Türkiye de Çocuk Yoksulluğu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye de Çocuk Yoksulluğu"

Transkript

1 T.C. BAŞBAKANLIK SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Türkiye de Çocuk Yoksulluğu Sosyal Yardım Uzmanlık Tezi Hazırlayan Şebnem AVŞAR KURNAZ Tez Danışmanı Dr. Selim COŞKUN Ankara Mayıs 2009

2 Baskı Tarihi: 31 Ağustos 2010

3 İçindekiler Kısaltmalar...5 Tablolar...6 Grafikler...7 Özet...9 Abstract...11 Giriş...13 Bölüm I Yoksulluk Tanımları ve Yoksulluğun Nedenleri YOKSULLUK TANIMLARI Mutlak Yoksulluk Göreli Yoksulluk Diğer Yoksulluk Tanımları YOKSULLUĞUN NEDENLERİ...22 Bölüm II Çocuk Yoksulluğu YOKSULLUĞUN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ÇOCUK YOKSULLUĞUNUN GÖRÜNÜMLERİ Çocuk İşçiliği Sokak Çocukları Suça İtilen Çocuklar Korunmaya Muhtaç Çocuklar ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ VE ÇOCUK YOKSULLUĞU...50

4 Bölüm III Türkiye de Çocuk Yoksulluğu ÇOCUK SAĞLIĞI GÖSTERGELERİ Bebek ve Çocuk ölümlülüğü Düşük kilolu çocuklar EĞİTİME ERİŞİM GÖSTERGELERİ Okul öncesi eğitimden (36-72 ay) yararlanan çocukların oranı İlköğretimde 8. sınıfa erişim oranı İlköğretimde net okullaşma oranı Bölüm IV Çocuk Yoksulluğunu Azaltmaya Yönelik Politikalar ve Uygulama Araçları DÜNYA UYGULAMALARI TÜRKİYE DE ÇOCUK YOKSULLUĞUYLA MÜCADELEYE YÖNELİK UYGULAMALAR Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı Sonuç ve Öneriler Kaynakça... 88

5 Kısaltmalar AB: Avrupa Birliği ABD: Amerika Birleşik Devletleri DİE: Devlet İstatistik Enstitüsü DPT: Devlet Planlama Teşkilatı ILO: International Labour Organization (Uluslararası Çalışma Örgütü) MEB: Milli Eğitim Bakanlığı OECD: Organisation for Economic Cooperation and Development (Ekonomi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) SHÇEK: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü SYDGM: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü ŞNT: Şartlı Nakit Transferi TNSA: Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması TÜİK: Türkiye İstatistik Kurumu UNESCO: United Nations Educational Scientific and Cultural Organization (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) UNICEF: United Nations Children s Fund (Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu) 5

6 Tablolar Tablo 1. ABD de çocuk ve yetişkinlerin yoksulluk oranları ( ) Tablo 2. Hanehalkı fertlerinin işteki durumuna göre yoksulluk oranları Tablo 3. Hane ve çocuk yoksulluğunun niceliksel boyutu Tablo 4. Dünyada Bebek ve Çocuk Ölümlülüğü Tablo 5. Bebek ve Çocuk Ölümlülüğü Tablo 6. Düşük doğum ağırlıklı bebek oranı Tablo 7. Seçilmiş Ülkelerde Okul Öncesi Eğitimde Okullaşma Oranları (%) Tablo 8. Okul Öncesi Eğitim Okullaşma Oranı (%) Tablo 9. İlköğretimde net okullaşma oranı

7 Grafikler Grafik 1. OECD ülkelerinde çocuk yoksulluğu Grafik 2. Gelişmekte Olan Ülkelerdeki İleri Derecede Çocuk Yoksulluğu Grafik 3. Bölgelere Göre Bir İşte Çalışan Okul Çağındaki Çocuklar

8

9 ÖZET Çocukların yoksullukla karşılaşma ve yoksulluğun olumsuz etkilerine maruz kalma riski yetişkinlere göre daha yüksektir. Yoksulluk içinde yetişmek, çocukları sağlıklı yaşama, büyüme ve gelişme açısından gerekli imkanlardan yoksun bırakmaktadır. Çocukluk döneminde yaşanan yoksulluk çoğu zaman yetişkinlik döneminde yaşanan yoksulluğun habercisi olmaktadır. Bu çalışmada öncelikle genel olarak yoksulluk olgusu ve yoksulluğun nedenleri ele alınacak olup, çocuk yoksulluğu kavramının anlatılmasının ardından yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkisi çocuk hakları bağlamında değerlendirilecektir. Daha sonra Türkiye deki çocuk yoksulluğu çeşitli göstergelerle ortaya konularak Dünyada ve Türkiye de çocuk yoksulluğuyla mücadele konusunda bilgi verilecektir Anahtar Sözcükler: Yoksulluk, Çocuk Yoksulluğu, Türkiye de Çocuk Yoksulluğu, Çocuk Yoksulluğu ile Mücadele. 9

10

11 ABSTRACT The risk of encountering poverty and its negative effects is higher for children than adults. The basic needs like nutrition, health and education can not be provided due to the negative effects of growing in poverty. Usually, the poverty in the period of childhood, results in poverty in adulthood. In this study, the issue of poverty and its reasons will be discussed and the effects of poverty on children will be evaluated in terms of children rights. Child poverty and its indicators in Turkey will be examined, and information about methods for fighting against poverty in Turkey and other countries will be given. Key Words: Poverty, Child Poverty, Child Poverty in Turkey, Fight with Child Poverty. 11

12

13 GİRİŞ Günümüzde yoksulluk sadece az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sorunu değil, aynı zamanda gelişmiş sanayi toplumlarının da sorunudur. Gelişmiş ülkelerde yoksulluğun artma ve kalıcı olma tehlikesi bulunmaktadır lı yıllardan bu yana uluslararası yardım ve finans kuruluşlarının, yoksul ülkeler ve yoksullukla mücadele konusundaki çalışmaları, yoksulluğun uluslararası bir sorun ve sosyal politika konusu haline geldiğini açıkça göstermektedir. Yoksulluk, çocukları yaşama, büyüme ve gelişme açısından gerek duydukları imkânlardan yoksun bırakmaktadır. Çocukluk döneminde yaşanan yoksulluk çoğu zaman yetişkinlik döneminde yaşanan yoksulluğun habercisi olmaktadır. Çocuk yoksulluğunun ayrı bir alan olarak değerlendirilmesi özellikle çocukların özel ilgi ve korunmaya ihtiyaç duyduğu, onların güçsüz ve zayıf olduğu bunun için onlara ait hakların düzenlenmesi gerektiğinin savunulmasıyla paralel olarak ortaya çıkmıştır. Çocuk Hakları Sözleşmesi nde çocuğun en yüksek yararının gözetilmesi gerekliliği ifade edilirken dünya çocuklarının yarısından fazlasının yoksulluk, savaş gibi sorunlarla karşı karşıya oldukları bilinmektedir. Yoksulluk içinde yetişen çocuklar sağlık, eğitim gibi temel hizmetlere ulaşamamaktadır. Ayrıca yoksulluk çocuk işçiliğinin de önde gelen nedenlerindendir. Çocukların çalışması birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Uzun çalışma saatleri çocukların gelişimine ve eğitim hayatına zarar verdiği gibi, çalışan çocukların fiziksel, duygusal ve cinsel istismara uğrama riski artmaktadır. Dünyada 600 milyon çocuk yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde 5 yaşın altındaki 200 milyon çocuğun mutlak yoksulluk düzeyinin altında yaşadığı bilinmektedir. Yoksullukla bağlantılı olan hastalık, yetersiz beslenme gibi önlenebilir çeşitli nedenlerden dolayı dünyada her 13

14 gün 5 yaşından küçük erkek ve kız çocuk hayatını kaybetmektedir (http://www.cocukvakfi.org.tr/sayisal_rapor2.htm#1). Yoksulluk nedeniyle çocukların temel hakkı olan yaşama hakkının ihlal edilmesi çocuk yoksulluğuyla mücadele edilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Çocuk yoksulluğunun önlenmesi, çocukların temel haklara ve daha iyi yaşam koşullarına ulaşmasını sağlamanın yanı sıra, yetişkinlik döneminde yoksullukla karşılaşma riskini de azaltacaktır. TÜİK tarafından açıklanan yoksulluk verilerinde Türkiye deki çocuk yoksulluğu oranlarının yetişkin yoksulluğu oranlarından daha yüksek olduğu görülmektedir. Ayrıca çocuk yoksulluğunun toplumsal açıdan yansımaları olan sokak çocukları, çocuk işçiliği gibi sorunlar da sıklıkla gündeme gelmektedir. Bu çalışmada Türkiye deki çocuk yoksulluğuna ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde yoksulluk olgusu ele alınmış, yoksulluğun tanımlamaları ve nedenleri değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, çocuk yoksulluğu kavramı anlatılmış ve çocuk yoksulluğunun nedenleri ile çocuklar üzerindeki etkileri konusunda bilgi verilmesinin ardından, çocuk yoksulluğunun görünümleri ve çocuk hakları sözleşmesi bağlamında çocuk yoksulluğu anlatılmıştır. Üçüncü bölümde Türkiye de çocuk yoksulluğuna ilişkin çeşitli göstergelere değinilerek, çocuk sağlığı ve eğitime erişim oranlarına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. Dördüncü bölümde çeşitli ülkelerin ve Türkiye nin çocuk yoksulluğunu azaltmaya yönelik politikaları ve uygulama araçları anlatılmıştır. Çocuk yoksulluğuyla mücadele Avrupa Birliğine üye ülkelerin Sosyal Koruma ve Sosyal İçerme alanı politika önceliklerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda üye ülkelerden örnek programlara değinilmiştir. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri nde uygulanan programlara da yer verilmiştir. Türkiye de çocuk yoksulluğunu azaltmaya yönelik hizmet veren kurumlar ve programları anlatılmasının ardından, genel değerlendirme, sonuç ve önerilerle çalışma tamamlanmıştır. 14

15 BÖLÜM I YOKSULLUK TANIMLARI VE YOKSULLUĞUN NEDENLERİ 1.1. YOKSULLUK TANIMLARI Yoksulluk farklı boyutları dikkate alınarak çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Bu bölümde yoksullukla ilgili çeşitli tanımlamalara yer verilecektir Mutlak Yoksulluk Dünya Bankası nın 1990 yılında yayınladığı kalkınma raporunda mutlak yoksulluk ve göreli yoksulluk şeklinde iki temel tanım yapılmıştır (World Bank, 1990; akt. İnsel, 2001:64). Mutlak yoksulluk (absolute poverty), bir kişinin veya hane halkının yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan asgari temel ihtiyaçlarının tespit edilmesinin ardından, bu temel ihtiyaçları karşılamak için gerekli gelirin belirlenmesiyle tanımlanmaktadır (İnsel,2001:64; Erdoğan,2004:24; Aktan ve Vural, 2002:43). Bu tanımın kökenlerinin 19. yüzyılın sonlarında İngiltere de yapılan çalışmalara dayandığı belirtilmektedir (Şenses,2001:62). Bu çalışmalara göre mutlak yoksulluk, insanların asgari 15

16 ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli kaynağa sahip olamama durumu olarak ifade edilmektedir (Alagh, 1992:109;akt. Şenses, 2001:63). Bu tanımın mutlaklık özelliği insanın biyolojik özelliklerini esas alarak yapılmış olmasından gelmektedir (Sapancalı, 2003:47; akt. Çamur Duyan, 2006:8) İnsanların sadece gıda gereksinimleri olmadığından hareketle; Yaşamını insani şartlarda sürdürebilmeye yetecek gıdayı temin edemeyen, karnı doymayan, Kendini dış etkenlerden koruyacak bir barınağa sahip olmayan, Temiz içme ve kullanma suyuna erişemeyen, Asgari sağlık hizmetlerinden yararlanamayan, Temel eğitim göremeyen, insanların mutlak yoksul olarak nitelendirilebileceği belirtilmiştir (Dünya Sosyal Kalkınma Zirvesi, 1995:41; Kabasakal, 1998:32). Mutlak yoksulluk sınırı bireylerin yaşamlarını sürdürmek için gerek duyduğu en asgari gereksinimler göz önüne alınarak belirlenmektedir Göreli Yoksulluk Dünya Bankası tarafından yapılan göreli yoksulluk (relative poverty) tanımında ise yoksul hane halkı veya birey ile o toplumda yaşayan ve mevcut koşullara göre ortalama bir gelire sahip olan hane halkı veya birey arasındaki gelir kaynaklarına sahip olma kabiliyeti arasındaki fark ifade edilmektedir (Dumanlı, 1995a:213; Erdoğan, 2004:24). Göreli yoksulluk toplumun ortalama gelir düzeyi temel alınarak onun belli bir oranının yoksulluk sınırı olarak belirlenmesiyle tespit edilmektedir (Gürsel, 2000:311;akt. Çamur Duyan, 2006:8). 16

17 Diğer Yoksulluk Tanımları Birleşmiş Milletler, yoksulluk kavramının işlevsel hale getirilebilmesi için geliştirilmiş olan temel gereksinim (basic needs) kavramını vurgulamaktadır yılında Uluslar arası Çalışma Örgütünün Küresel Konferansında ayrıntılı olarak tanımlanan temel gereksinimler şunlardır: 1) Bir ailenin beslenme, barınma, giyim gibi özel tüketim ihtiyaçları için asgari düzeydeki gereklilikler, 2) Toplu tüketim konusu olan güvenli içme suyu, kanalizasyon, elektrik, kamu ulaşımı, sağlık ve eğitim gibi hizmetler, 3) Kendilerini etkileyen kararların alınmasına katılma, 4) Mutlak düzeydeki temel gereksinimlerin, temel insan haklarının daha geniş bir çerçevesi içinde karşılanması, 5) Temel gereksinme stratejisinin istihdama hem amaç hem de araç olarak yaklaşması, olarak belirlenmiştir. Temel gereksinimler incelendiğinde bireylerin toplumdan dışlanmasını engellemeye çalışan ve bireylerin kendi geleceklerini oluşturmada fırsatlarının bulunmasını sağlayan bir tutum bulunduğu anlaşılmaktadır (Çamur Duyan, 2006:10-11). Bir diğer yoksulluk tanımı olan gelir yoksulluğu ise yaşamı sürdürmek ya da asgari yaşam standardını karşılamak için kişi veya hane halkının ihtiyaç duyduğu temel gereksinimlerin karşılanabilmesi bakımından yeterli miktarda gelirin elde edilememesi durumu olarak ifade edilmektedir (Aktan ve Vural,2002:44; Ünal, 2004:14; Dumanlı, 1996:7; Özbek, 2001:54). Sen (1992,1999; akt. Wagne, 2007:1) yoksullukla ilgili tanımlamalara sadece ekonomik açıdan bakan geleneksel yaklaşımlara farklılık getirerek çok boyutlu yaklaşımı benimsemiştir. Çok boyutlu yaklaşım insani yoksulluk endeksi, sosyal dışlanma, gibi kavramları gündeme getirmiştir. 17

18 Sen in çok boyutlu yaklaşımına uygun olarak İnsani Yoksulluk kavramı Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilen yeni bir yoksulluk tanımıdır. İnsani yoksulluk bireylerin insanca yaşama sahip olamamalarını ifade etmektedir (Şahin ve Yıldırım, 2007:567; Aktan ve Vural, 2002:45). İnsani yoksulluğu belirlemek ve değerlendirmek için insani gelişme kavramı kullanılmaktadır (Kabasakal, 1998:32). Birleşmiş Milletler tarafından kalkınmakta olan ülkeler için kullanılan İnsani Gelişme kavramı kırk yaştan fazla ömür beklentisi olmayanların nüfusa oranı, beş yaş altı çocuklarda orta ve şiddetli düzeylerde az beslenme oranı, yetişkin okuma yazma bilmeme oranları, sosyal hizmetlerden yararlanma oranlarını içermektedir (UNDP,1997; akt.erdoğan, 2004:24). Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Teşkilatı, Dünya Bankasınca belirlenmiş olan mutlak yoksulluk kriterini esas alarak, yoksulluğun yoğunluğunu ölçmek amacıyla yeni bir tanım geliştirmiştir (Şahin ve Yıldırım, 2007:569). Bu kritere göre, gelirinin tamamını harcadığı halde, mutlak yoksulluk kriterinde esas alınan günlük kalori miktarının yalnızca %80 ini karşılayabilenler ultra yoksul olarak tanımlanmaktadır (Şahin ve Yıldırım, 2007: 569). Dünya Sağlık Örgütü, ultra yoksulların yoksulluk durumlarının beş yıldan fazla sürmesi halinde durumlarının düzeltilmesinin imkansızlaştığını belirten kronik yoksul tanımlamasını yapmıştır (Devlet Planlama Teşkilatı, 2001:106). Jargowsky ve Bane (1990;akt. Gül ve Gül, 2008:59-60), yoksulluğu süreç ve belirleyicileri çerçevesinde sınıflandırarak, üç farklı grupta ele almaktadır. Birinci grup sürekli yoksulluk tur (persistent poverty). Sürekli yoksulluk uzun bir süredir yoksulluk içinde yaşayan aile ve kişileri içeren bir terimdir. Bu yoksulluk grubu yoksulluğun kuşaktan kuşağa geçme eğiliminde olduğunu vurgulamaktadır. İkinci grup olan çevresel ya da mekansal yoksulluk ise eski ve bakımsız evlerin çoğunlukta olduğu, yoksul mahalle ortamının ve yüksek işsizlik oranlarının belirginleştiği olduğu ve yoksulluğun yoğunlaştığı alanları ifade etmek için kullanılmaktadır. Üçüncü grup olan 18

19 sınıf altı yoksulluğunun ayırt edici özellikleri ise; kuraldışı norm, davranış ve tutumlarla sıklıkla karşılaşılması, uyuşturucu ve alkol kullanım oranının yüksekliği, evlilik dışı çocuk sahibi olmanın yaygınlığı, sosyal yardımlara bağımlılık gibi öğelerdir. Bu grup için yapılan tanımlama Lewis in yoksulluk kültürü teziyle benzerlik göstermektedir. Türkiye de yoksulluğun tanımlanmasında yeni yoksulluk kavramı öne çıkmaktadır lardan itibaren belirginleşen eğilimler sonucunda yeni bir yoksulluğun ortaya çıktığı belirtilerek, kentsel yoksulluk bağlamında, gecekondu veya varoş yoksulluğu ile sınıf altı yoksulluğu arasında ayrım yapılmaktadır (Işık ve Pınarcıoğlu, 2001:70). Işık ve Pınarcıoğlu na göre (2001:39) varoş yoksulları, son derece dinamik, kaderine razı olmayan, kentte tutunarak kendisi ve ailesi için bir savaşa girmeyi göze alan ve büyük ölçüde enformel sektörlerde ve cemaat ilişkilerinde yer alan bir kesimdir. Sınıf altı yoksulları ise umutsuz ve esas olarak dönüşüm kapasitesinden büyük ölçüde yoksun bir kesimdir. Sınıf altı yoksullar, evsizler, uyuşturucu bağımlıları, çalışmak istemeyen ya da çalışmayı akılcı bulmayan kişiler, işsizlik girdabından çıkamayanlar gibi geniş bir kitleyi kapsamaktadır. Bu gruplar sosyal dışlanmayla karşı karşıyadır (Işık ve Pınarcıoğlu, 2001:70). Yoksullukla ilgili daha ayrıntılı ve kapsamlı bir sınıflandırma Dinitto tarafından yapılmıştır. Dinitto ya göre beş tür yoksulluktan söz edilmektedir. Yoksunluk olarak yoksulluk (poverty as deprivation), eşitsizlik olarak yoksulluk (poverty as inequality) ; yoksulluk kültürü (culture of poverty) ; sömürü olarak yoksulluk (poverty as exploitation) ve yapısal yoksulluk (poverty as structure). Yoksunluk olarak yoksulluk; kabul edilebilir bir hayat seviyesini sürdürebilmek için gerekli olan yiyecek, giyecek, tedavi gibi temel gereksinim maddelerinden yoksun olmayı ya da yeterli seviyede yararlanamamayı içermektedir. Yoksulluk eşitsizlik olarak tanımlandığında ise, insanca bir yaşam sürmeye yetecek bir gelir elde edememe durumu vurgulanmakta, ekonomik olarak kendine yetememe ve toplumdaki gelir dağılımındaki eşitsizlikler öne çıkmaktadır. Yoksulluk kültürü ise; yoksulluğun kuşaktan kuşağa geçmesini ve kısır döngüsel yaşam biçimini ifade etmekte olup, yoksul bireylerin düşük 19

20 gelirlerine ek olarak, vurdumduymazlık, dışlanmışlık, isteksizlik ve özgüven eksikliği gibi davranışsal ve kişilik özelliklerini de kapsamaktadır. Sömürü olarak yoksulluk kavramında ise, yoksulluğun üst ya da yöneten sınıfların sömürüsünün bir türü ve bu sınıfların çıkarları için gerekli olduğu vurgulanmaktadır (DiNitto, 1991:48;akt. Gül ve Gül, 2008:60-61). Bu yaklaşımda özellikle büyük kent merkezlerinde yaşayan ve üst sınıfın yapmak istemediği düşük ücretli ve zor işleri yapan yoksullara ihtiyaç duyulduğu ifade edilmektedir. Bu durum yoksulluğun bir işlevi olarak değerlendirilmektedir. Beşinci yoksulluk türü olan yapısal yoksullukta ise toplumun belli sınıflarının ya da gruplarının ayrımcılık nedeniyle dikey toplumsal hareketlilikten yoksun bırakılmaları ifade edilmektedir. Bu kavramsallaştırmada kapitalist yapının içinde barındırdığı çatışan koşullar vurgulanmaktadır. Sınıflar arasında ve çalışan sınıfın kendi içinde, mesleki yapıda ve ücretlerde ortaya çıkan kutuplaşmalar ile piyasada düşük gelirli ve iyi eğitim görememiş olan vasıfsız işgücü için yetersiz imkanlar yoksulların çalışma koşullarını sınırlandırmaktadır (DiNitto, 1991:48;akt. Gül ve Gül, 2008:62-63). Yoksullukla ilgili tanımlamalardan da açık bir şekilde görüldüğü gibi, yoksulluk, ülkelere, ülke içindeki bölgelere, gereksinim duyulan temel mal ve hizmetlere ve bunun da ötesinde içinde yaşanılan koşullara, gelişmişlik düzeyine, geleneklere, yerleşmiş adetlere ve diğer insanların yaşayışlarına bağlı olarak değişen göreli bir kavramdır (İlik, 1990:4). Yoksulluğun sosyal, ekonomik ve kültürel yönleriyle pek çok boyutunu kapsayan kümeler ve belirtileri şu şekilde ifade edilmektedir (Spicker, 2000:3-4; akt., Çamur Duyan, 2006:9): 20

21 Kümeler Temel Gereksinimler Temel Güven Eksikliği Sınırlı Kaynaklar Belirtiler/Göstergeler Korunma, giyim, barınma, yiyecek gibi temel gereksinimlerin azlığı. Ezilmişliğe bağlı olarak temel güvenlik gereksinimlerinin denk bir şekilde karşılanamaması. Gelir eksikliği içinde olan insanların gereksinimlerini karşılayabilecek yeterli düzeyde güvence ya da kaynaklara sahip olamaması. Yaşam Ölçütleri Ortalama olarak toplumun yaşam ölçütleri altında yaşama. Yetki Eksikliği Çok Yönlü Yoksulluk Dışlanma Eşitsizlik Sosyal Sınıf Farklılığı Sosyal Güvenlik Eksikliği Beklenmeyen Durumlar Kendi kendilerine hem yoksunluklarını hem de kaynak eksikliklerini giderecek çözüm yollarının ve toplumsal hakların eksikliği. Açlık ve evsizlik gibi sorunların uzun yıllar boyunca kaynak sınırlılığı sebebiyle çözümlenememesi sebebiyle sıkıntı ve derinden yaralayıcı bir biçimde acı vermesi durumu. Toplumsal yaşamın bir parçası olan toplumsal ilişkilere katılamama. Toplumun geneli ile karşılaştırıldığında kişinin kendisini toplumdaki diğer kişilere göre daha eşitsiz bir biçimde hissetmesi. Bireylerin toplumdaki ekonomik konumları nedeniyle kendilerine bağıntılı olarak hissettikleri toplumsal gruplanmalar. Yoksullar kendilerini toplumsal güvenlikten yararlanırken eksiklik içinde hissederler. Bu eksiklik onların gelirlerinin düşüklüğü değil güven eksikliğidir. Yoksul bireyleri, yoksulluklarını sürdürmelerine neden olan beklenmedik durumların ortaya çıkmasıdır. Örneğin aile büyüklerinin ölümü veya uzun süreli hastalıklar gibi. Yoksulluğun tek bir tanımı olmasa da tüm tanımlardan anlaşılacağı üzere, yoksulluk insan hayatının birçok yönünü etkileyen bir sosyal sorundur. Yoksulluk sorununu ve etkilerini daha iyi anlamak için yoksulluğun nedenlerinin irdelenmesi önem taşımaktadır. Bu nedenle bir sonraki bölümde bu konuya yer verilecektir. 21

22 1.2. YOKSULLUĞUN NEDENLERİ Yoksulluğun oldukça çeşitli olan nedenleri iki yaklaşım doğrultusunda değerlendirilmektedir (Zastrow, 1991:311; Şenses,2001:104; Şahin ve Yıldırım, 2004:570). İlk yaklaşım, yoksulluğun nedenlerini, kişilerin yetenekleri, sorumluluk ve disiplin anlayışları, tutumluluk derecesi ve gösterdikleri çaba gibi kendi kişisel özellikleriyle ilişkilendirmekte olup, yoksulları yoksulluğun hem kurbanı hem de nedeni olarak görmektedir (Şahin ve Yıldırım, 2007:570). İkinci yaklaşım ise yoksulluğu, yoksulların dışında başta ekonomik politikalar olmak üzere, düşük ücretler, yetersiz eğitim, istihdam olanakları ve ayrımcılık gibi yoksulların kendi denetimi dışındaki yapısal etmenlerle ve bütünüyle sosyo-ekonomik sistemle ilişkilendirmektedir (Şahin ve Yıldırım, 2007:570). Yoksulluğun nedenleri arasında yer alan faktörler Aktan ve Vural (2002: ) tarafından şu şekilde sıralanmaktadır: Hızlı nüfus artışı Adaletsiz vergi sistemi Yüksek faiz ve rant ekonomisi Doğal afetler Çalışamayacak durumda olan engelli sayısının fazla olması Bireyler arasındaki yetenek farklılıkları Piyasada tekelleşmenin olması Devlet teşviklerinin yetersiz olması Enflasyon İşsizlik Yoksulluğun nedenleri incelenirken birçok etkeni bir arada değerlendirmek gerekmektedir. Bu etkenler şu şekilde sıralanabilir (Karataş, 2003:127): 22

23 Bireysel-toplumsal özellikler (yaş, cinsiyet, engellilik, kronik bir hastalığın varlığı, aile parçalanması v.b.) Ülkenin ekonomik yapısı, sosyal politikalar, diğer sosyal sorunlar (işsizlik, göç, kentleşme v.b.) Üretim, paylaşım ilişkileri, gelir dağılımı Bazı çalışmalarda yoksulluğun nedenleri ekonomik kriz, yüksek işsizlik oranı, engellilik, ruhsal sorunlar, iş becerisinden yoksun olma, kadının bakmakla yükümlü olduğu küçük çocuklarının olması, düşük eğitim düzeyi, boşanma, terk edilme, düşük ücretli işlerde çalışma şeklinde belirtilmektedir (Zastrow ve Bowker, 1984; Loure, 1964; akt. Koşar, 2000:27). Küresel bağlamda yoksulluk; kaynakların kıt olmasının sonucu olarak değil daha çok paylaşımdaki sorunlar ve işsizliğe, emek maliyetlerinin dünya ölçeğinde minimize edilmesine dayanan küresel aşırı arz sistemine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır (Chossudovsky, 1999: 29). Buğra ya (2005:1) göre bugün sosyal bir sorun olarak tartışılan yoksulluk 16. yüzyılda Avrupa da kapitalizmin ortaya çıkışı ile bağlantılıdır. Tarımın ticarileşmesiyle tarımsal yapıların çözülmesi, kırsal alanda geçinemeyenlerin şehirlere göç etmesi, talepten kaynaklanan dalgalanmaların etkisi altında ulaşım, ticaret ve imalat sektörlerinde sağlanan istihdamın düzensizliği modern yoksulluğun nedenlerini oluşturmaktadır. Özbudun (2002:54) günümüzde yoksulluğun tüm tezahürlerin, giderek artan ölçülerde küreselleştirici süreçlerin ve bu süreçlerin dinamiğini oluşturan neoliberal politikaların bir sonucu olarak görmektedir. Küreselleşmeyle bağlantılı olarak değerlendirilen yoksulluğu salt geçim kaynaklarına erişememek ya da kişi veya hane halkının yaşaması için gerekli olan temel ihtiyaçlarını karşılayamaması olarak tanımlamak yetersiz olmaktadır. Yeni yoksulluk bu tanımları da içeren toplumsal dışlanma, marjinalleşme ile birlikte ele alınmalıdır (Özbudun, 2002:54). 23

24 karşılayamaması olarak tanımlamak yetersiz olmaktadır. Yeni yoksulluk bu tanımları da içeren toplumsal dışlanma, marjinalleşme ile birlikte ele alınmalıdır (Özbudun,2002:54). Lewis (1971; akt. İlik, 1996:18) yoksulluğun nedenlerini yoksulluk döngüsü şemasında (1971; akt. ifade İlik, etmektedir. 1996:18) yoksulluğun nedenlerini yoksulluk döngüsü Lewis şemasında ifade etmektedir. Lewis, yoksulluğa ilişkin bu kısır döngüyü, özellikle Amerika Birleşik Lewis, yoksulluğa ilişkin bu kısır döngüyü, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ne göç etmiş Porto-Rico lu göçmen ailelerle yaptığı çalışmalarla Devletleri ne göç etmiş Porto-Rico lu göçmen ailelerle yaptığı çalışmalarla geliştirmiştir (İlik, 1996:18). Davranışları yönlendiren yaşam modeli olan geliştirmiştir (İlik, 1996:18). Davranışları yönlendiren yaşam modeli olan yoksulluk kültürünün unsurlarını Lewis şu şekilde belirtmektedir (akt.oktik, 2008:32-33): 11 Bireysel düzeyde güçlü bir kıyıda kenarda kalma duygusu, çaresizlik, bağımlılık, aşağılık duygusu, görece olarak az bir haz alma gücüyle şimdiki zamana yönelim, teslim olma duygusu ve kadercilik başlıca özellikleridir. Aile düzeyinde özgür birliktelik ya da resmi olmayan evlilik, göreceli olarak üst düzeyde anne ve çocukların terk edilmesi, anne merkezli aileye yönelim ve ana soyuna ait bilgiler yoğundur. Boşanma oranları ve erkeğin ailesini terk etmesi sonucu kadının öncülüğünde -ana- odaklı aileye yönelim olmaktadır Lewis, yoksul bireylerin topluma yeterince katılamadığını ve toplumun temel kurumlarıyla yeterince bütünleşemediklerini ifade etmektedir (Oktik, 2008:33). Yoksulluk kültürünün bütün özellikleri yoksullar tarafından içsel- 24

25 leştirilip nesilden nesile geçmektedir. Böylece yoksulluk sürekli hale gelmektedir. Lewis e göre yoksulluk kültürünün oluşabilmesi için gerekli koşullar şunlardır (Lewis, 1966:xilv-xlv) : Nakit ekonomisi, ücretli emek ve kar amaçlı üretim Sürekli bir yüksek işsizlik oranı ve vasıfsız emeğin eksik istihdamı Düşük ücretler Düşük gelirlilerin toplumsal, siyasal ve ekonomik örgütlenme düzeylerinin düşük olması Bireysel ya da ikincil ilişkilerden çok aile ilişkilerinin ve dayanışmanın öne çıkması Zenginlik ve servet birikimini ve toplumsal hareketliliği vurgulayan, düşük ekonomik statüyü kişisel yetersizliğin ve beceriksizliğin ürünü gören bir egemen sınıf kültür yapısının bulunması Yoksulluk toplumlarda farklı grupları farklı derecelerde etkilemektedir. Toplumlarda yoksulluktan en fazla etkilenen grubun çocuklar olduğu bilinmektedir. 2. bölümde çocuk yoksulluğu kavramı ele alınacaktır. 25

26

27 BÖLÜM II ÇOCUK YOKSULLUĞU Yoksulluk içinde yaşamak çocukları yaşama, büyüme ve gelişme açısından ihtiyaç duydukları olanaklardan yoksun bırakmaktadır. Bu olanaklardan yoksun olmak çocukların fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca yoksulluk içinde yetişen çocukların yetişkinliklerinde de yoksullukla karşılaşma riskinin yüksek olduğu bilinmektedir (Corcoron, 1995; akt. Lichter, 1997:122). Bu durum yoksulluk içinde yetişen bireylerin de kendi çocuklarını yoksulluk içerisinde yetiştirmelerine neden olabilmektedir. Yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkileri düşük gelir durumu devam ettikçe ve süre olarak uzadıkça güçlü bir şekilde kendini göstermektedir. Çocukların yaşları küçüldükçe yoksulluğun olumsuz etkileri de artmaktadır (Avrupa Komisyonu, 2006:2). 19. yüzyılda çocuk yoksulluğu kavramı sosyal politikanın konusu haline gelmiştir (Hendrick, 1994; akt. Platt, 2005: 4). Ancak ilk başlarda çocuk yoksulluğu ailenin yoksulluğuyla birlikte değerlendirilirken, 1980 li yıllardan itibaren çocuk yoksulluğu ayrı bir kavram olarak ele alınmaya başlanmıştır. 27

28 (Dayıoğlu, 2007:3). Çocuk yoksulluğun ayrı bir alan olarak değerlendirilmesi özellikle çocukların özel ilgi ve korunmaya ihtiyaç duyduğu, onların güçsüz ve zayıf olduğu bunun için onlara ait hakların düzenlenmesi gerektiğinin savunulmasıyla paralel olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca çocukların yoksulluğu algılayışının yetişkinlerden farklı olduğu da bilinmektedir. Bu durum da çocuk yoksulluğunun ayrı değerlendirilmesinde önemli bir faktördür. Yoksulluğun tüm ülkelerde geçerli ve karşılaştırma yapmaya uygun bir tanımının yapılmasında karşılaşılan zorluklar çocuk yoksulluğunun tanımlanması esnasında da karşımıza çıkmaktadır. Redmond a göre çocuk yoksulluğunu tanımlamanın teknik olarak dört zorluğu vardır. Birinci zorluk tanımın evrensel olmasının gerekliliğidir. Çocuk refahıyla ilgili global çalışmaların bile zengin ve fakir ülkelerdeki çocukları direkt olarak karşılaştırmaktan kaçındığı göz önüne alındığında, bu durumun oldukça büyük zorluklar içerdiği anlaşılmaktadır. İkinci olarak çocuk yoksulluğunun tanımı çocukların hayatını etkileyen önemli unsurları vurgulamalıdır. Bu unsurların anlaşılması için çocukların yoksulluğu nasıl yaşadıkları, nasıl algıladıkları üzerine daha fazla araştırma yapılmalıdır. Üçüncüsü, çocuk yoksulluğunun tanımı ideolojik yaklaşımlardan uzak, objektif olmalıdır. Dördüncüsü, tanımlama uygulanabilir olmalı, çocuk yoksulluğunun azalmasına ve çözümüne yönlendirmede katkı sağlamalıdır (Gordon ve diğerleri, 2003; Bradbury ve Jantti,1999; UNICEF, 2005; akt. Redmond, 2008:66). Bütün bu unsurlar göz önüne alındığında çocuk yoksulluğunu tanımlamanın zorluğu anlaşılmaktadır. UNICEF, Dünya Çocuklarının Durumu 2005 raporunda yoksulluk içinde yaşayan çocuklara ilişkin şöyle bir tanımlama yapılmaktadır (UNICEF, 2005:18): Yoksulluk içinde yaşayan çocuklar, yaşama, büyüme ve gelişmeleri açısından gerekli maddi, manevi ve duygusal kaynaklardan yoksun biçimde yaşamakta, böylece haklarından yararlanamamakta, potansiyellerini tam olarak geliştirememekte ve topluma tam ve eşit üyeler olarak katılamamaktadırlar. 28

29 Bu tanımlamada yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkisinin yetişkin olduklarında da devam ettiği açıkça vurgulanmaktadır. Çocuk yoksulluğuyla ilgili yapılan çalışmalar, çocuk yoksulluğu oranlarının hane ve yetişkin birey yoksulluk oranlarından daha yüksek olduğunu göstermektedir. Çocuk yoksulluğuyla ilgili Amerika Birleşik Devletlerinde ilk istatistikler 1959 yılında yayınlanmıştır yıllarında Amerika da çocuk ve yetişkinlerin yoksulluk oranları aşağıdaki tabloda sunulmuştur: Tablo 1: ABD de çocuk ve yetişkinlerin yoksulluk oranları ( ) Yıl Çocuklar (<18 yaş) Yetişkinler (18-64 yaş) Yaşlılar (>65 yaş) Çocuk ve yetişkinlerin yoksulluk oranları incelendiğinde çocuk yoksulluğunun yetişkin yoksulluğundan daha yüksek oranda olduğu anlaşılmaktadır (Nüfus Araştırması, 1996; akt. Brooks ve diğerleri, 1997:4). Türkiye de de TÜİK in bulgularına göre 2002 yılından 2007 yılına kadar 15 yaş altı bireylerde mutlak yoksulluk oranlarının tüm fertler için yoksulluk oranlarından yüksek olduğu tablo 2 de görülmektedir (TÜİK, 2007). Tablo 2: Hanehalkı fertlerinin işteki durumuna göre yoksulluk oranları Hanehalkı fertlerinin işteki durumuna göre yoksulluk oranları Fert yoksulluk oranı (%) İşteki durum Tüm fertler 26,96 28,12 25,60 20,50 17,81 18,56 15 yaşından küçük fertler 34,55 37,04 34,02 27,71 25,23 26,11 29

30 UNICEF, çocuk yoksulluğunun göstergelerini, bebek ve çocuk ölüm oranları, beş yaş altındaki düşük ağırlıklı veya kısa boylu çocuk oranı, temiz içme suyuna ulaşan nüfus oranı, yeterli temizlik ve sağlık bakımı, tam aşılı çocuk oranı ve ilköğretime başlayan çocuk oranı olarak kabul etmektedir (UNICEF, 2000,2002). Ancak UNICEF tarafından yoksulluğun her zaman nicel göstergelerle açıklanmasının doğru olmadığı ve yoksulluğun ayrımcılık, toplumsal dışlanma gibi sonuçlarının sayısal olarak ifade edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmektedir. Avrupa Birliği genelinde çocuk yoksulluğuyla ilgili ayrıntılı sayısal bilgiler bulunmamakla birlikte bazı göstergelerle üye devletler arasında karşılaştırmalar yapılabilmektedir. Bu göstergeler şunlardır (Avrupa Komisyonu, 2006:1) : Hane halkı ve çocuk düzeylerinde ekonomik göstergeler Topluma katılımı ölçen göstergeler Sağlık, eğitim, aile ilişkileri, barınma, sosyal ilişkiler, eğlence ve dinlence etkinlikleriyle ilgili göstergeler, Bu göstergelerle Avrupa Birliği nde çocuk yoksulluğu oranlarına bakıldığında ülkelerin çoğunda çocuk yoksulluğunun tüm nüfus içindeki yoksulluk oranlarından yüksek olduğu görülmektedir (Avrupa Komisyonu, 2006:2). OECD üyesi ülkelerde yaygın olarak kabul edilen çocuk yoksulluğu tanımı; bir çocuğun, kaynakların aile içinde adil dağıldığı varsayıldığında, bulunduğu toplumda büyüyen çocukların yararlanabildikleri ortanca gelirin yarısından daha azına sahipse yoksul sayılması şeklindedir. (UNICEF, 2005:7). UNICEF in 2005 yılında hazırlamış olduğu Dünya Çocuklarının Durumu isimli raporda çocuk yoksulluğunun ciddi boyutlara ulaştığı açıkça görülmektedir. Rapora göre; 30

31 Dünya da bir milyardan fazla sayıda çocuk ileri derecede yoksulluğun en az bir biçimine maruz kalmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan 5 yaşından küçük çocukların %16 sı ileri derecede yetersiz beslenmeye maruz kalmaktadır. Özellikle Güney Asya da yaşayan 90 milyon çocuk anemik, güçsüz ve hastalık riskiyle karşı karşıyadır. Ve bu çocuklar yoksulun yoksulu olarak tanımlanmaktadır. Dünyada yaklaşık 400 milyon çocuk temiz içme suyu imkanından yoksundur. Bu sorun yoğun olarak Sahra Güneyi Afrika da görülmektedir. Dünyada yaklaşık 270 milyon çocuk sağlık hizmetlerine ulaşamamaktadır. Güney Asya ve Sahra Güneyi Afrika da her dört çocuktan biri temel sağlık hizmetlerine ulaşamamaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde 640 milyon çocuk barınak yoksunluğu yaşamaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde 140 milyon çocuk (7-18 yaş arası) hiç okula gitmemiştir. Bu oran Sahra Güneyi Afrika da %32 dir. Tüm dünya genelinde ise hiç okula gidemeyen erkeklerin oranı %10, kızların oranı ise % 16 dır. Gelişmekte olan ülkelerde 300 milyondan fazla çocuk televizyon, radyo ve gazete gibi enformasyon imkanlarından yoksun ortamlarda yetişmektedir. Gelişmekte olan ülkelerin hızlı ekonomik büyüme dönemleri yaşamış olması ülkelerdeki gelir eşitsizliklerini arttırmaktadır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyesi ülkelerde çocuk yoksulluğu konusunda yapılan bir araştırma gelir eşitsizliği nedeniyle 1980 lerden bu yana çocuk yoksulluğu oranlarının arttığını göstermektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü ülkelerindeki çocuk yoksulluğu oranları aşağıdaki grafikte sunulmaktadır (UNICEF, 2005:27-28): 31

32 OECD ülkelerinde çocuk yoksulluğu* Meksika ABD İtalya Birleşik Krallık Kanada Polonya Avusturya Hollanda Lüksemburg Almanya Macaristan Belçika İsveç Norveç Finlandiya 4,8 5 4,1 3,8 4,2 3 3,4 5,2 2,8 2,30 8,4 10,2 9,8 8,1 9,1 9 8,8 6,9 7,7 16, ,4 14,9 15,3 12,7 18,5 21,9 24,7 24, 'lar sonu 2000'ler başı 1980'ler sonu 1990'lar başı 0,00 5,00 10,00 15,00 20,00 25,00 30,00 Çocuk yoksulluğu oranı, yüzde** UNICEF Innocenti Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan Zengin Ülkelerde Çocuk Yoksulluğu (2005) raporunda OECD ye üye devletlerde artan UNICEF Innocenti Araştırma Merkezi tarafından yayınlanan Zengin Ülkelerde çocuk yoksulluğunda üç faktörün etkili olduğu belirtilmektedir. Bu faktörler Çocuk Yoksulluğu (2005) raporunda OECD ye üye devletlerde artan çocuk şunlardır: yoksulluğunda üç faktörün etkili olduğu belirtilmektedir. Bu faktörler şunlardır: Ebeveynlerin yaşı, eğitim düzeyleri, aile başına düşen çocuk sayısı ve Ebeveynlerin yaşı, eğitim düzeyleri, aile başına düşen çocuk sayısı ve yalnız ebeveynlik gibi sosyal değişiklikler. yalnız ebeveynlik gibi sosyal değişiklikler. Göç, düşük ücretli işler, işgücü piyasasında yaşanan değişiklikler. Göç, düşük ücretli işler, işgücü piyasasında yaşanan değişiklikler. Hükümetlerin politikalarındaki ve harcama bütçelerindeki değişiklikler. Hükümetlerin politikalarındaki ve harcama bütçelerindeki değişiklikler. Söz konusu Söz konusu raporda raporda sosyal sosyal harcama harcama düzeyleri düzeyleri yüksek yüksek olan olan ülkelerin ülkelerin yoksulluk yoksulluk oranlarının sosyal sosyal harcamaları harcamaları düşük düşük olan ülkelere olan ülkelere göre daha göre düşük daha olduğu düşük da olduğu da belirtilmektedir Bu nedenle Bu nedenle sosyal yardımların sosyal yardımların çocuk yoksulluğunu çocuk yoksulluğunu azaltmada önemli bir önemli etkisi olduğu bir etkisi belirtilmektedir olduğu belirtilmektedir (Avrupa Komisyonu, (Avrupa 2006:2). Komisyonu, azaltmada 2006:2). 18 Bristol Üniversitesi ve Londra İktisat Okulu tarafından yapılan bir araştırmada ileri düzeyde çocuk yoksulluğu tanımı olarak kuramsal yaklaşımlarla mevcut verileri uzlaştıran şu başlıklara yer verilmiştir (UNICEF, 2005:19): 32

33 Beslenme: Yaşlarına göre boyları ve kiloları uluslararası referans nüfusun ortanca değerleri üç standart sapmadan daha fazla altında olan çocuklar. Su: Yakın çevrede ancak yüzey suyu olan ya da içme suyuna en fazla 15 dakika yürüme mesafesi olan hanelerde yaşayan çocuklar. Sanitasyon: Tuvalet olarak kullanılabilecek herhangi bir yeri olmayan hanelerde yaşayan çocuklar. Sağlık: Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış ve sağlık hizmetlerine ulaşamayan çocuklar. Barınma: Odabaşına 5 ten fazla kişi bir arada ve toprak zemin olan hanelerde yaşayan çocuklar. Eğitim: 7-18 yaş arasında olup hiç okula gitmeyen çocuklar. Yukarıda belirtilen gereksinimler çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığında gelişmekte olan ülkelerdeki ileri derecede çocuk yoksulluğunun boyutları aşağıdaki grafikte sunulmuştur (David, 2003; akt. UNICEF, 2005:19) : Eğitim (Hiç okula gitmemiş) Sağlık (Bağışıklanmamış, ishalde tedavi görmemiş) Beslenme (Beslenme durumu normun altında) Enformasyon (Radyo,televizyon,telefon ve gazete yok) Su (Yakın çevrede ancak yüzey suyu var) Sanitasyon (Tuvalet olarak kullanılabilecek herhangi bir yer yok) Barınma (Odabaşına 5 ten fazla kişi ve toprak zemin) 13,10% 14,20% 16,10% 16,10% 21,10% 30,70% 33,90% Grafikte yer alan veriler incelendiğinde gelişmekte olan ülkelerdeki çocuk yoksulluğunun çocukların fiziksel gelişimi ile eğitim ve sağlık imkanlarından yararlanması üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Grafikte Yoksulluğun yer alan çocuklar veriler üzerindeki incelendiğinde etkileri gelişmekte bir sonraki olan bölümde ülkelerdeki ayrıntılı çocuk olarak değerlendirilecektir. çocukların fiziksel gelişimi ile eğitim ve sağlık imkanlarından yoksulluğunun yararlanması üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Yoksulluğun çocuklar üzerindeki etkileri bir sonraki bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilecektir YOKSULLUĞUN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

34 2.1.YOKSULLUĞUN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Toplumlarda yoksulluktan etkilenen en duyarlı grubun çocuklar olduğu kabul edilmektedir (Hatun ve diğerleri, 2003:251). UNICEF in Dünya Çocuklarının Durumu 2001 raporuna göre gelişmekte olan ülkelerde doğan her on çocuktan dördü aşırı yoksulluk içinde dünyaya gelmektedir. Bu durum çocuk yoksulluğunun ülkeler için ne kadar önemli bir sorun olduğunu göstermektedir. Birçok araştırma, yoksul çocukların kendilerine göre sosyo-ekonomik açıdan daha iyi durumda bulunan yaşıtlarından sağlık, bilişsel gelişim, sosyal gelişim gibi alanlarda dezavantajlı olduklarını ve yaşıtlarından daha fazla sorun yaşadıklarını belirtmektedir (Brooks-Gunn ve Duncan, 1997; McLoyd, 1998; Young, Linver ve Brooks-Gunn, 2002;akt. Orme ve Cain, 2006:1). Bu durum çocukların yaşamlarını istedikleri şekilde, etkin olarak ve doyum sağlayarak yönlendirmelerini engellemektedir. Maslow un gereksinimler hiyerarşisi göz önüne alınarak bir değerlendirme yapıldığında (fizyolojik gereksinimler, güvenlik, sevgi, takdir edilme, kendini gerçekleştirme) yoksulluğun sonuçları daha iyi anlaşılmaktadır. Maslow, bu gereksinimleri karşılayan bireylerin hoşgörü, demokratiklik, bireysellik, yaratıcılık, empati, kendine güven, mutluluk, sorunları fark etmek ve çözmek tutumlarını geliştirdiğini savunmaktadır. Yapılan araştırmalar kendini gerçekleştirme düzeyi düştükçe kişilerde sürekli kaygı düzeyinin arttığını ve depresif tutumların ortaya çıktığını belirtmektedir (Monte, 1980:568; Akkoyun ve Dökmen, 1989:93; akt. Kale, 2005:72). Yoksulluk nedeniyle fiziksel gereksinimlerini karşılayamayan çocukların da kendilerini güvende hissetmemeleri sonucunda kaygı düzeylerinin yüksek olduğu düşünülmektedir. Yoksulluk içinde büyüyen çocukların aşağıda belirtilen durumlarla karşılaşma riskinin daha fazla olduğu belirtilmektedir (UNICEF, 2006:3): Düşük eğitim seviyesi Kötü sağlık koşulları 34

35 Küçük yaşta hamilelik Madde bağımlılığı Suç işleme ve antisosyal davranış Düşük gelir İşsizlik Uzun süre devlet yardımına bağımlı kalma Yoksulluğun çocuk gelişimi üzerindeki olumsuz etkileri aşağıdaki şemada gösterilmektedir (Walker ve diğerleri, 2007:146): Çocuğun gelişimi, çocuğun hareket, düşünme, hissetme ve başkalarıyla ilişki Çocuğun kurmada gelişimi, giderek çocuğun daha karmaşık hareket, düşünme, düzeylere hissetme ulaştığı ve bir başkalarıyla değişme sürecidir. kurmada Çocuk giderek gelişiminin daha karmaşık en önemli düzeylere özelliği ulaştığı gelişimin bir değişme çok boyutlu sürecidir. olmasıdır. Çocuk ilişki Bu gelişiminin boyutlar en fiziksel, önemli motor, özelliği bilişsel, gelişimin sosyal çok ve boyutlu duygusal olmasıdır. boyutlardır Bu (Myers, boyutlar 1990:14). fiziksel, motor, Bir boyuttaki bilişsel, değişiklikler sosyal ve duygusal hem diğerlerini boyutlardır etkilemekte (Myers, 1990:14). hem de diğerlerinin boyuttaki gelişiminden değişiklikler etkilenmektedir. hem diğerlerini Yukarıdaki etkilemekte şemada hem belirtildiği de diğerlerinin gibi Bir yoksulluk gelişiminden sosyo-kültürel, etkilenmektedir. biyolojik Yukarıdaki ve psikososyal şemada belirtildiği risk faktörleri gibi ile yoksulluk bağlantılı olarak çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Yoksullukla sosyo-kültürel, biyolojik ve psikososyal risk faktörleri ile bağlantılı olarak ilişkili olarak ortaya çıkan sosyal-kültürel risk faktörleri cinsiyet eşitsizliği, çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Yoksullukla ilişkili olarak annenin düşük eğitimli olması, hizmetlere erişimde zorluk olarak tanımlanmaktadır. Biyolojik riskler doğum öncesi ve doğum sonrası bakım, yetersiz ortaya çıkan sosyal-kültürel risk faktörleri cinsiyet eşitsizliği, annenin düşük eğitimli olması, hizmetlere erişimde zorluk olarak tanımlanmaktadır. Biyolojik beslenme, hastalıklara karşı dirençsizliği içermektedir. Psikososyal risk faktörleri riskler ise doğum ailenin öncesi fonksiyonları, ve doğum sonrası anne depresyonu bakım, yetersiz ve şiddete beslenme, maruz hastalıklara kalma olarak karşı belirtilmektedir. dirençsizliği içermektedir. Psikososyal risk faktörleri ise ailenin fonksiyonları, anne depresyonu ve şiddete maruz kalma olarak belirtilmektedir. Rowtree nin 1970 lerde York ta incelediği 35 aileleri 1983 yılında yeniden değerlendiren Atkinson, yoksul ailelerin çocuklarının diğerlerinden 2.6 kat daha

36 Rowtree nin 1970 lerde York ta incelediği aileleri 1983 yılında yeniden değerlendiren Atkinson, yoksul ailelerin çocuklarının diğerlerinden 2.6 kat daha yoksul olduğunu bulmuştur (akt. Esping-Andersen, 2006:47). Çocukların ailelerinden miras aldıkları dezavantajlar toplumsal sermayenin eşitsizlikleri haline gelmektedir. Bu eşitsizlikler ailede üretildikleri ve daha sonra da piyasada arttırıldıkları için, nesiller arası riskler refah devleti fırsat eşitliği sunmadığı sürece ortadan kalkmamaktadır ( Esping-Andersen, 2006:48). Amerika Birleşik Devletleri nde hane halklarının %1.9 u yeterli miktarda gıdaya ulaşamamaktadır. Bu hane halklarının 1/3 ü ciddi bir biçimde gıda eksikliği yaşamaktadır. Bu hanelerde yaşayan çocukların yeterli gıda almadığı bilinmektedir. Bu durum çocuklarda düşük kilo, yorgunluk, başağrısı, daha sık hasta olma, okulda başarısız olma gibi sorunlara neden olmaktadır (Nord ve diğerleri, 2005; akt. Rodgers ve Milewska, 2007:75-76). Avrupa Komisyonu (2006) ailenin yoksul olmasının çocuklar üzerindeki etkilerini şu şekilde ifade etmektedir: Yoksul çocuklar sağlık sorunlarıyla daha fazla karşı karşıya kalmaktadır. Ebeveynlerin yoksulluğu ve sosyal dışlanmışlığı çocukların bilişsel gelişimleri ve eğitim başarıları üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır. Yoksulluk, çocukların ve ergenlerin psiko-sosyal sağlığını tehdit etmektedir. Guo (1998; akt. Çukur, 2008:106) çocukların yaşadığı yoksulluğun zamanlaması ve süresinin bilişsel yeteneklerle (IQ puanları, kavrama, vb.) okul başarısını (okulu zamanında bitirme, okul notları vb.) farklı şekillerde etkilediğini belirtmiştir. Guo, bilişsel yeteneği öğrenme hızı olarak tanımlarken, başarıyı daha çok neyin öğrenildiğinin ölçüsü olarak tanımlamıştır. Bilişsel yetenekler doğum öncesinden başlayarak bireyin genetik yapısı ve çevresinin etkileşimi sonucu oluşmakta ve göreceli olarak daha kalıcı özellik içermektedir. Başarı, bilişsel yetenekle ilişkili olsa bile daha çok performans ile ilgili olduğundan çevresel olanaklar ve sosyal etkileşimden etkilenmektedir. Guo ya göre er- 36

37 ken çocukluk döneminde gözlenen yoksulluk daha çok bilişsel yetenekleri, ergenlik döneminde yaşanan yoksulluk ise daha çok okul başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Yoksulluk, çocukların hayatlarının ilerleyen dönemlerinde suça yönelmelerine, okulu bırakmalarına, erken yaşta evlenmelerine ve çocuk sahibi olmalarına neden olmaktadır (Duncan ve diğerleri, 1998; Mayer, 1997; akt.orme ve Cain, 2006:1). Gönen ve diğerlerine (2002) göre yoksulluğun aileler ve çocukları üzerinde etkileri şu şekilde sıralanmaktadır: 1. Yoksul insan için kendi işgücü en önemli kaynaktır. Yoksul hanelerde kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere her bireyin işgücüne ihtiyaç duyulmaktadır. 2. Yoksul hanelerde genellikle eğitim düzeyinin düşük olması ve yoksul bireylerin niteliksiz işgücü olarak görülmesi yoksulluklarını pekiştirmektedir. 3. Şiddetli yoksulluk yaşayan hane halkları barınma da dahil pek çok hizmetten yararlanamamaktadır. 4. Yoksulluk, yaşlılar, engelliler, kadınlar ve çocuklar gibi toplumun özel gruplarının hane sorunlarını daha da derinleştirmektedir. 5. Yoksullar arasında ölüm oranı yüksektir. Özellikle çocuk ölümü oranları, yetersiz beslenme, sürekli hastalanma ve eşit biçimde eğitimden yararlanamama yaşanan sorunların başında gelmektedir. Bazı araştırmalara göre yoksulluk annenin depresyon düzeyini arttırarak anne-çocuk ilişkisini olumsuz etkilemektedir. Liaw ve Brooks- Gunn (1994) yoksul olmayan anneler arasında %17 oranında depresyon gözlemlerken, yoksul annelerde bu oranın %28 e yükseldiğini belirtmektedir. Yoksul annelerin depresyonla baş etmelerini sağlayacak hizmetlerden yararlanma imkanlarının kısıtlı olması çocuk üzerindeki olumsuz etkilerin artmasına neden olmaktadır. 37

38 Kentlerde yaşanan yoksulluk en büyük olumsuz etkiyi yoksul mahallelerde işsizlik sorunu yaşayan aileler üzerinde göstermektedir. Bu bağlamda kentli yoksul aileler kötü ve dengesiz beslenme, düşük yaşam standardı, aile içi şiddet gibi birçok sorunu bir arada yaşayabilmektedir (Erjem, 2003:127). Yoksulluğun en önemli nedenlerinden biri olan işsizliğin aile yapısı üzerinde olumsuz etkileri bulunmaktadır. İşsiz olma gelir kaybından dolayı aile işlevselliğini bozup aileye ek yük ve sıkıntılar getirdiği için ebeveynlerin çocuklarına olan ilgilinin azalmasına neden olabilmektedir. İşsizlik özellikle ailede babanın rolünü etkilemektedir. İşsiz olan babaların çocuklarıyla daha çok çatışma yaşadığı ve çocuklarına karşı daha sert bir tutum sergiledikleri belirtilmektedir (Özgün ve Özgün, 2003:362). İşsizlik nedeniyle yoksul olan ailelerin çocukları sosyal güvenceden de yoksun olabilmektedir. Bu durum çocukların sağlık ve eğitim gibi hizmetlere ulaşmasını engellemekte, çocukların birey olarak toplumla kurduğu ilişkiyi zedelemekte ve yetişkin olduklarında toplumsal dışlanma ile karşı karşıya kalmalarına neden olabilmektedir( Ekim, 2005:71). Çocuğun sağlıklı ve dengeli yetişmesinde ailenin tartışılmaz önemi vardır. Buna ek olarak ailelerin gelir durumu ile çocukların fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı yetişmesi arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Bu konuda çeşitli teoriler bulunmaktadır. Bu teorilerden biri yatırım teorisi (investment theory) dir. Diğeri ise iyi aile teorisi (good-parent theory) dir (Mayer, 2003:114). Yatırım teorisine göre aileler çocuklarına hem genetik özelliklerini hem de yaşadıkları kültürel ortamın özelliklerini aktarırlar (Mayer, 2003:115). Bu teoriye göre ailede çocukla kaliteli iletişim kurulması çocuğun sağlıklı gelişimi için önemli bir unsurdur. Çocuğun sağlıklı gelişimi için diğer bir unsur ise ailelerin çocuklarının çeşitli sosyal etkinliklere katılmasını sağlamasıdır. Bütün bunlar çocuğun sağlıklı gelişmesi için aile tarafından yapılan yatırımlar olarak değerlendirilmektedir. 38

39 Yoksul ailelerin düzenli iş imkanına sahip olmaması uzun saatler boyunca çalışmalarını beraberinde getirebilmektedir. Uzun çalışma saatleri ise çocuğa yeterli ve verimli zamanın ayrılmasını engelleyebilmektedir. Ayrıca ailelerin çalıştıkları süre içerisinde çocuklarının bakımı için destek almaları da mümkün olmamaktadır. Ailelerin çocuklarına sunduğu eğitim, sağlık, iyi bir ev gibi imkanların çoğu ailenin ekonomik durumuna göre değişen imkanlardır. Yatırım teorisine göre çocuğun hayatta başarılı olma ihtimali tüm bu imkanlara sahip olmasına göre değerlendirilmekte ve bu imkanlara sahip olan çocukların daha başarılı olacağı düşünülmektedir (Mayer, 2003:115). Yatırım teorisine göre, devletin yoksul ailelere gelir desteği vermesi, çocukların eğitimini desteklemesi zengin ailelerde yetişen çocuklar ile yoksul ailelerde yetişen çocuklar arasındaki farkı azaltabilecek bir unsurdur (Mayer, 2003:115). İyi aile teorisine göre düşük gelirli aileler çocukları ile iletişim kurmakta zorlanmaktadır. Çünkü düşük gelirli olma nedeniyle aile hayatında farklı stresler oluşmaktadır (Mayer,2003: 116). Yoksul ailelerde genellikle birçok sorun bir arada yaşanmaktadır. İşsizlik, uygun olmayan ev şartları, sağlık sorunları, eğitim sorunları aile ortamının stresli olmasına neden olmaktadır. İyi aile teorisine göre bu sorunlar aile içi iletişimi ve dolayısıyla çocuğun duygusal gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. 39

40 bu sorunlar aile içi iletişimi ve dolayısıyla çocuğun duygusal gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Ailenin sahip olduğu gelirin çocuklarını nasıl etkilediğine dair açıklama yapan Ailenin sahip olduğu gelirin çocuklarını nasıl etkilediğine dair açıklama yapan teoriler aşağıdaki aşağıdaki şema ile şema özetlenmektedir ile özetlenmektedir (Mayer,2003:121) (Mayer,2003:121) : teoriler : Yatırım teorisi gelir düzeyinin ailenin tüketim harcamalarını ve çocuğu için Yatırım teorisi gelir düzeyinin ailenin tüketim harcamalarını ve çocuğu için yaptığı yatırımları etkilediği için çocuğu etkilediğini savunmaktadır. İyi aile yaptığı yatırımları etkilediği için çocuğu etkilediğini savunmaktadır. İyi aile teorisi ise ailenin gelirinin ailenin psikolojik sağlığını etkilediğini belirtir. Her iki teorisi ise ailenin gelirinin ailenin psikolojik sağlığını etkilediğini belirtir. Her teoriye iki teoriye göre göre ailenin ailenin gelirinin gelirinin çocuk çocuk üzerinde üzerinde etkisi etkisi olduğu olduğu açık açık bir bir şekilde şekilde görülmektedir. Yoksul ailelerin birbirinden farklı özellikleri olduğu gibi bazı özellikleri benzerlik taşımaktadır. Yoksul ailelerin benzer özellikleri şu şekilde sıralanmaktadır (Çoban, 2003:199) 26 : Sosyal ve kültürel düzeylerde çeşitlilikleri deneme şans ve fırsatları ve sosyal rolleri oldukça sınırlıdır. Basit düzeyde akraba ve komşu ilişkileri dışında dış dünyaya açık değillerdir. Güçsüz ve çaresizdirler. Eğitim fırsatlarından yararlanamadıkları için iş imkanları da sınırlıdır. Düzenli ve kaliteli işleri yoktur. Yoksunluk çekerler. Amaçları yoktur. Güvensizdirler. Hastalık, iş kaybı, yasal sorunlar gibi önceden tahmin edilemeyen durumlar başlarına geldiğinde tüm hayatları alt üst olur. 40

Çocuk Yoksulluğu. Şebnem AVŞAR KURNAZ* Child Poverty. Nisan-Mayıs-Haziran 2007 47

Çocuk Yoksulluğu. Şebnem AVŞAR KURNAZ* Child Poverty. Nisan-Mayıs-Haziran 2007 47 Çocuk Yoksulluğu Şebnem AVŞAR KURNAZ* Özet Günümüzde yoksulluk sadece az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin değil gelişmiş ülkelerin de sorunları arasında yer almaktadır. Yoksulluk riski ile toplumların

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR.

Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR. Türkiye de Erken Çocukluk Gelişimi ve Binyıl Kalkınma Hedefleri Yolunda Gelişmeler Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yıldız YAPAR 12 Ekim 2010 Sunuş Planı Erken Çocukluk Gelişimi (EÇG) Nedir? Binyıl

Detaylı

TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE

TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE Yıl: 24 Sayı:87 Nisan 2010 9 Güncel TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE Sıddık Ensari TÜİK periyodik olarak 2002 yılından beri düzenli bir şekilde yaptığı Hanehalkı Bütçe Anketleri sonuçlarını esas alan

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

sosyal politikalar;vatandaşların asgari gelirlerini,sağlık,barınma ve eğitimi haklarını koruma altına alır. Refah devletinin 2.Dünya Savaşı ve 1970

sosyal politikalar;vatandaşların asgari gelirlerini,sağlık,barınma ve eğitimi haklarını koruma altına alır. Refah devletinin 2.Dünya Savaşı ve 1970 SOSYAL POLİTİKALAR REFAH DEVLETİN TARİHSEL DEĞİŞİMİ sosyal politikalar;vatandaşların asgari gelirlerini,sağlık,barınma ve eğitimi haklarını koruma altına alır. Refah devletinin 2.Dünya Savaşı ve 1970 ler

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KADIN CALISMALARI ANABİLİM DALI Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği Yüksek Lisans Bitirme Projesi Derya Demirdizen Proje Danışmanı Prof.

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr İKT442 Gelir Dağılımı Türkiye de Gelir Dağılımı Ve Yoksulluk Bir ekonomide belli bir dönemde yaradlan gelirin kişiler, hane halkları, sınıflar ve ürejm faktörleri arasında bölüşülmesini ifade etmektedir.

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI Hanife TİRYAKİ ŞEN İstanbul Sağlık Müdürlüğü İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü Personel Eğitim Birimi 19/11/2012 Aday Memur Eğitimleri-2012 1 ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

Yoksulluk Sınırı Nasıl Hesaplanır?

Yoksulluk Sınırı Nasıl Hesaplanır? B i r l i k t e Ö ğ r e n e l i m Yoksulluk Sınırı Nasıl Hesaplanır? Mahmut S. YARDIM 1 Yoksulluğun çok boyutlu bir olgu olması, tanımlanmasında ve ölçülmesinde farklı yaklaşımların kullanılmasına yol

Detaylı

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti M-CARE Engelli ve Yaşlı Bireylere Evde Bakım ve Sağlık Hizmeti Sağlayıcılarının Mobil Eğitimi Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti İş Paketi No: İş Paketi Adı: İP2 Durum Taslak 1 Araştırma ve Analiz

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE Bu ünite tamamlandığında; Büyümenin kaynaklarının neler olduğunu belirtebileceğiz Büyüme teorilerini açıklayabileceğiz Hızlı büyüme için nelerin

Detaylı

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek 81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek TEPAV, 2014 2 Neden bu çalışmaya ihtiyaç duyduk? Kadınların durumunu il düzeyinde ortaya koyacak cinsiyete duyarlı verinin

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 TÜRKİYE HAYAT BOYU ÖĞRENME STRATEJİ BELGESİ YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 Dr. Mustafa AKSOY Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Operasyon Koordinatörü mustafaaksoy@meb.gov.tr

Detaylı

BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 -

BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - (OECD ve Avrupa Birliği işbirliğinde hazırlanan Bir Bakışta Sağlık-Avrupa 2010 adlı yayının özetidir) AĞUSTOS 2011 ANKARA İçindekiler ÖZET 1 BÖLÜM 1- SAĞLIĞIN DURUMU...

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış Prof. Dr. Yüksel KAVAK Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi TÜSİAD / UNFPA İstanbul, 5 Kasım 2010 1 Ana tema: Nüfusbilim ve Yönetim Çalışmanın

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI. Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı

ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI. Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI Yasemin DİNÇ Fatih Bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbi Hizmetler Başkanlığı ULUSLARARASI SAĞLIK KURULUŞLARI 1948 yılında yayımlanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi,

Detaylı

Araştırma Notu 15/176

Araştırma Notu 15/176 Araştırma Notu 15/176 3 Şubat 2015 57 BİN ÇOCUK HAFTADA 40 SAATTEN UZUN ÇALIŞIYOR Gökçe Uysal, Melike Kökkızıl ** Yönetici Özeti 2012 Çocuk İşgücü Anketi verileri Türkiye'de 292 bin çocuğun hala ekonomik

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

YOKSULLUK DÖNGÜSÜNDE ÇOCUKLAR

YOKSULLUK DÖNGÜSÜNDE ÇOCUKLAR T.C. YILDIRIM BEYAZIT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ SOSYAL POLĠTĠKALAR BÖLÜMÜ ÇOCUK KORUMA POLĠTĠKALARI YOKSULLUK DÖNGÜSÜNDE ÇOCUKLAR Hazırlayan Özkan DEMĠRTAġ 125212702 DanıĢman Doç. Dr. Nurdan

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti Politika Notu 09/2 20.03.2009 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI Mehmet Alper Dinçer 1 ve Gökçe Uysal Kolaşin 2 Yönetici Özeti OECD, 2000 den beri üç senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı

Detaylı

Araştırma Notu 15/180

Araştırma Notu 15/180 Araştırma Notu 15/180 22 Nisan 2015 ÇOCUKLARIN YARISI MADDİ YOKSUNLUK İÇİNDE Seyfettin Gürsel *, Gökçe Uysal ve Mine Durmaz Yönetici Özeti Avrupa Birliği standartlarına göre 2013 yılında Türkiye de 0-15

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI. Son Güncelleme

GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI. Son Güncelleme TÜRKİYE ŞEKER SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI GENEL MERKEZİ GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI 2008 Son Güncelleme 29/07/2010 Şeker-İş Sendikası Genel Merkezi AR-GE(Araştırma Geliştirme) Birimi Karanfil Sokak,

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bilecik Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 09.05.2013 Bilecik İl Genel Meclis Toplantı Salonu Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik

Detaylı

Yrd.Doç.Dr.Ebru Z.BOYACIOĞLU Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi

Yrd.Doç.Dr.Ebru Z.BOYACIOĞLU Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yrd.Doç.Dr.Ebru Z.BOYACIOĞLU Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın erkek eşit haklara sahiptir. Devlet,kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesinde yükümlüdür. kadın ve erkeğe yüklenen

Detaylı

C.C.Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.C.Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.C.Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. TÜRKİYE DE İŞÇİ VE MEMUR KONFEDERASYONLARININ YOKSULLUK SINIRI KONUSUNDAKİ ARAŞTIRMALARININ SONUÇLARI Ülkemizde

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye

Detaylı

Almanya da ve Türkiye de Yafll Hizmet Zinciri

Almanya da ve Türkiye de Yafll Hizmet Zinciri Almanya da ve Türkiye de Yafll Hizmet Zinciri Abdurrahman Çohaz Yaşlılık kaçınılmaz ve geri dönülmez bir süreç olup, kişinin fiziksel ve ruhsal yönden gerilemesidir. Bir başka tanımla yaşlılık fizyolojik

Detaylı

ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR. 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller

ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR. 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller Doç. Dr. İbrahim H. Diken Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri. Ülker Şener 13.02.2013

Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri. Ülker Şener 13.02.2013 Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri Ülker Şener 13.02.2013 Temel sorun alanları Toplumsal yapı: kadın olmaya yüklenen anlam ve toplumsal cinsiyet rolleri İşgücü talebinden kaynaklı sorunlar:

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek

Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek Bir ülkenin geleceği çocuklarıdır. Siz onları ne kadar üretken, donanımlı ve yurtsever yetiştirirseniz; devlet o denli vatandaşına adil, güçlü ve kalıcı olacaktır. Türkiye

Detaylı

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye

OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar

Detaylı

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi büyüme ve gelişme geriliği diş çürükleri zayıflık ve şişmanlık okul çağı çocuk ve gençlerde demir yetersizliği anemisi 0-5 Yaş Grubu Çocuklarda iyot yetersizliği hastalıkları vitamin yetersizlikleri raşitizm

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi SOSYAL GÜVENLİK REFORMU A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşgücünün Durumu TÜRKİYE KENT KIR 2005 2006 2005 2006 2005 2006 Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 71 915 72 879 44 631 45

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını,. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK İnsani yoksulluk (human poverty), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Sayın Veliler, Şartlı Nakit Transferi(ŞNT), yani halk arasında bilinen ismiyle Öğrenci Parası ya da Çocuk Parası ekonomik güçlükler nedeniyle temel sağlık ve eğitim hizmetlerinden yararlanamayan; herhangi

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi

Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Kadınların Çok Yönlü Güçlendirilmesi Projesi Okuryazarlık ve Cinsiyet Eşitliği Konusunda Türkiye'nin Gerçekleri Okuryazarlık ve eğitimin ülkelerin ekonomik

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 14.05.2013 Anadolu Üniversitesi Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik krizler Kaynak

Detaylı

İNSAN VE TOPLUM. KÜTAHYA www.zafer.org.tr

İNSAN VE TOPLUM. KÜTAHYA www.zafer.org.tr İNSAN VE TOPLUM Ülke genelinde medyan yaş 30,1 iken Kütahya ve çevre illerinde bu değer daha yüksektir. Tablo 67 de yer alan ve TÜİK tarafından yapılan nüfus projeksiyonu 2023 yılında Kütahya ve çevresinin

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM Bir bireyin eğitimi, doğumuyla birlikte başlar ve yaşam boyu sürer. Sosyal bilimciler tarafından yapılan pek çok araştırma, öğrenmenin önemli bir kısmının

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ. Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Sosyal Yapı Özel İhtisas Komisyonu Çalışmaları 28.05.2013 Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Küreselleşme Küresel ekonominin bütünleşmesi Eşitsiz büyüme Ekonomik

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI

DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI 1 DÜNYADA VE TÜRKİYEDE MESLEK HASTALIKLARI Meslek hastalıkları, işyeri ortamında bulunan faktörlerin etkisi ile meydana gelen hastalıkların ortak adıdır. Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Çalışma Örgütü

Detaylı

Toplumlar için bilginin önemi

Toplumlar için bilginin önemi Toplumlar için bilginin önemi İnsanlık tarihi günümüze kadar şu toplumsal aşamalardan geçmiştir: İlkel toplum Doğa, avlanma Tarım toplumu MÖ.800-1750 ler Toprak, basit iş bölümü Sanayi toplumu Makinalaşma

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Ö RENME GERÇEKLEŞMİYOR!

Ö RENME GERÇEKLEŞMİYOR! E T M SİSTEMİNDE Türkiye eğitim sistemi, sistemdeki değişiklik ve iyileştirmelere rağmen, öğrencilere şam becerileri kazandırmada yetersiz kalıyor. Uluslararası testlere göre, 15 şındakilerin önemli bir

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

KENTSEL YAŞAM KALİTESİ DERNEĞİ. Binalar Ağaçlardan Yüksek Olmasın

KENTSEL YAŞAM KALİTESİ DERNEĞİ. Binalar Ağaçlardan Yüksek Olmasın KENTSEL YAŞAM KALİTESİ DERNEĞİ Binalar Ağaçlardan Yüksek Olmasın Bu çalışma, 1. Yılını tamamlayan Kentsel Yaşam Kalitesi Derneği ni tanıtım amaçlı hazırlanmıştır. Grafik Tasarım / Emel Karadeniz, Craft

Detaylı

EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Fırsat Eşitliğinde Türkiye Nerede?

EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Fırsat Eşitliğinde Türkiye Nerede? DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2013 N201302 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Bilgi ASLANKURT 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Eğitim, bir ülkenin insan kaynağının

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı.

18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. YETİM RAPORU 18 Ocak 2002 de STK olarak kuruldu. 19 Ocak 2006 tarih ve 2006-9982 no lu Bakanlar Kurulu kararı ile Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü kazandı. Bakanlar Kurulu nun 6 Şubat 2007 tarihli

Detaylı

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1)

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 3/6/2011, No : 633 Yetki Kanununun Tarihi : 6/4/2011, No : 6223 Yayımlandığı

Detaylı

Tokat Kırılgan Gruplar (Kırsalda Yaşayanlar, Engelliler, Kadınlar, Yaşlılar, Göçle Gelenler, Mülteciler, Mevsimlik İşçiler)

Tokat Kırılgan Gruplar (Kırsalda Yaşayanlar, Engelliler, Kadınlar, Yaşlılar, Göçle Gelenler, Mülteciler, Mevsimlik İşçiler) Tokat Kırılgan Gruplar (Kırsalda Yaşayanlar, Engelliler, Kadınlar, Yaşlılar, Göçle Gelenler, Mülteciler, Mevsimlik İşçiler) Kolaylaştırıcı: Yrd. Doç. Dr. Umut AŞKIN Raportör: Nalan Kangal Kırsalda Yaşayanlar

Detaylı

Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği *

Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği * Sosyal Bakım Hizmetlerine Kamu Yatırımının İstihdam, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Yoksulluğa Etkileri: Türkiye Örneği * İstanbul Teknik Üniversitesi Kadın Araştırmaları Merkezi ve Levy Ekonomi Enstitüsü

Detaylı

TÜRKĠYE'de YOKSULLUK VE GELĠR DAĞILIMI

TÜRKĠYE'de YOKSULLUK VE GELĠR DAĞILIMI TÜRKĠYE'de YOKSULLUK VE GELĠR DAĞILIMI Dr.Rıdvan Karacan Özet Bu çalışmada yoksulluk ve kişisel gelir dağılımı arasındaki ilişki Türkiye örneği üzerinden ortaya konulmak istenmiştir. Kapitalist ekonomik

Detaylı

Toplumsal ve Ekonomik Kalkınma için i in Erken itimi. Ayla Göksel Göçer, AÇEV 17 Mart 2006

Toplumsal ve Ekonomik Kalkınma için i in Erken itimi. Ayla Göksel Göçer, AÇEV 17 Mart 2006 7 Çok Geç!: Toplumsal ve Ekonomik Kalkınma için i in Erken Çocukluk EğitimiE itimi Ayla Göksel Göçer, AÇEV 17 Mart 2006 ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ TANIMI VE ÖNEMİ 0-6 yaşları arasını kapsar; Yaşama, büyüme,

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

Herkes İçin Eğitim 2012 Küresel İzleme Raporu. Gençlik ve Beceriler: Eğitimi İşe Dönüştürmek. Önemli Noktalar ve Türkiye Değerlendirmeleri

Herkes İçin Eğitim 2012 Küresel İzleme Raporu. Gençlik ve Beceriler: Eğitimi İşe Dönüştürmek. Önemli Noktalar ve Türkiye Değerlendirmeleri Herkes İçin Eğitim 2012 Küresel İzleme Raporu Gençlik ve Beceriler: Eğitimi İşe Dönüştürmek Önemli Noktalar ve Türkiye Değerlendirmeleri EFA 2012 Küresel İzleme Raporu iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölüm

Detaylı

Türkiye de Katastrofik Sağlık Harcamaları

Türkiye de Katastrofik Sağlık Harcamaları 02/10/2014 Türkiye de Katastrofik Sağlık Harcamaları 1. Giriş Dünya Sağlık Örgütü raporlarına göre; hanehalklarının yaptığı sağlık harcaması, hanelerin finansal korumadan yoksun kalarak zorunlu ihtiyaçlarından

Detaylı

SOSYAL POLITIKALAR IÇINDE SOSYAL HEKIMLIK

SOSYAL POLITIKALAR IÇINDE SOSYAL HEKIMLIK SOSYAL POLITIKALAR IÇINDE SOSYAL HEKIMLIK Prof. Dr. A. Gürhan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Genel Yönetmeni http://www.fisek.org

Detaylı

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER...

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER... KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER D SK/GENEL- SEND KASI Emekçi kadınların sorunları gün be gün artmaktadır. Kapitalizmin yoğun saldırıları ve ataerkil sistem, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği derinleştirerek,

Detaylı

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ 06 KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Sosyal Araştırmalar Merkezi USAK RAPOR NO: 11-06 Dilek Karal Eylül 2011 Korkmadan Öğrenmek: Okul ve Okul

Detaylı

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür

Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi. Temel Eği)m Genel Müdürlüğü. Funda KOCABIYIK Genel Müdür Türkiye de Erken Çocukluk Eğitimi Temel Eği)m Genel Müdürlüğü Funda KOCABIYIK Genel Müdür 2013 I. Türkiye de Geçmişten Günümüze Erken Çocukluk Eğitimi II. Türkiye de Erken Çocukluk Eğitiminin Yapısı III.

Detaylı

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 211 Harran Üniversitesi-UNFPA Hizmet için kanıt oluşturan sonuçlar açısından Hizmetleri planlama ve uygulama açısından

Detaylı

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz.

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz. Sayın Milletvekili, Otizm spektrum bozukluğu (OSB) yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nörogelişimsel bozukluk olup belirli davranış ve öğrenme özellikleri ile kendini göstermektedir. Şu an

Detaylı