KADINLARA VERİLEN İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİNİN EVLİLİK DOYUMU ÜZERİNE ETKİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KADINLARA VERİLEN İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİNİN EVLİLİK DOYUMU ÜZERİNE ETKİSİ"

Transkript

1 KADINLARA VERİLEN İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİNİN EVLİLİK DOYUMU ÜZERİNE ETKİSİ Meryem BARAN Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı Tez Danışmanı Doç. Dr. Ayşe OKANLI Doktora Tezi

2 T.C. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KADINLARA VERİLEN İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİNİN EVLİLİK DOYUMU ÜZERİNE ETKİSİ Meryem BARAN Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalı Doktora Tezi Tez Danışmanı Doç. Dr. Ayşe OKANLI ERZURUM 2013

3 T.C. ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI KADINLARA VERİLEN İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİNİN EVLİLİK DOYUMU ÜZERİNE ETKİSİ Meryem BARAN Tez Savunma Tarihi : Tez Danışmanı Jüri Üyesi Jüri Üyesi Jüri Üyesi Jüri Üyesi : Doç. Dr. Ayşe OKANLI (Atatürk Üniversitesi) : Prof. Dr. Sevim BUZLU ( İstanbul Üniversitesi) : Doç. Dr. Reva BALCI AKPINAR (Atatürk Üniversitesi) : Yrd. Doç. Dr. Mine EKİNCİ (Atatürk Üniversitesi) : Yrd. Doç. Dr. Özlem ŞAHİN ALTUN (Atatürk Üniversitesi) Onay Bu çalışma yukarıdaki jüri tarafından Doktora Tezi olarak kabul edilmiştir. Prof. Dr. Yavuz Selim SAĞLAM Enstitü Müdürü Doktora Tezi ERZURUM-2013

4 İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR... III ÖZET... IV ABSTRACT... V SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ... VI TABLOLAR DİZİNİ... V ŞEKİLLER DİZİNİ... VIII 1. GİRİŞ GENEL BİLGİLER Evlilik ve Evlilik Doyumu Evlilik Doyumu ile İlgili Kuramlar İletişim ve İletişim Çatışmaları Evlilik Doyumu ve İletişim Çatışmaları Hemşirelik, Evlilik Sorunları ve Evlilik MATERYAL VE METOT Araştırmanın Şekli Araştırmanın Yapıldığı Yer ve Zaman Araştırmanın Evreni ve Örneklemi Verilerin Toplanması Veri Toplama Araçları Veri Toplama süreci Girişim İletişim Çatışmaları Eğitimi Araştırmanın Değişkenleri Verilerin Değerlendirilmesi I

5 3.9. Araştırmanın Etik İlkeleri Araştırmanın Sınırlılıkları BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ VE ÖNERİLER KAYNAKLAR EKLER EK 1. ÖZGEÇMİŞ EK 2. KADINLAR İÇİN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM FORMU EK 3. KADINLAR İÇİN SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER FORMU EK 4. EVLİLİK YAŞAM ÖLÇEĞİ EK 5. ÇATIŞMA ÇÖZÜM STİLLERİ ÖLÇEĞİ EK 6. İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİ GRUP OTURUMLARI EK 7. SON OTURUMDA YAPILAN KUTU UYGULAMASINDAN ÇIKAN BAZI CÜMLELER EK 8.ETİK KURUL ONAYI EK 9. EĞİTİMLER İÇİN YER İZNİ EK 10. İLETİŞİM ÇATIŞMALARI EĞİTİMİ SERTİFİKASI II

6 TEŞEKKÜR Doktora eğitimim boyunca beni her konuda destekleyen ilgi ve yardımını esirgemeyen danışman hocam Sayın Doç. Dr. Ayşe OKANLI ya, destek ve önerilerinden dolayı Sayın Yrd. Doç. Dr. Mine EKİNCİ ve Sayın Doç. Dr. Reva Balcı AKPINAR a, ayrıca manevi desteğini her an yanımda hissettiğim sevgili eşim Doç. Dr. Ahmet BARAN a ve sevgili AİLEME sonsuz teşekkür ederim. Ayrıca çalışmaya katılmayı kabul eden, sabır ve istekle eğitimlere katılan tüm kadınlara teşekkürlerimi sunarım. Arş. Gör. Meryem BARAN III

7 ÖZET Kadınlara Verilen İletişim Çatışmaları Eğitiminin Evlilik Doyumu Üzerine Etkisi Amaç: Bu çalışma kadınlara verilen iletişim çatışmaları eğitiminin evlilik doyumu üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Çalışma, tarihleri arasında Erzincan merkezinde bulunan 5 ASM ne bağlı olan, çalışmaya katılmayı kabul eden 378 evli kadın ile ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneme modeli uygulanarak yapılmıştır. Ön test verileri tarihleri arasında anket formu, EYÖ ve ÇÇSÖ kullanılarak toplanmıştır. İÇE; 3 ayrı gruba, haftanın 3 günü ve 6 hafta süreyle uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik dağılımlar, ortalamalar, t testi, eşleştirilmiş t testi kullanılmıştır. Bulgular: İÇE öncesinde kadınların evlilik doyum puan ortalamalarının orta düzeyde, ÇÇSÖ alt boyutlarından olumlu iletişim şekli puan ortalamalarının düşük, olumsuz iletişim şekli puan ortalamalarının yüksek olduğu bulunmuştur. İÇE sonrasında kadınların evlilik doyum puan ortalamalarının ve olumlu iletişim şekli puan ortalamalarının yükseldiği, olumsuz iletişim şekli puan ortalamalarının düştüğü belirlenmiştir. Gruplar arasında istatistiksel anlamda fark olduğu bulunmuştur (p<0.001). İÇE sonrasında kadınların evlilik doyum puanlarının deney grubunda, kontrol grubuna göre olumlu yönde değiştiği ve gruplar arasında anlamlı düzeyde farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç: İÇE evli kadınların evlilik doyum düzeylerini olumlu yönde etkilemiştir. Ayrıca İÇE nin evli kadınların olumlu ve olumsuz çatışma çözüm sitillerini etkilediği, itaat ve geri çekilme çözüm stillerinde etkisiz olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Evlilik doyumu, hemşirelik, iletişim çatışmaları eğitimi, kadın. IV

8 ABSTRACT Effect of Training of Communication Conflicts Given to Women on Marital Satisfaction Aim: The purpose of this study is to determine effect of training of communication conflicts given to women on marital satisfaction. Material and Method: The study was conducted as quasi-experimental model with pretest-posttest control group on 378 married women who were subject to 5 FHCs in the city center of Erzincan and accepted to participate in the study between and Form of socio-demographic features, MLS and CRSQ were used to collect the pretest between and TCC was performed to three groups as three days a week for 6 weeks. Percentage distributions, means, t test, and paired t test were used to assess the data. Results: It was determined that before TCC, marital satisfaction mean scores of women were at medium level, their mean scores of positive communication manner, which is one of subscales of CRSQ, were low and their mean scores of negative communication manner were high. After TCC, their marital satisfaction mean scores and positive communication manner mean scores were higher; on the other hand, their negative communication manner mean scores were lower. There was a statistically difference between groups (p<0.001). After TCC, their marital satisfaction scores changed positively in the experimental group compared to control group and difference between groups was significant. Conclusion: TCC affected marital satisfaction levels of married women positively. Furthermore, while TCC affected positive and negative conflict resolution styles of married women, it was ineffective on resolution styles of obedience and withdrawal. Key Words: Marital Satisfaction, nursing, training of communication conflicts, woman. V

9 SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ ASM : Aile Sağlığı Merkezi ÇÇSÖ : Çatışma Çözüm Stilleri Ölçeği EYÖ : Evlilik Yaşam Ölçeği İÇE : İletişim Çatışmaları Eğitimi VI

10 Tablo No TABLOLAR DİZİNİ Sayfa No Tablo 3.1. ASM'lerden Alınan Kadın Sayıları Tablo 3.2. Evlilik Yaşam Ölçeği ve Çatışma Çözüm Stilleri Ölçeği Puan Dağılımı ve Cronbach s Değerleri (N=69) Tablo 3.3. İÇE'nin İçeriği ve Tarihleri Tablo 4.1. Deney ve Kontrol Grubu Kadınlarının Sosyo-Demoğrafik Özellikleri Tablo 4.2. Deney ve Kontrol Grubunun Evlilik Yaşam Ölçeği ve Çatışma Çözüm Stilleri Ölçeği Ön Test Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması Tablo 4.3. Deney ve Kontrol Grubunun Evlilik Yaşam Ölçeği ve Çatışma Çözüm Stilleri Ölçeği Son Test Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması Tablo 4.4. Deney ve Kontrol Grubu Kadınların İletişim Çatışmaları Eğitimi Öncesi ve Sonrası Evlilik Yaşam Ölçeği Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması Tablo 4.5. Deney ve Kontrol Grubu Kadınların İletişim Çatışmaları Eğitimi Öncesi ve Sonrası Çatışma Çözüm Sitilleri Ölçeği Puan Ortalamalarının Karşılaştırılması VII

11 ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil No Sayfa No Şekil 3.1. Araştırma Planı Şekil 3.2. Eğitim Planı VIII

12 1. GİRİŞ Evlilik, kurumlaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemi, bir kadınla bir erkeği karıkoca olarak birbirine bağlayan bir sistemdir. Bununla beraber doğacak çocuklara belli bir statü sağlayan, toplumsal yönden devletin kontrol, hak ve yetkisi bulunan yasal bir ilişki biçimi şeklinde de tanımlanmaktadır 1. Evlilik doyumu ise evlilik kurumunun içinde varlığını sürdüren çevresel ve kişisel boyutlardan eşlerin elde ettiği psikolojik tatmin olarak tanımlanmaktadır 2,3. En önemli kişilerarası ilişkilerden birisi olarak kabul edilen evlilik bazı insanlar için önemli bir doyum ve mutluluk kaynağıyken, bazıları için pek çok olumsuz sonucu beraberinde getirmektedir 4. Evlilikte doyum yaşama, bireylerin mutlu olabilmesi açısından son derece önemlidir. Doyumun yaşanamadığı evliliklerin boşanma ile sonuçlanabildiği, bu durumun ise hem eşleri, hem de çocukları olumsuz olarak etkileyebildiği bilinmektedir 5. Evlilik yaşantısından doyum almayı etkileyen birçok faktör söz konusudur. Örneğin, evlenme yaşı, evlenme şekli, maddi durum, çocuk sahibi olup olmama, eşlerin aynı sosyo-ekonomik düzeyden olup olmaması, eşler arasındaki yaş farkı bu faktörler arasında sıralanabilir. Ancak en az tüm bu faktörler kadar önemli olan bir başka nokta, çiftlerin iletişim biçimleri, birbirlerinin duygularını anlamaya yönelik çabaları, birbirlerinin duygularına, yaşadıklarına karşı duyarlı olmaları, birbirlerine anlaşıldıklarını hissettirmeleridir 5. Araştırmalarda iletişim problemleri yaşayan çiftlerin bu anlamda sorun yaşamayan çiftlere kıyasla boşanma oranları daha yüksek bulunmaktadır 6,7. Sürekli haklıyı haksızı aramak üzerine yapılan tartışmalar; yargılayıcı, eleştirel, duyguları hiçe sayan konuşma biçimleri, olumsuz sıfatlarla yapılan hitaplar şüphesiz çiftleri birbirlerinden git gide uzaklaştırmaktadır 8. 1

13 Yapılan araştırmalar ruhsal bozukluğu olan insan sayısının arttığını göstermektedir Psikolojik sorunlar nedeniyle sağlık kurumlarına başvuran kişilerin % 40 ının evlilik sorunları ile kliniğe başvurduklarını, hatta fiziksel sağlık sorunlarının evlilik uyumu bozuk olan çiftlerde evlilik uyumu bozuk olmayan çiftlere göre daha fazla yaşandığını göstermektedir 7. Evlilik insan hayatındaki önemli yaşantılardan sadece biri olmasına karşın, kişinin yaşam kalitesi ile doğrudan ilişkilidir 12. Uzun süre evlilik sürdüren çiftler arasında yapılan bir araştırmada Robinson ve Blanton 13, evliliklerin beş temel taşı olduğunu ve bunların başta iletişim olmak üzere mahremiyet, bağlılık, uygunluk ve dini yönelimlerden oluştuğunu ifade etmişlerdir. İyi ve kaliteli bir iletişim başarılı bir evliliğin olmazsa olmazı dır. Robinson ve Blanton da iletişimin güçlü evliliklerin önemli bir koşulu olduğunu belirterek, eşleriyle konuşmanın ve etkili bir iletişimin öneminin uzun süreli evlilikler yaşayan bireyler tarafından sıklıkla dile getirildiğini söylemektedirler 13. Kadınların ve erkeklerin farklı iletişim kültürlerine sahip olduğu düşünüldüğünde evlilik yaşamının doğal bir parçası haline gelen çatışmalar, eşlerde kaygı ve gerginlik yaratır 14. Bu kaygı, eşler tarafından doğru, sağlıklı ve anlayışlı bir iletişim ve etkileşim nedeni olarak kullanılırsa evliliğin dengesi, düzeni dolayısıyla da uyumu sürekli hale gelir 15. Bunun tersi durumlarda, evlilikte uyum bozulur zorlanmalar ve yakınmalar ortaya çıkar, sevgi ve saygıdan uzaklaşılır. Eşler çatışmaların artmasına neden olacak şekilde birbirlerine tepkide bulunmaya başlarlar. Yaşanan her çatışma sonunda isteklerin elde edilememiş olması, eşlerdeki gerginliği artırır, uyum ve etkileşimi bozar. Gerginlikler çatışmaların başka boyutlara sıçramasına hem de tekrarlama sıklığının artmasına neden olur 6,15. Dünyada ve ülkemizde evlilik doyumu üzerine çalışmalar yapılmıştır 4,6,7,21,22. Bu çalışmalarda evlilik ve iletişim arasında güçlü bağların olduğunun gösterilmesine 2

14 rağmen, özellikle ülkemizde iletişim çatışmaları eğitimi ve evlilik doyumu üzerine eğitimsel bir çalışma rastlanılmamıştır. Günümüzde hemşireliğin değişen rolü, psikiyatri hemşireliğinin yaygınlaşması gibi etkenler hemşirelerin toplum ruh sağlığı alanında daha fazla söz sahibi olmasına olanak tanımaktadır. Hemşireler, sağlıklı/hasta bireyle en sık ilişki kuran sağlık ekibi üyesidir. Bu nedenle kaynakları harekete geçirebilmek ve önleme girişimleri başlatabilmek açısından daha şanslıdır. Dolayısı ile hemşireler, ruhsal probleme neden olabilecek risk faktörlerini değerlendirip, ruh sağlığının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında öncelikli sorumlu kişidir 9. Toplum ruh sağlığı hemşiresinin görevleri arasında uygun aile ortamı sağlamaya yönelik programlarda görev almada bulunmaktadır. Bu nedenle koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinde hemşire, kişiyi ve onun ruh sağlığını, dolayısı ile aile ve toplumu olumsuz yönde etkileyebicek her türlü durumu önlemek amacıyla önlem almayı ve risk altında bulunan grupların ruh sağlığını tehdit eden faktörlerden etkilenmesini en aza indirmeyi amaçlamaktadır 11,16,17. Yoğun insan ilişkilerin yaşandığı evlilik hayatında ruh sağlığını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bunlar arasında yetersiz iletişim, şiddet, aile bölünmeleri, aşırı ahlaki değerler ve baskılar, aile içinde çocuğun yetiştirilmesi gibi konular sayılmaktadır 11, Tüm bu faktörlerden en fazla etkilenecek gruplar arasında başta kadınlar olmak üzere, diğer aile üyeleri, özellikle çocuklar, adölesanlar bulunmaktadır. 11,19,20. Toplumu oluşturan en küçük birim olan ailenin temel taşlarından birisi de kadınlardır. Kadınlar hem iş, hem de evde çalışmakta ve geleceği şekillendirecek olan çocukların yetiştirilmesinde birinci sırada rol almaktadırlar. Kadınların evlilik doyumunun yüksek olması gerek kadınların ruh sağlığını, gerek aile gerekse toplum 3

15 sağlığını etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle bu çalışma kadınlara verilen iletişim çatışmaları eğitiminin evlilik doyumu üzerine etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Bu çalışmanın hipotezi; H 0 İletişim çatışmaları eğitimi kadınların evlilik doyumunu arttırır. 4

16 2. GENEL BİLGİLER 2.1. Evlilik ve Evlilik Doyumu Evlilik iki veya daha fazla insan arasında hukuken kabul edilen veya toplumca onaylanan, taraflara çeşitli hak ve yükümlülükler veren ve genellikle cinselliği de içeren bir ilişkidir. Toplumsal bir kurum olan ve toplumun yeniden üretimini hedefleyen evlilik, ailenin temeli kabul edilir 23,24. Evlilik kavramı, aile kavramına göre belirgin bir kavramdır. Aile bir grup veya örgüt, evlilik ise karşı cinsten iki kişinin birlikte yaşamak, yaşantıları paylaşmak, çocuk yapmak ve yetiştirmek gibi amaçlarla yaptıkları bir sözleşme dir. Evlilik, kurumlaşmış bir yol, bir ilişkiler sistemi, bir kadınla bir erkeği, karı-koca olarak birbirine bağlayan, doğacak çocuklara belli bir statü sağlayan toplumsal yönden devletin kontrol, hak ve yetkisi bulunan yasal bir ilişki biçimidir 5,25. Evlilik ve evlilik doyumu ile ilgili literatür incelendiğinde çeşitli evlilik ve evlilik doyumu tanımlarıyla karşılaşılmaktadır. Bunlardan öncelikle evlilik tanımlarından bazılarını aktaracak olursak; Erdoğan ın 26 aktardığına göre Glenn evliliği bireyin mutluluğunu sağlayan ve kişiliklerinin gelişiminde önemi rol oynayan bir birim olarak tanımlamaktadır. Bir diğer tanımlama ile evlilik; bir kadın ve bir erkeğin karı-koca rollerini edinerek yaşamlarını birlikte geçirmek ve soylarını yasaların koruduğu bir kurum içerisinde belirli statüye sahip çocuklar dünyaya getirerek sürdürmek üzere oluşturdukları bir ilişkiler sistemidir 26. Toplumun temel yapı taşı olan evlilik, kadınla erkeğin bağımsız, eşit ve özgür koşullarda birbirlerine bağlanmaları, oynadıkları rol ve bulundukları duruma göre iletişim kurup sürdürmeleri temeline dayanmaktadır 27,28. 5

17 Evlilik, Türk Medeni Kanunu na göre evlenmeye ehil erkek ile kadının, yetkili kanuni merci önünde yapmış oldukları çift taraflı 29, iki şahit huzurunda gerçekleştirilen bir evlilik sözleşmesi ile kurulan karşı cinsten iki insanın özgür iradeleriyle hayatlarını birleştirdikleri akittir 24,30. Evlilik, kadın ve erkeğin, hem sosyal hem de hukuki açıdan, içinde yaşadıkları toplumda egemen olan kurallara uygun olarak karşılıklı yükümlülükler üstlenmek suretiyle hayatlarını birleştirmeleri, aile kurup bir arada yaşamaya başlamalarıdır 28,31. Evlilik; iki yabancının farklı değerler, kısmen ya da tamamen farklı kültürlerle ve iki ayrı aile öyküsüyle bir araya geldikleri ve kendilerini yeniden tanımladıkları, yeni ve özel bir yapı olarak tanımlanabilir 32,33. Evlilik, bir erkek ve bir kadın arasında toplum tarafından onaylanmış ilişki; karşılıklı dayanışma, toplumsal onaylama sonucunda gerçekleşen bir sözleşme ve toplumsal yasaklamaların tamamen dışında tutulan cinsel ihtiyaçların doyuma ulaştırıldığı bir kaynaşma durumu olarak tanımlanmaktadır 24. Sardoğan ve Karahan nın 34 aktardığına göre Güvenç evliliği, toplumsal normlara göre onaylanmış bir bağın kurulması ve doğumla sonuçlanabilen cinsel ilişkinin toplumsal normlara uygun duruma getirilmesi olarak tanımlamaktadır. Çeşitli evlilik doyumu tanımlarından bazılarını ise şöyle sıralayabiliriz. Evlilik doyumu, evlilik kurumunun içinde varlığını sürdüren çevresel (eşlerin kararlarda eşitliği, baskınlığı, kazanç, çalışma, problemleri paylaşma vs.) ve kişisel (eşlerin birbirine karşı gösterdiği sevgi tarzı, tutumu, cinsel doyum, iletişim biçimi, eşlerin birbirlerine kendilerini ifade etmesi) boyutlardan eşlerin elde ettiği psikolojik tatmin olarak tanımlanmaktadır 35. Evlilik doyumu; evliliğe ilişkin memnuniyettir; evlilikte mutluluğun artması ve çatışmanın azaltılmasıyla birlikte gelmektedir. Ayrıca evlilik doyumu, evlilik 6

18 ilişkisindeki doyuma ulaştırıcı sıcak ve samimi alanlardan, gerilim yaratan soğuk alanlara uzanan bir yelpazeyi içermektedir 5,36,37. Hendrick ve Hendrick 38 tarafından Bireyin kendi kişisel mutluluğunu deneyimlemesi ve evlilik ilişkisindeki memnuniyeti, hoşnutluğu olarak tanımlamaktadır. Tezer 39 ise evlilik doyumunu, Bireyin evlilik ilişkisindeki gereksinimlerini karşılama derecesine ilişkin algısı şeklinde açıklamaktadır. Başka bir deyişle evlilik doyumu için bireyin kendi ilişkisini algılama biçimi de denebilir. Evlilik doyumu, bireylerin evlilik ilişkisindeki isteklerinin tatmin edilme derecesi olarak tanımlanmaktadır. Bu hem evlilikten sağlanan genel doyumu hem de evlilikteki arkadaşlıktan ve cinsellikten sağlanan doyum gibi evlilik durumundaki özel durumlardaki doyumu da ifade etmektedir. Evlilik doyumu veya mutluluğu bir bütün olarak eşlerin evlilikle ilgili subjektif doyumunu ifade etmektedir. Evlilik doyumu, bir evliliğin devam edip etmeyeceğinin önemli göstergelerinden biridir ancak; tek göstergesi değildir 28,40. Connell, Mitten ve Bumberry nin 41 Evlilik cennet ya da cehennem olabilir ve genellikle ikisi de olabilir açıklaması temelde evlilik doyumuna karşılık gelmektedir. Greef e 42 göre evlilik doyumu fonksiyonel olan, sağlıklı ailelerin en önemli belirleyicilerinden biri olmaktadır. Evlilik doyumu; ihtiyaçların ve beklentilerin evlilikle buluşma derecesi; ya da bireyin kendi evlilik ilişkisindeki gereksinimleri karşılama derecesine ilişkin algısı olarak tanımlanabilir 43. Mutlu bir evlilik, birçok konu üzerinde eşlerin anlaşmaya varabildikleri kaygı ve stres yaratmayan bir ilişkidir 5,25. Evlilik uyumu ve evlilik doyumu çoğunlukla birbirlerinin yerine kullanılan iki farklı kavramdır. Evlilik uyumunun tanımı ve kapsamı üzerine tartışmaların sürmesine 7

19 rağmen birbiri ile etkileşen, evlilik ve aileyi ilgilendiren konularda fikir birliği yapabilen ve sorunlarını olumlu bir şekilde çözebilen çiftlerin evliliği uyumlu bir evlilik olarak tanımlanır. Evlilik uyumu ayrıca çiftlerin uyumlu birlikteliklerinin sonucu olarak evlilik hayatındaki memnuniyeti ve mutluluğu da tanımlar. Bu noktada evlilik doyumu ile karışır. Evlilik uyumu ve evlilik doyumu kavramları aralarında yüksek korelâsyon olması nedeni ile sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Doyumlu çiftlerin aynı zamanda uyumlu oldukları ifade edilerek bu iki kavramın farklı kavramlar olmadığı kabul görmektedir 44,45. Evlilik insan hayatındaki en önemli yaşantılardan biri olmasına rağmen bu deneyimin niteliği, kişinin yaşam kalitesiyle neredeyse birebir ilişkilidir 5,12. Doyumlu bir evlilik sadece doyumsuzluğun yokluğu ile açıklanmamakta, aynı zamanda doyumlu çiftler evliliğin sorunsuz olma durumunu da ifade etmektedirler 22. Evlilikte doyumsuzluk ise daha çok olumsuz özelliklerin dikkat çektiği, buna karşın olumlu özelliklerin göreceli olarak bulunmadığı evlilik ilişkileridir. Evlilik doyumunun sadece evliliğin herhangi bir dönemindeki algıları kapsamaması, zaman içerisinde evlilik doyumu ile ilgili algılardaki değişmelerin ifade edilmesi gerekmektedir 22. Başka bir deyişle, evlilik doyumu anlık ölçümlerle değil aralıklı süreçler içerisinde değerlendirilmektedir 46. Evliliğin gereği ve nedenleri düşünüldüğünde, evlilik yaşamının, iki kişinin biyolojik, sosyal ve psikolojik gereksinim ve güdülerini doyurmayı amaçladığı gözlenmektedir. Farklı cinsten kadın ve erkek beraberliğinin temelinde bu gereksinimlerin karşılanması ve doyurulması yatmaktadır 5. Evlilikte biyolojik bir gereksinim olarak cinsel güdüyü doyurma; sosyal gereksinim olarak bireylerin destek, korunma ve yaşam gereksinimlerini doyurma; psikolojik destek olarak sevgi gereksinimini doyurma söz konusudur 25. 8

20 Evliliğin temel işlevleri veya evliliğin niteliksel özellikleri konusunda yapılan çalışmalar dikkate alındığında; çiftlerin evlilikteki gelişimsel görevlerini evlilik yaşam döngüsü başlığı altında incelendiği görülmektedir. Bu yaklaşıma göre; evlilik yaşantısında, çiftlerin eş olabilmeye ilişkin görevleri şu şekilde sıralanmıştır 33, Bağlılık: Çiftin evlilik ilişkisi hakkındaki değerlerinin ne olduğu ve ilişkilerini sürdürme konusundaki niyet ve çabaları anlamına gelmektedir. 2. İhtimam: Çift arasındaki duygusal bağlanmayı ifade etmektedir. Bu basamakta evlilik ilişkisine ihtimam göstermenin önemi; evliliğin devamını garantileyecek yeterli ve uygun özenin evlilik ilişkisinde var olma durumudur. 3. İletişim: Çiftin sözlü veya sözsüz, sembolik mesajlar ile ortak anlamları paylaşabilmesidir. Bu basamakta, çiftin evlilik görevi ise; paylaştıkları iletişim evreninin ilk yapılanması, iletişim sürecinde işe yarar örüntülerin temellendirilmesidir. 4. Çatışma ve uzlaşma: Çatışma ve uzlaşma tüm yeni ve uzun süreli ilişkilerde karşılaşılabilecek kaçınılmaz bir süreç olup; bu basamakta çiftin gerçekleştirmesi gereken görev; çatışmaları nasıl etkili biçimde çözecekleri ve uzlaşmaya ne şekilde varabileceklerini öğrenmeleridir. 5. Anlaşma: Eşin, diğer eşin açık veya örtülü mesajlarını, beklentilerini algılaması ve yerine getirebilmesidir. Bu aşamada çiftin üzerine düşen görev; beklentilerin ve anlaşma yollarının keşfedilmesi ve öğrenilmesidir. Bu aşamanın içerdiği bir diğer görev de çiftin kendi kök ailelerinden ayrışarak, çift olarak bireyselliklerini oluşturabilmeleridir. Evlilik kurumu, ailenin boyutları ve içeriği değişiklik göstermesinin yanı sıra günümüze kadar evrenselliğini ve toplumun temel taşı olma özelliğini korumaktadır. Evlilik ve evlilik yapısı, özellikleri, yaşanılan bölgenin kültürel, sosyal ve ekonomik yapısına göre şekillenmektedir 49. Özgüven e 25 göre evlilik ve aile kurumunun yedi 9

21 temel işlevi vardır. Bunlar; üremek, ekonomik gereksinimleri karşılamak, statü sağlamak, çocukların eğitimini planlama, din eğitimi vermek, boş zaman etkinliklerini gerçekleştirmek, aile üyelerinin birbirlerini korumaları, karşılıklı sevgi ortamı yaratmak ve cinsel doyum sağlamak gibi tüm toplumlarda benzerlik içeren işlevler olarak sıralamıştır Evlilik Doyumu İle İlgili Kuramlar Genellikle doyum kavramı kişinin ilişkisine ilişkin öznel değerlendirmesi olarak tanımlanır. Tezer evlilik doyumunu bireyin kendi evlilik ilişkisindeki gereksinimleri karşılama derecesine ilişkin algısı olarak tanımlamaktadır. Evlilik doyumunu açıklamak için geliştirilmiş birçok kuram bulunmaktadır 39. Esler arası ilişkileri açıklamaya yönelik bu kuramları özetlersek 5,45,50,51 ; Sosyal Mübadele Kuramları: Sosyal mübadele kuramları evlilik doyumunu, bedel, sonuç, karşılaştırma düzeyi ve seçenekler için karşılaştırma düzeyi kavramları temelinde açıklamışlardır. Ödüller ve bedeller: Sosyal mübadele kuramlarının temel varsayımı, insan ilişkilerinin ödül bedel mübadelesine dayandığıdır. Kuramlara göre, insanlar fazla ödül alıp, düşük bedel ödeyecekleri ilişkileri tercih ederler. Ödül bir ilişkiden alınan haz ya da doyum olarak tanımlanırken, bedel bireyin performansını ketlemeye yönelik faktörler olarak tanımlanır 45. Bu kuramın ana fikri bireyler kazançlarını en yükseğe çıkaracak etkinlikler ve etkileşimler seçerler. Eğer birey tercih ettiği ödül ve bedele uygun olmayan şekilde yaşıyor ya da davranıyorsa, daha az istenir. Beklediğinden daha az ödül alması kazancını düşürür. Evlilik doyumu sağlanacak kazancın en açık şekli olarak görülebilir. Birinin evlilik ilişkisinde ödülleri bedelden sayıca üstün geliyorsa, evliliği bir bütün olarak olumlu olarak görür, buda evlilik doyumunun yüksek olduğu anlamına gelmektedir

22 Öğrenme Kuramı: İkinci kuram ise davranışçı yaklaşıma dayanan öğrenme kuramıdır. Öğrenme kuramı aşk ve evliliği tepkisel ve edimsel koşullanma ilkeleri ile açıklamaya çalışmaktadır, bireylerin birbirine yönelik davranışları, özellikle pekiştirmenin temeli olarak kabul edilmektedir. Özellikle evlilikte eşlerin birbirlerine yönelik davranış ve algılamalarında geçmiş yaşamlarındaki bu öğrenmeler etkili olabilmektedir 5,51. Sevginin Evrimi Kuramı: Bu kurama göre ikili ilişkilerdeki davranışların üç temel nedeni vardır: bunlardan birincisi, eşe bağımlı davranma, korunma ihtiyacından kaynaklanmaktadır. İlk korunma ihtiyacını anne tarafından karşılandığı düşünülürse, yetişkinlikteki eş seçiminde, ebeveyne benzeyen kişiler tercih edilir. İkinci olarak, eşler birbirlerini yetişkin olduğu kadar çocuk olarak da görmektedirler, dolayısıyla korunma kadar koruma ihtiyacı da duyarlar. Üçüncü ise cinsel ihtiyaçlardır. Bu kurama göre, kadınlar biyolojik yapıları ve üreme işlevlerinden dolayı eş seçiminde erkeklere oranla daha titiz davranmaktadır 45,52. Bağlanma Kuramı: İlk çocukluk yıllarında anne figürüne bağlanmayı açıklamak için geliştirilen kuram, yetişkinlikteki evlilik ilişkilerini de içerecek şekilde genişletilmiştir. Bowlby bağlanma kuramında, bireylerin bebekliklerinde anne figürü ile kurdukları ilişkilerin niteliğinin, daha sonraki yıllarda başka kişilerle kuracakları ilişkilerinde bir rehber olarak işleyeceğini ileri sürer. Bağlanma kuramına göre, ebeveynin çocuğu ile olan ilişkileri sonucu çocuk, kendisi ve başkaları hakkında zihinsel temsiller (mental representations) oluşturur ve bu zihinsel temsiller ileri yıllardaki yakın ilişkilerinde bir model işlevi görür 50,51. Kişiler Arası İletişime Dair Sosyal Biliş Kuramı: Genel olarak bu kuram, insanların başka insanlar hakkında nasıl düşündüğüne ilişkin açıklamalar getirir. Bu kurama göre, eşini olduğu gibi kabul eden ve geleneksel rollere göre algılamayan 11

23 çiftlerin evlilik doyumu daha yüksektir, çünkü eşin kendisine özgü özellikleriyle kabul edilmesi ona yönelik bağımlı ve kontrolcü davranışların olmadığını, aksine eşitlikçi bir yaklaşımın var olduğunu düşündürmektedir 45,50. Yükleme Kuramı: Weiner a göre yükleme kuramı, belirli bir olayın niçin oluştuğunu, kişide oluşan yargı ya da kişinin a1gıladığı nedenle açıklar. Kişinin, bir davranışın sonucuna ilişkin vardığı karar ya da algıladığı neden, sonraki davranışının oluşmasında etkili olmaktadır. Yükleme kuramına göre evlilik doyumu ise, nedensel yüklemeler ve sorumluluk yüklemeleri kavramları ile açıklanır. Nedensel yüklemeler bir olayı oluşturan faktörlerle ilgilidir. Diğer bir ifadeyle, bir olayın oluşumuna ilişkin açıklamalardır. Nedensel yüklemeler odak, istikrar, kontrol ve genellik boyutlarını içerir. Evlilikteki nedensel yüklemeler, bu boyutlar sayesinde anlaşılabilir. Sorumluluk yüklemeleri ise, bireylerin herhangi bir olay için hesap verebilirliğine ilişkin bir kavramdır 53. Nedensellik yüklemeleri olaya neyin neden olduğu ile ilgiliyken, sorumluluk yüklemeleri olaydan kimin sorumlu olduğu ile ilgilidir. Sorumluluk yüklemeleri niyet boyutunu da içerir. Yani sorumluluk yüklemeleri, bireyin davranışı kasıtlı mı yoksa kasıtsız mı yaptığını da içerir 54,55. Ülkemizde eşlerin bakış açısına göre evlilik ilişkilerini açıklayan İmamoğlu ise, Evlilik İlişkileri Modeli ni geliştirmiştir. Bu model eşlerin sosyal gelişmişlik düzeylerini, etkinliklerini ve evlilikten memnuniyetini içermektedir İletişim ve İletişim Çatışmaları Kişilerarası etkileşimin temelini oluşturan iletişimin her insanın yaşamında önemli bir yeri vardır. Çünkü insanlar duygu ve düşüncelerini iletişim yoluyla paylaşarak mutlu olma ve çevrelerindeki bireylerin mutluluklarına katkıda bulunma olanağı elde ederler

24 İletişim, iletilen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir. Organizmaların çeşitli yöntemlerle bilgi alışverişi yapmalarına olanak tanıyan bir süreçtir. İletişim tüm tarafların üzerinden bilgi alışverişi yapılacak ortak bir dili anlamalarına ihtiyaç duyar. İletişim Bilgi alışverişi bilgi üretme ve anlamlandırma sürecidir. Alışveriş sözcüğünden anlaşılabileceği gibi iletişimde bilgi akışının iki yönlü olması gerekir 57,58. Kişilerarası iletişim; rahatlama, problem çözme, stresi giderme, bilgi verme, ilişkileri biçimlendirme ve sürdürme, duyguları açıklama, ikna etme, karar verme gibi birçok amaca hizmet eder. Belirli mesajların kodlanarak bir kanal aracılığıyla bir kaynaktan bir hedefe/alıcıya aktarılması sürecidir. Örneğin bir konuşmacı (kaynak) ortak bir dil aracılığıyla (örn. Türkçe) kodladığı belirli kelimeleri (mesaj/ileti) ses dalgaları ve hava yoluyla (kanal) dinleyiciye (hedef) aktarır. Bu süreçte geribildirim hedefleniyorsa, iletiyi gönderen başat kaynak, hedef ise sonat kaynak olarak tanımlanır. İletişim bir toplulukta veya bir grupta oldukça önemlidir ve sosyal açıdan olmazsa olmaz bir nitelik taşımaktadır. Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için iletişim kurmak zorundadır. İletişim hayatın vazgeçilmez bir gereğidir. Ayrıca ruhsal - bedensel ihtiyaçları gidermek için iletişim oldukça gereklidir. Toplumsal kanun ve kuralları sağlıklı bir biçimde işletebilmek için gereklidir 57,58. İnsanlar bir arada yaşadıkları sürece, ne kadar iyi niyetli ve anlayışlı olursa olsunlar, aralarında sürtüşmelerin, çatışmaların çıkması kaçınılmazdır. Yakın ilişki kuran iki birey arasında çatışma çıkması doğaldır ama çatışma yüzünden ilişkinin bozulması doğal değildir. Yıkıcı tartışma küçükten beri çevrede görerek öğrene geldiğimiz köklü bir alışkanlık halinde yerleşmiş bir davranış biçimidir. Aralarında 13

25 çıkan sorunları bireyler bu tür yaklaşımla ele aldıklarında, elde edilen sonuç genellikle olumsuzdur. Yapıcı tartışma ve iyi niyet, karşılıklı güven ve eşit söz hakkı ortamında gerçekleşebilir. Böyle bir ortam uzlaşmaya varabilmek için zorunlu fakat yeterli değildir; yapıcı tartışma tutumunu uygulayabilmesi için bireyin kendini bilinçli olarak eğitmesi gerekir. İnsanlar aralarında çıkan duygusal sürtüşmeleri birbirlerini daha iyi anlayabilmek için araç olarak kullanıp dostluklarını pekiştirebilirler 6,21,33,59. Dökmen in 58 aktardığına göre Harary ve Batell tarafından ortaya konan Graf Analiz kapsamındaki çatışma sınıflaması, kişiler arası iletişimde ortaya çıkabilecek çatışmaları sistematik bir şekilde kapsamaktadır 58. Harary ve Batell e ait çatışma sınıflamasındaki çatışma türlerinden altı tanesi iki ana grupta toplanabilir. Aktif, pasif ve varoluş çatışmaları Yönelim Çatışmaları olarak; tümden reddetme, önyargılı ve yoğunluk çatışmaları ise Kapsam Çatışmaları olarak ayrılabilir. Yönelim çatışmaları kişilerden, kapsam çatışmaları iletiden kaynaklanan çatışmalardır. Yönelim çatışmalarında kaynak ile hedef arasında alınıp verilen iletinin kapsamına ilişkin herhangi bir çatışma yoktur; sadece iki kişi, kendileriyle ilgili problemlerden ötürü çatışmaya girerler. Bir yönelim çatışmasına taraf olan kişiler, aralarındaki iletiyle değil, birbirleriyle uğraşmaktadırlar; birbirlerine kızmakta, küsmekte, birbirlerini dinlememekte ya da birbirlerini yanlış anlamaktadırlar. Kapsam çatışmalarında ise kişiler kendilerinden çok, aralarındaki iletiden ötürü çatışmaya girmektedirler. Söz konusu çatışmalardan başka Karma Çatışmalar adını verdikleri iki çatışma daha tanımlamışlardır. Bunlar aktif-önyargılı ve pasif-tümden reddetme çatışmalarıdır 21,58. Graf Analiz kapsamındaki çatışma sınıflamasında sekiz temel çatışma türü bulunmaktadır 25,45,51,58. 14

26 1) Aktif Çatışma (Kötü adam ne söylerse kötüdür) Karşı karşıya gelen kişilerin, birbirlerinden hoşlanmamaları, birbirlerine kızmaları durumunda, aktif çatışma ortaya çıkar. Aktif çatışma sergileyen kişiler, birbirlerinin ne söylediğine aldırmadan, hatta birbirlerini yeterince dinlemeden, karşılıklı eleştiri yöneltirler ya da kavga ederler. İnsanların birbirlerine karşı tavır alıp aktif çatışmaya girmelerinin, belirgin ya da örtük çeşitli sebepleri olabilir. Örneğin karşımızdaki bir kişi ile ilgili olumsuz bir geçmiş yaşantımız varsa. Bu konuda şöyle bir örnek verilebilir: Diyelim ki bir arkadaşınız size belli bir konuda haksızlık etti; siz de ayıp olur diyerek sesinizi çıkarmadınız. Aradan zaman geçti ve aynı arkadaşınız, sizin yanınızda fakında olmadan bir pot kırdı. Siz de hemen parlayıp Sen zaten hep böyle yaparsın. derseniz, bir aktif çatışma başlatmış olursunuz. Sen zaten hep sözü, zamanlaması kötü ve suçlayıcı bir genellemedir. Böyle yapmak yerine, arkadaşınız size haksızlık ettiğinde, anında tepki vermeliydiniz. Eğer anında tepki veremediyseniz ve aradan da epey zaman geçtiği halde bu olayı unutmadıysanız, o arkadaşınızı karşınıza alıp Şu davranışın beni üzmüştü. diyerek söze başlamalısınız. Böyle yaparsanız, o arkadaşınıza yönelik öfkenizin, ilgisiz olaylarda patlak vermesini önlemiş olursunuz. Aktif çatışmada dil ötesi öğelerin yoğun kullanımı söz konusudur. Kişilerin ne söylediği önemini yitirir nasıl söylediği anlam kazanır 25,58. 2) Pasif Çatışma (Küsler diyaloğu) Pasif çatışmada insanlar, herhangi bir sebepten ötürü, örneğin çekindikleri için ya da küs oldukları için birbirleriyle iletişim kurmazlar. Birbirlerine küs olan kişilerin, sokakta ya da bir koridorda karşılaştıklarını görmüşsünüzdür. Genellikle olay şöyle gelişir: Birbirlerini daha uzaktan görür görmez kanlar beyinlerine hücum eder. Yakın 15

27 geçmemek için arayı açarlar; mümkünse birisi karşı kaldırıma geçer. Aynı hizaya geldiklerinde, başlarını hızla yan tarafa çevirirler. Bu sırada kalp atışları artmış, solukları hızlanmış, yüzlerinin rengi değişmiştir. Göz göze gelmeden hızla geçip giderler. Bu kişiler birbirlerine iki mesaj vermektedirler. Birinci mesaj Sen benim için önemli değilsin; yoksun; bak işte görmedim seni. şeklindedir. Bu mesaj yüzeysel bir mesajdır. Bu kişiler birbirlerine, farkında olmadan ikinci bir mesaj daha vermektedir. Bu mesaj ise şudur: Sen, benim için çok önemlisin; senin için yollarımı değiştirdim; kalbim, soluğum hızlandı; yüzüm-gözüm kızardı; sen beni çok ilgilendiriyorsun. Gerçekten de, her ne kadar sen beni ilgilendirmiyorsun mesajını vermeye çalışsak da, küs olduğumuz insanlar aslında bizi çok ilgilendirmektedir. Çünkü bizi gerçekten ilgilendirmeyen tanımadığımız insanları görünce böylesine zahmetlere girmeyiz. O halde, bu çelişkimizi fark ettiğimizde, bize acı veren birtakım küskünlüklere son verebiliriz. Pasif çatışmalarımız bazen pasif saldırganlığa dönüşebilir. Fiziksel ya da sözlü saldırganlık gibi, pasif saldırganlıkta, karşımızdakini susarak öfkelendirmeye çalışırız. Bu saldırganlık türünde inat olsun diye bir şey yapmamak söz konusudur. Örneğin bir erkek eşine başkalarının yanında Hanım sen sus! derse, eşi de bu söze alınıp bir ay ağzını hiç açmazsa, bu davranışı pasif saldırganlık sayılabilir. Pasif saldırganlığın sergilendiği durumlardan birisi de öfkenin içe atılması, ifade edilmemesidir. Birbirlerine kızan insanlar, aralarında hiçbir şey yokmuşçasına iletişimlerini sürdürdüklerinde, pasif çatışma sergilemiş olurlar. Pasif çatışmaya girme olasılığının arttığı durumlarda kısa bir süre için sorulacak soru Karşımdakine küsmem, benim hangi ihtiyacımı gideriyor, küsmek dışında başka hangi yolla bu ihtiyacımı giderebilirim? olmalıdır. Hangi ihtiyaç olduğu 16

28 tanımlanabilirse çatışma olasılığı azalacaktır. İhtiyaçlarımızın tanımlanmasının yanında, bu ihtiyaçların karşınızdaki kişilere uygun dille aktarılabilmesi de çok önemlidir 45,58. 3) Varoluş Çatışması (Ben sandım ki ) Bir insan karşısındakinin sözlerini yanlış anlarsa ya da onun sözleriyle ilgili olmayan bir mesaj verirse, bu durma varoluş çatışması adı verilir. Varoluş çatışmasında kişinin dikkati, karşısındakine değil kendisine yönelmiştir. Yani bu tür çatışma sergileyen kişilerin her biri kendi varoluşunu yaşamaktadır. Bu durumu açıklamak için şöyle bir örnek verilebilir: Eve mi gidiyorsun? Hayır, eve gidiyorum. Ben de eve gittiğini sanmıştım. Bazen de birbirimizi doğru işitiriz ama işittiğimizle ilgisi olmayan cevaplar veririz. Örneğin: Çok mutluyum; sonunda o konsere bilet buldum. Kitabımı gördün mü yarın sınavım var. Hem de en önde. Kaybettim galiba, şimdi ben ne yapacağım. Bu örnekte her iki kişi de yalnızca kendileriyle ilgilidirler. Birbirlerinin söylediğini ya dinlemediler ya da dinleseler bile, işittikleri mesaja uygun bir cevap vermek yerine, kendi iç dünyalarına uygun bir şeyler söylediler. Günlük yaşamımızda sıklıkla sergilenen imalı iletişimler sırasında da varoluş çatışması yaşanması ihtimali oldukça yüksektir. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla anlayışının hakim olduğu iletişimlerde, mesaj sahibi tarafından asıl hedeflenen kişi, üzerine alınmayabilir ya da mesajı yanlış anlayabilir. Bazen de, imalı iletişime 17

29 alışmış kişiler, aslında başkalarına verilen mesajların, kendilerine verildiğini zannedip alınırlar. Bu da bir varoluş çatışmasıdır 51,58. 4) Tümden Reddetme (Hiç ) Eğer bir kişi, kendisine yöneltilen mesajı tümüyle reddeder, tamamen aksi görüşü savunursa, tümden reddetme çatışması sergilemiş olur. Tümden reddetme davranışı sergileyenler, belli bir konu üzerinde enine-boyuna düşünmek, ayrıntılara inmek yerine, kolayca toptancı çözümlere ulaşıverirler. Bir konunun ayrıntılarına inerek incelediğiniz zaman, o konuya ilişkin olarak karşınızdakinin belirttiği bazı görüşlere katılma ihtimaliniz ortaya çıkar. Tümden reddetme çatışmasında ise, karşıdakinin görüşlerini sorgusuz-sualsiz reddetme eğilimi vardır. Örneğin; depresif bir kişi, kendisine olumlu özellikler atfeden bir kişiye, Yaşantımda hiçbir olumlu yön bulamıyorum derse, bu kişi tümden reddetme çatışması yaşıyor demektir 25,58. 5) Önyargılı Çatışma (Ben kararımı çoktan verdim ) Önyargılı çatışmada kişiler, belli bir konuda tartışmaya başlamadan önce, o konuda bir önyargı/peşin hüküm edinmişlerdir; tartışma sırasında ısrarla bu önyargılarını savunurlar; tartışma, onların başlangıçta vermiş oldukları kararı herhangi bir şekilde etkilemez. Önyargılı çatışma sergileyen kişiler, karşısındakini dinlememeyi bazen o kadar ileri götürüler ki, Ben onun fikrinin dibini bilirim. derler. Bu şu anlama gelir: Eğer karşınızdaki kişinin fikirlerini dip köşe bildiğinizi sanıyorsanız, artık zahmet edip onu bir kere daha dinlemeniz gerekmez. Böyle olunca da, önyargınızı değiştirmeniz de gerekmez. Kişilerarası iletişim sırasında farklı çatışma türleri birlikte sergilenebilir. Sıklıkla birlikte sergilenen çatışmalardan ikisi de önyargılı çatışma ile tümden reddetme 18

30 çatışmasıdır. Güçlü önyargıları olanların, karşılarındaki kişilerin görüşlerini tümden reddetme ihtimalleri yüksektir 58. 6) Yoğunluk Çatışması (Haklısın ama ) İki kişinin görüşleri arasında kısmen uyuşma olması halinde yoğunluk çatışması söz konusu demektir. Örneğin bir kişinin çok güzel bulduğu bir film için diğeri Güzeldi, ama o kadar da değil. derse, bu bir yoğunluk çatışmasıdır 45,58. 7) Kısmi Algılama Çatışması (Bunu da mı demiştin ) Eğer bir kişi, karşısındaki kişinin kendisine aktardıklarından sadece bir kısmını algılar, diğerlerini algılamazsa, bu durumda bir kısmi algılama ortaya çıkmış demektir 51,58. 8) Alıkoyma Çatışması (Anlatamadım galiba ) Alıkoyma çatışmasında, bir kişi karşısındaki kaynaktan kendisine gelen mesajı tam olarak anlar, fakat üçüncü bir kişiye doğru olarak iletemez. Yani bu kişi, kendisine ulaşan mesajı isteyerek ya da istemeyerek değişikliğe uğratır. Bu çatışma türünü sergileyen kişiler, edindikleri bilginin ancak bir kısmını başkalarına aktarabilirler. Alıkoyma çatışması yaşayan bir kişi, eğer bu durumun farkındaysa, çevresiyle kuracağı iletişim kolaylaşacaktır. Aksi halde, mevcut çatışmaya bir de varoluş çatışması ekleyebilir Evlilik Doyumu ve İletişim Çatışmaları Evlilikte uyumun olabilmesi ve en yüksek düzeyde doyumun yaşanabilmesi, her şeyden önce sağlıklı bir iletişimi gerektirmektedir. Sağlıklı ve normal bir iletişimin bulunmayışı, karı-koca arasındaki sorunları algılayıp kavrayamamaktan ve iletişim bozukluğundan kaynaklanır. Taraflar ayrı ayrı birer dünya değil, ortak bir dünya kurmalı ve problemleri aralarında etkili bir iletişimle çözebilmelidirler 5,25. 19

31 Kaynaklara göre Weiten evlilikte sıklıkla rastlanan ve çatışmaya neden olan sorunları su şekilde belirlemiştir: 48,49 1. Evliliğe yönelik gerçekçi olmayan mutluluk beklentileri. 2. Eşlerin birbirlerinden farklı rol beklentilerine sahip olmaları (kimin yemekleri yapacağına, kimin ev dışında çalışacağına, kararları kimin alacağına dair v.b.). 3. Evliliğe ilişkin ekonomik sorunlar (mevcut paranın nereye harcanacağı çatışmaları). 4. Yetersiz iletişim. 5. Akrabalara ilişkin sorunlar (özellikle eslerden birinin ebeveynlerine maddi ya da duygusal açıdan bağlı olmasından kaynaklanan problemler). 6. Cinsel sorunlar. 7. Eşler arasında çocukların büyütülmesi ve disiplini ile ilgili fikir ayrılıkları. 8. Eşlerden birinin yeni ilgi alanları geliştirmesi, yeni bir ortam veya arkadaşlıklar kurması ve diğer eşin buna uyum sağlayamaması, eşlerin birbirlerinden farklı yönlerde kendilerini geliştirmeleri. 9. Diğer sık rastlanan sorunlar: Kıskançlık, sadakatsizlik, yerme, dırdır, patronluk taslamaları olarak belirlemiştir. Çift arasında yaşanan iletişim sorunlarının araştırıldığı çalışmalarda ise; çiftler arasında yaşanan en yaygın iletişim sorunları, eşinin bakış açısını anlayamama, eşini suçlama, eleştirme veya aşağılama olarak belirtilmektedir. Çift arasında yaşanan söz konusu bu çatışma konuları genellikle dört yolla çözülmektedir: 33,60 (a) Boyun eğme: taraflardan birinin diğerinin fikirlerini kabul etmesi. (b) Uzlaşma: Herkesin kabul edebileceği ortak bir noktada uzlaşı sağlama. (c) Bırakma: Hiçbir uzlaşmaya varmadan, çatışmanın çözümsüz olarak ortada bırakılması. 20

32 (d) Geri çekilme: Tartışmaktan kaçınma veya tartışmayı yarım bırakma. Genç çiftlerde kadınlar negatif duygular gösteren dalgalanmaları daha fazla yaşarlar. Onlar eşlerine göre daha sinirli, daha üzgün, daha çok sızlanan ve aynı zamanda daha neşe içerisinde olan taraftırlar. Erkekler ise daha az duygusallık gösteren, daha fazla savunma içerisinde olan, içine kapanık taraftır. Erkekler daha yüksek bir savunma düzeyine sahiptir. Mutsuz evliliklerde, olumsuz duygularda, cinsiyet farklılığı daha açık bir şekilde öne çıkar 5. Ayrıca Fitzpatrick ve Ritchie aile içi konuları ele alma ve tartışma bakımından üç ayrı evlilik ve aile yapısı betimlemiştir. Bu çiftlerin özellikleri ve iletişim biçimleri şu şekilde sıralanabilir: 61 Bağımsız çiftler: Aile, bağımsız çiftler tarafından yönetilir, aile içinde açıklık önemsenir. Çiftler; aile içinde kadın ve erkeğin eşitliğine inanırlar. Yapılan araştırmalar; bu çiftlerin çatışma ile kolaylıkla baş edebildikleri, anlaşma ve tartışmaları çok iyi yönlendirdiklerini ortaya koymaktadır. Geleneksel çiftler: Bu çiftlerin yaşam felsefesi birbirine benzer. Her ikisi de iyi bir evlilik için bazı kişisel bağımsızlıklardan özveride bulunmak gerektiğine inanır. Ayrı/kopuk çiftler: Bu tür yapıda olan ailelerde çok az samimiyet vardır. Çiftler basma kalıp kadın erkek rollerini devam ettirirler. Her iki eşte de evliliği sürdürmeleri gerektiği hissi vardır ve bunu yapmaya çalışırlar. Çatışmalardan kaçınır, duygularını birbirlerine ifade etmezler. Evlilikte yaşanan çatışma alanlarının incelendiğinde; birbirine paralel olarak ortaya çıkan birtakım problem veya çatışma alanları göze çarpmaktadır. Eşler arasında ilişkinin bozulmasına yol açan yaşanan çatışma durumları, tartışmalar değil; çatışma konularının nasıl tartışıldığıdır. Çiftler tarafından sergilenen iletişim becerileri; 21

33 evlilikteki çatışma alanlarının başarıyla yönetimi ve uzun vadede evlilik doyumu ve istikrarı sağlamada önemlidir 61. Özgüven 25 evliliği bir iletişim sistemi olarak değerlendirmektedir. Buna göre bu sistemin canlılığı karı-koca arasında sözlü-sözsüz uygun bildirim ve mesajların alınıp verilmesiyle ölçülür. Eşlerin birbirlerine ruhsal, toplumsal ve cinsel beklentilerini ve mesajlarını ortaya koymaları, dile getirebilmeleri için karşılıklı etkileşim içinde olmaları gerekir. Uyumlu bir evlilik her şeyden önce sağlıklı bir iletişimle gerçekleşir. Sağlıklı ve normal bir iletişimin bulunmayışı, karı-koca arasındaki sorunları algılayıp kavrayamamaktan ve iletişim bozukluğundan kaynaklanır 62. Evlilik sisteminin üyesi olmak kolay değildir. Çünkü bu sisteme girildiği andan itibaren bir insanın üstlendiği sorumluluklar da önemli ölçüde artar 24. Genellikle ilişkinin başlangıcında çiftler birbirleriyle saatlerce konuştuklarından bahsederler. Ancak iletişim çoğu zaman, ilginç bir diyalogdan çok daha fazlasını gerektirir. İletişim her şeyden önce karsısındakinin düşüncelerini, fikirlerini, duygularını ve görüşlerini dinlemekle başlar. Evlilik ilişkisi içerisindeki iletişim, her şeyden önce karşısındakinin en yakın arkadaşı ve sırdaşı olmayı, kişinin kendisini eleştirilmekten korkmadan ifade edebilmesini gerektirir 48. Evlilikte yaşanan doyumun cinsiyete göre farklılaştığı düşünülmektedir. Kadınların daha duygusal olmasının bu konuda etkili olduğu sanılmaktadır. Genelde kadınlar erkeklere kıyasla duygusal çeşitliliği daha yoğun ve canlı bir şekilde yaşar. Bu anlamda, kadınlar erkeklerden gerçekten daha duygusaldır 63. Cinsiyetler arasındaki bu duygusallık farkının, çiftlerin her yakın ilişkide ortaya çıkan şikayet konularına ve anlaşmazlıkları halletmesi bakımından ne anlama geldiği düşünüldüğünde; aslında bir evliliği kurtaran ya da yıkan, çiftlerin ne kadar sık birlikte oldukları, çocuklarına nasıl bir terbiye vermeleri gerektiği, ne kadarlık borç ve tasarrufla kendilerini rahat 22

34 hissedecekleri gibi belirli konular değil; daha çok, ilişkilerinin geleceği açısından daha önemli olan bu hassas noktaların çift tarafından nasıl tartışıldığıdır 5,63. İletişim ile ilgili yaşanan problemler boşanma veya ayrılık riskini açığa çıkarmakta, bu süreç ise çifti etkilemesinin yanı sıra çiftin çocukları açısından da davranış problemleri ortaya çıkarabilmektedir 33,64. Eşler arasındaki çatışma, çocuğun uyumunu etkileyen önemli bir faktör olarak da göze çarpmaktadır. Eşler arasındaki huzursuzluklar, başta çocuklar olmak üzere, tüm aile fertlerini olumsuz olarak etkilemektedir. Eşler arasındaki çatışmayla, çocuğun uyumu arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalarda, çocuklardaki saldırganlık, anti-sosyal davranış, kaygı gibi kavramlarla arasında pozitif ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca eşler arasındaki çatışmayla ergenlerin aldıkları bilişsel ve sosyal yeterlilikleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur 44,48. Ailenin önderleri olan anneyle babanın arasındaki ilişki sorunlu ise, mutlu bir aile yaratabilmeleri olası değildir. Bireyler kendi özgüven sorunlarını, bir çift olarak yaşadıkları ilişkiye taşırlar. Bu durumda aralarındaki her türlü etkileşim, hissettikleri kuşku, korku ve güvensizlikten etkilenirler. Evlilik ilişkisindeki sorunlar, farklılıklar anlaşmazlığın belli başlı kaynakları haline gelir ve eşin diğer eşe egemen olmaya çalıştığı bir savaş alanı ortaya çıkar. Evliliklerde özgüveni zayıf bir kişinin kendi gibi sorunlu bir kişi ile ilişki kurma olasılığı yüksektir. Evlilik yaşantısında eşler arasında sahiplenme, egemen olma girişimleri, saldırganlık, pasiflik, eleştirilere karşı aşırı duyarlılık, birbirine aşırı derecede karışma, sık sık güven yenileme ihtiyacı, kıskançlık, sık sık ağlama krizleri, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, sosyal ortamlara girmekte isteksizlik, utangaçlık, surat asma, sık sık sinirlenme, baskıcı davranışlar, baskıya izin vermek, şiddet, azarlamalar, intihar tehditleri, duygusal ve fiziksel olarak uzaklaşma, 23

35 haftalar veya aylar süren sessizlik sık sık ortaya çıkan duygusal patlamalar gibi sorunlar yaşanabilmektedir 49. Eşlerin çatışması her zaman kaçınılmaz bir biçimde aile sorunlarına yol açmaz. Eşlerin aralarındaki sorunları çözüp yakınlıklarını derinleştirerek kendi kişiliklerini bulmaları en ideal durumdur. Ancak bunu sağlayabilmek ve hem eş hem de evliliklerinde mutluluğun bozulmaması için, aralarında ortaya çıkabilecek her türlü sıkıntıyı çözmekte karalı olmaları gerekir. Eğer eşler aralarındaki farklılıklardan doğan sorunları çözmekte zorlanırsa ve sürekli olarak bu çatışmalara çocuklar tanıklık ederse bu durum aile yaşamının en olumsuz durumudur 49. Bir evlilikte hiçbir çatışma yaşanmayacağı düşüncesi oldukça gerçek dışı olmakla beraber, doğru problem çözme stratejilerinin kullanılması ilişki için yapıcı ve olumlu sonuçlar doğurmaktadır 5,12. Evlilik sorunu yaşayan eşlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde, genellikle üç aşamalı bir süreç yaşanmaktadır. Birinci aşamada, öfke ve incinme duygularına beklentilerin karşılanmamasından doğan hayal kırıklığı eşlik etmektedir. Eşler birbirini ve ilişkilerini olumsuz olarak değerlendirmelerine rağmen evliliklerinin geleceği hakkında iyimserlikleri, eşini hoşnut etme ve sorunlarını çözme çabaları sürmektedir. İkinci aşamada, bireyler evliliğin getirdiği kazanç ve kayıplarını değerlendirmekte; eşler ayrılma ve ilişkiyi sürdürme düşünceleri arasında tereddüt yaşamaktadırlar. Evliliğe ilişkin umutlar devam etmesine rağmen şüpheler de başlamıştır. Son aşamada ise evliliğin sona erebileceği düşüncesiyle sorunları çözme çabaları anlamlı düzeyde azalmaktadır 49,65. Bir tartışmayı, bir patlama noktasına getirmeyi engelleyen onarım mekanizmaları, tartışmayı saptırmamak, empati göstermek ve gerilimi azaltmak gibi basit davranışlardır. Çok az duygusal yeterlilik esas olarak, sakinleşebilmek (ve eşini 24

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

LET M ÇATI MALARI ve ÇÖZÜM ÖNER LER. Haz rlayan: Ay e Tan u Ac badem Sa l k Grubu E itim ve Geli im Hem iresi 13 Mart 2011

LET M ÇATI MALARI ve ÇÖZÜM ÖNER LER. Haz rlayan: Ay e Tan u Ac badem Sa l k Grubu E itim ve Geli im Hem iresi 13 Mart 2011 LET M ÇATI MALARI ve ÇÖZÜM ÖNER LER Haz rlayan: Ay e Tan u Ac badem Sa l k Grubu E itim ve Geli im Hem iresi 13 Mart 2011 NE KADAR ÇOK BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİNİN ANLAYACAĞI KADARDIR. İletişim

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

İletişimin Bileşenleri

İletişimin Bileşenleri Düşünce, bilgi ve duyguların; sözcük, yazı ve resim gibi semboller kullanarak anlaşılır hale getirilmesi, paylaşılması ve etkileşim sağlanmasıdır. İletişim Sürecinde; Dönüt (feedback) sağlanamıyorsa iletişim

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM...

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 5 Bölüm 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... 13 İletişim Sürecinin Ögeleri... 13 İletişim Sürecinin İşleme Süreci... 14 Kod ve Kodlama... 14 Etkili İletişimde Kodlama ve Kod Açımlama... 15

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

İNFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARINDA KOMİTE DIŞI EKİP ÇATIŞMASI VE YÖNETİMİ. VİLDAN UMUR ÇAKAR vildan.cakar@anadolusaglik.

İNFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARINDA KOMİTE DIŞI EKİP ÇATIŞMASI VE YÖNETİMİ. VİLDAN UMUR ÇAKAR vildan.cakar@anadolusaglik. İNFEKSİYON KONTROL KOMİTESİ ÇALIŞMALARINDA KOMİTE DIŞI EKİP ÇATIŞMASI VE YÖNETİMİ VİLDAN UMUR ÇAKAR vildan.cakar@anadolusaglik.org Çatışma Yönetimi 6 NİSAN 2007 CEVAP BEKLEYEN SORULAR Neden Çatışırız?

Detaylı

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON Bireylerin günlük hayatlarının yaklaşık üçte birini geçirdikleri işyerleri, kişi için önemli bir ortamdır. İşyerlerinde

Detaylı

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir.

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Bilgi ve duygu üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir.

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen İki öğenin birbiri ile kurduğu bağlantıya veya etkileşime ilişki denir. Eğer bu tek taraflı ise ilgi olarak tanımlanır.

Detaylı

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak

Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak Evde çalışırken yararlanabileceği bir yazı tahtası çok işe yarayabilir. Bu tahta, hem yapıcı bir oyuncak (örneğin öğretmencilik oyununda) hem de kalem tutma ve yazı yazma becerisinin gelişimine katkıda

Detaylı

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ -2 EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM EVLİLİKTE İLETİŞİM ve YAŞAM BECERİLERİ 2 SUNUM İÇERİĞİÇ Evlilikte İletişim

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen AKRAN BASKISI NEDİR? Bireyin içinde bulunduğu yaş gruplarının etkinliklerinde bir şeyi yapmak için arkadaşları tarafından zorlanması veya cesaretlendirilmesidir.

Detaylı

ÇİFT PSİKOTERAPİSİNDE KADINLAR 16 19 Haziran 2010 Anadolu Psikiyatri Günleri Uz.Dr. Nuşin Sarımurat Baydemir İlişki Psikoterapileri Enstitüsü İstanbul Çift ilişkilerinde, özellikle evliliklerde, cinsiyet

Detaylı

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Prof. Dr. Esra ÖMEROĞLU Arş. Gör. Osman BASĠT Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi A.B.D Tematik Yaklaşım Tematik

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

ORGANİZASYONLARDA ÇATIŞMA YÖNETİMİ

ORGANİZASYONLARDA ÇATIŞMA YÖNETİMİ ORGANİZASYONLARDA ÇATIŞMA YÖNETİMİ ÇATIŞMA TANIMI İki veya daha fazla kişi arasında çeşitli kaynaklardan doğan anlaşmazlık olarak tanımlanmaktadır. Uzm. Hem. Samin Esmailzade Çatışma, aynı ya da karşıt

Detaylı

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI HAKKINDA GENEL BİLGİLER VELİ DAVETİYESİ.doc NEDEN ANNE BABA EĞİTİMİ? 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ailelerin

Detaylı

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ Tutum Tutum bir kişinin diğer bir kişi, bir olay veya çevresi ile ilgili olarak negatif veya pozitif tavırdır. Tutum Tutumlar değerler gibi sosyal ve duygusal inşalardır

Detaylı

ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM

ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM Sağlıklı iletişim, çocuğun ruhsal gelişimi açısından büyük önem taşır.

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

Hekim Hasta İletişimi ve Hasta Hakları. Prof. Dr. Haydar Sur İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi

Hekim Hasta İletişimi ve Hasta Hakları. Prof. Dr. Haydar Sur İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hekim Hasta İletişimi ve Hasta Hakları Prof. Dr. Haydar Sur İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hekim hasta ilişkisinde etkili iletişim hem hasta hem de hekimin hakkıdır İletişim bozukluğuyla

Detaylı

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ SİGARA BIRAKMA SÜRECİ DOÇ DR ZEYNEP AYFER SOLAK EÜTF GÖĞÜS HASTALIKLARI AD Çevresel ve sosyal faktörler. Medya, merak, aile. Sosyoekonomik yapı. Kültürel yapı Davranışsal ve psikolojik faktörler. Öğrenme.

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

ANNE BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ

ANNE BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ ANNE BABA ÇOCUK İLETİŞİMİ Çocuğun davranışlarının kabul edilebilir bir düzeyde olması, yapıcı ve uyumlu bir birey olarak yetişmesi anne, baba, çocuk iletişimine bağlıdır. Eğer sağlıklı bir iletişim kurulabiliyorsa,

Detaylı

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU! Risk Faktörleri BİRECİK RAM Tedavi İçin Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar. Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen,

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat

2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat 2015-2016 DÖNEM I MED 115: Temel Bilimler I Ders kurulu 14.09.2015-09.10.2015 4 Hafta/ 73 saat Dersler Teorik Pratik Toplam Davranış Bilimleri 25-25 Sağlıklı Yaşam ve Halk Sağlığı 25-25 Sosyal Bilimler

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Cahit Kişioğlu, İzmir 9 Eylül Lions Kulübü ÖZET: Lion ve Leo iletişiminde kullanılan eleştirel veya koruyucu yetişkin tarzını yetişkin boyutuna taşıyarak, Lion - Leo

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı

Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Ayda ÇELEBİOĞLU Proje Araştırmacısı Proje kapsamında verilerin elde edileceği hastanede onkoloji hastaları ile çalışan tüm hemşireleri içine alan bir program yapılması kararlaştırıldı. Hemşirelerle

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

Özel Bir Hastane Grubu Ameliyathanelerinde Çalışan Hemşirelerine Uygulanan Yetkinlik Sisteminin İş Doyumlarına Etkisinin Belirlenmesi

Özel Bir Hastane Grubu Ameliyathanelerinde Çalışan Hemşirelerine Uygulanan Yetkinlik Sisteminin İş Doyumlarına Etkisinin Belirlenmesi Özel Bir Hastane Grubu Ameliyathanelerinde Çalışan Hemşirelerine Uygulanan Yetkinlik Sisteminin İş Doyumlarına Etkisinin Belirlenmesi Sibel Yıldırım*, İlknur İnanır**, Zerrin Kaya*** * Acıbadem Hastanesi,

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26

Detaylı

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI Hayat Boyu Aile Danışma Merkezi; Toplumun çekirdeği olan ailenin doğru temeller üzerine inşası konusunda danışmanlık hizmeti vermek, ailenin önemiyle ilgili

Detaylı

PSK 172 İletişim Becerileri. Sözel Olmayan İletişim Human Communication [Bölüm 4]

PSK 172 İletişim Becerileri. Sözel Olmayan İletişim Human Communication [Bölüm 4] PSK 172 İletişim Becerileri Sözel Olmayan İletişim Human Communication [Bölüm 4] Sözel Olmayan İletişim Anlam üretmek için sözcükler olmadan mesajları kullanma sürecidir. Sözel iletişimin önemli bir unsurudur.

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili PSİKOLOJİYE GİRİŞ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

İNFERTİL ÇİFTLERDE, İNFERTİLİTE TEDAVİSİ ESNASINDA ERKEKLERDEKİ PSİKOSOSYAL DURUMUN İNCELENMESİ

İNFERTİL ÇİFTLERDE, İNFERTİLİTE TEDAVİSİ ESNASINDA ERKEKLERDEKİ PSİKOSOSYAL DURUMUN İNCELENMESİ T.C AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNFERTİL ÇİFTLERDE, İNFERTİLİTE TEDAVİSİ ESNASINDA ERKEKLERDEKİ PSİKOSOSYAL DURUMUN İNCELENMESİ Nilüfer TOK KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM HEMŞİRELİĞİ

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

Prof. Dr. Münevver ÇETİN Prof. Dr. Münevver ÇETİN LİDERLİKLE İLGİLİ TANIMLAR Yönetim bilimcilerin üzerinde çok durdukları kavramlardan biri de liderliktir. Warren Bennis in belirttiği gibi, liderlik, üzerinde çok durulan, yazılan

Detaylı

ADLİ VAKA SÜRECİNDE HASTA ve AİLE İLE İLETİŞİM

ADLİ VAKA SÜRECİNDE HASTA ve AİLE İLE İLETİŞİM ADLİ VAKA SÜRECİNDE HASTA ve AİLE İLE İLETİŞİM Gamze Varlı Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi Klinik Eğitim Hemşiresi Sunu Planı Hemşirelik ve hasta/hasta yakınları eğitimi

Detaylı

MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞİ

MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞİ S O N U Ç R A P O R U MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞİ ISBN: 978-605-5307-07-3 Mebusevleri Mah. Şerefli Sk. No:27/3 Tandoğan / ANKARA T: 0312 222 03 55 F: 0312 222 03 09 MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞİ MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞİ

Detaylı

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET D.E.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi Cilt:22 Sayı:1, Yıl:2007, ss:105-121 MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Murat Selim SELVİ * Hatice ÖZKOÇ

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİNDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERİN KAYGI DÜZEYLERİNİN SAPTANMASI VE HEMŞİRELERİ İŞ ORTAMINDA ETKİLEYEN STRES FAKTÖRLERİNİN TANIMLANMASI

Detaylı

Danışman Olarak Hemşire

Danışman Olarak Hemşire ÜNİTE 6 Danışman Olarak Hemşire Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Danışmanın ne olduğunu, Danışmanın yararlarını, Danışmanın kimlere yapılabileceğini? Danışmanın tekniklerini, öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

Ç O C U K L U K T A A R K A D A Ş İLİŞ K İLERİ

Ç O C U K L U K T A A R K A D A Ş İLİŞ K İLERİ Ç O C U K L U K T A A R K A D A Ş İLİŞ K İLERİ Dr. Sirâl ÜLKÜ Çocuklar Arkadaşlığı Nasıl Tanımlıyorlar? Günümüzde, özellikle rehberlik gibi psikolojik hizmet alan- 'arında, hizmet götürülen bireylerin

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Çağdaş Eğitim *Toplumların ihtiyaç ve beklentileri durmadan değişmiş, eğitim de değişen bu

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

EĞİTİMCİ - VELİ İLETİŞİMİ EĞİTİMDE İLETİŞİM VE GRUP YÖNETİMİ

EĞİTİMCİ - VELİ İLETİŞİMİ EĞİTİMDE İLETİŞİM VE GRUP YÖNETİMİ EĞİTİMDE İLETİŞİM VE GRUP YÖNETİMİ 6 Eğitimde iletişim, eğitimin en önemli ögesidir. Bir eğitimcinin görevini iyi yapabilmesi için az da olsa eğitim psikolojisiyle ve iletişim kuramlarıyla ilgili bilgi

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en 1 ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın zor olduğu zamanlar vardır. Çocuğunuz

Detaylı

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME. Hazırlayan Semiramis Gülenç

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME. Hazırlayan Semiramis Gülenç ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME Hazırlayan Semiramis Gülenç DAVRANIŞIN TANıMı Bir organizmanın gösterdiği her türlü tepki,organizmanın, çevrede ve/veya çevreyle olan ilişkisinde

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.

Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir. Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Rehberlik MB 403 7 3+0 3 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Rehberlik MB 403 7 3+0 3 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Rehberlik MB 403 7 3+0 3 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu / Yüz Yüze Dersin Koordinatörü

Detaylı

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ

BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ BAŞETME GRUBU İLE SOSYAL DESTEK GRUBUNUN HEMŞİRELERİN TÜKENMİŞLİK DÜZEYİNE ETKİSİ Öğr. Gör. Dr. Neslihan GÜNÜŞEN DANIŞMAN Prof.Dr. Besti ÜSTÜN Tanımlayıcı Tükenmişlik Araştırmaları Randomize değil Kesitsel

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

İLETİŞİM. Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

İLETİŞİM. Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı İLETİŞİM Prof.Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Sunum Planı İletişim tanımı Sözlü iletişim Sözsüz iletişim Aktif dinleme Empati Açık iletişim İletişim

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

KETEM Danışmanları. İlgili konuda danışmanlık eğitimi almış. Doktor Hemşire Ebe Sağlık memuru Tıbbi teknolog Tıbbi sekreter

KETEM Danışmanları. İlgili konuda danışmanlık eğitimi almış. Doktor Hemşire Ebe Sağlık memuru Tıbbi teknolog Tıbbi sekreter DANIŞMANLIK Danışmanlık Nedir? Danışmanlık,yüz yüze konuşma sırasında bir kişinin diğerine belli bir konuda karara varmasını kolaylaştırmak için kişiyi bilinçlendirerek yardımcı olunmasıdır. Danışmanlık;

Detaylı