Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler"

Transkript

1 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler Nazım ÖZTÜRK ** Z. Gökalp GÖKTOLGA ** Özet Günümüzde iktisat politikasının en temel amaçlarından biri de gelir bölüşümünü adil hale getirmektir. Gelir bölüşümünün adil olabilmesi için de gelirin nasıl paylaşıldığının belirli ölçütlere göre ortaya konulması gerekmektedir. Üretilen mal ve hizmetler hiçbir toplumda gelişigüzel paylaşılmamaktadır. Her toplumda gelir dağılımını düzenleyen kurallar ve mekanizmalar bulunmaktadır. Üretimine katılan üretim faktörlerinin, yaratılan değer artışlarını kendi aralarında nasıl bölüşecekleri teknik, ekonomik, toplumsal ve siyasal boyutları olan çok yönlü ve karmaşık bir olgudur. Yaratılan gelirin nasıl bölüşüldüğü konusunda aralık ölçütü, değişim aralığı, göreli ortalama mutlak sapma, standart sapma, değişim katsayısı, varyans, logaritmik varyans, yüzde paylar, Pareto α katsayısı, Lorenz eğrisi, Gini katsayısı, Dalton Atkinson eşitsizlik ölçütü, yoksulluk oranı endeksi, yoksulluk farkı, açlık sınırı, gibi çok çeşitli ölçütler bulunmaktadır. Bu çalışmada, gelir bölüşümünü belirlemede kullanılan bu ölçütler tanıtılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, gelir bölüşümü, Lorenz eğrisi, Gini Katsayısı, Dalton Atkinson eşitsizlik ölçütü. The Criterias Which Used In Determine Income Distribution And Poverty Abstract Today one of the most basic goals of economics policy is making income distribution fairly. It should be propounded how income is distributed that income distribution can be shared fairly according to certain criterias. Produced goods and services are not shared randomly in any society. There are rules and mechanisms that regulate income distribution in every society. It is a versatile and complex case, how production factors that join production share created value increase, has technical, economic, social and political dimension. There are many assorted criterias about how created income to be shared like interval cri- * Doç. Dr., Cumhuriyet Üniversitesi, İİBF Maliye Bölümü Öğretim Üyesi. ** Doç. Dr., Cumhuriyet Üniversitesi, İİBF İşletme Bölümü Öğretim Üyesi. 3

2 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler teria, changing interval, relative average absolute deviation, standard deviation, coefficient of variation, variance, logarithmic variation, percent shares, Pareto α coefficient, Lorenz curve, Gini coefficient, Dalton Atkinson inequality criteria, poverty ratio index, poverty difference, hunger limit. In this study, these used criterias are introduced for determining income distribution. Keywords: Poverty, income distribution, Lorenz curve, Gini coefficient, Dalton Atkinson inequality criteria. JEL Classification Code: I31, I32 GİRİŞ İnsanoğlu eşitsizlikle doğduğu gün tanışmaktadır. Bebeklerin bir kısmı şanslıdır. Zengin ailelerin çocukları olarak doğarlar. Henüz doğum olayı gerçekleşmeden gelecekleri planlanır. Hangi okullarda okuyacakları, hangi işin başına geçecekleri belirlenmiştir. Bir kısım insanlar ise şanssızdır, çok yoksul ailelerin dördüncü, beşinci ve hatta dokuzuncu çocuğu olarak doğarlar. Büyük kardeşlerinin eskileri ile büyürler, dengesiz beslenirler, tahsil yapamazlar. Aileleri gibi yarı aç yarı tok bir yaşam sürmek onların kaderidir (Dinler, 2005:283). Yaygın bir küreselleşme söylemi içerisinde en zengin dönemini yaşadığı iddia edilen dünyamızda, yoksul insan sayısının en yüksek düzeylere ulaştığı görülmektedir. Tüm dünya ülkelerinde yeterli beslenemeyen, temel sağlık ve eğitim hizmetlerinden yeterince yararlanamayan, sesleri pek duyulmayan milyonlarca insan bulunmaktadır. Türkiye de de her beş kişiden birinin yeterli beslenme, barınma, eğitim ve sağlık olanaklarından yoksun olarak yaşadığı görülmektedir (DPT, 2001; TÜSİAD, 2000). Yoksulluk ve gelir dağılımı adaletsizlikleri günümüzde en temel ekonomik sorun olmaya devam etmektedir. Devletin ekonomideki rolünün azaltılmasının doğal bir sonucu olarak kamu istihdamında daralma yaşanmakta, özel kesimin istihdam yaratma kapasitesi sınırlı kalmakta, sosyal politikalar yerini özelleştirmelere bırakmakta, yoksulların sayısı her geçen gün daha da çoğalmaktadır. Bu durumun doğal bir sonucu olarak ekonomik istikrarsızlıklar daha da artmakta, toplum içerisinde derin sosyal çalkantılar yaşanmaktadır. Kitlesel yoksulluğun her geçen gün daha da arttığı ve gelir bölüşümü adalesizliklerinin giderek derinleştiği görülmektedir (Colclugh ve Manor, 1993:1-25; Öztürk, 2009:5). Küreselleşme olgusu ve bunun doğal bir sonucu olarak Neo-liberal iktisat politikalarının yaygınlık kazanmasına bağlı olarak yoksulluk ve gelir bölüşümü adaletsizlikleri kronik bir hal almaktadır. Bütün dünyayı saran Neo-liberal ekonomi politikaları dalgası, gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler arasındaki ve bu ülkelerin kendi içindeki gelir bölüşümü adaletsizliklerinin daha da artmasına yol açmaktadır (Öztürk, 2010:59-89). Paris te yaşayan bir orta sınıf ailenin gelirinin Güney Doğu Asya da kırsal kesimde yaşayan bir ailenin gelirinin yüz katını aşması, New York lu bir avukatın bir saatlik gelirinin Filipinli bir köylünün iki yıllık gelirine denk düşmesi, ABD nin bir yıllık Pepsi Cola ve Coca Cola tüketim harcamalarının nüfusu yüz milyonu aşkın Bangladeş in GSMH sının neredeyse iki katına ulaşması ve dünya nüfusunun en varlıklı bölümünü oluşturan %20 lik kesimin dünya toplam üretiminin %84 ünü, en yoksul bölümünü oluşturan %20 lik kesimin ise sadece %1.4 ünü tüketiyor olması bu gelir farklıklılarını çok çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu iki kesim arasındaki tüketim düzeyi farkının 1960 larda 30 da 1 den, 1991 de 60 ta 1 e yükselmesi ve dünya nüfusunun %5 lik bir kesiminin toplam servetinin %80-90 ını elinde tutması ve bu durumda son kırk yılda kayda değer bir değişiklik görülmemiş olması dünyada bölüşüm 4

3 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA açısından büyük ve artan bir kutuplaşma olduğuna işaret etmektedir (Şenses, 2003:20; WORLD BANK, 2006). Sosyal devlet anlayışından giderek uzaklaşılması eşitlikçi bir bölüşüm ilişkisinin gelişimini engellemektedir. Devletin ekonomideki rolünün giderek azaltılması, özelleştirme uygulamalarının giderek yaygınlaşması, eğitim, sağlık gibi kamusal mal ve hizmetlerin artan ölçüde serbest piyasaya bırakılması, emek kesiminin örgütlenme düzeyinin geriletilmesi, yoksulluğun bir miras olarak gelecek kuşaklara aktarılmasına neden olmaktadır (Öztürk, 2007:44). Bir ülkede belirli bir dönemde yaratılan gelirin bireyler, sektörler, bölgeler ya da üretim faktörleri arasında paylaşılması bölüşüm olgusunu gündeme getirmektedir. Genel olarak bölüşüm gelirin oluşumuyla birlikte gerçekleşmektedir. Üretim süreci, aynı zamanda bir bölüşüm sürecidir. Mal ve hizmet üretimine katılan üretim faktörlerinin, bu süreçte yaratılan değer artışını kendi aralarında nasıl bölüşecekleri teknik, ekonomik, toplumsal ve siyasal boyutları olan çok yönlü ve karmaşık bir olgudur (Alkin, 1995:141). İlk bakışta, eşitliğin olanaklı bir şey mi yoksa yalnızca istenen bir şey mi olduğu sorusu kuramsal, felsefi, hatta sırf siyasal bir nitelik taşırmış gibi görünebilir. Bu soruya bilimsel ya da nesnel bir yanıt vermek, konunun karmaşıklığından ötürü boş ya da soru tümüyle normatif bir nitelik taşıdığı için kavramsal olarak hatalı bir iş gibi görünebilir. Ama yine de bu tarz bir görüşü benimsemek önemli bir noktayı atlamak olacaktır. Eşitlikçilik, toplumsal değişim adına girişilen toplumsal hareketlerin ve modern ekonomik ve siyasal mücadelelerin temel ilkesi olmaktadır. Eğer eşitlik ve eşitsizlikle ilgili sorunlar modern bilimlerde bu denli büyük bir yer tutuyor ise, bu durum en azından kısmen, bütün kapitalist demokratik toplumların temelinde yatan çelişkinin doğal bir sonucu olmaktadır. Siyasal sistem yurttaşların temel siyasal eşitlik talepleri üzerine kurulurken, ekonomik sistem, ancak rekabet ve maddi kaynakların kullanımında hakça paylaşımın sağlanması ile varlığını sürdürebilir. Bu durumda bütün kapitalist demokrasiler, toplumsal refah ile ekonomik rekabeti bağdaştırma sorunuyla karşı karşıya bulunmaktadır. Zenginlik yaratmak demokratik toplumların bekası açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Ancak refah artışı sağlamak kadar gelirin hakça paylaşılması da büyük önem taşımaktadır (Turner,1997:9-10). Eşitsizlik farklı insanlara farklı davranmak demektir. Eşitsizlik ister gelirde, ister tüketimde veya bir toplumun gösterge ya da tutumundaki farklılıklarında olsun, bölüşüm dengesizliği olarak kavramsallaştırılmaktadır. Uygulamada ortaya çıkan bu farklı davranış biçimlerinin, özel bir ödüllendirme sistemi gibi etik kavramları içerip içermediği ve birçok tartışmaya kaynaklık eden gelir farklılıklarını ifade etmenin bir yöntemi olduğu dile getirilmektedir. Yoksulluğun ve gelir bölüşümünde yaşanan adaletsizliklerin ortaya konulabilmesi için bölüşüm eşitsizliğini ortaya koyan çeşitli yöntemlerin bilinmesi gerekmektedir. Eşitsizliklerin ölçülmesinde sezgisel veya matematiksel yaklaşımları da içeren pek çok yöntem bulunmaktadır (Doğanoğlu ve Gülcü, 2001:47). Normatif olarak hangi kesimlere ne kadar gelir aktarılması gerektiği konusunda çok değişik görüşler ortaya çıkmaktadır. Ancak politika önerilerinin gerçekçi olabilmesi için öncelikle bir toplumdaki gelir eşitsizliklerinin doğru tespit edilmesi ve gelir bölüşümü politikalarının bu dağılım üzerindeki etkisinin ne olduğu konusunda tutarlı bir çerçevenin ortaya konulması gerekmektedir. Bu bağlamda gelir bölüşümünün belirlenmesinde ne gibi ölçütlerin kullanıldığının bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Gelir bölüşümünde eşitlik ve adalet farklı ancak birbirleri ile ilintili kavramlardır. Bir ekonomide gelirin ne ölçüde eşit ya da eşitlikten uzak bir biçimde dağıldığının pozitif bir yaklaşımla belirlenmesi olasıdır. Eşitlik bu anlamda ölçülebilir bir kavram olup, 5

4 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler belirlenmesinde çok çeşitli ölçütler kullanılabilmektedir. Buna karşın belirli bir gelir dağılımının adalete uygun ya da istenir olup olmadığı söz konusu olduğunda kaçınılmaz olarak değer yargıları işin içine girmekte, olması gerekene ilişkin normatif değerlendirmeler gündeme gelmektedir. Bu bağlamda bölüşüm bu yönüyle refah ekonomisinin kapsamına girmektedir (Başoğlu ve diğerleri,1999:iv; Rankin, 1996:1-9; Johann, 2003:1). Gelir bölüşümünü belirlemede çok çeşitli ölçütler kullanılarak, gelirin nasıl dağıldığı, zengin ve yoksul kesimler arasındaki gelir eşitsizliklerinin zaman içinde nasıl değiştiği, gelir bölüşümü ile servet, sermaye birikimi, ekonomik gelişme ve kaynak dağılımı arasında bağlantı kurulmaktadır. Gelir bölüşümünü belirlemede kullanılan bu ölçütlerden yararlanılarak gelir bölüşümünde belli bir dönemdeki eşitsizlik düzeyleri ortaya çıkarılmakta, çeşitli gelir bölüşümleri arasında eşitsizlik düzeyleri bakımından karşılaştırma yapılabilmektedir (Öztürk, 2009:47-65; Öztürk ve Öztürk, 2010:16-46).Gelir bölüşümünü belirleyebilmek için çok sayıda ölçütten yararlanılmaktadır. Yaratılan gelirin nasıl bölüşüldüğü konusunda aralık ölçütü, değişim aralığı, göreli ortalama mutlak sapma, standart sapma, değişim katsayısı, varyans, logaritmik varynas, yüzde paylar, Pareto α katsayısı, Lorenz eğrisi, Gini katsayısı, Dalton Atkinson eşitsizlik ölçütü, yoksulluk oranı endeksi, yoksulluk farkı, açlık sınırı, gibi çok çeşitli ölçütler bulunmaktadır (DPT, 2001:5-8; TÜSİAD, 2000: ; DPT, 1994:3-10). Bu ölçütlerden yararlanarak bir ülkede zaman içerisinde gelir bölüşümünü nasıl değiştiğini görmek ve ülkeler arasında gelir bölüşümü karşılaştırmaları yapmak mümkün hale gelmektedir. Bu çalışmada, gelir bölüşümünü belirlemede kullanılan bu ölçütler tanıtılmaktadır. 1. ARALIK ÖLÇÜTÜ VE DEĞİŞİM ARALIĞI Gelir bölüşümü eşitsizliklerini belirlemede kullanılan temel bir ölçüt olan aralık ölçütü ile gelir dağılımının iki ucundaki extereme (uç) değerler, yani en yüksek ve en düşük gelirler karşılaştırılmaktadır. Aralık ölçütü, bu iki düzey arasındaki farkın ortalama gelire oranı biçiminde tanımlanmaktadır. Değişim aralığı ölçütü ise bir gelir bölüşümü serisindeki en yüksek ve en düşük gelir arasındaki farkı ifade etmektedir. Değişim aralığı ölçütünde gelir bölüşümü serisinde sadece maksimum ve minimum iki uç değer dikkate alınmakta, arada kalan diğer terimlerin nasıl değiştikleri göz önüne alınmamaktadır. Bu bağlamda değişim aralığı ölçütü gelir bölüşümü hakkında çok genel bir fikir sağlamaktadır. 2. GÖRELİ ORTALAMA MUTLAK SAPMA VE STANDART SAPMA Göreli ortalama mutlak sapma ölçütü ile gelir dağılımındaki bütün gelir düzeyleri ortalama gelir ile karşılaştırılmaktadır. Tüm farkların mutlak değerlerinin toplamı bulunarak, bu farkların toplamı toplam gelire oranlanarak göreli ortalama mutlak sapma elde edilmektedir. Aralık ölçütünden farklı olarak, göreli ortalama mutlak sapma tüm dağılımı kavramaktadır. Göreli ortalama mutlak sapma ölçütünün en önemli eksikliği, bu yönteminin ortalamanın aynı tarafında bulunan daha yoksul bir kimseden daha zengin bir kimseye doğru yapılan gelir transferlerine karşı hiçbir şekilde duyarlı olmamasıdır. İstatistiksel analizlerde dağılım ölçütü olarak en çok kullanılan ölçüt olan standart sapma ölçütü ise terimlerin aritmetik ortalamadan farklarının kareleri ortalamasını ifade etmektedir. Üst gelir gruplarından düşük gelirli birimlere gelir transferi olduğunda büyük değerdeki sapma azalmakta, küçük değerdeki sapma ise artmaktadır. Bütün gelirlerin birbirine 6

5 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA eşit olduğu durumda standart sapma sıfır olmaktadır. 3. DEĞİŞİM KATSAYISI Bir serinin standart sapması, serinin aritmetik ortalamasına bölünerek sonuç 100 ile çaptırdığında değişim katsayısı elde edilmektedir. Değişim katsayısı ölçütü ile standart sapmanın aritmetik ortalama içindeki payı bulunmuş olmaktadır. Değişim katsayısı her düzeydeki gelirler arasındaki gelir transferlerine karşı duyarlı olma özelliğine sahip olmasıyla beraber varyantsan farklı olarak ortalama gelirden ve ölçü biriminden bağımsız olduğundan ülkeler arası gelir bölüşümü karşılaştırılması yapmakta kullanılmaktadır. Bütün gelirlerin eşit olması halinde değişim katsayısının değeri sıfır olmaktadır. Değişim katsayısının değeri sıfıra yaklaştıkça gelir bölüşümü daha adil bir hale gelmektedir. Değişim katsayısı her düzeydeki gelirler arasındaki gelir transferlerine karşı duyarlı olma özelliğine sahiptir. Değişim katsayısı varyanstan farklı olarak ortalama gelir düzeyinden de bağımsızdır. Ancak gelir farklılıkları büyük olduğunda transfer etkisini ölçmekte yetersiz kalabilmektedir (Aktan ve Vural, 2002b:15). 4. VARYANS VE LOGARİTMİK VARYANS Gelir bölüşümünde gözlemlerin ortalamadan ne derecede uzakta oldukları diğer bir ifade ile dağılımın sayı ekseni üzerinde ne kadar toplu ya da dağınık biçimde bulunduğunu belirtmek için varyanstan yararlanılmaktadır. Değişmenin ortak istatistiksel ölçütü olan varynas, mutlak farkların değerlerinin basit toplamını almak yerine, bu farkların kareleri toplandığında ortalamadan uzaklaşan farkları ifade etmektedir. Varyans, gelir düzeylerinin ortalamadan farklarının kareleri toplamının kişi sayısına oranıdır. Varyansın gelir bölüşümlerini karşılaştırmak amacıyla kullanılabilmektedir. Ancak, varyans gelir eşitsizliği ölçülerinde bulunması gereken özelliklerden biri olan ölçekten bağımsız olma özelliğini sağlayamamaktadır. Diğer değişkenler sabit kabul edildiğinde daha yoksul bir kimseden daha zengin bir kimseye yapılan gelir transferi her zaman için varyansı yükseltmektedir. Düşük gelirli olanların gelir transferlerine daha fazla önem verilmesi istendiğinde gelirler için logaritmik formun kullanılması gerekmektedir. Gelir bölüşümleri doğası gereği gözlem değerleri daha çok küçük değerler dolayında yoğunlaşan, büyük değerlere gittikçe araları seyrekleşen çarpık dağılımlar olduğundan, gelir bölüşümünü simetrik hale getirebilmek için logaritmadan yararlanılmaktadır. Çünkü gelir düzeyi arttıkça gelir düzeyleri farklarında daralma meydana gelmektedir. Gelir bölüşümünü belirlemede genel olarak geometrik ortalamadan farkların karesi alınmakla birlikte pek çok gelir bölüşümü analizinde aritmetik ortalamanın logaritmasından farkların belirlenmesi biçiminde bir yaklaşım izlenmektedir. Ölçünün logaritmik olması küçük gelirlerin göreli olarak daha çok ağırlık taşıması sonucunu doğurmaktadır. Belli bir miktar gelirin düşük gelirli bir kişinin gelire eklenmesi logaritmik varyansta aynı gelirin yüksek gelirli bir kimsenin gelirinden çıkarılmasında durumundan daha çok bir düşme meydana getirmektedir. Logaritmik varyans ölçütünde düşük gelirlilere daha fazla ağırlık verilmektedir. Ayrıca, değişim katsayısı gibi ortalama gelir farklılıklarından etkilenmediğinden gelir bölüşümü karşılaştırmalarında bir sorun yaratmamaktadır. Logaritmik varynas ortalama gelirin altındaki ve üstündeki farkları tam olarak yansıttığı için serinin tamamı ile ilgilenmektedir. Logaritmik varyansın Gini katsayısında olduğu gibi bir üst sınırı yoktur. Ölçünün değeri arttıkça gelir bölüşümü adaletsizliğini arttığı ifade edilebilir. 7

6 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler 5. YÜZDE PAYLAR Yüzde paylar, bireysel gelir bölüşümü ölçmede en yaygın olarak kullanılan ve eşitsizlik ölçütleri içinde en açık olanıdır. Bu yöntemde, tüm hane halkları gelirlerine göre en küçükten en büyüğe doğru sıralanmakta hanehalkının gelirden aldığı yüzde payların dökümü yapılmaktadır. Bireysel gelir bölüşümünü ölçmede kullanılan yüzde paylar analizinde haneler %1 lik 100, %5 lik 20, %10 luk 10, %20 lik 5 gruba ayrılmakta ve her grubun toplam gelirden aldığı paylar karşılaştırılmaktadır. Yüzde payların hesaplanabilmesi için haneler toplam kullanılabilir gelirlerine göre küçükten büyüğe doğru sıralanmakta ve hangi yüzde paylar analizi yapılacaksa haneler o sayıda gruba ayrılmaktadır. Her yüzde gruba düşen kullanılabilir gelir toplam kullanılabilir gelire oranlanarak hanelerin gelirine ilişkin yüzde paylarına ulaşılmaktadır. Yüzde paylar analizinde gelirin eşit bölüşülmesi için her grubun gelirden aldığı pay ile toplam nüfustan aldığı pay eşit olmalıdır. Özellikle uluslararası gelir bölüşümü karşılaştırılmalarında gelir sahiplerini gelir düzeylerine göre beş eşit %20 lik gruba bölerek her bir grubun toplam gelir içindeki payını karşılaştırmalı olarak analiz edilmektedir. Tablo1 te gelir bölüşümü eşitsizliği, çeşitli ülkelerde nüfusun en zengin ve en yoksul %10 luk diliminin gelirden ne kadar pay aldıkları ve Gini katsayısı görülmektedir. Tablo1: Ülkeler İtibariyle Nüfusun En Zengin ve En Yoksul %10 luk Diliminin Gelirden Aldığı Pay ve Gini Katsayıları En Yoksul %10 luk Dilimin Gelirden Aldığı Pay (%) En Zengin %10 luk Dilimin Gelirden Aldığı Pay (%) Gini katsayısı Yüksek Gelirli Ülkeler ABD Almanya Avustralya Avusturya Belçika Danimarka Finlandiya Fransa G. Kore Hollanda İngiltere İrlanda İspanya İsveç İsviçre İtalya Japonya Kanada Norveç Portekiz Yeni Zelanda Yunanistan

7 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA Üst Orta Gelirli Ülkeler Arjantin Çek Cumhuriyeti Estonya Hırvatistan Letonya Litvanya Macaristan Malezya Meksika Polonya Slovakya Venezüella Alt Orta Gelirli Ülkeler Brezilya Bulgaristan Çin İran Mısır Romanya Rusya Türkiye Ukrayna Düşük Gelirli Ülkeler Bangladeş Etiyopya Hindistan Kenya Moldova Nijerya Pakistan Yemen Kaynak: UNDP, Human Development Report 2009, Overcoming Barriers: Human Mobility and Development, Published for United Nations Development Programme, New York, 2009, s ; UNDP, Human Development Report 2006, Beyond Scarcity: Power, Poverty and the Global Water Crisis, Published for United Nations Development Programme, New York, 2006, s ; UNDP, Human Development Report 2004 Cultural Liberty in Today s Diverse World, Published for United Nations Development Programme, New York, 2004, s İster %10 luk paylara isterse Gini katsayısına bakılsın ülkeler itibariyle gelir bölüşümünün hakça olmaktan oldukça uzak olduğu görülmektedir. Azgelişmiş ülkelerde gelir bölüşümü gelişmiş ülkeler göre daha bozuktur. En yüksek gelirli %10 luk kesimin gelirden aldığı payın, en düşük gelirli %10 luk kesimin gelirden aldığı pay ile karşılaştırılması gelir bölüşümünün eşitlikten uzaklığını görmek açısından çarpıcı bir gösterim sağlamaktadır. Gelişmiş ülkelerde nüfusun en yoksul %10 u milli gelirin %2-3 ünü alırken, nüfusun en zengin %10 ise gelirin dörtte birinden fazlasını almaktadır. Düşük gelirli ülkelerde nüfusun en yoksul %10 u gelirden %2-3 oranında pay alırken, nüfusun en zengin %10 nu ise gelirin %30 unu almaktadır. Bu rakamlar gelirin hakça paylaşımdan ne kadar uzak olduğunu gözler önüne sermektedir. Kişi başına düşen gelir düzeyi- 9

8 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler nin çok düşük olduğu azgelişmiş ülkelerde gelir bölüşümü oldukça bozuktur. Gelir bölüşümünde en şiddetli eşitsizliklerin yaşandığı ülkeler Brezilya, Venezüella, Nijerya, Arjantin, Meksika, Malezya, Rusya ve Kenya dır. Brezilya da en yoksul nüfusun %10 u gelirin sadece %1. 1ini alırken, nüfusun en zengin %10 u gelirin %43 ünü almaktadır. Venezüella da en yoksul nüfusun %10 u gelirin sadece %1.7 sini alırken, nüfusun en zengin %10 u gelirin %32.7 sini almaktadır. Nijerya da nüfusun en yoksul %10 u gelirin %2 sini alırken, nüfusun en zengin % 10 u gelirin %32.4 ini almaktadır. Arjantin için bu oranlar %1.2 %37.3, Meksika için, %1.8 %37.9, Malezya için %2.6 %28.5, Rusya İçin %2.6 %28.4, Kenya için ise %1.8, %37.8 olmaktadır (UNDP, 2009: ). Kişi başına düşen gelir seviyesinin düşüklüğü yanında gelirin de hakça paylaşımdan uzak olması azgelişmiş ülkelerde halkın tasarruf yapamamasına neden olmaktadır. Tasarruf oranlarının çok kısıtlı olduğu bu ülkelerde gelirin büyük kısmı gıda harcamalarına gitmektedir. 6. LORENZ EĞRİSİ Gelir bölüşümü eşitsizliğinin çizim ile gösterilmesinde kullanılan Lorenz eğrisi, Amerikalı istatistikçi Max Lorenz tarafından geliştirilmiştir. Lorenz eğrisi, gelir bölüşümü çalışmalarında yaygın olarak kullanılan ve bazı gelir dağılımı eşitsizliği ölçülerinin hesaplanmasında temel alınan grafik ile gösterim şeklidir. Eğriyi oluşturabilmek için bireyler veya hane halkaları gelirlerinin büyüklüğüne göre en küçükten başlayarak büyüğe doğru sıralanmaktadır. Lorenz eğrisinin yatay ekseninde bu şekilde sıralanmış birey veya hane halklarının nüfusunun birikimli yüzde payları, dikey ekseninde ise bu birey veya hane halkalarının elde ettikleri gelirin birikimli yüzde payları yer almaktadır Lorenz eğrisinin oluşturulmasında kümülatif yüzde değerlerin yer aldığı bir kutu diyagramı kullanılmaktadır. Dikey eksende toplam gelirin %100 ü, yatay eksende nüfusun % 100 ü yer almakta olduğundan diyagram bir kutu şeklini almaktadır. Şekil1 de Lorenz eğrisinin yer aldığı bu diyagram gösterilmektedir. Şekil 1: Lorenz Eğrisi Şekilde görülen köşegen (OL) üzerindeki her noktada nüfus yüzdesi ile bu nüfusa karşılık gelen gelir yüzdesi birbirine eşittir. Birey veya hane halklarının nüfus içindeki yüzde paylarının gelirden aldıkları yüzde paylara eşit olduğu bu noktalardan oluşan ve eksenlerle 10

9 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA 45 derecelik açı yapan OL doğrusu eş bölüşüm doğrusu olarak bilinmektedir. Bir ülkedeki gelir bölüşümünde mutlak eşitliği ifade eden eş bölüşüm doğrusu üzerindeki her noktada, nüfusun belli bir yüzdesi, gelirin aynı yüzdesini almaktadır. Sol alt köşeden başlayıp önce yatay, sonra dikey eksen boyunca ilerleyen ters L biçimindeki iki doğru parçasının konumu tam bir eşitsizlik durumunu belirlemektedir. Lorenz Eğrisi bu ikisi arasında yer almaktadır. Bu bağlamda gelir dağılımı eşitliğe yaklaştıkça Lorenz Eğrisi de OL doğrusuna yaklaşmaktadır. Aksine Lorenz Eğrisinin OL doğrusuna uzak bir yerde bulunması, gelir bölüşümünün eşitlikten uzaklaşması anlamına gelmektedir. Gelirler bireyler arasında eşit olarak bölüşüldüğünde Lorenz eğrisi 45 derecelik bir doğru şeklini almaktadır. Gelir bölüşümü eşitlikten uzaklaştıkça Lorenz eğrisi 45 derecelik doğrunun altında bir pelikanın alt gagasının sarkmasına benzer şekilde eş bölüşüm doğrusundan uzaklaşmaya başlamaktadır. Gelir bölüşümüm adaletten ne kadar uzaklaşır ise bu mesafe de o kadar büyümektedir (Wan ve Taylor, 1999:597). Lorenz eğrisinden farklı ülkelerin gelir bölüşümü eşitsizliklerini veya aynı ülke içerisinde farklı zamanlardaki gelir bölüşümleri eşitsizliğini karşılaştırmak için yararlanılmaktadır. İki gelir dağılımı karşılaştırıldığında eğer bir dağılımın Lorenz eğrisi, dağılımın her noktasında diğer dağılımın Lorenz eğrisinin üstünde ise ilk dağılım daha az eşitsiz bir dağılımı göstermektedir. İlk Lorenz eğrisi ikinci Lorenz eğrisine kıyasla tüm noktalarda eş bölüşüm doğrusuna daha yakın olduğundan dağılımların ilki, ikincisine göre Lorenz baskındır. Ancak iki gelir dağılımı karşılaştırılırken her zaman bir dağılım diğerine Lorenz baskın olmayabilir. Bir gelir dağılımın Lorenz eğrisi, dağılımın bazı bölgelerinde diğer gelir dağılımın üstünde yer alırken, bazı bölümlerinde altına düşebilir. Lorenz eğrilerinin kesiştiği böyle bir durumda Lorenz baskın olma kriterine bakarak gelir dağılımının hangisinin eşitsizlik düzeyine göre tercih edilir bir dağılım olduğu kesin olarak bilinemez. Bu durumda Gini katsayısından yararlanılmaktadır (TÜSİAD, 2000: ). 7. GİNİ KATSAYISI Gelir bölüşümü eşitsizliğinin en yaygın olarak kullanılan ölçütü olan Gini katsayısı, İtalyan istatistikçi Corrado Gini tarafından geliştirilmektedir. Lorenz eğrisi gösteriminden elde edilen Gini katsayısı, eşitsizlik düzeyini tek bir sayı ile ifade ederek çeşitli gelir bölüşümlerinin karşılaştırılmasına olanak vermektedir. Gini katsayısı farklı şekillerde tanımlanabilmektedir. Gini katsayısı görsel ve kolay anlaşılır bir şeklide Lorenz eğrisi gösteriminde eş bölüşüm doğrusu ve Lorenz eğrisi arasında kalan alanın, eş bölüşüm doğrusu altında kalan üçgenin alanına oranı olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifade ile Gini katsayısı, Lorenz eğrisi ile eşit dağılım doğrusu arasındaki alanın 45 derecelik eğri altında kalan üçgen alana oranıdır. Gini katsayısının değeri sıfır ile bir arasında değişmektedir. Gelir bölüşümü dengesizlikleri azaldıkça katsayının değeri sıfıra, arttıkça bire yaklaşmaktadır. Gini katsayısının değeri gelir düzeyinin büyüklüğüne değil, farklı gelir düzeyleri arasında kalan kimselerin sayısına bağlı bulunmaktadır. Gini oranının artması eşitsizliğin arttığını azalması ise eşitsizliğin azalması anlamına gelmektedir. Gini katsayısı sıfır ile bir arasında değer almakta olup, bu katsayı ne kadar yüksek ise gelir bölüşümü de o kadar hakça paylaşımdan uzak olmaktadır. Gini katsayısı 0 ise, gelir eşit olarak dağılmaktadır. Gini katsayısı 1 ise gelir bölüşümünde tam eşitsizlik vardır. Gini katsayısının sıfır ile bir olması hiçbir zaman mümkün değildir. Çünkü dünyada tam olarak gelirin eşit bölüşüldüğü veya tam olarak adaletsiz olduğu bir 11

10 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler ülke söz konusu değildir. Bu bağlamda, ülkeler itibariyle Gini katsayısına bakıldığında Brezilya (0.580), Arjantin (0.528) Meksika (0.495), ve Nijerya (0.437) değerleri ile gelir bölüşümünün eşitlikten en uzak olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Gini katsayısı bağlamında gelirin göreli olarak en hakça paylaşıldığı ülkeler arasında Danimarka (0.247), Japonya (0.249), İsveç (0.250), Norveç (0.258) ve Finlandiya (0.269) yer almaktadır (UNDP, 2006: ; UNDP, 2004: ). Gini katsayısı istatistiksel olarak bütün gelir ikilileri arasındaki farkların işaretlerine bakılmaksızın alınmış aritmetik ortalamalarına bağlı olarak da tanımlanmaktadır. Ortalama fark olarak adlandırılan bu ortalama, dağılımın aritmetik ortalamasına bölünür ise göreli ortalama farkı vermektedir. Gini katsayısı bu göreli ortalama farkın yarısına eşit olmaktadır (Sen, 1997:30). Gini katsayısı gelir bölüşümü eşitsizlikleri ölçütlerinde bulunması gereken en temel ilkelerden olan ölçekten bağımsızlık ve transfer ilkelerini en iyi sağlayan gelir bölüşümü ölçütüdür. Ölçekten bağımsızlık ilkesi, gelir bölüşümündeki bütün gelirlerin aynı oranda artırılması ya da azaltılmasının eşitsizlik ölçüsünü değiştirmemesi gereğini ifade etmektedir. Transfer ilkesi ise, gelir aktarımlarının eşitsizlik ölçüsüne yapacağı etki ile ilgilidir. Bu özellik Pigou- Dalton Koşulu olarak ta bilinmektedir. Zengin bir bireyden yoksul bir bireye yapılan gelir transferi, diğer koşullar değişmediği takdirde eşitsizlik ölçüsü küçültmektedir. Gini katsayısı her gelir düzeyindeki zenginden yoksula yapılan gelir transferlerine duyarlı olduğu için transferler ilkesini sağlamaktadır. Ancak, orta gelirliler arasındaki gelir transferleri Gini katsayısını yüksek gelirliler ve düşük gelirliler arasındaki gelir transferlerinden daha fazla etkilemektedir. Diğer bir ifade ile Gini katsayısı ortalama gelirden her iki yönde de uzakta olan gelirler arasındaki transferlere daha az duyarlı bulunmaktadır (TÜSİAD, 2000:178). 8. DALTON ATKİNSON EŞİTSİZLİK ÖLÇÜTÜ Farklı gelir bölüşümlerine ait Lorenz eğrileri kesiştiğinde ya da eşitsizlik ölçütleri farklı sıralamalar gösterdiğinde, farklı gelir dağılımları arasında doğru sıralama yapabilmek için, Dalton Atkinson eşitsizlik ölçütünden yararlanılmaktadır. Lorenz eğrisi ve Gini katsayısı gibi ölçütler gelir yelpazesinin çeşitli noktalarında eşitsizliğe verilecek ağırlıklar konusunda gizli yargılar taşımaktadır. Değişik gelir dağılımları çeşitli eşitsizlikler ölçülerine göre sıralandığında ortaya düzgün olmayan bir sıralama çıkabilmektedir. Bunun nedeni eşitsizliğe verilen ağırlıkların farklı olmasıdır. Bu ağırlıklar değer yargılarından bağımsız olamadığından Dalton Atkinson eşitsizlik ölçütünde bir sosyal refah fonksiyonu varsayılmakta çeşitli eşitsizlik ölçütleri bu sosyal refah fonksiyonuna göre yeniden sıralanmaktadır. Bu sosyal refah fonksiyonunda toplumun eşitliğe verdiği değer sıfır ile sonsuz arasında değer almaktadır. Bu ağırlığın sıfır olması, toplumun gelir bölüşümü konusunda kayıtsız olduğunu, diğer bir ifade ile gelir bölüşümüne önem vermediğini, ağırlığın sonsuz olması ise toplumun sadece en düşük gelir grubuna sahip olan kişilerle ilgilendiğini göstermektedir. Dalton Atkinson ölçütü gelirin eşit dağıtılması halinde belirli bir zamandaki sosyal refah seviyesine ulaşabilmek için o zamanki toplam gelirin ne kadar bir kısmının yeterli olduğunu ifade etmektedir. Dalton Atkinson eşitsizlik ölçütü bir toplumun mevcut gelir bölüşümünden mutlak eşitlik durumuna geçerken vazgeçmeyi kabul ettiği gelir olarak da tanımlanabilmektedir. Bu bağlamda bu ölçütü gelirin yeniden dağılımındaki doğan potansiyel kazançların bir ölçüsü olarak yorumlamak olasıdır. Bu ölçüt, gelirin marjinal faydasının gelir artıkça düştüğü varsayımından hareketle toplam faydanın fiili düzeyleri ile gelirin eşit bölüşülmesi durumunda elde edilecek olan 12

11 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA toplam fayda düzeyinin karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Herkes için aynı tip fayda fonksiyonu söz konusu olduğu için toplam refahın maksimizasyonu gelirin eşit bir şekilde bölüşülmesi halinde olasıdır. Bu ölçüt, fili sosyal refahın maksimum sosyal refaha oranını eşitlik ölçütü olarak değerlendirmektedir. Toplumsal refah fonksiyonundan hareket ile türetilen bir indeks olan bu ölçüt, toplumsal refah fonksiyonunun her bir bireyin refah fonksiyonunun toplamından oluşan toplanabilir bir fonksiyon olduğunu kabul etmektedir. Bu temel varsayımın pek de gerçekçi olduğu söylenemez. Çünkü bireysel faydaların karşılaştırılması her zaman olası değildir. Bu ölçüt normatif nitelik taşıdığından gelir bölüşümü eşitsizliğine karşı toplumun göstermiş olduğu duyarlılık derecesine bağlı olarak farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir (Cowell, 2000:36-45). 9. PARETO KATSAYISI Pareto, bireysel gelir bölüşümü hakkında gelir kaynağına ve hanehalkının bulunduğu toplumsal sınıfa bakmaksızın gelir bölüşümü analizi yapmakta ve birçok gelir bölüşümü modellemesinde kullanılan Pareto dağılımını ortaya koymaktadır. Gelir bölüşümü analizlerine ışık tutabilmek için Pareto zaman ve mekana bağlı olmaksızın, bütün çağlarda ve ekonomilerde gelir bölüşümünü ifade eden eğrilerde üst gelir grubuna sahip olanları gösteren parçalarının eğimlerinin birbirinin aynı olduğunun ifade eden bir model önermektedir. Pareto α katsayısı, belirli bir gelir düzeyi ile bu geliri veya daha fazlasını elde edenlerin sayısı arasında belirli bir ilişki olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu ölçüt, gelir düzeyi yükseldikçe kişilerin üst gelir gruba yükselme olasılığının nasıl arttığını yaklaşık olarak göstermektedir. 10. KUZNETS KATSAYISI Nobel İktisat ödülü sahibi Simon Kuznets, toplam üretimin sektörel yüzde dağılımı ile işgücünün yüzde dağılımına dayanan sektörel dengesizlikleri özetleyen bir gelir bölüşümü ölçütü geliştirmektedir. Sektörel üretim ve sektörel işgücü arasındaki farkların mutlak değerlerinin her sektörün işgücündeki payı ile ağırlandırılarak toplamı, sektörel ortalama ürünler arasındaki eşitsizliğin bir ölçüsü olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda Kuznets katsayısı, Gini katsayısı gibi sektörlere göre sınıflandırılmış bir Lorenz eğrisi ölçütü olmaktadır (DPT, 1994:8). İki sektörlü bir ekonomi için uygulanabilen bu katsayı sıfır ile bir arasında değişmektedir. Eğer sektörel ortalama ülke ortalamasına eşit ise Kuznets katsayısı sıfıra eşit olmaktadır. Eğer toplam çıktı tek bir sektör tarafından üretilmekte ve bu sektörün istihdam içindeki payı önemsiz derecede küçük ise katsayının değeri bir olmaktadır. Kuznets katsayısı ölçütü, bireysel veya hanehalkı gelirleri için yeterli verilerin olmadığı ülkelerde gelirin fonksiyonel dağılımının uygun bir ölçütünü oluşturmaktadır. Aynı zamanda gelir bölüşümünü hanehalkından çok sektörlere göre ölçülmesi bazı amaçlar için daha yararlı olabilmektedir. 11. YOKSULLUK ORANI İNDEKSİ Gerçekte yoksulluk tanımlanması ve sınırlarının belirlenmesi güç bir kavramdır. Genel anlamda yoksulluk, toplumsal refah düzeyi, toplumun yaşam standardının mutlak veya göreli olarak minimum bir düzeyinin altında kalan kişinin statüsü olarak tanımlanmaktadır. Daha spesifik bir tanımlama toplam gelirin yaşamı sürdürebilmek için gerekli olan minimum ihtiyaçları karşılayamaması durumu şeklinde yapılmaktadır. Yoksulluğu kapsamı, ülkeden ülkeye, dönemden döneme refah düzeyindeki gelişmelere bağlı olarak farklılık- 13

12 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler lar gösterebilmektedir. Yoksulluk düzeyi bakımından ülkeler arası veya aynı ülke içinde dönemler arası karşılaştırmalar yapılabilmesi, toplam nüfus içinde kimlerin yoksul olarak kabul edileceğine karar verilmesini gerekli kılmaktadır (TÜSİAD, 2000:95). Dünya nüfusunun en zengin ülkelerde yaşayan %20 lik bölümü dünyada yaratılan gelirin %86 sını alırken, en altta yer alan %20 lik dilim %1 lik paya sahip bulunmaktadır. Dünyada hem ülkeler içinde gelir bölüşümü eşitsizliği hem de ülkeler arası gelir bölüşümü eşitsizliği artma eğilimini sürdürmektedir. Dünya genelinde yaşanan hızlı teknolojik gelişmenin de etkisiyle bir yanda hızlı ekonomik gelişme yaşanırken diğer yanda yoksulluk sorunu giderek ciddi boyutlar kazanmaktadır. 1.2 milyar insan günde bir dolardan daha az parayla yaşamaktadır. Dünyada günde 2 doların altında gelirle yaşayanların sayısı 3 milyarı bulmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bile 130 milyondan fazla insan yoksulluk içinde yaşamaktadır (Kloby, 2005:15). Dünyada yaşanan bu gelir bölüşümü adaletsizliği ve yoksulluk sorunu uluslararası kuruluşlar tarafından sık sık dile getirilmektedir. Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İnsani Gelişme Raporlarından alınan veriler yoksulluğun artış hızının azgelişmiş ülkelerin nüfus artış oranları ile (%1.8) başa baş olduğunu göstermektedir. Yoksulluğun bu endişe verici göstergeleri salt azgelişmiş ülkelerle sınırlı değildir. Ekonomik olarak kalkınmış ülkelerde de yoksulluk tehlikeli şekilde yayılmaktadır. Sanayileşmiş ülkelerde 100 milyondan fazla insan resmi yoksulluk çizgisinin 1 altında yaşamaktadır ve bu ülkelerde 5 milyondan fazla evsiz insan bulunmaktadır. Son 30 yılda dünya nüfusunun en zengin ve en yoksul %20 si arasındaki fark 30 kattan 60 kata çıkmış bulunmaktadır (DPT, 2001: ). Günümüzde dünya nüfusunun en zengin %10 luk kısmının en yoksul %57 lik kısmı kadar gelir kazandığı tahmin edilmektedir. Amerika da en zengin %10 luk kesim (yaklaşık 28 milyon insan) dünya nüfusunun en yoksul %43 lük kesiminden (yaklaşık 2 milyar) daha fazla gelir elde etmektedir (Kloby, 2005:13). Yoksulluğun ve gelir bölüşümünün adil olup olmadığının ölçülebilmesi öznel değil, nesnel ölçütlerin oluşturulmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu bağlamda yoksulluk endeksi (head-count index) önemli bir gösterge olmaktadır. Yoksulluk endeksi, belirli bir gelirin altındaki nüfusun toplam nüfusa oranı olarak hesaplanmakta ve bu gelirin altındaki kesim yoksul olarak değerlendirilmektedir. Yoksulluk oranı endeksi ülkelerin genel yaşam düzeyini yansıtmakta ve ülke içerisindeki gelir eşitsizliğini gözler önüne sermektedir. Yoksulluğun evrenselliği ve satın alma paritelerinin farklılıkları düşünülerek, ortalama bir hesaplama yöntemi ile mutlak yoksulluk sınırı azgelişmiş ülkeler için kişi başına günde bir dolar kabul edilirken, Latin Amerika ve Karaibler için 2 dolar, Türkiye nin de dahil edildiği Doğu Avrupa ülkelerinin içinde bulunduğu grup için 4 dolar, gelişmiş sanayi ülkeleri için 14.4 dolar olarak belirtilmektedir. Yoksulluk oranı ölçütüne yönelik en önemli eleştiri bu ölçütün gelirin yoksullar arasındaki dağılımına duyarlı olmamasıdır. Yoksulluk oranı ölçütü, yoksulluk çizgisinin altında bulunan bireylerin gelirlerindeki azalmalara ve yoksullar arasındaki gelir transferlerine hatta yoksul bireylerden zengin bireylere yapılan gelir aktarımlarına karşı duyarlı değildir. 1 Yoksulluk çizgisi (poverty line), bir toplumda yoksul olanlarla olmayanları birbirinden ayırmakta kullanılan izafi bir hattır. Yoksulluk çizgisi medyan (ortanca) gelirin belli bir yüzdesi (%40, %50, %60) olarak belirlenmektedir. OECD nin farklı ülkelerinin yoksulluk karşılaştırmasında, yoksulluk çizgisi olarak ülkelerin ortanca bireysel eşdeğer gelirlerinin %50 si baz olarak alınmaktadır. Dünya Bankası ise uluslararası gelir bölüşümü ve yoksulluk karşılaştırmaları yaparken yoksulluk çizgisi olarak bir kimsenin bir günde bir dolar kazanmasını esas almaktadır. Ayrıntılı bilgi için bakınız: TÜSİAD, 2000:

13 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA Değişik yoksulluk tanımlamalarına bağlı olarak birbirlerinden farklı değişik yoksulluk endeksleri belirlenebilmektedir. Uluslararası düzeyde geçerli olan ve tüm ülkeler tarafından kabul gören tek bir yoksulluk oranı endeksi bulunmamaktadır. Her bir ülkenin kendine özgü yapısal farklıklarını dikkate alan yoksulluk endeksleri belirlemesi (kentsel ve kırsal yoksulluk endekslerin söz konusu olabilmesi) karşılaştırma yapmayı güçleştirmektedir. Birden fazla yoksulluk oranı endeksinin kullanılması, yoksullar arasındaki farklılıkların bir ölçüde dikkate alınmasına olanak sağlasa da kavramsal düzeyde toplumun yoksul kesimlere bakış açısını yansıtan birçok farklı yoksulluk kategorisine rastlanması bu çabaların yetersizliğine işaret etmektedir. Yoksulluk oranı endeksleri yoksulluğu durağan bir kavram olarak ele almakta, çoğunlukla tek bir ölçülebilir göstergeye dayanarak nüfusu yoksullar ve yoksul olmayanlar olarak iki gruba bölerek aşırı derecede basitleştirmekte sadece yoksulluk çizgisinin altında kalanlar üzerinde odaklanmaktadır. Oysa yoksulluk çizgisinin çok altında kalıp da rahat sayılabilecek bir yaşam süren insanlar olabileceği gibi, bu çizginin üzerinde olup da sağlık, eğitim, demokrasi, insan hakları gibi geleneksel gelir ve tüketim harcamaları kıstaslarının dışında kalan kıstaslara göre yoksul sayılabilen insanlara da rastlanabilmektedir (Şenses,2003:96). 12. YOKSULLUK FARKI Günümüzde yoksulluk ve yoksulluğun azaltılması kalkınma sürecinin en önemli gündem maddeleri haline gelmektedir. Yoksulluğun objektif ve üzerinde görüş birliğine varılan bir tanımı yoktur. Zira zenginlik ve yoksulluk temel olarak sübjektif niteliktedir ve yoksulluk kavramı bir bütün olarak toplumun kabul edilebilir bir yaşam standardını neyin oluşturduğu konusundaki tercih ve beklentilerini yansıtmaktadır. Yaşamı sürdürmek için gerekli olan asgari gıda, barınak ve giyim miktarı içinde bulunan zamana ve topluma göre çok büyük değişiklikler göstermektedir. Günümüzde bile dünyanın büyük kısmı yoksulluk içinde yaşamını sürdürmekte, doğal afet ve iklim koşullarına bağlı olarak yaşanan kıtlık birçok ülkede çok sayıda insanı yetersiz beslenme ve açlık sorunu ile karşı karşıya bırakmaktadır. Açlık ve yoksulluk sorunu sanayileşmiş ülkelerde dahil olmak üzere dünyanın her tarafında önemli bir sorun olmaya devam etmektedir (Aktan ve Vural, 2002a:1). Yoksulluğun mutlak ve göreli olarak tanımlamalarının yapılması oldukça yaygın bir eğilimdir. Mutlak yoksulluk, bireyin geçimini sağlayabilmek için gereksinim duyduğu kaynaklardan yoksun kaldığı bir durumu ifade etmektedir. Mutlak yoksulluk minimum düzeyde de olsa yaşamı sürdürebilecek bir standarda göre tanımlanmaktadır. Söz konusu olan bu standart asgari tüketim, refah ve gıda gereksinimine bağlı olarak tanımlanabilmektedir. Göreli yoksulluk ise, bireyin ya da grubun toplumun diğer üyelerine kıyasla sahip oldukları kaynakları diğer bir ifade ile onların göreli yaşam standardını göstermektedir. Bu iki yoksulluk tanımlamasındaki temel fark yoksulluk çizgisinin belirlenmesinde ortaya çıkmaktadır. Mutlak yoksullukta yoksulluk çizgisi bireylerin yaşamlarını sürdürebilmesi için minimum tüketim gereksinimlerinin belirlenmesiyle hesaplanırken, göreli yoksullukta en çok kullanılan yöntem ortanca (medyan) gelirin yarısı esas alınarak hesaplanmaktadır. Göreli yoksulluk daha çok toplumdaki gelir dağılımı farklılıkları üzerinde odaklanırken, mutlak yoksullukta uluslararası ölçekte karşılaştırma yapmak ön planda tutulmaktadır. Dünya Bankası nın yoksulluk sınırını belirlemek için kullandığı günde 1 veya 2 dolar yoksulluk sınırı bunun en açık örneğidir (Akyüz, 2006:203). Yoksulluk farkı (poverty gap ratio), toplumdaki ortalama yoksulluk açığının yoksulluk 15

14 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler çizgisine oranına eşittir. Yoksulluk farkı yoksulluk sınırı altında kalan kesimlerin yoksulluk sınırı üzerine çıkarılabilmesi için gerekli gelir transferi konusunda fikir vermektedir. Yoksulluk farkı, yoksulluk çizgisi altındaki kişilerin gelirlerindeki azalmanın diğer şartlar aynı kaldığında yoksulluk ölçütünü artırması gerektiğini dile getirmektedir. Zengin bireylerden yoksulluk çizgisinin altındaki bir bireye yapılacak transfer, diğer şartlar değişmediğinde yoksulluk farkını azaltmaktadır. 13. AÇLIK SINIRI Açlık sınırı bir kişinin yeterince beslenmesi için alması gereken gıdaya karşılık gelen gelir düzeyi ile ölçülmektedir. Tıbben bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli kalori miktarı , ağır işlerde çalışan bireyler için ise kalori olarak belirtilmektedir. Dünya Bankasının çalışmalarında bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli minimum kalori miktarı olarak bu sınırların altında 2400 k/cal besini almaya yetmeyen insanlar mutlak yoksul (absolute poverty) olarak tanımlanmaktadır. Mutlak yoksulluk hanehalkı ya da bireylerin biyolojik olarak kendilerini üretebilmeleri için gereksinim duydukları asgari gelir ve harcama düzeyidir. TÜRK-İş Ankara da yaşayan 4 kişilik bir işçi ailesinin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda tutarını veren çalışmalar yapmaktadır. Gıda harcamaları ile ilğili hesaplamalarda farklı yaş gruplarına göre bilimsel veriler çerçevesinde oluşturulan beslenme kalıbı esas alınmaktadır. Bir işçinin ailesi ile birlikte fizyolojik gereksinimleri ile tutarlı dengeli beslenmesini sağlamak için gerekli olan kalori sayısı ve bunu karşılayacak besinlerin cins ve miktarı esas alınarak, çalışanların yoğun olarak alışveriş yaptıkları yerlerden fiyatlar derlenmekte ve yapılması gereken asgari düzeydeki gıda harcamalarına ulaşılmaktadır. Bu çalışma Aralık 1987 den bu yana düzenli olarak her ay yapılmaktadır (DPT, 2001:119). İnsan onuruna yaraşır düzeyde yaşamak için yalnızca gıda harcamaları değil, giyim, konut, ulaşım ve diğer zorunlu gereksinimlerin de dikkate alınması gerekmektedir. 14. İNSANİ TEMEL GEREKSİNİMLERİN KARŞILANABİLMESİ Yoksulluğun belirlenmesinde zaman içinde yaşanan gelişmelere paralel olarak, yoksulluğun ölçümünde yararlanılan göstergeler de değişim göstermektedir. Bu gelişim yoksulluğun sadece ekonomik göstergelerle ölçülemeyeceği düşüncesinden hareketle gelir ve tüketim harcamalarına ilişkin verilerin başta eğitim ve sağlık olmak üzere sosyal göstergelerle desteklenmesi ve bu ölçütlerden birkaçının birlikte kullanılarak karma göstergelere ulaşılması yönünde yaşanmaktadır. Bu göstergeler gelir tüketim yaklaşımına dayalı yoksulluk ölçümlerini desteklemekte ve yoksulların sosyal hizmetlere erişimi ve yoksulların spesifik nitelikleri konusunda bilgiler sunmaktadır. Bu bağlamda yukarıda belirtilen göstergelerin yanı sıra, ortalama yaşam beklentisi, bebek ölüm oranları, okuryazarlık oranları, kişi başına düşen eğitim ve sağlık harcamaları, eğitim durumuna göre işsizlik oranları gibi göstergeler de yoksulluğun ölçülmesinde kullanılabilmektedir li yılların ilk yarısında Dünya Bankası ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) nun çalışmalarında ön plana çıkan insani temel gereksinimlerin karışılabilmesi ölçütü, yoksulluğu, gıda, eğitim, barınma gibi gereksinimlerin karşılanması esasına göre tanımlamaktadır. İnsan yaşamı için gerekli olan temiz su olanaklarına sahip olup olmama, sağlık güvencesinin bulunup bulunmaması, nüfusun yeterli düzeyde beslenip beslenememesi, yoksul nüfusun toplam nüfus içerisindeki payı ve enerji kullanımın bu bağlamda düşünülebilen en 16

15 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA önemli ölçütler olmaktadır. Gelişmiş ülkeler de temel gereksinimleri fazlası ile sağlandığı halde azgelişmiş ülkelerde halkın çoğunluğunun insanca yaşaması için gerekli olan temel gereksinimler tamamen karşılanamamaktadır. Tablo 2 de çeşitli ülkeler itibariyle temiz su kaynaklarından yararlanamayan, sağlık güvencesi bulunmayan, yeterli düzeyde beslenemeyen ve günlük kazancı 1 doların altında olan kesimlerin toplam nüfus içindeki payları görülmektedir. Ülkeler Tablo2: Temel İnsani Gereksinimlere Göre Yoksulluk Göstergeleri Temiz Su kaynaklarına sahip olmayan nüfus (%) Sağlık Güvencesi Bulunmayan Nüfus Oran 2000(%) Toplam nüfus içerisinde yeterli beslenemeyen Nüfus (%) Yoksulluk sınırı altındaki nüfus (%) Günde 1 dolardan az kazanan nüfus (%) Günde 2 dolardan az kazanan nüfus (%) Ulusal Yoksulluk Sınırı Arjantin Bangladeş Brezilya Çin Endonezya Etiyopya Fas Hindistan İran Jamaika Kamerun Kenya Kolombiya Malezya Mali Meksika Mısır Mozambik Nepal Nijerya Pakistan Paraguay Peru Senegal Sierra Leone

16 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler Şili Tanzanya Tayland Tunus Türkiye Venezüella Yemen Zambiya Kaynak: UNDP, Human Development Report 2004 Cultural Liberty in Today s Diverse World, Published for United Nations Development Programme, New York, 2004, s , FAO, FAO Papers on Selected Issues Relating to the WTO Negotiations on Agriculture, Commodities and Trade Division Food and Agriculture Organization of the United Nations, Roma, 2002, Beslenme yetersizliği en belirgin yoksulluk göstergesidir. Ülkelerin geri kalmışlıklarında eskiden beri etkili olan açlık ve yetersiz beslenme, günümüz azgelişmiş ülkelerinde etkisini hala sürdürmektedir. Mozambik te nüfusun %58 i, Etiyopya da %49 u, Kenya da %43 ü, Sierra Leone de %43 ü yeterli düzeyde beslenememektedir. Kimi azgelişmiş ülkelerde açlık yüzünden toplu ölümlere bile rastlanmaktadır. Avrupa Komisyonu 1980 yılında toplam yoksul insan sayısını 30 milyon, 1987 yılında 44 milyon, 1990 yılında 52 milyon olarak belirlemiştir. Yayınlanmış en son veriler OECD ülkelerinde 130 milyon insanın gelir bazında yoksul, 34 milyon insanında işsiz, yetişkinlerin %15 inin işlevsel anlamda okuryazar olmadığını göstermektedir. Paris te yaşayan bir orta sınıf ailenin gelirinin G. Doğu Asya da kırsal kesimde yaşayan bir ailenin gelirinin yüz katını aşmaktadır. New York lu bir avukatın bir saatlik gelirinin Filipinli bir köylünün iki yıllık gelirine denk düşmektedir. ABD nin bir yıllık kola tüketim harcamalarının Bangladeş in GSMH nın neredeyse iki katına ulaşmaktadır. Tüm bunlar dünya üzerindeki yoksulluğu çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Dünya genelinde bölüşüm açısından büyük ve artan bir kutuplaşma yaşanmaktadır. Dünyadaki yoksul insan sayısı her geçen gün artmaktadır. Dünya Bankası verilerine göre, 2000 yılı itibariyle yoksul insan sayısı 1.2 milyarı bulmaktadır. Dünya nüfusunun beşte birini oluşturan yoksulların yarısına yakın bir kısmı (%43.5) Güney Asya da, %23.63 ü Güney sahra da, %23.2 sinin Doğu Asya ve Pasifik, %6.5 inin ise Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde yaşadığı belirtilmektedir. Dünya nüfusunun önümüzdeki on beş yıl içinde iki milyarlık bir artış göstermesi ve bunun tamamına yakın bir kısmının (%97) azgelişmiş ülkelerden kaynaklanması, yoksulluğa ilişkin kaygıları daha da artırmaktadır. (Şenses, 2003:19-21). Ülkeler içerisinde refah düzeyi açısından büyük uçurumlar olduğu ve kimi azgelişmiş ülkelerde yoksulların nüfusun yarısından fazlasını oluşturduğu görülmektedir. Azgelişmiş ülkelerde nüfusun büyük çoğunluğu en az geçim düzeyinin altında yaşamaktadır. Zambiya da nüfusun %72.9 u, Mozambik te %69.4 ü Sierra Leone nede %68 i, Kolombiya da %64 ü, Mali de %63.8 i, Kenya da %52 si, Bangladeş te %49.8 i, Etiyopya da %44.2 si, Kamerun da %40.2 si, mutlak yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Az gelişmiş ülke halklarının büyük kısmı yeme, içime, barınma ve ısınma gibi temel gereksinimlerini kar- 18

17 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA şılamada zorlanmaktadır. Bireylerinin çoğunun yoksul ve perişan olduğu hiçbir toplumun refah içinde mutlu bir yaşam sürmesi beklenemeyecektir. Etiyopya da nüfusun %88 inin, Hindistan da %72 sinin, Yemen de %62 sinin, Mozambik te %57 sinin ve Bangladeş te %52 sinin hiçbir sağlık güvencesi bulunmamaktadır. Etiyopya da nüfusun %76 sı, Kenya ve Mozambik te %43 ü, Nijerya da %38 î, Zambiya da %36 sı, Mali de %35 i temiz su olanaklarından yararlanamamaktadır. 15. BEŞERİ KALKINMA ENDEKSİ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından ilk kez 1990 yılında yayınlanmış olan beşeri kalkınma endeksleri, yalnızca kişi başına düşen gelir düzeyi değil, ortalama yaşam düzeyi, kadınların ekonomik ve siyasal yaşama katılımı, beslenme düzeyi, sağlık ve eğitim düzeyi, hareket ve ifade özgürlüğü, enerji tüketimi, çevre bilinci vb gibi birçok kriterden yararlanılarak oluşturulan, gelişmişlik endeksleri göz önünde bulundurularak hesaplanmaktadır. Beşeri kalkınma endeksleri ekonomik kalınmayı mutlak olarak vermemekte, ülkeleri kendi aralarında karşılaştırarak en yüksek ve en düşük değere sahip ülkeleri baz alarak beşeri kalkınma endeksini ortaya koymaktadır. Örneğin en yüksek ortalama ömür Japonya da (81.5 yıl) en kısa ömür ise Sierra Leone de (34.3 yıl) ise Japonya 1, Sierra Leone 0 kabul edilerek diğer ülkeler buna göre kıyaslanmaktadır. Kimi ülkeler beşeri kalkınma endekslerine göre yapılan sınırlandırmaları ile kişi başına düşen gelir düzeyine göre yapılan gelişmişlik sınıflandırmalarında farklılıklar gösterebilmektedir. Beşeri kalkınma endeksi 1970 li yıllarda geliştirilen fiziksel yaşam kalitesi endeksini çağrıştırsa da daha yakından incelendiğinde ondan farklı olarak merkezinde A. Sen in dilimize güç ya da kapasite olarak çevirebileceğimiz capabilities kavramının yer aldığını ciddi bir kuramsal temele dayandığı görülmektedir. Güç (capabilities), büyük ölçüde insanların şimdiki refah düzeyi ve kalkınma sürecinde seçeneklerini genişletebilme potansiyeli tarafından belirlenmekte ve seçeneklerini artırabilmek için yaşamlarında olabildikleri ve yapabildikleri şeyler silsilesi olarak tanımlanmaktadır. Bunlar arasında beşeri kalkınma için uzun ve sağlıklı yaşam, bilgiye ulaşabilme, iyi bir yaşam standardına ulaşabilmek için gerekli kaynaklara erişim ve toplumsal yaşama katılım en önemlileri olarak ifade edilmektedir (UNDP, 2001:9; Öztürk, 2005:70-71). Tablo 3 de beşeri kalkınma indeksine göre ülkeler, en gelişmiş ülkeden en az gelişmiş ülkeye doğru sıralanmaktadır. Tablo3: Beşeri Kalkınma İndeksi Beşeri Kalkınma İndeksi Ülkeler Norveç Avustralya İzlanda Kanada İrlanda Hollanda İsveç Fransa

18 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler İsviçre Japonya Lüksemburg Finlandiya ABD Avusturya İspanya Danimarka Belçika İtalya Yeni Zelanda İngiltere Almanya Hong Kong Yunanistan Kore İsrail Slovenya Kuveyt Portekiz Çek Cumhuriyeti Estonya Polonya Macaristan Şili Hırvatistan Litvanya Arjantin Venezüella S. Arabistan Bulgaristan Romanya Malezya Rusya Brezilya Türkiye

19 N. ÖZTÜRK - Z. G. GÖKTOLGA Ukrayna İran Çin Suriye Endonezya Moldova Mısır Hindistan Yemen Pakistan Bangladeş Kenya Nijerya Zambiya Etiyopya Mozambik Mali Afganistan Nijer Kaynak: UNDP, Human Development Report 2009, Overcoming Barriers: Human Mobility and Development, Published for United Nations Development Programme, New York, 2009, s Beşeri kalkınma endeksi, sadece alışılagelmiş birkaç göstergeden oluşsa da, insanların güç edinmeleri için gerekli kaynakların tümünü kapsamayı amaçlamaktadır. Örneğin, mevcut refah düzeyi olarak gelir kullanılsa da aslında, kişisel gelir yanında, kredi olanaklarına, kamu mallarına ve verimli üretim araçlarına erişim, akraba ve arkadaşlardan sağlanan transferler gibi insanların kaynaklara erişim düzeyini bir bütün olarak değerlendirmektedir. Bunun gibi yaşam beklentisinin salt yaşam süresini değil, yaşam kalitesinin, başta iyi beslenme ve iyi çalışma koşulları olmak üzere tüm unsurlarını, okuryazarlık oranında insanların yaşadıkları toplumda başkalarıyla iletişim kurabilme ve toplumun ekonomik, kültürel ve siyasal etkinliklerinin bir parçası olma duygusuna sahip olabilme derecesini yansıtması öngörülmektedir (Senses, 2003:101). Beşeri kalkınma endeksi kriterine göre, (0.800 ve yukarı) değerdeki ülkeler yüksek beşeri kalkınma düzeyine sahip ülke, ( ) arasında değer alan ülkeler orta düzey beşeri kalkınma düzeyine sahip ülke, (0.500 den aşağı) değer alan ülkeler ise düşük beşeri kalkınma düzeyine sahip kabul edilmektedir (UNDP, 2004:255). 16. DİĞER ÖLÇÜTLER UNDP tarafından kullanılan, beşeri kalkınma endeksi yanında beşeri yoksulluk endeksi ve toplumsal cinsiyet bazında gelişme endeksinden de söz edilmektedir. (Senses, 2003: ). 21

20 Yoksulluk ve Gelir Bölüşümünü Belirlemede Kullanılan Ölçütler Beşeri yoksulluk endeksi, beşeri kalkınma endeksinden farklı olarak sağlanan gelişmenin dağılımını ve geriye kalan yoksulluğun miktarını yansıtmayı amaçlamakta ve ekonomik kaynaklara erişim derecesinin göstergesi olarak kaliteli su kaynaklarına erişim ve çocukların beslenme düzeyini ön plana çıkarmaktadır. Ülkeler arasındaki farklılıklar göz önüne alınarak beşeri yoksulluk endeksinin ikinci versiyonu, gelişmiş ülkelerde yoksulluk ölçütü olarak göreli yoksulluk oranını ve toplumsal yaşamdan dışlanma göstergesi olarak da uzun dönem işsizlik oranının birlikte dikkate almaktadır. Toplumsal cinsiyet bazında gelişme endeksi ise adından da anlaşıldığı üzere, azgelişmişlik ve yoksulluk konusuna toplumsal cinsiyet açısından yaklaşmakta ve beşeri kalkınma endeksinde yer alan temel göstergeleri kadınların ve erkeklerin ulaştıkları oranlar kapsamında değerlendirmektedir. Kişi başına tüketilen enerji miktarı bile yoksulluk ve yaşam standardı hakkında ilgi veren bir kriter olarak değerlendirilebilmektedir. Gelişmiş ülkelerde ortalama olarak kişi başına kilovat saat enerji tüketilirken, orta gelirli ülkelerde kilovat saat tüketilmektedir. Düşük gelirli ülkelerde ise kişi başına düşen elektrik tüketimi sadece 400 kilovat saattir. Gelişmiş ülkelerin geleneksel akaryakıt tüketimi gereksiniminin toplam enerji tüketimi içindeki payı %4, orta gelirli ülkelerde %9.3 iken düşük gelirli ülkelerde bu oran %43.5 dir. ABD de 2001 yılında kişi başına elektrik enerjisi tüketimi , İşviç de17.355, Finlandiya da , Kanada da kilovat saat iken düşük gelirli ülkelerden Bangladeş te 115, Etiyopya da 30, Mali de 34, Nepal da 63 kilovat saattir. Gelişmiş ülkelerde elektriksiz yerleşim alanları söz konusu değil iken, Hindistan, Bangladeş, Etiyopya, Nepal, Pakistan, Yemen gibi ülkelerde kırsal alanlardaki birçok yerleşim alanlarında elektrik enerjisi ile aydınlanma günümüz dünyasında bile lüks olarak görülmektedir (UNDP, 2004: ). Gelir bölüşümü eşitsizliklerinin hesaplanması yöntemleri arasında farklar varmış gibi görünse de aslında sonuç olarak hepsinin de diğerinde var olan eşitsizliği veya adaletsizliği ortaya koymada aynı başarıyı sağladıkları söylenebilir. Eşitsizlik kavramını dengesizlik kavramının bir üst versiyonu olarak almak gerekmektedir. Gelişmekte olan ülkeler açısından bakıldığında gelir grupları arasındaki uçurumlar varken eşitlik ya da adaletten söz etmek olası değildir. Çünkü eşitsizlik eşit olanlara ilişkin bir olgu veya fenomendir. İnsanların açlık sınırında olduğu yerlerde öncelikle giderilmesi gereken temel sorun gelir dağılımındaki dengesizlikler olmaktadır (Doğanoğlu ve Gülcü, 2001:64). En düşük ve en yüksek gelir arasındaki fark veya toplumun değişik kesimlerinin yaratılan gelirden aldıkları paylar konusunda çok çeşitli ölçütler getirilmiş olmakla birlikte, gelirin hakça paylaşımı olgusu normatif niteliğini korumaktadır (Pınar, 2006: ). Egemen iktisadın anlama ve yorumlama biçiminden kaynaklı olarak eşitsizlik ve yoksulluk analizlerinde yaygın olarak kullanılan bu ölçütler, sınıfsal ilişkiler ve değerin yaratılma biçimleri bütünü ile yok sayılmaktadır. Elde edilen gelir ve gelirin denk geldiği nüfus ile bölüşüm ilişkileri analiz edilmeye çalışılmaktadır. Söz konusu gelir bölüşümü ölçütleri bu yönü ile üretim ilişkilerini ortaya koyacak olan sınıfsal analizi gizleme işlevi görmektedir. Bu tarz bir analiz bölüşümü, üretim ilişkilerinden ve sınıf mücadelesinden bağımsızlaştırarak zamansız ve mekânsız matematiksel bir bütünlük haline getirmektedir (Akyüz, 2006:201). 22

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK Dünyada gelir dağılımındaki adaletsizliğin hangi boyutlarda olduğunu

Detaylı

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr

Gelir Dağılımı. Gelir dağılımını belirleyen faktörler; Adil gelir dağılımı - Gelir eşitsizliği. otonus.home.anadolu.edu.tr İKT442 Gelir Dağılımı Türkiye de Gelir Dağılımı Ve Yoksulluk Bir ekonomide belli bir dönemde yaradlan gelirin kişiler, hane halkları, sınıflar ve ürejm faktörleri arasında bölüşülmesini ifade etmektedir.

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını,. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ YOKSULLUK İnsani yoksulluk (human poverty), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Ülke TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Temsilcilik Türü Şehir Telefon Faks e-posta A.B.D. Başkonsolosluk Adana (0322) 346 62 62 (0322) 346 79 16 A.B.D. Büyükelçilik Ankara 455 55 55 467 00 19 A.B.D.

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 269.665.223,68 305.580.419,69 13,32 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 155.240.675,64 92.044.938,69-40,71 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

ÜLKELER ARASI KİŞİ BAŞINA GELİR KARŞILAŞTIRMASINDA BOZDAG NÜFUS ETKİNLİĞİ

ÜLKELER ARASI KİŞİ BAŞINA GELİR KARŞILAŞTIRMASINDA BOZDAG NÜFUS ETKİNLİĞİ 1. GİRİŞ ÜLKELER ARASI KİŞİ BAŞINA GELİR KARŞILAŞTIRMASINDA BOZDAG NÜFUS ETKİNLİĞİ KATSAYISI VE ENDEKSİ -YENİ BİR YAKLAŞIM- * Nihat BOZDAĞ ** Emre Güneşer BOZDAĞ *** ÖZET Ülkeler arasında kalkınma düzeyleri

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları. 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları

İÇİNDEKİLER. 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları. 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları İÇİNDEKİLER 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları 3 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları çelik borular İthalat-İhracat

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI. Son Güncelleme

GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI. Son Güncelleme TÜRKİYE ŞEKER SANAYİİ İŞÇİLERİ SENDİKASI GENEL MERKEZİ GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI ARAŞTIRMASI 2008 Son Güncelleme 29/07/2010 Şeker-İş Sendikası Genel Merkezi AR-GE(Araştırma Geliştirme) Birimi Karanfil Sokak,

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.

Detaylı

UMUMA HUSUSİ HİZMET DİPLOMATİK A.B.D Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var. AFGANİSTAN Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var

UMUMA HUSUSİ HİZMET DİPLOMATİK A.B.D Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var. AFGANİSTAN Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var VİZE TABLOSU Pasaport Vize Tablosu MAVİ YEŞİL GRİ KIRMIZI ÜLKE UMUMA HUSUSİ HİZMET DİPLOMATİK MAHSUS DAMGALI A.B.D Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var AFGANİSTAN Vize Var Vize Var Vize Var Vize Var ALMANYA

Detaylı

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi Sektörün genel özellikleri Kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı Ürünler dünyada ortalama

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 12 17 Ocak 2016 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

Vize Rejim Tablosu YEŞİL (HUSUSİ) PASAPORT. Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün)

Vize Rejim Tablosu YEŞİL (HUSUSİ) PASAPORT. Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Yok (90 gün) Vize Rejim Tablosu ÜLKE ÇİPLİ (UMUMA MAHSUS) PASAPORT YEŞİL (HUSUSİ) PASAPORT GRİ (HİZMET) PASAPORT LACİVERT (DİPLOMATİK) PASAPORT A.B.D AFGANİSTAN ALMANYA ANDORRA ANGOLA ANTİGUA-BARBUDA ANTİLLER ARJANTİN

Detaylı

TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE

TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE Yıl: 24 Sayı:87 Nisan 2010 9 Güncel TÜİK in YOKSULLUK ANALİZLERİ ÜZERİNE Sıddık Ensari TÜİK periyodik olarak 2002 yılından beri düzenli bir şekilde yaptığı Hanehalkı Bütçe Anketleri sonuçlarını esas alan

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ GELİŞME

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ GELİŞME C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSANİ GELİŞME Birleşmiş Milletler bünyesinde oluşturulan Birleşmiş Milletler Kalkınma

Detaylı

International Cartographic Association-ICA

International Cartographic Association-ICA International Cartographic Association-ICA 1.AMAÇ: Uluslararası Kartografya Birliği (International Cartographic Association-ICA), 1959 yılında kurulmuştur. Hükümetler dışı bir kuruluş olan ICA nın ana

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

Kısa Süreli Rüzgar Enerjisi Tahmini Giriş

Kısa Süreli Rüzgar Enerjisi Tahmini Giriş Kısa Süreli Rüzgar Enerjisi Tahmini Giriş Murat DURAK Yönetim Kurulu Başkanı (Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği-TÜREB) md@enermet.com.tr www.tureb.com.tr 5 Mart, 2010 ANKARA 1 1. Giriş (TÜREB) 2. RES Projelerinin

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

2015 YILI OCAK EYLÜL DÖNEMİ EV TEKSTİLİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2015 YILI OCAK EYLÜL DÖNEMİ EV TEKSTİLİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2015 YILI OCAK EYLÜL DÖNEMİ EV TEKSTİLİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ Ocak Eylül 2015 Dönemi Ev Tekstili Genel İhracatı 2015 Ocak - Eylül Dönemi KG M² USD EURO TL TOPLAM EV TEKSTİLİ İHRACATI 227.814.574 274.117.940

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 29. Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı 4. İstanbul Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı 9. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Hazırlayan TEKNİK Fuarcılık

Detaylı

HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU

HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, geçen aya göre yükselirken, geçen yıla göre düştü. Önümüzdeki 3 ayda hizmetlere

Detaylı

AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI.

AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI. 28 Şubat 2014 BASIN BÜLTENİ AVRUPA OTOMOTİV PAZARI 2014 YILI OCAK AYINDA %5 ARTTI. AB (28) ve EFTA ülkeleri toplamına göre otomotiv pazarı 2014 yılı Ocak ayında 2013 yılı aynı ayına göre %5 büyüdü ve toplam

Detaylı

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI İÇERİK -Karşılıklı Tanıma Anlaşması (MRA) Nedir? -Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1

OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB ÜLKELERĠNDE YATIRIM ORTAMININ ÇEKĠCĠLĠK SIRALAMASI, 2005 Yeni Zelanda ABD Kanada Norveç Avusturalya Danimarka İngiltere

Detaylı

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008

Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti. Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı Pazarları ve Türkiye nin Durum Tespiti Fazıl ALKAN Ar-Ge ve Mevzuat Şubesi 2008 Dünya Halı İthalatı (Milyon $) 12.000 10.000 8.000 7.621 8.562 9.924 10.536 11.241 6.000 4.000 2.000 0 2002 2003

Detaylı

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 Konya hizmetler sektörü güven endeksi, 4 ayın ardından pozitif değer aldı: Şubat 2014 ten bu yana negatif değer alan Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Haziran 2014

Detaylı

RAKAMLARLA DÜNYA TARIMI

RAKAMLARLA DÜNYA TARIMI KÜRESEL KRİZ VE TARIM SEKTÖRÜ RAKAMLARLA DÜNYA TARIMI İzmir Ticaret Borsası Ar-Ge Müdürlüğü Nisan 2014 İZMİR TİCARET BORSASI Sayfa 0 ÇALIŞMAYA İLİŞKİN NOTLAR Bu çalışmada yer alan istatistiklerden; Dünya

Detaylı

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi Büyükdere Cad. No. 106 34394 Esentepe - İstanbul AçıkDeniz Telefon Bankacılığı: 444 0 800 www.denizbank.com Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi 2013 Mali Verileri DenizBank bir Sberbank

Detaylı

Yoksulluk Sınırı Nasıl Hesaplanır?

Yoksulluk Sınırı Nasıl Hesaplanır? B i r l i k t e Ö ğ r e n e l i m Yoksulluk Sınırı Nasıl Hesaplanır? Mahmut S. YARDIM 1 Yoksulluğun çok boyutlu bir olgu olması, tanımlanmasında ve ölçülmesinde farklı yaklaşımların kullanılmasına yol

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

GTIP 130219: DIGER BITKILERDEN ELDE EDILEN BITKISEL ÖZSU VE HULASALAR

GTIP 130219: DIGER BITKILERDEN ELDE EDILEN BITKISEL ÖZSU VE HULASALAR GTIP 130219: DIGER BITKILERDEN ELDE EDILEN BITKISEL ÖZSU VE HULASALAR HAZIRAN 2009 Hazirlayan: Mesut DÖNMEZ GENEL KOD BILGISI: 130219 GTIP kodunun alt kodu oldugu 1302 GTIP koduna ait alt kodlar ve ürünler

Detaylı

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3]

5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] Ek Karar 5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] KARAR NO Y 2005/3 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri Ülkemizin bilim ve teknoloji performansı, aşağıdaki

Detaylı

BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA

BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA Umut Oran Basın Açıklaması 12.5.2013 İşte görmezden gelinen IMF verilerinin ortaya koyduğu gerçek: EKONOMİDE MAKYAJ NAFİLE, BAŞARI HİKAYE BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA TÜRKİYE,

Detaylı

HABER BÜLTENİ xx.02.2016 Sayı 28 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜNÜN, ÇALIŞAN SAYISI BEKLENTİSİ ARTTI

HABER BÜLTENİ xx.02.2016 Sayı 28 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜNÜN, ÇALIŞAN SAYISI BEKLENTİSİ ARTTI HABER BÜLTENİ xx.02.2016 Sayı 28 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜNÜN, ÇALIŞAN SAYISI BEKLENTİSİ ARTTI Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, geçen aya ve geçen yıla göre düştü. Önümüzdeki 3 ayda hizmetlere olan

Detaylı

Yurtdışı temsilciliklerimiz - RUSYA. Seyahat Rehberi. Son güncelleme: 29.01.2015. 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage

Yurtdışı temsilciliklerimiz - RUSYA. Seyahat Rehberi. Son güncelleme: 29.01.2015. 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage Son güncelleme: 29.01.2015 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage Seyahat Rehberi Uçuşlar Uçak bileti Bagaj Check- in ve uçuşa hazırlık Gümrük ve vize bilgileri Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları

Detaylı

Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejileri Literatür Araştırması Raporu

Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejileri Literatür Araştırması Raporu TÜBİTAK TÜRKİYE SANAYİ SEVK VE İDARE ENSTİTÜSÜ BİTKİSEL ÜRETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Ulusal Kümelenme Stratejileri Literatür Araştırması Raporu Uluslararası Pazar Analizi 17 Aralık

Detaylı

C.C.Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.C.Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.C.Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. TÜRKİYE DE İŞÇİ VE MEMUR KONFEDERASYONLARININ YOKSULLUK SINIRI KONUSUNDAKİ ARAŞTIRMALARININ SONUÇLARI Ülkemizde

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

9. Uluslararası İlişkiler

9. Uluslararası İlişkiler 9. Uluslararası İlişkiler 9.1. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, 03.11.1970 tarihinde Avusturya ile imzalanarak başlamış olup, bugüne kadar 76 ülke

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi SOSYAL GÜVENLİK REFORMU A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşgücünün Durumu TÜRKİYE KENT KIR 2005 2006 2005 2006 2005 2006 Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 71 915 72 879 44 631 45

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Enflasyon

Dünyada ve Türkiye de Enflasyon Dünyada ve Türkiye de Enflasyon Erdem Başçı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Doğuş Üniversitesi Mayıs 28 1 Sunum Planı I. Dünyada Enflasyon II. III. Türkiye de Enflasyon Türkiye de Para

Detaylı

Mühendislikte İstatistik Yöntemler

Mühendislikte İstatistik Yöntemler .0.0 Mühendislikte İstatistik Yöntemler İstatistik Parametreler Tarih Qma.3.98 4..98 0.3.983 45 7..984 37.3.985 48 0.4.986 67.4.987 5 0.3.988 45.5.989 34.3.990 59.4.99 3 4 34 5 37 6 45 7 45 8 48 9 5 0

Detaylı

ÖZET 1. 2015 yılı Ağustos Ayında 2014 yılı Ağustos Ayına Göre:

ÖZET 1. 2015 yılı Ağustos Ayında 2014 yılı Ağustos Ayına Göre: ÖZET 1 Toplam İthalat 2015 yılı Ocak-Ağustos Döneminde 2014 yılı Ocak-Ağustos Dönemine Göre: Ham petrol ithalatı %47,07 artarak 15.842.395 ton olarak gerçekleşmiştir. Motorin (biodizel ihtiva eden motorin

Detaylı

2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ

2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ 2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ SUNUM PLANI Hizmet Sektörünün Desteklenmesi Vizyonu Dünya da ve Türkiye de Sağlık Turizmi Film, Bilişim ve Eğitim Sektörlerine

Detaylı

Milli geliri yükselterek, döviz rezervlerini artırarak, her yıl ortalama yüzde 5 büyüyerek bir ülkeyi değiştirmek mümkün olmuyormuş!

Milli geliri yükselterek, döviz rezervlerini artırarak, her yıl ortalama yüzde 5 büyüyerek bir ülkeyi değiştirmek mümkün olmuyormuş! Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO Her şey para değil Milli geliri yükselterek, döviz rezervlerini artırarak, her yıl ortalama yüzde 5 büyüyerek bir ülkeyi değiştirmek mümkün olmuyormuş!

Detaylı

İstanbul, 14.07.2015. Sirküler No : 2015 / 70 Konu : Gelir Vergisinden İstisna Yurt İçi ve Yurt Dışı Harcırah Tutarları

İstanbul, 14.07.2015. Sirküler No : 2015 / 70 Konu : Gelir Vergisinden İstisna Yurt İçi ve Yurt Dışı Harcırah Tutarları Rödl & Partner Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti. Teşvikiye Cad. 17 D 12 13 15 Ikbal Ticaret Merkezi 34365 Teşvikiye-Istanbul Telefon: + 90 (212) 310 14 00 Telefax: + 90 (212) 327 32 14 E-Mail : istanbul@roedl.pro

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET BİLGİLERİ 4

Detaylı

2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU. HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi

2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU. HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi 2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi İhracat: 2014 YILI ADANA DIŞ TİCARET RAPORU Türkiye İstatistik Kurumu 2014 Haziran ayı sonu

Detaylı

HABER BÜLTENİ xx.06.2014 Sayı 8

HABER BÜLTENİ xx.06.2014 Sayı 8 HABER BÜLTENİ xx.06.2014 Sayı 8 Konya hizmetler sektörü güven endeksi geçen aya göre düştü: 2014 ün başından bu yana düşme eğilimini sürdüren Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Mayıs 2014 te bir önceki

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 18 Aralık 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)

Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim) Rapor No: 212/23 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (211/212 Ekim) Kasım 212 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (27) ve EFTA Ülkeleri nde otomobil pazarı 211 yılı

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 1 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET BİLGİLERİ

Detaylı

2002 ENERJİ İSTATİSTİKLERİ

2002 ENERJİ İSTATİSTİKLERİ World Energy Council CONSEIL MONDIAL DE L'ENERGIE Turkish National Committee COMITE NATIONAL TURC Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi 22 ENERJİ İSTATİSTİKLERİ TÜRKİYE 9. ENERJİ KONGRESİ ENERJİ İSTATİSTİKLERİ

Detaylı

GELIR VE SERVET BÖLÜŞÜMÜ 2

GELIR VE SERVET BÖLÜŞÜMÜ 2 GELIR VE SERVET BÖLÜŞÜMÜ 2 1. LORENZ EĞRİSİ 2 2. GELİR BÖLÜŞÜMÜ 3 3. PROBLEMLER VE REFORM ÖNERİLERİ 4 4. BENZERİ BENZERLE KIYASLAMAK; SERVET VE GELİR EŞİTLİĞİ 4 5.1. BEŞERİ SERMAYE 5 6. FAKTÖR FİYATLARI

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 6 Temmuz 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

2014 YILI VERİLERİ IŞIĞINDA TÜRKİYE NİN DÜNYADAKİ YERİ & KONUMU

2014 YILI VERİLERİ IŞIĞINDA TÜRKİYE NİN DÜNYADAKİ YERİ & KONUMU 2014 YILI VERİLERİ IŞIĞINDA TÜRKİYE NİN DÜNYADAKİ YERİ & KONUMU Dünya da farklı uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından toplanan ve yorumlanan istatistiklerin ülkelerin konumu ve gelişimi ile ilgili

Detaylı

HABER BÜLTENİ Sayı 42

HABER BÜLTENİ Sayı 42 KONYA PERAKENDE SEKTÖRÜ DURAĞAN SEYRETTİ: HABER BÜLTENİ 04.08.2015 Sayı 42 Konya Perakende Güven Endeksi (KOPE) değeri geçen aya göre önemli bir değişim göstermedi. Önümüzdeki 3 aydaki satış fiyatı ve

Detaylı

DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ

DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ DEMİR-ÇELİK SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ Nurel KILIÇ Dünya çelik sektöründe, 2011 yılının, kriz kayıplarının telafi edildiği bir yıl olması nedeniyle büyüme oranı % 15 ten % 6,8 e gerilemiştir. Bu nedenle Çin

Detaylı

2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAĞLIK TURİZMİ SEKTÖRÜ)

2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAĞLIK TURİZMİ SEKTÖRÜ) 2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAĞLIK TURİZMİ SEKTÖRÜ) DÜNYADA HİZMET TİCARETİ SAĞLIK TURİZMİ Dünya ticaret hacmi yaklaşık 100 milyar ABD Doları Her yıl

Detaylı

PISA EARGED PISA BÜLTENÝ 2 OECD MEB Eðitimi Araþtýrma ve Geliþtirme Dairesi Baþkanlýðý nýn Uluslararasý Öðrenci Deðerlendirme Programý (PISA-Programme for International Student Assessment) ile ilgili hazýrladýðý

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir?

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? Güven Sak 28 Şubat 2012 Çerçeve Ne yapmak istiyoruz? İnsan gücümüz dünyanın en büyük 10 uncu ekonomisi olma

Detaylı

KOBİ ler arasında bulut teknolojileri nasıl yaygınlaştırılır?

KOBİ ler arasında bulut teknolojileri nasıl yaygınlaştırılır? tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı KOBİ ler arasında bulut teknolojileri nasıl yaygınlaştırılır? Ankara, 7 Nisan 2015 Slayt 2 Çerçeve Geçtiğimiz dönemde Türkiye ekonomisindeki büyüme sürecine

Detaylı

GTİP 3924 Plastikten sofra, mutfak, ev, sağlık veya tuvalet eşyası

GTİP 3924 Plastikten sofra, mutfak, ev, sağlık veya tuvalet eşyası GTİP 3924 Plastikten sofra, mutfak, ev, sağlık veya tuvalet eşyası Haziran 2013 1 Genel kod bilgisi: VII PLASTİK VE PLASTİK ÜRÜNLERİ; KAUÇUK VE KAUÇUK ÜRÜNLERİ 39 Plastikler ve mamulleri 3924 Plastikten

Detaylı

Yurtdışı temsilciliklerimiz - AVUSTURYA

Yurtdışı temsilciliklerimiz - AVUSTURYA Son güncelleme: 28.01.2015 1. esky.com.tr 2. Guide_homepage Seyahat Rehberi Uçuşlar Uçak bileti Bagaj Check- in ve uçuşa hazırlık Gümrük ve vize bilgileri Türk vatandaşlarının tabi olduğu vize uygulamaları

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

Dünya Ekonomisinde Tarımın Rolü

Dünya Ekonomisinde Tarımın Rolü Kaynak: Kalkınma Ekonomisi, Feride Doğaner Gönel, Efil Yayınevi, Ekim 2010. Ulusal sınırlarla kısıtlanmış olan toprak faktörü piyasası tekelci piyasa özellikleri gösterir, yani serbest rekabetçi piyasa

Detaylı

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE

ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE ONBĠRĠNCĠ BÖLÜM BÜYÜME, KALKINMA VE YOKSULLUKLA MÜCADELE Bu ünite tamamlandığında; Büyümenin kaynaklarının neler olduğunu belirtebileceğiz Büyüme teorilerini açıklayabileceğiz Hızlı büyüme için nelerin

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

ÖZET. 2015 yılı Mayıs Ayında 2014 yılı Mayıs Ayına Göre: 2015 yılı Ocak- Mayıs Döneminde 2014 yılı Ocak-Mayıs Dönemine Göre:

ÖZET. 2015 yılı Mayıs Ayında 2014 yılı Mayıs Ayına Göre: 2015 yılı Ocak- Mayıs Döneminde 2014 yılı Ocak-Mayıs Dönemine Göre: ÖZET Toplam İthalat 2015 yılı Ocak-Mayıs Döneminde 2014 yılı Ocak-Mayıs Dönemine Göre: Ham petrol ithalatı %38,05 artarak 9.000.403 ton olarak gerçekleşmiştir. Motorin (biodizel ihtiva eden motorin hariç)

Detaylı

ÖZET. 2015 yılı Haziran Ayında 2014 yılı Haziran Ayına Göre:

ÖZET. 2015 yılı Haziran Ayında 2014 yılı Haziran Ayına Göre: ÖZET Toplam İthalat 2015 yılı Ocak-Haziran Döneminde 2014 yılı Ocak-Haziran Dönemine Göre: Ham petrol ithalatı %43,76 artarak 11.198.127 ton olarak gerçekleşmiştir. Motorin (biodizel ihtiva eden motorin

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition

Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Summary in Turkish Bir Bakışta Eğitim: OECD Göstergeleri - 2006 Türkçe Özet Bir Bakışta Eğitim, eğitimciler, politika yapıcılar, öğrenciler ve velilere

Detaylı

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)

TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

2013-Haziran Un İhracat Rakamları

2013-Haziran Un İhracat Rakamları 2 Ağustos 2013 2013-Haziran Un İhracat Rakamları ÜLKE İHRACAT MİKTARI (KG) İHRACAT TUTARI ($) İngiltere 10.147 4.410 Arnavutluk 360.000 126.000 Rusya Federasyonu 200.000 83.000 Azerbaycan 176.000 82.754

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Fırsat Eşitliğinde Türkiye Nerede?

EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Fırsat Eşitliğinde Türkiye Nerede? DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2013 N201302 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Bilgi ASLANKURT 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Eğitim, bir ülkenin insan kaynağının

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX 3. ELEX FUARI 25-28 EYLÜL 2014 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ BULUŞMASINA İMZA ATTI 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında organize edilen ve

Detaylı