R.SERHAT İŞBECER ÖZEL EGE LİSESİ 2005/İZMİR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "R.SERHAT İŞBECER ÖZEL EGE LİSESİ 2005/İZMİR"

Transkript

1 ADEM ELGİT DENİZ MARMASAN MAHMURCAN AKTAŞ MELİH ÖZTEKİN R.SERHAT İŞBECER PROJE DERSİ:TARİH SINIF:10/C PROJE DANIŞMANI: PERİHAN BETÜL ERNAS 2005/İZMİR

2 İÇİNDEKİLER Sayfa 1.ÖNSÖZ TEŞEKKÜR BATI NEDİR? KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN IN BATI POLİTİKASI...5 1)Kanuni Sultan Süleyman ın Hayatı...5 2)Kanuni Tahta Çıktığında Avrupa nın Karalardaki Durumu...5 3)Seferler a) Belgrat Seferi b) Mohaç Meydan Savaşı c) 1.Viyana Kuşatması... 8 d) Alman Seferi...8 e) Boğdan Seferi....9 f) Hint Deniz Seferleri g).budin Seferi h) 2.Avusturya Seferi ı) Malta Seferi...12 j) Zigetvar Seferi ) Osmanlı Fransız İlişkileri ve Kapitülasyonlar KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLETİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET...a) Osmanlı kültürünün kaynakları...15 b) Osmanlı İmparatorluğunun Karakteri...15 c) Toprak Yönetimi d) Ordu...16 e) Maliye f) Saray (1)Harem...18 (2) İç Hizmetler (3) Dış Hizmetler g) Mimari h) Osmanlı Mimarisinin Şaheseri Süleymaniye Camii (1) Dörtgen Plan (2) Minare ve Şerefeler (3) Muhteşem Akustik (4) Kubbenin Sırrı (5) İnşaatta Kimler Çalışmadı ki? İ) Yazı ve Edebiyat KANUNİ DEN SONRA SONSÖZ KAYNAKÇA RESİM KAYNAKÇASI

3 ÖNSÖZ Dostlarım; Ne bugün dün yaşayanların olabildi, ne de yarın bizim olabilecek. Fakat erdemli diye anlatılan insanoğlu hep yarını için, asla göremeyeceği torunları için çalışmıştır. Birçok bilim ve sanatın da çıkış kaynağı olan bu düş, Tarih bilimini de ruh vermiştir. Tarih, yarına dünü anlatmaktır. Yarın dünü bilsin, yarın dün olanlardan ders alabilsin diye. Aslında bu kağıtlarda yazan her harf, yüce öğretmenlerimizi her gün, bıkmadan ve usanmadan okula getiren güç, seni buraya getiren şey, ağaç diken nenenin amacı, demire çarpan çekicin sesi de aynı şey için var olur, aynı şarkıyı söyler. Ben de bunun için uğraşıyorum, siz de Amacımız müziğin edasına kendimizi kaptırmak. Ben de seviyorum bu şarkıyı, siz de aziz dostlarım Bu varlığın içinde varolmak, insan olmak İnsanoğlunu bir adım öne atabilme arzusu Milyarların gelip geçtiği bu dünyada, insanoğlu denilen güç ve birliktelik deryasına bir damla katabilmek. Bir küçücük imza misali Bu düşe ortak olan ve bu amacın uğrunda saatlerini harcayan arkadaşlarımı takdir ve tebrik ediyorum. Bunu yapabilmeyi öğrenmek, bir şeyin varlığı uğruna zaman harcamanın önem ve kıymetini kavrayabilmek önemli bir mücevher, değerli bir hazinedir. Bu iş için yorulmaktan zevk alan dostlarım biliniz ki bir emel kazanmak, amaç ve hedef gibi değerleri oluşturmak okulda öğreneceğiniz en değerli şeylerden biridir. Ayrıca tarihe hizmet etmek, yurtseverlik ve insan severlik gibi iki olumlu özelliğinizin gelişimine, kişiliğinizin düzgün bir şekilde oluşmasına faydalı olacaktır. 3

4 Son olarak, tarihi seviniz ve onu ileri ki nesillere aktarınız; fakat savaş ları, kıyım ları, katliam ları, bir hayali kırmızı çizgi uğruna insanların birbirini kesmesini hoş görmeyiniz ve görülmesine müsaade etmeyiniz. Ömür boyu azim ve mutluluklarınız derya olsun Güneş sizinle olsun! Remzi Serhat İşbecer 4

5 TEŞEKKÜR Sayın Perihan Betül Ernas a; -çok sevdiğimiz tarih öğretmenimize- Sevgili Özel Ege Lisesi öğretmenlerine; Okul kütüphanesi ve sevgili çalışanlarına; Teknik yardımları için sayın İskender Koşar a; Aziz dostlarımıza; Ailemize; Unuttuklarımıza; Herkese; teşekkürlerimizle 5

6 BATI NEDİR? Batı nedir? sorusu birçok perspektiften farklı yorum ve sonuçlarla incelenebilir, bu sonuçlar birbiriyle çelişmek yerine birleştirerek ortak bir batı kavramına yön verebilir. Bu konuda jeologların da, felsefecilerin de, Türklerin de söyleyecek çok sözü olabilir. Türk Dil Kurumu nun 1994 yılında Ankara da bastığı Okul Sözlüğü ne göre batı; yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, günindi, garp olarak açıklanabilir. Fakat bir gerçek vardır ki, Türkler tarih boyunca güneşin battığı yönde bir şeyler aramış ve batının tılsımına, güneşin kaybolduğu yöne sürekli ilerlemişlerdir. Bu ilerleyiş Kavimler Göçü nü ve yeni bir çağı getirdiği gibi, Tanzimat tan günümüze kadar süren fikri bir ilerleyişte de devam etmiştir. Türkler için batı hep bir takip çizgisi olmuştur. Güneşin batmasını sevmeyen Türkler, güneşin ardından yürümüşlerdir 6

7 KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN IN BATI POLİTİKASI 1) KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN IN HAYATI Kanuni Sultan Süleyman 27 Nisan 1495 te Trabzon da doğmuştur. Babası Yavuz Sultan Selim,annesi Hafza Hatun dur. Kanuni Sultan Süleyman yuvarlak yüzlü,ela gözlü ve uzun boyludur. Kanuni Sultan Süleyman devri,türk hakimiyetinin doruk noktasına ulaştığı bir devir olmuştur. Babası Yavuz Sultan Selim onu çok titiz bir şekilde yetiştirmiştir. Çok iyi bir terbiye ve tahsil görmüştür.15 yaşına kadar babasının yanında kalan Şehzade Süleyman,sancak istemesi üzerine,önce Şarki Karahisar a oradan da Bolu,kısa bir süre sonra da Kefe sancak beyliğine tayin edildi. Yavuz Sultan Selim in 1512 de tahta geçmesi üzerine Şehzade Süleyman İstanbul a çağrılmıştır ve Saruhan sancakbeyliğine gönderilmiştir. Babasının ölümünden sonra da,30 Eylül 1520 de 25 yaşındayken Osmanlı tahtına geçmiştir. Kanuni çok ciddi,kendinden emin,azimli ve irade sahibi birisiydi. Yapacağı işlerde hiç acele etmez ve geniş düşünürdü. Kendisine Kanuni denmesi yeni kanunlar çıkarmasından değil varolan kanunları sıkı bir şekilde uygulatmasındandır. Kanuni büyük bir devlet adamı olmasının dışında ünlü bir şairdi. Meşhur şiirlerinden birisi şudur: Halk içinde muteber bir şey yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda,bir nefes sıhhat gibi. Saltanat dedikleri bir cihan kavgasıdır, Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi. Girdiği birçok seferden galip ayrılan ve Osmanlı Devleti ne en parlak devrini yaşatan Kanuni Sultan Süleyman,7 Eylül 1566 yılında 71 yaşındayken vefat etti. 2) KANUNİ TAHTA ÇIKTIĞINDA AVRUPA NIN KARALARDAKİ DURUMU Batıda yeni gelişmeler oluyordu. Bütün Avrupa, Almanya ve İspanya nın genç ve dinamik hükümdarı Şarlken in önderliğinde birleşmeye çalışıyordu. Şarlken in imparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu için büyük bir tehlike oluşturuyordu. Şarlken in babasının ölümü, onu kendi topraklarına ek olarak Borgondiya, İsviçre ve Avusturya nın da hükümdarı durumuna getirmişti yılında kraliçe İsabella nın ölümü Şarlken i bu kez İtalya, Akdeniz ve Kuzey Afrika nın mirasçısı durumuna getirdi. Annesinin akıl hastası olması gerçeği tahta çıkıp yönetimi devralmasını 7

8 kesinleştirdi. Şarlken 1519 yılında Mukaddes Roma-Germen İmparatoru seçildi. Bunun sonucunda da Habsburglar bayrağı altında, ragon, Napoli, iki Sicilya ve Kastilya devletçiklerini birleştirdi. Şarlken in durumu teyzesinin İngiltere kraliçesi olması nedeniyle daha da güçlenmişti. Kız kardeşinin Danimarka hükümdarı ile evlenmesi, nüfuzunu İskandinav ülkelerine kadar uzatıyordu. Belçika ve Hollanda toprakları zaten daha önce İspanya topraklarına katılmışlardı. Avrupa nın öteki güçlü devletleri Fransa, Portekiz ve İngiltere idi. Bu devletlerin yanı sıra, Almanya-İspanya İmparatorluğunun böyle güçlenmesi Osmanlı İmparatorluğu için büyük bir tehlikeydi. I. François nın yönetimindeki Fransa, dini karışıklıklar yüzünden Almanya ya büyük bir kin besliyordu. Geçmişte hazırlanan Haçlı Seferlerinde varlığını kuvvetli bir şekilde duyuran I. François, Şarlken in Mukaddes Roma-Germen İmparatorluğunun başı olması konusunda yeni bir Haçlı Seferinin hazırlığına çok faal bir şekilde katılmış ve Avrupa devletleri arasında büyük bir üne sahip olmuştu. Fakat şimdi o da Almanya dan büyük bir darbe yemiş, Fransa nın bazı toprakları Almanya nın eline geçmişti; bu nedenle Fransa çok küçülmüştü. İngiltere tahtında VIII. Henri vardı. 100 yıl savaşı adı verilen savaş, gücünü çok sarsmış olduğundan, kendinden daha kuvvetli olan Fransa ya öldürücü bir darbe vurmaya cesareti yoktu. Macaristan ise büyük Türk akınlarına uğramış, bütün gösterişli davranışlarına rağmen Almanya İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasında bir tampon görevi yapmaktan kurtulamamıştı. Bu büyük Macar Krallığı, Türk ve Alman saldırılarına karşı kendini savunamaz bir duruma gelmiştir. Rusya, daha imparatorluk haline ulaşamamıştı. Doğu Avrupa da büyük Altınordu İmparatorluğu nun ortadan kalkmasından sonra ortaya çıkan küçük Türk devletleri arasında en çok toprağa sahip olan hanlık, Kırım Hanlığı idi; Onlar Osmanlı Devletine zaten bağlıydılar. Denizlerde yapılan yeni keşiflerin yanı sıra ortaya çıkan Rönesans hareketi de Avrupa yı yeni yeni ufuklara doğru götürmekteydi. Avrupa, çok büyük bir ekonomik ve kültürel gelişme yoluna girmişti. Rönesans, İtalya da büyük yenilikler yapmıştı. Bu hareket, öteki Avrupa ülkelerinde, özellikle Fransa ve Almanya da süratle yayılma yoluna girecek ve buralarda da İtalya daki gelişmeler görülecektir. İşte Kanuni Sultan Süleyman böyle bir dönemde Osmanlı tahtına çıkmıştı. 3) SEFERLER A) BELGRAT SEFERİ Fatih zamanında Sırp yönetiminde iken Türklere karşı savunulamayacağı anlaşılan Belgrat,Macar yönetimine bırakılmıştır.fatih zamanında iki kez kuşatılmasına rağmen alınamamış hatta ikinci kuşatma sırasında Fatih te yaralanmıştı.selim zamanında ise bazı sınır olayları dışında iki taraf arasında savaşı gerektirecek bir durum ortaya çıkmamıştır.ancak Macar Kralının İzvornik e saldırarak şehrin beyini öldürmesi antlaşmayı bozmuştur.antlaşmayı bir yıl uzatan Selim in Macarlara karşı alacağı tutum henüz belli olmadan padişah vefat etmiştir.sultan Süleyman ın tahta çıkışını bildirmek üzere elçi olarak Macar Kralına gönderilen Behram Çavuş un öldürülmesi üzerine Macarlara karşı sefere çıkılması kararlaştırılmıştır.selim zamanında üç yıl veziri azamlık yapan Mehmet Paşa(Piri) esaslı bir planla harekete geçilmesini istiyordu.bu amaçla veziri azam çok sayıda tımarlı sipahi ile Belgrat a gönderildi ve Tuna nın sağ kıyısından ve uzaktan kuşatılması kararlaştırıldı.bu amaçla 50 küçük 8

9 gemi ile Tuna ya savaş malzemeleri gönderildi.üçüncü vezir Ahmet Paşa kumandasındaki birlikler önce Sava nehri üzerinde önemli konumda bulunan Böğürdelen(Sabaç) kalesini fethetti.kaleyi gezen Sultan Süleyman ilk fethettiğim kale budur diyerek buranın genişletilmesini ve bir içkale yapılmasını emretti.bu kalenin fethinden sonra ırmağın karşı tarafındaki Sirem de ele geçirildi.bu sırada Mehmet Paşa Belgrat ı kuşatmakta idi.sultan Süleyman la birlikte bulunan ve Mehmet Paşa nın rakibi olan üçüncü vezir Ahmet Paşa Macarların başkenti Budin in fethedilmesini ileri sürüyor,deneyimsiz padişahı yanıltıyordu.ancak ikinci vezir Mustafa Paşa,Mehmet Paşa ile görüştükten sonra Belgrat ın önemini anlamıştır ve bunu padişaha arz etmiştir. Bunun üzerine Budin e yürümekten vazgeçilmiş Belgrat ın fethine karar verilmiştir.zaten bir aydır Mehmet Paşa komutasında sürdürülen kuşatmaya dayanamayacağını anlayan kale muhafızı,kaleyi teslim etmiştir(30 Ağustos 1521).Kalede oturanların bir kısmı Macaristan a gitmiştir.sırplı aileler İstanbul a gönderilmiş ve Yedikule civarında Belgrat mahallesini kurmuşlardır.böylece Osmanlı sınırlarına alınan Belgrat,Avrupa seferlerinde Osmanlı ordusunun en önemli üslerinden biri olmuş,bu nedenle Darülcihad adını almıştır. B) MOHAÇ MEYDAN SAVAŞI Osmanlılar Rumeli ye geçtiklerinden itibaren,macarları düşman ya da düşmana yardımcı durumda görmüşlerdir. Bu düşmanlıkları Osmanlıların Belgrat ı ve diğer bazı kaleleri almalarıyla daha da artmıştır. Belgrat ın fethi Avrupa da yapılacak fetihlere yol açan önemli bir etken olmuştu. Belgrat ın alınmasından sonra Macaristan, Hırvatistan,Transilvanya(Erdel) ve Dalmaçya Türk akınlarına maruz kalmıştır. Hüsrev(Gazi),Sinan ve Bali Bey in akınları Mohaç savaşına kadar sürmüştür.23 Nisan 1526 tarihinde Sultan Süleyman 100 bin kişilik bir orduyla hareket etti. Orduya daha sonra Anadolu ve Rumeli tımarlı sipahilerinin de katılmasından sonra ordu 3 ayda Belgrat a ulaşmıştır. Bu sırada Veziri azam İbrahim Paşa Macaristan da Tuna nehri üzerinde bulunan Petro Varadin i,bosna beyleri de Sinem deki kaleleri aldılar. Tuna boyunca ilerleyen Osmanlı ordusu İyluk ile 11 kaleyi ele geçirdikten sonra Ösek kalesini fethetti. Öte yandan Osmanlıların Macaristan a geleceğini öğrenen Macar kralı II.Layoş, bir yandan savaşa hazırlanırken bir yandan da Avrupa kral ve prenslerinden yardım istemiştir. Bu sıralarda Osmanlı ordusu Tuna nehri boyunca ilerliyordu ve karşılarına Macar askerleri çıkmıştı. Çok kısa süren bir mücadeleden sonra Osmanlı bu saldırıyı bastırmıştı fakat Macarlar Osmanlı nın asıl ordusunun Mohaç ovasında olduğunu öğrenmişlerdir. Asıl amacı Macar başkenti olan Budin i almak olan Osmanlı ordusu savaş düzeni alarak yavaş yavaş ilerliyordu. Osmanlı ve Macar ordusu tüm savaş hazırlıklarını tamamlamıştı. Macar ordusu bin kişilik dev bir orduydu. Osmanlılar bu ordunun karşısında durulamayacağını biliyordu ve bu nedenle yeniçeriler geriye alınarak ve birbirine zincirle bağlı toplar yerleştirilerek yeni bir savaş düzeni alındı.29 Ağustos 1526 Çarşamba günü savaş başladı. Çok kalabalık Macar ordusunda Alman,Leh,Çek,İtalyan ve İspanyollar da bulunuyordu. Macarların Osmanlı nın yeni savaş düzeninden ve planından haberi yoktu ve savaşı kazanacaklarını ümit ediyorlardı. Osmanlılar ise Macarları merkeze çekerek imha etmek istiyorlardı. Macar kumandanlarından Piyer Petreney ile papaz Pol Tomori,bütün kuvvetleriyle Rumeli askerlerine saldırdılar,osmanlılar geri çekilerek onları içeri çektiler,yandan Anadolu kuvvetlerinin baskısıyla iyice topların yanına getirildiler ve Macarlar padişahın bulunduğu Osmanlı merkez hattına saldırdılar. 9

10 Başarılı olduklarını sanan Macar kuvvetleri daha da içeri girdiler. Bu sırada Markzali adlı bir fedai,süleyman ı yaraladı fakat Süleyman yerini terk etmedi ve savaşa devam etti. İçeride kalan Macar kuvvetlerine karşı 300 top ateşe başladı. Bunun üzerine Macar ordusu paniğe kapıldı ve Macar Kralı Macar kralı öldürüldü. Daha sonra Bali Bey tarafından sıkıştırılan bir Macar birliği ise darmadağın olmuştur. Mohaç savaşı 2 saat sürmüştür ve bu çok kısa savaş sonunda Macar krallığı tarihe karışmıştır. Mohaç zaferinin ertesi günü şehir savaşsız bir şekilde Osmanlı ya teslim olmuştur ve Budin kalesinin anahtarı Kanuni Sultan Süleyman a verilmiştir. C) I.VİYANA KUŞATMASI Mohaç ta Macaristan ordusunu tamamen yok edip bölgeyi,osmanlı sınırlarına katan Kanuni Sultan Süleyman,bölgenin Osmanlı Devleti ne bağlı bir krallık olan ve Mohaç Muharebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) voyvodası Zapolya ya verilmesine karar vermiştir. Macar asiller meclisi Zapolya yı kral tanımıştır. Macar krallığının Bohenya tacına bağlı olan ve Osmanlı ordularının girmediği Bohenya, Moravya, Slovakya ve Silezya gibi ülkeler,mohaç ta öldürülen Macar kralının karısı ve İspanya Almanya İmparatorunun kardeşi olan Avusturya Arşidükü Ferdinand a kaldı. Kanuni İstanbul a döndükten sonra harekete geçen Ferdinand kendini Macaristan ve Bohenya kralı ilan ettirdi. Ağabeyinin de desteğini alarak iyice güçlenen Ferdinand, Tokay Meydan Muharebesi nde Zapolya yı yenerek Budin i almış ve Macaristan ın büyük kısmını ele geçirmiştir. Bunun üzerine Zapolya,Kanuni den yardım istemiştir. Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı Devleti için kötü sonuçlar doğuracak bu duruma müsaade edemezdi. Derhal sefer hazırlıklarına başladı. Bu sırada Ferdinand ın elçileri toprakların geri verilmesi karşılığında barış isteğinde bulundular ancak Kanuni kabul etmedi. İstanbul dan hareket eden Sultan Süleyman ın birliklerine Zapolya nın 6000 askeride katıldı. Önce Budin i kuşatan Süleyman Han teslim teklifinin reddi üzerine şiddetli bir Muhasara savaşı başlattı. Osmanlı ya karşı duramayacağını anlayan Boğdan voyvodası antlaşma imzaladı. Budin de muhafız bırakan Kanuni Viyana ya yürüdü. Kanuni nin kişilik bir orduyla Viyana ya yürüdüğü haberi duyulunca sadece Almanya da değil,tüm Avrupa da müthiş bir telaş ve korku başlamış,viyana ya yardım kampanyası açılmış ve Avrupa nın her yerinden Yardım kuvveti akın akın gelmeye başlamıştır. Osmanlı ordusunun haşmetinden büyük bir korkuya kapılan Ferdinand alelacele şehri terk etmiştir. Kanuni Viyana ya gelirken hiçbir zaman kaleyi alma gayesi gütmemiş,sadece gözdağı vermek istemiştir. Çünkü Macaristan da henüz yerleşmemiş İslam idaresi varken Viyana nın da alınıp askerlerin geniş bir alana yayılması stratejik bakımdan hatalı olurdu. Kaleyi muharasaya başlayan Kanuni,17 gün boyunca şehrin surlarını iyice tahrip etmiştir. Bir Osmanlı güllesinin isabetiyle kale komutanı da ölmüştür. Alman ordusunun da Osmanlı ordusuna karşı çıkamayacağı anlaşılmış ve muhasara kaldırılmıştır. Kanuni Alman imparatorluğuna bağlı ülkeleri baştan başa çiğnetip önce Budin e sonra İstanbul a dönmüştür. 10

11 D) ALMAN SEFERİ Mukaddes Roma-Germen İmparatoru Şarlken in ve kardeşi Avusturya ve Bohemya Kralı Ferdinand ın Macaristan ın içişlerine karışması üzerine Kral Yanoş, Sultan Süleyman Handan yardım istedi. Pâdişah, 25 Nisan 1532 de Alman seferine çıktı, Padişah, Alman imparatorunu savaşa davet ettiği için bu seferki seferi ona karşı yöneltmişse de Şarlken, ortalarda görünmüyordu. Her tarafa saldıran ve Almanya içlerine kadar giren akıncılar, imparatordan bir haber alamıyorlardı. Bu sırada Viyana yakınlarındaki Lintz de bulunan Şarlken, Türkler ikinci kez Viyana ya yürüyecek olursa nasıl karşı konulabileceği hususunu, topladığı bir mecliste müzakere ediyordu. Meclis, Türklerin Viyana ya yürümelerine kadar durumun incelenmesini uygun gördü, daha doğrusu hiç bir şeye karar veremedi. Şarlken, çeşitli uluslardan oluşan 250 bin kişilik bir orduya sahip ise de savaşmaya cesaret edemiyordu, çünkü yenilgisi halinde, Fransa ya karşı çok kötü bir duruma düşebilirdi. Öte yandan Osmanlı ordusu, irili ufaklı 15 kaleyi fethettikten sonra Viyana yolu üzerindeki Gons kalesini de üç hafta süren bir kuşatmadan sonra fethetti. Eski merkezlerden olan Gradcaş da alındı. Bu Alman seferinde Osmanlı ordusunun mevcudu, 200 binden fazla idi; ayrıca orduda çekaloz adı verilen gülle atan 300 küçük top vardı. Çok geçmeden imparatorun ortaya çıkmadığı, bir kez daha görüldü ve mevsim geçtiği için güney yoluyla geri dönülme hazırlıklarına başlandı. Sultan Süleyman, savaşa girişemeyen Şarlken ile kardeşi Avusturya kralı Ferdinand a ağır mektuplar gönderdi. Budin in güneyinden Slovenya ya girildi ve burası cizye ve haraca bağlandı. Yedi ay süren bu seferden sonra padişah, Kasım 1532 sonlarına doğru İstanbul a döndü. Osmanlı Sultanının Alman Seferi de, düşman ülkesinin ezilmesi ve Avusturyalılardan birçok kaleyi almasıyla neticelendi. Sultan Süleyman Hanın, Alman Seferi münasebetiyle Orta Avrupa da bulunmasından korkup, meydan muharebesinden kaçan Şarlken, 22 Haziran 1533 tarihli İstanbulAntlaşmasıyla Osmanlı Devletinin ve Sultanın üstünlüğünü kabul etti. İstanbul Antlaşmasına göre: 1) Kral Ferdinand, Sultan Süleyman Hanı baba bilecek, Süleyman Hana uyacak ve ancak kardeş diye hitâp ettiği veziriazamla eşit sayılacaktır. 2) Kral Ferdinand, Osmanlı ülkesine tecavüz etmeyecek ve Sultan da Avusturya ülkesiyle ahâlisini kendi tebaası bilecektir. 3) Kral Ferdinand, Macaristan üzerindeki verâset iddialarından vazgeçecek; Macaristan ın batısı ve kuzey batısındaki arazisinin hakimi olacaktır. 4) Macar Kralı Yanoş ile Kral Ferdinand arasında, Osmanlıların uygun göreceği hudut geçerli olacaktır. 5) Eski Kraliçe ve Ferdinand ın kızkardeşi Maria nın kocasından mîras kalan mâlikhâne, geçimi için ihsân edilecektir. 6) Bu antlaşma geçici değil, devamlıdır. Ancak I. François bu antlaşmayı bozduğu an bitecekti. Avrupa da, Fransa dan başka Avusturya nın da Osmanlı Sultanının himayesini kabul etmesiyle Şarlken in Avrupa İmparatorluğu kurma projesi gerçekleşemedi. Türklerin takib ettiği cihanşümul dünya hakimiyeti siyaseti gereğince, Kanuni Sultan Süleyman Han ve Osmanlı Devleti, Avrupa da tek başına söz sahibi oldu. 11

12 E) BOĞDAN SEFERİ Boğdan Voyvodalığı, Kili ve Akkirman kalelerinin fethinden sonra tam anlamıyla Osmanlı Devletinin nüfuzu altına girmiş ve yarım yüzyıldan fazla bir süre içinde devlete ciddi bir sorun çıkarmamıştır. Osmanlıların Viyana seferi sırasında, Boğdan prensi Petro Rareş, bir elçi gönderip sadakat ve bağlılığını yeniden bildirerek bu seferden sonra vergisini bizzat takdim etmiştir. Petro Rareş daha sonra dış etkilere kapılıp devlete olan bağlılığından ayrılarak, gizlice Ferdinand ile müzarekelere girişmişti. Osmanlılar tarafından Budin de bırakılarak bölge halkından haber vermekle görevlendirilen Giritti nin öldürülmesinde rol oynadığı için kendisine karşı harekete geçilmesi uygun görülmüştür. Sultan Süleyman, Boğdan a düzenleyeceği seferi gizli tutmuş, ancak Temmuz 1538 de hareketinden sonra bunu ilan etmişti. Osmanlı ordusunda Kırım Hanı Sahip Giray da 200 bin kişilik büyük bir kuvvetle yer almıştı. Öte yandan Petro Rareş, padişahın geldiğini haber alınca derhal bir elçi göndererek antlaşmaya sadık kalacağını arzetmiş, fakat kendisini orduya davet için gönderilen Sinan Çelebi ye daveti kabul edemeyeceğini bildirmiştir. Bunun üzerine derhal hareket eden ordu, Tuna ve Prut nehirlerini geçerek Boğdan a girmiştir. Petro Rareş, 30 bin kişilik bir kuvvetle Osmanlı ordusuna karşı koyamayacağını anlayarak bundan vazgeçip Transilvanya ya kaçmış, kuvvetleri ise Eflak voyvodası tarafından dağıtılmıştır. Boğdan prensleri, Boğdan ın ikinci derece başkenti Yaş Pazarı ile asıl başkenti Seçav ın son derecede müstahkem olmasına rağmen Osmanlı ordusu karşısında dayanamayacaklarını bildikleri için kale anahtarlarını teslim etmek zorunda kaldılar. Daha sonra onlar, bir toplantıya çağrılarak kendilerine bir voyvoda seçmeleri emredildi. Osmanlı hükümdarı, çok geçmeden Boğdan da genel af ilan etti. Boğdan prensleri tarafından voyvodalığa seçilen Petro Rareş in kardeşi İsfahan ın görevi onaylanıp bir askeri birlikle Seçav da voyvodalık makamına oturtuldu ve kendisine verilen beratta iki yılda bir vergisini ödemesi belirtildi. Bununla birlikte Osmanlılarla Boğdanlılar arasındaki toprak anlaşmazlığını çözümlemek gerekiyordu. Bu amaçla sınırlar kararlaştırıldı ve bunun gerçekleştirilmesi işi de Boğdan voyvodasına verildi. Böylece tespit edilen Beserabya topraklarında Akkirman ve Kili sancakları oluşturulmuş oldu. F) HİNT DENİZ SEFERLERİ Hint Deniz Seferleri nin Nedenleri: 1.Portekizlilerin,Ümit Burnu yolunu bulduktan sonra Hindistan deniz yolunu kendi denetimleri altına almaları. 2.Portekizlilerin Hindistan a ticaret yapan Müslüman tüccarlarına ve gemilerine zarar vermeleri. 3.Hindistan ın batısındaki Gücerat Devleti nin Kanuni den yardım istemesi. 4.Osmanlıların,Baharat yolunun işlerini sağlamak düşüncesi. Hindistan a 4 sefer yapılmıştır; Birinci Hint Seferi:Mısır valisi Hadım Süleyman Paşa tarafından yapıldı.süleyman Paşa nın Aden emirini öldürerek mallarına el koyması diğer İslam emirlikleri üzerinde olumsuz etkide bulundu.aden ele geçirildi(1538). 12

13 İkinci Hint Seferi:Piri Reis komutasında yapıldı.sefer in başarısızlıkla sonuçlanması sonucu Mısır da öldürüldü(1551). Üçüncü Hint Seferi:Murat Reis tarafından yapıldı(1552) Dördüncü Hint Seferi:Seydi Ali Reis komutasında yapıldı(1553). Sonuçları: 1.Hindistan deniz yolunun denetimi ele geçirilemedi. 2.Yemen,Eritre,Sudan kıyıları Habeşistan ın bir bölümü Osmanlı ülkesine katıldı.(tüm Arap yarımadası) Kızıldeniz in denetimi sağlandı. 3.Portekizlilere karşı açık denizlerde üstünlük sağlanamadı.bunun nedeni;osmanlı donanma gücünün okyanuslara uygun olmayışıdır. Hint seferleri Ekonomik ve Siyasal esaslı bir amaç güdülemediği için, esaslı bir sonuç vermemiştir.osmanlı devlet adamları Hindistan'ın o zamanki ve gelecekteki durumunu takdir edememişlerdir. Batı'da yapılan seferlerin daha karlı bulunması, Kanuni'nin yaşlılığı, seferlere gereken önemin verilemeyişinin diğer etkenleridir. Sokollu döneminde Portekizlilerle Vadi'üs Seyl savaşı sonucu Fas alınmış (1577 ), darbe alan Portekiz, Hint Okyanusu mücadelesinde zayıflamıştır. Ancak Portekizlilerin yerini daha güçlü olan Hollanda ve İngilizler alacaktır. G) BUDİN SEFERİ Osmanlı Devleti ne bağlı Macaristan kralı Yanoş ölünce,kral Ferdinand bu fırsatı değerlendirmek istedi ve Budin e büyük bir Avusturya-Alman ordusu gönderdi. Macar kraliçesi İsabella,Sultan Süleyman dan yardım istedi.20 Haziran 1541 de hareket eden Osmanlı ordusu 21/22 Ağustos gecesi Avusturya-Alman ordusunu imha etti. Böylece Budin ve Macaristan Ferdinad tan kurtarıldı. Defalarca verdiği sözü tutmayan ve Macar krallığına talip olduğunu söyleyen Ferdinand ın isteği Osmanlılar tarafından reddedildi. Kral Ferdinand,1542 yılında,yıllık haraç karşılığında Macar Krallığının kendisine verilmesini teklif etmiştir fakat Osmanlı Devleti bunu dikkate almamıştır. Bunun üzerine Ferdinand, Budin in bir Türk eyaleti olmasından korkarak,telaşa kapılmıştır. Bu nedenle de Avrupa da Türk-İslam tehlikesi olduğundan bahsederek propagandaya başlamıştır ve Avrupa milletlerinden 100 bin kişilik bir ordu toplayarak Peşte Kalesi ni kuşatmıştır. Budin Beylerbeyi 8 bin kişiyle müdafaada bulunmuştur.17 Kasım 1542 de Sultan Süleyman ın da bulunduğu Osmanlı ordusu Budin e doğru harekete geçmiştir fakat daha ordu Budin e varmadan 24 Kasım da düşmana karşı Peste zaferi kazanılmıştır. Avrupa orduları perişan bir şekilde kaçarken imha edilmiştir. Yola çıkan ordu ise Edirne de kalmıştır. 13

14 H) 2.AVUSTURYA SEFERİ Estergon Seferi de denilen bu sefere, Osmanlı eyâleti haline gelen Budin in emniyet ve teşkilatını pekiştirmek için çıkıldı. Padişahın emriyle Budin Kalesine İslam ahali iskan edilip, dini müesseselerin yapımına başlandı. Alimler tayin edilerek Avrupa ya İslam dininin daha da yayılarak, yerleşmesi için faaliyetler genişletildi. 23 Nisan 1543 te İstanbul dan hareket eden Kanuni yol boyunca alınması lüzumlu mevkileri fethettirerek 29 Temmuz 1543 te Tuna Nehri sahilinde ve Budin yakınlarındaki başpiskoposluk merkezi Estergon önüne vararak şehri kuşattı. Estergon Kalesindeki Alman, İtalyan ve İspanyol muhafız askerleri teslim teklifini kabul etmeyince, devrin en büyük ve tesirli ateşli silahlarına sahip Osmanlı ordusu, 315 topla kaleyi döğmeye başladı. Kanuni nin en muhteşem seferlerinden biri olan Estergon Seferine gayet planlı ve tedarikli çıkılmıştı. Anadolu ve Rumeli orduları padişahın maiyetinde, çeşitli sınıfların aldığı sefer tertibi, mühimmatı ve erzağı mükemmeldi. Estergon, Osmanlı kuşatmasına on iki gün mukavemet edebildi. 10 Ağustosta müdafilerin çekilip, gitmesine müsaade edildi. Şehrin en büyük kilisesi camiye çevrilerek Kanuni Sultan Süleyman Han, Cuma namazını burada kıldı. Osmanlı fütühatı, Avrupa da devam ederek eski Macar krallarının taht merkezi İstolni- Belgrat 20 Ağustosta kuşatıldı. 4 Eylülde fethedilen İstolni-Belgrat ta büyük kilise camiye çevrildi. Mevsim ilerlediğinden Padişah, 7 Eylülde İstanbul a hareket etti. Avrupa daki fetihler durmayıp, Budin Beylerbeyi Avusturya kalelerine karşı harekatı devam ettirdi. I) MALTA SEFERİ Osmanlılar Rodos adasını fethetmişlerdir ve buradan Sen-Jan şövalyelerini çıkartmışlardır. Bu yüzden de Şarlken,Malta adasını Sen-Jan şövalyelerine vermiş ve ayrıca İspanyollara ait olan Trablusgarp ın savunmasını da onlara bırakmıştır. Şövalyeler kısa bir süre içerisinde Malta adasını benimsemişlerdir ve mükemmel bir ordu hazırlayıp,korsan faaliyetlerde bulunmaya başlamışlardır. Her fırsatta Türk ticaret gemilerine saldırıp ele geçirmişlerdir ayrıca Türklere karşı düzenlenen seferlere de katılmışlardır. Bütün bunların dışında Hristiyan korsan gemilerini de adada barındırmışlardır. Özellikle Mısır,Trablusgarp ve Cezayir in güvenliği için bu adanın alınması gerekiyordu. İspanyollar ise Malta adasının Osmanlı için çok önemli olduğunu biliyorlar ve bu nedenle adanın güvenliğine büyük bir önem gösteriyorlardı. Osmanlı sarayı için alınan eşyayı getiren Türk gemisinin Zanta ve Kefalonya adaları arasında yedi Malta korsan gemisi tarafından ele geçirilmesinden sonra Malta seferine karar verilmiştir. Malta seferi için görevlendirilen Piyale Paşa 181 gemi ile denize açıldı. Hareketinden önce Sultan Süleyman,Mustafa Paşa ve Piyale Paşa ya Adanın fethine ait bütün sorunları Turgut Reis çözümleyebilir,onun önerilerine uyunuz demiştir. Böylece hazırlanan donanmanın sayısı 300 gemiye çıkmıştır. İstanbul dan hareket eden donanma ve askeri birlikler Malta önüne geldikleri zaman Turgut Reis henüz gelmemiştir. Piyale ve Mustafa Paşalar karaya asker çıkartarak Sentelen kalesini kuşattılar. Turgut Reis kuşatmanın ilk günü donanmaya katıldı ve bu kuşatmanın gereksiz olduğunu fakat artık yapılacak başka bir şey olmadığını ve genel bir saldırı yapılması gerektiğini söylemiştir. Bu saldırıyı kendisi yönetmeye 14

15 başlamıştır. Bu saldırı sırasında,kaleden atılan bir top güllesinin parçaladığı taştan fırlayan bir parça,turgut Reis in başına isabet etmiştir ve Turgut Reis yaralanmıştır. Dört gün,dört gece koma halinde yatmıştır,beşinci gün kalenin fethedildiği sabah vefat etmiştir. Öte yandan Osmanlı asıl hedefi olan Malta yı,hava şartları,erzak yetersizliği,savaş malzemelerinin kalmaması gibi sebeplerden dolayı alamamıştır ve geri dönmüştür. Turgut Reis in ölümü,malta adasının alınamamasına neden olmuştur ve Mustafa Paşa vezirlikten alınmıştır. Ayrıca Kanuni Sultan Süleyman yeni bir sefer için hazırlıklara başlanmasını emretmiştir ve Gelibolu da 18 bölümden oluşan bir tersane açılmıştır. J) ZİGETVAR SEFERİ 1562'de Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında bir antlaşma yapıldı. Sekiz yıl süreli olan bu antlaşmaya göre, İmparator Ferdinand, Erdel'i Osmanlılara bırakacak ve elindeki Macaristan toprakları için, yıllık 30 bin duka vergiyi kabul edecekti. Bir süre sonra sınırlarda ve Macaristan'da bazı anlaşmazlıklar çıktı. Avusturya, bu anlaşmazlıkları bahane ederek, gerekli vergiyi iki yıl üst üste göndermedi. 1564'te Ferdinand öldü. Sadrazam Semiz Ali Paşa, Avusturya elçisinden birikmiş vergiyi ve geriye kalan altı yıllık antlaşma süresinin yenilenmesini istedi. Yeni imparator II.Maximilian ise, paranın ödenmesini ve anlaşmazlıkların çözülmesine bırakmayı uygun gördü. Bu arada, Osmanlı himayesinde bulunan Erdel beyi Zsigmond, imparatorla aralarında anlaşmazlık konusu olan Çatmar veya Zatmar şehrini zaptetti. İmparator da Erdel'e saldırarak, Tokaj ve Serenç (Szerencs) taraflarını aldı. Budin beylerbeyi, Erdel Beyine yardım etti. Bu meseleleri görüşmek için gelen Avusturya elçisine, Sadrazam, barışın sekiz yıl uzatılabileceğini, ancak Osmanlı Devletinin Tisa (Tizsa) nehri ötesindeki bütün topraklarını korumak arzusunda olduğunu bildirdi. Elçinin yeni talimat almak üzere Viyana'ya döndüğü sırada, yeni bir savaşa taraftar olmayan veziriazam Semiz Ali Paşa öldü ve 1565 yılında yerine Sokullu Mehmed Paşa getirildi. Yeni sadrazam, Avusturya elçisinden Tokaj ve Serenç'in geri verilmesini istedi başlarında imparator, Hosszuthoty'yi elçi olarak İstanbul'a gönderdi. Yeni elçi, birikmiş olan vergileri getirmediği gibi, Kruppa kalesinin Avusturya'ya geri verilmesini istedi. Bu sebeple Avusturya'ya karşı, Sokullu'nun da teşvikiyle savaş açıldı. Seferden iki ay önce, vezir Pertev Paşa, serdarlıkla Vidin ve Semendire sipahileri, Eflak, Kırım, Boğdan kuvvetleriyle birleşerek, sınıra yakın Gyula'yı (Göle) ve Zatmar ile Tokaj kalelerini almak için önden gönderildi. Padişah ve Osmanlı ordusu, 1 Mayıs 1566'da İstanbul'dan hareket etti; Belgrad yoluyla Macaristan'a geldi. Erdel kralı, Zemlin'de (Zemun) orduya katıldı. Ağustos başlarında, Zigetvar kuşatması başladı. Kale kumandanı, Miklos Zrinyi (Zrinski) idi. Önce eski şehir topla dövüldü. Zrinyi, yeni şehri koruyamayacağını anlayınca yıktırdı. Türkler, hendekleri toprakla doldurup, yeni şehir enkazı üzerinden eski şehri aldılar. Kont Zrinyi, kaleye çekildi. Kuşatmanın on beşinci günü, sadrazamın yönettiği hücumda, büyük kayıplara uğrandı. Kanuni, gönderdiği hattı hümayunda, kuşatmanın uzaması ve kayıpların fazlalığından duyduğu üzüntüyü belirtti. Bundan sonra Zrinyi, teslim teklifini kabul etmedi. 15

16 Hücumlar arttırıldı. Kont Zrinyi, kaleden çıkış hareketinde bulundu, vuruldu. Nihayet 34 günlük kuşatmadan sonra 7 Eylül 1566 tarihinde kale ele geçirildi. Kuşatmanın son gününde Kanunî Sultan Süleyman Han, kalenin alınışını öğrenemeden vefat etti. Sokullu, padişahın ölümünü ordudan gizledi. Kütahya valisi Şehzade Selim'e haber gönderip durumu bildirdi. Vezir Pertev Paşa kumandasında gönderilen kuvvetler de Gyula (Göle) kalesini ele geçirdiler. 4) OSMANLI-FRANSIZ İLİŞKİLERİ VE KAPİTÜLASYONLAR Kanuni Döneminde Avrupa'nın en güçlü devleti Roma-Germen İmparatorluğu ( Almanya-Avusturya İmp.) idi.bu İmparatorluk Fransa'yı da kendi sınırları içine alma mücadelesi yapıyordu. Böyle bir durum Avrupa Siyasal ve Dinsel birliğinin sağlanması demekti. Bu durum Osmanlı Devletinin zararına gelişecek bir durumdu. Bu nedenle Kanuni Şarlkenle mücadele eden Fransa kralı I.Fransuva'nın yardım talebini olumlu karşılamış, Osmanlı-Fransız ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır.ilişkiler sonucunda da Fransa'ya Kapitülasyonları tanımıştır. Sözlük anlamıyla; bir ülkenin, vatandaşlarının zararına olacak şekilde yabancılara verilen ayrıcalıklar. Osmanlı Devleti'nde Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1535'de ilk kez padişah fermanıyla Fransızlara tanınan hakların tümü. Nedenleri : 1. Avrupa siyasal ve Dinsel birliğinin oluşumunu engellemek.( Temel neden ) ( Şarlken Katolik mezhebini savunurken,şarlken ve Papa Protestan mezhebini yok etmeye çalışıyorlardı.kanuni Protestanları koruyarak dinsel birlikteliği önlemeye çalıştı.) 2. Fransa'nın Osmanlı devleti için batı'da bir denge unsuru olması ( Siyasi ) 3. Osmanlı limanlarını ticari açıdan canlandırmak. ( Ekonomik ) 4. Batı Akdeniz'deki Fransız limanlarından yararlanmak ( Ekonomik ) 5.Coğrafi keşifler nedeniyle önemi azalan Akdeniz Ticaretini canlandırmak ( Ekonomik ) KAPİTÜLASYONLAR: 1.Fransız ticaret gemileri Osmanlı sularında serbestçe dolaşacaklar,istedikleri limana girebileceklerdi. 2.Fransız tacirlerinden daha az gümrük resmi alınacaktı.( Türklerin verdikleri kadar ) 3.Osmanlı ülkesinde yerleşmiş olan Fransızlar din ve mezheplerinde serbest olacaklardı. 4. Fransız tacirleri arasındaki ticari ve hukuki davalara, Fransız yargıç bakacaktı. 5. Fransız tacirleri ile Türkler arasındaki davalara Türk mahkemeleri bakacaklardı.ancak mahkemelerde bir Fransız tercüman bulundurulacaktı. 6. Türkiye'de ölen bir tacirin malı, ya da Türk sularında batan bir geminin mal ve eşyası Fransa'daki varislerine verilecekti. 7.Türk tacirleri de Fransa Kralına ait topraklarda ve denizlerde bu haklardan yararlanacaklardı. 8.Bu imtiyazlar, ancak anlaşmayı imzalayan hükümdarların sağ kaldıkları süre için 16

17 geçerli olacaklardı. *1535 de imzalanan bu Kapitülasyonlar Kanuni'nin ölümünden sonra 5 kez yinelenmiş, 1740 'ta I.Mahmut zamanında süresiz hale getirilmiştir.( Yukarıdaki 8.madde değişikliğe uğradı ) *1535'te tanınan Kapitülasyonlar Osmanlı Devletinin güçsüzlüğünden kaynaklanmaz. *Devletin gücünün azalmasıyla ve özellikle Sanayi Devriminden sonra Osmanlı Devleti için Kapitülasyonlar zararlı sonuçlar ortaya çıkarmıştır.osmanlı Yerel sanayisinin çökmesine, Osmanlı Ülkesinin yarı sömürge durumuna düşmesine, Hukuksal açıdan birliğin sağlanamamasına yol açacaktır. *Kapitülasyonlar hukuksal olarak Lozan Barış Antlaşmasıyla ( 24 Temmuz 1923 ) kaldırılabilmiştir. 5)KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLETİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET A) OSMANLI KÜLTÜRÜNÜN KAYNAKLARI Osmanlı Türklerinin 16.yüzyılda sahip olduğu fikirler, kurumlar ve elle tutulamaz kalıtımlar bünyesindeki en temel öğelerin büyük bölümünün çok geçmişte ve çok uzakta kalmış olan Tatar atalarından kaynaklanıyordu. Bu kalıtımın en önemlisi Türk dilidir. Tatarlardan Osmanlılara kalan miras içinde, hoşgörülü, birleştirici ve özdeşleştirici yaklaşım, en iyi yöntem ve araçlara yönelik bakış açısı eşliğinde savaş ve fetih ruhu, kullanılan yöntemler ve araçlara büyük bir uyum yeteneğinin eşliğindeki yönetme yeteneği ve eğilimi, Çinlilerin etkisiyle edinilmiş sistematik ve bürokratik yönetim yöntemleri sayılabilir. Tatarlar, töreye bağlılığı, yapılan bir işin bir kez yapıldıktan sonra hep aynı şekilde yapılması doktrinini miras bıraktılar. Öteki halklarda görülen geleneğin tersine, Türklerde halkı besleyen, giydirip kuşatan, para veren kralın ta kendisidir. Bu sisteme babadan oğula geçen ve beraberlik bağlarını sağlayan liderliğe ve lidere olan ağlılık da eklendiği zaman, gelişen Osmanlı ulusunun tanımı ortaya çıkar. Kutadgu Bilig'ten alınan parça yöneticinin emri altındaki halkın içindeki askeri yönetimden söz ettiği için durumu açıkça gösterir. Toprağı elde tutmak için askere ve insana gerek vardır Askeri elde tutmak için mülk dağıtmak gerekir, Mülke sahip olmak için zenginlere gerek vardır. Bir halkın zenginliğini ise sadece yasalar sağlar: Bunlardan biri eksik olursa, dördü de eksilir, Dördü de eksik olursa birlik dağılır. Persler ise, hükümdarın yüceltilmesi, nazırlıkların beş dala bölünmesi, devler işlerinin divanda görüşülmesi, yerel yöneticilere büyük yetki ve güç tanınması ve 17

18 vergilendirmedeki yasal sistemin başlatılması gibi takım yönetim fikirlerini uzun bir süre içerisinde Osmanlılara aşılamışlardır. Müslüman Araplar, Osmanlılar hayatın her kesiminde ve bütün ilişkilerinde geçerli olan günden güne katılaşan Şeriat Yasası altında birleştirilmiş dinsel ve toplumsal sisteme yönlendirilmişlerdir. Ayrıca alfabe ve zengin Arapça sözcük dağarcığını da Osmanlılara aktarmışlardır. Köleleri yönetim ve savaşa hazırlayan bir eğitim sistemi Osmanlı devletinin temel kurumunun çekirdeği olmuş, bu kurumun şeriata dayanan kurumla birleştiğinde Osmanlı ulusunun tüm örgütlü yapısı biçimlenmiştir. Bu fikirlerin çoğunu Ön Asya'ya Selçuk Türkleri getirmiştir. Selçuk Türkleri, eski Türk, Pers ve Müslüman sistemleriyle Osmanlı arasında aracılık işlevi yapmıştır. Selçuk Türkleri, kervansaraylar, hanlar, camiiler gibi kamu yapılarını inşaa etme estetiğinin yanısıra Osmanlı yaşamında rol oynayacak birkaç önemli mezhebin ortaya çıkmasına da neden olmuşlardır. Bizanslılar ise savaş ve yönetim kurumu kapsamında katkıda bulunmuştur. Vergi sistemi, yabancıların ikametini özel bir yasaya bağlama planı, rüşvet ve armağana düşkünlük Bizanslıların sayesindedir. B) OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN KARAKTERİ 16.yüzyıl Osmanlı Şeriat yasasının sınırlandığı ve desteklendiği bir despotizmdi. Farklı ülkelerin fethiyle ele geçirilen ve çok farklı ilişkilerle elde tutulan geniş topraklara hükmediyor ve çeşitli halkarı yönetiyordu. Bu halklardan kimi devlet dinine bağlı oldukları için itibar görüyor, diğerleri ise 2. planda kalmalarına rağmen farklı dinlere inanmak ve farklı yasaları uygulama hakkını taşıyorlardı. Bu tanım, Osmanlı'nın gücünün ve itibarının doruğunda olduğunu, donanmanın bir çok bölgeyi yıldırdığını, Afrika ve Avrupa'daki çeşitli güçlerin Osmanlı'nın yakınlığını kazanmak istediği karmaşık karakteri ortaya koymaktadır. Osmanlı'nın durumu zordu, çünkü imparatorluk topraklarında yüzyıllarca önce kurulmuş, yerleşmiş kurumlar bulunmaktaydı. Bu kurumlar Osmanlı'nın ruhuna düşman ancak ortadan kaldırılamayacak kadar güçlüydüler. Osmanlı'nın kendi kurumları da giderek birbirlerine pek çok konu yüzünden zıtlaşmaya başladı. Dolayısıyla her iki kurumda zarar gördü. C) TOPRAK YÖNETİMİ Osmanlı'da; 1.Düzenli bir sisteme bağlı olarak doğrudan yönetilen topraklara 2.Özel düzenlemelere bağlı olarak ve dolaylı yoldan yönetilen bazı bölgeler 3.Haraca bağlanmış topraklara 18

19 4.Himaye edilen veya bağımlı devletlere ait topraklardan oluşurdu. Bunlar dışında tartışmalı bir toprak kuşağı vardı ki bu topraklar savaş zamanında yoğun, barış zamanında daha seyrek olarak her iki tarafında baskılarına hedef olduğu için üzerinde yaşayan bulunmamaktaydı. Bu toprak kuşağının dışında ise Dar-ûl Harb (savaş toprağı) denilen alanlar yer alıyordu. Buralarda ya ikinci derece sayılan dinlerden olanlar ya da elverişli olduğu zaman fetih yapan mezheplerdekiler yaşardı. Dolaysız yönetilen bölgeler sancaklara ayrılmıştı. Her sancağın kendine ait kanunnamesi, vergi sistemi vardı. Osmanlı İmparatorluğunun büyük bölümünü oluştura topraklar üçe ayrılmıştı: Öşüre bağlı topraklar Haraca bağlı topraklar Devlet toprakları Öşüre bağlı topraklar, fethedildiklerinde gelirlerinin onda birini geçmemek üzere Müslümanlara verilirdi. Haraç toprakları, Hristiyanlara verilirdi. Bunlar belli bir toprak vergisi öderler ya da ürünün belli bir payını verirlerdi. Devlet toprakları kimseye mülk olarak dağıtılmaz, sultanın mülkü olarak kalırdı. Ancak sultan bunların sadece belli bir kısmını alır, büyük kısmı bakıma, çalışanların beslenmesi için vakıf olarak camilere ayrılır, gelirin başka bir bölümü ise tımar ve zeamet olarak Müslümanlara verilirdi. Devlet topraklarının geriye kalan küçük bölümü devlete kalır ve imparatorun mülkü sayılır ve özel b,r yöntemle yönetilirdi. Her tür yönetime bağlı olan toprağın büyük bölümü ekilmez ve belli bir süregeçtikten sonra, ekilmeyen toprağın sahibi bilinmiyorsa devlet toprağı olurdu. D)ORDU Osmanlı ordusu, kuruluşundan 20. yüzyılın başına kadar, kara ve deniz kuvvetleri olmak üzere teşkilatlanmıştı yıllarında Avrupa ordu teşkilatına giren hava kuvvetleri, 1912'de de Osmanlı Devletinde kuruldu.osmanlıların kuruluşunda ordu, aşiret kuvvetlerinden meydana geliyordu. Fetihlerin genişlemesiyle gönüllülerin, fethedilen yerlere iskânla da Türkmen bey ve kuvvetlerinin katılmasıyla asker miktarı artıp, teşkilatlanmaya gidildi. Beylik, akıncı ve gönüllü kuvvetlerine ilaveten, 1361 yılında yaya (piyade) ve müsellem (süvari) olmak üzere düzenli ve daimî ordu teşkilatı kuruldu. Osmanlı kara kuvvetleri; piyade, süvari eyalet askerleri ile teknik ve yardımcı sınıflardan oluşurdu. Piyadeler; acemi, yeniçeri, cebeci, topçu, top arabacıları, lağımcı, humbaracı ocakları olmak üzere yedi ocağa ayrılırdı. Süvariler de; sipahi, silahtar, sağ ulûfeciler, sol ulûfeciler, sağ garipler, sol garipler bölükleri olmak üzere altı bölüğe ayrılırdı. Eyalet askerleri; timarlı sipahiler ve yerli kulu teşkilatı olmak üzere ikiye ayrılırdı. Timarlı sipahiler, Osmanlı ordusunun en önemli kısmı olup, timar sahipleriyle, bunların beslemek ve yetiştirmekle yükümlü oldukları 19

20 cebelülerden meydana gelirdi. Yerli kulu teşkilatı; yurtiçi, geri hizmet ve kale kuvvetleri olmak üzere üç bölümdü. Yurtiçi teşkilatı; belderanlar, cerahorlar,derbendciler, martaloslar, menzilciler, voynuklar gruplarından; geri hizmet teşkilatı, yaya ve müsellemler ile yörüklerden; kale kuvvetleri teşkilatı ise, azaplar, gönüllü ve beşlilerden oluşurdu. Akıncılar, Osmanlı ordusunun öncü gücü olup, kuruluşuna, gelişmesine ve genişlemesine çok hizmetleri geçmiştir. E) MALİYE Osmanlı maliye teşkilâtının başında "Defterdâr" adı verilen bir görevli bulunmaktadır. Bu görevli, günümüzdeki Maliye Bakanlarının yerine getirmekle yükümlü oldukları görevleri yapıyordu. Önceleri teşkilatın başında bir defterdarla, onun maiyeti vardı. Bütün malî işlerden bu baş defterdar sorumlu idi. Ancak zamanla Osmanlı ülkesinin genişlemesi üzerine defterdar sayısı ikiye çıkarıldiı. Kanunnâmede de belirtildiği gibi defterdar padişah malinin vekili idi. Kuruluş döneminde gelirler, daha fazla bir yekûn tutuyordu. Buna karşılık masraflar pek o kadar fazla değildi. Zira bu dönemde Osmanlı askerinin büyük bir kısmı tımarlı sipahi idi. Ayrıca devlet erkânından çoğunun has ve tımarlarinın geliri kendilerine yetiyordu. Devletin masrafı ise sadece Kapıkulu askerlerine verilen para (maaş) idi. Gelirlerin fazlası ise cami, medrese, köprü, han, hamam vs. gibi imar işlerinde kullanılıyordu. Osmanlı maliyesi, "Miri hazine" (veya dış hazine) ile Enderûn (veya iç hazine) hazinesi olmak üzere iki kısımdı. Dış hazinenin görev ve yetkisi, devletin genel gelirlerini toplamak ve gerekli masrafları yerli yerinde kullanmak şeklinde belirlenmişti. İç hazine ise padişaha aitti. Padişahlar, bu hazineyi istedikleri şekilde kullanıyorlardı. Sayet dış hazinenin parası yetişmez ise iç hazineden borçlanmak suretiyle ödünç para alınırdı. Dış hazine, vezirde bulunan hükümdar mührü ile açılıp kapanırdı. Bu hazine, defterdarın sorumluluğu ve vezirin denetimi altında idi. F) SARAY Saray üç ana bölümde incelenir Bunlar sarayın dış hizmetleri, Sarayın iç hizmetleri ve haremdir. Dış hizmetler bölümü, erkeklerden ve acemioğlanlardan, iç hizmetler bölümü Ak hadımağaları ile içoğlanlardan, harem ise kara hadımağaları ile kadınlardan kuruluydu. İlk iki bölüm, barış zamanında 2. Mehmet'in eski Bizans akropolünün yerinde yaptırdığı sultan sarayında hizmet ederdi. Bu saray geniş bir alan kaplardı: dış kapıdan girilen dış avlu, devlet törenlerinde geçitler için kullanılan büyük bir alandan oluşurdu. İç avluda saray binaları, güzel bir bahçe ve içoğlanları için eğitim alanı vardı.bahçıvanlar dışında dış hizmetliler, sarayın bu ikinci avlusuna girmezlerdi. Harem şehrin merkezindeki fetihten sonrakullanılan ilk sarayda, 16.yy'da Eski Saray diye bilinen yerdeydi. Savaş zamanında, dış hizmetlilerin tümü ile iç hizmetler bölümündeki yüksek rütbeli subaylar ve kişisel hizmetkarları sultanla birlikte giderlerdi. Haremdeki kadınlardan hiçbiri orduyla birlikte sefere götürülmezdi, çünkü bu şeriatta yeri olmasına rağmen Osmanlı geleneğiyle bağdaşmazdı. Barış 20

21 zamanında ise, haremdeki kadınlardan bazıları efendileriyle birlikte gezilere katılabilirlerdi. Sarayın bölümlerini sondan başa doğru açıklayacağız. (1) HAREM Süleymen döneminde harem, sarayın geri kalan kısmından öylesine kopuk, öylesine az görülen ve az tanınan, öylesine sultanın kişisel konusu niteliğindeydi ki, saray incelenirken haremin üzerinde çok durmak gerekmezdi. Harem asıl saraya taşındığında ve sultanlar zamanlarının daha büyük bölümünü haremde geçirir oldukları daha sonraki dönemlere oranla, Süleyman devrinde harem görevlilerinin ve orada yaşayanların önemi pek yoktu. Ancak haremdeki kadınların ikisinin, Süleyman üzerindeki nüfuzu, onlara tarihte bir yer verdirtecek ve ulusun yazgısıyla ilgili rol oynatacak kadar büyüktü. Harem sarayının korunması ve düzeni, kızlar ağası denilen bir görevliye bağlı kırk ya da daha fazla haremağasına bırakılmıştı. Bu ağaya büyük paye verilir, başta Mekke ve Medine gibi kutsal şehirlere ait vakıflar olmak üzere, çeşitli camiler yararına kurulan vakıfların yönetimi onlara verilirdi. Kızlar ağasının Süleyman devrindeki önemi, dah asonraki devirlerde kazandığı önemin yanında hiç kalırdı. Öteki kara hadımağaları, haremin ileri gelen kadınlarının hizmetinde olurlar ve genç şezadelerin eğitimini üstlenirlerdi. Valide Sultan, yaşadığı sürece haremin en büyük kadınıydı. Sadece oğullarından saygı ve bağlılık görmekle kalmaz, onun bütün kadınları hakkında otorite sahibi olurdu. Önem sırasında ikinci kadın, sultanın ilk oğlunun annesi olurdu. Kız çocuklarının anneleri daha önemsiz sayılırdı. Bu gözdelerin her birinin kendi özel dairesi, kahya denilen bir kadının emrinde çalışan hizmetlileri ve kişisel hizmetine bakan köle kızlar da, bir kahyaya ve onun yardımcılarına bağlıydılar. Sultanın oğulları, çocukluklarında anneleriyle birlikte yaşarlardı. Bu çocuklar da içoğlanları gibi öğrenim ve savaş eğitimi görüyorlardı. Uygun yaşa geldiklerinde, özenle seçilmişbir maiyet erkanıyla birlikte eyalet valiliklerine gönderilirlerdi. Kız çocuklar ufak yaşlarda üst rütbeli memurlarla evlendirilirlerdi. Daha sonraki devirlerde, bu kızların oğulları, taht için bir tehlike haline gelmesin diye öldürülürdü. Süleyman devrinde ise bu uygulama yoktu. Süleyman onları titizlikle görevden dışlayarak bu tehlikeyi önledi. Süleyman'ın haremi ve ailesi ile ilgili bilgiler, güvenilir kaynak ve belge bulma zorunluluğu yüzünden snırlıdır. Bazı gerçekler bilinmekte, bazı olaylarla ilgili olarak da olasılıklar göz önünde tutulmaktadır. Süleyman'ın annesi, oğlunun hükümdarlığının büyük bölümünde sağdı. Süleyman'ın büyük oğlu Mustafa'nın annesi, geleneğe uygun olarak Valide Sultan'dan sonra ikinci sırada yer alıyordu. Mustafa'nın annesi 1534 yılından sonra zamanının bir bölümünü oğlunun sancakbeyi olduğu Manisa'da, bir bölümünü de harem sarayında geçirmeye başladı. Genellikle Roksalan diye tanınan hürrem, daha önceleri sultanın gözdesi olmuş ve bazı konularda Mustafa'nın annesinden daha önemli yer kazanmıştı. Anlaşıldığına göre Süleyman haremine sık sık gitmiyordu. Roksalan'dan olan ve Rüstem'le evlenen kızı Mihrimah'ı çok severdi. 21

22 (2) İÇ HİZMETLER İçoğlanların bulunduğu beş oda, akağların ve kapıcıların denetiminde, sarayın iç hizmetlerini görürdü. Bu hizmetlilerin başı, kapı ağası denilen ve aynı zamanda çeşitli din vakıfların yönetimiyle de görevlendirilen ak hadımağalarından biri olurdu. Kapı ağası istediği zaman sultanla konuşma hakkına sahipti ve bu nedenle büyük saygı görürdü. Kapıcıbaşı da akağalardan biri olurdu ve emrindeki 20 ya da daha fazla akağadan oluşan muhafızla birlikte iç avlu kapısını kollardı. (3) DIŞ HİZMETLER Sarayın iç bölümleri veya sultanın yakınına sokulmayan sarau görevlilerinin sayısı çok daha kabarıktı. Bunların çoğu, iç hizmet görevlilerine bağlı olarak veya sürekli onlarla iş bağlantısı içinde bulunarak bir ilişki kurarlardı. Tabii ki, hepsi de dolaysız veya bir ya da birkaç görevlinin aracılığıyla dolaylı olarak sultanın hizmetindeydi. G) MİMARİ Bu dönemde inşa edilen eserler, özellikle Mimar Sinan tarafından yapılanlar şehre yepyeni bir görünüm kazandırmışlardır. Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Şehzadebaşı Camii ve Külliyesi, Sultan Selim Camii ve Külliyesi, Cihangir Camii, Mihrimah Sultan adına Edirnekapı ve Üsküdar da yapılan camiler, Hurrem Sultan adına yaptırılan Haseki Külliyesi ve Haseki Hamamı bu dönemde inşa edilen eserlerin önemlileridir. Bu devirde açılan Sahn-ı Süleymaniye Medreseleri de İstanbul a bir eğitim ve bilim merkezi olma özelliği kazandırmıştır. İstanbul un büyüyerek eski sınırları dışına taşması ve yeni semtlerin ortaya çıkışı da Kanuni devrinde gerçekleşmiştir. Kasım Paşa, Piri Paşa, Piyale Paşa ve Ayas Paşa mahalleri bu dönemde kurulmuştur. Galata da bu dönemde çok canlıdır ve tek başına bir şehir büyüklüğüne ulaşmıştır. Yine bu yıllarda ilk kez olarak Beyoğlu nda elçilik binaları açılacaktır. Kanuni dönemi İstanbul u bazı büyük felaketlere de şahit olmuştur. Veba salgınları bu dönemde bu dönemde İstanbul u sık sık etkilemiştir te çıkan yangın Ayasofya dan Tahtakale ye kadar olan kısmı, 1555 te çıkan yangın ise Galata yı büyük hasara uğratmıştır teki şiddetli fırtınada deniz kabarmış, dereler taşmış, bir çok insan boğulmuştur teki aşırı yağmur neticesi oluşan seller ise bundan da büyük zararlara yol açmış, hatta bu esnada Yeşilköy de avlanmakta olan Kanuni Sultan Süleyman da tehlike atlatmıştır. 22

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye Zehra Aydüz, 1971 Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI 1. OSMANLI SARAYLARININ TARİHİ GELİŞİMİ... 7 2. İSTANBUL DAKİ SARAYLAR... 8 2.1. Eski Saray... 8 2.2.

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI

OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI OSMANLI DEVLETI NDE TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI OSMANLI DA TAŞRA TEŞKILATI TAŞRA VE EYALET YÖNETIMI İstanbul un merkez kabul edildiği Osmanlı Devleti nde, başkentin dışındaki tüm topraklar için taşra ifadesi

Detaylı

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan MİMAR SİNAN Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat Mimarlık tarihinin en büyük mimarlarından birisidir. Koca Sinan olarak tanınan Mimar Sinan 1489 da Kayseri nin Gesi bucağının Ağırnas köyünde doğdu. Çocukluğu

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için düzenledikleri seferlere "Haçlı Seferleri" denir. Haçlı Seferlerinin

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Hürrem sultan kimdir? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Hürrem sultan kimdir? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Hürrem Haseki Sultan (d.1500-1506 arası Rutenya, Lehistan - ö. 15 Nisan 1558, İstanbul) doğum adı: Alexandra Lisowska, Osmanlıca adı:????????, Avrupa'da tanındığı ad: Roxelana), Osmanlı padişahı I. Süleyman'ın

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Hanları - Kervansarayları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Hanları ve Kervansarayları............... 4 0.1.1 Rüstempaşa Kervansarayı................

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik

Detaylı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Çarşıları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Çarşıları ve İş Merkezleri................ 4 0.1.1 Alipaşa Çarşısı(Kapalı Çarşı).............. 4 0.1.2

Detaylı

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek

Detaylı

Mimar Sinan'ın Eserleri

Mimar Sinan'ın Eserleri Mimar Sinan'ın Eserleri Osmanlı padişahları I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. İşte Mimar

Detaylı

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ Yarım Gün Yemeksiz Sabah Turu Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları nın yönetildiği, Tarihi Yarımada nın kalbi olan Sultanahmet Meydanı. İmparator Justinian tarafından 6. yüzyılda

Detaylı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST

İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı olarak 01 Kasım 2013 Cuma günü Koruma Kuramı ve Geleneksel Yapı Bilgisi I dersleri kapsamında

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması Surre-i Hümâyun Altınoluk Surre Alayının Güzergâhları Surre Alayının Güvenliği Surre Alayının Yola Çıkması Surrenin Vapur ve Trenle Yollanması Surre Alayının Dönüşü Kaynakça Surre Alayı Surre-i Hümâyun

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

BEDİR SAVAŞI. Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI. Nedenleri. Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI. Nedenleri. Sonuçları. Kaynakça

BEDİR SAVAŞI. Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI. Nedenleri. Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI. Nedenleri. Sonuçları. Kaynakça BEDİR SAVAŞI Nedenleri Savaş Sonuçları UHUD SAVAŞI Nedenleri Savaş Sonuçları HENDEK SAVAŞI Nedenleri Kaynakça Sonuçları Bedir savaşın en önemli nedeni Müslümanları hicrete zorlayan Kureyşlilerin, hicret

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

ŞANLIURFA YI GEZELİM

ŞANLIURFA YI GEZELİM ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım

Detaylı

İstanbul un 100 Hamamı

İstanbul un 100 Hamamı Osmanlı nın Berrak Bakiyeleri İstanbul un 100 Hamamı Yayında! Osmanlı da Kuşluk Hamamı neye denirdi? Dinlere göre hamam farkı var mıydı? Erkekler kahvehaneye, kadınlar hamama mı giderdi? Hamamlarda sosyal

Detaylı

Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Edirne nin Yaşadığı İşgaller Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne nin Yaşadığı İşgaller - Dört İşgal Dönemi........ 4 0.2 İlk Rus İşgal

Detaylı

Osmanlı padişahları neden yabancı kökenli cariyelerle aile hayatı yaşamayı tercih ettiler?

Osmanlı padişahları neden yabancı kökenli cariyelerle aile hayatı yaşamayı tercih ettiler? MUHTEŞEM YÜZYIL IN SULTANLARI Zeki Önsöz Son günlerde Kanûnî Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan la ilgili kitaplar yayınlanıyor. Görsel medya ve sosyal paylaşım sitelerinde de Kanûnî-Hürrem aşkıyla ilgili

Detaylı

A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları

A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları SIRP İSYANLARI Osmanlı İmparatorluğu na 15. yüzyılın ortalarında katılan Sırbistan da, İmparatorluğun diğer yerlerinde olduğu gibi, âdil bir yönetim kurulmuştu. Sırp

Detaylı

Tarihi Siyesepol Köprüsü nün altı 38 YEDİKITA EYLÜL 2014

Tarihi Siyesepol Köprüsü nün altı 38 YEDİKITA EYLÜL 2014 38 YEDİKITA EYLÜL 2014 Tarihi Siyesepol Köprüsü nün altı ... Nısf-ı Cihan İsfahan... Hz. Ömer (r.a.) devrinde fethedilmişti. Selçukluların başşehri, Harzemşahların, Timurluların ve Safevilerin gözdesiydi.

Detaylı

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

Duraklama Döneminin Sebepleri

Duraklama Döneminin Sebepleri Duraklama Döneminin Sebepleri A: İç Sebepler 1. Merkezi Yönetimin Bozulması Tahta geçen padişahların küçük yaşta tecrübesiz ve zayıf karakterli olması. (Sancağa çıkma usulünün kaldırılması) Saray kadınlarının

Detaylı

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Tarih / Terra Cotta Savaşçıları, Çin Halk Cumhuriyeti Kitap / Türkan Röportaj / Doç. Dr. Okan Gülbahar El Sanatları / Geleneksel

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

OSMANLI ARAŞTIRMALARI

OSMANLI ARAŞTIRMALARI SAYI 38 2011 OSMANLI ARAŞTIRMALARI THE JOURNAL OF OTTOMAN STUDIES Kitâbiyat saraya mensûbiyet dönemini veya saraya sunduğu eserleri dolayısıyla sarayla olan bağlantısının ne oranda sürdüğünü/sürekli olduğunu

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER

İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER III XI 1. Siyasi Durum... 1 a. Dış Siyasi Durum... 1 b. İç Siyasi Durum... 2 2. Coğrafi Durum... 5 a. Çanakkale

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... BELGELER III SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp Raporu... 1 2. Ali İhsan Paşa nın Güney

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN*

Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* Svl.Me.Alev KESKİN-Svl.Me.Betül SAYIN* * Gnkur.ATASE D.Bşk.lığı Türk kültüründe bayrak, tarih boyunca hükümdarlığın ve hâkimiyetin sembolü olarak kabul edilmiştir. Bayrak dikmek bir yeri mülkiyet sahasına

Detaylı

RESTORASYON ÇALIŞMALARI

RESTORASYON ÇALIŞMALARI VAKIFLAR İSTANBUL I. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI RESTORASYON ÇALIŞMALARI (01.01.2011 Tarihi İtibari ile) restorasy n 175 restorasy n 175 RESTORASYONU TAMAMLANAN ESERLER (2004-2010) S.NO İLİ İLÇESİ TAŞINMAZ

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

İçindekiler. 1. Ünite BEYLİKTEN DEVLETE (1300-1453) 2. Ünite DÜNYA GÜCÜ: OSMANLI DEVLETİ. 3. Ünite ARAYIŞ YILLARI (XVII. YÜZYIL)

İçindekiler. 1. Ünite BEYLİKTEN DEVLETE (1300-1453) 2. Ünite DÜNYA GÜCÜ: OSMANLI DEVLETİ. 3. Ünite ARAYIŞ YILLARI (XVII. YÜZYIL) İçindekiler BEYLİKTEN DEVLETE (1300-1453) 1. Bölüm : Osmanlı Devleti nin Kuruluşu...5 2. Bölüm : Balkanlarda Osmanlı Fetihleri ve İskan Siyaseti... 9 3. Bölüm : Anadolu da Siyasi Birliği Sağlama Çalışmaları...15

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER

II. BÖLÜM LK MÜSLÜMAN TÜRK DEVLETLER İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... V GİRİŞ...1 1. Eğitime Neden İhtiyaç Vardır?...1 2. Niçin Eğitim Tarihi Okuyoruz?...2 I. BÖLÜM İSLAMİYET TEN ÖNCEKİ TÜRK EĞİTİMİ 1. Eski Türklerde Eğitim Var mıdır?...5 2. Hunlarda

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Kayseri nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul a getirildi. Zeki, genç ve dinamik olduğu için seçilenler

Kayseri nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul a getirildi. Zeki, genç ve dinamik olduğu için seçilenler EMİNE KAYHAN Kayseri nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul a getirildi. Zeki, genç ve dinamik olduğu için seçilenler arasındaydı. Sinan, At Meydanı ndaki saraya

Detaylı

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.

Detaylı

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n A Ç I L I Ş L A R A Ç I L I Ş L A R A PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun en güzel örneklerinden birini oluşturan Pertevniyal Valide

Detaylı

Osmanlı larda Ordu. Kapıkulu Ordusu:

Osmanlı larda Ordu. Kapıkulu Ordusu: Osmanlı larda Ordu Osmanlı ordusu başlangıçta aşiretlerden gelen atlı birlikler ile gönüllü yaya askerlerden oluşurken 14. yüzyılın ortalarından itibaren büyük bir gelişme gösterdi. En gelişkin dönem sayılan

Detaylı

İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ

İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ 3 GÜN 2 GECE 23-27 NİSAN 2014 İSTANBUL "Orada, Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Üç Şerefeli Camii Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Üç Şerefeli Cami......................... 4 0.1.1 Osmanlı Mimarisinde Çığır Açan İlklerin Buluştuğu Cami............................

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

Koca Mustafa Reşid Paşa

Koca Mustafa Reşid Paşa Osmanlı İmparatorluğu ndaki ilk Mason Locası 1738 de Galata da kurulmuştur. Osmanlı vatandaşı olarak mason olan ilk kişi Yirmisekiz Mehmed Çelebi nin oğlu Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa olmuştur. Osmanlı

Detaylı

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ (İSHAK PAŞA CAMİSİ) Selanik Alaca İmaret Camisi Alaca İmaret Camisi Selanik şehir merkezinin kuzey bölümünde bulunmaktadır. Aziz Dimitris

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti:

Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Projenin Önemi: Projenin amacı: Projenin Uygulanması: Projenin Maliyeti: Tarihi Evlerin Restorasyon ve İmar Projesi Kutsal Mescid in kutlu komşularının evlerini restore ederek onlara karşı vefa borcumuzu öderken Aksa dan Müslümanları uzaklaştırıp Yahudilere yer açmaya çalışan

Detaylı