T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ HEMŞİRELİK REHBERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ HEMŞİRELİK REHBERİ"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÜROLOJİ KLİNİĞİ HEMŞİRELİK REHBERİ 2013 Derleyen: Düzenleyen: Hem. Filiz CANTÜRK Doç. Dr. Önder KALENDERER Hem. Ayşen ÖZEL Hem. Dilek TURAN Bilimsel Danışman: Doç.Dr. Taner DİVRİK

2 ÖNSÖZ Hemşirelik bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplinidir. Ekonomik ve sosyal değişimler, hemşireliğin profesyonelleşme süreci, yeniliklerin getirdiği değişimler, bakımda kaliteyi artırma gereksinimi hemşirelerin bilgilerini güncellemeleri zorunluluğunu getirmiştir. Bu nedenlerle Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşirelik hizmet içi eğitimi kapsamında hemşirelik bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve meslektaşlarımızın çalıştığı birimlerdeki uygulamalarında kaynak olabilmesi amaçlı bu rehber hazırlanmıştır. Etkinliğini ve saygınlığını bilgi birikiminden alacağına inandığımız meslektaşlarımıza bu rehberi hazırlarken, zor çalışma koşulları altında vakit ayırıp derleme yapan değerli hemşirelerimize, bilimsel danışmanlığı ile katkıda bulunan değerli hekimlerimize, hemşirelik mesleğine her konuda destek olan, özellikle bu rehberlerin hazırlanması sırasında her türlü imkanı sağlayan Başhekimimiz Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı ve çalışmalarımızda her zaman yanımızda olan Başhemşiremiz Gülşen İpekoğlu na teşekkürlerimizi sunarız. Hemşireler bakımın belirleyicisi ve biçimlendiricisidirler Ayşen Özel Dilek Turan Önder Kalenderer 1

3 İÇİNDEKİLER 1-MESANE HASTALIKLARI 4 A-MESANE TÜMÖRÜ 4 B-NÖROJEN MESANE 5 C- SİSTİT 6 D-ÜRETRİT 8 E-İNKONTİNANS 8 STRES ÜRİNER İNKONTİNANSTA KONSERVATİF TEDAVİ YAKLAŞIMLARI 9 CERRAHİ TEDAVİ 9 2-PROSTAT HASTALIKLARI 10 BPH DA TEDAVİ 10 B-PROSTAT KANSERİ 12 C-PROSTATİT 14 3-BÖBREK HASTALIKLARI 15 B-PİYELONEFRİT 16 C-BÖBREK TAŞI 16 D-BÖBREK TÜMÖRLERİ 19 4-SCROTAL HASTALIKLAR 19 A-VARİKOSEL 19 B-HİDROSEL 20 2

4 C-TESTİS TÜMÖRÜ 20 D-TESTİS TORSİYONU 21 E-EPİDİDİMİTİS 21 5-ÜRETRA HASTALIKLARI 21 6-EREKTİL DİSFONKSİYON 22 7-FOURNİER GANGRENİ 23 8-PRİAPİZM 23 ÜROLOJİK İNVAZİV GİRİŞİMLER 24 SİSTROÜRETROSKOPİ 24 PERKÜTAN SİSTOSTOMİ 25 PERKÜTAN NEFROSTOMİ 25 ÜROFLOVMETRİ 26 KAYNAKLAR 27 3

5 ÜROLOJİDE SIK KARŞILAŞILAN HASTALIKLAR 1-MESANE HASTALIKLARI A-MESANE TÜMÖRÜ: Mesane kanserleri yüksek insidansa sahip, tekrar etme eğilimi yüksek, sıkı ve düzenli takibi gereken tümörlerdir. Mesane tümörü erkeklerde kadınlardan 3 kat daha sık görülür. Etiyoloji: Mesane kanserlerinde etiyolojik faktörler çoğunlukla genetik kaynaklı olmasına rağmen bunun yanında mesleki karsinogenler (boya, lastik, deri sanayi v.b.),sigara, kronik enfeksiyonlar, mesanede taş veya yabancı cisim, bazı analjezikler ve gıdalar sayılabilir. Sigara içme alışkanlığı ve mesane tümörü arasındaki ilişki iyi bilinmektedir. İçilen sigara miktarı ve süresi de hastalığa yakalanma riski üzerinde etkilidir. Sigara içenlerde mesane kanseri içmeyenlere oranla 4 kat daha fazla görülmektedir. Belirtiler Hematüri en önemli belirtidir. Dizüri (ağrılı idrar yapma), pollaküri (sık idrar yapma), urgency (ani idrara sıkışma hissi) gibi belirtiler de ikinci en sık doktora başvuru nedenidir. Hasta takibi Mesane kanserleri nüks oranı en yüksek kanserlerden biridir. Bu nedenle hasta düzenli aralıklarla kontrole gitmelidir. Yüzeyel mesane tümörlerinin takibinde uygulanan protokol, ilk 2 yılda 3 ayda bir, sonraki 2 yılda 6 ayda bir ve sonrasında 10 yıl süresince yılda bir sistoskopi ile kontrol şeklindedir. Cerrahi tedavi 1-TUR 2-Radikal Sistektomi TUR Mesane tümörlerinin transüretral rezeksiyonu (TUR) hem tanısal hem de terapötik bir işlemdir. Mesane tümörlerinde TUR, mesane yapısının ayrıntılarının korunması ve tümörün, mesane duvarındaki çeşitli tabakalarla olan ilişkilerinin öğrenilmesi açısından mutlaka yapılmalıdır. 4

6 RADİKAL SİSTEKTOMİ Nonmetastatik invaziv mesane kanserinin standart tedavisi radikal sistektomidir. Radikal sistektomi, erkekte prostat ve vezikula seminalis ile kadınlarda uterus ve adneksler gibi komşu organlarla mesanenin çıkarılmasıdır. Sistektomi aynı zamanda bölgesel lenf bezlerinin çıkarılmasını da kapsamaktadır. Son yıllarda genişletilmiş lenfadenektominin sağ kalıma etkisi olduğu kanıtlandığından standart hale gelmiştir. Sistektomi için hasta seçiminde genel sağlık durumunun iyi olması, yeterli kardiyak ve pulmoner fonksiyonlar önemlidir. B-NÖROJEN MESANE: Mesanenin getirici götürücü liflerindeki hasara veya santral sinir sistemi ile olan bağlantısının bozulmasına bağlı olarak gelişir. Nörojen mesaneli hastalara uygulanan tedavinin amacı; renal fonksiyonları korumak, kontinans sağlamak ve sürdürmek, tekrarlayan İYE ile mesane ve böbrek taşı oluşumunu önlemektir. Daimi kateterizasyonun yüksek orandaki komplikasyonlarından kaçınmak için temiz aralıklı kateterizasyon önerilmektedir. Temiz aralıklı kateterizasyon Temiz aralıklı kateterizasyon (TAK); spina bifida, multipl skleroz, spinal kord yaralanmaları, spinal tümörler, intervertebral disk hernileri, diyabetik nöropati gibi nörojenik mesaneye neden olan durumlar ve /veya işeme disfonksiyonlu hastalara, son 40 yıldır yaygın olarak kullanılmaktadır. Nörojenik mesaneli hastalarda alt üriner sistemin idaresi, üst üriner sistemi ve böbrek işlevlerini korumak açısında oldukça önemlidir. Aralıklı kateterizasyonun kullanılmaya başlamasıyla bu hastalardaki morbidite ve mortalitede azalma gözlenmiştir. Ancak aralıklı kateterizasyonun da istenmeyen yan etkileri vardır. Her kateter yerleştirmenin bakteriüri, genitoüriner infeksiyon, üretral travma, üretral kanama ve yanlış pasaj gibi riskleri vardır. Taş oluşumu, üretral darlık, üretral divertikül ve mesane boynu irritasyonu da aralıklı kateterizasyon ile ilişkilendirilmektedir. Sıklığı ve Kullanımı Kateterizasyonun sıklığı birçok faktöre bağlı olarak değişebilir. Mesane hacmi, sıvı alımı, işeme sonrası rezidüel idrar miktarı ve ürodinamik ölçütlere (mesane uyumu, detrüsör basıncı) bakılarak kateterizasyon sıklığına karar verilir. 5

7 Genellikle spinal kord hasarlanmalarından sonra akut dönemde günde 4-6 kez kateterizasyon önerilir. TAK, supin pozisyonda, oturarak ve ayakta yapılabilir. Bayanlarda bir ayna yardımıyla veya doğrudan meatusun görülmesiyle kateter takılabilir. Kateter takılırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır; kateter takılmadan önce eller yıkanmalı ve meatal bölge temizlenmelidir. Kateter temiz olmalı ve atravmatik bir şekilde takılmalıdır. Yeteri kadar yağlı ve uygun boyuttaki kateter üretra, sfinkter ve mesane boynundan nazik bir şekilde idrar gelinceye kadar ilerletilmelidir. Kateter idrar bitinceye kadar bekletilmeli, gerekirse rezidüel idrar için mesaneye nazikçe bastırılabilir. C- SİSTİT 1.Bakteriyel Sistit: a)akut Bakteriyel Sistit: Akut sistitte olguların %80 den fazlasında sorumlu patojen Escherichia coli dir. Kadınlarda üretranın kısalığı ve anatomik olarak rektuma yakınlığı nedeniyle sistit daha fazla görülür. Hastalar genellikle ani başlayan dizüri, pollaküri (sık işeme) ve urgency (acil işeme hissi) ile doktora başvururlar. Dizüri en belirgin belirtidir. Ateş genellikle yoktur. Rutin takipte tam idrar tahlili yeterlidir. Hastada piyürinin saptanması ile sistit tanısı konur. İdrar kültürüne gerek yoktur. Semptomları geçmeyen ya da geçtikten sonra 2 hafta içinde tekrarlayan hastalar için idrar kültürü gereklidir. Tedavi: Yapılan çalışmalarla 3 günlük antibiyotik tedavisinin tek doz tedaviden daha etkili olduğu saptanmıştır. b)kronik Bakteriyel Sistit: Devamlılık gösteren veya bir yıl içinde en az 3 kere tekrarlayan, arada asemptomatik bakteriüri devreleri gösteren enfeksiyondur. Akut bakteriyel sistitte saptananlara göre daha süregen ve hafif derecede belirti ve bulgular mevcuttur. Tedavi: İdrar kültürün sonucuna göre uygun antibiyotik tedavisi uygulanır. İdrarın asidifiye edilmesi sağlanır. 2. Bakteriyel olmayan sistit: Klinik olarak sistit tablosu gösteren ama kültürde bakteri üretilemeyen mesane enflamasyonlarına bakteriyel olmayan sistit denir. a)interstisyel Sistit: Etiyolojisi bilinmeyen kronik inflamatuar bir hastalıktır. Ağrılı 6

8 mesane sedromu olarak da bilinir. Bu sendrom negatif idrar kültürü ile birlikte sık idrara çıkma, sıkışma hissi (urgency), suprapubik ağrı ve kronik pelvik ağrı ile karakterizedir. Ağrının mesane dolumu ile artıp, işemeyle azalması tipiktir. Yapılan çalışmalarda interstisyel sistitli hastaların yaşam kalitesinin kronik böbrek yetmezliği olan hastalardan bile daha düşük olduğu saptanmıştır. Bazı yiyecek ya da içecekler de belirtileri arttırmaktadır; çikolata, turunçgiller, alkollü içecekler, potasyumdan zengin gıdalar ve kafeinli içecekler. b)eozinofilik Sistit: Bazı gıdalar, ilaçlar, bakteriler, parazitler ve mesane travmasına bağlı mesanede görülen enflamasyondur. Kan analizinde eozinofili tipiktir. Tedavide antihistaminikler, steroidler, sitotoksik ilaçlar, radyoterapi ve uzun süreli antibiyotik verilebilir. c)kimyasal Sistit: En belirgin örneği siklofosfamid adlı kemoterapötik ilaca bağlı gelişen sistittir. En önemli semptom inatçı hematüridir. Siklofosfamid kendisi direk olarak mesane mukozasına zarar vermez, ilacın karaciğerde aktif ve toksik metabolite dönüşmesi ile ortaya çıkan Acrolein, böbrekler yoluyla atılır ve üroepitelyal dokuya zarar verir. d)radyasyon Sistiti: Radyoterapi sırasında görülebileceği gibi tedavi sonrasındaki yıllarda bile görülebilir. Radyasyonun etkisiyle oluşan doku iskemisi ve damar harabiyetine bağlı doku bütünlüğü bozulur ve mesane mukozası yer yer dökülür. Hastalarda pollaküri, dizüri, hematüri, mesane kapasitesinin ve elastikiyetinin azalmasına bağlı urgency ve urge inkontinans görülür. Kesin Tanı: sistoskopi ile konur. Tedavi: Semptomatiktir. Şiddetli kanamalarda mesane içine formalin veya gümüş nitrat solüsyonları verilerek mesane irigasyonu yapılır veya koterizasyon yeterli olur. Tedaviye dirençli durumlarda bazı cerrahi teknikler ve hiperbarik oksijen tedavisi kullanılabilir. e)allerjik Sistit: Nadir görülür. Bazı kişilerde istakoz ve karidesin yenmesi sonucu oluşur. Akut sistit tablosunu taklit eder ama piyüri görülmez. Tedavide, antihistaminikler verilir. 7

9 D-ÜRETRİT: Üretranın inflamasyonuna (çeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu; hararet artması, kızarıklık ile karakterize iltihabi reaksiyon) denir. Belirtiler: Üretral akıntı, dizüri, sık idrara çıkmadır. E-İNKONTİNANS: Üriner inkontinans, dünya çapında 200 milyonu aşkın kişiyi etkileyen sosyal ya da hijyenik problem haline gelen ve objektif olarak gösterilebilen istemsiz idrar kaçırma olarak tanımlanmaktadır. İnkontinans türleri Stres inkontinans: Öksürme, hapşırma, gülme, ağır kaldırma, zıplama gibi karın içi basıncı artıran fiziksel aktiviteler sırasında gözlenen istemsiz idrar kaçırma olarak tanımlanır. Sıkışma tipinde inkontinans (urge inkontinans): Aniden ortaya çıkan ve engellenmesi güç şiddetli idrar yapma gereksinimidir. Karışık tipte inkontinans: Sıkışma ve stres idrar kaçırma yakınmasının bir arada bulunmasıdır. Risk Faktörleri 1-Yaş: En önemli risk faktörüdür. Yaşa bağlı olarak üretrayı destekleyen pelvik kas ve yumuşak doku yapısında gevşeme, azalan mobilite (devingenlik) nedeniyle inkontinans gelişir. 2-Genetik: 3-Obezite: Ek yük olarak pelvik dokulara kronik bir şekilde baskı yaparak pelvik kasların, sinirlerin zayıflamasına yol açmaktadır. Kilo verme kadınlarda idrar kaçırmanın ilk basamak tedavisidir. 4-Gebelik: Büyüyen uterusa bağlı artan karın içibasıncın etkisiyle pelvik organlar aşağıya doğru itilmekte ve pelvik taban kasları sürekli olarak stres ve basıya maruz kalmaktadır. Bu durum gebelik süresince pelvis desteği olumsuz etkiler. 8

10 5-Doğum: Vajinal doğum yapanlarda doğumdan sonra pelvik taban kas gücü belirgin olarak azalmakta, bu durum sezaryan ile doğuranlarda saptanmamaktadır. Stres Üriner İnkontinansta Konservatif Tedavi Yaklaşımları Mesane Eğitimi Pelvik Taban Kas Egzersizleri Biofeedback Elektrik Stimülasyonu Vajinal ve Üretral Araçlar Farmakolojik Tedavi Kegel Egzersizi: Pelvik taban kaslarını güçlendirmek ve böylece üretral sfinkter fonksiyonunu iyileştirmek için ilk kez 1940 yılında Arnold Kegel tarafından tanımlanmıştır. Egzersiz yapılırken bacaklar dizden bükülü olmalıdır. Kas 10 saniye kasılıp, 10 saniye dinlendirilmelidir. Zayıf kasları olan hastalarda daha uzun süreli dinlenme süresi gerekir. Kasılma esnasında asla nefes tutulmamalıdır. Gluteal bölge, abdominal ve uyluk kasları kasılmamalıdır. Egzersize günde 3 tekrarla başlanır. Ulaşılmak istenen günde 10 defa yapılan 10 kasılmadır. Doğru kas kasılmaya öğrenildiğinde egzersiz her pozisyonda yapılabilir. Egzersiz programı ömür boyu devam eder. CERRAHİ TEDAVİ: TOT (Transobtüratör tape), en çok yapılan inkontinans cerrahisi işlemidir. Bu kadar yaygın uygulanma sebebi, yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon oranı ile etkin bir tedavi olarak görünmesidir. TOT (Transobtüratör tape)ameliyatı sonrası hemşirelik bakımı Hastanın vital bulguları takip edilir. İdrar takibi yapılır. Üretral sonda 1 gün kalır. Kanama kontrolü yapılır. Vajinal tampon 24 saat sonra alınır. Hastaya taburculuk ile ilgili eğitim verilir. İdrar ile ilgili bir şikâyeti olursa, artan veya uzun süre devam eden akıntı mevcutsa doktora başvurması gerektiği ve 6 hafta süreyle cinsel ilişkinin yasaklandığı söylenir. Hastaya obeziteden uzak durması gerektiği ve kabızlıktan kaçınması hatırlatılır. 9

11 2-PROSTAT HASTALIKLARI A-BPH(BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ): BPH, ilerleyen yaşla birlikte hem prostatik üretra düz kasında hem de prostat bezi dokusunda hiperplaziyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Etiyoloji Yaşlanma ve androjenik hormonlarının varlığı BPH açısından en önemli iki faktördür. Belirtiler: Depolama belirtileri: Sık idrara çıkma (Pollaküri: Günde 7 den fazla idrara çıkma ya da 2 saat içinde yeniden işeme isteği duyma) Gece idrara çıkma (Noktüri: Gece idrar yapmak için 1 den fazla uykudan uyanma zorunluluğu ) Ani idrar sıkışması (Urgency) Ani idrar sıkışması nedeniyle tuvalete yetişemeden idrar kaçırma (Urge inkontinans) Yangılı idrar yapma (Dizüri) İşeme belirtileri: İdrara başlarken bekleme Kesik kesik işeme İdrar sonunda damlama İdrarın ileri atımında bozukluk İdrar kalınlığında azalma ve tam boşaltamama duygusudur. BPH DA TEDAVİ 1-Tıbbi Tedavi 2-Cerrahi Tedavi 1-BPH da tıbbi tedavi Ciddi semptomları olan BPH lı hastalarda en etkin iyileşmeyi cerrahi tedavi sağlar; ama komplikasyonları, yüksek oranda morbiditesi, bir süre sonra yeniden cerrahi uygulama gereksinimi ve yüksek tedavi maliyetleri gibi nedenlerle cerrahi tedaviye alternatif olabilecek tedaviler geliştirilmiştir. Günümüzde BPH ın medikal tedavisinde 5-alfa redüktaz inhibitörleri ya da alfa1 adrenerjik reseptör blokörleri kullanılmaktadır. 10

12 2-BPH da cerrahi tedavi Açık Prostatektomi Transüretral Prostatektomi (TUR) Minimal İnvaziv Tedaviler (TUIP, TUVP, HOLAP, HOLEP) AÇIK PROSTATEKTOMİ gr üzerindeki prostatlarda uygulanmakta olup hastanede kalış süresi ortalama 5 gündür. Ayrıca mesanede büyük taş, divertikül mevcutsa da uygulanır. Komplikasyonlar Erken Komplikasyonlar: Kanama Akciğer embolisi Enfeksiyon Derin ven trombozu İdrar ekstravasyonu Geç Komplikasyonlar: İnkontinans Retrograd ejekulasyon Mesane boynu darlığı TUR-P: TUR operasyonunda mesane boynunu çevreleyen prostat dokusu ve kapsülü rezeke edilir. Benign prostat hiperplazisi nedeniyle mesane çıkış obstrüksiyonu olan hastalarda, prostatın transüretral rezeksiyonu (TUR-P), %85-90 başarı oranı ile tedavide altın standarttır TUR-P, sıklıkla hipertansiyon, solunum sistemi, dolaşım sistemi problemleri olan ve böbrek fonksiyonları bozulmuş yaşlı hastalara uygulanmaktadır. TUR-P KOMPLİKASYONLARI Ameliyat içi komplikasyonlar TUR sendromu: Çok miktarda irrigasyon sıvısının emilimine bağlı gelişir. Erken ameliyat sonu komplikasyonlar: İdrar yapamama Kanama Üriner enfeksiyon 11

13 Geç Komplikasyonlar: Üretra darlığı Stres inkontinans Retrograd ejekülasyon (geriye doğru kaçış) Tekrar ameliyat B-PROSTAT KANSERİ: Prostat kanseri erkeklerin sağlığı ile ilgili önemli sonuçlara yol açabilen, sıklığı yaş ile artan bir hastalıktır. Erkeklerde 39 yaşın altında prostat kanseri gelişme oranı 1/ iken, 40 ile 59 yaşları arasında bu oran 1/103, 60 ile 79 yaşları arası ise 1/8dir. Etiyoloji: 1-Kalıtım: Birinci derecede yakınlarında prostat kanseri olanların diğer kişilere göre 2,1-2,8 kat fazla kansere yakalanma riski vardır. Bu nedenle bu kişilerin PSA taramalarına erken başlaması (40 yaşında) önerilmektedir. 2-Diyet: Prostat kanseri yağlı diyetle beslenen kişilerde, vejeteryanlara göre 2 kat daha fazla görülmektedir. Teşhis: Prostat kanseri tanısında kullanılan yöntemler genel olarak; parmakla rektal muayene (PRM), PSA ve PSA türevleridir. PRM, prostat kanseri tanısı ve evrelendirmesi için mutlaka yapılması gereken bir değerlendirmedir. 50 yaş üzerindeki erkeklerin yılda bir kez PRM tavsiye edilir. PSA prostat kanserinin teşhisinde kullanılan çok önemli bir tümör belirleyicidir. PSA nın tarama amaçlı kullanılmasından sonra erken evre prostat kanseri insidansında belirgin bir artış görülmüştür. PSA için normal değer 0-4 arası kabul edilirken, son yıllarda bu aralıkta PSA ya sahip pek çok kanser hastası saptanması nedeniyle güvenli sınır özellikle genç hastalarda daha aşağı düzeylere çekilmiştir. Belirtiler: Genellikle yavaş ilerler ve hiçbir semptoma yol açmayabilir. Geç dönemlerde, mesane çıkım obstrüksiyonuna bağlı semptomlar, üreter obstrüksiyonu, hematüri ve pyüri görülebilir. Pelvis, vertebra cisimlerine olan metastazlar kemik ağrısına neden olabilir. 12

14 Radikal prostektomi: Radikal prostatektomi prostat kanseri tedavisinde kullanılan ilk tedavi yöntemidir. Radikal Prostatektomi (RP) için ideal hasta profilini, önünde en az yıl yaşam beklentisi olan, komorbiditesi (depresif bozukluklarda eştanı ) çok az olan veya hiç olmayan görece olarak genç hastalar oluşturur. Buna ek olarak, tanı anında serum PSA değeri 10 mg/ml den düşük olan ve prostat muayenesinde nodül bulunmayan hastalar, RP için ideal hasta grubuna girer Ameliyat öncesi hasta hazırlığı Hasta enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir. Ameliyat öncesi dönemde sıvı elektrolit dengesizlikleri düzeltilmelidir. Hastanın kullandığı ilaçlar incelenmelidir. Aşırı kanamaları önlemek için aspirin, trombosit inhibitörleri, nonsteroid antienflamatuar ilaçlar ameliyattan gün önce kesilmelidir. Diyabetik hastalarda laktik asidoz riskini azaltmak için ameliyattan 48 saat önce metformin alımı kesilmelidir. Ameliyat sabahı, diüretikler dışında tansiyon, kalp ilaçları alınmalıdır. Ameliyat sonrası foley kateterin kullanımı ve bakımı, ağrı için ilaç kullanımı ve dikkat edeceği hususlar hakkında hasta ve yakınları bilgi düzeyleri belirlenerek gereksinimlerine göre eğitilmelidirler. Ameliyat öncesi hasta eğitimi hastanın anksiyetesini azaltıp, ağrı kontrolüne yardım eder. Hastaya derin solunum egzersizleri, öksürük egzersizleri, dönme ve ekstremite egzersizleri ile ilgili eğitim verilmelidir. Hipertroidizm, ameliyat sırasında ve sonrasında tiroid krizine, hipotroidizm ise anestezi sırasında hipotansiyon ve kardiyak arreste neden olabilir. Bu nedenle bu hastalar dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Kontrol altına alınmamış diyabetli hastalarda yara zor iyileşir ve enfeksiyon kolay gelişir. Ameliyat sonrası hemşirelik bakımı Hastanın vital bulguları izlenir. Normal düzeydeki beden ısısı korunur. Ağrı kontrolü amacıyla analjezik uygulanır. Oral alıma başlayana kadar IV sıvı verilir. Ameliyat bölgesinden ve drenden kanama kontrolü yapılıp kayıt edilir. Ameliyat sonrası bulantı, kusma genellikle ilk 2 saat içerisinde gelişir. Önerilen antiemetikler uygulanır. 13

15 Pıhtı oluşumunu önlemek için irrigasyon yapılır. Üriner kateterden gelen sıvının rengine göre irrigasyon hızı ayarlanır. Mesane irrigasyonu sırasında suprapubik dolgunluk, abdominal spazm ve ağrı görülürse perforasyon şüphesi nedeniyle hekime haber verilir. Aldığı çıkardığı takibi yapılıp, kaydedilmelidir. Hastaya yatak içi aktif -pasif egzersiz yaptırılır. Hasta erken mobilize edilir. Üriner enfeksiyon gelişme olasılığı nedeniyle hasta enfeksiyon belirtileri yönünden gözlenmelidir. Hasta yara komplikasyonları (hematom, eviserasyon) açısından gözlenmelidir. Ameliyat sonrası hasta 6 hafta süreyle cinsel ilişkiden kaçınmalı, sert zemine oturmamalı, ıkınmamalı, konstipasyonu önlemek amaçlı posalı, kepekli besinler almalıdır. Ameliyat sonrası ilk günlerde hastanın idrar kaçırabileceği anlatılmalıdır. Kateter çıkarıldıktan sonra üriner sfinkter kontrolünü sağlamak için hastaya perine egzersizi öğretilmelidir. Pubokoksigeal kasları 3 saniye sıkıp 3 saniye gevşetip ve tekrar sıkması söylenir. Günde iki defa 10 kez 3 er saniyelik egzersizlerle başlayıp, günde iki kez 100 egzersiz yapılması önerilmelidir. Hasta taburcu olduktan sonra yüksek ateş, aniden idrar yapamamak, idrar yaparken yanma, kanama, testislerde şişme ve ağrı olması durumunda hekime başvurması önerilir C-PROSTATİT: Nedeni hala tam olarak bulunamamış, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan karmaşık bir enflamatuar durumu ifade eder. 1. Akut bakteriyel prostatit 2. Kronik bakteriyel prostatit 3. Kronik pelvik ağrı sendromu 4. Asemptomatik enflamatuar prostatit 1.Akut Bakteriyel Prostatit: Alevli bir klinik olduğu için tanı ve tedavisi daha kolaydır. Hastada ani başlayan orta/yüksek ateş, titreme, halsizlik vardır. Tam kan sayımında lökositoz, idrar tahlilinde piyüri, bakteriüri ve makroskobik hematüri görülür. 14

16 2.Kronik Bakteriyel Prostatit: En sık sorumlu etken E.Colidir.. Prostatit hastalarının ~%7 si bu tablo ile başvurur. Kültürde üreme ve idrar tahlilinde piyüri vardır. 3.Kronik Pelvik Ağrı Sendromu: Prostatit sendromlu olguların en geniş bölümünün dahil olduğu, aynı zamanda en karmaşık ve tedavi edilmesi en zor olan gruptur. Bu tanının konabilmesi için pelvik ağrı yakınmasının bulunması şarttır. Bu hastalarda bakteriüri görülmez. Tedavi:4-6 hafta süre ile kinolon + alfabloker tedavisinin iyi sonuçlar verdiği bildirilmektedir. 4.Asemptomatik Enflamatuar Prostatit: Diğer yönlerden asemptomatik olan hastalarda prostat biyopsisinin histolojik değerlendirmesi sırasında enflamatuar hücrelerin varlığı şeklinde tanımlanır. 3-BÖBREK HASTALIKLARI A-AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ: Akut böbrek yetmezliği böbrek fonksiyonlarının ani kaybıdır. Erişkin bir bireyde günlük idrar miktarının aniden 400 ml. altına düşmesi ve kanda üre düzeyinin devamlı yükselmesidir. Hemşirelik bakımı Hastanın çıkardığı sıvı ölçülerek kaydedilir. Hastaya verilecek sıvı miktarı, bir önceki günün 24 saatlik idrar miktarına fizyolojik kayıp olan 500 ml sıvı eklenerek verilir. Sıvı elektrolit dengesinin kontrolü sağlanır. Enfeksiyonlardan korunur (ziyaretçilerden uzak tutulur). Enfeksiyon varsa antibiyotik verilir (hekim istemine göre). Cilt ve ağız bakımı yapılır. Vücut ağırlığı sıvı tedavisinde iyi bir yol göstericidir. Bu bakımdan hasta her gün aynı giysilerle aynı tartıda ve aynı saatte tartılmalıdır. Doğru bir tedavi uygulanıyorsa hasta her gün vücut ağırlığından gr kaybeder. Vücut ağırlığının artması fazla sıvı verildiğini gösterir. Diyet; protein, sodyum ve potasyumdan fakir olmalıdır. 15

17 B-PİYELONEFRİT: Böbrek pelvisini ve parankimini tutan enfeksiyöz ve enflamatuar bir hastalıktır. En sık etken E.colidir. Genellikle asendan, nadiren hematojen yolla böbreğe ulaşır. Akut piyelonefrit, kadınlarda daha sık görülür. Predispozan faktörler arasında üriner sistem anomalileri, obstrüksiyonlar, üriner sistem taşları, diyabet ve hiperürisemi gibi metabolik bozukluklar, gebelik, ağrı kesici ilaç alışkanlığı ve üriner sistemdeki yabancı cisimler (kateter, stent gibi) sayılabilir. Belirtiler: 38 0 C dereceyi aşan ateş Kosta vertebral bölgede ağrı, duyarlılık Bulantı ve kusma Halsizlik Dizüri Hemogramda lökositoz ve sedimantasyon artışı İdrar kültüründe 10 4 cfu/ml bakteri üremesi Hemşirelik bakımı IV sıvı tedavisi yapılır. Anti bakteriyel tedavi uygulanır. Ağrının kontrolü için analjezik uygulanır. Hastanın hijyeni önemsemesi sağlanır. Sık arayla idrar kontrolü yapılır. Perianal kolonizasyonun engellenmesi sağlanır. C-BÖBREK TAŞI: Böbrek taşı idrar içine çöken kristallerin böbrek iç yüzeyine tutunmasından ve birikmesinden oluşur. Erkeklerin %10 unda ve bayanların %3 ünde hayatlarının bir döneminde böbrek taşı oluşur. 5 mm.ye kadar olan taşlar verilen ilaç tedavisi ve bol sıvı alımı ile düşürülebilir. Daha büyük taşları düşürme ihtimali çok daha düşüktür. Taş oluşumunda rol alan faktörler Üriner akışı engelleyip obstrüksiyona yol açan her türlü neden Dehidratasyon ve az sıvı alımına bağlı idrar miktarında azalma esas sorumlu tutulan faktörlerdir. 16

18 Belirtiler Şiddetli yan ağrısı Hematüri Ateş ve titreme (genellikle enfeksiyonun göstergesidir) Kusma Kötü kokulu bulanık idrar Tedavi Böbrek taşlarının tedavi seçenekleri arasında ESWL (extracorporeal shock wave lithotripsy), perkütan nefrolitotomi (PCNL), üreteroskopi (URS), açık cerrahi ve laparoskopi yer almaktadır. Taşın yeri, sayısı, büyüklüğü, karşı böbreğin fonksiyon durumu ve hastanın obezite derecesi tedavi planlamasında en önemli değerlerdir. ESWL Vücut dışından uygulanan şok dalgalarının böbrek veya idrar kanalı taşına odaklanarak taşın kendiliğinden düşebilir hale gelmesini amaçlayan tedavi biçimidir. ESWL kararı vermede taşın boyutu, yeri, taş içeriği, böbrek fonksiyonu önemli faktörlerdir. Üreteroskopi (URS) Üreteroskopi, üreter taşlarının tedavisinde oldukça yaygın bir şekilde kullanılan ve yüksek başarı oranlarına sahip bir yöntemdir. Taşın boyutu, lokalizasyonu, cinsi, impakte olup olmaması, taşın proksimalinde dilatasyonun derecesi gibi pek çok etken bu yöntemin başarısını etkileyebilmektedir. Üst üreter taşlarında, alt ve orta üreter taşlarına oranla daha düşük başarı oranı mevcuttur. Üreteroskopide üreteroskop aracılığı ile üreter orifisten geçildikten sonra taş görülüp taş propları ile kırılır. Perkütan Nefrolitotomi (PCNL) 2 cm den büyük taşlarda Perkütan nefrolitotomi standart tedavidir. PCNL daha düşük maliyet, daha az morbidite ve daha kısa iyileşme süresi, minimal bir cerrahi kesiye ihtiyaç göstermesi nedeniyle geniş bir insizyon skarına yol açmaması gibi üstünlükleriyle, birçok merkezde taş tedavisinde açık cerrahi girişimlerin yerini almıştır. 17

19 Açık Cerrahi Günümüzde taş olgularının sadece % 1-2 sinde açık cerrahiye gereksinim duyulmaktadır. Açık cerrahinin en sık uygulama alanları başarısız endoürolojik girişimler ve taşın endoürolojik yöntemlerle temizlenebileceği düşünülmeyen kompleks olgular olmaktadır. Hemşirelik bakımı Hemşire ağrının şiddetini ve şeklini değerlendirmelidir. Hastanın konstipe kalması önlenir. Dehidratasyonu önleyici sıvı destek tedavisi yapılır (diyare, bulantı, kusmaya yönelik),bol sıvı alması sağlanır. Akut dönemde, taşın dışarı atılması önemlidir. Bu nedenle hastanın tüm idrarı bir kapta biriktirilmelidir. Sıvı alımının ve hareketinin arttırılması, taşın üriner yolda aşağıya doğru hareketine yardımcı olur. Renal kolik atağı sırasında ağrı olduğunda hasta yürütülmemelidir. Kalsiyum oksalat taşı olan hastada diyette oksalat, ürik asit taşı gelişme riski yüksek olan hastalarda pürinler kısıtlanır. Kilolu olan hastalarda kilo vermesi önerilir. Uzun süre yatağa bağımlı olan ya da hareketsiz hastalarda koruyucu önlemler alınır. Üriner stazdan korunmak için yatan hasta; mümkünse iki saatte bir oturtulur ya da ayağa kaldırılır. Postop dönemde hastanın vital bulguları kontrol edilip kaydedilir. Aldığı çıkardığı takibi ve dren takibi yapılır. Ağrı takibi yapılıp analjezik uygulanır. Oral alıma geçinceye kadar hastaya IV sıvı verilir. Güncel taş oluşumunu önleme diyet özeti 1. Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. a) Günlük idrar miktarı en az 2 litre olacak şekilde yani 3 litre/gün sıvı alınmalıdır. b) Sıvı alımı süt ve çay dışında olmalı, alınan sıvı miktarının en az yarısı (yani 8 bardağı) su olarak seçilmeli ve gün içine uygun şekilde dağıtılmalıdır. Su dışında alınacak sıvının meyve suyu olarak alınması faydalıdır. 18

20 c) Sıvı alımı konusunda bir diğer önemli nokta da sıvı alınamaması nedeniyle idrarın daha konsantre olduğu uyku saatlerinde sıvı alımının yeterli düzeylerini korumaktır. Bu nedenle akşam yemeğinden sonra alınan sıvı miktarı uykuda iken sıvı alınamayacağı düşünülerek arttırılmalıdır. 2. Az tuzlu yenilmelidir. 3. Hayvansal proteinlerden zengin gıdalar (et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, yumurta vb.) aşırı miktarda alınmamalıdır. Mümkünse hayvansal proteinlerden zengin gıdaları tek bir öğünde alınız. 4. Kalsiyumdan zengin gıdalar aşırıya kaçmadan alınmalıdır. Ayrıca kalsiyumdan zengin gıdalar genellikle hayvansal proteinlerden de zengin olduğundan bu konuda dikkatli olunmalıdır. D-BÖBREK TÜMÖRLERİ: Böbrek tümörleri tüm kanserlerin yaklaşık olarak %2-3 ünü oluşturmaktadır. Son zamanlarda böbrek tümörü saptanma oranı artmaktadır. Bu artış da, görüntüleme yöntemlerinin giderek artan oranda kullanımına bağlı rastlantısal olarak tanı konmasına bağlanmaktadır. Günümüzde saptanan böbrek tümörlerinin %50 den fazlası rastlantısal olarak saptanmakla beraber bu tümörlerde organa sınırlı hastalık saptanması ve prognozda iyileşme dikkat çekmektedir. Belirtiler: Çoğu renal kitlede süreç, asemptomatik seyreder. Bu nedenle saptanan renal kitlelerin %50 sinden fazlası spesifik olmayan semptomlar nedeniyle yapılan görüntülemelerde saptanmaktadır. Böbrek tümörlerinin tanısında klasik semptom triadı olan flank ağrı, hematüri ve palpe edilebilir kitle hastaların çok az kısmında izlenmektedir (%6-10). Hastaların %25-30 u metastatik hastalığa bağlı tekrarlayan öksürük, kemik ağrısı gibi bulgularla başvurmaktadırlar. 4-SCROTAL HASTALIKLAR A-VARİKOSEL: Pleksus pampiniformisin varikoz genişlemesidir. Spermatik venlerde artan basınç ve bozuk venöz valvler sonucu oluşur. Genellikle ağrısız bir skrotal şişmedir. Pubertal döneme girildikten sonra sıklığı artan bir problemdir. Varikosel her iki testiste de görülebilir, sol tarafta daha sık olarak görülür (%80-90). Sadece sağ tarafta görülme sıklığı %2 dir. 19

21 Varikosel testislerde sıcaklık artışı ve toplardamardaki kanın organa geri akımı sonrası mikro dolaşımı etkileyerek sperm üretimini bozar; sayı, hareketlilik, yapı ve kromozomal yapıya etki sonucu dölleme kapasitesini olumsuz etkiler. Belirtiler: Hastada skrotal şişlik ve nadiren testiküler ağrı vardır. Tedavi: Varikosel aşağıdaki durumlarda tedavi edilmelidir: 1. Sperm kalitesi normalden farklı olursa 2. Bir testisin büyüklüğü diğerinden 3 ml. den daha az ise 3. Varikosel iki taraflı palpe edilirse 4. Büyük, semptomatik varikosel mevcutsa B- HİDROSEL: Testis ile etrafını saran zarlar arasında normalden fazla sıvı bulunması durumuna denir. Belirtiler: Hastada ağrısız, yumuşak, kistik bir skrotal kitle mevcuttur. Sabahları boyutları küçülen hidroselin gün içinde hareketlerle akşamları boyutları büyür. Testis dolaşımını bozarak atrofiye neden olabilir. Tedavi: Testis dolaşımı bozulmuşsa, estetik olarak rahatsız ediyorsa veya büyük kitle varsa cerrahi tedavi gerekir. C-TESTİS TÜMÖRÜ: En sık yaş arasında görülür. Testis tümörü hem radyoterapiye hem kemoterapiye çok duyarlı olması sebebiyle tüm vücuttaki kanser türleri arasında hasta açısından en yüz güldürücü sonuçların alındığı hastalıklardan biri belki de birincisidir. Belirtiler: Testis tümörü belki de erken teşhis açısından doktorları en az zorlayan hastalıktır. Testiste ağrısız, irregüler (düzensiz), sert bir kitle olarak kendini gösterir. Testis tümöründe HCG, AFP, LDH ve PLAB tümör belirleyici markerlerdır. Tedavi sonrası değerleri düşer, tedaviye rağmen yüksek kalması ya da yeterince düşmemesi devam eden hastalığı düşündürür. Tedavi: Testis tümörünün tedavisi radikal orşiektomidir. 20

22 D-TESTİS TORSİYONU Testisin skrotum içinde dönerek dolaşımının bozulmuş halidir. Akut ve ağrılıdır. Ani gelişir. Çok acil müdahale gerekebilir. Eğer bu durum erken bir zamanda düzeltilmezse testis nekroze (gangren) olmaktadır. Torsiyon riski, puberte döneminde en fazladır. Her 4000 erkekten birinde 25 yaşına kadar spermatik kord torsiyonu gözlenir. Travma veya egzersiz öyküde bulunabilir. Belirtiler: Başlangıç anidir ve genellikle akşam başlar. Ağrı skrotuma lokalizedir veya karına yayılır bulantı ve kusma olur Fizik muayenede testis gergin ve şiştir. Fiziki incelemede o taraf skrotum cildinde hiperemi, ısı artışı ve hassasiyet saptanır. Etkilenen testis, diğer testise göre daha yüksektedir. Tedavi: İlk 6 saatte müdahale edilmelidir saat arasında müdahale edilenlerde testis fonksiyonlarının geri dönebilme oranı %70 dir. 12 saatten sonra bu oran %20 ye kadar düşebilir. E- EPİDİDİMİTİS Testisin arka kısmındaki spermatik kanalların toplandığı, epididimitin, cinsel yolla veya idrar yolu enfeksiyonu ile geçen mikro organizmalar sonucu iltihaplanmasıdır. Clamidya en sık rastlanılan etkendir. Belirtiler Subakut başlangıçlı epididimal şişlik ve gerginlik Ateş Üretral akıntı Disüri Pyüri Spermatik kordon gerginliği Tedavi: Skrotal destek gerekir. Akut fazda yatak istirahati önerilir. Tam idrar tetkiki ve kültür istenir. 5-ÜRETRA HASTALIKLARI A-HİPOSPADİAS: Üretral meatusun, olması gerekenden daha proksimalde (vücudun merkezine yakın) olduğu bir konjenital anomalidir. Hipospadias ne kadar proksimalde ise, ek anomalilerin görülme sıklığı da o kadar fazladır. 21

23 B-EPİSPADİAS: Üretranın penisin üst yüzeyine açılmasına denir. C-ÜRETRAL KARİNKÜL: Eksternal üretral meatusta ağrılı,1-2 cm kırmızı inflamatuar nodüler/polipoid (polipe benzer) lezyondur. Menapoz dönemindeki kadınlarda sık görülür. 6-EREKTİL DİSFONKSİYON Erektil disfonksiyon, cinsel ilişkiyi başlatmak ve sürdürmek için yeterli ereksiyonun sağlanamaması olarak tanımlanmaktadır. Nedenler; 1 - Diyabet ve vasküler hastalıklar 2 - Nörolojik hastalıklar 3 - Alkolizm ve aşırı sigara kullanımı 4 - Hormonal nedenler 5 - Travma ve pelvik bölge ameliyatları 6 İlaçlar 7 - Radyoterapi hasarı 8 Doğumsal Tedavi 1-Ereksiyon oluşturmaya yarayan ilaç tedavisi 2-Hormon tedavisi 3-Penise enjeksiyon tedavisi 4-Penis protezleri Penil protez ameliyatındahasta hazırlığı Ameliyat bölgesinin hazırlığı yapılmalı Hastanın hastaneye yatışı ameliyat sabahı yapılmalı Genital bölgenin tıraşı ameliyat sabahı yapılmalı Cerrahi öncesi akşamdan itibaren banyo sonrası, povidon iyot (%10) ile yıkanmalı Ameliyattan hemen önce, povidon iyot (%10), 10 dk ovalayarak ameliyat bölgesi yıkanmalı 22

24 Ameliyat sonrası hemşirelik bakımı 1-Hastanın mahremiyeti korunmalıdır. 2-Değişen beden imajı nedeniyle hastaya psikolojik destek verilmelidir. Hasta korkuları, üzüntülerini dile getirmesi için cesaretlendirilmelidir. 3-Hastaya ameliyat öncesi ve sonrasında bilgi verilmeli, varsa soruları cevaplanmalıdır. 4-Hasta ve partneri şu konular ile ilgili bilgilendirilmeli: Penisle ilgili his değişiklikleri meydana gelebileceği Ameliyat sonrasında kısa bir süre boşalma sorunları yaşayabileceği Bazı hastalarda penis uzunluğu kısalmış gibi gözükebileceği Mayo, şort ve dar pantolon giydiklerinde sıkıntı olabileceği Meni kalitesi, miktarı, sperm hücre sayısının etkilenmeyeceği anlatılmalıdır. 7-FOURNİER GANGRENİ Fournier Gangreni sıklıkla kolorektal ve genitoüriner kaynaklardan köken alarak perianal ve genital bölgeleri tutan, mortalitesi ve morbiditesi yüksek sinerjistik infektif (bakteriyel) nekrotizan fasititistir (cildin derin tabakaları ve subkutan dokuyu -fasya tutan). Etiyoloji Orijinal tanımlamasında bilinen bir sebebin bulunmadığı bildirilmişse de, etiyolojide bu bölgede oluşan travmaların, subkutan dokuya mikroorganizma geçişine neden olması, üriner sistem enfeksiyonları ve kolorektal patolojilerle sıklıkla karşılaşılabilir. Tedavi Mortalitesi yüksek olan hastalığın erken tanısı son derece önemli olup tedaviye hızla başlanmalıdır. Tedavide; devitalize (cansız) dokunun geniş eksizyonu, geniş spektrumlu antibiyotik uygulanması ve perine-genital bölgede kontaminasyon olasılığı yüksek olgularda, saptırıcı kolostomi yapılması temel prensiptir. 8-PRİAPİZM Cinsel istek ya da uyarıdan bağımsız oluşan ve devam eden istem dışı ereksiyon olarak tanımlanır. Üç tip priapizm vardır: a)düşük akımlı, iskemik priapizm: En sık karşılaşılan tip olup acil tedavi edilmelidir. Tedavi edilmezse kavernöz kaslarda nekroz gelişir. b)yüksek akımlı priapizm: Penil travma sonucu gelişir. c)tekrarlayan-kekeme priapizm: Orak hücreli anemi hastalarında görülür. 23

25 Tedavi: İskemik priapizmde soğuk duş, buz tedavisi ve egzersiz etkili olabilir. Ağrıyı azaltmak için analjezik uygulanabilir. İskemik priapizmde amaç korpora kavernözlerin en kısa sürede boşalmasını sağlamaktır. İlk olarak hastanın ağrısının azalması için 5-10 cc kan aspire edilir. Daha sonra kelebek iğne ile kan rengi açık hale gelinceye kadar aspirasyon yapılmalıdır. Ardından düz kas kontraksiyonunu sağlamak için alfa-adrenoseptör agonisti enjekte edilmelidir. Bir saat süren tedaviye karşılık iyileşme sağlanmazsa cerrahi girişim gerekir. Cerrahi tedavide şant ya da penil protez implantasyonu uygulanır. ÜROLOJİK İNVAZİV GİRİŞİMLER SİSTROÜRETROSKOPİ Üretra, mesane boynu ve mesanenin endoskop aracılığı ile direkt görüntülenmesine sistoüretroskopi denir. Endikasyonlar: 1.Makroskobik ya da mikroskobik hematüri en sık endikasyonlarından birisidir. 2.Obstruktif ya da irritatif işeme semptomlarını değerlendirmek için 3.Retrograd pyelografi ile görüntülemek amacıyla 4.Histolojik ve sitolojik örnek almak amacıyla 5.Üretral stent yerleştirmek için uygulanır. Hastanın Hazırlanması: Sistoskopi uygulanacak hastanın enfeksiyonunun olmadığını bilmek gerekir. Çünkü enstrümentasyon var olan enfeksiyonu yayma riski taşır. Hastaya litotomi pozisyonunda genital bölge dezenfeksiyonu yapılır. Girişimden 5-10 dakika önce üretraya anestezik içerikli kayganlaştırıcı verilir. Sistoüretroskopi için görme açıları farklı teleskoplar kullanılır. Sıfır dereceli optik direk karşıyı, 30 dereceli optik mesane tabanı ve yan duvarları,70-90 dereceli optik mesane kubbesini, 90 dereceden büyük açılı lensler de mesane boynunu değerlendirmek için uygundur. İşlem sırasında daha iyi görüntü elde etmek için mesane serum fizyolojik ile doldurulur. 24

26 PERKÜTAN SİSTOSTOMİ Perkütan sistostomi, darlık veya üretral rüptür nedeniyle kateter takılamadığı durumlarda uygulanır. Hastanın Hazırlanması: Alt abdomen bölgesi antiseptik solüsyonla temizlenir. Hasta trendelenburg pozisyonunda yatırılır. Pubisin 2-3 cm üstünden lokal anestezik yapılır. Aynı iğne ile geri çıkmadan aspirasyon yaparak mesanenin yeri belirlenir. Mesanede en az ml idrarın bulunması gerekir. Yapılan iğne aspirasyonunun yönünde trokar mesaneye yerleştirilir. İdrarın geldiği gözlendiğinde 8-12 F nelaton kateter mesaneye itilir ve trokar çıkartılır. Kateter sütürle cilde tespit edilip ucuna idrar torbası takılır. PERKÜTAN NEFROSTOMİ Ultrason eşliğinde perkütan nefrostomi takılmasının temel endikasyonu hidronefrotik böbreğin drenajıdır. Ayrıca üretral kateterizasyonun başarısız olduğu durumlarda ve hamile kadınlarda obstrüksiyona uğramış böbreğin dekompresyonu için de tercih edilir. Hemşirelik bakımı Hastanın vital bulguları kontrol edilip kaydedilir. Aldığı çıkardığı takibi yapılır. Dren takibi yapılıp kaydedilir. DOUBLE J STENT TAKILMASI Çift J üreteral stentler, böbrek pelvisi ile mesane arasındaki pasajın açık kalarak idrar akımının devamlılığının sağlanması amacı ile kullanılırlar. Stentler, genel olarak poliüretan, polietilen ve silikon malzemeler kullanılarak yapılmaktadır. 25

27 Silikondan yapılan stentler daha uzun süreler vücutta tutulabilirken, poliüretan ya da polietilenden yapılmış stentlerin en geç sekiz haftada bir değiştirilmesi gerekmektedir. Çıkarılma süresinin uzaması, stentin fikse olmasına ve buna bağlı olarak da taş oluşumuna neden olabilir. Endikasyonlar Üriner sistem taş cerrahisi Üriner sistem travmaları Retroperitoneal fibrozis nedeniyle gelişen darlık Gebeliğe bağlı hidronefroz Komplikasyonlar İrritatif mesane semptomları Stent yerleştirme sırasında üreter perforasyonu Taş oluşumu Makroskobik hematüri Lomber ağrı Double J unutulması Migrasyon (gen akımı) Komplikasyonları en az düzeyde tutmak için, uzun dönem kullanımda, uygun stentler seçilmeli, stent fonksiyon ve pozisyonu takip edilmelidir. Düzenli DÜS (direk üriner sistem) grafisi ve idrar kültürü ile takip edilip, mümkün olan en kısa sürede stent çekilmelidir. Ayrıca hastaya vücudunda yabancı bir cismin olduğu, bir süre sonra bu cismin mutlaka alınması ya da değiştirilmesi gerektiği, kontrollerine gelmemesi durumunda ciddi sorunların meydana gelebileceği mutlaka anlatılmalıdır. ÜROFLOVMETRİ Üroflovmetri, işeme sırasında akım hızının bilgisayar ortamında kaydedilmesini sağlayan basit bir ürodinamik testtir. Genel olarak 150 ml üzerinde işenen idrar volümünde maksimum akım hızının 15 ml/sn. üzerinde olması normal olarak kabul edilir. Üretral kateter takılmış olan hastalarda üroflowmetri, kateterin çekilmesinden birkaç gün sonra yapılmalıdır. Çünkü ödem ve sfinkter spazmı test sonuçlarını etkileyebilir. İşenen idrar miktarının en az 150 ml. olması, hatta daha sağlıklı netice alınabilmesi için 250 ml. nin üzerinde olması gerekir. 26

28 KAYNAKLAR 1- Hatipoğlu NK, T1 Mesane Tümörlerinde Tekrarlanan Transüretral Rezeksiyonun Değeri. Uzmanlık Tezi Karakuş A, Aycan K, Unur E, Ülgen H, Ekinci N, Ertekin T, Hacıalioğulları M, Karaca Ö. Plastik Enjeksiyon Yöntemiyle İnsan ve Koyun Böbreklerinde Pelvis Renalisin Karşılaştırmalı Anatomisi. Sağlık Bilimleri Dergisi (Journal of Health Sciences). 2005; 14(2): Temel Üroloji,2007,ISBN: Campbell Üroloji, Cilt 1,ISBN: TÜYK Sınavı 3.Hazırlık Kursu, 2006,ISBN: X 6- Yıldızhan E. Prostat Kanseri Tanısında Rektal Muayene, PSA ve TRUS Sonuçlarının Trus- Biyopsi Sonuçları ile Karşılaştırılması. Uzmanlık Tezi Yazıcıoğlu K. Nörojenik Mesanede Konservatif Yaklaşımlar. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi. 2005; ICID: Kibar Y, Demir E, Aydur E, Dayanç M. Ürolojide Temiz Aralıklı Kateterizasyon Uygulamaları. Türk Üroloji Dergisi. 2006;32(4): Macfarlane MT. Üroloji Ders Notları Kitabı. sayfa Emil A.Tanagho. Smitt Genel Üroloji Kitabı, bölüm 29,sayfa Çetinel B. İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans): Tanımlama, Sınıflandırma, Değerlendirme ve Tipleri. Türk Üroloji Dergisi. 2005; 31(2): Yıldız N, Sarsan A, Ardıç F. Kadınlarda Stres Üriner İnkontinans ve Konservatif Tedavi Yaklaşımları. FTR Bil Der J PMR Sci. 2009;12: Akgül T, SB Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği. Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji. 18 Nisan Ankara 14- Sürmeli E. Ank. Ün. Tıp Fak. İbn-i Sina Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı. Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji.18 Nisan Ankara 15- Güvel S, Kılınç F, Karadağ H. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi. Ocak

29 16-Akca E. TUR-P Cerrahisinde İrrigasyon Solüsyonu Miktarı ve Operasyon Süresi ile İlişkili Olarak Hiponatremi ve TUR Sendromu. Uzmanlık Tezi Başaran A, Lokalize Prostat Adenokarsinomunda VEGF, E-Cadherin ve BIM Ekspresyonlarının Prognostik Faktörler ile İlişkisi. Uzmanlık Tezi Yılmaz A.F, Temel Üroloji Kitabı. sayfa Joan Colella; Eileen, Bernadette Galli; Ravi Munver, Urolithiasis/ Nephrolithiasis: What s It All About. Urologic Nursing. 2005; 25(6): Karadağ M.A. Perkütan Nefrolitotomi Sonrası Oluşan Komplikasyonların Clavien Derecelendililmesine Göre Sınıflandırılması. Uzmanlık Tezi, Yağcı G, Zeybek N, Görgülü S, Yıldız R, Dündar K, Şimşek A, Çetiner S, Şen D, Fournier Gangrenli Olgularda Tedavi Yaklaşımında Hiperbarik Oksijen Tedavisinin Yeri. Gülhane Tıp Dergisi. 2005; 47 (1): Arslan S, Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji 9-10 Mayıs 2009, Sarıkamış/Kars 23- Polat Ö, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji 9-10 Mayıs 2009, Sarıkamış/Kars 24-Huri E, Germiyanoğlu C, Çelebi B, Mehmet T, Nuhoğlu B,Ayyıldız A. Double J Üreteral Stentlerin Komplikasyonları. Osmangazi Tıp Dergisi 2005; 27(1) 25-Özcan L,İlbey YÖ, Özbek E,Önal ŞY,Şimşek A,Köse O, Unutulan Double J Stente Bağlı Gelişen Bir Taş Oluşumu. 2008;XIX(2): Kibar Y, Akay O, Erdemir F, Dayanç M. Unutulmuş Üreteral Çift J Stentin Piyelolitotomi ile Çıkarılması. Gülhane Tıp Dergisi. 2005; 47: Jakse G, Algaba F,Fossa S, Stenzl A, Stenberg C. Mesane Kanseri Kılavuzu,Avrupa Üroloji Birliği Şahinli S, Göğüş Ç, Göğüş O. Mesane Tümörlerinde Tümör Belirleyicileri. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2003; 56(3): Adayener C, Erden D, Şenkul T, Karademir K, Baykal K, İşeri C, Sigar İçme Alışkanlığının Mesane Tümörü Prognozu Üzerindeki Etkisi. Türk Üroloji Derg. 2003; 29(1):

30 30-Üroloji Kitabı, Bölüm 19 sayfa 108 çeviri Atakan İ.H. 31-Gönen İ, Akçam Z,Yaylı G. Kadınlarda Sık Görülen Üriner Enfeksiyonlara Yaklaşım. STED 2004;13(4): Özkürkçügil C. Ağrılı Mesane Sendromu: Tanı ve Fizyopatoloji. Türk Üroloji Dergisi. 2008; 34 (3): Atuğ F, Canoruç N. İnterstisyel Sistit: Kronik Pelvik Ağrı Sendromu. Dicle Tıp Dergisi. 2005; Cilt:32(4): Güvel S, Eğilmez T, Kılınç F. Mesane Tümörünü Taklit Eden Asemptomatik Eozinofilik Sistit Olgusu. Türk Üroloji Dergisi. 2003; 29 (3): Parlaktaş SB, Kılıçarslan H,Gökçe G, Ayan S, Gültekin EY. BPH nin Medikal Tedavisinde Finasterid Ve Doksazosin in Etkileri. T Klin J Med Sci 2000; Yavaşçaoğlu İ, Vuruşkan H, Oktay B. Erektil Disfonksiyonlu Hastalarda Sildenafil Sitratın Klinik Etkinliği ve Güvenilirliği. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi. 2003;29 (1): 15- BU HEMŞİRELİK REHBERİNİN EĞİTİM PLANLAMA KOORDİNASYON KURULUNDAN ONAYI ALINMIŞTIR. TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ HEMŞİRELİK HİZMET İÇİ EĞİTİM DÖKÜMANIDIR. PARA İLE SATILAMAZ, ÇOĞALTILAMAZ 29

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali Görülme Sıklığı kadında % 4.5-53 erkekde %1.6-24 Üroloji ve Jinekoloji Polikliniklerine İdrar Kaçırma Yakınması Dışında

Detaylı

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Prof. Dr. M. İhsan Karaman Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği İşeme Bozukluğu-Tanım Sağlıklı çocuklarda yanlış tuvalet eğitimi yada psikolojik yada ailesel nedenlerle gelişen

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR? İdrar kaçırma nedir- nasıl tanımlanır? Bu bir hastalık mıdır?

KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR? İdrar kaçırma nedir- nasıl tanımlanır? Bu bir hastalık mıdır? KADINLARDA İDRAR KAÇIRMA NEDİR VE NASIL TEDAVİ EDİLİR? İdrar kaçırma nedir- nasıl tanımlanır? Bu bir hastalık mıdır? İdrar kaçırma her türlü istem dışı idrarın tutulamaması yani kaçırma halidir. Bu durum,

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Prostat anatomisi, fizyolojisi ve ameliyatları. Dr. Tayfun Şahinkanat Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Prostat anatomisi, fizyolojisi ve ameliyatları. Dr. Tayfun Şahinkanat Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Prostat anatomisi, fizyolojisi ve ameliyatları Dr. Tayfun Şahinkanat Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Prostatın anatomik yapısı Prostat symphysis pubis`in inferior kollarının

Detaylı

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir.

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat nedir? Ne işe yarar? Prostat kanseri nedir? Prostat kanserinin nedenleri nelerdir? Kimler risk altındadır? Prostat kanserinin belirtileri nelerdir? Erken teşhis mümkün müdür? Teşhis nasıl koyulur?

Detaylı

ERKEK AÜSS OLGU SUNUMLARI DR.CÜNEYD ÖZKÜRKCÜGİL DR.EMRE AKKUŞ DR.ABDULLAH GEDİK DR.FATİH TARHAN

ERKEK AÜSS OLGU SUNUMLARI DR.CÜNEYD ÖZKÜRKCÜGİL DR.EMRE AKKUŞ DR.ABDULLAH GEDİK DR.FATİH TARHAN ERKEK AÜSS OLGU SUNUMLARI DR.CÜNEYD ÖZKÜRKCÜGİL DR.EMRE AKKUŞ DR.ABDULLAH GEDİK DR.FATİH TARHAN ANTALYA, EKİM 2015 GEÇMİŞTEN BUGÜNE AÜSS TE KONUŞULANLAR BPH ETYOPATOGENEZ: hormonal faktörler, büyüme faktörleri/

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Yard. Doç. Dr. Ayfer ÖZBAŞ

Yard. Doç. Dr. Ayfer ÖZBAŞ Yard. Doç. Dr. Ayfer ÖZBAŞ İ. Ü.. Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu Cerrahi Hastalıklar kları Hemşireli ireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 1 Benign prostat hiperplazisi (BPH) yaşamsal bir sorun

Detaylı

PROSTAT ANATOMİSİ PROSTAT FİZYOLOJİSİ AMELİYAT TÜRLERİ

PROSTAT ANATOMİSİ PROSTAT FİZYOLOJİSİ AMELİYAT TÜRLERİ PROSTAT ANATOMİSİ PROSTAT FİZYOLOJİSİ AMELİYAT TÜRLERİ Prof. Dr. Özkan POLAT Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Ulusal Bilinçle Güncel Üroloji 9-10 Mayıs 2009, Sarıkamış/Kars Prostat

Detaylı

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU Ürolojik cerrahi daha kompleks ve oldukça fazla mükemmeli hedefleme yolunda gelişmesini

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

PROSTAT AMELĠYATI SONRASI BAKIM

PROSTAT AMELĠYATI SONRASI BAKIM PROSTAT AMELĠYATI SONRASI BAKIM Yard. Doç. Dr. Nuray AKYÜZ Ġ.Ü.Florence Nightingale HemĢirelik Yüksekokulu Cerrahi Hastalıkları HemĢireliği Anabilim Dalı nakyuz@istanbul.edu.tr Benign prostat hiperplazisi

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Prostat Ameliyatı Öncesi Hemşirelik Bakımı

Prostat Ameliyatı Öncesi Hemşirelik Bakımı Prostat Ameliyatı Öncesi Hemşirelik Bakımı Yrd.Doç.Dr.Sevban ARSLAN İçerik: 1. Ameliyat gecesine kadar olan hazırlık 2. Ameliyattan önceki gece hazırlığı 3. Ameliyat günü hazırlık Hastanın cerrahi kliniğe

Detaylı

PENİL PROTEZLERDE BAKIM VE HASTA EĞİTİMİ HEMŞİRE ÖZLEM BEKTEŞ U.Ü. ÜROLOJİ KLİNİK SORUMLUSU

PENİL PROTEZLERDE BAKIM VE HASTA EĞİTİMİ HEMŞİRE ÖZLEM BEKTEŞ U.Ü. ÜROLOJİ KLİNİK SORUMLUSU PENİL PROTEZLERDE BAKIM VE HASTA EĞİTİMİ HEMŞİRE ÖZLEM BEKTEŞ U.Ü. ÜROLOJİ KLİNİK SORUMLUSU Erektil Disfonksiyon Empotans Erkeğin cinsel isteğinin olmasına rağmen, doyurucu cinsel etkinlik bakımından yeterli

Detaylı

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi BR.HLİ.019 Yeni doğan döneminden erişkinliğe kadar olan çocukluk çağına ait (0 17 yaş), doğumsal ve daha sonra oluşan solunum, sindirim ve boşaltım sistemlerini ilgilendiren

Detaylı

PROSTAT HASTALIKLARI. Doç.Dr.Cevdet Kaya. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2.Üroloji Kliniği, İstanbul

PROSTAT HASTALIKLARI. Doç.Dr.Cevdet Kaya. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2.Üroloji Kliniği, İstanbul PROSTAT HASTALIKLARI Doç.Dr.Cevdet Kaya Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2.Üroloji Kliniği, İstanbul Sunum Planı 1. Prostat nedir? 2. İyi huylu prostat büyümesi / Tedavisi 3. Prostat kanseri

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAK HEKİMLERİN TANI VE TEDAVİDE BİLMESİ GEREKENLER

BİRİNCİ BASAMAK HEKİMLERİN TANI VE TEDAVİDE BİLMESİ GEREKENLER BİRİNCİ BASAMAK HEKİMLERİN TANI VE TEDAVİDE BİLMESİ GEREKENLER Birinci basmağa yönelik tanı ve tedavi rehberinde bahsedilen hastalıklar Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) İdrar yolu infeksiyonu (İYE)

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

her hakki saklidir onderyaman.com

her hakki saklidir onderyaman.com PROSTAT NEDİR? Prostat, sadece erkeklerde bulunan ve idrar yolu çevreleyen bir salgı bezidir. Prostat, salgıladığı sıvıyla meniye sperm fonksiyonunda önemli rol oynayan bazı maddeleri ekler. Çocukluk çağında

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Üriner inkontinans terimleri sözlüğü

Üriner inkontinans terimleri sözlüğü Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe Üriner inkontinans terimleri sözlüğü Açık cerrahi Organlara doğrudan ulaşabilmek için cerrahın cildi ve dokuları kestiği bir cerrahi işlemdir. Anestezi (genel, spinal veya

Detaylı

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları Dr.Kenan HIZEL Gazi Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. İçerik 1. Kompike İYE 2. Piyelonefrit 3. Kateterli hastada İYE 4. Asemptomatik bakteriüri

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

Cerrahi ne zaman gerekli. Mini-slingler Periuretral enjeksiyonlar. Mini-slingler. Mid-slingler. MiniArc MUS yerleştirme. MiniArc MUS yerleştirme

Cerrahi ne zaman gerekli. Mini-slingler Periuretral enjeksiyonlar. Mini-slingler. Mid-slingler. MiniArc MUS yerleştirme. MiniArc MUS yerleştirme Cerrahi ne zaman gerekli Mini-slingler Periuretral enjeksiyonlar Dr Tevfik Yoldemir Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D. Konservatif veya medikal tedavi faydalı olmazsa Urodinamik

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

Ortaya çıkabilecek yan etkiler:

Ortaya çıkabilecek yan etkiler: TUR-P Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi Bu işlem iyi veya kötü huylu prostat büyümesine bağlı işeme zorluğu olan hastalara uygulanır. Genel yada spinal anestezi kullanılır. Yaklaşık bir kalem kalınlığında metal

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (Basur) Nedir? Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal

Detaylı

Üroonkoloji Derneği. SELİM PROSTAT BÜYÜMESİ (Benign Prostat Hiperplazisi= BPH)

Üroonkoloji Derneği. SELİM PROSTAT BÜYÜMESİ (Benign Prostat Hiperplazisi= BPH) SELİM PROSTAT BÜYÜMESİ (Benign Prostat Hiperplazisi= BPH) Erkeklerde ellili yaşların başından itibaren prostat büyümesi görülmekte ve bu büyüme beraberinde bazı sorunlar getirmektedir. Bu kitapçık, sizi

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Meme Kanseri: Uyarıcı işaretler, memede herhangi bir sertlik veya kitle ve meme uçlarından gelen akıntı veya kan.

Meme Kanseri: Uyarıcı işaretler, memede herhangi bir sertlik veya kitle ve meme uçlarından gelen akıntı veya kan. Kanserde erken tanı için, vücudumuzun verdiği uyarıcı belirtileri gözlemlemenin, olası risk faktörlerini göz ardı etmemenin önemli olduğunu belirten uzmanlar, kanser oluşumunun önceden yakalanması için

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONRASI AĞRI Altı haftaya kadar karın alt bölgesinde aralıklı ağrılar

Detaylı

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ İLAÇ UYGULAMA TALİMATI

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ İLAÇ UYGULAMA TALİMATI T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ İLAÇ UYGULAMA TALİMATI KODU: KLN.TL.12 YAYINLAMA TARİHİ: 21.04.2014 REVİZYON TARİHİ: 00 REVİZYON NO: 00 SAYFA SAYISI:05 1. AMAÇ: Bu

Detaylı

Radikal Prostatektomi. Üroonkoloji Derneği. Prof.Dr.Bülent Soyupak. 2005 Diyarbakır

Radikal Prostatektomi. Üroonkoloji Derneği. Prof.Dr.Bülent Soyupak. 2005 Diyarbakır Radikal Prostatektomi Prof.Dr.Bülent Soyupak 2005 Diyarbakır Tarihçe İlk perineal radikal prostatektomi: 1867, Theodore Billroth Standardize perineal yaklaşım: 1900-1904, Hugh Hampton Young Retropubik

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri;

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Aile Sağlığı Merkezlerinde Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerinde Toplum Sağlığı Merkezlerinde ÜCRETSİZ verilmektedir. Temizlik, genel vücut

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

Koroner Arter Hastalıkları ve Tedavisi

Koroner Arter Hastalıkları ve Tedavisi Koroner Arter Hastalıkları Koroner Arter Hastalığı Kalp damarlarında ateroskleroz dediğimiz damar sertliği durumu gelişmesidir. Kalp damarlarının (aslında tüm damarların) iç yüzünü kaplayan endotel dediğimiz

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU Anabilim Dalı / Klinik Adı: Hastanın Adı, Soyadı: Baba adı: Doğum tarihi: Ana adı: TC Kimlik No: Planlanan girişimin adı: MİRİNGOTOMİ (Kulak zarının çizilmesi) veya VENTİLASYON

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ 2007 Yoğun Bakım Üniteleri Hasta bakımının en karmaşık Masraflı Teknoloji ile içiçe Birden fazla organı ilgilendiren

Detaylı

Elif KILINÇ. Gaziantep Üniversitesi araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Servis Hemşiresi

Elif KILINÇ. Gaziantep Üniversitesi araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Servis Hemşiresi Elif KILINÇ Gaziantep Üniversitesi araştırma ve Uygulama Hastanesi Üroloji Servis Hemşiresi Genel olarak, planlanmış ameliyat için hazırlık üç aşamada uygulanır: Hastanın kliniğe yatırılmasından, ameliyat

Detaylı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri. M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvar Uygulamaları - İdrar Kültürleri M. Ufuk Över-Hasdemir Marmara Üni. Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Üretra kalıcı mikroflorası KNS (S. saprophyticus hariç) Viridans ve non-hemolitik

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Ameliyat Sırası Hasta Bakımı

Ameliyat Sırası Hasta Bakımı Ameliyat Sırası Hasta Bakımı AMAÇ Hastanın ameliyat sırası hemşirelik bakımının sürdürülmesi ve karşılaşabileceği komplikasyonların önlenmesidir. TEMEL İLKELER Ameliyat sırası dönemde hemşirelik bakımı;

Detaylı

E. Ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildiriler:

E. Ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildiriler: E. Ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan bildiriler: E1. H. Karadağ, N. Sarıgüzel, O. Tanrıverdi, M. Ekinci, G. Başaran, E. Gümüş, L. Saporta, C. Miroğlu, Akut üretritli

Detaylı

RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU

RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Tanı: İşlem/Girişim: Tarih/Saat: Hasta, veli veya vasinin onamı açıklaması: Doktorum bana sağlık durumum ve hastalığımın

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM Patoloji 22 8 30 Dahiliye 14 8 26 Jinekoloji 18 8 26 Üroloji 12 8 20 Mikrobiyoloji

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ Kadın İdrar İnkontinansı Dr. M.NURİ BODAKÇİ Genel populasyonun çoğunda özellikle kadınlarda ve yaşlılarda mesane disfonksiyonu vardır. ICS üriner inkontinansı; objektif olarak gösterilebilen ve sosyal

Detaylı

Tiroid nedir? BR.HLİ.058

Tiroid nedir? BR.HLİ.058 BR.HLİ.058 bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar.

Detaylı

Pelvik taban kaslarının 4 önemli görevi vardır:

Pelvik taban kaslarının 4 önemli görevi vardır: PELVİK TABAN REHABİLİTASYONU İnsan vücudunun gövde kısmı ; Göğüs (Toraks),Karın (Abdomen) ve Leğen (Pelvis) olmak üzere 3ana bölümden oluşur.karnın alt kısmında kasıklar olarak da bilinen pelvis; leğen

Detaylı

Prostat kanserinin gerçek sebebi bilinmemektedir. Yapılan çalışmalar aşağıdaki faktörlerin prostat kanseri gelişiminde önemli olduğunu göstermiştir:

Prostat kanserinin gerçek sebebi bilinmemektedir. Yapılan çalışmalar aşağıdaki faktörlerin prostat kanseri gelişiminde önemli olduğunu göstermiştir: PROPSTAT KANSERİ Prostatik kasrisnom; Prostat karsinomu; Prostat kanseri erkeklerde kansere bağlı ölümlerin en büyük sebebidir. Erken teşhis prostat kanserinde hayat kurtarır. Prostat ceviz büyüklüğünde,

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK ENFEKSİYON YOĞUN BAKIM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ

NECMETTİN ERBAKAN ÜNİVERSİTESİ MERAM TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ ÇOCUK ENFEKSİYON YOĞUN BAKIM İŞLEYİŞ PROSEDÜRÜ Sayfa No 1 / 5 1.AMAÇ: Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Enfeksiyon yoğun bakım ünitesinde yatmakta olan her hastanın vital organ fonksiyonlarının desteklenmesi; organ

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

MEME KANSERİ Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür.

MEME KANSERİ Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür. MEME KANSERİ { Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür. Meme Kanserinde Erken Tanı İçin Ne Yapılmalı? 20 yaşından sonra tüm kadınlar ayda bir kez memenin yumuşak olduğu

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı