İNEK SÜTÜ ALERJİSİNİN DOĞAL SEYRİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İNEK SÜTÜ ALERJİSİNİN DOĞAL SEYRİ"

Transkript

1 T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI ve HASTALIKLARI ANABİLİM DALI İNEK SÜTÜ ALERJİSİNİN DOĞAL SEYRİ Dr. SÜLEYMAN NAZOĞLU UZMANLIK TEZİ TEZ DANIŞMANI PROF. Dr. GÜLBİN BİNGÖL KARAKOÇ ADANA-2012

2 TEŞEKKÜR Beni yetiştiren ve her zaman desteklerini esirgemeyen sevgili annem ve babama, sürekli yanımda olan ve tez hazırlanması esnasında sonsuz sabır gösteren eşim Esin'e ve biricik oğlum Berkay'a, yaramazlığıyla ve tez yapım aşamasında hayatıma yeni bir şekil veren kızım Elif'e ve tez yapımı ile yazımı aşamasında yardımlarını esirgemeyen aziz dostum Mehmet CİLBİZ ve Dr Tugay TEPE'ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Uzmanlı eğitimim sırasında yanımda olan tüm candan arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ederim. Pediatri uzmanlık eğitimim boyunca verdikleri emek ve gösterdikleri sabırları için tüm hocalarıma, ayrıca tezimi hazırlarken yön bulmama yardım eden ve özellikle bana gösterdiği sonsuz sabrından dolayı çok değerli hocam Prof. Dr.Gülbin BİNGÖL KARAKOÇ a, sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım. I

3 İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR...I İÇİNDEKİLER... II TABLO LİSTESİ... V ŞEKİL LİSTESİ... VII KISALTMALAR... VIII ÖZET... IX ABSTRACT... XI 1.GİRİŞ VE AMAÇ GENEL BİLGİLER Tanım Tarihçe Besin Alerjisinin Epidemiyolojisi İnek sütünün Allerjenleri İnek sütündeki Alerjenlerin kimyasal karekterleri: Alfa-Lactoalbumin (ALA) (Bos d 4) Beta-Lactoglobulin (BLG) (Bos d 5) Bovine Serum Albumin (Bos d Kazeinler Farklı Hayvan Türlerinin Süt Proteinleri Arasında Çapraz Reaktiviteler Isıtma ile İnek Sütü Protein Alerjenitesi Gastrointestinal Sistemde Besin Antijenlerinin Karşılanması Mukozal Bariyer Oral Tolerans Besin Alerjisinin Patofizyolojik Mekanizmaları IgE aracılı reaksiyonlar IgE aracılı olmayan besin reaksiyonu ( Gecikmiş Hipersensivite) Tip II antijen-antikor bağımlı sitotoksik reaksiyonlar Tip III Antijen-Antikor Kompleks Aracılı İle Oluşan Reaksiyonlar: Tip IV Hücre Aracılı Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları: Besin Alerjisinde Tanımlar Sistemlere Göre Besin Alerjisinde Gözlenen Klinik Sorunlar Besin ilişkili Anaflaksi: Gastrointestinal Besin Alerjileri Ig E aracılı Gastrointestinal Aşırı Duyarlılık Eosinofilik özafajit (EoE) Eosinofilik Gastroenterit (EG) Besin proteini kaynaklı alerjik Protokolit (AP) Besin Proteini kaynaklı Enterokolit Sendromu (FPIES) Oral Alerji Sendromu (OAS) Besine Karşı Kutanöz Reaksiyonlar: Akut ürtiker: II

4 Anjoödem Atopik Dermatit Alerjik Kontakt Dermatit(ACD) Solunumsal Semptomlar Astım Heiner Sendromu: İnek Sütü Alerjisinde Tanı Öykü ve Fizik Muayene Eliminasyon Diyeti Deri Prick Testi Serumda Alerjene Spesifik Ig E Ölçümü Oral Besin Yükleme Testi (OFC) Açık Besin Yükleme Testi: Tek Körlü Çalışmalar Çift körlü Plasebo kontrollü Besin Testi ( DBPCFC) İnek Sütü Alerjsinde Klinik Bulgular Ani Alerjik Reaksiyonlar Anaflaksi Gastrointestinal reaksiyonlar: Ig E Aracılı Solunumsal Reaksiyonlar: Ig E aracılı Cilt reaksiyonları Non-Ig E aracılı İnek sütü alerjisinde klinik Bulgular Atopik Dermatit Gastrointestinal reaksiyonlar İnek Sütü Alerjisinde Doğal Seyir İnek Sütü Alerjisinde Tedavi: GEREÇ VE YÖNTEM Olguların seçimi Laboratuar Yöntemleri Deri Prik Testi Örneklerde IgE Ölçümü Besin Spesifik IgE Ölçümü Açık Besin Yükleme Testi Protokolü Besin Yükleme Testi yapılacak Olguların seçimi Besin Yükleme Testi Hazırlık Aşaması Besin Yükleme Testi Protokolü Besin Yükleme Testi Sonunda Gözlenen Bulguların Değerlendirilmesi İstatistiksel Analiz BULGULAR Demografik Bulgular Tanı anında hastaların total IgE, deri testi ve Sp IgE ölçümleri İSA Saptanan Hastaların Klinik Bulguları Oral Besin Yükleme Testinde Yükleme Bulguları Tanı Anında Ek Alerjen Duyarlılığı İSA Tanılı Hastalarda Yıllara Göre Düzelme Oranları İnhaler Alerjen Duyarlılığı Yılsonunda İSA düzelen hastaların özellikleri III

5 Yılsonunda İSA Düzelen Hastaların Özellikleri Yılsonunda İSA Duyarlılık Kazanan Hastaların Özellikleri TARTIŞMA SONUÇLAR KAYNAKLAR EKLER EK-1 :Çukurova Üni. Ped. Allerji Ve İmmunoloji Bilim Dalı İSA'li Hastalarının Doğal Seyir Ve Prognoz Tez Anket Formu ÖZGEÇMİŞ IV

6 TABLO LİSTESİ Tablo no. Sayfa no. Tablo.1 Prevalence of allergy to peanut, milk, egg, egg, fish, and crustacean shellfish... 5 Tablo sınıf temel besin alerjenleri... 7 Tablo sınıf temel besin alerjenleri... 7 Tablo 4. Sindirilmiş besin antijenlerine karşı gastrointestinal bariyerler Tablo 5. Besine karşı oluşan immunolojik reaksiyonlar ile klinik bulgular Tablo 6. Besine karşı alerjik gastrointestinal rahatsızlıklar Tablo 7. Besine karşı oluşan kütanöz alerjik reaksiyonlar Tablo 8. Besine karşı gelişen alerjik solunum yolları rahatsızlıkları Tablo 9. Çocuklarda endurasyon çapına göre deri prick testinin tanısal doğruluğu Tablo 10. Besin alerjisi tanısında kullanılan besin spesifik Ig E prediktif değerleri Tablo 11. Besin yükleme testi yapılmaması gerek durumlar Tablo 12. Besin alerjisine sistematik yaklaşım Tablo 13: inek Sütü Alerjisinde Ig E ile ilişkili bulgular Tablo 14. Miks veya Ig E aracılı olmayan İSA klinik bulgular: Tablo 15. İnek Sütü Alerjisinde Risk Faktörleri Tablo 16. Tolerans Gelişimini hızlandıran faktörler Tablo 17. Alerjen spesifik IgE için RAST sınıflaması Tablo 18. Besin alerjisi ile ilişkili durumlar Tablo 19. Besin yükleme testi için olguların seçimi Tablo.20. Besin yükleme testi protokolü Tablo 21. Besin yükleme testinde gözlenen erken ve geç reaksiyonlar Tablo 22. Hastaların demografik özellikleri Tablo 23. Ailede alerji öyküsü varlığı ve hastadaki klinik semptom ilişkisi Tablo 24. Tanı anında ölçülen Sp IgE, deri testi ve Total IgE sonuçları Tablo 25. İSA Saptanan hastaların klinik bulguları Tablo 26. Besin yükleme testi sırasında görülen klinik bulguları Tablo 27. Süt alerjisine eşlik eden ek alerjenler Tablo 28. Süt alerjisine eşlik eden ek alerjenlerin kombinasyonları Tablo 29. İSA tanılı hastalarda yıllara göre düzelme durumları Tablo 30. İSA tanılı hastalarda 3. Yıl sonunda gelişen inhaler alerjileri Tablo 31. Üçüncü Yılın sonunda akar alerjisi gelişen hastaların başlangıç tanıları Tablo 32. Üçüncü Yılın sonunda mantar alerjisi gelişen hastaların başlangıç tanıları Tablo 33. Üçüncü yılın sonunda polen alerjisi gelişen hastaların başlangıç tanıları Tablo 34. Üçüncü yılın sonunda inhaler alerjisi gelişen hastaların başlangıç tanıları Tablo Yılsonunda İSA düzelen hastaların demografik özellikleri Tablo 36. Tanı anında ölçülen Sp IgE, deri testi ve Total IgE sonuçlarına göre hastaların 1. Yılsonunda İSA düzelme durumları Tablo 37. İSA hastaların klinik bulgularına göre hastaların 1. yıl sonunda düzelme durumları Tablo 38. Hastaların besin yükleme testi ve ek alerjen varlığı durumlarına göre 1. Yılsonunda İSA düzelme durumları Tablo Yılsonunda İSA düzelme durumuna etkileyen ölçümlerin Lojistik Regresyon analizi ile belirlenmesi Tablo 40. İkinci yılsonunda İSA düzelen hastaların demografik özellikleri Tablo 41. Tanı anında ölçülen Sp IgE, deri testi ve Total IgE sonuçlarına göre hastaların 2. Yılsonunda İSA düzelme durumları Tablo 42. İSA hastaların klinik bulgularına göre 2. Yılsonunda İSA düzelme durumları Tablo 43. Hastaların besin yükleme testi ve ek alerjen varlığı durumlarına göre 2. Yılsonunda İSA düzelme durumları V

7 Tablo 44. İkinci yılın sonunda İSA duyarlılık gelişme durumlarını etkileyen ölçümlerin Lojistik Regresyon analizi ile belirlenmesi Tablo 45. Üçüncü yılın sonunda İSA düzelen hastaların demografik özellikleri Tablo 46. Tanı anında ölçülen Sp IgE, deri testi ve Total IgE sonuçlarına göre hastaların 3. Yılsonunda İSA düzelme durumları Tablo 47. İSA hastalarının klinik bulgularına göre 3. Yılsonunda düzelme durumları Tablo 48. Hastaların besin yükleme testi ve ek alerjen varlığı durumlarına göre üçüncü Yılsonunda İSA düzelme durumları Tablo 49. Üçüncü yılsonunda İSA düzelme durumlarına göre 3. Yılda ölçülen deri test sonuçları. 77 Tablo 50. Üçüncü yılsonunda İSA duyarlılık gelişme durumlarını etkileyen ölçümlerin Lojistik Regresyon analizi ile belirlenmesi VI

8 ŞEKİL LİSTESİ Şekil No. Sayfa No. Şekil 1. Ig E aracılı Besin aşırı duyarlılığında mast hücre degranülasyon Şekil 2. Ailede alerji öyküsü varlığı ve hastadaki klinik semptom ilişkisi Şekil 3. İSA Hastaların klinik bulguları Şekil 4. Hastaların Besin yükleme testi klinik bulguları bulguları Şekil 5. İSA eşlik eden ek alerjenler Şekil 6. İSA tanılı hastalarda yıllara göre düzelme oranları Şekil Yıl sonunda İSA düzelme durumuna göre hastaların anne sütü alma süreleri Şekil 8. Ailede alerji öyküsü varlığına göre hastaların 1. yıl sonunda İSA düzelme durumları Şekil Yılsonunda İSA düzelme durumuna göre hastaların tanı yaşları Şekil Yılsonunda İSA düzelme durumuna göre hastaların ek gıda başlama yaşları Şekil 11. Deri testi sonuçlarına göre hastaların 2. Yılsonunda İSA düzelme durumları Şekil 12. Üçüncü yıl sonunda İSA düzelme durumuna göre hastaların ek gıda başlama yaşları VII

9 KISALTMALAR ABD : Amerika Birleşik Devletleri ACD : Alerjik Kontak Dermatit AD : Atopik Dermatit ALA : Alfa Lactalbumin AP : Alerjik Proktolit AR : Allerjik Rinit BLG : Beta lactoglobulin BLG : Beta Lactoglobulin BSA : İnek Serum Albumin DAO : Dünya Allerji Organizasyonu DBPCFC : Plasebo kontrollü çift kör besin yükleme testi DRACMA : World Allergy Organisation Diagnosis and Rationale for Action Against Cow's Milk Allergy EG : Eozinofilik Gastroenterit EoE : Eozinofilik Özafajit EP : Expert Panel FDEİA : Besin Kaynaklı Alerji ilişkili Anaflaksi FPIES : Besin Protein Kaynaklı Alerjik Protokolit GALT : Gut Associated Lymfoid Tissue GİS : Gastrointestinal Sistem GM-CSF : Granulosit makrofaj koloni Sitimüle Edici Faktör GÖR : Gastroözafagial Reflü IFN : İnterferon Ig : İmmunglobulin IL : İnterlökin İSA : İnek Sütü Alerjisi MHC : Major histocompatibility complex OFC : Oral besin yükleme testi PAF : Platelet Aktive Edici Faktör RAST : Radioallergosorbent test Sp Ig E : Spesifik Ig E SPT : Cilt Prick Test TGF-BETA: Transforme edici growth faktör beta Th : T helper TNF : Tümör Nekrozis Faktör TRL : Toll like receptor ÜSYE : Üst solunum yolu enfeksiyonu VIII

10 ÖZET İnek Sütü Alerjisinin Doğal Seyri Amaç: İnek sütü alerjisi genel popülasyonun %2-%3 ünü etkileyen ve çocuklarda görülen en yaygın besin alerjisidir. İlk üç yılda genellikle tolerans geliştiği için prognozunun iyi olduğu görülmektedir. Bizim çalışmamızda amacımız inek sütü alerjisi tanısı almış hastaların doğal gidişatını araştırmak ve inek sütü alerjisine karşı tolerans kazanımına etkili faktörleri belirlemektir. Olgu ve Yöntem: Bu çalışma besin yükleme testi ile kesin inek sütü alerjisi tanısı alan hastalarda yürütülmüş retrospektif bir çalışmadır. Çalışmada 102 hasta dosyası incelendi ve besin yükleme testi ile inek sütü alerjisi tanısı almış ve takip süreleri en az 3 yıl olan 59 hasta çalışmaya dâhil edildi. Hastaların cinsiyeti, semptomların başlama yaşı, tanı yaşı, ailede atopi öyküsü, anne sütü alma süreleri, ek gıdalara başlama yaşı sorgulandı. Total Ig E, süt spesifik Ig E, deri testi sonuçlarına bakıldı. İlk başvuru anında inek sütü alerjisinin neden olduğu klinik semptomlar ile hastalığın tolerans gelişimine etki eden faktörler incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların %61 (36) erkek, %39 (23) kızdı. Semptomların başlama yaşı 5 ay (1-48), ortalama tanı yaşı 10 (2-108) aydı. Anne sütü alma süreleri ortalama 8 aydı ve ek gıdalara başlama yaşı ortalama 4'üncü aydı. Hastaların %61'inin (n=36) ailesinde atopi öyküsü mevcuttu. En sık görülen klinik tanı %68 (n=40) hastada atopik dermatit/ürtikerdi. Geri kalan hastaların %20 inde (n=12) bulantı kusma, ishal ile ilgili gastrointestinal semptomlar, %14 ünde (n=8) astım ve %10 unda (n=6) rinit ile ilgili semptomlar vardı. Tanı anında ölçülen süt spesifik Ig E değeri 3,26 kua/l(0-101), total Ig E 133 IU/ml (6,78-987) idi. Hastaların %46'ında (n=27) deri testi 3*3 cm üzerinde genişliğe sahipti. En sık eşlik eden alerjen %49 (n=29) oran ile yumurta alerjisiydi. Eşlik eden diğer alerjenler 6 (%10) hastada da dana eti alerjisi, 2 (%3) hastada keçi sütü, 1 (%2) hastada soya sütü alerjisi görüldü. Astımlı hastaların %50'sinde akar, %37'sinde mantar alerjisi gelişti. Üçüncü yılın sonunda toplam 9 (%15) hastada inhaler alerji tespit edildi. Hastaların %31'inde (n=18) birinci yılın sonunda, %68'inde (n=40) ikinci yılın sonunda, %83'ünde (n=49) 3 yılın sonunda İSA'inde düzelme görüldü. Çalışma sonunda 10 hastanın 3 üncü yılın sonunda duyarlılıkları devam etmekteydi. İnek sütü alerjisinde duyarlılığın devam etmesinde aile öyküsünün pozitif olması (p=0,048), birlikte dana eti alerjisinin varlığı (p=0,011), süt spesifik Ig E değerinin yüksek olması (p=0,006) ve hastada astım kliniğinin olması etkili faktörlerdi. Sonuç: Çalışmamızda izlenen 59 hastanın 18 inde (%31) birinci yılın sonunda, 40 hastada (%68) ikinci yılın sonunda, 49 hastada (%83) 3 yılın sonunda düzelme görüldü. Çalışma sonunda 10 hastanın inek sütü alerjisi devam etmekteydi. Ailede atopi öyküsü olması ilk yılın sonunda inek sütü alerjinın düzelmemesini 3,601 kat artırıyordu. Ayrıca astım, hastaların prognoszunu daha kötü etkilediği görüldü. Süt spesifik Ig E değeri IX

11 yüksek hastalarda prognoz, spesifik Ig E değeri düşük olanlara göre daha kötü ve 3 yılın sonunda düzelmeme üzerine etkisi istatistiksel olarak anlamlı idi. Beraberinde dana eti alerjisinin olması İSA'nin devam etmesinde etkili aktörlerdi. Astım hastalarında 3'üncü yılın sonunda %50'inde akar alerjisi gelişti. Anahtar Kelimeler: İnek sütü alerjisi, İnek sütü alerjisi doğal seyri, X

12 ABSTRACT Natural Progress of cow s milk Allergy Background and aim: Cow s milk allergy is the most common food allergy effecting %2-3 of pediatric population. Due to tolerance growth in first 3 years, prognosis is good. Our purpose in our study was to research natural progress and determines factors affective on tolerance in patients with the prognosis of cow s milk allergy. Patients and Methods: This study is a retrospective study of patients who was diagnosed cow milk allergy with OFC (Oral Food Challenge). In this study 102 patient files analyzed and patients with certain diagnosis by using OFC and 3 years of follow up were included. Patients gender, symptom onset age, diagnosis age, family history of atopi, duration of breastfeeding, age at onset of complementary foods were questioned. Ig E, milk spesific Ig E and skin prick test results were analyzed. Clinic symptoms of cow milk alergy at first contact and affecting factors were evaluated. Tolerance and risk factors for the persistence of CMA at the and of the 3 rd fear were also analyzed. Results: There were 36 male (61%) and 23 female (39%). %61 (36) of patients had family history of atopy. Mean diagnosis age was 10 (2-108) months. Mean breast feeding duration was 8 months and mean age at onset of complementary foods was 4 mounts. Most common clinical diagnosis was atopic dermatitis/ urticaria (%68). Patients showed %20 gastrointestinal symptoms, %14(n=8) had asthma, and %10 (n=6) had the diagnosis of rhinitis. Milk specific Ig E levels at the diagnosis was 3,26 kua/l (0-101), total Ig E level was 133 IU/ml (6,78-987). %46 (27) of patients had skin prick test at over 3x3 cm wheal diameter. Most accompaning allergen to cow milk allergy was egg allergy in and seen 29 (%49) patients. 6 patients (%10) had beef allergy. After 3 years it was detected that %15 (9) patients had grown inhalant allergy. %50 of patients with asthma had mite, %37 of patients had mold allergy. %31 (18) of patients recovered at the end of first year, %68 (40) after 2 years and %83 (49) recovered after 3 years. Positive family history (p=0,048), presence of beef allergy (p=0,011), high levels of milk specific Ig E (p=0,006), skin prick test positivity (p=0,025), presence of asthma clinic were the factors that effected persistent cow milk allergy. Conclusion: In our study family atopy history increased persistency of CMA 3,601 times at the end of first year. Also it was detected that asthma effected prognosis. Prognosis were poor in the patients with higher milk specific Ig E levels. Positive skin prick test presences of beef allergy were the other factors effective on persistency. Keywords: Cow s milk Allergy, cow s milk allergy prognosis, cow s milk allergy natural history. XI

13 1.GİRİŞ VE AMAÇ Besin reaksiyonu; herhangi bir yiyeceğin ağız yolu ile alınmasından sonra ortaya çıkan anormal reaksiyonu ifade etmek için kullanılır. Besin alımından sonra ortaya çıkan bu anormal yanıt verme durumu fizyolojik mekanizmalarla oluşuyorsa besin intoleransı, immunolojik mekanizmalarla gelişiyorsa besin alerjisi olarak tanımlanır. Yaşamların ilk yılındaki bebeklerin % 6'sı bu durumdan etkilenirken erişkinde bu oran % 2 düşmektedir (1). İnek sütü alerjisinin bebeklerde ve çocuklarda en sık görülen besin alerjisi olduğu ve genel popülasyonun %1-3'ü etkilediği düşünülmektedir (2). Bebeklik döneminde besin alerjisine en sık neden olan besinler içinde ilk sırayı inek sütü ve yumurta almaktadır. (3) İnek sütü proteinleri anne sütü dışında bebeklerin ilk karşılaştığı proteinlerdir. Bebekler inek sütü proteinlerini direk olarak alabildiği gibi inek sütü bazlı mamalarla da inek sütü proteinlerini alırlar. İnek sütü alerjisi atopinin ilk görülen klinik şeklidir. Çünkü bebek ilk kez yoğun bir şekilde yabancı alerjenlerle, inek sütü proteinlerinin vücuda alınmasıyla karşılaşır. Bu durum alerjik yürüyüşün başlangıcı olarak adlandırılır (4). İnek sütü alerjisinin ailesinde atopi olan bebeklerde daha çok görüldüğü bildirilmiştir (5). Epidemiyolojik çalışmalar İnek sütü alerji sıklığının %1,9-%7,5 arasında değiştiği görülmektedir (4). Ülkemizde bebeklerde inek sütü alerjisi ile ilgili yapılan çalışmaların sayısı sınırlıdır. Dr. Altıntaş D. ve ark çalışmasında inek sütü alerji sıklığı %1,55 olarak bulunmuştur (6). Bu sonuç batılı ülkelerle karşılaştırıldığında ülkemizde inek sütü alerjisi sıklığının daha az olduğunu gösterir. İnek sütü proteinine karşı gelişen alerjik reaksiyonlar hayatı tehdit eden reaksiyonlardan kronik veya uzun süreli hastalıklara kadar değişik klinik özellikler gösterir. İSA'nın altında yatan mekanizma genellikle Ig E aracılı alerjik mekanizmadır. IgE yapımını Casein ( Bos d 8), alfa-laktoglobülin ( Bos d 4), beta-laktalbumin ( Bos d5) ve bovine serum albumin ( Bos d 6) gibi farklı inek sütü proteinleri etkiler (7). İnek sütü proteine karşı oluşan Ig E aracılı reaksiyonlar ilk 2 saat içinde oluşur. Bu reaksiyonlar deri, solunum sistemi gastrointestinal sistem veya kardiyovasküler sistem ile ilgilidir. Bazı grup vakalarda advers reaksiyonlar hücre aracılığı veya Ig E ve non-ig E aracılı mekanizmaların birlikte etkileşimiyle olur. Proctolit ve FPIES hücre aracılı 1

14 reaksiyonlar tarafından oluşturulur. Atopik dermatit ve eozinofilik gastroenterit gibi rahatsızlıklar IgE ve non-ige reaksiyonların birlikte etkisiyle oluşabilir (8). Birçok çalışma, hastaların çoğunun 3 yaşına kadar İSA'ne karşı düzelme olduğunu bildirilmiştir. Bu durum İSA'sinin prognozunun iyi olduğunu göstermiştir (1,9). Yine de retrospektif raporlar süt alerjisinin geçmesi için daha uzun bir süre gerektiğini göstermektedir. İSA''sine karşı toleransın, ortalama olarak eskiden düşünüldüğü gibi erken okul çağında değil daha çok adolesan döneminde oluştuğu görülmüştür. Ayrıca, inek sütüne karşı tespit edilebilir spesifik IgE düzeyleri yüksek olmayan infantlarda, IgE aracılı İSA olanlara göre daha erken spontan iyileşme oranı vardır (10). İnek sütü ve ürünlerinin kullanımından kaçınma, hala tüm çocuklarda İSA tedavisinde ilk seçenek olarak kabul edilmektedir. Tedavide formül mamalar veya diğer memeli sütleri kullanılabilir. Nutrisyonel bakış dışında, bu yaklaşım kazayla süt alımı veya farkında olmadan süt veya süt ürünleri içeren gıdaların alımı riskini dışlamaz. Buna ek olarak, diyete yeniden süt ve süt ve süt ürünlerinin eklenmesinden önce sütten ne kadar süre kaçınılması gerektiğine dair çalışma raporları değişkendir. Genellikle çocukların İSA inden kurtulduklarını veya devam ettiklerini öğrenebilmek için her yıl yeniden değerlendirilmelidir (11). Diğer yandan, İSA inde kür sağlamak (veya uzun süreli remisyon oluşturmak) için etkili bir farmakolojik tedavi yoktur. Bu nedenle, en azından ciddi advers reaksiyon riski altında olan hastalara sunulabilecek güvenli, ucuz ve uygulanabilir bir terapötik yaklaşıma ihtiyaç vardır. Bu anlamda, alerjene özgü spesifik immünoterapi veya alerjen desensitizasyonu, respiratuar veya arı venomu alerjisinde olduğu gibi, Ig E aracılıklı immün cevabı modifiye edebilir ve uzun süreli bir koruma sağlayabilir. Bu nedenle, 1980 lerden başlamak üzere immünoterapi yaklaşımı besin alerjisini tedavi etmede ilgi çekici bir strateji olarak kabul edildi. Ancak fıstık ekstresi ile subkütan olarak yapılan ilk girişimler kabul edilemez oranda ciddi advers olaylara yol açmıştır. Bu yüzden, tolerans veya desensitizasyon elde edebilmek için besinlerin oral yolla uygulanması tasarlanmış ve bu özellikle İSA için uygun bir tedavi metodu olarak değerlendirilmiştir.. Bu iddia ile ilgili birçok klinik çalışma mevcuttur. Oral İmmünoterapinin endikasyonlarını, kontrendikasyonlarını ve pratik yönlerini daha iyi tanımlayabilmek için çalışmalar devam etmektedir. Non-Ig E aracılıklı besin alerjileri için kayda değer bir spesifik çalışma henüz yoktur (12). 2

15 Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Pediatrik Alerji ve İmmunoloji polkliniğinde inek sütü alerji tanısı almış hastaların klinik karakteristiklerini tanımlamak, İSA inin doğal seyrini, prognostik faktörlerini, ve tolerans kazanım sürelerini etkileyen klinik ve laboratuvar özelliklerini belirlemekti. 3

16 2. GENEL BİLGİLER 2.1. Tanım İnek sütü alımından sonra istenmeyen reaksiyonlar doğum sonrası herhangi bir yaşta görülebilir. Hatta bu durum anne sütü ile beslenen infantlarda da görülebilir. Bu reaksiyonları tümü alerjik doğada değillerdir. Bu nedenle farklı tanımlamalar yapılmıştır yılında Avrupa'da ve daha sonra Dünya Alerji Organizasyonu (DAO) yayınladığı kılavuzda inek sütü hipersensivitesi tanımı non-alerjik hipersensiviteyi inek sütü intoleransı alerjik süt hipersensivitesini ve inek sütü alerjisi (İSA) kapsayan şekilde yapılmıştır. World Allergy Organization Diagnosis and Rationale for Action against Cow's Milk Allergy'de (DRACMA) ve DAO'da yapılan alerji tanımı spesifik immünolojik mekanizmalarla başlatılan bir hipersensivite reaksiyonudur. İSA'lı çocukların çoğunda süt alerjisi Ig E aracılığıyladır ve atopik bünye ile birlikte egzema, alerjik rinit ve/veya astım ile birlikte ortaya çıkabilir. Ancak hastaların bir kısmında süt alerjisi non-ig E aracılığı olmakta ve bunlarda gastrointestinal (GIS) semptomlarla kendini gösterir (11) Tarihçe İlk kez Hipokrat tarfından yaklaşık 2000 yıl önce besine (süt) bağlı istenmeyen reaksiyonlar tarif edilmiştir. Antik roma söylentileri de, Romalıların, bir çok insan tarafından güvenli bir şekilde tüketilen besinlerin ara sıra diğerlerinden olumsuz reaksiyonları tetiklediklerini bildiklerini göstermektedir. 1921'de Prausnitz ve Kustner kendileri üzerlerinde deney yaparak balığa karşı alerji gelişimini göstermiştir. Balık alerjisi olan Küstner'in serumu Prausnitz'in ön koluna enjekte edildikten sonra, Prausnitz'te pasif olarak duyarlı hale getirilen bölgesinde bir kızarıklık ve ateş olmuştur. (13) 1950'den sonra yapılan klinik çalışmalarda inek sütünün dietten çıkarıldığı olgularda alerji bulgularının ortadan kaybolduğu gözlenmiştir. 1976'da May'in, besin alerjisini tanımlamak için çift kör plasebo kontrollü oral besin yükleme ( double blind 4

17 placebo controlled food challenge-dbpcfc) testi geliştirmesinden sonra besin alerjisi tanısında yeni döneme girilmiştir. (14) 2.3. Besin Alerjisinin Epidemiyolojisi Besin alerjisinin prevelansı bilinmemekle birlikte son yıllarda giderek arttığı tahmin edilmektedir. Gerçek prevelansı belirlemeyi güçleştiren faktörler, çalışmalarda sadece yaygın besin alerjilerinin kullanılması, Ig E aracılı 170'den fazla besinin dahil edilmemesi, insidansın son yılda değişmesi ve çalışmalar arasındaki tutarsızlıktır. Çocuklarda görülen en sık besin alerjisi inek sütü alerjisidir (3). Besin alerjisinde olduğu gibi inek sütü alerjisinde de prevelans hakkında gerçek veri yoktur. Toplum taramaları ve çoğrafı farklılıklar belirlenmemiştir. Süt alerjisi, tanı konmuş İSA'ya göre daha sıktır (11). Genel olarak besin alerjileri pediatrik yaş grubunda erişkine oranla daha sık görülür. Japonya'da yapılan çok merkezli çalışmada İSA prevelansı % 0,21, düşük doğum ağırlıklı prematürlerde ( 1000 gr altında) % 0,35 olarak bildirilmiştir (11). Rona et al tarafından yapılan metanaliz yöntemi ile 51 ülkeden gelen verilerle besin alerjisini 5 farklı besine göre ayrı ayrı sınıflamaktadır. Tablo.1 gösterildiği gibi bu prevelans çocuklarda ve yetişkinlerde sırasıyla %12 ve %13 tür (17). Tablo.1 : Prevalence of allergy to peanut, milk, egg, egg, fish, and crustacean shellfish Diagnostic criteria Overall prevalence peanut Milk Egg Fish crustacean shellfish Self-reported symptoms:children 12% Self-reported symptoms:adults 13% Self-reported symptoms:all ages 0,6% 3%* 1,0% 0,6% 1,2% Symptoms plus SPT or serum IgE: All ages 3% 0,8% 0,6% 0,9% 0,2% 0,6% Food Challenge: All ages 3% NE 0,9% 0,3% 0,3% NE NE, Not estimated; SPT, Skin prick test *Greater prevalence in children than adults, not specifically estimated but it appears to be about %6 to %7 in children and %1 to %2 in adults. 5

18 Besine karşı alerjiler, yaşamın ilk yıllarında çok yaygındır. Dr.Bock ve arkadaşlarının yaptıkları doğum kohort çalışmasında, 480 bebek doğumdan 3 yaşına kadar takip edilmiş ve poliklinik takibinde aileler ile yapılan anket sonucunda çoğu ilk bir yıl içinde olmak üzere çocukların %28'inin besinlere karşı reaksiyon olduğu ifade edilmiştir. Bu çocukların ancak 38'inde (% 8 ) oral besin yükleme testinde pozitif sonuç elde edilmiştir (18). Farklı ülkelerde yapılan prospektif çalışmalarda yenidoğan bebeklerin yaklaşık %2,2-2,5'un yaşamlarının ilk yıllarında inek sütüne karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları göstermektedir (19,20). Ülkemizde bebeklerde inek sütü alerjisi ile ilgili yapılan çalışma sayısı sınırlıdır. Dr. Altıntaş D. ve arkadaşlarının çalışmasında inek sütü alerjisi sıklığı %1,55 olarak bulunmuştur (6). Ülkemizde Besin alerjisi sıklığına ilişkin yapılan bir çalışmada Hacettepe Üniversitesi Çocuk Alerji ve Astım Ünitesi'ne tarihleri arasında başvuran besin alerjili çocukların dahil edildiği epidemiyolojik çalışmada bir yaşından küçük çocuklarda en sık inek sütü ve yumurta alerjisi, bir yaş ve daha büyük çocuklarda fındık, fıstık, ceviz, et, ve balık alerjisi tespit edilmiştir. Süt ve yumurta alerjisine yönelik Avrupa çalışmasında; Danimarka kohortunda 1749 çocuk doğuştan 3 yaşına kadar izlenmiştir. Öykü, OFC, SPT, ve spesifik Ig E değerlendirilmiş. Süt alerji %6,7 'sinde saptanmış. %2,2'sinde kesin tanı konmuştur. 39 çocuğun %54'ü Ig E aracılı alerji, kalan %46 non-ige aracılı diye sınıflandırılmış (21) Besin Alerjenleri Günlük beslenmede diyet çok farklı besinlerden oluşmasına rağmen bunların pek azı besin alerjisine neden olur. Gastrointestinal yol ile alınan bir besine duyarlılık gelişebilir, ve bu duyarlılığa neden olan besinler 'geleneksel' veya sınıf bir besin alerjisi olarak adlandırılır. Solunum yoluyla alınan alerjen de bir besine karşı çapraz reaksiyon gösterebilir. Bu besinlere de ikinci sınıf besin alerjeni olarak adlandırılır (22). Birinci sınıf besin alerjenleri olarak tanımlanan esas besin alerjenleri 10 ila 70 kda arasında değişen moleküler ağırlıkları olan suda çözünen glikoproteinlerdir ve ısı, asit ve proteaz tedavisine karşı dayanıklıdırlar (Tablo.2) (23). İkinci sınıf besin alerjenlerine özgü belirli bir fizyokimyasal özellik yoktur. Genellikle bitki kökenli proteinlerdir. Bunların çoğunluğu ısıya dayanıksızdırlar ve izolasyonları güçtür (Tablo.3) (23). 6

19 Tablo.2 1. sınıf temel besin alerjenleri Protein Fraksiyonu Toplam besin proteinin yaklaşık olarak % si Mol ağırlığı (kda) Adlandırması İnek sütü Kazeinler α s1 - kazeini Bos d 8 α s - kazeini β- kazeini κ- kazeini whey proteini β- lactoglobulin Bos d 5 α- lactoalbumin Bos d 4 Bovine serum albumin Bos d 6 Tavuk Yumurtası Beyazı Ovomükoid Gal d 1 Ovalbümin Gal d 2 Ovotransferin Gal d 3 Fıstık Visilin 63 Ara h 1 Konglutine 17/ 19 Ara h 2 Glisinin 64 Ara h 3 Soya Fasulyesi Glisinin G1 asitik zincir 40 Profilin 20 Gly m 3 Balık Parvalbumin 12 Gad c 1 Karides Tropomiyosin 36 Pen a 1 Lipid transfer proteinleri (Patojen bağıntılı protein grupları 14) Elma 9 Mal d 3 Kayısı 9 Pru ar 3 Şeftali 10 Pru p 3 Erik 9 Pru d 1 Mısır 9 Zea m 14 Tablo.3 2. sınıf besin alerjenleri Protein Adlandırması Protein Fraksiyonu Mol Ağırlığı (kda) Lateks- meyve çapraz reaksiyonu Patojen bağıntılı protein 2 grubu Lateks Hev b 2 β-1,3 glukonaz 34/36 Avokado Muz Ceviz İncir Kivi Patojen bağıntılı protein 3 grubu Lateks Hev b 6.02 Kitinaz 5 Avokado Pers a 1 Endokitinaz 32 Kestane Patojen bağıntılı protein 5 Elma Mal d 2 Taumatin- homolog 31 7

20 (Tablo 3 devamı) Kiraz Pru av 2 Taumatin 23.3 Huş ağacı Bet v 1 homologları (patojen bağıntılı proteinler 10) Elma Mal d 1 Bet v 1 homolog Kiraz Pru av 1 Bet v 1 homolog Kayısı Pru ar 1 Bet v 1 homolog Armut Pyr c 1 Bet v 1 homolog 18 Havuç Dau c 1 Bet v 1 homolog Kereviz Api g 1 Bet v 1 homolog 16 Maydanoz pcpr 1 ve 2 Bet v 1 homolog Fındık Cor a 1 Bet v 1 homolog 17 Huş ağacı Bet v 2 homologları (kereviz- misk otu- baharat sendromu) Lateks Hev b 8 Prolifin 14 Kereviz Api g 4 Prolifin Patates Prolifin Kiraz Pru av 4 Prolifin 15 Armut Pyr c 4 Prolifin 14 Fıstık Ara h 5 Prolifin 15 Soya fasulyesi Gly m 3 Prolifin İnek sütünün Allerjenleri Yenidoğanın besi düzenine giren ilk yabancı protein, inek sütüdür. Genel olarak IgE aracılı olan ve IgE aracılı olmayan aşırı duyarlılık reaksiyonları arasında çocuklarda en sık gözlenen reaksiyon besin alerjisidir (24). İnek sütünde insanlarda antikor yapımına neden olabilecek en az 20 protein bileşeni bulunur (25). Bunlardan bazıları major, bazıları minör alerjen olarak tanımlanır. Süt proteini fraksiyonları, kazein ve Whey proteini olarak sınıflandırılır. Kazeinler süte ' sütsü' görünüm veren micel komplekslerde bulunur. İnek sütündeki proteinlerin % 80'ini kazein, bununda % 70'ini alfa S1 ve beta kazeindir. β-laktoglobulin (BLG) insan sütünde bulunmaması nedeniyle geçmişte inek sütünün en önemli alerjeni olarak kabul edilmiştir (11). Proteinlerin sindirilebilirlikleri ile alerjenlikleri arasında açık bir ilişki yoktur. Kazein fraksiyonu yağsız sütten ph 4,6 çöktürülebilir. Dört ana kazein proteininden oluşmuştur. Bunlar α s1, α s2, β, ve κ proteinleridir. Whey proteini ise β-laktoglobulin, α-laktalbumin, bovine immunglbulin, sığır serum albumini ve küçük miktarlarda çeşitli proteinler ( laktoferin, transferin, lipaz, esteraz) içerir. Süt alerjenlerinin kaynatma, pastorizasyon ve evoporasyon işlemlerinden sonra da biyolojik aktivitelerini korurlar (11,26). Goldman ve ark. süt proteinlerinin alerjenlerini ilk olarak incelemişlerdir. Süt alerjisi olduğu bilinen 85 çocuğa eşit konsantrasyonlarda saflaştırılmış süt proteinleriyle ( kazein, α-laktalbumin, betaglobulin ve Bovine serum albumin) deri testi yapılmış, süt 8

21 alerjisi olmayan kontrol grubuna da aynı işlem uygulanmıştır. Deri testi sonucu süt alerjisi olduğu bilinen grubun %68 de, kontrol grubunun % 59 da pozitif bulunmuştur. Süt alerjisi olan grupta, deri testi kontrol grubuna göre daha yüksek pozitif saptanmıştır. Aynı çalışmada cilt testinde süte alerjisi tespit edilen 50 çocuğun, 30 unda iki yada daha fazla süt proteinine karşı alerji saptanmıştır (27). Aynı çalışmanın ikinci ayağında arıtılmış süt proteini verilen 45 çocuğun % 62 i β-lactoglobulin, % 60 ı kazeine karşı, %53 ü α-lactalbumine karşı, % 52 i sığır serum albumine karşı reaksiyon vermiştir (28) İnek sütündeki Alerjenlerin kimyasal karekterleri: İnek sütü içerisinde duyarlı bireylerde alerjik reaksiyona yol açabilecek pek çok protein bulunur. İnek sütündeki whey ve kazein proteinleri toplamda 5 majör komponent içerir. Uluslararası tanımlamada alerjenler bazı kısaltmalarla isimlendirilir. Aile (büyük harfle başlayan ilk 3 harfin yazıldığı kısaltma), ve tür italik olarak linnean taksonomisinde yazılırken alerjenin tanınıp karakterize edildiği sıraya göre arapça bir numara verilir (11) Alfa-Lactoalbumin (ALA) (Bos d 4) Alfa-Laktoalbumin (ALA), lizozim süper ailesine ait bir whey proteinidir. Laktoz sentazın düzenleyici bir alt ünitesidir. Meme bezlerinde üretilir ve tüm sütlerde bol miktarda bulunur. Yüksek oranda kalsiyum bağlama özelliği vardır. ALA nın süt alerjisindeki rolü tam olarak anlaşılamamıştır. Prevelans çalışmalarında hastaların %0-80 inden ALA proteinine karşı reaksiyon verdiği gözlenmiştir (11) Beta-Lactoglobulin (BLG) (Bos d 5) Beta-Laktoglobulin (BLG), inek sütünde en çok bulunan bir Whey proteinidir. İnsan sütünde bulunmaz. Lipocalin alerjen ailesine aittir ve meme bezinde sentez edilir. Fonksiyonu tam olarak bilinmemektedir ancak retinol transportunda görev aldığı düşünülmektedir. Fizyolojik koşullar altında BLG'nin monomer ve dimer formları 9

22 dengeli oranda bulunur. İzoelektrik noktada dimerler daha fazla oktamerlere dönüşür. İnsan sütünde bulunmamasından dolayı İSA daki en önemli alerjen olduğuna uzun süre inanılmıştır (11). Litaratürde alerjik bireylerde bu proteine karşı verilen reaksiyonun % arasında olduğu bildirilmiştir (29) Bovine Serum Albumin (Bos d 69 Bovin serum albumi (BSA) whey in temel proteinidir. Temel fonksiyonu kan kolloid basıncın düzenlenmesidir. BSA sadece süt alerjisinde rol almaz, aynı zamanda sığır etine karşı alerjik reaksiyonlardan da sorumludur (29). Sığır etine alerjisi bulunan çocuklarda ani alerjik semptomları indüklediği DBPCFC de gösterilmiştir (29). İnek sütünde bu proteine reaksiyon gösterenler % 0-88 olup, % 20 hastada da klinik semptomlar gözlenmiştir (11) Kazeinler Kazeinin çoğu koloidal partiküllerinin bir araya gelmesiyle oluşur ve biyolojik fonksiyonları memelilerin yenidoğanlarına kalsiyum fosfatın transportudur. Kazein 4 farklı protein içerir. Bunlar alfa S1, alfa S2, beta ve kapa kazein. Diğer bir grup gamma kazein sütün içinde çok az miktarda bulunur ve beta kazeinin proteolizinin ürünüdür (11). Kazein fraksiyonundaki proteinlerin benzerlikleri düşük olmasına rağmen, bir çok kazeine karşı çoklu sensitizasyon sıklıkla gözlenmiştir. Hastalar hemen daima alfakazeine (% 100), kappa kazeine (%91,7) hassastır (30) Farklı Hayvan Türlerinin Süt Proteinleri Arasında Çapraz Reaktiviteler İmmunoblottik teknikler, inek, keçi ve koyun sütü proteinleri arasında, yapısal benzerlik nedeniyle çapraz bir reaksiyonun varlığını göstermiştir. İnek sütüne alerjik çocukların en az % 90 ının keçi sütüne de tepki verdiği saptanmıştır (31). Birçok merkezde birbirinden bağımsız olarak in vitro yapılan çalışmalarda farklı memeli 10

23 türlerinin süt proteinleri arasındaki çapraz reaktivite gözlenmiştir. Bu durum IgE nin çapraz reaktivite özelliğinin kalıcı olduğu düşündürmektedir (32) Isıtma ile İnek Sütü Protein Alerjenitesi İnek sütü pastörizasyon gibi potansiyel patojen yükünü azaltan teknolojik işlemlere maruz kaldıktan sonra kullanıcılara sunulur. Formül mamalarının üretimi için kullanılan UHT ( Ultra-High-Temparature) (ani yüksek ısıtma ), evoporasyon (kuru harmanlama veya ıslak karışımlı sprey yöntemi ile kurutma) inek sütü proteinlerinin antijenik/alerjik potansiyelleri üzerinde etkisiz veya düşük etkiye sahiptir. Sütün 10 dakika boyunca kaynatılması BSA ve beta-lactoglobuline reaksiyon gösteren hastalarda SPT cevabını düşürürken, kazeine karşı sensitize olan vakalarda vücutta kızarıklık ve döküntü miktarını etkilemez (33). Çeşitli karşılaştırılmalı çalışmalarda ciğ ve ısıtılmış sütlerin alerjenlikleri arasında bir fark gösterilememiştir (34). Ayrıca ısıtma işlemi yalnızca konformasyonel epitopları yüzeylerinde spesifik Ig E antikoru bağlanacak bölgelerin ısı sonucu azalmasına neden olsa da sekansiyel epitoplar ısıtmadan sonra bile alerjenik potansiyellerini sürdürürler. Günümüzde geçerli sterilizasyon işlemi olarak kabul edilen ısıtma, pastörizasyon işleminden daha fazla kullanılır. Fakat ısıtma ile bazı alerjenik özelliğinin arttığı gösterilmiştir (11,35) Gastrointestinal Sistemde Besin Antijenlerinin Karşılanması Mukozal Bariyer Gastrointestinal (GI) sistemin ana fonksiyonu, sindirilen besini, enerji ve hücre büyümesi için özümsenebilecek ve kullanılabilecek bir forma işlemektir. Bu fonksiyon, intestinal bağışıklık sisteminin zararlı ve zararsız yabancı proteinleri birbirinden ayırma yeterliliğine sahip olmasını gerektirir. Bu süreç esnasında, immünolojik ve immunolojik olmayan mekanizmaların ikisi de zararlı yabancı antijenlerin (bakteri, virüs, parazit, besin proteinleri), vücuda girişini engellemek böylece de gastrointestinal mukozal bariyer i oluşturmak için çalışmalıdırlar. Tablo 4 de (11) gösterildiği gibi, birçok 11

24 immunolojik ve immunolojik olmayan faktörler antijenleri yok edebilir ya da vücuda girmelerini engelleyebilir. Besin allejenleri gastrointestinal sistemdeki fizyolojik ve immunolojik engellere karşın dolaşıma geçerek tüm vücuda yayılabilir. Yaşamın ilk yıllarında bu bariyerler yeterince olgunlaşmamıştır. Yenidoğanlarda mukozal immun sistem besinsel proteinlere ve zararsız bakterilere karşı tolerans oluştururken, aynı zamanda enterik patojenleri tanıyarak cevap oluşturmalıdır. Bu görev vücuttaki en büyük lenfoid organ olan GALT (Gut Associated lmfoid Tissue) tarafında üstlenilmiştir (36). Yapılan çalışmalarda barsak bakterilerini geçen makro moleküllerin çocuklarda atopiye neden olduğu ve buna da mukozal hasarlanma sonucu yiyeceklere karşı oluşan lokal hipersensivitenin neden olduğu sanılmaktadır (37). Doğal immun sistemin besin proteinlerine karşı sonradan gelişen (adaptif) immun cevabı, kontrol etme yeteneği vardır. Bu işlemde dentritik hücreler ve toll like reseptörler (TLR) temel rolü oynarlar (38). Tablo 4. Sindirilmiş besin antijenlerine karşı gastrointestinal bariyerler İmmünolojik bariyerler Sindirilmiş antijenlerin nüfuzunu engellerler: Bağırsak lümenindeki antijene özgü s-iga GI bariyerlerine nüfuz eden antijenleri temizlemek: Serum antijene özgü IgA ve IgG Retiküloendotelyal sistem Fizyolojik bariyerler Sindirilmiş antijenlerin bozulması: Mide asidi ve pepsinler, Pankreas enzimleri, İnce bağırsak enzimleri, İnce bağırsal epitelyal hücre lizozim aktivitesi Sindirilmiş antijenlerin nüfuzunu engeller: İnce bağırsak mukus katmanı (glikokaliks), İnce bağırsak mikrovillus membran bileşimi, İnce bağırsak peristalsisi Barsak lümeninde sindirilmeyen ve işlenmeyen proteinler epitelyum üzerinde mukozal immun sistemle çeşitli yollarla karşılaşır. Barsakta, dentritik hücreler antijenleri sunarlar. Peyer plaklarının üzerinde bulunan M hücreleri antijen partiküllerini alır ve subepitelyal dentritik hücrelere gönderir. Çözünen antijenler muhtemelen hücre içi veya hücrelerarası yollarla geçerek lamina propria daki T hücreleri veya makrofajlarla karşılaşır. Proteolizden kaçan diyetsel proteinler barsakta intestinal epitelyal hücreler tarafından alınır. Epitelyal hücreler profesyonel olmayan APC ler gibi davranarak antijeni T hücrelerine sunar. Bu sunum, besin alerjenlerinin (mikroorganizmalar ve partikül şeklindeki önemsiz antijenler de dahil) Peyer 12

25 plaklarındaki CD4+ ve CD8+ T hücreleriyle karşılaşmalarına ve aktif immun cevabın oluşmasına neden olur (39) Oral Tolerans oral intolerans yenilen zararsız besin antijenlerine karşı olan istenmeyen immun yanıtın baskılanması veya daha önceki beslenmeler sonrasında oluşan antijenlere karşı özel immünolojik tepkisizlik olarak da tanımlanabilir. Tolerans gelişimine neden olan mekanizmalar tam olarak aydınlatılamamıştır (40). Barsak florası oral toleransın oluşmasında önemli rol oynar. Yapılan çalışmada mikropsuz ortamda yetiştirilen deney hayvanlarında oral toleransın gelişmediği görülmüştür (41). Yine yapılan çalışmalarda yalnızca anne sütü ile beslenmenin, oral tolerans gelişimine yardımcı olduğu gösterilmiştir (42). Süte karşı tolerans kazanmanın TH1 aracılı hücresel cevapta değişme ile olduğu düşünülmektedir. Böylece bir yandan mukozayı zararlı immun cevaptan korurken diğer yandan da hassas kişilerde oluşacak istenmeyen reaksiyonların da en aza inmesini sağlanmaktadır. Bu aşamalar, süt alerjenlerinin intestinal mukozaya temasıyla başlar. Burada bulunan mukozal T ve B hücreleri direk olarak veya APC-antijen sunan hücreler (makrofaj, dentritik hücre veya mikrofold hücresi) aracılığıyla etkilenir. T hücrelerin antijeni tanıması APC lerin MHC sınıf 1 ve 2 lerini tanıyan T hücre reseptörü (TCR) aracılığıyla olur. Lenfoid folliküllerde bulunan aktive T ve B hücreler folliküllerden lenfatik sisteme doğru göç ederler; daha sonra da GİS, solunum sistemi, deri ve santral sinir sistemi gibi birçok hedef organa giderler ki bu durum yuvaya dönüş olarak adlandırılır. Tolerans mevcut değilse T ve B hücreleri gittikleri bölgelerde spesifik besin antijenlerine karşı aktive olarak çeşitli sitokinler salgılayacaktır. Bu sitokinler vazoaktif peptitler ve antikorlar olup, etkilenen organlardaki inflamatuar reaksiyonda artışa ve besin hipersensitivitesinin klinik tablolarına yol açacaktır. (43) Tolerans ve sensitizasyon arasındaki denge bir çok faktöre bağlıdır. Bu faktörler (11) ; Genetik yapı Antijen yapısı ve alınan dozu Alımın sıklığı Antijene ilk maruziyet yaşı 13

26 Alıcının immunolojik durumu Anne sütünde antijen transmisyonu Sindirim sisteminde çözünen proteinlerle rölatif olarak yüksek dozda ve erken zamanda karşılaşmalar hemen her zaman tolerans gelişimini indükler (45). Rodentler de yapılan çalışmalarda edinilen bilgilere göre süt alerjenlerinin konağa olan etkileri şu faktörlere bağlıdır (11) : Antijenin tipi ve dozu Protein sindiriminin etkinliği Konağın immatüritesi Süt proteinlerinin absorbsiyon oranı Barsakta antijenlerin işlenmesi Peyer plaklarındaki immunosupresif çevre Bütün bu faktörler diyetle alınan proteinlerin sistemik hipersensitivite oluşturmasının engelleyerek periferal toleransı indüklemeyi amaçlar. Bu bağlamda, barsaktaki kommensal floranın da etkisiyle primer immun cevabın temel amacı olan süt spesifik IgE üretimini azalır (11) Besin Alerjisinin Patofizyolojik Mekanizmaları Besin alerjisi, alerjiler üzerinde en çok çalışma yapılan ve en iyi tanımlanan alerjik yanıttır. Oral tolerans gelişiminde ortaya çıkan bir yetersizlik, besine özgü IgE antikorlarının aşırı üretimi ile sonuçlanır. İSA, normal insanların tolere ettiği dozlarda inek sütüne alımından sonra oluşan ve objektif olarak gözlenip tekrarlanabilen semptom ve bulgulardır. İSA, IgE ve hücre aracılığı ile olabilmektedir. Büyük olasılıkla bu iki mekanizmanın her ikisi birden alerjide rol oynamaktadır. Süt alerjisi IgE molekülü aracılığıyla oluşuyorsa atopik besin alerjisi tanımı uygundur. Eğer IgE değil diğer immunolojik mekanizmalar daha baskın olarak bulunuyorsa non IgE aracılı besin alerjisi olarak tanımlanır (44). İSA Gell ve Coombs tarafından tanımlanan 4 temel tip immunolojik reaksiyon ile ortaya çıkabilir. a-) Tip 1 veya IgE aracılı hipersensivite; ürtiker, anjioödem ve/veya anaflaktik şok gibi ani gelişen semptomlara neden olabilir. 14

27 b-) Tip 2-sitotoksik reaksiyon; antijen hücre yüzeyine bağlanır ve IgG, IgM ve IgA gibi antikor üretimi ve membran hasralanmasına yol açar. c-)tip 3-Arthus tipi reaksiyon; antijen antikor ve kompleman immun kompleks oluşturarak küçük damarlada veya böbrek glomerüllerıne çökerler. d-) Tip 4-geçikmiş reaksiyon; T lenfositlerin duyarlanması aracılığı ile olur. Tip 1 reaksiyon en iyi anlaşılan reaksiyon olup en yaygın görülenidir. Klasik alerjik reaksiyon olarak da bilinir. Diğer üç tip reaksiyon ise non IgE aracılı reaksiyonlar olarak bilinir; öyküde sorgulanmaları ve tanınmaları daha güçtür ve mekanizmaları daha az anlaşılmıştır. Alerjisi olan bir kişide, birden çok immun yanıt aktive olabilir. Buna rağmen IgE aracılı reaksiyon diğerlerine göre daha sık oranda gözlenmektedir (23) IgE aracılı reaksiyonlar En iyi anlaşılan alerjik besin reaksiyonlarıdır. Oral toleransın gelişmesinde ortaya çıkan bir yetersizlik ve bozukluk sonucu, besine özgü IgE antikorlarının aşırı üretimi ile sonuçlanır. Bu antikorlar, mast hücreleri ve bazofillerdeki FcεRI reseptörlerine bağlanmada yüksek afinite gösterirler. Bunun yanında makrofaj, monosit, platelet ve lenfositlerde bulunan FcεRII reseptörlerine bağlanma afiniteleri düşüktür. Besin alerjenleri mukozal bariyerlere yayıldıklarında ve mast hücre, bazofil hücre yüzeyine bağlanmış olan IgE moleküleri arasında çapraz bağlanma meydana gelir. Bunun sonucunda mast hücreleri ve bazofillerden çeşitli mediatörler salgılanması sonucu ani aşırı duyarlılık semptomlarıyla sonuçlanan damar genişlemesi, düz kas kasılması ve mukus sekresyon artışına neden olur. Semptomların ortaya çıkışı hızlıdır. Alerjene maruziyetten sonra dakikalar ile saatler içinde semptomlar ortaya çıktığı için IgE aracılı alerji sıklıkla ani başlayan hipersensivite olarak da bilinir (45). Bu olay 2 basmakla gerçekleşir, sensitizasyon olarak bilinen ilk olayda immun sistem süt proteine karşı aşırı miktarda IgE antikoru üretmeye programlanır. Bu antikorlar mast hücre ve bazofillerin yüzeyine yapışarak alerjen spesifik olayları başlatır. Süt proteinleri ile tekrarlayan karşılaşmalar ise aktivasyon olarak değerlendirilir (11). Besin alerjenlerinin tekrarlayan sindirimi sonucu mononükleer hücreler, 'histamin salan faktör' olarak 15

28 bilinen HRF salgılamak için tetiklenirler, bu da bazofillerin ve mast hücrelerinin yüzeyine bağlı IgE ile etkileşimde olan bir sitokindir (23). Şekil 1; Ig E aracılı Besin aşırı duyarlılığında mast hücre degranülasyon IgE aracılı İSA bir çok organı etkiler : Deride ki etkileri; ürtiker anjioödem, ve kaşıntılı morbiliform kurdeşen Sindirim sistemi etkileri: Oral alerji sendromu (dudak dil ve damaksal pruritis ve kabarcık), bulantı, kusma, barsaklarda aşırı gaz oluşması ve ishal. Solunum sistemi etkileri: Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hırıltılı solunum (wheezing), astım, larinks ödemi, stridor. Kardiovasküler sitem etkileri: Hipotansiyon,şok (46,47) IgE aracılı olmayan besin reaksiyonu ( Gecikmiş Hipersensivite) Tip II antijen-antikor bağımlı sitotoksik reaksiyonlar Belirli antikorlar, bir hücreyle bağlantılı bir yüzey antijenine bağlandığında ortaya çıkar. Bütünleyici aktivasyon, doku yaralanmasına neden olarak çok çeşitli 16

29 mediatör üretimine ve salgılanmasına katkıda bulunur. Litaratürde bildirilen birkaç raporda sütün sindiriminin ardından antikor bağımlı bir trombositopeniyi göstermişlerdir (48 ). Fakat besine karşı oluşan alerjik reaksiyonların oluşumunda tip II reaksiyonunun rolü açısından çok az kanıt bulunur Tip III Antijen-Antikor Kompleks Aracılı İle Oluşan Reaksiyonlar: Besin antijen-antikor kompleksleri çeşitli yakınmaları bulunan hastalarda yüksek olarak tespit edilmiştir. Ancak besine karşı aşırı duyarlılık şüphesi olan kişilerde ve normal bireylerde süt alımından 1-3 saat sonra alınan kan örneklerinde serum IgG, IgM ya da IgA değerleri atopik bireylerden daha yüksek olmakla birlikte her iki grupta da yükseklik tespit edilmiştir (49) Tip IV Hücre Aracılı Aşırı Duyarlılık Reaksiyonları: Hücre aracılı aşırı duyarlılık reaksiyonları, özafajit, atopik dermatit ve çölyak hastalığı gibi bir dizi gastrointestinal sistem hastalığına neden olur. (50,51) Non IgE aracılı İSA da immünolojik mekanizmalar halen kesin olarak açıklanmış değildir. TH1 aracılı reaksiyonlar, kompleman aktivasyonunun öncülük ettiği immun komplekslerin birikimi veya T hücre/mast hücresi/nöron etkileşimlerinin düz kas hareketlerinde ve intestinal motilitede oluşturduğu fonksiyonel değişmeler birtakım mekanizmalardır. Bütün mekanizmalarda T hücresi IL-3,4,5,13 ve GM-CSF salgılayarak eozinofilleri, mastositleri, bazofilleri ve makrofajları aktive etmesi söz konusudur. İnek sütünün protein alerjenleri tarafından aktive olan makrofajlar PAF ve lökotrienler gibi vazoaktif peptitler ile IL-1,6,8, GM-CSF, TNF-alfa gibi hücresel geçirgenliği artıran sitokinler salgılar. Epitelyal hücrelerde IL-1,6,8,11,GM-CSF gibi sitokinleri RANTES, MCP-3, MCP-4, eotaksin gibi kemokinleri ve lökotrienleri, prostoglandinleri, 15-HETE ve endotelin gibi diğer mediatörleri salarlar. Bu mekanizmalar kronik sellüler inflamasyon (sindirim, cilt ve solunum seviyesinde) ve eninde sonunda İSA semptomlarıyla sonuçlanır. Cilt ve sindirim semptomları mevcut İSA sı olan farklı çocuklarda TNF-alfa salınım paterni gösterilmiştir. Bu TNF sekresyon paterninin İSA lı çocuklarda oral provokasyon testi gibi hastalığın relapsını 17

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

%5 Her iki ebeveyn atopik

%5 Her iki ebeveyn atopik ALLERJİ TESTLERİ Dr.ALEV ÖKTEM Düzen Laboratuvarlar Grubu Allerji Allerji vücudumuzun bağışıklık sisteminin çevremizde bulunan ve zararlı olmayan bazı maddelere karşı, ki bunlara allerjen denir, aşırı

Detaylı

ALLERJİ AŞILARI. Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi

ALLERJİ AŞILARI. Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi ALLERJİ AŞILARI Prof. Dr. Ömer KALAYCI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji ve astım Ünitesi Allerji aşıları Allerjen immunoterapi Allerjik bir hastaya giderek artan miktarlarda allerjen

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU Doç.Dr. Engin DEVECİ İMMÜN SİSTEM TİPLERİ I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık Fagositik hücreler (makrofajlar, mast

Detaylı

İNEK SÜTÜ PROTEİN ALLERJİSİ (İSPA)

İNEK SÜTÜ PROTEİN ALLERJİSİ (İSPA) İNEK SÜTÜ PROTEİN ALLERJİSİ (İSPA) Doç. Dr. Murat ÇAKIR K.T.Ü, Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı, Trabzon İNEK SÜTÜ Major makronütrient Ca, P gibi mikronütrient En

Detaylı

Allerji. Bağışıklık sisteminin canlı olmayan ve genellikle zararsız olan maddelere verdiği reaksiyondur ve tipik semptomlarla sonlanır.

Allerji. Bağışıklık sisteminin canlı olmayan ve genellikle zararsız olan maddelere verdiği reaksiyondur ve tipik semptomlarla sonlanır. Alerji & İntölerans Allerji Allerji Bağışıklık sisteminin canlı olmayan ve genellikle zararsız olan maddelere verdiği reaksiyondur ve tipik semptomlarla sonlanır. Bazı Terimler Alerji: Alerjenlere karşı

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

DERİ PRICK TESTİ (SPT) HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAY FORMU

DERİ PRICK TESTİ (SPT) HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAY FORMU DERİ PRICK TESTİ (SPT) HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAY FORMU 1. Deri prick testi (SPT: Skin Prick Test ), yakınmaları bir solunum yolu ya da besin allerjisinin varlığını düşündüren olgularda uygulanan bir

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

Astım. Özellikle son yıllarda sıklıkla duyduğumuz. Modern Yaşamın Gizli Tehdidi. En Yaygın Tipi Alerjik Astım

Astım. Özellikle son yıllarda sıklıkla duyduğumuz. Modern Yaşamın Gizli Tehdidi. En Yaygın Tipi Alerjik Astım Özlem İkinci Modern Yaşamın Gizli Tehdidi Astım Sanayileşme ve egzoz gazları dış ortam havasını kirletirken, ev içinde kullanılan parfüm, sprey, deterjan, boya gibi malzemeler de iç ortam havasının kirlenmesine

Detaylı

Arı sokmalarında mast hc ve bazofillerden ani mediyator salınımı görülür. Anafilaksi sırasında serum triptaz düzeyinde (aktif mature B triptaz )

Arı sokmalarında mast hc ve bazofillerden ani mediyator salınımı görülür. Anafilaksi sırasında serum triptaz düzeyinde (aktif mature B triptaz ) Arı sokmalarında mast hc ve bazofillerden ani mediyator salınımı görülür. Anafilaksi sırasında serum triptaz düzeyinde (aktif mature B triptaz ) artış gösterilmesi tanıyı doğrular. VIT ve böcek sokmalarında

Detaylı

Derleme Review. Giriş

Derleme Review. Giriş 270 Derleme Review DOI: 10.4274/tpa.2029 Çocuk alerji ve astım akademisi, besin alerjisi tanı ve tedavi protokolü Guideline for diagnosis and treament of food allergy in children by academia of pediatric

Detaylı

Besin alerjileri. Dr.Hasan Özen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Ünitesi

Besin alerjileri. Dr.Hasan Özen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Ünitesi Besin alerjileri Dr.Hasan Özen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Ünitesi 58. Türkiye Milli Pediatri Kongresi 22-26 Ekim 2014, Antalya Ana başlıklar Besinlere bağlı

Detaylı

Anafilaksi de ANAFİLAKSİ

Anafilaksi de ANAFİLAKSİ Kazalar hiçbir zaman planlı değildir Dr Afşın İPEKCİ Okmeydanı EAH Acil Tıp Kliniği İSTANBUL ANAFİLAKSİ Anafilaksi de İlk olarak 1902yılında Portierve Richettarafından tariflenmiştir. EPİDEMİYOLOJİ Gerçek

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Bağışık Sistemler Bağışıklık sistemi insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

BURUNDAN (NAZAL) UYGULANAN YÜKLEME (PROVOKASYON) TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

BURUNDAN (NAZAL) UYGULANAN YÜKLEME (PROVOKASYON) TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ BURUNDAN (NAZAL) UYGULANAN YÜKLEME (PROVOKASYON) TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN... Kayıt (protokol) numarası :... Doğum tarihi (gün/ay/yıl) :... Adresi :...... Telefon numarası

Detaylı

İnek sütü protein alerjisi

İnek sütü protein alerjisi Dicle Tıp Dergisi / 2015; 42 (2): 268-273 Dicle Medical Journal doi: 10.5798/diclemedj.0921.2015.02.0572 DERLEME / REVIEW ARTICLE İnek sütü protein alerjisi Cow s-milk protein allergy Tuğba Koca, Mustafa

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 4. KLİNİK ÖZELLİKLER 4.1 Terapötik endikasyonlar NIZORAL Ovül, akut ve kronik vulvovajinal kandidozun lokal tedavisinde kullanılır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 4. KLİNİK ÖZELLİKLER 4.1 Terapötik endikasyonlar NIZORAL Ovül, akut ve kronik vulvovajinal kandidozun lokal tedavisinde kullanılır. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI NIZORAL 400 mg Ovül 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her bir ovül etkin madde olarak 400 mg ketokonazol içerir. Yardımcı maddeler: Bütil hidroksianizol

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

ALERJİ XXIII. DÜZEN KLİNİK LABORATUVAR GÜNLERİ. Gönül GÜNGEN Ürün Müdürü 06.10.2013 1. Siemens Medical Solutions Diagnostics

ALERJİ XXIII. DÜZEN KLİNİK LABORATUVAR GÜNLERİ. Gönül GÜNGEN Ürün Müdürü 06.10.2013 1. Siemens Medical Solutions Diagnostics ALERJİ XXIII. DÜZEN KLİNİK LABORATUVAR GÜNLERİ Gönül GÜNGEN Ürün Müdürü 06.10.2013 1 AJANDA -Allerji -Allerji mekanizması -Allerjenler -Allerji Teşhis ve Tedavisi -Neden İnvitro test -3g Allerji -IMMULITE

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER ALKALİ BESLENME HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER VE ALKALİ GIDA LİSTESİ ph değerinin sağlığımız için önemi nedir? Asidik bir vücut hastalıkları kendine çeken güçlü bir mıknatıstır. Bu nedenle de vücudun ph

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

ONKOLOJİ ECZACILIĞINA DOKTOR BAKIŞI

ONKOLOJİ ECZACILIĞINA DOKTOR BAKIŞI ONKOLOJİ ECZACILIĞINA DOKTOR BAKIŞI Dr. Evren Özdemir Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Ankara 05.04.2014 Akılcı İlaç Kullanımı İçin Sorumluluk Sahibi Taraflar Hekim Eczacı Hemşire Diğer sağlık personeli

Detaylı

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet Sunum planı Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet En sık hekime başvuru nedeni Okul çağındaki çocuklarda %35-40 viral enfeksiyonlar sonrası 10 gün %10 çocukta 25 günü geçer. Neye öksürük

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3. FARMASÖTİK FORM Vajinal Ovül Hafif sarı yağlı süspansiyon içeren sarımtırak oval kapsül şeklindedir.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3. FARMASÖTİK FORM Vajinal Ovül Hafif sarı yağlı süspansiyon içeren sarımtırak oval kapsül şeklindedir. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI KISA ÜRÜN BİLGİSİ MACMIROR COMPLEX 500 mg + 200.000 IU vajinal ovül 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her bir vajinal ovül Nifuratel 500 mg; Nistatin 200.000 IU

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 4.1. Terapötik endikasyonlar Kas-iskelet sistemi ile ilişkili akut ağrılı kas spazmlarının semptomatik tedavisinde endikedir.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 4.1. Terapötik endikasyonlar Kas-iskelet sistemi ile ilişkili akut ağrılı kas spazmlarının semptomatik tedavisinde endikedir. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MAXTHİO 4 mg/2 ml İM Enjeksiyon İçin Çözelti İçeren Ampul 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Tiyokolşikosid 4 mg Yardımcı maddeler: Sodyum klorür

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Kronik ürtikerde güncel tedaviler

Kronik ürtikerde güncel tedaviler Kronik ürtikerde güncel tedaviler Dr. Emek Kocatürk Göncü İstanbul Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi Sunum akışı EAACI/GALEN/EDF/WAO Ürtiker Kılavuzu Amerikan Allerji İmmunoloji Akademisi Ürtiker Kılavuzu

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ)

(ZORUNLU) MOLEKÜLER İMMÜNOLOJİ I (TBG 607 TEORİK 3, 3 KREDİ) T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TIBBİ BİYOLOJİ VE GENETİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL (ZORUNLU) MOLEKÜLER

Detaylı

WAO/EAACI Allerji Tanımlamaları

WAO/EAACI Allerji Tanımlamaları WAO/EAACI Allerji Tanımlamaları Allerji ile ilgili kavramların isimlendirilmesi çeşitlilik göstermektedir. Bu önemli konuya açıklık getirmek ve sağlıkla ilgilenenler arasında en iyi iletişimi sağlamak

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

Besin alımını takiben bazı

Besin alımını takiben bazı BESİN ALERJİLERİ Dr. Papatya BAYRAK* Besin alımını takiben bazı reaksiyonların oluştuğu ilk kez MÖ 100 yılında Lucretus tarafından tanımlanmıştır. Birçok insan besinlere karşı istenmeyen reaksiyon göstermezken,

Detaylı

ALLERJİK HASTALIKLARDA KORUNMA

ALLERJİK HASTALIKLARDA KORUNMA ALLERJİK HASTALIKLARDA KORUNMA Dr. Dilşad Mungan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Allerjik Hastalıklar Bilim Dalı Allerjik ı Hastalıklar Bilim Dal Plan Tanım Primer korunma

Detaylı

Dr Mahir İğde. Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Alerji Ünitesi /Samsun

Dr Mahir İğde. Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Alerji Ünitesi /Samsun Dr Mahir İğde Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Alerji Ünitesi /Samsun Kronik Öksürük Yakınmalı Bir Hasta: BK, 6y, Kız, Samsun Şik: Öksürük Hikayesi: 3 aylıktan bu yana zaman

Detaylı

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır Doğal Bağışıklık 1 Doğal Bağışıklık İnsan doğar doğmaz hazırdır 2 Mikrop vücuda girdiği zaman doğal bağışıklık onunla saatler içinde savaşır. 3 Doğal bağışıklık ikinci görev olarak adaptif immün cevabı

Detaylı

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR Dr. İpek Türktaş Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Çocuklarda: %8.6-15.4 Erişkinde: %20 AKINTI KAŞINTI Allerjik Selam Allerjik Rinit Bulguları AKSIRMA ATAKLARI

Detaylı

FARELERDE BESĠN ALERJĠ MODELĠNĠN OLUġTURULMASI VE BUNUN OMEGA 3 TEN ZENGĠN DĠYETLE ÖNLENEBĠLMESĠ

FARELERDE BESĠN ALERJĠ MODELĠNĠN OLUġTURULMASI VE BUNUN OMEGA 3 TEN ZENGĠN DĠYETLE ÖNLENEBĠLMESĠ T.C. ADNAN MENDERES ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABĠLĠM DALI FARELERDE BESĠN ALERJĠ MODELĠNĠN OLUġTURULMASI VE BUNUN OMEGA 3 TEN ZENGĠN DĠYETLE ÖNLENEBĠLMESĠ UZMANLIK TEZĠ

Detaylı

T.C. ĠSTANBUL BĠLĠM ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ BESLENME ve DĠYETETĠK YÜKSEK LĠSANS PROGRAMI

T.C. ĠSTANBUL BĠLĠM ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ BESLENME ve DĠYETETĠK YÜKSEK LĠSANS PROGRAMI T.C. ĠSTANBUL BĠLĠM ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ BESLENME ve DĠYETETĠK YÜKSEK LĠSANS PROGRAMI BESĠN ĠNTOLERANSI SAPTANAN KĠLOLU VE OBEZ KĠġĠLERE UYGULANAN ELĠMĠNASYON DĠYETĠNĠN, VÜCUT KOMPOZĠSYONU

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3. FARMASÖTİK FORM Kullanıma hazır oral süspansiyon. Hafif, krem sarısı, homojen, vişne/nane aromalı opak süspansiyon.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3. FARMASÖTİK FORM Kullanıma hazır oral süspansiyon. Hafif, krem sarısı, homojen, vişne/nane aromalı opak süspansiyon. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MIKOSTATIN oral süspansiyon 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Nistatin 100.000 ünite/ml Yardımcı maddeler: Etanol Sukroz 8,07 mg/ml 500 mg/ml

Detaylı

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir.

Temel anlamda laktoz intoleransı süt ya da süt ile üretilmiş ürünleri sindirememek ya da bunda güçlük yaşamak anlamına gelir. Laktoz temel olarak süt içinde bulunan disakkarid türü bir şekerdir. Disakkaridler iki farklı şeker türünün biraraya gelmesi ile oluşurlar. Glukoz ile galaktoz biraraya gelerek süt şekerini yani laktozu

Detaylı

TABURCU SONRASI MAMALAR

TABURCU SONRASI MAMALAR TABURCU SONRASI MAMALAR Taburcu olduktan sonra mamayla beslenecek prematüreler için tasarlanmıştır. Besin ve enerji içeriği standart Biberon mamaları ve prematüre Mamalarının içeriklerinin arasındadır

Detaylı

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ

CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ CANDİDA İLE UYARILMIŞ VAJİNAL VE BUKKAL EPİTEL HÜCRELERİNİN SİTOKİN ÜRETİMİ Emine Yeşilyurt, Sevgi Özyeğen Aslan, Ayşe Kalkancı, Işıl Fidan, Semra Kuştimur Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji

Detaylı

GIDA GÜVENLİĞİNDE GIDA ALERJENİTESİNİ AZALTMADA KULLANILAN SON TEKNİKLER

GIDA GÜVENLİĞİNDE GIDA ALERJENİTESİNİ AZALTMADA KULLANILAN SON TEKNİKLER GIDA GÜVENLİĞİNDE GIDA ALERJENİTESİNİ AZALTMADA KULLANILAN SON TEKNİKLER Araş. Gör. Ecem AKAN Ziraat Mühendisi Dr. Oktay YERLİKAYA Prof. Dr. Özer KINIK Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 İmmün sistemin gelişimini, fonksiyonlarını veya her ikisini de etkileyen 130 farklı bozukluğu tanımlamaktadır. o Notarangelo L et al, J Allergy Clin Immunol 2010 Primer immün yetmezlik sıklığı o Genel

Detaylı

21.Yüzyılda Besin Allerjisi. Doç. Dr. Oğuz CANAN Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Ünitesi

21.Yüzyılda Besin Allerjisi. Doç. Dr. Oğuz CANAN Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Ünitesi 21.Yüzyılda Besin Allerjisi Doç. Dr. Oğuz CANAN Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Ünitesi Besin Allerjisi Nedir? Alınan bir besini takiben, o besindeki

Detaylı

GIDA ĠLĠġKĠLĠ ANAFLAKSĠ. Dr SUNA ASĠLSOY BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ, ADANA

GIDA ĠLĠġKĠLĠ ANAFLAKSĠ. Dr SUNA ASĠLSOY BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ, ADANA GIDA ĠLĠġKĠLĠ ANAFLAKSĠ Dr SUNA ASĠLSOY BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ, ADANA OLGU 8 aylık erkek bebek, Bir haftadır burun akıntısı arada öksürük yakınması var Ani geliģen tıkanıklık morarma ve nefes darlığı baba

Detaylı

KANSER AŞILARI. Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi

KANSER AŞILARI. Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi KANSER AŞILARI Prof. Dr. Tezer Kutluk Hacettepe Üniversitesi Bir Halk Sağlığı Sorunu Şu an dünyada 24.600.000 kanserli vardır. Her yıl 10.9 milyon kişi kansere yakalanmaktadır. 2020 yılında bu rakam %50

Detaylı

Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi

Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Gebelerde Toxoplasma gondii Seropozitifliğinin Değerlendirilmesinde İstenen Testlerin Önerilen Tanı Algoritmasına Uygunluğunun Değerlendirilmesi Dr.Hilal GÜREL Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder)

ayxmaz/biyoloji Olumsuz yanıtları: Alerjiler - normalde zararsız maddelere tepki Otoimmün hastalıklar (Diyabet)(Kendi dokularını yok eder) Vücut Savunmasını Bağışıklık : potansiyel zararlı yabancı maddelere ve anormal hücrelere karşı vücudun ortaya koyduğu savunma yeteneğidir. Aşağıdaki faaliyetleri gerçekleştirir: virüsler ve bakterilere

Detaylı

ALLERJİ DERİ TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

ALLERJİ DERİ TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ ALLERJİ DERİ TESTLERİ İÇİN AYDINLANMIŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN... Kayıt (protokol) numarası :... Doğum tarihi (gün/ay/yıl) :... Adresi :...... Telefon numarası :... Başvuru tarihi :.. 200 Hastalığın

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

An algorithmic diagnosis of children with suspected food allergy in mediterranean region and predictive values of food specific IgE levels

An algorithmic diagnosis of children with suspected food allergy in mediterranean region and predictive values of food specific IgE levels doi: 10.5578/aai.9241 ARAŞ TIRMA RESEARCH ARTICLE Akdeniz Bölgesi nde yaşayan çocuklarda besin allerjilerinde algoritmik tanı yaklaşımı ve besin spesifik IgE düzeylerinin öngörü değerleri An algorithmic

Detaylı

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI GASTROENTERİT YAPAN VİRÜSLER Viral gastroenteritler fekal oral yolla bulaşmaları nedeniyle, alt yapı yetersizliği bulunan gelişmekte olan

Detaylı

BESİN ALERJİSİ OLAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM DOÇ.DR.SEVİNÇ POLAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU

BESİN ALERJİSİ OLAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM DOÇ.DR.SEVİNÇ POLAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU BESİN ALERJİSİ OLAN ÇOCUĞA YAKLAŞIM DOÇ.DR.SEVİNÇ POLAT BOZOK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU Beslenme insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini

Detaylı

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim İLK TRİMESTERDE PROGESTERON Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Progesteron Gebeliğin oluşumu ve devamında çok önemli bir hormondur Progestinler Progesteron (Progestan

Detaylı

EĞİTİM SONRASI BAŞARI ÖLÇME FORMU

EĞİTİM SONRASI BAŞARI ÖLÇME FORMU EĞİTİM SONRASI BAŞARI ÖLÇME FORMU KATILIMCI: GÖREV YERİ: 1. Transfüzyon tarihindeki önemli buluşu (ABO antijenleri tanımı) ile Nobel ödülü alan bilim adamı kimdir? a. Robert Cook b. Anthony Van Löwenhook

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

16 yaş altı hastalarda viral grip/ soğuk algınlığı veya suçiçeği durumlarında hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.

16 yaş altı hastalarda viral grip/ soğuk algınlığı veya suçiçeği durumlarında hekime danışılmadan kullanılmamalıdır. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI DENCOL Jel Sprey 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Her 1 g jel, Etkin madde: Kolin salisilat içerir. Yardımcı maddeler: Sorbitol (%70) Karboksimetil selüloz sodyum 87.1 mg 70.0

Detaylı

ANTİGLOBULİN TESTLER. Dr. Güçhan ALANOĞLU

ANTİGLOBULİN TESTLER. Dr. Güçhan ALANOĞLU ANTİGLOBULİN TESTLER Dr. Güçhan ALANOĞLU Tanımlar İnsan nsan globulinlerine karşı oluşan antikorlara Anti-Human Globulinler (AHG, AHG, antikorlara karşı gelişen en anti-antikor) antikor) Bu u antikorların

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri

Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri Biberon Mamaları Annesütünün ikamesidir. Annesütü alamayan bebekler için Annesütü yetersizliğinde Annesütü ve inek sütünde enerji ve ana besin maddeleri Anne Sütü (100ml)

Detaylı

Gıda Alerjisi Reaksiyonları

Gıda Alerjisi Reaksiyonları U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2014, Cilt 28, Sayı 1, 73-82 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University) Gıda Alerjisi Reaksiyonları Merve KARAKILIÇ 1, Senem SUNA 1, Canan Ece TAMER 1, Ömer

Detaylı

Anafilaksi olgu senaryoları

Anafilaksi olgu senaryoları Anafilaksi olgu senaryoları Sekiz aylık bebek, kahvaltıda aile için hazırlanan sahanda yumurtadan ekmeğin ucuyla verilmesinden 20 dakika sonra tüm vücunda yaygın kızarma, dudaklarda şişme ve göğsünde hırıltı

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

Gaziantep te Çocuklarda Solunum Allerjenleri Duyarlılığı

Gaziantep te Çocuklarda Solunum Allerjenleri Duyarlılığı Araştırma Gaziantep te Çocuklarda Solunum Allerjenleri Duyarlılığı E. KÜÇÜKOSMANOĞLU*, Ö. KESKİN* * Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Allerjisi Bilim Dalı, GAZİANTEP Atopi genellikle çocukluk

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat

ĐÇERĐK. Vitamin B6 Formları. LOGO www.themegallery.com. Tarihsel Bakış. Yapısal Formüller. 4 Piridoksin Piridoksal Piridoksamin Piridoksal-fosfat LOGO ĐÇERĐK Tarihsel Bakış B6 Vitamininin Genel Özellikleri Kimyasal Ve Biyolojik Fonksiyonları Biyokimyasal Fonksiyonları YRD. DOÇ. DR. BEKİR ÇÖL SUNAN: DUYGU BAHÇE Emilim, Transport ve Metabolizma İmmün

Detaylı

İMMÜNOLOJİK TRANSFÜZYON REAKSİYONLARI: DİĞERLERİ. Prof.Dr. Levent Ündar Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi

İMMÜNOLOJİK TRANSFÜZYON REAKSİYONLARI: DİĞERLERİ. Prof.Dr. Levent Ündar Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İMMÜNOLOJİK TRANSFÜZYON REAKSİYONLARI: DİĞERLERİ Prof.Dr. Levent Ündar Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İMMÜNOLOJİK Hemolitik Akut Gecikmiş Tipte Ateş Reaksiyonları (FnhTR) Akut Akciğer Hasarı (TRALI)

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

Dr. Hülya ERCAN SARIÇOBAN

Dr. Hülya ERCAN SARIÇOBAN Dr. Hülya ERCAN SARIÇOBAN 8 aylık, kız, Üç gündür devam eden öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığı 1 saat önce başlayan döküntüsü var Son bir aydır aralıklı olarak öksürük ve hırıltı şikayetleri

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

Çocuklarda Bagısıklık Sisteminin Desteklenmesi

Çocuklarda Bagısıklık Sisteminin Desteklenmesi Yalnız Degilsiniz Bizler Yanınızdayız Çocuklarda Bagısıklık Sisteminin Desteklenmesi Prof Dr Metehan Özen Probiyotik Çalışmaları 2010 yılı ilk 3 ay Toplam 251 makale Avrupa 119 makale ile önde ABD (23)

Detaylı

Viral gastroenteritlere bağlı salgınlar Türkiye ve Dünyada Güncel Durum

Viral gastroenteritlere bağlı salgınlar Türkiye ve Dünyada Güncel Durum Viral gastroenteritlere bağlı salgınlar Türkiye ve Dünyada Güncel Durum Dr.Gülay KORUKLUOĞLU Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tanımlar Salgın Belirli bir yer (veya populasyonda) ve zamanda, beklenenin üzerinde

Detaylı

Fatma Burcu BELEN BEYANI

Fatma Burcu BELEN BEYANI 10.Pediatrik Hematoloji Kongresi Araştırma Destekleri/ Baş Araştırıcı Çalıştığı Firma (lar) Danışman Olduğu Firma (lar) Hisse Senedi Ortaklığı Fatma Burcu BELEN BEYANI Sunumum ile ilgili çıkar çatışmam

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Geniş tanımlama ile parazitler: Maizels J Biol 2009, 8:62

Geniş tanımlama ile parazitler: Maizels J Biol 2009, 8:62 Mikroplar ve Konak Adaptasyonu: Savaşamıyorsan Anlaş Doç. Dr. Fadile Yıldız Zeyrek Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Geniş tanımlama ile parazitler: Maizels J Biol 2009, 8:62 Parazitler

Detaylı