Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý"

Transkript

1 Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri Sempozyum Dizisi No: 81 Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý Editör Prof. Dr. Hüseyin Avni Sönmez 11 Yazar Katýlýmýyla 2013 ÝSTANBUL

2 Ýstanbul Üniversitesi Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri Sempozyum Dizisi No: 81 Prof. Dr. Hüseyin Avni Sönmez 2013 Bu kitabýn bütün haklarý Ýstanbul Üniversitesi Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Komisyonuna içeriðinde yer alan bilgi ve görsel materyal ile ilgili her türlü sorumluluk yazarlara aittir. Kitabýn tamamý ya da bir bölümü yazýlý izin alýnmaksýzýn elektronik ya da mekanik yöntemlerle kopya edilemez, çoðaltýlamaz ve yayýnlanamaz. Kaynak olarak belirtilmesi koþuluyla alýntý yapýlabilir. Birinci Basým 10 Mayýs 2013 ISBN Ýstanbul Üniversitesi Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Komisyonu Baþkan Prof. Dr. Barýþ Ýlerigelen Kardiyoloji Anabilim Dalý Üyeler Prof. Dr. M. Rýza Altýparmak Ýç Hastalýklarý Anabilim Dalý Prof. Dr. Ertuðrul H. Aydemir Prof. Dr. Salim Çalýþkan Prof. Dr. Oktay Demirkýran Prof. Dr. Nur Ahmet Erözenci Prof. Dr. Ertuðrul Gazioðlu Prof. Dr. Emel Taþdelen Gür Prof. Dr. Meral Erdemir Kýzýltan Prof. Dr. Haþim Mutlu Prof. Dr. Gül Öngen Prof. Dr. Recep Öztürk Prof. Dr. Sabahattin Saip Prof. Dr. Hakký Oktay Seymen Prof. Dr. Abdullah Sonsuz Prof. Dr. Öner Süzer Prof. Dr. Yakup Tuna Dermatoloji Anabilim Dalý Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalý Üroloji Anabilim Dalý Genel Cerrahi Anabilim Dalý Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý Nöroloji Anabilim Dalý Kardiyoloji Anabilim Dalý Göðüs Hastalýklarý Anabilim Dalý Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalýklarý Anabilim Dalý Nöroloji Anabilim Dalý Fizyoloji Anabilim Dalý Ýç Hastalýklarý ve Týp Eðitimi Anabilim Dalý Týbbi Farmakoloji Anabilim Dalý Anatomi Anabilim Dalý Baský öncesi hazýrlýk Engin DÝREN Kapak tasarýmý Buket SERDAR Baský ve Cilt Doyuran Matbaasý Alemdar Caddesi Güzel Sanatlar Sokak No: 5 Caðaloðlu / Ýstanbul Tel.: (0212) Faks: (0212) Adet basýlmýþtýr.

3 ÖNSÖZ Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri kapsamýnda Anabilim Dalýmýz tarafýndan düzenlenen Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý baþlýklý sempozyum nedeniyle bize bu imkaný saðlayan Sürekli Týp Eðitimi Komisyonuna ve organizasyona olan katkýlarý nedeniyle Türk Biyokimya Derneði Ýstanbul Þubesine, tüm öðretim üyelerimiz adýna teþekkür ediyorum. Týbbi Biyokimya Laboratuvarý hastalýklarýn tanýsýnda ve tedavi süreçlerinin izlenmesinde, geçmiþte olduðu gibi günümüzde de gittikçe artan bir öneme sahiptir. Yapýlan araþtýrmalar verilen týbbi kararlarýn %70 den daha fazlasýnýn laboratuvar sonuçlarýna dayanýlarak verildiðini ortaya koymuþtur. Bu baðlamda biz bu sempozyumu düzenlerken amacýmýz, bu alanda hizmet veren ve ileriki dönemlerde de verecek olan uzman ve pratisyen hekimlerimizin, uzmanlýk öðrencilerimizin ve tüm öðrencilerimizin birinci basamak taný ve tedavide biyokimya laboratuvarýndan en doðru ve verimli þekilde faydalanabilmelerini saðlayacak bilgileri aktarmaya çalýþmak oldu. Sempozyumda anlatýlan tüm konularý kapsayan bu kitabýn hekimlerimize ve öðrencilerimize yararlý olmasý temennisiyle. Editör Prof. Dr. Hüseyin Avni Sönmez Ý.Ü.Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý 3

4 4

5 Yazarlar Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Prof. Dr. Dildar KONUKOÐLU Prof. Dr. Emel ULAKOÐLU ZENGÝN Prof. Dr. Z.Gülnur ANDÝCAN Prof. Dr. Hafize UZUN Doç. Dr. Hakan EKMEKÇÝ Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Prof. Dr. M. Koray GÜMÜÞTAÞ Doç. Dr. Mine KUCUR Doç. Dr. Ý. Murat BOLAYIRLI Prof. Dr. Ufuk ÇAKATAY Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Týbbi Biyokimya Anabilim Dalý 11 yazar katýlýmýyla (Alfabetik sýraya göre) 5

6 6

7 ÝÇÝNDEKÝLER Geçmiþten Günümüze Biyokimya Laboratuvarý...9 Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Laboratuvar Süreçlerinde Hata Kaynaklarý Doç. Dr. Ý. Murat BOLAYIRLI Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Dislipideminin Laboratuvar ve Klinik Deðerlendirmesi Doç. Dr. Hakan EKMEKÇÝ Kardiyak Acillerde Biyokimya Laboratuvarý Prof. Dr. Emel ULAKOÐLU ZENGÝN Bilirubin Metabolizma Bozukluklarýnda Laboratuvar Prof. Dr. M. Koray GÜMÜÞTAÞ Yenidoðan Tarama Testleri Doç. Dr. Mine Kucur Osteoporoz ve Kemik Belirteçleri Prof. Dr. Dildar KONUKOÐLU 7

8 Böbrek Fonksiyon Testlerinin Klinik Deðerlendirilmesi Prof. Dr. Ufuk ÇAKATAY Tiroid Hastalýklarýnda Laboratuvar Prof. Dr. Z. Gülnur ANDÝCAN Kanserde Biyobelirteçlerin Önemi Prof. Dr. Hafize UZUN 8

9 Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý Sempozyum Dizisi No: Mayýs 2013; s Geçmiþten Günümüze Biyokimya Laboratuvarý Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Kimya bir madde bilimidir. Biyokimya ise biyolojik maddelerin incelemeleri üzerine yoðunlaþýr. Daha önceki dönemlerde biyokimya biyolojik kimya ya da fizyolojik kimya olarak tanýmlanýyordu. Günümüzde saðlýk ve hastalýkta insan organizmasýna uyarlanmýþ biyokimya Týbbi Biyokimya olarak adlandýrýlmaktadýr. Klinik Biyokimya, Týbbi Biyokimyanýn önemli bir alt birimi olup, ayný zamanda klinik kimya, patolojik biyokimya ya da patolojik kimya olarak da bilinir. Klinik biyokimya hastalýklarýn, tanýsý, izlenmesi ve tedavisinde destek olarak vücut sývýlarý ve dokularda analiz edilen biyokimyasal testlerin yorumlanmasý ve metodolojisi ile ilgilenir. Vücut sývýlarý, dokular ve hücrelerde çalýþýlacak biyokimyasal testlerin seçimi, uygulanmasý, týbbi yorumlanmasý, klinisyenlerle konsültasyonu ile ilgilenen kliniðe özgün laboratuvar bilimi ve týp laboratuvar uzmanlýk alanýdýr. (Þekil 1) Bugün artýk kabul edildiði üzere biyokimya laboratuvarý saðlýkta merkezi bir rol oynamaktadýr. Laboratuvar neden bu kadar önemlidir? Yapýlan araþtýrmalar verilen tüm týbbi kararlarýn %70 inin laboratuvar sonuçlarýna dayandýðýný ortaya koymaktadýr. Klinisyenlerin bir çoðu hasta öyküsü ve muayeneye göre laboratuvar taný testlerini daha objektif olarak deðerlendirmektedir. Geçmiþte bu alanda son derece küçük laboratuvarlarda sadece bir kaç manuel test çalýþýlabilirken, günümüzde çok sayýda otomatize edilmiþ, entegre laboratuvarlarda her yýl milyonlarca test çalýþýlabilir bir seviyeye gelinmiþtir. Bu süreç elbette zorlu aþamalardan geçmiþ ve zaman almýþtýr. Bu nedenle biyokimya laboratuvarlarýnýn tarihsel geliþimini hastalýklarýn tanýsýndaki geliþmelerin kapsamý içerisinde irdelemek daha doðru olacaktýr. 9

10 Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Biyokimya Medikal Biyokimya Klinik Biyokimya 10 Þekil 1. Biyokimya, Medikal Biyokimya ve Klinik Biyokimyanýn iliþkisi Tarih boyunca hastalýklar insanlýk için daima bir tehlike oluþturmuþ ve onunla mücadele ederek baþ etmenin yollarý aranmýþtýr. Buradan yola çýkarak týp tarihi insan tarihi ile birlikte baþlamýþtýr diyebiliriz. Dünyanýn en eski uygarlýklarýnda týp en erken geliþen kültürlerden biri olmuþtur. Yazýlý belgelere dayanmayan tarih öncesi týbbýnda (Prehistorik týp) dönemin hekimi sihirbaz hekim kimliðinde olup, baþlýca taný yönteminin dini ayinler olduðu düþünülmektedir. Daha sonraki dönemlerdeki ilkel topluluklarda (primitif týp) hekim özelliðini taþýyan kiþiyi yine sihirbaz hekim olarak deðerlendirebiliriz, taný yöntemi olarak ruhlarla iletiþim kurarak gaipten haber alma, fal bakma gibi yöntemler kullanýlmakta idi. Geliþmiþ en eski uygarlýklardan biri olan Mezopotamya da kullanýlan taný yöntemleri arasýnda suya zeytinyaðý dökerek, yaðýn aldýðý þekle göre yorum yapma, uykuda görülen rüyalarýn yorumlanmasýný söyleyebiliriz. Mýsýr yine bu alanda geliþme gösteren önemli bir kültür olarak göze çarpmaktadýr. Hastalýklarýn tanýsýnda elle muayene, gözle kontrol, kulakla dinleme kullanýlan yöntemler arasýnda sayýlabilir. Ayrýca idrar ve dýþkýnýn da bu amaçla kullanýldýðý bilinmektedir.

11 Geçmiþten Günümüze Biyokimya Laboratuvarý Dönemin Hint ve Çin Týbbýnda taný yöntemlerine baktýðýmýzda özellikle beþ duyunun etkin olarak kullanýldýðýný görmekteyiz. Nabýz kontrolü, ateþ kontrolü, idrarý tatmak, dil kontrolü yapmak en sýk baþvurulan yöntemler arasýndaydý. M.Ö. 5 yy. da (M.Ö ) Hipokrat ile birlikte Bilimsel Dönem Týbbýný görmekteyiz. Bu dönemde gözlem ve deneylere yer verme, hastayý muayene, belirtileri gözleme ve taný koyma uygulamalarý geliþmiþtir. Daha yakýn tarihe göz attýðýmýzda, bir hastalýðýn anlaþýlmasýna yönelik modern bakýþ açýsýnýn Giovanni Battista Morgagni ( ) nin çalýþmalarý ile baþladýðýný görüyoruz. Araþtýrmacý, hastalýklarýn oluþum yeri olarak gördüðü organlarýn anatomik konseptini ortaya koyan çalýþmalar yapmýþtýr. Ýlk olarak post mortem bulgularýn detaylý analizleri klinik semptomlar ve vaka hikayeleri ile korele edildi. Daha sonraki yýllarda vücut sývýlarýnýn incelenmesine yönelik ilgi arttý. Kimyasal analizler diseksiyona göre daha nitelikli olarak görülmeye baþlandý. Kimya alanýndaki köklü deðiþim Antoine Laurent Lavoisier ( ) in çalýþmalarý ile yönlendirildi. Antoine François Fourcroy ( ) bir kimyacý olarak kimyanýn týpta uygulanabilmesi ile ilgilendi ve hastanelerde klinik laboratuvarlarýn kurulabilmesi yönünde çalýþmalarda bulundu. Ona göre laboratuvar hastanelerde koðuþlarýn yakýnýnda yer almalý ve burada hastanýn idrarý ve diðer vücut sývýlarýnýn kimyasal analizleri yapýlmalýydý. Fourcroy bu tip incelemelerin, hastalýklarýn araþtýrýlmasýnda son derece yararlý olacaðýna inanýlýyordu. Jöns Jakob Berzelius ( ) 19. Yüzyýlýn ilk yarýsý boyunca Avrupa da kimya alanýnda önder bir kiþilik oldu. Benzelius organik kimyayý fizyolojinin bir parçasý olarak tanýmladý. Birçok kimyacý organik maddelerin sentez edilebilmesinin ancak canlý organizmalardaki vital bir göç tarafýndan gerçekleþebileceðine ve bir þekilde inorganik maddelerin organik maddelere dönüþtürüldüðüne inanýyordu. Bunun sonrasý olarak organik maddeler sadece canlý yapýlar ile özleþtirildi. 11

12 Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Bu yaklaþým 1828 de Wöhler üreyi sentezlediði zaman terk edildi. Bu tarihten sonra organik kimyacýlar dikkatlerini karbon bileþiklerinin incelenmesine yoðunlaþtýrdý ve fizyolojik kimyanýn geliþim süreci hýzlandý. Fizyolojik kimyanýn geliþimi ile birlikte kliniðe taný ve tedavide yardýmcý olma görüþü önem kazanmaya baþladý. Fehling, Trummer, Heller, Pettenkofer, Bence-Jones idrar analizine yönelik testler geliþtirdiler. Heler, 1852 de albumin için bir halka testini, Fehling 1848 de idrarda indirgeyici þeker için kantitatif testi geliþtirdi. Yine 1848 de Bence Jones kemik iliði kanserli hastalarýn idrarýnda görülen olaðan dýþý bir proteini rapor etti. 19. yüzyýlýn ortalarýnda idrar analizleri rutin uygulanan prensipler haline geldi. 19. yüzyýlýn ikinci yarýsý ile birlikte kanda þeker üre, bilirubin, ürik asid gibi metobolitlerin miktarlarýný ölçme yöntemleri geliþtirildi. Ýlk baðýmsýz fizyolojik kimya enstitüsü 1872 de Hoppe-Seyler baþkanlýðýnda Strasburg da kuruldu. 19. Yüzyýlýn sonlarýna doðru fizyolojik kimya adý yerine biyolojik kimya adý kullanýlmaya baþlandý. Bu ad da daha sonra yerini biyokimyaya býraktý. Modern klinik Kimyanýn temelleri 20. Yüzyýlýn ilk yýllarýnda atýlmaya baþladý. Klinik Kimya Laboratuvarý için spesifik olarak ilk dizayn edilen cihaz 1917 de karbon dioksit konsantrasyonunun tayini için geliþtirilen Van Syke nin volumetrik kan gazý ölçüm cihazý oldu (resim 1). Resim 1: Van Syke nin volumetrik kan gazý ölçüm cihazý Kanda ve idrarda nispeten küçük hacimlerde kantitatif miktar tayin yapýlabilmesine olanak saðlayan duyarlý kolorimetrik metodlarýn geliþtirilmesi modern klinik kimyanýn atýlým yapmasýnda çok önemli bir yer tuttu. 12

13 Geçmiþten Günümüze Biyokimya Laboratuvarý Duboscg tip vizual kolorimetre yarým yüzyýl boyunca Klinik Kimya Laboratuvarlarýnýn temel dayanak noktasý oldu. Yapýsýndan kaynaklanan hata kaynaklarý içermesine raðmen vizual kolorimetre 1939 da kolorimetrik kimyasal analizler için en uygun ve kullanýþlý laboratuvar cihazý olarak tanýmlandý (resim 2). Resim 2: Duboscg tip vizual kolorimetre 1960 lý yýllarýnda tüm kolorimetrik metodlar fotometrelere adapte edildi ve otoanalizörlerin klinik laboratuvarlarda kullanýmý yaygýnlaþtý. Otomasyon, Uluslararasý Temel ve Uygulamalý Kimya Birliði (IUPAC) tarafýndan Analizlerde insan el iþlemlerini kaldýran, yüklenen bilgilere göre kendi kendine izleme veya kendi kendine ayarlama kapasitesindeki mekanik veya enstrumental cihazlarýn kullanýmýdýr þeklinde tanýmlanmýþtýr. Böylece daha güvenilir ve kesin sonuçlar elde edilmesinin yanýnda çok uzun süre alabilecek iþlemler de kýsa sürelerde gerçekleþtirilebilmektedir. Laboratuvarýn görevi klinisyenin hangi testleri istemeliyim sorusu ile baþlar, sonuçlar hasta yararýna kullanýldýðý an sona erer. Bu baðlamda bu gün laboratuvarlarýn iþ yükü ve buna uygun olarak kaliteli hizmet verme sorumluluklarý çok artmýþtýr. 13

14 Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Preanalitik ve postanalitik evrelerdeki deðiþkenlerin, test sonuçlarýnýn üzerindeki etkileri nedeni ile her aþamasýnda otomasyon gereði ortaya çýkmýþ durumdadýr (þekil 2). Þekil 2: Klinik Laboratuvarda iþ akýþ þemasý 14

15 Geçmiþten Günümüze Biyokimya Laboratuvarý Günümüzdeki geliþmeler el deðmeden hastalardan alýnan örneklerin el deðmeksizin cihazlara iletilmesi, analiz edilip sonuçlarýn bildirilmesine kadar her basamakta otomatize sistemlerin yaygýnlaþacaðýný bizlere göstermektedir (resim 3). Resim 3: Biyokimya otoanalizörü Bu geliþmeler günümüzde ve gelecekte biyokimya laboratuvarlarýnda görev yapacak tüm bireylerin teknolojideki son derece hýzlý geliþmelere ayak uyduracak þekilde eðitilmelerini gerektirmektedir. Bu alanda eðitim veren tüm kuruluþlarýn özellikle laboratuvar uzmanlýðý eðitimi sorumluluðu olan bölümlerimizin gerek teorik gerekse uygulama alanýnda eðitim programlarýný geliþtirmeleri ülkemizin uzun dönemli ihtiyaçlarý açýsýndan son derece önem kazanmýþtýr. 15

16 Prof. Dr. Hüseyin Avni SÖNMEZ Kaynaklar 1- Wendell T. The Scientific Development of clinical chemistry to Clinical Chem. 1973;19:4, Aslan D. Klinik Laboratuvarlarda otomasyon, Olukaya A.O. Bolodeukv J. Donaldson D. Laboratory Instrumentation in clinical biochemistry: an historical Perspective. 1997; 90: Aslan Ö., Demir M., Çuhadar S., Atay A., Köseoðlu M. Klinik Biyokimya Eðitimi ve Uzmanlýk Önemi,ni Deðerlendirme Anketi. Türk Klinik Biyokimya Derneði. 2011; 9 (2): Rosenfeld L. Clinical Chemistry Since 1800: Growth and Development.2002; 48:1, Ersoy N. Týp Tarihi Dersleri. Kocaeli Üniversitesi Týp Fakültesi Týp Tarihi ve Etik Anabilim Dalý 7- Kricka L.J., Savory J. A Guide to the history of clinical chemistry. 2011;57:8, Kurucusu Prof.Dr.Fikret Biyal in ölümünün 18. yýlý anýsýna, Klinik Biyokimya Tarihçesine Kýsa Bir Bakýþ ve Ýstanbul Üniversitesi Cerrahpaþa Týp Fakültesi Fikret Biyal Merkez Araþtýrma Laboratuvarý.2006; Ýstanbul Üniversitesi Basým ve Yayýnevi Müdürlüðü 16

17 Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý Sempozyum Dizisi No: Mayýs 2013; s Laboratuvar Süreçlerinde Hata Kaynaklarý Doç. Dr. Ý. Murat BOLAYIRLI Giriþ Týp yüzyýllardan beri varolan, sürekli bir deðiþim ve geliþim sürecinde olan bir bilimdir. Yýllar içerisinde hastalara yaklaþým, taný ve tedavi yöntemleri açýsýndan çok büyük deðiþiklikler olmuþtur. Önceleri týp uygulamalarý aðýrlýklý olarak hekimin tecrübelerine ve gözlemlerine dayanmaktaydý. Son yýllarda týp teknolojilerinde olan hýzlý geliþmeler farklý cihaz ve test panellerini yaygýn kullanýma sunmuþtur. Týp uygulamalarýnda yeni yaklaþýmlar gündeme gelmiþtir. Kanýta dayalý týp uygulamalarý bunlar arasýnda en güncel olanlardan birisidir. Günümüz hekimlik uygulamalarýnda hekimin kanaatine baðýmlý klasik yöntem yerine, kanýta dayalý yöntemler tercih edilmektedir. Kanýta Dayalý Týp, týp etiði çerçevesinde klinisyenin sistemli arayýþlarla elde edilebilecek en iyi kanýtlarý (bilimsel kaynaklarýn saðladýðý nesnel bilgiler), kiþisel mesleksel deneyimlerini ve olgunun özellikleri ile birleþtirmesidir. Kanýta dayalý týp uygulamalarý, gerçeðe en güvenilir þekilde ulaþabilmek, bilimsel ve eleþtirel düþünceyi teþvik etmek gibi nedenlerle günümüzde hýzla önem kazanmaktadýr. Yeni bilgilere gereksinim günümüzde kanýta dayalý týp uygulamalarýnýn hýzla yaygýnlaþmasýna neden olmaktadýr. Kanýta Dayalý Týp kavramý ilk kez 1970 li yýllarda Cochrane gündeme getirilmiþtir. Yýllara içerisinde kanýta dayalý týp kavramý daha çok tartýþýlýr hale gelmiþtir yýllarý arasýnda yaptýklarý çalýþmalarla David Sackett ve Gordon Guyatt da Kanýta Dayalý Týp kavramýnýn nasýl kurgulanabileceðini deðerlendirmiþlerdir. David Eddy 1990 yýlýnda Kanýt Tabanlý Týp teriminin literatüre girmesini saðlamýþtýr. 17

18 Doç. Dr. Ý. Murat BOLAYIRLI Özellikle kanýta dayalý týp kavramýnda belirtilen elde edilen en iyi klinik kanýttan kastedilen hasta odaklý klinik araþtýrmalardan saðlanan; taný testlerinin etkin ve kesin sonuçlarý, prognostik veriler, temel týp bilimleri ve klinik bilimlerin araþtýrmalarýnýn sonuçlarýdýr. Bu uygulamalar laboratuvar hizmeti sunan bilim dallarýndan beklentileri artmýþtýr. Biyokimya, patoloji, mikrobiyoloji, nükleer týp, genetik, hematoloji, radyoloji laboratuvarlarýnýn iþ yükünde artýþa ve test panellerinde deðiþikliklere yol açmýþtýr. Klinisyenler laboratuvar analizlerinden kesin ve net bir sonuç beklerler. Ýstenen testlerin amacý da klinik belirsizliði en aza indirgemektir. Fakat biyokimyasal testlerin yüzde yüz sensitivite ve spesifiteye sahip olmadýklarý da bilinmektedir. Klinik Laboratuvar süreçleri Klinik laboratuvarlarda hasta örneklerinin çalýþýlmasý oldukça kompleks bir süreç olup multidisipliner bir yaklaþým gerektirir. Laboratuvar süreci temel olarak; 1. Analiz öncesi evre ( preanalitik evre) 2. Analiz evresi (analitik evre) 3. Analiz sonrasý evre (postanalitik evre) olmak üzere 3 kýsýmdan oluþur. Saðlýkta uygulanan kalite çalýþmalarý içerisinde laboratuvar süreçleri de yer almaktadýr. Bu süreçte temel hedef doðru, güvenilir ve kesin laboratuvar sonuçlarýnýn zamanýnda hizmet alanlara sunabilmektir. Yukarýda belirtilen bu süreçlerden herhangi birindeki bir aksama kaçýnýlmaz olarak test sonuçlarýnda hatalara yol açar. Laboratuvar hatalarý hastadan test istenmesinden sonuçlarýn rapor edilip, uygun olarak yorumlanmasýna kadar olan süreçte meydana gelen eksiklik ya da kusur olarak tanýmlanabilir. Yapýlan farklý çalýþmalardan elde edilen sonuçlar laboratuvar hatalarýnýn daðýlýmýnýn; analiz öncesi evre % 46-68, analiz evresi % 7-13, analiz sonrasý evre % olarak belirtmektedir. Bu verilerden de anlaþýlacaðý üzere preanalitik ve postanalitik evrelerden kaynaklanan 18

19 Laboratuvar Süreçlerinde Hata Kaynaklarý hatalar total laboratuvar hatalarýnýn yaklaþýk %80-90 ýný oluþturmaktadýr. Analiz öncesi (Preanalitik) evre: Bu evre hasta isteklerinin yapýlmasý, kimlik bilgilerinin doðrulanmasý, kan alýmý, numunelerin toplanmasý ve laboratuvara uygun koþullarda transportunu içerir. Hatalarýn en çok görüldüðü evredir. Bu evredeki aþamalarýn büyük kýsmýnýn gerçekleþtirilmesi ve kontrolü laboratuvar personelinin sorumluðunda deðildir. Bu evrede görülebilen baþlýca hatalar; Hatalý test istekleri Hatalý kimlik bilgileri tanýmlanmasý Uygun olmayan malzeme kullanýlmasý ( tüp, iðne ucu) Uzun süreli turnike uygulamalarý Yetersiz hacimdeki numuneler Hemoliz IV infüzyon giden damardan alýnan örnekler Açlýk- tokluk durumu Uygun olmayan zamanlarda alýnan örnekler Uygun olmayan koþullarda laboratuvara transport edilen örnekler Laboratuvar test sonuçlarýndaki beklenmeyen sonuçlarýnýn birçoðu laboratuvar test prosedüründen deðil de diðer dýþ faktörlerden kaynaklanmaktadýr. Hasta yaþý, cinsiyeti, demografik özellikleri ve numunenin alýnma þekli gibi faktörler laboratuvar sonuçlarýný etkilemektedir. Preanalitik deðiþkenler analiz öncesi evrede test sonuçlarýný etkileyebilen faktörlerdir. Preanalitik deðiþkenler; kontrol edilemeyen ve kontrol edilebilen faktörler olarak sýnýflandýrýlabilir (Tablo 1). Gün içerisinde bazý parametrelerin serum düzeyleri farklýlýk göstermektedir. Tablo 2 de günün farklý saatlerinde ( ) alýnan kan örneklerinde biyokimyasal parametrelerin deðiþkenlik oranlarýný göstermektedir. 19

20 Doç. Dr. Ý. Murat BOLAYIRLI Tablo 1. Test sonuçlarýný etkileyen deðiþkenler Faktörler Kontrol edilemeyen faktörler Kiþisel deðiþimler (Biyolojik faktörler) Yaþ Cinsiyet Irk Kontrol edilemeyen faktörler Yükseklik (Çevresel faktörler) Sýcaklýk Yaþanýlan bölge Mevsimsel deðiþiklikler Kontrol edilebilen faktörler Egzersiz Gebelik Diyet Kahve, sigara, alkol kullanýmý Postür Seyahat Ýlaç kullanýmý Örnek alýmý Örneðin laboratuvara iletilmesi Tablo 2. Analitlerin deðiþimleri Analit Ortalama Total Analitik varyasyon (%) varyasyon (%) Sodyum (mmol/l) Potasyum (mmol/l) Kalsiyum (mg/dl) Klorür (mmol/l) Fosfat (mg/dl) Üre (mg/dl) Kreatinin (mg/dl) Ürik asit (mg/dl) Demir (µg/dl) Kolesterol (mg/dl) Albumin (g/dl) Total protein (g/dl) Total lipid (g/l)

21 Laboratuvar Süreçlerinde Hata Kaynaklarý AST (U/L) ALT (U/L) Asit Fosfataz (U/L) Alkalen fosfataz (U/L) LDH (U/L) Analiz ( Analitik) evresi: Laboratuvara ulaþan örneklerin istenen testler için uygun ön iþlemlerden geçirildikten sonra analiz iþleminin gerçekleþtirilip, sonuçlandýrdýðý safhadýr. Laboratuvarda otomasyon sistemlerinin kullanýma girmesi analitik hata kaynaklarýnýn oranýný azaltmýþtýr. Bu evredeki baþlýca hata kaynaklarý; Cihazlarýn günlük, haftalýk, aylýk bakým programlarýnýn yapýlmamasý. Zamanýnda kalibrasyon yapýlmamasý. Yetersiz hacimde numune kullanýlmasý Çalýþma için gerekli ortam þartlarýnýn saðlanmamasý (ýsý, nem, havalandýrma vs.) Çalýþma öncesi ve esnasýnda iç kalite kontrol takibinin yapýlmamasý. Ýnterferans kaynaklarýnýn bulunmasý Miadý geçmiþ malzeme kullanýlmasý Test prosedürlerine uyulmamasý Deneyimsiz personel Analiz sonrasý (Post analitik) evre: Analiz iþlemleri sonrasýnda çýkan sonuçlarýn kontrolü, onaylanmasý, laboratuvar ve hastane otomasyon sistemlerine aktarýlmasý, rapor edilmesi ve sonuçlarýn klinisyen tarafýndan deðerlendirilmesi aþamalarýný içerir. Bu evrenin bir bölümü laboratuvarda, diðer kýsmý laboratuvar dýþýnda gerçekleþir. Analiz sonrasý evredeki hedefimiz sonuçlarýn doðru bir biçimde zamanýnda raporlanmasýdýr. Bu evrede görülebilecek baþlýca hata kaynaklarý; Gecikmiþ ya da hiç rapor edilmemiþ sonuçlar Elle yazýlan sonuçlarda aktarým hatalarý HIS ve LIS sistemlerinin koordineli çalýþmamasý Sonuçlarda testlerle ilgili referans deðerlerinin belirtilmemesi. Raporlarda hasta ve numune ile ilgili özelliklerin belirtilmemesi. Klinisyen ve laboratuvar arasýnda diyalog eksikliði. 21

22 Doç. Dr. Ý. Murat BOLAYIRLI 22 Laboratuvar istemlerinde sýk yapýlan hatalar Laboratuvar süreci hekimin hastayý gördükten sonra taný koymasýna yarayacak ya da tedavi ve prognozu takip etmesine yardýmcý olabilecek testleri istemesiyle baþlar. Bu çýkýþ noktasýnda yapýlacak hatalar özelinde ilgili hastayý etkileyebilecekken sonuçta o birimden hizmet alan diðer hasta ve hekimleri de etkiyebilir. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan bütçeler artmaktadýr. Bu yüzden yapýlabilecek kýsýtlamalarý deðerlendirebilmek için yapýlan incelemelerde laboratuvar analizleri önde gelmektedir. Uygunsuz laboratuvar isteklerinin azaltýlmasýnýn; total maliyetleri, týbbi hata ve yaralanma oranlarýný düþürebileceði öne sürülmektedir. Yapýlan çalýþmalarda uygunsuz laboratuvar isteklerinin oranlarýnýn biyokimya ve hematoloji testleri için % 11-70, idrar ve mikrobiyoloji testleri için % 5-95 olarak verilmiþtir. Laboratuvar istemleri yapýlýrken sýklýkla rastlanan hatalar arasýnda; Çok sayýda test istenmesi; giderek artan sayýda týbbi sorumluluk davalarýndan kaçýnabilmek ya da tecrübe eksikliði nedeniyle herhangi bir nedeni atlamamak Olasý tanýyla uyumlu olmayan testlerin istenmesi Ýstem formlarýnýn uygun þekilde doldurulmamasý, yazýnýn okunamaz biçimde olmasý Yanlýþ hasta kimlik bilgileri giriþi Paket uygulamalarý hasta için gerekli testlerin zamanýnda yapýlamamasýna neden olabiliyor. Otomasyon sisteminin belirli testlerin ayný gün içinde farklý birimlerden istenmesini engelleyememesi Önceden çalýþýlmýþ örneklere sonradan test ilave edilmesi Özel numune toplanmasý, örnek alýnmasý gereken durumlar hakkýnda hasta ve laboratuvara bilgi verilmemesi Özel testlerin belirli bir sýralama içinde istenmemesi Popüler test kavramý Test istemleri yapýlýrken açlýk-tokluk, ilaç kullanýmý ve sirkadiyen ritmin göz önüne alýnmamasý

23 Acil laboratuvarlarýn amacý dýþýnda kullanýmý. Týbbi olarak acil vakalarýn hizmet alýmýnda gecikmelere yol açmasý. Hekim dýþýndaki yardýmcý saðlýk personelinin isteklerde bulunmasý Kaynaklar Laboratuvar Süreçlerinde Hata Kaynaklarý 1. Sackett DL, Rosenberg WM, Gray JAM, Haynes BR, Richardson SW. Evidence based medicine: what it is and what it isn t. BMJ 1996; 312: Dufour RD. Sources and control of preanalytical variation. In: Kaplan AL, Pesce JA, Kazmierczak CS. Clinical Chemistry 4th ed. Missouri: Mosby, 2003; Güner G, Tuncel P, Örmen M. Preanalitik evrede kalite yönetimi. In: Týbbi Laboratuvarda Standardizasyon ve Kalite Yönetimi. Taga Y, Aslan D, Güner G, Kutay ZF (Ed). Ankara: Türk Biyokimya Derneði Yayýnlarý, 2000; Young SD, Bermes WE, Haverstick D. Preanalytical variables and biological variation. In: Burtis AC, Ashwood RE, Burns AD, eds. Tietz Fundamentals of Clinical Chemistry. Sixth ed. Missouri: Elsevier Saunders, 2008; Plebani M. Errors in clinical laboratories or errors in laboratory medicine? Clin.Chem. Lab.Med 2006; 44: Plebani M, Carraro P. Mistakes in a stat laboratory: types and frequency. Clin.Chem. 1997; 43: Özcan O, Güreser S. Analiz öncesi (preanalitik) hata kaynaklarý ve eðitimin hata önlemedeki rolü. Dicle Týp Dergisi 2012; 39: Turhan B, Calýk B, Demirin H. Kanýta Dayalý Týp Laboratuvar Testleri ve Preanalitik Deðiþkenler. Konuralp Týp Dergisi 2010; 2:

24 24

25 Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý Sempozyum Dizisi No: Mayýs 2013; s Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Diabetes mellitus,insülin eksikliði veya insülin etki mekanizmasýndaki kusurlara baðlý olarak organizmanýn karbohidrat,yað ve proteinlerden yeterince yararlanamadýðý kronik ve ilerleyici metabolizma hastalýðýdýr. Görülme sýklýðýndaki artýþ ve diabetin yol açtýðý mikro ve makro komplikasyonlarýn önlenmesi açýsýndan erken ve doðru tanýsý ve sýnýflandýrýlmasý önemlidir.türkiye Diabet Epidemiyoloji Çalýþmasý (TURDEP- 2000/2010) na gore; 20 yaþ üzeri bireylerde diabet prevelansý 2000 yýlýnda %7,2 iken, 2010 yýlýnda %13,3 e ulaþmýþtýr yýlýnda Amerikan Diabet Birliði (ADA) tarafýndan yayýnlanan yeni taný ve sýnýflama kriterleri,1999 yýlýnda Dünya Saðlýk Örgütü (DSÖ) tarafýndan küçük revizyonlarla kabul edilmiþtir.2003 yýlýnda ADA,diabet tanýsýna bozulmuþ açlýk glisemisi (IFG) kriterini eklemiþtir.dsö ve Uluslararasý Diabet Federasyonu (IDF),2006 yýlýndaki raporlarýnda 1999 kriterlerinin korunmasýný benimsemiþlerdir.ancak 2007 yýlýnda ADA ve Avrupa Diabet Çalýþma Birliði (EASD),2003 yýlýndaki düzenlenmenin korunmasý konusunda konsensusa varmýþlardýr yýlýnda ADA,diabet taný kriterlerine APG (Açlýk plazma glukozu) ve OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi) ye ilave olarak HbA1c yi eklemiþtir.günümüzde diabet ve glukoz metabolizma bozukluklarýnda geçerli olan taný kriterleri Tablo 1 de görülmektedir. 25

26 Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Tablo 1: Diabetes mellitus ve glukoz metabolizmasýnýn diðer bozukluklarýnda taný kriterleri* Aþikar Ýzole Ýzole IFG + DM riski DM IFG** IGT IGT yüksek APG > < (> 8 saat mg/dl mg/dl mg/dl mg/dl açlýkta) OGTT 2. st. PG > 200 < (75 g glukoz ile) mg/dl mg/dl mg/dl mg/dl Rastgele PG > 200 mg/dl+ Diyabet semptomlarý Al C*** > % % (> 48 (39-46 mmol/mol) mmol/mol) * Glisemi venöz plazmada glukoz oksidaz yöntemiyle mg/dl olarak ölçülür. ** 2006 yýlý DSÖ/IDF raporunda normal APG kesim noktasýnýn 110 mg/dl ve IFG: mg/dl olarak korunmasý benimsenmiþtir. *** Standardize yöntemlerle ölçülmelidir. DM: Diabetes mellitus, APG: Açlýk plazma glukozu, 2. st PG: Ýkinci saat tokluk plazma glukozu, OGTT: Oral glukoz tolerans testi, A1C: Glikozillenmiþ hemoglobin Alc, IFG: Bozulmuþ açlýk glukozu (Impaired Fasting Glucose), IGT: Bozulmuþ glukoz toleransý (Impaired Glucose Tolerance), DSÖ: Dünya Saðlýk Örgütü, IDF: Uluslararasý Diyabet Federasyonu Taný parametrelerinden açlýk plazma glukoz seviyesinin belirlemesinde, venöz plazmada glukoz oksidaz yönteminin kullanýldýðý ölçüm esas alýnmaktadýr. Taný için farklý günlerde yapýlmýþ en az 2 ölçüm gereklidir.klinikte veya hastalarýn ev ölçümlerinde kullandýklarý tam kan,kapiller kan ve serum örneklerinde glukoz düzeylerini plazma glukoz deðerlerine uyarlama formülleri Tablo 2 de belirtilmiþtir. Son yýllarda kapiller kan ölçümü yapan cihazlarýn plazma glukoz düzeylerine göre kalibre edilerek kullanýlmasý benimsenmektedir. Tablo 2: Farklý kan örneklerinde glukoz düzeylerini, plazma glukoz deðerine uyarlamak için yapýlan hesaplama formülleri. Plazma glukoz (mg/dl)= [ x tam kan glukoz (mg/dl)/18] Plazma glukoz (mg/dl)= [ x kapiller kan glukoz (mg/dl)/18] Plazma glukoz (mg/dl)= [ x serum glukoz (mg/dl)/18] Buna göre venöz plazmada 126 mg/dl olarak ölçülen glukoz düzeyi tam kanda ~%11 (112 mg/dl), kapiller kanda ~%7 (118 mg/dl), serumda ise ~%5 (120 mg/dl) daha düþük ölçülür. 26

27 Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler OGTT ugulanmasýndan önce, hasta beslenmesinde en az 3 gün yeterli miktarda (> 150 g/gün) karbohidrat almalý ve normal fiziksel aktivitesini sürdürmelidir.en az 8 saatlik açlýk sonrasý,sabah açlýk kan örneði alýndýktan sonra standart olarak 75 g glukoz ml su içinde 5 dakika içinde içirilir. Diabet tanýsýnda altýn standart olarak kabul edilen OGTT nin uygulanmasý zahmetli olduðu ve uzun zaman aldýðý için rutin klinik kullanýmda tavsiye edilmez. ADA, EASD, IDF ve Ululararasý Klinik Kimya Federasyonu (IFCC) temsilcilerinin oluþturduðu komitenin 2008 yýlýndan beri yaptýklarý bir dizi çalýþma sonrasýnda uluslararasý standardizasyon kurallarýný saðlamak koþuluyla, diabet tanýsýnda HbA1c nin cut off (kesim noktasý) deðeri % 6.5 (48 mmol/mol ) olarak belirlenmiþtir.hba1c nin > %6.5 ve APG >126 mg/dl deðerlerinin diabet olarak kabul edilmesi ve Hb A1c nin OGTT ye alternatif bir taný yöntemi olarak benimsenmesi önerilmiþtir. HbA1c,ölçümden önceki ortalama üç aylýk glukoz kontrolünü yansýtan,analitik stabilitesi yüksek,güvenilir bir indekstir.testin uygulanmasý için hastanýn aç olmasý gereði yoktur.diet ve aktivitedeki son deðiþikliklerden etkilenmez. Nasyonal Glikohemoglobin Standardizasyon Programý (NGSP) ile HbA1c analizinde uygulanan farklý teknolojiler ortak referans metodda (Yüksek Basýnçlý Likid Kromatografisi, HPLC) standardize edilmiþtir. HPLC yöntemine göre normal sýnýrlar % 4-6 arasýndadýr.ifcc nin kabul ettiði kütle spektrofotometri (MS) ve kapiller elektroforez (CE) referans metodlarýna göre elde edilen neticeler, NGSP kriterlerine göre % daha düþüktür. NGSP (% ) =[0.915 X IFCC (mmol/mol)] Son yýllarda IFCC,dünya genelinde HbA1c nin halen kullanýlmakta olan % yerine, mmol/mol birimiyle ifade edilmesini önermektedir.2010 bildirilerine göre, HbA1c, hem Diabet Kontrol ve Komplikasyon Deneme (DCTT) çalýþmalarýna göre NGSP üniteleriyle hem de IFCC üniteleriyle belirtilmelidir (Tablo 3). 27

28 Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Tablo 3: AIC nin % biriminin mmol/mol karþýlýklarý ve glisemi-a1c iliþkisi A1C* (o/o) A1C** DCCT ortalama ADAG*** (mmol/mol) glukoz ortalama glukoz (mg/dl) (mg/dl) * A1C (%): DCCT çalýþmasý sonuçlarýna göre standardize edilmiþ yöntem. % ile ifade edilir. ** A1C (mmol/mol): IFCC nin önerisiyle % birimle ifade edilen AÝC nin mmol/mol olarak ifade edilmesi. Þu formülle hesaplanýr: IFCC.A 1C (mmol/mol)= [DCCT.A1C (%)-2.15] x *** ADAC: AlC-derived average glucose, ADAG ortalama glukoz = 28.7 x AlC formülü ile hesaplanýr. Hb A1c deðerinin % 50 si son ayda,% 30 u ölçümden önceki ikinci ayda ve geri kalan % 20 si ölçümden önceki üçüncü ayda oluþan glisemik deðiþiklikleri yansýtýr.hba1c deðeri ne kadar normale yakýnsa tokluk glisemisinin katký payý ön plandadýr.aksine HbA1c deðeri arttýkça açlýk glisemisinin katkýsý daha çoktur.etnik farklýlýklarýn HbA1c yi etkilediði ve her on yýlda HbA1c nin% 0.1 lik artýþ gösterdiði bildirilmiþtir. Hemogloglobinopatiler (talasemi, HbS, HbC, HbE, HbD), sferositoz, akut kan kaybý, retikülosit sayýsýnda artýþ, Fe eksikliði anemisi anormal eritrosit yarý ömrüyle iliþkili olarak HbA1c deðerini etkiler. Vitamin C ve E kullanýmý Hb glikasyonunu azaltmaktadýr. Kronik karaciðer hastalýðýnda ve hamilelik döneminde HbA1c nin azaldýðý ve hipertrigliseridemi ve hiperbilirübinemi durumlarýnda ise arttýðý görülmektedir. Sadece HbA1c > % 6.5 deðeri ile diabet tanýsý alan hasta sayýsý, APG > 126 mg/dl deðeri ile taný konulan hasta sayýsýndan 1/3 daha azdýr. HbA1c ile diabetik mikrovasküler komplikasyonlar arasýnda lineer iliþki saptanmýþtýr. Fruktozamin, geçmiþ günlük ortalama glukoz seviyesini gösteren,stabil ketoamin olan glike serum proteinlerinin ölçümüdür.hba1c 28

29 Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler testinin güvenilirliðini kýsýtlayan durumlarda ve kýsa dönem glukoz kontrolünde kullanýlýr.anemi ve Hb varyantlarýndan etkilenmez. Ortalama kan þekerinde her 60 mg/dl (3,3mmol) lik artýþ; HbA1c yi %2, fruktozamini ise 75µmol arttýrmaktadýr. Glike albümin (GA ), albümin ve glukozun nonenzimatik oksidasyon reaksiyonuyla baðlanmasýyla oluþan bir ketoamindir. Hb metabolizma bozukluklarýndan etkilenmeyen, postprandial plazma glukoz indeksidir. Diabet tedavisinin baþlamasý veya diabet tedavisinin deðiþmesine baðlý olarak glisemik statü deðiþiminde GA,HbA1c ye göre daha çabuk deðiþir. Fulminan Tip 1 diabette GA artýþý Hb A1c artýþýndan daha fazladýr. NGSP ye göre, GA/HbA1c cut off deðeri 2.8 dir.ga/hba1c >3.2 olmasý, fulminan Tip 1 diabet ile tedavi olmamýþ Tip 2 diabet ayýrýcý tanýsýnda önemlidir (sensitivite % 97, spesifisite % 98 ). GA/HbA1c oraný Tip 1 diabette,tip 2 ye göre anlamlý derecede yüksektir. GA/HbA1c ile HOMA arasýnda anlamlý ters korelasyon saptanmýþtýr. GA, koroner arter hastalýðý geliþmesinde önemli bir göstergedir. 1,5 anhidroglusitol,postprandial hiperglisemik dönem göstergesidir. Kan glukoz deðerleri > 180 mg/dl olduðunda, 1,5 anhidroglusitol idrarla atýlýr ve serum seviyesi 1-3 gün içinde düþer. Diabet tanýsý konan bir hastada,diabet sýnýflamasý klinik ve laboratuvar bulgulara göre yapýlýr. Tip 1,Tip 2 ve gestasyonel diabet primer,diðerleri ise sekonder diabet formlarý olarak bilinmektedir (Tablo 4 ). Tablo 4: Diyabette etyolojik sýnýflandýrma I. Tip 1 diyabet Genetikle mutlak insulin noksanlýðýna sebep olan beta-hücre yýkýmý A. Immün aracýlýktý B. Ýdiyopatik II. Týp 2 diyabet Ýnsülin direnci zemininde ilerleyici insülin sekresyon defekti ile karakterizedir. III. Diðer spesifik diyabet tipleri A. Beta-hücre fonksiyonlarýýn genetik defekti (monogenik diyabet formlarý) 20. kromozom, MNf-4a (MOOY1) 29

30 Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN 7. kromozom, glukokiýýaz (MODY2) 12. kromozom. HNF-1 a (MODY3) 13. kromozom, IPF-1 (MODY4) 17. kromozom, HNF -1 a (MODY5) 2. kromozom, NeuroDI (MODY6) 2. kromozom, KLF11 (MODY7) 9. kromozom, CEL (MODY8) 7. kromozom, PAX4 (MODY9) 11. kromozom. INS (MODY10) Mitokondriyal DNA 11. kromozom, neonatal diyabet (Kir6 2. ABCC8. KCN 11 mutasyonu) Diðerleri B. Ýnsülin etkisindeki genetik defektler Týp A insulin direnci, lepreclýaunism, Rabton-Mendenhall sendromu, Lipoatrofik diyabet vd C. Pankreasýn ekzokrin doku hastahklarý Fibrokalküloz pankreatopati, hemokromatöz, kistik fibrozis, pankreatit, travma/ pankreatektomi, neoplazi D. Endokriopatiler Akromegali, aldosteronoma, Cusftng sendromu, feok/omositoma. glukagonoma, Npertirokü. somatostausoma E. Ýlaç veya kimyasal ajanlar Atipik antipsikotikleri antiviral ilaçlar (HIV tedavisi), beta-adrenejik agonistler, diazoksid, fenitoi, glukokortikoidler, alfa interferon. nikotinýk asit, pentamidin, proteaz inhibitörleri, týiyazidler, tiroid hormonu, Vacor, diðerleri (posttransplant diyabet) F. Ýmmun aracýlýklý nadir diyabet formlarý Stiff-man sendromu, antinsülin reseptör anlikorlarý G. Diyabetle iliþkili genetik sendromlar (monogenik diyabet formlarý) Down sendromu, Klinefelter sendromu. Turner sendromu, Wolfram (DIDMOAD) sendromu, Friedreich tipi ataksi, Huntington korea. Laurence-Moon-Bledl sendromu. myotonik distrofi, Porfria, Prader- Will Sendromu, Alström sendromu, 30

31 Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler IV Gestasyonel diyabet Gebelik sýrasýnda ortaya çýkan ve genellikle doðumla birlikle düzelen diyabet. HNF-1a: Hepatosit nükleer faktör-1a, MODY1-10: Gençlerde görülen eriþkin tipi diyabet formlarý 1-10 (maturity onset diabetes of the young 1-10), HNF-4a, IPS-1: Ýnsülin promotör faktör-1, HNF-1?: Hepatosit nükleer faktör-1?, Neuro D1: Nörojenik diferansiyasyon 1, DNA: Dezoksi-riboükleik asit, HIV: Ýnsan immünyetmezlik virüsü, DIDMOAD sendromu: Diabetes insipidus, diabetes mellitus, optik atrofi ve saðýrlýk (deafness) ile seyreden (Wolfram sendromu), KLF-11: Kruppeþ-like factor-11, CEL-Carboxyl esterlipase (bile-saly dependent lipase, PAX4: Paired box 4, ABCC8: ATP cassette C8, KCNJ11: Potassium inwardly-rectlfing channel J11, INS: Ýnsülin Mutlak insülin eksikliði olan Tip 1 diabette hastalarýn % 90 ýnda otoimmün (Tip 1A ), %10 kadarýnda ise nonimmün (Tip1B) beta hücre yýkýmý vardýr. Genellikle 30 yaþtan önce baþlar. Okul öncesi,puberte ve geç adolesan olmak üzere 3 yaþ grubunda pik yapar. Ýleri yaþta ortaya çýkan, zayýf diabetliler Latent Autoimmune Diabetes of Adults,LADA veya yavaþ seyirli Tip 1 diabet (Tip 1.5 ) olarak tanýmlanýr. Genelde ailede diabetli yoktur. Hiperglisemiye ait semptomlar aniden ortaya çýkar. Hastalar genellikle zayýf ya da normal kilodadýr. Diabetik ketoasidoza yatkýndýrlar.ayrýca Gri Zon Diabet dediðimiz intermediate diabet formlarý da mevcuttur.bunlar; geç Baþlangýçlý Tip 1 Diabet (Tip 1.5), erken baþlangýçlý Tip 2 Diabet veya hibrid diabet þeklinde kendini gösterebilir. Gri Zon Diyabette Ayýrýcý Taný: Geç Baþlayan Erken Baþlayan Tip 1 DM Tip 2 DM Ailede Diyabet +/- ++ BKI (kg/m 2 ) <25 ³25 Otoantikorlar (Anti-GAD, ICA) + - C-peptid Düþük/N Yüksek Ýlerleyici bir hastalýk olan Tip 2 diabette poligenik olarak formatlanmýþ baþlýca iki temel kusur söz konusudur.bunlar, insülin direnci ve beta hücresinde insülin sekresyon bozukluðudur. Son yýllarda inkretin hormonlarýn eksikliðinin yol açtýðý glukagon yüksekliðinin de Tip 2 diabet fizyopatolojisinde rol aldýðý gösterilmiþtir. Hastalýðýn ortaya çýkmasýnýn öncesinde insülin direncine baðlý olarak hiperinsülinemi nedeniyle nor- 31

32 Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN moglisemik dönem gözlenir. Ýnsülin direnci olan hastalarda,aþikar diabet öncesi dönemde Ýnsülin Direnci Sendromu (ÝRS) veya Metabolik Sendrom mevcuttur. Bu klinik tabloya santral obesite, hipertansiyon, dislipidemi, disglisemi ve hiperürisemi eþlik eder.endotel disfonksiyonu, hiperkoagulabilite ve vasküler inflamasyon ortaya çýkar. Bu durum diabeti preklinik dönemden itibaren kardiyovasküler hastalýk eþdeðeri haline getirir.diabetli bütün eriþkinlerde her yýl lipit profiline (plazma kolestrol, HDL, LDL, trigliserit konsantrasyonu) bakýlmalýdýr. ADA ya göre; LDL?3.35 mmol/l (130mg/dl), HDL?0,9 mmol/l (35 mg/dl) erkekte, HDL?1,15 mmol/l (45mg/dl) kadýnda, TG?4,5 mmol/l (400mg/dl) olan diabetli hastalar koroner arter hastalýðý (CAD) için yüksek risk grubunu oluþturmaktadýr. 8-hidroksi-2 deoksiguanozin ve pentozidin Tip 2 diabetle iliþkili oksidatif stres kan ve idrar belirteçleridir. Orozomukoid/α- 1 asid glikoprotein, IL-6, TNF-α, MCP-1, VEGF ve TGF-β ise inflamasyon ve endotelyal disfonksiyonu gösteren idrar belirteçleridir. Tip 2 diabet çoðunlukla 30 yaþýndan sonra baþlar. Güçlü genetik yatkýnlýk söz konusudur. Hastalar sýklýkla obezdir (BKÝ> 25kg/m 2 ). Sinsi baþlangýçlý olup, diabetik ketoasidoza yatkýnlýk yoktur. Diabet sýnýflamalarýnda ayýrýcý taný kriterleri Tablo 5 te görülmektedir. 32

33 Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler Tablo 5: Diyabet tiplemesinde ayýrýcý taný kriterleri Tip 1 Tip 2 LADA Tip 3 Dual, Özellikler diyabet diyabet MODY (Tip 1.5) duble diyabet Her yaþta, Her yaþta, Genç Eriþkin Her yaþta Yaþ sýklýkla genç sýklýkla (yaþ < 30 ) eriþkin Ailede Yok Var Birden fazla Yok Var diyabet nesilde, genç yaþta BKÝ Zayýf/normal Obez Normal/ Zayýf Obez Hafif kilolu ÝRS belirteçleri Yok Var Yok/Nadir Yok Var C-peptid düzeyi Azalmýþ/Yok Yüksek Yüksek/Normal Azalmýþ Azalmýþ Otoantikorlar (ICA,anti-GAD vs.) (+) (-) (-) (+) (+) Eriþkinlerde Tip 2 diabet ile gestasyonel diabet tarama ve taný testleri aþaðýdaki þekillerde görülmektedir. Eriþkinlerde Tip 2 diyabet taramasý ve tanýlama. BKÝ: Beden kitle indeksi, APG: Açlýk plazma glukozu, OGTT: Oral glukoz tolerans testi, IGT: Bozulmuþ glukoz toleransý, IFG: Bozulmuþ açlýk gelisemisi, DM: Diabetes mellitus, 2.saat PG: Ýkinci saat plazma glukozu 33

34 Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Gestasyonel diyabet taramasý ve taný testleri. GDM: Gestasyonel diyabet, OGTT: Oral glukoz tolerans testi, APG: Açlýk plazma glukozu, 1.st PG: Birinci saat plazma glukozu, 2.st PG: Ýkinci saat plazma glukozu, 3st. PG: Üçüncü saat plazma glukozu 34

35 Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler Glisemik kontrol hedefleri Tablo 6 da belirtilmiþtir. Tablo 6. Glisemik kontrol hedefleri Ýdeal Hedef Gebelikte Al C < %6 < %6.5 < %6.5 (<42 mmol/mol) (<48 mmol/mol) (tercihan <%6; <42 mmol/mol) APC ve öðün öncesi PG mg/dl mg/dl mg/dl Öðün sonrasý < 120 mg/dl - < 140 mg/dl* 1. st PG (tercihan < 120 mg/dl) Öðün sonrasý 2. st PG < 1 30 mg/dl < 140 mg/dl 120 mg/dl * Gebelerde öðün sonrasý 1. st PG hedef alýnmalýdýr. APG: Açlýk plazma glukozu, 1. st PG: Birinci saat plazma glukozu, 2. st PG: ikinci saat plazma glukozu. Renal hasar, oksidatif stres, düþük dereceli inflamasyon ve endotelyal hasar Tip 2 diabetle iliþkili idrar belirteçlerinin pozitifliðine yol açar. Diabetik nefropati, diabetik hastalarýn % 40 ýný etkileyen baþlýca mikrovasküler komplikasyondur. Renal hasar göstergeleri, glomerular ve tubuler disfonksiyon belirteçleri olmak üzere sýnýflandýrýlýr. Ýdrar albümin atýlýmý (UAE), renal foksiyon bozukluðunun altýn standard göstergesidir. UAE : mg/gün ( μgram/dak) mikroalbuminüri, UAE >300mg/gün ( >200 μgram /dak ) makroalbuminüri, UAE< 30 mg/gün ise normoalbuminüri olarak kabul edilir. Tip 2 diabetik hastalarýn %20-40 ýnda yýl içinde mikroalbuminüri, yýl içinde ise makroalbuminüri geliþmektedir. Diabetik renal bozukluk veya yani baþlangýçlý nefropatide mikroalbuminüri en iyi non-invazif göstergedir. Transferin,tip IV kolajen ve fibronektin glomeruler hasar belirteçleri, α-1 mikroglobulin (α-1mg), β-2 mikroglobulin (β-2 MG),alanin amino peptidaz (AAP),N- asetil glukozidaz (NAG) ve kappa hafif incir (KLC) ise tubüler hasar belirteçleri olarak kabul edilmektedir. 35

36 Prof. Dr. Arzu Naciye SEVEN Kaynaklar 1. International Diabetes Federation. Fifth Diabetes Atlas. IDF Publ., Brussels, Satman I, Yilmaz T, Sengul A, Salman S, Salman F, Uygur S, et al. Populationbased study of diabetes and risk characteristics in Turkey: results of the Turkish diabetes epidemiology study (TURDEP). Diabetes Care 2002; 25: Satman I, Tutuncu Y, Gedik S, Dinccag N, Karsidag K, Yilmaz T, et al.; The TURDEP- II Study Group. Diabetes epidemic in Turkey: Results of the second population based survey of diabetes and risk characteristics in Turkey (TURDEP-II). Poster: A th EASD Annual Meeting, Sept 2011, Lisbon, Portugal. Diabetologia 2011; 54(Suppl 1): P Holman RR, Paul SK, Bethel MA, Matthews DR, Neil HA. 10-year follow-up of intensive glucose control in type 2 diabetes. N Engl J Med 2008; 359: TEMD Diabetes Mellitus ve Komplikasyonlarýnýn Taný, Tedavi ve Ýzlem Kýlavuzu (Yazým Komitesi: Satman Ý, Ýmamoðlu Þ, Yýlmaz C, Akalýn S ve Diabetes Mellitus Çalýþma ve Eðitim Grubu). 5. Baský. Ankara: Bayt Matbaacýlýk, Davis TM, Wright AD, Mehta ZM, Cull CA, Stratton IM, Bottazzo GF, et al. Islet autoantibodies in clinically diagnosed type 2 diabetes: prevalence and relationship with metabolic control (UKPDS 70). Diabetologia 2005; 48: Terry T, Raravikar K, Chokrungvaranon N, Reaven PD. Does aggressive glycemic control benefit macrovascular and microvascular disease in type 2 diabetes? Insights from ACCORD, ADVANCE, and VADT. Curr Cardiol Rep 2012; 14: Pozzilli P, Guglielmi C, Caprio S, Buzzetti R. Obesity, autoimmunity, and double diabetes in youth. Diabetes Care 2011; 34(Suppl 2): S166-S American Diabetes Association. Executive Summary: Standards of medical care in diabetes Diabetes Care 2012; 35 (Suppl 1): S4-S Canadian Diabetes Association: 2003 Clinical Practice Guidelines for the Prevention and Management of Diabetes in Canada. Canadian J Diabetes 2003; 27 (Suppl 2). 11. Early nephropathy in type 1 diabetes: the importance of early renal function decline.perkins BA, Krolewski AS. Curr Opin Nephrol Hypertens May;18(3): Urinary biomarkers involved in type 2 diabetes: a review. Matheson A, Willcox MD, Flanagan J, Walsh BJ. Diabetes Metab Res Rev Mar;26(3): Biomarkers in fasting serum to estimate glucose tolerance, insulin sensitivity, and insulin secretion.goldfine AB, Gerwien RW, Kolberg JA, O Shea S, Hamren S, Hein GP, Xu XM, Patti ME. Clin Chem Feb;57(2): Cytokine and cytokine-like inflammation markers, endothelial dysfunction, and imbalanced coagulation in development of diabetes and its complications.goldberg RB. J Clin Endocrinol Metab Sep;94(9): Implications of using hemoglobin A1C for diagnosing diabetes mellitus.malkani S, Mordes JP. Am J Med May;124(5):

37 Diabetin Taný ve Tedavisinde Güncel Parametreler 16. Status of hemoglobin A1c measurement and goals for improvement: from chaos to order for improving diabetes care. Little RR, Rohlfing CL, Sacks DB; National Glycohemoglobin Standardization Program (NGSP) Steering Committee. Clin Chem Feb;57(2): Circulating biomarkers of glycemia in diabetes management and implications for personalized medicine.true MW. J Diabetes Sci Technol Jul 1;3(4): Clinical impact of glycated albumin as another glycemic control marker.koga M, Kasayama S. Endocr J. 2010;57(9): Epub 2010 Aug Autoimmune markers in diabetes.winter WE, Schatz DA. Clin Chem Feb;57(2):

38 38

39 Ý.Ü. Cerrahpaþa Týp Fakültesi Sürekli Týp Eðitimi Etkinlikleri Hastalýklarýn Taný ve Ýzlenmesinde Biyokimya Laboratuvarý Sempozyum Dizisi No: Mayýs 2013; s Dislipideminin Laboratuvar ve Klinik Deðerlendirmesi Doç. Dr. Hakan EKMEKÇÝ Giriþ Kalp ve damar hastalýklarýnýn tüm dünyada en önemli mortalite ve morbidite sebebi olduðu kabul edilmektedir. Kalp ve damar hastalýklarýnýn baþlýca sebebi olan ateroskleroz ise bazý risk faktörleri tarafýndan tetiklenen ve çocukluk çaðlarýnda baþlayan kompleks inflamatuar bir süreçtir. Bu risk faktörlerin bir bölümü sigara içimi, fiziksel aktivite yokluðu ve beslenme alýþkanlýklarý gibi deðiþtirilebilir yaþam tarzý ile iliþkilidir. Diðer risk faktörleri ise hipertansiyon, diyabet, obezite ve dislipidemiler gibi tedavi ile deðiþtirilebilir, yaþ ve erkek cinsiyet gibi deðiþtirilemez etmenlerdir. Çocukluk çaðýndan baþlayýp ilerleyen aterosklerozda, hastalýðýn ilerlemesinin ve komplikasyonlarýnýn engellenmesinde, tedavi edilebilir risk faktörlerinin kontrolü giderek daha fazla önem kazanmaktadýr. Böylece kalp ve damar hastalýklarýnýn en önemli risk faktörlerinden olan dislipidemilerin takip ve tedavilerinin etkin bir Þekilde yapýlmasý hem kalp ve damar hastalýklarýnýn mortalite ve morbidite oranlarýný düþürecek hem de saðlýk harcamalarýnýn azalmasýna katký saðlayacaktýr. Lipoprotein Metabolizmasý Plazmadaki lipidlerin %16 sýný triacilgliserol (TG), %30 unu fosfolipid, %14 ünü kolesterol, %36 sýný kolesterol esterleri ve %4 ünü serbest yað asitleri oluþturmaktadýr (1). TG, fosfolipidler, ester kolesterol ve serbest kolesterol esas olarak suda çözünmedikleri için kullanýlacaklarý yada depolanacaklarý dokulara, apolipoprotein adý verilen özgül taþýyýcý proteinlerle çeþitli oranlarda birleþerek lipoprotein adý verilen makromoleküller halinde taþýnýrlar (2). 39

40 Doç. Dr. Hakan EKMEKÇÝ Bir lipoprotein partikülünün hidrofobik olan iç bölgesinde kolesterol esterleri ve triacil gliseroller, hidrofilik dýþ yüzeyinde ise apolipoproteinlerle beraber amfipatik fosfolipidler ve serbest kolesterol yer alýr Her bir lipoprotein sýnýfý farklý kombinasyonlarda apopolipoprotein ve lipid içeriðine sahiptir (3). Lipoproteinlerin protein ünitelerini oluþturan apolipoproteinler, yapýsal fonksiyonlarýnýn yaný sýra enzim aktivatör veya inhibitörü olarak ve lipoproteinlere özgü reseptörlerle etkileþime girerek lipoprotein metabolizmasýnda etkin olarak rol alýrlar. Lipoproteinlerin apoprotein komponentlerinin iliþkili olduklarý reseptörleri ve önemli fonksiyonlarý Tablo 1 de özetlenmiþtir (3). Lipoproteinler elektriksel alanda (elektroforez) göç hýzlarýna göre veya ultrasantrifüjde yüzme katsayýlarýna göre sýnýflandýrýlýrlar. Lipoproteinlerin protein içerikleri arttýkça ultrasantrifüjle ayýrýmda tüpün daha alt kýsmýnda yer alacak Þekilde sýralanýrlar [sýrasýyla yukarýdan aþaðýya: þilomikronlar, çok düþük dansiteli (pre beta) lipoproteinler (VLDL), düþük dansiteli (beta) lipoproteinler (LDL) ve yüksek dansiteli (alfa) lipoproteinler (HDL)]. Oysa elektroforetik ayýrýmda elektriksel yükler ön plana çýkar ve alkali ortamda yapýlan elektroforezde anoda doðru göç hýzý HDL > VLDL > LDL > þilomikron olacak Þekilde gerçekleþir (4). Tablo 1: Lipoproteinlere ait apoprotein komponentlerinin özellikleri Apoprotein Yapýsal Fonksiyon Reseptör Etki AI HDL Çöpçü reseptör LCAT aktivatörü AII HDL HDL reseptörü? LCAT kofaktörü B48 Þilomikron LRP Hepatik TG lipaz? B100 VLDL, IDL, LDL LDL reseptörü - CI, CII - - LPL aktivasyonu CIII - - LPL inhibisyonu E Kalýntý partiküller LDL reseptörü - 40

DİYABETTE YENİ YAKLAŞIMLAR. Yrd.Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya AD AYDIN 2003

DİYABETTE YENİ YAKLAŞIMLAR. Yrd.Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya AD AYDIN 2003 DİYABETTE YENİ YAKLAŞIMLAR Yrd.Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya AD AYDIN 2003 1 Diabetes Mellitus (DM) Diabetes mellitus (DM), karbonhidrat metabolizmasının,

Detaylı

Metabolik Sendrom Tanı Tedavi Dr. Abdullah Okyay

Metabolik Sendrom Tanı Tedavi Dr. Abdullah Okyay Metabolik Sendrom Tanı Tedavi Dr. Abdullah Okyay Metabolik Sendrom İnsülin direnci (İR) zemininde ortaya çıkan Abdominal obesite Bozulmuş glukoz toleransı (BGT) veya DM HT Dislipidemi Enflamasyon, endotel

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR

KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR KORTİZOL, METABOLİK SENDROM VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR Prof.Dr. ARZU SEVEN İ.Ü.CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI DİSMETABOLİK SENDROM DİYABESİTİ SENDROM X İNSÜLİN DİRENCİ SENDROMU METABOLİK

Detaylı

Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II

Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II 47. ULUSAL DİYABET KONGRESİ 11-15 Mayıs 211, Rixos Sungate Hotel, Antalya Türkiye Diyabet Prevalans Çalışmaları: TURDEP-I ve TURDEP-II Prof. Dr. İlhan SATMAN ve TURDEP-II Çalışma Grubu İstanbul Üniversitesi

Detaylı

HbA1c Standardizasyonu Yeni Gelişmeler

HbA1c Standardizasyonu Yeni Gelişmeler HbA1c Standardizasyonu Yeni Gelişmeler Dr. Diler Aslan Pamukkale Üniversitesi 1 Aralık 2011, Adana TBD Kongre2011 İçerik Hasta güvenliği Harmonizasyon ve standardizasyon HbA1c standardizasyonu Paydaşların

Detaylı

Diyabetik Hasta Takibi. Dr. Hasan Onat PHD Diyabet Çalışma Grubu İnece ASM, Kırklareli

Diyabetik Hasta Takibi. Dr. Hasan Onat PHD Diyabet Çalışma Grubu İnece ASM, Kırklareli Diyabetik Hasta Takibi Dr. Hasan Onat PHD Diyabet Çalışma Grubu İnece ASM, Kırklareli Amaç Bu oturum sonunda katılımıcı hekimler birinci basamakta Diyabet hastalığının yönetimi konusunda bilgi sahibi olacaklardır.

Detaylı

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir HD e yeni başlayan hastaların 1/3 de neden diyabetik nefropati Yeni başlayan

Detaylı

Kronik Böbrek Hastalığında Retinol Bağlayıcı Protein-4 Düzeyindeki Artış Endotel Disfonksiyonun Yeni Bir Göstergesi mi?

Kronik Böbrek Hastalığında Retinol Bağlayıcı Protein-4 Düzeyindeki Artış Endotel Disfonksiyonun Yeni Bir Göstergesi mi? Kronik Böbrek Hastalığında Retinol Bağlayıcı Protein-4 Düzeyindeki Artış Endotel Disfonksiyonun Yeni Bir Göstergesi mi? Gürkan Çelebi 1, İlker Taşçı 1, Mutlu Sağlam 2, Gökhan Özgür 1, Halil Yaman 3, Gökhan

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

CHECK-UP NEDÝR? Bir baþka deyimle Genel Saðlýk Kontrolü, hiçbir þikayet ve hastalýðý olmasa dahi, kiþide mevcut olabilecek hastalýklarýn yada bu hastalýklarýn erken bulgularýnýn ve kiþide bulunan, gelecekte

Detaylı

HEMOGLOBİN A1C. Klinik Laboratuvar Testleri

HEMOGLOBİN A1C. Klinik Laboratuvar Testleri Klinik Laboratuvar Testleri HEMOGLOBİN A1C Diğer adları: Glike hemoglobin, glikozile hemoglobin, glukohemoglobin, HbA1c, A1c. Kullanım amacı: Diabetes mellitus tedavisinin orta vadede yeterince başarılı

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

DİABETES MELLİTUS DİYABET (Şeker )HASTALIĞI. ATASAM HASTANESİ Kalite Yönetim Birimi

DİABETES MELLİTUS DİYABET (Şeker )HASTALIĞI. ATASAM HASTANESİ Kalite Yönetim Birimi DİABETES MELLİTUS DİYABET (Şeker )HASTALIĞI ATASAM HASTANESİ Kalite Yönetim Birimi BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? DİYABET(ŞEKER HASTALIĞI) NEDİR? Diyabet vücutta yeterince insülin üretilememesi veya etkili

Detaylı

Diyabetik Nefropati Tanı ve Tedavide Güncelleme. Dr. Gültekin Süleymanlar Dr. Alper Sönmez

Diyabetik Nefropati Tanı ve Tedavide Güncelleme. Dr. Gültekin Süleymanlar Dr. Alper Sönmez Diyabetik Nefropati Tanı ve Tedavide Güncelleme Dr. Gültekin Süleymanlar Dr. Alper Sönmez Diyabetik Nefropati Tanısında Güncelleme Dr. Alper Sönmez GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim

Detaylı

(*) Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU 16 Ekim 2009, Ankara

(*) Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU 16 Ekim 2009, Ankara (*) Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU 16 Ekim 2009, Ankara Referans Aralığı Kavramı Eş anlamlılar Referans değerler = Reference Values Normal değerler = Normal Values Beklenen değerler = Expected

Detaylı

MODY Tanı ve Tedavi İlkeleri. Prof.Dr.Murat YILMAZ NKÜ Tıp Fakültesi endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları BD

MODY Tanı ve Tedavi İlkeleri. Prof.Dr.Murat YILMAZ NKÜ Tıp Fakültesi endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları BD MODY Tanı ve Tedavi İlkeleri Prof.Dr.Murat YILMAZ NKÜ Tıp Fakültesi endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları BD Maturity-Onset Diabetes of Young (MODY) tüm diyabetli olguların yaklaşık %1-2 sini oluşturur

Detaylı

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili;

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili; KORONER RİSK TESTİ Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili; Koroner kalp hastalıklarına yol açan kolesterol ve lipit testleridir. Koroner risk testleri

Detaylı

Kayseri Ýl Merkezinde Bir Saðlýk Ocaðýna Baþvuran Diyabetik Hastalarda Metabolik Kontrol Durumu ve Eþlik Eden Faktörler

Kayseri Ýl Merkezinde Bir Saðlýk Ocaðýna Baþvuran Diyabetik Hastalarda Metabolik Kontrol Durumu ve Eþlik Eden Faktörler ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Kayseri Ýl Merkezinde Bir Saðlýk Ocaðýna Baþvuran Diyabetik Hastalarda Metabolik Kontrol Durumu ve Eþlik Eden Faktörler Metabolic Regulation and Related Factors in Diabetic

Detaylı

DÝYABET 79 Katkýlarýyla 18-20 Kasým 2011 Türk Tabibler Birliði tarafýndan kredilendirilecektir. DÝYABET 18-20 Kasým 2011 Ý.Ü. ÝSTANBUL TIP FAKÜLTESÝ DÝYABET 79 Katkýlarýyla Ýstanbul Týp Fakültesi Ýç Hastalýklarý

Detaylı

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya

Gebelikte diyabet taraması. Prof. Dr. Yalçın Kimya Gebelikte diyabet taraması Prof. Dr. Yalçın Kimya Gestasyonel diyabet İlk defa gebelik sırasında saptanan diyabet Diagnosis and classification of diabetes mellitus. Diabetes Care 2010;33(Suppl 1):S62 9.

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

Tablo 2 Üniversitelerdeki Týpta Uzmanlýk Eðitim Dallarý ve Kontenjanlarý

Tablo 2 Üniversitelerdeki Týpta Uzmanlýk Eðitim Dallarý ve Kontenjanlarý Tablo 2 Ünirsitelerdeki Týpta Uzmanlýk Eðitim Dallarý Kontenjanlarý Türü Türü Abant Ýzzet Baysal Ünirsitesi 1011375 Acil Týp 5 K 2 - - - - - 1011114 Adli Týp 4 K 1 - - - - - 1011139 Anesteziyoloji Reanimasyon

Detaylı

OBEZİTE İLE MÜCADELE VE KONTROL PROGRAMI & TÜRKİYE DİYABET KONTROL PROGRAMI -TGDF-

OBEZİTE İLE MÜCADELE VE KONTROL PROGRAMI & TÜRKİYE DİYABET KONTROL PROGRAMI -TGDF- OBEZÝTE (ÞÝÞMANLIK) ÝLE MÜCADELE VE KONTROL PROGRAMI EYLEM PLANI (2010-2014) OBEZİTE İLE MÜCADELE VE KONTROL PROGRAMI & TÜRKİYE DİYABET KONTROL PROGRAMI -TGDF- Doç. Dr. Serdar GÜLER Türkiye Obezite ve

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

EK-2 A- HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMLERİ ÜZERİNDE YAPILACAK DÜZENLEMELER

EK-2 A- HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMLERİ ÜZERİNDE YAPILACAK DÜZENLEMELER EK-2 A- HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMLERİ ÜZERİNDE YAPILACAK DÜZENLEMELER 1- Testlerle ilgili oluşturulmuş olan kişisel paneller eğer varsa kaldırılacaktır.(hastanenin özelliğine göre ve bilimsel gerekçeler

Detaylı

ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI

ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI Çocukların büyüme gelişmesi sırasında düzenli muayene, laboratuvar testleri ve gelişme kayıtlarının tutulması gereklidir. Bkz: çocukluk çağı aşıları ve testleri. Çocuk Check up

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar

Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Gestasyonel Diyabet: Anne ve Fetusta Kısa ve Uzun Dönem Sonuçlar Prof. Dr. Lemi İbrahimoğlu İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Gestasyonel Diyabetes

Detaylı

Motor kademeleri ile otomasyon seviyeleri arasýnda akýllý baðlantý Akýllý Baðlantý Siemens tarafýndan geliþtirilen SIMOCODE-DP iþlemcilerin prozeslerinin hatasýz çalýþmasýný saðlamak için gerekli tüm temel

Detaylı

OBEZ HASTA TANI VE TAKİBİNDE LABORATUVAR

OBEZ HASTA TANI VE TAKİBİNDE LABORATUVAR OBEZ HASTA TANI VE TAKİBİNDE LABORATUVAR Dr.Janserey Batu Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzm. Düzen Laboratuvarlar Grubu, Ankara XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, 2011 Obezite Tanımı Vücut Kitle İndeksi

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ

ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ ESANSİYEL HİPERTANSİYONLU HASTALARDA PLAZMA APELİN ve ADMA DÜZEYLERİ Çelebi G., 1 Sönmez A., 2 Erdem G., 1 Tapan S., 3 Taşçı İ., 1 Erçin C.N., 4 Doğru T., 4 Kılıç S., 5 Üçkaya G., 2 Yılmaz Mİ., 6 Kutlu

Detaylı

Birinci Basamakta Böbrek Hasarının Değerlendirilmesi Proteinüri; Kimde, Nasıl Bakılmalı, Nasıl Değerlendirilmeli?

Birinci Basamakta Böbrek Hasarının Değerlendirilmesi Proteinüri; Kimde, Nasıl Bakılmalı, Nasıl Değerlendirilmeli? Birinci Basamakta Böbrek Hasarının Değerlendirilmesi Proteinüri; Kimde, Nasıl Bakılmalı, Nasıl Değerlendirilmeli? Dr. İhsan ERGÜN Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Gerçek bir pozitiflik söz konusu mudur?

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir.

ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. ÇALIŞMANIN AMACI: Türkiye de erişkinlerde ( 20 yaş) metabolik sendrom sıklığını tespit etmektir. Metabolik Sendrom Araştırma Grubu Prof.Dr. Ömer Kozan Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Kardiyoloji ABD, İzmir

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Dt. İSMAİL SERDAROĞLU SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI DAİRE BAŞKANI

Dt. İSMAİL SERDAROĞLU SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI DAİRE BAŞKANI Dt. İSMAİL SERDAROĞLU SAĞLIK HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SOSYAL GÜVENLİK UYGULAMALARI DAİRE BAŞKANI Sağlık Bakanlığı Yaklaşımı ve Son Ulusal Veriler A-Rakamlarla Diyabet B-Sağlık Bakanlığınca Yapılanlar

Detaylı

Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı

Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı DM TEDAVİSİNDE KOMPLİKASYONLAR DM TEDAVİSİ VE KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLAR Prof. Dr. Ramazan Sarı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı Slide 1 Sunum planı DM ve kardiyovasküler hastalık-riskleri

Detaylı

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU (AİLE HEKİMİ, AİLE SAĞLIĞI ELEMANI, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ HEKİMİ, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ SAĞLIK PERSONELİ) Prof.

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

lanması Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı

lanması Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Nonalkolik karaciğer yağlanmas lanması Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı 9-10 yarıyıl l 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Tanımlamalar Karaciğer yağlanması

Detaylı

Tip 2 Diabetes Mellitusta Hangi Hastaya Ne Zaman Hangi İnsülin

Tip 2 Diabetes Mellitusta Hangi Hastaya Ne Zaman Hangi İnsülin Tip 2 Diabetes Mellitusta Hangi Hastaya Ne Zaman Hangi İnsülin Dr. Füsun Törüner Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma B.D, Ankara 22-23.Kasım.2013 -TEKİRDAĞ Tip 2 DM progresif bir

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

Aile Hekimliği Uygulamasında Diyabetes Mellitus Yönetimi ve. Prof.Dr. Halil Önder Ersöz Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

Aile Hekimliği Uygulamasında Diyabetes Mellitus Yönetimi ve. Prof.Dr. Halil Önder Ersöz Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Aile Hekimliği Uygulamasında Diyabetes Mellitus Yönetimi ve İnsülin Tedavisi Başlama Prof.Dr. Halil Önder Ersöz Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı TANIM: Diyabetes Mellitus, insülin sekresyonundaki

Detaylı

Mlz Aciklamasi. Tutar 6638 TROPONİN-T VEYA TROPONİN-I. Mlz Aciklamasi. Tutar 6638 HBV DNA HCV-RNA HCV GENOTİP. Mlz Aciklamasi. Tutar 6638 ÜRE GLUKOZ

Mlz Aciklamasi. Tutar 6638 TROPONİN-T VEYA TROPONİN-I. Mlz Aciklamasi. Tutar 6638 HBV DNA HCV-RNA HCV GENOTİP. Mlz Aciklamasi. Tutar 6638 ÜRE GLUKOZ Sayfa: 1 / 9 320.00451 SİEMENS SAN.TİC.A.Ş. Kodu 54 190281 TROPONİN-T VEYA TROPONİN-I 40000 2,29 91.600,00 320.00577 MZM SAG.UR.LAB.HIZ.SAN VE TİC. LTD. ŞTİ 91.600,00 Kodu 55 56 57 190271 190272 190275

Detaylı

17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kronik böbrek hastalığı adeta bir salgın halini almıģ olan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Basit ve ucuz bazı testlerle erken saptandığında önlenebilir veya ilerlemesi geciktirilebilir olmasına karģın,

Detaylı

TURDEP-II Sonuçları. Prof. Dr. İlhan SATMAN ve TURDEP-II Çalışma Grubu

TURDEP-II Sonuçları. Prof. Dr. İlhan SATMAN ve TURDEP-II Çalışma Grubu TURDEP-II Sonuçları Prof. Dr. İlhan SATMAN ve TURDEP-II Çalışma Grubu İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı TURDEP-I:

Detaylı

Prof.Dr. Oktay Ergene. Kardiyoloji Kliniği

Prof.Dr. Oktay Ergene. Kardiyoloji Kliniği Hipertrigliseridemii id i Tedavisi i Prof.Dr. Oktay Ergene İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Hipertrigliseridemi Gelişimiş VLDL Chylomicron Liver Defective Lipolysis Remnants

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

Mustafa KABU 1,Turan CİVELEK 1. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Afyonkarahisar

Mustafa KABU 1,Turan CİVELEK 1. Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Afyonkarahisar Mustafa KABU 1,Turan CİVELEK 1 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı, Afyonkarahisar Süt sığırı işletmelerindeki en önemli sorunlarda birtanesi periparturient

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

TÜRKİYE DİYABET ÖNLEME & KONTROL PROGRAMI - UDAİS - Doç. Dr. Serdar GÜLER Türkiye Obezite ve Diyabet Koordinatörü 25/05/2012, 2.

TÜRKİYE DİYABET ÖNLEME & KONTROL PROGRAMI - UDAİS - Doç. Dr. Serdar GÜLER Türkiye Obezite ve Diyabet Koordinatörü 25/05/2012, 2. TÜRKİYE DİYABET ÖNLEME & KONTROL PROGRAMI - UDAİS - Doç. Dr. Serdar GÜLER Türkiye Obezite ve Diyabet Koordinatörü 25/05/2012, 2. UDAİS, İstanbul SERDAR GÜLER Amasya Trabzon Samsun Anadolu Lisesi Hacettepe

Detaylı

Bu makalenin amacý, Ýyi Klinik Uygulama (ÝKU) merkezine

Bu makalenin amacý, Ýyi Klinik Uygulama (ÝKU) merkezine ÝYÝ KLÝNÝK UYGULAMA ÇALIÞMALARINDA RUTÝN LABORATUVARIN ROLÜ Aydýn ERENMEMÝÞOÐLU, Prof. Dr. Erciyes Üniversitesi Týp Fakültesi Farmakoloji AbD ve E.Ü.T.F Hakan Çetinsaya Ýyi Klinik Uygulama Merkezi Müdürü

Detaylı

Modüler Proses Sistemleri

Modüler Proses Sistemleri Ürünler ve Hizmetlerimiz 2011 Modüler Proses Makineleri Modüler Proses Sistemleri Proses Ekipmanlarý Süt alým tanklarý Süt alým degazörleri Akýþ transfer paneli Vana tarlasý Özel adaptör Tesisat malzemeleri

Detaylı

NUMUNELERİN SAKLANMA KRİTERLERİ TALİMATI

NUMUNELERİN SAKLANMA KRİTERLERİ TALİMATI Dok No: BİY.TL.23 Yayın Tarihi: NİSAN 2013 Rev.Tar/No: -/0 Sayfa No: 1 / 11 01 AMAÇ : Biyokimya Laboratuvarının ulusal ve uluslararası standartlara, kanun ve yönetmeliklere uygun olarak, düzenli, hızlı

Detaylı

PURE Türkiye Sağlık Çalışması 3. Yıl Analiz sonuçları. PURE Türkiye

PURE Türkiye Sağlık Çalışması 3. Yıl Analiz sonuçları. PURE Türkiye Sağlık Çalışması 3. Yıl Analiz sonuçları N (kişi) 4000 3500 3000 2500 2000 1500 1000 500 0 Türkiye Örneklemi N=2072 2072 1274 798 Kadın Erkek Toplam PURE Örneklemi N=3654 N (kişi) 4000 3500 3000 2500 2000

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği

Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Tip 2 Diyabetlilerde Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltma: Eğitimin Etkinliği Ayfer Bayındır Şeyda Özcan İlhan Satman Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Koç Üniversitesi Hemşirelik

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

DİYABET HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ DİYABET EĞİTİMCİSİNİN EĞİTİMİ KURSU PROGRAMI

DİYABET HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ DİYABET EĞİTİMCİSİNİN EĞİTİMİ KURSU PROGRAMI DİYABET HEMŞİRELİĞİ DERNEĞİ DİYABET EĞİTİMCİSİNİN EĞİTİMİ KURSU PROGRAMI Hazırlayan : Julie A. KUENZİ, RN,MSN,CDE,CPT Medical College of Wisconsin Çeviren: Doç.Dr. Nermin OLGUN Marmara Üniversitesi Hemşirelik

Detaylı

Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU Kronik Böbrek Hastalığının Laboratuvar Değerlendirmesi Glomerül Filtrasyon Hızının Hesaplanması Kreatinin Standardizasyonu Albuminüri-Proteinüri Standardizasyonu

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ ANESTEZİ Yabancı Sistem Hastalıkları Klinik Anestezi-II Reanimasyon-II Meslek Etiği Biyoteknoloji Girişimcilik II Anestezi Cihaz ve Ekipmanları Anestezi Uygulama-II Enfeksiyonların Önlenmesinde Prensipler

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

TİP 2 DİYABET. Tanı, Patogenez, Semptom ve Bulgular, Klinik Çalışmalar, Öneriler. HALUK ŞAVLI 2012

TİP 2 DİYABET. Tanı, Patogenez, Semptom ve Bulgular, Klinik Çalışmalar, Öneriler. HALUK ŞAVLI 2012 TİP 2 DİYABET Tanı, Patogenez, Semptom ve Bulgular, Klinik Çalışmalar, Öneriler. HALUK ŞAVLI 2012 Tip 2 diyabet, insülin direnci ve bunun insülin sekresyonundaki defekt nedeniyle, kompanse edilememesi

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Final Sınav Tarihleri ANESTEZİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Final Sınav Tarihleri ANESTEZİ ANESTEZİ Yabancı Sistem Hastalıkları Klinik Anestezi-II Reanimasyon-II Meslek Etiği Biyoteknoloji Girişimcilik II Anestezi Cihaz ve Ekipmanları Anestezi Uygulama-II Enfeksiyonların Önlenmesinde Prensipler

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

TÜRK BİYOKİMYA DERNEĞİ PREANALİTİK EVRE ÇALIŞMA GRUBU ÇALIŞMALARI

TÜRK BİYOKİMYA DERNEĞİ PREANALİTİK EVRE ÇALIŞMA GRUBU ÇALIŞMALARI TÜRK BİYOKİMYA DERNEĞİ PREANALİTİK EVRE ÇALIŞMA GRUBU ÇALIŞMALARI Mehmet ŞENEŞ TBD Pre-Analitik Evre Çalışma Grubu XXVII. Ulusal Biyokimya Kongresi 5 Kasım 2015 ABD Tıp Enistitüsünün (The Institute of

Detaylı

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması

Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması Özel Bir Hastanede Diyabet Polikliniğine Başvuran Hastalarda İnsülin Direncini Etkileyen Faktörlerin Araştırılması 20 24 Mayıs 2009 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 45. Ulusal Diyabet Kongresinde

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

Normoalbuminürik diyabetik nefropati. Prof.Dr.Murat YILMAZ Özel Çorlu REYAP hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Normoalbuminürik diyabetik nefropati. Prof.Dr.Murat YILMAZ Özel Çorlu REYAP hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Normoalbuminürik diyabetik nefropati Prof.Dr.Murat YILMAZ Özel Çorlu REYAP hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları DİYABETİK NEFROPATİ Diyabetik nefropati, çoğunlukla intraglomerüler arteriollerin

Detaylı

Diyabette tanı karmaşası: Tip 1 ve tip 2 dışı diyabet tipleri

Diyabette tanı karmaşası: Tip 1 ve tip 2 dışı diyabet tipleri Diyabette tanı karmaşası: Tip 1 ve tip 2 dışı diyabet tipleri Prof. Dr. Hulusi Atmaca Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı SAMSUN TEMD Tip1 - tip2 DM? Geleneksel ADA sınıflandırmasına

Detaylı

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri

İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri İnfeksiyonlu Hastada Antidiyabetik Tedavi İlkeleri Doç. Dr. Mehmet Uzunlulu İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe EAH, İç Hastalıkları Kliniği Sunum akışı Kılavuzlar ışığında; Glisemik tanımlamalar ve

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA REZİDÜEL RENAL FONKSİYON VE İNVAZİF OLMAYAN ATEROSKLEROZ BELİRTEÇLERİ İLİŞKİSİ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA REZİDÜEL RENAL FONKSİYON VE İNVAZİF OLMAYAN ATEROSKLEROZ BELİRTEÇLERİ İLİŞKİSİ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA REZİDÜEL RENAL FONKSİYON VE İNVAZİF OLMAYAN ATEROSKLEROZ BELİRTEÇLERİ İLİŞKİSİ Yaşar Çalışkan 1, Halil Yazıcı 1, Tülin Akagün 1, Nadir Alpay 1, Abdullah Özkök 1, Nihat Polat

Detaylı

SAĞLIKLI VE KİŞİYE ÖZEL EGZERSİZ REÇETESİ

SAĞLIKLI VE KİŞİYE ÖZEL EGZERSİZ REÇETESİ SAĞLIKLI VE KİŞİYE ÖZEL EGZERSİZ REÇETESİ Uzm. Dr. Lütfi AKGÜN Afyonkarahisar Halk Sağlığı Müdürlüğü İnsanlara; mevcut sağlık durumları başta olmak üzere sosyoekonomik durumları ve istekleri göz önünde

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

ULUSAL BÝLÝNÇLE GÜNCEL ÜROLOJÝ KARS 9-10 Mayýs 2009 Sarýkamýþ Toprak Otel ULUSAL BÝLÝNÇLE GÜNCEL ÜROLOJÝ KARS ÖNSÖZ Deðerli Meslektaþlarýmýz, Türk Üroloji Derneði, Türkiye ESRU, Türk Androloji Derneði

Detaylı

Orta Yaşlı Primer Hipertansif Hastalarda Hedef Organ Hasarını Belirleyen Cystatin C değil, Ürik Asittir

Orta Yaşlı Primer Hipertansif Hastalarda Hedef Organ Hasarını Belirleyen Cystatin C değil, Ürik Asittir Orta Yaşlı Primer Hipertansif Hastalarda Hedef Organ Hasarını Belirleyen Cystatin C değil, Ürik Asittir Belda Dursun 1, Betül Altay-Özer 2, Aytül Belgi 3, Çağatay Andıç 4, Aslı Baykal 2, Ali Apaydın 3,

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ANESTEZİ 08.00-08.50 Sistem Hastalıkları MYHST 120 Klinik Anestezi-II Anestezi Cihaz ve Ekipmanları Sınıfların Reanimasyon-II Biyoteknoloji Anestezi Uygulama-II Girişimcilik II

Detaylı

Yüksek kapasiteli Bigbag boþaltma proseslerimiz, opsiyon olarak birden fazla istasyonile yanyanabaðlanabilirözelliðesahiptir.

Yüksek kapasiteli Bigbag boþaltma proseslerimiz, opsiyon olarak birden fazla istasyonile yanyanabaðlanabilirözelliðesahiptir. Firmamýzmühendisliðindeimalatýnýyaptýðýmýzendüstriyel tipbigbag dolum,bigbag boþaltma prosesleri kimya,maden,gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle TürkSanayicisininhizmetindeyiz...

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Türkiye Kronik Böbrek Hastalığı Prevalansı Araştırması Chronic REnal Disease In Turkey CREDIT

Türkiye Kronik Böbrek Hastalığı Prevalansı Araştırması Chronic REnal Disease In Turkey CREDIT Türkiye Kronik Böbrek Hastalığı Prevalansı Araştırması Chronic REnal Disease In Turkey CREDIT Prof. Dr. Gültekin Süleymanlar CREDIT Çalışması Koordinatörü Kronik Böbrek Hastalığı Sık görülen, Renal ve

Detaylı

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk 62 y., kadın, emekli bankacı İzmir de oturuyor. Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk Öykü: 12 yıldır hipertansif. İlaçlarını düzenli aldığını ve diyete

Detaylı

Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı

Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı Hemoglobinopatilere Laboratuvar Yaklaşımı Dr. Çağatay Kundak DÜZEN LABORATUVARLAR GRUBU 1949 yılında Orak Hücre Anemisi olan hastalarda elektroforetik olarak farklı bir hemoglobin tipi tanımlanmıştır.

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ KOCAELI BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ ULUSLARARASI KATILIMLI SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ 8-11 MAYIS 2011 SABANCI KÜLTÜR MERKEZÝ - KOCAELÝ SÝGARA ve SAÐLIK ULUSAL KOMÝTESÝ ÖNSÖZ Deðerli Tütün Kontrol Gönüllüleri,

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

YAŞLILARDA DİYABET Glisemik Hedef

YAŞLILARDA DİYABET Glisemik Hedef YAŞLILARDA DİYABET Glisemik Hedef Doç. Dr. Ayşegül Atmaca Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji Bilim Dalı 26 Nisan 2014, Antalya 50. Ulusal Diyabet Kongresi Yaş Ortalama İnsan Ömrü Ortalama

Detaylı

Meral Mert, Endokrinoloji ve Metabolizma

Meral Mert, Endokrinoloji ve Metabolizma Meral Mert, Endokrinoloji ve Metabolizma Diyabetli bir kadının gebe kalması pregetasyonel diyabet. Gebelikte diyabetin ortaya çıkması gestasyonel diyabet olarak tanımlanır. 2 Gestasyonel diyabet UK de

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

İleri Kronik Böbrek Hastalığında Protein Enerji Kaybı: Epidemiyoloji ve Tanı. Kübra Kaynar KTÜ Nefroloji BD

İleri Kronik Böbrek Hastalığında Protein Enerji Kaybı: Epidemiyoloji ve Tanı. Kübra Kaynar KTÜ Nefroloji BD İleri Kronik Böbrek Hastalığında Protein Enerji Kaybı: Epidemiyoloji ve Tanı Kübra Kaynar KTÜ Nefroloji BD İleri Kronik Böbrek Hastalarında Protein Enerji Kaybı Neden Önemli? Kalantar-Zadeh, K. et al.

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

Muayeneler Laboratuvar Tetkikleri Radyoloji Tetkikleri. (Hesaplamalı) Elektrokardiyogram (BAYAN) Glukoz (Açlık) Total Kolesterol

Muayeneler Laboratuvar Tetkikleri Radyoloji Tetkikleri. (Hesaplamalı) Elektrokardiyogram (BAYAN) Glukoz (Açlık) Total Kolesterol Avantaj Check-Up Kadın Doğum LDL Kolesterol (Hesaplamalı) Elektrokardiyogram (BAYAN) Glukoz (Açlık) (EKG) Üroloji HDL Kolesterol (ERKEK) ALT (Alanin Aminotransferaz) AST (Aspartat Transaminaz) İdrar tetkiki

Detaylı