İstanbul Tarih ve Kültür

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İstanbul Tarih ve Kültür"

Transkript

1

2 İstanbul Tarih ve Kültür İstanbul / 2013

3 T.C. Marmara Belediyeler Birliği Yayını: 2013 Yayın No: 71 Kitabın Adı: İstanbul; Tarih ve Kültür Editörler: Recep Bozlağan Nail Yılmaz Müslüm Yılmaz Tüm yayın hakları Marmara Belediyeler Birliği ne aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir; izinsiz çoğaltılamaz, basılamaz. ISBN: Baskı Yeri ve Tarihi : İstanbul, 2013 Kapak Tasarımı : Özhan Yurtseven Baskı ve Cilt : 1. Baskı Adet Kapak Gravür : Basım : MARMARA BELEDİYELER BİRLİĞİ Ragıp Gümüşpala Cad. No.10 Eminönü Fatih - İstanbul Tel: (PBX) Faks:

4 İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR \ 3 SUNUŞ Sekiz bin yılı aşan tarihi ile üç devlete ve medeniyete başkentlik yapmış olan İstanbul, yalnızca kıtaların değil medeniyetlerin de buluşma noktasıdır. Tarih ve kültürün iç içe yaşadığı bu şehir üzerine, birçok yerli ve yabancı yazar hayranlıklarını dile getiren eserler kaleme almıştır. Ne yazık ki 50 lerle beraber köy ve kırsal bölgelerden yapılan göç ve çarpık yapılaşma, şehirlerimizin tarihi ve kültürel dokusunu zedelemiştir. Bu sorunlar tarihi yapıların tahrip olmasına ve çarpık bir kentleşmeye neden olmuştur. Özellikle son yıllardaki yerel yönetim çalışmalarıyla bu tahribatın önüne geçilmiş, birçok tarihi eser yok olmaktan kurtulmuştur. Marmara Belediyeler Birliği olarak, bir yandan üye belediyelerimizin performansını artırıcı faaliyetleri yoğun bir şekilde sürdürürken, bir yandan da bölgemizde, şehir kültürünün gelişmesine yönelik çalışmalarda bulunuyoruz. Bu amaçla uzun süredir kararlılıkla sürdürdüğümüz İstanbul Dersleri, alanında yapılmış olan en uzun soluklu kültürel çalışmaların başında gelmektedir. Birliğimizin bünyesinde gerçekleştirilen İstanbul Dersleri adlı konferansların dördüncü bölümü olan Tarih ve Kültür, İstanbul un sahip olduğu tarihi ve kültürel yapının farklı yönlerinin ortaya konulduğu bir çalışma olmuştur. Eserin, İstanbul un engin ve derin birikimine mütevazı bir katkı sağlayacağı inancındayız. Bu eserin belediyelerimize yararlı olmasını temenni ediyor ve emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum. Recep ALTEPE Birlik Başkanı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı

5 4 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR

6 İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR \ 5 İçindekiler Sunuş / 3 Giriş / 7 Recep Bozlağan, Nail Yılmaz, Müslüm Yılmaz Bir Dünya Kenti Olarak İstanbul ve Mimar Sinan / 19 Suphi Saatçi İstanbul un Oluş ve Bozuluş Tarihi / 29 Beşir Ayvazoğlu Bir Liman Kenti Olarak İstanbul / 45 İdris Bostan İstanbul ve Küresel Şehirler / 59 Recep Bozlağan Modern Türk Şiirinde Üç İstanbul Algısı / 75 M. Fatih Andı Bir Antikacı Dükkânı Olarak İstanbul: Gündelik Hayatın İkonografisi/ 113 Ekrem Işın Yanlış Bilinen Osmanlı / 133 Mehmet Maksudoğlu İstanbul Türkçesi / 163 Mustafa Kaçalin, Musa Duman, Uğur Derman, Hayati Develi

7 6 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR

8 GİRİŞ \ 7 GİRİŞ Recep BOZLAĞAN ** Nail YILMAZ** ** Müslüm YILMAZ*** *** Bilindiği gibi İstanbul, dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden birisidir. Zira Yenikapı kazıları İstanbul un şehir tarihini, 8500 yılı aşan bir geçmişe götürmemize imkân tanımaktadır. Bu özelliği dolayısıyladır ki İstanbul, tarihsel süreç içerisinde birbirini izleyen çok sayıda değişik kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Günümüz İstanbul u ise geçmişte olduğundan çok da farklı değildir. Zira coğrafi, tarihi, kültürel, siyasi ve ekonomik bakımlardan önemini hâlâ muhafaza eden şehir, dünyanın farklı bölge ve kültürlerinden kişileri kendine çekmekte; birçok açıdan cazibe merkezi olmayı sürdürmektedir. İnsanlık tarihi ve geleceği bakımından son derece önem taşıyan bu yapı, farklı disiplinlerden araştırmacıların ilgisine mazhar olmakta; İstanbul üzerine yapılan çalışmalar hızla artmaktadır. Ancak yapılan araştırma ve incelemelerin yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu yüzdendir ki araştırmacıların, İstanbul üzerine daha yoğun bir şekilde eğilmesi; şehri farklı açılardan nitelikli ve kapsamlı bir şekilde inceleyerek, tartışmaya açmaları son derece önem arz etmektedir. * Prof. Dr., Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi ** Doç. Dr., Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi *** İstanbul Üniversitesi, Türkiyat Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi

9 8 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR Marmara Belediyeler Birliği nin 2007 yılından itibaren istikrarlı bir şekilde devam ettirdiği İstanbul Dersleri isimli seminerler, böyle bir çabanın ürünü olarak değerlendirilebilir. İstanbul; Tarih ve Kültür adıyla elinizde bulunan eser, bu seminerlere bağlı olarak ortaya çıkan kitaplardan dördüncüsüdür. Alanında uzmanlaşmış akademisyen ve yazarların konuşmacı olarak katıldığı seminerler, kayıt altına alınmakta; arkasından titizlikle çözümlenip yazılı hale getirilmektedir. Gerekli düzeltmelerden sonra tekrar konuşmacıların onayına sunulan metinler, akademik disipline uygun bir biçimde yayına hazırlanmaktadır. İstanbul; Tarih ve Kültür adıyla yayınlanan bu eserde yer alan metinlerden ilki Suphi Saatçi ye aittir. İstanbul un bir dünya kenti olduğu iddiasını dillendiren Saatçi, seminerini bu iddiasını hangi gerekçelere dayandırdığı üzerine kurgulamıştır. Ona göre İstanbul coğrafi, tarihi ve kültürel özelliklerine bağlı olarak nadir ve önemli bir şehirdir. Ancak İstanbul, esas belirleyici ve özgün niteliklerine fetihle birlikte kavuşmuştur. Zira uzun yıllar ayakta kalma mücadelesi veren şehir, eskimiş, yıpranmış, ihmal edilmiştir. Fakat Osmanlı ya başkentlik yapmaya başlamasıyla birlikte yeni bir heyecan yakalanmış, ilmi, siyasi, mimari, kültürel, ticari vb. bakımlardan önemli faaliyetlere sahne olmuştur. Öyle ki dünya hâkimiyeti iddiasında olan Osmanlı, başta imar hareketleri olmak üzere şehirciliğe önem vermiş; yelkenli gemilerin sayısını arttırarak deniz ticaretindeki payını büyütmüştür. Öte yandan güçlü bir donanma ile dünya deniz hâkimiyetini ele geçiren Osmanlı, konumunu sağlamlaştırarak, İstanbul u dünyanın cazibe merkezlerinden biri yapmıştır. Ancak İstanbul un dünya kentine yaraşır bir görünüme

10 GİRİŞ \ 9 kavuşması Mimar Sinan la birlikte olmuştur. Zira Sinan, İstanbul un kimliğiyle bütünleşen; onun simgesi konumunda olan; dahası İstanbul un siluetini ortaya çıkaran, birçok şaheser inşa etmiştir. Sözgelimi Süleymaniye olmadan İstanbul u düşünmek imkânsızdır. Paris için Notre Dame; Roma için Sen Pietro ne ise İstanbul için de Süleymaniye odur. Bu sebepledir ki Saatçi ye göre, başta Süleymaniye olmak üzere, Sinan ın eserleri İstanbul un dünya kenti olmasında oldukça önemli yere sahiptir. Metinlerden ikincisi Beşir Ayvazoğlu na ait olup, İstanbul un Oluş ve Bozuluş Tarihi ismini taşımaktadır. İstanbul da yaşıyor olmanın bir şans ve imtiyaz olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Ayvazoğlu, İstanbul un üst üste yığılmış kültürlere beşiklik eden kadim bir şehir olduğuna; bu kültürler içerisinde, kendisinden öncekilere en saygılı davranan kültürün ise Osmanlı ya ait olduğuna vurgu yapmıştır. Söz konusu saygının altında, İç-Asya dan kopup gelen dinamik toplulukların hoşgörüsü ile referansını İslâm dininden alan seçkin bir üst kültürün olduğuna işaret eden Ayvazoğlu, bu üst kültürün İnalcık ın söyleyişi ile prestij kültür olduğunun altını çizmiştir. Seminerinde, İstanbul un fetihten itibaren, yaklaşık olarak dört yüz elli yıl boyunca, sadece İmparatorluğun değil, bütün Türk ve İslâm dünyasının ilim, sanat ve kültür merkezi olduğuna işaret eden Ayvazoğlu, durumun batılılaşma döneminde dahi değişmediğine vurgu yapmıştır. Bunun İstanbul un bir kültür merkezi olarak konumunu muhafaza etmesiyle yakından alakası vardır. Nitekim o dönemin bütün yeni fikir ve sanat akımları, imparatorluğun Avrupa ya en yakın bölge ve şehirlerinden değil de İstanbul üzerinden yayılmıştır.

11 10 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR Ayvazoğlu na göre büyüklüğü, azameti ve gücü sayesinde İstanbul u yeniden inşa eden Osmanlı, dünyaya İstanbul un yeni bir inancın, medeniyetin ve estetiğin hâkim olduğu düşüncesini ilan etmiştir. Ancak bu medeniyet anlayışı, yenisini inşa ederken geçmişi inkâr etmeyen, sürekliliği esas alan bir anlayıştır. Söz gelimi Osmanlı, kuruluşundan beri şehrin ana arteri olan Mese Caddesi, Divanyolu adıyla aynı güzergâhı takip etmiştir. Hipodrom, bu kelimenin Türkçesi olan Atmeydanı adıyla asırlar boyunca aynı şekilde kullanılmıştır. Doğu yu ve Batı yı birleştirmeye çalışan bu anlayış, sadece siyasî ve iktisadî değil, aynı zamanda kültürel bir içerik de taşımaktadır. Bu hedefe şuurlu bir şekilde yönelen Osmanlı, Bizans ın abidevî eserlerini muhafaza ederek birçok kilisenin dış yüzünü Osmanlı üslûbunda koruyucu bir tabakayla kaplayıp günümüze kadar ulaştırmıştır. Söz konusu anlayış, devletin zenginliği ve halkın refah seviyesi arttıkça devam ettirilmiş; tahrif olan yapılar kısa sürede aynı güzellikle yeniden inşa edilmiştir. Ancak devlet ve halk fakirleştikçe, İstanbul u İstanbul yapan ölçüt ve değerler de aşınmaya başlamıştır. Böylece bozulma sürecine giren Devlet-i Aliyye nin başkenti, Cumhuriyet in kurulmasıyla birlikte başkentin Ankara ya taşınması sonucu gözden iyice düşmüş, dramatik bir şekilde uzun yıllar kaderine terk edilerek, bilinçsiz müdahalelere maruz kalmıştır. Ancak ne kadar müdahale edilirse edilsin, ne kadar kirletilirse kirletilsin İstanbul, hep İstanbul dur. Zira İstanbul tarihi ve tabiatıyla öylesine zengin bir şehirdir ki, bu güzelliği bütünüyle yok etmek imkânsız gözükmektedir. Eserde Bir Liman Kenti Olarak İstanbul adıyla yer alan seminer ise denizcilik tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan

12 GİRİŞ \ 11 İdris Bostan tarafından sunulmuştur. Bostan, seminerinde İstanbul un Akdeniz ile Karadeniz i birbirine bağlayan suyolu üzerinde bulunması ve Avrupa yı Asya ya bağlayan karayolunun kesişme noktası üzerinde olması dolayısıyla, tarihin en eski dönemlerinden beri önemli bir liman ve yük aktarma yeri olduğuna vurgu yapmıştır. Ancak İstanbul un Osmanlılar tarafından fethedilmesi, devletin sahip olduğu güç oranında bir liman kenti olarak İstanbul un önemini daha da arttırmıştır. Bu dönemde, donanmaya ait gemilerin yanında, İstanbul un ihtiyacı olan buğdayı taşıyan devletle sözleşmeli kapan tüccarlarına ait gemiler ile birlikte serbest çalışan müteşebbis tüccarlar gemilerinin hareketlendirdiği İstanbul limanları, uzun bir dönem önemini muhafaza etmiştir. Kitapta yer alan metinlerden bir diğeri de Recep Bozlağan a aittir. Seminerinde küresel bir şehir konumunda olan İstanbul un durumunu değerlendiren Bozlağan, sistematik bir yaklaşımla önce, küreselleşme olgusu üzerinde durmuştur. Genel manada küreselleşmenin sermaye, emek, bilgi, kültürel öğeler ile mal ve hizmetlerin dünya üzerinde serbestçe dolaşması anlamına geldiğine vurgu yapan Bozlağan, küreselleşmenin aynı zamanda yerelleşme ve yerel olanı da önemli hale getirdiğine işaret etmiştir. Zira küreselleşme, insan yaşamında bir taraftan benzeşmeye neden olurken; bir taraftan da bölgesel/yerel farklılıkları ön plana çıkaran bir süreç olarak dikkat çekmektedir. Bozlağan a göre küreselleşme olgusu, şehirlerin önemini arttırmıştır. Zira şehirler, küreselleşmenin ihtiyaç duyduğu sermaye, emek, bilgi, mal ve kültürel öğelerin büyük ölçüde üretildiği ve dağıtıldığı alanlar konumundadır. Ancak şehirlerin eşit veya benzer görevler üstlendiğini ya da önem arz ettiğini söylemek doğru olmaz. Öyle ki bu süreçte, şehirler-

13 12 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR den kimisi küresel sistemin ana yönetim üssü olurken; kimisi de sınırlı roller üstlenmek zorunda kalmıştır. Bozlağan a göre sistemin en tepesinde oturan küresel şehirler uzmanlaştıkları alan çerçevesinde süreci kontrol etmekte; yönlendirip, yönetmektedirler. Söz gelimi Londra ve New York finans ve sigortacılıkta; Los Angeles ve Tokyo iletişim ve bilişim teknolojilerinde, Paris ve Milano kültür, sanat ve moda endüstrilerinde uzmanlaşan küresel şehirlerdendir. Ancak bu şehirlerin küresel konumunu sürdürebilmesi, sahip oldukları özellikleri koruyup, geliştirebildikleri ya da sahip oldukları potansiyelleri kullanabildikleri oranda mümkün olacaktır. Zira küreselleşme olgusu, konjonktürel gelişmelere bağlı olarak şehirlerin konumunda hızlı değişmelere neden olabilmektedir. Küresel şehirlerin alfa, beta ve gamma olarak kabaca üç ana grupta ele alındığını ifade eden Bozlağan, İstanbul un alfa grubunda yer aldığını belirtmiştir. Ancak İstanbul, bu grup içinde yapılan sınıflandırmada kendine en alttaki dördüncü grupta yer bulabilmiştir. Oysa İstanbul, sahip olduğu özellikler bakımından küresel şehirler liginde daha yüksek bir konuma erişecek potansiyele sahiptir. Bu nedenle İstanbul un üstün olduğu taraflar öne çıkarılmalı, o doğrultuda bir politika geliştirilmelidir. Bozlağan a göre İstanbul un sahip olduğu tarihi, coğrafi, sosyal ve kültürel üstünlükler şehre ciddi avantajlar sağlamaktadır. Bu yaklaşıma göre İstanbul dünyanın en önemli kültür, sanat, kongre, fuar ve finans merkezi olabileceği gibi ulaşım ve lojistikte önemli bir noktaya gelebilir. İstanbul un sahip olduğu zenginlikler ve güzellikler, daha ziyade edebiyatçıların dikkatini çekmiştir. Dolayısıyla da edebiyatçılar, eserlerinde İstanbul a sıklıkla yer vermişlerdir. Herkesin kendi İstanbul unu anlattığı bu eserler, İstanbul u

14 GİRİŞ \ 13 anlamlandırmada önemli görevler üstlenmiştir. Bu bağlamda kitapta, Modern Türk Şiirinde Üç İstanbul Algısı: Sezai Karakoç, Cemal Süreya, Yahya Kemal isminde bir metne yer verilmiştir. Farklı bakış açılarına sahip şairlerin İstanbul a yükledikleri anlamı ortaya koyan bu seminer, M. Fatih Andı tarafından sunulmuştur. Seminerine şehirlerin kendine ait bir ruhu olduğuna vurgu yaparak başlayan Andı, İstanbul un da kendine has bir ruhu olduğunu ve bu ruhun İstanbul da yaşayan her insana sirayet ettiğini belirtmiştir. Bu çerçevede ilk olarak Sezai Karakoç un İstanbul algısı üzerinde duran Andı, Karakoç un eserlerinde kent ve şehir ayrımı yaptığını belirterek; şairin İstanbul algısını bu ayrım üzerinden izah etmeye çalışmıştır. Andı ya göre Karakoç kente olumsuz, kötü, reddedilmesi gereken bir anlam yüklerken; şehir kelimesine olumlu ve yüceltilmesi gereken bir anlam yüklemiştir. Bu bağlamda şehirleri medeniyetlerin inşa edildiği ve geleneksel yaşam formlarının somutlaştırıldığı mekânlar olarak gören Karakoç, kentleri modernizmin sembolleri olarak nitelendirmiştir. Andı ya göre Karakoç un bu yaklaşımı onu kentin düşmanı; şehrin ise dostu haline getirmiştir. İstanbul u, İslam medeniyetinin önemli bir şehri olarak algılayan Karakoç, İstanbul a kutsiyet atfetmektedir. Zira İstanbul un büyük karayla birleştiği bölümü Üsküdar dan itibaren başlamaktadır. Bu da eskilerin yaklaşımıyla Kâbe topraklarının Üsküdar dan başladığı anlamını gelir. Yani Karakoç un algısında İstanbul, Mescid-i Aksa dır, Mescid-i Haram dır. Andı nın İstanbul algısı üzerinde durduğu ikinci şair ise Yahya Kemal olmuştur. Yahya Kemal in İstanbul a büyük bir misyon yüklediğine işaret eden Andı ya göre onun için İstanbul, Türk milletinin tarihi süreç içerisinde inşa ettiği medeniyetin

15 14 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR en büyük ve en görkemli kristalize şehridir. Yahya Kemal in İstanbul a millet, tarih ve medeniyet kavramları perspektifinden yaklaştığını belirten Andı ya göre İstanbul, Türk kimliği etrafında beliren; milletin tarih içerisinde biriktirdiği hatıralar ve somut başarılarıyla, mimari eserleri ve sanatsal güzellikleriyle ortaya koyduğu büyük bir birikim mekânıdır. Yahya Kemal e göre İstanbul, Türk medeniyetinin baş şehridir. M. Fatih Andı nın şiirlerinden hareketle İstanbul algısını anlattığı son edebiyatçı ise Cemal Süreya olmuştur. Şiirlerinde ısrarla bir kent olarak nitelendirdiği İstanbul un ağır başlı bir yer olmadığını ifade eden Süreya, çoğu kez sevgilisi ile yaşadığı aşkların mekânı olarak gördüğü İstanbul, değerli ve yaşanılması gereken bir yerdir. Andı ya göre Cemal Süreya nın İstanbul a olan bağımlılığı biraz derbeder, biraz bohem, biraz da gecelerin İstanbul u bağlamında öne çıkmaktadır. Yollusuyla yolsuzuyla; hırlısıyla hırsızıyla; iplisiyle ipsiziyle İstanbul u tensel aşkların İstanbul u olarak gören Süreya için İstanbul, Agop un ülkesi dediği Galata meyhanelerinin bulunduğu Pera dır. Yahya Kemal in Türk medeniyetinin birikimi olarak yücelttiği; Sezai Karakoç un İslam Medeniyetinin mirası olarak kutsiyet atfettiği İstanbul, Cemal Süreya tarafından yer yer alaya alınmakta; İstanbul un bu yönleri feodalite artığı olarak değerlendirilmektedir. İstanbul, Cemal Süreya için yalnız sevgilisi ile anlam bulan şehvetin İstanbul udur. Kitapta, Bir Antikacı Dükkânı Olarak İstanbul - Gündelik Hayatın İkonografisi adıyla yer alan metin ise İstanbul üzerine yazdıklarıyla tanınan kültür tarihçisi Ekrem Işın a aittir. İstanbul da Gündelik Hayat isminde bir de kitabı bulunan Işın, seminerinde İstanbul u bir antikacı dükkânına benzet-

16 GİRİŞ \ 15 mekte; şehrin tarihi, kültürel ve demografik zenginliklerine vurgu yapmaktadır. İstanbul un birbirinden farklı medeniyetlere ev sahipliği yapması dolayısıyla diğer şehirlerden ayrıştığını belirten Işın a göre bu farklılık, İstanbul a özgün bir kimlik kazandırmıştır. Avrupa da bulunan bir şehir, sadece Hristiyan medeniyetinin bileşenleriyle vücut bulurken; İstanbul, Hristiyanlık öncesi dönem dâhil olmak üzere, Hristiyanlık, Müslümanlık ve karışık halde bulunan unsurların tamamını bir arada barındıran özgün bir yaşam alanı olarak öne çıkmaktadır. Kültürel yığılma, üst üste gelme ve iç içe geçmenin mekânı konumunda olan İstanbul, bütün bu unsurları birlikte yoğurarak kendine has bir üslup ortaya koymuştur. Bu yüzdendir ki İstanbul, herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, kendini ait hissedebileceği, birçok kültür ve medeniyetin yoğrulduğu, kuşatıcı özgün bir şehirdir. Kuşku yok ki İstanbul, bugün olduğu gibi geçmişte de dünyanın en önemli şehirlerinden birisi olmuştur. Bu önemin temel nedeni İstanbul un medeniyetlere başkentlik yapması ile doğrudan alakası vardır. Ancak İstanbul u asıl önemli kılan, dönemin en güçlü devleti konumunda olan Osmanlı ya, dolayısıyla da İslâm Medeniyetine dört buçuk asır boyunca başkentlik yapmış olmasıdır. Zira İstanbul, gelişmesinin doruğuna İslam medeniyetinin hamisi konumunda olan Osmanlı Devleti ile ulaşmıştır. Yanlış Bilinen Osmanlı isimli seminerinde daha ziyade İstanbul un bu yönünü öne çıkaran Mehmet Maksudoğlu na göre dünyanın son şeklini almasında İstanbul önemli bir rol üstlenmiştir. Seminerinde Osmanlı hakkında yanlış bilinen hususlar üzerinde duran Maksudoğlu, başta Osmanlı nın imparatorluk olarak anılmasının korkunç ve vahim bir hata olduğunu be-

17 16 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR lirttikten sonra bu nitelendirmenin kim ve kimler tarafından ortaya çıkarıldığına değinmiştir. Arkasından ise Osmanlıyı Osmanlı yapan temel yaklaşım, kavram ve kurumlar hakkında bilgiler aktaran Maksudoğlu için İstanbul, bir yönetim merkezi olarak önem arz etmektedir. İstanbul; Tarih ve Kültür adlı eserin son metni ise İstanbul Türkçesi isimli panelden elde edilmiştir. Panel, İstanbul Türkçesi üzerine çalışmış akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşmiştir. Bilindiği gibi Osmanlı, İstanbul u fethettikten hemen sonra şehirde bir kültür ve medeniyet inşa etmeye koyulmuştur. Bu nedenle de İstanbul a, Balkanlar dan ve Anadolu nun farklı yerlerinden kalifiye nüfus transfer edilmiştir. Yeni gelen bu kalifiye nüfus, şehre rengini vermiş, şehri imar etmenin yanında bir de kültür dili inşa etmiştir. Nitekim panelistlerden ilki olan Mustafa Kaçalin, konuşmasında özellikle bu hususa temas ederek, İstanbul un payitaht olması dolayısıyla imparatorluğun farklı yerlerinden üst seviyede kaliteli insanın İstanbul a geldiğine vurgu yapmıştır. Bu bağlamda imparatorluğun başkentinde konuşulan Türkçenin, Osmanlı nın standart Türkçesi olarak geliştiğine işaret etmiştir. İstanbul Türkçesinin ikinci panelisti ise Musa Duman olmuştur. Duman a göre İstanbul, coğrafi bir mekândır. Bu coğrafi mekân, 1453 te Türklerin olmuştur. Ancak Türkçe ondan evvel de var olan bir dildir. İstanbul ve çevresinde konuşulan dil, Türkçenin sadece ağızlarından biri olarak kabul edilebilir. Nitekim bugün Anadolu nun değişik bölgelerinde ve şehirlerinde kullanılan Türkçe, hem ses hem de kelime bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Konu hakkında görüşlerini ifade eden Hayati Develi ise İstanbul Türkçesinden ne kastedildiğinin önemine vurgu ya-

18 GİRİŞ \ 17 parak; aslında bu hususta bir kavram kargaşası olduğunun altını çizmiştir. Develi ye göre birkaç kuşaktır İstanbul da yaşayan insanların Biz eskiden böyle konuşmuyorduk! demelerindeki kasıt farklı konuşma tarzı, söz varlığı ve adab-ı muaşeret kuralları iken; Türk dili alanında çalışan araştırmacı ve akademisyenlerin kastettikleri şey, Türkçenin standart formu olmuştur. Panelin son konuşmacısı ise Eski İstanbul Beyefendisi denildiğinde akla gelebilecek kişilerin başında sayılan isimlerden Uğur Derman olmuştur. İstanbul Türkçesinin dilde sadeleşme akımlarıyla tahrip edilmeden evvelki halini bizatihi yaşayan Derman, sunumunu kendine has İstanbul Türkçesinin güzelliğiyle yapmıştır. Başta akademisyenler ve yazarlar olmak üzere Türkçenin yanlış kullanılmasından son derece rahatsız olduğunu dile getiren Derman a göre İstanbul Türkçesini korumanın yolu, okullarda eski edebiyatçılarımızın eserlerinin iyi bir şekilde okutulması ile Türkçenin doğru bir biçimde öğretilmesinden geçmektedir. İstanbul Dersleri adı altında gerçekleştirilen seminerler dizisi devam etmekte olup, ortaya çıkacak olan metinler serinin devamı olarak yayınlanacaktır.

19

20 BİR DÜNYA KENTİ OLARAK İSTANBUL VE MİMAR SİNAN \ 19 BİR DÜNYA KENTİ OLARAK İSTANBUL VE MİMAR SİNAN Suphi SAATÇİ * Giriş Bugün çok eskiden çalıştığım bir kurumdayım li yıllarda bu kurumda danışmanlık yapmıştım. Üye belediyelerin çevre envanterinin çıkarması üzere çalışan komisyonda görev almıştım. Fakat bugün görüyorum ki Birlik, çok gelişmiş, hoş bir hal almış. Gerçekten Marmara Bölgesi nin hatta Türkiye nin en çok üyeye sahip büyük bölgesel birliği haline gelmiş. Gayretlerinden dolayı kurum çalışanlarını tebrik ediyorum. Burada bulunduğumdan dolayı mutluluğumu ifade etmek istiyorum. Bir Dünya Kenti Olarak İstanbul Bugün sizlere İstanbul u anlatacağız. Bir dünya kenti olan İstanbul, önemli ve nadir bir konuma sahiptir. İstanbul stratejik derinliği olan bir dünya kentidir. Bu dünya kenti deyimi çok abartılı bir deyim değildir. Gerçekten eski dünyanın yani * Prof. Dr., Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Öğretim Üyesi

21 20 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR Amerika nın keşfinden önceki haritaya bakılırsa İstanbul, konum itibariyle dünyanın ortasına denk gelmektedir. Portekiz ile Japonya ve Güney Kutbu ile Kuzey Kutbu arasında İstanbul orta yerde bulunmaktadır. Üç kıtanın kavşak noktasında bulunan önemli bir şehirdir. Ayrıca batının doğusunda, doğunun da en batısında yer almaktadır. Farklı ve zengin medeniyete sahip iki deniz olan Karadeniz ve Akdeniz in kavşak noktasında ortak bir Marmara havzası üzerinde bulunmaktadır. İçinden deniz geçen başka şehir var mıdır dünyada? Bilemem ama bu da İstanbul a özgü bir kimlik kazandırmıştır. İstanbul un çok eski tarihi hakkında fazla bilgimiz yoktur. Özellikle fiziksel konum itibariyle şehircilik ve mimarlık yönünden kentin çok eskiden nasıl bir gelişim çizgisi izlediğini bilmiyoruz. Bize intikal eden en güçlü tez, İstanbul un fetihten önce, özellikle Bizans döneminde çok yoğun bir yerleşime sahip olmadığıdır. Bunun başlıca sebebi İstanbul un uzun yıllar saldırılara, akınlara ve değişik yönlerden işgal hareketlerine maruz kalmasıdır. İstanbul u vuran en büyük işgal dalgası, Haçlı ordusudur. İstanbul tarihinin en büyük en yıpratıcı yağmalanma dönemini, Haçlı ordusunun İstanbul a girdiği zaman yaşamıştır. Bizans döneminden kalan ve İstanbul da yer alan önemli yapılar vardır. Günümüzde de bunlar İstanbul un kimliğinde bulunan nirengi noktaları sayılır. Fatih in İstanbul u fethetmesinden önce Müslümanların İstanbul a yönelik saldırılarını ve büyük çabalarını hepimiz biliyoruz. Ancak dünya tarihinin önemli dönüm noktası olan fetih, Fatih Sultan Mehmet e müyesser olmuştur. Hatta peygamber efendimizin bir hadisinden de söz edilir: İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur. Fatih Sultan

22 BİR DÜNYA KENTİ OLARAK İSTANBUL VE MİMAR SİNAN \ 21 Mehmet in İstanbul un fethi projesi çok önceden başlamıştır. Hatta derler ki Akşemsettin ona fethin müjdesini vermiş. Ben bu iddiayı ciddiye almıyordum. Fakat sonra rahmetli tarihçi Osman Turan ın bir yazısını okudum. Diyor ki: Akşemsettin İstanbul un o tarihte fethini bilmiş çünkü Kuran-ı Kerim de beldetün tayyibe ibaresi var. Ebcet hesabıyla İstanbul fetih tarihini veriyor. Demek ki Akşemsettin Hoca buna dayanarak fetih müjdesini verebilmiştir. Daha önceden de İstanbul un fethi için Osmanlılar çok çaba harcamışlardır. Yıldırım Beyazıt ın Anadolu Hisarı nı yaptırması, ancak Timur problemiyle karşılaşınca bu fethin çok geciktiğini biliyoruz. Matrakçı Nasuh un minyatürlerinde 16. yüzyılda Galata nın yapılanmasını görüyoruz. Fethin üzerinden henüz 70 yıl geçmiş, ıssız Galata, Osmanlı tipi yapılarıyla süslenmiştir. Osmanlı yapıları hep kırmızı kiremit örtülü çatılarla diğer yapılardan ayrılıyor. Bizanslar daha değişik teknikte çatılar yapıyorlar. Fatih in İstanbul u almasıyla Osmanlı nın başkenti olan İstanbul bir dünya kenti olarak çok önemli ve hızlı imar hareketlerine sahne olmuştur. Dünya hâkimiyeti iddiasında olan bir gücün ona yakışan bir biçimde imar hareketlerini başlatması lazımdır. Bu düşünce ile ilk önemli külliye Fatih in de adını aldığı Fatih İlçesi ndedir. Geleneksel Türk kentinin fiziksel dokusunda meydan anlayışı yoktur. Avrupa kentlerinde görülen büyük meydanlara karşılık, geleneksel Türk şehirlerinde meydanların işlevini cami avluları görürdü. Çünkü camiler herkesin buluştuğu, sosyal konuların görüşüldüğü, müspet ilimlerin ve dini ilimlerin tahsil edildiği mekânlardı. Dolayısıyla çok büyük meydanlara ihtiyaç duyulmamıştır. Camilerin olduğu yerler ve avlusu da meydan kabul edilmiştir.

23 22 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR İstanbul un büyük yelkenli gemilerle önemli bir deniz ticaretine kavuştuğunu ve büyük bir donanmayla da dünya deniz hâkimiyetini elde ettiğini görüyoruz. Çünkü ancak donanmayla bir dünya kenti elde edilebilir. Deniz zenginlik, ticaret ve gelişme demektir. Denizler, medeniyetlerin temas etmesine, kültürlerin buluşmasına, geleneklerin tanışmasına imkân sağlayan önemli havzalardır. Birbiri ile örtüşen, birbirine kavuşan kültürlerden, yeni birleşimler, daha zengin sentezler doğar, yeni uygarlık ürünlerinin gelişmesine yol açar. Bunu da Osmanlılar çok iyi kullanmışlar. Her türlü zenginliği kapmışlar. Kendi kimliğini de inşa ederek. Yani hiçbir zaman etkilendiği akımların altında ezilmeden kendi yorumunu, bileşeni ortaya koyarak bir kültür oluşturmuşlar. Birçok otoritenin söylediği gibi İstanbul un, Mimar Sinan dan önce 15. yüzyılda tamamen Türk olan fiziki bir görünüşü yoktur. Anadolu nun mevcut Kastamonu, Tokat, Ankara, Erzurum ve Sivas gibi şehirleri kalenin içinde mahsur kalan yerlerdi. Selçukluların ve Osmanlıların gelişiyle kaleler önemini yitirmiştir. Türkler tarih boyunca kale inşa etmemişlerdir. Çünkü bizim ulusumuz kale içine tıkılıp kalan bir mizaca bir meşrebe sahip değil. İçindekini görmek için kale fethetmişlerdir. Rumeli Hisarı nda fetih amacı vardır. Çünkü bizim bütün atılım gücümüz fetihten kaynaklanıyor. İstanbul un fethi bile Osmanlıları yeni fetih ruhundan alıkoymamıştır. Bu nedenle akınlar devamlı batıya doğru devam etmiştir. Sarayburnu dünyanın yönetildiği merkezdi. Bizans da Osmanlı da buradan yönetmiştir. Sultanahmet te Osmanlı döneminde de eserler yapılmış. Bence bunlar günümüzdeki eserlerden çok daha kimlik sahibidir. Modern mimariye tutulduktan sonra doğru düzgün bir bina tipi ortaya koyamamışız. Sinan ın gündeme gelmesiy-

24 BİR DÜNYA KENTİ OLARAK İSTANBUL VE MİMAR SİNAN \ 23 le İstanbul da müthiş bir imar hareketi başlamıştır. Özellikle Sinan dönemi daha şanslı da bir dönemdi. Çünkü İstanbul fethedilmiş. Kent size teslim edilmiş. Devlet bütçesi tam takır hazır. Arkanızda destekçi Kanuni Sultan Süleyman var. Neredeyse dünya hâkimiyetini sağlamış. Sinan da Kayseri nin Ağırnas köyünde doğan ve Yavuz Selim döneminde devşirilerek İstanbul a getirilen Acemioğlan henüz. Orduda yetiştiriliyor. Aslında biz ordu millet biçimindeyiz. Eğitim, askerlik, birtakım meslekler dahi ordunun içinde. Hatta dikkat ederseniz en modern akımlar da bizim orduda başlamış. Mesela Avrupaî resim tarzı, Şeker Ahmet Paşa gibi ordu içindeki ressamlarla başlamış. En yeni devrimleri sürdürmüşlerdir. Sinan ın İstanbul u Sinan İstanbul a getirilmiş. Kendisinin de çocuk yaşlarında meraklı olduğu dülgerlik, marangozluk sanatında daha da ileri giderek, hatta erken yaşlarda seferlere katılmıştır. Van Gölü nde düşmandan haber almak için üç gemi inşa etmiş. Gemilerin kaptanlığını da kendisi yapmıştır. Bu, Sinan ın birçok yönde maharet sahibi olduğunu göstermektedir. Sinan ın önemli eserlerinden biri Eminönü nde olan Rüstem Paşa Camisi dir. Bu cami aslında ticari rantın çok yüksek olduğu bir yerde inşa edilmiştir. Rüstem Paşa da sadrazam olduğu için Sinan, onu burada cami yapmaktan vazgeçirememiştir anlaşılan. Yahut da onu kıramamıştır. Çünkü ticaret merkezinin tam ortasında, çarşının içinde cami yapmak ticari hayatın işlevi açısıdan yanlıştır. Sinan da en doğru çözümü bulmuş ve camiyi fevkani yapmıştır. Yani camiyi üste almış, altta yani zemin katta da hanlarla dükkânları yerleştirmiştir. Böylece hem ca-

25 24 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR miyi yapmış, hem de aşağıda ticaretin zengin biçimde sürdürebilmesine olanak sağlamıştır. Böylece çok başarılı bir tasarım ile Sinan, bir çözüm bulmuştur. Burada usta mimarın akılcı ve rasyonel yaklaşımı ilgi çekmektedir. Sinan, Mihrimah Sultan için Edirnekapı da önemli bir tasarıma sahip camiyi yapmıştır. Mihrimah için yaptığı ikinci önemli eser de Üsküdar daki İskele Camisi dir. Padişah dışında kimse bir minareden fazla yapamazdı. Fakat padişahın kızı için yapıldığından bir tek ona izin verilmiş. Bu camiye iki minare inşa edilmiştir. Sinan için çok büyük bir atılım merkezi kubbenin daha da büyümesi sonucu çıraklık eseri dediği Şehzade Camii nde kendisini göstermiştir. Bu cami Kanuni nin çok sevdiği oğlu Şehzade Mehmet in ölümü üzerine yapılmıştır. Kanuni bu camiyi görünce oğlum için istedim, Sinan bunu yaptı. Ben kendim için istesem ne yapar der. Bunun üzerine Sinan, Kanuni için Süleymaniye Külliyesi ni yapmıştır. Türk mimarlık tarihinin en büyük yapılar topluluğunu içine alan Süleymaniye muazzam bir şehircilik çalışmasının ürünüdür. Gerçekten bu dünya kentine yakışan en muhteşem külliyedir. İstanbul un kimliği ile bütünleşmiştir. İstanbul un simgesi olan bir külliyedir. Özellikle dört minarenin ikisini alçak ikisini yüksek tutmuş. Nereden bakarsanız bakın piramidal bir görüntü sağlamış. Yani perspektif açısından çok başarılı bir uygulama. Adeta kimine göre Erciyes i buraya yerleştirmiş, kimine göre muhteşem Süleyman ı burada bağdaş kurup oturtmuş. Çok önemli bir tasarım Mimari nedir? Boşluğu biçimlendirmek. Rahmetli Mimar Turgut Cansever in güzel bir sözü var: Mimarın görevi dünyayı güzelleştirmektir. İşte en güzel örneği Mimar Sinan dır. Paris için Notre Dame ne ise yahut Roma için Sen Pietro ne ise İstanbul için de Süleymaniye odur. Mimarlıkta okuyanlar

26 BİR DÜNYA KENTİ OLARAK İSTANBUL VE MİMAR SİNAN \ 25 bilirler. Cephe etüdü ne kadar zordur. Bu kadar büyük taş yapıyı sanki çöp üzerinde taşıyorlar. Havada bize sunuyor ki. Bunlar plastik oyunlarla çözülen çok büyük ustalık isteyen eserlerdir. Süleymaniye Camii, Kaynak Ama Osmanlılar maddi ve çok zengin bir uygarlık mirası bırakmışlardır. Bunun da en büyük merkezi İstanbul dur. Sinan İstanbul un su projesini de başarıyla çözmüştür. Mağlova Kemeri nden viyadükle İstanbul a su akıtmıştır. Yani bu bir viyadük, dereleri aşmak için köprü yapılmış. Belli bir yerde su alçağa düşünce onu dolaplarla yukarı havuzlara taşıttırmalı, bundan dolayı suyun çok hızlı akmaması lazımdır. Hızlı akarsa daha İstanbul a varmadan yerin dibine geçer. Bazı otoritelerin söylediğine göre Mimar Sinan ın mühendisliği mimarlığından daha üstündür. Bunu söylemek doğru değildir. Çünkü Sinan ın mimarlığı da, mühendisliği de mükemmeldir. Sinan ın Mağlova Kemeri dışında sekiz kemeri daha vardır. Hepsine 40 çeşme isale hattı diyoruz. 16. yüzyılda gerçekten İstanbul un su sorununa

27 26 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR çözüm bulmuş. Aşağı yukarı 120 dolayında çeşmeye su verilmiştir. Kanuni nin emriyle çeşmelerden uzak olan evlere sakalar kanalıyla yani su taşıyıcılarla sular ulaştırılmış. İTÜ de su mühendisi hocası rahmetli Kazım Çeçen vardı. Dünya çapında otoriteydi. Portekiz den Japonya ya kadar görmediğim su kemeri yok; ama Mağlova Kemeri hem estetik açıdan hem inşaat açısından en iyisi derdi. Sinan hiçbir şey yapmamış olsa bile bir tek Mağlova Kemeri ile dünya çapında bir isim olduğunu ispat etmektedir. Sinan da Ayasofya kompleksi yoktu. Zaten Sinan olmasaydı, Ayasofya günümüze gelemezdi. Padişah ın Ayasofya yı yıkılmaktan kurtarılsın diye Mimarbaşı na fermanı vardır. Dolayısıyla Ayasofya Sinan ın restorasyonu sonucu günümüze gelebilmiştir. Tabiî ki insan bir sanat eserinden etkilenebilir. Sinan da Ben dünyayı dolaştım. Gördüğüm eserlerden etkilendim. Bu eser neden yıkılmış, neden ayakta kalmış. Anlamaya çalıştım diyor. Sadece okumakla da olmuyor. Mimarlık sanatı görgüye de dayanır. Sinan ın yaptığı kubbe formu daireseldir. Kırık değildir. Kırık kubbe statiği kolaydır. Ama dairesel olan zordur. Sinan ın bütün kubbeleri daireseldir. Ayasofya da daireseldir. Ayrıca Sinan a gelene kadar kubbenin nerden geldiği ve nasıl geliştiğini biliyoruz. Sinan dan sonra da nasıl devam ettiğini biliyoruz. Ama Ayasofya kubbesi nerden gelmiş nereye gidiyor, Bizans kubbesinin varyantlarını bilmiyoruz. Ben Güzel Sanatlar Akademisi ne girmeden önce Yabancılara Göre Eski Türkler diye bir kitap okumuştum. O kitapta yabancı gezginler İstanbul u anlatıyor. Bir gezginin ifadesi dikkatimi çekmişti: Türkler o kadar iyi insanlar ki bütün leylekler sadece Türklerin çatısı üzerine yuva yapıyor. Leylekler, Müslüman olmayan azınlıkların evlerinin üzerine konmuyorlar. İçimden bu adam amma da abartmış dedim. Biraz abartılı gel-

28 BİR DÜNYA KENTİ OLARAK İSTANBUL VE MİMAR SİNAN \ 27 di bana. Mimarlık eğitimine başladım. İmar hukuku hocamız bize IV. Murat döneminden bir örnek verdi. Padişah diyor ki kendini bilmez birtakım gayrimüslimler evlerini Müslüman evlerinden daha yüksek yapmışlar. Bir kanun varmış yani. Müslüman evi yüksek olur, onlar bir kat aşağıda olur. Leylek de en yüksek yere konar. Onlarında da evleri alçak olduğu için oraya konmaz. Ben adamın yalan söylediğini düşünürken doğru çıktı. Yani bir imar disiplini var. Edmondo de Amicis 1874 te İstanbul a gelmiş. Sabah 6 ya doğru gemiyle gelirken kaptan herkesi güvertede toplamış. Kaptan Gelin şimdi bir manzara göreceksiniz, hayatınızda böyle manzara görmemişsinizdir diyor. Edmondo de Amicis de güverteden İstanbul u görünce böyle diyor: Krallar, prensler, o anda hepinize acıdım. Gemide bulunduğum yer sizin bütün hazinenize bedeldi ve İstanbul a bir bakışımı bile imparatorluğunuzun hazinesine değişmezdim. İşte İstanbul muhteşem, muazzam, ulu İstanbul, yaratana hamdolsun, yaratılmışa şan. Böyle bir güzelliği rüyamda bile görsem inanmazdım. Biz içinde yaşadığımız İstanbul u bunun kadar görmüyoruz galiba. Sonuç Yerine Peki, İstanbul a yeni bina yapılmayacak mı? Elbette ki yapılacaktır. İstinye Park olmasın mı? Olsun. Ama yabancılar İstinye Park ı görmeye gelmiyor. Tarihi yarımadayı görmeye geliyor. İstanbul için belediyelerimiz çok şeyler yapıyor yılında Fatih Belediyesi 850 sokağı yayalaştırdı. Bu güzel bir yaklaşımdır. O dönemleri yaşatacak tarzda güzergâhların oluşturulması gerekir. Kaçak inşaatların artık önlenmesi lazımdır. Mesela Sultanahmet in aşağı taraflarına inerseniz güzel çalışmaların

29 28 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR da olduğunu görürsünüz. Biraz bilime de kulak asmak gerekir. Eskinin yerine yeni yapmak yanlıştır. Modern bir havaalanımız tabi ki olsun. Tarihi yarımadaya biraz uzakta olsa ölür müsün yani. Şehirlerimizi otomotiv sanayine kurban etmişiz. İtalyanlar küçük sokaklar için küçük araba yaptılar. Biz geniş arabalar için büyük sokak açıyoruz. Bir ihtilal sonrası İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne asker bir paşa gelmişti. Ben surları yıkacağım dedi. Paşam bunlar ordumuzun zaferini dile getiren abidelerdir dedik. O zaman hepsini tamlayacağım dedi. O da ordu lafı üzerine bunu sahiplendi. Bu tavır doğru değil. Restorasyonda işlevini yitiren bir şeyi tamamen tamamlamak doğru değil. Bizimkiler surları tamamladılar. Buna gerek yok. Ama yıkılmasını önleyerek o dönemin hatıraları olarak durmalı. Batı da bizim bu yanlış adımlarımızı izliyor. Daha az müdahale ile aslına uygun bir şekilde yapılmalı. İstanbul da kendimi bildim bileli surlarla ilgili çalışmalar var. Aslında bir dünya şehri olarak İstanbul da yaşamak başlı başına bir büyük nimettir. Necip Fazıl Kısakürek İstanbul da yaşayanlar için ne güzel söylemiş: Güleni şöyle dursun ağlayanı bahtiyar.

30 İSTANBUL UN OLUŞ VE BOZULUŞ TARİHİ \ 29 İSTANBUL UN OLUŞ VE BOZULUŞ TARİHİ Beşir AYVAZOĞLU * Giriş Efendim, hepinizi saygıyla selamlıyor ve bu şehirde, İstanbul da yaşıyor olmanın bir şans ve imtiyaz olduğunu ifade ederek söze başlamak istiyorum. Çirkin çirkin yapılar, şehrin tarihî siluetini hızla değiştiren gökdelenler, önünüzde yere tüküren, çöplerini arabalarından dışarı atan görgüsüzler vb. canımı sıkıyor, moralimi bozuyor olsa da her şeye rağmen İstanbul da yaşadığımı düşünerek teselli buluyorum. Şurası bir gerçek: Ne kadar müdahale edilirse edilsin, ne kadar kirletilirse kirletilsin, İstanbul, hep İstanbul... İstanbul tarihi ve tabiatıyla öylesine zengin bir şehir ki, bütünüyle yok etmek imkânsız. Boğaz ı yok edebilirler mi? Ayasofya yı, Süleymaniye yi, Sultanahmet i yıkmaya güçleri yeter mi? Osmanlı nın bastığı damga olduğu gibi duruyor. Gökdelenler bir gün yıkılabilir, ama Süleymaniye ebediyete kadar ayakta kalacak, buna inanıyorum. İstanbul, Mevlânâ nın Mesnevi de anlattığı hikâyedeki file, bizler de onu tarife çalışan körlere benziyor, anlayabildiğimiz * Edebiyatçı, Yazar

31 30 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR kadarını yaşıyor ve anlatıyoruz. İstanbul bugün, dün anladığımız manada İstanbul değildir. Nüfusuyla, yüzölçümüyle devâsâ bir şehir, birçok Avrupa ülkesinden daha büyük ve idare edilmesi daha zor bir megapol. Bu büyüklükte bir şehri anlamak ve anlatmak, tarih, sosyoloji, psikoloji, antropoloji, siyaset bilimi, edebiyat, mimari, şehircilik gibi disiplinleri yardıma çağırmadan mümkün değil. Ben bu konuşmamda izninizle sadece Tarihî Yarımada dan, eskilerin Nefs-i İstanbul dedikleri asıl İstanbul dan, tarihî İstanbul dan ve onun kevn ü fesadından, yani oluşma ve bozulma tarihinden söz edeceğim. Nefs-i İstanbul: İlim, Sanat ve Kültür Merkezi Tarihî Yarımada çok eski bir yerleşim bölgesidir ve üst üste yığılmış, birbirini besleyen ve birbirinde devam eden kültürlere beşiklik etmiştir. Bu kültürler içinde, kendisinden öncekilere en saygılı davranan kültürün Osmanlı kültürü olduğu söylenebilir. İstanbul un fethinden kırk yıl sonra batıda Endülüs ün, yüz yıl sonra da kuzeyde Kazan ın başına gelenler bilinirse, Fatih in ve askerlerinin ne kadar hoşgörülü davrandıkları daha iyi anlaşılacaktır. Atalarımız, dinamik, pragmatist ve son derece rahat insanlardı; fethettikleri coğrafyalardaki kültürleri hiç komplekse kapılmadan temellük ederlerdi. Anadolu ya geldikten sonra da kendilerini Roma nın varisi olarak görmeye başladıkları, bu coğrafyaya Diyâr-ı Rûm, yani Roma demeye devam etmelerinden anlaşılmaktadır. O halde İstanbul un, dolayısıyla İmparatorluğun çok kültürlülüğü kaçınılamayan fiilî bir durum değil, şuurlu bir tercihti. Bu tercihin tabii bir sonucu olan Millet Sistemi, bütün azınlıklara kendi dillerini ve kültürlerini serbestçe yaşayıp koruma imkânı sağlamıştı. XVI.

32 İSTANBUL UN OLUŞ VE BOZULUŞ TARİHİ \ 31 yüzyılda bir Alman sefaret heyetiyle birlikte İstanbul a gelen Protestan teolog Stephan Gearlach ın Kanunî ye atfettiği sözler bu gerçeği ifade etmektedir: Çiçekler ne kadar çok renkli olursa o kadar güzeldir, İstanbul tabiattaki renk renk çiçekler gibidir, işte beyaz ve yeşil renkli sarıklarıyla Türkler ve Müslümanlar, beyaz, kırmızı, mavi karışımı serpuşlarıyla Ermeniler, mavi renkleriyle Rumlar, sarı serpuşlarıyla Yahudiler... Hepsi tabiattaki çiçekler gibi bin bir renk! Anadolu ve Rumeli de zaman içinde bütün bu renkleri dışlamadan ve boğmadan kuşatan, bütünüyle kendine has bir üst kültürün oluştuğu unutulmamalıdır. İç-Asya dan kopup gelen dinamik toplulukların yanlarında getirdiklerini burada bulduklarıyla harmanlayarak yarattıkları, Prof. Dr. Halil İnalcık ın prestij kültür dediği, ayrı ayrı kompartımanlar halinde yaşayan kültürleri zamanla birbirine benzeten ve referansı İslâm olan bir üst kültür... Halife unvanını da taşıyan bir hükümdarın, III. Selim in, Yahudi bir musikişinastan ders almakta sakınca görmediğini düşününüz. İstanbul un, dolayısıyla imparatorluğun asıl kimliğini belirleyen, yani III. Selim le Tanburî İsak Efendi yi bir arada, aynı nağmeleri terennüm ederken düşünmemizi sağlayan bu kültürdü. Türk musikisi kültürüne sahip biri, bir çırpıda onlarca Yahudi, Ermeni ve Rum bestekâr sayabilir. Bu bestekârların duygu dünyaları o kadar Osmanlıdır ki, isimleri zikredilmezse, eserlerinden azınlık bestekârları olduklarını anlamak imkânsızdır. Başta Fatih olmak üzere bütün Osmanlı hükümdarları ve çevreleri sanata özel bir ilgi gösterir, çıktıkları her seferden birçok sanatkârla birlikte döner, daha da önemlisi, bu sanatkârların din, mezhep ve etnik menşelerine bakmaz, hepsini himaye ederlerdi. Âşıkpaşazâde ye göre, Çelebi Mehmed

33 32 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR devrinde, Hacı İvaz Paşa çeşitli ülkelerden birçok sanatkârı Bursa ya getirtmişti. Şiire ve başta resim olmak üzere plastik sanatlara çok özel bir ilgi duyan Fatih de fetihten hemen sonra Anadolu ve Rumeli taraflarına fermanlar gönderip ashâb-ı sanâyi ve ehl-i hıref in İstanbul a gönderilmesini emretti. Büyük bir rekabet içinde olduğu Timurî kültür çevresinden de Ali Şir Nevaî ve Molla Abdurrahman Câmî gibi çok beğendiği ve mutlaka yanında görmek istediği şairler vardı. Onun seleflerinden de, haleflerinden de farkı aynı zamanda Batı resim ve heykeline ilgi göstermesiydi. II. Bayezid, resim ve heykeli babası kadar ciddiye almıyordu; fakat Amasya dan beraberinde getirdiği hocası Şeyh Hamdullah, hat sanatını Yakut el-mustasimî nin etkisinden kurtararak bir İstanbul sanatı haline getirdi. Yavuz Sultan Selim e gelince, Tebriz i aldığında Safevîler in nakkaşhanesindeki bütün değerli sanatkârlar İstanbul un yolunu tuttular. Fethedilen ülkelerden sanatçılarla birlikte taşınabilir sanat eserlerinin de İstanbul a getirildiğini unutmamak gerekir. Topkapı Sarayı nda bu yolla muazzam koleksiyonlar oluşmuştu. Hiç şüphesiz, Osmanlı sanat yorumunu ve İstanbul estetiğini besleyen kaynaklardan biri de bu göz kamaştırıcı koleksiyonlardı. Türk-İslâm dünyasının dört bir tarafından bu şekilde akan zengin bilgi ve kültür birikimi İstanbul da adeta imbikten geçirilip damıtıldıktan sonra tekrar Türk ve İslâm dünyasına yayılırdı. Osmanlı nın büyüklüğü, azameti ve gücü böyle bir ameliyeyi mümkün kılıyordu. Batılılaşma döneminde de durum pek değişmedi; bütün yeni modalar, fikir ve sanat akımları, imparatorluğun Avrupa ya en yakın bölgelerinden değil, İstanbul dan takip edilirdi. Barok tan Ampir e, Rokoko dan Art Nouveau ya kadar bütün sanat üslûplarının Osmanlı dün-

34 İSTANBUL UN OLUŞ VE BOZULUŞ TARİHİ \ 33 yasındaki en seçkin örnekleri İstanbul dadır. Kısacası, İstanbul, fetihten itibaren, yaklaşık olarak dört yüz elli yıl boyunca, sadece İmparatorluğun değil, bütün Türk ve İslâm dünyasının ilim, sanat ve kültür merkezi olmuştu. Fetih ten Sonra İstanbul ve Yeniden İhyası Dördüncü Haçlı Seferi sırasında akıl almaz derecede tahribata uğrayıp yağmalanan İstanbul, fetih öncesinde bütün kaynakları kurumuş ve nüfusu elli binlere kadar düşmüş bir şehirdi. Esasen Bizans, büyük yapıcılığını VII. yüzyıldan itibaren kaybetmeye başlamıştır. Büyük bir depremde hasar gören Ayasofya yı tamir edebilecek çapta mimar bulunmadığı için Edirne den Osmanlı mimarlarının davet edildiğine dair bir rivayet vardır. Genç Fatih, fethin ilk günlerinde şehri Ayasofya nın kubbesinden de incelemişti. Gördüğü devasa bir harabeden ibaretti; evet kendi askerleri de etrafa bir hayli zarar vermişlerdi, fakat bu tahribat öyle üç günlük yağma sırasında yapılacak cinsten değildi; her taraftan asırların köhnemişliği akıyordu. Açık sarnıçlar bostan olmuş, kilise harabelerine baykuşlar tünemişti. Çok uzun bir zamandan beri kullanılmayan Hipodrom un deprem artığı manzarasını, devrik sütunları ve iki yüz elli yıl önce Latinlerin yakıp yıktığı Büyük Saray ın duvar kalıntılarında taşları birbirinden ayırarak fışkırmış incir ağaçlarını görünce hüzünlenen genç hükümdarın dudakları arasından gayrı ihtiyari dökülen, Kisra nın köşkünde örümcek kapıcılık etmede, Afrâsiyâb ın kalesinde ise baykuş davul çalmadadır anlamındaki Farsça mısralar, fetih öncesi İstanbul u veciz bir biçimde özetliyordu:

35 34 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR Perdedâri mî-koned der tâk-ı Kisrâ ankebûd Bûm nevbet mîzened der kal a-i Efrâsiyab Fetih, doğrusu, çürüyen, insansızlaşan İstanbul için bir kurtuluştu. Nitekim şehir kısa sürede surların dışına taştı ve aşağı yukarı bir asır sonra 550 bin nüfuslu büyük bir şehir haline geldi. Ancak daha fazla kalabalıklaşmasına izin verilmeyecek; nüfus, gerekli tedbirler alınarak sabit tutulacaktı. Anadolu ve Rumeli nin çeşitli bölgelerinden insanlar getirilip imparatorluğun yeni başkentine yerleştirilmekle beraber beşerî dokusuna pek fazla müdahale edilmedi. Şehrin yerlileri dillerini konuşabilecek, inançlarını yaşayabileceklerdi. Fatih in Ayasofya ya gösterdiği özel itina, hem farklı inançlara gösterdiği saygıyı, hem de sanat eserlerine verdiği değeri ifade ediyordu. Muazzam bir zafer alayı ile Ayasofya ya geldiği gün, mozaikleri ganimet malıdır diye koparmakla meşgul bir yeniçeriyi Binalar benim malımdır, ne hakla onu bozuyorsun? diyerek asâsıyla vurup engellediği biliniyor. Bu iki yönlü itinanın başka bir anlamı daha vardı: İstanbul a, bir zamanlar taşıdığı Doğu yla Batı yı birleştirme fonksiyonunu yeniden kazandırmak. Bu birleşme sadece siyasî ve iktisadî değil, aynı zamanda kültürel bir anlam taşıyordu. Osmanlıların bu hedefe şuurlu olarak yöneldiklerini söylemek, abartmak değildir. Bizans ın abidevî eserleri bunun için korunmuş, birçok kilise, dış yüzleri Osmanlı üslûbunda koruyucu bir tabakayla kaplanarak bugünlere ulaştırılmıştır. İstanbul un benzersiz silueti, Fatih in Bizans ın en önemli kiliselerinden biri olan Havariyyun Kilisesi nin bulunduğu dördüncü tepenin üzerine yaptığı camiyle şekillenmeye başladı. Fatih Camii, İstanbul a artık yeni bir inancın, medeniyetin ve estetiğin hâkim olduğunu dünyaya ilan etmekle beraber, aynı zamanda bir sürekliliğe işaret ediyordu. Bu sürekliliği Tarihî Yarımada nın

36 İSTANBUL UN OLUŞ VE BOZULUŞ TARİHİ \ 35 başka bölgelerinde de görmek mümkündür. Mesela kuruluşundan beri şehrin ana arteri olan Mese Caddesi, Divanyolu adıyla aynı güzergâhı takip etmiştir. Hipodrom, bu kelimenin Türkçesi olan Atmeydanı adıyla asırlar boyunca aynı şekilde kullanılmıştır. Fetihten sonra, İstanbul un yeniden oluşumunda kültürel geçmişinin inkâr edilmediği söylenebilir. Ancak yeniden inşa sürecinde, dedelerimizin İslâmî anlayışa uygun olarak insan ölçeğini esas aldıkları ve Roma devri İstanbul una göre çok daha insanî bir şehir meydana getirdikleri muhakkaktır. Başta İstanbul olmak üzere, bütün Osmanlı şehirleri oluşurken, mesken mimarisinde daha çok ahşap ve kireç gibi dayanıksız malzemelerin niçin tercih edildiği yeterince tartışılmamıştır. Küçük Kıyamet denilen 1509 depreminde kârgir binaların çökmesi yüzünden ahşabın tercih edildiği söylenir. Elbette coğrafyanın sunduğu imkânları ve iklimi de hesaba katmak gerekir. Ancak bu tercihin arkasında İslamî ve tasavvufî bir duyarlığın varlığı da rahatlıkla iddia edilebilir. Kur an da Ad kavmine ve kazıklar sahibi Firavun a neler edildiğine dair anlatılanlar ve Siz her yüksek yere bir alâmet bina edip boş şeyle mi uğraşırsınız âyeti, Osmanlı şehirciliğinin estetik ilkelerinden birini verir. Şeddadî binalar yapmaktan bu sebeple kaçınılmış, özellikle mesken mimarisinde son derece mütevazı ölçüler tercih edilmiştir. Asırlarca dünyanın en güçlü imparatorlarını barındıran Topkapı Sarayı bile, Batılı kral ve derebeylerin saray ve şatoları yanında çok mütevazı durmaktadır. Devâsâ köşkler ve saraylar, hem dünyaya kazık kakma arzusu, hem de tabiattaki ilahî düzenin kudsiyetine müdahale olarak görülürdü. Taşlıcalı Yahya Bey in: Avn-i Fir avn ile Şeddadî binalar yapmazız mısraında, sözünü ettiğim âyetlere ve Osmanlı şehircilik anlayışına atıf vardır.

37 36 / İstanbul; TARİH VE KÜLTÜR Taş gibi sağlam bir malzemeyle ancak kalıcı değerler temsil edilebilir, cami ve medrese, imaret, hamam gibi hayra yönelik binalar yapılabilirdi. Allah ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evler, yani mabetler bütün güzellikleri bünyesinde toplamalıydı. Camiler âdeta bir güzellik deposu ydu; mimari, musiki, şiir, hitabet, hüsnühat, tezyinat, taş oymacılığı, çinicilik, sedef kakmacılık, kündekârî, kalemişi, renkli cam sanatı, halıcılık vb. camide bir araya gelir ve birbirini tamamlardı. Merkezî noktalarda camii, medresesi, sıbyan mektebi, imareti vb. ile bir mimari kompleks olarak tasarlanan külliyeler, İstanbul un ayırıcı özelliğini teşkil ediyor, oluşma yönünü ve siluetini belirlediği şehri fizikî olarak da tanımlıyordu. Özellikle selâtin camilerinin iç ve dış avluları, aynı zamanda büyük meydanlar olarak kullanılmaya müsaitti. Herbiri bir odak noktası haline gelen bu camilerin çevrelerinde günlük hayatın şartlarına göre kısa aralıklarla yenilenen sokaklar ve mahalleler şekillenirdi. Her neslin kendi şehrini bir bakıma yeniden inşa ettiği de söylenebilir. Hiçbir nesil, kendisinden önceki neslin zevklerine ve ihtiyaçlarına göre belirlenmiş bir şehirde yaşamak zorunda değildi. Sahnenin Dışındakiler adlı romanındaki şu cümleler, bu gerçeğin Ahmet Hamdi Tanpınar ın da dikkatinden kaçmadığını göstermektedir: İstanbul mahalleleri yirmi otuz senede bir çehre değiştire değiştire yaşarlar ve günün birinde park, bulvar, yol, sadece yangın yeri, hâli arsa, geleceğe ait çok zengin ve iç açıcı bir proje olmak üzere birdenbire kaybolurlar. Dedelerimiz ahşap ev denen şeyi icat ettikleri gün bir imkânı bize hazırlamışlardır. XX. yüzyılın en büyük şehirci ve mimarlarından sayılan Le Corbusier nin bu gerçeği fark ettiği şu notlarından anlaşılmaktadır:

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ

LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ Y Ü Z LE ŞM E LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ 17 26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan tanbul daki tarihi güzelliklerin değerine değer

Detaylı

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim

Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim İSTANBUL YEDİ TEPE Günümüzde 1. tepede Topkapı Sarayı, 2. tepede Nuruosmaniye Camisi, 3. tepede Süleymaniye Camisi, 4. tepede Fatih Camisi, 5. tepede Yavuz Sultan Selim Camisi, 6. tepede Mihrimah Sultan

Detaylı

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.

Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis

Detaylı

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ

MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ MİMARİ RESTORASYON ÖĞRENCİLERİ EĞİTİM GEZİSİ Maltepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı olarak 01 Kasım 2013 Cuma günü Koruma Kuramı ve Geleneksel Yapı Bilgisi I dersleri kapsamında

Detaylı

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ

TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ TUR 1 - ĠSTANBUL KLASĠKLERĠ Yarım Gün Yemeksiz Sabah Turu Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları nın yönetildiği, Tarihi Yarımada nın kalbi olan Sultanahmet Meydanı. İmparator Justinian tarafından 6. yüzyılda

Detaylı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................

Detaylı

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ

SELANİK AYASOFYA CAMİSİ SELANİK AYASOFYA CAMİSİ BAKİ SARI SAKAL SELANİK AYASOFYA CAMİSİ Aya Sofya (Azize Sofya) tapınağı Selanik in merkezinde, Ayasofya ve Ermou sokaklarının kesiştiği noktadadır. Kutsal İsa ya, Tanrının gerçek

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ :

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ : KISA TARİHÇE : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarihten getirdiği vizyon ve misyonu ile yoğun gayretler sonunda hazırlıklarını tamamlayıp İstanbul Üsküdar daki kampüsünde eğitim-öğretim hayatına

Detaylı

SANAT TARİHİ SANAT TARİHİ NEDİR? Sanat Tarihi, geçmişte varlık göstermiş uygarlıkların ortaya koyduğu her tür taşınır ve taşınmaz maddi kültür varlıklarını inceleyen bir bilim dalıdır. Güzel Sanatlar ve

Detaylı

Mimar Sinan ve İstanbul un Silueti Prof. Dr. Suphi SAATÇİ

Mimar Sinan ve İstanbul un Silueti Prof. Dr. Suphi SAATÇİ Mimar Sinan ve İstanbul un Silueti Prof. Dr. Suphi SAATÇİ Mimar Sinan ın Hayatı Türk mimarlık ve sanat tarihinin en büyük simalarından biri olan Mimar Sinan ın 16. yüzyılın başlarında doğduğu tahmin ediliyor.

Detaylı

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n

İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI. restorasy n A Ç I L I Ş L A R A Ç I L I Ş L A R A PERTEVNİYAL VALİDE SULTAN CAMİİ İBADETE AÇILDI İstanbul-Aksaray daki meydanı süsleyen, eklektik üslubun en güzel örneklerinden birini oluşturan Pertevniyal Valide

Detaylı

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan

MİMAR SİNAN. Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat. Mimar Sinan MİMAR SİNAN Hazırlayan : Doç. Dr. Yavuz Unat Mimarlık tarihinin en büyük mimarlarından birisidir. Koca Sinan olarak tanınan Mimar Sinan 1489 da Kayseri nin Gesi bucağının Ağırnas köyünde doğdu. Çocukluğu

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Hanları - Kervansarayları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Hanları - Kervansarayları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Hanları ve Kervansarayları............... 4 0.1.1 Rüstempaşa Kervansarayı................

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

2. İstanbul Boğazı 31 kilometre uzunluğundadır. 3. İstanbul Boğazı Asya ve Avrupa yı birbirinden ayırır. 4. İstanbul Boğazını turistler çok severler.

2. İstanbul Boğazı 31 kilometre uzunluğundadır. 3. İstanbul Boğazı Asya ve Avrupa yı birbirinden ayırır. 4. İstanbul Boğazını turistler çok severler. İstanbul Boğazı İstanbul Boğazı Karadeniz ve Marmara Denizi ni birbirine bağlar. Asya ve Avrupa kıtalarını birbirinden ayırır. İstanbul u da ikiye böler. Uzunluğu 31 kilometredir. Genişliği ise 700 metre

Detaylı

İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ

İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ İZMİR BALÇOVA ANADOLU LİSESİ İSTANBUL ÜNİVERSİTE TANITIM VE KÜLTÜR GEZİSİ 3 GÜN 2 GECE 23-27 NİSAN 2014 İSTANBUL "Orada, Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

İstanbul üzerine çalışan bir üniversite kurulmalı

İstanbul üzerine çalışan bir üniversite kurulmalı On5yirmi5.com İstanbul üzerine çalışan bir üniversite kurulmalı Prof. Dr. Recep Bozlağan la, İstanbul 2053 Vizyonu adlı kitabı üzerine konuştuk. Prof. Dr. Recep Bozlağan bu sohbetimizde bize İstanbul'un

Detaylı

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti

HALFETİ İLÇEMİZ. Halfeti HALFETİ İLÇEMİZ Halfeti Şanlıurfa merkez ilçesine 112 km mesafede olan ilçenin yüzölçümü 646 km² dir. İlçe; 3 belediye, 1 bucak, 36 köy ve 23 mezradan oluşmaktadır. Batısında Gaziantep iline bağlı Araban,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: MEHMET SAİT ŞAHİNALP Doğum Tarihi: 21. 04. 1973 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Coğrafya Öğretmenliği Marmara Üniversitesi 1992-1996

Detaylı

SÜLEYMANİYE YENİLEME ALANI, 2. BÖLGE, 562 ADA, 11 PARSEL RESTİTÜSYON AÇIKLAMA RAPORU

SÜLEYMANİYE YENİLEME ALANI, 2. BÖLGE, 562 ADA, 11 PARSEL RESTİTÜSYON AÇIKLAMA RAPORU SÜLEYMANİYE YENİLEME ALANI, 2. BÖLGE, 562 ADA, 11 PARSEL RESTİTÜSYON AÇIKLAMA RAPORU SÜLEYMANİYE MAHALLESİ PAFTA NO:131 562 ADA 11 PARSEL Küçük Dolap Sokak Kapı No:2 MEVCUT DURUM: Süleymaniye yenileme

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

OSMANLI ARAŞTIRMALARI

OSMANLI ARAŞTIRMALARI SAYI 38 2011 OSMANLI ARAŞTIRMALARI THE JOURNAL OF OTTOMAN STUDIES Kitâbiyat saraya mensûbiyet dönemini veya saraya sunduğu eserleri dolayısıyla sarayla olan bağlantısının ne oranda sürdüğünü/sürekli olduğunu

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

XVII. ERMCO KONGRESİ

XVII. ERMCO KONGRESİ XVII. ERMCO KONGRESİ İSTANBUL TurkİYE XVII. ERMCO KONGRESİ İLK DUYURU 4-5 Haziran 2015 Askeri Müze, İstanbul - Türkiye 1995 yılında İstanbul da başarıyla gerçekleştirilen kongreden sonra, XVII. ERMCO Kongresi

Detaylı

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması Surre-i Hümâyun Altınoluk Surre Alayının Güzergâhları Surre Alayının Güvenliği Surre Alayının Yola Çıkması Surrenin Vapur ve Trenle Yollanması Surre Alayının Dönüşü Kaynakça Surre Alayı Surre-i Hümâyun

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Mimar Sinan'ın Eserleri

Mimar Sinan'ın Eserleri Mimar Sinan'ın Eserleri Osmanlı padişahları I. Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapan Mimar Sinan, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınmıştır. İşte Mimar

Detaylı

İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ

İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ İZMİR VE FAYTON; BİR KİMLİK İMGESİ ATAY, Çınar, KIRAÇ, Suna İnan. 19.yy İzmir Fotoğrafları Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Ens. Yayını. s.93 (1997) HAZIRLAYAN: SENEM ÖZGÖNÜL Kasım 2007 İZMİR VE FAYTON;

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ (İSHAK PAŞA CAMİSİ) Selanik Alaca İmaret Camisi Alaca İmaret Camisi Selanik şehir merkezinin kuzey bölümünde bulunmaktadır. Aziz Dimitris

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE Bodrum Hilmi Uran Meydanı nda uzun bir süre Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan ve geçtiğimiz yıl, 1960 lı yıllarda sonradan eklenen kısımları

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI. IRAK İŞ ve İNCELEME GEZİSİ RAPORU 29-30 HAZİRAN 2010. Hazırlayan: Reşat Uğur Karacan Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü - Uzman

İZMİR TİCARET ODASI. IRAK İŞ ve İNCELEME GEZİSİ RAPORU 29-30 HAZİRAN 2010. Hazırlayan: Reşat Uğur Karacan Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü - Uzman İZMİR TİCARET ODASI IRAK İŞ ve İNCELEME GEZİSİ RAPORU 29-30 HAZİRAN 2010 Hazırlayan: Reşat Uğur Karacan Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü - Uzman Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Sayın Zafer Çağlayan

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

RESTORASYON ÇALIŞMALARI

RESTORASYON ÇALIŞMALARI VAKIFLAR İSTANBUL I. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI RESTORASYON ÇALIŞMALARI (01.01.2011 Tarihi İtibari ile) restorasy n 175 restorasy n 175 RESTORASYONU TAMAMLANAN ESERLER (2004-2010) S.NO İLİ İLÇESİ TAŞINMAZ

Detaylı

- 61 - Muhteşem Pullu

- 61 - Muhteşem Pullu Asaf Bey Çıkmazı Kabaltısı Sancak Mahallesindedir. Örtüsü sivri tonozludur. Sivri kemerle güneye ve ahşap-beton sundurmalı sivri kemerle kuzeye açılır. Üzerinde kesme ve moloz taşlardan yapılmış bir ev

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/ MUSTAFA DİĞLER ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 Adres : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ RESİM- İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI 6800 AKSARAY Telefon

Detaylı

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR...

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR... YAŞAM MUTLU BİR SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN ÜZERİNDE YÜKSELİR... İnşaat dünyası yeni bir vizyonla tanışıyor. Bu bir yaşam ve gelecek vizyonu. Bu vizyonun geçmişinde güç, temelinde güven var. İş dünyasının ve Türkiye

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012

Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012 Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012 AMAÇ & KAPSAM ERA Research & Consultancy tarafından gerçekleştirilen araştırmanın ana amacı, Türkiye de yaşanılan şehirlere ilişkin şehir güzelleştirme

Detaylı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı Amaç Yerel Yönetimler sertifika programının düzenleniş amacı yaklaşan 2014

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye Zehra Aydüz, 1971 Balıkesir de doğdu. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü nü bitirdi. Özel kurumlarda Tarih öğretmenliği yaptı. Evli ve üç çocuk annesi olan yazarın çeşitli dergilerde yazıları

Detaylı

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Tarih / Terra Cotta Savaşçıları, Çin Halk Cumhuriyeti Kitap / Türkan Röportaj / Doç. Dr. Okan Gülbahar El Sanatları / Geleneksel

Detaylı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı

SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir

AR&GE BÜLTEN. Kültür Turizmi ve İzmir Kültür Turizmi ve İzmir Ümit ÇİÇEK Ege Bölgesi, Anadolu nun batısında, tarihin akışı içerisinde birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış, suyun hayat verdiği nehirleri ile bereketli ovalara sahip bir

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ

TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ TÜRKİYE DE MÜZECİLİK VE MÜZECİLİK TARİHİ Müze Nedir? Sanat ve bilim eserlerinin veya sanat ve bilime yarayan nesnelerin saklandığı, halka gösterilmek için sergilendiği yer veya yapılara müze denir. Müzeler,

Detaylı

Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler

Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler Tarihi Yarımada yı İnci Gibi Süsleyen Camiler 95 Sur içi Camisi Tek Kitapta! İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., İstanbul un tarihsel ve mimari açıdan en zengin bölgesi Sur içini inci gibi süsleyen

Detaylı

İstanbul un 100 Hamamı

İstanbul un 100 Hamamı Osmanlı nın Berrak Bakiyeleri İstanbul un 100 Hamamı Yayında! Osmanlı da Kuşluk Hamamı neye denirdi? Dinlere göre hamam farkı var mıydı? Erkekler kahvehaneye, kadınlar hamama mı giderdi? Hamamlarda sosyal

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız.

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız. 4 ANKARA ÜNİVERSİTESİ Devlet ANKARA Dil ve Tarih Coğrafya Fak. Antropoloji TM-3 325,416 283,745 57 218.000 4 MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ Devlet BURDUR Fen-Edebiyat Fak. Antropoloji TM-3 289,322 243,240

Detaylı

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER

SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER SİVEREK'TE TARİHİ ESERLER VE CAMİLER» Genel Bilgi» Ulu Camii» Gülabibey Camii» Sulu Camii» Haliliye Camii» Eski Hükümet Konağı ve Gazipaşa İlkokulu» Yeraltı Hamamı» Abdalağa Hamamı» Hanlar» Serap Çeşmesi...»

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ :

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ : KISA TARİHÇE : Plato Meslek Yüksek Okulu sanat, medya ve tasarım alanlarında nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla sanatçı, iş adamı ve akademisyenler tarafından kurulmuştur. Plato Meslek Yüksek

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

2. Gün 30/10/2016 Tebriz Sabah kahvaltımızın ardından tam günlük turumuza başlıyoruz ve 1958 tarihinde kurulmuş ve üç büyük salon, bahçe, ofis

2. Gün 30/10/2016 Tebriz Sabah kahvaltımızın ardından tam günlük turumuza başlıyoruz ve 1958 tarihinde kurulmuş ve üç büyük salon, bahçe, ofis İran Turu Geniş topraklarının binlerce yıllık geçmişi sizi insanlık tarihinin bir retrospektifine çağırıyor... Kültürel ve siyasal değişimler bir tarih kitabının en kapsamlı içeriğini oluşturur cinsten...

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304

şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 şehir tanıtımı İLKBAHAR 2015 SAYI: 304 56 57 Tarih, kültür ve masal şehri: Prag BU YIL 16. EFORT KONGRESİ NE ÇEK CUMHURİYETİ NİN BAŞKENTİ PRAG EV SAHİPLİĞİ YAPACAK. 27-29 MAYIS 2015 TARİHİNDE YAPILACAK

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Bâlî Paþa Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul

Bâlî Paþa Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul 191 Camii minaresi Camii, Ýstanbul un Fatih ilçesinde, Hýrka-i Þerif civarýnda, Hüsrev Paþa Türbesi yakýnýnda, caddesi, Hoca Efendi sokaðýnda bulunmaktadýr. Bu camiin bânîsi, Sultan Ýkinci Bayezid in veziri

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Yeni Yerler keşfetmek lazım

Yeni Yerler keşfetmek lazım Yeni Yerler keşfetmek lazım Dans, Eğlence Diyorsanız! Rio Sizi Bekliyor Rio Hakkında Rio de Janeiro, Brezilya'nın 26 eyaletinden birisinin başkenti ve Brezilya'nın en büyük ikinci kentidir. Ekvatoral iklimin

Detaylı

Afyon Zirvesi'ne davetlisiniz!

Afyon Zirvesi'ne davetlisiniz! Afyon Zirvesi'ne davetlisiniz! Tarih : 1-2 Kasim 2014 (Cumartesi-Pazar) Yer : İKBAL TERMAL Otel, Afyonkarahisar Lütfen Cevap Veriniz (LCV) : Niltur Görevlisi : İlker Datoğlu, e-mail : ilker@niltur.com,

Detaylı

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ Kaşgar dan Endülüs e TÜRK - İSLAM ŞEHİRLERİ Uluslararası Şiir ve Nesir Yarışması ŞEHİR VE EDEBİYAT ÖDÜLLÜ www.tdmmb.org.tr YARIŞMAYI AÇAN KURULUŞLAR Türk Dünyası

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı