Islamıc University of Europe JOURNAL OF ISLAMIC RESEARCH. İslam Araştırmaları البحوث االسالمية

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Islamıc University of Europe JOURNAL OF ISLAMIC RESEARCH. İslam Araştırmaları البحوث االسالمية"

Transkript

1 Islamıc University of Europe JOURNAL OF ISLAMIC RESEARCH İslam Araştırmaları البحوث االسالمية Vol 3 No 2 December 2010

2 Avrupa da Uyum Bağlamında İslam ve Müslümanların Dünü ve Bugünü Assoc. Prof. Dr. Ömer YILMAZ Hamburg Din Hizmetleri Ataşesi Özet: Avrupa da ve özellikle Almanya da gitgide artan bir oranda Müslüman yaşamaktadır. Ancak son yıllarda gerek siyaset dünyasında, gerekse medyada Müslümanların yaşadıkları ülkeye uyum sağlayamadıkları ve sorun teşkil ettikleri dile getirilmektedir. Bilinen gerçek şudur ki artık Müslümanlar bu kıtada kalıcıdırlar. Diğer taraftan İslam dini Avrupa nın rengini almakta, Müslümanlar kendi doğdukları ülkede karşılaşmadıkları yeni ve farklı bir takım dini, sosyal, kültürel sorunlarla yüzleşmektedir. Bu makalede genelde Avrupa özelde Almanya da Müslümanların uyumu/uyumsuzluğu, Avrupa nın uyumdan ne anladığı sorgulanacak, muhtemel çözüm yolları üzerine kısa bir değerlendirme yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Avrupa, Almanya, İslam, Müslüman, Uyum. Abstract: Past and present of Muslims in Europe, in context of integration Europe, especially Germany is home for a significant number of Muslims. In recent years, political and also and the Media said, that Muslims were not able to integrate themselves in the host country. Fact is that Muslims will remain on this continent. On the other side takes the Islam form of the host country. Muslims are confronted with different religious, social and cultural issues, they don t know from their home countries. This article briefly analyzes the position of Muslims towards the integration in Europe, especially in Germany, the understanding of integration in Europe and possible solutions for this problem. Key words: Europe, Germany, Islam, Muslim, Integration. Vol 3 No 2 December

3 I-Giriş Yerküremiz gelinen bu aşamada adeta global bir köy görünümü arz etmekte, neredeyse bütün toplumlar homojenlikten uzaklaşıp heterojen bir yapıya bürünmektedir. Hali hazır yaklaşık iki yüz devletten çok kültürlü olmayan toplum sayısının iki elin parmaklarını geçemeyecek kadar az olduğu belirtilmekte ve iki yüz milyon insanın doğduğu yerin dışında göçmen olarak yaşadığı varsayılmaktadır. 1 Doğrusu gelinen bu noktada farklı kültüre mensup insanlar birbirleriyle isteseler de istemeseler de ailede, okulda, işyerinde, sporda, sosyal ve kültürel hayatta bir iletişim içine girmektedir. Hatta pek çok toplumda farklı kültürlere mensup insanlar arasındaki evlilikler gözle görülür oranda artmaktadır. Örneğin bir fikir vermesi açısından Almanya daki farklı ulus evliliklerinin oranı 1950 yılında % 3.6 iken bu oran 1997 yılı itibariyle % 12.7 ye yükselmiştir. 2 Keza globalizm ve iletişim sadece mezkûr alanlarla sınırlı kalmamış ticari hayatı da etkilemiş olmalı ki, Berlin de Polonyalı bir tüccar, ana maddesi Tayvan dan gelmiş Amerika yapımı bir oyuncak bebeği Türk kızına satabilmektedir. Öyleyse, hemen hemen her toplum, özellikle modern toplumlar ve gelişmiş ülkelerin çok kültürlülük, çok dinli toplum, göçmen, entegrasyon, kimlik vb. kavramlarla daha yakından yüzleşmeye başladığını görüyoruz. Nitekim ilim, siyaset, medya ve din adamları bu konuları gündemlerine almakta, sorun ve çözüm yolları üzerine bir takım fikirler yürütmektedir. Son aylarda bazı siyasilerin kendi ülkelerindeki yabancılarla ilgili uyum/uyumsuzluk adına yaptıkları söylemler kaygı verici boyuta ulaşmakta, Batı toplumunda İslam veya bir başka ifadeyle Müslümanlar aktüelliğini korumaya devam etmektedir. Bu çalışmamızda yeri geldikçe konuyu Müslümanların daha doğrusu Türklerin yoğun olarak yaşadığı Almanya örneği ile somutlaştırmak istiyoruz. II-Probleme Genel Bir Bakış Sözcüklerin anlamı üzerindeki ikilikler, doğal olarak insanlar arasındaki sürtüşmelerin artmasına neden olmaktadır. Eğer aynı kelimeden çok farklı şeyler anlaşılıyorsa orada sağlıklı bir iletişimden söz edilemez. 3 Batıda bazı çevrelerin İslam dinini kan, kılıç ile eşdeğer görmesi, kadını aşağılayan, hoşgörü yoksunu bir din şeklinde tasavvur etmesi, Müslümanları ise eğitim seviyesi düşük, uyuma engel tasavvur etmeleri ne yazık ki az rastlanan bir husus değildir. Yani Avrupa da Müslümanlar hakkında bazen yanlış ve eksik anlamadan kaynaklanan, bazen de kimi çevrelerce kasıtlı üretilen bir olumsuz imajdan söz edebiliriz. Bunun doğal sonucu olarak Avrupa toplumu da 1 Christoph Antweiler, Hemiat Mensch, was uns alle verbindet, Murman Verlag, Hamburg 2009, s Katolik Ruhani Meclisi, Almanya da Hıristiyanlar ve Müslümanlar, Başvuru Kitabı, (TR 172), Bonn 2003, s İbrahim Emiroğlu, Mantık Yanlışları, Elis Yayınları, Ankara 2004, s Vol 3 No 2 December 2010

4 bilinçaltında İslamofobik, hayali bir tehdit ve potansiyel suçlu bir Müslüman tipiyle karşılaşmaktadır. Aslına bakılırsa İslam hakkındaki genelleştirme ve önyargılar belirli baskı gruplarınca yapılmakta ve yayılmaktadır. Bunlar sadece anti-islam değil yeri geldikçe anti-hıristiyanlık söyleminde de bulunmakta bir sakınca görmezler. Hâlbuki tarihten günümüze dinî inanç ve farklılıkların zaman zaman çatışma konusu yapıldığı, insanlar arasındaki çekişme, kavga ve nefrete malzeme olarak kullanıldığı, istismar ve politize edildiği öteden beri bilinen bir gerçektir. Bu durum, yalnızca İslam için değil diğer dinler için de geçerlidir. O halde, problemin bir boyutu İslam dininin yanlış tasvirinde yoğunlaşırken, bir diğer boyutu da uyumun (entegrasyon) anlam ve algılanmasında kendini göstermektedir. Batıda bazı çevrelerin uyumdan anladığı, Müslümanların tamamen içinde yaşadığı toplumla bütünleşmesi şeklindedir. Yani Avrupa bu durumda henüz kendi toplumlarının yanında ikinci bir mevcut ve paralel bir toplum görmeye kendilerini hazır hissetmemektedir. Bu nedenle işin bir boyutu konunun öznesi olan Müslümanları, diğer bir boyutu ise içinde yaşadıkları toplumu yakından ilgilendirmektedir. Hâlbuki Avrupa daki Müslümanlar üçüncü dünya vatandaşı değil, her kesimden ve dini bakış açıları çok çeşitlilik gösteren kitlelerden oluşmaktadır. Oysaki toplumda var olanı yok saymak, görmezlikten gelmek, değersizleştirmek, ötekileştirmek potansiyel sorun alanları inşa etmekten başka bir işe yaramamaktadır. Problemin tespitini bu şekilde betimledikten sonra şimdi Avrupa da İslam olgusu ve Müslümanların uyumdan ne anladıklarına kısaca değinmemiz gerekir. III- Avrupa da İslam Olgusu Avrupa nın İslam veya Müslümanlarla karşılaşması genelde üç safhada ele alınmaktadır. Bunlardan ilki Müslümanlarla çatışma, münazara, münakaşa üzerine kurulu bir iletişim sürecidir. İkinci safha ise birinciye oranla daha olumlu seyredip bu defa İslam ın tanınması ön plana çıkmakta ve Batılılar bu devrede oryantalistik bir faaliyetle epistemolojik zeminde İslamı "çözümleme" aşamasına girmiş bulunmaktadır. Gelinen son aşama ise ontolojik bir yaklaşımla Müslümanları kültürel, antropolojik, sosyolojik zeminde araştırma ve onları daha yakından tanıma şeklindedir. Şüphesiz konunun tarihi sürecini bu kısa yazıda uzun uzadıya anlatmaya gerek yoktur. Günümüzdeki hali hazır duruma göz atacak olursak; her ne kadar nüfus sayımlarında dini aidiyet sorulmadığından kesin rakamları tespit etmek zor olsa da, tahminlere göre Fransa da 5, Almanya da 4, İngiltere de, 1.600, Hollanda da bir milyon, İtalya da , Belçika da , Avusturya da 350, Danimarka da , İsveç te Müslümanın yaşadığı varsayılmaktadır. Bu sayının Avrupa genelinde onbeş- yirmi milyon arasında seyrettiği anlaşılmaktadır. Bu rakamlar, İslam ın din itibariyle bu kıtada Hıristiyanlıktan sonra ikinci konumda bulunduğunu göstermektedir. Geleceği ve başarılı olup olmayacağı hakkında şimdiden bir öngörüde bulunmak zor olsa bile, halen Vol 3 No 2 December

5 Avrupa Birliğine aday olan yetmiş milyonluk Müslüman ülke Türkiye nin üye olması halinde bu sayı daha da artmış olacaktır. Hatta şimdiden Avrupa nın metropol kentlerinde homojen bir yapı yerine heterojen bir yapının boy gösterdiği anlaşılmaktadır. Avrupa kıtasında yaşayan Müslümanlara gelince, aktif anlamda bu bölgedeki varlıklarının yarım asrını geride bırakmış, bu ülkelerde doğan üçüncü ve dördüncü kuşaklar da, siyaset, ticaret, spor, eğitim vb. sahalarda etkin bir konuma gelmişlerdir. Yine bazı metropol kentlerde siyaset sahnesinde etkin rol üstlenmiş yabancı ve Müslüman kökenliler bulunmaktadır. Almanya da bir partinin eş genel başkanı, Eyalet Bakanı ve Rotterdam Belediye Başkanı buna bir- iki küçük örnektir. Ne var ki bütün bunlara rağmen hala Müslümanların içinde yaşadıkları topluma uyum/uyumsuzluğu dile getirilmekte, kültürel farklılıkların önemine atıf yapılmakta, konu gerek siyasi, gerekse medya ve bilimsel çevrelerde güncelliğini korumaya devam etmektedir. Bununla birlikte, küreselleşen dünyada eğitim, sağlık, güvenlik, beslenme, açlık, çevre, terör, adaletsizlik, haksız paylaşım, aşırı tüketim ve bencilliğin yaygınlaşması gibi pek çok sorun bulunmakta ve bunların acilen çözümüne ihtiyaç duyulmaktadır. Avrupa da İslam olgusundan bahsederken, bununla ilintili olarak son yıllarda kimi ilmi çevrelerce dile getirilen ve kamuoyunu meşgul eden yeni bir kavramla daha karşılaşmış bulunuyoruz. Bu kavramın adı Euro-İslam -ya da Avrupa İslamı dır. Doğrusu bu ve benzeri bazı sıfatların bir dünya dini olan ve evrensellik özelliği iddiasında bulunan İslam ın başına getirilmek suretiyle anılması ve bir izafet terkibi şeklinde kullanılması doğru olmasa gerektir. Kanaatimizce bunun yerine Alman veya Avrupalı Müslümanlar kavramı daha gerçekçi olacaktır. Böylece İslamiyet ten ziyade Müslümanlık söylemi ve kimliği üzerinde durulacaktır. Çünkü kuramsal olarak kültürel gelenekler kişinin Müslümanlığını şekillendirmektedir. Yani bir İslam, buna karşın farklı Müslümanlık algısıyla karşılaşmak gayet doğaldır. Üstelik İslam bulunduğu çevreyle, inanç ve ibadet ilkeleri sabit olmak kaydıyla, bireysel ve sosyal ahlak anlamında yerel şartlarla adapte edilebilir, Müslümanlar da sosyal sözleşmelerini diledikleri tarzda yapabilirler. Nitekim İslam hukukçuları sıkça çevre, zaman ve toplumsal koşulların göz önünde bulundurulması gerektiğine atıfta bulunurlar. Bu cümleden hareketle, Tanzimat döneminde büyük İslam hukukçusu Ahmet Cevdet Paşa (ö. 1895) başkanlığında Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye adı altındaki yeni hukuksal ayarlamalarda zamanın şart ve ihtiyaçlarının dikkate alındığı bir çalışma bugün dahi önemli bir rol oynamaktadır. Bilindiği gibi bu çalışmanın dikkate değer maddelerinden biri, ezmânın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz (zamanın değişmesiyle birlikte hükümlerin de değişebileceği) ilkesidir. 4 4 Mecelle Madde: 39; Benzer maddeler için krş. 36, Vol 3 No 2 December 2010

6 IV-Avrupa daki Müslümanların Entegrasyon Duruşu Avrupa gündemini son yıllarda sıkça meşgul eden uyum (entegrasyon) kavramı 90 lı yıllardan bu tarafa kullanılmaktadır. Yarım asra yakın bu kıtada aktif varlığını sürdüren Müslümanlarla ilgili bu konu daha önceleri gündeme gelmiş değildir. Muhtemelen gelinen ilk yıllarda her iki tarafta kısa bir müddet sonra kendi yurtlarına dönüşü düşünmüş olmalı ki, gelecekte böyle bir sorunla karşılaşılacağı tahmin edilmemiştir. Ne zaman ki Müslümanlar artık bu kıtada kalıcılığı keşfetti ve yerleşik düzene geçmeyi kabullendi, işte sorun/suzluk bu noktadan sonra boy göstermeye başladı. Haddi zatında bu yazının anahtar kavramlarından biri olan uyum, sosyolojik bağlamda çift taraflı anlaşılması gereken bir fenomendir. Farklı ilim dallarına göre farklı uyum (entegre) tanımı yapılabilir. Ancak toplumsal manada tek taraflı bir uyumdan bahsetmek neredeyse imkânsız gibidir. Nitekim Peter Graff; Çoğunluk artık sadece ulus olarak değil, aksine azınlığın kamu yaşamına katılması konusunda sorumluluk üstlenmeli ve karşılıklı saygıya dayanan geleceğe yönelik birlikte yaşama zemini oluşturulmalı ki entegre gerçekleşebilsin 5 demek suretiyle bunu kastetse gerektir. Yine bir diğer Alman yazarın belirttiği gibi çoğunluğu teşkil eden toplumun, Müslümanları entegre etmeye ve onları içlerine alıp almaya net bir cevap vermeleri gerekir. 6 Bu durumda uyumun tabiatı gereği hem Avrupalılar hem de Müslümanlar biraz kendi saf kimliklerinden vazgeçmek zorundadır. Zaten sürekli değişen ve gelişen, gitgide globalleşen bir dünyada saf kimliğinizle kalmak mümkün değildir. Nitekim süreç de bunu göstermektedir. Müslümanlar açısından kendi ülkelerinde karşılaştıkları, tartıştıkları sorular ve sorunlar ile Avrupa'daki Müslümanların karşılaştıkları, tartıştıkları soru ve sorunlar aynı değildir. Örneğin Avrupa da farklı din mensupları arasındaki evlilikten tutun da, minarelerin boyuna kadar hararetli bir takım tartışmalar yapılmaktadır. Bazı yerlerde camilerin minaresiz yapılması ve ezanın hariçte okunmaması istenmekte, cenaze defni, helal kesim vb. pek çok konu kamuoyunda tartışılmaktadır. Hülasa bu kıtada Müslümanlığın görünürlülüğü dahi tartışılmakta, buna karşın Müslümanlık da bir yandan Avrupa nın renklerini almaktadır. İslam ın ana kaynağı Kur an ise çoğulculuğa imkân tanıyan bir yaklaşımla, bu farklılıkları gayet doğal görmektedir. Allah, insan tabiatındaki farklılıkları kavganın nedeni değil, anlaşmanın öncüsü ve ortak paydası olarak göstermekte ve şöyle buyurmaktadır:...birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık 7 Ayrıca Kur an, Rabbin dileseydi insanları elbette 5 Peter Graff, Konferenzberichte İslam, Staat und Moderne Gesellschaft in der Türkei und in Europa, Kondrad Adaneuer Stiftung, Ankara 2005, s Adel Theodor Kkhoury, Der İslam und die westliche Welt, Primus Verlag, Darmstadt 2001, s Hucurat, 49; 13. Vol 3 No 2 December

7 tek bir ümmet yapardı. 8 Buyurarak insanların farklılıklarının ilahi hikmetin bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Müslümanların gönül dünyası ve medeniyet anlayışının esası da, Allah ın yarattığı her varlığı sevgi ve şefkatle kucaklamak, kendileri için istediğini başkası için de istemektir. 9 Nitekim Anadolu ve Endülüs, binlerce yıllık tarihinde insanlığın farklı tecrübelerini, geleneklerini, değer ve anlayışlarını bağrında barındıran ve bunları nesilden nesle taşıyan, tarihî bir mirasa sahiptir. Müslümanlar en azından Türkler açısından konunun teolojik, tarihi tecrübe boyutu böyleyken, pratik anlamda, Avrupa'ya yaklaşmakla birlikte kendi sorunlarının tanımını da farklı yapmaya ve daha yakından tanımaya başlamışlardır. Bu Müslümanlar için olumlu bir gelişme olarak görülebilir. Yine Avrupa daki Müslümanlar birçok uyum sürecinden geçmişler, tarım toplumundan sanayi toplumuna, Müslüman çoğunluktan azınlık durumuna uyum sağlamışlar ve tecrübe kazanmışlardır. Yeni Türkiye Cumhuriyeti ise kökleri Osmanlı imparatorluğuna dayanan bir şekilde son üç yüz yıldır yüzünü Batıya yöneltmiştir. Bunu bir Türk ilim adamı, 1699 Karlofça Antlaşmasından beri biz kendimizi bu kıtaya uyumladık şeklinde belirtmektedir. 10 Buna karşın Avrupa ancak son on yılda kendi içindeki İslam'ın farkına varmaya başlamıştır. Bu cümleden olmak üzere, Türkiye de Hıristiyanlığın iki bin yılık tarihi bir geçmişi varken, buna mukabil Avrupa da İslam ın aktif geçmişi sadece elli yıldır. Nitekim bu durumu İsveç li bir bilim adamı teyit etmekte, uyum da başta olmak üzere problemin tek kaynaklı olmadığını ifade ederek şöyle demektedir. İsveç te Müslümanlık yeni bir olgudur. Müslümanlar yasal olarak eşit ama uygulamada farklılıklara maruz kalmaktadır. Bu, bilgi eksikliğinden mi, dili iyi bilememekten mi, ya da işsizlikten mi kaynaklanmaktadır, buna kolay cevap vermek zordur. Bütün bunların Müslüman olmaktan kaynaklandığı da söylenebilir ama tek sebebe indirgemek doğru değildir. 11 O halde, uyum sürecinde meseleyi tek taraflı ele alarak bir yere varmak mümkün değildir. Bununla birlikte, uyum bağlamında Müslümanların Avrupa ile İslam arasındaki ilişkiyi nasıl mezcedecekleri oldukça önemli bir soru olarak karşımızda durmaktadır. Dini anlayış ve ondan beslenen yaşam tarzı bu konunun asli unsurlarından sadece birini oluşturmaktadır. Bu durumda, Müslümanlar çoğunluğun hassasiyetini dikkate almalı, hukuk düzenine ve toplumsal kurallara riayet etmeli, güven verebilmeli, çoğunluk da azınlığın hukuki haklarını sağlamalı ve garanti altına almalıdır. Yine Müslümanlar Avrupa da azınlık olarak yaşamayı, modern Avrupa toplumunun çoğulcu dini ve siyasi görüş sahipleriyle hoş geçinmeyi, laiklik gibi temel ilkelerini kabullenmeyi bilmelidir. Çünkü bu durum, yani din özgürlüğü, demokrasi, 8 Hûd, 11; Buhari, İman, 7; Müslim, İman, İlber Ortaylı, Avrupa ve Biz, İşbankası Yayınları, İstanbul 2008, s Lars Fiedner, AB Ülkelerinde Din- Devlet İlişkisi, İSAM Yayınları, İstanbul 2008, s Vol 3 No 2 December 2010

8 insan hakları, aile düzeni, kadının hukuki statüsü, seküler devlet anlayışı gibi Batının büyük önem atfettiği hususlar, Europaeischen-İslam anlayışını ileri sürenlerin ve batı toplumunun Müslümanlardan net yanıtını beklediği sorular arasında bulunmaktadır. 12 Doğrusu Müslüman bir yerde günlük dini vecibelerini yerine getirme hürriyeti buluyorsa, iç huzuru bir hukuk devleti tarafından korunuyorsa orada kendisini evinde gibi hisseder ve bulunduğu ülkeye sadık bir vatandaş olarak uyum göstermekte zorlanmaz. 13 Üstelik burada sayılan ve Batının önem verdiği mezkur hususların çok büyük bölümü İslam dini tarafından da tasvip edilmektedir. Ancak ne var ki Müslümanların kendi dinlerini yaşarken ve tanıtırken kültürel ve mahalli olanı değil, dini ve evrensel olanı tefrik edebilecek bilince gelmeleri, şekilden ziyade ahlaki bir yaşantıya önem vermeleri gerekir. Ayrıca içinde bulundukları ülkenin ekonomik, siyasi ve entelektüel hayatında kendilerine yer edinmelidirler. Günümüz aydınlarından Bosna Müftüsü Mustafa Ceriç uyum bağlamında Müslümanların konumunu netleştirmek için önemli bir tespitin altını çizerek şöyle demektedir: Asimile ile entegre arası orta bir yol olmalı, insanın öz kimliğini kaybettiği ve kendi köklerinden utandığı asimilasyonu da, bulunduğu ülkenin toplumundan koparıldığı izalosyonu da tasvip etmiyorum. Kişi bulunduğu ülkenin yasalarına saygılı olmalı, dilini öğrenmeli, o toplum için faydalı olmalıdır. 14 O halde, din tek başına uyumun önündeki yegâne engel olarak görülmemelidir. Farklı kültürler etkisi altında Müslümanlığını şekillendirmiş, içinde yaşadığı toplumda bir takım haksız ve yanlış uygulamalara maruz kalmış, üstelik yeterli eğitim düzeyine ulaşamamış kimselerden hareketle, sorunun kaynağına varmak objektiflikten uzak bir yaklaşımdır. Öyleyse hep beraber, herkesi bir araya getirebilecek bir alanı, mekânı, projeyi yeniden düşünmek 12 Khoury, a.g.e., s Alman Bestelsmann Vakfı nın yapmış olduğu bir kamuoyu araştırmasına göre Almanya da yaşayan her üç Türk kökenli vatandaştan biri ülkeyi evi olarak hissediyor. Araştırmaya göre Almanya da doğup büyüyen Türk kökenlilerin yarısı ise burayı vatanları olarak gördüklerini belirttiler. Welt am Sonntag gazetesine konu olan araştırma sonucunda Türklerin yüzde 97 sinin Almanca öğrenmeyi önemsediklerini vurgulamalarına karşılık, araştırmaya katılanların sadece üçte biri Alman vatandaşlığını önemli bulduklarını ifade ettiler. Allensbach Araştırma Enstitüsü ne göre ise ülkede yaşayan göçmenlerin yüzde 69 u bu ülkede yaşamaktan memnun olduklarını dile getirdiler. Göçmenlerin yüzde 58 i kendilerini Alman toplumunun bir parçası olarak gördüklerini belirtirken, sadece yüzde 5 i aksi yönde görüş beyan ettiler. Türk kökenli vatandaşlar arasında ise kendilerinin Alman toplumu tarafından kabul görmediklerini beyan edenlerin oranı yüzde 61 olarak belirlendi. Ekonomik krize rağmen ülkede yaşayan göçmenlerin yüzde 80 i çalışma ve yaşam şartlarından memnun olduklarını söylediler. Araştırmanın en ilginç sonuçlarından birisi de göçmenler ile Alman vatandaşlarının yasalara güvenleri konusunda ortaya çıktı. Göçmenlerin yüzde 80 i yasalara güvendiklerini, Alman toplum düzenini takdir ettiklerini dile getirirken bu oran Alman vatandaşlarında yüzde 58 de kaldı. (eurozaman.de,15 Haziran 2009; Komisyon, Başvuru Kitabı Arbeitshilfe 172 (TR), Almanya Katolik Ruhani Meclisi Sekreterliği, s. 49.) 14 Bkz. URL: Vol 3 No 2 December

9 gerekir. Örneğin Müslümanlar açısından camilerin sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda kamusal alana ait, çevreye uyum sağlayıcı, birleştirici, yaşam alanlarıyla çok amaçlı inşa edilmesi gerekir. Bu mabetlerin fabrika köşeleri ve bodrum katlarından çıkarılıp, batılı için şüphe edilen ve korkulan yerler olmaktan öte, beğenilen ve güven veren mekânlar olmasına dikkat edilmelidir. Avrupa da bu istekler doğrultusunda azınlıklara yardımcı olmayı denemeli, Müslüman başkentlerin tarihi dokusunu süsleyen kiliseler gibi, onların gittiği camilerin de Batının doğal görüntüsüne renk katmasına olanak sağlamalıdır. Çift taraflı olması gereken uyum anlayışında Müslümanların duruşu böyleyken, Avrupalı için durum nedir? V-Avrupa nın Entegrasyon Anlayışı Doğrusu Hıristiyanlığın oluşturduğu milli değer yargılarının Avrupa için önemi ne ise, geleneklerine bağlı Müslüman göçmenler için de durum bundan farksızdır. Ancak ne var ki, Batıda Müslümanlar bağlamında bariz yanılgılar bulunmaktadır. Avrupa, beraber yaşadıkları göçmenleri geldikleri ülkeler üzerinden değil, din üzerinden bir tanımlamaya gitmektedir. Bu anlamda örneğin Türk işçileri yerine Müslümanlar denmektedir. Öyleyse Batıdaki en büyük yanılgı insanları salt dini kimlikten ibaret tanımalarıdır. Hâlbuki dünyadaki diğer insanlar gibi onların da belli bir eğitim seviyesi, belli bir etnik kökeni, farklı anlayışlarının olduğu göz ardı edilmemelidir. Yani Avrupa da yaşayan Müslümanların homojen bir yapıda bulunduklarını söylemek mümkün değildir. Örneğin İngiltere deki Müslümanların çoğunluğu Hint- Pakistan ve Afrika kökenli iken, Fransa da Mağrip ve Cezayir asıllı, Almanya da ise Türklerden oluşmuş bir yapı sözkonusudur. Batı açısından bir diğer yanılgı ise, kendi iddialarına göre, göçmenlerin İslamileşmesi meselesidir. Hâlbuki Müslüman ülkelerden gelen pek çok göçmen için din, dindarlık ve dini kurallara bağlılık, yeni topluma yönelik bir protesto değil, vatanından ayrılışın ve hasretin bir nebze dindirilişinin aracıdır. Ülkelerinde gayet doğal ve sıradan bir Müslümanlık yaşayan bu kişiler, Avrupa da uzun süre bir kimlik bunalımıyla karşılaşmışlardır. O nedenle dini, bu kimliğin korunmasında kendisine sığınılacak emin bir liman olarak görmüşlerdir. Madde ve bireyselliğin ön plana çıktığı, komşuluk ve aile ilişkilerinin oldukça zayıfladığı, seküler hayat düzeninin revaçta olduğu günümüzde, insanların manevi ve ruhi ihtiyaçlarını gidermek, iç huzurunu sağlamak için bir takım farklı oluşumlara meylettikleri yadsınamaz bir gerçektir. Din de bunlardan biridir. Bu durumda dine bağlılık korkulacak bir durum olmamalıdır. Üstelik araştırmalarda kişi ne kadar çok dindar ise toleransının da o denli geniş olduğu vurgulanmaktadır. 15 Eğer sözüm ona dindarlaşma ile (bunun ne kadar gerçek verilere dayandığı ayrı bir tartışma konusudur.) radikalizm, aşırılık kast ediliyorsa bunu onaylamak mümkün değildir. Öyleyse Vol 3 No 2 December 2010

10 bütün bu durumlar, bir sorun değil, yaşanması gereken bir süreç olarak bilinmeli, karşılıklı farkındalık oluşturulmalıdır. Bu durumda, sadece Müslümanların değil, Avrupa nın da değiştiğini görmek gerekir. Zaten toplumda istense de istenmese de hep beraber karşılıklı bir etkileşim ve karşılıklı bir değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Bu çerçevede bir ilim adamının şu tespiti gayet yerindedir. Kültür sürekli yeniden üretilmek, korunmak ve işletilmek istemektedir. Bu, en genel anlamda yeni bir yaşam standardı kavramıyla nitelenebilecek ve topluluğun kültür düzeyine, çevresine ve grubun yeteneğine bağlı şekilde olacaktır. 16 Çünkü kendini yenileyemeyen, statik kalan, gelişmeye kapalı hiçbir hareket ve düşünce varlığını uzun süre koruyamayacaktır. İslam böyleyken diğer ilahi kökenli dinlerin de bundan farklı kaldığı söylenemez. Evrensel ve akla uygun olan her şey, bütün zaman ve zeminde kendine taraftar bulacaktır. Nitekim tüm ilahi din mensupları, hatta aklıselim sahibi tüm insanlar Yahudilik ve Hıristiyanlıktaki ahlaki emirlere (on emir) 17 itiraz etmezler. Bu ilkelerin bir benzerini İslam da da görebiliyoruz. 18 Zaten İbrahimi geleneğe bağlı bu üç dinin farklı yönleri bulunmakla birlikte benzer pek çok ortak noktaları da bulunmaktadır. Sıkça ifade edildiği gibi her ne kadar Avrupa nın kültürel ve ruh dokusunu Antik Roma- Yunan, Hıristiyanlık ve Yahudilik mirası oluştursa bile, yeri geldikçe bunda İslam mirasının payının olduğunu iddia eden ilim adamlarının sayısı az değildir. 19 Bu cümleden olmak üzere iki Almanya nın birleşme günü 3 Ekim 2010 tarihinde Bremen Dom Kilisesinde bir konuşma yapan ülkenin Cumhurbaşkanı Christian Wullf, bu gerçeğe temas etme gereği duymuş ve şunları söylemiştir: Hıristiyan ve Yahudilik Almanya ya aittir. Artık İslamiyet te Almanya ya aittir. 20 Doğrusu bunu teyit ve tespit etmek Müslümanların geleceği, diyalog ve uyumu adına olumlu bir katkıdır. Uyumda karşılıklı etkileşim ve değişimin bir diğer tezahürü dini alanda da kendini gösterecektir. Avrupa toplumlarında Müslümanların dinlerini yaşama istekleri, aynı zamanda Avrupa nın kendi dindarlıkları ve teolojilerini onlar üzerinden yeniden sorgulamalarına imkân hazırlayacaktır. Nitekim bu durum her ne kadar bir kesimde memnuniyetsizlik meydana getirse de, dinlerini yaşamak isteyen aktif Hıristiyanlar için pozitif olarak görülmektedir. 21 Avrupalıların uyuma yaklaşımı bağlamında bir gözlemin daha altını çizmekte yarar vardır. Avrupa toplumunun karşılıklı değişim ve dönüşüme Müslü- 16 Bronislaw Malinowski, Bilimsel Bir Kültür Teorisi, İstanbul 1992, s Mose, Krş. İsra 17; 23-37;Enam 6; Sigrid Hunke, Allahs Sonne über dem Abendland, Unser arabischen Erbe, Frankfurt a. Main, Grace Davie, Din ve Toplum, Avrupa Birliği Ülkelerinde Din-Devlet İlişkisi, İSAM Yayınları, İstanbul 2008, s Vol 3 No 2 December

11 manlardan daha çok direndiği aşikardır. Çünkü Avrupa kıtasında büyük bir kesimin Müslüman azınlıktan istediği şey tamamen kendileri gibi olmaktır. Hâlbuki Nisbett in dediği gibi ancak, Doğu ile Batı, her iki bölgenin toplumsal ve bilişsel özelliklerinin temsil edildiği, ama dönüşüme uğratıldığı karma bir dünyaya katkıda bulunabilir. 22 Doğrusu günün birinde siyasal bilimci Fukuyama nın, değerler eninde sonunda bir noktada buluşacaktır tezi de gerçekleşecektir. Ünlü Alman mütefekkir Doğu- Batı Divanı adlı eserin sahibi Goethe (ö. 1832) nin 19. Yüzyıl başlarında öngördüğü Kendini ve başkasını tanıyan, şunu da bilmelidir ki, Doğu ve Batı artık birbirinden ayrılmayacaktır. sözünün alternatifi olmasa gerektir. Yine buna benzer bir gerçeği çağdaş bir Alman ilim adamı Igmar Karlsson da itiraf etmekte ve, Bir zamanlar doğudaki Hıristiyanlar dünyasından söz ettiğimiz gibi, yakında Batıdaki İslam dan söz etmeye başlayacağız. 23 demektedir. Bütün buraya kadar anlatılanlardan çıkarılacak sonuç, Avrupa penceresinden uyum sürecine bakıldığında, bu safhada artık Müslümanlar Avrupa'ya entegre olurlar mı? Sorusunun kanaatimizce hem yetersiz hem de geçmişte kalması gerektiğidir. 24 Avrupa bir başka ifadeyle Almanya hâlâ azınlık çocuklarının yeterli Almanca öğrenememelerini, ölülerini elli yıl geçmesine rağmen kendi ülkelerine nakletmelerini uyum sağlamamanın önündeki sorunlardan biri saymaktadır. 25 Hâlbuki İslam ve Müslümanlar Avrupa ve Almanya nın şu an meselesi ve ayrılmaz bir parçasıdır. Türkler hakkında konuşacak olursak, buraya 60 lı yıllarda Gastarbeiter (misafir işçi) olarak gelen kimseler kendi ifadelerine göre bir traktör parası kazanıp ülkelerine geri döneceklerdi. Bu insanların ne kadarı ülkelerine geri döndü veya dönmedi bunu bilemiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki onların 3. ve 4. kuşak çocukları artık Avrupa da kalıcılığı keşfetmiş ve buraları memleketi olarak görmüştür. Şimdi bizler şu anda Müslümanlarla iç içe geçmiş bir Avrupa dan, bir göç ülkesi 22 Nisbett burada güveç yemeği benzetmesinde bulunmaktadır. Bu yemekteki malzemeler tek tek ayırt edilebilir olmakla beraber, bütünü değiştirirken kendisi de değişmektedir. (Bkz. Richard E. Nisbett, Düşüncenin Coğrafyası Doğulular ve Batılılar Nasıl ve Neden Birbirinden Farklı Düşünürler?,Varlık Yayınları, İstanbul 2006, s. 173) 23 Karlsson, Konferenzberichte, s Merkezi Nürnberg kentinde bulunan Göç ve Uyum Dairesinin araştırması ve Federal İçişlerinin bir raporuna göre Almanya daki Müslümanların inançlı ve uyumlu olduğu belirtildi. Almanya'da doğan ikinci kuşak göçmenlerin işçi olarak gelen ebeveynlerine göre daha çok uyum sağladıkları belirtildi. Rapora göre, yine de Müslümanlar, diğer dini gruplara göre uyum konusunda daha zayıf kalıyor. Müslümanların yarısından çoğunun Alman derneklerine üye oldukları, kendi ülkeleriyle irtibatlı derneklere üye olanların sayısının ise % 4 civarında kaldığı belirtildi. Müslümanların % 45'inin Alman pasaportu taşıdıkları da belirlendi. Müslüman okul çocuklarının karışık yüzme dersine katılma oranları 92. 2; sınıf gezilerine katılım oranları ise % olarak belirlendi. Bu aktivitelerden uzak kalan kız çocuklarının oranı ise sadece % 7. Aynı anket sonucuna göre Almanya'daki Müslüman kadınların yüzde 70'i başörtüsü takmamaktadır. ( ) 25 Komisyon, Başvuru Kitabı, s Vol 3 No 2 December 2010

12 haline gelmiş Avrupa ve Almanya dan söz ediyoruz. Avrupa nın dış değil iç sorunundan bahsediyoruz. Öyleyse İslam ve Müslümanlar bundan böyle Avrupa nın üvey evladı gibi görülmemelidir. Uzun yıllar bu ülkelerde yaşamış, gençlik ve enerjilerini aynen bu ülkenin asıl vatandaşları gibi, içinde yaşadıkları toplumun kalkınması ve gelişmesi için beraberce tüketmiş Müslümanları dışlama ve ötekileştirme doğru olmamalıdır. Yine mevzu bahis kuşaklar Avrupa devletlerinin vatandaşı olarak doğmuş, bu ülkelerin dilini konuşmaktadır. Hatta bunlar arasında çok sayıda Avrupa vatandaşlığına geçenler vardır. Yani yeni kuşak kendilerini tanımlarken ve tanıtırken, hem Avrupalı, hem de Müslüman diye söze başlamakta bir beis görmemektedir. Bu durumda, bir Müslüman gayet rahat iyi bir Almanya lı, Hollanda lı, Fransa lı hülasa iyi bir Avrupalı olabilir. Nitekim Türklerde, Doğduğun yer değil doyduğun yer vatandır diye bir atasözü vardır. Yine insanın asıl vatanı gömüldüğü yerdir denilebilir. Artık Müslümanların Avrupa da geçici değil kalıcı olduklarını, yerel belediyeler tarafından onlara tahsis edilen Müslüman mezarlıklarından da anlayabilirsiniz. Bütün bu zorluklara ve bazı olumsuz tavırlara rağmen Avrupalılar zaviyesinden son zamanlarda uyum adına olumlu işaretlerin görüldüğünü belirtmekte yarar vardır. 26 Mahallinde İslam din dersleri, din adamı ve din dersi öğretmeni yetiştirme projeleri bunlardan bazılarıdır. Yine Alman Katolik ve Evanjelik Kiliselerinin Müslümanlarla diyalogu teşvik eden ve İslam hakkında müntesiplerini bilgilendiren oldukça hacimli iki adet el kitabı hazırlamaları bunların bir diğer versiyonudur. 27 Yine yakın bir geçmişte zamanın Alman Federal İçişleri Bakanı Schauble nin 21 Haziran 2009 tarihinde Kahire Üniversitesindeki, Almanya da ve Avrupa da dinlerin birlikteliği konferansında yaptığı bir tespiti gelecek adına olumlu sayılmalıdır. Bakan, Akdeniz havzasında zeytin ağacı yetişmektedir. Binlerce yıllık bir ağaç, İncil de, Kur an da anılmaktadır. Bu halkların, kültürlerin ve dinlerin barış içinde, şiddetten arınmış birlikteliğinin simgesidir. Bu umut simgesi yol göstersin bize ve birbirimize kollarımızı açarak yaklaşalım. Zaman buna oldukça uygun demektedir. 28 Bütün bunlar için gerekli olan şey, karşılıklı diyalog, samimiyet, iyi niyet, özveri, sabır ve hoşgörüdür. 26 Almanya nın NRW Eyaletindeki yerel hükümetin okullarda İslam din dersini düzenli ders olarak okutma kararı aldığı ve bunun Almanya için öncülük teşkil edeceği ümit edilmektedir. (Bkz. 02/07/2009/nrw-landesweiter-islamunterricht-kommt-mit-zustimmung-der-kirchen/ ) 27 Deutsche Bishofkonferenz, Christen und Muslime in Deutschland, Arbeitsheft 172, Bonn 2003; EKD, Klarheit und gute Nachbarschaft Christen und Muslime in Deutschland, Hannover almanya%e2%80%99da-ve-avrupa%e2%80%99da-dinlerin-birlikteligi-konulu-sunumu / Vol 3 No 2 December

13 VI- Genel Değerlendirme Gerek Müslümanlar, gerekse içinde yaşadığımız toplum olarak aynı mekânları, aynı ülkeyi, bazen aynı projeyi paylaşıyor, ama her zaman aynı değerleri paylaşmıyor olabiliriz. Şüphesiz bütün bunlar ötekini dışlamayı ve onu hor görmeyi gerektirmemelidir. Bunun için kavramın etimolojik ayrıntısına fazla girmeden herkes için gerekli olan özelliğin diyalog ve hoşgörüde bulunduğunu anlıyoruz. Diyalog ve hoşgörü mevcut farklılıkları abartmadan ve sorun etmeden kabullenmek demektir. 29 Uyum adına sorunun tespiti, bu süreçte dinlerin rolü, İslam ın ve Müslümanların bu kıtadaki dünü ve bugünü hakkındaki bu tespitlerden sonra, şimdi de genel bir değerlendirme yapmak mümkündür. Doğrusu her bir karşılaşma, her bir diyalog, her bir iletişim, yakınlaşma demektir ve içinde bazı fırsatları da barındırmaktadır. Buna karşın temassızlık ise yok saymaktır. Yine yakınlık, farklılıklara rağmen bazen tahammül göstererek bazen de hoş görerek birlikte yaşamaya kapı açacaktır. Birliktelik hukuk oluşturur, birliktelik sorumluluk oluşturur, birliktelik yeni sorunlar oluşturur ama bu çözümsüzlük anlamına gelmez. Bu durumda, en iyi çözüm yolu azınlık ve çoğunluğun birbirini anlaması, anlamaya çalışmasıdır. Bunun yaşanmış örneğini tarihte Anadolu ve Endülüs, günümüzde kısmen ABD de görmek mümkündür. 30 O halde, sağlam bir Avrupa temeli ancak, içinde yaşadığı tüm insanları eşit görerek, ayrım yapmadan, dışlamadan ve demokrasi nimetlerini eşit ve adil paylaştırarak inşa edilebilir. Zaten Avrupa Temel Haklar Sözleşmesinin 22. maddesi de din ve kültür farklılıklarını garanti altına alan Birliğin kültür, din ve dil farklılıklarına saygı göstereceğini belirtmektedir. Yani Avrupa kendi ırki ve mezhebi ağırlığını kabul etmekle beraber bunları bir tahakküm ve üstünlük nedeni saymadan içinde barındırdığı diğer toplulukların kültürel zenginliğinden yararlanmalıdır. Bütün bu söylediklerimiz için genelde Avrupa sisteminin üç temel ilkesi olan tarafsızlık, hoşgörü ve eşitlik yeterlidir. Unutulmasın ki, insanlığın ortak malı haline gelen ve Batının önemle üzerinde durduğu eşitlik, özgürlük, insan hakları, adil paylaşım, çevre sorunu, barış ve kardeşlik, kadın hakları gibi pek çok ortak değerler, Müslümanlar tarafından da paylaşılmaktadır. Yine dünyada söz konusu ettiğimiz sorunların çokluğuna paralel, çözüm önerilerinin de çok olması gerektiğinden hareketle, bunların çözümünde İslam ve onun mistik enerjisinden yararlanılmalıdır. 29 Ali Bardakoğlu, Religion und Gesellschaft Neue Perspektive aus der Türkei, Köln 2008, s ABD de yirmiden fazla etnik grubun yaşadığı, aralarında bariz sosyal ayrımcılığa rağmen kişilerin refah seviyesi ve anayasal özgürlüğünün onları devlete bağlı kıldığı belirtilmektedir. (Bkz. Halil İnalcık, Doğu-Batı, Makaleler I, 2. Baskı, Ankara 2005, s. 316.) 190 Vol 3 No 2 December 2010

14 Bununla beraber azınlığın içinde yaşadığı toplumla daha kolay entegre olması bağlamında vatandaşlığa geçişin kolaylaştırılması ve özendirilmesi, yine özellikle bu ülkelerde doğmuş kuşakların okullarda iyi bir eğitim alarak ileride bir iş ve bir meslek sahibi olmalarına yardımcı olunmalıdır. Bu hususta en büyük görev siyasete düşmektedir. Üstelik maneviyat ve moral değerleri garanti altına alınmış insanlar, içinde bulunduğu toplumun daha fazla kalkınması için isteyerek ve severek çalışır ve daha mutlu yaşarlar. Çünkü Müslümanlar arasındaki yüksek işsizlik oranı, eğitimde fırsat eşitsizliği, geçim şartları gibi pek çok sorun, içinde yaşadıkları toplum vatandaşlarıyla aynı oranlara yaklaştırılmadığı sürece arzulanan uyumun gerçekleşmesi zor olacağa benzemektedir. Eğer uyum gerçekleşmez, yüksek işsizlik nedeniyle Müslüman gençler toplumdan tecrit edilir ve bir gettolaşmaya gidilirse, işte o zaman büyük bir sıkıntıyla karşılaşılabilir. O halde, kim olursa olsun bu toplum içinde yaşayan herkes ahlaki bir dünya tasarlamalı; özgürlük, adalet ve hakkaniyete dayalı yeni bir sosyo-politik modelin imkânlarını beraberce araştırmalıdır. Özetle bunun yolu, tanışma ile başlayıp, anlaşma ile sonuçlanan "karşılıklı görüşme ye imkân tanıyan bir politika izlemekle mümkündür. Avrupa da yetişmiş, Batı eğitimi almış genç Müslümanların-geleneğin aksine- farklılıkları kabullenmek, eleştiriye açık olmak, demokrasi kurallarını içselleştirmek konusunda müessir bir rol üstlenecekleri aşikârdır. Bu kuşağın Doğu ile Batı, Hıristiyanlık ile İslam arasında bir köprü vazifesi göreceği, dolayısıyla dünya ve dinler barışına katkı sağlayacakları göz ardı edilmemelidir. Avrupa da yetişmiş, demokrasi kültürünü özümsemiş genç ve entelektüel Müslümanlar, kendi açıklarını görme ve bunları giderme açısından da büyük bir kazanım olarak algılanmalıdır. Farklı din ve inanç mensuplarından oluşan çok kültürlü bir Avrupa toplumu, birbirlerinin dinlerini onaylamaya ve yargılamaya gerek duymaksızın, bir araya gelerek konuşabilmeli ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde ortaklaşa gayret gösterebilmelidir. Yine bu topluluklar mensup oldukları farklı din, kültür ve inançların hangisinin hak, hangisinin doğru olduğunu tartışmaktan ziyade, önce birbirlerini dinleme ve anlama, sonra da sahip oldukları dinin etik güzelliklerini insanlığın daha huzurlu yaşaması için seferber etmelidirler. Sözümüzü büyük Türk Sufisi ve hoşgörü temsilcisi Yunus Emre (ö.1321) nin dizesiyle bitirelim: Gelün tanış idelüm, işin kolay tutalum-sevelüm sevülelüm, dünye kimseye kalmaz Semih Sergen, Yunus Emre Kuruyuduk Yaş Olduk, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 2000, s. 93. Vol 3 No 2 December

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Tarabya Konferansı Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Almanya nın Ankara Büyükelçiliği 2002 yılından beri, İstanbul/Tarabya daki Alman-Türk Diyaloğu Evi nde Alman-Türk İşbirliği konusu

Detaylı

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku

2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU. Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku 2015 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU Hz. Peygamber ve Birlikte Yaşama Hukuku DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN AMACI VE GEREKÇESİ Etnik, dini ve siyasi

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Leyla AYDEMİR 2. Adres Sancak Mah. Adnan Kahveci Cad. No: 59 B Blok Kat 6 No:21 Yomra/Trabzon 3. Doğum Tarihi 12.01.1980 4. E-Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com 5. Öğrenim Durumu 10/2008

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ALMANCA VE FRANSIZCA DĠL KURSLARI Avrupa'nın bir çok farklı dil konuşulan ülkesi Ġsviçre'de Almanca veya Fransızca dillerinden bir tanesini öğrenmeniz mümkündür. Kış sporlarının

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli MEDYA VERİLERİ 2015 İÇİNDEKİLER 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli 5... Hedef kitle : Türk okuyucu 6... Almanya da yaşayan Türk nüfusu 7... Sayıca

Detaylı

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin Yrd. Doç. Dr. Leyla ÖZDEMİR Holtur Evleri 2. Etap A Blok Daire 24 Boztepe/Trabzon Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com Doğum Tarihi: 12.01.1980 Eğitim Bilgileri 10/2008 12/2012 Doktora Humboldt Üniversitesi

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

MİLLETLERARASI İLİŞKİLER VE GÜVENLİK AÇISINDAN MEDENİYET SÖYLEMİNİN PSİKOLOJİK ANALİZİ

MİLLETLERARASI İLİŞKİLER VE GÜVENLİK AÇISINDAN MEDENİYET SÖYLEMİNİN PSİKOLOJİK ANALİZİ MİLLETLERARASI İLİŞKİLER VE GÜVENLİK AÇISINDAN MEDENİYET SÖYLEMİNİN PSİKOLOJİK ANALİZİ Prof. Dr. Abdülkadir ÇEVİK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı 1 Medeniyet veya uygarlık, bir

Detaylı

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012 14 18 MAYIS 2012 GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM ANKARA - 2012 D E M O K R A S İ B İ L İ N C İ V E K A T I L I M GİRİŞ İ nsana yatırımı öncelemek, gelecek nesilleri güvence

Detaylı

Deutsche Islam Konferenz

Deutsche Islam Konferenz Deutsche Islam Konferenz Özet: Almanya daki Yaşam Şekli Yapılan araştırma, Almanya daki yaşam şekillerinin çeşitliliğini ilk kez kanıtlıyor Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, ülke çapında temsil edici

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2)

SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2) SOSYOEKONOMİK BOYUTLARIYLA TÜRK-F. ALMAN İLİŞKİLERİ (VI2) Giriş: Prof. Dr. Nusret EKİN İstanbul- Üniversitesi İktisat Fakültesi Dünyada çok az ülke arasında Türkiye ile F. Almanya ilişkileri gibi çok yönlü,

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör Türkiye Cumhuriyeti nin en büyük projelerinden biri olan Avrupa Birliği ne katılım süreci yarım yüzyılı aşmış ve bugün gelinen noktada taraflar arasında üyelik müzakereleri devam etmektedir. Avrupa Birliği,

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü

Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Medya ve Gazetesi nin Başarı Öyküsü Avrupa daki Türk Nüfusu Federal Almanya daki ve Avrupa daki Türk Göçmenler ALMANYA Veriler T.C. vatandaşlarının toplam sayısı 1.760.000 Alman vatandaşlığını

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü. Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı

UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü. Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü Sema AKMEŞE/ İrem ALPASLAN Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektör Uzmanı 31 Ekim - 1 Kasım 2014, Antalya UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Sektörü Günümüz toplumlarında

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır.

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır. AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN ÖĞRETİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI 1 Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın 2 Bu yazıda, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi uygulamaları hakkında bilgi verilecek

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI NİSAN 2013 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ MAN 218 1 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ MAN 218 1 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ MAN 218 1 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Almanca

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri

Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Demokrasiler ve Azınlık Talepleri Üzerine Düşünceler Baskın Oran Başlıca kaynak: B.Oran, Küreselleşme ve Azınlıklar. 5. baskı, Ankara, İmaj Yayınevi, 2009 baskinoran@gmail.com www.baskinoran.com Azınlık:

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Avrupa Birliği Türkiye ye karşı (mı?) 1. AB ne değildir? 2. AB Türkiye ye karşı farklı mı davranıyor? 3. ve Gerçekler 1.AB ne değildir AB bir ulus devlet değildir! AB 27 ulus devletten oluşan devletler

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

EUMC Raporu nun Önemli Başlıkları Avrupa Birliği nde Müslümanlar: Ayrımcılık ve İslamofobi

EUMC Raporu nun Önemli Başlıkları Avrupa Birliği nde Müslümanlar: Ayrımcılık ve İslamofobi EUMC Raporu nun Önemli Başlıkları Avrupa Birliği nde Müslümanlar: Ayrımcılık ve İslamofobi Bu basın bülteninin tüm AB dillerine ek olarak Arapça ve Türkçe ye çevirileri bilgilendirme amacıyla yapılmıştır.

Detaylı

BOSNA-HERSEK İSLAM TOPLUMU

BOSNA-HERSEK İSLAM TOPLUMU Boşnakların İslam Geleneği Enstitüsü Boşnakların İslam geleneği teorik bir oluşumdan ziyade, İslamı anlamanın ve yaşamanın asıl halidir. F. Karčić Šta je to islamska tradicija Bošnjaka?, Preporod, 2006

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Olpe ilçesinde anadilinde eğitim

Olpe ilçesinde anadilinde eğitim Olpe ilçesinde anadilinde eğitim Sevgili ebeveynler, Uzun yıllardan beri Olpe ilçesinde anadilinde ders verilmektedir; ancak buna rağmen bu durum her yerde bilinmemektedir. Bu broşür yardımıyla size bu

Detaylı

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org Dr. Hüseyin Emin SERT SASAM İstanbul Temsilcisi www.eminsert.org heminsert@gmail.com Strateji Bakış Kültürel kodlarımızı dikkate alan, İnsanımızın ihtiyaç ve beklentisine uygun, disiplinlerarası İnsanî

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Afiliasyonda İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çalışanlarının Duygu ve Düşünceleri

Afiliasyonda İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çalışanlarının Duygu ve Düşünceleri da İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çalışanlarının Duygu ve Düşünceleri Doç. Dr. Nazife Sefi Yurdakul (İAEAH çalışanları adına) 07.04.2014-İzmir İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanlarının

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Almanya da İslam İlahiyatı Teorik ve Kurumsal Zorluklar. Istanbul, 16. Ekim 2014. 1. Almanya da İslam İlahiyatının Gelişmesi

Almanya da İslam İlahiyatı Teorik ve Kurumsal Zorluklar. Istanbul, 16. Ekim 2014. 1. Almanya da İslam İlahiyatının Gelişmesi Almanya da İslam İlahiyatı Teorik ve Kurumsal Zorluklar Istanbul, 16. Ekim 2014 1. Almanya da İslam İlahiyatının Gelişmesi İslam, Almanya da Hıristiyanlıktan sonra en büyük dindir. Müslümanlar Alman nüfusunun

Detaylı