. '. YONETMELIGI ANKARA - 2001 Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasa ğı Yönetmeliği

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. 3. Unvanı: Öğretim Üyesi, Yardımcı Doçent Doktor, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı. 4.

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. 3. Unvanı: Öğretim Üyesi, Yardımcı Doçent Doktor, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı. 4. 1. Adı Soyadı: Asiye Selcen Ataç 2. Doğum Tarihi: 10.06.1978 ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ 3. Unvanı: Öğretim Üyesi, Yardımcı Doçent Doktor, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı. 4. Öğrenim Durumu:

Detaylı

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Adli psikoloji, psikologların görev alabileceği ve topluma hizmette çok öneme sahip bir alandır. Çünkü suç durumlarında, gerek suçlular gerek mağdurlar açısından

Detaylı

KISALTM ALAR LİSTESİ... XVII BİRİNCİ BÖLÜM UYUŞTURUCU SORUNU, POLİTİKA VE KURUM SAL YAPILAR

KISALTM ALAR LİSTESİ... XVII BİRİNCİ BÖLÜM UYUŞTURUCU SORUNU, POLİTİKA VE KURUM SAL YAPILAR iç in d e k il e r ö n s ö z... v İÇİN D EKİLER... IX KISALTM ALAR LİSTESİ... XVII G İR İŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM UYUŞTURUCU SORUNU, POLİTİKA VE KURUM SAL YAPILAR 1.1. BAŞLICA UYUŞTURUCU MADDELER VE ETKİLERİ...

Detaylı

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri MLY733 1 3 + 0 6 Araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Müfredat I. Yarıyıl Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Kredi AKTS Güz 3 3 6 Dili Seviyesi Yüksek Lisans Türü Zorunlu Amacı Öğrencilerin bilim ve bilim felsefesi konusunda

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ Genel olarak tutuklamayla ilgili hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun Birinci kitap, Dördüncü kısmın İkinci Bölümünde 100. ve müteakibindeki

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİNİN TÜRKİYE NİN BM ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE EK ÇOCUK SATIŞI, ÇOCUK FAHİŞELİĞİ VE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ EK PROTOKOLÜNE İLİŞKİN İLK DÖNEMSEL RAPORUNA YÖNELİK NİHAİ GÖZLEMLERİ 1. Komite,

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 Haziran 2013 Tarihlerinde, Hollanda Hükümeti tarafından desteklenen ve Adalet Akademisi

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

DERECE ALAN ÜNİVERSİTE YIL LİSANS HUKUK DİCLE ÜNİVERSİTESİ 1989 Y. LİSANS KAMU HUKUKU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DOKTORA KAMU HUKUKU MARMARA ÜNİVERSİTESİ

DERECE ALAN ÜNİVERSİTE YIL LİSANS HUKUK DİCLE ÜNİVERSİTESİ 1989 Y. LİSANS KAMU HUKUKU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DOKTORA KAMU HUKUKU MARMARA ÜNİVERSİTESİ 1. Adı Soyadı : Recep GÜLŞEN 2. Ünvanı : Prof. Dr. 3. Öğrenim Durumu ve Akademik Unvanları: DERECE ALAN ÜNİVERSİTE YIL LİSANS HUKUK DİCLE 1989 Y. LİSANS KAMU HUKUKU İSTANBUL DOKTORA KAMU HUKUKU MARMARA

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

Ceza Siyasetinde Seçenek Yaptırımların Rasyonelliği

Ceza Siyasetinde Seçenek Yaptırımların Rasyonelliği makaleler Mustafa Tören YÜCEL Ceza Siyasetinde Seçenek Yaptırımların Rasyonelliği Mustafa Tören YÜCEL Kriminoloji Bilinci Durkheim in Hukukî Gelişim Teorisi ne göre, toplumlar karmaşık yapılı modern tiplere

Detaylı

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri MLY733 1 3 + 0 6 Araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan araştırma

Detaylı

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ Doç. Dr. Abdurrahman EREN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ İÇİNDEKİLER

Detaylı

YÖNETMELİK. Gazi Üniversitesinden: GAZİ ÜNİVERSİTESİ ŞİDDET VE SUÇLA MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Gazi Üniversitesinden: GAZİ ÜNİVERSİTESİ ŞİDDET VE SUÇLA MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 19 Aralık 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28856 Gazi Üniversitesinden: YÖNETMELİK GAZİ ÜNİVERSİTESİ ŞİDDET VE SUÇLA MÜCADELE UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI

Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Doğum Tarihi: 1980 E-posta: npekel@baskent.edu.tr Tel: 0 312 246 66 66-1645 (Dahili) Faks: 0 312 246 663 Adres: Başkent Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji

Detaylı

1. Adı Soyadı: Mehmet GENÇ. 2. Doğum Tarihi: 07.07.1949

1. Adı Soyadı: Mehmet GENÇ. 2. Doğum Tarihi: 07.07.1949 CV 1. Adı Soyadı: Mehmet GENÇ 2. Doğum Tarihi: 07.07.1949 3. Unvanı: (16.04.2014 tarihi itibariyle kendi isteği ile Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesinden emekli- Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Üniversitesi

Detaylı

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

Klinik Psikoloji (PSY 402) Ders Detayları

Klinik Psikoloji (PSY 402) Ders Detayları Klinik Psikoloji (PSY 402) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Klinik Psikoloji PSY 402 Bahar 3 0 0 3 6 Ön Koşul Ders(ler)i PSY 301 Dersin Dili

Detaylı

İÇ KONTROL. ç Kontrol Dairesi. I lda Arslan. 2 ubat 2009 / ISPART A

İÇ KONTROL. ç Kontrol Dairesi. I lda Arslan. 2 ubat 2009 / ISPART A İÇ KONTROL ç Kontrol Dairesi I lda Arslan 2 ubat 2009 / ISPART A İç Kontrol Tanım ç Kontrol, kurumlar n, yöneticileri ve çal anlar taraf ndan uygulanan; kurumlar n hedeflerinin el de edilmesinde gereken

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE...

HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER 1. Bölüm: HALKLA İLİŞKİLER: TEORİK ÇERÇEVE... 1 1.1. HALKLA İLİŞKİLERİN TANIMI... 1 1.1.1. Halkla İlişkilerin Farklı Tanımları... 2 1.1.2. Farklı Tanımlarda Halkla İlişkilerin Ortak Özellikleri

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

onur kırıcı uygulama oldu ğunu kabul etmemi ştir. Sonuçta 8. madde, çevreye yönelik ağır sald ırılara karşı, "korunma

onur kırıcı uygulama oldu ğunu kabul etmemi ştir. Sonuçta 8. madde, çevreye yönelik ağır sald ırılara karşı, korunma Güney D İ NÇ İABAKHANELERLE mıştır. Mahkeme buna rağmen, Lopez Ostra ailesinin bir- KOMŞULUK kaç y ıl boyunca ya şadığı koşullar ın 3. madde anlam ında onur kırıcı uygulama oldu ğunu kabul etmemi ştir.

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

AVRUPA İ NSAN HAKLARI SÖZLE ŞMES İ 'NE GÖRE ÇEVRE VE İ NSAN

AVRUPA İ NSAN HAKLARI SÖZLE ŞMES İ 'NE GÖRE ÇEVRE VE İ NSAN AVRUPA İ NSAN HAKLARI SÖZLE ŞMES İ 'NE GÖRE ÇEVRE VE İ NSAN t ıda, uyu şmazl ığın yanlar ına uygun bir çözüme ulaşabilmeleri için yaln ızca öneriler getirilmektedir. Toplant ının, uyuşmazl ığın çözümü

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EYLEM PLANI ANKARA 2016 DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANLIĞI

T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EYLEM PLANI ANKARA 2016 DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANLIĞI T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EYLEM PLANI ANKARA 2016 DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANLIĞI HEDEF NO HEDEF İLGİLİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 1- Türkiye deki denetimli serbestlik sisteminin

Detaylı

EĞİTİM 2005-2011 Kamu Hukuku Doktora Programı Tez başlığı: İnsan Ticareti Suçu Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

EĞİTİM 2005-2011 Kamu Hukuku Doktora Programı Tez başlığı: İnsan Ticareti Suçu Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. Gülşah Kurt EĞİTİM 2005-2011 Kamu Hukuku Doktora Programı Tez başlığı: İnsan Ticareti Suçu Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. 2007 Mülteci Hakları Eğitim Sertifikası, Uluslararası

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS İŞLETME İ ANABİLİM DALI, BİLİM DALI DERS HAVUZU DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS 345000000000506 Çokuluslu Şirket Stratejileri Dersin amacı, katılımcılarla çokuluslu şirketlerin küresel

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

KAMU DÜZENİ K AVR AMI

KAMU DÜZENİ K AVR AMI Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi İDARE HUKUKUNDA KAMU DÜZENİ K AVR AMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ... vii ÖNSÖZ...xi İÇİNDEKİLER... xiii KISALTMALAR...xxi GİRİŞ...1

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI VE ÇALI MA L K LER TEZL

NSAN KAYNAKLARI VE ÇALI MA L K LER TEZL NSAN KAYNAKLARI VE ÇALI MA L K LER TEZL 1. Yar y l Dersin Kodu Seçmeli Dersler Dersin Ad Kredi Teori Uygu lama Sosyal Bilimlerde Ara t rma Yöntemleri 3 3 0 nsan Kaynaklar Planlamas 3 3 0 Küreselle me ve

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Prof. Dr. Turgut Göksu

Prof. Dr. Turgut Göksu Sunum Planı İnsan Kaynağını Bulma (Tedarik) Süreci İK İhtiyacının Belirlenmesi İç Kaynaklar Dış Kaynaklar İşe Alma İşe Almada Uygulanan Sistemler İşe Almada Uygulanan Yöntemler İşe Alma İlkeleri Sınavlar

Detaylı

Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. İnsan Hakları Hukuku SPRI 440 2 3+0 3 5

Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. İnsan Hakları Hukuku SPRI 440 2 3+0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İnsan Hakları Hukuku SPRI 440 2 3+0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

TÜRKİYE'DE MAHKEME YÖNETİM SİSTEMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ

TÜRKİYE'DE MAHKEME YÖNETİM SİSTEMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ TÜRKİYE'DE MAHKEME YÖNETİM SİSTEMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ Söz Konusu proje 2006-2007 mali yılı proje tekliflerinin sunulmasının ardından AB Komisyonu tarafından, Personel Genel Müdürlüğü tarafından sunulan

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ

İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ İSTEK ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT LİSESİ MAYIS, 2016 MESLEK SEÇİMİ VE KARİYER PLANLAMADA VELİNİN ROLÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE İÇİNDEKİLER: Meslek Seçiminin Önemi Meslek Nedir? Kariyer Meslek Seçiminde Dikkat Edilecekler

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Hukuka Giriş HUK119 1 2 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Hukuka Giriş HUK119 1 2 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Hukuka Giriş HUK119 1 2 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1 İstatistik 1 Yığın ve Örnek; Tümevarımcı ve Betimleyici İstatistik 1 Değişkenler: Kesikli ve Sürekli 1 Verilerin Yuvarlanması Bilimsel Gösterim Anlamlı Rakamlar

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

Terörle Mücadele Mevzuatı

Terörle Mücadele Mevzuatı Terörle Mücadele Mevzuatı Dr. Ahmet ULUTAŞ Ömer Serdar ATABEY TERÖRLE MÜCADELE MEVZUATI Anayasa Terörle Mücadele Kanunu ve İlgili Kanunlar Uluslararası Sözleşmeler Ankara 2011 Terörle Mücadele Mevzuatı

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

Yard. Doç. Dr. SEMİN TÖNER ŞEN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ULUSLARARASI HUKUKTA SOYKIRIM, ETNİK TEMİZLİK VE SALDIRI

Yard. Doç. Dr. SEMİN TÖNER ŞEN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ULUSLARARASI HUKUKTA SOYKIRIM, ETNİK TEMİZLİK VE SALDIRI Yard. Doç. Dr. SEMİN TÖNER ŞEN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ULUSLARARASI HUKUKTA SOYKIRIM, ETNİK TEMİZLİK VE SALDIRI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR...xv GİRİŞ...1 Birinci

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ NİN 2014/4 SAYILI ELEKTRONİK İZLEME İLE İLGİLİ TAVSİYE KARARI

AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ NİN 2014/4 SAYILI ELEKTRONİK İZLEME İLE İLGİLİ TAVSİYE KARARI T.C. ADALET BAKANLIĞI CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİ NİN 2014/4 SAYILI ELEKTRONİK İZLEME İLE İLGİLİ TAVSİYE KARARI DENETİMLİ SERBESTLİK DAİRE BAŞKANLIĞI Avrupa Konseyi

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı