METABOL K, V RAL ve OTO MMUN KARAC ER HASTALIKLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "METABOL K, V RAL ve OTO MMUN KARAC ER HASTALIKLARI"

Transkript

1 METABOL K, V RAL ve OTO MMUN KARAC ER HASTALIKLARI -187-

2

3 Metabolik karaci er hastalıkları Dr. Mahmut Çoker Do umsal metabolik hastal klar, tek bafllar na ender görülürken tüm metabolik hastal klar bir arada ele al nd klar nda, semptomatolojinin de zenginli i nedeniyle pediatrinin çok önemli bir grubunu oluflturmaktad r. Genelde otozomal resesif kal t lmalar nedeniyle, akraba evliliklerinin s k oldu u ülkemizde, ay r c tan da s k akla gelmektedir. Teknolojinin giderek geliflmesi de yeni metabolik hastal klar n tan nmas na yard mc olmaktad r. Öte yandan yenido an tarama testleri, erken tan ya izin vermesi nedeniyle koruyucu hekimlik aç s ndan konuyu gündemde tutmaktad r. Tan da genelde özel laboratuvar tetkikleri gerekmesine ra men, temel testler yol göstericidir. Bu nedenle esas olan, ay r c tan da do umsal metabolik hastal klar n akla gelmesidir. Özellikle yenido an sepsis tan s koyarken dikkatli olmak, hastalar bu aç dan dikkatli de erlendirmek gerekir. Yenido an veya daha büyük çocuklarda do umsal metabolik kuflkusu varsa, idrar, kan, beyin omurilik s v s, doku örnekleri uygun koflullarda saklanmal, hasta ölmüfl olsa bile do ru tan için gerekli laboratuvar araflt rmalar na devam edilmelidir. Böylelikle prenatal tan ya olanak sa lanm fl olur. Tan aflamalar s ras nda zaman kaybedilmemeli, özellikle akut metabolik hastal k kuflkusu tafl yan bir hasta ile karfl lafl ld nda, laboratuvar incelemeleri ile destek tedavi efl zamanl yürütülmelidir. Fizyopatolojik temelde hastal klar üç ana bafll kta de erlendirilir. ntoksikasyon tipine örnek olarak amino asit hastal klar, organik asidemiler, üre döngü bozukluklar verilebilir. Embriyofetal geliflim etkilenmez, do umdan sonra k sa süreli bir semptomsuz süreç ard ndan kusma, koma, karaci er yetmezli i gibi akut bafllang ç olabilece i gibi, büyüme-geliflme gerili i, kardiyomyopati gibi kronik bulgularla kendini belli edebilir. Ancak katabolik süreç, stres, al nan g da türü ile aktivasyon göstermesi çok dikkat çekicidir. Enerji eldesi veya kullan m metabolizma bozukluklar nda mitokondri veya sitozol kaynakl hastal klar yer al r. Do umsal laktik asidemiler, solunum zincir bozukluklar ya asit oksidasyon bozukluklar, keton cismi metabolizma bozukluklar ; mitokondrial kaynakl olup çok a r klinikle gelirler ve tedavileri de oldukça güçtür. Glikolizis bozukluklar, glikojen metabolizma bozukluklar, pentoz fosfat yolu bozukluklar ise sitozol kaynakl olup daha hafif klinik görülür. Ancak tümünde hipoglisemi, laktik asidemi, hepatomegali, hipotoni gibi ortak semptomlar vard r. Baz durumlarda dismorfizm, displaziler de efllik edebilir. Fizyopatolojik mekanizmalarda son grup; kompleks molekül oluflum/katabolizma bozuklu udur. Semptomlar kal c ve ilerleyicidir (örne in hepatomegali, mental retardasyon, dimorfizm), hücrenin lizozom-peroksizom gibi organelleri etkilenmifltir. Bu grubun organel d fl hastal klar ise glikolizasyon bozukluklar d r. Bu mekanizmalar n tümü göz önüne al nd nda, metabolik hastal klar n çok büyük bir grubunun karaci eri de iflik derecelerde etkiledi i aç kça ortaya ç kmaktad r

4 Metabolik karaci er hastal klar, karaci eri etkileme durumlar na göre flu alt bafll klarla de erlendirilir: I. Kolestatik Karaci er Hastal klar ile liflkili Do umsal Metabolik Hastal klar Tirozinemi Tip 1 lk 6 ayda akut olarak; kusma, diyare, sar l k, hipoglisemi, karaci er yetmezli i, böbrek tubulus tutulumu, geliflme gerili i, irritabilite ile belirti verebilir. 6 ay-1 yafl aras nda karaci er hastal, rikets, geliflme gerili i belirtileri ile subakut olarak veya 1 yafl ndan sonra progresif siroz, tubulopati, rikets, porfiri benzeri ataklar ile kronik formda bafllang ç gösterebilir. Tedavide temel prensipler tirozin ve fenilalanin k s tl beslenme (yeterli kalori ve protein al m sa lanarak), riketse yönelik destek tedavisi ve NTBC uygulamas d r. NTBC uygulamas ile 4 hidroksi fenil pirüvat dioksigenaz enzim blokaj yap larak, tirozinemi Tip 1 tablosunda geliflen patolojilerden sorumlu süksinil aseton oluflumu engellenmektedir. Bu tedavinin erken tan ve tedavi uygulamas na paralel olarak tirozinemi ile iliflkili tüm komplikasyonlar (hepatik nodül, nörolojik kriz, renal yetmezlik) çok belirgin ölçüde azaltt görülmüfltür. Ancak geç tan alan, tedaviye uyumsuz durumlarda, malignite riski olufltu unda karaci er transplantasyonu gündeme gelmektedir. Tirozinemi Tip 1'de nodüler karaci er (HCC?) Tirozinemi Tip 1'de a r osteoporoz -190-

5 Niemann Pick Tip C Sfingolipid metabolizma bozuklu u sonucu endo / lizozomal sistemde LDL derive kolesterol birikimi olmaktad r. Sistemik tutulum örne i olarak hidrops fetalis, hepatosplenomegali +/-neonatal kolestaz görülür. Karaci er tutulumunun klinik a rl de iflkenlik gösterir. Nörolojik tutulum, ilk 2 yaflta a r klinikle seyreden beyaz cevher hasar ile tan nabilir. Ancak geç infantiljuvenil ve adult bafllang çl hastalar da tan mlanm flt r. Glikosfingolipid sentez inhibitörü olan miglustat tedavisi ile ilgili son zamanlarda büyük ilerlemeler kaydedilmifltir. Peroksizomal Hastal klar Hücrenin peroksizom organelindeki fonksiyon kayb sonucu geliflir. Zellweger sendromu, neonatal adrenolökodistrofi, infantil refsum hastal n n ortak klinik bulgular karaci er hastal, nöromotor geliflme gerili i, retinopati, iflitme kayb d r. Temel patoloji peroksizom biogenez bozuklu u olarak özetlenebilir. Erken dönemde ölümle sonuçlanan multisistemik hastal klard r. Zellweger sendromunda tipik yüz bulgular vard r. Çok uzun zincirli ya asit analizi ile tan konabilir. Görüntüleme yöntemlerinde saptanan nöronal migrasyon bozuklu u, paki-polimikrogiri tan da yard mc d r. En a r seyirli olan Zellweger sendromudur, infantil refsum hastal olan hastalar onlu yafllara dek yaflayabilirler. Tan mlanm fl spesifik tedavileri yoktur. Safra Asit Sentez Bozukluklar Temel bozukluk, kolesterolden safra asit sentez basamaklar ndad r. Kolestatik karaci er hastal sonucu ya da eriyen vitaminlerde eksiklik geliflir. Yaflam n ilk y l nda bafllay p siroz ve karaci er yetmezli i ile sonlan r. Kenodeoksikolik asit ve kolik asit tedavisi, seçilmifl hastalarda yard mc olabilir. Nörolojik bulgular da klinik tabloya efllik eder. II. Akut/Subakut Hepatosellüler Nekroz ile liflkili Do umsal Metabolik Hastal klar Galaktozemi En tipik bulgular galaktoz 1 fosfat üridil transferaz enzim eksikli ine ba l geliflir. Ancak GALK ve GALE enzim eksikliklerine ba l olarak da galaktoz metabolizma bozuklu u geliflebilir. GALT eksikli i olan yenido an bebekte beslenme zorlu u, sar l k, kusma, kilo kayb, letarji, konvülziyon görülebilir. Daha sonraki dönemlerde ise karaci er hastal na ba l siroz, böbrek tutulumuna ba l aminoasidüri, renal tubuler asidoz, hipoglisemi sonucu beyin etkilenmesine ba l mental retardasyon, lenste galaktitol birikimine ba l katarakt görülür. Tan da idrarda glukoz d fl indirgen madde varl, enzim analizi, galaktoz ve galaktoz 1 fosfat ölçümlerinden yararlan l r. Baz ülkelerde enzim veya metabolit kaynakl tarama testleri uygulanmaktad r. Ancak tan aflamas nda transfüzyon yap ld ysa sonuçlar n etkilenebilece i unutulmamal d r. Erken tan alan bebeklerin galaktoz k s tl beslenmeleri ile çok olumlu sonuçlar elde edilir

6 Galaktozemili bir bebekte iki tarafl katarakt Üre Döngü Bozukluklar Hiperamonyemi nedenlerinin en önemli grubunu oluflturan üre döngü bozukluklar farkl yafl gruplar nda farkl klinik gösterebilir. Çok a r klini in görüldü ü yenido an ve süt çocu unda solunumsal alkaloz, genel akut metabolik hastal k klini ine efllik eder. Ölüm veya a r sekelle sonuçlanabilece inden erken tan ve tedavi önemlidir. Çocukluk ve adolesan dönemde ise ifltahs zl k, büyüme-geliflme gerili i, kusma, irritabilite semptomlar nedeniyle inek sütü alerjisi, gastroözofageal reflü, g da alerjisi ay r c tan s nda akla gelmelidir. Akut ansefalopati ve kronik nörolojik hastal k bulgular geliflir. Tekrarlayan semptomlar aras iyilik dönemlerinin olmas veya davran fl bozukluklar ile tan nmas da çok tipiktir. Özellikle proteinli g dalar n klini i bafllatmas, ay r c tan da ipucudur. Tedavide hepatik nitrojen havuzunu oluflturan amino asitlerden k s tl beslenme, üre döngüsünde eksik olan amino asitlerin deste i (arjinin, sitrülin, n-karbamil glutamat) yan s ra sodyum benzoat, sodyum fenilbütirat gibi üre gibi ajanlarla hiperamonyemi azalt lmaya çal fl l r. Ayn amaca yönelik olarak diyaliz, hemodiyafiltrasyon da uygulan r. Solunum Zincir Bozukluklar Uzun y llar sadece nöromuskuler sistem hastal olarak bilinen solunum zincir bozukluklar, gerçekte mitokondri içeren tüm hücrelerin hastal d r. Bu nedenle de çok farkl klinik tablolarla karfl m za ç kabilir. Öte yandan bu sistemde görevli enzimlerin nükleer ve mitokondrial DNA kökenli olmalar nedeniyle her kal t m modeli ile hastal klar aktar labilir. Say lan özellikleri nedeniyle solunum zincir bozukluklar, de iflik klinik a rl kta karaci er hastal klar na da yol açabilir. Burada mitokondrial DNA, karaci er hastal klar için biraz daha özelliklidir. Maternal kal t lan mitokondrial DNA hastal klar nda nükleotid substitüsyonu ve insersiyon/delesyona ba l çok say da mutasyon olabilir. Say lan özellikler nedeniyle de prenatal tan ve genetik tan güçlük göstermektedir. Ya Asit Oksidasyon Bozukluklar Ya asitlerinin mitokondride oksidasyonlar aflamas ndaki biyokimyasal yollardaki bozukluklar sonucu geliflir. Bu grup için en tipik örnek, orta zincirli açil KoA dehidrogenaz eksikli idir. ngiltere, Amerika Birleflik Devletleri gibi ülkelerde 1/10.000'e varan s kl ktan söz edilmektedir

7 Bu nedenle yenido an tarama testi programlar na al nm flt r. Reye sendromuna benzer klinik ve laboratuvar karakteristiktir. Gerçekte Reye sendromu olarak izlenen pek çok hastan n açil karnitin ve idrar organik asit incelemesi ile ya asit oksidasyon bozuklu u oldu u anlafl lm flt r. Açl ktan korumak ve yeterli kaloriyi sa lamak, tedavinin temel kural d r. Genellikle 2 yafl dolay nda görülür. Çok uzun/uzun zincirli açil KoA dehidrogenaz enzim eksiklikleri de a r kasnörolojik tutulum gösterebildi i gibi, daha hafif formlar, orta zincirli açil KoA dehidrogenaz eksikli indekine benzer karaci er bulgular ile tan n r. Niemann Pick Tip A, B Sfingomyelinaz enzim eksikli i sonucu oluflan, sfingolipid metabolizma bozuklu udur. Tip A beslenme bozuklu u, distrofi, akci er tutulumu, hepatosplenomegali, nörolojik tutulum, sa rl k, körlük, gözde kiraz k rm z leke ile bulgu verir. Tip B ise nörolojik tutulumun olmad daha çok organomegali ile saptan r. Tan da kemik ili inde köpük hücrelerinin araflt r lmas çok yard mc d r. Uygun hastalara kemik ili i transplantasyonu önerilir. Do umsal Glikolizasyon Bozuklu u Özellikle Tip 1B karaci er tutulumu aç s ndan önemlidir. Temel patoloji proteinlerin glikolizasyon bozuklu udur. Hepatomegali gibi daha silik bulgularda do umsal karaci er fibrozuna uzanan klinik spektrum vard r. Psikomotor gerilik yoktur. Tan nan hastalar n mannoz tedavisinden yararland klar gösterilmifltir. Herediter Fruktoz ntolerans Fruktoz al m n izleyen süreçte gastrointestinal rahats zl k ve hipoglisemi ile ay r c tan da akla gelir. drarda fruktoz at l m ve enzimatik analiz (aldolaz B), mutasyon analizi ile tan konur. Tan almayan hastalarda ileri dönemde geliflme gerili i, hepatomegali, sar l k, asitle karakterize karaci er hastal, proksimal renal tubulopati geliflir. Dikkatli anamnez çok önemlidir. Meyvelere intolerans, meyve ve fruktoz/sukroz içeren g dalarda kaç nma, diyete belirgin yan t, ataklarda kusma, irritabilite, uyku hali, konvülziyon belirtildi inde, herediter fruktoz intolerans ay r c tan da yer almal d r. III. Siroz ile liflkili Do umsal Metabolik Hastal klar Glikojen Depo Hastal Tip IV Hepatomegali, ilerleyici siroz, splenomegali, hipotoni klasik bulgulard r. "Branching" enzim eksikli i sonucu geliflir. Genellikle oyun ça döneminde ölümle sonuçlan r. Fizyopatolojiden sorumlu faktörün amilopektin oluflumu oldu u gösterilmifltir. Erken tan nan hastalarda karaci er transplantasyonu yüz güldürücüdür. Karaci er transplantasyonu, kardiyak amilopektin birikimini ve lökosit inklüzyonunu her zaman engelleyemeyebilir. Ayr ca, enzimatik ve moleküler heterojenite nedeniyle klinik de iflkenlik gösterebilir. Yukar da belirtilen h zl karaci er hastal yan s ra hafif nonprogresif hepatik form/iskelet-kalp kas, sinir, karaci erin etkilendi i multisistemik form (bazen enzim aktivitesi normal)/fatal neonatal nöromuskuler form/kardiyomyopati, artrogripozis, hidrops fetalis tablosu da literatürde bildirilmifltir. IV. Hepatomegali ile liflkili Do umsal Metabolik Hastal klar Lizozomal Depo Hastal klar Karaci erin fonksiyon bozuklu undan çok bulgular n bir parças olarak karaci er büyüklü üne rastlan r. Hepatomegali yan s ra dizostozis multipleks, mental retardasyon, korneal bulutlanma -193-

8 gibi göz bulgular ve kaba yüz belirtileri ile tan n r. Özellikle silik klinik belirtilerin oldu u hastalarda hepatomegali, ay r c tan da yer al r. Glukoneogenez Bozukluklar Glukoz gereksiniminin al fl lmad k yollarla karfl land durumlarda yani glukoneogenezde yer alan enzim bozukluklar, bu grubu oluflturur. Fruktoz 1,6 difosfataz eksikli i örnek olarak verilebilir. Hipoglisemi, laktik asidoz, komaya dek uzanan de iflik düzeyde bilinç bozukluklar, hipotoni ve hepatomegali durumlar nda akla gelmelidir. Glikojen Depo Hastal klar Farkl tiplerdeki glikojen depo hastal klar ; karaci er, kas veya karaci er+kas tutulumu gösterir. Karaci er tutulumu ile giden tiplerin en bilineni Tip 1A'd r (von Gierke hastal ). Hepatomegali (çok belirgin), trunkal obezite, tafl bebek yüz görünümü, hipotrofik kaslar, boy k sal ile klini e baflvuru vard r. Glikojen depo hastal Tip 1A: Dolgun yanaklar, ciddi hepatomegali ve boy k sal Laboratuvar incelemelerinde hipoglisemi, hiperlaktasidemi, hiperlipidemi (hipertrigliseridemi), hiperürisemi, karaci erde glukoz 6 fosfataz enzim aktivite düflüklü ü ve iliflkili mutasyonlar bulunur. Tedavi zamanlamas ile iliflkili olmak üzere, karaci er adenomu, böbrek yetmezli i, gut, ksantom, pankreatit, anemi, osteoporoz komplikasyonlar geliflebilir. Tedavinin temelini hipoglisemiyi önlemek oluflturur. Buna yönelik olarak gündüz ve gece s k, yeterli, düflük laktoz ve sukroz içermeyen beslenme ürünleri kullan l r. Özellikle geceleri nazogastrik sonda ile sürekli, piflmemifl m s r niflastas kullan m ile sabit kan glukoz düzeyleri elde etmede büyük baflar sa lan r. Çi m s r niflasta tedavisi -194-

9 Yetersiz t bbi tedavi durumlar nda karaci er transplantasyonu uygulan r. Transplantasyon endikasyonlar ; diyet ile metabolik dengenin korunamamas ve hepatik adenom geliflimi olarak özetlenebilir. Rezeke edilemeyen, radyolojik ve histolojik incelemelerle saptanan multipl, malign transformasyon gösteren adenoma varl, hepatosellüler karsinoma, a r intratümoral hemoraji durumlar nda h zl davran lmal d r. Ancak erken tan ve uygun beslenme ile genellikle normal yaflam süresi olaca literatürde bildirilmektedir. Transplantasyon ile yaflam kalitesinde düzelme, büyümede düzelme, metabolik dengede düzelme gözlenirken renal tutulum (fokal segmental glomerüloskleroz) konusu tart flmal d r. Kaynaklar 1. Andre N, Foquelaure B, Jubin V, Ovaert C. Successful treatment of severe cardiomyopathy with NTBC in a child with tyrosinemia type I. J Inherit Metab Dis 2005; 28 (1): Berry GT, Segal S, Gitzelmann R. Disorders of galactose metabolism. In: Fernandes J, Saudubray JM, van den Berghe G, Walter JH (eds). Inborn Metabolic Diseases, Diagnosis and Treatment (4th edition). Springer - Verlag. Berlin, Heidelberg, New York. 2006: Choi YK, Johlin FC, Summers RW, Jackson M, Rao SS. Fructose intolerance: an under-recognized problem. Am J Gastroenterol 2003 Jun; 98 (6): Clarke JTR. A Clinical Guide to Inherited Metabolic Diseases (2nd edition). Cambridge University Press. 2002: Crone J, Moslinger D, Bodamer OA, et al. Reversibility of cirrhotic regenerative liver nodules upon NTBC treatment in a child with tyrosinemia type 1. Acta Paediatr 2003 may: 92 (5): Derks TG, Boer TS, van Assen A, et al. Neonatal screening for medium-chain acyl-coa dehydrogenase ( MCAD ) deficiency in the Netherlands: the importance of enzyme analysis to ascertain true MCAD deficiency. J Inherit Metab Dis 2008 Feb; 31 (11): Hoffmann GF, Nyhan WL, Zschocke J, Kahler SG, Mayatepek E. Inherited Metabolic Diseases. Lippincott Williams & Wilkins. Philadelphia, Baltimore, 2002: Hoffmann GF, Nyhan WL, Zschocke J, Kahler SG, Mayatepek E. Inherited Metabolic Diseases. Lippincott Williams & Wilkins. Philadelphia, Baltimore, 2002: Joshi SNi Venogupalan P. Experience with NTBC therapy in hereditary tyrosinemia type 1: an alternative tol iver transplantation. Ann Trop Paediatr 2004 Sep; 24 (3): Leonard JV, Morris AAM. Diagnosis and early management of inborn errors of metabolism presenting around the time of birth. Acta Paediatr 2006; 95: Munnich A. Defects of respiratory chain. In: Fernandes J, Saudubray JM, van den Berghe G, Walter JH (eds). Inborn Metabolic Diseases, Diagnosis and Treatment (4th edition). Springer - Verlag. Berlin, Heidelberg, New York. 2006: Nassogne MC, He'ron B, Touati G, Rabier D, Saudubray JM. Urea cycle defects: Management and outcome. J Inherit Metab Dis 2005 (28): Rake JP, Visser G, Labrune P, et al. Guidelines for management of glycogen storage disease type I. Eur J Pediatr 2002 Oct; 161 Suppl 1: S Saudubray JM, Desguerre I, Sedel F, Charpentier C. A clinical approach to inherited metabolic diseases. In: Fernandes J, Saudubray JM, van den Berghe G, Walter JH (eds). Inborn Metabolic Diseases, Diagnosis and Treatment (4th edition). Springer - Verlag. Berlin, Heidelberg, New York. 2006: Smit GPA, Rake JP, Akman HO, DiMauro S. The glycogen storage diseases and related disorders. In: Fernandes J, Saudubray JM, van den Berghe G, Walter JH (eds). Inborn Metabolic Diseases, Diagnosis and Treatment (4th edition). Springer - Verlag. Berlin, Heidelberg, New York. 2006: Wanders RJ, Waterham HR. Peroxisomal disorders: the single peroxisomal enzyme deficiencies. Biochim Biophys Acta 2006 Dec; 1763 (12): Zschocke J, Hoffmann GF. Vademecum Metabolicum. Manual of Metabolic Paediatrics. Second edition. Germany 2004: Zschocke J, Hoffmann GF. Vademecum Metabolicum. Manual of Metabolic Paediatrics. Second edition. Germany 2004:

10 Alfa-1 antitripsin eksikli i Prof. Dr. Çi dem Ar kan ALFA-1 Antitripsin Eksikli i Alfa-1 antitripsin, karaci er taraf ndan sentez edilen ve dokular hasardan koruyan glikoprotein yap s ndaki bir serum proteaz inhibitörüdür. Bu proteinin ana görevi nötrofil elestaz n inhibe etmesidir. Alfa-1 antitripsin eksikli i akci erde amfizem ve kronik karaci er hastal ile karakterizedir ve otozomal ko-bask n geçifl gösterir. Son y llarda yap lan araflt rmalarla eksikli in karaci erde nas l hasara yol açt daha iyi anlafl lm flt r. Patogenez: AAT eksikli i, 14. kromozomun uzun kolunda yer alan ve proteini kodlayan SERPINA 1 geninin mutasyonu sonucunda oluflur. Bu genin çok farkl varyantlar vard r (100'den fazla allel). Allellerin isimlendirilmesi proteinlerin elektroforezde yürüme h z na göre yap lm fl r. Elektroforezde en h zl yürüyen varyant A, en yavafl ilerleyen ise Z allel olarak isimlendirilmifltir. Allellere göre de fenotipler adland r lm flt r. Normal allel M ve fenotip MM'dir. Z allelinde Glu342Lys mutasyonu vard r ve ZZ fenotipi a r α-1 AT eksikli i ile karakterizedir. α-1 AT allelleri 4 gruba ayr lm flt r (tablo 1). Normal allellerin varl nda serum α-1 AT konsantrasyonu μmol/l ( mg/dl)dir. Allel eksikli inde tipik olarak konsantrasyon 20μmol/L alt ndad r. Baz varyantlarda ise proteinin fonksiyonel aktivitesi azalm flt r(z varyant gibi). Null varyantlarda ise transkripsiyonel veya translasyonel hatalar nedeniyle protein sentezlenmez ve dolafl mda α-1 AT saptanamaz. Disfonksiyonel varyant ise α-1 AT'in nötrofil elastaza ba lanmada yetersizlik veya yap sal anormallik nedeniyle antielastolitik fonksiyon yerine trombin inhibitörü gibi davranmas ile karakterizedir. Normalde yeni oluflmufl A1AT molekülü karaci er hücresinde endoplazmik retikuluma (ER) gelir, burada bir seri refakatçi moleküller glikolizasyon, disulfit ba lar n ve molekül katlanmalar n kontrol eder, daha sonra A1AT molekülünün üçüncül (tersiyer) yap s oluflturulur. Alfa-1 antitripsin ER'den ayr larak golgi organeline gider, sekretuvar veziküllerle plazma zar na do ru hareket eder ve 55 kda a rl nda bir molekül olarak salg lan r. Yeni sentezlenmifl A1AT molekülü kalite-kontrol sürecine tabiidir. Do ru üçüncül yap oluflturulamam flsa protein y k m sürecine girer ve proteozomlar da parçalanm fl olarak ER'den ayr l r. Alfa-1 antitripsin eksikli inde, Z allel varl nda, tek bir aminoasit de iflikli i vard r, bu de ifliklik AAT proteininin A1 yapraklar n n aras n n aç lmas na neden olur. Bir molekülün aktif halkas di er molekülün aç lan A-β yapra ile ba lanarak polimerleflir. Böylece peptit katlanmalar n n h z azal r ve peptit monomerleri polimerler halinde ER'de birikirek hepatositten at lamaz. Biriken mutant proteinin karaci er hücresinde neden ve nas l hasara yol açt tam olarak bilinmemektedir. Ancak yap lan -196-

11 çal flmalar n sonuçlar karaci er hasar n n, karaci er hücreleri ER'inde mutant A1AT moleküllerinin birikmesine ba l hepatotoksik etki sonucu olufltu unu desteklemektedir. Biriken yanl fl katlant l ürünün mitokondriyal hasar ve kaspaz aktivasyonu yoluyla karaci er hücre hasarlanmas nda rol oynayabilece i düflünülmektedir. Polimerlerin retansiyonunun, Z tip proteinle moleküler flaperonu olan kalneksin aras ndaki etkileflimdeki problemin de hasarlanma da etkisi olabilece i ileri sürülmektedir. Z mutant proteinle oluflan eksikliklerde yap lan çal flmalar hangi yanl fl katlant l glikoproteinlerin normal olarak y k ld n n anlafl lmas nda yol gösterici olmufltur. ER'da endoplasmik retikulum mannozidaz 1 arac l yla gerçekleflen glikoproteinlerin y k m n n yanl fl katlant l proteinlerin modifikasyonunda rolü oldu una dayanarak, mannozidaz inhibitörleri verilerek degradasyon azalt lm fl ve Z-mutant protein sal n m n n arttt da gösterilmifltir. S kl k ve klinik bulgular: Epidemiyolojik çal flmalar α-1at eksikli inin s k ve klinisyenler taraf ndan atland n ortaya koymufltur. S kl toplumlar aras oldukça büyük de iflkenlik göstermektedir. Bat toplumlar nda ZZ fenotipi prevalans 1/500-1/6000 olarak bildirilmektedir. Ülkemizde s kl bilinmemektedir. Protein eksikli i akci er hastal (amfizem ve bronflektezi), karaci er hastal (siroz, hepatit, hepatoma), cilt hastal (pannikulit), ve vaskulit geliflimine zemin haz rlayabilir. Karaci er tutulumu özellikle hepatosit içi polimerizasyona neden olan fenotipteki (Z, M malton, S iiyama allelleri ) kiflilerde görülmektedir. α-1 AT eksikli ine ba l karaci er hastal prevalans n araflt ran farkli çal flmalar bulunmaktad r. sviçre'li yenido anda yap lan çal flmada, Z alleli ile do an 120 bebe in 22'sinde (%18) ilk alt ayda karaci er hastal ortaya ç km fl, hastalar n yar s 10 yafl ndan önce ölmüfl ve %2'sinde ileri çocukluk döneminde siroz geliflti i saptanm flt r. Baflka bir çal flmada ise Z alleli tafl yan 246 hastan n 11 y ll k izlemi sonunda %12 hastada siroz geliflti i saptanm flt r. Genel olarak α-1 AT eksikli i PiZZ homozigot bireylerin ancak %15'inde karaci er hastal geliflmektedir. Bebeklik döneminde en s k ortaya ç k fl flekli yenido an n fizyolojik sar l n izleyen akut sar l kl hepatittir. Yenido an kolestaz 1/200 bebekte görülür, bunlar n %20'ini PiZZ homozigot bebekler oluflturur. PiZZ homozigot kolestazl bebeklerin, %25'inde ilk dekatta siroza gidifl, %25'inde ikinci dekatta sirozla sonuçlanan persistan transaminitis, %25'inde siroza ilerleyifl göstermeyen transaminaz yüksekli i ve %25'inde de biyokimyasal anormalli i tamamen düzelmesine ra men karaci er biyopsisinde hafif fibrosis geliflir. lk bulgu idrar renginde de iflikliktir. Direkt hiperbilirübinemisi olan bebeklerde α-1 AT eksikli inden flüphelenilmelidir. Sar l k ilk 4 ayda herhangi bir zamanda bafllayabilir. Tan yafl ortalama 2-3. hafta civar ndad r. Sar l k ortalama 6 ay civar nda düzelir, ancak bir y l kadar uzun sürebilir. Fakat transaminaz yüksekli i genelikle devam eder. Siroza ilerleyen vakalarda geç çocukluk döneminde portal hipertansiyon geliflir. Biliyer atrezide görüldü ü gibi renksiz (akolik) d flk lama görülebilir. Bebeklerin ço unda kilo al m yavafllar, huzursuzluk görülebilir. Karaci er büyüklü ü hastalar n hepsinde saptan rken dalak büyüklü ü yar s nda saptan r. Hastal k yenido an döneminde nadiren asitle ortaya ç kar. Hastalar n %5'i, yaflam n 2-6. haftalar nda ortaya ç kan ciddi kanama ata ile tan al r. ZZ fenotipi ve karaci er hastal geliflimi aras ndaki güçlü iliflki nedeniyle, her yafl döneminde aç klanamayan karaci er hastal nda, α-1 AT eksikli i yönünde araflt rma yap lmal d r. Ayr ca PiMZ ve PiSZ tafl yan bireylerde de karaci er hasar bulgular n n bulunabilece i unutulmamal d r. Eriflkin dönemde kriptojenik siroz ve HCC tan s alan olgular n, atlanm fl ZZ veya MZ fenotipleriyle ilflikili oldu u da yap lan retrospektif araflt rmalarla saptanm flt r

12 Hastal n inkomplet penetrans nedeniyle homozigot kardefl ve ailelerinde yap lan çal flmalarda, karaci er hastal n n fliddeti ve ortaya ç k fl nda genetik yan s ra di er faktörlerin de etkili oldu u saptanm flt r. laç kullan m n n α-1 AT homozigot farelerde karaci er hasar na etkisine bak ld nda ise, nonsteroidal antiinflamatuvar ilaçlar n mutant proteini artt rmak yoluyla etkisi oldu u gösterilmifltir. Çok say da α-1 AT mutasyonu olmas ve bu mutasyonlar n di er karaci er hastal klar için kofaktör olup olmad n araflt ran de iflik çal flmalar da bulunmaktad r. Bu çal flmalarda HCV infeksiyonu veya non alkolik ya l karaci er hastal olan heterozigot tafl y c lar n, dekompansasyon ve karaci er transplantasyonu ihtiyac n n daha fazla oldu unu saptanm flt r. Tan : Serum α-1 AT tayini ve fenotipin gösterilmesi ile konulur. Özellikle α-1 AT düzeyinin 100mg/dl alt nda oldu u durumlarda genotipleme yap lmal d r. Ticari kitlerle S ve Z alleli saptanabilir, di er null veya daha az karfl lafl lan eksik varyantlar saptanamaz. Karaci er biyopsisinde akut olgularda neonatal hepatite benzer bulgular saptan r. Ancak dev hücre formasyonu çok belirgin de ildir. 12. Haftadan sonra diastaz rezistan PAS(+) globuller periportal alan çevresinde görülür. Globuller spesifik alfa -1 antitripsin immunperoksidaz ile boyanarak gösterilebilir. Karaci er bak r düzeyi artm flt r. Elektron mikroskobunda flifl ER'da biriken alfa- 1 antitripsin gösterilebilir. Tedavi: α-1 AT eksikli ine ba l akci er hastal nda insan plazmas ndan saflaflt r lm fl α-1 AT solusyonu verilerek baflar l sonuçlar al nm flt r. Ancak karaci er hastal için gelifltirilmifl baflar l bir tedavi modalitesi bulunmamaktad r. Mutant α-1 AT proteinine sahip hepatositlerin yaflam süresinin normal hepatositlerden k sa olmas nedeniyle hepatosit transplantasyonu mant kl bir tedavi olarak görünse de süregelen kronik olay ve kanser riski nedeniyle prati e geçirilememifltir. Hastal n mekanizmas na yönelik di er bir tedavi denemesi 4-fenil bütirat ile yap lm flt r. Bu molekül kümyasal bir flaperon olup çeflitli proteinlerin sal nmas n sa lamaktad r. Bu hastalarda da polimerlerin hepatositten sal n m n n artt r laca düflünülerek 10 hastada 14 gün süreyle uygulanm fl. Ancak olumlu sonuç al nmamas ve yan etkiler nedeniyle kullan ma girememifltir. Gen çal flmalar, intrahepatik polimerizasyonun bask lanmas, hepatik sekreyonun artt r lmas, nötrofil elastaz n küöük moleküllerle inhibisyonu ve α-1 AT serum yar lanma ömrünü uztmak için pegilasyonu gibi çal flmalar sürmektedir. Ancak günümüzde en etkin tek tedavi seçene i karaci er naklidir. Karaci erdeki sorun yan s ra akci er problemi de çözümlenmifl olur. A1-AT eksikli i olna olgunun karaci er explant -198-

13 Tablo 1: SERPINA 1 allelerin karakteristikleri -199-

14 Kaynaklar 1. Marcus N, Teckman JH, Perlmutter DH. Alpha-1-antitrypsin deficiency: from genotype to childhood disease. J Pediatr Gastroenterol Nutr 1998; 27: Blank CA, Brantly M. Clinical features and molecular characteristics of 1-antitrypsin deficiency. Ann Allergy 1994; 72: Perlmutter DH. 1 antitrypsin deficiency. In: Suchy FJ, Sokol RJ, Balistreri WF (eds). Liver disease in children. 2 nd ed. Philadelphia:Lippincott Williams &Wilkins Company, 2001; Primhak RA, Taner MS. Alpha-1 antitrypsin deficiency. Arc Dis Child 2001; 85: Schilsky ML, Oikonomou I. Inherited metabolic liver disease. Curr Opin Gastroenterol 2005; 21: Rudnick DA, Liao Y, An JK, et al. Analyses of hepatocellar proliferation in a mouse model of alpha-1 antitrypsin deficiency. Hepatology 2004;39: Sveger T. Liver disease in alpha-1-antitrypsin deficiency detected by screening of infants. N Engl J Med 1976; 294: Volpert D, Molleston JP, Perlmutter DH. Alpha-1-antitrypsin deficiency-associated liver disease progress slowly in some children. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2001; 32: Shneider BL. Biliary transport. In: Walker WA, Goulet O, Kleinman RE, Sherman PM, Shneider BL, Sanderson IA (ed). Pediatric gastrointestinal disease. (4 th ed). Ontario: BC Decker, 2004:

15 Wilson hastalı ı Dr. Hasan Özen Wilson hastal (WH, OMIM #277900) bak r (Cu) metabolizmas bozuklu u sonucu oluflan bir hastal kt r. Bak r metabolizmas n n en iyi bilinen iki kal tsal hastal vard r; Wilson hastal ve Menkes hastal. Menkes hastal nda defekt enterositlerde olup bulgular bak r eksikli ine ba l d r ve do umda bafllar. WH'da ise vücutta bak r birikimi vard r ve as l defekt hepatositlerdedir. WH'n n tan konulmad nda, geç konuldu unda veya tedavi edilmedi inde/yetersiz tedavi edildi inde morbidite ve mortalitesi yüksektir. Epidemiyoloji ve Genetik Otozomal çekinik olarak kal t lan WH'n n genel heterozigot tafl y c l k oran 1/90 ve prevalans yaklafl k olarak 1/ olup gen frekans % aras nda kabul edilmekle birlikte bu oranlar eski y llara aittir. Yeni tan olanaklar ve atipik hastalar n bilinmesiyle bu oranlar n artaca düflünülmektedir. Ülkemizdeki prevalans bilinmemekle birlikte akraba evliliklerinin yüksek olmas nedeniyle geliflmifl ülkelerden daha fazla oldu u düflünülebilir. WH ve Menkes hastal nda defekt "P-tipi Cu transport eden ATPase" mutasyonlar d r. Sorumlu olan P-tipi ATPase'lar (s ras yla ATP7B ve ATP7A) ifllevsel olarak homologdur ve protein yap s %67 oran nda eflde erdir. Sadece eksprese olduklar dokular farkl d r. WH genininin 13. kromozomun uzun koluna (13q14-13q21) lokalize oldu u saptand ktan sonra 1993 y l nda bu genin (ATP7B) Cu transport eden P-tipi adenozin trifosfotaz' kodlad gösterilmifltir. Gen karaci er, böbrek ve plasentada eksprese olmaktad r. Bafll ca görevi aposeruloplazmine Cu ba lanmas n sa lamak ve fazla Cu' safraya tafl makt r. O zamandan bu yana 300'den fazla mutasyon bildirilmifltir. Ülkemizden yap lan çal flmalarda belirli bir mutasyonun a rl gösterilememifltir ve bu nedenle moleküler tan -prenatal tan yapmak zordur. Missense mutasyonlar geç klinik bulgu verip a rl kl olarak nörolojik belirtilerle iliflkiliyken delesyonlar ve di er mutasyonlar ise daha erken yaflta ve karaci er hastal fleklinde klinik bulgu vermektedir. Bak r Metabolizmas : Bak r esansiyel bir eser element olup, birçok proteinin yap s nda yer al r ve enzimatik ifllevlerde kofaktör olarak rol oynar. Bak r n en önemli özelliklerinden biri kolayl kla elektron al p verebilmesidir. Fazlal nda indirgeme reaksiyonuyla reaktif oksijen ürünleri oluflarak lipid peroksidasyonu ile membran harabiyeti, proteinlerin direkt oksidasyonu ve DNA ve RNA moleküllerinin y k m na neden olur. Bu nedenle vücutta Cu dengesi bozulmamal d r. Diyetle günlük al nan miktar (0,6-5 mg/gün) gerekenden genellikle fazlad r ve fazla olan Cu hücrelere zarar vermeden at lmal d r. Al nan Cu' n ço u karaci er taraf ndan al n r ve depolan r. Zararl olan serbest Cu'd r ve bu nedenle hücrelerde bak r metallothieninlere (metal ba layan proteinler) ba l olarak bulunur

16 Bak r izotoplar kullan larak yap lan çal flmalarda diyetle al nan Cu' n %55-75'inin mide ve özellikle üst ince barsaktan emildi i bildirilmifltir. Enterositte Cu ya metallothioneine ba lan r veya ATP7A ile portal dolafl ma verilerek albumin ve aminoasitlere (özellikle histidin) ba l olarak karaci ere ulafl r. Bak r hepatosite, bak ra afinitesi yüksek olan, plazma membran na (sinüzoidlere bakan) lokalize insan Cu transporter 1 (hctr1) taraf ndan al n r. hctr1'in, sitoplazmada veziküller flekillerinin görülmesi nedeniyle, Cu' n sadece hücre içine al nmas ndan de il hücre içinde tafl nmas nda da görevi oldu u düflünülmektedir. Hücre içine al nan Cu; metallothionenine ve glutatyona ba lanabilir, Cu chaperon cox17 ile mitokondrilere gidebilir, Cu chaperone SOD'a (CCS) ba lanarak Cu, Zn süper oksid dismutaz'a (SOD) gidebilir veya insan atox-1 homolo u ile (HAH1-metallochaperone antioxidant-1 geni) trans-golgi a ndaki ATP7B'ye gidebilir. Trans-golgi a nda ise ya bir cuproprotein olan seruloplazmine inkorpore olur veya yüksek bak r konsantrasyonu olan durumlarda ATP7B ile birlikte veziküller/vakuoller fleklinde biliyer epitele do ru hareket eder. Biliyer ekskresyon ise do rudan ATP7B ile iliflkide olan bir baflka protein ile (Copper metabolism MURR domain-commd1 veya MURR1) olur (fiekil 1). Bu proteindeki mutasyona ba l Cu birikimi Bedlington terrier köpeklerinde gösterilmifl olmas na ra men flimdiye kadar insanlarda gösterilememifltir. fiekil 1: Karaci er hücresinde bak r metabolizmas -202-

17 Bak r eksikli inde seruloplazmin sentezi etkilenmez. Ancak Cu olmad nda, Cu tafl mayan aposeruloplazmin sentezlenir (yar lanma süresi 4-5 saat), Cu içeren holoseruloplazminin yar lanma süresi ise 4-5 gündür. Wilson hastal nda yar ömrü k sa olan aposeruloplazmin sentezlenir ve sonuçta serum seruloplazmin düzeyleri daha düflük bulunur. Karaci erde seruloplazmine ba lanan Cu dolafl ma verilir ve plazmadaki bak r n % 90-95'ten fazlas seruloplazmin ile iliflkilidir, geri kalan albumin ve amino asitlere ba l d r. Farkl yay nlarda seruloplazminin di er dokulara bak r aktar lmas nda rolünün olmad ve plazmada histidin ve di er amino asitlere ba l olarak dolaflan bak r n di er dokulara tafl nd ileri sürülmektedir. Yetiflkindeki toplam vücut bak r n n % 50'si kemik ve kas dokusunda, % 15'i de baflta karaci er olmak üzere beyin, kalp, böbrek gibi organlarda depolan r. Klinik WH klinik belirti ve bulgular ve tan yafl çok genifltir. Esas olarak çocuk, ergen ve genç eriflkinlerin hastal olup 2-70 yafl aras nda de iflik yafl gruplar nda hastalar tan mlanm flt r. Hastalar n ço u 40 yafl na kadar belirti verir. As l etkilenen organlar karaci er ve santral sinir sistemidir. Ayn mutasyonu tafl yan kiflilerde bafllang ç yafl ve klinik bulgular aç s ndan benzerlikler olsa da, biyokimyasal bulgular ve organ-sistem tutulumlar nda farkl l klar vard r ve bu da hastal n seyrinde poligenik veya çevresel faktörlerin rol oynayabilece ini desteklemektedir. Nörolojik ve/veya psikiyatrik belirtilerle bafllayan hastalar karaci er hastal ile bafllayanlara göre daha yafll d rlar. Hastalar n % 25'inde birden fazla sistem tutulur (Tablo 1). Wilson hastal klinik bulgular genel olarak üç flekilde s n fland r l r; hepatik, nöropsikiyatrik ve kombine flekil. Karaci er bulgular ile bafllayan hastalarda nörolojik bulgular, geliflecek ise, genellikle 2-5 y l sonra ortaya ç karlar (Resim 1). Resim 1: Wilson hastal nda piramidal (sa santral fasial paralizi) ve ekstrapiramidal tutulum (apatik yüz görünümü) -203-

18 Tablo 1: Wilson hastal n n klinik bulgular Karaci er Nörolojik Göz Hipertransaminazemi Akut hepatit Kronik hepatit Siroz (kompanse veya dekompanse) Ya l karaci er Fulminan karaci er yetmezli i (hemolizle birlikte veya de il) Tremor Koreifrom hareketler Akinetik rijid sendrom - Parkinsonizm Yürüme bozukluklar Disartri, salya akmas Psödobulber palsi Disotonomi Rijid distoni Havale Migren ataklar nsomnia Kayser-Fleischer halkas Katarakt (ay çiçe i) Psikiyatrik Depresyon Nevroz Kiflilik de ifliklikleri Psikoz Di er sistemler Renal: Aminoasidrüri ve nefrolitiyazis Kas - iskelet: Poliartralji, osteomalazi, osteoporozis, spontan k r k, rikets, subkondarl kist, osteokondritis dissekans Endokrin: Amenore, gecikmifl puberte, jinekomasti, hipoparatiroidizm, infertilite, tekrarlayan düflükler Kardiyovasküler: Kardiyomiyopati, disritmi Deri: Mavi lunula, sirozun deri bulgular Pankreatit Karaci er Tutulumu lk on y lda hastalar n % 75'inden fazlas nda, ikinci on y lda ise % 50'sinde hepatik bulgular ön plandad r. WH her çeflit karaci er hastal n taklit edebilir ve düflünülüp araflt r lmad kça tan da gecikmeye neden olur. Genellikle 2-3 yafl ndan önce belirti vermez olarak kabul edilirse de transaminaz yüksekli i ile gelen 13 ayl k bir çocuk bildirilmifltir. Kardefl/akraba taramalar nda klinik ve laboratuvar olarak WH tan s alan ancak karaci er hastal varl n düflündürecek hiç bir belirti ve bulgusu olmayan (transaminaz düzeyleri normal) olgular presemptomatik WH olarak adland r l rlar. Moleküler tan yöntemleri gelifltikçe bu s n f hastalar n tan almas artacakt r. Tedaviye en iyi cevap veren ve tedavi ile tamamen sa l kl yaflayabilecek hastalar olmas nedeniyle tan nmalar oldukça önemlidir. Baz hastalar ise de iflik nedenlerle (örne in ameliyat öncesi, merak, vb) tesadüfen saptanan transaminaz yüksekl i ile dikkate gelirler. Karaci er hastal belirti ve bulgular olmayan bu hastalar asemptomatik hipertransaminazemili WH olarak adland r labilir ve asemptomatik persistan transaminaz yüksekli i ile baflvuran bütün çocuklarda WH ekarte edilmelidir. Hastalar n n yaklafl k % 25'i ani bafllayan sar l k, ifltahs zl k, bulant, kusma, d flk renginde aç lma, idrar renginde koyulaflma gibi bulgularla akut hepatit tablosu ile baflvurur ve -204-

19 akut viral hepatiti taklit eder. Akut hepatit tablosundaki hastalarda enfeksiyöz nedenler d flland nda WH araflt r lmal d r. Hafif hemolitik anemi ve renal tübüler bozuklu a ba l ürik asit düflüklü ünün olmas WH'n düflündürmelidir. Bazen hastalar klinik olarak karaci er hastal olmaks z n sadece hafif bir hemoliz ve/veya sar l k ile birlikte baflvurabilirler. Adölesan ve genç eriflkin ça da daha s k olmak üzere hastalar n % 10-30'u tan ald klar nda kronik hepatit tablosundad r ve tan an nda sirozla birlikte olabilir. Fizik muayene bulgular ve laboratuvar bulgular kronik karaci er hastal ile uyumludur. Bu tablo ile baflvuran hastalar n yaklafl k yar s nda KF halkas saptan r (Resim 2). Uygun tan çal flmalar yap lmazsa hastalar otoimmün, viral, alkolik veya idiyopatik kronik hepatit tan s alabilir. Hasta tan ald nda sirotik olabilir. Spider nevi, splenomegali, portal hipertansiyon ve asit olabilir. Resim 2: Wilson Hastal nda KF Halkas -gökkufla WH'n n en korkulan bafllang ç flekli akut fulminan karaci er yetmezli idir. Seyrek görülen (<% 5-10) fatal bir tablodur. S kl kla adölesanlar ve genç eriflkinleri etkiler. Uzun süre flelasyon tedavisi al p aniden tedaviyi kesenlerde de görülür. Baz lar sadece köprüleflme fibrozi ile birlikte massif nekroz göstermekle birlikte hemen hemen tamam sirotiktir. Birkaç gün veya hafta içinde akut hepatit tablosundan karaci er yetmezli ine ilerleme olur. Genellikle efllik eden hemolize ba l a r sar l k, yorgunluk, fliddetli koagülopati, asit ve renal yetmezlik geliflir. Karaci er transplantasyonu yap lmazsa ölümle sonuçlan r. Akut karaci er yetmezli i ile gelen bir hastada afla daki ipuçlar WH düflündürmelidir. ntravasküler hemoliz ve Coombs negatif hemolitik anemi olmas, Serum transaminazlar n n fulminan karaci er yetmezli inde beklenen kadar yükselmemesi (normalin on kat na kadar) ve mitokondiyal hasar ve hemolizden dolay serum aspartat aminotransferaz (AST) de erinin alanin aminotransferaz (ALT) de erinden daha yüksek olmas. AST:ALT>2,2 de eri % 94 duyarl, % 86 özgül bulunmufltur. Hastan n yafl na ve bilirubin de erlerine göre ALP düzeyinin düflük olmas veya ALP (IU/L): Bilirubin (mg/dl) oran n n <2-4 olmas. Son bir çal flmada <4 al nd nda duyarl l % 94, özgüllü ü % 96 bulunmufltur. Hastan n k z olmas (k z/erkek oran 2/1) Serum bak r düzeyinin yüksek (>200 μg/dl) olmas. KF halkas n n varl WH tan s n do rular. Ancak adölesanlarda nöropsikiyatrik semptomlar geliflmeden KF halkas olmayabilir. Serum ürik asit düzeyinin düflük olmas (renal tübüler bozuklu a ba l ). H zla renal yetmezli e ilerleme Yirmi dört saatlik idrarda bak r at l m n n yüksekli i tan y destekler

20 Serum Cu düzeyi, AST:ALT oran ve ALP: Total bilirubin oran birlikte de erlendirildi inde duyarl l k ve özgüllük % 100'e ulaflmaktad r. Bu hastalarda her türlü destek tedavisine (flelasyon, plazmaferez veya postdilüsyon hemofiltrasyon gibi) ra men ölüm oran yüksektir. Bu yüzden hastan n acil olarak karaci er transplantasyonu yap lan bir merkeze nakledilmesi flartt r. Bununla birlikte sadece medikal tedavi ile kurtulan akut karaci er yetmezli i tablosunda olan vakalar da bildirildi inden, e er transplantasyon olana yoksa yo un t bbi tedaviye devam edilmelidir. WH'da kolelitiyazis de s k görülür ve tafllar n Cu içeri i WH olmayanlara göre daha düflüktür. Safra tafl nedeniyle araflt r lan hastalar da WH da ay r c tan da de erlendirilmelidir. WH da safra tafl aç s ndan araflt r lmal d r. Kronik siroz ve inflamasyon temelinde hepatosellüler karsinoma geliflmesi beklenirse de WH'da beklenenden nadir görülür. Çocuk veya adölesanlarda hepatoselüler karsinoma bildirilmemifltir. Nöropsikiyatrik Bulgular Nörolojik bulgular on yafl üzerinde beklenmektedir ve en küçük hasta alt yafl nda bildirilmifltir. Otuz yafl üzerinde belirti verenlerin yar s nda nörolojik tutulum ön plandad r. KF halkas nörolojik tutulumu olan hastalar n tamam na yak n nda görülür. Uzun süren kolestaz/sar l k durumunda da KFH oluflabilir Karaktersitik belirti ve bulgulardan önce davran fl de ifliklikleri, okul baflar s nda düflme, göz-el koordinasyonu isteyen ifllerde beceriksizleflme, el yaz s nda bozulma ve mikrografi gibi hafif bellrtiler olabilir. Nörolojik semptomlar genelde motor sistem ile ilgilidir ve ekstrapiramidal veya serebellar fonksiyon bozuklu u fleklinde bulgu verir. Bafll ca 4 flekilde s n fland r lmaktad r; Parkinson hastal na benzeyen akinetik-rijid sendrom, tremorun hakim oldu u psödoskleroz, ataksi ve distonik sendrom. Duyu sistemi hemen daima korunmufltur. S k görülen semptomlar tremor, distoni, motor koordinasyon bozuklu u, ince motor hareketlerde bozukluk, konuflma bozukluklar ve a z suyu akmas d r. Hastal k ilerledikçe maske yüz, dizartri, rijidite-spastisite, yürüyüfl bozukluklar belirginleflir. On yafl alt ndaki hastalarda nörolojik bulgular daha çok distoni ile bafllar. Distoni fasiyal anomalilere, boyun, s rt ve ekstremiteleri tutarak a r ve anormal pozisyona neden olabilir. Motor anormalliklerin nörolojik temeli bazal gangliyon ve serebellum fonksiyon bozuklu udur. Bir dereceye kadar kortikospinal ve kortikobulbar yollar da etkilenebilir. Migren, bafla r s, konvülsiyon ve uykusuzluk da rapor edilmifltir. Bak r flelasyon tedavisiyle konvülsiyonlar s klaflabilir. WH'da zeka normaldir, ancak motor ifllevlerde azalma zeka testlerinde düflük not almaya neden olabilir. leri yafllarda (2-4. dekatlar) psikiyatrik bulgularla bafllayabilir. Organik demans, nörotik davran fl, manik-depresif veya flizofrenik psikoz veya anti-sosyal davran fl bozukluklar görülebilir. Adölesanlarda agresif davran fl patlamalar, affekt veya kiflilikte major de ifliklikler bafllang ç belirtileri olabilir. Bazen belirti ve bulgular kiflinin kronik hastal na yönelik reaksiyonlar ndan ay rt etmek zordur. Bu yüzden bu hastalar n izleminde psikiyatrik de erlendirme ve psikoterapiye devam edilmesi flelasyon tedavisi kadar önemlidir. Öyküsünde karaci er hastal olan 50 yafl n alt ndakilerde, ailede psikiyatrik bozukluk veya WH öyküsü varl nda veya hasta psikiyatrik tedaviye iyi yan t vermiyorsa WH araflt r lmal d r. Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin geliflmesiyle birlikte SSS tutulumunun daha yayg n oldu u anlafl lm flt r. Bazal ganglialar n en s k etkilenen bölümü putamen ve globus pallidustur. Beyin bilgisayarl tomografi (BT) incelemelerinde ventriküler dilatasyon % 73, kortikal atrofi % 63, beyin sap nda atrofi % 55, bazal gangliyonda hipodens alanlar % 45, posterior fossada -206-

21 atrofi % 10 oran na kadar bildirilmektedir. Sadece karaci er tutulumu ile baflvuran hastalarda, hatta presemptomatik hastalar n % 50'sinde anormal BT bulgular saptanm flt r. Magnetirk rezonans görüntüleme (MRG) ile daha da fazla say da ve s kl kta lezyon saptamak mümkündür; putamen, globus pallidus, kaudat, talamus, orta beyin, pons ve serebullumda yayg n lezyonlar n yan nda kortikal atrofi ve beyaz cevher de ifliklikleri bafll calar d r. Bu lezyonlar T2 kesitlerinde yüksek, T1 kesitlerinde düflük sinyal intensitesi verirler. MRG anormallikleri nörolojik belirtileri olmayan hastalarda dahi görülebilir (Resim 3). Resim 3: Wilson Hastal nda MR T1 kesitlerde ekstrapiramidal sistemde sinyal art fl Göz Bulgular KF halkas, kornean n periferinde daha belirgindir ve "Descemet" membran n n arka yüzünde irisin rengine göre de iflen alt n kahverengi, yeflilimsi sar, kahverengimsi yeflil, tunç veya yan k yeflil renginde bir halkad r. Üst k s mda geliflmeye bafllar. Kesin tan için oftalmolog taraf ndan yap lan slit-lamp (yar kl lamba) muayenesi gerekir. Di er kronik kolestaz nedenlerinde de görülebilir. Tedaviyle üç-befl y l içinde tamamen kaybolur. Kaybolmamas veya tekrar görülmesi tedaviye uyulmad n n bir göstergesidir. KF halkas görme fonksiyonunu bozmaz. Di er karakteristik göz bulgusu hastalar n %15-20'sinde görülen "ayçiçe i" katarakt d r. Bu lezyon da görne keskinli ini etkilemez. Daha nadir görülen göz bulgular ise gece körlü ü, eksotropik flafl l k, optik nörit ve optik diskte solukluktur (Resim 4). Resim 4: Wilson Hastal nda ay çiçe i katarakt görünümü -207-

22 Di er Sistemler WH geni böbreklerde de eksprese olur ve renal bulgular Fanconi sendromunu hat rlat r. Bak r n glomerüllere toksik etkisi nedeniyle veya siroza ba l renal hastal k sonucunda glomerüler filtrasyon h z azal r Bak r n toksik etkisi ile tübüler hasar oluflur. Proksimal renal tübüler disfonksiyon sonucunda proteinüri, glukozüri, fosfatüri, ürikozüri, jeneralize aminoasidüri, hiperkalsiüri, mikroalbüminüri, mikroskobik hematüri görülür ve sonuçta böbrek tafl oluflumuna e ilim artar. diyopatik hiperkalsiüri, nefrokalsinozis ile baflvuru bildirilmifltir. Karaci erden ani bak r sal n m na ikincil intravasküler hemoliz s kt r (% 15'e kadar bildirilmifltir) ve Coombs negatif hemolitik anemili tüm çocuklarda ve adölesanlarda WH ak lda tutulmal d r. Akut fulminan hepatik yetmezlik ile birlikte olan hemoliz kötü prognoz göstergesidir. Miyokardiyal Cu birikimi sonucu kardiyomiyopati, kalp yetmezli i ve iletim bozukluklar fleklinde kardiyak tutulum olabilir. Yafl ilerledikçe sol ventrikül hipertrofisi, ST dalgas nda çökme, ters T dalgas, sinoatriyal blok ve atriyal fibrilasyon gibi elektrokardiyografik anormallikler görülebilir. kincil hormonal bozukluklara ba l olarak kad nlarda amenore ve erkek çocuklarda jinekomasti geliflebilir. Daha nadir olarak glukoz intolerans ve diyabetes mellitus, pankreatit, ekzokrin pankreas yetmezli i ve paratiroid bezlerde bak r depolanmas na ba l parankim dejenerasyonu ve atrofisi sonucunda hipoparatiroidizm görülebilir. nfertilite ve tekrarlayan düflükler bildirilmifltir. Özellikle bacaklar n ön yüzünde melanin birikimine ba l pigmentasyon art fl ve akantozis nigrikans, t rnaklarda 'mavi lunula' görülebilir. Siroz ve portal hipertansiyona ba l cilt bulgular görülebilir. Hastalar, çok nadir de olsa artrit ve artralji ile baflvurabilir. Kemik demineralizasyonu, eriflkin riketsi, osteomalazi, osteoporoz, spontan k r klar, maksiller ve mandibuler kemiklerde demineralizasyon, kondromalazik patella, prematür osteoartrit, osteokondritis dissekans, eklem komflulu unda kalsifikasyonlar ve kemik fragmantasyonlar görülebilir. En s k diz ve omurga etkilenir. Laboratuvar Bulgular Serum aminotransferaz düzeyleri karakteristik olarak hafif/orta derecede yüksektir. Fulminan hepatik yetmezli i olanlarda daha çarp c olmak üzere, AST'deki yükselme ALT'den fazla olmaktad r. Serum ALP, özellikle fulminan hepatik yetmezlikte, beklenenden düflük de erdedir. Serum bak r ço unlukla düflüktür. Ancak fulminan tabloda nekrotik karaci er hücrelerinden masif bak r sal n m na ba l yükselir ve tan y do rulamada yard mc d r. Sal nan bu bak r hemolitik anemi, hemoglobinüri ve böbrek yetmezli ine katk da bulunur. Karaci er yap m ifllevleri, karaci er tutulumunun a rl na göre, normal veya bozulmufl olabilir. Renal Fanconi sendromu bulgular idrar incelemesinde görülebilir. skeletin radyolojik incelemesinde osteoporoz, rikets, osteomalazi, lokalize demineralizasyon, osteoartrit ve baflka lezyonlar görülebilir. Karaci er Patolojisi Erken dönemde özel immünohistokimyasal boyalarla (rodamin, orsein, rubeanik asit veya Timm's gümüfl sülfid) sitoplazmadaki Cu birikimi görülebilir. Lizozomlara geçen Cu rodamin -208-

23 ve rubeanik asit ile daha kolay gösterilir. Bak r n gözlenmesi tan için yard mc d r fakat görülmemesi hastal d fllamaz. Ayr ca uzun süren kolestatik karaci er hastal ve Indian çocukluk ça sirozu gibi karaci er bak r düzeyinde art fl yapan hastal klarda da Cu boyanmas görülebilir. Birlikte çekirdeklerde glikojenozis ve fliflme, bafllang çta mikroveziküler daha sonra makroveziküler ya lanma olup, asemptomatik çocuklarda bile görülebilir. Elektorn mikroskopisinde ise bulgular daha çok mitokondrilerdedir; iç ve d fl zarlar n kal nlafl p biribirinden ayr lmas, interkristal aral klar n genifllemesi, matriks granüleritesinde ve dansitesinde art fl veya büyük vakuoller görülebilir. Kolestaz yoksa bu bulgular WH için patognominik kabul edilir. Tafl y c ve hastalar ay rt etmekte kullan labilir. Olay ilerledikçe periportal mononükleer hücre infiltrasyonu ve inflamasyon, "limiting plate"lerde erozyon, lobüler nekroz, periportal ve köprüleflme fibrozi geliflir ki, otoimmün hepatite de ayn bulgular vard r. Mallory cisimcikleri % 50 oran nda görülebilir. Kupffer hücre hiperplazisi ve perisentral venüler fibroz belirgin hal alabilir. WH'n n akut hepatit formunda hepatositlerde fliflme ve hepatosit nekrozu, hafif kolestaz ve lenfositik infiltrasyon görülür. Akut karaci er yetmezli i geliflti inde ise parankimal apoptozis, mikroveziküler ya lanma, pigment yüklü Kupffer hücreleri, çok çekirdekli dev hücreler, safra kanal proliferasyonu, nekrozis ve kollaps görülür. Arka planda genellikle sirotik görünüm vard r. Nörolojik bulgularla tan alan ve sirozu olmayan nadir yafll vakalar bildirilmekle birlikte, tedavi edilmeyen hastalarda histolojik bulgular zamanla a rlafl r ve kronik hepatit görünümünü izleyerek siroz (mikronodüler, makronodüler ve kar fl k) kaç n lmaz olarak geliflir. Hastalar tan an nda sirotik olabilirler. Siroz, kronik hepatitin sekeli olabilece i gibi belirgin inflamatuvar infiltrasyon olmadan da geliflebilir. Santral Sinir Sistemi Patolojisi Beyin dokusunun histolojik incelemesinde gri cevherde astrositlerde art fl, glialarda fliflme, süngerimsi ve kistik dejenerasyon, kaviteleflme, pigmentasyon, gliyozis, nöron kayb ve atrofi görülür. Opalski hücreleri WH için tipiktir. En çok etkilenen bölgeler bazal ganglia, putamen, globus pallidus ve kaudat nükleustur. Beyaz cevher ve serebral korteks tutulumu ancak % 10 oran nda görülür. Tan Ne yaz k ki, tek bafl na tan y koyduracak bir test yoktur. Karaci er testlerinde anormallik olan ya da hareket bozuklu u ile gelen tüm hastalarda WH akla gelmeli ve ekarte edilmelidir. Çok tipik klinik ve laboratuvar bulgular ile gelen hastalarda tan koymak kolay olmakla birlikte ço unda tan oldukça zorlukla konulur. Her fleyden önce iyi bir öykü al nmal ve tam bir fizik muayene yap lmal d r. Ana-baba akrabal n n olmas, ailede tan alm fl WH olmas veya tan almasa bile karaci er hastal olan ya da karaci er hastal nedeniyle ölen bireyin olmas akla kal tsal geçen hastal klardan birini, özellikle WH'n getirmelidir. Fizik muayenede kronik karaci er hastal bulgular n n olup olmad de erlendirilmelidir. Tarama veya rastlant sal olarak bulunan hipertransaminazemi ile birlikte kronik karaci er hastal n n fizik muayene bulgular n n olmas WH'n n da ekarte edilmesini gerektirir. Ayr nt l göz muayenesi ile sadece K-F halkas de il, di er göz bulgular da saptanm fl olur. Nöropsikiyatrik tutulumu olan hastalar n % 95-98'inde KF halkas vard r. Nöropsikiyatrik belirtilerle birlikte KF halkas varl WH tan s n koydururken, negatif olmas hastal n varl n ekarte ettirmez. KF halkas sadece karaci er tutulumu olan çocuklarda % 50 oran nda görülebilirken, asemptomatik hastalarda dahi görülebilmektedir. KF halkas WH için patognomonik de ildir ve uzam fl kolestatik karaci er hastal olanlarda da görülebilir

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid

Detaylı

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her VİTAMİN BİYOKİMYASI D VİTAMİNİ BU BÖLÜMDE ANLATILACAK KONULAR: Tarihsel Bakış D vitamininin kimyasal ve biyolojik fonksiyonları Besin kaynakları Hazırlayan: V. Murat BOSTANCI Toksisite 1 2 TARİHSEL BAKI

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; PROLAKTİNOMA Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu; Prolaktinoma beyinde yer alan hipofiz bezinin prolaktin salgılayan tümörüdür. Kanserleşmez ancak hormonal dengeyi bozar. Prolaktin hormonu

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Hasta Rehberi Say 7 GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Genç Yetiflkinlerde Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 7 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading

Detaylı

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. Hepatit B HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. HBV nas l yay l r? Hepatit B, hepatit B li kiflilerin kan veya vücut s v lar yoluyla

Detaylı

Alkol-Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı

Alkol-Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı Alkol-Dışı Yağlı Karaciğer Hastalığı Doç Dr Yusuf Yılmaz Marmara Üniversitesi Tıp Fak Gastroenteroloji Bilim Dalı 1. TÜRKİYE-AZERBAYCAN ORTAK HEPATOLOJİ KURSU 18-19 Eylül 2015 Radisson Blu Otel, Şişli,

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı

Amino Asit Metabolizması Bozuklukları. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD

Amino Asit Metabolizması Bozuklukları. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD Amino Asit Metabolizması Bozuklukları Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya ABD Amino Asit Metabolizması Bozuklukları Genelde hepsi kalıtsal ve otozomal resesifir

Detaylı

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

Deomed Medikal Yay nc l k

Deomed Medikal Yay nc l k Deomed Medikal Yay nc l k Schiltenwolf / Henningsen Muskuloskeletal A r lar Biyopsikososyal Yaklafl mla Tan ve Tedavi Türkçe Editörü / M. Sar do an Çeviri / A. Kasabal gil 16.5 x 24 cm, XVI + 320 Sayfa

Detaylı

Akdeniz Anemisi; Cooley s Anemisi; Talasemi Majör; Talasemi Minör;

Akdeniz Anemisi; Cooley s Anemisi; Talasemi Majör; Talasemi Minör; TALASEMİ Akdeniz Anemisi; Cooley s Anemisi; Talasemi Majör; Talasemi Minör; Talasemi kırmızı kan hücrelerinin üretimini bozan genetik hastalıklardır. Ülkemizde çok sık görülmektedir. Hastaların kırmızı

Detaylı

Ekstrauterin hayatın ilk 90 günü içinde gelişen direkt hiperbilirubinemidir. Genellikle total bilirubinin % 20 sinden fazla

Ekstrauterin hayatın ilk 90 günü içinde gelişen direkt hiperbilirubinemidir. Genellikle total bilirubinin % 20 sinden fazla YENİDOĞAN KOLESTAZI Nenatal klestazın ayırıcı tanısı Direkt hiperbilirubinemili yenidğanın değerlendirilmesi Klestazlı yenidğanlarda tedavi yaklaşımları Ekstrauterin hayatın ilk 90 günü içinde gelişen

Detaylı

KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA. Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji

KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA. Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji KONGENİTAL KALP HASTALIKLARINDAN KORUNMA Doç. Dr. Kemal Nişli İTF Pediatrik Kardiyoloji Doğumsal kalp hastalığının sıklığı % 0.9 Ciddi anomali % 0.3 Her yıl 1.2 milyon kalp hastası bebek dünyaya gelmekte

Detaylı

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE

Detaylı

AMİNO ASİT, KANTİTATİF (PLAZMA, İDRAR)

AMİNO ASİT, KANTİTATİF (PLAZMA, İDRAR) Klinik Laboratuvar Testleri AMNO AST, KANTTATF (PLAZMA, DRAR) Kullanım amacı: Plazma ve idrarda kantitatif amino asit ölçümüne, amino asit metabolizma bozukluklarının araştırılması sırasında ihtiyaç duyulur.

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik

Detaylı

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA

EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA EOZİNOFİLİK ÖZOFAJİT ANTALYA 2016 DR YÜKSEL ATEŞ BAYINDIR HASTANESİ ANKARA 1. vaka S.P ERKEK 1982 DOĞUMLU YUTMA GÜÇLÜĞÜ ŞİKAYETİ MEVCUT DIŞ MERKEZDE YAPILAN ÖGD SONUCU SQUAMOZ HÜCRELİ CA TANISI ALMIŞ TEKRARLANAN

Detaylı

Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,

Detaylı

Bebekte doğum öncesinde kromozomsal ve genetik anormalliklerin tespiti amacıyla yapılır.

Bebekte doğum öncesinde kromozomsal ve genetik anormalliklerin tespiti amacıyla yapılır. AMNİYOSENTEZ Gebelik sırasına bebeğin genetik hastalıkları ve doğumsal anormalliklerini tespit amacıyla doğum kesesinden alınan sıvının incelenmesidir. Doğum kesesinden alınan küçük miktarda sıvıdan çalışılan

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname Teknik Alan BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Buluş, böbreküstü bezi yetmezliğinin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Fen ve Teknoloji VÜCUDUMUZDAK S STEMLER Ünite 1

Fen ve Teknoloji VÜCUDUMUZDAK S STEMLER Ünite 1 BOfiALTIM S STEM Besinlerin hücrelerimizde kullan lmas sonucu karbondioksit, amonyak, üre, ürik asit, madensel tuz gibi vücut için zararl maddeler oluflur. Bu zararl maddelerin vücuttan uzaklaflt r lmas

Detaylı

Hasta Rehberi Say 11. ÇO UL H POF Z HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 11. ÇO UL H POF Z HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 11 ÇO UL H POF Z HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Ço ul Hipofiz Hormonu Eksikli i - Say 11 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin Madde: Her bir ampul 1000 mg Kolin alfoskerat a

Detaylı

Hasta Rehberi Say 14. NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 14. NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 14 NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber ntraüterin Büyüme Gerili i - Say 14 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,

Detaylı

Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler

Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler Proteinler Canlılarda miktar olarak en çok bulunan biyomoleküllerdir. Amino asit birimlerinden oluşurlar Yapısal ve işlevsel olabilirler Genlerle aktarılan kalıtsal bilginin ortaya çıktığı moleküllerdir.

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı.

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı. Horlama ve Uyku Apne Sendromu BEZMİÂLEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Polikliniği rtibat : 0212 453 17 00 GH-02 V;01/2010 Horlama ve Uyku Apne Sendromu

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Yeni Anket Verisi Girişi

Yeni Anket Verisi Girişi Yeni Anket Verisi Girişi lara ait kimlik verileri kesinlikle başka bir alanda paylaşılmayacaktır. ya ait özel veriler, sadece bilimsel çalışma merkezinin kendisi tarafından görüntülenebilecektir. proje

Detaylı

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları HEPATİT B TESTLERİ Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları Hepatit B virüs enfeksiyonu insandan insana kan, semen, vücut salgıları ile kolay bulaşan yaygın görülen ve ülkemizde

Detaylı

www.boren.com.tr / info@boren.com.tr

www.boren.com.tr / info@boren.com.tr www.boren.com.tr / info@boren.com.tr YAŞAM da BOR BOR/B; Yeryüzünde bileşikler halinde, toprak, kaya ve suda az miktarlarda fakat yaygın olarak bulunan bir elementtir. Yer kabuğunda 10-20 ppm, deniz ve

Detaylı

BALIK YAĞI MI BALIK MI?

BALIK YAĞI MI BALIK MI? BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 10.15-11.00 Kardiyovasküler sistem semiyolojisi M.YEKSAN 11.15-12.00

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi!

Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! www.kenthospital.com Kent Hastanesi, hepimizden önce çocuklarımızın hastanesi! Çünkü, çocuklarımız, hepimizin geleceği! Kuruluşumuzdan bu yana

Detaylı

Tarifname KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON

Tarifname KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON 1 Tarifname Teknik Alan KRONİK YORGUNLUK SENDROMUNUN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON Buluş, kronik yorgunluk sendromunun tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Ödem, hiperemi, konjesyon. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Ödem, hiperemi, konjesyon Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 1 Hemodinamik bozukluklar Ödem Hiperemi / konjesyon Kanama (hemoraji) Trombüs / emboli İnfarktüs Şok 2 Hemodinamik bozukluklar Ödem 3 Ödem Tanım: İnterstisyel

Detaylı

lanması Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı

lanması Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Nonalkolik karaciğer yağlanmas lanması Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı 9-10 yarıyıl l 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Tanımlamalar Karaciğer yağlanması

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ. Tablet. Bir yüzü çentikli beyaz ila beyaza yakın kapsül şeklinde tablet.

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ. Tablet. Bir yüzü çentikli beyaz ila beyaza yakın kapsül şeklinde tablet. KISA ÜRÜN BİLGİLERİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI AMİNESS-N film tablet 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ Etkin madde: Her tablet; 45 mg L-Histidin, 60 mg L-İzolösin, 90 mg L-Lösin, 96 mg L- Lizin asetat

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

YAPISAL BÜYÜME ve ERGENL K GEC KMES

YAPISAL BÜYÜME ve ERGENL K GEC KMES Hasta Rehberi Say 10 YAPISAL BÜYÜME ve ERGENL K GEC KMES Orta kolayl kta okunabilir rehber Yap sal Büyüme ve Ergenlik Gecikmesi - Say 10 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi,

Detaylı

Dr.BUKET DALGIÇ G.Ü.T.F ÇOCUK GASTROENTEROLOJİ BD

Dr.BUKET DALGIÇ G.Ü.T.F ÇOCUK GASTROENTEROLOJİ BD Dr.BUKET DALGIÇ G.Ü.T.F ÇOCUK GASTROENTEROLOJİ BD Laboratuar testlerin amacı nedir? Doğru tanıya ulaşmak Hastalığın klinik seyrini monitorize etmek KARACİĞER Büyük fonksiyonel rezerve sahiptir Belirgin

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 05-06 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcıları: / Histoloji Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Bahadır Murat Demirel / Üyeler: / Tıbbi / Dersin AKTS

Detaylı

fiekers Z D YABET (Diyabet nsipit)

fiekers Z D YABET (Diyabet nsipit) Hasta Rehberi Say 12 fiekers Z D YABET (Diyabet nsipit) Kolay okunabilir rehber Diyabet nsipid - Say 12 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü, Reading,

Detaylı

BÜYÜME ve BOY KISALI I

BÜYÜME ve BOY KISALI I BÜYÜME ve BOY KISALI I BÜYÜME Anne-baban n kazand en önemli ödüllerden bir tanesi çocu unun büyüdü ünü görmektir. Bir çocu un büyümesi kendi vücudundan ya da çevreden kaynaklanan faktörlerden etkilenebildi

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. SPRAMAX 1.5 M.I.U film kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her kaplanmış tablet; 1.500.000 IU Spiramisin içerir. Yardımcı maddeler: Hidroksipropil selüloz, Prejelatinize Mısır Nişastası,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI TİSİNON 10 mg kapsül Ağızdan alınır. Her kapsül; Etkin madde: 10 mg nitisinon Yardımcı maddeler: Prejelatinize nişasta ve opak beyaz gövde / opak lacivert kapak No:3 sert jelatin kapsül

Detaylı

Şeker Hastalığı Nedir? Neden Önemlidir?

Şeker Hastalığı Nedir? Neden Önemlidir? Aile Hekimliği Sürekli Mesleki Gelişim Programı Hayatınız boyunca öngöremediğiniz ve hayat kalitenizi düşürecek pek çok sorun yaşayabilirsiniz. Şeker hastalığı(kısa olarak Diyabet diyebiliriz) ve obezite

Detaylı

Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Konjenital adrenal hiperplazi (KAH) Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Dersin Amacı KAH patogenezinin öğrenilmesi KAH lı hastaların klinik ve laboratuar bulgularının

Detaylı

Çölyak Hastalığı Serolojik Tanısı DR. BURÇİN ŞENER

Çölyak Hastalığı Serolojik Tanısı DR. BURÇİN ŞENER Çölyak Hastalığı Serolojik Tanısı DR. BURÇİN ŞENER HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ AD 1 Glutene duyarlı enteropati Çölyak hastalığı Gluten-intoleransı 2 Çölyak hastalığı nedir?

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan

Detaylı

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.

Detaylı

BÜYÜME HORMONU EKS KL

BÜYÜME HORMONU EKS KL Hasta Rehberi Say 2 BÜYÜME HORMONU EKS KL Kolay okunabilir rehber Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 2 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü, Reading,

Detaylı

NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM

NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM Prof.Dr. Handan Güleryüz DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK RADYOLOJİSİ BİLİM DALI İZMİR Metabolik beyin hastalıklarında çeşitli

Detaylı

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Teknik Alan Buluş, parkinson hastalığının semptomatik tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler

Detaylı

Tarifname BCL2 BASKILAMA İŞLEVİYLE ANTİ-KARSİNOJENİK ETKİ GÖSTERMEYE YÖNELİK BİR FORMÜLASYON

Tarifname BCL2 BASKILAMA İŞLEVİYLE ANTİ-KARSİNOJENİK ETKİ GÖSTERMEYE YÖNELİK BİR FORMÜLASYON 1 Tarifname BCL2 BASKILAMA İŞLEVİYLE ANTİ-KARSİNOJENİK ETKİ GÖSTERMEYE Teknik Alan YÖNELİK BİR FORMÜLASYON Buluş, bcl2 baskılama işleviyle anti-karsinojenik etki göstermeye yönelik oluşturulmuş bir formülasyon

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

Çocuklarda Karaci er Nakli

Çocuklarda Karaci er Nakli Çocuklarda Karaci er Nakli Sema Aydo du Ege Üniversitesi T p Fakültesi, Çocuk Sa l ve Hastal klar Anabilim Dal, Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dal, Prof.Dr. Karaci er nakli, bebek, çocuk,

Detaylı

K MYA 8 ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER

K MYA 8 ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER 31 BU ÜN TEN N AMAÇLARI Bu üniteyi çal flt n zda; Karbon hidratlar n genel yap lar n, adland

Detaylı

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Dersin Kodu ve Adı NMH 501 Musküler Distrofiler Dersin ECTS Kredisi 5 Prof.Dr.Haluk Topaloğlu Musküler distrofilerin sınıflaması, çocukluk çağında

Detaylı

Amniyosentezden önce bir şansınız daha var!

Amniyosentezden önce bir şansınız daha var! Hassasiyeti YÜKSEK ve GÜVENİLİR Bir Tarama Testi Fetal trizomilerin taranması ve Y kromozomunun değerlendirilmesinde kullanılan son derece gelişmiş bir kan testi Amniyosentezden önce bir şansınız daha

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

PREMATÜRE BEBEKLERİN FİZYOLOJİSİ

PREMATÜRE BEBEKLERİN FİZYOLOJİSİ PREMATÜRE BEBEKLERİN FİZYOLOJİSİ TANIMLAR Preterm/Prematüre Bebek- 37 gestasyon haftasından önce doğan Gestasyon yaşına göre sınıflandırma Prematüre (erken doğan)

Detaylı

Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Meme Radyoterapisi sonrası komplikasyonlar Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD RT nin amacı: - Mikroskopik rezidüel hastalığı önlemek - Multisentrik hastalık gelişimini önlemek

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI CASODEX 150 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: 150 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, hipromelloz,

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

YENĠDOĞANDA TOTAL PARENTERAL BESLENME. Dr.Esin Koç Gazi Üniversitesi

YENĠDOĞANDA TOTAL PARENTERAL BESLENME. Dr.Esin Koç Gazi Üniversitesi YENĠDOĞANDA TOTAL PARENTERAL BESLENME Dr.Esin Koç Gazi Üniversitesi Oral alamayan bebeklerimizi nasıl besliyoruz? Yenidoğan ünitelerinin beslenme politikalarında farklılıklar var Erken 1970 ler TPN YYBÜ

Detaylı

Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet

Diyabet te Sağlık Önerileri. Diyabet Diyabet te Sağlık Önerileri Diyabet BR.HLİ.041 Diyabette Sağlık Önerileri Her sağlıklı birey gibi diyabetli birey de bireysel bakımını sağlamalı; diyabete bağlı gelişen özellikli durumlarda gereken uygulamaları

Detaylı

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) 1 GÜNDEM Tanım Epidemiyoloji (Hastalığın Yayılımı) Mücadele Soru-Cevap 2 Afrika Hastalığı Nedir? Sivrisinek, kene ve sokucu sineklerle

Detaylı

Adet Yokluğu; Adet Kesilmesi; Menstruasyon un Kesilmesi; Adetlerin Durması;

Adet Yokluğu; Adet Kesilmesi; Menstruasyon un Kesilmesi; Adetlerin Durması; AMENORE Adet Yokluğu; Adet Kesilmesi; Menstruasyon un Kesilmesi; Adetlerin Durması; Genç kızlarda menstruasyon 9 ila 18 yaş arasında başlar. 12 yaş averaj yaşıdır ve birçoğu bu yaşta başlar. Adetin olmamasına

Detaylı

NORMAL EKMEK ANKARA HALK EKMEK

NORMAL EKMEK ANKARA HALK EKMEK NORMAL EKMEK ANKARA HALK EKMEK NORMALEKMEK ekmek k vam nda sofralar n gözdesi Normal ekmek; un, su, tuz, maya ve gerekli durumlarda katk maddesi ilave edilerek üretilmektedir. nsan beslenmesi aç s ndan

Detaylı

UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ

UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ Rev. No : 01 Rev.Tarihi : 13 Haziran 2012 1/ 1. Amaç: UÜ-SK da organ ve doku nakli hizmetlerinden yararlanacak hastaların ve/veya canlı vericilerinin başvuru kriterlerinin ve organ bekleme listelerine

Detaylı

KuLLANMA TALİMATI. ROVAMYCINE 3 MIU film kaplı tablet Oral yoldan kullanılır.

KuLLANMA TALİMATI. ROVAMYCINE 3 MIU film kaplı tablet Oral yoldan kullanılır. KuLLANMA TALİMATI ROVAMYCINE 3 MIU film kaplı tablet Oral yoldan kullanılır. Etkin madde: Her bir tablet 3 000 000 IU spiramisin içerir. Yardımcı maddeler: Snowflake 12019 Maizena, Hidroksipropil Selüloz,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI SOMATOSTATİN EUMEDICA 250 µg i.v. İnfüzyon için Liyofilize Toz içeren Flakon Damardan uygulanır. Etkin madde: Her flakonda etkin madde olarak, 250 µg somatostatine eşdeğer miktarda hidratlanmış

Detaylı

Çocuk ve Tüberküloz (Verem)

Çocuk ve Tüberküloz (Verem) TÜRK TORAKS DERNEĞİ EĞİTİM KİTAPLARI SERİSİ Çocuk ve Tüberküloz (Verem) Pediyatrik Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu TÜRK TORAKS DERNE E T M K TAPLARI SER S Türk Toraks Derne i yay n d r Türk Toraks Derne

Detaylı

Bovilis Bovipast RSP ile benzersiz koruma

Bovilis Bovipast RSP ile benzersiz koruma Bovilis ile benzersiz koruma Özel kombinasyon Çift adjuvan IRP teknolojisi Erken koruma Maternal antikor varl nda da etkinlik Güvenlik Önerilen afl lama program : Antikor titresi 1. afl lama Bovilis Rapel

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB)

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB) ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB) B- BOŞALTIM SĐSTEMĐ (6 SAAT) BOŞALTIM SĐSTEMĐMĐZ VÜCUDUMUZDAN ATIKLARI UZAKLAŞTIRIR 1- Boşaltım Sistemi 2- Boşaltım Sistemi Organları

Detaylı

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri ÖNEMLİ! İlaçlarınızı düzenli kullanmanız çok önemlidir. Kilonuza dikkat ediniz. Ani bir kan şekeri düşmesi (hipoglisemi) durumuna karşı yanınızda her zaman birkaç adet şeker bulundurunuz. Mutlaka egzersiz

Detaylı