Filmlerle Seyrüsefer. sinema

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Filmlerle Seyrüsefer. sinema"

Transkript

1 Filmlerle Seyrüsefer Þükran Yücel sinema

2 sinema Filmlerle Seyrüsefer Þükran Yücel

3 altkitap - sinema 1 Filmlerle Seyrüsefer Þükran Yücel Ekim 2003 Yayýna Hazýrlayan: Murat Gülsoy Düzelti: Murat Gülsoy Tasarým: Faruk Ulay Tasarým Uygulama: Murat Gülsoy 2003 altkitap ve Þükran Yücel Yapýtýn tüm yayýn haklarý saklýdýr. Tanýtým için yapýlacak kýsa alýntýlar dýþýnda yayýncýnýn izni olmaksýzýn hiçbir yolla çoðaltýlamaz.

4 Yazar Hakkýnda Þükran Yücel, Ýzmir'de doðdu. Gazetecilik yaptý. Ýngilizce'den birçok oyunu ve romaný Türkçe'ye çevirdi. Tiyatro ve radyo oyunlarý yazdý. Düþ Gölgesi (Afa, 1995) ve Ölüme Karþý Oyun (Gendaþ, 2000) adlý iki öykü kitabý vardýr. Öykü ve denemeleri E, Adam Öykü gibi dergilerde yayýmlandý. Altyazý sinema dergisinde yazýyor.

5 Önsöz - Þükran Yücel i Önsöz Filmlerle Seyrüsefer, siyah beyaz bir hayatý renklendiren filmlere þükran duygumu ifade etmek için yazýlan yazýlardan oluþtu. Beyazperdede yansýyan bir 'sefer'i 'seyir' eylemekle baþlar her þey. Filmlerle çýkýlan seyrüsefer bir limanda seyrüsefer eden vapurlarýnki gibi ayný barýnakta sona erer. Uzak denizlere gidilen uzun ve sonu bilinmeyen bir yolculuk deðildir söz konusu olan. Karanlýk bir salona girer, oturur iki saat için farklý bir serüveni yaþar ve ayný kapýdan ayný sokaða çýkarsýnýz. Ayný yollardan ayný eve gider, ayný hayatý yaþamaya devam edersiniz. Kendinizden baþladýðýnýz her seyrüsefer kendinizde biter. Bu arada farklý duygular, kederler, hüzünler, heyecanlar ve zevkler imgeler ve sözcükler halinde eklenir belleðinize. Sevdiðiniz filmlerin verdiði haz uzun süre yaþar sizinle birlikte. Bu seyrüsefer hiç bitmesin dediðiniz olur. O zaman kalemi elinize alýr filmlerden yola çýkarak hissettiklerinizi, düþündüklerinizi yazma gereksinimi duyarsýnýz. Þanslýysanýz bu yazýlar bir gazetede, dergide yayýmlanýr, sizinle ayný coþkuyu hissedenlerle paylaþýrsýnýz. Þanslýysanýz, altkitap.com gibi deðerli kitaplar yayýmlayan bir siteden Murat Gülsoy sizi arar ve yazýlarýnýzý sanal ortamda kitap haline getirmeyi önerir. Seyrüsefer devam eder... Çocukluðuma iliþkin ilk hatýram bir filmle ilgili derken abartmýyorum. Ýlk gördüðüm film olan Sissi'yi hala unutamýyorum. Avusturya Ýmparatoriçesi Sissi'nin filmdeki Külkedisi'ne benzer büyüleyici ve masalsý öyküsü, sonraki yýllarda Sissi'nin þiire, felsefeye ilgi duyan ve muhalif Macar aydýnlarýyla dostluk kuran sýradýþý bir kraliçe olduðunu ve talihsiz bir suikasta kurban gittiðini öðrenmemle bütünleþti ve hala içimi sýzlatan bir tragedya olarak beni etkilemeye devam ediyor. Sissi filminden ötürü yaþam boyu süren film akrabalarýmdan ilkini dört yaþýnda kazanmýþtým: Kendisi de bir tragedyaya kurban giden olaðanüstü etkileyici ve muhteþem Romy Schneider. Allah biliyor ya, ben çok güzel bir yaþamý hak eden o güzel insanýn baþýna gelen tüm talihsizliklerden hep Alain Delon'u sorumlu tuttum. Dünyanýn en güzel

6 Önsöz - Þükran Yücel ii çiftiyken, onu terk edip o donuk Nathalie Delon'la evlenmeseydi, Romy'nin baþýna tüm o kazalar gelmeyecekti. Üstelik büyüyüp de Garcia Marquez'in Kýrmýzý Pazartesi romanýndan uyarlanan filmi mahveden o Anthony Delon kazasýný da hiç görmemiþ olacaktýk. Beni 'ben' yapan romanlardan önce hayatýma giren filmler benliðimin ilk tuðlalarýný koyduklarý gibi yaþam boyu sürecek olan sinema tutkumu da ateþlediler. Filmlerle kitaplar hep farklý boyutlara taþýdý beni. Sinema ile edebiyatýn dehlizlerinde buldum kendimi. Ve bir daha o labirentten hiç çýkmak istemedim. Gönüllü bir tutsaklýk bu. Hayatýn fýrtýnalarýna karþý zaman zaman güç kazandýran bir yaný da var, bizi kýrýlganlaþtýran bir yaný da. Bu kitapta benim Altyazý sinema dergisinde yayýmlanan film okumalarýmla birlikte festivallerle ilgili yazýlarýmý da bulacaksýnýz. Bunlar Ýstanbul Film Festivali, Uçan Süpürge Kadýn Filmleri Festivali, Gezici Avrupa Filmleri Festivali ve Sinema Tarih Buluþmasý'na iliþkin izdüþümlerim. Hem bir hatýrlatma hem de benim festivallerden bende kalanlar üzerine bir hesaplaþmam. Bu yazýlardan birkaçý da E Dergi'de yayýmlanmýþ sinema üstüne denemelerim. Üçüncü bölüm ise bazý yönetmen portrelerinden oluþuyor. Zaman zaman yazdýðým yönetmenlerle ilgili yazýlar henüz az sayýda. Etkilendiðim ve sevdiðim o kadar çok yönetmen var ki, bunlarla ilgili yazýlara devam edeceðim. Burada yer alan yönetmen portreleri içinde biri var ki, beni çok etkiledi. 1940'lý yýllarda kýsa ve deneysel filmler çekmiþ olan bugün Baðýmsýz Sinema'nýn öncüsü olarak kabul edilen feminist ve avant-garde bir sinemacý: Maya Deren. Onu sinema ile ilgilenen herkesin tanýmasýný istiyorum. Günümüzün parçalanmýþ insanýnýn bir örneði olarak edebiyat, sinema ve tiyatro arasýnda mekik dokuyan ve ne yardan ne de serden geçebilen birisi olarak yazdým bu sinema yazýlarýný. Ýçerik olarak farklý bir yanlarý varsa, benim bu bölünmüþlüðümden geliyordur diye düþünüyorum. Çünkü sinema öyle bir sanat ki, kendi öncülü olan sanatlara gönderme yapmadan edemiyor. Ya da ben içinde o göndermeleri ve sinemanýn edebiyatla, tiyatroyla yaptýðý flörtün ýþýklý halesini taþýyan filmler üzerine yazmayý yeðliyorum. Bulmaca çözdüðüm çok eðlenceli bir yolculuk bu benim için. Edebiyat, tiyatro ve sinemaya hikaye anlatmanýn farklý yollarý ve biçimleri olarak baktýðýnýzda, aralarýndaki kesiþme noktalarýný bulmak ilginç bir oyun olabiliyor. Sonuçta bu e-kitabý "bitmemiþ bir kitap denemesi" olarak niteliyorum. Sanal ortam bize bu olanaðý verdiði için mutluyum.

7 1 ÝÇÝNDEKÝLER FÝLM OKUMALARI Gözleri Alabildiðine Kapalý 2 Enigma'nýn Kod Adý Stoppard 7 Iris: Kaybolan Bellek 14 Mahremiyet/ Intimacy: Ruhlarýn Soyunmadýðý Yerde Mahremiyet Olur mu? 20 Panik Odasý'nda Kadýnlar 24 Tutku/ Possession: Edebiyattan Beyaz Perdeye 31 Adaptation/ Tersyüz: Kurmacanýn Gerçek Hayatla Sonsuz Oyunu 35 Þimdi Yaþama Saati mi? 39 Saatler Kimin Ýçin Çalýyor? 43 Piyanist Bir Ýnsanlýk Durumu ya da Sanatýn Kutsanmasý 48 Geçmiþi Olmayan Adam 53 Sessiz Amerikalý / The Quiet American 55 Ozon un Havuz Problemi 58 FESTÝVALLERDEN Ýstanbul'a Bir Bakýþ/ Film Festivaline Bir Yolculuk 63 Gezici Festival: Her Yeni Festival Ýçin Sana Teþekkür Ediyoruz 70 Uçan Süpürge/ Kadýn ve Ýdeoloji 76 Gezici Avrupa Profili 84 Sinema Tarih Buluþmasýnda Tarihe Tanýklýk Etmek 91 Uçan Süpürge 6. Kadýn Filmleri Festivali 97 PORTRELER Istvan Szabo: Avrupa'nýn Vicdaný 100 Maya Deren: Bir Feminist Efsane 109 Efsaneleþmiþ Bir Yýldýz: Marlene Dietrich 118 Karel Reisz: Alçakgönüllü Bir Usta 123

8 2 FÝLM OKUMALARI Gözlerimiz Alabildiðine Kapalý Gözlerimiz kapalý geliyoruz dünyaya, tümüyle kapalý. Ne zaman ve nasýl görmeye baþlýyoruz? Ýlk gördüðümüz ne? Karanlýk mý, renklerin gökkuþaðý mý, yoksa anlamýný çýkaramadýðýmýz bir yüz mü? Görmeyi nasýl öðreniyoruz? Gerçekten öðreniyor muyuz? Neleri görüyoruz, neleri görmüyor ya da görmezden geliyoruz? Hayatýmýzýn bir anýnda birdenbire aslýnda en yakýnýmýzdakini bile tüm gerçekliðiyle görmediðimizi, tanýmadýðýmýzý keþfedersek ne olur? Gözümüzü kapatmakla kendi küçük dünyamýzý, dünyalara deðiþemediðimiz o kutsal huzurumuzu koruyorsak da kendi gerçeðimizle asla yüzleþmeden ne kadar yaþayabiliriz? Milyonlarca insan bin yýllardýr bunu beceriyor. Gözlerini dünyaya açamadan mezarda kapatýyor. Gözü açýklarýn dünyasýnda gözü kapalý çoðunluk, hiçbir zaman anlamadýðý büyük bir oyunda gözleri baðlý yerine getiriyor rolünü. Gözü Tamamen Kapalý/ Eyes Wide Shut, New Yorklu baþarýlý doktor Bill Harford'la güzel eþi Alice'in görkemli dairelerinde Þostakoviç'in 2 numaralý Caz Suiti'nin valsi eþliðinde açýlýr. Görünüþte birbirini seven çok mutlu bir karý koca rolündeler. Ama biz biliriz ki, aþk mülayim iklimlerde büyümez pek; o fýrtýnalarda, tipilerde yeþerir, kuþkuyla tomurcuklanýr, güvenli ortamlara pek yaklaþmaz, bizim gibi rahatýna düþkün deðildir, ruhun karanlýk yakasýný yeðler, bir anda þimþek gibi çakarken, yýldýrým gibi yakar. Alice ve onun çýplak, güzel vücuduna dönüp bakmayan Bill Harford, güzel kýzlarýný bakýcýya býrakýp zengin iþadamý Victor Ziegler'in verdiði partiye katýlýrlar. Katýlanlarýn hiçbirini tanýmadýklarý partide, Alice ona Ovidius'tan söz eden bir Macar'la dans eder, Alice'in Ovidius'tan ezbere okuduðu iki dize de filmin temasýyla yakýndan ilintilidir: Gözleri kör olup çok çok kötü bir iklimde kalmaktan söz eder. Alice onu baþtan çýkartmaya

9 3 çalýþan ve aldatmayý evliliðin en büyük zevki olarak sunan Macar'la üst üste þ a m p a n y a l a r ý yuvarlamasýnýn da etkisiyle açýkça flört eder. Bunu baþka bir erkeðin ilgisinden hoþlandýðý için mi yoksa kendisiyle pek ilgilenmeyen kocasýný kýþkýrtmak için sürdürdüðü sorusu aklýmýzý karýþtýrýyorsa, gerçeðin býçak gibi keskin iki yüzünün film boyunca gözümüze sokulduðunu bilmekte yarar var. Alice göz ucuyla kocasýný iki model kýzýn arasýnda mutlu bir havada oynaþýrken gördüðünde daha bir sýký sarýlýr kavalyesine. Gene de Alice Adem'le Havva'nýn hikayesindeki þeytanýn rolünü üstlenmeye hazýrlanan baþtan çýkartýcý Macar'ýn teklifini kesinlikle geri çevirir. Ýki model kýzla "gökkuþaðýnýn sonuna" gitmeye hazýr görünen Bill Harford ise Ziegler'ýn adamýnýn onu çaðýrmasýyla yukarýdaki banyoya çýkmak zorunda kalýr. Orada bir koltuðun üstüne yýðýlmýþ olan çýplak kýz yüksek dozda eroinden bilincini yitirmiþtir. Ziegler bu olayýn aralarýnda kalmasýný rica eder. Ýnsani özünden sýyrýlmýþ, kimliksiz, nesneleþmiþ seksin filmde karþýmýza çýkan ilk görüntüsüdür bu. Partinin ertesinde Bill'le Alice'in kýskançlýk üzerine konuþmalarýna tanýk oluruz. Bill, Alice'e tam anlamýyla güvendiði için onu kýskanmadýðýný söyler. Alice bu güveni (!) kiþiliðine bir saygýsýzlýk olarak niteler. Kadýnlarýn içlerinde de farklý arzu ve tutkularýn boy attýðý karanlýk labirentlerin oluþabileceðini kanýtlamaya giriþir. Tek bir kez gördüðü bir deniz subayýna karþý hissettiði arzuyu ve o anda her þeyini, ailesini ve tüm geleceðini feda edebilecekmiþ gibi olduðunu anlatýr. Karýsýnýn baþka bir erkeðe duyduðu arzuyla sarsýlan Bill o andan baþlayarak karýsýný baþka bir erkekle seviþirken görür hayalinde. Bu görüntü onu hiç rahat býrakmaz. Ýlk kez karýsýnýn ruhuna egemen olmadýðýný anlayan bir erkeðin tedirginliðiyle sadece niyetle sýnýrlý kalan ihaneti, kesin ihanetle cezalandýrma hevesine kapýlýr. Tanýmadýðý bir kadýnla gireceði iliþkinin onu rahatlatacaðý beklentisi

10 4 içindedir. Tüm giriþimciliðine karþýn film boyunca hevesinin kursaðýnda kalmasý da filmin ironik 'þaka'larýndan biri. O sýrada bir hastasýna çaðrýlan Bill'in insan ruhunun tehlikeli labirentlerini çaðrýþtýran karanlýk New York sokaklarýndaki gizemli ve ürkütücü yolculuðu baþlar. Hastasýnýn ona aþýk olan kýzý, yolda rastlayýp evine gittiði fahiþe ve daha önce partide rastladýðý Týp Fakültesinden arkadaþý olan piyanisti ziyareti gözü intikam ateþiyle dönmüþ kocayý tatmin edici bir sonuca ulaþtýramaz. Piyanistin sözünü ettiði gizli ayine katýlmak için derin bir merak ve arzu duyar. Maskeli erkek ve kadýnlarýn buluþtuðu tuhaf ve gotik bir ritüelin ardýndan çýplaklýðýn ve seksin itici bir biçimde sergilendiði gizli ayin, filmin doruk noktasýdýr. Bir oyuna katýlma arzusuyla bu malikaneye gelen ve girerken sadakatin sembolü "Fidelio" parolasýný veren kahramanýmýz, kendisinin bu oyundan dýþlandýðýný, burada istenmeyen bir yabancý olarak tehlikede olduðunu öðrenir. O baþýndan beri, içinde yer aldýðý büyük oyuna gözleri kapalý, oyunun kurallarýný bilmeyen birisidir. Kafka'nýn Bay K'sýndan farký, baþlangýçta kendisini her þeye egemen, doktor kimliðiyle her kapýyý açabilecek, mükemmel ve güçlü bir birey gibi hissetmesidir. Bu kusursuz dünyasý, karýsýnýn hayali aþýðýyla çatýrdamýþ, gizli ayinde o güne kadar güvendiði her þeyin bir anda yok olabileceðini öðrenmiþtir. Anlamýndan soyutlanmýþ, yozlaþmýþ seksin, gotik bir estetiðin içinde rahatsýz edici bir biçimde boy gösterdiði bu sahne, farklý simgesel anlamlarýnýn yaný sýra iktidar sahiplerine ve tüm insanlýða yöneltilmiþ alaycý ve keskin bir eleþtiri. Yüzleri maskelerle örtülmüþ ve hiçbir konuda duygularý olmayanlarýn egemen olduðu bir oyunun içindeyiz. Oyunun kurallarý çok önceden belirlenmiþ. Bu oyunun ne kadarýný görmeyi göze alabiliyoruz? Filmin sonunda Alice'in söylediði gibi hayatta kaldýðýmýza þükrederek gözlerimizi kapatmalý mýyýz? Hangisi gerçek? Hayaller mi? Kabuslar mý? "Ne bir gecenin gerçeði ne de tüm bir yaþamýn gerçeði, gerçeðin tümünü açýklayamaz." der Alice filmin sonunda. "Ve hiçbir rüya... sadece rüya deðildir." der Bill. Rüyalarýn insan gerçeðinin önemli bir parçasý olduðunu, gerçeðin kendisi kadar önemli olduðunu vurgulayarak. Hayal veya gerçek ne yaþamýþlarsa hepsini unutmak ve geride býrakmak ister Alice. "Sonunda uyanmýþlardýr." Ama bu uyanýþ ironik biçimde gözlerini tekrar kapatmakla eþ anlamlýdýr. Hayalden

11 5 arýtýlmýþ bir gerçek, gerçeðin ne kadarýný ifade ediyorsa, bilinçaltýnýn gizlerine kapalý bir bilinç de o kadar uyanýk olabilir. Stanley Kubrick, Freud'un arkadaþý olan Avusturyalý yazar Arthur Schnitzler'in "Rüya Romaný" adlý kýsa romanýndan aldýðý konuyu yýllarca üzerinde çalýþarak, ima, kinaye, ironi ve simgelerle bezeli birkaç katmanda anlaþýlabilecek derinlikli bir filme dönüþtürmüþ. Tekniði, görüntüleri, sinema dili, oyunculuðu, müziði ve ilginç senaryosuyla gözlerimizi kapatamayacaðýmýz bir film var karþýmýzda. Tüm bunlarýn ötesinde beni etkileyen bir özelliði de, ancak iyi bir edebiyat eserinden alýnabilecek zevki vermesi. Adým adým, sahne sahne çözümlenmesi gereken bir film. Sinemanýn yedinci sanat olarak ortaya çýkýþýndan bu yana sanat anlamýnda etkileyiciliðini ve büyüleyiciliðini kanýtlayan baþyapýtlardan birisi. Ancak yaratýcý yönetmenlerin aþabildiði bir çizgi var sinemanýn baþyapýtlarý ile sýradan filmleri ayýran. Bence bu çizgiyi sinemanýn tüm o teknik gözboyama sanatýnýn inceliklerinin ötesinde çok daha insani bir öz ayýrýyor. Kubrick'in filmini diðerlerinden ayýran da sinemasal üstünlüðünün yaný sýra bu insani öz. Ýnsana dair bir anlamý öne çýkartmasý. Kubrick, "Ýnsan kendi anlamýný iþleyerek ortaya çýkartmalýdýr." diyor. Onun filmleriyle kendi hayatýnýn anlamýný ortaya çýkarttýðýný ve insanlýða sunduðunu düþünürsek, Gözü Tamamen Kapalý'nýn bir vasiyet filmi olduðunu dikkate almalýyýz. Kubrick gözlerini hayata kapatmadan önce son mesajýný bu filmle verdi. Ýnsana ve yaþama dair bilnçaltýnýn derinliklerine çýkýlan bu yolculuk bize büyük usta Ingmar Bergman'ýn insan gerçeðini irdeleyen filmlerindeki psikolojik yolculuklarý çaðrýþtýrdý. Schnitzler'in 'Traumnovelle' adlý eserini ne yazýk ki bulup okuyamadým. Ama Freud'un etkisinin olduðunu biliyorum. Bill'in gece yolculuðu ise bana Carl Jung'un 'gece denizi yolculuðu' diye adlandýrdýðý benliðin özüne inen tek kaynak olan bireysel bilinçaltý ile kolektif bilinçdýþýlýða yapýlan yolculuðu anýmsattý. Rüyalar ve halüsinasyonlar bu tür bir tinsel yolculuðun araçlarýdýr. Yolculuk tehlikelidir ve herkes dayanamaz. Carl Jung'un kolektif bilinç olarak adlandýrdýðý kültler, inançlar, itikatlar, modalar, kulüpler, izmler ve popüler kültür insanýn bireyselliðini yok eden þeylerdir. Kolektif bilinçdýþý ise ruhun keþfedilmemiþ alanlarýdýr ve Jung sanatýn ve aþkýn kaynaðýný burada bulur. Bill'in yolculuðu

12 6 onun toplumda kabul edilebilir kimliðinin, bir baþka deyiþle maskesinin ötesinde gerçek kimliðine ulaþmasýný saðlayamamýþtýr. Bill ve Alice'in gerçek veya hayali yolculuklarý sonunda kolektif bilinçdýþýna ulaþamadýklarýný görüyoruz. Çünkü onlar kolektif bilinçdýþýný keþfedecek kadar gerçekle yüzleþmeyi göze alamamýþlar ve hayatta kaldýklarýna þükrederek gözlerini kapatmayý yeðlemiþlerdir. Gözleri faltaþý gibi açýk olan ise Kubrick'ti. Bu filmi bitirdikten dört gün sonra hayata gözlerini yuman yönetmen, insanlýðý ince bir alayla eleþtirdiði bu son filmini en güzel mirasý olarak býraktý. Bir hayatýn bundan daha anlamlý bir sonu olabilir mi? Edebiyatýn da sinemaya gözünü kapatmamasý gerektiðini anýmsatmak gerekiyor. Hele gerçekte edebiyatýn olmasý gerektiði kadar derin bir filmse söz konusu olan, gerçeðin yüzeysel görüntüsü ile yetinen edebiyatçýlarýn "Gözü Tamamen Kapalý"dan alýnacak derslere gözlerini kapatmamalarý kendi yararlarýnadýr. Þimdiye dek hep sinema edebiyattan yararlandý, iyi ve kötü uyarlamalar yaptý. Çoðunlukla çok sevdiðimiz romanlarýn film uyarlamalarýný yetersiz bulduk, kitaptan aldýðýmýz zevki hissetmediðimizden yakýndýk. Ama yaratýcý yönetmenler öylesine güçlü bir sinema dili oluþturdular ki, edebiyatýn buna ilgisiz kalmasý mümkün deðil. Sinema edebiyattan çok þey öðrendi; yalnýz edebiyatý deðil, tiyatroyu resmi, heykeli ve müziði de çok iyi kullandý. Þimdi edebiyatýn da sinemadan öðreneceði þeyler yok mu? Yoksa sinemayý okuma zevkini öldüren amansýz bir rakip olarak mý göreceðiz? Bunun doðru olmadýðýný biliyorum çünkü ben "Gözü Tamamen Kapalý" yý izlediðimden beri Schnitzler'in romanýný arýyorum. Arthur Schnitzler'in 1926'da yazdýðý ve biraz da unutulmaya yüz tutmuþ olan kitabý eminim þimdi dýþarýda her zamankinden çok satýyordur. E Dergi, Aralýk 199, Sayý 9

13 7 Enigma'nýn Kod Adý: Stoppard Ocak ayýnda vizyona girecek, yönetmenliðini Michael Apted'in yaptýðý Enigma'nýn arkasýndaki asýl önemli isim, filmin senaristi Tom Stoppard. Stoppard, oyunlarýný þifreli yazan bir tiyatro cini. Günümüzün en iyi oyun yazarý Tom Stoppard, son yýllarda sinema dünyasýnda senaryolarýyla da yeni rüzgarlar estiriyor. Ýlk kez 1966'da Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler (Rosencrantz and Guildenstern Are Dead) adlý oyunuyla Ýngiliz tiyatrosunu sarsacak bir deðiþimi baþlatan Stoppard, o günden bugüne yazdýðý tüm oyunlarla ilgi odaðý olmayý baþardý. Anlaþýlmasý çok güç entelektüel þifrelerle dolu olduðu halde merak unsurunu sonuna kadar canlý tutmayý baþaran eðlendirici oyunlar yazan Stoppard için Enigma'nýn þifresini çözmek çocuk oyuncaðý olmuþtur. Çünkü bir Stoppard oyununu çözebilmek için Shakespeare, Oscar Wilde, Samuel Beckett, James Joyce ve Pirandello gibi yazarlarýn yapýtlarýna aþina olmak yetmez; kuantum fiziði, matematik, gotik bahçe tasarýmý ve termodinamiðin ikinci yasasý gibi konularý da öðrenmek gerekebilir. Tüm bunlarý bir oyunun ayný anda iki ayrý yüzyýlda geçen hikayesinin içine yerleþtirip kaos kuramýnýn ortasýnda romantik bir aþk hikâyesi anlatabilmek, Stoppard'a özgü bir beceri, ustalýk ve zekâ gerektirir. Ýnanýlmaz uzunluktaki felsefi konuþmalarý tiyatronun içine sokarken bir polisiye gerilimini yaþatmayý ve bol aksiyonlu bir sahne trafiðini gerçekleþtirmeyi baþaran da Stoppard'dýr. O bir sözcük hokkabazýdýr, anadili olmayan Ýngilizce'nin yurdunda usta bir cambaz gibi ip üstünde gezinir ve sözcüklerin ve zekâ oyunlarýnýn balesini yapar. Onun oyunlarý, bir bulmaca gibi çözülmeyi bekleyen mecaz, cinas, tezat ve göndermelerle doludur ve þifreleri çözmenin dayanýlmaz zevkini verir. Bu açýdan Michael Apted'ýn, Robert Harris'in çok satan romaný Enigma için en uygun senaryo yazarýný seçtiðini düþünüyoruz; çünkü her þey bir yana, çok bilinmeyenli denklemler, çözülmesi olanaksýz

14 8 görünen þifreler ve gizem, Stoppard'ýn konusudur. Filmin eleþtirilerinden okuduðumuz kadarýyla sonuç baþarýlý gibi gözüküyor. Michael Apted, "Stoppard'ýn senaryosu, iki öyküyü eþgüdümlü olarak anlatmakta özgün romandan bile daha baþarýlý, öyle ki aþk öyküsünü çözdüðünüzde enigma kodunun da anahtarýný buluyorsunuz." diyor. Enigma'ya katkýsý olanlarýn içinde ilk film prodüksiyonunu gerçekleþtiren Rolling Stones'un efsanevi solisti Mick Jagger'ý da unutmamak gerekir. Enigma'da öne çýkan genç aktör Dougray Scott'un bu filmden sonra yýldýzýnýn parlayacaðýna kesin gözüyle bakýlýyor. Kate Winslet da tüm kritikler tarafýndan baþarýlý bulunuyor. Enigma'nýn konusu Ýkinci Dünya Savaþý sýrasýnda Ýngilizlerin çok gizli bir istihbarat merkezi olan Bletchley Park'ta geçiyor. Þifre çözücüler çok ciddi bir sorunla karþýlaþmýþlardýr. Naziler, Ýngiliz birliklerinin kendi aralarýnda ve müttefiklerle haberleþme için kullandýklarý bir þifreyi deðiþtirmiþ, anlaþýlmaz hale sokmuþlardýr. Ayný anda bir müttefik gemi konvoyu on bin yolcusuyla Atlantik'i geçmektedir ve saldýrý tehlikesi altýndadýr. Yetkililer genç ve parlak bir matematikçi ve þifre çözücü olan Tom Jericho'dan (Dougray Scott) yardým isterler. Bu sýrada Tom'un sevdiði kadýn Claire (Saffron Burrows) de esrarengiz bir biçimde kaybolur. Tom onu bulmak için

15 9 Claire'in arkadaþý Hester'den (Kate Winslet) yardým ister. Böylece casusluk ve aþk serüvenlerinin zekice iç içe geçirilen öyküleri romantik ve eðlendirici bir gerilim filminin kanavasýný oluþturur. Emanuel Levi, filmi övmek anlamýnda "Michael Apted eski moda deðerlerle baþarýya ulaþýyor." diye yazýyor, Enigma'nýn Hollywood'un teknik yönden parlak ama içi boþ filmlerine benzemediðini vurguluyor. Bir filme eski moda demenin bugünlerde bir övgü olarak kabul edilmesi gerektiðini, çünkü Holywood'un geliþmiþ teknik deðerleriyle bir hikayenin zekice ve düþündürücü olarak anlatýmý arasýnda büyük bir uçurum oluþtuðunu belirtiyor. Senaryo Yazarý Stoppard Enigma, Tom Stoppard'ýn ilk senaryosu deðil, umarýz sonuncusu da olmayacak. Sinemaseverler, onun, Aþýk Shakespeare (Shakespeare in Love) filmi için Mark Norman'la birlikte yazdýðý senaryoyla "En Ýyi Senaryo" Oscar'ýný ve Altýn Küre'sini aldýðýný anýmsayacaklardýr. Stoppard'ýn senaryo yazma serüveni, Aþýk Shakespeare'den de çok önce 1975'de baþlar. Ýlk film senaryosu, Thomas Wiseman'le birlikte onun romanýndan uyarlama yaptýðý "The Romantic Englishwoman"dýr ve Joseph Losey tarafýndan filme çekilmiþtir. Daha sonra Nabakov'un ayný adlý eserinden, Rainer Werner Fassbinder'in yönettiði Despair (1978) filminin senaryosunu yazmýþ, Otto Preminger'in çektiði The Human Factor'ý (1980) Graham Greene'in romanýndan uyarlamýþtýr. Terry Gilliam ve Charles McKeown'la birlikte yazdýðý Brazil, kendi türünün baþyapýtýdýr. Ballard'ýn romanýndan uyarladýðý, Spielberg'in çektiði Güneþ Ýmparatorluðu (Empire of the Sun) da baþarýlý senaryolarý arasýnda yer alýr. John Le Carre'ýn romanýndan uyarladýðý Russian House, Doctorow'dan uyarlanan Billy Bathgate de onun imzasýný taþýr. Bu ikisinin arasýnda Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler adlý oyunun senaryosunu yazmýþ ve filmi kendisi yönetmiþtir.

16 10 Stoppard'ýn Shakepeare'i Aþýk Shakespeare'e kadar oyunlarýnda Shakespeare'e ait yüzlerce satýrý kullanan ve hemen her oyununda onun oyunlarýna göndermede bulunan Stoppard'ýn Shakespeare'i de ona özgüydü. Filmden sonra pek çok Ýngiliz edebiyatý öðretim görevlisinin ateþ püskürdüðünü gördüm. "Bu bizim bildiðimiz Shakespeare deðil." diyorlardý. Sizin bildiðiniz Shakespeare kimdir, kimlerdendir, in midir cin midir, mabeyincinin oðlu mu yoksa gizemli bir soylu mudur? Bence Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler adlý oyunuyla baþlayarak Shakespeare'i en iyi Stoppard anlamýþtýr. O da Shakespeare gibi konularýný baþka yazarlardan almýþ ve onlarý müthiþ bir zekâyla yeniden biçimlendirmiþtir. O bir parodi ustasýdýr. Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler'de Hamlet'i yeniden yazmýþ ve Hamlet'e de zenginlik katan bir baþyapýt çýkarmýþtýr ortaya. Hem entelektüel hem de eðlenceli bir tiyatro yaratmayý baþarmýþtýr. Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler, Hamlet'in iki önemsiz karakteri üzerine yazýlmýþ; hayat, oyun, ölüm, yazgý, zaman, görecelik, rastlantý, absürd, trajedi üzerine düþüncelerin harmanlandýðý, trajedinin içindeki güldürüyü, hayatýn içindeki oyunu, oyunun içindeki hayatý öne çýkartan çok düþündürücü ve ayný zamanda çok eðlendirici bir oyundur. Oyunla gerçeðin arasýndaki sýnýr, hangisinin gerçek hangisinin oyun olduðunun karýþtýrýlmasý, Stoppard'ýn her zaman gözde temasý olacaktýr. Gerçekle oyun arasýndaki sýnýrý zorlarken teknik olarak da dramatik kalýplarý kýrar Stoppard ve yeni bir sahne dili ve biçim yaratýr. Tiyatroda zamanýn ve mekanýn sýnýrlarýný aþar. Stoppard'ýn oyunuyla kazandýðý baþarý, belki de çaðýmýzýn 'kahramanlar çaðý' olmaktan çýkýp, kendi yazgýlarýný denetlemekten aciz küçük adamlarýn çaðý olduðunu fark etmesinden kaynaklanýyordu. Çaðýmýzýn kahramaný artýk romantik Hamlet deðil, adýnýn Rosencrantz mý, Guildenstern mü olduðunu anýmsamayan zavallý biriydi ve kaçýnýlmaz ölümüne gidiyordu. Rosencrantz ve Guildenstern, sonu mutlaka ölümle biten baþka bir oyunun, Hamlet'in vazgeçilebilir kiþileriydi ve Stoppard'ýn deyiþiyle "onlarý dramatik yapan þey, aþýrý derecede kiþiliksiz oluþlarýydý."

17 11 Diðer Oyunlarý Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler ile Ýngiltere'de ve Amerika'da birçok ödül alan ve büyük baþarý kazanan Stoppard, baþarýsýný The Real Inspector Hound, Travesties, Jumpers ve The Real Thing adlý oyunlarýyla da sürdürdü. Travesties, Oscar Wilde'ýn Dürüst Olmanýn Önemi (The Importance of Being Earnest) adlý oyununun üzerine yazýlmýþ entelektüel bir farstý. Bolþevik devrimini hazýrlayan Lenin, romanda devrim yapan James Joyce ve sanatý altüst eden düþünceleriyle Dadaist Tristan Tzara Zürih'de bir kütüphanede karþýlaþýr, sanat üzerine tartýþýrlar ve romantik bir komedi atmosferinde dosyalarýn karýþmasýndan doðan yanlýþlýklar fars biçiminde çözümlenir. Oyunda tarih deðiþtiren olaylarýn bir Ýngiliz konsolos yardýmcýsýnýn pek de saðlam olmayan belleðinden aktarýlmasý, Stoppard'a tarihi gerçeklerle oynama ve kolaylýkla zamandan zamana atlama özgürlüðü vermiþtir. Stoppard'ýn en ilginç oyunu Arcadia, 19. yüzyýlda Lord Byron'ýn konuk kaldýðý bir þatoda evin kýzýnýn özel öðretmeninin karýþtýðý yasak bir aþk iliþkisinin 20. yüzyýlda Lord Byron'ý araþtýran bir akademisyen tarafýndan Byron'a mal edilmesinin ironik öyküsüdür. Oyunda kaos teorisi ve termodinamiðin ikinci yasasý önemli bir yer tutar ve Stoppard geçmiþi tam anlamýyla bilmenin olanaksýzlýðýný ortaya koyar. Arcadia içindeki yüzlerce gönderme ile anlaþýlmasý güç bir entelektüel oyundur. Bir eleþtirmen, oyunu ancak fizik, matematik, edebiyat ve bahçecilik kursuna gittikten sonra anlayabildiðini yazmýþtý. Oyunun Broadway'deki yönetmeni Trevor Nunn ve tüm kadrosu oyundan önce beþ günlük bir seminerden geçmiþler ve Kaos teorisi üzerine uzman bir bilim adamýndan ders almýþlardý. Stoppard'ýn Arcadia'dan sonraki oyunu Hint Mürekkebi, bir Ýngiliz kadýn þairle Hintli bir ressamýn iliþkisini ve yýllar sonra bu þair üzerine inceleme yapan bir akademisyenin araþtýrmalarýný konu alýr. Oyun, yine bir geçmiþe yolculuk öyküsü ve geçmiþin ulaþýlmazlýðý üzerinedir. Son oyunu Invention of Love (Aþkýn Ýcadý) mitolojiden baþlayarak aþkýn tarihçesine göndermelerde bulunan, Oscar Wilde'ýn yaþadýðý çaðda Oxford edebiyat ortamýný anlatan ilginç bir oyundur. Oyunun kahramaný henüz ölmüþtür, ölüm ülkesi Hades'te kendi anýlarýna yolculuk yaparak kendisiyle hesaplaþýr.

18 12 Fazla bilgi yüklü entelektüel oyunlarýn yazarý Stoppard aslýnda düzenli bir eðitim almamýþtý. Ýngilizceyi en ustaca kullanan yazarlardan biri olduðu halde Ýngiliz asýllý bile deðildi. Aslýnda çaðýmýzýn dünya dili Ýngilizceyle ilgili en ilginç ironi, Ýngilizceyi en iyi biçimde kullanan çoðu yazarýn Ýngiliz asýllý olmamasýdýr. Bunlar arasýnda Joseph Conrad, Salman Rushdie ve daha birçoklarý sayýlabilir. Stoppard'ýn oyunlarýný sahneleyen bir yönetmen bu gerçeði þöyle ifade ediyor: "Ýngilizceyi bu kadar büyüleyici bir parlaklýkla yazmak için yabancý olmak gerekir." Stoppard'ýn Hayatý Tom Stoppard, 3 Temmuz 1937'de Thomas Straussler adýyla Çekoslovakya'da doðdu. Babasý bir þirket doktoruydu. 1939'da ailesiyle Nazi iþgalinden kaçarak Singapur'a gitti. Japonlar 1942'de Singapur'u iþgal ettiðinde, annesi Tom'la kardeþini alarak Hindistan'a kaçtý. Singapur'da kalan Stoppard'ýn babasý öldürüldü. Annesi 1946'da Hindistan'da görevli Ýngiliz subayý Kenneth Stoppard ile evlendi. Tom, Hindistan'da yatýlý bir Amerikan okulunda okudu. Sonunda aile Ýngiltere'de Bristol'e yerleþtiðinde Stoppard liseyi burada bitirdi. Baþarýlý bir öðrenci deðildi, eðitimine devam etmedi ve yerel bir gazetede muhabirliðe baþladý. 1958'de tiyatro eleþtirmenliðine baþladý 'da yazdýðý ilk oyun, A Walk On the Water, televizyonda gösterildi. Birçok radyo oyunu ve dergilerde yayýmlanan kýsa öyküler yazdý yýlýnda Ford Vakfý bursuyla Berlin'e, bir yazarlýk kursuna gitti. Burada Rosencrantz ve Guildenstern adlý tek perdelik bir güldürü yazdý. Bu kýsa oyunun sonradan yeniden yazacaðý baþyapýtýyla pek az benzerliði vardý. Stoppard 1965'de evlendiði ilk eþinden 1972'de ayrýlarak Miriam Moore Robinson'la evlendi. Stoppard'ýn bu ikinci evliliði, oyunu The Real Thing (Gerçek Þey)'de anlattýðý 'aldatma' öyküsüne benzer bir biçimde yaþandý ve sona erdi. Ýþin ilginç yaný, Stoppard, Gerçek Þey'i eþi Miriam'a ithaf etmiþti ve oyunun (ve birçok oyununun) baþ aktristi Felicity Kendal ile uzatmalý iliþkisi vardý. Gerçek Þey, gerçek hayatta da tekrarlanmýþtý hem de oyundakinden daha açýk bir biçimde. Oysa oyunda, oyunun içindeki oyunun mu, yoksa hayatýn mý gerçek olduðu sorusu seyirciyi her zaman þaþýrtmayý sürdürecek. Tüm Stoppard oyunlarýnda olduðu gibi.

19 13 Çaðdaþ tiyatronun entelektüel yazarý Tom Stoppard'ýn konu sýkýntýsý çeken sinema dünyasýnda zekice yazýlmýþ senaryolarýyla farklý bir yeri olacaðýna inanýyorum. Ama bir kitle sanatý olan sinemada kimse Stoppard'dan tiyatro oyunlarýnda havai fiþekleri gibi bir anda parlayýp beynimizde ýþýk çaktýran zekâ ve sözcük oyunlarýný beklemesin. Yine de tüm ayrýntýlarý incelikle düþünmekten hoþlanan ve gerilimi düþünerek çözmeyi seven, sürprizlerden hoþlanan düzeyli seyirci, Stoppard senaryolarýndan çekilen filmlerden entelektüel bir zevk de alacaktýr. Düþünmekten pek hoþlanmayan seyirci de saðlam anlatýlmýþ ilginç bir hikâyenin ve çözülen gerilimin keyfini çýkaracaktýr kuþkusuz. Türkçede Stoppard: Tom Stoppard Toplu Oyunlarý 1: Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler, Travestiler, Gerçek Þey, Dost Kitabevi Yayýnlarý, 2000 Tom Stoppard Toplu Oyunlarý 2: Aþkýn Ýcadý, Akrobatlar, Hapgood, Merdivenden Ýnen Sanatçý, Kasti Faul, 2000

20 14 Iris: Kaybolan Bellek Spot: Iris, yüzyýlýn en parlak beyinlerinden biri olan yazar Iris Murdoch'ýn Alzheimer hastalýðý sonucu karanlýða yol alan hayatýný beyazperdeye yansýtýyor. Richard Eyre'in filmi Iris, Akýl Oyunlarý'yla gündeme gelen ve hala tartýþýlan beynin sýrlarýný bir baþka açýdan mercek altýna alýyor. Ýster Nash'in þizofrenik beyninin dehasý olsun isterse yüzyýlýn en parlak zekalarýndan romancý Iris Murdoch'un yaþamýnýn son yýllarýnda Alzheimer hastalýðýnýn pençesine düþerek beyninin tümüyle boþalmasý olsun bugünlerde gündemde olan pek çok film, insan aklýnýn bize oynadýðý oyunlarý anlatýyor. Nash'in öyküsü þizofreniye karþý zaferle biterken, Iris'in hikayesi trajik bir biçimde sona eriyor. Eskiden "bunama" olarak nitelenen unutmanýn bugün bazý durumlarda Alzheimer olduðunu öðrendik ve hýzla ilerleyen hastalýðýn, insanýn tüm belleðini, bildiði her þeyi kýsa sürede alýp götürdüðünü biliyoruz. Iris'in hikayesinde asýl trajik olan, Murdoch'un çok sayýda iyi romanýn, pekçok araþtýrmanýn, tiyatro oyununun ve makalenin yazarý ve bir felsefeci olmasý. Gerçek bir entelektüel, hayranlýk verici, derin ve güzel bir akýl 1994'de baþlayan Alzheimer hastalýðýyla hýzla tüm gücünü yitiriyor ve boþluðun içine düþüyor. Filmde Iris bu düþüþü, "Karanlýða doðru yelken açmýþ gibi hissediyorum" diye ifade edecektir baþlangýçta, sonrasýnda ise karanlýkta olduðunu bile algýlayamayan küçük bir çocuðun çaresizliði. Hayatýn içindeki ölüm... Richard Eyre'nin filmi, Iris'in trajedisiyle olduðu kadar oyuncularýnýn baþarýlý performansýyla da ilgi çekti. Iris'in yaþlýlýðýný oynayan Judi Dench, gençliðini oynayan Kate Winslet, eþi John Bailey'in yaþlýlýðýný oynayan Jim Broadbent ve gençliðini oynayan Hugh Bonneville'in olaðanüstü bir oyunculuk gösterisi sunduklarýna dikkat çekildi. Bu yýlýn hemen bütün ödüllerinde aday oldular ve birçok önemli ödülü de kazandýlar. Judi Dench, Oscar, Altýn Küre ve birçok ödülde en iyi kadýn

21 15 oyuncu ödülüne aday gösterildi ve BAFTA'da bu ödülü kazandý. Jim Broadbent en iyi yardýmcý erkek oyuncu dalýnda Oscar'ý ve Altýn Küre'yi aldý. Hugh Bonneville Berlin Film Festivali'nde kazandýðý "yeni yetenek ödülü"yle umut veren bir aktör olduðunu kanýtladý. Kate Winslet ise bugüne kadarki en iyi performansý olarak nitelenen oyunculuðu için en iyi yardýmcý kadýn oyuncu dalýnda birçok yerde aday gösterildi ve Evening Standard British Film Award'da en iyi kadýn oyuncu (Quills ve Enigma'daki baþarýlarý için de) seçildi. Bu adaylýklarýn ve ödüllerin de ötesinde eleþtirmenlerin dikkat çektiði bir konu, ayný karakterin gençliðini ve yaþlýlýðýný oynayan oyuncular arasýnda görülen olaðanüstü benzerlik ve uyum. Hikayenin bütünlüðünü ve inandýrýcýlýðýný saðlayan oyuncularýn birbirini tamamlayan eþsiz performanslarý özellikle vurgulanýyor birçok yorumda. Anlaþýlan müthiþ bir dörtlüden izleyeceðimiz, olaðanüstü bir oyunculuk þöleni. Iris üzerine eleþtirilere baktýðýmýzda filmi çok sevenler olduðu gibi eleþtirel yaklaþanlarýn da olduðunu gördük. Þu bir gerçek ki, filmi sevenler de, eleþtirel yaklaþanlar da filmden fazlasýyla etkilenmiþler. Roger Ebert, Iris Murdoch'un bu hale düþtüðünü görmeye dayanamadýðý için filme ýsýnamadýðýný yazýyor. "Ben bu Iris'i kabul

22 16 edemiyorum. Benim kafamdaki Iris o denli canlý, o denli hayat dolu ve o denli büyüleyici ki." diyor. Ebert, Iris Murdoch'un anýsýna bir film çekilecekse bunun onun eserlerinden kaynaklanmasý gerektiðini savunuyor. Sinemaya uyarlanmaya bu denli yatkýn olan Iris Murdoch'un romanlarýndan bugüne kadar sadece birinin (A Severed Heat, dikkat çekmeyen bir uyarlama) filme çekilmiþ olmasýný hem þaþýrtýcý buluyor hem de bir talihsizlik olarak niteliyor. Ebert, filme kendi özel nedenleri dýþýnda bakanlarýn filmi beðendiklerini ve filmin hikayesinin çok iyi yazýlmýþ ve çok iyi oynanmýþ olduðunu ekliyor. Ünlü romancý Martin Amis film için The Guardian'da yazdýðý yazýsýnda, filmi þematik ve kuru bulduðunu yazmýþ. Eyre'nin çok dakik ve geometrik bir biçimde filmi yönettiðini, gençlik ve yaþlýlýk yýllarý arasýnda geometrik bir simetri tutturduðunu söylüyor. Film hakkýndaki en önemli eleþtiri, Iris Murdoch'un gençlik ve yaþlýlýk yýllarýný baþarýyla anlattýðý ama yaþamýnýn asýl görkeminin ortaya çýktýðý noktasýný yani onun yazarlýðýný ve eserlerini vermediði konusunda odaklanýyor. Elliye yakýn yapýtý olan bir yazarýn edebiyat ve felsefeyle iç içe geçen hayatýný gençlik aþklarý ve yaþlýlýðýndaki hastalýða indirgeyemezsiniz elbette. Iris Murdoch'un yazarlýk dünyasý tam olarak yansýtýlmadýðýnda, felsefi düþünce ve yaratýcýlýkla donanmýþ bir beynin bir anda böyle boþ ve

23 17 aciz hale gelmesindeki ironi de tam olarak iþlenmemiþ, Iris Murdoch'un zirveden sýfýr noktasýna iniþi de tam anlamýyla verilmemiþ olur. Iris Murdoch ýn Yazarlýk Hayatý Eleþtiri ve yorumlardan anladýðýmýz kadarýyla Iris Murdoch'un yazarlýk yaþamýna yeterince eðilmeyen filmde (bir baþka açýdan bakarsak, filmden bu kadar çok þeyi beklemek doðru mu acaba?) boþ býrakýlan yerlere biraz deðinmek için Iris Murdoch'un yaþam hikayesine göz atalým biraz. Iris 1919 yýlýnda Dublin'de doðdu. Annesi opera þarkýcýsý olarak eðitilmiþti. Babasý ise bir Ýngiliz kamu görevlisiydi. Iris küçükken Londra'ya taþýndýlar. Iris Murdoch, Oxford'da Ýlkçað Tarihi ve Felsefe okudu. Ýkinci Dünya Savaþý sýrasýnda Komünist Parti'nin aktif bir üyesi oldu ama daha sonra hayal kýrýklýðýna uðrayarak istifa etti. Birleþmiþ Milletler'in bir kuruluþunda dört yýl çalýþan Murdoch, görevi nedeniyle Belçika ve Avusturya'da kaldý. Ýngiltere'ye dönen Murdoch bir yýl iþsiz kaldýktan sonra Oxford'da lisans üstü eðitimine baþladý ve ünlü filozof Ludwig Wittgenstein'ýn öðrencisi oldu. Daha sonra Oxford'da ders vermeye baþlayan Murdoch 1963'e kadar bu görevine devam etti. Bu yýldan sonra kendini tümüyle romanlarýna verdi. Murdoch'un yayýmlanan ilk eseri felsefi bir incelemeydi. "Sartre, Romantic Rationalist" (1953). Bu kitabýn 1970'de Türkçe'ye çevrildiðini ve De yayýnlarý tarafýndan, "Sartre, Yazarlýðý ve Felsefesi" adýyla yayýmlandýðýný anýmsýyorum. Bu kitabýn hemen ardýndan gelen "Under The Net"(1954), ilk romaný olmasýna karþýn çok ustaca kurulmuþ bir roman olarak dikkat çekti. Bu roman "Að" adýyla Ayrýntý yayýnlarý tarafýndan yayýmlanmýþtýr. "The Bell" (1958), "The Sandcastle" (1957, Kumdan Kale, Ekin yayýnlarý, 1994), "The Time of Angels" (1965- Meleklerin Zamaný-Ayrýntý y.), "Italian Girl" (64), "Bruno's Dream" (Rüya Sakinleri-Ayrýntý y.), "The Black Prince" (Kara Prens- Ayrýntý y.), "Jackson's Dilemna" (Ýkilem- Ýnkýlap y.) baþlýca romanlarý arasýnda sayýlabilir. "The Sea, The Sea" adlý romanýyla Booker Ödülü'nü kazanan Murdoch'a 1987'de Kraliçe tarafýndan 'Dame' unvaný verilmiþtir. Bu arada onu beyazperdede canlandýran Judi Dench'in de 'Dame' olduðunu anýmsatalým. Romanlarýnda esas olarak kiþilerin hayatlarýna bir anlam arayýþlarýný konu alan Murdoch, inanç, iyilik,

24 18 ahlak, gibi konularý tartýþan konuþmalara bolca yer vermiþ ve felsefi temalarý sýkça iþlemiþtir. Murdoch'un romanlarýnda da görülen deniz ve su sevgisi, yüzmeye olan sýnýrsýz düþkünlüðünü doðurmuþ ve özel yaþamýnda da eþi Bailey ile paylaþtýðý en büyük tutkusu olmuþtur. Aþk hayatýnda çok özgür olan Iris Murdoch erkeklerle olduðu gibi kadýnlarla iliþkilerini de gizlemedi. Ýlk önemli aþký bir Çek þairi olan Franz Steiner'di. Elias Canetti'nin yakýn dostu olan Steiner'in bir kalp krizi sonucu Iris'in kollarýnda öldüðüne Canetti tanýklýk etmiþti. Steiner'in ölümünden sonra Canetti ile bir iliþki yaþayan Iris, 1956'da John Bailey ile evlendi. Bailey, karýsýnýn baþka insanlarla yaþadýðý iliþkilere göz yumdu. Bailey kitabýnda kendisini, "bilinmeyen ve gizemli bir dünyaya yolculuða çýkan ama her seferinde geri dönen güzel bir kadýna aþýk olan erkek" diye tanýmlýyor. Ama ayný kadýn "karanlýða yaptýðý son ve acýlý yolculuðunda" bir daha geri dönmüyor. Iris filminin senaryosu, Bailey'in Iris, "A Memoir and Elegy For Iris" ve "Iris and Her Friends" adlý kitaplarýna dayanarak Charles Wood ve Richard Eyre tarafýndan yazýldý. Iris'in hayatý, oldukça uçuk, alabildiðine özgür, kadýnlarý ve erkekleri müthiþ bir çekim gücüyle cezbettiði gençlik yýllarý, eþi John Bailey ile tanýþmasý, aralarýnda Iris'in hep önde ve egemen olduðu aþk iliþkisi ve yaþlýlýk yýllarýnda Alzheimer hastalýðýyla baþlayan düþüþü, kocasýyla iliþkisinin tersine dönmesi ekseninde anlatýlýyor. Her zaman karýsýna hayran olan, onun üstünlüðünü gönüllü olarak kabul etmiþ olan Bailey, Iris'in hastalýðý sürecinde evliliklerinde ilk kez dizginleri ele geçirmek ve ona küçük bir çocuk gibi bakmak durumunda kalýyor. Bu dönemi John Bailey, "Bir cesede zincirlenmek gibiydi," diye anlatýyor ve Bailey bir yaþam boyu sevdiði ve aklýný yücelttiði kadýnýn uzun ve sancýlý yok oluþunu da izlemek zorunda kalýyor. Bu Iris'in olduðu kadar Bailey'in de trajedisi oluyor. Iris'in kocasý olmanýn ötesinde Oxford'da bir Ýngiliz edebiyatý profesörü ve parlak bir edebiyat eleþtirmeni olan Bailey, aslýnda dünya tarihinde çoðunlukla kadýnlara mal edilen bir rolü, karýsýnýn zekasý ve eserlerinin yanýnda gölgede kalmayý seçen, üstelik karýsýnýn baþka iliþkilerini de sineye çekerek ona yarým yüzyýl süren bir aþkla baðlý kalan özverili kocayý sonuna kadar yerine getirerek bir kahraman olmayý hak ediyor. Filmin kritiklerinde dikkatimizi çeken bir nokta da, Bailey'i canlandýran Jim Broadbent'in performansýnýn göz

25 19 kamaþtýrýcý olduðu þeklinde. Belki de bu filmin asýl kahramaný, bu anlamda John Bailey'dir. Ýster Iris'in açýsýndan alalým, isterse Bailey'in, bu filmin öyküsü Iris Murdoch'un yaþarken burun kývýracaðý kadar trajik. O hemen tüm romanlarýnda kendisi ve Bailey gibi entelektüellerin arayýþ sorunlarýna deðinmiþ, aydýn kafasýnýn karmaþýklýðýný ve ikilemlerini yansýtmýþtý ama sanýrýz içine düþeceði boþluðu hiçbir aydýn kahramanýnýn sonu olarak kurgulamamýþtý. Çünkü tüm ayrýksýlýðýna, baþkaldýran asi kimliðine karþýn Iris Murdoch iyiliðe inanan bir ütopyacýydý. "Ýyiliðin Egemenliði" baþlýklý denemesinde, düþüncelerini yazdýktan sonra, "Bu noktada biri, bütün bunlar iyi hoþ da, hiçbiri gerçek deðil, diyebilir. Belki de hepsi boþunadýr, her þey boþluktan ibarettir ve insanlarý umutsuzluktan kurtaracak hiçbir geçerli entelektüel yol yoktur." demesine karþýn onu umutsuzluktan kurtaran bir inancý vardý: Ýnsanlýðýn kurtuluþunun sanat ve edebiyatla mümkün olabileceðine inanýyordu. Onun için hayatýn anlamý, sanattý, edebiyattý ve her þeyden önce sözcüklerdi. Sözcüklere tapan ve düþüncelerin gerçekliðine inanan Iris'in, yaþamýnýn sonunda sözcüklerini ve düþüncelerini yitirmesi kadar dokunaklý bir son düþünemiyorum. Yine de o romanlarýnda, yazýlarýnda sözcükleriyle ve düþünceleriyle varolmayý sürdürecek. Bir de Judi Dench'in canlandýrdýðý Iris'le onu romanlarýyla tanýmayan milyonlarýn belleðinde de "sözcüklerini kaybeden kadýn" olarak iz býrakacak. Alzheimer hastalýðýnýn tanýnmasýnda, daha sýk gündeme gelmesinde ve tedavi yollarýnýn aranmasýnda etkili olduðunu da düþünürsek, belki bundan sonra bu hastalýðý durdurmak için bulunacak ilk ilaca Iris adýný verirler. (En azýndan ben bunu öneriyorum.) Bundan sonra onunki gibi parlak beyinler unutmaya mahkum olmasýnlar diye. Iris'in aklýnýn düþtüðü durum akýlcýlar ve modernistler açýsýndan talihsiz bir þaka olsa da, yine insan aklýnýn bulacaðý bir ilaç, aklýn nelere kadir olduðuna inananlarý bir nebze de olsa rahatlatabilir.

26 20 Mahremiyet: Ruhlarýn Soyunmadýðý Yerde Mahremiyet Olur mu? Patrice Chéreau, Mahremiyet'te kadýn-erkek iliþkisini mercek altýna alýyor. Yakýn bir zamanda eþini ve çocuklarýný aile hayatýnýn insaný sarýp sarmalayan mahremiyetinden boðularak, birdenbire terk eden Jay bir barda baþ barmen olarak çalýþmaktadýr. Kendisini kýstýrýlmýþ hissettiði yaþamýnda bir çýkýþ yolu bulamamýþ, müzikte umut ettiði atýlýmý gerçekleþtirememiþ ve bezginlik hissettiði hayattan daha anlamlý bir hayata geçiþi saðlayamamýþ, kendini hayatýn düzensiz akýþýna býrakmýþtýr, milyonlarca benzeri gibi. Sebebini tam olarak bilmeden býrakýp gittiði ailesi zaman zaman bir özlem duymadan gözlerinin önünde canlanýr. Jay'i çocuklarýný yýkarken, karýsýyla konuþurken görürüz. Karýsý, "Çocuklarý seviyor musun?" diye sorar. Jay belki de bu sorunun yanýtýný bilmediði için býrakýp gitmiþtir. Ailesiyle birlikte oturduðu ev þimdi yaþadýðý daðýnýk ve pis izbeden çok daha aydýnlýk ve düzenlidir. Ama onun tam olarak ne istediðini bilmediði derbeder ruhu güzel bir eþle güzel çocuklarýn yaþadýðý güzel evde rahat edememiþ ve kurtuluþu kaçmakta bulmuþtur. Jay'in hayatýnda her Çarþamba günü onu ziyaret eden adýný bile bilmediði esrarengiz bir kadýn vardýr. Ýkilinin nasýl tanýþtýklarýný bilmeyiz. Büyük bir olasýlýkla Claire'in daha sonra tiyatro kursunda Betty ve genç çocuða tekrarlatýp bir türlü tatmin olmadýðý doðaçlama sahne onlarýn tanýþma anýdýr. Claire ve Jay'in her Çarþamba adeta bir ritüel gibi tekrarlanan seviþmeleri bir 'mahremiyet'i içeriyor mu? Gerçek bir tutku mu onlarý birleþtiren yoksa hayata karþý doyumsuzluklarý mý? Bu oldukça uzun süren seviþme sahnelerinde istemeden röntgenci durumuna düþen seyirciye zevkten çok rahatsýzlýk veren ve rahatsýz etmeyi amaçlamýþ bu 'mahrem' görüntüler aslýnda bir makineleþmeyi, içi boþaltýlmýþlýðý, ruhundan ayrýlmýþ vücudun 'boþa' giden birleþme arzusunu, tam

27 21 anlamýyla tükenmiþliði ifade ediyor. Aþksýz birleþmelerin kuruluðu var bu sözsüz sahnelerde. Ýzleyici onlarýn yabancýlaþmasýný hissediyor ve kendisi de yabancýlaþýyor, özdeþleþmeden izliyor filmin kahramanlarýný. Ama ne zamanki kadýnýn arkasýndan bakan Jay'in bakýþýnda ve kadýnýn sokaða çýkarkenki bakýþýnda bir duygu görmeye baþlýyoruz, karakterlere kendimizi daha yakýn hissetmeye baþlýyoruz. Artýk bu bizim de iletiþimsizliðimiz ve yabancýlaþmamýz. Jay kadýný izlemeye baþladýðýnda biz de umut etmeye baþlýyoruz, olanaksýzlýðýný bile bile. Jay'in onu takip ettiðini anladýðý anda kadýnýn yüzünde beliren sevinci ve umudu görüyoruz ama kadýn Jay'i takip ettikçe bu duygu giderek yerini umutsuzluða býrakýyor. Jay'in takibi onu bir kenar mahalle tiyatrosuna götürür. Bu tiyatro bir bilardo salonuyla iç içe ve tuvaletlerin yanýndaki küçük salonda icra edilmektedir. Sahnedeki oyun Tennessee Williams'ýn The Glass Menagerie (Sýrça Kümes) adlý oyunudur. Kadýn bu oyunda Laura rolünü oynar. Ayaðý topal olduðu için kendini hayattan ve insanlardan kopararak kendi içine kapanan, annesi tarafýndan sürekli bir koca bulmasý için zorlanan Laura'nýn baðlandýðý tek þey, cam biblolardan oluþan sýrça koleksiyonudur. Bu koleksiyonun onun için en deðerli parçasý kendini özdeþleþtirdiði tek boynuzlu yunikorndur. Eve gelen aðabeyinin konuðu ve ayný zamanda Laura'nýn okuldayken duygusal bir yakýnlýk hissettiði Jim, yunikornun tek boynuzunun kýrýlmasýna sebep olur. Yunicornla birlikte Laura'nýn hayalleri de kýrýlýr. Laura'nýn

28 22 gözle görülen sakatlýðý Çarþamba kadýnýnýn ruhundadýr. The Glass Menagerie, cam biblolar gibi kolaylýkla incinebilen ruhlarýmýzýn hikayesini anlatýr. Jay'in buluþtuðu kadýn da Laura gibi hayattan kaçmaya çalýþýrken oyun dünyasý olan tiyatroya ve onu hiç tanýmayan Jay'le kaçamaklarýna sýðýnmaktadýr. Jay'le haftada bir buluþmalarý da Jay'in onun gerçek hayatýna girmesiyle bitmek zorunda olan bir tür oyundur. Jay, tiyatroda yanýnda oturan kadýnýn kocasýyla tanýþmasý ve adamýn onunla ahbaplýk kurmasý sonucu kadýnýn adýnýn Claire olduðunu ve onun hakkýnda baþka ayrýntýlarý öðrenir. Claire bu tiyatroda oynamanýn dýþýnda bir tiyatro kursunda amatörlere oyunculuk dersleri vermektedir. Kurs sýrasýnda baþarýsýz bulduðu öðrencisi Betty (ah Marianne Faithful ah) ile konuþmalarýnda kýrýlmamak için çevresine karþý kýrýcý olabildiðini görürüz. [Motosikletli Kýz (1968) Marianne Faithful'u tanýnmayacak kadar deðiþmiþ bulmaktan hüzün duyduðumu söylemeliyim.] Çevresine kalýn zýrhlar örmüþ kahramanlarýmýzýn Aþil'in topuðu misali hala kýrýlabilir noktalarý, ruhlarýna temas etmenin mümkün olduðu açýk kapýlarý olduðunu anlýyoruz. Kýrýlmaktan korktuklarý için ruhlarýn iþe karýþmadýðý, hiç konuþmadýklarý bir iliþkiyi yeðliyorlar. Konuþtukça ruhsal bir yakýnlaþma, gerçek bir mahremiyet oluþmasýndan ve ruhlarýnýn yara almasýndan korkuyorlar. Ama tensel yakýnlaþmayla yetinmeyen erkek, kadýný takip ettikçe onun hikayesini merak ediyor. Kadýnýn kocasýyla tanýþýyor, oðluyla ahbaplýk ediyor. Kocayla konuþurken kadýnýn hikayesini onun aðzýndan almaya çalýþýyor. Kocanýn aldatýlma hikayesini kendi biten evliliðinin hikayesiymiþ gibi ona anlatýrken ne kadar tehlikeli sularda yüzdüðünün farkýndadýr ama sonuna kadar gitmeye kararlýdýr. Amacý kadýnla kocasý arasýndaki iliþkinin niteliðini çözmekten çok kocayý 'Çarþamba seanslarý'ndan haberdar etmek gibi görünür. Klasik bir aþk üçlüsü deðildir izlediðimiz, hikayeleri birbiriyle çarpýþmasaydý hiç karþý karþýya gelmeyecek olan bireylerin umutsuz ve tek baþýna çýðlýklarý, günümüz insanýnýn kendi egosuna yenilmiþliðinin de ifadesidir. Ego, egoya çarptýðýnda aþk umudu zaten doðmadan yok oluyor. Koca aradan çekilse bile birleþme umudu olmayan bir aþk hikayesi umutsuzlukla baþlayýp umutsuzlukla bitiyor.

29 23 Her þey açýða çýktýktan sonra Jay kadýna birlikte yaþamayý teklif eder ama kadýn bunu kabul etmez ve çekip gider. Bir Çarþamba günü buraya neden geldiðini bilmediðimiz gibi neden gittiðini de bilmeyiz. Belki de birbirlerini tanýyarak bir birlikteliðin olanaksýzlýðýný bildiði için, belki de çocuðu için ama en çok da aþkýn artýk orada oturmadýðýný düþündüðü için... Aþk þimdilik oraya sýzmýþ bile olsa orada kalmasýný beklemediði için... Mahremiyet, günümüzde hala birbirini arayan bedenlerin ve ruhlarýn kaosunu anlatýrken aþkýn en iç burkucu çýkmazýný bize hissettiriyor.

30 24 Panik Odasýndaki Kadýnlar Panik Odasý, þu ana kadar gördüðümüz David Fincher filmleri arasýnda en sadesi olarak görünse de görünüþe aldýrmayýn. Fincher'a özgü alt anlamlar, oyunlar ve göndermeler bu filmde de var. Filmin baþýnda emlakçýnýn kocasýndan yeni boþanmýþ Meg Altman'la (Jodie Foster) kýzýna evi gezdirdiði sahnede filmin hikayesinin bu evin hikayesi olduðunu anlarýz. Evin bir geçmiþi vardýr ve bu geçmiþe iliþkin bir kötülük kahramanlarýmýzý beklemektedir. Columbia Üniversitesi'nde ders vermek üzere New York'a döndüðünü söyleyen Meg evi Edgar Allen Poe'nun hikayelerindeki meþum ve korkulu evlere benzettiðinde arkadaþý Poe'nun hikayelerini okumadýðýný ama son albümünü sevdiðini söyler. Kelime oyunuyla yapýlan bu espriyle Poe'nun hikayeleriyle filme giren uðursuz kehanet bir biçimde kýrýlmaya çalýþýlýr. Evde daha önce bir milyarder kalmýþtýr ve akrabalarý miras kavgasý içindedir. Emlakçý, Panik Odasý'ný evin güvenlik noktasý olarak gösterir. Dýþarýdan tümüyle izole edilmiþ büyük bir çelik kutu, adeta dev bir kasadýr burasý. Eve yabancý birileri girdiðinde buraya saklanmak üzere yaptýrmýþtýr evin eski sahibi. Odanýn içindeki ekranlarda evin tüm odalarý izlenebilmektedir. Panik Odasý, dýþarýdan gelecek kötülüklere karþý kendimizi hapsettiðimiz daracýk, klostrofobik mekanlarda sadece izleyerek yaþamamýza dair bir eleþtiriyi üstü kapalý da olsa yapýyor. Evin en güvenli yeri olarak hazýrlanan yerin adýnýn 'panik odasý' olmasý ve daha fazla güvenlik istemenin en güvensiz durumlarý getirdiðinin altýnýn çizilmesi de filme adýndan baþlayan ve sonuna kadar ustalýkla sezdirilen bir ironi saðlýyor. Karakterlere yaklaþýmda da bu ironi sonuna kadar kendini hissettiriyor. Gerilim filminin insaný germesi veya biraz korkutmasý bir zorunluluksa, Panik Odasý, o derece gerilimli deðil. Çünkü bütün bunlarýn aslýnda bir filmde geçtiðini hatýrlatan ipuçlarý var. Fincher bu anlamda ilk bakýþta klasik görünen ve

31 25 postmodern unsurlarý hikayeye ustalýkla yedirilen bir gerilim filmi çekmiþ. Jodie Foster anneyi büyük bir baþarýyla canlandýrýyor. Meg baþlangýçta eþinden yeni ayrýldýðý, onu genç bir kadýna kaptýrdýðý için çok mutsuz, kalbi kýrýk ve bitkindir. Kýzýný yatýrdýktan sonra banyoda aðlar. Bir türlü uyuyamaz ve kalkýp uyku ilacý alýr. Buradaki kadýn karakter film boyunca olaðanüstü bir deðiþim geçirir, zayýf bir kurbandan güçlü bir kahramana dönüþür. Onu bu derece güçlendiren ve evindeki saldýrganlarý alt etmesine neden olan gücünün kaynaðý anneliktir. Kýzýný koruma içgüdüsüdür. Her zaman kadýnýn zayýf noktasý olarak gösterilen, onun çalýþmasýna, toplumdaki yerini almasýna bir engel olarak görülen annelik bu filmde kadýnýn kendi bildiði dayanma gücünün ötesindeki zorluklarý alt etmesine ve eve giren kötü adamlarý yenmesine neden olur. Meg'in kýzý Sarah (Kristen Stewart) da hastalýðýna raðmen çok cesur ve zeki bir kýzdýr. Annesine cesaret ve güç verir. Aðlayýp sýzlamaz ve teslim olmaz. Sonuna kadar mücadele eder. 70'li yýllarda korku ve þiddet filmlerinde kadýný hep kurban olarak gösteren Hollywood Sinemasý son zamanlarda süper kadýn kahramanlardan medet ummaya baþladý. Thelma ve Louise'den bu

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Eisenhower'dan Reagan'a Jules Feiffer'ýn Amerikasý

Eisenhower'dan Reagan'a Jules Feiffer'ýn Amerikasý 39 Jules Feiffer's America Jules Feiffer Eisenhower'dan Reagan'a Jules Feiffer'ýn Amerikasý Levent Gönenç Elinizde tuttuðunuz bu kitap bugüne kadar Amerikan toplumu üzerine yapýlmýþ en yetkin sosyolojik

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri.

Sessizliktir Her Þeyin Ötesi. Hani, sýradan hayatlar vardýr; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn. sessizliðini akseder suretleri. Sessizliktir Her Þeyin Ötesi Aldous Huxley Hani, sýradan hayatlar vardýr; bir ucu hiçliðe yolcu; hüzünle astarlanmýþ ruhlarýn sessizliðini akseder suretleri. O suretlerin en dokunaklý sessizliðini, hiçliðini

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 1. Ünite İletişim ve İnsan İlişkileri İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim 9 Ýletiþim Benimle Baþlar a. Bugüne kadar baþardýðým en zor iþ nedir? b. En çok gurur duyduðum

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Ý Ç Ý N D E K Ý L E R

Ý Ç Ý N D E K Ý L E R ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta...9 Düzlem...10 Geometrik Cisimler ve Modelleri...12 Geometrik Cisimler ve Yüzeyleri...14 Haftanýn Testi...16 Veri Toplama - Þekil Grafiði...18 Tablo...20

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

HERKÜL TÜRKİYE VİZYON TARİHİ: 07.02.2014 İTHALATÇI: D YAPIM / DAĞITIMCI: PİNEMA SUMMIT ENTERTAINMENT VE MILLENIUM FILMS SUNAR A NU BOYANA YAPIMI

HERKÜL TÜRKİYE VİZYON TARİHİ: 07.02.2014 İTHALATÇI: D YAPIM / DAĞITIMCI: PİNEMA SUMMIT ENTERTAINMENT VE MILLENIUM FILMS SUNAR A NU BOYANA YAPIMI HERKÜL TÜRKİYE VİZYON TARİHİ: 07.02.2014 İTHALATÇI: D YAPIM / DAĞITIMCI: PİNEMA SUMMIT ENTERTAINMENT VE MILLENIUM FILMS SUNAR A NU BOYANA YAPIMI BİR RENNY HARLIN FİLMİ KELLAN LUTZ HERKÜL EFSANE BAŞLIYOR

Detaylı

3 DAYS TO KILL SON 3 GÜN. Yönetmen. McG. Yapımcılar. Luc Besson. Adi Hasak. Ryan Kavanaugh. Türü. Aksiyon. Oyuncular. Kevin Costner.

3 DAYS TO KILL SON 3 GÜN. Yönetmen. McG. Yapımcılar. Luc Besson. Adi Hasak. Ryan Kavanaugh. Türü. Aksiyon. Oyuncular. Kevin Costner. 3 DAYS TO KILL SON 3 GÜN Yönetmen McG Yapımcılar Luc Besson Adi Hasak Ryan Kavanaugh Türü Aksiyon Oyuncular Kevin Costner Amber Heard Hailee Steinfeld Yapım Yılı / Süre 2014 / 117 dk. İthalat / Dağıtım

Detaylı

WALTER MITTY NIN GİZLİ YAŞAMI 3 OCAK TA SİNEMALARDA!

WALTER MITTY NIN GİZLİ YAŞAMI 3 OCAK TA SİNEMALARDA! WALTER MITTY NIN GİZLİ YAŞAMI 3 OCAK TA SİNEMALARDA! FORREST GUMP TAN BU YANA EN İLHAM VERİCİ FİLM JOEL AMOS, Moviefanati.com YAŞAM DOLU, MUHTEŞEM BİR MACERA MARK DINNING, Empire HAYALLERİN GERÇEKLEŞMEK

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ

ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ Vantaan kaupunki Sosiaali- ja terveysvirasto / Puheterapia Monikielisen lapsen puheen ja kielen kehityksen tukeminen ÇOK DÝLLÝ ÇOCUÐUN KONUÞMASI VE DÝLÝNÝN GELÝÞMESÝ NASIL DESTEKLENMELÝ turkki ÇOK DÝLLÝ

Detaylı

(LISA GENOVA NIN AYNI ADLI ÇOK SATAN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR)

(LISA GENOVA NIN AYNI ADLI ÇOK SATAN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR) (LISA GENOVA NIN AYNI ADLI ÇOK SATAN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR) Julianne Moore Büyülüyor - Rolling Stone Göz Yaşlarınız Kendiliğinden Akacak Slate Mükemmel Performanslar The New York Times Julianne Moore

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

çýkan, Aydýn'dan Kemal Gündüzalp; yine Aydýn'dan, Güzel Sanatlar Lisesi'nde edebiyat olarak bizden de dergide yayýmlayacaðý bir

çýkan, Aydýn'dan Kemal Gündüzalp; yine Aydýn'dan, Güzel Sanatlar Lisesi'nde edebiyat olarak bizden de dergide yayýmlayacaðý bir Öykü Forum Ýzmir Hasan Özkýlýç Hasan Özkýlýç: Sevgili arkadaþlar, bilindiði gibi Ýmge Öyküler'in bazý sayýlarýnda forum baþlýðý altýnda öykü üzerine tartýþmalar yapýldý. Derginin yayýn yönetmeni Özcan

Detaylı

Dergi Tasarýmýnýn Çöküþü

Dergi Tasarýmýnýn Çöküþü Dergi Tasarýmýnýn Çöküþü Dizi dizi satýlýða çýkarýlmýþ dergilere þöyle bir göz atýn. Neredeyse birbirinin týpatýp aynýsý olan raflar dolusu dergi göreceksiniz. Ýster müzik, ister moda, ister bedensel zindelik,

Detaylı

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 1. Fasikül TEMA 5 Hayal Gücü TEMA 6 Eðitsel ve Sosyal Etkinlikler r, ýt lý z. Sa ma k l ra atý a S l O ek t Se ek T T ... Ýçindekiler 5. TEMA: HAYAL GÜCÜ Açelyanýn Bir Günü Harf Hece Test 1 Kelime Test

Detaylı

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý.. Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

INTERIOR PARTITIONS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ INTERIOR PARTITIONS. aluwall.com. Arpa GLASS FITTINGS & ACCESSORIES COMPACT LAMINATE PANELS

INTERIOR PARTITIONS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ INTERIOR PARTITIONS. aluwall.com. Arpa GLASS FITTINGS & ACCESSORIES COMPACT LAMINATE PANELS BÖLME SÝSTEMLERÝ BÖLME SÝSTEMLERÝ GLASS FITTINGS & ACCESSORIES Arpa COMPACT LAMINATE PANELS aluwall SYSTEMS R INDEX 1 ÖNSÖZ PREFACE 2 Güvenlik amaçlý demontable bölme duvar sistemleri Demontable security

Detaylı

HAFIZA TEKNÝKLERÝ ile MATEMATÝK

HAFIZA TEKNÝKLERÝ ile MATEMATÝK BÖLÜM 8 HAFIZA TEKNÝKLERÝ ile MATEMATÝK Birler Hanesi "5" Olan Ýki Basamaklý Sayýlarýn Karesi Örnek 1: 35² = 1225 Bu iþlemi basit bir yöntem ile 2 saniye içinde gerçekleþtirmeniz mümkündür. Tek yapmanýz

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek Anlam...15 Mecaz Anlam...15 Yan Anlam...15 Deyimler...16 CÜMLE ANLAMI...16 Nesnel Yargýlar...16 Öznel Yargýlar...16 Koþula Baðlý Yargýlar...16

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

ARTIMAGE Yapý San. ve Tic. Ltd. Þti. Orhantepe Mahallesi Sahilyolu Sok. No: 19/A Dragos-Kartal / TURKEY Tel: 0216 399 78 72 Faks: 0216 399 68 02 www.artimage.com.tr Estetiðin betonla dansý... DEKOZEMÝN

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

Ç O C U K tiyatro MASAL MASAL MATÝTAS MÜZÝKLÝ DANSLI ÇOCUK OYUNU Emre KINAY Mart 2005 de kurduðumuz tiyatro topluluðumuz, bir repertuar tiyatrosu olarak yaþamýna baþladý. Ayný sezon Ýstanbul daki birçok

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

A D H I G B C E F 75 lik servis arabasý 100 lük servis arabasý 120 lik servis arabasý 140 lýk servis arabasý 210 luk servis arabasý Çocuk arabasý 25 lik A B C D E F 730 840 780 900 990 560 640 730 690

Detaylı

BURSA BADEMLÝ BADEMLÝBÜLTEN 2013-14 Ron BURTON U.R. 2440 Bölge Baþkaný Esat KARDIÇALI 1. Grup Baþkan Yardýmcýsý Serdar DURUSÜT Ali Ýhsan&Hande PALALI 2013-2014 Dönem Baþkaný KURULUÞ: 27.05. / CHARTER:

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

D Ý K K A T Ç O K Ö N E M L Ý N O T :

D Ý K K A T Ç O K Ö N E M L Ý N O T : D Ý K K A T Ç O K Ö N E M L Ý N O T : Bu e-kitap Beyin Gücü dergisinin Kasým ayý hediyesidir. Kitap her dergi için sadece bir kez indirilebilir. Hiçbir þekilde baþkalarýna daðýtýlamaz ve hiçbir ortamda

Detaylı

ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST

ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST ESCOBAR: KAYIP CENNET / ESCOBAR: PARADISE LOST ÖZET Oscar lı oyuncu Benicio Del Toro ya tüm dünyada fenomene dönüşen Hunger Games serisinin yıldızı Josh Hutcherson ın eşlik ettiği ESCOBAR: KAYIP CENNET,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

NQR Isuzu NQR, 146 beygirlik turbo motoru ve geliþtirilmiþ iç donanýmýyla çok güçlü NQR, ABS (Anti Blokaj Fren Sistemi), LSPV (Yüke Göre Otomatik Fren Ayarlama Sistemi), HBB (Hidrolik Takviyeli Fren Sistemi),

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UYGULAMA FÖYÜ (MF) LYS FÝZÝK - 13 KALDIRMA KUVVETÝ - I

BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UYGULAMA FÖYÜ (MF) LYS FÝZÝK - 13 KALDIRMA KUVVETÝ - I BÝRE DERSHANEERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UUAMA FÖÜ (MF) DERSHANEERÝ S FÝÝ - 13 ADIRMA UVVETÝ - I Ders anlatým föyleri öðrenci tarafýndan dersten sonra tekrar çalýþýlmalýdýr. ADIRMA UVVETÝ - I Adý Soyadý :... Bu

Detaylı

Yönetmen: Cate Shortland Oyuncular: Saskia Rosendahl, Kai-Peter Malina Senaryo: Cate Shortland, Robin Mukherjee Görüntü Yönetmeni: Adam Arkapaw

Yönetmen: Cate Shortland Oyuncular: Saskia Rosendahl, Kai-Peter Malina Senaryo: Cate Shortland, Robin Mukherjee Görüntü Yönetmeni: Adam Arkapaw 03 ÖZET Başarılı yönetmen Cate Shortland in katıldığı hemen hemen tüm festivallerden ödülle dönen ve eleştirmenlerin favorisi haline gelen filmi SAVAŞIN GÖLGESİNDE /LORE, 2. Dünya Savaşı na ters köşeden

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz,

ÝÇÝNDEKÝLER. Tema. Tema. Tema. www.degeryayinlari.com. Geleceðin Büyükleri olan Deðerli Öðrencilerimiz, 1. Fasikül TEMA 1 Okul Heyecaným Set Olarak Satýlýr, Tek Tek Satýlmaz. ...... Ön Söz www.degeryayinlari.com Copyright Zambak Yayýncýlýk ve Eðitim Gereçleri Tic. AÞ Bu kitabýn tamamýnýn ya da bir kýsmýnýn,

Detaylı

11 Eylül de Sinemalarda

11 Eylül de Sinemalarda İyi Performanslarla Dolu, Çekici Bir Hikaye Milton Moview Review Gece Bitmeden de Chris Evans ın Yakışıklılığından Fazlası Var Culled Culture Gece Doğmadan ve In Search Of A Midnight Kiss in İzinde Filmaluation

Detaylı

LYS TÜRKÇE. Sözcük Anlamý Deyimler ve Atasözleri Cümle Anlamý ve Yorum Kavramlar Paragraf Anlatým Teknikleri

LYS TÜRKÇE. Sözcük Anlamý Deyimler ve Atasözleri Cümle Anlamý ve Yorum Kavramlar Paragraf Anlatým Teknikleri LYS TÜRKÇE Soru Çözüm Dersi Kitapçığı 1 (TM-TS) Sözcük Anlamý Deyimler ve Atasözleri Cümle Anlamý ve Yorum Kavramlar Paragraf Anlatým Teknikleri Bu yayýnýn her hakký saklýdýr. Tüm haklarý bry Birey Eðitim

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

Yaratýcýlýk kavramý/sorunu postmodernizmle birlikte sorgulanmaya baþlandý. Metnin gerçeklikle iliþkisini hedef alan postmodern

Yaratýcýlýk kavramý/sorunu postmodernizmle birlikte sorgulanmaya baþlandý. Metnin gerçeklikle iliþkisini hedef alan postmodern Dosya Öyküde Yaratýcýlýk Yaratýcýlýk kavramý/sorunu postmodernizmle birlikte sorgulanmaya baþlandý. Metnin gerçeklikle iliþkisini hedef alan postmodern yaratýlar, yaratýcýlýðýn ne olduðunu, biçimle olan

Detaylı

Melike Koçak-Sezer Ateþ Ayvaz-Leyla Ruhan Okyay

Melike Koçak-Sezer Ateþ Ayvaz-Leyla Ruhan Okyay Nezihe Meriç'le Melike Koçak-Sezer Ateþ Ayvaz-Leyla Ruhan Okyay Sezer Ateþ Ayvaz, Nezihe Meriç, Melike Koçak, Leyla Ruhan Okyay Kararsýz yaðmurun oyun oynadýðý bir günde, bir çay bahçesindeyiz; önümüzde

Detaylı

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý 16 Haziran ve 23 Haziran 2002 tarihlerinde yapýlan Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) ve Yabancý Dil Sýnavý (YDS) sonuçlarýna aðýrlýklý

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA!

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM - TRANSCENDENCE Evrim Transcendence filminde Oscar adayı Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Eserleri eskisi kadar ilgi görmeyen ressam Liam Price ın bir yanlış anlama

Eserleri eskisi kadar ilgi görmeyen ressam Liam Price ın bir yanlış anlama Konu Özeti: Eserleri eskisi kadar ilgi görmeyen ressam Liam Price ın bir yanlış anlama sonucu öldüğü ile ilgili dedikodular çıkar. Bu haberle eserlerin satışlarının patladığını gören Liam, gerçeği söylemek

Detaylı

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not 1. Anne Özlemi Ýlkbaharýn tatlý güneþi, Yeþilbað köyünde bütün çatýlarý, avlularý, tarlalarý, dað yollarýndaki keçileri ýsýtmaya baþlamýþtý yine. Tuna bu köyde yaþayan çocuklardan biriydi. Ablasý Suna

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: ISLEM SECIMI FULL

KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: ISLEM SECIMI FULL KÖÞE TEMÝZLEME MAKÝNASI ELEKTRONÝK KONTROL ÜNÝTESÝ KULLANIM KILAVUZU GENEL GÖRÜNÜM: calismaya hazir Enter Tuþu menülere girmek için kullanýlýr. Kýsa süreli basýldýðýnda kullanýcý menüsüne, uzun sürelibasýldýðýnda

Detaylı

O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi.

O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi. O gün televizyonda ve radyoda, Antalya da fýrtýna çýkacaðý her saat baþý duyurulmuþtu. Ben, sonuçlarýný düþünmeden sevinçle karþýladým bu haberi. Çünkü fýrtýna olacaksa okullarýn tatil edilmesi kesin gibi

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107. 7.Hanımlar. Şûrâsı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107. 7.Hanımlar. Şûrâsı BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107 7.Hanımlar Şûrâsı BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107 7.Hanımlar Şûrâsı Tashih Ekrem KAFTAN KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 107 Tasarým Ayþe

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

Deðerli YATIRIMCI; Ýnþaat ve gayrimenkul alanýndaki hýzlý ilerlemenin sonucu olarak gayrimenkul danýþmaný kavramý geliþmiþ ülkelerdeki gibi Türkiye de de aile doktorluðu, aile avukatlýðý gibi kurumsallaþmýþtýr.

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Almanya nýn yetiþtirdiði en önemli sanayicilerden biri

Almanya nýn yetiþtirdiði en önemli sanayicilerden biri Aþk-ý Memnu Almancaya Çevrildi Nuran Tezcan Almanya nýn yetiþtirdiði en önemli sanayicilerden biri olan Robert Bosch (1861-1942) adýna, temelini onun attýðý firma tarafýndan 1964 te kurulmuþ olan Robert

Detaylı

BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UYGULAMA FÖYÜ (TS) LYS FELSEFE - 01 FELSEFEYLE TANIÞMA - I

BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UYGULAMA FÖYÜ (TS) LYS FELSEFE - 01 FELSEFEYLE TANIÞMA - I BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UYGULAMA FÖYÜ (TS) LYS FELSEFE - 01 DERSHANELERÝ FELSEFEYLE TANIÞMA - I Ders anlatým föyleri öðrenci tarafýndan dersten sonra tekrar çalýþýlmalýdýr. FELSEFEYLE TANIÞMA

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir. 2. TEMA Demokrasi Kültürü BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir. 2. TEMA Demokrasi Kültürü BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11 ÝÇÝNDEKÝLER 1. TEMA Her Ýnsan Deðerlidir BÖLÜM 1 : BEN ÝNSANIM... 9 BÖLÜM 2 : HER BÝREY ÖZELDÝR... 11 BÖLÜM 3 : FARKLILIKLARIMIZLA ÖZELÝZ... 13 BÖLÜM 4 : ÝNSAN DEÐERLÝDÝR... 14 BÖLÜM 5 : ÝNSANÝ DEÐERLERÝ

Detaylı