Port Said'e getirilen 4 bin Ermeni'ye yurt aranıyor

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Port Said'e getirilen 4 bin Ermeni'ye yurt aranıyor ... 1.."

Transkript

1 V vaş T 888 Fransız Dışişleri Bakanlığı'run arşivlerinde, "Birinci Cihan Savaşı nda Türkiye bölümü geniş bir yer tutar. Bu bölümün numaralı ciltleri (ARMENIE-Ermenistan) umumî başlığını taşır ve Mayıs devresini kapsar. Aynı bölümde numaralı dltler de (LEGÎON D ORİENT-Doğu Lejyonu) başlıklıdır ve 1915 Eyhll ü ile 1917 Ekim i arasmdaki devreyi ele almaktadır. Musa Dağlı Ermenilerin tüm başlarından geçenler ve bu olaya ı şık tutan gelişmeler bu altı cildin içindedir. Bana bunları okumak imkânını veren Fransız Dışişleri Bakanlığı ilgililerine teşekkür etmek benim için bir borçtur. Musa Dağı olaylarım geniş olarak aşağıdaki kitaplar ve tek yönlü olarak anlatır; Dr. M.Salpi; İskenderiye'de 1919'da yayınlanan bir Ermeni yıllığında olaya geniş yer vermiştir. Papaz D. Andreasyan; (La deportation de Zeytun et la revolte de Suveydiye) (Zeytun sürgünü ve Süveydiye isyanı). Bu kitabın ilk baskısı 1915 de Kahire de yapılmış, i- kinci baskı 1935'te Halep te hazırlanmıştır. (Musa Dağı nda Kırk Gün) ün O rrfcur k ^ p n jd e n Q ı u o\-du. M o I K a y n a k la r yazan Franz Werfel bu protestan papazı ile uzun uzun konuşmuş ve naklettiği hikâyeyi bundan almıştır. Hapet Iskenderyan'ın hatıralan: Kahire, 1915 baskılıdır. k Fransız amirali D artige du Foumet de (Memoires-Hatıralar)'da olaya kısaca değinir. Tüm bu eserlerde Musa Dağı nın öte yüzü devamlı karanlıkta bırakılmış yalnız Türk Vahşeti nden bahsedilegelmiştir. la V=7< p p a r c i W i -p s ş i n e d u ş \ u. Franz VVerfel in k ita b ın ın o rijin a l a d ı "Die Vierzig Tage des M u sa D ag h "d ır. Yukarıda M usa D ağın ın 40 GOnû a d lı k ita b in F ransızca b askısın ın kap ağ ı (s o ld a ). F ransa'n ın Londra B ü yükelçisi P aui C am bon, İn g iliz D ışişleri B akan lığ ın a başvurarak, P o rt S aıd 'e g ö tü rü len E rm enıler için y u rt ıs te m ış tı... A m a in g iliz le r o lu m s u z k a rşılık v e rd ile r... iki m O tefik d evlet daha sonra o b ir avuç E rm en ın ın sırtın d a n başka em ellere u laşm anın iş b irliğ in i yapacaklardı (sağda). Port Said'e getirilen 4 bin Ermeni'ye yurt aranıyor IUSA dağının Akdenizle birleşen vadilerinden biri... Sandallar büyük bir kalabalığı açıkta bekleyen gemilere taşıyor. Savaş gemilerine... Kalabalığın içinde ihtiyarlar, kadınlar, çocuklar var... Gemilerde Fransız subayları fotoğraflar çekiyorlar! Türkler bunları toptan katletmek üzere idi! Bereket versin, Fransız do- Ingiliz Dışişleri Müsteşarı, müttefik Fransa nın Londra Büyükelçisine binbir dereden su getirirek 4 bin Ermeniyi ne Kıbrıs a, ne de Mısır a kabul edemeyeceklerini anlatıyordu... İmkânları da, paraları da mahduttu bu iş için... nanması İskenderun açıklarında dolaşıyordu da, kalabalığı uzaktan gördü, hemen yetişip mutlak bir ölümden onları kurtardı!!! Tüm dünyaya bunları anlatacaklar... İnanmıyor musunuz? İşte fotoraflan diyecekler... MALKOÇOĞLU AYH AN BAŞOĞLUtm 1915 yılının Eylül ündeyiz... Varmışlardı kısa zamanda yeşil bir adaya. Subaylar, daha ışıklı, daha sıcak günlere artık kavuşacaklarını söylüyorlardı. Bir - iki gün beklemişerdi. Hazırlanmışlardı karaya inme- P V A V U L U N U m B A N IM A A U P IiS lw A csöfse Biça VMMa p Ü S Ü M L J U 4 - e sn A iz ŞATOSU b ü y ü c ü, M o ld a v y a K a rp a tla rın d a k i ş a to s u n d a e s ra rlı b ir g a y e n in h a z ırlığ ı jç i ö e d ir. B u Ö Z E T : O n ta r is im li s ü p e r g ü ç le ri o la n b ir m a k s a tla b irç o k g e n ç k ız ve d e lik a n lıy ı k aç a çıra ırara ra k b ü y ü le m iş tir. M a lk o ç o ğ lu ve E jd e r ş im d i bu g e n ç ie ri k u rta ra ra k O n ta T a karşı s ila h la n d ırm a s av aş ın d a d ır. O rv ta r a e H y e dondü. S ö z le H n i k ^ p ^ jn ü n -tarn Qn\o A ye... M agosa nın kalesinde dalgalanan Ingiliz bayrağına baka baka... Ve gemiler yeniden yola çıkmıştı... Buradan da ışıklı, buradan da sıcak bir başka ülkeye götüreceğiz sizleri demişlerdi... Bir sabah Port Said önlerinde demir atıyorlardı. Musa dağındaki kırk günlük azap burada sona mı eriyordu? Fransız subaylarının vaadettikleri cennete nihayet ulaşılmış mıydı? Neden onları bir türlü gemilerden karaya indirmiyorlardı? Neydi bu uzun bekleyiş? Musa dağının öte yüzünde neler oluyordu? İngilizler yan çiziyor Fransa'nın Londra Büyükelçisi Paul Cambon 14 Eylül sabahı Dışişleri Bakanlığı na gitmiş, Müsteşar A. Nicholson ile Musa dağının öte yüzünü uzun uzun konuşuyordu. Ingiliz, binbir dereden su getirerek müttefiğine anlatmaya çalışıyordu ki, bu dört bin Ermeniyi ne Kıbrıs adasına ve ne de Mısır a kabul edecek durumda değildir. Bunları barındıracak yeri de yoktur. İmkânları da, parası da mahduttur. Yalnız bir tavsiyesi vardı: Italyanlara başvursanız! Onlar bu Ermenileri Rodos adasına yerleştirebilir. Durumları elverişlidir. Paris in ısran üzerine sefir ertesi günü yeniden Dışişleri Bakanlığına gider, bu defa bizzat Dışişleri Bakanı Sir Edward Grey ile işi konuşur. Müsbet bir neticeye gene varamazlar. Durumu Paul Cambon, 15 Eylül tarihli bir telgrafmda şöyle anlatır: Sir Edward Grey, Musa dağı Ermenilerini Ingilizlerin ne Kıbrıs a ve ne de Mısır a kabul edemeyeceklerini söyledi. A. Nicholson un deyişini teyid etti. Eldeki bütün imkânlarını, Çanakkale Savaşları nın yaralıları ile hastalarına ayırmışlar. Ayrıca Mısır daki Ingiliz siyasî komiserinin öne sürdüğü bazı görüşleri de benimsiyor. Sünusi ler son zamanlarda Mısır Müslümanları arasında İngiltere aleyhindeki propagandalarını genişletmişler. Böyle bir zamanda, padişaha karşı silaha sarılmış Hıristiyan bir topluluğun İngiltere tarafından M ısır'da barındırılması da bu propagandanın körüklenmesine müsait bir zemin yaratırmış. Yapılacak bir şey yok... Sefir, Paris e şu iki ihtimalden bahsediyordu: 1. Roma nezdinde teşebbüse geçilerek M usa dağı Ermenilerinin Rodos'a yerleştirilmeleri Veya Fransız sömürgesi Tunus a yollamak. Musa dağı Ermenilerini ille de Ingiltere nin sömürgelerine yerleştirmek istemenin ne anlamı olabilirdi? Fransa nın sömürgeleri yok muydu? İngiltere diplomasisinin başkam bunu da sefire hatırlatmıştı? Geçici olarak Musa dağı göçmenlerini Port Said limanının hemen yambaşmda bir çadırlı kampa koymuş)» ve diğer yandan da bunlara yurt aramaya koyulmuşlardı. Yıllardır anlatılan bir efsane Yıllardır, Asi nehri ile Cebel Musa arasındaki vadide huzur içinde yaşayan yedi küçük Ermeni köyü... Süveydiye den (Samandağ) kuzeye doğru çıkan dar toprak yolun sağında solunda Türk köyleri ile karışmış Ermeni köyleri: Vakıf... Hıdırbeg... Y o ğunduk... Azir... Bityas... Hacı Habibli... Kebusiye... Türkler arasında beş bin kadar Hıristiyan... Ve bunların etrafında bir efsane yaratılmış... Yıllardır anlatılıyor. Bugün de... Bir kitap var: (Musa Dağında Kırk Gün) 700 sayfalık bir tarihî roman! Musa dağında toplanan beş-altı bin Ermeninin maceraları tüm tafsilâtı ile bu kitapta... İlk defa 1936 yılında yayınlanmış, Almanca olarak, birçok dile tercüme edilmiş lerde San Fransisco da Stalin in teşviki ile, Kars, Ardahan, Ermeni yurtlan işi ortaya dökülünce (Musa Dağında Kırk Gün) ü Ermeni teşekkülleri tekrar ele almış, para bulmuşlar, bir defa daha basmışlar, yaymışlar yılında, Ermeni yurtlan işi değişik şekillerle tekrar yayılınca bir defa daha bu tarihî roman ele alınmış, o yıl bir lüks baskı halinde bir de ucuz kitap halinde dağıtılmış... Ermeni teşekkülleri bu kampanyaları yaparken, bunun için gerekli parayı toplarken koca Türk devleti susmuş, onun için bir Ermeni işi yok ki... Türkiye ye girmemiş bu kitap! Yasak... Okunsa, görülecek neler var içinde! Hemen yarım asır dünya kamuoyu bu anlatılanlarla başbaşa bırakılmayacak! Ne lüzum var demişler! Sok başım kuma, rahatına bak... Yarım asır sonra uyanıyorlar... Ve yarım asırdır dünya: Zavallı Ermeniler... Durup dururken bunlar yapılır mı? İş mi bu Tiirklerin yaptıkları deyip duruyor. r YARİN: - FRANSIZLAR ERMENİLERİ RUSYA'YA GÖNDERMEK İSTİYOR

2 FRANSIZ VE İNGİLİZLER YENİ HESAPLARA YÖNELİYOR Yurt bulunamayan Ermenilerden nasıl istifade etm eli? f f Musa Dağı Efsanesi ninı Fransız resmî kaynaklarındaki nal izahı, propaganda ile kışkırtılıp, silahlandırılan Ermenilerin, dış yardım gelmeyince kaderleriyle başbaşa kalmış olması şeklindedir... Acaba, gerçek bu mudur?.. Port Said deki kampta bekleşen 4 bin Ermeni belki de bu sorunun cevabını düşünüyorlardı. Port Said deki Ermenilerin Fas a yerleştirilmesi düşünüldüğünde bu projeye öncelikle, ülkeyi silah zoru ile Fransız sömürgesi durumuna getiren Mareşal Lyautey karşı çıkmıştı. MUSA Dağı nda birkaç bin Ermeninin başına neler gelmiş? Ortada hiçbir sebep yokken OsmanlI idaresi bunları mahvetmeye karar vermiş. Tek sebep, Ermeni olmaları imiş! Jandarma gelip köylerinden alacak, çöllere götürecek ve oralarda katledecek... Mecbur kalmışlar, 1915 in Temmuz ayı son günü... Mezarlarını açmışlar, sandıklan çıkarmışlar, bunların içinde yağlanmış, tek bir köşesi pas tutmamış silahlar var... Bol cephane de var... Çocuklarını, kadınlanm, ihtiyarlarını alıp, köylerini yakıp, çıkmışlar Musa Dağı - na... Her köşesini karış kanş bildikleri bir dağ... Cephe kurmuşlar! Cemal Paşa ordularını yollamış, bu dokuz Ermeni köyünden eli silah tutan 400 veya 500 kişi var... Beş Osmanlı taburu gelmiş, bataryalar yerleştirilmiş... Ermeni kuvveti dayanm ış, Ağustos un ilk haftasında, kadınların, çocukların, ihtiyarlann katıldığı çarpışmalarda dağıtmış Osmanlı taburlarım. Ellerindeki bu süahlar, bu cephane nereden gelmiş? Efendim, 1908 olaylan hazırlanırken îttihad Terakki Cemiyeti, Abdülhamid i devirmek için girişeceği harekette kendisini desteklesinler diye Anadolu daki Ermenilere süahlar, cephane dağıtmış imiş! Yoğunoluk köyünün mezarlarından 1915 Temmuz unda çıkarılan süahlar bunlarmış! Kitap öyle diyor... Musa Dağı nda kırk gün dayanmışlar... Cephane bitmiş, açlık, hastalık başlamış... İnmişler gizlice, beş-altı bin kişi Akdeniz kıyısına... Ateşler yakmışlar! Bütün ümitleri belki oralardan bir İngiliz, Fransız savaş gemisi geçer, ateşi, dumanı görür de kendüerini kurtarır... Talih yardım etmiş... Bir Fransız savaş gemisi 5 Eylül ı sabahı görmüş onları, haber salmış, Fransız donanmasından daha başka gemüer gelmiş, toplamışlar, kurtarmışlar onları felâketten... Ne garip bir tesadüf!.. Fransız ve îngüiz askeri kaynaklarında iki belirli tarih var: 14 Aralık 1914: Fransız kruvazörü Doris, İskenderun a asker çıkarır, hiçbir mukavemetle karşüaşmaz, tahribat yapar ve geldiği gibi gider... * 25 Ocak 1915: Ingüizlerin bir savaş gemisi, İskenderun Körfezi ne bir baskın yapar, karşı koyan olmaz, çekilir. A''aba bu baskınlarda yerli halkla hiç mi temas kurulmadı? Hiç mi silah bırakılmadı? Cemal Paşa nm orduları neredeydi? M ü tte fik p ro pagandası Fransız Kurmay Binbaşısı M. Larcher, Cihan Savaşı nda Türkiye nin Savaşı adlı ve 1926 da yayım lanan eserinde Musa Dağı nda, yaratüan efsane hakkında kırk satırlık bir resmî izah veriyor: Müttefiklerin, Cemal Paşa mn bölgesinde yaşayan yerli halk arasında aralıksız devam e- den faaliyetleri, propagandaları vardı ve bununla bu yerli halkı devamlı tahrik ediyorlardı. Cemal Paşa nın tüm kuvvetleri cephelerde idi yılının A- ğustos unda Zeytin ve Urfa Ermenüeri ayaklanıyor ve arkasından da Musa Dağı Ermenileri, Fransız savaş gemücrine binerek kaçıyordu. Mısır daki Suriye komitesi de, Cemal Paşa nm bölgesindeki Arapları devamlı isyana teşvik ediyordu. Esasen bu bölgede kıyüar 1915 Ocak ayından beri abluka altında bulunduruluyor ve bombardımanlarla yer yer tahribata girişüiyordu. Cemal Paşa, konsoloslukların arşivlerinde, müttefiklerin yerli halkla gizli Uişkilerine dair vesikalar da bulmuştu. Fransızlar, İskenderun a bir çıkarma yapmak için hazırlanmışlar, Cebel Musa ve tüm çevredeki Ermenüeri silahlandır - mışlar... Bekleyin, kurtuluş günü geldi" demişler... Ve sonra, ne olduysa, gelememişler, Ermenüeri yakmışlar... Acaba?.. Belki de Port Said de çadırlarda beklerken bu sorunun cevabım düşünüyordular... 4 bin E rm eniye y u rt a ra n ıy o r Fransız diplomatları Paris te gene onlarla meşgul oluyordu. Telgraflar çekmişlerdi. Roma - ya... İtalyan hükümeti bu Ermenüeri Rodos Adası na yerleştiremez miydi? Cezayir, Fas ve Tunus söm ürgelerini yöneten Fransız valüerine de telgraflar gitmişti. Acaba mahzurlu olur muydu, dört bin Ermeni nin bu sömürgelere yerleştirilmeleri... Cevaplar gelm eden tekrar Londra Büyükelçisine başvurmuşlardı: Dışişleri Bakanı Sir Edward Grey Ue yeniden konuşun. Eğer görüşümüze katdıyorsa, birlikte Petrograd sefirlerimize talimat gönderelim. Bu Ermenileri Rusya'nın kabul etmesini talep edelim. Böylece Kafkasya ya yeıleşirler. Paul Cambon bu telgrafı okurken şaşırmıştı. Belki de Paris tekilerin büdiği bir yol vardı da kendisi bunun farkında değüdi. Sormuştu: Sir Grey Ue konuşmadan önce beni aydınlatmanız iyi olur. Avrupa savaş içindedir. Bu dört bin Ermeni yi hangi yoldan Rusya ya, Kafkasya ya yollamayı düşünüyorsunuz? Paris, 21 Eylül de telgrafla şu cevabı yoüuyordu: Ermeniler, Sırbistan ve Romanya üzerinden kolaylıkla Rusya ya gönderilebilecektir. Paul Cambon eski bir diplomat! Ingütere Dışişleri Bakam önünde gülünç duruma düşmeyi hiç istemiyor. Cevap vermiş hemen: Bugünkü durum içinde dört bin Enueni nin Sırbistan ve Romanya üzerinde Rusya ya gönderilmesi tasavvur dahi edüemez. Fransız s ö m ü rg e le rin d e y e r yok Israr etmemiş Paris, susmuş, bu proje de terkedilmiş. Roma - dan da cevap alınamamış. Rodos a yerleşmeleri ihtimali de suya düşmüş. Bütün ümit, Fransız sömürgelerinden, Fas, Tunus ve Cezayir den gelecek cevaplara bağlanmış. Tunus taki valinin yazısı ümit verici olmamış: Bu Ermenileri Tunus a yerleştirmeye kalkışırsak, bunları Müslüman halka karşı koruyabilmek için askeri birliğe ihtiyacımız olacaktır. Böyle bir işe ayıracak kuvvet elimde yoktur. Ermenilerin Tunus a yerleştirilmeleri bir başka bakımdan da tehlikelidir. Yapılacak iş bunların Korsika'ya veya Güney Fransa' da bir yere yerleştirilmeleridir. Oralarda da, zayıflamış bünyelerine uygun işlerde çalıştırılır bunlar. Fas'ın sömürge haline getirilmesine süah gücü ile çok çalışmış olan General Lyautey de, memleketi iyi bilmesi sebebiyle Dışişleri Bakanlığı'nı şöyle ikaz etmişti: Ermeniler, Fas topraklarına yerleştirilemez. Fransa aleyhinde esasen geniş bir propaganda mevcuttur. Ermenilerin buralara gelmeleri bu propagandaya hız kazandırır. Böyle bir olay, silahlı kuvvetlerimizin doğu cephelerinde yenilgilere uğradıkları, Tttrklerin zaferler kazandıkları şeklinde yorumlanır. Fransız menfaatleri zararlı çıkar. Cezayir deki vali ise, General Lyautey ile aynı görüşü paylaşıyordu. Musa Dağı Ermenileri i- çin bir başka yer bulmak gerekliydi. Bir tavsiyesi vardı: Bu Ermenüeri, Mondros ta, gemi yükleme ve boşaltma işlerinde neden kuüanmıyorsunuz? Yerleştirme gayretlerini durdurmuşlardı. Yalnız dört bin boğazı beslemek, Port Said deki kampın bütün masraflarım karşılamak için para lâzımdı. Ne îngütere nin ve ne de Fransa nm bu Ermenilere açıktan verilecek parası yoktu. Bunlardan ne yollarda istifadeler sağlanabilirdi? Hesaplan buydu! YARIN: İngilizlerin projeleri

3 F RANSA Dışişleri Bakanlığında Asya Dairesi ne bakanlardan Pierre de Margarie, Kahire'deki Fransız siyasi temsilcisine bir yazı yollamış ve şu sorunun cevabım istemişti: Port Said deki kampta eli jilah tutan kaç Ermeni var? Fransa, sömürge topraklarını Anadolu da kurma emelindeydi ve bu işte Ermenileri kullanma planlarının ilk belirtileri görülüyordu. Defrance, kampa gitmiş, u- zunboylu araştırm ış, k on uşmuştu. Kamp nüfusu şöyleydi: Dökümü de: erkek (912), kadın (1296), erkek çoçuk (697), kız çocuğu (547), çok küçük yaşta çocuk (631). İ5 ile 60 yaş aralarında 869 Ermeni erkeği vardı. Bunların da 500 ü asker olarak kullanılabilecek durumdaydı. 300 ünden de işçi olarak istifade edilebilirdi. Geri kalanı işe yaramayan ihtiyarlardı. Fransız temsilcisi kampta, isyanın elebaşıları ile konuşurken bir İngiliz palanından haberdar o- lur. Öğrendikleri canım sıkar. İstihbarat subayı Yüzbaşı Saint Quentin i görevlendirir, bu meseleyi biraz daha deşer ve durumu şu yazı ile Paris e bildirir: İngiliz Kumandam General Maxwell, Ermeni elebaşılarına bir teklif yapmıştır. Niyeti 500 kişilik bir komando grubunun kurulmasıdır. Ing il izler her türlü silahı vermeyi vaadetmişlerdir. Bu komandoları Antakya sahillerine çıkarmayı, Türk hatlan gerisinde sabotajlara girişmeyi düşünmektedirler. Defrance ı ziyadesiyle huylandırmıştır bu proje: Ermenileri Türklerin elinden kurtararak Port Said e getiren Fransızlardır. Bunları şimdi bu şekilde Ingilizlerin kullanmalarına müsaade edemeyiz. Ayrıca bir başka mühim nokta var: İngiltere bu Ermenileri Fransa'nın kontrolü altına terkedilmesi resmen kararlaştırılmış topraklarda kullanmayı planlamakla bazı ard düşüncelere sahip olduğunu da ortaya koymuştur. Dikkatinizi YURT BULUNAMAYAN ERMEN İLER'E BULUNUYOR «İŞ» In g iliz K um an danı g e n e ra lm a x w e li, F ransızlard an erken davranıp, P ort S a id d eki E rm en ileri Türklere karşı k u lla n m a y ı d ü şü n m ü ştü. FRANSIZLAR, ERMENİLERİ ANADOLU'DAKİ EMELLERİ İÇİN KULLANACAKLARDI 1ANCAK İNGİLİZLER DAHA ÖNCE HAREKETE GEÇMİŞLERDİ. İNGİLİZ KUMANDAN GENERAL MAXWELL, PORTSAİD KAMPINDAKİ ERMENİLERDEN 500 KİŞİLİK BİR KOMANDO GRUBU KURARAK ANTAKYA YA ÇIKMAYI VE TÜRK HATLARINI GERİ DEN VURMAYI PLANLIYORDU çekerim. Fransız hükümeti, Kahire siyasi temsilcisinin bu endişelerini paylaşmaktadır. Vakit geçirmeden o da Londra Büyükelçihği ne telgraf çekmiş, Paul Cambon a demiştir ki: General Maxwell in Suriye ve özellikle Iskederun bölgesine karşı hazırlamakta olduğu bazı projeler üzerine dikkatinizi çekeriz. M a x w e H 'in p la n la rı General Maxwell in projeleri yeni değil. On aydan beri İngiliz generalinin gökleri İskenderun körfezinde! Daha 4 Aralık 1914'te Londra ya yolladığı bir telgraf var: Fikrimce yapılması en kolay ve sonuçları bol hareket, İskenderun körfezine bir çıkarmadır. Bu hareket ile Türklerin demiryollarına ölüm darbesi vurmuş oluruz. Ben eminim ki, İskenderun dolaylarındaki Ermeniler, bir ciddî çıkarma kuvvetine hemen katılacaklardır. Böyle bir baskın öyle büyük kuvvete de ihtiyaç gösterm ez. İskenderun Türk ulaşım hatlarına en yakın bölgedir. O sıralarda Arap şeyhlerini altınlı vaadlerle Osmanlı devletine karşı ayaklandırma girişimlerine devam etmekte olan Lavrens de bu göriişü paylaşmaktadır^ Ingiliz casusu, Mısır a getirilmiş olan Avustralya seferi kuvvetinin Çanakkale yerine İskenderun körfezine çıkarılmasını istiyor. Dostu Faysal sayesinde, Cemal Paşa kumandası altında bulunan iki Arap tümeninin derhal OsmanlI'ya karşı isyan edecemerini de bildiriyor. Bölgede tek bir Türk tümeni var. Bu isyanlar karşısında tehlike teşkil etmez ve böyle bir girişimle Osmanlı devleti ayrı banşa dahi sürümenebilir. Böylesine önemliydi İskenderun körfezi... Churchill ise Çanakkale diye ısrar etmişti. Fransızlar da İskenderun körfezine bir çıkarma hareketini 1914 ün sonbaharından beri düşünüyorlardı. Hazırlıklar yapmışlar, yerli halkı bağımsızlık vaadleri ile isyana itmişlerdi. Yalnız müttefimeri Ingilizler ile, bu çıkarmanın kim in kumandası altında, hangi kuvvetlerle yapılacağı konusunda anlaşamıyorlardı. Pais e göre, Ingiltere nin bu çıkarmaya katılma arzusu, Fransızlara bırakılmış Kilikya ve Suriye topraklarından F ransa rnn ayağını kaydırmayı hedef alan bir hareketten başka bir şey değildi. H in d e n b u rg 'u n h a tır a la r ı İskenderun çevresindem Ermenilere geliyoruz demişler, silah dağıtmışlar, fakat aralarında anlaşmazlıklar çıkınca çıkarma işini tavsatmışlar, Ermenileri de, Arapları da yüzüstü bırakmışlar... isyanları bastırmak için Osmanlı harekete geçince de bağırmışlar: Durup dururken, yerli halkı, Ermenileri, katlediyorlar. Alman ordularının Başkumandanı Hindenburg hatıralarında, İskenderun körfezi etrafındaki o- laylardan bahsederken şaşkınlığını gizlem iyor. İngilizlerle Fransızların yerli halm isyana hazırladıklarını, Cemal Paşa nın ise bu bölgede işe yarar tek bir birliği bulunmadığım yazıyor. Anlayamadığım itiraf ediyor: Neden İskenderun körfezine çıkmadılar? En kolay kat î bir zafere ulaşmaları için her şey hazııdı. Mareşal Hindenburg a, Osmanlı ordularının Başkumandanı Enver Paşa demiş ki: Tek ümidim, basımlarımızın, can alıcı İskenderun körfezi cephesinde hiçbir kuvvetimiz bulunmadığının farkına varmamaları dır! yılının Nisanı ndan sonra, şüphesiz Çanakkale deuğradıman felâket de gözlerini korkutmuş ve bir ikinci denizden çıkarma işine yanaşmamışlar. r YARIN: Fransızlar açmazda

4 A n ta k y a d a n g e tirile n E rm en ilerin F o rt S a id d eki kam p ı. İn g iliz ve F ransızlar bu in sanları, k e n d i ü lkelerin d e, k e n d i vatan d aşların a karşı vuruşturm ak a m a c ın d a y d ıla r; B öyle b ir d u ru m d a, ele g eçecek o la n la rın "harp esiri d e ğ il vatan h a in i m u a m e le s i g ö re c e ğ i g erçeği ise, u m u rların d a b ile d e ğ ild i. Port Said'deki Fransız temsilcisi Paris'e gönderdiği raporda şunları yazıyordu: «Ermeni çetelerin kullanılması işi İngiltere ile aramızda rekabete dönüşüyor. Eğer bu ermeniler Türk hatlarının gerisinde sabotaj için kullanılacaksa, bu iş İngilizlerle anlaşmaya varılarak temin edilmelidir» O MUSA D a ı Ermenilerinin sırtında iki büyük sömürgeci devletin oynamakta oldukları oyunların sonu daha gelmemişti. Fransız temsilci Defrance, 22 Eylül de yeniden Ermeni kampına gider. İsyancı Ermeni elebaşıları ile tekrar konuşur. Aldığı bilgiler şunlardır: General Maxwell, Ermeni komando grubunu Toprakkale i- le Asi nehri ağzı arasmda bir noktaya gizlice çıkarmak emelindedir. Ana demiryolu üzerindeki (Bahçe) tünelini havaya uçururlarsa, Adana ile Halep arasında her türlü bağlantı kesilecektir. Ulaşmak istediği esas hedeflerden biri budur. Bölgede elektrik enerjisi veren bazı tesisleri de yıkacaktır. Ermeni elebaşı Defrance a der ki: Biz, İngiliz kumandası altında dövüşmek istemiyoruz. Fransa yı tercih ediyoruz. Yalnız yarın İngiliz generali silahlan yollar ve harekete hazır mısınız derse, ne cevap vereceğiz? Defrance m cevabı: İngiltere ve Fransa, sîzlerin Ermeniler, Fransız komutası altında dövüşm ek istiyordu durumunu konuşmaktadırlar. Sabredin. Bu görüşmelerin neticelerini bekleyin. Fransız tem silcisi, P aris e yolladığı raporda Musa Dağı ndan gelen eli silah tutan Ermeniler hakkında da şunlan yazmaktadır: Bu Ermeniler Türkiye nin dağlık bölgelerinden gelmişlerdir. Şüphesiz iyi çeteler kurulabilir onlarla. Yalnız bunlardan disiplinli birer asker olarak istifade edilebileceğ'ni sanmıyorum. Değerli subayların kumandası altında, ellerine iyi silahlar verildiği takdirde, cesurane baskınlara girişebilir ve diğer Ermeni halkını da isyana sürükleyebilirler. Yalnız bir noktaya büyük dikkat gösterilmeli. Bu Ermeni çetelerinin kullanılması işi bizimle İngiltere arasında bir rekabete dönüşüyor. Eğer bu Ermeniler, Türk hatlarının gerisinde sabotaj işlerinde kullanılacaksa bu iş İngilizlerle aramızda tam bir anlaşma ile temin edilmelidir. M ü tte fik le r in u n u ttu ğ u Akıllarına getirmedikleri veya getirmek bile istemedikleri bir husus var. Çete diye Türk cephesinin gerilerine salacakları bu Ermeniler, Osmanlı vatandaşıdırlar. Yakalandıkları takdirde harp esiri durumunda olmayacaklardır. Vatanlarına ihanet etmiş kişiler sayılacaklar ve derhal kurşuna dizileceklerdir. Her ülkede, İngiltere de, Fransa da da bu hal böyledir. Onların umurunda bile değil. Nihayet, Musa Dağı Ermenileri için, General Maxwell ile Defrance bir araya gelip meseleyi konuşmayı kararlaştırırlar. Ingilizin bir sorusu Fransız diplomatı oldukça müşkül durumda bırakıverir: - Ermeni kampı için sarfedilen bir para var! Bu para hangi devletin bütçesinden çıkacaktır? Bilemiyorum. Hükümetime sorayım diyebilir Defrance... Mısır da çok zengin Ermeniler var. Para babası Bogos Nubar paşa da oralı. Bunlar, Port Said kampının masraflarım karşılayabilirler. Mısır Ermenilerinin sözcülerinden Çobanyan ile konuşulması kararlaştırılır. Çobanyan kısa zamanda cevabı getirir: Mısır tüccarları zengin kişiler değildir. Bizler ayrıca Osmanlı imparatorluğumdaki Ermenilere çok para yardımında bulunduk. Musa Dağı Ermenilerine verilecek paramız kalmamıştır. Aradan iki hafta geçer... Fransa: Musa Dağı ndan getirilen Ermenüerin kamp masrafları ne olacak? sorusunu unutmuştur bile. Ingiliz Generali yeni bir toplantı önerir ve bu defa Defrance a der ki: - İngiltere, Musa Dağı Ermenilerinin Port Said deki kampta daha fazla kalmalarını mahzurlu ve hatta tehlikeli görmektedir. Bu şekilde işsiz güçsüz oturmaları onları kötülük yollarına itebilir. İngiliz kumandanlığının Fransızlardan bir ricası var: Musa Dağı ndan getirdikleri Ermenileri, Mısır topraklarından alıp götürsünler... Paris ısrar etmiş: Mısırlı çok zengin Ermeni tüccar var. Yardım etmelerini sağlayın! Mümkün olmamış. Bogos Nubar, millî emeller için Avrupa da dolaşırmış. OğluArakel, babası adına herhangi bir taahhütte bulunamazmış... Defrance ı ümitsizliğe düşüren bir başka olay vardı: Buradaki Ermeniler Katolik ve Gregoryen olarak birbirlerine düşmüş vaziyetteler. Toplu halde bunları bir araya da getiremiyoruz. Sonraları bir ümit belirmişti. Belki de Fransızlar, M usa Dağı ndan getirdikleri Ermenilerin masraflarına katılm aktan kurtulacaklardı. Dışişleri Bakanlığı, 12 Ekim de Kahire siyasî temsilcisine aşağıdaki telgrafı çekiyordu: Ingiltere Büyükelçiliği nden geldiler. Port Said kampında eli tutan Ermenilerin, Mondros'ta, yükleme boşaltma işlerinde kullanılmasına hiçbir itirazları bulunmadığını söylediler. Harbiye Bakanlığı bu yolda gerekli talime tı Yüzbaşı Saint Quentin e yolladı. Buna dair anlaşmanın süratle tamamlanmasına önayak olmanızı rica ederiz. ı-yarin: PATRİK KARŞI ÇIKINCA İNGİLİZLER İN PROJESİ SUYA DÜŞÜYOR

5 M U S A D ağı Erm enileri Mondros Limam nda işçi olarak çalışmaya yanaşın amaktadn. Kendilerinden çete olarak istifade edilmesi fikri yeniden hakim olmuştur. Bu defa Fransız askeri çevrelerinin görüşleri vardır. Amiral Darrieus Akdeniz deki Fransız filosu kumandanlarının görüşlerini şöyle açıklar: Musa Dağı ndan getirdiğimiz Ermenilerin, yükleme-boşaltma işlerinde çalıştmlmalarına karşıyız. Bunlar süratle eğitilmeli, silahlan dinim alı ve Türk hatlarının gerilerine komando olarak gönderilmelidir. Bunu yaparsak, hiçbir şeyi değiştirmemiş oluruz. Musa Dağı kıyılarına ilk vardığımız andaki durumu daha iyi şartlar içinde devam ettirmiş oluruz. Ermeni isyancılar, isyanlarına, bu defa ellerinde daha mükemmel silahlar, bol cephane ile devam imkânlarını bulurlar. A y rıca, eşleri, çocukları, aileleri bizim tarafımızda, emin ellerde bulunduğundan, büyük bir manevî kuvvetle dövüşe girişirler. Dövüş kabiliyetleri artmış olur. * Türkler Süveyş Kanal ı bölgesine saldınya hazırlanmak - tadırlar. Türk kuvvetlerini müşkül duruma düşürmek için, Adana bölgesini Halep'e bağlayan demiryolu üzerindeki Bahçe 'tüneline veya Racun köprüsüne muvaffakiyetli baskınlar kâfi gelecektir. Yalnız Ermeni komandolar bu baskın hareketlerine katılacağından, bu planın m uvaffak olm am ası halinde müttefik kumandanlığı, prestiji yönünden, hiçbir şey kaybetmemiş olacaktır. 3 Kasım tarihli' bu raporunda Fransız amirali, baskınlara hiçbir müttefik subayının katılmayacağım özellikle belirtmiştir. Halbuki, hedef olarak gösterdiği Bahçe tüneli onca çok mühimdir. Tünel çok dağlık bir noktadadır ve tahribi halinde, demiryolunu da başka bir yerden çevirip geçirmek imkânı bulunamayacağından, bu yol savaş süresince Osm anlı ordusu tarafından kullanılamayacaktır. Fransız amirali raporunda şunları da belirtmiştir- PATRİK ERMENİLERDEN SİLAHLI ÇETE KURULMASINA KARŞI ÇIKIYOR İngiliz kumandanlığı da, bu Ermeni çetelerini aynı hedeflere göndermek için hazırlık yapmaktadır. Buna dair elimizde kat'i deliller var. Bizim süratle hareket etmemiz ve Ingilizlerden önce Ermenileri kullanarak bu baskınları muvaffakiyetle tamamlamamız lazımdır. E rm e n ile r k a y g ılı Fransa u m u rsam a z Musa D»*- - * oyunlar bazı Ermeni çevrelerini rahatsız eder. Bogos Nubar m Kahire de bulunan oğlu Arakel gider Defrance i bulur. Yamnda, Birleşik Amerika daki Ermenileri temsilen Mısır'a gönderilmiş Amerikalı bir gazeteci var. New York Herald den Dr. Gibbons. Her ikisi de, bu Ermenilerin çete hareketlerine girişmek üzere OsmanlI hatları gerilerine gönderilmelerine şiddetle karşıdırlar. Derler ki: Böyle bir girişimde bulunursanız, Osmanlı topraklarında yaşamakta olan Ermenilerin başlarını yeni dertlere sokmuş olursunuz. Defrance önemsemez bu ihti- A B D 'deki Ermenilerin temsilcileri Ermenilerin Türkter'e karşı kullanılmasını istemiyorlardı. «Bu durumda Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin başını derde sokarsınız» dediler. Fransızlardan aldıkları karşılık şu oldu: «Zaten ne kaldı ki...» mali. Cevabı şu tek cümle olur: Zaten ne kaldı ki! Ermeni biraz daha ölmüş, ölmemiş? Fransız diplomatının umurunda mı? Ve bu sözlerin söylen diği tarih: 10 Şubat 1916 dır. İn g ilte re önceden h a re k e te g eçiy o r Aradan bir ay geçmiş, îngilizler, gizlice, acele hazırlıklara girişmişler. Musa Dağı Ermenileri nden, en güçlülerinden, yüz kadarını bir tarafa çekmişler, bunlara silah eğitimi yaptırmaya başlamışlar. Bütün bu faaliyeti, müttefiklerinin gözlerinden saldı tutarak yürütmüşler. 'Fransız istihbarat subayı Yüzbaşı Saint-Quentin ise İngiliz kumandanlığının bu konudaki planlarını, hazırlıklarını tesbite muvaffak olmuş... Yüz kişilik Ermeni çetesini, modem silahlarla ve bol cephane ile, İngiliz savaş gemileri Musa Dağı çevresinde bir noktada karaya bırakacak. Bu çeteler bölgeyi karış karış bilmektedir. Tam bir gizlilik içinde hareket edebileceklerdir. Görevleri, Halep şehrinin kuzeyine düşen demiryolu hattı üzerindeki Racun köprüsünü havaya uçurmak, Adana ile Şam arasında tüm bağlantıyı böylece kesmek. Başarısızlık halinde, Ingilizler başaramadı bu işi, dedirtmemek için de, İngiliz kumandanlığı, Ermeni çetesinin yönetimine hiçbir subay mı vermeyecek! P a trik k a rş ı ç ık ıy o r Çetenin yola çıkmasından birkaç gün önce haber yayılmış... Belki de çete efradından bazı kişiler haber ulaştırmışlar. Şu var ki, Kahire deki Ermeni patriği hemen İngiliz başkumandanına gitmiş, itiraz etmiş, Ermenilerin çete olarak Osmanlı hatları gerisine gönderilmelerine karşı gelmiş. General Maxwell e Bogos Nubar dan da telgraf gelmiş. İstanbul Ermeni patriği Zaven in de bu işe karşı olduğu bildirilmiş. Fransız istihbarat subayı raporunda diyor ki: Böylece İngilizler in planlan suya düştü. General Maxwell, Ermeni patriğinin bu müdahalelerine cok sinirlendi. P or Said kampının masrafları da artm aktadır. Sebep de: Kampta doğumlann ölümlerden çok fazla olmasıydı! Musa Dağı ndan ayrılalı yedinci ay dolmamıştı bile... YARIN: Bin Ermeni askeri aranıyor

6 F RANSA, Musa Dağı ndaki Ermenilerin eli silah tutanlarından ille de faydalanacaktı. Londra daki Fransa Büyükelçisi 4 Temmuz tarihli raporunda İngiliz Generali Clayton ile Ermeni işlerini tekrar konuştuğundan bahisle şunları yazmıştı: Ermeniler arasında, eli silah tutabilecek dununda bulunanları Kıbrıs adasında bir kampta toplayarak askerî eğitime tâbi tutmak faydalı olacaktır. Son andlaşmalar He Ermenistan ın büyük bir kısmı Fransa (sömürge) bölgesine terkedilmiştir. Bu sebeple, Ermeni askeri birliğinin Fransız subaylarının nezaretinde ve masraftan Fransa ya ait olmak üzere kurulmasından daha tabiî bir şey olamaz. Böyle bir Ermeni askerî gücünün kuruluşu dahi Türkleri tedirgin etmeye yeterli gelecektir. Bir başka gelişme var ki, bu hedefe süratle ulaşmaya bizleri mecbur ediyor. Londra ya gelen raporlara göre, Arap ihtilâl hareketleri Suriye ye de yayılmaktadır. Böyle bir gelişme teyid edilirse bizim Lübnan taraflarında gücümüzü göstermemiz gerekecektir. İşte burada Ermeni kuvvetinden faydalanabiliriz. Lavrens'i ö n le m e k g e re k Paul Cambon, Arap İhtilAl Hareketi nin gerisinde Ingilizlerin, Lavrens in bulunduğunu çok iyi bilmektedir. Bildiği bir başka husus, Lavrens in, Suriye, Lübnan, Kilikya gibi noktalann Lloyd George tarafından Fransa ya terkedilmiş o İm asma şiddetle karşı olduğu! İngiliz ajanı Lavrens in kontrolü altındaki Arap İhtilâl Hareketi bu topraklan kolaylıkla Fransa'nın ellerinden koparabilir. Bunu önlemek lâzım. Bu işte de Ermeni Lejyon Kuvveti F ran sa nın karşılaşacağı güçlükleri yenmesinde rol oynayabilir. Hesaplar bunlar! Yoksa Ermeni mesele - si ne bir hal çaresi aramak değil. Fransızlar 5 bin kişilik bir x<ermeni lejyonu» kurma peşinde ERMENİLER, ADANA İSKENDERUN BÖLGESİNDEKİ ÇETE SAVAŞLARINDA KULLANILACAKTI Bunun ne kadar imkânsız olduğunu herkesten fazla Paul Cambon biliyor. Ondokuzuncu asrın sonlarında bu Fransız diplomatı İstanbul da büyükelçiydi. 20 Şubat ta Fransa Dışişleri Bakanlığı dosyalarına ulaştırdığı bir yazısında: Ermeni meselesine hal çaresi yoktur. İmkânsızdır! yen, şim diki Londra Büyükelçisiydi! 5 bin Erm eni a s k e ri n e re d e n bulunacak? Fransız diplomatının bu teklifi üzerinde 1916 yılında en fazla duran Harbiye Bakam olmuştu. Genelkurmay şkanlığı na 19 Temmuz da bir yazı geliyordu: 5 bin Ermeniden kurulu olacak bir askerî birlik için gerekli subay - assubay kadrosu ile silahı acele sağlayabilir misiniz? Derhal cevap verilmesi. Fransa bu 5 bin Ermeni askerini nerede bulacaktı? Port Said kampından Musa dağlılardan 4 veya 500 asker sağlanabilirdi. Yalnız İngilizlerin bir sözü var: Osmanlı ordusundan alınmış esirler arasında Ermeniler de var. Çoğu firar ederek İngiliz hatlarına sığınmış kişiler. Hindistan da Ur kampta bulunuyorlar. Tahminen kişi! Bunları da, kuracağınız Ermeni kuvvetine verebiliriz. İngilizlerin tutum u birden değişmişti yılı yazında, bölgelerinde ne kadar Ermeni varsa Fransızlara devretmeye hazırdılar. F ransa n ın bir Ermeni Lejyonu" kurmasını ve özellikle bunu Orta Doğu da Müslüman bölgelerde kullanmasını içtenlikle" arzu ediyorlar ve bu işte muvaffak olmaları için elden geleni yapmaya kararlı gözüküyorlar. İn g ilizle r n ed en tu tu m d eğ iş tird i? İngilizlerin düşündükleri neydi? Paul Cambon a bir teklifleri olmuştu: Kıbrıs adasmda size bir kamp yeri hazırlarız. Orada, Fransız subayları Ermeniler! eğitebilirler. Daha birkaç ay önce Musa Dağı'ndan getirilen Ermenileri kabul etmeyen, birtakım güçlükler olduğunu anlatan ve Kıbrıs'a Ermeni kabul edemeyeceklerini söyleyen aynı İngilizler... Foreign Office in düşündüğü neydi? Belki de bu Ermeni lejyon askerleri, Fransa nın Orta D oğu daki sömürge topraklarında başının iyice derde girmesinde, İngiltere nin müttefiğl olarak çalışacaklardı. Fransa Harbiye Bakam, tasarılarım, ümitlerini bir raporda toplayıp kabineye sunmuştu: Ermeniler, Adana - İskenderun bölgesinde çete savaşlarında kullanılacaktır. Bu şekilde Türklerin askerî gücünün Ur kısmı oraya bağlanmış olacak, güneye kaydırmalar yapamayacaklardır. Fransa'nın niyeti Suriye de yeni bir cephe açmak değildir. Düşünülen şudur: Anlaşmalarla bize terkedilmiş topraklarda # Musa Dağı Ermenilerinden eli silah tutanlar, 500 kişiyi geçmiyordu. Lejyonun öteki çetecileri nereden bulunacaktı... Bu noktada, aynı amacın peşinde koşan İngilizlerin tutum değiştirdiği görüldü. Osmanlı esirleri arasında Ermeniler de bulunuyordu. Bunları Fransızlara devredecekler eğitimleri için Kıbrıs'ta bir kamp yeri bile verebileceklerdi. (Suriye, Lübnan, Kilikya) gücümüzü her vesileyle göstermek! (Bunu da Ermeni lejyonu başaracak). Suriye ye yayılacak Arap ihtilâl hareketi tek başına kalmamalıdır. Fransa bu hareketlerin içinde görülmelidir. Fransız subaylarının kumandası altında bir askerî lejyon bize faydalar sağlayacaktır. Böylece Arap ihtilâl hareketlerinin bağımsız gruplar yaratmasını da önlemiş olacağız. Anarşiye de imkân bırakılmayacak. Bütün bu hedeflere Ermeni lejyonu vasıtasiyle ulaşacaklar. r-yarin: Ermenilerin sırtından pazarlık sürüyor

7 Fransızlar, Erm eni lejyonunu Kuzey A frika lı b irlik le rle ta kviyeyi d üşünüyordu PORT SAİD'DEKİ KAMPIN MASRAFLARI SORUN YARATIYOR O E RMENİ lejyonunun kurulması fikrini, Fransız ordusunun Başkumandanı Mareşal J. Joffre de benimsemiştir. Millî Savunma Bakanı'na yolladığı 1 Ağustos tarihli bir yazısında der ki: Osmanlı împaratorluğu nu bugün birçok güçlükler tehdit etmektedir. Durumdan faydalanabilmek için Kıbrıs'ta Fransız subaylarının kontrolü altında kişilik bir Ermeni lejyonunun süratle kurulmasına taraftarım ve bu konuda görüşlerinize katılırım. Fakat bu Ermeni lejyonunu, bir Fransız askerî gücü ile takviye imkânları mevcut değildir. Hiçbir cepheden şu anda ne kuvvet ve ne de subay alabiliriz. Belki bu Ermeni lejyonunun yanma bir Kuzey Afrika (Arap) birliği katılabilir. Ermeni lejyonunun, (Şark ordusu kumandanlığı) na - karargâhı Selanik tedir - bağlanılası mümkün değildir. Ancak bu lejyon, Akdeniz de (Suriye Fransız filosu kumandam) emrine verilebilir. Bu kumandanlık, Ermeni lejyonunu Anadolu nun, Ingllizler, eğer kamptaki Ermenileri kullanacaklarsa, kampın masraflarını da Ingilizlerin üstlenmesini istemişlerdi. Eli silah tutanlar Türklerle savaşmaya gönderildiğinde, kampta kalacak ailelerine de Fransızların bakması gerekiyordu gerekli göreceği her noktasmda rahatlıkla kullanır Suriye'de hareket Harbiye Bakanlığı derhal harekete geçmeye hazır. Ermeni askerî kampmı kuracak. Fakat daha önce hükümetin bir soruyu cevaplandırmasını lüzumlu görüyor: Suriye de bir askerî müdahalede bulunmamız prensip itibariyle kabul ediliyor mu? Bakanlığın belirttiği diğer noktalar şunlar: Osmanlı idaresine karşı isyana teşvik edilen Hicaz Emiri ile a- damlan harekete geçtikleri zaman İngiliz kumandanlığı da birlikleri ile bunları destekleyecektir. Bu vaziyette Ingilizler Filistin in güneyinde saldırıya başlarlarsa Fransa nm pasif kalması mümkün olamaz. Suriye ile ilgili anlaşmalara uygun olarak o bölgedeki Arap halkına yardıma gitmemiz lâzımdır. Fakat şu sırada bir Suriye seferine girişmek imkânsızdır. Harbiye Bakanı nm teklifi a- çıktır: 5 ilâ 6000 Ermeni yi silahlandırırız, dünyanın dört bir taratma göç etmiş Suriyelilerden de gönüllü toplayarak bir birlik kurar buna da Ermeni lejyonuna iki veya üç Fransız taburu ilave edilebilir. Bu kuvvet Suriye kıyılarında Trablusşam a çıkarılır ve başlamak üzere olan isyan hareketlerine destek olur. Böylece Suriye üzerindeki haklarımızı da pekleştirmiş oluruz. Bu konuda hükümetin acele bir karara varması lâzımdır. Genelkurmay Başkanlığı ise, bir başka soruya cevap bekliyor 10 Ağustos ta... önce bilmemiz gereken, eli silah tutan kaç Ermeni bulabileceğimizdir. Bu konuda hiçbir bilgimiz yok. İskenderiye de 250 kişi var diyorlar. Ingilizler Hindistan'dan bize kaç Ermeni yollayacaklar? Bunu da bilmiyoruz Ermeni yi nereden çıkaracağız? Londra Büyükelçiliğimize ta Fran sız ordusunun b a şkam u tan ı m areşal J o ffre da, "E rm en i le j y o n u " fik rin i b e n im s e m iş ti. limat verilsin, sorulsun: Ingiüzler, eli silah tutan kaç Ermeni yi verecekler? Kat i bir rakam lâzım, Kıbrıs askeri kampına ona göre subay, astsubay ve malzeme gönderilecektir. Kampın masrafları VeErmenilerin sırtında telgraflar birbirini takip eder. Fransız siyasî temsilci Defran- ce Kahire den Paris e bildirir: Albay Bremond (Fransız askerî misyon şefidir) bana geldi, Port Said kampındaki Ermenilerden 200 kadar temin edileceğini söyledi. Yalnız bunlar, bu rakamı süratle bir misline çıkarmayı vaadetmi şler. Defrance, Ingilizlerin kendisini sıkıştırmakta olduklarını da yazar: "Port Said teki kampla ilgili o- larak Ingilizlerin tek bir isteği var: Bir an evvel bu Ermenilerden kurtulmak! Toplu halde bu Ermenileri götürmemizi ısrarla istiyorlar. Eğer bu kampta eli silah tutan Ermenileri kullanmayı kararlaştınyorsak o zaman bu kampın yıllık masraflarını franktır - da üzerimize almamız gerekecektir. İngiltere, kamp için sarfettiği bu parayı istemektedir. Kampın gelecek aylardaki tüm masrafları da bundan sonra tarafımızdan ödenecektir. Eli silah tutanlar gittikten sonra aileleri kampta kalacak. Bunlara da biz bakacağız. A ğu stos sonlarında L on d ra dan bir haber yayılır. Anlaşma olmamış, îngilizler Kıbrıs ta Ermeniler ve Fransızlar için kamp yeri vermekten vazgeçmişler. Bu habere Albay Hamelin sevinir. Fransız kumandanı Orta Doğu bölgesi üzerinde çalışan genelkurmay üyelerinden biridir. Der ki: Ermeni askerini kullandığımız takdirde tngilizlere frank ödememiz gerekiyordu. Bu vaziyette, bu para ölçüsünde değeri olmayan bu askeri kullanmaktan da vazgeçmiş oluruz!. Dışişleri Bakanlığı nın ilgili memuru, albayın bu yazasım bilgi edinilmesi kaydı ile bakana havale eder. YARIN: Albay Bremon diye biri Anlaşmazlıklar

8 Bogos * S uriye ve K ilikya 'nın savaştan sonra Fransa ya b ırakılm ası konusu nda m ü tte fik le r aralarında a n la ş m ış la rd ı. M usa D ağında 40 G ü n " adlı kitap ta yer alan yukarıdaki h arita, Fransız sö m ü rg esi h aline g e tirile c e k O sm anli to p rakların ı g ö steriyo r. Fransızlardan Kilikya bölgesinde muhtariyet istiyor D EFRANCE, Kahire de 7 Eylül günü İngiliz kumandanı general ile bir toplantı daha yapar. Paris e şunu bildirir: İngiltere Yüksek Komiseri bana dedi la:» Ermenden kullanmak mı istiyorsunuz? öyle ise alın, hemen alın, fakat hepsini birden ahn, bana büyük hizmette bulun- ' muş olursunuz. İngiltere elinden geleni yapmaktadır ve yapacaktır. Paul Cambon 13 Eylül de Londra dan bildirir: Şimdi Dı^şleri Bakanlığı'ndan resmî bir yazı geldi. Kıbrıs' ın Müslüman olmayan bölgesinde, Ermeni askerini yetiştirmek için, bir askerî kamp yerini tesbit etmişler. Ayrıca şu bilgiyi de i, verdiler: * Mısır daki Ermeniler arasında askerlik yapabilecek durumunda 400 ilâ 500 kişi bulmuşlar. Fransa'nın, bunları da Ermeni lejyonu için hazırlamalarına İngiltere müsaade etmektedir. Hindistan dan harp esiri olarak 175 Ermesi geliyor. Albay Bremond diye biri Hemen 3 yıl sonra Çukurova da bu Ermeni lejyon askerinin başına geçerek (onlar size yaptı, ' siz de onlara yapın) diyerek bölgenin her köşesinde kanlı olaylara sebebiyet veren, bunları körükleyen Fransız albayı Bremond yılının Eylül ünde Kahire - de askerî misyon şefidir. Ermeni # Ermeni lider eski görüşmelerinden vazgeçmişti. Fransızların Ermeniler arasından asker toplamalarına itiraz etmiyordu. Yalnız bir rioası vardı: Çok gizli hareket edilmeli, Türkiye nin hiçbir şeyden habere olmamalıydı lejyonunun bir an önce kurulması için çırpınmaktadır. Dışişleri Bakanlığı na, Defrance eliyle, ulaştırdığı uzun bir raporda (Neden Ermeni askerini kullanmalıyız?) sorusuna cevaplar veriyordu: Cebel Musa dan getirdiğimiz Ermeniler için size daha önce de yazmıştım. Bunların kamp masraflarını - ayda frank üzerinden - savaş sonunda nasıl olsa İngiltere ye ödemek zorunda bulunuyoruz. Hiçbir teşebbüste bulunmazsak, üstelik parasmı cebimizden ödeyerek, bu Ermenilerin Ingilizleşmelerine, Amerikanlaşmalarına veya Ermenileşmelerine imkân vermiş olacağız. Bunun için de, ^mdiye kadar olan davranışlarımızdan derhal vazgeçip tam bir geriye dönüş yapmamız lâzımdır. Bugün süratle davranırsak bu Ermeniler her istediğimizi yapacaklardır. Bunu temin için de başlarına bir Fransız subayını kumandan tayin etmemiz ve bu subayı da doğruca Paris e bağlamamız gereklidir. Cebel Musa Ermenilerini ya toptan bırakmalıyız veya toptan tarafımıza çekmeliyiz. Fransa bunlarla ilgisini kesmeye karar verirse çok aleyhimizde olur. Çünkü bu Ermeniler, barış olunca Orta Doğu da Fransa'nın yönetimine terkedilmiş olan topraklar üzerine gelip yerleşeceklerdir. Nasıl bir hava içinde geleceklerdir? Kendilerini yüzüstü bıraktığımızdan dolayı bize kırgın ve İngiliz tesirine kapılmış olarak... Hatta, her davranışları Muhalif olan Ermeni komitelerinin âleti olarak geleceklerdir. Halbuki şimdiden bu &menilerle ilgilenirsek, onları avucumuza alırsak bu topraklarda bizlere en sadık kişiler olarak yaşayacaklardır. Böylece elimizin altında güvenebileceğimiz bir güç bulunacaktır. Unutmayalım ki aksi bir davranış ile hem bu &menileri kaybedeceğiz ve üste- Uk bunlardan faydalanacak olan Ingiltere ye de para ödeyeceğiz. Şmdiki halde Musa Dağı Ermenilerinin masrafları 360 bin frankı bulmuştur....ve tavsiyeleri Albay Bremond un iki tavsiyesi var: 1. Bütün Ermeni kadınları ile çocuklarına özel bir itina gösterilmelidir. Fransız menfaatlerine uygun bir propaganda ile bunlar yetiştirilmelidir. Fransa - nm idaresine terkedilecek topraklarda bizim öncülerimiz bunlar olacaktır. 2. Anadolu da geçmiş senelerde Ermeni bölgelerinde misyoner olarak bulunmuş Cizvit papazlarından mutlaka faydalan mamız lâzımdır. Hangi m isyonerlerin nerelerde bulunduklarına ve kendilerinden nasıl faydalanılabileceğine dair ayrıca bir yazı takdim edilecektir. Bogas Nubar'm ricası Ekim ayı içinde Bogos Nubar, Ermeni millî hareketinin ana liderlerinden biri olarak Fransa Dışişlerinden biri olarak Fransa Dışişleri Bakanlığı nı ziyaret eder. Bakanlıktaki memur, onunla ilgili konuşmaya dair bakanı için bir (not) hazırlar: Bogos Nubar, Fransızların Ermeniler arasından asker toplamalarına, bunları eğitmelerine itirazlarından vazgeçmiştir. Yalnız bir ricası var: Bu işte çok gizli hareket edilmelidir, Türkiye nin hiçbir şeyden haberi olmamalıdır. Bogos Nubar a göre Mısır daki Ermenilerle Port Said kampı Fransa ya derhal 800 gönüllü verebilecek durumdadır. Bunlarla bir Fransız subayının kumandası altmda bir tabur teşkil edilebilir. Bogos Nubar, Ermeni davası muan da bahsederken Fransız diplomatına bir itirafta bulunur: Büyük Ermenistan da şu sırada Rusya nın davranışı Bogos Nubar m eski görüşlerini muhafaza etmesinin ne kadar hatalı bir iş olacağını kendisine göster- _ ti mı ş. Diplomat. Bogos Nubar m bu eski görüşleri ni de parantez içinde şöyle belirtir: (Rus hükümranlığı altmda muhtar büyük Ermeni devletinin kurulması). Şimdi Bogos Nubar bize yaklaşmaktadır. Fransız hükümranlığı altına girecek topraklarda mümkün olduğu kadar fazla sayıda Ermeninin toplanmasını istemektedir. Ayrıca, Kilikya - nın Suriye eyaletinden ayrı bir idareye bağlanmasını ve o topraklarda Ermenilerin kendi kendilerini idare etmelerine imkân sağlanmasını talep etmektedir. Kendisine verdiğim cevapta, bu meseleyi tartışmaya yetkim bulunmadığını söyledim. Fransa idaresine terkedilmesi henüz tasavvur olunan topraklarda şimdiden İdarî taksimat yapılmaya girişilmesini de erken bulduğumu ekledim. Fakat Fransa bayrağının dalgalandığı topraklarda Ermenilerin barış ve adalet içinde, müreffeh bir hayat süreceklerini belirttim. Ermenilerin şerefli bir hayata, nihayet tam bir huzura ancak Fransız idaresinde kavuşacaklarını anlattım." Fransız diplomatı, Bogos Nubar ile konuşmasmdan sonra görüşlerini de şöyle belirtir: Kanımca, hiç vakit kaybetmeden, Cebel Musa Ermenilerine ait masrafı Ingiltereye ödememiz ve bu Ermeniler!, idaresini üzerimize alacağımız topraklarda (Suriye, Çukurova) Fransız nüfuzunun- öncüleri olarak ^mdi - den yetiştirmeye başlamamız lâzımdır. Ermeniler çalışkan ve zeki İtişlerdir. Yalnız kazanma hırsı onlarda çok büyüktür. Osmanlı idaresi altmda esaret yıllarında e- dindikleri kötü huylarını, sıkı bir eğitimle, disiplin altmda tutarak, yok edebilirsek, Anadolu da Fransa'nın gücünü sağlam temellerde kurmasmda çok büyük roller oynama ya namzettirler. şimdi yapacağımız bazı fedakârlıklar ileride bize çok fayda sağla yacaa tır. YARIN: ASKER TOPLAMA ÇABALARI

9 E RMENİLERİ kullanmak kârlı bir iş olacaktı sonunda. Yalmz para lazımdı. Masraflar ağır olabilirdi. 2 Ekim 1916 da Harbiye Nazırı hükümet başkanına bir yazı yollar: Port Said kampında eli silah tutan Ermenileri asker olarak kullanmayı prensip olarak kabul ediyorsak, ayda frank o- lan bu kampın masraflarını da üzerimize almamız gerekecektir. A yrıca Fransız hükümeti, kampta kalacak kadın, çocuk ve ihtiyarı da beslemek ve barındırmakla mükellef olacak ve bu masrafı da karşılayacaktır. Hükümet, bunu kabul ediyor mu? General Murray, eli silah tutan Ermenileri derhal bize bırakmaya hazırdır. Yalnız ileri sürdüğü bir şart var: Kampta kalacak ihtiyar, kadın, çocuğu da hemen götürmemiz isteniyor. Ingilizler bir ara Ermeni erkekleri katıra olarak Selanik cephesine yollamak istemişler fakat bu tekliflerini Musa Dağlı lar reddetmişler! Harbiye Nazın şu sorunun cevabım istiyordu: ' Hükümet başkanı olarak, 200 Ermeninin silah altma alınması, bu kadar masrafa değer görülüyorsa o zaman ben derhal gereken emirleri veririm. Bogos N u b a r'ın Ti, onayı Ekim sonunda Bogos Nubar ın bir mektubu gelir Dışişleri Bakanhğı na. Ermeni Mili Lideri derki: Savaşm müttefik ordularının zaferi ile son bulması halinde Ermeni millî taleplerinin aynen yerine getirileceği hususunda kati teminat aldım. Bunun için de, Ermeni gönüllülerinin Fransa'nın kumandası altında silaha sarılmalarına nza gösteriyorum. Gerekli merkezlere, gönüllü toplamaya girişmeleri hususunda emirler yolladım. Bogos Nubar Ermeni gönüllüler toplanması için emir veriyor Amaç, Anadolu'nun sömürgeleştirilmesi Genelkurmay Başkanlığı Ermeni birliğini kurmakla Romieu adında bir binbaşıyı görevlendirir ve bunu derhal Mısır a gönderir. Binbaşı Romieu 9 Kasım da durumu şöyle anlatır: Ermeni komiteleri, iki ay zarfında ikibin gönüllü sağlayacaklarım söylediler ve teminat verdiler. Bunların 1500 U Amerika dan getirilecek. Mısır Ermeni Cemaati de 500 kişi verecek. Bu rakama, Hindistan da İngilizlerin ellerindeki Ermeni harp esirleri de dahildir. Yalnız Port Sait kampındaki 500 Ermeni yukarıdaki rakama alınmamıştır." Am aç A n ad o lu 'yu sö m ü rg eleştirm ek Esas hedefleri Anadolu yu sömürge haline getirmek... Bu uğurda Ermenileri kullanacaklar, dünyanın dört bir yanından toplayıp, ellerine silah vererek... Binbaşı Romieu hemen Kıbn s a giderek, Ingilizlerin ayırdığı kamp yetini gezmiş. Magosa mn 24 kilometre kadar kuzeyinde, sahilde... Binbaşı, Ermeni lejyonu ile birlikte götürülecek Cizvit papazlarının da bir listesini hazırlamış, bunların nerelerde bulunabileceğini işaretlemiş. Hemen hepsi, yıllar boyu Anadoluda Ermeni köylerinde Katolik propagandası yapmış, Ermenileri Gregoryen - Katolik diye bölmüş, birbirlerine düşürmüş misyonerler. Cizvit i de var, Saint Joseph lisi de var... Harbiye Bakanlığı nda Doğu lejyonunun teşkili hususunda talimatname süratle tamamlanmış. Bir sureti, bilgi edinilmesi için Dışişleri Bakanhğı na gönderilmiş. Doğu lejyonu demelerinin bir sebebi var. Yalnız Ermenilerle yetinmemişler. Dünyanın dört bir yanma yıllar boyu göç etmiş Suriyelileri de bulmuşlar. Onlan da silah altına çağırmışlar. Osmanlı împaratorluğu na karşı dövüşe davet etmişler... Bağımsızlık için demişler... Ashnda Fransa sömürgesine hizmet için... Suriye lejyonunu kullanarak S u riy e y i ele geçirecekler, Ermeni lejyonu sayesinde Çukurova ya yerleşecekler... Asayişi böyle sağlayacaklar Dışişleri Bakanlığı ndaki ilgililer, Fransa mn ne sebeplerle Ermeni ve Suriye lejyonlarını kurmakta olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyan bir (not) hazırlamışlar ve bunu hükümete sunmuşlar. Deniyor ki bu notta: Savaştan sonra kontrolümüz Fransız Dışişleri Bakanlığı'nın hükümete sunduğu bir not, Ermeni lejyonunun amacını da kuruluş açıklamaktadır. Bu nota göre Fransızlar savaştan sonra kontrol altına alınacak bölgelerde bu lejyon aracılığı ile asayişi sağlamaya çalışacaklardır... altında girecek Anadolu topraklarında asayişi sağlamak çok mühimdir. Bu asayişi, yerli halktan kurulu bir jandarma - polisle sağlamama mümkün değildir. Almanya ya veya Osmanlı devletine karşı savaşı sürdürüp kazanmak maksadiyle Ermeniler silah altına çağrılmıyor! Bu kuvveti savaş sonrası için saklayacaklar! Anadoluyu sömürge haline getirmek için bir silah olarak Ermeniyi kullanacaklar. r YARIN: t GÖNÜLLÜ TOPLAMA ÇABALARI

10 ON D Ö K U ZU N CU asır sonlarına doğru dünya çok geniş göç hareketlerine şahit olmuş. Hemen bir asır gioi bir zaman içinde A v rupa'dan YeniDünya ya 65 milyon insan göç etmiş! lerden 1914 e kadar bu göç, aralıksız ve hızlanarak devam etmiş... 4 milyon İrlandalI, evini, toprağım bırakmış Birleşik Am e rika ya gitmiş, yerleşmiş... İrlanda nüfusunun yansı! Anglosakson göçmen sayısı ise 6 milyon... Nüfusunun yüzde 12 si! Beş milyon Alman, bir milyon İskandinavyalI... Göç yollarına dökülen PolonyalI, Macar, Çek, Slovak, Sırp, Hırvat, 3 milyon tahmin ediliyor. Rusya dan da Birleşik Amerika ile Kanada'ya 3 milyon insan gitmiş, yarısı Yahudi... 6 milyon İtalyan... 8 milyon İspanyol... Yarım milyon P ortek izli... Yarım m ilyon Yunanlı... Bir milyon Fransız... Siyasî baskılar, ekonomik sıkıntılar... Ve Birleşik Amerika'ya gidip yerleşmiş kadar Ermeni... Kaçı Osmanlı imparatorluğundan, kaçı R u sy a d a n... Kimse araştırmamış... Birleşik Amerika daki milyonlarca göçmen arasında onlar da yeni bir hayat kurmuşlar yılının ilk günlerinde hepsi.de tedirgin... G önüllü to p la m a h e y e ti Fransız Binbaşı Romieu, 1917 yılının ilk günlerinde Paris e uzun bir rapor yollar. Mısır dan 2 Ocakta New York a hareket eden Ermeni gönüllü toplama heyeti hakkında... Kahire deki Ermeni komitesi şu şekilde kurulmuştur: Dr. Nevruz ile Tekeyan (Demokrat Partiden: Mutedil, Bogos Nubar paşaya bağlı) ve Arslanyan ile Sabahgülyan (bunlar H inçak Partisi nin iki ayrı bölümünü temsil ediyorlar.) Bu son iki Ermeni ile uzun zaman temas etmekten kaçınmıştım. Her ikisi de, özellikle 1896 daki terörist hareketlere katılmışlardır. Bu terör hareket- «Ermeni lejyonu» için A B D ' de gönüllü toplanıyor leri içinde bulunmuş ve şimdi Birleşik Amerika ya iltica etmiş olan Ermenilerle de hâlâ sıkı bağları vardır. Herkes kabul etmektedir İd, Arslanyan ile Sabahgülyan ı tarafımıza çekebilirsek bunlar bize lâzım olan kuvvetli ve cüretkâr gönüllüleri temin edebilecektir. Mısır daki komite, gönüllü toplama işini takip etmek üzere New York a şu üç kişiyi gönderdi: 1 Hanemyan: Osmanlı vatandaşı, (Truşak Komitesi). 2 Sabahgülyan: Iranlı, (Hinçak Komitesi). 3 Damadyan: Osmanlı vatandaşı (Demokrat Parti). Bu heyet Boston, New York, Providence (Rhode Island), Chicago ve Kaliforniya ya gideceklerdir. Ermenilerin kalabalık yaşadıkları yerler bunlar... Heyet Kanada ya da geçecektir. Fransız idarecileri o günlerde, Kahire ye, Binbaşı Romieu ye bir direktif ulaştırırlar: %Bazı Ermenitere göre, gönüllü toplama işi «ellerinde kılıç soytarılık peşinde koşan bazı ihtilâlcilerin işi» idi. Fransa'nın Washington Büyükelçisi de benzer bir uyarıda bulunmuştu. Hükümetinden aldığı yanıt «Müdahale etmeyiniz» oldu Ermeni lejyonu için gönüllü toplamak üzere New York a hareket etmekte olan heyete dahil olduğunu duyduğumuz Mihran Sıvaslı ya aşağıdaki hususları anlatınız: Yalnız sağlıklı, güçlü ve milliyetçilik hisleri kuvvetli Ermenileri toplamak yeterli değildir. özellikle Kilikya ve Suriye doğumlu, bölge lisanını iyi bilen, memleketi tanıyan Ermenilerin toplanması şarttır. Mühim olan sayı değildir kalitedir. Ayrıca Birleşik Amerika da toplanacak gönüllü Ermenilerin sayıca çok fazla olmaması da tavsiye olunur. Yoksa bu işlere dair haberler çabuk yayılabilir ve İstanbul ile İzmir de yaşamakta olan Ermeniler de müşkül duruma düşürülm üş olur. Gazetelerin gönüllü toplama işlerinden katiyen bahsetmemeleri bilhassa sağlanr alıdır. Bu Ermenilerin Birleşik Amerika limanlarından doğruca Fransa limanlarına gönderilmeleri tasvip edilmemektedir. Bunlar Cezayir limanlarına getirilmeli ve oralardan hedeflerine gönderilmelidir. S o y ta rılık peşindeki ih tilâ lc ile r Ermeni ihtilâl komitelerinin temsilcileri gönüllü toplamaya başladıktan kısa zaman sonra Paris e bir mektup gelir. Gönderen Gabriel Simbad adında yeni Amerikan vatandaşı bir Erme- nidir. Adresi: (410 W est 23 rd. Street - New York) Montparnasse Bulvan nm 161 numaralı hanesinde oturan eski bir dostuna gördermiş: M. Çeras! O da mektubu almış, Dışişleri Bakanlığına varmış ve ilgili bir memura bunu vermiş. Anlaşılıyor ki, Amerika daki Ermeni ile aynı görüşleri paylaşıyor Paris teki Ermeni. Dışişleri Bakanlığındaki ilgili Çeras ı tanıyor, olayı da mühim görmüş olacak ki, mektubu üst makamlara ulaştırm ış. Çeras hakkında da şunları eklemiş: "Fransız taraftarı bir Ermenidir. ön celeri Paris te (L'ARM ENIE) adı ile bir gazete yayınlamış ve bu gazetenin yayın müdürlüğünü yapmıştır. Çeras, 1878 yılında Berlin Kongresi ne katüan Ermeni delegasyonunun sekreterliğini de yapmıştır. New York tan mektubu yollayan Ermeni ise, Birleşik Am e rika da gönüllü toplanmasına şiddetli karşı. Simbad Efendi diyor ki: Yine Ermenilerin başı belâya sokulacak. Bu defa, böyle işlerle, İstanbul ve İzmir de kalmış 150 bin Ermeni m ah ved ilecektir. Kanaatimce bu gönüllü toplama işi, ellerinde birer kılıç, soytarılık peşinde koşan bazı ihtilâlcilerin işidir. Gelmiş geçmiş, yeni ve eski bütün kanlı tecrübelerden halâ ders almamış görünüyorlar. Anlaşılıyor ki, bu ihtilâlciler bu defa Nubar Paşa ya da fikirlerini kabul ettirdiler, müttefik devletler de protokol icabı paşaya (hayır) dilemediklerinden bu işlere girişildi. F ran sızlar' ın tavsiyesi Fransız politikacıları ne yapmışlar? Çeras a susmasmı tavsiye etmişler... Simbad m mektubundan sonra bir girişim daha olmuştu. Bu defa şikâyetçi, Fransa'nın Wash ington daki B üyükelçisi M. Jusserand dı. Dışişleri Bakanlığı na soruyordu: Burada Fransa adına birtakım girişimlerde bulunan Ermeniler var! Fransız bayrağı altında çarpışmak üzere gönüllü toplamakla görevli olduklarını söylüyorlar. Gönüllü olarak kaydetmek istedikleri kişiler ise Birleşik Am erika vatandaşıdır. Bir taraftan büyükelçiliğimizin ve diğer taraftan da New York Konsolosluğumuzun başma dert açmaktadırlar. Fransız hükümetinin 1917 yılının 20 Şu bat ında büyükelçisine cevabı şu olmuştu: Müdahalede bulunmayınız!. r YARIN: Ermeni lejyonu gerçekleşiyor

11 DOĞU LEJYONU KIBRIS ADASINDA EĞİTİME BAŞLIYOR, E rm en i k o m ite cile r in in AB D deki faaliyetleri, Fransız resmî makamlarının da desteği i- le, aylarca devam eder. İlk muvaffakiyet haberleri Mayıs ayında Paris e ulaşır. Bir telgraf SivaslI Minas dan Bogos Nubar a gelmiş, o da mesajı Dışişleri Bakanlığına getirmiştir: Birleşik Amerika'daki çalışmalarımızda mükemmel neticeler aldık. Çok gönüllü kaybettik. Yalnız bunları derhal yola çıkarabilmek için gemilere ihtiyacımız var. Gemileri teminde zorluklarla karşılaşıyoruz. ikinci telgraf ise Truşak Kom itesi nin tem silcisi Hanemyan dan geliyordu ve tek bir cümle idi: Beş bin gönüllüyü yola çıkarmaya hazırız. K ıb rıs 'ta k i A Ijtamp da h azır «.Binbaşı Romieu, îngilizlerin de yardımları ile Kıbrıs taki -kamp yerinde hazırlıklarını tamamlamıştı. Raporunda diyordu ki:... Adanın doğu kıyısında Mağosa'nm 24 kilometre kuzeyinde ve Trikomo nun (Yeni iskele) iki kilometre güney doğusunda bulunan askerî kamp faaliyete geçmiş durumdadır. Monarga mevkiindeki kampta halen 54 Ermeni gönüllü askerî eğitim görmektedir. Bunlar, Port Said deki Musa Dağı Kampı'ndan donanma subayları tarafından seçilip bir süre önce eğitimlerine başlanılmış ilk grubu.teşkil etmektedir. Romieu, Osmanlı ordusundan firar edip Ingiliz tarafma geçen ve Bombay da bulundukları söylenen Ermenileri, bütün vaadlerine rağmen, hâlâ Îngilizlerin yollamış olduklarmı da hatırlatıyor ve ilgilenilmesini istiyordu. Bogos N u b a r M 200 Ermeni ve 160 Suriyeli gönüllüden oluşan lejyonun işlevi konusunda kuşkulanan bir kişi vardı: Fransız Generali Bailloud. O, ABD'den gönderilen Ermenilerin, ilerde Fransız çıkarlarına sırt çevireceklerini daha 1917 Ekim'inde tahmin ediyordu... p a ra is tiy o r T Ermeni Millî Delegasyonu Başkanı Bogos Nubar ise Fransa dan şikâyetçi idi. Dışişleri Bakanlığı na bir yazı yollamıştı: Aramızdaki sözleşmeye uygun olarak Birleşik Amerika da gönüllü asker topladık ve bunları gemilere bindirerek Fransa ya getirdik. Bütün bu işteki masraflarımız ise hâlâ ödenmemiştir. Müşkül duruma düşen Birleşik A m erika daki kom item iz, bu masrafların karşılığı olan doların süratle kendilerine gönderilmesini istemektedir. Doğu le jyo n u Temmuz ayı içinde Kıbrıs adasındaki kampta geniş faaliyet vardı. Yavaş yavaş "Ermeni lejyonu nun kuruluşu belirmektedir. Fransız OrduMüfettişi General Bailloud bu çalışmaları yakından takip ediyordu: Halen Ermeni lejyonu, her biri 200 er kişilik altı bölükten kuruludur. 160 Suriyeli gönüllüden de bir bölük teşkil edilmiştir. Bu iki grubun birleşmesi ile ortaya (Doğu lejyonu) çıkıyordu. Fransız Generali, bu askerin, savaş kabiliyetlerine göre, değer sıralandırmasını da şöyle yapmıştı: 1. En iyileri Osmanlı ordusunda asker iken Filistin veya Mezopotamya cephelerinden firar etmiş Ermenilerdir. 2. Cebel Musa Ermenileri. 3. Birleşik Amerika'dan gönderilenler. 4. Suriyeliler (General Bailloud ya göre bunlarda dövüş kabiliveti hemen hemen yoktur.) D ö vü şten k a ç a n la r Birleşik Amerika dan yollanan Ermenilerin bir kısmı çürüğe çıkarılmıştı. Askerî doktorlar bu beklenmedik gelişmeyi de şöyle anlatıyordu: Birleşik Amerika dan yola çıkarılmadan önce sıkı sağlık kontrollerinden geçirilmiş olmalarına rağmen Fransa ya varınca bir kısmı (Hastayım, askerlik yapmaya elverişli bünyem yok) demektedir. Bunların çoğu geri hizmetlerde görev istemekte ve askeri kamplara gitmeyi reddetmektedir. Bu vaziyette bulunanları Marsilya daki (yabancı işçi deposu ) na yollam ışlardı. New York'tan, Osmanlıya karşı dövüşeceğiz sözü ile gemilere binmiş olan Ermenilerin bir kısmı tek bir şey düşünüyordu: Fransa ya yerleşmek, dövüşmek değil. Fran sız g e n e ra lin kuşkusu Fransızlar, Ermeni lejyon un u n büyümesinden sevinçli idiler. Fransız menfaatleri uğruna ölecek olanlar çoğalıyordu. ÖMER SAMI COŞAR Yalnız biri vardı. Birleşik Amerika dan gönderilen Ermenilerin i- leride Fransız menfaatlerine sırt çevireceklerini 1917 yılı Ekiminde tahmin ediyordu. General Bailloud Orta Doğu, Denizde bir yer den 4 Ekim de gönderdiği bir raporda Amerikalı Ermenilerden şöyle bahsetmişti: Umumiyetle güçlü kuvvetli, vücut hareketlerine alışmış, i- natçı kişiler. Yalnız askerlik nedir bilmiyorlar. Disipline hiç boyun eğmiyorlar. Büyük bir dikkatle, kollayarak, eğitilmesi gereken kişiler... Talimden, yürüyüşlerden katiyen hoşlanmıyorlar. Bunların bir kısmı Amerika'da dünyaya gelmiş, bir kısmı da çok küçük yaşta o ülkeye varmış, yerleşmiş. Bu sebeple Anadolu da kalmış akrabaları, komşuları gibi (Türk baskısının verdiği acıyı) duymamışlar. Bunun için de onlardaki intikam hisleri diğerlerine nazaran az! Yalnız Ermeni topraklarının kurtarılması onların da ilk hedefi. Fakat kafalarında (Amerikancı) diyebileceğimiz hisler doğmaya başlamış bile. Amerikalıların son zamanlarda Anadolu'ya sızmak için giriştikleri faaliyet yayılmıştır. Bu da, (Amerikancı) zihniyetinin genişlemesinde rol oynuyor. Birkaç yıldan beri Amerikalılar Anadolu ya daha çok misyonlar yollamışlar, okullar açmışlar, para yardımları yapmışlardır. Bütün bu işler Türk resmî makamlarının gözleri önünde, hatta bunların da desteği ile yapılmıştır. Geçen Temmuz, Birleşik Amerika'nın savaşa resmen katılmasından dört ay sonra, Türk hükümetinin üyeleri, Amerikan kolejlerinde mükâfat dağıtımı törenlerinde bizzat bulunmuşlardır. Birkaç gün önce de Beyrut ta Amerikan okullarında eğitim. hiçbir şey olmamış gibi normal başlamıştır. Diğer yandan Birleşik Amerika da, resmî makamlar, tanınmış kişiler, Amerikan vatandaşı Ermenilerin (Doğu lejyonu) muza katılmalarını hızlandırmak i- çin ellerinden geleni yapıyorlar. (Rockefeller gibi b ir, Amerikalı, Ermeni gönüllü toplama masraflarını karşılamak için dolarlık bağışta bulunm uştur). Halbuki bu Ermeni askerini Amerikan askerî birliklerine alır ve Fransa cephesine yollayabilirler. Amerikan gazeteleri şimdiden (harp sonrası) düşünülerek, Am erikan askerî birliklerinin Fransa yerine Anadolu ya gönderilmelerini açık açık teklif ediyorlar. Bir an gelir, yetiştirmekte olduğumuz Ermeni gönüllüleri Fransız menfaatlerine sırt çevirir ve Am erikan menfaatlerinin Anadolu da savunucuları olarak ortaya çıkar. Port Said de, bu görüşümüzün ne kadar haklı olduğunu gösteren bazı ciddî olaylar daha şimdiden oluyor. Binbaşı Romieu, bu olayların Kıbrıs kampında duyulmamış olmasından ötürü sevinçli idi. Birleşik Amerika'dan gönüllü getirmekte olan gemilerde de birtakım olaylar çıkmaktadır. Bir defa Ermenilerle Suriyeliler dövüşmüşler. Kavgalarına, Port Said'e vardıktan sonra da devam etmişlerdir. Ermeniler, Suriye yi Türklerin elinden kurtarmak için katiyen dövüşmeyeceklerini, Suriyeli gönüllüler de, Ermenistan ın davaları uğruna kan dökmeyeceklerini söylemektedirler. r-yarin: ABD'deki Ermeni kaynağı kuruyor

12 ABD, «Osmanlı devleti ile savaş t halinde olmadığı» gerekçesiyle Ermeni sevkiyatını durduruyor Fransa mütarekeye MUSA Dağı'ndan getirilenlerle, Birleşik Amerika da toplanan Ermeni gönüllüler 1917 kışım Kıbrıs taki kampta eğitimle geçirirler. Hemen dört tabur kurulur... Neredeyse bir Ermeni alayı! Yalnız Fransızların hesaplarım bozan bir takım gelişmeler görülür... Mısır daki İngiliz kuvvetlerinin kumandanı General Allenby, Osmanlı devletine karşı isyana, altın dağıtılarak, kışkırtılan Araplarla birlikte taarruz hazırlığı içindedir. Kahire de Fransız siyasî temsilcilerine, böyle bir kuvvetin içinde Fransız bayrağım taşıyacak bir birliğin bulunmadığım hatırlatmış. Fransa'nın ise anavatan cephelerinde Alman ordusu ile başı dertte... Ayrıca Balkanlar da da, gözlerini İstanbul a dikmiş, bir kuvvet bulunduruyor. Arabistan çöllerinde ölecek Fransız askerini bulmak zor... Üstelik, İngiltere Mısır ı muhafaza etsin, Hindistan yolunu açık tutsun diye... Sonunda Suriye'ye, hatta Ç ukurova'ya yerleşmek var... Fakat Fransız askeri yok! Ne güne yetiştirdiler, beslediler Ermeni taburlarını? Fransız üniformasını giydirmişler, ellerinde Fransız bayrağı, bu Ermenileri General A llen b y ye yollam ışlar yılının Mayıs ında, aralarında Cebel Musa köylerinin Ermenileri de, yeniden varmışlar Port Said kamplarına. Oradan da Arabistan çöllerine... Fransa için ölecek Ermeni çok... Nasıl olsa gönüllü akım devam eder diye düşünmüş Parağmen ris teki kurt politikacılar. Fakat hesaplan bozuluvermiş... Başbakan ve Harbiye Nazın Clemenceau, 6 Haziran 1918 tarihli bir yazı yollamış Dışişleri Bakanına. Diyor ki: Birleşik Amerika'dan gönüllü grimez oldu. öğrendiğime göre bunlan şimdi Amerikan ordusu saflarında silah altına çağınyorlarmış! Eğer bu Amerikan kaynağı kurursa, Ermeni Lejyonunu devam ettirebilmek için elimizde yalnız Osmanlı ordusunun firari Ermenileri ile bize iltica eden bir takım Osmanlı vatandaştan kalacak. Bu da yetersiz. Clemenceau nun istediği, Dışişleri Bakanlığı nın gereken girişimleri yaparak, bu kaynağın kurumasını önlemesi idi. Yalnız, Washington nezdindeki bu girişimlerde, müspet hiçbir sonuca varılamamıştı. Bu defa, 2 Temmuz'da Genelkurmay Başkanlığı Clemenceau'ya durumun ciddî olduğunu bildiriyordu: ABD,de k a lm a d ıy s a Amerika daki Ermenilerin, Birleşik Amerika orducu saflarında silah altına alınmalan ile Ermeni lejyonunun esas kaynağı kurumuştur. Eğer Ermeni Lejyonunun dağılması istenmiyorsa süratle yeni bir kaynak bulmak zorunluğu vardır. Bu lejyonun, gönüllü bulunmaması sebebiyle gönüllü Ermeni peşinde Ermeni Lejyonu, Filistin cephesine sürüldükten kısa bir süre sonra savaş bitm işti. Ancak, Fransızlar lejyona daha çok Ermeni istiyorlardı. A nadolu topraklarında ucuz bekçilere gerek d u ym a kta yd ıla r dağılması Fransa nın Orta D o ğu'd aki prestijim ciddî surette zedeler. Frensizin düşündüğü yalnızca prestijini kurtarmak, Ermeniyi değil... Bunun için de Genelkurmay Başkanlığının bir önerisi var: Arjantin de çok sayıda Ermeni bulunduğu öğrenilmiştir. Bu kaynaktan faydalanma imkânlarım Dışişleri araştıramaz mı? Birleşik Amerika daki Ermeni kaynağının kuruduğu W ashiıigton un 9 Ağustos tarihli bir telgrafı ile katileşmiştir: Birleşik Amerika, Osmanlı devleti ile savaş halinde değildir. Bu sebeple Amerika vatandaşı Ermenilerin, Türkiye ye karşı savaşmaları için, Fransa'ya gönderilmesine müsaade edilmeyecektir. Acaba Birleşik Amerika da, Ermeniler eliyle Anadolu da bazı menfaatler mi sağlama peşindeydi? Yoksa Fransız Generali Bailloud şüphelerinde haklı mıydı? B ogos Nubar da Birleşik A m erika ya gitm iş, temaslar yapmış fakat netice alamamıştı. Oradan Dışişleri Bakanlığı na yolladığı bir telgrafta diyordu ki: Halen Amerikan ordusunda 4 ilâ Ermeni bulunmaktadır. Filistin'de savaş Fransa konsolosları, ataşemiliterleri Güney Amerika da " g ö nüllü Ermeni avcılığına bütün güçleri ile devam ederken Filistin çöllerinde savaş büyüyordu yılının Eylül ayı... A llenby nin başlattığı ta arruzda cepheyi, Fransız bayrağını dalgalandıran bir birlik tutuyordu. Bu birlik Ermeni lejyonu idi Eylül de de ölülerini, Fransız kumandanı albayın ateşli bir nutku ile kumlara gömmüşlerdi. Demişti ki albay: Her biriniz birer kahraman, birer aziz... Hepiniz, Fransa'nın en yüksek askerî liyakat madalyası na lâyık... Ebediyen uyuyacağınız bu topraklarda, kahramanlıklarınız, altın harflerle yazılı kalacaktır. Hakkın ve medeniyetin savunucuları ile birlikte, cephelerde, dövüşerek bağımsız Ermenistan a giden yolun kapılarını açtınız! N e için ö ld ü le r İngiliz sömürgecileri Hindistan yolunu açık tutsunlar, Süveyş i ve petrol kuyularını ellerinde bulundursunlar diye Arabistan çöllerine birkaç bin Ermeni gömülmüş... Ne Londra'nın, ne Fransa mn umurunda... Çölde yatanların kaçı, acaba Musa Dağı köylerinden, Fransızlar tarafından kurtarılmış tı? Fransa, onlar için bir şeyler yapacaktı? İ s k e n d e r iy e d ek i M illî Ermeni Komitesi 'nin temsilcisi Mıgırdıçyan o günlerde Fransa hükümetine başvurmuş, Filistin cephesinde asıl Ermenilerin dövüştüğünü hatırlatmış ve Doğu Lejyonu diye adlandırılmış askeri birliğin bu adının değiştirilmesini istemişti. Mıgırdıçyan a göre Doğu Lejyonu nda Suriyeli birkaç asker vardı, üst tarafı tamamiyle Etmeniydi. Bu sebeple yeni adı: Ermeni Lejyonu olmalıydı. Fransız hükümeti hak vermişti... Ve 1918 Ekinimde Doğu Lejyonu bundan böyle "Ermeni Lejyonu olarak isimlendiriliyordu. Filistin çöllerinde Fransız bayrağı altında ölen Ermeniler mükafatlandırılmıştı... M ü ta re k e a ra y a g irin ce Ermeni Lejyonu kayıp vermişti Filistin de. Halbuki onu Kilikya da mühim görevler bekliyordu. Bu sebeble boşluklar doldurulmalıydı süratle. Brezilya ile A rja n tin den Fransız konsoloslarının gönderdiği haberler ümit verici idi. Oralara yerleşmiş Ermenilerin rahatı da kayboluyordu. Sefil olacaklar... Bundan da Türkler mesul tutulacaktı... Yalnız gönüllü toplama işleri devam ederken 30 Ekim e varılıyordu. Osmanlı devleti yenilgiyi kabul etmiş, mütareke imzalamıştı. Ermeni gönüllüler ise Osmanlı ordularına karşı savaş için denilerek toplanıyordu. Bu çok ucuz paralı askerleri Fransızlar şimdi hangi bahane ile silah altında toplayacaklardı? Buenos A ires deki Fransız konsolosu 7 Kasım da Dışişleri Bakanlığı na şu soruyu yöneltiyordu: Filistin cephesinde ateş kesildi, savaş durdu. Ermeni birliği temsilcisi ise gönüllü toplamaya devam edip etmeyeceğini soruyor, kendisine ne cevap vereceğim? İki gün içinde, çok acele, Fransız Dışişleri Bakanlığı cevabım ulaştırmıştı konsolosa: Gönüllü toplama işleri, artan bir önemle devam ettirilmelidir. Bundan önce savaş devam ettiği süre için kayıt ile gönüllü almıyordu. Bundan böyle kayıd kaldırılsın ve yalnız iki yıl süre ile mukaveleler yapılsın. Önümüzdeki günlerde Osmanlı topraklarında işgali sürdürecek, kuvvete ihtiyacımız olacaktır. Böylece Ermeni gönüllü toplama işi daha büyük önem kazanmaktadır. Fransız a s k e ri y e rin e Sebebi var... Fransa, söm ürge yapacağı topraklarda işgal kuvveti olarak Fransız askerini kullanamayacak ten beri silah altında bulunan Fransız, mütareke ile bir an evvel evine, köyüne dönmeye bakıyor. Çarpışmaktan bezmiş... Fransız idarecileri, kumandanları, 1918 yılııun son ayı içinde Mersin e "Ermeniyi, kuzey Afrikalı Arabi Fransız işgal kuvveti olarak çıkarm ışlar... Sırtlarında Fransız üniforması yalnız birkaç Fransız subay ve assubayı üe... Başlamış Ermeni lej y önerleri Türk köylerini basıp yakmaya, Türkün malım yağma etmeye... Fransız gazeteleri de bütün bu cinayetleri: Türkler Ermenileri katletmeye devam ediyor yaygarası Ue perdelemeyi başarmışlar. Çukurovalı kendi kendim savunma çareleri aramaya koyulmuş, çeteler kurulmuş, süratle güçlenmiş... İşgal kumandanlığının daha fazla paralı askere ihtiyacı olduğu anlaşümış. Yoksa sömürge idaresini devam ettiremeyecek. Fransa Başbakanı Clemenceau 1919Nisan mda Dışişleri Bakanlığı ile Genelkuray Başkanlığı na bir yazı yollamış: Afrika ve Amerika kıtalarının hemen her köşesinde 1916 yılında başlayan gönüllü asker toplama gayretlerimiz sonunda Ermeni Lejyonumuz 1918 yılı sonunda kişilik bir kuvvet haline getirilmiştir. Yalnız bunlarla yapüan mukavelelerde silah altına alınma süresi savaş sonuna kadar olarak gösterilmiştir. Barışın imzalanması halinde bu lejyonun gücü birden bin askere düşecektir. Başbakana göre 4 Ermeni taburunu süah altında muhafaza etmek şarttır. Çünkü, aynı sayıda bir Fransız anavatan askerî birliği Ue mukayese edilirse bu paralı askerler, devlete çok daha az paraya maloluyor. Clemenceau diyor ki: Bize terkedüen topraklarda jandarma görevini yapacak yerli kuvvet bulamazsak, bu görevi Fransız anavatan kuvvetine gördürmek zorunda kalırız ve bu da bize çok pahalıya malolur. YARIN: Hayalci Yahudi'nin armağanı

13 V * - V i'v > _ : n f v* *..i! -/ *< - '.. ' 4**- * V İ ;.,v - " Hx. Cv * < ','«*,1,*.. 1 > - * " i. P a ris te yayın lanan ( J A I Vu) d erg isi de M u sa D ağı o la yından bahsedecek. A rşivinden elin e geçen bir fo to ğ rafı M usa D ağı ile h iç b ir iliş iğ i o lm a y a n koym uş. B unu (E şi b ulunm az vesika) d iye takdim e tm iş. Ve şu yazıyı yazm ış bu fo to ğ ra f iç in.. "B ir m ille ti im ha eden Türkler. K ayzer tarafından k a tlia m yap sın lar diye s ila h la n d ırılm ış başıbozuk vahşilerin ö nünde kaçan zavallı Erm eni halkı Suriye kıyıların a sığ ınm ışlar. B u rada onları m uhakkak ölüm bekliyor. B unlardan 5 p in i de A ntakya K ö rfezi nde tam im ha edilm ek üzere iken oradan geçen b ir Fransız kruvazörü im d a t iş a retlerin i gördü. B irkaç top ateşi ile başıbozuk sürüsü darm a dağın e d ild i. E rm en iler k u rta rılm ış tı. Ş im d i M ıs ır to p raklarında d in len iyo rlar. (16 Ekim 1915) Alman Yahudisi yazar, hiç araştırma yapmadan kitap yazıyor: «Musa Dağı nda 40 Gün» Ermeni katliam ı ß artınca Fransa da şikâyete başlıyor Fransızların, Ermeniler sırtından gerçekleştirmeye uğraştıkları sömürgeci çabaları Türkiye Cumhuriyetimin kuruluşuyla suya düştü... Ama onlar Ermenilerin yakasını bırakmadılar... Önce Hatay a getirdiler... Hatay anavatana kavuşunca Halep e, Lübnan a taşıdılar... Ama bugüne kadar hiçbir Ermeni nin aklına gelmedi Fransa nın yakasına yapışmak... F RANSIZ hükümeti bir çıkmaza sürüklendiğini de süratle farkediyordu: Orta Doğıı bölgesinde Fransız generalleri, subaylarının büyük çoğunluğu bu Ermeni Lejyonu ndan bezmişlerdir. Sadece intikam hisleri ile davrandıklarını, Türk köylerini yakıp yıktıklarını, böylece Fransız aleyhtarlığının süratle yayıldığım bildirmişler... Clemenceau ise inadından vazgeçmemiş... Ve Anadolu da istiklâl Savaşı başlamış yılının ilk aylarından itibaren Fransız kumandanı Gene- rai Gouraud: Dağıtın süratle Ermeni lejyonunu dive telgraf üzerine teıgraı yollamış. Paris e...bu kuvveti kurmak için sarfedilen paralara, emeklere yazık oldu demiş! Birleşik Amerika dan, Brezilya'dan, Arjantin den, Mısır dan getirilen Ermeniyi düşünen vok artık... Söm ürgeci hesabı Sonunda Fransa bakmış ki yalnız Kiükya değil fakat Suriye ile Lübnan ı da kaybedecek, anlaşmış Mustafa Kemal ile çekilip gitmiş, tüm Kilikya yı boşaltmış... Uç yıl aralıksız, Sîzlere bu bereketli topraklarda yeni bir vatan kuracağız diye diye, dünyanın dört bir yanından koparıp getirdikleri Ermenilere bu defa başlamışlar şöyle seslenmeye: Türkler geliyor, yeniden katliama girişecekler! Sürüklemişler peşlerinden Ermenileri... Sömürgeci inanmış ki, ileride tekrar güç günler gelebilir ve o bir defa daha Ermeni nin sırtından öz menfaatlerini savunma yollarını arayabilir... Türkiye devleti kendisinden (Hatay) için özel bir idare sistemi talep etmemiş mi? Hatay büyük çoğunluğu ile Türk değil mi? Kilikya yı kaybeden Fransa bu defa Hatay ı elinde tutma hırsı ile gene Ermeni yi kullanma çarelerini aramış, bulmuş ve Ermeni bir defa daha bu oyuna gelmiş... T iy a tro y a z a rı A lm a n Y ahudisi Ve aradan sekiz yıl geçmiş... Fransız idaresi altmda sekiz yıl... Suriye ve Hatay a hemen Ermeni yerleşmiş... Kendilerine her türlü saadeti, cenneti, rahat bir hayatı vaadetmiş olan Fransız politikacılarının idaresi altında geçmiş sekiz yıl yılının ilk aylarında Musa D ağlı Ermenilerden kalanlar dönmüşler... Kaç kişi? Bilinmiyor! Fransız idaresine... Ve şair, tiyatro yazarı bir A l man Yahudisi: Fransız Werfel yılının Mart ında Şam da dolaşırken bir halı imalâthanesine girmiş. Gördükleri onu üzmüş: Sakat, perişan, açlığın kemirip bir deri bir kemik bıraktığı göçmen çocukları. Halleri yürek acısı... Ermeni çocukları... Çocuk dendiğine göre on, onbir yaşlarında olacak? Şam şehri ise 1918 yılından beri Fransız idaresi altmda. Demek ki bu idare altmda doğup büyümüşler... Franz Werfel, Şam da gördüğü Ermeni çocuklarını, 1932 yılının Temmuz unda, Almanya da yaşamına zor şartlar altmda devam ederken, hatırlamış. Nazizm yayılırken, H itler in ırkçı politikası özellikle milyonlarca Yahudiyi tehdit ederken... Z o ra k i çaba Ne düşünmüş acaba Franz Werfel? O da Musa Dağı Ermenilerinden belirli bir maksatla faydalanmayı düşünmüş olacak? A l manya daki Yahudilerin durumu ile Osmanlı İmparatorluğu ndaki Ermenilerin durumu arasında hiçbir benzerlik bulunmamasına rağmen, zoraki bir benzerlik yaratmak için uğraşmış... Ingiltere, Fransa, Birleşik Amerika gibi ülkelerde kamuoyunda bir hareket yaratır, Hitler in ırkçı politikasına set çektiririm diye mi düşünmüş? Hayaller mi kurmuş? Muhtemel! Bunun için de, o yıllarda tüm ümitlerini bağladığı İngiltere, Fransa ve Birleşik Amerika gibi büyük devletlerin Ermenilerin felâketinde en büyük payı sırtlarında taşıdıklarını bilmemezlikten gelmiş... Yazm ış kitabını... MUSA D AĞ I NDA KIRK GÜN! Bakmış, bu büyük demokrasilerin ümranda değil... Hitler in,. bir ırka karşı giriştiği toptan imha politikasını onlar da bilmemezlikten geliyor... Musa Dağlılar etrafında yarattığı efsaneden beklediği umutlar boş çıkmış... Kala kala Türkleri çok haksız bir suçlama kalmış... Ya 40 g ü n d en sonrası M usa D ağı nda kırkbirinci günden sonrasmı da araştırmaz olmuş... Şam da dolaştığı günlerden birkaç yıl sonra... Fransız manda idaresi Musa Dağlı Ermeniler için bir şeyler yapmak lüzumunu duymuş! Yıl Hatay, Türkiye nin bir parçası! Anavatana bağlılığım 1923 lerden beri bağırıp durur... Belki demiş Fransız, bu girişimleri böylece önler, manda idaremi devam ettiririm... Cebel Musa Ermenilerini toplamış, birlikte Musa Dağı nın tepesine, Damlacık yaylasına büyük bir âbide diktirmiş yılında Samandağ kıyılarına varıp kendilerini kurtaran Fransız kruvazörünü canlandıran koca bir âbide... Türklere karşı verdikleri savaşı canlandıracak... Fransa'nın onlara yardımlarım ebedileştirecek... Birkaç yıl daha geçmiş... Bakmışlar olacak gibi değil... Mustafa Kemal Paşa nm Türkiye si ile iyi geçinmek zorundalar. Karşılarında bir devlet var. İtibarlı... Hatay kavuşacak anavatanına. Bu defa acaba Musa Dağlı Ermenileri rahat bırakacaklar mı? Hayır lerden beri Türkiye Cumhuriyeti nde hangi azınlığa dokunulmuştu ki? Yeni bir hayat başlamıştı... Depreşmişti eski huylan... Geliyor Türkler, sizleri mahvedecek...intikam alacak... Abideler diktiniz, dövüştünüz onunla diye diye... Kamyonlara bindirmişler Cebel Musa Ermenilerinden kalanları, bu defa da Halep e, Lübnan taraflarına taşımışlardı... Cebel Musa da bir âbide bırakarak... Ve bu felâketlerden ötürü hiçbir Ermeni Fransa'nın yakasına yapışmayacak? BÎTTİ - Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... BELGELER III SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp Raporu... 1 2. Ali İhsan Paşa nın Güney

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

TESALYA (YUNANİSTAN) SAVAŞI PULLARI (21-4-1898)

TESALYA (YUNANİSTAN) SAVAŞI PULLARI (21-4-1898) TESALYA (YUNANİSTAN) SAVAŞI PULLARI (21-4-1898) 1897 Türk-Yunan Savaşı (TESELYA SAVAŞI) Teselya savaşları nın aslı Girit adası olayları ile başlamıştır, 1894 Haziran'ında Rumlar Halepa Sözleşmesi'nin uygulanmasını

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

İSTANBUL-MEKKE DEMİRYOLU PROJESİ

İSTANBUL-MEKKE DEMİRYOLU PROJESİ II. Abdülhamid tarafından 99 yıl önce hizmete açılan 'Hicaz Demiryolu'nun adı, Suudi Arabistan yetkililerinin isteği üzerine değiştirildi. Hicaz Demiryolu'nun yeni adı, 'İstanbul- Mekke Demiryolu Projesi'

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI

Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye. (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Alipour ve Hosseinzadgan / Türkiye (6909/08, 12792/08 ve 28960/08) AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ KARARI Aşağıdaki metin kararın resmi olmayan özetidir. Alipour dosyası Veteriner olan Başvuru sahibi 1999

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER

İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... ÖN SÖZ... BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER III XI 1. Siyasi Durum... 1 a. Dış Siyasi Durum... 1 b. İç Siyasi Durum... 2 2. Coğrafi Durum... 5 a. Çanakkale

Detaylı

GARCİA'YA MEKTUP. Sayfa: 1 / 5

GARCİA'YA MEKTUP. Sayfa: 1 / 5 GARCİA'YA MEKTUP Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya arasındaki savaşın bir aşamasında ABD Başkanı, çok acele olarak Küba'daki isyancıların önderi Garcia'ya bir haber göndermek istedi. Garcia, hangisinde

Detaylı

HSB ye hoş geldiniz. BU KİTAPÇIK YENİ TAŞINANLAR İÇİNDİR!

HSB ye hoş geldiniz. BU KİTAPÇIK YENİ TAŞINANLAR İÇİNDİR! HSB ye hoş geldiniz. BU KİTAPÇIK YENİ TAŞINANLAR İÇİNDİR! Şimdiye kadar yarım milyon üyeye ulaşmış bulunuyoruz HSB şirketinde güven içindesiniz. İsveç in dört bir yanına dağılmış HSB şirketleri bünyesinde

Detaylı

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47

İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 İŞVERENİN VAZİFE MALULLÜĞÜNÜ BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ 5510 S.K. MD. 47 Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

Antarktika da bir bilim üssü kurulmasını arzulayan çok sayıda seçkin (konusunda yetkin anlamında!)

Antarktika da bir bilim üssü kurulmasını arzulayan çok sayıda seçkin (konusunda yetkin anlamında!) Antarktika'da bir Türk bilim üssü kurulması için başlatılan çalışmalara, bu amaçla oluşturulan Türk Kutup ve Okyanus Araştırmaları Programı Yürütme Komitesi (Osman Atasoy, Prof. Bayram Öztürk, Prof. Temel

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Bu akşam gönüllümüz sevgili Medine Hakkâri de YIBO da gönderdiğiniz kitapları almış telefonla selam ve sevgilerini yolladı tüm ILKYAR gönüllülerine ve bağışçılarına...

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde

ATATÜRK. Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde ATATÜRK Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanımdır. Doğup büyüdüğü Selanik, o dönemde önemli bir kültürel merkezdi. XIX. yüzyılın son çeyreğinde

Detaylı

Türkiye - Suriye Ortak Ulaştırma Komisyon Toplantısı Mutabakat Zaptı'nın Onaylanması Hakkında Karar Karar Sayısı: 2001/2693. Bakanlar Kurulundan

Türkiye - Suriye Ortak Ulaştırma Komisyon Toplantısı Mutabakat Zaptı'nın Onaylanması Hakkında Karar Karar Sayısı: 2001/2693. Bakanlar Kurulundan 01.08.2001 Çarşamba Sayı: 24480 (Asıl) YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Milletlerarası Andlaşmalar Türkiye - Suriye Ortak Ulaştırma Komisyon Toplantısı Mutabakat Zaptı'nın Onaylanması Hakkında Karar Karar Sayısı:

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ

UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ UNUTULAN SAVAŞLAR / KUTÜ L-AMMARE ZAFERİ Yrd. Doç. Dr. A. Poyraz GÜRSON Atılım Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü Dr. A. Poyraz Gürson, İlk-ortaöğretim ve liseyi İzmir Karşıyaka'da tamamlamayı müteakip

Detaylı

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI TÜRK ULUSAL AJANSI AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı HAYATBOYU ÖĞRENME GENÇLİK Aralık 1999 2002 Helsinki Zirvesi - Topluluk

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ

GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ MÜDÜRLÜĞÜN KURULUŞU : Müdürlüğümüz 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 nci maddesi gereği aynı kanunun 49 ncu maddesine istinaden Belediye Meclisinin 03.02.2005

Detaylı

1 AĞUSTOS 1914, CUMARTESİ

1 AĞUSTOS 1914, CUMARTESİ 1 AĞUSTOS 1914, CUMARTESİ Amiral Souchon 29 Temmuz günü henüz onarımları tamamlanmamış Goeben ile Pola dan Trieste ye geçmiş ve 30 Temmuz günü buradan güneye hareket etmişti. 1 Ağustos sabahı Adriyatik

Detaylı

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER DOĞU VE GÜNEY CEPHELERİ KURTULUŞ SAVAŞI DOĞU VE GÜNEY CEPHESİ DOĞU CEPHESİ Ermeniler XIX. Yy`a kadar Osmanlı topraklarında huzur içinde yaşadılar, devletin çeşitli kademelerinde

Detaylı

İsa Mesih elçilerini seçiyor

İsa Mesih elçilerini seçiyor İsa Mesih elçilerini seçiyor BU ÇAĞIRIDA ÖNEM TAŞIYAN İLKELER A. Giriş Markos 3:13-18: İsa dağa çıkarak istediği kişileri yanın çağırdı. Onlarda yanın gittiler. İsa bunlardan oniki kişiyi yanında bulundurmak,

Detaylı

Ermeniler in Yaptõğõ Mezâlim ve Soykõrõmõn Utanç Fotoğraflarõ

Ermeniler in Yaptõğõ Mezâlim ve Soykõrõmõn Utanç Fotoğraflarõ Ermeniler in Yaptõğõ Mezâlim ve Soykõrõmõn Utanç Fotoğraflarõ ERMENİLER İN TÜRKLER E YAPTIKLARI MEZÂLİM VE SOYKIRIMIN ARŞİV BELGELERİ 219 Rus ordusu saflarõnda Türkler e karşõ çarpõşan Hõnçak Komitesi

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

İLK KIBRIS TÜRK PUL SERİSİ

İLK KIBRIS TÜRK PUL SERİSİ Kıbrıs Türk Filateli Derneği tarafından kurulan komisyon başarılı bir çalışma ile Kıbrıs Türk Posta Tarihi konusunda iki ciltlik son derece kapsamlı bir eser ortaya çıkardılar. Bu anlamlı çalışmayı Kıbrıs

Detaylı

ÖZEL TIBBİ TEDAVİ VE TERMO - KLİMATİK KAYNAKLAR ALANINDA KARŞILIKLI YARDIMLAŞMAYA DAİR AVRUPA ANDLAŞMASI

ÖZEL TIBBİ TEDAVİ VE TERMO - KLİMATİK KAYNAKLAR ALANINDA KARŞILIKLI YARDIMLAŞMAYA DAİR AVRUPA ANDLAŞMASI 1035 Özel tıbbi tedavi ve termo - klimatik kaynaklar alanında karşılıklı yardımlaşmaya dair Avrupa Andlaşmasmın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 11.5 1964 - Sayı

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ercan KARAKOÇ Yıldız Teknik Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü

Yrd. Doç. Dr. Ercan KARAKOÇ Yıldız Teknik Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü Yrd. Doç. Dr. Ercan KARAKOÇ Yıldız Teknik Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü Önce gelen: V. Murat 30 Mayıs 1876 31 Ağustos 1876 Osmanlı Hanedanı ve Hilafet II. Abdülhamit 31 Ağustos

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7 YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7 Biliyorsunuz, 19 Haziran da yeni teşvik sistemine ilişkin gerekli yasal prosedürler tamamlandı ve konuya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı -2012 yılının başından itibaren geçerli

Detaylı

İşte Vatikan Gizli Arşivleri nde yer alan ve tarihi gerçeklere tanıklık eden o belgelerden bazıları!

İşte Vatikan Gizli Arşivleri nde yer alan ve tarihi gerçeklere tanıklık eden o belgelerden bazıları! İBB Kültür A.Ş., Birinci Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümünde, Vatikan Gizli Arşiv belgelerinin ışığında ve genç bir Anzak teğmeninin yaşanmış hikayesinden yola çıkarak Çanakkale Savaşı nın insani yönünü

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

Göçmenler için hangi Danca dil kurslarının 1 mevcut olduğunu inceleyin

Göçmenler için hangi Danca dil kurslarının 1 mevcut olduğunu inceleyin Göçmenler için hangi Danca dil kurslarının 1 mevcut olduğunu inceleyin Önsöz Günlük yaşamımızda karşılaştığımız insanlar ile iletişim kurabilmenin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Danimarka

Detaylı

SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI KANUNU 1

SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI KANUNU 1 1 SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI KANUNU 1 Kanun Numarası : 2692 Kabul Tarihi : 9.7.1982 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13.7.1982 Sayı : 17753 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 21 Sayfa : 379 Amaç Madde

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

KATILIMCILARIN HAK VE SORUMLULUKLARINA İLİŞKİN PROSEDÜR

KATILIMCILARIN HAK VE SORUMLULUKLARINA İLİŞKİN PROSEDÜR SORUMLULUKLARINA_İLİŞKİN_ Sayfa 1/9 THE DUKE OF EDINBURGH S INTERNATIONAL AWARD-TÜRKİYE KATILIMCILARIN HAK VE Yayınlama Tarihi 12.11.2006 Revizyon Tarihi 01.06.2013 Revizyon No 1 Yürürlük Tarihi 01.06.2013

Detaylı

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR TEOG Sınav Sorusu-3 ANABİLİM Ödev Testi 3. Atatürk ün çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik şehrinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi, şehirde farklı

Detaylı

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler

Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler Yavuz Bayülken Tarafından Hazırlanıp Sunulan Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi İşletmeleri Başlıklı Rapor Üzerine Görüşler Aykut Göker TMMOB-MMO SANAYİ KONGRESİ 16-17 Aralık 2005 II. Oturum KOBİ lerin Sanayideki

Detaylı

..VALİLİĞİNE (Millî Eğitim Müdürlüğü)

..VALİLİĞİNE (Millî Eğitim Müdürlüğü) Okuliçi Beden Eğitimi Spor ve İzcilik Dairesi Başkanlığı SAYI : B.08.0.OBD.0.22.05.00/ 434 20/02/ 2009 KONU : Öğrenci Eğitim Kampları...VALİLİĞİNE (Millî Eğitim Müdürlüğü) Millî Eğitim Bakanlığı Okuliçi

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele On5yirmi5.com PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele Prof. Abbas Vali, PKK yönetiminin, aktif olarak barış sürecinde yer almak isteyeceğini söyledi. Yayın Tarihi : 4 Şubat 2013 Pazartesi (oluşturma

Detaylı

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

Suriye Valisi Arif. Dahiliye Nezareti ne Özet: Şam da Plisi adlı Cizvit rahibine dair.

Suriye Valisi Arif. Dahiliye Nezareti ne Özet: Şam da Plisi adlı Cizvit rahibine dair. Şifre Kalemi 70 Suriye Vilayeti nden gelen şifredir. Fransa Cizvit rahiplerinden Plisi adında birinin, Rum Katolik papazlarından Huri İbrahim ile Havran köylerini dolaşarak Osmanlı Devleti aleyhinde zararlı

Detaylı

ÇANAKKALE SAVAŞI NDA SAĞLIKÇILAR. Yrd. Doç. Dr. Burhan SAYILIR

ÇANAKKALE SAVAŞI NDA SAĞLIKÇILAR. Yrd. Doç. Dr. Burhan SAYILIR ÇANAKKALE SAVAŞI NDA SAĞLIKÇILAR Yrd. Doç. Dr. Burhan SAYILIR Yaralıların Cepheden Sevki Cephe Yuva Sargıyeri Araba Durakları Seyyar, Harp, Menzil Hastaneleri Memleket Hastaneleri AÇIKLAMA Bu kartlarda

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL

9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 BAKİ SARISAKAL 9 EYLÜL 1922 Güzel İzmir imizin kurtuluşu, bugün doksan birinci yılına basıyor. Bu mutlu günü anarken, harp tarihinde eşi görûlmiyen Başkomutanlık Meydan Muharebesindeki geniş

Detaylı

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ GÜVENLİK KUVVETLERİNİ GÜÇLENDİRME KURUMU GELİR KAYNAKLARI VE YARDIM KOMİTELERİ TÜZÜĞÜ

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ GÜVENLİK KUVVETLERİNİ GÜÇLENDİRME KURUMU GELİR KAYNAKLARI VE YARDIM KOMİTELERİ TÜZÜĞÜ KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ GÜVENLİK KUVVETLERİNİ GÜÇLENDİRME KURUMU GELİR KAYNAKLARI VE YARDIM KOMİTELERİ TÜZÜĞÜ [(30.4.1981 R.G. 37 EK III A.E. 211 Sayılı Tüzüğün), (12.6.1981 R.G. 53 EK III A.E. 301),

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

FUAR SONUÇ RAPORU İSTANBUL. Eş Zamanlı: labtechmed. 26-29 Mart 2015. www.expomedistanbul.com

FUAR SONUÇ RAPORU İSTANBUL. Eş Zamanlı: labtechmed. 26-29 Mart 2015. www.expomedistanbul.com Supported by: İSTANBUL 2015 26-29 Mart 2015 Avrasya ve Türkiye nin önemli karar vericilerini, dünyadan tedarikçilerle aynı platformda bir araya getiren lider medikal fuar FUAR SONUÇ RAPORU Eş Zamanlı:

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44

İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 İş ve Meslek Bakımından Ayırım Hakkında Sözleşme 44 Milletlerarası Çalışma Bürosu Yönetim Kurulu tarafından toplantıya çağırılarak 4 Haziran 1958 de Cenevre de kırk ikinci toplantısını yapan, Milletlerarası

Detaylı

İSKENDER İN İZİ PEŞİNDEN GORDİON UN KÖRDÜĞÜMÜ Ve kılıcını kaldırdı, tüm gücüyle düğümün üzerine indirdi. Artık Philip in oğlunun Anadolu ya sahip olması için hiçbir engel kalmamıştı. Gordionlu kahinlerin

Detaylı

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu?

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? OTOPS Cengiz Özak nc 77 y l sonra ilk kez yay mlanan belgelerle Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti Ermeni Soyk r m Propagandas n Nas l Susturdu? Y l, 1933. Ermeni Tehciri nin üzerinden 18 y l geçmifl;

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI KORUMA DERNEĞİ ÇALIŞMA GRUPLARI VE KOMİTELER YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Fikri Mülkiyet Hakları Koruma Derneği

Detaylı

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI

GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI-TÜRKİYE ORTAK DEĞERLER, ORTAK GELECEK VE GENÇ LİDERLER Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gençlik Çalışmaları Dairesi ULUSLARARASI GENÇLİK KAMPI-TÜRKİYE

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

KIBRIS GEÇİCİ TÜRK YÖNETİMİ MECLİSİ. 12'nci Birleşinr 18 ARALIK 1970 CUMA

KIBRIS GEÇİCİ TÜRK YÖNETİMİ MECLİSİ. 12'nci Birleşinr 18 ARALIK 1970 CUMA / DONEM: II t KIBRIS GEÇİCİ TÜRK YÖNETİMİ MECLİSİ Z A B I T L A R I 12'nci Birleşinr 18 ARALIK 1970 CUMA - 2 - GÜNDEM; BOLUM: A 1. 1970 Disiplin Adliye Kurulları (Geçici Hükümler) Kural Tasarısı. 2. Sosyal

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları

A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları SIRP İSYANLARI Osmanlı İmparatorluğu na 15. yüzyılın ortalarında katılan Sırbistan da, İmparatorluğun diğer yerlerinde olduğu gibi, âdil bir yönetim kurulmuştu. Sırp

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL -. '. ' J ı 156 16 Şubat 1952 tarihli Türkiye Batı - Almanya Ticaret ve ödeme Anlaşmalarına Ek 21 Aralık 1954 tarihli Protokollerle Ekleri Mektupların Tasdikine dair Kanun (Resmî Gazete ile ilâm.- 2.II.

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 207 KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 13/12/1983 No : 189 Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680 Yayımlandığı R.G. Tarihi

Detaylı

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı.

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı. Fall 2010 Toplayıcı: New Link (Web Bağlantısı) Başlangıç: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:12:18 Son Değiştirme: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:13:29 Geçen Süre: 00:01:10 Katholieke Universiteit Leuven S3: Gittiğim

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ SPOR BİRLİĞİ YÖNERGESİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ SPOR BİRLİĞİ YÖNERGESİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ SPOR BİRLİĞİ YÖNERGESİ Kuruluş ve Kapsam Madde 1- Bu yönerge, 2547 Sayılı Kanunun 47. Maddesi ve Yüksek Öğretim Kurumları Mediko - Sosyal, Sağlık, Kültür ve Spor İşleri Daire

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na...

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na... - Gökten üç medya kazası düşmüş. Biri ona, biri buna, biri şuna... - Bakandan çok bakancılık yüzüğe takıldı - Pahalı şarap, G20 zirvesinde buruk bir tad bıraktı - Özel jetler, CEO ların başına jet hızıyla

Detaylı