TARTIŞMA PLATFORMU / DISCUSSION PLATFORM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TARTIŞMA PLATFORMU / DISCUSSION PLATFORM"

Transkript

1 TARTIŞMA PLATFORMU / DISCUSSION PLATFORM Türkiye nin Demokratikleşmesinin Yolu Ordunun Profesyonelleşmesinden Geçiyor Olabilir mi? Çağrı TANYOLF Almanya nın 1 Temmuz 2011 den itibaren zorunlu askerliği kaldırmasıyla Türkiye, Avrupa da bu uygulamaya sürdüren çok az sayıda ülkeden biri olarak kalacaktır. Soğuk Savaş sonrasında Avrupa da birçok ülke zorunlu askerliği bitirme kararı almıştır. Bunların bazıları zorunlu askerliği yasal olarak bitirmeyi seçerken, bazıları ihtiyaç olmaması nedeniyle geçici olarak dondurmuşlardır. Belçika (1994), Bosna-Hersek (2006), Bulgaristan (2008), Hırvatistan (2008), Macaristan (2004), Romanya (2007), İspanya (2001) yasal olarak zorunlu askerliği kaldırmış ülkelerdir. Fransa (2001) Litvanya (2008) Hollanda (1997) ise askere almayı dondurmuş durumdadırlar. Bu yılın temmuzundan itibaren Almanya da bu ikinci gruba dahil olacak. Peki zorunlu askerlikte Türkiye ye eşlik eden hangi ülkeler kalmıştır? Bu listede, İkinci Dünya Savaşı nda Sovyetler i püskürtmekle gurur duyan Finlandiyalıları, Avusturyalıları ve kanton biçimindeki doğrudan demokrasileri ve tarafsızlığıyla ünlü İsviçre yi görmekteyiz. Ancak bu üç ülkede de askerlik hizmetinin sivil sektörde yerine getirilmesi mümkündür. Zaten çok yakında zorunlu hizmeti bütünüyle kaldıracak olan Almanya da da durum böyleydi. Geriye bu konuda henüz bir girişimi olmayan Yunanistan ve bu konuda (halktan gelen baskılara rağmen) bir karar vermeyi 2014 de kadar ertelemiş Ukrayna kalmıştır. Son derece hantal devlet yapısıyla borç içinde kıvranan ama reform yapmakta da ağır davranan Yunanistan dan benzer bir hareket görüp görmeyeceğimizi henüz bilemiyoruz. Modern savaşta teknolojinin artan önemi, 20. yy savaşlarından farklı olarak tüm halkın piyade olarak savaşa hazır olması ihtiyacını azaltmış bulunuyor. Soğuk Savaş ın bitişi ve büyük güçler arasında uzun süreli bir savaş ihtimalinin azalması nedeniyle hükümetlerin zorunlu askerliği kaldırdıklarını düşünmek yanlış olmaz. 20 Nisan 2011 de Wall Street Journal da çıkan bir yazıda Richard Boudreaux, Rusya nın profesyonel orduya geçişte ne kadar zorlandığını ortaya koymuştur. University of Maryland - Sosyoloji Doktora Adayı

2 Rus ordusunda, üstlerinin yolsuzluklarından şikayetçi olan erlerin, askerlik hizmetleri sürerken, zorlama ile profesyonel orduya katılma kontratları imzalatıldıklarını anlatıyor Boudreaux. Yani orduda profesyonelleşmeye gitmek isteyen Rusya, pazar mekanizmalarını kullanmak yerine vatandaşlarını zorlamayı deniyor. Sonuç Boudreaux nun anlattığına göre şimdilik hüsran. Öyle ki Rusya, Gürcistan a müdahalesinde yine mecburi hizmetlerini yapan erleri kullanmak durumunda kalmıştır. İşin ekonomik yönü demokratik yönünü yakından ilgilendiriyor. Rusya nın, profesyonel orduya geçişi zorlama yöntemlerle yapmaya çalışmasının nedeni, devletin gençleri profesyonel asker olmaya teşvik edecek maaşları verecek durumda olmamasıdır. Tarih profesyonel orduların mutlu tutulmadıklarında ne kadar tehlikeli kurumlar olabileceklerini defalarca kanıtlamıştır. Osmanlı da yeniçerinin elde ettiği siyasi güç buna iyi bir örnektir. Amatör halk orduları bir yönüyle, halktan kopuk ve kendi çıkarlarını savunan profesyonel ordulara ve diktatöryal parti rejimlerine karşı bir önlem olarak görülebilirler. Örneğin İkinci Dünya Savaşı ndan önce Almanya da Prusya geleneğinin aksine, bir zorunlu askerlik sistemi olsaydı Naziler in yükselişi mümkün olmayabilirdi. Türkiye gibi demokrasisi tam oturmamış bir ülkede, özellikle diktatörlük riski, profesyonel orduya karşı bir argüman olarak görülebilir. Milliyetçiliğin yükselen bir güç olduğu 19. yüzyılda, zorunlu askerlik hizmeti, milleti bütünleştirici bir ideolojik alet olarak kullanılmıştır. Ancak 21. yüzyılın başında ideolojik bir araç olarak orduya ihtiyaç var mıdır? Sanayi devriminin kırsal kesimleri şehirlere sürdüğü yıllarda Avrupa toplumlarının eğitim seviyeleri düşük ve kır kökenlilerin, göç ettikleri şehirlere ve daha genel olarak milletlerine olan bağlılıkları zayıftı. Bu nedenle 19. yüzyıl sosyalist ve milliyetçi hareketlerin mücadeleleriyle geçmiştir. Böyle bir dönemde ordular kurum olarak milliyetçiliği beslemiştir. 21. yüzyılın başında ise yıllarca süren zorunlu eğitim ve gelişmiş medya araçları ordunun ideolojik rolünü gereksiz hale getirmektedir. Zorunlu askerliğin terk edilişinin bir diğer nedeni de değişen savaş koşullarıdır. Bugünün ileri teknoloji kullanımını gerektiren savaşları için altı aylık ya da bir yıllık askerlik eğitimi, askerleri savaşa hazırlamak için yeterli değildir. Amerikan ordusuna yazılanlar 4 er yıllık kontratlar imzalamaktalar ve ortalama Amerikan askerinin hizmet süresi şu anda altı yıl kadardır. Britanya ordusunun askerlerinin hizmet süresi biraz daha kısa olsa da ortalama üç senenin üzerindedir. Değişen bir başka savaş koşulu da savaşların hızıyla ilgilidir. İkinci Dünya Savaşı nda cephelere ulaşmak günlerce sürerken, 1967 de, İsrail-Arap Savaşı nda altı günde otuz bine yakın asker hayatlarını kaybetmiştir. Amerika nın çok üstün güçle savaştığı Afganistan ve Irak savaşlarının askeri harekat kısımları hızla bitmiş ve savaş asimetrik savaşa dönüşmüştür. Sonrasında ise, Amerikan askerleri klasik anlamda savaşmaktan çok polislik yapmaya başlamışlardır. Demokratik toplumlar açısından zorunlu askerlik aynı zamanda bireyler üzerinde bir baskı olarak görülebilir. Zaten Avrupa da ve Amerika da pasifist hare- 160

3 ketlerin askerliğe ve savaşa karşı çıktığını ve devletin bu konudaki zorlamasıyla birçok defa çatıştığını biliyoruz. Örneğin ABD de vicdani retçiler dini ya da ahlaki nedenler göstererek askere gitmeyi reddedebilmekteler. Doğal olarak, ABD nin Vietnam Savaşı ndan beri profesyonelleşen ordusu göz önünde bulundurulursa bunun bir önemi kalmamıştır. Zorunlu askerlik konusunda liberteryen ABD milletvekili Ron Paul: Zorunlu askerlik hatalı bir şekilde vatanseverlikle ilişkilendirilir ama bu yanlıştır; aksine zorunlu askerlik köleliği temsil eder, demiştir. Dördüncü olarak zorunlu askerliğin ekonomik olarak savunulması zorlaşmıştır. Makro ekonomideki silah mı ekmek mi? (guns vs. butter) modelinde, ekonomilerin savunmaya ne kadar çok işgücü ayırırlarsa sivil üretimde o kadar kayıp yaşadıkları söylenir. Zorunlu askerlik üretimde büyük bir işgücü kaybına neden olabilmektedir. Bu yüzden 2010 yılında eski Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ın profesyonel orduya karşı yaptığı açıklamayı kuşkuyla karşılamak gerekir. Büyükanıt yaptığı konuşmada, profesyonel ordunun bir bütçe sorunu olduğunu ve profesyonel ordunun masrafının karşılanması için askeri bütçenin iki katına çıkarılması gerektiğini söylemişti. Bu rakamın doğru olduğunu düşünürsek bile, Türkiye de milyonlarca erkeğin zorunlu olarak yaptığı askerliğin çalışma zamanından ne kadar kayba neden olduğunu bilemiyoruz. Kuşkusuz genç işsizliğinin çok yüksek olduğu Türkiye de birçok genç, askerliği işten ayrılarak yapmamaktadır. Ancak bunun daha ince hesaplarını yapmak ekonomistlerin görevi olmalıdır. Türkiye de Profesyonel Ordu Gereksinimi ve Demokrasi Türkiye de zorunlu askerliğin kaldırılması gerek ekonomik gerek siyasal gerekse askeri nedenlerden bir zorunluluk haline gelmiştir. Ekonomik nedenlerden başlarsak Türkiye nin gelişen ekonomisinin öncelikli olarak profesyonelleşmeyi daha mümkün kıldığını söyleyebiliriz. Devletlerin tarihinde, devletin halklardan vergi toplamada iki farklı yöntem kullandığını görüyoruz. Bunlardan birincisi, zengin devletlerin pazar mekanizmalarını kullanarak aldığı vergilerdir. İkincisi ise, para ekonomisinin tam olarak oturmadığı topraklarda devletin hizmet olarak topladığı vergilerdir. Zorunlu askerlik hizmeti ikinci tip vergiye girmektedir. Bu açıdan baktığımızda ekonomik zenginlik olarak Batı Avrupa nın gerisinde kalan Türkiye, Ukrayna, Rusya gibi devletlerin halen genç erkekleri zorla askere alıyor olması çok şaşırtıcı değildir. Ancak, son derece hızla şehirleşen günümüz dünyasında pazar ekonomisi her noktaya yayılmış ve vergiyi hizmet olarak toplamayı avantaj olmaktan çıkarmıştır. Bundan daha da önemlisi ekonomistler, OECD ülkeleri içerisinde zorunlu askerliğin 1960 ve 2000 yılları arasında ortalama yüzde 0,25 lik bir büyüme kaybına yol açtığını hesaplamaktalar. Kuşkusuz Türkiye, özellikle bu yılların başlarında bir tarım toplumu olarak zorunlu askerlikten böyle bir ekonomik kayba uğramamış olabilir. Ancak 2011 yılında bu durum değişmiştir. Yüzde 70 oranında şehirleşmiş bir ülke olan Türkiye de, genç erkeklerin pazar ekonomisi içe- 161

4 risinde eğitim ve deneyimlerini en hızlı artırabilecekleri yaşlarda, kariyerlerine katkı sağlamayacak bir hizmetin yarattığı kayıp çok artmıştır. Eğer Türkiye nin amacı gelişmişlikte (ki bu Cumhuriyet in kuruluş amaçlarındandır) en ileri ülkeleri yakalamaksa, zorunlu askerliğin yarattığı üretim kaybına tahammülü olup olmadığı tartışılmalıdır. Türkiye de binlerce gencin askerliğe gidişlerini ertelemek için şöyle ya da böyle eğitimlerini uzattıklarını biliyoruz. Rusya da askerlik çağındaki gençlerin yüzde 80 inin askerlikten kaçmak için sahte sağlık raporları aldıklarını ve yerel memurlara rüşvet verdiklerini de. Türkiye de de buna benzer tepkilerle karşılaşıyoruz. Bunun Türkiye ekonomisinde yarattığı zararın yanı sıra vatandaş ve devlet arasındaki bağı nasıl etkilediğinin üzerinde düşünülmelidir. Siyasal açıdan zorunlu askerliğin etkileri biraz daha karmaşık bir konudur. ABD de Irak ve Afganistan savaşlarının haksız savaşlar olduğunun düşünülmesi ve G.W. Bush hükümetinin bu savaşlara son derece hızla karar vermesi savaş karşıtlarını profesyonel orduyu sorgulamaya itmiştir. ABD ordusunun ortalama olarak ABD nin düşük sosyo-ekonomik koşullarından gelen insanlarla dolu olması, savaş açmak gibi önemli bir kararda toplumun tamamının eşit sorumluluk yüklenip yüklenmediği sorusunun tekrar gündeme gelmesini sağlamıştır. Bu argümana göre profesyonel ordunun varlığı, savaş açıldığında kendi oğullarını savaşa göndermek zorunda olmayan üst ve orta sınıflar arasında umursamazlık yaratmaktadır. Ancak biliyoruz ki, Vietnam Savaşı nda da savaşan gençlerin çoğunluğu ABD nin düşük gelirli ailelerinden gelmekteydi. Farklı olan, Vietnam dan kaçmak isteyen zengin gençlerin kaçmak için daha karmaşık yöntemler bulmak zorunda olmalarıydı. Bu yüzden zorunlu askerliğin mi yoksa profesyonel ordunun mu siyasal mekanizmaların savaşı kabul edilebilir bir seçim olarak görmelerine neden olduğu konusu açık değildir. Bu konuya belki de sınıfsal olarak bakmak gerekir. Ordu üyelerinin yüksek statü sahibi olduğu ülkelerde sorunların çözümüne şiddet yoluyla yaklaşılmasına daha sık rastlıyoruz. Aynı zamanda bu tip tercihler tamamen ordu üyelerine bağlı olmayabiliyor da. Örneğin, ABD nin uyuşturucuyla savaşta son derece başarısız olmasına rağmen, neden Latin Amerika da kokain tarlalarını ilaçlamaya devam ettiği de tartışılabilir. ABD deki uyuşturucuya talebin Latin Amerika nın fakir bölgelerindeki çiftçiyi koka bitkisi yetiştirmeye ittiğini biliyoruz. ABD, uyuşturucu kullanıcılarına klinik hizmet sağlamak ya da yerel polis güçlerini desteklemek yerine başka ülkelerde üretime müdahale etmeyi tercih etmektedir. Burada iki faktörün, rol oynadığı söylenebilir. Birincisi, elinde başka ülkelere müdahale etme gücünü fazlasıyla bulunduran bir devletin birincil olarak askeri çözümleri tercih etmesi. İkincisi ise askeri üretimin ekonomide çok önemli rol oynadığı bir ülkedeki lobicilik faaliyetleri. Demek istediğimiz bir ülkenin askeri güce başvurup başvurmayacağı sorusunun cevabı zorunlu askerlik veya profesyonel ordu tartışmalarının çok ötesinde olabilmektedir. Türkiye gibi ordunun halk arasında yüksek prestije sahip olduğu ülkelerde, sorunlara askeri çözümlerin rahatlıkla destek bulduğunu görüyoruz. Askerler de kuşkusuz mesleki eğitimlerinin verdiği önyargılarla askeri çözümle- 162

5 rin en iyi alternatifleri sunduğunu düşünebilirler. Zorunlu askerlik hizmeti, Amerika da savaş karşıtlarının iddia ettiğinin tam aksine, militarist bir bakış açısını geniş kitlelere yayarak toplumsal sorunlara optimal olmayan askeri çözümlerin kabulüne neden olabilir. Son olarak Türkiye nin profesyonel orduya geçmesinin askeri nedenlerine bakacak olursak, değişen savaş teknolojisinin bunu ne kadar gerekli kıldığını görebiliriz. Son beşyüz yılda dünyada üç ayrı askeri dönem yaşanmıştır. Bunlardan birincisi 16. Yüzyıl ın ortalarında merkezi devletlerin güçlenmesiyle birlikte merkezi orduların büyüdüğü ve sürekli hale geldiği dönemdir. Bu dönem askeri üstünlüğün Akdeniz in şehir devletlerinden, Avrupa nın Fransa ve Britanya gibi, gücünü geniş topraklardan alan krallıklara geçtiği dönemdir. Profesyonel orduların büyüdüğü, subay sınıflarının önem kazandığı ve savaşların uzadığı ve pahalılaştığı bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu daha önceden çevresindeki feodal devletlere karşı sahip olduğu askeri üstünlüğü kaybetmiştir. Bundan sonra savaş alanında en büyük devrim Fransız Devrimi sonrasında askerliğin vatandaşlıkla özdeşleştiği dönemde gerçekleşmiştir. Tüm erkek vatandaşlarını silah altına alan devrimci Fransız devleti, bir taraftan geniş kitleleri silah altına almaktan çekinen Avrupa krallıklarını sayı avantajıyla bozguna uğratmış, aynı zamanda da savaşın doğasını değiştirmiştir. Fransa nın bu dönemde bunu gerçekleştirebilmesi gelişen üretim araçlarının çok daha fazla sayıda erkeğe silah ve üniforma sağlayabilecek bir ekonomi yaratmasına dayanır. 18. Yüzyıl ın sonlarından Soğuk Savaş ın bitimine dek büyük devletlerin çoğu bir şekilde zorunlu askerlik hizmetine başvurmuşlardır. Ancak Soğuk Savaş ın bittiği yıllar, bugünkü modern savaşın yaratılışına denk gelmiştir. Modern savaşta üstünlük 20. Yüzyıl ın çoğunluğunda olduğu gibi hangi tarafın daha fazla sayıda askeri, topu ve tankı savaş meydanlarına sürebileceğinden çok, hangi tarafın yeni teknolojileri daha iyi kullanabildiğine dayanmaktadır. Örneğin günümüzde düşmanın askeri uydularını düşürmeye yönelik çalışmaları olan yalnızca üç ülke bulunmaktadır. (ABD, Rusya, Çin) Modern savaşta eğer açık arazide iki yüz tank hava desteği ve üstün iletişime sahip bir düşmana karşı ilerliyorsa, bu iki yüz tankın çok kısa sürede yok olacağını düşünebiliriz. (Kaddafi geçtiğimiz aylarda bunu farketmiş olmalı) İlerleyen iletişim teknolojisi savaş alanında ağır hareket eden güçlerin çok kolay tespitine ve yok edilmesine neden olmuştur. Bu nedenle hava gücü modern savaşta iyice ön plana çıkmıştır. Yani Birinci Dünya Savaşı aynı hattın aylarca değişmediği siper savaşıyla yavaşlığı ön plana çıkarmışsa, bundan yüz yıl sonrası tam tersi olan hızı ön plana çıkarmıştır. İletişimde üstünlüğü kuran ve hava hâkimiyetini ele geçiren taraf düşmanını görülmez ve düşük yoğunluklu bir savaş yürütmeye itecektir. Asimetrik savaş modern savaşın doğal haline dönüşmüştür. Askeri açıdan bakıldığına Türkiye nin (ya da herhangi bir ülkenin) ihtiyacı, silah kullanmayı bilen daha fazla sayıda vatandaştan ziyade, karşı tarafın iletişimini daha hızlı kesebilen, düşmanın hedeflerini daha hızlı yok edebilen silah teknolojisi ve bu teknolojileri kullanmayı bilen işgücüdür. Bu durumda düşman 163

6 ülkenin elektrik dağıtımını sekteye uğratabilecek bir hacker grubu, bir tümen askerden daha yararlı olabilir. Birinci Dünya Savaşı nın aksine, savaşı kazanan sipere sürekli taze kan gönderebilecek nüfusa ve endüstriyel kapasiteye sahip olan taraf değil, karşı tarafı eşit koşullarda savaşamayacak duruma getirecek olandır. Türkiye nin bugün en büyük askeri sorunu olan terörle mücadelede ağır kayıplar verdiğini görüyoruz. Son yıllarda Irak ın Amerika tarafından işgalinden beri PKK nın el yapımı patlayıcı kullanımında teknik olarak ileriye gittiğini görmüştük. Bu saldırılarda ülkenin doğusundaki yolların asfaltsız oluşunun PKK ya bomba yerleştirmede kolaylık sağladığı biliniyordu. Aynı zamanda yaşanan karakol baskınlarında da bölgedeki karakolların savunma olarak yetersizliği açıkça ortaya çıkmıştı. Zorunlu askerlik iki yönüyle Türkiye nin gereksinimlerini karşılamamaktadır. Birincisi, teknolojinin gittikçe önem kazandığı modern savaşta zorunlu askerliğe dayanan orduların geri kaldığını görüyoruz. Bunun nedeni eğer bir ordu satın aldığı teknolojiyi kullanmak için ihtiyacı olan işgücünü sağlayamıyorsa, bu teknolojileri kullanmamayı tercih edecektir. Altı ay, on iki ay, ya da on beş ay gibi askerlik süreleri yüksek teknik bilgi gerektiren teknolojilerin kullanımı için yeterli olmayacaktır. İkincisi ise bir üst paragrafta değindiğimiz zayıflıklarla ilgilidir. Ordu zorunlu askerlikle ucuz emek kullanmaya devam ettiği sürece emek ucuz olmaya devam edecektir. Yani, ordu eğitmeye az para harcadığı, açık pazarda ödemesi gerektiği ücretten çok daha ucuza getirdiği iş gücünün güvenliğini sağlamakta geri kalacaktır. Burada söylemek istediğimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri nin askerinin yaşamına değer vermediği değildir. Ancak, eğitimine büyük para harcanan ve yıllarca deneyimi olan bir askerin kaybı bir ordu için, az eğitimli ve deneyimsiz bir askerden çok daha fazladır. Yani kaynakların kullanımına gelince, en basit erin güvenliğine ayrılacak kaynak profesyonel orduda daha fazla olacaktır. (ABD, şehit ailelerine başka yardımlar dışında yüz bin dolar vermekte) 1798 de Devrim Fransa sının yaptığı değişikliklerle zorunlu askerliğe geçişine Osmanlı İmparatorluğu nun verdiği karşılığı, 1826 da Asakir-i Mansure-i Muhammediye nin ve 1834 de Asakir-i Redife-i Mansure rezerv birliklerinin kuruluşunda görebiliriz. Ancak bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu Napolyon Savaşları yla değişmiş olan Avrupa savaşlarına ayak uydurmaya çalışmıştır. Yani büyük bir değişim geçirmiş savaş dünyasına uygun reformlara başlamak Osmanlı nın otuz yıl kadar bir zamanını almıştır. Bugün tüm gelişmiş dünya, Soğuk Savaş tan beri değişen tehditlere karşı güvenliklerini profesyonel ordulara bırakmışken acaba Türkiye nin yine otuz sene kadar beklemesi mi gerekecek? Bölgesinde modelliğe soyunan bir devletin böyle bir hantallığa tahammülü olabilir mi? 164

Gelecek 100 Yıl-21. Yüzyıl İçin Öngörüler (Kitap Özeti)

Gelecek 100 Yıl-21. Yüzyıl İçin Öngörüler (Kitap Özeti) George FRIEDMAN Baykent Bilgisayar & Danışmanlık Gelecek 100 Yıl-21. Yüzyıl İçin Öngörüler (Kitap Özeti) Yayınlayan: Pegasus Yayınları: 179 Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com YAZARIN NOTU:

Detaylı

Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu

Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu SONUÇ BİLDİRGESİ Açılış Konuşması, Davut Kavranoğlu Sevgili genel başkan yardımcım, çok değerli misafirler Yeni Dijital Dünya toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Geçmişin tecrübesiyle bugünün dünyasını

Detaylı

ULUSLARARASI EMEK GÖÇÜ Almanya ya Türk Emek Göçü

ULUSLARARASI EMEK GÖÇÜ Almanya ya Türk Emek Göçü ULUSLARARASI EMEK GÖÇÜ Almanya ya Türk Emek Göçü Av.Hakan YILDIRIMOĞLU Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. Endüstri Đlişkileri Müdür Yard. Giriş: Türkiye den Almanya ya 1950 li yıllardan itibaren yoğun

Detaylı

T.C. TEKİRDAĞ VALİLİĞİ STRATEJİK VİZYON GELİŞTİRME KONFERANSLARI

T.C. TEKİRDAĞ VALİLİĞİ STRATEJİK VİZYON GELİŞTİRME KONFERANSLARI STRATEJİK RAPOR NO: 1, AĞUSTOS 2008 T.C. TEKİRDAĞ VALİLİĞİ STRATEJİK VİZYON GELİŞTİRME KONFERANSLARI STRATEJİK RAPOR - 1 KÜRESELLEŞME VE KÜRESELLEŞMENİN TÜRKİYE'YE ETKİLERİ ED TÖR Caner SANCAKTAR Ç NDEK

Detaylı

Avrupa da Türkiye: Bir sözden fazlası mı?

Avrupa da Türkiye: Bir sözden fazlası mı? Avrupa da Türkiye: Bir sözden fazlası mı? Bağımsız Türkiye Komisyonu Raporu Eylül 2004 Bağımsız Türkiye Komisyonu Martti Ahtisaari (Bașkan) Finlandiya Cumhurbașkanı (E) Kurt Biedenkopf Saksonya Eyaleti

Detaylı

Avrupa da Türkiye. Değişimin Kaçınılmazlığı

Avrupa da Türkiye. Değişimin Kaçınılmazlığı Avrupa da Türkiye Değişimin Kaçınılmazlığı Bağımsız Türkiye Komisyonu Üçüncü Raporu Mart 2014 Avrupa da Türkiye Değişimin Kaçınılmazlığı Bağımsız Türkiye Komisyonu Üçüncü Raporu Mart 2014 Bağımsız Türkiye

Detaylı

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU

Kafkas Dernekleri Federasyonu. YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Ankara, 2006 YOK OLMA TEHLİKESİ ALTINDAKİ DİLLER ve ADIGE-ABHAZ DİLLERİNİN KONUMU Kafkas Dernekleri Federasyonu

Detaylı

BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI (Kitap Özeti)

BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI (Kitap Özeti) Zbıgnıew BRZEZINSKI Baykent Bilgisayar & Danışmanlık BÜYÜK SATRANÇ TAHTASI (Kitap Özeti) Yayınlayan: Türk Dünyasında Demokrasiyi Geliştirme Vakfı Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com BÜYÜK SATRANÇ

Detaylı

Carnegie. Orta Doğu nun Doğusunda İşbirliği Tesisi YAYINLARI. Paul Salem

Carnegie. Orta Doğu nun Doğusunda İşbirliği Tesisi YAYINLARI. Paul Salem Carnegie YAYINLARI Orta Doğu nun Doğusunda İşbirliği Tesisi Paul Salem Amerika Birleşik Devletleri kademeli olarak Orta Doğu nun doğusundan çekilmeye hazırlanırken bölge devletleri ortak gelecekleri ile

Detaylı

SDE Analiz KCK Örgütlenme Modeli ve Amacı

SDE Analiz KCK Örgütlenme Modeli ve Amacı KCK Savunma Güvenlik Programı Koordinatörlüğü İçindekiler: Yönetici Özeti...3 1) GİRİŞ...4 2) KCK NIN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ...6 3) KCK NIN KURULUŞ AMACI VE MİSYONU...11 4) KCK NIN ÖRGÜTLENME MODELİ VE YAPISAL

Detaylı

Iyi bir politikaci olmak

Iyi bir politikaci olmak ..... Iyi bir politikaci olmak Alfred Moser Stichting International Foundation for Social Democracy 2009 Alfred Mozer Stichting www.alfredmozerstichting.nl Postbus 1310 1000 BH Amsterdam The Netherlands

Detaylı

Orta Doğu daki Son Gelişmeler ve Jeostratejik Manzara

Orta Doğu daki Son Gelişmeler ve Jeostratejik Manzara Orta Doğu daki Son Gelişmeler ve Jeostratejik Manzara Özet Özetle, Orta Doğu kendi bünyesinde çok büyük zıtlıkları, çok büyük fırsatları ve tehditleri barındıran ve 21. yy güç merkezi olmaya aday bir coğrafyadır.

Detaylı

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL POLİTİKA FORUMU

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL POLİTİKA FORUMU BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL POLİTİKA FORUMU ARAŞTIRMA RAPORU RESEARCH PAPERS BEBEK-İSTANBUL ÇALIŞMA HAYATINDA YENİ GELİŞMELER VE TÜRKİYE DE SENDİKALARIN DEĞİŞEN ROLÜ Ayşe Buğra Ahmet İnsel Fikret Adaman

Detaylı

TÜRKİYE DE İÇGÖÇ OLGUSU, NEDENLERİ ve ÇORLU ÖRNEĞİ

TÜRKİYE DE İÇGÖÇ OLGUSU, NEDENLERİ ve ÇORLU ÖRNEĞİ TRAKYA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ ANABİLİM DALI TÜRKİYE DE İÇGÖÇ OLGUSU, NEDENLERİ ve ÇORLU ÖRNEĞİ Hazırlayan: Murat ÖZDEMİR Danışman: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ NE TEPKİLER: TÜRKİYE NİN DAHA İYİ BİR ALTERNATİFİ VAR MI?

AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ NE TEPKİLER: TÜRKİYE NİN DAHA İYİ BİR ALTERNATİFİ VAR MI? C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 2, Sayı 2 75 AVRUPA BİRLİĞİ ÜYELİĞİ NE TEPKİLER: TÜRKİYE NİN DAHA İYİ BİR ALTERNATİFİ VAR MI? Mustafa Acar Kırıkkale Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü Özet

Detaylı

PETROL, PETROL POLİTİKALARI VE ORTA DOĞU: GLOBAL POLİTİKALARIN BÖLGESEL YANSIMALARI VE IRAK SAVAŞI

PETROL, PETROL POLİTİKALARI VE ORTA DOĞU: GLOBAL POLİTİKALARIN BÖLGESEL YANSIMALARI VE IRAK SAVAŞI AVRASYA DOSYASI 133 PETROL, PETROL POLİTİKALARI VE ORTA DOĞU: GLOBAL POLİTİKALARIN BÖLGESEL YANSIMALARI VE IRAK SAVAŞI Dr. M. Vedat GÜRBÜZ* Oil and oil politics are important in the Middle East history.

Detaylı

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞTE ROL OYNAYAN DİNAMİKLER *

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞTE ROL OYNAYAN DİNAMİKLER * CUMHURİYET DÖNEMİNDE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞTE ROL OYNAYAN DİNAMİKLER * Giriş: Mustafa Çufalı * Türkiye de II. Meşrutiyet ten beri birçok siyasal parti kurulmuştur. Bu partilerin kuruluş, gelişme çabaları

Detaylı

SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE YE ETKİLERİ SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE YE ETKİLERİ ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı SURİYELİ SIĞINMACILARIN TÜRKİYE

Detaylı

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE DA R B R YOL HAR TASI: BÖLGEDEN HÜKÜMETE ÖNER LER TESEV YAYINLARI Yay na Haz rlayanlar: Dilek Kurban ve

Detaylı

S E T A S i y a s e t, E k o n o m i v e T o p l u m A r a ş t ı r m a l a r ı V a k f ı w w w. s e t a v. o r g M a r t 2 0 1 1

S E T A S i y a s e t, E k o n o m i v e T o p l u m A r a ş t ı r m a l a r ı V a k f ı w w w. s e t a v. o r g M a r t 2 0 1 1 seta Analiz. S E T A S i y a s e t, E k o n o m i v e T o p l u m A r a ş t ı r m a l a r ı V a k f ı w w w. s e t a v. o r g M a r t 2 0 1 1 ÖZEL DERSHANELER: GÖLGE EĞİTİM SİSTEMİYLE YÜZLEŞMEK MURAT ÖZOĞLU

Detaylı

GÜNEŞTE BİR YER VEYA ONBEŞ DAKİKALIK ŞÖHRET TÜRKİYE NİN YENİ DIŞ POLİTİKASINI ANLAMAK

GÜNEŞTE BİR YER VEYA ONBEŞ DAKİKALIK ŞÖHRET TÜRKİYE NİN YENİ DIŞ POLİTİKASINI ANLAMAK GÜNEŞTE BİR YER VEYA ONBEŞ DAKİKALIK ŞÖHRET TÜRKİYE NİN YENİ DIŞ POLİTİKASINI ANLAMAK Sinan Ülgen carnegie Europe Aralık 2010 2011 Carnegie Endowment for International Peace. Tüm hakları saklıdır. Bu yanının

Detaylı

İnanç ve İktidar: Ortadoğu da Din ve Siyaset Bernard Lewis

İnanç ve İktidar: Ortadoğu da Din ve Siyaset Bernard Lewis İnanç ve iktidar ilişkisine odaklanan bu çalışma, İslam Dünyasında din ve devlet yönetimi arasındaki ilişkiyi farklı açılardan incelemektedir. 2010 yılında Oxford University Press tarafından yayınlanan

Detaylı

TÜRKİYE DE EŞİTSİZLİKLER: KALICI EŞİTSİZLİKLERE GENEL BİR BAKIŞ

TÜRKİYE DE EŞİTSİZLİKLER: KALICI EŞİTSİZLİKLERE GENEL BİR BAKIŞ TÜRKİYE DE EŞİTSİZLİKLER: KALICI EŞİTSİZLİKLERE GENEL BİR BAKIŞ Haziran 2010 Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu Proje yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Ayşen Candaş Proje danışmanı Prof. Dr. Ayşe Buğra

Detaylı

TÜRKİYE DE EŞİTSİZLİKLER: KALICI EŞİTSİZLİKLERE GENEL BİR BAKIŞ

TÜRKİYE DE EŞİTSİZLİKLER: KALICI EŞİTSİZLİKLERE GENEL BİR BAKIŞ TÜRKİYE DE EŞİTSİZLİKLER: KALICI EŞİTSİZLİKLERE GENEL BİR BAKIŞ Haziran 2010 Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu Proje yöneticisi Yrd. Doç. Dr. Ayşen Candaş Proje danışmanı Prof. Dr. Ayşe Buğra

Detaylı

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN

YÖNETİM VE ORGANİZASYON. Ders Notları METİN ARSLAN YÖNETİM VE ORGANİZASYON Ders Notları METİN ARSLAN HARRAN ÜNİVERSİTESİ BİRECİK MESLEK YÜKSEKOKULU 2014 Yönetim Ve Organizasyon Önsöz Metin Arslan ÖNSÖZ İnsanlar diğer varlıklardan farklı olarak toplu olarak

Detaylı

Almanya ya Türk Göçünün 50. Yılında Türk Alman İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği. 04-05 Mayıs 2011. Ankara

Almanya ya Türk Göçünün 50. Yılında Türk Alman İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği. 04-05 Mayıs 2011. Ankara Almanya ya Türk Göçünün 50. Yılında Türk Alman İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği 04-05 Mayıs 2011 Ankara İÇİNDEKİLER Selamlama ve Açılış 5 Jan SENKYR Konrad-Adenauer-Stiftung Türkiye Temsilcisi Açılış

Detaylı

KENTLİ KADINLAR VE ÇALIŞMA YAŞAMI

KENTLİ KADINLAR VE ÇALIŞMA YAŞAMI Bu makale, Bilanço 98: 75 Yılda Kadınlar ve Erkekler de yayımlanmıştır: 75 Yılda Kadınlar ve Erkekler, (İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları, 1998), 285-302. KENTLİ KADINLAR VE ÇALIŞMA YAŞAMI İpek İlkkaracan

Detaylı

ULUSLARARASI ÇALISMA ÖRGÜTÜ AMAÇLARI, İŞLEVLERİ VE POLİTİK ETKİLERİ. Werner Sengenberger

ULUSLARARASI ÇALISMA ÖRGÜTÜ AMAÇLARI, İŞLEVLERİ VE POLİTİK ETKİLERİ. Werner Sengenberger ULUSLARARASI ÇALISMA ÖRGÜTÜ AMAÇLARI, İŞLEVLERİ VE POLİTİK ETKİLERİ Werner Sengenberger 3 İÇİNDEKİLER Önsöz, FES Başkanı 4 Önsöz, DGB Başkanı 6 1 Kısaca ILO 9 2 ILO nun Kökenleri ve Gelişimi 13 3 Tarihsel

Detaylı

ERGOBizK fl 2010-Say. ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r

ERGOBizK fl 2010-Say. ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r 01 ERGOBizK fl 2010-Say ERGO SV ÇRE N N ücretsiz yay n d r Üç ayda bir yay nlan r Ak n Kozano lu: "Ana hedefimiz, sahip oldu umuz küresel güç ve tecrübeyle Türkiye sigorta ve emeklilik pazar nda daima

Detaylı