ANAFLAKSİ PROF. DR. ÇİÇEK FADILOĞLU EGE ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANAFLAKSİ PROF. DR. ÇİÇEK FADILOĞLU EGE ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU"

Transkript

1 ANAFLAKSİ PROF. DR. ÇİÇEK FADILOĞLU EGE ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

2 İmmün sistem; insan vücudunun yabancı maddelere karşı temel savunma mekanizmalarından birisidir. Normal olarak, immün sistem antijenleri inaktive ederek antijen saldırılarına koruyucu ve yararlı bir yanıt oluşturur. Bununla beraber hipersensitivite yanıtı durumunda immünolojik sistem aşırı bir şekilde uyarılır ve doku hasarı ile sonuçlanabilir.

3 Hipersensitivite yanıtının dört sınıfı bulunmaktadır: Tip I, II, III ve IV. tip I, III ve IV sadece belirli bir zaman geçtikten sonra gelişmektedir. Bu reaksiyonların örnekleri hemolitik anemi (Tip II), serum hastalığı (Tip III) ve kontakt dermatiti (Tip IV) içermektedir. Bununla beraber Tip I reaksiyonlar hemen hipersensitivite yanıtı oluşturan (IHRs) ürtiker, allerjik rinit, allerjik astma ve anaflaksiyi içermektedir.

4 Patofizyoloji-1 IHR ler reaksiyonun IgE aracılı olup olmamasına bağlı olarak anaflaktik veya anaflaktoid olarak adlandırılmaktadır. IgE aracılı bir anaflaktik reaksiyon iki aşamada gelişmektedir. İlk aşama olan sensitizasyon aşaması boyunca bütünleyici/tamamlayıcı IgE antikorları antijenle temasa yanıt sırasında oluşturulmaktadır.

5 Patofizyoloji-2 İkinci aşamada ise bu IgE antikorları dolaşımdaki bazofiller ve doku içerisinde mast hücrelerine fikse olurlar. Hipersensitivite yanıtı fikse olmuş IgE antikorları ile antijenin reaksiyonu ile sonuçlanır. Bu reaksiyon mast hücreleri ve bazofiller içerisinde degranülasyon olarak bilinen bir süreci tetikler. Bu hücreler Tip IHR ler ile ilgili semptomlardan sorumlu olduğu düşünülen vazoaktif mediatörler olarak bilinen granülleri depolar.

6 Patofizyoloji-3 Anaflaktoid reaksiyonlar sensitizasyon olmaksızın oluşmaktadır ve bir ilaç antijenine ilk temasta ortaya çıkabilmektedir. Belirti ve semptomların tipi ve ciddiyeti bakımından anaflaktik reaksiyonlardan ayrılamamasına karşın, anaflaktoid reaksiyonlar IgE aracılı değildir ancak vazoaktif maddelerin direkt olarak salınımı ile birlikte hücre yüzeylerine antijenleri bağlayıcı etkiye sahiptirler.

7 Patofizyoloji-4 Anaflakside rolü olduğuna inanılan mediatörler: histamin (H), lökotrienler (yavaş reaksiyonlu anaflaksi maddesi (SRS-A), eozinofil kemotaktik faktör (ECF-A) ve trombosit aktive edici faktör (PAF)), bradikininler (kininler) ve prostoglandinlerdir (PG).

8 Patofizyoloji-5 Mediatörlerin bazıları (H, SRS-A, PAF, PG ve kininler) anaflaksinin potantiatörleri olarak düşünülmektedir; ECF-A anaflaksiyi azaltmaktadır. ECF-A eozinofil migrasyonuna neden olmaktadır. Bununla beraber potentiating güçler düzenleyici güçlerin üstesinden geldiğinde hasta antijenen temastan sonra dakikalar içerisinde akut sistemik bir reaksiyon gösterebilir.

9 Patofizyoloji-6 Mast hücre konsantrasyonları: ciltte, akciğerlerde, kalpte ve Gİ kanalda yükseldiğinde IHR lerin belirti ve semptomları bu organ sistemlerinde çok daha dramatik olmaktadır.

10 Anaflakside Subjektif Semptomlar Göğüs ağrısı, dispne Konuşmada yetersizlik Kaşıntı Huzursuzluk, ajitasyon, ateş, baş dönmesi şikayetleri Kötü şeyler olacak hissi Bulantı, kramp tarzında abdominal ağrı

11 Anaflakside Objektif Belirtiler Wheezing, stridor ile birlikte veya olmaksızın solunum sıkıntısı Öksürük, aksırık Lokal veya jeneralize ürtiker ve/veya eritem Yüz, göz kapakları, eller ve ayaklarda anjiyoödem Hipotansiyon, taşikardi, aritmi Siyanoz Bilinçsizlik Kusma ve/veya diyare

12 Tablo 1: Anaflaktik Yanıtın Mediatörleri Mediatör Yanıt Histamin Vazodilatasyon Düz kas kontraksiyonu Vasküler permeabilite artışı Duyusal sinir uçlarının stimülasyonu Müköz sekresyon artışı Lökotrienler SRS-A ECF-A PAF Visseral düz kas spazmında artış Vasküler permeabilite artışı Eozinofil atraksiyonu; diğer mediatörlerin inaktive olması Trombosit agregasyonu ve degranülasyonu

13 Tablo 1: Anaflaktik Yanıtın Mediatörleri Mediatör Yanıt Bradikinler Vasküler permeabilite artışı Periferal vazodilatasyon Düz kas kontraksiyonu Prostoglandinler Düz kasların kontraksiyonu veya relaksasyonu

14 Anaflaksi ve Kanser Hastası-1 Kanserli bireyin diğer herhangi bir hastayla aynı anaflaksi riskine sahip olduğu unutulmamalıdır. Örneğin bir kanser hastası enfeksiyon için verilen bir antibiyotiğe yanıt olarak Tip I anaflaktik reaksiyon deneyimleyebilir. Bununla beraber kanser hastalarında anaflaktik ve anaflaktoid reaksiyonların çoğu kemoterapötik ajanlardan kaynaklanmaktadır.

15 Anaflaksi ve Kanser Hastası-2 En çok anaflaktik reaksiyon oluşturan iki ilaç Asparaginaz ve Taxol dür. Bu ilaçların he rikisi için anaflaksi bir majör doz-sınırlı toksisitedir. Diğer kemoterapik ajanlar özellikle cisplatin daha az sıklıkta anaflaksiye neden olmaktadır.

16 Anaflaksi ve Kanser Hastası-3 Anaflaksi vakalarında rapor edilen diğer ilaçlar carboplatin, neocarzinostatin, teniposide, etoposide, doxorubicin, daunorubicin, idarubicin, mechlorethamine, siklofosfamide, bleomycin, melphalan ve yüksek doz methotrexate dır. Yaklaşık her antitümör ajan IHR lerin en azından bir raporunda gösterilmesine rağmen bu raporlar iyi dökümante edilememiştir.

17 Anaflaksi ve Kanser Hastası-4 Genelde, belirli faktörler anaflaktik veya anaflaktoid yanıt riskinin artışına katkıda bulunabilir. IV ilaç verme yolunun oral veya topikal yoldan daha çok anaflaksiye neden olması olasıdır. Bakterilerden elde edilen asparaginaz gibi ilaçlar daha fazla immünolojik reaksiyonlara neden olmaktadır.

18 Anaflaksi ve Kanser Hastası-5 Ham ilaç preparatları daha fazla antijeniktir. Belirli ilaç kombinasyonları IHR riskini değiştirebilir; asparaginaz ve vincristine hipersensitivite riskini azaltır fakat bu risk mitomycin vinblastine ile birlikte verildiğinde artmaktadır.

19 Anaflaksi ve Kanser Hastası-6 Son olarak anaflaksi riski tekrarlayan ilaç verimlerinde artmasına rağmen reaksiyonların özel bir ilaca önceden maruz kaldığı bilinmeyen bireylerde görüldüğü unutulmamalıdır.

20 Anaflaktik Reaksiyonda Hemşirelik Süreci

21 Tanılama Riski yüksek hastaların tanılanmasında, hemşirelik öyküsü önceki allerjik epizotların dökümantasyonunu içermelidir. Önceki bir allerjik yanıtın bireyde anaflaksiyi predispoze ettiğine dair bir kanıt bulunmamasına rağmen olası bir yüksek risk grubu olarak allerjik öyküsü olan bireylerin tanılanması uygundur.

22 Tanılama Özellikle antitümör ilaçlara karşı önceden allerjik reaksiyon rapor eden hastalarla ilgilenilmelidir. Çünkü kemoterapik ajan grupları içerisinde cross-reaktivite kanıtı bulunmaktadır.

23 Tıbbi Tedavi-1 Korunma/Önleme-1 Koruyucu medikal önlemler bir test dozunun verilmesini, bir ilaç veya veriliş yolu değişikliğini ve steroidler ve antihistaminikler ile premedikasyonu içerir. Bir hipersensitivite yanıtının belirti ve semptomlarının tanılanması/değerlendirilmesi için küçük bir ilaç test dozu tam doz tedavi öncesinde verilebilir.

24 Tıbbi Tedavi-2 Korunma/Önleme-2 Bununla beraber son zamanlarda kanıtlar test dozlarının gerçekçi göstergeler olmadığını, birçok yanlış negatif ve yanlış pozitifler olduğunu göstermiştir. Hekim ilaç preparatını diğeri ile değiştirebilir.

25 Tıbbi Tedavi-3 Korunma/Önleme-3 Erwinia cartovora E.coliden çıkan asparaginazın yerine konulabilir. Aynı zamanda bir ilacın veriliş yolu IV, IM veya oral olabilir. hekim premedikasyon isteyebilir. Hidrokortizon, diphenhidramin, efedrin ve cimetidin anaflaksiye karşı bir önlem olarak kullanılabilir. Premedikasyonun değeri iyi dökümante edilmemesine karşın bu ilaçların Tip I reaksiyonun ciddiyetini profilaktik olarak azaltabildiği belirtilmektedir

26 Destek-1 Medikal destek önlemleri ve hava yolu açıklığının sürdürülmesi, Epinefrin verilmesi, Hipotansiyonun önlenmesi, Antihistaminik ve steroidlerin verilmesi Hava yolu açıklığının sürdürülmesi basit bir pozisyon verme, Sakşını veya orofaringeal entübasyonu içermektedir.

27 Destek-2 Glottik ödemli vakalarda trakeostomi yapılabilir. Epinefrin IHR ler için seçilen bir ilaçtır ve bronkodilatör ve vazokonstrüktif etkileri nedeniyle bir doz hemen yapılır ve eğer gerekliyse 5-15 dakikada bir tekrarlanır.

28 Destek-3 Anaflaksi sırasında anahtar fizyolojik değişiklik vasküler permeabiliteyi değiştirir. Hızlı sıvı replasmanı kan basıncıda düşmeyi önlemeye yardımcı olur. Antihistaminikler ürtikeri kontrol etmek için verilmektedir ve anormal vasküler duvar permeabiliteyi kontrol etmek için adrenokortikal steroidler verilmektedir. Bu ilaçlar yaşamı tehdit eden acil olaylara katkıda bulunmayabilir fakat daha sonraki semptomları yönetmede yardımcıdır.

29 Hemşirelik Yönetimi-1 Korunma /Önleme-1 Hemşirenin anaflaksinin koruyucu bakımında iki temel sorumluluğu bulunmaktadır: birincisi kurumu hazırlamak, ikincisi hastayı hazırlamaktır. Acil ilaçlar ve ekipman hazır bulundurulmalıdır.

30 Hemşirelik Yönetimi-2 Korunma /Önleme-2 Acil korunma ilacın bir hastanede, poliklinikte, doktor muayenehanesinde veya evde verilip verilmediğine bağlıdır. Eğer evde ise hemşire acil servislerin tanımlandığı ve ilgili telefon numaralarının elde edildiğinden emin olmalıdır.

31 Hemşirelik Yönetimi-3 Korunma /Önleme-3 Nabız, solunum ve kan basıncı verileri elde edilmelidir ve kayıt edilmelidir. IV giriş hazırlandığında hemşire ekstremite boyunca ven yolunun görülebilmesini sağlamalıdır. Bu alan lokalize ürtiker veya eritem yönünden gözlenmelidir. Hasta anaflaksinin subjektif semptomları konusunda bilgilendirilmelidir. Hemşire hastayı telaşa düşürmemelidir.

32 Destek Anaflaksi için hemşirelik protokolü uygulanır. Eğer hekim yoksa şüphelenilen anaflaksi vakalarında hemşire destekleyici tedaviyi başlatmada gecikmemelidir. Protokolde gösterildiği gibi hemşire ilaç infüzyonunu durdurmalı, hastanın objektif ve subjektif verilerini hemen değerlendirmeli ve gerektiğinde epinefrin vermelidir. Diğer durumlar anaflaksi açısından yanlış anlaşılabilmesine rağmen doğru dozajda subkutan epinefrin verilmesinin tehlikeli olma olasılığı yoktur.

33 Son olarak hemşire hastaya güven vermelidir. Hastalar tarafından deneyimlenen semptomlar alarm niteliğinde olabilir. Bu durum çabuk hareket eden, sakin davranan ve hastayı destekleyen bir hemşire gerektirmektedir. Onkolojik anaflaksi acillerinde hastanın fizyolojik güvenlik gereksinimi temel bir sorun olmalıdır.

34 Tablo 2: Anaflaktik Şokun Yönetimi İçin Hemşirelik Protokolü Faktör Girişim İlaç verme öncesi Hemşirelik öyküsü: önceki allerjik yanıtlar özellikle de kanser kemoterapik ajanları ile ilgili spesifik bilgi elde edilir. Allerjik yanıtın subjektif semptomlarını rapor etme konusunda hasta bilgilendirilir. Uygun acil ekipman sağlanır. Nabız, solunum ve kan basıncı verileri sağlanır. Uygun ven seçilir.

35 Tablo 2: Anaflaktik Şokun Yönetimi İçin Hemşirelik Protokolü Faktör Girişim Anaflaktik yanıt kanıtı İlaç infüzyonu durdurulur, infüzyon değiştirilir ve set salin solüsyonu ile açılır. Belirti ve semptomlar hemen değerlendirilir. Acil servisler aranır. Anaflaksiden şüphelenildiğinde; Epinefrin verilir; yanıt yetersiz ise 5-15 dakika sonra tekrarlanır.

36 Tablo 2: Anaflaktik Şokun Yönetimi İçin Hemşirelik Protokolü Faktör Girişim Anaflaktik yanıt kanıtı Yetişkinler; ml sc veya ml IV Çocuk; 0.01 ml/kg sc Hava yolu açıklığı sürdürülür: Sakşın ve/veya orofaringeal entübasyon gerekli olabilir. Oksijen verilir. Hastaya supine pozisyonu verilir, ayaklar elevasyona alınır. Kan basıncını desteklemek için NS IV verilir. Nabız, solunum ve kan basıncı izlenir. Hastaya güven verilir.

37 SEPTİK ŞOK

38 SEPTİK ŞOK Antimikrobiyal tedavi ve immunsüpresyon tedaviye rağmen kanser hastalarında enfeksiyon hala morbidite ve mortalite nedeni olarak kalmaktadır. Kemoterapi immunosüpresif ajanların agresif kullanımı, venöz kateterler diğer invaziv işlemler nedeniyle enfeksiyon sıklığı artmaktadır.

39 Lokalize veya sistemik enfeksiyon altta yatan hastalığın ilerlemesinden kaynaklanır veya kanser tedavisinin bir komplikasyonu olarak gelişir. Sistemik enfeksiyonu olan hastada klinik tablo: ateşten şoka kadar değişik şekillerde olmaktadır.

40 Kanser hastalarında çeşitli enfeksiyonlar gelişmektedir. Bakteremi enfeksiyonları en sık olanıdır. Kan kültürünün pozitif olmasıyla tanılanır, enfeksiyonun klinik belirtileri olabilir veya olmayabilir.

41 PATOFİZYOLOJİ Sepsis enfeksiyon veya yaralanma durumunda başlar. Mikroorganizmaların en sık giriş yerleri deri, genitoüriner, gastrointestinal ve solunum sistemidir. Başlangıçtta gram-negatif basilden endotoksin yayılır. İmmun sistem yetersizliği, bununla beraber veya enfeksiyonun kontrol altına alınamazsa, aşırı miktarda immun mediatörler ve/veya endotoksinler dolaşıma salınır, sepsis tetiklenebilir.

42 Deri ve mukoz membran yaralanmasıo Nötropeni İnvaziv işlmeler Hastaneye yatış 65 Yaş üstü 1 yaş altı Septik Şok riskinde artış Malnütrisyon Kortikosteroidler İmmunosupresyon AIDS Kemoterapi/ Radyoterapi Splenektomi Maligniteler Antibiyotik kullanımı

43 Tablo 1: Sepsis ve İlgili Faktörlerin Tanımı Sepsis Sepsis Sendromu Septik Şok Refraktör Septik Şok Klinik enfeksiyon bulguları, enfeksiyona sistemik yanıtın olması (ör: taşipne, taşikardi, hipertermi ve hipotermi) Sepsis, hipoksemi, laktat düzeyinin artması, oligüri ve bilinç düzeyinin değişmesi gibi değişmiş organ perfüzonu belirtilerinden en az birisi vardır. Septik şok, hipotansiyon (sistolik kan basıncının <90 mmhg nın altında olması veya ortalama arteryal basınçta 40 mmhg dan fazla azalma oluşması) 1 saatten daha fazla süren septik şok ve intravenöz sıvı verilmesi ve farmakolojik tedaviye yanıtın olmaması

44 ETİYOLOJİ Sepsisli hastaların yaklaşık %40 ında şok gelişmektedir. Septik şok epizodları gram-negatif, gram-pozitif, viral ve mantar enfeksiyonları ile ilişkilidir. Şok varlığı enfeksiyona bağlı mortaliteyi dramatik olarak etkilemektedir.

45 TANILAMA-1 Septik şok saatler veya günler içinde geliştiği için hemen fark edilemez. Dahası, septik şokun belirtileri her zaman ilerleyici değildir. Septik şokun tedavisi erken evrelerde daha etkili olduğu için, sepsis ve septik şok gelişme riski altında olan hastalarda septik şok belirtilerinin erken tanınması hastanın iyileşmesi açısından önemlidir.

46 TANILAMA-2 Septik şoku önlemek için hemşirelik girişimleri enfeksiyona yatkınlığı olan hastaların tanılanması ile başlamaktadır. Hastalar enfeksiyon riski ve enfeksiyonun erken belirtilerini bildirmeleri konusunda eğitilmelidir. Granulostopenik hastalar yakından gözlenmelidir. Ağız, nazofarink, deri, akciğerler, perine ve IV girişim alanları enfeksiyon belirtileri açısından günlük olarak gözlenmelidir.

47 TANILAMA-3 Vital bulgular her 4 saatte bir kontrol edilmelidir. Granulostopenisi olduğu bilinen veya yatkınlığı olan hastalar ve pelvik veya abdominal cerrahi geçiren hastalarda, septik şokun erken belirti ve bulguları değerlendirilmelidir: taşikardi, taşipne, vazodilatasyon, oksijen saturasyonunun azalması ve /veya hipotansiyon.

48 TANILAMA-4 Septik şokun erken belirtileri olan hastanın sık tanılanması vital bulguların, bilinç durumunun, doku perfüzyonunun ve oksijen saturasyonunun gözlenmesini içermektedir. Doku perfüzyonu dudak, tırnak yataklarının rengi, cilt ısısı ve idrar miktarı ile değerlendirilmektedir.

49 TANILAMA-5 Oksijen saturasyonu pulse oksimetri ile tanılanır. Laboratuar testleri tam kan sayımı, biyokimyasal panel, idrar analizi ve arteryal kan gazlarını içerebilir. İki ayrı alandan alınan kan kültürler, bir an evvel elde edilmelidir ve mümkünse göğüs filmi çekilmelidir.

50 TIBBİ YÖNETİM-1 Septik şokun erken tanınması ve agresif tedavisi hastanın yaşam şansını arttırmak açısından önemlidir. Tıbbi tedavinin temel amacı enfeksiyon süreci kontrol altına alınıncaya kadar hastanın kardiyovasküler sistemini desteklemektir.

51 TIBBİ YÖNETİM-2 Antibiyotik tedavisi enfeksiyonu kontrol altına almak için reçete edilmelidir, fakat şok anında bu tedavi hastanın yaşamını korumada yeterli değildir. Dikkatli bir öykü ve fiziksel muayene nazofarinks, akciğer, perine, yaralar ve invaziv girişim yerleri gibi enfeksiyon kaynağını tanılamada önemlidir.

52 TIBBİ YÖNETİM-3 Boğaz, idrar, dışkı, kan ve herhangi bir drenajın rutin bakteri ve mantar kültürleri kadar idrar analizi ve göğüs röntgeni organizmayı tanımlamada ve antibiyotik seçiminde rehber olmaktadır. Gözlenen kontamine araçlar uzaklaştırılmalıdır.

53 TIBBİ YÖNETİM-4 Antimikrobiyal tedaviye genellikle kan kültürleri hemen elde edildikten sonra başlanmalıdır. Bununla birlikte, geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine başlanması da genellikle gereklidir. Hasta geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi alırken febril ateş veya şok belirtileri devam ederse ilaç rejimi stafilokok organizmaları veya mantarları içermelidir.

54 TIBBİ YÖNETİM-5 Septik şoktaki bir hasta için, kan volümü dolaşımını yeniden düzenlemek ve kardiyak debiyi sürdürmek için gerekli olan sıvı tedavisi doku perfüzyonunu ve vital bulguları iyileştirmek için en hızlı bir şekilde etkili olarak ölçülmelidir.

55 TIBBİ YÖNETİM-6 Sıvı yüklenmesi komplikasyonlarını önlemek için sıvılar yakından gözlenerek dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır dakika aralıklarla 100 ml sıvı bolusları önerilmektedir. Vital bulgular, idrar miktarı ve bilinç durumu düzelinceye kadar tekrarlanmalıdır. Eğer sıvı tedavisine başlangıçta yanıt yoksa, kardiyak ve pulmoner fonksiyonları gözlemek için pulmoner arter kateteri takılmalıdır.

56 TIBBİ YÖNETİM-7 Sıvı replasmanı kolloid ya da kristalloid sıvılarla yapılamalıdır. Normal salin ve Ringer s laktatı içeren kristolloid sıvılar ucuzdur fakat ödeme neden olan interstisyel alana hızlıca yayılırlar. %5 albümin veya%6 hetastarch gibi kolloidler daha pahalıdır, ancak intravasküler alanda kalırlar ve kan volümünü genişletmede daha etkilidir. Hasta anemik olduğu zaman kan volümünü arttırmada ve oksijen sunumunu arttırmada kan ürünleri daha etkilidir.

57 TIBBİ YÖNETİM-8 Sıvı tedavisine rağmen hastada bir gelişme/iyileşme olmazsa, inotropik ajan oksijen sunumunu arttırmak ve yeterli perfüzyon basıncını sağlamak için önerilir. Septik şokta genellikle dopamin kullanılmaktadır.

58 TIBBİ YÖNETİM-9 Düşük dozda kullanılan (3 mcg/kg/dak) dopamin splenik, mezenterik ve renal dolaşımı geliştirir, Orta dozda (3-5 mcg/kg/dak) dopamin kalp hızı ve strok volumü arttırarak kardiyak debiyi arttırır. Yüksek dozda 10 mcg/kg/dak uygulanan dopamin vazokonstrüksiyon yoluyla kan basıncını destekler. Kardiyak debiyi arttırmada dobutamine de önerilebilir. Yeterli kan basıncını elde etmek için norepinefrin de kullanılabilir.

59 TIBBİ YÖNETİM-10 Septik şokta olan hastaların hepsinin metabolizmanın artması nedeniyle oksijen isteği de artmıştır. Oksijen saturasyonunu %90 nın üzerinde tutacak şekilde hastaya oksijen tedavisi uygulanmalıdır. Eğer oksijenasyon ve ventilasyon yeterl bir şekilde sağlanamazsa, mekanik ventilatör gereklidir.

60 TIBBİ YÖNETİM-9 Septik şokta hipoperfüzyon metabolik asidozla sonuçlanan anaerobik metabolizma ve laktik asit üretimine neden olur. Agresif şekilde uygulanan oksijen tedavisi laktik asidozu azaltır. Bu uygulamaya hastanın yanıtını gözlemek için serum laktat düzeyleri takip edilmelidir.

61 TIBBİ YÖNETİM-10 Aşırı doku hasarı nedeniyle Dissemine intravasküler koagülasyon (DIC) gelişebilir. Eğer kanama veya DIC in diğer belrtileri varsa, taze donmuş plazma, trombosit ve eritrosit süspansiyonları verilmelidir.

62 TIBBİ YÖNETİM-11 Septik şok düzelirken böbrek hasarı ve sıvı yüklenmesi gibi komplikasyonlar da oluşabilir. Kan basıncı ve doku perfüzyonu yeterli fakat idrar miktarı düşükse diüretikler verilebilir. Serum elektrolitleri izlenmelidir ve gerekli ise yerine konmalıdır. Irreversıbl böbrek yetmezliği için diyaliz gerekli olabilir.

63 HEMŞİRELİK YÖNETİMİ-1 Kanser hastalarında enfeksiyonu belirleme ve önlemeye yönelik hemşirelik yönetimi sepsisin yayılması ve gidişine yönelik uygulamaları içermektedir. İlk olarak hastada enfeksiyon belirti ve bulguları belirlenmeli ve girişimler enfeksiyöz süreci kontrol altına alma ile ilişkili olmalıdır.

64 HEMŞİRELİK YÖNETİMİ-2 Eğer hastada sepsise bağlı şok gelişmişse şoka yanıtı tam tersine çevirmeye doğru odaklanmalıdır. Septik şok acil tıbbi ve hemşirelik girişimleri gerektirdiği için hastanın durumu stabil oluncaya kadar yoğun bakım ortamı gereklidir. Hatta başarılı bir tedaviden sonra bile hasta septik şok ve komplikasyonları için risk altındadır, sürekli ve sık tanılama gereklidir.

65 HEMŞİRELİK YÖNETİMİ-3 Septik şok; enfeksiyonu olan herhangi bir hastada gelişebileceği için, onkoloji hemşirelerinin acil durumlarda: hastanın kardiyovasküler ve solunum fonksiyonlarının desteklenmesi, gözlenmesinde bilgili ve yetenekli olmaları gerekmektedir.

66 SEPTİK ŞOK YÖNETİMİNDE HEMŞİRELİK PROTOKOLÜ

67 Problem: Enfeksiyona Yatkınlık Hasta enfeksiyon riski açısından tanılanır. Enfeksiyona yatkın olan hastalarda enfeksiyonları önlemek için kurum önlemleri alınır. Yatkın hastalarda ağız, nazofarinks, deri, akciğerleri perine ve IV alanlar gözlenir.

68 Problem: Sepsis Bir an önce kan kültürleri, bölgesel kültürler alınır ve uygunsa göğüs filmi çekimi için hasta hazırlanır. Bir an önce önerilen antibiyotiklere başlanır ve tedavi şemasına bağlı kalınır. Hasta ilaç allerjisi yönünden değerlendirilir. İlaçların yan etkisi bilinir ve gözlenir.

69 Problem: Yetersiz Doku Perfüzyonu Geniş kateterlerle IV girişim sağlanır. Reçete edilen sıvıların infüzyonuna başlanır. İdrara kateteri takılır. Sıvı tedavisinin etkinliği değerlendirilir: KB nın artması, idrar miktarının 20 ml/saat fazla olması, bilinç durumunun düzelmesi ve doku perfüzyonunun sağlanması Sürekli sıvı tedavisi için pulmoner arter kateterinin takılması beklenir. Kalıcı hipotansiyon nedeniyle önerilen vazoaktif ilaçların (ör: dopamin, dobutamine, norepinefrin) verilmesi takip edilir.

70 Problem: Yetersiz Oksijenasyon Yatak istirahati önerilir. Pulse oksimetre ile oksijen saturasyonu izlenir. O2 saturasyonu % 90 nın altında ise doktora haber verilir. Arteryal kan gazları gözlenir. ph <7.35 ve PO2<60 mmhg ise doktora bildirilir.

71 Problem: Anormal Vücut Isısı Stabil oluncaya kadar vücut ısısı 30 dakikada bir kontrol edilir. Reçete edildiği şekilde antipiretik ilaçlar uygulanır. Gerekli olursa soğuk uygulama yapılır.

72 Problem: DIC e bağlı kanama Kanama belirtileri gözlenir. Koagülasyon profili gözlenir. PT ve PTT artması, fibrinojen ve trombosit değerlerinin azalması belirtilerine dikkat edilir. Aktif kanama alanlarına basınç uygulanır. Önerildiği şekilde kan ürünleri uygulanır.

73 Problem: Sıvı Yüklenmesi Sıvı yüklenmesi belirtleri gözlenir: pulmoner raller, dispne, ıslak öksürük, ödem ve kilonun artması Diüretikler uygulanmadan önce kan basıncı, doku perfüzyonu, elektrolit değerleri kontrol edilir. Diüretikler önerildiği şekilde uygulanır.

74 Problem: Hasta/Ailenin Korku ve Anksiyetesi Yoğun gözlem ve girişimler için açıklama yapılır. Hasta ve ailesiyle sık, sakin bir iletişim ve fiziksel temas sağlanır.

75 Ev ortamında septik tablo geliştiğinden şüphe edilirse; telefon triyajı yapılmalıdır.

76 Belirti ve bulgular Risk faktörleri Az şüphe indeksi Orta şüphe indeksi Yüksek şüphe indeksi Orta düzeyde belirti ve bulgular Belirgin olmayan risk faktörleri Belirti ve bulguların devam etmesi Minimal- Belirgin Risk Faktörleri Ciddi, sürekli belirti ve bulgular Yüksek Risk Faktörleri -4 saatte bir evde ateş takibi -Hidrasyon - Ateş 39.5 C çıktığında Hekim/hemş. iletmesi - 24 saat telefonla izlem - Enfeksiyon kontrolünde hasta eğitimi -Acil servise en hızlı şeklide sevk - Vital bulguların izlemi - Lab. İncelemesi - Kan kültürü örneği alma - terapötik girişimler (IV sıvı, Oksijen ted., IV antibiotik - Hastaneye kabul -YB ünitesine sevk - Hemodinamik moniterizasyon - Antibiotik - Hemodinamik stabilite sağlandığında onkoloji ünitesine sevk

77 D I C Yaygın Damar içi Pıhtılaşma

78 DISSEMINATED INTRAVASCULAR COAGULATION (DIC - Yaygın Damar İçi Pıhtılaşma) Tanımı : DIC kanama bozukluğudur. DIC; kazanılmış bir kanama bozukluğudur. Tek bir hastalık değildir, daha ziyade birkaç hastalık sürecine eşlik eden olaylar dizisidir. DIC; kan pıhtılaşma mekanizmasında değişim, Pıhtılaşma mekanizmasında anormal hızlanma, trombozis ve kanama şeklinde eşzamanlı olarak ortaya çıkabilir.

79 Etiyoloji ve risk faktörleri Altta yatan patoloji benign ya da malign olabilir. PATOLOJİ; trombin aktivasyonunu, kan pıhtısının oluşumunu, pıhtının çözülmesini başlatan ve tetikleyen olaylar yüzünden gelişir ve DIC tablosu ortaya çıkar. Başlatan ya da tetikleyen olaylar: endotelyal doku yaralanması veya kan damarı yaralanması olabilir.

80 Endotelyal yaralanma nedenleri Şok veya travma baş yaralanması, yanıklar Enfeksiyonlar- aspergillosis, gram + ve sepsis Maligniteler Akut myelositik lösemi (AML), melanoma, Akciğer Ca Kolon Ca Meme Ca, Mide Ca, pankreas Ca, over ve prostat Ca

81 Damar duvarı yaralanmaları şunları içerir; İnfeksiyöz vaskülit- Rocky Mountain düzensiz ateşi, viral enfeksiyonlar, şiddetli glomerulonefrit Vasküler bozukluklar- Aortik anevrizma, dev hemanjioma, anjografi İntravasküler hemoliz- Hemolitik transfüzyon reaksiyonu, multiple kan transfüzyonları, masif travma, extracorporeal sirkülasyon cihazları (kardiyopulmoner by-pass makinesi), ısı felci, peritonovenöz şant Diğer- Pankreatit, yılan sokması

82 Doku Yaralanması ExtrinsiK pıhtılaşma mekanizması Doku Ca++ II V Doku tromboplastini salınır VII X III Protrombin Damar Duvarı İntrinsic pıhtılaşma mekanizması Ca++ V VIII Platet faktörleri ve platetler salınır IX X XI XIII Ölçülen protrombin zamanı (PT) (11-15 sn) Platetler Trombin Ölçülen parsiyal tromboplastin zamanı (PTT) ( sn) Fibrinojen Fibrin Fibrin pıhtısı Şekil 1. Kan pıhtısının oluşumu

83 D I C teki pıhtı oluşumu ekstremitelerde veya akciğer, böbrek ve beyin gibi organlarda birikebilir.

84 Klinik Belirtiler Akut veya kronik olabilir. Klinik belirtiler ve laboratuar bulguları başlatan olay ve vücut dokularına bağlıdır. Belirti ve bulgular yaygın pıhtılaşma yada kanamadan kaynaklanır; kanama belirtileri genellikle daha üstündür. Kanama belirtileri çok çeşitli ve herhangi bir vücut bölümünde görülebilir.

85 Sızıntı, açık veya hemoraji şeklinde kanama Damara uygulama yapılan bölgelerden, mukoz membranlardan, iğne deliği alanlarından veya insizyon alanlarından kanama olabilir Peteşiler, ekimozlar, purpura ve hematomlar kanama belirtisi olabilir. Ağır mens kanaması veya GİS kanama şeklinde ortaya çıkabilir, epistaksis veya hemoptizi görülebilir.

86 Kanamalar iç kanama ve intraserebral kanama olarak ortaya çıkabilir. Abdominal distansiyon, barsakta kanama, idrar ve deride kan, skleral değişiklikler gözlenir. Diğer kanama belirtileri mental durum değişikliği, ortopne ve taşikardi olabilir.

87 Pıhtılaşma sonucu fibrin birikmesi mikrosirkülasyonda kan akımının bozulmasına ve doku iskemisine ve doku nekrozunun gelişmesine neden olur. Multiple sistem değişiklikleri oluşur. Raynoud belirtileri ve diğer iskemik değişiklikler, yüzeyel kangrene kadar belirti görülebilir.

88 Pulmoner belirtiler şiddetlidir ve ARDS sendromuna benzer. dinlenmede ani dispne, takipne ilerleyici raller ve ronki GİS de; iskemik ülserasyon böbrekte tübüler nekroz böbrek yetmezliği gelişebilir. Beyinde; mikrokoagülasyon ortaya çıkarsa multifokal felç ve mental değişiklikler, delirium ve koma gelişebilir. İskemi ya da kanamayı destekleyen belirtiler malazya, zayıflık, hava açlığı, duyu değişikliği, görme değişikliği ve baş ağrısıdır.

89 TANI Trombosit sayımı Azalmıştır /mm 3 (ND: ) Protrombin zamanı Uzamıştır (ND: 9-11 sn). Fibrinojen düzeyi: Azalmıştır (ND: mg/100 ml). DIC li hastaların %70 inde fibrinojen düzeyi 150 mg/100 daha az bulunur. Parsiyal tromboplastin zamanı (PTT) Uzamıştır (ND: sn )

90 TIBBİ TEDAVİ DIC in özel bir tedavisi yoktur. Buna karşılık, tedavinin amacı; başlatan olayı değiştirmek ve ortadan kaldırmaktır.

91 Antifibrinolitik tedavi Epsilon amino caproic asit (EACA) isimli ilaç fibrinolitik süreci engeller. Genel doz 5-10 g IV yavaş bolus ve bunu izleyen 2-4 g /1-2 saat /24 saat kanama durana kadar. Hastalar hipotansiyon, hipokalemi, kardiyak aritmiler ve intravasküler koagülasyonun artması yönünden izlemelidir.

92 Prognoz DIC in prognozu altta yatan sebebe, koagülasyon sistemindeki bozukluğun derecesine ve kanama ve pıhtılaşmanın etkisine bağlıdır. DIC gelişen kanserli hastalarda kanama olabilir Daha azı tromboembolizm deneyimler. DIC de mortalite %54-68 dir. Artmış yaş, ciddi labaratuvar anormallikleri, klinik bulgular mortaliteyi arttırır. DIC li hastada gelişebilecek minör bir yaralanma ölümcül olabilir.

93 DIC ve Hemşirelik Bakımı Hemşirelik bakımı DIC le ilişkili yaşamı tehdit eden problemleri azaltmaya odaklanır. Bununla birlikte bakım direk kanama ve trombozisi kontrol etmeye ve kanama ve trombozisten korumaya yöneliktir.

94 Hemşirelik Tanıları Yaralanma olasılığına (kanama veya tromboz) bağlı; Mikrosirkülasyonda fibröz pıhtı oluşumu Pıhtılaşma faktörlerinin tüketimi ve platetlerin azalması Fibrinolizis veya pıhtı erimesi

95 Girişimler Kanama ve tromboz belirtilerinin gözlenmesi Kanama ve trombozis belirtileri yönünden organ sistemlerinin değerlendirilmesi; ** Deri peteşi, ekimoz, purpura, sızıntı belirtileri izlenir. Ağız yakından muayene edilir; damak ve dişetlerinin mukozası incelenir. Sklera, burun, kulak, üretra, vajina ve rektum yakından değerlendirilir. Ven giriş yerleri ve delik veya yara yerleri kontrol edilmelidir.

96 **Pulmoner belirtiler akciğerlerde oskültasyonda hırıltı, çıtırtı, wheezing. Dispne, takipne, siyanoz, hemoptizi ve ya göğüs ağrısı gözlenir **Kardiyovasküker- taşikardi, hipotansiyon, periferal nabızda değişiklikler izlenir. Çarpıntı veya anjina değerlendirilir.

97 **Renal- aldığı /çıkardığı takibi yapılır. Periferal ödem ve oligüri gözlenir. **Gastrointestinal ağrı için abdomen palpe edilir. Günlük karın çevresi ölçülür. **Nörolojik- mental durumda değişiklikler ve irritabilite gözlenir. Başağrısı, bulanık görme ve baş dönmesi yönünden sık değerlendirilir.

98 Vital bulguların izlenmesi (ateş, nabız, kan basıncı ve solunum ) her 4 saatte bir izlenir. Bütün çıkanların (idrar, gaita, balgam, kusma) kan yönünden test edilmesi Yorgunluk, laterji, kas güçsüzlüğü, ağrı için değerlendirilir. Kanama ve enfeksiyon belirtisi için bütün anormal labaratuvar değerleri yakından izlenir. Tam kan sayımı, platet sayımı, protrombin zamanı, fibrinojen düzeyi.

99 Olası Doku Travmasından Koruma Önlemleri İleri kanamadan koruma Deri ve mukoza bütünlüğünün sağlanması; vene girişlerin sınırlanması ve gerektiğinde küçük çaplı iğne kullanılması. SC ve İM enjeksiyondan kaçınılır. Enjeksiyon yerine 5 dk basınç uygulanır Rektal uygulamalardan kaçınılır (rektal suppozituar, termometre, dijital testler gibi)

100 Traş bıçağı yerine elektrikli traş bıçağı kullanımı Kateterlerden kaçınılmalı, gerekliyse gerilimi önleyerek iyi yağlanarak ilerlemeli. Vajinal manuplasyondan kaçınılmalı (tampon, duş) Deri bakımı ve yağlanması dikkatli yapılmalı Deri bozulmaları önlenmeli Yapışkan bantların yerine kağıt bantlar kullanılmalı ve çıkarırken narin olunmalı Pedlerle yara kapatılmalı

101 Oral hijyenin sağlanması; yumuşak fırçalı diş fırçası kullanılmalı, yüksek alkol içeren solüsyonlarla ağızı çalkalamaktan kaçınılmalı, mukoz membran ve dudaklar nemlendirilmeli Kuruluşun güvenlik önlemleri; yatak kenarlıkları gece yukarı kaldırılmalı, yatak kenarlıkları yastıkla doldurulmalı ve hiçbir keskin obje olmamalı, hastaya yardımla hareket etmesi öğretilmeli

102 Kanama riskini azaltıcı aktivitelerin sağlanması; yeterli hidrasyon ve yumuşak diyet sağlanması, aspirin ve aspirin türevlerinden kaçınılması, intrakranial ve intra abdominal basınc artıracak aktivitelerden kaçınılması, order edilen gaita yumuşatıcıların kullanılması

103 İleri pıhtılaşmanın önlenmesi; 1. yeterli hidrasyonun sağlanması, 2. sıkan giysi ve cihazlardan kaçınılması, 3. elastik çorap kullanılır, 4. ayakları sarkıtmaktan, uzun süre oturmaktan ve bacak bacak üstüne atmaktan kaçınılmalı, 5. aralıklı periodlarla ayakların elevasyon alınması venöz stazı önlemek için otururken veya yatarken, 6. rom egzersizlerinin yapılması, 7. derin solunum ve öksürük egzersizleri için cesaretlendirilir, 8. order edilen heparin tedavisinin infüzyon kontrol araçları ile uygulanması.

104 Hemşirelik Tanısı Kanamaya Bağlı Potansiyel veya varolan Sıvı Volum Eksikliği Girişimler Aktif kanama belirtilerinin, hipokalsemi ve hipoksi belirtilerinin izlenmesi (kan basıncında azalma, takipne, taşikardi, huzursuzluk, irritabilite, konfüzyon, baş dönmesi, üriner çıkısta azalma) Aldığı çıkardığı takibi Sıvı kan ve kan ürünlerini uygulanması

105 Hemşirelik Tanısı Kanama ve Trombozise Bağlı Doku Perfüzyonunda Değişim Girişimler İskemiye bağlı organ bozukluklarının değerlendirilmesi Labaratuar bulgularının yakından izlenmesi Aldığı çıkardığı takibi Oksijen tedavisi Orderde yeralan vasoaktif ilaçların verilmesi Order edilen ağrı ilaçlarının uygulanması

106 VAKA (DİK) Bay M. 53 yaşında. Yeni tanı AML ile omkoloji ünitesine yatırılmıştır. Santral venöz katater takılarak; İdarubicine ve cyterabine başlanmıştır.

107 Bay M. nin ilk 12 saat içerisinde herhangi bir şikayeti olmadı. Vital bulgular stabil, Laboratuvar bulguları: Hb:10 mg/dl Trombosit sayısı 50,000/mm 3 Fibrinojen 160 mg/dl INR:1,6

108 Hemşire saat 12 de vital bulguları almak üzere Bay M nin yanına gittiğinde hasta; Disoryante ve laterjik görünümde Yatağın üzeri çok miktarda kan olmuş Burun kanaması, Sağ uylukta geniş ve portakal büyüklüğünde ekimoz mevcut. İstenen laboratuvar incelemesinde; Hb:8 mg/dl Trombosit:22,000 /mm 3 PTZ:15,8 Fibrinojen:96 mg/dl INR:2,0

109 Vital bulgular TA:90/50 mmhg Beden ısısı:37,1 Nb:120/dk Solunum: 22/dk Oksijen satürasyonu.%90

110 SORU 1 Bay M. de DİK gelişimini hazırlayan en büyük olasılık nedir? a) Beslenme eksiklikleri b) Sepsis SORU 1 c) Yeni bir santral venöz katater takılması d) Kemoterapi başlanması

111 SORU 2 Aşağıdakilerden hangisi DİK nedeni değildir? a) Travma b) Sepsis c) Böbrek yetmezliği d) Malignensi

112 SORU 3 Aşağıdakilerden hangisi DİK in belirti ve bulgusu değildir? a) Ekimozlar b) Hemoptiziler c) Yavaş ve düzensiz kalp ritmi d) Skleral kanama

113 SORU 4 Değerlendirme ve oksijen tedavisi sonrasında Bay M nin hekimi ile işbirliği içinde bir bakım planı geliştirilmiştir. Aşağıdaki planlardan hangisi bu hasta için en uygundur? a) Kemoterapinin kesilmesi, ateşin nedeninin saptanması, kan ürünlerinin verilmesi b) Kemoterapiye devam, Salin solüsyonunun verilmesi (200 ml/saat), ateşin düşürülmesi, kan ürünlerinin verilmesi, laboratuvar parametrelerinin yakından takibi c) Heparin başlanması (2,200 Ü/Saat), Koagülasyon faktörlerinin 6 saatte bir takibi, d) Furosemid uygulanması (80 mg, IV), tam kan sayımı ve koagülasyon faktörlerinin günlük takibi, trombositopenik önlemler alma ve aldığı çıkardığı sıvı takibi.

114 SORU 5 Hangi kan testi DİK varlığını belirler? a) Yüksek pıhtılaşma zamanı (PT) ve fibrinojen, sitokinlerin varlığı b) Yüksek parsiyel tromboplastin zamanı(ptt), azalmış fibrinojen ve azalmış D-dimer (ND:0,25 uq/ml). c) Azalmış PT, azalmış fibrinojen ve azalmış FSP ler. d) Yükselmiş Fibrin ayrışma ürünü (FSP)ler, azalmış D-Dimer ve azalmış trombosit sayısı

Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi. Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014

Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi. Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014 Hipersensitivite, Alevlenme Reaksiyonları ve Anaflaksi Hem. Okan Duran Medikana internatinational. Ankara Hastanesi 19 Nisan 2014 Hipersensitivite Fizyopatolojisi İmmün sistem kemoterapötik ya da biyoterapötik

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

HEMOSTAZİS S VE DOÇ.. DR. MEHMET FERAHMAN GENEL CERRAHİ AD.

HEMOSTAZİS S VE DOÇ.. DR. MEHMET FERAHMAN GENEL CERRAHİ AD. HEMOSTAZİS S VE TRANSFÜZYON TEDAVİSİ DOÇ.. DR. MEHMET FERAHMAN GENEL CERRAHİ AD. HEMOSTAZ MEKANİZMALARI Damar Cevabı Trombosit aktivitesi Pıhtılaşma mekanizması Fibrinolitik sistem Damar cevabı Kanama

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

Serap BALAS. Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Serap BALAS. Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Serap BALAS Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kemoterapi, hematoloji ve onkolojide bir tedavi seçeneğidir. Kanser tedavisinde hastalığın sürecini yavaşlatmak, geriletmek

Detaylı

Hasar Kontrol Cerrahisi yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır.

Hasar Kontrol Cerrahisi yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır. Doç. Dr. Onur POLAT Hasar Kontrol Cerrahisi 1992 yılında Rotonda ve Schwab hasar kontrol kavramını 3 aşamalı bir yaklaşım olarak tanımlamışlardır. Hasar Kontrol Cerrahisi İlk aşama; Kanama ve kirlenmenin

Detaylı

Şok hastasına yaklaşım, kan ve sıvı resüsitasyonu. Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

Şok hastasına yaklaşım, kan ve sıvı resüsitasyonu. Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Şok hastasına yaklaşım, kan ve sıvı resüsitasyonu Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Şok; kan dolaşımı ve doku perfüzyonunun azalması sonucu, Oksijen ve diğer hayati

Detaylı

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV Sunu planı NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON DOÇ. DR. HAKAN TOPAÇOĞLU İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neden Endikasyonlar Kontrendikasyonlar Hasta seçilmesi Komplikasyonlar Solunum yetmezliği IMV

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Transfüzyon Reaksiyonları

Transfüzyon Reaksiyonları Transfüzyon Reaksiyonları Dr. Feruza TURAN SÖNMEZ Düzce Üniversitesi Acil Tıp Kliniği Transfüzyon ve Komplikasyonları Kanın alınmasından başlamak üzere, transfüzyona kadar geçen aşamaların herhangi birinde

Detaylı

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal

Detaylı

Multipl organ yetmezliği ve refrakter hipotansiyon

Multipl organ yetmezliği ve refrakter hipotansiyon SEPSİS S VE TANI KRİTERLER TERLERİ Orhan ÇINAR Yrd.Doç.Dr..Dr. GATA Acil Tıp T p Anabilim Dalı XI. Acil Tıp Güz Sempozyumu Samsun 2010 Epidemiyoloji ABD de yılda 750.000 hasta Her gün 500 ölüm %20-50 mortalite

Detaylı

UFUK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RIDVAN EGE HASTANESİ KAN ve KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU UYGULAMA REHBERİ DOÇ.DR. MELTEM AYLI KAN MERKEZİ SORUMLUSU

UFUK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RIDVAN EGE HASTANESİ KAN ve KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU UYGULAMA REHBERİ DOÇ.DR. MELTEM AYLI KAN MERKEZİ SORUMLUSU UFUK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RIDVAN EGE HASTANESİ KAN ve KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU UYGULAMA REHBERİ DOÇ.DR. MELTEM AYLI KAN MERKEZİ SORUMLUSU Kan ve kan komponentlerinin transfüzyonu ölüme kadar giden

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

Karın Ağrılı Hastaya Acil Bakım Uygulamak, Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL

Karın Ağrılı Hastaya Acil Bakım Uygulamak, Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL Karın Ağrılı Hastaya Acil Bakım Uygulamak, Öğr. Gör. Nurhan BİNGÖL Karaciğer Yaralanmaları *Fiziksel tanılama, *Peritoneal lavaj *BT tanılanır. Karaciğer yaralanmalarının en sık görülen belirtisi Kanama

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

SEPTİK ŞOK. Dr. Süheyla Ocak Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpasa Hastanesi

SEPTİK ŞOK. Dr. Süheyla Ocak Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpasa Hastanesi SEPTİK ŞOK Dr. Süheyla Ocak Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpasa Hastanesi SEPSİS - TANIM Sepsis: Klinik olarak kesin ya da olası bir enfeksiyona karşı oluşan

Detaylı

Otakoidler ve ergot alkaloidleri

Otakoidler ve ergot alkaloidleri Otakoidler ve ergot alkaloidleri Prof. Dr. Öner Süzer www.onersuzer.com 1 Antihistaminikler 2 2 1 Serotonin agonistleri, antagonistleri, ergot alkaloidleri 3 3 Otakaidler Latince "autos" kendi, "akos"

Detaylı

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM Dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmekte Gelişmiş ülkelerde artan prevalansa sahip Hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalık

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Alerji-İmmünoloji BD Olgu Sunumu 03 Ekim 2017 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Alerji-İmmünoloji BD Olgu Sunumu 03 Ekim 2017 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Alerji-İmmünoloji BD Olgu Sunumu 03 Ekim 2017 Salı Uzm. Dr. M. Tuba Çöğürlü Prof. Dr. Metin Aydoğan Kocaeli Üniversitesi Tıp

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR?

5.) Aşağıdakilerden hangisi, kan transfüzyonunda kullanılan kan ürünlerinden DEĞİLDİR? DERS : KONU : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KAN VE KAN ÜRÜNLERİ TRANSFÜZYONU 1.) Kanın en önemli görevini yazın : 2.) Kan transfüzyonunu tanımlayın : 3.) Kanın içinde dolaştığı damar çeşitlerini yazın : 4.)

Detaylı

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD

Kan Transfüzyonu. Emre Çamcı. Anesteziyoloji AD Kan Transfüzyonu Emre Çamcı Anesteziyoloji AD Kan Dokusu Neden Var? TRANSPORT Doku ve organlara OKSİJEN Plazmada eriyik kimyasallar ISI Damar dokusu bozulduğunda pıhtılaşma kabiliyeti Diğer.. Kan Transfüzyonu

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

Tedavi. Tedavi hedefleri;

Tedavi. Tedavi hedefleri; Doç. Dr. Onur POLAT Tedavi DVT tanısı konduktan sonra doğal gidişine bırakılırsa, ölümcül komplikasyonu olan PE ve uzun dönemde sakatlık oranı son derece yüksek olan posttromboflebitik sendrom ve Pulmoner

Detaylı

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 03.05.2016 OLGU 38 yaşında evli kadın hasta İki haftadır olan bulantı, kusma, kaşıntı, halsizlik, ciltte ve gözlerde

Detaylı

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım Prof. Dr. Çağrı BÜKE E.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 07.02.2015 (2) Çağrı BÜKE 1 Olgu 70 yaşında erkek hasta. Üşüme-titreme ile yükselen ateş, öksürük,

Detaylı

Febril nötropenik hastada tanı ve risk değerlendirmesi. Doç Dr Mükremin UYSAL Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji

Febril nötropenik hastada tanı ve risk değerlendirmesi. Doç Dr Mükremin UYSAL Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Febril nötropenik hastada tanı ve risk değerlendirmesi Doç Dr Mükremin UYSAL Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Giriş Nötropeni genellikle malign bir hastalık tedavisi sırasında kemoterapinin

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ Nedenleri, görülme sıklığı, semptomlar ve kanserli hastada etkileri Uzm. Hem. Ayşin Kayış

TROMBOSİTOPENİ Nedenleri, görülme sıklığı, semptomlar ve kanserli hastada etkileri Uzm. Hem. Ayşin Kayış TROMBOSİTOPENİ Nedenleri, görülme sıklığı, semptomlar ve kanserli hastada etkileri Uzm. Hem. Ayşin Kayış Acıbadem Atakent Hastanesi Onkoloji Bölümleri Sorumlu Hem. Acıbadem Üniversitesi Hemşirelik Böl.

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

KAN ALMA TALİMATI REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

KAN ALMA TALİMATI REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Yrd. Doç. Dr. Kaya Süer, Dilek Baytaş Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5 1. AMAÇ

Detaylı

Solunum Sistemine Ait Tıbbi Terimler. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

Solunum Sistemine Ait Tıbbi Terimler. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Solunum Sistemine Ait Tıbbi Terimler Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Solunum sistemi kan ile atmosfer havası arasında gaz değişimini oluşturabilecek şekilde özelleşmiş bir sistemdir. Solunum sistemindeki

Detaylı

Konjestif Kalp Yetmezliği Olan Çocuğun Hemşirelik Bakımı

Konjestif Kalp Yetmezliği Olan Çocuğun Hemşirelik Bakımı Konjestif Kalp Yetmezliği Olan Çocuğun Hemşirelik Bakımı Prof.Dr. Nursan Çınar Kalp Yetmezliği Kalp yetmezliği; vücudun metabolik gereksinimlerini karşılayacak yeterli kalp debisinin sağlanamaması sonucu

Detaylı

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI

KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KARDİYOLOJİ ANABİLİM DALI KARDİYOJENİK ŞOK-TANIM Ø Kardiyojenik şok (KŞ), kardiyak yetersizliğe bağlı uç-organ hipoperfüzyonudur. Ø KŞ taki hemodinamik

Detaylı

ECMO TAKİP. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Perfüzyonist Birol AK

ECMO TAKİP. Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Perfüzyonist Birol AK ECMO TAKİP Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perfüzyonist Birol AK ECMO NEDİR Kardiyak yetmezliği olan hastalarda gereken desteğin sağlanmasında konvansiyonel tedavi yöntemlerinin

Detaylı

NÖTROPENİK HASTA BAKIM TALİMATI T.C NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ

NÖTROPENİK HASTA BAKIM TALİMATI T.C NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ SAYFA NO 1 / 5 1.AMAÇ: Nötropenik hasta bakımında standart bir yöntem belirlemektir. 2.KAPSAM:Nötropenik hasta bakım faaliyetlerini kapsar. 3. KISALTMALAR: MNS: Mutlak Nötrofil Sayısı 4.FAALİYET AKIŞI

Detaylı

Bu Ünitede; Şokun Tanımı Fizyopatoloji Şokta sınıflandırma Klinik Özellikler Tedavi anlatılacaktır

Bu Ünitede; Şokun Tanımı Fizyopatoloji Şokta sınıflandırma Klinik Özellikler Tedavi anlatılacaktır Doç. Dr. Onur POLAT Bu Ünitede; Şokun Tanımı Fizyopatoloji Şokta sınıflandırma Klinik Özellikler Tedavi anlatılacaktır Öğrenim Hedefleri; Şokun genel tanımını Şoktaki genel fizyopatoloji ve kompanzasyon

Detaylı

En iyi yöntem inmeden korunma Risk faktörlerinin belirlenmesi

En iyi yöntem inmeden korunma Risk faktörlerinin belirlenmesi İNME SONRASI TEDAVİ En iyi yöntem inmeden korunma Risk faktörlerinin belirlenmesi Birincil Koruma Amaç asemptomatik kişilerde inmeye neden olabilecek risk faktörlerini belirlemek, önlemek ve kontrol altına

Detaylı

Kan Kaybı Sonrası Volüm Replasmanı

Kan Kaybı Sonrası Volüm Replasmanı Kan Kaybı Sonrası Volüm Replasmanı Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Volüm replasmanı solüsyonu endikasyonları Hipovolemi ve

Detaylı

Anestezi ve Termoregülasyon

Anestezi ve Termoregülasyon Anestezi ve Termoregülasyon Öğr. Gör. Ahmet Emre AZAKLI İKBÜ Sağlık Hizmetleri M.Y.O. Termoregülasyon Nedir? Isının düzenlenmesi, korunması, ideal aralığa getirilmesi amacıyla vücudun meydana getirdiği

Detaylı

ANAFLAKSİ. Uzm. Dr. Alpay TUNCAR KIZILTEPE DEVLET HASTANESİ

ANAFLAKSİ. Uzm. Dr. Alpay TUNCAR KIZILTEPE DEVLET HASTANESİ ANAFLAKSİ Uzm. Dr. Alpay TUNCAR KIZILTEPE DEVLET HASTANESİ Hayatı tehdit eden birçok hastalığın ilk tanı ve tedavisi Acil Servis te yapılıyor Anafilaksi gibi, bu hastalıkları içeren kılavuzlar diğer kliniklerce

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı Çalışan açısından, yüksekte güvenle çalışabilirliği belirleyen etkenler:

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

SEPSİS VE SEPTİK ŞOK. Prof.Dr.Figen ESEN Anesteziyoloji Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı

SEPSİS VE SEPTİK ŞOK. Prof.Dr.Figen ESEN Anesteziyoloji Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı SEPSİS VE SEPTİK ŞOK Prof.Dr.Figen ESEN Anesteziyoloji Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı 1513 Hummalı ateşi başlangıcında fark etmek zordur ama tedavi etmek kolaydır; eğer ilgilenilmezse fark edilmesi

Detaylı

ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ

ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ Yrd. Doç. Dr. Z. Defne DÜNDAR Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fak. Acil Tıp AD. KONYA ŞOK Sistemik doku perfüzyonu bozulduğu ve dokulara oksijen sunumunun azaldığı klinik

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 2007 Yoğun Bakım Üniteleri Hasta bakımının en karmaşık Masraflı Teknoloji ile içiçe Birden fazla organı ilgilendiren

Detaylı

Anafilaksi de ANAFİLAKSİ

Anafilaksi de ANAFİLAKSİ Kazalar hiçbir zaman planlı değildir Dr Afşın İPEKCİ Okmeydanı EAH Acil Tıp Kliniği İSTANBUL ANAFİLAKSİ Anafilaksi de İlk olarak 1902yılında Portierve Richettarafından tariflenmiştir. EPİDEMİYOLOJİ Gerçek

Detaylı

ACİL SERVİS TRİYAJ TALİMATI

ACİL SERVİS TRİYAJ TALİMATI REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 07.11.2012 Renk kodlaması yerine (Kırmızı, Sarı, Yeşil) numaratik 01 (1-2-3) triyaj kodlaması olarak belirlendi. Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Yrd.

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Hemostatik Resüsitasyon. Uzm. Dr. Burçak Kantekin Şanlıurfa Eğitim Araştırma Hastanesi

Hemostatik Resüsitasyon. Uzm. Dr. Burçak Kantekin Şanlıurfa Eğitim Araştırma Hastanesi Hemostatik Resüsitasyon Uzm. Dr. Burçak Kantekin Şanlıurfa Eğitim Araştırma Hastanesi Sunum Planı Hemorajik şok nedir? Hemostatik resüsitasyon ve tarihçesi Hemostatik- hipotansif ve hasar kontrol edici

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

KAYNAK:Türk hematoloji derneği

KAYNAK:Türk hematoloji derneği KAYNAK:Türk hematoloji derneği HİT, heparinin tetiklediği bir immün yanıt sonucu, trombositlerin antikor aracılı aktivasyonu ve buna bağlı tüketimi ile oluşan, trombositopeni ve tromboz ile karakterize

Detaylı

KAN TRANSFÜZYON TEDAVİSİ. Dr. Emre ÇAMCI

KAN TRANSFÜZYON TEDAVİSİ. Dr. Emre ÇAMCI KAN TRANSFÜZYON TEDAVİSİ Dr. Emre ÇAMCI Amaç ve Hedefler Kan grupları Kan transfüzyon endikasyonları Kan ve kan ürünlerinin hazırlanması ve saklanması Komponent tedavisi Transfüzyon komplikasyonları Masif

Detaylı

Travmada Sıvı ve Kan Transfüzyonu. Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

Travmada Sıvı ve Kan Transfüzyonu. Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Travmada Sıvı ve Kan Transfüzyonu Dr. Murat ORAK Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Tarihçe MS 160-200 Kanın epilepsi tedavisinde kullanımı (Roma ve Yunan kaynakları) 15. ve 16. yüzyıl(ms

Detaylı

Anestezide Sıvı Tedavisi, Hesaplamalar ve Temel İlkeler

Anestezide Sıvı Tedavisi, Hesaplamalar ve Temel İlkeler Anestezide Sıvı Tedavisi, Hesaplamalar ve Temel İlkeler Anestezi yönetiminde hemodinamik anlamda stabilizasyonun en iyi şekilde sağlanmasının yolu, doğru sıvı tedavisinin uygulanmasından geçer. Hangi aşamada

Detaylı

PERİOPERATİF ANEMİ. Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK İnönü Ün. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Rean AD

PERİOPERATİF ANEMİ. Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK İnönü Ün. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Rean AD PERİOPERATİF ANEMİ Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK İnönü Ün. Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Rean AD 1 SORU? Anemi Neden Önemli? 2 SORU? 3 İnsidans Önemi ANEMİ Tanı Tedavi 4 Anemi Nedir? WHO Hb < 13 g/dl Hb

Detaylı

İnfiltratif aciller. Dr. V. Canfeza Sezgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi

İnfiltratif aciller. Dr. V. Canfeza Sezgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi İnfiltratif aciller Dr. V. Canfeza Sezgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tülay Aktaş Onkoloji Hastanesi Lökostaz Karotis arter erozyonu İlk başvuru 25 yaşında kadın hasta; ilerleyici yorgunluk, nefes darlığı,

Detaylı

ÇOCUK HASTA DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇOCUK HASTA DEĞERLENDİRİLMESİ DEĞERLENDİR SINIFLANDIR ÇOCUK HASTA DEĞERLENDİRİLMESİ KARAR VER UYGULA AMAÇLAR Çocuk Değerlendirme Üçgeni nin 3 ayrı öğesini tanımak Elde edilen verilerle ilk olası tanıyı oluşturmak Öykü ve fizik muayeneye

Detaylı

Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma

Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma ABDOMİNAL TRAVMALAR Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma AKUT BATIN Nedenleri > Kanama > Perforasyon > İnflamasyon > Obstrüksiyon > Diğer (karın dışı) Belirtiler Ağrı Bulantı / Kusma İştah durumu Kabızlık

Detaylı

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi

FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi FEN kurs 2009 risk değerlendirmesi Prof. Dr. Volkan Korten Marmara Üniversitesi Tıp T p Fakültesi İnfeksiyon Hastalıklar kları ve Klinik Mikro. ABD. Risk? Başlangıç tedavisine yanıtsızlık değil. Ciddi

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

International Guidelines for Management of Severe Sepsis and Septic Shock: Dr. Merve Gü eş Öza dı

International Guidelines for Management of Severe Sepsis and Septic Shock: Dr. Merve Gü eş Öza dı International Guidelines for Management of Severe Sepsis and Septic Shock: 2012 Dr. Merve Gü eş Öza dı 03.11.2015 Ta ı Sepsis; keli e olarak Yu a lıları kulla dığı putrid kokuş a de türetil iştir. The

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/7

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 22.07.2014 Hemodiyaliz Makinesini Hazırlama Talimatı yerine 01 Diyaliz Ünitesi Enfeksiyon Kontrol Önlemleri Talimatı na atıfta bulunuldu. Hazırlayan:

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

KAN TRANSFÜZYONU PROSEDÜRÜ

KAN TRANSFÜZYONU PROSEDÜRÜ REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 15.07.2014 Madde 5.5 e kan isteklerinde hekimin order verirken 01 istemle ilgili detayları Hekim İstem ve İlaç Kontrol Formu na da kayıt etmesi gerektiği

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

2. Çocukluk çağında demir eksikliği anemisi?

2. Çocukluk çağında demir eksikliği anemisi? DEMİR EKSİKLİĞİ 1. Demir eksikliği anemisi nedir? Demir eksikliği anemisi : kan hücrelerinin yapımı için gerekli olan demirin dışarıdan besinlerle yetersiz alınması yada vücuttan aşırı miktarda kaybedilmesi

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Talasemide Transfüzyon. Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Çocuk Hematoloji BD

Talasemide Transfüzyon. Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Çocuk Hematoloji BD Talasemide Transfüzyon Dr. Alphan Küpesiz Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Çocuk Hematoloji BD Talasemide Tedavinin Amaçları Hemoglobinin yükseltilmesi Oksijen taşıma

Detaylı

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK BİTKİNLİĞİ-Etyoloji Sıcak ve nemli havaya uzun süre maruz kalma Yaşlı, çocuk Bilinçsiz diyet

Detaylı

ÖZEL DURUMLARDA KARDİYAK ARREST

ÖZEL DURUMLARDA KARDİYAK ARREST ÖZEL DURUMLARDA KARDİYAK ARREST Basit yaşam desteği ve ileri kardiyovasküler yaşam desteğinin ötesinde özel tedavi ve işlemler gerektiren durumlardan bahsedilmektedir. Fizyolojik ve metabolik durumlar

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi...

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... HEMOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz... iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xiii Şekiller Listesi... xiii I. BÖLÜM HEMOFİLİ TANI

Detaylı

HEMOVİJİLANS HEMŞİRELİĞİ MODEL PROJESİ

HEMOVİJİLANS HEMŞİRELİĞİ MODEL PROJESİ HEMOVİJİLANS HEMŞİRELİĞİ MODEL PROJESİ YASAL MEVZUAT 2 Mayıs 2007 tarih ve 26515 sayılı, KAN VE KAN ÜRÜNLERİ KANUNU Kan ve Kan Ürünleri Kanunu Genel Esaslar Kan, kan bileşenleri ve ürünlerin alınmasında

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

Travma Hastalarında Traneksamik Asit Kullanımının Yeri

Travma Hastalarında Traneksamik Asit Kullanımının Yeri Travma Hastalarında Traneksamik Asit Kullanımının Yeri Dr. Fa8h DOĞANAY Fa8h Sultan Mehmet EAH Mayıs 2016 Trabzon Fa8h Sultan Mehmet EAH Acil Ailesi Sunum Planı Traneksamik asit Genel özellikler, metabolizma,

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ Sağlık hizmeti veren, Doktor Ebe Hemşire Diş hekimi Hemşirelik öğrencileri, risk altındadır Bu personelin enfeksiyon açısından izlemi personel sağlığı ve hastane

Detaylı

DOÇ. DR. SADIK GİRİŞGİN NEÜ MERAM TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP KLİNİĞİ TAKSİM (GOP) EA HASTANESİ ACİL TIP KLİNİĞİ

DOÇ. DR. SADIK GİRİŞGİN NEÜ MERAM TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP KLİNİĞİ TAKSİM (GOP) EA HASTANESİ ACİL TIP KLİNİĞİ DOÇ. DR. SADIK GİRİŞGİN NEÜ MERAM TIP FAKÜLTESİ ACİL TIP KLİNİĞİ TAKSİM (GOP) EA HASTANESİ ACİL TIP KLİNİĞİ Sistemik perfüzyon bozukluğu ile birlikte hücresel hipoksi ve sonunda organlardaki fonksiyon

Detaylı

ARDS Akut Sıkıntıılı Solunum Sendromu. Prof. Dr. Yalım Dikmen

ARDS Akut Sıkıntıılı Solunum Sendromu. Prof. Dr. Yalım Dikmen ARDS Akut Sıkıntıılı Solunum Sendromu Prof. Dr. Yalım Dikmen ARDS nin Önceki İsimleri Şok akciğeri Islak akciğer Da Nang akciğeri Pompa akciğeri Hyalen membran hastalığı Artmış permeabilite akciğer ödemi

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU Ürolojik cerrahi daha kompleks ve oldukça fazla mükemmeli hedefleme yolunda gelişmesini

Detaylı

Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yoğun bakım hastası Klinik durumu ciddidir birden fazla tanı multi organ yetmezliği immunsupresyon sepsis travma Klinik durumu ilerleyicidir

Detaylı

YÜKSEK İRTİFA VE AKCİĞERLER

YÜKSEK İRTİFA VE AKCİĞERLER YÜKSEK İRTİFA VE AKCİĞERLER Yükseklik Seviyesi (m.) İrtifa Tanımı 8000 + Ölüm Bölgesi (Death Zone) 7500-5500 Ekstrem Yüksek İrtifa (Extreme High Altitude) 5000-3500 Çok Yüksek İrtifa (Very High Altitude)

Detaylı

Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi

Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi Doç. Dr. Lale YÜCEYAR Hipotermi Tanım: Kor sıcaklığı < 35 C (düşük okuyabilir termometre) (Özofageal, rektal,timpanik) Hafif 32-35 C Orta 30-32 C Ağır < 30 C Hipotermi

Detaylı

Vücuda toksit bir maddenin girmesi ile vücudun normal fonksiyonlarının bozulmasına zehirlenme denir.

Vücuda toksit bir maddenin girmesi ile vücudun normal fonksiyonlarının bozulmasına zehirlenme denir. Zehirlenme Vücuda toksit bir maddenin girmesi ile vücudun normal fonksiyonlarının bozulmasına zehirlenme denir. Yaşamsal fonksiyonlara zarar verebileceği için vücuda giren tüm yabancı maddelerin toksit

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

HEMODİYALİZDE DİYALİZ YETERLİLİĞİNİN BELİRLEYİCİLERİ. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Hemşire Ayşe SOLAK

HEMODİYALİZDE DİYALİZ YETERLİLİĞİNİN BELİRLEYİCİLERİ. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Hemşire Ayşe SOLAK HEMODİYALİZDE DİYALİZ YETERLİLİĞİNİN BELİRLEYİCİLERİ Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Hemşire Ayşe SOLAK Hasta için diyalizin anlamı? Yaşamdan çalınan zamanlar Bağımlılık (kişiye, merkeze, ilaca ) Yiyecek-içecekte

Detaylı

Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örnekleri Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk kriterleri

Detaylı

ACİL HEMŞİRELER DERNEĞİ

ACİL HEMŞİRELER DERNEĞİ ACİL HEMŞİRELER DERNEĞİ İÇERİK Acil nedir? Acil Hasta nedir? Acil hemşireliği nedir? Riskli hasta nedir? Acil serviste riskli hastalar hangileridir? Neler risk düşündürmeli? Ne yapılmalı? ACİL NEDİR? Acil

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan ilaç dışında- kullanabilecekleri güvenilir bir antibiyotik

Detaylı