XIII. JİNEKO - PATOLOJİ KONGRESI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "XIII. JİNEKO - PATOLOJİ KONGRESI"

Transkript

1 15 XIII. JİNEKO - PATOLOJİ KONGRESI "JİNEKOLOJİK CERRAHİ TEKNİKLER, KOMPLİKASYONLAR VE" ÇÖZÜMLERİ" HAZİRAN 1996 POSTER TEBLİG OZETLERI

2 ZEYNEP KAMİL TIP B0LTENi JINEKOLOJi OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNiKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZiRAN NORMAL GEBELİKTE CA 125 VE CA 72-4 D'ÜZEYLERİ Aygen E. "', Tutuş A. "'*, Başbuğ M. *, Tayyar M. "', Demir İ. "'. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi* Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD, *"' Nükleer Tıp ABD. KAYSERİ Fetal koryon, amniyon sıvısı ve matemal desiduanın önemli miktarlarda CA125 içerdiği ve CA 12.5 ile CEA 72-4 düzeylerinin epiteliyal over kanserlerinde arttığı bildirilmektedir. CA 125 düzeyi bazı benign durumlarda da artmaktadır fakat CA 72-4 ile bu konuda yapılmış yeterli çalışma yoktur. Bu çalışmada gebelik süresince serum CA 125 ve CA 72-4 düzeylerindeki değişikliklerin saptanması amaçlandı. Çalışmaya obstetrik yakınması olmayan tek fetuslu 140 gebe ve kontrol grubu olarak menstruasyon dönemi dışında olan 30 gönüllü, sağlıklı kadın alındı. Çalışmaya alınan grubu olarak menstruasyon dönemi dışında olan 30 gönüllü, sağlıklı kadın alındı. Çalışmaya alınan gebe kadınların yaş ortalamaları 24:t:0.5, kontrol grubunun ise 24.2±07 bulundu. Tüm olgulardan CA 125 ve CA 72-4 düzeyinin saptanması için 10 ml kan alındı. Serumlar ayrıldıktan sonra çalışma tarihine kadar -20 C'de saklandı. CA 125 ve CA 72-4 düzeyleri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalında immunoradyometrik (BYK - Sangtec, Dietzenbach, Germany) yöntemle saptandı. Gebeliğinin ilk trimestirinde olan olgularda CA 125 düzeyi 45.2±5.9 U/ml, CA72-4 düzeyi 0.70:ı::0.4 U/ml, ikinci trimestirinde olan olgularda sırasıyla 25.S:tl.9 U/ml, U/ml ve gebeliğinin üçüncü trimestirinde olan olgularda sırasıyla :t: 1.2 U/ml, 0.60:ı::0.2 U/ml bulundu. Kontrol grubunda CA125 düzeyi ortalaması 14.ll:t:B.15 U/ml, CA72~4 düzeyi ortalaması 1.94±0.49 U/ml saptandı. Sonuçlar değerlendirildiğinde; gebelerdeki CA125 düzeyi kontrol grubuna göre yüksekti. Ancak istatistiksel olarak anlamlı fark ilk trimestirdeki gebelerle kontrol grubu arasında bulundu (p<0.05). CA 72-4 düzeyi ise gebelerde kontrol grubuna göre düşük bulundu. Yalnızca üçüncü trimestirdeki gebelerle kontrol grubu arasındaki fark anlamlıydı (p<0.05). KLİNİGİMİZDE DEGERLENDİRİLEN GENİTAL NEOPLAZİ OLGULARININ ANALİZİ K. Güzin, F. Güvenal, M. Bostancı, M. Ceylan, A. Koçoğlu, N. Süer SSK Göztepe Eğitim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Jinekolojik Onkoloji Grubu Kliniğimiz Onkoloji Departmanına tarihleri arasında genital neoplazi tanı sıyla refere edilen ve cerrahi girişim uygulanan toplam 72 olgu incelendi. Bu olguların 30'u (% 40) over Ca, 16'sı (% 20) endometrium Ca, 16'sı (% 19.5) serviks Ca, 6'sı (% 8.3) CiN, 4'ü (55.5) vulva Ca ve 2'si ise gestasyonal trofoblastik hastalık (Choriocarsinoma, invasif mol) idi. Tüm olgulara preoperatif incelemeleri yapıldıktan sonra gerekli cerrahi girişimler uygulandı. Bu olgulara ait yaş, stage, grade, histopatoloji, invazyon derecesi, metastaz varlığı gibi kriterler değerlendirilerek bu konudaki literatürlerle karşılaştırıldı.

3 li!' /,' 18 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JiNEKOLOJİ-OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI ı 2, HAZİRAN 1996 VAGİNAL YAYMA'DA CURSCHMANN SPİRALİ Kaur A.C., Vural B., Yücesoy l., Paksoy N., Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, KOCAELİ Mukus kondansasyonu sonucu ortaya çıkan Curschmann spiralleri, kronik bronşial hastalığı olan kişilerin balgam yaymalarında patognomonik bir bulgu olup ciddi bir ak.ciğer hastalığının öncü he lirtilerinden sayılmaktadır. Sigara içen şahısların% 90'ında balgamda saptanmaktadır. Ender olmakla birlikte servikal ve vaginal yaymalarda da Curschmann spirallerine rastlanmak tadır. Bazı yayınlarda bu bulgunun sigara içenlerde sık olduğu, sigaranın sistemik etkisinin bir so. nucu olarak ortaya çıktığı belirtilmektedir. Buna karşın arada bir ilişki saptayamayan yayınlar da vardır. Bizim olgumuz 35 yaşında kadın hasta olup, kendisi sigara içmemekle birlikte pasif içicilik hikayesi bulunmaktadır. Kontrol amacıyla yapılmış olan vaginal yaymanın mikroskopisinde Curschmann spiralleri saptanmış, ender görülmesi ve il~nç neden-sonuç ilişkisi nedeniyle sunulmuştur. RATLARDA İNTRAOKÜLER ENDOMETRİOZİS MODELİ Hakverdi A.Ul, Aksünger A2, Ünlü K2, Hakverdi S3, Erden A.Cl, Ketani A4 Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ı, Göz Hastalıkları2, Patoloji3, Dic le Üniversitesi Sağlık Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi4. Amaç: Endometriozis etioloji ve tedavisine yönelik direkt gözlem imkanı verebilecek bir hayvan modeli oluşturmak. Materyal ve Metocl: Ortalama ağırlıkları 220~250 gram arasında değişen gebe olmayan 30 adet dişi Wistar albino rat üzerinde çalışma yapıldı. Ketamin anestezisinden sonra laparotomi ile uterin hmdan lx0.5 cm'lik doku alındı, operasyon mikroskobu yardımı ile endometrium myometriumdan ayrıştırıldı. Alınan materyal operasyon mik.roskopu kullanılarak tek gözün iris tabakası üzerine yerleştirildi. Altı hafta süreyle göz bulguları slit lamp ile incelendi. Denekler arasından üç rat seçilerek histopatolojik inceleme için gözleri enükle edildi. Bulgular: İınplantların irisin ön yüzünde geliştiği, damarlanmanın arttığı ve yoğun inflamasyonun olduğu görüldü. Histopatolojik incelemelerde, iyi damarlanmış endometriyal gland ve stroması nın irisin ön kamaraya bakan yüzünde ve içinde geliştiği, yoğun hemosiderin yüklü makrof ajların ve eski kanama odaklarının olduğu görüldü. Sonuç: Oluşturulan intraoküler endoınetriozis modeli ratlarda endometriumun göze başarı ile implante edilip direk gözlem yapılabileceğini göstermiştir. Bu modelin direk gözlem ve takip avantajı nedeniyle, endometriozisin etiyopatogenezisi ve tedavisine yönelik iyi bir inceleme yöntemi olduğunu düşünmekteyiz.

4 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: l, HAZİRAN GEBELİK VE ORAK HÜCRELİ ANEMİ: OLGU SUNUMU Hakverdi A.U., Yayla M., Güngören A., Sezer F., Erden A.C. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı-DİYARBAKIR Orak hücreli anemi, yüksek feto-maternal morbidite ve mortalite ile seyreden, özellikle üçüncü trimesterde artan ağrı krizleri ile karakterize kronik konjenital bir hemolitik anemi şeklidir. Bu yazıda 17. gebelik haftasında başvuran, homozigot orak hücre anemili bit hasta sunuldu. Gebelik takiplerinde anemi ve üriner enfeksiyon en sık rastlanan ve tedavisi yapılan komplikasyonlardı. Seri ultrasonografi, kardiyotokografi, biyofizik profil ve uterin-umbilikal arter Doppler incelemeleri yapılarak takip edildi. Gebeliğin 33. haftasında hafif preeklampsi ve üriner~nfeksiyon saptandı. Yatak istirahati, hidrasyon, oksijen ve antibiyotik tedavisine başlanıldı. Hospitalizasyon esnasında 37. gebelik haftasında erken membran rüptürü ve erken doğum eylemi başladı. Spontan vagina! doğumla 2850 gram, 48 cm, apgarı 7-9 olan kız bebek doğurtuldu. Orak hücre anemili gebelerde kan transfüzyonu, folik asit desteği, antibiyotik tedavisi, yakın prenatal takip yapılmalıdır. HİPEREMEZİS GRA VİDARUMDA SERUM ilhcg, ÖSTRADİOL VE PROGESTERONUN DEGERLENDİRİLMESİ. Hakverdi A.U., Göçmen A., Sezer F., Güngören A., Ceylan A.C.. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı-DİYARBAKIR Amaç: Hiperemezis gravidarum tanılı hastalarda serum BhCG, östradiol (E2) ve.progesteron (P) seviyeleri araştırıldı. Materyal ve Metod: Gebeliğin ilk trimestresinde şiddetli bulantı, kusma, kilo kaybı, ve ketonürisi olan 36 olgu hastaneye yatırılarak tedaviye alındı. Birinci trimestrede ve hiçbir yakınması olmayan 12 olgu kontrol grubunu oluşturdu. Gebelerin hepsinde serum BhCG; E2 ve P ölçümü yapıldı. Bulgular: Çalışma grubunda serum BhCG ve P seviyeleri kontrol grubuna göre yüksek bulunmak! beraber, istatistiksel analizde önemli bir fark saptanmadı. (P>0.05). Çalışma grubunda E2 düzeyleri kontrol grubuna göre önemli derecede yüksek bulundu. (P<0.05). Sonuç: Hiperemezis gravidarum etiyopatogenezinde yüksek serum östradiol seviyelerinin önemli bir etkisinin olabileceği kanaatine varıldı.

5 20 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ-OBSTETRİK-PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN 1996 POSTPARTUM HİSTEREKTOMİ: 30 OLGUNUN ANALİZİ Tuncer R., Erkaya S., Erçakınak S. Zübeyde Hanım Doğumevi, ANKARA 1983 ve Mayıs 1996 tarihleri arasında gerçekleştirilen doğumun 30 tanesinde postpartum histerektomi yapıldı. İnsidans 4504 doğumda bir olarak belirlendi. Postpartum histerektomi endikasyonları olarak 10 olguda uterin rüptür, 10 olguda uterin atoni, 9 olguda adherent plasenta ve 1 olguda ablatio plasenta gözlendi. Uterln rüptürlü 10 olgunun 5 tanesi daha önce sezaryen geçirmişti. Uterin atonili olguların 3 tanesi sezaryen doğumu takiben kalan 7 tanesi ise vagina! doğumu takiben gözlendi. Adherent plasentalı olguların 4 tanesi daha önce sezaryen geçirmişti. Genel olarak 2 olguda anne mortalitesi (% 10) görüldü. 24 olguda (% 80) kan transfüzyonu, 12 olguda (% 40) febril morbidite, 4 olguda yara açılması gözlendi. Perinatal mortalite % 20.0 olarak bulundu. Postpartum histerektomi daha çok sezaryen öyküsü, grand multiparite, distosi, eylemin geç bir döneminde hastaneye başvurma, indüksiyon uygulaması, postterm ve preterm gebelikler ve ileri anne yaşı ile karele bulundu. Gerek maternal gerekse perinatal yüksek bir morbidite ve mortalite ile sonuçlanan postpartum histerektomi olgularında çabalar risk faktörlerinin önlenmesine yönlendirilmelidir. SEZARYEN SEKSİYO SONRASI YARA KOMPLİKASYONLARI Özden A., Etiz S., Turan B., Bulut S., Ünal O., Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İSTANBUL Postoperatif yara komplikasyonlarının sıklığı birçok faktöre bağlıdır. Hastanın yaşı, genel sağlık durumu, nutrisyonu, hijyenik durumu, erken membran rüptürünün varlığı, vajinal muayene sıklığı, operasyon öncesi cilt hazırlığı, cerrahi teknik, kullanılan sütür materyali, operasyon süresi, cilt altı yağ dokusu kalınlığı yara komplikasyonlarının ortaya çıkmasını etkileyen faktörlerdir. Yara komplikasyonları; serama, hematom, enfeksiyon, yara açılması ve evisserasyon olarak sınıflandırılmaktadır. Kliniğimizde 1995 yılı içinde yapılan 532 sezaryen seksiyo olgusunda yara komplikasyonu gelişen hastaları retrospektif olarak araştırdık. 29 hastada yara komplikasyonu geliştiğini tespit ettik ve olgularımızı literatür eşliğinde tartıştık.

6 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK-PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN OLGU SUNUMU: PUERPERAL UTERUS İNVERSİYONU Ünal O., Bulut S., Cengizoğlu B., Bakioğlu S., Özden A., Mete O., Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, istanbul Uterusun puerperal inversiyonu; doğumun üçüncü döneminin oldukça nadir, fakat endişe verici bir komplikasyonudur. Genellikle kontrolsüz umblikal kordon traksiyonu ve crede manevrası sonucu gelişen, hayatı tehdit eden, bu nedenle hemen müdahale gerektiren obstetrik acillerdendir. Yüksek düzeyde olan morbidite ve mortalitesi erken teşhis ve anında redüksiyon ile en az seviyeye indirilebilmektedir. Literatürde takip ettiğimiz, ancak kliniğimizde ilk olarak karşılaştığımız bir puerperal uterin inversiyon olgusu sunulmuştur. HİSTEREKTOMİ SONRASI VAJİNAL EVERSİYON GELİŞEN YEDİ OLGUDA CERRAHİ YAKLAŞIM Özden A., Ünsal M., Etiz S., Bulut S., Ünal O., Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İSTANBUL Vajinal eversiyon histerektomiden sonra% 0,2-43 arasında değişen sıklıkta görülen ciddi bir komplikasyondur. Histerektomi sonrası vajen eversiyonu, destek dokuların zayıf olduğu postmenopozal hastalarda daha sık görülmektedir. Vajinal eversiyonun tedavisi vajinal veya abdominal yoldan gerçekleştirilen cerrahidir. Yapılan cerrahi girişimle, prolabe olan vajen kubbesinin asılması gerekir. Normal vajinal aksın arkaya doğru olmasından dolayı vajinal veya abdominal cerrahi düzeltme normal vajen akışını sağlamalıdır. Yapılan çeşitli operasyonlarla vajen kubbesi uterosakral ligamentlere, presakral fasyaya, sakrospinöz ligamentlere ve karın ön duvarına asılabilmektedir. Kliniğimizde Ocak 1993 Aralık 1995 tarihleri arasında vajinal eversiyon nedeni ile cerrahi uygulanan yedi olguyu, uygulanan cerrahi teknik ve sonuçlar açısından retrospektif olarak değerlendirip literatür eşliğinde tartıştık.

7 22 ZEYNEP KAMİL TIP BOLTENi JİNEKOLOJİ.OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI : 2, HAZİRAN 1!'96 EKTOPİK GEBELİK VAKALARINDA CERRAHİ YAKLAŞIM Etiz S., Özden A., Cengizoğlu B., Çakmak E., Bulut S., Ünal O. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İSTANBUL Son on yılda ektopik gebelik insidansı giderek artmıştır ve halen maternal mortalitenin % lo'undan sorumludur. Pelvik inflamatuar hastalık sıklığında artış, rahim içi araçlar, tubal mikrocerrahi, ovulasyon indüksiyonu ve son yıllarda IVF teknikleri ~ktopik gebelik insidansındaki artışta rol oynamıştır. Ektopik gebelik olguları cerrahi ve medikal yöntemlerle tedavi edilebilir. Ektopik tubal gebelikte gebelik ürününün ve tubanın cerrahi olarak çıkarılması yaygın olarak kullanılır. Aiıcak son yıllarda ultrasonografi ve laparoskopideki gelişmeler sayesinde erken tanı olanakları artmıştır. Bu nedenle de konservatif cerrahi uygulanmaya başlanmıştır. Kliniğimizde Ocak 1994-Aralık döneminde ektopik gebelik tanısı alan ve tedavi edilen 45 olguyu tanı ve tedavi yöntemleri açısından retrospektif olarak değerlendirilip literatür eşliğinde tartıştık.. BİR OLGU NEDENİ İLE TERM GEBELİKTE UTERUS TORSİYONU Özden A., Etiz S., Ünsal M., Osmanağaoğlu Z., Bulut S., Ünal O. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İSTANBUL Utenıs torsiyonu oldukça nadir görülen bir durumdur ve tanısı ancak laparotomi ile konulmaktadır. Intrauterin gebelikte, terme ulaşan ektopik gebelikte, Uterin anomali bulunan gebelerde, gebelik dışında da adneksiel kitleler ve büyük myomlarla ilişkili çeşitli derecelerde utenıs torsiyonu bildirilmiştir. Kliniğimizde plasenta previa totalis nedeni ile acil sezaryen seksiyo yaptığımız bir olguda 180 uterus torsiyonu7tespit ettik. Olguyu oldukça nadir görülmesi nedeniyle literatür eşliğinde tartıştık.

8 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK-PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN ANATOMİK STRES İNKONTİNANSI OLAN HASTALARDA UYGULANAN CERRAHİ ANTİ-İNKONTİNANS TEDAVİLERİ VE KEGEL EGZERSİZİNİN SONUÇLARI Yalçın Ö.T., Özalp S., Hassa H., Yıldırım A., Tekin B., Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD, ESKİŞEHİR Jinekoloji polikliniğine sosyal ya da hijyenik sorun haline gelen üriner inkontinans yakınmasıyla başvuran, üriner enfeksiyonu olmayan ve hasta muayenesi, ürojinekolojik testler, perineal ultrasonografi ve sistonıetri ile değerlendirilen 150 hastanın 65'inde (% 43.3) sadece anatomik stres inkontinans (ASI) belirlendi. ASI'ı olan ve cen-ahi tedaviyi kabul eden 34 (% 52.3) hastadan 14'üne (% 41.2) modifiye Pereyra, 12'sine (% 35.3) Burch, 6'sına (% 17.6) Kelly Kennedy paraüretral plikasyon, l'ine (% 2.6) Marshall Marchetti Kranz ve l'ine (% 2.6) abdominal histerektomi ve proksimal vagen ön duvarından üçgen lambdo çıkarılması operasyonları yapıldı. Cerrahi tedaviyi kabul etmeyen 31 (% 47.7) hastaya ise Kegel egzersizi önerildi. Cerrahi tedavi uygulanan hastaların postoperatif ortalama 4.35 aylık takiplerinde % 79.4 tam başarı,% 5.9 kısmi başarı oranı belirlenirken Kegel egzersizi uygulananların ortalama 3.87 aylık takipleri sonunda tam başarı oranı % 6.5 (hafif derecede ASI'ı olan dört vakadan ikisinde) ve kısmi başarı oranı % 29. O olarak bulundu. Bu verilere göre konservatif tedavi yöntemlerinden Kegel egzersizlerinin sadece hafif ASI'ı olanlara uygulanabileceği, orta ya da şiddetli ASI'ı olanlara ise cerrahi inkontinans tedavilerinin önerilmesi gerektiği sonucuna varıldı. ANATOMİK STRES İNKONTİNANS İÇİN 24 HA$TADA UYGULANAN BURCH OPERASYONUNUN SONUÇLARI Yalçın Ö.T., Özalp S., Hassa H., Yıldırım A., Şener T. Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD, ESKİŞEHİR İki basamaklı ürojinekolojik hasta değerlendirme protokolü ile 16'sında (% 66. 7) şiddetli 8'inde (% 33.3) orta derecede anatomik stres inkontinans saptanan toplam 24 hastaya Burch operasyonu yapıldı. Operasyon öncesi eş zamanlı saptanan detrusör instabilitesi için uygulanan tedavilere 8 hastanın 5'inde tam 3'ünde kısmi yanıt alındı. Üriner inkontinanstan başka bulgusu olamayan 6 hastaya sadece Burch Operasyonu yapılırken, eş zamanlı başka pelvik patolojiler nedeniyle 6 hastaya total abdominal histerektomi, bilateral salpingo-ooferoktomi ve kuldoplasti, 7 hastaya total abdominal histerektomi ve bilateral salpingo-ooferoktomi, l'er hastaya ise kistektomi ve tüp ligasyonu, abdominal sakral kolpopeksi, servikal amputasyon ve arka onarım, bilateral salpingo-ooferoktomi ve 1 hastaya da laparoskopi uygulandı. Yapılan takiplerde postoperatif 1. haftasını tamamlayan 24, 6. haftasını tamamlayan 15,6. ayını tamamlayan 9 ve 1. yılını tamamlayan 4 hastanın hiçbirinin üriner inkontinans yakınmasının olmadığı, stres ve ped testlerinin negatif olduğu belirlendi. Komplikasyon olarak hastaların l'inde cilt kesisinde enfeksiyon, 1 'inde cilt kesisinde enfeksiyon ve retropubik hematom, 1 'inde üriner enfeksiyon ve orta derecede detrusör instabilitesi gözlenirken l'inde ise detrusör disfonksiyonu nedeniyle üriner sonda postoperatif 12. günde çekilebildi. Bu verilere göre anatomik stres inkontinans ile beraber pelvik relaksasyonu olmayan ya da eş zamanlı abdominal cerrahi girişim gerektiren diğer pelvik patolojileri olan hastalarda uygun teknikle yapılan Burch operasyonunun etkin ve güvenli bir cerrahi antiinkontinans yöntemi olduğu sonucuna varıldı.

9 24 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ-OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN 1996 PREMENAPOZAL VE POSTMENAPOZAL DÖNEMDE BELİRLENEN ÜRİNER İN.KONTİNANS TİPLERİNİN DAÖILIMI Yalçın Ö.T., Hassa H., Özalp S., Yıldırım A., Tekin B. Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD, ESKİŞEHİR Jinekoloji kliniğine üriner inkontinans yakınması ile başvuran 168 hasta ilk basamakta idrar tetkiki, idrar kültürü, idrar günlüğü ve hasta soru formu, ikinci basamakta ise fizik muayene, genitoüriner sistem ve nörolojik tarama muayenesi, ürojinekolojik testler, perineal ultrasonografi ve sistometri ile değerlendirildi. Premenapozal dönemdeki 96 hastanın 86'sında (% 89,6), postmenapozal dönemdeki 72 hastanın ise 64'ünde (% 88,9) inkontinansın sosyal ya da hijyenik bir sorun haline geldiği belirlendi. Belirgin inkontinansı olan premenapozal dönemdeki 86 hastanın 45'inde (% 52,3) anatomik stres inkontinans (ASI), lo'unda (% 11,6) detrüsör instabilitesi (Dl), 24'ünde (% 27,9) miks tip inkontinans (MI), 2'sinde (% 2,3) üriner fistül, l'inde (% 1,2) duyusal urgency saptanırken, 4'ünde (% 4, 7) inkontinansı açıklayacak anormal bulgu gözlenemedi. Postmenopozal dönemdeki 64 hastanın ise 20'inde (% 31,3) ASI, 14'ünde (% 21,9) DI, 22'sinde (% 34,4) MI, 3'ünde (% 4.7) duyusal urgency, 2'sinde (% 3,1) detrüsör hiperrefleksisi, l'inde (% 1,6) taşma inkontinansı belirlenirken, 2'inde (% 3,1) anormal bulguya rastlanmadı. Her ne kadar gruplar arasında istatistiksel anlamlı bir fark bulunamasa da premenopozal dönemde hastalarda ASI, postmenapozal dönemdekilerde ise, Dl, MI, detrusör hiperrefleksisi ve duyusal urgency daha sık gözlendi. Bu bulgularla postmenopozal dönemde üriner inkontinans gelişiminde daha çok dolum fazı mesane fonksiyon bozukluklarının, premenopozal dönemde iseüretral sfinkterik yetmezliğin rol oynadığı düşünüldü. DESTEKLEYİCİ HEMŞİRELİK YAKLAŞIMININ, HİSTEREKTOMİLİ KADINLARIN BEDEN İMAJI VE BENLİK SAYGISINA ETKİSİ Cimete G., Gençalp, NS., Marmara Üniversitesi, Hemşirelik Yüksekokulu Bu deneysel araştırma, destekleyici hemşirelik yaklaşımının, histerektomi uygulanan kadınların beden imajı ve benlik saygılarına etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Deney grubu hastalara, kendilerini değerli hissetmelerini sağlayıcı yaklaşım uygulanmış, yakınlarına da bu yaklaşım öğretilmiştir. Veriler; Tanıtıcı Bilgi Formu, Cooper Smith Benlik Saygısı Ölçeği ve Beden Bölge ve Fonksiyonlarından Hoşnutluk Formu ile toplanmıştır. Bulgular: Deney grubu hastaların ameliyattan 10 hafta sonraki beden imajı ve benlik saygısı puanlarının, ameliyat öncesi döneme göre yükselme gösterdiği ve kontrol grubunun puanları ile aradaki farkın önemli olduğu saptanmıştır. Bu bulgular ışığında, destekleyici bakımın, histerektomiye uyumu kolaylaştırdığı sonucuna varılmıştır.

10 ZEYNEP KAMIL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN KRONİK VAJİNAL KANDİDİYAZİSLİ HASTALARDA FLUKONAZOL'UN POLİMORF NÜVELİ LÖKOSİT FONKSİYONLARINA (KEMOTAKSİ, FAGOSİTOZ, KANDİDİSİT ETKİ) ETKİSİ Soyoğul G.Ü*, Çevikbaş A*, Yıldırım A.**, Derici K*, Daşdelen N*, İmamoğlu Ç.* Johansson CB*** * Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Haydarpaşa, lstanbul ** Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, İSTANBUL *** Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Bu çalışmada yaş ortalaması 28 olan kronik vajinal kandidiyazisli 7 hastada tek doz flukonazol (serumda 4 µglml konsantrasyona erişen 150 mgloral) ile tedaviden önce ve tedaviden 14 gün sonra hastaların polimorf nüveli lökosit (PNL) fonksiyonları, (Kemotaksi, fagositoz, kandidisit etki) in vitro araştırılmıştır. Hastaların PNL'leri (1x107 hücre/ml) EDTA'lı venöz kandan (20 ml) Ficoll-hypaqµe gradient santrifüj yöntemi ile ayrılmış, tripan mavisi boyama yöntemi ile canlılık % 98 olarak tespit edilmiştir. Hastaların tedavi öncesi ve sonrası PNL fonksiyonlarında istatistik bakımdan anlamlı bir fark görülmemiştir. (p>0.05). Flukonazol'un serumda 8-16 µglml'ye erişen mg oral tedavi dozu kandidisit etkiyi istatistik bakımdan anlamlı bir şekilde arttırmıştır (p<0.01, p<0.005). Kemotaksi ve fagositik aktiviteyi ise etkilememiştir. Flukonazol (150mgloral) ile tek doz tedaviden 14 gün sonra kültürlerde Candida albicans saptanamamış, hastaların tamamen iyileştiği görülmüştür. Sonuç olarak; flukonazol kronik vajinal kandidiyazis olgularıda tedavide olumlu sonuç vermiş ve PNL fonksiyonlarını olumsuz yönde etkilememiştir. Yüksek doz flukonazol'un ( mg) in vitro koşullarda aynı hastaların PNL fonksiyonlarını bozmadığı ve kandidisit etkiyi olumlu bir şekil de arttırdığı görülmüştür. Bu nedenle inatçı vajinal kandidiyaziste yüksek doz flukonazol'un ( mgloral, tek doz) PNL'lerin hücre içi ölüm aktivitesini arttırması ve tedavi süresini kısaltması açısından daha olumlu sonuç verebileceği düşüncesindeyiz. ENFEKSİYÖZ VAGİNİTİS TEDAVİSİNDE DUAL ETKİLİ YENİ BİR SEÇENEK Ergun B., Büyükören A., Akhan S., Kırkoyun H, Büget E. İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Vaginal akıntı şikayeti jinekoloji polikliniklerinde sık karşılaşılan durumdur. Ülkemizdeki yetersiz laboratuar olanakları ve karışık vaginal enfeksiyonların varlığı jinekologları etkene spesifik olmayan bir antibioterapiye yöneltmektir. Bu durum birden fazla iliç kullanımını gündeme getirmekte, hem ekonomik yönden hem de kullanım kolaylığı açısından hastayı zor durumda bırakmaktadır. Biz bu çalışmamızda 100 olgu üzerinde, 500 mg metronidazol ve 100 mg. mikonazol sodium kombinasyonundan oluşan, vaginal ovul şeklinde uygulanan ve en sık görülen enf eksiyöz vaginit etkenlerine karşı etkili bir preparatin klinik başarısını araştırmayı amaçladık. Tedavi bitiminde 84 olguda "İyileşme"(% 84), 11 olguda "düzelme"(% 11) saptandı. 5 olgunun vaginal değerlendirmesinin aynı olduğu (% 5) görüldü.

11 26 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ-OBSTETRIK-PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI; 2, HAZİRAN 1996 ÜÇLÜ TARAMA TESTİ: GEREKLİ Mİ? Koçoğlu A., Tekşen A., Oltulu L, Karadeniz M., Özakın E., Coşkun A., Şentürk M. (*) SSK Göztepe Eğitim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Perinatoloji Bölümü, İstanbul (*) Hippokrat Laboratuvarı, İstanbul Bu retrospektif çalır~mada Türk hekimleri arasında hala bir tartışma halinde ve tam oturmamış olan üçlü tarama testi irdelendi. Çalışmaya Kliniğimiz Perinatoloji Bölümüne tarihleri arasında kötü obstetrik öykü ve ileri maternal yaş nedeniyle üçlü tarama testi yapılan 123 olgu dahil edildi. Bunlar arasında 1/270'den riskli bulunan 21 gebeye amniosentez uygulandı, amniosentez uygulananlardan iki tanesinde Down ve bir tanesinde Klinefelter sendromu saptandı. Bulgular literatür ışığı altında ve ülkemiz koşulları gözönüne alınarak tartışıldı. KOROİD PLEXUS KİSTİ İLE TRİZOMİ 18 ARASINDAKİ BAÖINTI Koçoğlu A., Tekşen A., Özer S., Oltulu I., Mega E., Özakın E., Ceylan M. SSK Göztepe Eğitim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Perinatoloji Bölümü, İstanbul Eylül 1995 ve Nisan 1996 tarihleri arasında perinatoloji bölümümüze başvuran haftalar arasında 850 gebede 2 Koroid Plexus Kisti tesbit edildi. Bu hastalar perinatoloji kliniğine miad tayini, kötü obstetrik öykü, üçlü tarama testinde risk, ileri anne yaşı ve IUGG şüphesiyle refere edilen hastalardı. Olgular ek fetal anomali olup olmadığının saptanması için ultrasonografık olarak detaylı bir şekilde incelendi. Bu olgular ek anomali olsun olmasınt gebeye ve eşine Koroid Plexus Kistleri ve kromozom anomalileri arasındaki ilişki anlatılarak invazif girişim için teklifte bulunuldu. Koroid Plexus Kistleri ile Trizomi 18 arasında ilişki oludğuna dair yayınlar olmakla birlikte tüm olgulara kromozom analizi yapılıp yapılmaması tartışılmaktadır. Aileye gerekli bilgiler verilerek, invazif girişim riskleri anlatılarak verilecek karara aile ortak edilmelidir. Bugünkü yaklaşım çoğunlukla ultrasonografik olarak ek patoloji saptanmadıkça invazif girişim yapmamaktır.

12 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN FETAL AKCİÖER MATÜRASYONUNUN DEÖERLENDİRİLMESİNDE, AMNİOTİK SIVIDA LAMELLER CİSİM SAYIMININ ÖNEMİ Güzin K., Yılmaz A., Koçoğlu A., Sözeri N., Ceylan M., Süer N. SSK Göztepe Eğitim Hastanesi IV. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, İstanbul Çalışmamız Ocak-Haziran 1995 tarihleri arasında kliniğimize başvuran 31 hasta üzerinde yapılmıştır. Olgularımızın tümü gebelik komplikasyonları nedeniyle hospitalize edilmiş, fetal matürite tayini gereken hastalardı. Tüm gebelere amniosentez yapıldıktan sonra sıvı örnekleri!ameller cisim sayımı (LCS), TDxFLM (sürfaktan/albümin) ve L/S oranı tayini için laboratuvara gönderildi. LCS sayısı 1 ml' olarak kullanılan yukarıdaki iki testle karşılaştırıldığında LCS ile TDxFLM testi arasında% 100 sensitivite, % 100 spesifısite; L/S ile karşılaştırıldığında% 100 sensitivite, % 88 spesifısite ve % 89 tanısal etkinlik olduğu saptandı. Lameller cisimler 2-20 fl boyutlarındadır ve sayımları günümüzde hemogram analizi için bir çok hastanede bulunan coulter counter cihazı ile yapılabilir, cihazın tekrar ayarlanmasına gerek yoktur. Bu nedenle pratik, ucuz, teknik ekip ve zaman gerektirmeyen, günün 24 saati bakılabilmesi gibi üstünlüklere sahip olan LCS'nin fetal pulmoner matürite tayininde başlangıç olarak TDxFLM (sürfaktan/albümin) ve L/S oranı testlerinin yerine kullanılabileceği kanısındayız. PRETERM YENİDOÖANLARDA UMBİLİKAL ARTER ASİT-BAZ DENGESİ Coşkun A., Koçoğlu A., Ceylan M., Mega E., Yaycı E., Kanadıkırık F. SSK Göztepe Eğitim Hastanesi, Kadı,n Hast. ve Doğum Kliniği, İSTANBUL Amaç: Komplike olmayan preterm doğumlar ile term doğumlar karşılaştırıldığında, pretern yenidoğanların Apgar skorlarında sıklıkla bir düşme gözlenmektedir. Bunun yanında literatürde preterm yenidoğanların asit-baz durumu hakkında fazla bilgi olmaması komplikasyonu ve derecesini araştıracak çalışmalar gerektirmektedir. Materyal ve Metod: Çalışmamızda doğumu izleyerek 50 komplike olmayan preterm.ve 50 term yenidoğanın umblikal kord arter kan gazı değerleri için örnekler alınarak 1. ve 5. Dakika Apgar skorları kayıt edildi. Bulgular: Preterm yenidoğanların Apgar skorları term yenidoğanlardan anlamlı olarak düşük çıkarken (P<0.05), arter kangazı değerleri arasında istatistiksel bir fark izlenmedi (P>0.05, ph preterm=7.28, ph term=7.29). Preterm yenidoğanlarını kilolarına göre yapılan gruplar arasında yapılan istatistiksel çalışmada da, arter kangazı değerleri fark göstermedi (P>0.05). Tartışma ve Sonuç: Preterm yenidoğanların prognozunu ve komplike olup olmadığını belirlemek amacı ile umblikal kord arter kan gazı çalışmasının yararlı olacağı kanısındayız.

13 28 ZEYNEP KAMiL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ..OBSTETRİK PEDiATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI ı 2, HAZİRAN 1996 BAT UTERİN HORN MODELİNDE SODİUM CARBOXYMETHYL CELLULOSE VE DISODIUM CROMOGLYCATE'IN POSTOPERATİF ADEzyoN OLUŞUMUNU AZALTICI ETKİLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Vural B., Mercan R., Çorakçı A., Özeren S., Keskin N., Erk A., Yücesoy i. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A. B. Dalı Postoperatif adezyon formasyonu infertilitenin en sık karşımıza çıkan şekillerinden biridir ve adezyonu önlemek amacıyla kullanılan hiçbir maddenin tam olarak etkili olduğu gösterilememiştir. Bu. çalışmada, rat uterin horn modelini kullanarak sodium carboxymethylcellulose (SCMC) ve disodium cromoglycate (DSCG)'ın postoperatif adezyonun önlenmesindeki etkinliklerini değerlendirdik. Çalışmamızı 30 adet dişi Spraguc~Dawley rat'ı üzerinde gerçekleştirdik. Ratların tümüne laparotomi yaptıktan, sonra uterin hornlarına ahrazyon yapılarak travma oluşturuldu ve 10 rat'a 10 ml % 0.9'luk Serum fizyolojik, 10 rat'a % 24lik SCMC ve 10 rat4a ise 10 mi DSCG intraperitoneal olarak uygulandı. İki hafta sonra tekrar laparotomi yaparak adezyon formasyonu ve ayrıca alınan peritoneal biyopsi spesmeninde mast adesyon formasyonu ve ayrıca alınan peritoneal biyopsi spesmeninde mast hücrelerinin granül deşarjı araştırıldı. Ortalama adezyon skoru serum fizyolojik, SCMC ve DSCG grupları için sırasıyla ve 1.5 olarak değerlendirildi. Tüm gruplar arasında anlamlı bir fark tesbit edilmedi. DSCG verilen grupta mast hücresi granül deşarjında diğer gruplara göre belirgin bir azalma gözlenmekteydi. - BENİGN SERVİKAL LEzyONLARIN TEDAVİSİNDE LOOP ELEKTROKOTER KULLANIMI Kesim M., Karlık 1., Tahtacı A., Turgut S., Yalçın A. Şişli Etfal Hastanesi, 3. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, İSTANBUL Loop eksizyonal diyaterminin kronik servisit veya servikal erozyonlarda etkinliğini araştırmayı amaç edindik. V ajinal akıntı veya spotting tarzında kanama şikayeti ile polikliniğimize başvuran ve yapılan smearlerde kronik servisit veya servikal erozyon ön tanısı almış yaş grubunda 30 hasta çalışma kapsamına.alındı. Olguların herbirine kolposkopik muayene sonrası loop elektrokoter ile eksizyonel diatermi uygulandı. Yöntemin tanı koydurucu ve tedavi edici özellikleri değerlendirildi. Postoperatif dönemde yapılan kontrollerinde 28 olguda tam iyileşme, 2 olguda ise kısmi iyileşme saptandı. Loop eksizyonel diyaterminin hızlı, uygulaması kolay, işlem sonrası patolojik tanısı yapılabilen güvenli bir yöntem olduğu ve lokal anestezi altında poliklinik şartlarında uygulanabileceği, hasta tolerans ve başarı oranının yüksek olduğu sonucuna varıldı.

14 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ-OBSTETRİK-PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN JİNEKOLOJİ VE OBSTETRİKTE ANTİBİYOTİK PROFİLAKSİSİNİN ETKİNLİGİNİN ARAŞTIRILMASI Kesim M., Karlık l., Bağcı A., Yalçın A., Vehid S.*, Akalpler O. Şişli Etfal Hastanesi, 3. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, İSTANBUL * İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı, İSTANBUL Antibiyotik profilaksisinin tek amacı belirgin infeksiyon riski taşıyan, cerrahi müdahele geçirmiş hastalarda infeksiyon gelişmesini önlemektir. Uyguladığımız ameliyatlarda antibiyotik profilaksisinin etkinliğini araştırmayı amaçladık. Kontrollü prospektif olarak yaptığımız bu çalışmada toplam 513 sezaryen olgusunun 344'üne profilaksi uygulandı. Kalan 169 olgu profilaksi uygulanmayan kontrol grubu olarak ele alındı. Profilaksi kordon klampe edildikten hemen sonra tek doz olarak yapıldı. Yine toplam 168jinekolojik operasyon uygulanan olgunun 105'i profilaksi grubuna, 63'ü kontrol grubuna dahil edildi. Profilaksi uygulanan olgularda operasyondan 30 dak. önce tek doz antibiyotik yapıldı. Sezaryen uygulanan hastalarda enfeksiyöz morbidite profılaksi grubunda% 7.27, kontrol grubunda% idi (p<0.001). Jinekolojik operasyon olgularında ise enfeksiyöz morbidite sırası ile% 19,05 ve% olarak bulundu (p<0.001). Postoperatif infeksiyon yönünden risk taşıyan hastalarda antibiyotik profilaksisi enf eksiyöz morbiditeyi azaltacaktır. PİPELİ ENDOMETRİAL BİOPSİNİN ENDOMETRİAL POLİP SAPTANMADAKİ DİAGNOSTİK DEGERİ G. Elpek, M. Üner, Ö. Elpek*, M. Şedele*, Ş. Karaveli*, T. Şimşek, 1. Mendilcioğlu, Ç. Çiftçi, Ö. Şarlak. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Patoloji* Anabilim Dalları ANTALYA Endo metriumun benign epitelyal tümörleri olan polipler genellikle küretaj sırasında tesadüfen saptanırlar. Kesin insidansı bilinmese de, sıklıkla leiomyomalar ve endometrial hiperplazilere eşlik ettiklerinden dolayı normal uterin kanamların % l'inden sorumludurlar. Pille, endometrial örneklemede bir seneçektir. Ancak endometrial polip tanısındaki rolü bilinmemektedir. Animal uterin kanama ile başvuran 75 olguyu inceledik. Endometrial Polip tanısı konulan 21 olgunun, 7'sini (% 33) Pipelle ile saptadık. Pipellenin yetersiz materyal saptadığı bu olgu çıkartıldığında sensitivitesi % 8 spesifitesi % 87 olarak bulundu. Sonuç olarak endometrial polipleri Pipelle ile saptamak mümkündür. Ancak klasik D&C daha güvenilir bir yöntemdir.

15 1 30 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ-OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN 1996 EKTOPİK GEBELİÖİN LAPAROSKOPİK SALPİNGOSTOMİ İLE TEDAVİSİNİN DEGERLENDİRİLMESİNDE POST-OP B- HCG DÜZEYLERİNİN ÖNEMİ Atay V., Pabuçcu R., Durun N.K., Ergün A., Küçük T., Tokaç G.,, Yenen Mc.C. GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı - ANKARA (: ı' ı: 1!i Laparoskopik salpingostomi, son zamanlarda gündeme gelen tıbbi tedavi ve hatta ekspektan yaklaşım seçeneklerine rağmen, bugün ektopik gebeliğin tedavisinde gold standart olmaya devam etmektedir. Ancak bu uygulamada postoperatif erken dönemde stabil kalan veya artan B-HCG seviyesi ile karakterize, trofoblastik doku rezistansı riskinin mevcudiyeti sözkonusudur. Çalışmamızın amacı lineer salpingostomi sonrası B-HCG monitörizasyonu ile operasyonun başarısının ve varsa erkenden trofoblastik doku persistansının belirlenebilmesidir. Bu amaçla lineer salpingostomi uygulanan 37 olguda postoperatif B-HCG seviyeleri 1, 3, 5, 7, 10 ve 14'ncü günlerde ölçüldü. 3 olguda (3/37, % 8) persistan B-HCG seviyeleri saptandı. Olgulardan ikisine tek doz Methotrexate ve 1 olguya ekspektan yaklaşım uygulanarak B- HCG düzeylerinin normale inmesi izlendi. Preoperatif B-HCG seviyelerinin trofoblast persistansı için risk faktörü olmadığı görüldü. Postoperatif 3 ncü günden itibaren B-HCG seviyesinin her olguda azaldığı ancak persiste olgularda 3 ncü günden başlayarak özellikle 7 nci günden sonra belirgin olarak yüksekliğinin devamı izlendi. Böylece, lineer salpingostomi sonrası 3 ncü ve 7 nci günlerdeki B-HCG seviyeleri ile persiste trofoblastik doku varlığının belirlenebileceği ve bunların tedavisinin B-HCG seviyelerine ve eğilimlerine göre gerekirse tıbbi tedavi ile yapılmasının uygun olacağı sonucuna varıldı. HİSTEROSKOPİK UTERUS SEPTUS İNsizyoNUNDA PREOPERATİF GnRH ANALOGU TEDAVİSİ Atay V., Pabuçcu R., Durun N.K., Ergün A., Küçük T., Tokaç G., Yenen M.C. GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, ANKARA 'i Histeroskopik septus insizyonu esnasında major güçlükler arasında septusun ve her iki tubal ostiumun vizüalizasyonunun iyi sağlanamaması ve bununla ilişkili olarak işlemin inkomplet yapılması bulunmaktadır. Bu çalışmada histeroskopik septus insizyonu uygulanan 66 uterus septus olgusundan, randomize olarak, 29'una preoperatif olarak 2 ay depo GnRH analoğu verilirken 37'sine GnRH analoğu ile preparasyon yapılmadı. GnRH analoğu verilen 10 olgu ile verilmeyen 21 olguda septus uterin kavitenin 1/3 alt kısmına, GnRH analoğu verilen 12 olgu ile verilmeyen 6 olguda uterin kavitenin ortasına, GnRH analoğu verilen 10 olgu ve verilmeyen 7 olguda ise 1/3 üst kısmına kadar uzanıyordu. Tüm olgulara % 1.5 glisin ortamında myoma rezektoskop cutting knife ile septus insizyonu uygulandı. GnRH verilen ve verilmeyen olgular operasyonun süresi, kullanılan glisin miktarı ile postoperatif HSG ile belirlenen kavi tenin akruat halinin sebat edişi sonuçlarına göre değerlendirildi. Uterin kavitenin orta kısmına ulaşan septus olgularında preoperatif GnRH tedavisinin histeroskopik girişimde avantaj sağlamadığı, ancak komplet ve geniş tabanlı olgularda operasyon süresi ve kullanılan glisin miktarını bir miktar azalttığı görüldü. Böylece, preperatif GnRH analoğu kullanımının erken prolif eratif evrede yapılan histeroskopik insizyon uygulamalarının başarısını belirleyen major faktör olmadığı ancak geniş tabalı ve komplet septus olgularında operatöre daha kısa süreli ve kolay bir işlem yapma olanağı verebileceği sonucuna varıldı.

16 ZEYNEP KAMİL TIP BOL TENİ JİNEKOLOJi-OBSTETRİK PEDİA TRİ KLİNİKLERİ CiLT : 28, SAYI : 2, HAZİRAN SERVİKAL SERKLAJLI HASTALARDA SERVİKS DİLATASYONU VE UZUNLUGUNUN PROGNOZA ETKİLERİ: RETROSPEKTİF ANALİZ Tansu Küçük, Vedat Atay, N. Kemal Duru, Ali Ergün, A. Rüştü, Ergür, Recai Pabuçcu GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, ANKARA tarihleri arasında GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda servikal yetmezlik tanısı konarak servikal serklaj sütürü konan ve vajinal doğum yapan 302 gebelik retrospektif olarak incelendi. Olguların tümüne işlem öncesi ultrasonografi yapılarak servikal uzunluk ve açıklık ölçülmüştü. Servikal yetmezlik kriteri olarak 6 cm Hegar bujisinin eksternal ostan rahat geçişi, kabul edildi. Bu bulgulara göre, olgular üç alt gruba ayrıldı: Sadece serviksin dilate olduğu grup 1 (n=l 77), sadece serviksin 20 mm' den kışa olduğu grup II (n-102) ve hem servisin dilate hem de uzunluğunun 20 mm' den kısa olduğu grup 111 (n=23). Tüm olgulara Mersilene tape ile (Ethicon, Edinburgh UK) kısa süreli genel anestezi altında McDonald sütürü kondu. Tümü nci iestasyonel haftalar arasında olan olgulara herhangi bir medikasyon yapılmadı ve işlem sırasında komplikasyon görülmedi. Antenatal takipleri yüksek riskli gebelik polikliniğinde yapılan hastaların seyri ve saptanan sonuçların gruplara göre analizi istatistiksel olarak incelenmiştir. Serviksin hem kısa hem de dilate olduğu grup III olgularda daha fazla komplikasyon olduğu ve gebeliğin daha erken sonlandığı saptandı. ANORMAL UTERİN KANAMALARDA PİPELLE ENDOMETRİAL BİOPSİ VE KLASİK KÜRETAJIN PROSPEKTİF KARŞILAŞTIRILMASI G. Elpek, M. Üner, Ö. Elpek*, M. Şedele*, Ş. Karaveli*, Z. Akıncı, T. Şimşek, C. Sönmez. Akdeniz Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Patoloji* Anabilim Dalları Uterin küretajın temel amacı, anormal uterin kanama nedeniyle başvuran olgularda histolojik tanıya varabilecek yeterli endometrial dokturun alınmasıdır. Klasik küretaj (D&C) tanıyı koymak için gold standard olarak kabul edilse de, son zamanlarda endometrial örnekleme için basit aletler geliştirilmiştir. Pipelle, endometrial patolojileri saptamada yüksek sensitivitesi ve spesifitesi olduğu kabul edilen basit bir biopsi aletidir. Bu çalışmada, Pipelle'in endometrial patolojileri saptamadaki güvenilirliğini değerlendirmek için pospektif olarak D&C ile karşılaştırdık. Çalışmaya dahil ettiğimiz 75 olgudan 27'sinde (% 36), Pipelle ve D&C'nin uyumsuz olduğunu saptadık. 19 olguda (% 25.3) sadece D&C patoloji saptayabildi. Tanı için yetersiz materyali olan olguları çıkarttığımızda, 42 olguda(% 56) histolojik bulgular aynıydı. (Sensitivite % 50, spesifite % 81). Sonuç olarak Pipelle, endometrial histolojik çalışma için kullanılabilir ancak en iyisi Pipelle'i tarama testi gibi kullanmak ve şüpheli olgularda tanıyı onaylamak için D&C yapmaktır.

17 82 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK PEDiATRİ KLİNİKLERİ CİLT ı 28, SAYI : 2, HAZİRAN 1996 İYATROJENİK ÜROGENİTAL FİSTÜLLER Kuyumcuoğlu U., Özgül A., Örskıran G., Tarhan F., Ersev D., Erbay E. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği, ISTANBUL Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde ve özel bazı sağlık kurumlarında, Mayıs cak 1996 yılları arasında ürogenital fistül nedeniyle tedavi edilen 29 kadın olgu retrospektif olarak değerlendirildi. Fistüller, 18 olguda abdominal histerektomi, 8 olguda uzamış doğum eylemi, 3 olguda da sezaryen operasyonu nedeni ile meydana gelmiş olup olguların yaş ortalaması 45.9 (33 60) idi. Onyedi olguda veziko vajinal, 6 olguda üretero vezikal, 4 olguda veziko uterin, 2 olgu da ise kompleks fistül şeklinde olan fistüllere özelliklerine göre değişik tedavi yöntemleri uygulandı. Dört ile 60 ay arasında takip edilen olgularda başarı oranı % 96 olarak bulundu. İKİ FARKLI EPizyoTOMİ SÜTUR MATERYALİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: KROMİK KATGÜT/ POLYGLACTIN 910 Hüsnü Görgen, Kenan Sofuoğlu, Sadiye Eren, Bingül Arı Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Nisan-Mayıs 1996 döneminde Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Doğumhanesinde sağ mediolateral epizyotomi ile spontan vaginal doğum yaptırılan olgular çalışma kapsamına alındı. Olguların 39'u kromik katgüt (No: 0) (Grup 1), 34'ü polyglactin 910 (No: 0) (Grup Il) ile epizyo tomileri sütüre edildi. Grup I olgularının ortalama yaşı 23. 7, gravidası 1. 79, paritesi 1.56, gestasyonel yaşı 39.13, bebek ağırlığı gr, postpartum yatış süresi 1.1 gün idi. Bu değerler grup II olguları için sırasıyla 22.6; 1.38; 1.24; 38.55; ve 1.06 idi. Bu değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Postpartum dönemde olgular ağrı yönünden incelendiğinde Grup I'de 20 (% 51.3) olguda, grup II'de ise 6 (% 17.6) olguda ağrı şikayeti saptandı. Grup I olgularının 13'ü (% 33.3), grup il olgularının 2'si (% 5.8) analjezik kullanımı gerekti. Polyglactin 910 ile epizyotimi onarımı yapılan olguların kromik katgüt olgularına göre daha az ağrı olduğu ve analjezi gereksiniminin daha az olduğu saptandı. 'ı lı ıı lı. 1

18 ZEYNEP KAMiL TIP BÜLTENi JINEKOLOJl OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN SEZARYEN SONRASI VAGİNAL DOGUM Umur Kuyumcuoğlu, Hüsnh Görgen, Kenan Sofuoğlu, Kırhan Gençosmanoğlu, Ayşe İnmez Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Obstetri pratiğinde en çok uygulanan operasyonlar içinde yer alan sezaryen operasyonu insidansı giderek artmak.tadır lerde % 5.5 olan sezaryen oranı günümüzde% 25 civarındadır. bu artışa nedenlerinden önemli birisi eski sezaryen olgularının elektif olarak sezaryen endikasyonu ile opere edilmeleridir. Son yıllarda sezaryen oranlarının azaltılması amacı ile eski sezaryenli olguların vagina! olarak komplikasyonsuz doğurtulduğu bildirilmiştir. Aralık 1995-Mayıs 1996 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Doğum acil polikliniğine doğum eylemi başlamış ve eski sezaryen olan l l 7 olgu yatırıldı. Olguların 106'sı (% 90.6) sezaryen ile, ll'i (% 9.4) vaginal yoldan doğum yaptırıldı sezaryen ile doğum yapan olguların ortalama yaşı 27.5, gravidası 2.88 ve sezaryen operasyonu ile bu doğumları arasında geçen ortalama süre 3.94 yıl idi. Bu değerler vaginal yoldan doğum yapan olgularda sırasıyla 29.8, 3.45 ve 4.27 yıl idi. Bu değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sezaryenle doğum yapan olguların ortalama paritesi 1.47, gestasyonel yaş 38.81, bebeğin ağırlığı 3379 gr. ve postpartum hospitalizasyon süresi 5.55 gün idi. bu değerler vagina! yoldan doğum yapan olgularda sırasıyla 2.27, 34.27, 2606 gr. ve 1.82 gün idi. Bu değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Sezaryen ile doğum yapan olguların 4'ünde istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı. Sezaryen ile doğum yapan olguların 4'ünde komplikasyon (2 yara enfeksiyonu, 1 histerektomi, 1 Bumm küretaj) görüldü. Vaginal doğum yapan olguların l'inde 2" perine laserasyonu görüldü. Sonuç olarak vaginal doğum yaptırılan olgluarın pariteleri daha yüksek, gestasyonel yaşları ve bebek ağırlıkları daha az olduğu görüldü. Olguların hiçbirisinde rüptür görülmedi. TRANSVAGİNAL ULTRASONOGRAFİ İLE ERKEN PRENATAL EKSENSEFALİTANISI Bingül Arı, Zeki Şahinoğlu, Mehmet Uludoğan Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Eksensefali, yassı kranial kemiklerin anormal gelişimi ve sonucunda fetal serebral dokuların malformasyonu ile karakterize olup nadir görülen santral sinir sistemi malformasyonlarındandır. Literatürde 2. trimestrde eksensefali tanısı almış bir olgu bildirilmiştir. Eksensefali ayırıcı tanısında hipofosfatasia, osteogenesis imperfecta, anensefali, meningomyelosel akla gelmelidir. Eksensefali letal bir anomali olduğundan kesin tanısı doğru konulmalı ve gebelik haftası gözönünde bulundurularak gebelik terminasyonuna gidilmelidir. Kliniğimizde gebelik haftalarında transvaginal sonografi ile eksensefali tanısı almış 7 olgu literatür gözden geçirilerek sunuldu. Olgulardan biri 12. gebelik haftasında tanı almış olup literatür araştırması sonucunda en erken tanı konulan eksensefali olarak değerlendirilmiştir. Tüm olgularda klinik etik kurulu kararı ile gebelik terminasyonuna gidilmiştir.

19 34 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ-OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT ı 28, SAYI : 2, HAZİRAN 1996 LAPAROSKOPİK,OLARAK TEDAVİ EDİLEN OVARYAN GEBELİK: OLGU SUNUMU Umur Kuyumcuoğlu, Mehmet Uludoğan, Tansel Çetinkaya, M. Nuri Delikara, Ferda Özkan Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi doğumda bir görülen primer ovaryan ektopik gebelik insidansı son yıllarda 3600 doğumda bir olarak bildirilmekte ve tüm dış gebeliklerin % 0,5-3,3'ünü kapsamaktadır. Preoperatif dönemde kesin ovaryan gebelik tanısı koymak oldukça zordur. Ovaryan gebeliğin tedavisi ovaryan wedge rezeksiyon, lokal ve sistemik metotrexate tedavisi ile mümkündür. Kliniğimizde transvaginal ultrasonografı ile intakt ektopik gebelik olduğu saptanan 28 yaşındaki hastaya laparoskopi uygulandı. Laparoskopik incelemede her iki tubanın intakt olduğu, her iki lig. ovari propriumun normal yapıda olduğu ve sağ overde yerleşmiş 2-3 cm,lik intakt ektopik gebelik şüpheli kitle tespit edildi, sağ overe bu bölgeyi içine alacak şekilde wedge rezeksiyon uygulandı. Patolojik anatomik. tanı ovaryan gebelik olarak doğrulandı. Postop dönemde seri seri BHCG ölçümleri ile takip edilen hastada komplikasyon görülmedi. ASSESMENT OF POSTERIOR URETHROVESICAL ANGLE in STRESS INCONTINANT WOMAN BY USING PERINEAL ULTRASONOGRAPHY Şener T., Tekin B., Özalp S., Hassa H., Zeytinoğlu S. Osmangazi University Medical Faculty Obstetrics and Gynecology Department - ESKİŞEHİR Objective: To assess the value of measurement of the posterior urethrovesical angle in stress Incontinant women and its difference by surgery. Patlents and methods: The posterior urethrovesical angle was measured by using perineal ultrasound in 35 stress incontinant and 42 continant women during the review period from 1992 to Fourteen women were treated by modified Burch colposuspension, 10 by Marshall Marchetti Krantz procedure and 11 by anterior colporaphy with Kelly plication. Twenty-two patients were treated by coincidental histerectomy. Results: DuringValsalva manosuvre a significant increase ofthe posterior urethrovesical angle was found by perineal ultrasound in both stress incontinant and continant women (p<0.001). The value of the posterior urethrovesical angle at rest showed no significant difference between these two groups, but during the Valsalva manceuvre it was measured significantly greater in stress incontinant women (p<0,001). This angle was greater than 35" in 8 patients in the control group. The posterior urethrovesical angle was significantly narrower following both the Burch colposuspension (resting (p<0.05; straining p<0.001) and the MarshaH Marchetti Krantz procedure (resting (p<0.001; straining p<0.001). Conclusion: Genuine stress incontinence can be associated with a greater increase of the posterior urethrovesical angle in stress incontinant women during the Valsalva manoeuvre. Its measurement by using perineal ultrasound can be employed in conjunction with other, weil established diagnostic modalities.

20 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENi JİNEKOLOJl-OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNiKLERİ CİLT ı 28, SAYI ı 2, HAZiRAN POSTMENOPOZAL KANAMALI KADINLARDA HiSTOPATOLOJİK BULGULARIN RETROSPEKTİF ANALİZİ Baş H., Kara R., Oğuz E., Sivaslıoğlu A., Özfuttu A., Haberal A. SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi Postmenopozal kadında uterin kanama, endometrial karsinoma yönünden değerlendirilmelidir. Endometrial örnekleme ile aksi ispat edilinceye kadar kanama nedeni endometrial karsinoma olarak kabul edilmelidir. Postmenopozal kadında uterin kanamaların yaklaşık % 20 nedeni endometrial karsinomadır. Çalışma, 1 Ocak Aralık 1996 tarihleri arasında 2 yıllık dönemde SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi, jinekoloji. ve menopoz polikliniklerine başvuran 235 postmenopozal uterin kanamalı olgulara uygulanan fraksiyone küretaj histopatolojik bulguları retrospektif olarak değerlendirildi. SERVİKAL POLİP OLGULARINDA D&C HİSTOPATOLOJİK BULGULARININ RETROSPEKTİF ANALİZİ Baş H., Oğuz E., Kara R., Sivaslıoğlu A., Özfuttu A., Haberal A. SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi Servikal polipler; glandüler epitelin fokal hiperplazi sonucu geliştiği kabul edilen, erişkin kadınlarda % 2-5 oranında rastlanan benign lezyonlardır. Çalışma; 1 Ocak Aralık 1996 tarihleri arasında 2 yıllık dönemde SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi, Jinekoloji polikliniklerine herhangi bir yakınma ile başvuran veya rutin pelvik muayene sırasında rastlanan servikal polipli hastalarda, polip ekstirpasyonu ile birlikte dilatasyon ve küretaj (D&C) uygulanan 163 olgunun histopatolojik bulguları retrospektif olarak değerlendirildi ve literatür gözden geçirildi.

21 1 36 ZEYNEP KAMİL TIP BÜLTENİ JİNEKOLOJİ OBSTETRİK PEDİATRİ KLİNİKLERİ CİLT: 28, SAYI: 2, HAZİRAN 1996 SEZARYEN OPERASYONUNDA ANTİBİYOTİK PROFİi.AKSİSİNİN İNFEKSİYÖZ MORBİDİTE ÜZERİNE ETKİSİ Eren S., Arı B., Sofuoğlu K., Yakut Y., Son yıllarda - sezaryen operasyonu önemli bir artış göstermiştir. Yara infeksiyonu, endometrit ve üriner sistem infeksiyonu sezaryen sonrası en sık morbidite nedenleridir. Risk faktörleri arttıkça infeksiyon insidansı % 85'lere ulaşabilmektedir. Bu nedenle infeksiyöz morbiditeyi önlemek için profılaktik antibiyotik kullanımını destekleyen birçok çalışma bildirilmiştir. Hastanemizde muhtelif endikasyonlarla sezaryen operasyonu uygulanmış olgularda I.V. ampicillint+sulbaktam'ın ve sefazolin-sodyum'un infeksiyöz morbidite üzerindeki etkisini kıyaslamak için prospektif yapılan çalışmada bir grup hastaya tek doz 2 gr ampicillin+sulbaktam umbilikal kord klempe edildikten sonra, diğer grup hastaya sefazolin sodyum kord klempe edildikten sonra 2gr, sonra postop 6. ve 12. saatte 1 gr I.V. yoldan uygulandı. Birçok çalışmada sezaryen operasyonunda profılaktik antibiyotiğin gerekliliği kanıtlandığı için plasebo grup oluşturulmadı. Postop dönemde hastalar, ateş, uterin hassasiyet, kötü kokulu loşi, üriner infeksiyon, insizyon yerinde ödem, hiperemi, endurasyon ve akıntı ile hospitalizasyon süresi açısından izlendi... Sonuç olarak her iki antibiyotik infeksiyöz morbiditeyi önlemede oldukça etkili bulundu. Gruplar birbiriyle istatistiki açıdan kıyaslandığında aralarında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). LAPAROSKOPİK İNTRAOPERATİF MESANE KOMPLİKASYONLARI (OLGU SUNUMU) Tanrıverdi H.A., Meydanlı M.M., Akkök E. SSK Ankara Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim Hastanesi, Etlik, ANKARA Günümüzde yaygın kullanımı bulunan laparoskopik cerrahinin hastaya ve sağlık kuruluşlarına getirdiği birçok yararın olduğu bir gerçektir. Bunun yanında önemli cerrahi komplikasyonlar da oluşabilmektedir. Mesane komplikasyonları özellikle girişimsel (operatif) laparoskopide gelişmekte ve girişimlerin% 1-2'sinde ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, diagnostik laparoskopi sırasında mesane perforasyonu gelişen bir olgu nedeniyle; laparoskopik girişimler sırasında gelişebilecek mesane komplikasyonları incelenmiş, bu türden komplikasyonların tedavisi ve insidansını azaltmak için önlemler tartışılmıştır. u

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 1. GÜN 08.15-09.00 Pratik Ders Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinin Tanıtılması 09.15-10.00 Teorik Ders Jinekolojik Anamnez M. ÇOLAKOĞLU 10.15-11.00 Teorik Ders Jinekolojik

Detaylı

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce

Olgu EKTOPİK GEBELİK. Soru 1. Tanım. Soru 3. Soru 2. 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Olgu EKTOPİK GEBELİK Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD Nisan 2010 23 yaşında bayan hasta pelvik ağrı yakınmasıyla geliyor. 5 gündür ağrısı var, SAT 1,5 ay önce Gebelik olabilir, vajinal spotting kanama

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

3 EYLÜL 2014 ÇARŞAMBA

3 EYLÜL 2014 ÇARŞAMBA İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJI D GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.2014 10.10.2014) 1 EYLÜL 2014 PAZARTESİ 09.30-10.20

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik)

4. S I N I F - 2. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik) Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 0 2 Ş U B A T 2 0 1 5 1 0 N İ S A N 2 0 1 5 ) Dekan : Prof. Dr. Enr İHTİYAR Dekan Yardımcısı (Eğitimden Sorumlu) : Prof.

Detaylı

2 EYLÜL 2015 ÇARŞAMBA

2 EYLÜL 2015 ÇARŞAMBA İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJI D GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (31.08.2015 16.10.2015) 31 AĞUSTOS 2015 PAZARTESİ

Detaylı

4. S I N I F - 1. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik)

4. S I N I F - 1. G R U P 2. D E R S K U R U L U (Nefroloji, Endokrin, Üroloji, Jinekoloji, Obstetrik) Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 1 0 K A S I M 2 0 1 4 1 6 O C A K 2 0 1 5 ) Dekan : Prof. Dr. Bekir YAŞAR Dekan Yardımcısı (Eğitimden Sorumlu) : Prof.

Detaylı

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013

Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 Op.Dr. Meryem Hocaoğlu Prof. Dr. Atıl Yüksel Prof. Dr. Cem Batukan 10/11/2013 İntrauterin adezyonlar (IUA), ilk olarak 1894 de Fritsch tarafından tarif edilmiştir. 1946 da Joseph G. Asherman, yayınladığı

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem IV Kadın Hastalıkları ve Doğum Stajı Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Fatih Köksal BİNNETOĞLU Yrd. Doç.

Detaylı

İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır?

İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır? İnsizyonel Ektopik Gebeliğin Doğru Yönetimi Nasıl Olmalıdır? Doç. Dr. Bülent Yılmaz İzmir Katip Çelebi Üni. Tıp Fak. Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Tepecik Eğitim Araş. Hast. Tüp Bebek Ünitesi 12. Zekai

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı

AKUT PELVİK AĞRI. Prof. Dr. Deniz Akata H.Ü.T.F RADYOLOJİ ABD

AKUT PELVİK AĞRI. Prof. Dr. Deniz Akata H.Ü.T.F RADYOLOJİ ABD AKUT PELVİK AĞRI Prof. Dr. Deniz Akata H.Ü.T.F RADYOLOJİ ABD Akut Pelvik Ağrı da Değerlendirilme Klinik bilgi ve fizik muayene Ağrının yeri Ateş TA Tetkik sırasında anamnez: Yaş, risk faktörler, menapozal

Detaylı

30.12.2014. Özel Muayene ve Tanı Yöntemleri. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Özel Muayene ve Tanı Yöntemleri

30.12.2014. Özel Muayene ve Tanı Yöntemleri. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Özel Muayene ve Tanı Yöntemleri 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 16.Hafta ( 29.12-02.01 / 01 / 2015 ) ÖZEL MUAYENE VE TANI YÖNTEMLERİ Slayt No: 26 4 4.)) ÖZEL MUAYENE VE TANI YÖNTEMLERİ 1.) Smear alma 2.) Vajinal kültür

Detaylı

UÜ-SK KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 6 1. : Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı ayaktan başvuran ve yatan hastalara tanı ve tedavi hizmetleri sunmaktadır. Bu hizmet haftada 7 gün ve 24 saat

Detaylı

Jinekolojide teşhis ve muayene yöntemleri Esra Gür. Öğle tatili. Gebelikte sık karşılaşılan problemler Serkan Güçlü

Jinekolojide teşhis ve muayene yöntemleri Esra Gür. Öğle tatili. Gebelikte sık karşılaşılan problemler Serkan Güçlü 1. Hafta 09:00-10:00 10:00-11:00 11:00-12:00 12:00-13:30 13:30-14:30 14:30-15:30 15:30-16:30 17.11.2014 Staj Tanıtımı Prof Dr Serkan Güçlü Servis doğumhane tanıtımı Genital sistemin embriyoloji ve anatomisi

Detaylı

DÖNEM VI GRUP F DERS PROGRAMI

DÖNEM VI GRUP F DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM 2013 2014 EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Detaylı

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Kadın Hastalıkları ve Doğum. Lisans

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Kadın Hastalıkları ve Doğum. Lisans CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Kadın Hastalıkları ve Doğum Yıl/yarıyıl 6/1-2 Dersin Adı Ders düzeyi (Önlisans, lisans,vb) Dersin Türü(Z/S)

Detaylı

Kolposkopi: Kime, Ne Zaman Yapılmalıdır? Doç. Dr. Nejat Özgül Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Kolposkopi: Kime, Ne Zaman Yapılmalıdır? Doç. Dr. Nejat Özgül Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD : Kime, Ne Zaman Yapılmalıdır? Doç. Dr. Nejat Özgül Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Hazırlık asla acil bir prosedür değildir, Prosedür öncesi hasta bilgilendirilmelidir,

Detaylı

TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI ve UZMANLIK ÖĞRENCİSİ ÇALIŞMA KARNESİ

TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI ve UZMANLIK ÖĞRENCİSİ ÇALIŞMA KARNESİ T.C. CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMI ve UZMANLIK ÖĞRENCİSİ ÇALIŞMA KARNESİ Tıpta Uzmanlık Öğrencisinin : Adı ve Soyadı:

Detaylı

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI ASİSTAN DOSYASI. Adı Soyadı Fotoğraf Doğum Yeri Doğum Tarihi Medeni Hali Çocuk Sayısı Askerlik Durumu

KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI ASİSTAN DOSYASI. Adı Soyadı Fotoğraf Doğum Yeri Doğum Tarihi Medeni Hali Çocuk Sayısı Askerlik Durumu KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI ASİSTAN DOSYASI Adı Fotoğraf Doğum Yeri Doğum Tarihi Medeni Hali Çocuk Sayısı Askerlik Durumu Üniversite öncesi Eğitim (Okulun adı, başlangıç ve mezuniyet tarihleri)

Detaylı

190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte,

190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte, Dünyada her bir dakikada 380 kadın gebe kalmakta, 190 kadın planlanmamış ya da istenmeyen gebelikle karşılaşmakta, 110 kadında gebeliğe bağlı komplikasyon gelişmekte, 40 kadın sağlıksız düşük yapmaktadır.

Detaylı

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJ PROGRAMI.

BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJ PROGRAMI. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJ PROGRAMI Grup C (8 Hafta) (02/09/2013-25/10/2013) Dekan Dekan Yardımcıları Eğitim Baş Koordinatörü

Detaylı

Postpartum kanama nedenleri, insidansı ve Türkiye mortalitesi

Postpartum kanama nedenleri, insidansı ve Türkiye mortalitesi Postpartum kanama nedenleri, insidansı ve Türkiye mortalitesi Dr. D. Haluk Dervişoğlu Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Birincil doğum sonu kanama gözle saptanan,

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM Patoloji 22 8 30 Dahiliye 14 8 26 Jinekoloji 18 8 26 Üroloji 12 8 20 Mikrobiyoloji

Detaylı

03.06.15 09:30 BİYOKİMYA-MİKROBİYOLOJİ-FARMAKOLOJİ 10:30 HALK SAĞLIĞI 11:30 PATOLOJİ 13:30 İYİ HEKİMLİK UYG. 6 Hafta. Kurul Süresi: 10 saat 10 saat

03.06.15 09:30 BİYOKİMYA-MİKROBİYOLOJİ-FARMAKOLOJİ 10:30 HALK SAĞLIĞI 11:30 PATOLOJİ 13:30 İYİ HEKİMLİK UYG. 6 Hafta. Kurul Süresi: 10 saat 10 saat Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DÖNEM III DERS KURULU 6 TIP TIP 332- ÜREME SİSTEMİ HASTALIKLARI

Detaylı

Anormal Uterin Kanamalarda Tanısal Yaklaşım ve Örneklemede İlk Yöntem Ne Olmalıdır

Anormal Uterin Kanamalarda Tanısal Yaklaşım ve Örneklemede İlk Yöntem Ne Olmalıdır Anormal Uterin Kanamalarda Tanısal Yaklaşım ve Örneklemede İlk Yöntem Ne Olmalıdır (Ofis Biyopsi F. Küretaj H/S Biyopsi) Dr.Muzaffer Sancı T.C. S.B. Tepecik E.A.H. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Kliniği

Detaylı

Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi

Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi Doç Dr Gökhan Tulunay Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları EA Hastanesi-Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Kliniği Preinvaziv lezyonların terminolojisi 2 Ulusal Kanser

Detaylı

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ *Aysun Çakır, *Hanife Köse,*Songül Ovalı Güral, *Acıbadem Kadıköy Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ Genital Organlar Dış Genital Organlar İç Genital Organlar Kemik Kısımları (Pelvis ) Siklus Oluşumu ve Hormonlar Oval ve Menstrual Siklus Halkası

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Kadın Hastalıkları ve Doğum (Zorunlu) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

1)SML 2) Ön lisans 3) Lisans 4) Yüksek lisans 5) Doktora 3. Çalışma Yılı:.. yıl

1)SML 2) Ön lisans 3) Lisans 4) Yüksek lisans 5) Doktora 3. Çalışma Yılı:.. yıl Ebelerde Bilgi Beceri Kursu Eğitim Modülü Belirleme Anketi Sayın Güney Genel Sekreterliğine Bağlı Bulunan Hastanelerde Çalışan Ebe Meslektaşlarımız. Ebelik eğitimi almış, ancak daha sonraki yıllarda farklı

Detaylı

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD.

OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım. Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD. OPU Komplikasyonlarına Yaklaşım Doç. Dr. Gamze Sinem Çağlar Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hast. ve Doğum AD. IVF e bağlı mortalite 100,000 canlı doğumda 6 OPU IVF ilk 10 yılında Laparoskopi ile

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 Eğitim Yılı Dönem III 7. Ders Kurulu ÜROGENİTAL SİSTEM Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü Dönem Koordinatörü Koordinatör Yardımcısı Ders kurulu başkanı Başkan Yardımcısı :Doç. Dr. Erkan Melih

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

SSK BAKIRKÖY DOGUMEVİ KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİNDE 1987-1991 YILLARI ARASINDA MATERNAL MORTALİTE

SSK BAKIRKÖY DOGUMEVİ KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİNDE 1987-1991 YILLARI ARASINDA MATERNAL MORTALİTE SSK BAKIRKÖY DOGUMEVİ KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI HASTANESİNDE 1987-1991 YILLARI ARASINDA MATERNAL MORTALİTE Dr. A.i. TEKİRDAG C"') - Dr. U. KAL (*) Dr. Y. CEYLAN C"') - Dr. B. ARSAN

Detaylı

Over Kanseri Taraması ve İngiliz Grubu Over Kanseri Tarama Çalışması

Over Kanseri Taraması ve İngiliz Grubu Over Kanseri Tarama Çalışması Over Kanseri Taraması ve İngiliz Grubu Over Kanseri Tarama Çalışması Ovarian cancer screening and mortality in the UK Collaborative Trial of Ovarian Cancer Screening (UKCTOCS): a randomised controlled

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TOKAT 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM REHBERİ DÖNEM IV

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TOKAT 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM REHBERİ DÖNEM IV GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TOKAT 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM REHBERİ DÖNEM IV 2 Dönem 4 stajyerlerin Ana Bilim Dalları Rotasyon Tarihleri Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Kadın Hastalıkları ve Doğum

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği

NEONATOLOJİDE YENİLİKLER. Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği NEONATOLOJİDE YENİLİKLER Doç. Dr. Esra Arun ÖZER Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği Preterm bebeklerde NEK in önlenmesinde probiyotikler Meta-analiz Probiyotiklerin etkileri GIS in

Detaylı

2 EYLÜL 2015 ÇARŞAMBA

2 EYLÜL 2015 ÇARŞAMBA İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM STAJI D GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (31.08.2015 16.10.2015) 31 AĞUSTOS 2015 PAZARTESİ

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

EBELİK ÖĞRENCİ UYGULAMA DEĞERLENDİRME DOSYASI

EBELİK ÖĞRENCİ UYGULAMA DEĞERLENDİRME DOSYASI EBELİK ÖĞRENCİ DOSYASI ÖĞRENCİ TANITIM Öğrencinin Adı ve Soyadı: Öğrenci Numarası: I: Bu bölüm İl Uygulama Koordinatörü tarafından öğrencinin uygulama hastanesine sevki için doldurulacaktır. Uygulama Yapılacak

Detaylı

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi

Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi Tiroid Cerrahisinde Nöromonitorizasyonun Rekürren Laringeal Sinir Hasarı Oranına Etkisi *Necati Şentürk, *Koray Öcal, *Ahmet Dağ, **İlter Helvacı, **Tamer Akça * M.E.Ü.T.F. Genel Cerrahi A.D. ** M.E.Ü.T.F.

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler

Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Adneksiyel Kitlelerde Maligniteyi Predikte Eden Faktörler Dr. M. Murat Naki Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi BD Epidemiyoloji ABD de 300

Detaylı

DOĞUM İNDÜKSİYONU VE DOĞUMDA MÜDAHALELERE YÖNELİK KANIT TEMELLİ YAKLAŞIMLAR. Prof. Dr. Yaprak ÜSTÜN Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

DOĞUM İNDÜKSİYONU VE DOĞUMDA MÜDAHALELERE YÖNELİK KANIT TEMELLİ YAKLAŞIMLAR. Prof. Dr. Yaprak ÜSTÜN Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı DOĞUM İNDÜKSİYONU VE DOĞUMDA MÜDAHALELERE YÖNELİK KANIT TEMELLİ YAKLAŞIMLAR Prof. Dr. Yaprak ÜSTÜN Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doğum indüksiyonu Destekleme (Augmentasyon) Servikal olgunlaşma Uterin

Detaylı

4. SINIF 2.KURUL 4.Döngü

4. SINIF 2.KURUL 4.Döngü 4. SINIF 2.KURUL 4.Döngü GRUP 1 DERS PROGRAMI Ürogenital Sistem Hastalıkları, Doğum Bilgisi Ü R O G E N İ T A L S İ S T E M H A S T A L I K L A R I - D O Ğ U M B İ L G İ S İ ( 1 1 N İ S A N 2 0 1 6 1 7

Detaylı

Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Progesteronun Preterm Doğumları ve Düşüğü Önlemede Yeri Var mıdır? Prof. Dr. Feride Söylemez A.Ü.T.F Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Erken doğum: İlk bir yılda görülen infant ölümlerinin %35 inin nedeni

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

Sema DOĞU, Kader KOÇ, Zeynep ASLAN, Serpil TÜRKER, Nur İHTİYAR GİRİŞ

Sema DOĞU, Kader KOÇ, Zeynep ASLAN, Serpil TÜRKER, Nur İHTİYAR GİRİŞ ÖZEL BİR SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURAN GEBE KADINLARDA SİGARA KULLANIMI İLE İLGİLİ VERİLEN EĞİTİMİN ANNE BEBEK SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ İLE İLGİLİ BİLGİ DÜZEYLERİNİN ÖLÇÜLMESİ 13-16 Ekim 2011 de 2. Ulusal

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Ergen Hastada Endometriozis Yönetimi

Ergen Hastada Endometriozis Yönetimi Ergen Hastada Endometriozis Yönetimi Dr.Süleyman Engin Akhan İ.Ü.İstanbul Tıp Fak. Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Kadın Hayatının Evreleri 1. Yenidoğan Dönemi: postpartum ilk 28 gün 2. Çocukluk

Detaylı

Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi

Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi Doç Dr Ayşen BAYRAM Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D. GİRİŞ İnsan Papilloma Virus

Detaylı

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları

Detaylı

Hasta başı pratik Y Doç Dr.Nur Şahin. Öğle Arası Öğle Arası Öğle Arası Öğle Arası Öğle Arası

Hasta başı pratik Y Doç Dr.Nur Şahin. Öğle Arası Öğle Arası Öğle Arası Öğle Arası Öğle Arası DÖNEM - KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM. HAFTA (- NİSAN) 09:00 0:00 Staj Tanıtımı Yrd.Doç.Dr. Y Doç Dr. Y Doç Dr. Y Doç Dr. Genital sistemin anatomisi ve embriyolojisi Gebelikte Maternal Fizyoloji ve Gebelik

Detaylı

PRETERM EYLEM ÖNGÖRÜSÜ. Doç. Dr. Derya EROĞLU

PRETERM EYLEM ÖNGÖRÜSÜ. Doç. Dr. Derya EROĞLU Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği VIII. Ulusal Kongresi 11-14 Ekim 2012 Harbiye Askeri Müze PRETERM EYLEM ÖNGÖRÜSÜ Doç. Dr. Derya EROĞLU Acıbadem Universitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları

Detaylı

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Sitolojik Terminoloji Neden Takip Edelim? Hastalığın invazif serviks kanserine ilerleme

Detaylı

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır.

1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk hastalara detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 1 / 5 1. Amaç: Bu talimat, UÜ-SK ya başvuran çocuk a detaylı tıbbi değerlendirme yapılmasına yönelik bir sistem oluşturmayı amaçlamaktadır. 2. Kapsam: Bu talimat çocuk ın değerlendirilmesine ilişkin faaliyetleri

Detaylı

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III V. KURUL DERS PROGRAMI ENDOKRİN ÜROGENİTAL BOŞALTIM SİSTEMİ 20 Nisan 05 Haziran 2015 (7 Hafta) Dekan Baş Koordinatör

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI HEMŞİRELİK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık veya Hemşirelik Yüksekokulları, Hemşirelik, Sağlık Memurluğu ve Ebelik Programları mezunu

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İKİZ GEBELİKLERDE ULTRASONOGRAFİK TEMEL ÖZELLİKLER Prof. Dr. Hayri ERMİŞ İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. MONOZİGOTİK (TEK YUMURTA) %25 İKİZ GEBELİKLER ZİGOSİTE MONOKORYONİK-

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T. C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III V. KURUL DERS PROGRAMI ENDOKRİN ÜROGENİTAL BOŞALTIM SİSTEMİ 20 Nisan 03 Haziran 2015 (7 Hafta) Dekan Baş Koordinatör

Detaylı

DOĞUMDA PARTOGRAM KULLANIMI

DOĞUMDA PARTOGRAM KULLANIMI DOĞUMDA PARTOGRAM KULLANIMI Dr Özlem Gün Eryılmaz Zekai Tahir Burak Eğitim Araştırma Hastanesi Doğum Kliniği Never let the sun set twice on a laboring woman. Steer P; BMJ 1999 PARTOGRAM NEDİR? Doğum eyleminin

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi Nasıl Yapılır? Dünyaya baktığımızda son 20 yılda cerrahi anlayışında köklü değişiklikler görmekteyiz. Vücut boşluklarını açmadan içeride olup bitenleri anlayabilme fikri tıbbın başlangıcından beri cerrahları heyecanlandıran

Detaylı

Prof. Dr. M. Sait Yücebilgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD

Prof. Dr. M. Sait Yücebilgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Prof. Dr. M. Sait Yücebilgin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ABD Semen analizi Ovülasyon değerlendirilmesi HSG vardır. Endike ise; Over rezervi tayini Laparoskopi söz konusudur.

Detaylı

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM. Dr. Ferruh N. Ayoğlu. Halk Sağlığı Anabilim Dalı

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM. Dr. Ferruh N. Ayoğlu. Halk Sağlığı Anabilim Dalı DOĞUM ÖNCESİ BAKIM Dr. Ferruh N. Ayoğlu Sevmek güzel şey delikanlım, l sev bakalım. Madem ki kafanın içerisinde ışıklı bir karanlık var, benden izin sana sev sevebildiğin kadar. Yaşanan her 1 dakika da:

Detaylı

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Prof. Dr. Lemi İbrahimoğlu İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Gestasyonel Diyabetes

Detaylı

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü 1 2 AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI İçerik Karın ağrısı olan hastanın akut apandisit olup olmadığını değerlendirmede kullandığımız testlerin değerliliği kullanımları tartışılacaktır

Detaylı

GEBELİK VE POSTPARTUM DÖNEMLERİNDE CİNSELLİK

GEBELİK VE POSTPARTUM DÖNEMLERİNDE CİNSELLİK GEBELİK VE POSTPARTUM DÖNEMLERİNDE CİNSELLİK Doç.Dr. Nevin Hotun Şahin Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği AD Dalı Doç.Dr.Nevin Öğretim Üyesi ŞAHİN Cinsellik

Detaylı

Cerrahi ne zaman gerekli. Mini-slingler Periuretral enjeksiyonlar. Mini-slingler. Mid-slingler. MiniArc MUS yerleştirme. MiniArc MUS yerleştirme

Cerrahi ne zaman gerekli. Mini-slingler Periuretral enjeksiyonlar. Mini-slingler. Mid-slingler. MiniArc MUS yerleştirme. MiniArc MUS yerleştirme Cerrahi ne zaman gerekli Mini-slingler Periuretral enjeksiyonlar Dr Tevfik Yoldemir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. Konservatif veya medikal tedavi faydalı olmazsa Urodinamik

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

ENDOKRİN VE ÜROGENİTAL SİSTEMLERİ IV. DERS KURULU ( 03 ŞUBAT 2014 14 MART 2014)

ENDOKRİN VE ÜROGENİTAL SİSTEMLERİ IV. DERS KURULU ( 03 ŞUBAT 2014 14 MART 2014) T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013 2014 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III ENDOKRİN VE ÜROGENİTAL SİSTEMLERİ IV. DERS KURULU ( 03 ŞUBAT 2014 14 MART 2014) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM III

Detaylı

2013-2014 Öğretim Yılı Dönem 4 Türkçe - İngilizce Tıp Kadın Hastalıkları ve Doğum Stajı Ders Programı

2013-2014 Öğretim Yılı Dönem 4 Türkçe - İngilizce Tıp Kadın Hastalıkları ve Doğum Stajı Ders Programı 2013-2014 Öğretim Yılı Dönem 4 Türkçe - İngilizce Tıp Kadın Hastalıkları ve Doğum Stajı Ders Programı Ders programi TARİH GRUP GİRİŞ ÇIKIŞ DERSİN ADI ÖGRETİM ÜYESİ 2 Eylül 2013 Pazartesi B3 10:30 11:20

Detaylı

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IV. DERS KURULU ( 19 OCAK 2015 13 MART 2015)

T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III IV. DERS KURULU ( 19 OCAK 2015 13 MART 2015) T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM III ENDOKRİN VE ÜROGENİTAL SİSTEMLERİ IV. DERS KURULU ( 19 OCAK 2015 13 MART 2015) DEKAN BAŞKOORDİNATÖR DÖNEM III

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Rekürren Gebelik. Ultrasonografi. 20mm. Spontan abortuslarda muhtemel nedenler. 14mm. başvurular kanamalardır Gebeliklerin %25 inde.

Rekürren Gebelik. Ultrasonografi. 20mm. Spontan abortuslarda muhtemel nedenler. 14mm. başvurular kanamalardır Gebeliklerin %25 inde. Rekürren Gebelik Kayıplar plarında Ultrasonografi Prof Dr Ali ERGÜN GATA Maternal Fetal Tıp (aergun@gata.edu.tr) Antalya, 2007 28 haftadan önce tüm t m acil obstetrik başvurular vuruların n büyük b k nedeni

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

Gebelik nasıl oluşur?

Gebelik nasıl oluşur? Normal doğurgan çiftlerde, normal sıklıkta cinsel ilişki durumunda aylık gebe kalma oranı % 25 dir. Bu oran 1 yıl sonunda % 85, 2 yıl sonunda ise % 90 civarındadır. Gebelik nasıl oluşur? Gebeliğin oluşması

Detaylı

GEBE OLMAYAN KADINLARDA VAJİNAL KANAMA. Dr.Müjdat ŞİMŞEK

GEBE OLMAYAN KADINLARDA VAJİNAL KANAMA. Dr.Müjdat ŞİMŞEK GEBE OLMAYAN KADINLARDA VAJİNAL KANAMA Dr.Müjdat ŞİMŞEK EPİDEMİYOLOİ Üreme çağındaki kadınların vajinal kanama nedeniyle acil servise başvurmaları sıktır. Menoraji sağlıklı kadında %9 14 oranında görülür.

Detaylı

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 KANSER NEDİR? Kanser; Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak

Detaylı

Universitäts-Frauenklinik Essen

Universitäts-Frauenklinik Essen Universitäts-Frauenklinik Essen Prenatal ve Fetal Tıp Merkezi 1. Seviye Perinatoloji Merkezi Sayın meslektaşım, Sevgili ebeveynler, Üniversitemizin prenatal tıp polikliniği sizlere fetal tıbbın gerektirdiği

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

Ders ve Staj Tarihleri 3.Grup 1.Grup 4.Grup 2.Grup

Ders ve Staj Tarihleri 3.Grup 1.Grup 4.Grup 2.Grup 31.8.2015 9.11.2015 1.2.2016 11.4.2016 08:30 Bilimsellik komitesi PAZARTESİ Bilimsellik komitesi 10:30 Bilimsellik komitesi Bilimsellik komitesi Bilimsellik komitesi 13:30 Bilimsellik komitesi Bilimsellik

Detaylı

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ Dr.Aytül Noyan Pediatrik ürolojik problemlerin saptanmasında prenatal USG nin önemli etkisi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak özel tedavi yaklaşımları

Detaylı

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM Prof. Dr. Hayri Ermiş İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. Gebeliğin kriz sıklığına etkisi? Gebelerin 1/3 ünde kriz

Detaylı

SINIF 4 3.grup (Kadın doğum, uroloji ve çocuk cerrahisi)

SINIF 4 3.grup (Kadın doğum, uroloji ve çocuk cerrahisi) SINIF 4 3.grup (Kadın doğum, uroloji ve çocuk cerrahisi) 31.8.2015 08:30 Bilimsellik komitesi 09:30 Bilimsellik komitesi 10:30 Bilimsellik komitesi 11:30 Bilimsellik komitesi Bilimsellik komitesi 13:30

Detaylı

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Habib BİLEN Atatürk Üniversitesi Tıp fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı SUNU PLANI Örnek olgu

Detaylı