INSAN HAKLARI AÇI SINDAN INGILIZ DEVRIMI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "INSAN HAKLARI AÇI SINDAN INGILIZ DEVRIMI"

Transkript

1 INSAN HAKLARI AÇI SINDAN INGILIZ DEVRIMI Muzaffer SENCER GİRİŞ tnsan haklannı gerçekleştirmek, ~da giderek kamplaşma ve uzlaşmaz1ıklardan annan insanlık toplumunun ortak çabalarının başında yer 8ı.ır. Bu çabalar, sayısız ~şkenlik gösteren dünya halklarının, insan haklaırı oda ~da benzer ülkü ve değerleri paylaşan evrensel bir toplum oluşturma yolunda büyük bir aşama göstermesini sağlamıştır. tnsan hakları alanında d~şik ve karşıt yaklaşımlar benimsemiş olan siyasal rejimlerin giderek birbirine yaklaştıaı çağımız dünyasında, bu alanda anlayış ve uygulama birliğine do~ önemli gelişmeler olmuştur. Bilindiği gibi,. «klasiklt haklar olarak adlandınlan kişi haklarıyla siyasal hakları öne çıkarmış olan Batı demokrasileri, uzun bir zaman diliminde toplumsal ve ekonomik haklara da yer verirken, ikinci grup haklan klasik hakların ön koşulu sayarak öncelikle tanıyıp koruyan sosyalist demokrasiler zamanla kişi hakları ve siyasal hakların yerini ve önemini kavrayan siyasal V~.toplumsal dönüşümlere uğramıştır. Böylelikle «hak ve özgürlüklerin bir J.iiilt anlayışı tüm dünyada: geçerlik kazanmış, insan hajklaruun yaşama geçi;. riimesi ve saygı görerek gözetilmesi, her toplum içininsaın1ık ailesinin saygın bir üyesi olabilmenin koşulu sayılmıştır. Ancak, insanlık acılı savaşımlar sonucun4a ulaşabilmiştir. toplumu bu aşamaya, uzun ve çileli bir yolda verdi~ Tarihsel gidiş, bu anlamda insan haklarımn kazanılma süreci olarak nitelenebilir. Genel bir 'bakışla insanlık serüvenini, insanın bağımlılık ve bas.. kılardan özgürleşme savaşımı ve bireyleşme süreci olarak anlamak olanaklıdır. tnsan, önce doğanın, giderek toplumun ve her türlü toplumsal kurum ve ilişkilerili egemenlik, baskı ve engellerinden kurtularak özgürleşmiş ve bugünkü hak ve özgürlüklerini alarak toplum karşısında özerk varlığı olan bir «birey» kimliği kazanmıştır. i İnsan haklarının kazanılması, aşamalı bir süreç içinde ve birbirini İZleyen devrimsel dönüşümlerle gerçekleşmiştir. Klasik haklar, Batı toplumun TODAIB B. ÖJretL;D:ı Uyesi

2 4 AMME IDAREst DERGtSt da 19. yüzyıla kadar süren aşamalı bir evrimle liberal demokrasilerde gerçekleşmiştir. Toplumsal ve ekonomik haklarsa, bir yandan Batı demokrasilerinde klasik haklar temeli üzerinde adım adım uygulamaya konurken, öte yandan kökten dönüşümlerle kurulan sosyalist demokrasilerde klasik haklara öncelik alarak kurumlaşmıştır. Başka bir deyişle, klasik haklar Batı toplumunda burjuvazinin öncülüğünde inonarşiye karşı verilen savaşımlarla kazanılırken, toplumsal ve ekonomik hakların tanınması klasik demokrasinin acımasız «özgür girişim ve yanşma» koşullannın haksızlık ve adaletsizliğine karşı girişilen toplumsal hareketler ve devrimler sonucu kazanılmıştır. Anılan gelişmeler, salt düşünsel yada ideolojik düzeyde kalmamış, başta hak belgeleri olmak üzere yasalar v,e anayasalarda anlatımını bulmuş ve sonunda insan hak ve özgürlüklerinin' gerçekten tanınıp güvenceye ba~landı~ koşullar, kurum ve kurullanyla işlerlik -Imzaııımıştır. Batı toplumuı:ıda insanın hak ve' özgürlükleriylebir birey olarak tanındı~ süreç, ilkece demokrasiningelişme sürecidir. Ilk kez klasik demokraside tüm insanların doğuştan özgür ve haklar bakımından eşit old~ bir üstün ilke olarak benimsenmiş ve uygulamaya konmuşıur... Mutlak monarşiden insan hak ve özgürlüklerine dayanan demokrasiye geçiş sürecini en tipik biçimiyle İngilter?'de izlemek olanaklıdır. Bu süreç feodal ilişkiler' içinde başlamış ancak genel çizgisiyle mutlak kıral1ıkla giderek güçlenen burjuvaıı.iarasındaki egemenlik savaşırnı olarak belirmiştir. Batı Avrupa'da tarihselolarak kapitalizme ilk geçen ülke olduğu içindir ki İngiltere'de bu sa"aşım en erken başlamış ve aşamalı bir evrimle 19. yüzyılda tamamlanmıştır. Ancak bunda, İngiliz feodalizminin Kıta Avrupası'na oranla daha güçsüz olması nedeniyle merkezi birli~n daha erken oluşmasının da rolü olmuştur. Buna karşılık Kıta Avrupası'nda, özellikle Fransa'da ulusal birliğin daha geç kurulmasına bağlı olarak burjuvaziyle feodallere dayanan monarşiarasındaki. sınıfsal savaşım gecikmiş ve sonunda bir devrimle noktalanmıştır.. Monarşiden klasik demokrasiye geçiş, Batı Avrupa'da parlamenter sistemin gelişmesi biçiminde ortaya çıkmıştır. Başka bir deyişle, hiç de~i1se ö~tide, tüm insanların doğuştan getirdi~ hak ve özgürlükleriyle eşitl~ ilkesine dayanan klasik demokrasinin geliş'mesi, seçimle oluşturulan ve temsil niteli~ taşıyan parlamentonun oluşumsürecinde anlatımını bulmuştur. Kısacası, öteki ülkelerde olduğu gibi, İngiltere'de klasik demokrasinin gelişme süreci parlamenter sistemin evrim sürecidir. İngiltere'de parlamenter sistem giderek temsil niteliğini genişleten ve kıralın yetkilerini sınırlayan bir parlamentoya süreklilik kazandırma yolun.. daki uzun süreli savaşırnların sonucu olmuştur.

3 İNSAN HAKLALU AÇıSıNDAN İNGİLİZ DBVR.tMt 5 Tarihsel GeUıtfm S. yüzyılın ortalarında Batı Roma İmparatorluğu'nun egemenliğinden kurtulan İngiltere, Germen kökenli Sakson kırallık1arı döneminde yüzyıllar süren bir feodaloluşum sürecine girmiş ve ancak 11. yüzyılda feodal bir siyasal birliğe kavuşabilmiştir. İngiltere tahtı üzerinde hakkı olduğunu öne süren Normandiya (Fransa) dük:ü Fatih William (Guillaume) yönetiımiındeki Normaınıar, 1066 taırihindeki Hastings,savaşıyla Saıksonlan yenerek İngiliz adaılarını işgal etmiştir. Ele geçirilen topraklar, Norman kıralları tarafından kendi savaşciları olan soylular arasında vergi ve askerlik ödevi karşılığında paylaşılmıştır. Böylelikle 1ı. yüzyılda kurulan İngiliz siyasal birliği feodal bir yapı kazanmakla birlikte moı.ıarşinin derin izlerini de taşımıştır. Norman isti1aı1alj.1.ndan sonra gelişen,feodal düzende Sakson gelenekleri üzerinde parlamentonun tohumlanm taşıyan bir kurumun temelleri atılmıştır. Britanya adasında daha Sakson kırallıklan döneminde kıralm soylu şefiere danışma geleneği, Witan adını taşıyan meclislerle kurumlaşmıştır. Bu kurum kaynağını Germen kabilelerinin şefler toplanusı, geleneğinde bulmakla birlikte, feodal ilişkiler içinde gelişmiştir. Germen şeflerinin toplanma geleneği, feodal hukukta kıralın belli aralıklarla savaş ve vergi gibi önemli konularda olurlarmı almak üzere vasallanna. danışma uygulamasına dönüşmüştür. İngiltere'de GerIDen geleneğinden kaynaklanarak feodal toplumda gelişen bu danışma meclisleri, Normanlar döneminde «Magnum Concilium (Büyük Meclis)>> adım alarak öne çıkmıştır. Daha' Fatih William zamamnda varlıği' saptanan ve «Curla Regis» olarak da ad1andınlan bu Meclis, kıralın yılda üç kez belli yerlerde soylular ve yüksek düzeydeki din adamlanyla bir araya gelerek önemli konuları görüşmesi biçiminde işleyen bir kurumdur. Ayın çağda Fransa'da da benzeri görülen feodal bir kurum olarak' ükece senyörler ve,kilise ileri gelenlerinin uynıkja.rma karşı feodal bir görevi yerine getirmek üzere kıraiın başkanlığında toplanmalarmdan oluşan Magnum Concilium, bir danışma kurumu kimliğiyle İngiltere'ye yerleşmiştir. Görüldüğü üzere, İngiltere'de olduğu' gibi, Batı toplumlarında parlamentonun kökeni, Germenik bir geleneğe yeni biçimler kazandıran feodal ilişkilerdir. Eşitler arasında birincisi (en güçlüsü) olan kıral, üretim' aıraçiarının (toprağın) mülkiyetini elinde bulunduran ve bağımsız1ığım koruyan öteki senyörlere' danışarak otoritesini bir ölçüde onlarla paylaşmak zorunda kalmıştır. Bu damşma toplantılan belli aralıklarla yinelenerek danışma meclisi niteliğiyle kurumlaşmıştır. Giderek kapsamım ve gücünü artıracak olan bu meclis, başlangıçta henüz önemli konularda görüş bildiren ve kimi zaman yüksek yargı yeri olarak çalışan bir organ niteliğindedir.. Ancak' ıı. yüzyıl lngij.teresinde feodal soylulann merkezi otorite (kıral yada saray) karşısında giderek güçleruiıeleri ve kıra11a çıkar çatışmasına

4 6 AMME IDARESI DERGISI düşmeleri sonucu, kıral, yasama ve' yüıütme yetkilerinden çoğunu soylularla yada soylular ve din adaınjanndan oluşan meclislerle paylaşmak zorunda -' kalmıştır. Sözkonusu çatışma, özellikle feodal toplumun başlıca gelir kaynağı olan tanmsal vergilerin bölüşülmesi konusunda belimliş ve yüzyıllarca sürmüştür. Merkezi yönetimin giderek artan kamu giderlerini karşılamak amacıyla vergileri artırma yolundaki girişimlerine karşı feodal soyluların (lord y'ada baronların) yo~ direnmeleri sonunda, 13. yüzyılda kıralın yetkilerini sınırlandıran önemli bir gelişmeyle noktalanmıştır: Kıral (Yurtsuz) John (I. John)'un toprak vergilerini artırmak isteğine karşılık soyluların aldıkları ödün, 1215 yılında kıralın yetkilerini sınırlayan ilk yazılı sözleşme yada anaya~al belge niteli~de olan,magna Charta (Büyük Ferman)nın 1 imzalanması olmuştur. Magna cbarta Uyruklann hak ve özgürlüklerini dile getirerek güvenceye baidamaya çalışan 63 maddelik bu Ferman'la Kıral, egemenliğini baron adını taşıyan soylularla paylaşmak zorunda kalmıştır. Kıralla feodal soyluların karşılıklı görev ve yetkilerini sayan bu Fermanla kıralın otoritesi yasayla sınırlandınlmış ve kişilere (soyluiara) kimi hak ve özgürlükler tanınarak korunmak istenmiştir. Ferman'da hükme bağlanan konulardan ilki, Kırallık Meclisi'nin izni olmadıkça 'kıralın herhangi bir ad altında vergi salamayacağıdır. İkincisi ve daha da önemlisi bu belgeyle -belli bir kesim için de olsa- kişi özgürlü~ ve güvenliği tanınarak güvence altına alınmak istenmiştir. Buna göre, her toplum kesiminin kendi yargı kurulunun kararına yada yasaya dayanmadıkça bir özgür insanın yakalanması, tutuklanması, malına el konması, sürgüne gönderilmesi yada kötü bir davranışa u~ası yasaklanmıştır. üçüncü olarak kırallık görevlilerinin, kırallık yasalarını bilen, benimseyen ve onlara uyan kimselerden atanması, kısacası yöneticilerin yasalara saygılı davranması öngörülmüştür. Ferman ~anıdığı hak ve özgürlüklerin gözetilmesi- için 25 barondan oluşan ve aykın uygulamalar karşısında ger~de halkı arkasına alarak kırala i karşı zor kulla~acak olan bir denetim organı oluşturmuştur. Parlaımento 13. yüzyıl İngilteresi sözü geçen baranların haklarını genişletmek üzere yoğun savaşımlarına tanık olmuştur. Bu savaşımların başlıca amacı kıral karşısında, gerektikçe toplantıya çağrılan Büyük Meclis'in yetkilerini artırmak olmuştur. Başlangıçta tümüyle feodal bir yapıda olan Meclis, salt soylularla din adamlarının do(trudan katıldığı seçkinci kimliğini korumuştur. 1 tlk insan hakları belgesi olan bu Ferman, tam adıyla cmagna charta Libertatum (Büyük özgürlük Fermanı)»dır. Magna Charta'nın tam metni için bkz. A.l. Peaslee; COaeIItU.tLOaS of Nations, Vol. IV, s , Martınus Nijhoff, The Hague, Netherla::ıd, 1966.

5 İNSAN HAK.LAIU AÇıSıNDAN İNGtLlz DEVIUMt 7 Mcak daha Yurtsuz John döneminde kimi küçük mülk sahiplerinin de katılabildiii bu Meclis, III. Henry zamanında önemli bir yapısal d~şmeye uğramıştır yılında yeni bir vergilendirme amacıyla Meclis toplantıya çainldı~da soylular ve Kilise adamlarının yanısıra İngiltere'nin yönetsel bölümlerini oluşturan kolltluklmdan şöva1ye adıyla iki temsilcinin katılmasına karar verilmiş ve böylelikle bileşimi genişledi~ gibi temsilci nitelik kazanan Meclis, Dk kez parlamento adım almıştır. Kökence «parle (konuşma)>> sözünden türeyen ve konuşma amacıyla toplanma anlamına gelen Parlamento (Parliamentum) sözcüğü, tü:ıri feodal Avrupa'da, kıra1ın danışma amacıyla topladığı soylulardan oluşan meclisleri adlandırmak üzere kullanılmıştır. Ancak İngiltere'de anılan gelişmeler sonucu bu kurum giderek bugünkü parlamento doaruitusunda yapısal delişmelete u~ş ve zamanla süreklilikkazandığı gibi, daha temsiici bir mtelik almaya başlamıştır. 13. yüzyılda İngiltere'de parlamentoya tanınan yetkiler Avrupa'da derin yankılar yaratarak başta Papa olmak üzere ötekikıııajjaırca tepkiy1ıe karşılanırken, İngiliz kırallan, baronların güçlü desteainin yanısıra, vergi t0plamada sağladığı kolayhklardan ötüıii bu kurumu korumak zorunda kalmıştır yılından başlayarak belli aralıklarla toplanmayı sürdüren Parlamento. yerleşik bir kurum özellili kazanırken, temsil gücünü giderek artırmıştır. Parlamentonun 1261 ve 1264 tarihli toplantılarına kolltluklan temsil eden şc:ivalyelerin yanısıra ayrıcılıklı kent ve kasabaların temsilcileri,nin de katılmasına izin veı;ij.miş ve yüzyılm sonunda bu kurumun temsil niteliği daha da artmıştır yılında I. Bdward açtıat savaşı sürdürebilmek için yeni vergilere gereksinme duymuş ve bu amaçla topladığı parlamentoya, geleneksel kesimlerin yanısıra düşük konumlu.din adamları, kent ve kasabaların esnaf ve tüccar temsilcilerini de çabrmadan ötürii «örnek parlamento» adı verilmiştir. Böylelikle, 13. yüzyılınsonlarında henüz yeni gelişmeye başlayan kentli kesimler yada burjuvaji parlamentoda temsil edilme olanağı bulmuştur yılından baş1aya(aık 14. yüzyılda soylu1arla kent temsilci1eri ve din adamlan ayrı ayrı toplanmaya başlamış ve soylular Lordlar Kaınaırası(House of Lords), kent temsilcileriyse Avam Kamarasmda (House of Commons) toplanarak İngiltere'de günümüze kadar süregelen iki, meclisli sistemin temellerini atmıştır. Ayrı sınıfları temsil eden bu iki meclis, uzun süre üstünlük sağlamak üzere aralarında çelişmekle birlikte, kırallık yetkilerinin sınırlanması konusunda sıkı bir işbirlili yapmıştır. Ancak İngiltere tarihinde Parlamento'nun güçlenmesi, giderek Avam Kamarası'mn a~r basmasıyla olmuşttır. Bu Meclis, başta kontluklann temsilcileri olan şövalyelerin des. teline gereksinme duyan burjuvazinin toplumda giderek ön almasıyla Parla mento içinde etkinlik kazanmıştır.

6 8 AMME İDAR.ESt DERGİSı Monaırşt İngiltere'de henüz parliamento üstünlüğünü. elinde bulunduraıq soyluların egemenliği yılları arasındaki «Çifte Gül» savaşlanyla ağır bir darbe yemiştir. Toprak soylulannın güçlerini yitirmelerine yol açan bu savaşlar, kıralla parlamento ~rasındaki güç denges~. ~ıral1ar lehine bozulmasıyla sonuçlanmıştır:,. İngiltere tahtında hak savınd~ bul4dan (beyaz gül simgeli) Yorkailesiyle, (kırmızı gül simgeli) Lancaster ailesiarasındaki otuz yıllık savaş, ülkede büyük yıkımlara neden olduğu gibi, Norman kökenli soyluiann yok olması sonucunu doğurmuştur. Bu savaşlar, adı geçen iki aileninoluşturduğu Tudor hanedanının kırallığı ele geçirmesiyle sona ermiştir. Gül savaşlanyla kırailar karşısında soyluiann gücünü yitirmesi, İngiltere'de monarşinin güçlenerek ulusal birliğin kuru1ıiıasını sağlamıştır. Tudorlar zamanında İngiltere, köklü ekonomik ve toplumsal değişimlere uğrayarak: feodal toplumun çerçevesini aşmıştır. ÖzeUikle 15. yüzyılın ikinci yansında' hız kazanarak 16. yüzyılda topluma egemen olmaya başlayan kapitalist ilişkiler, feodal düzeni çözerken, özellikle hızla gelişen kent burjuvazisine toplumda üstünlük kazandırmıştır. Tudor yönetiminde ( ) İngiltere mutlak monarşiyle yönetilirken parlamento toplanmaya devam etmekle birlikte, kırıaj. karşısında giderek etkinliğini yitirmiştir. 16. yüzyılda VIII. Henry dönemiınde İngiltere Papa'ya başkaıldıraraık Katolik Kilisesinden aynlmış ve başında Kıra1ın bulunduğu Anglikan Kilisesi 2 'ni kurarak ülkede protestanlığın yolunu açmıştır. Kırallıkça el konan kilise topraklan satış yoluyla yeni' sınıflann eline geçmiş ve böylece kilisenin maddi üstünlüğü sona ererken kırda kapitalist ilişkiler hızla yayılmış ve tarımda yeni bir zengin çiftçi sınıf (yeomenry) giderek güçlenmiştir. 1558'de tahta çıkan 1. Ellzabeth döneminde protestanlık ülkeye kesin olarak yerleşmiş, yine bu dönemde' İngiltere kurduğu sömiligelerle dünya egemenliğinin temellerini atarken denizaşın ticarete açılarak toplumun her kesiminde kapitalizmin sınırsız gelişmesine tanık 01 murtur yılında Kırallık İskoçya kökenli Stuart hanedanına, geçmiştir. KıraliçeElizabeth'in yerine geçen 1. Jack, henüz geleneksel kimljğini koruyan feodal soylulann 3 desteğine dayanarak kırallann Tanndan aldığı otoritenin sınırsız olduğu görüşüyle yetkilerini parlamentoyla paylaşmaya yanaşmamıştır. Bu dönemden başlayarak merkezi yönetimin giderlerinin giderek a:r:tması nedeniyle halkın vergi yükününün ağırlaşması ve çeşitliüretim kollannda 2 An~iı'kan Kilisesi, Katoliıkılikten,,kaynaklanmakla bir1iıkte Rom.adan baiıms1z olan ve Hıristiyanlı~ın bgiliz Protestanh~ı içinde ulusal,bir kimlik kazanınasıyla oluşa n bir Kilise dir. Öğretide Katolik Kilisesindeb ayrıldı~ı başlıca nokta, inananlaradaha geniş bir yorum özgürliiaü tanımasıdır. " 3 Fransız aristokrasisinden farklı olarak İngiliz soyluları" genel olarak" toplumda yaygınlık kazanan kapitalist ilişkilere uyarlanmasım bilmiş, kapitalist ilişkiler temelinde soyluluk ayncabklannı konıyagelmiştir.

7 ınsan HAKL.ARI AÇıSıNDAN İNGİLİZ DEVR.İMİ 9 devletçe tekellerinin kurulması, başta burjuvazi olmak üzere halk kesim1.eri arasında hoşnutstizluğa yol açarken, kıral gelirlerini artırmak amacıyla feodal hakları yeniden canlandırma yoluna gitmiştir. -Böylelikle, eski feodal güçlerle işbirliği yapan kıranara burjuvazi arasındaki' çelişki ve çekişmeler. den ötürü, İngiltere tarihinin en kanlı olaylanna t~k olmuştur. Ekonomik ilişkilerin ve yeni sınıfların gelişmelerini önleyici politikasıyıa kıral, parlamentonun muhaılefetiyle karşılaşmış ve bu muha:lefet 1625'de tahta geçen I. Charles döneminde doruk noktasına ulaşmıştır. I. Charles, giriştiği savaşı yürütmek için gereksindiği ödenekler nedeniyle anlaşmazlığa düştüğü Avam Kamarası'nı iki kez kapatma yoluna gitmiş, üçüncü toplantıda istediği ödeneği aılınaj.da birlikte insan hakları alanında yeni bir gelişme niteliğinde olan bir belgeyi imzalamak zorunda kalmıştır. Kıralın' öngördüğü geliri sağlama karşılığında 1628'de onayladığı bu belge, Magna Charta'yla verilmiş hal4arı daha da genişleterek geliştiren Haklar Dilekçesi (Petition of Right)'dir. HaIdar Dllekçesi Haklar Dilekçesi'nde, «Lordlar ve Parlaımentodaıbiraıraya gelmiş olan topluluklar», I. Edward zamanında yürürlüğe konan yasayı4 anımsatarak yükümlülülerin oluru olmadan kıralın ver.gilendirme ve borçlanma yoluna gidemeyeceğini yada yardım parası isteyemeyeceğini vurgulamıştır. Yine aynı Dilekçe,,Magna Charta'daki hükümlere değinerek Kıralın hiçbir özgür kişiyi yargı karanna yadayasaya dayanmaksızın tutuklayıp özgürlüğünden yoksun bırakmayacağim yeniden dile getirmiştir. Bu bağlayıcı kurallara karşın, Kıralın yönetiminde olursuz vergilendirme ve bor.çlanma yoluna gidildiği, gerekçesiz ve haksız tutuklamalar yapıldığı, kontluklara gönderilen birliklerin halka yük olduğu, suçluların savaş yasaları uyannca gereği' gibi yargıliuımadan cezalandınıdığı belirtilerek Kıraldan yeni dileklerde bulunulmuştur. Buna göre, Parlamentonun genelonayı alınmadan hiç kimse ödünç, bağış, vergi yada benzeri bir ödeme4e bulunmaya zorlanamayacak ve böyle bir ödemeyi reddettiği gerekçesiyle kovuşturulup tutuklanamayacaktır. Kimse doğal yargıcı dışında bir olağanüstü yargı yerince yargılanıp cezalandınlamayacak ve askerler halkın evlerinde barındınlamayacaktır., Görüldüğü gibi, yasalara aykın uygu1a.maı1ara son verilmesıini di'leyen Haklar Dilekçesi, monarşi karşısında tüm uyruklann hak ve özgürlüğünü pekiştirirken, kıralın olağanüstü yetkilerini yadsımış ve parlamentonun izni olmadan bir ordu kurulmasına izin vermemiştir. s Haklar Dilekçesi'ni onaylayan kıral, bir süre sonra Parlamentoyu kapatarak on yılı aşkın bir süreyle bir daha toplantıya çağırmadığı gibi, mutlak bir yönetim uygulamıştır 4 ~dıgeçen yasa, 1297 tariıiım «İngiltere ÖzgürlükJeri Büyük Fermaı:iı»dır. S Peaslee, a.i.8., s. lq

8 10 AMME IDARESI DERGlst Bu dönemde Anglikan Kilisesi büyük bir güç kazanırken, başta köylüler olmak üzere halk ağır vergiler altında ezilmiştir. Karşılaştığı" ekonomik ve siyasal güçlükler karşısında Kıral 1640 yılında Parlamento'yu yeniden toplantıya çağırmışsa da, vergiierl yiikse1tme isteğikabul edilmediği için kısa bir süre sonra yeniden dağıtmıştır. Aynı yıl kendili~inden topıanarak 164S'e kadar süregelen ve başta burjuvazi olmak üzere yeni sınıfların egem~i~~n4e olan Parlamento, Kıralın yasadışı buyruklarına uyanların ölümle cezalandırılmasını karara ba~lamıştır. Böylelilde Haklar Dilekçesi'ne aykırı davramşlan ağır yaptınmıara ba~1ayan Avam Kamarası, giderek gücünü artıran kararlar almıştır. Kıral tarafından ç~nlmaya gerek olmadan Parlamentonun her üç yılda bir toplanması, ancak kendi kararıyla dağılması, vergilerin yine ancak bu organm. onayından sonra yükseltilmesi hükme Kıral tüm tekeller sona erdirilmiştir. tarafından verilmiş i Charles'ın Parlamento'da burjuvazi tarafından temsil edilen yenilikçi kanadı tasfiye girişimleri Avam Kamarası'mn sert tepkisiyle sonuçlanmıştır. Parlamento, bakanları atama, orduyu denetleme ve hükümetin politikasını yönetme yetkisini ilan etmiştir. Cromwell Devr1mt Kıraıla Parlamento arasındaki ba~lann kopması üzerine İngiltere, kıra.. lın idamıyla sonuçlanacak bir iç savaşa sürüklenmiştir. Ülkenin gelişmemiş olan Kuzey ve Batı kesimlerindeki feodaller tarafından desteklenen Kıral, 1642'de zengin çiftçiler ve burjuvaların öncülü~de özgür köyıüıer, zanaatçılar ve işçilerce desteklenen Parlamentoya karşı savaş açmıştır. Anglikan Kilisesi'nin başı ve «Tanrımn temsi1cisi»ı Kıral ve onun destekçisi feodaller ve Kilise karşısında «pilriten» parlamento ordusu, önce başansız olmuşsa da, giderek zengin çiftçi sınıfından olan Cromwell'in yöne-, timinde üstünlük sa~amış ve sonunda Kıralın ordusunu 1645'de Naseby'de ağır bir yenilgiye u~atmıştır. Ancak iç savaş daha bir süre devam etmiş, İskoçya'ya sı~ınmak zorunda kalan Kıral, 1647'de para kaxşılı~ 1ngiHzlere teslim edilmiştir. Savaşın zaferle sona ermesi üzerine, bu kez parlamento güçleri arasındaki sınıfsal ayrım gündeme gelmiştir. Parlamento içinde üstü.nlütü elinde bulunduran burjuvazi ve yeni zenginler,cromwell ordusunu oluşturan küçük köylü, zanaatçı ve yoksul ha1k. kesimleriniın köktenci istemlerine karşı orduyu dağıtmaya çalışmıştır. Orduyu oluşturan halk kesimleri arasında gelişen eşitlikçi hareket, din özgürlü~ün yanısıra, insanların do~ştan eşitli~i görüşünü savunarak toprak mülkiyeti aliuıındaki eşitsizliğin giderilmesini ve ayrıcalıkların kaldınlmasını amaçlamıştır. «Leveller (Eşitlikçi)>> olarak adlandırılan eşitlik.yandaşları, parlamentonun tüm özgür insanların oyuyla ve niili.ısa göre seçilmiş temsilcilerden oluşmasım ve özellikle yargı alanında kimi yasal ve toplumsal reformların yapılmasını istemiştir. Parlamentoyla eşitlikçiler arasında giderek sertleşen çelişki, ayaklanmış olan İrlanda ve müdahaleye hanr1anan İskoçya'nın yanısıra İngiltere ve

9 ınsan HAKLARI AÇıSıNDAN ıngiltz DEVRİMt ıı Galler'deki monarşi yandaşiarının yeniden baş kaldırmalanna ortam hazırlrud1ştır. Bu kargaşa ortamında Parlamentonun Kıralla bir anlaşmaya hazırlandı~ı sırada, ayaklanmalan bastıran Cromwell'in 1648'de' Londra'yı yeniden ele geçirerek kıralı tutuklamasından sonra, parlamentonun kıralcı üyeleri tasfiye edilmiştir. Geri kalan üyelerden oluşan Parlamento (Rump Parliament)'nun kurdu~ bir devrim ınahkemesi. Kıraılı yargılaya,mk Parlamentoya karşı savaş açmak suçuyla ölüme mahkum etmiştir. 1649'da I. Charles'ın idam edilmesinden sonra Parlamento, «Tanndan sonra gelen en üstün güç» ve «halkı nen yüksek gücii» olarak nitelenirken, Lord1ar Kamarası'na son verilmiş 've İngiltere'nin özgür bir Cumhuriyet (A Free Commonwealth) olduroı ilan edilmiştir. Cumhuriyetin ilanına karşın ekononuk ve toplumsal istemleri gerçekleşemeyen eşitlikçi hareket, ihanete u~adı~ inancıyla başansız bir ayaklanma girişiminde buıunmuşsa da, girişimin bastınlması üzerine da~lmıştır. Küçük köylü ve zanaatçılarm eşitlikçi muhalefet hareketi, başarısızlı~a u~adıktan sonra yerini, bu kez işçi ve mülksüz köyıüıerin istemlerini dile getiren «kazıcılar (diggers)>>a bırakmıştır. «En rengin kadar en yoksulun da toprak üzerinde hakkı oldu~u» savunan Witstan1ey'İn önderliğinde kazıcılar, toprakta özel mülkiyete son veren bir düzen özlemindedir. Kazıcılara göre, «iç savaşta kıralla birlikte 'toprak soylulan da yenilgiye u~ıştır. Halkın zaferiyle özgürleşen ve halkın malı olan topraklar ekilmeyi (kazılmayı) beklemektedir.»' Kazıcılann bu görüşle ortak mülkiyete dayalı topluluklar oluşturma girişimlerinin askerleree bastınlması üzerine hareket giderek son bulmuştur. Kendisi de bir zengin çiftçi olan ve burjuvaziden güç alan Cromwell, İrlanda ayaklanmasını bastırdıktan sonra ordusundan ve halktan eşitlikçi radikal ögeleri tasfiye ederek Parlamentonun yeniden burjuvazinin egemenli~e girmesini sa~lamıştır. Bu kimli~yle Parlamento tarafından «Koruyucu Lord» ilan edilen Cromwell, 1658'deki ölümüne kadar İngiltere'yi par. lamentosuz yönetmiştir.6 ' Cromwell'in ölümünden sonra -artık feoda1lerle radikal halkkesimlerini tasfiye etmiş, olan burjuvazi, daha önce İskoçya'da kıralolarak tanınmış olan II. Charles'ı İngiltere'ye ça~rarak 1660'da tahta geçirmiştir. Bu yeni yönetimle İngiltere'nin eski yasalan yeniden yürürlü~ konmuş ve bir restorasyon dönemi başlamıştır. Ancak yeni kıtalın yasaları çi~eyen keyfi uyguhunalan, özellikle istedial vergilerin ağırlı~, kısa bir süre sonra yeni sınıftarla kırailık arasındaki çekişmelerin yeniden başlamasına yol açmıştır. Böylelikle gelenekselleşen bir yöntemle parlamento, kıralın her parasal istemine karşılık, yetkilerini sınırlayan yeni bir yasayı benimseyerek ödün vermesini sa~lamıştır Devrimi ve sonrası içinbkz. Christopher Hill, The EDgIISh RevolutloD 1640, Lawrence Wishart, London, I.

10 12 AMME lduesi DERGİSI Habeaa Corpus Yasası Bu belgelerden en önemlisi, bugün bile insan haklan alanında geçerli bir hukuk kuralını kıra1a kabul ettiren «Habeas Corpus»,belgesidir. 1679'00 kıral tarafından kabul edilen bu yasa, tüm İngiliz yurttaşlannı keyfi tutuklamadan ve bir güvenlik önlerni olarak uzun süre tutuklu bulundurulmaktan koruyagelmiştir. Kişi özgürlüğünü ve güvenli~ini koruyan bu belgeyle, - Kıralın uyruklanndan tutuklanan herhangi bir kimseye neyle suçlandı~nın yirmidört saat içinde yazılı olarak bildirilmesi, - İh:anet ve çok a~r suçlar dışında tutuklanan herkesin güvence parası karşılı~nda geçici olarak. salıverilmesi. - Tutuklanmasından sonra en geç yirmi gün içinde sanı~ kendisine yüklenen suçun varlı~ı ve ceza uygulamasının süregelmesi için yeterli kanıt bulunup bulunamadı~ı karara ba~ayacak bir mahkeme önüne çıkanlması, - Habeas Corpus'u çiğneyen her görevlinin zarar görene tazminat ödemesi hükme ba~anmıştır. Habeas Corpus'la İngiliz ceza yargılaması geleneğine daha önce yerleşmiş olan jüri. karşısına çıkarma uygulaması, tutuklanmadan başlayarak belli bir süreye ba~anmış ve güvenceye alınmıştır. Kıralın yetkilerini sınırlama yolundaki bütün bu gelişmelere karşın, monarşiyle Parlamento arasındaki çekişmeler II. Charles zamanında da sürmüş, Kıral protestanlığa sırt çevirdi~ gibi, P 1 ar1amentoyu mutlaık yönetimi için bir engel saymıştır. Bu gelişme, adıgeçen kıralm yerini alan ve 'aynı eğilimi sürdüren II. Jack döneminde yapılan bir Parlamento darbesiyle son bulmuştur. Parlamento tarafından tahta çıkmak üzere İngiltereye ça~lan Hollanda Stathouder (devlet başkanı) ve Orange Prensi William; ordusunca bile sevilmeyen II. Jack (James)'ın Fransaya kaçması üzerine 1688'de İngiltere kıralı olmuştur. «Şanlı Devrim (Glorious Revolution)>> olarak adlandırılan bu darbeyle gücünü geliştiren Parlamento, 1689'da yeni bir haklar belgesini kabul edip Kırala onaylatarak monarşinin mutlak otoritesine son derbeyi vurmuştur. Haldar Bildirisi Kıralm yetkilerine yeni sınırlar koyarakpar1amentoya ek güvenceler getiren ve yurttaşlara yeni özgürlükler tanıyan bu belge, Haklar Bildirisi (Bill of Rights)'dir. Lordlar ve Avam Kamara1annın ortaklaşa öne sürdü~ adıgeçen Bildiri, eski kıral II..James'i Protestan dinini, ülkenin özgür1ü~ü ve yasalarını çiğneyerek ortadan kaldırmaya çalışmakla suçlamış ve kırallığı papacı1ıktan ve keyfi yönetimden kurtarmak amacıyla «Tannnın yüce elçisi» yeni kıralm çeşitli hak ve özgürlükleri onaylamasını sağlamıştır:

11 İNSAN HAKLARI AÇısıNDAN İNGİLlZ DEVRlMİ 13 Bildiri, herşeyden önce Parlamentonun onayı olmadan kıralın yasalan yürürlükten kaldırmasını ve kendini yasalardan yada yasalann yürütülmesinden bağışık saymasım yasadışı ilan etmiştir. Yine Bildiri'de özel ve ola ~anüstü mahkemelerin kurulması, Parlamento'nun onayı olmadan taht yaranna para toplanması da yaşadışı sayılmıştır. Kırala dilekçe verme hakkım güvenc-e}e ba~lay'an Bildiri, banş zamanında Parlamento'nun oluru alınmaıdan sürekli bir ordunun kurulması yada hazır bulundurulmasına izin vermemiştir. Bildiri'de protestanlara can güven1i~ sa~amak üzere silah taşıma izni verilirken, Parlamento seçimlerinin serbestli~ hükme ba~anmıştır. Bildiri'nin güvence altınaaldığı hak ve özgürlükler arasında konuşma özgürlü~, özellikle parlamentoda yapılan görüşmelerin soruşturma konusu yapılmaması ayrıca vıırgulanmıştır. Haklar Bildirisi'nin öteki hükümleriyle aşın güvenlik önlemleri ve ola ~andışı cezalar yasaklarurken, yargı kurulu (jüri) üyelerinin yasal yoldan atan.maian ve yargılamaya karışılmaması kuralı benimsenmiştir. Son olarak yasalann düzeltilmesi ve korunması amacıyla Parlamento'nun sık sık toplanması yasalaşmıştır.' Anayasa niteliğindeki bu belgeyle, kıralın yasaları hiçe saym~ı önlenerek Parlamentonun yasama yetkisine katılma ve yürütmeyi denetleme hakkı genişletilmiştir. Aynı zamanda: yine Parlamentonun oluşumu ve tartışma.. larının serbestliği güvenceye alınırken, sürekli ve düzenli toplanması kurala ba~anmıştır. Parlamentonun ola~dışı uygulamalar, mali yükümlülükler ve sürekli ordu kurulması konusundaki yetkileri tanınırken, yurttaşlara dilekçe hakkı ve can güvenliği sağlanmak istenmiştir. Kısacası, Haklar Bildirisiyle bir daha geri dönülmemek üzere yasama erki Parlamentonun elinde toplamrken, bu organ kıral ve hükümetini denetleyen bir güç olarak yürütmeden ayrılmıştır. 'Bu 'Bildiri İngiliz anayasal düzeninin oluşmasında önemli bir aşama olmakla birlikte, başka belgelerle tamamlanmıştır: Bildiriye dürüstçe bağlı kalan III. William'dan sonra tahtı katolik ve mutlakçı Stuartlara yeniden bırakmamak amacıyla Parlamento yeni bir belgeyi yasaj.aştırmıştır. Ardı1]1k Yasası Kıralın iktidarını daha da sımrlayan bu Belge 1701 tarihli «Establishment (Saptarna)>> yapa Settlement (Çözü.n:iıeme)>> yada «Succession Act (Ardıllık Yasası)>>dır. Bu yasayla, İngiltere tacım "taşıyacak olanların İngiliz Kilisesinden (protestan) olması öngörülmüş ve Parlamentonun onayı olmadan Kıralm savaş ilan etmesi yasaklanmıştır. - 7 Peaslee: Lg.y., s

12 14 AMMB İDARBSt DERGISI Aynı yasa, İngiltere Kırallı~ dışında doaanlann, İngiliz anababadan olmadıkça yasama, yürütme yada herhangi bir kamu görevi almasına izin vermemiştir. s Saptarna yada çözümleme yasasıyla sorumlu yürütme konusunda önemli bir adım atılmış ve kıralm tüm kararlarının yürütme gücü kazanabilmesi için siyasal konularda kırala danışmanlık yapan «Özel Kurul (Pri'vy Council)>> üyelerinden birinin imzasmı taşıması.koşulu getirilmiştir. Böylece, sorumsuz ve dokunulmaz olan kıralm yfuütme kararlarının sorumlusu saptanarak yasaya uygunluğu sağlanmış, yürütmenin parlamento içi etkinliğine son vermek üzere kamu görevi üstlenmiş bir kimsenin Avam Kamarası'na üye (ı;abilmesi engellenmiştir. Böylece giderek güçlenen Kabineyi yasamaya karşı sorumlu kılmak ve yürütme gücünü e.lin.de bulunduranların yasama yetkisini de kullanması önlenrnek istenm.iştir. 9 Yargıya ilişkin yeni düzenlemeyle yargıçların ba~msızlıamı sağlamak üzere bu iş için gerekli nitelikleri taşıyanlar arasmdan atanmalan ve ancak Parlamento kararıyla görevden alınmalan öngörülmüş ve daha I.Cbarles'm onayladı~ bir kural yinelenerek yüksek bir kamu görev1:isinin suçlanması (impeachement) durumunda bunu ba~şlama yetkisi kıraldan alınmıştır. Böylelikle, kıralın yasaya aykın bir eylemine imza koyan görevlinin sorumluluğu ilkesi yasaya bağlanarak Avam Kaınarası'nca suçlanarak Lordlar Kamarası'nca yargılanması olanağı saalanmıştır. Son olarak, adıgeçen yasayla kıralm parlamentonun izni olmadan İngiltere'den.aynlması yasaklanmıştır.10 İkinci «Haklar Bildirisi» sayılabilecek olan bu yasaylall İngiliz yönetimi 'kıralın tekelinden alınarak geniş ölçüde parlamentoyla paylaşılmıştır. Ancak bu gelişme, parlamentonun üstünlüğü anlamına gelmediai gibi kıralca atanan yüksek kamu görevlilerinin parlamentonun güvenini kazanmış kimseler olmasını sağlamaktan uzak kalmıştır. Kısacası, 18. yüzyıl başlangıcında İngiltere'deki rejimi anayasal olmakla birlikte, parlamenter rejim olarak nitelemek olanaksızdır. Parlamenter sistem, 1715'le 1780 yıllan arasında,' yine aşamalı bir süreç içinde gerçekleşmiştir. Ardıllık Yasası'nda adıgeçen ve kırala siyasal görevlerini yürütürken yardımcı olan Özel Kurul, bu süreç içinde deaişmeye uarayarak Bakanlar Kuruluna dönüşürken, güçler aynlıaı giderek kesinleşmiştir. 16. Yüzyılda görevlilerin yanısıra kıralın güven duyduğu kişilerden oluşmuş üyelik bir organ olan Özel Kurul, kalabalık sayısı ve aaır çalış 8 Bu hüküm 1870 tarihli Uyruklu.k: Yasasıy~ deliştirilmiştir. 9 Bu hü1dlmlerden ilki daha sonra yürürlükten kaldınlmış, ikıinclsiyse 1706'da önemli d.eil şikli1dere uiramıştır. 10 Kıralm izinsiz ülkeden aynıma,.safı i. George ı:amatıında kaklın1mıştır. 11 Peaslee: a.lj.y., s

13 İNSAN HAKLARI AÇıSıNDAN İNGtLİz DEVRİMt 15 masrndan ötüıii işlevini gere~ce yerine getiremedi~ için II. Charles'dan başlayarak en nüfuzlu dört-beş üyesiyle toplanan bir organa dönüşmüştür. Sonunda III. Williams ve Kıraliçe Anne döneminde bu organ devletin önemli işlerinin hazırlanıp tartışıldıaı sürekli bir kurul niteli~ kazanırken «Kabineli adını almıştır. 1714'e kadar kabine üyeleri Parlamento'da üstünlük çekişmesi içinde olan Whig1erle Tory'ler 12 arasından seçilerek denge politikası izlenmiş ve sonunda bu üyelikler kırala daha yakm olan Tory1ere bırakılmıştır. Bu arada 1707'de İngiltere ve İskoçya kırallıklan tek bir parlamentoda ve tek bir devlet biçiminde birleşmiştir. 1714'den başlayarak yeni bir (Hannover) hanedanm ilk kıralı olan I. George, yürütme kolaylı~ saa:lamak amacıyla kabineyi partilerine bakmaksızın Avam Kamarası'nın en etkili üyelerinden oluşturmaya başlamış, ancak II. George döneminde kabine içi uyumluıu~ sağjamak amacıyla çoiunluğu elinde bulunduran parti üyelerinden oluşturulması öngörülmüştür. Böylece kabirienin çoğunluk partisine dayanma geleneği kurulurken, kıral olmadan da toplanarak aldı~ kararları onun imzasma sunma uygulaması 1;»aşlamıştır. Böylelikle 1760'da Kabine gerçek yürütme gücünü elinde bulundurmakla birlikte parlamento çoauniu~ dayalı ve ona karşı sorumlu olan bir yürütme organı olmuştur. Bu gelişmeyle İngiltere'de günümüzekadar süregelen bir parlamenter hükümet biçiminin temelleriatılmıştır. Ancak bu parlamenter sisteminin henüz gelenekleri kurulmadı~ gibi kabinenin kıralla ilişkileri zaman içinde belirlenirken parlamentonun temsil niteliği ls32'ye kadar çok düşük düzeyde-kalmıştır.. oy lia1da ve Parlamenter Temsil ls. yüzyılda oy hakkı, ancak vergi ödeme gücü ve belli yeterlikleri olan küçük bir azınlık tarafından kullanıla:bilen bir haık olduğu gibi, aranan koşullar yöreden yöreye de~şkenlik- göstermiştir. \ Gerçi salt toprak sahiplerinin oy kullanabildiği konduklardaki parlamento seçimlerinde tek biçim kurallar uygulanmıştır, ancak yerel toplukluklar (komünler)da seçimler oransal bir ölçüye dayamnad.ı~ gibi. d*-şik sistemlere baa1anmıştır. Gerçekten kimi ayncalıklı topluluklar geleneksel olarak kıral tarafından parlamentoya temsilci göndermeye çağnlırken, kimileri de ancak sınırlı sayıda temsi1ciseçebilıniştir. Buna karşılık 14. yüzyılda başl;;ıyan toplumsal ve ekonomik gelişmelere b~lı olarak beliren iıüfus de~şmeleri sonucunda, kimi kırsal yöreler nüfuslldu büyük ölçüde yitirirken, kimi eski küçük topluluklar yoaun nüfuslu yüzyılda az sayıdaki yönetici kesiminin bölunduaü bu W partiden Whig'ler kıral karşısında parjameotonun }'etkilerinin genişletilmesinden yana olup, Tory'1erse kıralın ayncılıkılannm korunmasını' savunan Partiler olarak belirmiştir. Bu tarnıseı bölünme gelecekte İngiliz siyasal yaşamımn iki ana partisi olan Liberallerle Mubafaza.kArlann kökeni olmuştur.

14 16 AMME 1DARES1 DER.G1S1 endüstri merkezlerine dönüşmüştür. Bu nedenle eski temsil oranlanmn ger~ çekte temsilniteliği kalmamıştır. ' Öte yandan kimi topluluklarda oy hakkı edinmek kolayken, bu hak, ki~ milerinde belli örgüt ve ailelere. tanınmış ve babadan oğula geçen bir ayn~ calık niteliği -kazanmıştır. ' Kısacası yiliiirlükteki seçim rejimiyle toprak sahiplerine oy hakkı tanımrken, halk bir yana, endüstri ve ticaret burjuvazisi bile bu haktan yoksun bırakılmıştır. Demokratik ilkelere olduğu kadar sınıfsal yapıya aykın düşen bu durumu gidermek amacıyla gelenekçilerle köktencilerin yaklaşımlan yerine ıbmb bir yaklaşım benimsenmiş ve aşamalı bir süreç içinde aşın. dengesizlikler giderilmiştir. 1829'da katoliklerin parlamentoya girebilme ve kamu görevleri üstledll\e haklan tanınmış, ancak gerçek seçim reformu 1832'de gerçekleşmiştir. Bu reformla, temsil niteli~ kalmamış kentler yerine yeni kentlere temsil hakkı tanınırken gelir kayna~na bakılmaksızın ödenen görece düşük bir vergi seçme hakkı için yeterli -..sayılmıştır. Böylelikle oy hakkı, eski mülk sahipleri oligarşisine ve bir kaç bin aileye tanınan ayncalık olmaktan çıkanlarak tüm orta sınıftan kapsayan bir genişlik kazanmış ve parlamentoda temsil üstünlüğü, geleneksel mülk sahiplerinden kentli orta sınıflara,kısacaşı kırdan kente geçmiştir. 1834'de topluluk yadayerel yönetim reformu başlamıştır. Geçmişte kıral tarafından topluluğun ileri gelenlerine verilen yerinden yönetim yetkisi giderek temsil temeline dayandırılmıştır. Bu gelişmeyle toplulukla'rla kontluklann seçimle oluşan meclisleree yönetilmesi geleneği yerleşmiştir. 1867'de oy vermek için gereken vergi (cens) de yapılan indirimle oy hakkı daha da genişletilmiş ve sonunda küçük tüccar, zanaatcı ve nitelikli işçiler dahil hemen tüm kentsel aile başkanlanm kapsayangeniş bir temsil düzeydne ulaşılmıştır. Bu arada, 1872 ve 1883 reformlanyla seçim ve oy verme sisteminde y~ pılan. düzeltme ve iyileştirmelerle seçimlerin giziiliği ve dürüstlüğü sa~lamrken, 1884 reformuyla seçim bölgeleri yeniden düzenlendiği gibi, «cens» indi~ ııiininin kır kesimine de uygulanmasıyla tanm ve madencilikte çalışan geniş bir nüfus oy hakkına kavuşmuştur Parlamento Yasasıyla 14 Lordlar Kamarası'mn yetkileri geniş ölçüde sınırlandınlmış, 1918 tarihli Halk Temsili Yasasıyla ilk.kez kadınlara da oy hakkı verilmekle birlikte, oy kullanabilmek için kadınlarda 30, erkeklerde ıı yaş koşulu aranmıştır. Cinsiyet aynmı yapılmaksızın genel oy hakkı ıiçin daha on yıl beklemek gerekmiş, sonunda, 1925'de yimu yaşını bitirmiş 13 ıngiltere'de Reform Yasaları için bkz: R. L. Schuyler - C. C. Weston: Brltl8lı CO.a8tILUtIODaI History sbıee ı832, D. Van Nostrand Comp. N.Y ı4 Peaslee:...y., s. ı

15 İNSAN HA.ICLALU AÇIŞINDAN ıngıllz DBVlÜMİ 17 kadınlann kazanmıştır. da oy vermeleri benimsenerek tüm ergin nüfus seçmen niteli~ Görüldüğü gibi İngiltere'de parlamenter sistem, uygulama içinde ve yüzyıllar süren aşamalı bir gelişmeyle görece yakın bir zamanda son biçimini almıştır. Bu süreç içinde halkın temsilcisi olan Avam Kamarası, 18. yüzyılda üstünlü.jt:kurmaya başlamış ve bu üstünlük ancak 19. yüzyılın başında kesinleşmiştir. Yine ancak 19. yüzyıl sonunda oy hakkı her kesimde:q. İngiliz yurttaşlanna. tanınmış ve ancak r. Dünya Savaşından sonra kadınlan da kapsayarak genel oy niteliği kazanmıştır. ls Bugünkü Birleşik Kırallık Anayasası Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda'dan oluşan Birleşik KıraJLı~ anayasa! düzeni görüldüğü gibi tarihsel süreç içinde benimsenen çeşitli belgelerle oluşturulmuştur..ingiliz anayasa1 düzeni oniki yüzyıllık bir tarihsel bi.rik.imin ürünü olan anayasa! belgeierin yanısıra, geleneklere, yapılagelişlere ve sözleşmelere dayalıdır. Adıgeçen belgeler; Magna Charta (1215), Haklar Dilekçesi (1627), Haklar Bildirisi (1688), Saptarna Yasası (1701)'nm yanısıra, İskoçya'yla Birleşme Yasası (1706) ve Değişiklik Yasası (1707), Parlamento Yasası (19U), Yüksek Yargı Mahkemesi Yasası (1925), Westmmster Statüsü (1931), KıraJ.lık Bakanları Yasası (1937 ve 1964) Hindistan Ba~ızlık Yasası (1947) ve Halk Temsili Yasası (1949)'dlr. Bilindi~ gibi,magna Charta, iki yüzyıl boyunca halkın Kıral karşısındaki haklarının buyurucu belgesi olmuş ve o yıllarda kırk kez yeniden pekiştirilmiştir. Son biçimini 1225'de alan bu belge, kaldınlmadığına göre hall yürürlüktedir. Haklar Dilekçesi, Haklar Bildirisi ve Saptarna Yasası, Kıraıla Parlamento arasın.da monarşinin yetkilerini sınırlamayı amaçlayan savaşımın çeşitli a.şamaj.annı oluşturmuştur. Bu belgelerle, Kıralın Parlamento onayı olmadan vergi koyması, zora dayalı, ve yasadışı önlemler alması, özel mahkemeler oluşturması ve Parlamento yada olapn mahkemeler karşısında görevli1enini korumak: üzere batışlaması önlenerek, dilekçe ~ güvence altına alınmıştır. tskoçya'yla Birleşme Yasası, iki ülkeyi Londra'daki Parlamentoda bir araya getirmiş, ancak tskoçya IGIisesinin ayrılı~yla kendine özgü hükümet biçimini açıkca korumuştur Parlamento Yasası ve 1949 değişikliğiyle, Lordlar Kamarası'nın yasama yetkisi Avam Kamarası'nca kabul edilen yasaları en çok iki yıl geciktirici. bir veto' yetkisiyle sınırlandırılınış ve mali yasalardaki veto yetkisi tümüyle kaldırılmıştır. IS İngUteıı."e,tarihi. için bkz: Ke1th Fciling,.il liiitory of BnIJmıI, MacMillaD, London, 1951.

16 18 AMME İDARESt. DERGtSt Westminster. Yasası'yla, İngiliz İmpaııatorluğunu oluşturan ülkelerin bağımsız yasama özgürlüğüyle eşit özerk statüleri ve iç işlerinde olduğu gibi dış ve imparatorluk içi ilişkilerinde egemenlikleri tanınmıştır Yüksek Yargı Mahkemesi Yasası, 187S'den buyana aynı adla çıkanlan yasalan yeniden düzenleyerek çeşitli eski yüksek mahkemeleri adı geçen mahkemede bütünleştirmiştir. 1937'de kabul edilip 1964'de değişikliğe uğrayan Kırallık Bakanlan Yasası, Bakanlann Lordlar ve Avam Kamarası arasında bölüşümünü düzenlemiştir tarihli oy Yasası'na dayanan ve 1918 ve 1928 tarihli yasalan değiştiren 1949 tarihli Halk Temsili Yasası, eski oy eşitsizliğinin süregelen kalıntılarına son vererek oy hakkını her ergin kişiye tanırken, özgür ve gizli seçimleri güvenceye almıştır. Hak ve ÖZgürlükler İngiliz anayasal sisteminde insan haklarının resmi güvencesi, eski belgelerde tanınmış olmasına ve Kıralın yetkilerine konulan kısıtlamalara dayandınlmıştır Habeas Corpus Yasası, yurttaşlankeyfi tutuklama ve ahkoymadan koruyan bir yasadır. )jurttaşla:rın haklannın korunması herkese eşit olarak uygulanan olağan yasalarla sağlanmış, Kırala ve görevlilerine tanınan kimi ayncalıklar 1947'de sona erdirilirken, Lordlar Kamarasındaki soylulann bu organ eliyle yargılama ayncalıklan 1948'de son bulmuştur. Din özgürlüğüyse 19. yüzyılda kabul edilen bir dizi yasayla sağlanmıştır. Görüldüğü gibi burjuva devrimini tarihteilk kez ve aşamalı olarak gerçekleştiren İngiliz toplumu, bu süreç içinde başta.kişi özgürlüğü ve güvenli~ olmak üzerekişi hak ve özgürlüklerini de ilk gerçekleştiren toplum olmuştur. Tarihsel süreç içinde benimsenen hak belgelerinin tanıdığı -ve klasik haklar olarak bilinen - kişi hak ve özgürlükleri, başlangıçta çok sınırlı ve ayncalıklı bir kesim tarafından kullanılabililıken, giderek öteki kesimlere yaygınlaşmıştır. Kaııanılan kişi haklarına siyasal haıklar eşlik etmiş, 1832 Refonnundan başlayarak - orta sınıflar başta olmak üzere - geniş halk kesimlerince desteklenen toplumsal hareketlerle yine aşamalı bir süre içinde genel oy gerçekleşmiştir. Ancak burjuva devrimlerinin siyasal, toplumsal ve ekonomik ideolojisi olan liberalizm. hak ve özgürlükleri, kişi hakları ve giderek siyasal haklarla sınırlamış ve bu haklann gerçekten kullanılmasına olanak verecek top. lumsal ve ekonomik haklara kapalı olmakla kalmayarak, ısrarla karşı çıkmıştır. Çalışan kesimlerin toplumsal ve ekonomik istemlerini dile getiren bilinçli ve amaçlı işçi hareketleri 18. yüzyılın başlanna.kadar. geri götürebilirse de; bu toplumsal muhalefetin somut kazanımları 19. yüzyılın ilk yansına rastlar. İngiltere'de 1830'larda başlayan refonn hareketiyle haklann adım adım kazanılmasında işçi hareketinin önemli bir rolü olduğu gibi, toplumsal ve

17 ınsan BALCLALU AÇıSıNDAN 1NGlLtz DEVIUMl 19 ekonomik: haklann tanınması tüm çalışanların eylemli savaşımlannın sonucu olmuştur. İşçi hareketleriyle sallanan haklann başında kuşkusuz -siyasal haklara ek olarak- sendikal haklar ve çalışma yaşamına i1.işkin.iyileştirici düzenlemeler gelir. İlk 'kez 18. yüzyılın ilk çeyreğinde işçi birlikleri (trade union) biçiminde başlayan sendikal hareketler, aynı yüzyılın sonunda'..,giderek yaygınlaşma ~ göstermiş ve parlamentoya egemen kesimlerce;: kuşkuyla karşılanan bu gelişme, 1799'da çıkaman Birleşme Yasaları (Combination Acts) ile yasaldanarak engellenmiştir. ls24'e kadar yfuürlükte kalan ve işçiler arasındaki her türlü birleşmeyi ve sendikal etkinlitti suç sayan bu yasaklar özellikle yeni iş kollarında çok sıkı biçimde uygulanmıştır. 19. yüzyılın ilk çeyreitinde gerek endüstri devriminin aldı~ hız, gerekse savaş yıllarının a~rlaştırdığı yaşam koşullan ve ekonomik bunalım, işçi hareketlerine yeni bir ivme kazandırmıştır. Başlayan kitle hareketleri, 1819' daki Peterloo katliamında olduğu gjbi şiddetle bastırılmak istenmişse de, giderek yoğunlu~u artırmıştır. 1824'de bir çokişkolunda patlak veren grevler ve artan sendikal baskılar sonucu Birleşme Yasalan kaldırılmış ve 1825 yasasıyla - işçibirliklerini gerçek etkinlikten alıkoyarak :kısıtlamakla birlikte - sendikalara izin verilmiştir. Çalışan sınıflann siyasal alandaki etkinliii, sendikal hakların 'kazanılması yolunda ilk adımı gerçekleştirdiği gibi, 1832 Reform Yasasının çıkmasını. sağlayan toplumsal koşulların oluşmasında önemli bir roloynamıştır. Bu arada İngiliz Parlamentosu artan toplumsal muhalefeti yatıştırmak üzere kimi iyileştirid önlemler almak gereiini duymuş ve İşyeri (Fabrika) Refo~unun ilk yasalarını yürürlü~e koymayabaşlamıştır. Bu amaçla çıkanlaj? ll33 Yasası 9 yaşından küçüklerin işçi olarak, 18 yaşından küçüklerin gece işinde, 13 yaşından küçüklerin gijnde 9 saatten fazla çalışmasını yasaklarken, yaşındakiler için işgününü 12 saatle sınırlamıştır. Aynı amaçla 1834'de çıkarılan Yeni Yoksullar Yasası (Poor Law Amandment Act) tanmda çalışanlara sürekij olarak, kent işçilerinden yoksull~ içinde olanlara geçici olarak devletçe yapılan geçim yardımım yeniden düzenlemiştir. Reform Yasasını hemen izleyen yıllarda (1834'de) Owen'cı sosyalizm do~rultusunda oluşturu1ıan ve yarım' milyon işçiyi örgütleyen Büyük Ulusal Dayanışmalı İşçi Bir.liiti (Great National Consolidated Trade Union) hareketi, yönetimin bastıncı önlemleriyle başarısız kalmiş, yenilgiye u~rayan ±şçi eylem ve istemleri, kısa bir süre sonra yerini cchartisb harekete bırakmıştır. 1836'dan 1848'e kadar süren ve işçi birlik ve örgütlerince desteklenen cchartisb hareketin başlıca istekleri; genel oy hakkının tanınması. seçim bölgeleri arasındaki eşitsizli~ giderilmesi, parlamentoya seçilmek için ara. nan mülkiyet koşulunun kaldınlması ve işgününün on saate indirilmesi gibi siyaşal ve toplumsal konularda yotunıaşmıştır CbartiStbareketin adını aldı" Halk Bildir1$1 ('Ibe.. Pcople's cha.rtbr. 1837) içla bkz. R. L. Sdıuyler - C. C. Weston:...,.

18 20 AMME IDARESI DERGISI Chartist hareketin öncül~de ı842'de doru~a u1aşan toplumsal mu.. halefet Owen' cı işçi birlikleri hareketi gibi siyasal başarısızlı~a $amakla birlikte İngiliz toplumsal reform hareketi üzerinde derin izler bırakmıştır. Daha 1847'de Fabrika Reformu çerçevesinde tekstil işçileri 10 saatlik işgünü hakkını kazanmış, bu hak önce kadınlar Ve IS yaşından küçükler için uygu1anırken giderek yaygınlaşmıştır erden başlayarak İngiliz işçi sınıfı hareketi yeni bir döneme gir.. miş, sosyalist niteli~ yitirerek barışçı ve uzlaşmacı bir kimlik kazanmıştır. Böylelikle çalışan sınıflar ve sendikalar günümüzekadar süregelen bir eğilimle gelişen ekonominin sundu~ olanaklardan yararlanarak ücretleri artırmak ve daha elverişli çalışma ve yaşama koşulları sa~lamak amacıyla etkinlikte bulunurken, giderek zenginleşen orta sınıf ve işverenler, her türlü işçi hareketini bastırmak yerine sendikaları tanımak ve sendikal etkinliği yasal saymak zorunda kalmıştır. Bu süreç içinde l's71 Yasasısendikaların etkinliklerini kolaylaştıncı düzenlemeler yaparken, 1875 Yasası, banşçı sendikacı1ı~ özgürlük tanımış ve grey eylemini ortaklaşa işlenen bir suç olmaktan çıkarmıştır. Bu arada haftalık çalışma süresi 56 saatle sınırlanırken, 8 saatlik işgününe do~ önemli bir adım atılmıştır. Chartist hareketin çöküşünden sonra bir süre siyasal niteli~ yitiren işçi hareketi, bu 'kez parlamenter demokrasi koşu1 ve kurallan içinde yenide.n siyasal bir kimlik kazanmış ve oy hakkı yaygınlaştıkça güç ve etkinli,tini artırmıştır R~onn Yasasının hemen ardından işçilerin parlamentoda temsili hareketi hız kazanmış ve 1874'de iki maden ~şçisi i1ık: işçi temsilcileri olarak parlamentoya girmiştir. İngiltere'de işçi ve sendika hareketinin siyasal etkinli{ti, önce B~sız İşçi Partisinin kurulması ve giderek 1906'da parlamentoya seçilen işçi temr silcilerin oluşturdu~ İşçi. Partisi'nin, Liberal Parti'nin yerine ana Parti olarak siyasal yaşamda yerini almasıyla doru~ ulaşmıştırp Kısaca özetlenecek olursa, İngiltere'de hak ve özgürlüklerin :kazanılma süreci, aynı zamanda pa;rlaınenter deınokras.inin gelişme süreci olmuştur. Tarihsel gelişim içinde sırasıyla kişi haklarını; giderek siyasal haklarla top IUD1S.al ve ekonomik hakları gerçekleştiren İngiliz Devrimi, bu hak ve özgürlüklerin güvencesi olan kurumsal yapı ve geleneklen oluşturarak parlamenter demokrasinin ilk ve kesintisiz öme~ vermiştir. Bütün bu gelişmeler son yansımasını parlamentonun kuruluş, işleyiş ve bileşiminde bulmuş ve böyle1:ik1e parlamenter demokrasi tüm kuniın ve kurallarıyla bugünkü kimliiini kazanmıştır ıngltere'de işçi hareketleri ve toplumsal ve ekonomik hatlann bmm'ma s6reci lçid bb. G.D.H. eole, SOCJaLISm la E\'OIudpa, Pelican. Books, London; 1938.,. A. L. Mortoıı, ŞOOIP1tem ID BrItaID, Lawrence-Wishart, London, 1963.

19 İNSAN HAKI.A1LI AÇıSıNDAN İNGlLtZ nsvrlml 21 SONUÇ Görüldüğü gibi, klasik yada parlamenter demokrasinin en tipik örneğini veren İngiliz Devrimi, yüzyılları kuşatan bir evrim süreci içinde kişi baklanyla siyasal baklann kazanılarak güvenceye ba~lanmasım sa~1amıştır. Bu gelişme :kurumsal karşılığını genel oy ve temsil temeline dayanan parlamentonun -gelenek ve kura11anyla- oluşumunda ve bu organın yasama etkinli~de bulmuştur. Temsil düzeyi ve bileşimi ne olursa olsun parlamento, ilk örn~inden başlayaı:ak monarşinin yetkilerini sınırlayan, daha do~su kıratın egemenlilini paylaşmayı amaçlayan bir kurumdur. Başlangıçta egemen bii azmlı~ temsil edildi~ «kurul» toplantılarıyla sı.ıııilı kalan bu denetim, giderek yasal belgeler ve kurumsal oluşumlarla ürünlerini vermiştir. Bu anlamda monarşiye getirilen sınıdamaların ilk örneklerini ve parla. mentonun tohumlarını, feodal toplum koşullannda bulmak olanaklıdır. Daha feôdal ilişkiler ba~amında toprak soyluları (senyörler), özel mülkiyet haklarına dayalı olarak başta vergi yükümlülüğü. olmak üzerekıralın yasama, yürütme ve yargı yetkilerini önemli ölçüde denetleyebiimiştir. Ancak ça~daş anlamda parlamento, feodal toplumun toprak mülkiyet i ve soylulu~a ba~ ayrıcalıklar sistemine ve kısıtlayıcı engellerine karşı eylemli bir kalkışım olan burjuva devrimlerinin ürünüdür. Burjuvazinin önderli~ndeki bu devrimlerle parlamento, çeşitli halk kesimlerini temsil eden bir organ kinıli~ kazanırken, yasama etkinliw. giderek egemenli~ kullanan küçük bir azınlı~ ayrıcalı~ olarak çıkmıştır. Parlamentoya halkın temsilcisi niteliii kazandıran bu gelişmenin ideolojik yansıması, liberal öçeti olmuştur. Liberal ö~etiye dayalı ldasik demokrasinul dayandı~ te~el ilke, herkesin doğuştan özgür ve haklar bakımından eşit oldu~ ilkesidir. Liberal demokrasiye göre, tüm hak ve özgürlüklerin. mantıksal olarak türetile~ bu ilkenin, aykırı gidişiere, baskı ve zorbalık girişimlerine karşı korunabilmesinin güvencesiyse g=jçler ayn1ı~dır. Güçler ayrılı~nda, üstün bir yetki olan yasama, _halkın temsilcisi olan parlamentoda toplamrken, yasaları uygulamakla görevli olan yürütme ve yasalara uygunlu~ sa~lamakla yetkili olan yargı, karşılıklı denetim ve denge. organları olarak birbirinden ayrılmıştır. Böylelikle, ana devlet işlevleri, ayrı organlara bırakılarak bunlar arasında denge ve denetim sağlamrken, hak ve özgürlükler güvence altına alınmıştır. Tanzimat'tan başlayarak Batı siyasal sistemini örnek almış olan ve -kendisine Batı toplumunda kalıcı bir yer arayan TÜl1kiye'nin, bu sistemin temel ilke ve kurallarıdı daha yakından tamnınasında, demokrasinin gelece~ açısından sayısız yararlar vardır.

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

1. Sosyal Politika, hangi tarihsel olayın kendine özgü koşulları altında doğup gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır?

1. Sosyal Politika, hangi tarihsel olayın kendine özgü koşulları altında doğup gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır? ÜNİTE 1 Sosyal Politika Bilim Dalı Sosyal Politika bilim dalını neden tanımlamak gerekir? Sosyal Politika bilim dalını tanımlamak neden güçtür? Sosyal Politika ile çevresindeki başka sosyal bilim dalları

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İçindekiler. xiü Kısaltmalar xvü Üçüncü Basıya Önsöz xix İkinci Basıya Önsöz xxi Önsöz. 3 BİRİNCİ KESİM Giriş 5 I. Genel Bilgiler

İçindekiler. xiü Kısaltmalar xvü Üçüncü Basıya Önsöz xix İkinci Basıya Önsöz xxi Önsöz. 3 BİRİNCİ KESİM Giriş 5 I. Genel Bilgiler İçindekiler xiü Kısaltmalar xvü Üçüncü Basıya Önsöz xix İkinci Basıya Önsöz xxi Önsöz ı BİRİNCİ BÖLÜM GENEL BİLGİLER 3 BİRİNCİ KESİM Giriş 5 I. Genel Bilgiler 5 1. Yabancılar Hukukunun Varlık Nedeni 8

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, iş sağlığı ve güvenliği

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

ATILIM ÜNİVERSİTESİ ROBOT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ATILIM ÜNİVERSİTESİ ROBOT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 31.03.2010 gün 27538 Sayılı Resmi Gazete Amaç ATILIM ÜNİVERSİTESİ ROBOT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Endüstri İlişkileri Kapsamında

Endüstri İlişkileri Kapsamında çimento işveren ocak 2010 Endüstri İlişkileri Kapsamında Mevzuattaki Değişiklikler Ekim-Kasım-Aralık 2009 Dönemi Hazırlayan: Av. Füsun GÖKÇEN 22 Ekim 2009 tarih ve 27384 sayılı Resmi Gazete de Çevre Denetimi

Detaylı

DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEMİN BEŞİĞİ İNGİLTERE NİN TARİHİNDEN İLGİNÇ ANEKDOTLAR

DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEMİN BEŞİĞİ İNGİLTERE NİN TARİHİNDEN İLGİNÇ ANEKDOTLAR DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEMİN BEŞİĞİ İNGİLTERE NİN TARİHİNDEN İLGİNÇ ANEKDOTLAR Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi GİRİŞ Demokratik sistemler içerisinde, yasama ve yürütme

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri

Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Türk Hukukunda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Ali İŞGÖREN TÜRK HUKUKUNDA TOPLANTI ve GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ Gözden Geçirilmiş 2. Baskı Toplantı Hakkının Kullanılma Koşulları ve Yasal Sınırları Genel Özel,

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Madde 1 Bu Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006 KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi Tarih: 24.04.2006 Bilgi Raporu Sayı : 2006/130/190-2006/135/95 Konu : Osmanlı Dönemi Merkez Bankacılığı Cumhuriyet Dönemi Merkez Bankacılığı ve TCMB nin Kuruluşu

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC

KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI

İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI İL UYUŞTURUCU KOORDİNASYON KURULLARI VE İL UYUŞTURUCU EYLEM PLANLARI Uyuşturucu sorununun çok boyutlu olması, mücadelenin ilgili kurumlar arasında etkili bir işbirliği ve koordinasyon çerçevesinde yürütülmesini

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri:

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri: Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. KanunlaşDrma iki anlamda kullanılır: a) Genel anlamda kanunlaş'rma (Taknin): Kanun halinde kural koyma yani mevcut kuralın yazılı hukuk

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu nda Değişiklik Yapılması ve Ek Madde Eklenmesine Dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur.

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] BİRLEŞMİŞ MİLLETLER A Genel Kurul Dağıtım GENEL A/RES/53/144 8 Mart 1999 Elli üçüncü oturum Gündem maddesi 110 (b) GENEL KURUL KARARI [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] 53/144. Evrensel Olarak

Detaylı

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık.

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık. E RSİT E ÜNİV 1 12 Eylül 2010 tarihinde halkın onayına sunulan anayasa değişikliği referandum paketine toplu sözleşme hakkının eklenmesini ve pakete verdiğimiz destekle, iş güvencesine dokundurtmadan kamu

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Alman Federal Mahkeme Kararları Çev: Alpay HEKİMLER * Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 24.03.2015 Sayısı : L 3 U 225/10 İşçiler, öğlen paydosu sırasında, sadece öğlen yemeğini yemek üzere

Detaylı

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler 2000 li yıllara gelindiğinde iç dinamikler, Türkiye nin uluslararası hukuk taahhütleri, AB süreci, bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle değişim kaçınılmaz

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Toplu İş Hukuku. Sendikaların Faaliyetleri Sendikaların Sona Ermesi. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ

Toplu İş Hukuku. Sendikaların Faaliyetleri Sendikaların Sona Ermesi. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Toplu İş Hukuku Sendikaların Faaliyetleri Sendikaların Sona Ermesi Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ SENDİKALARIN FAALİYETLERİ Sendikaların Faaliyetleri I. Serbest Faaliyetleri A. Çalışma hayatına

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

TEŞVİK YASASI R. G. 98 14.08.2000. 47/2000 Sayılı Yasa. 1. Bu Yasa, Teşvik Yasası olarak isimlendirilir. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar.

TEŞVİK YASASI R. G. 98 14.08.2000. 47/2000 Sayılı Yasa. 1. Bu Yasa, Teşvik Yasası olarak isimlendirilir. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar. R. G. 98 14.08.2000 TEŞVİK YASASI 47/2000 Sayılı Yasa Kısa İsim 1. Bu Yasa, Teşvik Yasası olarak isimlendirilir. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar Tefsir 14/2000 Amaç Kapsam 2. Bu Yasada metin başka türlü gerektirmedikçe:

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ

TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ Dr. Tamer BUDAK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Mali Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi TÜRK VERGİ HUKUKUNDA ANAYASAL ÖLÇÜT: MALİ GÜÇ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

Farklı Sistemlerde Kentleşme

Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Farklı Sistemlerde Kentleşme Kentleşme ve kent planları farklı ekonomik sistemlere göre değişebilir. Kapitalist ve sosyalist ülkelerin kentleşme biçimleri, (keskin olmamakla

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Fikri Mülkiyet Hakları Koruma Derneği

Detaylı

İzbillo KHOJAEV * * Tacikistan Anayasa Mahkemesi Başkanı

İzbillo KHOJAEV * * Tacikistan Anayasa Mahkemesi Başkanı İzbillo KHOJAEV * Sayın Başkan, Sayın Bayanlar ve Baylar, Öncelikle, bu saygın Sempozyum da yer almak için davet edilmekten ve bir konuşma yapma fırsatı bulmaktan ötürü samimi takdirlerimi sunmak isterim.

Detaylı

Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu

Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu Dr. Burak Çelik Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi 21. Yüzyılın Anayasası / Çağdaş bir anayasaya doğru 2010 yılının ilk günlerinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15013 Karar No. 2013/4250 Tarihi: 01.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞAN- LARIN KIDEM İHBAR TAZMİNATI HAKLARININ İDARİ

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

Türk Ticaret Kanunu nda Kurumsal Yönetim (Corporate Governance)

Türk Ticaret Kanunu nda Kurumsal Yönetim (Corporate Governance) Yrd. Doç. Dr. Cafer EMİNOĞLU Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Türk Ticaret Kanunu nda Kurumsal Yönetim (Corporate Governance) İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BARTIN ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar BARTIN ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı; Bartın Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

İNSAN HAKLARI ve BU HAKLARIN KULLANIMI (1) Doç.Dr.Şeref ÜNAL Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı

İNSAN HAKLARI ve BU HAKLARIN KULLANIMI (1) Doç.Dr.Şeref ÜNAL Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İNSAN HAKLARI ve BU HAKLARIN KULLANIMI (1) Doç.Dr.Şeref ÜNAL Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı 1- İnsan hakları kavramı neyi ifade etmektedir? İnsan haklarından yararlanmak için vatandaş olmak şartmıdır?

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

A. Yasa Hükmünün Anlamı

A. Yasa Hükmünün Anlamı A. Yasa Hükmünün Anlamı 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun un 11.10.2011 günlü, 663 sayılı Kanun Hükmünde

Detaylı

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ Genel olarak tutuklamayla ilgili hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun Birinci kitap, Dördüncü kısmın İkinci Bölümünde 100. ve müteakibindeki

Detaylı

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu

SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı