KORUMAK, CEZALANDIRMAK VE MİNYATÜR YETİŞKİNLERE DÖNÜŞTÜRMEK BİLEŞENLERİNDE TÜRKİYE DE ÇOCUK VE GENÇ CEZA ADALET SİSTEMİ. Yrd. Doç. Dr.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KORUMAK, CEZALANDIRMAK VE MİNYATÜR YETİŞKİNLERE DÖNÜŞTÜRMEK BİLEŞENLERİNDE TÜRKİYE DE ÇOCUK VE GENÇ CEZA ADALET SİSTEMİ. Yrd. Doç. Dr."

Transkript

1 SOSYOLOJİ DERNEĞİ KORUMAK, CEZALANDIRMAK VE MİNYATÜR YETİŞKİNLERE DÖNÜŞTÜRMEK BİLEŞENLERİNDE TÜRKİYE DE ÇOCUK VE GENÇ CEZA ADALET SİSTEMİ Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ VI. Ulusal Sosyoloji Kongresi, Ekim 2009, Toplumsal Dönüşümler ve Sosyolojik Yaklaşımlar, Adnan Menderes Üniversitesi, Aydın.

2 Korumak, Cezalandırmak ve Minyatür Yetişkinlere Dönüştürmek Bileşenlerinde Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemi KORUMAK, CEZALANDIRMAK VE MİNYATÜR YETİŞKİNLERE DÖNÜŞTÜRMEK BİLEŞENLERİNDE TÜRKİYE DE ÇOCUK VE GENÇ CEZA ADALET SİSTEMİ 1 Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ 2 Öz Ceza hukukuna ve adaletine yönelik çalışmalar suç ve toplum ilişkisine farklı bir açıdan bakmaya olanak verir. Bir toplumda çocuk ve genç suçluluğunun ele alınış biçimi o toplumdaki egemen siyasal modelden ayrı düşünülemez. Bu bildirinin amacı, yakın bir dönemde gerçekleştirdiğimiz bir araştırmanın sonuçlarından hareketle, Türkiye de çocuk ve genç ceza adalet sisteminin koruma hedefli ve neoliberal eğilimli modeller çerçevesinde kısa bir değerlendirmesini yapmaktır. Soyut ve somut suçlandırmalar kavramlarına referansla yaptığımız saptamalar, Türkiye de mevcut sistemin tek bir yaklaşım içerisinden anlaşılamayacağını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk ve genç ceza adaleti, Türkiye, koruyucu model, neoliberal model, cezalandırma Abstract Studies on criminal law and criminal justice provide us another perspective to comprehend the relation between society and crime. The way the questions relative to juvenile delinquency are handled can not be considered separately from the dominant sociopolitical model. Based on our recent research findings, the objective of this article is to make a short evaluation of the juvenile criminal justice system in Turkey in regard to protection model and to neo-liberal tendency. The observations that we made with reference to the notions of primary and secondary criminalization show that the present system can not be understood through only one approach. Key Words: Juvenile criminal justice, Turkey, protection model, neo-liberal model, punishment 1 Bu metin Galatasaray Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Komisyonu tarafından desteklenen araştırmamız çerçevesinde kaleme alınmıştır. 2 Galatasaray Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

3 Giriş Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ Ceza adaleti alanındaki dönüşümler üzerine yapılan incelemeler, toplumsal bağın nerede ve nasıl kurgulandığını anlamada şüphesiz önemli bir yer tutar. Genel anlamda ceza politikaları devletin dönüşümlerinden ayrı düşünülemez. F. Bailleau nun da ifade ettiği üzere koruyucu çocuk ceza adaletinin temellerini XIX. yüzyılın sonundan itibaren nüfusun tamamını korumayı ve güvenceye almayı amaçlayan sosyal devlet anlayışının ortaya çıkmasıyla ilişkilendirmek gerekir lı yıllara kadar Avrupa da ve özellikle Fransa da görünen haliyle çocuk adaleti bir refah adaletiydi. Diğer bir deyişle, zenginliklerin üretiminin ve paylaşımının nüfusun bütününü korumayı hedeflediği bir toplumun adaleti. Böyle bir ortamda çocuk, geleceği temsil ediyordu. Çocuğa yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdı. Bailleau ya göre, eğitim, sağlık vb. alanlarda olduğu gibi çocuk ceza adaleti alanında da geleceği bugünle bağlantılı olarak düşünme yeteneğinin kaybedilmeye başlanmasıyla bu korumacı anlayıştan uzaklaşılmaya başlandı. Gelecekteki sonuçlarına aldırmadan, sadece bugünü düşünerek, daha ucuza, en ucuza üretme ve böylece en fazla kârı elde etme fikri, 1980 lerden itibaren ağırlığını iyice ortaya koyan neoliberal görüş için tek önemli zamanı şimdiki zaman kıldı. Edim ve an toplumsalın merkezine oturdu. (Bailleau, 2009: 36) Öte yandan, ceza politikalarındaki dönüşümlerin güvensizlik, risk, sıfır tolerans vb. söylemlerden soyutlanamayacağını söylememiz gerekir. Güvende değilsiniz, çünkü ücretleriniz azalıyor, sosyal güvenliğiniz geriliyor demektense, suçlular yüzünden güvende değilsiniz (Bailleau, 2009: 37) deyip, kamuoyunu o an memnun, tatmin etmek amacıyla cezaları sertleştirmek çok daha kolay gözükmektedir. Özgürlükçü eğilim[in] yerini ( ) yasa ve düzene geri dönüş (Picca, 1995: 99) almaktadır. Wacquant ın ifadesiyle sıfır tolerans küreselleşmiş (1999: 22); sosyal, cezaiye doğru devrilmiştir. (1998: 4) Bu değerler dönüşümü, kanun tarafından suç olarak tanımlanmış bir eylemde bulunan çocuk ve gençlerin ele alınma biçimlerini de etkilemektedir. Batı Avrupa da son dönemde yapılan çalışmalar neoliberal rasyonalitenin çocuk ve genç ceza adaleti alanında artan etkisini ortaya çıkarmış; refah devletinin idealleriyle örtüşen koruyucu bir modelden, çocuğu sadece 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 1115

4 Korumak, Cezalandırmak ve Minyatür Yetişkinlere Dönüştürmek Bileşenlerinde Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemi haklarıyla değil, sorumluluklarıyla da özerk bir birey olarak gören bir modele doğru kayılmakta olduğunun altını çizmiştir (Bailleau ve Cartuyvels, 2007). Suçun niteliği ne olursa olsun bir çocukluk yaş dilimi belirlenmesi; özellikli mahkemelerin oluşturulması; uzman kişi ve müdahillere verilen önem; içeriği ne olursa olsun herhangi bir yargı kararına varmadan önce çocuğun yaşam koşullarının, kişiliğinin ve eğitim durumunun göz önünde bulundurulması; öngörülecek tedbir ve cezaların suçun niteliğinden ayrı tutulması; suç olarak tanımlanmış eylemi karşısında çocuğu tek sorumlu kılmak yerine, bu sorumluluğun temelde topluma ait olduğu fikrinin benimenmesi ve bu sorumluluğun paylaşılması; koruyucu-eğitsel tedbirlerin her koşulda ön planda tutulması, çocuğu özgürlüğünden yoksun kılıcı tedbir ve cezalardan kaçınılması; koruyucu-eğitsel tedbirlerin zaman endişesi olmadan uygulanması; diğer bir deyişle, çocuğun sadece bugününü kurtarıcı değil, yarınını da güvence altına alacak tedbirlerin seçilmesi (Ballieau ve Cartuyvels, 2007: 8) bu koruyucu modelin temel nitelikleri olarak ortaya çıkmaktadır. Çocuğun eyleminin baş sorumlusu olarak tanımlanması; çocuk ve gençlerin toplumda gittikçe arttığı iddia edilen güvensizlik olgusunun baş yaratıcıları gibi gösterilmesi; sosyal, etnik, kültürel, coğrafi, vb. kıstaslar dâhilinde belli sınıflandırmalara gidilerek bazı grupların hedef olarak gösterilmesi; kamuoyunun korku ve tasalarını gidermek amacıyla ceza pratiklerinin yaygınlaştırılması; bireyselliğin iyice yükseldiği günümüz toplumlarında sapkın davranışların psikiyatrikleştirilmesi (diğer bir ifadeyle, toplumsal sorunların görmezden gelinerek patolojik durumların sadece kişilerin ruhsal durumlarına mal edilmesi); sadece mağdurun zararlarının telafisiyle yetinen bir adalet anlayışının gittikçe daha ön plana çıkması; yasa ve düzene çağrı; risk teşkil eden kişi ve grupların önceden bulunup ortaya çıkarılmasına dayalı suçu önleme idealinin çocuk ve genç ceza adaletinde de belirmesi; girdi, çıktı, müşteri, kısa vadede verimlilik, etkililik, esneklik, uyarlanabilirlik gibi ifadelerin gitgide daha fazla kullanılmasının işaret ettiği üzere adli dildeki değişim (a.g.e.: 13-15) ise neoliberal eğilimli modele atfedilen özelliklerdendir. Netice itibarıyla, çocuk ve genç ceza adaletinde de suçun nedenlerini anlamaya ve suça zemin teşkil eden şartların iyileştirilmesine odaklı koruyucu-önleyici yaklaşımın yerini Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

5 Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ cezaya sert giden bir tutumun almakta olduğunu düşünmek mümkündür. Araştırmanın 3 soyut ve somut suçlandırmalar 4 kavramları dâhilinde okunabilecek başlıca bulguları: Korunmaya ihtiyacı olan çocuk ve suça sürüklenen çocuk arasındaki ayrım devam etmektedir yılında kabul edilen ve korunmaya muhtaç çocuğa belli bir tanım getiren 743 sayılı Medeni Kanun ile aynı tarihli 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, korunmaya muhtaç çocuk ve suça sürüklenen çocuk 5 ayrımını bir anlamda belirginleştirmiş; korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için 1949 yılında özel bir yasa (5387 sayılı Korunmaya Muhtaç Çocuklar Hakkında Kanun) çıkarılırken, suça sürüklenen çocuklar için çocuk mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usullerini belirleyen 1979 tarihli 2253 Sayılı Kanun ile yetinilmiştir. Söz konusu ikili bakış, 1983 yılında yürürlüğe giren 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kanunu nun yanı sıra 2005 yılında 2253 Sayılı Kanun un yerini alan Çocuk Koruma Kanunu nda 6 da devam etmiştir. Soyut suçlandırmanın tezahür ettiği ilk yerlerden bir tanesi olan bu ayrım ya da dışlama 7 ortaya tehlikeli/potansiyel tehlikeli ve korunmaya layık çocuklar olmak üzere iki ayrı kategori çıkarmaktadır. (İrtiş, 2008: 65) Bugün Türkiye de yetişkin ceza adaletinden tam bağımsız bir çocuk ceza adaletinin varlığından bahsetmek imkânsızdır. Her ne kadar yeni Ceza Kanunu nda ceza sorumluluğu alt yaş sınırı 11 yerine 12 olarak belirlenmişse de ceza sorumluluğu kavramı tartışmaları fiilin toplumsal değerini ve 3 Söz konusu araştırmanın saha çalışması de Ankara ve İstanbul illerinde sivil toplum örgütleri, avukatlar, sosyal hizmet uzmanı ve çocuk mahkemesi yargıçlarıyla gerçekleştirdiğimiz görüşmeleri ve yazılı basın taramasını kapsamaktadır. Buradaki kısmi değerlendirmeyi tamamlayıcı nitelikler barındırması açısından Verda İrtiş (2008), Birincil ve İkincil Sonuçlandırmalar Üzerinden Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemine Bir Bakış, Toplumbilim, Suç ve Kent Özel Sayısı, 23, ve Verda İrtiş (2009) Comprendre la Justice Pénale des Mineurs en Turquie. Une Attitude à la fois Punitive et Laxiste et l Expression d une Volonté Solidaire, Déviance et Société, Vol. 33, e bakılabilir. 4 Soyut (veya birincil) suçlandırma ceza normunun yaratılması, somut (ikincil) suçlandırma ise kanunların uygulaması sırasında ortaya çıkan suçlandırmadır. (Robert, 2005: 39, 91) 5 Söz konusu dönemde korunmaya ihtiyacı olan çocuk yerine korunmaya muhtaç çocuk ifadesi; suça sürüklenen çocuklar yerine ise suçlu çocuklar, suça yönelmiş çocuklar gibi kavramlar kullanılmaktadır Sayılı Çocuk Koruma Kanunu 15 Temmuz 2005 tarihli Resmi Gazete de; Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulaması Hakkında Yönetmelik ise 24 Aralık 2006 tarihli Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 7 Söz konusu ayrım sadece Türkiye deki çocuk adaletine özgü değildir. Bununla beraber Belçika örneğinde 1965 Yasasının bu iki grubu tek bir kanuni çerçevede ele aldığını görüyoruz. 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 1117

6 Korumak, Cezalandırmak ve Minyatür Yetişkinlere Dönüştürmek Bileşenlerinde Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemi sonuçlarını algılama yeteneği 8 üzerinden devam etmekte; işlenilen fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğinin saptanmasında kullanılan yöntemlere ( yöntemsizliğe ) karşı eleştiriler sürmektedir. Benzer eleştiriler bir önceki kanun kapsamında hazırlanan farik mümeyyiz raporlarına da yöneltilmişti. Ancak 2005 Çocuk Koruma Kanunu on beş yaşını bitirmemiş çocuğun fiilinin toplumsal değerini ve sonuçlarını kavrama yeteneğinin belirlenmesi konusunu oldukça kapalı ve tartışmalı bir hale sokmuş; çocuğun işlediği fiille ilgili olarak algılama ve irade yeteneğinin olup olmadığının araştırılması hususunu ileride ayrıca ele alacağımız sosyal inceleme raporları ile özdeşleştirmiş; farklı araştırma kıstasları ile uzmanlıkları gerektiren ve çok farklı anlamları ile sonuçları olan bu iki ayrı noktayı eş bir nokta gibi görmüştür. Sosyal inceleme raporunun kapsamı ve hazırlanışı ile ilgili hükümlerin yer verildiği maddenin komisyon raporunda, Tasarının 35 inci maddesinin birinci fıkrasının sonuna, çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde yaptırılan, oniki yaşını doldurmuş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulacağına dair bir cümle eklenmiştir (Akço ve Selici, 2006: 187) denildikten sonra şöyle devam edilmiştir: Türk Ceza Kanunu nun 31 inci maddesinde, fiili işlediği sırada oniki yaşın doldurmamış bulunan çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve bu fiile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir etme yetkisi münhasıran mahkemeye aitti. Mahkeme bu değerlendirmeyi yaparken, uzmanlar tarafından bilirkişi sıfatıyla hazırlanan sosyal inceleme raporundaki tespit ve değerlendirmeleri göz önünde bulundurur. Ancak, özellikle belirtmek gerekir ki, sosyal inceleme raporu içeriğinde, çocuğun işlediği fiille ilgili olarak algılama ve irade yeteneğinin olup olmadığı konusunda bir değerlendirme bulunmayacaktır. Aksi takdirde, mahkemeye ait olan bu yetki, sosyal çalışma görevlisi tarafından kullanılmış olacaktır. (a.g.e.: 188) Kusur yeteneğinin gerektiği biçimde ve herhangi bir yaş ayrımı gözetmeksizin araştırılmaması demek çocuğu daha yargı sürecinin başında bir yetişkin gibi görmek demektir Kanunu ndan önce temyiz kudreti, farik mümeyyiz ve/veya isnat yeteneği kavramları kullanılmaktaydı. Adı geçen kanununda ise fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği ifadesine rastlıyoruz yaş arasındaki çocuklar kusur yeteneğinin araştırılması hususunun dışında tutulmaktadır. Diğer bir ifadeyle, çocuğun işlediği suçun toplumsal değerini ve sonuçlarını kavrama yeteneğinin olup olmadığının değerlendirilmesi yaş arası küçükler ve 18 yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler için zorunlu tutulurken yaş arasındakiler için böyle bir zorunluluk söz konusu değildir Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

7 Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ Yeni Kanun ile beraber sosyal inceleme raporları da mecbur tutulmamaktadır. Kanunu nun 35. Maddesi kanunla ihtilaf halindeki çocuklar hakkında ( ) gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır (a.g.e.: 187) demektedir. Buradaki gerektiğinde ifadesi yargılama sürecinin olmazsa olmaz elemanı olan söz konusu raporların hazırlanması hususuna büyük bir esneklik getirmiştir. Bu esneklik kabul edilebilir bir durum değildir. Zira sosyal inceleme raporları çocuk mahkemelerinin kendine belirlediği objektifler çerçevesinde işleyebilmesi için şarttır. Aksi takdirde suçun bireysel, toplumsal, bedensel vs. nedenlerine odaklı, yani küçüğün yararını gözeten bir yaklaşımdan bahsetmek mümkün değildir. Bu da korumacı refah modelinden uzaklaşmak demektir. Diğer bir ifadeyle, söz konusu raporların yokluğu suçun nedenlerine değil, suçun kendisine odaklı bir yaklaşımın işaretlerindendir. Suçun nedenlerinin belirlenmediği bir durumda doğru yargıya varmak zorlaşacağından uygun tedbirleri öngörebilmek de imkânsızlaşacaktır. Söz konusu esneklik getirilmeden önce de sosyal inceleme raporlarının nadiren hazırlandığı; hazırlanan raporların ise gerekli kıstasları çoğu zaman karşılamadığı bilinmektedir 10. Çocuk Mahkemeleri Yasası 1979 yılında kabul edilmekle beraber 1982 yılında yürürlüğe girmiş ve ilk çocuk mahkemesi 1987 de kurulmuştur. Bugün söz konusu mahkemelerin sayısı yasal çerçevenin öngördüğünün gerisindedir. Kurulan mahkemeler ise gerek niteliksel gerek nicel özellikleri açısından heterojen bir yapı sergilemektedir. Örneğin mahkemelerde görev yapmak üzere atanması öngörülen sosyal çalışma görevlilerinin (psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji ve sosyal hizmet alanlarında eğitim almış) sayıca yetersiz kaldığı bilinmektedir. Birçok hâkim için söz konusu mahkemeler bir çeşit sürgün yeri olarak algılanmaktadır. Bugün dünyada nadir rastlana çocuk ağır ceza mahkemelerinin varlığı ise üzerinde ayrıca düşünülmesi gereken noktalardan biridir. Formel sistemden uzaklaştırma teknikleri veya yargılama sisteminin dışına çıkarılma uygulamaları biçiminde tanımlanabilecek yönlendirme kavramı çerçevesinde Türkiye de üzerinde en fazla durulan iki yöntem denetimli serbestlik 11 ve uzlaşmadır. Denetimli serbestlik, bir önceki adıyla gözetim, ceza adaleti sisteminde yeni bir kavram değildir Sayı- 10 Söz konusu raporların hazırlanması esnasında çocuğun doğumundan başlayarak geçirdiği tüm gelişim aşamalarının yanı sıra fiziksel, sosyal, ekonomik, kültürel, ailevi, moral vb. koşullarının da araştırılması gerekmektedir. 11 Toplum içinde bakım ve sağaltım şeklidir. 12 Okur ayrıntı için Necati Nursal ın Kasım 2005 tarihinde İstanbul da düzenlenen Confe- 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 1119

8 Korumak, Cezalandırmak ve Minyatür Yetişkinlere Dönüştürmek Bileşenlerinde Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemi lı eski Çocuk Mahkemeleri Kanunu nda gözetim ve gözetim görevlisi tabiri Çocuk Koruma Kanunu nda denetim ve denetim görevlisi olarak değiştirilmiştir. Madde 36 da belirtildiği gibi hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuk denetim altına alınabilir. (a.g.e.: 191) Denetim altına alınan çocukla ilgili olarak denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından bir denetim görevlisi görevlendirilir (Madde 37). (a.g.e.: 192) Çocuğu veya genci toplum içinde iyileştirmeye, desteklemeye yönelik bu uygulamanın amacına ulaşmasında Kanun un belirlediği üzere denetim görevlisinin rolü büyüktür 13. Görevli çocuğun gelişimi hakkında üçer aylık sürelerle Cumhuriyet savcısına veya mahkemeye denetim raporu vermekle de yükümlüdür. Anlaşıldığı üzere denetimli serbestlik, gözetim uygulamasının yeniden düzenlenmiş ve altyapısı nispeten güçlendirilmiş halidir. Ancak ilk değerlendirmeler uygulama esnasında çok fazla sorunla karşılaşıldığını göstermektedir. Sadece belli suçları kapsayan uzlaşma 14 ise mağdurla sanığı barıştırmayı hedefleyen alternatif bir tedbirdir 15. Bu yöntemin henüz içselleştirilememesinin başlıca nedenleri uzlaşmayı yapacak kişinin profili üzerinde tam bir mutabakat sağlanamamış olmasının yanı sıra, uygulamada çocuğun gerek uzlaştırmacı ücretini gerekse yargılama giderini ödemesine yönelik yükümlülüğüne ilişkin sorulardır. Sonuç Yerine TÜİK verilerine göre Türkiye de nüfusun %35 i (yaklaşık kişi) 19 yaşın altındadır 16. Çocuk Vakfı nın, 23 Nisan 2007 de hazırladığı Türkiye nin Çocuk Gerçeği başrence on Probation and Aftercare toplantısında sunduğu The foundation of probation system in Turkey başlıklı makalesine bakabilir: Conferences/ (son ziyaret tarihi: 14 Temmuz 2009). 13 Denetim görevlilerin görev alanları için okur Çocuk Koruma Kanunu nun 38. Maddesi ne bakabilir. 14 Madde 24: (1) Suça sürüklenen çocuklarla ilgili olarak uzlaşma, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan veya kasten işlenen ve alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren ya da taksirle işlenen suçlarda uygulanır. (2) Suç tarihinde on beş yaşını doldurmayan çocuklar bakımından, birinci fıkrada öngörülen hapis cezasının alt sınırı üç yıl olarak uygulanır. (Akço ve Selici, 2006: 156) 15 Alternatif tedbir çeşitleri için bkz. Akyüz, Emine; Uluğtekin, Sevda; Baykara Acar, Yüksel; Cankurtaran Öntaş, Özlem (der.) 2003 II Ulusal Çocuk ve Suç Sempozyumu. Yargı Öncesi ve Yargılama Süreci, Nisan 2002, AÜ ATAUM, Bildiriler Kitabı, Ankara, Kuban Matbaası, TÜİK (2008) Türkiye İstatistik Yıllığı 2007, Türkiye İstatistik Kurumu Matbaası, Ankara. Metnin içeriği gereği burada 18 yaş altı nüfusu vermek şüphesiz daha anlamlı olurdu. Ancak tahmini bir değer verip hataya düşmektense TÜİK in kurguladığı yaş dilimi referans alınmıştır Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

9 Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ lıklı raporu 17, çocuk yoksulluğu, bebek ve beş yaş altı ölümlerinin yüksekliği, çalışan çocuklar, hizmet alamayan özürlü çocuklar, sokaktaki çocuklar, korunmaya muhtaç çocuklar, çocuk hakları, çocuk ihmali ve istismarı gibi konulara yeniden dikkati çekmiştir. Böylece, öncelikle toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler bağlamında düşünülmesi gereken çocukluk hallerinin bu çok heterojen yapısı bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunulmuş; Türkiye nin tutarlı ve etkin çocuk ve genç politikalarından yoksun bir ülke olduğunun altı bir kez daha çizilmiştir. Öte yandan yaklaşık aynı sayıda küçüğün güvenlik birimlerine (polis veya jandarma) getirildiği 2004 ve 2005 yıllarını dikkate almazsak, yılları arasında suç isnadı nedeniyle kayıtlara geçen çocukların sayısında düzenli bir artışın olduğunu görürüz. Bir başka ifadeyle, 2001 yılında yaklaşık her 1040 çocuktan bir tanesi, 2006 yılında ise her 530 çocuktan bir tanesi suç isnadı ile güvenlik birimlerine getirilmiştir. Çeşitli nedenlerle istatistiklere yansımayan vakalar da dikkate alındığında söz konusu sayıların artacağı açıktır. (İrtiş, 2008: 64) Yukarıda başlıca özellikleri, eğilim ve pratikleriyle ele aldığımız mevcut çocuk ceza adaleti sistemi içinde bulunduğu konjonktür gereği (ki burada özellikle Avrupa Birliği ne giriş sürecinde uyulması gereken kıstasların yarattığı etkileri ve gerek ulusal gerekse uluslararası sivil toplum örgütlerinin taleplerini kastediyoruz) bir yandan korumacı modele özgü özellikleri (eleştirilmesi gereken niteliklerine rağmen bir inisiyatif olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi nin imzada kalmaması için sistemin kendi aktörlerinden ve dışından gelen talepler, kapatma pratiklerine alternatif olarak düşünülen denetimli serbestlik, çocuk polisinin yeniden canlandırılması, çocuk mahkemelerinin nicel ve nitel yönlerden daha iyi bir hale getirilmesine dair çabalar, ceza ehliyet yaşının 11 den 12 ye çıkartılması, vb.) bünyesine dahil etmeye çalışırken, bir yandan da çocuğu cezalandırıcı niteliğinden sıyrılamamaktadır. Bu cezalandırıcı yaklaşım kimi zaman mevzuatın içeriğinden kaynaklanırken ( korunmaya ihtiyacı olan çocuk ile suça sürüklene çocuk arasındaki ayrımın devam etmesi, fiilin toplumsal değerini ve sonuçlarını kavrama yeteneğinin araştırılma şartları, sosyal inceleme raporlarının mecbur tutulmaması, yaş arası çocukların kusur yeteneği araştırılmasının dışında tutulması, çocuklardan uzlaşma ücretinin ve yargı giderleri- 17 Kaynak: (son ziyaret tarihi: 10 Ekim 2007) 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 1121

10 Korumak, Cezalandırmak ve Minyatür Yetişkinlere Dönüştürmek Bileşenlerinde Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemi nin talep edilebilmesi, çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesi ayrımı, adli kontrol konusunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu na yapılan gönderme, vb.) kimi zaman da mevzuatın uygulanması esnasında ortaya çıkan durumlardan (çocuk mahkemelerinin dağılımının kanunun öngördüğü kıstaslara ulaşmamış olması, mahkemelerde yeterli sayıda psikolog, sosyal hizmet çalışanının olmaması, ceza infaz kurumlarında çocukların kimi zaman yetişkinlerle bir arada tutulması, bazı durumlarda kelepçe takma uygulamasına devam edilmesi, ilk soruşturmanın kimi zaman güvenlik birimlerinde yapılmasına devam edilmesi, ceza infaz kurumlarının koşulları, vb.) ileri gelmektedir. Diğer bir ifadeyle, sistem bazen zihniyeti, bazen yapısal şartları bazen de bu ikisinin etkileşimi sonucu çocuğu anlamaktan çok cezalandırmaya devam etmektedir. Ayrıca, belli suç tiplerinin tanımlanmasındaki çelişkileri ve bu suç tiplerinin ele alındığı mahkemelerin koşullarını yeniden düşündüğümüzde, Türkiye deki çocuk ceza adaleti sisteminin kendi içinde de ikili bir yapıyı oluşturduğunu ve küçükleri minyatür yetişkinler biçiminde ele almaya devam ettiği görülmektedir. Bu ikili yapı, başta Terörle Mücadele Kanunu olmak üzere, Türk Ceza Kanunu ve 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu nun ilgili maddeleri çerçevesinde yetişkinler gibi yakalanan, gözaltına alınan, sorgulanan, yargılanan ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan çocukların varlığı göz önünde bulundurulduğunda üçlü bir yapıya dönüşmektedir yılında Terörle Mücadele Kanunu na getirilen değişikliklerle sorun daha da büyümüştür. Sadece son dönemde sayıları 4000 e yaklaşan TMK mağduru çocuklarının, 1991 yılından bu yana toplam sayısının kadar olduğu tahmin edilmektedir. Böyle bir bağlamda ne kanun tarafından suç olarak tanımlanmış bir eylemde bulunan çocuklara, ne de genel anlamda çocuklara yönelik bütüncül bir bakış açısından bahsetmek imkânsızdır. Gerek mevcut pratiklerin koruyucu ve cezalandırıcı yönleri, gerekse denetimli serbestlik ve uzlaşma etrafında biçimlenmeye başlayan onarıcı adalet tartışmaları - ki bu tip adalet çocuğu kendinden sorumlu ve özerk bir birey şeklinde tasavvur etmesi sebebiyle neoliberal paradigmanın bir parçası olarak görülüp koruyucu modelden uzaklaşmanın belirtilerinden biri sayılarak eleştirilmektedir - Türkiye de çocuk ve genç adaletinin tek bir yaklaşım içerisinden anlaşılamayacağını göstermektedir Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

11 Yrd. Doç. Dr. Verda İRTİŞ Çocuğun hem kanunlarda suç olarak tanımlanmış bir fiili işlediği iddiası ile yakalandığı andan sistemin dışına çıkana kadar geçtiği etapları, hem de sistemden çıkışını izleyen süreçte karşılaşabileceklerini düşündüğümüzde, bu yazıda bir bölümüne yer verdiğimiz soyut ve somut suçlandırmaların sayısı şüphesiz artacak; mekânları çeşitlenecektir. Belki de temel anlamda sorgulanması gereken kanun tarafından suç olarak nitelendirilmiş bir eylemde bulunan çocuğu ceza adaleti sistemi içinde değerlendirmenin ne kadar doğru olduğudur. Böyle bir sorgulama sadece Türkiye nin değil, birçok ülkenin çocuk ceza adaleti sistemleri üzerine derin ve çok boyutlu bir tartışmayı başlatması demektir. 6. Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı 1123

12 Korumak, Cezalandırmak ve Minyatür Yetişkinlere Dönüştürmek Bileşenlerinde Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemi KAYNAKÇA AKÇO, Seda; Harika, SELİCİ, Harika 2006 Çocuk Koruma Kanunu, İstanbul: İstanbul Barosu Yayınları, 3. Baskı. BAILLEAU, Francis 2009 Kanunların ruhu, (F. Bailleau ile çocuk adaleti üzerine yapılmış söyleşi), Express, Sayı: 2009/06, BAILLEAU, Francis; CARTUYVELS Yves 2007 La Mise en Question du Modèle Protectionnel dans la Justice des Mineurs en Europe, iç. La Justice Pénale des Mineurs en Europe. Entre Modèle Welfare et Inflexions Néo-libérales, (der. Francis Bailleau ve Yves Cartuyvels), Paris: L Harmattan, İRTİŞ, Verda 2008 Birincil ve İkincil Sonuçlandırmalar Üzerinden Türkiye de Çocuk ve Genç Ceza Adalet Sistemine Bir Bakış, Toplumbilim, Suç ve Kent Özel Sayısı, 23, PICCA, Georges 1995 Kriminoloji, İstanbul: İletişim Yayınları, 2. Basım. ROBERT, Philippe 2005 La Sociologie du Crime, Paris: La Découverte. TÜİK 2008 Türkiye İstatistik Yıllığı 2007, Türkiye İstatistik Kurumu Matbaası, Ankara. WACQUANT, Loïc 1998 «La Tentation Pénale en Europe», Actes de la Recherche en Sciences Sociales, volume 124, Numéro 1, 3-6. WACQUANT, Loïc 1999 Les Prisons de la Misère, Paris: Editions Raisons d Agir Ulusal Sosyoloji Kongresi Bildiri Kitabı

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Ders Sorumlusu: HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ SHO 339 SEÇMELİ II: ÇOCUK KORUMA VE BAKIM SİSTEMLERİ DERSİ ANAHATTI VE HAFTALIK PLANI 2011-2012 GÜZ Prof. Dr. Kasım Karataş Dersin

Detaylı

Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu. Dr. Yusuf Solmaz BALO

Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu. Dr. Yusuf Solmaz BALO Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu Dr. Yusuf Solmaz BALO Anlatım planı Terör gerçekliği Güvenlik ihtiyacı Bu ihtiyacın Ceza Hukuku alanında karşılanması Ceza Kanunları (TCK, TMK) Yeni suç tipleri Mevcut

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar

Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Denetimli Serbestlik Psikologlar Adli Psikoloji ve Denetimli Serbestlik Adli psikoloji, psikologların görev alabileceği ve topluma hizmette çok öneme sahip bir alandır. Çünkü suç durumlarında, gerek suçlular gerek mağdurlar açısından

Detaylı

ÇOCUK KORUMA KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler

ÇOCUK KORUMA KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler ÇOCUK KORUMA KANUNU Kanun Numarası : 5395 Kabul Tarihi : 3/7/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2005 Sayı : 25876 BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler BİRİNCİ

Detaylı

ÇOCUK KORUMA KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler

ÇOCUK KORUMA KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler 9501 ÇOCUK KORUMA KANUNU Kanun Numarası : 5395 Kabul Tarihi : 3/7/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2005 Sayı : 25876 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44 BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

ÇOCUK KORUMA KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler

ÇOCUK KORUMA KANUNU. BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel İlkeler, Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler ÇOCUK KORUMA KANUNU Kanun Numarası : 5395 Kabul Tarihi : 3/7/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 15/7/2005 Sayı : 25876 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 44 Sayfa: BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Temel

Detaylı

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi 27-30 Eylül 2009 Ankara ÇHS 1. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu hariç TCK 6. maddesi Erken yaşta reşit olma durumu dahil ÇKK 3. maddesi 18 yaşından küçüklere

Detaylı

Amaç MADDE 1 Kapsam MADDE 2

Amaç MADDE 1 Kapsam MADDE 2 Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen danışmanlık tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 (1)

Detaylı

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım

Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Ankara, 2010 Suça Sürüklenen Çocuklara Hukuki Yardım Eğitimci El Kitabı 3 YAZARLAR (İsimlerine göre sıralanmıştır) - Ahmet TÜYSÜZ (Avukat, Şanlıurfa Barosu) - Feridun YENİSEY (Prof. Dr., Bahçeşehir Üniversitesi)

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Bölümler ve Bölüm Yazarları Ön Söz Teşekkür İçindekiler Editörlerin Öz Geçmişleri Yazarların Öz Geçmişleri I. BÖLÜM ADLİ SOSYAL HİZMET 1

İÇİNDEKİLER. Bölümler ve Bölüm Yazarları Ön Söz Teşekkür İçindekiler Editörlerin Öz Geçmişleri Yazarların Öz Geçmişleri I. BÖLÜM ADLİ SOSYAL HİZMET 1 İÇİNDEKİLER Bölümler ve Bölüm Yazarları Ön Söz Teşekkür İçindekiler Editörlerin Öz Geçmişleri Yazarların Öz Geçmişleri iii v vi viii xviii xix I. BÖLÜM ADLİ SOSYAL HİZMET 1 Adli Sosyal Hizmet: Adalet Mekanizmasındaki

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

5237 TCK DEĞĠġĠKLĠK TASARISI Cinsel Suçlarla Ġlgili Bölüm. Önerilen DeğiĢiklik Cinsel saldırı (Tasarı Madde 42)

5237 TCK DEĞĠġĠKLĠK TASARISI Cinsel Suçlarla Ġlgili Bölüm. Önerilen DeğiĢiklik Cinsel saldırı (Tasarı Madde 42) 5237 TCK DEĞĠġĠKLĠK TASARISI Cinsel saldırı Cinsel saldırı (Tasarı Madde 42) Madde 102- (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, iki yıldan

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU

Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ÇEVRE HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI Birinci Bölüm Çevre Hukukunun Temelleri I. Genel Olarak...1

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

Kanun No. 4577. Kabul Tarihi : 8.6.2000

Kanun No. 4577. Kabul Tarihi : 8.6.2000 Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun İle İdari Yargılama Usulü Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu, Yasası

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

Tıpta bilirkişilik şu konuları kapsamaktadır:

Tıpta bilirkişilik şu konuları kapsamaktadır: ADLİ TIP PROSEDÜRÜ Tıpta bilirkişilik şu konuları kapsamaktadır: 1. Kriminal olaylarda meydana gelen lezyonların saptanıp tanınması 2. Travmatik lezyonların niteliğinin belirlenmesi 3. İnsana ait her türlü

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Kitap. Prof. Dr. Mesut Gülmez İÇİMDEKİ UKDE. İş Hukuku ve Sosyal Politika Öğretilerinin Sosyal İnsan Haklarıyla İ m t i h a n ı ( )

Kitap. Prof. Dr. Mesut Gülmez İÇİMDEKİ UKDE. İş Hukuku ve Sosyal Politika Öğretilerinin Sosyal İnsan Haklarıyla İ m t i h a n ı ( ) Prof. Dr. Mesut Gülmez İÇİMDEKİ UKDE İş Hukuku ve Sosyal Politika Öğretilerinin Sosyal İnsan Haklarıyla İ m t i h a n ı (1938-2015) (Ankara: Siyasal Kitabevi Yayını, Ekim 2015, 382 s.) Uzun Sunuş una,

Detaylı

EĞİTİM 2005-2011 Kamu Hukuku Doktora Programı Tez başlığı: İnsan Ticareti Suçu Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

EĞİTİM 2005-2011 Kamu Hukuku Doktora Programı Tez başlığı: İnsan Ticareti Suçu Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. Gülşah Kurt EĞİTİM 2005-2011 Kamu Hukuku Doktora Programı Tez başlığı: İnsan Ticareti Suçu Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. 2007 Mülteci Hakları Eğitim Sertifikası, Uluslararası

Detaylı

Ceza Usul Hukuku (LAW 403) Ders Detayları

Ceza Usul Hukuku (LAW 403) Ders Detayları Ceza Usul Hukuku (LAW 403) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Ceza Usul Hukuku LAW 403 Güz 4 0 0 4 6 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü

Detaylı

Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Adalet Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi : 23/12/2006 Resmi Gazete Sayısı : 26386 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

ÇOCUK KORUMA KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK. Resmi Gazete Tarihi: 24.12.2006, Sayısı: 26386

ÇOCUK KORUMA KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK. Resmi Gazete Tarihi: 24.12.2006, Sayısı: 26386 ÇOCUK KORUMA KANUNUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 24.12.2006, Sayısı: 26386 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

İdari Yargının Geleceği

İdari Yargının Geleceği İdari Yargının Geleceği Av. Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ* * Ankara Barosu. İdari Yargının Geleceği / SİRKECİOĞLU DÖNMEZ Ülkemiz Hukuk Fakültelerinde iki Ana Bilim dalı vardır: Özel Hukuk ve Kamu Hukuku. Özel

Detaylı

adli psikiyatride epilepsi

adli psikiyatride epilepsi adli psikiyatride epilepsi Mustafa Sercan AİBÜ İzzet Baysal Tıp Fakültesi Psikiyatri AD TPD Adli Psikiyatri Bilimsel Çalışma Birimi suç hukukun suç saydığı eylem, ya da eylemsizlik (ihmal vb.) 04 Haziran

Detaylı

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 5320 Kanun Kabul Tarihi: 23/03/2005 Yayımlandığ Resmi Gazete No: 25772 Mükerrer Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 31/03/2005

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayı Konu : 56020453/2013-610.01-1084/1884/3417 : Yazılı soru önergesi TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13/12/2013 tarihli ve 43452547-120.00-7/35141-261866

Detaylı

Sahte Banknotların İncelenmesi Ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Sahte Banknotların İncelenmesi Ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Sahte Banknotların İncelenmesi Ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Adalet Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi : 09/08/2005 Resmi Gazete Sayısı : 25901 BİRİNCİ BÖLÜM :Amaç,

Detaylı

12 Mart 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : YÖNETMELİK

12 Mart 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : YÖNETMELİK 12 Mart 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29651 YÖNETMELİK Türkiye Adalet Akademisinden: AVUKATLIK MESLEĞİNDEN ADLÎ YARGI HÂKİM VE SAVCI ADAYLIĞI İLE İDARÎ YARGI HÂKİM ADAYLIĞINA ATANANLARIN MESLEK ÖNCESİ

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

TÜRK YARGI SĠSTEMĠ CEZA MAHKEMELERĠ-I Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SĠSTEMĠ CEZA MAHKEMELERĠ-I Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SĠSTEMĠ CEZA MAHKEMELERĠ-I Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı GENEL OLARAK Adli Yargı İlk derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş ve Hakkındaki Kanunun

Detaylı

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler 9333 CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 5320 Kabul Tarihi : 23/3/2005 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/3/2005 Sayı : 25772 (M.) Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN :KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN :KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 31/10/2013-03/11/2013 SAMSUN Grup Adı Grup Konusu Grup Başkanı Grup Sözcüsü : 11. GRUP :KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER : HAMİT SARAK

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ Kanun Adı : Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 SayIlI Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi HakkInda Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye BakanIığının Teşkilat ve Görevleri

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi. Kitaplar

Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi. Kitaplar Prof.Dr. Hamide Zafer Yayın Listesi Kitaplar Zafer, H., Basın Özgürlüğü ve Basılmış Eserlerin Toplatılması, Dağıtımının Engellenmesi ve Basın Kurumunun Kapatılması, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul

Detaylı

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 4483 Resmi Gazete Tarih: 4.12.1999; Sayı: 23896 Amaç MADDE

Detaylı

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA Davanın Konusu : Uyuşmazlık, davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI / MALATYA

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI / MALATYA HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 28.11.2013 01.12.2013 / MALATYA Grup Adı : CEZA HUKUKU 3. GRUP Grup Konusu : Yaralama, öldürme suçları Grup Başkanı : Muzaffer ÖZDEMİR Yargıtay

Detaylı

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ

T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ T U T U K L A M A v e T U T U K L A M A S Ü R E L E R İ Genel olarak tutuklamayla ilgili hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun Birinci kitap, Dördüncü kısmın İkinci Bölümünde 100. ve müteakibindeki

Detaylı

ADLİ TIBBİ AÇIDAN ADLİ PSİKİYATRİ

ADLİ TIBBİ AÇIDAN ADLİ PSİKİYATRİ ADLİ TIBBİ AÇIDAN ADLİ PSİKİYATRİ Prof. Dr. Faruk AŞICIOĞLU Adli Tıp Uzmanı &Tıbbi Biyoloji Bilim Dr. Adli Tıp Enstitüsü ADLİ PSİKİYATRİ NEDİR? ADLİ PSİKİYATRİST KİMDİR? Hukuki çatışmaların çözümünde psikiyatri

Detaylı

Dayandığı Mevzuat. Resmî Gazete No. İlgili Kanun, Tüzük, Yönetmelik, Tebliğ 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu. Risk Değerlendirme Yönetmeliği

Dayandığı Mevzuat. Resmî Gazete No. İlgili Kanun, Tüzük, Yönetmelik, Tebliğ 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu. Risk Değerlendirme Yönetmeliği İş Hizmetleri Page 1/5 Sayın Yetkili, 30.06.2012 Tarihli 28339 sayılı Resmî Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren 6331 sayılı İş ile ilgili 2.08.2013 tarihli 28726 sayılı Resmî Gazete de yayınlanan 6495

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

İPTAL BAŞVURUSUNA KONU OLAN YASA MEDDESİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA:

İPTAL BAŞVURUSUNA KONU OLAN YASA MEDDESİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA: Sanık. 30/08/2014 tarihinde emniyet görevlileri tarafından yapılan üst aramasında uyuşturucu olduğu değerlendirilen madde ele geçirildiği, ekspertiz raporu uyarınca ele geçirilen maddenin uyuşturucu niteliğine

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇOCUK KORUMA KANUNUNA GÖRE VERİLEN KORUYUCU VE DESTEKLEYİCİ TEDBİRLERİN YERİNE GETİRİLMESİ AMACIYLA KURULAN MERKEZİ, İL VE İLÇE KOORDİNASYONLARIN ÇALIŞMA, USÛL VE ESASLARI YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM

Detaylı

AIDP-IALP Uluslararası Ceza Hukuku Kongresi CEZA ADALETİ VE TİCARİ FAALİYETLER

AIDP-IALP Uluslararası Ceza Hukuku Kongresi CEZA ADALETİ VE TİCARİ FAALİYETLER AIDP-IALP Uluslararası Ceza Hukuku Kongresi CEZA ADALETİ VE TİCARİ FAALİYETLER Prof. Katalin Ligeti Şirketler, toplum içindeki rollerinin artması nedeniyle, hem bireyler tarafından ticari ortamda işlenen

Detaylı

Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığından:

Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığından: 25 Ekim 2008 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 27035 TEBLİĞ Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığından: DANIġMANLIK TEDBĠRĠ KARARLARININ UYGULAMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLĠĞ BĠRĠNCĠ

Detaylı

Av. Ece KAVAKLI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Hukuk Birimi

Av. Ece KAVAKLI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Hukuk Birimi Av. Ece KAVAKLI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Hukuk Birimi 02.11.2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR Y A R G I T A Y İ L A M I

KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR Y A R G I T A Y İ L A M I KIDEM ZAMMI ÜCRETE UYGULANAN AYRI ZAMDIR ÖNCE KIDEM ZAMMI UYGULANIR DAHA SONRA TOPLU SÖZLEŞMEDEKİ NISBİ ZAM UYGULANIR T.C. YARGITAY 22. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2013/13336 KARAR NO : 2013/13573 Y A R G

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8

Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8 Sayı : B.13.1.SGK.0.(İÇDEN).00.00/04 18/01/2008 Konu : İç Denetim Birimi GENELGE 2008/8 Bilindiği üzere; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yeni mali yönetim ve kontrol sisteminin gereği

Detaylı

Sayı : [02] /556/ /01/2013

Sayı : [02] /556/ /01/2013 T.C. ADALET BAKANLIĞI Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Sayı : 49453461-045.02[02]-504-2013/556/2392 29/01/2013 Konu : Yakalanan araçların teslimi... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA 1 / 5 İlgi : 04/01/2013 tarihli

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Çocuk; Kanuna göre reşit olma durumları hariç 18 yaş altı herkese çocuk denir. Çocuk bütün canlılar içinde en uzun süre bakımı, korunmayı ve sevgiyi gerektiren varlıktır. Bir toplumun ilerleyebilmesi ve

Detaylı

KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU

KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU SEDAT ERDEM AYDIN AİHM İÇTİHATLARI BAĞLAMINDA KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER DANIŞMANIN ÖNSÖZÜ...VII YAZARIN ÖNSÖZÜ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR... XIX GİRİŞ...1

Detaylı

Avrupa Birliği Yargı Düzeninde Savcılık Kurumu

Avrupa Birliği Yargı Düzeninde Savcılık Kurumu Avrupa Birliği Yargı Düzeninde Savcılık Kurumu Mustafa İberya ARIKAN AVRUPA BİRLİĞİ YARGI DÜZENİNDE SAVCILIK KURUMU Avrupa Toplulukları Adalet Divanı Adalet Divanı Savcısı Savcı Mütaalası Avrupa Birliği

Detaylı

Ders İzlencesi Eğitim Yılı ve Dönemi Program adı: ADALET PROGRAMI

Ders İzlencesi Eğitim Yılı ve Dönemi Program adı: ADALET PROGRAMI Ders İzlencesi 2016 2017 Eğitim Yılı ve Dönemi Program adı: ADALET PROGRAMI Fakülte/MYO/Bölüm Adı: Dersin adı: KALEM MEVZUATI VE ADLİ YAZIŞMA TEKNİKLERİ Dersin veriliş şekli: Yüz Yüze Dersin genel içeriği:

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI İÇ DENETİM TANITIM BROŞÜRÜ

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI İÇ DENETİM TANITIM BROŞÜRÜ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İÇ DENETİM BİRİMİ BAŞKANLIĞI İÇ DENETİM TANITIM BROŞÜRÜ Bu broşür 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri ile uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak

Detaylı

Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul

Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul Devam Eden Çatışma Şartları Altında Geçiş Dönemi Adaleti: Mekanizmalar, Dünya Deneyimi ve Türkiye 30 Eylül - 2 Ekim Armada Hotel - İstanbul Uluslararası terminolojide geçiş dönemi adaleti tanımı hem otoriter

Detaylı

Sağlık Çalışanlarının Güvenceleri

Sağlık Çalışanlarının Güvenceleri OTURUM 4: Kalitenin Farkedilmeyen Yönü; Çalışan Avukatlığı Sağlık Çalışanlarının Güvenceleri DOÇ. DR. AHSEN KAYA EÜTF ADLİ TIP AD, 30.09.2106 KALİTE Dinamik ve çok boyutlu bir kavram. ÜRÜN KALİTESİ performans,

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/7568 Karar No. 2014/13812 Tarihi: 21.05.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 İŞ SÖZLEŞMESİNİN VAR OLUP OLMADIĞI- NIN BAĞIMLILIK ÖLÇÜTÜNE GÖRE BELİRLE-

Detaylı

Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim

Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim Eğitim Tarihleri: 5-6/ 11 /2016 ve 12-13 / 11 /2016 (2 hafta Cumartesi ve Pazar toplam: 32 saat) Eğitim Ücreti: 400 TL + KDV (Öğrencilere %25 indirim uygulanmaktadır.) Katılımcı Sayısı: 50 kişi ile sınırlıdır.

Detaylı

SAVCILARIN ROLÜNE DAİR İLKELER

SAVCILARIN ROLÜNE DAİR İLKELER 307 Savcıların Rolüne Dair İlkeler SAVCILARIN ROLÜNE DAİR İLKELER 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Küba'nın Havana şehrinde yapılan 8. Birleşmiş Milletler Suçun Önlenmesi ve Suçluların Islahı

Detaylı

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ Türk Adli Yargı (Hukuk Yargısı ve Ceza Yargısı) ve İdari Yargı sistemlerinde Bilirkişilerin Belirlenmesi ve Görevlendirilmesi hakkında

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- 11 Aralık 2014 Suçun Ölçümü 2. Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- 11 Aralık 2014 Suçun Ölçümü 2. Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 11 Aralık 2014 Suçun Ölçümü 2 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ SUÇUN ÖLÇÜMÜNDE KAYNAKLAR Resmi suç istatistikleri: Polis istatistikleri

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu,

ÖZGEÇMİŞ. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu, ÖZGEÇMİŞ Adı ve Soyadı: Görev Yeri: Ünvanı: İletişim: Tel: Tarih: E-posta: Özlem Cankurtaran Öntaş Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü Doç.Dr. Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ Rahime ERBAŞ İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi TÜRK HUKUKUNDA VE KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRME

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1 Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart 2016 Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi K. Ahmet Sevimli Kimdir? 1972 yılında İstanbul da doğdu. 1990 yılında Bursa

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Giriş 1 SORUŞTURMA EVRESİ. 1. SORUŞTURMA KAVRAMI ve SORUŞTURMANIN AMACI 3 2. SORUŞTURMANIN YÜRÜTÜLMESİNDEN SORUMLU MERCİ

İÇİNDEKİLER. Giriş 1 SORUŞTURMA EVRESİ. 1. SORUŞTURMA KAVRAMI ve SORUŞTURMANIN AMACI 3 2. SORUŞTURMANIN YÜRÜTÜLMESİNDEN SORUMLU MERCİ İÇİNDEKİLER Giriş 1 SORUŞTURMA EVRESİ 1. SORUŞTURMA KAVRAMI ve SORUŞTURMANIN AMACI 3 2. SORUŞTURMANIN YÜRÜTÜLMESİNDEN SORUMLU MERCİ OLARAK CUMHURİYET SAVCISI VE ZORUNLU SAVCILIK 4 3. SORUŞTURMA EVRESİNİN

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ HUKUK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ HUKUK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI ULUSLARARASI KIBRIS ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ HUKUK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Hukuk Yüksek Lisans: Tezli Program Ders Kodu Ders Adı Kredi HUK 500 Tez Kredisiz HUK 590 Seminer

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN TEMEL HUKUK BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Yargı nedir? Türk hukukunda yargının bölümleri Anayasa Yargısı İdari Yargı Adli Yargı TEMEL HUKUK YARGI Yargı, devletin hukuk

Detaylı

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI

25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 HAZİRAN 2013/ANKARA KADINLARIN EV İÇİ ŞİDDETTEN KORUNMASI MATRA PROJESİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU SONUÇLARI 25-26 Haziran 2013 Tarihlerinde, Hollanda Hükümeti tarafından desteklenen ve Adalet Akademisi

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com. 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU tuba.topcuoglu@gmail.com 27 Kasım 2014 Suçun Ölçümü İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ KRİMİNOLOJİNİN TARİHÇESİ Doğaüstü Güçlere Dayalı Perspektif Klasik Okul

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ali DEMİRBAŞ. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu nda ESER SAHİBİNİN MALİ HAKLARINA TECAVÜZ HALİNDE HAK SAHİBİNE SAĞLANAN HUKUKİ KORUMA

Yrd. Doç. Dr. Ali DEMİRBAŞ. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu nda ESER SAHİBİNİN MALİ HAKLARINA TECAVÜZ HALİNDE HAK SAHİBİNE SAĞLANAN HUKUKİ KORUMA Yrd. Doç. Dr. Ali DEMİRBAŞ Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu nda ESER SAHİBİNİN MALİ HAKLARINA TECAVÜZ HALİNDE HAK SAHİBİNE SAĞLANAN HUKUKİ KORUMA İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUN BAZI MADDELERİ DEĞİŞİYOR

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUN BAZI MADDELERİ DEĞİŞİYOR 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUN BAZI MADDELERİ DEĞİŞİYOR Son torba yasanın yayınlanması ile birlikte 6331 sayılı İSGK bazı maddeleri yeniden revize ediliyor. **İŞYERİ HEKİMİ VE İŞ GÜVENLİĞİ

Detaylı

Türkiye deki Olası Emisyon Ticareti için Yol Haritası

Türkiye deki Olası Emisyon Ticareti için Yol Haritası Türkiye deki Olası Emisyon Ticareti için Yol Haritası Türkiye için Yasal ve Kurumsal Altyapı Ozlem Dogerlioglu ozlem@dogerlihukuk.com On ETS tasarım adımına Kaynak: Piyasa Hazırlıklılığı Ortaklığı (PMR)

Detaylı

4857 SAYILI İŞ KANUNU CEZA HÜKÜMLERİ İdari Para Cezaları YTL. Bu durumdaki her işçi için 88 YTL para cezası verilir.

4857 SAYILI İŞ KANUNU CEZA HÜKÜMLERİ İdari Para Cezaları YTL. Bu durumdaki her işçi için 88 YTL para cezası verilir. İlgili Madde Madde Metni 4857 SAYILI İŞ KANUNU CEZA HÜKÜMLERİ İdari Para Cezaları YTL 98 Bu Kanun un; 3 üncü maddesindeki işyeri bildirme yükümlülüğüne aykırı davranan, 99/a Bu Kanun un; - 5 inci maddesindeki

Detaylı

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR 1 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURALLARINA UYMAYAN İŞVERENLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ YAPTIRIMLAR A- İŞ KAZASI MEYDANA GELMEDEN: (İş güvenliği kurallarını

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı