Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez?"

Transkript

1 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? Hasan Tekgüç * Zehra Nurdan Atalay Güneş ** Öz: Bu çalışmanın amacı, Türkiye de Sağlıkta Dönüşüm sürecini egemen iktisat anlayışı konumundaki neo-klasik yaklaşıma referansla tartışmaktır. Sağlık Bakanlığı (SB), son dönemde hızla artan sağlık harcamalarını kontrol altına alabilmek için, sağlık harcamalarının finansmanında kısmen de olsa hastaların kişisel sorumluluğunu arttıran yönde uygulamalara yönelmiştir. SB, ayrıca hem kamu hastanelerinden hem de özel sektörden hizmet alırken verimliliği artırmak amacıyla performansa dayalı ödeme sistemine geçmiştir. Tıp camiası sağlığın sosyal bir hak olduğu ve sosyal hakların kısıtlanamayacağı gerekçesiyle bu uygulamalara karşı çıkmaktadır. Halbuki, neo-klasik iktisat yazınında da bireysel sorumluluk ve performansa dayalı ödeme uygulamalarının sağlık finansmanında sorunlara çözüm olmadığı hem teorik hem de ampirik olarak ortaya konulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık iktisadı, sağlıkta dönüşüm programı. Why Personal Responsibility and Competition do not Reduce Total Spending in Health Care? Abstract: In this study, Health Transformation Program is discussed with reference to neo-classical health economics. The Ministry of Health (MoH), in order in order to control rapidly rising healthcare costs, has begun to shift to practices that increase the personal responsibility of patients, albeit partly. Additionally, MoH introduced performance-based pay when procuring services from public and private hospitals in order to improve productivity. Health professionals in Turkey point out that healthcare is a social right, and should not be restricted based on ability to pay. In fact, there is neither theoretical nor empirical support in neo-classical health economics literature that supports either personal responsibility of patients or performance- based pay to service providers. Keywords: Health economics, health transformation program. * Yrd. Doç. Dr., Mardin Artuklu Üniversitesi, İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü, Yeni Kampüs Mardin/Türkiye. ** Yrd. Doç. Dr. Mardin Artuklu Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Yeni Kampüs Mardin/Türkiye. Makale gönderim tarihi: Makale kabul tarihi: Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48, Sayı 1, Mart 2015, s

2 142 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 Giriş 1978 Alma Ata Konferansında kabul edilen 2000 lerde herkese sağlık stratejisi, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) sağlık hizmetlerinin organizasyonunda yeni bir döneme karşılık gelir. Sağlık hizmetlerinin hem yaygınlaşmasında hem de bu hizmetlerin organizasyonunda kamu dışındaki diğer sektörlerin de rol alması gerektiğini vurgulayan bu kararlar 1980 sonrası, DSÖ, Dünya Bankası ve IMF tavsiyeleriyle dünya genelinde 1990 lar boyunca uygulamaya konuldu. Türkiye de ise 1990 larda Yeşil Kart Uygulaması, Genel Sağlık Sigortasına (GSS) uygulamaya geçene kadar geçici bir yöntem olarak hayata geçirilmiştir. Sağlık sisteminde planlanan bu geçiş ancak 2000 lerde gerçekleştirilmiştir lerle birlikte AKP iktidarı sağlık sisteminde o tarihe kadar gerçekleştirilemeyen reformları gerçekleştirme konusunda tek parti olmanın verdiği güçle, hızlı adımlar attı. Özellikle Sağlık Bakanlığının (SB) rolünün hizmeti sunandan, hizmeti planlayan ve denetleyen olana evrilmesi hedeflenerek, sağlık hizmeti sunacak başka aktörlerin de alana çekilmesi hedeflenmektedir. Bu da sağlık alanında hem güçler ayrışmasını ve çoğulculuğu hem de rekabeti getirmeyi amaçlamaktadır. Bu kavramlara yapılan vurgular da sağlık alanının tıpkı ekonominin diğer alanları gibi serbest piyasa ilkelerine göre yönetilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Gerek reformların hazırlık aşamasında gerekse uygulama safhasında eleştirilerin yöneltildiği nokta buradadır. Sağlığın serbest piyasa kurallarına göre düzenlenmesi, yani devlet dışındaki aktörlerin bu sahaya davet edilerek, vatandaşların özel sigortaya yönlendirmesi ve katılım payı gibi uygulamaların amacı sistemin verimliliğini artırma ve istismarını önleme olarak gösterilmektedir. Halbuki, bu tip uygulamalar ile ilgili sosyal hak olarak sağlık haklarına erişimin önünde engel olacağı, kamu kaynaklarının özel sektör lehine dağıtılacağı ve getirilen performans kriterleri ile sağlık alanındaki iş ilişkilerinin dönüştürüldüğü eleştirisi, başta Türk Tabipler Birliği gibi meslek örgütleri olmak üzere birçokları tarafından dillendirilmektedir. Bu makale, gerek SB nin gerekse gerekse Sağlıkta Dönüşüm Programını (SDP) eleştirenlerin gözden kaçırdıkları aşağıdaki temel unsur etrafında organize edilmiştir: Sağlık alanı diğer ekonomik alanlar gibi serbest piyasa kurallarına göre düzenlenebilir mi? İzleyen Sağlık İktisadı bölümünde, serbest piyasa ekonomisinin içinden yazanlara referansla bireysel sorumluluğun ve rekabetin neden sağlıkta sorunlara çare olamayacağı üzerine yoğunlaşılacaktır. Ampirik bulgular bölümü ise, sanayileşmiş ülkeler arasında sağlıkta özel sektörün rolünün en büyük olduğu ABD örneği üzerinden özel sektörün sağlıkta istismar ve israfı nasıl artırdığı gösterilecektir. Daha sonra da, SDP yukarıda tartıştığımız teorik ve ampirik veriler dahilinde ve Türkiye de yapılan

3 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 143 çalışmaların da ışığında analiz edilecek ve SB nin pratik uygulamalarında ne ölçüde neo-liberal ajandayı takip ettiği değerlendirilecektir. Sonuç bölümünde, ulaşılan sonuçlar özetlenerek sağlık iktisadı akademik yazınındaki eksikleri doldurmak için gerekenler üstünde durulacaktır. Sağlık İktisadı Literatürü Çalışmanın bu kısmı sadece neo-klasik (piyasacı) iktisat yazınının taranmasıyla sınırlıdır. Bu sınırlamanın amacı diğer akımların katkılarını göz ardı etmek değil, özellikle Türkiye de ve dünyada çok yaygın olarak kabul gören piyasacı iktisat anlayışı sağlık hizmetlerinin finansmanında da bireysel sorumluluğu ve rekabeti birincil sıraya koyar anlayışını sorgulamaktır. Neo-klasik iktisadi tartışmalar içinde 1960 larda ABD deki teorik tartışmalardan başlayarak sağlık iktisadı ve politikası üstüne yoğunlaşan iktisatçıların tartışmaları iki grupta incelenebilir. Birinci grupta olanlar, genel kanının aksine azınlıkta bulunanlar, yukarıda belirtilen genel kabulü paylaşırlar. İkinci ve daha büyük çoğunluğu oluşturan grup ise sağlık harcamalarının finansmanının hastalara bırakılmasının (cepten ödemeler veya özel sigorta aracılığıyla) toplum refahı için kamu eliyle idare edilmesine oranla mümkün olandan daha kötü sonuç doğuracağını göstermişlerdir. Birinci gruptaki iktisatçılar, 1960 ların sonundan itibaren yine neo-klasik iktisat içinden bakarak sadece sağlık hizmetlerinin finansmanında değil, hemen her alanda piyasanın daha etkin rol oynaması gerektiğini savunmuşlardır. Bu grup genel olarak neo-liberal iktisatçılar olarak bilinir ve onları neo-klasik iktisatçılardan ayıran temel fark, kamu kurumlarının üstlendikleri görevleri başarıyla yerine getirebileceklerine dair taşıdıkları derin kuşkularıdır (Adaman ve Madra, 2012). Sağlık iktisatçıları arasında azınlıkta kalan bu grubun temel kaygısı ahlaki tehlikedir (moral hazard). Ahlaki tehlike kavramı, bireyin kendi yaptığının maliyetine katlanmak zorunda kalmadığında ortaya çıkan istenmeyen davranışları tanımlar. Örneğin; evini sigortalayan bireyin sigortalamayana göre daha tedbirsiz davranışı yangın (yani israf) miktarını artırıp, toplam refahın azalmasına neden olacaktır. Günümüzde ahlaki tehlike kavramı yaygın olarak kamu kaynaklarının istismarını açıklamak için kullanılır. Bu anlayışa göre, sağlık alanında kamu çalışanları ve hastalar sağlık hizmetinin bedelini ödemek zorunda kalmadıkları zaman, sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların israfı artacaktır. Bu temel kabule göre, toplam sağlık hizmetleri maliyetinin önlenemeyen yükselişini durdurmak için de yapılacak iki şey vardır: hastaların kendi sağlık harcamalarının finansmanına doğrudan katkıda bulunması (özel sigorta, katılım payları ve cepten ödemelerle) ve sağlık hizmet üretiminin rekabete açılması. Daha sonraki yıllarda önce ABD de yapılan ampirik ve 1980 lerden beri özellikle OECD ülkeleri arasında yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, ikinci

4 144 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 grubun teorik öngörülerini doğrulamıştır: Sağlık finansmanında kişisel sorumluluğu öne çıkarmak ne sağlık hizmetlerine eşit erişimi sağlamış, ne artma eğiliminde olan maliyetleri kontrol altına alabilmiş ne de bireyleri daha sağlıklı yaşamaya yöneltebilmiştir. Bu teorik ve ampirik çalışmaların sonucunda, neoklasik iktisat disiplini içinde yetişmiş, sağlık sektörü üzerine uzmanlaşan pek çok iktisatçı, sağlık hizmetlerinin finansmanında tek merkezden idare edilen zorunlu ulusal sigorta sistemlerini veya sağlık harcamalarının doğrudan genel bütçeden finansmanını benimsemişlerdir. Neo-klasik Teori: Neden Bireysel Sorumluluk Sağlık Finansmanında Çözüm Olamaz? Sağlık iktisadı alanında hâlâ en sıklıkla başvurulan makale Arrow (1963) un makalesidir (Fuchs, 1996). Arrow makalesinde sağlık sektörünü betimlemeye başlamak yerine önce ideal bir piyasa hayal eder ve bu sistemin ayakta durması için gereken ön koşulları sıralar. Daha sonra da bu ön koşulların sağlık sektöründe ne kadar geçerli olup olmadığını araştırarak, sağlık sektörü için serbest piyasa reçetesinin ne kadar yerinde olduğunu sorgular. Arrow un cevabı sağlık sektörünün bu ön koşulları birebir sağlamadığı gibi pek çok durumda sektörün bu ön koşullardan olabildiğince uzak olduğudur. Sağlık sektörü teorik çalışmalardaki ön koşulları birebir sağlamayan tek sektör değildir; ama bu ön koşulların bu kadar uzağına düşen başka bir sektör de bulmak zordur. Bazı sağlık hizmetleri bireysel değil sosyal niteliklidir (aşı gibi), bu gibi sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanın kamusal olması gerektiği konusunda ciddi bir tartışma yoktur 1. Dolayısıyla bu bölümün geriye kalanında Arrow (1963) u takip ederek bireysel sağlık hizmetlerinin ön koşullarının neler olduğu tartışılacaktır. 1-) Sağlık hizmetlerine talebin doğası: Bireyler belli başlı sağlık harcamalarını kendi cebinden ödemek zorunda kaldıklarında ödeyecekleri tutar, ev veya araba almak için ödenen yüksek miktarlara ulaşabilir. Ama ev almanın aksine bireyler, bu harcamaları önceden planlayamazlar. Diğer bir deyişle bireylerin sağlık hizmeti talebi, bireyin kendisi açısından hem düzensiz hem de önceden kestirilemezdir, yani tesadüfidir. Bu da sağlık harcamalarının önceden öngörülüp buna uygun önlem alınmasını zorlaştırır. 2-) Hekimlerden beklenen davranış: Tıp hizmetlerinin müşterileri alacakları ürünü önceden test edemezler, ayrıca en maliyetli ürünlerde ürün hakkında (kanser tedavisi gibi) önceden birinci elden tecrübeleri yoktur. Bu gibi durumlarda hasta, hekimin yönlendirmesine muhtaçtır, yani hastanın talebini hekim belirler. Dolayısıyla da hekimlerin kendi finansal çıkarını maksimize 1 İktisat yazınında bu tür kamusal hizmetlere kamusal mallar (public goods) olarak tanımlanmaktadır.

5 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 145 etmek amacıyla değil, hastasının iyiliğini düşünerek etik davranması beklenir 2. Pek çok ticari ilişki, taraflar birbirine bir nebze de olsa güvenmezse hayata geçmez, ama bu ticari ilişkilerde gereken minimum güven seviyesi hekim-hasta arasında olması gereken güven düzeyiyle karşılaştırılamaz. Bu tip durumlar iktisat yazınında asimetrik bilgi başlığı altında incelenir. 3-) Sağlık hizmetinin etkinliğinin belirsizliği: Bireyin iyileşme olasılığı da, bireyler birbirleriyle aynı olmadıkları için hastalığa yakalanması kadar tesadüfi olabilir ( Hastalık yoktur, hasta vardır ). Özellikle ağır hastalıklarda kişi kendisinin veya tanıdıklarının geçmiş deneyimlerine dayanıp iyileşme ihtimali üstünde tahminde bulunamaz. Dolayısıyla da hasta iyileşme ihtimali hakkında hekimine güvenmek durumundadır. Pek çok kişi için ağır hastalıklarda cepten harcanması gereken miktara eşdeğer yegane harcama ev almaktır ama daha önce ev almasa da ev almayı düşünen herkes, daha önce bir evde yaşamıştır ve iyi bir ev neye benzer konusunda bir fikir sahibidir 3. Ağır hastalıklarda ise hasta ve hekim arasında iyileşme olasılığını değerlendirebilme açısından bilgi asimetrisi çok yüksektir. 4-) Arz Durumu: Hastaların başta hekimler olmak üzere sağlık personeline güvenmesi ve hayatını onlara emanet etmesi için kalite kontrolü hayati önemdedir ve bu yüzden de sağlık sektörüne giriş sıkı kontrol altındadır. Pek çok diğer sektörde sıradan olan fiyata göre değişen kalitede ürün veya hizmet sunulması, sağlık alanında etik olarak kabul edilebilir bir husus değildir. 4 Özellikle hekim ve hemşire olmanın önündeki yüksek bariyerler (tıp fakültesi mezunu olma vs.), talebin hızla arttığı durumlarda arzın, talebin gerisine düşüp fiyatların artmasına veya sağlık hizmetlerine erişimde kuyrukların oluşmasına yol açacaktır. Böyle durumlarda tedavide öncelik sırasının alım gücüyle belirlenmesi toplumun büyük çoğunluğunun kabul etmediği bir şeydir 5. 2 Çarkoğlu ve Kalaycıoğlu (2012: 21-26) na göre Türkiye de nüfusun % 74 ü hastanın hekime güvenebilmesi gerektiğine inandığını ama pratikte nüfusun ancak yarısından biraz fazlası hekimlerin hastalara tüm tedavi seçeneklerini açıkladığına inanmaktadır. Yine de nüfusun % 74 ü bir hekimi en son ziyaret ettiğinde, % 53 ü de bir hastaneden en son yararlandığında oldukça memnun kaldığını belirtmiştir. 3 Yine de evin kalitesi konusunda alıcının kolayca bilemeyeceği hususlar vardır. Binanın depreme karşı dayanıklılığı, Türkiye de bu tip hususlardan biridir. Serbest piyasa savunucuları açısından da, müteahhit ve alıcı arasındaki bu bilgi asimetrisi, kamunun inşaat sektörüne standartlar getirerek müdahale etmesi için geçerli bir neden sağlar. 4 Burada esas husus hastanelerde özel odalar veya sıra beklemeden hekime erişim gibi konular değil, tedavi sürecidir. 5 Çarkoğlu ve Kalaycıoğlu (2012: 10-18) nun tespitlerine göre nüfusun yarıdan fazlası kamunun sadece temel sağlık hizmetlerini sunmasına karşıdır. Yine nüfusun % 60 ından fazlası kamu sağlık hizmetlerinin vatandaşlarla sınırlanmasına ve kendi davranışlarıyla çeşitli hastalıklara davetiye çıkaranların (örneğin sigara içenlerin) kamu sağlık hizmetlerine erişiminin kısıtlanmasına karşıdır. Benzer bir şekilde kamu sağlık hizmetlerine erişimde sigara içmeyenlere öncelik verilmelidir diyenler azınlıktadır. Diğer taraftan, eğer sağlık hizmetlerinde birilerine öncelik verilecekse nüfusun yarısından fazlası bu öncelikli kişilerin çocuklar, gençler ve küçük çocuklara bakmakla yükümlü kişiler olmasını tercih etmektedir.

6 146 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 5-Fiyat Ayrımcılığı: Serbest piyasanın toplumsal refahı maksimize etmesi için gereken diğer bir ön koşul da, gelirine ve ihtiyacına bakılmaksızın bir ürüne herkesin aynı fiyatı ödemesidir. Halbuki, pek çok sağlık hizmeti genelde kâr amaçlı değil sosyal amaçlıdır ve ödeme gücü olmayan kişilerin de sağlık hizmetlerine erişebilmesi için hemen hemen her toplumda bazı düzenlemeler vardır. Sağlık çalışanları dünyanın her yanında sürekli olarak bedava hizmet sunarlar 6. Neo-klasik iktisat teorisine göre, serbest piyasa toplumsal refahı aşağıdaki koşullarda en fazlalaştırır: alan ve satan arasında bilgi asimetrisinin az olduğu; alış-verişin sürekli olduğu; ürün kalitesinin önceden kestirilebildiği; bir sektöre yeni hizmet sunucularının giriş ve çıkışının tekeller veya devlet eliyle engellenmediği; ve kimsenin kişisel özelliklerinden dolayı pozitif veya negatif ayrımcılığa uğramadığı durumlar. Yukarıda sayılan nedenlerden dolayı bu ön koşulların hiçbiri sağlık sektöründe karşılanmaz, üstelik sağlık hizmetinin tüketicisi ile karar vericisi aynı kişi değildir; bireylerin gönüllü olarak iştirak ettikleri piyasaların toplumsal refahı maksimize ettiği durumlar, tüketicinin var olan veriler ışığında en rasyonel kararı aldığını varsayar. Halbuki, söz konusu sağlık olduğunda, karar veren profesyonel sağlık çalışanı (hekim vs.) ve hasta aynı kişiler değildir. Dolayısıyla da kişilerin sağlık harcamalarını tıpkı ev veya araba alır gibi bireysel ödemelerle karşıladığı bir sistem, toplumsal refah açısından optimal olmayacak ve böyle bir sistemde sağlık hizmet üretimi toplumun arzu ettiği düzeyin çok altında kalacaktır. Neo-klasik iktisat teorisi açısından çözüm sağlık sigortasında aranmalıdır. Sağlık sigortası konusunda kritik soru isteğe bağlı bireysel sağlık sigortasının, zorunlu sağlık sigortasının yerini tutup tutamayacağıdır (Akerlof, 1970). Özel sigorta şirketleri diğer tüm şirketler gibi karlarını maksimize etmek isterler, sağlık sigortası sektöründe kâr etmenin yolu mümkün olduğunca sağlıklı insanları sigortalayıp sağlıksız insanlar veya riskli bireylerden uzak durmaktır. 7 Eğer sigorta şirketi her başvurana sağlık poliçesi satarsa, göreceli olarak sağlıklı bireyler poliçenin maliyetini çok yüksek bulup sağlık sigortası almayacaklardır. Sigorta şirketine müşteri olarak sadece bir yıl boyunca poliçe bedelinden daha fazla sağlık harcaması yapacağını öngören görece hasta bireyler müşteri olarak kalacak ve sigorta şirketi zarar edecektir. Sigorta şirketi açısından sorun yine bilgi asimetrisidir. Nasıl ki hasta hekimine oranla tedavinin 6 Türkiye de çok bilinen bir örnek, hekimlerin sigortasız hastaların eşin, dostun Yeşil Kartıyla tedavi olmasına göz yummasıydı. Buna bir başka örnek de Yeşil Kart öncesi, hastane masraflarını ödeyemeyecek durumda olan hastaların durumları ile ilgili başhekimlerin karar verme ve masrafı hastane bütçesinden ödemesine olanak veren düzenlemenin varlığıdır (Atalay, 2002: 42) ve 1960 lardan kalma sigorta ders kitaplarında sigorta acentesinin kapısından kendi isteğiyle girip özel sağlık sigortası satın almak isteyenlere şüpheyle bakılması salık verilir (Akerlof 1970). Sağlıklı insan niye sağlık sigortasına ihtiyaç duysun ki?

7 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 147 etkinliği konusunda asimetrik bilgiye sahipse, sigorta şirketi de müşterisine oranla, müşterinin sağlığı hakkında asimetrik bilgiye sahiptir. Özel sigorta şirketleri bu konuya çözümü, riskli grupları (yaşlılar, şişmanlar vs.) hiç sigortalamamakta bulmuştur. Bu konu yazına ters seçilim sorunu (adverse selection problem) olarak girmiştir. Sağlık sigortasına en fazla ihtiyaç duyan bireylere, bu ürün satılmamakta, yani serbest piyasa bir grup müşteriye istediği ürünü sunamayıp başarısız olmaktadır. Yazında bu duruma piyasa başarısızlığı (market failure) denilmektedir. Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde bu sorun, kamunun çalışan herkesi sigortalı olmaya zorunlu tutmasıyla çözülmüştür. İsviçre, Hollanda (Okma vd., 2010) ve 2014 ten itibaren de ABD de belli bir gelir düzeyinin üstündeki herkes özel sağlık sigortası yaptırmaya mecbur tutulmuştur. Dolayısıyla, sigorta şirketleri müşteri seçemeyerek, isteyen herkese standart poliçeler satmak zorundadırlar. Pek çok ülke ise daha doğrudan bir yola başvurmuş ve herkesi SGK benzeri kamusal sosyal sigorta sistemleri altında toplamaya çalışmış (Almanya vs.) veya sağlık harcamalarını genel bütçeden karşılama (İngiltere) yoluna gitmiştir (Pierson, 1988). Sağlık Harcamalarının Esnekliği ve Ahlâki Tehlike Riski Sağlık sektöründe ahlaki tehlike ve talebin esnekliğine dikkat çeken ve sosyal sağlık sigortasının optimal çözüm olmayabileceğini ilk iddia edenlerden biri Pauly (1968) dir. Sağlık sektöründe ahlaki tehlikenin maliyetlerin artışında gerçekten önemli bir rol oynayabilmesi için gerekli ön koşul, sağlık hizmetlerine olan talebin esnek olmasıdır. Sağlık hizmetlerine olan talep esnekse, sağlık hizmetlerinin finansmanında kamunun rolü arttıkça sağlık hizmetlerinin istismar ve israfı artacaktır. Çünkü kamu sübvansiyonu arttıkça bireylere düşen pay azalacağı için sağlık hizmet tüketimi de artacaktır. Diğer taraftan eğer sağlık hizmetlerine talep, fiyat artış veya azalışından pek etkilenmiyorsa (yani talep esnek değilse) ahlaki tehlike riski sağlık harcamalarının hızlı artışının başlıca nedenlerinden biri olmayacaktır. Herhangi bir sağlık ihtiyacının gerçek mi afaki mi olduğu ya da ertelenebilecek olup olmadığı kişiden kişiye büyük değişiklik gösterecektir. Yine de bazı genel gözlemlerde bulunmak mümkündür: bazı alanlarda (mesela diş, nezle veya plastik cerrahi) hangi ihtiyacın elzem olduğu ya da eğer tedavi kaçınılmazsa (diş ağrısı gibi) ucuz veya pahalı tedavi yönteminin seçileceği (dişi çekmek veya kanal tedavisi gibi) hastanın takdirine kalabilir. Bazı durumlarda ise hastanın tedaviyi reddetmek dışında seçme şansı yoktur (kalp cerrahisi, kemoterapi, radyoterapi, organ nakli, vs.) veya kendisi karar verecek bilince sahip değildir (kalp krizi, trafik kazasında ağır yararlananlar, vs.). Birinci grup talebin fiyat esnekliğinin olduğu, ikinci grup ise fiyatın talep üstünde etkisinin olmadığı durumlardır. İstismar riski ilk durumlarda önemli olabilecek bir kaygıdır. Ama

8 148 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 kamunun sağlık harcamalarının şişmesini sağlayacak kadar çok bireyin, sırf bedava veya ucuz diye kemoterapi, kalp ameliyatı vs. geçireceğine inanmak zordur. Bütün bu teorik yazını sağlık harcamalarının yapısı açısından değerlendirmenin diğer bir yolu da hekimlerin verdikleri hizmetler için talep yaratıp yaratamayacakları tartışmasıdır. Bu tartışmanın bir yanında hekimlerin isteseler de verdikleri hizmetler için talep yaratamayacağına, çünkü hastaların çok fazla test öneren, muayene talep eden hekimlerden (yani yüksek maliyetli hekimlerden, özellikle de bu tedavi maliyetinin bir kısmı katılım payı benzeri uygulamalarla hasta tarafından ödenecekse) uzak duracağına inanan, çoğunlukla katı bir neo-klasik iktisat görüşüne sahip pek çoğu ABD li iktisatçı vardır. Öbür yanda ise neo-klasik iktisadın katı rasyonalite varsayımının sağlık kararları alanına uygulanamayacağına inanan, hastaların hekimlerine güvenmek istediğini ve güvenmese bile hekimin kararını yargılayacak bilgiye sahip olmadığını kabul eden, pek çok sağlık araştırmacısı vardır (Reinhardt, 1989). Diğer bir deyişle saflar, hastaların ve hekimlerinin nasıl davrandığı ve neler yapabilecekleri konusundaki görüş ayrılıklarına göre belirlenmiştir. Katılım Payı ve Performansa Dayalı Ödeme Sistemleri Bireylerin sağlık harcamalarına katkıda bulunması tartışması iki ayrı koldan ilerlemektedir: Az gelişmiş ülkelerde tartışma hastalardan katılım payı alarak sağlık sistemine kaynak yaratılmasına yöneliktir. Bu alanda yapılan tartışmalar genelde Sahra altı Afrika ve Güney Asya ülkelerini kapsar ve kimsede bu ülkelerde sağlık hizmetlerinin aşırı tüketildiği yanılgısı yoktur. Bu ülkelerde sağlık giderlerine ayrılan kamu kaynakları çok yetersiz olduğundan, hastalardan alınacak katılım paylarına kötünün iyisi bir çözüm olarak bakılmakta ve katılım paylarının toplumun en fakir grupların sağlığa erişimini nasıl etkileyeceğinden endişe edilmektedir (Dupas, 2012). Gelişmiş ülkelerde ise katılım paylarına aşırı tüketimin önüne geçebilecek bir politika aracı olarak bakılmaktadır. Katılım payı gerek gelişmiş ülkelerde gerekse son yıllarda Türkiye de artan maliyetleri azaltmak için öne sürülen bir politika aracıdır. Katılım paylarından toplanan kaynakların kamunun yıllık 50 Milyar TL yi aşan sağlık harcaması içindeki payı oldukça azdır. Sağlık Bakanlığı bütçelerinde SGK ödemeleri haricindeki döner sermaye gelirleri (ki hepsi de katılım payı ödemesi değildir) son yıllarda 3 milyar TL yi hiç geçmemiştir 8. Burada esas amaç, gerekli olmayan sağlık talebini kısarak toplam harcamayı azaltmaktır. Gerekli olmayan sağlık hizmetlerinden kaçınmak sadece kamu harcamaları açısından değil aynı zamanda kişinin sağlığı açısından da önemlidir. Her sağlık müdahalesi (gerek 8 Çeşitli yıllardaki SB (Akdağ, 2011 ve 2012) ve SGK (2012) mali tablolarının yazarlar tarafından karşılaştırması.

9 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 149 ameliyat, gerek ilaç almak olsun) belli riskler içerir ve gereksiz yere tedavi görmek bireyi gereksiz bir riske sokar. Burada önemli soru, katılım payı uygulamasının, bireyleri hekime giderken, ilaç alırken, tahlil yaptırırken bir daha düşünmesini sağlayıp gereksiz sağlık müdahalelerinin önüne geçip geçemeyeceğidir. Katılım payına sağlık giderlerini kısması için umut bağlamak, sağlık hizmetlerine bireylerin talebinin esnek olduğunu varsaymakla eş anlamlıdır. Halbuki sağlık harcamalarının niçin esnek olmadığını açıklayan en az dört neden sıralanabilir: 1-) Teori bölümünde belirttiğimiz gibi hekim ve hastası arasında hastalığın doğası, muhtemel tedavi yöntemleri ve iyileşme olasılıkları hakkında büyük bir bilgi asimetrisi vardır. Pek çok kişi hekime danışmadan kendi kendisine teşhis koyacak durumda değildir. Hekim açısından evham veya minör bir problem, hasta açısından muayene olana kadar büyük bir belirsizlik kaynağıdır. Muayene bittikten sonra gereksiz durumları saptayıp burada israf veya istismar gerçekleşti demek süreci anlamamaktır. Muayene olma kararını veren birey muayene olana kadar boşuna evham yaptığını bilemez; hekim de hastayı muayene etmeden endişelenecek bir durum olup olmadığını bilemez. Hasta birey ve hekim arasındaki bilgi asimetrisinden dolayı çoğu zaman hastanın tüketeceği sağlık hizmetlerine karar veren hastanın kendisi değil reçeteyi yazıp tahlilleri talep eden hekimdir. Bu durumda da hastanın talebinin esnek olduğundan bahsetmek yanıltıcıdır. 2-) Şekil 1 ve eşliğindeki tartışmada da detaylandırıldığı gibi sağlık harcamalarının dağılımı toplum içinde eşit değildir; harcamaların %60 ı nüfusun %10 u tarafından tüketilmektedir. Nüfusun %50 si ise toplam harcamaların %3 ünü tüketmektedir. Yani nüfusun sağlıklı yarısının, sağlık hizmetlerine talebinin esnek olduğunu göstermek, herkese uygulanacak katılım payı uygulamasının maliyetleri kısacağını göstermek manasına gelmez. 3-) Katılım payı uygulaması istenilenin aksine kamunun toplam sağlık harcamalarını artırabilir (madde 4). Katılım payı uygulaması özelikle erken aşamadaki veya en başta ciddi olarak görülmeyen rahatsızlıklar için sağlık hizmetlerine olan talebi kısacaktır. Ama bunun nedeni talep esnekliği değil, özellikle yoksul ailelerin bütçe kısıtıdır. Böyle hanelerdeki bireylerin, talepleri esnek olduğu için değil, katılım payını ödeyemedikleri için sağlık hizmetlerine olan talepleri azalacaktır. Bu gerçekleşmeyen taleplerin çok küçük bir kısmı bile sonradan ağır ve acil müdahale gereken bir duruma dönüşürse, ilk etapta elde edilen tasarrufların hepsinden fazlasına mal olabilir. Erken aşamada fark edilmeyen vakaların kötüleştikten sonra hasta kişiye yaşatacağı acılı süreçten ayrı olarak, erken tedavi edilmeyen vakalar maliyetlerin de hızla artmasına neden olacaktır.

10 150 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 4-) Katılım payı uygulamasından bir başka beklenti de, kamunun sağlık finansmanında temel aktör olduğu ama hizmet üretiminde özel sektörden hizmet aldığı durumlarda hastanın hekimi kontrol eden kişi olmasıdır. Pek çok kişinin hayatında ağır hastalıklar bir defa gerçekleşir ve hastanın hekimini yargılayacak ne bilgisi ne de durumu vardır. Bu açıdan da katılım payına bel bağlamak pek yararlı değildir. Aslında durum ilk göründüğünden de kötüdür. Sağlık sektörünün işleyişinde hasta ile hekim arasında, hekimin özçıkar duygusuyla değil, hastanın çıkarını ön planda tutarak davranacağına dair güven olmazsa olmaz önemdedir. Performansa dayalı ödeme sistemi hekime faturalandırılabilir her işlem başına ödeme yaparak bu güven ilişkisini sarsar. Katılım payı uygulamasıyla hastanın hekimin denetçisi olmasını beklemek bu ilişkiyi daha da zedeleyebilir. Hastasının kendisine tam güvenmediğini hisseden hekim de etiksel davranışlardan uzaklaşabilir. Ampirik Bulgular: Sağlık Harcamalarının Esnekliği ve Ahlâki Tehlike Riski Bu bölümde öncelikle sağlık harcamaları hakkında yapılmış ampirik çalışmalar özetlenmiştir. İlk önce sağlık harcamaları ile tıbbı teknoloji ve yaşlanma arasındaki ilişki, sonra da sağlık harcamalarının bireyler arasındaki eşitsiz dağılımı gözler önüne serilmiştir. Sağlık harcamalarının bireyler arasındaki eşitsiz dağılımı anlaşılmadan katkı payı ve performansa göre ödeme sistemlerinin muhtemel dezavantajları tam olarak öngörülemeyebilir. Bu iki bölümde de sunulan ampirik bulguların Türkiye için eşdeğerleri bildiğimiz kadarıyla yoktur. Yine de dünyada sağlık iktisadı yazınında bu konuda yapılan çalışmalar bize fikir verebilir. Daha sonra ise sağlık harcamalarındaki israf ve istismar üzerinde tartışılmıştır. Performansa dayalı ödeme, katkı payı ve özel sağlık sigortasının birincil önemde olmalarından dolayı bu bölümde ABD örneği üzerinde durulmuştur. ABD deneyimi, Türkiye de politika yapıcılar bu yönde ilerlemek istediklerinden Türkiye nin önündeki yıllarına ışık tutabilir. Son olarak da bütün verimsizliğine rağmen katkı payı, performansa göre ödeme ve özel sağlık sigortasının genel olarak politika yapıcılar arasında nasıl olup da hala daha öncelikli yerini koruduğuna değinilmiştir. Tıbbi Teknoloji ve Yaşlanma Tıbbı teknoloji ve yaşlanma ülkelerin sağlık hizmetlerinin üretimi ve finansman sistemlerinden bağımsız olarak sağlık harcamalarının dönüşümünde önemli rol oynamaktadır. 1-) Teknoloji ilerledikçe sağlık alanında yapılabilecek müdahalelerin kapsamı genişlemekte ve bu yeni müdahaleler genellikle maliyetleri artırmaktadır. Fuchs (1998: Tablo 3) un bulgularına göre yılları

11 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 151 arasında 65 yaş ve üstü ABD vatandaşları için sağlık harcamaları yılda ortalama % 6.82 artmıştır 9. Bu oranın üçte ikisi de (yani % 4.62 si) teknolojik yeniliklerden kaynaklanmıştır. Teknolojik gelişmelerin maliyetlerdeki artışı böyle tetikleyebilmesini mümkün kılan nedenler ise gelir artışı ve performansa göre ödeme sistemidir. Gelir artışı sağlık harcamalarına ayrılabilecek kaynakları arttırmış; performansa göre ödeme sistemi ise hekimlerin kazançlarını baktıkları hasta sayısı, yaptıkları ameliyat veya tetkiklerle doğru orantılı hale getirip hekimleri tıp etiği ve cüzdanları arasında bırakmıştır (Erbaş vd., 2012). 2-) Türkiye dâhil pek çok ülkede, nüfus gittikçe yaşlanmakta ve sağlık harcamalarına olan ihtiyaç ve talep gelir artışından bağımsız, demografik nedenlerle de artmaktadır. Yine de Fuchs un (1998) bulgularına göre geriye kalan artış (yıllık % 2.17); uzayan ortalama ömür sürelerinden dolayı toplam yaşlı sayısındaki artış (% 1.95) ve yaşlıların toplam nüfus içindeki oranın artmasına (yıllık % 0.22) bağlanabilir. Süpriz bir şekilde nüfusun göreceli olarak yaşlanması, sağlık giderleri üstünde kısa ve orta vadede büyük bir baskı oluşturmaz. Reinhardt (2003) 65 yaş altı grup için yaptığı çalışmada yılları arasında nüfusun yaşlanmasının sağlık harcamalarının artışına etkisinin hiçbir yılda % 0.5 ı geçmeyeceği sonucuna ulaşmıştır. Reinhardt (2003) ın metodolojisini Türkiye için uyguladığımızda, toplam sağlık harcamaları içinde nüfusun genel olarak yaşlanmasının sağlık harcamalarına katkısının yıllık % 1 den fazla olamayacağı sonucuna varabiliriz 10. Yani nüfus içinde yaşlı sayısının artması (oranları artmasa bile) sağlık harcamalarını arttıran esas demografik nedendir. Sağlık Hizmetlerine Talebin Esnekliği ve Sağlık Harcamalarının Dağılımı Şekil 1, ABD de 2006 yılı itibariyle sağlık harcamalarının nüfus içindeki dağılımını göstermektedir yılının dağılımı önceki 20 yılın dağılımından pek farklı değildir ve ABD için olan dağılım diğer gelişmiş ülkeler için de geçerlidir. Gelişmiş ülkelerde bebek ve çocuk ölümleri çok azdır ve ölümlerin büyük çoğunluğu 75 yaşın üstünde gerçekleşmektedir. Başlıca ölüm nedenleri kalp hastalıkları, kanser, diyabet vb. hastalıklardır. 11 Bulaşıcı hastalıkların sağlık harcamaları içindeki rolü çok düşüktür. Şekil 1 i incelediğimizde ilk göze çarpan sağlık harcamalarının nüfus içinde oldukça dengesiz bir biçimde dağıldığıdır yılı içinde nüfusun sağlıklı yarısı toplam sağlık harcamalarının sadece %3 ünü gerçekleştirmiştir. En sağlıksız %10 için yapılan 9 Yıllık % 6.82 artış aşağı yukarı her on yılda kendini 2 ye katlar. Yani 65 yaş ve üstü ABD vatandaşları için yılları arasında kişi başına düşen sağlık harcaması 4 kart artmıştır. 10 Detayları incelemek isteyenler hesaplama tablosunu yazarlardan talep edebilirler. 11 ABD de ortalama bir bireyin hayatındaki sağlık harcamalarının (kamu ve özel) yarısından fazlası 65 yaşından sonra gerçekleşmektedir (Alemayehu ve Warner, 2004: 637 ve Meara vd., 2004).

12 152 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 harcamalar (kamu veya özel) ise toplamın %60 ından fazlasına denktir. Bu %10, başta kalp ve kanser olmak üzere sağlık hizmet tüketimlerini erteleyemeyecek ağır hastalardır. Sağlık harcamalarının bu kadar eşitsiz bir şekilde dağıldığı modern toplumlarda, sağlık harcamalarını erteleyebilecek durumda olan sağlıklı çoğunluğun (yani sağlığa talebi esnek olanların) kararlarının önem arz ettiğini iddia etmek zordur. Amaç kamunun sağlık harcamalarındaki hızlı artışı anlamaksa, cevap, sağlık hizmetleri bedava diye hastanelerin kapısına dayanan genelde sağlıklı bireylerde değil; ağır hastalarda ve bu kişilere uygulanan tedavilerin niteliğinde aranmalıdır. Şekil Yılı itibariyle ABD de Sağlık Harcamalarının Nüfus içinde Dağılımı Kaynak: Kaiser Family Foundation (2009) verilerinden yazarlar tarafından hazırlanmıştır. ABD Sağlık Sisteminde İsraf ve İstismar 1980 lerden bugüne özellikle ABD de yapılan pek çok ampirik çalışma, sağlık hizmet üretiminin özel olduğu ortamlarda sağlık harcamalarının yapısını anlamaya odaklanmıştır. Bu konuda yapılan çalışmaları özetleyip toplayan mevcut çalışmalardan en kapsamlı ve güncellerinden biri Kelley (2009) dir. Kelley (2009), ABD sağlık sistemindeki israf ve istismarın çeşitli yönleriyle ilgili yapılmış elliden fazla araştırmayı gözden geçirip altı alt başlık altında toplamış ve ortalama israf olarak 700 milyar dolar rakamına ulaşmıştır (söz konusu rakam, 2009 yılında neredeyse Türkiye GSYİH ine eşittir!). Bu çalışma ABD sağlık sisteminde sunulan hizmetlerin kalitesini düşürmeden ve çalışmanın yapıldığı tarih itibariyle sunulan hiçbir tedaviden feragat etmeden sadece israf ve istismarı önleyerek ne kadar tasarruf yapabiliriz sorusuna odaklanmıştır. İsraf; yanlış, aşırı ve zamanında eksik yapılmış veya yapılamamış müdahaleleri düzeltmek için sonradan harcanan mali kaynakları tanımlamak için kullanılmıştır. İstismar ise daha çok yolsuzluk ve benzeri

13 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 153 uygulamaları tanımlamak için kullanılmıştır Bu rakam ABD deki kamu ve özel yıllık sağlık harcamalarının üçte birine eşittir. Altbaşlıklar itibariyle israf ve istismar miktarları şöyledir (parantez içindeki rakamlar çeşitli çalışmaların israf ve istismar tahminlerinin alt ve üst limitlerini göstermektedir): İdari verimsizlik ( milyar dolar): ABD de hem finansman (sigorta şirketleri) hem de servis sağlayıcıların (özel hastaneler) çok başlı yapısı idari verimsizliğe yol açmaktadır. Teoride sigorta şirketlerinin kendi maliyetlerini minimize etmek için hastanelerin üstünde sıkı bir maliyet kontrolü uygulaması beklenir. Pratikte ise metropoller hariç hemen hemen her yerleşim bölgesinde tam teşekküllü bir veya iki tane hastane vardır ve sigorta şirketleri de bu hizmet sağlayıcılarla anlaşmak durumundadır. Dolayısıyla da özel sektörün alım yaparken kamu kurumlarından daha iyi pazarlık yapıp, tedavi maliyetlerini kontrol altında tutabileceği beklentisi boş çıkmıştır (Brill, 2013). İdari verimsizlik alanında yapılan çalışmalar genelde Kanada ve ABD deki sağlık sistemlerinin idari giderlerini karşılaştırır. Hem Kanada hem de ABD sağlık hizmet üretiminin özel kurumlarca sağlandığı, gelir düzeyi yüksek ve benzer hayat tarzlarına sahip ülkelerdir. İki ülke sağlık sistemleri arasındaki en temel fark, Kanada da sağlık finansmanı SGK benzeri bir yapı olan Medicare tarafından yönetilir ve tüm halkı kapsar iken ABD deki aynı isimli Medicare in kamu tarafından finanse ve idare edilmesine rağmen sadece 65 yaş üstündekileri kapsamasıdır. ABD de 65 yaş altı nüfusun büyük bölümü özel sağlık sigortasına sahiptir yılı itibariyle ABD de sağlık sistemi içindeki idari giderler (tedavi giderlerinden ayrı olarak) kişi başına dolar tutarken Kanada da 307 dolar tutmaktadır (Kelley, 2009: 9). Akerlof un 1970 makalesinde öngördüğü gibi ABD de özel sigorta şirketleri sağlıklı müşterileri çekmek, hasta müşterilerden sakınmak ve kârlarını maksimize edecek değişik poliçeler hazırlamak için büyük çaba ve para sarf ederler. Kanada daki Medicare ise tüm vatandaşları kapsamak zorunda olduğundan sadece primleri toplayıp hastanelere gerekli ödemeleri yapmakla yetinir. Ayrıca ABD deki hastaneler her sigorta şirketinin kendine özgü kuralları, formları, ve elektronik sistemleriyle başa çıkabilmek için fazladan personel çalıştırmak zorundadır. Yani, ABD de sağlık sigorta şirketleri hiçbir katma değer sağlamadıkları gibi idari giderlerin üç kattan fazla artmasına neden olmaktadır (Kelley, 2009: 10, ve orada verilen referanslar). Tedavideki koordinasyon eksikliğinden doğan komplikasyonlar (25-50 milyar dolar): ABD de servis sağlayıcıların ve özel sigorta şirketlerinin parçalı yapısının sonucu olarak hastalar için merkezi bir kayıt sisteminin olmamasından dolayı ortaya çıkan problemlerdir. Eğer bir kişi herhangi bir nedenle hekimini değiştirirse, önceki hekimin hasta hakkında tuttuğu kayıtlar bir sonraki hekim tarafından bilinemeyeceğinden bazı testler gereksiz yere tekrarlanmakta veya

14 154 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 hastaya alerjisi olduğu bilinmesi gereken ilaçlar reçete edilebilmektedir (Kelley 2009: 12, ve orada verilen referanslar). Gereksiz tedavi uygulamaları ( milyar dolar): Bunlar hastanın tedavisinde kanıtlanabilir katkısı olmayan sağlık uygulamalarıdır: Gereksiz tedavi uygulamaları ile ilgili çalışmalar 65 yaş üstündeki nüfus için ABD de değişik coğrafi bölgelerinde yapılan sağlık harcamalarını karşılaştırarak yapılır. ABD de 65 yaş üstü grup ulusal sağlık sigortası Medicare üyesidir ve bu sigortanın şartları (ödeme koşulları, kapsadığı tedaviler, vs) tüm ülkede aynıdır. ABD de bazı bölgelerde hastanelerin çoğu kâr amacı gütmeyen kurumların [dini (Utah ta Mormon kilisesi) veya seküler (Minesota da Mayo Clinic)] himayesindeyken, bazı bölgelerde ise hastanelerin çoğunluğu kâr amaçlı şirketlerdir. Bölgeler arasında 65 yaş üstü guruba verilen tedaviler, yaş ve benzeri risk faktörleri ile ilgili düzeltmeler yapıldıktan sonra karşılaştırılarak gereksiz tedavi uygulamaları ile ilgili rakamlara ulaşılmıştır. Gereksiz tedavi örnekleri çok çeşitlidir: jenerik ilaç varken orjinal ilaç reçete etmek; röntgen yeterliyken MR kullanmak; en iyi pratikleri (best practice) takip etmek yerine üstünlüğü kanıtlanmamış en yeni (ve pahalı) tedavileri tercih etmek vs. Arrow (1963) ve Reinhardt (1989) makalelerinde öngördükleri hekimin hasta adına talebi belirlemesi ve kendi hizmetlerine talep yaratması tam da bu gibi durumlarda geçerlidir (Kelley, 2009: 13-15, ve orada verilen referanslar). Önlenebilir sağlık harcamaları (25-50 milyar dolar): Zamanında müdahale edilemediği için sonradan daha da ciddileşen ve hem hastaya hem de sisteme külfet olan diyabet, tansiyon gibi kronik hastalıklardır. ABD de hastaların rahatsızlıklarının ilk aşamasında hekime görünmemelerinin nedenlerinin başında sağlık sigortaları olmaması (65 yaşından küçükler için) veya sağlık sigortaları olsa da katılım payını ödeyecek durumda olmamalarıdır (Kelley, 2009: 16-17, ve orada verilen referanslar). Hizmet sunucularından doğan verimsizlikler ve hatalar ( milyar dolar): Mal veya hizmet üreten her kurumda olması muhtemel verimsizliklere denk gelir. ABD de bu konudaki çalışmaların metodolojisi, ülke içinde tüm hastaneleri kendi alanında en iyi performans gösteren hastaneleri ve hekim örgütlerinin belirlediği en iyi pratik standartları ile karşılaştırmaktır. Hizmet üretimindeki verimsizliklerin başında yüksek maliyetli cihazların kapasitesinin altında kullanılması, hastaların gereksiz yere yatırılarak tedavi edilmesi ve yoğun bakım ünitelerinin aşırı kullanımıdır. Bu problemlerin hiçbiri ABD ye özgü değildir ama ABD de tedavi sırasında takip edilmesi gereken standartları belirleyip bunları empoze edecek güçlü bir merkezi otoritenin olmaması, olasılıkla bu tip problemleri artırmaktadır (Kelley, 2009: 10-12, ve orada verilen referanslar).

15 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 155 Yolsuzluk ve istismar ( milyar dolar): Bu konudaki bulgular genellikle merkezi polis örgütü FBI ın çalışmalarına dayanır ve suç olan uygulamaları içerir. Örnekler oldukça çeşitlidir: hiç gerçekleştirilmeyen hizmetleri faturalandırma (özellikle hekim ve hasta yakınlarının işbirliği yapıp vefat etmiş kişiler adına gerçekleşmemiş tedavileri olmuş gibi göstermeleri); ilaç firmalarının jenerik ilaçları orjinalmiş gibi faturalandırmaları vs. gibi (Kelley, 2009: 18, ve orada verilen referanslar). Yukarıdaki altı alt başlık incelendiğinde, özellikle ilk dört altbaşlığın sağlık finansmanı ve hizmet üretiminin özel olduğu ABD ye özgü olduğu görülecektir. Çünkü özel sigorta şirketlerinin finansmandaki baskın rolü (idari verimsizlik ve katılım payı uygulamalarıyla) ve hizmet sağlayıcıların hemen hemen hepsinin özel kurumlar olması sağlık sisteminin parçalı yapısını; performansa göre ödeme sistemi de gereksiz tedavileri teşvik etmektedir. Bu dört altbaşlık toplam israfın üçte ikisidir (orta değer 450 milyar dolar esas alınırsa) ve sağlık finansmanının tek elden yönetildiği (SGK benzeri) ve hizmet sağlayıcılara yapılan ödemelerin faturalandırılabilen parça başı (performansa göre) işle orantılı olmadığı sistemlerde pek görülmez. OECD verilerine göre 2009 yılında ABD de kişi başına düşen sağlık harcaması dolar iken Kanada da dolardır (aradaki fark dolar). İlk dört altbaşlıktaki israf kalemleri elimine edilebilse aradaki fark dolar azalacaktır (OECD, 2012). Geriye kalan farkın nedeni ABD de sağlık hizmetlerinin birim fiyatlarının daha yüksek olmasıdır (dolayısıyla da ABD de hekimlerin geliri Kanadalı hekimlere göre ciddi miktarda yüksektir 12 ). Zombi Fikirler 13 : Bütün Ampirik Karşı Delillere Rağmen Ölmeyen Fikirler Katılım payı, kişisel sorumluluk, özel sağlık sigortası vs. sağlık harcamalarının finansmanı alanında zombi fikirler olarak bilinen önermelerin arasındadır. Bu fikirler sağlık harcamalarını azalttığı veya artışını yavaşlattığına dair delil olmamasına rağmen ısrarla politika yapıcılar ve ciddiyeti kendinden menkul yorumcuların...buyur edilmiş fikirlerinde (Bourdieu, 1997: 33) varlığını sürdürmeye devam eder. Sağlık sektörünün özel şartları üstüne düşünmemiş, konuyu derinlemesine araştırmamış iktisatçılara ve politika yapıcılara çok çekici gelen bir amacı vardır: israfı ve istismarı önlemek. Politika yapıcılar bu kaygılarla katılım payı uygulamalarını onaylayabilirler ama işin özünü kaçırmaktadırlar. Katılım payı uygulamasının amacı talebi kısarak maliyetleri 12 Kanadalı ortopedistler ABD li ortopedistlerden daha fazla ameliyat yapmalarına rağmen yıllık net gelirleri, ABD dekilerin yarısından azdır (208 bin dolara 442 bin dolar), pediatri ve dahiliye gibi alanlarda fark daha azdır (187 bin dolara karşılık 125 bin dolar) (Laugesen ve Glied, 2011). Ama yine de hekimlerin ortalama geliri her haliyle ABD de daha yüksektir. Kanada ve ABD sağlık sistemlerinin genel bir karşılaştırması için (Evans ve Roos, 1999 ve orada verilen referanslar). 13 Zombi fikirler kavramı Barer vd. (1998) ve Evans (2003) tarafından detaylı olarak tartışılmıştır.

16 156 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 azaltmaktır ve bu amacında başarılı olamamakta, tam tersine erken aşamada müdahale edilmeyen hastaların bazıları daha sonra daha pahalı tedavilere ihtiyaç duymaktadır. Performansa göre ödeme sistemlerinin amacı, hizmet üretiminde verimliliği artırmaktır. Fakat neredeyse tam tersi sonuçlara neden olmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi ABD sağlık sistemi içindeki israf ve istismarın bir numaralı kaynağı gereksiz tedavilerdir. Gereksiz tedavi uygulamalarının da kaynağı performansa göre ödeme sistemidir. Bu tip uygulamalar hekimleri hastanın esenliğini dikkate almadan, yaptıkları işlem başına ücretlendirir. Dolayısıyla da tedavi konusunda hastanın kendisinden daha yetkin olan ve çoğu zaman da tedaviyi belirleme konusunda tek yetkili olan hekimlere kötü bir özendirme yaratabilir. Başka bir ifadeyle, performansa göre ödeme uygulamaları, hekimi, cüzdanı ve hastası için en uygun tedavi arasında bırakmaktadır. Bazı çalışmalar uzman hekimlerin sayısının arttığı durumlarda bile hekimler arası rekabetin hekim gelirlerinde düşüş şeklinde cereyan etmediğini, daha ziyade hekimlerin daha çok tedavi istemesi ve dolayısıyla da toplam maliyetlerin artmasıyla sonuçlandığını göstermektedir (Reinhardt, 1985 ve orada verilen referanslar). Frank Sloan, American Medical Association (Amerikan Tabipler Birliği) adına federal mahkemeye verdiği ifadesinde, eğer aile hekimlerine birim başına yapılan ücretlerde indirime gidilirse pek çok aile doktorunun daha önceden enformel olarak yaptıkları konsültasyonları (örneğin telefon üstünden) azaltıp, hastaları daha sık kliniğe çağırarak gelir kayıplarını telafi etmeye çalışacaklarını iddia etmiştir (aktaran Reinhardt, 1989: 338). Fuchs (1978) ABD için belli başlı kentlerdeki cerrah yoğunluğundaki (belli bir nüfus başına düşen cerrah sayısı) artışın, cerrah başına operasyon sayısına ve işlem başına birim ücrete etkisini incelemiştir. Cerrah yoğunluğundaki artış hem cerrah başına ortalama operasyon sayısını (cerrah yoğunluğundaki % 10 artış, cerrah başına operasyon sayısını % 3 artırmıştır) hem de birim ücreti artırmıştır. Yani cerrah arzındaki artış, neo-klasik yazının öngörüsünün aksine rekabeti artırıp fiyatları düşürmemiştir. Gruber ve Owings (1996) yılları arasında ABD de doğurganlık oranındaki % 13,5 azalışın (yani talepteki düşüşün) jinekologların gelirine etkisini incelemiş ve vajinal doğumların oranında azalma olurken sezaryen doğumların oranında artış olduğunu tespit etmişlerdir. Medicare (65 yaş üstü emeklileri kapsayan kamu sağlık sigortası) 1990 ların başında operasyon başına cerrahlarına yapılan ödemelerde indirime gitmiştir. Yip (1998) birim fiyat indirimine tepki olarak cerrahların daha fazla operasyon yaptıklarını tespit etmiştir. Medicare fiyat reformundan en kötü şekilde etkilenmeleri beklenen kalp damar cerrahları (gelirlerinde % 26 kadar düşüş olacağı öngörülen) daha fazla operasyon yaparak gelirlerindeki azalmayı % 8 ile sınırlamışlardır. Yani hekimler, hastanın izleyeceği tedaviyi belirlemekte hem bilgi hem de yetki avantajını verdikleri hizmetlere talep yaratmak için

17 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? 157 kullanabilmektedirler. Bradford ve Martin (1995) operasyon sayısındaki ve birim fiyatlardaki artışın teknolojik olanaklardaki ilerleme ve kalite artışından da kaynaklanabileceğini vurgulayarak bu tip çalışmalarda gözlemlenen olguların başka nedenleri de olabileceğine dikkat çekmişlerdir. Ama tüm araştırmacılar performansa göre ödeme sistemine dayalı ABD sisteminde tüm reform çabalarına karşın hekimlerin gelirlerinde düşüş olmadığı konusunda hemfikirdir. ABD Sağlık Sistemi bölümünde 1. ve 2. maddelerde özetlendiği gibi sigorta şirketlerinin kendi maliyetlerini minimize etmek için hastanelerin üstünde sıkı bir maliyet kontrolü uygulayacağı beklentisi boş çıkmıştır. Yerel olarak tekel veya oligopol durumdaki hastanelerle ancak ve ancak SGK benzeri kamu kurumları etkin olarak başa çıkabilmektedir. Çünkü kamu genellikle pazarlık etmek yerine fiyatları dikte etmekte, dikte edilen fiyatları beğenmeyen hastaneler de sistem dışında kalmaktadır. Ayrıca uygulamada, özel sigorta şirketinin farklı şartları ve formlarına uyum sağlamak için hastaneler ciddi kaynaklar ayırmak zorunda kalmışlardır. Bütün bu bulgulara karşın zombi fikirler niye hala daha politika yapıcılar arasında kabul görmektedir? Burada iki temel etken öne çıkmaktadır. Öncelikle yukarı da tartışıldığı gibi sağlık sektörünün tüm hizmet üretenleri için (hastaneler, ilaç sanayii ve sigorta şirketleri) bu sistem oldukça kârlıdır. ABD kişi başına düşen toplam sağlık harcamasında dünya lideridir (OECD, 2012). Dolayısıyla da bu grupların zombi fikirlere sarılmak için açık bir nedeni vardır. İkinci olarak da, neo-liberal ajandanın özelleştirme politikasının temel dayanağı, özel sektörün rekabet baskısıyla verimli olacağı ve kamu mallarını dahi devlet kurumlarından daha ucuza üreteceğidir (Adaman ve Madra, 2012) 14. Dolayısıyla da kamunun herhangi bir alanda aynı hizmeti özel sektörden daha verimli olarak üretebileceğini kabul etmek, neo-liberal politikaların her durumda geçerli olmayabileceğini de kabul etmektir. Yukarıda Kelley (2009) tarafından aktarılan çalışmalar; sağlık hizmetlerinin finansmanında ve üretiminde özel sektörün en fazla rol üstlendiği ABD yi diğer gelişmiş ülkelerle veya ABD içindeki kâr amacı gütmeyen sağlık sistemleriyle karşılaştırarak (özellikle de ilk 4 başlık), ABD sisteminin yüksek giderlerinin özel sektörün rolünün artmasıyla arttığını göstermektedir. Sağlıkta Dönüşüm Programını (SDP) İktisat Penceresinden Değerlendirme Bu bölümde ilk olarak SDP öncesinde sağlık harcamaları ve sağlık hizmetlerine erişim özetlenmiştir. Hemen ardından SDP ile sağlık harcamaları ve sağlık 14 Bu önermeye tam olarak inanmayan neo-liberal düşünürler bile özel tekelleri geçici olacakları için kamu tekellerine tercih ederler (Adaman ve Madra, 2012).

18 158 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 hizmetlerine erişime getirilen değişimler kısaca özetlenmiştir. Sonra Türkiye de neden performansa göre ödeme sistemine geçildiği açıklanmış ve ABD örneğinden yola çıkılarak muhtemel problemler tartışılmıştır. Daha sonra son zamanlarda çok tartışılan aile hekimliği ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerine kısaca değinilmiştir. Son olarak da Türk Tabipler Birliği nin SDP ye getirdiği eleştiriler tartışılmıştır. SDP Öncesi Durum AKP hükümetinin 2003 yılından itibaren aşamalı olarak hayata geçirdiği SDP yi inceleyip analiz eden daha şimdiden hatırı sayılır bir yazın oluşmuştur. Bu yazını özetlemekten çok neo-klasik sağlık iktisadının ışığında yapılanları değerlendirmek tercih edilmiştir. Bu açıdan birkaç kritik eser üzerinden gerçekleştirilen ve gerçekleştirilemeyen hedeflere odaklanılmıştır. Kronolojik olarak DB (2003) Türkiye de sağlık sisteminin iktisatçı gözüyle kapsamlı bir analizini sunar. Sülkü (2011) SDP öncesi ve reformların ilk yılları itibariyle detaylı olarak ulaşılan sonuçları özetlemektedir. Barış vd. (2011) makalesi de SDP yi tasarlayan ve uygulayan ekibin amaçlanan ve ulaşılan sonuçları hakkında kısa bir özeti olarak okunabilir li yılların başı itibariyle Türkiye de herkesin sağlık hakkı bir sosyal hak olarak tanınmasına rağmen pratikte durum neydi? Türkiye ülkeler arası karşılaştırmalarda (doğumda beklenen yaşam süresi, bebek ölüm oranı, doğumda anne ölüm oranı) genellikle gelir düzeyine göre kötü performans göstermekteydi (Sülkü, 2011: Bölüm 5; DB (2003): Bölüm 1; Barış vd. (2011): Şekil 1 ve Tablo 2). Sağlık çıktılarındaki bu sonuçlar beklenilmelidir. Çünkü Türkiye hem OECD hem de orta gelirli ülkeler arasında sağlığa ayrılan toplam kaynak bakımından sonlarda yer almaktaydı (Barış vd. 2011: Tablo 2; OECD, 2012; Sülkü, 2011: Bölüm 4). Ayrıca sağlık personelinin dağılımında kırsal ve kentsel alanlar ve ülkenin doğusu ve batısı arasında büyük dengesizlikler vardı (DB, 2003, Barış vd. 2011: Tablo 1). Memurlar, işçiler, serbest çalışanlar, köylüler ve yoksullar farklı sosyal güvenlik kurumlarının üyesiydiler ve her kurumun sağladığı sağlık hizmetleri arasında farklılıklar vardı. Esasen devlete olan yakınlığı dolayısıyla memurlar en geniş kapsamlı erişime ve yoksullar ise en sınırlı erişime sahipti (Ağartan, 2012). Ayrıca kamu hastane yönetimlerinin personel, malzeme, donanım alımında, yatırım yapmada veya atıl kapasiteyi kapatmada hiçbir inisiyatifleri yoktu (DB, 15 British Medical Journal dergisinin internetteki sayfasına yapılan 9 yorumdan 7 si (hepsi de Türkiye nin önde gelen tıp fakültelerinde öğretim üyesi) SB nin reformlarına oldukça eleştireldir. Bu eleştirilere aşağıdaki linkten ulaşılabilir.

19 Sağlıkta Bireysel Sorumluluk ve Rekabet Toplam Maliyetleri Neden Düşürmez? ). Dolayısıyla da küçük hastanelerde yatakların doluluk oranları düşükken diğer yerlerde aşırı yığılmalar oluyordu (DB, 2003: Bölüm 3.3). Uzman hekimler düşük maaşlarını telafi etmek için kamudaki pozisyonlarına ek olarak özel kliniklerde çalışmaktaydı. Dolayısıyla da özellikle uzman hekimler her zaman hastanedeki görev yerlerinde bulunmuyorlardı. SDP Bu Problemleri Nasıl Çözmeyi Amaçlamıştı? Kamu kaynaklarının daha etkin planlanması ve kullanımı için çeşitli kamu kurumlarına bağlı tüm hastaneler (SSK, belediyeler, diğer bakanlıklar) ve sosyal sigorta kurumları birer çatı (sırasıyla Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu) altında toplanarak, sağlık finansmanı ve hizmet üretiminin ayrılması gerçekleştirildi. Ayrıca sağlık hizmetlerinin finansmanı ve erişimi hakkındaki sorunları çözmek için bütün sağlık fonları tek bir çatı altında toplandı ve herkese, en geniş erişime sahip memurlarla aynı haklar verildi. Özellikle Yeşil Kart programının kapsamı genişletilerek daha geniş bir kesim (% 67 den % 87 e) sisteme dahil edildi. Bütçeden sağlığa ayrılan kaynak artırıldı (genel bütçede sağlığa ayrılan kaynak % 11 den %16,5 e çıktı). Kamunun kişi başına sağlık harcaması iki katından fazla arttı (213 den 461 dolara) (Sülkü, 2011: Bölüm 4 16 ; Barış vd. 2011: Tablo 1). Dolayısıyla da 1999 ile 2012 arasında milli gelirden sağlığa ayrılan kaynak % 4.2 den % 5.4 e yükselmesine rağmen kamunun sağlık harcamaları içindeki payı da % 61 den % 77 ye çıktı (SB, 2013: 156). Yine sağlık hizmetlerine erişimdeki artış sayesinde cepten yapılan sağlık harcamaları döneminde %29 dan 2012 de % 15,4 ye düştü (SB, 2013: 161) itibariyle kamunun sağlık harcamalarındaki payı OECD ortalamasından (% 72) yüksek, cepten yapılan sağlık harcamaları da OECD ortalamasından (% 20) düşüktür. Bölgesel dengesizlikleri gidermek için tüm tıp fakültesi mezunlarına iki yıla kadar ihtiyaç duyulan bölgelerde ve kırsalda mecburi hizmet zorunluluğu getirildi. Yine bu bölgelerde hizmet veren personele ek ödemeler devreye sokuldu. Tüm bu harcamalar sonucunda sağlık hizmetlerine erişimin önemli ölçüde arttığı ve iyileştiği yapılan araştırmalarda, özellikle TÜİK in yaptığı memnuniyet anketlerinde görülmektedir (EK teki şekiller). Yine Sülkü (2011) nün Sağlık Bakanlığı verilerinden derlediğine göre sadece kamu hastanelerinde yapılan muayene sayısı 2003 yılında 199 milyondan 2009 yılında 400 milyona yükselmiştir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kişi başına 16 Sülkü (2011: 49) nün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve TEPAV kaynaklarından derlediği rakamlara göre SDP öncesi dönemde sigorta sistemleri arasında kişi başı harcama 152 (işçiler) ile 584 TL (Bağ-Kur) arasında değişirken, 2007 yılı itibariyle tüm emeklilik sistemlerinde kişi başına sağlık harcaması TL seviyesine ulaşmıştır.

20 160 Amme İdaresi Dergisi, Cilt 48 Sayı 1 ayakta hasta başvurusu sıklığı 2003 te 3 den 2010 de 7,3 e yükselmiştir 17. Aynı dönemde her yüz başvuruda yatan hasta sayısı 8,6 dan 14,3 e yükselmiştir. Bu istatistiklerin hepsi verilen hizmetteki artışı göstermektedir. Tekgüç ve Atalay- Güneş (2012) sağlık çıktılarındaki değişime odaklanmış ve Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur serbest meslek ve Bağ-Kur çiftçi üyesi 50 yaş ve üstündeki nüfus için ayrı ayrı ortalama ölüm yaşını hesaplayıp, reformlarla birlikte diğer grupların ortalama ölüm yaşının en yüksek olan Emekli Sandığı na yakınlaşmaya başladığını göstermişlerdir. SDP ve Performansa Göre Ödeme Sağlık sektöründe arz esnekliği (en azından kısa ve orta vadede) azdır. Çünkü sağlık sektöründe yüksek eğitimli personel çalışır ve bu personelin eğitimi de uzun süre alır. Ayrıca diğer pek çok işkolunun aksine sağlık sektöründe teknoloji genelde emeği ikame etmez, tamamlayıcıdır. Üstelik son yıllardaki kazanımlarına rağmen Türkiye, gerek 100 bin kişiye düşen hekim sayısı ve hemşire sayısında orta gelir grubunda alt sıralardadır (Sülkü, 2011 ve DSÖ veri tabanı 18 ). Bu durumda nasıl oldu da 6-7 yıl gibi kısa bir sürede arz pek çok göstergeye göre ikiye katlandı? Bir olasılık, kaynakların daha etkin kullanılarak verimliliğin artırılmasıdır. Ancak Türkiye de hastane verimliliği konusunda veri eksikliğinden dolayı güvenilir herhangi bir çalışma yoktur (Erus ve Hatipoğlu, 2013). Bu dönemde sağlık personelinin çalışma saatleri uzamış, çalışma yoğunluğu da artmıştır. Sağlık Bakanlığı, ağırlaşan çalışma koşullarına sağlık personelini ikna edebilmek için bir yandan performansa göre ödeme sistemini getirmiş ve daha çok hasta bakan hekime daha fazla ödeme yapmaya başlamış (OECD 2010: 200) ve özel hastanelerden hizmet alımlarını başlatmıştır. Öbür yandan da tam-gün yasasıyla uzman hekimleri, özel ve kamu arasında seçim yapmaya zorlamış ve rüşvet ve görev yerinde bulunmama gibi uygulamalara da göz yummaktan vazgeçmiştir (Barış vd., 2011 ve Sülkü, 2011). Sonuçta performansa göre ödeme vb. kısa vadede toplumun ve bakanlığın talep ettiği arz artışını sağlamışsa da, aynı zamanda da toplam sağlık harcamalarındaki artış eğilimini tetiklemiştir. Diğer bir deyişle performansa göre ödeme, sağlık yazınında ABD ile özdeşleşen verimsizlikleri Türkiye ye de getirmeye adaydır. DB (2003) analistleri Türkiye nin sağlık sistemi kaynaklarının kullanımında büyük verimsizlikler olduğu sonucuna varmışlar (hastanelerde yatak doluluk oranlarının düşük olması vs.) ve daha iyi bir idareyle maliyetleri artırmadan 17 İki kat artışın bir kısmı muhakkak ki fiktiftir. SDP öncesi hekimler, sigortası olamayan yoksul hastaların bedava tedavi görmesine göz yumarken, SDP sonrası ek gelir almak için en küçük tedaviler bile kayıt altına alınmaya başlamıştır. Yine de bildiğimiz kadarıyla muayene miktarında hatırı sayılır bir artış olduğuna itiraz eden yoktur bin kişiye düsen doktor sayısı 2003 te 141 den 2010 da 167 ye arttı. Aynı dönemde dişçi sayısı 27 den 29 a; hemşire ve ebe sayısı ise 183 den 228 e çıktı (DSÖ veri tabanı).

Sağlık Sektörü -SWOT Analiz-

Sağlık Sektörü -SWOT Analiz- Sağlık Sektörü -SWOT Analiz- Strength Weakness Opportunities Threads TREASURY M. Emre ELMADAĞ Deniz ERSOY M. Uğur TOKSARI Strength İnsan Sağlığı Çocuklardaki aşılama oranlarında gözle görülür iyileşmeler

Detaylı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1 Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi bilgilendirme notu Sayfa 1 İçindekiler: Konu Sayfa Genel Değerlendirme: Türk ilaç piyasasında neler oldu?... 3

Detaylı

Sağlık Hizmeti Modelleri, Karşılaştırmalar

Sağlık Hizmeti Modelleri, Karşılaştırmalar Sağlık Hizmeti Modelleri, Karşılaştırmalar AB Eşleştirme Projesi, Ankara 5. Eğitim haftası Klaus Halla Geliştirme Müdürü 29.11.2011 Unitec States Luxembourg (1) Norway Switzerland Austria Iceland Belgium

Detaylı

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Mehmet ATASEVER Mayıs, 2015 Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013

Detaylı

Sağlık Reformunun Mali Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi. A. Tuncay Teksöz Pfizer,Türkiye Sağlık Politikası Koordinatörü

Sağlık Reformunun Mali Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi. A. Tuncay Teksöz Pfizer,Türkiye Sağlık Politikası Koordinatörü Sağlık Reformunun Mali Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi A. Tuncay Teksöz Pfizer,Türkiye Sağlık Politikası Koordinatörü T.Teksöz, K.Helvacıoğlu ve Y.Kaya Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle

Detaylı

Türkiye de Özel Sağlık Sigortası

Türkiye de Özel Sağlık Sigortası Türkiye de Özel Sağlık Sigortası Dünya da ekonomi ve sağlık sektörü açısından gelişmişliğin bir göstergesi olan ve gelişmiş ülkelerde neredeyse nüfusun büyük bölümüne sirayet eden Özel Sağlık Sigortalı

Detaylı

Sağlıkta Maliyet. B.Burcu TANER Mayıs.2015

Sağlıkta Maliyet. B.Burcu TANER Mayıs.2015 Sağlıkta Maliyet B.Burcu TANER Mayıs.2015 14 Mayıs 2015 tarihinde Acıbadem Üniversitesi nde yapılan ASG XV. Hemşirelik Haftası Etkinliklerinde sunulmuştur. Hedef Daha geniş kitleler için daha iyi sağlık

Detaylı

Sağlıkta Maliyet Kavramı. Doç. Dr. Sedat ALTIN Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Sağlıkta Maliyet Kavramı. Doç. Dr. Sedat ALTIN Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlıkta Maliyet Kavramı Doç. Dr. Sedat ALTIN Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Sektörü (Piyasası) Sağlık sektörünü diğer sektörlerden ayıran temel farklılık,

Detaylı

SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE. Dünyada sağlık turizminin gelişmesine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilir;

SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE. Dünyada sağlık turizminin gelişmesine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilir; Yrd. Doç Dr. Gonca Güzel Şahin SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE Sağlık Turizmi; insanların tedavi olmak amacıyla yaşadıkları ülkeden, kaliteli ve görece daha ucuz hizmet alabilecekleri başka ülkelere

Detaylı

Op. Dr. Tonguç SUGÜNEŞ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü

Op. Dr. Tonguç SUGÜNEŞ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Op. Dr. Tonguç SUGÜNEŞ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Sağlıkta Dönüşüm Programı ve Sosyal Güvenlik Reformu Reform öncesi Türkiye de sağlıkta geri ödeme, 3 farklı sigorta sistemiyle

Detaylı

Sağlık Harcamalarında Gözlenen Uzun Vadeli Artışın Dinamik Sebeplerinin Analizi

Sağlık Harcamalarında Gözlenen Uzun Vadeli Artışın Dinamik Sebeplerinin Analizi Sağlık ında Gözlenen Uzun Vadeli Artışın Dinamik Sebeplerinin Analizi Nisa Önsel Boğaziçi Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği 05.12.2014 Kişi başı sağlık harcamaları (US $ PPP) 9000 8000 7000 6000 5000

Detaylı

SAĞLIK ALANINDA DEVLETİN DEĞİŞEN ROLÜ TÜRKİYE DE SAĞLIK BAKANLIĞI NIN ROLÜNÜN VE FONKSİYONLARININ YENİDEN TANIMLANMASI

SAĞLIK ALANINDA DEVLETİN DEĞİŞEN ROLÜ TÜRKİYE DE SAĞLIK BAKANLIĞI NIN ROLÜNÜN VE FONKSİYONLARININ YENİDEN TANIMLANMASI SAĞLIK ALANINDA DEVLETİN DEĞİŞEN ROLÜ TÜRKİYE DE SAĞLIK BAKANLIĞI NIN ROLÜNÜN VE FONKSİYONLARININ YENİDEN TANIMLANMASI Hazırlayan: Prof. Dr. Coşkun Can Aktan SAĞLIK ALANINDA DEVLETİN DEĞİŞEN ROLÜ Hazırlayan:

Detaylı

Türkiye`de Sağlıkta Dönüşüm ve Endüstrimizin Mevcut Durumu

Türkiye`de Sağlıkta Dönüşüm ve Endüstrimizin Mevcut Durumu Türkiye`de Sağlıkta Dönüşüm ve Endüstrimizin Mevcut Durumu II. Sağlık Ekonomisi Kongresi, 4-5 Aralık 2014 Ecz. Halil Tunç Köksal Genel Sekreter Yrd. Sağlıkta Dönüşüm Programı ve Sosyal Güvenlik Reformu

Detaylı

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı

Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı Başkan Acar 4. Ulusal Sağlık Kurultayına Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -BÜTÇEDEN SAĞLIK HARCAMALARINA 2012 YILINDA 47,8 MİLYAR LİRA AYRILDI -TÜRKİYE DE 3 MİLYON 447 BİN 166 KİŞİ DİYABET

Detaylı

ERGO Yüzde 100 Sağlık Sigortası

ERGO Yüzde 100 Sağlık Sigortası AKDENİZ ŞİFA OLİMPOS MEDİCAL PARK ANTALYA DOĞUM DAHİL ANTALYA ANADOLU HASTANELERİ GRUBU (DOĞUM DAHİL.) ERGO Yüzde 100 Sağlık Sigortası Tamamlayıcı sağlık sigortası Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından

Detaylı

Yuanli Liu, Yusuf Çelik, Bayram Şahin Ankara, 23 Eylül 2005

Yuanli Liu, Yusuf Çelik, Bayram Şahin Ankara, 23 Eylül 2005 Türkiye Sağlık Harcamaları: Uygunluk, Verimlilik, Hakkaniyet Yuanli Liu, Yusuf Çelik, Bayram Şahin Ankara, 23 Eylül 2005 Sunum İçeriği Amaç & Yaklaşım Temel Bulgular Politika Önerileri 2 Çalışmanın Cevaplamaya

Detaylı

Türkiye de Sosyal Güvenlik Harcamalarına Tarihsel Bir Bakış

Türkiye de Sosyal Güvenlik Harcamalarına Tarihsel Bir Bakış Türkiye de Sosyal Güvenlik Harcamalarına Tarihsel Bir Bakış Değerlendirme Notu Volkan Yılmaz Dünyadaki sosyal güvenlik reformu eğilimlerine paralel olarak, 2000 li yılların ortasından bu yana ülkemizin

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların maliyeti artıyor Pahalı teknolojiler ve ilaçlar piyasaya sürülüyor Nüfusun sağlık hizmetinde

Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların maliyeti artıyor Pahalı teknolojiler ve ilaçlar piyasaya sürülüyor Nüfusun sağlık hizmetinde UZM. ECZ. HARUN KIZILAY GENEL SEKRETER TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ 3. Uluslararası İlaç Kullanımını Geliştirme Konferansı,i 14-18 18 Kasım 2011, Antalya Nüfus artıyor Nüfus yaşlanıyor Kronik hastalıkların

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Birlikte Kullanım- Afiliasyon dan asyon Beklentiler ve Deneyiml ve Deney Prof. Dr. Ali Ali İhsan İhsa Dokucu 22 Ocak 2011

Birlikte Kullanım- Afiliasyon dan asyon Beklentiler ve Deneyiml ve Deney Prof. Dr. Ali Ali İhsan İhsa Dokucu 22 Ocak 2011 Birlikte Kullanım- Afiliasyon dan Beklentiler ve Deneyimler Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu İstanbul Ġl Sağlık Müdürü 22 Ocak 2011 Afiliasyon : Birlikte Kullanım Sağlık hizmetinin / Eğitim hizmetinin verilmesinde

Detaylı

Piyasalaştırma mekanizmaları. Prof.Dr.Kayıhan Pala Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı kpala@uludag.edu.

Piyasalaştırma mekanizmaları. Prof.Dr.Kayıhan Pala Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı kpala@uludag.edu. Piyasalaştırma mekanizmaları Prof.Dr.Kayıhan Pala Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı kpala@uludag.edu.tr Piyasa Piyasa: $İstem $Sunum $Fiyat Normal koşullarda fiyatın istem ve

Detaylı

Katılım Payları: AKP nin Acı Reçetesi

Katılım Payları: AKP nin Acı Reçetesi Cumhuriyet Halk Partisi POLICY Sosyal BRIEF Politikalar Gn. Bşk. Yrd. POLİTİKA NOTU Katılım Payları: AKP nin Acı Reçetesi Parayla Değil Yurttaşlık Hakkıyla Sağlık Hizmeti* AKP nin Getirdiği Sağlıkta Dönüşümün

Detaylı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Prof. Dr. Serdar SAYAN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 4. Türkiye Nüfusbilim Kongresi Ankara 6 Kasım 2015 Yaşlılık (Emeklilik) Sigortası Türkiye de çalışanların

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Ekim 2015 Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Harcama İzleme Güncelleme Notu Nurhan Yentürk STK Eğitim ve Araştırma Birimi tarafından Kamu Harcamalarını İzleme Dizisi kapsamında gençlik, çocuk,

Detaylı

tepav Tasarruf kamudan başlar Nisan2012 N201124 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Tasarruf kamudan başlar Nisan2012 N201124 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Nisan2012 N201124 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp KALKAN 1 Analist, Ekonomi Etütleri Tasarruf kamudan başlar Türkiye nin cari açık sorunu ve bunun altında yatan

Detaylı

Artan Sağlık Harcamaları Temel Sağlık Göstergelerini Nasıl Etkiliyor? Selin Arslanhan Araştırmacı

Artan Sağlık Harcamaları Temel Sağlık Göstergelerini Nasıl Etkiliyor? Selin Arslanhan Araştırmacı Artan Sağlık Harcamaları Temel Sağlık Göstergelerini Nasıl Etkiliyor? Selin Arslanhan Araştırmacı TEPAV Değerlendirme Notu Temmuz 1 19 191 19 193 19 195 19 197 19 199 199 1991 199 1993 199 1995 199 1997

Detaylı

Asgari Ücret Artırımın Etkileri Nelerdir?

Asgari Ücret Artırımın Etkileri Nelerdir? Asgari Ücret Artırımın Etkileri Nelerdir? Erhan Tarhan, SMMM Deloitte Vergi Müdür Yardımcısı Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2016 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Aralık ayında toplanacak.

Detaylı

SAĞLIĞIM TAMAM SİGORTASI ACENTE SATIŞ KILAVUZU İÇİNDEKİLER

SAĞLIĞIM TAMAM SİGORTASI ACENTE SATIŞ KILAVUZU İÇİNDEKİLER SAĞLIĞIM TAMAM SİGORTASI ACENTE SATIŞ KILAVUZU İÇİNDEKİLER A.ÜRÜN ÖZELLİKLERİ 1) Sağlığım Tamam Sigortası Nedir? 2) Bu ürünü kimler alabilir? 3) Sağlığım Tamam Sigortası Nasıl Kullanılır? 4) Özel hastanelerde

Detaylı

TAM GÜN YASASI VE ÖZEL HASTANELERDE SON DURUM

TAM GÜN YASASI VE ÖZEL HASTANELERDE SON DURUM TAM GÜN YASASI VE ÖZEL HASTANELERDE SON DURUM Nesrin Yardımcı SARIÇAY Burcu BĠLĠR İktisat Bilimi ile ilgilenenler iyi bilir. İktisatın temel kanunlarından bir tanesi Mahreçler Kanunu dur. Diğer bir deyişle

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

SAY 211 SAĞLIK EKONOMİSİ

SAY 211 SAĞLIK EKONOMİSİ SAY 211 SAĞLIK EKONOMİSİ Sağlık Ekonomisi Nedir? YRD. DOÇ. DR. EMRE ATILGAN SAY 211 SAĞLIK EKONOMİSİ - YRD. DOÇ. DR. EMRE ATILGAN Sağlık Ekonomisinin Tanımı Sağlık ekonomisi, ekonomi biliminin (özelde

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 A) ÖRNEK BİR KONUT PROJESİ BAZINDA VERGİ YÜKÜ Aşağıdaki çalışmada, örnek olarak 100 konutluk bir gayrimenkul projesi belirli varsayımlarla ele alınarak,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA

AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE DE JENERİK İLAÇ ENDÜSTRİSİ 2 HAZİRAN 2005 ANKARA GÜNDEM Türkiye - Genel Bilgiler Orijinal - Jenerik İlaç Türkiye İlaç Sektörü Diğer Ülkeler ile Karşılaştırma Değerlendirme ve

Detaylı

TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI

TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI Özel hastanelerin avantajlarından yararlanmak istiyorsunuz, ancak yüksek fark ücretleri sizi endişelendiriyor mu? Muayene ve tetkikler için uzun randevu sürelerini beklemek

Detaylı

Ödeme Kuruluşları Açısından TİG (DRG) ve Önemi

Ödeme Kuruluşları Açısından TİG (DRG) ve Önemi Ödeme Kuruluşları Açısından TİG (DRG) ve Önemi 1 Mayıs 2010, Antalya Dr. Murat BALANLI SGK Yönetim Kurulu Üyesi 1 Ödeme Modelleri 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle ülke nüfusu (yeşil kartlılar dışında)

Detaylı

SGK da Sağlık Çalıştayı

SGK da Sağlık Çalıştayı SGK da Sağlık Çalıştayı SGK BAŞKAN YARDIMCISI YADİGÂR GÖKALP: - YILDA KİŞİ BAŞINA HEKİME MÜRACAAT SAYISI 2002 YILINDA SADECE 2 İKEN, 2011 YILINDA İSE BU SAYI 8 E ÇIKMIŞTIR - AMACIMIZ, AVRUPA DAKİ ÖRNEKLERİ

Detaylı

LIK EKONOM S İ İN İ İ N N

LIK EKONOM S İ İN İ İ N N SAĞLIK EKONOMİSİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ Dr. Ferruh N. Ayoğlu Sağlığın ekonomisi olur mu? Sağlık k ekonomisi, i genel olarak ekonomi biliminin i i kurallarının sağlık sektörüne uygulanması ile ilgilenir.

Detaylı

Sosyal Güvenlikte Reform Süreci ve Mali Sonuçları. Tuncay Teksöz TBB Ekonomistler Platformu 29 Temmuz 2010

Sosyal Güvenlikte Reform Süreci ve Mali Sonuçları. Tuncay Teksöz TBB Ekonomistler Platformu 29 Temmuz 2010 Sosyal Güvenlikte Reform Süreci ve Mali Sonuçları Tuncay Teksöz TBB Ekonomistler Platformu 29 Temmuz 21 SOSYAL GÜVENLİK REFORMU Nasıl Bir Dönüşüm İçindeyiz? Emeklilik hak ve yükümlülüklerin tüm çalışanlar

Detaylı

FARKSIZ FARK YARATIR

FARKSIZ FARK YARATIR FARKSIZ FARK YARATIR İSTANBUL ANADOLU YAKASI SANAYİ SİTELERİ İstanbul 25.01.2016 Güneşim Tamam Sağlık Sigortası Medikal Destek Sağlık Sigortası Tamamlayıcı / Destekleyici Sağlık Sigortaları Sosyal güvenlik

Detaylı

Sağlık Sektörü Raporu Aralık 2014. Sağlık Sektörü Raporu. Dilara AY - Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar

Sağlık Sektörü Raporu Aralık 2014. Sağlık Sektörü Raporu. Dilara AY - Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar Sağlık Sektörü Raporu Dilara AY - Esin ERTEK TSKB Ekonomik Araştırmalar Aralık 2014 Katkıda Bulunanlar: Alaz Keyvanklıoğlu Kurumsal Finansman Müdürlüğü Özge Yalçın Mali Analiz Müdürlüğü Sağlık sektörünün

Detaylı

FARK YOK TAMAMLAYICI SAĞLIK SiGORTASI

FARK YOK TAMAMLAYICI SAĞLIK SiGORTASI FARK YOK TAMAMLAYICI SAĞLIK SiGORTASI Kimler Sigorta Kapsamına Alınabilir? Sadece Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kapsama alınan Genel Sağlık Sigortası olan kişiler bu poliçeyi satın alabilirler. Bu

Detaylı

FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK?

FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? FAİZLER ARTTI. ŞİMDİ NE OLACAK? 2008 deki mali krizin ardından piyasalardaki likiditeyi artırmak amacıyla FED in faiz oranlarını oldukça düşük bir seviye olan 0.25 e düşürdüğünü görmüştük. Bu süreçte tahvil

Detaylı

Fırsat Maliyeti. Ayşe Güler Şubat 2007

Fırsat Maliyeti. Ayşe Güler Şubat 2007 Fırsat Maliyeti Ayşe Güler Şubat 2007 Ekonomi İnsanların ve toplumların para kullanarak ya da kullanmadan, zaman içinde çeşitli mallar üretmek ve bunları bugün ve gelecekte tüketmek üzere, toplumdaki bireyler

Detaylı

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir.

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir. UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNİN TIBBİ MÜDAHALE YETKİSİ ve HUKUKİ SORUMLULUKLARI Uz.Dr. Ziya T. GÜNEŞ-Sağlık Hukuku Yüksek Lisans Programı Tıbbi Müdahale; Meslek icrasına yetkili bir sağlık personeli tarafından,

Detaylı

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI 1 AB de Özel Sağlık Sigortası Uygulamaları Geçtiğimiz dönemlerde sağlık harcamalarında kaydedilen artış, kamu sağlık sistemlerinin sürdürülmesinde sorun yaşanmasına

Detaylı

TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ

TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İşletme Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü SAĞLIK POLİTİKASI VE PLANLAMASI TÜRKİYE DE SAĞLIK SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT Bölüm Hedefi *Bu derste; Türkiye de genel

Detaylı

TIP TURİZMİNDE ARACI KURUMLAR. Ahmet Genç, MSc, MBA

TIP TURİZMİNDE ARACI KURUMLAR. Ahmet Genç, MSc, MBA TIP TURİZMİNDE ARACI KURUMLAR Ahmet Genç, MSc, MBA Aracı Firmalar IN...yapı ile etkileşimi Aracı firma hizmetlerine talep artışı Yurtdışına gitmeyi tercih eden hastaların sayısı hızla artıyor aracı kurum

Detaylı

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600

Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Acil Durum Yönetim Sistemi ICS 785 - NFPA 1600 Başlarken Acil Durum Yönetim Sistemi Kendilerini acil durumlarda da çalışmaya hedeflemiş organizasyon ve kurumların komuta, kontrol ve koordinasyonunu sağlama

Detaylı

Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış

Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış 2050'ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış Prof. Dr. Yusuf Alper (Uludağ Üniversitesi) Yard. Doç. Dr. Çağaçan Değer (Ege Üniversitesi) Prof. Dr. Serdar Sayan (TOBB

Detaylı

TAMAMLAYAN SAĞLIK SİGORTASI MEDIUM

TAMAMLAYAN SAĞLIK SİGORTASI MEDIUM TAMAMLAYAN SAĞLIK SİGORTASI MEDIUM YATARAK TEDAVİ I KATILIM PAYI LİMİT Ameliyat Tek Kişilik Oda - Yemek Refakatçi Tıbbi Tedavi için Yatış Küçük Cerrahi Müdahaleler Yıllık Yoğun Bakım Koroner Anjiyografi

Detaylı

2015 TEMMUZ TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ 23 Temmuz 2015

2015 TEMMUZ TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ 23 Temmuz 2015 2015 TEMMUZ TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ 23 Temmuz 2015 Temmuz 2015 Tüketici Güven Endeksi ne ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 23 Temmuz 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından

Detaylı

TÜRKİYE İLAÇ SEKTÖRÜ ANALİZİ

TÜRKİYE İLAÇ SEKTÖRÜ ANALİZİ TÜRKİYE İLAÇ SEKTÖRÜ ANALİZİ Yazar Mehmet ATASEVER Y A Y I N L A R I Mayıs 2015, Ankara 1. Baskı Ön Söz "Türkiye İlaç Sektörü Analizi kitabında, Türkiye ilaç sektörünün, sektörü etkileyen gelişmelerin

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Türkiye de Sağlık Reformu: Sağlıkta Dönüşüm Projesi

Türkiye de Sağlık Reformu: Sağlıkta Dönüşüm Projesi Türkiye de Sağlık Reformu: Sağlıkta Dönüşüm Projesi Doç. Dr. Bülent Gümüşel Hacettepe Üniversitesi Sağlık Ekonomisi ve Sağlık Politikası Araştırma ve Uygulama Merkezi HUSEP Sunum içeriği Sağlık Reformunun

Detaylı

SAĞLIK SİGORTASI. Temel Sigorta

SAĞLIK SİGORTASI. Temel Sigorta SAĞLIK SİGORTASI Temel Sigorta İsviçre de ikamet eden tüm kişiler hastalık ve kazaya karşı sigorta yaptırmak zorundadırlar. Bu temel sigorta yaş, köken ve ikamet statüsü ne olursa olsun, herkes için zorunludur.

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

ABD DE SAĞLIK TURİZMİ

ABD DE SAĞLIK TURİZMİ ABD DE SAĞLIK TURİZMİ HAKAN KARALOK, MD. YALE UNIVERSITY SCHOOL OF MEDICINE Sağlık Turizmi Dünyada Sağlık Turizmi Merkezleri Dünyada Sağlık Turizmi Sağlık Turizmi Sebepleri 15 9 4 40 32 Yeni teknik, teknoloji

Detaylı

ŞİRKETLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE YAPILAN YATIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ

ŞİRKETLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE YAPILAN YATIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ ŞİRKETLERDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE YAPILAN YATIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ A. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE HEDEF 1. İş sağlığı ve güvenliği (İSG) programlarının amacı, çalışanların maddi ve manevi yararı için

Detaylı

Öngörülen birleşik Kıbrıs'ta Sağlık hızmetlerine

Öngörülen birleşik Kıbrıs'ta Sağlık hızmetlerine Öngörülen birleşik Kıbrıs'ta Sağlık hızmetlerine Erişim» OELMEK Tesisleri, 26/06/2015 Thomas Antoniou Parçalanmış ve koordinasyonsuzluk sistemi Kamu Sağlığı Sistemi Altı hastane, dört uzman merkezi, üç

Detaylı

BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 -

BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - (OECD ve Avrupa Birliği işbirliğinde hazırlanan Bir Bakışta Sağlık-Avrupa 2010 adlı yayının özetidir) AĞUSTOS 2011 ANKARA İçindekiler ÖZET 1 BÖLÜM 1- SAĞLIĞIN DURUMU...

Detaylı

Sigortacılık & Aktüerya. Ilge YAZGAN Aktüerler Derneği İstanbul, 11 Nisan 2011 Yıldız Teknik Üniversitesi

Sigortacılık & Aktüerya. Ilge YAZGAN Aktüerler Derneği İstanbul, 11 Nisan 2011 Yıldız Teknik Üniversitesi Sigortacılık & Aktüerya Ilge YAZGAN Aktüerler Derneği İstanbul, 11 Nisan 2011 Yıldız Teknik Üniversitesi ERGO slide master 2010 Gündem Sigorta Aktüerya Sigorta Ne Demek? Sigorta: Sigorta, aynı türden tehlikeyle

Detaylı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Ocak2013 N201301 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Analist, TEPAV Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Enstitüsü Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının

Detaylı

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr Türkiye'nin ilk konut çöpçatanı Tüketici ile bankaların arasını bulan bir çöpçatan gibi çalışıyor. Türkiye de büyüme potansiyelinin en yüksek olduğu piyasalardan biri de şüphesiz konut. Dünyada 2008 de

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Kasım 2010 - Ekim 2011) Kasım 2011 Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin ziyaretçilerinin

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL GÜVENLİK KURUMU. Yadigar GÖKALP Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL GÜVENLİK KURUMU. Yadigar GÖKALP Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SOSYAL GÜVENLİK KURUMU Yadigar GÖKALP Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi SAĞLIK HARCAMALARI 03.07.2012 MEDULA-1 MEDULA NEDİR? MED(ikal) ULA(k) (Tıbbi haberci-haberleşme)

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER 4.bölüm EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI 1.Kaynak Dağılımında Etkinlik:

Detaylı

SAĞLIK HİZMETLERİNİN FİNANSMANI

SAĞLIK HİZMETLERİNİN FİNANSMANI EK-18 SAĞLIK HİZMETLERİNİN FİNANSMANI Türk sağlık sisteminin temel özelliklerinden biri, gerek hizmet sunumu, gerekse finansmanı açısından farklı rejimlerden oluşmuş olmasıdır. Sağlık hizmetleri bir yandan

Detaylı

SAĞLIK SİGORTALARI SINAVI WEB-ARALIK 2015

SAĞLIK SİGORTALARI SINAVI WEB-ARALIK 2015 SAĞLIK SİGORTALARI SINAVI WEB-ARALIK 2015 Soru-1: Sosyal Güvenlik Kurumu altında sağlık güvencesi olan ve ayrıca AA Sigorta şirketinden 04.05.2015 başlangıç tarihli sağlık sigortası yaptıran Ali Bey, 10.05.2015

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Sağlık Hizmetlerinde Maliyet

Sağlık Hizmetlerinde Maliyet Sağlık Hizmetlerinde Maliyet Sağlık İşletmelerinde Maliyet Sağlık işletmelerinde maliyetleri oluşturan faktörlerin bilinmesi ve bütçedeki yeri Artan maliyetlerin kontrol altına alınması Üretimin/kaynakların

Detaylı

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik

Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik Olmazsa Olmaz Sosyal Güvenlik SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -TEMEL PARAMETRELERE BAKTIĞIMIZ ZAMAN SOSYAL GÜVENLİK TÜRKİYE AÇISINDAN RİSK OLMAKTAN ÇIKTI -EMEKLİLERİMİZİN YÜZLERİNİN GÜLMESİ

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

. HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ

. HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ . HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVE YENİ BAŞLAYAN SAĞLIK ÇALIŞANLARI İÇİN UYUM REHBERİ İÇİNDEKİLER Önsöz T.C. Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Organizasyon Yapısı. Halk Sağlığı

Detaylı

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY Bugün, yükselen ekonomisi ve gelişmekte olan performansıyla ülkesi için önemli bir katma değer oluşturan sayılı merkezlerden birisidir. Gelişmekte olan ekonomisine paralel olarak birçok sektörde yeni iş

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Türk Cerrahi Derneği Raporu

Türk Cerrahi Derneği Raporu Türk Cerrahi Derneği Raporu Performansa Dayalı Ek Ödeme Sisteminin Genel Cerrahi Alanına Etkileri Hazırlayanlar: Prof. Dr. Atila Korkmaz, Doç. Dr. Haldun Gündoğdu, Doç. Dr. Nuri Aydın Kama, Doç. Dr. Hakan

Detaylı

İnşaat Sektörü Hakkında

İnşaat Sektörü Hakkında İnşaat Sektörü Hakkında İnşaat sektörü, dünyanın heryerinde en çok işçi ölümlerinin yaşandığı sektörlerin başında gelmektedir. Dünyada dakikada 4, Türkiye de ise günde 176 işçi iş kazası sonucu hayatını

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

Finlandiya da Sağlık Hizmetleri. Klaus Halla Geliştirme Müdürü Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı

Finlandiya da Sağlık Hizmetleri. Klaus Halla Geliştirme Müdürü Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı Finlandiya da Sağlık Hizmetleri Klaus Halla Geliştirme Müdürü Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı Temel Bilgiler 5,4 milyon nüfus Toplam doğurganlık oranı 1.85 65 yaş ve üzeri kişi sayısı önümüzdeki 20 yıl

Detaylı

SAĞLIK YÖNETİMİ HASTANE YÖNETİMİ

SAĞLIK YÖNETİMİ HASTANE YÖNETİMİ SAĞLIK YÖNETİMİ HASTANE YÖNETİMİ Kaynak: Sağlık İşletmeleri Yönetimi Prof. Dr. Dilaver TENGİLİMOĞLU Yrd. Doç. Dr. Oğuz IŞIK Doç. Dr. Mahmut AKBOLAT *Hastanelerin Tanımı *Hastanelerin Özellikleri *Hastanelerin

Detaylı

PAZAR ANALİZ SÜRECİ 3 AŞAMA DA YAPILIR. 1. Masa başı araştırması 2. Alan araştırması 3. Hedef pazar bölümünün seçimi

PAZAR ANALİZ SÜRECİ 3 AŞAMA DA YAPILIR. 1. Masa başı araştırması 2. Alan araştırması 3. Hedef pazar bölümünün seçimi PAZAR ANALİZ SÜRECİ 3 AŞAMA DA YAPILIR. 1. Masa başı araştırması 2. Alan araştırması 3. Hedef pazar bölümünün seçimi 1. Masa başı araştırmasında. Masa başı araştırmasında şu soruların cevabını vermeliyiz;

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMI VE AİLE HEKİMLİĞİ 1 2 DÜNYA BANKASI 2004 TÜRKİYE SAĞLIK RAPORU Aile Hekimliği Türkiye de birinci basamak sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin en önemli adımıdır. Bu nedenle

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

UZUN VADELİ HAYAT SİGORTALARI ÜRÜNLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

UZUN VADELİ HAYAT SİGORTALARI ÜRÜNLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ UZUN VADELİ HAYAT SİGORTALARI ÜRÜNLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ 10. Kalkınma Planının 3. Programı olan Yurtiçi Tasarrufların Arttırılması Ve İsrafın Önlenmesi Programı kapsamında 4. bileşen, Tamamlayıcı Sigortacılığın

Detaylı

Avrupa hastanelerinde

Avrupa hastanelerinde Avrupa hastanelerinde mesleki katılım Baş hekimler ve hemşireler için anket (PTE1) Baş hekimler ve hemşirelerin hastanede yönetici rolü oynadıkları düşünülmektedir. Aynı zamanda resmi yönetim rolleri de

Detaylı

Sağlık Kuruluşlarında Maliyet Yönetimi ve Güncel

Sağlık Kuruluşlarında Maliyet Yönetimi ve Güncel Sağlık Kuruluşlarında Maliyet Yönetimi ve Güncel Uygulamalar YRD. DOÇ. DR. EMRE ATILGAN TRAKYA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÖNETİMİ BÖLÜMÜ Sağlık Kurumlarında Maliyet Yönetimi ve Güncel Uygulamalar Sunum Planı:

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı