ELEKTROAKUSTİK TERİMLERİNİN OLUŞTURULMASINDAKİ DÜŞÜNCE YOLLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ELEKTROAKUSTİK TERİMLERİNİN OLUŞTURULMASINDAKİ DÜŞÜNCE YOLLARI"

Transkript

1 ELEKTROAKUSTİK TERİMLERİNİN OLUŞTURULMASINDAKİ DÜŞÜNCE YOLLARI Eren BAŞARAN Elektronik Yüksek Mühendisi ( İ.T.Ü.) Boğazköy Girne 1. GİRİŞ İstanbul Teknik Üniversitesinde bizim zamanımızda hocalarımız yabancı dildeki terimlere Türkçe karşılıklar bulmak için çırpınıyorlardı ve Türkçe teknik dili de çok büyük bir ustalıkla kullanıyorlardı.1964 yıllarında, hocamız merhum Prof. Dr. Adnan ATAMAN ı hatırlıyorum : Çocuklar, ben şu preemphasis terimine ön-dengeleme diyeceğim ve de-emphasis terimine de son-dengeleme diyeceğim. Ne dersiniz? diye sınıfta soruyordu. Ben o zamanlar Türkçe terimlerin İngilizce karşılıklarını ve İngilizce terimlerin Türkçe karşılıklarını birlikte öğrenmeye çalışıyordum. 2. İNSANLAR DİLLERİNİ İHTİ- YAÇ DUYDUKÇA GELİŞTİRİ- YORLAR Her dil insan toplulukları arasında binlerce yıl boyunca gelişerek oluşmuş, insanların meramlarını anlatmak için kullandıkları bir sesli işaretler sistemidir. Bütün dünya dillerinin Gökten zenbille indiğine inanmazsanız, bu dillerin insanoğlunun yaratıcılığı sayesinde ihtiyaçlar oluştukça, üretildiği veya uydurulduğu bir gerçektir.dili, ihtiyaç duydukça insanlar yaratırlar.dili, ihtiyaç duydukça insanlar yaparlar.dili, ihtiyaç duydukça insanlar geliştirirler ve zenginleştirirler. Gelişmiş ve zengin dediğimiz dillerin kelimelerini, o dili konuşanlar ihtiyaç duydukça üretmişlerdir, yaratmışlardır, türetmişlerdir veya uydurmuşlardır. 3. UYDURULAN TERİMLERİN DOĞAL AYIKLANMASI Ortaya konan yeni teknik terimlerin, yeni doğan terimlerin,yeni uydurulan terimlerin ilgili bilim ve teknoloji sahalarında uğraşanlar tarafından, haliyle doğal bir ayıklanması ( seleksiyonu ) sözkonusudur. Uyduracağınız veya türeteceğiniz veya ortaya atacağınız veya oluşturacağınız terimler insanlarımız tarafından ancak benimsenirse tutunacak ve yaygınlaşacaktır. Her yeni terim insanlarımızın beğeni süzgecinden geçmektedir ve geçecektir.bilim ve teknolojinin ilgili sahalarında uğraşmıyorsanız, ve geniş bir kitleyi kendi anadilinde eğitmek, ve ilgili sahanın temel bilgilerini yazılı veya sözlü olarak aktarmak gibi herhangibir derdiniz yoksa, kendi anadilinizde terim türetmenize, terim üretmenize veya uydurmanıza pek gerek yoktur. Olanlarla idare edersiniz. Olanlarla yetinirsiniz. Dilin geliştirilmesi, zenginleştirilmesi ve işlerlik kazandırılması sözkonusuysa, daha iyiye, daha güzele ve daha mükemmele ulaşabilmek için, bu konularda çalışmaların ve tartışmaların da yapılması gerekiyor. Türkçemizi bilim ve teknoloji dili olarak geliştirmemiz ve zenginleştirmemiz sözkonusuysa, karşılaştığımız pürüzleri özgürce gözler önüne sermemiz, tekleme ve pürüzlere insanlarımızın subjektif dil zevkini de gözönüne alarak, çözüm yolları bulmamız gerekiyor. Bilim ve teknoloji sürekli olarak geliştiğine göre, sürekli olarak yabancı dillerdeki yeni terimlere de karşılıklar bulmak durumundayız. 4. DEVENİN FARKLI YÜRÜŞ BİÇİM- LERİ İÇİN BİN KELİME Bedevi Araplarında devenin farklı yürüyüşlerini, çeşitli yürüyüş tarzlarını ifade eden en az 1000 kelime varmış.biz ülkemizde nadiren deve görüyoruz.çöldeki Araplar gibi develerle uğraşmadığımız için, bizim, deve sahasında bu kadar terime pek ihtiyacımız yoktur. Deve yürüyor dememiz bile şimdilik bize yetiyor. İngilizce, günümüzde bilim ve teknoloji dili olarak, dünyanın en gelişmiş, en zengin, ve en işlek bir dili haline gelmiştir veya getirilmiştir.böyle olmasına rağmen, İngilizce dilinde de yeni teknik kavramlara yeni yeni terimler yakıştırılmakta, üretilmekte, türetilmekte veya uydurulmaktadır. Bu işler yapılırken,yepyeni kurallar ve yöntemler de ortaya koyulmaktadır. 5. YABANCI DİLLERDEKİ TERİM- LERİN EĞRETİ DURUŞLARI Türkçe metinler içinde yer alan yabancı dillerdeki terimler, gerek yazımı ve gerekse telaffuzu gırtlak yapımıza veya hançeremize uymuyorsa, eğreti duruyorlar demektir.bu yabancı dillerdeki terimler kulağımızı tırmalıyorsa veya bir çırpıda söylenemeyen kakışık kelimelere filiz vermeye başlıyorsa, bu kelimelerin eğreti ve sığıntı bir durumda olduğu belirginleşiyor, demektir. Böyle durumlarda isabetli yeni Türkçe terimlerin türetilmesi veya uydurulması zorunlu olmaktadır. Ne var ki, İngilizce de bir kelimelik bir terime iki kelimeden, veya üç kelimeden veya daha fazla kelimeden oluşan bir karşılık bulursanız, Türkçeyi Bilim ve Teknoloji dili olarak zenginleştirmiş değil de fukaralaştırmış olursunuz. Kavram ayrıntılarını veren kelimelerin bolluğu bir dili zenginleştirir.aynı kavrama ;iki veya üç tane karşılık bulmak o dili zenginleştirmez. Dilimizdeki dil akımlarıyla ilgili olarak, olayın daha kolay anlaşılmasını sağlamak üzere pek de abartılı olmayan bir örnek vereyim : Bazı dilcilerimiz ve bunları izleyenler bizim dilimizde her kavramın karşılığı vardır demektedir. Yeni terim ortaya koyulacaksa, Türkçede mevcut kelimelerin dışına çıkılmasını istememektedirler.dilde bu kişileri izleyenler, örneğin diyelim ki <<saç, sakal, bıyık >> gibi dilimizde olmayan yeni kavramlar karşısında da bizde karşılıkları var diye hepsine birden KIL demeyi tercih etmektedir. Bu durum haliyle en azından hem kavram kargaşısına yol açmakta ve hem de Türkçeyi fukaralaştırmaktadır. Bu tutum benimsenirse, ileride Türkçemizi Bilim ve Teknoloji dili Yıl:8, Sayı 19,Nisan 2008-KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Yayınıdır

2 olmaktan çıkaracaktır. 6. MERAMIMIZI ANLATAMAMIZIN SONUÇLARI Özellikle, mevcut Türkçe kelimelere bir sürü yeni kavramlar yükleyerek yaratacağımız kavram kargaşaları dolayısıyla, meramımızı tam olarak anlatamazsak ne gibi sorunların ortaya çıkabileceği, espritüel ve ilginç bir tarzda aşağıdaki şekilde görülüyor. [Bu şekil, künyesi Business Communication - P.D.Hemphill & D.W.McCormick Prentice Hall, 1996, sayfa13 olan kitaptan alınmış olup şekildeki yazıların Türkçeye çevirisi tarafımdan yapılmıştır.e.başaran] 7. YENİ TEKNİK TERİMLERİ KİM- LER OLUŞTURACAK? Kullandığımız ve kullanacağımız Bilimsel ve Teknolojik terimleri teknik elemanlarımız, insanlarımızın hançeresine ve gırtlak yapısına uygun bir şekilde bulmak veya türetmek veya ortaya koymak veya oluşturmak veya uydurmak zorundadır. Genellikle, teknik elemanlarımız dil ile ilgili herşeyi dilcilere bırakmakta, dil ile ilgili konular bizi ilgilendirmez demektedirler. Öteyandan, genellikle dilcilerimiz de teknik konular bizi ilgilendirmez demektedirler yılı ortalarına doğru Elektroakustik konusunda bir kitap yazmak için hazırlıklar yapmaya başladığımda ve kollarımı sıvadığımda, bu sahada yüzlerce Türkçe karşılığı olmayan yabancı dillerdeki terimlerle karşılaştım. Ben kitabımı, bu terimleri pas geçerek hazırlamak istemedim.onları söylemeden, onları atlayarak, eksik bir eser ortaya koymak istemedim. Böylece, İngilizcedeki bir kelimelik bir terime karşılık, bir kelimelik olabildiğince kısa ve söylenişi kolay bir terim ortaya koymayı veya oluşturmayı, kendime ilke edindim. O zamanlar kendi kendime, yirmi otuz yıl sonra, insanlarımızın benim karşılaştığım güçlükler ve zorluklarla karşılaşmamaları için, muhakkak birşeyler yapmam gerekiyor. diye düşündüm. Bu düşünceyle, çoğunlukla 1981 yıllarında ortaya çıkan terimlerin bellibaşlılarını aşağıya TÜRKÇE TEKNİK TERİMLERİN OLUŞTURULMASINDAKİ DÜŞÜNCE YOLLARINA ÖRNEKLER başlığı altında veriyorum. Bu arada, bu terimlerle ilgili görüş ve yorumlarımı, ve cümle içindeki örneklerini de birlikte vermeye çalıştım. Bu sahada çalışacak olanlara oldukça yararlı olabileceğini umuyorum. Türkçemizin geliştirilmesi ve zenginleştirilmesiyle ilgili olarak yapılan veya yapılacak olan çalışmalar, dilde birikim yapmakta ve ileride Türkçenin anlatımının daha da mükemmel bir hale gelmesini sağlamaktadır. Şunu da belirteyim ki, herhangibir dil, kurallardan değil de kurallar dilden çıkmaktadır.dolayısıyla aşırı derecede kuralcı olmanın ve meşhur mahalle baskısı yaratmanın, birçok sakıncaları vardır. Özellikle pürüzlü ve teklemeli söylenişleri olabileceği için, kendiliğinden birçok kısıtlamalar ve sınırlamalar sözkonusu olduğundan, dilimizin takılar ve eklerle uygulanabilir türetme olanaklarının sanıldığı gibi çok fazla veya bengileyin ( namütenahi ) olduğunu sanmıyorum. 8. YENİ TEKNİK TERİMLER NASIL OLUŞTURULACAK? BİLİMSEL VE TEKNİK TERİM YARA- TIRKEN ONİKİ ALTIN KURAL : 1. Terim, olabildiğince işlevine uygun olmalı, 2.Terim, olabildiğince anlamıyla çağrışım yapmalı, 3. Terim, olabildiğince kısa olmalı, 6.Terim, olabildiğince çeşitli takılarla kolayca türetilebilir olmalı, 7.Terim, olabildiğince tek kavrama karşılık olmalı, 8. Terim, hançerimize ve geniz yapımıza uygun olmalı, 9. Terim, olabildiğince geçerli dilbilgisi kurallarına uygun olmalı, 10. Terim, kulakta tekleme yaratmadan kolayca söylenebilmeli, 11.Terim, cümle içinde kavram karışıklığı yaratmamalıdır. 12.Yerleşmiş terimleri değiştirmek yönüne gitmemelidir. 9. İNGİLİZCEDE YENİ TEKNİK TE- RİMLERİN UYDURULMA YÖNTE- MİNE ÖRNEKLER Bu başlıkta kullandığım uydurulma veya uydurma terimi çok geniş kapsamlıdır ve bu terimde kısıtlama ve sınırlama, ve olumsuz bir yan sözkonusu değildir.ingilizce elektrik-elektronik mühendisliğindeki impedance matching terimine, empedans uydurma diyoruz ve bu uydurma sözünü kuralsız, hesapsız kitapsız, atmasyon yapılan bir iş olarak algılamıyoruz.oysa, türetme teriminde kısıtlamalar ve sınırlamalar sözkonusudur.yani, mevcut bir kelime takısından, bir türetme ( İng. derivation ) yapma sözkonusudur. Kimi dilcilerimiz, bir başka dilcileri eleştirmek

3 üzere kullandıkları en iğneleyici ifadeler : aşağı yukarı şöyle olmaktadır Sizin türettiğiniz kelimeler uydurmasyon.sizin türettiğiniz kelimeler uyduruktur. diye birbirlerine taş atıyorlar.bir zamanlar, 1960lı yıllarda İstanbul da Rus Salatası sözüne insanlarımızın müthiş bir alerjisi vardı. Bazı akıllılar, o zamanlar İstanbullulara, Rus Salatası nı sevimli ve şirin göstermek için, Amerikan Salatası demeye başladılardı. İngilizce deki uydurma deyince, acaba bu uydurma veya uydurulma sözünü, şirin ve sevimli göstermemiz mümkün olabilecek mi? :-) İngilizcede yeni terim uydurma sorunu, dil kuralları tıkandığında,hemen hemen hiçbir kural tanımaksızın Latince,Grekçe ve daha başka dillerden de alıntılar yaparak yakıştırmalar, türetmeler veya uydurmalarla çözülmektedir.örnekleri aşağıda verilmiştir. CEPSTRUM ANALYSIS başlığı altında, Brüel & Kjaer tarafından 1981 yılında yayımlanan Technical Review adlı dergiden alınmıştır. ÖRNEK 1: Aşağıdaki yazıda Cepstrum, Quefrency, Rahmonics, Saphe, Lifter, Short-pass Lifter, Long-pass Lifter terimlerinin nasıl ortaya çıktığı İngilizce olarak açıklanmaktadır.bu terimler işlevleriyle ilişkili olarak yepyeni bir yöntemle uydurulmuşlardır. Şimdiye değin, İngilizcemizin kurallarına uyulmuyor, İngilizcemizi yozlaştırıyorlar, deyenlerini ne gördüm ve ne de duydum... CEPSTRUM ANALYSIS by R.B.Randall and Jens Hee Technical Review ISSN No , sayfa 3-40 Brüel & Kjaer,DK-2850, NAERUM,DENMARK Terminology ( sayfa 13 ) The name cepstrum is derived by paraphrasing the word spectrum and was proposed in the original paper (Ref. [1]) along with a number of similarly derived terms.the reason was presumably that the cepstrum is a spectrum of a spectrum, but of course the same applies to the autocorrelation function, and the really distintive feature of the cepstrum is the logarithmic conversion of the original spectrum. Even so, many of the original terms are still found in the cepstrum literature, and so a short list will be given here of the most common : Cepstrum from Spectrum Quefrency from Frequency Rahmonics from Harmonics Gamnitude from Magnitude ( amplitude ) Saphe from Phase Lifter from Filter Short-pass Lifter from Low-pass Filter Long-pass Lifter from High-pass Filter In the author s opinion, not all the above terms are necessary, or useful,but some are. For example, the quefrency is now well established as the X-axis of the cepstrum, even though it is idendical with time.in principle there is no difference between quefrency and the τ of the autocorreletion function. Even so it is useful to speak of a high quefrency as representing rapid fluctuations in the spectrum ( i.e. small frequency spacings ) and low quefrency for more gentle variations ( large frequency spacings ). It can also be useful to distinguish between the actual rahmonics in the cepstrum and the effect in the effect in the cepstrum of a family of harmonics in the spectrum. Ref (1) BOGERT,B.P.,HEALY,M.J.R. & TUKEY,J.W., The Quefrency Analysis of Time Series for Echoes: Ceptrum, Pseudo- Autocovariance, Cross-cepstrum and Saphe Cracking, in Proceedings of Symposium on Time Series Analysis by Rosenblatt,M.,(Ed.),Wiley,N.Y. 1963,pp ÖRNEK 2 : Aşağıda çok iyi bilinen SO- NAR teriminin nasıl ortaya çıktığını göstermektedir.görüleceği üzere, sistemi oluşturan 4 kelimenin ilk harfi veya ilk iki harfi alınıp yanyana konarak SONAR kelimesi türetiliyor. SONAR : High-frequency ultrasonic waves are used in a system called SOUND NAVIGATION AND RANGING, or sonar. Bu yakıştırma işlemi de terim yapmada bir yöntem oluyor. Nitekim, MORTGAGE karşılığı olarak TDK tarafından önerilen TUTULU SATIŞ kelimelerinden, en nihayet yine TDK tarafından da benimsenen ve duyurusu yapılan TUTSAT oluşturulmuş olunuyor. Artık mortgage yasası için tutsat yasası deyebilirsiniz TÜRKÇE TEKNİK TERİMLERİN OLUŞTURULMASINDAKİ DÜŞÜN- CE YOLLARINA ÖRNEKLER Aşağıdaki terimleri, herhangibir arama motoruna yazarak internetteki kullanımını gözlemleyebilirsiniz veya Eren BAŞARAN diye yazarsanız, SES, MÜZİK, KAMERA, TİYATRO vs ile ilgili birçok Türkçe web sitelerinde kitabımdan alıntılara yer verdiklerini ve özellikle aşağıdaki çoğu terimlerin de ne denli yaygın olarak kullanıldığını göreceksiniz BÖLÜŞTÜRME DEVRESİ ( İng. Cross-over Network ) Bölüştürme Devresine, Bölüştürücü Devre de diyebiliriz. Türkçe teknik kitaplarda 1981 yılına değin doğrudan doğruya Cross-over Network olarak yazılan bu terime, uygun bir Türkçe karşılık bulabilir miyim? diye düşündüm yıllarına uzanan İngilizce teknik makaleleri incelediğimde, eskiden Cross-over Network terimine partition network dediklerini gördüm. Bu son ifade taksim devresi anlamına geliyor. Aslına bakılırsa, burada partition ile anlatılmak istenen bölüştürme olayıdır.türkçemizde partition ifadesini karşılayan çok isabetli bir kelimemiz vardı : Bölüştürme veya Bölüştürücü kelimeleri.ikisinden biri olabilir. Nitekim, cross-over network ifadesinin işlevi de bir tür bölüştürmedir.bu devre belirli frekansları sözkonusu hoparlörlere bölüştürerek veriyor. Dolayısıyla, Cross-over Filter devresine Bölüştürme Filtresi dedim. Bunu Bölüştüme Süzgeci veya Bölüştürücü Süzgeç olarak da yazabilirsiniz. Bilgisayar terminolojisinde network terimine ağ diyorlar da elektroakustik veya elektronik mühendisliği terminolojisinde buna devre demek çok daha uygundur Böylece bölüştürme devresi veya bölüştürücü süzgeç terimleri, ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla Türkçe elektroakustik terminolojisine girmiştir. 1. Cross-over filters for three-way

4 systems may use band-pass filters for mid-range frequencies. 2. Cross-over filter networks for high fidelity applications are characterized by the following features. 3. The attenuation at the cross-over frequency is 3 db. 4. The circuit of the cross-over network given in the following figure shows how the components are connected together. 5. Ideally, a cross-over network should be designed in conjunction with the speakers and the enclosure to be used. 6. In a cross-over filter for 3-way system,attenuation is 6 db/octave, symmetrical and cross-over frequencies are 500 Hz and 4500 Hz ÇETELE KURALI ( İng. rule of thumb ) İngilizcedeki bu rule of thumb deyişi, Elektronikle ilgili kitaplarda hayli karşımıza çıkmaktadır.ingilizcede bunun anlamı gayet açıktır: Türkçesi göz kararı, el kararı kabilinden,derinliğine bir hesap kitap yapmadan demektir.böyle bir anlamı vardır. Türkçede parmak kuralı veya parmak kaidesi diyecek olsak, acaba bu kişi ne demek istiyor? diye bel bel yüzümüze bakacaklar. Yani parmak kuralı olarak çevirisi pek uygun değildir. Köylerimizde çobanlar ağıla giren koyunlarını veya keçilerini sayarken, her koyun ve keçi için duvara bir çizik atarlar.buna çetele denir. Dolayısıyla, rule of thumb karşılığı olarak çetele kuralı dedim ve bu terim de ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla Türkçeye girmiştir. Örnekler 1. In order to understand the electrical measurements and not merely proceed by rule of thumb, certain basic features must first be discussed. 2. In certain transistor circuits as a rule of thumb, we can select the linear stabilization factor between 5 and Çetele Kuralı uyarınca, transistörlü devrelerde önsaptama yaparken lineer Stabilizasyon Katsayısının 5 ile 15 arasında alınması uygundur ÇINLAMA SÜRESİ ( İng. Reverberation Time ) M.I.T. profesörlerinden Prof.Dr.Francis Weston SEARS tarafından kaleme alınan Fizik Prensipleri I ( Mekanik, Isı ve Ses ) adlı bir üniversite fiziği kitabının, 1957 yılında İstanbul Teknik Üniversite sinde çevirisinin ikinci baskısı yayımlanmıştı. Bu kitabı o zamanlar hemşehrimiz olduğu söylenen Ord.Prof.Dr.Salih Murat UZDİLEK hocamız Türkçeye çevirmişti. Reverberation Time terimini Türkçeye o zamanlar Reverberasyon müddeti olarak çevirmişti. Bu o kadar önemli mi? Evet önemlidir. Hernekadar İngilizcede time olarak geçiyorsa da, manasını anlamadan bunu zaman olarak çevirenler ve karmaşa ve kargaşa yaratanlar da vardır.ingilizcede kendine özgü yapısına uygun olarak reverberation time terimi bir süreyi belirtiyor.ancak, reverberasyon zamanı ifadesi Türkçede belirli bir anı ifade eder.müddeti, fasılayı veya süreyi ifade etmiyor. Öyleyse, kafalarda bulanıklık yaratmamak için,en azından reverberasyon süresi denmesi gerekirdi. Hocamız merhum Ord.Prof. Dr.Salih Murat UZDİLEK in çevirdiği bu kitapta Salon Akustiği ve İnsan kulağının özellikleriyle ilgili bilgiler de vardı. Belirli konularda eserlerin olmasının daima faydası vardır. Türkçe teknik anlatıma belirli bir işlerlik kazandırır. Bu sahalarda bir birikim oluşturur yılından önce, herhangi bir yazılı kaynakta reverberation time terimini Çınlama Süresi olarak görmedim. Ne var ki, İ.T.Ü. de o zamanlar 1964 yıllarında Genel Elektroakustik dersinde hocam merhum Prof. Dr. Ziyaeddin SÜDER, böyle diyordu. Çınlama Süresi diyordu. Bildiğim kadarıyla, hocam bu konuda yazılı herhangibir belge veya ders notları bırakmadı. Ders kitabı da yoktu. Günümüzde, internette herhangi bir arama motoruna Çınlama Süresi yazarsanız, kullanımının çok yaygınlaştığını görebilirsiniz.nitekim, T.C. Başbakanlığı ve Ticaret Odaları yönetmeliklerinde Çınlama Süresi terimini kullandıklarını da görebilirsiniz. Reverberation Time karşılığı olarak Çınlama Süresi terimi Türkçe teknik terminolojiye,ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla girmiştir. ( Türkçe ) 1.Çınlama süresi, salondaki bir ses basınç şiddetinin, ilk değerinin milyonda birine düşmesi için geçen süreye denir. 2.Salondaki ses basınç seviyesinin 60 db azalması için geçen süreye çınlama süresi adı verilir. ( İngilizce ) 1. The reverberation time of a room is defined as the time it takes the sound level in a room to decrease 60 db when a sound source is suddenly switched off. 2. The Reverberation Time is defined as time taken for a steady sound pressure level in a room to decease by 60 db and can be measured directly from a suitable decay curve. 3. In an anechoic chamber where all the walls, the ceiling and the floor are covered by a highly absorptive material, the reverberation time is nearly zero. 4. It follows that the Reverberation Time is liable to vary with frequency. 5. Generally, the Reverberation Time is longer at lower frequencies because lower frequencies are usually less effectively absorbed than higher frequencies. 6. In a room with highly reflecting surfaces, such as a bathroom,the reverberation time is relatively long ÇINLATGAN ( İng. reverberant ) Çınlatgan ; çınlatması çok olan bir nesne, yüzey veya mekan.ve Yansıtgan ; yansıtması çok olan bir nesne, yüzey veya mekan. ve Soğurgan terimi de : soğuruculuğu çok olan bir nesne, yüzey veya mekan olarak tanımlanabilir.bu terim çevirisini düşünerek bulunur. 1. A reverberant room is designed to obtain diffuse field. 2. In practice, the majority of sound measurements are made in rooms that are neither anechoic nor reverberant, but somewhat in-between. 3. An excessively reverberant room will reduce the intelligibility of any sound reinforcement system. 4. The opposite of an anechoic room is the reverberation chamber where all surfaces are made as hard and reflec-

5 tive as possible and where no parallel surfaces exist. 5. Reverberations chambers are cheaper to construct than anechoic chambers, they find widespread use for machinery noise investigations DENE-DENE-BUL YÖNTMİ ( İng. cut-and-try method ) Cut-and-try terimini, kes-ve-çabala diye çevirirseniz pek uygun olmaz. Çünkü, buradaki try kelimesi, çabala veya gayret göster veya uğraş anlamında değildir. Burada try dene demektir. Örneğin, try this dress please demek Lütfen bu elbiseyi deneyiniz demektir. Hatta açıkçası; bu elbiseyi üstünüze giyerek deneyiniz.size olur mu, olmaz mı, görünüz, demektir. Biraz fazla uzadı ancak görünmeyen anlamlarını da bilmek gerekiyor. Dolayısıyla, cut-and try method ifadesi için dene-dene-bul yöntemi dedim.bu arada, İngilizcedeki trial-and-error deyişi de var ki buna da deneme-yanılma yöntemi diyoruz. Redhouse Sözlüğüne bakarsanız trial and error için çeşitli yolları deneme ; sınama ve yanılma yazdığını göreceksiniz. Dolayısıyla buna Sınamayanılma yöntemi de diyebilirsiniz. Cut-and-Try method ifadesinin karşılığı olarak dene-dene-bul yöntemi Türkçe teknik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla girmiştir ve daha sonra 1983 yılında Türkiye Elektrik Mühendisliği dergisinde yayımlanan bir çeviri yazımda da kullanmıştım. Çevirenin Notu olarak dene-dene-bul yöntemine atıfta bulunmuştum DEVİNTİ ( Ing. excursion ; displacement ) Hoparlörlerde devinti, hoparlör diyafram deviniminin uzunluğudur. Hoparlöre sinüzoidal gerilimin uygulanması durumunda, devinti uzunluğu = Χo Sin2 πt oluyor. Χo tepe değer, Χmax tepeden tepeye devinti uzunluğu olup Χmax = 2Χo olarak yazılır.devinti hızı = 2πf Xo Cos 2πf t olur.devinti hızı, devinti uzunluğunun zamana göre türevini alarak bulunmuştur. İngilizce de, displacement bile, muhtemelen tam olarak sözkonusu kavramın tam karşılığını verememiş ki, buna ek olarak çoğu kaynaklarda excursion denmiştir.bu nedenle, tek kelimelik devinti dururken, iki kelimeden oluşan yer değiştirme ifadesini kullanmıyoruz. Devinti diye bilinen ve kullanımı çok yaygın olan bu terim, ilk kez Türkçe terminolojiye 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir ve kullanımı çok fazla yaygınlaşmıştır ve epeyce de tutunmuştur. Örnekler 1. İnsan kulağının müsamaha edebileceği distorsiyon miktarına tekabül eden diyafram devinti uzunluğu en fazla 2 mm olabilir. 2. Büyük akustik çıkış güçlerinde, diyafram devinti uzunluğu büyüyecektir. 3.At low frequencies the continuous power rating of the speaker may be reduced because of limitations imposed on diaphragm excursion EVCEL CİHAZLAR ( İng. domestic machines ) Burada, İngilizcedeki domestic ifadesi evlerde kullanılan, ev için hazırlanmış, evlerde bulundurulan anlamındadır. Buradaki domestic ; ehlileşmiş veya evcil anlamında kullanılmıyor. Türkçede biz buna evcil cihazlar dersek, okuyucuları şaşırtabiliriz. Ancak, evcel dersek, daha uygun olur. Belki de şimdi niye sel ekini kullanmadık, diyeceksiniz yılından bu yana, kelime türetirken sel eki öylesine çok kullanılmış ki, dilciler tarafından bu ekin aşırı derecede kullanılmaması önerilmektedir.hatta bazı ünlü dilciler bu sel ekine karşı müthiş bir cephe almışlardır. Neyse, güncel ifadesindeki cel takısı gibi, burada da aynı takı kullanılmıştır. Bu cel takısının çok az kullanılmış olması, teknik terimlerde en azından herhangibir kavram kargaşası yaratmaması yönünden işimize de yarayıyor. Burada, hayvanlardaki ehil anlamında evcil ve öteyandan evlerde kullanılan,evlerde bulundurulan, ev için hazırlanmış anlamında evcel terimini kullanıyorsak, ve Türkçemizde her iki ayrı kavram için iki ayrı terim varsa, bu husus Türkçemizin zenginliğini göstermektedir. Böylelikle İngilizce ye fark yapmış oluyor. Bu terim Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla, Türkçe teknik terminolojiye ilk kez 1981 yılında girmiştir. 1.Some manufacturers of domestic machines employ an elegant method for determining the bias current. 2.The standard of domestic hi-fi and stereo equipment has accustomed the public to hear a far better quality of sound so audiences are more discerning in their appreciation of sound. 4.The competition of recent years in the domestic tape recorder market has unfortunately led manufactureres to try to go one better in their specifications. 5. Domestic tape recorders should have a universal field of application and should be easy to operate while being relatively inexpensive GERİBESLEME ( İng. feedback ) ve SÖNÜMLEME ( İng. damping ) Feedback karşılığı olarak Geribesleme terimi mühendislik terimi olarak çok eskiden beri İ.T.Ü. de kullanımaktaydı.bu terimi muhtemelen 1950 yıllarından itibaren Elektron Tüpleri dersini veren Prof. Dr. Mustafa SANTUR hocamız ortaya koymuş olabilir.bu terim, orijinal terimin Türkçeye doğrudan doğruya çevirisiyle oluşmuştur.türkçe eğitim terminolojisinde ise daha başka karşılıkları vardır.kimisi buna dönüt diyor ve kimisi de buna geri bildirim diyor. Aslında bu terimin, bildirim karşılığı olan İngilizce deki declare veya announce ile zerre kadar bir ilgisi yoktur. Bazen, Biz yaptık, oldu oluyor Sönümleme de çok eskiden beri İ.T.Ü. de bilinen ve kullanılan terimlerdendir. Over-damping / sıkı sönümleme, under-damping / gevşek sönümleme, ve critical-damping / kritik sönümleme.ben bu terimleri, yanılmıyorsam, İ.T.Ü. de hocam Prof. Tahsin SAYA nın derslerinde duymuştum.bu terimleri Ses Frekans Tekniği kitabımda sayfa 406 da İngilizceleriyle beraber yazdım.ben bu karşılıkları çok beğeniyorum.bunlardan ikisi çok isabetli karşılıklar.işlevlerine bakılarak uygun bir karşılık bulunmuş.gevşek sönümleme ile sıkı sönümleme, çok mükemmel buluşlar...

6 Bir zamanlar 1964 yıllarında merhum Prof. Dr. Tarık ÖZKER hocamız ROOT LOCUS METHOD terimine KÖK EĞRİLERİ YÖNTEMİ diyordu. Şimdi köklerin geometrik yeri yöntemi de diyorlar.bunu bir teknik dergide yayımlanan bir teknik kitap reklamında gördüm. Çeşitli teknik kaynaklarda yayımlanan terimlerin sürekli ve sistematik olarak derlenmesi ve yayımlanması da yararlı olacaktır. Örnekler: 1. In feedback circuits, it is important to consider how the feedback signal is derived from the output and how it is fed to the input. 2. The following derivations apply only when the feedback is negative; opposite effects should be expected if the feedback is positive. 3. In order for series-fed feedback to be most effective, the circuit should be driven from a constant voltage source and from a source whose internal resistance is small compared with input impedance. 4.While the principle of feedback, or the comparison of the output of a device with its input to improve the accuracy of the output-input relation, had been previously applied in the processcontrol. 5. The vacuum tube, combined with feedback becomes a precise and dependable tool. 6. The feedback is then said to be positive, and the circuit is regenerative. 7. The feedback is then said to be negative, or inverse, and the circuit is degenerative. 8. Inverse feedback reduces gain, reduces distortion and noise, increases stability. 9. Feedback will also reduce amplitude distortion. 10. Noise, or hum, components introduced into a amplifier inside the feedback loop are also reduced by feedback. 11. A great variety of circuits may be used to introduce negative feedback into an amplifier. 12. However, they all fall into two general classes known as voltage feedback and current feedback. 13. In current feedback the voltage fed back is fed back is proportional to the current through load. 14. Thus voltage feedback reduces the internal resistance of an amplifier and tends to maintain constant voltage with changes in load resistance GÜRLÜK ( İng. Loudness ) Gürlük; insan kulağının sesin şiddeti hakkında yaptığı bir değerlendirmedir. Gürlük, fizyolojik bir büyüklüktür.dolayısıyla, Loudness karşılığı olarak Gürlük terimi Türkçe terminolojiye 1981 yılında ilk kez Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir ve çok beğenilen ve yaygın kullanımı olan bir terim olmuştur. Bunu internette gözlemleyebilirsiniz. Çünkü daha önce bazı sözlükler tarafından Loudness için yanıltıcı ve yanlış karşılıklar verilmiştir ve verilmektedir. Hem loudness için ve hem de pitch için yükseklik demektedirler.her ikisi de sesin fizyolojik özellikleri arasındadır. Sesin fizyolojik özelliklerini sıralarken, birinci özelliği yükseklik (pitch), ikinci özelliği yükseklik (loudness) ve üçüncü özelliği de tını dır mı diyeceğiz? Bu şekilde yaratılan ve sürdürülen kaosla Türkçe nin kısır bir dil olduğunun ileri sürülmesine de yol açmaktadırlar. Yanlışlık insanlara özgüdür.ne var ki, bazı çevreler, Ancak biz türetirsek ve uydurursak benimseriz zihniyetiyle hareket ettiklerinden, yanlış ve hatalı karşılıklar, sözlüklerinde sırıtmakta ve çeyrek asırdan bu yana da durmaktadır. Böylelikle, teknik terimlerle ilgili, ne dil ile ilgili kurumların ve ne de diğer meslek odalarının ciddi ve kapsamlı bir araştırmaları ve incelemeleri olmadığı anlaşılmaktadır. 1. The human perception of loudness of pure tones and other noise types has been investigated and various sets of equal loudness level contours proposed. 2. The ear s assessment of loudness is very non-linear in relation to both frequency and absolute sound pressure level. 3. On this semi-logarithmic scale 1 sone is defined as the loudness of a sound of loudness level 40 phons, so 30 phons is 0.5 sones,50 phons is 2 sones, 60 phons is 4 sones. 4. The human perception of loudness of pure tones and other noise types has been exhaustively investigated and various sets of equal loudness level contours proposed. 5. Masking is the reduction in the subjective loudness of one tone by the introduction of another tone. 6. From the results of many subjective experiments, contours of equal loudness can be drawn on an intensity versus frequency diagram. 7. Loudness is a personal sensation and therefore a subjective effect so that this comparison can only properly be made by a human observer or by several people giving a concensus of opinion. 8. Loudness measured in this way is expressed in phons HEYEDE EFEKTİ ( İng. Spatial Effect or Stereo Effect ) Heyede Efekti için Stereo Efekti, Uzamsal Efekt veya Üç Boyutlu Etki de deniyor. Üç boyutlu etki ; hareket, yön ve derinlik olduğundan ; bu etkilerin baş harflerini alarak, H.Y.D. yazılabilmesi nedeniyle, HeYeDe yani kısaca heyede efekti, diyoruz.kulağımızla; bir ses kaynağının hareketini, yönünü ve derinliğini belirleyebilmekteyiz.iki kulakla işitmede, bu H.Y.D. ( heyede efekti, yani hareket, yön, ve derinlik ) efekti vardır.bu efekte uzamsal efekt adı da verilmektdir. Bu heyede efekti, Türkçe elektroakustik terminolojisine ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir ve bu terimi eski öğrencilerim çok beğenmiştir.aradan 34 yıl geçse de, BRTK da çalıştığını söyleyen bir öğrencime, Geride kalanlardan ne hatırlıyorsunuz? diye sorduğumda bana HEYEDE EFEKTİ, HOCAM demiştir..:-) HOPARLÖR DİREME GÜCÜ (İng. Loudspeaker Power Handling Capacity ) Eskiden Kıbrıs ta aşırı dere-

7 cede çalı, çirpi ve odun yüklenmiş bir eşek yokuş çıkarken, yükü kaldıramayıp çökmüşse, bu durumda Eşek yükü direyemedi deniyordu. Nitekim, direnç, direnme, direniş, direnişçi hep aynı köktendir. İngilizce de diremek kavramını karşılamak için handle kelimesini kullanıyorlar. Eşek yükü direyemedi ifadesini The donkey could not handle the load olarak çevirebiliriz. Hoparlörlerde geçen ve İngilizce elektroakustik terminolojisinde POWER HANDLING CAPACITY olarak kullanılan terime HOPARLÖR DİREME GÜCÜ deyebiliriz ve haliyle bunun birimi watt olup kapasiteyle zerre kadar bir ilişkisi yoktur. İngilizce deki bu capacity kelimesi, Türkçedeki yetenek, kabiliyet anlamındadır. HOPARLÖR DİREME GÜCÜ sonuna, İngilizce de var diye, bir de kapasite koymamıza gerek yoktur. Burada Türkçe, bu terim ile İngilizce ye fark yapmakta ve daha yetenekli olduğu görülmektedir. Hatta İngiltere de Goodmans gibi bazı dünyaca ünlü hoparlör üreticisi firmalar, bu capacity terimini kaldırmışlar ve direme gücü için, kataloglarında sadece power handling terimini kullanmaktadırlar. Dolayısıyla, bazı teknik elemanlarımızın ve firmalarımızın, böyle bir terimin sonuna, İngilizce de vardır diye, bir de kapasite kelimesini eklemeleri, hem hatalı ve hem de gereksizdir.bu kez kapasite ile biten terimin biriminin mikrofarad değil de watt olduğunu da açıklamak zorunda kalıyorlar. Hoparlör Direme Gücü terimi Türkçe elektroakustik terminolojisine ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla girmiştir. 1.These useful loudspeakers combine the extremes of high power handling capacity and high sensitivity. 2. Power handling means exactly what it says it is the input power that the loudspeaker can handle without blowing up nothing more, nothing less. 3. Exceeding the power handling capacity of the speaker system will result in distortion and, if the additional power is much too great, will obviously damage your loudspeakers. 4. The power handling capacity of the high power bass loudspeakers is between 10 W and 100 W İZGELEME ( İng. tracking ) İngilizcede genellikle pikapbaşlarıyla ilgili olarak elektroakustik terminolojisinde tracking terimi iz sürme veya iz sürebilme yeteneği anlamındadır.bunu böyle bırakabilirsiniz. Ancak bunun bir sakıncası vardır. İngilizcede bir tek kelimeyle ifade edilen bir terimi,türkçemizde ancak iki kelimeyle ifade edebildik. Şayet yabancı bir dildeki bir terimi, iki,üç veya daha fazla kelimelerle ifade edersek, Türkçemizi zenginleştirmiş değil de fukaralaştırmış oluruz. Bu nedenle, tracking karşılığı olarak izgeleme dedik. İzgeleme ; iz sürme veya iz sürebilme yeteneği demektir. Öteyandan, single-track için tek-izgeli, twin-track için ikiz-izgeli veya çift-izgeli ve 4-track için de 4-izgeli deyebiliriz. İzgeleme terimi, Türkçe Elektroakustik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir. 1. To determine the maximum tracking ability of a pick-up, an available test record contains a track with a 1 khz signal recorded at very high levels from 0 db up to 8 db in steps of 2 db. 2. To determine the maximum tracking ability of a pick-up, an available test record contains a track with a 1 khz signal recorded at very high levels from 0 db up to 8 db in steps of 2 db ÖNSAPTAMA ( İng.bias ) İngilizce deki bu bias terimi özen gösterilmezse çok fazla sorun yaratan bir terimdir. Elektron tüpleri zamanında İ.T.Ü. de muhtemelen 1950li yıllardan itibaren Elektron Tüpleri derslerinin hocası Prof. Dr. Mustafa SANTUR, bu bias terimini, o zaman elektron tüplerindeki işleviyle ilgili olarak öngerilim terimiyle karşılamıştı. Transistörlerin, 1948 yılında icat edildiği duyurulduktan sonra, transistörlerde de bias işleminin olduğu, ancak bunun gerilim ile değil de akım ile ilgili bir büyüklük olduğu görülmüştür.ne var ki çoğu kimse nerede bias terimi görürse bunu öngerilim ile karşılamaya çalışmıştır.oysa, transistörlerde sözkonusu olan gerilim değil de akım dır. Dolayısıyla, transistörlerde ( şayet FET tipi transistör değilse ) bias teriminin karşlığı öngerilim değil de önakım veya önakımlama olması gerekir. Fransa da öğrenim görenler veya Fransızca dan yararlananlar ise bias terimi için polarma, polarizasyon, ve kutuplandırma demişlerdir.hatta bias teriminin söylenişinden bayaz diyenler de vardır. Bias işleminin akım veya gerilim ile, veya başka bir büyüklükle yapıldığı belirtilmek istenmezse önsaptama terimi kullanılabilir. Teyp cihazlarında da önsaptama (İng. bias) sözkonusudur. Gerek önakım, gerek önakımlama, ve gerekse önsaptama terimleri Türkçe elektronik ve elektroakustik terminolojisine, ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir. 2. We already know that an oscillator with an input in the frequency range 40 to 80 khz is required for erasing and biasing the tape. 3. In the case of bias, however, the HF must be at least three times the highest frequency to be recorded. 4. The higher the bias frequency, the smaller the influence of the AF harmonics. 5.In order to manage with a single oscillator, the erase frequency is set at about 60 khz and this same used for the bias. 6.The diode is reverse-biased, but the voltage is not sufficient to cause breakdown. 7. These characteristics, for both forward and reverse bias, are shown in the figure. 8 We now apply an external voltage Vbb from base to emitter whose polarity forward-biases this junction. 9. We now have a forward-biased baseemitter junction and reverse-biased collector-base junction. 10. In practice, bias currents from 1.0 to 20.0 milliamperes are common,and they may be 5 to 30 times the signal current, depending upon the tape and head charecteristics. 11. Care must also be taken to provide a harmonically pure sinewave bias current to minimize distortion products

8 12. The circuit shown in figure employs constant base current biasing. 13. Actually, a constant base current produces the worst possible type of biasing. 14. In summary, fixed biasing provided a simple and inexpensive means for establishing an operating point KARLANMA ( İng. snowing ) İ.T.Ü. de, bundan kırk yıl önce hocamız Dr.Ergür TÜTÜNCÜOĞLU, 5 Aralık 1967 tarihinde başlamak üzere, uygulamalı Televizyon Gece Kursu veriyordu. Ben de pratiğimi artırabilmek için bu kursu takip ediyordum.o kadar güzel bir program hazırlanmıştı ki el an bu programı saklıyorum ve günümüzdeki teknolojik gelişmelerden de yararlanarak, bunu bir tarayıcıdan geçirerek bilgisayarıma jpg formatında aktardım.neyse, karlanma terimini, ben ilk kez bu televizyon gece kursunda duymuştum..daha sonra Kıbrıs a geldim ve Lefkoşa da Asmaaltı nda Kumarcılar Hanı nın arkasında, Agah Efendi Sokağında, güney yakasında köşe bitişiğinde, sendeli bir dükkanda, Radyo,Teyp,Televizyon,Yüksek Frekanslı Kaynak Makineleri, Tiyatro Dimmerleri, Elektronik Medikal Cihazlar ve Metal Dedektörler vesaire gibi cihazların servisi ve onarımı işleriyle uğraşıyorduk. O zamanlar Kıbrıs a geldiğimde, küçücük adamızda elektronik cihaz yönünden pek birşey olmadığını sanıyordum. Meğer, ne kadar da çok şey varmış Piyasamızda, albüm vs yapımında kullanılan İngiltere deki STANELCO firmasının yüksek frekanslı kaynak makineleri ( high frequency welding maching ) vardı.bunların servisini de biz yapıyorduk. Arasıra Avusturyalı B.M. askerlerinin bozulan telsiz cihazlarının arızalarının giderilmesi için de bize geliyorlardı. Snowing karşılığı olarak kullanılan karlanma arızası, televizyon alıcılarında karşılaşılan bir arızadır.transistör ve elektron tüplerinin iç-gürültüleri T.V. ekranında, anten yok iken, tüm ekranı kaplayan siyah benecikler oluşturmaktadır. Bildiğiniz gibi, Trodos dağlarının yüksek tepeleri hariç, Kıbrıs a kar nadiren yağar. Belki de 15 yılda bir yağmaktadır. Dolayısıyla, hayatlarında nadiren kar gören insanlar, televizyonlarındaki karlanma arızasını bildikleri şeylere benzeterek tarif edeceklerdi. Nitekim, Kıbrıs ta ise o zamanlar müşterilerimiz bu arızayı, olayı bildikleri şeylere benzetmeye çalışarak, ekranıma sanki karıncalar üşüşüyor diyorlardı ve kısaca ekranımda karıncalanma oluyor diyorlardı. Teknik dilde bu karlanma arızasına, Türkçe de kumlanma da diyorlardı. Bir başka ilginç durum, o zamanlar integrated circuit karşılığı olan tümleşik devreye de kimi teknisyenlerimiz, elektronik kırkayak diyordu.gerçekten bu tümleşik dervreler çok-bacaklı kırkayağa benziyordu... Ses Frekans Tekniği kitabımda sayfa 494 de SNOWING karşılığı olarak KARLANMA, KUMLANMA ve KARINCA- LANMA terimlerinin kullanılabileceğini yazmıştım. KARINCALANMA terimi Elektronik terminolojisine ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir PERDEŞİM ( İng. pitch ) Elektroakustik terminolijide perdeşim terimi, İngilizcede pitch kelimesiyle ifade edilmektedir.kimi müzisyenlerimiz buna yükseklik diyorlar. Ne var ki yükseklik terimi Türkçemizde öylesine çok anlama gidiyor ki,buna bir de pitch karşılığını yüklemek, biraz fazla oluyor.ingilizcede terim uyduranlar isteseydi, PITCH kelimesine HE- IGHT deyebilirdi. Ancak demediler.niye desinler ki? İngilizceyi, ileride kavram kargaşalarıyla dolu olan bir dil yapmak istemiyorlardı da ondan.ileriyi görebiliyorlar... Buna pitch terimine, Türkçede ilkin hangi aklıevvel yükseklik demişse, doğru bir seçim, isabetli bir uydurma yapamamıştır.örneğin highpitched sound deyişini Türkçemize çevirecek olsak yüksek-yükseklikli ses veya yüksekliği yüksek ses dememiz gerekir.öteyandan, low-pitched sound için de alçak-yükseklikli ses veya yüksekliği alçak ses dememiz gerekir. Burada söylenmesi zor, pürüzlü ve tekleyen bir ifade vardır.kuşkusuz bunu pas geçmek isterseniz, herhangibir sorununuz olmayacaktır. Terim uydururken, uyduracağınız terim hem kavram kargaşı yaratmamalı ve hem de söylenmesi zor olmamasına özen göstermek gerekiyor. Öteyandan, yüksek perdeşimli ses ile alçak perdeşimli ses deyişleri ağızdan gayet akıcı bir şekilde çıkmaktadır. Özetle, sesin fizyolojik özellikleri arasında yer alan pitch için perdeşim, timbre için tını, ve loudness için gürlük diyoruz.bazı eski İngilizce kaynaklarda timbre için quality terimi de de kullanılıyordu. Perdeşim terimi ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla Türkçe elektroakustik terminolojiye girmiştir ve arama motorları aracalığıyla görebileceğiniz gibi kullanımı çok yaygınlaşmıştır. 1. A singer can shatter glass by singing a clear, strong, high-pitched note. 2. A sound is music if it has a pleasing quality, a definite identifiable pitch, and a definite repeated timing called rhythm. 3. The pitch of a sound depends primarily upon the frequency of the vibrations. 4. The loudness of a sound depends, naturally, upon the amplitude of the sound wave, and has some slight effect upon the pitch so far as the response of the ear concerned. 5. Even small periodic variations in speed lead to pitch variations which strike the ear as extremely disagreeable especially in the case of piano music. 6. However, the ear is fairly insensitive to such pitch deviations and even professional musicians may be unaware of deviations of a few per cent. 7. If different machines with tape speeds that are not absolutely identical are used for recording and playback, the reproduced pitch will differ from the original pitch by an amount proportional to the difference in speeds. 8. The position of a sound in the musical scale may be described as its pitch. 9. Sounds may be high pitched and low pitched. 10. Amplitude, frequency,and wave interaction determine the properties of sound known as intensity,frequency, and quality. The effects of these properties on the ear are respectively loud-

9 ness, pitch and timbre. 11. Why can you tell the difference between the sound of a trumpet and the sound of a flute even when they are playing the same note? The instruments have a different sound quality.sound quality is called timbre. 12. In music, frequency is referred to as pitch, whereas the character of a sound which depends on the proportion of harmonics it contains, is known as timbre. 13. In music, frequency is referred to as pitch, whereas the character of a sound which depends on the proportion of harmonics it contains, is known as timbre. 14. It seems to agree in that highpitched noise is more annoying than low-pitched noise. 15. A musical note has three characteristics ; pitch, loudness, and quality. 16.The greater the number of vibrations per second, the higher is the pitch SAHNE KÖKENLİ SES- LENDİRME ( İng. one point sonorization ) Sesi, dinleyicilere, sahneye konan hoparlörlerden kaynaklandırıyorsak, buna sahne kökenli seslendirme deniyor.dinleyicilerin sahneden geldiğini sanması sahne kökenli seslendirmede esas unsurdur. Sahne Kökenli Seslendirme Türkçe elektroakustik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir ve yaygın olarak kullanılmaktadır. 1. One point sonorization is the term given to sound systems where the sonorization takes place from the stage. 2. A drawback to one point sonorization is that members of the audience can suffer some discomfort if they are located too near the high power stage loudspeakers. 3. A multi-loudspeaker system that provides virtually one-point sonorization can be set-up using sound delay machine, with the advantage it is completely independent of the acoustic surroundings SES GÜÇLENDİRME SİS- TEMİ ( İng. Sound Reinforcement System ) Ses Güçlendirme Sistemi terimi Türkçe elektroakustik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir. 1. A Public Address system in a railway station or a sports arena is greatly different from a conference system in an auditorium or a sound reinforcement system in a theater hall. 2. The sound reinforcement system and sound reproduction system are used to bring the spoken word or music to the listeners, preferable as clear and naturally as undistorted as possible. 3. It is often said that a sound reinforcement and sound reproduction system is perfect when nobody present notices it. 4. The problems with sound reinforcement systems can only be solved by paying attention to the location, its acoustic properties and its function i.e. whether it is used for music or for speech only, or a combination of both SES ÜRETİŞLEME SİSTE- Mİ ( İng. Sound Reproducing System ) Ses Üretişleme Sistemi terimi Türkçe elektroakustik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir. 1.The Omnidirectional microphones ensures top quality of sound reproduction professional studios. 5. With sound reproduction systems, since there is no feedback loop the problems are usually solved at manufacture by ensuring that recorder or pick-up exhibits the requisite characteristics TEMASSIZLIK KAYIPLARI ( İng. seperation losses or spacing losses ) ve HİZASIZLIK KA- YIPLARI ( İng. azimuth losses ) Temassızlık kayıpları; teyp cihazlarında teyp-bandı ile teyp-kafasının tam temas etmemesinden oluşmaktadır.teyp-bandına kaydedilen magnetik sinyal izi, teyp okuma-kafası tam bir temas yapmıyorsa üretişlenen ( İng. reproduced ) sinyalde ( çıkış sinyalinde ) zayıflama olacaktır.görüleceği üzere, İngilizcede bu kavrama olayla ilgili olarak uydurulan seperation losses terimi bazı çevrelerce pek fazla beğenilmemiş ki onlar da bu terime spacing losses demişlerdir. Ben olaya baktığımda değmesizlik kayıpları da diyebilirdim. Ancak, olayı o kadar iyi çağrıştıramıyor. Halbuki, temassızlık kayıpları dediğim zaman, hemen teyp bandı ile teyp kafasının iyi temas etmemesi akla gelebiliyor. Dolayısıyla, teknik bir kitap yazarken kolayca anlaşılabilir olmak gibi bir ilkeniz varsa, seperation losses karşılığının temassızlık kayıpları olmasını tercih edersiniz. Hizasızlık kayıpları; teyp cihazlarında okuma-kafası aralığı, kayıt-kafası aralığı ile tam paralel bir hizaya getirelememişse, yüksek frekanslarda çıkış sinyali zayıflayarak hizasızlık kayıpları oluşmaktadır. Temassızlık kayıpları ve hizasızlık kayıpları Türkçe elektroakustik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği kitabımla girmiştir. Örnekler 1.Separation Loss is seen in the reproduced signal as very short and random reductions (or dropouts ) in signal level. 2. Seven factors such as gap effect, recording demagnetization, selfdemagnetization, penetration losses, head losses, separation losses, and azimuth misalignment. 4. No account needs to be taken of the so-called spacing effect ( the effect of a space between the tape and head ) when deciding what the frequency response to be TÜMCEL ( İng. integrand ) ve diğer matematik terimleri Bir zamanlar çok sayıda Türkçe matematik literatürünü gözden geçirdiğim halde integrand terimi yerine, söylenmesi kolay ve bir tek kelimeden oluşan bir karşılığının bulunduğunu

10 göremedim.ancak integrand sözü yerine çoğunlukla integral işareti altındaki fonksiyon ibaresi kullanılmaktadır. Ne var ki, bu durum bana sakal sözü yerine yüz üzerindeki kıllar topluluğu demeğe benzer gibi geldi.kuşkusuz, saç diyeceğimize, her seferinde baş üzerindeki kıllar topluluğu diyebiliriz ve bu şekilde de meramımızı anlatabiliriz.bıyık diyeceğimize de üst dudağın üzerindeki kıllar da diyebiliriz. Ancak, bilim dillerinin karekteristik niteliklerinden olan dilde ekonomik olmak ilkesiyle bağdaşmayı sağlayabilmek üzere ; bu yeni kavrama, bir tek kelimeden oluşan, söylenmesi kolay, olabildiğince de kısa ve anlamıyla çağrışım yapabilen bir karşılık bulmak gerekiyordu. Ben bu terime 1986 yılında yayımlanan [ Örneklerle Açıklamalı Belirsiz İntegral Çizelgeleri ] adlı kitabımda tümcel dedim. Integrated Circuit terimine nasıl ki Tümleşik Devre diyorlar: buradaki tümleşik kelimesinin tüm takısına, cel ekini ekledim. Nasıl ki cel takısını kullanarak güncel diyoruz, tümcel niye demeyelim ki? Üstelik anlamını çağrıştıran bir terim. Öteyandan, 1986 yılına değin benim kitabım yayımlanana değin - Improper Integral karşılığı olarak gayri has integral veya has olmayan integral deniyordu.ben 1986 yıllarında yayımlanan [ Örneklerle Açıklamalı Belirsiz İntegral Çizelgeleri adlı kitabımda Improper Integrals yerine Özgesiz İntegraller, ve Infinite Integrals yerine de Bengisel İntegraller demeyi, daha uygun buldum. İngilizcedeki to substitute karşılığı olarak da yergelemek dedim. Buna ikame etmek de diyorlar.ayrıca, kullanılanagelen Osmanlıca kaim teriminin İngilizcedeki karşılığı substitution terimi olup kaim teriminin yerine yergeleme veya yergeşik dedim. Bu önerilen terimler, görüleceği üzere, anlamıyla da çağrışım yapan, türetilen terimlerdir ve Türkçe matematik terminolojisine ilk kez sözkonusu Örneklerle Açıklamalı Belirsiz İntegral Çizelgeleri adlı kitabımla 1986 yılında girmiştir ÜRETİŞİM ( İng. reproduction ) İngilizce de Elektroakusik terminolojisinde çok yaygın olarak kullanılan to reproduce terimini karşılamak üzere üretişlemek veya üretişim yapmak terimlerini kullandım. İngilizce deki bu RE-... takısı yerine geçebilen, kısa ve uygun bir takı ve ek bulabilen kişi, Türkçemizin gelişmesine çok büyük bir katkı yapmış olacaktır. Şimdilik üretişim ile yetinmek zorundayız. Reproduction karşılığı olarak üretişim teriminin anlamı şudur : Ses bilgisinin; teyp cihazı, mikrofon,yükselteç veya hoparlör kullanarak yeniden üretilmesi veya yeniden hasıl edilmesi veya yeniden oluşturulması demektir. Bir teyp bandına veya bir plağa kayıtlı bir ses bilgisinin, herhangi bir araçla yeniden oluşturulmasına üretişim ( reprodüksiyon ) adı veriliyor. Reproduction terimi için yeniden hasıl edilmesi veya yeniden üretilmesi yazarsanız, bu karşılık oldukça eksik olacaktır..çünkü, reproduction karşılığı olan üretişim terimi ile maksat; ses bilgisinin teyp cihazı, yükselteç, hoparlör gibi araçlar aracılığıyla yeniden oluşturulması, yeniden hasıl edilmesi veya yeniden üretilmesi, demektir. Sadece yalın olarak yeniden hasıl edilmesi değildir.üstelik, yeniden üretilmesi veya yeniden hasıl edilmesi yazdıktan sonra, bunu tanımlayarak, buna sözü edilen kavramı yüklemek mümkün değildir. Reproduction için üretişim, ve reproducible için de üretişlenebilir karşılıklarını kullandım.üretişim, üretişimlemek, üretişim yapmak terimleri Türkçe elektroakustik terminolojiye ilk kez 1981 yılında Ses Frekans Tekniği adlı kitabımla girmiştir. Örnekler 1. A fifteen inch loudspeaker with twin cone has proved very successful in discotheque speaker systems for its fine bass reproduction. 2. Thus high precision of tape transport is demanded for acceptable recording and reproduction of good music, and the lower the tape speed,the higher the precision necessary. 3. The term high fidelity is used to describe the most realistic sound reproduction obtainable; we can never expect complete fidelity to the original sound because our listening surroundings differ from those of the original. 4. Let us decide to reproduce our music at a maximum level of 100 db. 5.Fortunately, the higher limit of the frequency range presents no problems in reproduction. 6. For the reproduction of signals which have relatively narrow bandwiths, e.g. speech for P.A. and electric guitars, sealed enclosures of the specified volume are adequate. 7.Fortunately, the higher limit of the frequency range presents no problems in reproduction. 8. A fifteen inch loudspeaker with twin cone which has proved very successful in discotheque speaker systems for its fine bass reproduction. 9. The gramophone represents another means of reproducing sound. 10. The loudspeaker is indispensable for reproduction of sound. 11.Penetration losses are wavelengthdependent and cause another reduction in the reproduced signal level YANITSAMA ( İng. response ) ve YANITSAMAK ( İng. to respond ) Genellikle, iki büyüklük arasındaki bağıntıyı gösteren karakteristiğe veya grafiğe veya davranışa yanıtsama adı verilmektedir. Frekans yanıtsaması demek, frekans ile bir başka büyüklük arasındaki bağıntıya veya bağıntıyı gösteren grafiğe veya davranışa denir. Aşağıda verilen İngilizce örnek cümlelerden, yanıtsamanın cümle içinde hangi anlamlarda kullanıldığı daha iyi anlaşılacaktır. Hemen hemen tüm mühendislik dallarında, elektrik elektronik haberleşme ve makine mühendisliğinde ve otomatik kontrol mühendisliğinde YANITSAMA (İng. response ) çok yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Diğer yandan, response karşılığı olarak eskiden bazı çevreler cevap veya yanıt diyorlardı. Bunların İngilizce de answer veya reply olarak karşılıkları vardır. Bunlara bir de farklı response terimini yüklemek haliyle kavram kargaşasına da yol açmaktadır. Yanıtsama ve yanıtsamak terimleri Türkçe elektronik, elektroakustik, ve genel mühendislik terminolojisine ilk kez 1981

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri II Dersi Grup Adı: Sıvı Seviye Kontrol Deneyi.../..

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri II Dersi Grup Adı: Sıvı Seviye Kontrol Deneyi.../.. Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri II Dersi Grup Adı: Sıvı Seviye Kontrol Deneyi.../../2015 KP Pompa akış sabiti 3.3 cm3/s/v DO1 Çıkış-1 in ağız çapı 0.635 cm DO2

Detaylı

- GENEL TANITIM 2010 - Rofin Sinar Laser Kaynakları Endüstriyel Laser Kaynakları SC Serisi 135-600 Watt DC Serisi 1000 ~ 1500 Watt

- GENEL TANITIM 2010 - Rofin Sinar Laser Kaynakları Endüstriyel Laser Kaynakları SC Serisi 135-600 Watt DC Serisi 1000 ~ 1500 Watt - GENEL TANITIM 2010 - Rofin Sinar Laser Kaynakları Endüstriyel Laser Kaynakları SC Serisi 135-600 Watt DC Serisi 1000 ~ 1500 Watt A ve A Türkiye Rofin Sinar Germany Endüstriyel Üretimin Profesyonel Tek

Detaylı

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Aggregate Demand Aggregate (domestic) demand (or domestic absorption) is the sum of consumption, investment

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

Delta Pulse 3 Montaj ve Çalıstırma Kılavuzu. www.teknolojiekibi.com

Delta Pulse 3 Montaj ve Çalıstırma Kılavuzu. www.teknolojiekibi.com Delta Pulse 3 Montaj ve Çalıstırma Kılavuzu http:/// Bu kılavuz, montajı eksiksiz olarak yapılmış devrenin kontrolü ve çalıştırılması içindir. İçeriğinde montajı tamamlanmış devrede çalıştırma öncesinde

Detaylı

Arýza Giderme. Troubleshooting

Arýza Giderme. Troubleshooting Arýza Giderme Sorun Olasý Nedenler Giriþ Gerilimi düþük hata mesajý Þebeke giriþ gerilimi alt seviyenin altýnda geliyor Þebeke giriþ gerilimi tehlikeli derecede Yüksek geliyor Regülatör kontrol kartý hatasý

Detaylı

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği SBR331 Egzersiz Biyomekaniği Açısal Kinematik 1 Angular Kinematics 1 Serdar Arıtan serdar.aritan@hacettepe.edu.tr Mekanik bilimi hareketli bütün cisimlerin hareketlerinin gözlemlenebildiği en asil ve kullanışlı

Detaylı

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON Test material : SIM card Tested software : UFED 3.6, XRY 6.5, SIMcon v1.2 Expected results : Proper extraction of SMS messages Date of the test : 02.04.2013 Note : The

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek Yeni bir web sitesi tanımlamak, FTP ve Email ayarlarını ayarlamak için yapılması gerekenler Öncelikle Sol Menüden Create Virtual Server(Burdaki Virtual server ifadesi sizi yanıltmasın Reseller gibi düşünün

Detaylı

Türkçe Kullanım Klavuzu CENTER 12M CENTER 10 15 15 CENTER 15 CENTER 10 12 CENTER 12 CENTER 18SB CENTER 218SB CENTER 215SB. Profesyonel Kabinler

Türkçe Kullanım Klavuzu CENTER 12M CENTER 10 15 15 CENTER 15 CENTER 10 12 CENTER 12 CENTER 18SB CENTER 218SB CENTER 215SB. Profesyonel Kabinler CENTER CENTER 10 12 CENTER 12 CENTER 10 15 15 CENTER 15 CENTER 12M CENTER 18SB CENTER 215 215SB CENTER CENTER 18SB 218SB CENTER 218SB CENTER 215SB Profesyonel Kabinler Professional Türkçe Kullanım Klavuzu

Detaylı

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

NOVAPAC Ambalaj San. Tic. A.Ş

NOVAPAC Ambalaj San. Tic. A.Ş Ambalaj San. Tic. A.Ş 2014 yılında İstanbul'da 5.000 m2 lik alanda kurulan tek kullanımlık plastik ürünleri araştırıp, geliştirip, tasarlayıp üretmektedir. Uzun yılların deneyimi ile pazara yenilikçi,

Detaylı

ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS

ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS Çevresel testler askeri ve sivil amaçlı kullanılan alt sistem ve sistemlerin ömür devirleri boyunca karşı karşıya kalabilecekleri doğal çevre şartlarına dirençlerini

Detaylı

We specialise in design and producing the most comprehensive infrastructural lighting solutions.

We specialise in design and producing the most comprehensive infrastructural lighting solutions. We specialise in design and producing the most comprehensive infrastructural lighting solutions. We offer you cost and competing advantages with our professional staff and the experience gained through

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

"IF CLAUSE KALIPLARI"

IF CLAUSE KALIPLARI "IF CLAUSE KALIPLARI" am / is / are doing have / has done can / have to / must / should be to do was / were did, was / were to do was / were doing had to do should do had done had been doing had had to

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

PACKAGE STITCHING SYSTEMS KOLİ DİKİŞ SİSTEMLERİ. MAKİNA SAN.TİC.LTD.ŞTİ KOLİ DİKİŞ MAKİNALARI ve DİKİŞ TELİ İMALATI GÜVENİLİR ÜRETİMDE DOĞRU TERCİH

PACKAGE STITCHING SYSTEMS KOLİ DİKİŞ SİSTEMLERİ. MAKİNA SAN.TİC.LTD.ŞTİ KOLİ DİKİŞ MAKİNALARI ve DİKİŞ TELİ İMALATI GÜVENİLİR ÜRETİMDE DOĞRU TERCİH MAKİNA SAN.TİC.LTD.ŞTİ KOLİ DİKİŞ MAKİNALARI ve DİKİŞ TELİ İMALATI GÜVENİLİR ÜRETİMDE DOĞRU TERCİH RIGHT CHOICE IN SAFE PRODUCTION PACKAGE STITCHING SYSTEMS Esas Olan Bize Olan Güveniniz What is Essential

Detaylı

LED AYDINLATMA SİSTEMLERİ LED LIGHTING SYSTEMS

LED AYDINLATMA SİSTEMLERİ LED LIGHTING SYSTEMS LED AYDINLATMA SİSTEMLERİ LED LIGHTING SYSTEMS >0.9 Hg Pb LED LIGHTING SOLUTIONS ÖZEL ÇÖZÜMLER SPECIALS PLANK SİSTEMLER PLANK SYSTEMS 02 BAFFLE LED 03 04 05 PLANK LINE 1 PLANK LINE 4 PLANK LINE 2 TILE

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

Darbeli Kırıcılar Impact Crushers

Darbeli Kırıcılar Impact Crushers Darbeli Kırıcılar Impact Crushers TK15-TK16 Serisi Darbeli Kırıcılar TK15-TK16 Series Impact Crushers TK15 ve TK16 darbeli kırıcılar, tesiste sekonder veya tersiyer olarak kullanılabilir özellikte kırıcılardır.

Detaylı

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn)

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn) Türk Dilleri Araştırmaları, 21.1 (2011): 83-94 Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia Otto Jastrow (Tallinn) Özet: Anadolu Arapçası, ayrı lehçeler (Sprachinseln) biçiminde ortaya

Detaylı

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY Monthly Magnetic Bulletin May 2015 BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeomanyetizma/ Magnetic Results from İznik

Detaylı

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Start Streamin now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Streamin PodSpeakers True stereo great design P3-4 P5-6 P7-8 MicroPod Bluetooth Great sounding stereo streamed from your Bluetooth device SmallPod

Detaylı

Arıza Giderme. Troubleshooting

Arıza Giderme. Troubleshooting Arıza Giderme Sorun Olası Nedenler Giriş Gerilimi düşük hata mesajı Şebeke giriş gerilimi alt seviyenin altında geliyor Şebeke giriş gerilimi tehlikeli derecede Yüksek geliyor Regülatör kontrol kartı hatası

Detaylı

1 - CANTEK köşe parçasını şekilde gösterildiği gibi yerleştirin;

1 - CANTEK köşe parçasını şekilde gösterildiği gibi yerleştirin; 1 - CANTEK köşe parçasını şekilde gösterildiği gibi yerleştirin; Insert CANTEK Corner Piece as shown.. 2 - CANTEK Köşe parçalarını 4 köşeye yerleştirilerek şekildeki gibi çerçeve elde edin. Kanal kesitinin

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

ÇOK YOLLU HOPARLÖR SİSTEMLERİNDE GÜÇ-DAĞILIMI

ÇOK YOLLU HOPARLÖR SİSTEMLERİNDE GÜÇ-DAĞILIMI ÇOK YOLLU HOPARLÖR SİSTEMLERİNDE GÜÇ-DAĞILIMI ( POWER DISTRIBUTION IN MULTI-WAY LOADSPEAKER SYSTEMS ) Eren BAŞARAN Elektronik Yüksek Mühendisi ( i.t.ü.) e-posta : erenbasaran@yahoo.com ÖZETÇE: Bu makalede

Detaylı

Dünya Bankası İşletme Araştırması. Örneklem Yönetimi

Dünya Bankası İşletme Araştırması. Örneklem Yönetimi Dünya Bankası İşletme Araştırması Örneklem Yönetimi Istanbul Türkiye, 27-30 Temmuz, 2015 UYGULAMADA ÖRNEKLEM TASARIMI Araştırmanın temsiliyeti için önemlidir. Fakat, bazı pratikle ilgili konular var Dünya

Detaylı

OMB. Gaz Yakma Proses Bekleri 2010 TR-EN

OMB. Gaz Yakma Proses Bekleri 2010 TR-EN OMB Gaz Yakma Proses Bekleri 2010 TR-EN TEKNİK ÖZELLİKLER TECHNICAL DATA 650 kw a kadar döküm gövde. 650 kw dan sonra çelik gövde NiCrNi namlu Otomatik ateşleme İyonizasyon elektrodu Modüler tasarım 6.000

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

12. HAFTA BLM323 SAYISAL ANALİZ. Okt. Yasin ORTAKCI. yasinortakci@karabuk.edu.tr

12. HAFTA BLM323 SAYISAL ANALİZ. Okt. Yasin ORTAKCI. yasinortakci@karabuk.edu.tr 1. HAFTA BLM33 SAYISAL ANALİZ Okt. Yasin ORTAKCI yasinortakci@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi DIVIDED DIFFERENCE INTERPOLATION Forward Divided Differences

Detaylı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı X, Y, Z KUŞAĞI TÜKETİCİLERİNİN YENİDEN SATIN ALMA KARARI ÜZERİNDE ALGILANAN MARKA DENKLİĞİ ÖĞELERİNİN ETKİ DÜZEYİ FARKLILIKLARININ

Detaylı

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well.

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well. NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082 ÜÇÜNCÜ DEVRE SESLERİNİN PORTE VE NEY ÜZERİNDEKİ YERLERİ Üçüncü devre sesleri ile eser icrasına başlamadan önce, öğrendiğimiz 7 perdenin, porte üzerindeki yerlerini,

Detaylı

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test,

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test, Karadeniz Teknik Üniversitesi Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (KTÜYÖS) Karadeniz Technical University The Examination for Foreign Students A TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ / THE BASIC LEARNING SKILLS TEST

Detaylı

Seri kablo bağlantısında Windows95/98/ME'ten Windows 2000'e bağlantı Windows95/98/ME - NT4 bağlantısına çok benzer.

Seri kablo bağlantısında Windows95/98/ME'ten Windows 2000'e bağlantı Windows95/98/ME - NT4 bağlantısına çok benzer. Seri kablo bağlantısında Windows95/98/ME'ten Windows 2000'e bağlantı Windows95/98/ME NT4 bağlantısına çok benzer. Direkt Kablo desteğini Windows95/98'e yükledikten sonra, Windows95 for Direct Cable Client

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

Fıstıkçı Şahap d t c ç

Fıstıkçı Şahap d t c ç To and from We have already seen the suffıx used for expressing the location of an object whether it s in, on or at something else: de. This suffix indicates that there is no movement and that the object

Detaylı

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Size iş imkanı sağlayacak bir sertifikaya mı ihtiyacınız var? Dünyanın önde gelen İngilizce sınavı TOLES, Hukuk İngilizcesi becerilerinin

Detaylı

Seri No: 401 Kilitli Parke Taþý, Bordür ve Biriket Üretim Makinasý Interlock, Curbstone and Hollow Block Making Machine Pallet Size: 1400x1350-1500x1350 42 lik Makina / Machine of 42 CS-42 QUATTRO PLUS

Detaylı

AHS. Working Lenght Maks. Kalınlık Ön Bükme. Motor Power. Weight Ağırlık. Lenght. Height. Width

AHS. Working Lenght Maks. Kalınlık Ön Bükme. Motor Power. Weight Ağırlık. Lenght. Height. Width 08 Working Lenght Maks. Kalınlık Ön Bükme mm mm mm mm mm mm kw mm mm mm kg AHS 20/04 2100 6 4 160 140 120 2.2 4142 1037 1140 2320 AHS 20/06 2100 8 6 190 170 150 3 4042 1254 1380 3290 AHS 20/08 2100 10

Detaylı

"Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları.

Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. "Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. Survey Results Which Were Done in Comenius Project named'' Different? Building

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

TURKISH DIAGNOSTIC TEST TURKISH DEPARTMENT

TURKISH DIAGNOSTIC TEST TURKISH DEPARTMENT TURKISH DIAGNOSTIC TEST BY TURKISH DEPARTMENT This examination is designed to measure your mastery of the Turkish language. The test is multiple choices based and is there for diagnostic purposes to assess

Detaylı

2 www.koyuncumetal.com

2 www.koyuncumetal.com 2 www.koyuncumetal.com KURUMSAL Şirketimizin temelleri konya da 1990 yılında Abdurrahman KOYUNCU tarafından küçük bir atölyede sac alım-satım ve kesim-büküm hizmeti ile başlamıştır. Müşteri ihtiyaçlarına

Detaylı

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS 1/11 Sürüm Numarası Değişiklik Tarihi Değişikliği Yapan Erman Ulusoy Açıklama İlk Sürüm IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS You can connect EXTERNAL Identity Management System (IDM) with https://selfservice.tai.com.tr/

Detaylı

10.7442 g Na2HPO4.12H2O alınır, 500mL lik balonjojede hacim tamamlanır.

10.7442 g Na2HPO4.12H2O alınır, 500mL lik balonjojede hacim tamamlanır. 1-0,12 N 500 ml Na2HPO4 çözeltisi, Na2HPO4.12H2O kullanılarak nasıl hazırlanır? Bu çözeltiden alınan 1 ml lik bir kısım saf su ile 1000 ml ye seyreltiliyor. Son çözelti kaç Normaldir? Kaç ppm dir? % kaçlıktır?

Detaylı

Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce

Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce Tanım - Definition Tanım nasıl verilmelidir? Tanım tanımlanan ismi veya sıfatı yeterince açıklamalı, gereğinden fazla detaya girmemeli ve açık olmalıdır. Bir

Detaylı

AHK. 3 Valsli Hidrolik Silindir Makineleri 3 Rolls Hydraulic Plate Bending Machines AHK 25/65

AHK. 3 Valsli Hidrolik Silindir Makineleri 3 Rolls Hydraulic Plate Bending Machines AHK 25/65 3 Valsli Hidrolik Silindir Makineleri 3 Rolls Hydraulic Plate Bending Machines AHK 25/65 AKYAPAK AKBEND üretimi üç valsli hidrolik silindir makineleri, 2 mm den 200 mm ye kadar sac kalınlığında ve 1000

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

Y-0048. Fiber Optik Haberleşme Eğitim Seti Fiber Optic Communication Training Set

Y-0048. Fiber Optik Haberleşme Eğitim Seti Fiber Optic Communication Training Set Genel Özellikler General Specifications temel fiber optik modülasyon ve demodülasyon uygulamaların yapılabilmesi amacıyla tasarlanmış Ana Ünite ve 9 adet Uygulama Modülünden oluşmaktadır. Ana ünite üzerinde

Detaylı

Atıksu Arıtma Tesislerinde Hava Dağıtımının Optimize Edilmesi ve Enerji Tasarrufu

Atıksu Arıtma Tesislerinde Hava Dağıtımının Optimize Edilmesi ve Enerji Tasarrufu Optimization of Air Distribution in Waste Water Treatment Plants to Save Energy Atıksu Arıtma Tesislerinde Hava Dağıtımının Optimize Edilmesi ve Enerji Tasarrufu Jan Talkenberger, Binder Group, Ulm, Germany

Detaylı

Teknoloji Servisleri; (Technology Services)

Teknoloji Servisleri; (Technology Services) Antalya International University Teknoloji Servisleri; (Technology Services) Microsoft Ofis Yazılımları (Microsoft Office Software), How to Update Office 365 User Details How to forward email in Office

Detaylı

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS Turkish Vessel Monitoring System BSGM Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Balıkçılık Müdürlüğü ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri İstatistik Daire Başkanlığı ve Bilgi Sistemleri

Detaylı

İZDÜŞÜM. İzdüşümün Tanımı ve Önemi İzdüşüm Metodları Temel İzdüşüm Düzlemleri Noktanın İzdüşümü Doğrunun İzdüşümü Düzlemlerin İz Düşümleri

İZDÜŞÜM. İzdüşümün Tanımı ve Önemi İzdüşüm Metodları Temel İzdüşüm Düzlemleri Noktanın İzdüşümü Doğrunun İzdüşümü Düzlemlerin İz Düşümleri ÖĞR. GÖR.ÖMER UÇTU İZDÜŞÜM İzdüşümün Tanımı ve Önemi İzdüşüm Metodları Temel İzdüşüm Düzlemleri Noktanın İzdüşümü Doğrunun İzdüşümü Düzlemlerin İz Düşümleri İzdüşümün Tanımı ve Önemi İz düşüm: Bir cismin

Detaylı

CNC MACH breakout board user manual V8 type

CNC MACH breakout board user manual V8 type CNC MACH breakout board user manual V8 type 1 Catalogue CNC Router breakout board V8 type user manual... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. 1) Brief introduction:...3 2) Breakout board drawing:...4 3) Wiring:...5

Detaylı

SolarBaba2015: Solar Energy Conference GÜNEŞ ÖLÇÜM ⁹Ü NEDİR? NEDEN / NASIL YAPILIR? İSKENDER KÖKEY, MSc Country Manager, Turkey

SolarBaba2015: Solar Energy Conference GÜNEŞ ÖLÇÜM ⁹Ü NEDİR? NEDEN / NASIL YAPILIR? İSKENDER KÖKEY, MSc Country Manager, Turkey SolarBaba2015: Solar Energy Conference GÜNEŞ ÖLÇÜM ⁹Ü NEDİR? NEDEN / NASIL YAPILIR? İSKENDER KÖKEY, MSc Country Manager, Turkey İÇERİK Kintech Engineering Hakkında Nereden Çıktı Güneş Ölçümü? Güneşlenme

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

Phrases / Expressions used in dialogues

Phrases / Expressions used in dialogues TEOG Page 1 Phrases / Expressions used in dialogues Tuesday, November 11, 2014 7:30 PM Teog Sınavı için Cümle Kalıpları ve İfadeler Really? Gerçekten mi? That s a good idea! Bu güzel bir fikir! I am afraid

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

Website review dersbook.com

Website review dersbook.com Website review dersbook.com Generated on August 29 2015 04:10 AM The score is 58/100 SEO Content Title DersBook Eğitimde Sosyal Paylaşım Eğitimde Sosyal Paylaşım Length : 62 Perfect, your title contains

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

YUVARLAK TAVAN ANEMOSTADI. Round Ceiling Diffuser

YUVARLAK TAVAN ANEMOSTADI. Round Ceiling Diffuser YUVARLAK TAVAN ANEMOSTADI Round Ceiling Diffuser YUVARLAK TAVAN ANEMOSTADI ( ) ROUND CEILING DIFFUSER Yuvarlak Tavan Anemostadý Teknik Detaylarý Round Ceiling Diffuser Technical Details : Malzeme: Kullaným:

Detaylı

ATILIM UNIVERSITY Department of Computer Engineering

ATILIM UNIVERSITY Department of Computer Engineering ATILIM UNIVERSITY Department of Computer Engineering COMPE 350 Numerical Methods Fall, 2011 Instructor: Fügen Selbes Assistant: İsmail Onur Kaya Homework: 1 Due date: Nov 14, 2011 You are designing a spherical

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

IMRT - VMAT HANGİ QA YÜCEL SAĞLAM MEDİKAL FİZİK UZMANI

IMRT - VMAT HANGİ QA YÜCEL SAĞLAM MEDİKAL FİZİK UZMANI IMRT - VMAT HANGİ QA YÜCEL SAĞLAM MEDİKAL FİZİK UZMANI Hasta-spesifik QA??? Neden Hasta Spesifik QA? Hangi Hasta Spesifik QA? Hangi Hasta QA ekipmanı? Hangi Hastaya? Nasıl Değerlendireceğiz? Neden Hasta

Detaylı

THE ENGLISH SCHOOL OF KYRENIA an exceptional school

THE ENGLISH SCHOOL OF KYRENIA an exceptional school EQUIPMENT LIST 2010-2011 This is a list of items that your child needs to bring with them on the first day of school except where specified that the item does not need to be purchased until advised by

Detaylı

Tekirdağ&Ziraat&Fakültesi&Dergisi&

Tekirdağ&Ziraat&Fakültesi&Dergisi& NamıkKemalÜniversitesi ISSN:1302*7050 TekirdağZiraatFakültesiDergisi JournalofTekirdagAgriculturalFaculty AnInternationalJournalofallSubjectsofAgriculture Cilt/Volume:11Sayı/Number:1Yıl/Year:2014 Sahibi/Owner

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

APPLICATION QUESTIONNAIRE. Uygulama Soru Formu

APPLICATION QUESTIONNAIRE. Uygulama Soru Formu Dr.Bruno Lange GmbH & Co. KG Willstätter Str. 11 / 40549 Düsseldorf, Germany Phone : + 49 (0)211. 52. 88. 0 Fax : + 49 (0)211. 52. 88. 124 Email : anitsch@drlange.de, APPLICATION QUESTIONNAIRE Uygulama

Detaylı

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız!

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız! Monthly Magnetic Bulletin March 2014 z BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeofizik/default.htm Magnetic Results

Detaylı

MBD 2016, 5 (1): 16 21

MBD 2016, 5 (1): 16 21 MBD 2016, 5 (1): 16 21 MAKALE HAKKINDA Geliş : ARALIK 2015 Kabul: MART 2016 AHŞAP AKUSTİK PANELLERİN SESİ ABSORBE ETME YETENEĞİ İLE İÇ VE DIŞ ORTAMLARDAKİ SES YALITIMININ İYİLEŞTİRİLMESİ IMPROVEMENT OF

Detaylı

LIQUID RECEIVERS LİKİT TANKLARI VERTICAL LIQUID RECEIVERS DİKEY LİKİT TANKLARI HORIZONTAL & VERTICAL LIQUID RECEIVERS YATAY & DİKEY LİKİT TANKLARI

LIQUID RECEIVERS LİKİT TANKLARI VERTICAL LIQUID RECEIVERS DİKEY LİKİT TANKLARI HORIZONTAL & VERTICAL LIQUID RECEIVERS YATAY & DİKEY LİKİT TANKLARI LIQUID RECEIVERS LİKİT TANKLARI VERTICAL LIQUID RECEIVERS HORIZONTAL & VERTICAL LIQUID RECEIVERS YATAY & DİKEY LİKİT TANKLARI LIQUID RECEIVERS LİKİT TANKLARI info@guvensogutma.com LIQUID RECEIVERS LİKİT

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ

DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜMENİN SİGORTACILIK SEKTÖRÜNE ETKİSİ Elif ERDOĞAN Yüksek Lisans Tezi Çorum 2013 DÜNYA DA VE TÜRKİYE

Detaylı

MEKANÝK AKSAM OTOMATÝK YAÐLAMA Yüksek hassasiyetli vidalý miller, lineer yataklar, sertleþtirilmiþ ve taþlanmýþ kramayer diþlilerde kalitesi dünyaca tanýnmýþ markalar seçilmiþtir. We use high-performance

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

AYDIN KOMPRESÖR. En Yüksek Performans. En Zor Şartlarda. www.aydinkompresor.com %100 YERLİ İMALAT

AYDIN KOMPRESÖR. En Yüksek Performans. En Zor Şartlarda. www.aydinkompresor.com %100 YERLİ İMALAT AYDIN KOMPRESÖR www.aydinkompresor.com %100 YERLİ İMALAT En Zor Şartlarda En Yüksek Performans AYDIN KOMPRESÖR Aydın kompresör ;0 yılı aşkın kompresör sektöründeki tecrübesinin ardından 2001 yılı temmuz

Detaylı

LEARNING GOALS Human Rights Lessons

LEARNING GOALS Human Rights Lessons This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Benim için İnsan Hakları Human Rights for Me LEARNING GOALS Human Rights Lessons Anton Senf May 2014 This project is co-financed

Detaylı

ELDAŞ Elektrik Elektronik Sanayi ve Tic.A.Ş.

ELDAŞ Elektrik Elektronik Sanayi ve Tic.A.Ş. Sayfa (Page): 2/9 LVD Deney Raporu LVD Testing Report İÇİNDEKİLER (Contents) 1 Dokümantasyon Sayfa (Documentation) 1.1 DGC, Çevre Koşulları ve Sembollerin Tanımları 3 (Conditions/Power Utilized,Description

Detaylı

Boru aksesuarları Pipework accessories

Boru aksesuarları Pipework accessories Boru aksesuarları Pipework accessories Temizleme kapağı rodding eye Pik - PVC boru geçiş elemanı type HT/SML pipe coupling Borulama ve tesisat uygulamalarında kolaylık ve düzgün bitiş sağlayan küçük ve

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Y.DİL III.(İNG.) DKB263 3 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Türkçe Lisans Dersin Türü Yüz Yüze / Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

İstanbul a Hoşgeldiniz

İstanbul a Hoşgeldiniz Welcome To Istanbul İstanbul a Hoşgeldiniz CHIC Accessories Administration Office CHIC Tekstil ve Metal would like to welcome you to Turkey! Our company s aim is to offer our clients complete branding

Detaylı

ASTES ASANSÖR SAN. ve TİC. A.Ş.

ASTES ASANSÖR SAN. ve TİC. A.Ş. ASTES ASANSÖR SAN. ve TİC. A.Ş. ASANSÖR MAKİNALARI ELEVATOR MACHINES Bilgi Deneyim Yüksek teknoloji Know how Experience High-tech 13.000 m² alana sahip yeni tesisimizde en son teknoloji ve kalitede asansör

Detaylı

bölüm POWER AMPLIFIERS

bölüm POWER AMPLIFIERS bölüm POWER AMPLIFIERS T H E S O U N D R E I N F O R C E M E N T H A N D B O O K Power amplifiers 1990 (second editions) by YAMAHA corporation of America and Gary Dacis & Associates Hal Leonard Publishing

Detaylı

Duvar Geçit zolatörleri

Duvar Geçit zolatörleri Duvar Geçit zolatörleri Orta gerilimde hariçten - dahile veya dahilden - dahile duvar geçit izolatörleri bir iletkenin bina içine giriflinde kullan lan ve iletkeni duvara karfl izole eden bir izolatördür.

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİ NİN STUDENT S YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ STAJ DEFTERİ TRAINING DIARY Adı, Soyadı Name, Lastname : No ID Bölümü Department : : Fotoğraf Photo Öğretim Yılı Academic Year : Academic Honesty Pledge I pledge

Detaylı

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye Değerli Meslektaşlarımız, TAVCAM, çok değerli siz müşterilerimizin bildiği gibi bir Aile kuruluşu olup 1979 yılından beri müşterilerimize sektörümüze ve ülkemize hizmet edebilmenin memnuniyeti ile yoluna

Detaylı

Çocuk bakımı için yardım

Çocuk bakımı için yardım TURKISH Çocuk bakımı için yardım Avustralya Hükümeti, ailelere çocuk bakımı giderlerinde yardımcı olmak için, şunlar dahil bir dizi hizmet ve yardım sunmaktadır: Onaylı ve ruhsatlı çocuk bakımı için Child

Detaylı

63A - 125A CEE NORM FİŞ & PRİZLER 63A - 125A CEE NORM PLUGS & SOCKETS. connectors

63A - 125A CEE NORM FİŞ & PRİZLER 63A - 125A CEE NORM PLUGS & SOCKETS. connectors 63A - 125A CEE NORM FİŞ & PRİZLER 63A - 125A CEE NORM PLUGS & SOCKETS connectors 38 63A - 125A CEE NORM FİŞ & PRİZLER 63A - 125A CEE NORM PLUGS & SOCKETS connectors Mermer ocakları ve maden ocakları, limanlar

Detaylı