Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Çay Partisi Öncülüğünde Bir Yeniden Diriliş Mi?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Çay Partisi Öncülüğünde Bir Yeniden Diriliş Mi?"

Transkript

1 Uluslararası Hukuk ve Politika Cilt 7, Sayı: 26 ss.1-28, 2011 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Çay Partisi Öncülüğünde Bir Yeniden Diriliş Mi? Ömer KURTBAĞ Özet Bu çalışma, Amerikan sağının genel olarak geçen 50 yılda ve özellikle de son on yılda siyaset sahnesindeki iniş çıkışlarının dış politikaya yansımalarını analiz etme amacındadır. Çalışmanın temel savları şöyledir: Birincisi, sağın, Amerikan siyasetinde halen muhalefette olsa da, üçüncü kez ve Çay Partisi hareketi öncülüğünde bir yeniden dirilişe öncülük edecek şekilde, etkili bir güç olarak varlığını ve gündem belirleme yeteneğini sürdürdüğüdür. İkincisi, sağın bugünkü gerginlik ve kutuplaşmaya dayalı stratejisi karşısında, Obama nın ve Demokratların izleyeceği stratejinin ve 2010 Kongre ara seçimlerinde alınan yenilgi sonrasındaki yeni uzlaşmacı yol haritasının da aynı ölçüde iç ve dış politikada belirleyici olduğudur. Dış politikada ise Obama nın zaten kendi liberal-demokrat gündemini henüz tam olarak hayata geçiremediği ve Bush politikalarını halen uygulamada büyük ölçüde devam ettirdiği ileri sürülmektedir. Ancak, Obama yönetimi için bu noktada yeni bir sağcı dirilişin önünü kesebilecek olan strateji, seçilirken verdiği değişim ve yenilenme sözlerini gerçek anlamda hayata geçirip liberal ve yumuşak güce dayalı bir dış politikaya dönüş olabilir. Anahtar Sözcükler: Amerikan Sağı, Amerikan Dış Politikası, Cumhuriyetçi Parti, Çay Partisi, Muhafazakârlık, Demokrat Parti GİRİŞ 1970 lere kadar, Amerikan siyasetinde, Keynesçi refah devleti modeli ile güçlü ve büyük hükümet söylemi, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi yönetimlere hâkimdi. Ancak, geçen 30 yıldan beri Amerikan iç ve dış siyasetinde gündemi be- Yrd. Doç., Gaziosmanpaşa Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Öğretim Üyesi 1

2 Ö. Kurtbağ lirleyen, Demokrat Clinton dönemi hariç tutulacak olursa, anti-keynesçi, piyasacı ve büyük hükümet karşıtı Amerikan sağı oldu ve hatta Clinton bile birçok konuda sağa kaymayı veya en azından merkeze yakın durmayı tercih etti. Bu süreçte, Amerikan muhafazakârlığının siyaset sahnesindeki yeri ve etkinliği bakımından inişli çıkışlı bir seyir izlediğinden söz etmek yanlış olmayacaktır. Nitekim Reagan ve oğul Bush ile iki kez sağın yeniden dirilişine sahne olan Amerikan siyaseti bugün, Demokrat Obama yönetimi altında muhalefette olsa da, dinamizmini ve gündem belirleme kabiliyetini yeniden yakalayan muhafazakârlığın yeni bir dirilişi sağlayıp sağlayamayacağı tartışmasına odaklanmıştır. Bu çalışmanın konusu da muhafazakâr sağın Amerikan siyasetindeki inişli çıkışlı rolü ve konumu ile bunun ABD dış politikasına etkileridir. Reagan dan başlayıp Obama yönetimine kadar uzanan dönemde Amerikan hegemonyasının yeniden üretilmesi, yükselişi ve bugün yaşadığı gerileme de sağın yükseliş ve inişlerinin dış politikaya yansımaları bağlamında irdelenmektedir. Bu noktada, daha çok oğul Bush ve özellikle de Obama dönemindeki güncel gelişmeler ele alınacak ve daha önceki dönemlere gerektiğinde referans verilecektir. Çalışma ayrıca, Amerikan hegemonyasının yeniden üretimi ve sürdürülme sürecinin, sağın bir projesi olarak başlatıldığı, ancak bugünkü düşüşte de büyük payın bu çevrelere ve onların temsilcisi olan oğul Bush yönetimine ait olduğu gerçeğinden hareket etmektedir. Günümüzde, Obama yönetimi altında gerileyen Amerikan gücü, bir kez daha muhalif sağ cenahın, hem de en aşırı ve Obama karşıtı uçların öncülük ettiği bir sağcı hegemonik dirilişi ya da yükselişi sağlama arayışı içindedir. Reagan ve oğul Bush un söylemlerine benzer bir ülkeyi liberal aşırılıklardan bir kez daha kurtarma misyonunu şiar edinen muhafazakâr kesimin, bu yolda Obama ya yönelttiği eleştiri ve suçlamalara bakıldığında, sağlık reformunu çıkarması, kürtaja sıcak bakması, Bush dönemindeki vergi indirimlerini kaldırmak istemesi, kendine yakın yargıçlar ataması, piyasaya devlet müdahalesinden yana olması, refahı halk arasında devlet eliyle yeniden dağıtmaya çalışması ve bireysel silahlanmaya karşı duruşu gibi gerçekle alakası olan ya da olmayan pek çok husus dikkat çekmektedir ve bu tür söylemler Amerikan siyasetinde çok ciddi ve derin bir kutuplaşmayı da beraberinde getirmektedir. Muhafazakâr söylemin Amerikan siyasi kültürü üzerindeki etkisinin tüm inişli çıkışlı yönlerine rağmen son otuz yıldır ciddi şekilde arttığı bir gerçektir. Bugün ise sağın en aşırı ve marjinal unsurlarının Çay Partisi Hareketi adı altında gruplaşarak gündem belirlemeye başladığı ve sadece muhafazakâr hareket içindeki değil, aynı zamanda Amerikan siyasetindeki etkinliğini de (İnternet ve dijital medya gibi araçlar yoluyla) meşru ya da gayrimeşru her türlü yöntemi kullanarak ve güçlü bir medya desteğiyle giderek ve hızla artırdığı görülmektedir. 11 Eylül sonrası korku söylemine dayanarak iki dönem işbaşında kalmayı başaran oğul Bush dönemindeki gibi, bu yeni (ultra) sağ unsurlar bir kez daha sırtlarını ekonomik krizin de bir türlü bitmeyişinden yararlanarak öfke ve korku siyasetine dayamışlardır. Ama artık Bush un merhametli muhafazakârlığı nın (compassionate conservatism) değil, saldırgan radikal siyasetin belirleyici ve 2

3 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: merkezde olduğu bir sağ hareket vardır. Muhafazakâr harekete yön vermeye başlayan bu unsurlar, aşırı veya marjinal olarak değil, sanki anaakım (mainstream) siyasetin normal bir parçası gibi algılanmaya başlamıştır. Dolayısıyla, Bush yönetiminde oluşturulan muhafazakâr koalisyonun dağılması sonrası hareketi yeniden toparlama ve ona yeni bir yön verme arayışının merkezinde artık bu aşırı sağcı gruplar bulunmaktadır. Sağın bu tür görüşler üzerinden yeniden diriliş arayışının ne ölçüde başarıya ulaşacağı, hem Obama yönetiminin sergileyeceği performansa hem de sağın yeni bir muhafazakâr koalisyon kurmadaki başarısına bağlı gibi görünmektedir. Obama yönetimi, mevcut görünümüyle ve özellikle de Kasım 2010 ara seçimlerindeki ağır yenilginin ardından daha sağa ya da en azından merkeze kayma eğilimi gösterip liberal-demokrat çizgiden uzaklaşabilir, ama bu strateji ona ikinci kez seçilme şansı getirmeyebileceği gibi, kendi seçmenini yabancılaştırma riski bile içermektedir. Diğer bir seçenek ise, Obama nın kendi liberal ve ilerlemeci (progressivist) gündemini izleyerek, asıl ihtiyaç duyulan şeyin yeni bir sağ gündem olmadığını göstermesi olabilir. Tüm bu hususlara aşağıda ayrıntısıyla değinecek olan çalışma, üç bölümden oluşmaktadır: İlk bölümde, Amerikan sağının Reagan dan bugüne uzanan inişli çıkışlı geçmişine kısaca değinildikten sonra, hareketi 21. yüzyıla taşıma ve yeniden birleştirip yükselişe geçirme iddiasındaki Çay Partisi gibi yeni eğilimler üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde, sağın yeniden dirilişini sağlama hedefi doğrultusunda Kasım 2010 da yapılan Kongre ara seçimlerinin sonuçları, hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar ve Obama açısından değerlendirilecektir. Üçüncü ve son bölümde ise Amerikan sağının siyaset sahnesindeki iniş çıkışlarının Amerikan dış politikalarına nasıl yansıdığı ve bunun Obama dönemindeki yeni Demokrat gündem ile ilişkisi ele alınacaktır. Çalışma, Amerikan sağının gelecekteki olası bir yeniden diriliş ve iktidara gelme şansının ve bunun dış politikaya muhtemel etkilerinin değerlendirildiği bir sonuç bölümüyle sona ermektedir. AMERİKAN SAĞINDA YENİ MUHAFAZAKÂRLIKTAN ÇAY PARTİSİ HAREKETİNE YENİ EĞİLİMLER Amerikan sağının yükseliş ve düşüş süreçlerine bakıldığında, 1960 lardaki Demokrat yönetimlerin izlediği büyük hükümet ve refah devleti politikalarına, yani liberal müesses nizama (liberal establishment) karşı, bir tepki olarak başlayıp, 1980 de Reagan ın işbaşına gelmesiyle zirveye varan ve sonra da George H. W. Bush iktidarı ile düşüşe geçen bir ilk dönemden söz etmek mümkündür. Bu dönemde muhafazakârlık, küçük ve ciddiye alınmayan bir entelektüel klikten kitlesel bir harekete ve siyasi akıma dönüşmeyi başarmıştır. Hatta kendi kurumlarını ve düzenini kurarak anaakım siyasetin en önemli unsuru olmuştur. 1 Daha sonra 1 Bu süreci en iyi analiz eden kaynaklar olarak bkz: Sara Diamond, Right-Wing Movements and Political Power in the United States,(New York ve Londra: The Guilford Press, 1995); Sidney 3

4 Ö. Kurtbağ ise Clinton dönemindeki sessizliğin ardından, oğul Bush un iki dönemlik iktidarı ile yeniden kendini bulan ve zirveye oturan hareketin Obama nın gelişi ile son bulan düşüşüne kadarki ikinci bir dönemden bahsedilebilir. Bu çalışmanın da odaklandığı ve aşağıda cevap aradığı esas soru, üçüncü bir yükseliş ve belki de devamında iniş dönemine tekabül edecek şekilde, yeni bir muhafazakâr dirilişin gerçekleşip gerçekleşemeyeceği ve bunun kimin öncülüğünde olacağıdır. Daha 2000 lerin başlarında büyük bir özgüvenle uzun yıllar sürecek bir sağ iktidarlar sürecinin ve silsilesinin başladığını düşünen ve Bush yönetimiyle adeta özdeşleşen muhafazakâr hareketin, aradan geçen zamanda hızla baş aşağı giderek düşüşe geçmesi ve ülkeyi de beraberinde ekonomik krize sürüklemesi çok çarpıcı bir tezat oluşturmaktadır. 11 Eylül ün yarattığı korku ve endişe ortamında hız kazanan ABD nin siyasi olarak sağa kayma süreci, Obama nın seçilmesiyle geçmişte kalmış gibi görünmektedir. Bu süreçte, muhafazakâr kanatta işler, başkan Bush u adeta bir savaş tanrısı gibi kült statüsüne çıkarma 2, hatta onu ve yönetimini eleştiren herkesi ihanetle suçlama noktasına kadar gitmiştir. Şimdi ise aynı gruplar, Obama nın yaptığı olumlu ya da olumsuz her şeye karşı çıkıp bizzat onun kişiliğine ölesiye muhalefet eden bir hükümet karşıtı konuma sürüklenmişlerdir. Nitekim bu muhafazakârlar, ülkelerinin Amerikalı bile olup olmadığından kuşkulandıkları siyahi bir liberal liderce gasp edildiğine körü körüne inanmaktadır. Ülke çıkarları gereği olsa bile Obama nın başarılı olması bunları en çok endişelendiren husustur. Sağın etkili kalemlerinden Hannity nin şu sözlerinde bu açıkça gözlenebilir: Amerika nın solcuları, orduya, Amerikan istisnacılığına, kapitalizme ve kapitalistlere duydukları nefreti sürekli olarak ifşa ettiler. Ama bugün saldırılarını yeni bir düzeye taşıdılar. Şunu söylemek abartılı olmayacaktır ki özgürlük ve refah ulusu ve dünyanın tek süper gücü olarak geleceğimiz hiç olmadığı kadar tehlikededir. Ulusal bekamız için savaştayız. Barack Obama yı ve Amerikan solunu, atalarımızın bize miras bırakmak üzere feda ettiği ve ordumuzun korumak için savaştığı, kanını döktüğü ve kendini feda ettiği her şeyi bizden çalmadan yenilgiye uğratmak için yeni bir vizyona ve etkin bir stratejiye ümitsizce ihtiyaç duymaktayız. 3 Blumenthal, The Rise of the Counter-Establishment: From Conservative Ideology to Political Power, (New York: Harper & Row Publishers, 1988); Charles W. Dunn ve J. David Woodward, American Conservatism from Burke to Bush: An Introduction, (Lanham ve Londra: Madison Books, 1991). 2 Sedat Laçiner, Amerika ve İngiltere de 11 Eylül Sonrası Din ve Siyaset İlişkisi, Uluslararası Hukuk ve Politika, Cilt 1, No: 1, 2005, s Sean Hannity, Conservative Victory: Defeating Obama s Radical Agenda, (New York: Harper, 2010), s

5 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Dahası Hannity, bununla da yetinmeyerek, Obama nın ve onun radikal solcu politikalarının ülkenin kurucu babalarının ve anayasasının temel ilke ve değerleriyle de tamamen ters düştüğüne inanmaktadır. 4 Obama nın seçilmesiyle su yüzüne çıkan bu nefret ve öfke, hareketi şiddetli bir liberalizm, azınlıklar, göçmenler ve federal hükümet karşıtlığı üzerinden yeniden eski günlerine döndürmek için birer katalizör işlevi görmektedir. Amato ve Neiwert in deyişiyle, Chicagolu genç siyah liberalin zaferi canavarı uykusundan uyandırmıştır. 5 Ama bu kez, söz konusu dirilişi sağlamaya çalışırken umutlar aşırı ideolojik görüşlere ve gruplara bağlanmıştır. Nitekim bunlar, fazla özgüvenli buldukları Obama nın normalde merkez sağcı Amerikan ulusunu sola kaydırma çabasında başarılı olmaması için her şeyi yapmaya hazırdırlar. Obama ya karşı, McCarthyci bir retorikle, ABD dışında Kenya da doğduğu, beyaz karşıtı bir siyah kilisenin mensubu olduğu, solcu bir üniversite eğitiminden geçtiği, hatta Endonezya da bir medresede yetiştiği ve ikinci adının Hüseyin olmasından hareketle ABD den ve beyazlardan nefret eden gizli bir Müslüman olduğu 6 yönünde komplo kokan söylentileri kullanmaktan ve yaymaktan bile çekinmemişlerdir. Hatta aynı kesimler, bu tür komplo teorileriyle gayrimeşrulaştırmaya çalıştıkları Obama ve ekibini, zenginliği tüm halka yayma vaatlerinden dolayı sosyalizm, Marksizm ve faşizm ile bile (bunlar arasındaki ideolojik farkları göz ardı ederek) rastgele suçlamışlardır. Bunlar Obama yı ABD yi bir tür totaliter diktatörlüğe götürmekle eleştirirlerken, bunun ideolojik niteliği hakkında çok ciddi bir kafa karışıklığı içinde bulunmaktadırlar. Korku, nefret ve kötülemeye dayalı bu tür komplocu görüşler karşısında liberal kanattan bir tür Amerikan faşizmine doğru gidildiği endişeleri gelmesi ise gecikmemiştir. 7 Aslında, muhafazakâr hareketin yükseliş ve düşüş sürecine yakından bakıldığında, bu tür tartışmalar ilk kez yaşanan bir olgu değildir. Nitekim önceleri kenarda kalmış olan yeni muhafazakârların (neoconservatives) yükselişi de sabırla, öfkeyle ve inançla dolu uzun bir bekleyişin ardından, oğul Bush yönetiminde vücut bulmuş ve daha sonra da başarısızlıklarla sonlanmıştır. Time dan Fareed Zakaria, Reagan ve Bush tan sonra Cumhuriyetçilerin üçüncü kez devrim yapma vaadiyle 2010 ara seçimlerine girdiği, ama iki kez başarısız olduktan sonra bu kez de eğer belli şartlar oluşmazsa başarısızlığa mahkûm olduğu görüşündedir. 8 İlk devrim, Demokratların büyük toplum ideallerine alternatif olarak iktidara gelen Reagan ın devleti küçültme, harcamaları artırma ve vergileri azaltma vaatleriyle 4 Ibid, s John Amato ve David Neiwert, Over the Cliff: How Obama s Election Drove the American Right into Insane, (Sausalito (CA): PoliPoint Press LLC, 2010), s. viii. 6 Hannity, Conservative Victory..., s ; Jerome R. Corsi, The Obama Nation: Leftist Politics and the Cult of Personality, (New York: Pocket Star Books, 2010), s. x-xi. 7 Amato ve Neiwert, Over the Cliff..., s Fareed Zakaria, The Republican Revolution: Real This Time?, Time, 4 Kasım 2010, (erişim: 5 Kasım 2010). 5

6 Ö. Kurtbağ başladı, ama iki dönemin sonunda özellikle federal devleti küçültme ve artan bütçe açıkları bakımından (Bush görevi bıraktığında GSYİH nin % 2,8 ine ulaşmıştı) başarısızlıkla sonuçlandı. Zakaria nın tespitiyle, Eğer Demokratların paradigması vergilendir ve harcaysa, Cumhuriyetçilerinki de borçlan ve harca oldu. 9 İkinci devrim ise vergileri azaltan ve iki büyük savaş açan oğul Bush döneminde yaşandı. Clinton un biriktirdiklerini cömertçe tüketen Bush yönetimi, ABD yi iki dönemin sonunda bütçe fazlası veren bir ekonomiden bütçe açığı veren bir ekonomiye dönüştürdü. Şimdi Cumhuriyetçiler bir kez daha ülke yönetimine talip, fakat açıkları nasıl kapatacaklarına dair ciddi bir fikirleri de liderleri de yok aslında. Geleneksel olarak savundukları vergileri indirme politikasının ise, devlet bütçesindeki gediği büyütüp borçları artırmaktan başka bir işe yaramayacağı ortadayken artık sorunlara çare olması mümkün değildir. Bugün, Amato ve Neiwert e göre, Amerikan muhafazakârlığı radikal fikirlerin ve grupların peşine takılarak kendini son hızla uçurumun kenarına sürüklemektedir. 10 Zira Cumhuriyetçi kesimler, nerede hata yaptıklarına dair özeleştiri yapıp kendilerini toparlamak yerine, kolaya kaçıp ırksal ve kültürel olarak ayrıştırıcı politikalarla, ya da Amato ve Neiwert in deyimiyle 11 öfke politikası yoluyla (the politics of resentment), muhalefet yapma yoluna girmişlerdir. Sağ cenahta şu sıralar harekete kimin yön vereceği konusunda ciddi bir mücadele olduğu görülmektedir. Geleneksel ve ılımlı Cumhuriyetçiler ülke çıkarları uğruna Demokratlar ile birlikte çalışmanın kaçınılmazlığını görürken yeni sivrilen hoşgörü yoksunu, göçmen karşıtı ve daha ziyade güneyli aşırı sağ gruplar böyle bir girişimi ihanetle bir görmektedirler. Bu gruplar, ABD yi efsanelerle dolu geçmişine geri döndürme vaadi sunan ve 2009 da doğan Çay Partisi (Tea Party) oluşumu altında toplanmış durumdadırlar. Sağın öfke ve korku siyasetinin bir sonucu olan bu oluşum, ismini ABD nin bağımsızlığı öncesinde Boston da İngiltere Kralı na karşı örgütlenen Çay Partisi hareketinden almakta olup 12 hareketin çatısı altında, vatansever gruplar (Patriot Movement), beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ırkçılar (White Supremacists), neo-nazi aşırılar, Başkan Obama nın Amerikalı olmadığına inananlar (Birthers), teokratik dinciler ve hatta şiddete bulaşmış diğer aşırı sağ gruplar biraraya gelmiş durumdadır. 13 Hareketin öncüleri arasında ise Rush Limbaugh, Glenn Beck, Sean Hannity ve Sarah Palin gibi medyatik ve popüler isimler dikkat çekmektedir. Bunların başlıca amacı da kendilerinden çalındığına inandıkları Amerika yı geri almak ve 9 Ibid. 10 Amato ve Neiwert, Over the Cliff..., s Ibid., s Walter Russell Mead, The Tea Party and American Foreign Policy, Foreign Affairs, Vol. 90, No.2, Mart-Nisan 2011, s. 28; Deniz Gökçe, Çaysız Çay Partisi Ne İş?, Akşam, 09 Kasım 2010, cay_par (erişim: 10 Ocak 2011). 13 Mead, The Tea Party, s ; Stefan Halper, President Obama at Mid-term, International Affairs, Vol. 87, No. 1, 2011: s. 4. 6

7 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Obama yönetimini sona erdirerek yeniden bir muhafazakâr/cumhuriyetçi dirilişi sağlamaktır. 14 Zira Obama nın seçildiği 5 Kasım 2008 günü onların bildiği şekliyle ABD nin sonunun gelmesi demektir. Bu ortamda, İç Güvenlik Bakanlığı nın (Department of Homeland Security) da raporuyla doğruladığı üzere, radikal fikirlerin, yurtseverlik kisvesine bürünen aşırı sağcı/ırkçı grupların, komplo teorileri yayanların ve silahlananların sayısı ve etkinliği 2009 da tam bir patlama yapmıştır. 15 Aslında, Çay Partisi hareketi, başlarda normal vergisini veren ve yasalara bağlı yurttaşların katıldığı, küçük hükümet yanlısı olan ve ekonomik teşvik paketine muhalefet eden zararsız ve partizan olmayan gösteriler şeklinde başladı 16 ve özellikle de sağın propaganda organı haline gelmiş olan Fox News kanalınca böyle takdim edilmeye çalışıldı. 17 Nitekim genel olarak muhafazakâr hareketin ve özelde de Kongre üyeleri de dahil Cumhuriyetçilerin pek çoğunun kısa sürede Çay Partisi nin popülist söylemini benimsediği ve birçok gösteri ya da toplantıda bunlara destek verdiği görüldü. Ancak bugün gelinen noktada, aşırı ve popülist görüşleriyle geleneksel Cumhuriyetçi sağın bile kontrolü dışında bir oluşum göze çarpmaktadır. Mead, Çay Partisi hareketinin, 1830 larda Amerikan siyasetine damga vuran başkan Jackson dan adını alan, anaakım politikalara karşı duruşuyla bilinen ve dış politikada da hayli milliyetçi olan Jacksoncu (Jacksonian) popülizmle birçok ortak noktası bulunduğuna dikkat çekmektedir. 18 Çay Partisi nin, popülist söylemleriyle, lidersiz kalan Cumhuriyetçi Parti yi ekonomik, sosyal ve siyasi konularda daha da sağa doğru kaydıracağı yönünde görüşler de bulunmaktadır. 19 Bu gruplar, Demokratlardan nefret ettikleri kadar Bush dönemindeki kimi geleneksel muhafazakârlardan da aynı ölçüde hazzetmemekte ve Cumhuriyetçi Parti nin ülkeyi yanlış yola sürüklediğine inanmaktadırlar. Nitekim Çay Partisi destekçisi Limbaugh ve Hannity gibi pek çok isim, ısrarla ABD nin hâlâ merkez sağ bir ulus olduğunu ve Cumhuriyetçilerin seçimlerde kaybetmesinin de yeteri kadar muhafazakâr olmamalarından kaynaklandığını düşünmektedir. 20 Önerilen çözüm de böylece, yeniden muhafazakâr (ya da ülkeyi kuran) ilkelere sarılmak ve bunları hayata geçirmekten ibarettir. 14 Ibid., s. viii-ix. 15 Ari Berman, After Arizona Shooting, Obama Should Fight Fringe Extremism Like Clinton Did, The Nation, 10 Ocak 2011, (erişim: 11 Ocak 2011). 16 Mead, The Tea Party, s ; Hannity, Conservative Victory..., s. 4; Gökçe, Çaysız... ; James R. Corsi, America for Sale: Fighting the New World Order, Surviving a Global Depression, and Preserving U.S.A. Sovereignty, (New York: Threshold Editions, 2009), s. 237, Amato ve Neiwert, Over the Cliff..., s , Mead, The Tea Party, s Ali H. Aslan, Topal Ördek Savaşçı mı Olacak, Barışçı mı?, Zaman, 01 Kasım 2010, (erişim: 4 Kasım 2010). 20 Hannity, Conservative Victory..., s. 4, 10; Amato ve Neiwert, Over the Cliff..., s

8 Ö. Kurtbağ 2010 yazı, öfke siyasetinin hâkimiyetindeki bu atmosferde Obama yönetimi için çok zorlu geçti. Zira bir yandan eskinin büyük hükümet günlerine dönüş imajı yaratan ve Obamacare takma adı verilen sağlık reformu beyaz orta sınıfın kaynakların israf edildiği eleştirisiyle karşılaşırken, Meksika Körfezi nde bir türlü durdurulamayan petrol sızıntısı da Bush dönemindeki Katrina kasırgası ve tabiî ki Bush un felaketteki kötü yönetimi ile kıyaslandı. 21 Ekonomik krizin alınan tüm önlemlere rağmen henüz atlatılamamış olması ve işsizliğin yüksek seyretmesi de bunlara tuz biber ekti. Yine New York a, 11 Eylül de yıkılan Dünya Ticaret Merkezi ne yakın bir bölgeye yapılması planlanan cami projesinin ve buna tepki olarak Kuran yakma girişiminin yarattığı siyasi gerginlik ve bölünmeleri de bu listeye eklemek gerekir. 22 Tabii böyle bir ortamda, 2 Kasım 2010 da yapılacak ara seçimlerde Demokratların yenilgisi ve Kongre deki çoğunluğun kaybedilmesi olasılığı iyice güçlendi. Bu gelişmeler karşısında, 2009 başlarında % 60 tan fazla olan Obama ya halk desteği 2010 yazında % 50 lerin altına düşerken Amerikalıların % 60 ı da ülkenin yanlış yolda olduğu düşüncesindeydi. 23 Tüm bunlar, Obama nın son iki yılının ilkinden çok daha zor geçeceğinin ve ara seçimlerde sarsıcı bir Cumhuriyetçi zaferin işaretleri olarak görüldü. The Economist e göre, muhafazakârlar karşısında Obama için işler göründüğü kadar kötü değildi aslında. Derginin Cumhuriyetçi Parti ve Amerikan muhafazakârlarıyla ilgili 2010 yazındaki bir yorumunun başlığı şuydu: Çok fazla öfke ve çok az fikir: Amerika Barack Obama ya karşı daha iyi bir alternatife muhtaç. Nitekim muhalefetin içinde bulunduğu durum, dergiye göre, Obama nın yaptığı hataları veya başarısızlıkları bile gölgeleyecek kadar vahimdi. ABD nin, hasmane tavırlı, uçlarda gezinen, aşırı sağcı ve tutarlı veya ciddi bir fikri arkaplana da sahip olmayan bir muhalefetten çok daha iyisine ihtiyacı vardı. 24 Gerçekten de fikirler bazında bakıldığında, gerçek Amerika yı temsil ettiklerinin ötesinde ortada elle tutulur bir muhafazakâr öneri ya da proje bulunmuyordu. Ülkeyi ekonomik felaketin eşiğine getirmekle suçlanan Cumhuriyetçiler, olanlarda kendi sorumluluklarını göz ardı ederek adeta her şeye hayır diyen bir partiye (party of No) dönüşmüştü. Sağlık reformu ya da federal açıkların kapatılması noktasında Obama yı sıkıştırmakla birlikte, kendileri iktidarda olsalar ne yaparlardı sorusuna açık bir yanıtları da yoktu. Nitekim ne krize karşı alınan teşvik paketi önlemine ne de sağlık reformuna olumlu oy kullandılar. Wall Street e yönelik mali düzenleme (regulation) yasasına da halktaki öfkenin yüksekliği karşısında başka bir seçenekleri olmadığı için evet demek zorunda kaldı- 21 America s Right: The Risks of Hell, No!, The Economist, 10 Haziran 2010, (erişim: 12 Haziran 2010); What s Wrong with America s Right, The Economist, 10 Haziran 2010, (erişim: 12 Haziran 2010). 22 Halper, President, s Ibid. 24 Ibid. 8

9 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: lar. 25 Yoksa zenginlere vergi indirimlerinin devam etmesine, yani vergi adaletsizliğinin sürmesine veya batık bankaların ve finans kuruluşlarının yılsonunda yöneticilerine ödedikleri bonkör primlere (bonus) pek ses çıkardıkları yoktu. 26 Aynı şekilde, askeri harcamaların kısılmasını dış düşmanlara teslimiyetle bir tutarlarken Bush dönemindeki vergi indirimlerinin sona erdirilmesi veya vergilerin artırılması da aynı ölçüde bunların şiddetli tepkisiyle karşılaştı. Zira aynı kişiler, Obama yı Meksika Körfezi ndeki petrol sızıntısından dolayı eleştirirken petrol şirketlerinin daha sıkı düzenlemeler altına alınmasına karşı çıkabildiler ya da bankaların devletçe kurtarılmasını protesto ederken gelecekte bu tarz önlemlerin önünü kesen mali reform yasasına destek vermede isteksiz kalabildiler. 27 Tabii popülizm kaynaklı bu tutarsızlıklar muhalefette olduğu sürece muhafazakârlar için ciddi bir sorun oluşturmayabilir, ama zaferle çıktıkları ara seçimleri takiben bu retoriğin sürdürülmesi hareket ve parti için ters de tepebilir. Zira, sadece öfkenin ötesine geçip Washington un pragmatik atmosferinde siyasi proje ve çözüm üretme gerekliliğiyle yüz yüze geleceklerdir. Nitekim seçimlerin hemen sonrasında, gerek Bush dönemi vergi indirimlerinin sürmesi gerekse de START ın onaylanması konularında Obama ile hem de belli konularda tavizler vererek uzlaşmaları, bunun işaretleri olarak yorumlanabilir. 28 Siyasi yelpazenin diğer ucundaki liberaller ya da ilerlemeciler ise Obama için yüzde yüzlük bir performanstan daha azını başarısızlıkla eşdeğer görerek yönetimi tam aksi yönden vurmaya çalışıyorlar. 29 Obama nın iki yılda yaptıkları kimilerine göre aslında küçümsenecek gibi değil: ülkeyi ikinci ve daha derin bir durgunluktan kurtaran teşvik paketinin kabulü, otomotiv sektörünün kurtarılması, sağlık hizmetlerini herkese yayan ama henüz değeri ve önemi tam anlaşılamayan sağlık reformunun geçirilmesi ve Wall Street in aşırılıklarını dizginleyebilecek bir mali reform yasasının çıkarılması hep Obama nın eseriydi. 30 Aslında kibirli ve aşırı özgüvenli suçlamalarına rağmen, Obama nın ılımlı tavrı ve rakipleriyle geliştirdiği medeni ilişkiler düşünülürse, söz konusu suçlamaların aşırıya kaçtığı görülebilir. Nitekim Bush un aksine, ne ekonomik teşvik paketini uygu- 25 America s Right. 26 Amato ve Neiwert, Over the Cliff..., s What is Wrong Kristi Keck, Obama Moves Toward Center, But Will He Stay There, CNN, 30 Aralık 2010, (erişim: 31 Aralık 2010). 29 P. M. Carpenter, Why Right and Left Won t Cheer Obama, CNN, 20 Aralık 2010, Mid (erişim: 22 Aralık 2010). 30 Ibid.; David Sanger, The Inheritance: The World Obama Confronts and the Challenges to American Power, (New York: Harmony Books, 2009), s. 445; Timothy Egan, A Big Idea, The New York Times, 06 Aralık 2010, (erişim 08 Aralık 2010). 9

10 Ö. Kurtbağ laması ne de yaptığı sağlık reformu, aşırı sağın ileri sürdüğü gibi Obama yı radikal solcu bir figür olarak görmeye yetecek malzeme sağlamakta. 31 Ancak pek çok liberal isim, Obama ya daha omurgalı olması ve kaslarını göstermesi çağrısı yapıp ara seçimlerdeki uzlaşmacı ve iki partiye de yakın durma stratejisini eleştirdiler. Dolayısıyla, Obama'nın ve orkestra şefliğini yaptığı Demokrat siyasetçilerin Washington'daki müesses nizamı değiştirme vaadini tutmamış olması, en azılı muhalifleriyle ılımlı gayri memnunların ortak şikâyet noktası. 32 Bu tablo, tabii ki muhalefet noktasında orta yola ve gri alanlara pek yer bırakmıyor ve aşırı siyasi kamplaşma ortamında karşılıklı taviz verilmesi de giderek zorlaşıyor. SAĞIN YENİDEN DİRİLİŞİ Mİ? 2010 KONGRE ARA SEÇİMİ SONUÇLARI VE OBAMA NIN YENİ STRATEJİSİ Cumhuriyetçilerin ve sağın kullandığı bu keskin dile Amerikan halkı tarafından da prim verildiği Kasım 2010 daki Kongre ara seçimi sonuçlarından görülebiliyor. Başka bir deyişle, Obama nın gelişiyle bitmiş gibi görünen Amerika nın siyaseten sağa kayma sürecinin yeniden canlanması bu seçimleri takiben söz konusu olabilir. Ara seçim sonuçlarına göre 33, Cumhuriyetçiler, tamamı yenilenen Temsilciler Meclisi nde 242 sandalye kazanırken Demokratların sandalye sayısı 193 te kaldı. Üçte biri yenilenen Senato da ise Demokratlar çoğunluğunu kıl payı koruyup sekiz sandalye kayba rağmen 51 sandalye elde ettiler ama Cumhuriyetçiler de sandalye sayılarını 47 ye çıkardılar. Yine Cumhuriyetçi Parti on eyaletin valiliğini de kazanarak zaferini perçinledi. Obama nın işini zorlaştıracak husus, yeni Kongre de Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi nde çoğunluğa geçmesi ve Çay Partisi destekli üyelerin Kongre nin neredeyse % 10 unu oluşturması gibi görünüyor. Zira özellikle kamu harcamaları ve mali disiplin konularında yönetim daha az harcama ile daha fazla tasarruf yapma baskısı altında kalacak. 34 Cumhuriyetçi zaferin arkaplanına yakından bakıldığında, aktif bir seçim kampanyası ile Obama yı zafere taşıyan liberallerin bu ara seçimlerde isteksiz ve şevksiz, muhafazakârlar ve özellikle Çay Partililerin ise tam aksine bu kez aktivist ve istekli olduğu görüldü. Ama seçim kampanyasında, Obama nın vaatlerini ye- 31 Dana H. Allin and Steven Simon, Obama s Dilemma: Iran, Israel and the Rumours of War, Survival, Vol. 52, No 6, Aralık 2010-Ocak 2011, s Aslan, Topal Ördek Ali Soylu, Ekonomik Kriz Obama yı Vurdu, Zaman, 05 Kasım 2010, (erişim: 7 Kasım 2010); GOP Roars Back to Take the US House; Democrats Cling to Senate Majority, CNN, 3 Kasım 2010, (erişim: 3 Kasım 2010); US Elections 2010: America Votes, BBC, 3 Kasım 2010, (erişim: 3 Kasım 2010). Senato da ayrıca Demokratlar ile birlikte hareket eden iki bağımsız üye bulunuyor. 34 Neslihan Kaptanoğlu, Çay Partisi Hareketi Sınavı Geçti mi?, TEPAV Değerlendirme Notu, Kasım

11 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: rine getirip getirmediğinden ziyade, bir türlü sonu gelmeyen ekonomik kriz karşısında kim olursa olsun halkın sorumlulara iyi bir ders verme arzusu daha belirleyici oldu. 35 Seçmenlerin önemli bir bölümü %10 u bulan işsizlikten muzdarip bir şekilde ümitsizliğe sürüklenirken, bundan eskileri değil mevcut yönetimi sorumlu tutarak Obama ya ve onun liberal-demokrat gündemine açık bir uyarı mesajı vermek istedi. Yani halk, Wall Street in dizginlenmesinden memnun olmakla birlikte, eskinin büyük ve müdahaleci hükümet dönemine yeniden dönmek istemediğini Obama ya açıkça göstermiş oldu. Aslında bu seçimler, 2012 deki başkanlık seçim kampanyasının da erken bir başlangıcını oluşturuyor. Zira 2011 de, hem muhafazakâr sağın ve Cumhuriyetçi kesimlerin kendi içindeki mücadele hem de liberallerle muhafazakârlar arasındaki çekişme yeni boyutlar kazanarak daha da alevlenebilir. 36 Kimileri, ara seçimlerdeki yenilgiden sonra Obama nın ekonomide olağanüstü işler yapmazsa tekrar seçilemeyeceğinden emin. 37 Nitekim Çay Partisi temsilcileri de yeni Kongre de Obama politikalarını zaafa uğratmayı amaçlıyorlar. Ancak Obama, bu noktada Cumhuriyetçiler ile ipleri koparmaktan ziyade onlarla uzlaşma yolları arayarak ulusun ortak çıkarları için proje üretme yoluna girmiş gibi görünüyor. 38 Nitekim 2012 de bir kez daha aday olmayı planlayan ve kendisine yapıştırılan sosyalist imajını silmek üzere Obama, seçimleri takiben belirlediği yeni bir yol haritası belirledi. Bu çerçevede de Demokrat çoğunluğun olduğu Kongre dönemi kapanmadan, 6 Aralık ta Cumhuriyetçilerle sıkı bir pazarlığa girişti. Bu pazarlık sonucunda Obama, orta sınıfa yönelik birkaç iyilik karşılığı, muhafazakârların ısrar ettiği Bush tan miras kalan zenginler de dâhil herkese vergi indiriminin devamını, liberal kesimlerinin tepkisine 39 rağmen, onayladı. Ama bu pragmatik hamle, bağımsız, Demokrat ve Cumhuriyetçi seçmenin büyük kısmının memnuniyetiyle karşılandı ve nitekim Obama ya halk desteği sekiz ay aradan sonra yeniden % 50 ye ulaştı. 40 Yeni muhafazakâr kalemlerden Krauthammer in ifadesiyle, bu 1 trilyon dolarlık uzlaşı, Obama nın seçimlerde aldığı ağır yenilgiden sonra sahneye geri dönüşünü simgeliyordu. 41 Aynı şekilde, son dönemde yaptığı atamalarla değiştirdiği ekibinin yeni profili de Obama daki bu merkeze kaymanın işareti olarak yorumlanıyor. Bu noktada yapılan en önemli değişiklik, Rahm Emanuel den boşalan Beyaz 35 Soylu, Ekonomik Kriz... ; Aslan, Topal Ördek Ibid. 37 Soylu, Ekonomik Kriz Keck, Obama Moves William Greider, The End of New Deal Liberalism, The Nation, 05 Ocak 2011, (erişim: 10 Ocak 2011). 40 Frank Rich, Let Obama s Reagan Revolution Begin, The New York Times, 08 Ocak 2011, (erişim: 10 Ocak 2011). 41 Charles Krauthammer, The New Comeback Kid, The Washington Post, 17 Aralık 2010, (erişim: 10 Ocak 2011). 11

12 Ö. Kurtbağ Saray Genel Sekreterliği görevine, Wall Street e yakınlığı ve Kongre yi etkileme kabiliyetiyle bilinen merkezci bir ismin, eski Ticaret Bakanı William Daley in getirilmesi oldu. 42 Diğer yandan ise böyle bir merkeze kayma ve makul bir siyaset izleme tercihi, eğer çok ileri giderse Obama nın kendi liberal ve ilerlemeci destekçilerini yabancılaştırıp yeniden seçilme şansını zora sokabilir gibi görünmekle birlikte, liberallerin Obama dışında başka bir alternatifinin olmadığı da ortada. Çay Partisi hareketi, bazı önemli kayıpları olsa da ara seçimlerin asıl galibi olarak görülebilir. Nitekim Çay Partisi destekli adaylar, seçimler öncesi aday belirleme sürecinde sadece merkezden destekli Cumhuriyetçi adaylara değil, aynı zamanda kaybettiği yerlerde bile Demokratların önemli isimlerine ve ağır toplarına da güç anlar yaşattılar. 43 Sözgelimi, Nevada daki yarışta, Demokratların Senato daki en önemli ve tecrübeli isimlerinden Harry Reid, Çay Partisi destekli Sharron Angle karşısında ancak kıl payı kazanabildi. 44 Çay Partisi hareketi ve destekçileri, kampanya boyunca ortalamadan daha yüksek bir eğitime sahip olmalarıyla ve muhafazakârların kürtaj ya da dine ilişkin hassasiyetlerinden farklı olarak, büyük hükümet ve ekonomideki olumsuzluklara dayalı öfkeli bir söylemle fark yaratmaya çalıştılar. Ama bunların, Cumhuriyetçi Parti yi terk edip yeni bir parti kurarak oyları bölmek yerine partinin dümenini ele geçirme çabası içinde olduğu çok açık. Cumhuriyetçi Parti de hareketin bu enerjisinden ve dinamizminden olabildiğince yararlanma arayışında. Ancak birçok Cumhuriyetçi, partinin hareketi kontrolünden ziyade tersinin gerçekleşmesinden endişe etmiyor değil. 45 Nitekim Cumhuriyetçilerin yeni dönemde Çay Partili üyelerle kimi konularda karşı karşıya gelmesi söz konusu olabilecek ve çoğu ilk kez politikaya giren bu tecrübesiz üyelerin tatmin edilmedikleri anlarda partiye zor anlar yaşatması da olası. Çay Partisi nin mi Cumhuriyetçi Parti yi radikal bir dönüşüme zorlayacağı, yoksa partinin mi Çay Partisi ni ehlileştirerek Washington siyasetine uygun davranmaya zorlayacağını zaman gösterecek. 46 Kesin olan şey, Çay Partisi nin Cumhuriyetçi Parti yi bu seçimlerde daha da sağa kaydırdığıdır. Bununla beraber, çıkan sonucun muhafazakâr fikirlerin yeniden halk tarafından kucaklandığının göstergesi mi yoksa ülkeyi daha iki yıl önce krize sürükleyen Cumhuriyetçilere ikinci bir şans mı olduğunu söylemek için 2012 başkanlık seçimlerini beklemek gerekir. 42 Ali H. Aslan, Obama nın Yeni Versiyonu Piyasada, Zaman, 10 Ocak 2011, (erişim: 10 Ocak 2011). 43 Ed Rollins, GOP Victories in This Fall Not Guaranteed, CNN, 11 Ağustos 2010, (erişim: 12 Ağustos 2010). 44 Kaptanoğlu, Çay Partisi America s Right Kaptanoğlu, Çay Partisi

13 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Öte yandan, Çay Partisi muhafazakâr hareketi yeterince muhafazakâr olmadığı gerekçesiyle daha da sağa kaydırırken bunun Obama dan iktidarı geri almak için doğru bir strateji olup olmadığı da şüpheli görünüyor. Ülkemizi geri alalım sloganıyla kampanya yürüten Cumhuriyetçiler, kampanyalarında Çay Partisi nin etkisinde kalarak, Amerikan anayasasını, özgürlüklerini ve değerlerini, dış düşmanlara karşı yatıştırma siyaseti izleyip ülkeyi sosyalizme sürüklemekle eleştirdikleri bir başkana karşı koruma söylemini kullandılar. Nitekim önemli Cumhuriyetçi siyasi figürlerden biri olan ve Clinton dönemindeki muhalif tutumuyla bilinen Newt Gingrich, Obama yı ABD tarihindeki en radikal başkan olarak nitelendirdi ve ülkeye en az bir zamanların SSCB si kadar tehdit oluşturmakla bile suçladı. 47 Bununla birlikte, Çay Partililerin ara seçim sürecinde sağı bölmesi savunmaya çekilmiş görünen Demokratların işine gelebilir. Nitekim ara seçimler öncesi aday belirleme sürecinde (primaries) Cumhuriyetçi Parti içinde geleneksel merkez adaylar ile Çay Partisi destekli adaylar arasındaki çekişme kimi yerlerde Demokrat adayların başarılı olmasında önemli rol oynadı. 48 Dolayısıyla, 2012 seçimlerinde Cumhuriyetçilerin ihtiyacı olan şey merkeze daha yakın bir aday olsa da şu an Çay Partisi hareketinin kazandığı ivmeyle Alaska eski valisi ve 2008 seçimlerinde başkan yardımcısı adayı Sarah Palin gibi tam tersi popülist bir aday çıkması Obama nın işini kolaylaştırabilir. 49 Aslında geleneksel Cumhuriyetçiler ve David Frum gibi bazı yeni muhafazakâr isimler de Çay Partisi tarzı popülizmin, anti-seçkinci (anti-elitist) tavrın ve Palin gibilerin parti içinde bu şekilde ağırlık kazanmasından ve öne çıkmasından rahatsızlar ve bu tercihlerin partiyi yeni bir seçim yenilgisine götürebileceğinden endişeliler. 50 Fakat Charles Krauthammer ve Karl Rove gibi etkili diğer yeni muhafazakâr figürlerin Çay Partisi ne birçok noktada destek çıktığı görülebiliyor. 51 Pek de ideolojik olmayan orta sınıf ise Washington u kendinden kopuk görmekle birlikte, siyaseten merkez-liberal, merkez ve merkez sağ arasında gidip gelmekte ve şu anda Obama karşıtı gibi gözükse de doğru iletişimle yeniden kazanılabilecek bir görüntü veriyor. 52 Egan, Obama için daha her şeyin bitmediğini ve destek oranı artan başkanın rüzgârı tersine çevirip Clinton un yaptığı gibi yeni bir zafer kazanabileceğini savunuyor. Egan bu noktada, düşünceli bir uyuşukluk içinde olmakla eleştirdiği Obama nın kendi uzlaşmacı kişiliğini değilse bile yönetim tarzını değiştirebileceğine ve bu amaçla (Roosevelt in Yeni Bakış ı gibi) kapsayıcı bir yönetim ilkesi geliştirmekle işe başlayabileceğine dikkat çekiyor. 53 Nitekim Obama nın önünde, Kongre çoğunluğunu kaybetmesine ve sert bir muhalefetle karşılaşmasına rağmen, ikinci kez seçilmeyi başarmış bir Clinton örneği bulunu- 47 America s Right Ibid. 49 What is Wrong Amato ve Neiwert, Over the Cliff..., s Ibid., s Carpenter, Why Right and Left Egan, A Big Idea. 13

14 Ö. Kurtbağ yor. Kimi yazarlar ise Obama nın rakiplerine karşı fazla yumuşak ve çekingen olduğunu savunarak, eline bunlara darbe indirme fırsatının geçtiği (mesela Cumhuriyetçilerin karşı oy verdiği 11 Eylül enkazını kaldırırken zehirlenen işçilere yardım sağlanmasını öngören yasa gibi) pek çok konuda kendini geri çekmesini ve öne çıkmayışını eleştiriyorlar. 54 Ancak yeni dönemde, Obama nın muhalefetin kontrolündeki Kongre karşısında liderliğini daha fazla göstermesi gerekecek. Tüm bu tartışmalar yaşanırken, 9 Ocak 2011 de Amerikan siyasetinin son dönemdeki en büyük siyasi suikastlarından biri gerçekleşti. Anarşist bir genç tarafından, Arizona nın Tucson kentinde, Temsilciler Meclisi nin Demokrat üyelerinden Gabrielle Giffords a yapılan kanlı saldırı, meclis üyesini ağır yaralarken altı kişinin ölümüne ve 13 kişinin de yaralanmasına sebep oldu. Ülkedeki gergin siyasi iklimde aslında sürpriz sayılamayacak saldırı sonrası yapılan yorumlarda ise ortada saldırganın motivasyonu ile ilgili henüz açık bir kanıt olmasa da gittikçe derinleşen siyasi kamplaşma ve özellikle de Çay Partililerin kullandığı kutuplaştırıcı nefret söyleminin saldırı için uygun iklimin oluşmasına hizmet ettiği görüşü hakim oldu. 55 Nitekim liberal yazarlardan Paul Krugman, olayın gergin ve şiddet yüklü siyasi ortamdan soyutlanarak tek başına basit bir adli vaka olarak görülemeyeceğine dikkat çekti. 56 Cumhuriyetçiler ve Çay Partisi hareketi ise, sağduyu çağrısı yaparak saldırıları kınasalar ve liberalleri siyasi fırsatçılıkla suçlasalar da 57 mevcut söylemlerini değiştirmedikleri müddetçe bu tür suçlamalara maruz kalmaya devam edecekler gibi görünüyor. Nitekim Sarah Palin in saldırıya uğrayan Clifford u ara seçim kampanyasında hedef tahtasında göstermesi ve yine kampanya sırasında sağlık reformuna evet diyen Demokrat adaya yönelik tehditler, aşırı sağın bu saldırıyla hiçbir bağlantısı olmadığı savlarını ciddi şekilde zayıflatmaktadır. En vahimi ise Arizona daki bu olayın Cumhuriyetçilerin iktidara gelmesi halinde tüm ülke çapında olacakların bir habercisi ve başlangıcı olduğu şeklindeki yorumlardır. 58 Gelişmeler ileride bu boyuta varsın ya da varmasın, bu saldırı, önümüzdeki dönemde yeni Kongre deki Cumhuriyetçilerin başta sağlık reformu olmak üzere Obama karşıtı girişimlerde işini güçleştirirken, 54 Rich, Let Obama Aslan, Obama nın Yeni... ; Timothy Egan, Tombstone Politics, The New York Times, 09 Ocak 2011, (erişim: 10 Ocak 2011). 56 Paul Krugman, Climate of Hate, The New York Times, 09 Ocak 2011, (erişim: 10 Ocak 2011). 57 Tom Curry, Conservatives Scoff at Attempted Linkage to Shooting, MSNBC, 10 Ocak 2011, (erişim: 11 Ocak 2011); Michael Scherer, In Response to Mayhem, The Nation Stands in Silence, Time, 10 Ocak 2011, (erişim: 12 Ocak 2011). 58 Berman, After Arizona Shooting... ; Krugman, Climate of Hate. 14

15 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Obama nın siyasi gerilimi düşürmeye dönük yeni merkezci ve uzlaşmacı yol haritasının önünü daha da açabilir. 59 DIŞ POLİTİKAYA YANSIMALAR Reagan dan bugüne muhafazakârlığın yükseliş ve düşüş süreçlerinin dış politikaya yansımalarına bakıldığında, Reagan ın Yeni Sağ iktidarının ABD nin 1970 lerde içine girdiği düşüş sürecini tersine çevirip Amerikan hegemonyasını yeniden üretmek üzere işbaşına geldiği açıktır. Onu izleyen Bush döneminde ise geleneksel muhafazakârlık çizgisinde temkinli ve statükocu bir dış politika anlayışının hâkim olduğu ve Washington un Soğuk Savaş ın kazasız belasız sona ermesine odaklandığı gözlenmektedir. Üç dönemlik sağ iktidarlara son veren Clinton ın Demokrat yönetimi döneminde, muhafazakârlar, savunmaya çekilerek Clinton ın iç politikada ve dış politikada yaptığı hatalara odaklanıp, harekete Clinton sonrası için yeniden ivme kazandırmaya çalışmışlardır. Oğul Bush döneminde ise yeni muhafazakârlar öncülüğünde yeni bir sağ koalisyonun kurulduğu ve bu koalisyonun da özellikle 11 Eylül sonrasında Clinton ın bıraktığı kötü mirası tersine çevirip ABD nin tekkutuplu hegemonyasını sürdürmesi için tektaraflı, saldırgan ve militarist bir dış politikayı savunduğu görülmektedir. Ancak yeni muhafazakâr tezlerin kılavuzluk ettiği iki dönemlik Bush yönetimleri sonunda ülke, ekonomide derin bir krize sürüklenmiş, dış politikada da iki yıkıcı savaşın yönetilmesi gerçeğiyle yüz yüze kalarak tercihini Obama ve Demokratlardan yana kullanmıştır. Nitekim muhafazakâr koalisyon da elbette bu başarısızlıklar sonrası dağılmıştır. Aşağıda, önce bu sürecin nasıl gerçekleştiğine, sonra da Obama yönetimindeki Demokrat hükümetin ABD nin dış politikada yaptığı ya da yapmaya çalıştığı değişikliklere odaklanılacaktır. Yeni muhafazakârlara göre, Bush yönetiminin ikinci döneminde gözden düşmeleri, kendilerinden ve dünya görüşlerinden ziyade dış etkenler ve gelişmelerden dolayıydı. Burada elbette, yeni muhafazakârların yönetim içinde karar verici mevkilerde olmadıklarını vurguladıkları ve başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmeye yanaşmadıkları görülmekteydi. İşlerin kötü gitmesi noktasında bunlar yönetimin acemiliğini, yetersizliğini ve acizliğini öne çıkarmaktaydılar. 60 Dolayısıyla, kendilerine yönelik eleştiri ve suçlamalara, yeni muhafazakâr yazarlar, kendi retoriklerinde herhangi bir yanlışlık olmadığı inancıyla yanıt verdiler. Fikir ve söylem düzeyinde bir hata ya da kusur olmadığında ısrar ederek, başarısızlığın faturasını Bush ve ekibinin yozlaşmış, kararsız ve kötü yönetimine çıkarmaya çalıştılar. 61 Bunlar, sözgelimi Irak taki savaş sonrası yeniden yapılan- 59 Ibid. 60 Richard Perle, We Won Years Ago, The American Interest, Vol. 3, No. 4, Mart-Nisan 2008, (erişim: 10 Ocak 2010); Interview with Richard Perle, BBC, 22 Kasım 2007, dtalk/ stm (erişim: 10 Ocak 2010). 61 Michael Kinsley, When "Oops" Isn't Enough, Time, 12 Kasım 2006, /magazine/article/0,9171, ,00.html (erişim: 20 Ocak 2009). 15

16 Ö. Kurtbağ mada mesafe alınamamasından gerekli kaynakları harekete geçiremeyen Washington u, savaşta perde arkasında rol oynayan Cheney i ve az sayıda askerle ülkeyi kontrol etmeye çalışan Savunma Bakanı Rumsfeld i sorumlu tuttular. 62 Yeni muhafazakârların, Bush a ve yönetime yönelik suçlamalar ile kendi itibar kayıplarını ve gözden düşmelerini telafi etmeyi amaçladıkları açıktı. Fineman ın isabetli tesbitiyle, Bush, Irak ta kendisine bir çıkış stratejisi bulmaya çalışırken, yeni muhafazakârlar da Bush yönetimini olan bitenden sorumlu tutmayı kendi çıkış stratejileri olarak belirlediler. 63 Bush un Irak taki mevcut durum karşısında yardım için BM ye gitmesi de yeni muhafazakârlarla yönetim arasındaki görüş ayrılıklarının bir başka kaynağı oldu. Artık muhafazakâr sağda terörle savaşta sıranın hangi ülkeye geldiğinden ziyade, mevcut çıkmazın nasıl aşılacağı konusu öne çıkmaktaydı. Kısacası, Irak taki başarısızlık üzerine yeni muhafazakârlar artık savunma konumuna geçmeye başladılar. 64 Kristol ün, yeni muhafazakarlar gerçekliğin sopasını yemiş liberallerdir sözüne atfen, The Economist in ifadesiyle...yeni muhafazakârlık Bağdat ın arka sokaklarında gerçekliğin sopasını yemişti. 65 Yeni muhafazakâr Fukuyama artık yeni muhafazakâr politikaları desteklemediğini açıklayarak tepkisini ortaya koydu. Kimi yeni muhafazakârlar, hareket içinde bu tür görüş ayrılıklarını ve ayrışmaları normal karşılasalar bile, Bush yönetimi de yeni muhafazakârlarla araya mesafe koymaya başlamıştı. Bu durumu perçinleyense Savunma Bakan Yardımcısı Wolfowitz in Dünya Bankası başkanlığına gönderilmesi ve Müsteşar Douglas Feith in görevinden ayrılması ile bir CIA ajanının adının basına sızdırılmasıyla ilgili skandala adı karışan Lewis S. Libby nin görevini bırakmak zorunda kalması ve BM ye elçi olarak atanan Bolton un Senato dan onay alamaması gibi gelişmeler oldu. 66 Öte yandan, bu suçlamalar ve savunma konumuna geçiş sonrası başlayan yeni muhafazakâr karşı saldırının belki de en aşırı olanı American Enterprise 62 John Micklethwait ve Adrian Wooldridge, The Right Nation: Conservative Power in America, (London: Penguin Books, 2004), s. 220; Francis Fukuyama, Neo-Conların Sonu: Yol Ayrımındaki Amerika, (İstanbul: Profil Yayıncılık, 2006), s. 73; Ruşen Çakır, ABD de Bir Devir Kapanırken, Birikim, Aralık 2006, s. 23; Michael E. O Hanlon, Iraq Without Plan, Policy Review, No. 128, Aralık 2004-Ocak 2005), (erişim: 05 Kasım 2006); Gerard Baker, The Neocons Have Been Routed. But They Are Not All Wrong, The Times, 13 Nisan 2007, e (erişim: 18 Mayıs 2007); Joe Klein, The End of Rose-Petal Fantasies, Time, 30 Ocak 2005, (erişim: 18 Şubat 2007). 63 Howard Fineman, The Conservative Crack Up, MSNBC, 12 Ekim 2005, (erişim: 18 Kasım 2006). 64 Fukuyama, Neo-Conların Sonu..., s. 21; Çakır, ABD de Bir Devir Kapanırken, s. 22; Michael Hirsh ve Dan Ephron, The Last Man Standing, Newsweek, Vol. 148, No. 23, 12 Nisan 2006, s The End of Ideology, The Economist, Vol. 377, No (03 Aralık 2005), s Sarah Baxter, Decline and Fall of the Neocons, The Sunday Times, 20 Mayıs 2007, (erişim: 11 Mart 2008) 16

17 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: Institute den Gary Schmitt in savunduğu görüştü. Schmitt, yeni muhafazakâr projenin başarısızlığa uğramayıp aksine doğal sonucuna ulaştığını, amaçlarının zaten Clinton tarzı dış politikaya son verip yeni-reagancı bir dış politikaya geçilmesi olduğunu ve bunu da başardıklarını savundu. Yönetimin uygulamada dış politikayı doğru yönetemediği noktasında yeni muhafazakârlarla hemfikir olsa da, pişmanlık belirtip savaş dışı stratejilerin de düşünülmesi gerektiği itirafında bulunan Perle ün aksine, Schmitt, Irak taki başarısızlığa rağmen savaşın baştan beri bir hata olduğu görüşüne karşıydı. 67 Bir başka yazar ise, Bush yönetiminin dış politikasına ilişkin eleştirilerin bir bölümü doğru olsa bile yine de yönetimin haksızca eleştirildiği konular olduğu görüşündeydi. Her şeyden önce, ABD nin müttefik ve dostlarını tamamen kendine yabancılaştırdığı ve işbirliği olanağının ortadan kalktığı görüşü doğru değildi. Terörle ve el-kaide ile mücadelede istihbarat, lojistik ve askeri birçok alanda Avrupalı ülkeler, Pakistan ve S. Arabistan ABD ye destek vermişlerdi ve vermeyi sürdürüyorlardı. Yine Avrupa da Amerikan karşıtlığının artışa geçtiği Fransa ve Almanya da ABD yle yakınlaşmaya sıcak bakan Sarkozy ve Merkel işbaşına gelmişlerdi. NATO 2003 te ISAF ın komutasını devralmayı kabul ederken Libya nükleer silah programından vazgeçmişti. 68 Tüm bunların gösterdiği gibi, Bush un popülaritesinin iyice azaldığı bir dönemde 2006 Kongre ara seçimlerini de kaybeden muhafazakâr koalisyonun görüş ayrılıkları sonucu çatırdamaya başladığı açıktı. Nitekim Evanjelikler, yeni muhafazakârlar ve daha pragmatik düşünen geleneksel görüşlüler arasında bir çekişme yaşandığı artık iyice su yüzüne çıkmıştı. 69 Bush un öncülüğünde sağlanan oydaşma ve kurulan koalisyon, özellikle Irak konusundaki tartışmalarla dağılma noktasına gelmişti. Artık sadece paleo-con denilen grup değil, hemen her kanattan muhafazakâr yeni muhafazakârları sertçe eleştirmekteydi. Nitekim küçültülmüş federal hükümet yanlısı muhafazakârlar Bush un aşırı kamu harcamalarından, iş dünyası yönetimin Katrina Kasırgası ndaki acizliğinden ve geleneksel sağ unsurlar da Bush un yasadışı göçe karşı tutumundan hoşnut değildi. 70 Bu tablo karşısında, yeni muhafazakârları eleştirenlere ve hatta Adelman gibi bazı yeni muhafazakâr yazarlara göre, yeni muhafazakârlık en az bir kuşak boyunca düşüş içine girecek ve geri dönüşü de kolay olmayacaktı. 71 Rose un tesbitiyle, Yeni muhafazakâr proje tamamen ölü değilse bile, besbelli üstesinden 67 Paul Reynolds, End of the Neocon Dream, BBC, 21 Aralık 2006, (erişim: 12 Ocak 2007). 68 Peter Wehner, A Triumph of Ideology over Evidence, Survival, Vol. 50, No. 1, Şubat-Mart 2008, s Fineman, The Conservative ; Holly Bailey, No Net Gain, Newsweek, 21 Ağustos 2007, (erişim: 26 Ağustos 2007). 70 Sidelined by Reality, The Economist, 19 Nisan 2007, laystory.cfm?story_id= (erişim: 27 Nisan 2007). 71 Reynolds, End of the. 17

18 Ö. Kurtbağ gelemeyebileceği ağır bir darbe almıştı. 72 Ancak gözden düşmelerine ve itibar kaybetmelerine rağmen bir ideolojik hareket olarak yeni muhafazakârlığın tamamen sonunun geldiği de söylenemez. Nitekim yeni muhafazakârlık ani gözden düşme ve yeniden toparlanıp popülerlik kazanma süreçlerine alışık bir ideoloji ve harekettir. Bugün de Bush un işbaşına gelmesi ve özellikle 11 Eylül sonrası dönemde iyice öne çıkan hareketin, aradan geçen yıllarda yeniden gözden düşme ve geri plana itilme sürecine girdiği görülmektedir. Ancak birçok kez bu tür durumlardan kendisini kurtarıp yeniden eski etkinliğine kavuşan bir hareket olarak yeni muhafazakârlık, 2008 de başkanlığa aday olan ve yeni muhafazakâr dış politikayı benimseyen Cumhuriyetçi John McCain i destekleyerek bu türden bir dirilişi sağlama çabası içine girdiyse de Obama nın seçilmesiyle başarılı olamamıştır. 73 Bu iniş çıkışlar, hareketin savunduğu ilkeler ve politikalar ile gerçeklik arasındaki açığın büyümesi ile çok yakından alakalıdır. Nitekim Irak taki durumun giderek kötüye gitmesi ve halkın bunun idrakına varması, 11 Eylül sonrası popülaritesi tavana vuran hareketin hızlı düşüş sürecine ivme kazandırmıştı. Savaş, 4000 den fazla asker kaybına ve harcanan 500 milyardan fazla kaynağa rağmen yeni muhafazakâr görüşün, silah zoruyla liberal demokrasiyi yayma inancının naifliğini açıkça gözler önüne sermişti. 74 Ebu Garip skandalı ve Guantanamo örnekleri, Amerikan ideallerinin yayılmasının her şeyin çözümü olmadığını ortaya koymuştu. Hatta Irak ta ve bölgede demokrasinin yerleşmesinin aslında o kadar da Amerikan çıkarlarıyla örtüşmediği, Filistin de Hamas ın, Mısır da Müslüman Kardeşler in ve Lübnan da da Hizbullah ın güç ve etkinlik kazanmasında görüldüğü üzere aşikârdı. 75 Irak taki başarısızlık, İran ve Suriye gibi bölgedeki otoriter rejimler ile Hamas ve Hizbullah gibi radikal gruplara ABD nin aciz duruma düşürülebileceği noktasında verilmiş bir mesaj gibiydi. Amerikan-İsrail ittifakının artık bölgedeki etkinliği ve ağırlığı azalırken, Washington un nüfuzunu İran gibi bölgesel ya da Çin gibi bölge dışı aktörlerle paylaşması söz konusuydu. Küresel olarak bakıldığında da Bush un tektaraflılığı Irak ı ve bölgeyi felakete sürüklemenin ötesinde, yeni Amerikan yüzyılı söylemlerinin aksine, çokkutuplu bir düzene giden yolu da açmış olabilirdi. Bu da yeni muhafazakârların tasavvur ettiğinden çok daha farklı bir dış politikayı gerekli kılacaktı. 76 ABD nin en azından bir süre daha giderek zayıflamaya yüz tutan hegemon konumunu sürdürmesinin yeni muhafazakâr mirasın izlerinin tamamen silin- 72 David Rose, Neo Culpa, Vanity Fair, Ocak 2007, 07/01/neocons (erişim: 21 Kasım 2007). 73 Jacop Heilbrunn, 5 Myths About Those Nefarious Neocons, The Washington Post, 10 Şubat 2008, s. B Sidelined by. 75 Baker, The Neocons... ; Francis Fukuyama, After Neoconservatism, The New York Times, 19 Şubat 2006, (erişim: 23 Mayıs 2006). 76 The Neocons Have Finished What the Vietcong Started, The Guardian, 08 Aralık 2006, (erişim: 12 Mart 2007). 18

19 Dış Politikaya Yansımalarıyla Amerikan Sağının Yükselişi ve Düşüşü: mesiyle mümkün olabileceği gerçeği bugün de geçerliliğini korumaktadır daki ABD çıkışlı küresel mali kriz ve devamındaki durgunluk, askeri gücü Afganistan ve Irak savaşlarıyla ve kuvvetli direnişle darbe yiyen ve tüm dünyada imajı bozulan ABD nin yumuşak güç unsurlarının da yavaş yavaş zaafa uğradığını göstermektedir. Dünyada güç dengelerinin değiştiği ve Çin ve Hindistan ın yükselişi anlamında gücün en azından ekonomik olarak Batı dan Doğu ya doğru kaydığı bir dönemde ABD nin tekkutuplu hegemonya iddiası artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Obama yönetimi, giderek çokkutuplu hale gelen dünya düzenine uyumlu bir dış politika oluşturmak ile bu güçlerin yükselişinin önünü kesmek seçeneği arasında kalmıştır. Bush yönetimi ikinci seçeneğe öncelik vermiş ve başarısız olmuşken, mevcut durum ve tablo ABD ye ve Obama yönetimine birinci seçeneği bırakmaktadır. Dolayısıyla, bu seçeneğe yönelmek Obama nın seçiminden bağımsız olarak zaten ABD nin önünde kalan en akılcı yoldur ve Asyalı güçlerin şimdiye kadarki barışçıl yükselişi Obama yönetimine bunu gerçekleştirmede bir fırsat sunmaktadır. Değişim ve umut 77 sloganlarıyla kampanya yürüten Obama nın seçilmesi, gerçekten de kendi ülkesinde ve dünyanın pek çok yerinde ABD nin Clinton döneminde olduğu gibi yeniden iyicil (benevolent) bir güce ve sorumlu bir dış politikaya dönüşü şeklinde iyimser bir inançla ve umutla karşılandı. Muhafazakârlar 1970 ler ve 80 lerde iktidara liberal Demokrat siyasetin başarısızlığı sayesinde gelmişlerdi. Şimdi ise durum tersine dönmüş olup Demokratlar muhafazakârların başarısızlığından faydalanarak yeniden yönetime gelme ve yeni bir liberal dönemi başlatma şansını yakalamıştı. Bu şansı iyi değerlendiren Barack Obama, 2008 deki başkanlık seçimlerinde oyların %52 sini alıp Cumhuriyetçi aday John McCain karşısında galip gelerek sekiz yıllık Cumhuriyetçi iktidara son verdi. Obama nın seçilmesi, sunduğu vaatler etrafında oluşan iyimserlik ve umut dalgasıyla sadece ABD için değil, tüm dünya için de önemli ve kritikti. Obama nın dünya ile yeni iletişim kanalları açacağına dair verdiği söz, Obama yönetiminin farklı bir Amerikan gücü anlayışı benimseyeceğine ve mevcut küresel güç yapısındaki kutuplaşmayı giderebileceğine dair bir umut taşı[maktaydı]. 78 Sanger e göre, Barack Obama, ekonomik ve stratejik olarak Bush un göreve geldiğinde aldığından çok daha büyük bir tehlike içindeki bir ülke miras almıştı. 79 Nitekim küresel ekonomik krizi, devam eden iki savaşı ve tüm dünyada yükselen Amerikan karşıtlığını kucağında bulan Obama dan beklenen, Bush un bıraktığı hasarı tamir etmenin ve özellikle İslam dünyası ile ilişkilerin düzeltilmesinin ötesinde, Amerikan dış politikasının rotasını yeniden çizmek ve ana ek- 77 Halper, President,s. 2; Barack Obama, Change We Can Believe In: Barack Obama s Plan to Renew America s Promise, (New York: Three Rivers Press, 2008), s. 1-7; Robert Niblett, Introduction, içinde Robin Niblett, (eder.), America and a Changed World: A Question of Leadership, (London, Chatham House, 2010), s Obama Dönemi Türk Amerikan İlişkileri, SETA Analiz, Sayı 8, Nisan 2009, s Sanger, The Inheritance, s. xii. 19

20 Ö. Kurtbağ senini köklü biçimde değiştirmek, yani tam bir yenilenmeydi. 80 Nitekim 2009 da Obama ya verilen Nobel Barış Ödülü de başkana yaptıkları için değil yapacakları ve vaatleri için verilmişti. Bu ödül, Obama nın daha herhangi bir somut adım atmadan sadece seçilmesinin bile ABD de olduğu gibi ABD dışında da nasıl bir teveccühle karşılandığının işaretiydi. Obama nın, Guantanamo nun kapatılması ve işkenceye dayalı sorgulama yöntemlerine son verilmesi, İran ile diyalog, Rusya ile nükleer silahsızlanma görüşmelerinin başlatılması ve küresel ısınmayla mücadele gibi anti-bush söylemleri bu çerçevede dikkat çekse de esas olan eyleme geçilmesiydi ki, aksi halde söylemlerle fiili politikalar arasındaki fark büyüyerek yönetimi başarısızlığa sürükleyebilirdi. Bu noktada, Obama nın iki yıllık performansını değerlendirmek yerinde olacaktır. İşbaşına gelmesinden bugüne kadar geçen sürede, Obama nın popülizmden uzak daha yumuşak bir dile, daha pragmatik bir yaklaşıma ve daha gerçekçi algılamalara dayalı retoriği, Amerikan dış politikasını yeni bir çizgiye çekeceğinin ilk göstergeleriydi. Washington da, ABD nin artık mutlak üstünlüğe sahip olmadığı ön kabulüyle yola çıkan ve amaçlarına salt kaba güce dayanarak ulaşamayacağı gerçeğini idrak etmiş bir yönetim vardı. Bush un aksine, hata yaptığında bunu açıkça kabul etmeye de meyilliydi. Obama, ekibine bazı Cumhuriyetçileri de almaktan çekinmemiş ve partizanca davranmayacağı izlenimi vermişti. 81 Ama bu haliyle merkeze daha yakın duran Obama, değişimin hızla ve radikal biçimde gerçekleşeceği iddiasında da bulunmamıştı. Bu görüntüsüyle yeni yönetim, Bush un yeni muhafazakâr dış politikasının aksine, dost, rakip ve hatta düşman güçlerle ilişkilerde yeniden diyalog, diplomasi ve müzakerenin dış politikayı şekillendireceği beklentisi yarattı. Ancak, Obama dış politikasının bu yönleri muhafazakârların eleştirileriyle karşılaşırken Bush politikalarına yaklaştığı alanlarda ise takdirini aldı. Sözgelimi, Robert Kagan gibi yeni muhafazakâr yazarlar, Afganistan daki askeri varlığın devamı ve takviye (surge) stratejisinden dolayı Obama ya destek verirken yönetimin Bush un yaptığı hemen her şeyi tersine çevirme takıntısına ve Amerikan karşıtlığıyla tanınan Chavez gibi liderlerle diyalog içine girme sözlerine tepki gösterdiler. James Corsi de Obama nın kendi kitabında belirttiği Irak Savaşı na karşıtlığını, anti-israil tutumunu, nükleer silah karşıtı duruşunu, İslam dünyasına yakınlaşma çabasını ve düşmanlarla önkoşulsuz diyalog mesajlarını 82 savunma ve güvenlik konularındaki zayıflığının, yumuşaklığının ve tecrübesizliğinin birer kanıtı saymaktaydı. 83 Reagancı Hannity ise Obama nın dış politika felsefesine şiddetle saldırarak onun, dış politikadaki sorunlarda ve ABD nin Guantanamo veya Ebu Garip skandallarından dolayı edindiği kötü imajında önce Amerika yı suçlayan, düşmanlarla ve teröristlerle diyalogu öngören ve Müslümanlarla ilişkileri düzeltmeyi amaçlayan bir yatış- 80 Sanger, The Inheritance..., s. ix; Niblett, America, s Mehmet Yegin, Obama and Change-But How?, USAK Yearbook, 2009, s Obama, Change We Can, s Corsi, The Obama Nation, s

2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ

2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ Neslihan Kaptanoğlu TEPAV Dış Politika Etütleri Programı 2008 AMERİKAN BAŞKANLIK SEÇİMLERİ NE GENEL BİR BAKIŞ Amerika Birleşik Devletleri, 4 Kasım 2008 de 55. Başkan ve Başkan Yardımcılığı seçimlerini

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

ABD BAŞKANLIK SİSTEMİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

ABD BAŞKANLIK SİSTEMİ Hacı Dede Hakan KARAGÖZ ABD BAŞKANLIK SİSTEMİ Araştırma Raporu Ekonomik Araştırmalar ve Proje Müdürlüğü KONYA Aralık, 206 www.kto.org.tr İÇİNDEKİLER Başlık Sayfa. ABD SİYASİ YAPISI..3 2. ABD BAŞKANLIK SİSTEMİ.. 3. ABD BAŞKANLARININ

Detaylı

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek! Cezayir'de 1990'lı yıllardaki duvar yazıları, İslamcılığın yükseldiği döneme yönelik yakın bir tanıklık niteliğinde. 10.07.2017 / 18:00 Doksanlı

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD ALTIN GBPUSD BRENT PETROL ABD ve Rusya Arasındaki Kriz Derinleşiyor 2016 yılını tamamlamaya hazırlandığımız

Detaylı

Amerikan Siyasal ve Secim Sistemi Isiginda 2012 A.B.D. Baskanlik Secimleri

Amerikan Siyasal ve Secim Sistemi Isiginda 2012 A.B.D. Baskanlik Secimleri Siyasal Siyasal ve Isiginda 2012 A.B.D. Baskanlik Secimleri Dr. Kerem Ozan Kalkan Ankara Yeminli Mali Musavirler Odasi Ankara, Turkiye 15 Nisan, 2011 Siyasal 1 Siyasal 1 Cok yeni bir ornek 2 A.B.D. Baskanlik

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum

ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum ABD'nin iki seçeneği kaldı: Ya gücünü artır ya da Taliban'a göz yum Kunduz'da yaşanan savaş ABD için iki seçeneği ortaya çıkardı; ya işgal güçlerini artıracak yada Taliban'ın ilerleyişine göz yummak zorunda

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.12, ARALIK 2016 ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI 30 Kasım 2016 Çarşamba günü Ortadoğu Stratejik

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

BASIN DUYURUSU ENFLASYONDAKİ GELİŞMELER VE 2001 YILI NA BAKIŞ

BASIN DUYURUSU ENFLASYONDAKİ GELİŞMELER VE 2001 YILI NA BAKIŞ 5 Şubat 2001 BASIN DUYURUSU Sayı: 5 ENFLASYONDAKİ GELİŞMELER VE 2001 YILI NA BAKIŞ Gazi ERÇEL Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 5 Şubat 2001 Ankara Çeyrek yüzyıldır uygulanan politika yanlışlıklarının

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Küreselleşme devam ediyo mu?

Küreselleşme devam ediyo mu? Küreselleşme devam ediyo mu? Küreselleşme-ulus devlet ilişkisine ilişkin görüşler 1.Küreselleşme modern ulus devleti zayıflatmış, yerine DÜZENLEYİCİ DEVLETi ikame etmiştir görüşü 2.Küreselleşmenin ulus

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 ve 2002 Seçimlerinde CHP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 seçimlerine Türkiye yükselen milliyetçilikle girdi. Ecevit in azınlık iktidarında seçimlere kısa bir süre kala Türkiye

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Uluslararası Piyasalar

Uluslararası Piyasalar Uluslararası Piyasalar Market Update Piyasa Gündemi Yatırımcılar Perşembe günü seansında da temkinli bekleyişlerini sürdürdükleri görüldü. Ana endeksler oluşturdukları bantta seyirlerine devam ederken

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD ALTIN BRENT PETROL GBPUSD

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD ALTIN BRENT PETROL GBPUSD IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD ALTIN BRENT PETROL GBPUSD FBI Açıklaması Trump a Yaradı Cuma günü FBI Direktörü James Comey tarafından yapılan

Detaylı

BONO FAİZİ 01-04.12.2009

BONO FAİZİ 01-04.12.2009 BONO FAİZİ 01-04.12.2009 TEPKİ YÜKSELİŞİ SÜRÜYOR Tepki yükselişi güç kazanmaya başladı. Dış piyasalardaki iyimserliğin bozulması iç piyasa dengelerini de olumsuz etkiledi. ABD başta olmak üzere dış piyasalara

Detaylı

İsrail Seçim Sonuçları: Barış Yanlıları Knesset de Güç Kaybediyor

İsrail Seçim Sonuçları: Barış Yanlıları Knesset de Güç Kaybediyor İsrail Seçim Sonuçları: Barış Yanlıları Knesset de Güç Kaybediyor 12 Şubat 2009 Gazze deki krizin gölgesinde 10 Şubat 2009 da gerçekleşen İsrail seçimleri, Orta Neslihan Kaptanoğlu Doğu daki liderlik problemini

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY

CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, 29 Kasım Pazar günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Kongresinde ilçe başkanlığına tekrar aday olduğunu

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009

Reel Sektör Risk Yönetimi Arzu Toktay 15 Aralık 2009 Temel Analiz 2010 senesine ilişkin beklentiler nasıl şekillenecek? İşte piyasaların cevap aradığı en önemli soru Öncelikle 2009 senesinde dünya ekonomisinde yaşananları kısaca hatırlayalım. Kredi krizi

Detaylı

Tanrı Zar Atmaz Ya FED?

Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Tanrı Zar Atmaz Ya FED? Yaklaşık 10 yıllık küresel finans krizinin başladığı yer olan Amerika, krizi dünyaya ithal etmekle kalmadı, bunu kendi bünyesinde de çok ağır yaşadı aslında Özelikle 2008-2009 sürecinde

Detaylı

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler

İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler İslam Dünyasından Darbe Girişimine Tepkiler Dünya üzerindeki birçok İslami kurum, kuruluş ve şahsiyetler Türkiye'de yaşanan darbe girişimi hakkında mesajlar yayımladı. 16.07.2016 / 22:09 15 Temmuz gecesi

Detaylı

DIŞ POLİTİKA IŞİD liderinin durumu belirsizliğini koruyor Obama'dan Asya'ya Destek Sözü Obama'dan Esad sorusuna çok net yanıt

DIŞ POLİTİKA IŞİD liderinin durumu belirsizliğini koruyor Obama'dan Asya'ya Destek Sözü Obama'dan Esad sorusuna çok net yanıt Kasım 2014 İÇİNDEKİLER: DIŞ POLİTİKA IŞİD liderinin durumu belirsizliğini koruyor Obama'dan Asya'ya Destek Sözü Obama'dan Esad sorusuna çok net yanıt ABD ve Çin Sera Gazı Salımı Konusunda Anlaştı ABD li

Detaylı

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU

SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU Erol Tuncer TESAV Vakfı Başkanı 26 Ekim 2013 (Ülke Politikaları Vakfı nın düzenlediği Açık Oturum) I.TARİHÇE İki dereceli seçim sistemi: 1877 den 1943 seçimlerine kadar Tek dereceli

Detaylı

Teknik Bülten. 20 Ekim 2016 Perşembe

Teknik Bülten. 20 Ekim 2016 Perşembe Güne Başlarken Çin de Gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYİH) yılın üçüncü üç aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6.7 büyüdü. Büyüme rakamı böylelikle, ekonomistlerin tahminlerine paralel çıkarken,

Detaylı

Obama nın Ekonomiyle İmtihanı

Obama nın Ekonomiyle İmtihanı Obama nın Ekonomiyle İmtihanı Amerika Birleşik Devletleri nde başkanların iki dönem seçilme geleneği, Obama döneminde de devam etti ve Obama bir 4 yıl daha Amerikan başkanlığını devam ettirme hakkını kazanmış

Detaylı

DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu

DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Özel Bankacılık Araştırma İngiltere, Haziran 2017 Seçim Sunumu Orkun GÖDEK, Grup Araştırma Yönetmeni Banu GÜLTEKİN, Grup Araştırma Uzmanı 31.05.2017 1 DenizBank Yatırım

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

EUR-USD. Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar

EUR-USD. Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar Ekonomik Gündem Fransa da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin AB yanlısı Macron un zaferiyle sonuçlanması Avrupa da ayrılıkçı popülist trende karşı önemli bir kazanım oldu. İngiltere nin AB den ayrılması

Detaylı

AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te

AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te Mart 25, 2008-12:00:00 AK PARTi Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan Bosna-Hersek te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bölücü terör örgütüne yönelik

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 99 Kasım 2014 İKV DEĞERLENDİRME NOTU JUNCKER KOMİSYONU GÖREVE BAŞLARKEN: TÜRKİYE BİR 5 YIL DAHA KAYBETMEYİ GÖZE ALABİLİR Mİ? Doç. Dr. Çiğdem Nas, İKV Genel Sekreteri İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr

Detaylı

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T 2016 Brexit, yani İngiltere nin Avrupa Birliği nden (AB) ayrılması olarak ifade edilen kavram, İngilizcede Britain (Britanya ve Exit (çıkış) kelimelerinin birleştirilmesiyle

Detaylı

Gündem 18.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 18.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,1291 1,5496 120,578 2,9985 1119,45 Yüksek 1,1441 1,5628 120,990 3,0282 1134,15 Düşük 1,1285 1,5486 119,796 2,9757 1115,56 Kapanış 1,1434 1,559 119,990

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 11 Mayıs 2015, Sayı: 12. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 11 Mayıs 2015, Sayı: 12. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 12 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz Konut Satışları Temmuz Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Ağustos 2014 1 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Konut Satış İstatistikleri ne göre 2014 yılının Temmuz ayında konut satışları

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY BRENT PETROL ALTIN GBPUSD

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY BRENT PETROL ALTIN GBPUSD IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY BRENT PETROL ALTIN GBPUSD Japonya MB ndan sınırlı genişleme Hükümetinin 28 trilyon yenlik ek teşvik paketinin

Detaylı

tepav Tasarruf kamudan başlar Nisan2012 N201124 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Tasarruf kamudan başlar Nisan2012 N201124 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Nisan2012 N201124 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp KALKAN 1 Analist, Ekonomi Etütleri Tasarruf kamudan başlar Türkiye nin cari açık sorunu ve bunun altında yatan

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

6 Mart Bu Haftaya Damgasını ABD Başkanı Trump ın Açıklamaları Vurdu. Haftalık Ekonomik Takvim

6 Mart Bu Haftaya Damgasını ABD Başkanı Trump ın Açıklamaları Vurdu. Haftalık Ekonomik Takvim 06-10 Mart 2017 Bu Haftaya Damgasını ABD Başkanı Trump ın Açıklamaları Vurdu ABD Başkanı Trump ın ilk kongrede gerçekleştirdiği açıklamalar vergi reformları ve alt yapı harcamalarının destekleneceği yönünde

Detaylı

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1)

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1) BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, 1914-1918 (1) Topyekûn Savaş Çağı ve İlk Büyük Küresel Çatışma Mehmet Beşikçi I. Dünya Savaşı nın modern çağın ilk-en büyük felaketi olarak tasviri Savaşa katılan toplam 30 ülkeden

Detaylı

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY ALTIN GBPUSD BRENT PETROL Başbakan Binali Yıldırım dan Ekonomiye Yönelik Olumlu Sinyaller Ak Parti TBMM grup

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum USDTRY GBPUSD EURUSD ALTIN USDJPY Dün yurtiçinde İhracatlar ve İmalat PMI verileri açıklandı. İhracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 6.4 gerileyerek

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX BIRINCI BÖLÜM ANAYASA HUKUKUNUN KISA KONULARI 1. 1961 Anayasası ile 1982 Anayasası nın Hazırlanış ve Kabul Ediliş Süreçlerindeki Farklılıklar...1 2. Üniter, Federal ve Bölgeli

Detaylı

İÇİNDEKİLER 26.09.2013

İÇİNDEKİLER 26.09.2013 26.09.2013 İÇİNDEKİLER Genel Bakış EUR/USD ( Euro / Dolar ) Teknik Analiz GBP/USD ( Sterlin / Dolar ) Teknik Analiz USD/TRY ( Dolar / Lira ) Teknik Analiz XAU/USD ( Altın / Dolar ) Teknik Analiz SORUMLULUK

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Enerji ve İklim Haritası

Enerji ve İklim Haritası 2013/2 ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Enerji ve Çevre Yönetimi Dairesi Başkanlığı Enerji ve İklim Haritası Uzm. Yrd. Çağrı SAĞLAM 22.07.2013 Redrawing The Energy Climate Map isimli kitabın çeviri özetidir.

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Neler Olacak? EURUSD USDTRY GBPUSD BRENT PETROL ALTIN Kuzey Kore gerilimi büyümeye devam ediyor Kuzey Kore ile ABD arasındaki gerilimin

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY ALTIN BRENT PETROL GBPUSD

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY ALTIN BRENT PETROL GBPUSD IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Ne Oldu? EURUSD USDTRY ALTIN BRENT PETROL GBPUSD TCMB yılın son toplantısını pas geçti Fed in faiz kararının ardından faizlerde yukarı

Detaylı

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/suleymanseyfiogun/duny%c3%a2-okumalarina-bir-not-/38487 (e.t. 10.Ağustos.2013)

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/suleymanseyfiogun/duny%c3%a2-okumalarina-bir-not-/38487 (e.t. 10.Ağustos.2013) Bilge Strateji, Cilt 5, Sayı 9, Güz 2013, ss.143-146 Fareed Zakaria, Post Amerikan Dünya, Kırmızı Yayınları, 2013, Çev. Meral Öztoprak Sağır/Eren Sağır, 280 Sayfa. ISBN: 6055411411 Selim VATANDAŞ * Süleyman

Detaylı

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00 Türkiye de siyaset yalnızca oy kaygısı ile yapılıyor Siyasete popülizm hakimdir. Bunun adı ucuz politika dır ve toplumun geleceğine maliyet yüklemektedir. Siyaset Demokrasilerde yapılır. Totaliter rejimler

Detaylı

CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI

CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI CUMHURBASKANININ YETKİ VE SORUMLULUKLARI CİFT BASLILIK BİTİYOR Cumhurbaşkanı ile Başbakanın yetkileri birleştiriliyor. Cumhurbaşkanı yürütmenin başı oluyor. Yönetimde çift başlılık ortadan kalkıyor. Cumhurbaşkanları

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Ekonomide Büyüme Trendi Ne Kadar Sürecek?

AR& GE BÜLTEN. Ekonomide Büyüme Trendi Ne Kadar Sürecek? Ekonomide Büyüme Trendi Ne Kadar Sürecek? Ahmet YETİM 2000 Kasım ayında bankacılık-faiz-kur ekseninde gelişen, önce para piyasalarını sonra reel ekonomiyi kemiren krizden bu yana geçen 5 yılda ekonominin

Detaylı

27 Mart Haftalık Ekonomik Takvim SAKİN VERİ AKIŞININ OLDUĞU BİR HAFTAYI GERİDE BIRAKTIK

27 Mart Haftalık Ekonomik Takvim SAKİN VERİ AKIŞININ OLDUĞU BİR HAFTAYI GERİDE BIRAKTIK 27-31 Mart 2017 SAKİN VERİ AKIŞININ OLDUĞU BİR HAFTAYI GERİDE BIRAKTIK Yurtdışı gelişmeleri incelediğimizde, İngiltere de açıklanan Şubat ayı TÜFE rakamı yüzde 0,7 artış kaydetti. İngiltere de açıklanan

Detaylı

Uluslararası Piyasalar

Uluslararası Piyasalar Uluslararası Piyasalar Market Update Piyasa Gündemi Amerikan Endeksleri nin dünkü sert satışının ardında yatan sebep olarak New York Times ta çıkan siyasi tabanlı yazı gösterilmiştir. Gzetede yayınlanan

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Günlük Yorum. IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı. USDTRY EURUSD GBPUSD Piyasalarda Bugün Ne Oldu? BRENT PETROL ALTIN

Günlük Yorum. IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı. USDTRY EURUSD GBPUSD Piyasalarda Bugün Ne Oldu? BRENT PETROL ALTIN Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı USDTRY EURUSD GBPUSD Piyasalarda Bugün Ne Oldu? BRENT PETROL ALTIN Yurt içinde bugün Nisan ayı işsizlik oranı ve Haziran ayı bütçe dengesi açıklandı.

Detaylı

ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1

ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1 ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1 Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Sosyal demokratlar partiler sağdadır. Gerçek sosyal demokratlar, sosyalistlerdir. The Economist Sosyalistler birbirinden tamamen farklı

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ...IX KISALTMALAR... XIII I. BÖLÜM SEÇİM DÖNEMİ

İÇİNDEKİLER SUNUŞ...IX KISALTMALAR... XIII I. BÖLÜM SEÇİM DÖNEMİ I İÇİNDEKİLER SUNUŞ......IX KISALTMALAR... XIII I. BÖLÜM SEÇİM DÖNEMİ A. SEÇİM DÖNEMİNE GİRİŞ... 3 Cumhurbaşkanlığı Seçimi... 3 Erken Seçim Kararı... 4 B. SEÇİM DÖNEMİNDEKİ YASAL DÜZENLEMELER... 5 C. SEÇİM

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 12 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 12 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 12 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Davutoğlu: Sağlıklarından haberdarız Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Musul da IŞİD'in konsolosluk baskınında kaçırılan 48 Türk'ün güvenliğinden emin olduklarını

Detaylı

Avrupa nın en cesur ülkesi Türkiye

Avrupa nın en cesur ülkesi Türkiye Amway Avrupa nın 11 Avrupa ülkesinde yaptırdığı Girişimcilik Anketi sonuçları açıklandı: Avrupa nın en cesur ülkesi Türkiye Amway Avrupa tarafından yaptırılan Girişimcilik Anketi sonuçlarına göre Girişimcilik

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program...

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... DeGiSen DUnyada GeliSmek Her Cocuk Fark yaratabilir Empati, Yaratıcılık, Liderlik, Ekip CalıSması Ashoka

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı?

Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı? Beyaz Saray'daki Trump-Erdoğan Zirvesinden Ne Çıktı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Amerika Başkanı Donald Trump ilk kez Beyaz Saray'da biraraya geldi. 22.05.2017 / 10:49 Washington Türk-Amerikan

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? ALTIN USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? ALTIN USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Bugün Ne Oldu? ALTIN USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL Gündemdekiler Petrol fiyatlarının önümüzdeki süreçte izleyeceği yol hakkında belirsizli

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Öne Çıkanlar EURUSD USDTRY GBPUSD BRENT PETROL ALTIN Piyasalarda Merkez Bankaları açıklamaları yönü belirledi. Fed in 2014 yılında başladığı

Detaylı

06 Temmuz 10 Temmuz 2015

06 Temmuz 10 Temmuz 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 09:00 Almanya Fabrika Siparişleri 11:30 Euro Bölgesi - Perakende PMI Endeksi, Sentix Yatırımcı Güven Endeksi 16:45 ABD Hizmet PMI Endeksi 17:00 ABD ISM

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum Piyasalarda Öne Çıkanlar USDTRY BRENT PETROL ALTIN GBPUSD EURUSD TCMB den sürpriz yok Dün Fed in faiz oranı kararı sonrası gözler yurtiçinde TCMB faiz

Detaylı

ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın

ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın ABD'den NATO ülkelerine ültimatom: Savunma harcamalarını arttırın "Amerikalılar, sizin çocuklarınızın gelecekteki güvenliğine, sizden daha fazla önem veremez" 16.02.2017 / 09:34 ATO Savunma Bakanları Brüksel

Detaylı

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi

İhvanı Müslimin'in kısa tarihi On5yirmi5.com İhvanı Müslimin'in kısa tarihi Askeri darbeyle devrilen Muhammed Mursi'nin bir yıl önceki seçim zaferi, hareketin doğduğu ve onlarca yıl boyunca yasaklı kaldığı Mısır'da Müslüman Kardeşler

Detaylı

ABD GÜNDEMİ. Sayı: 83 Haziran 2010

ABD GÜNDEMİ. Sayı: 83 Haziran 2010 ABD GÜNDEMİ Sayı: 83 Haziran 2010 Amerika iki müttefik arasında kaldı 31 Mayıs Pazartesi günü yaşanan ve 9 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesine yolaçan Mavi Marmara olayı, her iki ülke ile de stratejik

Detaylı

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi

Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi Trinidad ve Tobago 1990: Latin Amerika'nın ilk ve tek İslam devrimi 1990 yılında Latin Amerika'nın ada ülkesinde bir grup Müslüman ülkedeki yönetimi ele geçirmek için silahlı darbe girişiminde bulunmuştu.

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Yurtiçinde ise sadece TCMB Anketi aylık TÜFE beklentisi açıklanacak.

Yurtiçinde ise sadece TCMB Anketi aylık TÜFE beklentisi açıklanacak. Ekonomik Gündem Ekonomik takvimde bugün izlenecek en önemli datalar, Avrupa seansında Almanya ÜFE, Fransa TÜFE, Euro- Bölgesi Cari işlemler dengesi, ABD seansında ise haftalık işsizlik başvuruları, Philly

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM X. DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM X. DÖNEM ( ) IX İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM X. DÖNEM (1954 1957) A. 1954 SEÇİMLERİ... 3 Seçim Sonuçları... 3 Meclis Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi... 4 X. Dönemde

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN

Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. Doğu ERGİL Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Cengiz YILMAZ Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN NİSAN - 2012 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi

Detaylı

Teknik Bülten. 05 Ocak 2016 Salı

Teknik Bülten. 05 Ocak 2016 Salı DÜNDEN KALANLAR... Çin'de beklentilerden zayıf gelen imalat vesinin ardından işlemlerin durdurulması ve Suudi Arabistan - İran gerginliği gelişen ülke hisse senedi piyasalarının Ağustos'tan beri en büyük

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum

IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Günlük Yorum BRENT PETROL EURUSD ALTIN GBPUSD USDTRY Piyasalarda Öne Çıkanlar Petrol fiyatlarında dün başlayan satış hareketi bugün de devam ediyor. Piyasadaki

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 57

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 57 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 57 i Bu sayıda; Şubat ayı sanayi üretim verileri ve diğer öncü göstergeler değerlendirilmiştir. i 1 Toparlanma Başladı mı? Büyüme 2012 de,

Detaylı