T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ. İMTİYAZ SAHİBİ: Maltepe Üniversitesi adına Prof. Dr Kemal KÖYMEN, Rektör

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ. İMTİYAZ SAHİBİ: Maltepe Üniversitesi adına Prof. Dr Kemal KÖYMEN, Rektör"

Transkript

1

2 T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ İMTİYAZ SAHİBİ: Maltepe Üniversitesi adına Prof. Dr Kemal KÖYMEN, Rektör YAYIN KURULU / EDITORIAL BOARD YAYIN GENEL YÖNETMENİ / EDITOR-IN-CHIEF Prof. Dr. İhsan YILMAZ - Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı YAYIN YÖNETMENİ / EDITOR Yrd. Doç. Dr. Güncel ÖNKAL- Felsefe Bölümü YARDIMCI YAYIN YÖNETMENİ / CO-EDITOR Yrd. Doç. Dr. Esra KÖTEN - Sosyoloji Bölümü YAYIN KURULU ÜYELERİ / EDITORIAL BOARD MEMBERS (Soyadı sırasına göre) Prof. Dr. Sevil ATAUZ- Sosyal Hizmet Bölümü Prof. Dr. Belma AKŞİT- Sosyoloji Bölümü (İngilizce) Prof. Dr. Nermin ÇELEN - Psikoloji Bölümü Prof. Dr. Betül ÇOTUKSÖKEN - Felsefe Bölümü Doç. Dr. İlyas GÖZ- Psikoloji Bölümü (İngilizce) Prof. Dr. Nurgün OKTİK - Sosyoloji Bölümü BİLİMSEL DANIŞMA VE HAKEM KURULU / ADVISORY BOARD (Akademik ünvan ve soyadı sırasına göre) Prof. Dr. Bahattin Akşit Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Prof. Dr Işıl Bulut Başkent Üniversitesi, Sosyal Hizmet Bölümü Prof. Dr. Erdal Cengiz Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü Prof. Dr. Hüseyin Çakallı Maltepe Üniversitesi Matematik Bölümü Prof. Dr. Şahin Filiz Akdeniz Üniversitesi Felsefe Bölümü Prof. Dr. Sabahattin Güllülü Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Prof. Dr. Otfried Höffe Tuebingen Universitesi, Almanya Prof. Dr. Gürol Irzık Sabancı Üniversitesi Prof. Dr. Emine Onaran İncirlioğlu Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Prof. Dr. Sevgi İyi Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Prof. Dr. Çağlar Keyder Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Prof. Dr. Felix Koerner Pontificial Gregorian Universitesi, İtalya Prof. Dr. İoanna Kuçuradi Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Prof. Dr. Zekiye Kutlusoy Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Prof. Dr. Dumitru Mircea Bükreş Üniversitesi, Romanya Prof. Dr. Uluğ Nutku Cumhuriyet Üniversitesi Felsefe Bölümü Prof. Dr. Ayşe Öncü Sabancı Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Prof. Dr. Aytül Çorapçıoğlu Özdemir Yorum Danışmanlık Prof. Dr. Ayhan Sol ODTÜ Felsefe Bölümü Prof. Dr. Uğur Tekin Aydın Üniversitesi Prof. Dr. Korkut Tuna İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Doç. Dr. Uğur Ekren İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü Doç. Dr. M. Ersin Kuşdil Uludağ Üniversitesi Psikoloji Bölümü Doç. Dr. Evgenia Makazan Zaporozhye National University, Ukrayna Doç. Dr. Nazan Haydari Pekkan Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Doç. Dr. Gerrit Steunebrink Radboud Universitesi Felsefe Bölümü, Hollanda Doç. Dr. Yıldırım Torun Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doç. Dr. Ertuğrul R. Turan Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü Doç. Dr. Pınar Ünsal İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Özden Bademci Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yrd.Doç.Dr. İdil Kaya Balkan Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. O. Cem Çırakoğlu Başkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Erkan Çav Maltepe Üniversitesi, Sosyal Hizmet Bölümü Yrd. Doç. Dr. Hakan Dilman Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Ülkü Güney Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Nur Yeliz Gülcan Girne Amerikan Üniversitesi, KKTC Yrd. Doç. Dr. Şebnem Gülfidan Maltepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Figen Karadayı Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Levent Önen Maltepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yrd.Doç.Dr. Güncel Önkal Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Yrd. Doç. Dr. Özgür Sarı Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Sili Karatay Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Yrd. Doç. Dr. Ahu Tunçel Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Yrd. Doç. Dr. Nafi Yalçın Melikşah Üniversitesi Psikoloji Bölümü 1

3 DERGİ SEKRETERYASI ve REDAKSİYON: Yrd. Doç. Dr. Güncel ÖNKAL Yrd. Doç.Dr. Esra KÖTEN Nehir BALAKÇI, Dekan Sekreteri BASKI: Emre Özalit Dijital Baskı Merkezi Çamlık Mah. Uludağ Sk. No:8 Çekmeköy / İSTANBUL İLETİŞİM BİLGİLERİ: Tel. (+90216) / 2235 Faks. (+90216) Yazışma adresi: Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisi Editörlüğü TC. Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Marmara Eğitim Köyü, Maltepe-İSTANBUL BASKI TARİHİ: Mart 2013 ISS N : Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi uluslararası hakemli bir dergidir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Only writers are responsible for the content of their articles. Bu dergi Philosopher s Index te ve EBSCOHost Veri Tabanında yer almaktadır. This journal is indexed in the Philosopher s Index and EBSCOHost. 2

4 EDİTÖRÜN NOTU 2001 yılından bu yana yayımlanmakta olan Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisinin yeni birleşik sayısında ( ) sekiz adet özgün makale yer almaktadır. Makalelerin ortak özelliği sosyal bilimlerin çalışma alanına giren olgu, kavram ve anlayışları günümüz yeni okuma biçimlerinden faydalanarak değerlendirmeleridir. Gelecek sayılarımızdan itibaren dosya konuları oluşturmak istiyoruz. Bu amaçla gelecek sayılarımızda Arendt, Kent Çalışmaları ve Küreselleşme özel dosyaları ile buluşacağız. Teknolojik olanaklarımızı kullanarak Uluslarası düzeyde Philosopher s Index ve EBSOHost tarafından indekslenen dergimiz, yerel okuyucular için de açık arşiv sisteminde tüm sayıların en kısa zamanda internet sayfamızda da okunabileceğini müjdelemek isteriz. Saygılarımızla, Yayın Kurulu Adına Editör Yrd. Doç. Dr. Güncel ÖNKAL Mart 2013, Maltepe. EDITORIAL PREFACE Maltepe University FEF Journal has been publishing since 2001; and in this issue (2009/1+2) eight articles are included concerning topics of our faculty. The common feature of those articles in the fields of social sciences and humanities is the their way of reconsidering facts, concepts and understandings of reviews by taking advantage of current form of comparative interpretations. Future issues of Maltepe University FEF Journal are going to include special topics such as Arendt, Urban Studies and Globalization. This journal is globally indexed in Philosopher s Index and EbscoHost and additionally, for local readers, we are going to open our digital archive to public access as soon as possible. Best regards, On the behalf of Editorial Board/Editor Assist. Prof. Güncel Önkal March 2013, Maltepe. 3

5 İÇİNDEKİLER / CONTENTS 1. ROBERT KANE S MYTH OF FREE SELF-FORMING ACTIONS / Hasan Çağatay 5 2. TÜRKİYE DE KADIN EMEĞİ VE ÇOCUK BAKIM HİZMETLERİ ÜZERİNE BİR ÇERÇEVELENDİRME DENEMESİ / Narin Bağdatlı Vural TÜRKİYE DE YAŞLI İSTİSMARINA GENEL BİR BAKIŞ / Taner Artan EVLİ VE BOŞANMIŞ AİLELERDE ANNE İLE ÇOCUĞUN PSİKOLOJİK UYUMUNUN KARŞILAŞTIRILMASI / Nilgün Öngider MUHAFAZAKÂR ÖFKENİN İKİ HALİ: STRATEJİYİ MUHAFAZA DAN MUHAFAZAKÂR STRATEJİYE / A. Çağlar Deniz ROUSSEAU VE YABANCILAŞMA PARADOKSU / Ahu Tunçel SIMMEL İN METROPOL VE TİNSEL HAYAT MAKALESİ ÜZERİNE / Berrak Çoşkun SOSYAL BİLİMLERDE DOĞRU VE İYİ GERİLİMİNİN AYNASI: İLETİŞİM BİLİMLERİ / Özlem Oğuzhan

6 ROBERT KANE S MYTH OF FREE SELF-FORMING ACTIONS Dr. Hasan Çağatay Abstract Conceptually, choosing is a prerequisite for freedom, and desires and aversions are prerequisites for choosing. When we make a free (?) choice, it seems that we choose in accordance with our desires and aversions. On the other hand, it is a common intuition that our desires and aversions are out of our control: We do not choose our desires and aversions; or at least, we do not choose them as directly and accurately as we choose our volitional actions. These conceptual relationships and this intuition bring about an important question: If desires and aversions are out of our control, and if we choose our actions in accordance with them, how can we be free? Robert Kane, who is a libertarian incompatibilist, tries to solve this problem by referring to some rare, indeterministic, free actions (self-forming actions). He defends that aforementioned free indeterministic actions form our character and motives (and desires and aversions). Since he maintains that free self-forming actions form our character and motives, and our character and motives determine our volitional actions, he concludes that the volitional actions are determined freely. I do not agree: In my opinion, what Kane calls self-forming actions are not free, since processes determining these actions are out of our control. Keywords: desire, determinism, freedom, indeterminism, libertarian indeterminism, Robert Kane, self-forming actions. 5

7 BENLİĞİ ŞEKİLLENDİREN EYLEMLER MİTİ Dr. Hasan Çağatay Özet Kavramsal olarak, seçim yapmak, özgürlüğün; ulaşma veya kaçınma arzusu ise seçim yapmanın önkoşuludur. Öyle görünüyor ki, özgür (?) bir seçim yapmak, bir anlamda arzularımızla uyuşur bir seçim yapmaktır. Öte yandan, arzularımızın kontrolümüz dışında olduğu yaygın bir sezgidir. Arzularımızı seçemeyiz; ya da en azından onları istemli davranışlarımızı seçtiğimiz kadar dolaysız ve isabetli bir biçimde seçemeyiz. Bu kavramsal ilişkiler ve sezgi bizi önemli bir soruyla yüzleştiriyor: Eğer arzularımız kontrolümüz dışındaysa ve eylemlerimiz bu kontrolümüz dışındaki arzular tarafından belirleniyorsa, nasıl olur da özgür olabiliriz? Özgür bir iradeye sahip olduğumuzu savunan Robert Kane, bu problemi, bazı seyrek, indeterministik, özgür eylemlere (benliği şekillendiren eylemler) başvurarak çözmeye çalışıyor. Bahsi geçen indeterministik özgür eylemlerin karakter ve motivasyonları (ve arzuları) şekillendirdiğini savunuyor. Benliği şekillendiren özgür eylemlerin karakter ve motivasyonlarımızı şekillendirdiğine, karakter ve motivasyonlarımızın da istemli davranışlarımızı belirlendiğine inandığı için de, istemli davranışların özgürce belirlendiği sonucuna varıyor. Aynı düşüncede değilim: Bana göre, Kane in benliği şekillendiren eylemler diye adlandırdığı eylemler, belirleniş süreçleri kontrolümüz dışında olduğu için özgür eylemler değillerdir. Anahtar Kelimeler: arzu, determinizm, özgürlük, indeterminizm, özgürlükçü indeterminizm, Robert Kane, benliği şekillendiren eylemler. 6

8 A prerequisite for freedom is the ability to choose among alternatives. We choose our free actions among the possible alternative actions. Moreover, patterns in preferences are prerequisites for choosing, and the sources of these patterns are desires and aversions. It seems that a being without desires and aversions would not possibly choose and would not qualify to be a free person. Therefore, freedom requires desires and aversions. Apparently, what we ordinarily call freedom is roughly the same thing as being able to choose in accordance with our desires and aversions, and it is a common intuition that we cannot choose our desires or aversions. Moreover, seemingly, we have no control over our rational or perceptual capacities having roles in our act of choosing either. Yes, we may enhance these capacities; however, the extent of this enhancement depends upon the genetic and environmental factors which are again out of our control. This brings about a question: How can we be free, when our choices are determined by factors which are not in our control? Given our desires, aversions, rational capacities, perception and so on, it seems that we cannot help doing what we do. If a killer s desires, aversions and related capacities determine his murders, and if he cannot choose these, how can we blame him for his actions? In his 1989, 1996, 1999 and 2007, one of Kane s concerns is to reconcile libertarian incompatibilism with the determination of volitional actions by character and motives (and desires and aversions). He defends that the truth of indeterminism provides the possibility of the reconciliation. He accepts that there are free actions which are predetermined by our characters and motives, which may sound to be a compatibilist claim at first glance. He does not think that determination of actions by character and motives jeopardize freedom; because he believes that our earlier free choices, which were not predetermined, form our character and motives. He calls these undetermined actions as self-forming actions (SFA). He defends that we contribute SFAs by our wills efforts. To sum up, for Kane, self-forming actions, 7

9 which are not predetermined, contribute to the future free actions by forming the characters and motives. If Kane is right in the idea that SFAs are free, perhaps his conclusion that volitional actions which are indirectly influenced by SFAs are also free, is agreeable. That is why I will concentrate on the first claim: Why would SFAs be free actions? Thanks to the indeterminacies involved in the wills efforts having roles in SFAs, Kane replies. Indeed, he does not miss the question: Why would free SFAs be possible only in indeterministic worlds, and not in deterministic ones? Before this question, he deals with a milder one: How can we be free in an indeterministic world, where our actions are partly matters of luck? To answer the milder question, he first introduces a principle that opponents of libertarian incompatibilists use against his view: [Luck Principle] (LP) If an action is undetermined at a time t, then its happening rather than not happening at t would be a matter of chance or luck, and so it could not be a free and responsible action (Kane, 1999, p. 217). Judging by the luck principle, undetermined actions, including SFAs, are not free. However, Kane shows that LP is not true, without any trouble: He describes several cases in which an action is not determined, but the performer is still intuitively responsible: Consider an assassin who is trying to kill the prime minister, but might miss because of some undetermined events in his nervous system which might lead to a jerking or wavering of this arm. If he does hit his target, can he be held responsible (Kane, 1999, p. 227). His answer is yes. Indeed, intuitively, an assassin with some indeterminacy would not be significantly less accountable for an assassination than a perfect one. By referring thought experiments like the one quoted above, he concludes that involvement of probability does not make freedom and responsibility impossible in an indeterministic world. So Kane successfully answers the milder question. 8

10 One may argue that this example is not a proper one to reach this conclusion, because the indeterminacy or probability involved in the thought experiment is placed at a time when the decision of killing the prime minister has already been made. It may be argued that locating the indeterminacy before the time that decision is made would jeopardize the freedom and responsibility of the assassin. I do not think that temporal location of the indeterminacy makes a real difference. I shall modify the thought experiment to eliminate this objection: Consider an assassin who wants to kill the prime minister. He might change his mind, because he is half orphan, and he does not want the children of the prime minister to be so. Let us say normally he would overcome this feeling of guilt and execute the assassination; however, one out of a hundred times, a particular neuron of him fires as an outcome of an indeterministic event and his feeling of guilt grows dramatically. If this happens, the assassin decides not to kill the prime minister. Assume further that this time, the guilt neuron does not fire, and he executes the assassination. Now, can he be held responsible? Intuitively, he is still accountable for the crime, even if there were a very small possibility that he would change his mind until he makes the final decision. It seems that the temporal location of the indeterminacy does not reduce the adequacy of Kane s answer to the milder question. Up to here, determinism and indeterminism are equal in convincingness with respect to their compatibility with freedom. They are equal in convincingness, because a deterministic assassin with a perfect shooting ability (no jerking, no wavering, no distraction ) would not be less responsible and accountable than the imperfect one either. Kane is aware of the fact that he should have an additional argument to favor libertarian incompatibilism over its rivals. Pointing out what makes indeterminism more freewill-friendly than determinism, he has to answer the harder question: Why does free SFAs are possible only in indeterministic worlds, not in deterministic ones? Before dealing with this harder question, a clarification is needed: For Kane, if an action is an SFA, it has to be a will- 9

11 setting action (Kane, 1996, p. 114). Then the case of the assassin may not qualify as an SFA, since it is not clear whether or not the assassin s executing or not executing the assassination would affect on his future decisions in a particular way by setting his will. One of the examples Kane puts forward as a proper will-setting SFA is the case of an engineer who is a recovering alcoholic trying to repair his marriage. Working late at night under great stress, he is tempted to have a drink in order to go on (Kane, 1996, p. 126). In this case, the engineer has two sets of reasons and motives to have a drink and to avoid drinking. And his decision seems to have a significant effect on his future decisions in similar situations, since it affects on the degree of his alcoholism. Kane claims that something extraordinary happens in the brain, when the engineer tries to make a decision: There is a tension and uncertainty in our minds at such times of inner conflict [while a choice resulting an SFA is taking place] which are reflected in appropriate regions of our brains by movement away from thermodynamic equilibrium-in short, a kind of stirring up of chaos in the brains that makes it sensitive to micro-indeterminacies at the neural level. As a result, the uncertainty and inner tension we feel at such soulsearching moments of self-formation is reflected in the indeterminacy of our neural processes themselves. What is experienced phenomenologically as uncertainty corresponds physically to the opening of a window of opportunity that temporarily screens off complete determination by the past (Kane, 1999, p ). Clearly, such windows of opportunities are not something a deterministic world could offer. On the other hand, could an indeterministic world really offer any windows of opportunities? How do the micro-indeterminacies provide such soul searching moments? I believe that it is just possibilities, not opportunities what indeterminism offers. Before heading into this discussion, is Kane s world of indeterminacies, a world that is colored with multiple substances and mystical powers of agents? He clearly states that he does not favor agent-causal libertarianism or any other kind of extra factor strategies (Kane, 1996, p. 116; Kane, 2007, p. 25). Still, in the following quote, at least to me, Kane gives the impression that he is favoring some kind of agent-causal libertarianism (Cf., Nathan, 1999, pp ): 10

12 When we do decide under such conditions of uncertainty, the outcome is not determined because of the preceding indeterminacy-and yet it can be willed (and hence rational and voluntary) either way owing to the fact that in such self-formation, the agents prior wills are divided by conflicting motives. If we overcome temptation, it will be the result of our effort; and if we fail, it will be because we did not allow our effort to succeed (Kane, 1999, p. 225). the outcome is not determined because of the preceding indeterminacy-and yet it can be willed But who is willing? Who is rational? And who is voluntary? An agent who does not obey the laws of nature? Remembering that Kane is an event-causal libertarian, the one that wills cannot be an agent rebellious to laws of nature. Whatever that wills is something consistent with the laws of nature, and this secures reliability of my objection to Kane s account of freedom: My objection to Kane s account is somehow related to his rejection of LP. I agree with Kane in that indeterministic events are not matters of mere luck. So what is involved in these events besides luck? I will not refer to windows of opportunities or wills efforts here. Instead, I pretend that the laws of nature and previous state of the world are the ones that are ignored in LP. Adding laws of nature and previous state of the world to the LP you get the following principle: Out of Control Principle (OCP): No matter whether determinism is true or false, each action s happening rather than not happening at any time is a matter of chance (if indeterminism is true), previous state of the world, and laws of nature (let me call these three apathetes ). The three apathetes are out of our control. Therefore, no action is genuinely free. Maybe, there is a window of possibilities before an indeterministic event takes place. However, the occurrence and outcome of this window are not in our control. Will simply obeys what the three apathetes unavoidably render. Therefore, will, which is not free itself, cannot make immediate or future actions free. In my opinion, thinkers who defend that we are free, including libertarian incompatibilists, should falsify out of control principle. Kane does not agree with OCP: For 11

13 him, when somebody chooses not to steal a car, we should not say that He was lucky not to steal the car or He did not steal the car, by chance. Instead, he proposes to say that the person under consideration succeeds not stealing the car in spite of the probability of failure. For Kane, indeterminacy is a property of will s effort to choose, and this effort has no dependency to anything external. Since there is a real indeterminacy in the effort of will, and since this indeterminacy is not something external, Kane claims, it is will s effort not the luck or the chance that determines the outcome action (Kane, 1999, p. 232). So contrary to OCP, Kane defends that at least some of the events we traditionally take as probabilistic are in our control. A promise of this approach is that it has potential to explain some indeterministic events. Maybe, quantum indeterminacies in the nervous systems correspond to the free choices. However, this promise comes at the cost of raising some very important problems: What is the explanation of quantum indeterminacies belonging to lifeless beings? Are indeterministic events only explainable in living beings? Or do the quantum indeterminacies in living beings have a totally different kind of explanation? I do not think that the promise of this approach is worth the problems it gives rise to. Conversely, the asymmetry problems it gives rise to make it implausible. Daniel C. Dennett questions the role of indeterminism in freedom too. He suggests a thought experiment in which Kane s genuinely indeterministic mechanism having a role in SFAs are replaced by a pseudo-indeterministic mechanism. It seems fair to claim that individuals who perform these pseudo-sfas would not be macroscopically distinguishable from an ordinary person, who performs genuine SFAs (Dennett, 2003, p. 129), as long as the pseudo-random mechanism is configured properly to simulate the genuinely random mechanism. For the sake of simplicity, I will modify Dennett s thought experiment, which involves a statistical approach, with the following one: Consider two murderers. One of them, 12

14 Chance, performs genuinely indeterministic SFAs, and the other, Destiny, performs pseudo- SFAs, which is generated by a pseudo-indeterministic mechanism. Assume further that Chance had an unfortunate, coercing childhood, which was the primary cause of his ending up a murderer. He was very poor and lived in a neighborhood with a dramatically high crime rate. He did not have the opportunity to go to school. Instead, throughout his childhood, he had to commit crimes to satisfy his basic needs. Even so, later on, Chance had an opportunity to change his life: Since he is quite intelligent, a lawful acquaintance offered him a remarkable employment. Unfortunately, Chance refused the job, since he was not sure if he could succeed, even if he knows that this was not the right choice. At the end, when he is trying to rob a bank, he kills someone to save his own life. Destiny, on the other hand, had a very fortunate, happy life, and plenty of opportunities to learn what is good for society and what is not. Then, someday, she wonders if it would be exciting to kill someone. Obviously, she knows that people do not want to die, and it is not a right thing to kill people; however, she does not care other people s feelings. Thus, she kills someone who is not very kind to her. Unfortunately, only after that, she becomes certain that it is not so exciting to kill people, and decides not to do so again. Now compare these two cases. Who is more accountable for his or her murder? Dennett underlines that Kane s account of freedom takes Chance responsible for his murder at least to a degree, when it does not take Destiny responsible at all. Kane may insist on that Destiny is not accountable, since everything she does is predetermined by a pseudo-random number generator (which obviously works deterministically) and nothing she thinks or does is actually in her control. However, it is obvious that genuine probability is not in our control either. Is not that why we call them probabilistic? There is no factor which we could use to determine the outcome of a purely probabilistic event. This is one of the premises OCP and LP are based upon. 13

15 However, if these factors [which are beyond agents control], rather than determining a single decision, simply leave open more than one possibility, and the agent plays no further role in determining which possibility is realized, then we have no more reason to believe that she is morally responsible than in the deterministic case (Pereboom, 2007, p. 108). This is not the only difficulty with Kane s account which Derk Pereboom mentions: Pereboom underlines that if we are free and responsible thanks to the efforts of our wills, we should be responsible for the efforts of our wills too, and this leads to an infinite regress (Pereboom, 2009, p. 27). The infinite regress can be formulated as follows: Judging by Kane s account, if John is responsible for an action A, then this action is (at least partially) determined by an effort of will W. Kane (1989, 1996, 1999 and 2007) is committed to the ultimate responsibility condition, namely, if we are not responsible for E, and if X is determined by E, then we are not responsible for X. From this principle, it follows that if John is responsible for A, then he needs to be responsible for W. Therefore, W must be determined by John s another effort of will W. But then, John is responsible for W Ultimate responsibility is a very important concept in the problem of freedom. For Kane, the ultimate explanation of a free action must refer to the will s effort (Kane, 1989, p. 232). Moreover, we have to be ultimately responsible (UR) for all of our free actions. The ultimate responsibility condition is relieving for libertarian incompatibilists in one sense, since according to the ultimate responsibility condition, even actions determined by desires and aversions can be free, as long as a set of older efforts of will forms these desires and aversions. However, just like Pereboom, Galen Strawson thinks that the ultimate responsibility condition does not solve, but only postpones the problem. He pretends that the ultimate responsibility condition cannot really be satisfied. To show this, he first underlines that When you act, you do what you do, in the situation in which you find yourself, because of the way you are (Strawson, 2000, p. 151). Therefore, if you are UR for an action, you 14

16 have to be UR for your being in the way you are. However, Strawson claims that one cannot be UR for her being in the way she is. But why, exactly, can't you be UR for the way you are? Well, it seems clear that (3) If you are to be UR for the way you are, you must have intentionally brought it about that you are the way you are. And the problem is then this. Suppose (4) You have somehow intentionally brought it about that you are the way you now are, in certain mental respects: suppose you have brought it about that you have a certain mental nature Z in such a way that you can now be said to be UR for Z. For this to be true (5) You must already have had a mental nature Y, in the light of which you intentionally brought it about that you now have nature Z. (If you didn't already have a mental nature then you didn't have any intentions or preferences and can't be UR for the way you now are, even if you have changed.) But then (6) For it to be true that you are UR for how you now are, you must be UR for that nature, Y, in the light of which you brought it about that you now have nature Z. So (7) You must have intentionally brought it about that you had Y. But then (8) You must have existed already with a prior nature, X, in the light of which you brought it about that you had Y, in the light of which you brought it about that you now have Z (Strawson, 2000, p. 151). In my opinion, Pereboom and Strawson show that Kane s account of freedom gives rise to a vicious infinite regress. This infinite regress does not let us have control over the way we are and choices which we make due to the way we are. Kane disagrees: For him, the indeterministic effort of the will temporarily break the determination by the past and liberates us. I am losing Kane at this point: Does the effort of the will has anything to do with the laws of nature? If he believes that the indeterminacy in the effort of the will completely or partially free from the laws of nature, this would make Kane an agent-causal libertarian defending that agents have powers to act independently of the laws of nature. On the other hand, if he believes that the indeterminacy is entirely dependent on the laws of nature (and probability involved in them), this would imply that our actions are determined by the three apathetes. 15

17 Because just like luck, the laws of nature and previous state of the world are not in our control, efforts of wills and what Kane calls self-forming actions cannot be free. Conclusion This paper is based on the simple idea that if we have no control over three apathetes and our actions are determined by them, our actions are not in our control either. Kane tries to show that one of the apathetes probability is actually in our control. However, his argument rests on an ad hoc commitment that outcomes of physical uncertainties belonging to the human body are determined by decisions. Because of the asymmetry problem it gives rise to, this commitment is contrary to Occam s razor. As Pareboom and Strawson shows, another problem with Kane s account of freedom is that it leads to infinite regresses. On the other hand, if it is true that SFAs are not free contrary to Kane s claim, how can we be free, although our wills are determined by our desires and aversions, which are determined by three apathetes? There are three straightforward responses to this question: (1) We may accept that we do not enjoy freedom, since we do not have control over our desires and aversions, which determines our actions; (2) we may try to find cases in which we act contrary to our set of desires, beliefs, reasoning ability and so forth; or (3) like Kane, we may try to show that we partially contribute to our characters, motives, desires and aversions. The quest suggested by (2) is not accomplishable, I defend, on the grounds that when a volitional action is considered, we cannot attempt to do something we do not want to do most among our alternatives. Indeed, we can prefer to do what we normally would not want most among our alternatives, but only if we want to perform an action that we would not want to perform normally. Obviously, there may be situations where we want to do something, and because of an indeterministic event, we do something else (like the original case of the assassin). However, in such cases, the outcome action would not be in our control. Again, the 16

18 three apathetes determine these actions. This means that given our desires, aversions, we do not have control over our choices. The third path is also a dead end, I believe, because as I argue throughout this paper, it requires a scientifically unconvincing understanding of agent: If we contribute to our characters, motives, desires and aversions; then not everything in our world is determined by three apathetes or at least one of the three apathetes is actually in our control. These require an agent free from the three apathetes. Even Kane himself does not commit to an agent free from the laws of nature. Therefore, in my opinion, the first response to the problem is the accurate one: I believe that we are not genuinely free. References Clarke, R. (2003). Libertarian Accounts of Free Will, New York: Oxford University Press. Dennett, D. C. (2003). Freedom Evolves, London: Viking Press. Kane, R. (1989). Two Kinds of Incompatibilism, Philosophy and Phenomenological Research, 50 (2), pp Kane, R. (1996). The Significance of Free Will, New York: Oxford University Press. Kane, R. (1999). Responsibility, Luck, and Chance: Reflections on Free Will and Indeterminism, The Journal of Philosophy, 96 (5), pp Kane, R. (2007). Hard Incompatibilism, Four Views on Free Will, (ed.) John Martin Fischer, Robert Kane, Derk Pereboom, & Manuel Vargas, MA: Blackwell Publishing, pp Nathan, N. M. L. (1999). The Significance of Free Will (review), Mind, 108 (429), pp Pereboom, D. (2007). Libertarianism, Four Views on Free Will, (ed.) John Martin Fischer, Robert Kane, Derk Pereboom, & Manuel Vargas, MA: Blackwell Publishing, pp Pereboom, D. (2009). Hard Incompatibilism and Its Rivals, Philosophical Studies, 144, pp Strawson, G. (2000). The Unhelpfulness of Indeterminism, Philosophy and Phenomenological Research, 60 (1), pp

19 TÜRKİYE DE KADIN EMEĞİ VE ÇOCUK BAKIM HİZMETLERİ ÜZERİNE BİR ÇERÇEVELENDİRME DENEMESİ Yrd. Doç. Dr. Narin Bağdatlı Vural Maltepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Özet Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye de de genel olarak bakımın, özgül olarak da çocuk bakımının öncelikle kadınlara özgü bir iş olduğu kabul ve iddia edilir. Bu dayatma bir yandan ataerkil aile yapısı içindeki baskıcı işbölümünü ve kadınların buna bağlı konumunu yeniden üretir; hem de emek piyasalarında bakım emeğinin değerini düşürmeye hizmet eder. Bu yazı, kadın emeğinin Türkiye deki tarihçesiyle birlikte, son yıllarda Türkiye de bakım emeğine ilişkin literatüre yapılmış katkıları derleyerek kadın emeği ve çocuk bakım hizmetleri arasındaki ilişkiler için bir çözümleme zemini oluşturmayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: kadın emeği, çocuk bakım emeği, toplumsal cinsiyet, ataerkil aile Abstract A FRAMEWORK STUDY ON WOMEN S LABOUR AND CHILD CARE SOCIAL WORK IN TURKEY In Turkey, as well as all over the world, care services, especially child care is presumed and claimed as a labour type peculiar to women. This imposition, on the one hand, contributes to the reproduction of the oppressive division of labour in the patriarchial family structures and of the subordinate positions of women; and on the other, it serves to devaluate the care labour in general. Touching on some recent publications on the literature of care labour in Turkey along with a short history of women s labour, this paper aims to contribute to the analysis of the interrelations between women s labour and child care work and its current state in Turkey. Key Words: women s labour, child care labour, gender, patriarchial family. 18

20 Giriş Yaklaşık iki yüzyıllık bir modernleşme ve modernlik sürecinden sonra, Türkiye'ye ilişkin bir istatistik şaşırtıcı bir manzara çiziyor: Kadın istihdam oranı, %23,5 düzeyindedir ve düşmeye devam etmektedir (DPT ve Dünya Bankası ortak raporu, 2009, s. 9). Başka bir deyişle çalışabilir durumdaki kadınların dörtte üçüne yakını, devletin desteklediğini ya da rant sahibi olduğunu umabileceğimiz göz ardı edilebilir bir yüzde dışarıda bırakılırsa, hayatını başka birinin, genellikle de bir ya da birkaç erkeğin sağladığı gelire bağımlı olarak sürdürmektedir. Bu yazı, özel alanın tiranlığına hapsedilmişliklerini kanıtlaması bakımından hemen hemen başka hiçbir gösterge gerektirmeyen bu veriden yola çıkarak, kadınların üretim/yeniden üretim süreçleri içindeki yerine ve bu yerin/yerleştirilmenin kamusal-özel hayat dengeleri içindeki yayılışını belirleyen genel koşulların bir bileşeni olarak bakım emeğinin, daha özgül olarak da çocuk bakımının tanınma ve tanımlanma biçimine yoğunlaşmaktadır. Yazının ilk bölümü genel olarak kadın emeği ve istihdamının Türkiye'nin yakın tarihindeki sosyo-ekonomik evrimini inceleyen genel bir çerçeve oluşturmayı deniyor. İkinci kısımda ise, bakım emeğinin kadınlığa atfedilen bazı nitelikleri ile pratikte onu kadın yatkınlıklarının bir parçası olarak yeniden üreten süreçler gözden geçiriliyor. Sözü edilen bu nitelik ve süreçlerin, kadınlığa ilişkin tarihüstü temsillerle özselleştirildiği ve bu temsillerin kapitalizmle ataerkilliğin tarihsel işbirliği içinde, ekonomik sömürüyle birlikte kadının tabi toplumsal konumunun sürdürülmesine hizmet ettiği savunuluyor. Son kısımda kısaca, bakım emeğinin kadın yatkınlıklarıyla özdeşliği saplantısından tedrici bir biçimde kurtulmanın bir yolu olarak, bakım emeğinin yetersiz kamulaşmış bir biçimi olan çocuk bakımına yönelik sosyal hizmetlerin Türkiye'deki durumuna ve durumun düzeltilmesini amaçlayan bir öneriye değiniliyor. 19

21 Kadın Emeğinin Türkiye Tarihçesi Türkiye de kadınların üretime katılma oranı ve biçimi ekonomik, kültürel ve toplumsal yapıda meydana gelen değişikliklerle birlikte dönüşüme uğramıştır. Ferhunde Özbay (1995), Kadınların Eviçi ve Evdışı Uğraşlarındaki Değişme başlıklı yazısında 1950 öncesi, yılları arası ve 1980 sonrası olmak üzere kadınların ev içi ve ev dışı uğraşlarındaki değişimi dönemselleştirerek ortaya koyar. Özbay'a göre 1950 öncesi dönemde ağırlıklı bölümü köylerde yaşayan Türkiye nüfusunun özgül olarak kadınları ilgilendiren sosyolojik nitelikleri şöyle sıralanabilir: Çoğunluğun geçimi küçük aile işletmeleri üzerinden sağlanır; ataerkilliğin belirgin göstergeleri olarak aile içinde cinsiyete ve yaşa bağlı egemenlik ilişkileri görülür; kadınlar tarımsal üretime büyük ölçüde katılır; üretim ve yeniden üretim faaliyetleri birbirinden belirgin bir biçimde ayrılmamıştır ve cinsiyetçi bir işbölümü ile yürütülür (s. 141). Alanın bir başka araştırmacısı Deniz Kandiyoti'nin (1995) bulguları Özbay'ın ortaya koyduklarıyla örtüşür: Tarımsal üretime dayanan kırsal alanda klasik ataerkillik olarak tarif edilebilecek yaşa dayalı saygınlık kalıpları ve kadınlarla erkekler arasında farklı hiyerarşiler hâkimdir ve faaliyet alanları cinsiyete göre farklılaşmıştır. Evlenerek dâhil olduğu erkek soyu içinde kadının emeğine ve üreme kapasitesine el koyulan aile ilişkileri geçerlidir (s. 368) öncesinde kentlerde Kemalist ideoloji kadınların erkekler gibi eğitilmesini ve tarım dışı üretime katılımını teşvik eder; ancak eğitim alan kadınlar statüleri yüksek olmasına rağmen toplum nezdinde kadın olarak değerlendirilmez; "cumhuriyet kadınları" davranış ve giyim tarzlarıyla erkeksi olmaya özen gösterirler (Özbay, 1995, s ). Kandiyoti ye (1995) göre kadınların Türkiye de kamu yaşamına girmeleri cinsiyetsiz bir kimliğe, hatta bir ölçüde erkek kimliğine bürünmekle meşrulaştırılmıştır; kadınların kamu yaşamına katılmaları saygınlıklarını korumak ve erkeklere kendilerini cinsel nesne olarak sunmamaları şartıyla mümkün olabilmiştir (s. 381). Yazdıkları, Kandiyoti ve Özbay'ın Cumhuriyet in yeni 20

22 kadın imgesi konusundaki düşünceleriyle paralellik gösteren bir başka yazar Ayşe Durakbaşa dır. Durakbaşa ya (2000) göre, Kemalist cumhuriyet ideolojisinin modernist reformlarının amaçları arasında kadınların toplumdaki konumunun yükseltilmesi de yer almaktadır. Medeni bir millet olarak yeni Türk milletinin simgesi haline gelen kadınların öne çıkması hedeflenmiş, bununla birlikte Kemalist ideolojide kadın sorunu bir modernleşme ideolojisi ile son derece muhafazakâr, püriten cinsel ahlakı bir araya getiren eklektik bir formül içinde ele alınmıştır. Kadınlara yönelik reformlar cinsiyetsizleştirme ve yeniden cinsiyetleştirme projesi şeklindedir (s ) lerden sonra tarımda kapitalistleşmenin yaygınlaşması ve 1960 larda ithal ikameci kalkınma politikalarıyla birlikte hızlanan sanayileşme, sosyo-ekonomik yapıda kayda değer değişimlere yol açmıştır. Ferhunde Özbay (1995), 1950 lerden sonra sosyal hareketliliği sağlayan eğitim ve göç faktörlerine dikkat çeker. Çoğunlukla genç erkeklerin kentlere göç ederek tarım dışı faaliyetlere katılmaları ve eğitim olanaklarından yararlanmaları statülerinin yükselişine yol açar; erkeklerin yanında kente göç eden kadınlar için ise bir dönem öncesinde kırsal alanda gözlemlenenin aksine, üretime katılma zorunluluğu ortadan kalkma eğilimine girer. Bu dönemde kente göç eden kadınlar, kırsal alandaki ağır iş yükünden ve yaşlı kadın otoritesinden kurtulurlar; kadınlar arasında kendi evinin kadını olma ideali hakim olmaya başlar (s ). Aydınlanmacı Türk muhafazakârlığının ilk Osmanlı romanlarından bu yana yücelttiği "ev kadınlığı" bu süreçte bir orta sınıf kurumu olarak öne çıkmaya başlamıştır. Aksu Bora'nın (2011) Davidoff un ev kadınlığı ideolojisi üzerine düşüncelerine dayanarak ileri sürdüğü gibi, ev kadınlığı kapitalist üretim ilişkilerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla ev ile iş alanının ayrılması sonucunda ortaya çıkan tarihsel bir konumdur. Erkeklerin dış dünyaya açılırken kadınların her tür piyasa ilişkisinin kirleticiliğinden uzak, temiz ve masum bir mekân olarak tasarlanan eve ait olması fikri, ailenin kutsallık halesine yeni bir parlaklık kazandırır; aynı 21

23 süreç buna paralel olarak erkek denetimindeki mahremiyeti modern bir bağlama taşıyarak ev hayatında olup bitenleri görünmez kılar ve özel alanda sürmekte olan geleneksel eşitsiz işbölümünü tahkim eder: Dünya ve konutların içindeki maddi kültür derin bir değişimden geçmiş ama ev içi işlerin bütün sorumluluğu artık ev kadını olarak tanımlanan kadınlar üzerinde kalmıştır (s ). Özbay'ın (1995) saptamaları da, Davidoff ve Bora'nın çözümlemeleriyle aynı doğrultudadır: Türkiye de 1950 lerden sonra hızlanan kapitalistleşme koşullarında köyden kente göç eden erkeklerin yanında, artık, evliliği kentli ev kadını olma idealini gerçekleştirmenin stratejik bir aracı olarak benimsemiş kadınlar vardır. İlk planda bu yeni şehir tecrübesi, kadını çevreleyen ataerkil iktidar matrisinde bir sadeleşmeye yol açmış görünür: Erkeğin ebeveyn kuşakları, kadını çevreleyen baskı örüntüsünde bir miktar silikleşir. Öte yandan bu model içinde kadın, piyasa ilişkilerinden olduğu kadar kamusal alan etkinliğinden de soyutlanmış, kutsallaştırılmış evinin tüm sorumluluğunu üstlenerek erkeğe bağımlı haline gelmiştir. Süreç, klasik ataerkil düzenin kapitalizme bir eklemlenme biçimini temsil eder; böylelikle kadın-erkek arasındaki iktidar ilişkileri pek değişikliğe uğramadan değişen toplumsal koşullarla uyumlu hale gelir (s ). Toplumsal formasyonun dönüşümünde bir sonraki uğrak, dünya kapitalizminin 1970'lerin başından itibaren girdiği krizin ardından gelişen neo-liberalizmin hâkimiyetiyle ilişkilidir. Türkiye'de yeni dünya düzenine entegrasyonun zeminini hazırlamış olan 1980 askeri darbesinin peşi sıra kurulan hükümetler, olgu ve ideoloji olarak serbest piyasayı tutunduracak politikaları yürürlüğe koyarlar. Ferhunde Özbay (1995) bu dönemde eğitim ve göç yoluyla statü değiştirmenin zorlaştığını, göç edenler için eskisine oranla kentte daha olumsuz koşulların mevcut olduğunu belirtir. Piyasa ilişkilerinde başarı, bunun sonucu olarak elde edilen para ve yüksek gelir temelinde oluşan yeni yaşam tarzları, sosyal hareketlilik ve yüksek statü edinimi bakımından eğitim ve göç faktörlerinin yerini alır. Değişen ekonomik koşullar ve para kazanmanın önemli bir statü göstergesi olması nedeniyle kadınlar arasında da 22

24 üretime katılma arzusu artmış ve ev kadınlığının yüceltilmesi görece azalmıştır (s ) lerde izlenen ekonomi politikaları, ülke nüfusunun önemli bir bölümünü göreli bir yoksullaşmaya iter ve geçim sıkıntısıyla baş etmek için kadınların da işgücüne katılmalarını güçlü bir seçenek haline getirir. Öte yandan kadın istihdamının istatistiklerdeki genel görünüşü, Türkiye'de çalışan kadınların hem erkekler karşısındaki hem de Avrupa'dan Orta Asya'ya uzanan coğrafya içindeki oranının bu seçeneğin realize olmaktan uzaklaştığını da ortaya koyar: 1950'lerde başlayan kadınların toplam işgücü içindeki payının düşmesi süreci, ekonomik kriz dönemlerindeki hafif artışlar dışında devam etmektedir (DPT ve Dünya Bankası Raporu, 2009, s. 10). Ayşe Buğra (2010) da yakın tarihli bir araştırmada toplumsal cinsiyet temelli iş bölümüne ilişkin muhafazakâr değerlerin sosyal hayatı, sosyal politika ortamını ve kadın istihdamını etkilediği ve Türkiye de kadın istihdamının dünyada gözlenen genel eğilimin aksine artmayıp azaldığı sonucuna varmaktadır. Dört Akdeniz ülkesiyle (İspanya, Yunanistan, İtalya, Portekiz) karşılaştırıldığında 1970 li yıllardan itibaren Türkiye de kadın istihdamının kentleşmeyle birlikte düştüğü, diğer ülkelerde ise yükseldiği; kentleşmenin tarımda istihdamı bir miktar azaltmasına rağmen özellikle toplam kadın istihdamı açısından tarım sektörünün hâlâ önemini koruduğu; 1970 sonrasında sanayi sektöründe istihdam artışı görülse de sanayi sektörünün toplam kadın istihdamı içinde payının düşük olduğu; kadın istihdamındaki artışın özellikle hizmet sektöründe gerçekleşmesine rağmen bu oranın hem erkek istihdamına hem de diğer ülkelere göre daha düşük seviyede olduğu sonucuna varmıştır (Buğra, 2010). Neo-liberal sistemin baskısı altında, çalışan sınıfların durumlarındaki belirgin olumsuz koşulların yükselişi çalışan kadınların durumunu da etkiler. Türkiye'de ülkenin uluslararası işbölümündeki rolüne uygun düşen bir biçimde düşük ücrete tabi, eğitimsiz, vasıfsız emek arzı yükselir; kadınlar da düşük ücretli, yarı zamanlı veya geçici işlerde, sendikalaşmamış küçük atölyelerde ya da ev merkezli, örgütlenmemiş başka faaliyetlerde istihdam 23

25 politikalarından paylarını alırlar (Kandiyoti, 1995, s. 370). Bir yandan aileye ekonomik anlamda destek verirken ev içi sorumluluklarını sürdürürler. Bu süreçte Özbay'ın (1995) dikkat çektiği önemli bir nokta, kadınların geçmişten farklı olarak aileyi ilgilendiren yeni sorumluluklar yüklenmeleridir. Ailenin statüsünün artık gelire bağlı olması, para kazanma ve piyasanın nabzını tutma kaygısındaki erkeklerin aile reisi olma statüsünden ödün vermeden aile içi sorumluluklarının önemli kısmını kadınlara devretmelerine yol açar. Daha önceki dönemden farklı olarak alışveriş, çocukların eğitimi ile ilgilenme ve akrabalık ilişkilerinin düzenlemesi gibi gündelik işler kadınların uğraş alanı haline gelir (s ) sonrası dönüşümün ücretsiz bakım emeği üzerindeki etkisini inceleyen Melda Yaman Öztürk (2010), Ücretli İş ve Ücretsiz Bakım Emeği 1980 lerden 2000 lere başlıklı makalesinde 1980 lerdeki neoliberal politikaların gereği olarak üretim süreçlerinin esnekleştirilmesi ve enformel istihdamın yaygınlaştırılması yönünde atılan adımların 2003 yılında yeni iş yasasıysa meşrulaştırıldığını; bu yasayla birlikte hem sermaye çevrelerine kârlı olanaklar sunulmasının hem de ataerkil ilişkileri muhafaza edecek biçimde yeni istihdam olanaklarının yaratılmasının hedeflendiğini belirtir (s ). Görünüşte yasa ile amaçlanan kadınlara erkeklerle eşit iş olanaklarının sağlanmasıdır; ama toplumda hâkim olan ataerkil değerlerin kadına dayattığı ücretsiz ev ve bakım işlerinin sorumluluğu nedeniyle kadınlar iş olanakları konusunda erkeklerle rekabet edebilecek koşullarda değildirler. Yine de esnek ve enformel üretimde sermayenin önemli emek gücü kaynaklarından birini kente göç etmiş, vasıfsız kadınlar oluşturur; hem çalışıp hem de ev ve bakım işlerini sürdüren kadınlara yüklenen itaatkarlık, sabırlılık, uysallık gibi toplumsal cinsiyet normları kadın emeğini sermaye tarafından daha fazla aranılır konuma getirir; bu süreçte sermaye de ataerkil ilişki biçimlerine yaslanarak, bir yandan kendi ihtiyaçlarına meşruiyet kazandırmakta diğer yandan ataerkil bağlara güvence sağlamaktadır. Bu koşullarda kadınlar ücretsiz ev içi işlerden ve çocuk, yaşlı, hasta bakımından sorumlu tutuldukları ataerkil dayatmalara tabidir; eşzamanlı 24

26 olarak da kötüleşen ekonomik koşullar altında aile bütçesine katkı sağlamak için evde esnek, ucuz ve güvencesiz işlerde çalışmaya zorlanır. Böylece sermayenin esnek üretimi ve enformelleşme yönünde kazandığı yeni eğilimler, ataerkil normlar tarafından da desteklenmiş olmaktadır; karşılık olarak, sermayeyle bu üstü örtülü dayanışma ataerkilliği güçlendirir (Yaman Öztürk, 2010, s. 45). Ayşe Buğra (2010), esnek üretim süreçlerinin küresel ekonomiye entegre olan ulusal emek piyasalarını dönüştürmesi, üretimde vasıflı işçi gereksinimlerinin değişmesi, taşeronlaşma imkanı ve eğiliminin artması, enformel sektörün formel sektörle eklemlenerek daha önemli bir hale gelmesi ve tüm bunların kadın istihdamında artışa yol açması varsayımlarına dayanan emeğin kadınsılaşması terimiyle ifade edilen yaklaşımın Türkiye bağlamı bakımından yeterince genelleşmediğini saptar; ancak emeğin kadınsılaşması nın olgusallaştığı ölçüde, çok düşük ücretlerle, çoğu zaman kayıt dışı çalışan bir kadın iş gücünü ortaya çıkardığını ifade eder. Vasıfsız ama uysal ve itaatkâr kadınların aile bütçesine destek vermek amacıyla güvencesiz ve erkeklere göre daha ucuza çalışmaları işverenleri kadın işçi çalıştırmak konusunda teşvik etse de elde edilen gelirin çok düşük olması, çalışma koşullarının ağırlığı, iş saatlerinin uzunluğu ve vardiya sistemi kadınları çalışmaktan alıkoymaktadır. İş dünyasına girmenin getirdiği bu ağır koşullar, özel alanda toplumsal cinsiyet rollerinin dayattığı bakım işlerinin ağır yüküyle birleştiğinde dışarıda çalışmayı cazip bir seçenek olmaktan çıkarır. Kreş desteğinin olmayışı, kadınları cenderede tutan Ortadoğu ya özgü namus meselesinin bir uzantısı olarak dedikodu kaygısı ve yaygın taciz olgusuna bağlı korkular (Buğra, 2010) ve bunlara ek olarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin hasta, sakat ve yaşlı bakım hizmetlerinin evde hanehalkı tarafından karşılanması karşılığında sosyal yardım sunma eğilimi göstermesi, diğer koşullar ve süreçlerle etkileşimi de göz önünde bulundurularak engelleyici etkenlere eklenmelidir. 25

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce

Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce Matematik Mühendisliği - Mesleki İngilizce Tanım - Definition Tanım nasıl verilmelidir? Tanım tanımlanan ismi veya sıfatı yeterince açıklamalı, gereğinden fazla detaya girmemeli ve açık olmalıdır. Bir

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet

Mart Ayı Değerler Eğitimi. Samimiyet Mart Ayı Değerler Eğitimi Samimiyet Darüşşafaka Orta Okulu Mart Ayı değeri olan Samimiyet değeri kapsamında etkinlik ve paylaşımlar düzenlemiştir. Yabancı diller bölümü; Samimiyet konusuyla ilgili olarak

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor

Helping you to live more independently. Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme. Daha bagimsiz yasamak için size yardim ediyor The Supporting People Logo Insanlari ve bagimsiz yasami destekleme The Supporting People Door in Watermark The Supporting People Introduction Helping you to live more independently Daha bagimsiz yasamak

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS

IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS 1/11 Sürüm Numarası Değişiklik Tarihi Değişikliği Yapan Erman Ulusoy Açıklama İlk Sürüm IDENTITY MANAGEMENT FOR EXTERNAL USERS You can connect EXTERNAL Identity Management System (IDM) with https://selfservice.tai.com.tr/

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

"Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları.

Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. "Farklı?-Evrensel Dünyada Kendi Kimliğimizi Oluşturma" İsimli Comenius Projesi Kapsamında Yapılan Anket Çalışma Sonuçları. Survey Results Which Were Done in Comenius Project named'' Different? Building

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014

Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI. TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Y KUŞAĞI ARAŞTIRMASI TÜRKİYE BULGULARI: 17 Ocak 2014 Yönetici Özeti Bu araştırma, 2025 yılında iş dünyasının yüzde 25 ini oluşturacak olan Y Kuşağı nın iş dünyasından, hükümetten ve geleceğin iş ortamından

Detaylı

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek Yeni bir web sitesi tanımlamak, FTP ve Email ayarlarını ayarlamak için yapılması gerekenler Öncelikle Sol Menüden Create Virtual Server(Burdaki Virtual server ifadesi sizi yanıltmasın Reseller gibi düşünün

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

"IF CLAUSE KALIPLARI"

IF CLAUSE KALIPLARI "IF CLAUSE KALIPLARI" am / is / are doing have / has done can / have to / must / should be to do was / were did, was / were to do was / were doing had to do should do had done had been doing had had to

Detaylı

Çocuk bakımı için yardım

Çocuk bakımı için yardım TURKISH Çocuk bakımı için yardım Avustralya Hükümeti, ailelere çocuk bakımı giderlerinde yardımcı olmak için, şunlar dahil bir dizi hizmet ve yardım sunmaktadır: Onaylı ve ruhsatlı çocuk bakımı için Child

Detaylı

Phrases / Expressions used in dialogues

Phrases / Expressions used in dialogues TEOG Page 1 Phrases / Expressions used in dialogues Tuesday, November 11, 2014 7:30 PM Teog Sınavı için Cümle Kalıpları ve İfadeler Really? Gerçekten mi? That s a good idea! Bu güzel bir fikir! I am afraid

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

Teknoloji Servisleri; (Technology Services)

Teknoloji Servisleri; (Technology Services) Antalya International University Teknoloji Servisleri; (Technology Services) Microsoft Ofis Yazılımları (Microsoft Office Software), How to Update Office 365 User Details How to forward email in Office

Detaylı

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri.

Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Sevgili dostlar, Aşk hayatımızın en güzel şeyi. İşte İngilizce de aşk üzerine söylenmiş çok güzel sözler ve onların çevirileri. Aşk tadında yaşamanız dileğimizle I love you! > Seni I love you more than

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

At home we miss your attention and kindness and every single moment we had here...

At home we miss your attention and kindness and every single moment we had here... At home we miss your attention and kindness and every single moment we had here... Summer Nights in Pine Beach Resort I sincerely believe that if Mr. G le is not a Tourism expert but Mechanical Engineer

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

ANKET 2- Personel(Staff)

ANKET 2- Personel(Staff) 1 Hükümlü/Tutuklu Kadınlar için Eğitim Arayışı ( Finding Education for Female Inmates ) ANKET 2- Personel(Staff) Araştırmacı(Reseacher): İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Tarih(Date): Ülke(Country):TÜRKİYE

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

ÖZET KONSTANTİN STANİSLAVSKİ NİN SİSTEM VE METODUNA GÖRE OYUNCUNUN ROLE HAZIRLIK SÜRECİ

ÖZET KONSTANTİN STANİSLAVSKİ NİN SİSTEM VE METODUNA GÖRE OYUNCUNUN ROLE HAZIRLIK SÜRECİ iii ÖZET KONSTANTİN STANİSLAVSKİ NİN SİSTEM VE METODUNA GÖRE OYUNCUNUN ROLE HAZIRLIK SÜRECİ 19. yüzyılda gerçekçilik akımının etkisi ile ortaya çıkan Stanislavski nin sistem ve metod oyunculuğu realist-

Detaylı

LEARNING GOALS Human Rights Lessons

LEARNING GOALS Human Rights Lessons This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Benim için İnsan Hakları Human Rights for Me LEARNING GOALS Human Rights Lessons Anton Senf May 2014 This project is co-financed

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» DVE/İHE için Bilgi Bankası FLOW CHART Overall framework: Bologna Functional

Detaylı

Fıstıkçı Şahap d t c ç

Fıstıkçı Şahap d t c ç To and from We have already seen the suffıx used for expressing the location of an object whether it s in, on or at something else: de. This suffix indicates that there is no movement and that the object

Detaylı

Ka?n?. Ses. Download: Ka?n?. Ses PDF ebook

Ka?n?. Ses. Download: Ka?n?. Ses PDF ebook Ka?n?. Ses Download: Ka?n?. Ses PDF ebook Ka?n?. Ses PDF - Are you searching for Ka?n?. Ses Books? Now, you will be happy that at this time Ka?n?. Ses PDF is available at our online library. With our complete

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University

Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I. Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Eco 338 Economic Policy Week 4 Fiscal Policy- I Prof. Dr. Murat Yulek Istanbul Ticaret University Aggregate Demand Aggregate (domestic) demand (or domestic absorption) is the sum of consumption, investment

Detaylı

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well.

NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082. well. NEY METODU SAYFA 082 NEY METHOD PAGE 082 ÜÇÜNCÜ DEVRE SESLERİNİN PORTE VE NEY ÜZERİNDEKİ YERLERİ Üçüncü devre sesleri ile eser icrasına başlamadan önce, öğrendiğimiz 7 perdenin, porte üzerindeki yerlerini,

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler İngilizce-İngilizce

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler İngilizce-İngilizce Dilekler : Evlilik Congratulations. Wishing the both of you all the happiness in the world. Congratulations. Wishing the both of you all the happiness in the world. Yeni evli bir çifti Congratulations

Detaylı

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON Test material : SIM card Tested software : UFED 3.6, XRY 6.5, SIMcon v1.2 Expected results : Proper extraction of SMS messages Date of the test : 02.04.2013 Note : The

Detaylı

Gelir Yönetimi. Gönüllü

Gelir Yönetimi. Gönüllü Gelir Yönetimi Gönüllü Gelir Yönetimi (Income Management) nedir? Gelir Yönetimi (Income Management), önemli ev ihtiyaçlarını ve harcamalarını karşılamak üzere paranızı yönetmenize yardımcı olmak için bir

Detaylı

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü EMTRAS [Turkish] My Headteacher is Okul müdürüm My Year Manager is Sınıf Müdürüm My Form Tutor is Sınıf öğretmenim My Form is Sınıfım P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü I must bring in a T-shirt, shorts

Detaylı

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test,

Mezun ( ) Sınav Salon Numarası GENEL AÇIKLAMA (GENERAL INSTRUCTIONS) In the test, Karadeniz Teknik Üniversitesi Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (KTÜYÖS) Karadeniz Technical University The Examination for Foreign Students A TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ / THE BASIC LEARNING SKILLS TEST

Detaylı

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Size iş imkanı sağlayacak bir sertifikaya mı ihtiyacınız var? Dünyanın önde gelen İngilizce sınavı TOLES, Hukuk İngilizcesi becerilerinin

Detaylı

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN

TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe]. ofsport Sciences 2004 1 15 (3J 125-136 TÜRKiYE'DEKi ÖZEL SAGLIK VE SPOR MERKEZLERiNDE ÇALIŞAN PERSONELiN ış TATMiN SEViYELERi Ünal KARlı, Settar KOÇAK Ortadoğu Teknik

Detaylı

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 UNIT 2 SINIF İÇİ TARAMA TESTİ Diyalogu tamamlayan ifade hangisidir? Henry: That's my money.i don t want to give it to you. Martin:...! Don t be so stingy. Diyalogda boşluğu en iyi tamamlayan

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

Hacer ÖZYURT¹, Özcan ÖZYURT 2, Hasan KARAL 3

Hacer ÖZYURT¹, Özcan ÖZYURT 2, Hasan KARAL 3 999 PERMÜTASYON- - E- Hacer ÖZYURT¹, Özcan ÖZYURT 2, Hasan KARAL 3 1 hacerozyurt@ktu.edu.tr 2 oozyurt@ktu.edu.tr 3 Yrd.Doç.Dr. hasankaral@ktu.edu.tr Özet: - - de - Anahtar kelimeler: e- Abstract: Conducted

Detaylı

Proceedings/Bildiriler Kitabı I. G G. kurumlardan ve devletten hizmet beklentileri de. 20-21 September /Eylül 2013 Ankara / TURKEY 111 6.

Proceedings/Bildiriler Kitabı I. G G. kurumlardan ve devletten hizmet beklentileri de. 20-21 September /Eylül 2013 Ankara / TURKEY 111 6. ,, and Elif Kartal Özet Yeni teknolojiler her geçen gün organizasyonlara el. Bugün, elektronik imza (e-imza) e-imza kullanan e- ; e-imza e- im olabilmektir. Bu kapsamda, -imza konulu bir anket Ankete toplamda

Detaylı

Arýza Giderme. Troubleshooting

Arýza Giderme. Troubleshooting Arýza Giderme Sorun Olasý Nedenler Giriþ Gerilimi düþük hata mesajý Þebeke giriþ gerilimi alt seviyenin altýnda geliyor Þebeke giriþ gerilimi tehlikeli derecede Yüksek geliyor Regülatör kontrol kartý hatasý

Detaylı

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Benim için İnsan Hakları Human Rights for Me Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study Ton VEEN This project is co-financed

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone Ahmet ALABALIK *1 Özet Bilindiği üzere re y tefsiri makbul ve merdut olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu makalede makbul olan re y tefsirlerindeki farklı yönelişleri ele aldık. Nitekim re y tefsiri denildiğinde

Detaylı

Saniye Dedeoğlu Kadın Emeği Konferansı TEPAV-ODTÜ Kadın Çalışmaları 3 Mayıs 2011, Ankara

Saniye Dedeoğlu Kadın Emeği Konferansı TEPAV-ODTÜ Kadın Çalışmaları 3 Mayıs 2011, Ankara Saniye Dedeoğlu Kadın Emeği Konferansı TEPAV-ODTÜ Kadın Çalışmaları 3 Mayıs 2011, Ankara Sorunsal Cinsiyet eşitliği politikaları ve kadın istihdamı arasındaki ilişkiyi sorgulamak, Bu politikaların Türkiye

Detaylı

10.7442 g Na2HPO4.12H2O alınır, 500mL lik balonjojede hacim tamamlanır.

10.7442 g Na2HPO4.12H2O alınır, 500mL lik balonjojede hacim tamamlanır. 1-0,12 N 500 ml Na2HPO4 çözeltisi, Na2HPO4.12H2O kullanılarak nasıl hazırlanır? Bu çözeltiden alınan 1 ml lik bir kısım saf su ile 1000 ml ye seyreltiliyor. Son çözelti kaç Normaldir? Kaç ppm dir? % kaçlıktır?

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EKİM 12-1 EKİM 201 UNIT 1 WHEEL OF FORTUNE EYLÜL 28 EYLÜL -09 EKİM 2015 2015 201 ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ LENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 4 2 Asking for permission Giving

Detaylı

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING Design & Construction DESIGN & CONSTRUCTION make difference.. ABOUT US Our company is specialized in four main subjects; CONSTRUCTION, INTERNATIONAL TRADE, NATURAL

Detaylı

MASALLARDAKİ KADAR GÜZEL BİR DÜĞÜN A FAIRYTALE WEDDING

MASALLARDAKİ KADAR GÜZEL BİR DÜĞÜN A FAIRYTALE WEDDING MASALLARDAKİ KADAR GÜZEL BİR DÜĞÜN A FAIRYTALE WEDDING HAYATINIZIN EN MUTLU GÜNÜNÜ SWISSÔTEL THE BOSPHORUS, ISTANBUL FARKIYLA YAŞAYIN... ENJOY THE HAPPIEST DAY OF YOUR LIFE WITH THE PRIVILEGE OF SWISSÔTEL

Detaylı

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad):

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad): Gelecek zamanın (Future Tense) yardımcı fiili olarak kullanılmasının yanısıra Modal Yardımcı olarak İSTEKLİLİK (WILLINGNESS), PROMISE (Vaad) POLITE REQUEST AND OFFER (Kibar istek ve ikram), STRONG DETERMINATION

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Start Streamin now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Streamin PodSpeakers True stereo great design P3-4 P5-6 P7-8 MicroPod Bluetooth Great sounding stereo streamed from your Bluetooth device SmallPod

Detaylı

MOTHERHOOD IN A CHANGING WORLD: WOMEN IN GHANA

MOTHERHOOD IN A CHANGING WORLD: WOMEN IN GHANA MOTHERHOOD IN A CHANGING WORLD: WOMEN IN GHANA Most women in Ghana - the educated and illiterate, the urban and rural, the young and old - work to earn an income in addition to maintaining their roles

Detaylı

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Bu proje Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilmektedir. İletişim: Afyonkarahisar İl

Detaylı

YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİ SINAVI (YÖS) TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ THE ENTRANCE EXAMINATION FOR FOREIGN STUDENTS

YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİ SINAVI (YÖS) TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ THE ENTRANCE EXAMINATION FOR FOREIGN STUDENTS ADAYIN/APPLICANT S ADI / NAME SOYADI / SURNAME Y.U. NUMARASI / FR NUMBER YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİ SINAVI (YÖS) TEMEL ÖĞRENME BECERİLERİ TESTİ THE ENTRANCE EXAMINATION FOR FOREIGN STUDENTS SINAV SALON NO

Detaylı

DAÇKA Mart Ayı nda 153 yıllık yolculuğunun iki temel değerini sağlamlaştırdı: Sevgi ve Saygı Bu iki temel değerin kapsadıkları arasından

DAÇKA Mart Ayı nda 153 yıllık yolculuğunun iki temel değerini sağlamlaştırdı: Sevgi ve Saygı Bu iki temel değerin kapsadıkları arasından DAÇKA Mart Ayı nda 153 yıllık yolculuğunun iki temel değerini sağlamlaştırdı: Sevgi ve Saygı Bu iki temel değerin kapsadıkları arasından Farklılıklara Saygı yı öne çıkardı. İçinde yaşadığımız toplumun

Detaylı

Aile ve ev içi şiddet. Yeter demenin zamanı geldi.

Aile ve ev içi şiddet. Yeter demenin zamanı geldi. TURKISH Aile ve ev içi şiddet. Yeter demenin zamanı geldi. Aile ve ev içi şiddet hiçbir şekilde kabul edilemez. Fertler, aileler, iş yeri ve toplum üzerinde ciddi etkileri vardır. Aile ve ev içi şiddet

Detaylı

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms myp - communıty&servıce ınstructıons & forms P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l Özel İstanbul Coşkun Orta Yıllar Programı Aday

Detaylı

Atıksu Arıtma Tesislerinde Hava Dağıtımının Optimize Edilmesi ve Enerji Tasarrufu

Atıksu Arıtma Tesislerinde Hava Dağıtımının Optimize Edilmesi ve Enerji Tasarrufu Optimization of Air Distribution in Waste Water Treatment Plants to Save Energy Atıksu Arıtma Tesislerinde Hava Dağıtımının Optimize Edilmesi ve Enerji Tasarrufu Jan Talkenberger, Binder Group, Ulm, Germany

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3*

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3* SBS PRACTICE TEST 3 1. Konuşma balonunda sorulan soruya karşılık resme göre verilebilecek doğru yanıt hangi seçenektedir? What s Bob doing now? 3. Verilen cümledeki boşluğa tamamlayan ifadeyi seçeneklerden

Detaylı

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri II Dersi Grup Adı: Sıvı Seviye Kontrol Deneyi.../..

Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri II Dersi Grup Adı: Sıvı Seviye Kontrol Deneyi.../.. Ege Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri II Dersi Grup Adı: Sıvı Seviye Kontrol Deneyi.../../2015 KP Pompa akış sabiti 3.3 cm3/s/v DO1 Çıkış-1 in ağız çapı 0.635 cm DO2

Detaylı

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye Değerli Meslektaşlarımız, TAVCAM, çok değerli siz müşterilerimizin bildiği gibi bir Aile kuruluşu olup 1979 yılından beri müşterilerimize sektörümüze ve ülkemize hizmet edebilmenin memnuniyeti ile yoluna

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Draft CMB Legislation Prospectus Directive

Draft CMB Legislation Prospectus Directive Draft CMB Legislation Prospectus Directive Ayşegül Ekşit, SPK / CMB 1 Kapsam İzahname Konulu Taslaklar İzahname Yayınlama Zorunluluğu ve Muafiyetler İzahnamenin Onay Süreci İzahname Standartları İzahnamenin

Detaylı

Tez adı: Babalar... Tez Danışmanı:(HACER NERMİN ÇELEN)

Tez adı: Babalar... Tez Danışmanı:(HACER NERMİN ÇELEN) GÜLÇİN KARADENİZ ÖĞRETİM GÖREVLİSİ E-Posta Adresi Telefon (İş) : 2166261050-2244 Faks : 2166281113 Adres : : gulcinkaradeniz@maltepe.edu.tr Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü

Detaylı

NOVAPAC Ambalaj San. Tic. A.Ş

NOVAPAC Ambalaj San. Tic. A.Ş Ambalaj San. Tic. A.Ş 2014 yılında İstanbul'da 5.000 m2 lik alanda kurulan tek kullanımlık plastik ürünleri araştırıp, geliştirip, tasarlayıp üretmektedir. Uzun yılların deneyimi ile pazara yenilikçi,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. GAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı

ÖZGEÇMİŞ. GAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Hüda Hüdaverdi 2. Doğum Tarihi: 19 Ağustos 1964 3. Ünvanı: Yrd. Doç. Dr., GAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

Detaylı

12. HAFTA BLM323 SAYISAL ANALİZ. Okt. Yasin ORTAKCI. yasinortakci@karabuk.edu.tr

12. HAFTA BLM323 SAYISAL ANALİZ. Okt. Yasin ORTAKCI. yasinortakci@karabuk.edu.tr 1. HAFTA BLM33 SAYISAL ANALİZ Okt. Yasin ORTAKCI yasinortakci@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi DIVIDED DIFFERENCE INTERPOLATION Forward Divided Differences

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM 1 SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM Saturn, adına ilham olan oval açılı formları sayesinde farklı mekanlara uyum göstererek, birim alanda maksimum fayda sağlar. Kolonların ve diğer geometrik duvar

Detaylı

Educational On-line Programmes for Teachers and Students

Educational On-line Programmes for Teachers and Students Educational On-line Programmes for Teachers and Students Hamit İVGİN - İstanbul Provincial Directorate of National Education ICT Coordinator & Fatih Project Coordinator in İstanbul Kasım 2014 - İSTANBUL

Detaylı

Ali Kablan 1. UFRS nin Ülkemizdeki Muhasebe Uygulamaları

Ali Kablan 1. UFRS nin Ülkemizdeki Muhasebe Uygulamaları UFRS nin Ali Kablan 1 Abstract: Standardization has become neccessary because of some reasons such as the removal of borders between countries,increase in competition,the expansion of trade,rapid globalization

Detaylı

TRABZON SOSYAL BİLİMLER LİSESİ. Engellilerde Evlilik Psikolojisi/ Marital Psychology of Disabled People

TRABZON SOSYAL BİLİMLER LİSESİ. Engellilerde Evlilik Psikolojisi/ Marital Psychology of Disabled People TRABZON SOSYAL BİLİMLER LİSESİ Engellilerde Evlilik Psikolojisi/ Marital Psychology of Disabled People Deniz Karanlık Nigar Erdemiroğlu 1 Projenin Amacı I: Bu araştırma; engelli bireylerin evlilik kurumuna

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. İngilizce İNG115 1 3+0 3 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. İngilizce İNG115 1 3+0 3 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İngilizce İNG115 1 3+0 3 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe/ İngilize Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

QUESTIONNAIRE ON STEWARDING

QUESTIONNAIRE ON STEWARDING Is there any national law regulating stewards activity? (Özel Güvenlikle ilgili yasa varmı?) Law of particular security guards Law number 5188 Yes No (if yes, please enclose the official text) (ismini

Detaylı

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir?

SBS PRACTICE EXAM 4. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 4* 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? SBS PRACTICE EXAM 4 1. Aşağıdaki cümleyi tamamlayan sözcük hangi seçenektedir? 4. Düşünce balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçiniz. You are not a hardworking student, Mike! Jeff is a/an friend.

Detaylı

Gelir Yönetimi. Çocuk Koruma Kurumu tarafından yönlendirilmiştir

Gelir Yönetimi. Çocuk Koruma Kurumu tarafından yönlendirilmiştir Gelir Yönetimi Çocuk Koruma Kurumu tarafından yönlendirilmiştir Gelir Yönetimi(Income Management) Nedir? Gelir Yönetimi (Income Management), temel ev ihtiyaçlarını ve harcamaları karşılamak amacıyla, paranızı

Detaylı

INTRODUCTION TO JAVASCRIPT JAVASCRIPT JavaScript is used in millions of Web pages to improve the design, validate forms, detect browsers, create cookies, and much more. JavaScript is the most popular scripting

Detaylı

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.)

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.) Passive voice "edilgen" anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve özne olarak adlandırılır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkilenir. Eylemi yapanın, yani öznenin

Detaylı

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği

SBR331 Egzersiz Biyomekaniği SBR331 Egzersiz Biyomekaniği Açısal Kinematik 1 Angular Kinematics 1 Serdar Arıtan serdar.aritan@hacettepe.edu.tr Mekanik bilimi hareketli bütün cisimlerin hareketlerinin gözlemlenebildiği en asil ve kullanışlı

Detaylı

Get Instant Access to ebook Madesine PDF at Our Huge Library MADESINE PDF. ==> Download: MADESINE PDF

Get Instant Access to ebook Madesine PDF at Our Huge Library MADESINE PDF. ==> Download: MADESINE PDF MADESINE PDF ==> Download: MADESINE PDF MADESINE PDF - Are you searching for Madesine Books? Now, you will be happy that at this time Madesine PDF is available at our online library. With our complete

Detaylı