ET K KURALLAR VE MÜHEND SL K ET

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ET K KURALLAR VE MÜHEND SL K ET"

Transkript

1 ET K KURALLAR VE MÜHEND SL K ET OTURUM BAfiKANI CEMAL GÖKÇE ( MO stanbul fiube Baflkan )- De erli arkadafllar, de erli konuklar; hofl geldiniz. Biliyorsunuz, Etik ve Mühendislikte Etik konusunu 4 Ocak tarihinde yine bu salonda yapacakt k; ama hava flartlar n n bugünkünden daha farkl olarak ola anüstü kötü olmas nedeniyle erteledik. Görüyoruz ki, bugün de hava flartlar kötü; ama kötü olmas na ra men biz kararl y z, meslektafllar m z n az ilgi göstermifl olmas na karfl n yine de yapaca z. Bu çerçevede de erli konuklar m za, kat l mc lar m za ve ilgi gösteren arkadafllar m za teflekkür ediyorum. Aram zda çok de erli bilim adam - m z, çok de erli meslektafl m z, çok de erli arkadafllar m z var. Profesör Doktor Say n Betül Çotuksöken (Maltepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Ö retim Üyesi). Yine nflaat Yüksek Mühendisi Say n Altok Kurflun, de erli bir meslektafl m z. Bugünkü kat l mc lardan ve panelistlerimizden Profesör Doktor Eren Omay Hocam z son derece rahats z, bu nedenle gelemedi, bir sa l k sorunu nedeniyle kat lamad, de erli panelistlerimizden ve siz kat l mc lardan özür diliyor. Bu aç dan burada bulunan de erli kat l mc larla toplant m z götürece iz say l Yasa, Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birli ine mesle in menfaatlerine uygun olarak geliflmesini sa lamak, meslek mensuplar - n n birbirleriyle ve halk ile olan iliflkilerinde dürüstlü ü ve güveni hâkim k lmak üzere, meslek disiplinini ve ahlak n korumak için gerekli gördü ü bütün teflebbüs ve faaliyetlerde bulunmak görevini veriyor. Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birli i Yasas bu çerçevede bizlere görev veriyor. Bizler de mesle imizin baz davran fl kurallar n tan mlamak ve onlar srarla kollamak, bu kurallar titizlikle uygulayanlar desteklemek üzere dayan flma içinde olmak gibi bir zorunlulu u da, bir görevi de bu kapsamda nflaat Mühendisleri Odas ve meslektafllar olarak karfl m za koyuyoruz. 5

2 Sözünü etti im bu mesleki davran fl kurallar na bu kapsamda etik kurallar ad veriyoruz. Peki neyin etik oldu una, neyin etik olmad na nas l karar verece iz? Bu konu aç kt r ki, tart fl lacak, bu sorulara cevap arayaca z. Dolay s yla, neyin ahlaki, neyin adil ve uygun olmak bak m ndan referans oluflturaca n n mutlak bir yan t olabilir mi? sorusuna da cevap arayaca z. Bu sorunun mutlak bir yan t var m? Yasalar gibi insanlar n davran fl kurallar da kayna n toplumdan ve toplumu biçimlendiren üretim iliflkilerinden al yor ve toplumun de iflimine paralel olarak bu kurallar da de ifliyor, zaman içerisinde de ifliyor. Bu nedenle, iyi-kötü, do ru-yanl fl kavramlar, üretim iliflkilerinin dolay - s yla egemenlik iliflkilerinin neresinde oldu unuza göre de bu kapsamda de ifliyor. nsanl n binlerce y ll k geçmiflinden süzülen ve evrensel olarak nitelendirilebilecek de erlerin varl ndan da bu kapsamda ister istemez söz etmemiz gerekiyor. Buradaki temel amaç, mühendislik ve mimarl k mesle inin insanlara daha iyi hizmet etmesi, k lavuzluk görevini sa lam fl olmas d r. Amaç, kiflilerin damgalanmas, ahlakl, ahlaks z olarak s n fland r lmas, bu kurallar n siyasal, kiflisel, yönetsel ve bu amaçlarla kullan lmas de ildir. K sacas, mesleki davran fl kurallar yla mühendislik ve mimarl k hizmetini ne yaparsak, nas l davran rsak daha iyi veririz? sorusuna yan t aranmas konusudur. Kimi felsefecilere göre etik, iki ucu aç k, elefltirel bir aland r, bir mesleki kesimin büyük ço unlu u taraf ndan benimsenmifl olabilir, benimsenmemifl olabilir. Oysa o kesimin tümüne etik kurallar dayatmak art k etik olmayan bir davran flt r, tümüne böylesi kurallar dayatmak etik olmayan bir davran flt r diye de görüfl ileriye süren felsefeciler var. Ayr ca bir meslektafl n eyleminin ahlakl ya da ahlaks z olarak adland - r lmas bir meslek örgütünün de görevi olmal m d r, olmamal m d r? konusu da bizim aç m zdan son derece önemlidir ve bugünkü konumuzun tart fl lmas da bu kapsamda önemlidir. Temel amaç; ahlaki yarg larda bulunmak de il, mimar ve mühendisler için mesleki pratikler evresinde daha iyi ve daha do ru, daha yararl olana ulaflman n ortaya ç kar lmas konusudur. Bu kapsamda birkaç soruyla konuflmam noktalamak, de erli kat l mc arkadafllar m za, Betül 6

3 Han m la Say n Kurflun a sözü b rakmak istiyorum. Bu sorular da hem kat l mc lar m z n hem de sizlerin bir taraftan düflünmeniz, bir taraftan da aç klamalar m z n sonunda tart flmaya kat lman z kapsam nda yararl olur diye bu sorular sorarak b rak yorum. Bir, mesleki davran fl kurallar gerekli midir? Mesleki davran fl kurallar hangi amaçlarla belirlenmelidir? Bu kurallar n kapsam ne olmal d r? Mesleki davran fl kurallar nas l ve ne zaman uygulanmal d r? flte biz de bu günkü tart flmalar m zda, konferans m zda bu konular, bu sorulara cevap arayaca z. Bu noktada sözü Say n Betül Hocam za b rak yorum, kendisinin bu kapsamda çok de erli çal flmalar var. Eminim ki, bizi de bu de erli çal flmalar ndan fazlas yla yararland racakt r. Ayr ca buraya geldikleri için de kendilerine teflekkür ediyorum, buyurun de erli Hocam. PROF. DR. BETÜL ÇOTUKSÖKEN (Maltepe Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Ö retim Üyesi)- Ben de bu ya murlu havada stanbul un trafi i gibi kötü koflullar alt nda dinleyici olarak buraya gelebildi iniz için size çok teflekkür ediyorum. Cemal Bey in son belirlemeleri gerçekten çok önemli. Ald m notlardan bir kez daha sunmak istiyorum: Bir, mesleki davran fl kurallar ge- 7

4 rekli mi? Hangi amaçlarla bu kurallar belirlenmeli, bunlar n ayr nt s nda ne olmal, neleri amaçlamal ve ne zaman uygulanmal? Genelde etik dedi imiz, evrensel nitelikli davran fl temellerine iliflkin belirlemelere her birimizin, yaflam m z n her döneminde, her kesitinde, her an nda asl nda uymas gerekiyor. fiöyle bir etik tarihine veyahut da meslek örgütlerinin kendi içlerinde birtak m davran fl kurallar belirleme çabas na bakt m zda hekimlerin öncelikli oldu unu görüyoruz. Meslekler içerisinde flu ünlü Hipokrat yeminiyle ne yapmalar gerekti ini, ola an ve ola and fl durumlarda nas l bir tutum tak nmalar gerekti ini hekimler ilk kez ortaya koyuyor. Bir t p ö rencisi için Hipokrat yemini etmek t p fakültesinden mezun olman n kofluludur, son derece önemlidir. Hatta t p fakültelerinde deontoloji dersi vard r; son zamanlarda da t p eti i diye deontoloji ad alt nda yap lan birtak m çal flmalar var. Üniversitelerimizdeki e itim ortam na bakt m z zaman bunun d fl nda gençlerimizin bu konuda e itim ald n, bir ö retimden geçti ini söyleyemeyiz. Örne in, ö retmenler nas l bir etik e itimden geçiyor, hukukçular nas l bir etik e itimden geçiyor, mühendisler, mimarlar, ekonomistler, siyaset bilimciler, uzmanlar bu anlamda nas l bir e itimden geçiyor? Bu bana göre meçhul, biz bunu sadece t pta daha belirgin olarak deontoloji ad alt nda görebiliyoruz. Öyleyse galiba ifli bu taraf yla, bu noktaya dokunarak ele almak gerekiyor. Çünkü hukukun da bizim davran fl biçimlerimizi belirleyen yap - lar n da taban nda etik dedi imiz evrensel, insani bilgilere yönelik, insanlar n ola an ve ola and fl durumlarda nas l davranmalar gerekti- ine, neyi, neleri ölçü almalar gerekti ine yönelik bir davran fllar dizisini ö retebilmek veya bunlar n temellerindeki etik de erleri ö retebilmek galiba ilk olarak okul s ralar nda bafllamas gereken bir fley. Ben sözlerime Peter Koslovski den ald m bir metinle bafllamak istiyorum. Türkiye Felsefe Kurumunun yak nlarda, afla yukar bir y l kadar önce yay mlam fl oldu u, ilginizi çekece ini de umdu um -metnin künyesi kaynakçamda var- Etik ve Meslek Etikleri ad nda bir kitap var, 2000 in sonlar nda veya 2001 in bafl nda kitap yay mland Koslovs- 8

5 ki nin metni de Etik ve Hekimlik Sanat ad n tafl yor. Yazar, hekimlikten yola ç k yor; çok güzel bir durum muhasebesi yap yor, sorunu önümüze koyuyor. fiöyle bir al nt var, elinde metin olanlar takip edebilirler: Koslovski En yüksek uzmanl k gerektiren meslekler, bilimler de il; uygulamal bilimler, dolay s yla sanatlard r diyor. Çok ilginç, uygulamal bilimlere, tekni e veyahut da sanatlara çok incelikli uzmanl k alan gözüyle bak yor. Oysa, genellikle kamuoyunda tam tersi bir anlay fl vard r. Laboratuvar nda çal flan bilim adam, sanki daha ince iflle u rafl yordur, teknik eleman âdeta bir ara eleman gibi muamele görür. Hatta üniversitenin tarihine bakarsan z, Teknik Üniversitenin üniversite olarak alg - lanmas çok da eski zamana denk düflmüyor. Onun d fl nda daha temel nitelikli bilimlerle ilgili alanlar n ö retildi i kurumlar üniversite olarak kabul görmüfltür de Teknik Üniversite ad alt ndaki kurumlar uzun süre tepkiyle karfl lanm flt r. Profesyonel mesleklerden olan hekimlik mesle i özel anlamda bir sanatt r diyor Koslovski. Çünkü onun yöneldi i kimse hasta olarak insan, genel olmayan, standartlaflt r lamayan eylem nesnesi dir. Bir bak ma hiçbir hastay standart hale getiremezsiniz, her birine özel bir muamelede bulunman z gerekir. Bundan dolay meslek etikleri hareketinin t p eti iyle bafllamas ve daha sonra ekonomi eti ine ya da mühendislik eti ine ve teknik meslekler eti ine kadar gitmesi oldukça akla yatk nd r. Ama ben bu tezden yola ç karak mühendis ve mimarlar da biraz kapsam içerisine almaya çal flt m; mimarlarla ilgili daha önce bir çal flma yapm flt m, bugün hatta Rezan Han m a getirdi im kitapta (Betül Çotuksöken, Felsefe: Özne-Söylem) Özne Olarak Mimar bafll - n tafl yan bir çal flma var, bir mimar n özne olarak nas l davranmas, ne yapmas gerekti i konusunda birtak m belirlemeleri de içeriyor söz konusu kitaptaki bu bafll tafl yan yaz. Ama burada mühendis ve dedi im gibi her seferinde mimar da rahatl kla iflin içine katabiliriz diye düflünüyorum. Mimarlar ve mühendisler bizim için bir bak ma hekimlerden ya da doktorlardan çok daha fazla önemli. Çünkü biz doktora ya da hekime bir anlamda ola and fl durumlarda baflvururuz; ama hepimiz bir mekânda yafl yoruz. Kent or- 9

6 tam n bile mekân olarak düflünecek olursak mühendisler ve mimarlar bizi doktorlardan çok daha fazla etkileyen, belirleyen kifliler. Herhangi bir mesle in bilgisini edinen ve edindi i bilgileri herhangi bir durumu alg lamak, kavramak, saptamak, tespit etmek, gerekti inde de- ifltirmek üzere kullanan insanlar ço u zaman yapt klar iflin ayr nt lar üzerinde düflünmezler. Her birimiz birtak m ifller yapar z; ama yapt - m z bu iflin ayr nt s üzerinde, bu ifli yapm fl olman n bize yükleyece- i sorumluluklar üzerinde pek fazla düflünmeyiz. nsanlar, asl nda meslek sahibi olarak de er üreten ya da hizmet üreten kifliler olarak ifllerini kazan lm fl mesleki bilgiler do rultusunda yaparlar. Elbette, gerçeklefltirilen tüm eylemlerin ak fl üzerinde düflünürler, ifllerini yaparken bir bak ma düflünürler. Ama duruma yak ndan bak ld nda ço u zaman eylemin düz bilgiyle olan iliflkileri üzerinde düflünmekle yetinirler, eylemin sadece düz bilgiyle ilgili olan iliflkileri üzerinde düflünebilirler, yani bunlar da mesleki bilgilerdir, bir anlamda gerekli olan bilgilerdir. Ancak uygulamal alanlarda amac n belirlenmesi, mesleki bilginin nas l, ne için, kim için yaflam alan na aktar laca üzerinde de durulmas gerekmektedir. Biraz önce Cemal Bey in asl nda bize sezinletmeye çal flt buydu, yani sadece mesleki bilgiler de il, bunlar zaten gerekli olanlar içermekte; ama bunun d fl nda acaba neler dikkate al nmak zorunda? flte bunun üzerinde durulmal. Bir meslek insan olarak gerçeklefltirilen eylem ne ya da kim üzerinde gerçeklefltirilmektedir? Meslek sahibi kifli kime ya da neye yönelmektedir? Bu kifliler kendilerini kuflatan kültür dünyas nda tarihsel bir varl k olarak nas l konumland r lm fllard r? Hepimiz önünde sonunda tarihsel bir varl z, tarihsel özneyiz. E itim, bilgi kurumlar kendilerini nas l kurmufltur ya da nas l oluflturmufltur? Birçok üniversitemiz var, 80 in üstünde, bunlar n ço unda bilmiyorum say olarak ne kadar inflaat fakültesi var? Yar s na yak n bir k sm nda inflaat fakültesi var dersek, mimarl klar da katarsan z hemen hemen hepsinde benzer alanlarda e itim veren bölümler var demektir. Ama bu e itim kurumlar, bu insanlar nas l yetifltiriyor, nas l oluflturuyor? 10

7 Meslek sahibi olmalar nda, meslek sahibi olarak oluflmalar nda kendi paylar nedir? Salt saptay c olmas bak m ndan düz söz ortam olarak beliren bilginin insan dünyas na dönüfltürücü bir öge olarak aktar m nda neler de ifliyor? Bilgiyi insanlar oluflturuyor; ama bilgilerin insan dünyas na aktar m nda neler de ifliyor, yoksa hiçbir fley de iflmiyor mu, her fley ayn flekilde devam ediyor mu? Baflka bir deyiflle, bilginin toplumu dönüfltürmede, de ifltirmede ne kadar pay var? Türkiye ye bu aç dan bakt m zda galiba iyi bir durumla karfl karfl ya kalm yoruz; bu belki yapaca m z ilk saptamalardan biri. Düz söz olarak beliren, saptay c niteli iyle ortaya ç kan bilimsel bilgiler, dünyay de ifltirmekte ve insan dünyas n daha farkl k lmakta ne kadar etkili olabiliyor? Bir baflka soru ya da belirleme flu: Bu meslek insanlar n n yöneldikleri, etkide bulunduklar, yap c s olduklar eylemler arac l yla ulaflt klar nesne ortam yla olan iliflkileri, nelerdir? türünden sorular do ru eylemde bulunman n yeterli ve zorunlu koflullar n oluflturuyor. Burada dikkat ederseniz tümüyle toplumu, ama asl nda tek tek bireyleri de ilgilendiren ve esas nda gerekli olan koflul, alan bilgisi; ancak insana iliflkin bilgi yeterli kofluldur. Hem mühendise, hem kendisine yönelik bilgisi hem de genellikle insana iliflkin, insan n nas l bir varl k yap s na sahip oldu una iliflkin bilgisi, yeterli; ama ayn zamanda zorunlu olan da oluflturuyor. E er etik en genifl anlam yla do ru eyleme iliflkin ö retiyse, do ru eylemde bulunmaya iliflkin bir ö retiyse üzerinde durulmas gereken üç temel yön söz konusudur. Eyleyen, etkide bulunan özne, etkiye u rayan özne veya nesne ve eylemin kendisi. Eyleyen bir kifli var; bu, özne olarak insan; bu ayn zamanda tarihsel özne; iflte bu kifli, baflka kiflilere, baflka insanlara etkide bulunuyor ve bir de eylemin kendisi var, gerçekleflen eylem var. Bu belirlemelerin yan s ra insan programlanm fl olarak de il de bilinçli, amaçl olarak yönelen, kendi amac n kendisi koyan bir varl k oldu una göre, eyleminin yöneldi i özne veya nesne durumlar üzerinde daha ayr nt l bir biçimde düflünmek zorundad r. Bir inflaat mühendisi yapt evin insanlar için oldu unu; dolay s yla, yöneldi i varl n ne oldu unu çok bilinçli flekilde ele almak, bunu her an düflünmek zorundad r. 11

8 Tam da bu noktada hekim olarak özneyle, mühendis olarak özne aras ndaki ayr m kendini gösteriyor. çerik olarak hiç kuflkusuz farkl bilgilerle yetifltirilen bu iki meslek insan, hekim ve mühendis yöneldikleri özneler, nesneler, durumlar bak m ndan da asl nda birbirinden son derece farkl konumdad rlar. Hekim bir özneye, bir insana, koruyucu hekimlik etkinlikleri d fl nda do rudan yönelmektedir. Çünkü biliyoruz ki, koruyucu hekimlik diye çok önemli bir alan var; ama ülkemiz aç s ndan, ülkemiz ölçe inde bakt m zda bu çal flma alan n n çok da baflar l oldu unu söyleyemeyiz. Koruyucu hekimlikte hekim do rudan bireye yönelmez, hasta zaten orada henüz yok; iliflki dolayl d r. Bu ba lamda, sa l n korunmas için bir fleyler yap l r; ama genellikle hekim hastal k ad verilen niteliksel bir durumda, ola- an olmayan bir durumda karfl s ndaki özneye yönelir ve do rudan do ruya yönelir, sanal bir ortamda hasta-hekim iliflkisi mümkün de il diye düflünüyorum. Ancak bilgilendirici nitelikte bir iliflki belki olabilir; ama esas nda hastayla hekimin yüz yüze, birebir iliflki içerisinde olmas gerekir. Oysa mühendis yapt ifl bak m ndan büyük ölçüde birbirinden çok farkl arac ortamlarla, yani medyumlarla -ço ulu medya- dolayl olarak ola an ve ola and fl durumlarda nesnesine yönelmekte, ama burada dolayl l k var. Örne in, acaba içimizde kaç kifli oturdu u evin mühendisiyle, mimar yla halen ba n sürdürüyor veya o kifliyi tan yor? Ben böyle bir tan ma dan yoksunum, acaba benim oturdu um evi kim yapt? Bütün bileflenleri göz önüne alacak olursak ben, hiçbir flekilde oturdu um binan n kimin taraf ndan yap ld n bilmiyorum, müteahhidini bilmiyorum, kalfas n bilmiyorum, âdeta sanal bir iliflki, iflte yap lm fl bir bina; y llard r ayakta, kirac veya ev sahibi fleklinde sürekli sahip de ifltiriyor; ama mimar veya mühendis ortada yok, asl nda yap - s gere i durum genellikle bu. Mühendisin etkinli i, de ifltirici ve dönüfltürücü rolü hekiminkinden çok daha kuflat c d r. Çünkü mühendis genel olarak insan, özneyi içinde bulundu u ortam yla olan iliflkisinde belirliyor; mimar için de durum ayn. Etik teriminin türetildi i ethos sözcü ünün ço ulunun eski anlamlar ndan biri, bir canl n n genellikle s nd, yaflad yerdir. Bu galiba 12

9 bizim için epeyce bir zengin ça r fl m noktas yaratabiliyor, asl nda etik en son s nd m z nokta. Bu etimolojiyi de dikkate alacak olursak hukuktan da önce, hukuktan da daha temelli bir biçimde vazgeçilmez olarak her birimizin s nd bir insani ortam etik; yani canl n n hem insani hem de do al çevresi bir bak ma. Eti in e er bu anlama geldi i düflünülecek olursa, mühendisin yap üretirken eti e yönelik olarak tafl mas gereken bilincin ne denli önemli oldu u daha iyi anlafl l r. Biz mühendis olarak birilerini yetifltirirken onlara, insanlar için her anlamda s nacaklar bir yer yapmakta olduklar bilincini -bu etimolojileri de dikkate alarak- galiba afl lamam z gerekiyor. Çünkü mühendisin yöneldi i özneyle olan iliflkisi -her durumda öznenin mutlaka bir çevre içinde, bir mekân içerisinde yaflamas söz konusu oldu una göre- çok belirleyici bir iliflki. Mühendis, yarat c s ve uygulay c s oldu u teknik arac l yla insan n içinde yer ald ortam de ifltirir, farkl laflt r r. Mühendis, farkl k lma ifllemini bir yandan kuflkusuz gereksinimler do rultusunda yapar; ancak bir yandan da mühendis yine tekni in yarat c s ve uygulay c s olarak yeni gereksinimlerin oluflmas nda da katk l olur. Hem bir anlamda yaratt klar yla gereksinimleri, ihtiyaçlar giderir; ama ayn zamanda öylesine yarat larda bulunur ki; örne in, endüstri tasar mc lar ya da makine mühendisleri, mühendisli in farkl alanlar nda çal flanlar veyahut da inflaat mühendisleri dahi yaratt klar yla öyle birtak m ihtiyaçlar oluflturabilirler ki bunlar da bir baflka mühendis grubu gidermenin yollar n arayacakt r ve bunun için de asl nda sürekli olarak sorumluluklar yüklenir. Sorumluluk sözcü ünün etimolojisi de bize çok fley hat rlat yor, anlat - yor diye düflünüyorum. Sorumluluk, eski deyiflle mesuliyet, soru sormaktan geliyor. Örne in, Tarama Sözlü ü nde sorumluluk soru, sual, hesap, sualin karfl l olarak Türkçe oluflturulmufl. Daha sonra mesuliyete bakt m z zaman, hepimizin bildi i gibi bir kimsenin yüklendi i sorumluluk söz konusu burada da. flin ilginç taraf ; Türkçede Arapçadan kaynaklanan ortak bir etimolojiyle sorumluluk, soru sormakla ba lant l. Yabanc dillere bakt m z 13

10 zaman, Frans zca responsabilité, ngilizcesiyle responsibility, Latincesiyle responsus yan t vermekle ba lant l, sanki böyle bir karfl t nokta var. Biz sorumluluk derken hep soru sormaktan yanay z, bu temele dayan yoruz; ama Latince kökenli sözcüklere bakt m zda hep yan t vermek, cevap vermek söz konusu. Acaba bunu nas l bir araya getirebiliriz? Sorumluluk, sormakla, soruyu içsellefltirmekle ilgili; sorumluluk yüklenmek ayn zamanda bu; ama hesap vermek, yan t da vermek. Demek ki, sorumluluk her ikisini de içinde bar nd r yor. Öyleyse, responsus tan daha farkl olarak hem sormak, hem hesap vermek, daha genifl bir kavray fla sahip olan bir sözcük, hesap vermekse yan t vermekten baflka bir fley de il. Sorumluluk sözcü ü, Türkçemizde son derece güzel bir biçimde oluflturulmufl olan bu sözcük hem sormay hem hesap vermeyi, yan t vermeyi içeren bir sözcük durumundad r. Mühendis, sorulara yan t verme ve yeni sorular, sorunlar oluflturma ortam n n öznesi olarak neleri sorgulamak ya da yan tlamak durumunda? Öyleyse mühendis hem soracak, sorgulayacak hem de yan tlayacak. Bu türden bir sorgulama, düz söz -burada düz sözü saptay c anlam nda kullan yorum- niteli i tafl yan bilgilere iliflkin de il, bunlar zaten olmas gereken fleyler. Bu ba lamda tekni e iliflkin bilgiler daha bafltan bilime dayal olarak edinilmesi gerekenlerdir. Ancak mühendis bir özne olarak mesle in bilgisel gereklerini yerine getirdikçe öte yandan bilgilerini sürekli olarak art rmak zorunda oldu unu ve baflka türden bilgiler edinmek zorunda oldu unu da fark edecektir. Fakat bilgilerini, yaflam dünyas n günlük dünyaya aktar rken salt ya da sadece bilgi aktar m yapmak durumunda olmad n, teknik iliflkinin de temelde etik bir iliflki oldu unu, eti in her türlü yap p etmenin öncesinde yer ald - n bilmelidir. Burada Kuçuradi den yapt m bir al nt var, Kuçuradi bu konularla en çok u raflan filozoflar m zdan biri: Etik iliflki, insanlar aras iliflki türlerinin bir tanesi ve en temelde olan d r. -Bu son derece önemli, en temelde olan.- Bir bütünlü ü olan, totalitesi olan bir kiflinin belirli bütünlükte baflka bir kifliyle ya da en genifl anlamda insanlarla yüz yüze geldi i veya gelmedi i insanlarla -çünkü mühendis ço unlukla köprü 14

11 yapar, geçer gider, o insanlarla yüz yüze gelmiyor. Köprüyü yapar, ortaya koyar, üstünden binlerce, yüz binlerce insan geçer, hepsiyle tekil olarak yüz yüze gelmiyor. Ama önünde sonunda yine de insanlarla birlikte, insanlar oradan geçsin ya da geçmesin, yüz yüze geldi i veya gelmedi i insanlarla, de er sorunlar n n söz konusu oldu u iliflkidir. Bu al nt da en çok dikkati çeken yüz yüze geldi i veya gelmedi i insanlarla deyiflidir. Mühendis olarak özne de er yaratan, de er sorunlar n n içinde olan bir kifli olarak kime ya da neye karfl sorumlu oldu- u, neden ya da niçin sorumlu, ne kadar sorumlu, nas l sorumlu oldu- u üzerinde düflünmek zorundad r. En çok düflünece i noktalar bunlard r. Nermi Uygur, Ça dafl Ortamda Teknik te Örtbas edilmedi inde teknikten kim sorumlu? der. bunlar ele al r. Mühendislik eti i aç s ndan çok önemli aç l mlar vard r Ça dafl Ortamda Teknik adl kitab n. Teknikten kim sorumlu? sorusuna genellikle verilen yan t flu: Kim olacak, teknikten mühendisler, ustalar, iflçiler sorumlu diye bir yan t gezer durur ortal kta. Tasarlama, kararlar verme, uygulamalar yönetme bak m ndan oynad rolden dolay bak fllar mühendislerde yo unlafl r. Projeye en çok imzay atan mühendistir, sorumlulu un bütünü alt nda olan esas odur. Nitekim, eskiden beri mühendisler ve onlarla birlikte çal flanlar iflleriyle ilgili hak ve ödevlerin, bu arada sorumluluklar n fark na varm fllar, buna yönelik düzenlemeler de üç afla befl yukar getirmifllerdir diyor Nermi Uygur. Mühendisin, mühendislik bilgisinin d fl nda yetiflmesinin, formasyon kazanmas n n her aflamas nda; büyük ölçüde ö renim y llar nda, okul y llar nda yaflama, insanlara, di er öznelere, eylem dünyas na iliflkin bilgilerle donat lmas, ayr ca kendini donatmas gerekiyor. flte bu bilgiler bütünüyle etik ba lam oluflturuyor. Mühendis de kendisi de bir mekânda yaflayan biri olarak ethos unu, s naca yeri bilinçli olarak oluflturmak zorundad r. Edinilmesi gereken bu bilgilerin temelinde de insan n de erinin bilgisi yer al yor. Eti in taban n insan n de erinin bilgisi oluflturuyor. Filozoflar burada iki noktaya dikkati çekiyor. Biri insan hiçbir flekilde araç 15

12 olarak almama, tam tersine bir amaç olarak görme, ikincisi de insan onurlu bir varl k olarak görme. Hümanizmadan beri, hatta Antikça dan beri bu saptamalar, felsefede en önemli izlekleri oluflturuyor: Bir onur varl olarak, onurlu bir varl k olarak, flerefli bir varl k olarak insan görme ve insan hiçbir flekilde araç olarak almama. Mühendisler dünyay de ifltiren özneler; mühendislik fakültelerinde ö rencilere ilkin siz dünyay de ifltiren öznelersiniz demek gerekiyor. Asl nda flöyle genifl aç dan bakt m zda, insan dünyaya ilk ad m att anda, dünya safl n kaybetmifltir, yitirmifltir. Çünkü, iflin içine insan iradesi girmifltir ve her insan flu ya da bu flekilde dünyay de ifltirmektedir. Ama mühendis, dünyay daha bilinçli olarak de ifltirmektedir. Dünyay de ifltirme, sadece gerekli bilgiler ba lam nda yap l - yorsa bu yeterli de ildir; mühendisin yeterli koflullar dikkate alarak dünyay de ifltirme çabas içerisine girmesi gerekmektedir. Dünyay de ifltiren bir özne olarak mühendis, her anda, her flekilde insan hesaba katacak flekilde davranmak zorundad r. Mühendis, düz meslek bilgileriyle olan n alan nda, varolan n alan nda; ancak insan dünyas na hizmet etmeye bafllad andan itibaren olmas ya da yap lmas gerekenin evrenine girmifltir. Bu, olan-olmas gereken, olan-yap lmas gereken ayr m n bilmeyi gerektirmektedir. Öyleyse, mühendis insanla olan iliflkileri dolayl da olsa, en çok uzmanl k gerektiren bir mesle in temsilcisi oldu unun fark nda olacak flekilde yetifltirilmeli. Bir sanatç y yetifltirirken gösterilen özen mühendis için de gösterilmelidir. Yetiflim sürecinde ve sonras nda mühendis düz alan bilgisinin d fl nda bir özne olarak varoldu unun fark na varmal d r. Çünkü mühendis özel yaflam n n d fl nda toplumsal, kamusal yaflam nda sürekli olarak baflka insanlarla birlikte yaflamakta, seçimler yapmakta, kararlar almaktad r. Mühendis de her özne gibi bireysel, toplumsal ve kamusal alan n öznesi oldu unu fark etmelidir. Türkiye de ço unlukla kamusal denildi inde, toplumsal ve kamusal ayn düzeyde de erlendiriliyor; aralar nda ayr mlar yap lm yor ve birçok fley de bu nedenle birbirine kar fl yor. Mühendis, toplumsal iflbölümünün öznesi olarak kendisinden neler 16

13 beklendi inin bilincinde olmal d r. Mühendis, yukar da da dile getirildi i gibi hizmet verdi i kimseyle iliflkisini ço u zaman do rudan bir biçimde gerçeklefltirmedi i halde, iflini yaparken, insanlar hesaba katmas n n ne denli önemli oldu unu ö renmeli ya da bu, ona ö retilmelidir. Tam da bu noktada mühendis ne yapmal? Galiba Cemal Beyin sorular yla da örtüflen bir nokta bu. Mühendis, insan n varl k yap s ve nitelikleri üzerinde düflünmeli, insan araç olarak de il, amaç olarak dikkate almal d r. Bu noktada Kant n pratik buyru u her insan için oldu u gibi mühendis için de son derece önemli görünüyor. Kant, 18. yüzy lda flöyle diyor: Her defas nda insanl a kendi kiflili- inde, kendi flahs nda oldu u kadar baflka herkesin kiflisinde veya flahs nda da s rf araç olarak de il, ayn zamanda amaç olarak davranacak biçimde eylemde bulun. nsan ölçü al demek bu, Sofistlerin Antikça da söyledi inin daha geliflmifl bir biçimi âdeta. Teknik ortamda yaflamak her birimiz için kaç n lmaz oldu una göre k - saca bugün içinde yaflad m z ortamda her fley belirgin biçimde tekni- in damgas n tafl yor; tam anlam yla teknik bir dünyada yafl yoruz. Adeta do ayla iliflkimizi teknik, yer yer perdelemekte, biz teknik arac l yla kendimize ve do aya asl nda yabanc laflmaktay z. Ama bu da kaç n lmaz bir fley, yani kültür bir anlamda yabanc laflman n ortam. Ancak bu durum kaç n lmaz derken, tekni i sorgulamam z gerekti ini de unutmamal y z. flte mühendisler, her birimizin yaflam n biçimlendiren kifliler olarak bizi etkiliyorlar, bir bak ma yaflam n niteli inin flu ya da bu biçimde olmas n sa l yorlar. Son zamanlarda kalite kavram yla ilgili çok çal flma var. Son on y l n, on befl y l n bir kavram, ilk olarak Japonlar n yaratt ; ama Amerikal lar n daha çok sahiplendi i Toplam Kalite Yönetimi kavram, ülkemizde Kalite Derne inin ve benzerlerinin yapt çal flmalar hep yaflam n daha kaliteli, nitelikli olmas n amaçl yor. Yaflam n daha iyi niteliklerle donat lm fl olmas nda en büyük pay sahipleri, bana kal rsa teknik kifliler ve özellikle bu alan içerisinde de mü- 17

14 hendisler. Burada kaliteli, iyi nitelikli yaflam ile adalet aras ndaki iliflkiye de inmek istiyorum. Bunu özet olarak belki flöyle verebiliriz: Adaletin, adil tutumun, insana sayg n n olmad yerde kalite olamaz, kalitenin yakalanmas mümkün de ildir. Teknik araç-gereçte en üst düzeyde birtak m fleyler elimizin alt nda olabilir; ama o ortamda gerçek anlamda hiçbir flekilde kalite yoktur asl nda; çünkü etik yön kesinlikle gerçekleflmemektedir, insanlar araç k l nmaktad r. Modern dünyan n bir ürünü olan bilim ve teknolojinin etkin yap c s olarak mühendisler yaflam m zda -tekrarl yorum- en etkili olan kifliler. Mühendis, hem modern dünyan n kurucusu hem de gelifltiricisi ve onlar ancak etik temelli bilgilerle donat ld klar nda, toplumun kalite ye ulaflmas nda pay sahibi olabilirler. Bilimin hangi y llarda do du unu hat rlayacak olursak bu y llar n 400 y l kadar önceye gitti ini ve o y llar n da en etkin öznesinin Francis Bacon oldu unu keflfedebiliriz. Francis Bacon, yapm fl oldu u çal flmalar yönünden mühendis bir bak ma. Descartes a bakt n z zaman, Descartes bir matematikçi, modern düflünmenin, ilerleme düflüncesinin, ilerlemeye dayal modern düflünme biçiminin kurucusu. Mühendisin görünürde toplumsall k ve kamusall k ortam nda öteki öznelerle kurdu u iliflki, temelde yöneldi i öznenin özel bireysel, alan n da etkiliyor. Her birimizin ev dedi imiz o mahrem alan, tamam yla bir mühendisin ürünü, bir mimar n ürünü ve mimar n, mühendisin yarat s bizim bütün davran fllar m z büyük ölçüde etkilemekte. Dolay s yla, kent tasar mc lar ; köprüleri, tünelleri yapan mühendisler sadece toplumsal ve kamusal yaflam m z de il, özel yaflam m z da etkileyen kifliler. nflaat mühendisleri, mimarlar, flehir planc lar bizim yaflam m z en çok yönlendiren, davran fllar m z belirleyen kiflilerdir ; yolda yürürken bile mühendisler bizi etkilemekte. Herkes bir mekânda yaflad na göre, ev içi, ev d fl da farkl niteliklerde mekân oldu una göre, ad geçen mesleklerin temsilcileri gerek yetiflimleri s ras nda, gerekse mesleklerini gerçeklefltirirken önünde sonunda öteki öznelere, hatta sonuçta kendilerine hizmet verdiklerini unutmamal d rlar; öteki özneler üzerinden asl nda kendilerine hizmet vermektedirler. Mühendis, de er yarat rken yaratt n n mutlaka bir baflka de er yaratan özne taraf ndan kul- 18

15 lan laca n, tüketilece ini bilmelidir. Mühendis, mesle ini gerçeklefltirmenin her aflamas nda etik iliflkinin öznesi oldu unu ö renmelidir, her eyleminden sorumlu oldu unu düflünmelidir. Öyleyse, ayr nt l düflünüldü ünde mühendislik de t pk hekimlik gibi en yüksek uzmanl k gerektiren mesleklerden biridir, bir sanatt r. Çünkü onun ilgisi hekimlikte oldu undan daha üst boyutta, ola an ve ola- and fl her durumda insana yöneliktir. Mühendis sürekli olarak bunu fark etmelidir. Sabr n z için teflekkür ederim, diyeceklerim flimdilik bu kadar. CEMAL GÖKÇE - Çok teflekkür ederim Say n Hocam, de erli bilgilerinizi ald k ve sonra da tart flaca z. Aram zda uygulamac bir meslektafl m z var. nflaat Yüksek Mühendisi Say n Altok Kurflun, Betül Hocam z n bizim s rt m za yükledi i bu yükü de görerek, bilerek neler söyleyeceksiniz? ALTOK KURfiUN ( nflaat Yüksek Mühendisi)- Say n konuklar, de- erli hocalar m ve sevgili meslektafllar m; konuflmama önce baflta Say n Baflkan m z olmak üzere, odam z n tüm mensuplar na mühendislik mesle inin onuru ve yücelmesi için, gösterdikleri gayret ve bitmez tükenmez çabalar için huzurlar n zda tekrar teflekkür ederek bafllamak istiyorum. Son konuflmac olman n bir klasik talihi veya kaderi vard r, sizden önceki konuflmac lar hemen hemen söylenecek her fleyi söylemifl olurlar. Ben de Betül Hoca gibi bir üstad n arkas ndan bu ifle kalk flman n bütün s - k nt s n ve yükünü tafl yarak ve bir uygulamac gözü ile bu konuyla ilgili görüfllerimi söylemek istiyorum: Asl nda pek çok panele, toplant ya ve konferansa konuflmac olarak kat ld m. Ve biz oralarda hep teknik ko- 19

16 nular konufltuk. Teknik konularda konuflmak asl nda çok daha kolay. Örne in Deprem veya Ulafl m gibi bir konu seçip sabaha kadar konuflabiliriz, ama Etik kurallar ve mühendislik eti i gibi bir konu ile karfl lafl nca ifl de iflti. nan n neler söyleyece im konusunda hiç bu kadar zorlanmam flt m. Hani kanayan bir yaraya parmak basars n z ya iflte öyle oldu. Elimi att m yer kafama tak ld kald, sonuçta neredeyse bir roman yazacak hale geldim, bakt m ki bu ifl olacak gibi de il, çarp c buldu um, biraz da prati e dönük oldu una inand m birtak m notlar sizlerle paylaflmak istedim. Önce ansiklopediyi açt m, Etik ne demek? diye bafllad m. Latince de Ethicus diye bir kelime var, Yunanca da Ethikos diye bir kelime var, Frans zca da da, san yorum bizim telaffuzumuza daha uygun gibi görünen Ethique kelimesi var ve hepsinin anlam da befl afla befl yukar ayn : ahlak, ahlakla ilgili. Etik kurallar denilince de mesleki davran fl kurallar anlafl l yor. Bir baflka deyiflle; bir mesle in yerine getirilmesi s ras nda ve bu mesleki hizmetlerle s n rl olmak üzere neyin yap lmas, neyin yap lmamas gere i ifl dönüp dolafl p say n oda baflkan m z n sunufl konuflmas ndaki sorusuna geliyor. Gerek yurdumuzda gerekse yurtd fl nda hocam z n da biraz önce dedi- i gibi baflta hekimler olmak üzere avukatlar, mimarlar ve inflaat mühendisleri meslek gruplar n n mesleki davran fl biçimleri ve bunlarla ilgili kurallar konusunda araflt rmalar ve çal flmalar var ve bunlar devam ediyor. Çal flmalar çok eskilere dayan yor, Amerikal lar bu ifle 19. as rda bafllam fllar; yazm fllar olmam fl, çizmifller olmam fl. Devaml tart fl yorlar ve devaml araflt r yorlar. Say n oda baflkan m z n da dedi i gibi bu konu çok tart fl lan bir konu; o kadar kar fl k bir ifl ki. Etik nedir?, ne de- ildir?, yazarsak kural m olur?, kural olmal m?, olmamal m? ben bütün bu konuflulan, yaz lan ve çizilenden flunu anlad m ki : Bu ifl gerçekten kar fl k bir ifl ve kar fl k olmaya ve tart fl lmaya devam edecek. 20

17 Neyin etik, neyin etik olmad na nas l karar verilecek? Bu soru çok önemli bir soru. Bu konudaki tart flmalar sürüp giderken ünlü Alman düflünür Hegel in bir laf n yakalad m, çok hofluma gitti. Hegel diyor ki, toplumsal iliflkileri düzenleyen kurallar ve bunlar n örgütlenmeleriyle bireysel davran fl ilkelerini ki ben bunu ahlak - etik olarak anl yorum birbirinden ay rt etmek gerekir. Bence bu çok önemli. Ben bundan flunu anl yorum: nsan haklar evrensel beyannamesi, Anayasalar, Yasalar, Kararnameler, fiartnameler, Tüzükler, Tebli ler vs. bu yazd klar n z, çizdikleriniz Etik degil! Etik bireye has olmal, Etik vicdan demek olmal. Ancak bütün bu tart flmalarda say n Baflkan n da sunufl konuflmas nda söyledi i çok önemli bir özellik gözden kaçmamal. fiöyle ki: Etik ile ilgili iki tane kural var; bunlardan birincisi; de iflmeyen ve binlerce y ll k geçmiflimizden süzülen olmazsa olmaz gerçekler ve bunlar yans - tan etik kuralar var. kinci kural ise : etik kurallar de iflmeye aç k olacak, devaml geliflecek ve güncelleflecek. Bu kurallar yazmaya kalkarsak; meslektafllar m z için veya mühendis adaylar için bir k lavuz, bir el kitab, bir yol gösterici olsun demeye kalkarsak ne olur? Bu konuda uygulamalar var, özellikle yurtd - fl nda ve farkl meslek gruplar için pek çok uygulama var. Deneyimler flunu gösteriyor : bu kurallar gerçekçi olacak, bu kurallar uygulanabilir olacak ve çok daha önemlisi örgütlü bir mücadeleyle desteklenecek. Bir baflka deyiflle kendi içerisinde bir otokontrolü olacak. Kurallar, karmafl k durumlarda meslektafllar n her an baflvurabilecekleri bafl ucundaki bir kitap, bir k lavuz niteli inde olacak, tereddüde düfltü ünüzde, acaba böyle bir durumda örne in menfaat iliflkileri çat flmaya dönüfltü ünde ne yapmak laz m, baflkalar bu konuda neler düflünmüfl, neler tavsiye ediyor, sorular na cevaplar içerecek nitelikte olacak. Bu ifl ile u raflanlar n ilginç bir tespitleri daha var; bunlar yazd n z m ki, yazm fllar, o zaman yaz l metinler disiplin kurallar gibi çal flmaya bafll yor. fiunu yapacaks n! yapmazsan odadan atar z! bunu yapacaks n, yaparsan flu, yapmazsan bu olur demeye bafllad n z m sistem dönüp dolafl p, bir disiplin kural, bir talimatname haline geliyor ve o hep tart flt m z Etik kavram n n özünden ayr l yor. 21

18 fiu soruyu kendi kendime hep soruyorum Mühendisli in eti iyle doktorlar n veya hukukçular n eti i aras nda ne fark var? Bunlar birbirlerinden çok mu farkl? Shakespeare in çok hofluma giden ve hiç unutamad m bir laf var, nerede okudum, ne zaman okudum, hat rlam yorum; Shakespeare ngiltere de ngiltere için demifl ki: Bütün avukatlar asmak laz m! acaba neden bu laf etmifl? Ben kendimden -ki san yorum bütün meslektafllar m benzer deneyimleri yaflam fllard r- bir örnek vereyim: Genellikle yurtd fl ndan stanbul a dönerken, güzel, temiz, berrak bir havada, uçak alçalmaya bafllad nda flöyle bir bakar m yukar dan stanbul a, hele Kuzey Avrupa ülkelerinden, o muhteflem do a harikas ülkelerinden geliyorsam, içimden derim ki, flu mühendislerin hepsini asmak laz m! Bunu içimden geçirdi im çok olmufltur. Bunu niye düflünüyorum? Cevap bence çok basit: Yapt klar m zdan çok yapmad klar m z için! Salondaki meslektafllar m n yüz ifadelerinden bu konuda hiç de yaln z olmad m anl - yorum. Ve itiraf ediyorum, niçin? Bence bu çok önemli, bunlar tüm toplum olarak düflünmeye, tart flmaya bafllamak, Etik konusunun ne kadar önemli bir konu oldu unu gösteriyor. Etik denilen fleyin ne oldu unu tam olarak tan mlayabilsek, 13 Aral k 2001 tarihinde yapm fl oldu umuz nflaat Mühendisli inde E itim konulu panelde k saca tart flt m z gibi, bunu meslektafllar m za veya mühendis adaylar na statik ö retir gibi, betonarme ö retir gibi ö retebilir miyiz? Benim cevab m evet! ö retebiliriz ve ö retmeyiz. Bunun yurtd fl nda çok yayg n uygulamalar var ve bizim üniversitelerimizde de uygulamar bafllam fl, Betül hocam z da ifade ettiler. Çok iyi bir geliflme, Bo aziçi Üniversitesinde, Ortado u Teknik Üniversitesinde, Dokuz Eylül Üniversitesinde, Hacettepe Üniversitesinde ve Bilkent te uygulamalar n yap ld n biliyorum. Görüldü ü gibi bilim adamlar m z ve hocalar m z u rafl yorlar, dar s bütün Üniversitelerimizin bafl na. Nas l ö retelim, ayr bir ders halinde mi ö retelim, dersin içinde mi ö retelim? Bence bu o kadar da önemli de il, her ikisini de yap n; ama çok önemli bir fley var ki bunu, pratikten gelen birisi olarak söylüyorum. Dersin içersinde, örne in betonarmeyi anlat rken, zemini anlat r- 22

19 ken veya depremi anlat rken yeri geldi mi ba ra ba ra meslek eti- i ni de bu iflin içerisine katmak laz m, bire bir örnekleriyle bunu ortaya koymak laz m. Yukar da bahsetti im 13 Aral k tarihli panelde hocalar m zdan biri tanesi dedi ki; 17 A ustos ve 12 Kas m 1999 depremlerinden sonra mühendislikte eti in önemi anlafl ld. Çok do ru, bu iki felaketi yaflad ktan sonra hakikaten etik konusunu çok konufltuk, çok tart flt k, gerçekten öyle. Birileri o meflhur hal y kald rd, alt ndan o inan lmaz pislik bütün ac kl l ve bütün aç kl yla ortaya ç kt. Depremden sonra bu konular o kadar çok konufluldu ki, sizlerin zaman n z daha fazla almak istemiyorum. Ama flu Etik denen olgunun bir bütün oldu unu, sadece bir meslek grubunu de il, tüm toplumu çok yak ndan ilgilendirdi ini ve her bireyin teker teker sorumlu oldu unu anlatmak bak m ndan ömür boyu unutamayaca m iki olay ve bir an - m anlatmak istiyorum size. 12 Kas m depreminden sonra ki o gün -bir Cuma günüydü- o gece ben de ço umuz gibi sabahlara kadar televizyonlarda bu olaylar izledim. ki tane haber özellikle dikkatimi çekti. Haberlerden bir tanesi flu : 17 A ustos depreminde, nerede oldu unu flimdi hat rlayamad m bir postane binas hasar görüyor. Aradan geçen zaman içerisinde birileri ç k - yor, diyor ki, biz bu binay onar r z, güçlendiririz, Hani o s ralar meflhur çantac lar vard ya, ellerinde çantalar dolafl p yap flt r r z, onar r z, takviye ederiz deyip zavall ve bilinçsiz vatandafl istismar edenler iflte onlardan birileri. San yorum herhalde ak llar nca bir de tasar m yapm fllard r. Asl nda tasar ma gerek duymam fl olmalar na da flaflmazd m. Bunlar bizim meslektafllar m z, bunlar teknik elemanlar ve bu arkadafllar tutuyorlar bu postaneyi onar yorlar (! ), biz bunu art k depreme dayan kl hale getirdik diyorlar. Maalesef çok üzülerek söylüyorum ki, ikinci depremde, 12 Kas m depreminde bu binan n alt nda tam 32 kifli kald. kinci haber ise : 17 A ustos depremi oluyor, art k bilinçlendik, tart fl - yoruz, binalar için depreme dayan kl l k denen bir fleylerin de önemli oldu unu yavafl yavafl anl yoruz. Sonbahar yaklafl yor, genç üniversite 23

20 ö rencileri, yerini tam olarak hat rlam yorum ama büyük bir olas l kla Bolu da olacak, hepimizin vakti zaman nda yapt gibi bir araya gelip kiral k bir yer tutmak istiyorlar, yak nda üniversiteler e itime bafllayacak, diyorlar ki: Kiralayaca m z yer depreme dayan kl olsun, ne yapal m, ne edelim derken bir uzmandan rapor almaya karar veriyorlar. Soruyorlar, araflt r yorlar, ve uzman (!) birilerine, tutmak istedikleri daireyi gösteriyorlar. Bu uzman (!) kimse onlara diyor ki; bu bina depreme dayan kl d r,kiralayabilirsiniz Nas l diyorsa? Maalesef o genç üniversite ö rencileri 12 Kas m depreminde o binan n alt nda kald lar. Bunu bir inflaat mühendisi olarak unutmak mümkün mü? Bu iki olay bence eti i neden tart flt m z anlatmaya yetmez mi? Meslek eti i gerekli ama yetmez, toplumumuzun tümüne birlikte bakmal y z dedik. Bu laf çok do ru. Bir de topluma bakal m: Biraz önce Hocam z söyledi - Türkiye de 40 tane üniversitenin inflaat fakülteleri varm fl. Bana deseniz ve sorsan z ki bu Fakültelerin girifline bir levha asaca z ve üzerine bir cümle yazaca z; ne yazars n z? fiimdi sizlere bunun cevab ile ilgili bir an m anlataca m. 12 A ustos ve 17 Kas m depremlerinden sonra o zaman ki görevim gere i, depremden bir flekilde etkilenmifl pek çok vatandaflla, sokaktaki insanla bir araya geldik, bazen profesyonelce bazen de hat r, gönül için pek çok ev, ifl yeri ve farkl tiplerde yap lara gittik bakt k, inceledik, araflt rd k. Ve ilk kez vatandafla, halka bu kadar yak n olduk. O zamana kadar bizim iflimizde halka bu kadar yak n olmak pek olmazd, hep farkl kesimlerden insanlarla bir araya gelirdik. Bu ifllerle görevlendirdi imiz arkadafllar gördüklerinden yaflad klar ndan inan lmaz derecede etkilendiler nerede ise tamam n n ruh sa l bozuldu. Günlük tetkiklerden birisinde, dolafl rlarken y k lm fl bir evin önünde yafll, tipik bir Anadolu beyini görürler, bafl nda kasketi, tabure gibi bir fleyin üzerine oturmufl, hüngür hüngür a l yor.(foto raf gözünüzün önüne getirin lütfen!) Proje müdürü arkadafl yanafl yor hayrola amca, ne oldu? diye soruyor. Cevap: Vallahi sorma o lum, depremde evimiz y k ld, benim d fl mda bütün aile alt nda kald. Bizim arkadafl soruyor: Peki nas l oldu, ne yapt n z? Cevap çok ilginç, tam tabelal k ki katl bir evimiz vard, güzel güzel oturuyorduk bir fley olmaz dediler üzerine iki kat daha att k. 24

21 Bak n, neler oluyor? Siz üniversiteler aç yorsunuz, inflaat fakültelerini kuruyorsunuz, trilyonlar harc yorsunuz, hocalar, ö rencileri yetifltiriyorsunuz, devaml e itim diyorsunuz, yasalar haz rl yorsunuz, karanameler, flartnameler haz rl yorsunuz k saca gereken her fleyi yapmaya çal fl yorsunuz, birileri geliyor bir fley olmaz diyor. Ve sokaktaki o vatandafl, birileri taraf ndan söylenen o bir fley olmaz laf na inan yor ve hiç düflünmeden binas n n üzerine iki kat daha ç k yor ve o bina yerle bir oluyor. Bunlar, bu iflin bizim için ne kadar önemli oldu unu, özellikle teknik elemanlar olarak inan lmaz bir sorumluluk tafl d m - z göstermek için anlatt m. Sadece kendimizi iyi yetifltirmek, iflimizi iyi yapmak, iyi mühendis olmak, meslek eti ine sahip olmak da yetmiyor. Demek ki, tüm toplumu, sokaktaki vatandafl bilinçlendirmemiz gerekiyor. Bir baflka deyiflle sadece mühendis adaylar n veya yetiflkin mühendisleri yetifltirmek, e itmek yeterli de il, E itime bu iflin kayna ndan, sokaktaki vatandafltan bafllamak gerekiyor. Bütün bu olaylar yaflad ktan sonra geriye dönüp bakt m zda eksik olan neydi, acaba. fiartnameler mi eksikti? Binalar o zamanki deprem flartnamesine uygun olarak yap lm flt da deprem flartnamesinde mi bir kusur vard? O zaman stati i, betonarmeyi, zemin mekani ini bilmiyorduk; flimdi mi ö rendik? Ne oldu, neden 30 bin vatandafl m z boflu bofluna öldürdük? Bak n, ben kas tl olarak depremle ilgili her konuflmamda öldürdük diyorum, kaybettik demiyorum. Çünkü bu bir cinayettir, geliflmifl bir ülkenin belki de 80 kifliyle, 73 kifliyle, 112 kifliyle atlataca bir felaketi 30 bini aflk n insan can kayb yla, yüz binlerce yaral yla atlat yorsan z bu kendi ülkenizi bombalamaktan baflka bir fley de ildir. Evet, bu iflde pek çok fley eksikti; ama bu eksiklerden bir tanesi de hiç kuflkusuz Etik ti, bu mesle in eti iydi. Etik ad alt nda uygulamaya dönük ne anlafl lmal? Bu soruyu sat r bafllar ile cevapland rmadan önce, bir soru daha: Bir görevin ödülü ne olmal? Hiç kuflkusuz toplumun refah ve toplumun huzuru olmal - d r; Çözümün ç k fl noktas bence buras. fiimdi Etik nedir? sorusuna somut birkaç cevap : - Toplumun sa l n, güvenli ini ve mutlulu unu kiflisel ve kurumsal ç karlar n üstünde tutmakt r 25

22 - Anlamad n, bilmedi in fleye ben bu iflten anlamam, bu ifli yapamam diyebilmektir. Yaln z anlad n z, yeterli bilgi ve deneyime haiz oldu unuz alanda hizmet vermektir. Hay r demesini bilmektir. Ben görevim gere i yabanc larla pek çok projede y llarca birlikte çal flt m. Amerikal lar, Avrupal lar, Japonlar vs. Adamlar n yeri geldimi hay r demesine bay l yorum. fiu hay r demesini bizimde ö renmemiz gerekir. - Yeterli ve gerekli bilgi ve deneyime haiz olmak, hatalar ve riskleri en aza indirebilmek için tüm gerekli önlemleri almak demektir. - Bilimden yana, müspet ilimden yana taraf olmak, bunlardan taviz vermemek, do ruyu sonuna kadar savunmak, b rak p kaçmamakt r. - Adil, dürüst ve iyi niyetli olmak, insan yaflam n, do ay ve çevreyi korumak, kollamak ve gözetmektir. - Haks z rekabet içerisinde olmamak, kiflisel, kurumsal rekabeti mühendisli in önüne ç karmamakt r. - Yaln zca resmi olarak kazan lm fl s fat ve unvanlar kullanmak, size verilmifl hak ve ayr cal klar bir baflkas na devretmemektir. - Meslek yaflam boyunca bilgi ve becerileri devaml gelifltirmek, en son geliflmeleri izlemek, özellikle astlar n ve gençlerin geliflimi için özel çaba harcamak, dinlemesini bilmek, elefltirilere tahammüllü olmak ve önyarg l olmamakt r. - Yöneticili i, mesleki hiyerarfliyi, mesleki kariyeri mühendisli in önüne ç karmamak. Sayg n, güvenilir kurumlar n isimlerini kiflisel ç karlar için zedelememek, kullanmamakt r. Son depremlerden sonra elinde çantas yla ortalarda dolaflan ne kadar çok profesör, ne kadar çok Teknik Üniversiteliyim veya flu ünlü firmada çal fl yorum diyen ve vatandafllar istismar eden insanlara rastlad m, onun için bu son cümleyi ekledim. Toplumumuzda, çok sayg n, çok bilinen, çok güvenilir birtak m kurum ve kiflilere karfl inan lmaz bir güven var; buna dokunmamak, bunu sarsmamak laz m. 26

23 Peki son sözünüz nedir? derseniz iki fley söylemek istiyorum: Bunlardan bir tanesi bu iflin bir bütün oldu unu, öyle kolay kolay sabit kurallarla tan mlanamayaca n anlad m söylerim. kinci ve son olarak da eti in ne oldu unu anlatan bir cümle çok hofluma gitti, onun da alt n k rm z kalemle çizdim. Etik bilgi ve deneyim ile donat lm fl bir vicdan temelinde hareket etmektir. Çok teflekkür ederim. CEMAL GÖKÇE- Teflekkür ederim Say n Altok. Özellikle 17 A ustos ve 12 Kas m depremleri sonras Say n Altok un da alt n çizdi i gibi bu y k m n nedenleri araflt r ld. Bu y k m n nedeni araflt r l rken ister istemez yap yla birebir iliflkili olan mühendis ve mimar da gündeme geldi. Ço u kez de mühendis ve mimar bu y k m n alt nda kald. Biz de o bulutlu dönemlerde, mühendis ve mimarlar n çok tart fl ld dönemlerde, günah keçilerinin bulunmaya çal fl ld dönemlerde bunun bir sorumlusu ve günahkâr da hat rlarsan z Veli Göçer di, sak n yanl fl anlafl lmas n, günahs z deme anlam nda söylemiyorum; ama bir günah keçisi bularak o zaman oluflmufl olan, aynen depremde ortaya ç - kan o enerjinin nas l boflalmas ciddi bir güç, kuvvet yarat yorsa toplumda oluflmufl olan o enerjinin boflalt lmas için de bir günah keçisi veyahut günah keçileri aran yordu. Biz de o toz bulutu içerisinde meslektafllar m z n bu iflten sorumlu oldu u; ama halkan n en sonunda bulunmalar gerekti ini söylemeye çal flt k o dönemlerde. Çünkü günah n tek bir noktaya sabitlenmemesi aç s ndan toplumda oluflmufl olan bu enerjinin farkl ve yanl fl yerlere kanalize edilmemesi aç s ndan biz de bu noktada durmaya çal flm flt k; ama aç kt r ki Say n Hocam z n felsefi boyutlar n çizdi i, Say n Altok Kurflun un uygulama içerisindeki mühendis ve mimar n durumunu aç klad son derece de erli konuflmalar, de erlendirmeleri mühendislerimizin ve mimarlar m z n da mesleklerini yeterince yapmad klar n net biçimde ortaya koydu. Yani iflin etik, ahlaki boyutunun çok önemli olmas gerekti ini söyledi, Say n Hocam z da alt n çizdi. nsan araç de il, amaçt r. 27

24 O zaman elbette ki gerek Say n Hocam z, gerekse Say n Kurflun un daha baflka söyleyecekleri de vard r; ama sizlerin de söyleyecekleriniz vard r. Öncelikle sorular n z ve katk lar n z alal m, Hocam zla ve Say n Kurflun la bitirmifl olal m. Evet, Altay A abey, Say n Altay Gündüz de bu konularda yazan, çizen, kafa yoran bir meslektafl m z, a abeyimiz. PROF. DR. ALTAY GÜNDÜZ- Etik sözcü ü de yabanc, ahlak da; biz bu yafl m za geldik ahlak diye biliyoruz. fiimdi flöyle bir fley var: Bilim var, teknoloji var. Bir bilim insan gerçe i söyler, yani ö üt vermez. Yani bugün hava ya murlu, ya murlu havada flemsiyesiz soka a ç karsan slan rs n, der, slan r da hasta olursun ya da iyi de ildir k sm na kar flmaz. Bir de bilimin uygulamas var, bilime çok hücum ediliyor, zaten biliyorsunuz bilim insanlar na da hücum edilir. Bilimin uygulamas ysa insanlar daha olumlu, daha refah içerisinde yaflatmaya yönelebilir ya da topyekûn öteki dünyaya, Hiroflima daki at lan atom bombas gibi yönelebilir. Diyelim ki, biz mühendisler olarak bilimin teknolojisinde ve uygulamas nda çal fl yoruz. Oppenheimer, atom bombas n n California Çölü nde ilk denemesi yap ld zaman ben ölüm oldum, dünyalar titretiyorum demifl; bu ac bir söz. Einstein da keflke tenekeci olsayd m, lehimci olsayd m demifl. Yani bunlara bu sözleri söyletiyorlar, onlar n bir fleyi de il, onlar bilimsel bir araflt rma yap yorlar. Sen bunu insanlar n iyili i için de kullanabilirsin, yok etmesi için de kullanabilirsin. Biz mühendisler daha çok bu iflin teknolojisinde çal fl yoruz. Peki bu iflin teknolojisinde çal flan bir mühendis insanlar yok etmeye yönelik bir silah fabrikas nda çal flt n düflünün; ne yapacak? Ahlak olarak bunu kabul etmeyecek mi? Ben bunu düflünemiyorum, böyle mühendislerimiz de çok, olumsuz ifllerde çal fl yorlar, insanlar mahvetmeye yönelik ifllerde çal fl yorlar. Bunlar n mühendislik eti ine uymas n nas l uygulataca z? Olmazsa bu etik denilen fley havada kalacak san yorum. Bu ancak sessiz ço unluk dedi imiz Türkiye nin toplumunu, Türkiye için özelde ele al rsak bunun bilinçlenmeleriyle, zorlamas yla ancak mühendislik eti i sa lanabilir. 28

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

5. OTURUM. Oturum Başkanı: Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (YTÜ İnşaat Fakültesi)

5. OTURUM. Oturum Başkanı: Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (YTÜ İnşaat Fakültesi) 5. OTURUM Oturum Başkanı: Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (YTÜ İnşaat Fakültesi) İstanbul Boğazı'ndaki Köprülerin Etkileri Üzerine İsmail ŞAHİN, Demet ERSOY Boğaziçi Köprüsü nden Sabah Geçişlerinin Düzenlenmesi:

Detaylı

BEH Ç. Çocuklar n Dünyas na S nan Yazar. Yaflamdan Kesitler

BEH Ç. Çocuklar n Dünyas na S nan Yazar. Yaflamdan Kesitler Yaflamdan Kesitler Sema Erdo an Çocuklar n Dünyas na S nan Yazar BEH Ç AK B ehiç Ak, yaz n dünyas na çocuklar için yazd kitaplarla ad m atan bir isim. Cumhuriyet Gazetesi nde bant karikatürler çizdi, karikatürleri

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi

flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi I Prof. Dr. Kas m KARAHAN flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi Hizmet Pazarlamas II Yay n No : 1695 flletme-ekonomi Dizisi : 194 2. Bask - Aral k 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 589-4 Copyright

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo

Amacımız Fark Yaratacak Makine Mühendisleri Yetiştirmek - OAIB Moment Expo Sayfa 1 / 6 OCAK 2016 SAYI: 92 Gelişen teknolojiye ayak uydurabilen, teknik bilgi ve becerilere sahip fark yaratacak lider makine mühendisleri yetiştirmek üzere yola çıktıklarını belirten MEF Üniversitesi

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen Av. Coflkun Ongun Kapak: Can Eren Bask ve Cilt Can Matbaac l k Tel: +90 212 613 10 77-613 15 47 Birinci

Detaylı

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER Şekil-1: BREADBOARD Yukarıda, deneylerde kullandığımız breadboard un şekli görünmektedir. Bu board üzerinde harflerle isimlendirilen satırlar ve numaralarla

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

SINIF KURALLARI. Amaç: Öğrencilerin sınıf kurallarını öğrenmesi ve uygulaması. Düzey: 1. sınıf ve üstü

SINIF KURALLARI. Amaç: Öğrencilerin sınıf kurallarını öğrenmesi ve uygulaması. Düzey: 1. sınıf ve üstü SINIF KURALLARI Amaç: Öğrencilerin sınıf kurallarını öğrenmesi ve uygulaması Düzey: 1. sınıf ve üstü Materyal : Her öğrenci için bir adet kağıt,kalem, Uygulama2: Sınıf kuralları panosu için fon kağıdı,

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 29.03.2012 / ÇANAKKALE Fen Lisesi ARAŞTIRMA PROJESİ

Detaylı

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz -

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - Saymadan Saymak Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - lan say 1 2... n say s na eflittir. Yani, tan m gere i, n! = 1 2... (n-1) n dir. n!, n fortoriyel diye okunur. Örne in,

Detaylı

TÜRKÇE TEST D KKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACA INIZ TOPLAM SORU SAYISI "23''TÜR. ÖNER LEN YANITLAMA SÜRES 25 DAK KADIR. KAVRAM YAYINLARI KAVRAM YAYINLARI

TÜRKÇE TEST D KKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACA INIZ TOPLAM SORU SAYISI 23''TÜR. ÖNER LEN YANITLAMA SÜRES 25 DAK KADIR. KAVRAM YAYINLARI KAVRAM YAYINLARI TÜRKÇE TEST D KKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACA INIZ TOPLAM SORU SAYISI "23''TÜR. ÖNER LEN YANITLAMA SÜRES 25 DAK KADIR. 1. 1. Derse otuz befl dakika geç kalm fl; bu da yetmezmifl gibi kitaplar n da getirmemifl.

Detaylı

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI I. KURUMSALLA MA VE ÖRGÜTLENMEN N GEL LMES Trabzon ubesi nin kurumsal ve örgütlenme yap güçlendirerek daha etkin ve verimli

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Fermat Ne Biliyordu? (I)

Fermat Ne Biliyordu? (I) Fermat Ne Biliyordu? (I) S on Teorem Teorem Oldu En Sonunda bafll kl yaz da, 350 y ll k bir aray fltan sonra ancak daha yeni kan tlanan Fermat n n Son Teoremi nden söz etmifltik. 350 y ll k bir aray fltan

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C

mayan, kimileyin aç klay c, kimileyin biraz daha ileri seviyede ve daha ilgili ve merakl ö renci için yaz lm fl olan di er bölümlerin bafl na 3A, 4C Önsöz Bu ders notlar, 1995 ten beri stanbul Bilgi Üniversitesi nde birinci s n f matematik ö rencilerine verdi im derslerden ortaya ç kt ve matemati i derinli i ve felsefesiyle ö renmek isteyen, çal flmaktan

Detaylı

Seramik nedir? alfabesi 6

Seramik nedir? alfabesi 6 Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

Akademimizde uygulanan e itim program m z dört ana bafll ktan oluflmaktad r.

Akademimizde uygulanan e itim program m z dört ana bafll ktan oluflmaktad r. Sanat, insanl k tarihinin her döneminde var olmufl bir kavramd r. Toplumlar n uzun zaman dilimlerinde geçirdi i aflamalar ; yaflama biçimlerini, yaflama bak fllar n etkilemifl, yaflam biçimlerini de ifltirmifl,

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar Koçluk Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zay f yanlar

Detaylı

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI Oturum Tarihi : 21 Kasım 2013 Oturum No : 70 BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI 1- Cumhuriyet Savcılığından Bursa Tabip Odasına intikal eden belgelere dayanarak 04, 05, 06 ve 20 Mart 2010 tarihlerinde

Detaylı

Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi Al m Süreci Örne i

Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi Al m Süreci Örne i Uluslararas Yüksekö retim Kongresi: Yeni Yönelifller ve Sorunlar (UYK-2011) 27-29 May s 2011, stanbul; 2. Cilt / Bölüm XI / Sayfa 1359-1364 Gelece in Bilgi flçilerini Do ru Seçmek: Araflt rma Görevlisi

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Cemal Amca n n Zarlar

Cemal Amca n n Zarlar Cemal Amca n n Zarlar B aflkomiserlikten emekli alt kat komflumuz Cemal Amca tavlaya çok düflkündü. Emekli olmazdan önce haftasonlar n bahçede tavla oynayarak geçirirdi. Hafta içindeyse haftasonunu iple

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

İçinde x, y, z gibi değişkenler geçen önermelere açık önerme denir.

İçinde x, y, z gibi değişkenler geçen önermelere açık önerme denir. 2. Niceleme Mantığı (Yüklemler Mantığı) Önermeler mantığı önermeleri nitelik yönünden ele aldığı için önermelerin niceliğini göstermede yetersizdir. Örneğin, "Bazı hayvanlar dört ayaklıdır." ve "Bütün

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir:

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir: Yak nsamak B u yaz da, ilerde s k s k kullanaca m z bir olguyu tan mlayaca z ve matemati in en önemli kavramlar ndan birine (limit kavram na) de inece iz. Asl nda okur anlataca m kavram sezgisel olarak

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet Tasarım Raporu Grup İsmi Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK Kısa Özet Tasarım raporumuzda öncelikle amacımızı belirledik. Otomasyonumuzun ana taslağını nasıl oluşturduğumuzu ve bu süreçte neler yaptığımıza karar

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI Güneş Sigorta ve CNBC-e işbirliği ile Kasım ayında Kayseri den başlayan Güneş Ekonomi Buluşmaları 6 ay boyunca 6 farklı ilde ekonominin nabzını tutacak. Geneş Sigorta Genel Müdürü

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim (TÜSİAD ve UNFPA Ortak Raporunun Değerlendirilmesi) Prof. Dr. Zafer Öztek 27 Kasım 2012 Fütürist Prof. David Passig 2050 adlı eserinde Türkiye nin 2050 yılında Dünyadaki

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı